Tarım Politikalarında Değişim
İhtiyacı ve
Türk Şeker Sektörü
Taylan KIYMAZ
Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı
Tarım Dairesi
Dünya Piyasası
Dünya şeker üretimi içerisinde şeker kamışından elde
edilen şekerin %72’lik ağırlığı bulunmaktadır.
Toplam ihraç edilen şeker içerisinde kamış şekerinin
payı %90 civarındadır.
Bu nedenle dünya fiyatları kamış şekeri fiyatlarına
göre belirlenmektedir. Şeker kamışında maliyet ve
verim avantajları pancarı rekabet edemez hale
getiriyor.
En büyük pancar şekeri üreticisi : AB
En büyük pancar şekeri ihracatçısı : AB
Sonuç: AB’de politika değişikliği çok şeyi değiştirir.
AB’de Şeker Ortak Piyasa Düzeni-1
1968 yılında ortak piyasa düzeni pancar ve kamış şekeri
için kurulmuş, üretim kotalarla (A ve B)
sınırlandırılmıştır. Ülkeler arası kota transferi yoktur.
Reform: A+B olacak ve kota daha da azaltılacak ve
kota transferi gelecek, üretimi sona erecek bölgelere
yönelik tazminat ödemesi
AB Bakanlar Konseyi tarafından 2001-2006 dönemi için
sabit asgari pancar alım fiyatı ile rafine şeker müdahale
fiyatını belirledi. Kaliteye göre fiyatlar değişmekte ve
geri kalmış bölgelere ek üretim yardımı verilmektedir.
Reform: Fiyat indirimi ve çiftliğe tek ödeme
sistemiyle DGÖ’ye geçiş, çevre ve gıda standartlarına
uyum
AB’de Şeker Ortak Piyasa Düzeni-2
Afrika, Karayip ve Pasifik (ACP) ülkeleri ile olan Lomé
Anlaşması, AB pazarına giriş garantisi tanınmıştır (yıllık 1,3
milyon ton şeker ithalatı).
Reform: Az gelişmişlerle EBA Uzlaşması ve ithalatta artış
beklentisi
Kota fazlası üretimin ihracatı için teşvik verilirken finansman
pancar üreticileriyle işleyicilerden yapılan kesintilerle
sağlanmakta. Ticaret sistemi, ithalat vergileri ve ihracat
yardımları ile Topluluk içi fiyatların dengede bulunması ve
dünya
pazarlarındaki
fiyat
dalgalanmalarından
etkilenilmemesini sağlamakta. Düşük dünya piyasa fiyatları
nedeniyle koruma yüksek, ihracat yardımlarının maliyeti ise
büyüktür.
Talep fazlası üretim azaltılarak fiyat düşürüleceğinden
ihracat gereği ve bunun doğurduğu finansman yükü
azaltılacak, gümrük korumaları aşağıya çekilebilecektir
(ihracatta 2,0 milyon ton azalma).
2000 Sonrası Gelişmeler
Gündem 2000 çerçevesinde; AB’nin ihracat yardımlarında
DTÖ taahhütlerini yerine getirmekte zorlanması nedeniyle
üretim kotalarında 2001-2006 döneminde yıllara göre
indirime gidilmesi ve mali bir tedbir olarak depolama
yardımlarının kaldırılması,
En az gelişmiş 49 ülke ile yapılan EBA anlaşması 2009 yılı
itibariyle bu ülkelere kotasız giriş imkanı sağlayacak
böylece 2,0-2,4 milyon ton ek ithalat yapılması bekleniyor.
Mevcut 1,3 milyon ton ithalat devam edecek,
2004 yılında katılacak 10 ülkeye beş yıllık (1995-99)
ortalama üretim çerçevesinde kota dağıtıldı
(Tüketim+DTÖ taahhütleri kadar),
AB’nin şeker ihracat sübvansiyonları ile DTÖ Tarım
Anlaşmasını ihlal ettiği yönünde DTÖ kararı
Çiftliğe tek ödeme sistemi ile yaşanacak yeni süreç
Uruguay Turu İleri Tarım Müzakereleri
Genel ihracat sübvansiyonlarının %80’i AB
ülkelerince veriliyor. Azalma AB ihracatını
kısıtlamakta ve bu devam edecek,
İthalat korumasında; tarife kotasına bağlı giriş ve
yüksek koruma oranları devam ediyor ancak
düşürülecek ve advalorem uygulamasına
geçilebilir,
DTÖ’ye aykırı iç destekler azalacak, yüksek fiyat
desteği (pazar fiyat desteği) korumalarla birlikte
azalacak,
Türkiye’de Şeker Politikası
Türkiye'de 2002 yılına kadar, şeker pancarı üretiminin teşviği,
girdi sübvansiyonları ve destekleme alım fiyatı uygulaması ile
yürütüldü.
İthalat kısıtlamaları, yüksek gümrük tarifeleri üretimi
desteklemeye yönelik olarak kullanılırken iç piyasa fiyat
müdahaleleri aracılığıyla tüketiciye sunulan şekerin fiyatına
müdahale edilmiştir.
Halen, verimi artırarak üretim ve üretici gelir artışı sağlamak için
bazı tarımsal hizmetler ücretsiz ya da düşük bedellerle çiftçiye
götürülmektedir.
2001 yılında 4634 sayılı Şeker Kanunu ile müdahale yerine
fabrikalarla üreticilerin sözleşmeli üretim yapması ve fiyatların
buna göre belirlenmesi öngörülmüştür. Şeker yanında glikoz ve
izoglikoz da kotalı üretilmektedir. Depolama yardımı ve cezai
koşullar getirilmiştir.
Uluslararası Dinamikler AB ve Türkiye’yi
Zorlamakta
AB; DTÖ, ACP ve EBA baskısı altında şeker üretimini ve
ihracat teşviklerini kısıtlamak zorunda => fiyatlar
düşürüldükçe gümrük korumaları, ihracat sübvansiyonları
ve iç destekler azalmak zorunda, az gelişmiş ülkelere
verilen ithalat taahhütleri AB içinde stok oluşumu tehditi
oluşturmakta (eğer gerçekten serbestleşme olursa)
AB’nin radikal değişimlere gitmesi dünya fiyatlarında
mutlak değişim yaratacak ve fiyatların artma yönünde
eğiliminden bahsedilebilecek. Maliyet avantajıyla şeker
kamışından üretim yapan ülkelerin refah düzeyi artacak.
Türkiye de aynı sürecin dışında kalamayacak ve
sürdürülemez bir şeker üretim politikasını devam
ettiremeyecek.
Türkiye Açısından Değişim Zorunluluğu-1
AB ve dünyadaki değişim ile DTÖ İleri Tarım
Müzakeresinin olası sonuçları gibi kısıtlar Türkiye’de
yüksek maliyet ve fiyatlarla şeker üretimi yapılmasını
zorlaştıracak
Yüksek kar marjı azalmak durumunda kalacak
Üretici ve sanayici sektörü daha karlı hale getirmenin
yollarını arayacak => rekabet artacak
Yeni kurulan büyük kapasiteli fabrikalar rekabete ayak
uyduracak
Şeker pancarı üretilen bölgelerde yoğunluk değişimi ve
kaymalar => Kota dağılımında bölgeler arası değişim
Türkiye Açısından Değişim Zorunluluğu-2
Şeker politikalarındaki değişim diğer tarım ürünlerinin
üretim ve piyasa koşullarını değiştirebileceğinden tarımsal
desteklemenin şekli de değişebilecek,
Bölgesel olarak avantajlı olmayan pancar üretim
bölgelerinde başka ürünlere geçiş olacak,
Yüksek koruma ve yüksek iç fiyat yerine bölgesel gelir
farklarını gözeten yeni bir ödeme sistemi gerektirebilir ve
bu yeni mekanizma üretici kayıplarını karşılamak için
kullanılabilir (ürün ve bölge bazında değişken olmalı),
Objektif kriterlerin oluşturulması için daha fazla kayıt
gerekir,
Pancarda gelir kaybının telafisi maliyetli olabilir, bölge
bazında değişken politika önemli,
Kırsal kalkınma politika ve tedbirlerinin pancarın rekabet
edemeyeceği ve/veya fabrikaların yaşayamayacağı yerlerde
öncelikle uygulanmalı,
Türkiye Açısından Değişim Zorunluluğu-3
Daha rekabetçi bir gıda sanayii yaratılması ve pancar
şekerinin her yıl pazar kaybının önlenmesi sistemin
değişimine bağlı,
İzoglikoz ve glikozda kota uygulamasının kapsamı yanında
bu sektörlerdeki aşırı kar marjlarının normalleştirilmesi de
genel şeker ve pancar fiyat politikasındaki değişime bağlı.
İzoglikoz üretimini denetleyip glikozu sistem dışına
çıkarmak gerekir.
İzoglikoz, ABD şeker sektöründe %45, Japonya’da %30
ağırlığa sahip. AB’de ortalama %2. Yönümüz AB bile olsa
oradaki kotalara mutlak uyum olmayacaktır, kota
uygulamasını ülkemiz açısından değerlendirerek sürdürmeli
ve ucu açık kaldığında nereye kadar gidebileceğini
görmeliyiz.
Şeker Kurumu düzenleyici göreve devam etmeli ancak Tarım
ve K. Bakanlığı uygulamalarda etkin olmalı ve kapasite
oluşturmalı.
Özelleştirme Öncesi Politika Değişim İhtiyacı
Türkiye’nin değişim için kısa bir süresi kaldı. Bunu da
özelleştirme hedefiyle kullanabilir.
Sektörde yeniden yapılandırma gereği:
rantabl çalışması mümkün olan ve olmayan fabrikalar ayrılarak,
görece rantabl hale getirilebilecek olanlar iyileştirilip, kötüler
gerekirse kapatılır,
Doğu bölgelerindeki fabrikaların üretime devam etmeleri
açısından gerekli birleşme ve bölgesel destek sistemi kurulur,
fabrikaların kapanacağı bölgelerde gerekli alternatifler
yaratılmadan, özelleştirme yapıldığı takdirde, şeker üretiminde
ciddi kayıpların oluşması kaçınılmazdır. Bu aynı zamanda, üretici
ve çalışanlar açısından zarar getirecektir.
Bir Başka Alternatif?
Biyoetanol bir kurtarıcı gibi görülebilir ancak bu da belli
bir kapasitenin kullanılmasını sağlayacak, ucuz hammadde
gereği pancar fiyat politikalarında yaşanması gereken
değişimi destekleyecektir.
2010 yılına kadar Türkiye’de bir Tarım Stratejisi
uygulanacak olup buna paralel bir kanun hazırlanmaktadır.
Burada belirtilen politika çerçevesi ve bütçeden ayrılması
öngörülen kaynaklar belirlenmektedir. Bunu bir kısıt
olarak almalı, şeker politikalarındaki değişimi bu kısıtla
birlikte düşünmeliyiz.
Dinlediğiniz için teşekkürler...
Download

Tarım Politikalarında Değişim İhtiyacı ve Türk Şeker