558
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
TÜRKİYE TÜRKÇESİNİN ÖNEMİ VE KAZAKİSTAN VATANDAŞLARININ
TÜRKİYE TÜRKÇESİ ÖĞRENME SEBEPLERİ
Melike Yılmaz∗
M. Mansur Düzdağ**
I. Türkçenin Önemi Üzerinde Düşünürler
1.1. Kaşgarlı Mahmud
11. yüzyılda yaşayan Türk dil bilginidir. Dönemin bütün klâsik ilimlerini tahsil etti.
Arapça ve Farsça öğrendi. Saciye ve Hamidiye Medreseleri'nde tahsil gördükten sonra kendisini
Türk dili tetkikatına vakfetmiştir. Bu amaçla Orta Asya'yı boydan boya kat ederek Anadolu'ya
oradan da Bağdat'a gitmiş. 15 yıl boyunca Türkler’in yaşadığı bütün illeri, şehirleri, obaları,
dağları ve çölleri dolaştı. Bu geziler inceleme amaçlı idi. Türkler’in örf ve âdetlerini mahallinde
araştırdı. Gezileri sırasında, ana dili Türkçe’nin Hâkaniye, Oğuz, Kıpçak, Argu, Çiğil, Kepenek
şivelerini de öğrendi. Arapça ve Farsça'yı da çok iyi öğrenmiştir. Sonradan anlaşıldığına göre, bu
geziler Divanü Lugati’t-Türk kitabına, kendi en büyük eserine, önhazırlık olmuş.
"Türk Sözlüğünün Divanı" anlamına gelen Kitâbü Divân-i Lûgat it-Türk (Divânü
Lügati't-Türk ) eseri, yalnız bir sözlük değil; İslâm'dan öncesi Türk edebiyatını, tarihini,
coğrafyasını, folklorunu, mitolojisini aydınlatan ansiklopedik niteliktedir. Türk sözcüğünün
kuvvet, güç, kudret anlamı taşıdığını ilk ansiklopedik şekilde bildiren Kaşgârlı Mahmut'tur.612
Divanü Lugati’t-Türk, bir önsözle sözlük kısmından meydana gelmiştir. Önsözde yazar
Türk dilinin tarifini, lehçelerinin özelliklerini sayar ve dilbilgisi kurallarını, Arapça’dakilerle
kıyaslar. Ana dilinin Arapça’dan çok üstün olduğunu söyler, örnekler verir. Türk dili ve
kültürünü Arap dünyasına tanıtmıştır. Eser Türk dilini Araplara öğretmek maksadıyla yazıldığı
için Arap diliyle kaleme alınmıştır. Divanı- Lugatıt-Türk Arapça bir kitap olmasına rağmen, çok
sayıda Türkçe kelimeler, Türkçe deyimler ve atasözleri bulunmaktadir.
O dönemin Türk hayat ve kültürüne eğilen ünlü alimleriyle birlikte Türk illerini gezmiş
ve çalışmalarında Türkçe yi resmi dil olarak kabul eden Karahanlı Devletinden de büyük destek
gördü. Kaşgarlı Mahmud ortaya koyduğu eserle, Türk dil birliğinin sağlanmasında önemli
katkılarda bulunmuştur.
Kaşgarlı Mahmud’un Türkçe’nin ilk lugat ve gramer kitabını yazacak kadar Türk dilinin
bütün kelime, lehceleri ve edebiyat hakkinda geniş ve derin bilgisi vardı. Esasen onun kültür ve
edebiyat tarihimizdeki yeri, şuurlu bir milliyetçi olmasından ve bilhassa Türk dili için çok
kıymetli bilgilerle zengin bir lügat yazmasındandır. Kendi milletinin diğer milletlerden, yalnız
silah kuvvetiyle üstün olmadığını; dil, kültür ve medeniyet bakımından da Türklerin büyük
mazisi ve büyük geleceği olduğunu eserlerinde şöyle dile getirmektedir.613
“Gördüm ki yüce Tanrı, devlet güneşini Türkler’in burçlarından doğdurmuş. Göklerdeki
daireleri, onların devletleri çerçevesinde döndürmüş. Onlara Türk adını (kendisi) vermiş. Onların
∗
Süleyman Demirel Üniversitesi,Filoloji Fakültesi,Almaatı,Kazakistan
MA. M. Mansur DÜZDAĞ, Özel Fatih Fen Lisesi, İstanbul, Türkiye
**
612
613
Kaşgarlı Mahmud, http://tr.wikipedia.org/wiki/Ka%C5%9Fgarl%C4%B1_Mahmud ( 10.07.2008)
Banarli, Nihat Sami, Resimli Türk Edebiyat Tarihi, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul, 2001, S. 250 – 251
559
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
yeryüzünün hakani kılmış. Asrımızın hakanlarını hep onlardan çıkarmış. Cihan halkının
dizginlerini onların eline bırakmış. Onları her halka üstün eylemiş. Doğrulukta onlara (her
zaman) yardımcı olmuş. Onlara intisab edenleri, onların hizmetinde bulunanlara (hep) aziz
kılmış, (bütün) dileklerine erdirmiş. (böyle kimseleri) kötülerin şerlerinden korumuş. Oklarının
saplanmasından korunabilmek için, aklı başında olanlara, (Türkler’in) halleriyle hallenmekten
başka çare kalmamış. (Halbuki) onlara dert dinletmek ve gönüllerini kazanmak için kendi
dilleriyle konuşmaktan daha güzel vasıta yoktur.Her kim onların diline sığınırsa onu
kendilerinden sayıp her türlü tehlikeden kurtarıyorlar. Bunun içindir ki Türk olmayanlar da Türk
diline sığınmakta ve bu vesile ile zarar ve ziyandan kurtulmaktadır”614
Hatta Kaşgarlı Mahmud’un Türklere olan iftiharı bununla da yetinmiyor ve şunları da
söylüyor: “Türk, Tanrı’nın Nuh oğlu Türk’ün oğullarına verdiği addır…Biz, Türk adını yüce
Tanrı vermiştir, dedik, çünkü bize Kaşgarlı Halef oğlu imam, Şeyh Hüseyin; ona da Ibnu’l-Garki
denilen kimse haber vermiştir ki;Ibni Ebi’d-Dünya’nın ahir zaman üzerine yazdığı kitapta
Allah’ın resulüne senedle ulaşan, bir hadis yazılıymış. Bu hadise göre yüce Tanrı buyurmuş ki:
‘Benim bir ordumvardır. Ona Türk adı verdim. Onları Doğu’da yerleştirdim.Bir kavme
gazaplanırsam Türkleri o kavmin üzerine yollarım…İşte bu bütün insanlara karşı bir üstünlüktür.
Çünkü Allah, onlara ad vermeği üzerine almıştır, onları yeryüzünün en yüksek yerinde, havası en
temiz ülkelere oturtmuştur. Onlara ‘kendi ordum’ demiştir. Bundan başka, Türklerde güzellik,
tatlılık, yüz güzelliği, edeb, büyüklere saygı, sözünde durma, sadelik, öğünmemek, kahramanlık,
mertlik gibi öğülmeye değer, sayısız fazilet vardır”615
Görüldüğü üzere, Kaşgarlı Mahmud, Türklere ve Türk diline hayran bir dil bilginidir. 11.
yüzyılda Türkçe’nin geleceği yeri belirlemiştir.
Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığının girişimiyle UNESCO,
Türkçe'nin ilk büyük sözlüğünü ve ilk Türk Ansiklopedisini hazırlayan Kaşgarlı Mahmud'un
doğumunun 1000'inci yılı olması dolayısıyla 2008 yılını Kaşgarlı Mahmut Yılı ilan etmiştir.
1.2. Ahmet Yesevi
12. yuzyilda yasayan Piri Türkistan diye anılan Hoca Ahmed Yesevi Türk dünyasının
yetiştirdiği önemli şahsiyetlerden ve Türklüğün sembol isimlerinden biridir.
Ahmet Yesevi Türk tasavvuf geleneğinin kurucusu ve kendisinden sonraki büyük
mutasavvıflar ; Yunus Emre, Mevlana, Hoca Bektaşi Veli gibi şahsiyetler üzerinde etkisi
görülmüştur ve bundan dolayidir ki anadolunun bir Türk yurdu haline gelmesinde Ahmet
Yesevi’nin de manevi rolü oldugu gorulmektedir. Sade ve açık üslubuyla insanlığın ihtiyacı olan
yüksek değerleri; dostluğu, sevgi ve hoşgörüyü eserlerinde dile getirmiştir.
Yesevi, İslam tasavvufunu esas alan, bilim, edebiyat ve sanata önem veren bir medrese
kurdu. Bu medresenin konuşma dili, yazışma dili, şiir ve edebiyat dili, eğitim ve öğretim dili
türkçe idi. Bu medreseden yetişen binlerce insan Türk dünyasının var olduğu her yere yayıldılar.
Orta Asya’dan Anadolu’ya kadar gelerek hocaları Yesevi’nin Türkçe şiirlerini her yerde
seslendirmişlerdir. 616
O zamanın Farsça kullanan düşünürleri, yesevi’yi Türkçe yazdığı için eleştirmişlerdir.
Yesevi ise 71. hikmetinde Tükçeyle ilgili söyle demektedir;
614
Divanı Lügatıt- Türk, Tıpkıbasım, S.3, ve Atalay, Besim, Divanü Lügati’t Türk Tercümesi, Ankara, 1941, S 4
Divanı Lügatıt- Türk, Tıpkıbasım, S.3, ve Atalay, Besim, Divanü Lügati’t Türk Tercümesi, Ankara, 1941, S 4
615
616
Ahmet Yesevi, www. antisourtimes.com/ahmetyesevi
(07.06.2008)
560
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
“Hoş görmemekte alimler sizin dediğiniz Türkçe’yi
Ariflerden işitsen açar gönül ülkesini
Ayet hadis anlamı Türkçe olsa uygundur,
Yol göstericidir Hoca Ahmed marifetin gülistanı
Sözler sözü gerçek açar gönül ülkesini….
Miskin, zayıf hoca Ahmed yedi ceddine rahmet,
Farsça dilini bilerek güzel söylemekle Türkçeyi….”617
Ahmet Yesevi’nin şiirleri öğretici mahiyette ve yüksek sanat seviyesinden uzak
yazılmıştır. Bu manzumeler yazarın inanış ve söyleyişindeki samimiliğinden almıştır. Bu
manzumelere Hikmet adı verilmiştir. Onun birinci eseri, Türkistan’da onun himmeti ile
başlandıktan sonra diğer Türk illerine dal budak salarak gelişen Türk halkı sofiliğidir. İkinci eseri
de bu yolda söylediği Hikmet’lerin bir araya toplanmasından meydana gelen Divan-ı Hikmet adlı
tasavvufi şiir kitabıdır. 618
Ahmet Yesevi ‘Divan-ı Hikmet’ ile Arap ve Fars dilini bilmeyen Türkistanlılara, çevrede
yaşayan bütün Türk dünyası insanlarına Kuran-ı Kerim ve hadis-i şerif anlamlarini Türkçe
şiirlerle ifade etti.Ahmet Yesevi etrafında İslam ile yeni tanışmış, ancak ona çok güçlü ve
sarsılmaz bir şekilde bağlanmış olan Türk talebelerine, onların kolayca anlayabilecekleri şekilde,
Türkçe olarak hitap etmişti. Arapça ve Farsçayı çok iyi bildiği halde, uzlete çekildiği çile
hanesinde çevresinde halkalananlara hep Türkceyle irşatlarda bulunmuştur.
Türklük dünyasının manevi atalarından Ahmet Yesevi için Türkiye Cumhuriyeti ve
Kazakistan Cumhuriyeti tarafından çeşitli sempozyumlar, toplantilar düzenlenmiştir. Örneğin
Kazakistan Cumhuriyetinin düzenlediği “Ahmet Yesevi Dünyası” konulu milletlerarası Yuvarlak
Masa Toplantısı gibi. Bu toplantıda Ahmet Yesevi konusunda yapılan çalışmalar ve planlanan
faaliyetleri o zamanın T. C. Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek Kazakistan’da neşredilen
Ahmet Yesevi’nin türbesiyle ilgili eserin Türkiye Türkçesi’ne aktarılmasının tamamlandığı,
Türkiye’de Ahmet Yesevi ile ilgili kitap ve makaleleri içerisine alacak ‘Ahmet Yesevi ve
Çevresinde Oluşan Kültür Değerleri Bibliyografyası’ hazırlıklarının yapıldığını dile getirmistir.
619
Ahmed Yesevinin kitaplarının bütün Türkistan’da el yazması nüshalarla dağıtılması gibi,
geçen asırda Taşkent’te ve İstanbul’da bir çok defa baskısı yapılmis, bugünlerde de
Özbekistan’da, Kazakistan’da ve Doğu Türkistan’da bir çok kitapta ve antolojide basılıp,
araştırılmaktadır.
Kazakistan Cumhuriyeti bağımsızlığına kavuştuktan sonra Türkistan’da Yesevi Uluslar
arası Kazak-Türk Üniversitesi açıldı. Bu universitenin bölümlerinde ilk günden itibaren Yesevî'yi
tanımak ve tanıtmakla ilgili özel dersler yapılmaya başlandı. Üniversitede Yesevî hakkında ilmî
laboratuar açıldı, şâirin mirasını araştırma hedefi doğrultusunda ilk defa "Yesevî Eğitimi" adlı
ilmî makaleler külliyatı yayınlandı. Yesevî'nin eserleri üzerinde, yüksek lisans, doktora
seviyesinde çalışmalar yapıldı, Yesevi hakkinda yapilan akademik faaliyetler ve calismalar
617
Ahmet Yesevi, 71. hikmet , http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Tempdosyalar/211260__ahmedyesevi.pdf (07.06.2008)
Banarli, Nihad Sami, Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul, 2001, s 276
619
Sertkaya, Osman Fikri, 1993 Yesevi Yilinin Ardindan, Turk Dil Kurumu Yayınları 633, Ankara, 1996
618
561
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
desteklenmeye başladı. 2001 yılında Türkistan'da açılan Türkoloji İlmî Araştırma Enstitüsü'nün
"Yesevî'yi Araştırma" bölümü, şâirin mirasını incelemeye, araştırmaya başladı. Yesevî hikmetleri
ile bu konuda yazılan ilmî eserler de yayınlanmaya başladı. 620
Bunlardan da anlaşıldığı üzere büyük Türk düşünürü Ahmet Yesevi için Kazakistan
Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyetinin ortak mirasları için ortak çalışmalar yaparak ortak
düşünürlerine sahip çıktıklarını görmekteyiz.
1993 yılında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı tarafından Ahmed Yesevi yılı olarak ilan
edilmiştir.
12.10.1998 tarihinde UNESCO Türkiye Milli Komisyonu ile ortaklaşa "Ahmet Yesevi'nin Fikir
Dünyası" konferansı gerçekleştirildi.
1.3. Kazak Şairi Abay
1845 –1904 yıllarında yaşayan bir Kazak şair, besteci ve filozofuydu.
Abay’ın Kazak kültürü ve halk bilimine yaptığı ana katkılar, büyük bir milliyetçilik
duygusu besleyen ve Kazak halk kültürünün gelişmesini sağlayan şiirleriyle olmuştur. Abay’ın
hayatı boyunca sosyo-politik ve sosyo-ekonomik değişimler meydana gelmiştir. Gelişen
Kazakistan’da Rusya’nın, Batı ve Asya gibi birkaç kültürün yaşam felsefelerinde n etkilendiği
görülmektedir. Abay o dönemlerde sık sık sehrin kütüphanesine giderek edebi, felsefi ve tarihi
eserleri okudu. Rus edebiyatıyla tanıştı, Puşkin, Krilov, Çernisevki, lermantov, Nekrasov gibi
Rus yazar ve düşünürlerin kitaplarını okudu. Aynı zamanda Spencer, Goethe, ve Byron gibi
Avrupalı yazarların Rusça’ya çevrilmiş kitaplarini da okuyarak Kazak toplumundaki sosyal ve
siyasal olayları daha iyi değerlendirecek hale geldi. Halkın bu yeni usullerle eğitim görmesi için
çaba saffetti.
Abay sadece Kazak edebiyatında tanınmadı, aynı zamanda Türk kültüründe ve dünya
kültüründe de yeni bir çığ açmasıyla tanındı. Bu çerçevede Zeytinburnu Belediye Başkanlığı ile
Kazak Türkleri vakfının ortaklaşa düzenlediği etkinlikte, Zeytinburnu’nda bir caddeye Abay ismi
verilmiştir. Daha sonrada Zeytinburnu’nda bir okula ‘Kazlıçeşme Abay İlköğretim Okulu’ adı
verilmiştir, ve Kazakistan Nursultan Nazarbayev 21 Mayıs 2003 tarihinde okulun açılış törenine
bizzat katılmış ve Abay’ın Türk dünyasında ki önemini açıkça göstermiştir. 621
Kazak Türkleri arasından yetişmiş büyük dilci Türkolog ve edebiyat alimi Ahmet
Baytursınulı (1873-1937) kitabı ‘Ahmet Baytursınov Şıgarmaları’nda Abay hakkında şunları dile
getirmiştir; “Kazakların baş şairi Abay ( asıl adı İbrahim) Kunanbayev’dir. Bizim bildiğimiz,
Kazak bozkırlarında eskiden ve bugün onu aşmış bir ozan yoktur. Akmolla ve Semey gibi
bölgelerde Abay’ı bilmeyen de yoktur. Akmolla bölgesine komşu Torgay’da Abay’ı bilen adam
az, hatta yok desek de olur. Böyle olması da eserinin basılmamasındandır. Abay’ın eserleri kitap
olarak basılıp çıkıncaya kadar, Abay’ın adı da,eseri de Torgay bölgesinde işitilmemişti. Akmolla
ve Semey bölgelerinde ise Abay’ın adını, eserini işitmedim diyene epeyce hayret edilir. Ben
Akmolla bölgesine ilk vardığımda, Abay’ı bilmeyişime, eserini işitmedim dememe şaşırmışlardı.
Nerede ozanlar hakkında veya ozanların eserleri hakkında sohbet olsa, Abay’ın eserini övemeyen
adam yoktu. Abay’ın eserini görmeden evvel, övenlere inanmadım. 1903 yılında Abay
eserlerinin bulunduğu bir defter elime geçti. Okuyunca gördüm ki başka ozanların sözleri gibi
620
Ahmet Yesevi,
http://www.kultur.gov.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFF0BAEEC8E5E2224408868BB75A3ED2E2 (04.06.2008)
621
Kara, Abdulvahap, Bir Söz Sanatı Ustası Kazak Milli Şairi Abay Kunanbayoğlu, Kazak Türkleri Vakfı Arman Dergisi, Aralık
2004, sf 22-24
562
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
değil. Abay sözlerini sıradan insanın anlaması zor, ama bu zorluk Abay’ın ifade edememesine
bağlı bir kusur değil, okuyucuların onu anlayacak dereceye ulaşamamasından doğan bir
eksikliktir. Böyle olunca da kusur yazarda değil, okuyucudadır.” diyerek Abay’ın neden az
tanındığını ve aynı zamanda Kazak edebiyatında nasıl değerli bir ozan olduğunu göstermektedir.
622
Prof. Dr. Rabiga Sızdıkova Kazak Türkçesi ve edebi Kazak Türkçesi ile abay üzerinde
çalışmalar yapan dil tarihçisidir. Abay’ın kullandığı dili ise şöyle yorumlamaktadır.
“Abay’a kadar Kazaklarda, ağızca gelişen, folklor dilinden başka yazarlı (yazarı belli olan)
edebiyatın da dili oldu. Buna ben ‘ağızca gelişen edebi dil’ diyorum. Ve Abay Kazak halkına
başka halklar gibi büyük edebiyatın gerekli olduğunu Kazak halkının da yazma dilinden
yararlanması gerektiğini, Kazak halkının bütün mirasının yazı dilinde kalması gerektiğini
düşünüyordu. Dolayısıyla Abay’ın önünde iki dil bulunuyordu. Ağızca gelişen yazı dili yani Orta
Asya Türk edebi dilidir. Buna Avrupa filologları Çağatay Dili diyorlar. Bütün Orta Asya, İdil
boyu Türkleri, Kuzey Kafkas Türkleri, Azerbaycanlılar, Türkiye Türkleri, Özbekler, ve
Türkmenlerin kullandıkları edebi dili Kazaklar da kullandılar, bu dilde Kazaklarda yazdılar.Abay
medrese okudu. Demek ki Abay’ın öğrendiği okuduğu dil Çağatay dili oldu. Abay Kazak dilinde
okumuş, bilim almış değil; O Çağatay dilinde tahsil gördü. Abay 15-16 yaşlarında iken şiirlerini
Çağatay Türkçe’siyle yazmaya başlamıştı. Kitaplarında Çağatay Türkçe’siyle yazılmış üç şiiri
bulunmaktadır.İşte Abay, sadece sözü güzel, dili sade, en güçlü, şair diye belirtmekle kalmayıp,
bununla birlikte on bir milyonluk Kazak halkının milli dilinin de temelini sağlamlaştırmıştır.” 623
Türkiye Türkçesinden etkilenmesini ise şöyle dile getirilmiştir.
“Türk haklarının içinde, şüphesiz, Çağatay şivesini okuduktan sonra, o zamanda çıkan Türkiye
Türkçesi yazıları da okumuş olması gerekir. O hususta kesin, Türklerden şu yazarı okudu, şu
yazarla ilgili söz söyledi gibi bende şimdilik bilgi yok. Fakat şüphesiz, Çağatay dilini bildikten
sonra bu dillerde yazılmış olan eserleri tanıyıp biliyordu.” 624
Tüm bu çalışmalarda görüyoruz ki, Abay sevdiği halkın toplumsal ilerleyişini daha da
ötelere ulaştırmış, halkın milli düşünce ve duygusunu geliştirmiş, özellikle de milli edebiyatı
gelişmesinde büyük rol oynamıştır.
Sadece Türk kültürüne değil aynı zamanda dünya kültürüne de mal olmasından dolayı,
1995 yılı UNESCO tarafından bütün dünyada “Abay Yılı” olarak ilan edilmiştir.
II.Türkçe Olimpiyatlarının Dünya’nın Çeşitli Ülkelerinde Türkiye Türkçe’si
Öğrenilmesine Olan Katkısı
Türkiye Türkçe’sinin daha yaygın bir şekilde kullanılmasını sağlamak ve Türkçe yi en iyi
öğrenenleri ödüllendirmek amacıyla 2003 yılından beri Uluslararası Türkçe Olimpiyatları
düzenlenmektedir. Bu olimpiyatlar yurt dışında Türkçe öğrenmeye karsı büyük bir istek
uyandırmıştır. Asya, Avrupa, Amerika, Afrika ve Avustralya’da Türkçe öğrenen binlerce
öğrencinin mevcudiyeti, Türkçe’nin dünya dilleri arasına girebileceğini göstermektedir.
622
Baytursınuli Ahmet, Kazakların Başşairi, Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi, Güz 1996, sayı:2
Duman, Musa, Prof Dr. Rabiga Sızdıkova ile Kazak Türkçesi ve Abay Üzerine, Türk edebiyatı Aylık Fikir ve Sanat Dergisi,
Yıl: 22, Sayı:253, Kasım 1994
624
Duman, Musa, Prof Dr. Rabiga Sızdıkova ile Kazak Türkçesi ve Abay Üzerine, Türk edebiyatı Aylık Fikir ve Sanat Dergisi,
Yıl: 22, Sayı:253, Kasım 1994
623
563
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Olimpiyatlar Millî Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk Dil Kurumu,
TİKA, Atatürk Kültür,Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Türk
Ocakları Genel Merkezi, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür (UNESCO) gibi önemli
kurumlar tarafından desteklenmektedir. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nın altı yıl içinde
gösterdiği büyük başarı, Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı
tarafından ödüllendirildi. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’na 2007 yılı Avrupa Dil Ödülü
verildi.
1. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’na 17, 2. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’na 21, 3.
Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’na 42, 4. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’na 83 ülke
katılmıştır. 5. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’na 100 ülkeden 550 öğrenci katılmıştır. 21
Mayıs - 01Haziran 2008 tarihlerinde ise 6. Uluslar arası Türkçe Olimpiyatları’na ise 110 ülkeden
550 öğrenci katılmıştır.
Birçok ülkede Türkçe Olimpiyatları elemeleri, o ülkenin üst düzey yetkilileri ve
Türkiye’den üst düzey katılımlarla gerçekleşiyor.
“Türkçe Olimpiyatları” bir final niteliğindedir. Öğrenciler finale gelene kadar birçok
aşamadan geçmektedirler. Öğrenciler Türkiye’de yapılan finale katılabilmek için bir yıl boyunca
Türkçe öğreniyorlar, önce sınıf elemesinden ve okul elemelerinden, daha sonrada ülke
elemelerinden geçerek Türkiye’ye gelebiliyorlar. Bu bir yıllık süreçte yaklaşık 10.000 öğrenci
elemelere katilmaktadir.
Türkçe olimpiyatları öğrencilerin sadece Türkçe becerilerinin değerlendirildiği bir
olimpiyat değil aynı zamanda katılımcılar Türk kültürünü de yakından tanidiklari bir
organizasyondur. Türkçe şiir ve şarkıların okunduğu, tiyatro, skeç, sunum gibi özel becerilerin
Türkçe olarak sahnelendiği, Türkçe genel kültür ve makale yarışmalarının yer aldığı
olimpiyatlarda öğrencilerin Türkçe’ye ve Türk kültürüne karşı ne denli aşina oldukları
görülmektedir. Örneğin 6. Türkçe Olimpiyatlarında Endonezya’li öğrencilerin Mehter gösterisi
yapması, Vietnam ekibinin zeybek oyunu gosterisi yapması gibi.
Türkçe Olimpiyatları Tertip Heyet Başkanı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, 6. Türkçe
Olimpiyatları Finalinde ‘Türkçe olimpiyatlarının temel amacının güzel Türkçe’mizi bütün
dünyada, gittikçe artan ölçüde öğretenler, öğrenenler, destekleyenler teşvik etmektedir.
Türkçe’mizin bir sevgi dili, bir hoşgörü dili halinde dünya dilleri arasındaki yerini almasidir. Bu
temelde devletin desteklediği sivil toplum hareketidir.’demiştir. Aynı zamanda Türk Dil Kurumu
Başkanı Sükrü Akan’ın ‘Türkçe dünyanın 110 ülkesinde konuşulan dil konumuna gelmiştir’
diyerek Türkçe olimpiyatlarının amacını ve Türkçe’nin dünya dili olmadaki konumunu dile
getirmişlerdir.
Türkçe Olimpiyatları Tertip Heyeti tarafından Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan
Nazarbayev’e Türk diline katkılarından dolayı 2008 yılı ‘Atatürk Türk Dili Ödülü’ verilmiştir. 625
III.Türkiye – Kazakistan İlişkileri
3.1. Türkiye-Kazakistan Siyasi, Ekonomik ve Ticari İlişkilerinin Türkiye
Türkçe’sinin Öğrenilmesine Olan Katkısı
Sovyetler Birliği’nin yıkılması sürecinde Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan,
Kırgızistan ve Kazakistan bağımsızlığını kazandı. Türkiye Cumhuriyetinin 8. cumhurbaşkanı
olan Turgut Özal bağımsızlığını kazanan bu ülkelerle Türkiye sıkı işbirliği geliştirmesi için çaba
625
Uluslararası Türkçe Olimpiyatları, www.turkceolimpiyatları.org (10.06.2008)
564
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
harcamış, 1992 yılında Ankara’da 1. Doruk Toplantısı yapılmıştı. Bu 1. Doruk Toplantıda
toplantıya katılan liderlerin çoğu Türkçe değil, Rusça konuşuyorlardı. Dolayısıyla dil konusunun
basit bir konu olmadığı görülmüştür. 626
Ancak 17.12.2006 yılında Antalya’da yapılan Türk Devlet Başkanları 8. Doruk
Toplantısına baktığımızda dil konusunda değişiklerin olduğunu görüyoruz. Kazakistan
Cumhurbaşkanı Nursultan NAZARBAYEV’in 8. Doruk Toplantısında Türkçe konuştuğunu
görüyoruz.
“Öncelikle geçenlerde dili bir, tarihi ortak Türk Dili konuşan devletler ve topluluklar
Kurultayı’nın gerçekleşmiş olduğunu ifade ederek bugün de Türk Dili Konuşan Devlet
Başkanlarının bir araya gelmesini sağlayan Türkiye Cumhuriyeti yönetimine, ayrıca bizleri
daima sıcak şekilde karşılayan kardeş Türk halkına tüm kalbimle teşekkürlerimi iletmek
istiyorum. Bugünlerde toplam sayısı 200 milyona yakın ve dünyanın dört bir köşesine dağılmış
olan Türkler, bundan on dört yüzyıl önce tek dilde konuşup, Türk Kağanlığı adındaki tek devlet
çatısı altında yaşamıştır. ‘Dünyada Türkün Türk’ten başka dostu yoktur.’şeklinde Atatürk’ün
ifade ettiği gibi burada biz önümüzdeki yüksek amaçlara daima dost ve kardeşçe birlikte
ulaşmalıyız. Zaman, birbirimizi daha da yakınlaştıracak ve kardeşlik, işbirliğine yönelik atılacak
somut adımlarımızı sıklaştırarak ortak etkinlikleri gerçekleştirmenin gerekliliğini göstermektedir.
Kazakistan’da hayata geçirilen ‘Kültürel Miras’ programının çerçevesinde halkımızın zengin
tarihi, halk edebiyatı, milli değerleri, el sanatları ve gelenek görenekleri araştırılarak derlenmekte
olup, yayımlanmaktadır. Bundan hareketle ‘Türk dili konuşan halkların kültürel mirası’ adlı
uluslar arası program oluşturulması için birlikte çaba sarf edebileceğimizi düşünüyorum.Türk dili
konuşan ülkeler arasındaki kültür ilişkilerini geliştirerek, kendi dillerimizi, ortak tarih, sanat
edebiyat ve şiir antolojileri yayınlanması ve bun eserlerin dünya dillerine tercüme edilmesini
sağlamalıyız. Böylece tüm dünya bizi tanıyacaktır. Bu açıdan Kaşgarlı Mahmud’un ‘Divan-ı
Lügat-it Türk’ eserinin Kazakistan yayınevleri tarafından ilk defa Rus diline çevrilmesiyle eski
Sovyet coğrafyasındaki Türk dili konuşan halkların eşsiz hazineleri geri kazandıklarını
mutlulukla belirtmek isterim”627
Nursultan Nazarbayev bu açıklamalarıyla Türk dünyasının bütünleşmesiyle, ekonomi,
siyaset, uluslararası ilişkiler, kültür, ve dilde daha büyük sonuçlara ulaşılabileceği konusu
üzerinde durmuştur. Ancak böylelikle Türk dünyasının her alanda parlak geleceğine sahip
olunabileceğini belirtmiştir. Aynı zamanda bu toplantıda Kazakistan Cumhurbaşkanı olarak
Türkiye Türkçe siyle bildiri sunması Türkiye Türk’çesine verdiği önemi göstermiş ve dikkatleri
üzerine çekmiştir.
Görüldüğü gibi Nazarbayev Orta Asya’da kültür, dil, siyaset birliği oluşturmaya
çalışmakta, ve bu birlik aynı zamanda ekonomik birliği de kapsamaktadır.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB yada Sovyetler Birliği) 1991 yıllında
resmen dağılmasından sonra Türkiye; Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlığını ilk tanıyan ülke
olarak ilişkilerini güçlendirecek zemin hazırlamış oldu.
Türkiye 16 Aralık 1991 tarihinde bağımsızlığını ilan eden Kazakistan’ı aynı gün tanımış
ve onunla diplomatik ilişki kuran ilk ülke olmuştur. Aynı zamanda Türkiye; Kazakistan ile
bağımsızlığından itibaren çeşitli sahalarda iki ülke arasında siyasi, eğitim, kültür, ticaret ve
626
Kemal, İsmail, Türk Dili Konuşan Ülkeler, http://www.kibrisgazetesi.com (13.07.2008)
Türkçe Konuşan Devlet Devlet Başkanları 8. Doruk Toplantısında Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in
Yaptığı Konusma,
http://www.milliyetciforum.com/turkce-konuşan-devlet-başkanları-kazakistan-cumhurbaşkanı-nursultan-nazarbayev (9.07.2008)
627
565
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
ekonomik işbirliği alanlarında 100 e yakın işbirliği, anlaşma ve protokol imzalamıştır. 628
Kazakistan Orta Asya’da Türk yatırımlarının önemli bir kısmına ev sahipliği
yapmaktadır. Türkiye sermaye miktarı bakımdan Kazakistan’da ki en büyük dördüncü (ABD,
Güney Kore, ve İngiltere’den sonra ) yatırımcı ülke olup, aynı zamanda ülkedeki en çok yabancı
sermayeli şirkete de sahiptir. Bu ülkede 129 şirket faaliyet göstermektedir ve toplam sermaye
miktarı 1.3 milyar ABD Doları aşmıştır. Kazakistan’daki Türk şirketlerinin % 69’u tamamen
Türk sermayeli, % 25’i Kazak firmalarıyla ortaklık, geri kalanı ise çokuluslu şirketlerle ortaklık
şeklindedir. Kazakistan’daki Türk yatırımları yaklaşık % 85 i yerel halk olmak üzere 10 binin
üzerinde kişiye istihdam sağlamıştır. Kazakistan’da ki Türk yatırımlarının 1/3 ü petrol
alanındadır. T.P.A.O. Kazakistan’daki en büyük Türk yatırımcıdır. 629
Türk işadamlarınca gerçekleştirilen bu yatırımlar daha çok ticaret, telekomünikasyon, otel
işletmeciliği,tarım ürünleri üretimi, süper market işletmeciliği, matbaacılık, petrol ürünleri, gıda,
tekstil ve hizmet sektöründe büyük yatırımlar gerçekleştirerek hem Kazakistan’ın ekonomisinin
büyümesini etkilemiş hem de Türkiye-Kazakistan ekonomik, sosyal, kültürel alanlardaki
ilişkilerin daha da gelişmesini sağlamıştır.
Türkiye’nin Kazakistan’da en büyük dördüncü yatırım yapan ülke olması, Kazakistan’da
129 Türk şirketinin faaliyet göstermesi, burada 10 binin üzerinde kişiye istihdam sağlaması
elbetteki buradaki halkın meslek edinmeleri yanı sıra özel eğitim almalarını da sağlamıştır.Bu
denli büyük yatırım ve istihdamlar elbette ki Türkiye Türkçe sinin öğrenilmesine katkı
sağlamıştır.
3.2. Türkiye – Kazakistan Eğitim İlişkilerinin Türkiye Türkçe’sinin Öğrenilmesine
Olan Katkısı
1991 tarihinde bağımsızlığını ilân eden Kazakistan Cumhuriyetiyle diplomatik ilişkiler, 2
Mart 1992 tarihinde başlamış olup aynı yıl Almatı’da T.C. Büyükelçiliği kurulmuştur.
Türkiye- Kazakistan eğitim ilişkisi ise; 1992 yılı başında Türk yetkililerinden oluşan
heyetin Kazakistan’a yaptıkları ziyaret ve bu ziyarette eğitim iş birliği konularının genel
kapsamını belirleyen ön protokollerin imzalanması ile başlamıştır.
1992 yılındaki ilk mutabakat zaptı ile uygulanmaya başlanan Büyük Öğrenci Projesi
kapsamında; 1992-1993 öğretim yılından günümüze Kazakistan’a 4449 yüksek öğrenim
kontenjanı verilmiş, bu kontenjanın 2985 'i kullanılmış olup 763 öğrenci de mezun olmuştur.
Halen Kazakistanlı 552 öğrenci devlet burslusu olarak ülkemizde öğrenimlerine devam
etmektedir. Türk Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Kazakistan’da açılan öğretim kurumlarının
ders ve kültür kitapları ile eğitim araç-gereç ihtiyaçları karşılanmaktadır.
29 Eylül-3 Ekim 1992 tarihleri arasında Bişkek’te yapılan “Türk Cumhuriyetleri Eğitim
Bakanları ve Türk Halkları Temsilcileri II. Konferansında alınan, edebiyat ve tarihte ortak
program hazırlanması amacıyla bir komisyon kurulması ve çalışma prensiplerini ve süresini
belirlemesi, kararı gereği Kazakistan’dan bir edebiyatçının da katılımı ile oluşturulan
komisyonlarca Türk Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde hazırlanan Ortak Türk Edebiyatı Lise
Ders Kitabının kaynak kitap olarak “Türk Dünyası Edebiyatı” adı altında TİKA tarafından basımı
yapılmış ve Kazakistan’a gönderilmiştir.
628
Batmaz, Nihat, Türkiye-Kazakistan Arasındaki Ticari-Ekonomik İlişkiler, Türk Müteşebbislerin Bu Ülkede Yaptıkları
Yatırımların Boyutu ve Karşılaştıkları Sorunlar, Bilig, Bahar 2004, sayi: 29: 83-104
629
Adanali, Neslihan,Türkiye-Kazakistan Ekonomik ve Ticari İlişkiler ,İzmir Ticaret Odası, Temmuz 2006, www.izto.org.tr
(13.07.2008)
566
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
İki ülke arasında 31 Ekim 1992 tarihinde imzalanan anlaşma gereği Türkistan şehrinde
Hoca Ahmet Yesevi Uluslar Arası Türk Kazak Üniversitesi kurulmuştur.
Türk Milli Eğitim Bakanlığı Kazakistan’da açılan Almatı Türkiye Türkçesi Eğitim Öğretim
Merkezi ile Çimkent Yaygın Mesleki Eğitim Merkezi bulunmaktadır.
Kazakistan’ın ihtiyacı olan ara elamanların yetiştirilmesine yardımcı olmak, Türk Kültürü
ile birlikte Türkiye Türkçesinin öğretilmesine katkıda bulunmak, milli, manevi, tarihi bağları
güçlendirmek amacıyla Kazakistan Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti Eğitim Bakanlıkları
arasında imzalanan Mutabakat Zabıtları ve Protokoller çerçevesinde Almatı Eğitim
Müşavirliğimizin 26 Mart 1996 gün ve 02.140 sayılı teklifi, Bakanlığımızın 15 Nisan 1996 gün
ve 4179 sayılı olurlarıyla Almatı Türkiye Türkçesi Eğitim Öğretim Merkezi açılarak 01 Eylül
1997 tarihinde eğitim öğretime başlamıştır.
Almatı Türkiye Türkçesi Eğitim Öğretim Merkezinden bu güne kadar 1842’si kız ve
272’si erkek toplam 2114 kişiye çeşitli seviyelerde sertifika verilmiştir.
26 Şubat 1996 tarih ve 841 sayılı Makam Onayı ile açılan eğitim merkezi Çimkent
eyaletinin KENTAV şehrinde Ahmet Yesevi Üniversitesince tahsis edilen binada faaliyetini
sürdürmektedir. Sıhhî tesisat, elektrik, bilgisayar, giyim, halıcılık, el sanatları, trikotaj, kuaförlük
alanlarında faaliyet göstermektedir. Ayrıca; Merkezde Türkçe dil kursları da düzenlemektedir
Çimkent Yaygın Mesleki Eğitim Merkezinden bu güne kadar 1156’sı kız ve 737’si erkek,
toplam 1893 kişiye çeşitli seviyelerde “Kurs Başarı Belgesi” verilmiştir
Türkiye’de her yıl yaz aylarında yapılan “Türkçe Öğretimi, Türk Kültürünü ve Millî
Eğitim Sistemini Tanıtma” konulu seminerlere Kazakistan'dan katılan katılımcılar
bulunmaktadır. 630
Kazakistan ve Türkiye Cumhuriyetlerinin ortaklığında kurulan, eğitim-öğretim ve
araştırma faaliyetlerini Türkistan’da bulunan Ahmet Yesevi Uluslar arası Kazak-Türk
Üniversitesi Türk dünyasının ilk ortak devlet üniversitesidir.
Üniversitenin örgün eğitimi kapsamı içinde ‘Uzaktan Eğitim Fakültesi’ mevcuttur.
Türkistan Uzaktan Eğitim Fakültesinin eğitim dili Türkçe, Kazakça, ve Rusçadır.
Ahmet Yesevi Uluslar arası Kazak-Türk Üniversitesi TÜRTEP (Türkiye Türkçe’siyle
Eğitim Programları)’le dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan ve Türkiye Türkçe’siyle eğitim
görme arzusu olanlara 1 ön lisans, 3 lisans, 7 yüksek lisans olmak üzere 11 programla , 2500
kayıtlı öğrenciye eğitim şansı veriyor. 631
IV. Araştırmanın Amacı, Yöntemi ve Uygulanan Anket
Yapmış olduğumuz araştırmanın amacı, Kazakistan Vatandaşlarının Türkiye Tükçesini
öğrenme sebeplerini saptamaktır. Araştırma kitlesi olarak sadece Türkiye Türkçesi bilen
öğrencilerin seçilmesinin sebebi, Türkiye Türkçesi hakkında yeterli bilgilerinin olup olmadığını
saptama ve bu dile olan ilgilerin sebeplerini öğrenmektir. Anket formunun hazırlanmasında
araştırma amacına uygunluk ve kolay anlaşılabilir olması gözönünde bulundurulmuştur. Sorulan
anket sorusu 15 adettir. Anketin hatalı hazırlanmasından kaynaklanabilecek hataları en aza
indirebilmek için oncelikle küçük bir örnek grupta denenmiş ve gerekli düzeltmeler yapılmıştır.
Araştırma Haziran 2008 de sadece Türkiye Türkçesi bilen Kazakistan Vatandaşları
630
MEB Yurt Dışı Eğitim Öğretim Genel Müdürlüğü, http://yeogm.meb.gov.tr/duyuru/duyazerbaycan/kazakistan.html
(14.07.2008)
631
Türkiye Türkçesi ile İnternet Üzerinden Eğitim, http://www.yesevi.edu.tr ( 19.07.2008)
567
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
üzerinde yapılmıştır. Ankete katılanların % 60 ı üniversite öğrencisi, %40 ı özel sektör
çalışanıdır. İlgili sonuçlar aşağıda değerlendirilmiş ve anket ekte sunulmuştur.
V. Sonuç
Kazakistan Cumhur Başkanı Nursultan Nazarbayev Türklerin on dört yüzyıl önce tek dil
olarak Türkçe yi konuştuklarını ifade etmiştir. Türk Dilinin günümüze kadar korunarak
gelmesinde büyük katkıları olan Kaşgarlı Mahmut, Ahmet Yesevi ve Abay gibi düşünürlerin
çalışmaları bu çalışmada ifade edilmiştir. Günümüzde de UNESCO tarafından ödüllendirilen bu
düşünürlerin eserleri birer kültür mirasıdır. Bu mirası koruma ve Türkçe öğrenilmesine katkı
için yapılan bir diğer organizasyon da Türkiye deki Türkçe Olimpiyatlarıdır. Özellikle 21 Mayıs1 Haziran 2008 tarihinde yapılan 6. Uluslararası Türkçe Olimpiyatlarına 110 ülkeden 550 öğrenci
katılmıştır. Bu katılım Türkçe ye olan ilginin hergeçen gün arttığını göstermektedir.
Kazakistanda Türkçeye olan ilginin nedenlerinin araştırıldığı bir anket düzenlenmiştir. 15
sorudan oluşan anket 100 kişi tarafından doldurulmuştur. Yapılan anket değerlendirmesinde
Kazakistanda Türkiye Türkçesinin kolay öğrenildiği ve özellikle özel sektördeki işe alımlarda
adaylar için bir öncelik sebebi olduğu sonucuna varılmıştır.
Anketdeki “Türkiye Türkcesi biliyor olmakla Türki cumhuriyetlerde daha rahat iletişim
kurabileceğinize inanıyor musunuz?” ve “Türkiye-Kazakistan sosyal, siyasal, kültürel,
ekonomik ilişkilerinde Türkiye Türkçesi öğrenilmesi gerektiğine inanıyor musunuz?” sorularına
% 60 oranında evet yanıtı verilmiştir. Bu yüksek oranlar Türkiye Türkçesinin oynayacağı rolün
önemine olan inancın ne kadar yüksek olduğunu göstermektedir.
Ek-1
TÜRKİYE TÜRKÇESİ BİLEN KAZAKİSTAN VATANDAŞLARININ,TÜRKİYE
TÜRKÇESİNİ ÖĞRENME SEBEPLERİ ÜZERİNE DÜZENLENEN ANKET VE
ANKET SONUÇLARI
Katılımcı sayısı: 100
Cinsiyet: %60 bayan, %40 bay
Katılımcı Tanımı: %60 üniversite öğrencisi, %40 özel sektör çalışanı
1- Kaç yabancı dil biliyorsunuz?
üç dil bilenler % 60
iki dil bilenler % 90
2- Bildiğiniz yabancı diller hangileridir?
üç dil : Türkiye Türkçesi, İngilizce, Rusça
İki dil: Türkiye Türkçesi, Rusça
3- “1 dil 1 insan, 2 dil 2 insandır” düşüncesinden dolayı öğrenmek istediğiniz 2.dil Türkiye
Türkçesi olabilir mi?
% 63
Evet
% 27
Hayır
% 10
Belki
% 20
ileri
4- Türkiye Türkcesi biliyor musunuz?
% 100
Evet
5- Türkiye Türkçesi dil seviyeniz nedir?
% 28 Temel
% 52 Orta
568
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
6- Türkiye Türkçeniz temel seviyesinde ise ilerletmeyi düşünür müsünüz?
% 85 Evet
% 15 Hayır
7- Türkiye Türkçeniz orta seviyesinde ise ilerletmeyi düşünür müsünüz?
% 72 Evet
% 28 Hayır
8- Türkiye Türkçeniz ileri seviyesinde ise Türkiye Türkçesini bilmenizin size avantajlar
sağladığına inaniyor musunuz?
% 89 Evet
% 11 Hayır
9- Türkiye Türkçesi öğrenmede zorluk çektiniz mi?
% 30 Evet
% 70 Hayır
10- Türkiye Türkcesi bilmekle büyük şirketlerde daha rahat iş bulabilme şansınız olduğunu
düşünüyor musunuz?
% 81 Evet
% 7 Hayır
% 12 Belki
11- Türkiye Türkçesi biliyor olmakla Türki cumhuriyetlerde daha rahat iletişim
kurabileceğinize inanıyor musunuz?
% 65 Evet
% 25 Hayır
% 10 Belki
12- Türkiye Türkçesinin Kazak diliyle benzerlikler taşıdıgına inanıyor musunuz?
% 76 Evet
% 24 Hayır
13- Türkiye Türkçesinin dünyada en çok kullanılan diller arasına girebileceğine inanıyor
musunuz?
% 30 Evet
% 47 Hayır
% 23 Belki
14- Bu sene 110 ülkeden, 550 ögrencinin yarıştığı 6. Uluslararasi Türkçe Olimpiyatlarını
Türkiye Türkçesi adına başarılı buluyor musunuz?
% 47 Evet
% 4 Hayır
% 49 Türkçe Olimpiyatları hakkında bilgim yok
15- Türkiye-Kazakistan sosyal, siyasal, kültürel, ekonomik ilişkilerinde Türkiye Türkçesi
öğrenilmesi gerektiğine inanıyor musunuz?
% 56 Evet
% 31 Hayır
% 13 Belki
Kaynakça
Banarlı, Nihat Sami, Resimli Türk Edebiyat Tarihi, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul, 2001
Batmaz, Nihat, Türkiye-Kazakistan Arasındaki Ticari-Ekonomik İlişkiler, Türk Müteşebbislerin
Bu Ülkede Yaptıkları Yatırımların Boyutu ve Karşılaştıkları Sorunlar, Bilig, Bahar 2004, sayı:29
Baytursınulı Ahmet, Kazakların Başşairi, Türk Dünyası Dil ve Edebiyat Dergisi, Güz 1996,
sayı:2
Duman, Musa, Prof Dr. Rabiga Sızdıkova ile Kazak Türkçesi ve Abay Üzerine, Türk edebiyatı
Aylık Fikir ve Sanat Dergisi, Yıl: 22, Sayı:253, Kasım 1994
Divanı Lügatıt- Türk, Tıpkıbasım, ve Atalay, Besim, Divanü Lügati’t Türk Tercümesi, Ankara,
1941
569
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Kara, Abdulvahap, Bir Söz Sanatı Ustası Kazak Milli Şairi Abay Kunanbayoğlu, Kazak Türkleri
Vakfı Arman Dergisi, Aralık 2004
Sertkaya, Osman Fikri, 1993 Yesevi Yilinin Ardindan, Turk Dil Kurumu Yayınları 633, Ankara,
1996
Adanali, Neslihan,Türkiye-Kazakistan Ekonomik ve Ticari İlişkiler ,İzmir Ticaret Odası,
Temmuz 2006, www.izto.org.tr (13.07.2008)
Ahmet Yesevi, www. antisourtimes.com/ahmetyesevi
(07.06.2008)
Ahmet Yesevi, 71. hikmet ,
http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Tempdosyalar/211260__ahmedyesevi.pdf (07.06.2008)
Ahmet Yesevi,
http://www.kultur.gov.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFF0BAEEC8E5E222440886
8BB75A3ED2E2 (04.06.2008)
Kaşgarlı Mahmud, http://tr.wikipedia.org/wiki/Ka%C5%9Fgarl%C4%B1_Mahmud
(10.07.2008)
Kemal, İsmail, Türk Dili Konuşan Ülkeler, http://www.kibrisgazetesi.com (13.07.2008)
MEB Yurt Dışı Eğitim Öğretim Genel Müdürlüğü,
http://yeogm.meb.gov.tr/duyuru/duyazerbaycan/kazakistan.html ( 14.07.2008)
Türkiye Türkçesi ile İnternet Üzerinden Eğitim, http://www.yesevi.edu.tr ( 19.07.2008)
Türkçe Konuşan Devlet Devlet Başkanları 8. Doruk Toplantısında Kazakistan Cumhurbaşkanı
Nursultan Nazarbayev’in Yaptığı Konusma, http://www.milliyetciforum.com/turkce-konuşandevlet-başkanları-kazakistan-cumhurbaşkanı-nursultan-nazarbayev (9.07.2008)
Uluslararası Türkçe Olimpiyatları, www.turkceolimpiyatları.org (10.06.2008)
Download

indirmek için tıklayınız