O
S
B
TÜRKİYE
MART-NİSAN 2014 SAYI: 39
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERGİSİ
Genel Kurulumuz
katılımcılık için bir fırsat
İsmail Sait Turfanda
GOSBSAD Yönetim Kurulu Başkanı
GOSBSAD’ın Olağan
Genel Kurul Toplantısı
22 veya 29 Nisan’da
GOSBSAD, GOSB’un
Vizyonunun Dile Getirileceği,
Düzenleneceği Bir
Merci Olmalı
Faruk Eczacıbaşı
GOSBSAD Kurucu Başkanı
Duvarımdaki Van Gogh
Engin Özverler
Özverler Çerçeve Genel Müdürü
Yakınınızdaki fırsat…
Sabancı Üniversitesi Executive
MBA (SU-EMBA) Programı
Gençlerimiz nasıl yetişiyor,
ne tür becerilere sahip
olacaklar?
Türkiye'nin lider OSB'si
Gebze Organize Sanayi Bölgesi
28 yaşında
G SB
®
İÇİNDEKİLER
4
18
23
28
26
50
GOSBSAD Mesajı
Röportaj
8 Genel Kurulumuz
23Duvarımdaki Van Gogh
katılımcılık için bir fırsat
Engin Özverler
İsmail Sait Turfanda
Özverler Çerçeve Genel Müdürü
Gebze Organize Sanayi Bölgesi
Sanayicileri Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı
Sigorta
GOSBSAD Haberleri
10GOSB Sanayicileri Derneği
GOSBSAD’ın Olağan Genel Kurul
Toplantısı 22 veya 29 Nisan’da
GOSB Haberleri
12Gebze Organize Sanayi Bölgesi
26Bir şey dilemek
ister misiniz ‘cin’den
Çiğdem Karaca
Sigorta Evi
Eğitim
28Gençlerimiz nasıl yetişiyor,
ne tür becerilere sahip olacaklar?
28. Yaşını kutladı
16GOSB.net hızını arttırdı,
fiyatları ucuzlattı
20GOSB sanayicileri 25. yılını
Evrim Kuran'ın konferansıyla kutladı
GOSBSAD
34Yakınınızdaki fırsat…
Sabancı Üniversitesi Executive
MBA (SU-EMBA) Programı
Şirket Haberleri
36İşletme ve Bakım Hizmetlerinde
Avrupa Standartlarını Yakalamak
18GOSBSAD, GOSB’un Vizyonunun
Dile Getirileceği, Düzenleneceği Bir
Merci Olmalı
Faruk Eczacıbaşı
GOSBSAD Kurucu Başkanı
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
Ülke Araştırması
50Irak yabancı yatırımcıya
ihtiyaç duyuyor
GOSB DERGİDEN
6
Gebze Organize Sanayi
Bölgesi Sanayicileri
Derneği Yayın Organı
Gebze Organize Sanayi
Bölgesi Sanayicileri Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı
İdare Merkezi:
Gebze Organize Sanayi
Bölgesi Sanayicileri Derneği
GOSB Kemal Nehrozoğlu
Cad. Teknopark, High Tech
Bina 1. Kat A8
Gebze 41480 Kocaeli
Tel: 0 262 677 11 77
Faks: 0 262 677 11 78
[email protected]
Sorumlu
Yazı İşleri Müdürü:
Baskı:
GOSBSAD Adına
İmtiyaz Sahibi:
İsmail S. Turfanda
Tunçer Gömeçli
GOSBSAD Genel Sekreteri
Özgün Ofset Tic. Ltd. Şti.
Tunçer Gömeçli
GOSBSAD Genel Sekreteri
Yayın Kurulu:
Feyyaz Yumurtacı,
Sinan Gider, Mehmet Sözer,
İhsan Aydoğan
Yeşilce Mah. Aytekin Sok.
No: 21 4. Levent - İstanbul
Tel: 0 212 280 00 09
Teknik Yönetmen:
Fırtına Arısoy
[email protected]
Editör:
Burçin Yeşiltepe
[email protected]
Reklam Koordinatörü:
Bike Ayça Ekim
Tel: 0262 677 11 79
[email protected]
Yazıların sorumluluğu
yazarlarına aittir.
Yayınlanan yazılardan
kaynak gösterilmeden alıntı
yapılamaz.
GOSBSAD
Yapım:
Mavi Tanıtım ve İletişim
Rasim Paşa Mah.
Ayrılıkçeşme Sok.
No: 122 Kadıköy-İstanbul
Tel: 0 216 418 59 31
GOSB Dergi,
Gebze Organize Sanayi
Bölgesi Sanayicileri Derneği
tarafından aylık yayınlanır.
Yerel-Türkçe-İlmi
1-3 Sayı
4 Sayı
Geçen sayımızda Derneğimiz GOSBSAD’ın 25. Yaşını kutlamış ve
Kurucu Yönetim Kurulu üyelerinden Yücel Güngör ile yapmış olduğumuz röportajla “kuruluş günlerine” geri dönmüştük. Sayın
Güngör’ün anılarını yayınlarken size de bir söz vermiştik. O sözümüzü tuttuk. GOSBSAD Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı bizi kırmadı ve bu sayımızda kuruluş günleri anılarını ve bugünlere dönük görüşlerini bizlerle paylaştı.
GOSBSAD 25. Yaşına girerken GOSB da 28. yaşını tamamladı. Türk
Sanayisinin ve ülkemiz OSB’lerinin en önemli lokomotiflerinden biri
olan GOSB’a ve tüm katılımcılarına nice başarılı yıllar diliyoruz.
Türkiye’de Mart ayının tek konusu “Yerel Seçimler”. Tüm diğer konular 30 Mart bekleyişinin yanında sönük kalıyor. Nisan Mayıs ayları da her yıl olduğu gibi OSB’ler ve Sanayici Derneklerinin seçim
ayları. GOSBSAD Genel Kurulları tüzük gereği iki yılda bir Nisan
ayında yapılıyor. Son iki Genel Kurul tarihlerinde sapmalar olmuştu ama bu yıl Genel Kurul tam zamanında yapılacak. GOSBSAD Yönetim Kurulu Genel Kurul tarihini 22 Nisan olarak belirledi. Bu tarihte çoğunluk sağlanamaması halinde ikinci toplantı 29 Nisan’da.
Bu yıl toplantı gündeminde “Tüzük Değişikliği” de var. Bunun nedeni de GOSB’da “Müteşebbis Heyet” döneminin sona ermiş ve “Genel Kurul” Yönetimine geçilmiş olması. Onun haricinde tabi ki seçimler var. Son Genel Kurulda seçimlere tek liste ile gidilmişti. Bu bir
başlangıç oldu. Bu Genel Kurulda da seçimlere tek liste ile gidilecek gibi gözüküyor.
Bu sayımızın konuk kuruluşu “Özverler Çerçeve”. Resim çerçevesi
yaptıklarını biliyorduk ama çerçeve üretimi işlerinin sadece bir bölümü. Engin Özverler ile yaptığımız görüşmeden ve sohbetinden biz
çok zevk aldık. Bu tanıtım yazısını sizler de ilgi ve tebessümle okuyacaksınız.
GOSB DERGİ 2014 YILI REKLAM FİYATLARI
Frekans
BU SAYIDA
6 Sayı
Arka Kapak
3.500.- TL
2.950.- TL
2.600.- TL
Ön
Kapak İçi
3.000.- TL
2.550.- TL
2.250.- TL
Ön Kapak
Karşısı
3.000.- TL
2.500.- TL
2.250.- TL
Arka
Kapak İçi
2.500.-TL
2.100.- TL
1.850.- TL
Arka
Kapak Karşısı
1.500.- TL
1.250.- TL
1.100.- TL
İç Sayfa
1.000.- TL
850.- TL
750.- TL
İç İki Sayfa
1.750.- TL
1.500.- TL
1.300.- TL
İç 1/2 Sayfa
650.- TL
550.- TL
450.- TL
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
Bu sayımızda çok yeni bir haber olmamakla beraber tüm sanayicileri, daha doğrusu tüm Türkiye’yi ilgilendiren bir konuyu ele alıyoruz.
Yazımızın başlığı “Yakın bir gelecekte sanayimizin çalışanları olacak gençlerimiz nasıl yetişiyor, ne tür becerilere sahip olacaklar?”.
OECD tarafından yapılan PISA araştırmasının çarpıcı sonuçları var
yazının içinde. Detayları gözden kaçırmamanızı öneririz.
Yeni bir yazı dizisine başlıyoruz. AE Arma-Elektropanç İşletme ve
Bakım Departmanı Müdürü Dr.-Ing. Mehmet Çobanoğlu bu sayıda, işletme elektrik tesisatlarına yönelik ölçüm tekniklerini ele aldı.
Daha sonra ısıtma, soğutma ve havalandırma sistemlerindeki bakım ve tasarruf tedbirleri, işletme ve bakım performansı, ilgili hizmetler, maliyetlerin şeffaflığı ve bilgisayarlı işletme ve bakım ile sağlanabilecek kazançları ele alınacak.
Biraz daha yazarsam sütunum zorlanacak.
Bir sonraki sayıda görüşmek üzere…
GOSBSAD MESAJI
8
Genel Kurulumuz
katılımcılık için bir fırsat
İsmail Sait Turfanda
Gebze Organize Sanayi Bölgesi
Sanayicileri Derneği
Yönetim Kurulu Başkanı
Değerli katılımcılarımız,
B
u aylarda iki mutluluğu birlikte yaşıyoruz. GOSB’un kuruluşunun 28. Yılını, GOSBSAD’ın kuruluşunun da 25. Yılını kutluyoruz. Gebze Organize
Sanayi Bölgemiz Türkiye’ nin lider OSB’ si olma konumunu 28 yıldan beri sürdürmekte ve dergimizin çeşitli bölümlerinde de göreceğiniz üzere 28 yıldan
beri süren atılımlarına aynı hızla devam etmektedir.
GOSB; Türkiye’nin 1. Organize Sanayi Bölgesi olarak kurulduğu 1986 yılından bugüne; ülkemizin, sanayimizin, katılımcılarımızın beklentileri ve gereksinimleri doğrultusunda gerçekleştirdiği örnek projelerle Türkiye’nin en güçlü OSB’si olmaya devam ediyor. Derneğimiz ve derneğimizin tüm geçmiş ve
halen görev alan yönetim kurulu arkadaşlarımız da ilk günden beri bölgemizin liderliğinin devamı için büyük gayret ve çabalarıyla bölgemize katkı sağlamağa çalışıyorlar.
Bütün bu gelişmelere rağmen; bizler, bölge katılımcılarımız olarak, daha da
çok bölgemizde görev almak ve çalışmak ve öncelikle bölgemizi, devamında da sanayimizi ve ülkemizi geliştirmek durumundayız. Tüm dünya sanayileri ve ekonomileri büyük bir yarış halinde. Bizlerde elimizde ki pek çok pozitif olanaklarla bu yarışın önlerinde yer almalıyız. Bunun içinde tüm sanayiciler olarak KATILIMCI olmalıyız. KATILIMCILIĞI teşvik etmeliyiz. Bölge ve
bölge sanayicilerimiz olarak bu konu da önemli eksikliklerimiz olduğunu düşünüyorum.
Maalesef; bireysel ve kurumsal olarak karşımıza çıkan sorunların çokluğu ve
karmaşıklığı, zamanımızı günlük konuların çözümüne odaklanmayı zorunlu
kılıyor. Her gün yangın söndürmekle meşgul olan bizler, toplum olarak orta
ve uzun vadede ekonomik kalkınmamıza katkı sağlamak, toplum refah düzeyini ve huzuru arttırabilmek için yeterince zaman ayıramıyoruz; hâlbuki şimdiden gelecekteki yangınları da önlemeğe yönelik yaklaşımlar geliştirmek zorundayız. Toplum olarak geleceğimizi de planlamak zorundayız. Sonuçlar ve
başarılar; sadece problem çözerek değil, geleceğe hazırlıklı olarak ve gelecek
ile ilgili içerik geliştirerek ve de kaynakları verimli kullanarak ancak mümkün olabilir.
İnsanlar ve toplum için, çevresi için fayda sağlayan, kaynaklarını verimli ve
etkin kullanan, süreçleri ve sonuçları kaliteli olan girişimlerin başarıyla sonuçlanması kaçınılmazdır. Kaynakların ve sonuçların sadece kurumun veya
girişimcilerin içinde değil, dışında da olabileceği çok iyi anlaşılmalıdır. Bu nedenle; işbirliklerine açık olmak, çevremiz ile iletişim içinde olmak, misyon için
kaynakları harekete geçirebilecek en iyilerle çalışmak ve onların gelişimini
desteklemek gerekiyor. Etkilenmesi gereken alanın sadece yönettiği kurumla veya kişilerle sınırlı olduğunu düşünenler, geleceği şekillendirme de zor-
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
luk çekerler. Böyle düşünenlerin vizyonları ve misyonları çok tutucu ve sınırlı kalır. Etkileri çevrelerine yayılmaz. Geleceği planlamak için; çevrede ki gelişmeleri de sürekli olarak izlemek, katkı sağlamak ve sürekli gelişmeği hedef
edinmek gerekiyor. Gelecek planlamasında iletişime ve çevremizle diyaloğa
ve katkımıza her zaman ihtiyacımız vardır.
Geleceği şekillendirmek, sorumluluk üstlenerek, inisiyatif alarak ve inanç
doğrultusunda harekete geçerek gerçekleştirilebilir. Bütün bunlar, uzun soluklu bir odaklanmayı gerektiriyor. Bu bakımdan yüz metrelik bir koşuya değil, maraton koşmaya odaklanmak gerekiyor. Bunun bir parçası da sadece
kendi içimiz de, kurumumuzda çalışmakla olmuyor, en yakın çevremizden
başlayarak, bölgemizde ki, şehirlerimizde ki, ülkemizde ki gelişmelerde bizlerin başarılarını etkiliyor. Bunun önemli bir parçası da çevremizden başlayarak
sivil Toplum örgütlerinde görev almaktan geçiyor.
Bu düşüncelerle; sizleri en yakınınızda ki bölgemizin sivil toplum örgütü olan
GOSBSAD’ a katılmağa davet ediyorum. Ülkemiz ve bölgemiz gelişmeden,
kurumlarımızın ve bireylerimizin gelişmesi mümkün değildir. Sadece izleyerek ve kritik ederek; başkalarının çalışmasını ve katılımcılığını bekleyerek netice almak mümkün değildir. Muhakkak bizler, hepimiz ellerimizi taşın altına
koymak durumundayız.
29 Nisan 2014 tarihinde derneğimizin Genel Kurulu’nu yapıyoruz. Bu genel
kurulumuzda iki yıl görev alacak olan yeni yönetim ve denetim kurulu üyelerimizi seçeceğiz. KATILIMCILIK için bu hepimiz için iyi bir fırsattır. Lütfen yönetim ve denetim kurulu üyesi olmak için aday olunuz ve bana ve mevcut yönetimde ki arkadaşlara adaylık talebinizi hemen ileterek bölgemize, bölgemizin kalkınmasına katkı sağlayınız.
Genel Kurulumuzda görüşmek dileklerimle,
Sevgi ve saygılarımla,
GOSBSAD
10
GOSB Sanayicileri Derneği
GOSBSAD’ın Olağan Genel Kurul
Toplantısı 22 veya 29 Nisan’da
GOSBSAD bu yılki toplantısını Tüzüğünde belirtilen zamanda, Nisan ayında yapıyor.
Tüzük gereği iki yılda bir yapılan GOSBSAD’ın Olağan Genel Kurul Toplantısı 22 Nisan 2014 Salı günü saat 14.00’te
GOSB Yönetim Merkezi ve Sosyal Tesisleri Konferans Salonunda yapılacak. İlk toplantıda yasal çoğunluğun sağlanamaması halinde, ikinci toplantı 29 Nisan 2014 Salı günü yine aynı saat ve yerde olacak.
Bu yılki toplantının gündeminde “ Tüzük değişikliği” maddesi de yer alacak. Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nin Genel
Kurul yönetimine geçmesi sonrası GOSBSAD tüzüğünün Amaç Maddesinin bazı alt maddelerinin gerçekleşmiş olması nedeniyle tüzük değişikliğini gündeme getiren GOSBSAD Yönetim Kurulu, tüzüğün “Amaç” maddesi yanında diğer
bazı maddelerde de değişiklik öneriyor.
Bu maddeler ve değişiklik gerekçeleri şöyle;
Madde 3 (Derneğin Amacı):
Mevcut maddenin bazı alt maddelerinin gerçekleşmiş olması nedeniyle
Madde 4 (Derneğin Faaliyetleri):
Amaç maddesi ile doğrudan ilintili olması nedeniyle
Madde 7 (Asil Üyelik):
GOSB içinde faaliyette bulunan kiracı kuruluşlara da üyelik imkânı sağlanması
Madde 27 (Giriş ve Yıllık Aidatlar):
Aidat tutarlarının güncellenmesi ve olağan Genel Kurullarda değiştirilebilir
hale getirilmesi
Toplantının henüz tam olarak kesinleşmeyen gündeminin şöyle olması bekleniyor:
TOPLANTI GÜNDEMİ:
1. Açılış ve Saygı Duruşu
2. Genel Kurul Başkanlık Divanı seçimi
3. Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu’nun okunması
4. Denetim Kurulu Faaliyet Raporu’nun okunması
5. Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu Faaliyet Raporları hakkında görüşlerin alınması
6. Üyelerin görüşlerinin cevaplanması
7. Yönetim Kurulu’nun ibra edilmesi
8. Denetim Kurulu’nun ibra edilmesi
9. Dernek Tüzüğünün 3. (Derneğin Amacı), 4. (Derneğin Faaliyetleri), 7. (Asil Üyelik) ve 27. (Üyelik Giriş ve Yıllık Üyelik Aidatları) maddelerinin değiştirilmesinin görüşülmesi ve karara bağlanması
10.Yeni Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyelerinin seçimi
11.Dilekler ve kapanış.
Genel Kurul toplantısının Gebze Organize Sanayi Bölgesi’ne hayırlı ve başarılı olmasını diliyoruz.
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
G SB
®
GOSB HABERLER
12
Gebze Organize
Sanayi Bölgesi
28. Yaşını kutladı
Sunduğu kaliteli hizmet yapısı
ile ulusal ve uluslararası
birçok kuruluşun tercih ettiği,
Türkiye ekonomisinin nabzının
attığı bir OSB olan GOSB, 1986
yılından bugüne, katılımcılarının
beklentileri ve ihtiyaçları
doğrultusunda hayata geçirdiği
örnek projelere imza atmış
olmanın ve Türkiye’nin en güçlü
OSB’si vasfını taşımanın haklı
gururunu yaşıyor.
GOSB’un bu önemli başarının
gerçekleşmesinde çok önemli
katkıları olan geçmiş dönem
Valilerine, Sanayi ve Ticaret Odası
Başkanlarına, Müteşebbis Heyet
ve Yönetim Kurulu Üyelerine ve
tüm GOSB çalışanlarına GOSB
Dergi olarak biz de şükranlarımızı
sunuyoruz.
GOSB ile ilgili satırbaşları ve bazı ilkler:
• GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ, 1985 yılında, Bakanlar Kurulu’nun
85/9695 sayılı kararı ile kuruldu.
• “Sat-yap” modeli uygulanarak tamamen katılımcıların finansmanı ile kurulan ilk OSB.
• İlk arazi alımını, Ekim 1986’da 230 hektarlık 1.etap arazisinin tapuları alınarak yapıldı.
• 1988 yılında başlanan alt yapı inşaatları 1989 yılında tamamlandı.
• Bölgede ilk fabrika 1990 yılında üretime geçti.
• GOSB’nin kurulduğu yıllarda, henüz OSB Kanunu yoktu.
• Müteşebbis Heyet ilk toplantısını Mart 1986’da yaptı
• 4562 sayılı OSB Kanununa uyum sürecini en kısa sürede tamamlayan, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’ndan 1 No’lu sicil numarasını alan,
Türkiye’nin “ilk” tüzel kişilik kazanmış OSB’si.
• Türk çağdaş resim sanatının, önde gelen sanatçılarının eserlerinden
oluşan resim koleksiyonuna sahip, sanat galerisi kurmuş olan “ilk” OSB.
• Bünyesinde teknopark oluşturmuş olan “ilk” OSB.
• Yurt dışında OSB kurma girişimlerini başlatmış, know-how satmış ve
yurt içindeki OSB’lere profesyonel olarak danışmanlık hizmeti vermiş
“ilk” OSB.
• Yönetim Merkezi ve sosyal tesisleri, akıllı bina olarak tasarlanmış ve
Türk mimarlık literatürüne girmiş “ilk” OSB.
GOSB’a daha nice yıllar ve nice
başarılar dileklerimize...
28 yıl önce GOSB'un
temelleri atılırken...
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
GOSB HABERLER
14
GOSBSAD Şubat Ayı Eğitim Etkinliği
Rekabet Üstü Eğitimi
1
3 Şubat tarihinde gerçekleştirilen ve
Karya Yönetim Danışmanlığı Genel
Direktörü Leyla Özlem Demir tarafından
verilen seminer
• Klasik Rekabet ve dezavantajları
• Klasik rekabetten çıkış yolu ve Rekabet
Üstü kavramı
• Rekabet Üstü ile ilgili Dünya ve Türkiye
uygulamaları ve sonuçları
• Nasıl Rekabet Üstü Olunur?
• Mavi Okyanus Stratejisi
başlıkları altında işlendi. Rekabet üstü
olmak için kendi yarışlarını kendileri yaratan
firmaların uygulamalarından örnekler
sunuldu. Elde ettikleri ile yetinmeyen,
devamlı olarak daha üstleri hedefleyen
ve rekabet üstü olmanın peşinde olan
kuruluşların yaptıkları yanında daha neler
yapılabileceği katılımcı bir yaklaşımla
paylaşıldı.
Rekabet üstü, Edward de Bono’nun “Sur/
Petition” kitabında, iş dünyasındaki
geleneksel rekabet düşüncesinin önemini
yitirdiğini ifade ederek, “rekabet üstü”
olmak deyimiyle adlandırdığı, yeni bir
rekabet anlayışı…
Bu anlayış, günümüzde alışılagelmiş
stratejik rekabetin artık tek başına işe
yaramadığını, pazarın liderliğine oynamanın
tek yolunun
• Rakiplerle aynı yarışta koşmak yerine,
liderin kendi yarışını kendisi yaratması,
• Birlikte çabalamak yerine, üste
çabalamak, olduğunu vurguluyor.l
GOSB Tembelova Alanı altyapı çalışmaları bi̇r bi̇r
tamamlanarak hi̇zmete gi̇ri̇yor
135 Hektar büyüklüğündeki
GOSB Tembelova Alanı’nın
katılımcıları da GOSB
standartlarına yükseltilen
yol ve altyapı hizmetlerinden
yararlanmaya başladı.
2
010 yılı içinde başlatılan ve GOSB
Tembelova Alanı sanayicileri tarafından
yakından takip edilen altyapı çalışmalarının
önemli bir bölümü devreye alındı. Hizmete
sunulan atıksu, yağmur suyu, içme
suyu, yangın suyu, doğalgaz, elektrik
ve haberleşme altyapıları katılımcıların
kullanımına sunuldu.
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
Katılımcılardan gelen talepleri
değerlendiren Bölge Müdürlüğü
katılımcılarla Altyapı Hizmet Sözleşmeleri
imzalamaya başladı. İlk sözleşme Pulver
Kimya San. ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu
Başkan Vekili Cem Mızraklı tarafından
imzalandı.l
GOSB HABERLER
16
GOSB.net hızını arttırdı,
fiyatları ucuzlattı
Dünyanın en hızlı internet
bağlantı sistemlerinden
birine sahip GOSB’ da Metro
Ethernet Internet kullanımı
%19 ucuzladı.
G
OSB’da 2013 yılı son çeyreğinde
başlayan kapasite arttırma ve altyapı
iyileştirme çalışmaları ile ses ve network
omurgası teknolojik olarak en üst seviyeye
çıkartıldı. GOSBnet, 2014 yılı ilk çeyrek
sonuna kadar mevcut tüm katılımcılarını
yeni nesil omurgaya taşımayı hedefliyor.
GOSB katılımcısı, 2014 yılında Metro
Ethernet internet hizmetini bir önceki yıla
göre yaklaşık yüzde 19 indirimle kullanıyor.
Katılımcıya sağlanan fiyatlar Türk Telekom
Metro Ethernet tarifelerinden yaklaşık yüzde
49 daha avantajlı.
GOSB, Türkiye’de haberleşme altyapısını
ilk kuran OSB olmanın yanı sıra altyapısını
kendi kuran ve yöneten tek OSB.
GOSBnet’in omurgası network konusunda
dünya lideri olan firmalar tarafından örnek
kampüs networkü olarak gösterilirken,
GOSB da 12 yıllık haberleşme hizmeti
tecrübesi, 7 yıllık Fiber Optik altyapı
deneyimi ve ilk kurulan Fiber Optik kampüs
hizmet ağına sahip OSB olarak birçok
kurum ve OSB’ye örnek olmaya devam
ediyor.
GOSB katılımcıları toplu alım güçleri
sayesinde uygun hizmet alıp rekabet
güçlerini arttırırken, kurulan IP ağı sayesinde
birbirleriyle ve GOSB’a bağlı tüm birimlerle
ücretsiz konuşuyor, haberleşme hizmetiyle
ilgili sadece GOSB ile iletişim kurarak,
tek bir kanaldan hizmet alıyor olmanın
avantajını yaşıyorlar.
Dünyanın en hızlı internet bağlantı hızına
sahip ülkeleri sıralamasında, fiber optik
kullanımında oldukça ilerde olan uzak doğu
ülkeleri başı çekiyor. Akamai’nin hazırladığı
son rapora göre, Güney Kore 13.3 Mbps ile
birinci sırada yer alırken, Japonya listede
ikinci sırada bulunuyor. Türkiye ise 3,7
Mbps ortalamasıyla oldukça alt sıralarda.
GOSB katılımcıları ise fiber optik üzerinden
20 Mbps seviyelerine erişebiliyor ve dünya
ortalamasından daha hızlı bir şekilde bilgiye
erişiyorlar. l
GOSB’un bir büyük projesi daha tamamlanıyor
GOSB Bankalar ve Ti̇caret Merkezi̇ canlanmaya başladı
GOSB’a yaraşır bir sosyal
rekreasyon alanı oluşturmak
üzere yola çıkılan GOSB
Bankalar ve Ticaret Merkezi
projesi içinde yer alan GOSB
Meydan Binası hizmete açıldı.
G
OSB’un merkezinde konumlanan,
GOSB ve çevresindeki OSB’ler ile
yerleşkelere hizmet verecek olan “GOSB
Bankalar ve Ticaret Merkezi” de tam
kapasite ile faaliyete geçmek üzere…
Bölge çalışanlarının farklı ihtiyaçlarına
cevap vermek üzere inşa edilen GOSB
Meydan Binası’nda cafe, restoran, büfe,
• Acil İhtiyaç Noktası
• Atıştırsan Cafe&Restaurant
• Cey & Cey Turizm
• Cüneyt Akpulat
• Derindere Otomotiv
• Gökhan Eczanesi
• İş Leasing
• İzge Ajans
• Koçel Çelik
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
eczane, turizm acentesi, fotoğraf atölyesi,
banka şubeleri, finansal kiralama, ürün
showroom’ları, hidrolik&pnömatik, araç
kiralama, baskı merkezi, gayrimenkul
firmalarından bir kısmı faaliyete başladı.
GOSB Meydan binasında hizmet verecek
firmalar şunlar:
• LaTerra Cafe&Restaurant
• Seyidoğlu Cafe&Restaurant
• Sunrise Cafe & Restaurant
• Turaneli Fotografik Ajans
• Remax Vega
• Vakıfbank
• Yapı Hidrolik&Pnömatik
• Yapı Kredi
• Yüzyıl Ortak Sağlık Güvenlik Birimi
2014 yılı tiyatro faaliyetleri
“AŞK’A 103 ADIM” oyunuyla başladı
GOSB HABERLER
GOSB’da Sanat:
17
G
OSB, bir yılı aşkın bir süre ara verdiği
Tiyatro faaliyetlerini yeniden başlattı. 5
Şubat 2014 çarşamba günü, saat 18:30’da
sahnelenen açılış oyunu "Aşk’a 103 Adım",
yoğun ilgi gördü.
Yirmi bir yıl gibi köklü bir geçmişe
sahip Tiyatrokare sanatçıları tarafından
sahnelenen oyuna GOSB Yönetim Kurulu
Başkan V. Vahit Yıldırım, Yönetim Kurulu
Üyeleri Bahri Büyükakçalı ve Ümit
Şişmanoğlu da katıldı. Sezonun en iddialı
komedilerinden olan ve Nedim Saban
tarafından sahneye konulan “Aşk’a 103
Adım” oyununda Özge Özberk, Bülent
Seyran, Umran Ertok, Koray Kurt ve Suna
Keskin gibi çok değerli sanatçılar yer aldı.
Sanata ve sanatçıya destek anlayışını uzun
yıllardır sürdüren GOSB’un bu faaliyeti,
katılımcıların bir nebze olsun yoğun iş
yaşamı stresinden uzaklaşmalarına vesile
oldu. l
GOSB’da Sanat:
GOSB; Gebze Ülkem İlkokulu'nda eğitim gören 320 çocuğu
ETİ Çocuk Tiyatrosu’nun, “Kral Çıplak” oyunu ile buluşturdu
G
OSB, sosyal sorumluluk projeleri
kapsamında yürütmekte olduğu Tiyatro
Günlerini, ETİ Çocuk Tiyatrosu’nun “Kral
Çıplak” oyunu sürdürdü. Çocukların kültürel
ve kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak,
onları tiyatro sanatı ile buluşturmak, aynı
zamanda hayal dünyalarını genişletmek
gibi hedefler içeren tiyatro faaliyetini GOSB;
Gebze Ülkem İlkokulu'nda eğitim gören 320
çocuk izledi.
Sosyal sorumluluk projelerinde
sürdürülebilirliğe ve örnek teşkil etmeye
önem veren ETİ Çocuk Tiyatrosu, 2001
yılından bu yana, Türkiye’nin 81 ilini
ve KKTC'yi bir çok kez dolaşarak 1,5
milyona yakın çocuğa ücretsiz olarak
tiyatro sergiledi. ETİ Çocuk Tiyatrosu, 14.
sezonunda yeni oyunu “Kral Çıplak” ile
perdelerini açarak en az 120 bin çocuğa
daha ulaşmayı hedefliyor.
Çok eğlenceli ve keyifli zaman geçiren
çocuklara oyun çıkışında, ETİ grubu
tarafından hazırlanan ürünler verildi.l
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I MART-NİSAN 2014
GOSBSAD
18
GOSBSAD Kurucu Başkanı Faruk Eczacıbaşı
GOSBSAD, GOSB’un
Vizyonunun Dile
Getirileceği,
Düzenleneceği Bir
Merci Olmalı
GOSBSAD Kurucu Başkanı Faruk
Eczacıbaşı, GOSBSAD’ın 25. Yılında,
kuruluş yıllarında yaşananlar ve bugün
gelinen nokta ile ilgili sorularımızı
yanıtladı ve görüşlerini bizimle paylaştı.
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
GOSBSAD’ı kurarken neyi
amaçlamıştınız?
radan nerdeyse 30 yıla yakın bir
zaman geçti. GOSB gerçekten altyapısı
güçlü iddialı bir sanayi bölgesi kuruluyordu
ve o dönem, Hükümet sanayi bölgelerinin
kurulmasını çok destekliyordu. Kuruluş
aşamasında GOSB’un yönetim paydaşları,
Valilik, Kocaeli İl Müdürlüğü, Kocaeli Sanayi
Odası, İzmit Ticaret Odası ve Gebze Ticaret
Odası’ydı. Katılımı hedeflenen sanayici
kesim ise İstanbul’dan gelen sanayicilerdi.
Dolayısıyla, GOSB içinde örgütlenecek
olan sanayiciler doğrudan doğruya kendi
yapılarını ve beklentilerini direkt olarak
savunabilecekleri bir yapıda değillerdi. Bu
nedenle Organize Sanayi Bölgesinin içinde
katılımcı sanayicileri bir araya toplayan
bir derneğin oluşmasının doğru olduğu
düşünüldü.
GOSBSAD’ın kuruluş günlerine ait
unutamadığınız anılarınızdan bir ikisini
bize anlatır mısınız?
Kuruluş günleri başlı başına büyük
bir anıydı doğrusu. Bütün yapılaşma
süresince o dönemin GOSB yönetimi zaten
çalışmalarını devam ettiriyordu. Doğrudan
sanayiciler muhatap alınmadığından ve
taraflar birbirlerini fazla tanımadıklarından
arada epey elektrikli bir dönem oluştu. Bu
yabancılaşmanın bir şekilde kırılması ve
bütün bu kurumlarla da gerçek bir ilişkinin
oluşturulması gerekiyordu. Nitekim birkaç
ay sonra bu başarıldı. Ama bu süreçte epey
dağlar aşıldı, zorluklar yaşandı diyebilirim.
En unutamadığım anı ise, o dönemin
Kocaeli Sanayi Odası Başkanı rahmetli
Şehabettin Bilgisu başkanlığında yapılan
uzun bir gece yarısı toplantısıdır. Biz
dernek üyeleri masanın bir tarafında, diğer
paydaşlar ise masanın öbür tarafındaydı.
Uzun bir süre karşılıklı pazarlık dönemi
devam etmişti. Bu dönemde canla başla
yönetim için çalışan dönemin Organize
Sanayi Bölgesi genel müdürü Sayın Okan
Cağlar’ın hakkını da yememek lazım.
Yönetimi temsilen bütün detaylara hakim
olarak gerçekten büyük bir uğraş veriyordu.
Tahmin ediyorum o sabaha karşı saat 03:00
gibi, bazı konuların nasıl olsa halledileceğini
düşünerek toplantıya son vermiştik.
Çünkü artık kimsenin devam edecek gücü
kalmamıştı. Benim için önemli yönetim dersi
oldu o gün. Bütün sorunlar hallolmadan
Kuruluş günlerinde karşılaştığınız en
önemli zorluklar nelerdi?
Biraz önce söylediğim gibi, karşılaştığımız
en önemli zorluk kurumların birbirini
tanımaması, birtakım önyargılarla
yaklaşması ve bu önyargıların yenilmesi için
yapılan mücadelelerdi. Geri kalan zorluklar
ise teknik altyapı ile ilgiliydi. Ben bunun çok
büyük bir sorun olduğunu zannetmiyorum.
Paydaşların arasında teknik altyapı
maliyetlerinin karşılanması yönünde ortaya
çıkan sorunlar bana sorarsanız başta oluşan
yargıların ve önyargıların bir göstergesiydi.
Kuruluş günlerini anımsadığınızda,
“keşke şöyle yapsaydık” diyeceğiniz
şeyler var mı?
derneğin görevidir diye düşünüyorum.
Özet olarak sanayicilerin katılımcılığının
işlevselleşmesini sağlamak için derneğe bir
görev düşebilir. Çünkü bu organize sanayi
bölgesinin olmazsa olmaz unsurudur.
GOSBSAD yoluna devam etmeli
diyorsanız bundan sonrası için misyon
ve vizyonu size göre ne olmalı?
Organize Sanayi Bölgesinin bence öncelikle
bir vizyonu olması gerekiyor. Bunun dile
getirileceği, düzenleneceği bir merci
olmalı, Dernek. Benim bu konularda en
çok önemsediğim ise GOSB gibi bir yapının
Türkiye’nin ilerisini görecek, Türkiye
ekonomisini dünya ekonomisinde rekabetçi
bir hale getirebilecek, yaratıcılık, inovasyon,
yenilikçilik gibi kavramları organize sanayi
bölgesinin içine oturtabilecek durumda
olmasıdır. Türkiye’nin teknolojik altyapısının
geliştirilebilmesi için Organize Sanayi
Bölgesinin hala önemli bir yer olabileceğini
düşünüyorum. l
Bugünden geriye baktığımızda bu konuda
söyleyecek bir şeyimiz olduğunu hiç
zannetmiyorum. Hakikaten Türkiye’ye
döneminde örnek olmuş ve gelecekte
de olacak bir şekilde hükümet, sivil
kurumlar ve özel sektör arasında çok
güzel bir dinamizm örneği yarattığımızı
düşünüyorum.
Bugün gelinen aşamada Müteşebbis
Heyet dönemi aşıldı ve GOSB tamamen
sanayiciler tarafından yönetiliyor.
Sizce bu durumda GOSBSAD
misyonunu tamamlanmış oluyor
ve artık işlevsizleşiyor mu, yoksa
GOSBSAD yeni bir misyon ve vizyonla
yoluna devam etmeli mi?
Benim aktif görev aldığım dönemden
bugüne kadar epey bir zaman geçti. Ama
mantığım şunu söylüyor: Derneğin kurulma
hedefi yönetime ve yönetimin paydaşlarına
karşı sanayicilerin çıkarlarını korumaktı.
Doğrudan doğruya dernek bu yapıya sahip
oldu ise artık derneğin kuruluş amacında
bir anlam kalmamış demektir. Bugün
GOSBSAD, doğrudan doğruya organize
sanayi bölgesinin yönetimi anlamına geliyor.
Ancak yönetimden sorumlu yönetim kurulu
ve yönetim kurulu üyeleri tabii ki bir kurum
tarafından belirlenmeli. Bu da bugünkü
Benim aktif görev aldığım dönemden bugüne kadar epey bir zaman
geçti. Ama mantığım şunu söylüyor:
Derneğin kurulma hedefi yönetime
ve yönetimin paydaşlarına karşı sanayicilerin çıkarlarını korumaktı.
Doğrudan doğruya dernek bu yapıya sahip oldu ise artık derneğin kuruluş amacında bir anlam kalmamış
demektir. Bugün GOSBSAD, doğrudan doğruya organize sanayi bölgesinin yönetimi anlamına geliyor.
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I MART-NİSAN 2014
GOSBSAD
A
masadan kalkmamak gerekiyordu. Daha
ileriki tarihlerde açıkta kalmış sorular daha
da büyük sorunlar olmaya başladı. Fakat
şunu da eklemem gerekir ki, bütün sorunlar
hallolduktan ve Dernek de yönetime
girdikten sonra doğan dostluklar bence
Türkiye’deki olumlu yapılaşma için güzel bir
örnek olmuştur.
19
GOSBSAD 25. yıl etkinliği
GOSBSAD
20
GOSB sanayicileri 25. yılını
Evrim Kuran'ın konferansıyla kutladı
Gebze OSB Sanayicileri Derneği GOSBSAD 25 yaşına girdi. Bölgenin
gelişmesinde ciddi katkısı bulunan GOSBSAD 25’inci yaşını “Y Kuşağı ve Yeni İş Yaşamı” söyleşisi ile kutladı.
GOSB Konferans salonunda
gerçekleşen ve GOSBSAD
Genel Sekreteri Tunçer
Gömeçli’nin davetlilerle
yakından ilgilendiği
toplantının açılış
konuşmasını GOSBSAD
Başkanı İsmail Turfanda
yaptı. Derneğin bugünlere
gelmesinde emeği olanlara
teşekkür eden Turfanda,
yapılan çalışmalar ve
faaliyetler hakkında
bilgiler aktarıp nice yıllar
temennisinde bulundu.
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
P
5 farklı kuşak
Konferansta "5 kuşak hakkında öngörü
sahibi olduklarını" anlatan Evrim Kuran, "Şu
anda 1991 ve 1992’lilere hizmet satmaya
başlayacağız, bu çocuklar tabletlerini
ellerinden bırakmıyorlar" diye konuştu..
1980 ile 2000 arası doğanların ise Y
kuşağı olduğunu belirten Evrim Kuran,
“Şimdi Y kuşağı zamanındayız ve bu kuşak
değer istiyor, yaratıcılık istiyor” şeklinde
düşüncelerini açıkladı.
Eskinin "günlük" tutulan defterlerin yerini
şimdi "blog"ların aldığını anlatan Evrim
Kuran, facebook'un dünyada 1.06 milyar
kullanıcısı olduğunu, Türkiye’nin ise 32,5
milyon kullanıcı ile Avrupa’da birinci sırada
yer aldığını belirtti. Kuran, bu kullanıcıların
yüzde 80’inin “Y kuşağı”nı temsil ettiğine
de dikkat çekti.
Evrim Kuran, beş farklı kuşağı şöyle özetledi:
“İkinci dünya savaşı ve ekonomik buhranın
etkilediği “Sessiz Kuşak” (1927-1945),
insan hakları hareketlerinin etkilediği
“Baby Boomer” (1946-1964), petrol krizi,
barış ile sinemanın etkilediği “X Kuşağı”
(1965-1979), körfez savaşı, küresel ısınma,
internet, iPod ve play stationla büyüyen “Y
Kuşağı” (1980-2000)
X kuşağının özellikleri neler? Bireysel
yaşamı ve farklılaşmayı seviyorlar... Y
kuşağı ise sosyal olmayı, grubun bir parçası
olmayı istiyor. Y kuşağı aynı zamanda sosyal
zekânın en yüksek olduğu dönem. Şimdi
Y kuşağı zamanındayız ve bu kuşak değer
istiyor, yaratıcılık istiyor".
Bir kuşağı anlamak
Deneyimlerini ve bilgisini paylaşan
Evrim Kuran konferansta şöyle konuştu:
"2000’lerin başıydı… Bir yandan yüksek
lisans yapıyor, bir yandan da bir üniversitede
okutman olarak çalışıyorum. Ben de gencim
evet… Ama “müşterilerim” (öğrencilerim)
daha da genç… Ve kesin olarak farklılar.
Merak ediyorum, işe girdiklerinde nasıl
olacak kurumsal iklim… Kim kimi
Y kuşağı
En yaşlısı 29, en genci 10 yaşında. Sadakat duyguları az. Teknoloji hayatlarında pek çok şeyin simgesi. Narsist, bireyci ve girişimciler. Çalışmaktan hoşlanmıyor, eğlenceyi, kazanmayı çok seviyorlar. Otoriteye saldırgan davranıyorlar, tatminsizler, istekleri çok. Beklentileri yüksek ama bedelini ödemek istemiyorlar. Hızlı tüketiyorlar. Türkiye’de yağ kuyruklarını, benzin sıkıntısını yaşamadıkları için “her şey
her zaman böyleydi ve böyle olacak” sanıyorlar. Eş zamanlı olarak birkaç işi birden yapabilirler. Kariyer yaşamları boyunca 10 kereden fazla iş değiştirecekleri öngörülüyor. Kitlesel olanı değil, kişiye
özel olanı seviyorlar. Türkiye’de yaşayan 71.517.100 kişinin yüzde 25’i bu kuşaktan. İyi yönetildiğinde ve ilham (gaz!) verildiğinde, Y Kuşağı çalışanlar çok zengin bir yetenek kaynağı olurlar. “Sahiciliğe” çok önem veren Y’lere hayali ürünlerle, hayali projelerle, hayali kahramanlarla ulaşmak zor. Çok
önemli bir diğer faktör ise “akran onayı”. Sıra arkadaşının, mesai arkadaşının, internetteki oyun arkadaşının önermediği ve onaylamadığı bir ürün ile Y’nin buluşması çok zor. Standart olanı sevmez,
kendine özel olanı ve üstelik “hemen-şimdi” ister, öyle -cek, -cak’larla işi olmaz. Y’nin dikkatini çekmek istiyorsanız, mesajınızı, markanızı, iletişiminizi sadeleştirmeniz gerekir. Girişimcilik en önemli
özelliklerindendir, özgüvenleri biraz abartılıdır. İş hayatına atılırken CEO yahut patron olmayı hesaplarlar. Bu arada, daha okurken işini kuranlara da rastlamak mümkün.
dönüştürecek… İşte o zaman karar
veriyorum ve Y kuşağının organizasyonel
çekicilik parametrelerini çalışmaya
başlıyorum. O yıllarda kuşak konusu
bugünkü kadar popüler değil elbette.
“Kuşak mı, o da ne?” diyenlerin yanı sıra
kimi akademisyenler, kimi danışmanlar,
kimi akıl hocaları tarafından “Bırak bu
işleri” diye çıktığım yoldan döndürülmeye
çalıştığım dahi oluyor. Bırakmıyorum.
Çalıştıkça görüyorum ki, jenerasyon
kavramı, müthiş bir mozaik… İçinde
sosyoloji, psikoloji, ekonomi, antropoloji ve
dahi nöro-biyoloji bilimlerinden parçalar
barındıran harikulade bir araç. Bir geçmişi
anlamlandırma ve geleceği öngörme aracı.
Jenerasyon çalışmanın insanı getirdiği
en şahane düzlem nedir diye soracak
olursanız tereddütsüz şöyle söylerim: Bir
kuşağı anlamak, bir dönemi anlamaktır.
Bir dönemi anladığınızda ise paradigmanın
kıskacına sıkışmaktan kurtulursunuz. Ve
sizin gibi olmayanları kendinize ait yargılarla
değil, onlara ait gerçeklerle görmeniz
mümkün olur. Bu mümkün olduğunda ise
dönüşürsünüz. İşte ya da evde… Bir şirket
olarak ya da bir birey olarak…
Türkiye Cumhuriyeti’nin bu kadar yıllık
varoluşu, jenerasyonel sistem döngüsüne
belirgin biçimde oturuyor. Doksan yıllık
Cumhuriyet an itibariyle beşinci nesli olan Z
kuşağını yetiştiriyor. 3 kuşaklı şirketlerimiz
var. BB (1945-64), X (1965-79) ve Y (198099) kuşaklarından oluşan organizasyonel
iklimde kural + sonuç + süreç kodlarını
tek potada eriterek ortak bir dil yaratmaya
çalışıyoruz.
Yeni ebeveynler adına Kristal çocuklar da
dediğimiz derin duygusal bir nesil olan
Z’leri dünyaya getiriyorlar. Mozaiğe her
adımda yeni bir renk ve yeni bir doku daha
ekleniyor.
Yeni yüzyılın iş dünyasına baktığımızda,
kuşkusuz ki insan faktörü her geçen gün
artan biçimde en önemli rekabet avantajı
olarak ortaya çıkıyor. Ürünlerin, hizmetlerin
ve bu ürün/hizmetlere dair kanal ve
stratejilerin hızla birbirine benzediği bu
“kopyala-yapıştır” dünyada, “yetenek”
en temel varlık olarak kendini gösteriyor.
Jenerasyonel sistemleri anlamak da,
işte bu noktada, şirkete güçlü bir kas
daha ekliyor. Jenerasyonları anlamak,
organizasyonel sistemdeki mücadele
alanlarınızı birdenbire yok etmiyor, evet;
ancak belli başlı davranış kalıplarını analiz
etmek ve anlamlandırmakta güçlü bir
“lens” rolü görüyor. Bu sebeple de kuşak
segmentasyonu iç ve dış müşteri paterninin,
karar alma ve ikna motiflerinin genel bir
haritasını çıkarabilecek gücü olan bir araç
rolü görüyor.
Benim için bir kuşağı anlamak, suya atılan
taş gibi, etkisi dalga dalga büyüyen,
yaşama, geçmişe ve geleceğe dair müthiş
bir kavrayış sağlıyor. Hoşgörü sınırlarımı
genişletiyor, zamanın ruhuna yaklaştırıyor
ve her adımda, yargılayan değil öğrenen
olmaya yönlendiriyor. Çünkü bir Çin
atasözünde de söylendiği gibi: “Bir kuşağın
diktiği ağacın gölgesinde öteki kuşaklar
serinler.”l
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I MART-NİSAN 2014
GOSBSAD
otansiyel müşterileri daha yakından
tanımak, 21’inci yüzyılı doğru okumak
ve yeni kuşakların tercihleri, ihtiyaçları ve
önceliklerini kavramak üzere bilgiler veren
iletişim uzmanı Evrim Kuran konferansta,
yeni nesil gençlerle “aynı dili konuşmak”
üzerine değerlendirmelerde bulundu.
21
RÖPORTAJ
Duvarımdaki
Van Gogh
22
İsterseniz en sevdiğiniz ressamın o ünlü tablosu, isterseniz mobilyalarınızla uyumlu özgün tasarımlı tablolar duvarlarınızı süslesin. Özverler Çerçeve, kolay ulaşılabilir fiyatlardaki el işçiliği yağlı boya
tablo üretimiyle sanat eserlerini duvarlarınıza taşıyor.
Sonradan olma değil, babadan doğma çerçeveci olduğunu ifade eden
ve işini küçük bir atölyeden alanının en büyük üreticisi olmaya taşıyan Engin Özverler ile yaptığımız söyleşiyi yayınlıyoruz.
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
İşimiz için niş bir pazara hitap ediyor
denilebilir. Hanımı istemeye gittiğimde
kayınpederime ne iş yaptığımı
anlatmam 10 dakika kadar izah etmem
gerekmişti. Mimarlık mı, ressamlık
mı doğramacılık mı, tuval yapımı mı?
Yani yaptığımız işi anlatmak biraz vakit
alıyor.
B
u iş baba mesleğimdir ve 1959
yılından bu yana varız. Dükkanımız
Fındıkzade'de küçük bir çerçeve atölyesiydi.
İnsanların aklında Osman Hamdi
beyin bir resminin 50 milyon
TL'ye, Van Gogh'un bir resminin
4,5 milyon dolara satılması gibi
imajlar var. Resim çok pahalı
birşey, resime ulaşılamaz, resim
zenginlerin oyuncağı tarzında
çözülüyor. Sonra biz makinaları aldık,
getirdik kendi atölyemizi kurduk. Bu kuruluş
sırasında ben GOSB'dan gerçekten çok
pozitif enerji aldım. Tabiri caizse bizi buraya
çekti. Burada vahadaki bir palmiye ağacı
gibi tek başına değil, ormanın içindeki bir
ağaç gibi olmak bize daha hoş geldi.
Gebze Ana Üretim Üssümüz
yaparak veya baskısının
Hal-i hazırda İkitelli, Ankara ve İzmir’de
varız. Buradaki gibi çubuk üretmiyoruz ama
resim-çerçeve imalatını yine yapıyoruz. Bir
de Modoko’da yerimiz var. Ama lojistiğimiz,
üretimimiz herşeyimiz Gebze’de. Büyük
adetli işlerimizi daima GOSB’daki yerimizde
yapıyoruz, imalat için geniş alan gerekiyor.
üzerine el işçiliği yaptırtarak,
Yaptığımız İş, Dekoratif Resim
düşünceler var. Bizim yaptığımız
işin adına dekoratif resim
diyebilirsiniz. Biz iyi ressamların
resimlerinin yağlıboyasını
evlere asılabilmesini sağlamış
oluyoruz.
Son iki senedir çubuk üretimine de başladık.
Profilleri kendimiz üretiyoruz. Resimlerin
Resimler Nasıl Üretiliyor?
Yerli ressamlarımız da var ama biz yağlı
boyayı ağırlıklı olarak dışarıdan ithal
ettik. Hali hazırda da ithal etmeye devam
ediyoruz. Elimizde yaklaşık 60-70 bin yağlı
boya resim stoğu var. Çin'de emek ucuz.
Yağlı boya resimler gibi el işçiliği yoğun
çerçeveleri de Çin'den ithal ediyoruz.
İtalya'dan da ithalat yapıyoruz. İngiltere'den
de birtakım malzemeler alınıyor ama
zaman içinde gördük ki değirmen, taşıma
suyuyla pek dönmüyor. Dolayısıyla ana
malzemelerimizi burada üretme ihtiyacı
hasıl oldu. Tasarım ekibimiz 4 kişi,
ayrıca farklı farklı tarzlarda iş yapan 5-6
ressamımız var.
GOSB'a Geliş
Üretim yapma ihtiyacı hasıl olduktan sonra
yeni yer arayışlarımız başladı. Daha geniş
alanda iş yapma ihtiyacı duyduk. İkitelli’de
200 metrekare tabanlı, yan yana 14 dükkan
olduk. Oralar küçük sanayi biliyorsunuz.
Şimdi öyle olmuyor tabii. Bir malı sayması,
stoğunu tutturması zahmetli işlerdi. GOSB
gibi bir yere gelmek gerekti.
O sıralarda GOSB'da yönetici olan Güher
Hanım benim Mimarlık Fakültesi'nden
arkadaşımdır. O sıralar bilerek de gelmedim,
karşılaştık. Sonra bir yer bulduk, sağolsun
herkes çok önayak oldu. Çok yapıcı ve
olumlu bir yapılanması var GOSB'un. Yani
olaylara pozitif bakıyor, herşeyin oluruna
bakıyor. Gördüm ki işlerimiz kolay kolay
RÖPORTAJ
Bütün çerçevecilerin orjini Türkiye'de işe
camcılıkla başlamıştır. Camcılıkla başlayan
süreç, çerçeve yapımı ile birlikte sürdü.
Ben askerden geldikten sonra ithalata
başladık. Bazı ürünlerin yerli piyasada
olmadığını, olan ürünlerin de çok kaliteli
olmadığını gördük. Hem yağlı boya resim,
hem çerçeve, hem de bunların makina
ekipmanlarını ve aksesuarlarını ithal
etmeye başladık. Bu malları ülke çapında
dağıttık. Fındıkzade'deki yerimiz yetmeyince
İkitelli'ye geldik. İkitelli'de bu ticari
faaliyetlerimizi devam ettirdik. Daha sonra
Bauhause, Koçtaş, İstikbal gibi firmalarla
anlaşmalar yaptık. Onların tedariklerini
sağlamaya başladığımız zaman İkitelli de
yetmez oldu. Zaman içinde UzakDoğu'dan,
İtalya'dan veya Avrupa'dan ithalat yapmak
da çok cazip olmamaya başladı. Birçok
ürünü üretmek gerekti.
Özverler Resim Çerçeve San. ve Tic. Ltd. Şti. 1959 yılında, Mehmet Özverler tarafından İstanbul Fındıkzade’de küçük bir resim ve
çerçeve atölyesi olarak kurulan ve 1995 yılına kadar tuval imalatı,
yerli çerçeve ve yağlı boya resim ile sınırlı olan ürün çeşitleriyle
sadece yurt içine hizmet edebilmekteyken, planlı bir şekilde büyüyerek, bugün birçok ülkeye ürünlerini ulaştırıyor.
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I MART-NİSAN 2014
23
dizaynlarını da biz yapıyoruz. Bu tasarımları
çoğaltıp üzerine el işçiliği yapıyoruz.
RÖPORTAJ
24
Şimdi resim deyince nedir? İnsanların
aklında Osman Hamdi'nin bir resminin 50
milyon TL'ye, Van Gogh'un bir resminin
4,5 milyon dolara satılması gibi imajlar
var. Resim çok pahalı birşey, resime
ulaşılamaz, resim zenginlerin oyuncağı
tarzında düşünceler var. Bizim yaptığımız
işin adına dekoratif resim diyebilirsiniz. Biz
iyi ressamların resimlerinin yağlıboyasını
yaparak veya baskısının üzerine el işçiliği
yaptırtarak, evlere asılabilmesini sağlamış
oluyoruz. İnsanlar artık güzel bir resmi
200-300 liraya alıp evine asabiliyor. Modayı
takip eden bir resmi, mobilyacılarla birlikte
entegre edilmiş bir resmi evine asabilir.
Resim ve çerçevenin uyumu
da çok önemli bir konudur.
Yoksa sabah sporuna smokinle
çıkmaya benzer. Resimde bu
yakıştırmayı doğru yapmak
lazım. Tarzları, renkleri, dokuları
Endüstriyel bir işte fiyat kalitenin
göstergesi olabilir. Ama söz
konusu yakıştırmak olduğu
zaman en pahalı elbiseyi giymek
demek değildir
Resim- Çerçeve Uyumsuzluğu Smokinle
Sabah Sporu Yapmaya Benzer
Resim ve çerçevenin uyumu da çok önemli
bir konudur. Yoksa sabah sporuna smokinle
çıkmaya benzer. Resimde bu yakıştırmayı
doğru yapmak lazım. Tarzları, renkleri,
dokuları Endüstriyel bir işte fiyat kalitenin
göstergesi olabilir. Ama söz konusu
yakıştırmak olduğu zaman en pahalı elbiseyi
giymek demek değildir.
Mercedes'in en üst modeli, en pahalı
modeli, en kalitelisidir. Ama diyelim ki
modern bir resme en pahalı çerçeveyi
koyduğunuz zaman o olmaz. O zaman
buna estetik bir bakış açısı lazımdır. Hani
mühendislerin işin içinden pek çıkamadığı,
estetisyenin, modacının, mimarın "artistik
bakış açısı" dediği o uyum başlıyor.
Engin Özverler, “Halen büyük mobilya firmalarına ve zincir marketlere yüksek adetli ürün veriyoruz, ayrıca bankalar ve oteller de
müşteri yelpazemiz içinde yer alıyor. Geniş bir resim koleksiyonumuz var... Ayrıca yeni bir çalışmamız da dijital baskı işi... Yurt içi
ve yurt dışı fuarlarda gördüğümüz talep, doğru yolda olduğumuzun
büyük bir göstergesi... Ayrıca, zincir marketlerin “en iyi tedarikçi”
unvanının da biz de olduğunu belirtmek isterim.”
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
Tüm şubelerimizde hem üretim, hep de
satış yapıyoruz. Açılan yeni şubelerimizle talep de arttı ve büyük zincir mağazalara ürün vermeye başladık. Yaklaşık 2006
– 2007 yıllarında tüm üretimin tek elden
yapılması amacıyla bir bina yapmak üzere arazi arayışına girdik. Çerkezköy tarafında başladığımız arayış, Anadolu müşterilerine daha yakın olmak için Anadolu tarafına kaydı. GOSB, Gebze Plastikçiler OSB ve Güzeller OSB’de uygun parsel
arayışına girdiğimiz dönemlerde GOSB’da
karar kıldık.
RÖPORTAJ
25
Yağlı Boya Resim Pazarı
Parekende satan mağazalarımız da var.
Biz mobilya sektörünün tamamlayıcısı
gibiyiz. Katıldığımız fuarlar da mobilya
fuarları. Yurtdışında da fuarlara katıldık.
Fakat ekonomik çıkınca ve çok da verimli
olmadığından bundan vazgeçtik. Kaldı ki
Türkiye'deki fuarlar da artık uluslararası
niteliğe büründü. Az da olsa yurtdışından
geliniyor, taş yerinde ağır.
Yurtdışına eski Osmanlı
coğrafyasındaki ülkelere gönderiyoruz.
Bizim ana yapı grubu bir numaralı resim
ve çerçeve galerilerine malzeme tedarik
ediyor, İkinci ana yapı grubu Bauhaus,
Koçtaş gibi yapı marketleri. Doğtaş,
Yataş, İstikbal gibi zincir mobilyacılar var.
Onlar da kendi ürünlerinin içinde resim
satarlar. Sadece mobilya satmak yerine bir
yuvanın sıcaklığını satar. Halısı, abajuru,
tablosuyla Bizim ağırlıklı çalıştığımız
dağıtım kanallarından birisi de mimarlardır.
Otel, hastane gibi yerlerde biz de projeye,
konseptine uygun resim tasarlarız.
1980’li yılların ortalarında Mehmet Özverler vefat edince, mimar olan oğlu
Engin Özverler babasının işini yürütme kararı alıyor. İlk iş olarak şirketleşme çalışmalarına başlanıyor. Böylece o zamana kadar mevcut işleri yapan şirket, yurt dışından malzeme getirerek hem ürün çeşidini hem kalitesini arttırıyor. 2000’li yılların başında planlı bir büyüme hamlesiyle İkitelli
OSB’den yer alınarak zaman içinde İkitelli OSB’de 9 binada faaliyet göstermeye başlanıyor. Özverler Resim Çerçeve San. ve Tic. Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı Engin Özverler 2004 yılında Ankara’da, 2006 yılında ise hem
İzmir’de hem de Dudullu OSB’de birer şube daha açtıklarını belirtiyor.
Mimarlarla özel, ısmarlama çalışılır. Kumaşın
rengi, pervazın rengi ile resimdeki bazı
renkleri uyumlu hale getiririz ki oraya
yakışsın. Rengin parlaklığı, matlığı, tonu bir
çerçeve galerisinde önemli olmayabilir ama
mimarla çalışırken çok önemlidir. Sonuçta
mimar ne istiyorsa onu veririz. Yani hazır
değil, ısmarlama olur. Mimarlar grubunda
böyle çalışırken market grubunda daha
standart, genel geçer zevke uygun ürünlere
yöneliriz. Halkın rahatlıkla ulaşabileceği,
eski bir tabirin tersine pahada hafif yükte
ağır ürünler sunarız.
Başarının Tarifi
İnsan bazı şeyleri kendi yaptığını zanneder.
Nasip, kader. Bazı şeyler sizi itiyordur
aslında... Bir insanla karşılaşırsınız, onun
sağladıği imkanlar veya açtığı olanaklar sizi
uçurur. Sonra ben diyorum ki: “Ben yaptım”.
Nasıl Mercedes’in sürücü koltuğunda
oturan şoför otomobilin gücünü kendi gücü
zanneder onun gibidir. Bu başarı, bizim
başarımız değildir. Kader, kısmet, şans bizi
bugüne getirmiştir. l
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I MART-NİSAN 2014
SİGORTA
Bir şey dilemek
ister misiniz ‘cin’den
bulmak için yola koyulduk. SigortaEVİ’ydim,
şimdi de yine bir EV sıcaklığı ve
samimiyetinde SigortaCİN’i oldum..
beklerim efendim!..
26
Çiğdem Karaca - Sigorta Evi
S
İGORTA CİNİ uzun bir yol kat
edip, Hollanda’nın Orange’ ından
kopup Türkiye’ye gelmiş, Ankara Kent
Park, İstanbul Marmara Forum, İstanbul
Metrocity, Göztepe Tütüncü Efendi
caddesinden sonra Şaşkınbakkal Kazım
Özalp sokağına gelen bir Cin! Eh, ben de
“CİN” gibi bir sigortacı olduğumdan, “CİN”
ailesine katılarak, dilekleri gerçekleştirmek
üzere yola devam ediyorum! Buyurun, bu
yolda neler var, CİN’lik ne demek size kısaca
anlatayım..
Salt Türkiye’nin değil, aslında dünyanın
yeni tanıştığı bir “SİGORTA MARKETİ
ZİNCİRİ” olan bu kurumun fikir babası ING
EMEKLİLİK’ in Genel Müdürü Jetse de Vries.
Uzun süren bir fizibilite çalışmasından sonra
ING Grup fikri hayata geçiriyor ve bizimle
tanışmasına vesile oluyor.
Hollanda’nın gözü üzerimizde, Türkiye’deki
diğer sigorta aracılarının, sektörün diğer
aktörlerinin gözü üzerimizde; en efektif
teklifleri sunmak, kapımızın önünden
geçerken misafirimiz olup, sigortayla ilgili
aklınıza gelen her türlü sorulara, yüz yüze,
sıcacık bir ortamda, sıcacık gülümsemeyle
kalplerinizi, enfes kahvelerle de içinizi
ısıtarak, akıl karıştırmayacak cevaplar
Bugüne kadar bu sayfada ben anlattım, siz
dinlediniz. Bundan sonra da anlatacağım
sektörde olup bitenleri, size gerekli ve
faydalı bilgiler vermeye çalışacağım tabii ki
ama aynı zamanda artık size de anlatma
fırsatı yaratmak istiyorum. Aklınıza takılan
sorularınıza yanıt vermek, yaşadığınız
tecrübelerden faydalı olacakları paylaşmak,
dilerseniz sigorta arayışlarınıza da yardımcı
olmak üzere sizi de burada, aramızda
görmek beni mutlu edecek. Sorularınız
ve paylaşımlarınız için bana, yazımın
sonunda vereceğim e-posta adresimden
ulaşabilirsiniz. Şimdiden Hoş geldiniz!..
Hazır, sektörde yeni bir pazarlama kanalı
kavramı oluşturan SİGORTA MARKET’ inden
söz etmişken, bu sayıda ayrıca diğer sigorta
satış kanallarından da bahsetmek isterim.
Sektörü bu açıdan da tanıtmayı aslında ilk
sayılarda yapmam gerekirdi belki, ancak
beynin çalışması ve dikkatin uyanması
için alışılagelmiş düzenin dışına çıkmak
bazen iyidir. Bazen ama.. Gelişmeden giriş
bölümüne, pazarlama kanallarına dönelim;
sigorta pazarlama kanallarının en bilineni
acentelerdir. Gerçekten diğer satış kanalları
gibi, Türkiye’de hala çok bilinmeyen bir
hizmeti vermeye çalışan acenteler, gittikçe
zorlaşan şartlarla, artan rekabet, değişik
satış kanallarının oluşması ve İnternetin
yaygınlaştırdığı e-ticarette sigortanın da
yerini almasıyla çok zor zamanlar geçirmeye
başlamıştır. Süpermarketlerin bakkalları
yuttuğu bu devirde, sigorta marketlerinin,
bankaların, galerilerin, krizlerden etkilenen
büyük müşterilerinin düştüğü sıkıntılardan
dolayı, bireysel müşterilere yönelen
sigorta brokerlerinin, rekabeti arttırdığı bir
platformda, özellikle küçük acenteler, yavaş
yavaş kapanmaya ya da farklı çözümler
aramaya başlamışlardır. Sigortacılık
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
Ancak, ben de içlerinden biri olarak,
insanımız alışkanlığı olan “durumları
dramatikleştirmek” yerine, değişime ayak
uydurma gerekliliğini de ayrıca hatırlatmak
isterim.
Diğer bir satış kanalı; GSM hattınızdan olup
olmadık zamanlarda çokça kez pazarlama
için karşınıza çıkan, ekstrelerinizde
bilginiz dışında ferdi kaza, pos sigorta vb.
poliçe tahsilatlarından tanıdığınız, araba
alırken kasko poliçesini kendilerinden
yaptırdığınızda kredi faiz oranını bir tık
düşüren, karşılığında kasko ve trafik
poliçesini en üst primden tanzim eden,
konut ipoteklerinde DASK poliçenizi
yapıp yenileme takibini yapmayan, konut
paket poliçelerinde nasıl bir sigorta bedeli
belirlediklerini hiç anlayamadığım, hasar
vukuunda aradığınızda bulamayacağınız,
kimin ne yaptığını bilemediği, kredi
karşılığında aslında sizin avantajınıza olması
gereken hayat sigortalarını ferdi kaza
poliçesi olarak, dostlar alışverişte görsün
mantığıyla düzenleyip, kredi borcu devam
ederken borçlunun malul kalması ya da
ölmesi sonucu varislerinin mağdur olmasına
sebebiyet veren.. bu kanalın adını ben
söylemeyeceğim, siz anladınız!
Bana hiiiç kızmasınlar!! Çünkü bahsettiğim
bu durumlara hem birebir müşteri adayı
olarak hem de sigortalılarımdan dolayı
vakıfım ve bu satış kanallarının yarattığı
sıkıntılar, yaptığı hatalarda kendileriyle
muhatap durumdayım.
Umarım düzenlemeler, bu sıkıntıların
ortadan kalkacağı şekilde, hani “daha
yeni meslek olarak kabul edildi” dedim
ya sigortacılık, işte gerçekten de mesleğin
layıkıyla icra edilmesine imkan verecek
şekilde devam eder, umarım hayat bayram
olur, el ele tutuşulur, uzanırız bu şekilde,
etik, adil, sevgi dolu, sonsuzluğa..
Katılımınız için e-mail adresim;
[email protected]
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I MART-NİSAN 2014
SİGORTA
Sigortacılık mesleğinin meslek olarak daha çok yeni tanındığı, kanununun çok yeni oluştuğu, sigortalıların kasko, trafik ve son yıllarda DASK
dışındaki ürünlerden bir haber olduğu düşünülürse, bunca yıldır ayakta kalan, direnen, mesleğin temellerini atıp eksiklerinin tamamlanmasında çok önemli bir rol üstlenen cefakâr acenteleri naçizane takdir ve
tebrik etmek isterim.
mesleğinin meslek olarak daha çok yeni
tanındığı, kanununun çok yeni oluştuğu,
sigortalıların kasko, trafik ve son yıllarda
DASK dışındaki ürünlerden bir haber
olduğu düşünülürse, bunca yıldır ayakta
kalan, direnen, mesleğin temellerini atıp
eksiklerinin tamamlanmasında çok önemli
bir rol üstlenen cefakâr acenteleri naçizane
takdir ve tebrik etmek isterim.
27
EĞİTİM
28
Yakın bir gelecekte sanayimizin çalışanları olacak
Gençlerimiz nasıl yetişiyor,
ne tür becerilere sahip olacaklar?
OECD üyesi ülkeler ve diğer katılımcı ülkelerdeki 15 yaş grubu öğrencilerin modern toplumda yerlerini alabilmeleri için gereken temel
bilgi ve becerilere ne ölçüde sahip olduklarını değerlendiren ve üç
yılda bir yapılan PISA araştırması bu sorunun cevaplarını içeriyor.
Türkiye olarak;
S
•Çok uzak olmayan bir gelecekte bu tür
becerileri sergileyebilen çalışanlara sahip
olmak için yeterli bir eğitim sistemimiz var
mı?
anayinin çarklarının dönmesi için
sürekli gelişen, iyileşen, başarılı
sonuçlara ihtiyacımız var. Tüm paydaşların
yararlanacağı, sürekli gelişen, iyileşen,
başarılı sonuçları elde etmek için de ihtiyaç
duyulan en önemli şey, bunları sağlayacak
bilgi ve beceriye sahip çalışanlar… Çalışma
hayatının değişik kademelerinde yer alan ve
•Basit matematiksel işlemleri doğru
yapabilen
•Bir problemi çözmek için farklı düşünce
ve yöntemleri bir araya getirebilen
•Sonuçları yorumlayabilen,
değerlendirebilen ve derinlemesine
düşünebilen
•Bilimsel durumları ayırt edebilen
•Olguları bilimsel olarak açıklayabilen
•Bilimsel kanıtları kullanabilen
•Bilimsel araştırma kavramını anlayabilen
•Bilimsel delil ve sonuçları yorumlayabilen
•Bilgiye ulaşan ve bilgiyi hatırlayabilen
•Bu tür beceriler sergileyebilen çalışanlara
sahip miyiz?
•En azından çok uzak olmayan bir
gelecekte sahip olacak mıyız?
•Yetiştirmekte olduğumuz gençlerin
beceri düzeyi ile başka ülkelerde yetişen
gençlerin beceri düzeyleri arasında farklar
var mı ve ne düzeyde?
•Kendi düşüncelerini yansıtan ve okuduğu
metni değerlendirebilen
Bunlara benzer daha birçok soru üretmek
mümkün. Konunun uzmanı olmadığımızdan,
sorulara verebileceğimiz bir yanıt ve bu
konuda yapabileceğimiz bir yorum da yok
ama elimizde oldukça önemli veriler var.
OECD tarafından yapılan PISA Araştırması.
çalışanlar başarının anahtarını
oluşturuyorlar.
Aşağıdaki yazıda PISA’nın ne olduğu, ne
yaptığı, nasıl yaptığı ve elde etmiş olduğu
•Bilgileri bir araya getiren ve
yorumlayabilen
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
Değerlendirilmek ve yorumlanmak üzere siz
değerli sanayicilerimize sunuyoruz.
PISA NEDİR?
PISA, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma
Örgütü’nün (OECD) bir projesidir. PISA’nın
temel hedefi eğitim sistemlerinin, ülkelerin
iktisadi açıdan gelişmek için ihtiyaç duyduğu
insan sermayesini yetiştirmedeki başarısını
tespit etmektir. Diğer bir deyişle PISA’nın
açılımında öğrenci değerlendirme programı
geçmesine rağmen, aslında değerlendirilen
son tahlilde ülkelerin eğitim sistemidir.
Türkiye’de PISA uygulamasının tüm süreçleri
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülür.
2012 PISA UYGULAMASINA KİMLER
KATILDI?
PISA 2012 uygulamasına, aşağıda isimleri
verilen 65 ülkeden (Bknz. Harita 1: PISA
Uygulamasına Katılan Ülkeler) 15 yaşında
yaklaşık 28 milyon öğrenciyi temsilen
510 bin civarında öğrenci katılmıştır. Bu
çalışmada Türkiye’den 4848 öğrenci yer
almıştır. Bu öğrencilerin yaklaşık yüzde
65’i 10. Sınıf ve yüzde 28’i de 9. Sınıf
öğrencileridir.
OECD Üyesi Ülkeler:
Almanya; Amerika; Avustralya; Avusturya;
Belçika; Çek Cumhuriyeti; Danimarka;
MATEMATİK
FEN
OKUMA BECERİLERİ
Matematik için gerekli
beceri kümeleri
Fen ile ilgili görev veya
süreç türleri
Okuma becerileri ile ilgili
görev veya süreç türleri
• Yeniden oluşturmak /
• Bilimsel durumları ayırt
matematiksel olarak formüle etmek
etmek (Basit matematiksel
• Olguları bilimsel olarak
işlemler)
açıklamak
• İlişkilendirmek ( Bir
• Bilimsel kanıtları kullanmak
problemi çözmek için farklı
düşünce ve yöntemleri bir
• Bilimsel araştırma
araya getirmek)
kavramını anlamak
• Matematiksel
sonuçları yorumlamak,
değerlendirmek ve
derinlemesine düşünmek
• Bilgiye ulaşmak ve bilgiyi
hatırlamak
• Bilgileri bir araya getirmek
ve yorumlamak
• Kendi düşüncelerini
yansıtmak ve metni
değerlendirmek
• Bilimsel delil ve sonuçları
yorumlamak
Ülkelerin/Ekonomilerin PISA 2012 Ortalama Puanları için (Bknz. Tablo 1: Ülkelerin Ortalama Puanları)
PISA Uygulamalarında Türkiye puanının gelişimi için (Bknz. Grafik 1: Türkiye’nin Puan Gelişimi)
Estonya; Finlandiya; Fransa; Hollanda;
İngiltere; İrlanda; İspanya; İsrail; İsveç;
İsviçre; İtalya; İzlanda; Japonya; Kanada;
Kore; Lüksemburg; Macaristan; Meksika;
Norveç; Polonya; Portekiz; Slovak
Cumhuriyeti; Slovenya; Şili; Türkiye; Yeni
Zelanda; Yunanistan.
Diğer Ülkeler:
Arjantin; Arnavutluk; Birleşik Arap
Emirlikleri; Brezilya; Bulgaristan; Çin
(Hong Kong); Çin (Makau); Çin (Şanghay);
Çin (Tayvan); Endonezya; Güney Kıbrıs;
Hırvatistan; Karadağ; Katar; Kazakistan;
Kolombiya; Kosta Rika; Letonya; Lihtenştayn;
Litvanya; Malezya; Peru; Romanya; Rusya;
Sırbistan; Singapur; Tayland; Tunus;
Uruguay; Ürdün; Vietnam.
KİMLERE UYGULANDI?
PISA en az 7 yıl öğrenim görmüş olması
koşuluyla 15 yaş öğrencilerine uygulanır.
Bu yaştaki öğrenciler, birçok ülkede geçerli
olan zorunlu öğrenim süresini doldurmak
üzere olduklarından 15 yaş, PISA
tarafından öğrenciliğin ardından yetişkin bir
vatandaşlığın başlayabileceği en küçük yaş
olarak kabul edilir.
NE ÖLÇÜLÜR ve DEĞERLENDİRİLİR?
2000 yılından itibaren üç yılda bir yapılan
bu araştırmayla OECD üyesi ülkeler ve diğer
katılımcı ülkelerdeki (dünya ekonomisinin
yaklaşık olarak yüzde 90’ı) 15 yaş grubu
öğrencilerin modern toplumda yerlerini
alabilmeleri için gereken temel bilgi
ve becerilere ne ölçüde sahip oldukları
değerlendirilir. PISA uygulaması okuma,
matematik ve fen alanlarını ele alır.
Ölçümlemeye çalıştığı beceriler yukarıdaki
tabloda yer almıştır.
PUANLAMA NASIL YAPILIR?
Puanlama ve Yeterlik Düzeyleri:
Harita 1: PISA Uygulamasına Katılan Ülkeler
Matematik, okuma ve fen alanlarında
kullanılan puanlama ölçekleri için gerekli
metrik, belirli bir yılda, OECD ülkelerinin
ilgili alandaki ortalama puanı 500 ve
standart sapması 100 olacak şekilde
inşa edilmiştir. Buna ek olarak PISA’da
puanlama ölçeği öğrenci puanlarının
kolay yorumlanabilmesi için seviyelere
bölünmüştür. Kullanılan test maddelerinin
güçlük aralığı, 6 yeterlik düzeyinin
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I MART-NİSAN 2014
EĞİTİM
sonuçları yorumsuz olarak sizlere sunuyoruz.
Yazıdaki bilgi ve verilerin tümünü, T.C.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Yenilik ve Eğitim
Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından
hazırlanmış olan “PISA 2012 ULUSAL ÖN
RAPORU”ndan aldık.
29
EĞİTİM
30
Harita 2: Türkiye Değerlendirme Bölgeleri
tanımlanmasını mümkün kılmıştır.
Örnek olarak matematik puanları ele
alındığında yeterlik seviyeleri aşağıdaki gibi
oluşmaktadır.
357 – 420 Puan arası: “1. Yeterlik Düzeyi”
420 – 482 Puan arası: “2. Yeterlik Düzeyi”
482 – 545 Puan arası: “3. Yeterlik Düzeyi”
545 – 607 Puan arası: “4. Yeterlik Düzeyi”
607 – 669 Puan arası: “5. Yeterlik Düzeyi”
669 Puan üstü: “6. Yeterlik Düzeyi”
PISA testlerinde 5. yeterlik düzeyi
veya üzerinde yer alan öğrenciler üst
performans grubu (top performers) olarak
Matematik
Grafik 2: Türkiye’deki Farklı Okulların Matematik Ortalamaları
Okuma
Fen
475
464
463
454
447
445
448
441
423
2003
424
2006
2009
Grafik 1: Pisa Uygulamasında Türkiye’nin Elde Ettiği Puanlar
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
2012
Ülkelerin/Ekonomilerin PISA 2012 Ortalama Puanları
Üst Performans Düzeyine Ulaşmış Öğrenci Oranları
FEN
OKUMA
MATEMATİK
FEN
1
613
Çin (Şanghay)
580
Çin (Şanghay)
570
Çin (Şanghay)
1
55%
Çin (Şanghay)
27%
Çin (Şanghay)
OKUMA
25%
Çin (Şanghay)
2
573
Singapur
555
Çin (Hong Kong)
545
Çin (Hong Kong)
2
40%
Singapur
23%
Singapur
21%
Singapur
3
561
Çin (Hong Kong)
551
Singapur
542
Singapur
3
37%
Çin (Tayvan)
18%
Japonya
18%
Japonya
4
560
Çin (Tayvan)
547
Japonya
538
Japonya
4
34%
Çin (Hong Kong)
17%
Çin (Hong Kong)
17%
Çin (Hong Kong)
5
554
Kore
545
Finlandiya
536
Kore
5
31%
Kore
17%
Finlandiya
14%
Kore
6
538
Çin (Makau)
541
Estonya
524
Finlandiya
6
25%
Lihtenştayn
14%
Avustralya
14%
Yeni Zelanda
7
536
Japonya
538
Kore
523
Çin (Tayvan)
7
24%
Japonya
13%
Yeni Zelanda
13%
Kanada
8
535
Lihtenştayn
528
Vietnam
523
Kanada
8
24%
Çin (Makau)
13%
Estonya
13%
Finlandiya
9
531
İsviçre
526
Polonya
523
İrlanda
9
21%
İsviçre
12%
Kore
13%
Fransa
10
523
Hollanda
525
Kanada
518
Polonya
10
19%
Belçika
12%
Hollanda
12%
Çin (Tayvan)
11
521
Estonya
525
Lihtenştayn
516
Lihtenştayn
11
19%
Hollanda
12%
Almanya
12%
Belçika
12
519
Finlandiya
524
Almanya
516
Estonya
12
17%
Polonya
11%
Kanada
12%
Avustralya
13
518
Polonya
523
Çin (Tayvan)
512
Avustralya
13
17%
Almanya
11%
İrlanda
11%
Lihtenştayn
14
518
Kanada
522
İrlanda
512
Yeni Zelanda
14
16%
Kanada
11%
Polonya
11%
İrlanda
15
515
Belçika
522
Hollanda
511
Hollanda
15
15%
Yeni Zelanda
11%
İngiltere
10%
Hollanda
16
514
Almanya
521
Avustralya
509
Çin (Makau
16
15%
Estonya
10%
Lihtenştayn
10%
Polonya
17
511
Vietnam
521
Çin (Makau)
509
İsviçre
17
15%
Finlandiya
10%
Slovenya
10%
İsrail
18
506
Avusturya
516
Yeni Zelanda
509
Belçika
18
15%
Avustralya
9%
Belçika
10%
Norveç
19
504
Avustralya
515
İsviçre
508
Almanya
19
14%
Avusturya
9%
İsviçre
9%
İsviçre
20
501
İrlanda
514
İngiltere
508
Vietnam
20
14%
Slovenya
8%
Fransa
9%
Almanya
21
501
Slovenya
514
Slovenya
505
Fransa
21
13%
Çek Cum.
8%
Çin (Tayvan)
9%
İngiltere
22
500
Yeni Zelanda
508
Çek Cum.
504
Norveç
22
13%
Fransa
8%
Norveç
9%
Lüksemburg
23
500
Danimarka
506
Avusturya
499
İngiltere
23
13%
Vietnam
8%
Lüksemburg
8%
Estonya
24
499
Çek Cum.
505
Belçika
498
Amerika
24
12%
İngiltere
8%
Avusturya
8%
Amerika
25
495
Fransa
502
Letonya
496
Danimarka
25
11%
Slovak Cum.
8%
Çek Cum.
8%
İsveç
26
494
İngiltere
499
Fransa
493
Çek Cum.
26
11%
Lüksemburg
8%
Vietnam
7%
Çin (Makau)
27
493
İzlanda
498
Danimarka
490
Avusturya
27
11%
İrlanda
7%
Amerika
7%
İtalya
28
491
Letonya
497
Amerika
490
İtalya
28
11%
İzlanda
7%
Çin (Makau
6%
Avusturya
29
490
Lüksemburg
496
İspanya
489
Letonya
29
11%
Portekiz
7%
Danimarka
6%
Çek Cum.
30
489
Norveç
496
Litvanya
488
Lüksemburg
30
10%
Danimarka
6%
İsrail
6%
İzlanda
31
487
Portekiz
495
Norveç
488
Portekiz
31
10%
İtalya
6%
İsveç
6%
Portekiz
32
485
İtalya
494
İtalya
488
İspanya
32
9%
Amerika
6%
İtalya
6%
Macaristan
33
484
İspanya
494
Macaristan
488
Macaristan
33
9%
Macaristan
6%
Macaristan
6%
İspanya
34
482
Slovak Cum.
491
Lüksemburg
486
İsrail
34
9%
İsrail
5%
İzlanda
5%
Slovenya
35
482
Rusya
491
Hırvatistan
485
Hırvatistan
35
9%
Norveç
5%
Portekiz
5%
Vietnam
36
481
Amerika
489
Portekiz
483
İzlanda
36
8%
Letonya
5%
İspanya
5%
Danimarka
37
479
Litvanya
486
Rusya
483
İsveç
37
8%
Litvanya
5%
Slovak Cum.
5%
Rusya
38
478
İsveç
485
İsveç
481
Slovenya
38
8%
İsveç
5%
Hırvatistan
5%
Yunanistan
39
477
Macaristan
478
İzlanda
477
Litvanya
39
8%
İspanya
5%
Litvanya
4%
Slovak Cum.
40
471
Hırvatistan
471
Slovak Cum.
477
Yunanistan
40
8%
Rusya
4%
Rusya
4%
Letonya
41
466
İsrail
470
İsrail
475
Rusya
41
7%
Hırvatistan
4%
Letonya
4%
Hırvatistan
42
453
Yunanistan
467
Yunanistan
475
Türkiye
42
6%
Türkiye
3%
Bulgaristan
4%
Türkiye
43
449
Sırbistan
463
Türkiye
463
Slovak Cum.
43
5%
Sırbistan
3%
Bir. Arap Emir.
4%
Güney Kıbrıs
44
448
Türkiye
448
Bir. Arap Emir.
449
Güney Kıbrıs
44
4%
Yunanistan
2%
Yunanistan
4%
Bulgaristan
45
445
Romanya
446
Bulgaristan
446
Sırbistan
45
4%
Güney Kıbrıs
2%
Türkiye
3%
Litvanya
46
440
Güney Kıbrıs
445
Sırbistan
442
Bir. Arap Emir.
46
4%
Bulgaristan
2%
Güney Kıbrıs
2%
Sırbistan
47
439
Bulgaristan
445
Şili
441
Tayland
47
3%
Tayland
2%
Sırbistan
2%
Bir. Arap Emir.
48
434
Bir. Arap Emir.
444
Tayland
441
Şili
48
3%
Bir. Arap Emir.
1%
Romanya
2%
Romanya
49
432
Kazakistan
439
Romanya
441
Kosta Rika
49
3%
Romanya
1%
Katar
2%
Katar
50
427
Tayland
438
Güney Kıbrıs
438
Romanya
50
2%
Şili
1%
Tayland
1%
Tayland
51
423
Şili
429
Kosta Rika
436
Bulgaristan
51
2%
Katar
1%
Şili
1%
Şili
52
421
Malezya
425
Kazakistan
424
Meksika
52
1%
Brezilya
1%
Uruguay
1%
Brezilya
53
413
Meksika
420
Malezya
422
Karadağ
53
1%
Uruguay
0%
Brezilya
1%
Uruguay
54
410
Karadağ
416
Uruguay
411
Uruguay
54
1%
Arnavutluk
0%
Arnavutluk
1%
Arnavutluk
55
409
Uruguay
415
Meksika
410
Brezilya
55
1%
Ürdün
0%
Kosta Rika
1%
Kosta Rika
56
407
Kosta Rika
410
Karadağ
404
Tunus
56
1%
Kazakistan
0%
Karadağ
1%
Karadağ
57
394
Arnavutluk
409
Ürdün
403
Kolombiya
57
1%
Peru
0%
Arjantin
1%
Arjantin
58
391
Brezilya
406
Arjantin
399
Ürdün
58
1%
Kosta Rika
0%
Ürdün
0%
Ürdün
59
388
Arjantin
405
Brezilya
398
Malezya
59
1%
Karadağ
0%
Kazakistan
0%
Kazakistan
60
388
Tunus
399
Kolombiya
396
Arjantin
60
1%
Tunus
0%
Peru
0%
Peru
61
386
Ürdün
398
Tunus
396
Endonezya
61
1%
Malezya
0%
Tunus
0%
Tunus
62
376
Katar
397
Arnavutluk
394
Arnavutluk
62
1%
Meksika
0%
Malezya
0%
Malezya
63
376
Kolombiya
384
Katar
393
Kazakistan
63
0%
Arjantin
0%
Meksika
0%
Meksika
64
375
Endonezya
382
Endonezya
388
Katar
64
0%
Endonezya
0%
Endonezya
0%
Endonezya
65
368
Peru
373
Peru
373
Peru
65
0%
Kolombiya
0%
Kolombiya
0%
Kolombiya
494
OECD Ort.
501
OECD Ort.
496
OECD Ort.
13%
OECD Ort.
8%
OECD Ort.
8%
OECD Ort.
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I MART-NİSAN 2014
EĞİTİM
MATEMATİK
31
hesaplanmaktadır. Bu oran OECD
ülkelerinde ortalama yüzde 37’dir.
EĞİTİM
BAŞARIYI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
OECD ülkelerinin matematik, okuma
ve fen alanlarındaki ortalama başarıları
arasındaki farklılık, aralarında doğrudan bir
nedensellik ilişkisi olmamasına ve birçok
diğer nedenlerin de etkilerine rağmen, bu
ülkelerin gayrisafi yurtiçi hasılalarındaki
farklılıkla da ilişkilidir. (Bknz. Grafik 3 :
Ülkelerin Gayrisafi Yurtiçi Hasılaları)
32
Grafik 3: Ülkelerin Gayrisafi Yurtiçi Harcamaları
adlandırılmaktadır. Ülkelerin ekonomik
kalkınmaları için gerekli beşeri sermayenin
çoğunlukla bu grup içinde bulunduğu kabul
edildiğinden, ülkelerde üst performans
grubundaki öğrenci oranları üzerinde
önemle durulmaktadır. Üst Performans
Düzeyine Ulaşmış Öğrenci Oranları için
(Bknz. Tablo 2: Üst Performans Düzeyine
Ulaşan Öğrenci Oranları)
PISA 2012 sonuçlarına göre Türkiye’de
öğrencilerin yüzde 8’i matematik, fen
veya okuma alanlarının en az birinde üst
performans grubundadır; bu oran OECD
ülkelerinde ortalama olarak yüzde 16’dır.
Kurumu (TUİK) tarafından belirlenen 12
bölgeyi temsil edecek şekilde seçilmişlerdir.
(Bknz. Harita 2: Türkiye Değerlendirme
Bölgeleri) Farklı bölgelerde elde edilen
puanlar için (Bknz. Tablo3: Türkiye Bölge
Ortalamaları)
Türkiye’de öğrencilerin PISA 2012
matematik puanlarındaki farklılığın (Bknz.
Grafik2: Farklı Okulların Matematik
Ortalamaları) yüzde 62’sinin okullar
arasındaki farklılıktan kaynaklandığı
TÜRKİYE’DE BÖLGELER ARASI
FARKLILIKLAR
Türkiye’de PISA 2012 çalışmasına katılan
öğrenciler Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne
uyum süreci doğrultusunda Türkiye İstatistik
Bir ülkenin gayrisafi yurtiçi hasılası yüksek
olsa bile öğrenci başına yaptığı toplam
harcama az veya çok olabilmektedir. Bu
sebeple PISA’da, bir ülkede 6 – 15 yaş
arasında öğrenci başına yapılan toplam
harcama miktarları da hesaplanmakta ve
ülke başarısı ile ilişkisine bakılmaktadır.
Öğrenci başına yapılan harcamalar için
(Bknz. Grafik 4 : Ülkelerin Öğrenci Başına
Harcamaları)
ESKD ENDEKSİ
ESKD İndeks Puanı, PISA’da anketlerle
toplanan, öğrencilerin ekonomik, sosyal
ve kültürel yaşantılarıyla ilgili bilgilerden
yola çıkarak hazırlanan ve öğrencilerin
sosyoekonomik düzeyini gösteren puandır.
-4 ile +4 arasında değerler alan bu ESKD
puanının -1’in altında kalması, söz konusu
öğrencinin ekonomik, sosyal veya kültürel
açıdan çeşitli yoksunlukları olduğu anlamına
gelir.
PISA ESKD indeksi anne babanın mesleği
ve eğitim düzeyi, ailenin gelir düzeyi,
öğrencinin evde sahip olduğu eğitimle ilgili
kaynaklar, ailenin evindeki bir takım araç
gereçler vb. değişkenler dikkate alınarak
hesaplanır. (Bknz. Grafik 5 : ESKD Endeksi
-1’in Altında Olan Öğrencilerin Oranı)
Dağılım grafiğinden de görüldüğü üzere
öğrencinin içinde bulunduğu kültürel
yaşamın kalitesi, ülkelerin PISA başarısı
üzerinde ülkelerin gelir düzeyinden veya
ülkelerin öğrenci başına yaptığı toplam
harcamadan daha etkilidir.
EŞİTLİK
Grafik 4: Ülkelerin Öğrenci Başına Yaptığı Harcakmalar
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
Öğrencilere, içinde bulundukları ekonomik,
sosyal ve kültürel durumdan bağımsız
olarak iyi bir öğrenim görme fırsatının
sunulması PISA’da eşitlik kavramının özünü
oluşturur. Bu ifade de eşitlikten kastedilen
PISA Testi Türkiye Bölge Ortalamaları
Güneydoğu
Anadolu
Batı
Karadeniz
Kuzeydoğu
Anadolu
Doğu
Karadeniz
Akdeniz
İstanbul
Batı Anadolu
Ege
Orta
Anadolu
Doğu
Marmara
Batı
Marmara
Matematik
395
397
428
437
443
446
456
460
465
471
473
479
Fen
423
412
456
449
465
462
468
478
475
479
488
492
Okuma
434
423
461
459
478
473
486
486
493
503
494
490
EĞİTİM
Ortadoğu
Anadolu
33
Grafik 5: ESKD Endeksi -1 Altında Olan Öğrencilerin Oranı
tüm öğrencilerin yüksek başarı düzeyinde
olması değil, tüm öğrencilere yüksek başarı
düzeyine ulaşabilmeleri için eşit imkân
sağlanmasıdır.
Türkiye’de öğrenciler sosyoekonomik
durumlarına göre 4 çeyrekliğe ayrıldığında,
alt sosyoekonomik düzeydeki öğrencilerin
matematik başarısındaki artış diğer
çeyreklikteki öğrencilere göre daha fazladır.
(Bknz. Grafik 6 - Sosyoekonomik Düzeyi
Farklı Öğrencilerin Başarı Değişimi)
Alt sosyoekonomik düzeydeki
öğrencilerin ortalama yeterlik düzeyi, üst
çeyrekliktekilerden daha fazla arttığı için,
2003’te bu gruplardaki öğrenciler arasında
122 puanlık başarı farkı varken 2012’de bu
fark 86’ya düşmüştür.
Yoksun ve başarılı öğrenci oranındaki
artışa bakıldığında Türkiye’de 2003’e
kıyasla düşük sosyoekonomik durumdaki
öğrencilere başarılarını artırma yönünde
genel olarak daha fazla imkân sağlanmış
Grafik 6: Sosyo Ekonomik Düzeyi Farklı Öğrencilerin Başarı
Değişimi
olduğu görülmektedir. (Bknz. Grafik 7 Yoksun ve Başarılı Öğrenci Oranları) Bu
açıdan 2003’te OECD ortalamasının altında
olan Türkiye, 2012’de OECD ortalamasını
geçmiştir. Özellikle kız öğrenciler açısından
bu oranın yüzde 2’den yüzde 8’e çıkması
düşük sosyoekonomik durumdaki kız
öğrencilere görece daha fazla imkân
sağlanmış olduğunu göstermektedir.
Yukarıdaki yazıda geçen bilgi ve verilerin
tümü T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Yenilik
ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü
tarafından hazırlanmış olan “PISA 2012
ULUSAL ÖN RAPORU”ndan alınmıştır. Tüm
Rapora http://pisa.meb.gov.tr/wp-content/
uploads/2013/12/pisa2012-ulusal-onraporu.pdf adresinden ulaşılabilir.l
Grafik 7: Yoksun ve Başarı Öğrencilerin Oranı
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I MART-NİSAN 2014
EĞİTİM
34
Yakınınızdaki fırsat…
Sabancı Üniversitesi Executive
MBA (SU-EMBA) Programı
B
u yazı ile SU-EMBA programını
tanıtmak ve sizleri programa katılıma
davet etmek istiyorum. Adım Yusuf Soner.
Halen Yönetim Bilimleri Fakültesinde, Satış
Yönetimi alanında öğretim üyesi ve MBA,
EMBA ve Masters in Finance programlarını
içeren Professional Programs Director
olarak görev yapıyorum. ODTÜ Makine
lisans ve İTÜ Nükleer Enerji Yüksek Lisans
mezunuyum. Harvard Üniversitesinde
“Advanced Management Program” a
katıldım, dönüşte Doktora yaptım, 5
yıldır da işe ek olarak Üniversitede ders
veriyorum. İş tarafında ise, 6 ay öncesine
kadar TEMSA Motorlu Araçlar’ın Genel
Müdürü idim. Halende, Yönetim Kurulu
Danışmanı olarak katkıya devam ediyorum.
12 yıllık TEMSA geçmişinden önce Anadolu
Honda’da Genel Müdür Yardımcısı olarak
çalışıyordum. Honda daki 8 yılı da ekleyince
20 yıllık yöneticiyim. Yani hem “Damdan
Düşen” hem Doktorum.
Geçmişte benim de eksikliğini çok
hissettiğim, Pazarlama, Finans,
Organizasyonel Davranış, Liderlik, Strateji
gibi konuları öğrenmek için çok iyi bir fırsat
ile karşı karşıyasınız. Gebze Organize Sanayi
Bölgesi, Sabancı Üniversitesine 15 dakika
mesafede. Gelmeniz çok kolay. Program
16 ay boyunca Cuma akşamları 18:00 den
sonra ve Cumartesi günleri tam gün olarak
uygulanıyor. Yani profesyonel yaşamınızı
etkilemeyecek.
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
Yönetim Bilimleri Fakültemiz, dünyadaki
iş idaresi okullarından yalnızca yüzde 5'i
nin alabildiği AACSB akreditasyonuna
sahip. MIT’ nin bölgede iş birliği yaptığı
tek üniversite biziz. Öğretim üyeleri hem
bilgi, hem araştırma anlamında son
derece yetkin bilim insanları. Programın iş
dünyasına yakınlığına en basit örnek benim
görevim. Yönetim Bilimleri alanında ihtiyaç
duyacaklarınızı size verebiliriz.
Programın içinde, 2 haftalık bir Amerika
ziyareti var. Boston’da, MIT kampusunde
ilk hafta, MIT hocaları tarafından
“Leadership”, ikinci hafta ise “Innovation”
dersleri verilecek. Tahmin edebileceğiniz
gibi, yoğun 2 haftalık bir eğitim bu. Bu
eğitimin maddi karşılığına MIT sitelerinden
bakabilirsiniz. Sırf bu iki haftalık programa
dışarıdan katılım için 20 bin doların
üzerinde bir maliyet söz konusu… Derslerin
yanı sıra, aşağı yukarı her Cumartesi
öğle iş dünyasından konuk konuşmacılar
deneyimlerini katılımcılar ile paylaşıyorlar.
Geçen hafta Brisa CEO’su Hakan Bayman
vardı. Bu hafta Doğuş Perakende Grup
Başkanı Roueida Hanım geliyor.
Birbirinden öğrenmek ve networking
açısından da grup hakkında bilgi vermek
EĞİTİM
35
isterim. SU-EMBA 2014, 51 kişilik bir
grup, ortalama iş tecrübesi 10 yıl, ana
sektörlere ve şirket içi fonksiyonlara düzgün
bir dağılım var. Türkiye’nin önde gelen
gruplarının ve şirketlerinin yöneticileri
arkadaşlarımız.
Nisan ayı içerisinde GOSB da bir tanıtım
toplantımız olacak. GOSB üyesi şirketlere bu
konuda e-mail de göndereceğiz. Bir önemli
bilgi; 15 Mayıs öncesi başvuranlar, 2013 yılı
fiyatları ile kayıt yaptırabilecek ve 2014 fiyat
artışından etkilenmemiş olacaklar.
Tanıtım toplantımıza sizleri bekliyorum,
daha öncesinde sorunuz olduğu takdirde,
EMBA yöneticimiz İpek hanım (ipeki@
sabanciuniv.edu) sizlere yardımcı
olacaktır.l
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I MART-NİSAN 2014
ŞİRKET HABERLERİ
36
İşletme ve Bakım Hizmetlerinde
Avrupa Standartlarını Yakalamak
U
luslararası bir şirketin üretim yaptığı
fabrikanın teknik mekânında kablo
ısınmasından dolayı çıkan bir yangın
yalnızca maddi zarara değil, imajın
yaralanmasına da neden oluyor. Daha
sonra milyonlar harcayarak yapılan durumu
kurtarma ve yaraları sarma çalışmaları ise
yıllar alıyor.
Yukarıda vurgulanan olaya benzer örnekler
kolayca çoğaltılabilir. Yardımcı işletmelerde
yapılan küçük bir ihmal bazen tüm tesise
yayılarak milyonlara mal oluyor, can
güvenliğini tehdit ediyor ve şirketin pazarda
imajını yıpratıyor.
İş Ekipmanlarının güvenlikli kullanımında
en önemli unsur tüm süreçlerin yazılı
dokümanlarla tanımlanması ve bu
dokümanlarda yer alan uygulamaların
sigorta, iş güvenliği ve diğer faktörlerle
denetlenip uygulanmasının garanti altına
alınmasıdır. Ülkemizde de bu konuda
Resim 1: İşletme ve bakımdaki ihmallerin sonucu bazen beklenmedik sonuçlar ortaya çıkabilir.
Kaynak: Handelsblatt
önemli bir adım atılmış, 25.04.2013 tarihli
Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe
giren “İş Ekipmanlarının Kullanımında
Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği”
ile endüstrideki çalışmalar müfettişlerce
denetlenmeğe başlamıştır. Söz konusu
yönetmelikle kuruluşlardan; Elektrik tesisatı
uygunluk raporu. Yıldırımdan korunma
Müşteriye sağlanacak maddi tasarruf % 15-20 civarındadır
TASARRUFLAR
Enerji tasarrufu
İşletmedeki onarım ve bakımdaki tasarruf
% 15-20
Yedek parçada tasarruf
Ekipmanların değerlerinin korunması
Ekipmanların ömürlerinin uzatılması
Üretimin aksaklığa uğramamasından kaynaklanan tasarruflar
İşletmedeki elemanlardan tasarruf / Kaynak tasarrufu
Yangın çıkmasını engelliyorsunuz
Çalışanların güvenliğini sağlıyorsunuz
Üretimin durmasını engelliyorsunuz
İŞLETME GİDERLERİ
PRESTİJ
GÜVENLİK
SAĞLIK
Resim 2: İşyerinizde saklı tasarruf potansiyellerini ve gizli tehditleri araştırarak ileriye güvenle bakabilirsiniz.
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
ŞİRKET HABERLERİ
Analiz fazında kullanılan yenilikçi tekniklere örnekler
AVANTAJLARIMIZ
Termografi
Üretimin durmasını engeller
Cihazlarımızın ömrünü uzatır
Güç kalite analizi
Enerji tasarrufu sağlar
Bakım masraflarını kısar
Ultrason
Güç kalitesi yükselir
37
Güvenlik çoğalır
CO2 emisyonu azalır
Resim 3: Önleyici Bakım sizi hem çıkabilecek tehlikelerden korur hem de büyük masraflardan kurtarır.
raporu, Topraklama tesisi raporu talep
edilmektedir.
Buna benzer diğer bir yönetmelik de enerji
verimliliğidir. Bu çerçevede şirketlerin enerji
harcamalarına yön verilmekte ve ülke enerji
tüketiminin yüzde 40’ını gerçekleştiren
endüstri kuruluşları enerji verimliliğine davet
edilmektedir. (Kaynak: Bayındırlık ve İskân
Bakanlığı Enerji Verimliliği Dairesi).
Bu yazımız sizlere sunacağımız bir
dizi yazının ilki. Sizlere sunacağımız
yazılarımızda, yukarıda özetlenen konularda
pratik örnekler vererek, yapılabilecek
önleyici bakımlar, uygulanabilecek
teknolojik koruyucu çalışmalar hakkında
bilgiler vereceğiz.
Resim 2 Avrupa standartlarında yapılacak
bir işletme ve bakımın sağlayabileceği
potansiyeli göstermektedir. İşletme
giderlerindeki farklılıklar ve tasarruflar ile
diğer unsurların her fabrikanın ve şirketin
sahip olduğu tesisatın yapısına, yaşına ve
mevcut bakım programına bağlı olarak
değişkenlik göstermesi doğaldır.
Tüm bu incelemeleri ve testleri ekonomik
olarak yapmak mümkündür. Önemli olan
yenilikçi teknolojileri sistematik ve amacına
uygun olarak uygulamak ve işletme için
gerekli olan neticeleri çıkarmaktır.
Bugün birçok firmanın sahip olduğu
kızılötesi termografi kameraları yeterince
verimli kullanılmamakta ve moda olarak
uygulanmanın ötesine geçmemektedir. Oysa
profesyonel bir şekilde yapılan kızılötesi
termografi ölçümü, alınması gereken
önlemler ve yapılması gerekli iyileştirmeler
hakkında gerekli bilgileri otomatik olarak
verebilmelidir.
• Enerji Analizi Ölçümü
Ultrason cihazlarıyla kapalı kutu şalterlerin
içindeki sesleri analiz ederek mevcut
atlamaları ve elektrik sarfiyatını tespit
edebilir, güç kalite analizi yaparak da motor
ve diğer tesisatın aşınmasını ve enerji
sarfiyatını engelleyebilirsiniz.
• Kaçak Akım Ölçümü
Tüm bu yenilikçi tekniklere “enerji altında
trafo temizliği” de eklenebilir.
Yukarıda belirtilen yenilikçi teknikler
kullanılarak her işletmenin belli aralıklarla
yapması gereken ölçümler şunlardır:
(Kaynak: Protek)
• Elektrik Tesisatı Denetim ve Ölçümü
• Topraklama Tesisatı Ölçümü
• Yıldırımdan Korunma Tesisatı Ölçümü
• Elektromanyetik Alan Ölçümü
• Aydınlık Düzeyi Ölçümü
• Gürültü Düzeyi Ölçümü
• Statik Elektrik Ölçümü
• Kızılötesi Kamera Ölçümü
• Katodik Koruma Ölçümü
• Toprak Özgül Direnci Ölçümü
• Alçak Gerilim İzolasyon/Yalıtım Direnci
Ölçümü
• Kaçak Akım Röle (RCD) Testi
Bu yazımda kısaca işletme ve bakımın genel
olarak önemini ve ağırlıklı olarak da elektrik
tesisatına yönelik ölçüm tekniklerine yer
verdik. Bir sonraki yazıda ise işletmelerde
üretim dışında yüzde 50-65 enerji
sarfiyatına neden olan ısıtma, soğutma ve
havalandırma sistemlerindeki bakım ve
tasarruf tedbirlerine yer vereceğiz.
Daha sonraki yazılarda sırasıyla, işletme ve
bakım performansının tanımı, hizmetlerin
tanımı, maliyetlerin şeffaflığı ve bilgisayarlı
işletme ve bakım ile sağlanabilecek
kazançları ele alacağız.
Esen kalın…
Bu yazı dizisi, AE Arma-Elektropanç
İşletme ve Bakım Departmanı Müdürü
Dr.-Ing. Mehmet Çobanoğlu tarafından
hazırlanmaktadır.
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I MART-NİSAN 2014
ŞİRKET HABERLERİ
38
Belgin Madeni Yağlar, Ulusal
Kalite Hareketi’ne katıldı
Türkiye Kalite Derneği KalDer’in
öncülüğünde yürütülen Ulusal
Kalite Hareketi’ne (UKH)
“Özel Sınai Yağlar ve Gresler”
alanının liderlerinden biri
olan Belgin Madeni Yağlar’da
katıldı. KalDer, UKH’a katılan
Belgin Madeni Yağlar’da,
EFQM Mükemmellik Modeli’ni
uygulayarak; yönetim yapısı,
insan kaynakları, iş stratejileri
ve işbirlikleri geliştirmesine
katkı sağlayacak.
B
elgin Madeni Yağlar, düzenlenen
törenle Ulusal Kalite Hareketi’ne
katıldı. İyi Niyet Bildirgesi İmza Töreni Belgin
Madeni Yağlar Genel Müdürü Ahmet Belgin
ile KalDer Yönetim Kurulu Başkanı A.Hamdi
Doğan’ın katılımıyla, Belgin Madeni Yağlar
Konferans Salonunda, 5 Şubat 2014
tarihinde gerçekleşti.
İmza töreninde konuşan Belgin Madeni
Yağlar Genel Müdürü H. Ahmet Belgin,
“Madeni Yağ sektöründe EFQM İyi Niyet
Bildirgesini imzalayan ilk firma olmanın
mutluluğunu yaşıyoruz. Belgin olarak
kaliteye çok önem vermekteyiz. EFQM
KalDer Başkanı Hamdi Doğan ve Belgin Madeni
Yağlar Genel Müdürü Ahmet Belgin
modelini uygulayarak sürdürülebilir
büyüme ve rekabet gücümüzü artırmayı
hedefliyoruz. Toplam Kalite Yönetimi
anlayışı çerçevesinde Ulusal Kalite Hareketi
ile uygulamaya geçilecek olan EFQM
Modelini kurup en kısa zamanda Ulusal
Kalite Ödülünü almak hedefindeyiz.
Çünkü sürekli büyüyen ve kendini
yenileyen firmamızın, kurumsal itibarı ve
paydaşlarımızın beklentilerini karşılamada
EFQM Mükemmellik Modeli’nin en etkin
araç olduğunu düşünüyoruz “dedi.
EFQM Mükemmellik Modeli ile Belgin
Madeni Yağlar’ın, yönetim yapısı, insan
kaynakları, iş stratejileri ve işbirlikleri
BELGİN MADENİ YAĞLAR 1953 yılında kurulmuş olan firma 1974 yılında BELGİN Madeni Yağlar Ticaret ve
Sanayi A.Ş unvanını alarak, “Özel Sınai Yağlar ve Gresler” alanındaki faaliyetlerini geliştirerek sürdürmeye devam etmiş, 1981 yılında tesis ve laboratuvar yatırımlarını tamamlayarak üretime başlamıştır.1997 yılı 2. Yarısında
GOSB da en yeni teknoloji ile donatılmış, tam otomatik, bilgisayar kontrollü, 40.000 ton/yıl kurulu kapasiteye sahip AB standartlarında modern tesislerinde üretimini sürdürmektedir. Belgin değişik sanayi sektörlerinde Endüstriyel Yağlar, Otomotiv Yağları, Deniz Yağları, Tekstil Yağları ve Greslerden oluşan 5 ana ürün grubunu 1000 değişik madeni, sentetik, yarı sentetik ürünü sanayinin ve tüketicinin kullanıma sunmasının yanı sıra, engin deneyimi ve modern Ar-Ge Laboratuvarlarındaki çalışmaları ile sürekli olarak ürünlerini genişletmekte, hizmet verdiği
sektördeki firmalara rasyonel yeni çözümler sunmakta, uyguladığı eğitim programları ve satış sonrası teknik destek hizmeti ile doğru yağın, doğru yerde, doğru ve ekonomik şekilde kullanılması konusunda sanayi kuruluşlarını bilinçlendirerek yönlendirmektedir Belgin Madeni Yağlar Tic. ve San. A.Ş, ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, ISO
14001 Çevre Yönetim Sistemi ve OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi ve ISO/IEC 17025 Laboratuvar Kalite Yönetim Sistemine sahiptir.
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
geliştirmesinde katkı sağlayacaklarını
belirten A. Hamdi Doğan, bu modelin
Avrupa’da ve Dünya’da da birçok ülke
tarafından kullanılmakta olduğunu ifade
etti. Ayrıca KalDer’in ulusal işbirliği ortağı
olduğu, Avrupa Kalite Yönetim Vakfı’nın
EFQM Mükemmellik Modeli ile kurumlar
kendi “Özdeğerlendirmelerini” yaparak,
kuruluşun güçlü, iyileştirmeye açık alanlarını
belirlenebilmesi ve gerçekleşen ilerlemenin
periyodik olarak ölçülebilmesi sağlanıyor,
dedi.
Doğan şöyle devam etti: “Sonuçları
doğrudan insan hayatına yönelik etkileri
olacak çalışmalar, yaşam kalitesi açısından
en büyük kazanım ve güvencelerimizden
biri olacaktır. Mükemmellik Modeli kullanımı
yaygınlaştıkça, daha çok kuruluş sürekli
öğrenen ve gelişen kurumlara dönüşecek
ve Türkiye’nin geleceği daha sağlam
temellere oturacaktır.” Özdeğerlendirme ile
kuruluşlar; ne durumda olduklarını öğrenme
ve yönetim kalitelerini artırma fırsatı
buluyorlar. Mükemmellik Modeli kullanımı
yaygınlaştıkça, daha çok kuruluş sürekli
öğrenen ve gelişen kurumlara dönüşecek ve
Türkiye’nin geleceği daha sağlam temellere
oturacaktır.” dedi.l
ŞİRKET HABERLERİ
Dünyanın lider kimya şirketi
BASF ile BMW, tamamen
elektrikli ilk BMW modeli olan
i3 için bir kez daha birlikte
çalışıyorlar. BASF, Leipzig’de
bulunan BMW fabrikasındaki
yeni i3’ün üretim hattı için dört
renk ara kat boya sağlıyor.
İ3’ün lansmanı, Kasım 2013’te
yapılmıştı.
39
BASF yeni nesil elektrikli otomobiller
için boya ürünleri sağlıyor
B
ASF sağladığı boya ürünleriyle, i3’ün
temiz, küçültülmüş ve aynı zamanda
dinamik bir hal alan eşsiz tasarımına
katkıda bulunuyor. i3’ün boyama alanına
uzanan başka özelliği daha bulunuyor:
Otomobilin yolcu bölümü karbon elyafı
destekli plastikten (CFRP) üretiliyor.
BASF, zengin deneyimiyle araç
boyamada zorlukları aşıyor
Otomobil, boyanan plastik ek parçalarının
monte edildiği beyaz renkli bir CFRP
gövdeden oluşuyor. Bu tasarım, ek
parçaların boyanması ve ilişkili uygulama
süreçleri açısından yeni zorlukları da
beraberinde getiriyor. BASF’nin ek
parçaların boyanması konusundaki zengin
deneyimi bu zorluğa çözüm sağlıyor.
BASF’nin BMW Avrupa Satış Müdürü Frank
Naber konuyla ilgili şu açıklamada bulundu:
“Laboratuar ekiplerimiz, i3’ün özel yapısına
yönelik bir boyama süreci geliştirmek
üzere BMW Grubu ile güçlerini birleştirdi.
Leipzig’de günlük olarak yerinde teknik
saha hizmeti veriyoruz.”
BASF Avrupa Otomotiv OEM Boyaları
Başkanı Alexander Haunschild, “Bu yenilikçi
modelde BMW Grubu ile işbirliği yapmaktan
son derece memnunuz. Sürdürülebilir
çözümleri ileriye götürmek BASF’nin
stratejik ilkelerinden biri.” dedi.
BASF, Leipzig’de bulunan BMW fabrikasına
kurulmuş olduğu 2005 yılından beri bir
tedarikçi olarak hizmet veriyor ve otomotiv
üreticisine dünya genelinde modern boya
sistemleri sağlıyor.
Boya Bölümü
BASF, Boya Bölümünde geniş bir yelpazede
yüksek kaliteli OEM Otomotiv boyaları,
otomotiv son kat boyaları ve endüstriyel
boyalar ve ayrıca dekoratif boyalar
geliştirmekte, üretmekte ve pazarlamaktadır.
BASF Avrupa, Kuzey Amerika, Güney
Amerika ve Asya Pasifik bölgelerindeki boya
sektörlerinde önemli pazar pozisyonlarına
sahiptir. BASF Grubu’nun Boya Bölümü
2012 yılında global olarak 3 milyar Euro
civarında satış yapmıştır..l
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I MART-NİSAN 2014
AR-GE
40
Teşvik var ama ürüne dönüşme
oranı beklenen seviyede değil
19 Şubat 2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 6518 sayılı
Kanun, Ar-Ge merkezi kurulması yönünde vergi ve mevzuat
anlamında birçok önemli teşvik sunuyor. Tüm bu gelişmeler
sonucunda Ar-Ge merkezi sayısında artış beklenirken, 100 birim
Ar-Ge harcamasının 88 birimini devlet karşılamasına rağmen
teknokentlerdeki toplam projeler arasından tescil edilenlerin
sayısındaki düşük seviye dikkat çekiyor.
şartları sağlama koşuluyla Türkiye’de
gerçekleştirilen araştırma, geliştirme ve
yenilik faaliyetleriyle yazılım faaliyetleri
sonucu elde edilen hakların kiralanması,
doğrudan veya seri üretime tabi tutularak
satışından elde edilen kazançlarla bu
hakların başka ürünlerin üretiminde
kullanılması sonucu elde edilen gelirin
hakka isabet eden kısmı giriyor.
Ayrıca, söz konusu Kanun ile bu hakların
satışı ve kiralanması KDV’den de istisna
olacak.
EY Türkiye Vergi Bölümü Ortağı
Serdar Altay
1
9 Şubat 2014 tarihinde Resmi
Gazete’de yayınlanan 6518 sayılı Kanun
ile belli şartları sağlayan Ar-Ge ve yazılım
faaliyetlerine kurumlar, gelir ve katma
değer vergisi istisnası getirildi. Ayrıca söz
konusu Kanun ile Ar-Ge merkezi kurulması
için gerekli olan personel sayısı şartlarında
esneklik sağlanması yönünde Bakanlar
Kurulu’na yetki verildi.
Ar-Ge konusunda Resmi Gazete’de
yayınlanan kanunun vergisel avantajlarını
yorumlayan denetim ve danışmanlık şirketi
EY Türkiye Vergi Bölümü Ortağı Serdar Altay,
gelir vergisi mükelleflerinin bu kapsamda
Kanun, Ar-Ge konusunda birçok teşvik
sağlıyor
6518 sayılı Kanun ile Patent Haklarının
Korunması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname kapsamında araştırma ve
geliştirme faaliyetlerinden kaynaklı
gelirlere yüzde 50 kurumlar vergisi istisnası
getiriliyor. İstisna kapsamına, patent veya
faydalı model belgesi verilen ve belirli
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
elde edeceği gayrimenkul sermaye iratları
ve serbest meslek kazançları üzerinden
yapılacak vergi kesintisi oranın da yüzde 50
indirimli olacağını belirtti.
Kanunla birlikte Ar-Ge merkezi kurulması
konusunda istihdam sıkıntısının da
aşılacağını belirten Altay, '1.1.2015’ten
itibaren elde edilecek kazançlara
uygulanacak bu teşviklerden yararlanmak
için Ar-Ge merkezi kurmaya veya
teknokentte faaliyet göstermeye gerek
olmayacak. Bir diğer olumlu gelişme ise;
Ar-Ge merkezi kurulması için gereken asgari
50 tam zamanlı Ar-Ge çalışanı şartında
yumuşatmaya gidilmesi. Düzenleme ile
Bakanlar Kurulu, asgari 50 kişi şartını 30
kişiye kadar indirmeye yetkili kılınıyor' dedi.
100 birim Ar-Ge harcamasının 88 birimi
teşvikten
Türkiye’de Ar-Ge ve yazılım faaliyetlerine
sağlanan desteklerin farklı başlıklar
altında toplanabileceğini kaydeden Altay,
'Bunların başta gelenleri kurumlar vergisi,
gelir vergisi, ücret stopajı, KDV, sigorta
primi işveren payı ve damga vergisi olarak
sayılabilir. Ayrıca proje maliyetlerinin
%60’ına kadar kamu desteği de dikkate
AR-GE
alındığında, yaklaşık olarak 100 birim Ar-Ge
harcamasının 88 birimi devletin nakit destek
ve vergi harcaması ile karşılanabilmektedir'
ifadesini kullandı.
Toplam 18.224 proje içerisinden sadece
268’i patent tescilli
Ar-Ge merkezlerinde Eylül 2013 tarihi
itibariyle 15 bin 686 kişi istihdam edildiğini
belirten Altay, '2008 – 2012 yılları arasında
7,3 milyar TL Ar-Ge harcaması yapıldı.
Teknokentlerde 27 bin 224 kişi istihdam
ediliyor ve toplam proje sayısı 18 bin 244.
Ar-Ge ve yazılım faaliyetlerinin ürüne
dönüşmesi oranındaki düşük seviye ise
dikkat çekilmesi gereken diğer bir nokta.
Toplam 18 bin 224 proje sonucunda patent
tescili yapılmış 268, faydalı model tescili
yapılmış 79 proje bulunuyor. Aralık 2013
dönemi itibariyle halen değerlendirilmesi
yapılan patent ve faydalı model tescil
başvurusu ise 448. Bu düşüklüğün
en önemli sebeplerinden birinin,
teknokentlerde en çok faaliyet gösteren
sektör olan yazılım projelerinin patent tescili
dışında kalması olmakla birlikte, yine de
toplam projelerin çoğunluğunun ürün veya
yeniliğe dönüşme oranı oldukça düşük
görünüyor' diye konuştu.
Ar-Ge merkezleri içerisinde otomotiv
ağırlığını koruyor
Türkiye’de son yıllarda gerek Ar-Ge
faaliyetlerinin, gerekse de Ar-Ge konusunda
sağlanan desteklerin hızla artış gösterdiğine
vurgu yapan Altay, '31 Temmuz 2008 – 30
Eylül 2013 tarihleri arasında 153 işletmeye
Ar-Ge merkezi belgesi verildi ve bunların
142’si halen faaliyet gösteriyor. 142 Ar-Ge
merkezinin 55’i Otomotiv ve otomotiv yan
sanayi sektörüne ait ve bu rakam yaklaşık
toplam Ar-Ge merkezi sayısının yüzde
39’una tekabül ediyor. Otomotiv sektörünü
sırasıyla Bilgi ve İletişim (13 adet), Dayanıklı
Tüketim Malları (12 adet) ve Savunma (11
adet) sektörleri takip ediyor' dedi.
Diğer Ülkelerde Ar-Ge Destekleri
Türkiye’nin Ar-Ge ve yazılım faaliyetlerine
sağladığı desteklerin diğer ülkeler ile
karşılaştırıldığında küçümsenmeyecek kadar
çeşitlilik gösterdiğini ifade eden Altay, son
yapılan düzenleme ile teşvik ve destek
anlamında Türkiye’nin, civar ve gelişmekte
olan birçok ülkeye göre avantajlı durumda
olduğuna dikkat çekti.l
41
En başarılı Ar-Ge Merkezleri
ödüllendirildi
Kocaeli'nde Ar-Ge Merkezleri
Performans Değerlendirmesi
ve Teknoloji Transfer Ofisleri
ile İşbirliği Çalıştayı'nda, en
başarılı Ar-Ge merkezleri
ödülendirildi
A
r-Ge Merkezleri 2012 yılı Performans
Endeksi Değerlendirilmesi ve
Teknoloji Transfer Ofisleri İşbirliği
Çalıştayı'na, Bilim Sanayi ve Teknoloji
Bakanı Fikri Işık'ın yanı sıra Bakanlık
Müsteşarı Prof. Dr. Erslan Arslan, Kocaeli
Valisi Ercan Topaca, TÜBİTAK Başkanı
Prof.Dr. Yücel Altunbaşak, Bilim Sanayi ve
Teknoloi Genel Müdürü Prof.Dr. Cevahir
Uzkurt ödül alan firma kuruluşları ile
sanayici ve işadamları katıldı.
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
tarafından 2008 yılından itibaren
desteklediği 17 firma ödüllendirildi. Ödül
töreni öncesinde konuşan Bilim Sanayi
ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Ar-Ge
Merkezleri sayısının yeterli olmadığını
belirterek şunları söyledi: "Sanayi
firmalarımızda Ar-Ge birimleri var ama biz
bunların kurumsal kimlik kazanmalarını
istiyoruz. Bu amaçla 2008 yılında Ar-Ge
Kanunu'nu çıkardık. Bu kanunla 50 ve
üzeri Ar-Ge personeli istihdam eden
firmalara Ar-Ge merkezi belgesi vermeye
başladık. Ar-Ge merkezi belgesi alan
firmalara çok önemli muafiyetler sağladık.
Bugün özel sektör Ar-Ge merkezlerinin
sayısı 154'e, bu merkezlerde istihdam
edilen Ar-Ge personeli sayısı 22 bine
ulaştı. 154 Ar-Ge merkezi rakamına
ulaşmak elbette sevindirici ama yeterli
değil."
Üniversite sanayi işbirilğine önem
veriyoruz
Üniversite ve sanayi işbirliğine önem
verdiklerini söyleyen Bakan Işık
konuşmasını söyle sürdürdü: “Sanayimizin
Ar-Ge ve inovasyon kapasitesini artırmak
için, Üniversite-Sanayi işbirliğine çok
önem veriyoruz. Sanayi işbirliğini artırmak
için yollara düştük, 2013 yılında 26
Kalkınma Ajansı Bölgesinde tüm Türkiye'yi
kapsayacak şekilde toplantılar yaptık.
Bugün yapacğaımız çalıştaya, Ar-Ge
merkezlerimizle birlikte, Kamu Araştırma
Merkezleri ile Teknoloji Transfer Ofisi
yöneticilerimizi de davet ettik. Böylece
Ar-Ge ekosisteminin aktörlerinin birlikte
çalışmasını, sinerji oluşmasını ve işbirliği
alanlara geliştirmelerini bekliyoruz."l
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I MART-NİSAN 2014
OSB HABERLER
OSB'ler şirket kurma şartı
aranmaksızın EPDK'dan üretim
ve dağıtım lisansı alacak
42
Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'na göre kurulan OSB'lerden
gerekli şartları sağlayanlar Türk Ticaret Kanunu hükümlerine
göre şirket kurma şartı aranmaksızın, Enerji Piyasası Düzenleme
Kurumu'ndan (EPDK), elektrik piyasasında faaliyet göstermek
üzere OSB üretim veya OSB dağıtım lisansı alarak onaylı sınırları
içerisinde üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunabilecek.
O
rganize Sanayi Bölgeleri Kanunu'na
göre kurulan OSB'lerden gerekli
şartları sağlayanlar Türk Ticaret Kanunu
hükümlerine göre şirket kurma şartı
aranmaksızın, Enerji Piyasası Düzenleme
Kurumu'ndan (EPDK), elektrik piyasasında
faaliyet göstermek üzere OSB üretim
veya OSB dağıtım lisansı alarak onaylı
sınırları içerisinde üretim veya dağıtım
faaliyetlerinde bulunabilecek. OSB'lerin
lisansları bir defada en çok 49 yıl için
verilecek. Lisanslar için geçerli olacak asgari
süre on yıl olacak. Lisans sahibi OSB'nin
onaylı sınırları içerisinde mülkiyeti kendisine
belirlenmesi, ürettiği veya serbest tüketici
sıfatıyla temin ve tedarik ettiği elektrik
enerjisinin katılımcılarının kullanımına
sunulması, OSB'lere lisans verilmesi
ve dağıtım bedelleri ile diğer hizmet
bedellerinin belirlenmesi ve yürütülecek
diğer faaliyetlerle ilgili hususları kapsıyor.
Lisanslar 49 yıl için verilecek
Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'na
göre kurulan OSB'lerden gerekli
şartları sağlayanlar Türk Ticaret Kanunu
hükümlerine göre şirket kurma şartı
aranmaksızın, Enerji Piyasası Düzenleme
Kurumu'ndan (EPDK) OSB üretim
veya OSB dağıtım lisansı alarak onaylı
sınırları içerisinde üretim veya dağıtım
faaliyetlerinde bulunabilecek. OSB'ye
verilecek lisanslar bir defada en çok 49 yıl
için verilecek. Lisanslar için geçerli olacak
asgari süre on yıl olacak. Lisans sahibi
OSB'nin onaylı sınırları içerisinde mülkiyeti
kendisine ait elektrik tesislerinin işletmesi
OSB'ye ait olacak. OSB hizmet alımı yoluyla
elektrik tesislerinin işletmesini diğer gerçek
veya tüzel kişilere yaptırabilecek ancak bu
durum, OSB'nin lisanstan kaynaklanan
yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacak.
ait elektrik tesislerinin işletmesi OSB'ye ait
olacak.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun
Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik
Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik
Resmi Gazete'de yayımlandı.
Yönetmelik, Organize Sanayi Bölgeleri
Kanunu'na göre kurulan OSB'lerin, OSB
dağıtım veya üretim lisansı alarak elektrik
piyasasında faaliyette bulunmak istemeleri
halinde, Elektrik Piyasası Kanunu'nun
13. maddesi çerçevesinde yürütecekleri
faaliyetlere ilişkin hak ve yükümlülüklerinin
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
OSB'ye uygulanacak lisans alma, yıllık
lisans, lisans yenileme, lisans tadili ve lisans
sureti çıkartma bedelleri her yıl için Kurul
tarafından belirlenerek Resmî Gazete'de
yayımlanacak ve Kurum İnternet sayfasında
duyurulacak. Organize Sanayi Bölgeleri
Kanununun geçici 8. maddesi kapsamındaki
OSB'ler, söz konusu hüküm uyarınca ıslah
şartlarını tamamlamadan ve onaylı sınırları
içerisindeki mevcut dağıtım tesislerinin
mülkiyetini edinmeden lisans başvurusunda
bulunamayacak. Dağıtım lisansı sahibi
olmayan organize sanayi bölgesinin onaylı
sınırları içindeki dağıtım faaliyeti, bölgedeki
OSB üretim önlisans ve lisans
başvurusu
OSB üretim lisansı kapsamında
yürütülebilen üretim faaliyeti, OSB
katılımcılarının elektrik enerjisi ihtiyaçlarını
karşılamak amacıyla onaylı sınırlar
içerisinde üretim tesisi kurulması, işletmeye
alınması, elektrik enerjisi üretimi, üretilen
elektrik enerjisi veya kapasitesinin onaylı
sınırları içerisinde satışını kapsayacak.
Üretim faaliyetinde bulunmak isteyen
OSB, Kuruma önlisans başvurusunda
bulunmak zorundadır. OSB, önlisans almak
için, Kurul tarafından belirlenen ve Kurum
İnternet sayfasında yayımlanan "OSB
Üretim Faaliyeti için Önlisans ve Lisans
Başvurularında Sunulması Gereken Bilgi
ve Belgeler Listesi" uyarınca sunulması
gereken belgeleri ibraz etmek suretiyle
Kuruma başvuracak.
OSB dağıtım lisansı başvurusu
OSB dağıtım lisansı kapsamında
yürütülebilen dağıtım faaliyeti, elektrik
enerjisi veya kapasitesinin OSB
katılımcılarının kullanımına sunulması ve
bu faaliyetlere ilişkin diğer hizmetlerin
yürütülmesini kapsayacak. Dağıtım
faaliyetinde bulunmak isteyen OSB, Kuruma
dağıtım lisansı başvurusunda bulunmak
zorunda olacak.. OSB, dağıtım lisansı almak
için, Kurul tarafından belirlenen ve Kurum
İnternet sayfasında yayımlanan "OSB
Dağıtım Faaliyeti için Lisans Başvurusunda
OSB HABERLER
dağıtım şirketi tarafından yürütülecek.
Bu durumdaki organize sanayi bölgeleri,
katılımcılarından dağıtım bedeli talep
edemeyecek, katılımcılarının serbest
tüketici olmaktan kaynaklanan haklarını
kullanmalarına ve elektrik piyasalarında
faaliyet göstermelerine engel olamayacak.
Dağıtım lisansının Kurul tarafından sona
erdirilmesi halinde, OSB'nin onaylı sınırları
içerisindeki tesislerin işletme hakkı
bölgedeki dağıtım şirketine eş zamanlı
devredilecek. Devre ilişkin usul ve esaslar
devir ile ilgili Kurul kararında düzenlenecek.
Bu durumdaki OSB, yeniden dağıtım lisansı
alarak dağıtım faaliyeti yürütene kadar,
OSB'nin onaylı sınırları içerisindeki dağıtım
faaliyeti bölgedeki dağıtım şirketi tarafından
yürütülecek. OSB, katılımcılarının elektrik
enerjisi veya kapasitesi ihtiyacını karşılamak
amacıyla serbest tüketici sıfatıyla elektrik
enerjisi temin edebilecek.
43
Organize sanayi bölgeleri (OSB), şirket kurma şartı aranmaksızın, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan (EPDK) lisans alarak elektrik üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunabilecek. OSB’lere üretim ve dağıtım lisansları bir defada en çok 49 yıl için verilecek ve lisanslar asgari 10 yıl geçerli olacak.
Sunulması Gereken Bilgi ve Belgeler Listesi"
uyarınca sunulması gereken belgeleri ibraz
etmek suretiyle Kuruma başvuracak.
Lisansların tadil edilmesi, yenilenmesi
Lisans, OSB'nin talebi veya ilgili mevzuat
kapsamındaki uygulamaların gerektirdiği
durumlarda ya da yasal değişiklik hallerinde
tadil edilebiecek. Lisans sahibi tüzel kişinin
adres ve unvan değişikliğine ilişkin lisans
tadilleri ilgili ana hizmet birimi tarafından
yapılacak. OSB'nin talebiyle yapılacak
tadillerde, Kurulun tadil hakkındaki olumlu
kararının tebliğinden itibaren otuz gün
içerisinde lisans tadil ücretinin Kurum
hesabına yatırıldığına ilişkin belgenin
Kuruma ibraz edilmesi kaydıyla, lisans
tadili Kurum tarafından gerçekleştirilecek.
Bu yükümlülüğün, yukarıda belirtilen süre
içerisinde yerine getirilmemesi halinde,
lisans tadili talebi reddedilmiş sayılacak.
Reddedilmiş sayılan lisans tadil talebine
ilişkin konuda, yeniden lisans tadil talebinde
bulunulması halinde ise her defasında lisans
tadil ücreti bir kat artırılarak uygulanacak.
Lisans yenileme talebi, yürürlükteki lisans
süresinin bitiminden en erken bir yıl,
en geç dokuz ay önce, lisans sahibinin
Kuruma yazılı olarak başvurması suretiyle
yapılabilecek.
Her defasında en fazla 49 yıl için
yenilenebilecek
Lisans, lisans sahibi OSB'nin talebi üzerine,
lisans süresinin bitiminden başlamak üzere
ve Kanunda öngörülen asgari süreler
gözetilmek suretiyle her defasında en
fazla 49 yıl için yenilenebilecek. OSB'nin
sahibi olduğu lisansın sona ermesine
ilişkin işlemler Elektrik Piyasası Lisans
Yönetmeliğine göre gerçekleştirilir. Lisans
sona ermeden önce OSB, katılımcılarının
aleyhine bir sonuç doğmaması için gerekli
tedbirleri alır ve alınan tedbirleri Kuruma
bildirecek.
Lisans kapsamındaki faaliyetler
OSB, katılımcılarının elektrik enerjisi
ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, bu
Yönetmelik hükümleri çerçevesinde elektrik
enerjisi üretimi faaliyetinde bulunabilecek
veya serbest tüketici vasfıyla elektrik
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I MART-NİSAN 2014
OSB HABERLER
bünyesindeki Piyasa Mali Uzlaştırma
Merkezi muhatap alınacak.
Mevcut OSB üretim lisansı başvuruları
44
OSB, katılımcılarının elektrik enerjisi veya kapasitesi ihtiyacını karşılamak amacıyla serbest tüketici sıfatıyla elektrik enerjisi temin edebilecek.
enerjisi satın alabilecek. OSB'nin üretim
tesisi kurması durumunda, üretim tesisi
ilgili mevzuat çerçevesinde iletim veya OSB
dağıtım sistemine bağlanacak. OSB, onaylı
sınırları içerisinde, dağıtım tesislerinin
kurulması, işletilmesi, elektrik enerjisinin
dağıtımının yapılması ve ilgili diğer
hizmetlerin yerine getirilmesi faaliyetlerini
yürütecek. OSB, Kurumdan her bir faaliyet
ve aynı faaliyetin yürütüldüğü her bir tesis
için ayrı lisans alacak. Onaylı sınırları dışında
elektrik piyasasında faaliyet gösterilmesi
ilgili mevzuat hükümlerine tabi olacak.
Lisans kapsamındaki görev ve
sorumluluklar
OSB, onaylı sınırları içerisinde katılımcılarına
elektrik enerjisi temin etmekten, dağıtım
tesislerinin gerekli yenileme ve genişleme
yatırımları ile işletme ve bakımını
yapmaktan, elektrik enerjisinin; verimli,
kaliteli, kesintisiz ve güvenilir olarak
katılımcılarına sunumu ve kayıp-kaçağın
önlenmesi ile ilgili her türlü önlemi
almaktan, katılımcılarına eşit taraflar
arasında ayrım gözetmeksizin sisteme erişim
ve sistemi kullanım imkanı sağlamaktan
sorumlu olacak. OSB'nin onaylı sınırları
içerisindeki elektrik piyasasına ilişkin
faaliyetlerini ilgili mevzuata uygun
olarak yürütmesi esas olacak. OSB, ölçü
devrelerinin kontrolü ve sayaç endekslerinin
okunması ile tahakkuk ve tahsilatından
sorumlu tutulacak.
Denetim
OSB'nin piyasa faaliyetlerinin, ilgili
mevzuata uygun olarak gerçekleştirilip
gerçekleştirilmediği Kurum tarafından
denetlenecek. Bu Yönetmelikte hüküm
bulunmayan hallerde ilgili mevzuat
hükümleri uygulanacak. Yönetmeliğin
uygulanmasından doğan anlaşmazlıklarda,
anlaşmazlığın çözümü için Kuruma
başvuruda bulunulabilecek.
Tesislerin OSB'lere devir işlemleri
Dağıtım lisansı sahibi organize sanayi
bölgesinin onaylı sınırları içerisinde olup,
bedelsiz olarak veya sembolik bedelle
Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketine
devredilen dağıtım tesislerinin mülkiyeti
ve işletme hakları bu Yönetmeliğin yayımı
tarihinden itibaren 180 gün içerisinde
devir tarihinden itibaren yapılan yatırım
tutarlarının finansal maliyetlerinin
eklenmesiyle bulunacak olan bedelle ilgili
organize sanayi bölgesine devredilecek.
Bu süre içerisinde devralma işlemlerini
tamamlamış olan OSB'ler, devralma
tarihinden itibaren otuz gün içerisinde
OSB Dağıtım Lisansı almak üzere Kuruma
başvuracak.
Epiaş'ın faaliyete başlaması
Bu Yönetmelikte Enerji Piyasaları İşletme
Anonim Şirketi(EPİAŞ) ile ilgili olarak
düzenlenen hususlarda, EPİAŞ piyasa
işletim faaliyetine başlayana kadar, TEİAŞ
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
Bugün itibarıyla EPDK, Kurum tarafından
henüz sonuçlandırılmamış olan OSB üretim
lisansı başvuruları, önlisans başvurusu
olarak değerlendirilecek ve bu Yönetmelikte
düzenlenen önlisans başvurularına
ilişkin düzenlemeler çerçevesinde
sonuçlandırılacak. Bugün itibarıyla uygun
bulma kararı verilmiş olan OSB üretim
lisansı başvuruları ile ilgili olarak uygun
bulmaya ilişkin Kurul kararları kaldırılarak
bu OSB'lerin başvuruları önlisans
başvurusu olarak değerlendirilecek ve bu
Yönetmelik kapsamındaki yükümlülüklerin
tamamlanması için ilgili OSB'lere
doksan günlük süre verilecek. OSB'nin,
bu süre içerisinde de yükümlülüklerini
tamamlayamaması veya başvurudan
vazgeçildiğinin Kuruma yazılı olarak
bildirilmesi halinde, söz konusu tüzel kişinin
başvurusu Kurul kararı ile reddedilir ve
ilgili başvuru kapsamında Kuruma sunulan
teminat mektubu iade edilecek.
Mevcut OSB dağıtım lisansı
başvuruları
14 Mart 2014 itibarıyla EPDK'ya yapılmış
olan OSB dağıtım lisansı başvuruları
hakkındaki işlemlere, mevcut haliyle bu
Yönetmelik hükümleri çerçevesinde devam
edilecek.
Mahsup yöntemiyle geri ödeme
Bugüne kadarki dönemde; OSB
katılımcısının bağlantısı için gerekli olan
OSB dağıtım tesislerinin yapımı; OSB
dağıtım sisteminin mevcut durumunun
bağlantı talebinin karşılanması için uygun
olmaması ve genişleme yatırımı veya yeni
yatırımın gerekli olması nedeniyle OSB
katılımcısı tarafından üstlenilmişse, dağıtım
bedellerinden mahsup edilmek suretiyle
karşılanan yatırım tutarının geri ödemesine,
gerçekleşen yatırıma ilişkin toplam harcama
tutarının tamamı karşılanana kadar aynı
yöntem ile devam edilecek. On yıl içerisinde
bu madde kapsamında gerçekleşen yatırıma
ilişkin toplam harcama tutarlarının geri
ödemesi tamamlanamadığı takdirde,
bakiye tutar ilgili katılımcılara onuncu yılın
sonunda defaten ödenecek.l
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu Yönetmeliği yürürlüğe girdi,
böylece bu bölgelerde üretim yasağı kalkmış oldu. Artık Ar-Ge
çalışmalarının yanı sıra üretim faaliyetleri de desteklenecek.
A
r- Ge projesini tamamlayan şirket 3 ay
içinde yeni bir proje sunmazsa, bölge
dışına çıkarılacak. Buradaki firmalarda
çalışan destek personeli de Ar-Ge personeli
gibi desteklerden yararlanacak. Teknoloji
Geliştirme Bölgeleri dışında yapılan Ar-Ge
faaliyetleri de kısmi olarak istisnalardan
yararlanabilecek.
Teknoparklar ve teknokentlerin oluşturduğu
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’ne yönelik
özel destek uygulamalarını içeren 6170
Sayılı Kanun’un uygulama yönetmeliği,
kanun çıktıktan 3 yıl sonra yayınlandı.
Teknoloji üreten ve Ar-Ge çalışmaları
yapan firmalara vergisel açıdan avantajlar
sağlayan kanunun uygulama yönetmeliği
ile birlikte, bir yandan kanunla yapılan
değişiklikler uygulanabilir hale getirildi.
Ayrıca 2008 yılında çıkarılan Ar-Ge Kanunu
ile Teknoloji Geliştirme Bölgeleri arasındaki
uygulama farklılıkları giderildi. Sistem
Global Danışmanlık tarafından Teknoloji
Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği
ile getirilen düzenlemelere ilişkin hazırlanan
rapor şöyle:
Muafiyet ve istisnalar genişletildi
Muafiyet ve istisnaların uygulanma
tarihleri 2011 yılında çıkarılan kanunla 31
Aralık 2013’ten, 2023 yılına uzatılmıştı,
yönetmelikle birlikte bu değişiklik ile Ar-Ge
Kanunu arasında paralellik sağlandı.
Ar-Ge çalışmalarını bölge dışında
gerçekleştirmek zorunda kalan
personelin, dışarıda geçirdikleri dönemde
faydalanamadıkları istisnalardan,
yeni yönetmelikle birlikte kısmen
yararlanabilecekler.
Bu kapsamda yapılan çalışmalar Teknoloji
Geliştirme Bölgesi yönetimi tarafından
onaylandıktan sonra, bölge dışında
geçirdiği sürelere ait ücretleri; firmanın
Ar-Ge personeli için yüzde 25, üniversite
bünyesinde kadrolu olan öğretim elemanları
için yüzde 50 oranında gelir vergisi kapsamı
dışında tutulacak.
Yeni yönetmelikte araştırmacı, yazılımcı ve
Ar-Ge personeli tanımlarının kapsamları
değiştirildi ve bu tanımlamalara destek
personelleri ve teknisyenler eklendi.
Daha önce Ar-Ge personelleri için geçerli
olan muafiyet ve istisnalar destek
personelleri ve teknisyenler için de geçerli
hale getirildi.
Destek personeli hesaplamalarında Ar-Ge
personel sayısının yüzde 10’unu aşmaması
kaydıyla, brüt ücreti en az olan destek
personellerine her türlü vergi istisnası
uygulanacak. Kanun ile getirilen ‘teknolojik
ürün’ tanımı yönetmeliğe de dahil edildi.
Daha önceki yönetmelikte Teknoloji
Geliştirme Bölgesinde üretime yönelik
Daha önce Teknoloji Geliştirme Bölgesinde
yer alıp da Ar-Ge Desteği Kanunu’ndan
yararlanamayan şirketlere seçimlik hak
getirilerek, istenmesi halinde bu kanundan
da yararlanabileceği hükme bağlandı.
Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde yer
alan firmaların 3’er aylık faaliyetleri
Mali Müşavir veya Yeminli Mali Müşavir
tarafından onaylanacak. Onaylanacak bu
belgeler, yönetici şirkete teslim edilecek.
TEYDEB, SANTEZ gibi destek programından
yararlanan projeler, Teknoloji Geliştirme
Bölgelerine girerken ayrı bir inceleme ve
onaya tabi tutulmayacak.
Teknoloji Geliştirme Bölgelerindeki ArGe projesini tamamlamış şirketler 3 ay
içinde yeni bir proje sunamazsa, mevcut
kira sözleşmesi dikkate alınmaksızın
bölgeden ihraç edilecek. Bu düzenleme
ile bir yandan firmaların daha çok Ar-Ge
çalışması yapması, bunun olmaması halinde
de dışarıda kalan firmaların Teknoloji
Geliştirme Bölgelerinde yer bulması
amaçlanıyor.
Yönetici şirketlere getirilen
sorumluluklar
Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde yönetici
şirketlerine, bölgede daha fazla Ar-Ge
yaptırılması amacıyla bazı sorumluluklar da
getirildi.
Yönetici şirketler bölge faaliyete geçtikten
sonra; üç yıl içerisinde teknoloji transfer
ofisinin kurulması, bölge içerisinde KOSGEB
tarafından işletilen teknoloji geliştirme
merkezi yok ise en geç bir yıl içerisinde
kuluçka merkezi kurmak zorunda olacaklar.
Değerlendirme Kurulu üyeliklerinden DPT
ve TTGV temsilcileri çıkarılırken, yerine
Maliye ve Kalkınma Bakanlığı temsilcileri
getirildiler.
Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde faaliyet
gösterecek kuluçka firmaları için yönetici
şirketler, Ar-Ge projesi sahibi firmalardan
aldıkları kiraların yüzde 25’ini aşmayacak
miktarda indirimli yer tahsis edebilecekler.
Bu tahsis süresi en fazla 36 ay olacak.l
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I MART-NİSAN 2014
OSB HABERLER
Teknoparklarda
üretime yeşil ışık
yasaklamalar kaldırıldı. Artık Ar-Ge’nin
ticarileştirilmesi amacına ulaşılabilmesi için
proje geliştirme yanı sıra üretim yapılmasına
da olanak sağlandı. Teknoloji Geliştirme
Bölgelerindeki bildirimler artık Maliye
Bakanlığı yerine veri dairesine yapılacak.
45
OSB HABERLER
46
TAYSAD Genel Kurulu'nda Bakan
Fikri Işık'tan sanayicilere yol müjdesi
TAYSAD'ın 36. Genel Kurulu'nda
bir konuşma yapan Bilim,
Sanayi ve Teknoloji Bakanı
Fikri Işık, Bölgede faaliyet
gösteren sanayiciye yol
müjdesi verdi. Işık, yapılacak
çalışmalarla OSB’lere ışığa
takılmadan şehir içine
girmeden kısa zamanda
ulaşacağını belirtti.
T
aşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneğinin
(TAYSAD) 36. genel kurulunda konuşan
Işık, geçen ayın sonunda Otomotiv Yan
Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde
Otomotiv Teknolojileri Araştırma Geliştirme
San. ve Tic. AŞ'nin (OTAM) açılışının
gerçekleştirildiğini hatırlatarak, otomotiv
yan sanayicilerinin Ar-Ge, test ve patent gibi
konulara büyük önem verdiğini görmekten
memnuniyet duyduğunu söyledi.
Işık, 154 Ar-Ge merkezi bulunduğunu,
60'ının otomotiv sektöründen olduğunu
belirterek, ''Geçtiğimiz günlerde Ar-Ge
merkezleriyle ilgili önemli bir zirve yaptık,
Ar-Ge merkezleri performans endeksinin
2012 sonuçlarını açıkladık. Endeks
puanları kabul edilir düzeyde ancak daha
da iyileştirmemiz gerektiği de çok açık bir
gerçek'' diye konuştu.
Ar-Ge merkezi kurmak için gerekli personel
sayısını 50'den 30'a indirdiklerini anımsatan
Işık, daha fazla TAYSAD üyesinin Ar-Ge
merkezi kurmasını istediklerini kaydetti.
Otomotiv sektörünün dünyada öne çıkan,
temel sektörlerden olduğunu vurgulayan
Işık, bu sektörü yalnızca kendisi için değil,
çok geniş bir yan sanayi örgütlenmesi
olduğu için de önemsediklerini dile getirdi.
Işık, TAYSAD üyelerine şöyle seslendi:
"Otomotiv Strateji Belgesi'ni başarıyla
uyguluyoruz. Bu yıl süresi bitecek
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık
belgenin revizyonuyla ilgili çalışmaları da
başlatıyoruz. Revizyon sürecinde de sizden
azami katkı bekliyoruz. Sektörde, 2013
yılında dengeli dış ticaret yaptık. İhracatımız
da ithalatımız da 17 milyar dolar düzeyinde
gerçekleşti. 2023 yılında, otomotiv
sektörünün 75 milyar dolar civarında
ihracatını hedefliyoruz."
Otomotiv sanayisinde yeni teknolojiler
Küresel ısınmayla çevresel faktörler
konusundaki bilinç ve beklentinin
arttığını dile getiren Işık, şöyle devam etti:
''Otomotiv sanayisinde araç hafifletme, yeni
malzemeler ve yeni teknolojiler konusunda
çalışmalar her geçen gün artıyor. Yan
sanayimizin de gelişmelere hazır olması
gerekiyor. Özellikle yeni nesil, çevre dostu,
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
hibrid, elektrikli araçlar konusunda adım
atmalıyız. Özellikle gelişmiş ekonomilerde
tüketici tercihleri daha esnek hale gelmeye
başladı, tercihler de bireyselleşiyor. Seri
üretim mantığı yavaş yavaş gerileyecek gibi
duruyor. Bu ihtiyaca cevap vermenin yolu
da ana ve yan sanayide Ar-Ge, tasarım ve
inovasyon çalışmalarına yoğunlaşmaktan
geçiyor."
Yazılım Strateji Belgesi
Işık, otomotiv teknolojisinde ortaya çıkan,
kendi kendine park eden sistemler, sensörler,
uyarı sistemleri gibi birçok yeniliğin yazılım
kaynaklı olduğuna işaret ederek, yazılım
konusuna ayrı önem vermek durumunda
olduklarını kaydetti.
OSB HABERLER
Işık, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Bugün
yazılım, her sektör için olmazsa olmaz
özellik taşıyor. Yazılımı ülkemizin geleceği
açısından stratejik sektör görüyoruz. Bu
nedenle Yazılım Strateji Belgesi'ni hazırlama
kararı aldık. İnşallah bu yıl içinde özellikle
bitirmiş olacağız. Üretim için yazılımı çok
daha önemseyeceğiz. OSB'lerde, üretim
merkezlerinde yazılımın ağırlığını gittikçe
artırıp, ürünümüzün katma değerini
daha fazla yükseltmek durumundayız.
Bu açıdan Gebze'de kuracağımız Bilişim
Vadisi'nin otomotiv sektörüne de yeni soluk
getireceğine inanıyorum. Bu yıl inşallah
Bilişim Vadisi'nin birinci etabı altyapı
çalışmalarına başlayacağız."
47
TAYSAD Genel Kurulu
Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği'nin
(TAYSAD) 36'ncı Genel Kurulunda konuşan
Işık, 2002 yılında 91 bin otomobil satılan
Türkiye'de bu rakamın geçen yıl 664 bine
çıktığını belirtti.
Türkiye'nin otomobil sahipliği konusunda
henüz yerli markası olmayan bir ülke
konumunda olduğunu ifade eden Işık, "Yan
sanayisi çok güçlü, dünya ile rekabet ediyor
ancak kendi markamız yok. Bu noktadaki
eksiğimizi gidermenin gayreti içindeyiz.
Yalnız bu olaya bir 'kuru milliyetçilik' olarak
yaklaşmıyoruz. Alanı iyi analiz etmek,
önümüzdeki fırsatları, riskleri iyi hesap
etmek durumundayız'' diye konuştu.
TÜBİTAK'ta elektrikli araçla ilgili çağrı
yaptıklarını anımsatan Işık, iki aşamalı bir
sürecin işletildiğini, birinci aşamada 20
civarında teklifin geldiğini, ikinci aşamaya
ise 6 firmanın teklif verdiğini kaydetti.
Son değerlendirmelerin yapıldığına işaret
eden Işık, "Yerli araç konusunda otobüs,
ticari araç ve otomobille ilgili teklif
var. Bu ayın sonuna kadar bu teklifleri
değerlendirip, sonuçlandırmak istiyoruz.
Elektrikli araç üretimi için 100 milyon
liraya kadar destek vermek istiyoruz. Ama
TAYSAD Başkanı Dr. Mehmet Dudaroğlu ve
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık
burada sonuç odaklıyız." şeklinde konuştu.
Işık, bakanlığını ve sektörü yakından
ilgilendiren 5 önemli düzenleme yaptıklarını
anımsatarak, bunlardan birisinin kamu
alımlarında teknolojik yerli üründe fiyat
yüzde 15 pahalı olsa bile alma zorunluluğu
getirdiklerini söyledi.
Bir diğer düzenlemeyle de yeni teknolojiyle
ilgili üretim yapan şirketlerin kamu ihalesine
girmesinde en fazla karşılaştığı iş bitirme
belgesi temini sorununa çözüm getirdiklerini
vurgulayan Işık, ''İş bitirme Belgesine denk
belgeyi bakanlık olarak biz vereceğiz.
Şirketin önündeki devasa engeli ortadan
kaldıracağız'' dedi.
Üretime Kurumlar Vergisi katkısı
Işık, patent, tasarım, model geliştirmeyle
ilgili gelişmelerin mutluluk verici olduğunu
belirterek, ''İnsanların bu üretimlerinin
mutlaka sonucu olmalı, bu ülkeye bir değere
dönüşmeli. Bu ülkeye, bu noktada değer
katan herkese, ödemesi gereken kurumlar
vergisinin yarısını kendisine iade ederek
biz de bir ödül vermiş olacağız. İstiyoruz ki
yerli üretimimiz artsın, ithalat bağımlılığımız
azalsın'' diye konuştu. Cari açık rakamlarına
da değinen Bakan Işık, şunları kaydetti:
''Geçen yılın aynı ayına göre 1 milyar dolar
civarında cari açığımız azaldı. Yürürlüğe
koyduğumuz tedbirler sonuç vermeye
başladı. Sanayi üretim endeksimiz de
beklentilerin üzerinde arttı. Türkiye bu yıl
artık cari açık baskısıyla değil, ihracat bazlı
bir büyüme yaşayacak.l
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I MART-NİSAN 2014
OSB HABERLER
48
Konyalı sanayici
8 yeni pazar keşfetti
Konya Sanayi Odası (KSO)
Başkanı, TOBB Yönetim
Kurulu Üyesi Memiş Kütükcü,
Konya’nın 2013 yılı ihracat
rakamlarını değerlendirdi.
T
ürkiye İhracatçılar Meclisi verilerine
göre, Konya’nın ihracatının yüzde
7.16 artış ile yüzde 5.75 olan Türkiye
ortalamasının üzerinde artış göstererek,
1 milyar 386 milyon 523 bin dolara
ulaştığını belirten Başkan Kütükcü, “Konyalı
sanayicilerimiz tüm sorunlara rağmen
üretmeye, ihracat yapmaya devam ediyor.
Ancak Konya’nın 2023 hedefleri için
ihracatını daha yüksek oranlarda artırması
gerekmektedir” dedi.
Geçen yıl 186 ülkeye ihracat yapan
Konya’nın 67 ilden daha fazla ihracat
gerçekleştirdiğini ve 8 yeni pazar daha
keşfettiğini belirten Başkan Kütükcü, bu
pazarların Dominika, Eritre, Faroe Adaları,
Haiti, Hollanda Antilleri, Kamboçya,
Mynmar, Surinam olduğunu kaydetti.
Ortadoğu ve Asya ön sırada
Başkan Kütükcü, Konya’nın 2013 yılında
ihracatının yüzde 48’ini Ortadoğu ve
Asya ülkelerine, yüzde 25.5’ini Avrupa’ya,
yüzde 10,64’ünü Afrika’ya, yüzde 3,46’sını
Amerika’ya, yüzde 12,15’inin ise diğer
ülkelere yaptığını açıkladı.
Konya’nın toplam ihracatının yüzde 41’ini
taşıt araçları ve sanayi sektörü ile makine
ve aksamları sektörünün yaptığını bildiren
Başkan Kütükcü, “İhracatımızda ilk üç
sırada, taşıt araçları yan sanayi, makine
ve aksamları ile hububat, bakliyat, yağlı
tohumlar ve mamulleri sektörü yer aldı.
Taşıt araçları ve yan sanayi sektörü 2013’te
ihracatını yüzde 5,64 artırırken, makine ve
aksamları sektörünün ihracatı yüzde 9.30
Konya Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükçü
arttı. İhracatta en yüksek artışı ise yüzde
23.83 ile iklimlendirme sanayi yakaladı”
şeklinde konuştu.
Kasım ayında ihracat rekoru kırıldı
Konya ihracatıyla ilgili yapılan açıklamada,
bazı bilgilere de yer verildi. Buna göre;
2013’te ihracatçı firma sayısı yüzde 6
artarak 1361’e ulaştı. Aylık bazda en fazla
ihracat 136 milyon dolar ile Kasım ayında
yapıldı. 2008 yılında Konya’nın ihracatında
3. sırada yer alan Irak, son 5 yıldır ilk sırada.
Konya, 2007 yılından bu yana dış ticaret
fazlası veriyor. Ayrıca Konya Organize Sanayi
Bölgesi’ndeki firma sayısı 2013’te bir önceki
yıla göre yüzde 9.5 artarak 420’den 460’a
yükseldi.
2014 yılı rekor ihracatla başladı
2014 yılına rekor ihracatla başlayan
Konya’nın ihracat rakamlarında yükseliş
trendi devam ediyor. Ocak ayı ihracatını
bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 46,2
artıran Konya’nın ihracatı, Şubat ayında da
yüzde 16,8 arttı.
Konya’nın ihracat rakamlarını değerlendiren
Konya Sanayi Odası Başkanı, TOBB Yönetim
Kurulu Üyesi Memiş Kütükcü, Şubat ayı
ihracatını geçen yılın aynı ayına göre
yüzde 16.8 artıran Konya’nın, 2014’ün
ilk iki ayında 260.5 milyon dolar ihracat
gerçekleştirdiğini söyledi.
Başkan Kütükcü, Ocak ayında 137. 7 milyon
dolar ihracat yapan Konya’nın, Şubat ayında
122.8 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiği,
böylece Konya’nın yılın ilk iki ayındaki
ihracat rakamının 260.5 milyon dolara
ulaştığı bilgisini verdi.
Konya’nın Şubat ayı ihracat artış oranı
yüzde 16.8 ile, yüzde 4.3 olan Türkiye
ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Konyalı
sanayicilerin Şubat ayında en fazla yaptığı
ilk 10 ülke ise : “Irak, Almanya, Suudi
Arabistan, İran, Rusya, Mısır, Libya, ABD,
Cezayir ve Suriye” olarak gerçekleşti.l
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
Hedef teknolojik ürün
ve zengin pazar olmalı
49
Gaziantep, Şubat ayında 528
milyon 813 bin dolarlık ihracat
ile Türkiye toplam ihracatının
yüzde 4,3’ünü gerçekleştirdi.
G
aziantep, Şubat ayında 528 milyon
813 bin dolarlık ihracat ile Türkiye
toplam ihracatının yüzde 4,3’ünü
gerçekleştirdi. Şubat ayı ihracat rakamlarını
değerlendiren Gaziantep Ticaret Odası
(GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp
Bartık, Gaziantep ekonomisinin Türkiye
ekonomisine yaptığı katkıdan dolayı gurur
duyduğunu belirterek, hedefin teknolojik
ürün ve zengin pazar olması gerektiğini
söyledi.
Gaziantep’in Şubat ayında yüzde 13,6
oranında artışla Türkiye toplam ihracat
artışının üzerinde bir artış sağladığının altını
çizen Bartık, “Türkiye ihracatı Şubat ayında
geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,3
oranında bir artışla 12 milyar 93 milyon
dolar düzeyinde gerçekleşti. Gaziantep
ise aynı dönemde ihracatını yüzde 13,6
oranında artırdı ve toplam ihracatın
yüzde 4,3’ünü gerçekleştirme başarısını
gösterdi. Bu başarıya imza atan Gaziantep
iş dünyasını kutluyorum. Ancak başarıyı
sürdürülebilir kılmak için geleceği iyi
okumak zorundayız. Gelecek bize teknoloji
diyor, katma değer diyor, zengin pazarlar
diyor.” şeklinde konuştu.
"Girişimcilikte başarımızı ve cesaretimizi
teknolojik yatırımlarda kullanma zamanı
geldi" diyen Eyüp Bartık, “İhracatımıza
konu olan pazar ve ürün portföyümüzü
gözden geçirmeliyiz. Artık paranın azaldığı
ve azalmaya da devam edeceği açık olan
küresel ekonomide rekabet edebilmek ve
kazanabilmek için katma değeri yüksek
ürünler üretip bunları alım gücü yüksek
tüketicilerin var olduğu zengin pazarlara
OSB HABERLER
Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Bartık
Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Bartık
sunmak zorundayız. Teknolojiye yatırım
yapmak zorundayız. Ancak bu şekilde
dünyanın 10. büyük ekonomisi olma
hedefine ilerleyebiliriz.” diye konuştu
Erbil'de İrtibat Ofisi
Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Eyüp
Bartık, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin
Erbil kentinde kuracakları irtibat ofisiyle
Türk firmalarının Irak pazarında daha etkin
olacağını bildirdi.
İrtibat ofisinin firmaların Irak pazarına hızlı,
sonuç odaklı ve güvenle girebilmelerine
katkı sağlayacağını dile getiren Bartık,
Gaziantep ile Erbil arasında güçlü bir ticaret
ve işbirliği köprüsünün ilk adımını attıklarını
vurguladı.
Özellikle küçük ölçekli bir birçok firmanın
Irak pazarında yer almasını amaçladıklarına
işaret eden Bartık, şunları kaydetti: "Erbil
kentinde kuracağımız irtibat ofisiyle Türk
firmaları Irak pazarında daha etkin olacak.
Irak, ülkemiz için hem önemli hem de
vazgeçilmez bir pazardır. Nisan ayından
itibaren hizmet vermeye başlayacak
irtibat ofisinin ticari ilişkilerimizin daha da
gelişmesine önemli katkı sağlayacağına
inanıyoruz.".l
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I MART-NİSAN 2014
ÜLKE ARAŞTIRMASI
50
Irak yabancı yatırımcıya
ihtiyaç duyuyor
Türkiye’ye yönelik olumlu imaj, tarihsel ve kültürel bağlar, coğrafi
yakınlığın sağladığı lojistik avantajlar, Türk işadamlarının Irak’taki
etkinliği, Türk ürünlerine yönelik tercih önceliği, Türkiye’nin
Irak’taki etkisini güçlendirmektedir.
Coğrafi Konum
B
ir Ortadoğu (Ön Asya) ülkesi olan
Irak, kuzeyden Türkiye, doğudan İran,
güneydoğudan Basra Körfezi ve Kuveyt,
güneyden Suudi Arabistan, batıdan da
Ürdün ve Suriye ile çevrilidir. Türkiye ile 352
km, İran ile 1458 km, Ürdün ile 181 km,
Kuveyt ile 240 km, Suudi Arabistan ile 814
km ve Suriye ile 605 km sınıra sahiptir.
Türkiye ve İran sınırına yakın bölgelerde
dağlık arazilerin ve İran sınırında
bataklıkların görüldüğü çoğunlukla da
düzlük arazilerden oluşan Irak topraklarının
yüzde 13'ü tarım alanı, yüzde10'u otlak,
yüzde 4'ü orman ve çalılıktır.
En yüksek yerleri Handran (2625 m.)
ve Sincar Dağı (1500 m.)'dır. En önemli
Siyasi ve İdari Yapı
devlet başkanlığı ile beraber 8 yıl sürecek
olan Irak-İran Savaşı başlamıştır. Bu savaşta
Irak ekonomisi olumsuz etkilenmiş ve
Irak, Körfez ülkelerinden ve Batılı finans
kurumlarından yüklü miktarda borç almıştır.
1990 yılında Irak, Kuveyt'in petrol fiyatlarını
ve dolayısıyla Irak’ın petrol ihraç gelirlerini
düşürmek amacıyla kasten kapasitesinden
fazla petrol üretimi yaptığını ve iki ülkenin
ortak sınırlarındaki petrol sahalarından
Kuveyt’in petrol çaldığını ileri sürerek
Kuveyt’i işgal etmiş ve Irak, (I. Körfez
Savaşı olarak da anılan savaşın sonucunda)
Kuveyt’ten çekilmiş ve bunun üzerine 6
Ağustos 1990’da BM 661 sayılı kararıyla
Irak’a ekonomik yaptırımlar uygulanmaya
başlanmıştır. Nisan 1995’te BM ile petrol
karşılığı gıda ithalatı konusunda bir anlaşma
imzalanmış, Irak’ın her altı ayda bir 2 milyar
Amerikan doları petrol ihraç etmesine izin
verilmiştir. Bunun karşılığında ise gıda
maddesi ve temel insani malzemeler ithal
edilmesi için fon sağlanmıştır.
Saddam Hüseyin, 16 Temmuz 1979’da Irak
devlet başkanı olmuştur. Saddam Hüseyin’in
20 Mart 2003’te başlayan ABD askeri
müdahalesi ile başlayan süreçte Saddam
akarsuları kaynağı Türkiye'de olan Fırat ve
Dicle nehirleridir.
Bölgelere göre değişiklik arz eden bir
iklimi vardır. İç kesimlerde bulunan başkent
Bağdat'ta yıllık sıcaklık ortalaması 23 °C,
yıllık yağış ortalaması ise 140 mm'dir.
Basra şehrinde bu ortalama, 24°C /171
mm.'dir. Bağdat’ta en sıcak aylar Temmuz
ve Ağustos’tur. Bu aylarda en düşük ve en
fazla sıcaklıklar ort. 24-43°C’dir. Bağdat’ta
en soğuk ay 4-16°C ile Ocak’tır. Yağışın en
az olduğu aylar 1 mm ortalama ile HaziranEylül iken en iyi yağış ortalamasına sahip ay
28 mm ile Mart’tır.
Nüfus
34,4 milyon
Yüz Ölçümü
441.839 km2
Başkent
Bağdat
Kişi Başına Düşen Milli Gelir
5.439 Dolar
Büyüme Oranı
% 9,5
Döviz Kuru
1 Dolar = 1.17 Yeni Irak Dinarı
Başlıca Şehirler
Bağdat, Basra, Musul
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
Türkiye İstatistik
Kurumu (TÜİK) ile
Gümrük ve Ticaret
Bakanlığı işbirliğiyle
oluşturulan geçici dış
ticaret verilerine göre,
geçen yıl Irak'a ihracat
ise yüzde 10,5 artarak
10 milyar 822 milyon
dolardan 11 milyar 958
milyon dolara yükseldi.
Böylece Irak, Türkiye'nin
en fazla ihracat yaptığı
ülkeler sıralamasında
Almanya'dan sonra ikinci
sırada yer aldı.
Hüseyin yönetimi sona ermiştir. 22 Mayıs
2003’te Irak’a uygulanan ambargo
kaldırılmış, Irak’ta BM gözetiminde ve ABD
öncülüğünde yeni bir yönetim kurulmuştur.
15 Ekim 2005 tarihinde Irak’ta anayasa
taslağına ilişkin halk oylaması yapılmış,
Irak’taki siyasi sürecin son aşamasını
oluşturan genel seçimler de 15 Aralık 2005
tarihinde gerçekleştirilmiştir. Cumhurbaşkanı
seçilen Celal Talabani, 22 Nisan tarihinde
Nuri El-Maliki’yi hükümeti kurmakla
görevlendirmiş, Maliki 40 bakandan oluşan
yeni Irak Hükümeti’ni 20 Mayıs 2006
tarihinde kurmuştur.
Türkiye, Irak ile her zaman iyi ilişkiler
geliştirme yönünde çaba göstermiş, iki
ülke 1955 yılında Bağdat Paktı’nı, 1977’de
Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı’nı hayata
geçirmiştir (Kısa süreli kesintiler olmakla
birlikte, Ağustos 2007 itibarıyla KerkükYumurtalık petrol boru hattı yeniden
faaliyete geçirilmiştir). 1980’li yıllarda
Türkiye’nin izlediği dışa dönük ve ihracata
dayalı büyüme politikası neticesinde Irak,
Türkiye’nin önemli ticaret ortaklarında
biri olmuş, Türk müteahhitleri Irak’ta
önemli projeler gerçekleştirmiş; 1990
yılında Irak’ın Kuveyt’i işgal etmesi üzerine
Irak’a uygulanan ekonomik ambargoların
etkisiyle Türkiye Irak ile ilişkileri başta
ticaret olmak üzere kesintiye uğramıştır.
Yukarıda bahsedilen 2003 yılında başlayan
süreç sonucu, Türkiye-Irak ilişkileri, Irak’ın
yeniden yapılandırılması ve imarı olarak
adlandırılabilecek yeni bir döneme girmiştir.
2005 yılında halihazırdaki yeni anayasa
yürürlüğe girmiştir. Cumhurbaşkanı ve
Başbakan Parlamento içinden seçilmektedir.
Hükümet bakanlarının milletvekili olma şartı
bulunmamaktadır.
Nuri Al Maliki başkanlığında kurulan
mevcut hükümet 31 Bakanlıktan oluşan,
dört büyük grubun oluşturduğu milli
koalisyon hükümetidir.Ayrıca, Hükümette üç
Başbakan Yardımcısı da bulunmaktadır.
Irak, idari olarak 18 eyaletten (muhafazah)
oluşmaktadır. Bu eyaletler ve başkentleri
(parantez içerisinde verilmiştir); Bağdat
(Bağdat), Selahattin (Tikrit), Diyala (Bakuba),
Vasit (Kut), Maysan (Amara), Basra (Basra),
Zi Kar (Nasiriye), Mutanna (Samava),
Kadisiye (Divaniye), Babil (Hilla), Kerbela
(Kerbela), Necef (Necef), Anbar (Ramadi),
Nineve (Musul), Dohuk (Dohuk), Erbil (Erbil),
Kerkük (Kerkük), Süleymaniye (Süleymaniye).
Doğal Kaynaklar ve Çevre
Petrol, doğalgaz, fosfat ve sülfür Irak’ın
başlıca doğal kaynaklarıdır.
Petrol ve Doğalgaz
Petrol, Irak ekonomisinin dayandığı temel
sektördür. Ham petrol ihracatı milli gelirin
yüzde 60’ını, kamu gelirlerinin ise yaklaşık
yüzde 90’ını oluşturmaktadır.
Irak, dünyanın en düşük petrol ve gaz
üretimi maliyetine sahip ülkelerinden
birisidir. Ülkedeki petrol, göreceli olarak sığ
kuyulardan çekilebilen çok büyük sahalarda
bulunmaktadır. Irak’ın rezervlerinin üçte
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I MART-NİSAN 2014
ÜLKE ARAŞTIRMASI
2013 yılında Irak ihracatta
12 milyar dolar ile ikinci
siraya yerleşti
51
ÜLKE
ŞİRKET
ARAŞTIRMASI
HABERLERİ
52
birinden daha fazlası yeryüzünün sadece
600 metre altındadır ve su ve birleşik doğal
gaz birikintilerinin petrol rezervleri üzerinde
yüksek basınç oluşturmasından dolayı çok
çabuk yüzeye çıkmaktadır. Bu nedenle, Irak
petrolünün üretim maliyeti varil başına
1,50 dolarından daha az olabilmektedir.
Bu üretim maliyeti, Suudi Arabistan’daki
maliyetle eşit, diğer ülkelerden daha
düşüktür.
Mevcut üretim seviyesinde kaç yıllık rezerv
kaldığını göstermesi bakımından önem
taşıyan rezerv-üretim oranı bazı tahminlere
göre Irak’ta 150 yıldır ve bu rakam Orta
Doğu ve Afrika bölgesindeki en yüksek
orandır.
Ülkedeki ana petrol üretim bölgeleri,
güneyde Kuzey ve Güney Ramallah
ile kuzeyde Kerkük bölgesidir. Ham
petrol Kuzey Irak'ta Baiji, Bağdat'ta
Dora ve Basra'daki rafineri tesislerinde
işlenmektedir. Kısa ve orta vadede üretimin
artırılabilmesi, daha küçük ve yerel bazda
birleşmiş rafinerilerin kurulmasına bağlıdır.
Yıllık ortalama petrol üretimi halihazırda
2,4 milyon varil olup 5 yıl sonrası için
hedeflenen günlük üretim düzeyi 4,5 milyon
varildir.
OPEC üyesi olan Irak’ın (tespit edilmiş)
petrol rezervi 143 milyar varildir. (Petrol
Bakanlığına göre rezervin 204 milyar varil
2012
2013
2014
157.114
179.424
199.160
8,5
8,2
8,7
4.937
5.302
5.780
Tüketici Fiyat Enflasyonu (ort, %)
6,2
6,0
5,5
Petrol üretimi (000 varil/gün, ort)
3.000
3.360
3.753
Bütçe Dengesi (GSYİH’nin %’si)
5.364
5.579
5.802
İhracat, (milyar USD)
93,8
94,6
109,2
İthalat (milyar USD)
56,9
66,7
77,2
Cari Hesap Dengesi (Milyar USD)
26,2
16,1
18
Cari Hesap Dengesi (GSYİH’nin %’si)
12,6
7,0
6,8
Döviz Kuru (ort, 1 ID = 1 $)
1,166
1,166
1,166
Nominal GSYİH (milyon USD)
Reel GSYİH’deki Artış (%)
Kişi Başı GSYİH (USD)
olma ihtimali vardır) Irak, rezervi itibariyla,
Venezuela, S.Arabistan ve İran’ın ardından,
dünyanın dördüncü (4.) büyük petrol
ülkesidir.Irak Petrol Bakanlığı açıklmasına
göre; 2011 yılının son çeyreğinde petrol
üretimi 2.9 milyon varil/gün seviyesine
ulaşmıştır. En büyük petrol rezervi,
gündeyde Rumelia sahasında olup, 17
milyar varil düzeyindedir.
En büyük rafinerileri, Beji (kuzey), Beji
(Selahaddin) ile Dora ve Basra’dır. Diğerleri
ise Kerkük, Nejef, Samawa ile Haditha ve
Kanakin’dir. Muftiah ve Gayirah küçük
olanlardır.
Irak’ın en önemli ihracat (yüzde 99)
kalemi petroldür
Petrol ihracatı halihazırda; güneyde Basra
and Khor Al Amia Limanları ile kuzeydedeki
(kerkük-ceyhan) boru hattı üzerinden
(450 bin-500 bin varil/gün kapasite)
yapılmaktadır.
Devletin yeni yatırım projeleri kapsamında
2014 yılına kadar, petrol ihracatını 6 milyon
varil/gün ve güney üzerinden yapılan ihracat
kapasitesinin ise 1.6 milyon varil/günden,
4 milyon varil/gün seviyesine çıkarılması
öngörülmektedir.
2017 yılı ihracat hedefi, 12 milyon varil/
gün petroldür. 2012 yılı kamu bütçesinde
petrolün varil fiyatı asgari 85 dolar
olarak öngörülmüştür. Varil fiyatının 100
doların üzerinde seyretmesi bütçe açığının
azalmasına önemli katkı sağlayacaktır.
Petrol ve petrol ürünleri ihracatında yetkili
kurum Petrol Bakanlığına bağlı kuruluş
olan SOMO’dur (state oil marketing
organization).
Ekonomik Yapı
Irak ekonomisi, kamu ekonomisi ağırlıklıdır.
Yatırım projelerinin çoğunluğu kamu
bütçesinden karşılanmaktadır. Dünya
Bankası ve IMF ile bazı gelişmiş ülkeler
de (Japonya, Çin, G.Kore, Almanya)
proje bazında Irak Hükümetine kredi
açabilmektedir.
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
ÜLKE
ŞİRKET
ARAŞTIRMASI
HABERLERİ
Dış krediler konusunda, kamu bankası olan
Trade Bank of Iraq önemli rol oynamaktadır.
Yatırımcı kamu kurumları ihale bedeli
ödemeleri, teminat mektubu gibi finansal
işlemlerini genelde TBI üzerinden
yürütmektedir.
Özel sektör, finansal ve iş tecrübesi
açısından yetersizdir. Bu bağlamda yabancı
firmalara gereksinim vardır. Nitekim, Irak
Konut Bakanı basına yaptığı bir açıklamada,
okul, hastane, yol/köprü, konut ve altyapı
projelerini gerçekleştirebilmeleri için yabancı
firmalara ihtiyaç duyduklarını dile getirmiştir.
Dolayısıyla yabancı yatırımcıya yönelik
kasıtlı bir engel/kısıtlayıcı bir uygulama veya
politika sözkonusu değildir.
Irak Özel Sektörü ülkenin dönem dönem
yaşadığı siyasi, askeri ve mali sıkıntılar
nedeniyle gelişememiştir.
Irak'da bulunan petrol arıtma istasyonları,
petrol boru hatları, montaj fabrikaları,
çimento ve demir-çelik fabrikaları, enerji
santralleri devlete aittir. Özel sektörde
ise marketler, dokuma tezgahları, şehiriçi
nakliye, deri işleme atölyeleri, tamir-bakımonarım atölyeleri, dikiş-nakış tezgahları
ve tarıma dayalı küçük ve orta ölçekli
sanayi işletmeleri ile esnaf ve sanatkarlar
bulunmaktadır.
Irak'da hemen her bakanlığa bağlı
devlet (sanayi/ticaret/inşaat) şirketleri
bulunmaktadır. Devlet, ülkenin ihtiyaçlarını
bu şirketler kanalıyla temin etmektedir.
Bu şirketlerin 200 civarında olduğu ve
bazılarının çok az hisselerinde (yüzde
5-10) özel şahısların payı bulunduğu
bilinmektedir.
Irak'ta tek müstakil belediye yapılanması
Bağdat’tadır. Diğer İllerde ise Valilikler
bünyesinde birer daire şeklinde
yapılanmıştır.
Merkezi Bakanlıklara ilaveten, illerde
Valiliklerin de (il yatırım komisyonları),
bütçeleri dahilinde, konut ve altyapı işleri
için ihaleye çıkma yetkileri bulunmaktadır.
Bu kapsamda en faal çalışan İl Basra’dır.
Amerikan Ticaret Bakanlığına bağlı kuruluş
USAID, Irak'da gelecek için potansiyel teşkil
53
eden illeri Kerkük, Anbar, Necef, Kerbela ve
Basra olarak belirlemiştir.
Hayat Standardı ve İşsizlik
İşsizlik ciddi bir toplumsal sorundur.
İşsizlik oranı (aktif işgücü içindeki) ülke
genelinde yüzde 8’dir (en geniş tanımlama
kapsamında ise yüzde 11’e kadar
yükselmektedir).
Aktif bayan nüfus içindeki işsizlik (yüzde
13) oranı, erkeklere (yüzde 7) göre daha
yüksektir.
Bu çerçevede, 15 yaş+üstü yaş grubunun
yaklaşık yüzde 58’i ekonomik faaliyette
bulunmamaktadır. Bu kapsamdaki
bayanların gerekçesi yüzde 78’inin ev
kadını olmasıdır. Erkeklerin çalışmama
gerekçeleri ise genelde, devam eden eğitim,
yaşlılık ve sağlık sorunlarıdır. Bu çerçevede,
Bağdat’taki işsizlik oranı ise azami yüzde 10
seviyesindedir.
En yüksek işsizlik oranına sahip şehirler;
Diqar (yüzde 17), Anbar (yüzde 16) ve
Diyala’dır (yüzde 14). En düşük işsizlik
ise Kerkük (yüzde 2), Erbil (yüzde 4) ve
Musul’dadır (yüzde 5). İşsizlik kırsal kesime
göre şehirlerde daha yüksek orandadır.
Aktif bayan nüfus içindeki işssizlik en
çok; diplomalı ve şehirlerde yaşayanlarda
görülmektedir. Bu oran özellikle 15-24 yaş
grubunda çok daha yüksektir.
Sektörler
Irak’ın başlıca tarım ürünleri, buğday, arpa,
pirinç ve hurmadır. Ancak üretim talebi
karşılayamadığından gıda ürünlerinin %
65’i ithalat yoluyla karşılanmaktadır. Tarım
sektörünün yanısıra Irak’ta işlenmiş gıda
sektörü de gelişmeye açıktır. Siyasi ve
ekonomik istikrarın sağlanmasına paralel
olarak yaşam standartlarının da yükselmesi
söz konusu olacak ve Irak'ta işlenmiş
ve yüksek proteinli gıdalara olan talep
artacaktır.
Irak’ta inşaat ve taahhüt sektörü hızlı bir
büyüme dönemine girmiştir. Günümüz
şartlarına uymayan ya da tahrip edilmiş
yapılar yeniden inşa edilmekte, inşaat işleri
ve inşaat malzemeleri pazarı gelişmektedir.
Irak ile ticaretin en önemli unsurlarından
birini teşkil eden ulaştırma sektörü, özellikle
Güneydoğu Anadolu Bölgemiz için can
damarı niteliğine haizdir. Söz konusu
sektörün yarattığı katma değer ve istihdam,
bölgenin refahı, güvenliği ve sosyal yapısı
açısından hayati bir öneme sahiptir.
Bankacılık sektöründe son dönemde
yapılan reformlar, genelde ulusal çapta
elektronik para ağı kurmak, özel bankacılığı
geliştirmek ve devlet bankalarını yeniden
yapılandırmak üzerinde odaklanmıştır.l
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I MART-NİSAN 2014
GOSB YERLEŞİM
G SB
®
YERLEŞİM PLANI
54
K
Sanayi Parselleri
İdari, Sosyal, Teknik Alanlar
Teknopark Alanı
Parklar
MART-NİSAN 2014 I GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
GOSB YERLEŞİM
55
GEBZE ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ SANAYİCİLERİ DERNEĞİ I MART-NİSAN 2014
G SB
®
ÜLKEMİZ OSB’LERİNİN
BAŞKENTİ
Download

G SB® - gosbsad