Doç.Dr.Onur POLAT
ACİL TIP ANABİLİM DALI
• Doğal afetler,toplumun normal yaşam
düzenini bozan ve onun uyum sağlama
kapasitesini aşarak dış yardıma
gereksinim duyuran ekolojik olaylardır.
• Özellikleri genellikle ani ve beklenmedik
bir zamanda olmaları ve büyük yıkımlar
yapmalarıdır.
• Ölüm ve yaralanmalara neden oldukları
halde,diğer hastalıkların tersine doğal
afetlerde,afet sırasında ve sonrasında
öncelik sağlık hizmetlerinde değildir.
Doğal afetlerde diğer sağlık sorunları gibi
değerlendirilmelidir.
Koruyucu hizmetler;birincil,ikincil,üçüncül
olarak olarak değerlendirilebilir.
• Birincil Koruma:
En önemlisi olup,amaç olası afetlerin,afete
dönüşmesini önlemektir.
Bu amaçla yapılacak çalışmalar:
1-Önleme:Heyelan,sel,çığ gibi afetlerde önleme
çalışmalarının büyük etkisi vardır.
Ancak depremler önlenememektedir.
2-Hazırlıklı olma:Afet öncesi toplum ve
bölgeye ilişkin coğrafi,demografik ve
yapıların niteliği,personel nicelik ve niteliği;
Sağlık kuruluşlarının araç,gereç,tıbbi ve
diğer malzemelerin yeterliliği;
Sağlık kuruluşlarının olağan ve acil durum
kapasiteleri ile önceki afet deneyimleri (ölü
sayısı-nedenleri,yaralanma nedenleri sayısı,kurtarma işlemlerinde karşılaşılan
güçlükler,maddi yıkım)dikkate alınır.
Risk altındaki bölge ve nüfus belirlenir.
Alınacak önlemler,hazırlık çalışmaları
planlanır ve belgelenir.
Gerekli malzeme ve araç gereç
sağlanmasıve depolanması,
Personel ve halkın ilk yardım ve afet
hizmetlerine ilişkin eğitimi,
Afet sırasındaki görev tanımları,
Örgütlenme,ekiplerin kurulması,plan ve
program yapılması sağlanmalıdır.
Risk altındaki bölgelerde yerleşme yoğunluğu ve
düzenli alt yapı tesisleri,acil aydınlatma
sistemleri,önemli
yapıların(hastane,itfaiye)yedek su ve enerji
kaynakları afete hazır biçimde planlanarak
yapılmalıdır.
Planlama yalnız afet öncesi ve sırasında neler
yapılacağını değil,afetten sonra yapılacak çalışmaları
da içermelidir.
Riskli bölgelerde oturanlara afetlerde ilk
yardım,hijyen kuralları,enkazdan insan kurtarma
vs.konularda eğitim verilmeli,broşürler
dağıtılmalıdır.
Bu bölgelerde ilaç ve tıbbi malzeme yedeği
bulundurulmalıdır.
Hastanelerde deprem için hazırlıklı olmalıdır.
Depreme dayanıklı,bağımsız su ve enerji
kaynakları olan,afet anında kullanılmak üzere
yeterli ilaç ve malzemesi olmalıdır.
Acil yatak kapasiteleri saptanarak,afet
halinde hangi bölge hastalarının hangi
hastaneye nasıl nakledileceği belirlenmelidir.
Gerekli sahra hastanesi sayı ve kapasiteleri de
değerlendirilmelidir.
Sağlık örgütü de kendi yönünden hazırlıklı
olmalıdır.
Başta hekimler olmak üzere,sağlık personeli
mesleki eğitimleri sırasında ve sonrasında
çeşitli kurslar ile afetlerdeki sağlık
hizmetleri konusunda eğitilmelidir.
Her afette ne tür hasar olduğu, ölümlerin
yer, kişi, zaman dağılımı, yapılan kurtarma
çalışmaları, harcanan kaynak, görülen
aksaklıklar gibi konuların saptanması ve
kaydedilmesi,bir sonraki afet için tutarlı
hazırlıkların yapılabilmesini sağlar.
Depreme %100 dayanıklı bina yapılma
olanağı olsa da maliyeti çok yüksektir.
Büyük depremde çökmeyen, orta depremde
az hasar gören, küçük depremde
hasarlanmayan bina yapmak daha akılcı bir
yoldur.
Yerleşim yerinin seçimi ülkemiz açısından
çok önemlidir. Yerleşim yerleri bazı
özelliklere dikkat edilmeden kurulmaktadır.
(Aluvyonlu,yamaç molozlu,yüksek taban
sulu, dere yatağı vs.)
3-Erken Tanı ve Uyarma: Heyelan,
kuraklık, tayfun, su baskını gibi afetleri
önceden saptayabilmek olasıdır.
Küçük bir tehlike belirtisinde uyarı
yapıldığında gereksiz panik ve endişe;
son ana kadar beklenerek afetin olacağı
kesinleştiğinde yapılacak uyarılarda,
gerçek olmayan uyarılar azalacak, ancak
bu kez bazı durumlarda çok geç kalınmış
olacaktır.
• İkincil Koruma:
Afet sırasında ve afetten hemen sonra alınan
önlemleri içerir. Birincil korumada olduğu gibi
bununda çok azı sağlıkla ilgili olduğundan
yapılabilecekler sınırlı kalmaktadır.
Afet sırasındaki ölüm ve yaralanmaların büyük
kısmı ilk birkaç saatte olmaktadır.
Deneyimler afetten sağ kurtulanların %75’inin
afetten 30 dk.sonra kurtarma ve enkaz kaldırma
çalışmalarına başladığını göstermektedir.
En erken ve etkin yardımın bu biçimde yerel halk
tarafından sağlanıyor olması,afet öncesi hazırlık
ve eğitimin önemini göstermektedir.
Dışarıdan gelen yardımın afet bölgesine ulaşması
ortalama 24 saati bulduğundan risk altındaki
bölgelerde yerel halk;
• Afet anında neler yapacağı,
• Kimden emir alacağı,
• Stokların nerede bulunduğu vs.
konularda önceden eğitilmelidir.
Bu saptamada afet anında yapılacak işleri o işi
günlük yaşamında yapan kişinin yapması akıllıca
olacaktır (itfaiyeci kurtarmada, aşçı mutfakta…).
Ancak, ilk kurtarılacak ve emniyete alınacak
afetzedeler arasında bu görevlilerin aileleri
bulunmalıdır (evleri hasarlanabilir ve aileleri
yaralanabilir)..
• Afetlerde yardım çalışmalarında Vali eşgüdümü
sağlar.7269 sayılı Afetler Yasası Valiye afet
sırasında olağanüstü yetkiler tanımıştır.
• Vali 18-65 yaş arasındaki tüm erkeklere(asker ve
hakimler hariç) görev vermeye, bedeli veya kirası
sonradan ödenmek üzere canlı-cansız her türlü
taşınır-taşınmaz mallara el koymaya ve acil satın
alma veya kiralamaya yetkilidir.
• Savunma sekreteri, Jandarma komutanı, Emniyet
müdürü, Sağlık müdürü, Mal müdürünün oluşturduğu
ekip kurtarma ve yardım hizmetlerinin eşgüdümünü
sağlar.
• Güvenlik, sağlık, beslenme, barındırma, hasar tespiti,
yardım ve kamu kuruluşlarına ait komisyonlar
kurulur.
Afet sırasında ve hemen sonra yapılacak
çalışmalar şunlardır:
• Afete uğrayan bölge ve etkilenen nüfusun belirlenmesi:
Ulaşım ve haberleşme bozulduğundan,
belirleme zorlaşmaktadır. Helikopter veya uçakla yapılması en
uygun yöntemdir.
• Enkaz kaldırma ve kurtarma:
Vali kendisine sağlanan yetki ile enkaz kaldırma ve kurtarma
çalışmalarını hemen başlatır. Burada afetten sağ kalanların ve
askeri birliklerin önemli rolü vardır.
Yaralıları bulma, enkaz kaldırma-kurtarma çalışmalarında bu
işi yapanların önceden eğitilmiş olmalarının yararı çoktur.
Afet öncesinde kazma,kürek,balta gibi araçgerecin afetten etkilenmeyecek bir yerde depo
edilmiş olması kurtarma çalışmalarını
kolaylaştıracaktır.
Vali en kısa sürede Kızılay,Bayındırlık bk.,
İçişleri bk.ve diğer yetkililerle görüşerek,
mevcut durumu bildirir ve gereksinimleri
doğrultusunda yardım ister.
• Beslenme:
Beslenme stratejisini de şöyle özetleyebiliriz.
İlk birkaç saatte:Sıcak içecek verilir.Kurtarıcı
ekipler ile çocukların beslenmesi sağlanır.
İlk iki gün:Önceden hazırlanarak depo edilmiş veya afetten
kurtarılmış,çoğunlukla kuru besin maddelerinin dağıtımı.
İki-on gün arası:Fırınlar,sahra mutfakları ve gelen diğer gıda
yardımları ile yemek sağlanması.Yetişkinlere iki öğün,çocuk,
gebe-emziklilere üç öğün yemek verilir.
On günden sonra:Afetzedelere yakacak,ocak,mutfak
malzemesi sağlanarak,kendi yiyeceklerini kendilerinin
hazırlamaları gerçekleştirilir.Bu dönemde ekmek ve diğer
besin maddelerinin adilane ve karışıklığa neden olunmadan
dağıtılmasını sağlayacak sistem kurulmalıdır.
Kişi başına günde ortalama 2000 Kcal.sağlayacak diyet
düzenlenmelidir.Kalorinin %65’i KH,%20’si Y,%15’i P’lerden
sağlanmalıdır.Çocuklar için 1.5gr/kg/g. Erişkinler için 1gr/kg/g.
protein verilmesi gerekir.
•
•
•
•
Beslenme yönünden risk altında olanlar,0-5
yaş grubu çocuklar ile gebe ve emzikli
annelerdir.
Afet süresi kısa bir dönemi içerdiğinden, dengeli
beslenme çok fazla önem taşımamakta, gerekli
enerjinin sağlanması daha önemli olmaktadır.
Beslenme bozuklukları daha çok afet sonrasında,
geçici yerleşim sırasında ortaya çıkmaktadır.
Hayvan varlığının kurtarılması, korunması ve
beslenmesi de afet sonrası beslenmenin
düzenlenmesinde önemli yer tutar.
Gıdaların hijyen kurallarına göre hazırlanması ve
günlük olarak tüketilmesi zorunluluktur.
• Barınma:
Afetten hemen sonra yardım ulaşana dek halk kendi
olanakları dahilinde kendi barınağını hazırlamaktadır.
Çadır ve prefabrik barakalar ancak birkaç gün sonra
kurulabilmektedir.
Çadırlar sekizer metre arayla düzgün sıralar halinde
kurulur.
Yollara ve su kaynaklarına yakın,drenajı kolay,
hafif eğimli alanda,sivrisinek üreme yerleri ve çöplük
gibi sakıncalı yerlere uzak yerlerde kurulmalıdır.
Hizmet bölümü(yemekhane, hastane, idare
çadırları)ve vatandaşların kaldıkları çadırlar ayrı iki
bölüm halinde kurulur.
Çadırlarda kalacak insan sayısı 3m2/kişi kriterine uygun olarak
saptanır.
Isınma ve aydınlatma için araç-gereç sağlanır. Yangın açısından
önlemler alınır.
5-6 çadır için bir çöp bidonu,bir wc,200 lt. bir su deposu
bulunur.
• Ulaşım ve Haberleşme:
Sadece yardım ulaştırma amaçlı olmayıp, afet bölgesi içinde
haberleşmeyi ve bilgi alışverişini sağlamak, ayrıca bölge dışına
bilgi ulaştırmak da önemlidir.
Görev yapabilen sağlık birimleri,sağlık binalarının hasar
durumu, personel durumu, ilaç ve malzeme miktarı, yol, iletişim
ve su sistemlerindeki hasar konusunda bilgi toplanmalıdır.
Saat başı ve günlük bilgiler toplanarak ilgili yerlere hızla
bildirilmelidir.
Güvenlik:
• Yerel emniyet ve jandarma kuvvetleri sorumludur.
• Yağma ve talanın,hırsızlıkların önlenmesi,
• Ölenlerin kimliklerinin tespiti ve gömülmesi,
• Gıda ve diğer malzemelerin korunması,
• Uygun dağıtımı ile kamu düzeninin kurulup korunması bu
güçlerce sağlanır.
Koruyucu sağlık hizmetleri ve çevre:
• Temiz ve yeterli su sağlanması
• Her 1000 kişiye 5 WC hesaplanmalıdır.
• Genellikle kuru tip hela çukurları kullanılır.
Çöpler ağzı kapalı bidonlarda saklanır, sık toplanır,
yakılarak veya gömülerek yok edilir.
Fare, sinek, bit, pire ve diğer vektörlerin kontrolü
afetlerden sonra önemlidir.
Enkaz altından çıkarılan cesetlerin tanımlanması, kaydı,
değerli eşyalarının yakınlarına verilmesi, dini tören
yapılarak gömülmesi ayrı bir organizasyon gerektirir.
Afetlerden sonra kural olarak tifo veya kolera
salgınlarının görüldüğü doğru değildir. Bu hastalıkların
endemik olarak bulunduğu yerlerde dahi bu tür
salgınlar seyrek görülür.
Koruyucu hizmetlerin en önemli ögesi epidemiyolojik
sürveyans hizmetleridir.
Bulaşıcı hastalık söylentilerinin yerine gidilerek
incelenmesi, gerekli laboratuvar hizmetlerinin kurulması,
suların ve gıdaların denetlenmesi, risk altındaki kişi ve
yerlerin belirlenmesi, basına ve yetkililere düzenli bilgi
sağlanması, daha uç birimlerde çalışan görevlilere bilgi
verilmesi bu hizmetler içindedir.
• Tıbbi bakım ve tedavi hizmetleri:
Afet sırasında en çok hata yapılan ve en düzensiz
sürdürülen hizmetlerden biridir.
Afetlerde ölümler ilk birkaç saatte olmakta, yaralanan
sayısı da göreceli az bulunmaktadır.
5-6 gün sonra görülen hastalıklar afet öncesi görüntüyü
vermektedir.
Bu nedenlerle dışarıdan sağlanan tıbbi yardım
hemen her zaman geç olmaktadır.
Sık afet geçiren bölgelerde ilk yardım
yöntemlerini bilenlerin sayısının artırılması bu
nedenle önemlidir.
• Üçüncül Koruma:
Afetzedelerin önce yakınlarının yanına veya
geçici yerleşim bölgelerine taşınıp,
yerleştirilmesi bir yandan da yıkıntıların
kaldırılarak yeni binalar kurulması en önemli
rehabilitasyon hizmetidir.
Eğitim ve sağlık hizmetleri, iş bulma, burs,
yiyecek ve yakacak, geçici iskan, toplumun
yeniden örgütlenmesini sağlama, kredi verme
ve eski bölgeye yerleştikten sonra başlatılan
rehabilitasyon
çalışmaları
verilebilecek
desteklerdir.
Afet anında olduğu gibi, afet sonrasında da
genellikle bir başıbozukluk ve düzensizliğin
sürdüğü gerçektir.
Tüm bunların önlenebilmesi için afet öncesi
hazırlıkların planlı ve bilimsel biçimde
yapılması gerekmektedir…
Afetlerde Hastane Öncesi Müdahele
• Afet;bir sistemin müdahele ve yanıt kapasitesini aşan
her türlü olay olarak tanımlanabilir.
• Bu müdahele ve yanıt kapasitesi farklı bölgelere
göre,hatta aynı bölge içinde günün farklı saatlerine veya
haftanın farklı günlerine göre de değişiklik gösterebilir.
• Hastanelerin de afetten etkilendiği durumlar internal ya
da sadece toplumun etkilendiği durumlar eksternal
olarak ayrılmıştır.
• Bir çok afet olayı ise,hem internal hem eksternal
olabilir(büyük bir deprem veya kasırga).
• Olayın kaynağına göre de tanım yapılabilir.Doğal veya
insan kaynaklı afete verilen yanıtta hastanelerin
etkilenip etkilenmediği dikkate alınmaz.
Burada amaç,durumu hafifletmek ve sorunu
düzeltmek için ne yapılması gerektiğini bilmektir.
• Bazı tanımlar yaralı insan sayısına göre yapılmıştır.
Ancak, yaralı insan sayısından çok, mevcut
kaynakların aşılıp aşılmaması önemlidir.
• Başka bir planda afetler 3 düzeye bölünmüştür.
Yaralıların bakımı için kaynaklar yeterliyse Düzey I,
bölgesel ortak yardımlaşma gerekliyse Düzey II, ülke
düzeyinde yardım gerekliyse Düzey III olarak
sınıflandırılmıştır.
• Diğer bir model ise,”potansiyel hasara neden olan
olay”(potential injury creating event-PICE) olarak
tanımlanmıştır.
A
B
C
PICE evresi
Planlanan dış
Dış yardım
Yardım ihtiyacı
durumu
Statik
Kontrol altında
Yerel
0
Yok
Aktif değil
Dinamik
Sistemi bozan
Bölgesel
I
Az
Alarmda
Paralitik
Ulusal
II
Orta
Yedekte
Uluslararası
III
Çok
Gönderilmiş
Dinar depremi------ Dinamik,paralitik,yerel,evre III
Senirkent seli ------ Dinamik,sistemi bozucu,yerel,evre III
İzmir seli
------ Dinamik,kontrol altında,yerel,evre 0
Körfez depremi-----Dinamik,paralitik,bölgesel,evreIII
Yıkıcı
Yıkıcı olmayan
Bombalama
Kar fırtınası
Deprem
İşçi grevi
Yangın
Elektrik kesintisi
Halk ayaklanması Su kaynaklarının tükenmesi
• Coğrafik alan olayın şiddetini gösterir.Dış yardım,
yerel olaylarda bölgesel krizlerden daha kolay ve hızlı
bir şekilde sağlanır. Büyük bir coğrafi alanda ortaya
çıkan olaylarda (yıkıcı deprem, kasırga) hastaneler ve
toplum kendi olanakları ile çalışmak zorunda kalabilir.
• Coğrafik alandaki belirtilen seviyelendirme,
dış yardımın seviyesini değil, olaydan etkilenen alanın
büyüklüğünü belirtir.
• Hastanelerin afet planları, afete verilen her türlü
yanıtın bir parçası şeklinde olmalıdır.
• Dış yardım gereksinimleri için çevre merkezler ve
ulusal kaynaklar ile anlaşma yapılmalıdır.
Hastane Öncesi Alanda Triaj
• Acil servislerdeki triyajın amacı,hastaları hemen
değerlendirip, yakınma ve başvuru şekillerine göre,
aciliyetin önceliğini belirlemek ve sınıflandırmak,
hastaların güvenliğini ve acil serviste daha hızlı
şekilde değerlendirilmelerini sağlamaktır.
• Afet triyajında amaç:”Daha çok sayıda insan için,
daha çok şey yap”.
• Hekimler için tüm hastalara en iyi yardımı yapmak
çok zor olabilir, bazılarını ölüme terk etmek zorunda
kalabilirler.
• Gerçek afet durumlarında Kardiyopulmoner
resüssitasyon uygulanmamalıdır.
Sık Karşılaşılan Az Sayıda
Yaralının Olduğu Olaylar
• Tıbbi olanakların etkilenmediği olaylarda
CRAMS skorlaması kullanılabilir.
• Bu skorlamada;Dolaşım, Solunum, Batın,
Motor ve Konuşma değerlendirilir.
• Altı puan ve daha düşük skorlu yaralılar
ciddi olarak kabul edilir.
Dolaşım
2- N kapiller geri dolum, KB >100mmHg sistolik
1- U kapiller geri dolum, KB 85-99mmHg sistolik
0- Kapiller geri dolum yok ya da KB< 85 mmHg sistolik
Solunum
2- Normal
1- Anormal(yüzeysel,sıkıntılı veya sayısı >35/dk.
0- Yok
Batın
2- Batın ve göğüs duyarlılığı yok
1- Batın ve göğüs duyarlı
0- Batın sert,yelken göğüs var veya batın ya da göğüse
derin penetran yaralanma
Motor
2- Normal (emirlere uyuyor)
1- Yalızca ağrıya yanıt var
0- Deserebre/dekortike kasılması var ya da yanıt yok.
Konuşma
2- Normal (oryante)
1- Konfü ya da uygunsuz
0- Anlamsız sesler ya da yok
Toplam CRAMS skoru (beş alanın toplamı)
6 ve daha düşük skorlu yaralılar ciddi kabul edilir.
Sık Karşılaşılan Çoklu
Yaralanmalı Olaylar
• Bu gibi durumlarda,kurtarıcı sıklıkla hastanın solunum,
perfüzyon ve bilinç durumunun hızla değerlendirildiği ‘Basit
Triyaj ve Hızlı Tedavi’ (Sımple Trıaj and Rapıd TreatmentSTART) yöntemini uygular.(Örn:çok araçlı trafik kazaları)
• Başlangıçta yürüyebilen tüm yaralılara olay alanından hızla
uzaklaşmaları istenir.
Bu hastalar “Yeşil’’ veya yürüyen yaralılardır. Daha ciddi
yaralanması olanların triyajından sonra tekrar
değerlendirilirler. Böylece kurtarıcı çok kısa sürede her
hastanın solunum hızı, nabız ve emirlere uyma
yeteneğini(bilinç) değerlendirir ve bu hastaları 3 kategoride
sınıflandırır:
1. Kırmızı (Acil)
2. Sarı (Geciktirilebilir)
3. Siyah (Ölü)
Bu aşamada yapılacak girişimler,tıkanmış bir
havayolunun açılması ve ciddi eksternal
kanamaya yapılacak direkt bası olmalıdır.
Bu durumda hastalar genellikle tedavileri için
hastaneye yollanırlar.
Sıklıkla,renk-kodlu triyaj etiketleri ile gelen
hastalar hastanede hastane personeli
tarafından yeniden değerlendirilerek,yeniden
triyajları yapılır.
SOLUNUM
TRİYAJA BAŞLA
YOK
VAR
>30
<30
HAVA YOLUNA
POZİSYON VER
YOK
KURTARILAMAZ
ACİL
VAR
ACİL
RADİAL
YOK
VAR
BİLİNÇ
KANAMA
ACİL
EMİRLERE
UYMA
YOK
ACİL
VAR
GECİKTİRİLEBİLİR
Büyük Afetlerde
Kazazedelere Yaklaşım
•
•
•
•
•
•
Büyük afetlerde hastane öncesi ve hastane triyajı farklıdır;körfez
depreminde olduğu gibi:
Yaralı ve ölü sayısı çok fazladır,tıbbi kaynaklar son derece kısıtlıdır,
hatta ilk zamanlarda yoktur. Hastalar uzun süre olay yerinde kalabilirler
ve bu nedenle sık sık değerlendirilmelidirler.
Ek olarak, triyaj yalnızca bir merkezde değil, çok sayıda alanda ve afet
bölgesindeki ile eş zamanlı olarak yapılmalıdır.Tek bir olay ya da yerel
afetten çok,bölgelere ayrılmış bir afet olarak düşünülmelidir.
Bu nedenle SAVE(Secondary Assessment of Victim Endpoint)triyaj
sistemi uygulanmalıdır.
Bu sistem,son derece yetersiz kaynakların bulunduğu ortamda hangi
hastanın verilecek olan tedaviden daha çok yarar görebileceğini
belirlemek için tasarlanmıştır.
START ile birleştirildiği zaman,kesin tedavinin gecikeceği çok sayıda
hastanın olduğu her türdeki olayda yararlı bir yöntemdir.
•
Bu metot,özellikle afet alanında hızla tedavinin
başlandığı ancak birkaç gün içinde uygun tedavi
merkezlerine gönderilemeyecek olan hastaları
değerlendiren sağlık ekiplerinin kullanması için
planlanmış bir yöntemdir.
• Bu yöntemde hastalar 3 ayrı kategoriye
ayrılmaktadır:
1.Ne yaparsan yap ölecek olanlar
2.Tedavi edilse de edilmese de iyileşecek olanlar
3.Yetersiz saha tedavisinden bile fayda görecek
olanlar
Bu yöntem ile sadece tedaviden fayda göreceğine
inanılan yaralılara temel bakım ve destek tedavisi
verilmelidir.
• SAVE metodu kullanılarak hastalar 3 kategoriye ayrılır ve
kaynaklar uygun bir şekilde kullanılır.Hastayı hangi gruba
koyacağımızın kararı,bugüne dek mevcut olan hayatta kalma ve
morbidite istatistiklerinden çıkartılmaktadır. Örn.3
kazazedenin göğüs tüpü ihtiyacı olduğu,ancak 2 tüpün kaldığını
düşünelim.
İki hastanın tek, 3.hastanın bilateral pnömotoraksı var. Save
yöntemine göre,girişim bilateral göğüs yaralanması olan
yaralıya yapılmamalı,diğer iki hasta kurtarılmalıdır.
• Acil transporttan daha fazla yarar görecek olan hastalar
“öncelikli”olarak işaretlenir ve ilk bu hastalar sevk edilir. Bu
hastalar,hastanede kolayca tedavi edilebilecek ancak sahada
ölüm riski olan yaralılardır.(Örn:İntraabdominal kanama
nedeniyle hemen ameliyat olması gereken bir hasta)..
• Önceden olan hastalıkların etkisine ek
olarak,çoklu yaralanmalar da sinerjistik olarak
etkilidir.Çoklu yaralanması olan bir hastanın
prognozunun,her bir yaralanmanın hayatta kalma
olasılıklarının basit toplamından daha kötü olması
beklenebilir.
• Çok yaşlı ve çok küçük olanlar daha kötü prognoza
sahiptir.Triyaja karar verirken,hastanın çok yaşlı
ya da çok küçük olması,multiple yaralanmasının
olması ve önceden var olan hastalıkları mutlaka
dikkate alınmalıdır.
Travmatik Olmayan Aciller
• Travmatik olmayan birçok acil hastalık,çok miktarda
kaynağa ihtiyaç oluşturmayan girişimlerle alanda dahi
başarı ile tedavi edilebilir.
• Bu tip hastalar tedavi alanına yönlendirilirler.
Hastalıklarının ciddiyeti her vaka için ayrı
değerlendirilir. Ciddi olmayan kalp hst., astım gibi
belirli hastalıkların tedaviye yanıt vereceğini
düşünmek akıllıca olur.
• Otitis media, İYE gibi daha az acil sorunlar tedavi
gerektirmeyebilir, bu hastalar ilk olarak gözlem
alanına yönlendirilebilir ve bunlar kaynaklar yeterli
olursa daha sonra tedavi edilebilir.
Özel Triyaj Kategorileri
• Personel kaynaklarını en üst düzeye çıkarmak
için, sağlık ekibine yardımcı olabilecek özel
becerileri olan kişiler, gözlem alanına
yönlendirilmek yerine tedavi alanına
yönlendirilmelidir.Tedavi sonrası bu kişilerin
ekibe katılması hizmeti güçlendirecektir. Önkol
kırığı olan bir hekimin kolunun atellenmesi buna
örnektir.
• Etkin personel sayısının artırılması,verilen
yanıtın bütününü etkileyecektir.
• Asıl amaç, daha çok kişiye en yüksek düzeyde
yarar sağlamaktır.
Hastane Öncesi Acil Tıbbi
Sistemlerin Protokolleri
• Her hastane bulunduğu bölgenin afet planları
içinde yer almalı ve geliştirilen bu planları mutlaka
bilmelidir. Hastane öncesi hizmet veren merkezler
de hastanelerin hizmet kapasitesini bilmelidir.
• Hastaneler ve bölgeler arası antlaşmalar da,ortaya
çıkabilecek daha büyük afetler öncesinde destek
amacı ile kesinlikle yapılmalıdır.
Hastane Öncesi Afet Alanının
Organizasyonu
• Afet alanı birkaç farklı alana bölünerek organize
edilir.
• Komuta noktası hareket alanının merkezidir ve
komuta eden kişi bu alanda bulunur.
• Ambulans,personel ve malzemeler olay yerinin
dışındaki bir destek alanında konuşlandırılmalıdır.
• Yaralıların toplanacağı alanlar ve ölülerin
toplanacağı morglar tespit edilmelidir.
Afet Yanıtının Evreleri
• Aktivasyon-Uygulama-Hafifleme-Düzelme
• Aktivasyon fazı;olayın ilk fark edildiği veya bildirildiği
zamanı gösterir. Uygun kişi ve birimler olaydan haberdar
edilir ve ilk yanıt oluşturulur.
• Uygulama dönemi;olay yerinin değerlendirilmesi ve
komutanın organizasyonu yapılır. Arama ve kurtarma işine
başlanır. Bu dönemin 2. evresi triyaj,stabilizasyon ve
hastaların taşınmasıdır.
Afet Yanıtının Evreleri
• Hafifleme dönemi;olay yerindeki tehlikenin ve
yaralıların son müdahelelerinde bulunulur.
• Düzelme fazı;olay yerinden ayrılma ile
başlar.Sonra normal işlevlere dönülür ve son
olarak,
verilen hizmet yorumlanarak kurtarıcıların
psikolojik desteği sağlanır.
ACELE ET !..AMA YAVAŞ YAVAŞ.
Download

Afetlerde Sağlık Hizmeti ve Yönetimi