Ekonomi Bülteni
21 Temmuz 2014, Sayı: 29

Yurt Dışı Gelişmeler

Yurt İçi Gelişmeler

Finansal Göstergeler

Makro Ekonomi & Strateji
FED’in Faizleri Arttırmaya Başlaması Her şeyin
Sonu mu?
Ekonomik Araştırma ve Strateji
Dr. Saruhan Özel
Ercan Ergüzel
Ezgi Gülbaş
Ali Can Duran
1
21 Temmuz 2014
DenizBank Ekonomi Bülteni
Yurt Dışı Gelişmeler
 Yellen faiz artışının zamanlamasına yönelik sinyal vermedi. Janet Yellen yılda iki defa gerçekleştirilen senato konuşmasını gerçekleştirdi. Yellen ortalama bir konuşma yapmasına karşın kendi “güvercin” görüşüne bir miktar daha
yakın olduğu görüldü. Faiz artışları konusunda aceleci olmayacakları görüşünün altını çizerken, artışlar için ekonomik
verilerin oldukça önemli olduğuna işaret etti. Faiz artışları başladığında da oldukça kademeli olacağına vurgu yaptı.
Konuşmasından öne çıkan bazı noktalar ise; Yellen, ekonomik aktivitedeki toparlanmanın FED’in maksimum istihdam
ve fiyat istikrarı hedeflerine doğru ilerlediğini fakat toparlanmanın henüz tamamlanmadığını belirtti. İstihdam piyasasında, tarım dışı istihdam artışının yılın ilk yarısında 230 bin adetlik aylık ortalama ile 2013 yılı ortalamasının üzerinde
seyretmesinin ekonominin toparlandığı bir dönemde makul seviyede istihdam artışına işaret ettiğini belirtti. İşsizlik oranı ve diğer göstergelerin de önemli gelişmeler kaydettiğini belirtirken, işsizlik oranının yaşanan gerilemeye karşın düşündükleri uzun vadeli normal seviyesinin üzerinde olduğunu da belirtti. Yellen son dönemde oldukça dikkat çeken
konut sektörü verilerine de değindi. Yılın başında hafif toparlanma gösteren konut sektörü verilerinin son aylarda hayal
kırıklığı yarattığını belirtti. Enflasyon tarafında son dönemde yukarı yönlü bir hareket görüldüğü fakat hedefin altında
olduğunu belirtti. Bu yıl için hem manşet hem de çekirdek enflasyon (PCE) tahminlerinin %1.5-1.75 aralığında olduğu
bilgisini verdi. İlk çeyrekte yaşanan daralmanın bu yılki tahminlerini aşağı revize etmelerine neden olduklarını belirtirken, önümüzdeki yıllarda ılımlı toparlanmanın devam edeceği ve bu toparlanmaya destekleyecek para politikasının
devam edeceği bilgisini verdi. Yellen’nin ekonomik veriler adına yaptığı değerlendirmeler FED’in ekonomik aktivite
adına beklediği seviyeden halen uzakta olduğunu ve bundan dolayı para politikasının çok hızlı bir şekilde sıkılaştırılmayacağının sinyalini vermiş oldu. Yellen aynı zamanda çıkış politikası üzerinde halen çalışıldığını, sözle yönlendirme
politikasının önemli olduğunu ve çıkış stratejisinin detaylarının yıl içerisinde paylaşılacağını söyledi.
 Almanya’da yatırımcı güveni gerilemeye devam etti. Almanya’da ZEW güven endeksi Temmuz ayında 28.2 olan beklentilerin
altında son 19 ayın en düşük seviyesinde 27.1 olarak açıklandı.
Önümüzdeki 6 aylık dönem için yatırımcının ekonomiye duyduğu
güvenin göstergesi olan Almanya ZEW endeksi son 6 aydır özellikle bölgenin ekonomisini etkileme riski bulunan Ukrayna gelişmeleri
ve diğer Euro Bölgesi ülkelerinde açıklanan ekonomik verilerin
beklentileri karşılamaması nedeniyle geriliyordu. Temmuz ayı verisi ile birlikte arka arkaya 7 ay gerilemiş olan endeksin alt kırılımı
mevcut durum endeksi de uzun bir aradan sonra ilk defa gerileme
gösterdi. Önceki aylarda güçlü seyreden mevcut durum endeksindeki gerileme ile birlikte Alman ekonomisinde yavaşlama sinyalleri
güçlenmeye başladı.
Almanya ZEW Güven Endeksi
80
61.8
60
40
20
27.1
0
Ekonomik Güven
Mevcut Durum
-20
-40
2012
2013
2014
 İngiltere’de enflasyon faiz artış beklentilerini öne çekti. İngiltere’de Haziran ayı yıllık enflasyon oranı sürpriz bir
şekilde %1.5’den %1.9’a sıçrayarak merkez bankası hedefine (%2) yaklaştı ve böylece erken faiz artışı beklentilerinin
daha da öne çekilmesine neden oldu. Piyasa beklentisi olan %1.6’nın da üzerinde açıklanan yıllık enflasyon oranının
yanında enerji, gıda alkol ve tütün ürünlerini dışarıda bırakan çekirdek enflasyon oranının %1.6’dan %2.0’ye yükselmesi yukarı yönlü fiyat baskısının devam edebileceğine işaret etti. Tek seferlik fiyat değişimlerinin de artışta etkili olmasına karşın veri sonrası piyasa beklentisi Sterlin’in hafta başında daha da değer kazanmasına destek verdi.
 ABD’de veriler beklentilerin altında kalsa da toparlanmanın devam ettiğine işaret ediyor. Hafta içerisinde açıklanan perakende satışlar ve sanayi üretimi verileri piyasa beklentilerinin altında kalmasına karşın ABD ekonomisinin
3.çeyreğe iyi bir başlangıç yapabileceğine işaret ediyor. PerakenABD Çekirdek Perakende Satışlar
de satışlar otomobil satışlarındaki sürpriz düşüş nedeniyle Haziran 1.2
(Aylık değişim, %)
ayında bir önceki aya göre beklentilerin altında %0.2’lik bir artış 1.0
kaydetti. Otomobil ve yakıt satışlarını içermeyen çekirdek peraken- 0.8
de satışlar ise %0.4’lük artış kaydetti. Bir önceki ayın artış oranının 0.6
%0.4
da %0.1’den %0.4’e revize edilmesi ile 2.çeyrekte aylık ortalama 0.4
%0.5’lik bir artışa işaret etti. Sanayi üretiminde de artışın devam 0.2
ettiği ve Haziran ayında bir önceki aya göre %0.2’lik artış kaydetti- 0.0
ği görüldü. Üretim aktivitesinin bir başka göstergesi olan New York -0.2
üretim endeksi Temmuz ayı için son 4 yılın en yüksek seviyesine -0.4
ulaştı. Genel endeks 19.3’den 25.6’ya sıçrarken, yeni siparişler -0.6
Haz.13 Ağu.13 Eki.13 Ara.13 Şub.14 Nis.14 Haz.14
endeksi %2.2 artış kaydetti.
2
21 Temmuz 2014
DenizBank Ekonomi Bülteni
Yurt Dışı Gelişmeler
 Çin yıl sonu büyüme hedefine ulaşma yolunda ilerliyor. Çin ekonomisi 2.çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine
göre büyüme oranını %7.4’den %7.5’e yükseltti. İlk çeyrekteki hızıyla (%7.4) büyüme beklentisinden daha hızlı büyüme kaydetmiş olması alınan mini teşvik paketlerinin etkisini gösÇin GSYH Büyümesi
terdiğine işaret eti. Hükümetin bu yıl için belirlediği, %7.5’lik bü- 13
(Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, %)
yüme hedefine ulaşılması için önemli bir sinyal olurken, büyü12
menin hızlanmasındaki faktörün hükümet desteği olduğu ve Nisan ayından itibaren verdiği bu desteği koruması gerektiği görü- 11
şü halen etkili olmaya devam ediyor. Hükümetin yapısal reform- 10
ları gerçekleştirmek adına yeterli istihdam yaratıldığı sürece he- 9
2014 Büyüme
Hedefi : %7.5
defin altında büyüme oranlarını tolere edebilecekleri görüşünü
8
koruyarak ek teşvikler açıklamasa bile Çin’de büyümenin istikrar
kazanmaya başladığına dair veriler de açıklanıyor. Çin ekonomi- 7
%7.5
sinin en büyük parçası olan sanayi üretimi Haziran ayında %9 6
olan beklentilerin üzerinde %9.2 ile Aralık’tan bu yana en güçlü
2009
2010
2011
2012
2013
2014
yıllık artışa işaret etti. Önümüzdeki aylarda açıklanacak yeni
makro veriler büyümenin yukarı yönlü trend oluşturup oluşturmayacağına yönelik belirleyici olacak.
 Brezilya Merkez Bankası politika faizini korudu. Brezilya Merkez Bankası geçtiğimiz yıl Nisan ayından sonra %4.5
olan hedef oranın üzerinde seyreden enflasyon oranı nedeniyle politika faizini (SELIC) kademeli olarak 375 baz puan
artırarak %11 seviyesine yükseltmişti. Haziran ayında yıllık enfSELIC Oranı (%)
18
7.5
lasyon %6.5 ile MB’nin hedef aralığının üst bandına ulaştı. MB
Enflasyon (TÜFE, % - Sağ Eksen)
gerçekleştirdiği toplantı sonrası ise %11’de bulunan politika fai- 16
6.5
zinde herhangi bir değişikliğe gitmedi ve önümüzdeki döneme
yönelik herhangi bir sinyal vermekten kaçındı. Yüksek seyreden 14
5.5
enflasyon oranının tersine ülke ekonomisinde görülen yavaşla- 12
ma ise faizin indirilmesi yönünde baskı yaratıyor. Son 3 aydır
4.5
ülkede sanayi üretimi bir önceki yıla göre önemli ölçüde gerile- 10
meye işaret ediyor. Bu nedenle Ağustos ayında açıklanacak
3.5
olan 2.çeyrek büyüme rakamının negatif gelme ihtimali giderek 8
artıyor. Geçtiğimiz haftalarda Merkez Bankası’nın mevcut politi- 6
2.5
ka faizinin enflasyon oranının hedefine doğru gerilemesine ye- 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014
terli olabileceğine yönelik yorumlarda bulunmuş olması, politika
faizinin en azından yıl sonuna kadar korunabileceği yönünde yorumlanıyor.
 ABD Konut sektöründen negatif sinyaller geliyor. FED Baş- (Bin Adet)
kanı Janet Yellen’in Senato konuşmasında da vurgu yaptığı ko- 2,400
İnşaat Ruhsatları
nut sektöründe hafta içi açıklanan veriler olumlu bir görüntü çizmedi. Hem konut başlangıçları hem de yeni konut inşaat ruhsat- 1,900
Konut Başlangıçları
ları gerileme kaydetti. Konut inşaat başlangıçları Haziran ayında
1025 bin adet olan beklentilerin altında 893 bin adet ile 2013
1,400
Eylül’den bu yana en düşük seviyesine gerilerken, bir önceki
ayın verisi de 1 milyon adetten 985 bin adete revize edildi. Gelecek dönemdeki aktivitenin göstergesi olan inşaat ruhsatları da 900
aynı dönemde 1037 bin adet olan beklentilerin altında 963 bin
adet olarak açıklandı. Açıklanan iki veri seti 2013 yılının sonları- 400
2000 2002 2004 2006 2008 2010 2012 2014
na doğru sektörde görülen yavaşlamanın geçici olmadığına işaret ediyor.
3
21 Temmuz 2014
DenizBank Ekonomi Bülteni
Yurt İçi Gelişmeler
Merkez Bankası Faiz Kararı, Temmuz 2014
 Merkez Bankası (MB) bu ayki toplantısında piyasa ve bizim
beklentimize paralel olarak politika faizi olan bir hafta vadeli
repo ihale faiz oranını %8.75’ten %8.25’e indirdi. Buna ek
olarak, gecelik borçlanma faizini de 50 baz puan düşürerek
%8’den %7.5’e çekti. Diğer taraftan MB, %12 olan borç
verme faizini (Piyasa yapıcılar %11.5) ve %13.5 olan geç
likidite penceresi borç verme faizini değiştirmedi. MB, munzam karşılık oranlarında ve rezerv opsiyon katsayılarında
da değişikliğe gitmedi.
 MB, geçtiğimiz ayki toplantı kararında olduğu gibi küresel
likidite koşullarındaki iyileşmeyi dikkate alarak bir hafta vadeli fonlama faizinde indirime gittiğini ve getiri eğrisinin yataya yakın seyretmesiyle para politikasındaki sıkı duruşun
devam edeceğini belirtti. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurların yakından izlenecek olduğunu tekrarladı.
 MB’nin karar sonrası söylemleri bir ay önceki aykine benzerdi. Önceki toplantı metinlerinden farklı olarak enflasyonun
düşüşünü sınırlayan temel faktör olarak gıda fiyatlarının yüksek seyrine vurgu yapıldı. Geçtiğimiz ay olduğu gibi, birikimli döviz kuru gelişmelerinin yıllık enflasyon üzerindeki olumsuz etkisinin kademeli olarak azalacağını tekrarlandı.
Alınan makro ihtiyati önlemlerin ve sıkı para politikası duruşunun etkisiyle kredi büyüme hızlarındaki yavaşlamanın
makul düzeyde olduğu belirtilirken, yurt içi özel kesim talebinin ılımlı seyrettiği belirtildi.
 Bu ayki faiz indirim kararıyla son üç ayda politika faizindeki indirim 175 baz puana ulaştı, önümüzdeki dönemde de
yurtdışı piyasalardaki risk algısı olumlu olduğu sürece MB’nin ölçülü faiz indirimlerine devam etmesini bekliyoruz. Politika faizinin yılsonunda %7.5 seviyesinde olacağını düşünüyoruz.
Bütçe Dengesi, Haziran 2014
 2014 yılı Haziran ayında Merkezi Yönetim bütçe
dengesi geçtiğimiz senenin altında 613 milyon TL
açık verirken, faiz dışı fazla da 1.0 milyar TL oldu.
Yılın ilk yarısında bütçe açığı 3.4 milyar TL’ye yükselirken, faiz dışı fazla geçtiğimiz senenin %12 altında 23.1 milyar TL oldu.
 Bütçe gelirleri Haziran ayında bir önceki yıla göre
%10 artarak 34.6 milyar TL oldu. Bütçe gelirlerindeki artış vergi dışı gelirlerden kaynaklanırken, vergi
gelirleri Haziran ayında bir önceki yıla göre %7 geriledi. Vergi gelirlerindeki gerilemede KDV iadelerindeki yeni düzenleme nedeniyle düşen KDV gelirleri ile iç tüketimdeki yavaşlama nedeniyle özel tüketim ve ithalden alınan KDV gelirlerindeki gerileme etkili oldu. Gelir ve kurumlar vergisi gelirleri ise Haziran ayında da artmaya devam etti.
 Bütçe harcamaları Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %8 artarak 35.2 milyar TL oldu. Faiz harcamaları
Haziran ayında geçtiğimiz yıla göre yataya yakın seyrederken, faiz dışı harcamalar personel giderlerindeki yükselişin
etkisiyle (%16) geçtiğimiz yılın üzerinde gerçekleşti. Yılın ilk yarısında harcamalar tarafındaki artış ağırlıklı olarak faiz
dışı harcamalardan gelirken, personel giderleri ve cari transferlerdeki yükseliş faiz dışı harcamaların artmasında etkili
oldu.
 Yılın ilk yarısındaki bütçe gerçekleşmelerine baktığımızda, bütçede geçtiğimiz yıla göre bozulma olsa da gerçekleşmelerin 2014 yılı Orta Vadeli programında yer alan yılsonu hedefleriyle uyumlu olduğunu görüyoruz. Bütçe gelirleri ve
harcamaları Haziran ayı itibarıyla 2014 yılı hedefinin sırasıyla %52 ve %49’una ulaşmış bulunuyor. Yılsonunda bütçe
açığı/GSYH oranının Orta vadeli programla uyumlu olarak %1.9 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz.
4
21 Temmuz 2014
DenizBank Ekonomi Bülteni
Haftalık ve Aylık Getiri
Finansal Göstergeler
Para Piyasaları
Jeopolitik risklere yönelik endişeler risk iştahını baskı altına aldı
H. Senedi Piyasaları
3 ay vadeli libor faizleri (USD ve EUR) gerileme eğiliminde
MB’nın faiz indireceği beklentileri ile PPK öncesi yükselen bankacılık hisseleri ile BIST pozitif ayrıştı
Not: Tüm veriler raporun çıktığı Cuma günü saat 12:00 itibarı ile güncellenmiştir.
5
21 Temmuz 2014
DenizBank Ekonomi Bülteni
Tahvil Piyasaları
Finansal Göstergeler
Döviz Piyasaları
Gösterge tahvil getirisi geçtiğimiz haftalık bazda 3 baz puan daha gerileyerek %8.25’e indi
Emtia Piyasaları
Risk iştahının gerilediği hafta USD değer kazandı
Artan risk algısına karşın Altın güvenli liman olmadı
Not: Tüm veriler raporun çıktığı Cuma günü saat 12:00 itibarı ile güncellenmiştir.
6
21 Temmuz 2014
DenizBank Ekonomi Bülteni
Makro Ekonomi & Strateji
FED’in Faizleri Arttırmaya Başlaması Her şeyin Sonu mu?
Geçtiğimiz sene Mayıs’ta FED gevşek para politikasından çıkış planına ilişkin detayları açıkladıktan sonra gelişmekte
olan ülkelerin (GOÜ) yaşadığı volatilite bu yılın ilk çeyreğine kadar etkisini güçlü şekilde hissettirmişti. Yeni FED başkanı
Yellen’le birlikte FED’in yeniden güvercin mesajlar vermeye başlaması ile birlikte volatilite yeniden gerilemeye başladı.
Hatta o kadar geriledi ki –jeopolitik risklere rağmen- 2007 yılından bugüne en düşük seviyelerine indi. Ama er ya da geç
FED faizleri arttırmaya başlayacak. Bunu diğer gelişmiş ülke merkez bankaları da izleyecek. Buradaki soru FED önümüzdeki sene başından itibaren yılın ikinci yarısında faizlerin artabileceğine yönelik güçlü mesajlar verdiğinde piyasalarda
yeniden geçen yıl Mayıs sonrasında görülen volatilite yaşanacak mı? Aşağıdaki nedenlerle bu sefer benzer volatilitenin
2.5
yaşanmasını pek mümkün gözükmüyor.
FED Politika Faizi Beklentileri (%)
Birincisi, FED faizleri hızlı şekilde arttırmayacak, FED başkanı Yellen da faiz
artırımlarının ölçülü olacağını özellikle vurguluyor. Büyüme halen potansiyel
seviyelerinin altında ve o şekilde kalmaya devam edecek. Konut piyasası
bunca parasal gevşeme programına ve buna bağlı tarihi düşük faiz seviyelerine karşın halen istenilen şekilde toparlanmadı. Enflasyon ve enflasyon
beklentileri kontrol altında. Global olarak yatay seyrini sürdüren enerji ve
emtia fiyatları FED’in elini rahatlatan bir başka faktör. Piyasa fiyatlamaları da
bu doğrultuda (yandaki grafik). Piyasalar FED’in 2015’in ikinci yarısında
faizleri arttırmaya başlayacağını, ama 2017’nin sonuna gelindiğinde politika
faizinin halen %2’nin altında seyretmeye devam edeceğini düşünüyor. Diğer
bir ifade ile bir yılda ortalama 75 baz puanlık (bps) artış bekleniyor. Buna
karşın FED’in daha önceki 3 faiz artışı dönemine bakıldığında (yandaki grafik) 1994’te yılda 300 bps, 1999’da yılda 175 bps ve 2004’te de yılda 211
bps’lik artışlar var. Özetle, bu sefer FED hem mevcut ekonomik görüntüsü
hem de daha önceki hızlı artışlarının yarattığı problemleri (1999 ve 2004’teki
hızlı artışları hızlı faiz düşüşleri takip ediyor) hesaba katarak çok hızlı bir
çıkış yapmayacak.
İkincisi, daha önce FED’in faiz artışı yaptığı dönemlerde GOÜ finansal piyasalarının o kadar da sert tepki vermediği görülüyor. Hem 1999 hem de
2004’deki FED’in sert faiz artışı dönemlerinde GOÜ tahvilleri ile ABD tahvilleri arasındaki spreadi gösteren EMBI endeksi benzer şekilde daralma trendine neredeyse hiç ara vermeden devam ediyor. Yerel para cinsi tahvillerde
de benzer bir seyir var. Yanda görülebileceği gibi Türkiye’nin ve diğer
GOÜ’lerde tahvil getirileri FED’in faizlerini arttırdığı dönemlerde aşağı yönlü/
yatay seyrini devam ettiriyor (bu dönemde Türkiye özelinde ekonomik dinamiklerin iyileşmesi ile birlikte risk priminin gerilemesi ve enflasyonun tek haneli seviyelere doğru seyri de etkili)… Benzer şekilde FED’in faiz arttırdığı
dönemlerde hem Türkiye’de hem de dünyada ekonomideki büyüme beklentilerinin olumlu olmasının da etkisiyle hisse senedi piyasaları da olumsuz
etkilenmek bir yana pozitif bir trend gösteriyor (yandaki grafik).
2.0
1.5
1.0
0.5
0.0
Tem.14
9.0
8.0
7.0
6.0
5.0
4.0
3.0
2.0
1.0
0.0
Oca.15
Tem.15
Oca.16
Tem.16
Oca.17
FED Politika Faizi (%)
13 ayda 300
baz puan artış
12 ayda 175
baz puan artış
25 ayda 425
baz puan artış
2 Yıllık Tahvil Getirileri vs Fed Politika Faizi
30
25
20
15
FED'in Faiz Artırdığı
Dönem
Türkiye
Çin
Rusya
Polonya
Meksika
Fed Politika Faizi - sağ eksen
10
5
0
8.0
7.0
6.0
FED Politika Faizi
MSCI Gelişmekte Olan Piyasalar -sağ eksen
MSCI Gelişmiş Piyasalar - sağ eksen
6
5
4
3
2
1
0
2000
1800
1600
1400
1200
1000
800
600
400
200
0
Üçüncüsü, global bazda tarihi düşük seviyedeki faizler GOÜ’lerde farklı 5.0
problemlere neden oluyor. GÜ’lerde zor durumdaki ekonomileri ayağa kal- 4.0
dırma konusunda destek veren düşük faizler, bazı GOÜ’lerde tam tersine 3.0
varlık fiyatlarını sürdürülemez seviyelere yükselmesinde etkili olabiliyor. 2.0
1.0
Çin’deki emlak sektörünün durumu bu durumun en bilinen örneklerinden 0.0
biri. Arz fazlası nedeniyle bugün onlarca konut ve AVM projesi boş halde
duruyor. Bunlardan en ünlüsü 2005’te açılan ve dünyanın en büyük AVM’si
olan South China Mall (Güney Çin AVM’si). Bugün tamamen boş olan AVM’ye turistler sadece fotoğraf çekmek için gidiyor (resimleri internette bulunabilir)… FED’in faizleri yükseltmesi ile birlikte GOÜ’lerde faizlerin yukarı yönlü düzeltme
yapması bu ülkelere zarardan çok fayda sağlayabilir. Bu bazı GOÜ’lerin konut sektörü gibi çok şişmiş sektörlerinde çeşitli
problemler görülebilir ama kamu kesimi gerekli desteği verebilecek pozisyonda. Arka sayfadaki grafikte görülebileceği
gibi 2007 sonrasında GÜ’lerin kamu borcu hızla artarken GÜ’lerde bu %35 gibi çok düşük bir oranda sabit seyretti.
7
21 Temmuz 2014
DenizBank Ekonomi Bülteni
Makro Ekonomi & Strateji
Özetle, FED’in son açıklamaları yılın kalan döneminde piyasalar açısından pozitif bir faktör olacak gibi görünüyor. 2015 yılından itibaren
FED’in çıkış politikasının gündeme gelmesi ile birlikte de 2013’te olduğu gibi GOÜ’lerde kalıcı negatif piyasa hareketleri görülmesi beklenmemeli. FED iletişiminde bundan sonra daha da artan bir oranda faizlerin daha önceki örneklerden daha yavaş arttırılacağını vurgulayacak. Kaldı ki daha önce faizlerin arttırıldığı dönemler ne hisse senedi
ne de tahvil piyasalarında önemli negatif etkiler yaratmış değil. Tüm
bunların da ötesinde ekonomik dinamikler anlamında eskiye nazaran
çok daha sağlam durumdaki GOÜ’ler bütçe ve para politikalarıyla olası problemleri yönetme ve ultra düşük faiz ortamının ekonomilerinde
yarattığı bazı tahribatları düzeltme fırsatını yakalayabilirler.
8
300%
Kamu Borcunun Ekonomiye Oranı (%)
243%
250%
2007
2013
200%
183%
150%
105%
100%
64%
Maastricth
Kriteri: %60
95%
66%
50%
35% 35%
0%
ABD
Euro Bölgesi
Japonya
GOÜ
Download

Yurt Dışı Gelişmeler DenizBank Ekonomi Bülteni 21 Temmuz 2014