RÖPORTAJ / İLKER AYCI
Köksal BAYRAMOĞLU
“TÜRKİYE, EN FAZLA
YATIRIM ÇEKEN
ÜLKELERDEN BİRİ
OLMALI”
İlker Aycı, 2023 yılında
dünyanın en büyük
10 ekonomisinden biri
olmayı hedefleyen
Türkiye’nin en fazla
yatırım çeken ülkeler
listesinde de ön
sıralarda yer alması
gerektiğini belirtiyor.
[email protected]
Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve
Tanıtım Ajansı Başkanı (TYDTA) İlker Aycı
TÜRKİYE’NİN
YATIRIM ÇEKME
POTANSİYELİ YÜKSEK
TYDTA Başkanı İlker Aycı
Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve
Tanıtım Ajansı Başkanı (TYDTA) İlker
Aycı, Türkiye’nin küresel çaptaki krizlere
ve içte yaşanan anlık dalgalanmalara
rağmen uluslararası doğrudan yatırım
(UDY) performansını koruduğunu ve
2013 yılında 9,5 milyar dolarlık sıfırdan
uluslararası doğrudan yatırım alarak en
cazip 20 ülkede içinde olmayı
başardığını söylüyor.
104 EKOV‹TR‹N TEMMUZ 2014
EKOV‹TR‹N TEMMUZ 2014 105
RÖPORTAJ / İLKER AYCI
Büyük
ekonomi
olmanın yolu
yatırımdan
geçiyor
B
aşbakanlık Yatırım Destek ve
Tanıtım Ajansı (TYDTA),
Türkiye’nin sunduğu yatırım imkânlarını küresel iş dünyasına tanıtma ve yatırımcılara ülkemize yapacakları yatırımların her safhasında destek verme görevini üstlenen ulusal çaptaki tek resmi kuruluş olma özelliğine
sahip.
Ajans, Türkiye’nin yatırım ortamı hakkında yatırımcıları bilgilendirmek amacıyla 2013 yılında 39 ülkede 101 ziyaret gerçekleştirdi. TYDTA, Türkiye’nin ekonomik
kalkınması için ihtiyaç duyulan yatırımların
ülkemizde yapılmasını sağlamak amacıyla
2023 yılı hedeflerinin gerçekleşmesine katkı sağlayacak doğrudan yatırımların ülkemize çekilmesi hedefiyle büyük bir özveri ile
çalışmalarını yürütmeye devam ediyor.
Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve
Tanıtım Ajansı Başkanı (TYDTA) İlker
Aycı, 2013 yılında Türkiye'nin 9,5 milyar dolarlık sıfırdan yatırım projesi çektiğini kümülatif olarak geçen yıl 12 milyar dolarlık
doğrudan yatırım çektiğini doğrudan yatırım alanında Türkiye'nin 2013 yılını 2012 yılını yüzde 46 artışla kapattığını söylüyor.
Aycı, “Türkiye, geçtiğimiz yılki rakamlar ışığında 12 milyar dolar doğrudan yatırım alarak Uluslararası Doğrudan Yatırım (UDY)
açısından en cazip 20 ülkeden biri oldu. G20 içerisinde yer alan ülkemizin en fazla yatırım yapılan ülkeler arasında olması hedefimizdi ve hedefimizi gerçekleştirdik”
diyor. Aycı, TYDTA’nın ekonomik kalkınmada vizyonu ve hedefleriyle ilgili
Ekovitrin’e önemli açıklamalarda bulundu.
106 EKOV‹TR‹N TEMMUZ 2014
YATIRIM
İMKANLARINI
DÜNYAYA
ANLATIYOR
Başbakanlık Türkiye Yatırım
D e s t e k v e Ta n ı t ım A ja n s ı ’ n ı n
(TYDTA) yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi alabilir miyiz?
Resmi kurum kimliğini özel sektör yaklaşımıyla bir araya getiren
ajansımızın sunduğu hizmetler ana
hatlarıyla pazar araştırma ve analizi,
sanayi ve sektör raporları hazırlanması, yatırım koşulları değerlendirmeleri, yatırım yeri seçimi, muhtemel
ortaklık ve ortak girişimler için şirket
eşleştirme, şirket kuruluşu, teşvik
başvuruları, lisans, çalışma ve oturma
izinleri gibi resmi kurum ve kuruluşlarla yazışma ve görüşmelerde
destek sağlanması ve süreçlerin kolaylaştırılması olarak sıralanabilir.
Ajans olarak her projeyi yeni bir
tecrübe olarak görüyor ve o projenin
gerektirdiği hizmetler konusunda,
“tek-durak-ofis” anlayışıyla her seferinde bizi başarıya götürecek yeni
bir strateji oluşturuyoruz. Bu sebeple de hizmetlerimiz bahsi geçen alanlarla sınırlı kalmıyor. Ajansımız;
Türkçe, İngilizce, Arapça ve
Çince’nin yanı sıra birçok farklı lisanda konuşabilen uzman kadrosu ile
Türkiye’nin sağladığı imkânlardan
faydalanmak isteyen yatırımcıların ilk
adresi konumunda.
Ayrıca ABD, Almanya, Çin,
Fransa, Hindistan, İngiltere, İspanya,
Japonya, Güney Kore, Kanada,
Rusya Federasyonu ve Suudi
Arabistan’da yerleşik danışmanlarımız faaliyet gösteriyor.
Yurt dışında ülkemizin yatırım
imkânlarının tanıtılması konusunda
yurt dışı danışmanlarımızın yürüttüğü faaliyetlere ek olarak, tüm paydaş
kurum ve kuruluşlarla eşgüdüm halinde şirket ziyaretleri ve yatırım ortamı tanıtım etkinlikleri de düzenleniyor.
Ajansımız,
bu
bağlamda
Türkiye’nin yatırım ortamı hakkında
yatırımcıları bilgilendirmek amacıyla, 2011 yılında 30 farklı ülkede 52 ziyaret, 2012 yılında 38 ülkede 95 ziyaret ve 2013 yılında 39 ülkede 101
ziyaret gerçekleştirdi.
“2014 yılı dünya
ekonomisindeki
olumlu gelişmelere
paralel olarak Türkiye
için olumlu sinyaller
veriyor. Türkiye, 2014
yılının Ocak-Nisan
döneminde 5,1 milyar
dolar doğrudan
yabancı yatırım çekti,
ki bu da geçen yılın
aynı dönemine göre
yüzde 46 artışı
ifade ediyor.”
“YATIRIMLARI
TÜRKİYE’YE ÇEKMEK
İÇİN ÇALIŞIYORUZ”
TYDTA, ekonomik kalkınmada nasıl bir vizyona sahip?
TYDTA, Türkiye’nin ekonomik
kalkınması için ihtiyaç duyulan yatırımların ülkemizde yapılmasını sağlamak amacıyla 2023 yılı hedeflerinin
gerçekleşmesine katkı sağlayacak
doğrudan yatırımların ülkemize çekilmesi hedefiyle büyük bir özveri ile
çalışmalarını yürütmeye devam ediyor.
Bununla birlikte, yüksek teknolojiye sahip yatırımları ülkemize getirerek teknoloji transferi sağlamak
ve dış ticaret açığı verdiğimiz,
Türkiye’de üretimi hiç olmayan ya da
sınırlı seviyede olan ürünlere yönelik
yatırımları getirmek Ajansımızın öncelikli hedefleri arasında. Ayrıca
ajansımız, ülkemizin sürdürülebilir
kalkınmasına katkı sağlayacak nitelikteki yatırımlar büyük önem atfediyor. Yani, çokuluslu firmalar ile yerel endüstriler arasında bağ kuracak,
teknoloji transferi sağlayacak, mesleki eğitim yoluyla insan kaynakları
profilimizi yükseltecek yatırımlar;
çevreye duyarlı ve çevre teknolojilerini özendiren yatırımlar; işgücü ve istihdam standartlarına uygun, toplum
sağlığına önem veren yatırımlar ajansımız için büyük önem arz ediyor.
EKOV‹TR‹N TEMMUZ 2014 107
RÖPORTAJ / İLKER AYCI
“KURDAKİ ARTIŞ
YATIRIMCIYI
ETKİLEMEDİ”
Döviz kurlarındaki artışı yabancı yatırımlar tarafından nasıl yorumlarsınız? Şu anki döviz kurları yatırımlar için makul seviyede mi sizce?
Ekonomi literatüründe döviz kurlarının yabancı yatırımlar üzerindeki etkisini kısa dönem ve uzun dönem
etkileri olarak ikiye ayırabiliriz.
Kısa dönemde ekonomik ve siyasi konjonktürdeki değişiklikler karşısında daha önce bahsetmiş olduğum
sıcak para olarak da isimlendirebileceğimiz portföy yatırımları daha çabuk
tepki verir. Ancak döviz kurlarındaki
değişikliklere rağmen Türkiye’den
önemli bir para çıkışı olmadı.
Daha önce de belirttiğim gibi
Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı
yatırımlar, 2014 yılının ilk dört ayında geçen yılın aynı dönemine göre
yüzde 46 artış göstererek 5,1 milyar
dolara ulaştı. Bu da bize gösteriyor ki
Türkiye’nin son 10 yılda özellikle
108 EKOV‹TR‹N TEMMUZ 2014
2014 YILI İLK ÇEYREKTE YABANCI
SERMAYE GİRİŞİ 5,1 MİLYAR DOLAR
Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımlar,
2014 yılının ilk dört ayında geçen yılın aynı
dönemine göre yüzde 46 artış göstererek
5,1 milyar dolara ulaştı.
yatırım ortamının iyileştirilmesi için
attığı adımlar meyvesini veriyor.
“KALKINMA AJANSLARI
İLE İŞBİRLİĞİ İÇİNDEYİZ”
Kalkınma ajanslarına önemli
görevler düşüyor. Türkiye’de kalkınma ajansları yapısal ve işlevsel olarak yeterli etkinliğe sahip mi? Bu
doğrultuda ajans olarak ortaya koyduğunuz çalışmalar hakkında bilgi
alabilir miyiz?
Kalkınma ajanslarının Anadolu’nun ekonomik potansiyelini orta-
ya koymak, bölgelerdeki yatırım fırsatlarını tanıtmak ve girişimcileri
desteklemek anlamında çok önemli
işlevleri bulunuyor. Özellikle yatırım
bağlamında ajansımızın da kalkınma
ajansları ile sıkı bir işbirliği söz konusu. Gerek kalkınma ajanslarının
gerekse bizim mevzuatımızda birbirimize atıflar var, çeşitli alanlarda iş
birliği yapılması gerekliliğine dair
hükümler var.
Bu işbirliğini daha kurumsal hale getirebilmek için 2011 yılında
Kalkınma Ajanslarıyla İşbirliği Daire
Başkanlığı kuruldu. Bu dairemize
kanun ile ajanslarımız arasındaki işbirliğini artırmak, yatırımların bölgesel yapılarca daha etkin bir şekilde desteklenmesini sağlamak, kalkınma ajanslarının uluslararası düzeyde yürüttüğü yatırım destek ve tanıtım faaliyetlerini koordine etmek
gibi görevler tevdi edildi.
Ajansımız, kalkınma ajanslarının düzenlediği özellikle uluslararası iş dünyasına hitap eden faaliyetlere ve toplantılara destek vermek ve
sunum, görüş beyan etme vb. suretiyle bu toplantılara iştirak ediyor.
Yatırımların desteklenmesi kapsamında kalkınma ajanslarına ziyaretler düzenliyor, pek çok yatırım projesine sunulan destek faaliyeti yatırım
yeri olarak öngörülen bölgeye istinaden ilgili kalkınma ajansı ile birlikte
yürütülüyor.
Bunun yanı sıra, kalkınma ajanslarının bölgenin sosyo-ekonomik atmosferiyle iç içe olması çok ciddi
avantajlar sağlıyor. Ülkemizin yatırım
fırsatlarını uluslararası iş camiasına
tanıtırken pek çok zaman kalkınma
ajanslarından güncel ve hızlı bir şekilde bilgiler alıyoruz ve bunları muhataplarımıza aktarıyoruz. Yine
Dünya Yatırım Ajansları Birliği başkanlığına seçilme süreci ve sonraki süreçte kalkınma ajanslarımızla birlikte hareket ettik, onların desteğini
aldık. Bundan sonraki süreçte mevcut iş birliğimizi daha da güçlendirerek Anadolu’ya hem nicelik hem de
nitelik olarak daha çok yatırım çekmeye çalışacağız.
WAIPA’NIN 2014-2019
STRATEJİSİ HAZIRLANDI
Aynı zamanda 175 ya tırım
ajansının çatı kuruluşu olan Dünya
Yatırım Ajansları Birliği’nin (WAIPA) başka nlığını yürütüyorsun uz.
WAIPA başkanlık görevi size nasıl bir
sorumluluk yükledi?
WAIPA’nın faaliyetlerini, yatırım
tanıtım ajansları arasında koordinasyon ve iş birliğini geliştirmek, etkin bilgi paylaşımı, uluslararası doğrudan yatırımlar konusunda tecrübe
“TÜRKİYE YILDA ORTALAMA 12 MİLYAR $
DOĞRUDAN YATIRIM ÇEKİYOR”
Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı hedeflerini çok
net bir şekilde rakamlarla belirleyen bir kurum. Ajans kurulduğundan bu yana hedeflerinin ne kadarını gerçekleştirebildi?
Ajans olarak yatırımların hem nitelik hem de rakamsal olarak artışını sağlamaya çalışıyoruz. Önümüze koyduğumuz yıllık rakamsal hedefleri bazen
geçiyor, bazı yıllar ise bunların gerisinde kalabiliyoruz. Bunda elbette dünyadaki ekonomik gelişmeler ve küresel doğrudan yatırım akışındaki dalgalanmalar etkili oluyor.
Ancak şunu rahatlıkla ifade edebiliriz ki, 1990’larda yılda ancak 1 milyar dolar seviyesinde Uluslararası Doğrudan Yatırım (UDY) çekebilen
Türkiye, bugün yılda ortalama 12 milyar dolar (UDY) bandına yerleşti.
Polonya, Çek Cumhuriyeti gibi ülkeler 1990’larda Türkiye’nin katbekat üstünde yatırım çekerken, artık Türkiye yatırım çekme liginde bu ülkeleri geride bıraktı.
Bunun yanı sıra, ajansımızın stratejisine de paralel olarak ülkemiz nitelik olarak da artık çok daha katma değerli ve teknoloji odaklı yatırımları cezbedebiliyor. Son yıllarda açılan Ar-Ge merkezleri, ilaç, otomotiv ve elektronik
endüstrisi gibi alanlara yapılan yatırımların artması bunun en açık göstergesi.
paylaşımı, yatırım tanıtım ajanslarının bulundukları ülkelerde yatırım ortamının iyileştirilmesine sağladıkları katkının artırılması için destek ve
son olarak teknik desteğe erişimin kolaylaştırılması ve ihtiyaç duyan ülkelerdeki ajanslara eğitim programları düzenlenmesi olarak sıralayabiliriz.
Ancak biz bununla yetinmedik ve soyunduğumuz bu önemli göreve değer
katmamız gerektiğini düşündük.
Bizim öncülüğümüzde son derece titiz bir çalışmayla WAIPA’nın 20142019 stratejisi hazırlandı.
Orta ve uzun dönemde
WAIPA’nın doğrudan yabancı yatırım
hususunda dünyada referans alınan
organizasyonlardan biri haline gel-
mesi vizyonunu belirledik ve buna
ulaşılması için atılması gereken adımları netleştirdik. Aslında merkezin
Cenevre’den İstanbul’a taşınması da
bunun başlangıç adımlarından biriydi. Uzun ve yorucu bir çalışma sonrasında çok güçlü bir destekle bunu
hayata geçirdik. Bunun yanında
WAIPA’nın insan kaynakları, finansal yapısı, uluslararası organizasyonlarla ilişkileri, uluslararası arenada
daha etkin yer bulması gibi adımları da bir bir hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Sadece bugünün değil
WAIPA’nın geleceğinin sorumluluğunu yükleniyoruz bir anlamda ve bu
alanda çalışmalarımıza heyecanla
devam ediyoruz.
EKOV‹TR‹N TEMMUZ 2014 109
RÖPORTAJ / İLKER AYCI
“DOĞRUDAN YATIRIMLAR
YÜZDE 46 ARTTI”
3 yılı aşkın bir süredir başkanlık görevindesiniz. Bu 3 yıllık süreyi
nasıl değerlendirirsiniz?
Göreve geldiğimizde Sayın
Başbakanımız önümüze çok büyük
hedefler koydu. Bu bağlamda, ithalatı azaltacak, ihracatı artıracak ve
katma değeri yüksek yatırımların peşinden koşmaya başladık.
Bu üç yılı aşkın süre içinde katma
değeri yüksek, cari açığı azaltacak ve
nitelikli istihdam sağlayacak birçok
yatırımı ülkemize kazandırdık. Bu
noktada yürüttüğümüz projelere birçok örnek verilebilir. Bu çerçevede
basına da yansıyan Hintli dünya devi Aditya Birla’nın Adana’daki 510
milyon dolar değerinde viskon elyaf
üretim tesisini; dünyanın en büyük
lastik üreticilerinden biri olan Japon
Sumitomo Rubber’ın Çankırı’daki
500 milyon dolarlık yatırımını ve yine dünya devi İtalyan çikolata ve şekerleme üreticisi Ferrero’nun
Manisa’daki yaklaşık 150 milyon dolarlık yatırımını sayabiliriz. Ayrıca,
ABD menşeli dünya inovasyon devi
3M’in Çorlu’daki 500 milyon dolarlık yatırımını da örnek verebiliriz.
Hepimizin bildiği gibi 2009 yılındaki finansal krizin ardından küresel
doğrudan yatırım akışlarında önemli daralmalar meydana geldi. Ancak
Türkiye bu daralmadan en az etkilenen ülkelerden biri olmayı başardı ve
bölgesinde ve dünyada önemli ve
güvenilir bir yatırım üssü haline geldi.
2014 yılı da dünya ekonomisindeki olumlu gelişmelere paralel olarak Türkiye için olumlu sinyaller veriyor. Türkiye, 2014 yılının OcakNisan döneminde 5,1 milyar dolar
doğrudan yabancı yatırım çekti, ki bu
da geçen yılın aynı dönemine göre
yüzde 46 artışı ifade ediyor.
2012 ve 2013 yıllarına baktığımızda Türkiye’ye toplam 25,6 milyar
dolar doğrudan yatırım geldi. Bu rakamın önemli bir bölümünün imalat
sanayine ve enerji sektörüne gelmesi ülkemiz için sevindirici.
110 EKOV‹TR‹N TEMMUZ 2014
“TÜRKİYE GÜVENLİ
BİR LİMAN”
Birçok ülkeden üst düzey işadamları ile bir araya geliyorsunuz. Bu
işadamlarının kafasında Türkiye'ye
gelip yatırım yaparsak yeniden ani bir
siyasi dalgalanma ve bir kriz olur mu,
gibi tereddütler var mı? Türkiye'nin
yurt dışındaki görünümünü nasıl?
Öncelikle şunu belirtmek gerekir
ki anlık siyasi ve ekonomik dalgalanmalar uzun vadede ülkeye girecek
doğrudan yabancı yatırımlara etki etmez. Buna benzer anlık değişimler
özellikle portföy yatırımlarını etkiler.
Doğrudan yatırımcılar, uzun vadeli düşündükleri için konuya istikrar, güvenirlik ve kârlılık açısından
yaklaşırlar. Eğer bir ülkede istikrar
varsa, yatırımlar hukuk tarafından
güvence altına alındıysa ve ekonomik avantaj mevcutsa yatırım yaparlar. Türkiye, bu
özelliklere sahip olduğundan küresel çaptaki krizlere ve içte
yaşanan anlık dalgalanmalara rağmen
uluslararası doğrudan yatırım (UDY)
performansını koruyor.
Son dönemde artan doğrudan yabancı yatırım girişleri ve biraz önce
bahsettiğim sıfırdan yatırımlardaki
çarpıcı artış buna en güzel örnek.
Türkiye, dinamik ekonomisiyle,
kaliteli iş gücü ve kişi başına geliri artan orta sınıfı ile dünyanın ve bölgesinin güvenli limanlarından biri olarak değerlendiriliyor.
“TÜRKİYE SIFIRDAN YATIRIMLARDA 2013’TE
İLK 20 ÜLKE ARASINA GİRDİ”
2013 yılında alınan sıfırdan yatırım (greenfield) kararlarına baktığımızda,
durumun Türkiye için son derece olumlu olduğunu görüyoruz. 2013 yılında
Türkiye’ye bir önceki yıla göre yüzde 8 artışla toplam 9,5 milyar dolarlık
sıfırdan uluslararası doğrudan yatırım yapılması kararı alındı. Bu tutar
ülkemize önümüzdeki yıllarda peyderpey giriş yapacak. Sıfırdan yatırımlarda
Türkiye 2013 yılında ilk 20 ülke arasına girmeyi başardı. Bu da Türkiye
ekonomisine duyulan uzun vadeli güveni gösteriyor.
“KRİZDE TÜRKİYE'NİN
KREDİ NOTU ARTTI”
Kürese l ölçe ktek i siya si ve
ekonomik gelişmeler yabancı yatırımların Türkiye’ye girişini ne yönde
etkiliyor?
Siyasi ve ekonomik istikrar, yerli ve yabancı yatırımcıların yatırım için
ön şart olarak kabul ettiği faktörler
arasında geliyor. Dünya Bankası’nın
yatırımcılar arasında yapmış olduğu
bir ankete göre, yatırım yeri seçimini etkileyen en kritik 20 faktör ara-
sında, ekonomik ve siyasi istikrar
ikinci sırada yer alıyor. (Birinci sıra:
müşterilere erişim)
Bugün, Türkiye’de yatırım yapmak için birçok sebep var; genç nüfus, stratejik konum, girişimcilik, vs.
Ama bunların hepsi yıllar önce de
vardı, Türkiye’nin coğrafi konumu
son 10 yılda değişmedi; Türkiye, nüfus yapısı itibarıyla her zaman gelecek vadeden bir ülkeydi, ama
eksik olan bir şey vardı, o
da istikrardı. İşte son
10
yılda,
Türkiye’de değişen en
önemli
şey, siyasi ve ekonomik istikrardır.
Her iki yılda bir seçimlerin, hükümet
değişikliklerinin olduğu, ekonomik
krizlerin olduğu dönemleri düşünürsek, son 10 yılda sağlanan istikrarın ne derece önemli olduğunu
rahatlıkla görebiliriz.
Bu dönemde, Avrupa’da istikrarlı
bir şekilde, yıllık ortalama yüzde
5’in üzerinde büyüyen tek ekonomi
Türkiye ekonomisi. OECD’nin yapmış olduğu bir projeksiyona göre,
Türkiye ekonomisi, son 10 yılda yakalamış olduğu ekonomik istikrarı ve
başarıyı gelecekte de sürdürecek ve
2012-2017 yıllarında da OECD’nin en
hızlı büyüyen ekonomilerinden biri
olacak.
Siyasi ve ekonomik istikrar ile beraber, yatırımcılar Türkiye’nin öngörülebilir bir ülke olduğunu keş-
fettiler ve bu özelliği ile Türkiye, uluslararası yatırımcılara oldukça güvenli bir yatırım ortamı sunuyor.
Son 10 yılda sağlanan siyasi ve
ekonomik istikrar ile beraber, uluslararası yatırımcılar nezdinde,
Türkiye’nin algısı köklü bir değişiklik geçirdi. Bugün uluslararası yatırımcılar, Türkiye’yi, “yatırım getirisi açısından gelişmekte olan ekonomilerdeki gibi yüksek getiriye sahip
bir ülke iken, yatırım riski açısında
ise gelişmiş ülke riskine sahip bir
ülke” olarak tanımlıyorlar.
Türkiye ekonomisine duyulan güven, Türkiye’yi son zamanlarda yatırım yapılabilir seviyesine çıkaran kredi derecelendirme
kuruluşlarınca da tescillendi.
Yıllardır Türkiye’ye yönelik değerlendirmelerinde son derece
katı ve aşırı temkinli bir yaklaşım
sergileyen derecelendirme kuruluşlarından ilk olarak Fitch, ardından Moody’s ve son olarak
JCR, Türkiye’nin kredi notunu
yükselterek yatırım yapılabilir
seviyeye yükseltti. Türkiye,
ABD ve Avrupa Birliği kaynaklı son küresel ekonomik
kriz sırasında dünyada en
büyük üç kredi derecelendirme kuruluşu tarafından notu yükseltilen tek ülke oldu.
“AB’DEKİ TOPARLANMA
İHRACATA İVME KATAR”
Türk ekonomisi 2014’ün ikinci çeyreğinde yüzde 4.3’lük bir büyüme kaydetti. Bu veriyi nasıl değerlendiriyorsunuz? İlk çeyrekteki
büyüme bu yılki büyüme hedefine nasıl bir katkı sağlayacak?
Öncelikle şunu belirtmek isterim
ki bu büyüme oranına en büyük katkıyı ihracatın yapması oldukça sevindirici. Umuyorum ki Avrupa
Birliği’ndeki nispi toparlanma da
ihracat odaklı büyümeyi destekleyecektir. İlk çeyrekte açıklanan bu
çarpıcı büyüme performansı, 2014 yılı için Orta Vadeli Program’da öngörülen büyüme tahmini ile de örtüşüyor.
EKOV‹TR‹N TEMMUZ 2014 111
RÖPORTAJ / İLKER AYCI
“WAIPA’NIN
MERKEZİ İSTANBUL’A
TAŞINIYOR”
WAIPA’nın merkezi 2015 itibarıyla İstanbul’a taşınacak. Bu gelişmeyi Türkiye adına nasıl yorumlamamız gerekiyor?
WAIPA’nın
merkezinin
Cenevre’den İstanbul’a taşınması
hedefini koyduğumuzda stratejik birkaç adım belirledik. Birincisi, bu taşınma kararının bir stratejinin parçası
olması gerektiğini değerlendirdik;
lobi çalışmalarımızda bunun salt bir
taşınmadan ziyade WAIPA’nın geleceği adına atılacak önemli adımların
bir başlangıcı olduğunu lanse ettik.
Diğer bir adım, bizden bir önceki yönetim
kurulunun
merkezin
Cenevre’den başka bir şehre taşıması
gerektiği yönündeki kararıyla bu adımı ilişkilendirmek oldu ve böylece devamlılığa vurgu yapmak istedik.
Sekretarya ile çok yakın bir ilişki geliştirdik ve önce sekretaryayı bu fikre alıştırdık. İstanbul’a taşınma konusunda yönetim kurulu üyelerinin
tamamının desteğini aldık ve bunu
yazılı hale getirerek oylamaya katılacak genel kurul üyeleriyle paylaştık.
Dışişleri Bakanlığı’mızın desteği
çok önemliydi ve onlardan bu konuda çok büyük yardım aldık. Tüm
dünyada saygıdeğer büyükelçilerimiz oy kullanacak WAIPA üyelerini
ikna turuna çıktılar. Son olarak – aslında bu fiilen atılan ilk adımdı – seçimin yapılacağı genel kurul toplantısının İstanbul’da gerçekleşmesini
sağlayacak şekilde WAIPA programına alınmasını sağladık. Görüldüğü
üzere aslında bu başarının kazanılmasının ardında ağır bir iş yükü ve
uzun bir sürece dayanan güçlü bir altyapı çalışması mevcut. En başından
dedik ki, biz seçimi seçim gününden
önce kazanmalıyız ve öyle de oldu,
çok şükür seçim öncesi öngörülerimizde yanılmadık.
112 EKOV‹TR‹N TEMMUZ 2014
Dünya Yatırım Ajansları Birliği (WAIPA) Başkanı İlker Aycı ve Yönetim Kurulu Üyeleri
“TÜRK YATIRIMCILAR, WAIPA İLE YATIRIM
AJANSLARINA DAHA KOLAY ULAŞACAK”
WAIPA dünyada yatırım alanında bir çatı organizasyon. TYDTA gibi dünyanın pek çok ülkesinde mevcut ajanslar göz bebeği kurumlar vasfında ve hükümetleri ile çok yakın çalışıyor. WAIPA konusunda önceki dönemde eğitim
programları ve tecrübe paylaşım etkinlikleri gibi gayet güzel çalışmalar yapıldı. Biz bunun bir adım ötesi nedir, üyeler nasıl daha fazla faydalanabilecekleri bir birlik arzu ediyorlar, WAIPA nasıl daha da güçlü bir organizasyon haline getirilir ve alanında bir referans noktası haline dönüşür sorusuna yanıt aramaya yöneldik ve az önce belirttiğim strateji çalışmalarda bulunarak genel kurulumuzdan da çok ciddi destek gördük.
Şüphesiz WAIPA’ya kazandıracaklarımızın yanında ülkemize kazandıracaklarımız için de en başından bu yana değerlendirmelerde bulunduk.
Öncelikle hareket noktamızı Dışişleri Bakanlığ’ımız tarafından belirlenen ülkemizin bütün uluslararası platformlarda daha etkin temsil edilmesi ana stratejisi olarak belirledik. Kalkınma Bakanlığı’mız tarafından koordine edilen
İstanbul Finans Merkezi Projesi için WAIPA’nın önemli bir tamamlayıcı etken
ve prestij vesilesi olacağını değerlendirdik. Sadece prestij sağlamasından da öte
bundan 10 yıl sonra dünyadaki doğrudan yabancı yatırım akımlarına yön veren bir uluslararası kuruluş olma potansiyeli arz ettiğini tespit ettik, ki şu anda devam eden strateji çalışmalarımız da aslen bu hedefe yönelik. WAIPA’nın
İstanbul’da olması bütün dünyada bulundukları ülkelerin hükümetlerine
doğrudan bağlı olarak görev yapan ajanslara direkt erişim sağladığından aynı zamanda ciddi bir güç aracı olabilecekti bizim için. Ve tabii Türk yatırımcılarımız bu sayede bütün dünyada görev yapan yatırım ajanslarına en kısa yoldan ulaşarak yurt dışındaki yatırımlarına yön verebileceklerdi. Bu tespitlerimiz sonrasında çalışmalarımıza hız verdik ve önce başkan yardımcısı olarak seçildik, akabinde başkanlığı aldık ve son olarak da merkezi İstanbul’ a getirdik.
SON ON YILDA
135 MİLYAR $
DOĞRUDAN YATIRIM
Türkiye, birçok alanda 2023 hedeflerini belirledi ve bu hedeflere koşar adımlarla ilerliyor. Başbakanlık
Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım
Ajansı’nın 2023 hedefleri nelerdir?
Siyasi ve ekonomik istikrar neticesinde, Türkiye son on yılda, 135
milyar dolara yakın uluslararası doğrudan yatırım çekti. Oysa aynı
Türkiye, 1923-2003 yıllarını kapsayan
81 yıllık dönemde sadece 17 milyar
dolar uluslararası doğrudan yatırım
çekebilmişti.
Son on yılda ortaya konan mali
disiplin ve neticesindeki ekonomik istikrar, Türkiye’nin geleceğe yönelik
daha sağlam ve kararlı hedefler koyabilmesini sağladı. Türkiye, sağlam
temellere oturtulmuş ekonomisi ile
geleceğe dair, artık daha sağlam ve
iddialı hedefler koyabiliyor.
Cumhuriyetimizin 100. yılının kutlanacağı 2023 yılı için Türkiye, 500 milyar dolar ihracat, 2 trilyon dolar
gayri safi yurt içi hasıla ve 25 bin dolar kişi başına düşen milli gelir ile
dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri
olmayı hedefliyor. Söz konusu makroekonomik hedeflerle birlikte,
“Cumhuriyetimizin
100. yılının kutlanacağı 2023 yılı için
Türkiye, 500 milyar
dolar ihracat, 2 trilyon
dolar gayri safi yurt içi
hasıla ve 25 bin dolar
kişi başına düşen milli
gelir ile dünyanın ilk
10 ekonomisinden biri
olmayı hedefliyor.”
Türkiye ulaşımdan, enerjiye, turizmden telekomünikasyona, tarımdan savunma sanayine kadar birçok
alanda kendisine iddialı hedefler
koydu. Mevcut hükümet tarafından
belirlenen bu iddialı hedefler doğrultusunda, 2023 yılı Türkiye’sinin,
daha müreffeh bir ülke olması ve küresel barış ve refah ortamına önemli katkılarda bulunarak uluslararası
topluluğun değer oluşturan bir üyesi olması bekleniyor.
Doğrudan yabancı yatırım girişinde her ne kadar 2000’li yılların başından itibaren ciddi bir sıçrama
yapmış olsak da hala tam manasıyla
potansiyelimizi kullanamıyoruz. Bu
bağlamda dünyanın önde gelen ekonomilerinden biri olmak istiyorsak, en
fazla yatırım çeken ülkeler listesinde
de ön sıralarda olmalıyız.
“ULUSLARARASI
YATIRIMCILARI
ÜLKEMİZE BEKLİYORUZ”
Son olarak yatırımcılara iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?
Ülkemizin ihtiyacı olan yüksek
katma değerli yatırımlar için uluslararası yatırımcıları ülkemize bekliyoruz. Türkiye, dünyanın 17., AB’nin
ise 6. büyük ekonomisi. Bulunduğu
coğrafi konum itibarıyla etrafındaki
komşu ülkeler ile 1,5 milyarlık bir pazara erişim sağlamak. Türkiye aynı
zamanda yarısı yaş ortalaması 30
yaşın altındaki 76 milyonluk nüfusu
ile kendi başına önemli bir pazar olarak öne çıkmaktadır.
1Ülke her yıl 170 üniversiteden
mezun olan 600 bin genç nüfusu ile
de oldukça dinamik bir pazar olarak
dikkat çekiyor. Diğer taraftan, ülkemizde yeni yatırımlara sunulan teşvik
sistemi gümrük vergisi istisnası, katma değer vergisi istisnası, gelir vergisi indirimi, SGK primi desteği, faiz desteği ve arazi tahsisi gibi yatırımlara destek olacak birçok farklı kategoride yardım sunuyor. TYDTA,
uzman kadrosu ile Türkiye’ye yatırım
için gelen yabancı ve yerli yatırımcılara ihtiyaç duydukları tüm desteği
vermeye hazır. E
EKOV‹TR‹N TEMMUZ 2014 113
Download

Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı