TEVEKKÜL NEDİR?
‘Tevekkül’ kavramı
Sözlükte: Allah'a teslim
olmak, güvenmek,
dayanmak, bağlanmak
ve sığınmak anlamlarına
gelmektedir
Tevekkülün diğer anlamları
1- Her şeyi Allah'a
bırakma.
2- Allah'dan bekleme,
yazgıya boyun eğme.
3- (Arapça) Erkek ismi.
4- Her şeyi Allah'a
bırakarak, yargıya boyun
eğme.
Dini terim olarak Tevekkül
Bir amaca ulaşmak için gerekli olan her
türlü önlemi alarak; elinden gelen tüm
gayreti gösterdikten sonra kalben
Allah'a bağlanıp ona güvenmek,
sonucu Allah'tan beklemek anlamına
gelmektedir
Tevekkül etme türleri
nelerdir?
Tevekkül dört kısma ayrılır:
1- Yaratılmışlara tevekkül etmek:
Yani insanlara tevekkül “falan kimse
hayatta olduğu sürece benim için
endişe edilecek bir şey yok” der
Kendisi gibi fani olan insana güvenip
dayanır
2- Mala tevekkül:
Mala tevekkül eden kişi “Benim bu
malım, mülküm, param olduğu sürece
bana bir şey olmaz, kimse bana bir şey
yapamaz, ben her istediğimi alırım, her
şeyi yaparım” gibi bütün gücünü
mülkünden alır ve güveni sahip olduğu
maladır Bu kimse de aldanmışlardandır
3- Nefse tevekkül etmek
“Benim canım sağ olduğu müddetçe, bu
kuvvet sıhhat ve güç bende olduğu
sürece, sırtım yere gelmez” diye
düşünen kimsenin tefekkürüdür Bu
kimse de nefsinin istek ve arzularının
peşinde esir olur ve doğru yoldan çıkar
4- Allah-u Zülcelal’e tevekkül:
“Zengin veya fakir olmamın hiçbir
önemi yoktur” der, “Çünkü Allah
benimledir” der, “Nasıl dilerse beni o
hale sokar, isterse aç bırakır, isterse
nimetlendirir” der İşte insanı
kurtaran tevekkül budur Mü’mine
yakışan tefekkür de budur işte
Hadisi Şerifte:
“Allah’ım bizi bir
göz kırpması
zaman kadar
dahi nefsimize
teslim
etme!”buyrulma
ktadır.
Doğru tevekkül anlayışı nedir?
Evrendeki olaylar bir düzen ve yasalar
çerçevesinde, sebep-sonuç ilişkisi içinde
olmaktadır. İnsanlar akıl ve iradeleriyle
sebepleri bulabilirler.
İnsan evrende geçerli olan yasaları
gözeterek, çalışır, çabalar, sebeplere
sarılır, ondan sonra Allah'a güvenir.
Bir çiftçi tohum ekmeden ürün elde
edemez. Çiftçi tarlasını zamanda sürmeli,
ekmeli, gübrelemeli ve sulamalıdır.
Sonra da bol ve iyi ürün alabilmek
için Allah'tan yardım dilemelidir.
Çalışmadan başarıya ulaşılamaz.
Bir öğrenci önce derslerin devam
edecek, doğru, dürüst çalışacak,
ödevlerini zamanda yapacaktır.
Sonra Allah'tan yardım isteyerek
başarılı olmasını dileyecektir.
Kısaca gerçek anlamda tevekkül
eden kimse işinin gereğini yapar ve
sonucu Allah'tan bekler.
Doğru olmayan tevekkül anlayışı
nedir?
İnsanın çalışmayı bırakıp, tembellik
ederek, kendisinin yapması gereken
işleri Allah'a havale etmesi, doğru bir
tevekkül anlayışı değildir.
Doğru olmayan tevekkül anlayışı
nedir?
Örneğin bir öğrenci dersine çalışmadan "Ben
Allah'ın yardımına güveniyorum, Allah bana
yardım eder" diyerek sınava girmesi yanlış
bir düşüncedir. Çalışmadan, hiçbir çaba
göstermeden başarılı olmaya beklemek
tembelliktir, miskinliktir.
Tevekkül’ün yeri
Tevekkülün yeri kalptir Zahiri
olarak çalışmak kalpteki
tevekküle aykırı değildir, tam
aksine tevekkülün bir parçasıdır
Hiç bir şey yapmamak Tevekkül DEĞİLDİR
İnsan, takdirin Allah (cc) tarafından
olduğuna yakin olarak kanaat ettiğinde,
her hangi bir isteğini elde edemediği
zaman; “Allah (cc) takdiri budur” Elde
ettiğinde ise “Bu Allah Azze ve Celle’nin
bir lutfudür” diye düşünür.
Bu şekilde tevekkülü sağlam olan kimsenin
başkaları hakkındaki tevekkülü de sağlam
olur.
İnsan kendi nefsinin acizliğini bildiği
için kendisine güvenmeyen kimse,
başkalarının da kendisi gibi aciz
olduğunu bilir ve onlara güvenmez,
sadece Allah’a güvenir
Unutmamak lazımdır ki bütün kainatı
ve içindekileri Allah Azze ve Celle
yaratmıştır ve onları rızıklandırmayı,
muhafaza etmeyi de üzerine almıştır.
Böyle olduğu halde Allah’tan (cc) başka
şeylere tevekkül etmek, onlardan medet
beklemek ne kadar yanlıştır.
Tevekkül ile ilgili ayetler:
1- "... Kim Allah'a dayanırsa Allah ona
yeter." (Talak suresi, 3. ayet)
2- "Eğer mü'minler iseniz ancak Allah'a
güvenin." (Maide suresi, 23. ayet)
3- "İnananlar yalnız Allah'a dayanıp
güvensinler. (İbrahim suresi, 11. ayet)
Kuran'da Peygamberimiz (sav)'le ilgili
olarak anlatılan olaylarda onun
tevekkülü ve Allah'a teslimiyeti
açıkça görülmektedir.
Örneğin Peygamberimiz (sav)'in,
Mekke'den çıktıktan sonra
arkadaşı ile birlikte gizlendiği bir
mağaradaki sözleri tevekkülünün
en güzel örneklerinden biridir.
Ayette şöyle bildirilmektedir:
"... ikisi mağarada olduklarında arkadaşına
şöyle diyordu: "Hüzne kapılma, elbette
Allah bizimle beraberdir." Böylece Allah
ona 'huzur ve güvenlik duygusunu'
indirmişti, onu sizin görmediğiniz ordularla
desteklemiş, inkar edenlerin de kelimesini
(inkar çağrılarını) alçaltmıştı." (Tevbe
Suresi, 40
Peygamberimiz (sav) hangi
koşullarda olursa olsun, daima
Allah'a teslim olmuş, O'nun
yarattığı herşeyde bir hayır ve
güzellik olduğunu bilmiştir.
Kuran'da Peygamberimiz (sav)'e,
kavmine söylemesi bildirilen şu
sözler de bu tevekkülün bir
göstergesidir.
"Sana iyilik dokunursa, bu onları
fenalaştırır, bir musibet isabet edince
ise: "Biz önceden tedbirimizi almıştık"
derler ve sevinç içinde dönüp giderler.
De ki: Allah'ın bizim için yazdıkları
dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet
etmez. O bizim Mevlamızdır. Ve
müminler yalnızca Allah'a tevekkül
etmelidirler."(Tevbe Suresi, 50-51
Peygamberimiz (sav), tevekkülü ile
tüm Müslümanlara örnek olmuş ve
insanın Allah'tan gelecek birşeyi
değiştirmeye asla güç
yetiremeyeceğini şöyle hatırlatmıştır
"Bir nefse takdir edilmiş şey
mutlaka olur."
"... Bir şey isteyince Allah'tan iste.
Yardım talep edeceksen Allah'tan
yardım dile. Zira kullar, Allah'ın
yazmadığı bir hususta sana faydalı
olmak için bir araya gelseler, bu faydayı
yapmaya muktedir olamazlar. Allah'ın
yazmadığı bir zararı sana vermek için
bir araya gelseler, buna da muktedir
olamazlar."
Tevekkül ile ilgili Hadis-i Şerifler
1- Bir adam Peygamber Efendimize
gelerek, "Hayvanımı bağlayarak mı
yoksa serbest bırakarak mı Allah'a
tevekkül edeyim?" diye sordu.
Peygamberimiz ona "Önce bağla, sonra
tevekkül et!" buyurdu.
Tevekkül ile ilgili Hadis-i Şerifler
2- Peygamberimiz Hendek
Savaşı'nda (627) sahabeden
Selman-ı Farisi'nin önerisiyle
Medine kentinin etrafına derin bir
hendek kazdırmış, böylece
düşmanın şehre girmesine engel
olmuştur.
Halid’in oğulları Habbe ve Sev radıyallahu
anhüm anlatıyor:
“Resülullah aleyhissalatu vesselam bir şey
tamir etmekte iken yanına girdik.
O işte kendisine yardım ettik. “Başlarınız
kımıldadığı müddetçe rızık hususunda yeise
düşmeyin. Zira insanı annesi kıpkızıl, üzerinde
hiçbir şey olmadığı halde doğurur, sonra aziz
ve celil olan Allah onu her çeşit rızıkla
rızıklandırır” buyurdular.”
Mehmet Akif Ersoy
Amr İbnu’l-As radıyallahu anh
anlatıyor: “Resülullah aleyhissalatu
vesselam buyurdular ki:
“Şüphesiz, her derede, ademoğlunun kalbinden bir
parça bulunur (yani kalp her şeye karşı bir ilgi duyar).
Öyleyse kimin kalbi bütün parçalara ilgi duyarsa,
Allah onun hangi vadide helak olacağına hiç
aldırmaz. Kim de Allah’a tevekkül ederse, kalbinin
her şeye (ilgi kurarak dağılmasını önlemek için) Allah
ona yeter.”
Tevekkül ile ilgili bir hikaye
İbrahim ibni Ethem ile Şekik’ül Belhi
(Rahmetullahi aleyhim) Mekke’de
karşılaşırlar. İbrahim, Şakik’e “seni bu
duruma getirmeye sebeb ne oldu” diye
sorar. Şakik şöyle cevap verir.
“Günlerden bir gün çöle varmıştım. Kıraç
bir yerde yatan, kanatları kırık bir kuş
gördüm. Kendi kendime “burada
oturayım ve bu kuşun rızkının nereden
geldiğini gözetleyeyim.” Dedim
Kuşun karşısında yere çöktüm. O sırada
gagası arasında çekirge taşıyan başka bir
kuş geldi. Kırık kanatlı kuşun yanına
konarak gagası arasındaki çekirgeyi onun
gagasına bıraktı.
Bu durumu görünce içimden “bu
kuşu öbürüne vasıta kılan ulu Allah
nerede olursa olayım benim rızkımı
da sağlamaya kadirdir” diyerek
kazanç peşinden koşmaya son
verdim ve kendimi tamamen ibadete
adadım”
İbrahim Ethem O’na:
-“Peki neden sen o kırık kanatlı kuşa
yiyecek taşıyan sağlam kuş olup ta daha
yüksek dereceli olmak istemiyorsun?
Sen peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve
sellem) yüksel el (veren elin) alçak elden
(alanın eli) daha hayırlıdır” diye
buyurduğunu duymadın mı?
Bu cevabı alan Şakik, İbrahim’in
elini tutarak öptü ve “Ya Ebu
İshak sen bizim üstadımızsın”
dedi.
Download

Tevekkül