ISSN 1303-2526
Yıl:15 Sayı: 149
“Amacımız
denizlerimizin ve kıyılarımızın
kirlenmesini önlemek”
BM’nin raporu
küresel ısınma
konusuna dikkat
çekiyor
B
M IPCC tarafından
Almanya’nın başkenti
Berlin’de yayımlanan 33 sayfalık
“İklim Değişikliği 2014: Etkiler,
Uyum ve Kırılganlık Raporu”, acı
bir gerçeğin altını çizdi. Raporda
küresel ısınmanın, büyük
ihtimalle geri döndürülemez
olduğu belirtildi.
Sayfa 14
Şimdi Prens
Adaları’nı
gezmenin tam
zamanı
İ
stanbul’a 2.5 kilometre
uzakta olan adalar, yıllarca
İstanbulluların en gözde tatil ve
piknik merkeziyken, son yıllarda
yerli ve yabancı turistlerin de
akınına uğruyor. Siz de hem ucuz
hem de günübirlik tatil yapmak
istiyorsanız, en yakınınızdaki ada
vapuruna atlayın, bir ada keyfi
yapıp geri dönün. Sayfa 16
Mercedes-Benz
Türk’ün en popüler
kulübü: Dans
Kulübü
M
ercedes-Benz Türk’te
faaliyet gösteren Dans
Kulübü’nün üyelerinden Duygu
Köse ve Seyfi Taşdemir, Murat
Sava’nın yönetiminde, her hafta
düzenli olarak katıldıkları dans
dersleri sayesinde iş stresini
üzerlerinden atıyor.
Sayfa 8
Astım, tedavisi
mümkün. Önlem
alın, kendinizi
koruyun!
Y
aşam koşullarımız nedeniyle,
günümüzde solunum yolu
hastalıklarının başında gelen
astım, uzmanlara göre tedavi
edilebilir bir hastalık. Astım
hastaları, stresten uzak durmak
gibi bazı önlemleri aldıklarında
günlük yaşamlarını rahatlıkla
sürdürebiliyor. Sayfa 15
10
İçimizden
Biri:
Arçelik’ten
Tahsin
Güdek
Bu sayıda
Çat Kapı’ya
Alparslan
Şanlıtürk
konuk
oldu
12
11
MESS Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Betil;
Baş sağlığı
temenni eder
iş kazalarının son
bulmasını dileriz
M
anisa’nın Soma ilçesinde
meydana gelen maden
faciası, tüm Türkiye’yi
yasa boğdu. 301 madencinin hayatını kaybettiği iş kazasıyla ilgili
bir açıklama yapan MESS Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Betil,
“Farklı paydaşlar arasında sağlanacak rehberlik ve işbirliği yoluyla, İş
Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun
tam anlamıyla uygulanması için
Soma faciasının “son uyarı” olmasını ümit ediyoruz” dedi.
30 Haziran 2012’de yürürlüğe
giren İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca; işverenlerin, işletmelerde uygulanabilecek her
türlü iş sağlığı ve güvenliği gereğini yerine getirmekle ve çalışanları korumak için tüm koruyucu
ve güvenlik teçhizatını temin etmekle yükümlü olduğunu vurgulayan Mehmet Betil, “Konfederasyonumuz büyük sanayi kazaları
konusunda bir rehber geliştirmek
amacıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu
ile işbirliği halindedir. Bu çabalar,
özellikle Soma’da yaşananlardan
sonra, büyük sanayi kazalarını önlemede kamu sektörü ve özel
sektör desteğiyle çok yönlü bir
yaklaşım kazanılmasında önemli
rol oynayacaktır” diye konuştu
Sayfa 2
Ramazan Bayramınız kutlu olsun
Bayramlar, insanlar arasındaki karşılıklı sevgi ve saygının
perçinlendiği, birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu
en sıcak şekilde hissettiğimiz günlerdir. Ramazan Bayramınızı en
içten dileklerimizle kutlar, aileniz ve tüm sevdiklerinizle birlikte
keyifli ve huzur dolu bir bayram geçirmenizi temenni ederiz.
2
HABER
Betil: “İş sağlığı ve güvenliği bilinci artırılmalı”
Soma’daki felaket, acı bir şekilde iş sağlığı ve güvenliğinin önemini
bir kere daha gözler önüne serdi. MESS Yönetim Kurulu Başkanı
Mehmet Betil, “Soma’dan dersler çıkarmalıyız” dedi.
ISSN 1303-2526
M
anisa’nın Soma ilçesinde meydana gelen maden
faciasının ardından hayatını kaybeden 301 madencimizle ilgili üzüntülerini dile getiren MESS
Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Betil, iş sağlığı ve güvenliği bilincinin artırılması için herkese büyük görevler düştüğünü vurguladı.
MESS üyelerinin, iş sağlığı ve güvenliği konusunda ciddi
bir birikimi olduğunu belirten Betil, buna rağmen yaşanan
kaza nedeniyle daha sıkı çalışmak gerektiğini gördüklerini bildirdi. “Soma bizi çok üzdü, sadece üzülmek yetmez,
birşeyler yapmak gerekir” diyen Betil, şöyle konuştu: “55
sene önce kurulmuş bir teşkilat olarak iş sağlığı ve iş güvenliği konularını ülkemizin kendi ortalamasının çok
üstünde bir noktada tuttuğumuzu ve
buna uygun neticeler aldığımızı da sevinerek ifade etmek istiyorum. Ama bu
Türkiye’deki madenlerde ve diğer bazı
iş alanlarındaki menfi iş kazası sicilini
hafifletmiyor. Biz iyiyiz ama bunlar oluyor demek bizim için yeterli değil.”
MESS’in en yoğun çalıştığı konulardan
birinin iş sağlığı ve güvenliği olduğunu vurgulayan Betil, bu konuyla ilgili
şunları söyledi: “Zira ülkemizde, iş sağlığı ve güvenliği alanında son yıllarda
çok önemli mesai sarf edilmiş, gerek
uygulamada gerek mevzuatta bir paradigma değişimi hayata geçirilmiştir.
Bu kapsamda ülkemizde iş sağlığı ve
güvenliği konusuna münhasır ilk yasa
olan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği
Kanunu, sosyal tarafların mutabakatı ile kabul edilerek, 30
Haziran 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ayrıca Kanun
kapsamında sayıları 40’a yaklaşan ikincil düzenleme hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Müstakil bir Kanun’un
çıkarılması kamuoyundaki farkındalığın ve güvenlik kültürünün gelişimine çok olumlu katkı sağlamıştır. Diğer
taraftan, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu eğitim ve araştır-
ma alanlarında çeşitli fırsatlar yaratmıştır. Zira iş sağlığı ve
güvenliği konusundaki bilimsel çalışma ve uzman ihtiyacı
Kanun’un yasalaşması ile artmış durumdadır. Bu çerçevede son dönemde iş sağlığı ve güvenliği alanında açılan
yükseköğretim programlarında önemli bir artış olduğu
göze çarpmaktadır.”
MESS İSG KONUSUNDA ÖNCÜ
Türk işverenleri olarak, iş sağlığı ve güvenliği konusunda
sürekli iyileştirmeyi, bilimsel çalışmaları ve yapıcı sosyal
diyaloğu ön planda tuttuklarına dikkat çeken Betil, bu
çerçevede iş sağlığı ve güvenliği
konusunda sıfır kaza hedefine erişebilmenin; anlaşılır ve uygulanabilir
bir mevzuat, doğru bilgilendirme,
etkili rehberlik hizmetleri ve iyi uygulamaların desteklenmesiyle mümkün
olabileceğine inandığını belirtti.
“Türkiye’nin en çok ihracat yapan, en
çok katma değer üreten ve verimliliği
en yüksek sanayi işletmelerini bünyesinde bulunduran MESS olarak, 214
üye işletmemiz ve 160 bin çalışanımızla iş sağlığı ve güvenliği konusunda öncü rolümüzü devam ettirmeye
kararlıyız” diye konuşan Betil, şu açıklamlarda bulundu:
Mehmet Betil
“Sendikamız iş sağlığı ve güvenliğiMESS Yönetim
nin Türkiye’deki gelişiminin en büyük
Kurulu Başkanı
destekçilerinden biridir. Üyelerimize
vermeyi planladığımız işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarına yönelik desteğin 2014
Temmuz ayından itibaren devreye girmesiyle birlikte bu
rolümüz perçinlenecektir. MESS olarak sağlıklı ve güvenli
yaşam kültürünün gelişimi konusunda duyarlılık artırma,
eğitim ve bilgilendirme çalışmaları yürütmeye, konuyla
ilgili bilgi ve tecrübelerimizi başta üyelerimiz olmak üzere
tüm ilgili taraflarla paylaşmaya bugün olduğu gibi yarın da
kararlılıkla devam edeceğiz.”
İŞÇİ VE İŞVERENİN İLE TİŞİM ARACIDIR
MESS Adına Sahibi
Mehmet Betil
Yönetim Kurulu Başkanı
Yazı İşleri Müdürü
Av. Hakan Yıldırımoğlu
Genel Sekreter
Yayın Kurulu
Dr. Aykut Engin
Av. Erten Cılga
Av. Mesut Ulusoy
Av. İlhan Doğan
Av. Ender Kızılray
Dr. Tuba Yaman Aydın
Altan Çetinkal
Fatih Tokatlı
Çisem Kılıç
Yazışma Adresi
MESS Türkiye Metal Sanayicileri
Sendikası Merkez Mahallesi
Geçit Sokak No: 2 34381
Şişli-İstanbul
Tel: 0212 232 01 04 (pbx)
Faks: 0212 241 76 19
e-posta
[email protected]
BizBize Gazetesi
İnternet Adresi
www.mess.org.tr
Yayın Türü
Yerel süreli yayın.
Baskı Tarihi
Temmuz 2014
Yazı ve resimler kaynak
gösterilmek suretiyle kullanılabilir.
Gazetede bulunan yazıların
sorumluluğu yazarlara aittir.
BizBize Gazetesi’nin basımında geri
dönüşümlü kağıt kullanılmaktadır.
ISSN 1303-2526
YAYINA HAZIRLIK
Genel Yönetmen
Gürhan Demirbaş
Fotoğraflar
Eren Aktaş
Genel Yönetmen Yardımcısı
Eser Soygüder Yıldız
İletişim / Yazı İşleri
0212 440 27 82
Editör
Seher Karataş
Pazarlama
0212 440 27 65 - [email protected]
com
Baskı Dünya Yayıncılık A.Ş.
Globus Dünya Basınevi
100. Yıl Mahallesi 34204 Bağcılar
/ İSTANBUL
Tel 0212 440 24 24
Görsel Yönetmen
Hakan Kahveci
Grafik Tasarım
Ozan Öz
3
HABER
Soma faciası nedeniyle
19 Mayıs kutlamaları buruk geçti
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, Soma kazası nedeniyle buruk geçti. Resmi kutlamalar
Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ve beraberindeki heyetin Anıtkabir ziyareti ile başladı.
S
oma’da meydana gelen 301 işçinin hayatını kaybettiği maden kazası nedeniyle, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları,
alınan karar gereği resmi düzeyde gerçekleştirildi. Buruk
kutlamalar kapsamında ilk olarak, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ve beraberindeki heyet Anıtkabir’i
ziyaret etti. Bakan Çağatay Kılıç ve beraberindeki heyet
Atatürk’ün mozolesine çelenk sundu, saygı duruşunda
bulundu. Ardından da İstiklal Marşı’nı okudu. Bakan
Kılıç, Misaki Milli Kulesi’nde Anıtkabir Özel
Defteri’ni imzalayarak
şu mesajı yazdı:
“Cumhuriyetimizin banisi
(kurucusu)
Gazi Mustafa
Kemal Atatürk… 95 yıl önce
19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak başlattığınız milli mücadeleyi temsilen bugün, ülkemizin istiklal mücadelesi için canını
feda eden tüm şehitlerimizin aziz
emanetlerini üzerimizde taşıyarak,
huzurundayız” dedi.
Kılıç, mesajına şöyle devam etti: “Soma’da yaşanan ve hepimizi derinden yaralayan
maden kazasında kaybettiğimiz, 301 canımız
her zaman yüreğimizde yad edilecektir. Yaktığın
kurtuluş ve bağımsızlık meşalesi bugün ilk günkü
canlılığını korumakta ve ülkemizin muasır medeniyet yolculuğunu aydınlatmaktadır. Hükümet olarak bu
kutlu günü Türk gençliğine armağan etmiş olmanın bilinci ile bütün politikalarımızda, gençlerimizin potansiyelini harekete geçirecek adımlara önem veriyoruz. Türk
gençliğine emanet ettiğin İstiklal ve Cumhuriyeti, ilelebet kanımız ve canımız pahasına, muhafaza edip yaşatacağımıza bir kez daha söz veriyoruz. Ruhun şad olsun.”
Kutlamalar sırasında, 26. Atatürk’ü Anma ve Barış Koşusu çerçevesinde Selanik’te Atatürk’ün doğduğu evin
bahçesinden alınan toprak da Anıtkabir Komutanlığı’na
teslim edildi. Anıtkabir daha sonra yurdun dört bir yanından gelen gençlerin ziyaretine açıldı.
SAMSUN’DAN 1919 GENÇ GELDİ
Kızılay’da toplanan gençler, ellerinde
Atatürk posterli bayraklarla ve çeşitli
sloganlarla Samsun’dan Ankara’ya
yürüyüş yapan üniversiteli 1919
genci karşıladı. Öte yandan Osmaniye’de bir grup dağcı ve doğasever, Soma’daki maden faciasında
can veren madencilerin anısına
Çukurova’nın en yüksek zirvelerinden 2 bin 220 metre
rakımlı Düldül Dağı’na tırmandı.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma
Gençlik ve Spor Bayramı dola19
yısıyla Kuzey Kıbrıs Türk CumhuMayıs
riyeti’nde (KKTC) de resmi tören
Bayramı’nda
düzenlendi. Başkent Lefkoşa’da
çocuklar acıyı
Atatürk Anıtı’nda düzenlenen töbiraz hafifletti.
rene KKTC Cumhurbaşkanı Derviş
Eroğlu, Meclis Başkanı Sibel Siber,
Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim
Akça, bazı bakanlar, milletvekilleri, sivil ve askeri yetkililer, dernek ve okul temsilcileri katıldı.
MESS, işçilerin
bayramını kutladı
M
ESS, tüm işçilerin ve memurların 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutladı. MESS’in 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yayımlanan mesajında şu ifadeler
yer aldı: “MESS olarak, Türk iş dünyasının belkemiğini oluşturan tüm çalışan kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma
Günü’nü en içten dileklerimizle kutluyoruz. Türk işçi ve işverenlerinin dünyaya örnek teşkil eden işbirliği; ekonominin
ve işletmelerin başarısı açısından birinci derecede önemli
ve önceliklidir. Taraflar arasındaki güven ve diyaloğun devamıyla Türk sanayisinin büyümeyi sürdüreceğine olan inancımız tamdır.”
4
HABER
KISA... KISA... KISA...
Asgari ücrete
45 lira zam
A
sgari ücret, 1 Temmuz’dan itibaren yüzde
6 artışla net 846 TL’den 891
TL’ye yükseldi. Bin 71 TL olan
brüt asgari ücret ise bin 134
TL’ye çıktı. Brüt asgari ücretten
yüzde 14 SGK primi işçi payı,
yüzde 1 İşsizlik Fonu primi,
yüzde 15 Gelir Vergisi ve
Damga Vergisi kesiliyor. 1
Temmuz’dan itibaren asgari
ücretin işverene maliyeti bin
332 TL olacak. Bunun yüzde
15,5’lik kısmını SGK primi işveren payı, yüzde 2’lik kısmını
İşsizlik Fonu işveren payı oluşturuyor. Öte yandan bu yıl, 16
yaş asgari ücret düzenine son
verildiği için tek tip uygulamaya geçilmişti.
Kadınlar ve
gençler kayıt dışı
T
ÜİK verilerine göre,
Türkiye’de, 2013 sonu
itibarıyla toplam 7 milyon
641 bin kadın çalıştı. Toplam
kadın istihdamının yüzde
52’si yani 3 milyon 973 bin
kadının kayıt dışı çalıştığı
belirlendi. Yaş gruplarına
göre bakıldığında ise genç
nüfusun en fazla kayıt dışı
çalıştırılan grup olması dikkat
çekti. Yine TÜİK verilerine
göre, 15-24 yaş grubundaki
toplam çalışan 3 milyon 272
bin gencin, yüzde 48.4’ü
olan 1 milyon 806 bini kayıt
dışı çalıştırılıyor. Bu gençlerin
yüzde 23,6’sına denk gelen
774 bini ücretsiz aile işçisi.
Gençler öğretmen
olmak istiyor
G
ençlerin gelecek hayallerini
araştıran MasterCard’ın
“Genç Hayaller” araştırmasına
göre, gençlerin en büyük hayali
iyi bir meslek edinmek. Öncelikle öğretmen olmanın hayalini
kuran gençler, bir yandan da
kariyerleri boyunca dünyanın
çeşitli ülkelerini gezebilmeyi arzu ediyor. Araştırmada
gençlerin en çok tercih ettiği
mesleklerin başında yüzde 20 ile
öğretmenlik geliyor. İkinci sırada
profesyonel sporculuk, üçüncü
sırada ise mühendislik mesleği
yer alıyor. Gençler ayrıca, doktor,
avukat, polis olmak da istiyor.
Tüketici haklarında yeni
dönem başlıyor
28 Mayıs tarihinde yürürlüğe giren Tüketici Kanunu ile tüketiciden haksız olarak
talep edilen ücret, masraf ve komisyon
alınmasının önüne geçilecek. Yeni kanunla artık sözleşmeden de krediden de
cayabilecek, istersek ayıplı mallara gelişmiş ülkelerdeki gibi dava açabileceğiz.
T
üketiciler için Türkiye’de yeni bir dönem
başlıyor. 28 Kasım 2013 tarihinde Resmi
Gazete’de yayımlanan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, Mayıs ayının
sonundan itibaren uygulamaya kondu. 1995’te
çıkarılan 4077 sayılı Tüketici Kanunu’nun yerini
alan bu yeni yasa, daha önce tüketicilerin mağ-
duriyetlerine yol açan, haksız yere ceza ödemelerine ve zarar görmelerine neden olan birçok
uygulamaya da son veriyor.
28 Mayıs tarihinde yürürlüğe giren Tüketici Kanunu’na ilişkin bir açıklama yapan Gümrük ve
Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, bankaların tüketiciden talep ettiği ücret, masraf ve komisyon alınmasının önüne geçeceklerini belirtti. Tüketicilerin artık daha uzun süreli cayma hakkına sahip
olduğunu ifade eden Yazıcı, mesafeli satışlarda
cayma hakkının 14 güne çıkarıldığını bildirdi.
Elektrik, su, doğalgaz, internet, telefon gibi ihtiyaçların aboneliklerinde tüketicileri koruyucu
yeni düzenlemeler getirildiğini kaydeden Yazıcı,
bir yıldan daha uzun olan belirli süreli abonelik
sözleşmesinin istendiği zaman feshedilebileceğini söyledi.
2013 yılında 42 bin 655 kitap basıldı
T
ürkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Uluslararası
Standart Kitap Numarası (ISBN) İstatistikleri’ne
göre 2013 yılında yayımlanan materyallerin sayısı,
2012 yılına göre yüzde 11,1 arttı. En yüksek artış,
yüzde 537 ile elektronik kitaplarda (DVD, VCD, CD)
gerçekleşti. 2013 yılında yayıncılar tarafından; 42
bin 655 kitap, 1981 elektronik kitap (DVD, VCD, CD),
2 bin 299 web tabanlı elektronik kitap, 13 kitap kaseti, 21 harita ve 383 diğer materyaller olmak üzere
toplam 47 bin 352 materyal için ISBN alındı.
Özel sektör tarafından yayımlanan materyaller
ise 2013 yılında, 2012 yılına göre yüzde 13,1 arttı.
2013 yılında yayımlanan materyallerin yüzde 89,6’sı
özel sektör, yüzde 7,6’sı kamu ve eğitim kurumları,
yüzde 2,8’i ise sivil toplum kuruluşları tarafından
yayımlandı. Yayımlanan materyallerin yüzde 26,5’i
eğitim, yüzde 20,3’ü yetişkin kültür, yüzde 17,2’si
çocuk ve ilk gençlik, yüzde 14,8’i akademik, yüzde
14’ü yetişkin kurgu edebiyatı, yüzde 7,2’si inanç
yayımları konusunda oldu.
YENİ YASAYLA
GELEN YENİ
HAKLARIMIZ
O Yasanın 11’inci maddesi tüketicilerin ayıplı mal ve hizmetlerden
ötürü tazminat talep etmesine imkan
tanıyor.
O Artık internet, cep telefonu, dijital
platformlar başta olmak üzere abonelik sisteminden ayrılmak isteyen abonelerin sistemden kolayca ayrılmasına
imkan tanınacak.
O Seyahat acentesi, turunu iptal ettiği
ya da değişiklik yaptığında, tüketici
ödediği bedelin tamamını geri talep
etme hakkına sahip olacak.
O Galeriden satın alınan otomobil ya
da cep telefonu, buzdolabı, televizyon
gibi ikinci el kullanılmış mal da bir yıl
süreyle garanti kapsamına giriyor.
O Taksitli satışlarda ya da finansal
kiralamalarda, tüketici, yedi gün içinde
herhangi bir gerekçe göstermeksizin
ve cezai şart ödemeksizin taksitle satış
sözleşmesinden cayma hakkına sahip
oluyor.
O Tüketiciler herhangi bir gerekçe
göstermeden kullandığı tüketici kredisinden 14 gün içinde vazgeçebilecek.
O Bankalar, artık sadece özellikli ve
ayrıcalıklı kredi kartlarından üyelik
aidatı alabilecek. Üyelik aidatı ödemek
istemeyen müşterilere standard
özelliklere sahip aidatsız kredi kartı
seçeneği sunmak zorunda olacak.
O Tüketici kendiliğinden talep
etmediği taktirde, kredi kullandıran
banka, krediyle ilgili sigorta yaptırma
dayatmasında bulunamayacak.
O İnşaat firmaları, bundan böyle yapı
ruhsatı almadan ön ödemeli konut
satış sözleşmesi yapamayacak. Ayrıca
tüketicilerle sözleşme imzalamadan
önce ‘Bina Tamamlama Sigortası’ yaptırmak zorunda kalacak. Tüketicinin 14
gün içinde cayma hakkı da olacak.
5
HABER
Her yıl 25 milyon kişi, aşılar
sayesinde kurtuluyor
Türkiye’nin aşı programında, birçok gelişmiş ülke ile aynı seviyede olduğunu söyleyen Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı
Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, son yıllarda yapılan çalışmalar sonucunda aşılamayla önlenebilen enfeksiyon hastalıklarında önemli
başarılar sağlandığını, aşıyla birçok hastalıktan korunmanın
mümkün olduğunu belirtti.
D
ünyada her yıl 25 milyon kişinin aşılar sayesinde hayata tutunduğunu
dile getiren Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, bu
yüzden risk grubundaki yetişkinlerin de aşı olması gerektiğini söyledi. Aşılar ile pek çok hastalığın zaman içerisinde kökünün kazındığını ifade eden
Ceyhan, “Bugün Türkiye’de uygulanan Genişletilmiş Bağışıklama Programı
ile yılda 14 binden fazla çocuğumuzun 13 farklı hastalıktan kaybedilmesinin
önüne geçiliyor. Bugün eğer hiç aşı yapmasaydık yılda 14 bin kişiyi aşıyla
korunulabilir hastalıklardan dolayı kaybediyor olacaktık” diye konuştu.
Aşılamanın yalnızca çocuklar için geçerli olmadığını, yetişkinlerin de yap-
tırması gereken aşılar olduğunu ifade eden Prof. Ceyhan, bunlar
hakkında farkındalığın artırılması gerektiğini ifade etti. Genelde
aşılamanın dünyanın her yerinde çocuklara bir program dahilinde devletler
tarafından uygulanarak başladığını ifade eden Ceyhan, “Yetişkinler için dünyada henüz böyle bir uygulama bulunmuyor. Yetişkin aşılamaları dünyada
bu işi en iyi yapan İskandinav ülkelerinde bile yüzde 50’leri geçmiyor. Bizim
gibi ülkelerdeyse, gripte oran biraz daha yüksek olsa da pnömokok aşısı dediğimiz zatürreye karşı aşılanma oranı yüzde 1’in altında. Oysa aşılanması
gereken birçok risk grubu var” dedi.
KRONİK HASTALIĞI OLANLAR MUTLAKA AŞILANMALI
Korunmanın doğar doğmaz çocukluk çağıyla başladığını, ancak yinelenmesi gerektiğini ifade eden Prof. Ceyhan, bu konuda şunları söyledi:
“Yetişkinlikte de hasta olma olasılığı küçümsenmemeli. Daha çok kronik
hastalığı olan kişiler bu nedenle duyarlı ve farkında olmalıdır. 65 yaş üzeri
kişiler ile kronik kalp, akciğer, böbrek ve şeker hastalarının, 5 yılda bir pnömoni (zatürre) aşısı, her yıl da grip aşısı yaptırmaları gerekli. Bunun için yoğun eğitim faaliyetlerinin yürütülmesine ihtiyacımız var. Aşılar korunmanın
yanı sıra tasarruf sağlar, işgücü kaybını engeller, sağlık harcamalarını azaltır.
Aşılar ilaç değildir.”
Avrupa’nın en genç nüfuslu ülkesi Türkiye oldu
A
vrupa Birliği (AB) üye ve aday ülkelerinde 2013 yılında genç nüfusun toplam
nüfus içindeki oranı incelendiğinde, genç nüfus oranının en yüksek olduğu
ülkenin Türkiye olduğu görülüyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine
göre, AB-28 üye ülkelerinin genç nüfuslarının toplam nüfus içindeki oranı yüzde
11,5 iken bu oran Türkiye için yüzde 16,6. Türkiye’den sonra en fazla genç nüfusa
sahip ülkeler sırasıyla; yüzde 15 ile Güney Kıbrıs Rum Kesimi, yüzde 14,7 ile İzlanda, yüzde 14,6 ile Makedonya, yüzde 13,8 ile Karadağ ve yüzde 13,5 ile Litvanya.
Genç nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise yüzde 9,9 ile İtalya ve İspanya,
yüzde 10,5 ile Slovenya, yüzde 10,6 ile Yunanistan.
GENÇ NÜFUSUN AZALACAĞI TAHMİN EDİLİYOR
TÜİK tarafından yapılan nüfus projeksiyonlarına göre, Türkiye nüfusunun 2023
yılında 84 milyon 247 bin kişi olacağı, genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 15,1 olacağı tahmin ediliyor. Yine TÜİK’e göre, Türkiye genelinde 2013
yılında gelecekten umutlu olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 77 iken bu oran
genç erkeklerde yüzde 83,4, genç kadınlarda ise yüzde 84,4. Gençlerin umut
düzeyinin en yüksek olduğu iller ise sırasıyla, yüzde 93,9 ile Kırıkkale, yüzde 93,3
ile Çanakkale ve yüzde 93,2 ile Artvin oldu.
KISA... KISA... KISA...
En çok cep telefonu
unutuluyor
A
merika’da unutulmuş
eşya bürolarından elde
edilen verilerle hazırlanan
bir çalışmaya göre, unutulan eşyaların başında cep
telefonları, anahtarlar ve çeşitli
belgeler geliyor. Bunlardan
sonra kredi kartları, güneş
güzlükleri, şemsiye, laptop
ve kimlikler, cüzdanlar da bir
yerlerde unutuluyor. İngiliz
Sigorta Şirketi’nin üç bin kişi
üzerinde gerçekleştirdiği
ve 2012 yılında yayımlanan
online araştırmaya göre ise
ortalama bir kişi günde 9’dan
fazla eşyasını yanlış yere koyuyor. Katılımcıların 3’te biri bu
eşyaları koyduğu yeri bulmak
için 15 dakika harcıyor.
Yol güvenliği
sorunu artıyor
T
ürkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği
Genel Başkanı Hitay Güner,
Türkiye’deki yol güvenliği
sorununun büyümesine
dikkat çekti. Motorlu taşıt
sayısının son 10 yılda iki kat
arttığını söyleyen Güner, “Son
20 yıldaki trafik kazası sayısı,
önceki yıllara göre iki katına
çıktı. Son 43 yılda 1 milyon,
son 20 yılda 3 milyon kişi
trafik kazalarında yaralandı.
76 milyon nüfusumuzun 25
milyonu sürücü belgesine
sahip. Ama denetim bu artış
hızıyla orantılı değil. Önlemler alınmazsa gidişatın endişe
verici olduğu açıktır” dedi.
Geleceğin
“en iyi meslekleri”
T
eknoloji, küresel ısınma ve
internetle birlikte, gelecekte
ekonomik kalkınmayı yönlendirecek meslekler de değişiyor.
Gelecek bilimcisi Thomas Frey’e
göre gelecek on yılın en iyi
mesleklerinin yüzde 60’ı henüz
keşfedilmedi. Bu mesleklerin
keşfedilecekleri yer ise Afrika.
Thomas Frey’e göre geleceğin en iyi meslekleri başında;
“Çeşitlilik tasarımcısı”, “Sağlık
koçu”, “Üniversite kurucusu”, “
Görünmez yönetici”, “Ekosistem
savunucusu”, “Besin bankacısı”,
“Küresel ısınma uyum ajanı”,
“Fare eğiticisi” geliyor.
6
ÜYELERİMİZDEN
EVAS 50. yılını, çalışanları
ve aileleriyle birlikte kutladı
Tofaş “Mavi Yaka
Kariyer Programı”
yeni bir gelecek
sunuyor
T
ofaş İnsan Kaynakları’nın hayata geçirdiği “Mavi Yaka Kariyer Programı”
birinci yılını tamamladı. Tofaş’ın mavi
yaka çalışanlarının kariyer planlamasıyla
ilgili beklenti ve ihtiyaçları üzerine, 2013
yılı Mart ayında başlatılan programda, bir
yıl içinde 97 pozisyon için açılan 80 ayrı
iç ilana 2 bin 700’ün üzerinde Tofaş mavi
yaka çalışanı başvuru yaptı. Tüm insan
kaynakları süreç ve aşamalarını başarıyla
tamamlayan 102 mavi yakalı çalışandan
18’i beyaz yaka pozisyonuna, 84 mavi yakalı çalışan ise farklı bölümlerin mavi yaka
pozisyonuna atandı.
KARİYERDE FIRSAT EŞİTLİĞİ
Tofaş’ın Türk otomotiv sektöründe
örnek teşkil eden “Mavi Yaka Kariyer Programı” kariyer ve gelişimde fırsat eşitliği ilkesini esas alıyor. Şirket içinde oluşan tüm
kariyer fırsatları iç ilan sistemiyle mavi
yaka dahil tüm çalışanlara fabrika içindeki
kiosklar, kurumsal e-posta adresleri, uzaktan erişebilecekleri portal ve hatta cep
telefonları üzerinden şeffaf bir şekilde
duyuruluyor. Çalışanlar SAP uygulamaları
sayesinde, bu kanallar vasıtasıyla her türlü
bilgiye istedikleri an ulaşabiliyor, başvurularını yapıp süreçlerini on-line olarak takip
edebiliyor. Açık pozisyonlara yapılan başvurular, ilk başvuru sonrası önceden belirlenmiş kriterlere göre yapılan elemeler,
teknik sınav, mülakat ve atama sonuçları
da aynı şekilde tüm çalışanların bilgisine
sunuluyor.
EVAS Ev Aletleri Sanayi
Ltd. Şti., sektördeki 50.
yılını tüm çalışanları
ve aileleri ile birlikte
kutladı. Geceye eski
çalışanlar ve yan sanayi
yetkilileri de katıldı.
İ
stanbul Pendik Green Park Otel’de 24
Kasım 2013 tarihinde yemekli ve müzikli olarak gerçekleştirilen EVAS’ın 50.
yılını kutlama organizasyonu, EVAS’ın
dününü ve bugününü anlatan reklam
ve tanıtım bantları ile süslenen giriş salonunda açılış kokteyli ile başladı. Gecenin
teması olan “El Birliği ile 50. Yıl” sloganı,
misafirlerin beyaz reklam panoları üzerine bıraktıkları el izleri ile süslendi. EVAS’ın
en büyük değeri olan çalışanların çocukları için hazırlanan palyaço ve animasyon
eğlenceleri ile birlikte geceye keyifli bir
başlangıç yapıldı.
Açılış kokteyli sonrası misafirler kutlama salonuna alındı. EVAS Genel Müdürü
Necat Aybar’ın yaptığı açılış konuşmasın-
dan sonra, EVAS personelinin uzun süre
çalışarak oluşturduğu Türk Sanat Müziği
Korosu, koro ve solo şarkılar seslendirerek, hem bir müzik ziyafeti sundu hem de
hafızalarda uzun yıllar saklanacak keyifli
dakikalar yaşattı. EVAS’ın emektar bahçıvanı kendi bestelediği 50. yıl türküsünü sazıyla seslendirdi. Ardından, EVAS’ın
geçmişinden bugününe kadar yaşanan
süreci özetleyen bir video filmi gösterildi.
Daha sonra EVAS’da 20 yıl ve üzeri çalışanlara, emekliliği sonrası veya çalışma döneminde rahmetli olmuş işçilerin ailelerine
EVAS Genel Müdür Yardımcısı Barbaros
Ezgin tarafından birer şilt verildi. Organizasyonun finalinde ise sahneye Türk müziği sanatçısı Coşkun Sabah çıktı.
MAN çalışanları, başkente 3 bin fidan dikti
D
ünya markası MAN, uzun yıllardır faaliyet gösterdiği Türkiye’deki sosyal sorumluluk ve
çevre dostu projelerine bir yenisini daha ekledi. Orman ve Su
İşleri Bakanlığı ile işbirliği yapan
MAN Türkiye, Ankara-Çankırı
yolu üzerinde tahsis edilen 10
hektar alanda 10 bin fidan dikmek için harekete geçti. Önce
araziyi fidan dikimine hazırlayan
MAN Türkiye, ilk etapta 3 bin fidanı toprakla buluşturdu.
MAN Türkiye çalışanları,
Orman Kulübü üyeleri, Beceri
Eğitim Merkezi öğrencileri, Akyurt Çankırı Köyü mevkiindeki
arazide bir araya geldi. Tam bir
şenlik havasında geçen etkinlikte, MAN Türkiye Orman Kulübü Başkanı ve İşyeri Sendika
Baştemsilcisi Yusuf Yılmaz, bu
etkinlik ile çalışan ve ailelerinin
özellikle çocuklarının, çevre sevgilerini pekiştirmeyi amaçladıklarını belirtti.
7
ÜYELERİMİZDEN
Borusan ve ZF Friedrichshafen
Türkiye’de birlikte çalışacak
Nexans Türkiye
iş güvenliğine
dikkat çekti
N
D
ünyanın önde gelen otomotiv
yan sanayi şirketlerinden ZF Friedrichshafen AG, Almanya’da yerleşik tüm şirketleri ile Türkiye’deki ZF Sachs
Süspansiyon Sistemleri, ZF Services Türk
ve ZF Lemförder Aks Modülleri Sanayi şirketlerinin Almanya ve Türkiye arasındaki
karşılıklı kara nakliye hizmetlerini Borusan
Lojistik’ten almaya karar verdi.
Artık aktarma organları, şanzıman
ve şasi bileşenleri üreten ZF’nin ürün ve
hammaddelerini Borusan Lojistik taşıyacak. Otomotiv tedarikçileri listesinde
dünyada ilk 10 arasında yer alan ZF’nin,
ZF Almanya, ZF Türkiye ve Türkiye arasındaki tüm müşteri, tedarikçi ve grup
içi yüklerinin nakliye organizasyonlarını 1
yıl uzatma opsiyonlu olarak, en az iki yıl
süreyle Borusan Lojistik gerçekleştirecek.
ZF’nin bu kararında Borusan Lojistik’in ÇEKÜL ile birlikte yürüttüğü bir milyon ağaç dikme kampanyası ve müşterileri için yaptığı operasyonlar sonucunda
onlar adına ağaç dikme taahhüdü de etkili oldu. Özellikle Borusan Lojistik’in her
10 konteyner elleçleme için bir ağaç ve
her 10 taşıma için bir ağaç dikme kampanyası ZF’nin kararında önemli rol oynadı. Borusan Lojistik ZF için de ayda 20
ağaç dikecek.
İki şirketin oluşturduğu “yeşil” iş ortaklığını kutlamak üzere 6 Mayıs günü ZF’nin
Gebze fabrikasının bahçesinde temsili bir
ağaç dikme töreni yapıldı.
Almanya’nın önemli
otomotiv yan sanayi
şirketlerinden ZF
Friedrichshafen AG,
Türkiye’de lojistik
hizmetlerini Borusan
Lojistik’ten almaya
karar verdi.
Mercedes-Benz Türk’te “Aile Toplantıları”
Ç
alışanlarının yaşam kalitesi ve kişisel gelişimlerine
büyük önem veren Mercedes-Benz Türk A.Ş., 17 ve 24
Mayıs 2014 tarihleri arasında
Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu’nun
katılımıyla “Aile Toplantıları”
adlı bir seminer düzenledi.
Hoşdere Otobüs Fabrikası’ndaki konferans salonunda yapılan seminere, 74 mavi yakalı
çalışan, eşleriyle birlikte iki
grup halinde katıldı.
Seminerde
katılımcılar,
Doğan Cüceloğlu ile birebir
etkileşimde bulunma, şahsi
sorularını yönlendirme fırsatı
buldu. Aynı zamanda kendi
aile yaşamlarını sorgulama
şansı da elde eden Mercedes-Benz Türk mavi yaka çalışanları ve eşleri, seminerden
çok memnun kaldıklarını, bu
tip aktivitelerin gerek toplum
gerekse birey için önem taşıdığını belirtti.
exans Türkiye Denizli Fabrikası’nda, iş
sağlığı ve güvenliğine dikkat çekmek
amacıyla ‘Aile Günü’ etkinliği gerçekleştirildi. Fabrika çalışanları, 1 Mayıs tarihinde
hayata geçirilen bu özel günde, çalışma
ortamlarını, eşleri ve çocukları ile paylaştı, kullandıkları makinaları onlara tanıttı.
Nexans Denizli Fabrikası’nın 300’e yakın
misafir ağırladığı Aile Günü’nde özel
bir alan, çocukların iş güvenliğiyle ilgili
düşüncelerini paylaşmaları için ayrıldı.
Çocukların bu alanda Nexans ile paylaştığı düşünceleri ve resimler, 17 Haziran
tarihinde düzenlenen “Nexans İş Güvenliği Günü”nde sergilendi. Animasyon
ekiplerinin renklendirdiği Aile Günü, günün anısına hediyelerin dağıltılmasıyla
son buldu.
Çelik Halat
çocukların
bayramını kutladı
B
u yıl da çocukların 23 Nisan Ulusal
Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayan Çelik Halat ve Tel Sanayi A.Ş., onlar için eğlenceli bir etkinliğe imza attı.
Her yıl yaptığı resim yarışması yerine bu
yıl şirketin bahçesinde piknik organize
ederek çocukları sevindiren Çelik Halat’ın etkinliğinde bir de çekiliş yapıldı.
Çekilişle çocuklara çeşitli hediyeler dağıtılan etkinliğe, Çelik Halat’ın tüm yöneticileri ve çalışanlar katıldı.
8
HOBİ
Mercedes-Benz Türk çalışanla
“Dünyanın
yerel dili
dans olsa”
K
TL ve Yapıştırma
Merkezi’nde işçi olarak
çalışan Seyfi Taşdemir
dansı çok seviyor. Bu
sevgisini, “Keşke dünyanın
yerel dili dans olsa”
diyerek anlatan Taşdemir,
Mercedes-Benz Türk’te altı
yıldır çalışıyor. 2012 yılında
şirketin spor festivalinin
gecesinde dans kulübü
ile ve dansla tanışan
Taşdemir, “Öncesinde
tiyatroyla ilgileniyordum.
Fakat o gece artık dans
etmem gerektiğini
düşündüm” diye
konuşuyor. Yöneticisinin
bu konuda kendisini çok
desteklediğini söyleyen
Taşdemir, kendilerine
destek veren tüm
yöneticilere ve mesai
arkadaşlarına teşekkür
ediyor.
“FORMUM DÜZELDİ”
Dansın iş hayatına çok
güzel katkıları olduğunu
düşünen Taşdemir,
“Dans sayesinde yeni
insanlarla tanıştım,
iş arkadaşlarımızla
sohbetlerimiz farklılaştı.
İnsanlarla daha rahat
iletişim kuruyoruz. Ayrıca
dans sayesinde formumu
da düzelttim, dört kilo
verdim” diyor. İki yılda
salsa ve bachata öğrenen
Taşdemir, dansın kendisini
alıp götürdüğünü bu
yüzden Türkiye’nin en
iyi dans kulüplerinden
birine daha yazıldığını
dile getiriyor. Taşdemir
şöyle konuşuyor: “Dansla
birlikte hayatıma güzel
anılar, hatıralar girdi. Şu
an salsada dördüncü
seviyeye çıktım.”
Çalışanlarının her türlü sosyal faaliyetlerini
ve hobilerini destekleyen Mercedes-Benz
Türk’te 2003 yılında kurulan Dans Kulübü,
neredeyse profesyonel dans kulüpleriyle
yarışıyor. Kulübün kurucusu Murat
Sava, “Dans, insanların rahatça iletişim
kurmalarını sağlıyor” diyor.
B
ünyesinde çok sayıda sosyal kulüp bulunan Mercedes-Benz Türk
A.Ş.’nin çalışanları, işin stresini atmak, çalışma arkadaşlarıyla ilişkilerini geliştirmek, işle ilgili motivasyonlarını artırmak için ilgi duydukları kulüplere üye olup, çeşitli aktiviteler gerçekleştiriyor. 13 yıldır şirketin
Sipariş Merkezi’nde makine mühendisi olarak çalışan Murat Sava’nın, 2003
yılında İnsan Kaynakları departmanının desteği ile kurduğu Dans Kulübü
de Mercedes’teki en köklü kulüplerin başında geliyor.
Bugüne kadar yüzlerce çalışanın üye olduğu ve dans etmeyi öğrendiği Kulüp’ün kurucusu Murat Sava, üyelerden Duygu Köse ve Seyfi Taşdemir ile Mercedes-Benz Türk A.Ş.’nin Esenyurt’taki Pazarlama Merkezi’nde
buluştuk, Kulüp’le, dansın hayatlarındaki yeri ve iş hayatına yansımasıyla
ilgili sohbet ettik. Sohbetimizde, dans derslerini, haftada bir gün akşamları
yaklaşık 1,5 saat, Pazarlama Merkezi’ndeki Showroom’da yaptıklarını söyleyen Sava, uzun yıllardır dans ettiğini, 1999 yılında eğitmenliğe başladığını
anlatıyor.
“DANSLA HİÇ KONUŞMADAN ANLAŞILABİLİR”
“Dans etmeyi seviyorum. Danstan aldığım keyfi, insanlarla paylaşmak
istediğim için eğitmenliğe başladım. Kulüp’ü de bu amaçlarla açtık” diye
konuşan Sava, toplam sekiz dans çeşidini biliyor. Kulüp’te yedi çeşit dans
öğrettiklerini belirten Sava, çalışmalarıyla ilgili şunları söylüyor: “Öğrettiğimiz danslar arasında, tango, jive, salsa, merengue, cha cha, rumba, bachata gibi danslar var. Mercedes çalışanları, Pazarlama Merkezi’ne gelerek
derslere katılıyor. Dersten sonra evlerimize dönmek için şirketimiz bize
servis hizmeti vererek, destek sunuyor.”
Dansın, insanların rahat iletişim kurmalarına aracı olduğunu belirten
Sava, Kulüp’ün Mercedes çalışanları arasında rahat ve güçlü iletişim kurulmasına ve kardeşçe duyguların gelişmesine katkı sağladığını düşünüyor.
“Dansın dili evrenseldir, hangi dilden ırktan olursa olsun, insanlar dans etmeyi biliyorlarsa hiç konuşmadan anlaşabilirler” diyen Murat Sava, yıllardır
mavi yakalı arkadaşlarının aralarına katılmalarını çok istediğini, son iki yılda
mavi yakalıların da derslere katılarak önemli başarılar yakaladıklarını ifade
ediyor.
En başından beri eğitmenlik yaptığı Kulüp’te dans derslerinin ücretsiz
olduğunu açıklayan Sava, “Kulüp olarak arkadaşlarımızla birlikte dışarda
yapılan dans gecelerine gidiyoruz, kendimiz de özel dans geceleri düzenliyoruz. Ayrıca şirketimizin etkinlik ve kutlamalarında da gösterilerimiz
oluyor. İlk gösterimizi Mercedes-Benz Türk’ün 40. yılı kutlamalarında yapmıştık” diyor.
“KULÜP’TE DANSI ÖĞRENİP, ÖĞRETENLER VAR”
Kulüp en son 30 Mayıs tarihinde, Hoşdere
fabrikasında yapılan Mercedes-Benz Türk Spor
Turnuvası’nın ödül töreninde gösteri yaptı.
Çalışmalara her yıl ekim ya da kasım ayında başladıklarını ve haziranda
ara verdiklerini belirten Murat Sava, iş arkadaşlarını dansla tanıştırmaktan
çok büyük keyif aldığını ifade ediyor. Sava, Kulüp’te dansa başlayıp kendini
geliştiren ve hatta daha sonra dans eğitmenliği yapan arkadaşlarının bile
olduğunun altını çiziyor. 13 yıldır yönettiği Kulüp’ün çalışmalarını sürdürmesini ve katılanların sayısının artmasını isteyen Sava, önümüzdeki sene
bir eğitmeni daha aralarına katacaklarını açıklıyor. Sava, “Ben arkadaşlarımın dans ettiğini gördüğüm zaman görevimi yaptığımı düşünüyorum ve
çok güzel bir tatmin yaşıyorum” diyor.
9
HOBİ
nları dansla motive oluyor
Mercedes-Benz Türk’te faaliyet
gösteren Dans Kulübü, Murat
Sava’nın yönetiminde, her hafta
düzenli olarak derslerine devam
ediyor. Firmanın Esenyurt’taki
Pazarlama Merkezi’nde bulunan
Showroom’da yapılan derslere katılan Duygu Köse, Seyfi
Taşdemir ve arkadaşları, dans
sayesinde işin stresini
üzerlerinden atıyorlar.
“Dansla
işin stresini
atıyoruz”
Y
ine KTL ve Yapıştırma
Merkezi’nde postabaşı görevini yürüten Duygu
Köse, iki senedir Kulüp’e
üye.
Mercedes-Benz Türk’te 10
yıldır çalışan Köse, daha
önce Kulüp’le ilgili bilgisi
olsa da çalışma şartları
nedeniyle derslere katılamadığını dile getiriyor. İki
sene önce, “İş yoğunluğu
bir yere kadar biraz da
sosyal hayat gerekir” diyerek Kulüp’e üye olan Köse,
en çok da dans etmeyi
çok sevdiği için derslere
katılmaya başlamış.
“TAVSİYE EDİYORUM”
“Dans nazik bir sanattır, nezaket ruhun şıklığıdır”
M
urat Sava: “Bir insanın sadece para kazanmak için değil
bir şey üretmek, dünyaya birşeyler bırakmak için de mutlaka çalışması gerekiyor. Ve insan sadece maddi ihtiyaçları doyurulduğu zaman mutlu olan bir varlık değil. İnsanların, sosyal
ve sanatsal ihtiyaçları da var. Çok seviyeli bir sanat türü olan
dans da insanı sanatsal açıdan besliyor, kimlik edinmemizi,
hayattaki rolümüzü almamızı sağlıyor. Dans sayesinde güçlü
ve sosyal bireyler olabiliyoruz, bu da mutlaka işimize yansıyor.
Bir filozofun çok sevdiğim; “Nezaket ruhun şıklığıdır” sözü
dansa çok uyuyor. Ortada güzel bir dans varsa bir nezaket de
vardır. Sonuçta hepsi birbirini besliyor. Dansın insanlar arasındaki uyumu da artırdığını düşünüyorum, bu da iş hayatına
kesinlikle çok fayda sağlıyor. Bir de dansı öğrenirken, sınırları
zorluyoruz. Bununla ilgili öğrendiklerimizi de işe yansıtıyoruz.”
“Vardiyalı çalıştığımız
için Murat hocamız iş
durumumuza göre bir
program hazırlayarak bize
çok destek veriyor” diyen
Köse, bir hobi olarak,
biraz işten uzaklaşıp
işin stresini atmak için
dansı tercih etmiş. Üretim
bölümünün iş yoğunluğunun diğer bölümlerden daha fazla olduğunu
düşünen Köse, iki yıldır
mavi yakalıların Kulüp’e
üye olmasının diğer mavi
yakalıları da teşvik ettiğini
düşünüyor. Köse, “Şimdi
birçok arkadaşım da benim gibi dans derslerine
katılmak istiyor. Ben de
severek gittiğim dansı
tüm arkadaşlarıma tavsiye ediyorum. Biz büyük
ve kurumsal bir şirketiz.
Bu kulübümüzün diğer
firmalara örnek olmasını
istiyorum. Hatta zaman
zaman bu tarz sosyal
kulüplerle bir araya gelip
ortak aktiviteler yapsak iyi
olur” diye konuşuyor.
10
TURMEPA
“Amacımız denizlerimizin ve
kıyılarımızın kirlenmesini önlemek”
Dergi büyük
ilgi görüyor
DenizTemiz Derneği/ TURMEPA, ülkemiz kıyı ve denizlerinin korunmasını ulusal
bir öncelik haline getirmek ve gelecek nesillere temiz denizlerin kucakladığı
yaşanabilir bir Türkiye bırakmak amacıyla, 8 Nisan 1994 yılında
Rahmi M. Koç’un kurucu
başkanlığında, Deniz Ticaret
Odası ile birlikte kuruldu.
TURMEPA’nın,
temiz denizler için
sürdürdüğü mücadeleyi
kamuoyuyla paylaşmak
ve denizlerimizle
ilgili bilgiler sunmak
amacıyla geliştirdiği
deniz kültürü ve çevre
dergisi DENİZTEMİZ,
büyük ilgi görüyor.
Renkli içeriğiyle seçkin
kitabevlerinde de
satışa sunulan dergi,
üyelerinin yanı sıra
Türkiye’ye yön veren 5
bin kişiye ulaşıyor.
Uluslararası
faaliyetler
TURMEPA, 30 Nisan
2012 tarihinden itibaren
“Uluslararası Marmara
ve Karadeniz Konferansı”
düzenlemeye başladı.
Ayrıca INTERMEPA’nın
başkanlığını ve genel
sekreterliğini Haziran
2010-2012 tarihleri
arasında TURMEPA
üstlendi. Türkiye’de
2002 yılından bu
yana TURMEPA’nın
gerçekleştirdiği
Uluslararası Kıyı Temizliği
Kampanyası’na (ICC),
Türkiye kıyılarının
tamamında büyük
katılım oluyor. Akdeniz’e
kıyısı olan toplam 21
ülkede aynı günlerde
gerçekleştirilen “Akdeniz’i
Temiz Tutalım” (Clean-Up
The MED) kampanyası,
TURMEPA’nın
öncülüğünde Fethiye,
Göcek ve İstanbul’da
gerçekleştiriliyor.
TURMEPA, ‘Geleceğimiz
Erimesin’ projesinde
alternatif enerjiyi 38 bin
kişiye tanıttı.
DenizTemiz Derneği/TURMEPA
Genel Müdürü Akşit Özkural
cadeleyi özendirmek, geliştirmek ve halk katılımını sağlamak, gelecek nesillere yaşanabilir
sağlıklı bir ortam bırakmaktır” diye konuştu.
“GELECEK NESİLLERE
YATIRIM YAPIYORUZ”
D
enizTemiz Derneği/TURMEPA Genel Müdürü Akşit Özkural, ülkemizin, deniz ve
kıyılarının gerek doğal güzellikleri, tarihi,
kültürel kaynakları, gerekse biyolojik çeşitliliği
ve hem sualtı hem de suüstü canlı ve cansız
varlıkları açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olduğunu söyledi. TURMEPA’nın kurulduğu günden bu yana deniz ve kıyılarımızın
korunmasını ulusal bir öncelik haline getirerek
gelecek nesillere, kalkınmada sürdürülebilirlik
hedefine ulaşmış yaşanabilir bir Türkiye bırakmak amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü dile
getiren Özkural, “Amacımız denizlerimizin ve
kıyılarımızın kirlenmesini önlemek, kirlilikle mü-
TURMEPA’nın Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte ve Yapı Kredi’nin sponsorluğunda gerçekleştirdiği “Sınırsız Mavi” projesi ile deniz odaklı çevre
derslerini 6 yılda 6 milyon öğrenciye ulaştırmayı
başardığına dikkat çeken Özkural, bu konuda
şu bilgileri verdi: “Dernek bu çevre eğitimlerini,
bu sene daha da geliştirerek Mitsui & Co. Ltd.
desteğiyle ‘Mavi Kuşak Hareketi’ olarak Marmara
bölgesinde sürdürüyor. Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren Milli Eğitim Bakanlığı’nın ‘Eğitimde
FATİH Projesi’ adını verdiği dev çalışmasında
çevre dersleri konusunda çözüm ortaklarından
biri TURMEPA oldu. TURMEPA, akademisyenlerce hazırlattığı Sınırsız Mavi Projesi’nin içeriğini
süresiz ve bedelsiz olarak Fatih Projesi’nin kullanımına tahsis etti. Böylece deniz odaklı çevre
dersleri 16 milyon öğrencinin hizmetine sunulmuş oldu. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Şehir
Hatları İşletmesi ile birlikte denizi hiç görmemiş
9 bin çocuğu denizle tanıştırdık. Türkiye’nin ilk
Sualtı Atık Sergisi’ni açtık. Üniversitelerle birlikte
yürüttüğümüz proje çerçevesinde, “Toplumsal
Duyarlılık” derslerini seçen üniversite öğrencileri, ilköğretim okullarıyla çalışarak her yaştan on
binlerce öğrenciye, canlı varlıklara ve çevreye
karşı saygılı olmayı öğretiyor, eğitimler veriyor.
20 bini aşkın çevre dedektifimiz denizler için
çalışıyor. Onlarca kurum kıyı temizleme hareketimize katıldı.”
“ÇEVREYE YATIRIM YAPIYORUZ”
2006 yılında faaliyete geçen Fethiye Kıyı
ve Deniz İnceleme Merkezi’nde; çalıştaylar, su
kalitesi ölçümleri ve ilköğretim öğrenci deneyleri gerçekleştirildiğinin bilgisini de veren Akşit
Özkural, derneğin ikinci merkezini 2010 yılında
Samsun’da açtığını belirtti. Özkural, “Sadece
son üç yılda 14 milyon litre atıksuyun denizlere karışmasını önledik ve 125 bini aşkın jumbo
boy atık topladık. Bu arada kıyıların da koruma
altına alınması için lobi çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.
11
İÇİMİZDEN BİRİ
“Dürüst olan
her zaman
başarılı olur”
Tahsin Güdek:
“İşimi, ilk günkü
heyecanla
yapıyorum”
G
Tam 23 yıl önce Arçelik’te çalışmaya başlayan Tahsin Güdek, Arçelik’e duyulan
güvenin artarak devam ettiğini söylüyor. Güdek gençlere, “Herşeyden önce kendinizi
sevdirin ve dürüst olun” tavsiyesinde bulunuyor.
G
eçmiş sayılarımızda “Dünden Bugüne”
adını taşıyan sayfamız, gazetemizin yenilenen formatında “İçimizden Biri” adını
aldı. Bu sayıdaki ilk “İçimizden Biri” sayfamızın
konuğu ise, Arçelik A.Ş. Çamaşır Makinası İşletmesi’nin Mekanik Takım Liderliği Pres Operatörü Tahsin Güdek oldu. Arçelik’teki işine 26 Şubat 1991 tarihinde başlayan Güdek, 23 yıl önce
yine Çamaşır Makinası İşletmesi’nde çelik kazan
imalat bölümünde arka kapak, flanş kaynak istasyonunda tezgah operatörü olarak göreve
başladığını anlatıyor. Güdek, “İşe ilk girdiğimde
gençliğin de vermiş olduğu duygularla çok heyecanlıydım. Hâlâ da işimi yaparken aynı duyguları hissediyorum” diyor. Tahsin Güdek ile Arçelik’teki çalışma hayatı ve işiyle ilgili konuştuk.
Çalışmak için neden Arçelik’i tercih
ettiniz? Arçelik gibi bir şirket sizin için ne
ifade ediyordu?
İşe başladığım zaman da herkesin güvendiği bir şirket olan Arçelik’e duyulan güven bugün
de artarak devam ediyor. Arçelik yerli bir marka
olduğu için herkes tarafından tercih ediliyor.
Arçelik’te çalıştığınız günden bugüne,
nerelerde hangi görevleri aldınız?
Burada çalışma sürem çok uzun, kısaca çelik
kazan imalatının her istasyonunda görev aldım
diyebilirim. Üç yıl sürekli ekip sözcülüğü yaptım.
2001 yılında kurulan Üretim Takip Sistemi’nde o
günden itibaren yapmaya başladığım üretim
takip sorumluluğu görevimi, 2011 yılına kadar
sürdürdüm. Üretim Takip Sistemi’nin oturmasında çok etkin rol aldım. 2011-2012 yılları arasında TPM ve 5S sorumlusu olarak görevime
devam ettim. Sonrasında bir yıl servis üretimi
ile ilgili çalıştım. Şu an pres operatörü görevimi
sürdürüyorum.
Bugünkü görevinize ne zaman,
nasıl getirildiniz?
Bugünkü görevime 10 yıl önce getirildim.
Çok aktif, hareketli ve biraz da etkin bir görev
olduğu için daha sakin üretimle iç içe olan bu
görevime o dönemki takım liderimle birlikte karar verdik. Pres operatörlüğü tecrübem 2000’li
yıllardan önce olduğu için, takım olarak görev
değişikliğinde herhangi bir sıkıntı yaşamadık.
Yaptığınız işten ve bölümünüzden
söz edebilir misiniz?
Pres operatörü olarak çamaşır makinesi
üzerinde bulunan sac ve metal parçaların (görev hatasında montaj olmadan önce) üretimini
yapıyorum. Rulo halinde gelen sacı işleyerek
yarı mamul haline dönüştürüyorum. Çalıştığım
bölüm de aynı işlemleri ve operasyonları yapan
bölümdür. Çamaşır makinesinin tambur ve
gövde dahil sac olan bütün parçalarının imalatını yapıyoruz.
Bir işyerinde uzun yıllar görev yapmanın
avantajları size göre nelerdir?
Bir işyerinde uzun yıllar çalışmak bana göre
çok avantajlı bir durumdur. Öncelikle tecrübeli
oluyorsunuz, her şeye hakimsiniz. Yaş itibarıyla
saygınlığınız var. Herkesi tanıyorsunuz. Uzun süredir çalıştığınız için maaş ve yan haklarda avantajınız fazla. Yöneticileriniz ile diyaloğunuz daha
iyi olabiliyor. Tecrübemden faydalanmak ve yardım almak isteyen herkese yardımcı olmaktan
keyif alıyorum.
enç çalışma arkadaşlarınıza iş hayatı ile ilgili
önerileriniz neler oluyor?
Başarılı olabilmek için nelere dikkat etmeleri gerekir?
Onları, öncelikle dürüst
olmaları konusunda devamlı
bilgilendiriyorum. En önemlisi de verilen görevi layıkıyla
yapmaları gerekiyor. Genç
arkadaşlarımın kendilerine şu
soruları sormalarını istiyorum:
“Kazandığın parayı helal
kazanıyor musun, akşam eve
gittiğinde rahat yatabiliyor
musun? Yöneticilerine ve
amirlerine karşı saygılı mısın,
ekip çalışmasına uyum sağlıyor musun? Çalışma saatlerine
riayet ediyor musun? Her
şeyden önce kendini sevdiriyor musun?”
“TPM’nin ilk
sunumunu
yapmıştım”
İ
şle ilgili bugüne kadar yaşadığı mutlu anlarından birini
bizimle paylaşan Tahsin Güdek, bu anısını şöyle anlatıyor:
“İşletmemizde TPM-Total Productive Management (Toplam
Verimlilik Yönetimi) adında
bir yönetim sistemi var. TPM
başladığı zaman ay sonlarında
yaptığımız faaliyetlerle ilgili
sonuçlar açıklanırdı. Takımdaki
ilk sunumu ben yapmıştım. O
zaman çok takdir ve tebrik almıştım. Bu, en çok aklımda yer
eden anılarımdan bir tanesi.
Üretim takip sorumlusuyum.
İşler acil olduğu, bantın durabileceği durumlarda yaptığım
manevralarla üretimin akışını
sağlamak konusunda da
birçok anım var.”
12
Alparslan
Şanlıtürk: “Ford
Otosan’da sürekli
eğitim
veriliyor. Bu
sayede
kendimizi
geliştirip,
yeniliyoruz. Kendi
içimizde de bir
savaş
vererek,
kendimizi bu
yenilenme
sürecine
dâhil
ediyoruz.”
ÇAT KAPI
“Geçen yıl
birinci olduk”
İşiyle ilgili bir
mutluluğunu bizlerle
paylaşan Şanlıtürk,
“Ekip olarak geçen yılki
hedefimiz, iyileştirme
konusunda fabrika ve alan
birincisi olmaktı. Ben, iş
yoğunluğundan süreci
pek takip edememiştim.
İmalat yoğunluğundan
dolayı hedefimizi tam
olarak gerçekleştirememiş
gibiydik. Ancak birinci
olduğumuzu öğrenince
gerçekten çok mutlu
oldum” diyor.
Bu ay Alparslan Bey, eşi
Şenay Hanım, kızları
Belçin ve Beren, Çat Kapı
sayfamızın konuğu oldular.
“Çalışırken milli maçlarda
yaşadığım heyecanı yaşıyorum”
B
Ford Otosan’ın çalışma grup
liderlerinden Alparslan Şanlıtürk,
yaklaşık 13 yıldır çalıştığı şirkette
işe başladıktan bir yıl sonra şu
anki görevine getirildiğini
belirtiyor. Şanlıtürk,
heyecan duyarak
çalıştığı işinde ekip
çalışmasına
çok önem
verdiklerini,
bu sayede
hedeflerine
ulaştıklarını
söylüyor.
“Hedef
koyan
başarır”
u sayımızın “Çat Kapı” sayfasına, Ford
Otosan’da yaklaşık 13 yıldır, çalışma
grup lideri olarak görev yapan Alparslan Şanlıtürk’ü konuk ettik.
Ford Otosan’ı, kişisel gelişimini ve buradaki kariyerini konuştuğumuz Alparslan
Şanlıtürk, işinin en güzel yanının “heyecan”
olduğunu vurgulayarak, “Fikstürden araç
kalktığı zaman içinizde bir heyecan olması
lazım. O heyecanı yitirdiğiniz zaman başarılı olamazsınız. Milli maçlarda yaşadığınız
heyecanı yaşamanız lazım. Biz burada tam
da bu heyecanı yaşıyoruz’’ diyor.
“İNSAN YETİŞTİRMEK
FORD OTOSAN’IN EN
BÜYÜK ÖZELLİĞİ”
Ford Otosan’da yaklaşık 13 yıldır, Ford
Otosan Kaynak C/CAB Basamak 2 Hattı Çalışma Grup Lideri olarak görev yapan Şanlıtürk, işinde çalışma arkadaşlarını yönlendirip, organizasyonları üstleniyor, gösterge
tablolarını düzenliyor. Ford Otosan’daki
iş hayatına operatör olarak başlayan Şanlıtürk’ün amiri, bir yıl sonra onun çalışma
grup lideri olmasını istiyor.
“Ben işimi çok iyi, hakkını vererek ve benden istenileni hızlı bir şekilde yapıyorum.
Kendimi sürekli yeniliyorum. Ayrıca verilen
görevi bilmiyorsam, birilerine sormak yerine
araştırma yapmayı tercih ediyorum” diyerek
iş anlayışından da söz eden Alparslan Şanlı-
Ford Otosan’da sürekli eğitim verildiğini, bu sayede kendilerini geliştirip, yenilediklerini dile getiren Şanlıtürk, “Kendi
içimizde de bir savaş vererek, kendimizi bu
yenilenme sürecine dâhil ediyoruz. Birkaç
yıl önce usta öğretici kursu vardı, ona katıldım. Oradan kendi mesleğimin usta öğreticisi olarak diplomamı aldım. Akabinde
de çalışma arkadaşlarıma bu doğrultuda
eğitimler vermeye başladım. Buna ek olarak işyerimizde koçluk eğitimleri, yöneticilik eğitimleri ve Ford üretim sistemleri ile
ilgili eğitimler görüyorum. Bu eğitimlere
katılarak kendimizi sürekli geliştiriyoruz”
diye bilgi veriyor.
Ekip çalışmasına son derece önem verdiklerini de söyleyen Şanlıtürk, bu konuda
ise şunları dile getiriyor: “8 ile 12 kişi arasında ekiplerimiz var. Ekipleri organize etmek
ve hedef koymak çok önemli. Örneğin yıl
sonunda şirketin ve çalışanların hedefleri
belirleniyor. Bizim de bu şekilde hedefler
koymamız, ekipleri de buna göre yönlendirmemiz ve empoze etmemiz gerekiyor.
Ayrıca öneri sistemi var ve ben bu sisteme
katılıyorum.”
türk’e göre, kişisel ve kurumsal başarıya, inanarak ve hedef koyarak ulaşmak mümkün.
Alparslan Bey çalışma arkadaşlarına, istikrarlı
başarı için; yaptıkları işi benimsemeleri ve
heyecanlarını hiçbir zaman kaybetmemeleri
tavsiyesinde bulunuyor.
13
BULMACA
Nisan ayında genç
nüfus işsizlik oranı
yüzde 15,5 oldu
ÖDÜLLÜ ÇENGEL BULMACA
Eksiksiz
Bir ilimiz
Sızlanma
...Kaya
(resimde)
Boü yere
Köpek
türü
Çürümekte
olan karbonlu
maddelerden
çıkan gaz
Küçük limon
4
Sıvı
2
3
Deneme
Küçük
körfez
Görevde
eskilik
Bir nota
úlave
Arjantin
plakası
Bildik,
tanıdık
Kadın
mayosu
Kahramanlık
Kasap
bıçaùı
Ismarlama
Enli kılıç
Konser türü
Rusçada
evet
Gezinti
gemisi
KAYIT DIŞI ÇALIŞMA
ORANINDA TARIM BAŞTA
Süslü
çardak
Muùla
ilçesi
Büyük,
yetiükin,
yaülı, kart
Mektup
Baùıülama
5
Öùüt
úçi boü,
kof
Bir baùlaç
Hitit
Beyaz
ûikar
Üzüm
yapraùı
Demir
simgesi
Alfabemizin
6. harfi
Artvin
oyunu
1
Arnavutluk parası
Selenyum
simgesi
ANAHTAR SÖZCÜK
1
2
3
T
ÜİK tarafından açıklanan 2014 Yılı
Nisan Ayı Hane Halkı İşgücü İstatistikleri’ne göre ülke genelinde 15
yaş ve üzeri işsiz sayısı, geçen yılın aynı
ayına göre 213 bin kişi artarak 2 milyon
366 bin kişiden 2 milyon 579 bine ulaştı.
İşsizlik oranı ise yüzde 8,7’den yüzde 9’a
yükseldi. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde
8,4, kadınlarda ise yüzde 10,2 olarak açıklandı. Tarım dışı işsizlik oranı ise yüzde
10,8 olarak açıklanırken kadınlarda tarım
dışı işsizlik oranı yüzde 14,3 ile dikkat çekti. 18-24 yaş grubu olarak belirtilen genç
nüfusun işsizlik oranı yüzde 15,5 olarak
açıklanırken, 15-64 yaş grubunda ise yüzde 9,1 olarak gerçekleşti.
4
2014 yılı Nisan ayı itibariyle 15 yaş ve
üzeri istihdam edilen kişi sayısı 26 milyon
194 bin kişi olurken, bir önceki döneme
göre 611 bin kişilik artış göze çarptı. Ayrıca istihdam edilen kişi sayısının 2013 yılı
Nisan ayı verilerine göre 1 milyon 420 bin
kişi artması da dikkat çekti.
İstihdam oranı yüzde 46,1 olarak gerçekleşirken, erkeklerde bu oran yüzde
65,1 kadınlarda ise yüzde 27,6 olarak gerçekleşti. Bu dönemde tarım sektöründe 5
milyon 578 bin kişinin, tarım dışı sektörlerde ise 20 milyon 616 bin kişinin çalıştığı açıklandı.
Sektörlere göre çalışan oranları incelendiğinde yüzde 20,3’ü tarım, yüzde
20,5’i sanayi, yüzde 7,3’ü inşaat ve yüzde
50,9’u ise hizmet sektörü olarak gerçekleşti. Sektörlere göre kadın çalışan oranları incelendiğinde hizmet sektöründe
çalışan kadın oranı yüzde 50 olarak en
yüksek rakama sahipken inşaat sektöründe kadın çalışan oranın yüzde 1 ile en düşük rakama sahip olduğu belirlendi.
İşgücü nüfusu 28 milyon 773 bin kişi,
işgücü katılma oranı da yüzde 50,7 olarak
gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine
göre işgücü nüfusu yüzde 6 artarken;
yüzde 48,7 oranına sahip işgücüne katılan kişi sayısı yüzde 5,7 artarak bu oranı
2 puan artırdı ve yüzde 50,7’ye taşıdı.
İşgücü katılma oranı erkeklerde yüzde
71,1 iken kadınlarda yüzde 30,7 olarak
belirtildi.
İŞSİZLERİN SAYISINDA
11 BİN ARTIŞ
Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı
2014 yılı Nisan itibarıyla yüzde 34,8 olarak gerçekleşti. Bu oran tarım sektöründe
yüzde 81,2 iken, tarım dışı sektörlerde
yüzde 22,3 oldu. Tarım sektöründe kadınların kayıt dışı çalışma oranı yüzde
93 olarak gerçekleşmesi ülkemizdeki bir
gerçeği ortaya koydu. Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam sayısı bir önceki
döneme göre 2 bin kişi artarak 26 milyon
32 bin kişiye ulaştı. İstihdam oranı ise 0,1
puanlık azalış ile yüzde 45,8 olarak gerçekleşti. Mevsim etkilerinden arındırılmış
işsizlerin sayısında 2014 yılı Nisan döneminde, bir önceki döneme göre 11 bin
kişilik artış gerçekleşti. İşsizlik oranı ise değişmeyerek yüzde 9,1 olarak kaldı.
Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücüne katılma oranı bir önceki döneme
göre 0,1 puanlık azalış ile yüzde 50,4 olarak gerçekleşti. Ekonomik faaliyete göre
istihdam edilenlerde en fazla artış 105
bin kişi ile hizmet sektöründe gerçekleşti.
5
2013’te en çok trafik kazası İstanbul’da oldu
G
Yapılacak çekilişle üç kişiye Arçelik, Bosch ve Profilo marka
çay makinesi hediye ediyoruz.
Gazetemizin 148. sayısının talihlisi Autoliv Cankor Otomotiv
Emniyet Sistemleri San. ve Tic. A.Ş.’den Seçil Yıldırım oldu.
Okurlarımızın dikkatine
“Ödüllü Çengel Bulmaca” çekilişimize katılabilmeniz için, bulmacanın tam
çözümünü, adınızı, görevinizi ve işyerinizin unvanını belirterek, en geç
29 Ağustos 2014 tarihine kadar MESS’e göndermeniz veya aşağıdaki faks
numarasına iletmeniz gerekmektedir. İletişim Adresi: Merkez Mah. Geçit
Sk. No:2, 34381 Şişli / İstanbul Faks: 0212 241 76 19
148’inci sayıya ait anahtar sözcük: TABİAT
eçen yıl kazaların sebebi yine
sürücü unsuru oldu. 110 bin
128 kazaya otomobil karışırken 77
kazaya tren, 99 kazaya at arabası,
55 kazaya tramvay ve 505 kazaya
ise ambulans karıştı. Emniyet Genel
Müdürlüğü’nün 2013 yılında polis
ve jandarma sorumluluk bölgesinde meydana gelen kaza istatistiklerine göre, ülke genelinde bir yılda
meydana gelen 374 bin 378 kazanın 3 bin 1’i ölümlü, 158 bin 164’ü
ise yaralanmalı olarak kayıtlara
geçti. Geçtiğimiz sene en fazla kaza
İstanbul’da meydana gelirken en az
kaza ise Tunceli’nde kayıtlara geçti.
Tunceli’nde polis sorumluluk bölgesinde 160 maddi hasarlı kaza, 130
ise yaralanmalı ve ölümlü kaza meydana gelirken 3 kişi hayatını kaybetti, 231 kişi de yaralandı. İstanbul’da
ise 14 bin 647 ölümlü ve yaralamalı
trafik kazasında 239 kişi hayatını
kaybetti, 21 bin 299 kişi yaralandı.
İstanbul’da maddi hasarlı kaza sayısı
da 38 bin 430 oldu. Ekipler, 117 bin
127 alkollü sürücüye işlem yaptı.
Ülke genelinde sürücülere yazılan
ceza miktarı ise 2 milyar 241 milyon
408 bin 89 TL olarak açıklandı.
14
Raporda öne
çıkan notlar
IPCC tarafından hazırlanan ve Almanya’nın başkenti Berlin’de yayımlanan 33 sayfalık “İklim Değişikliği
2014: Etkiler, Uyum ve Kırılganlık
Raporu”na göre iklim değişikliğinin
küresel ölçekte gözlemlenen etkileri
şöyle:
O Küresel ısınmanın sanayileşme
öncesine göre iki derece artışla
sınırlandırılması yolundaki BM
hedefinin tutulması için henüz
çok geç değil.
O 2030’a kadar bu durumun
ertelenmesi halinde yüzyılın ikinci
yarısında bu hedeflere ulaşma
olasılığı azalacak ve daha sıkı
önlemler alınması gerekecek.
O Gaz salınımı bu haliyle devam
ederse, 2100 yılı itibarıyla küresel
sıcaklık sanayi öncesi döneme
göre 3,7 ile 4,8 derece artabilir.
O Enerji verimliliği sağlayabilmek
için ulaştırma, inşaat ve sanayide
yılda ortalama 336 milyar dolarlık
bir yatırım öngörülüyor.
O Kısa vadede, doğal gaz, kömüre
göre daha temiz bir seçenek,
ancak uzun vadede tercih yenilenebilir kaynaklar olmalıdır.
O Dünyada birçok bölgede değişen
yağış rejimleri veya eriyen kar
ve buzul örtüleri; su varlıklarını
miktar ve kalite olarak etkiledi.
ÇEVRE / EKOLOJİ
BM raporuna göre
küresel ısınmanın etkileri ciddi
Raporda, Türkiye’nin sera gazı azaltım hedefi belirlemesinin yaşamsal bir
zorunluluk olduğunun bir kez daha altı çiziliyor.
BM’nin iklim değişikliği raporunda, küresel
ısınmanın büyük ihtimalle “ciddi, yaygın,
geri döndürülemez” olduğu belirtildi.
Raporda, iklim değişikliğiyle mücadele için,
dünyanın hızla karbon yoğun yakıtları terk
etmesi gerektiği uyarısında bulunuldu.
B
Yansa bile
tekrar kuruluyor
H
atıra ormanı ağaçlandırmalarına
verilen isimlerin değiştirilemediğini, oluşturulan veya isimlendirilen
hatıra ormanlarının gençleştirilmesi,
yanması veya diğer sebeplerle kaldırılması halinde dahi bu alanların yeniden
ağaçlandırılarak aynı isimlerin verildiğini dile getiren Orman ve Su İşleri Bakanı
Prof. Dr. Veysel Eroğlu, “Son düzenleme
ile görevleri toplumu bilinçlendirmek,
örnek uygulamalar yapmak olan ve
ülke genelinde teşkilatlanmış sivil
toplum kuruluşları ile tüzel kişiler ve
vatandaşlar, bedelsiz hatıra ormanı
kurabilecek ” dedi.
Hatıra ormanlarındaki ağaç
sayısı 21 milyona ulaştı
O
Bakanlık
tarafından
oluşturulan
hatıra
ormanlarında,
155 bin kişi ve
kurumun 21
milyona yakın
dikili ağacı
oldu.
rman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü tarafından oluşturulan hatıra ormanları ile Türkiye’de yeni bir gelenek doğdu. Bu gelenek sayesinde vatandaşlar ve kuruluşlar, adını
ölümsüzleştirmek istedikleri kişi ve kurumlar adına ağaç dikerek
hatıra ormanı kuruyor. Hatıra ormanında ağacı olan kişi ve kuruluş
sayısı 155 bin 132’ye, dikilen fidan sayısı da 20 milyon 833 bine
ulaştı.
2 bin 249 HATIRA ORMANI TESİS EDİLDİ
Bakanlık tarafından bugüne kadar gerçek ve tüzel kişilerin katkılarıyla 2 bin 249 hatıra ormanı tesis edildi. Yaklaşık 191 bin dekar
alanda tesis edilen bu ormanlarda 20 milyon 833 bin fidan dikildi.
155 bin 132 kişi ve kuruluşun katıldığı bu çalışmalar için bağışçılar
tarafından Bakanlığa 17 milyon 462 bin TL katkı sağlandı.
irleşmiş Milletler (BM) Hükümetlerarası İklim
Değişikliği Paneli’nin (IPCC) 5. Değerlendirme
Raporu nisan ayında açıklandı. Türkiye de dâhil olmak üzere IPCC’ye üye bütün ülkelerin üzerinde anlaştığı rapor, net bir gerçekliğin altını çiziyor:
“İklim sisteminde yaşanan değişikliler insan ürünü.”
IPCC Raporu, iklim değişikliğinin yalnızca gıda üretiminde düşüş, su ve gıda kıtlığı, yükselen deniz seviyeleri ve insan sağlığına etkilerinden söz etmiyor;
aynı zamanda küresel olarak tüm ülkelerin bu etkilere karşı ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyuyor.
IPCC Raporu, tüm ülkeler ile birlikte Türkiye’nin
de iklim biliminin gösterdiği doğrultuda harekete
geçmesi için bir uyarı niteliği taşıyor. Raporda, Türkiye’nin sera gazı azaltım hedefi belirlemesinin yaşamsal bir zorunluluk olduğunun bir kez daha altı
çiziliyor. Küresel çözümün parçası olmak için iklim
değişikliğine uyum politikalarını geliştirmesi gereken ülkemizin, başta kömür olmak üzere fosil yakıta
dayalı enerji vizyonunu ciddiyetle gözden geçirmesi, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji politikalarının da etkin bir biçimde uygulanması gerektiği
vurgulanıyor.
15
SAĞLIK
Astımı olanlar, stresten uzak durmalı
Tedavi edilebilir bir hastalık olan astım, mikrobik olmayan
bir iltihap sonucu solunum yollarının aşırı derecede
duyarlı olmasına ve bazı etkenlerle ataklar halinde
daralmasına neden oluyor. Astım hastaları
bazı önlemleri aldığı takdirde günlük yaşamlarını
rahatlıkla sürdürebiliyor.
Astım
hastalarına
hayatı
kolaylaştıran
öneriler
Astım hastaları aşağıdaki önlemleri aldığı takdirde günlük
yaşamlarını rahatlıkla sürdürebiliyor.
O Alerji testi yaptırarak size nelerin alerji yaptığını öğrenin.
O Ev tozlarından uzak kalmak
için etkili temizlik yapın.
O Odanızı halı ile kaplamayın.
O Çarşafları düzenli aralıklarla
40 derecede yıkayın.
O Odanızı düzenli olarak ve
çok iyi havalandırın.
O Evdeki çerçevelerin ve eşyanın tozunu sık sık alın.
O Astım hastalarına özel toz
tutmayan çarşaf takımlarının
kullanılmasında yarar var.
O Odada çiçek bulundurmak
sakıncalı.
O Sonbahar ve ilkbaharda
polenler çok olduğundan
dışarıda fazla dolaşmayın.
O Gıda alerjiniz varsa bu gıdalardan uzak durun.
O Sigara dumanı astım atağını
tetikliyor.
O Egzersiz sırasında astım
ortaya çıkıyorsa öncesinde
önlem alın.
O Çok soğuk havada dışarıda
olmaktan kaçının. Havanın
direkt ciğere çekilmesi
bronşların daralmasına
neden olabilir.
O Kilonuza dikkat edin, fazla
kilo rahat nefes alıp vermenizi engelliyor.
O Yüzme, akciğer kapasitesini
artırdığı için çok faydalı.
O Üzüntü ve stres astımı tetikleyebiliyor. Üzüntü ve strese
karşı yoga, meditasyon gibi
gevşetici teknikler kullanabilirsiniz.
G
ünümüzün solunum yolu hastalıklarının başında astım geliyor. Artık hemen
hemen her yaşta sıklıkla görülen astım
hastalığını, çevresel faktörler, sigara dumanı,
alerjenler, hava kirliliği, mesleki maruziyetler gibi
modern hayatın risk faktörleri artırıyor. Ancak uzmanlar astımı, tedavi edilebilir bir hastalık olarak
görüyor.
Solunum yollarının mikrobik olmayan bir
iltihap sonucu aşırı derecede duyarlı olmasına
ve bazı etkenlerle ataklar halinde daralmasına
neden olan bir solunum yolu hastalığı olan astımda, toz, duman, koku gibi uyaranlar; öksürük,
nefes darlığı ve göğüste sıkışma hissi gibi yakınmalara yol açıyor.
Krizde hava yollarını saran kaslar kasılıyor,
hava yollarının yüzeyleri iltihaplanıp şişmeye
başlıyor, balgam oluşuyor. Tüm bu
tepkimeler hava yollarının daha
da daralıp tahriş olmasına neden
oluyor ve hırıltı ile kendini gösteriyor. Kalıtım,
cinsiyet ve şişmanlık gibi kişisel risk faktörleri ve
soğuk hava, mikrobik hastalıklar, aşırı yorgunluk
ve psikolojik bozukluklar da astım şikayetlerini
artırabiliyor.
ASTIM TEDAVİSİ NASILDIR?
Astım tedavisinde; belirtilerin kontrol altına
alınması, kişilerin normal aktivitelerini sorunsuz
yapabilmeleri, astım ataklarının önlenmesi, akciğer fonksiyonlarının normal ya da normale yakın
seviyelerde tutulması hedefleniyor.
Hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlar kontrol edici ve nefes açıcı olmak üzere iki gruba
ayrılıyor. Kontrol edici ilaçlar mikrobik olmayan
iltihabı iyileştiriyor, etkileri uzun dönem düzenli
kullanıldığında ortaya çıkıyor.
Nefes açıcı ilaçlar ise kullanımdan hemen
sonra etkilerini gösteriyor ve nefes darlığı, hırıltılı solunum gibi şikayetlerde rahatlama sağlıyor.
Düzenli tedavi gören hastaların büyük çoğunluğunda, astım yaşamı olumsuz yönde etkilemiyor.
Buna karşılık eksik ya da düzensiz tedavi; astım hastalığının giderek ağırlaşması ile hava yollarında ve çevresinde oluşan geriye dönüşümsüz yeniden yapılanmaya neden oluyor.
Uykusuzluk kapınızı çalmasın!
S
ağlıklı olabilmek için kaliteli bir uyku şart! Tedavi edilmeyen uyku hastalıkları, iş verimliliğinde
azalma, sağlık harcamalarında artma, iş ve trafik kazaları gibi problemlere de yol açıyor. Fiziksel, zihinsel
ve psikolojik iyilik halinin ancak sağlıklı bir uyku ile
mümkün olduğunu söyleyen Liv Hospital Nöroloji
ve Uyku Kliniği Uzmanı Prof. Dr. Derya Karadeniz,
uyku hastalıklarının tedavi edilmediği takdirde kalp,
tansiyon, obezite, mide-bağırsak hastalıkları ve psikiyatrik bozukluklara yol açtığına dikkat çekiyor.
Bu nedenle sağlıklı ve kaliteli bir uyanıklık için kaliteli uykunun şart olduğunu söylüyor.
Kronik uykusuzluk, yaşam kalitesini
bozmanın yanı sıra yaşamı tehdit
eden bazı hastalıklara da zemin
hazırlıyor, aynı zamanda yaşam
süresini etkiliyor. Uyku hastalıklarının tedavisinde, hastalığın
tipine göre, ilaç tedavileri, solunum cihaz tedavileri veya kulak
burun boğaz ve diş hekimliği
tedavileri uygulanıyor.
Uyku hastalıkları
hangi belirtileri
gösterir?
O Gündüz uyku isteği
veya uyuklama
O Yorgunluk
O Konsantrasyon ve
dikkat bozukluğu
O Unutkanlık ve bellek
bozukluğu
O Huzursuzluk, gerginlik
ve depresyon belirtileri
O Cinsel istek veya fonksiyonlarda bozulma
O Kilo alımı veya verememe
O Mide ve bağırsak rahatsızlıkları
O Horlama
O Gece sık idrara kalkma
O Gece terleme
O Diş gıcırdatma
Ada vapuru
yandan çarklı…
Baharın bittiği ,yazın sıcak günlerinin
başladığı şu aylarda, “Prens Adaları”
olarak bilinen Marmara Denizi’ndeki
adaları gezmenin tam sırası. Hem
ucuz hem de günübirlik tatil yapmak
istiyorsanız, en yakınınızdaki ada
vapuruna atlayın derim...
İ
stanbul’a 2,5 kilometre uzaklıkta olan adalar,
yıllarca İstanbulluların en gözde tatil ve piknik merkeziyken, son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin de akınına uğruyor. Tarihle doğal
güzelliklerin iç içe olması, temiz ve serin havası,
sakinliği, mis gibi mimoza ağaçları ve rengarenk
çiçekler, motorlu taşıtların kullanılmaması, en
önemlisi de bir vapur mesafesinde bulunması
adaların cazibesini artırıyor.
İstanbul’dan yapılan vapur seferlerinin sayısının artırılması ile yıl boyu oturulur hale gelen
ve nüfusu günden güne hızla artan adaların
ilçe merkezi Büyükada’dır. İstanbul’dan Kabataş
iskelesinden kalkan ada vapuru, önce Kadıköy,
ardından Kınalıada, Burgazada, Heybeliada’ya
uğrayıp en son Büyükada’da duruyor. Dönüşte
de tersten seyir izleyen vapurların sefer saatleri
de oldukça sık.
FAYTON SEFASI, ALIŞVERİŞ,
LEZZETLİ YEMEKLER
Sizde İstanbul’un keşmekeşinden ve işin
stresinden uzaklaşmak isterseniz bir vapura atlayıp adalara gidebilirsiniz. Sabah gidip akşam
dönebileceğiniz adalardan hangisine gideceğiniz orada yapmak istediklerinize bağlı. Eğer
isterseniz, sabah ilk vapura binerek bir gün
içinde sırasıyla tüm adaları birkaç saatliğine
gezebilirsiniz. Zaten coğrafi yapıları değişse de
adaların hepsinde benzer bir yaşam var. Adaya
ayak basanlar, ilk önce iskele çevresinde telaşlı
kalabalıklar oluşturuyor. Butiklerinden, hediyelik
eşya dükkân ve tezgâhlarından alışveriş yapıyor,
ada restoran ve köftecilerinden etrafa yayılan
iştah açıcı kokular eşliğinde, davetkâr kafelerle
renklenen iskele çevresinde farklı bir atmosfer
yaşamaya başlıyorlar.
Dört adayı bir güne sığdırmak “Biraz hızlı ve
yorucu olur” derseniz, ben öncelikle Büyükada’yı
görüp, gezmenizi tavsiye ediyorum. Konaklama
imkanının da olduğu Büyükada’ya indiğinizde
sizi önce saat kuleli meydan karşılayacak. Meydanın etrafındaki kafe, pastane ve restoranlarda
yolculuk molası vererek, çayınızı, kahvenizi içebilirsiniz. Ardından renkli ve zengin ada çarşısı,
manavlar, kiralık bisikletçiler, aralara yerleşmiş
sokak kafeleri, midye tavacılar ile adım başı oturma arzusu uyandıran çarşıyı dolaşarak hem ilk
izlenimi edinebilir hem de ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.
Resmi hizmet araçlarının dışında motorlu
taşıt kullanımının yasak olduğu adalarda ulaşım faytonlarla sağlanıyor. Ada sakinlerinin
ve günübirlikçilerin en çok kullandığı taşıt
ise bisiklet. O yüzden siz de ya bisiklet ya da
fayton kiralayarak, adayı turlayıp, Aya Yorgi
Kilisesi’ne gidebilirsiniz. Adanın en yüksek
tepesi Aya Yorgi Kilisesi’nin bulunduğu Yüce
Tepe, her dinden insanın toplanıp, dua edip,
dilekte bulunduğu bir yer.
ISSN 1303-2526
İŞÇİ VE İŞVERENİN İLETİŞİM ARACIDIR
Nerede
denize girilir?
Adaları çevreleyen denizler,
İstanbul’un en temiz denizleridir.
Haziran-Kasım aylarında denize girilebilen Büyükada, Heybeliada, Burgazadası ve
Kınalıada da plajlar bulunuyor. Girişi ücretsiz
olan plajlara her adanın iskelesinden ücretsiz
tekne seferleri yapılıyor. Plajlarda soyunma kabinleri ve şezlonglar var. Ada kıyılarında halka açık denize girilebilen
yerlerde şezlong kiralayabilirsiniz
ama giriş için şezlong kiralamak
zorunda değilsiniz.
Büyükada’da faytonla küçük tur
7 kilometre, büyük tur ise 14 kilometre
sürüyor. Büyük turun fiyatı 50 TL. Turlar
Heybeli ve Burgazada’da da yapılıyor.
Kınalıada’da ise fayton bulunmuyor.
Yüce Tepe özellikle 23 Nisan ve 24 Eylül
tarihlerinde en kalabalık günlerini yaşıyor.
Bir gün öncesinden adaya gelmeye
başlayanlarla ada nüfusu adeta ikiye
katlanıyor. Benim tavsiyem bu tarihlerde
adaya gitmemeniz.
Download

Baş sağlığı temenni eder iş kazalarının son bulmasını dileriz