SINIRLARI KALDIRDIK
MUHASEBE & FİNANS YÖNETİMİNDE FULL MODÜL
HarmonyERP
MUHASEBE & FİNANS YÖNETİMİ PROGRAMI
0
5
7
V
+ KD
Muhasebe & Finans Yönetiminde
..
. . . . ..
Aradığınız Herşey Tek Bir Programda
Sınırsız Kullanıcı
Kullanıcı Yetkilendirme
Tüm Ekranları Excel’e Aktarma
Sınırsız Terminal Tanımlama
Geniş - Detaylı Raporlama
- MUHASEBE & FİNANS YÖNETİMİ
- Muhasebe
- Fatura
- İrsaliye
- Cari
- Stok
- Kasa
- Banka
- Çek & Senet
- SATINALMA
- Satıcı (Tedarikçi) Kartları
- Teklifler / Birim Fiyat Listesi
- Bağımsız Satınalma Talepleri
- Satınalma Sipariş Açma
- Satınalma Kabul - İrsaliye İşlemleri
- Raporlar
KURUMSAL YAZILIM
Duaçınar Mahallesi Ören Sok No: 9 Yıldırım/BURSA
Tel : (0224) 327 37 54 | GSM : (0555) 615 30 17
www.harmonyerp.net | [email protected]
SQL veritabanı
Sınırsız Döviz Cinsi
Kısayol tuşları
-SATIŞ
- Müşteri Firma Kartları
- Müşteri Teklifleri
- Müşteri Siparişleri
- Sevk Emri
- Sevk İşlemleri
- Satış İadeleri
- Raporlar
-STOK KONTROL
- Stok Kartı
- Stok Hareketleri
- Stok Transferleri
- Raporlar
- ERP MAIL
- ERP Mail
- ERP Mail Uyarı Sistemi
www.kurumsalyazilim.com
OKAN ÜNİVERSİTESİ
&
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ
İşbirliği ile gözünüz
“yüksek”lerde olsun!
İKİ
İTE
ÜNİVERS
TEK
A
DİPLOM
ER
EĞİTİML A
BURSA’D
Okan Üniversitesi’nin Bursa’da
Uludağ Üniversitesi işbirliği ile
gerçekleştirdiği Yüksek Lisans
programlarıyla daha iyi bir
kariyer hedefleyen tüm adayları
bekliyoruz.
MUHASEBE VE DENETİM
Yüksek Lisans Programı
İŞLETME
Yüksek Lisans Programı
Ayrıntılı bilgi ve kayıt için:
Okan Üniversitesi Bursa Bölge Temsilciliği
Yeni Karaman Mah. Mudanya Yolu Cad.
Asya İş Merkezi K: 3 Osmangazi / Bursa 5
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
Tel: 0 (224) 240 21 27
ilanço
Gsm: 0 (530) 329 00 91
BB
444 OKAN (6526)
www.okan.edu.tr
için d e k i l e r
İÇİNDE KİLE R
12 Yeni dönemde Bursa Bilanço
14 Başkanların gündemi ‘mesleki sorunlar’ oldu!
14 Başkanların gündemi
17 Entegrasyon ve arşivleme çözümleri
‘mesleki sorunlar’ oldu!
18 19. Türkiye Muhasebe Kongresi gerçekleşti
20 Özel ve kamu hukuku açısından sorumluluklar
tartışıldı
23 Meslek mensupları ‘Anadolu Odaları Eğitim
Semineri’nde buluştu
24 Cumhuriyetin 91. yılına özel yemek
26 Balıkesir’de Uygulamalı Bilirkişilik Eğitimi
18 19. Türkiye Muhasebe
28 ‘İdare üzerine düşeni yapar’
Kongresi gerçekleşti
HABER
30 ÖTV’de özellik arz eden konular
32 Türkiye’de vergi afları politik bir araç olarak
kullanılıyor!
34 SGK İl Müdürü Ahmet Metin’den BSMMMO’ya
veda ziyareti
35 Meslek mensupları bayramlaşma töreninde buluştu
20 Özel ve kamu hukuku
36 Firmalara e-defter bilgilendirmesi
açısından sorumluluklar
tartışıldı
38 SGK açısından ‘Torba Yasa’
40 Bursa’nın sosyal güvenlikte tahsilat sıkıntısı yok!
41 BEBKA destekli İngilizce eğitimi başladı
42 TÜRMOB’dan farkındalık eğitimi
44 Çalışma komisyonları yeni kadrolarla göreve başladı
45 BTSO’dan Torba Yasa bilgilendirmesi!
46 Bu coşku hiç bitmez!
48 RÖPORTAJ “Bu dergi benim için çok değerli”
24
Cumhuriyetin 91.yılına
özel yemek
BURSA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI YAYINIDIR.
6
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
51 İlle de kardeş
52 Geleneksel ‘yeşil saha mesaisi’ başladı
28
GÜNCEL
54 Sanal dünyada fantezi roller
İdare üzerine
düşeni yapar
56 Kan ve Lale
57 Kimse coşkusunu kaybetmiş insan kadar
yaşlı olamaz
58 KÜLTÜR & SANAT
60 Büyük göçün 25 yılında kanayan nostalji
62 Kömürlü Termik Santrallerin Çevre ve Sağlık Etkileri
ME VZUAT
65 Torba kanunun sosyal güvenlik açısından getirdikleri
68 Esnaf ve şirket ortakları nereden emekli olacak?
30
ÖTV’de özellik arz eden
konular
70 6552 Sayılı Torba Yasa İle Getirilen Değişiklikler,
Kasa Affı ve Vergi Borçlarına Ödeme Kolaylığı
74 Organize sanayi bölgelerindeki alt yapı tesislerine
ait katılım payı ödemeleri gider yazılabilir mi?
76 Tasfiye süreci beklemeden sermaye şirketlerinin
kapatılması ve vergilendirilmesi - 2
42
YENİ ÜYELER
MEVZUAT DEĞİŞİKLİKLERİ
İDARE KARARLARI
YARGI KARARLARI
SORU CEVAP
PRATİK BİLGİLER
VEFATLAR
TÜRMOB’dan farkındalık
eğitimi
44
MAKALELERİN SORUMLULUĞU YAZARINA AİTTİR
7
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
Bu coşku
hiç bitmez
Ba şk a n ’ d a n
Yeni yıla
girerken...
Sevgili Meslektaşlarım,
Yüreklerimizi kora çeviren iş cinayetlerinin zirveye çıktığı,
denetimsizliğin, hukuk tanımazlığın, kâr hırsının aramızdan
yüzlerce canı aldığı bir yılı geride bırakırken, yepyeni bir yılı
umutlarla karşılıyoruz…
Göreve geldiğimiz günden bu yana büyük bir heyecanla hayata geçirdiğimiz projelere sizlerden gelen destek, bize doğru
yolda ilerlediğimizi gösterdi ve elbette çalışma şevkimizi de
artırdı. Kısa süre önce kadroları yenilenen komisyonlarımızla
yeni yılda da çok daha başarılı projelere hep birlikte imza atacağımızdan hiç şüphem yok.
Geride bıraktığımız dönemde meslek alanımıza giren ve işbirliği içerisinde olmamız gereken tüm kuruluşlarla ortak çalışmalar başlattık. Çalışmalarımıza bundan sonra da devam
edeceğiz. Muhasebe meslek camiası olarak; meslektaşlarımızın sorunlarının çözümü noktasında yürüttüğümüz girişimlere de hız kesmeden devam edeceğiz. Sadece mesleğimizle
ilgili değil, kentimize, ülkemize ve dünyaya dair sözümüzü de
sakınmadan söylemeyi sürdüreceğiz.
Yeni yıla girerken; yılın son üç ayını kapsayan dergimizin bu
Smmm. Ahmet Hikmet SÖNMEZ
Bursa SMMMO Başkanı
[email protected]
sayısında birbirinden farklı konu ve etkinliklerimizi de sizlerle
paylaştık. Etkinliklerimize ulaşacağınız dergimizin bu sayısında sizlerle birkaç önemli bilgiyi de paylaşmak istiyorum.
153. sayısı yayınlanan dergimiz, T.C. Kültür ve Turizm
Bakanlığı’nın onayı ile Uluslararası Standart Süreli Yayın Numarası (ISSN) alarak, 10.11.2014 tarihi itibariyle uluslararası
anlamda geçerli olacak kimlik numarasını elde etmiştir.
Öte yandan, sevindirici diğer bir haberimiz de; 1 Nisan 2013
tarihinde açılışını gerçekleştirdiğimiz ‘Bursa SMMM Muhasebe Müzesi’, yine T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın onayı ile
25.11.2014 tarihi itibariyle; ‘Resmi Müze’ unvanını almıştır.
Bunların yanı sıra; BSMMMO olarak ilk defa Avrupa Birliği
Projesi kapsamında hazırlanan ve Bursa Eskişehir Bilecik
8
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
Kalkınma Ajansı’nca (BEBKA) kabul edilen program çerçevesinde; ‘İngilizce IFRS Eğitimi’ gerçekleştirdik. Kısa süre önce
sona eren program dahilinde; İngilizce mülakatı geçen 34
meslektaşımız, 70 saatlik mesleki İngilizce eğitimini başarıyla
tamamladı.
YIL 17 SAYI 153
Bursa SMMM Odası Adına Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
AHMET HİKMET SÖNMEZ
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
SABİHA IŞIK
Daha önce 2013 yılında T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı’nca açı-
Yürütme Kurulu
Ahmet Hikmet SÖNMEZ
Ömer İŞÇİ
Sabiha IŞIK
Ali ÇEVDİR
lan İKG Projesi kapsamında ise; ortak ve iştirakçilerimiz olan
BESOB, KOSGEB ve İŞKUR ile birlikte 300 bin Euro bütçeli
‘Kayıtlı İstihdamın Teşviki’ projemiz, ön başvuruyu geçti. İleriki günlerde çalışmalarını başlatacağız ve ayrıntılı duyurularını
sizlerle paylaşacağız.
Sevgili Meslektaşlarım;
Geçtiğimiz ay sonunda Ankara’da gerçekleşen Başkanlar Kurulu Toplantısı’na gitmeden önce; Odamızın kurul ve çalışma
komisyonları ile birlikte, mesleğimizin temel sorunları çözüm
önerilerine ilişkin katılımcı bir anlayış çerçevesinde, ortak bir
çalışma yürüttük. Bu çalışmamız neticesinde, altını çizdiğimiz
bazı konu başlıkları ve önerilerimizi ise toplantıda dile getirdik.
Haberimizin içeriğinde, gündeme getirdiğimiz konu başlıkları
hakkında bilgi edinebilirsiniz.
Editör
Berhan SONER
Mevzuat Yazı Kurulu
Prof Dr. Adnan GERÇEK, Prof. Dr. Mehmet YÜCE
Prof. Dr. Sait KAYGUSUZ, Yrd. Doç. Dr. Şükrü DOKUR
Öğr. Gör. Adem YILDIRIM
Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Komisyonu
Serdar İNCE, Recep YILMAZ, Hacı Bektaş AYKUT,
Abdullah KÜÇÜK, Ali ERDOĞAN, Ali YÜCE,
Ayperi AKDAĞ ALPARSLAN, Ayşen BEKTAŞ, Burak UYAR,
Bülent TÜREMEN, Emir ES, Emre BAŞTÜRK, Ersel GÖNÜL,
Fatih UZUN, Hamdi LİMAN, Hüseyin BURHAN, İbrahim TOKGÖZ,
Mehmet DEMİR, Mehtap ÜNLÜ, Melike AKYILDIRIM,
Mesut Serhat YURDAOR, Murat FEYZİOĞLU,
Özer TURAN, Recep GÜLEÇYÜZ, Samet DEMİRTAŞ,
Selda ERCAN KÜÇÜKKALEM,
Tuncay TURHAN, Umut KAHRAMAN
Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu
Sinem ATASEVER
TÜRMOB’un Başkanlar Kurulu Toplantısı’nda gündeme gelen diğer bir konu ise TÜRMOB-Ankara Üniversitesi işbirliğinde düzenlenecek olan Bağımsız Denetim eğitimleri oldu. Bu
eğitimlerin genele yayılarak tüm illerimizde yapılmasını doğru
Tasarım ve Yayın Sorumlusu
Nazlı ÖZCAN
Matbaa
SALMAT BASIM / 0 312 341 10 20
bulduğumu ve ayrıca, TÜRMOB’un başta genel başkanımız ol-
Dağıtım
SEÇ KURYE / 0 224 225 61 42
mak üzere; bu konudaki mücadelesini desteklediğimizi bir kez
İKİ AYDA BİR YAYINLANIR.
daha deklare etmek isterim.
2015 yılının savaş yerine barışın, zulüm yerine adaletin, çıkar hırsı yerine saygı ve sevginin sesinin yükseldiği, meslek
mensuplarının mesleğine ve odasına daha fazla sahip çıktığı,
insan haklarının ve ifade özgürlüğünün tam güvence altında
olduğu bir yıl olmasını diliyorum…
YÖNETİM YERİ VE YAZIŞMA ADRESİ
BURSA SMMM ODASI
BAOB Yerleşkesi Odunluk Mh. Akademi Cd.
No: 8 (Carrefour Arkası) Nilüfer / BURSA
TEL : 444 16 44
FAKS : (0 224) 451 19 19
www.bursa-smmmo.org.tr
e-mail: [email protected]
Basım Tarihi: 30/12/2014
9
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BURSA SMMM ODASI
ÜYELERİNE ÖZEL İNDİRİMLİ FİYATLARLA...
gü n c e l
Yeni Dönemde
Bursa Bilanço
Odamızın Bursa ve Türkiye’ye açılan penceresinden merhaba…
Her dönemde olduğu gibi bizler de yeni katkı yeni heyecanlarla çalışmalarımıza başladık.
Bilançolarda aktif ve pasifi dengeleriz çoğu zaman. Kalbimizle beynimizi; yani mantığımızla duygularımızı dengeler gibi… Bizler de
Odamız ve mesleğimizle ilgili haberlerle beraber sosyal ve kültürel
çalışmalara yer vermeye devam edeceğiz.
Hacettepe Üniversitesi muhasebe öğretim görevlisi İslam Çankaya
1984 yılındaki duygularında ‘Öğrencilerime’ adlı şiirde şöyle der;
İnan gülüm,
İstediğim gibi olsa,
Sana rakamlardan önce,
Aktif ve pasiften,
Borç ve alacaktan,
Demirbaş ve amortismanlardan,
Ve KDV’den önce,
Sevmeyi,
Sevgiyi öğretirim,
İnsanı ve doğayı…
Sevmeyi…
Smmm. Serdar İNCE
BSMMMO Basın Yayın ve Halkla
İlişkiler Komisyonu Başkanı
[email protected]
Gönüllülük esasına göre tüm komisyonlarda emek harcayan arkadaşlarımıza sevgi ve saygılarımızı sunar, tüm meslektaşlarımızdan katkı ve desteklerini bekler, nice güzel
seneler dileriz.
12
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
RENGiNi
ELEKTRiĞiNLE
BELLi ET!
Hem sen kazan
hem Bursaspor kazansın...
ilan27,5x19,5.pdf
1
16/10/14
14:06
RENGiNi
ELEKTRiĞiNLE
BELLi ET!
Hem sen kazan
hem Bursaspor kazansın...
C
M
Y
CM
MY
CY
CMY
K
444 1963
444 1963
www.bisen.com.tr www.bursasporelektrik.com
ha b e r
Başkanların gündemi
‘mesleki sorunlar’ oldu!
kin Tebliğler ve Odalarımızın Eğitimleri olmuştur. Ayrıca
Bağımsız Denetim Yönetmeliği’nin çeşitli hükümlerinde
de bazı değişiklikler yapılmıştır” dedi. Eylül ayı içerisinde
Türkiye genelinde eş zamanlı gerçekleştirilen ‘Farkındalık Eğitimleri’ ile meslek mensuplarının haksız rekabet,
meslek etiği ve kurumsallaşma konularında farkındalığının artırılması ile uygulama birlikteliğinin sağlanmasının
amaçlandığını, bu eğitimlerin de ikinci aşamasına gelindiğini belirten Genel Başkan Sanlı, “Bağımsız denetimle
ilgili uluslararası alanda da gelişmeler yaşanmaktadır.
Denetimin gözetimi konusunda dünya uygulamaları ile
ülkemiz uygulamaları arasında bazı farklılıklar bulunmaktadır. Birçok ülkede kamu gözetim kurumu, geçmişte meslek mensubu olan ancak mesleği şuan fiili olarak
yapmayanlardan oluşmaktadır. Denetimin kalitesi ancak
işletmelerin bilincinin gelişmesi ile artmaktadır. Denetimin kalitesinin artması için, işletmelerin kaliteli denetim
talep etmesi gerekiyor. AB direktiflerine 2016 yılına kadar uyum sağlamak durumundayız” ifadelerini kullandı.
Sanlı, uluslararası gelişmeleri takip ettiklerini ve meslek
mensuplarının bu gelişmelere uyum sağlaması için yoğun çalışmalar yaptıklarını belirterek, “TÜRMOB’un bilimsel yayınları önemli bir etkinliğe ve hacme ulaşmıştır.
Her yerde kaynak gösterilen bu çalışmalar ve yayınlar
camiamızı gururlandırmaktadır” dedi.
Kamu Gözetim Kurumu TÜRMOB
ilişkisi ile mesleki unvan kullanımının değerlendirildiği TÜRMOB 73.
Başkanlar Kurulu Toplantısı’nda
konuşan BSMMMO Başkanı Ahmet
Hikmet Sönmez, mesleki sorunları
gündeme getirerek, sorunlara çözüm aranması gerektiğinin altını
çizdi.
‘BAĞIMSIZ DENETİM AYRI BİR
MESLEK DEĞİL’
TÜRMOB Genel Başkanı Sanlı, kamu gözetim kuruluşları ile muhasebe meslek kuruluşları arasındaki ilişkilerin,
görev ve sorumlulukların şu anda uluslararası alanda da
tartışılmaya başladığına işaret ederek, “Dünya uygulamalarına bakıldığında, kamu gözetim kurullarının asli görevleri olan bağımsız denetim faaliyetinin gözetim fonksiyonuna yöneldikleri görülmektedir. Almanya örneğinde
olduğu gibi çoğu zaman muhasebe meslek kuruluşlarından destek ve yardım alarak, işbirliği içinde faaliyetlerini yürüttükleri bilinmektedir. Muhasebe standartlarının
oluşturulmasında Amerika, AB, Kanada, Japonya gibi
gelişmiş ülkelerde dahil olmak üzere ayrı şekilde yapılanmışlardır. Denetim standartlarının belirlenmesini genel
T
ÜRMOB 73. Başkanlar Kurulu Toplantısı, Oda
Başkanları ve TÜRMOB kurullarının katılımı ile
Ankara’da gerçekleşti. KGK - TÜRMOB ilişkileri,
mesleki unvan kullanımı ve mesleki sorunların
değerlendirildiği toplantıda BSMMMO’yu temsilen Oda
Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez ve Oda Başkan Yardımcısı Ömer İşci de hazır bulundu. Toplantının açılış konuşmasını yapan TÜRMOB Genel Başkanı Ymm. Nail Sanlı,
son bir ay içerisinde mesleği ilgilendiren birçok yeni gelişmenin yaşandığına dikkat çekerek, “Mesleğimizi ilgilendiren ilk gelişme; Torba Kanunu Uygulanmasına İliş-
14
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
‘ANKARA ÜNİVERSİTESİ İLE
EĞİTİMLERE BAŞLIYORUZ’
olarak kendileri yapmamaktadırlar. Zaten referans alınan
Uluslararası Denetim Standartları (UDS) IFAC tarafından yayımlanmaktadır. Denetçinin staj, eğitim, sınav,
sicil, lisans, yetkilendirme işlemlerini muhasebe meslek
kuruluşları tarafından yapıldığı bilinmektedir. Bağımsız
denetimi; muhasebe mesleğinden ayrı bir meslek değil,
muhasebe mesleğinin teknik bir uzmanlık alanı olarak
gördükleri için meslek mensubu olmaları yeterli görülmektedir” şeklinde konuştu.
Kamu Gözetim, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu ile yaşanan gelişmeler ve yapılan çalışmalar hakkında bilgiler veren Genel Başkan Sanlı, Sanlı, “9 Başkanlar Kurulu Toplantısında, 3 Muhasebe Forumunda, 1
Muhasebe Kongresinde; KGK, eğitimler ve süreçlerimiz
konusunu tartıştık. 73. Başkanlar Kurulu toplantısında
son kez bu konuya değinmek ve bu konuyu çözüm önerileriyle birlikte gündemden kaldırmak istiyorum. KGK
ile görüşmelere başladığımızdan beri 3 tane çözülmesini
istediğimiz gündemimiz vardı. TÜRMOB eğitimleri, 15 yılını doldurmamış meslektaşlarımız sürece katılabilmeleri
ve haklarının korunması için iyileştirme, sınav ve işbirliği
yapabileceğimiz çalışmalar. Bağımsız denetim eğitimlerine yönelik Ankara Üniversitesi ile bir çalışma yaptık. Eğitim konusunda yolumuza Ankara Üniversitesi’yle devam
edeceğiz. Ankara Üniversitesi TÜRMOB ile işbirliği yapan, dimdik duran, TÜRMOB için yetkisini hayata geçiren
bir üniversitedir. Yıllanmış köklü bir üniversitedir. Neden
sadece Ankara Üniversitesi? Bu koşularda, bu şekilde
‘HİÇBİR KURUMUN YASAL
YETKİLERİNİ TARTIŞMIYORUZ’
Sanlı, “İngiltere örneğinde olduğu gibi meslek mensuplarından denetim yapmak isteyenlere mesleki yeterlilik
sınavlarında ek müfredat konulması uygulamalarına
rastlanmaktadır. Bu konuda şunu özellikle belirtmek istiyorum, TÜRMOB olarak hiçbir Kurumun yasal yetkilerini
tartışmıyoruz. Amacımız kurumların yetkilerini paylaşmak değil, bu alanlar da gerek mesleğin gerekse yapılan
işlerin kalitesinin daha da arttırılması için Birliğimiz ile
işbirliği yapılmasıdır” dedi.
15
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
ha b e r
SÖNMEZ MESLEKİ
GÜNDEME GETİRDİ
senato kararlarıyla önümüze başka bir üniversite daha
çıkarsa kapımız ona da açıktır. Tabi ki Sadece Ankara
Üniversitesi’yle sınırlı kalmayacağız” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında af yasasına da değinen BSMMMO Başkanı, toplantıya gelmeden önce; Oda kurul ve çalışma komisyonları ile birlikte, mesleğin temel sorunları ve çözüm
önerilerine ilişkin katılımcı bir anlayış çerçevesinde, ortak
bir çalışma yürüttüklerini belirterek, şu konuları gündeme getirdi:
‘GEREKLİ DENETİMLERİ
BAŞLATACAĞIZ’
Genel Başkan Sanlı’nın ardından ise sırasıyla Oda Başkanları söz aldı. BSMMMO’yu temsilen söz alan Oda
Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez, TÜRMOB ile Ankara
Üniversitesi işbirliğinde düzenlenecek olan Bağımsız
Denetim eğitimlerinin genel yayılarak tüm illerde yapılmasını doğru bulduklarını belirterek, TÜRMOB’un bu
konudaki mücadelesini desteklediklerini bildirdi. Mesleki
unvanların kullanılması noktasında da SMMM unvanının yalnız başına kullanılmasını istediklerini vurgulayan
BSMMMO Başkanı Sönmez, bağımsız denetçi ibaresinin
kullanımına yönelik, gerekli kovuşturma ve denetimleri
başlatacaklarını duyurdu.
• Hükümet 2015 yılı bütçe görüşmelerinden sonra vergi
kanunlarının tamamının yeniden yapılacağını, yapılacak
olan değişiklikte, TOBB, BARO ve TÜRMOB gibi kurumlardan görüş alınacağını beyan etmiştir. TÜRMOB’un ivedilikle taslağı alarak, bir çalıştay kurması, kurulacak olan
çalıştayın raporunu tüm odalara göndermesi,
• Bir sonraki başkanlar kurulu toplantısının Bursa’da yapılması,
‘ASIL GÖREVLERİMİZİ
YAPAMIYORUZ’
• TÜRMOB tarafından meslek içi eğitim programları hazırlanmasını, edevlet programının sonucunda emuhasebenin yaygınlaşacağı bu program nedeniyle meslek
mensuplarının birçoğunun doğal olarak işsiz kalacağı
şüpheleri var. Bu nedenle; sürekli meslek içi zorunlu eğitimlerine önemle başlanılması ve meslek mensuplarının
ücretsiz bu eğitimlerden istifade etmelerinin sağlanması,
Sönmez, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Her geçen gün
iş yükü biraz daha artan ve sorunları karşısında idarenin tepkisiz kaldığı meslek camiası olarak; yeni bir yılı
karşılamaya hazırlanıyoruz. Bir şeylerin değişmesi, lehimize adımların atılması için Oda temsilcileri olarak, yerel
bazda attığımız adımlar, meslek camiamızın sorunlarının
çözümü noktasında maalesef ki yetersiz kalmaktadır.
Bu yüzden; tüm talep ve beklentilerimizi, biz meslek
mensuplarının temsilcisi olan TÜRMOB öncülüğünde
ortaklaştırarak dile getirmeliyiz. Yıllardır çözüm bekleyen sorunlarımıza her geçen gün yenileri eklenmekte…
Meslek mensupları olarak; vergi mevzuatı, muhasebe,
iş mevzuatı, sosyal güvenlik mevzuatı, ticaret mevzuatı gibi konularda omuzlarımıza yüklenmiş o kadar çok
görev ve sorumluluklar var ki, mesleğimizi ilgilendirmeyen konularla uğraşmaktan, asıl görevlerimizi yapamaz
hale geldik. Meslek mensupları olarak, son zamanlarda
en çok karşılaştığımız sorun ise; vergi denetmenlerince
hakkımızda tutulan ‘Sorumluluk Raporları’. Bu konuya daha fazla hassasiyet gösterilmeli. Çünkü; hakkında
rapor tutulması, meslek mensubunun ticari ve mesleki
yaşamını olumsuz etkiliyor. Bu konuyu; Bursa yerelinde
gündeme getirdik. Vergi Dairesi Başkanını ziyaretimizde
de kendisine ilettik ve çözüm üretilmesi gerektiğini ifade
ettik. Ama yerelde değil de bu sorunumuzu; genel olarak
TÜRMOB öncülüğünde ortak bir tavır alarak, birlikte hareket ederek çözebiliriz.”
• LUCA programının kampanyalı falan değil, doğrudan
meslek mensuplarının istifadesine yıllık versiyon farkı
bedeliyle parasız olarak sunulması,
• Haksız rekabet ve disiplin yönetmeliğinin çalıştay kurularak yeniden hazırlanması,
• Odalar tarafından ayrı ayrı hazırlanan harcama yönetmeliğinin iptal edilerek TÜRMOB tarafından tüm odaların
görüşü alınarak yine çalıştay kurularak, yeniden hazırlanması,
• Oda meclislerinin yasal statüye kavuşturulmasını ve
meclis tüzük ve yönetmeliğinin tek olması,
• Odaları ve oda başkanlarını zan altında bırakacak uçuk
huzur haklarından kurtarması için Maliye Bakanlığı ile
görüşülerek, bununla ilgili Türkiye genelini (diğer odalarsendikalarbaro vs.) kapsayacak yönetmelik çıkarılması
gerektiği hususlarının yaygınlaştırılması,
• TÜRMOB yayınlarından tüm meslek mensuplarının istifade edebilmelerinin sağlanması,
16
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
SORUNLARI
BBilanço
Entegrasyon ve
arşivleme çözümleri
• Tahsilat sıkıntısı bir an önce çözülmeli. TÜRMOB’un
öngördüğü adımlar vakit kaybetmeden atılmalı.
• Üniversitelerde ve AÖF bünyesinde mali müşavirlik fakülteleri kurulsun.
Bu fakülteden mezun olanlar, yalnızca mesleki yeterlilik
sınavına girsinler. Staj süresi ise sadece 1 yıl olsun.
• Türkiye de çoğu sigortalı Asgari ücret üzerinden bağkur ödemekte, kimse vergi levhasına göre veya şirketten
aldığı aylıklara göre bağkur ödeyememektedir. Bu hususun detaylıca incelenmesi ve gerekli işlemlerin yapılması,
LUCA ve LUCA Net Ürün Müdürü Cenk İçer ile İŞNET İş Ortakları
Satış Müdürü Ayhan Akgöz, ‘E-fatura, E-defter, Entegrasyon ve
Arşivleme Çözümleri’ konularında sunum yaptılar.
• Yaşadığımız sorunların kaynağında serbestbağımlı ayrımcılığı yapan 3568 sayılı kanun yer almaktadır. Yasadaki bu ifade kaldırılarak tüm meslek mensuplarını İfade
edecek Mali müşavirlik kanunu diye değiştirilmelidir.
BSMMMO’nun evsahipliğinde, LUCA
ve LUCA Net Ürün Müdürü Cenk İçer
ile İŞNET İş Ortakları Satış Müdürü Ayhan Akgöz’ün sunumunda, ‘E-fatura,
E-defter, Entegrasyon ve Arşivleme Çözümleri’ konulu seminer düzenlendi.
• Belli bir ciro büyüklüğüne sahip ticari işletmelerde muhasebe, finans gibi birimlerinde ruhsatlı meslek mensubu çalıştırılma zorunluluğu getirilmelidir.
B
• SMMM ve YMM bürolarına Hizmet Kalite Standardı
getirilmeli ve tutulan defterlerin ciro, sayı ve büyüklüklerine göre meslek mensubu çalıştırılması zorunluluğu
getirilerek mesleğin itibarı ve hizmet kalitesi artırılmalı
bunun sonucu olarak da meslek mensuplarına yeni iş
istihdamı sağlanmalıdır.
ursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın
(BSMMMO) BAOB Yerleşkesi’ndeki Hizmet Binası’nda
meslek mensuplarının yoğun katılımıyla gerçekleşen
seminerin açılış konuşmasını Oda Başkan Yardımcısı Ömer İşci yaparken, seminerde LUCA Eğitim Uzmanı Serpil
Akgün de hazır bulundu. Meslek mensuplarını e-defter, e-fatura,
entegrasyon ve arşivleme çözümü hakkında ayrıntılı bir şekilde
bilgilendiren LUCA ve LUCA Net Ürün Müdürü Cenk İçer ile İŞNET İş Ortakları Satış Müdürü Ayhan Akgöz, seminer sonunda
soruları da yanıtladı. BSMMMO Hizmet Binası’nda gerçekleşen
etkinliğin sonunda, Oda Başkan Yardımcısı Ömer İşci LUCA ve
LUCA Net Ürün Müdürü Cenk İçer’e, BSMMMO Yönetim Kurulu
Sekreteri Sabiha Işık ise İŞNET İş Ortakları Satış Müdürü Ayhan
Akgöz’e günün anısına plaket takdim etti.
• Bağımlı çalışanların odalara ödedikleri yıllık üye aidatlarının yeniden düzenlenerek yarısının alınması, aktif olmayan meslek mensuplarından alınmaması için çalışmalar
yapılmalıdır.
• TÜRMOB ta bağımlı çalışanlar ile ilgili bir komite kurulmalıdır.
• Serbest meslek kazançlarında KDV tevkifatı getirilmeli,
• Son dönem geçici vergi kaldırılmalı,
• Meslek mensubunun stopajdan dolayı aldığı iade sadece vergi borçlarına değil, gerek nakit gerekse SGK borçlarına, BağKur borçlarına da mahsup edilebilmeli,
• TÜİK ve karşıt inceleme tutanakları, ücretsiz yapılmamalı. Ücret tarifesinde bunlarla ilgili çalışma yapılmalı,
• Bağımsız denetçi haklarımız, yeminli mali müşavirlerin
gölgesinde bırakılmamalı.
17
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
ha b e r
19. Türkiye Muhasebe
Kongresi gerçekleşti
TÜRMOB tarafından gerçekleştirilen 19. Türkiye Muhasebe Kongresi 17-18 Eylül 2014 tarihlerinde,
‘Geçmiş Deneyimler Işığında Geleceğin Tasarlanması: Meslekte Yeni
Ufuk ve Açılımlara Doğru’ ana teması altında Ankara’da yapıldı.
P
rotokolün de hazır bulunduğu kongreye, akademisyenler ve çok sayıda meslek mensubu katıldı. BSMMMO’yu temsilen Oda Başkanı Ahmet
Hikmet Sönmez, Başkan Yardımcısı Ömer İşci,
Oda Saymanı Ali Çevdir, Yönetim Kurulu Üyeleri Hasan
Uçar, Ali Nazım Tekelioğlu ve Hüseyin Kahraman’ın da
katılımıyla gerçekleşen kongrenin açılış konuşmasını
TÜRMOB Genel Başkanı Ymm. Nail Sanlı yaptı. Dünyanın
hızlı bir değişim sürecinden geçtiğini dile getiren Sanlı,
“Değişim ve dönüşüm yeni finansal ve politik krizleri ortaya çıkarmakta, yaşanan bu krizler ve çalkantılı olaylar
neticesinde ise yeni süreçler, düzenlemeler ve kurumlar
gündeme gelmektedir. Doğal olarak, yaşanan bu gelişmelerin etkisiyle, özellikle mesleğimiz hızlı bir gelişim,
değişim ve dönüşüm sürecine girmiştir. Son çeyrek
asırda yaşanan finansal krizler, ilk olarak finansal raporlamanın ve denetimin yetersizliklerini gündeme getirmiş,
sonrasında tekrarlayan çalkantılı olaylar ise bunların kali-
tesinin artırılmasını ve denetimin gözetiminin sıkılaştırılması gereğini ortaya çıkarmıştır” dedi.
DENETİM YILLARDIR
MESLEĞİMİZİN EN ÖNEMLİ
GÜNDEM MADDESİ OLMUŞTUR
Konuşmasında mesleğin bugününü ve geleceğini değerlendiren Sanlı, “Denetim yıllardır mesleğimizin en
önemli gündem maddesi olmuştur. Ülkemizde TTK hükümleri çerçevesinde KGK’nın ihdas edildiğini belirten
Sanlı, “KGK, TÜRMOB tarafından dünya uygulamaları
açısından gerekli bir yapı olarak görülmüş, kabul edilmiş ve desteklenmiştir. Ancak, ülkemizde kamu gözetimi
sistemi kurulurken örnek alınan ülke uygulamalarından
zaman içerisinde farklılaştığımızı çok rahatlıkla söyleyebilirim” diyerek, bu konudaki taleplerini şöyle sıraladı:
“TÜRMOB tarafından verilen eğitimlerin değerlendirilmesini ve 15 yılını doldurmamış meslektaşlarımızla ilgili iyileştirme istiyoruz. Ayrıca yetki alan meslek mensubunun
mesleki ehliyetini kazandıktan sonra bağımsız denetim
yetkisini kullanmak üzere lisanslanacağı dönemde ayrıca
bir sınava girmesini gerekli görmüyoruz. Çünkü dünya
uygulamalarına uygun şekilde yürütülen 3 yıllık stajımız
ve yeterlilik sınavlarımız vardır. Bunları tamamlamış ve
dünya standartlarında bu eğitimi görmüş kişilerin 3568
Sayılı Meslek Yasasının ikinci maddesinde var olan bağımsız denetim yetkisini kullanırken ayrıca bir sınava tabi
TÜRMOB tarafından gerçekleştirilen 19. Türkiye Muhasebe Kongresi 17-18 Eylül 2014 tarihlerinde,
‘Geçmiş Deneyimler Işığında Geleceğin Tasarlanması: Meslekte Yeni Ufuk ve Açılımlara Doğru’ ana
teması altında Ankara’da yapıldı.
18
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
jeler hakkında şunları söyledi: “3568 sayılı Meslek Yasasının uygulamaları kapsamında çeşitli konularda bugüne
kadar 44 adet Tebliğ yayımlanmıştır. Bu Tebliğlerin bir
bütün olarak ortaya konularak tek tebliğ olarak birleştirilmesini talep etmiştik. Böylece, Meslek Yasamızın
uygulamaları konusunda tereddüt hasıl olan ve Maliye
Bakanlığına intikal eden olaylarla ilgili uygulama birliğinin sağlanması amacıyla ‘3568 Sayılı Meslek Kanunu
Uygulama Genel Tebliği Taslağı’ yayımlanmıştır. Bu konu
ile ilgili olarak yayımlanan Taslak hakkında, Şubatın ilk
haftası Maliye Bakanlığı Bürok-ratları ile SMMM ve YMM
odalarından oluşturduğumuz çalışma gurubu ile Afyon
da bir araya geldik. Görüşlerimizi kendilerine sunduk.
Büyük ölçüde mutabık kalındı. Bir iki husus konusunda bizden talepleri oldu. Onları da hazırlayıp kendilerine
TÜRMOB olarak teslim ettik. Üzerinde durduğumuz konu
bakanlığın uygulama için geçiş süreci tanımasıdır” dedi.
tutulması haksızlıktır.”
YENİ DÜZENLEMELER UYUM
SAĞLANMALI
VERGİ DAİRELERİ UYGULAMA
BİRLİKTELİĞİ REHBERİ
Meslek mensuplarının yeni TTK ve uluslararası gelişmeler kapsamında başta muhasebe ve denetim alanlarındaki yeni düzenlemelere uyum sağlamaları gerektiğinin
altını çizen Sanlı, “Bunun için, geleceğe yönelik yol haritalarını çizmeleri ve mesleki uzmanlaşmaları büyük önem
taşımaktadır. Günümüzde muhasebe; kayıt tutma fonksiyonundan finansal raporlama ve denetim fonksiyonuna
hızla geçiş yapmaktadır. Söz konusu gelişmeler, bağımsız denetim kavramının önemini artırmakta ve meslek
mensuplarının bu alana yönelmelerine neden olmaktadır.
Bu gelişmeler hiç şüphesiz meslek mensupları için
önemli bir fırsattır. Ancak bu fırsatlardan yaralanabilmenin bir koşulu vardır: Meslek mensupları bağımsız denetim alanında yeterli bir donanıma sahip olmalıdırlar. Bu
donanım ancak eğitimle sağlanabilir. Muhasebe mesleğinin yeni açılım alanları bağımsız denetim ile sınırlı değildir. Özellikle uluslararası standartların uygulamaya başlanması ile ‘varlık’ ve ‘şirket’ değerleme kavramlarının ön
plana çıktığını görmekteyiz. Değerleme yapma ihtiyacı,
başta ‘Gayrimenkul Değerlemesi’, ‘Patent Değerlemesi’,
‘Marka Değerlemesi’ ve ‘Şerefiye Değerlemesi’ kavram
ve uygulamalarını özel bir uzmanlık haline getirmektedir.
Benzer şekilde şirketlerin birleşme, devralma ve bölünme gibi yeniden yapılanmalarına yönelik uygulamalar
‘Şirket Değerlemesi’ kavram ve uygulamalarını yeni bir
alan olarak ortaya çıkarmaktadır. Şüphesiz yeni alanlar
bunlarla sınırlı değildir. Globalleşme öyle bir olgudur ki,
dünya küçük bir köy haline gelmiştir. Bundan 15-20 sene
önce hayal edemeyeceğimiz ticari ve ekonomik olaylara
tanık oluyoruz. Meslekte uzmanlaşma ve kurumsallaşma
gelişmelere uyum sağlamamız açısından çok önemlidir”
dedi.
Sanlı, TÜRMOB’un Türkiye genelinde vergi dairelerinde
meslek mensuplarının karşılaştıkları farklı uygulamaları
ve çözüm önerilerini içeren “Vergi Daireleri Uygulama
Birlikteliği Rehberi” taslağının Gelir İdaresi Başkanlığı ile
birlikte nihai şeklinin verilmesi ve her iki Kurum tarafından ortak olarak bastırılmasını talep ettiklerini kaydetti.
Sanlı, ayrıca TÜRMOB tarafından Türkiye genelinde eş
zamanlı olarak, meslek mensuplarının haksız rekabet ve
meslek etiği konularında farkındalığının artırılması ile uygulama birlikteliğinin sağlanmasını amaçlayan “Farkındalık Eğitimleri”nin başladığını da sözlerine ekledi.
AKDEMİR: KONGREDE ORTAYA
KONULAN FİKİRLER
ULUSLARARASI ALANLARA
TAŞINACAK
TÜRMOB Genel Başkanı Sanlı’nın açılış konuşmasının
ardından ise kongreye geçildi. Bağımsız Denetimin Gözetimi ve Uygulamalar başlıklı birinci oturumunun başkanlığını İstanbul SMMM Odası Başkanı Yahya Arıkan
yaparken, kongrenin Kaliteli Finansal Raporlama ve Standartlar başlıklı ikinci oturumun başkanlığını ise Ankara
YMM Odası Başkanı Ymm. Nurettin Çekici yaptı. Mesleki Uzmanlık Alanları ve Kurumsallaşma konulu üçüncü oturumun başkanlığını da TÜRMOB Yönetim Kurulu
Üyesi Osman Arıoğlu yaptı. Kongrenin değerlendirme ve
kapanış konuşmasını ise TÜRMOB Genel Sekreteri Yücel Akdemir yaptı. Akdemir, “Muhasebe kongreleri 1957
yılından bu yana yapılmaktadır. Uzun süre Muhasebe
Uzmanları Derneği’nin katkıları ile devam eden kongre,
daha sonra TÜRMOB’a devredilmiştir. Muhasebe Kongrelerini 4 yılda bir Dünya Muhasebe Kongresinin arifesinde yapıyoruz” dedi.
TEK TEBLİĞ ÇALIŞMASI
Sanlı, son dönemde TÜRMOB’un gündeminde olan pro-
19
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
ha b e r
Özel ve kamu hukuku
açısından sorumluklar tartışıldı
Bursa Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirler Odası’nca (BSMMMO)
SMMM’lerin Özel ve Kamu Hukuku Açısından Sorumluluğu konulu
Çalıştay düzenlendi.
ması, meslek mensubunun ticari ve mesleki yaşamını
olumsuz etkiliyor. Bu konuyu; Bursa yerelinde gündeme
getirdik. Vergi Dairesi ziyaretlerimizde, konuyu Vergi Dairesi Başkanı ve Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup
Başkanı’na ilettik ve çözüm üretilmesi gerektiğini ifade
ettik. Bunun yanı sıra; geçtiğimiz hafta sonu Ankara’da
P
rof. Dr. Doğan Şenyüz’ün oturum başkanlığında, BSMMMO’nun BAOB Yerleşkesi’ndeki hizmet binasında gerçekleşen Çalıştay’da, Prof. Dr.
Mehmet Yüce ‘Vergi Hukuku Açısından Sorumluluklar’, Yrd. Doç. Dr. Çiğdem Mine Yılmaz ‘SMMM’lerin
Özel Hukuk Açısından Sorumlulukları’, Smmm. Yalçın
Önder ‘Meslek Hukuku Açısından Sorumluluklar’, Avukat
Ş. Nuri Acı ise ‘İştirak Fiili ve Ceza Hukuku Açısından Sorumluluklar’ konularında sunum yaptılar.
‘TÜRKİYE GENELİNE YAYILMALI’
Çalıştay’ın açılış konuşmasını yapan BSMMMO Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez, “Meslek mensupları olarak;
vergi mevzuatı, muhasebe, iş mevzuatı, sosyal güvenlik
mevzuatı, ticaret mevzuatı gibi konularda omuzlarımıza
yüklenmiş o kadar çok görev ve sorumluluklar var ki,
mesleğimizi ilgilendirmeyen konularla uğraşmaktan,
asıl görevlerimizi yapamaz hale geldik” dedi. Meslek
mensupları olarak, son zamanlarda en çok karşılaştıkları
sorunun ise vergi denetmenlerince meslek mensupları
hakkında tutulan sorumluluk raporları olduğunu kaydeden BSMMMO Başkanı Sönmez, “Bu konuya daha fazla
hassasiyet gösterilmeli. Çünkü; hakkında rapor tutul-
20
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
Açısından Sorumlulukları’ konulu sunumunu gerçekleştirdi. Sunumuna özel hukuk ve sorumluluk kavramlarının
ne anama geldiği hakkında bilgi vererek başlayan Yrd.
Doç. Dr. Yılmaz, “Mali müşavirler açısından baktığımız
zaman, mali müşavir ile mükellef arasındaki ilişki bir özel
hukuk ilişkisidir. Bu ilişkinin kaynağı hizmet akdi, vekalet
akdi olabilir” dedi. Yılmaz, malvarlığı ile sınırsız ve sınırlı
sorumluluklar hakkında da bilgi verdi. Sunumunda, haksız fiilden doğan sorumluluklara da değinen Yrd. Doç.
Dr. Yılmaz, “Aralarında herhangi bir sözleşme ilişkisi
bulunmayan kişilerin hukuka aykırı bir fiille birbirlerine
zarar vermeleri halinde bu tip sorumluluk söz konusu
olur. Haksız fiilden doğan sorumlulukta kusuru ve zararı
ispat yükü zarar görene aittir. Bu tip sorumlulukta da kural olarak ‘kusursuz sorumluluk olmaz’ ilkesi geçerlidir.
Haksız fiili yapan kimsenin kast veya ihmali yoksa doğan
zarardan sorumluluk yoktur” diyerek, şu örneği verdi:
“Örneğin mali müşavir kendi mükellefinin defterlerini tutarken kaydetmesi gereken bir faturayı kaydetmemişse
bundan dolayı kendi mükellefine karşı, sözleşmeden doğan sorumluluk hükümlerine göre sorumlu olurken, yine
aynı müşavir bu kaydetmediği fatura belge sebebiyle onu
düzenleyen kişi, kurum, şirketin de zarar görmesine sebebiyet vermişse mali müşavir o kişiye karşı haksız fiil
hükümlerine göre sorumlu olur.”
gerçekleşen TÜRMOB Başkanlar Kurulu Toplantısı’nda
da konuyu gündeme getirdik. Bu sorunumuzu; genel olarak TÜRMOB öncülüğünde ortak bir tavır alarak, birlikte
hareket ederek çözebileceğimizi ifade ettik” dedi.
‘KOVUŞTURMA BAŞLATACAĞIZ’
Konuşmasında, af yasasına da değinen Sönmez, “Torba
yasa ile yeminli mali müşavir hakkında sorumluluk raporu
yazılabilmesi için yeminli mali müşavirin yazılı savunmasının istenmesinin zorunlu kılınıyor. Aynı zorunluluğun
serbest muhasebeci ve mali müşavirler için getirilmemiş
olması, kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi
son zamanlarda SMMM’ler hakkında yazılan sorumluluk
raporlarına da adeta bir meşruiyet kazandırılmıştır. Umarım ki önümüzdeki süreçte; meslek mensuplarının lehine
ve omuzlarındaki angarya niteliğinde iş yüklerini azaltan
adımlar atılır” dedi. Sönmez, konuşmasının sonunda
TÜRMOB ile Ankara Üniversitesi işbirliğinde düzenlenecek olan Bağımsız Denetim eğitimlerinin genele yayılarak
tüm illerde yapılması gerektiğini de belirterek, mesleki
unvanların kullanılması noktasında SMMM unvanının
yalnız başına kullanılmasını istediklerini, bağımsız denetçi ibaresinin kullanımına yönelik, gerekli kovuşturma ve
denetimleri başlatacaklarını duyurdu.
ÖZEL HUKUK AÇISINDAN
SORUMLULUKLAR
VERGİ HUKUKU AÇISINDAN
SORUMLULUKLAR
Oda Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez’in ardından Prof.
Dr. Doğan Şenyüz’ün oturum başkanlığını yürüttüğü
Çalıştay’a geçildi. Çalıştay’da ilk olarak söz alan Yrd.
Doç. Dr. Çiğdem Mine Yılmaz, ‘SMMM’lerin Özel Hukuk
Prof. Dr. Mehmet Yüce ise ‘Vergi Hukuku Açısından
Sorumluluklar’ konusunda sunum yaparak, Vergi Usul
Kanunu’na göre SMMM’lerin sorumlulukları hakkında
Prof. Dr. Doğan Şenyüz’ün oturum başkanlığında, BSMMMO’nun BAOB Yerleşkesi’ndeki hizmet
binasında, SMMM’lerin Özel ve Kamu Hukuku Açısından Sorumluluğu konulu Çalıştay düzenlendi.
21
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
ha b e r
bilgi verdi. Vergi hukukuna göre sorumluluk kavramını
açıklayarak konuşmasına başlayan Prof. Dr. Mehmet
Yüce, “Devlet, vergileme yetkisine dayanarak, ödeme gücüne sahip gerçek ve tüzel kişileri ‘vergi mükellefi’ olarak
tanımlamış ve bunları ‘asıl vergi borçlusu’ olarak nitelendirmiştir. Ancak, devlet bununla yetinmeyerek, bazı durumlarda vergi alacağını güvence altına almak amacıyla,
vergi mükellefi ile iktisadi veya hukuki ilişki içinde olan
bazı üçüncü kişileri de mükellef ile birlikte vergi borcunun ödenmesinden sorumlu tutmuştur” diye konuştu.
Vergi hukukunda sorumluluk hakları hakkında bilgi veren
Prof. Dr Yüce, meslek mensuplarının sorumlulukları hakkında, şöyle konuştu: “Sorumluluk için; beyannamelerin
mali sorumluluğuna gidilecek meslek mensubu tarafından imzalanmış olması, beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil
eden belgelere uygun olmaması, sorumlulukla bağlantılı
olarak ortaya bir vergi ziyaının çıkması gerekir.”
MESLEK HUKUKU AÇISINDAN
SORUMLULUKLAR
MESLEK MENSUPLARININ
SORUMLULUĞUNDA
BSMMMO’nun BAOB Yerleşkesi’ndeki hizmet binasında
gerçekleşen Çalıştay’da son sunumu ise Avukat Ş. Nuri
Acı, ‘İştirak Fiili ve Ceza Hukuku Açısından Sorumluluklar’ konusunda gerçekleştirdi. Avukat Ş. Nuri Acı, Türk
Ceza Kanunu’nda suça iştirak, iştirakin şartları, faillik,
azmettirme, yardım etme, maddi ve manevi yardım gibi
konularda bilgi verdi. Avukat Ş. Nuri Acı, sunumunun devamında; ceza hukukunun kapsama alanına giren vergi
suçları, V.U.K. 362, 363 ve 359’uncu maddeleri hakkında
bilgi vererek, şunları söyledi: “Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti
bulunan; defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hilesi
yapılması, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle
ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açılması; gerek
3568 sayılı yasanın mesleğin konusu başlıklı 2. maddesi,
gerekse müşteri ile yapılan sözleşme gereği tüm fiiller
bizzat mali müşavir tarafından gerçekleştirildiğinden ilgili suçun faili olarak suçlanır müşterisi ise şartları varsa
azmettiren olarak sorumlu tutulabilir.” Soru-cevap bölümü ile devam eden Çalıştay’ın sonunda, konuşmacılara
günün anısına plaket takdim edildi.
Çalıştay’da söz alan Smmm. Yalçın Önder ise ‘Meslek
Hukuku Açısından Sorumluluklar’ konusunda sunum
yaptı. Yalçın Önder, “Meslek mensuplarının sorumlu tutulması iki farklı aşamada karşımıza çıkabilir. Öncelikle
sorumluluğumuzun başlangıcı tarh aşamasında mı?
Yoksa; tahsil aşamasında mı doğacağını yasa koyucu
maalesef ki belirlememiştir. Bu belirsizlik, ilk itirazımız
olarak sorumluluğumuzun aslında vergi yasalarında değil 3568 sayılı meslek yasamızda ayrıntısıyla düzenlenmemiş olmasından kaynaklanmaktadır. Vergi yasasında
bir düzenleme istememeliyiz. Ne olacaksa, hakkımızda
ne karar verilecekse 3568 Sayılı Yasa’da düzenlenmelidir” şeklinde konuştu.
CEZA HUKUKU AÇISINDAN
SORUMLULUKLAR
Maliye Bakanlığı’nın meslek mensuplarının sorumluluklarını, 4 sıra numaralı ‘Vergi Beyannamelerinin Serbest
Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce
İmzalanması Hakkında Genel Tebliğ’ ile düzenlediğini
hatırlatan Yüce, “Meslek mensupları, mükellef tarafından
kendilerine ibraz edilen belgelerin, Muhasebe Sistemi
Uygulama Genel Tebliğleri ile genel muhasebe kurallarına uygun ve doğru olarak yasal süresi içinde, kanuni
defterlere kaydedilmesinden ve mali tablolara aktarılmasından sorumludurlar.
Meslek mensupları, bilerek kullandıkları veya harici araştırmayı gerektirmeden sahte veya muhteviyatı itibariyle
yanıltıcı olduğu anlaşılabilen belgelerden de sorumlu
olacaklardır. Miktar veya tutar itibariyle işletmenin faaliyet konusu veya iş hacmiyle mütenasip olmayan belgeler
ile ticari örf ve teamüle uygun olmayan belgeler, meslek
mensuplarının sorumluluğu kapsamındadır” dedi.
22
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
Meslek mensupları
‘Anadolu Odaları Eğitim
Semineri’nde buluştu
Konya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (KSMMO) tarafından geleneksel olarak gerçekleştirilen ve Türkiye genelinden katılım sağlanan Anadolu Odaları Eğitim Seminerleri’nin 14’üncüsü,
19-22 Ekim tarihleri arasında Antalya Belek’te gerçekleştirildi.
Konya Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirler Odası (KSMMO) tarafından geleneksel olarak gerçekleştirilen ve Türkiye genelinden katılım
sağlanan Anadolu Odaları Eğitim
Seminerleri’nin 14’üncüsü, 19-22
Ekim tarihleri arasında Antalya
Belek’te gerçekleştirildi.
sorumlulukları ile disiplin sorumlulukları ayrı ayrı müstakil bir rapor ile tespit edilir. Bu kapsamda YMM hakkında sorumluluk raporu yazılabilmesi için YMM’nin yazılı
savunması istenir’ ibaresi konulmuştur. Son günlerde
meslektaşlarımız hakkında fazlaca sorumluluk raporları
yazılmaktadır. Torba Yasa’da YMM’ler için çıkartılan hükmün SMMM’ler içinde çıkartılmasını talep etmekteyiz. Bu
konu ile ilgili Ankara ve yerel bazda konunun takipçisi
olacağız” dedi. Açılışta konuşan Kamu Gözetim Kurumu
Başkanı Seyit Ahmet Baş ise son çıkarılan Torba Yasa’nın
mükellefler açısından pek çok imkanları barındırdığını, finansal tabloları düzenlemek için bir çok imkanın sunulduğunu belirtti.
K
amu kurum ve kuruluş temsilcileri ile protokolün ilgi gösterdiği seminere, BSMMMO’yu
temsilen; Oda Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez,
Oda Yönetim Kurulu Üyeleri Hasan Uçar ve
Hüseyin Kahraman katıldı. 14. Anadolu Odaları Eğitim
Semineri’nin açılış konuşmasını yapan Konya SMMMO
Başkanı İsmail Turan, Torba Yasa nedeniyle bugünlerde
büyük bir iş yoğunluğu ve iş yükü ile karşı kaşıya bulunduklarını söyledi. Konya SMMM Odası olarak 2 bin
50 üyesine hizmet veren, yılda ortalama ellinin üzerinde
eğitim faaliyeti gerçekleştiren, istihdam ortamı oluşturmaya çalışan ve bu doğrultuda iş garantili kurslar açan
girişimcilik projesi ile ekonomiye katkı sağlayan bir oda
haline geldiklerini belirten Turan, kamu kurumlarıyla
toplantılar yaparak sorunların çözümü yolunda adımlar
attıklarını kaydetti.
SEMİNER KONU BAŞLIKLARI
SORUMLULUK RAPORLARI
İsmail Turan bazı sorunların çözümü için hem bölge
milletvekilleri hem de üst birlikleri TÜRMOB’a dosyalar sunduklarını ifade ederek, “Torba Yasada çıkartılan,
‘Yeminli Mali Müşavirlerin (YMM) tasdikten doğan mali
BBilanço
23
Açılış konuşmalarının ardından ise seminere geçildi. İki
gün süren etkinlik boyunca, meslek mensupları; ‘Tarım
ve Hayvancılık Muhasebesi’, ‘KDV’deki Son Değişiklikler’, ‘KDV Kod Uygulamaları ve ÖTV’deki Son Değişiklikler’, ‘Anonim ve Limited Şirketlerin Denetimi ile Torba
Kanunla Ticaret Kanununda Yapılan Değişiklikler’, ‘İç
Denetim’, ‘Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Denetimi’, ‘Özel
Denetim’, ‘Torba Kanunla Ticaret Kanununda Yapılan
Değişiklikler’, ‘Torba Kanun Sonrasında İş Ve Sosyal
Güvenlik Hukukunda Ortaya Çıkan Hukuki Gelişmelerin
Değerlendirilmesi’, ‘Asıl-İşveren Alt İşveren İlişkisindeki
Değişiklikler’, ‘Hizmet Borçlanmasındaki Değişiklikler’,
‘Maden İşçilerine İlişkin Değişiklikler’, ‘Tüp Bebek Uygulamasına İlişkin Değişiklikler’, ‘İş Sağlığı ve Güvenliğinde İşveren Yükümlülüklerine İlişkin Değişiklikler’,
‘SGK Prim ve Ceza Affına İlişkin Düzenlemeler’, ‘Diğer
Değişikliklerin Çalışma Hayatı Mevzuatına Yansımasının
Değerlendirilmesi’.
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
ha b e r
Cumhuriyetin 91. yılına
özel yemek
TÜRMOB Genel Sekreteri Yücel Akdemir’in de hazır bulunduğu gecenin açılış konuşmasını ise BSMMMO Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez yaptı. Ulu Önder Mustafa
Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan Cumhuriyet’in
91. Yıldönümü’nü, Cumhuriyet’in anlam ve değerini bir
kez daha idrak ederek kutladıklarını söyleyen BSMMMO
Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez, “Atatürk ve silah arkadaşlarının vermiş olduğu büyük mücadele sonrası,
ulusumuzun uygar dünyada hak ettiği yeri almasını sağlayan Cumhuriyet’e var gücümüzle sahip çıkmalıyız” diyerek, şunları söyledi:
BSMMMO Yönetim Kurulu Üyeleri, geceye katılan konukları kapıda karşıladı.
Bursa Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirler Odası’nca (BSMMMO)
Cumhuriyet’in 91. Yıldönümü dolayısıyla düzenlenen ‘Cumhuriyet
Yemeği’ yoğun katılımla gerçekleşirken, konuklar gecede sahne
alan Cumali Özkaya ve ekibinin
şarkılarıyla eğlendi.
“Ülkemizi, Atatürk’ün gösterdiği hedefe taşıyabilmenin
ve bu çizgiden kopmadan kalkındırmanın yolunun, O’nun
ilke ve devrimlerinin ışığında çok çalışmaktan, birlik ve
beraberliğimizi korumaktan geçtiğini asla unutmamalıyız. Ülkemizde, dil, din, ırk, inanç ve cinsiyet farkı gözetmeksizin toplumsal huzuru en üst seviyede yaşatmak,
hepimizin ortak çabası, özveri ve hoşgörüsü ile mümkün
olacaktır.”
B
‘HER GÜN FACİAYLA UYANIYORUZ’
SMMMO Yönetim Kurulu’nun evsahipliğinde, Sosyal Yardımlaşma ve Kültürel Etkinlikler
Komisyonu’nun da katkılarıyla Almira Otel’de
gerçekleşen Cumhuriyet Yemeği’ne Bursa Milletvekilleri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri,
akademisyenler, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile akademik oda başkanları da katıldı.
Kürsüden yaptığı konuşmada, ülke olarak, insanlık ve
vicdan adına çok büyük bir sınavdan geçtiğimizi söyleyen BSMMMO Başkanı Sönmez, “Denetimsizlik, ihmal ve
vurdumduymazlıkların sonucu olarak; her gün yeni bir
faciayla uyanıyoruz. Ülke olarak daha Soma’daki yaraları
saramamışken, Karaman’ın Ermenek ilçesinde maden
24
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
ocağında yaşanan faciayla sarsıldık. Maden işçilerimiz
diri diri toprağın altında iken; insan hayatını hiçe sayan
sorumsuz yönetimlerin keyfi adımları, ihmalleri, vurdumduymazlıkları maalesef ki facialara yenilerini eklemeye devam etmektedir. Maden faciasında 8 işçinin son
yolculuğuna uğurlandığı gün, Antalya’da fabrikada kazan
patladı; iki kadın işçi öldü, 27 kişi yaralandı. Ankara’da ve
Bingöl’de de iki işçi hayatını kaybetti. Hükümetin ‘kuralsız kalkınma’ politikası, maalesef ki Türkiye’yi işçiler için
cehenneme çevirmeye devam ediyor” dedi. Konuşmasında, Albert Camus’nun ‘Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız,
o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın!’ sözlerinden
alıntı yapan BSMMMO Başkanı, “Dünyanın kaç ülkesinde bu kadar dar zamanda, bu kadar acı yaşanır? Yaşanır
da önlem alınmaz?” diye sordu. Sönmez, sözlerini şöyle
sürdürdü:
Cumhuriyet’in 91. Yıldönümü’ne özel hazırlanan pasta, 10.
Yıl Marşı eşliğinde alkışlarla kesildi.
Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’ne kurulması planlanan termik santrale karşı tepkisini de dile getirerek, “Bu
şehirde yaşayan milyonlarca insan yok sayılarak, sadece
bir kısım sanayiciye para kazandırmak için Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulması planlanan santrale
karşı çıkıyoruz. Santralin kurulması bütün Bursa’ya zarar
verir. Kâr için, para için, rant için milyonlarca insanın
canının tehlikeye atılmasına göz yummayalım!” şeklinde
konuştu.
“Her ne olursa olsun, karanlık günlere inat, ölüm siyasetine karşı yaşamı savunmaya, sorumsuz sorumluları
ifşa etmeye devam edeceğiz! Umuyorum ki ülkemizin
üzerindeki karabulutlar tez zamanda dağılır ve daha fazla
can kaybımız olmadan; sorumsuz tüm sorumlular bulundukları konum ve yetkinin farkına vararak, atmaları gereken adımları atarlar! Çünkü her geçen gün yeni kayıplarla
uyanan Türkiye için yarın çok geç olabilir.”
CUMALİ ÖZKAYA SAHNE ALDI
Hasan Basri’nin sunumunda gerçekleşen gece, açılış konuşmasının ardından pasta kesimi ile devam etti.
Cumhuriyet’in 91. Yıldönümü dolayısıyla hazırlanan pasta, geceye katılan konukların alkışları eşliğinde kesilirken,
pasta kesimine konuklar, ellerinde Türk bayrakları ile dakikalarca ayakta alkışlayarak eşlik etti. Gecenin sonunda
ise saz ekibiyle birlikte Cumali Özkaya sahne aldı. Hasan
Basri ile şiir dinletisi de gerçekleştiren Cumali Özkaya,
Atatürk’ün sevdiği şarkıları ve sanat müziği eserlerini de
seslendirdi. Özkaya, ilerleyen saatlerde ise hareketli parçalarla geceye katılan tüm konuklara eğlenceli dakikalar
yaşattı.
YURTTA SULH, CİHANDA SULH!
Ahmet Hikmet Sönmez, hunharca katliamlar yapan
IŞİD’in insanlık dışı eylemlerini kınadıklarını da sözlerine
ekleyerek, “Emperyal güçlerin Ortadoğu’da yanı başımızdaki komşu ülkelerdeki provokasyonları neticesinde
ortaya çıkan, müslümanın müslümanı kırdığı kirli bir
savaş gerçekleşmektedir. Bu da ülkemizi tehdit etmektedir. Bu provokasyonu gerçekleştiren en başta emperyalist güçleri ve ülkeleri kınıyoruz! Çatışmaların ülkemize
sıçramaması için; Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği
gibi; ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ ilkesiyle hareket edilmelidir” dedi. Sönmez, konuşmasının sonunda Bursa’da
BSMMMO Yönetim Kurulu’nun evsahipliğinde gerçekleşen Cumhuriyet Yemeği’ne Bursa
Milletvekilleri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile akademik oda başkanları da katıldı.
25
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
ha b e r
Balıkesir’de uygulamalı
bilirkişilik eğitimi
Bursa Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirler Odası ile Balıkesir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler
Odası işbirliğinde; ‘Uygulamalı Bilirkişilik Eğitim Semineri’ düzenlendi.
de görüşlerimi paylaşmak isterim” diyerek, şunları söyledi:
“Maalesef ki ülke olarak; insanlık ve vicdan adına çok
büyük bir sınavdan geçiyoruz. Denetimsizlik, ihmal ve
vurdumduymazlıkların sonucu olarak; her gün yeni bir
faciayla uyanıyoruz. Ülke olarak daha Soma’daki yaraları
saramamışken, Karaman’ın Ermenek ilçesinde maden
ocağında yaşanan faciayla sarsıldık. Maden işçilerimizden haber alınamamış olması, insan hayatını hiçe atan
sorumsuz yönetimlerin keyfi adımları, ihmalleri, vurdumduymazlıkları maalesef ki facialara yenilerini eklemeye
devam etmektedir. Bir yanda; Ermenek’teki maden ocağında yaşanan kazada umudumuzu yitirmemeye çalışırken, Isparta’da yaşanan trafik kazasında 17 vatandaşımızı
kaybetmenin acısını yaşıyoruz. Gün geçmesin ki; yeni bir
felaketle uyanmayalım. Çoğunluğu Afgan uyruklu ‘umut
B
alıkesir’de düzenlenen seminerin açılış konuşmalarını Balıkesir SMMM Odası Başkanı Metin Yalçın ve Bursa SMMM Odası
Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez yaptı. Açılış
konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıkan
BSMMMO Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez, “Uygulamalı
bilirkişilik konusunda ayrıntılı bilgi edineceğimiz eğitim
seminerimize geçmeden önce; sizlerle gündeme ilişkin
Bursa Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirler Odası ile Balıkesir Serbest
Muhasebeci Mali Müşavirler Odası
işbirliğinde; ‘Uygulamalı Bilirkişilik
Eğitim Semineri’ düzenlendi.
26
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
Avukat Mustafa Coşkun ‘Vergi Kaçakçılık Suçları Defter
ve Belgeleri İbraz Etmeme, Sahte Fatura Düzenleme ve
Kullanma’ konularında, bunun yanı sıra; ‘Çift kayıt tutma, meslek mensubunun emniyeti suiistimali davaları
ve meslek mensupları hakkında düzenlenen sorumluluk
raporları’ hakkında ayrıntılı sunum yaptı. Eğitim seminerinin son sunumunu ise Smmm. Hüseyin Hamamcılar
yaparak, ‘Alacak, İstihkak, Menfi Tespit, Öz Varlık Tespiti’ konularında bilgi aktardı. Ayrıca; itirazın iptali, şirket
birleşmelerinde bilirkişilik iflasın ertelenmesi, kayyum
ataması, kayyumun görev ve sorumlulukları konularında
da bilgi verildi. Bursa SMMM Odası ve Balıkesir SMMM
Odası işbirliğinde gerçekleşen ‘Uygulamalı Bilirkişilik
Eğitim Semineri’nin sonunda ise; katılımcılara katılım
belgesi verildi.
07
08
AMALI
KONAKL
Bİ
TA
09
TE
RE
ÜC
yolcusu’ 42 kaçağı taşıyan teknenin İstanbul Boğazı’nda
alabora olması da felaketlerin en son halkasıdır. Son
zamanlarda yaşadığımız tüm kaza ve facialarda hayatını
kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarını kaybedenlere
başsağlığı ve yaralı yurttaşlarımıza da acil şifalar diliyorum.”
KÜRSÜDEN TEŞEKKÜR ETTİ
Kürsüden yaptığı konuşmada, Albert Camus’un ‘Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın!’ sözünü dile getiren BSMMMO Başkanı Sönmez, “Dünyanın kaç ülkesinde bu kadar dar zamanda,
bu kadar acı yaşanır? Yaşanır da; önlem alınmaz?” dedi.
Balıkesir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası ile
ortaklaşa düzenledikleri ‘Uygulamalı Bilirkişilik Eğitim
Semineri’ne katılarak, bilgi birikimlerini meslektaşlarla
paylaşacak olan değerli konuklaMA
ra teşekkür de eden Sönmez, faySIM 2014 CU
P 07 KA
MARTESİ
CU
14
dalı bir program olmasını temen20
R 08 KASIM
ni ederek sözlerini sonlandırdı.
O
OLANLAR
Otele Giriş
Mu
r, Dernekler
Kooperatifle
Bilirkişilik
ve Vakıflarda
AK
n Notlar ve
5 CAFE BRE Dikkat Edilmesi Gereke
11:00 - 11:1
İncelemede
si
Düzenlenme
Örnek Rapor
ARASI
EK
YEM
0
13:00 - 14:0
kat
KDUR / Avu
Mahmut SE
n
Görevine Gire
kemelerinin
0 Ceza Mah
da Bilirkişilik
14:00 - 18:0
ların
Suç
i
Verg
lar
AK
BRE
E
eke
i Ger n Not
5 CAF
Dikkat Edilmes si
16:00 - 16:1
İncelemede
or Düzenlenme
ve Örnek Rap
0
09:00 - 13:0
ZENGİN KONU
BAŞLIKLARI
G
R
A
Açılış konuşmalarının ardından ise
seminere geçildi. Kooperatif Uzmanı Mustafa Engin ‘Kooperatifler,
Dernekler ve Vakıflarda Bilirkişilik
konusunda, Avukat Mahmut Sekdur
ise ‘Ceza mahkemelerinin görevine
giren vergi suçlarında bilirkişilik’ konusunda bilgi verdi. Her iki konuşmacı
da; incelemede dikkat edilmesi gereken notlar ve örnek rapor düzenlenmesi hakkında da ayrıntılı bilgi verdi.
İkinci gün gerçekleşen oturumda ise
M
Yemeği
2 Gün Öğle
r
Cafe Breakle
tası
Seminer Çan
eryalleri
ve Eğitim Mat
İŞLEMLERİ
RETİ ÖDEME
KATILIM ÜC
yebilirsiniz.
ka yolu ile öde
da ban
i kredi kartı ya
melerde
Katılım ücretin di kartı ile yapılan öde
Kre
aktadır.
taksit yapılm
R
2014 PAZA
09 KASIM
/ Avukat
COŞKUN
kart,
YKB World
filikart,
DenizbankA umkarta3taksitile
xim
eile
İşbankma
ızaeft/haval
esaplarım
•Bankah
69813
Sİ (509) 625
İ FSM ŞUBE 2 5698 13
ED
KR
PI
YA
0 006
6 7010 000
TR56 000
44
eleri İbraz
Defter ve Belg
akçılık Suçları enleme ve Kullanma
0 Vergi Kaç
te Fatura Düz
09:00 - 13:0
Etmeme, Sah
iyeti
AK
n
BRE
subunu Emn
5 CAFE
a, Meslek Men
hakkında
11:00 - 11:1
Çift Kayıt Tutm ı ve Meslek Mensupları
alar
oru
Suiistimali Dav
umluluk Rap
Sor
nen
Düzenle
ARASI
0 YEMEK
13:00 - 14:0
R / SMMM
MAMCILA
Hüseyin HA
Varlık Tespiti
fi Tespit, Öz
İstihkak, Men
0 Alacak,
14:00 - 18:0
AK
5 CAFE BRE
kişilik
16:00 - 16:1
lerinde Bilir
yumun
Şirket Birleşme
Ataması, Kay
İtirazın İptali,
esi, Kayyum
İflasın Ertelenm ulukları
uml
Görev ve Sor
Mustafa
KASIM
AMASIZ
KONAKL
Bİ
ÜCRETE TA
OLANLAR
AMA
ON KONAKL
TAM PANSİY
r
Cafe Breakle
tası
Seminer Çan
eryalleri
ve Eğitim Mat
anı
ratif Uzm
/ Koope
stafa ENGİN
: 444 16
1 19 19
: 0 224 45
TELEFON
FAKS
o.org.tr
bursa-smmm
bsmmmo@
2014
I
MM ODAS
BURSA SM
VE
ASI
OD
M
M
SM
BALIKESİR İĞİ İLE
İŞBİRL
U YG U L A
MALI
LİK
BİLİRKİŞİ
MİNERİ
EĞİTİM SE
M
a grupları
ikro çalışm
syalar
ak çeşitli do
r
oluşturular
e ve tespitle
lem
ce
in
n
de
üzerin
porları
k bilirkişi ra
ne
ör
cu
ım
nu
tıl
so
a ka
katılımcılar
hazırlanıp,
ecektir.
belgesi veril
14
U 27 EKİM 20
SON BAŞVUR
ASIZ
KONAKLAM
ALI
AM
KL
NA
KO
Kişi Başı
da
2 Kişilik Oda
Tek Kişilik Oda
400 TL
IDIR
SINIRL
KONTENJAN
1.000 TL
1.200 TL
400 TL
ti Yetişkin
İRİM
da Misafir Ücre
k % 50 İND
2 Kişilik Oda
6-12 yaş çocu
İZ
k ÜCRETS
0-6 yaş çocu
27
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
AL OTEL -
RM
ADRİNA TE
GÜRE
ha b e r
‘İdare üzerine düşeni
yapar’
6552 Sayılı Yasa’nın icraya muhatap olmadan borç ödeme kolaylığı sağladığını dile getiren Gelir
İdaresi Başkanlığı Tahsilat ve İhtilaflı İşler Daire Başkanı Ayşe Dilbay, “Gelir İdaresi’nin vatandaşlara
icra yapmak gibi bir arzusu yoktur.
Önemli olan ödemelerin gönüllü uyum içerisinde yapılmasıdır.
Ancak; kanuna başvurmayan mükelleflere, başvurup da gereklerini yerine getirmeyen mükelleflere mecburen icra yükümlülüğü
uygulanacaktır”dedi.
ile Gelir İdaresi Başkanlığı Gelir Yönetimi Daire Başkanı
İmral Duran’ın sunumunda; ‘Torba Yasa’nın Vergi Mevzuatına Getirdiği Yenilikler’ konulu seminer düzenlendi.
BSMMMO’nun BAOB Yerleşkesi’ndeki hizmet binasında
gerçekleşen seminer, meslek mensupları ile gelir idaresinin temsilcilerini bir araya getirdi.
Bursa Vergi Dairesi Başkanı İbrahim Saydam’ın da katılımıyla gerçekleşen seminerin açılış konuşmasını yapan
BSMMMO Başkan Yardımcısı Ömer İşci, “Torba Yasa ile
yeminli mali müşavir hakkında sorumluluk raporu yazılabilmesi için yeminli mali müşavirin yazılı savunması
istenmesi zorunlu kılınırken, aynı zorunluluğun serbest
muhasebeci ve mali müşavirler için getirilmemiş olması
kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi son zamanlarda SMMM’ler hakkında yazılan sorumluluk raporlarına da bir meşruiyet kazandırmak anlamına gelmektedir” diyerek, sözü konuşma yapmak üzere Bursa Vergi
Dairesi Başkanı İbrahim Saydam’a bıraktı.
B
ursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler
Odası (BSMMMO) ve Bursa Vergi Dairesi
Başkanlığı’nca, Gelir İdaresi Başkanlığı Tahsilat ve İhtilaflı İşler Daire Başkanı Ayşe Dilbay
BSMMMO ve Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı’nca, Gelir İdaresi Başkanlığı Tahsilat ve İhtilaflı İşler Daire Başkanı
Ayşe Dilbay ile Gelir İdaresi Başkanlığı Gelir Yönetimi Daire Başkanı İmral Duran’ın sunumunda; ‘Torba
Yasa’nın Vergi Mevzuatına Getirdiği Yenilikler’ konulu seminer düzenlendi.
28
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
‘SİZDEN DESTEK BEKLİYORUZ’
“Torba Yasa ile birlikte mükelleflere getirilen imkanları,
sürece dair ortaya çıkan soruları, birinci elden konuşulması ve tartışılması için konuklarımızı Bursa’ya davet
ettik” diyerek konuşmasına başlayan Bursa Vergi Dairesi
Başkanı İbrahim Saydam, seminerin faydalı geçmesini temenni etti. Daha önceki yapılandırma yasalarında,
meslek mensuplarından büyük fayda gördüklerini ifade
eden İbrahim Saydam, “Yasanın mükelleflere aktarılması, faydalanmalarının sağlanması ve başvuruların
alınması hatta taksit dönemlerine taksitlerin aksamadan
ödenmesi hususlarında meslek mensuplarının büyük
gayretleri oldu. Bundan sonraki süreçte de sizlerden
destek bekliyoruz” dedi.
Dilbay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu uygulama; icraya
muhatap olmadan borç ödeme kolaylığıdır. Teminat vermeden taksitlendirmedir. Gelir İdaresi’nin vatandaşlara
icra yapmak gibi bir isteği, arzusu yoktur ve icra yoluyla
tahsilat metoduyla seçmek istemez. Önemli olan ödemelerin gönüllü uyum içerisinde yapılmasıdır. Ancak; bilindiği gibi bu ülkenin petrol gelirleri yok! Mecbursunuz
mali idare olarak vergi gelirlerinizi gününde tahsil etmeye. Bunun için de etkin bir idarenin üzerine düşen her
şeyi yapması gerekir. Kanuna başvurmayan mükelleflere,
başvurup da gereklerini yerine getirmeyen mükelleflere
mecburen icra yükümlülüğü uygulanacaktır.”
KESİNLEŞMİŞ ALACAK KAVRAMI
Açılış konuşmalarının ardından ise Gelir İdaresi Başkanlığı Tahsilat ve İhtilaflı İşler Daire Başkanı Ayşe Dilbay
ile Gelir İdaresi Başkanlığı Gelir Yönetimi Daire Başkanı
İmral Duran’ın sunumunda gerçekleşen ‘Torba Yasa’nın
Vergi Mevzuatına Getirdiği Yenilikler’ konulu seminere
geçildi. İlk olarak söz alan Gelir İdaresi Başkanlığı Tahsilat ve İhtilaflı İşler Daire Başkanı Ayşe Dilbay, konuşmasına 6552 Sayılı Yasa kapsamına giren alacaklı kurumlar,
alacakların tür ve dönemleri hakkında bilgi vererek başladı. Yasadan yararlanma şartları hakkında da bilgi veren Ayşe Dilbay, “6552 Sayılı Yasa, sadece kesinleşmiş
alacaklar için düzenleme yapan bir kanun. 6111’den en
önemli farkı bu. 6111’de her safha düzenlenirken, burada
‘hiçbir ihtilaf kalmamış alacalar’ kanun kapsamında yapılandırılıyor” dedi. Konuşmasında, kesinleşme kavramına
da açıklık getiren Dilbay, şunları söyledi: “Kesinleşmiş
alacak; varlığının hukuk üzerinde artık tartışılmayacak
halde olması. Hiçbir şekilde ihtilafa konu olamayacak
halde olmasıdır. 6552 Sayılı Yasa, bir af yasası değil.
Çünkü: yasada alacak asılları, asla bağlı cezaların tamamının bir kuruş eksiltmeksizin ödemesi gerekiyor.”
SORULARI YANITLADILAR
Dilbay’ın ardından sunumunu yapmak üzere söz alan
Gelir İdaresi Başkanlığı Gelir Yönetimi Daire Başkanı İmral Duran ise yasadan Kurumlar Vergisi mükelleflerinin
yararlanabileceğini söyledi. İmral Duran, sunumunda
şu bilgileri aktardı: “Kasa ve ortaklar cari hesabı 6552
Sayılı Yasa ile yürürlüğe girdi. İşletme kayıtlarında yer
aldığı halde fiilen işletmede bulunmayan kasa mevcudu
tutarları ve ortaklar cari hesabı dediğimiz ortaklardan net
alacaklar tutarları da düzeltilebilecek. Böylelikle; hem fiili
durum hem de kaydi durum birbiriyle eşitlenebilecek. Bilanço esasına göre defter tutan Kurumlar Vergisi mükellefleri için de 31.12.2013 tarihli bilançoların da yer alan
tutarlar baz alınarak bu düzeltme yapılabilecek. Düzeltme
işlemi ve beyan 31.12.2014 tarihine kadar yapılabilecek.
Düzeltilen tutarlar üzerinden yüzde 3 oranında bir vergi
hesaplanması ve bunun yine bu tarihe kadar ödenmesi
de öngörülüyor.” Soru-cevap bölümü ile devam eden
seminerin sonunda, Gelir İdaresi Başkanlığı Tahsilat ve
İhtilaflı İşler Daire Başkanı Ayşe Dilbay ile Gelir İdaresi
Başkanlığı Gelir Yönetimi Daire Başkanı İmral Duran’a
günün anısına plaket takdim edildi.
İCRA YÜKÜMLÜLÜĞÜ
UYGULANACAKTIR
Bu tür yasalarda tahsilinden vazgeçilen küçük alacakların
olduğunu da hatırlatan Gelir İdaresi Başkanlığı Tahsilat
ve İhtilaflı İşler Daire Başkanı Dilbay, “Mali idarenin iş yükünü azaltmak amacıyla yapılan düzenlemelerdir bunlar.
6552 Sayılı Yasa’da da 120 TL’nin altındaki para cezalarının tahsilinden vazgeçilmiştir. Burada baz alınan tarih:
31 Aralık 2013’tür. Tek istisna; yasak yerlerde sigara
kullanımından kaynaklı alınan cezalardır” diye konuştu.
29
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
ha b e r
ÖTV’de özellik
arz eden konular
Özel Tüketim Vergisi’nde özellik
arz eden konulara ilişkin mali müşavirleri bilgilendiren Gelir İdaresi
Başkanlığı Emekli Şube Müdürü
Kemal Oktar, sunumunda ÖTV ile
KDV arasındaki benzerlik ve farklılıklar, ÖTV mükellefleri ve kapsama
giren mallar hakkında konuştu.
B
ursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler
Odası’nca (BSMMMO) Gelir İdaresi Başkanlığı
Emekli Şube Müdürü Kemal Oktar’ın sunumunda, ‘ÖTV’de Özellik Arz Eden Konular’ başlıklı
seminer düzenlendi. BSMMMO’nun BAOB Yerleşkesi’ndeki hizmet binasında gerçekleşen seminere, meslek
mensupları büyük ilgi gösterdi. Seminerin açılış konuşmasını yapan BSMMMO Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez,
“Diğer harcama vergileri gibi dolaylı bir vergi olan Özel
Tüketim Vergisi (ÖTV); hem gayri adil hem de hayatı zorlaştıran bir vergidir” dedi. ÖTV’nin adil olmadığını dile
getiren BSMMMO Başkanı Sönmez, “ÖTV, adil değildir,
çünkü ödeme gücünü dikkate almıyor. Bu nedenle, yüksek gelirli kişi ile düşük gelirli kişiler aynı vergiyi ödemek
zorunda kalıyor. Bu vergide, bir hakkaniyet problemi
Kemal OKTAR
Gelir İdaresi Başkanlığı Emekli Şube Müdürü
vardır. Diğer taraftan; bu vergiler, malın bedeli üzerinden
alındığı için fiyat artışına da neden olmaktadır” diyerek,
sözü sunumunu yapmak üzere; Gelir İdaresi Başkanlığı
Emekli Şube Müdürü Kemal Oktar’a bıraktı. Sunumuna,
ÖTV’nin tanımını yaparak başlayan Gelir İdaresi Başkanlığı Emekli Şube Müdürü Kemal Oktar, “ÖTV, belirli mal-
BSMMMO tarafından, Gelir İdaresi Başkanlığı Emekli Şube Müdürü Kemal Oktar’ın sunumunda,
‘ÖTV’de Özellik Arz Eden Konular’ başlıklı seminer düzenlendi.
30
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
larda uygulanan tek safhalı dolaylı vergidir. İmalat, ilk iktisap, ithalat veya ithalatçıların teslimi safhasında olmak
üzere; tek aşamada uygulanır ve bir kez alınır. Yönetimi
kolaydır ve kapsamına giren mallar sınırlıdır. Ayrıca, malların tanımı standart ve hasılatı yüksektir” dedi.
ÖTV İLE KDV ARASINDAKİ
FARKLAR
Sunumunda, ÖTV ile KDV arasındaki benzerliklerden de
bahseden Kemal Oktar, ÖTV ile KDV arasındaki farklılıkları ise şöyle sıraladı: “ÖTV; İthalat veya imalatta bir
kez alınıyor. Alıcılar açısından gider veya maliyet unsuru
aynı listedeki mal imalatta kullanılırsa indirim imkanı var.
Genelde her mal için farklı oran ve tutarlar uygulanıyor.
İstisnaları sınırlı. İthal edilen veya ÖTV mükellefinden alınan malların ihracında ÖTV iade edilebilir. Listeler itibariyle vergilendirme dönemleri, beyan ve ödeme süreleri
farklı. Serbest bölgeler ve yolcu beraberi eşya teslimi ihracat sayılmaz. KDV ise; İthalat veya imalattan tüketime
kadar her safhada alınıyor. Bazı istisnalar hariç maliyet
unsuru oluşturmuyor. Yüklenilen vergilerin hepsi indirim
konusu yapılıyor. İki grup mal için indirimli, diğer tüm
mal ve hizmetler için genel vergi oranı uygulanıyor. İstisnalar daha çok Her safhada ihracatçı ödediği verginin
iadesini alıyor. Bazı mükellefler için 3 aylık dönem dışında vergilendirme dönemi, beyan ve ödeme süresi sabit.
Serbest bölgelere ve yolcu beraberi eşya ihracat sayılır.”
Smmm. Ahmet Hikmet SÖNMEZ
Oda Başkanı
liste halinde; ÖTV kapsamına giren malları ise şöyle açıkladı: “1 numaralı listede; akaryakıtlar, LPG, doğalgaz, biodizel, solvent türevleri, tiner, bazyağ, madeni yağ, yağlama müstahzarı yer alıyor. 2 numaralı listede; otomobil,
otobüs, minibüs, kamyon, tıp çekicisi, kamyonet, kar ve
golf aracı, kısa mesafe taşıyıcılar, motosiklet, uçak-helikopter, yat ve kotra yer alıyor. 3 numaralı listede; kolalı
gazoz, alkollü içkiler, sigaralar ve diğer tütün mamulleri
yer alıyor. 4 numaralı son listede ise; havyar, kürk, kristal eşya, kozmetik, muzır neşriyat, beyaz eşya, tv, video,
monitör, klima, kumanda, elektrikli ev aletleri, cep telefonları, ses ve görüntü cihazları, manyetik bant, DVD,
VCD, silahlar, oyun makinaları, hayvansal materyalden
süs eşyaları yer alıyor.”
ÖTV KAPSAMINDAKİ MALLAR
Gelir İdaresi Başkanlığı Emekli Şube Müdürü Oktar, dört
ÖTV MÜKELLEFİ OLANLAR
Konuşmasına vergi tutarları ve ölçüleri hakkında bilgi vererek devam eden Kemal Oktar, şu kişilerin ÖTV mükellefi olduklarını söyledi: “İmalatçı veya ithalatçılar (Kayıt
ve tescile tabi araçlar hariç). Kayıt ve tescile tabi taşıtlarda: Motorlu araç ticareti yapanlar, kullanmak üzere
ithal edenler, istisnadan yararlanan taşıtları satın alanlar,
satın aldığı aracı daha yüksek vergili araca dönüştürenler. Vergilenmemiş malları müzayede yoluyla satanlar.
Özelleştirme kapsamındaki kuruluşların mallarını devralanlar.” ÖTV’de vergiyi doğuran olaydan da bahseden
Oktar, vergi dairesine beyan ve ödeme, ÖTV bildirimleri,
ÖTV’de sorumluluk ve istisnalar konularında da ayrıntılı
bilgi verdi. Soru-cevap bölümü ile devam eden seminerin sonunda ise; BSMMMO Başkan Yardımcısı Ömer
İşci, Gelir İdaresi Başkanlığı Emekli Şube Müdürü Kemal
Oktar’a günün anısına plaket takdim etti.
Oda Başkan Yardımcısı Ömer İŞÇİ, Gelir İdaresi
Başkanlığı Emekli Şube Müdürü Kemal OKTAR’a
plaketini verirken
31
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
ha b e r
Türkiye’de vergi afları
politik bir araç olarak
kullanılıyor!
BSMMMO tarafından ‘Yeni Torba Yasa ve Türkiye’de ‘Af’ Kavramı’na yönelik, basın açıklaması düzenlendi.
Büyük yaygaralar kopartılarak,
vatandaşta büyük beklenti yaratılarak gündeme oturtulan af
yasasının beklentilerin çok altında çıktığını savunan BSMMMO
Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez,
“Türkiye’de vergi afları politik bir
araç olarak kullanılmaktadır. Bir ülkede çok sık af kanunu çıkarılması, bu af kanunlarından beklenen
sosyal faydanın da gerçekleşmemesine neden olmaktadır” dedi.
Kanun’la yeni bir torba yasa ve ‘af’ kavramının yeniden
Türkiye gündemine oturduğunu söyleyen BSMMMO
Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez, “Uzun zamandan beri
gündemde olan ve 60 madde olarak hazırlanan Torba
Yasa Tasarısı’nın madde sayısı, komisyonlarda ve Genel
Kurul’da yapılan eklemelerle, 146’ya çıkmıştır. Başlangıçta, birikmiş vergi ve sigorta primi borçlarının yapılandırılması ile ilgili yasa teklifi olarak yola çıkılmış ancak
birçok ek düzenlemelerle torbanın kapsamı adeta çuvala
dönüştürülerek oldukça genişletilmiştir” dedi.
YAPILANDIRMA GELEN BORÇLAR
Torba yasa ile yapılandırma kolaylığı getirilen borçlar
hakkında bilgi veren BSMMMO Başkanı Sönmez, “Birikmiş vergi ve sigorta primi borçlarına 36 aya kadar ödeme
kolaylığı, şirket kasalarındaki hayali paralara ve ortakların
şirketten çektikleri paraların yüzde 3 oranında vergi ödenerek sıfırlanması, evde çalışan temizlikçi kadınlara sigortalılık kolaylığı, çocuğu olmayan kadınlara tüp bebek
kolaylığı, apartmanlarda ve 1-9 işçi çalıştıran az tehlikeli
işyerlerinde işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı çalıştırma zorunluluğunun aranmaması, gelir testi için yeni bir
fırsat, vergi aslına tabi olmayan vergi cezalarına yüzde
50 af, sigara ile ilgili olanlar hariç 120 liraya kadar olan
idari para cezalarına af, TOBB, TESK, Ticaret Odası ve
diğer odalara olan borçlara yapılandırılma kolaylığı getirilmiştir” diye konuştu. “Torba yasa ile kesinleşmiş vergi
B
ursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler
Odası’nca (BSMMMO) ‘Yeni Torba Yasa ve
Türkiye’de ‘Af’ Kavramı’na yönelik, basın açıklaması düzenlendi. BSMMMO’nun BAOB Yerleşkesi’ndeki hizmet binasında Oda Başkanı Ahmet Hikmet
Sönmez, Başkan Yardımcısı Ömer İşci, Yönetim Kurulu
Üyeleri Hasan Uçar ve Hüseyin Kahraman’ın da katılımıyla gerçekleşen basın açıklamasında, meslek mensupları
da hazır bulundu. 11 Eylül 2014 tarihli Resmi Gazete’de
yayımlanan 6552 Sayılı ‘İş Kanunu ile Bazı Kanun Ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair
32
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
hakkında yazılan sorumluluk raporlarına da adeta bir
meşruiyet kazandırılmıştır” şeklinde konuştu.
borçları ile SSK prim borçlarının anaparaları af kapsamı
dışında bırakılmış ancak gecikme faizi ve gecikme zammı kısmi olarak af kapsamına alınmıştır” diyen Sönmez,
sözlerini şöyle sürdürdü: “Yani, bu düzenleme ile gecikme faizi ve gecikme zamları silinecek; bunun yerine
anapara üzerinden Yİ-ÜFE (Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi)
oranına göre yeniden hesaplama yapılacaktır. Yine vergi
aslına bağlı olan cezalar af kapsamı dışında bırakılmış
ancak vergi aslına bağlı olmayan cezalara yüzde 50 indirim imkanı sağlanmıştır. Bu indirimin uygulanabilmesi
için kalan yüzde 50’nin torba yasada belirtilen süre ve
şekilde ödenmesi gerekmektedir.”
HER AF YENİ BEKLENTİ
DOĞURUYOR
“Büyük yaygaralar kopartılarak, vatandaşta büyük beklenti yaratılarak gündeme oturtulan af yasası, beklentilerin çok altında çıkmış ve bu nedenle henüz af yasası yeni
çıkmış olmasına rağmen; vatandaş yeni bir af beklentisi
içine girmiştir” diye konuşan BSMMMO Başkanı Sönmez, torba yasaya ilişkin eleştirilerini ise şöyle sıraladı:
“Unutulmamalıdır ki; her şeyden önce bir toplumda sık
sık af yetkisinin kullanılması adalet ve kanunlara olan
güveni azaltmaktadır. Cezaların etkinliğini azaltıp suç
işlemeye özendirici niteliğe sahip olmaktadır. Bir suçluyu sık sık affetmek her suçun mutlak bir ceza göreceği
prensibini yok etmek demektir. Bu suretle kişilerde ceza
görmeme ümidi uyanmış olmaktadır. Vergilerini doğru
ve zamanında ödeyen ve diğer mükellefiyetlerini düzenli
şekilde yerine getiren mükellefler üzerinde olumsuz etki
yaratmaktadır. Tahsilatın hızlandırılmasına yönelik olarak
çıkarılan af kanunları ise belirli bir dönemdeki tahsilatı
arttırsa bile yaratmış olduğu olumsuzluklar nedeniyle
ileriye dönük vergi tahsilatında azalmalara neden olmaktadır. Ayrıca; her af yeni bir af beklentisini de beraberinde
getirmekte ve sık sık gelen aflar da mükelleflerin bu beklentilerini boşa çıkarmamaktadır. Türkiye’de vergi afları
politik bir araç olarak kullanılmaktadır. Bir ülkede çok sık
af kanunu çıkarılması, bu af kanunlarından beklenen sosyal faydanın da gerçekleşmemesine neden olmaktadır.”
DÜRÜSTLÜĞÜN CEZASI
ÇEKİLİYOR
“Torba yasada göze çarpan bir diğer nokta ise kasada
mevcut nakit para ve ortaklardan alacak olarak belirtilen
toplam tutar üzerinden, yüzde 3 oranında vergi ödenerek
bu meblağların meşrulaştırılacak olmasıdır” diyen Ahmet Hikmet Sönmez, basın açıklamasında şunları söyledi: “Yani, yine kâr dağıtımı yapan ve yüzde 15 oranında
vergi ödeyen mükellefler, dürüstlüğün cezasını çekmiş
olacaklardır. Kâr dağıtımına gitmeyip yasal olmayan bir
yolda ortaklarına kâr aktaranlar ise yüzde 3 oranında vergi ödeyerek kurtulacaklardır.” Torba yasa ile yeminli mali
müşavir hakkında sorumluluk raporu yazılabilmesi için
yeminli mali müşavirin yazılı savunmasının istenmesinin
zorunlu kılındığını ifade eden Ahmet Hikmet Sönmez,
“Aynı zorunluluğun serbest muhasebeci ve mali müşavirler için getirilmemiş olması, kanun önünde eşitlik
ilkesine aykırı olduğu gibi son zamanlarda SMMM’ler
33
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
ha b e r
SGK İl Müdürü
Ahmet Metin’den
BSMMMO’ya veda ziyareti
Ankara’ya atanan ve 16 Eylül’de
yeni görevine başlayan SGK Bursa
İl Müdürü Ahmet Metin, veda ziyaretleri çerçevesinde BSMMMO’yu
ziyaret ederek, Bursa’daki 14 aylık il müdürlüğü görevi süresince
işbirliğinde yürütülen çalışmalar
için Oda yönetimine teşekkür etti.
S
osyal Güvenlik Kurumu (SGK) Bursa İl Müdürü
Ahmet Metin, Bursa Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirler Odası’na (BSMMMO) veda ziyareti
gerçekleştirdi. BSMMMO Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez, Yönetim Kurulu Saymanı Ali Çevdir ve
Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Kahraman’ın da hazır bulunduğu ziyarette konuşan SGK Bursa İl Müdürü Ahmet
Metin, “16 Eylül’de Ankara’da başkanlık müşaviri olarak
yeni görevime başlayacağım. Bursa’da görevde olduğum
14 ay süresince çalışma arkadaşlarımla birlikte, güzel
işlere imza atmaya çalıştık. Kurduğumuz sistemlerin
işlemesi önemli olan. Bursa’da görevde olduğum süre
zarfında işbirliğinde olduğumuz tüm kurum ve kuruluşlara ziyaret gerçekleştiriyorum. Size de çok teşekkür
ediyorum” dedi. Yerine, İl Müdür Yardımcılarından Eran
Karaca’nın atandığını da sözlerine ekleyen Ahmet Metin, “16 Eylül tarihinde çalışma arkadaşlarımızdan Eran
Karaca, SGK Bursa İl Müdürü olarak yeni görevine başlayacak. Kurumu bilen, yakından tanıyan birinin göreve
gelecek olması sevindirici” diye konuştu. Makamlarına
gerçekleşen ziyaretten memnun kaldıklarını dile getiren
BSMMMO Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez ise kurum ile
olan işbirliğinin önümüzdeki süreçte de devam edeceğini
ifade ederek, SGK Bursa İl Müdürü Ahmet Metin’e yeni
görevinde başarılar diledi.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Bursa İl Müdürü
Ahmet Metin, Bursa Serbest Muhasebeci
Mali Müşavirler Odası’na (BSMMMO)
veda ziyareti gerçekleştirdi.
34
BBilanço
Meslek mensupları
bayramlaşma
töreninde buluştu
Bursa Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirler Odası’nın (BSMMMO)
Kurban Bayramı’nın ikinci günü
BAOB Yerleşkesi’ndeki Oda hizmet
binasında gerçekleştirdiği geleneksel bayramlaşma töreni, meslek mensuplarını bir araya getirdi.
larak bizleri onurlandıran bütün misafirlerimize yönetim,
denetleme ve disiplin kurullarımız adına sonsuz saygı ve
şükranlarımı sunuyorum” dedi.
Bu arada, tatlı ve içecek ikramının da yapıldığı bayramlaşma töreni, hoş sohbetlere sahne olurken, meslek
mensupları bayram vesilesiyle sohbet etme imkânı da
buldu.
B
SMMMO yönetim kurulu üyelerinin de katılımıyla gerçekleşen, geleneksel bayramlaşma
töreninde konuşan Oda Başkanı Ahmet Hikmet
Sönmez, tüm meslektaşlarının ve ailelerinin
bayramını kutlayarak başladığı konuşmasını, barış mesajı vererek sürdürdü. Dünyada, bölgede ve ülkede sevgi, barış ve kardeşlik ortamının hâkim olmasını temenni
ettiklerini dile getiren BSMMMO Başkanı Ahmet Hikmet
Sönmez, “Dini bayramlar yardımlaşma, dayanışma, kardeşlik ve dostluk duygularının en yoğun şekilde yaşandığı günlerdir. Kurban Bayramı’nın barış ve dostluk içinde
geçmesini diliyorum” dedi.
Konuşmasının sonunda, bayramlaşma törenine katılan
meslektaşlarına teşekkür de eden Ahmet Hikmet Sönmez, “Odamızın geleneksel bayramlaşma törenine katı-
BBilanço
İl genelindeki mali müşavirler, Kurban Bayramı’nın ikinci günü BSMMMO
tarafından düzenlenen geleneksel bayramlaşma töreninde bir araya geldi.
35
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
ha b e r
Firmalara e-defter
bilgilendirmesi
B
SMMMO Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez’in
de katılımıyla gerçekleşen seminerin açılış konuşmasını, Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari
Bilimler Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Fikri Pala
yaparken, devamında Vergi Dairesi Başkan Yardımcısı
Selim Aktaş söz aldı. Vergi Dairesi Başkan Yardımcısı
Selim Aktaş’ın ardından konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıkan BSMMMO Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez,
“Ülkemizde, Gelir İdaresi’nin yeniden yapılandırılması
çalışmaları ile birlikte vergilendirme işlemlerinde e-devlet
uygulamalarından yoğun bir şekilde yararlanılmaya başlanmıştır. Daha önce hayata geçirilen e-beyanname uygulaması ve Ba – Bs Formları, gerek Gelir İdaresi’nin,
gerekse mükelleflerin ve meslek mensuplarının vergilemeye bakışını önemli ölçüde değiştirmiştir” dedi.
BSMMMO ile Link Bilgisayar ve Yetkili Satıcısı Tekerişim Bilgisayar işbirliğinde, ‘e-defter uygulamaları’
konulu seminer düzenlendi. Crowne Plaza’da geniş katılımla gerçekleşen seminerde, elektronik defter
uygulamasına girme zorunluluğu
olan mükellefler ya da zorunlu olmadığı halde, e-defterin avantajlarından yararlanmak amacıyla uygulamaya girmek isteyen firmalar
bilgilendirildi.
36
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
İKİNCİ BÜYÜK ADIM
rufta bulunacaklardır. Bunlardan daha önemlisi e-defter
uygulaması, firmalara yönetim ve denetimle ilgili radikal
değişiklikler yapma imkanı ile iş ve raporlama süreçlerinde uluslararası geçerliliğe sahip fırsatlar da sunacaktır”
şeklinde konuştu.
Günümüzde ise e-fatura ve e-defter uygulamalarıyla
vergileme alanında dijital hayata geçmeye yönelik ikinci büyük adımın atıldığını söyleyen BSMMMO Başkanı
Sönmez, “Firmaların geleceğini şekillendirecek dönüşümlerden birisi olan e-defter uygulamalarına yönelik
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan düzenlemeler
ve açıklamalara göre; elektronik defter uygulamasına
2014 Aralık ayı içerisinde başvuranların 01.01.2015 tarihinden itibaren, elektronik defter uygulamasına 2014
Aralık ayından önce başvuranların en geç 2014 Aralık
ayından başlamak üzere, özel hesap dönemine tabi olanların 01.12.2014 tarihinden önce elektronik defter uygulamasına başvuru yapmaları ve en geç 2014 Aralık ayı
içerisinde elektronik defter tutmaya başlamaları gerekmektedir” diye konuştu.
CEZA MİKTARI AZALTILMALI
İş dünyasının e-defter uygulamasının sadece serbest
muhasebeci mali müşavirleri ilgilendirdiğini düşündüğünü de sözlerine ekleyen BSMMMO Başkanı Sönmez, şunları söyledi: “Bizler meslek mensupları olarak mükelleflerimizin cezalı duruma düşmemesi için elimizden gelen
gayreti göstermek zorundayız. Şirketleri ilgilendiren birçok konuda olduğu gibi, bu konuda da meslektaşlarımız
büyük bir gayret göstererek mükelleflerimiz tarafından
e-defter uygulamasına hatasız geçişini sağlayacaklardır. Mükelleflerin e-defter yerine kâğıt ortamında defter
tutmaları halinde hiç defter tutmamış sayılacak olmaları,
işletmeler açısından büyük bir ceza ile karşı karşıya kalmaları demektir. Bu nedenle uygulamadan doğacak ceza
miktarları azaltılmalıdır.” BSMMMO Başkanı Sönmez,
konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugün belli mükelleflere getirilen e-defter kullanma zorunluluğunun yakın bir
gelecekte genişletilmesi beklenmektedir. Tahmin ediyorum ki, zamanla bütün firmalar bu sisteme geçecektir.
Bu konu şu anda bizlere bir iş yükü gibi görünüyor fakat
sistemin oturmasıyla birlikte BA-BS gibi uygulamalarda
yürürlükten kalkacaktır. Bu nedenle, e-defter uygulamasının mükelleflerimize en iyi şekilde anlatılması ve bu sisteme geçilmesinin özendirilmesi çok önemlidir.”
FIRSATLAR SUNACAKTIR
“E-defter, hem mükelleflerin hem de birçok kamu ve özel
sektör kurumunun vergisel ve vergisel olmayan birçok
amacına katkıda bulunacak olan bir uygulamadır” diyen Ahmet Hikmet Sönmez, “Bilgisayar teknolojisinin
bu kadar yoğun olarak kullanıldığı günümüzde, diğer
ülkelerdeki benzer uygulamalara paralel olarak e-defter
uygulamasının ülkemizde de hayata geçirilmesi bir gerekliliğin ötesinde artık bir zorunluluk halini almıştır. Ayrıca e-defter, mükelleflerin uyum maliyetlerine ciddi katkı
sağlayacaktır. E-defter ile şirketler, çok ciddi ölçüde başta işgücü ve zaman olmak üzere; kâğıt, baskı, arşivleme
ve defter tasdiki gibi birçok maliyet unsurlarından tasar-
Crowne Plaza’da geniş katılımla gerçekleşen seminerde, elektronik defter uygulamasına girme zorunluluğu
olan mükellefler ya da zorunlu olmadığı halde, e-defterin avantajlarından yararlanmak amacıyla
uygulamaya girmek isteyen firmalar bilgilendirildi.
37
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
ha b e r
SGK açısından
‘Torba Yasa’
B
BSMMMO tarafından düzenlenen
bilgilendirme toplantısında ‘6552
Sayılı Af Yasası’ hakkında konuşan
SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı
İsmail Yılmaz, meslek mensuplarına Torba Yasa’dan faydalanmaları
konusunda çağrıda bulundu.
ursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler
Odası’nca (BSMMMO) SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı
İsmail Yılmaz’ın sunumunda, ‘6552 Sayılı Af
Yasası’na ilişkin bilgilendirme toplantısı düzenlendi.
BSMMMO’nun BAOB Yerleşkesi’ndeki hizmet binasında gerçekleşen seminere, meslek mensupları büyük ilgi
gösterdi. SGK İl Müdürü Eran Karaca ve merkez müdürlerinin de hazır bulunduğu seminerin açılış konuşmasını
yapan BSMMMO Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez, “11
BSMMMO tarafından düzenlenen ‘6552 Sayılı Af Yasası’ na
ilişkin bilgilendirme toplantısına katılım yoğundu.
38
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
bilgiler vermek ve sigortalıların söz konusu ödeme kolaylıklarından maksimim düzeyde yararlanmasını sağlamayı
amaçladıklarını söyledi.
Eylül 2014 Tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6552
Sayılı Kanunla yeni bir torba yasa ile af kavramı yeniden
Türkiye gündemine oturmuştur. Başlangıçta, birikmiş
vergi ve sigorta primi borçlarının yapılandırılması ile ilgili
yasa teklifi olarak yola çıkılmış ancak birçok ek düzenlemelerle torbanın kapsamı adeta çuvala dönüştürülerek
oldukça genişletilmiştir” dedi. BSMMMO Başkanı Sönmez, Torba Yasa’da göze çarpan hususlar konusunda da
bilgi verdi.
SORULARI YANITLADILAR
Sigortalı, işveren ve emeklilere yönelik yeni uygulamaları, yapılandırma kapsamını, başvuru ve ödeme süreci
konusunda oda başkan ve yöneticilerine ayrıntılı bilgiler
aktaran Yılmaz, “Yasanın yürürlüğe girmesinin ardından
bir eylem planı hazırladık. Kurum olarak Türkiye’nin her
ilinde bilgilendirme toplantıları ile paydaşlarımıza yasanın getirdiği avantajları anlatıp, mümkün olduğunca
katılımın yüksek seviyede olmasını sağlamak istiyoruz”
şeklinde konuştu. Yılmaz, Torba Yasa’nın avantajlarından
yararlanmaları hususunda meslek mensuplarını bilgilendirdi. Soru-cevap bölümü ile devam eden bilgilendirme
toplantısının sonunda ise BSMMMO Başkanı Ahmet
Hikmet Sönmez, SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü
Genel Müdür Yardımcısı İsmail Yılmaz’a günün anısına
plaket takdim etti.
“KURUM OLARAK ÇOK
ÇALIŞIYORUZ”
Başkan Sönmez’in ardından söz alan SGK Bursa İl Müdürü Eran Karaca da, vatandaşlara sundukları hizmet
kalitesini artırmak amacıyla, verimlilik, ilkelerini esas
alan çözüm odaklı yönetim anlayışını benimsediklerini
dile getirdi. Vatandaşların beklediği hizmeti alıp, mutlu
bir şekilde kurumdan ayrılmalarını sağlamak için, tüm
personel ve idari kadro olarak çok çalıştıklarını anlatan
Karaca, bu anlayış çerçevesinde kurum çalışmalarının
etkinliğini ve paydaşlarla olan toplumsal diyalogu artırmaya yönelik çalışmalara öncelik verdiklerini vurguladı.
Karaca’nın ardından ise sunumunu yapmak üzere SGK
Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı İsmail Yılmaz söz alarak, Torba Yasa ile yapılan
düzenlemeler konusunda, kurum paydaşlarına ayrıntılı
Oda Başkanı Ahmet Hikmet SÖNMEZ,
SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü
Genel Müdür Yardımcısı İsmail Yılmaz’a plaketini verirken
39
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
ha b e r
Bursa’nın sosyal güvenlikte
tahsilat sıkıntısı yok!
BSMMMO Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez, Başkan Yardımcısı Ömer İşci, Yönetim Kurulu Sekreteri Sabiha
Işık, Yönetim Kurulu Üyeleri Ali Nazım Tekelioğlu ve Hüseyin Kahraman ile birlikte, SGK Bursa İl Müdürü
Eran Karaca’yı makamında ziyaret etti.
“Bursa’nın sosyal güvenlik alanında, tahsilat sıkıntısı yok” diyen SGK
Bursa İl Müdürü Eran Karaca, tahsilat oranının yüzde 92 civarında olduğunu dile getirerek, teşviklerin
bunda büyük katkısının bulunduğunu bildirdi.
dikleri ziyaret için teşekkür eden SGK Bursa İl Müdürü
Eran Karaca ise afların, yeniden yapılandırma olarak nitelendirilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Yapılandırma ile
alınamayan borçlar alınıyor. Yapılandırma, sosyal barışa
da katkı sağlıyor” diye konuştu. “Bursa’nın sosyal güvenlik alanında, tahsilat konusunda sıkıntısı yok” diyen
SGK Bursa İl Müdürü Karaca, tahsilat oranının yüzde 92
civarında olduğunu dile getirerek, teşviklerin bunda büyük katkısının olduğunu bildirdi. SGK İl Müdürü Karaca,
emekli maaşlarının düşük olması ile ilgili görüşlerinin sorulması üzerine ise şöyle konuştu: “Emekli maaşlarının
düşük olması, kayıt dışı ile ilgili bir durum. Çalışırken,
kuruma gerçek ücretler bildirilse maaşlar böyle düşük
olmayacak. Bursa’daki kayıt dışındaki en büyük sorun,
ücretteki kayıt dışılık. Sigortalılık var ama gerçek ücretler
gösterilmiyor. Gerçek rakamlarla emekli olanlar, yüksek
emekli maaşı alıyor.”
B
SMMMO Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez,
Başkan Yardımcısı Ömer İşci, Yönetim Kurulu
Sekreteri Sabiha Işık, Yönetim Kurulu Üyeleri
Ali Nazım Tekelioğlu ve Hüseyin Kahraman ile
birlikte, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Bursa İl Müdürü
Eran Karaca’yı makamında ziyaret etti. Ahmet Metin’in
Ankara’ya atanmasıyla boşalan il müdürlüğü görevine
getirilen Eran Karaca’ya yeni görevinde başarılar dileyen
BSMMMO Yönetimi, kurumlar arası işbirliği çağrısını yineledi. BSMMMO Başkanı Sönmez, Bursa’yı ve kurumu
yakından tanıyan birinin, il müdürü olarak görev yapmasının sevindirici olduğunu da söyledi. Konuşmasında,
yeni torba yasaya ilişkin de görüşlerini paylaşan Ahmet
Hikmet Sönmez, “Bu kadar sıklıkla af yasasının çıkmasını
doğru bulmuyorum. Sürekli af yasasının çıkması bir beklentiye neden oluyor. Bu, ilgili mükellefiyetlerini yerine
getiren, borcunu düzenli ödeyen vatandaşlar için adeta
bir ceza niteliğinde” dedi.
PRİMLER DÜŞÜRÜLEREK
ÇÖZÜLMEZ
Bursa’da kayıt dışı oranının yüzde 28 civarında olduğunu, diğer illerde ise ortalamanın yüzde 35 civarında
olduğunu kaydeden Eran Karaca, kayıt dışı sorununun
çözümüne ilişkin ise şunları söyledi: “Kayıt dışı sorununun, primlerin düşürülmesi ile çözülebileceği söyleniyor.
Kayıt dışı sorunu, primlerin düşürülmesi ile çözülemez.
Çünkü, hiç prim ödemeyen biri için primleri düşürmeniz
önemli değildir. Prim oranlarının düşürülmesi, kayıt dışını önlemez. Bu eğitimle, bilinçle ilgili bir şey.”
GERÇEK RAKAMA YÜKSEK MAAŞ
BSMMMO Yönetim Kurulu’na makamına gerçekleştirEKİM / KASIM / ARALIK 2014
40
BBilanço
BEBKA destekli
İngilizce eğitimi
Odamız AB Projeler Koordinatörü Y.
Temel Tatlısu tarafından BSMMMO
adına hazırlanan, Bursa Eskişehir
Bilecik Kalkınma Ajansı’nca (BEBKA) teknik destek programı kapsamında kabul edilen proje çerçevesinde mali müşavirlere yönelik
ücretsiz ‘İngilizce IFRS Eğitimi’ gerçekleşti.
B
ursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler
Odası’nın (BSMMMO) BAOB Yerleşkesi’ndeki Hizmet Binası’nda, İngilizce mülakatı geçen
BSMMMO üyesi 34 meslek mensubunun katılımıyla gerçekleşen kurs programının açılışında konuşan
Oda Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez, meslektaşlarına başarı dileyerek, BEBKA destekli kursa devam zorunluluğu
olduğunu hatırlattı.
70 saatlik mesleki İngilizce eğitimine en az yüzde 80
oranında katılma zorunluğu bulunduğunu hatırlatan
BSMMMO Başkanı Sönmez, meslektaşlarından devamlılık konusuna hassasiyet göstermelerini istedi. BSMMMO
- AB Projeleri Koordinatörü Yahya Temel Tatlısu’nun
da katılımıyla gerçekleşen kurs programı çerçevesin-
Yrd. Doç. Dr. Göksel Acar
de açılış konuşmasının ardından ise American Life Dil
Okulları’ndan Yrd. Doç. Dr. Göksel Acar eğitmenliğinde
gerçekleşen derse geçildi.
Odamız AB Projeler Koordinatörü Y. Temel Tatlısu tarafından, BSMMMO adına hazırlanan ve BEBKA tarafından
kabul edilen proje çerçevesinde; ‘İngilizce IFRS Eğitimi’ başladı.
41
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
ha b e r
TÜRMOB’dan
farkındalık eğitimi
TÜRMOB tarafından, Bursa Serbest
Muhasebeci Mali Müşavirler Odası evsahiplinde, meslek kararları,
meslek mensuplarının haksız rekabet ve meslek etiği konularında
farkındalığının artırılması ile uygulama birlikteliğinin sağlanması
amacıyla ‘Farkındalık Eğitimi’ düzenlendi.
T
ÜRMOB tarafından Türkiye genelinde başlatılan
ve farklı illerde düzenlenen eğitim programının
Bursa ayağına, meslek mensupları ilgi gösterdi.
BSMMMO’nun BAOB Yerleşkesi’ndeki hizmet
binasında, TÜRMOB Genel Sekreteri Yücel Akdemir’in
de katılımıyla gerçekleşen ve Smmm. Gülgün Öztürk,
TÜRMOB Etik Komitesi Üyesi Smmm. Selahattin Çakır-
Smmm. Yücel AKDEMİR
TÜRMOB Genel Sekreteri
TÜRMOB tarafından, Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası evsahiplinde,
‘Farkındalık Eğitimi’ düzenlendi.
42
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
Smmm. Selahattin ÇAKIRSOY
TÜRMOB Etik Komitesi Üyesi
Smmm. Gülgün ÖZTÜRK
soy ile TÜRHAK Kurul Üyesi Zeki Dirlik’in sunum yaptığı
programın açılış konuşmasını BSMMMO Başkanı Ahmet
Hikmet Sönmez yaptı.
“EĞİTİM SEFERBERLİĞİ BAŞLATTIK”
BSMMMO Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez’in açılış konuşmasının ardından söz alan TÜRMOB Genel Sekreteri
Yücel Akdemir, güncel konular ile ilgili oda üyelerini bilgilendirdi. TÜRMOB Genel Sekreteri Akdemir, “TÜRMOB
tarafından meslek mensupları arasında farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen bu eğitimin mesleki hizmet kalitesi ve etik anlayışı açısından son önemlidir. TÜRMOB
olarak eğitim seferberliği başlattıklarını ve eğitimlerin
Zeki DİRLİK
TÜRHAK Kurul Üyesi
‘Sürekli Eğitim’ mantığıyla artarak daha da detaylı şekilde
devam edecektir. Ayrıca, bağımsız denetçilik ile ilgili KGK
ile oluşturulan komisyonun çalışmalarını tamamladı.
Konu ile ilgili en kısa zamanda TÜRMOB olarak detaylı
bir açıklama yapılacaktır” dedi.
YAZILIM TANITIMI YAPILDI
‘Hizmet ve Kalite Güvence İlke ve Esasları’ hakkında bilgilendirmenin yapıldığı eğitimde, ‘Haksız Rekabetle Mücadele Yazılımının Tanıtımı’ da yapıldı. Eğitimde ayrıca; ‘Etik
Eğitimi ve Etik Sözleşmesi’ konusu da masaya yatırıldı.
Eğitim programı çerçevesinde; Smmm. Gülgün Öztürk,
‘Hizmet Kalitesi Meslek Kararı’, TÜRMOB Etik Komitesi
Üyesi Smmm. Selahattin Çakırsoy ‘Mesleki Etik Kurallar’,
TÜRHAK Kurul Üyesi Zeki Dirlik ise; ‘Haksız Rekabetle
Mücadele Yazılım Programı’ hakkında sunum yaptılar.
Farkındalık eğitimi; TÜRMOB Genel Sekreteri Smmm.
Yücel Akdemir’in ‘Bağımsız Denetim ve Yönetmelikler’
ile ‘Diğer Mesleki Gelişmeler’ hakkında bilgi vermesi ve
genel değerlendirme yapmasıyla devam etti.
43
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
ha b e r
Çalışma komisyonları
yeni kadrolarla göreve başladı
‘BSMMMO Kurumsal ve Organizasyonel Yapısı’na İlişkin Yönerge’
hükümleri çerçevesinde; yeniden
atamaları yapılarak görev dağılımlarını gerçekleştiren çalışma
komisyonları, ilk toplantılarını gerçekleştirerek faaliyetlerine başladı.
başkan yardımcılığına Recep Yılmaz, sekreterliğe ise
Hacı Bektaş Aykut; Bağımlı Çalışan Meslek Mensupları
Komisyonu’nun başkanlığına Hasan Kırımlı, başkan yardımcılığına Nurcan Güngör, sekreterliğe ise Sema Aslan;
Çevre, Sağlık ve Spor Komisyonu’nun başkanlığına Serdar Özkan, başkan yardımcılığına Ahmet Yaşar, sekreterliğe ise Murat Ulukaya; Mesleki Sorunlar Araştırma
ve Proje Geliştirme Komisyonu’nun başkanlığına Önder
Atilla, başkan yardımcılığına Hatice Altun, sekreterliğe
ise İrfan Uysal; Sosyal Yardımlaşma ve Kültürel Etkinlikler Komisyonu’nun başkanlığına Ayhan Karaşin, başkan
yardımcılığına Ayser Kaya, sekreterliğe ise Çağrı Kaplan
seçildi.
M
eslek mensuplarının dilekçe ile başvurularının alınmasının ardından, ‘BSMMMO Kurumsal ve Organizasyonel Yapısı’na İlişkin
Yönerge kapsamında oluşumunu tamamlayan çalışma komisyonları, sorumlu kurul üyelerinin de
katılımıyla gerçekleşen toplantılarında başkan, başkan
yardımcısı ve sekreter üye seçimlerini yaptı. Komisyon
üyeleri arasında yapılan seçime göre; Basın-Yayın ve
Halkla İlişkiler Komisyonu’nun başkanlığına Serdar İnce,
GÖREV DAĞILIMLARI
TAMAMLANDI
BSMMMO çatısı altında faaliyetlerini yürüten çalışma komisyonları,
ilk toplantılarını gerçekleştirerek, görev dağılımlarını yaptı.
44
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
Stajyer Eğitimi ve Denetimi Komisyonu’nun başkanlığına Umut Ekici, başkan yardımcılığına Kürşad Kaan
Yüksek, sekreterliğe ise Perihan Yakupoğlu; İş ve Sosyal
Güvenlik Mevzuatı Komisyonu’nun başkanlığına Ahmet
Mücahit Savaş, başkan yardımcılığına Elif Deniz, sekreterliğe ise Elif Yeşilkavak; Ticaret Mevzuatı ve Muhasebe
Standartları Komisyonu’nun başkanlığına Kasim Çapraz,
başkan yardımcılığına Sibel Torun, sekreterliğe ise Aziz
Ok; Vergi Mevzuatı Komisyonu’nun başkanlığına Kazim
Tefenli, başkan yardımcılığına Fatma Çil Eradaş, sekreterliğe ise Zehra Göker Elmas; Mesleki Uyum ve Denetim
Komisyonu’nun başkanlığına Murat Tarık Koşal, başkan
yardımcılığına Şafak Karakaş, sekreterliğe ise Aykut Bulut seçildi.
BBilanço
BTSO’dan Torba Yasa
bilgilendirmesi!
BTSO 33. Meslek Komitesi’nce, BTSO Konferans Salonu’nda, ‘6552 Sayılı Torba Yasa’ konulu
seminer düzenlendi.
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası
(BTSO) 33. Meslek Komitesi’nce
BTSO Konferans Salonu’nda, ‘6552
Sayılı Torba Yasa’ konulu seminer
düzenlendi. İş dünyasının temsilcileri ve meslek mensuplarının da
yoğun katılım gösterdiği seminerde BSMMMO Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez de hazır bulundu.
kullanılması adalet ve kanunlara olan güveni azaltmaktadır. Cezaların etkinliğini azaltıp suç işlemeye özendirici
niteliğe sahip olmaktadır. Bir suçluyu sık sık affetmek
her suçun mutlak bir ceza göreceği prensibini yok etmek demektir. Bu suretle kişilerde ceza görmeme ümidi uyanmış olmaktadır. Vergilerini doğru ve zamanında
ödeyen ve diğer mükellefiyetlerini düzenli şekilde yerine
getiren mükellefler üzerinde olumsuz etki yaratmaktadır.
Tahsilatın hızlandırılmasına yönelik olarak çıkarılan af
kanunları ise belirli bir dönemdeki tahsilatı arttırsa bile
yaratmış olduğu olumsuzluklar nedeniyle ileriye dönük
vergi tahsilatında azalmalara neden olmaktadır. Ayrıca;
her af yeni bir af beklentisini de beraberinde getirmekte
ve sık sık gelen aflar da mükelleflerin bu beklentilerini
boşa çıkarmamaktadır. Türkiye’de vergi afları politik bir
araç olarak kullanılmaktadır. Bir ülkede çok sık af kanunu
çıkarılması, bu af kanunlarından beklenen sosyal faydanın da gerçekleşmemesine neden olmaktadır.”
S
eminer programının açılış konuşmasını, BTSO
Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay yaptı.
Burkay’ın ardından sırasıyla; Bursa Vergi Dairesi Başkanı İbrahim Saydam, Bursa Yeminli Mali
Müşavirler Odası Başkanı Tayfun Beşe ve BSMMMO
Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez söz alarak, kürsüden konuşma yaptılar. 11 Eylül 2014 Tarihli Resmi Gazete’de
yayımlanan 6552 Sayılı Kanunla yeni bir torba yasa ile af
kavramının yeniden Türkiye gündemine oturduğunu söyleyen BSMMMO Başkanı Sönmez, “Başlangıçta, birikmiş
vergi ve sigorta primi borçlarının yapılandırılması ile ilgili
yasa teklifi olarak yola çıkılmış ancak birçok ek düzenlemelerle torbanın kapsamı adeta çuvala dönüştürülerek
oldukça genişletilmiştir” diyerek, torba yasa ile yapılandırma kolaylığı getirilen borçlar hakkında konuştu.
SIRASIYLA SUNUM YAPTILAR
BTSO’nun 33. Meslek Komitesi’nce düzenlenen etkinlik,
açılış konuşmalarının ardından seminer ile devam etti.
Yeminli Mali Müşavir Muzaffer Koyuncu’nun moderatörlüğünü yürüttüğü seminerde; Uludağ Üniversitesi Maliye
Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Yüce, Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı Grup Müdürü Selim Aktaş, Yeminli Mali
Müşavir Sakıp Şeker, SGK Eski Başmüfettişi Ersin Umdu
sunum yaptılar. BTSO Konferans Salonu’nda gerçekleşen etkinlik, sunumların ardından soru-cevap bölümü ile
sona erdi.
OLUMSUZ ETKİ YARATIYOR
Ahmet Hikmet Sönmez, konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “Her şeyden önce bir toplumda sık sık af yetkisinin
45
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
ha b e r
Bu coşku hiç bitmez!
Cumhuriyet Bayramı kutlamaları, Heykel’deki Atatürk Anıtı önünde düzenlenen çelenk töreni ile başladı.
Özgürlük ve bağımsızlığın sembolü olan Cumhuriyet Bayramı, ülke
genelinde olduğu gibi Bursa’da
da düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlandı. Karaman’da kömür
ocağında meydana gelen facia
sebebiyle konserlerin iptal edildiği kutlama programlarında Bursalılar; Nilüfer Belediyesi’nce FSM
Bulvarı’nda düzenlenen Cumhuriyet Yürüyüşü’nde buluştu.
C
umhuriyet’in 91’inci yıldönümü, ülke genelinde olduğu gibi Bursa’da da birbirinden farklı
etkinliklerle kutlandı. Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın da (BSMMMO)
katılımıyla Heykel’de Atatürk Anıtı önünde gerçekleşen
çelenk töreni ile başlayan kutlama programları, il genelinde düzenlenen çeşitli etkinliklerle devam etti. Çelenk
töreni, Bursa Valisi Münir Karaloğlu, Garnizon Komutanı Tümgeneral Seyfullah Saldık ve Büyükşehir Belediye
Başkanı Recep Altepe`nin halkı selamlamasıyla başladı.
İstiklal Marşı`nın okunması ve bayrağın göndere çekilmesinin ardından Karaloğlu konuşma yaptı. Karaloğlu, “Türkiye`nin doğum gününü kutluyoruz. Nice eşsiz
kahramanların ruhları şad olsun. Allah gazilerimize uzun
ömür versin. Ecdadımız bize vatan bıraktı. En büyük hizmetimiz emanete sahip çıkmaktır” dedi. Konuşmaların
ardından ise folklor ve kılıç kalkan ekipleri gösteri yaptı.
Heykel`deki kutlamalar resmi geçitle sona ererken, pro-
tokol mensupları, daha sonra Heykel`den Cumhuriyet
Caddesi`ne kadar yürüdü.
BURSALILAR FSM’DE BULUŞTU
Cumhuriyet’in 91’inci yıl kutlamaları, 29 Ekim akşamı ise
Nilüfer Belediyesi’nin Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’nda
düzenlediği ‘Cumhuriyet Yürüyüşü’ ile devam etti. Nilüfer’deki yürüyüşe katılan on binlerce Bursalı, cadde
üzerinde Cumhuriyet’in 91’inci yılında birlik ve beraberlik mesajları verdiler. Çocuğundan yaşlısına, her yaştan
yurttaşın coşku içinde gerçekleştirdiği yürüyüşe motosiklet ve Volkswagen tutkunları da araçları ile renk kattı.
‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’, ‘Ne Mutlu Türk’üm diyene’, ‘Cumhuriyetin bekçileriyiz’ sloganları atan Bursalılar, yaklaşık bir buçuk saatin ardından yürüyüşün bitiş
noktası olan Hastane Alanı’na ulaştı. Burada Nilüfer Çok
Sesli Korosu’nun eşliğinde bir dakikalık saygı duruşunda
bulunuldu ve hep bir ağızdan İstiklal Marşı okundu.
“GELECEK YIL DA BURADAYIZ”
Kutlama alanında söz alan Nilüfer Belediye Başkanı
Mustafa Bozbey, geçtiğimiz yılki kutlamalarda bu yıl için
randevu verdiklerini hatırlatarak, “İşte yine buradayız!
Sizin sayenizde buradayız! Sizinle birlikte buradayız!..
Burada olmaya devam edeceğiz!..” diye konuştu. Hiçbir
kötü emelin, Türkiye Cumhuriyeti’ne zarar veremeyeceğini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, Cumhuriyet
Bayrağı’nın, yüz yıllarca, bu göklerde dalgalanacağı sözünü verdi. Bozbey konuşmasını şu sözlerle tamamladı.
“Nilüfer’deki Cumhuriyet yürüyüşünü istedikleri kadar
parçalamaya, bölmeye, engellemeye çalışsınlar. Bu
emeller, amacına ulaşmadı, ulaşamayacak da. Biz buradaydık, buradayız, her zaman burada olacağız.”
46
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
47
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
röportaj
D ü nden B ugüne
N ostal ji
“Bu dergi benim
için çok değerli”
Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Komisyonu olarak; ‘Bursa Bilanço
Dergisi’nde ilk sayısından bu yana imzası bulunan, dergimize
emeğini esirgemeyen, komisyonumuzun eski başkanı ve her
daim komisyon üyeliği görevini yürüten Değerli Meslektaşımız
‘Ali Erdoğan’ı ziyaret ettik.
Gece-gündüz demeden yoğun tempoda çalışarak çıkarttıkları ilk
sayıyı sorduk Ali Erdoğan’a… İlk sayıyı çıkartırken duydukları heyecanı anlatmasını istedik. “Benim için çok değerli” dediği ‘Bursa
Bilanço Dergisi’nin adına nasıl karar verildiğini sorduk… O zamanlar birlikte çalıştıkları meslektaşlarını andık… Derginin dününü, bugününü masaya yatırdık. Önerilerini aldık… Ve 41 yıllık
meslek hayatını geride bırakan bir meslek mensubu olarak; mesleğe yeni adım atan meslektaşlarına tavsiyelerine kulak verdik…
- Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Ali Erdoğan kimdir?
- 1945 yılı Niğde Yeşilburç doğumluyum. 1951’den bu yana Bursa’da yaşamaktayım. 1952’de Bursa Yıldırım İlkokulu, Osmangazi Ortaokulu, ardından
akşam ticaret lisesi ve Ticari İlimler Akademisi İş İdaresi Enstitüsü bünyesinde eğitim gördüm. 1973 yılından bu yana Nezihe
Erdoğan ile evliyim.
“MESLEĞE İLK BAŞLANGIÇ”
- Mesleğe nasıl adım attınız?
- Akşam okulunda okuduğum için mesleğe de okul yıllarımda atıldım. 1963
yılında Ülkü Muhasebe Bürosu’nu işleten Salih Yasun’un yanında muhasebe mesleğine başladım. 1973 yılında Cumhuriyet Caddesi’nde ilk büromu
açtım. Meslekte 41’inci yılımdayım. Hala; Çancılar Caddesi’ndeki büromda muhasebecilik faaliyetime devam ediyorum. Aynı zamanda; Oda Meclis
Üyesiyim. Ticaret ve Sanayi Odası Üyeliğim, Demokrat Parti İl Muhasibi görevim, Büyükşehir Belediye Konservatuarı Denetleme Kurulu Başkanlığım,
Bursaspor Kongre Üyeliğim ve TÜRMOB Delegeliğim de devam ediyor.
Smmm. Ali ERDOĞAN
BSMMMO Basın Yayın veHalkla
İlişkiler Komisyonu Üyesi
[email protected]
48
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
Röportaj:
Smmm. Serdar İNCE
Smmm. Özer TURAN
BSMMMO Basın - Yayın ve Halkla İlişkiler Komisyonu Başkanı
BSMMMO Basın - Yayın ve Halkla İlişkiler Komisyonu Üyesi
- Bursa Bilanço Dergisi benim için çok değerli. Yeri geldi
pek çok meslektaşımla gece gündüz çalıştık, yeri geldi
komisyon başkanlığını yaptım. Benden sonra da çok değerli meslektaşlarım komisyon başkanlığı görevini yürüttüler. Galip Sarımeşeli, Yakup Aksoy, Cemil Tekin, Sedat
Akbıyık, Ali Ayhan, Mustafa Tan, Hayrettin Ersoy, Ahmet
Gülener, Cengiz Kırgız, Doğan Yılmaz, Mustafa Akıncı
ve son olarak Serdar İnce… Ama ben hep içinde oldum.
Komisyondan hiç kopmadım. Kopamam da zaten. İlk
sayıyı çıkardığımız günler gelir aklıma. Göreve gelen her
yönetim, her başkan dergimizi geliştirdi, komisyonumuza destek verdi. Ve; Türkiye genelinde SMMM Odaları
arasında takdir toplayan dergimiz, bugünlere ulaştı. Ne
mutlu bizlere…
“ODA’NIN KURULUŞ YILLARI”
- Oda’nın kuruluş yıllarına ilişkin neler paylaşmak
istersiniz?
- Oda kurulmadan önce; Bursa’da dernek bünyesinde çalışmalarımızı yürütüyorduk. Sonra TÜMFED’de (Türkiye
Muhasebeciler Federasyonu) yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptım. TÜMFED’de 3568 Sayılı Meslek Yasamızın yürürlüğe girmesi için çalıştık. Meslek yasamız yürürlüğe girdikten sonra ise Türkiye Serbest Muhasebeci
Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği
(TÜRMOB) bünyesinde Odalarımız kuruldu.
“GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIRDIK”
- Peki, Odamızın Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Komisyonu ile yollarınız nasıl kesişti? İlk sayı nasıl hazırlandı?
1990 yılında Oda kurulduktan sonra ilk sayıyı biz hazırladık. Dönemin Oda Yönetim Kurulu Sekreteri rahmetli
Ahmet Timur ile birlikte gece gündüz çalıştık. O zamanlar
iki ayda bir çıkarıyorduk dergiyi. TÜRMOB’dan haberler,
Oda’dan haberler, faaliyetler, meslektaşların evlilik haberleri, doğum haberleri, bulmaca bölümü, satranç bölümü hepsine yer verirdik…
EK YAYINLARLA GELİŞTİRİLEBİLİR
- Dergi, şu an istediğiniz yerde mi?
- İlk sayıdan itibaren tabii ki de çok fazla yol kat edildi.
Ama yine de gelinen nokta yeterlidir diyemeyiz. Ek yayınlarla zenginleştirilebilir. Sosyal içerikli aktüel ek yayınlarla dergi geliştirilebilir. Dergimiz Odamızın vitrini. Bu
yüzden her daim gelişime ve değişime açık olmalı.
NEDEN ‘BİLANÇO’?
- ‘Bilanço’ adına nasıl karar verildi?
- TÜRMOB’un Bilanço adında bir yayını vardı. Bunu örnek alarak biz de Bursa’da ‘Bursa Bilanço’ adıyla dergi çıkarma girişiminde bulunduk. İstedik ki Bursa’daki meslektaşlarımız, Odamızın yürüttüğü faaliyetleri, mesleki
gelişmeleri Bursa yerelinde dergimizden takip edebilsin.
“VERGİ DAİRELERİNİN DE SESİYDİK”
- Takip edilebilirliği
- Vergi dairelerinin de sesi bizdik. Bursa’ya yeni bir vergi
dairesi başkanı veya defterdar atandığında; hemen gidip
röportaj yapardık. İl genelinde mesleğimizi ilgilendiren
her kurum ve kuruluşun yönetici, müdür ve başkanlarıyla bizzat ziyaret edip görüşür, röportaj yapardık. Bu
görüşmelerimizde BSMMMO’nun ve meslek mensuplarının beklentilerini de gündeme getirirdik. Sorunlarımıza
çözüm aramaya çalışırdık.
“DERGİ BENİM İÇİN ÇOK DEĞERLİ”
- ‘Bursa Bilanço Dergisi’ bugün 153. sayıya ulaştı.
Ve siz ilk sayıdan beri içindesiniz… Neler söylemek istersiniz?
49
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
rö p o r t a j
hatırlayamadığım dergimizde emeği geçen bütün meslektaşlarıma buradan teşekkür etmek istiyorum.
“ÇÖPLE SAMAN BİRBİRİNE
KARIŞTIRILMAMALI”
- Kimileri ‘Meslek siyasetsiz olmaz!’ derken, kimileri
ise ‘Meslek ve siyaset birbirine karışmamalı!’ diyor.
Bilanço Dergisi’ne siyaset ne derece yansıyor?
- Herkesin bir siyasi görüşü vardır. Ama Oda’da yapılması
gereken tek siyaset mesleğin siyasetidir. Ben, bulunduğum
ve aldığım görevlerde elimden geldiğince bunu yapmaya
gayret ettim. Aktif olarak siyasetle ilgilenebilirsiniz. Siyasal anlamda önemli görevler üstlenebilirsiniz ama mesleği
bundan ayrı tutmanız gerekir. Bu çok ince bir nokta. Çöple
samanı birbirine karıştırmamak lazım! Dergide siyasetin işlenmesi komisyon üyelerinin takdiri, ama son söz elbette ki
Yönetim Kurulu’nundur.
- Bilanço Dergisi ile ilgili akılınıza gelen bir anınızı
paylaşır mısınız?
“SADECE MESLEKLE YETİNMESİNLER”
- Son olarak; 41 yıldır bu mesleği sürdüren biri olarak, mesleğe yeni adım atan meslektaşlarınıza neler tavsiye edersiniz?
- Sadece mesleği icra etmekle yetinmesinler. Sosyal taraflarını, ilgi alanlarını göz ardı etmesinler. Mesleğimiz
oldukça stresli bir meslek. Mutlaka mesleğin dışında ilgi
alanlarını geliştirsinler. Siyaset olur, spor olur, müzik olur,
resim olur, tiyatro olur… Bunlarla ilgili Odamızda komisyonlarımız da var. Onlara dahil olsunlar. Kendilerini yakın
hissettikleri alanda bu komisyonlara ve çalışma gruplarına
katılsınlar. Böylelikle hem meslektaşlarıyla kaynaşma, hem
de ilgi duydukları alanlarda iş streslerini keyifli bir şekilde
atma imkanı bulurlar.
- Hiç unutmam! Masum Türker’in TÜRMOB Genel Başkanı olduğu dönemde onunla bir söyleşi gerçekleştirmiştik.
‘Bursa deyince aklıma Bilanço Dergisi gelir’ demişti. Dergiyi beğenerek takip ettiğini söylemişti. Dergide emeği geçen
herkesi tebrik etmişti.
EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR EDERİM
- Geçmişten bu yana birlikte çalıştığınız kimler var
komisyonda?
- Emeği geçen çok meslektaşım oldu. Birçoğunun ismini
unutabilirim ama hatırladığım kadarıyla; Hamdi Liman,
Ayhan Demirhan, Vahit Bilgin, Sedat Akbıyık, Muhterem
Çakır, Mümin Pekcan, Ahmet Timur, Ömer Özen, Ziyaettin
Kurt, Galip Sarımeşeli, Mahir Akyol. Derginin ilk sayısından
itibaren emeği geçen ve dergimizin bugünlere gelmesine
büyük katkıları olan meslektaşlarımdır. Hepsine ve adını
50
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
İlle de kardeş
Zamanın birinde bir kadın kocası, oğlu ve kardeşi ile
birlikte yaşıyorlarmış aynı evde.
Ama koca, oğul ve kardeş hırsızlık yaparak hayatlarını sürdürüyorlarmış
Günün birinde bunlar vermişler yakayı eleeee….
Doğru kadının karşısına.
Cezaları belliymiş: ÖLÜM
Kadı toplamış hepsini karşısına…
Kaşlarını çatarak kadına:
“Kadın olarak senin bakılman gerekir. Söyle bakayım hangisini affedeyim…” deyince kadın:
“Ben size cevabımı yarın vereyim” demiş.
Ertesi gün kadın varmış huzura…
Başı önde, derin düşünceler içinde.
Kadı sormuş: “Verdin mi kararını?”
Kadın: “Verdim kadı hazretleri”
“Peki kimi bağışlayacağım söyle bakalım….”
Kadın; başını kaldırıp “Kardeşim” demiş…
“Neden kocan, oğlun değil de kardeşin?” diye sormuş kadı…
“Kadı efendi! Koca elden, çocuk belden.”
“Nasıl yani?” diye şaşkınlıkla sormuş kadı….
Smmm. Ayhan KARAŞİN
“Efendim; kocamın canını alsanız dışarıda adam çok, elbet alır biri beni; eh
daha gencim
ondan da bir çocuğum olur.
[email protected]
“Ama kardeş öyle mi? Bende ne ana var ne baba… Ben kardeşi nerden
bulurum?
O yüzden, koca elden çocuk belden ben ille de kardeşimi isterim” deyince
kadın
“Hepsini affetim öyleyse” deyip salıvermiş kadı.
BSMMMO Sosyal Yardımlaşma ve
Kültürel Etkinlikler Komisyonu Başkanı
Bu dünyada hiçbir çocuğun kardeşsiz kalmaması dileğiyle…
51
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
ha b e r
Geleneksel
‘yeşil saha mesaisi’ başladı
Bursa Serbest Muhasebeci Mali
Müşavirler Odası (BSMMMO) ‘Geleneksel Futbol Turnuvası’, muhasebeci ve mali müşavirlerden
oluşan 20 takımın katılımıyla Asya
Spor Tesisleri’nde başladı.
maçı öncesinde, takım kaptanlarına ve hakemlere çiçek
takdim edilirken, Komisyon Başkanı Serdar Özkan da,
“Bu tür etkinlikler sayesinde, meslek mensupları olarak,
işimizden kaynaklanan yorgunluk ve stresi bir kenara
atıp, aramızdaki iletişimi artırıyoruz” diyerek, meslektaşlarını her cumartesi günü Asya Spor Tesisleri’nde oynanacak maçları izlemeye davet etti.
B
Öte yandan, BSMMMO 2014 Yılı Geleneksel Futbol
Turnuvası’nda şu takımlar forma giyiyor:
Diren Muhasebe, Mali Yıldızlar, Matrahsızlar, Bilanço,
Gemlik Spor, Mali United, Atletik Müşavir, Fetih Spor, Altın Mizan, Mali Çözüm, Mavi Yıldızlar, Denetim Spor, Fırtına Spor, Karacabey, Uludağ Spor, Gökmaviler, Bağımsızlar, Turan Spor, 1326 Yeşil İnciler, Tek Düzen Spor.
SMMMO Yönetim Kurulu Üyeleri’nin de hazır
bulunduğu turnuvanın açılışında konuşan Oda
Başkanı Ahmet Hikmet Sönmez, “Odamızın
geleneksel hale getirdiği ve meslek mensuplarımızdan büyük ilgi gören futbol turnuvasında forma giyen
tüm meslektaşlarıma başarılar diliyor, turnuvanın keyifli
geçmesini ümit ediyorum” dedi. BSMMMO Çevre, Sağlık
ve Spor Komisyonu’nca organize edilen turnuvanın açılış
Altın Mizan
Atletik Müşavir
Bağımsızlar
52
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
Bilanço Spor
BSMMMO 2014 Yılı Geleneksel Futbol Turnuvası, 20 takımın katılımıyla Asya Spor Tesisleri’nde başladı.
Denetim Spor
Diren Muhasebe
Fetih Spor
Fırtına Spor
Gemlik Spor
Gök Maviler
Karacabey Spor
Mali Çözüm
Mali United
Mali Yıldızlar
Matrahsızlar
Mavi Yıldızlar
Turan Spor
Uludağ Spor
1326 Yeşil İnciler
Tek Düzen Spor
53
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
gü n c e l
Sanal dünyada
fantezi roller
Berhan SONER
[email protected]
Bizden bir önceki kuşağın çok uzağına, bizlerin kıyısına, bizden sonrakilerin ise tam ortasına düştüğü
bir çağ bilişim çağı. Ve bu çağın en
önemli iki sembolü bilgisayar ve
onunla bağlantılı hızla gelişen internet.
Ö
nce kim neden uzağına, kıyısına ya da ortasına
düştü bir ona bakalım…Dünyanın “bilgisayar”
kavramı ile ilk tanışması 14 Şubat 1946 ENIAC ile oldu. Bir saniyelik süre içerisinde 5 bin
toplama işlemi gerçekleştirebilen ENIAC aynı süre içinde
357 çarpma, 38 de bölme yapabilmekteydi. Tarihin ilk
bilgisayarı olan ENIAC (Electronic Numerical Integrator
Analyzer and Computer) 30 metre uzunluğunda ve 30
ton ağırlığındaydı.
60’ların ortasına gelindiğinde her ne kadar bilgisayarların
boyutları büyük ölçüde küçültüldüyse de “kişisel bilgisayar” olarak adlandırabileceğimiz ve bugün evlerimizde,
işyerlerimizde kullandıklarımızın ataları olan bilgisayarların yerleşmeye ve yayılmaya başlaması 1980’leri buldu.
1981 yılında IBM ilk kişisel bilgisayarını duyurdu.
BİLGİSAYARA TORNAVİDA AYARI…
Bu tarihten sonra ise bilgisayar teknolojisi önlenemez bir
yükseliş içine girdi. Commodore 64’lerde bildiğiniz teyp
kasedine kaydedilmiş oyunları oynayabilmek için bizler
“kafa ayarı” yapmak zorunda kalırken, bir önceki jenerasyonun bu “cihaz”ın ne olduğuna dair bir fikri bile yoktu.
Ardından Amiga 500’ler kasetleri çöpe gönderip, yerini
diskete bırakarak oyun dünyasında yeni bir çığır açtı. Ve
hemen ardından da Windows tabanlı işletim sistemlerinin ortaya çıkması ve “istilası” başladı.
Bizler -80 kuşağı diyelim- DOS ortamında IF 40>20 THEN
GO TO 80 yazdığımız dönemlerle bu çılgın teknolojinin ilk
kurbanları olduk. Tek bir klavye vardı elimizde ve simsiyah ekran (bazen mavi) üzerinde beyaz yazılar. Bırakın
web kameralarını, daha farenin bile esamesi okunmuyordu -ki bunu 1986 doğumlu yeğenime söylediğimde
yüzüme “hadi oradan” der gibi boş boş bakmıştı. Fare
olmadan bilgisayar nasıl oluyor ki? demişti.
Şimdi ise bilgisayar hayatımızın hemen her alanına el
atmış durumda. Evdeki bilgisayarların haricinde, omuzlarımızda taşıdığımız diz üstü bilgisayarların yerini yavaş
yavaş daha küçük ve hafif olan netbooklar almaya başladı. Çoğu cep telefonu artık bir bilgisayarın temel ihtiyaç
duyulan özelliklerini karşılar durumda. Evde, işyerinde,
sokakta kısacası nerede olursak olalım e-postalarımıza
ulaşabiliyor, anlık mesajlaşma programları ile arkadaşlarımızla sohbet edebiliyor, sosyal paylaşım sitelerine
erişim sağlayabiliyoruz.
HAYATIMIZ İŞGAL ALTINDA…
Özellikle mobil iletişim sisteminin yaygınlaşması ile internetin hayatımızda kapladığı alan da artıyor. Bu bir
anlamda iletişim özgürlüğü getirirken aslında bir başka
boyutundan baktığımızda da internet ve bilgisayar artık
hayatımızı kaplamaya ve kapsamaya başlıyor.
5
54
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
Bilgisayar denilince özellikle genç jenerasyon için ilk akla
gelen kuşkusuz oyunlar. Grafik teknolojisinin olağanüstü boyutlarda ilerlemesiyle sanal alemde artık neredeyse
gerçeğine tümüyle benzer kurgu dünyaları yaratılmış du-
BBilanço
Her ne kadar ilk başlarda sıkıcı olsa da masum gibi görünen bu görevler oyun ilerledikçe sizi sarıp sarmalayan
birer kıskaç halini alır. Küçük bir çiftçiyken başladığınız
oyunda bir bakarsınız tüm vaktinizi tarım tekeli olmaya
adamışsınız. Atış talimiyle başladığınız oyunda en öldürücü kurşunu satın alabilmek için oyun şirketi sizden
kredi kartı numaranızı vermenizi ister. Korsansanız bir
anda kendiniz “denizleri en kısa sürede kim en kırmızıya
boyayacak” ödüllü yarışması içinde buluverirsiniz.
Yani artık oyun, sizin için oyun olmaktan çıkar ve siz bu
fantezi dünyasında bir oyuncak haline gelirsiniz.
Özellikle çocukların gelişme çağında, bilgisayar karşısında ve dolayısıyla oyun oynama amacıyla geçirilecek
zaman konusunda başta çocuk gelişim uzmanları olmak
üzere çok sayıda uzman seslerini duyurabildikleri her
mecrada bizleri uyarmaya çalışıyor.
rumda. Yukarıda bahsettiğimiz teyp kasedine tornavida
ile kafa ayarı yapılarak oynanan oyunlardan –ki çok değil
bundan 20 yıl öncesinden bahsediyoruz- şimdi artık yüksek hızda internet bağlantıları üzerinden dünyanın dört
bir yanından insanların bağlandığı dev oyun ağlarına
ulaştık.
Bundan uzunca bir süre önce, yani hala gazeteciyken,
Amerikalı bir çocuk gelişim uzmanı ile bir röportaj yapmıştım. O zamanlar henüz baba da değildim. Ama yine
de can kulağıyla dinlememi sağlamıştı söylediklerini, bir
gün önceki konferans nedeniyle kısılan sesiyle. Şöyle demişti üzerine basa basa: En az 4-5 yaşına kadar her türlü
ekran yasak!
Burada oyun ismi vererek reklam yapmanın elbette anlamı yok ancak tüm dünyada milyonlarca kayıtlı kullanıcısı
olan, oyun ağına aynı anda bağlananların bile milyonlarla
ifade edildiği oyunlar mevcut.
ŞİDDETİN DÜNYASI…
Elbetteki barışı mumla aradığımız şu dünyamızda, oyunların büyük bölümü de savaş veya şiddet ağırlıklı. Tarihsel olaylardan tutun da, gelecekte 1000 yıl sonrasında
cereyan eden olaylara kadar çok farklı senaryolara sahip
olsalar da, temelinde oyunlar birkaç genel klasmana ayrılıyor.
Ekran derken…? Diye sormuştum. “İki boyutlu olan aklınıza ne geliyorsa. Televizyon, bilgisayar, cep telefonu…”
Ve bilgisayar başında, şiddet ağırlıklı oyunlarla geçirilen
her bir dakikanın çocuk psikolojisi üzerinde yarattığı derin tahribatı anlatmıştı. Ve bir de ülkesindeki dev oyun
sektörünün, vermeye çalıştığı ücretsiz konferansları nasıl engellemeye çalıştığından, kurduğu vakfın önünü kesmeye çalışanlarla nasıl mücadele ettiğinden bahsetmişti.
Bu yazıda tüm oyun türlerinden bahsetmek de olanaksız
mutlaka. Ama dünya üzerinde en çok insanın rağbet ettiği, milyonlarca hatta milyarlarca dolarlık cirolara ulaşan
en popüler oyun türü, FRP olarak adlandırılan oyunlar.
FRP İngilizce Fantasy Role Playing kelimelerinin kısaltması. Türkçe’deki anlamı ise Fantezi Rol Oynama.
Evet bilgisayar artık bu bilgi çağında gerekli. Oyun da
stresinizi atmak, eğlenmek, belki yeni dostluklar kurmak için hoş bir araç. Ama sanal dünyada fantezi rollere
kendinizi fazla kaptırıp bu dünyadan kopmayın. Zira artık
boşanmalarda bile “Eşim akşamları saatlerce bilgisayarda oyunun başından kalkmıyor” şikayetleri dış kulvardan
atağa kalkmış durumda.
Temelinde tüm oyunların büyük oranda benzerlik gösterdiği, asıl ayırıcı özelliğin grafiklerde olduğu gerçeğini göz
önüne alarak kısaca şöyle tanımlayabiliriz FRP’yi bu oyun
dünyasına yabancı olanlar için.
MASUMİYETTEN TİCARETE…
Oyuna başladığınızda sizden bir kullanıcı adı, şifre belirlemeniz ve –daha sonra çok sayıda spam’in (istenmeyen
reklam e-postaları) tarafınıza yollanabilmesi için- geçerli
bir e-posta adresi istenir sizden. Oyuna başladığınızda
kimi zaman bir çiftçi, kimi zaman bir paralı asker, kimi
zaman da bir korsan olursunuz. Oyuna küçük görevlerle
başlarsınız. Çiftçiyseniz 4 parça toprağı eşeleme, askerseniz atış talimi yapma, korsansanız geminizi yüzdürme
alıştırmalarıyla başlar oyun.
BBilanço
55
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
gü n c e l
Kan
ve Lale
Bursa sıradan bir kent değildir.
Yunan işgalinde Millet Meclisi’ni üzüntüye boğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün,
Meclis kürsüsüne “İşgalden kurtulana kadar burada kalacak” diyerek o ‘siyah
örtü’nün örtülmesini emrettiği kent…
Bazılarını benim kuşağımın hatırladığı bazılarını büyüklerimizin övgüyle,gururla
anlattığı Zeki Müren, Yıldırım Gürses, Müzeyyen Senar, Cemal Nadir, Burhan Dikencik, Erdinç Çelikkol ve birçok sanatçının kenti BURSA…
Bu sanatkârlar ki Bursamın aşk, zerafet, letafet, sevgi dolu yüreğini vitrine taşıyan
ülkemin insanları ile paylaşanlardı. Bursa hanımefendisi, Bursa beyefendisi tanımının yaratıcılarıydı onlar…
Anadolu’dan, Balkanlardan göç edip farklı etnik kökenli insanların Mustafa Kemal
Atatürk’ün “Kimsesizlerin Kimsesi” dediği Cumhuriyet’e sarıldığı kenttir Bursa…
Bir tarım kenti iken Odmanların, Dikenciklerin, Terzioğullarının çiftlikleri ile anılırken Kemal Hocaların, Süleyman Hocaların, Sönmezlerin, Çağlarların, Dinizlerin
getirdiği sanayi yatırımları ile Merinos’u ve daha nice kamu yatırımını kutsayan
aşkı gördüğümüz kenttir Bursa…
Sporda ‘’Beton Mustafa (Ertan), Muhtar Tunçaltan, Ersel Altıparmak, Orhan Özselek (Zehir Orhan), Hayrettin Enderset ve arkadaşım Sacit’in hakka yürüyüşlerinde üzüntülerini gözyaşları ile gösteren duygusal, vefa dolu insanların kentidir
Bursa…
Smmm. Hamdi LİMAN
Basın Yayın ve Halkla İlişkiler
Komisyonu Üyesi
[email protected]
Fenerbahçe şampiyonluk kupasını Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda kaldırdı.
Galatasaray şampiyonluk kupasını Ali Sami Yen Stadı’nda kaldırdı.
‘BEŞİKTAŞK’ım şampiyonluk kupasını İnönü Stadı’nda kaldırdı
BURSASPOR’um şampiyonluk kupasını ATATÜRK Stadı’nda kaldırdı.
Evet!
Atatürk’ün o ‘siyah örtü’yü Meclis kürsüsüne serecek kadar sevdiği Bursamızı,
çarpık binalarımızla rant uğruna katlettik .
Ne olur Bursa’yı Bursa olmaktan çıkaran/kan-kin-bozgunculuk kokan Arena değil
yeni stadyumumuza ATATÜRK adını verelim.
Halkın parasını hovardaca harcayan zevk düşkünlerinin safahat alemlerini hatırlatan LALE değil. Ovasının yeşili ile Uludağ’ın beyazını hatırlatan o zerafeti BURSA
amblemi yapalım.
Bursamızı cehalete, kültürsüzlüğe kurban etmeyelim.
Emperyalizme karşı verilen savaşla o ‘siyah örtü’yü kaldıranların torunları!
Sıra Bursamızın değerini bilmeyen, paraya tapan görgüsüzlere ve cahillere karşı
Bursa’yı tekrar kurtarmanın vaktidir…
Lale kalkacak; Arena değil ATATÜRK STADI olacak!
Otursun isteyenler dört duvardan evinde:
Kartal kayalardan seyredelim biz
Kanayan gönüllerin göğe vuran rengini
N.Hikmet RAN
56
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
Kimse coşkusunu kaybetmiş
insan kadar yaşlı olamaz
Her anımızı dibine kadar yaşadığımıza inanır hale getirildik…
Çabuk eskiten, çabuk doyan, çabuk tüketen; zamanı, dakikaları,
anları, sevinçleri, acıları çabucak
tüketmeye kodlanıyoruz ama farkında mıyız?
Bu hafta sizlerle tükenmişlik
sendromu üzerine konuşmak isPembegül ÜNER tiyorum. Yeni bir yıl nasıl göğüsPsikolojik Danışman lenişe gebe ise bu zamanlarımız
geride bıraktıklarımız bizde ne
etkisi yapıyor hiç düşündünüz mü?
Nedir tükenmişlik sendromu?
Hayatın yoğun talepleri karşısında fiziksel ve ruhsal çöküntü anlamına geliyor bu sendrom. Kesinlikle aniden
çıkmıyor. Geçmişinizden getirdikleriniz üzerinde temizlik
yapmazsanız şayet o sizi yavaş yavaş ele geçiriyor.
Günlük ilerlemenizde yavaşlama, başarıyı isteminizde
azalma, ‘ben ne yapıyorum’u sürekli sorgulama ve bu sorgunun beraberinde de yargılama. Önce bilişsel olarak sizi
yoruyor, sonrasında bu yorgunluk tüm kaslara ve vücuda
yayılıyor. Tükenmişlik sendromunun gelişim basamakları
nelerdir? İlk aşamada ağır taleplerle kişi baş etmeye çalışıyor. İsteyerek yapılanların görev olarak dönmesi, vericiliğin azalmasına yol açarken, çevresi bu bitkinliği ve
vermişliği ‘Sen çok değiştin’le yargılıyor.
GEVŞEYEMİYOR İNSAN
İkinci aşama fiziksel kasılmalarla devam ediyor. Uykusuzluk, baş ağrısı, kas ağrıları. Üçüncü aşamada kendini ait
hissetmeme duygusu başlıyor. İlgisizlik, sosyal kodlara
duyarsızlık, işe ve yaşama sağırlıkla devam ediyor ve
performansta düşüklük başlıyor. Dördüncü aşamada ise
çaresizlik, kaçma, nefret duyguları gelişiyor.
Sendrom yaşadığınızı nasıl anlarsınız? Tükenmişlik yaşamakla stres arasında farklar vardır. Tükenmişlik yaşayan
bireyle stres yaşayan bireyde fiziksel semptomlar aynı
olsa da stres yaşayan bireylerde duygulanım boyutu
aynı değildir. Genellikle depresyonla karıştırılsa da depresyon hayatınızın her köşesine yayılmış durumdadır.
Oysaki tükenmişlik sendromu sadece ve yoğun olarak
işinizle ilintilidir. Neyi öncül yaparsanız diğer tarafa olan
ilginiz azalıyorsa; hayatınızdaki zaman-denge tasarrufunu
ayarlamanız gerekecektir.
İlk başlangıç adlandırmadır. Çözüm için ikinci basamak
işyerinizde kısa aralıklarla molalar vermeye dikkat etmelisiniz. Mola verme nedenleri bulun kendinize. Çay saati,
meyve saati hava alma saati,… vb. Çalışma arkadaşlarınız
ile ilgili yoğunluğu paylaşımı yapmaya dikkat edin. Çünkü
siz her şeyi yenemezsiniz. Yenemediğiniz için bu durumdasınız, hissettiklerinizi dillendirmekten kaçınmayın.
Aldığınız sosyal destek alacağınız birçok ilaçtan daha iyi
gelecektir size. Ya da benim yaşadığım gibi iyi bir ortağınız olsun yanı başınızda. Her şeyi konuşabileceğiniz,
yük paylaşımı yapabileceğiniz. Çünkü; bu yolculuk yalnız
yürünesi bir yol değil ki. Eğer ortağınız yoksa; çalışma arkadaşlarınızı dahil edin çalışmalarınıza.
KALİTELİ VAKİT GEÇİRİN
Düzenli spor hem ruhunuzu hem de fiziksel sizi iyi hissettirecektir. Ailenizle kaliteli vakitler geçirmek, işinizi bölümlere ayırabilmek, sosyal takdir görebilmek bu sendromu
yeneceğinizi gösterir. Aile elbette önemli, sağlık elbette
önemli ama bir işe yaradığını hissetmek de aile ve sağlık
adına önemli. O nedenle işi boşlamak, bir yerlerden başlamamak, akışına bırakmak, işteki başarısızlıkta ileride
farklı semptomlara yol açacağından, vakit tasarruf vakti. Kayıp zamanlarınızı, neye üzülerek boşa geçirdiğiniz
anlıklarınızı bulun ve yok etme işlemine başlayın şimdi.
Birilerinden görmesini beklemek, takdir etsin beklentisine
girmek sizi işinizden uzaklaştırıyor. Bazen de başarılarınız
görmezden geliniyorsa, altındaki başka sebepleri siz bulun. Varsın görmezden gelsinler. Göreceksiniz ki tükenmişlik sendromunu yenmeye başladınız bile.
Duyguları görebildiğiniz, duyguları okuyabildiğiniz, duyguları duyabildiğiniz ölçüde siz yaklaşımları adlandırabilirsiniz zaten. Kim kullanıcı, kim sömürücü, kim yardımcı, kim zora düşürücü, kim destek, elimine edin ve
yanınızda olanlara sahip çıkın.
Fedakarlıklarınızı, vermişliklerinizi sorgulamayın çünkü
siz her şeyden önce kendiniz için verdiniz. Yeni bir yılın;
hepinize yeni mutluluklar, yeni heyecanlar getirmesi dileğiyle. İçinizdeki coşkuyu kaybettirmeye çalışanlara engel
olabilirsiniz.
Yeni bir yılın hepimize yeni mutluluklar, yeni heyecanlar
getirmesi dileğiyle…
57
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
Kitap
kü lt ü r & s a n a t
sinema
Suç ve Ceza / Dostoyevski
Yoksulluktan öğrenimine devam
edemeyen üniversite öğrencisi
Raskolnikov, toplumun yararı için
kuralların ve kanunların yok sayılabileceği düşüncesiyle, toplum
içinde bir parazit, bir “bit” olarak
saydığı tefeci kadını öldürür. Toplumu bir parazitten kurtarmak adına böyle bir olaya cesaret ettiğine
kendisini inandırmaya çalışsa da
vicdanının rahatsız edici sesinden
bir türlü kurtulamaz.
Bu cinayet ve kahramanın yaşadığı vicdan azabı çevresinde “suç”
ve “ceza” kavramlarının derinlemesine tartışıldığı bu romanda;
Raskolnikov’un ikilemleri ve iç çatışmalarından yola çıkarak insanoğlunun toplumsal, ahlaki ve dini değerleri de sorgulanır. Aynı
sorgulamayı kendi içerisinde de farkında olmadan yapmaya başlayan okur, Raskolnikov üzerinden yaşamını, düşüncelerini ve sahip
olduğu değerleri irdelemeye başlar...
Hadi İnşallah
Vizyon Tarihi
28 Kasım 2014
Yönetmen:
Ali Taner Baltacı
Oyuncular:
Büşra Pekin, Murat Boz, Şinasi
Yurtsever...
Tür
Komedi
PuCCa, hayatının 4 senesini Ankara’da geçirir ama o koca sene boyunca beraber olduğu sevgilisinden de ayrılırak, İzmir’e ailesinin yanına
döner. Zor bir ayrılık süreciyle karşı karşıyadır, mutsuzluktan eve kapanır; çalmayan telefonları bekler ve bunalımdai pek çok kadın gibi kendisini yemeye verir! Bu arada ailesi de kendisine yeni bir iş bulup, toparlanması için baskı yapar. Hiç istemeden İzmir’deki bir yerel televizyon
kanalıyla iş görüşmesine gider; ve yaşamını değiştirecek yakışıklı ile
o gün karşılaşır! “Pekmez” lakabını taktığı ve genç kadını yeniden yaşama döndüren bu yakışıklı ile ne yapıp edip beraber olmayı kafaya
koyar... Ama karşısında da zorlu bir rakibesi vardır... Ali Taner Baltacı
yönetmenliğinde hayata geçen komedi filminin yapımcılığını 25 Film
üstleniyor. Film, yazdığı blog ile sosyal medya fenomeni olan Pucca lakaplı bir kadının, dizüstü edebiyatı kapsamında yayınladığı kitaplardan
senaryolaştırıldı. Başroller de ise Murat Boz ve Büşra Pekin yer alıyor.
Uçurtma Avcısı / Khaled Hosseini
Emir ve Hasan, Kabil’de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen
iki çocuk... Aynı evde büyüyüp, aynı
sütanneyi paylaşmalarına rağmen
Emir’le Hasan’ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve
zengin bir işadamının, Hasan ise
onun hizmetkârının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir
etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur. Çocukların birbirleriyle kesişen
yaşamları ve kaderleri, çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır.
Gece Vurgunu
Sovyetler işgali sırasında Emir ve babası ülkeyi terk edip California’ya
giderler. Emir böylece geçmişinden kaçtığını düşünür. Her şeye rağmen arkasında bıraktığı Hasan’ın hatırasından kopamaz.
Vizyon Tarihi
28 Kasım 2014
Yönetmen:
Dan Gilroy
Yolların Başlangıcı / Amin Maalouf
Oyuncular:
Jake Gyllenhaal, Rene Russo,
Riz Ahmed
Tür
Gerilim, Dram
Lou Bloom kariyer peşinde, genç ve hırslı bir adamdır. Hayatta “amaca
giden her yol mübahtır” düsturunu benimseyen bu hırslı adam, geceleri şehirde yaşanan suç olaylarını tüm açıklığı ile kamerasına kaydetmeye başlar. Şehrin önde gelen televizyon kanallarından birinde gece
muhabiri olarak işe girmesi de uzun sürmez. Fakat ne var ki, kariyerinde benimsediği yolun da bir faturası elbet olacaktır...
Hazırlayan;
Smmm. Selda ERCAN KÜÇÜKKALEM
Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Komisyonu Üyesi
58
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
Göçenler, kalanlar, tartışmalar, aşklar, söylenceler, din değiştirmeler,
küskünlükler, bağışlamalar, gerçek
insanlar... Yazar annesinden aldığı,
titizlikle saklanmış aile belgeleriyle
dolu bir bavuldan hareketle kendi
ailesinin olduğu kadar insanlığın
da yakın geçmişine ışık tutuyor.
Özellikle Osmanlı İmparatorluğu
ve Atatürk’e ilişkin çok ilgi çekici
yorumlar da içeren kitapta iki kahraman öne çıkıyor: Maalof’un dedesi Butros ve dedesinin kardeşi
Cebrail.
İki kardeşin yazışmalarından ortaya çıkarılan olay örgüsü göçebe
ruhu, ülküleri, koşulları, koşullar karşısındaki farklı insan tutumlarını
küçücük notlardan ya da uzun araştırmalardan aydınlığa kavuşturup
Beyrut’tan Küba’ya uzak anakaraları birleştiriyor. Yolların Başlangıcı
sürgündeki yazarın tek yurduna, ailesine adadığı bir aşk şarkısı.
BBilanço
Kitap
Kuş Yemi / Şiir Kitabı
Yazar: Zehra Betül YAZICI
Kitap, Eylül 2013 tarihli ve KOMŞU YAYINLARI / YASAK MEYVE /
BASIM İSTANBUL çıkışlı.
Z. Betül Yazıcı Eskişehir doğumlu. Uludağ Üniversitesi
Tıp Fakültesi’nden mezun ve
Bursa’da özel bir kurumda radyolog olarak çalışıyor.
Smmm. Gülsüm IŞILDAR
Onun kitaplarını daha önce de okumuştum. “İÇİMDE
KİRLİ KUŞLAR, KANATLARIM KENDİME DOĞRU ve KUŞ
YEMİ”… Yazıcı, kuşlarla başladığı serüveni sürdürüyor.
Kendine özgü bir anlatım yaratmış. Sözcükleri çok anlamlı ve çok zekice kullanıyor. Bir kadının kendini böylesine içten ve çırılçıplak betimlemesi; üstelik şiirde hiç de
kolay değil ama fazlasıyla başarılı. Elle tutulur bir gerçeklik aynı zamanda insanın içini burkan bir duygusallıkla
bütünleşen şiirlerle dolu. Okuyucuyu çok farklı; belki de
unutmak istediği yerlere sürüklüyor…
nin bazı parçalarının yerine oturmadığını hatta beni yeterince anlamadığını düşünürdüm. Kızardım bazen de…
Oysa, KUŞ YEMİ’ni okuyunca, onu asıl anlamayanın kendim olduğunu fark ettim.
Zehra Betül’ün son kitabı:
“Alnımın ortasına hayatıyla çizdiği üçüncü göz için, yoldaşlığı için, annekuş Eda Erdinler ve babalarına “yem”
olmuş bütün kuşçocuklara diyerek, annesine adamış
kitabını…
Böylesine zeki ve birikimli bir kadının duygularını ifade
ediş biçimi, elbette sıradan ölümlülerin kolayca anlayamayacağı kadar farklı, çarpıcı, kıyıcı, hatta yakıcı olacaktı.
“Bildiğiniz kitaplardan değildim ben/en kısa sayfam en
başta ve en üstteydi” diye başlayan, “çapraz bağlamışsın
gömleğimin iplerini/gözlerimde sansürlü bantlar/unuttuğun bir şey var: ayarsız sesim/… Kodladığın gibi olmayacak bu kesik baş/önüm arkam sağım solum” …
Portakal reçeli yapıyordum. Tencereyi ateşin üstüne
koyduktan sonra, uzun zamandır uygun bir zaman dilimi
bulmak için okumayı ertelediğim kitabı, şöyle bir bakmak
için elime almıştım ki kitap parmaklarıma yapışıverdi…
Önce tüylerim dikelmeye başladı, ardından engel olamadığım bir isyan, öfke ve ağlama duygusunun üzerine tüy
diken şu sözler:
“Kavafis’in şehrinde püsküllü devemi arıyorum/çıplak
ayaklarınıza rugan pabuçlar boyayacaktım/ Saatin işlediğini hatırlatarak/… Kalabalık bir aileyiz/etten kemikten
küçücük bir evde/… diye akarak “Dostlarım, dost yoktur” gibi, felsefi sözcüklere kendiliğinden bağlanıveriyor
sanki…
“Çünkü yalnızlık, beyaz dişleriyle, ulaşılmaz kadınların
takma adıdır.” Kim kendini ve hemcinslerini bu kadar
güzel anlatabilir ki…
İnsanın psikolojik durumunu alıp, sosyolojik gerçeklere,
oradan da getirip bir felsefe dersine bağlamayı öylesine
naif bir şekilde yapıyor ki “Radyologlar ruhu da görebiliyorlar mı?”diye düşünmeye başlıyorsunuz.
Kitap, beni mahvedip bir kenara fırlatmıştı ki burnuma
gelen yanık kokusuyla ayıldım.
Koca bir tencere portakal reçeli adeta kömürleşmişti…
Bence, Z.Betül Yazıcı’nın kitaplarının kapağına mutlaka
“DİKKAT BAĞIMLILIK YAPABİLİR” yazılmalı…
Aynı kentte yaşamanın sağladığı olanaklarla yıllardır tanıdığım, sevdiğim bu kadınla her konuştuğumuzda, dişli
59
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
güncel
Büyük göçün 25 yılında,
Kanayan Nostalji
Yıl 1989; yer Bulgaristan. Milisler resmi daireleri kuşatıp koruma altına almış, taşkınlıkları
dağıtıp, protestocularla acımasızca savaşmaktadır. Güney ve Kuzeydoğu Bulgaristan kaynamakta; dört yıl önce alınan Türk isimler geri istenmekte, çıkan protestolarda ilk kurbanlar
verilmeye başlanmıştır.
29 Mayıs 1989’da Bulgar Ulusal Televizyonu’nun ana haber kuşağı, Komünist Partisi Genel Sekreteri ve Devlet Başkanı Todor Jivkov’un bir demeciyle başlar. 20 dakikalık demeci,
etkileri hala devam eden ve onlarca yıl sürecek sonuçlar doğuracaktır. Öncelikle, kanun değişikliğiyle Bulgar vatandaşları dünyada istedikleri yere serbestçe seyahat edebileceklerdi.
Jivkov konuşmasında şu ifadeyi kullanmaktaydı: “Bulgaristan, bütün Bulgar Müslümanlarının Türkiye’ye gitmelerine izin vermeye hazır. Oyun zamanı geçti, Bulgaristan Halk Cumhuriyeti sınırlarını açtı, Türkiye de sınırlarını açarak, uluslararası norm ve anlaşmalar çerçevesinde aynısını yapmalı. Bulgar halkı, dizlerinin üzerine çökmeyecektir. Tarihin çarklarını geri
çevirip Osmanlı İmparatorluğu zamanına döneceğini ümit edenler, aldanıyorlar”
Ertesi gün, zamanın Türkiye Başbakanı ve geleceğin Cumhurbaşkanı Özal’ın cevabı, “Kapılarımız açık, buyurun kardeşlerimiz” şeklinde oluyordu.
Smmm. Mehmet ESEN
[email protected]
Böylece dünyanın en büyük göçlerinden biri başlıyordu.
İnsanlar işlerini bırakıp, yok pahasına malını, mülkünü, hayvanlarını satarak güneye hareket ediyordu. Bulgar bankasının şube önlerinde uzun kuyruklar oluşuyor, herkes ne kadar
birikimi varsa çekip, yanında götürebileceği değerli bir şeyler almaya çalışıyordu. Kuyruklar
aynı zamanda polis idarelerinin önünde de uzayıp gidiyor, yeşil olarak adlandırılan kimliğini
bırakıp kırmızı olarak adlandırılan uluslararası pasaportunu teslim alıyordu. Yönetimin resmi
söylemleri, göçten söz edilemeyeceği, 3 aylık süreli yurtdışı gezisi şeklinde oluyordu.
İstatistiklere göre sadece 1989 yılının Temmuz ayında sınırı 135.000 kişi geçiyordu. Günümüzde kendi hikayesi olmayan göçmen yoktur. Yıllar geçtikçe bu hikayeler aile destanlarına
dönüşmüş durumdadır.
Sınırı geçmek araç ile daha kolay olduğu için, o dönemde Bulgaristan’da büyük araba ticareti
başladı. Fırsattan istifade edenler, en ucuz Rus malı arabayı bile, 3 odalı bir daire fiyatına satıyordu. Araç ve kamyonla yolculuk edecekler, özel olarak milisler tarafından hazırlanan listelere kayıt yaptırıp, oradan toplanma noktası ve hareket tarihi belirleniyordu. Sınır kapısına
gelen konvoylar için geçiş sırası oluşturuluyor ve sıra gelinceye kadar 3-4 gün bekletiliyordu.
Ölüm sıcağı! Tuvalet yok, herkes yanına ne aldıysa onla besleniyor. Araç ve kamyonlarda
çoluk çocuk, yaşlılar, bazıları hasta-sakat. Konvoydan uzaklaştırılmamak için herkes sabırla
sırasını bekliyor. Elbette herkes araç ya da kamyon için imkan bulamıyor ve tren kullanmak
zorunda kalıyordu. Türk medyasında yer alan ismi de “Utanç trenleri”.
Gümrükteki kontroller tamamen formalite icabı. Herkes biliyor ki 3 aylık bu gezi hikayesi,
“boş laf” ve kimsenin bu geziden döneceği yok. Türkiye’ye girdikten sonra esas macera başlıyor. İki tür göçmen var, bazılarının akrabaları var, onlar şanslı, kısa bir sorgulama sonrası
akrabalarına doğru yola çıkıyorlar. Diğerlerinin ise bu şansı yok, onlar “neyi var neyi yokun”,
alabildikleri kısmı ile bilinmeyene doğru yoldalar, Türkiye’nin onlarla ilgileneceğine eminler.
Sınır kapısından girip, yönlendirme bekleyenler için birkaç gün içinde yapılan hazırlıklara
şaşırmamak mümkün değil.
60
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
yonlar ile ifade edilmektedir.
Edirne’den İstanbul’a kadar göçmenler için küçük kasaba
şeklinde onlarca mülteci kampı hazırlanmış durumda. Bu
kamplarda hastaneden, çocukların tatilde olmasına rağmen okullara, yaşlılar ve hastalar için özel bölümlere kadar birçok şey düşünülmüştü. Kırklareli yakınlarında bir
tanesi dışında günümüzde bu kamplar artık mevcut değil. Bu kamp, yıllar sonra Bosna’daki kanlı savaştan kaçabilenleri ağırlamıştır. Barakalar, çadırlar, karavanalar,
öğrenci yurtları, prefabrikler ile kamplar oluşturulmaktaydı. Böylece ilk aşamada 45.000 kişi konuk edilmiştir.
Bu arada tabi Türk siyasetçiler prestijini yükseltmek için
tüm bu süreci kullanmaktaydı. Her yerde belediye başkanları ve valilikler mitingler organize edip, soydaşları
selamlamaktaydı. Tüm bu gelişmeler yaşanırken büyük
bir uluslararası yardım kampanyası organize edilir. Hükümetler, bankalar ve şahıslar tarafından yapılan maddi
yardımlarla özel olarak açılan hesaplara yüzbinlerce dolar
toplanır. Toplam meblağın 10 milyon doları aştığı iddia
edilmektedir. Suudi Arabistan, Amerika Birleşik Devletleri, İslam Bankası da ayrıca 15 milyon dolar gönderir.
Tabi en büyük yük Türk devleti üzerinde kalır. Soydaşların ihtiyaçları için devlet 85 milyar Türk lirası bir kaynak
ayırırken, kiralamak için de ayrıca 73 milyar TL gerekliydi. İstanbul, Çorlu, Bursa, İzmir gibi şehirlerde göçmen
konutları inşa edilip, göçmenler, düşük bir kira bedeli
karşılığı uygun kredilerle iki odalı dairlere yerleştirilir.
Dışarıdan bakıldığında, hem Bulgaristan’da yaşayanlara
hem de Türkiye’deki vatandaşlara tüm bu göç dalgası
anlamsız gelebilir. Dilini, dinini, örf ve adetlerini, hatta
isimlerini kullanamayanların kırılan onuru, o ezilmiş,
aşağılanmış ve kirletilmişlik hissini anlatmak ve anlamak
kolay değil.
Fakat, yine de sorun ve suç halkta değil, o zamanın komünist rejimi ve Jivkov’un yanlış yönetimi bu sonuçları
doğurmuştur. Jivkov, daha 1947 yılında Türklerin göçe
zorlanması ve asimilasyonu için uzun süreli plan oluşturmuştur. Bu plana uygun olarak zamanla Bulgaristan’da
yayımlanan Türk gazeteleri, dergiler, yayın evleri kapatılacaktır. 1960’lı yıllarda en son Türkçe eğitim veren okul
da kapatılır. Nihai olarak da 1985 yılında da tek karma
(Türkçe-Bulgarca) yayımlanan “Yeni Işık” gazetesi yayını durdurulacaktır. Türkler 2. sınıf vatandaşlardı artık.
Köylerde yaşamaya mahkum, devletin önemli erklerinde
görev alamayan, fabrika ve firmaların önemli konumlara
getirilemeyen insanlar. Askerlik görevlerini bile bedelsiz
işçi olarak demiryolu, karayolu, maden olacaklarında çalışarak yapmışlardır. Alın size 20. Yüzyılda köle hayatı!
Bulgar vatandaşlarına tayin edilen görevse, nefret etmek.
Türk ve Türkçe olan HERŞEYDEN nefret etmek ve lanetlemek! Ancak bahsettiğim gibi halkın değil, politikacıların yanlış uygulamalarını bu kutuplaşmayı ve ayrımcılığı
doğurmaktaydı.
Ancak diğer taraftan geri dönüşler de başlar. Türkiye’deki
tamamen farklı yaşam biçimi, yakınlarının olmayışı, bazılarının da geriye bıraktıklarına yaşanan özlemi, Bulgar
devleti tarafından gezi için verilen 3 aylık süreyi kullanarak, geri dönüyordu.
Bende bu süreci yaşayan biri olarak, yaşanan bunca sıkıntıya rağmen Bulgar halkına kin beslemiyorum. Sadece, o zamanın politikacıların UTANÇ duyulacak politikalarının bedelini ağır bir şekilde ödemek zorunda kaldığımın
farkındayım.
Bulgaristan’da ise asker, öğrenci, memur ve işçiler tarafından özel gruplar oluşturulmaya çalışılıyor ki Türkler
tarafından tarlada bırakılan mahsul toplanabilsin. Bulgar
ekonomisi, terk edilen tarımın ceremesini çekmekteydi.
Tarladaki ürünler toplanamadan kuruyor, çiftlikler ıssızlaşıyor, inşaat sektörü çöküşte. Bulgar devlet bankasından 400 milyon lv çekiliyor. Bulgar milli ekonomisinin
bölümleri çöküyor, bazı köylerin nüfusu % 90-95 azalıyordu.
25 yıl sonra o kara anıları unutmak için beynim, hala olmayan bir yerine bunları kaydetmeye çalışmakta. Tüm bu
süreci yaşayanlar gibi...
Türk Devleti 1989 yılının Ağustos sonunda sınırı kapatıyor. İllegal göç, günümüzde bile hala devam etmektedir.
1989 yılının sonunda Bulgar Hükümeti Türk isimlerinin
iadesine karar veriyor. Bu sefer, yaşanan sürece yönelik
ülke çapında protestolar başlıyor.
Bahsettiklerim, Bulgarlar tarafından “Büyük gezi” olarak adlandırılan göç dalgalarından sadece bir tanesi.
Bulgaristan’ın bağımsızlığından günümüze kadar göçler
hala sürmektedir. Günümüzde Türkiye’deki Bulgaristan
kökenli vatandaşın sayısı tam bilinmemekle birlikte mil-
61
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
g ü nc e l
Kömürlü termik
santrallerin çevre
ve sağlık etkileri
Son yıllardaki küresel iklim değişikliği bugün gezegenin ve yaşamın en büyük tehdit kaynaklarının başında gelirken geri döndürülemez tahribatların
başlangıcında olduğumuzu artık açık olarak biliyoruz. İnsan ve canlı yaşamının tehdit altında olduğu bu noktada yaşanacak ve yaşanmakta olan
insani krizlerin, çatışma ve göçlerin eşiğindeyiz.
Dünyada ve ülkemizde küresel iklim değişikliği ile ilgili etkin politikalar ve
koruma stratejileri, eşiği geçmemek için son fırsattır. Etkili ve uygulanabilir politikalar, karbon salınımını kontrol altına almayı amaçlayan ve kârı
arttırmayı ve maksimize etmeyi değil, doğayı insan ve tüm canlılar için yaşanabilir düzeyde korumayı amaçlayan müdahaleler, bugünün temel gereksinimlerini oluşturmaktadır.
Smmm. Serdar ÖZKAN
BSMMMO Çevre, Sağlık ve Spor
Komisyonu Başkanı
[email protected]
Dünyada karbondioksit salınımın üçte biri kömür kullanımından kaynaklanıyor. Elektriğinin %40 ı termik santrallerden yani kömürden sağlanıyor.
Halbuki dünya enerji ihtiyacını 6 kat karşılayabilecek yenilenebilir enerji
kaynaklarına sahip. Dünya kömür yerine su, rüzgar, güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmesi gerekiyor. Dünyada bu hızla yeni termik
santrallerinin yapılmasına müsaade edilirse kömür kaynaklı karbondioksit
salınımı 2030 yılına kadar %60 artacaktır. Kömürlü termik santraller insan
sağlığını santrallerde çalışan ve santral çevresinde oturan insanları doğrudan etkilediği gibi sağlığımız üzerinde endirekt olarak oluşturduğu geç sonuçlarıyla da ve iklim üzerinde yaptığı değişikliklerle yaşamı tehdit ediyor.
Bugün bu müdahalelerin gereksindiği alanların başında gelen ve kapitalizmin yeni gözde sektörlerinden biri olan enerji sektörü, stratejik olmasının yanı sıra küresel iklim değişikliğinde oynadığı rol itibarı ile de tartışma
başlıklarının ilk sıralarında gelmektedir. “Her şeyin fiyatının bilindiği ancak
neredeyse hiçbir şeyin değerinin bilinmediği” günümüzde, çevre ve sağlık etkilerine aldırmaksızın “enerji” açgözlülüğü ile kurulan ve kurulmakta,
özendirilmekte olan termik santraller ülkemizde enerji tartışmalarında üzerinde önemle durulması gereken bir alanı oluşturmaktadır.
Bilimsel çalışmalar, kömürlü termik santrallerde çalışanlar ve çevresinde
yaşayanlarla ilgili ciddi sağlık sorunlarının oluştuğunu ortaya koymuştur.
Ülkemizde de olduğu gibi yerleşim yerleri ile iç içe kurulan kömürlü termik santraller, çevresinde yaşayanların sağlık sorunlarını arttırmaktadır.
Türkiye’de kömürlü termik santrallerin yol açtığı sorunlara ilişkin en önemli
açıklama Sağlık Bakanlığı tarafından yapılmıştır. Bakanlık bazı termik santrallerin çevresinin, hava kirliliği nedeniyle akciğer kanseri riski taşıdığını
açıklamıştır.
62
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
rasında atmosfere salınan kükürt dioksit yoğunluğunda
bir miktar azalma gerçekleşse bile; söz konusu kükürt dioksit emisyonu halen sağlık açısından büyük bir tehdittir.
Çin’de Huainan kentindeki kömürlü termik santral çevresinden alınan toplam 112 örneğinin çevreye duyarlı elementler (arsenik, kadmiyum, krom, bakır, cıva, mangan,
nikel, kurşun, vanadyum, çinko) açısından analiz edildiği bir çalışmada; çevreye duyarlı elementlerin ortalama
yoğunlukları, kömürlü termik santralın rüzgar yönünde
bulunan topraklarda, kömür yanmasına bağlı olarak,
anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Çevreye duyarlı
elementlerin ortalama yoğunluklarındaki yükseklik çocukların sağlığı açısından önemli bir sağlık riski oluşturmaktadır.
Başta olumsuz sağlık ve çevre etkileri ile küresel iklim
değişikliğine olumsuz katkıları olmak üzere kömürlü
termik santraller, bilim dünyasında ciddi endişeler yaratmaktadır. Geçmiş yıllarda aralarında tıp birlikleri, tıbbi
araştırma enstitüleri ve halk sağlığı kurumları da bulunan 500’ün üzerinde akademisyen ve uzmandan oluşan
büyük bir grup, hükümetlere zararları azaltılmamış kömürlü termik santrallerin kurulmasına izin vermemeleri
ve sağlık üzerine en zararlı etkileri olduğu bilinen linyitle
çalışanlar başta olmak üzere aşamalı olarak kömürlü termik santrallerden vaz geçmeleri konusunda bir çağrıda
bulunmuşlardır.
Batılı ülkelerde, kömürle çalışan termik santraller, genellikle arazinin maliyeti, yaratacağı kirlilik, gürültü, iklim
değişiklikleri ve estetik kaygılar nedeniyle nüfusun yoğun
olarak yaşadığı yerleşim yerlerinden uzağa kurulmuşlardır. Tarım arazileri ve her hayvanların yaşadığı onların
yaşam alanlarının kısıtlanmamasın göz ardı edilmediği
görülmüştür. Ülkemizde ise santral için arazi seçilirken,
kömürün kolayca taşınabileceği ve yeterli miktarda su
bağlanabilecek bir alan olması büyük önem taşımış ve
Yatağan, Afşin, Elbistan, Çan ve bugün de kurulması
istenen DOSAB örneklerinde olduğu gibi nüfusun kirlilikten etkilenme olasılığı göz ardı edilerek kömürle çalışan termik santraller yerleşim yerlerinin hemen yakınına
rahatlıkla kurulabilmişlerdir. Kömürlü termik santrallerin
yerleşim yerlerinin yakınına kurulması, çok sayıda insanı
etkilemesi nedeniyle sağlık etkilerinin artmasına yol açmaktadır.
Olası risk değerlendirme teknikleri kullanılarak yapılan bir
analizde, termik santralden kaynaklanan kirliliğin yüzey
sularındaki etkisi yüzünden termik santral çevresindeki
alanlarda yaşayan balıklardaki metilcıva düzeyinin iki katına çıktığı gösterilmiştir. Cıvanın insan sağlığı üzerindeki
pek çok olumsuz etkisi bilinmektedir.
Gebe kadınların cıva maruziyeti sonucunda, bebeğin beyin ve sinir sistemi gelişiminin olumsuz etkilendiği bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Çocuklarda cıvanın bilişsel düşünceyi, belleği, dikkati ve dil becerilerini olumsuz
etkilediği de bilinmektedir.
Kömürlü termik santraller açısından çevre ile ilgili bir
diğer sorun alanı, kömürün yakılması sonrasında ortaya çıkan atıkların oluşturduğu etkilerdir. Kömürlü termik
santrallerin üretim sürecinde ortaya çıkan atıklar şöyle
sıralanabilir: uçucu kömür külleri, taban külü, cüruf ve
kazan tozu, baca gazı kükürt arıtımından kaynaklanan
katı formda kalsiyum bazlı reaksiyon atıkları ve saha içi
atık su arıtımından kaynaklanan çamurlar. Kömürlü termik santrallerde, yakılan kömürün ve santralin özelliklerine göre değişen oranlarda kül çıkmaktadır.
KÖMÜRLÜ TERMİK SANTRALLERİN
ÇEVRESEL ETKİLERİ
Kömürlü termik santralleri yol açtığı kirliliklerin başında
hava kirliliği gelmektedir. Hava kirliliğinin başta solunum
ve dolaşım sistemi hastalıkları olmak üzere neden olduğu
sağlık sorunları uzun zamandır bilinmektedir. Ancak son
zamanlarda hava kirliliği ile kanserler arasında nedensel
ilişki kurulması, hava kirliliğinin önlenmesinin önemini
daha da arttırmış bulunmaktadır.
Kömürlü termik santrallerden çıkan küller sağlık için son
derece zararlıdır. Kömür küllerinin ırmaklara yayılması
sonucunda yapılan ölçümlerde, başta arsenik olmak üzere pek çok ağır metal düzeyi izin verilebilen sınır değerlerin 150 kat üzerinde bulunmuştur. Kömür küllerine yakın
alanlarda yaşayanlarda kanser görülme sıklığının arttığına ilişkin araştırma sonuçları durumun ciddiyetini ortaya
koymaktadır. Kömür küllerinin depolandığı alanlardan sızan sularda yapılan analizler başta arsenik olmak üzere,
antimon, selenyum, baryum ve krom düzeylerinin içme
suyu standartlarının kimi zaman 1800 kat üzerine çıkabildiğini göstermektedir.
Kömürlü termik santrallerin neden olduğu en önemli
sorun, havaya salınan kirleticilerdir. Bu tür emisyonlar,
hem yakma süreçlerinde hem de partiküllerin rüzgarla taşındığı ve yakın çevrede, çevre ile ilgili büyük sorunlara yol açtığı kömür depo sahalarında oluşur. Ağır
metal, hidrojen florid, yanmamış hidrokarbonlar, metal
olmayan uçucu organik bileşikler ve dioksinler gibi diğer
maddeler daha küçük miktarlarda yayılırlar ancak zehirli
olmaları ve uzun süre kalmaları nedeniyle çevre üzerinde
önemli etkiye sahip oldukları bilinmektedir. Uçucu kül
emisyonları da partiküler madde salımına yol açmaktadır.
Toprak kalitesi, erozyon ve arazi kullanımı (Toprak,
orman ve tarım ürünlerine; toprak asitlenmesi, tarım
ürünlerinde verim kaybı, bitki gelişiminin yavaşlamasızamanla yok olması vb.; Linyit kullanılan termik santral-
Kömürlü termik santrallerde atmosfere salınan kükürt dioksit büyük önem taşır. Yeni teknolojilerin kullanımı son-
63
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
g ü nc e l
lerde kömürün yanmasıyla bol miktarda kül oluşur Bu
küllerin içinde bulunan gazların bir kısmı havada kalarak
asit yağmurlarına sebep olurlar Yere ulaşan küller ise
toprak yüzeyini ve bitkilerin üzerlerini kaplarlar Toprak
yüzeyine yığılan küller yağışlarla yeraltına sızarak toprağın kalitesini belirleyici özelliklerinde bozulmalar meydana getirirler.)
KÖMÜR TERMİK SANTRALLERİNİN
SAĞLIK ETKİLERİ
Kömürlü termik santraller başta santralde çalışanlar ve
yakın çevresinde yaşayanlar olmak üzere halkın sağlığını olumsuz etkiler. Ancak araştırmalar, kömürlü termik
santrallerin sağlık etkilerinin yalnızca yakın çevresinde
yaşayanlarla sınırlı kalmadığını,kimi zaman yüzlerce kilometre uzaktaki insanların sağlığını da olumsuz etkileyebilme potansiyeli olduğunu ortaya çıkmaktadır.Termik
santrallerin çevresinde yaşayanlarda sağlıkları en çok
bozulmaya aday olan risk grupları çocuklar,yaşlılar,astım
hastaları,süreğen tıkayıcı akciğer hastalığı (KOAH) olanlar ve sosyo-ekonomik düzeyi düşük insanlar olarak saptanmaktadır.
Kömürlü termik santrallerin sağlık etkisi daha çok hava
kirliliği nedeniyle özellikle solunum ve dolaşım sistemlerinde yol açtıkları rahatsızlıklar ve hastalıklarla ilişkili olarak gündeme getirilmektedir. Ancak termik santrallerin
sağlıkla ilgili olumsuz etkisi bununla sınırlı değildir. Termik santral yakınlarındaki alanlarda yaşayan balıklarda
civa düzeyinin artması, arsenik maruziyetine bağlı meEKİM / KASIM / ARALIK 2014
lenom dışı cilt kanserlerinde gözlenen artış, termik santral çalışanlarında gözlenen sitogenetik hasar ve termik
santral çevresinde erken doğumlarda görünen artış gibi
etkiler termik santrallerin olumsuz etkilerinden bazılarıdır. Bilim literatüründe termik santrallerin sağlık etkileri
ile ilgili çok sayıda araştırma bulunmaktadır. Tayland’da
termik santrallerden kaynaklanan hava kirliliğinin astımlı
çocuklarda akciğer fonksiyonlarında azalmaya yol açtığı
gösterilmiştir. Yine Tayland’da termik santralinden kaynaklanan hava kirliliğinin ölümleri ve solunum ve kalple
ilgili sorunlar nedeniyle hastaneye yatışlar arttırdığı gösterilmiştir. Slovakya’da yapılan bir çalışmada idrarda ortanca arsenik derişiminin termik santralden uzaklaştıkça
azaldığı saptanmıştır. Bir başka deyişle termik santrale
yakın yaşayanların idrarındaki arsenik yoğunluğu, santrale uzak yaşayanlara göre daha yüksek bulunmuştur.
Bursa’da Orhaneli’nde yürütülen bir araştırmanın sonucunda, Orhaneli Termik Santrali çevresinde yaşayanların,
kontrol grubuna göre solunum fonksiyonunda anlamlı
derecede azalma olduğu saptanmıştır. Bacaya hakim
rüzgar yönündeki santrale yakın köylerde solunum fonksiyonları daha fazla azalmıştır. Bu etkilenmenin sigara
içmeyenleri daha yüksek düzeyde etkilediği anlaşılmaktadır. Bu araştırmanın sonuçlarının kamuoyu ve yetkililer
ile birkaç kez paylaşılmış olmasına karşın; bugün halen
Bursa’ya yeni termik santraller kurma uğraşı içerisinde
olması düşündürücüdür.
KAYNAKÇA
1- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Resmi Sitesi
2- Kömürlü Termik Santrallerinin Sağlığa Etkileri
Bursa Tabip Odası Prof. Dr. Kayıhan PALA
64
BBilanço
Torba kanunun
sosyal güvenlik
açısından getirdikleri
I- GİRİŞ
İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair 6552 Sayılı
Kanun 10.09.2014 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmiş
11.09.2014 tarihli Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Torba Yasa olarak adlandırılan bu yasada; maden işçileri ile ilgili birçok düzenleme ile birlikte prim borçlarının yapılandırılması, yurtdışında bulunan
Türk vatandaşlarının yurt dışında geçen sürelerinin Sosyal Güvenlik Bakımından Değerlendirilmesi, Ev Hizmetlerinde Çalışanların Sosyal Güvencesi,
Analık Borçlanması gibi gerek işverenlerin gerekse çalışanları ilgilendiren
önemli düzenlemeleri içermektedir. Bu yazıda gerek işverenler gerekse çalışanlar açısından yasanın getirdiği önemli değişikliklerden bazıları irdelenmiştir.
II- TORBA YASA’NIN İŞVERENLERE
GETİRDİKLERİ
A- Borçların Yapılandırılması
Niyazi YAMAÇ
Emekli SGK Başmüfettişi
[email protected]
Torba Kanun Nisan 2014 ve önceki aylara ait olup ta bu kanunun yayınlandığı tarihten önce tahakkuk edip te ödenmemiş olan Sosyal Güvenlik Prim
Borçlarını ve İdari Para Cezalarını kapsamaktadır.
a-) Yapılandırmanın kapsamı
Yapılandırma,
- 4/a, b,c sigortalılığına ait prim borçlarını,
- Topluluk sigortası prim borçlarını,
- Sosyal Güvenlik Destek Prim Borçlarını,
- İşsizlik Primi, Sosyal Güvenlik Araçlarına ait alınacak damga vergisi özel
işlem vergisini eğitime katkı payını,
- İhaleli İşlerde ve özel bina inşaatlarında fark asgari işçilik primlerini
- GSS Prim borçlarını
- Yersiz olarak ödenen aylıklara ilişkin borçları,
- İdari para cezalarını
Kapsamaktadır.
b-) Yapılandırma prensipleri
Yukarıda sayılan borçların
1- Asılları ile bu alacaklara ödeme süresinin bittiği tarihten bu maddenin
yayınlandığı tarihe kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas
alınarak hesaplanacak tutarın, bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı
gibi feri alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
65
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
me vz u a t
2- 30.04.2014 tarihine kadar (bu tarih dahil) işlenen fiillere ilişkin olup, maddenin yayınlandığı tarih itibariyle
ödenmemiş olan idari para cezalarının % 50 si ile bu tutara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu maddenin
yayınlandığı tarihe kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık
değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu
maddede belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde
idari para cezası asıllarının kalan % 50 si ile idari para
cezasına uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı
gibi feri alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.
asıllara bağlı gecikme cezası, gecikme zammı gibi feri
alacakların tahsilinden vazgeçiliyor.
3- Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların
- Bu maddenin yayınlandığı tarihi izleyen ay başından
itibaren GSS (Genel Sağlık Sigortası) borçluların 7 ay,
diğer borçluların 3 ay içinde kuruma müracaat etmeleri
C- Yurt Dışına Götürülen İşçiler
- İlk taksidi bu maddenin yayınlandığı tarihi izleyen ay
başından itibaren, GSS borçlularının 8 ay içinde, diğer
borçluların ise 4 ay içinde, diğer taksitleri ise 2’şer aylık
dönemler halinde azami 18 eşit taksitte ödemeleri gerekir.
- Taksitle yapılacak ödemelerde belirtilen tutar,
D- AR-GE Desteğinden Yararlananlar
- 5510 sayılı kanunun 8. Maddesinin 3. Fıkrasında, 9.
Maddesinin birinci fıkrasının (b bendinde ve 3. Fıkrasında belirtilen, 11. Maddesinin 3. Ve 6. Fıkrasında belirtilen
yükümlülükleri bu maddenin yürürlülük tarihinden itibaren 3 ay içerinde yerine getirmiş olanlar süresinde getirmiş sayılır ve idari para cezası uygulanmaz. Bu yükümlülükler için uygulanan idari para cezaları terkin edilir.
Sosyal Güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde ş üstelenen işverenlerce yurt dışındaki işyerinde çalıştırılmak
üzere götürülen işçilerin prime esas kazançları asgari
ücretin 6,5 katından 3 katına indirilmiştir.
28.02.2008 tarih 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi hakkındaki kanunun 3. Maddesinin 3. Fıkrasında yer alan “Her bir çalışan için5 yıl
süreyle” ibaresi yürürlülükten kaldırılmıştır.
III- TORBA YASANIN
SİGORTALILARA GETİRDİKLERİ
1- 6 eşit taksit için (1,05)
2- 9 eşit taksit için (1,07)
3- 12 eşit taksit için (1,10)
4- 18 eşit taksit için (1,15)
A- Ev Hizmetlerinde Çalışanlar
5510 sayılı yasada ev hizmetlerinde ücretli ve sürekli
çalışanlar sigortalı sayılıyordu. Torba Kanun ev hizmetlerinde ayda 10 gün ve daha fazla çalışanı 4/a sigortalısı
bunarlı çalıştıranı da işveren olarak nitelendirmiştir. Ev
hizmetlerinde bir veya birden fazla gerçek kişi tarafından
çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içinde çalışma
saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10
günden az olanlar için çalıştırıldıkları süre ile orantılı
olarak prime esas günlük kazancın alt sınırının % 2 si
oranında iş kazası ve meslek hastalığı sigorta primi ödenir. Bu şekilde çalışanların sigortalılık tescili çalışan ve
çalıştıran imzalarına havi örneği kurumca hazırlanacak
belgenin çalışmanın geçtiği ayın sonun kadar kuruma
verilmesi sağlanır. Bunlar hakkında hastalık sigortası
hükümleri uygulanmaz. Bu madde kapsamına girenler
isterse % 20 malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalılığı, %
12,5 genel sağlık sigortası primi ödeyerek 4/a kapsamında sigortalı olabilirler.
Kat sayısı ile çarpılır ve bulunan tutar taksit sayısına
bölünerek ikişer aylık dönemler halinde ödenecek taksit
tutarı hesaplanır.
- Ödenmesi gereken taksitlerden bir takvim yılında 2
veya daha az taksidin süresinde ödenmemesi veya eksik
ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit
tutarlarının son taksidi izleyen ayın sonuna kadar gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı kanuna göre belirlenen
gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla yapılandırma bozulmaz.
B- Tahsilinden Vazgeçilen Alacaklar
506 Sayılı Kanun ve bu kanun kapsamından çıkarılan
işyerlerine ilişkin olup, işyerine ait borcun tamamının
ödenme süresi 31.12.2013 veya önceki bir tarihe ilişkin
olduğu halde ödenmemiş sigorta primi, işsizlik sigortası
primi, Sosyal Güvenlik Destek Primi ve İdari Para Cezası ile Özel kanunlardaki hükme istinaden kurumca 6183
sayılı kanun hükümlerine göre takip edilen eğitime katkı
payı, özel işlem vergisi ve damga vergisi borçlarından
borç türü bazında borç asıllarının toplamı 100 TL’ sını
aşmayan asli alacaklarının ve tutarına bakılmasızın bu
B- Yurtdışı Borçlanma ve Çalışmaları
a- Mavi kartlılar Yurtdışı borçlanması
08.05.1995 tarih ve 3201 sayılı yurt dışında bulunan
Türk vatandaşlarının Yurt dışında geçen sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında
Kanunun 1. Maddesi (Türk Vatandaşları ile doğumla
Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk
66
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
tarih olarak kabul edilir) ibaresi eklenerek, akit ülkede ilk
defa işe giriş tarihinin 3201 sayılı kanuna göre yapılacak
borçlanmalarla bağlanacak aylıklarda ilk işe giriş tarihi
olarak kabul edilecektir.
vatandaşlığını kaybedenlerin 18 yaşını doldurduktan
sonra Türk vatandaşı olarak Yurtdışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreler arasında
veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurtdışında ev kadını olarak geçen süreleri bu
kanunda belirtilen Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına prim
ödenmemiş olması ve istekleri halinde bu kanun hükümlerine göre Sosyal Güvenlik bakımından değerlendirilir.)
şeklinde değiştirilmiştir. Bu düzenleme ile doğumla Türk
Vatandaşı olup Bakanlar Kurulu izniyle Türk Vatandaşlığını kaybedenlere Türk Vatandaşı olarak geçen sürelerini
borçlanma imkanı getirilmiştir.
c- Kadın Sigortalıların Doğum Borçlanması
5510 sayılı Kanunun 41. Maddesinin 1. Fıkrasının (a)
bendine göre daha önce 4/a sigortalılarının 2 çocuğu için
yapılan doğum borçlanması (a) bendinin (Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izin süreleri ile 4
üncü maddenin 1. Fıkrasının (a), (b), ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalı kadının 3 defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonraki 2 yıllık süreyi geçmemek
kaydıyla borçlanacak sürelerde uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmaması ve çocuğun yaşaması
şartıyla talepte bulunulan süreleri ) şeklinde değiştirilerek doğum borçlanması üç çocuğa çıkarılmış Bağ-Kur
ve Emekli Sandığı Sigortalılarına da bu hak sağlanmıştır.
b- Sözleşmeli ülkelerdeki işe giriş tarihi Türkiye’de İşe
giriş tarihi olarak kabulü
Ülkemizde hiç çalışması olamayan yurt dışında çalışmaya başlayan vatandaşlarımızın yurt dışı borçlanması
yaptıklarında yurt dışındaki sigortalılık başlangıçları ülkemizde sigortalılık başlangıcı sayılmıyor. Sigortalılık
başlangıcı tarihi borçlanma bedelinin tamamen ödendiği
tarihten borçlanılan gün kadar geriye götürerek bulunan
tarih oluyordu. Bu daha az emekli maaşı daha geç yaşta emeklilik demekti. Bu kanunla 3201 sayılı kanunun 5.
Maddesinin 1. Fıkrasına (Ancak, uluslararası Sosyal Güvenlik Sözleşmesinde Türk Sigortasına girişinden önce
akit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların akit
ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih ilk ile girdiği
d- Sigortalıların fiili hizmet zammı uygulamasındaki
değişiklik
5510 sayılı kanunun 40. Maddesindeki fiili hizmet zammı kapsamındaki işyerlerini ve kapsamındaki sigortalıları
gösteren tablonun (10 numaralı sırasında belirtilen sigortalıların fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacakları dönem içinde kalan yıllık ücretli izin, sıhhi izin,
hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile eğitim,
kurs, iş öncesi ve sonrası hazırlık sürelerinde fiilen çalışma ve söz konusu işlemin risklerine maruz kalma aranmaz) diyerek maden yer altında çalışan işçiler içinde fiili
hizmet zammı uygulamasında bir ayrıcalık getirilmiştir.
SONUÇ
Torba yasa ile işverenlerin prim borçları ve idari para
cezaları için getirilmiş olan yapılandırma borçlu işverenlerimiz için memnuniyet verici bir durumdur. Sosyal Güvenlik Kurumu içinde yüksek bir tahsilat oranı demektir.
Ancak primlerini zamanında ödeyen işverenler de de bir
memnuniyetsizlik yaratmakta hatta onlarda nasıl olsa sık
sık yapılandırma çıkıyor biz de primlerimizi ödemeyelim
duygusu yaratmaktadır.
Doğumla Türk vatandaşı olup ta çıkma izni alarak Türk
vatandaşlığını kaybedeler Türk vatandaşı olduğu süredeki çalışmalarını borçlanabilmesi, Sosyal Güvenlik
sözleşmesi olan ülkelerde akit ülke sigortasına girdiği
tarihin borçlanmada Türk sigortasına girdiği tarih olarak
kabul edileceği bunun da daha erken emeklilik daha fazla
emekli maaşı olduğu, 4/b ve 4/c sigortası olan kadınlara
borçlanma hakkı verilmesi ve borçlanmanın iki çocuktan
üç çocuğa çıkarılması sigortalılar açısından çok olumlu
getirilerdir.
67
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
mevzuat
Esnaf ve şirket
ortakları nereden
emekli olacak?
Kendi adına şahıs işletmesi açan ya da şirket ortağı olan kişiler eski adıyla
Bağ-Kur yeni adıyla 4/B’li olurlar. Bu kişiler Bağ-Kur emeklilik şartlarına
göre emekli olurlar. Emeklilikte son 2 bin 520 gün ödenen prim SSK mı
yoksa Bağ-Kur’dan mı emekli olacağınızı belirler. Hem SSK hem de BağKur günleriniz varsa son 2 bin 520 günün yarısından en az 1 fazla gün hangi
statüde varsa oradan emekli olunur. Yani emeklilikte son 1261 gün SSK
yada Bağ-Kur nereye prim ödendiyse oradan emekli olunur. Bağ-Kur’un
emeklilik şartlarının SSK’ya göre daha zor olması ve Bağ-Kur emekli maaşlarının SSK’ya göre daha az olması nedeniyle kendi adına işyeri olanlar ya
da şirket ortakları da SSK’dan daha avantajlı emekli olmak istemektedirler.
Şirket ortakları ve işyeri sahipleri de değişen kanunlar, genelgeler sonrasında SSK’lı mı, Bağ-Kur’lu mu sayılacak gelin bu konuyu derinlemesine
irdeleyelim.
Smmm. Özgür ERDURSUN
İş ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı
Komisyonu Üyesi
[email protected]
Öncelikle şunu belirtelim; kendi adına işyeri olan şahıs işletme sahipleri
kendi işyerlerinde sigortalı olarak çalışamazlar. Şirket ortakları için ise
SSK’nın 09.02.1993 tarihli, 16-60 Ek sayılı genelgesi yayınlanmış ve bu
genelgeye göre ‘’bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işverenin emrinde çalışmaları dolayısıyla SSK sigortalısı olanlar, sigortalılıkları sürerken
çalıştıkları işyerine veya başka bir şirkete ortak oldukları takdirde SSK sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar Bağ-Kur’a tabi tutulmayacaklardır” denmiştir. Bu genelgeyle “Önce başlayan SSK devam eder ve Bağ-Kur
devreye girmez” diyordu. SSK sigortalısı olanlar, sigortalılıkları sürerken
çalıştıkları işyerine veya başka bir şirkete ortak oldukları takdirde SSK sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar Bağ-Kur’a tabi tutulmayacaklardır,
şeklinde uygulama 01.10.2008’e kadar bu şekilde sürdü. Şirket ortakları
kendi işyerinden SSK sigortalısı olabildiler. 01.10.2008’de her şey değişti.
“Sosyal güvenlik reformunun” yürürlüğe girmesi ile bu tarihten itibaren,
şirket ortaklarının kendi işyerlerinden SSK sigortalısı olarak bildirilmeleri
uygulamasına kanun ile son verildi. 5510 sayılı Kanun’un 53. maddesi ikinci fıkrası hükmü ise aynen şöyle; “4’üncü maddenin birinci fıkrasının (b)
bendi kapsamında sayılanlar (Bağ-Kur-şirket ortakları vb), kendilerine ait
veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4’üncü maddenin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamında (SSK) sigortalı bildirilemezler.” Bu düzenleme halen
de geçerli olup, ilk defa 1 Ekim 2008’den sonra, şirket ortağı oldukları halde
68
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
ile 2013/11 sayılı toplu SGK Genelgesi’nde önemli birtakım değişikliklere gidiliyor. İstisnai hükümden yararlanarak 01.10.2008 tarihinden önceden beridir kesintisiz
olarak ortağı olduğu şirketten SSK’lı olarak bildirilmeye
devam eden ortakların SSK sigortalılıklarının devamı için
dikkat etmeleri gereken önemli bir nokta daha 2014/5
sayılı Genelge ile getirilmiş oldu. O da bu ortakların işçiişveren vasıflarının hizmet akdi şartları bağlamında çakışması. 2014/5 sayılı Genelge burada iş akdinde bağımlı
olma unsurunun oluşmadığına işaret ederek burada da
önemli bir değişikliğin altını çiziyor. Son değişiklik diyor
ki; Örneğin 01.01.2006 tarihinden beri ortağı olduğu işyerinden SSK sigortalısı olarak bildirilmeye devam eden
bir sigortalı sigortalılığı kesintisiz olarak sürdürse bile
01.04.2014 tarihinden itibaren o işyerinde çalışan olarak
sadece kendisini bildirmişse 31.03.2014 tarihi itibariyle 4/a (SSK) sigortalılığı sona ermiş sayılıp 01.04.2014
tarihinden itibaren 4/b sigortalısı sayılmaya başlanacak.
kendi işyerlerinden kendilerini SSK sigortalısı göstermek
isteyenlere bu yasak gelmiştir.
28 Eylül 2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan, 5510
Sayılı Kanun Gereğince Sigortalı Sayılanlar, Sayılmayanlar, Sigortalılığın Başlangıcı, Kuruma Bildirilmesi Ve
Sona Ermesi Hakkında Tebliğ’in “V- Sigortalılık Hallerinin
Çakışması” bölümünün 9.maddesinde aynen şöyle denilmektedir:
“01/10/2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanun’un
4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı oldukları halde, kendilerine ait veya ortak
oldukları işyerlerinden bu Kanun’un 4’üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) bendine tabi prim ödemesi olanların
sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar devam ettirilir.”
1 Ekim 2008’den önce kendi işyerlerinden ara verilmeksizin SSK sigortalısı olarak bildirilmeye devam edenler
şimdi de bu bildirimlerine devam edebileceklerdir. Şirket
ortaklarının sigortalılığı konusunda SSK’nın 09.02.1993
tarihli, 16-60 Ek sayılı Genelgesi’nden sonra en önemli
değişiklik 1 Mart 2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6111 sayılı torba yasa ile Bağ-Kur’lu bir kişinin vergi
kaydı ya da şirket ortaklığı devam ederken ortak olmadığı bir işyerinde çalışmaya başladığı andan itibaren 4/a
(SSK) sigortalısı olması ile olmuştur.
SONUÇ:
*Şahıs firma sahipleri kendi işyerlerinde sigortalı olamazlar. Bağ-Kur’dan emekli olurlar.
*Şahıs firma sahipleri Mart 2011 tarihinden itibaren
işyerlerini kapatmadan başka bir yerde sigortalı olarak
çalışırlarsa eski Bağ-Kur’lu yeni 4/B değil de eski adıyla
SSK’lı yeni adıyla 4/A’lı olurlar. Son 1261 gün bu şekilde
ödenire SSK’dan emekli olurlar.
*1 Ekim 2008 öncesi kendi ortak olduğu şirkette sigortalı
olanların sigortalılıkları devam eder. Bu durumda olanlar
SSK’dan emekli olurlar.
Son düzenlemeye göre, sigortalının 4/a (SSK) ve 4/b
(Bağ-Kur) sigortalılık statüleri ile 4/c (Emekli Sandığı)
kapsamında sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak
şekilde kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle 4/c
(Emekli Sandığı) kapsamında sigortalı sayılacak.
*1 Ekim 2008 ve sonrasında kendi ortak olduğu şirketlerde sigortalı olanlar SSK-4A değil de Bağ-Kur 4/B’lidir.
Bu durumda Bağ-Kur’dan emekli olurlar.
Sigortalının aynı anda 4/a (SSK) ve 4/b (Bağ-Kur) kapsamında sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde kanun
kapsamına girmesi halinde ise 4/a (SSK) kapsamında sigortalı sayılacak. Yani şirket hisselerini devretmeden bir
başka yerde SSK’lı çalışmaya başlarsa SSK sigortalılığı
başlayacak.
*1 Ekim 2008 öncesi kendi ortak olduğu şirkette sigortalı olanlar, kendisinden başka sigortalı çalışan yok ise
1 Nisan 2014 tarihinden sonra eski adıyla Bağ-Kur yeni
adıyla 4/B’li olurlar. Bu durumda olanların emeklilik tarihinde son 1261 günü SSK yada Bağ-Kur hangisi ise
oradan emekli olur.
Bu düzenleme ile Bağ-Kur’lular SSK’dan emekli olabilmek için son 3.5 yılda işyerlerini ve ortaklık hisselerini
başkalarına devretmek zorunda kalmayacaklar. Yani,
işyerini veya ortaklık hisselerini bir başkasına devretmeden ortağı olmadıkları bir başka işyerinde ücretli çalışarak SSK statüsünde sigortalı olabilecekler.
*Şirket ortakları 28.02.2011 tarihinden sonra kendi ortak olduğu şirket dışında başka bir şirket veya işyerinde
çalışırlarsa eski adıyla Bağ-Kur yeni adıyla 4/B devre dışı
kalır ve eski adıyla SSK yeni adıyla 4/A’lı olurlar. Bu durumda olanlar son 1261 gün SSK gününü doldurduğunda SSK’dan emekli olurlar.
28.02.2014 tarihinde yayımlanan 2014/5 sayılı Genelge
69
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
6552 Sayılı Torba Yasa
ile getirilen değişiklikler,
kasa affı ve vergi borçlarına
ödeme kolaylığı
mevzuat
1. GİRİŞ
Torba yasa kavramına tarihsel olarak bakıldığında Latince kökenli “omnibus
bill” kelimesinden dilimize geçmiştir. “Omnibus bill” “her şey için kanun”
olarak çevrilebilir. Amerikan kongresinde birden fazla hesapların kongreden
geçtiği kanunlar için kullanılan bir terimdir. Ancak işin ilginç yanı şu ki artık
dünyanın modern demokrasilerinde torba yasa yöntemi kullanılmamaktadır.
“Temel Yasa” yapma tekniği gelişmiş demokrasilerde kanun yaparken tercih
edilen esas teknik olarak görülüyor.
Basit bir örnekleme yapacak olursak; yazımızın kaleme alındığı tarihte internet arama motoru google üzerinden yapılan bir aramada kelimenin ana
kökeni olan “Omnibus Bill” aratıldığında 388.000 sonuca ulaşılırken “Torba
Yasa” kavramı aratıldığında ise 3.200.000 sonuçla karşılaşılıyor. Elbetteki
bu durum bilimsel bir sonuç değildir ancak konunun ülkemizde ne derece
gündemde olduğunu göstermesi açısından önemlidir.
Öte yandan torba yöntemiyle yapılan yasalarda birden fazla ve karmaşık
konularda kanunların birlikte yapılması meclis komisyonlarında konuların
yeterince değerlendirilmemesine sebep olmaktadır. Aynı şekilde meclis
genel kurullarında da çoğu milletvekilinin yasalaşan konu hakkında bilgisi
dahi olmadığı, sadece el kaldırıp indirdiği gözlemlenmektedir. Bu durum
ise demokrasimizin temeli olan kuvvetler ayrılığı prensibine ciddi bir tehlike
oluşturmaktadır.
Smmm. Mehmet Ufuk BAYRAKCİ
Vergi Mevzuatı Komisyonu
Üyesi
[email protected]
Diğer husus ise konunun öncelikli muhataptı olan bizler gibi meslek mensuplarının karmaşıklaşan mevzuatı okuma ve anlamada çektiğimiz zorluklar
olarak karşımıza çıkıyor. Nitekim 6552 sayılı yasayı okuduğumuzda değişen
maddeleri anlayabilmek için değişiklik yapılmış olan tüm kanunlara atıf yapılan maddelerini de incelemek gerekmektedir. Bu durum da meslek mensuplarının önünde ciddi bir sıkıntı olmaktadır. Bu yazımızda 6652 Sayılı Kanunla
kasa ve ortaklar cari hesabının affına ilişkin hususlar ile vergi borçlara getirilen ödeme kolaylıkları açıklanmaya çalışılacaktır.
2. KASA VE ORTAKLAR CARİ HESABININ AFFI
Kasa ve ortaklar cari hesabıyla ilgili düzenleme torba yasanın 74.maddesinde
yapılmıştır;
“MADDE 74 – (1) Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan kasa
mevcudu ve ortaklardan alacaklar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri,
31/12/2013 tarihi itibarıyla düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte
işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya
çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını bu Kanunun yayımlandığı tarihi
izleyen üçüncü ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle
kayıtlarını düzeltebilirler…”
70
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
Kurumlar vergisi mükellefleri 31/12/2013 tarihi itibarıyla düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde
bulunmayan;
6552 Sayılı kanuna ilişkin 1 nolu uygulama tebliğinde;
“… Öte yandan, mükelleflerce kâr dağıtımı yapılması halinde,
ticari bilanço açısından dağıtılabilir ticari kâr tutarı, 6552 sayılı
Kanunun 74 üncü maddesi kapsamında beyan edilen ve “689
Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar” hesabı altında muhasebeleştirilen tutarlar dikkate alınmaksızın tespit olunacaktır…”
denilmektedir.
a. Kasa mevcutlarını,
b. İşletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını (331 Hesaptan
131 Hesabın düşülmesi suretiyle ortaya çıkacak olan rakam)
Kasa fiktif farkından kaynaklanan zararların kar dağıtımından
önceki kurum stopaj matrahı üzerinden düşülmemesi gerekmektedir. Şirketin herhangi bir sebeple tasfiye sonu terkine
gitmesi yada kar dağıtımı yapılması durumunda, geçmiş yıllar karlarına stopaj uygulandıktan sonra geriye kalan net tutar üzerinden geçmiş yıllar zararlarının mahsubu yapılabilir.
Kurum karı dağıtılırken fiktif zararlar farkı kadar, kasa veya
bankadan daha az çıkış yapılacaktır.
Düzeltmeye esas tutar olarak dikkate alacaklardır.
Söz konusu düzenlemeden sadece bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri faydalanabilir. Bilanço
usulüne tabi olsa da Gelir Vergisi mükellefleri bu hükümden
faydalanamaz. VUK 340 ve 346 nolu GTB’leri gereğince Kurumlar vergisi beyannamelerini elektronik ortamda göndermek zorunda olan mükellefler, Kasa affına ilişkin beyannamelerini de elektronik ortamda göndermek zorundadırlar. Söz
konusu beyannamenin son gönderim tarihi 31.12.2014 dür.
Öte yandan Bankalar ve Kredi kuruluşları açısından yüksek
zarar tutarı sorun oluşturacaktır. Ancak bu durumun dipnotlara koyulacak bir açıklama ile çözülebileceği kanısındayız.
Dipnotta “geçmiş yıllar zararlarının 000,00_TL’lik kısmı Kasa
Fiktif Farklarının düzeltilmesi işleminden kaynaklanmaktadır”
şeklinde bir açıklama koyulmalıdır.
Kanunda 31.12.2013 tarihli bilançonun dikkate alınması gerektiği belirtilmiş olup, Kasa veya Ortaklardan Alacaklar hesaplarındaki tutarların herhangi bir nedenle başka bir hesaba
kaydedilmiş olması durumunda bu tutarlar için yasa hükmünden yararlanılması mümkün değildir. Tebliğde de açıkça
belirtildiği gibi düzeltme beyannamesi yapılması durumunda
düzeltilen tutarlar dikkate alınmayacaktır.
74.maddenin 2.fıkrasındaki hüküm ile Maliye Bakanlığına
kasa affıyla ilgili yeni bildirim istemeye ve ödeme süresinde
değişiklik yapmaya yetki tanınmıştır.
“MADDE 74 – b) (a) bendi kapsamında beyan edilen tutarlar
üzerinden %3 oranında hesaplanan vergi, beyanname verme
süresi içinde ödenir.”
Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere hesaplanan vergi,
defaten 31.12.2014 tarihine kadar ödenecektir. Söz konusu
verginin ödenmemiş olması, yapılan işlemin iptalini gerektirmez. Alacak takibi 6183 sayılı kanun hükümlerine göre yapılacaktır.
3. VERGİ BORÇLARININ YENİDEN
YAPILANDIRILMASI
“MADDE 74 – c) Bu fıkra kapsamında ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmez; beyan edilen
tutarlar ve ödenen vergiler, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmez. Bu fıkra uyarınca beyan
edilen tutarlar nedeniyle ilave bir tarhiyat yapılmaz.
1. Alacağın maddede belirtilen tür ve dönemden kaynaklı bir
alacak olması,
2. “Kesinleşmiş alacak” olması ve nihayet
3. Kanunun yayınlandığı tarih itibariyle vadesi geldiği halde
ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olması gerekmektedir.
3.1 YAPILANDIRILACAK ALACAKLARIN
TAYİNİ
6552 Sayılı kanunun 73.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen
hükümlere istinaden ve devamında yayımlanan 1 nolu Tebliğe göre bir alacağın yapılandırılarak ödenebilmesi için 3 şart
öngörülmüştür;
Bu fıkra kapsamında beyanda bulunan kurumlar vergisi
mükelleflerinin bu beyanları nedeniyle 2014 yılı geçici vergi
beyannamelerinde düzeltme gerektiği takdirde, düzeltme işlemleri bu fıkrada öngörülen beyanname verme süresi içinde
yapılır ve düzeltme işlemleri nedeniyle herhangi bir ceza veya
faiz aranmaz…”
6552 Sayılı kanun kapsamında yapılandırma kapsamında olan
ve olmayan kamu alacakları şu şekilde sıralanabilir;
3.1.1 Yapılandırma Kapsamında Olan Kamu Alacakları
I. Maliye Bakanlığı Tahsil Dairelerince Tahsil /
Takip Edilen Alacaklar;
Önemli hususlardan birisi de kasa ve ortaklar cari hesapları
farkı bakiyelerinin 31.12.2013 tarihindeki tutarları ile 74.madde kapsamındaki beyannamenin verileceği tarihteki bakiyelerin karşılaştırılması gerekliliğidir. Nitekim 31.12.2013 tarihi
itibariyle kasada mevcut olan bir tutar başvuru tarihi olan
2014 10-11-12.aylarda olmayabilir. Bu durumda cari yıldaki
bakiye azalmışsa 2014 deki bu azalan tutar, artmışsa 2013
deki bilançodaki tutar dikkate alınacaktır.
A. 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına girenler;
1. Vergi Resim Harçlar
2. Vergi Aslına Bağlı olan/olmayan Vergi Cezaları
B. Başka idareler tarafından verilip, tahsilini maliyenin yaptığı
İdari Para Cezaları;
1. Askerlik Kanunu,
71
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
mevzuat
2. Karayolları kanununa ilişkin olarak kesilen Trafik cezaları
gibi cezalar,
3. Seçim Kanunlarıyla ilgili olup, oy vermeme sebebiyle kesilen cezalar,
4. Nüfus Hizmetleri Kanunu,
5. Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun gereğince verilenler kapsamdadır.
C. Diğer idareler tarafından takibi Maliye tahsil dairelerine bırakılanlar;
1. Ecri misiller,
2. Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) alacakları,
3. Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) alacakları,
4. YURTKUR tarafından vergi dairelerine takip için intikal ettirilen öğrenim ve katkı kredisi alacakları,
5. 30/6/1934 tarihli ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkumlara
Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanuna göre doğan
yiyecek bedelleri,
tebliğ üzerine de dava açma ve diğer yasal hakların ve hukuksal diğer yolların (Uzlaşma, Cezalarda İndirim Talebi gibi)
tüketilmiş olmasını ifade eder.
II. Belediyeler tarafından takip edilenler;
1. Emlak Vergileri
2. Çevre Temizlik Vergileri
3. TKTVK Payı tutarları
4. Belediye Kanunu kapsamındaki belediyelerin su abonelerinden olan su kullanımından kaynaklanan alacakları kanun
kapsamındadır.
73.Maddenin 2.fıkrası hükmünden de anlaşılacağı üzere, vergi
aslına bağlı olmayan Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük cezalarının %50’si af kapsamında silinecektir. Bu alacakların ait olduğu dönem öncelikle 30.04.2014 tarihinden önceki dönemlere
ilişkin olmalıdır. İkinci olarak ise Kanunun Yayımlandığı Tarih
İtibariyle Kesinleşmiş Olmalıdır.
4.1 Beyanname İle Beyan Edilen Vergiler
Beyanname ile beyan edilen vergilerde, 30.04.2014 Tarihinden önce Beyan edilmiş olan vergiler yapılandırma kapsamındadır.
4.2 İhtirazı Kayıtla Verilen Beyannameler
6552 Sayılı kanunun 73. Maddenin dördüncü fıkrasına istinaden, bu durumdaki vergilerin de madde hükmüne göre
yapılandırılması mümkün bulunmaktadır. Bu takdirde, ihtilafa
ilişkin yargı mercilerince verilmiş kararlar dikkate alınmadan
mükelleflerin beyanı üzerine tahakkuk eden tutar esas alınarak
madde hükmünden yararlanılacaktır.
4.3 İkmalen, Re’sen Veya İdarece Tarh Edilen Vergiler İle Kesilen Vergi Cezaları
4.4 Dava Aşamasında Olan Vergi Ve Cezalar
Dava açılan alacaklarda 73.maddenin 6.fıkrası hükmüne göre
bu alacaklar için açılmış davalardan vazgeçme, henüz dava
açılmayanlar için ise bu haktan vazgeçme şartı getirilmiştir.
Dava aşamasında olan vergi alacaklarının kanun kapsamında
değerlendirilip yapılandırmadan faydalanabilmesi için şu iki
şart gerçekleşmelidir;
3.1.2 Yapılandırma Kapsamında Olmayan Kamu
Alacakları
Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı AATUHK kapsamında takip edilenlerden;
1. Adli ve İdari Para Cezaları
2. Aşağıda sayılan bentlere ilişkin İPC’ları;(Bunların asli ve feri
borçları kapsam içindedir.)
a) Petrol Kanunu ve Türk Petrol Kanununa istinaden alınan
Devlet hissesi ve Devlet hakkı,
b) Şeker Kanununa istinaden alınan şeker fiyat farkı,
c) Milli Korunma Suçlarının Affına, Milli Korunma Teşkilat,
Sermaye ve Fon Hesaplarının Tasfiyesine ve Bazı Hükümler
İhdasına Dair Kanuna istinaden alınan akaryakıt fiyat istikrar
payı ve akaryakıt fiyat farkı,
d) Maden Kanununa istinaden alınan Devlet hakkı ve özel idare payı ile madencilik fonu,
e) Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanun Hükmünde Kararnameye ve Ulaştırma, Denizcilik ve
Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye istinaden alınan kılavuzluk ve
römorkörcülük hizmet payları hariç olmak üzere,
Kanun kapsamı dışında bırakılmıştır.
1)Kanunun Yayımlandığı Tarih İtibariyle yargılama aşamalarının son bulmuş olması gerekmektedir.
2) 73 üncü madde kapsamına tür ve dönem olarak girmesine rağmen varlığına ilişkin dava açılmış olan alacaklardan;
bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce davadan tamamen
feragat edilmesi ve feragate ilişkin mahkeme kararının tebliğ
edilmiş olması üzerine kesinleşmiş olması gerekmektedir.
4.5 Uzlaşma
Kanunun Yayımlandığı Tarihten önce uzlaşılan borçlar hakkında ödeme süreleri henüz geçmemiş olsa dahi yararlanacaklardır.
4.6 VUK 376 İndirim Hükümleri
Kanunun Yayımlandığı Tarih itibariyle dava açma süresi geçmiş ancak ödeme vadesi(1 aylık süre) gelmemişse indirimli
tutarlar üzerinden, vadesi geçmişse cezanın esas tutarı üzerinden kanun kapsamından yararlanacaklardır.
4. KESİNLEŞEN ALACAKLARIN
YAPILANDIRMADAN YARARLANMASI
Bir alacağın kesinleşmesi, alacağın varlığının hukuk düzeninde ihtilaflı olmaması veya ihtilaflı hale gelme olasılığının
kalmamasıdır. Daha da açıkçası Hukuk düzeninde alacağın
kesinleşmesi; alacağın borçluya tebliğ edilmiş olması ve bu
4.7 VUK 371 Pişmanlık Hükümleri Kanunun Yayımlandığı Tarih itibariyle dava açma süresi geçmiş ancak ödeme vadesi(15 günlük süre) gelmemişse tahak-
72
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
kuk üzerindeki pişmanlık zammı yerine, Yİ-ÜFE üzerinden
kanun kapsamından yararlanacaklardır.
birlikte yapılandırma süresi bitene kadar ödenmemiş olması
c) Mükelleflerin 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde geçen çok zor durumda bulunmaları nedeniyle borçlarını vadesinde ödeyememeleri halinde yapılandırma bozulmaz.
d) Taksit tutarının %10’unu aşmadan 5,00_TL’ye kadar olan
eksik ödemeler ihlal sebebi sayılmaz.(Her iki şart aynı anda
olacaktır.)
4.8 İdari Para Cezaları
30.04.2014 tarihinden önce verilmiş olup, Kesinleşmiş yani
yargı yolu tüketilmiş olan idari para cezalarından 5326 Sayılı
Kabahatler kanunu Md 39 ve 4207 Sayılı Tütün kanunu Md 5
e göre (Kapalı yerlerde Sigara içilmesi) olanlar hariç olmak
üzere diğerleri yapılandırma kapsamındadır.
2. Cari dönem vergilerinin süresi içinde ödenmemesi:
Her takvim yılı için, her bir vergi türünden 2’den fazla ödeme
yapılmaması halinde yapılandırma bozulur
a) Takvim yılı içinde ödenmeyen 2 vergi türünün, gecikme
faizi ile birlikte yapılandırma süresi bitene kadar ödenmemiş
olması
b) Mükelleflerin 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde geçen çok zor durumda bulunmaları nedeniyle borçlarını vadesinde ödeyememeleri halinde yapılandırma bozulmaz.
c) Vergi tutarının %10’unu aşmadan 5,00_TL’ye kadar olan
eksik ödemeler ihlal sebebi sayılmaz. .(Her iki şart aynı anda
olacaktır.)
4.1 TAHSİLİNDEN VAZGEÇİLEN ALACAKLAR
6552 sayılı kanun kapsamında tahsilinden vazgeçilen alacakları 73.maddenin 14.fıkrası hükmüne göre ikiye ayırabiliriz;
A. 120,00_TL’nin altındaki İPC’ları;
- İdari yaptırım kararı 31.12.2013 tarihinden önce verilmiş
olmalıdır.
- 12,00_TL ve altında kalan geçiş ücretleri de bu kapsamdadır.
- Kapalı alanlarda tütün ürünleri tüketilmesi ile ilgili olan
İPC’ları hariç tutulmuştur.
B. 50,00_TL’yi geçmeyen Amme Alacakları;
- Vadesi 31.12.2007’den önce olanlar.
- Her bir alacak türü ve dönemi itibarıyla aslı 50,00 TL’yi aşmayanlar.
- Aslı ödenmiş fer’i alacaklardan tutarı 100,00 TL’yi aşmayanlar.
8. ÖZELLİK ARZ EDEN HUSUSLAR
73.Madde kapsamına giren borçlar için, 01 ARALIK 2014
tarihi mesai bitimine kadar başvuru yapılmalıdır. Başvurular
elden, posta ile veya internet üzerinden yapılacaktır. Yapılandırmaya tüm alacaklar için yada sadece belirtilen türdeki
alacaklar için de başvurulabilir. Her vergi dairesine ayrı ayrı
başvuruda bulunulacaktır.
6111 Sayılı kanun kapsamında devam eden yapılandırmalar
var ise bunların ödenmesine devam edilecektir. 6183 sayılı
kanun kapsamında devam eden Tecil Taksitlendirmeler iptal
edilip 6552 sayılı kanuna göre kalan borç tutarları üzerinden
yeniden yapılandırılacaktır.
Taksitlendirmeye tüzel kişiler adına bunların kanuni temsilcileri başvurabilir. Limited Şirketlerden tahsil edilemeyen
vergi alacakları yönünden, ortakların hisseleri oranında kendilerine düşen borçların taksitlendirilmesi için başvurulabilir
mi? Kanımızca başvurunun yapılabilmesi için, vergi daireleri
tarafından söz konusu Limited şirkete ait borçlar için kanunun yayımlandığı tarihten önce ortakları adına takip işleminin
başlatılmış olması gerekmektedir.
6. ÖDEME ŞEKLİ
9. SONUÇ
5. YAPILANDIRMAYA BAŞVURU
SÜRESİ VE ŞEKLİ
73.Maddenin 9.fıkrasında belirtilmiş olan ödeme şekline göre;
yapılandırma sırasında peşin, 6,9,12,18 Taksit seçeneklerinden birisi seçilebilir. Taksit ile ödeme seçilirse sırasıyla 1,05
– 1,07 – 1,10 – 1,15 oranları yukarıdaki vadelere uygulanacaktır. Ödeme şekli bankadan, mahsup ile yada internet üzerinden kredi kartı ile yapılabilir.
6552 Sayılı kanun ile vergi borçlarının affı değil, yapılandırılması esas alınmış gibi gözükmektedir. Nitekim kanunda üzerinde durulan kavram “alacakların kesinleşmesi” dir. Bu olgu
yapılandırma kapsamına girecek borçların kapsamını oldukça
daraltmıştır.
Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle kesinleşmiş alacak şartının getirilmiş olması ile yayım tarihinden sonra tebliğ edilmiş
olan vergi alacakları yönünden yapılandırmadan yararlanma
imkanı kalmamıştır. Benzer şekilde halen devam eden vergi
incelemelerine ilişkin yapılabilecek tarhiyatlar için de yapılandırmadan yararlanmak söz konusu olmayacaktır. Öte yandan
halen devam eden vergi davaları kapsamındaki vergi alacakları kesinleşmemiş olduğundan yapılandırmaya girmemektedir.
Var olan haciz ve satılamaz kayıtları ödemeler nispetinde kaldırılacaktır. Verilmiş teminatlarda ödemeler nispetinde iade
edilecektir. Ancak kredi kartı ile tüm borçların ödenmesi halinde, taksit tutarları vadesi geldiğinde karta yansıyacak ancak
vergi dairesi yönünden ödemenin tamamı tahsil edilmiş kabul
edilecektir.
7. YAPILANDIRMANIN İPTAL EDİLMESİ
Günümüzde artık neredeyse mutad hale gelmiş olan vergi
borçlarının affı ve yapılandırılması, vergisini düzenli ödeyen
mükellefler üzerinde önemli bir haksızlığa neden olmaktadır.
Sosyal adaletin sağlanması devletin en önemli görevlerinden
biri olduğuna göre halkın tamamının onayı olmadan kamuya
ait olan vergi alacaklarının sürekli olarak birtakım torba yasalar ile affedilmesi sistemin işlerliği için önemli bir tehdit
oluşturmaktadır.
6552 Sayılı kanunun 73.maddesinin 7 ve 10. fıkralarında açıklandığı üzere Yapılandırmanın iptal edilmesi 2 Şekilde iptal
olabilir;
1. Yapılandırma taksitlerinin ödenmemesi:
a) 2014 Yılı için ilk taksitin, sonraki yıllar için her takvim yılında 2’den fazla taksitin süresinde ödenmemesi
b) Her takvim yılı için ödenmeyen 2 taksitin, gecikme faizi ile
BBilanço
73
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
Organize sanayi bölgelerindeki
alt yapı tesislerine
ait katılım payı
ödemeleri gider
yazılabilir mi?
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’nun 20’nci maddesine göre
bölgedeki katılımcıların alt yapı ve arıtma tesislerini, bölge müdürlüğü yapmak ve yönetmeliğe uygun usul ve esaslara göre de paylaştırmak zorundadır.
Organize Sanayi Bölge Müdürlükleri’nin bölge sınırları içerisindeki KATILIMCILARI (bina veya arsa sahiplerine) herhangi bir mal veya hizmet verdiği takdirde fatura ile sattığının bedelini alma hakkı bulunmaktadır. Aynı
şekilde katılımcıların ortak kullanımı için alt yapı tesisleri yaptığı veya yaptırdığı takdirde istifade ettiği oranlar göz önüne alınarak harcamasını KATILIM PAYI altında fatura ile istifade edenlerden almaktadır.
Alt yapı tesisleri YOL, ELEKTRİK, DOĞALGAZ, SU TESİSATLARI, ARITMA,
ATIK SU TESİSLERİ vb. olabilir.
Şerif ARI
Yeminli Mali Müşavir
74
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
Bu konuda önemli bir sorun ortaya çıkmıştır. Hala da
tartışılmaktadır.
Bir defada GİDER yazma görüşü V.U.K. 40’ıncı maddesine göre faaliyetle ilgili olduğuna dayandırılmaktadır. Halbuki OSB’de bulunan BOŞ ARSALARDAN DA adı geçen
alt yapı katılım payları alınmaktadır. Bu payın faaliyetle
ilişiği olmayıp, ARSA DEĞERİNİ arttırdığı tartışmasızdır.
Bölgede faaliyetteki firmalar KATILMA PAYINI GİDER
YAZMA VEYA AKTİFLEŞTİREREK AMORTİSMANA TABİ
TUTMA konusunda tereddüt yaşamaktadır.
Tereddüt edilen bu konu muhtelif kişilerce, muhtelif vilayetlerde Maliye’den yazılı sorulmuş, farklı görüşler verilmekle beraber son olarak verilen özelgeler BİR DEFADA
GİDER YAZILAMAYACAĞI yolundadır. (Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı’nın B.07.1.GİB.4.16.17.02-VUK-06 sayılı
özelgesi)
Bu konudaki görüşüm, tamamının hemen gider yazılmayıp, bina amortismanı yoluyla gider yazılmasıdır.
Çünkü, Vergi Usul Kanunu’nun 272. Maddesinde normal
bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü genişletmek veya iktisadi kıymetini devamlı olarak
arttırmak maksadıyla yapılan giderlerin gayrimenkulün
maliyet bedeline eklenmesi hüküm altına alınmıştır.
DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRESİDE 23.02.2006 tarih ve
2005/3326 esas; 2006/2382 karar no ile, KATILIM PAYI
ADI ALTINDA yapılan ödemelerin gayrimenkulün maliyetine eklenmesi gerektiğine karar vermiştir.
Bu madde hükmüne göre, herhangi bir OSB’de arıtma tesisi yapıldığını ve herhangi bir fabrikadan katılım payının
tahsil edildiğini varsayalım.
OSB hiçbir mal ve hizmetin karşılığı olmadan AİDAT adı
altında idari giderlere katılım payı alırsa bir defada gider
yazılabilir. Ayrıca AİDAT’lar KDV’sine tabi değildir.
OSB sınırları içerisinde olan bu fabrikanın değerinin, arıtma tesisi olmayan bir başka fabrikaya nazaran bir miktar
artacağı tartışmasızdır.
(Gelir İdaresi Başkanlığı – Manisa Vergi Dairesi Başkanlığının 29.12.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.45.15.91KDV-53-13-124 sayılı özelgesi.)
Bir örnek daha vermek isterim. Herhangi bir organize sanayi bölgesi içerisindeki 10.000 m2’lik bir fabrikanın bina
değeri ile bölge dışında aynı yapı sınıfında yine 10.000
m2’lik başka bir fabrika binasının değeri aynı olamaz. Bu
farkı yaratan OSB’DEKİ ALT YAPI TESİS VE TESİSATLARDIR.
Bu konuda önemli bir husus daha var. KİRACI, kira sözleşmesi hükümlerine dayanarak katılım payı öderse nasıl
kayıt yapacaktır.
Kiracılar, oturdukları gayrimenkulün değerini arttırıcı bir
masraf yaparlarsa, VUK’nun 264’ncü maddesine göre
ÖZEL MALİYET HESABINA kayıt ederek, KİRA SÖZLEŞMESİNDEKİ SÜREYE ORANTILI olarak itfa payı yoluyla
GİDER yazabilecektir.
Adı geçen alt yapı tesisleri her ne kadar gayrimenkulün
içinde veya bitişiğinde olmasa da VUK’nun 269’uncu
maddesinde gayrimenkullerin mütemmim cüzü ve teferruatının da gayrimenkuller gibi değerlenmesi gerektiği
belirtilmiştir. Buna göre OSB’deki fabrikanın tesisat ve
borularla bağlı olduğu alt yapı tesislerinin bina teferruatı
olduğu görüşündeyim.
75
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
mevzuat
Tasfiye süreci
beklemeden sermaye
şirketlerinin kapatılması
ve vergilendirilmesi - 2
3. MATRAHIN TESPİTİ VE VERGİLENDİRİLMESİ
(Uygulamalı Örnek)
Bu bölümde küçük bir monografi kullanmanın daha faydalı olacağı kanaatindeyiz.
UFAT Makine San.Tic. Ltd. Şti. isimli sermaye şirketimiz 02.04.2010 tarihinde Bursa’ da kurulmuştur. Söz konusu şirketimizin 150.000,00 TL olan
sermayesinin payları iki ortak arasında eşit olarak dağıtılmıştır. 100 paya
karşılık 75.000,00 TL’si Fatma ÇİL ERADAŞ, 100 Paya karşılık 75.000,00
TL’si Mehmet Ufuk BAYRAKCİ’ya ait olup, taahhüt edilen sermayenin tamamı ödenmiştir. 30.06.2014 tarihi itibariyle devre ilişkin bilanço, gelir tablosu
ve öz kaynak tespit raporu şirketin mali müşavirleri tarafından hazırlanmıştır. Sermaye şirketimiz, ortaklarından birisinin üzerine devir olacaktır. Genel
kurulda alınan karar ile şirketin Mehmet Ufuk BAYRAKCİ’ya devredilmesine
karar verilmiştir.
Smmm. Fatma ÇİL ERADAŞ
Vergi Mevzuatı Komisyonu
Başkan Yardımcısı
[email protected]
Öte yandan devir kararı alınırken öz kaynak tespit raporunda belirlenmiş olan
tutarlarda göz önünde bulundurularak şirket, aktif ve pasifiyle (tüm borç ve
alacağıyla) ortaklardan Mehmet Ufuk BAYRAKCİ’ya devredilmesi şeklinde
genel kurulu kararı mevcuttur. Ticaret sicilinde 15.07.2014 tarihi itibariyle
sermaye şirketinin şahıs işletmesine dönüşmesi işlemi tescil edilmiştir.
3.1 30.06.2014 Tarihi İtibariyle Yapılacak İşlemler
UFAT MAKİNA LTD.ŞTİ.
30.06.2014 TARİHLİ BİLANÇO
AKTİF
PASİF
DÖNEN VARLIKLAR TOPLAMI
Smmm. Mehmet Ufuk BAYRAKCİ
Vergi Mevzuatı Komisyonu
Üyesi
[email protected]
250.000.00
KIS.VAD.YAB.KAYN.TOPLAMI
Hazır Değeler
20.000.00
TİCARİ BORÇLAR
Ticari Alacaklar
35.000.00
VERGİ VE DİĞ.YAS.YÜK.KAR.
Stoklar
195.000.00
UZUN VAD.YAB.KAYN.
19.100.00
15.700.00
3.400.00
0.00
TOPLAMI
DURAN VARLIKLAR TOPLAMI
35.000.00
MALİ BORÇLAR
0.00
Ticari Alacaklar
0.00
ÖZKAYNAKLAR TOPLAMI
Mali Duran Varlıklar
0.00
SERMAYE
150.000.00
GEÇ.YIL.KARLARI
102.300.00
Maddi Duran Varlıklar
35.000.00
DÖNEM NET KARI VEYA ZARARI
AKTİF TOPLAMI
285.000.00
76
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
PASİF TOPLAMI
265.900.00
13.600.00
285.000.00
UFAT MAKİNA LTD.ŞTİ.
UFAT MAKİNA LTD.ŞTİ.
01.01.2014-30.06.2014 Tarihli Gelir Tablosu
01.07.2014-15.07.2014 Tarihli Gelir Tablosu
A - BRÜT SATIŞLAR
480.752.00
1 - Yurtiçi Satışlar
A - BRÜT SATIŞLAR
480.752.00
C - NET SATIŞLAR
480.752.00
1-Satılan Ticari Mal Maliyeti
61.441.25
44.848.75
3 - Genel Yönetim Giderleri (-)
19.592.50
44.848.75
FAALİYET KARI VEYA ZARARI
2.580.00
1 - Kısa Vadeli Borçlanma Giderleri (-)
73.441.25
E - FAALİYET GİDERLERİ (-)
41.848.75
FAALİYET KARI VEYA ZARARI
H - FİNANSMAN GİDERLERİ (-)
429.310.75
BRÜT SATIŞ KARI VEYA ZARARI
41.848.75
3 - Genel Yönetim Giderleri (-)
502.752.00
429.310.75
D-SATIŞLARIN MALİYETİ
419.310.75
BRÜT SATIŞ KARI VEYA ZARARI
E - FAALİYET GİDERLERİ (-)
502.752.00
C - NET SATIŞLAR
419.310.75
D- SATIŞLARIN MALİYETİ
1-Satılan Ticari Mal Maliyeti
502.752.00
1 - Yurtiçi Satışlar
28.592.50
H - FİNANSMAN GİDERLERİ (-)
2.580.00
2.580.00
1 - Kısa Vadeli Borçlanma Giderleri (-)
OLAĞAN KAR VEYA ZARAR
17.012.50
2.580.00
OLAĞAN KAR VEYA ZARAR
I - OLAĞANDIŞI GELİR VE KARLAR
26.012.50
I - OLAĞANDIŞI GELİR VE KARLAR
2 - Diğer Olağandışı Gelir ve Karlar
2 - Diğer Olağandışı Gelir ve Karlar
12.50
J - OLAĞANDIŞI GİDER VE ZARARLAR (-)
3 - Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar (-)
J - OLAĞANDIŞI GİDER VE ZARARLAR (-)
12.50
3 - Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar (-)
DÖNEM KARI VEYA ZARARI
17.000.00
K - DÖN. KARI VERGİ VE Dİ.YA.YÜ.KAR.(-)
12.50
12.50
DÖNEM KARI VEYA ZARARI
3.400.00
26.000.00
5.200.00
K - DÖN. KARI VERGİ VE Dİ.YA.YÜ.KAR.(-)
1 - Dön.Karı vergi ve Diğ. Yasal Yük. Karş.
1 - Dön.Karı vergi ve Diğ. Yasal Yük. Karş.
DÖNEM NET KARI VEYA ZARARI
13.600.00
5.200.00
DÖNEM NET KARI VEYA ZARARI
20.800.00
30.06.2014 tarihi itibariyle çıkarılan bilanço ve gelir tablosu, sermaye şirketinin nev’i değişikliği işlemine esas
olacak öz kaynak tespit raporu için düzenlenmiştir. Söz
konusu bilanço ve gelir tablosu devir işlemine başlamadan önceki şirketin mali durumunu bize gösterecektir.
Yukarıdaki bilanço ve gelir tablosu UFAT Makine San.
Tic. Ltd. Şti.’nin 01.01.02014-15.07.2014 tarihleri arasındaki ticari işlemleri sonucunda oluşan durumu yansıtmaktadır. Söz konusu bilanço ve gelir tablosu devre esas
öz kaynak bedelinin tespiti için gereklidir.
3.2 30.06.2014 tarihinden 15.07.2014
Tescil Tarihine Kadar Yapılacak İşlemler
3.3 15.07.2014 Terkin Tarihi İtibariyle
Yapılacak İşlemler
30.06.2014 tarihi itibariyle devire esas çıkarılan bilanço
ve gelir tablosu ile 15.07.2014 tarihindeki ticaret sicilindeki işlemin tescil tarihi arasında geçen süre zarfında
şirketin olağan ticari faaliyeti devam ettiğinden devir tescil tarihinde yeni bir bilanço ve gelir tablosu çıkarılması
gerekmektedir.
Yukarıda oluşturulan 15.07.2014 tarihli bilançoda yer
alan maddi duran varlıkları ve stokları şahıs işletmesine
devrederken düzenleyeceğimiz faturada KDV ve Kurumlar Vergisi ise şu şekilde uygulanacaktır;
NOT: Amortisman ayrılmamıştır.
DEVİR OLUNACAK
STOKLAR
UFAT MAKİNA LTD.ŞTİ. 15.07.2014 TARİHLİ BİLANÇO
AKTİF
DÖNEN VARLIKLAR
20.000.00
TİCARİ BORÇLAR
Ticari Alacaklar
57.000.00
VERGİ VE DİĞ.YAS.YÜK.KAR.
185.000.00
35.000.00
UZUN VAD.YAB.KAYN.TOPLAMI
Genel Toplam
MALİ BORÇLAR
Mali Duran Varlıklar
0.00
SERMAYE
150.000.00
GEÇ.YIL.KARLARI
102.300.00
DÖNEM NET KARI VEYA
ZARARI
297.000.00
Toplam
0.00
ÖZKAYNAKLAR TOPLAMI
AKTİF TOPLAMI
GÜVENLİK KAMERA SİSTEMİ
5.200.00
0.00
35.000.00
BİLGİSAYARLAR
18.700.00
Ticari Alacaklar
Maddi Duran Varlıklar
OFİS MOBİLYALARI
TOPLAMI
Hazır Değeler
DURAN VARLIKLAR
TOPLAMI
DEVİR OLUNACAK MDV
23.900.00
KIS.VAD.YAB.KAYN.
PASİF TOPLAMI
2 ADET
Fatura Bedeli
20.800.00
297.000.00
77
185.000.00
239.100.00
54.100.00
239.100.00
54.100.00
Aktif Değeri
Fatura Bedeli
5.000.00
4.000.00
-1.000.00
10.000.00
9.500.00
-500.00
20.000.00
20.500.00
500.00
35.000.00
34.000.00
-1.000.00
220.000.00
273.100.00
53.100.00
Devir bedelinde dikkat edilecek husus; tescil tarihindeki bilançoda görünen öz kaynaklar toplamının fatura
edilecek tutara eşit olmasıdır. 15.07.2014 tarihli bilançonun aktifindeki stok ve maddi duran varlıklar değeri
220.000,00 TL iken, bu rakamın öz kaynakları karşılamaEKİM / KASIM / ARALIK 2014
K/Z
185.000.00
UFAT Makine San. Tic. Ltd. Şti.’nin stokları ve maddi
duran varlıkları ortağı olan ve sermaye şirketini şahıs
işletmesi olarak devir alan M. Ufuk Bayrakçı’ ya fatura
edilmiştir.
273.100.00
BBilanço
2 ADET
Toplam
PASİF
262.000.00
TOPLAMI
Stoklar
CNC MAKİNALARI
Aktif Değeri
K/Z
mev z u a t
sı gerektiğinden devir bedeli fatura üzerinde 273.100,00
TL olarak düzenlenecektir.
UFAT MAKİNA LTD.ŞTİ.
01.07.2014-15.07.2014 Tarihli Gelir Tablosu
A - BRÜT SATIŞLAR
FATURA UFAT MAKİNA SAN.TİC.LT
UFAT MAKİNA SAN.TİC.LTD
15.07.2014
TARİH
NOSAB YEŞİL CD. No. 16/7 BURSA,
0224 777 77 77
SERİ NO
A‐52757
TARİH
NOSAB YEŞİL CD. No. 16/7 BURSA,
0224 777 77 77
SERİ NO
BILL TO(CUSTOMER):
BILL TO(CUSTOMER):
M.Ufuk BAYRAKCI
NOSAB YEŞİL CD. No. 16/7 BURSA,
0224 777 77 77
Description
1
2
3
OFİS MOBİLYALARI
BİLGİSAYARLAR
GÜVENLİK KAMERA SİSTEMİ
Quantity Unit Price
1
2
1
4.000,00
4.750,00
20.500,00
Total Amount
No
15.07.2014
741.852.00
741.852.00
C - NET SATIŞLAR
1-Satılan Ticari Mal Maliyeti
A‐52756
741.852.00
614.310.75
614.310.75
BRÜT SATIŞ KARI VEYA ZARARI
127.541.25
E - FAALİYET GİDERLERİ (-)
3 - Genel Yönetim Giderleri (-)
44.848.75
44.848.75
FAALİYET KARI VEYA ZARARI
82.692.50
H - FİNANSMAN GİDERLERİ (-)
Description
4.000,00 TRL 1
9.500,00 TRL
20.500,00 TRL
1 - Yurtiçi Satışlar
D-SATIŞLARIN MALİYETİ
M.Ufuk BAYRAKCI
NOSAB YEŞİL CD. No. 16/7 BURSA,
0224 777 77 77
No
FATURA
Quantity Unit Price
CNC MAKİNASI
1 - Kısa Vadeli Borçlanma Giderleri (-)
Total Amount
2.580.00
2.580.00
OLAĞAN KAR VEYA ZARAR
2 119.550,00 TRL 239.100,00 TRL
80.112.50
I - OLAĞANDIŞI GELİR VE KARLAR
2 - Diğer Olağandışı Gelir ve Karlar
J - OLAĞANDIŞI GİDER VE ZARARLAR (-)
SUBTOTAL
TAX RATE
TAX
OTHER
Y: İkiyüzyetmişbirbindörtyüzTürkLiras
TOTAL
34.000,00 TRL
18,00%
6.120,00 TRL
0
40.120,00 TRL Y: İkiyüzyetmişbirbindörtyüzTürkLiras
SUBTOTAL
TAX RATE
TAX
OTHER
TOTAL
239.100,00 TRL
18,00%
43.038,00 TRL
0
282.138,00 TRL
3 - Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar (-)
1.012.50
1.012.50
DÖNEM KARI VEYA ZARARI
79.100.00
15.820.00
K - DÖN. KARI VERGİ VE Dİ.YA.YÜ.KAR.(-)
1 - Dön.Karı vergi ve Diğ. Yasal Yük. Karş.
15.820.00
DÖNEM NET KARI VEYA ZARARI
Yazımızın Yasal Mevzuat Bölümünde açıklandığı üzere
sermaye şirketlerinin şahıs işletmesine dönüştürülmesi
işlemi, KDV Kanunu’nun 17/4-c kapsamındaki istisna
konusuna girmediğinden burada fatura üzerinde KDV
hesaplanmıştır.
UFAT MAKİNA LTD.ŞTİ. 15.07.2014 TARİHLİ BİLANÇO
AKTİF
DÖNEN VARLIKLAR
PASİF
0.00
TOPLAMI
KIS.VAD.YAB.KAYN.
0.00
TOPLAMI
Hazır Değeler
0.00
TİCARİ BORÇLAR
0.00
Ticari Alacaklar
0.00
VERGİ VE DİĞ.YAS.YÜK.KAR.
0.00
Stoklar
0.00
UZUN VAD.YAB.KAYN.TOPLAMI
DURAN VARLIKLAR
TOPLAMI
0.00
MALİ BORÇLAR
Ticari Alacaklar
0.00
ÖZKAYNAKLAR TOPLAMI
Mali Duran Varlıklar
0.00
SERMAYE
Maddi Duran Varlıklar
0.00
GEÇ.YIL.KARLARI
0.00
0.00
Yine yazımızın yasal mevzuat bölümünde açıklandığı
üzere devirden kaynaklanan kârlar, Kurumlar Vergisi
Kanunu’nun 19 ve 20.maddelerinde sayılan istisna şartlarını sağlamadığından, beyanname üzerinde kurumlar
vergisi hesaplanacaktır.
0.00
3.4 Şirket Ortakları Yönünden 15.07.2014
Terk Tarihi İtibariyle Yapılacak İşlemler
DÖNEM NET KARI VEYA
ZARARI
AKTİF TOPLAMI
0.00
PASİF TOPLAMI
Kurumlar Vergisi yönünden baktığımızda ise, UFAT Makine San.Tic. Ltd. Şti, 2014 yılı kurumlar vergisi beyannamesini şirketin devir ve terkin tarihi olan 15.07.2014
tarihinden itibaren 30 gün içinde, yani en son 14.08.2014
tarihine kadar vermesi gerekir. Verilecek beyannamede
vergilendirme dönemi 01.01.2014 – 15.07.2014 tarihleri
olacaktır. Vergi matrahı 79.100,00 TL olacaktır. Burada
ulaşılan matrah, 01.01.2014-15.07.2014 dönemi gelir
tablosu ve 15.07.2014 tarihinde fatura kesilerek sattığımız stok ve maddi duran varlık satışlarından sonraki
kârların toplamı olacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken husus 30.06.2014 tarihi, sadece öz kaynak tespit
raporu için geçerli bir tarihtir. Vergilendirme açısından
ise fiilen terk tarihi olan 15.07.2014 dikkate alınacaktır.
0.00
Sermaye şirketimiz UFAT Makine San.Tic. Ltd. Şti’nin
78
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
63.280.00
4. SONUÇ
15.07.2014 tarihi itibariyle terk işlemleri yapılmış olacaktır. Bu durumda öncelikle şirkette mevcut olan dağıtılmamış geçmiş yıllar karlarının ve son dönem net karının
ortaklara dağıtılmış gibi vergilendirilmesi gerekmektedir.
Verilecek olan son ay muhtasar beyannamesinde geçmiş yıllar karları olan 102.300,00 TL ve Dönem net karı
63.280,00 TL’nin toplamı 165.580,00 TL stopaja tabi tutularak vergilendirilmesi gerekmektedir.
Çalışmamızda cevabı aranan esas soru; bir sermaye şirketinin tasfiyeye girmeden, nev’i değişikliği ile şahıs işletmesine dönüşümünde izlenecek yol ve sağlanabilecek
faydalardı.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 194.maddesiyle
gelen yeni uygulama ile sermaye şirketlerinin şahıs işletmesine dönüştürülmesine imkan sağlanmıştır. Ancak,
yaptığımız araştırmalar sonucunda vardığımız nokta şu
ki, sermaye şirketlerinin şahıs işletmesine dönüşmesi
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19 ve 20.maddelerindeki
tür değiştirme şartlarına uymamaktadır. Bu nedenle, devir sırasında ortaya çıkacak olan karlar kurumlar vergisinden istisna olmayacaktır.
Öte yandan devir tutarını, yazımızın “ 3.2 30.06.2014
tarihinden 15.07.2014 Tescil Tarihine Kadar Yapılacak
İşlemler” bölümünde yer alan bilançodaki öz kaynak tutarına göre yaptığımızı hatırlarsak, ortağa fatura edilen
tutarın şirketin bilançosunda kayıtlı olan Maddi duran
Varlık bedelinden daha fazla olduğu görülecektir. Burada
amaçlanan öz kaynak tutarının eşitlenmesiydi. Sermaye
şirketinden şahıs işletmesine devir edilen kaynak tutarı
aslında 273.100,00 TL olduğundan ve bu tutarın da her
hangi bir istisnası bulunmadığından stok ve varlıkların
değeri olan 220.000,00 TL ile arasındaki farkın kesilecek
faturaya eklenmesi gerekir.
Aynı şekilde Kurumlar Vergisi Kanununa göre devir işlemi sayılmayan bu nev’i değişikliğinin KDV Kanunu 17/4c kapsamında da istisna sayılması mümkün değildir. Bu
sebeple, devre ilişkin kesilecek stok, maddi duran varlık vb. faturalarda KDV hesaplaması yapılacaktır. Devire
ilişkin işlemlerden doğacak olan damga vergisi de aynı
sebepler nedeniyle istisna sayılmayacaktır.
Örneğimizde aradaki fark stokların üzerine eklenmek suretiyle fatura kesilmiştir. Ancak burada stoklar bilançodaki değeri ile fatura edilip aradaki fark “şerefiye” olarak
da ayrıca fatura edilebilir kanaatindeyiz. Ortak bu fazla
fatura edilen tutar kadar alacaklandırılmış olmaktadır.
Eğer bunun tersi bir durum olsaydı yani öz kaynaklarda
bir azalış söz konusu olsaydı bu durumda ortak borçlandırılacaktı.
Her ne kadar vergisel anlamda bir avantaj sağlamasa da;
uzun ve meşakkatli yol olan tasfiye işlemine gerek olmadan sermaye şirketlerinin şahıs işletmelerine dönüştürülerek kısa sürede kapatılması bu yöntemle mümkündür.
Netice olarak, tasfiye ve terkin işlemleri göz önünde bulundurulduğunda tasfiye işlemlerinde harcanan emek,
zaman, maliyet unsurları bakımından sermaye şirketlerinin şahıs işletmesine dönüşüm işleminin, normal tasfiye
işlemine göre daha avantajlı olduğu kanaatine varılmıştır.
Sermaye şirketlerinin şahıs ticaret işletmesine dönüştürülmesi sırasında KDV ve Kurumlar vergisinin uygulanıp
uygulanmayacağı ile ilgili verilmiş olan özelgeler de görüşümüzü desteklemektedir. Söz konusu özelgeler şunlardır;
• 08.04.2014 tarihli ve 52796708-130-1 sayılı UŞAK Valiliği Defterdarlığı
KAYNAKLAR
• http://ekonomi.haberturk.com/makro-ekonomi/haber/786161-yok-boyle-sirket Erişim
Tarihi : 14.07.2014
• 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu, Resmi
Gazete Tarihi: 14.02.2011 Sayı : 27846
• 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, Resmi Gazete Tarihi: 21.06.2006 Sayı : 26205
• 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu, Resmi
Gazete Tarihi: 06.01.1961 Sayı : 10700
• 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu,
Resmi Gazete Tarihi: 02.11.1984 Sayı :
18563
• 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu, Resmi
Gazete Tarihi: 11.07.1964 Sayı : 11751
• 01.08.2013 tarih ve 60938891-125-10 sayılı EDİRNE
Vergi Dairesi Başkanlığı
• 30.07.2013 tarih ve 54451858-080-44-2 sayılı Osmaniye Defterdarlığı
79
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
ye n i ü y e l e r
Aramıza
Smmm. Aziz OK
Smmm. Neşe TENGİRŞENK
Haziran 2014’te Odamıza
kaydını yaptırdı.
Mayıs 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
5053
5057
Mayıs 2014’te Odamıza
kaydını yaptırdı.
5073
Smmm. Selma ÇİÇEK
Smmm. Ayhan BOYAR
Smmm. Mustafa ÜNAL
Haziran 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
Haziran 2014’te Odamıza
kaydını yaptırdı.
5076
5075
5074
Smmm. Erdal ŞENTÜRK
Haziran 2014’te Odamıza
kaydını yaptırdı.
Smmm. Nilüfer OKUR
Smmm. Hasan Atila GÖZETEN
Temmuz 2014’te Odamıza
kaydını yaptırdı.
Temmuz 2014’te Odamıza
kaydını yaptırdı.
5079
Temmuz 2014’te Odamıza
kaydını yaptırdı.
5078
5077
Smmm. Şefika VATANSEVER
Sm. Adem BURÇ
Smmm. Ahmet ERDÖL
Temmuz 2014’teOdamıza
kaydını yaptırdı.
Haziran 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
5082
Temmuz 2014’te Odamıza
kaydını yaptırdı.
5081
5080
Smmm. Çağatay TÜRE
Smmm. Nihal GEZEGİN
Smmm. Erhan ARĞIN
Ağustos 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
Ağustos 2014’te Odamıza
kaydını yaptırdı.
5085
5084
5083
Smmm. Sedat DOĞAN
Ağustos 2014’te Odamıza
kaydını yaptırdı.
Smmm. Pınar ÖZTÜRK
Sm. Hakkı YAVUZ
Ağustos 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
Ağustos 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
5088
5087
5086
Smmm.Filiz TAN
Ağustos 2014’te Odamıza
kaydını yaptırdı.
Sm. Neşe SÜZERGÖZ
Sm. Nurgül TOKYÜREK
Ağustos 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
Ağustos 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
80
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
5091
Ağustos 2014’te Odamıza
kaydını yaptırdı.
5090
5089
Sm. Samet KOYUNBAKAN
Hoş Geldiniz
Sm. Ayşe ÇETİN
Smmm. Elif İŞBİLEN
Ağustos 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
Ağustos 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
5094
Ağustos 2014’te Odamıza
kaydını yaptırdı.
5093
5092
Smmm. Gülsüm TÜYSÜZ
Smmm. Nilay DÖNMEZ
Smmm. Samet MISIRLIOĞLU
Eylül 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
Eylül 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
5097
Eylül 2014’te Odamıza
kaydını yaptırdı.
5096
5095
Smmm. Murat UYAR
Smmm. Hasan BENZER
Smmm. Siyami ALTUNBAŞ
Eylül 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
Eylül 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
5100
Eylül 2014’te Odamıza
kaydını yaptırdı.
5099
5098
Smmm. İsmail AYDEMİR
Smmm. Ayben VATANSEVER
Smmm. Ayten BİRCAN
Eylül 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
Eylül 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
5103
Eylül 2014’te Odamıza
kaydını yaptırdı.
5102
5101
Smmm. Sevim ÖZGÜL
Smmm. Elif YEŞİLKAVAK
Smmm. Aslıhan BAYRAKOĞLU
Eylül 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
Eylül 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
5106
5105
5104
Smmm. Özgür TARMAN
Eylül 2014’te Odamıza
kaydını yaptırdı.
Smmm. Celal CEBE
Smmm. Şevket ÖZ
Eylül 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
Eylül 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
5109
5108
5107
Smmm. Dilek ÖZ
Eylül 2014’te Odamıza
kaydını yaptırdı.
Smmm. Meryem AKPINAR
Smmm. Özlem İMREN
Eylül 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
Eylül 2014’te Odamıza kaydını
yaptırdı.
5112
Eylül 2014’te Odamıza
kaydını yaptırdı.
5111
5110
Smmm. Bahtiyar İZGİ
81
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
mevzuat değişiklikleri
mevzuat değişiklikleri
Mevzuat
Değişiklikleri
 19.08.2014 tarih ve 29093
Sayılı Resmi Gazete’de Yeminli
Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav
Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yayımlanmıştır. Bu Yönetmelik ile,
söz konusu yönetmeliğin bazı
maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
 20.08.2014 tarihinde Gelir
İdaresi Başkanlığı tarafından 1
Seri No.lu Mali Tatil Uygulaması
Hakkında Genel Tebliğin "Diğer
Hususlar" Başlıklı 10 uncu Bölümüne İlişkin Duyuru yayınlanmıştır. Bu duyuruda, ÖTV, BSMV,
özel iletişim vergisi ile şans oyunları vergisine ilişkin olarak verilmesi gereken beyannamelerin
verilme ve ödeme süreleri ile
kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli
olarak verilen beyannamelerin
ödeme süreleri de mali tatil
kapsamına dâhil edildiği duyurulmuştur.

25.08.2014 tarih ve 29099
Sayılı Resmi Gazete’de Mali
Suçları Araştırma Kurulu Genel
Tebliği (Sıra No: 13) yayımlanmıştır. Bu Tebliğin amacı, şüpheli
işlem bildirimine ilişkin usul ve
esasları düzenlemektir.
 26.08.2014 tarih ve 29100
Sayılı Resmi Gazete’de KGK Karar No: 75935942-050.01.04 –
[01/26] yayımlanmıştır. Bu Karara göre; 1) Aktif toplamı onbeş
milyon ve üstü Türk Lirası; 2) Yıllık
net satış hasılatı yirmi milyon ve
üstü Türk Lirası ve 3) Çalışan sayısı elli ve üstü olan üç ölçütten
en az ikisini sağlayan kurum, kuruluş ve işletmelerin 1/1/2014 tarihi ve sonrasında başlayan hesap dönemlerine ilişkin münferit
ve konsolide finansal tablolarının hazırlanmasında Türkiye
Muhasebe Standartlarının uygulanmasına karar verilmiştir.
 27.08.2014 tarih ve 29101
Sayılı Resmi Gazete’de Emlak
Vergisi Kanunu Genel Tebliği
(Seri No: 64) yayımlanmıştır. Emlak vergisine esas olmak üzere
2015 yılında uygulanacak bina
metrekare normal inşaat maliyet bedelleri, Maliye Bakanlığı
ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca bu Tebliğ ekinde yer alan
cetvelde belirtilen tutarlarda
tespit edilmiştir.
 11.09.2014 tarih ve 29116
mükerrer Sayılı Resmi Gazete’de İş Kanunu İle Bazı Kanun
ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle
Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun No.
6552 yayımlanmıştır. Bu kanunla,
kamu alacaklarının yeniden
yapılandırılması, kasa ve ortaklar cari hesabının düzeltilmesi ile
sosyal
güvenlik
primlerinin
ödenmesi ile ilgili düzenlemeler
yapılmıştır.
 18.09.2014 tarih ve 29123
Sayılı Resmi Gazete’de Çalışanlara Sağlanan Faydalara İlişkin
82
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
Türkiye Muhasebe Standardı
(TMS 19) Hakkında Tebliğ (Sıra
No: 9)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 17) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz
konusu tebliğin bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
 18.09.2014 tarih ve 29123
Sayılı Resmi Gazete’de Hisse
Bazlı Ödemelere İlişkin Türkiye
Finansal Raporlama Standardı
(TFRS 2) Hakkında Tebliğ (Sıra
No: 36)’de Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ (Sıra No: 18) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz
konusu tebliğin bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
 18.09.2014 tarih ve 29123
Sayılı Resmi Gazete’de İşletme
Birleşmelerine İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı
(TFRS 3) Hakkında Tebliğ (Sıra
No: 67)’de Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ (Sıra No: 19) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz
konusu tebliğin bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
 18.09.2014 tarih ve 29123
Sayılı Resmi Gazete’de Finansal
Araçlara İlişkin Türkiye Finansal
Raporlama Standardı (TFRS 9)
Hakkında Tebliğ (Sıra No:
172)’de Değişiklik Yapılmasına
İlişkin Tebliğ (Sıra No: 20) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz konusu tebliğin bazı maddelerinde
değişiklikler yapılmıştır.
 18.09.2014 tarih ve 29123
Sayılı Resmi Gazete’de Finansal
mevzuat değişiklikleri
Araçlara İlişkin Türkiye Finansal
Raporlama Standardı (TFRS 9)
Hakkında Tebliğ (Sıra No:
211)’de Değişiklik Yapılmasına
İlişkin Tebliğ (Sıra No: 21) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz konusu tebliğin bazı maddelerinde
değişiklikler yapılmıştır.
 18.09.2014 tarih ve 29123
Sayılı Resmi Gazete’de Karşılıklar, Koşullu Borçlar ve Koşullu
Varlıklara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 37) Hakkında Tebliğ (Sıra No: 20)’de
Değişiklik Yapılmasına İlişkin
Tebliğ (Sıra No: 22) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz konusu
tebliğin bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
 18.09.2014 tarih ve 29123
Sayılı Resmi Gazete’de Finansal
Araçlar: Muhasebeleştirme ve
Ölçmeye İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (Tms 39) Hakkında Tebliğ (Sıra No: 41)’de
Değişiklik Yapılmasına İlişkin
Tebliğ (Sıra No: 23) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz konusu
tebliğin bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
 18.09.2014 tarih ve 29123
Sayılı Resmi Gazete’de Faaliyet
Bölümlerine İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı
(TFRS 8) Hakkında Tebliğ (Sıra
No: 45)’de Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ (Sıra No: 24) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz
konusu tebliğin bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
 18.09.2014 tarih ve 29123
Sayılı Resmi Gazete’de Maddi
Duran Varlıklara İlişkin Türkiye
Muhasebe Standardı (TMS 16)
Hakkında Tebliğ (Sıra No:
15)’de Değişiklik Yapılmasına
İlişkin Tebliğ (Sıra No: 25) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz konusu tebliğin bazı maddelerinde
değişiklikler yapılmıştır.
 18.09.2014 tarih ve 29123
Sayılı Resmi Gazete’de İlişkili Taraf Açıklamalarına İlişkin Türkiye
Muhasebe Standardı (TMS 24)
Hakkında Tebliğ (Sıra No:
167)’de Değişiklik Yapılmasına
İlişkin Tebliğ (Sıra No: 26) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz konusu tebliğin bazı maddelerinde
değişiklikler yapılmıştır.
 18.09.2014 tarih ve 29123
Sayılı Resmi Gazete’de Maddi
Olmayan Duran Varlıklara İlişkin
Türkiye Muhasebe Standardı
(TMS 38) Hakkında Tebliğ (Sıra
No: 26)’de Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ (Sıra No: 27) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz
konusu tebliğin bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
 18.09.2014 tarih ve 29123
Sayılı Resmi Gazete’de Gerçeğe Uygun Değer Ölçümüne İlişkin Türkiye Finansal Raporlama
Standardı (TFRS 13) Hakkında
Tebliğ (Sıra No: 5)’de Değişiklik
Yapılmasına İlişkin Tebliğ (Sıra
No: 28) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ
ile, söz konusu tebliğin bazı
maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
 18.09.2014 tarih ve 29123
Sayılı Resmi Gazete’de Yatırım
Amaçlı Gayrimenkullere İlişkin
Türkiye Muhasebe Standardı
(TMS 40) Hakkında Tebliğ (Sıra
No: 27)’de Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ (Sıra No: 29) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz
konusu tebliğin bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
 24.09.2014 tarih ve 29129
Sayılı Resmi Gazete’de Vergi
Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra
No: 440) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, her bir vergi dairesine
250.000 TL ve daha fazla borcu
olan veya bu tutar ve üzerinde
kesinleşen vergi ve cezası bulunan mükelleflerin duyurulmasına karar verilmiştir.
83
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
 25.09.2014 tarihinde Sosyal
Güvenlik Kurumu tarafından
Genelge 2014-26 yayımlanmıştır. Bu Genelge ile, 6522 Sayılı
Kanuna göre SGK primlerinin
yeniden yapılandırılması kapsamında borçların ödenmesi sırasında borçlularca ve sosyal
güvenlik il müdürlüklerince/ sosyal güvenlik merkezlerince yapılacak işlemler açıklanmıştır.

27.09.2014 tarih ve 29132
Sayılı Resmi Gazete’de Bazı
Alacakların 6552 Sayılı Kanun
Kapsamında Yeniden Yapılandırılmasına Dair Genel Tebliğ
(Seri No: 1) yayımlanmıştır. Bu
Tebliğ ile, 6552 sayılı Kanunun
73 ve 74. maddelerinin Maliye
Bakanlığına verdiği yetkiye istinaden bu madde uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.
 27.09.2014 tarih ve 29132
Sayılı Resmi Gazete’de 6552
Sayılı Kanunun 79 uncu Maddesinin Uygulamasına Dair
Tebliğ (Araç Muayenelerine
Dair) (Seri No: 1) yayımlanmıştır.
Bu Tebliğ ile, 6552 sayılı Kanunun 79. maddelerinin Maliye
Bakanlığına verdiği yetkiye istinaden bu madde uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.
 01.10.2014 tarih ve 29136
Sayılı Resmi Gazete’de Bağımsız
Denetçinin Genel Amaçları ve
Bağımsız Denetimin Bağımsız
Denetim Standartlarına Uygun
Olarak Yürütülmesi Standardı
(BDS 200) Hakkında Tebliğ - Türkiye Denetim Standartları Tebliği
(No: 2)’nde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ (Sıra No: 1)
yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz
konusu tebliğin bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
 01.10.2014 tarih ve 29136
Sayılı Resmi Gazete’de Bağımsız
Denetim Sözleşmesinin Şartları
Üzerinde Anlaşmaya Varılması
mevzuat değişiklikleri
mevzuat değişiklikleri
(BDS 210) Hakkında Tebliğ - Türkiye Denetim Standartları Tebliği
(No: 3)’nde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ (Sıra No: 2)
yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz
konusu tebliğin bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.

01.10.2014 tarih ve 29136
Sayılı Resmi Gazete’de Özel Hususlar-Topluluk Finansal Tablolarının Bağımsız Denetimi (Topluluğa Bağlı Birim Denetçilerinin
Çalışmaları Dâhil) (BDS 600)
Hakkında Tebliğ - Türkiye Denetim Standartları Tebliği (No:
27)’de Değişiklik Yapılmasına
İlişkin Tebliğ (Sıra No: 3) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz konusu tebliğin bazı maddelerinde
değişiklikler yapılmıştır.

01.10.2014 tarih ve 29136
Sayılı Resmi Gazete’de Ara Dönem Finansal Bilgilerin, İşletmenin Yıllık Finansal Tablolarının
Bağımsız Denetimini Yürüten
Denetçi Tarafından Sınırlı Bağımsız Denetimi (SBDS 2410)
Hakkında Tebliğ - Türkiye Denetim Standartları Tebliği (No:
38)’nde Değişiklik Yapılmasına
İlişkin Tebliğ (Sıra No: 4) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz konusu tebliğin bazı maddelerinde
değişiklikler yapılmıştır.

08.10.2014 tarihinde Gelir
İdaresi Başkanlığı tarafından
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri/34 yayımlanmıştır.
Bu sirkülerde; vakıflara vergi muafiyeti, derneklere ise kamuya
yararlı dernek statüsü tanınması
sürecinde aranan şartlara ilişkin
açıklamalar yer almaktadır.
 10.10.2014 tarih ve 29141
Sayılı Resmi Gazete’de KGK Karar No: 75935942-050.01.04[01/30] yayımlanmıştır. Bu Karara göre; bağımsız denetime tabi
olacak şirketlere ilişkin genel ölçütler aşağıdaki gibi belirlenmiştir: 1) Aktif toplamı 75 milyon TL
ve üzeri; 2) Yıllık net satış hasılatı
150 milyon TL ve üzeri; 3) Çalışan
sayısı 250 çalışan ve üzeri.
 15.10.2014 tarih ve 29146
Sayılı Resmi Gazete’de Vergi
Denetim Kurulu Yönetmeliğinde
Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yayımlanmıştır. Bu Yönetmelik ile, söz konusu Yönetmeliğin bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.

15.10.2014 tarih ve 29146
Sayılı Resmi Gazete’de Rapor
Değerlendirme Komisyonlarının
Oluşturulması İle Çalışma Usul
Ve Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik yayımlanmıştır.
Bu Yönetmelik ile, söz konusu
Yönetmeliğin bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
 15.10.2014 tarihinde Gelir
İdaresi Başkanlığı tarafından
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri/35 yayımlanmıştır.
Bu sirkülerde; 2014 yılı üçüncü
geçici vergi döneminde uygulanacak yeniden değerleme
oranının %8,59 (yüzde sekiz virgül
elli dokuz) olarak tespit edildiğine ilişkin açıklamaya yer verilmiştir.
 16.10.2014 tarihin ve 29147
Sayılı Resmi Gazete’de 1 Seri
No'lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ
yayımlanmıştır. Söz konusu tebliğ; KDV Genel Uygulama Tebliğinin uygulamasında yaşanan
tereddütlerin ve karşılaşılan sıkıntıların giderilmesine yönelik düzenleme, açıklama ve değişiklikleri içermektedir.
 17.10.2014 tarihin ve 29148
Sayılı Resmi Gazete’de Sıvılaştırılmış Petrol Gazının Aerosol
Üretiminde Kullanılmış Olduğunun Tespiti Halinde Uygulanacak Özel Tüketim Vergisi Tutarının Belirlenmesine Dair BKK No:
2014/6881 yayımlanmıştır. Bu
84
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
karar ile; 5.2.2010 tarihli ve
2010/135 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı yürürlükten kaldırılmış ve
Sıvılaştırılmış Petrol Gazının aerosol üretiminde kullanılmış olduğunun tespiti halinde ÖTV tutarının tamamının imalatçılara iade edilmesini sağlayacak şekilde vergi farklılaştırılmasına yönelik açıklamalara yer verilmiştir.

17.10.2014 tarihinde Gelir
İdaresi Başkanlığı tarafından
6552 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair
Kanuna İlişkin Rehber ve Broşürler yayınlanmıştır. Bu rehber ve
broşürlerde ilgili Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamalar ve
örneklere yer verilmiştir.
 21.10.2014 tarih ve 29152
Sayılı Resmi Gazete’de Bağımsız
Denetim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yayımlanmıştır. Bu Yönetmelik ile, söz konusu Yönetmeliğin bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
 26.10.2014 tarih ve 29157
Sayılı Resmi Gazete’de 36 Seri
No.lu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliği yayımlanmıştır. Bu
Tebliğde, Sıvılaştırılmış Petrol Gazının aerosol üretiminde kullanılmış olduğunun tespiti halinde,
üretimde kullanılan söz konusu
mal için ödenmiş olan ÖTV’nin
imalatçılara iadesine ilişkin usul
ve esaslar belirlenmiştir.
 05.11.2014 tarih ve 29166
Sayılı Resmi Gazete’de Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun (6563 Sayılı Kanun) yayımlanmıştır. Bu Kanunun amacı, elektronik ticarete
ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.
 12.11.2014 tarih ve 29173
Sayılı Resmi Gazete’de Maddi
Duran Varlıklara İlişkin Türkiye
Muhasebe Standardı (TMS 16)
Hakkında Tebliğ (Sıra No: 15)’de
mevzuat değişiklikleri
Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 30) yayımlanmıştır.
Bu Tebliğ ile, söz konusu tebliğin
bazı maddelerinde değişiklikler
yapılmıştır.

12.11.2014 tarih ve 29173
Sayılı Resmi Gazete’de Tarımsal
Faaliyetlere İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 41) Hakkında Tebliğ (Sıra No: 22)’de
Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 31) yayımlanmıştır.
Bu Tebliğ ile, söz konusu tebliğin
bazı maddelerinde değişiklikler
yapılmıştır.

12.11.2014 tarih ve 29173
Sayılı Resmi Gazete’de Finansal
Tabloların Sunuluşuna İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS
1) Hakkında Tebliğ (Sıra No:
66)’de Değişiklik Yapılmasına
Dair Tebliğ (Sıra No: 32) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz konusu tebliğin bazı maddelerinde
değişiklikler yapılmıştır.

12.11.2014 tarih ve 29173
Sayılı Resmi Gazete’de Kiralama İşlemlerine İlişkin Türkiye
Muhasebe Standardı (TMS 17)
Hakkında Tebliğ (Sıra No:
21)’de Değişiklik Yapılmasına
Dair Tebliğ (Sıra No: 33) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz konusu tebliğin bazı maddelerinde
değişiklikler yapılmıştır.
 12.11.2014 tarih ve 29173
Sayılı Resmi Gazete’de Borçlanma Maliyetlerine İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS
23) Hakkında Tebliğ (Sıra No:
46)’de Değişiklik Yapılmasına
Dair Tebliğ (Sıra No: 34) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz konusu tebliğin bazı maddelerinde
değişiklikler yapılmıştır.
 12.11.2014 tarih ve 29173
Sayılı Resmi Gazete’de Varlıklarda Değer Düşüklüğüne İlişkin
Türkiye Muhasebe Standardı
(TMS 36) Hakkında Tebliğ (Sıra
No: 28)’de Değişiklik Yapılması-
na Dair Tebliğ (Sıra No: 35) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz
konusu tebliğin bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
 12.11.2014 tarih ve 29173
Sayılı Resmi Gazete’de Yatırım
Amaçlı Gayrimenkullere İlişkin
Türkiye Muhasebe Standardı
(TMS 40) Hakkında Tebliğ (Sıra
No: 27)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 36) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz
konusu tebliğin bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
 12.11.2014 tarih ve 29173
Sayılı Resmi Gazete’de Müşterek Anlaşmalara İlişkin Türkiye
Finansal Raporlama Standardı
(TFRS 11) Hakkında Tebliğ (Sıra
No: 217)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 37) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz
konusu tebliğin bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
 12.11.2014 tarih ve 29173
Sayılı Resmi Gazete’de Türkiye
Finansal Raporlama Standartlarının İlk Uygulamasına İlişkin
Türkiye Finansal Raporlama
Standardı (TFRS 1) Hakkında
Tebliğ (Sıra No: 146)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra
No: 38) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ
ile, söz konusu tebliğin bazı
maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
 12.11.2014 tarih ve 29173
Sayılı Resmi Gazete’de Güvence Denetimi Standardı 3400
(GDS 3400) İleriye Yönelik Finansal Bilgilerin İncelenmesi
Hakkında Tebliğ Türkiye Denetim Standartları Tebliği No: 41
yayımlanmıştır.
Bu
Tebliğin
amacı; bu Tebliğin ekinde yer
alan İleriye Yönelik Finansal Bilgilerin İncelenmesi Standardının
yürürlüğe konulmasıdır.
 12.11.2014 tarih ve 29173
Sayılı Resmi Gazete’de 6552
Sayılı Kanun Kapsamında Yeni-
85
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
den Yapılandırılacak Gümrük
Alacaklarına İlişkin Tebliğ yayımlanmıştır. Bu Tebliğin amacı;
gümrük idarelerince takip edilen gümrük vergileri, idari para
cezaları, faiz, gecikme faizi ve
gecikme zammı alacaklarından
kesinleşmiş olanlarının 10/9/2014
tarihli ve 6552 sayılı Kanun kapsamında yeniden yapılandırılarak tahsiline ilişkin usul ve esasları
belirlemektir.
 13.11.2014 tarih ve 29174
Sayılı Resmi Gazete’de Kur Değişiminin Etkilerine İlişkin Türkiye
Muhasebe Standardı (TMS 21)
Hakkında Tebliğ (Sıra No: 13)’de
Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 39) yayımlanmıştır.
Bu Tebliğ ile, söz konusu tebliğin
bazı maddelerinde değişiklikler
yapılmıştır.
 15.11.2014 tarih ve 29176
Sayılı Resmi Gazete’de Gümrük
Genel Tebliği (Gümrük İşlemleri) (Seri No: 115)’nde Değişiklik
Yapılmasına Dair Tebliğ (Gümrük İşlemleri) (Seri No: 117) yayımlanmıştır. Bu Tebliğ ile, söz
konusu tebliğin bazı maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
 15.11.2014 tarih ve 29176
Sayılı Resmi Gazete’de 441 Sıra
No'lu Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliği yayımlanmıştır. Bu Tebliğ
ile, yeniden değerleme oranı
2014 yılı için % 10,11 (on virgül
on bir) olarak tespit edilmiştir.
 19.11.2014 tarihinde Gelir
İdaresi Başkanlığı tarafından
Özel Tüketim Vergisi Sirküleri/22
yayınlanmıştır. Bu Sirkülerde,
2014/6881 sayılı Kararname
Kapsamında Aerosol Üretiminde Kullanılacak L.P.G.yi Üreten
Dağıtıcılara Verilecek Raporu
Düzenlemeye Yetkili Akredite
Laboratuvarlara ilişkin hususlara
yer verilmiştir.

mevzuat değişiklikleri
mevzuat değişiklikleri
VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 440)
24.09.2014 Tarih ve 29129 Sayılı Resmi Gazete
VUK’un 5 inci maddesinin
dördüncü fıkrasında, “Mükelleflerin vergi tarhına esas olan
beyanları, kesinleşen vergi ve
cezaları ile vadesi geçtiği halde ödenmemiş bulunan vergi
ve ceza miktarları Maliye Bakanlığınca açıklanabilir. Maliye
Bakanlığı bu yetkisini mahalline
devredebilir. Ayrıca, kamu görevlilerince yapılan adli ve idari
soruşturmalarla ilgili olarak talep edilen bilgi ve belgeler ile
bankalara, yapacakları vergi
tahsiline yönelik bilgiler verilebilir. Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenledikleri veya kullandıkları vergi
inceleme raporuyla tespit olunanların, kanunla kurulmuş
mesleki kuruluşlarına ve 3568
sayılı Kanunla kurulan birlik ve
meslek odalarına bildirilmesi
vergi mahremiyetini ihlal sayılmaz. Bu takdirde kendilerine
bilgi verilen kişi ve kurumlar da
bu maddede yazılı yasaklara
uymak zorundadırlar. Maliye
Bakanlığı bilgilerin açıklanmasıyla ilgili usulleri belirlemeye
yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm uyarınca, ikmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatlar dolayısıyla kesinleşen vergi ve cezalar ile vadesi geçtiği halde ödenmemiş
vergi ve cezaların açıklanmasına ilişkin usuller 27/1/2001 tarihli ve 24300 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 293 Sıra Numaralı VUK Genel Tebliği ile
tespit edilmiştir.
Anılan maddenin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden;
- 2014 yılında yapılacak
açıklamaların, Türkiye genelindeki vergi dairelerinde (vergi
dairesinin ilan koymaya mah-
sus yerlerinde asılmak suretiyle)
10 Aralık 2014-25 Aralık 2014 tarihleri, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sitesinde ise 25
Aralık 2014-31 Aralık 2014 tarihleri arasında yapılması,
- Açıklama kapsamına, her
bir vergi dairesine 250.000 TL ve
daha fazla borcu olan veya bu
tutar ve üzerinde kesinleşen
vergi ve cezası bulunan mükelleflerin alınması,
- Yapılacak açıklamada,
31/12/2013 tarihi itibarıyla vadesi geldiği halde 30/11/2014
tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve nev’i itibarıyla 293 Sıra
Numaralı VUK Genel Tebliği ile
açıklama kapsamına alındığı
belirtilen vergi ve cezalar ile
01/6/2013-31/5/2014
tarihleri
arasında kesinleşen tarhiyatların dikkate alınması,
- Açıklanacak bilgiler, açıklamanın yapılacağı yer ve diğer hususlarda 293 Sıra Numaralı VUK Genel Tebliği ile belirlenen esaslara uyulması, ancak
sözü edilen Tebliğin “İnternet
Ortamında Açıklama” başlıklı
III/B bölümündeki açıklamalar
uyarınca Vergi Dairesi Başkanlıkları ve Defterdarlıklar tarafından 293 Sıra Numaralı VUK
Genel Tebliğinin; (I-A) Bölümüne göre hazırlanan listelerin bir
örneğinin (GİB, Uygulama ve
Veri Yönetimi Daire Başkanlığı,
Veri Oluşturma Yön. Enformasyonu Müdürlüğü, Yeni Ziraat
Mah. Etlik Cad. No: 16 06110
Dışkapı/ANKARA) ve (I-B) Bölümüne göre hazırlanan listelerin bir örneğinin (GİB, Tahsilât
ve İhtilaflı İşler Daire Başkanlığı
(II), Tahsilâtın Takibi ve Değerlendirilmesi Müdürlüğü, Yeni Ziraat Mah. Etlik Cad. No: 16
06110 Dışkapı/ANKARA) adresine gönderilmesi,
86
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
- Açıklama kapsamına,
a) 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun Geçici 3
üncü maddesi ve 5393 sayılı
Belediye Kanununun Geçici 5
inci maddesi uyarınca Hazine
Müsteşarlığı Belediye Uzlaşma
Komisyonu Başkanlığına yaptıkları takas ve mahsuba ilişkin
başvuruları kabul edilen, büyükşehir belediyeleri/ belediyeler ve bunlara bağlı kuruluşlar
ile sermayesinin %50’sinden
fazlası büyükşehir belediyelerine/ belediyelere ait şirketlerin
vadesi 31/12/2004 tarihi ve öncesine rastlayan,
b) 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun Geçici 3
üncü maddesi kapsamında
daha önce uzlaşmaya girmemiş olan büyükşehir belediyeleri ve bağlı idareleri ile üyeleri
belediyelerden oluşan mahalli
idare birliklerinden Hazine Müsteşarlığına borçlu olan ve 6111
sayılı Bazı Alacakların Yeniden
Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 167 nci maddesine istinaden başvuruda
bulunmuş olanlara ait vadesi
31/12/2004 tarihi ve öncesine
rastlayan,
c) 5228 sayılı Bazı Kanunlarda ve 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanunun
Geçici 6 ncı maddesi ile 5766
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanunda ve
Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun
Geçici 2 nci maddesine göre
taksitlendirilen,
ç) 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile
idare kararları
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer
Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılandırılan,
d) 6552 sayılı İş Kanunu ile
Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılması ile Bazı Alacakların
Yeniden
Yapılandırılmasına
Dair Kanun hükümlerine göre
yapılandırılan alacakların alınmaması,
uygun görülmüştür.
Tebliğ olunur.
Kamu Gözetimi Kurumu Kararı No: 75935942-050.01.04-[01/30]
10.10.2014 Tarih ve 29141 Sayılı Resmi Gazete
Toplantı Tarihi: 18/9/2014
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca 23/1/2013 tarihli
ve 28537 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2012/4213
sayılı “Bağımsız Denetime Tabi
Olacak Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı”nın 4 üncü maddesinin altıncı
fıkrasına dayanılarak hazırlanan ve 12/3/2013 tarihli ve
28585 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan “Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesine Dair Bakanlar Kurulu
Kararına İlişkin Usul ve Esaslar”da;
-26/8/2014 tarihli ve 29100
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan TMS Uygulama Kapsamı
hakkındaki Kurul Kararımız ve
-14/3/2014 tarihli ve 28941
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bağımsız Denetime Tabi
Olacak Şirketlerin Belirlenmesine Dair Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar
İle yapılan değişikliklere
uyum sağlanması amacıyla
gerekli değişiklikler yapılarak
ekteki şekilde “Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararına İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılması Hakkında Usul ve Esaslar’ın yayımlanmasına karar verilmiştir.
EK
BAĞIMSIZ DENETİME TABİ
OLACAK ŞİRKETLERİN BELİRLENMESİNE DAİR BAKANLAR KURULU
KARARINA İLİŞKİN USUL VE ESASLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI
HAKKINDA USUL VE ESASLAR
MADDE 1 – 12/3/2013 tarihli
ve 28585 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bağımsız
Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesine Dair Bakanlar
Kurulu Kararına İlişkin Usul ve
Esasların 5 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir:
“MADDE 5 - (1) Şirketlerin denetime tabi olup olmadığının
belirlenmesinde tek başına veya bağlı ortaklıkları ve iştirakleriyle birlikte aktif toplamına, yıllık net satış hasılatına ve çalışan
sayısına ilişkin genel ölçütler
aşağıdaki gibi belirlenmiştir:
Aktif toplamı: 75 milyon TL
ve üzeri
Yıllık net satış hasılatı: 150
milyon TL ve üzeri
Çalışan sayısı: 250 çalışan
ve üzeri
(2) Bakanlar Kurulu Kararına
göre şirketlerin denetime tabi
olması için yukarıda belirtilen
üç ölçütten ikisini üst üste iki hesap dönemi sağlaması gerekir.
Birbirini takip eden hesap dönemlerinde sağlanan iki ölçütün aynı ölçütler olması şart
değildir. Aşağıdaki tabloda örnek bir şirket için hesap dönemleri itibarıyla ölçütlerin sağlanması ve denetime tabi olma durumu gösterilmiştir:
Bilanço aktif top- Yıllık net satış ha- Çalışan sayı- Kriterlerden en
Hesap dönemleri lamı 75 milyon TL sılatı 150milyon TL sı 250 veya az ikisini sağveya üzeri midir? veya üzeri midir? üzeri midir?
lıyor mu?
1/1-31/12 20X1
Evet
Hayır
Hayır
Sağlamıyor
1/1-31/12 20X2
Evet
Evet
Hayır
Sağlıyor
1/1-31/12 20X3
Evet
Hayır
Evet
Sağlıyor
1/1-31/12 20X4*
Hayır
Hayır
Evet
Sağlamıyor
1/1-31/12 20X5
Hayır
Hayır
Evet
Sağlamıyor
1/1-31/12 20X6
Evet
Hayır
Evet
Sağlıyor
Denetime tabi
midir?
Referans yıl
Referans yıl
Tabi değildir
Tabidir
Tabidir
Tabi değildir
* 31/12/20X4 tarihinde sona eren hesap döneminde ölçütlerden en az ikisinin sınırlarının yüzde yirmi veya daha
fazla altında kalınmadığı varsayılmıştır.”
87
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
mevzuat değişiklikleri
idare kararları
MADDE 2 – Aynı Usul ve Esasların 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 10 - (1) Denetime
tabi şirketler, tek başına veya
bağlı ortaklıkları ve iştirakleriyle
Hesap dönemleri
1/1-31/12 20X1
1/1-31/12 20X2
1/1-31/12 20X3
1/1-31/12 20X4*
1/1-31/12 20X5
1/1-31/12 20X6
birlikte 5. maddede belirtilen ölçütlerden en az ikisine ait sınırların iki hesap döneminde art arda altında kalması durumunda,
müteakip hesap döneminden
itibaren denetimin kapsamından çıkar. Birbirini takip eden
hesap dönemlerinde sınırların
altında kalınan iki ölçütün aynı
olması şart değildir. Aşağıdaki
tabloda örnek bir şirket için ölçütlerin sağlanması ve denetimin kapsamından çıkma durumu gösterilmiştir:
Bilanço aktif top- Yıllık net satış hası- Çalışan sayısı
lamı 75 milyon TL latı150 milyon TL
250 veya
veya üzeri midir? veya üzeri midir? üzeri midir?
Evet
Hayır
Evet
Evet
Evet
Hayır
Evet
Hayır
Evet
Hayır
Hayır
Evet
Hayır
Evet
Hayır
Evet
Hayır
Evet
Kriterlerden
en az ikisini
sağlıyor mu?
Sağlıyor
Sağlıyor
Sağlıyor
Sağlamıyor
Sağlamıyor
Sağlıyor
Denetime
tabi midir?
Referans yıl
Referans yıl
Tabidir
Tabidir
Tabidir
Tabi değildir
* 31/12/20X4 tarihinde sona eren hesap döneminde ölçütlerden en az ikisinin sınırlarının yüzde yirmi veya daha fazla
altında kalınmadığı varsayılmıştır.
(2) Denetime tabi şirketler, 7
nci madde çerçevesinde tek
başına veya bağlı ortaklıkları
ve iştirakleriyle birlikte, bir hesap döneminde 5 inci maddede belirtilen ölçütlerden en az
ikisinin sınırlarının yüzde yirmi
veya daha fazla altında kalması durumunda, müteakip
hesap döneminden itibaren
denetim kapsamından çıkar.”
MADDE 3 – Aynı Usul ve Esasların 11. maddesinin birinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
“MADDE 11 – (1) Denetime
tabi olan şirketler, daha sonraki
hesap dönemlerinde denetim
kapsamında olup olmadıklarını
değerlendirirken, aktif toplamının ve yıllık net satış hasılatının
hesabında varsa TMS’ye uygun
olarak hazırladıkları finansal
tablolarda yer alan tutarları
esas alır. TMS’yi uygulayan şirketler açısından, bağlı ortaklık
ve iştirak kavramları 6102 sayılı
Kanun ve TMS’deki anlamlarıyla dikkate alınır. Bu durumda,
ölçütler belirlenirken bağlı ortaklıkların tam konsolidasyon
yöntemine, iştiraklerin ise özkaynak yöntemine göre konsolide edildikleri finansal tablolar
kullanılır. TMS’ye uygun olarak
hazırlanmış finansal tabloların
bulunmaması durumunda ise,
kendileri ile bağlı ortaklıkları ve
iştiraklerinin vergi mevzuatı
çerçevesinde kamu idarelerine
sunulmak üzere hazırladıkları bilanço ve gelir tablolarındaki
son iki hesap dönemine ilişkin
tutarlar dikkate alınarak 7 ve 9
uncu madde hükümleri uygulanır. Ortalama çalışan sayısının
hesabında 8 inci madde hükümleri uygulanır.”
MADDE 4 – Bu Usul ve Esaslar
1/1/2014 tarihinden itibaren
geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 5 – Bu Usul ve Esaslar
hükümlerini Kurum Başkanı yürütür.
441 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
15.11.2014 Tarih ve 29176 Sayılı Resmi Gazete
Bilindiği üzere, 213 sayılı
Vergi Usul Kanununun mükerrer
298 inci maddesinin (B) fıkrasında "Yeniden değerleme
oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim
ayı dâhil) bir önceki yılın aynı
dönemine göre Türkiye İstatistik
Kurumunun Yurt İçi Üretici Fiyat
Endeksinde meydana gelen
ortalama fiyat artış oranıdır. Bu
oran
Maliye
Bakanlığınca
Resmi Gazete ile ilan edilir."
hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm uyarınca yeniden
değerleme oranı 2014 yılı için
% 10,11 (on virgül on bir) olarak tespit edilmiştir.
88
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
Bu oran, aynı zamanda
2014 yılına ait son geçici vergi
dönemi için de uygulanacaktır.
Öte yandan, bu konuda
daha önce yayımlanmış olan
tebliğler de yürürlükte bulunmaktadır.
Tebliğ olunur.
idare kararları
İdare Kararları
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU SİRKÜLERİ/34
Tarih: 08.10.2014
Konusu: Vakıflar ve Dernekler
1. Giriş
Bakanlar Kurulu Kararı ile vakıflara vergi muafiyeti, derneklere ise kamuya yararlı dernek statüsü tanınması sürecinde Başkanlığımıza iletilen hususlara ilişkin
açıklamalar bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.
2. Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Sürecinde Aranan Şartlara
İlişkin Açıklama
Vakıflara Bakanlar Kurulu Kararı ile vergi muafiyeti tanınabilmesi için bu vakıfların resmi se-
Sayı: KVK-34/2014-4 Dernek ve Vakıflar-1
netlerinde, yıl içinde elde edilen
brüt gelirlerinin en az üçte ikisinin
sağlık, sosyal yardım, eğitim, bilimsel araştırma ve geliştirme, kültür ve çevre koruma ile ağaçlandırma faaliyetlerinden oluşan
amaçlara harcanacağının yazılı
olması gerekmektedir. Vakıf resmi senedinde bu oranın yüzde
seksen olması bu şartın ihlali olarak değerlendirilmeyecektir.
Dolayısıyla, resmi senetlerinde
bu oranı yüzde seksen olarak belirlemiş olan vakıfların, söz konusu
oranı üçte iki olarak değiştirmelerine gerek bulunmamaktadır.
3. Kamuya Yararlı Dernek Statüsünün Alınma Süreci
Derneklere Bakanlar Kurulu
Kararı ile kamuya yararlı dernek
statüsü tanınmasına ilişkin açıklamalar içeren 14/11/2003 tarihli
ve KVK-2/2003-2/Dernek ve Vakıflar-1 sayılı Kurumlar Vergisi Sirkülerinin "2.2.1. Aranan Şartlar"
başlıklı bölümündeki "Yukarıdaki
maddelerde belirtilen hususların
en az son iki yılda fiilen gerçekleştirilmiş olması." kısmında yer
alan "iki" ibaresi "bir" olarak değiştirilmiştir.
Duyurulur.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ SİRKÜLERİ/22
Tarih: 19.11.2014
Konusu: 2014/6881 sayılı Kararname Kapsamında Aerosol
Üretiminde Kullanılacak L.P.G. yi
Üreten Dağıtıcılara Verilecek
Raporu Düzenlemeye Yetkili Akredite Laboratuvarlar
İlgili Olduğu Madde: ÖTV Kanu-
nu Madde 12
30/9/2014 tarihli ve 2014/6881
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kararın 1 inci
maddesinde 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (I)
sayılı listenin (A) cetvelindeki
vergi tutarı uygulanarak teslim
edilen 2711.19.00.00.11 G.T.İ.P.
numaralı "Sıvılaştırılmış Petrol Gazı
(L.P.G.) Diğerleri" isimli malın vergi
tutarının, bu malın imalatçılar tarafından aerosol üretiminde kullanılmış olduğunun tespiti halin-
Sayı: ÖTV-1/2014-3
de, sıfır olarak uygulanacağına
yönelik düzenleme yapılmıştır.
Söz konusu Kararnamede düzenlenen indirimli vergi uygulamasından kaynaklanan vergi
farklılaştırmasının aerosol üreticilerine iade yöntemi ile uygulanması, Özel Tüketim Vergisi Kanununun 12 nci maddesinin (4)
numaralı fıkrasında Maliye Bakanlığına verilen yetkiye istinaden uygun görülmüş olup bu düzenlemenin uygulama usul ve
esasları 36 Seri No.lu ÖTV Genel
Tebliğinde açıklanmıştır.
Bu çerçevede Kararname
kapsamındaki aerosol üreticilerine, aerosol üretiminde kullanılmaya uygun standardize edilmiş
L.P.G. satışı yapmak isteyen dağıtıcılara Gelir İdaresi Başkanlığı
89
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
tarafından düzenlenen ve bir örneği Tebliğ ekinde yer alan "Dağıtım İzin Belgesi" verilecektir.
Bununla birlikte bahse konu
Tebliğin 3 üncü bölümünde yer
alan açıklamalar uyarınca, "Dağıtım İzin Belgesi" talep eden
dağıtıcıların söz konusu belgeyi
alabilmeleri için diğer şartların
yanında bu Tebliğde tanımlanan
L.P.G. üretecek kapasitede tesisinin bulunduğuna ve bu tesisten
elde edilen numunenin aerosol
üretiminde kullanılmaya uygun
standardize edilmiş L.P.G. olduğuna dair Türk Akreditasyon Kurumu tarafından akredite edilmiş
ve Gelir İdaresi Başkanlığınca ilan
edilecek genel ve özel bütçeli
idarelere ait laboratuvarlardan
alınan raporu ilgili Vergi Dairesi
idare kararları
idare kararları
Başkanlığı/Defterdarlığa
olmaları gerekmektedir.
vermiş
Buna göre "Orta Doğu Teknik
Üniversitesi Petrol Araştırma Merkezi Ankara Laboratuvarı" söz
konusu raporu vermeye yetkili
laboratuvar olarak belirlenmiştir.
Duyurulur.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU SİRKÜLERİ/35
Tarih: 15.10.2014
Konusu: Geçici Vergi Dönemlerinde Yeniden Değerleme Oranı
İlgili olduğu maddeler: Vergi Usul
Kanunu Mükerrer Madde 298;
Gelir Vergisi Kanunu Geçici
Madde 69
İlgili olduğu kazanç türleri: Ticari
Kazanç, Zirai Kazanç
Sayı: KVK-35/2014-5 / Yatırım İndirimi - 24
213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına istinaden yıllık
olarak hesaplanan ve Bakanlığımızca ilan edilen yeniden değerleme oranına, vergi kanunlarından kaynaklanan nedenlerden dolayı geçici vergi dönemlerinde de ihtiyaç duyulmaktadır.
2014 yılı üçüncü geçici vergi
döneminde uygulanacak yeniden değerleme oranı %8,59
(yüzde sekiz virgül elli dokuz)
olarak tespit edilmiştir.
Duyurulur.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Kahramanmaraş Vergi Dairesi Başkanlığı Özelgesi
Tarih: 03.09.2014
Sayı: 47285862-120.01.01[54-2014/07-15]-16
Konusu: Gerçek Usulden Basit
Usule Geçiş
basit usullere göre tespit edileceği hükme bağlanmıştır.
İlgide kayıtlı özelge talep
formunda, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numarasında kayıtlı gerçek usulde gelir
vergisi mükellefi olduğunuzu, sahibi olduğunuz bir adet biçerdöver ile başka çiftçilerin işlerini
yaptığınızı, söz konusu biçerdöveri kendi işinizde kullanmadığınızı belirterek, anılan faaliyetle ilgili
kazancın genellikle yaz aylarında
olması, diğer aylarda ise kazanç
olmaması nedeniyle basit usulde
vergilendirilip vergilendirilmeyeceğiniz hususunda Başkanlığımızdan görüş istediğiniz anlaşılmıştır.
Aynı Kanunun 46 ncı maddesinde; "47 ve 48 inci maddelerde
yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançları basit usulde
tespit olunur.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, her
türlü ticari ve sınaî faaliyetlerden
doğan kazançların ticari kazanç
olduğu belirtildikten sonra, ticari
kazancın, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve Gelir Vergisi Kanununda yazılı gerçek (Bilânço veya işletme hesabı esası) veya
...
(6322 sayılı Kanunun 7 nci
maddesiyle değişen fıkra; Yürürlük 15.06.2012) Basit usule tabi
olmanın şartlarından herhangi
birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Basit usulün şartlarını haiz
olanlardan, bu usulden yararlanmak istemediklerini yazı ile
bildirenler dilekçelerinde belirttikleri tarihten veya izleyen takvim
yılı başından, yeni işe başlayanlar
ise işe başlama tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Gerçek usulde vergilendirilen
mükelleflerden, 47 nci maddede
yazılı şartları taşıyanlardan arka
arkaya iki hesap döneminin iş
hacmi 48 inci maddede yazılı
90
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
hadlerden düşük olanlar, yazılı
talepleri üzerine bu şartın gerçekleşmesini takip eden takvim yılından başlayarak basit usule geçebilirler. İşin eş ve çocuklara
devri halinde iş hacminin hesabında devirden önceki süreler
de dikkate alınır. Sahte veya
muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı
belge düzenledikleri tespit edilenler hiçbir suretle basit usulde
vergilendirilmezler.
(6322 sayılı Kanunun 7 nci
maddesiyle eklenen fıkra; Yürürlük 15.06.2012) Gerçek usulde
vergilendirilmekte iken işini terk
eden mükellefler ile basit usulün
şartlarını kaybedenlerden gerçek
usulde vergilendirilmeye başlamadan önce işini terk eden mükellefler, terk tarihini takip eden
yılın başından itibaren iki yıl
geçmedikçe basit usule dönemezler. Bu hüküm, işin eş veya
çocuklara devri halinde de uygulanır.
..." hükmüne yer verilmiştir.
idare kararları
Ancak, Gelir Vergisi Kanununun "Basit Usul hududu" başlıklı 51
inci maddesinde ve bu maddede yer alan yetkiye istinaden çıkartılan Bakanlar Kurulu Kararlarında yazılı faaliyetlerde bulunan
mükelleflerin basit usulde vergilendirmeye dönmeleri mümkün
bulunmamaktadır.
Aynı Kanunun 53 üncü maddesinde ise; "...Ancak, çiftçiye ait
olmakla beraber ziraî işletmeye
dahil edilmeyen biçerdöver veya bu mahiyetteki bir motorlu
araç veya on yaşına kadar ikiden fazla traktörün işletilmesinden elde edilen gelirler ticarî kazanç hükümlerine göre vergilendirilir." hükmü bulunmaktadır.
Diğer taraftan, 6322 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle Gelir
Vergisi Kanununa eklenen Geçici 81 inci madde hükmüne göre,
gerçek usulden basit usule geçmeye ilişkin şartların tespitine ve
iki yıllık sürenin hesabına 01.01.
2012 tarihinden itibaren başlanacağı açıklaması yapılmıştır.
Konu ile ilgili açıklamalar,
27.07.2012 tarihli ve 28366 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan
283 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel
Tebliği ile 18.12.2013 tarihli ve 93
Seri No.lu Gelir Vergisi Sirkülerinde
yapılmıştır.
Ayrıca, özelge talebinizle ilgili
olarak bağlı bulunduğunuz vergi
dairesinden alınan yazı ve eklerinin incelenmesi sonucunda;
21.02.2013 tarihli yoklama fişi ile
29.11.2012 tarihinde başkalarının
işinde kullanmak amacıyla biçerdöver işletmeciliği faaliyetine
başladığınız ve başka bir ticari
faaliyetinizin
olmadığı
tespit
edilmiş olup, işe başlanılan kıst
dönemde
(29.11.2012-31.12.
2012) ve takip eden dönemde
basit usule tabi olmaya ilişkin diğer şartları da topluca taşımanız
kaydıyla 01.01.2014 tarihinden
itibaren basit usulde vergilendirmeden yararlanmanız mümkün
bulunmasına rağmen 2014 yılı
Ocak ayının başından otuzbirinci
günü akşamına kadar bağlı bulunduğunuz vergi dairesine yazılı
olarak başvurmadığınız anlaşılmış
olduğundan 01.01.2014 tarihinden itibaren basit usulde vergilendirilmeniz mümkün bulunmamaktadır.
Ancak, Gelir Vergisi Kanununun 47 ve 48 inci maddelerinde
yazılı şartları taşıyor olmanız ve
2015 yılının Ocak ayının başından
otuzbirinci günü akşamı mesai
bitimine kadar vergi dairenize
müracaat etmeniz halinde 2015
yılından itibaren basit usule
dönmeniz mümkün bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Özelgesi
Tarih: 26.05.2014
ARSA KARŞILIĞI HASILAT
PAYLAŞIMI
Konusu: Arsa karşılığı hasılat
paylaşımı olayında, arsanın inşaat firmasına devredilmeyip, arsa sahibinin üzerinde kat irtifaklı
şekliyle kalması durumunda, bu
olay ticari faaliyet olarak nitelendirilir.
Özelge talep formunuzda, arsanızı hasılat paylaşımı yöntemi
ile müteahhit firmaya vereceğinizi ancak tapu devrini cins değişiminden sonra kat irtifakları çıkmış bağımsız bölümler olarak
yapmak istediğinizi belirterek, işlemlerin bu şekilde yapılması durumunda vergiye tabi olup olmayacağınız hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup
konu hakkında Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmıştır.
Sayı: 62030549-120[MÜK.80-2013/513]-1410-3116
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 37. maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sınai
faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu, ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde ise
gayrimenkullerin alım, satım ve
inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerinden elde ettikleri kazançların ticari kazanç sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Ticari faaliyet, bir tür emeksermaye organizasyonuna dayanmakta olup kazanç sağlama
niyet ve kastının bulunup bulunmaması böyle bir organizasyon
tarafından icra edilen faaliyetin
“ticari faaliyet” olma niteliğine
etki etmemektedir.
Ancak bir faaliyetin “ticari
faaliyet” sayılabilmesi için kazanç sağlama niyet ve kastı ge-
91
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
rekmemekle birlikte, faaliyeti icra
eden organizasyonun bütün unsurları ile birlikte değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması gerektiği ortaya çıkmaktadır.
Bu hüküm ve açıklamalara
göre, tapuda adınıza kayıtlı arsa
üzerinde yürütülen inşaat faaliyetinin hasılat paylaşımı sözleşmesine istinaden icra edilmesi şahsınız
yönünden ticari organizasyonun
varlığına karine teşkil edeceğinden, söz konusu faaliyetin ticari
faaliyet olarak değerlendirilmesi
ve hasılat paylaşımı sözleşmesine
istinaden hissenize isabet eden
gelirin de Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hükümleri
çerçevesinde
vergilendirilmesi
gerekmektedir.
idare kararları
idare kararları
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı Özelgesi
Tarih: 12.03.2014
Konusu: Kayıtlarda yer aldığı
halde işletmede bulunmayan
kasa mevcudu ve ortaklardan
alacak kayıtlarının 6111 sayılı
Kanun’un 11/2. maddesi kapsamında düzeltilmesi nedeniyle
oluşan ve “Diğer Olağan Dışı
Gider ve Zararlar” hesabına
kaydedilen tutarlar gerçek anlamda ticari bir zarar niteliği taşımadığından; söz konusu zararın, geçmiş yıl kârlarından veya
yedek akçelerden
mahsup
edilmesi halinde, bu mahsup işlemi kâr dağıtımı olarak değerlendirileceği ve mahsubu yapılan tutar üzerinden de kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılacağı hk.
5520 sayılı KVK’nın 6. maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde
elde ettikleri safi kurum kazancı
üzerinden hesaplanacağı ve safi
kurum kazancının
tespitinde
GVK’nın ticari kazanç hakkındaki
hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. GVK’nın 40. ve KVK’nın 8.
maddesinde, safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilecek giderler sayılmıştır.
Ayrıca, KVK’nın 9. maddesinde, geçmiş yılların beyannamelerinde yer alan zararların, kurumlar vergisi beyannamelerinde her
yıla ilişkin tutarlar ayrı ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla nakledilmemek koşuluyla kurum kazancından indirilebileceği hüküm
altına alınmıştır.
6111 sayılı Kanunun 11. maddesinin ikinci fıkrasında;
“Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede
bulunmayan
kasa
mevcudu ve ortaklardan alacaklar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31.12.2010 tarihi itibarıyla
düzenleyecekleri bilançolarında
görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet ko-
Sayı: 84098128-125[15-2012/9]-145
nusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü
ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebilirler.
b) (a) bendi kapsamında beyan edilen tutarlar üzerinden % 3
oranında hesaplanan vergi, beyanname verme süresi içinde
ödenir.
c) Bu fıkra kapsamında ödenen vergiler, gelir veya kurumlar
vergisinden mahsup edilmez;
beyan edilen tutarlar ve ödenen vergiler, kurumlar vergisi
matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmez. Bu fıkra uyarınca beyan edilen tutarlar nedeniyle ilave bir tarhiyat yapılmaz.” hükmü yer almaktadır.
Konu ile ilgili olarak yayımlanan 1 seri no.lu 6111 sayılı Kanun
Genel Tebliğinin (C) bölümünde
konuya ilişkin açıklamalar yapılmış olup, 6111 sayılı Kanun’un
11/2. maddesi kapsamında ortaklardan alacaklara ilişkin beyan edilen tutarların “Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar” hesabına alınacağı ve ayrıca nazım
hesaplarında takip edileceği belirtilmiş ve konu ile ilgili örnek uygulamalara yer verilmiştir.
Ayrıca, aynı bölümün “4Diğer Hususlar” başlıklı alt bölümünde ise; 6111 sayılı Kanun’un
11. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında ödenen vergilerin, gelir
ve kurumlar vergisinden mahsup
edilemeyeceği, bu kapsamda
beyan edilen tutarlar ile ödenen
vergilerin, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak
kabul edilmeyeceği ile kurumlar
vergisi mükelleflerince 6111 sayılı
Kanun’un 11. maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca, yapılan beyanla
ilgili olarak söz konusu tutarların
92
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
ortaklara dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın kâr dağıtımına
bağlı vergi kesintisine yönelik ilave bir tarhiyat yapılmayacağı
açıklanmıştır.
Yukarıdaki hüküm ve açıklamalara göre; şirketiniz 6111 sayılı
Kanun’un 11. maddesinin ikinci
fıkrası kapsamında beyana konu
edilen ve “Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar” hesabına kaydedilen tutarın, beyannamede
kanunen kabul edilmeyen gider
olarak kurum kazancına eklenmesi gerekmekte olup, bu Kanun
kapsamında kayıtların düzeltilmesi nedeniyle ortaya çıkan zararın, izleyen yıllarda kurum kazancından indirim konusu yapılması da söz konusu değildir.
Öte yandan, GVK’nın 94.
maddesinin birinci fıkrasında,
maddede yer alan ödemeler
üzerinden vergi kesintisi yapmakla sorumlu olanlar sayılmış olup,
anılan maddenin 6/b-i numaralı
bendinde ise, tam mükellef kurumlar tarafından; tam mükellef
gerçek kişilere, gelir ve kurumlar
vergisi mükellefi olmayanlara ve
gelir vergisinden muaf olanlara
dağıtılan, 75. maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı
bentlerinde yazılı kâr paylarından
(kârın sermayeye eklenmesi kâr
dağıtımı sayılmaz.) % 15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Dolayısıyla, şirketinizce 6111
sayılı Kanun’un 11/2. maddesi
kapsamında kayıtların düzeltilmesi nedeniyle “Diğer Olağan
Dışı Gider ve Zararlar” hesabına
kaydedilen tutar gerçek anlamda ticari bir zarar niteliği taşımadığından; söz konusu zararın,
geçmiş yıl kârlarından veya yedek akçelerden mahsup edilmesi halinde, bu mahsup işlemi kâr
dağıtımı olarak değerlendirilecek
ve mahsubu yapılan tutar üzerinden de kâr dağıtımına bağlı
vergi kesintisi yapılacaktır.
idare kararları
Yargı Kararları
Danıştay 9. Dairesi
Tarih: 26.12.2013
KANUNİ TEMSİLCİLERİN TASFİYE
ÖNCESİ DÖNEME İLİŞKİN VERGİ VE
CEZALARDAN SORUMLULUĞU
Tasfiye edilerek tüzel kişiliği
ticaret sicilinden silinmiş olan
mükelleflere tasfiye öncesi dönemlerine ilişkin olarak salınacak her türlü vergi tarhiyatı ve
kesilecek cezaların, müteselsilen
sorumlu olmak üzere kanuni
temsilcilerden herhangi bir adına
yapılacağına ilişkin olarak 5520
sayılı KVK’nın 17. maddesine eklenen 9. fıkrasının, yürürlük tarihinden önceki dönemlerde gerçekleşen olaya uygulanamayacağı hk.
İstemin Özeti: Davacı adına,
sahte fatura kullandığı yönünde
hakkında vergi inceleme raporu
düzenlenen münfesih (…) Ltd.
Şti.’nin kanuni temsilcisi olduğundan bahisle 2007/Ocak-Nisan
dönemlerine ilişkin olarak re’sen
tarh edilen katma değer vergisi
ile kesilen vergi ziyaı ve özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davayı kabul eden
Vergi Mahkemesi’nin kararının; dilekçede ileri sürülen sebeplerle
bozulması istenilmektedir.
Karar: Davacı adına kanuni
temsilcisi olduğu tasfiyesi tamamlanmış şirketin bir kısım alış
faturasının sahte olduğundan
bahisle düzenlenen vergi inceleme
raporuna
dayanılarak
2007/Ocak-Nisan dönemlerine
ilişkin olarak tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile
kesilen özel usulsüzlük cezasının
kaldırılması istemiyle açılan davayı kabul eden vergi mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Vergi Mahkemesince; tüzel
kişiliği sona eren şirketin haklara
Esas Sayısı : 2013/11310
Karar Sayısı : 2013/12989
sahip olması, borçlu kılınması hukuken mümkün olmadığından,
infisah eden şirket için tarh ve
ceza kesme işlemi tesis edilemeyeceğinden, 5904 sayılı Kanun ile
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen 17/9. maddesi
hükmünün ise kurumlar vergisine
ilişkin olması nedeniyle katma
değer vergisi borçlarına uygulanmasına da vergi türleri ve düzenlendiği kanunların farklı olması
nedeniyle yasal olarak imkan bulunmadığından, davacı adına
yapılan cezalı tarhiyatta hukuki
isabet bulunmadığı gerekçesiyle
davanın kabulüne karar verildiği
görülmektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi
Kanunu’nun, İkinci Kısmının “Tasfiye, Birleşme, Devir, Bölünme ve
Hisse Değişimi” başlıklı Dördüncü
Bölümünde yer alan “Tasfiye”
başlıklı 17. maddesine, 5904 sayılı
Kanun’un 6. maddesiyle, 03.07.
2009 tarihinden geçerli olmak
üzere eklenen 9. fıkrasında; tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflere
tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin olarak salınacak her
türlü vergi tarhiyatı ve kesilecek
cezaların, müteselsilen sorumlu
olmak üzere; tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden,
tasfiye dönemi için ise tasfiye
memurlarından herhangi biri
adına yapılacağı, limited şirket
ortaklarının, tasfiye öncesi dönemlerle ilgili bu kapsamda doğacak amme alacaklarından
şirkete koydukları sermaye hisseleri oranında sorumlu olacakları,
bu fıkra uyarınca tasfiye memurlarının sorumluluğunun, tasfiye
sonucu dağıtılan tutarla sınırlı
olacağı hüküm altına alınmıştır.
93
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
Bu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, 5520 sayılı Kurumlar
Vergisi Kanunu’nun 17. maddesinin 9. fıkrasının, tasfiyesi tamamlanmak suretiyle tüzel kişiliği ortadan kalkmış ve hukuk aleminde
varlığı sona ermiş mükellefler
hakkında, tasfiye dönemine ve
tasfiye öncesi döneme ilişkin olarak yapılacak her türlü vergi tarhiyatı ve kesilecek cezalar için
uygulanması öngörülmüş; bu
hükmün, sadece kurumlar vergisi
tarhiyatları için uygulanacağı
konusunda bir düzenlemeye yer
verilmemiş, aksine madde metninde açıkça “her türlü vergi tarhiyatı ve kesilecek cezalar”dan
bahsedilmek suretiyle, madde
hükmünün, tüm vergi ve cezalar
için uygulanması amaçlanmıştır.
Bu durumda, söz konusu düzenlemeyi, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenmiş olması
nedeniyle, sadece kurumlar vergisine ilişkin olarak uygulanacağı
şeklinde yorumlamak; anılan düzenlemenin, tasfiyesi tamamlanan kurumların vergilendirilmesi
konusunda genel bir kanun
hükmü getirmiş olan kanun koyucunun iradesinde öngörülmeyen şekilde kurumlar vergisi dışındaki diğer tüm vergiler için
uygulanabilirliğini ortadan kaldıracağı gibi, kanun koyucunun,
söz konusu düzenlemeyi yapmaktaki amacına da aykırı olacaktır. Bu nedenle, temyize konu
vergi mahkemesi kararının; 17/9.
maddesi hükmünün, kurumlar
vergisine ilişkin olması nedeniyle
katma değer vergisi yönünden
uygulanamayacağına ilişkin gerekçesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
idare kararları
yargı kararları
Bunun yanı sıra; bilindiği gibi,
hukuk devleti en kısa tanımıyla,
“vatandaşlarının hukuki güvenlik
içinde bulundukları, devletin eylem ve işlemlerinin hukuk kurallarına bağlı olduğu bir sistemi anlatır.” Hukuki güvenlik ilkesi ise, bir
toplumda bireylerin bağlı oldukları hukuk kurallarını önceden
bilmeleri, davranış ve tutumlarını
bu kurallara göre güvenle düzene sokabilmeleri, başka bir ifadeyle ilgililerin hukuki durumun
süreceğine olan inancı dolayısıyla hayal kırıklığına uğratılmaması
anlamına gelir. Dolayısıyla hukuki
güvenlik ilkesi, hukuk devletinin
olmazsa olmaz koşuludur.
Vergi hukuku, devletin, bireylerin temel hak ve özgürlüklerine
müdahalesini düzenleyen hukuk
dallarından biri olması nedeniyle
hukuk devleti ilkesi ve dolayısıyla
hukuki güvenlik ilkesi ile yakından
ilişkilidir. Hukuki güvenlik ilkesi,
vergi hukuku açısından çok özel
bir anlam ifade eder. Zira bu ilke
sayesinde, vergi yükümlülerinin
hak ve özgürlük alanlarına devletin vergilendirme aracılığıyla
yaptığı müdahaleleri önceden
öngörmeleri, tutum ve davranışlarını buna göre ayarlamaları
sağlanır. Böylece bireyler geleceğe yönelik planlarını güven
içinde yapabilecekler ve sonuç
olarak vergilendirmede keyfilik
önlenebilecektir.
Vergilendirmede hukuki güvenliğin sağlanması için gerçekleşmesi gerekli koşullardan biri de
vergi normlarının geriye yürümemesidir. Vergi normlarının
geçmişte meydana gelen olaylara uygulanması hukuki güveni
zedeler. Çünkü bireyler yaşamlarını sürdürürken ekonomik yönden alacakları kararları, yürürlükteki vergi normlarına göre alırlar.
Normatif düzenden değişiklik yaratan organ tarafından vergiyi
doğuran olaydan sonra ihdas
edilecek
normlarla,
kişilerin
geçmiş dönemlere ilişkin vergi
yüklerinin arttırılması, vergi yükümlülerinin devlete olan inançlarının sarsılmasına; ekonomik ve
ticari hayatta bulunması gerekli
belirlilik ve istikrarın bozulmasına
sebep olur.
sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Vergi normlarının geriye yürümemesi ilkesinin uygulanması
açısından ise, vergi normlarının
uygulanması gereken zamanın
tespitinde, vergisel yükümlülüğün
tesisinde ilk ve başlıca unsur olan
vergiyi doğuran olayın belirlenmesi gerekmektedir. Zira, konusu,
matrahı, oranı ve yükümlüsü kanunla belirlenmiş olan verginin bir
kamu alacağı olarak yükümlüsünden talep edilebilmesi, her
şeyden önce, yine kanunla belirlenmiş vergiyi doğuran olayın
meydana gelmesine bağlıdır.
Dosyanın incelenmesinden,
davacının, (...) Ltd. Şti.’nin kanuni
temsilcisi olduğu, adı geçen şirketin 22.07.2010 tarihinde tasfiye
sürecine girdiği, tasfiye sürecinin
23.05.2012 tarihinde sonuçlandırılarak, bu kararın 06.06.2012 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilerek tasfiyesinin
tamamlandığı, daha sonra tasfiyesi tamamlanmış şirket hakkında düzenlenen 11.06.2012 tarihli
vergi inceleme raporu ile şirketin
faaliyet döneminde sahte fatura
kullanarak haksız katma değer
vergisi indirimi sağladığının tespit
edildiğinden bahisle 5520 sayılı
Kanun’un 17/9. maddesi gereğince ilgili dönemde şirket kanuni temsilcisi olan davacı adına
12.11.2012 tarihli ihbarnamelerin
düzenlenerek davacıya tebliğ
edilmesi üzerine bakılan davanın
açıldığı anlaşılmaktadır.
Pozitif hukuk açısından olaya
bakıldığında da, 213 sayılı Vergi
Usul Kanunu’nun 19. maddesinde, vergi alacağının doğumu;
tarh, tahakkuk, beyanname verilmesi veyahut ödeme zamanına değil, vergiyi doğuran olaya
bağlanmıştır.
Bu bağlamda, vergi hukukunda geriye yürümezlik ilkesi,
verginin yasallığı ilkesinin bir sonucudur. Dolayısıyla, verginin
ana unsurlarından bir veya birkaçında değişiklik yapan yeni bir
vergi kanununun, yürürlüğe girmeden önceki bir dönemi de
kapsayacak şekilde uygulanması, o dönemde yasal olmayan
ana unsurların uygulanması sonucunu doğurur ki bu durum da
verginin yasallığı ilkesine aykırı
olacaktır.
Yukarıda yapılan açıklamalar
çerçevesinde, 5520 sayılı Kanun’un 17. maddesine 5904 sayılı
Kanun’un 6. maddesi eklenen 9.
fıkranın 03.07.2009 tarihinde yürürlüğe girmiş olması nedeniyle,
ancak bu tarihten sonraki dönemlere ilişkin olarak uygulanması, vergiyi doğuran olayın
03.07.2009 tarihinden önce gerçekleşmiş olması durumunda
anılan fıkranın uygulanmaması
gerekliliği, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkesi ile bu ilkelerin
vergi hukuku bakımından hayata geçirilmesinde önemli rol oynayan vergi kanunlarının geriye
yürümemesi ilkesinin zorunlu bir
94
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
Olayda, vergiyi doğuran olayın tasfiyesi tamamlanarak tüzel
kişiliği sona eren şirketin 2007 yılında sahte fatura düzenlemesinden kaynaklandığı, davacı
adına yapılan tarhiyatın ve kesilen cezaların 2007 yılına ait olduğu göz önüne alındığında,
03.07.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5520 sayılı Kurumlar Vergisi
Kanunu’nun 17. maddesine eklenen 9. fıkrasının, yürürlükte olmadığı dönemlere ilişkin olarak
uygulanması, yukarıda bahsedilen hukukun temel ilkeleri karşısında mümkün olmadığından,
davacı adına anılan Kanun
maddesine dayanılarak yapılan
dava konusu cezalı tarhiyatta ve
kesilen özel usulsüzlük cezasında
hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu
nedenle, davanın kabulüne karar veren vergi mahkemesi kararı
sonucu itibariyle yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, temyiz
isteminin reddine, Vergi Mahkemesi’nin kararının yazılı gerekçe
ile onanmasına, oybirliğiyle karar
verildi.
yargı kararları
Tarih: 08.10.2013
ARSA PAYI KARŞILIĞI KONUT TESLİMİ
KDV’YE TABİ DEĞİLDİR
Arsa payı karşılığı konut tesliminin kararlaştırıldığı sözleşme
uyarınca arsa sahibine teslim
edilen konutların katma değer
vergisine tabi olmadığı hk.
İstemin Özeti: Arsa sahibi ile
yaptığı satış vaadi sözleşmesi gereği bina inşa eden davacı şirket
tarafından arsa sahibine teslim
edilen konutların katma değer
vergisine tabi olmadığı ihtirazi
kaydıyla Aralık 2006 dönemi için
verilen beyanname üzerinden
tahakkuk ettirilen katma değer
vergisini Danıştay 3. Dairesince
verilen bozma kararına uyarak;
uyuşmazlığı yeniden inceleyen
Vergi Mahkemesi kararıyla; bir
kişinin kat edinme karşılığında arsasını müteahhide vermesi ve inşa edilen binadan konut sahibi
Danıştay 3. Dairesi
Esas No: 2011/1211
Karar No: 2013/3895
olması hukuki açıdan birçok işlemi içeren ve arsanın değerlendirilmesi amacına yönelik Kat
Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin
uygulanmasını da gerektiren,
tamamen kendine özgü bir hukuki muamele olduğundan arsa
payı karşılığı konut tesliminin kararlaştırıldığı sözleşme uyarınca
arsa sahibine teslim edilen konutların katma değer vergisine tabi
olmadığı sonucuna varıldığı, bu
nedenle davacı şirket adına, ihtirazi kayıtla verilen beyanname
üzerinden tahakkuk ettirilen katma değer vergisinin hukuka uygun görülmediği gerekçesiyle
kaldırılmıştır. Vergi idaresince;
gayrimenkul alım satımında bulunan davacı şirketin arsa sahibine beş adet konut tesliminin 3065
sayılı KDV Kanunu’nda düzenlenen “teslim” kapsamında değer-
lendirilmesi gerektiği ileri sürülerek
bozulması istenmiştir.
Karar: Mahkeme kararlarının
Danıştay tarafından bozulması
halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden
verilen kararlara karşı yapılan
temyiz başvurularının, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebileceği, temyiz istemine konu yapılan kararın Dairemizin 06.04.2010
tarih ve E. 2007/4986, K.
2010/1053 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından temyiz dilekçesinde
ileri sürülen sebepler sözü edilen
kararın bozulmasını gerektirecek
nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle temyiz
isteminin reddine ve kararın
onanmasına, oybirliğiyle karar
verildi.
Danıştay 4. Dairesi
Tarih: 06.02.2012
İVAZSIZ İNTİKAL EDEN ARSALARIN
SATIŞINDA VERGİLEME
Satışı yapılan arsaların ivazsız
intikal etmesi ve söz konusu taşınmazlar dışında başkaca gayrimenkul alım, satım ve inşa işiyle
uğraşılmaması karşısında devamlılık taşımayan bu faaliyetin
ticari kazanç olarak vergiye tabi
tutulmasının; satılan arsaların veraseten intikal etmesi nedeniyle
iktisabında ticari amaç bulunmadığı için, zaman içerisinde
tarlanın arsaya, arsanın nakde
dönüşümünün servetin biçim
değiştirmesi olduğu, ticari nitelik
taşımayan bu faaliyetin arızi olarak yapılmasından sağlanan kazancın arızi kazanç olarak vergilendirilmesinin;
GVK’nın
80.
maddesine göre vergilendirilmesinin mümkün olmadığı hk.
Esas Sayısı : 2011/772
Karar Sayısı : 2012/272
İstemin Özeti: Davacı adına,
elde ettiği geliri beyan etmediği
ileri sürülerek 2009/1-3, 4-6 dönemi için salınan vergi ziyaı cezalı yılı için salınan vergi ziyaı cezalı
gelir vergisi, geçici vergiler ve kesilen özel usulsüzlük cezalarının
kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. Vergi Mahkemesinin kararıyla; davacının annesinden bir
kısmı hibe yoluyla bir kısmı da veraseten olmak üzere ivazsız olarak intikal eden tarla vasfındaki
arazilerin zaman içerisinde kadastrosu yapılıp parsellere ayrıldığı, daha sonra imar uygulamaları sonucu arsa niteliği kazandığı, arsaların bir kısmının Emlak
Konut GYO A.Ş. ile yapılan “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul
Satış Vaadi Sözleşmesi” kapsamında yıllara yaygın olarak adı
geçen kuruma satıldığı, bir kısmı-
95
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
nın müşavir ve mühendis unvanlı
bir şahsa verilen hizmet karşılığında devredildiği, bir kısmının gecekondu bölgesindeki işgalcilere
satıldığı, bir kısmının kardeşler
arasında hisseli taşınmazlarda
müstakil
mülkiyeti
sağlamak
amacıyla karşılıklı olarak tapuda
ferağ verildiğinin tespit edildiği,
bunun üzerine sayılan bu işlemlerin devamlılık ve çokluk gösterdiği ileri sürülerek inceleme elemanları tarafından ticari kazanç
olarak değerlendirildiği, davacının kendisine kısmen hibe kısmen
de veraset yoluyla ivazsız intikal
eden arsaların bir kısmının satışını
yaptığı bunun dışında başkaca
gayrimenkul alım, satım ve inşa
işleriyle uğraşılmadığının taraflar
arasında çekişmesiz olduğu, satışı
yapılan arsaların ivazsız intikal
etmesi ve söz konusu taşınmazlar
yargı kararları
yargı kararları
dışında başkaca gayrimenkul
alım, satım ve inşa işiyle uğraşılmaması karşısında devamlılık taşımayan bu faaliyetin GVK’nın
37. maddesinin ikinci fıkrasının 4.
bendine göre ticari kazanç olarak vergiye tabi tutulmasının olanaklı olmadığı, satılan arsaların
veraseten intikal etmesi nedeniyle iktisabında ticari amaç bulunmadığı için, zaman içerisinde
tarlanın arsaya, arsanın nakde
dönüşümünün servetin biçim
değiştirmesi olduğu, ticari nitelik
taşımayan bu faaliyetin arızi olarak yapılmasından sağlanan kazancın arızi kazanç olarak vergilendirilmesinin, Gelir Vergisi Kanunu’nun Değer Artış Kazançları
başlıklı mükerrer 80. maddesine
göre vergilendirilmesinin de iktisabın ivazsız gerçekleşmesi nedeniyle mümkün olmadığı gerekçesiyle tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir. Davalı İdare;
taşınmaz devirlerinin belli bir ticari
organizasyon içerisinde devamlı
yapıldığını, ticari kazanç elde
edildiğini, tarhiyatın yasal olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.
Karar: Temyiz dilekçesinde ileri
sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler
karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda
görülmemiştir.
Bu nedenle, temyiz isteminin
reddine, Vergi Mahkemesinin kararının onanmasına, oybirliğiyle
karar verildi.
Danıştay 4. Dairesi
Tarih: 07.02.2013
ARSA KARŞILIĞI EDİNİLEN BAĞIMSIZ
BÖLÜMLERİN SATIŞINDAN ELDE
EDİLEN KAZANCIN TİCARİ
KAZANÇ OLMADIĞI
Kişinin kat edinme karşılığı arsasını müteahhide vermesi ve inşa edilen binada kat sahibi olması servetin değerlendirilmesi,
servetin biçim değiştirmesi olup,
ticari bir organizasyon ve devamlılık olmaksızın satın aldığı bir
arsa için kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak suretiyle maliki
olduğu dairelerin satışı ile elde
ettiği gelirin ticari kazanç olarak
kabul edilmeyeceği hk.
İstemin Özeti: Gayrimenkul alım
satımında bulunduğu tespit edilen davacı adına takdir komisyonu kararına istinaden 2009/1012 dönemi için salınan geçici
verginin ve geçici vergiye bağlı
olarak kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle dava
açılmıştır. Vergi Mahkemesinin
kararıyla; davacı tarafından 1998
yılında alınan arsanın, 2006 yılında imzalanan gayrimenkul satış
vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca müteahhide
verilmesi sonucu elde ettiği bağımsız bölümlerden 21 adedini
2007-2008-2009 ve 2010 yıllarında
sattığı görüldüğünden ortada ticari kazanç sağlamak amacıyla
Esas Sayısı : 2012/6722
Karar Sayısı : 2013/547
devamlı şekilde yapılan bir faaliyet olduğu sonucunun ortaya
çıktığı, arsanın satın alınması için
yapılan ödeme tutarı ve bu arsa
için ödenen vergiler dikkate
alındığında matrahın gerçek duruma uygun şekilde belirlenmediğinin görüldüğü bu nedenle ilgili dönemde elde edilen hasılat
ile daire başına yapılan giderlerin
mukayesesi sonucu bulunacak
matrah üzerinden hesaplanacak
aslı aranmayan vergiye bağlı kesilecek cezanın aranılması, fazlasının ise kaldırılması gerekeceği,
geçici vergi aslının esası hakkında inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen
kabulüne, kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Taraflar, hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın
bozulmasını istemektedirler.
Karar: Devamlılık gösteren bir
şekilde gayrimenkul alım satımında bulunduğu öne sürülen
davacı adına takdir komisyonu
kararına istinaden, 2009/10-12.
dönemi için salınan geçici verginin ve geçici vergiye bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezasının
kaldırılması istemiyle açılan davayı kısmen kabul, kısmen red,
kısmen incelenmeksizin reddeden Vergi Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmiştir.
96
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
193 sayılı GVK’nın 37. maddesinde; her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ve
aynı maddenin 4. bendinde,
gayrimenkullerin alım, satım ve
inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerinden elde ettikleri kazançlarının ticari kazanç olduğu, aynı Kanun’un mükerrer
80. maddesinin 6. bendinde; iktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız
olarak iktisap edilenler hariç) 70.
maddenin birinci fıkrasının 1, 2, 4
ve 7 numaralı bentlerinde yazılı
mal ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançların değer artış kazancı olduğu hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden,
davacı tarafından 1998 yılında
alınan arsanın, 2006 yılında imzalanan gayrimenkul satış vaadi ve
kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca müteahhide verilmesi sonucu elde edilen bağımsız bölümlerden 21 adedinin 20072008-2009 ve 2010 yıllarında satıldığı, bu faaliyet dolayısıyla elde
edilen kazancın ticari kazanç olduğu ve davacı tarafından elde
edilen bu kazanç beyan edilmediğinden bahisle adına aslı
aranmayan geçici vergiye bağlı
vergi ziyaı cezasının kesildiği anlaşılmaktadır.
yargı kararları
Vergi Mahkemesi, davacının
faaliyetinin, ticari kazanç sağlamak amacıyla devamlı şekilde
yapılan bir faaliyet olduğu sonucuna ulaşmıştır. Davacının satın
aldığı arsa için bir takım maliyetlere katlandığı ve bu maliyetlerin
daire satışından elde edilen hasılattan tenzil edilmesi sonucu bulunacak matrah üzerinden hesaplanacak vergiye bağlı kesilecek cezanın aranılmasına, fazlasının ise kaldırılmasına hükmetmiştir. Ancak Vergi Mahkemesinin bu kararı ile aslı aranmayan
geçici vergiye bağlı kesilen cezanın ne kadarlık kısmının kaldırıldığı, ne kadarlık kısmının onandığı belli olmamaktadır.
Diğer taraftan, kişinin arsası
karşılığında müteahhitle yaptığı
sözleşme üzerine inşa edilen binada müşterek mülkiyete konu
bağımsız bölümler oluşmaktadır.
Böylelikle arsa sahibinin arsası
üzerindeki mülkiyet hakkı kişisel
olmaktan çıkarak kendisine intikal eden dairelere bağlı olarak,
müşterek mülkiyet hükümlerine
göre arsa payı oranında diğer
kat malikleri ile paydaş duruma
gelmektedir. Bu nedenle, kişinin
kat edinme karşılığı arsasını müteahhide vermesi ve inşa edilen
binada kat sahibi olması servetin
değerlendirilmesi, servetin biçim
değiştirmesidir.
Olayda, ticari bir organizasyon ve devamlılık olmaksızın davacının 1998 yılında satın aldığı
bir arsa için kat karşılığı inşaat
sözleşmesi yapmak suretiyle maliki olduğu dairelerin satışı ile elde
ettiği kazanç servetin şekil değiştirmesi niteliğini haizdir. Dolayısıyla ihtilaflı dönemde davacının
elde ettiği gelirin ticari kazanç
olarak kabul edilmesi suretiyle aslı aranmayan geçici vergiye
bağlı kesilen cezada yasaya uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının
temyiz isteminin kabulüyle, Vergi
Mahkemesinin kararının bozulmasına, oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Tarih: 16.09.2013
HİZMET TESPİTİ DAVASINDA RE’SEN
ARAŞTIRMA İLKESİ
Hizmet tespitine ilişkin davalar kamu düzenine ilişkin olup,
özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeli, hak kayıplarının ve
gerçeğe aykırı sigortalılık süresi
edinme durumlarının önlenmesi,
sosyal güvenlik hakkının korunması için tarafların gösterdiği
kanıtlarla yetinilmeyerek gerekli
araştırmalar mahkemece re’sen
yapılmalıdır.
İstemin Özeti: Davacı, davalı
işverene ait apartman nezdinde
26.08.1995 - 11.10.2011 tarihleri
arası dönemde kapıcılık yapmak
suretiyle sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiş; mahkemece, davanın
kısmen kabulüne karar verilmiş;
hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Dava, 506 sayılı Kanun’un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9. maddeleri uyarınca
açılmış hizmet tespiti davasıdır.
Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine
ilişkindir. Bu nedenle özel bir du-
Esas No: 2013/1437
Karar No: 2013/16287
yarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının
önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının
korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve
kanıtların toplanması gerektiği
göz önünde bulundurulmalıdır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere
göre davaya konu 12 daireli
apartmanın merkezi ısıtma sisteminin olmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece re’sen araştırma ilkesi doğrultusunda, tarafların gösterdiği
tanıklar ile yetinilmeyerek, davacının bu çalışmalarını bilebilecek
durumda olan mahalle muhtarı
veya azaları tespit edilip tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı,
her gün çöp toplama, apartman
sakinleri için alışveriş yapma, ekmek vesaire ihtiyaçlarının alımı
gibi işlerini karşılama, apartmanda temizlik yapma gibi hizmetleri
yerine getirip getirmediği ve
yaptığı işlerin gün içinde aldığı
97
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
zaman dilimi belirlenmeli, başka
yerlere temizlik vs. gibi işlere gidip
gitmediği tespit edilmeli; buna
ilişkin olarak gerektiğinde uzman
bilirkişi görüşü de alınmak suretiyle, kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde Kuruma bildirimi olmayan davacının çalışma süresi açıklığa kavuşturularak
yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmelidir
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.04.2011 gün, 21-130256 sayılı Kararı).
Mahkemece,
açıklanan
maddi ve hukuki olgular üzerinde
durulmadan, yazılı şekilde hüküm
kurulmuş olması, usul ve yasaya
aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalıların avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına, oybirliğiyle karar verildi.
Not: Danıştay kararları Yaklaşım
Dergisinden alınmıştır.
idare kararları
soru-cevap
Soru - Cevap
Pert olan aracın vergisel
yönden değerlendirilmesi
SORU: Pert olan aracın vergisel yönden değerlendirilmesi nasıl olacaktır?
CEVAP: VUK YÖNÜNDEN
213 sayılı VUK’un 229 uncu
maddesinde faturanın, satılan
emtia veya yapılan iş karşılığında
müşterinin borçlandığı meblağı
göstermek üzere emtiayı satan
veya işi yapan tüccar tarafından
müşteriye verilen ticari vesika olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu hükme göre, faturanın
emtiayı satan veya işi yapan tarafından, emtiayı satın alan veya
hizmetten faydalanan müşteri
adına düzenlenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, hasarlı aracın sigorta şirketi tarafından üçüncü
bir kişiye satılması işleminde, aracın şirket aktifinde kayıtlı olduğu
hususu dikkate alınarak, bu satış
işlemi için şirket tarafından aracın
satıldığı üçüncü şahıs adına satış
bedeli tutarında fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Toplam
sigorta
tazminatının,
aracın
üçüncü kişiye satış bedeli düşüldükten sonra kalan kısmı için ise
şirket tarafından sigorta şirketine
fatura düzenlenecektir.
KDV YÖNÜNDEN
Katma Değer Vergisi (KDV)
Kanununun;
- 1/1 inci maddesi uyarınca,
ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve
hizmetlerin KDV nin konusunu
teşkil ettiği,
- 8 inci maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde KDV
nin mükellefinin, malı teslim eden
veya hizmeti sunan gerçek veya
tüzel kişiler olduğu,
- 17/4-g maddesinde, hurda
metal teslimlerinin KDV den istisna olduğu,
- 29/2 nci maddesinde, bir
vergilendirme döneminde indirilecek KDV toplamının, mükellefin
vergiye tabi işlemleri dolayısıyla
hesaplanan KDV toplamından
fazla olması halinde, aradaki farkın sonraki dönemlere devrolacağı ve iade edilmeyeceği,
- 30/c maddesinde ise, deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının
yangın
sebebiyle
mücbir sebep ilan ettiği yerlerde
yangın sonucu zayi olanlar hariç
olmak üzere, zayi olan mallara
ait KDV nin indirin konusu yapılamayacağı,
hüküm altına alınmıştır.
Konuya ilişkin olarak, 86 Seri
No.lu KDV Genel Tebliğinde hurda kavramının; her türlü maden,
plastik, kağıt ve cam hurdasını,
bunların hurda halindeki karışımlannı, aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygunolarak kullanılamayacak haldeki metal, plastik, kağıt ve cam
karakterli her türlü ham, yarı
mamul ve mamul maddeyi ifade ettiği açıklanmıştır.
Buna göre;
1. Kaza sonucu pert olan
aracın, aynen veya onarılmak
suretiyle kullanılmamak ve trafikten çekilmek kaydıyla hurda metal olarak üçüncü kişiye teslimi,
KDV Kanununun 17/4-g maddesi
uyarınca KDV den istisna bulunduğundan, bu teslime ilişkin olarak üçüncü kişi adına düzenlenecek faturada KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.
2. Aktifte kayıtlı aracın kaza
neticesinde pert olması nedeniy-
98
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
le sigorta şirketinden alınacak sigorta tazminat bedeli KDV ye
tabi bir teslim veya hizmet karşılığı olmadığından, sigorta şirketine
düzenlenecek faturada KDV hesaplanmayacaktır.
3. Söz konusu aracın alışında
ödenen ve ilgili dönemde indirim
konusu yapılan KDV tutarının, indirilemeyecek KDV haline dönüştüğü vergilendirme dönemine
(sigorta şirketi tarafından pert olduğunun belgelendirildiği, bir
başka deyişle aracın zayi olduğu
döneme) ait 1 No.lu KDV Beyannamesinin "İlave Edilecek KDV"
satırına dahil edilmek suretiyle
indirim hesaplarından çıkarılması
gerekmektedir.
Tasfiye halinde BA ve BS
Bildirimi
SORU: Tasfiye halinde BA ve
BS Bildirim formu verilecek midir?
CEVAP: 213 sayılı Vergi Usul
Kanunu'nun 148, 149 ve mükerrer
257'nci maddelerinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak,
350 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu
Genel Tebliğiyle, bilanço esasına
göre defter tutan mükelleflerin
belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet
Alımlarına İlişkin Bildirim Formu
(Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form
Bs)" ile bildirmeleri yükümlülüğü
getirilmiş, 362 ve 381 Sıra No'lu
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleriyle de bu yükümlülüğe ilişkin
açıklamalar yapılmıştır. 396 Sıra
No'lu Vergi Usul Kanunu Genel
Tebliği ile de söz konusu yükümlülüğün 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerinde yerine getirilmesinde uygulanacak usul ve
idare kararları
esaslar ile bildirim hadleri konusunda açıklamalar yapılmıştır.
Yine 396 Sıra No'lu Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliği'nin; ‘‘2- Bildirimlerin Dönemi Ve Verilme Süresi'' başlıklı bölümünde;
“2.2.4. Tasfiyesi devam eden
mükellefler bildirim formlarını, tasfiye süresince aylık dönemler halinde vereceklerdir. Tasfiyenin
başladığı aya ait bildirim formları
ise tasfiye öncesi ve sonrası ayrımı yapılmaksızın düzenlenecektir.
Diğer taraftan, tasfiye sonunda bildirimler tasfiye kararının
tescil edildiği tarihi izleyen ayın
son günü akşamına kadar tasfiye
memuru veya 3568 sayılı Kanuna
istinaden yetki almış meslek
mensupları tarafından verilecektir.” açıklamalarına yer verilmiştir.
Buna göre tasfiyesi devam
etmekte olan şirketler tarafından
verilmesi gereken Ba ve Bs bildirim formlarından tasfiyenin başladığı aya ait bildirim formlarını
tasfiye öncesi ve sonrası ayrımı
yapmaksızın; tasfiye süresince
verilmesi gereken Ba ve Bs bildirim formlarını ise aylık dönemler
halinde düzenleyerek vermeleri
gerekmektedir.
Yurtdışı fuar harcamalarının muhasebeleştirilmesi
SORU: Yurtdışı fuar harcama-
larının muhasebeleştirilmesi nasıldır?
CEVAP: Örnek 1: ABC Tekstil
A.Ş. yurt dışındaki bir tekstil fuarına katılmak amacıyla 2.000 TL
ulaşım masrafı yapmış olup
10.000 TL’ye fuar standı satın almıştır. Söz konusu standı başka
herhangi bir fuar da kullanmayacaktır.
----------------------/------------------------760 PAZ.SAT.DAĞ.GİD. 12.000
191 İNDİRİLECEK KDV
102 BANKALAR
2.160
14.160
Yurt dışı fuar harcamaları
Örnek 2: XYZ Otomotiv A.Ş.
yurt dışındaki bir otomotiv fuarına
katılmak amacıyla 2.000 TL ulaşım masrafı yapmış olup 8.000
TL’ye fuar standı satın almıştır. Söz
konusu standı katılacağı diğer
fuarlarda da kullanacaktır.
----------------------/------------------------760 PAZ.SAT.DAĞ.GİD. 2.000
255 DEMİRBAŞLAR
8.000
191 İNDİRİLECEK KDV
1.180
100 KASA
2.000
102 BANKALAR
9.180
Yurt dışı fuar harcamaları
----------------------/-------------------------
Tapu harcı matrahının
tespitinde KDV
SORU: Tapu harcı matrahının
tespitinde KDV dikkate alınacak
mıdır?
CEVAP: 492 sayılı Harçlar Kanununun 63 üncü maddesinde,
gayrimenkul devir ve iktisaplarında tapu harcının, emlak vergisi
değerinden az olmamak üzere,
beyan edilen devir ve iktisap
bedeli üzerinden hesaplanacağı; tapuda yapılan işlemden sonra emlak vergisi değerinden daha düşük bir bedel üzerinden
harç ödendiğinin veya beyan
edilen devir ve iktisap bedelinin
gerçek durumu yansıtmadığının
tespit edilmesi halinde, aradaki
farka isabet eden harcın ikmalen
veya re'sen tarh edileceği hükme bağlanmıştır.
Yine, 07/10/1997 tarihli ve
1997/5 sayılı Harçlar Kanunu İç
Genelgesinde tapu harcı matrahının tespitinde katma değer
vergisinin dikkate alınmaması gerektiği açıklanmıştır.
Buna göre, katma değer
vergisine tabi gayrimenkul devir
ve iktisaplarında tapu harcı matrahına katma değer vergisi dahil
edilmemesi gerekmektedir.
----------------------/-------------------------
99
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
Temerrüt faizinin KDV
karşısındaki durumu
SORU: Temerrüt faizinin KDV
karşısındaki durumu nedir?
CEVAP: KDV Kanununun;
-20 nci maddesinde, teslim ve
hizmet işlemlerinde matrahın, bu
işlemlerin karşılığını teşkil eden
bedel olduğu; bedel deyiminin,
malı teslim alan veya kendisine
hizmet yapılan veyahut bunlar
adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle
olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para
ile temsil edilebilen menfaat,
hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği,
-24 üncü maddesinde ise,
teslim alanın gösterdiği yere kadar satıcı tarafından yapılan taşıma, yükleme ve boşaltma giderleri; ambalaj giderleri, sigorta,
komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay,
fon karşılığı gibi unsurların; vade
farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü
menfaat, hizmet ve değerlerin
KDV'nin matrahına dahil olduğu,
hükme bağlanmıştır.
Buna göre, örneğin hakediş
ödemelerinin
zamanında
ödenmemesi üzerine yargı kararıyla ödenmesine hükmedilen
faiz tutarlarının KDV matrahına
dahil edilmesi gerekmektedir.
Yine, Mahkemece hükmolunan Kararda bedele KDV dahil
olup olmadığına yönelik bir belirleme yapılmamış olması halinde
faiz tutarı KDV matrahına dahil
edilecek ve bu tutar üzerinden
ayrıca KDV hesaplanacaktır.
Ancak, bu tutarın katma değer
vergisi dahil olarak belirlenmesi
halinde KDV nin iç yüzde yoluyla
hesaplanacağı unutulmamalıdır.
idare kararları
pratik bilgiler
Serbest meslek kazancında Damga vergisi ile POS
masrafları
- Pos cihazı ile ilgili bankalar
tarafından alınan komisyon ve
B.S.M.V, pos üye işyeri aylık ücretleri ve hat bedelinden mesleki
faaliyetle sınırlı kısmının,
SORU: Beyannamelere ait
damga vergileri ile POS masrafları serbest meslek kazancından
düşülebilir mi?
serbest meslek kazancının
tespitinde gider olarak indirilmesi
mümkün bulunmaktadır.
CEVAP: 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun "Mesleki Giderler"
başlıklı 68 inci maddesinde, serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilecek giderler
bentler halinde sayılmış olup, söz
konusu maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, mesleki kazancın elde edilmesi ve
idame ettirilmesi için ödenen
genel giderlerin, (9) numaralı
bendinde ise mesleki kazancın
elde edilmesi ve idame ettirilmesi
için ödenen meslek, ilan ve reklam vergileri ile iş yerleriyle ilgili
ayni vergi, resim ve harçların serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirileceği hükme
bağlanmıştır.
Bu hükme göre, serbest meslek kazancının elde edilmesi ve
idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin kazancın elde
edilmesi ve idamesi arasında bir
illiyet bağının bulunması, giderlerin kazancın elde edilmesine yönelik olması ve söz konusu giderlerin VUK hükümlerine göre belgelendirilmesi gerekmektedir.
Yine, Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı Tabloda vergiye
tabi kağıtların neler olduğu sayılmış olup, söz konusu beyannameler ile sözleşme kapsamında düzenlenen kağıtların vergiye
tabi tutulacağı belirtilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde;
- Mesleki faaliyet dolayısıyla
müşteriler ile yapılan sözleşmeler
veya benzeri nitelikteki damga
vergileri ile SGK tarafından ilgili
mevzuatına göre emekli maaşından kesilen sosyal güvenlik
destek primlerinin,
- Mükellefiyete ilişkin yıllık gelir
vergisi, katma değer vergisi,
muhtasar, geçici vergi beyannameleri ile SGK prim bildirgelerine ait damga vergilerinin
GVK’nın 68 inci maddesinde sayılan indirilecek giderler arasında
yer almaması nedeniyle indirim
konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Mükellefiyeti olmayan kişilerden alınan emtialar
ve Ba - Bs bildirimi
SORU: Mükellefiyeti olmayan
kişilerden alınan taşıt ve arsa gibi
unsurlar Ba ve Bs ye dahil edilecek midir?
CEVAP: VUK’nun 234 üncü
maddesinde; "Birinci ve ikinci sınıf
tüccarlar, kazancı basit usulde
tespit edilenlerle defter tutmak
mecburiyetinde olan serbest
meslek erbabının ve çiftçilerin:
...
3. Vergiden muaf esnafa;
Yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için tanzim edip işi yapana veya emtiayı
satana imza ettirecekleri gider
pusulası vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmündedir. ..." hükmü mevcuttur.
Buna göre, şirketler tarafından vergi mükellefiyeti olmayan
şahıslardan alınacak arsa veya
ikinci el taşıtlar için gider pusulası
düzenlenmesi ve bu kişilere imzalatılması gerekmektedir. Bununla
birlikte vergi mükellefiyeti olmayan şahıslara yapılacak satışların
da fatura ile belgelendirilmesi
gerekmektedir.
100
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
Yine, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148, 149 ve Mükerrer
257 nci maddelerinin Bakanlığa
verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 350 Sıra No.lu Vergi
Usul Kanunu Genel Tebliğiyle, bilanço esasına göre defter tutan
mükelleflerin belirli bir haddi aşan
mal ve hizmet alımlarını "Mal ve
Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim
Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet
Satışlarına İlişkin Bildirim Formu
(Form Bs)" ile bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
362 ve 381 Sıra No.lu VUK
Genel Tebliğlerinde bu yükümlülüğe ilişkin açıklamalar yapılmış,
396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu
Genel Tebliği ile de söz konusu
yükümlülüğün 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerinde
yerine getirilmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile bildirim
hadleri yeniden belirlenmiştir.
Söz konusu 396 Sıra No.lu
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin, 1.2.1. bölümünde, bildirim
mecburiyeti bulunan mükelleflerce, belirlenen hadler çerçevesinde yapılan her türlü mal
ve/veya hizmet alış ve satışları,
bunlara ilişkin belgenin türüne
(Fatura, irsaliyeli fatura, serbest
meslek
makbuzu,
müstahsil
makbuzu, gider pusulası, akaryakıt pompalarına bağlı ödeme
kaydedici cihaz fişi, sigorta komisyon gider belgesi ve yolcu bileti gibi) bakılmaksızın Ba-Bs bildirim formlarına dahil edileceği
belirtilmiştir.
Bu nedenle; vergi mükellefiyeti olmayan şahıslara yapılan
arsa, taşıt vb varlıkların alım ve
satımlarının katma değer vergisi
hariç 5.000-TL ve üzerinde olması
halinde 396 Sıra No.lu Vergi Usul
Kanunu Genel Tebliğinde yer
alan esaslar çerçevesinde Ba Bs bildirim formuna dahil edilmesi
gerekmektedir.
Not: Soru-Cevaplar muhasebetr.
com’dan alınmıştır.
pratik bilgiler
Pratik bilgiler
MALİ TAKVİM (ARALIK 2014)
16-30 Kasım 2014 Dönemi (I) Sayılı Listedeki malların ÖTV beyanı ve ödemesi
10 Aralık
Kasım 2014 Dönemi BSMV ve Özel İletişim Vergisi beyan ve ödemesi
15 Aralık
Kasım 2014 Dönemi II (Tescili olmayan), III ve IV S.L. ÖTV beyanı ve ödemesi
15 Aralık
Kasım 2014 Dönemi KKDF kesintisi bildirimi ve ödenmesi
15 Aralık
Kasım 2014 İlan ve Reklam ile Şans Oyunları Vergisi beyanı ve ödemesi
22 Aralık
Kasım 2014 Dönemine ait Stopajların ve Damga Vergisinin beyanı
23 Aralık
Kasım 2014 Dönemi SGK Aylık Prim ve Hizmet Belgelerinin verilmesi
23 Aralık
Kasım 2014 Dönemine ait Katma Değer Vergisinin beyanı
24 Aralık
1-15 Aralık 2014 Dönemi (I) Sayılı Listedeki malların ÖTV beyanı ve ödemesi
25 Aralık
Kasım 2014 Dönemi Stopajların ve Damga Vergisinin ödemesi
26 Aralık
Kasım 2014 Dönemine ait Katma Değer Vergisinin ödemesi
26 Aralık
Kasım 2014 Dönemi SGK ve İşsizlik Sigortası Prim Borçlarının ödemesi
31 Aralık
Kasım 2014 Dönemi Ba ve Bs Formlarını verme süresi
31 Aralık
Zirai Kazançlar Gelir Vergisi 2.Taksit ödemesi
31 Aralık
ÜCRETLERLE İLGİLİ BİLGİLER (01.07.2014 – 31.12.2014)
16 yaşından büyükler için asgari ücret – 1.134,00
SGK Primine Esas Taban ve Tavan Sınırları
16 yaşından küçükler için asgari ücret – 1.134,00
Aylık Taban Sınırı: – 1.134,00 Aylık Tavan Sınırı: – 7.371,00
Asgari ücretten kesintiler
Asgari ücrete göre işçilik maliyeti
Brüt Ücret
Asgari Ücret
1.134,00
1.134,00
Sigorta Primi İşçi Payı (%14)
Sigorta Primi İşveren Payı (%20.5)
232,47
158,76
İşsizlik Sigortası Primi (%1)
İşsizlik Sigortası İşveren Payı (%2)
22,68
11,34
Toplam Maliyet
1.389,15
Gelir Vergisi Matrahı
963,90
Gelir Vergisi
Vergiden Müstesna Yemek Bedeli
12,00
144,59
Damga Vergisi
8,61
Vergiden istisna yurtiçi harcırah tavanı
48,50
AGİ Tutarı (Bekarlar için)
(-) 80,33
Kıdem Tazminatı Tavanı
3.438,22
Kesintiler Toplamı
242,97
Çocuk Yardımı (AÜ x %2)
21,42
Net Ücret
891,03
İşs. Sig. Kes.: İşçi - % 1; İşv. - % 2; Devlet - % 1
Aile Yardımı (AÜ x %10)
107,10
KONUT KAPICI ÜCRETİ VE KESİNTİLER
01.01-30.06.2014
Brüt Ücret (Asgari Ücret)
1.071,00 TL
Sigorta Primi İşçi Payı (% 14)
149,94 TL
İşsizlik Sigortası İşçi Payı (% 1)
10,71 TL
Damga Vergisi (% 0,759)
--Kesintiler Toplamı
160,65 TL
Net Ücret
910,35 TL
01.07-31.12.2014
1.134,00 TL
158,76 TL
11,34 TL
--170,10 TL
963,90 TL
50 VE DAHA FAZLA İŞÇİ ÇALIŞTIRAN İŞYERLERİNDE
ÇALIŞTIRMA ZORUNLULUĞU ORANLARI VE CEZALARI
Kamu işyeri
Özel Sektör işyeri
Çalıştırmama Cezaları
Özürlü İşçi Çalıştırma Oranı
%4
%3
1.903,00
Eski Hükümlü Çalıştırma Oranı
%2
1.903,00
101
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
pratik bilgiler
pratik bilgiler
4/a (SSK) KAPSAMINDA SİGORTALILARIN PRİM ORANLARI (19.01.2013’den itibaren)
Sigorta Kolu
İşçi Payı (%) İşveren Payı (%) Toplam (%)
Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim Oranı
2
2
(İş Kazası ve Meslek Hastalıkları Primi)
9
11
20
Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları Prim Oranı
Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları Prim Oranı
9
12 - 14
21 - 23
(Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulanan İşyerleri İçin)
5
7,5
12,5
Genel Sağlık Sigortası Prim Oranı
Toplam
14
21,5–23,5
35,5–37,5
4/b (Bağ-Kur) KAPSAMINDA SİGORTALILARIN PRİM ORANLAR (19.01.2013’den itibaren)
Sigorta Kolu
Toplam (%)
Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim Oranı
2
(İş Kazası ve Meslek Hastalıkları Primi)
Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları Prim Oranı
20
Genel Sağlık Sigortası Prim Oranı
12,5
Toplam
34,5
4/c (Devlet Memurları) KAPSAMINDA SİGORTALILARIN PRİM ORANLARI (01.10.2008’den itibaren)
Sigorta Kolu
İşçi Payı (%) İşveren Payı (%)
Toplam (%)
Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları Prim Oranı
9
11
20
Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları Prim Oranı
9
14,33 - 21
23,33 – 30
(Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulanan İşyerleri İçin)
Genel Sağlık Sigortası Prim Oranı
5
7,5
12,5
Toplam
14
18,5 – 28,5
32,5 – 42,5
İSTEĞE BAĞLI SİGORTALILARIN PRİM ORANLARI (01.10.2008’den itibaren)
Sigorta Kolu
Toplam (%)
Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları Prim Oranı
20
Genel Sağlık Sigortası Prim Oranı
12
Toplam
32
4/a (SSK) KAPSAMINDA ÇALIŞAN EMEKLİLERİN SGDP ORANLARI (19.01.2013’den itibaren)
İşçi Payı (%)
İşveren Payı (%)
Toplam (%)
Sosyal Güvenlik Destek Primi
7,5
22,5
30
Kısa Vadeli Sigorta Kolları Primi
2
2
Toplam
7,5
24,5
32
4/b (Bağ-Kur) KAPSAMINDA ÇALIŞAN EMEKLİLERİN SGDP ORANLARI (01.10.2008’den itibaren)
2008 Yı2009 Yı2010 Yı2011’den
SGDP Kesintisine Tabi Emekli Aylığı
lında (%)
lında (%)
lında (%) İtibaren (%)
4/b Sigortalılarına ilgili yılı Ocak ayında ödenen en yüksek yaşlılık
aylığını geçmemek üzere, emekli aylığı üzerinden
12
13
14
15
SİGORTA PRİMİNE TABİ OLMAYAN YEMEK PARASI, ÇOCUK VE AİLE ZAMMI İLE SİGORTA TUTARLARI
01.01-30.06.2014
01.07-31.12.2014
2,14 TL
2,27 TL
Yemek Parası (Günlük) (Günlük AÜ x %6)
21,42 TL
22,68 TL
Çocuk Yardımı (Aylık) 2 çocuk (Aylık AÜ x %2)
107,10 TL
113,40 TL
Aile Yardımı (Aylık) (Aylık AÜ x %10)
321,30 TL
340,20 TL
Özel sigorta/BES Ödemeleri (Aylık AÜ x %30)
YILLIK ASGARİ ÜCRETLİ İZİN SÜRELERİ
Hizmet Süresi
1 yıldan 5 yıla kadar olanlara (5 yıl dahil)
5 yıldan fazla 15 yıldan az olanlara
15 yıl (dahil) ve daha fazla olanlara
18 yaşından küçük ve 50 yaşından büyük işçilere
102
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
Asgari İzin Süresi
14 iş günü
20 iş günü
26 iş günü
en az 20 iş günü
pratik bilgiler
SS ve GSS KANUNU’NA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (TL)
(01.07.2014 – 31.12.2014)
Sigortalı işe giriş bildirgesi ile genel sağlık sigortası giriş bildirgesinin verilmemesi yada e-Sigorta ortamında bildirilmesi
1.134,00
gerektiği halde bildirilmemesi, her bir sigortalı için aylık AÜ tutarında
Sigortalı işe giriş bildirgesinin verilmediğinin Kurumca tespit edilmesi, her bir sigortalı için aylık AÜ x 2 katı tutarında
2.268,00
Sigortalı işe giriş bildirgesinin verilmemesinin Kurumca tespit edildiği yada kamu kurum ve kuruluşlarından alınan belgelerden tespit edilmesi halinde ilgili idarenin yazısının Kuruma intikal ettiği tarihi takip eden bir yıl içerisinde tekrar- 5.670,00
lanması, her bir sigortalı için aylık AÜ x 5 beş katı tutarında
İşyeri bildirgesinin verilmemesi yada e-Sigorta üzerinden göndermekle yükümlü oldukları halde gönderilmemesi
- Kamu idareleri ile bilanço esasına göre defter tutan işyerleri için aylık AÜ x 3 katı tutarında
3.402,00
- Diğer defterleri tutan işyerleri için aylık AÜ x 2 katı tutarında
2.268,00
- Defter tutmakla yükümlü olmayan işyerleri için AÜ tutarında
1.134,00
Asıl veya ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin, Kurumca belirlenen şekil ve usulde süresi içinde Kuruma verilmemesi yada e-Sigorta yoluyla gönderilmemesi (Her bir fiil için);
- Belgenin asıl olması halinde aylık AÜ x 2 katını (2.268,00 TL’yi) geçmemek üzere, belgede kayıtlı sigortalı sayısı
226,80
başına aylık asgari ücretin beşte biri tutarında
- Belgenin ek olması halinde aylık AÜ x 2 katını (2.268,00 TL’yi) geçmemek üzere, her bir ek belgede kayıtlı sigortalı
141,75
sayısı başına aylık asgari ücretin sekizde biri tutarında
Sigortalıların 30 günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesi gereken süre
içinde Kuruma verilmemesi veya verilen bilgi ve belgelerin Kurumca geçerli sayılmaması nedeniyle ek belgenin Kurumca
567,00
re’sen düzenlenmesi;
A.Ü. x 2′yi geçmemek üzere belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına aylık asgari ücretin yarısı tutarında
Aylık Prim ve Hizmet Belgelerinin Kuruma bildirilmediğinin yada eksik bildirildiğinin mahkeme kararı, Kamu kurum ve kuruluşlarından alınan bilgilerden veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca tespit edilmesi; (Belgenin asıl yada 2.268,00
ek nitelikte olup olmadığı ile işverence düzenlenip düzenlenmediğine bakılmaksızın, aylık AÜ x 2 katı)
Kurumun defter ve belge incelemeye yetkili denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları tarafından veya SMMM ile
YMM’lerce düzenlenen raporlara istinaden Kuruma bildirilmediği tespit edilen eksik işçilik tutarının mal edildiği her bir
ay için, aylık A.Ü. x 2 katı tutarında
2.268,00
İşyerine ait defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmesine ilişkin Kurumca gönderilen yazının alındığı tarihten itibaren 15
gün içinde mücbir sebep olmaksızın Kuruma ibraz edilmemesi:
- Bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlü olanlar için aylık AÜ x 12 katı tutarında
13.608,00
- Diğer defterleri tutmakla yükümlü olanlar için aylık AÜ x 6 katı tutarında
6.804,00
- Defter tutmakla yükümlü olmayanlar için aylık AÜ x 3 katı tutarında
3.402,00
Defter ve belgelerin tümünü verilen süre içinde ibraz etmekle birlikte, defter kayıtlarının geçersiz sayılması halinde, geçersizlik hallerinin gerçekleştiği her bir takvim ayı için:
- Bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlü olanlar için, A.Ü. x 12 aşmamak üzere aylık AÜ yarısı tutarında
567,00
- Diğer defterleri tutmakla yükümlü olanlar için, A.Ü. x 6 aşmamak üzere AÜ ücretin yarısı tutarında
567,00
- Defter tutmakla yükümlü olmayanlar için, A.Ü. x 3 aşmamak üzere aylık AÜ yarısı tutarında
567,00
Bilanço esasına göre defter tutulması gerekirken işletme hesabı esasına göre defter tutulması halinde, A.Ü. x 12 katı
13.608,00
tutarında
Geçersiz sayılan her bir ücret tediye bordosu için aylık asgari ücretin yarısı tutarında
567,00
İbraz süresi geçirildikten sonra incelemeye sunulan ve tümünün veya bir bölümünün geçersiz olduğu tespit edilen defter ve belgeler yönünden geçersizlik fiilleri için ayrıca idari para cezası uygulanmaksızın:
- Bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlü olanlar için, aylık A.Ü. x 12 katı tutarında
13.608,00
- Diğer defterleri tutmakla yükümlü olanlar için, aylık A.Ü. x 6 katı tutarında
6.804,00
- Defter tutmakla yükümlü olmayanlar için, aylık A.Ü. x 3 katı tutarında
3.402,00
Asgari işçilik uygulaması ile ilgili olarak Kurumca istenilecek bilgileri ve belgeleri yazılı olarak en geç bir ay içinde vermeyen
2.268,00
kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ile bankalara, A.Ü x 2 katı tutarında
Kendi mevzuatlarına göre kayıt ve tescilini yaptıkları 4/b (Bağ-Kur) kapsamındaki sigortalılar için sigortalı işe giriş bildirgesi
1.134,00
düzenleyerek Kuruma vermeyen kurum ve kuruluşlar ile tüzel kişilere aylık asgari ücret tutarında(*)
Faaliyetinin sona erdiğini bildiren 4/b sigortalılarını Kuruma bildirmeyen kuruluşlar ve vergi daireleri ile kendilerine, aylık
1.134,00
asgari ücret tutarında(*)
Vazife malûllüğüne sebep olan olayı süresi içinde Kuruma bildirmeyen kamu idarelerine, aylık asgari ücret tutarında(*)
1.134,00
İhale yolu ile yaptırdıkları her türlü işleri üstlenenleri ve bunların adreslerini süresi içinde Kuruma bildirmeyen kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlara ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşlara, kanunla kurulan kurum ve 1.134,00
kuruluşlara, aylık asgari ücret tutarında(*)
103
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
pratik bilgiler
pratik bilgiler
Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol edip, sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri Kuruma bildirmeyen kamu idareleri ile bankalara, sigortalı başına aylık asgari ücretin
onda biri tutarında(*)
Şirket kuruluşu aşamasında, çalıştıracağı sigortalı sayısını ve bunların işe başlama tarihini ticaret sicili memurluklarına bildiren işverenlerin, bu bildirimlerini süresinde Kuruma bildirmeyen Ticaret sicili memurluklarına, her bir bildirim yükümlülüğü
için aylık asgari ücret tutarında(*)
Yapı ruhsatı ve diğer tüm ruhsat veya ruhsat niteliği taşıyan işlemlerine ilişkin bilgi ve belgeler ile varsa bunların verilmesine esas olan istihdama ilişkin bilgileri, süresinde Kuruma bildirmeyen valilikler, belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer
kamu ve özel hukuk tüzel kişilerine, her bir bildirim yükümlülüğü için aylık asgari ücret tutarında(*)
Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarının 5510 sayılı Kanun’dan doğan inceleme ve soruşturma görevlerini yerine getirmeleri sırasında görevlerini yapmasına engel olan işverenler, sigortalılar, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili
diğer kişilere, A.Ü. x 5 katı tutarında
Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarının görevlerini yapmasını engellemek amacıyla cebir ve tehdit
kullanan işverenler, sigortalılar, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili diğer kişilere, A.Ü. x 10 katı tutarında
5510 sayılı SS ve GSS Kanunu’nun 100. maddesi kapsamında Kurum tarafından istenen bilgi ve belgeleri belirlenen süre
içinde mücbir sebep olmaksızın vermeyen kamu idareleri, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulmuş kurum
ve kuruluşlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler hakkında, A.Ü. x 5 katı tutarında
5510 sayılı SS ve GSS Kanunu’nun 100. maddesi kapsamında Kurum tarafından istenen bilgi ve belgeleri geç veren kamu idareleri, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler
hakkında, A.Ü. x 2 katı tutarında
4/a kapsamındaki sigortalılara geçici iş göremezlik ödeneği ödemelerinde 100. maddeye istinaden Kurumca işverenlerden
istenilen bildirimlerin belirlenen süre içerisinde ve elektronik ortamda yapılmaması halinde sigortalı başına aylık asgari ücretin onda biri tutarında
4/a kapsamındaki sigortalılara geçici iş göremezlik ödeneği ödemelerinde 100. maddeye istinaden Kurumca işverenlerden
istenilen bildirimlerin hiç yapılmaması halinde sigortalı başına aylık asgari ücretin yarısı tutarında
4/a kapsamındaki sigortalılığı sona erenlere ilişkin bildirim ile 506 sayılı Kanunun geçici 20. maddesinde yer alan sandıklara
ilişkin bildirimi, süresi içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet,
elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında, bir takvim
ayında işlenen bu fiillerden dolayı tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla her bir sigortalı veya sandık iştirakçisi için asgari ücretin onda biri tutarında (*)
5510 sayılı SS ve GSS Kanunu’nun 100. maddesinin altıncı fıkrasına göre genel sağlık sigortalılarının bakmakla yükümlü
oldukları kişilere ait bilgi girişlerini süresinde yapmayanlar ile bakmakla yükümlü olunan kişi olmayanlara ait bilgi girişi yapanlara aylık asgari ücretin yarısı tutarında
5510 sayılı SS ve GSS Kanunu’nun Ek 6. maddesine göre yapılması gereken bildirim veya kontrol yükümlülüğünün yerine
getirilmemesi halinde, her bir fiil için aylık asgari ücret tutarında
113,40
1.134,00
1.134,00
5.670,00
11.340,00
5.670,00
2.268,00
113,40
567,00
113,40
567,00
1.134,00
(*) Mahkeme kararına, Kurumun denetim ve kontrol ile görevli memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca
kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelere ya da kamu idarelerinden alınan belgelere istinaden düzenlenenler
hariç olmak üzere, bildirgenin veya belgenin yasal süresinden sonra ilgililerce kendiliğinden 30 gün içinde verilmesi ve söz konusu cezaların tebliğ
tarihini takip eden günden itibaren 15 gün içinde ödenmesi halinde, öngörülen cezalar dörtte bir oranında uygulanır.
4857 SAYILI İŞ KANUNU’NA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALARI (01.01.2014’ten İtibaren)
Kanun Ceza
Ceza MikCezayı Gerektiren Fiil
Mad.
Mad.
tarı (TL)
3/1-2
98
İşyeri bildirim yükümlülüğüne aykırı davranış (çalıştırılan her işçi için)
149
İş Kanunu’nun 3. maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan işyerinin muvazaalı
3/2
98
15.226
olarak bildirilmesi (asıl işveren ile alt işveren için ayrı ayrı)
Ağır ve tehlikeli iş kapsamındaki işyerinin bildirim yükümlülüğüne aykırı dav3, 85
98
1.520
ranmak (çalıştırılan her işçi için)
5
99/a İşçilere eşit davranma ilkesine uyulmayan her işçi için
122
7
99/a Geçici iş ilişkisi hükümlerine aykırı davranılan her işçi için
122
8
99/b Çalışma koşullarına ilişkin belge verilmeyen her işçi için
122
14
99/b Çağrı üzerine çalışma usulüne ilişkin hükümlere uyulmayan her işçi için
122
28
99/c Çalışma belgesi verilmeyen veya belgesine yanlış bilgi yazılan her işçi için
122
29
100 Toplu işten çıkarma hüküm. aykırı davranarak işten çıkarılan her bir işçi için
504
30
101 Çalıştırılmayan her özürlü ve çalıştırılmayan her ay için
1.903
30
101 Çalıştırılmayan her eski hükümlü ve çalıştırılmayan her ay için
1.903
Ücret ile Kanundan veya TİS’den veya iş sözleşmesinden doğan ücretin kas32
102/a
139
ten ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde her işçi ve her ay için
Ücret, prim, ikramiye vb. her çeşit istihkakın zorunlu tutulduğu halde özel ola32
102/a
139
rak açılan banka hesabına ödenmemesi halinde her işçi ve har ay için
104
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
pratik bilgiler
Asgari ücret ödenmeyen veya eksik ödenen her işçi ve her ay için
Ücret hesap pusulası düzenlememek
Yasaya aykırı olarak ücret kesme cezası vermek
Yüzde usulü uygulanan işyerlerinde, her hesap pusulasının genel toplamını
52
102/b
gösteren belgeyi işçilerin seçtiği temsilciye vermemek
Fazla çalışma ücreti ödenmeyen, hak ettiği serbest zamanı altı ay içinde kul41
102/c
landırılmayan, onayı alınmadan fazla çalıştırılan her bir işçi için
56
103 Yıllık ücretli izni yasaya aykırı olarak bölünen her işçi için
57
103 Yıllık izin ücretini yasaya aykırı şekilde veya eksik ödenen her işçi için
İş sözleşmesinin sona ermesinde kullanılmadığı iznin ücreti ödenmeyen her
59
103
bir işçi için
İzin yönetmeliğine aykırı olarak izin kullandırılmayan veya eksik kullandırılan
60
103
her işçi için
63
104 Çalışma sürelerine ve buna ilişkin yönetmelik hükümlerine uymamak
64
104 Telafi çalışmasına ilişkin yasa hüküm. uyulmadan çalıştırılan her işçi için
68
104 Ara dinlenmelerini yasa hükmüne göre uygulamamak
İşçileri geceleri 7,5 saatten fazla çalıştırmak, gece ve gündüz postalarını de69
104
ğiştirmemek
71
104 Çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı hüküm. aykırı davranmak
18 yaşını doldurmamış erkek ve her yaştaki kadınları yer ve su altında çalış72
104
tırmak
Gece çalıştırma yasağına ilişkin kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı dav73
104
ranmak
Doğum öncesi ve sonrası sürelerde kadınları çalıştırmak veya ücretsiz izin
74
104
vermemek
75
104 İşçi özlük dosyalarını düzenlememek
76
104 Çalışma sürelerine ilişkin yönetmelik hükümlerine uymamak
77
105/c İş sağlığı ve iş güvenliğinin gerektirdiği koşullara uymamak
İş sağlık ve güvenliği yönetmelik hüküm. göre alınmayan her iş sağlığı ve gü78
105/a
venliği önlemi için (alınmayan önlemler için izleyen her ay aynı miktarda)
İşletme belgesi almadan işyeri açmak veya belgelendirilmesi gereken işler ve78
105/c
ya ürünler için belge almamak
Faaliyeti durdurulan işi izin almadan devam ettirmek veya kapatılan işyerini
79
105/c
izinsiz açmak
İş sağlığı ve iş güvenliği kurullarının kurulması ve çalıştırması ile ilgili hükümle80
105/c re aykırı davranmak, iş sağlığı ve iş güvenliği kurullarınca alınan kararları uygulamamak
İşyeri sağlık ve güvenlik birimi oluşturma, işyeri hekimi ile diğer sağlık perso81
105/c neli görevlendirme, iş güvenliği uzmanı olan mühendis veya teknik eleman görevlendirme yükümlülüğünü yerine getirmemek
Ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılan 16 yaşından küçük her işçi ve yönetmelikte
85
105/d
gösterilen yaş kayıtlarına aykırı çalıştırılan her işçi için
Ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılan çalıştığı işle ilgili mesleki eğitim almamış her
85
105/d
işçi için
86
105/b Sağlık raporu alınmadan ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılan her bir işçi için
87
105/b Sağlık raporu alınmayan 18 yaşından küçük her bir işçi için
88
105/c Gebe veya çocuk emziren kadınlar hakkındaki yönetmeliğe uymamak
89
105/c İş Kanununa göre çıkarılan çeşitli yönetmeliklere aykırı davranmak
90
106 İş-kur’dan izin almaksızın iş ve işçi bulma aracılık faaliyetinde bulunmak
İş müfettişlerinin davetine gelmemek, ifade ve bilgi vermemek, gerekli belge ve
92/2 107/1-a
delilleri göstermemek, kendilerine gerekli kolaylığı göstermemek
İş müfettişleri tarafından ifade ve bilgilerine başvurulan işçilere telkinde bulun96/1 107/1-b
mak, işçileri gerçeği saklamaya sevk etmek veya zorlamak
İşçilerin gerçeğe aykırı haberler vererek işvereni gereksiz işlemlerle uğraştır96/2 107/1-b maları veya haksız yere kötü duruma düşürmeleri, denetim ve teftişin yapılmasını güçleştirmeleri, kötü niyetli davranışlarda bulunmaları
İş müfettişlerinin teftiş ve denetim görevlerini yapmalarını ve sonuçlandırmala107/2 107/2
rını engellemek
39
37
38
102/a
102/b
102/b
105
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
139
504
504
504
246
246
246
246
246
1.343
246
1.343
1.343
1.343
1.343
1.343
1.343
1.343
1.343
1.399
279
1.399
1.399
1.399
1.399
1.399
615
279
279
1.399
1.399
15.226
12.181
12.181
12.181
12.181
pratik bilgiler
pratik bilgiler
BİRİNCİ SINIF TÜCCAR OLMA HADLERİ (01.01.2014’ten itibaren)
1. Mal alım satım işiyle uğraşanlar için, alımların 150.000.TL ve satışların 200.000 TL’yi aşanlar
2. Hizmet işiyle uğraşanlar için, elde ettikleri gayrisafi iş hasılatı 80.000 TL’yi aşanlar
1. ve 2.’deki işlerle uğraşanlar için, iş hasılatının 5 katı ile satışların toplamı 150.000 TL’yi aşanlar
BAZI ÖNEMLİ ORAN VE MAKTU HADLER
Reeskont işlemlerinde iskonto oranı (27.12.2013’den itibaren) .......... % 10,25
Avans işlemlerinde faiz oranı (27.12.2013’den itibaren) ..................... % 11,75
2014 yılı için uygulanacak Yeniden Değerleme Oranı ……..…..… % 10,11
2014 yılı 3. geçici vergi dönemi Yeniden Değerleme Oranı ……..… % 8,59
2013 yılı için uygulanacak Yeniden Değerleme Oranı ........................... % 3,93
2013 yılında uygulanacak Enflasyon İndirimi Oranı ............................. % 53,11
Fatura kullanma mecburiyetinin alt sınırı ............................................... 800 TL
Amortismana tabi iktisadi kıymetleri gider yazabilme sınırı .................. 800 TL
Konut istisnası tutarı (2014 yılı için) ................................................. 3.300 TL
Bankalar aracılığıyla yapılması zorunlu tahsilat ve tediye sınırı …… 8.000 TL
Zam ve Faiz Oranları Aylık
% 1,40
Gecikme zammı
% 1,40
Pişmanlık zammı
% 1,40
Gecikme faizi
% 1,00
Tecil faizi oranı
Ay kesirlerine isabet eden
Gecikme Zammı günlük
olarak hesaplanır
GEÇİCİ VERGİ ORANLARI
% 15
Gelir vergisi
% 20
Kurumlar vergisi
2014 GELİRLERİNE UYGULANACAK GELİR VERGİSİ TARİFESİ
11.000 Türk Lirasına kadar ........................................................................................................ % 15
27.000 TL’nin 11.000 Türk Lirası için 1.650 TL, fazlası için ....................................................... % 20
60.000 TL’nin 27.000 Türk Lirası için 4.850 TL, fazlası için ....................................................... % 27
60.000 TL’den fazlasının 60.000 TL için 13.760 TL, fazlası için................................................. % 35
2014 ÜCRET GELİRLERİNE UYGULANACAK GELİR VERGİSİ TARİFESİ
11.000 Türk Lirasına kadar ....................................................................................................... % 15
27.000 TL’nin 11.000 Türk Lirası için 1.650 TL, fazlası için ...................................................... % 20
97.000 TL'nin 27.000 TL'si için 4.850 TL, fazlası için ............................................................... % 27
97.000 TL’den fazlasının 97.000 TL’si için 23.750 TL, fazlası için............................................ % 35
2013 GELİRLERİNE UYGULANACAK GELİR VERGİSİ TARİFESİ
10.700 Türk Lirasına kadar ...................................................................................................... % 15
26.000 TL’nin 10.700 Türk Lirası için 1.605 TL, fazlası için ..................................................... % 20
60.000 TL’nin 26.000 Türk Lirası için 4.665 TL, (ücret gelirlerinde
94.000 TL'nin 26.000 TL'si için 4.465 TL), fazlası için ............................................................. % 27
60.000 TL’den fazlasının 60.000 TL için 13.845 TL, (ücret gelirlerinde
94.000 TL’den fazlasının 94.000 TL’si için 23.025 TL), fazlası için.......................................... % 35
GELİR VERGİSİ STOPAJ ORANLARI
Ödemenin Türü
TİCARİ KAZANÇLAR
 Yıllara yaygın inşaat ve onarım işi yapanlara ödenen istihkak bedellerinden .....................................
 Malları kapı kapı dolaşarak tüketiciye satanlara bu faaliyetleriyle ilgili olarak yapılan komisyon,
prim ve benzeri ödemelerden …………………………………………………………………………...
 Başbayiler hariç olmak üzere Milli Piyango İdaresince çıkarılan biletleri satanlara yapılan komisyon, prim ve benzeri ödemelerden ...........................................................................................
 PTT acenteliği yapanlara, bu faaliyetleri nedeniyle ödenen komisyon bedeli üzerinden.............
 Vergiden muaf esnafa yapılan ödemelerden
- Havlu, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma mamulleri, örgü, dantel, her nevi nakış işleri ve her
nevi turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek ve benzeri emtia bedelleri veya bu emtianın imalinde ödenen hizmet bedelleri üzerinden ...............................................
- Hurda alımları için ........................................................................................................................
- Diğer mal alımları için ..................................................................................................................
- Diğer hizmet alımları (mal ve hizmet karışık) için ……………………….………………..……..…
106
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
Oran
%3
% 20
% 15
% 20
%2
%2
%5
% 10
pratik bilgiler
ZİRAİ KAZANÇLAR
 Ticaret borsalarına tescil edilmeden
%4
- Çiftçilerden alınan bitkisel ürün satış bedellerinden …………………….……………….…………
- Çiftçilerden alınan hayvan ve hayvan ürünleri satış bedellerinden .............................................
%2
 Ticaret borsalarına tescil ettirilerek
- Çiftçilerden alınan bitkisel ürün satış bedellerinden ………………………………………………..
%2
- Çiftçilerden alınan hayvan ve hayvan ürünleri satış bedellerinden .............................................
%1
 Zirai faaliyet kapsamında Orman İdaresine karşı sunulan hizmetler ………………..………………
%2
%4
 Zirai faaliyet kapsamında diğer hizmetler için ..................................................................................
%0
 Çiftçilere yapılan doğrudan gelir desteği ve alternatif ürün ödemeleri için .....................................
ÜCRETLER
 Ücretlerden (istisnadan faydalananlar hariç) ................................................................................... GVK, md. 103
 TJK’ca organize edilen yarışmalara katılan atların jokey, jokey yamakları ve antrenörlerine öde% 20
nen ücretlerden ……………………………………………………………………………………..….…
 Sporculara ücret olarak yapılan ödemelerden;
% 15
- En üst ligdekiler için …………………………………………………………………………….….…….
% 10
- En üst altı ligdekiler için ………………..………………………………………………………………...
%5
- Diğer liglerdekiler için ………………….…………………………………………………………………
%5
- Milli sporculara uluslararası müsabakalara katılmaları karşılığında yapılan ödemelerden ………..
SERBEST MESLEK KAZANÇLARI
 Telif niteliğindeki ödemelerden ........................................................................................................
% 17
 Telif niteliğinde olmayan ödemelerden (noterlere yapılan ödemeler hariç) ....................................
% 20
% 20
 Dar mükellefiyete tabi olanlara telif ve patent haklarının satış dolayısıyla yapılan ödemelerden ...
GAYRİMENKUL SERMAYE İRATLARI
 Normal kira ödemelerinden .............................................................................................................
% 20
 Vakıf ve derneklere ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığı bunlara yapılan kira ödemelerinden...
% 20
% 20
 Kooperatiflere ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden
MENKUL SERMAYE İRATLARI
 Tam mükellef kurumlar tarafından tam veya dar mükellef gerçek kişiler ile GV ve KV’den muaf
% 15
mükelleflere dağıtılan kâr paylarından (kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz) .....
 Dağıtılsın veya dağıtılmasın 01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilen Devlet tahvili ve Hazine bono%0
su faizleri ile TOKİ, KOİ, Öİ tarafından çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirlerden ……….
 Tam mükellef kurumlar ve varlık kiralama şirketleri tarafından yurt dışında ihraç edilen tahvillerin;
% 10
- Vadesi 1 yıla kadar olanlardan elde edilen faizlerinden………………………………………………
%7
- Vadesi 1 yıl ile 3 yıl arası olanlardan elde edilen faizlerinden………………………………………..
%3
- Vadesi 3 yıl ile 5 yıl arası olanlardan elde edilen faizlerinden………………………………………..
%0
- Vadesi 5 yıl ve daha uzun olanlardan elde edilen faizlerinden………………………………………
%
10
- Yukarıda belirtilenler dışında kalanlar için …………………………………………………………….
 01.01.2006 tarihinden itibaren ihraç edilen Devlet tahvili ve Hazine bonosu (eorobondlar hariç)
faizlerinden;
- Sermaye şirketleri, SPK Denetimine tabi fonlar ile 2499 sayılı SPK’ya göre kurulan yatırım fon%0
ları ve ortaklıklarıyla benzer nitelikte olduğu Maliye Bakanlığınca belirlenenler için ……………
% 10
- Tam ve dar mükellef gerçek kişiler ile yukarıda sayılanlar dışında kalan kurumlar için …..……….
 Bankalar arası piyasadaki paralara yürütülen faizler hariç;
1) Döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizlerden ve katılım bankalarınca döviz katılma hesapları
kâr paylarından:
% 18
- Vadesiz ve ihbarlı hesaplar ile 6 aya kadar vadeli hesaplarda…………………………………..…
% 15
- 1 yıla kadar vadeli hesaplarda……………………………………………………………………..….
% 13
- 1 yıldan uzun vadeli hesaplarda………………………………………………………………..……..
2) Mevduat faizlerinden ve Katılım bankaları kâr paylarından;
- Vadesiz ve ihbarlı hesaplar ile 6 aya kadar vadeli hesaplarda……………………………………..
% 15
- 1 yıla kadar vadeli hesaplarda…………………………………………………………………..…….
% 12
- 1 yıldan uzun vadeli hesaplarda…………………………………………………………………..…..
% 10
3) Repo Gelirlerinden…………………………………………………………………………………..…..
% 15
 Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan menkul kıymet yatırım fonları ile menkul kıymet yatırım ortaklıklarının portföy işletmeciği ve diğer kazançları üzerinden …………………………….
%0
107
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
pratik bilgiler
pratik bilgiler
 Bireysel emeklilik sisteminden;
- 10 yıldan az süreyle katkı payı ödeyerek ayrılanlar ile bu süre içinde kısmen ödeme alanlara yapılan ödemelerin içerdiği irat tutarlarından.......................................................................
- 10 yıl süreyle katkı payı ödemiş olmakla birlikte emeklilik hakkı kazanmadan ayrılanlar ile
bu süre içinde kısmen ödeme alanlara yapılan ödemelerin içerdiği irat tutarından.................
- Emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin içerdiği irat tutarından.....................................................
DİĞER KAZANÇ VE İRATLAR
 İMKB’de işlem gören hisse senetlerine (Menkul kıymetler yatırım ortaklıkları hisse senetleri hariç) ilişkin olarak elde edilen kazançlardan tam ve dar mükellef gerçek kişi ve kurumlar için ….
 Hisse senetlerine ve hisse senedi endekslerine dayalı olarak yapılan vadeli işlem ve opsiyon
sözleşmelerinden elde edilen kazançlardan tam ve dar mükellef gerçek kişi ve kurumlar için…
 Hisse senetlerine ve hisse senedi endekslerine dayalı olup İMKB’de işlem gören aracı kuruluş
varatlarından elde edilen kazançlardan tam ve dar mükellef gerçek kişi ve kurumlar için………
 Menkul kıymet yatırım fonu katılma belgelerinin ilgili fona iadesinden sağlanan gelirlerden (A
Tipi yatırım fonlarının 1 yıldan fazla süreyle elde tutulan katılma belgeleri hariç);
- Sermaye şirketleri, SPK Denetimine tabi fonlar ile 2499 sayılı SPK’ya göre kurulan yatırım fonları ve ortaklıklarıyla benzer nitelikte olduğu Maliye Bakanlığınca belirlenenler için ……………
- Tam ve dar mükellef gerçek kişiler ile yukarıda sayılanlar dışında kalan kurumlar için …..……….
 01.01.2006 tarihinden itibaren Devlet tahvili ve Hazine bonoları (eorobondlar hariç) ile TOKİ, KOİ
ve Öİ tarafından çıkarılan menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlardan;
- Sermaye şirketleri, SPK Denetimine tabi fonlar ile 2499 sayılı SPK’ya göre kurulan yatırım fonları ve ortaklıklarıyla benzer nitelikte olduğu Maliye Bakanlığınca belirlenenler için ……………
- Tam ve dar mükellef gerçek kişiler ile yukarıda sayılanlar dışında kalan kurumlar için …..……….
 Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinden elde edilen kazançlardan (Hisse senetlerine veya hisse
senedi endekslerine dayalı olarak yapılanlar hariç);
- Sermaye şirketleri, SPK Denetimine tabi fonlar ile 2499 sayılı SPK’ya göre kurulan yatırım fonları ve ortaklıklarıyla benzer nitelikte olduğu Maliye Bakanlığınca belirlenenler için ……………
- Tam ve dar mükellef gerçek kişiler ile yukarıda sayılanlar dışında kalan kurumlar için …..……….
% 15
% 10
%5
%0
%0
%0
%0
% 10
%0
% 10
%0
% 10
KVK Md. 15’E GÖRE STOPAJ ORANLARI (TAM MÜKELLEFLERLE İLGİLİ)
Ödemenin Türü
 Birden fazla takvim yılına yaygın, taahhüde bağlı olarak yapılan inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemeleri üzerinden ..........................
 Kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden ..
 Her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile TOKİ ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul
kıymetlerden (eurobondalar hariç) sağlanan gelirlerden ............................................................
 Mevduat faizlerinden (TL ve döviz cinsinden) ve Repo gelirlerinden ……..................................
 Katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kâr paylarından .....................
 Kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr paylarından ..................................................
 Vergiden muaf kurumlara dağıtılan (kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz) aşağıda belirtilen gelirlerden;
- Her nevi hisse senedi kar payları ve İştirak hisselerinden doğan kazançlardan ......................
- Kurumların idare meclisi ve üyelerine verilen kar payları ………………………………………...
 Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan menkul kıymet yatırım fonları (borsa yatırım fonları
ile konut finansman fonları ve varlık finansman fonları dahil) ile menkul kıymet yatırım ortaklıklarının portföy işletmeciliği kazançları ………………………………………………………………...
 Halka açık şirketlerin 1.1.2006 tarihinden sonra iktisap edilen ve 1 yıldan kısa süre elde tutulan
hisse senetlerinin Türkiye’de bulunan banka ve aracı kurumlar aracılığıyla elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar ………………………………………………………………………….....…
 Menkul kıymetler yatırım fonu katılma belgelerinin kâr payları üzerinden ……………………..
 1.1.2006 tarihinden sonra ihraç edilen her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizlerinden (eurobondlar hariç) Türkiye'de faaliyette bulunan banka veya aracı kurumlar kanalıyla elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar ………………………………………………………………..….…
 Tam mükellef gerçek kişi ve kurumlar tarafından hisse senetlerine veya hisse senedi endekslerine dayalı olarak yapılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri dahil olmak hisse senetlerine
ilişkin olarak elde edilen kazançlar için ………………………………………………………………
108
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
Oran
%3
% 20
% 10
% 15
% 15
% 15
% 15
% 15
%0
% 10
% 10
% 10
%0
pratik bilgiler
 Sermaye şirketleri ile yatırım fonları ve yatırım ortaklıklarıyla benzer nitelikte olduğu Maliye
Bakanlığınca belirlenenler tarafından elde edilenler hariç olmak üzere (1) numaralı alt bent dışında kalan kazançlar için ……………………………………………………………………….….…
 Hisse senetlerine veya hisse senedi endekslerine dayalı olarak yapılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri dahil olmak hisse senetlerinden (menkul kıymet yatırım ortaklıkları hisse
senetleri hariç) elde edilen kazançlar için ……………………………………………….…………...
 Diğer kazançlar için ………………………………………………………………………….…….……
 SPK’ya tabi menkul kıymet yatırım fonları ile menkul kıymet yatırım ortaklıklarının GVK’nın geçici 67. maddesinin 1, 2, 3 ve 4 numaralı fıkralarda belirtilen gelirleri üzerinden ………………..
 24.04.2003 tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen yatırım teşvik belgeleri
kapsamında yararlanılan yatırım indirimi tutarı üzerinden …………………………………..……..
KVK Md. 30’A GÖRE STOPAJ ORANLARI (DAR MÜKELLEFLERLE İLGİLİ)
Ödemenin Türü
 Birden fazla takvim yılına yaygın, taahhüde bağlı olarak yapılan inşaat ve onarım işleri ile
uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemeleri üzerinden ……………....
 Serbest Meslek Kazançlarından;
- Petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlardan .............................................
- Diğerlerinden (Ücret ödemeleri dahil) ....................................................................................
 Gayrimenkul Sermaye İratlarından;
- Finansal kiralama kapsamındaki faaliyetlerden .....................................................................
- Diğerlerinden .........................................................................................................................
 Menkul Sermaye İratlarından;
- 1.1.2006 tarihinden sonra ihraç edilen her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu
Konut İdaresi, Özelleştirme İdaresi çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler ……….
- Mevduat faizleri (TL ve Döviz Cinsinden) ve Repo gelirleri ………………………………….....
- Katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları ……………..….
- Kâr-zarar ortaklığı belgeleri karşılığı ödenen kâr payları …………………………………….....
 Her nevi alacak faizlerinden;
- Yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı banka ve kurumlardan alınan her
türlü krediler için ödenecek faizlerden …………………..………………………………………..
- Bankaların uygun görülen ikincil sermaye benzeri kredileri ile akım veya varlık portföyüne
dayalı olarak yurt dışında menkul kıymetleştirme yöntemiyle temin ettikleri kredileri için
ödenecek faizlerden ………………………………………………………………………………..
- Katılım bankaları tarafından ödenen kâr payları hariç olmak üzere, mal tedarikinden kaynaklanan vade farkları üzerinden ……………………………………………..……………….…..
- Diğerlerinden ………………………………………...................................................................
 Her çeşit senetlerin iskonto edilmesi karşılığından alınan iskonto bedelleri-yurtdışında factoring kuruluşlarına ödenen faizler …………...…………………………………………………..
 Diğer menkul sermaye iratlarından …………………………………………………………………..
 Ticari veya zirai kazanca dahil olup olmadığına bakılmak-sızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme,
ticaret unvanı, alameti farika ve benzeri gayrimaddi hakların satışı, devri ve temliki karşılığı
alınan bedeller üzerinden ………………………………………………………...............................
 Tam mükellef kurumlar tarafından Türkiye'de iş yeri veya daimî temsilci aracılıyla kâr payı
elde edenler hariç olmak üzere dar mükellef kurumlara veya kurumlar vergisinden muaf olan
dar mükelleflere dağıtılan kâr paylarından …………………………………………………..……...
 Türkiye'de iş yeri veya daimî temsilcisi bulunmayan mükelleflerin, yetkili makamların izniyle
açılan sergi ve panayırlarda yaptıkları ticarî faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar üzerinden ..
 Yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurumların kurum kazancından, hesaplanan
kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısımdan ana merkeze aktardıkları tutar üzerinden..
 Halka açık şirketlerin 1.1.2006 tarihinden sonra iktisap edilen ve 1 yıldan kısa süre elde tutulan hisse senetlerinin Türkiye’de bulunan banka ve aracı kurumlar aracılığıyla elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar ……………………………………………..……………….…………
 Menkul kıymetler yatırım fonu katılma belgelerinin kâr payları üzerinden ..……………….…..
 1.1.2006 tarihinden sonra ihraç edilen her nevi Tahvil ve Hazine bonolarının Türkiye’de
faaliyette bulunan banka veya aracı kurumlarca elden çıkarılmasından sağlanan gelirler ……
 Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinden elde edilen gelirler ……………………………………
 Bakanlar Kurulunca “vergi cenneti” ilan edilen ülkelerde yerleşik olan veya faaliyette bulunan
kurumlara nakden veya hesaben yapılan veya tahakkuk ettirilen her türlü ödeme üzerinden ...
109
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
% 10
%0
% 10
%0
%19,8
Oran
%3
%5
% 20
%1
% 20
%0
% 15
% 15
% 15
%0
%1
%5
% 10
% 10
% 15
% 20
% 15
%0
% 15
%0
%0
%0
%0
% 30
pratik bilgiler
pratik bilgiler
KAÇAKÇILIK SUÇU VE CEZASI
Suçun Çeşidi
Hesap ve muhasebe hileleri yapmak, Gerçekte olmayan kişiler adına hesaplar
açmak, Çift defter tutmak, Defter, kayıt ve belgeleri tahrif etmek veya gizlemek,
Yanıltıcı belge düzenlemek veya kullanmak
Defter, kayıt ve belgeleri yok etmek, Defter sayfalarını kopartarak yok etmek,
Sahte belge düzenlemek veya kullanmak,
Maliye Bakanlığı ile anlaşmalı olmayan matbaaların belge basması ve bu
belgelerin bilerek kullanılması
Cezası
18 aydan 3 yıla kadar
Hapis
3 yıldan 5 yıla kadar
Hapis
2 yıldan 5 yıla kadar
Hapis
VERGİ ZİYAI KABAHATİ VE CEZASI
Vergi Ziyaı Kabahati
Vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme
ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya
eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında
tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder.
Şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin
noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri
verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmündedir.
Vergi ziyaı, mükellef veya sorumlu tarafından md. 341
de yazılı hallerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir.
Vergi Ziyaı Cezası
- Ziyaa uğratılan verginin (vergi aslının) bulunması:
Vergi Ziyaı Cezası = Vergi Ziyaı Tutarı
- Ceza tutarının bulunması:
Vergi Ziyaı Cezası = Vergi Ziyaı x Katsayı
Katsayı
Ağır Nitelikli Fiil (md. 359)  3 kat
Orta Nitelikli Fiil (Serbest)  1 kat)
Hafif Nitelikli Fiil (md. 344/3) 1/2 kat)
USULSÜZLÜK CEZALARINA AİT CETVEL
I. Derecede
Mükellef Grupları
2013
2014
Sermaye Şirketleri
110,00 TL 110,00 TL
I. Sınıf Tüccar ve S.M. Erbabı
70,00 TL
70,00 TL
II. Sınıf Tüccarlar
35,00 TL
36,00 TL
Yukarıdakiler dışında Gelir Vergisi beyanında bulunanlar
17,00 TL
17,00 TL
Basit Usule Tabi Olanlar
9,40 TL
9,70 TL
Gelir Vergisinden Muaf Esnaf
4,30 TL
4,40 TL
II. Derecede
2013
2014
60,00 TL
60,00 TL
35,00 TL
36,00 TL
17,00 TL
17,00 TL
9,40 TL
9,70 TL
4,30 TL
4,40 TL
2,40 TL
2,40 TL
ÖZEL USULSÜZLÜK CEZALARININ MAKTU HADLERİ (01.01.2013 – 31.12.2013)
Fatura, Gider Pusulası, Müstahsil Makbuzu, Serbest Meslek Makbuzu verilmemesi, alınmaması
veya eksik düzenlenmesi halinde her bir belge için 190,00 TL’den az olmamak üzere, bu belgelerde yazılması gereken meblağ veya meblağ farkının
Not: Bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin kesilecek cezanın toplamı 97.000 TL’yi geçemez.
Perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma
irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığınca düzenleme zorunluluğu getirilen belgelerin düzenlenmemesi, kullanılmaması, bulundurulmaması veya gerçeğe aykırı düzenlenmesi halinde her bir belge için
Not: Her bir belge nev'ine ilişkin olarak her bir tespit için toplam ceza 9.700 TL’yi, her bir belge nev'ine ilişkin bir takvim
yılı içinde kesilecek toplam ceza tutarı ise 97.000 TL’yi aşamaz. (Nihai tüketicilere – 38,00 TL)
Maliye Bakanlığınca tutulma ve günü gününe kayıt edilme mecburiyeti getirilen defterlerin, bulundurulmaması, günü gününe kayıt yapılmaması, yetkililere ibraz edilmemesi ile levha bulundurma ve
asma mecburiyetine uyulmaması
Belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tablolarına ilişkin usul ve
esaslar ile muhasebeye yönelik bilgisayar programlarının üretilmesine ilişkin kural ve standartlara
uyulmaması
Kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak işlemlerde kullanılma zorunluluğu getirilen vergi numarasını kullanmaksızın işlem yapanlara (Her bir işlem için)
110
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
% 10
190,00
190,00
4.400,00
230,00
pratik bilgiler
Belge basımı ile ilgili bildirim görevini yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine
Not: Bu bent uyarınca kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı bir takvim yılı içinde 140.000 TL'yi aşamaz.
Vergi kimlik numarası kullanma zorunluluğu getirilen kuruluşlardan yaptıkları işlemlere ilişkin bildirimleri belirlenen standartlarda ve zamanda yerine getirmeyenlere
Maliye Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen durmayan aracın sahibi adına
Tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayanlara
Not: Bu bent uyarınca kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı bir takvim yılı içinde 970.000 TL'yi aşamaz.
Bilgi vermekten çekinenler ile 256, 257 ve mükerrer 257. Madde hükmüne uymayanlar için ceza
- Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında .............................................................
- İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı sabit usulde tespit edilenler hakkında .........
- Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında ................................................
Elektronik ortamda Beyanname verme mecburiyetine uyulmaması halinde verilecek cezalar
- Kanuni süresinin sonundan itibaren elektronik ortamda 30 gün içinde verilmesi .........................
- Kanuni süresinin sonundan itibaren elektronik ortamda ikinci 30 gün içinde verilmesi ................
- Yukarıdaki sürelerden sonra verilmesi veya Kağıt ortamında verilmesi ………………………......
E-bildirim veya E-formlara ilişkin olarak süresinden sonra düzeltme amacıyla verilmesi halinde
- Kanuni sürelerin sonundan itibaren 10 gün içinde verilmesi halinde .........................................
- Takip eden 15 gün içinde verilmesi halinde ise kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezasının
Tahsilat ve Ödemeleri Banka, Benzeri Finans Kurumları veya Postane belgeleri ile tevsik zorunluluğu sınırı
Not: Tevsik etme zorunluluğuna uymayanlara bir takvim yılı içinde kesilecek toplam özel usulsüzlük cezası
700,00
970,00
700,00
%5
1.200,00
600,00
300,00
Yukarıdaki
cezaların
1/10’ü
1/5'i
1/1’i
Ceza Yok
1/5'i
– 8.000 TL
– 970.000 TL
TARHİYAT SONRASI UZLAŞMA KOMİSYONLARININ YETKİ SINIRLARI
İl Merkezleri Dışında
Yer Alan
Vergi Dairesi Uzlaşma Komisyonu
A) VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI KURULAN YERLERDE
Uzlaşma Komisyonları
Kurulma Bölgesi
Yetki Sınırı (TL)
Vergi Daireleri Koordinasyon Uzlaşma Komisyonu
3.000.000,00
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı
900.000,00
I. Grup: Ankara ve İzmir
750.000,00
Vergi Dairesi
II. Grup: Adana, Antalya, Bursa, Kocaeli, Mersin, Konya
600.000,00
Başkanlığı
III. Grup: Aydın, Balıkesir, Denizli, Eskişehir, Hatay, Gaziantep, Kayseri,
Uzlaşma
450.000,00
Manisa, Muğla, Samsun, Tekirdağ
Komisyonu
IV. Grup: Diyarbakır, Edirne, Erzurum, Malatya, Sakarya, Trabzon,
300.000,00
Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Zonguldak
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı
35.000,00
İstanbul
I. Grup Vergi Dairesi Başkanlıkları
12.500,00
Diğer İl Merkezlerindeki
II. Grup Vergi Dairesi Başkanlıkları
7.500,00
Vergi Dairesi Bünyesinde
III. Grup Vergi Dairesi Başkanlıkları
5.000,00
Kurulan
IV. Grup Vergi Dairesi Başkanlıkları
3.000,00
I. Grup Vergi Dairesi Başkanlıkları
30.000,00
Vergi Dairesi
II. Grup Vergi Dairesi Başkanlıkları
25.000,00
Bünyesinde
III. Grup Vergi Dairesi Başkanlıkları
20.000,00
Kurulan
IV. Grup Vergi Dairesi Başkanlıkları
15.000,00
I. Grup Vergi Dairesi Başkanlıkları
6.000,00
Mal Müdürlükleri
II. Grup Vergi Dairesi Başkanlıkları
5.000,00
Bünyesinde
III. Grup Vergi Dairesi Başkanlıkları
4.000,00
Kurulan
IV. Grup Vergi Dairesi Başkanlıkları
3.000,00
B) VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI KURULMAYAN YERLERDE
Uzlaşma Komisyonları
Yetki Sınırı (TL)
Vergi Daireleri Koordinasyon Uzlaşma Komisyonu
3.000.000,00
Defterdarlık Uzlaşma Komisyonu
50.000,00
İl merkezlerindeki
3.000,00
Vergi Dairesi Uzlaşma
Vergi dairesi bünyesinde kurulan
15.000,00
Komisyonu
İl merkezleri dışında
Mal müdürlükleri bünyesinde kurulan
3.000,00
Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı Uzlaşma Komisyonu
2.000.000,00
Not: 3.000.000 TL'yi geçen uzlaşma talepleri Merkezi Uzlaşma Komisyonu tarafından sonuçlandırılır.
111
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
pratik bilgiler
pratik bilgiler
BAZI DAMGA VERGİSİ ORANLARI VE MAKTU TUTARLAR
 Belli parayı ihtiva eden kâğıtlar:
1. Mukavelenameler, taahhütnameler ve temliknameler ……………………………….….
2. Kira mukavelenameleri (Mukavele süresine göre kira bedeli üzerinden)……………....
3. Kefalet, teminat ve rehin senetleri……………………………………………………….…
4. Tahkimnameler ve sulhnameler……………………………………………………………
5. Fesihnameler (Belli parayı ihtiva eden bir kâğıda taalluk edenler dahil)……………..…
6. Karayolları Trafik Kanunu uyarınca kayıt ve tescil edilmiş ikinci el araçların satış
ve devrine ilişkin sözleşmeler …………………………………………………………..….
 Maaş, ücret, gündelik, huzur hakkı, aidat, ihtisas zammı, ikramiye, yemek ve mesken
bedeli, harcırah, tazminat ve benzeri her ne adla olursa olsun hizmet karşılığı alınan paralar (avans olarak ödenenler dahil) için verilen makbuzlar ve kâğıtlar
Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi ..........................................................................................
Kurumlar Vergisi Beyannamesi ...........................................................................................
Katma Değer Vergisi Beyannamesi …………………………………………………….……..
Muhtasar Beyanname ..........................................................................................................
Diğer Vergi Beyannameleri ..................................................................................................
Gümrüklere verilen beyannameler .......................................................................................
Belediyelere verilen beyannameler ......................................................................................
SSK’ya verilen sigorta prim bildirgeleri……………………………………….………………..
Bilançolar ..............................................................................................................................
Gelir Tabloları .......................................................................................................................
İşletme Hesabı Hülasası ......................................................................................................
Yıllar
2004
2005
2006
2007
2008
2009
2010
2011
2012
2013
2014
Yıllar
2004
2005
2006
2007
2008
2009
2010
2011
2012
2013
2014
Ocak
107,17
118,64
123,51
135,09
143,80
155,16
164,94
182,75
203,10
206,91
229,10
Ocak
104,81
114,49
123,57
135,84
146,94
160,90
174,07
182,60
201,98
216,74
233,54
Yıllar
İade Sınırı
Binde 9,48
Binde 1,89
Binde 9,48
Binde 9,48
Binde 1,89
Binde 1,89
Binde 7,59
41,20 TL
55,00 TL
27,20 TL
27,20 TL
27,20 TL
55,00 TL
20,30 TL
20,30 TL
31,80 TL
15,40 TL
15,40 TL
Şubat
107,40
118,77
123,83
136,37
147,48
156,97
167,68
185,90
202,91
206,65
232,27
YURT İÇİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ (Yİ-ÜFE) (2003 = 100)
Aylar
Mart
Nisan
Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül
108,03
110,49
115,50
116,43
115,56
116,69
117,53
120,27
121,72
121,96
121,38
120,48
121,73
122,68
124,14
126,54
130,05
135,28
136,45
135,43
135,11
137,70
138,80
139,34
139,19
139,28
140,47
141,90
152,16
159,00
162,37
162,90
164,93
161,07
159,63
157,43
158,45
158,37
159,86
158,74
159,40
160,38
170,94
174,96
172,95
172,08
171,81
173,79
174,67
188,17
189,32
189,61
189,62
189,57
192,91
195,89
203,64
203,81
204,89
201,83
201,20
201,71
203,79
208,33
207,27
209,34
212,39
214,50
214,59
216,48
233,98
234,18
232.96
233.09
234.79
235,78
237,79
Ekim
120,43
123,52
135,73
141,71
160,54
160,84
176,78
199,03
204,15
217,97
239,97
Kasım
120,43
122,35
135,33
142,98
160,49
162,92
176,23
200,32
207,54
219,31
Aralık
119,13
122,30
135,16
143,19
154,80
163,98
178,54
202,33
207,29
221,74
Şubat
105,35
114,51
123,84
136,42
148,84
160,35
176,59
183,93
203,12
217,39
234,54
TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TÜFE) (2003 = 100)
Aylar
Nisan
Mayıs Haziran Temmuz Ağustos
106,89
107,35
107,21
107,72
108,54
115,63
116,69
116,81
116,14
117,13
125,84
128,20
128,63
129,72
129,15
139,33
140,03
139,69
138,67
138,70
152,79
155,07
154,51
155,40
155,02
162,15
163,19
163,37
163,78
163,29
178,68
178,04
177,04
176,19
176,90
186,30
190,81
188,08
187,31
188,67
207,05
206,61
204,76
204,29
205,43
219,75
220,07
221,75
222,44
222,21
240,37
241,32
242,07
243,17
243,40
Ekim
112,03
120,45
132,47
142,67
159,77
167,88
182,35
196,31
211,62
227,94
248,37
Kasım
113,50
122,14
134,18
145,45
161,10
170,01
182,40
199,70
212,42
227,96
Aralık
113,86
122,65
134,49
145,77
160,44
170,91
181,85
200,85
213,23
229,01
2008
11.600
Mart
106,36
114,81
124,18
137,67
150,27
162,12
177,62
184,70
203,96
218,83
237,18
Eylül
109,57
118,33
130,81
140,13
155,72
163,93
179,07
190,09
207,55
223,91
243,74
İNDİRİMLİ ORANA TABİ İŞLEMLERDE KDV İADE SINIRI
2009
2010
2011
2012
13.000
13.300
14.300
15.800
112
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
2013
17.000
2014
17.700
pratik bilgiler
KDV GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNE GÖRE KDV İADE VE MAHSUPLARINA İLİŞKİN TABLO(*)
Teminatsız ve İnceleme Raporu Aranılmaksızın
İade Hakkı Doğuran İşlem
KDVK (Madde No)
İadenin Mükellefin
İadenin Şirket Ortaklarının Vergi
Teminatsız ve İadenin Vergi DaireKendi SGK Prim Borç- Dairesince Talep Edilen Amme
İncelemesiz
sine Olan Kendi
ları ile İthalat Sırasında Borçlarına, İthalat Sırasında UyNakit İade Sınırı Amme Borçlarına
Uygulanan Vergilere
gulanan Vergilere ve SGK Prim
Mahsubu
Mahsubu
Borçlarına Mahsubu
Mal İhracı, İhraç Kayıtlı Teslimler
(KDVK Md. 11/1-a, c)
Türkiye’de ikamet etmeyenlere
özel fatura ile yapılan satışlar
(Bavul Ticareti)
(KDVK Md. 11/1-a)
5.000 TL
Var-Sınırsız
Hizmet ihracatı
(KDVK Md. 11/1-a)
Yok, nakit iade
miktarına bakılmaksızın sadece
VİR sonucuna
göre (Teminat
verilmesi halinde
iade yapılır, teminat VİR sonucuna göre çözülür)
Var,
5.000 TL’ye kadar
VİR, YMM Raporu ve
Teminat aranmaksızın, 5.000 TL’yi aşarsa
aşan kısım VİR veya
YMM Raporuna göre
(Aşan kısım için teminat verilmesi halinde
iade yapılır, Teminat
VİR veya YMM Raporuna göre çözülür)
Roaming hizmetleri
(KDVK Md. 11/1-a)
Serbest bölgelerdeki müşteriler
için yapılan fason hizmetler
(KDVK Md. 11/1-a, 12/3)
Yolcu beraberi eşya
(KDVK Md. 11/1-b)
Türkiye’de ikamet etmeyen taşımacılar ile fuar, sergi, panayır
katılımcılarına
(KDVK Md. 11/1-b)
Yabancı sinema yapımcılarına
ilişkin istisna
(KDVK Md. 11/1-b)
Petrol arama faaliyetleri ile boru
hattıyla taşımacılık yapanlara
ilişkin teslim ve hizmetler (KDVK
Md. 13/c)
Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında makine ve teçhizat teslimleri (KDVK Md. 13/d)
Dahilde İşleme ve Geçici Kabul
Rejimleri kapsamında girdilerin
temininde tecil-terkin
(KDVK Md. Geç. 17)
Deniz, hava ve demiryolu taşıma
araçları ile yüzer tesis ve araçların teslimi (KDVK Md. 13/a)
Deniz, hava ve demiryolu taşıma
araç ve tesislerinin imal ve inşasıyla ilgili teslim ve hizmetler
(KDVK Md. 13/a)
Liman ve hava meydanlarında
yapılan hizmetler (Md. 13/b)
Altın, gümüş, platin ile ilgili arama,
işletme ve zenginleştirme faaliyetleri (KDVK Md. 13/c)
Liman ve hava meydanlarına
bağlantı sağlayan demiryolu hatları ile liman ve hava meydanlarının inşası, yenilenmesi ve genişletilmesi (Md. 13/e)
Var-Sınırsız
Var
Sadece ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi, kollektif ve komandit şirketlerde ortakların (komandit
şirketlerde komandite ortakların)
Geçerli
Var,
5.000 TL’ye kadar VİR,
YMM Raporu ve Teminat
aranmaksızın, 5.000
TL’yi aşarsa aşan kısım
VİR veya YMM Raporuna göre (Aşan kısım için
teminat verilmesi halinde
iade yapılır, Teminat VİR
veya YMM Raporuna
göre çözülür)
Sadece ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi, kollektif ve komandit
şirketlerde ortaklar (komandit şirketlerde komandite ortaklar) için var,
5.000 TL’ye kadar VİR, YMM Raporu ve Teminat aranmaksızın, 5.000
TL’yi aşarsa aşan kısım VİR veya
YMM Raporuna göre (Aşan kısım
için teminat verilmesi halinde iade
yapılır, Teminat VİR veya YMM Raporuna göre çözülür)
Sadece
mahsuben
iadelerde
geçerli
Geçerli
Geçersiz
5.000 TL
Var-Sınırsız
Var-Sınırsız
Var
Sadece ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi, kollektif ve komandit şirketlerde ortakların (komandit
şirketlerde komandite ortakların)
1.000 TL
-
-
-
İade talepleri üst limit aranmaksızın YMM Tasdik Raporu karşılığı yerine getirilir.
5.000 TL
Var-Sınırsız
Geçerli
Var-Sınırsız
Var
Sadece ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi, kollektif ve komandit şirketlerde ortakların (komandit
şirketlerde komandite ortakların)
Geçerli
Geçerli
Sadece
mahsuben
iadelerde
geçerli
5.000 TL
Var-Sınırsız
Var-Sınırsız
Var
Sadece ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi, kollektif ve komandit şirketlerde ortakların (komandit
şirketlerde komandite ortakların)
Yok, nakit iade
miktarına bakılmaksızın sadece
VİR sonucuna
göre (Teminat
verilmesi halinde
iade yapılır, teminat VİR sonucuna göre çözülür)
Var,
5.000 TL’ye kadar
VİR, YMM Raporu ve
Teminat aranmaksızın, 5.000 TL’yi aşarsa
aşan kısım VİR veya
YMM Raporuna göre
(Aşan kısım için teminat verilmesi halinde
iade yapılır, Teminat
VİR veya YMM Raporuna göre çözülür)
Var,
5.000 TL’ye kadar VİR,
YMM Raporu ve Teminat
aranmaksızın, 5.000
TL’yi aşarsa aşan kısım
VİR veya YMM Raporuna göre (Aşan kısım için
teminat verilmesi halinde
iade yapılır, Teminat VİR
veya YMM Raporuna
göre çözülür)
Sadece ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi, kollektif ve komandit
şirketlerde ortaklar (komandit şirketlerde komandite ortaklar) için var,
5.000 TL’ye kadar VİR, YMM Raporu ve Teminat aranmaksızın, 5.000
TL’yi aşarsa aşan kısım VİR veya
YMM Raporuna göre (Aşan kısım
için teminat verilmesi halinde iade
yapılır, Teminat VİR veya YMM Raporuna göre çözülür)
113
BBilanço
İadede
YMM Tasdik Raporunun Geçerli Olup
Olmadığı
(1)
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
pratik bilgiler
pratik bilgiler
İhraç malı taşıyan araçlara motorin teslimleri (KDVK Md. 14/3)
Diplomatik temsilcilik ve konsolosluklara yapılan teslim ve hizmetler (Md. 15/1-a)
Uluslararası kuruluşlara yapılan
teslim ve hizmetler (KDVK Md.
15/1-b)
Engellilerin kullanımına mahsus
araç ve gereçlerin teslimi (KDVK
Md. 17/4-s)
BM, NATO ve bunlara bağlı kuruluşları ile OECD’nin resmi kullanımları için yapılacak mal teslimi ve hizmet ifaları
(KDVK Md. Geç. 26)
Yap-İşlet-Devret veya Kiralama
Karşılığı Yaptırılan Projelerde
(KDVK Md. Geç. 29)
Büyük ve stratejik yatırımlara
(KDVK Md. Geç. 30)
İSMEP kapsamında yapılacak
teslim ve hizmetlerde
(6111 s. Kanun Md. Geç. 16)
Ulusal güvenlik amaçlı teslim ve
hizmetler (KDVK Md. 13/f)
Başbakanlık merkez teşkilatına
yapılacak araç teslimleri (KDVK
Md. 13/g)
Ürün senetlerinin ihtisas/ticaret
borsaları aracılığıyla ilk teslimi
(KDVK Md. 13/ğ)
Transit ve Türkiye ile yabancı
ülkeler arasında yapılan taşımacılık (KDVK Md. 14/1)
İndirimli Orana Tabi İşlemlerde
İade (2)
(KDVK Md. 29/2)
İndirimli orana tabi fason tekstil
ve konfeksiyon işlerinde iade
(KDVK Md. 29/2)
5.000 TL
5.000 TL
5.000 TL
5.000 TL
Yok, nakit iade
miktarına bakılmaksızın münhasıran Teminat
veya VİR karşılığında
Var-Sınırsız
Var-Sınırsız
Var,
5.000 TL’ye kadar
VİR, YMM Raporu ve
Teminat aranmaksızın, 5.000 TL’yi aşarsa
aşan kısım VİR veya
YMM Raporuna göre
(Aşan kısım için teminat verilmesi halinde
iade yapılır, Teminat
VİR veya YMM Raporuna göre çözülür)
Var,
5.000 TL’ye kadar
VİR, YMM Raporu ve
Teminat aranmaksızın, 5.000 TL’yi aşarsa
aşan kısım Teminat
ve/veya VİR Raporuna
göre (Aşan kısım için
teminat verilmesi halinde iade yapılır, Teminat VİR Raporuna
göre çözülür)
Var-Sınırsız
Var
Sadece ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi, kollektif ve komandit şirketlerde ortakların (komandit
şirketlerde komandite ortakların)
Geçerli
Var-Sınırsız
Var
Sadece ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi, kollektif ve komandit şirketlerde ortakların (komandit
şirketlerde komandite ortakların)
Geçerli
Var,
5.000 TL’ye kadar VİR,
YMM Raporu ve Teminat
aranmaksızın, 5.000
TL’yi aşarsa aşan kısım
VİR veya YMM Raporuna göre (Aşan kısım için
teminat verilmesi halinde
iade yapılır, Teminat VİR
veya YMM Raporuna
göre çözülür)
Var,
5.000 TL’ye kadar VİR,
YMM Raporu ve Teminat
aranmaksızın, 5.000
TL’yi aşarsa aşan kısım
Teminat ve/veya VİR
Raporuna göre (Aşan
kısım için teminat verilmesi halinde iade yapılır,
Teminat VİR Raporuna
göre çözülür)
Sadece ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi, kollektif ve komandit şirketlerde ortaklar (komandit
şirketlerde komandite ortaklar) için
var,
5.000 TL’ye kadar VİR, YMM Raporu ve Teminat aranmaksızın,
5.000 TL’yi aşarsa aşan kısım VİR
veya YMM Raporuna göre (Aşan
kısım için teminat verilmesi halinde
iade yapılır, Teminat VİR veya
YMM Raporuna göre çözülür)
Sadece ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi, kollektif ve komandit şirketlerde ortaklar (komandit
şirketlerde komandite ortaklar) için
var,
5.000 TL’ye kadar VİR, YMM Raporu ve Teminat aranmaksızın,
5.000 TL’yi aşarsa aşan kısım VİR
Raporuna göre (Aşan kısım için
teminat verilmesi halinde iade yapılır, Teminat VİR Raporuna göre
çözülür)
Geçerli
Geçersiz
(*) Hızlandırılmış KDV iade sisteminden yararlanan mükelleflerin iade ve mahsup talepleri, miktarına bakılmaksızın teminat, inceleme raporu veya YMM tasdik raporu aranılmadan yerine getirilecektir.
(1) KDV iadelerinin YMM Tasdik Raporuna göre yapılmasında süresinde yapılmış tam tasdik sözleşmesi varsa üst iade sınırı bulunmamakta, süresinde yapılmış
tam tasdik sözleşmesi yoksa üst sınır 407.000 TL’dir (01.01.2014 tarihinden itibaren). Kanunun 11/1-b maddesinden doğan iadelerde ise tam tasdik sözleşmesi
olup olmadığına bakılmaksızın üst iade limiti (01.01.2014 tarihinden itibaren) 106.000 TL’dir. Süresinde düzenlenmiş tam tasdik sözleşmesi bulunan SDTŞ’lerin
61 No.lu Tebliğ kapsamındaki iade taleplerinde iade edilecek tutar, ortak bazında 106.000 TL’yi (01.01.2014 tarihinden itibaren) aşmamak kaydıyla iade talep
edilen dönemde ortaklardan alınarak ihraç edilen mal bedellerine ilişkin KDV toplamı dikkate alınarak hesaplanacaktır. İndirimli orana tabi işlemlerden doğan iadelerde tam tasdik sözleşmesi yoksa, YMM Raporuna göre iade üst sınırı 01.01.2014’den itibaren 814.000 TL’dir (31 No.lu YMM Tebliği).
(2) İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade alacakları mükellefin kendisine ait ithalde alınanlar dahil vergi borçlarına, SGK prim borçlarına ve %51 veya daha fazla hissesi kamuya ait kuruluşlardan temin ettikleri elektrik ve doğalgaz borçlarına mahsup edilebilecektir.
(3) İade alacağının, vergi dairelerine olan bütün borçlara (Devlete ait olup, vergi dairelerince takip edilen tüm amme alacaklarına) mahsubu yapılabilir.
114
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
pratik bilgiler
Sıra
No
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
KDV GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNE GÖRE KDV TEVKİFATLARINA İLİŞKİN TABLO
Kdv Tevkifatına Tabi
Tevkifat
Tevkifat Yapmak Zorunda Olanlar
Mahsuben İade Nakden İade
Teslim veya Hizmetler
Oranı
İkametgahı, İşyeri, Kanuni Merkezi ve İş
KDV’nin Teslim ve Hizmet İfası İşlemlerine Muhatap
YOK
YOK
Merkezi Türkiye’de Bulunmayanlar Tatamamı Olan Türkiye’deki Alıcılar
rafından Yapılan İşlemler
GVK’nın 18. Maddesi Kapsamına Giren
Teslim ve Hizmetler (Bunlardan Sadece KDV’nin GVK’nın 94. Maddesinde Sayılan Kişi ve KuYOK
YOK
GVK'nın 94. maddesinde Sayılanlara tamamı ruluşlar
Yapılanlar)
1- Gerçek Usulde KDV Mükellefleri,
GVK’nın 70. Maddesinde Sayılan Mal
2- Gelir Vergisi Kanununa göre basit usulde
ve Hakların Kiralanması İşlemleri
vergilendirilenler, banka ve sigorta şirketleri
(İktisadi İşletmelere Dahil Olmayan Tagibi faaliyetleri KDV’den istisna olan işletmeKDV’nin
şınmazlar Hariç) (Kiraya verenin gerçek
ler, sadece KDV’ye tabi işlemlerinin bulunduYOK
YOK
tamamı
usulde KDV mükellefi Olmadığı, ancak
ğu dönemlerde KDV mükellefiyeti tesis ettirekiracının gerçek usulde KDV mükellefi
rek beyanname vermeleri uygun görülenler,
olduğu hallerde)
5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan
idare, kurum ve kuruluşlar
Reklam Verme İşlemleri
1- Reklam Hizmeti Alanlar
(KDV mükellefiyeti olmayan; amatör
2- Gelir Vergisi Kanununa göre basit usulde
spor kulüplerine, oyuncularının formalavergilendirilenler, banka ve sigorta şirketleri
rında gösterilmek, şahıslara veya kurugibi faaliyetleri KDV’den istisna olan işletmeKDV’nin
luşlara ait bina, arsa, arazi gibi yerlerde
ler, sadece KDV’ye tabi işlemlerinin bulunduYOK
YOK
tamamı
ğu dönemlerde KDV mükellefiyeti tesis ettireduvarlara yazılmak, pano olarak yerleşrek beyanname vermeleri uygun görülenler,
tirilmek, dergi, kitap gibi yazılı eserlerde
5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan
yayınlanmak ve benzeri şekillerde verilen reklamlar)
idare, kurum ve kuruluşlar
1- KDV Mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla
KDV’nin
Temizlik, Çevre ve Bahçe Hizmetleri
KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir.)
7/10
2- Belirlenmiş Alıcılar(1)
Makine, Teçhizat, Demirbaş ve Taşıtla- KDV’nin
Belirlenmiş Alıcılar
ra Ait Tadil, Bakım ve Onarım Hizmetleri
5/10
Yemek Servis ve Organizasyon Hizmet- KDV’nin
Belirlenmiş Alıcılar
VAR
leri
5/10
Miktarına bakEtüt, Plan-Proje, Danışmanlık, Denetim KDV’nin
Belirlenmiş Alıcılar
maksızın münve Benzeri Hizmetler
9/10
hasıran TemiFason Olarak Yaptırılan Tekstil ve Kon1- KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla
KDV’nin
nat ve/veya
feksiyon İşleri, Çanta ve Ayakkabı Dikim
KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir.)
5/10
VİR karşılığı
VAR
İşleri ve Bu İşlere Aracılık Hizmetleri
2- Belirlenmiş Alıcılar
yapılır. İade
1- KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla - 5000 TL’ye katalebinin taKDV’nin
dar
VİR,
YMM
Yapı Denetim Hizmetleri
KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir.)
9/10
Raporu ve Temi- mamı kadar
2- Belirlenmiş Alıcılar
nat aranmaksızın, Teminat veril1- KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla
- 5000 TL ve üzeri mesi halinde,
KDV’nin
Servis Taşımacılığı Hizmeti
KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir.)
talepler ise sade- Teminat, mün5/10
2- Belirlenmiş Alıcılar
hasıran VİR
ce Teminat
KDV’nin
ve/veya VİR so- sonucuna göre
Her Türlü Baskı ve Basım Hizmetleri
Belirlenmiş Alıcılar
5/10
çözülür.
nucuna göre
1- KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla (5.000 TL’yi aşan
KDV’nin
İşgücü Temin Hizmetleri
KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir.)
kısım için Teminat
9/10
2- Belirlenmiş Alıcılar
verilmesi halinde,
KDV mükellefleri
Teminat VİR ile
Turistik Mağazalara Verilen Müşteri KDV’nin
(sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu
çözülür.)
Bulma/Götürme Hizmetleri
9/10
kapsama dahil değildir.)
Yapım İşleri ve Bu İşlerle Birlikte İfa EdiKDV’nin
Belirlenmiş Alıcılar
len Mühendislik-Mimarlık ve Etüt-Proje
2/10
Hizmetleri
VAR
Spor Kulüplerinin (Şirketleşenler dahil)
1- KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla
KDV’nin
- 5.000 TL’ye
Yayın, Reklam ve İsim Hakkı Gelirlerine
KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir.)
9/10
kadar Teminat,
Konu İşlemleri
2- Belirlenmiş Alıcılar
VİR, YMM Ra5018 sayılı Kanuna Ekli Cetveller Kapporu aranmaksamındaki İdare Kurum ve Kuruluşlara KDV’nin 5018 sayılı Kanuna Ekli Cetveller Kapsamınsızın,
5/10
daki İdare, Kurum ve Kuruluşlar
Yapılan ve Yukarıda Belirlenenler Dışındaki Hizmetler
115
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
pratik bilgiler
pratik bilgiler
18
Külçe Metal Teslimleri
(Bakır, Çinko, Alüminyum ve Kurşun)
KDV’nin
7/10
19
Bakır, Çinko, Alüminyum ve Kurşun
Ürünlerinin Teslimi
KDV’nin
5/10
Metal, Plastik, Lastik, Kauçuk, Kağıt,
20 Cam Hurda ve Atıklarının Teslimleri
(Sadece İstisnadan Vazgeçenlerde)
Metal, Plastik, Lastik, Kauçuk, Kağıt ve
21 Cam Hurda ve Atıklardan Elde Edilen
Hammadde Teslimi
22
Pamuk, Tiftik, Yün ve Yapağı ile Ham
Post ve Deri Teslimleri
KDV’nin
5/10
KDV’nin
9/10
KDV’nin
9/10
KDV’nin
5/10
23 Ağaç ve Orman ürünleri
1- KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla
- 5.000 TL ve
KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir.)
üzeri talepler
2- Belirlenmiş Alıcılar
ise VİR sonu1- KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla
cuna göre veya
KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir.)
YMM Raporu
2- Belirlenmiş Alıcılar
ile (5.000 TL’yi
1- KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla
VAR
KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir.)
Miktarına bakıl- aşan kısım için
Teminat veril2- Belirlenmiş Alıcılar
maksızın VİR,
1- KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla YMM Raporu ve mesi halinde,
Teminat VİR
Teminat aranKDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir.)
veya
YMM Ramaksızın
2- Belirlenmiş Alıcılar
poru ile çözü1- KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla
lür.)
KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir.)
2- Belirlenmiş Alıcılar
1- KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla
KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir.)
2- Belirlenmiş Alıcılar
(1) Belirlenmiş Alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın):
- 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri,
- Yukarıda sayılanlar dışındaki, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları,
- Döner sermayeli kuruluşlar,
- Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
- Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları,
- Bankalar,
- Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri),
- Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar,
- Organize sanayi bölgeleri ile menkul kıymetler, vadeli işlemler borsaları dahil bütün borsalar,
- Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler,
- Payları Borsa İstanbul (BİST) A.Ş.’de işlem gören şirketler.
- Kalkınma ve yatırım ajansları (okul aile birlikleri ve Sağlık Bakanlığına bağlı aile hekimliği kurumları bu kapsamda değerlendirilmeyecektir.
(2) Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 1.000 TL’yi aşmadığı takdirde, hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmayacaktır.
Sınırın aşılması halinde ise tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılacaktır. Tam tevkifat kapsamındaki işlemlerde ise tevkifat yapılması için bir limit söz konusu değildir.
(3) İade olarak talep edilecek tutar, işlemin bünyesine giren KDV değil, tevkif edilen KDV esas alınarak belirlenecektir. İadesi istenilecek KDV, hiçbir surette
tevkifata tabi tutulan KDV’den fazla olmayacaktır. YMM Tasdik Raporunun arandığı hallerde, YMM raporlarına ilişkin limitlerde gümrük beyannameli mal
ihracından kaynaklanan iade talepleri için öngörülen tutarlar (süresinde yapılmış tam tasdik sözleşmesi varsa sınırsız, yoksa 1.1.2014 tarihinden itibaren
aylık 407.000 TL) geçerlidir.
(4) Tevkifat uygulamasından doğan KDV alacaklarının mükellefe iade edilebilmesi için, satıcının tevkifat uygulanmayan KDV tutarını 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmiş olması, alıcının da yaptığı tevkifatla ilgili 2 No.lu KDV Beyannamesini vergi dairesine vermiş olması zorunlu olup, alıcı tarafından 2
No.lu beyanname ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV’nin ödenmiş olma şartı aranmaz. Genel bütçe kapsamındaki idarelere yapılan işlemlerde hakedişin harcama yetkililerince onaylanmış olması yeterli olup, ayrıca beyan ve ödeme şartı aranamaz.
(5) Kısmi tevkifat uygulamasından kaynaklanan iade alacaklarının mahsuben iadesi, mükellefin kendisinin, ortaklık payı ile orantılı olmak üzere adi, kollektif ve
komandit şirketlerde ortakların (komandit şirketlerde sadece komandite ortakların) ithalat sırasında uygulananlar dahil vergi borçları ile sosyal sigortalar
prim borçları ve ferileri için söz konusu olabilecektir. Mahsup kapsamına, tevkifatla ilgili olarak verilen 2 No.lu KDV Beyannamesine göre tahakkuk eden
vergiler de dahildir.
(6) Tevkifat uygulamasından kaynaklanan ve vergi inceleme raporuna göre sonuçlandırılan mahsuben iade taleplerinde, vergi inceleme raporu dışında diğer
belgelerin tamamlanmış olması şartıyla standart iade talep dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih itibarıyla mahsup işlemi yapılır.
Dava Konusu
Vergi veya Ceza
İhbarnamesine
İhtirazi Kayıtla Verilen
Beyannameye
Ödeme Emrine
Haciz Varakasına
İhtiyati Hacze
Temyiz Davası
Mahkeme
Vergi Mahkemesine
Vergi Mahkemesine
Vergi Mahkemesine
Vergi Mahkemesine
Vergi Mahkemesine
Danıştay'a
DAVA AÇMA SÜRELERİ
Dava Açma Süresi
Tebliğden İtibaren 30 Gün İçinde
Tahakkuk Tarihinden İtibaren 30 Gün
İçinde
Tebliğden İtibaren 7 Gün İçinde
Haciz Tarihinden İtibaren 7 Gün İçinde
Haciz Tarihinden İtibaren 7 Gün İçinde
Kararın Tebliğinden İtibaren 30 Gün
116
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
Dayanağı
VUK, 2577 S.K. İşlem Yönergesi
2577 S.K. İşlem Yönergesi
AATUHK, 2577 S.K. İşlem Yönergesi
AATUHK, 2577 S.K. İşlem Yönergesi
AATUHK, 2577 S.K. İşlem Yönergesi
döviz kurları
T ü r k i ye C u m h u r i ye t M e r k e z B a nk a s ı
Günlük Döviz Kurları
AĞUSTOS
Tarih
01.08.2014
02.08.2014
03.08.2014
04.08.2014
05.08.2014
06.08.2014
07.08.2014
08.08.2014
09.08.2014
10.08.2014
11.08.2014
12.08.2014
13.08.2014
14.08.2014
15.08.2014
16.08.2014
17.08.2014
18.08.2014
19.08.2014
20.08.2014
21.08.2014
22.08.2014
23.08.2014
24.08.2014
25.08.2014
26.08.2014
27.08.2014
28.08.2014
29.08.2014
30.08.2014
31.08.2014
ABD DOLARI
Alış
Satış
2.1333
2.1371
2.1446
2.1485
2.1313
2.1351
2.1263
2.1302
2.1619
2.1658
2.1586
2.1625
2.1683
2.1722
2.1489
2.1528
2.1612
2.1651
2.1588
2.1627
2.1557
2.1596
2.1561
2.1600
2.1681
2.1720
2.1632
2.1671
2.1680
2.1719
2.1764
2.1803
2.1767
2.1806
2.1776
2.1815
2.1687
2.1726
2.1581
2.1620
2.1619
2.1658
-
EURO
Alış
Satış
2.8560
2.8611
2.8719
2.8771
2.8608
2.8660
2.8485
2.8536
2.8872
2.8924
2.8871
2.8923
2.9036
2.9088
2.8779
2.8830
2.8856
2.8908
2.8837
2.8889
2.8831
2.8883
2.8856
2.8908
2.9030
2.9082
2.8881
2.8933
2.8813
2.8865
2.8871
2.8923
2.8896
2.8948
2.8740
2.8791
2.8623
2.8675
2.8448
2.8499
2.8528
2.8580
-
EYLÜL
Tarih
01.09.2014
02.09.2014
03.09.2014
04.09.2014
05.09.2014
06.09.2014
07.09.2014
08.09.2014
09.09.2014
10.09.2014
11.09.2014
12.09.2014
13.09.2014
14.09.2014
15.09.2014
16.09.2014
17.09.2014
18.09.2014
19.09.2014
20.09.2014
21.09.2014
22.09.2014
23.09.2014
24.09.2014
25.09.2014
26.09.2014
27.09.2014
28.09.2014
29.09.2014
30.09.2014
ABD DOLARI
Alış
Satış
2.1584
2.1623
2.1605
2.1644
2.1673
2.1712
2.1617
2.1656
2.1564
2.1603
2.1635
2.1674
2.1627
2.1666
2.1901
2.1940
2.2022
2.2062
2.1924
2.1963
2.2014
2.2054
2.2144
2.2184
2.2092
2.2132
2.2058
2.2098
2.2223
2.2263
2.2232
2.2272
2.2400
2.2440
2.2319
2.2360
2.2325
2.2366
2.2482
2.2523
2.2557
2.2598
2.2789
2.2830
EURO
Alış
Satış
2.8451
2.8502
2.8381
2.8433
2.8435
2.8486
2.8418
2.8469
2.8300
2.8351
2.8020
2.8071
2.8003
2.8054
2.8218
2.8269
2.8492
2.8543
2.8333
2.8384
2.8455
2.8506
2.8620
2.8671
2.8600
2.8652
2.8586
2.8637
2.8623
2.8674
2.8624
2.8675
2.8781
2.8833
2.8745
2.8797
2.8677
2.8728
2.8607
2.8659
2.8748
2.8800
2.8914
2.8966
EKİM
Tarih
01.10.2014
02.10.2014
03.10.2014
04.10.2014
05.10.2014
06.10.2014
07.10.2014
08.10.2014
09.10.2014
10.10.2014
11.10.2014
12.10.2014
13.10.2014
14.10.2014
15.10.2014
16.10.2014
17.10.2014
18.10.2014
19.10.2014
20.10.2014
21.10.2014
22.10.2014
23.10.2014
24.10.2014
25.10.2014
26.10.2014
27.10.2014
28.10.2014
29.10.2014
30.10.2014
31.10.2014
ABD DOLARI
Alış
Satış
2.2772
2.2813
2.2829
2.2871
2.2730
2.2771
2.2880
2.2921
2.2573
2.2614
2.2789
2.2830
2.2701
2.2742
2.2783
2.2824
2.2696
2.2737
2.2729
2.2770
2.2509
2.2550
2.2452
2.2492
2.2396
2.2436
2.2444
2.2484
2.2386
2.2426
2.2378
2.2418
2.2357
2.2398
2.2171
2.2211
EURO
Alış
Satış
2.8746
2.8798
2.8771
2.8823
2.8709
2.8761
2.8950
2.9003
2.8804
2.8856
2.8851
2.8903
2.8780
2.8832
2.8862
2.8914
2.8718
2.8769
2.9027
2.9079
2.8824
2.8876
2.8667
2.8719
2.8642
2.8693
2.8513
2.8565
2.8334
2.8385
2.8310
2.8361
2.8357
2.8408
2.7902
2.7952
KASIM
Tarih
01.11.2014
02.11.2014
03.11.2014
04.11.2014
05.11.2014
06.11.2014
07.11.2014
08.11.2014
09.11.2014
10.11.2014
11.11.2014
12.11.2014
13.11.2014
14.11.2014
15.11.2014
16.11.2014
17.11.2014
18.11.2014
19.11.2014
20.11.2014
21.11.2014
22.11.2014
23.11.2014
24.11.2014
25.11.2014
26.11.2014
27.11.2014
28.11.2014
29.11.2014
30.11.2014
ABD DOLARI
Alış
Satış
2.2027
2.2067
2.2250
2.2290
2.2236
2.2276
2.2349
2.2389
2.2387
2.2427
2.2707
2.2748
2.2469
2.2509
2.2636
2.2676
2.2580
2.2621
2.2450
2.2491
2.2419
2.2460
2.2285
2.2325
2.2205
2.2245
2.2275
2.2315
2.2317
2.2357
2.2218
2.2258
2.2260
2.2300
2.2282
2.2322
2.2214
2.2255
2.2149
2.2189
-
EURO
Alış
Satış
2.7662
2.7712
2.7806
2.7856
2.7827
2.7877
2.7923
2.7973
2.8021
2.8071
2.8158
2.8209
2.8049
2.8100
2.8108
2.8159
2.8149
2.8200
2.7983
2.8034
2.7910
2.7960
2.7861
2.7911
2.7777
2.7827
2.7933
2.7983
2.7959
2.8009
2.7667
2.7717
2.7609
2.7659
2.7702
2.7752
2.7688
2.7738
2.7644
2.7694
-
Not: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan döviz kurlarına geçerli oldukları tarihler itibariyle yer verilmiştir.
117
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
vefatlar
Başımız Sağ Olsun
Odamız üyesi Smmm.
Hamdi SEZİŞ’in
vefatını üzüntüyle
öğrenmiş bulunuyoruz.
Merhuma Allah’tan
rahmet, kederli
ailesine ve yakınlarına
başsağlığı dileriz.
Odamız üyesi Smmm.
Remzi SOYLU’nun
vefatını üzüntüyle
öğrenmiş bulunuyoruz.
Merhuma Allah’tan
rahmet, kederli ailesine
ve yakınlarına
başsağlığı dileriz.
Smmm. İlhan DEMİRTAŞ’ın
annesi Ayşe DEMİRTAŞ’ın
vefatını üzüntüyle öğrenmiş
bulunuyoruz. Merhume’ye
Allah’tan rahmet, kederli
ailesine ve yakınlarına
başsağlığı dileriz.
Smmm.Ali Hıdır BELEK’in
annesi Cezayir BELEK’in vefatını
üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Merhume’ye Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına
başsağlığı dileriz.
Smmm.Hasan ONAN’ın annesi
Fahriye ONAN’ın vefatını
üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Merhume’ye Allah’tan rahmet,
kederli ailesine ve yakınlarına
başsağlığı dileriz.
Smmm.Hayri AYDIN annesi
Sabahat AYDIN’ın vefatını
üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Merhume’ye Allah’tan rahmet,
kederli ailesine ve yakınlarına
başsağlığı dileriz.
Smmm.Necmi DİRİL’in
annesi Ayşe DİRİL’in vefatını
üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Merhume’ye Allah’tan rahmet,
kederli ailesine ve yakınlarına
başsağlığı dileriz.
Sm.Oktay PÜSKÜLLÜ’nün
babası Refik PÜSKÜLLÜ’nün
vefatını üzüntüyle öğrenmiş
bulunuyoruz. Merhuma Allah’tan
rahmet, kederli ailesine ve
yakınlarına başsağlığı dileriz.
118
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
118
Bilanço
Bilanço
BB
Smmm.Yücel UMUTLU’nun
babası İlyas UMUTLU’nun
vefatını üzüntüyle öğrenmiş
bulunuyoruz. Merhuma
Allah’tan rahmet, kederli
ailesine ve yakınlarına
başsağlığı dileriz.
Sm.Zeki SESSİZOĞLU’nun
Oğlu Sait SESSİZOĞLU’nun
vefatını üzüntüyle
öğrenmiş bulunuyoruz.
Merhuma Allah’tan rahmet,
kederli ailesine ve yakınlarına
başsağlığı dileriz.
Smmm.Mustafa UĞUZ’un
abisi Erdinç UĞUZ’un
vefatını üzüntüyle öğrenmiş
bulunuyoruz. Merhuma
Allah’tan rahmet, kederli
ailesine ve yakınlarına
başsağlığı dileriz.
Smmm.Ahmet DİN’in
babası Mehmet DİN’ in
vefatını üzüntüyle öğrenmiş
bulunuyoruz. Merhuma
Allah’tan rahmet,
kederli ailesine ve yakınlarına
başsağlığı dileriz.
Smmm.Ferhat ALTINEL’in annesi Zeynep ALTINEL’in
vefatını üzüntüyle öğrenmiş
bulunuyoruz. Merhume’ye
Allah’tan rahmet, kederli
ailesine ve yakınlarına
başsağlığı dileriz.
Smmm.
Ramazan ALTUNÖZ’ün
annesi Bani ALTUNÖZ’ün
vefatını üzüntüyle öğrenmiş
bulunuyoruz. Merhume’ye Allah’tan
rahmet, kederli ailesine ve
yakınlarına başsağlığı dileriz.
Smmm.Mehmet Şahabettin
GERAY ve Smmm.Muhyeddin
GERAY’ın anneleri Gülseren
GERAY’ın vefatını üzüntüyle
öğrenmiş bulunuyoruz. Merhume’ye
Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve
yakınlarına başsağlığı dileriz.
Smmm.Mustafa BAL’ın babası
Hakkı BAL’ ın vefatını üzüntüyle
öğrenmiş bulunuyoruz.
Merhuma Allah’tan rahmet,
kederli ailesine ve yakınlarına
başsağlığı dileriz.
Bursa SMMM Odası Yönetim Kurulu
119
119
BBilanço
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
Başımız Sağ Olsun
Smmm.Mehmet TARLAK’ın
annesi Sıdıka TARLAK’ın
vefatını üzüntüyle öğrenmiş
bulunuyoruz. Merhume’ye Allah’tan
rahmet, kederli ailesine ve
yakınlarına başsağlığı dileriz.
Smmm.Mehtap ÜNLÜ’nün
babası Nuretdin DURMUŞ’un
vefatını üzüntüyle
öğrenmiş bulunuyoruz.
Merhuma Allah’tan rahmet,
kederli ailesine ve yakınlarına
başsağlığı dileriz.
Sm.Neşe ŞAHİN’in babası
Kemal BAKAR’ın vefatını
üzüntüyle öğrenmiş
bulunuyoruz. Merhuma Allah’tan
rahmet, kederli ailesine ve
yakınlarına başsağlığı dileriz.
Smmm.Uğur YANIK’ın annesi
Lisiye YANIK’ın vefatını
üzüntüyle öğrenmiş
bulunuyoruz. Merhume’ye
Allah’tan rahmet, kederli
ailesine ve yakınlarına
başsağlığı dileriz.
Smmm.Dilek ÇELİKER’in
babası Ünal ÇELİKER vefatını
üzüntüyle öğrenmiş
bulunuyoruz. Merhuma
Allah’tan rahmet, kederli
ailesine ve yakınlarına
başsağlığı dileriz.
Bursa SMMM Odası Yönetim Kurulu
120
EKİM / KASIM / ARALIK 2014
BBilanço
Download

153. Sayımız (Tümü)