Özkorumak ve ark.
347
_____________________________________________________________________________________________________
AraĢtırma / Original article
Ayaktan baĢvuran psikiyatri hastalarında eriĢkin DEHB
yaygınlığı, eĢ tanı oranı ve iĢlevsellik düzeyi
Evrim ÖZKORUMAK,1 Halil Selahattin ÖZTEN,2 Ahmet TĠRYAKĠ3
_____________________________________________________________________________________________________
ÖZET
Amaç: Çocukluk dönemi dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olgularının önemli bir kısmı eriĢkinlik
döneminde belirti vermeye devam eder. Bu çalıĢmanın amacı, bir üniversite hastanesi psikiyatri kliniğine ayaktan
baĢvuran hastalarda eriĢkin DEHB yaygınlığını belirlemek ve kesin DEHB tanısı konan olguları olası tanı konan
olgularla çeĢitli klinik özellikler açısından karĢılaĢtırmaktır. Yöntem: Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi
Psikiyatri Kliniği‟ne 18-44 yaĢ aralığında ayaktan baĢvuran tüm hastalar EriĢkin DEHB Kendi Bildirim Ölçeği
(ASRS-v1.1) A bölümü ile sırayla taranmıĢtır. Kesin EriĢkin DEHB tanısı DSM-IV ölçütlerine göre klinik görüĢme
ve aile öyküsünün varlığı ile konmuĢtur. Tüm tanılar deneyimli bir psikiyatrist tarafından ayrıca onaylanmıĢtır.
Sonuçlar: Dokuz yüz seksen beĢ hastanın %21.1‟i (s=208) ASRS-v1.1 A bölümünün taralı alanlarından dört ve
daha fazlasını iĢaretlemiĢtir. Klinik görüĢme 208 hastanın 181‟ine yapılabilmiĢtir. Yüz seksen bir hastanın
%27‟sine (s=48) kesin DEHB tanısı konurken, %73‟üne (s=133) olası DEHB tanısı konmuĢtur. Tartışma: Olası
tanılı olgular eĢ tanı ve iĢlevsellik açısından kesin tanı konulan olgulardan kolaylıkla ayırt edilemeyen subklinik bir
form olarak kabul edilebilir. Bu çalıĢmanın sonuçları sonraki çalıĢmalara yol gösteren klinik anlamlılıklara iĢaret
etmektedir. (Anadolu Psikiyatri Derg 2013; 14:347-353)
Anahtar sözcükler: EriĢkin DEHB, tanı, eĢ tanı, DEHB alt tipleri
The prevalence, rate of comorbidity and the level of
functionality in psychiatric outpatients with adult ADHD
ABSTRACT
Objective: Significant amount of childhood ADHD continue to have symptoms in adulthood. The objective was to
determine the prevalence of adult ADHD diagnosis among psychiatry outpatients in a university hospital and to
make a comparison between the cases with confirmed and probable adult ADHD in terms of various clinical
features. Methods: All consecutive patients of 18-44 years old admitting to general psychiatry outpatient clinic of
Karadeniz Technical University, Medical School were offered a screening with adult ADHD Self Report Scale
(ASRS-v1.1) Part A. The confirmed diagnosis of adult ADHD diagnosis was made through clinical interviews
according to DSM-IV criteria and established in case of positive childhood history. All diagnoses were approved
by a second trained psychiatrist. Results: Four or more darkly shaded boxes within ASRS-v 1.1 Part A was
marked for 21.1% (n=208) of 985 patients. Clinical interviews were offered to 181 of 208 patients. Among 181
patients 27% (n=48) of them were diagnosed with a confirmed adult ADHD, 73% (n=133) were diagnosed with
probable diagnosis. Discussion: Probable cases can be regarded as subclinical form which is not easily
differentiated from the confirmed cases by contrasting in comorbidity and functionality. The results of this study
may indicate clinical significance which can give rise to subsequent studies. (Anatolian Journal of Psychiatry
2013; 14:347-353)
Key words: adult ADHD, diagnosis, comorbidity, subtypes of ADHD
_____________________________________________________________________________________________________
1
Yrd.Doç.Dr., 3 Doç.Dr., Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri ABD, Trabzon, Türkiye
Uzm.Dr., Numune Eğitim ve AraĢtırma Hastanesi, Psikiyatri Bölümü, Trabzon, Türkiye
YazıĢma Adresi/Adress for correspondence:
Yrd.Doç.Dr. Evrim ÖZKORUMAK, Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri ABD, 61080 Trabzon, Türkiye
E-mails: [email protected]
GeliĢ tarihi: 02.01.2013, Kabul tarihi: 05.06.2013 doi: 10.5455/apd.40632
2
Anadolu Psikiyatri Derg 2013; 14:347-353
348
Ayaktan baĢvuran psikiyatri hastalarında eriĢkin DEHB yaygınlığı, … iĢlevsellik düzeyi
_____________________________________________________________________________________________________
GĠRĠġ
Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB),
hiperaktivite ve dürtüsellik belirtilerinin erken
çocukluk döneminde baĢlayarak eriĢkin döneme kadar süren bir durum olarak tanımlanmıĢ1
tır. DEHB, eriĢkin dönemde %1-6 oranında
görülmektedir. Tahmin edilen oranlar incelenen
örneklem, kullanılan DSM‟nin basım yılı ve
değerlendirme yöntemine göre değiĢkenlik gös2
termektedir. EriĢkin dönemde DEHB‟nin sürmesiyle ilgili uzunlamasına çalıĢmalarda tutar3,4
sız oranlar vardır. DEHB ayaktan baĢvuran
eriĢkin hastalarda nadir değildir, oranlar genel
5
eriĢkin popülasyonundan daha yüksektir. Fakat
ayaktan psikiyatri hastalarında DEHB yaygınlığı
ile ilgili çalıĢma sayısı az ve oranlar değiĢkendir. Türkiye‟de yapılan çalıĢmalarda psikiyatriye
ayaktan baĢvuran hastalarda eriĢkin DEHB‟nin
6
7
yaygınlığı iki çalıĢmada %1.6 ve %15.9‟dur.
DEHB olan eriĢkinlerin sağlıklı kontrollere göre
eĢ tanı oranları yüksek ve iĢlevsellikleri kötü8
dür. En sık rastlanan eĢ tanılar distimi, madde
kötüye kullanımı, agorafobi ve bipolar duygulanım bozukluğudur. DEHB‟de yaĢam boyu depresyon ve anksiyete bozukluğu yaygınlığı da
9
yüksektir. EĢlik eden psikiyatrik bozukluklardan
dolayı, DEHB‟li hastaların psikiyatri kliniklerinde
rastlanması nadir değildir. AraĢtırmacılar eĢik
altı belirtilerle giden DEHB‟nin daha hafif formunun klinik olarak dikkati çekmesi açısından ileri
10
çalıĢmaları önermektedir. EriĢkin DEHB‟nin
farklı formları ile ilgili çalıĢma sayısı azdır.
Bu çalıĢmanın amacı, Türkiye‟nin Doğu Karadeniz Bölgesinde referans hastane olan üniversite
hastanesinin genel polikliniğine ayaktan baĢvuran psikiyatri hastalarında DEHB yaygınlığını
belirlemektir. Ek olarak, kesin tanı konan ve
olası tanılı DEHB olgularının eĢ tanı oranları ve
iĢlev kayıpları açısından karĢılaĢtırılması amaçlanmıĢtır.
YÖNTEM
Katılımcılar
Bu çalıĢma Karadeniz Teknik Üniversitesi
(KTÜ) Tıp Fakültesi, Farabi Hastanesi Psikiyatri
Bölümü‟nde yapılmıĢtır. KTÜ Tıp Fakültesi‟nde
poliklinik hizmetleri üç genel, bir Ģizofreni-bipolar özelleĢmiĢ polikliniği ile sağlanmaktadır.
Temsili örnekleme ulaĢılabilmek için hastalar
pilot bir çalıĢma sonrası dokuz ayda toplanmıĢtır. ÇalıĢmanın evrenini psikiyatri genel polikliniğine 01.12.2009 ile 01.09.2010 tarihleri arasında ilk kez baĢvuran ve daha önceden izlenmekAnatolian Journal of Psychiatry 2013; 14:347-353
te olan tüm hastalar oluĢturmaktadır. Bu evren
üzerinden katılmayı kabul eden ve dıĢlama
ölçütlerini karĢılamayan 18-44 yaĢ aralığında,
okuryazar hastalar çalıĢmaya alınmıĢtır. Daha
yaĢlı hastalarda geriye dönük doğru anımsama
ile ilgili sorunlar yaĢanabileceğinden yaĢ aralığı
18-44 yaĢ olarak belirlenmiĢtir. Klinik olarak
değerlendirildiklerinde zeka geriliği saptananlar,
yakınmalarını anlatamayacak düzeyde dağınık
ve değerlendirmeye uyum sağlayamayacak
ajite hastalar, Ģizofreni, Ģizoaffektif bozukluk,
baĢka türlü adlandırılamayan psikotik bozukluk
tanısı konanlar, ağır nörolojik veya fiziksel
hastalığa sahip olanlar çalıĢmaya alınmamıĢtır.
ÇalıĢmanın etik kurul onayı, 19.11.2009 tarih ve
200 protokol no ile Trabzon Klinik AraĢtırmalar
Etik Kurul BaĢkanlığı tarafından verilmiĢtir.
ĠĢlem
Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi
Farabi Hastanesi Psikiyatri Genel Polikliniği‟ne
01.12.2009 ile 01.09.2010 tarihleri arasında
baĢvuran ve tarama ölçeğini doldurmayı kabul
eden 18-44 yaĢ aralığındaki hastalara EriĢkin
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Kendi
Bildirim Ölçeği (ASRS-v1.1) A bölümü verilmiĢtir. Bu tarihler arasında 4016 hasta genel polikliniğe baĢvurmuĢ olup 2366‟sı 18-44 yaĢ aralığındadır. Toplam 2366 hastanın 985‟i ASRSv1.1 ile taramayı kabul etmiĢ ve çalıĢmaya
alınmıĢtır. ASRS-v1.1 A bölümü ile pozitif taranan (taralı alanlardan dört ve üzeri alanı iĢaretleyen) 208 hasta aranarak çalıĢmaya davet
edilmiĢtir. Telefonla aranarak çağrılan hastalardan beĢine telefon numarasından ulaĢılamamıĢ, 11‟i çalıĢmayı sürdürmek istemedikleri için
görüĢmelere gelmemiĢ, biri görüĢmeyi sürdüremediği için, 10‟u çalıĢma ölçütlerini karĢılamadığı için çalıĢmaya alınmamıĢtır. Böylece 208
hastadan 27‟si ile klinik görüĢme yapılamamıĢtır. Kalan 181 hastaya randevu verilerek
01.1.2010-01.11.2010 tarihleri arasında klinik
görüĢme yapılmıĢtır. Gönüllü onamları alındıktan sonra sosyodemografik bilgiler, hastalığa ait
bugünkü ve geçmiĢ öykü, aile öyküsü alınmıĢtır.
Çocukluk dönemine ait bilgiler ulaĢılabilen birinci derece akrabalardan alınmıĢtır. Tüm hastalar
aynı sırayla ASRS-v1.1, Wender Utah Derecelendirme Ölçeği (WUDÖ) ve Sheehan Yeti Yitim
Ölçeğini doldurmuĢtur. DEHB kesin tanısı
ancak iĢlev kaybının baĢladığı yaĢı içerecek
Ģekilde DSM-IV ölçütlerinin tamamının karĢılandığı durumlarda konmuĢ ve tanı deneyimli bir
psikiyatrist tarafından onaylanmıĢtır. Kesin tanılı
olgularda çocukluk dönemine iliĢkin öykü,
WUDÖ değerinin 36 ve üzerinde olması ve
Özkorumak ve ark.
349
_____________________________________________________________________________________________________
ASRS-v1.1 toplam puanının 45 puanın üzerinde
olması ölçütleri aranmıĢtır. Ayrıca belirtilerin
sürekliliği konusunda hasta ve yakınlarından
bilgi alınmıĢtır. EĢ tanılar DSM-IV Eksen I
Bozuklukları için YapılandırılmıĢ Klinik GörüĢme
(SCID-I) ile değerlendirilmiĢtir. Kesin tanı konmuĢ olan olgular, ASRS-v1.1 ile pozitif olarak
taranan olası DEHB olguları olarak kabul edilen
hastalarla karĢılaĢtırılmıĢtır. ASRS-v1.1 ile pozitif olarak taranmasına rağmen DSM-IV ölçütlerini tam olarak karĢılamayan, WUDÖ değerinin
36 üzerinde olmayan, ASRS-v1.1 puanı 45‟in
üzerinde olmayan, çocukluk öyküsü ve belirtilerinin çocukluktan itibaren sürmeyen olgular olası tanılı DEHB olguları olarak değerlendirilmiĢtir. Bu çalıĢma kesitsel bir desende yapılmıĢtır.
Klinik Ölçekler
Sosyodemografik Veri Formu: AraĢtırmacılar
tarafından bu araĢtırmaya özgü gerekli bilgiler
göz önüne alınarak hazırlanmıĢtır. Sosyodemografik veri formunda yaĢ, cinsiyet, medeni
durum, mesleki durum, gelir düzeyi durumu,
eğitim durumu, soy ve özgeçmiĢ durumu gibi
bilgiler bulunmaktadır.
ASRS-v1.1 (Adult ADHD Self-Report Scale Erişkin Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Kendi Bildirim Ölçeği): Dünya Sağlık
Örgütü tarafından geliĢtirilmiĢtir. Ġki bölümden
oluĢur: A bölümünde altı, B bölümünde 12 soru
vardır. A bölümünün tarama amacıyla kullanılabileceği bildirilmiĢtir. A bölümü DSM-IV-TR tanı
ölçütlerini esas alan DEHB belirtilerini içeren altı
sorulu bir listedir. Basamaklı lojistik regresyon
analizi A bölümündeki altı sorunun DEHB tanı11,12
sını daha iyi kestirebildiğini göstermiĢtir.
Bu
çalıĢmada A bölümünde taralı alanlardan dört
ve üzeri alanı iĢaretleyen hastalar olası DEHB
olarak değerlendirilmiĢtir. Toplam ölçek kesme
puanı 45‟tir. Türkiye‟de geçerlilik ve güvenilirliği
13
Doğan ve arkadaĢları tarafından yapılmıĢtır.
SCID-I (Structured Clinical Interview for
DSM-IV Axis-I Disorder - DSM-IV Eksen I
Bozuklukları için Yapılandırılmış Klinik
Görüşme): DSM-IV Eksen I tanılarının konması
için geliĢtirilmiĢ, yapılandırılmıĢ bir klinik görüĢme ölçeğidir. First ve arkadaĢları belirtilerin varlığı veya yokluğu, kiĢilerden alınan ek bilgilerle
ve kodlar yardımı ile yetersiz belirtilerin düzeyi
değerlendirilerek tanıya ulaĢmayı sağlamak için
bu ölçeği geliĢtirmiĢtir. Güvenilirliği artırmak için
aile yakınlarından alınan bilgiler de sürece katıl14
mıĢtır. SCID-I‟in Türkiye için uyarlama ve
güvenilirlik çalıĢmaları Çorapçıoğlu ve arkadaĢ15
ları tarafından yapılmıĢtır. Bu çalıĢmada yapılı
klinik görüĢmelerle Ģimdiki ve yaĢam boyu
DSM-IV Eksen I tanıları oluĢturulmuĢtur.
WUDÖ (The Wender Utah Rating Scale- Wen
der Utah Derecelendirme Ölçeği): Çocukluktaki DEHB belirtilerini geriye yönelik sorgulamak
ve eriĢkinlerde DEHB tanısının konmasına yardımcı olmak amacıyla geliĢtirilmiĢtir. Yirmi beĢ
maddelik Likert tipi bir ölçektir. Türkçe sürümünün kesme puanı 36 olarak bildirilmiĢtir. Türkçe
formunun geçerlilik ve güvenilirlik çalıĢması
16
Öncü ve arkadaĢları tarafından yapılmıĢtır.
Sheehan Yeti Yitimi Ölçeği (Sheehan Disability Scale): ĠĢ, sosyal yaĢam/boĢ zaman
uğraĢıları ve aile yaĢamı/evdeki sorumluluklar
olmak üzere üç alanda görülen yeti yitimini
belirlemek için kullanılan öz bildirim ölçeğidir.
Puanlama görsel ölçekte, her alanda 0 ile 10
arasında yoktan ağır derecede yeti yitimine
kadar derecelendirilmektedir. Toplam puan 0-30
arasındadır. Hastaların sorunlarının iĢ yaĢamı,
sosyal yaĢam ve aile yaĢamlarını ne kadar
17
aksattığı veya kısıtladığını belirlemektedir.
Ġstatiksel analiz
Sürekli değiĢkenlerin dağılımının normale yakın
olup olmadığı Shapiro Wilk testiyle değerlendirildi. Tanımlayıcı istatistikler sürekli değiĢkenler
için ortalama±standart sapma veya ortanca
(minimum-maksimum) olarak kategorik değiĢkenler ise olgu sayısı (s) ve (%) Ģeklinde gösterildi. Gruplar arasında ortalamalar yönünden
farkın önemliliği bağımsız grup sayısı iki olduğunda Student‟s t testi ile ikiden fazla grup
arasındaki farkın önemliliği ise Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Way ANOVA) ile değerlendirildi. Gruplar arasında ortanca değerler yönünden farkın önemliliği bağımsız grup sayısı iki
olduğunda Mann Whitney U testi ile ikiden fazla
grup arasındaki farkın önemliliği ise Kruskal
Wallis testi ile incelendi. Tek Yönlü Varyans
Analizi veya Kruskal Wallis test istatistiği sonucunun önemli bulunması halinde farka neden
olan durumları belirlemek amacıyla post-hoc
Tukey veya parametrik olmayan çoklu karĢılaĢtırma testi kullanıldı. Kategorik değiĢkenler
Pearson‟un ki-kare veya Fisher‟in kesin sonuçlu
ki-kare testiyle değerlendirildi. Ġstatiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi.
BULGULAR
EriĢkin DEHB yaygınlığı
KTÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği‟ne
01.12.2009-01.09.2010 tarihleri arasında ayaktan baĢvuran hastalarda eriĢkin DEHB yaygınlıAnadolu Psikiyatri Derg 2013; 14:347-353
350
Ayaktan baĢvuran psikiyatri hastalarında eriĢkin DEHB yaygınlığı, … iĢlevsellik düzeyi
_____________________________________________________________________________________________________
%5 oranında bulunmuĢtur. Bu hastalar %1.7
bileĢik alt tip, %2.9 dikkat eksikliğinin önde
olduğu alt tip ve %0.4 hiperaktivite-dürtüselliğin
önde olduğu alt tip olarak dağılmaktadır.
Klinik değerlendirmede 181 hastanın %27‟si
(s=48) hem çocukluk, hem de eriĢkin DEHB
tanısı ile kesin tanılı DEHB olguları olarak
tanımlanmıĢtır. Geri kalan ASRS-v1.1 pozitif
181 hastanın 133‟ü olası DEHB‟li olarak kabul
edilmiĢtir (ġekil 1). Olası DEHB olguları ASRSv1.1 ile pozitif taranmasına rağmen değerlendirmede DSM-IV ölçütlerini karĢılamamaktadır.
ASRS v1.1 pozitif 208 hasta
Klinik görüĢme yapılan 181 hasta
%27 (s=48)
Kesin tanılı DEHB
% 73 (s=133)
Olası tanılı DEHB
ġekil 1. Hastaları değerlendirme akıĢı
Tablo 1. Kesin ve olası eriĢkin DEHB olgularının
sosyodemografik verileri
_______________________________________________
Kesin EDEHB Olası EDEHB
(s=48)
(s=133)
Sayı
% Sayı %
p
_______________________________________________
YaĢ (yıl) (Ort.±SS) 23.1±6.4
YaĢ grupları
≤30
>30
Cinsiyet
Erkek
Kadın
41
7
14
34
Medeni durum
Bekar/boĢanmıĢ 36
Evli/dul
12
Eğitim süresi (yıl)
85.7
14.6
29.2
70.8
28.6±8.2 <0.001
83
50
35
98
11 (5-16)
b
0.703
b
62.4
37.6
26.3
73.7
61
72
b
45.9
54.1
11 (3-17)
Eğitim süresi grupları
3-5 yıl
7
6-11 yıl
24
≥12 yıl
17
14.6
50.0
35.4
43
45
45
32.3
33.8
33.8
Sınıf tekrarı
33.3
29
21.8
16
0.003
<0.001
75.0
25.0
a
0.212
c
0.039
b
0.113
b
_______________________________________________
a: Student‟s t, b: Pearson‟s ki-kare, c: Mann Whitney U testi
Sosyodemografik değiĢkenler
Kesin tanı konan DEHB olgularının yaĢ ortalaması 23.1±6.4 (ortanca: 23.1), olası DEHB‟lilerin ortalama yaĢı 28.6±8.2‟dir (ortanca: 28.6).
Kesin tanılı DEHB olguları anlamlı düzeyde
daha düĢük yaĢtadır (p<0.001). Cinsiyet açısınAnatolian Journal of Psychiatry 2013; 14:347-353
dan iki grupta da kadın cinsiyeti yüksektir, cinsiyet dağılımında anlamlı fark yoktur (p=0.703).
Kesin tanılı DEHB‟de dikkat eksikliğinin önde
olduğu alt tipte kadın cinsiyet oranı %91.7‟dir.
Medeni durum değerlendirildiğinde bekarboĢanmıĢ olma kesin tanılı DEHB‟de anlamlı
düzeyde daha yüksektir (p<0.001). Eğitim
düzeyleri arasında anlamlı fark yoktur
(p=0.212). Kesin tanılı DEHB olgularında sınıfta
kalma oranları daha yüksek olmasına rağmen,
anlamlı değildir (p=0.113). Tablo 1‟de kesin
DEHB ve olası DEHB hastalarının sosyodemografik verileri özetlenmiĢtir. Ġki grup arasında
çalıĢıp çalıĢmama açısından fark bulunmazken
(p=0.337), çalıĢma süreleri açısından kesin
DEHB olguları anlamlı düzeyde daha az çalıĢma süresine sahiptir (p=0.002). Kesin DEHB
olguları anlamlı olarak daha sık iĢ değiĢtirmiĢtir
(p=0.028). Eğitim dönemlerinde disiplin cezası
alma durumları değerlendirildiğinde kesin
DEHB olguları anlamlı derecede daha fazla
disiplin cezası almıĢtır (p<0.001). Ġki grup arasında baĢlarının polisle derde girmesi
(p=0.281), adli olaya karıĢma (p=0.327), trafik
cezası alma (p=0.748) ve aktif (kendileri kaynaklı) travma geçirmeleri (p=0.354) durumları
arasında anlamlı bir fark yoktur. Ġki grup arasında alkol ve madde kullanımı ve sigara kullanımı açısından fark yoktur.
Diğer klinik özellikler
Kesin DEHB ve olası DEHB olgularının soygeçmiĢlerinde psikiyatrik bozukluklar açısından fark
yoktur.
ġimdiki baĢvuru yakınmaları değerlendirildiğin-
Özkorumak ve ark.
351
_____________________________________________________________________________________________________
de kesin DEHB olgularında dikkat sorunları
anlamlı düzeyde yüksek (p<0.001) ve bedensel
yakınmalar
anlamlı
düzeyde
düĢüktür
(p=0.011). Duygudurum ve anksiyete belirtileri
açısından anlamlı bir fark yoktur (sırasıyla
p=0.875, p=0.823).
Kesin DEHB olgularının puanları ortalama
WUDÖ (p<0.001), WUDÖ≥36 puan (p<0.001),
ortalama ASRS v1.1 toplam puan (p<0.001) ve
ASRS v1.1>45 puan (p<0.001) açısından
anlamlı düzeyde yüksektir. Sheehan Yeti Yitimi
Ölçeği puanları kesin DEHB olgularında „iĢ
yaĢamı‟ (p=0.044) ve „aile yaĢamı ve evdeki
sorumluluklar‟ (p=0.004) alt bölümleri anlamlı
düzeyde yüksekken, „sosyal yaĢam ve boĢ
zaman faaliyetleri‟ alt bölümünde (p=0.893)
anlamlı fark yoktur (Tablo 2).
Tablo 3. Kesin ve olası eriĢkin DEHB olgularının
SCID-I tanı dağılımı
_______________________________________________
Kesin EDEHB Olası EDEHB
(s=48)
(s=133)
Sayı
%
Sayı
%
p
_______________________________________________
SCID eĢ tanı sayısı
Tanı yok
7
Bir tanı
17
Ġki tanı
15
Üç tanı
4
Dört tanı
5
BeĢ tanı
0
0.547
14.6
35.4
31.3
8.3
10.4
0
7
57
43
18
6
2
5.3
42.9
32.3
13.5
4.5
1.5
En yaygın SCID tanıları
Depresyon
31 64.6
OKB
11 22.9
Sosyal fobi
6 12.5
Yaygın ank. boz. 4
8.3
Panik bozukluğu 4
8.3
89
21
24
23
17
66.9
15.8
18.0
17.3
12.8
a
b
0.769
b
0.267
b
0.376
b
0.135
b
0.409
_______________________________________________
Tablo 2. Kesin ve olası eriĢkin DEHB olgularının
ölçek karĢılaĢtırması
a: Mann Whitney U testi, b: Pearson‟s ki kare testi
_______________________________________________
Kesin EDEHB Olası EDEHB
(s=48)
(s=133)
Sayı
%
Sayı
%
p
_______________________________________________
ASRS v1.1>45
26
54.2
10
7.5 <0.001
b
WURS ≥36
45
93.8
45
33.8 <0.001
b
Sheehan sosyal
Sheehan ev
Sheehan iĢ
5.1±2.8
6.1±2.7
6.5±3.1
5.1±2.7
4.8±2.5
4.0±3.0
Top. ASRS v1.1
45.7±6.5
32.2±9.1
a
0.893
a
0.004
a
0.044
<0.001
a
_______________________________________________
a= Mann Whitney U testi, b=Pearson‟s Ki-kare testi
EĢ tanılar
Kesin DEHB olgularının %85.4‟ünde birden çok
eĢ tanı saptanırken, olası DEHB olgularının
%94.7‟sinde birden çok eĢ tanı vardır. En yaygın görülen eĢ tanılar kesin DEHB olgularında
depresif bozukluk (%64.6), obsesif kompulsif
bozukluk (OKB) (%22.9), sosyal fobi (%12,5),
yaygın anksiyete bozukluğu (YAB) (%8.3) ve
panik bozukluğudur (%8.3). Bu en yaygın beĢ
tanı için iki grup arasında anlamlı bir fark bulunmamıĢtır (Tablo 3).
TARTIġMA
Bu çalıĢmada bir üniversite hastanesi psikiyatri
kliniğine ayaktan baĢvuran hastalarda eriĢkin
DEHB yaygınlığı %5 olarak bulunmuĢtur. Psikiyatriye ayaktan baĢvuran hastalarda eriĢkin
DEHB yaygınlığı ile ilgili çalıĢma azdır ve bildiri-
len oranlar değiĢkendir. Hindistan‟da yapılan bir
çalıĢmada psikotik olmayan ayaktan psikiyatri
hastalarında yaygınlık %8.8 iken, Türkiye‟de bir
eğitim araĢtırma hastanesinde oran %15.9‟18,19
dur.
Meksika‟da ve Ġsveç‟te daha yüksek
oranlar (sırasıyla %16.8 ve %21.9) bildirilmiĢ20,21
tir.
DEHB yaygınlığı klinik örneklemde genel
22
toplumdan daha yüksektir. DEHB yaygınlığı
birçok Avrupa, Amerika ve Orta Doğu ülkesinde
%3.4 iken, Kessler‟in Amerika BirleĢik Devlet22
leri‟ini temsil eden örnekleminde %4.4‟tür. Bu
çalıĢmada elde edilen oranlar toplum temelli
çalıĢmalardan elde edilen oranlardan yüksektir.
Kesin DEHB olguları için çocukluk döneminden
itibaren belirtilerin sürmesi ve DSM-IV ölçütlerini
karĢılama zorunluluğu görece düĢük DEHB
oranının bir nedeni olabilir.
DEHB erkek çocuklarda kız çocuklara göre 224
10 kat daha fazla görülmektedir. Ancak erkek/
kadın oranı yaĢ ilerledikçe azalmaktadır ve
25eriĢkin yaĢamda oran 1/1 olarak bildirilmiĢtir.
27
Cinsiyetler arasında kesin ve olası DEHB
olguları arasında fark olmamasına rağmen,
kadın cinsiyet iki grupta da yüksektir. Bu yüksek
oran kadın cinsiyetinin psikiyatrik sağlık hizmetlerinden daha fazla yararlanmaları ile iliĢkili olabilir. Kadın olguların daha fazla sayıda olmasının diğer bir nedeni dikkat eksikliği alt tipinin
örneklemde yüksek olması olabilir. DEHB süregenliği yaĢla azalmakla birlikte, kesin DEHB
olgularının yaĢ ortalaması olası DEHB olgula28
rından anlamlı düzeyde düĢük bulunmuĢtur.
Ayrıca, kesin DEHB olgularında 30 yaĢından
Anadolu Psikiyatri Derg 2013; 14:347-353
352
Ayaktan baĢvuran psikiyatri hastalarında eriĢkin DEHB yaygınlığı, … iĢlevsellik düzeyi
_____________________________________________________________________________________________________
büyüklerin sayısı anlamlı düzeyde düĢüktür.
EriĢkin DEHB‟de dikkat eksikliği belirtileri hiperaktivite-dürtüsellik belirtilerinden daha sıktır. Bu
çalıĢmada da olguların %58.3‟ü dikkat eksikliği
alt tip, %33.3‟ü bileĢik alt tip ve %8.4‟ü hiperaktif-dürtüsel alt tiptedir. Hastaların %72.9‟unu
kadınlar oluĢturmaktadır. Yüz kırk dokuz DEHB
olgusunun değerlendirildiği bir çalıĢmada
DEHB‟nin eriĢkin döneme doğru bileĢik alt tipten %19 oranında dikkat eksikliği alt tipine geçiĢ
gösterdiği ve kadınlarda dikkat eksikliği alt tipi27
nin daha yaygın olduğu bildirilmiĢtir. Bu çalıĢmada kadın olguların fazlalığı dikkat eksikliği alt
tipinin yüksek çıkmasında rol oynamıĢ olabilir.
Ayrıca hiperaktivite belirtileri eriĢkin dönemde
daha sinsi seyredebilir, çocukluk dönemine
özgü hiperaktivite ölçütleri içeren DSM-IV ile bu
belirtiler saptanamamıĢ olabilir.
Bu çalıĢmada eĢlik eden psikiyatrik bozukluklar
açısından kesin ve olası DEHB olgularında fark
saptanmamıĢtır. Bildirilen eĢ tanı oranları daha
28
önce bildirilen oranlarla uyumludur. Farksızlığın bir nedeni klinik uygulamada yüksek oranda
eĢ tanının bulunduğu psikiyatriye baĢvuran
hasta örnekleminde karĢılaĢtırmanın yapılma29
sına bağlanabilir. EriĢkin DEHB hastalarının
sağlıklı kontrollerle karĢılaĢtıran çalıĢmalarda
28
farklı oranlarda eĢ tanı bildirilmiĢtir. Diğer
taraftan, DEHB tanısı olan ve olmayan hastalarda eĢ tanı oranları açısında fark bulmayan
30
çalıĢmalar da vardır.
EriĢkin DEHB olgularının sosyal yaĢamlarının
bozuk olduğu, aile sorumluluklarını yerine getiremedikleri ve kiĢilerarası iliĢkilerde zorluk çek30
tikleri bildirilmiĢtir.
DEHB iĢ ve akademik
verimde düĢmeye neden olurken, bu kiĢilerde
31
çoklu evlilikler de sıktır. Bu çalıĢmada da
kesin DEHB olguları iĢ ve ev alanında daha
kötü iĢlevsellik gösterirken, sosyal alanda olası
DEHB olguları ile anlamlı bir fark bulunmamıĢtır. Bu Türkiye‟nin sosyal yapısı ile iliĢkili olabilir.
DEHB ile iliĢkili belirtiler var olan sosyal yapı
içinde absorbe olabilir. Ayrıca, diğer bir neden
her iki grupta sosyal iĢlevsellikte daha çok iĢlev
kaybına neden olan hiperaktivite-dürtüsel alt
tipinin düĢük oranda bulunması olabilir.
Sınırlılıklar
Bu çalıĢmanın çeĢitli sınırlılıkları vardır. Birçok
çalıĢmada eriĢkin DEHB tanısının geçerliliği
gösterilse de, eriĢkinlerde kullanılan tanı ölçütlerinin geçerliliği konusundaki bilgiler sınırlıdır.
EriĢkin DEHB ile ilgili tüm çalıĢmalarda olduğu
gibi, bu sınırlılık çalıĢmamız için de geçerlidir.
Bu sınırlılığı aĢmak amacıyla tanının geçerlilik
ve güvenilirliğini artırarak, birçok bilgi kaynağı
ve tanı aracı kullanılmıĢ ve tanı deneyimli ikinci
bir psikiyatrist tarafından onaylanmıĢtır. Bu
çalıĢmada DEHB‟ye eĢlik eden bozukluklar açısında önemli yeri olan bipolar bozukluk ve
eksen-II bozuklukların değerlendirilmemesi
diğer bir sınırlılıktır. Ayrıca, sağlıklı kontrol
grubunun olmaması da önemli bir sınırlılıktır.
KAYNAKLAR
1. Reiff MI, Banez GA, Culbert TP. Children who
have attentional disorders: Diagnosis and evaluation. Pediatr Rev 1993; 14:455-465.
2. Kessler RC, Adler L, Barkley R, Biederman J,
Conners CK, Demler O, et al. The prevalence
and correlates of adult ADHD in the United
States: Results from the National Comorbidity
Survey Replication. Am J Psychiatry 2006;
163:716-723.
3. Biederman J, Petty CR, Clarke A, Lomedico A,
Faraone SV. Predictors of persistent ADHD: an
11-year follow-up study. J Psychiatr Res 2011;
45:150-155.
4. Barkley RA, Fischer M, Smallish L, Fletcher K.
The persistence of attention-deficit/hyperactivity
disorder into young adulthood as a function of
reporting source and definition of disorder. J
Abnorm Psychol 2002; 111:279-289.
Anatolian Journal of Psychiatry 2013; 14:347-353
5. Nylander L, Holmqvist M, Gustafson L, Gillberg
C. ADHD in adult psychiatry. Minimum rates and
clinical presentation in general psychiatry outpatients 2009; 63:64-71.
6. Duran ġ. Psikiyatri Polikliniğine BaĢvuran Hastalarda EriĢkin Dikkat Eksikliği-Hiperaktivite Bozukluğu Sıklığı ve EĢtanı Durumları. YayımlanmamıĢ
Uzmanlık Tezi, HaydarpaĢa Eğitim ve AraĢtırma
Hastanesi, Ġstanbul, 2006.
7. Alyanak FÖ, Yargıç Ġ, Oflaz S. Genel psikiyatri
polikliniğinde eriĢkin dikkat eksikliği-hiperaktivite
bozukluğu sıklığı ve dikkat eksikliği-hiperaktivite
bozukluğuna eĢlik eden diğer psikiyatrik bozukluklar. Nöropsikiyatri ArĢivi 2011; 48:119-124.
8. Nadeau K. Career choices and workplace
challenges for individuals with ADHD. J Clin
Psychiatry 2005; 61:549-563.
Özkorumak ve ark.
353
_____________________________________________________________________________________________________
9. Nierenberg AA, Miyahara S, Spencer T, Wisniewski SR, Otto MW, Simon N, et al., STEP-BD
Investigators. Clinical and diagnostic implications
of lifetime attention-deficit/hyperactivity disorder
comorbidity in adults with bipolar disorder: data
from the first 1000 STEP-BD participants. Biol
Psychiatry 2005; 57:1467-1473.
21. Almeida Montes LG, Hernández García AO,
Ricardo-Garcell J. ADHD prevalence in adult
outpatients with nonpsychotic psychiatric illnesses. J Atten Disord 2007; 11:150-160.
10. Faraone SV, Biederman J, Doyle A, Murray K,
Petty C, Adamson JJ, et al. Neuropsychological
studies of late onset and subthreshold diagnoses
of adult attention-deficit/hyperactivity disorder.
Biol Psychiatry 2006; 60:1081-1087.
22. Edvinsson D, Bingefors K, Lindström E, Lewander T. ADHD-related symptoms among adults in
out-patient psychiatry and female prison inmates
as compared with the general population. Ups J
Med Sci 2010; 115:30-40.
11. Kessler RC, Adler L, Ames M, Demler O, Faraone S, Hiripi E, et al. The World Health Organization Adult ADHD Self-Report Scale (ASRS):
a short screening scale for use in the general
population. Psychol Med 2005; 35:245-256.
23. McGee R, Feehan M, Williams S, Partridge F,
Silva PA, Kelly J. DSM-3 disorders in a large
sample of adolescents. J Am Acad Child Adolesc
Psychiatry 1990; 29:611-619.
12. Kessler RC, Adler LA, Gruber MJ, Sarawate CA,
Spencer T, Van Brunt DL. Validity of the World
Health Organization Adult ADHD Self-Report
Scale (ASRS) Screener in presentative sample
of health plan members. Int J Methods Psychiatr
Res 2007; 16:52-65.
13. Doğan S, Öncü B, Saraçoğlu GV, Küçükgöncü S.
Üniversite öğrencilerinde dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu belirti sıklığı ve belirti düzeyi ile
iliĢkili geliĢimsel, akademik ve psikolojik etmenler. Türkiye'de Psikiyatri 2008; 10:109-115.
14. First MB, Spitzer RL, Gibbon M, Williams JBW.
Structured Clinical Interview for DSM-IV Axis I
Disorders (SCID-I), Clinical Version. Washington
DC: American Psychiatric Press, 1997.
15. Çorapçıoğlu A, Aydemir Ö, Yıldız M, Esen A,
Köroğlu E. DSM-IV eksen I bozuklukları için yapılandırılmıĢ klinik görüĢme SCID-I, klinik versiyon.
Ankara: Hekimler Yayın Birliği, 1999.
16. Öncü B, Ölmez ġ, ġentürk V. Validity and reliability of the Turkish version of the Wender Utah
Rating Scale for attention-deficit/hyperactivity
disorder in adults. Turk Psikiyatri Derg 2005;
16:252-259.
17. Sheehan DV, Harnett-Sheehan K, Raj BA. The
measurement of disability. Int Clin Psychopharmacol 1996; 11(Suppl.3):89-95.
18. Sitholey P, Agarwal V, Sharma S. An exploratory
clinical study of adult attention deficit/hyperactivity disorder from India. Indian J Med Res
2009; 129:83-88.
19. Fayyad F, De Graaf R, Kessler R, Alonso J,
Angermeyer M, Demyttenaere K, et al. Crossnational prevalence and correlates of adult
attention-deficit hyperactivity disorder. Br J
Psychiatry 2007; 190:402-409.
20. Rasmussen P, Gillberg C. Natural outcome of
ADHD with developmental coordination disorder
at age 22 years: A controlled, longitudinal, community-based study. J Am Acad Child Adolesc
Psychiatry 2000; 39:1424-1431.
24. Biederman J, Faraone SV, Monuteaux MC,
Bober M, Cadogen E. Gender effects on attention-deficit hyperactivity disorder in adults, revisited. Biol Psychiatry 2004; 55:692-700.
25. Smith BH, Pelham WE, Gnagy E. The reliability,
validity and unique contributions of self-report by
adolescents receiving treatment for attention
deficit hyperactivity disorder. J Consult Clin
Psychol 2002; 68:489-499.
26. Wender PH, Wolf LE, Wasserstein J. Adults with
ADHD. An overview. Ann N Y Acad Sci 2000;
931:1-16.
27. Wilens TE, Biederman J, Faraone SV, Martelon
M, Westerberg D, Spencer TJ. Presenting ADHD
symptoms and subtypes in clinically referred
adults. J Clin Psychiatry 2009; 70:1557-1562.
28. Sobanski E, Brüggemann D, Alm B, Kern S,
Deschner M, Schubert T, et al. Psychiatric comorbidity and functional impairment in a clinically
referred sample of adults with attention-deficit/
hyperactivity disorder (ADHD). Eur Arch Psychiatry Clin Neurosci 2007; 257:371-377.
29. Ozcan M, Uğuz F, Cilli AS. The prevalence of
generalized anxiety disorder and comorbidity
among psychiatric outpatients. Turk Psikiyatri
Derg 2006; 17:276-285.
30. Vegt M, Tulen JHM, van Tuijl HR, Twigt CW,
Hengeveld MW. Diagnostic assessment of adults
referred to a university outpatient clinic for
ADHD. Tijdschr Psychiatr 2007; 49:289-299.
32. Able SL, Johnston JA, Adler LA, Swindle RW.
Functional and psychosocial impairment in adults
with undiagnosed ADHD. Psychol Med 2001;
37:97-107.
33. Murphy K, Barkley RA. Attention deficit hyperactivity disorder adults: comorbidities and adaptive
impairments. Compr Psychiatry 1996; 37:393401.
Anadolu Psikiyatri Derg 2013; 14:347-353
Download

Ayaktan baĢvuran psikiyatri hastalarında eriĢkin