İLERİ YETİŞKİNLİK DÖNEMİNDE FİZİKSEL
GELİŞİM
Uzun Ömür
İleri Yetişkinlikte Fiziksel
Gelişimin Seyri
Sağlık
A) Uzun Ömür
Nobel ödülü sahibi kimyacı Linus Pauling
seksenli yaşlarında C vitaminin yaşlanma
sürecini yavaşlattığını savunmuştur. Yaşlanma
konusunda araştırmalar yapan Roy Walford ise
kalori kısıtlamasının yaşlanma sürecini
yavaşlattığına inandığı için haftada iki gün perhiz
yapmıştır (oruç tutmuştur). Uzun ömürle ilgili
gerçekten ne biliyoruz?
a) Yaşam Beklentisi Ve Yaşam Uzamı
Artık genç bir toplum değiliz ( A.B.D için) . Farklı
yaşlardaki kişilerin oranları giderek daha fazla
birbirlerine yaklaşıyor. Kayıtlı tarihin başlangıcından
bu yana yaşam uzamı, yani bir kişinin yaşayabileceği
maksimum yıl yaklaşık 120 ila 125 yıl arasında
olmuştur.
Yaşam uzamı: Yaşamın üst sınırı, bir kişinin
yaşayabileceği maksimum yıl sayısıdır. İnsanların
maksimum yaşam uzamı 120 ila 125 yıl arasında
değişmektedir.
Yaşam beklentisi: Belirli bir yılda doğan
ortalama bir kişinin yaşayabileceği yıl sayısıdır.
b) Genç-yaşlı, Yaşlı-yaşlı Ve En Yaşlı-yaşlı
100 ya da 90 yaşına kadar yaşamak ister
misiniz? 1. bölümde de tartıştığımız gibi bu
yaşlar, altmışlı yaşlarda başlayıp yaklaşık 120 ila
125’e kadar uzanan ileri yetişkinlik yıllarının bir
bölümüdür. Bu, insan gelişiminin herhangi bir
dönemi içindeki en uzun süredir – 50 ila 60 yıl.
c) Yaşlanmanın Biyolojik Kuramları
Yaşlanmaya ilişkin biyolojik açıklamalar nelerdir?
Beş biyolojik kuram neden yaşlandığımız
konusunda etkileyici açıklamalar sunmaktadır:
Evrimsel kuram, hücresel saat kuramı, serbest
radikal kuramı, mitokondrial yaşlanma kuramı
ve hormonal stres kuramı.
Yaşlanmanın evrimsel kuramı: Bu kuram doğal
seçilimin yaşlı yetişkinlerde görülen pek çok
zararlı durum ve uyumsuz özelliği ayıklamamış
olduğunu, bu nedenle evrimsel seçilimin
sunduğu faydaların yaş ilerledikçe azaldığını
çünkü doğal seçilimin üreme gücü ile bağlantılı
olduğunu savunur.
Hücresel saat kuramı: Leonard Hayflick’in bir
insan hücresinin yaklaşık olarak en fazla 75 ila
80 kez bölünebildiği yönündeki kuramıdır. Biz
yaşlandıkça hücrelerimizin bölünme kabiliyeti
azalır.
Serbest radikal kuramı: İnsanların, hücreleri
içindeki normal metabolizmanın serbest
radikaller olarak bilinen kararsız oksijen
molekülleri üretmeleri nedeniyle yaşlandıklarını
savunan bir mikrobiyolojik kuramdır. Bu
moleküller hücreler arasında sekerek DNA ve
diğer hücresel yapılara zarar verirler.
Mitokondrial kuram: Yaşlanmanın işlev, büyüme
ve onarım için enerji sağlayan küçük hücresel
cisimler olan mitokondrianın bozulmasından
kaynaklandığını savunan kuramdır.
Hormonal stres kuramı: Vücudun hormonal
sistemindeki yaşlanmanın strese karşı direnci
azaltabileceği ve hastalık olasılığını
arttırabileceğini savunan kuramdır.
B) İleri Yetişkinlikte Fiziksel Gelişimin Seyri
Yaşlanmaya eşlik eden fiziksel zayıflama
genellikle yavaş gerçekleşir ve hatta bazen
kaybedilen işlevi geri kazanmak mümkündür.
İleri yetişkinliğin kayıplarının arkasında yatan
başlıca fiziksel değişiklikleri inceleyecek ve yaşlı
yetişkinlerin başarılı bir şekilde yaşlanmalarının
yollarını açıklayacağız.
a) Yaşlanan Beyin
Beyin ileri yetişkinlikte nasıl değişir? Esnekliğini
korur mu?
Büzüşen, Yavaşlayan Beyin: Beyin 20 ila 90
yaşları arasında ortalama olarak ağırlığının
yüzde 5 ila 10’unu kaybeder. Beynin hacmi de
azalır (Bondare, 2007).
Uyum Sağlayan Beyin: Beyin bir bilgisayar
olsaydı yaşlanmakta olan beynin bu tanımlaması
artık pek bir şey yapamayacağını düşünmenize
yol açabilirdi. Ancak, bilgisayarın aksine beynin
olağanüstü bir onarım kapasitesi vardır.
b) Bağışıklık Sistemi
Hormonal stres kuramında daha önce de
açıklamış olduğumuz gibi yaşlı yetişkinlerde
stres süresinin uzaması ve azalan yenileyici
süreçler yaşlanmanın bağışıklık üzerindeki
etkilerini hızlandırabilmektedirler
c) Fiziksel Görünüm Ve Hareket
İleri yetişkinlikte fiziksel görünümde (15. Bölümde
de tartıştığımız gibi) orta yaşta meydana gelmeye
başlayan değişiklikler daha belirginleşir. Kırışıklar
ve yaş lekeleri en belirgin değişikliklerdir.
d) Duyusal Gelişim
İşitme, görme ve duyusal işlevselliğin diğer
yönleri günlük faaliyetlerimizi gerçekleştirme
becerimizle bağlantılıdır. İleri yetişkinlikte
görme, işitme, tat alma, dokunma ve acı
duyma nasıl değişir?
Görme: Yaşlanma ile birlikte görsel keskinlik,
renk görme ve derinlik algısı azalır. Yaşlanmakta
olan yetişkinlerde çeşitli göz hastalıkları da
ortaya çıkabilmektedir.
Göz Hastalıkları: Yaşlı yetişkinlerin görmesini
zayıflatabilecek üç hastalık katarakt, glokom ve
maküler dejenerasyondur:
e) Dolaşım Sistemi Ve Akciğerler
Bir analizde 80 yaşındaki erkeklerin yüzde 57’si
ve 81 yaşındaki kadınların yüzde 60’ında yüksek
tansiyon bulunduğu ve erkeklerin yüzde 32’sinin
ve kadınların yüzde 31’inin ise inme geçirdiği
görülmüştür (Aronow, 2007).
f) Cinsellik
İki koşulun – hastalık ve yaşlı kişilerin cinselliği
yaşamadıkları veya yaşamamaları gerektiği
inancı – yokluğunda cinselliğin ömür boyu
sürmesi mümkündür. Ancak yaşlanma,kadınlara
göre daha çok erkeklerde olmak üzere insanların
cinsel performansında bazı değişiklikleri
tetikleyebilmektedir.
C) Sağlık
Yaşlı yetişkinler ne kadar sağlıklıdır? Ne tür
sağlık sorunları vardır ve sağlıklarını ve günlük
yaşamda işlev görme becerilerini sürdürmek ya
da iyileştirmek için neler yapılabilir?
a) Sağlık Sorunları
Yaşlandıkça bir takım hastalık ya da rahatsızlıklara
maruz kalma olasılığımız artar. 80 yaşında ve daha
yaşlı olan ve hâlâ yaşamaya devam eden
yetişkinlerin büyük çoğunluğunun sağlığında bir
takım bozulmalar olacaktır.
Arterit: Özellikle yaşlı yetişkinlerde sık görülen
ve ağrı, sertlik ve hareket sorunları ile birlikte
gelişen eklem iltihabıdır.
Osteoporoz: Yoğun bir kemik dokusu kaybı ile
gelişen ve pek çok yaşlı yetişkinin belirgin bir
şekilde kambur yürümesinin başlıca nedenini
oluşturan kronik bir rahatsızlıktır. Osteoporoza
(kemik erimesi) yatkın olan kişiler özellikle
kadınlardır.
b) Madde Kullanımı Ve İstismar
Pek çok durumda yaşlı yetişkinler, alkol ya da
diğer uyuşturucuların tüketimi ile ilgili riskleri
arttırabilecek çeşitli ilaçlar kullanmaktadırlar.
Örneğin alkol kullanımı sakinleştirici ya da
yatıştırıcılarla birleştiğinde solunumu
bozabilmekte, aşırı sedasyona yol açabilmekte
ve öldürücü olabilmektedir.
c) Egzersiz, Beslenme Ve Kilo
Egzersiz yaşlanma sürecini yavaşlatabilir mi?
Besleyici ancak kalorisi düşürülmüş bir diyet
yaşamı uzatabilir mi? İsterseniz egzersiz,
beslenme ve kilonun sağlıklı bir şekilde
yaşlanmamızı nasıl etkilediğini inceleyelim.
Download

a) Yaşam Beklentisi Ve Yaşam Uzamı