SAYFA 1
İlçesinde suyu, ulaşımı
ve sağlık hizmetlerini
ücretsiz vermesiyle bilinen
ve sosyal belediyecilik
uygulamaları ile tanınan
Dikili’nin önceki dönem
Belediye Başkanı
Osman Özgüven CHP
2.bölge Milletvekilliği
aday adaylığı ile ilgili
çalışmalarını Aliağa ve
Foça’da sürdürdü.
SAYFA 5’TE
SAYFA 8’DE
4.yıl
www.poyrazgazetesi.com
SIYAH MAVI KIRMIZI SARI
1960'tan günümüze...
al e
Mandıra
Süt ve Süt Ürünleri
17 MART 2015
616 46 18 / Aliağa
Bakırçay’ın güçlü sesi
Sayı: 115
SAYFA 6’DA
SAYFA 15’TE
Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan, temeli
atılan TANAP’ın güzergah
ve hedefiyle ayrı bir
öneme sahip olduğunu
belirterek, “Bu proje başka
hiçbir projenin alternatifi
olmadığı gibi bu projeye
alternatif başka bir proje de
yoktur” dedi.
SAYFA 7’DE
MHP Aliağa İlçe Teşkilatı’nda Hasan
Bulut yapmış olduğu açıklama ile aday
adaylığını partililere resmen duyurdu.
SAYFA 2’DE
SAYFA 14’TE
HOROZGEDİĞİ’NE BELEDİYE
SAYFA 8’DE
ELİ DEĞDİ.
SAYFA 20’DE
ALTO ve ESNAF ODASI’NDAN
Aliağa SGK’dan ORTAK SEMİNER
SAYFA 8’DE
31 Mart
hatırlatması
OKAN SÜRÜCÜ KURSU
SPORCULARI UNUTMADI
SAYFA 14’TE
SAYFA 16’DA
SAYFA 5’TE
Şehitler rahat mıdır?
SF 2’DE
SAYFA 2
2 GÜNDEM
HASAN BULUT MHP ADAY ADAYI
MHP Aliağa İlçe Teşkilatı’nda
Hasan Bulut yapmış olduğu açıklama ile aday adaylığını partililere
resmen duyurdu. Hasan Bulut’un
açıklamasına İlçe Başkanı Abdurrahim Aydemir, MHP İzmir 2.
Bölge Aday Adayı Nuri Çiftçi ve
Aliağa belediye Meclis Üyesi Altan
Yıldırım ile kalabalık bir partili
grup katıldı. Hasan Bulut yaptığı
konuşmada “Başarmak zorundayız” vurgusu yaptı.
Geçmiş partili çalışmalarını anlatarak başladığı konuşmasında
Hasan Bulut, Ülkü ocakları, Belde
başkanlığı, Belediye Başkan adaylığı ve İlçe yönetim kurulu üyeliği
sırasında yaptıklarını anlattı.
Barış çığlıkları atılarak Suriye’deki
bu günkü duruma vurgu yapan
Hasan Bulut; Bizler ayrışmaya yol
açacak bu planı bozacağız dedi.
MHP kadrolarında ülkeyi yönetecek kişilerin olduğunu anlatan
Bulut; MHP İktidarı ile bu yolsuzluklara son vereceğiz dedi.
Bu pkk’ye ülkeyi teslim etmemek
için tek şartımız var o da; Başar-
MHP İzmir İl Başkanı Nejat Karataş ve yönetimi,
kongre sonrası oluşturulan yeni yönetimleri tebrik
etmek üzere yaptığı ziyaretler zincirinde Aliağa’yı
da ziyaret etti. Burada kongre süreciyle ilgili açıklamalar yapan Karataş, 21 Mart’ta Ankara’da yapılacak MHP Olağan kongresine katılım ile ilgili bilgiler
aktardı.
Aliağa ilçe kongresi sonrasında İlçe Başkanı Abdurrahim Aydemir’in yeni yönetim kurulunu tebrik için
geldiklerini anlatan Karataş; İlde yapılan ve tekrar
kendisinin İl Başkanı olarak seçildiği kongre çalışmaları nedeni ile bu ziyaretin geciktiğini belirtti.
Aliağa teşkilatına verdikleri destek için teşekkür
eden Karataş her iki kongrenin de çok adayla
yapılmasına karşın seçim sonrasında tek yürek ve
birliktelikle yollarına devam ettiklerini anlatan Karataş Ankara’da yapılacak olan kongrede bir milyon
ülkücüyü görmek istediklerini ifade etti.
Bölücü başını affetme yolunda harcanan çabanın
maktır diyen Bulut aday olarak
seçilse de seçilmese de bu ülke
için MHP saflarında mücadeleye
devam edeceğini ifade ederek,
IŞIT zaten pkk’nin doğal düşmanı
olarak onlar ile savaş verdiği bu
dönemde ülke topraklarında terörist mi kaldı ki, çözüm süreci diye
tutturup gidiyorlar. Biz bu oyuna
gelmeyeceğiz dedi.
Açıklaması sonrasında eşi ile birlikte partililerin tebriklerini kabul
eden Hasan Bulut kendisini ve
MHP’yi destekleyenlere teşekkür
boşa çıkarılması için var güçleri ile çalışıp seçimlere
kadar her yerde ve her yere MHP’nin düşüncelerini
aktarmaya devam edeceğiz diyen Karataş; Devlet
Bahçelinin mesajını Ankara’dan alıp hep birlikte
millete haykıracağız. Bu hukuk bilmez vatan haini
kişilere gerekli cevabı 2015 seçimlerinde hep birlikte göstereceğiz dedi.
SIYAH MAVI KIRMIZI SARI
17 Mart 2015, Salı
ŞEHİTLER RAHAT MIDIR?
Çanakkale öncesinde de sonrasında da bu ülkede yaşayanlar,
gururla isteyerek ve içindeki inançla kendisini vatan düşmanlarına karşı siper ettiler. Çanakkale Şehitlerini anma günü artık
tüm şehitleri anma günü olarak kabul görüyor. Her durum ve
şartlar şehitlerin sayısında rol oynamıştır. Bazen tek başına verdiğimiz şehit bazen binlerle ifade edilen sayılara ulaşmıştır.
İnançlı insanlar gibi biz de ölümün sadece beden yaşamı ile
gerçekleştiğini, insan ruhunun yaşamaya devam ettiğine inanıyoruz. Buna inandığımıza göre şimdi bir soruya cevap aramak
gerekmiyor mu?
“Acaba Şehitlerimiz rahat mıdır?”
Vatanı savunmak için savaşan ve şehitlik mertebesine erişenlerin huzur ve gurur içinde olduklarına inanıyorum. Fakat içimde
bir his var ki! O beni yiyip bitiriyor. Acaba diyorum, Şehit olmalarına neden olan kişi veya kişileri helalliklerini vermeyecek kadar
affetmeyen şehitlerimiz var mıdır?
Yine içimden bir ses; vardır diyor. Kimse kusura bakmasın ben
buna yürekten inanıyorum.
Kore’de, Afganistan’da şehit olanlar kendilerini oralara gönderen şartları oluşturanlara hiç mi? Kırgın değiller. Veya Yurt içinde kardeş kavgasını başlatıp bunu ülkeye terör örgütü saldırıları
başlatanlara şehitlerimiz hiç mi kızgın değiller? Şimdilerde ne
oldu da onları biz de affettik duygusuna kapılıyoruz. Oldu bitti
artık, üzerine düşmeyin deyip şehitlerimize nasıl hesap vereceğiz?
Olmaz benim aklım almıyor. Terör örgütüne üye isen, terör örgütünü yönetiyorsan sen bırak şehitlerimizin affını benim affıma
bile layık değilsin ki! Sığındığın kardeş, aynı ülke vatandaşıyız
lafların bana safsata geliyor. Ben zaten ülkemde yaşayan hiçbir
kimseye hiçbir zaman düşman gözü ile bakmadım ki!
Seni, beni yönetenler bu duruma mahal verdi ise birbirimizi
kırmamız mı lazımdı? Örgüt kurup pusuya yatmak mı gerekiyordu? Sen bu ülkeye saldırmaya karar verdin, zarar verdin, şehit
verdirdin. Şimdi de kalkıp benim tarafımdan da insanlar öldü
diyorsun. Ben mi başlattım. Sen dağlara çıkardığın gençlerin
sırtından para kazandın. Kaçakçılık yaptın, uyuşturucu pazarladın, para babası oldun. Şimdi, unutalım şöyle böyle yapalım diye
ahkâm kesiyorsun ve maalesef seni adam yerine koyup anlaşma
yönüne giden idarecilerimiz var.
Açıklamaları güzel, ne diyorlar; kavga olmasın, analar ağlamasın. Tamam, da şimdiye kadar ağlattıklarınızın hiç mi değeri
yok. Olmaz kardeşim olmaz. Terörist cezasını çekecek, sen; Kürt
kardeşlerimize gerekli modern yaşamayı, ekonomik rahatlığı
sağlayacaksın. Senin görevin bu olmalı. Yatırım yapacaksın, ayırt
etmeyeceksin buna kimsenin bir sözü yok. Yapmayacağın tek şey
“Teslim bayrağı çekmeyeceksin”
Çanakkale’de birlikte savaşan, birlikte şehit olanların şimdiki
zamanda huzur içinde olmasını istiyorsanız, vatan düşmanlarını
affetmeyeceksiniz.
Tek tük de olsa eskiden bu ülkede yaşanmaz, bu ülke için bir
şey yapılmaz sözlerini entellerden duyardık. Şimdilerde normal
vatandaşlardan bu sözleri daha çok duymaya başladık. Vatandaş
seçtiği kişilere güvenini kaybetmiş durumda. Seçilenlerin, gerek
yerelde gerek genelde ilk düşündüğü tek şey cebini doldurmak.
Bir rant paylaşımıdır gidiyor. Ve bu o kadar olağan bir hale geldi
ki! Eeee bal tutan parmağını yalar lafı hepimize normal geliyor.
İçimizde bir elin beş parmağını geçmeyen Don Kişot’umuz da
mücadele etmeye çalışıyor. Onlar da bu rant değirmenlerinin
çarkları arasında zamanla, ya bu dişlilerden biri oluyor yada
dişler arasında öğütülüp kayboluyor.
Ve bu vatan şartlarında hala Şehitlerimize “Huzur içinde, rahat
uyuyun” mesajları gönderiyoruz.
Eminim ki! Almıyor, geri postalıyorlardır.
Saygılarımla….
Türkiye Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği (GEMİSANDER) Yönetim Kurulu Başkanı Adem Şimşek, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz
Zaferi’nin 100. Yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Başkan Adem Şimşek, 18 Mart 1915 tarihinde kazanılan Çanakkale Zaferi’nin
tarihe altın harflerle yazılan bir destan olduğunu belirtti.
Tarih sahnesinden silinmek istenen bir milletin, bütün yokluk ve
imkânsızlıklara rağmen var olma mücadelesi olan Çanakkale Savaşının sadece
Türk tarihinin değil, dünya tarihinin de dönüm noktalarından biri olduğunu
ifade eden Başkan Şimşek, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Çanakkale Savaşı Türk İslam coğrafyasına itilaf devletleri tarafından yapılan bir haçlı çıkarmasıdır. Dolayısıyla Çanakkale Savaşı yedi düvelin vatanımıza karşı birleşmesidir.
Ancak modern silahlarla donanımlı ve cihanın en güçlü ordularıyla vatanımıza
saldıran itilaf devletlerinin hesaba katmadıkları tek bir şey vardır. Başta
İngilizler olmak üzere boğazları zorlayarak geçebileceklerine inanan düşman
kuvvetleri, yüce Türk milletinin bitmek tükenmek bilmeyen mücadele azmini, cesaretini ve engin vatan sevgisini hesap edememiştir.18 Mart 1915 günü;
dünyanın en güçlü ordularına karşı yokluk içinde ve yiyecek bir lokma ekmek
dahi bulamadan kahramanca omuz omuza savaşan milletimizin, gerek askeri,
gerekse ekonomi noktasında kıyas dahi edilemeyecek seviyede fazla olan
itilaf devletlerine karşı tek ruh, tek yumruk ve tek beden olduğu bir gündür.
Vatanı savunmak için Çanakkale’ye yurdun hemen her bir noktasından gelen
Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i, Arap’ı, Sünni’si Alevi’si düşmana karşı birlik ve
beraberlik içinde mücadele etmiştir.‘Çanakkale Geçilmez’ dedirten, birlik ve
beraberliğin en güzel örneğini sergileyen o eşsiz mücadele bizlerin bugünde
birlik içinde olduğumuz taktirde başaramayacağımız hiçbir şeyin olmadığının
göstergesidir. Çanakkale Zaferi Haçlı ordularına karşı verilmiş büyük bir mücadelenin, emsalsiz bir direnişin destanıdır. Çanakkale savunması dünya tarihine
büyük bir zafer olarak yazılmıştır. Bu anlamda aziz şehitlerimizi ve kahraman
gazilerimizi sonsuz şükran ve saygıyla bir kez daha anıyoruz”
SAYFA 3
3 GÜNDEM
7 Haziran 2015 Pazar günü yapılacak
25. Dönem milletvekili seçimleri için
seçmen kütüğü listeleri, muhtarlıklarda askıya çıktı. Listeler 27 Mart
Cuma günü saat 17.00’a kadar askıda
duracak.
Yapılan yazılı açıklamada, oy kullanacak vatandaşların adres bilgilerini
kontrol etmeleri uyarısında bulundu.
SIYAH MAVI KIRMIZI SARI
17 Mart 2015, Salı
Açıklama da ayrıca şu bilgilere yer verildi;
“07 Haziran 2015 Pazar
günü yapılacak olan 25.
Dönem Milletvekili Genel
Seçimleri nedeniyle, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri
Genel Müdürlüğü Adres
kayıt Sisteminden alınarak,
’Muhtarlık Bölgesi Askı Listesi’
haline getirilen seçmen listeler 14 Mart 2015 Cumartesi günü saat 08.00’de
askıya çıkarılmış olup,
27 Mart 2015 Cuma günü
saat 17.00’de askıdan
indirilecektir. Bu nedenle
seçmen vatandaşlarımızın
listelerini inceleyerek adres bilgilerini
kontrol etmeleri, adres bilgilerinde
herhangi bir değişiklik ve yeni kayıt
yaptırmak isteyen vatandaşlarımızın,
ilgili nüfus müdürlüklerine bizzat müracaat ederek kayıtlarını yaptırmaları,
diğer konudaki itirazlarını başkanlığımıza yapmaları gerekmektedir”
GÖKHAN DEMİRAĞ’DAN
ÇANAKKALE MESAJI
Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ, “18 Mart Çanakkale
Deniz Zaferi ve Şehitler Günü” dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Demirağ, yayınladığı mesajda şunları söyledi: “Çanakkale
Zaferi, bir milletin bütün dünyaya karşı onurunu, şerefini,
namusunu ve bağımsızlığını kanının en son damlasına kadar
nasıl koruduğunu gösteren müthiş bir destandır.
Tarihimizde zaferin nasıl elde edildiğini anlatan, 250 bini
aşkın şehidimizin ve yüz binlerce gazimizin destanıdır!
Çanakkale Savaşları, milletimizin zamanın en güçlü ve
donanımlı ordularına karşı inanç, vatan sevgisi, dayanışma,
birlik ve beraberlik duyguları ile vermiş olduğu büyük bir
mücadeledir.
Mehmetçiğin azim ve iradesini aynı zamanda centilmenliğini tüm dünyaya göstermiş olması açısından da oldukça
önemlidir.
Türk Milleti’nin tarihin hiçbir aşamasında bağımsızlık ve
özgürlüğünden asla vazgeçmeyeceğinin, boyunduruk altına
girmeyeceğinin haykırışıdır.
Sevinç ve coşkuyla kutladığımız Çanakkale Zaferi’nin 100.
yıldönümünde, vatanımız için canını feda eden aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden gazilerimizi rahmet , minnet
ve saygıyla anıyoruz...
MEHMET GÖNENÇ’TEN
ÇANAKKALE MESAJI
Bergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç, Çanakkale Zaferi
ile ilgili yayınladığı mesajda “Çanakkale geçilmez dedirten Ulu
Önder Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve kahraman
milletimizin; tam 100 yıl önce donanım ve olanak bakımından
kendisinden kat kat güçlü olan ülkelere karşı kazandıkları destansı zafer Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük rüzgarının
habercisi olmuştur.
Türk milletinin yüreklere kazınan bu ölümsüz hikayesi, bir ulusun kötüye giden kaderini değiştirmiş ve Kurtuluş Savaşımızın
da temellerini atmıştır.
Çanakkale Zaferi’nin kahramanlarının bıraktıkları vatan sevgisinin, dayanışma ve bir olma bilincinin yaşatılmaya devam
etmesi dileğiyle başta Yüce Atatürk olmak üzere Çanakkale
Zaferi’nin bağımsızlık uğruna gözünü bile kırpmadan ölüme
koşan tüm kahramanlarını sonsuz saygıyla ve şükranla anıyorum.” dedi.
F
SAYFA 4
4 GÜNDEM
SIYAH MAVI KIRMIZI SARI
17 Mart 2015, Salı
SAYFA 5
5 GÜNDEM
17 Mart 2015, Salı
ÇANAKKALE SAVAŞLARI
Çanakkale savaşlarının yıldönümünde şehitlerimizi
rahmetle anıyoruz. Kimi verilere göre 250 bin Genelkurmayın son açıkladığı verilerde ise 51 bin kayıp verdiğimiz söyleniyor. O dönem Anadolu’da yaşayan nüfusla
orantıladığımız zaman her iki rakamın da ne kadar
dehşet verici olduğu ortaya çıkıyor. Çanakkale savaşının
neden niçin gerçekleştiği üzerinde durmayacağım ya
da 1.Dünya savaşına girmeli miydik, İttihatçı kadroların
yanlış-doğru tespitleri üzerinde de durmayacağım. Bu
başka bir yazının konusu. Benim üzerinde durmak istediğim konu Çanakkale savaşının milletimiz için önemi.
Osmanlı’nın ciddi bir biçimde zayıflamasıyla birlikte
yaşanan Trablusgarp, Balkan Savaşları, Çanakkale
savaşları ve nihayet Kurtuluş Savaş’ımız aslında bir b
ütünün parçalarıdır. Balkan savaşlarında askerlerimiz
savaştıkları orduların hangi saiklerle hareket ettiğini
gördü. Balkan halklarının ulus-devlet olma ekseninde
Osmanlı’ya karşı savaşmış olmaları özellikle rütbeli
askerlerimiz üzerinde ciddi bir tesir yarattı. Millet olma
ulus olma anlayışının; Osmanlı aydını tarafından net
olarak görüldüğü yer Balkan Savaşlarıdır. Çanakkale Savaşı’da işte bu hislerin ilk kez net olarak ortaya
çıktığı savaştır. Yani Çanakkale Savaşı Anadolu halkının
millet olma yolunda, ulus olma yolunda attığı bir adımdır. Buradan çıkan ruh Kurtuluş Savaşı’nın ayrılmaz bir
parçası haline gelmiştir.
Doğu toplumlarında milliyetçilik ile tanışmış son
halklardan biri de Türk Halkıdır. Bu anlamda Çanakkale Savaşı’nın Anadolu halkına kattığı en önemli husus
millet olma mantığıdır. Millet olma bilincinin yerleştiği Çorumlu Fikri’nin, Batmanlı Hasan’ın, Kerküklü
Dursun’un, İzmirli Halil’in, Edirne’li Bekir ‘in yoğrulup
ulus olduğu yerdir Çanakkale.
Çanakkale savaşlarının bir diğer özelliği de emperyalist
işgalcilere karşı belki de ilk defa atılmış bir tokattır.
Ateş gücü o dönemde Osmanlı’nın ateş gücüyle kıyaslanmayacak şekilde üstün olan İngiliz donanması
Çanakkale’de denize gömülmüştür. Bunun sonucu
olarak da hem savaş uzamış hem de Rusya’da ki devrim
tetiklenmiştir. Aslında dünyanın düzenini değiştirmiş
bir savaştan bahsediyoruz. İngiliz donanması İstanbul’u
işgal etmiş olsaydı hem savaş bitecek hem de Bolşevik
Devrim belki de gerçekleşemeyecekti.
Diğer yandan sanayi devriminin getirmiş olduğu bir
paylaşım savaşı olarak 1.dünya savaşını tanımlamak
gerekir. Aslına bakarsanız 2.dünya savaşı ilk savaşın
kapatamadığı defteri kapatmıştır. Yani 2. Dünya savaşı 1.inin uzantısıdır. Sanayi devrimini gerçekleştirmiş
emperyalist kuvvetlerin diğer halkları sömürgeleştirme
çabasından başka bir şey de değildir. Çanakkale savaşında emperyalist devletlerin sömürgelerinden getirdiği
halkların çocukları en ön saflarda savaşmıştır. Yani
mazlumu mazluma kırdırmışlardır. Çanakkale savaşının
bir diğer sonucu da bu sömürgeleştirilmiş halkların ne
için savaştıklarını kendilerine sormalarını da sağlamış
ve bu vesileyle de diğer ülke halklarının da uluslaşma
sürecine katkı da bulunmuştur. Çanakkale Savaşları,
özellikle de Avustralya ve Yeni Zelanda’yı etkilemiştir.
Bu savaştan önce bu iki ülkenin vatandaşları Britanya
İmparatorluğu’nun yenilmez üstünlüğünden emindiler
ve böyle bir imparatorluğun onları askeri seferlere
çağrısından büyük onur duymuşlardı. Fakat yenilgiden
sonra her iki ülkede de Britanya İmparatorluğundan
kopuş süreci başlamıştır.
Sonuçta Çanakkale savaşı bir milletin doğduğu yerdir.
Anadolu halkının uluslaşma sürecinde attığı önemli bir
adımdır. Kurtuluş savaşımızın ayrılmaz bir parçasıdır.
Millet olma yolunda atılmış en büyük adımdır. Çanakkale savaşı insanlık için ibret verici sahnelere şahitlik
yapmıştır. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi rahmetle,
gazilerimizi de minnetle anıyorum.
www.poyrazgazetesi.com
4.yıl
19 Mayıs 2014
Sayı:97
Haftalık Siyasi Gazete
Yıl:4 Sayı:115
Mart 2015
İmtiyaz Sahibi ve Yazı İşleri
Sorumlu Müdürü
Erol ÖZOBUT
(0533 741 65 03)
Reklam Koordinatörü
Rukiye ÖZOBUT
(0538 233 48 63)
Sayfa Sekreteri
Bülent Pınarbaşı
YÖNETİM YERİ: Kazım Dirik Mah.
Atatürk Cad. No:89/A Aliağa/İZMİR
Tel: 0 232 617 02 22 Gsm: 0545 564 40 91
Basıldığı Yer: Star Medya Yayıncılık Sanayi A.Ş.
Gaziemir Tren İstasyonu Karşısı Eski Beton Tesisleri İçi
Gaziemir/İZMİR
Tel: 0 232 251 76 32
Gazete Poyraz’da yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve reklamların her türlü
telif hakkı Gazete Poyraz’a aittir.
İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.
Gazete Poyraz Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir.
Yayın Türü: Yerel Süreli
Baskı Tarihi 17 Mart 2015
SIYAH
Ak Parti Aliağa İlçe Teşkilatı Ekonomiden sorumlu başkan yardımcılığı
görevine geldikten sonra ‘ Bölgede
sıkılmadık el, çalmadık kapı bırakmayacağım’ sloganıyla yola çıkan
Aydın Şimşek yaptığı sürpriz ziyaretlerle şaşırtmaya devam ediyor.
Günde yaklaşık 300 km yol kat eden
Şimşek, bölgenin bir ucundan diğer
ucuna kadar uzanan çalışmalarıyla ses getirmeye devam ediyor.
Türkiye’de eşi benzeri görülmemiş
çalışmalara imza atan Şimşek,
çalışmalarına hız kesmeden devam
ediyor.
Vatandaşlarımızın uyumadıklarını
bilsem 24 saat çalışacağını belirten
Şimşek, dün gece 24 saat olmasa
da 20 saat çalıştı. Gece nöbetinde
olan emniyet güçlerini ve akaryakıt
istasyonu çalışanlarını ziyaret eden
Şimşek, kendi elleriyle hazırladığı
çiğ köfteleri nöbet tutan polis ve
akaryakıt istasyonu çalışanlarına
ikram etti.
Aliağa içerisinde nöbette olan polis
ve akaryakıt istasyonu çalışanlarının yanına giderek onlara sürpriz
yapan ve onlarla sohbet eden Aydın
Şimşek, tam not aldı. Gece 00:30’da
bizi yanında gören polisler elbette
önce şaşırdılar diyen Şimşek, ancak
bundan son derece memnun oldular, bizimle dertleştiler, dedi. Allah
nöbet tutan polis ve askerimizin yar
ve yardımcısı olsun, dedi. Şimşek,
bu tip ziyaretlerinin devam edeceğinin de altını çizdi.
Bergama Ticaret Odası ve Dikili Belediyesi ortaklığı
ile 14 Şubat – 14 Mart tarihleri arasında KOSGEB
Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi verilmişti. Yoğun
talep sonucu BERTO ve Dikili Belediyesi arasında
ikinci kez KOSGEB eğitimi için protokol imzalandı.
Bergama Ticaret Odası’na gelen Dikili Belediye
Başkanı Mustafa Tosun’u Bergama Ticaret Odası
Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Ürper, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Lütfi Kolat, Levent Akçay,
Yönetim Kurulu Üyeleri Tahir Erdoğan, Ali Sarıl ve
Genel Sekreter Gülay Koç ağırladı.
Dikili Belediyesi icraatları ve gerçekleştirilmesi
planlanan projeleri hakkında bilgi veren Dikili
Belediye Başkanı Mustafa Tosun:” Dikili’de istihdam sayısını yükseltmek için çok faydalı bir eğitim.
İşletmeler açılırken açılış sırasındaki giderlerden
dolayı devam eden süreçte ayakta kalmaları çok zor
oluyor. Bu nedenle KOSGEB destekleri önemli bir
yere sahip.” dedi.
Bergama Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Fikret Ürper:” KOSGEB eğitimini önce Bergama sonra
Kınık ve devamında sorumluluk alanımızdan biri
olan Dikili’de gerçekleştirdik. Dikili’de gerçekleştirilen eğitim sonrası bir eğitim talebi daha olması
bizleri sevindirdi. Çünkü bölgemizin gelişmesi ve
ilerlemesi için bu tarz eğitimleri alan sonrasında
eğitimin avantajlarından yararlanan insanlara ihtiyacımız var.”diye konuştu.
Ürper, Bergama Organize Sanayi Bölgesi hakkında
Tosun’a detaylı bilgi verdi. Aynı zamanda Dikili
Belediyesi’nin gerçekleştirmek istediği projelerde
bölge işadamlarının da yer alması bölgemiz için
daha yararlı olabileceğini belirtti. Dikili Belediye
Başkanı Mustafa Tosun böyle bir imkan oluşabilirse
işbirliği yapmaya hazır olduklarını söyledi.
S.S ALİAĞA SULAMA KOOPERATİFİ BAŞKANLIĞINDAN
DUYURU
Kooperatifimizin 2014 yılı olağan Genel Mali Kongre toplantısı 19 Mart 2015 Perşembe günü Saat 12.00 – 14:00
saatleri arasında Kazımdirik Mahallesi Lozan Caddesi No:54 ALİAĞA adresindeki Petrol İş Sendikası toplantı
salonunda aşağıdaki gündem maddelerini görüşmek üzere yapılacaktır.
Çoğunluk sağlanmaz ise ikinci toplantı 26 Mart 2015 Perşembe günü aynı yer ve saatte, aynı gündemle çoğunluk
aranmaksızın yapılacaktır.
Üyelerimize saygı ile duyurulur.
GÜNDEM
1- Yoklama ve açılış
2- Divanının oluşturulması ve saygı duruşu
3- Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulu Raporlarının okunması, görüşülmesi ve kabulü
4- 31.12.2014 tarihli Bilânço ve Gelir- Gider Tablolarının okunması, görüşülmesi ve kabulü,
5- Yönetim ve Denetim Kurulunun ibrası
6- D.S.İ tarafından yapılan Aliağa sulama tesisinin işletmesini bakım-onarımını yapmak ve ilave olarak hat çekilmesi konusunu bununla ilgili her türlü işlemi yürütmek için Yönetim Kuruluna yetki verilmesi
7- 2015 Yılı Tahmini Bütçe ile Çalışma programının görüşülmesi ve karara bağlanması
8- Sulama bedelinin görüşülmesi ve uygulanması hususunda yönetime yetki verilmesi
9- Devlet tarafından desteklenen Kredilerden yararlanmak, gerektiğinde Kooperatif adına bankalardan, bakanlıklardan, özel şahıslardan kredi ve bağış almaya, yönetim kurulunun yetkili kılınmasının görüşülüp karara bağlanması
10- Kooperatif adına taşınır-taşınmaz mal alınması, satılması, kiralanması veya kiraya verilmesi hususunun genel
kurulca görüşülüp karara bağlanması,
11- Yönetim Kurulu huzur hakkının tespiti
12- Kooperatif işleri için görevlendirileceklere verilecek yollukların tespiti
13- Dilek ve temenniler
14- Kapanış
SAYFA 6
SIYAH
6 GÜNDEM
İBRAHİM A.S.’IN ÜÇ YALANI
Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah
aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “İbrahim aleyhisselam sadece üç yalan söylemiştir: Bunlardan ikisi
Allah’ın zatıyla ilgili; biri “ben hastayım” sözüdür; diğeri
de “aksine bunu büyük olanı yaptı” sözüdür. Bir tanesi
de zevce-i pâkleri Sâre Hatun hakkındadır. Hz. İbrahim
zalim birinin diyarına (Mısır’a) beraberinde Sâre de
olduğu halde gelmişti. Sâre güzel bir kadındı. Sâre’ye:
“Bu cebbâr herif, bilirse ki sen karımsın, senin için
bana galebe çalar. Eğer sana soracak olursa, kızkardeşim olduğunu söyle! Çünkü sen, zaten İslâm yönünden
kardeşimsin, din kardeşiyiz. Ben yeryüzünde senden ve
benden başka bir müslüman bilmiyorum” dedi. (BuhariMuslim) Bir peygamberin yalan söylemesi caiz midir?
Hadisi İmam Buhari ve Muslim rivayet eder, Hadis
sahihtir, sıhhatinde hiç bir muhaddis ve fukaha şüphe
etmez. Hadiste zahiren İbrahim aleyhi ve selam’ın yalan
söylediği görülür ancak hakikatte ise bir yalan değildir,
işiten insan nazarında gelişen bir yalandır.
Yalan, haramdır, kınanmıştır. Peygamberler, mutlak
mezmum yalandan beridir. Öncelikle İbrahim aleyhi ve
selam’ın söylediği yalanları nerede ve hangi amaçla
söylediğini öğrenelim.
Yalanın biri kavmi, kendisini batıl/şirk bir törene davet
edince şirkten korunmak için ben hastayım diyerek yalan
söylemesi, diğeri de kavmini tevhide davet ederken düşündürmek ümidiyle tapılan putları kırıp sonrada büyük
putun üzerine atması, son olarak da eşinin ırzını kafir
tağut kraldan korumak için eşine kızkardeşim demesidir.
Peygamberler, din ve Allah’ın zatı hakkında taammüden yalan söylemezler. Onlar, seçkin dürüst ve sağlam
bir karaktere sahiptirler. Ancak dinin ve Allah’ın zatının
dışında dünya işlerinde ve davetin tebliğinde zorluk
yaşayınca, ölümle burun buruna gelince, kafirin ve zalimin zülmünü def etmek için mutlak yalana değil hakiki
sayılmayan bir yalana müracaat etmek meşru olmuştur.
Hiç bir sebep, gerekçe maslahat yokken yalan söylemek
bir peygambere yakışmaz.
Peygamber ümmetine bazı yerlerde konumuna göre
yalanı meşru kılmıştır, bu konuda sahih hadis vardır, iki
eş arasını bulmak, ölümcül hastaya moral vermek için
yalan meşru kılınmıştır. Bu meşruluğun arkasında büyük
maslahat vardır. Buhari’de gelen sahih hadiste peygamber şöyle buyurur: “İnsanların arasını bulmak amacıyla
hayır ulaştıran kimse yalancı sayılmaz.” Bakınız hadiste
iki kişinin arasını bulmak için söylenen yalan yalan değil
söyleyende yalancı değildir. Çünkü bu yalan mutlak mezmum yalan değil maslahat icabı söylenen bir yalandır.
İbrahim aleyhi ve selam’da kafir ve zalim kavmin
önünde böyle bir yola müracaat etmiştir. Bu durum mutlak mezmum bir yalan olarak görülmemiştir. İbn Hazm
der ki; “Her yalan günah değildir.” İz ibn Abdusselam der
ki; “Yalan zararlı bir haramdır ancak maslahatı korumak
zararı def etmek için olursa caizdir.”
O halde, bu hadiste yer alan yalan mutlak mezmum
yalan değil gerekçesi olan maslahat içeren bazı hallerde
izin verilen yalandır.
Bergama Belediyesi’nin kırsalda kalkınma projelerinden
birisi olan ipekböcekçiliği için pilot bölge olarak belirlenen
Armağanlar ve Karahıdırlı Mahalleleri’nde dut fidan dağıtımı
gerçekleştirildi.
“Kırsal Kalkınma” hedefiyle üreticiye yönelik projelere ağırlık
veren Bergama Belediyesi, üreticilerin büyük yatırımlar gerektirmeden yapılabilen ipekböcekçiliğine teşvik edilmesi için
Bursa Koza Birlik ile imzalanan işbirliği protokolü ile hayata
geçirilen ipekböcekçiliği için belirlenen bölgelere, Bergama
Belediye Başkan Yardımcısı Ali Kahyaoğlu ve belediye bürokratları tarafından dut fidan dağıtımı gerçekleştirdi.
Koza Birlik’in görevlendirdiği uzmanlar tarafından Armağanlar ve Karahıdırlı’da üreticiler ile bir araya gelerek
ipekböcekçiliği ve ipekçiliğin püf noktalarının da anlatıldığı
eğitimlerin ardından, dağıtılan dut fidanları ile uygulama
konusunda bir adım daha atılmış oldu. Kapama dut bahçeleri ve sulama sistemlerinin oluşturulması için çalışmalarını
hızla yürüten Bergama Belediyesi Armağanlar ve Karahıdırlı
Mahalleleri’nde başlatılan projeyi, Bergama’nın kırsalında yer
alan bütün mahallelerinde uygulanmayı planlanıyor.
17 Mart 2015, Salı
Dünya denizcilik sektörünün en önemli buluşması olan; ‘EXPOSHIPPING
EUROPORT İstanbul 13.Uluslararası
Denizcilik Fuarı’ sektörün tüm profesyonellerini bir araya getirdi. Denizcilik
sektöründe umutların devam ettiğini
tüm dünyaya göstermek vizyonu ile
yola çıkan ‘EUROPORT İSTANBUL
2015’e dünyanın muhtelif ülkelerinden katılan denizciler, sektöre
yönelik tüm yenilikleri ve teknolojileri
yakından izleme fırsatı buldu. Fuar
etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen
sempozyum, panel, çalıştay, ikili ve
çoklu görüşmeler ‘EUROPORT İSTANBUL 2015’ organizasyonunu güçlü
kılarak daha etkili ve verimli olmasını
sağladı.
LİDER ÜLKE TÜRKİYE ÖRNEK
GÖSTERİLDİ
Denizcilik sektörünün geleceğinin ve
yeni yatırımların ele alındığı ‘EUROPORT İSTANBUL 2015’ fuarına;
İzmir’in Aliağa İlçesinde GEMİSANDER
çatısı altında faaliyet gösteren Gemi
Geri Dönüşüm Sanayicileri damga
vurdu. Dünya Gemi Geri Dönüşüm
Sanayicileri Derneği (ISRA) tarafından düzenlenen ‘Gemi Geri Dönüşüm’
konulu sempozyum, armatörleri, filo
yöneticilerini ve gemi geri dönüşüm
sanayicilerini bir araya getirdi. Sektöre ilişkin mevcut durumun, sorunların ve hedeflerin değerlendirildiği
sempozyumda; Gemi Geri Dönüşüm
sektöründe Türkiye’nin dünya lideri
olduğu bir kez daha veriler ile ortaya
kondu. Aliağa’da 22 firmanın faaliyet
gösterdiği gemi söküm tesislerinin iş
güvenliğinde, çevre duyarlılığında ve
işçi sağlığında dünyaya örnek olduğu
konusunda da görüş birliğine varıldı.
AB ÜYESİ ÜLKELERİN TERCİHİ
TÜRKİYE
Sempozyumda konuşan Dünya Gemi
Geri Dönüşüm Sanayicileri (İSRA)
şında ki ülkelerin gemi geri dönüşüm
sektöründe AB mevzuatının gerekliliği
olan şartları yerine getirmedikleri
sürece, AB Bayraklı gemilerin sökümünü sadece Türkiye’de gerçekleştirmeye devam edeceklerinin altını
çizdi. Avrupalı filo temsilcilerinin
bu açıklamaları sempozyuma Asya
ülkelerinden katılan temsilcileri hayal
kırıklığına uğrattı. Hal böyle olunca
sempozyumdan en karlı çıkan taraf
ise Türk sanayicileri oldu. Toplantı
sonrasında Türk gemi geri dönüşüm
sanayicileri ikili görüşmeler yaparak
yeni anlaşmalara imza attı.
TÜRKİYE ROL MODEL ÜLKE…
Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri
(GEMİSANDER) Başkanı Adem Şimşek,
sempozyumun ardından gazetecilere
yaptığı açıklamada; kendisinin sadece
Türkiye’nin değil, dünya genelinde
bir Türk olarak kendisini mutlu ettiğini, ancak İSRA çatısı altında temsil
ettiği diğer ülkelerin sektörde geri
kalışına üzüldüğü anlatan GEMİSANDER ve İSRA Başkanı Adem Şimşek,
sektörün Türkiye’de ulaştığı seviyeye
diğer ülkeleri de taşımak adına ‘İSRA’
olarak yeni girişimlerde bulunmak
zorunda olduklarını ve özellikle Asya
ülkelerinin Türkiye’yi rol model alması
gerektiğini vurguladı.
faaliyet gösteren tüm gemi geri dönüşüm sanayicilerinin başkanı olduğunu
hatırlattı. Türkiye’nin dünyada lider
konumda olmasının her şeyden önce
Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenen INTOURMARKET Turizm Fuarı
başladı.
UNESCO Dünya Mirası Bergama da İzmir Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle fuardaki yerini aldı.
Bergama Belediyesi, turizm profesyonellerinin önemli buluşma noktalarından biri olan INTOURMARKET’a
Hristiyanlığın 7 kiliselerinden biri olan
Bazilika’yı önplana çıkartarak inanç
turizmini geliştirme ve Rus turistleri
Bergama’ya çekme hedefiyle katıldı.
Bergama’nın yanı sıra Seferihisar Belediyesi ve Selçuk Belediyesi’nin de
bulunduğu İZKA’nın İzmir standına,
ilgi yoğundu.
Bergama’yı temsilen fuarda hazır bulunan Bergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç, katılımcılara UNESCO
Dünya Mirası Bergama’nın tarihi mirasını ve kültürel zenginliklerini anlattı.
Bergama Belediye Başkanı, sektör
temsilcileri ve turizm acenteleri ile
yaptığı görüşmelerde ilçedeki turizm
potansiyelinin daha üst bir seviyeye
getirilmesi konusunda fikir alışverişinde bulundu.
Gönenç’e fuarda Bergama Belediyesi
Meclis Üyeleri Eyüp Zeytinci ve Halil
Pehlivan eşlik ederken, İZKA’nın INTOURMARKET heyetinde İZKA Genel
Sekreteri Murat Yılmazçoban ve Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer de
vardı.
Başkan Gönenç, fuardaki temasları
kapsamında önemli bir de görüşme
gerçekleştirdi. Bergama Belediye Başkanı, yakında Moskova’da sergilenmeye başlanacak olan Pergamon Fantasy
sergisinin küratörü Profesör Arsen
Melitonyan ile bir araya geldi.
Pergamon Fantasy, Berlin’deki Pergamon Museum’da bulunan Zeus
Sunağı’nın frizlerinin tamamlanmış
halinden oluşan ve ses, ışık, dans gösterileriyle sunumu yapılan etkileyici
bir proje.
Mehmet Gönenç, Berlin ITB Fuarı sırasında projenin yaratıcı sanatçıları
Andrei Alexander, Angelica Gebhard
ve projenin ana sponsoru Alman KAI
Vakfı Başkanı Doktor Gunther Engler
ile toplantı yapmıştı.
Pergamon Fantasy’nin Bergama’da kalıcı bir sergi haline dönüştürülmesi için
KAI Vakfı’ndan destek sözü alan Bergama Belediye Başkanı, Arsen Melitonyan ile Temmuz ayında Moskova’da
açılacak Pergamon Fantasy’i görmeye
gelen ziyaretçilere Bergama’yı tanıtmak ve onları UNESCO Dünya Mirası
ilçeye yönlendirmek amacıyla işbirliği
yapılması konusunda anlaşmaya vardı.
FUAR HAKKINDA
Sempozyumun çok verimli geçtiğini sözlerine ekleyen Başkan Adem
Şimşek, “Bugün burada uluslar arası
paydaşlarımızla bir araya geldik.
Toplantımızın sonuç bölümünde;
AB ülkelerinden gelen temsilcilerin
Türkiye’yi ‘Yeşil Gemi Söküm’ nitelemesiyle örnek göstermesi, tercihlerini Türkiye’den yana kullanması
bizleri sevindirdi ve gururlandırdı.
Zira bizlerde Türkiye olarak Avrupa
birliğinin gemilerine talip olmaya
hazırız. Sektörde dünya lideriyiz.
Liderliğimizi takip eden Çin ve daha
sonra arkasından gelen Bangladeş,
Pakistan ve Hindistan gibi ülkelerden
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanlığı’nın kurulmasıyla yeni bir
yön ve ivme kazanan Türk Denizcilik
Sektörü’nün bu yıl 13. kez ev sahipliğini yaptığı ‘Uluslararası Denizcilik
Fuarı’nda; 30 ülkeden 300’ün üzerinde katılımcı firma yer aldı. İlgi ve
katılımın yoğun olduğu Fuarda; Gemi
İnşa ve Yan Sanayi, Gemi Bakım-Onarım, Gemi Ekipman ve Teknolojileri,
Brokerlık, Armatörlük, Denizcilik
Lojistik ve Teknolojileri, Liman İşletmeciliği ve Teknolojileri, Mega Yat
Ekipman ve Teknolojileri, Gemi Geri
Dönüşümü, Offshore ve Enerji, Gemi
Donatım ve Malzemeleri, Denizcilik
Savunma Sanayi, Kumanyacılık, Can
Güvenliği ve Ekipmanlarının sergilendiği stantlar katılımcılar tarafından
beğeniyle gezildi.
Bergama’nın Rusya
pazarındaki
yerini arttırmayı
hedeflediklerini
belirten Bergama
Belediye Başkanı
Mehmet Gönenç,
“INTOURMARKET
sayesindeBergama’nın
Moskova’da tanıtımını yapma ve UNESCO Dünya Mirası olan ilçemizin evrensel değerlerini
anlatma fırsatı buluyoruz. Standımız
yoğun ilgi görüyor. Bu fuarda biz 7 kiliselerden biri olarak bilinen Kızılavlu’ya
vurgu yaparak inanç turizmine yönelen Rus turistlerin ilçemize yönelme-
sini sağlamaya çalışıyoruz. Bir diğer
önemli konu ise Pergamon Fantasy.
Serginin Moskova’daki küratörü Sayın
Melitonyan ile Temmuz’da açılacak
sergi sırasında Bergama’nın tanıtımının yapılması konusunda mutabakata
vardık” diye konuştu.
DEV YATIRIMLAR BAŞARIYI GETİRDİ
Başkanı Adem Şimşek, İSRA üyesi
sanayicilerin hedeflerinden bahsederek sektörün son durumunu değerlendirdi. Sempozyuma AB ülkelerinden
katılan filo temsilcileri ise; Türkiye dı-
yüzde yüz daha ilerideyiz. Öte yandan
Avrupa Birliği ve Hong Kong konvansiyonuna uygun olan tek ülkeyiz.
Ancak bu durum bir tesadüf değildir.
Bu başarı GEMİSANDER projeleri
kapsamında özellikle çevre duyarlılığı,
iş güvenliği ve işçi sağlığına yönelik
yaptığımız dev yatırımların karşılığıdır” diye konuştu
SAYFA 7
SIYAH
7 GÜNDEM
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, temeli atılan TANAP’ın güzergah ve hedefiyle ayrı bir öneme
sahip olduğunu belirterek, “Bu proje başka hiçbir projenin alternatifi
olmadığı gibi bu projeye alternatif
başka bir proje de yoktur” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, temeli atılan TANAP’ın güzergah ve hedefiyle ayrı bir öneme
sahip olduğunu belirterek, “Bu proje başka hiçbir projenin alternatifi
olmadığı gibi bu projeye alternatif
başka bir proje de yoktur” dedi.
Erdoğan, Trans Anadolu Doğalgaz
Boru Hattı Projesi’nin (TANAP) temel atma töreninde,Türkiye’nin
2023 hedeflerine hazırlandığını belirtti.
500 milyar dolar ihracat, 2 trilyon
dolar milli gelir, tek haneli rakamlardaki işsizlik, enflasyonla genç
ve eğitimli nüfusu en iyi şekilde
değerlendirerek dünyanın ilk on
ekonomisinden biri olmayı hedeflediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’yi bölgesinin
enerji dağıtım merkezi haline getirmeyi de planlıyoruz” diye konuştu.
Ceyhan’ın dünyanın en önemli petrol dağıtım merkezlerinden biri
haline geldiğini vurgulayan Erdoğan, “Irak ve Suriye’de durumun
normale dönmesiyle Ceyhan’ın bu
konumu daha da güçlenecek, kapa-
sitesi daha da artacaktır” ifadesini
kullandı.
Diğer ülkelerle olan doğalgaz ve
petrol boru hattı projelerinin devam ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
“TANAP, tüm bu projelerin içinde güzergahı ve hedefleriyle ayrı
bir öneme, yere sahip. Bu proje
başka hiçbir projenin alternatifi olmadığı gibi bu proje veya bu
projeye alternatif başka bir proje
17 Mart 2015, Salı
de yoktur. Bu bakımdan gerçekten özgün bir proje olan güney
gazı koridorunu bütün etaplarıyla
tamamen hayata geçirdiğimizde
Avrupa ile Hazar Bölgesi arasında
güçlü bir bağ oluşturmuş olacağız. Bu projeye Azerbaycan’dan,
Gürcistan’tan,Türkiye’den ziyade
tüm Avrasya coğrafyasının ihtiyacı
var.”
Törende AB Genişlemeden Sorumlu
Başkan Yardımcısı’nın konuşmasına Türkçe giriş yaptığını, bundan
mutluluk duyduğunu belirten Erdoğan, “Şunu hatırlatayım ki bu
Türkçesi’yle bile Adriyatik’ten ta Çin
Seddi’ne bile hiç acıkmadan gidebilir. O konuda rahat olsun” dedi.
Projenin ekonomik işlevinin yanında barışa ve huzura da katkı
yapacağını dile getiren Erdoğan,
“Temelini attığımız TANAP, bin 850
kilometre uzunluğu ve 10 milyar
dolar maliyetiyle bu misyonu ziyadesiyle hak eden bir projedir. 16
milyar metreküpten başlayıp kademeli olarak 22 milyar metreküpe ve
31 milyar metreküpe kadar çıkacak
kapasitesiyle bu projede doğalgaz
akışının hedeflediğimiz tarihte, inşallah 2018’de başlamasını temenni
ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Hattın geçtiği Ardahan, Kars,
Erzurum,
Erzincan,
Bayburt,
Gümüşhane,Giresun, Sivas, Yozgat, Kırşehir, Kırıkkale, Ankara,
Eskişehir, Bilecik, Kütahya,Bursa,
Balıkesir, Çanakkale, Tekirdağ ve
Edirne’ye hayırlı olmasını dileyen
Erdoğan Türkiye’yi en doğundan
en batıya kadar kat edecek, 20
kentten, 67 ilçeden, 600 köyden
geçecek 1850 kilometre uzunluğundaki hattın süratle tamamlanarak
hizmete girmesini temenni ettiğini
dile getirdi. Erdoğan, törene katılan
Cumhurbaşkanlarına da Türkiye’ye
teşrif ettikleri için teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çalışmaları yürütecek firmalara, mühendislere, teknisyenlere, işçilere ve
projenin bugüne kadar gelmesinde
katkısı olanlara da teşekkür etti.
“Projenin barış, refah ve huzurla
zikredilecek” Dünyada petrol ve doğalgaz projelerinin, çoğunlukla çatışmalarla,
çekişmelerle, kavgalarla ne yazık ki
savaşlarla sömürüyle anıldığını ifade eden Erdoğan, bu projenin barış, refah ve huzurla zikredileceğini
inandığını söyledi.
Erdoğan, hiçbir zaman başka toplumların ve ülkelerin mağduriyeti
üzerine bir refah düzeni kurma peşinde olmadıklarına dile getirerek,
böyle bir anlayışı asla kabul etmediklerini vurguladı.
“Siz değerli Cumhurbaşkanlarının
da aynı yaklaşıma sahip olduğunu
çok iyi biliyorum” diyen Erdoğan,
“Dünyayı daha adil, daha yaşanabilir, daha huzurlu bir yer haline
getirme konusunda hepimiz de so-
rumluluklarımızın bilincindeyiz. Bu
projeyle hep birlikte doğal kaynakların kullanımı konusunda yeni bir
yaklaşımı tüm dünyaya gösterebileceğimizi düşünüyorum. Türkiye’nin
doğu sınırından başlayıp, batı sı-
lunduğunu belirten Erdoğan, şöyle
konuştu:
“Gürcistan ve bizler, bu işin hem
transit hem de tüketicisi konumundayız. Avrupa bu işin tüketicisi konumunda olacak. Böyle bir durum
için her birinize ayrı ayrı teşekkür
ediyorum.”
-”Ülkemizin çehresini değiştirdik”
Erdoğan, Türkiye’nin 12 yılda gerçekleştirdiği büyük reformlarla
hem demokrasi hem de ekonomi
alanında çok büyük ilerlemeler kaydettiğini aktardı.
Bu süreçte ülkeyi her alanda 3 kat
büyüterek, temel altyapı yatırımlarını gerçekleştirerek, yatırım ortamını iyileştirerek, geçmişin eksiklerini telafi etme çabası içerisinde
olduklarını bildiren Erdoğan, “Bu
dönemde malum fert başına milli
gelirimiz 3 bin 500 dolardan 11 bin
dolar seviyelerine yükseldi. İhracatımızı, 36 milyar dolardan 158 milyar dolara kadar çıkardık. Turizm
gelirlerimizi 12,5 milyar dolardan
34,5 milyar dolar seviyelerine ulaştırdık. 6 bin 100 kilometre olarak
aldığımız bölünmüş yollara 17 bin
590 kilometre daha yol ilave ettik.
Hızlı tren hatlarıyla, hava limanla-
nırında bitecek olan ve Şah Deniz
gazını Avrupa’ya taşıyacak olan bu
boru hattının, doğalgazla birlikte
barış ve huzurun da taşıyıcısı olmasını tüm kalbimle temenni ediyorum” değerlendirmesinde bulundu.
-”3T: Tedarikçi, Transitçi, Tüketici”
Erdoğan, doğalgazın “3T” üzerinde
tanımlandığına işaret ederek, bunların tedarikçi, transitçi ve tüketici
olduğunu kaydetti.
Azerbaycan’ın, burada birinci derecede tedarikçi konumunda bu-
söz konusu. Ekonomik kaynakların
eğer insanların hizmetinde değilse
felaketinin sebebi olduğunu yaşadığımız iki büyük dünya harbiyle,
büyüklü küçüklü sayısız savaşla,
çatışmayla gördük. Biz bu projeyle aynı zamanda sahip olduğumuz
kaynakları, kendi vatandaşlarımızın, onlarla birlikte tüm bölge halklarının, tüm insanlığın hizmetine
sunma irademizi de ifade etmiş
oluyoruz. Bu yola birlikte çıktığımız
için, bu yolda birlikte ilerlediğimiz
rıyla ülkemizin her köşesini süratle
ve güvenle ulaşabilir hale getirdik.
Buraya da gelirken bu şehrimizin de
adeta bir şantiye halinde olduğunu
gördünüz. Toplu konut projeleriyle
tüm dünyada örnek alınan bir şehirleşme hamlesi başlattık. Barajlarla
sulama tesisleriyle arıtma tesisleriyle, kırsal kalkınma projeleriyle
her alandaki altyapı yatırımlarıyla
ülkemizin adeta çehresini değiştirdik” şeklinde konuştu.
Aliağa Ticaret Odası (ALTO), eğitim faaliyetleri kapsamında
Aliağa’da kamyon şoförlüğü, servis minibüs şoförlüğü
alanında ve lojistik sektöründe faaliyet gösteren ilgili firma
ve kooperatiflerin yöneticilerine yönelik “Aile Şirketlerinde
Kurumsallaşma” eğitimi düzenledi.
Aliağa Ticaret Odası (ALTO) Seminer
Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda,
ABİGEM eğitmenlerinden Yaşar Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim üyesi Doç.
Dr. Mehmet Ufuk Tutan, aile şirketlerinde
kurumsal yönetim organizasyonunun sağlanması noktasında izlenilmesi gereken
adımlar ile ilgili eğitim gerçekleştirdi.
Tutan yaptığı sunumda, aile bireylerinden
oluşan Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler ile kooperatiflerin kurumsallaşması
noktasında, hangi süreçlerden geçmeleri
gerektiği ile ilgili bilgiler verdi.
BAŞARIDA DEVAMLILIK İÇİN
KURUMSALLAŞMA ŞART
Toplantının açış konuşmasını yapan Aliağa Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı
Adnan Saka, hassas dengelerde yürüyen
günümüz ekonomik dünyasının kurumsallaşmayı ve profesyonelleşmeyi gerekli
kıldığını söyledi. Özellikle taşımacılık ve
lojistik sektörlerinde faaliyet gösteren
şahıs, firma ve kooperatiflerin değişim
gösteren piyasa şartlarına kendilerini
hazırlamaları gerektiğini belirten Başkan
Saka şunları söyledi: “Artık günümüzde
işletmeler yolcu ve yük nakliyeleri için
çalışacakları firma ve kooperatiflerden
taahhüt ve teminat istiyorlar. İlçemizde
bu konularda faaliyet gösteren şahıs, firma ve kooperatiflerin hepsinin bu şartları
sağlaması gerekiyor. Başarıda devamlılık
kendimizi günün şartlarına uyumlu hale
getirdiğimizde geliyor. Ben buradan bu
sektörlerde faaliyet gösteren herkesi kendilerini gelece hazırlamalarını ve kurumsallaşmaya davet ediyorum.”
KOBİLERDE HIZLI KARAR AVANTAJ
Küçük Ölçekli İşletmelerin daha az çalışanı olduğu için şirket sahip veya sahiplerinin, personeller ile daha kolay iletişim
kurulabileceğinin altını çizen Tutan,
yatırımların Küçük Ölçekli İşletmelerde
daha ekonomik olduğunu kaydetti. Ayrıca
Küçük Ölçekli İşletmelerin, personel azlığının avantajı ile daha hızlı karar alabildiklerini söyledi.
KURUMSALLAŞMADA İLK ADIM
VİZYON
Küçük Ölçekli İşletmelerin kurumsallaşma
sürecinin vizyon ile başladığına dikkat
çeken Tutan, amaç ve hedeflerin yazılı
olarak belirtilmesinin önemli olduğunu
söyleyerek, bu hedefler doğrultusunda 5
yıllık strateji planı hazırlandığı takdirde
amaca yönelik çalışmaların faydalı olacağını ifade etti. İşe alınacak personellerin
doğru pozisyonlara yerleştirilmesinin ve
personellere verilecek olan yetkilerin,
sınırlarının belirlenmesinin şirketin uzun
soluklu olması dahilinde önemli bir yer
tuttuğunu kaydetti.
WEB SİTESİ OLMAZSA OLMAZ
Tutan, “Aile şirketlerinde çalışan aile
bireylerinin teknik kapasitelerinin yeterli
olmasının, şirketin teknolojik anlamda
diğer şirketlerden geri kalmaması noktasında önemlidir. Bu yüzden çalışanlar,
eksik kaldıkları konular ile ilgili eğitimlere
mutlaka katılmalıdır. Ayrıca şirketin mutlaka kültür ve değerlerini anlatabileceği
bir web sitesi kurulması gerekmektedir.
Bu sayede tüm dünyaya, hem vizyonunuzu hem de ürünlerinizi gösterme şansına
sahip olabilirsiniz.” dedi.
KOOPERATİFLER BİRLİKTE HAREKET
EDEBİLMELİ
Kamyon sahibi olan kooperatiflerin ortak
hareket ederek akaryakıt firmaları ile
anlaşmaları durumunda sahada olan
rekabetlerini sürdürebileceklerini dile
getiren Tutan, aynı zamanda bu işbirliği
sayesinde firmaların uzun vadeli kâra
geçebileceklerini ifade etti.
GEREKSİZ YATIRIMLAR İFLASA
SÜRÜKLER
Tutan, Küçük Ölçekli İşletmeler ve kooperatiflerin; ekonomik olarak daha iyi
olacakları düşüncesi ile gereksiz yatırımlar yapabildiğini, bunun sonucunda da şirketlerini zor duruma soktuklarını belirtti.
SAYFA 8
8 GÜNDEM
SIYAH
17 Mart 2015, Salı
Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Kurucu Başkanı Karaçorlu:
Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Kurucu
Başkanı Ahmet Tuncay Karaçorlu, Aliağa’da
bulunan Kyme Arkeoloji Müzesi ve Kazı
Evi’ndeki eserlerin bir sığınağa taşıma
işleminin durdurulması ve yeniden müzeye
taşınması kararının ardından bir açıklama
yaptı. Karaçorlu yşaptığı açıklamada “Aliağa Belediyesi’nin ısmarlama raporlarla ve
yasadışı işlemlerle yıkılması girişimine ilişkin,
bakanlığın aldığı “Aliağa Kyme Arkeoloji
Müzesi Ve Kazıevi”nde bulunan 3000 kasa
arkeolojik ürününün bir sığınağa taşınması
işleminin durdurulması ve yeniden arkeoloji
müzesine taşınması kararı bu kadar açıkken
ve hemen yerine getirilmesi gerekirken, Aliağa Belediyesi’nin eserleri geri taşıma işlemini
yapmayarak yeniden bir suç işliyor ve kamu
kaynaklarını bir kez daha zarara uğratıyor.
Aliağa Belediyesi’nin, başta Serkan Acar
olmak üzere, başkan danışmanı Ömer İşlek
ve emekli yetkisiz arkeolog Pınar Aydemir’in
ve tüm sorumluları, Aliağa’nın tek bacasız
fabrikasını yıkma girişimleri dolayısıyla ağır
cezalık bir suçla yargılanmakta olmalarına
rağmen, arkeoloji müzesini, milli bir serveti
gözden çıkararak, hiçbir yapıcı adım atmayarak, işlenmiş olan bu suçun kapsamını, kirli
menfaatlerin hangi boyutlarda olduğunu da
açıkça gösteriyor.
Yasadışı yıkım için, belediye görevlilerini yasadışı biçimde çalıştıran ve müzeye yığan ancak
bakanlığın geri taşıma işlemi için görevini
yerine getirmeyen Aliağa Belediye Başkanı
Serkan Acar, başkan danışmanı Ömer İşlek ve
yetkisiz emekli arkeolog Pınar Aydemir, Aliağa
Belediye Meclisince de, tıpkı arkeoloji müzesi
suçu gibi, sayısız yasadışı uygulamalarla ilgili
işlem görmektedirler.
İzmir’in Aliağa ilçesinde ‘Yerel Esnafın Global
Firmalarla Rekabet Edebilirliğinin Arttırılması’
konulu bir seminer düzenlendi. Aliağa Ticaret
Odası (ALTO) ve Aliağa Esnaf ve Sanatkârlar
Odası (AESO) işbirliğinde düzenlenen seminer, ALTO konferans salonunda gerçekleştirildi. ALTO Başkanı Adnan Saka ve AESO Başkanı
Hüseyin Ekren ile birlikte çok sayıda küçük
esnafın katıldığı seminere; Avrupa Birliği
Türkiye İş Geliştirme Merkezleri Ağı (ABİGEM)
eğitmenlerinden Mustafa Bayındır konuşmacı
olarak katıldı.
SAKA, İŞ YAŞAMINDAN EDİNDİĞİ
TECRÜBELERİNİ ANLATTI
Seminer öncesinde; ticari yaşamından edindiği tecrübelerini seminere katılan Aliağalı
küçük işletmeciler ile paylaşan ALTO Başkanı
Adnan Saka, küreselleşmenin küçük esnafa
olan yıkıcı etkilerinin giderilmesi kapsamında
Kobilerin bilgi ve beceri düzeylerinin, verimliliklerinin ve dolayısıyla rekabet gücünün
artırılması gerektiğini söyledi.
KOBİ’lerin Türkiye ekonomisine dinamizm
katan ve ekonomiyi sürükleyen unsurların başında geldiğini belirten Başkan Saka, şunları
söyledi: “Türkiye’de KOBİ’ler toplam işletmelerin yüzde 99,89’unu, toplam işgücünün
yüzde 76,7’sini çalıştırmakta ve toplam katma
değeri yüzde 38’lik kısmını yaratmaktadır. Bu
sebeple kalkınmada ve gelir dağılımında kilit
rol oynayan küçük ve orta ölçekli firmaların
rekabet gücünü artıracak stratejilerin aktarıldığı bu semineri çok önemsiyoruz.”
“KÜÇÜK ESNAF BİRLİKTE HAREKET
EDEREK GELİŞMELERE AYAK
UYDURMALI”
KOBİ’lerin alt yapı, ürün ve satış sonrası
hizmet konularında standartı yükselttikleri
takdirde dünya, ülke ve bölge piyasasına
İlçesinde suyu, ulaşımı ve sağlık hizmetlerini ücretsiz vermesiyle bilinen
ve sosyal belediyecilik uygulamaları
ile tanınan Dikili’nin önceki dönem
Belediye Başkanı Osman Özgüven CHP
2.bölge Milletvekilliği aday adaylığı ile
ilgili çalışmalarını Aliağa ve Foça’da
sürdürdü.
Günün erken saatlerinde İzmir İl
Başkanlığı’nın aday tanıtım toplantısına
katılan Özgüven daha sonra Aliağa ve
Foça İlçe teşkilatlarını dolaştı. Buralarda yoğun ilgiyle karşılaşan Özgüven,
Aliağa Tüm Emekliler Sendikasını
ve Foça Belediye Başkanı Gökhan
Demirağ’ı da ziyaret etti.
ÇEVRE KİRLİLİĞİ VE YOKSULLUK
KARŞISINDA MÜCADELE ETTİM
Aliağa’daki tüm siyasi partiler, tüm demokratik kitle örgütleri bu yasadışı yıkma girişimlerinin karşısındadır. Buna rağmen, halen suç
işleyerek, Aliağa’nın halka ait kamu alanlarını
ve kaynaklarını yağmalayan bu sorumlular
hakkında İç İşleri Bakanlığınca işlem başlatılmak üzeredir.
Bir kez daha yineliyoruz ki; Aliağa halkının yer
aldığı “Aliağa Arkeoloji Müzesi Ve Kazıevini
Koruma Ve Yaşatma Girişimi” olarak, Arkeoloji müzemize tüm arkeolojik ürünlerin en kısa
zamanda taşınmasını ve kalan basit düzenlemelerinin yapılarak halka açılmasını sağlayacak ve sorumluları yargılanana kadar kararlı
mücadelemizi aralıksız sürdüreceğiz.
Ülkemiz ile İtalya Hükümeti arasındaki
kültürel, ekonomik ve bilimsel ilişkilerimizin
bozulmasına yol açan bu uygulamalar ve
sorumluları başta ehliyetsizkazı sorumlusu
la marca olmak üzere, hakkında, İtalyan Hükümeti ve Dış İşleri Bakanlığınca da işlemler
sürdürülmektedir.”
uyum sağlayabileceklerini sözlerine ekleyen
Başkan Saka, “Ekonomide polisiye tedbirler
çare olmaz. Küçük esnafların birlikte hareket
ederek gelişmelere ayak uydurmaları, yaşamlarının devamlılığı açısından çok önemli.
KOBİ’lerimiz yönetimde ve organizasyonda
profesyonelleşerek kendilerini geleceğin
ekonomik dünyasına hazırlamaları gerekiyor”
diye konuştu.
BAYINDIR, ‘’MEKÂNLARINIZI CAZİBE
MERKEZİ HALİNE GETİRİN’’
Aliağa’daki küçük esnafın yaşadığı sorunların da gündeme getirildiği seminerde, küçük
esnafın büyük firmalarla rekabet edebilmesi
adına sunulan çözüm önerileri de masaya
yatırıldı. Seminerde Müşterilerini artıramayan
ya da kaybeden esnaflar üzerinde 2015 Ocak
ayı itibariyle yapılan anketlerin sonuçlarını katılımcılarla paylaşan eğitmen Mustafa Bayındır, Aliağalı küçük esnaflara şu bilgileri verdi
: “Esnafın ilgisiz davranması ve ihtiyacın giderilmesine yönelik hareket etmemesi yüzde 68,
müşterinin üründen memnun olmaması yüzde
14, esnafın yeni ilişkiler geliştirememesi yüzde
5, müşterinin bölgeden taşınması yüzde 3 ve
diğer sebepler. Müşteri kazanımı noktasında
esnafın müşterilerine yaklaşımının önemli
olduğuna dikkat çeken Bayındır, yapılacak
olan promosyonlar ve çeşitli kampanyalar ile
dükkânlarını cazibe merkezi haline getirmeleri
durumunda müşteri kazanımlarını artıracaklarını kaydetti. Ayrıca ‘ekstra memnun’ diye
adlandırılan ve o esnafa ait olan ürünleri onun
adına çevresine duyurmaya başlayan müşteriler oluşturulmalıdır’’
Bayındır, yerli esnafın AVM ler ile rekabet
edebilmesi için fark yaratma noktasında
sürdürülebilir bir değişim içinde olmaları gerektiğini vurguladı. Seminer kobilerin rekabet
gücünün artırılması noktasında izlenilmesi
gereken adımlar konulu sunum ile son buldu.
Aliağa ve Foça ilçelerini ziyaret eden
Özgüven, buralarda partililerce karşılandı. İlçe Teşkilatlarını ziyaret etti.
Her iki ilçede de konuşmasına kendini
tanıtarak, yaşamını ve yaptıklarını
anlatarak başlayan Özgüven; “Yaşamın
boyunca emek, demokrasi, barış, özgürlük, adalet ve eşitlik için mücadele
ettim. Yerel yönetimde sosyal belediyeciliği uyguladım. Yaşam hakkı olan
suyun yaşam zorluğu çeken insanlara
ücretsiz dağıtımını sağlamaya çalıştım.
Ulaşımı ve sağlık hizmetlerini ücretsiz
yaptım. Suyu ücretsiz verdiğim için
yargılandım. Dikili’de 12 Eylül katanlığında tüm ülkeye nefes olan Dikili Batış
ve Demokrasi şenliklerini başlattım.
Türk-Yunan barışı üzerine sarf ettiğim
çabalar nedeniyle Abdi İpekçi Barış
Ödülüne layık görüldüm. Yaşamım çevre kirliliği ve yoksulluğun yok edilmesi
üzerine gösterdiğim mücadeleler ile
geçti” dedi.
SOL VURGUSU YAPTI
Özgüven; “Ülkemizde AKP tarafından
faşist bir rejim uygulanmaya çalışılıyor.
Bu karanlığı aydınlığa çevirmek zorundayız. Bunu da ortaya koyacağımız
programları halkımıza anlatarak yapacağız. Solun adalet ve eşitlikten yana,
yoksul vatandaşlarımızdan yana çözümlerini halkımıza anlatarak başaracağız.
Ben solun adayıyım. Deneyimlerimin
ve tecrübelerimin barış, demokrasi, özgürlük ve adaletin sağlanmasına katkı
koyacağını düşündüğüm için adayım.
Karanlığa,faşizme ve yoksulluğa karşı
mücadele etmek için adayım” dedi.
Özgüven ilçe teşkilatları ziyareti sonrası
Aliağa Tüm Emekliler Sendikasını
ve Foça Belediye Başkanı Gökhan
Demirağ’ı da ziyaret etti.
Kentin hemen her noktasında farklı bir
çalışma yürüten Aliağa Belediyesi, ilçenin yıllardır bekleyen sorunlarını ‘toplam çözüm’ ekipleriyle çözüme kavuşturuyor. Aliağa Belediyesi’nin ‘toplam
çözüm’ ekipleri, yasa gereği Aliağa’nın
mahallesi konumuna dönüşen köyler
başta olmak üzere; ilçe genelinde ki tüm
mahallelerde hummalı çalışmalarına hız
kesmeden devam ediyor. Çevre düzenleme ve yenileme çalışmalarını aralıksız
sürdüren Aliağa Belediyesi, bu çalışmalarını aciliyet sırasına göre belirlediği
bir program çerçevesinde yürütüyor. Bu
kapsamda daha yaşanabilir bir kent için
yola çıkan Aliağa Belediyesi, çalışmalarını şimdi de Horozgediği mahallesinde
sürdürüyor.
HOROZGEDİĞİ’NDE NELER
YAPILIYOR?
Horozgediği mahallesinde adeta
hizmet seferberliği başlatan Aliağa
Belediyesi’nin ‘toplam çözüm’ ekipleri,
yol ve kaldırımları yeniliyor, alt yapı
eksikliklerini gideriyor, ağaçlandırma
ve çiçeklendirme çalışmaları yapıyor,
sokakları aydınlatıyor, ağaçları buduyor,
kamuya ait alanları yabani otlardan
arındırıyor, görüntü kirliliği yaratan
moloz ve benzeri atıkları ortadan kaldırıyor, çocuk park alanlarını yeniden
düzenliyor. Aliağa Belediyesi tüm bu
çalışmaların yanı sıra bir süre önce kent
merkezinde inşa edilen modern klimalı
duraklardan bir tane de Horozgediği
mahallesine konuşlandırıyor.
SORUNLAR TEK TEK ÇÖZÜLÜYOR
Horozgediği mahallesinde başlatılan ve
yapılması planlanan çalışmalar hakkında
bilgi veren Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, ‘toplam çözüm’ ekiplerini tespit edilen sorunları hızlı bir şekilde çözmek ve toplumsal ihtiyaçları karşılamak
adına oluşturduklarını belirterek, şunları
söyledi: “Fen İşleri, Temizlik İşleri ve
Park Bahçeler Müdürlüklerimizde görev
yapan personelimizden oluşturduğumuz
‘toplam çözüm’ ekiplerimizle birlikte
Çıtak ve Güzelhisar mahallelerimizde
başlattığımız, yine Samurlu ve Çakmaklı
mahallelerimizde sürdürdüğümüz çevre
düzenleme ve yenileme çalışmalarımızı
şimdi de Horozgediği mahallemizde gerçekleştiriyoruz. Amacımız halkımıza en
iyi ve hızlı bir şekilde hizmet vermektir”
Serkan Acar, Muhtarların halk ile yerel
yönetim arasında en önemli köprü olduğuna vurgu yaparak mahallede yaşanan
en küçük sorundan dahi haberdar olmak
istediğini söyledi. Muhtar Çetin’den
destek isteyen Başkan Acar, “Aliağa
Belediyesi’nde kapımız herkese açık. Öte
yandan mümkün mertebe halkımızla iç
içe yaşamaya özen gösteriyoruz. Fırsat
buldukça da mahallelerimizi ziyaret
ediyoruz. Ancak buna rağmen gözden
kaçırdığımız, sorunlar yaşanabiliyor. İşte
bu noktada siz muhtarlarımıza büyük
görev düşüyor. Sizler sorunları bize ne
kadar çabuk ulaştırırsanız, bizde o kadar
hızlı müdahale etmiş oluruz. Hal böyle
olunca da vatandaşlarımızın yaşadığı
sıkıntıları kısa sürede çözüme ulaşır,
mağduriyetleri büyük ölçüde giderilmiş
olur” diye konuştu.
VATANDAŞLARI DİNLEDİ
Başlatılan çalışmaları yerinde incelemek
üzere Horozgediği mahallesini ziyaret
eden Başkan Serkan Acar, burada
mahalle sakinlerinin yoğun ve sıcak
ilgisiyle karşılandı. Kendisini karşılamaya gelen mahalle sakinlerinin sorunlarını
dinleyen Başkan Acar, vatandaşların
kendisine ilettiği sorunları tek tek not
aldı ve sorunların çözümü için ilgili birim
amirlerine talimat verdi.
MUHTARLAR KÖPRÜ VAZİFESİ
GÖRÜYOR
Horozgediği Mahallesi Muhtarı Halit
Çetin ile de bir süre sohbet eden Başkan
BAŞKAN ACAR’A TEŞEKKÜR
Aliağa Belediye’nin yaptığı çalışmalardan duydukları memnuniyeti ifade eden
Horozgediği Mahallesi Muhtarı Halit
Çetin, Mahalle sakinleri adına Aliağa
Belediye Başkanı Serkan Acar’a teşekkür
etti. Başkan Serkan Acar’ın muhtarlara
verdiği önemden ötürü ayrıca memnuniyetini dile getiren Çetin, “Çalışmalarını
biz muhtarlar ile koordineli bir şekilde
yürüten Aliağa Belediye Başkanımız
Serkan Acar’ın sayesinde tüm sorunlarımızın ortadan kalkacağı gibi gelecekte
de olası sorunları şimdiden bertaraf
edeceğimize inanıyorum” dedi.
SAYFA 9
9 GÜNDEM
SIYAH MAVI KIRMIZI SARI
17 Mart 2015, Salı
“ÇANAKKALE
İÇİNDE”
HÜSEYİN
YURTTAŞ,
İMZA GÜNÜ VE
SÖYLEŞİSİ
Foça Belediyesi “18 Mart Çanakkale
Deniz Zaferi ve Şehitler Günü”
programı kapsamında, Şair, Yazar
Hüseyin Yurttaş, “Çanakkale İçinde”
isimli şiir kitabını imzalayacak ve
söyleşi gerçekleştirecek.
18 Mart 2015, Çarşamba günü,
Foça Belediyesi Reha Midilli Kültür
Merkezi’nde yapılacak olan söyleşi,
saat 16.30’da başlayacak.
‘KIRMIZI ÇİÇEK
ALİAĞA’DA
SAHNELENDİ
Aliağa Belediyesi’nin ev sahipleri
arasında bulunduğu ‘9. İzmir
Uluslararası Kukla Günleri’nde eğlence
hız kesmeden devam ediyor. Kukla
günleri kapsamında, kukla sanatının en
güzel örneklerinden biri olan ‘Kırmızı
Çiçek’ adlı kukla gösterisi Aliağa’da
sahnelendi.
‘GÜZEL VE ÇİRKİN’ UYARLAMASI
‘9. Uluslararası İzmir Kukla Günleri’
etkinlikleri çerçevesinde; Aliağa
Belediyesi Çok Amaçlı Sosyal Tesisleri
Sinema Salonu’nunda ücretsiz olarak
sahnelenen oyunu Aliağalı çocuklar
aileleriyle birlikte izledi. Kukla
günlerine Bulgaristan’dan katılan
tiyatro grubu bugüne kadar sinemaya,
müzikallere, kukla oyunlarına konu
olan “Güzel ve Çirkin” uyarlamasıyla
izleyenlere eğlenceli dakikalar yaşattı.
SAYFA 10
10 GÜNDEM
SIYAH MAVI KIRMIZI SARI
17 Mart 2015, Salı
Aliağa İlçe Tarım Müdürlüğü’nde görev yapan
Ziraat Maühendisi Veli Bolat, Yeni Şakran
Sulama Kooperatifi üyelerine su kullanımı
ile ilgili bir sunum yaptı. Merkez Kahvesi’nde
gerçekleşen toplantıya Şakranlı çiftçiler yoğun
ilgi gösterdi. Aliağa Ziraat Odası Başkanı Feridun Durmaz’ın da katıldığı toplantıda sulama
tekniğinin ürün verimi üzerindeki önemine
vurgu yapıldı.
Sunumun ardından çiftçilerin sorularını yanıtlayan Bolat, damlama sulamada sulamanın
yüzde 95 verime döndüğünü anlattı. Kullanımı
pratik ve verimi yüksek olan damlama sulama ile zeytinde verimin yüzde 80 üzerinde
artacağı belirtildi. Bölgedeki çiftçiyi damlama
sulamaya özendirmeyi amaçlayan toplantıya
yaklaşık 35 çiftçi katıldı.
SAYFA 11
11 GÜNDEM
KALBİMİZ SOMA’DA
SIYAH MAVI KIRMIZI SARI
17 Mart 2015, Salı
TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN!
SAYFA 12
12 GÜNDEM
SIYAH MAVI KIRMIZI SARI
17 Mart 2015, Salı
SAYFA 13
13 GÜNDEM
17 Mart 2015, Salı
Uzun süredir başarıyla yürütmekte olduğu CHP İzmir İl Başkanlığı görevinden,
CHP İzmir 2.Bölge Milletvekili aday adayı
olabilmek için ayrılan Ali Engin, 29 Martta yapılacak ön seçim öncesi her gittiği
yerde “vekiller gibi” karşılanıyor.
Kendisinin tabiri ile “hizmet için önce
çalışmak lazım” parolasıyla kampanyasını yürüttüğü 2. Bölgede en güçlü aday
olan Ali Engin, Karşıyakalı CHP’lilerle
Ziya Gökalp Kültür Merkezinde bir araya
gelerek partisinin nasıl iktidar olacağını
anlattı.
İzmir Milletvekili ve CHP İzmir 2’nci Bölge
Milletvekili Aday Adayı Mustafa Moroğlu
seçmenlere, görüntülü mesaj ile seslendi.
CHP’li vekilin seçim çalışmaları kapsamında
hazırlattığı tanıtım filmi partililerden büyük
beğeni topladı.
MÜCADELEYE DEVAM, İŞİMİZ YARIM
KALMASIN
“İktidar için CHP”
Kendisine destek için Ziya Gökalp Kültür
Merkezine akın eden partililere seslenen Ali Engin, konuşmasının büyük
bölümünde “Türkiye’nin kurtuluşu için
tek yol CHP” mesajı verdi. Uzun bir
aradan sonra CHP’nin milletvekillerini
üyeleriyle seçeceğine işaret eden Engin,
“Demokrasi adına unutulmaz bir seçim
olacaktır” dedi. Kendisi için çok önemli
olan ve her platformda savunduğu ön
seçimin uzun bir CHP iktidarı olması
için üyelere önemli mesajlar verdi. Ali
Engin, “Partimizin almış olduğu bu karar
hepimizde büyük bir mutluluk yaratmıştır. Ben seçilirim veya seçilmem, fakat
sizlere tek söyleyebileceğim, partisi için
emek harcamış, örgütü ve tabanı çok iyi
bilen, evinde ofisinde değil sokaklarda
çözüm arayan, en önemlisi İzmir’i bilen,
İzmir’de yaşayan adayları milletvekili
yapın” dedi.
Ali Engin, üyelerin ve partiye gönül
veren milyonların ön seçimde CHP’nin
vekillerini değil, Türkiye’nin yeni bakanlarını, başkanlarını seçeceğini belirterek,
tek şartın partiye emek vermiş adaylarla
oluşturulmuş bir CHP kadrosu olması
gerektiğini savundu.
“İzmir özgürlükler şehri”
İzmir’in her alanda birçok ilimizden
CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın
Türeli, pamuk üreticilerinin sorunlarının belirlenmesi ve gereken önlemlerin
alınmasını sağlamak amacıyla Meclis
araştırması açılmasını istedi.
Türeli, TBMM Başkanlığı’na sunduğu
araştırma önergesinin gerekçesinde,
dünyada tarım sektörünün stratejik öneminin artmaya devam ettiğini ifade etti.
Günümüzde tarımın ülke ekonomisindeki
rolünün yurtiçi gıda ihtiyacının karşılanması, sanayi sektörüne girdi temini,
ihracat ve istihdam olanakları olarak
kendini gösterdiğini ve büyük bir önem
arz ettiğini belirten Türeli, “Türkiye, 78
milyon hektarlık yüzölçümü üzerinde
büyük bir tarım potansiyeline sahip
gözükse de söz konusu potansiyelini
yeterince kullanamadığı açıkça görülmektedir” dedi.
“Ülke ekonomisi açısından stratejik bir
ürün olan pamuk üretiminde bazı sorunlar yaşanmaktadır” ifadesini kullanan
Türeli, şunları kaydetti:
“Bu sorunların en başında maliyetlerdeki
artış gelmektedir. Nitekim Türk çiftçisi
dünyanın en pahalı mazotu ile üretim
yapmaya çalışmaktadır. Bunun yanı
sıra diğer maliyet unsurları olan gübre,
elektrik ve su fiyatları da her geçen yıl
artmaktadır. Öte yandan, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Adana’da katıldığı bir
ödül töreninde pamuk üretiminde yanlış
yaptıklarını söylemiştir. Yurt dışından
yılda ortalama 800-900 bin ton pamuk
ithal edildiğine işaret eden Bakan destekleme priminin en az 90 kuruş olması
gerektiğini vurgulamıştır.”
“MEVCUT ŞARTLAR ALTINDA…”
Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme
Kurulu tarafından belirlenen destekleme
SIYAH
önde olduğunu vurgulayan Ali Engin,
“Bunlar içerisinde en önemlisi özgürlüktür” ifadesini kullandı. İzmir’de yaşayan
vatandaşların dinlerini, düşüncelerini
rahatça yaşayabildiğini söyleyen Engin,
CHP’nin projesi “Türkiye’yi İzmir gibi
yapmak olacaktır” dedi. Kendisini dinlemeye gelenlere “dostlarım” diyen Ali
Engin, İzmir’de yaşamaktan dolayı gurur
duyduğunu da söyledi.
CHP’nin oylarını en çok İzmir’de yükselttiğini hatırlatan Engin, verilen mücadele
için bütün İzmirlilere teşekkür etti ve
“Mücadeleye devam” dedi.
“Halk iradesine saygı duyan
partiyiz”
Demokrasiyi savunan bir parti olduklarını, bunun için de demokrasiye ve halk
iradesine saygı duydukları söyleyen Ali
Engin, “Parti olarak bir adaletsizlik en
önemlisi eşitsizlik varsa CHP olarak buna
dur demekten başka çaremiz yoktur”
ifadelerine yer verdi.
AKP’nin 12 yıllık iktidarında Türkiye’yi
kaosa sürüklemekten başka bir şey yapmadığını hatırlatan Ali Engin, Türkiye’nin
rakamlarının da pamuk üreticisinin yüzünü güldüremediğini vurgulayan Türeli,
“Nitekim 2012 yılında Kütlü Pamuğa verilen destekleme primi dekar başına 46
kuruş iken, söz konusu bu rakam 2013
yılında 50 kuruş, 2014 yılında ise 55 kuruş olmuştur. Buna ek olarak, Tarımsal
Destekleme ve Yönlendirme Kurulu’nun
hazırlayarak Bakanlar Kurulu’na sunduğu 2015 Yılı Tarımsal Destekleme
Birim Fiyatlarına göre pamuk priminde
herhangi bir artış öngörülmemiş ve 2015
yılı destekleme primi pamukta 55 kuruş
olarak kalmıştır. Söz konusu bu durum
doğal olarak pamuk üreticilerini memnun etmemiştir” bilgisini verdi.
Pamuk üreticisinin para kazanabilmesi
ve üretime devam edebilmesi mevcut
şartlar altında mümkün olmadığını ifade
eden Türeli, şunları kaydetti:
“Nitekim üreticilerimizin üretimden
vazgeçmeleri sonucu ülkemizde bulunan pamuk ekim alanları her geçen gün
daralmaktadır. TÜİK tarafından derlenen
istatistiklere bakıldığında Türkiye’nin
pamuk ekim alanlarının 2002 yılında
7,2 milyon dekar iken, 2014 yılında 4,7
milyon dekara gerilemiştir.
Öte yandan, pamuk, tarımsal üretiminin
yanı sıra ihracatımız içinde önemli bir
yeri bulunan tekstil ve hazır giyim sanayinin de temel girdisini oluşturmaktadır.
Ancak tarım sektörünün giderek önem
kazandığı bu süreçte ülkemiz dışa bağımlı hale getirilmiştir. Pamukta ithalatın artmasındaki en önemli nedenlerden
birisi üreticilerimizin pamuk üretiminden
yavaş yavaş vazgeçmekte olduğudur.
Nitekim 2002-2014 tarihleri arasında
toplamda 9,4 milyon ton pamuk ithal
edilmiş ve bunun karşılığında yaklaşık 15,4 milyar dolar ödenmiştir. Ülke
çarpık ekonomisini eleştirdi. AKP hükümeti sayesinde zengin ile fakir arasındaki uçurumun günden günde büyüdüğünü
söyleyen Ali Engin, hiçbir yatırım yapmadan milyoner olan insanların 12 yıllık
AKP iktidarının ürünü olduğunu belirtti.
“İlk ödevimiz taşeron belası”
Konuşmasının devamında Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar’a
Karşıyaka’ya yapmış olduğu ve yapacağı
hizmetlerden dolayı teşekkür eden Ali
Engin, AKP’nin her sene oyaladığı taşeron konusuna değindi. Engin, “ İktidar
olduğumuzda parti olarak birçok ödevimiz olacak. Fakat bizim için en önemlisi
taşeron belasından Türkiye’yi kurtarmak
olacaktır” dedi. Ülkenin kanayan yaralarından biri olan taşeron konusunu parti
olarak çözüme ulaştıracaklarını söyledi.
Ali Engin büyük ilgi gördüğü toplantı
sonunda partililerle bol bol sohbet ederken, “İktidar olmak için birlikte daha çok
çalışmalıyız” mesajları verdi.
Engin toplantının ardından seçim ofisine
geçerek burada özel temaslarda bulundu.
ekonomisinden pamuk ithalatı yoluyla
milyarlarca doların yurt dışına çıkması,
en çok da sürekli yakınılan cari açığın
artmasının nedenlerinden birisi olarak
görünmektedir.
Bu çerçevede, ülkemizde pamuk üreticilerinin sorunlarının incelenerek çözüm
önerilerinin ortaya konulması ve verilecek desteklerin artırılmasına yönelik politikaların oluşturulması amacıyla Meclis
Araştırması açılmasının uygun olacağı
düşüncesindeyiz.”
BERGAMA PAMUĞU İÇİN SORU
ÖNERGESİ
CHP’li Türeli, daha önce TBMM
Başkanlığı’na sunduğu bir yazılı soru
önergesinde dünyaca ünlü Bergama Pamuğu üretimine ilişkin sorunları Meclis
gündemine taşıdığını hatırlattı.
İzmir’in Bergama ilçesinde 400 bin dekar tarım arazisi bulunduğunu belirten
Türeli, bu tarım arazisi içerisinde pamuk
ekilen alanların önemli bir yer kapladığını kaydetti.
Elyaf uzunluğu ve kalitesi ile Mısır ve
Kaliforniya pamuğuyla birlikte dünyada
söz sahibi olan Bergama pamuğunun
üretimi son yıllarda azaldığını belirten
Türeli, “Nitekim, 250 bin dekar olan pamuk ekim alanları 63 bin dekara kadar
gerilemiştir. Bunun sonucunda, pamuktan para kazanamayan üretici alternatif
ürünlere yönelmiştir” dedi.
“Dünyaca ünlü Bergama pamuğu üretiminde yaşanan gerilemenin durdurulması için Tarım Bakanlığınca yürütülmekte
olan bir proje bulunmakta mıdır?” sorusunu yönelten Türeli, ülkenin önemli bir
tarımsal faaliyeti olan pamuk üretiminde
yaşanan sorunlara çözüm bulunması
gerektiğini ifade etti.
Milletvekili Aday Adaylığı çalışmalarını
“Mücadeleye devam, İşimiz yarım kalmasın”
sloganıyla sürdüren CHP İzmir Milletvekili
Mustafa Moroğlu, kendisini ve 4 yıllık Milletvekili dönemini anlattığı tanıtım filmleriyle
seçmenlere sesleniyor. Tanıtım filmlerinin
birinde yurttaşlara doğrudan seslenen Moroğlu, diğer filmde ise TBMM’deki faaliyetlerinden kesitler veriyor.
Tanıtım filmlerini internet ve diğer iletişim
kanallarıyla partililere ulaştıran Moroğlu,
“4 yıllık Milletvekilliğin boyunca köylülerle
tarım alanlarında, işçilerle fabrikalarda,
işsizlerle iş arama alanlarında ve emeklilerle yaşam mücadelesi verdikleri her yerde,
onların hakkını korumak ve olanaklarını geliştirmek için onurlu bir mücadeleyi birlikte
yürüttük.” dedi.
ÇÜRÜME VE GERİLEMEYİ ÖNLEMEK
İÇİN 2015 SEÇİMLERİ ÖNEMLİ
Yapılacak olan önseçimde CHP’li seçmenden
destek isteyen Moroğlu, “Türkiye’deki çürümenin ve gerilemenin önüne geçmek için
2015 seçimleri hepimiz açısından çok daha
önemli bir hal aldı. Edindiğimiz tecrübeleri
hem mecliste, hem hayatın her alanında yerine getirmek için bir kez daha görev talep
ediyoruz.” şeklinde konuşuyor.
İşte Moroğlu’nun partililere ve yurttaşlara
sesleniş konuşması:
“2011 yılında yapılan Milletvekili seçimlerinde CHP Milletvekili olarak görev yapmaya
başladım. Bu görevimizi sadece Meclis’te
değil; İzmir’de ve Türkiye’nin her alanında
yerine getirmek için yoğun bir çaba içerisine
girdik.
Türkiye’nin içinde bulunduğu çürümenin ve
29 Mart 2015 tarihinde CHP İzmir Milletvekili
aday belirlemesi için yapılacak olan ön seçim
öncesi ilçe ziyaretlerine altı saatlik “14 Mart
Tıp Bayramı molası” veren CHP İzmir Milletvekili aday adayı Doktor Ülkümen Rodoplu hayli
farklı bir programa imza attı.
İZMIR’DE TIBBIN ALTIN İSİMLERİNİ GENÇ
TIBBIYELİLERLE BULUŞTURDU
Aynı zamanda üniversitede hocalık da yapan
İzmir’in yıllardır şifa dağıtan isimleri Sedat
Akman, Orhan Süren, Ferit Soylu ve Türkan
Süren’i genç tıbbiyelilerle buluşturan Rodoplu
unutulmayacak bir tıp bayramına imza attı.
gerileyişinin önüne geçmek, bütün yurttaşlarımızın yaşam alanlarına sıkışıp kalmasını
engellemek ve onların her alanda özgürlük,
huzur içerisinde işlerini yapabilmelerini ve
geleceğe güvenle bakabilmelerini sağlamak
için bir mücadele yürüttük.
Bu Mücadele; köylülerle tarım alanlarında,
işçilerle fabrikalarda, işsizlerle iş arama
alanlarında ve emeklilerle yaşam mücadelesi verdikleri her yerde, onların hakkını korumak ve olanaklarını geliştirmek için onurlu
bir mücadeleyi birlikte yürüttük.
Türkiye’deki çürümenin ve gerilemenin
önüne geçmek için 2015 seçimleri hepimiz
açısından çok daha önemli bir hal aldı.
Edindiğimiz tecrübeleri hem mecliste, hem
hayatın her alanında yerine getirmek için
bir kez daha görev talep ediyoruz. Yine aynı
anlayışla mücadelemize devam edeceğimizi
bütün yurttaşlarımızın bilmesi gerekiyor.
Artık bundan sonra Türkiye’de işçilerle,
köylülerle, emeklilerle, öğretmenlerle,
öğrencilerle, işsizlerle, yani bu ülkede yaşayıp da sorunu olan bütün yurttaşlarımızla
hiçbir siyasi görüş ayrımı gözetmeksizin her
yerde omuz omuza birlikte mücadele etmek
dileğiyle, bütün yurttaşlarımıza esenlikler
diliyor, bütün partililerimizin de desteğini
istiyorum”
Meslektaşlarının şiddet görmediği, hakça ve
adaletli bir şekilde ücret aldıkları bir yıl olmasını dileyen Rodoplu, “Sağlık çalışanları hep
14 martlar da hatırlanır, sorunları konuşulur,
vaadler verilir ama yine bir kenarda kalır. CHP
iktidarında ise herşey çok farklı olacak. Sağlık
çalışanları sadece 14 martlar da değil, 365
gün, 24 saat hatırlanacak; buna söz veriyorum” diye konuştu. “Mecliste sağlık çalışanlarının sesi olacağım” diyen Rodoplu, “Biz
ülkemizde sağlık hizmetlerinin nasıl daha iyi
yapılabileceğini sizin gibi değerli hocalarımızdan öğrendik, artık sizin bize öğrettiklerinizi
genç meslektaşlarımıza biz aktaracağız” dedi.
HOCALARDAN TIBBİYELİLERE
BAŞARILI HEKİMLİĞİN SIRLARI
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi ikinci sınıfında okuyan dört öğrencinin katıldığı buluşmada yıllarını insanlara şifa dağıtmaya
adayan isimler deneyimlerini paylaştı.
“Mesleğinizde başarılı olmak için karşınızdaki hasta ya da yakınlarının psikolojilerini iyi anlayın” diyen emektar hekimler,
“Unutmayın ki, onlar sizden yakınlarını iyi
etmenizi bekliyorlar; onlara güven verin,
onlarla ilgilenin, görün bak hem siz hem
de hasta kendini daha güvenli ve huzurlu
hissedecek” diye konuştular. Genç tıbbiyeliler mesleklerine dair sorunları anlattıkları o buluşma, çekilen hatıra fotoğrafı ile
sona erdi.
SAYFA 14
14 GÜNDEM
Menemen Belediyesi İnsan Kaynakları
ve Eğitim Müdürlüğü tarafından koordine edilen Fason Üretim Atölyesi’nde
görev alan 130 bayan, tarihi Taşhan
Çarşısı’nda kahvaltıda buluştu. Kahvaltıya ev sahipliği yapan Menemen Belediye
Başkanı Tahir Şahin, evlerinde fason
üretim yaparak aile bütçelerine katkıda
bulunan bayanların para kazanmalarının yanı sıra, sosyalleşmelerini de çok
önemsediğini ifade etti.
Menemen Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü tarafından 3
ay önce eğitime alınan ve sonrasında
evlerinde fason üretime başlayan 130
bayan, tarihi Taşhan Çarşısı’nda düzenlenen kahvaltıyla keyifli bir hafta sonu
geçirdi. Taş Baskı, Abiye İşçiliği, Nikah
Şekeri ve Deri Tasarım gibi üretimlerde
bulunarak ayda 100 ile 500 TL arasında
para kazandıklarını açıklayan bayanlar,
bu imkanı kendilerine sağlamasından
dolayı Menemen Belediye Başkanı Tahir
Şahin’e teşekkür etti.
Üreten bayanların yanı sıra, fason üretim yaptıran işletmelerin sahiplerinin de
katıldığı kahvaltıda, Menemen Belediye
İstiklal Marşı’nın kabulünün 94. Yılında
İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif Ersoy
Aliağa Tüpraş Halk Eğitim Merkezi’nde
düzenlenen program ile anıldı. Aliağa
Anadolu Lisesi Öğretmen ve öğrencileri
tarafından hazırlanan programa Aliağa
Kaymakamı Bayram Yılmaz, Aliağa
Belediye Başkan Yardımcısı Mehmedali
Özkurt, Aliağa Cumhuriyet Başsavcısı
SIYAH
17 Mart 2015, Salı
Başkanı Tahir Şahin’e taş baskılı Atatürk
Resmi ve Türk Bayrağı hediye edildi.
Görme engelli Doğukan Çetinel’in annesi
Hatice Çetinel ile birlikte ürettiği bu
hediyeyi makam odasının en güzel köşesinde gururla sergileyeceğini söyleyen
Başkan Tahir Şahin, “Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün ve
bağımsızlığımızın sembolü bayrağımızın
resmini engelli bir vatandaşımızdan
almaktan öte onur olabilir mi? İnşallah
sizlerin sayesinde bu bayrak gönderden
inmeyecek, minarelerimizden ezan sesi
dinmeyecektir” dedi.
ŞAHİN: “Sermaye ve emeği
buluşturuyoruz”
Belediye Başkanı olarak yol, ulaşım,
park, spor alanları gibi birçok iş yaptıklarını ancak özellikle bayanların
sosyalleşebilmesini çok önemsediğini
ifade eden Menemen Belediye Başkanı
Tahir Şahin; “Sosyal projeler içerisinde bayanlara yönelik projeleri daha
da önemsiyorum. Erkek egemen bir
toplumda yaşıyoruz. Eğer kadının özgü-
Zafer Dur, Aliağa Şakran Ceza Evi Tabur
komutanı Jandarma Yarbay Ahmet Ayaz,
vatandaşlar, öğretmen ve öğrenciler
katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan program, Mehmet Akif
Ersoy’a ait ‘Bülbül’ isimli şiirin okunması ile devam etti. Ardından öğrenciler
tarafından hazırlanan, Ersoy’un hayatı
Aliağa Belediyesi bünyesinde sokak hayvanlarının yaşama haklarını korumak
ve onlara daha sağlıklı barınma imkânı sağlamak amacıyla hizmet veren Aliağa
Belediyesi Sokak Hayvanlarını Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi’nde periyodik olarak yapılan bakım çalışmaları bahar temizliği ile devam ediyor. Aliağa
Belediyesi Veterinerliği tarafından sahipsiz, sokakta yaşayan, yaralı ve tedaviye
ihtiyacı olan hayvanların tespit edilerek rehabilite edilmek üzere getirildiği Rehabilitasyon Merkezi belediyenin ilgili birimlerince bahara hazır hale getiriliyor.
Rehabilitasyon Merkezi’nde günlük rutin temizlik çalışmalarının dışında yıl içerisinde periyodik genel bakımların da yapıldığını belirten Aliağa Belediyesi Veteriner Hekimi Rıfat Altınel, “Barınağımızda günlük temizlik çalışmalarının yanı
sıra yıl içerisinde mevsim şartlarına uygun bakım çalışmaları da yapılıyor. Şu
dönemde baharın da gelmesiyle beraber birtakım temizlik çalışmaları yapılıyor.
İlk olarak Aliağa Belediyesi Temizlik İşleri’ne bağlı ekipler yapılması gereken
temizlik işlerini yaptı. Temizlik işlerinden sonra fen işleri birimimiz burada ufak
tefek tadilatlar yapacak. En son olarak da park bahçe birimi ekiplerimiz uzayan
otları biçecek ve çiçek dikimi yapacak. Günlük temizlik çalışmalarının dışında
yıl içerisinde de belirli periyodlarla genel bakım ve temizlik çalışmaları yaparak
barınağımızı daha güzel daha elverişli bir yer yapmaya çalışıyoruz” dedi.
venini geliştirmezseniz, o zaman erkek
egemen toplum kadını ezmeye devam
eder. Kadına sosyalleşme hakkını tanır
ve içindeki özgüveni dışarıya çıkarırsanız, kadın sosyalleşirken bilinçlenir. Hem
kadını sosyalleştirmek, hem de evine
azda olsa katkıda bulunabilmek adına
gerçekleştirdiğimiz bu proje ile sermaye
ve emeği buluşturuyoruz. İçinizde ayda
400-500 TL kazanan bayanlarımız var.
Hem evinizde para kazanıyorsunuz hem
de yeni dostluklar ediniyorsunuz. Toplum böyle istediğimiz üst düzey bilince
erişir. Bu toplumda kadınlar üst düzey
bilince erişirse Atatürk’ün kurmuş olduğu laik Türkiye Cumhuriyeti korunacak,
ilelebet var olacaktır” diye konuştu.
Menemen Belediyesi İnsan Kaynakları
ve Eğitim Müdürü Hüseyin Mete ise konuşmasında, fason üretim uygulamasına
Menemenli kadınların ilgisinin her geçen
gün arttığına dikkat çekerek, “3 ay gibi
kısa bir sürede 130 bayanımız üretime
dahil edildi. İzmir’de önemli bir eksiklik
olarak görülen fason üretim konusunda
Menemen’i merkez yapmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz” dedi.
ile ilgili bölümlerden oluşan kısa bir
sunum katılımcılara izlettirildi. Anma
törenin devamında, Ersoy’a ait ‘Küfe’
adlı manzume, Aliağa Anadolu Lisesi
öğrencileri tarafından canlandırıldı.
Programın sonunda öğrenciler tarafından sahnelenen İstiklal Marşı Oratoryosu
programı izlemeye gelenlere duygu dolu
anlar yaşattı.
UNESCO Dünya Mirası Bergama karşı kıyıdan; komşu Yunanistan’dan gelen konuklarını ağırladı.
Yunanistan’ın Halkidiki ilinin Metagiçi
köyünde bulunan Folklor Derneği üyeleri,
Bergama’ya düzenledikleri gezi kapsamında
Cumhuriyet Meydanı’nda gösteri yaptı.
Metagiçi Folklor Derneği’ne, Bergama Halk
Eğitim Merkezi Yaşam Boyu Halk Oyunları
ekibi de eşlik etti.
İki ekip, Bergama Belediye Başkan Yardımcısı Ali Kahyaoğlu ile birlikte Cumhuriyet
Meydanı’na yürüyerek geldi.
Yunan misafirler, yağan yağmura aldırış
etmeden sahneye çıkıp Yunan ezgileri eşliğinde dans ettiler.
Metagiçi ekibinin ardından Halk Eğitim
Merkezi Yaşam Boyu Halk Oyunları ekibi
Bergama Belediyesi ve Bergama Ticaret Odası işbirliğinde geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen ve
gerek kültür turizmini gerekse ilçe ekonomisini canlandırması bakımından yankı uyandıran
“Bergama Seni Çağırıyor” projesinin ikincisi
başlıyor.
İlk sefer 17 Nisan. Çalışmalarda son aşamaya
gelinirken, Belediye ve Ticaret Odası projenin
verimini arttırmak amacıyla yeni bir çalışmaya
imza attı.
Geçtiğimiz yıl gelen ziyaretçilere uygulanan
anket sonuçlarını değerlendiren Bergama Belediyesi ve Bergama Ticaret Odası, hem ziyaretçilerin hem de Bergama esnafının memnuniyetini yükseltmek için “Mutlu Turist, Mutlu
Esnaf” sloganıyla yola çıkarak yeni bir eğitim
projesi hayata geçirdi.
Ege Üniversitesi Bergama Meslek Yüksekokulu
ile geliştirilen ortak çalışma ile turizm işletmelerine “Hizmet Kalitesi Arttırma Eğitimi” verilmesi kararlaştırıldı.
Yaklaşık bir ay süren ön çalışmanın ardından
bugün Bergama Ticaret Odası’nda düzenlenen
törenle Bergama Belediyesi, Bergama Ticaret
Odası ve Ege Üniversitesi Bergama Meslek
Yüksekokulu arasında protokol imzalandı.
Protokol imza törenine Bergama Kaymakamı
Uğur Kolsuz, Bergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç, Bergama Ticaret Odası Başkanı
Fikret Ürper, Ege Üniversitesi Bergama Meslek
Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Mehmet Metin
Artukoğlu, Bergama Belediye Başkan Yardımcısı Ümit Atlam, Bergama Belediyesi Meclis
Üyeleri Serpil Güler ve Mahmut Esat Dülge,
İlçe Turizm Müdürü Mustafa Cebeci ve oda
başkanları katıldı.
Törende konuşan Bergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç, “Bergama Seni Çağırıyor
Projesi, Ticaret Odamız ile gerçekleştirdiğimiz
işbirliğinin başlangıcı oldu. Geçtiğimiz yıl yaptığımız çalışmanın anket sonuçlarıyla eksikliklerimizi görmüş olduk. Turist ile temas eden
esnafımız ile ilgili direkt şikayetler almasak da
koşullarımızı iyileştirebileceğimizi düşündük.
gösterisini sergiledi.
Programın sonunda Bergama Belediye Başkan Yardımcısı Ali Kahyaoğlu ekibe, içinde
Bergama’nın tanıtım materyallerinin yer
aldığı çantalardan hediye etti.
Yunan konuklar da Kahyaoğlu’na dostluk nişanesi olarak zeytin fidanı ve içinde yöresel
ürünlerin bulunduğu sepeti takdim etti.
Bergama Belediye Başkan Yardımcısı
Kahyaoğlu, “Değerli dostlarımızı ilçemizde
görmekten ve ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bugün izlediğimiz gösteri
de birbirine çok benzeyen kültürlerde
yaşadığımızın önemli bir göstergesi. Ortak
değerler üzerine kurulu ve uzun yıllardan
beri var olan Türk – Yunan dostluğu daima
sürecek” dedi.
Ege Üniversitesi de bu projemizi önemsedi.
İşletmecilerimize ilk etapta karşılıklı davranış,
iletişim, hijyen konularında eğitim verilecek.
Belki bir süre sonra bu daha da gelişecek. Attığımız bu adım önemli bir adım, örnek bir işbirliği. Bergama’nın turizmden hak ettiği payı
alabilmesi için ortaklaşa çalışmalara ağırlık
vermekte yarar var” dedi.
Eğitim programının bir aylık çalışma sonucu
ortaya çıktığını vurgulayan Bergama Ticaret
Odası Başkanı Fikret Ürper ise “Bergama Seni
Çağırıyor Projesi ile eksikliklerimizi tespit ettik. Şimdi projenin ikinci etabına daha hazırlıklı başlıyoruz. Eğitim programımıza özellikle
gelen ziyaretçilerin gezdiği rota içinde kalan
esnafın katılmasını istiyoruz” diye konuştu.
Ege Üniversitesi Bergama Meslek Yüksekokulu Müdürü Profesör Mehmet Metin Artukoğlu
da “Bergama Seni Çağırıyor’un ilçemiz için çok
faydalı, güzel bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Bergama Belediye Başkanı Sayın Mehmet
Gönenç ve Bergama Ticaret Odası Başkanı
Sayın Fikret Ürper ile yaptığımız görüşmede
böyle bir eğitim projesine seve seve katılabileceğimizi söyledik. Hepimizi hayırlı, uğurlu
olsun” dedi.
Peki “Mutlu Turist, Mutlu Esnaf” sloganıyla
yola çıkılan eğitim programı ne getiriyor?
17 – 27 Mart tarihleri arasında toplam 20 saat
olarak verilecek eğitimlerde işletmecilere; genel turizm bilgisi, Bergama’nın turizm potansiyeli, turizm işletmelerinde pazarlama, etik,
hijyen, beden dili, hizmet kalitesi ve turist – işletmeci ilişkisi konularında ders verilecek.
Eğitimin sonunda işletmecilere katılım belgesi
ve “Turist Dostu İşletme” etiketi verilecek. Etiketler ile gelen ziyaretçilerde hizmetten memnun kalınacağı bilinci oluşması sağlanacak.
5 gün sonra Bergama Belediyesi Yaşam Boyu
Eğitim Merkezi’nde başlayacak eğitime şimdiden 48 başvuru yapıldı. Bergama Ticaret Odası Başkanı Fikret Ürper, en yoğun talebin taksi
şoförlerinden geldiğini belirtti.
SAYFA 15
SIYAH
15 GÜNDEM
Bakırçay Bölge Gazetesi’nin
düzenlediği ve moderatörlüğünü
gazetenin genel yayın yönetmeni
Rıdvan Karapehlivan’ın üstlendiği 1. Bakırçay Ekonomi Zirvesi 11
Mart 2015 Çarşamba günü saat
10.30’da başlayan bir programla
Aliağa Belediyesi Çok Amaçlı Kültür
Kompleksinde gerçekleştirildi.
İzmir’in kuzey aksında yer alan
Aliağa, Bergama, Dikili, Foça, Kınık
ve Menemen ilçelerinin ayrı ayrı
ve bütün olarak ekonomilerinin
masaya yatırıldığı zirvede devlet ve
özel sektörden beklentiler ortaya
konulurken kapıya dayandı denilen
büyük sorunlarda dillendirildi.
Aliağa Ticaret Odası (ALTO)Başkanı
Adnan Saka, Menemen Ticaret
Odası(MTO) Başkanı Yılmaz Güral
ve rahatsızlığı nedeniyle zirveye
katılamayan Bergama Ticaret
Odası (BERTO) Başkanı Fikret
Ürper’in vekili Başkan yardımcısı
Levent Akçay’ın konuşmacı olduğu
toplantıyı izleyenler arasında İzmir
Milletvekili CHP’li Mustafa Moroğlu,
Bergama Belediye Başkanı CHP’li
Mehmet Gönenç, Kınık Belediye
Başkanı AKP’li Sadık Doğruer, Foça
Belediye Başkanı adına Başkan
Vekili Halil Çıtak, Milletvekili aday
adayları AKP’li Raşit Ürper ve
CHP’li Hayal Han ile bölge ekonomisine yön veren iş insanları ile
vatandaşlar katıldı.
“Bakırçay; lojistikten limana, demir
çelikten madenciliğe, turizmden
bereketli topraklara uzanan bir
yoldur. Bizde bu yolun sorunlarını
ve geleceğini en yetkili isimlerle
ortaya koymak istedik” diyerek zirveyi açan Rıdvan Karapehlivan ilk
sözü ALTO Başkanı Adnan Saka’ya
verdi.
ULAŞIMDA BÜYÜK SIKINTI
YAŞANACAK
Aliağa’nın yakın gelecekte ulaşımda büyük sıkıntı yaşayacağını ve
bundan Menemen ve İzmir’inde
payını alacağını vurgulayan Adnan
Saka yolların kötü olduğunu, her
gün 4750 kamyon ve tır’ın iskelelere giriş yaptığı bölgede Petkim
limanının devreye girmesiyle bu
sayıya 1750 aracın daha ekleneceğine dikkat çekti. Manisa’yla
17 Mart 2015, Salı
eşit teşvik şartlarına sahip olmak
istediklerini anlatan Saka, Meslek
Liselerinin nitelikli teknik eleman
yetiştirebilmesi için kendilerine
devredilmesi gerektiğini söyledi.
Saka ; “ Çandarlı Limanı 300
Milyon’luk bir yatırımın ardından durma noktasına geldi. Atıl
bekliyor. Bırakın bir lojistik köyü
yapalım diyoruz. Devlet olmaz
diyor, köyü Kemalpaşa’ya kuruyor. Buradan her kamyonun çıkışı
yasal nedenle en az 100 dolar fark
gerektiriyor. Trafiğe getirdiği yük
cabası. Çalışanların 30 kilometreden daha uzakta oturması verimliliği düşürüyor. Yabancı yatırımcı
bunun dahi hesabını yaparak
bölgeye gelmiyor.Yenişakran’a aniden cezaevi yapıldı. 5000 çalışan,
çoluğuyla çocuğuyla buraya geldi.
Planlanmadığı için okullar yetersiz,
yollar yetersiz, hastane yetersiz.
Devlet bir şey yaparken bölgede
yaşayanların görüşlerini de almalı
ve ihtiyaç olacak her şeyi birlikte
planlamalıdır” dedi.
ÇAMLAR HASTA TEŞVİK
YASASIDA DEĞİŞMELİ
İkinci olarak söz verilen BERTO
Başkan vekili Levent Akçay da
inşası süren Bergama Organize Sanayi Bölgesi için İZKA’nın 1 buçuk
milyon liralık BERTO’nun 1 milyon
liralık destek sağladığını, bölgenin
enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklardan sağlanması için çalıştıklarını belirtti. Kozak yaylasının
Türkiye’nin çam fıstığı ihtiyacının
yüzde 80’ini karşıladığını, ancak
tır. Bergama’ya doğalgaz istiyoruz.
Serinos çayı gibi bir güzelliğimiz
var. 100 milyon dolarlık ihracatıyla
granit üretimimiz var. Bunu ham
ürün yerine son kullanıcı için işlenmiş olarak pazarlamak istiyoruz.
Dikili bölgemiz turizm için çok elverişli. Sörf ve yat turizmi için devlet
ve özel sektör birlikte pek çok şey
yapabilir. Turist havaalanında indiğinde konaklama yerine çabucak
ulaşmak ister. Kuzey aksında havaalanı yok. Çiğli askeri havaalanının
sivil trafiğe açılması çok önemli bir
sorunu çözecektir. ” dedi.
DEVLET ÖNÜMÜZÜ AÇSIN İZİN
VERSİN YAPALIM
birkaç yıldır süren bir hastalık nedeniyle verimin düştüğünü anlattı.
Bölgeye Çam Fıstığı konusu üzerine
çalışacak bir enstitü kurulmasının
gerektiğini dile getiren Akçay; Dikili, Yenifoça ve Foça’ya yat limanları yapılmasını desteklediklerini
• Birçok sanayi kuruluşunun hammadde ithalatını düzenleyen Ürün Güvenliği Denetimi Tebliği yeni haliyle uygulamaya alındı. Yeni tebliğde, 17 Şubat tarihinde yayınlanan
tebliğ sonrası yaşanan yığılmaların önüne geçilmesini sağlayacak, çevre ve geri dönüşümde uluslararası standartları
hayata geçirecek konular yer alıyor.
Türkiye’de birçok sanayi kuruluşunun
hammadde ithalatını düzenleyen Ürün
Güvenliği Denetimi Tebliği (2015/29)
yeni haliyle Resmi Gazete’de bugün
yayınlanarak uygulamaya alındı. Plastik
başta olmak üzere birçok sektörün
önünü açacak tebliğin son halini alması
için Petkim, sektörel kuruluşlarla birlikte
ilgili Bakanlıklar nezdinde yoğun çaba
gösterdi. Yeni tebliğde, 17 Şubat tarihinde yayınlanan tebliğ sonrası yaşanan yığılmaların önüne geçilmesini sağlayacak,
çevre ve geri dönüşümde uluslararası
standartları hayata geçirecek konular
yer alıyor.
Petkim Genel Müdürü Sadettin Korkut,
çocuklarımızın oyuncak ve giysilerinden,
sağlık ekipmanlarına, gıda ambalajlarından ev içerisinde kullanılan eşyalara
kadar hayatımızın her alanında kullanılan ürünlerin hammaddesinin menşei
konusunda dünyada önemli tartışmalar
yaşandığını belirterek, “Sözkonusu tebliğ
atık ürünlerin ithalat yoluyla Türkiye’de
sanayiciye yeniden hammadde olarak
gelmesini düzenliyor. Üretime girmemesi gereken ya da sadece belli alanlarda
kullanılabilecek hammaddeleri belirliyor.
Bu tebliğle adeta nihai bir ürünün hammaddeden itibaren takibi ve kontrolü
yapılmış oluyor. Tebliğ, Türkiye’de geri
dönüşümün gelişmesi açısından önemli.
Plastik sektöründe orijinal hammadde kullanımını teşvik ederken böylece
sektörün olumsuz imajının giderilmesine
katkı sağlayacak. Daha da önemlisi ise
sanayiciler arasında hammadde maliyetleri açısından oluşan haksız rekabeti
azaltacak.” dedi.
Geçtiğimiz Şubat ayında yayınlanan
Ürün Güvenliği Denetimi Tebliği ile
ithalatta yaşanan suistimaller ve üreticiler arasında yaşanan haksız rekabetin
önlenmesinin hedeflendiğini kaydeden
söyledi.
Akçay; “Bergama’nın da Kozak
yaylasına giden güzergahta şehir
trafiğini çok olumsuz etkileyen yol
sorunları var. İZBAN’ın Bergama’ya
ulaşması kent ekonomisine olumlu
etki yapacaktır. Bergama Kınık teş-
Sadettin Korkut, uygulamada tebliğdeki
bazı belirsizlikler nedeniyle gümrüklerde
yığılmanın ortaya çıktığını dile getirdi.
Bu süreçte aktif rol alarak sanayici ve
sektörel kuruluşlarla birlikte çözüme
yönelik yoğun çalışmalar gerçekleştirdiklerini anlatan Korkut, “Bugün yayınlanan
tebliğle birlikte ithal edilen hammaddenin fatura, üretici belgesi ve analiz
sertifikasının gümrük idaresine verilmesi ile ithalata izin verilecek. Çevresel
vik bölgesi sınıfının değiştirilmesi
şarttır. Hem tarım hem madencilik
alanında büyük doğal olanaklarımız
var ve yatırımlar teşvik yasasının
değişmesiyle gelecektir. Bin dönüm topraksız tarım alanımız var.
Üretim yapılıyor. Daha da artacak-
kontroller ilgili bakanlık tarafından aylık
olarak daha sonra gerçekleştirilecek.”
bilgisini verdi.
HURDA PLASTİK İTHALATI RİSKİ
VAR
2005 yılına kadar Türkiye’ye hurda plastik ithalatının yasak olmasına karşın, o
tarihten bugüne ‘kontrole tabi ürünler’
listesine alındığını vurgulayan Korkut, 10
yıldır 3901-3914 Gümrük Tarife İstatistik
Pozisyonu (GTİP) Numaralı ürünlerin
gümrüklerde orijinal ürün olarak sadece
beyan edilerek ve başka belge aranmaksızın serbestçe ithalatının yapılabildiğini
kaydetti.
Bu ithalatın geri kazanılmış granül ve
çapak plastik malzemeler için de geçerli
olduğunu ve bu durumun suistimallere
ve çevre sorunlarına neden olduğunu
dile getiren Sadettin Korkut, şunları
ifade etti: “Bu durum dünyanın ikinci
büyük polimer ithalatçısı olan ülkemiz
için orijinal ürün ithalatı yanında aynı
GTİP numarası ile hurda plastik ithalatı
riskini de ortaya çıkarıyordu. Petkim
olarak yasal ortamlar da dahil olmak
üzere her platformda bu değişikliğin
suistimallere açık olduğunu savunduk.
Hurda ve ikincil ürünlerin, orijinal adı
altında gümrüklerden sadece beyan ile
kolayca geçebildiğine dikkat çektik. Danıştay 10. Dairesi bu endişelerimizi haklı
bularak, uygulamanın insan ve çevre
sağlığına olumsuz etkilerinin olacağını
ve haksız rekabete neden olduğuna
karar verdi. Bu karar sonrası Ekonomi
Bakanlığımız 17.02.2015 tarihli Resmi
Gazete’de yayınlanan tebliği ile Avrupa Birliği veya Türkiye’de akredite bir
kuruluştan alınacak raporların asılları ile
Çevre ve Şehircilik Bakanlığına alınacak
kapsam dışı Ek-7 belgesini gümrük idarelerine verilmesini zorunlu kıldı. Fakat
uygulamada önemli sıkıntılar yarattı.
Etkin katkı yaptığımız girişimler sonucu
ikinci kez revize edilerek bugünki haline
gelen tebliğle hem suistimallerin önüne
geçilmesi sağlanacak hem de yaşanan
yığılma sorunu ortadan kaldırılacak.
Sonuçta sanayicilerimiz ve ülke ekonomimiz kazanacak. Sürece katkısı olan
Son konuşmacı METO Başkanı
Yılmaz Güral konuşmasına; önceki
iki konuşmacıya hitaben her şeyi
devletten beklememek, çok ta
ağlamamak gerektiğini hatırlatarak
başladı. İZBAN’ın Menemen’den
geçtikten sonra ekonominin yüzde
30 küçüldüğünü, vatandaşın en küçük bir ihtiyacı için bile İzmir’deki
AVM’lere gitmeye başladığını anlatan Güral Bergama’nın bu konuda
çok istekli olmasının zararlarına
olabileceğini ima etti.
Bölgenin sorunlarını Ankara’da
mecliste dile getirecek vekillere
ihtiyaç duyduklarını ve sektörün dı-
şından gelenlerin konuyu yeterince
anlatamadıklarını belirten Yılmaz
Güral ALTO Başkanı Adnan Saka’ya
“Aday ol. Tüm gücümüzle destekleyelim.” çağrısı yaptı.
Yılmaz Güral; “Yıllardır süren
plastik sanayi bölgemizin nihayet
alt yapısı bitti. 70 dükkanın 68’i
satıldı. İzmir BŞB Ulukent sanayi bölgesinde yollarımızı yaptı.
Teşekkür ederiz. Ancak devlet
yatırım yapmak isteyen iki İran’lı
işadamına izin vermedi. Patlayıcı
olabilir gerekçesiyle izin verilmeyen iki işadamı Petkim’in en büyük
tedarikçisi durumunda. Deri sanayi
öldü. Kuzey ülkelerindeki kriz 10
dolarlık deriyi 2 dolara düşürdü.
Sektör zorda. Menemen ve Foça’ya
otoyol yapılması doğru ve gereklidir. Foça gibi bir turizm nimeti
devletin ilgisizliği yüzünden ziyan
olmaktadır. Çocuklarımız bölge
yerine Antalya da Bodrum’da iş
aramaktadır. Foça Tatil Köyü’ne
ETİK (Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği), Foça Belediyesi
ve Menemen Ticaret Odası birlikte
taliptir. Çürütmeyin. Daha fazla öldürmeyin. Verin işletelim. Yüzlerce
insanımıza iş ekmek sağlayalım.
Devletten bir şey istemiyoruz. İzin
verin Lojistik Köyü’nü biz yapalım.
Uşak ve Manisa Valilerimiz sizde
duruma el koyarsanız Gediz nehri
kurtulacak. Sağlıklı ürünler yetiştirip yiyebileceğiz. Lütfen oralardan
gelen kirliliğe dur deyin. Aliağa
bölgesinde kirlilik yaratan termik
santral ve diğer tesislerin bütün
pisliğini Karşıyaka Güzelbahçe ve
İzmir çekiyor. Bunun farkına varın.
Önlem alın. Değirmendere ile
Menemen arasında kurulacak baraj
çok yararlı olacaktır. Atık suları
arıtıp sulama suyu olarak verilmesi
tarımı rahatlatacaktır. Menemen’e
üniversite istiyoruz. Bunu bir maddi beklenti olarak değil kültürel
hayatın gelişmesi ve Menemen’e
bakış açısının değişmesi için istiyoruz. Foça Gümrük kapısının işler
hale getirilmesini, iki adım ötedeki
Midilli Adası’na seferlerin başlatılmasını acilen talep ediyoruz. Devletten öncelikle bir şey yapmasını
değil, bir şeyler yapabilmemiz için
izin vermesini, önümüzü, yolumuzu
açmasını istiyoruz” dedi.
SAYFA 16
16 GÜNDEM
CHP İzmir 2. Bölge Milletvekili Aday Adayı
Atila Sertel için Çamdibi’nde yaklaşık bin
kişinin katılımıyla organize edilen etkinlikte halaylar çekildi, iktidar sözü verildi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir 2. Bölge Milletvekili Aday Adayı Atila Sertel, 38
yıl önce İzmir’e ilk geldiğinde taşındığı ve
uzun yıllar oturduğu Çamdibi’nde mahalle
arkadaşlarının “Düğün” gibi organizasyonuyla görkemli bir toplantıyla moral
depoladı.
CHP İzmir 2. Bölge Milletvekili Aday Adayı
Atila Sertel için Çamdibi Pazaryeri üstündeki Düğün Salonu’nda bir araya gelen
ailesi, dostları, meslektaşları ve partililer
bin kişilik salonu doldurdu. Salona kendisi
için özel hazırlanan “Geliyor Ankara Adam
Gibi Adam” şarkısı eşliğinde giren Atila
Sertel, uzun süre ayakta alkışlandı.
Black & White orkestrası ve Çamdibi bandosunun müzikleriyle coşan konuklar, hep
birlikte göçmen halayı çektiler. Çamdibili
hemşehrileri, Sertel’e “Seni Meclis’e güle
SIYAH
17 Mart 2015, Salı
oynaya göndereceğiz” diyerek söz verdiler.
38 YILDIR İZMİR’DEYİM
Konuklara yönelik bir konuşma yapan
Atila Sertel, “38 yıl önce Eskişehir’den
İzmir’e geldiğimde gözümü Çamdibi’nde
açtım. Çamdibili bir ailenin kızıyla evlendim. Çocuklarım burada doğdu, büyüdü.
Yaklaşık 35 yıldır hem gazetecilik hem
de siyaset yaptığım dönemlerde benim
en büyük destekçim Çamdibi ve Altındağ
bölgesindeki dostlarım, akrabalarım oldu.
Böylesine güzel bir organizasyonla sizlerle
coşkulu bir etkinlikte buluşmaktan mutluyum. Önce 29 Mart’ta sonra 7 Haziran’da
Çamdibi’nin onurlu, namuslu insanları CHP
iktidarının en büyük destekçisi olacaktır”
diye konuştu.
Yaklaşık 45 dakika boyunca bin kişilik bir
kalabalığa seslenen CHP 2. Bölge Milletvekili Aday Adayı Sertel, CHP’nin bu seçimlerde neden iktidar olması gerektiğini, AKP
iktidarının uygulamalarından ve bunların
vatandaşları nasıl darboğaza ittiğini verdiği somut örneklerle anlattı.
DEMOKRASİ ŞÖLENİ
Parti içi demokrasinin en güzel örneğini
CHP’nin sergilediğini söyleyen Atila Sertel,
üyelerin bu demokrasi şölenine katkı koyarak 29 Mart’ta ve 7 Haziran’da mutlaka
sandığa gitmesi gerektiğini belirterek,
şöyle dedi:
“Tam 19 yıldır ön seçim bekliyordum. 19
yıl sonra partimizde bir demokrasi şöleni
yaşanıyor. Bundan sonra yapılacak bütün
seçimlerde kontenjan, atama olmaması
ve tüm adayların önce üyenin onayını
alarak seçilmesi için ön seçime katılma
oranı çok yüksek olmalı. Temiz siyaset için
güçlü iktidar için önce 29 Mart’ta sonra 7
Haziran’da mutlaka sandığa gitmeliyiz.”
ALİAĞA ESNAF ODASI’NDAN
‘AMBALAJLI SU TİCARETİ VE
NAKLİYESİ’Nİ YAPAN İŞLETMECİLERE
DUYURU
Ambalajlı su satış yerleri ile ambalajlı su
nakil araçlarının tabi olacağı usul ve esasları
hakkında düzenlenen tebliğe göre; Ambalajlı
su ticareti ve nakliyesini yapan işletmeciler
tarafından yerine getirilmesi şart koşulan
yükümlülüklerin süresi uzatıldı.Aliağa Esnaf
ve Sanatkarlar Odası Başkanı Hüseyin Ekren,
ambalajlı suların daha hijyenik ortamlarda
bulundurulması, satılması, uygun araçlarla
naklinin ve servisinin yapılması amacıyla çıkarılan tebliğin uygulanması için verilen sürenin
01.07.2015 tarihine kadar uzatıldığını bildirdi.
ÜRETİCİ FİRMA SORUMLU DEĞİL
Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar
Konfederasyonu’nun (TESK) girişimleriyle
Ambalajlı su ticareti ve nakliyesini yapan
işletmecilerin mevzuat konusunda karşılaştığı
veya gelecekte karşılaşabileceği olası sorunları çözüme ulaştıracak gerekli düzenlemelerin
yapıldığını belirten Başkan Ekren, yeniden
düzenlenen tebliğe göre izinsiz su satışı ve
nakli yapılmasında üretici firmanın üstlendiği
sorumluluğunda artık ortadan kaldırıldığını
açıkladı.
Başkan Hüseyin Ekren, konuyla ilgili yaptığı
yazılı açıklamada şu bilgileri verdi: “Konfederasyonumuzun yaptığı çalışmalar ve ısrarlı
talepleri sonucu, 26.02.2015 tarihli ve 29279
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Ambalajlı
Aliağa Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Genel
Sağlık Sigortası (GSS) prim borcu olanların,
borçlarını yapılandırabilmeleri için 31 Mart
2015 tarihine kadar ikamet ettikleri ilçedeki
Sosyal Yardımlaşma Vakfına müracaat ederek
gelir testi yaptırmaları gerektiğini duyurdu.
Gelir testi yaptırmadığı için aylık primi
2012’den beri 288 liradan hesaplanan GSS
borçlularının, biriken borçlarından kurtulmak
için 31 Mart tarihine kadar gelir testi yaptırmaları gerektiğinin bilgisini veren Aliağa SGK
Müdürü Bilgin Bilgili şunları söyledi: “6552
sayılı torba yasa ile gelir testi yaptırmamış
kişilere altı aylık bir süre tanındı. Bu süre
31 Mart 2015 tarihinde doluyor. GSS borcu
olanlar öncelikle Sosyal Yardımlaşma Vakfına müracaat ederek gelir testi yaptırmaları
akabinde de GSS sigortalılık sürelerini güncel
duruma getirmek ve borç güncellemesi yapmak için Sosyal Güvenlik Merkezi’ne müracaat etmeliler. 31 Mart’ta gelir testi yaptıran
vatandaşlarımız, gelir testi sonuçlandıktan
sonra 30 Nisan 2015 tarihine kadar Sosyal
Güvenlik Merkezi’ne müracaat ederek GSS
Su Satış Yerleri ile Ambalajlı Su Nakil Araçlarının Tabi Olacağı Usul ve Esaslar Hakkında
Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ’
ile ambalajlı su satış yerleri ile ambalajlı su
naklinde kullanılan veya kullanılacak araçlara
izin verme işlemlerinin tamamlanması için
verilen süre 01.07.2015 tarihine kadar uzatılmıştır.Ayrıca, söz konusu Tebliğ ile Ambalajlı
Su Satış Yerleri ile Ambalajlı Su Nakil Araçlarının Tabi Olacağı Usul ve Esaslar Hakkında
Tebliğ’in 7’nci maddesinin birinci fıkrasında
belirtilen ve izin için gerekli bilgi ve belgeler
arasında yer alan ‘satışı yapılacak su listesi’
ifadesi çıkarılmış, satışı yapılacak suya ilişkin
su üretimi yapan su işleticileri ile yapılmış
sözleşmenin noter onaylı olması zorunluluğu kaldırılmıştır.Su satışı yapılacak iş yerine
ait plan ve kroki ifadesi, ‘iş yerine ait plan
veya kroki’ şeklinde değiştirilerek plan ya da
krokiden herhangi birinin yeterli olacağı öngörülmüştür.İzin için gerekli belgeler arasında
sayılan, iş yeri açma ve çalışma izin belgesi çıkarılarak, yerine ‘vergi levhasının bir
örneği’nin isteneceği belirtilmiştir.Ambalajlı
Su Satış Yerleri ile Ambalajlı Su Nakil Araçlarının Tabi Olacağı Usul ve Esaslar Hakkında
Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin
16’ncı maddesinin ikinci cümlesi çıkarılarak,
izinsiz su satışı ve nakli yapılmasında üretici
firmanın sorumluluğu ortadan kaldırılmıştır.”
borçlarını yapılandırabilirler. Vatandaşlarımız yapılandırılan borç aslının tamamının 31
Mayıs 2015 tarihine kadar ödemeleri halinde
tahakkuk eden gecikme cezası ve gecikme
zammı ödemeyecekler. Taksitlendirme yapan
vatandaşlarımız, ilk taksitle birlikte cari ay
primlerinde ödenmesi halinde sağlık hizmetlerinden faydalanabileceklerdir”
Bergama, ITB Berlin Turizm Fuarı’ndan
umutlu döndü.
Dünyanın en önemli turizm fuarlarından birisi olan ITB’ye, Bergama Ticaret
Odası ile birlikte çıkartma yapan
Bergama Belediyesi, Berlin’den önemli
kazanımlarla döndü.
Bergama Belediyesi, fuara bu yıl İzmir
Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle katıldı.
Bergama Belediye Başkanı Mehmet
Gönenç de dört gün süren fuar boyunca
bir yandan İzmir’in ilk ve tek UNESCO
Dünya Mirası alanı olan Bergama’ya
tanıttı bir yandan da turizm profesyonelleri ile önemli görüşmeler yaptı.
Başkan Gönenç, Bergama Ticaret Odası
Başkanı Fikret Ürper ile birlikte gerçekleştirdikleri görüşmelerin Bergama
turizmine önemli katkılar sağlayacağını
söyledi.
Fuarın profesyonel ziyaretçilere ayrılan
son gününde Almanya’nın en önemli
kültür turizmi acentalarından olan
Studiosus Reisen’in Türkiye turlarından
sorumlu bölge müdürü Ulrich Bradner ile bir araya gelen ikili, İstanbul
- İzmir – Bergama’yı kapsayan turların
konaklama programının bir gecesine
Bergama’yı dahil etmesi konusunda
acenta ile prensip anlaşmasına vardı.
Konuyla ilgili görüşlerini açıklayan
Bradner “Bergama bizim için çok
önemli bir nokta, biz kültür turları
düzenlediğimiz için Bergama UNESCO
Dünya Miras Listesi’ne girmeden önce
de biz bu önemin farkındaydık ancak
bundan sonra taleplerin önemli ölçüde
artacağını öngörüyoruz. Daha önce bu
kente düzenlediğimiz kültür turlarından
çok başarılı sonuçlar aldık. Belediye
ve Ticaret Odası’nın desteği ile konaklamalarımızı bu bölgeye kaydırmaya
çalışacağız. Özellikle son 2 – 3 yılda
Bergama’da butik pansiyonlar konusunda önemli gelişmeler oldu. Biz de
bu gelişmeyi değerlendireceğiz” dedi.
Gönenç ve Ürper, Bradner ile gerçekleştirdikleri toplantının ardından
Berlin’deki Pergamon Museum’da
bulunan Zeus Sunağı’nın frizlerinin
tamamlanmış halinden oluşan ve ses,
ışık, dans gösterisiyle sunulan “Pergamon Fantasy”nin yaratıcı sanatçıları
Andrei Alexander,
Angelica Gebhard ve projenin ana
sponsoru Alman KAI Vakfı Başkanı Doktor Gunther Engler ile buluştu.
Gönenç ve Ürper, projenin Bergama’da
Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) İzmir Şubesi’nin
olağan genel kurulu Altay Sosyal Yardımlaşma
Derneği’nin lokalinde yapıldı.
Son derece olgun bir havada geçen ve yüksek bir katılıma
sahne olan genel kurula 98 üyemiz katıldı. Divan başkanlığına duayen gazeteci Çetin Gürel’in seçildiği genel kurulda divan katipliklerini de Dinçer Tolga ve Melih Gasgar
üstlendi. İki listenin yarıştığı seçimde faaliyet raporu ibra
edildi. Mevcut başkan Bahri Okumuş ve Avni Erboy’un
yaptığı konuşmaların ardından seçime geçildi.
Oy kullanan 97 üyemizin 76’sının oyunu alan Bahri Okumuş başkanlığındaki liste, yönetim kuruluna seçildi. Avni
Erboy’un başkanlığındaki liste ise 21 oy aldı.
Bahri Okumuş’un başkanlığındaki yönetim kurulunda
Suavi Yardımoğlu, Gökhan Özyurtlu, Sedat Yılmaz, Mutlu
Duman, Murat Attila ve Ali Korkmaz yer aldı.
Başkanlığa seçilen Bahri Okumuş, yaptığı konuşmada,
üyelere teşekkür ederek, “Bu onurlu derneğin adını
daha yükseklere taşımak, meslektaşlarımızın sorunlarına
çözüm bulmak için elimizden geleni yapacağız. Bize 3 yıl
daha güvenoyu veren ve genel kurulun derneğimizin adına yaraşır bir olgunlukla geçmesini sağlayan genel kurula
teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.
kalıcı bir sergi haline dönüştürülmesi
için KAI Vakfı’ndan destek sözü aldı.
Görüşmeleri değerlendiren Bergama
Belediye Başkanı “UNESCO Dünya Mirası Bergama’nın yıldızı parlamaya devam
ediyor. Almanya’da yürütülen görüşmeler, tanıtım çabalarımız oldukça başarılı
geçti. Bunu diğer uluslararası fuarlarda
da gerçekleştirmeye çalışacağız. Amacımız Bergama’yı yalnızca Türkiye’de
değil tüm Avrupa’da en önemli kültür
turizmi merkezlerinden birisi haline
getirmek” diye konuştu.
Bergama Ticaret Odası Başkanı Ürper
ise “Geçtiğimiz yıl Bergama Ticaret Odası ve Bergama Belediyesi ile
gerçekleştirdiğimiz ‘Bergama Seni
Çağırıyor’ projesi ile başlattığımız
işbirliğimiz devam ediyor. Amacımız
hem Bergama’nın tanıtımına katkı sunmak hem de turizm alanında faaliyet
gösteren üyelerimizin önünü açmak. Bu
açıdan değerlendirdiğimizde ITB Berlin
Turizm Fuarı’nın oldukça verimli geçtiğini rahatlıkla söyleyebiliriz” şeklinde
görüş belirtti.
Bu arada, Bergama Ticaret Odası üyeleri de ITB Berlin’e gelerek, Bergama
standını ziyaret etti.
SAYFA 17
17 GÜNDEM
SIYAH MAVI KIRMIZI SARI
17 Mart 2015, Salı
SAYFA 18
18 GÜNDEM
SIYAH MAVI KIRMIZI SARI
17 Mart 2015, Salı
SAYFA 19
19 GÜNDEM
SIYAH MAVI KIRMIZI SARI
17 Mart 2015, Salı
SAYFA 20
20 GÜNDEM
SIYAH MAVI KIRMIZI SARI
17 Mart 2015, Salı
Süper Lig’de 24. hafta sonunda
görevinden ayrılan teknik direktör sayısı
14’e çıkarken, geçtiğimiz sezon sonunda
toplam 14 antrenör değişikliği rekoru
ise sezonun bitmesine 10 hafta kala
egale edilmiş oldu. Gençlerbirliği ve K.
Erciyesspor ise bu sezon şimdiye kadar 3
farklı teknik adam ile çalışan takımlar.
OKAN SÜRÜCÜ KURSU
SPORCULARI UNUTMADI
27-28 Şubat 1 Mart 2015 tarihinde Muğla’nın Bodrum ilçesinde yapılan MUAY-THAİ Ege bölge şampiyonasında derece
yapan Kınıklı sporculara vatandaşın ve firmaların ilgisi devam ediyor.
Kınık’ta bulunan OKAN sürücü kursu sporcuların her birine
birer takım eşofman yaptırarak desteğini gösterdi. OKAN sürücü kursu müdürleri Turan BİZNAK ve Ali ÇOLAK yaptıkları
açıklamada; Kınık’ta MUAY-THAİ ve KİCK BOKS branşında
beş altı yıldır Kınık ilçemizi bölge şampiyonalarında, Türkiye Şampiyonalarında ve daha öncesinde Balkan ve Dünya
şampiyonalarında en iyi şekilde temsil ettiklerinden dolayı
sporcularımızı tebrik ediyoruz. Bizim Kınık ilçemizin tanıtıma
ihtiyacı var. Kınıklı sporcularımız da bunu en iyi şekilde yapıyorlar. İlerleyen zamanlarda da imkânlar ölçüsünde sporcularımızı desteklemeye devam edeceğiz dediler.
Ayrıca MUAY-THAİ Ege bölge şampiyonasında ilçemiz adına
hakemlik yapan Kınık ilçe emniyet müdür yardımcısı, hakem
Ahmet ORDU’YA da teşekkür ederiz diyen OKAN sürücü kursu yetkilileri Kınık’ta bir spor dalının bu denli sevilmesi ve
başarı kazanması yoklunda hizmeti geçenlere müteşekkiriz
açıklamasında bulundular.
Türkiye Süper Ligi büyük çekişme ve alınan ilginç sonuçlarla tüm hızıyla devam ederken, takımların teknik direktör
değişiklikleri gündeme damga vuruyor. Medya Takip Ajansı
Interpress’in yaptığı araştırmaya göre, son olarak teknik
direktör değişikliği rüzgarına Kasımpaşa’da katıldı. Lacivert-Beyazlı takım 24. haftada T. Konyaspor deplasmanında
kaybedince, sezon başından bu yana görevini sürdüren Şota
Arveladze görevinden ayrıldı. Böylece sezon başından bu
yana Süper Lig’de 14 teknik adam ile yollarını ayırmış oldu.
Geçtiğimiz yıl sezon sonunda toplam 14 teknik direktör
değişikliği ile rekor kırılırken, bu yıl sezonun bitmesine daha
10 hafta kalırken antrenör değişikliği sayısı 14’e yükselerek
rekoru egale etti. Süper Lig’de yer alan 6 takımdan Beşiktaş,
F.Bahçe, Mersin İdman Yurdu, Bursaspor, İst. Başakşehir ve
G.Antep ise sezona başladıkları teknik adamlarla çalışmaya
devam ediyor.
Aliağa Masterler Balıkesir deplasmanından galibiyetle
döndü.
Maça Ayhan, Hakan, Orhan, Orhun, Yavuz, Memduh,
Beytullah, Bilal, Uğur, Takdir, Özgür onbiriyle çıkan takım
ilk dakikalara atak başladı. 10.dk Özgür’ün ortasında Beytullah golü buldu. Daha sonra ilk yarı rüzgarla oynayan
Balıkesir beraberliği sagladi. İlk yarı 1-1 tamamlandı.
Ikinci yarıya hızlı başlayan Aliağa Masterler, Bilal’in pasiyla defansın arkası da buluşan Özgür durumu 2-1 yaptı.
Beytullah’ın pasıyla defansın arkasında buluşan Takdir
ceza sahasında topu Bilal’e bıraktı ve Bilal durumu 3-1
yaptı.
Maçın sonlarına doğru Balıkesir penaltı atışından skoru
3-2 yaptı. Maç bu skorla sona erdi.
Teknik direktör Uğur Eren “Bu hafta gelemeyen arkadaşlar oldu. Oyuncularımız onları aratmadı. Deplasman
galibiyeti ile üç maçta 7 puan yaptık. Takımdan memnunum” dedi.
Download

4.yıl - gazete poyraz