YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ
MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ
 Hayvan hakları, hayvanların insancıl muamele
görmelerini sağlayan haklardır. Özellikle
hayvanların tıbbi ve kozmetik deneylerde
kullanılması, derisi için öldürülmesi, eğlence için
avlanması ve hayvancılık sektöründe uygunsuz
alanlarda yetiştirilmesi, hayvan hakkı ihlalleri olarak
tanımlanmaktadır.
Avcılar, öldürmekten zevk alan ve zevk için öldüren insanlar…
Yıllardır bunun bir hastalık olduğunun, sağlıklı bir inanın zevk için
başka bir canlıyı öldürmesinin normal bir davranış olamayacağının
görüşündeyim.
Avcılık; Yaban hayvanlarını canlı olarak, yaralayarak
ya da öldürerek yakalama işidir. Avcılık, öteki
canlılardan ayrılıp kendisini savunmak ve türünü
korumak yolunda yetkinleşmeye başlayan insanın ilk
uğraşlarındandır. İlkel insan yaşamını avcılık ve
toplayıcılıkla sürdürüyordu. Mağara dönemi insanları
beslenmek, giyecek sağlamak ve kendilerini korumak
için avlanmak zorundaydılar.
AVCILIK SPOR
DEĞİL
CİNAYETTİR.
Avcılık Bir Spor Değildir Dünya Çapında Yasaklanmalı
•Eşit şartlarda yarışılmıyor; hayvanın dişleri ve tırnakları vardır.
Avcının elinde ise, her gün daha da öldürücü hale gelen av tüfeği
vardır.
•Yarışanlar aynı cinsten olmalı. Oysa hayvan ile insan aynı cinsten
değillerdir. Ayrı cinslerdir. Ayrı cinsleri yarıştıramazsınız.
Yarıştırsanız bile, bunun ismi spor olmaz. Hem kim yarıştırıyor ki
Kendi kendine ilan edilmiş bir yarış var. Resmen öldürmeye
çıkmışsın. Spor yapmaya geldim diyorsun.
•Spor yapıcı olmalı, yıkıcı değil. Avcılık doğaya hiçbir şey vermiyor. Ama
Doğadan hakkı olmayanı, zorbalıkla ve küstahça, övünerek yaptığı yıkımı,
katilliği, caniliği spor kisvesinin altına saklanarak yapıyor.
•Katliam spor olamaz. Bu kadar yıkıma rağmen Doğada ayakta kalmış
olan diğer hayvanları da avlamak yoluyla yok etmenin; insanları yok
etmekten farkı yoktur. O zaman insan katliamını da olağan görelim.
O ZAMAN
BUNUN NERESİ SPOR?
Spor amacıyla diye düşündükleri avlanma ilkçağda ortaya çıktı.
Asurluların ve Perslerin avcılıkla uğraştıkları bilinmektedir.
Böylece, zorunluluktan doğan avcılık, uygarlığın ilerlemesiyle bir
eğlence aracına dönüştü. Öte yandan, birtakım av hayvanları
ekonomik değer taşıdıklarından (etleri, postları, dişleri, yağlan
vb) avlanmaları sürdürüldü.
•Avcılığı yasa ile devlet düzenine ilk sokan Moğol Han'ı
Cengiz Han'dır. Cengiz Han'a göre av "Savaşın okulu“ dur.
•Avcılık konusunda dünyada ilk kitabı Sultan Melikşah,
adamlarından Felhak bin Mehmed yazdı."Saydnâme-i
Melikşahi“ de kitabın ismidir.
• Ortaçağda da avcılık ön plandaydı , sarayda ve şatolarda
düzenlenen görkemli av partileri hükümdarların ve beylerin gücünü
göstermesi için bir bahaneydi.
•Osmanlılarının avcılığa son derece önem vermelerinin nedeni de,
ataları Oğuzlardan beri süre gelen töre anlayışıydı. Buna örnek de;
erkek çocuklara Laçin, Doğan, Tuğrul... gibi avcı kuş isimlerinin
verilmesidir. Osmanlı padişahlarının aşırı av sevgisi 18'inci yüzyılın
başına kadar tam 400 sene devam etti. 18'inci yüzyılın başından
itibaren avcılığa ilgi azaldı ama 19.yy. kadar devam etti.Bu tarihi
değişikliğin başlıca nedeni, Sultan IV. Mehmed'in ve oğlu II.
Mustafa'nın aşırı av düşkünlükleri sebep gösterilerek tahtlarından
indirilmiş olmalarıdır.
• Cumhuriyet döneminde de 1937 senesinde çıkarılan 3167 sayılı Kanununla
avcılıkla ilgili ilk adım atılmış oldu.
Bu kanunun içeriğinde: av hayvanlarının sınıflandırılması,av zamanı,avlanma
yerleri,avcılık izni,av işleriyle ilgilenenler,ceza hükümleri yer almaktadır.Bu
kanundaki ceza hükümlerinin caydırıcı yanı çok az olduğundan pek uyulan bir
kanun olmamıştır
 Şimdi ise 2003 yılında kabul edilen 4915 sayılı Kara
Avcılığı Kanunu ve Merkez Av Komisyonu kararları
 Ayrıca 6831 sayılı kanunun 14 ve 80 nci maddeleri orman
içindeki göl, gölet ve akarsularda usulsüz avlanma ile ilgili
cezai hükümleri
 2521 sayılı kanun da Yivsiz Tüfek Ruhsatnamesi ve yivsiz
tüfek satın alma belgesi alınmaması ile cezai hükümleri
düzenlemektedir.
Su ürünleriyle ilgili kanun;
1971'de çıkarılan Su Ürünleri Kanunu'nun ardından 42 yıl sonra
düzenleme yapıldı.Söz konusu maddenin üçüncü fıkrasında, "Ticari
olmayan dinlenme ve spor amaçlı su ürünleri avcılığı yapacak olan
18 ile 60 yaş arasındaki kişiler Bakanlıktan izin almak zorundadır"
ifadesi yer alıyor. Söz konusu madde genel olarak "hobi amaçlı balık
tutmayı" ifade ettiği için deniz kenarı ya da göl gibi yerlerden olta
sallayarak balık tutanların da bu kapsama gireceği ifade ediliyor.
Buna göre Boğaz'da, Haliç'te oltayla balık tutanlar da Bakanlıktan
izin belgesi almak zorunda kalacaklar.
Hem çevre kirliliği yaratan hem de insanlar için tehlike yaratan avcılık
Tasarıdaki diğer düzenlemeler:
ELEKTRONİK KAYIT CİHAZI GELİYOR: Su ürünleri avcılığı
yapanların av faaliyetleri ve avladıkları su ürünlerine ilişkin kayıt defteri
veya elektronik kayıt cihazını bulundurma, doldurma zorunluluğu
getirilecek.
AMATÖR AVCILIĞA İZİN ZORUNLULUĞU: Dinlenme ve spor amaçlı
su ürünleri avcılığı yapacak olan 18-60 yaş arasındaki kişiler
Bakanlıktan izin almak zorunda olacak.
ELEKTROŞOKLA AVLAMAK YASAK: Elektrik şoku yöntemi ile avcılık
da tamamen yasaklanırken, her türlü patlayıcı, zehirleyici uyuşturucu
maddeler ve sönmemiş kireç de balık avcılığında kullanılamayacak.
TİCARİ AVCILIK İÇİN KİRALAMA İZNİ ALINACAK: Van Gölü hariç
iç sularda ticari su ürünleri avcılığı veya dalyan kurarak ticari su
ürünleri avcılığı yapılabilmesi için kiralama yapmak suretiyle izin
alınacak.
Denetimlerin sadece denizde veya göllerde
yapılması yeterli değildir. Tür, zaman ve boy
yasaklarının balık satış yerleri ile balık
lokantalarında denetlenmesi ve hayatında
balık olan herkesin bilinçlenmesi gereklidir
İNGİLTERE VE ABD'DE OLTA LİSANSI VAR.BURDA DA 70 80
POUND veya DOLAR CİVARI BİR MEBLAĞLA LİSANS
ALINABİLİYOR.BU MEBLAĞ ARTTIRILIP ÜLKEMİZDE DE
YÜKSEK BİR ÜCRET KARŞILIĞI VERİLMESİ GEREKLİ.
Ticari amaçla balina avcılığı uluslararası çapta
durdurulmuş olsa da, üç ülke, Japonya, İzlanda ve Norveç,
balinaları avlamaya devam ediyor.
•Bu ülkeler, balina avlama yasağının kaldırılması için kampanyalar
yürütüyorlar.
• Son yüzyıldaki ticari amaçlı balina avcılığı dünya üzerindeki balina
nüfusunun ciddi boyutta azalmasına neden oldu. Tahminlere göre, ilk
balina avlama gemisinin sulara indirildiği 1925'ten 1975'e kadar, toplamda
1.5 milyon balina öldürüldü.
•Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen talepler üzerine, Uluslararası Balina
Avcılığı Komisyonu 1986'da yürürlüğe giren ticari balina avcılığı
moratoryumunu kabul etmiştir. Bu ülkeler, 'bilimsel' araştırma adı altında
balinaları avlasa da, balina eti, piyasada kar amaçlı satışa sunulmaktadır.
•Son üç yıl boyunca, bu üç ülke balina avcılığı programlarına ayırdıkları
kaynakları arttırmış ve ticari balina avcılığı yasağının kaldırılması için
baskılarına devam etmişlerdir.
Japonya da bir yunus avının kısa öyküsü :
Yunusların avlanma yöntemi de oldukça vahşi. Balıkçılar Taiji koyuna göç eden
yunusların etrafını çevreliyor. Botlardan suya indirilen metal direklere vurarak
yunusları korkutuyor ve onların su altı radarlarını bozuyorlar. Yunuslar sürü
halinde koyun sığ kısımlarına geldiğinde balıkçılar bıçaklarıyla saldırmaya
başlıyor. Bundan sonra ise yunusları kesim için limandaki depolara getiriyorlar.
İyi durumdaki bazı yunuslar ayrı tutularak akvaryumlara satılıyor.
Yunuslarla ilgili kamuoyuna aktarılan yanlış bilgiler :
* Yunuslar balık değil, bizler gibi memeli oldukları için balıklar
gibi binlerce yumurta bırakarak üremezler. Dolayısıyla yunusların
denizlerimizde "anormal artmaları" mümkün değildir.
* Sadece 1970 ile 1983 yılları arasında Türkiye’de 25.678 ton yunus
avlanmıştır. Geçmişte yapılan ticari yunus avcılığı, Karadeniz’de
yaşayan yunus türlerinin popülasyonlarındaki azalmanın en
önemli nedenidir.
* 40 m'lik bir gırgır teknesi günde en az 4-6 ton hamsi avlarken,
yunusun yediği balık bu rakamla karşılaştırılamaz.Bir yunus max.
20 kg hamsi yer.
* Balıkların sonunu getiren ve balıkçıya asıl zarar veren, aşırı
avlanma, hatalı balıkçılık politikaları ve kirlilik. Yunuslar bu
denizin çobanı, yunus yoksa balık da yok!
* Yunus yağının faydadan çok insan sağlığını zararı vardır. Yunuslar
kara memelileri gibi aldıkları ağır metal ve kimyasalları
vücutlarından atamazlar ve bunlar yağ dokularında birikir
HANGİSİ HAYVAN?
HANGİSİ HAYVAN ?
Kürkü için öldürülen foklar:
Her şey fok derilerinden kürkleri giyen dünyanın zengin insanlarında
bitiyor.Bu vahşeti ancak bu kürkleri giyenler bitirebilir.Bence fok kürkü
giyen zengin insanlar ülkelerinin adıyla birlikte dünya kamuoyuna afişe
edilmelidir.Dünyaya rezil olmayı ne onlar göze alabilir nede ülkeleri.
•Kanada hükümeti, bu yılki av sezonunda 275 bin fokun
öldürülmesine izin verdi. Hayvan hakları savunucuları, 'zalimce'
yapılan avlamanın fok popülasyonuna zarar verdiğini iddia
ediyor
SAFARİ
Vahşi yaşam alanlarına (av koruma sahaları gibi) fotoğraf veya bazen de
avlama için düzenlenen gezi. Safariler
özellikle Doğu Afrika'da
popülerdir. "Safari" sözcüğü Svahili dilinde (Afrika'nın doğusunda
konuşulan ortak dil) seyahat anlamına gelen sözcükten türemiştir.
Ülkemizde safari turlarında gözlemlediklerim;
Ciplerin büyük kısmı, her an arıza yapacak derecede eski model.
Safarilerde kullanılması yasak olan ve trafikteki diğer insanların
dikkatini dağıtan su tabancaları yasak olmasına rağmen kullanılıyor.
Müşterileri, attıkları çöplerle geçilen güzergahları kirletiyor. Orman
bölgesindeki yol güzergahında ise ciplerin kaldırdıkları toz bulutları,
çam ağaçları ve bitkilerin toz bulutu ile kaplanmasına neden oluyor.
Sürücü ve müşteriler sigara içiyor. Bu durum, yol kenarındaki kuru
otların, dolayısıyla ormanın yanması riskini doğuruyor. Çok küçük yaşta
çocuklar da safariye katılıyor. Kısacası, ikaz ve kuralların büyük kısmına
uyulmuyor.Safari turlarında da avcılık yapılması durumunda doğada
bulunan hayvanlar gereksiz yere katledilmiş oluyor.
Boynuzu veya derisi için turlarda öldürülen hayvanlar
DİŞLERİ İÇİN BİR CANLIYA KIYAN ACIMASIZLAR
DİNLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM
Download

muratcan sekin uzun