22 OCAK 2015 PERŞEMBE
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Biga İktisadi ve İdari Bilimler FakültesiSAYFA
(İİBF) Hazırlık Sınıfları ve Bilgisayar Laboratuvarları Biga İİBF Ağaköy Kampüsü’nde törenle açıldı. Törene ÇOMÜ
Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, Biga Kaymakamı Fatih Genel, Biga Belediye Başkanı İsmail Işık, Biga
İİBF Dekanı Prof. Dr. Hamit Palabıyık ile üniversite yöneticileri, akademik ve idari personel ile öğrenciler
katıldı. Haberin Devamı 2-3’te
YIL
SAYI 29
: 119
YIL::11 SAYI:
21EKİM
OCAK
2015
08
2014
ÇARŞAMBA
ÇARŞAMBA
Çanakkale Onsekiz
Mart Üniversitesi ile
Boğaz Radyo TV
Yayıncılık A.Ş
işbirliğiyle hazırlanmıştır.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, Boğaz TV Genel Yayın
Yönetmeni Gülçin Akın’a 4 yıllık görev süresince yapılan çalışmaların yanı sıra devam eden
yatırımları anlattı. Şubat ayında yapılacak olan Rektörlük seçimleri için üstü kapalı mesajlar veren Laçiner, 4 yıllı Rektörlük süresince kimlerle nasıl ne şekilde mücadele edip, dünya’nın ilk
500 üniversitesi arasında girmek için hızla ilerleyen nasıl bir ÇOMÜ yarattıklarını da açıkladı.
Çanakkalelilerin ÇOMÜ’ye sahip çıkması gerektiğini de ifade eden Laçiner, Çanakkalelilerin
üniversiteye karşısında olanlara artık yüksek sesle dur demeleri gerektiğini sözlerine de
ekledi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversite Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner’in Boğaz TV
mikrofonlarına verdiği özel röportajda ÇOMÜ’ye yapılan yatırımlar ile devam eden projelerin yer aldığı ikinci kısmı Cuma günkü Gazeteniz Burası Çanakkale ile Çanakkale’nin ilk ve
tek Üniversite Gazetesi Kampüs’de okuyabilirsiniz. Devamı 4 ve 5’te
Çanakkale İmam Hatip Ortaokulu TÜBİTAK proje yarışmasında 30 proje ile il birincisi oldu. MEB Temel Eğitim Genel
Müdürlüğü ile TÜBİTAK İş birliğinde yürütülen Ortaokul Öğrencilerine Yönelik ‘Bu benim eserim’ adlı Matematik ve Fen
Bilimleri Proje Yarışmasında, Çanakkale İmam Hatip Ortaokulu 30 Proje ile başvuru yaparak katılımda il birincisi oldu. 8’de
ÇANAKKALE
Onsekiz
Mart Üniversitesi (ÇOMÜ)
Rektörlüğü, üniversitenin
resmi web sitesinin siber
saldırıya
uğradığını
ve iki kez çökertme
girişiminde bulunulduğunu açıkladı. 6’da
Ayvacık İlçesi'ne bağlı
Gülpınar Köyü'ndeki Apollon Smintheus kazılarında,
7 bin yıl öncesine ait 7 mezar bulunduğu açıklandı.
Çanakkale Onsekiz Mart
Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Turan
Takaoğlu'nun bilimsel danışmanlığında ve Prof. Dr. Coşkun Özgünel başkanlığında
gerçekleştirilen
Ayvacık
İlçesi Gülpınar Köyü'ndeki
Apollon Smintheus Tapınağı kazılarında ortaya çıkartılan yeni buluntular heyecan
yarattı. Apollon Smintheus
Tapınağı'nda Prehistorik yerleşim kazı çalışmalarını yürüten Takaoğlu ve ekibi, geçen
yıl temmuz ayı sonlarında
Tapınağın kutsal yolunun
batısında yer alan kalkolitik
bölümde günümüzden 7 bin
yıl öncesine ait 7 yeni mezar
tespit etti. Mezarların, Troas
bölgesinde Troia dönemi
öncesine ait olması arkeoloji dünyasında heyecan
yarattı. Bulunan mezarlar,
Troas bölgesinin Anadolu ve
Batı kültürü için çok önemli
bir merkez olduğunu ortaya
koydu. Devamı 7’de
22 OCAK 2015 PERŞEMBE
Çanakkale
Onsekiz
Mart Üniversitesi (ÇOMÜ)
Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Hazırlık Sınıfları ve Bilgisayar
Laboratuvarları Biga İİBF
Ağaköy
Kampüsü’nde
törenle açıldı. Törene
ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr.
Sedat Laçiner, Biga Kaymakamı Fatih Genel, Biga
Belediye Başkanı İsmail Işık, Biga İİBF Dekanı
Prof. Dr. Hamit Palabıyık
ile üniversite yöneticileri,
akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal
Marşı’nın ardından açılış
konuşmalarına
geçildi.
Açılış konuşmaları sırasıyla Dekan Prof. Dr. Hamit
Palabıyık, Rektör Prof. Dr.
Sedat Laçiner, Belediye
Başkanı İsmail Işık ve Kaymakam Fatih Genel tarafından yapıldı. Rektör Prof.
Dr. Sedat Laçiner ise konuşmasında şunları söyledi:” Hemen hemen her
hafta bir açılış yapıyoruz.
Bir temel atıyoruz. Bunlar
bizleri heyecanlandırıyor,
mutlu ediyor, ama aynı
zamanda da üniversitemizin ihtiyaçlarının ne kadar
büyük olduğunu, geçmişte ne kadar büyük açıkların olduğunu da gözler
önüne seriyor. Biraz önce
dekan hocamız ifade etti.
Ağaköy’e kurulu olan bu
kampüs aslında bir mera
alanı ve etrafı da tarlalarla çevrili bir yer. Gelişmiş
bir metropolün ortasında
değil. Hem Biga’ya hem
de Çanakkale’ye uzak
bir mesafede bulunuyor.
Bu nedenle birçok ihtiyacı okulun, üniversitenin
karşılaması gerekiyor. Bu
okulda bunlardan bir tanesi. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültemiz binlerce
öğrenciye hizmet veriyor.
Ancak bir hazırlık okulu,
bir bilgisayar laboratuvarı, bir kütüphanesi yoksa
bu eğitimin kalitesinin ne
düzeyde olacağını hepiniz
tahmin edersiniz.
Türkiye’nin En Büyük
Fakülte Kütüphanesi
Biga’da
Ben şu anda meslek
okulumuzun
kullandığı
binada derslere girdim
çıktım ve orada bir kütüphanemiz yoktu. Öğrencilerimize ödev verdiğimiz
zaman,
öğrencilerimiz
gerisin geri bize gelir hocam verdiğiniz ödev için
kitapta verir misiniz derlerdi. Benim kitaplık birçok
kitabı bu sayede kaybetti.
Bu durum birkaç yıl önceye kadar uzun süre böyle
devam etti. Buradaki yerleşkeye geçildiği zaman
kütüphane yoktu. Kütüphane dediğimiz yer bir kitaplık olarak bile standardı
çok düşük bir yerdi. Doğrusunu isterseniz gezerken aklıma açık ceza evlerinin o kitaplıkları gelirdi, o
derece estetik ve işlevsellikten uzak bir yerdi. Ve biz
burada 5 binden fazla öğrenciyi kaymakam adayı,
işletme uzmanı, çalışma
ekonomisi uzmanı, hatta
diplomat adayı olarak buradan yetiştirmiş oluyor
idik. Kitapsız bir üniversite, kitapsız bir fakülte
bana sorarsanız felaket
sonuçlar verir. Türkiye’nin
önemli sorunlarından bir
tanesi de budur. Biz yılda
8 bin kadar mezun veriyo-
SAYFA
ruz. Eğer bunları kütüphaneden, bilgisayardan
yoksun bir şekilde mezun
edersek bunun sonu iyi
bir nokta olmaz. O nedenle Türkiye’nin en büyük fakülte kütüphanesi ortaya
çıktı. O bina da yine Biga
Belediyesi’nin katkıları ile
yapıldı. Kaba işlerini Biga
Belediyesi’nin karşılaması
sayesinde geri kalan işleri
de biz tamamladık. Biga
Belediyesi’nden 1 milyon
kadar bir katkı sağlandı.
Ama bize o binanın maliyeti 3,5 – 4 milyon gibi
oldu ve Biga’daki öğrencilerimiz 1. sınıf bir kütüphaneye kavuşmuş oldular.
Bugün Türkiye’deki pek
çok üniversitenin kütüphanesinde 70 bin kadar,
50 bin kadar hatta 30 bin
kadar kitap vardır. Ve o
üniversiteler çok kitabımız var diye övünürler.
İşte Biga’daki Uygulamalı
Bilimler Yüksekokulu ve
İktisadi ve İdari Bilimler
Fakültemizin ortak kullandığı kütüphanede 70
bin kitap var ve her hafta
buraya kitaplar gelmeye
devam ediyor. Hedefimiz
200-250 bin aralığında bir
koleksiyona sahip olmak.
Bundan çok daha önemlisi de artık gece gündüz
milyonlarca materyale ücretsiz olarak öğrencilerimiz, akademisyenlerimiz,
idari personelimiz kolayca
ulaşabiliyorlar. Türkiye’nin
dijital kütüphanecilik anlamında da en iyi üniversitelerinden biri haline gelmiş
durumdayız.
Biga Ayrı Bir Üniversiteyi Hak Ediyor
Bir diğer sorun, bilgisayarsız üniversite idi, üniversitemizde öğrencilerin
bilgisayara sahip olmasını
bir yana bırakın öğretim
üyelerinin bile bilgisayar
problemi vardı. Bugün geldiğimiz noktada bilgisayar
problemi büyük oranda
hallolmuş durumda. Hem
masaüstü bilgisayarları,
hem notebookları, hatta
bazı okullarımızda ipadler konu olmaktan çıktı.
Biga’da İİBF’de, Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu’muzda ve Meslek
Yüksek
Okulumuzdaki
bilgisayar sayısı tahminim
odur ki 1000 rakamının
üzerindedir. İnternet, hem
kablolu, kablosuz yine bir
sorun olmaktan çıktı. Burada internet kafe işletmek
kutuplarda dondurma satmaya benzer. Çok fazla iş
yapamaz. Zaten bir üniversitenin içinde internet
kafenin çalıştırılıyor olması
büyük bir ayıptı. Ben onu
gördüğüm zaman çok
utanmıştım,
sıkılmıştım.
Öğrenciler internette ödev
yapmak istediklerinde internet kafeye gidip ücreti
ile çıktı alıyorlar, veyahutta
arama yapıyorlar. Bunlar
çok hoş şeyler değildi. Bugün arkamda duran binayla birlikte Ağaköy’deki yerleşkemiz gerçek anlamda
bir üniversiteye doğru
yolculuğunda önemli bir
merhaleyi daha geçmiş
oluyor. Hazırlık okulu açılmış oluyor. Hazırlık eğitimini ilk başta Terzioğlu
Yerleşkesinde aldı öğrencilerimiz. Bu binamız tamamlanıp eğitim kadrosu
hazırlandıktan sonra buraya geldiler. Bununla yetinmemek gerekiyor. Çünkü
Biga’da şu anda öğrenci
sayımız meslek yüksekokulu ile birlikte yaklaşık
7 bin. Bizim düşüncemiz
şehrin merkezinde kalan
meslek yüksekokulumuzu da buraya taşımak ve
burayı gerçek anlamda
büyük bir üniversite kampüsüne çevirmek. Hatta
hep söylerim Biga keşke
ayrı bir üniversite olsa. Bunun için çaba göstermek
gerekir diye. Biga ayrı bir
üniversiteyi de hak ediyor.
Ama biz hocalar açısından baktığımızda bunun
pratik bir ihtiyaç olduğunu
görüyoruz. Çanakkale’de,
Ankara’da, İstanbul’da ne
varsa bunların tamamını
Ağaköy’de de yapmamız
gerekiyor. Çünkü üniversite eğitimi bir bütün. Mesela burada bir havuzun
olması gerekiyor. Öğrencinin, öğretim üyesinin,
dersin stresinden kurtulabilmesi için bir kapalı
havuza, sosyal tesislere,
lojmanlara ihtiyacı var. 7
binden daha fazla öğrencimiz var. Mastır ve doktora
öğrencilerimiz var. Fakat
mastır, doktora öğrencileri özellikle Çanakkale’den
2
buraya geliyorlar, derslerine giriyorlar, ders biter
bitmezde Çanakkale’ye
geri dönüyorlar. Bunun
Biga’ya çok da bir katkısı
olmuyor. Biga ile bu kampüsün birleştirilmesi, entegre edilmesi ve Biga’nın
bu kampüsten, buradaki
okullardan iktisadi, sosyal, kültürel anlamda da
daha çok istifade etmesi gerekiyor. Bu hususta
bana sorarsanız Biga halkına da, kurumlarına da, belediyesine de, valiliğine de,
dırmada halen eksikler var.
Bazı önlemler alınabilir. Ben
burada duyurmak isterim.
Mesela bir radar konabilir.
Buradan geçerken hız düşürülebilir. Hız 50 kilometreye düşmezse biz burada
çok öğrencimizi kaybedebiliriz. En son geçen yıldı
yanılmıyorsun bir kızımız,
öğrencimiz hayatını kaybetti. Bu tür şeylerin yaşanmaması için biz Biga’dan
daha fazla katkı bekliyoruz.
Ağaköy’ü Biga’nın eğitim
bilim bölgesi haline getirme
konusunda biz üzerimize
bizlere de görevler düşüyor. Şu ana kadar yapılanlar takdire şayandır. Çanakkale içerisinde Biga istisnai
bir konumdadır. Çanakkale
merkezden sonra en çok
öğrencinin olduğu yer Biga.
7 bin öğrenci birçok üniversiteden daha kalabalık
bir rakama tekabül ediyor,
karşılık geliyor. Ama bu yeterli mi, değil. Biga’nın her
anlamda kalkınabilmesi için
buradaki üniversitenin daha
çok gelişmesi ve Biga ile
entegre bir şekilde yoluna
devam etmesi şart. Arkamda duran bina, sağımızda
duran bina, diğer binalarımızda, kentin vermiş olduğu katkıda bunların hepsi
gelecek için bizleri ümitlendiriyor. Bu kampüs ne zamanki yeni donatılarla bir
üniversite görünümünü alır,
göreceksiniz işte o zaman
buradaki fakültenin daha
fazla ismi duyulur. Biga’nın
da ismi daha çok duyulur
ve Türkiye’ye daha fazla
katkı verir. Şimdiye kadar
bildiğim kadarıyla 10’dan
fazla vali yardımcısı ve kaymakam çıkardı okulumuz.
Çok büyük imkânsızlıklar
içerisinde bunları yapmaya çalıştı. Bu saatten sonra
çok daha büyük başarılarla
Türkiye’ye ve Çanakkale’ye
katkı vereceğini düşünüyoruz. Hemen kampüsümüzün yanında bir yurdumuz
tamamlandı. 500 kişilik kız
yurdu. Onun yol bağlantıları, ışıklandırılması vb. işleri yapılıyor. Yol çok büyük
problemdi. Okulun önünde
üst geçit problemdi. Girişimlerimiz sonucunda üst
geçit yapıldı ama ışıklan-
düşeni yapmaya hazırız.
Sizlerin de buna destek
vereceğine eminim. Son
olarak hazırlık konusundan bahsetmek isterim.
Biz üniversitemizde bütün
bölümlere hazırlık getirmek
istiyoruz. Şu anda hazırlıkta 2 bine yakın öğrencimiz
var. Hedefimiz 10 bine yakın bir öğrenciye hazırlık
eğitimi vermek. Ancak bu
uzun vadeli yatırımı gerektiriyor. Personel sayısında
artışı gerektiriyor. 2 bölümümüz %100 İngilizceye
geçmiş durumda. Biga’da
da bölümlerimizden bir tanesini %100 İngilizceye geçirmemiz lazım veya ayrı bir
İngilizce bölüm kurmamız
lazım. Bu Erasmus işbirliğini kolaylaştıran bir gelişme
olacak. Avrupa’dan buraya
öğrenci geldiği zaman İngilizce eğitim alabileceği bir
bölümün mutlaka olması
gerekiyor. Buraya bakarken
Biga ve Çanakkale gerçeğinin çok ötesinde bakmak lazım. İster Cambridge olsun,
ister Oxford olsun, ister Harvard olsun, ister Moskova
Üniversitesi olsun dünyanın
her yerinde üniversite eğitiminin bir standardı var ve
o standart içerisinde de en
azından bir yabancı dili konuşmak ve bununla eğitim
yapmak, bilim yapmak ana
kriterlerden bir tanesi. Bu
Biga için de geçerli. Dolayısıyla bu kampüste %100
İngilizce eğitim veren ilave
bir bölümün veya mevcut
bölümlerden birinin buna
dönüştürülmesinin zaruri
ihtiyaç olduğunu belirtmek
istiyorum
22 OCAK 2015 PERŞEMBE
SAYFA
Uygulamalı
Bilimler
Yüksekokulu’ndan
da
bahsetmek isterim. Fakülte ayarında bir okul.
Burası yeni açıldı, şu
anda bir bölümle hizmet
veriyor. Gece eğitimi de
başladı bu sebeple şu
anda dört sınıf oldu ve
yakında sekiz sınıf haline
dönüşecek. Bence İktisadi ve İdari Bilimlerden
Mekan problemi aşıldığı
zaman uygulamalı bilimler yüksekokulumuz,
İktisadi Ve İdari Bilimler
Fakültesi’nden çok daha
büyük bir okul olarak
burada faaliyet gösterir.
Ve Ağaköy’de ki yerleşkemiz 15 bin öğrenci ve
yüzlerce akademisyen ile
yüzlerce idari personelimizle birlikte başlı başına
Biga’da entelektüel bir
kesimin oluştuğunu ve
gençlerin bilinçlendiğini
ifade ederek ÇOMÜ’nün
Biga’nın güzelleşmesine
katkı sunduğunu söyledi.
çok daha fazla genişleme
potansiyeli olan bir okul
uygulamalı bilimler, bir
üniversite kadar genişleyebilecek kapasitede bir
okul. İÇDAŞ’ın bu alan
için bize 10 bin m2’lik uygulamalı bilimler yüksekokulu için bir sözü vardı.
Buradan onu da hatırlatmak isterim. Şekerpınar’daki yatırım nedeniyle biraz ertelediklerini
söylemişlerdi. O yatırım
bitti. Çünkü uygulamalı
bilimler yüksekokulumuzun genişleyememesinin
neredeyse önündeki tek
engel mekan problemidir.
Türkiye’nin sayılı üniversitelerinden biri gibi faaliyetlerini sürdürür.
bu birliktelik sonucunda
Belediye ve İÇDAŞ ortaklığında Biga Uygulamalı
Bilimler Yüksekokulu binasının yapılacak olmasının sevindirici olduğunu
ifade etti. Biga’nın hayvancılıkta ülke çapında
önemli bir yeri olduğunu
vurgulayan Kaymakam
Genel, Biga’da Veterinerlik Fakültesi’nin kurulmasının gerekli olduğunu da
sözlerine ekledi.
Bu binanın büyüklüğüne bakmayın, bir hazırlık
okulu olduğunu, İngilizce eğitim vereceğini not
edin ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin
Biga’da ki yerleşkesinin
geleceği olduğunu, kütüphaneyle birlikte en
önemli binalarından biri
olduğunu hatırlayın”.
Biga Kaymakamı Fatih Genel ise konuşmasında ÇOMÜ sayesinde
ÇOMÜ’nün her daim
Biga ile birlikte hareket ettiğini belirten Genel, Üniversite - Biga ilişkisinin
iyi durumda olduğunu ve
Konuşmaların ardından Biga İİBF Hazırlık Sınıfları ve Bilgisayar Laboratuvarları törenle açıldı.
3
22 OCAK 2015 PERŞEMBE
Çanakkale Onsekiz
Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, Boğaz TV Genel
Yayın Yönetmeni Gülçin
Akın’a 4 yıllık görev süresince yapılan çalışmaların yanı sıra devam
eden yatırımları anlattı.
Şubat ayında yapılacak olan Rektörlük seçimleri için üstü kapalı
mesajlar veren Laçiner,
4 yıllı Rektörlük süresince kimlerle nasıl ne
şekilde mücadele edip,
dünya’nın ilk 500 üniversitesi arasında girmek
için hızla ilerleyen nasıl
bir ÇOMÜ yarattıklarını
da açıkladı.
Çanakkalelilerin
ÇOMÜ’ye sahip çıkması
gerektiğini de ifade eden
Laçiner, Çanakkalelilerin
üniversiteye karşısında
olanlara artık yüksek
sesle dur demeleri gerektiğini sözlerine de ekledi.
Çanakkale Onsekiz
Mart Üniversite Rektörü
Prof. Dr. Sedat Laçiner’in
Boğaz TV mikrofonlarına
verdiği özel röportajda
ÇOMÜ’ye yapılan yatırımlar ile devam eden
projelerin yer aldığı ikinci
kısmı Cuma günkü Gazeteniz Burası Çanakkale ile Çanakkale’nin ilk ve
tek Üniversite Gazetesi
Kampüs’de okuyabilirsiniz.
Çanakkale Onsekiz
Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, 2011 yılında göreve
geldikten sonra ilk olarak
mevzuatı okuduğu belirtti.
Rektör Laçiner, 2011
yılında belirledikleri plan
ve program çerçevesinde yola çıktıklarını
kaydederek, Çanakkale
Onsekiz Mart Üniversitesini sayılı üniversiteler
arasında yer alması için
hedeflerini görevlerinin
son dakikasına kadar çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.
Laçiner, “Ben bu tür
görevlerde göreve gelir
gelmez önce konu ile ilgili mevzuatı çok iyi okumaya çalışırım. Ardından
da neyi teslim aldık, nasıl
bir görev aldık, elimizde ne var bunu çok iyi
okumaya çalışırım. Ça-
nakkale 18 Mart Üniversite’sinin, rektör olarak
görev aldığımızda şunu
gördüm ki tahminimden biraz daha sıkıntılı
bir durum gibi. Enkazı
aldık gibi edebiyat yapılır ama bunu şundan
dolayı söylüyorum. 19
yıllık bir üniversite gibi
değildi. Ne bütçesi, ne
çalışan sayısı, ne öğrenci ile akademisyen oranı
en ilginç olanı da binaları
dahi yoktu. Yani olması
gereken ile kıyasladığınız zaman çok az sayıda
bina stokunun olduğunu gördük. Ve bir kısım
binalarımızın da depreme dayanıklı olmadığını
gördük. Bazı yerlerde
okullarımızın içleri sanki
Afrika’da bir okulu geziyormuşsunuz gibi manzaralarla karşılaştığımız
yerler oldu. Hiç o gözle bakmadığım için bu
beni şaşırttı doğrusu. Bir
plan ortaya koyduk, bir
takvim çıkardık. Olması
gereken, en azından minimum standartlara ulaşmamız için gereken nedir? 2011’de başlandı,
2012’de ne yapacağız?
2013’te ne yapacağız?
2014-2015’te ne yapacağız? Böyle bir takvim
ortaya kondu”
‘GERÇEK ÇANAKKALE
VAR’
Çanakkale’nin kendisini
destekleyip,
desteklemediğine
de
açıklık getiren Laçiner,
“Çanakkale’de gürültü
çıkaran küçük bir grup
var. Çok gürültü çıkarıyorlar ama sayıları 100
müdür, 50 midir, 10 mu-
SAYFA
dur, belli değil. Bunun
dışında bir de gerçek
Çanakkale var. 500 bin
üzerinde fazla insandan
bahsediyorum. Kadınıyla, çocuğuyla, erkeğiyle, esnafıyla köylüsüyle, tarımla ilgileneniyle,
emeklisiyle çok büyük
bir Çanakkale var. Biz
onlardan çok destek
gördük. Sadece Kolin
Otelle, İÇDAŞ’ın bize
yaptığı katkı 30 milyon
TL’nin
üzerindendir.
Bunu kim kim kime verir.
Bugün bir çok firma kendini satsa 30 milyon TL
etmez. Büyük bir serveti
üniversiteye katkı olarak
koymuşlar. Biga’da Çanakkalelidir. Çanakkale
sadece yalı hanından
oluşmuyor
herhalde.
Biga’da Çanakkale’nin
üreten bir kısmıdır. Ayvacıkla zeytin çalıştayı yapıldı. Domates çalıştayı,
Biga’da süt ve sığırcılıkla
ilgili çalıştaylar yapıldı.
Çanakkale bize sahip
çıkıyor. Kütüphanemizde
firmalarından şahıslara
kadar bütün kitaplarını
getiren
Çanakkaleliler
kütüphanemizde yaşıyor. Hastanemizin birinci bloğu devreye giriyor.
Arkadaşlarımız esnafları
dolaşıp, hastane yapıyoruz katkı da bulunursunuz mu? hiçbir doktor
bunu yapmaz. 5 milyon
TL’ye
Çanakkalelilerin
katkılarıyla bu birinci
blog yapıldı. Söylüyorlar
ya işte Çanakkale insanı
hayır etmez diye. Maden
neden o zaman 5 milyon
TL yardım ettiler. Tefriş
edilecek oda kalmadı
birinci blogda yardım
etmek için ikinci binayı
beklemeniz gerekiyor.
Sadece bu saydıklarımda değil, her işimizde
destek aldık. Çanakkale
Belediyesi ile Üniversite
arasında ciddi sorunlar yaşanmış. Geçmişte
Eğitim fakültesinin duvarlarının mühürlendiğini
biliyoruz. Biz Ülgür Başkanla burada bir şeyler yakalamaya çalıştık.
Hangi görüşten olursanız olun. Bir ortak faydamız var. Nedir o, Çanakkale ve gözbebeği olan
ÇOMÜ’dür. Üniversitesiz
Çanakkale, Çanakkalesizde Üniversite düşünülemez. Artık buradan
Üniversite sökülüp gidilecek değildir herhalde.
Dolayısıyla bir ortak iyi
peşinde koşmamız gerekiyor. Kim farklı düşünse bile. O bağlamda bir
uyum yakalamaya çalıştık. Çanakkale Belediyesi şehrin sokaklarını hastaneye yardımcı olalım
diye fotoğraflarla, pankartlarla donattı. Hatta
birlikte öğrencilere hoş
geldin diyecek kadar ileri götürdük. Bundan rahatsız olan, tahrik eden
insanlar oldu. Başkan
Bey’i eleştirenler, beni
de eleştirenler oldu. Ama
bu uyum öyle yada böyle yakalandı. Ve Çanakkale Belediyesi tarihinde
bir ilk olarak Çanakkale
Onsekiz Mart Üniversitesine 400 bin TL kanser
tanı merkezine yardımda
bulundu. O makine benim değil, Başkan bey’in
de değil. Çanakkale’nin
makinesidir. Çanakkaleliler oraya geldiğinde
kanser olup olmadıklarını öğreniyorlar”
4
‘TEKNOPARK KÖPRÜDEN DAHA ÖNEMLİ
BİR YATIRIM’
Sedat Laçiner, “ÇTSO
Teknopark’ta ilk binayı
yapan oldu. Bir kuruş bile
para ödemedik. Bizim
hedefimiz
Teknopark’ı
Çanakkale’ye
getirmekti. Bakın Balıkesir
Teknopark’ı
getiremedi. Türkiye pek çok yer
istiyor getiremiyor. Çanakkalelilerin
kaderini
değiştirecek 3’ncü köprüden daha önemli bir
yatırımdır. Bu yarın daha
iyi bir şekilde anlaşılacaktır. Onun ilk binasını
ÇTSO yaptı. Bunun gibi
Valilikle, Belediye’yle si-
ya bakmak lazım. 4 yıl
gece gündüz çalıştım.
Hatamız olmuştur. Eksiğimiz olmuştur. Hata
yapmamış
olursanız.
Ölürsün hiç çalışmıyorsunuz demektir. Elhamdülillah ne ölüyüz ne de
çalışmıyoruz. Dolayısıyla
bir şeyler ürettik. Burası Çanakkale’nindir. Bu
çalışmaları engelleyenleri de Çanakkale’nin
görmesi gerekiyor. Artık
bir dur demelileri lazım.
Çanakkale’nin
yüzde
99’u konuşturulmuyor.
Yüzde 1’i bile olmayacak
insanlar
Çanakkale’yi
masalarına meze yapıyorlar. Bu iş bu kadar
ucuz olmamalıdır” dedi.
vil toplum kuruluşlarıyla,
derneklerle sokaktaki işçilerle bile birlikteliğimiz
oldu. Ama dediğim gibi
çok gürültü çıkaran bir
grup var. Geçmişte üniversiteyle tuhaf ilişkiler
geliştirmişler. Burada en
büyük katkıyı sağlayan
Rektörlerden olan Abdurrahman Güzel hocadır. Onu yerden yere
vurup, buradan gitmesine neden olmuşlardır.
Perişan ettiler. Kim kaybetti. Üniversite kaybetti.
Kendisi kalsaydı burada
bu hastane 10 yıl önce
yapılmış olacaktı. 2015
yılında biz hala hastanemizle
uğraşıyorsak
bunun müsebbibi kıyıda
köşede oturan ahkam
kesen üretimi çalışmayı engelleyen fitne üreten insanların bir arada
uyumlu çalışmasını engelleyen insanlardır. Bu
insanlara bakmamak lazım. Çanakkale’ye bakmak lazım, ortak payda-
‘BU ÖDÜL GURURUMU
OKŞUYOR’
Sedat Laçiner, “O
Liste’de başka isimler
var. Devlet Bakanı Ali
Babacan gibi, Suzan Sabancı var. Böyle birkaç
isim var. Bu isimler entelektüeller dalında değil, o
isimler ekonomi dalında,
devlet ekonomisi dalında. Bunun özel olan beni
sevindiren kısmı entelektüeller dalında olması. Çünkü uluslar arası
alanda o klasmanda çok
fazla sesimiz duyulmuyor. Bizi de neden layık
gördüler onu da çok bilmiyorum. Bu benim gururumu çok okşayan bir
unvan olmuştur. Bu dünyanın hiçbir etkisi olmadı
ama sizin gibi arkadaşlar söyledikçe nedir, ne
değildir gibi o dönemde
internetlerden çok çeşitte İngilizce yorum ve yazılar söyledi. O dönemde
USAK’taydım. O dönem
de şunu savunuyorduk.
Medeniyetler arasında ittifaklar var. Türkiye özeldir bu kavga ve rekabet
içerisinde dünya bir felakete gidiyor. 11 Eylül
saldırısı yeni gerçekleşmişti. Birkaç yıl geçmişti.
Türkiye’nin özel bir misyon üstlenmesi lazım.
bu konuda Türkiye’ye
yardımcı olunması lazım. Türkiye’nin İslamı
da farklıdır. Siyasete bakışı, doğuyla-batı arası
farklıdır. Ben bunların
dikkat çektiğine inanıyorum İngilizce yazıyorduk.
Herhalde bu dikkat çekmeden kaynaklanan bir
heyet buna karar verdi.”
22 OCAK 2015 PERŞEMBE
‘500 ÜNİVERSİTE İÇİNDE YER ALACAK’
Çanakkale
Onsekiz Mart Üniversitesi’ni
2016 yılında dünya’da ilk
500 üniversitenin içinde
olacağını da sözlerine
ekleyen Rektör Laçiner,
“Bakın şimdi ben, 2019
yılında üniversitemiz nerede olacak. 2016 yılında
üniversitemiz ilk 500 üniversite arasında yer alacak. Nerede dünya’da
olacak. İlk 500 listesinde
ÇOMÜ’yü göreceksiniz.
Biz verilere baktık, biz
verileri paylaşmıyoruz.
Gerek Şangay listesi, gerek Tımes listesi, orada
ODTÜ, Sabancı, Boğaz
içi ve ÇOMÜ üniversitelerini göreceksiniz.
Nitekim de biz şuana
kadar işlerimizi seçim
varmış gibi yapmadık.
Mutlaka eğitim toplantımızı yaparız. Açılışlarımız
var. Senato toplantımız
var. İnşaatları inceleriz.
Öğrencilerimiz,
hocalarımızı dinleriz. Bunlar
rutin bir şekilde devam
ediyor. Sanki hiç seçim
olmayacakmış gibi çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ben bunun için
bir maaş alıyorum. Maaş
almasam bile verilmiş
bir görev var. Bunun son
dakika’ya kadar yürütürüm”
‘ARKADAŞLAR TE-
SAYFA
oldu mu diye üniversiteyi düşünmeye devam
edersiniz. Çalışırsanız,
kaynak sorunu olmaz.
Ama tabiî ki kıt kaynaklarla bu işleri yapıyorsunuz demektir. Elbette bir
ekiple fedakar insanlarla
bu işleri yapıyoruz. Çok
güzel işler çıkarıyorlar.
Benim için bu görevi
devam etmeme konusu
majör bir karar oturup
bunu düşünmek lazım.
Bir ay kadar bir süre var.
Öyle şu güne kadar aday
olacaksın diye bir şey de
yok. Kısmetse hayırlısı
olsun. Bizim içinde üniversite içinde hayırlısı.
Bir başka arkadaşımızda
farklı şeyler yapmaya çalıştım. Oda nedir.
Herkesi tatmin etmeye çalışmadım. Bu çok
fazlada umurumda da
olmadı. Geçmişten bu
güne herkese sus payı
verilen yerler olmuş. Birilerine çıkar sağlanan
yerler olmuş. Üniversiteyi gelir kapısı, rant kapısı
gibi gören kişiler olmuş.
Çanakkale’den ziyade
kendi şahsi çıkarlarını
düşünen insanlar olmuş.
Üniversite’ye böyle bakan siyasiler, bürokratlar
olmuş. Böyle bakan esnaftan, iş adamlarından
olmuş. Baktığınızda üç,
beş kişi üniversiteyi ku-
takip ederim. Öğrencinin
dolaştığı yerlerde dolaşırım. Bunların hepsine
bakarım. Bana bugün
iş yaptı, Sedat Laçiner’e
yemek ısmarladım bir
Allahın kulu diyemez. Bir
müteaahit yada bir şantiye şefi ben çay ısmarladım diyemez. Yasal da
olsa meşru da olsa bunu
yapmadım.
Yapmam
da. Çok param olunca
ben harcayamam. Benim zevkim kitaplardır. 5
buçuk milyon elektronik
kitabımız var. Türkiye’nin
en önemli üniversitelerinden daha çok kitap
kaynağımız var. Ben kitapların arasına girdiğim
‘SON DAKİKA’YA
KADAR EMEK GÖSTERMEYE DEVAM
EDERİM’
Sedat Laçiner, “Bunları niye söylüyorum.
Aday mısınız? Değil misiniz? Diye sorduğunuz
ya bunun içinde anlatmadım bunları. Burası
benim babamın şirketi
değil, Sedat Laçiner’in
kendi kurduğu bakkaliye
değil. Burası Çanakkale
Onsekiz Mart Üniversitesi. Bu koltukta ben
rektörüm, seçimlerden
sonra da bir rektör olacak. Buranın bir rektörü
dün vardı, bugün var,
yarın da olacak. Ben burada bu vizyonu çizmekle görevliyim. Hedefleri
tespit etmekle görevliyim
ve bunların kaynaklarını
temin etmek ve doğru
kullanmakla görevliyim.
İstersem aday olurum.
İstersem aday olmam.
Benim görev sürem 2425 Mart’ta biter. O gün
görevi Sedat Laçiner’e
mi teslim ederim. Bir
başka arkadaşımıza mı
teslim ederim. O başka
bir iştir. Bugün bir Rektörle konuşuyor iseniz.
Ben bugüne kadar ki
durumumu ve bundan
sonraki olması gereken
durumu sizlere ve kamuoyuna ifade ederim.
Burada bir kesintinin
olmaması gerekir. Son
dakika’ya son saniyeye
kadar Çanakkale için
Çanakkale Onsekiz Mart
Üniversitesi için, Çanakkale için, iyi bir bilim ve
iyi bir eğitim için nefesimi
tüketmeye, emek göstermeye devam ederim.
5
temiyoruz diyen insanlar
canımızı sıktı. Bursa yolunda olan onun annesi
olabilir. İzmir yolunda
ölen kendisi olabilir. Kanser tedavisi için yollarda perişan olan çocuğu
olabilir. Nasıl böyle dar
düşünüp, küçük kızgınlıklarla çıkarları ön plana
çıkarabiliyorlar anlamış
değilim. Bu üniversite
hastane üniversite kadar
önemlidir. Çanakkale’ye
bu hastane şifa verecektir. Halka hizmet, hakka
hizmettir. Rektörlüğü de
bir matah bir şey sanıyorlar. Gözlerinde büyütüyorlar. İnanın bir şey
değil, iğneli bir fıçı, oraya
da kim oturursa otursun,
inşallah hakkını verir ve
gereğini yapar”
'ÜNİVERSİTEYE SAHİP
ÇIKARSANIZ, ÜNİVERSİTE FAZLA FAZLA
ÇANAKKALE’YE SAHİP
ÇIKAR’
VECCÜH GÖSTERİRSE GÖREVE DEVAM
EDERİZ’
Şubat’ta
yapılacak
olan Çanakkale Onsekiz
Mart Üniversitesi Rektörlük seçimlerinde tekrar
aday olup, olmayacağı konusuna da açıklık
getiren Rektör Laçiner,
“Aday olup, olmayacağım konusunda kesin
bir kanaatim yok. Yani
bu konuda gerçekten
nimeti az, külfeti çok bir
iş olduğunu anladım.
Gerçekten yorucu bir iş.
Kendinizi tamamen verirseniz. Bu işi yapmaya
çalışırsanız, özel hayatınız, hayatınız yıpranmaya başlar. Ailenizce
çocuğunuzla geçirmeniz
gereken zamanı işinize
vermiş olursunuz. Gece
3’te bile sabah 7’de bile
acaba üniversite’de şu
iş odu mu. acaba böyle
kazanırsa onun içinde
hayırlısı olsun. Bundan
sonra bir başkası olursa
onu destekleriz. Çünkü
üniversitenin her noktasını bilen birisiyiz. Büyük
bir tecrübe oluştu. Kendisine destek veririz. Biz
karar verir, arkadaşlar teveccüh eder de atanırsak
da görevimize kaldığımız
yerden devam ettirip,
geçmişteki hatalarımızda
yapmaya çalışırız. Daha
iyi bir ÇOMÜ için bölgemize, insanımıza daha iyi
katkı verebilmek için elimizden geleni yaparız”
‘ÜNİVERSİTEYİ GELİR
KAPISI, RANT KAPISI
GİBİ GÖREN KİŞİLER
OLMUŞ’
K e n d i s i n i n
Çanakkale’de
anlaşılmak konusuna değinen
Laçiner, “Çanakkale’de
ben alışılmak dışında
şatma altına almış. Dışarı çıkmasına müsaade
etmiyor. Doğrusunu bakarsanız. Beni de göreve geldiğim zaman korkutmaya çalıştılar. Şöyle
yaparız, böyle yaparız.
Asarız, keseriz gibi. Tabi
benimde tabiatım gereği, bu tür meydan okumalar olduğu zaman
hırslanan bir insanım.
Meydan okuyana daha
sert üzerine giden bir insanım. Hiç kimse kusura
bakmasın. Ben burada
ne ahlaksızlık yaparım.
Nede
alışkanlıklarım
vardır. Ne paraya tamah
ederim. Yemedik, yedirtmedikte. Ben ihaleye
katılan hiçbir müteahhidi
tanımam. Ama şantiye
şeflerinin hepsini tanırım.
Niye sürekli inşaatlara gidip, doğru demir, doğru
malzeme kullanıyor mu?
İnşaat işçisinin güvenliğini sağlıyor mu? Onu
zaman sarhoş oluyorum.
Benim oturup da gidip,
meyhanede metler arasında sarhoş olmama
gerek yok. O benim için
zaman kaybıdır. Dolayısıyla o tür mekanlara
girip, çıkmadığım için
girip çıkamıyorum. Benim işim kitap, internettir. Böyle bir insana da
ısıramadılar. Bunlar olsa
olsa 10 yada 15 kişidir.
Ben yaptığım işte keyif
alıyorum. Çanakkale’nin
bu konulara daha fazla
sahip çıkmasını beklerdim. Biz onlar için çabalıyoruz. Kepez’de mesela,
Kepez kaybetti. Daha
çok sahip çıkmalarını isterdim. Belediye’de hayal kırıklığına uğradım.
Hep naif düşündüm.
Hesap kitap yapmadan
Belediye’ye de gittim.
Red edileceğimi bilmiyordum. Çanakkale’de
üniversite hastanesi is-
Çanakkale’ye ve Çanakkalelilere buranın en
kıymetli değerinin Çanakkale Onsekiz Mart
Üniversitesi
olduğunu
ifade eden Laçiner, “Üniversite Çanakkale ve
çevresini değiştirebilecek olan bir yer. Çevreye, tarihe, insana duyarlı,
temiz aynı zamanda kalkınmış soysa kültürel anlamda, iktisadi anlamda
müreffeh bir yer haline
getirebilecek olan araçtır. ÇOMÜ’yü gündelik
kavgaların içine siyasetin içine bulaştırmayın.
Üniversiteyi birinin malı
gibi görmeyin. Buradaki
öğrenciler, hocalar milyarları verseniz. Bin 700
akademisyeni
buraya
getiremezsiniz.
Burayı
böyle kalkınmış görmek
istiyorsanız bunun yolu
üniversiteden
geçiyor.
Eğitim, sağlık, kültürden
geçiyor. Turizm bile yıpratıcıdır. Turist gelir, çevreyi kirletip gider. Onu
temizlemekte bile zorlanırsınız.
Ama üniversite bambaşka bir yerdir. Sürekli
size katkı getirir. O anlamda üniversiteye sahip çıkalım. Başı derde
girdiğinde de sahip çıkalım. İyi olduğunda da
içinde olmaya çalışalım.
Üniversiteye sahip çıkarsanız, üniversite fazla
fazla Çanakkale’ye sahip
çıkar” diye konuştu.
Mustafa Suiçmez
22 OCAK 2015 PERŞEMBE
Çanakkale Onsekiz
Mart
Üniversitesi’nin
(ÇOMÜ) bilimsel yayınlarda büyük bir artış
gösterdiği ve Trakya ile
Güney Marmara’da son
SAYFA
4 yılda en iyi performans
gösteren
üniversiteler
arasında yer aldığı öğrenildi.
Dünyanın sayılı veri
tabanlarından SCOPUS
rakamlarına göre 2010’da
309 bilimsel yayını olan
ÇOMÜ, 2014’de 519 yayına ulaştı. 2015’de bu
rakamın 600’ü geçmesi
bekleniyor.
ÇANAKKALE Onsekiz Mart
Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörlüğü, üniversitenin resmi web sitesinin siber saldırıya uğradığını
ve iki kez çökertme girişiminde
bulunulduğunu açıkladı.
ÇANAKKALE Onsekiz Mart
Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörlüğü, üniversitenin resmi web
sitesinin siber saldırıya uğradığını ve iki kez çökertme girişiminde bulunulduğunu açıkladı.
22 OCAK 2015 PERŞEMBE
YAZI İŞLERİ
MURAT ÇAĞLAYAN
İHSAN KONUK
KURUCU
İSMET AKINCI
İMTİYAZ SAHİBİ
Boğaz Radyo TV Yayıncılık A.Ş. Adına
SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ
Mustafa SUİÇMEZ
6
SAYFA EDİTÖRÜ
EMİRE KONUK
HUKUK DANIŞMANI
Av. IŞIK İŞGÜDEN
KATKIDA BULUNANLAR
Gülay RECEB
ÇOMÜ'nün resmi web sitesinden 'Kamuoyuna önemli
duyuru' başlığıyla yayınlanan
Rektörlük açıklamasında, üniversitenin web
YIL:1
SAYI:120
sayfalarının birkaç aydır yoğun bir saldırı alİletişim Bilgileri
Tel:0 286 213 34 88
tında olduğu ve iki kez
Faks:0 286 213 11 51
e-mail:[email protected]
çökertme girişimine uğwww.bogazgazetesi.com.tr
radığı belirtildi. Sitenin
www.bogaz.tv
Boğaz TV Tel:
zaman zaman yavaşla0 286 532 00 00
tılmak istendiğinin kayAdres:
dedildiği açıklamada
Fevzipaşa Mah. Büyük
Cami Sk. No: 34
şu ifadelere yer verildi:
ÇANAKKALE
"İşin kötü tarafı saldırıBasım Yeri:
ların yoğun bir şekilde
Gazete Boğaz Tesisleri
Çanakkale çıkışlı adKAMPÜS Gazetesi, basın meslek
ilkerine uymaya söz vermiştir.
reslerden geliyor olKöşe yazarlarının
masıdır. Hatta bundan
görüşleri ve sorumlulukları
kendilerine aittir.
öte ÇOMÜ kampüsle-
rinden dahi bazı şüpheli işlemlerin olması düşündürücüdür.
Konuyla ilgili olarak elimizden
gelen çabayı gösteriyoruz. Ancak teknolojinin geldiği noktada kesin bir çözüm bulmak zor.
Unutmamak gerekir ki Sony
gibi büyük firmalar ve hatta hükümetler dahi bu tür saldırılara
uğramaktadır. Öğrencilerimizin ve personelimizin bilgilerini koruyabilmek için özel bir
gayret sarf ediyoruz. Çabalarımızı Aralık 2014 tarihinden bu
yana en üst düzeye çıkardık.
Bu işin sorumluları hakkında
şüphe ile hareket edemeyeceğimizden dolayı konuyla ilgili
olarak tüm yasal girişimlerde
bulunacağız. Ayrıca teknik her
türlü önlemi de almaya devam
edeceğiz. Bu hususta sorunu
çözmeyi kolaylaştırıcı her türlü bilgiyi paylaşmanız bizleri
sevindirecektir."ÇOMÜ Rektör
Prof. Dr. Sedat Laçiner de facebook'taki hesabından, 'Son
dönemde üniversite bilgisayar
sistemlerimize yoğun bir saldırı
var. Birkaç kez çökertme denemesi de yapıldı. Bu girişimlerin
Rektörlük seçimleri öncesi olmasını manidar buluyoruz' ifadelerini paylaştı.
22 OCAK 2015 PERŞEMBE
Ç a n a k k a l e
Savaşları'nın 100'üncü yıl
dönümünde
yapılacak
törenler için Avustralya ve
Yeni Zelandalı bürokratlar, kente gelerek Çanakkale valiliğinde yetkililer ile
programların detaylarını
görüştü.
Dün
sabah
saat
11.00'deki
ziyarete
katılan
heyette,
Avustralya Gazi İşleri Bakanlığı
Müsteşarı Simon Lewis,
Avustralya'nın
Ankara
Büyükelçisi James Larsen,
Avustralya
Büyükelçiliği
Gazi İşleri Müşaviri Matthew Mc Keon, Avustralya
Büyükelçiliği Proje Müdürü
Devrim Eskiyerli, Yeni Zelanda Savunma Bakanlığı
Miras Anma Törenleri ve
Protokol Müdürü John Mc
Leod, Yeni Zelanda'nın Ankara Büyükelçisi Jonathan
Curr, Yeni Zelanda Dışişleri
ve Ticaret Bakanlığı Gelibolu Koordinatörü Peter Ried,
Yeni Zelanda Büyükelçiliği
Müsteşarı Tui Dewes yer
aldı. Valilik girişinde Vali
Yardımcısı Hüseyin Kulözü
tarafından
karşılandı.
Toplantıya ayrıca, İl Emniyet Müdürü Yılmaz Özden,
İl
Jandarma
Komutan
Yardımcısı Jandarma Yarbay Metin Çelebi de katıldı.
Avustralya ve Yeni
Zelanda Başbakanları
Katılacak
2015'in kendileri için
çok önemli bir yıl olduğunu
dile getiren Avustralya Gazi
İşleri Bakanlığı Müsteşarı
Simon Lewis ise, “100
yıl
öncesinde
savaşla
başlayan dostluğun temsil
edildiği bir yıl. Avustralya ve
Yeni Zelanda'dan bu seneki
törenlere
başbakanlar
SAYFA
7
katılacak. Türkiye'den de
üst düzeyde katılım bekliyoruz. Türkiye'ye özellikle
de sayın valiye işbirliği ve
bize desteklerinden dolayı
teşekkür ediyoruz” diye
konuştu.
Yeni Zelanda Savunma Bakanlığı Miras Anma
Törenleri
ve
Protokol
Müdürü John Mc Leod
da, ülkesindeki insanlar için önemli bir yılda,
onları buradaki törenlere
katılmalarını
sağlamak
için bulunmaz imkanlar
sunan Valilik yetkililerine
teşekkürlerini iletti.
Mustafa Suiçmez
Ayvacık
İlçesi'ne
bağlı
Gülpınar Köyü'ndeki Apollon
Smintheus kazılarında, 7 bin yıl
öncesine ait 7 mezar bulunduğu
açıklandı.
Çanakkale
Onsekiz
Mart
Üniversitesi
Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr.
Turan Takaoğlu'nun bilimsel
danışmanlığında ve Prof. Dr.
Coşkun Özgünel başkanlığında
gerçekleştirilen Ayvacık İlçesi
Gülpınar Köyü'ndeki Apollon
Smintheus Tapınağı kazılarında
ortaya çıkartılan yeni buluntular heyecan yarattı. Apollon Smintheus Tapınağı'nda
Prehistorik
yerleşim
kazı
çalışmalarını yürüten Takaoğlu
ve ekibi, geçen yıl temmuz ayı
sonlarında Tapınağın kutsal yolunun batısında yer alan kalkolitik
bölümde
günümüzden
7 bin yıl öncesine ait 7 yeni
mezar tespit etti. Mezarların,
Troas bölgesinde Troia dönemi öncesine ait olması arkeoloji
dünyasında
heyecan
yarattı. Bulunan mezarlar, Troas
bölgesinin Anadolu ve Batı kültürü için çok önemli bir merkez
olduğunu ortaya koydu. M.Ö. 5
bin tarihli mezarların Çanakkale
bölge arkeolojisi açısından oldukça önem arz ettiğini belirten
Prof. Dr. Turan Takaoğlu, "Bu
mezar buluntuları, bize bölgede
tarih öncesi dönemlerde ölü
gömme gelenekleri hakkında
bilgi vermektedir. Basit toprak mezar olarak karşımıza
çıkan mezarların içinde ölüler
dizlerin kırılarak karna doğru
çekme, yani anne karnında
pozisyonunda yatırılmıştır. Ölülerin ayak uçlarına ölü hediyesi
olarak özenle seramik kaplar
yerleştirilmiştir.
Mezarların
üzerleri taşlarla gelişi güzel
kapatılmıştır.
Smintheus'da
2004 yılında başlatılan prehistorik yerleşim kazılarında ilk
kez 2014 yılı kazı çalışmaları
sırasında
mezarlar
tespit
edilmiştir. Bu açıdan oldukça
önemli olan mezar buluntusu
arkeolojik açıdan bize eksik olan
bilgilerimizi
tamamlamamıza
yardım etmektedir" dedi. Apollon Smintheus Tapınağında
2014 yılı kazıları 15 Haziran'da
başlamış, 15 Eylül'de sona
ermişti.
22 OCAK 2015 PERŞEMBE
Çanakkale
İmam
Hatip
Ortaokulu
TÜBİTAK
proje
yarışmasında 30 proje
ile il birincisi oldu.
MEB Temel Eğitim
Genel Müdürlüğü ile
TÜBİTAK İş birliğinde
yürütülen
Ortaokul
Öğrencilerine
Yönelik
‘Bu benim eserim’ adlı
Matematik ve Fen Bilimleri Proje Yarışmasında,
Çanakkale
İmam
Hatip
Ortaokulu
30
Proje ile başvuru yaparak katılımda il birincisi oldu. İl Milli Eğitim
Müdürü Zülküf Memiş
ve Din Öğretiminden
Sorumlu İl Milli Eğitim
SAYFA
Şube Müdürü İbrahim
Fırat, bilimsel çalışmaya
katılım gösteren öğrenci
ve öğretmenleri tebrik
etti. Başarılarının artarak
devam etmesi temennisinde bulunan İl Milli
Eğitim Müdürü Zülküf
Memiş, projeye katılan
öğrencilere kitap hediye
etti.
Download

KAMPÜS Gazetesi - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi