İZMİR HAVA ULAŞTIRMA FAKÜLTEMİZİN GÖRKEMLİ AÇILIŞI
İzmir Hava Ulaştırma Fakültesi büyük bir törenle öğrencilere kapılarını açtı. Fakülte
• ŞUBAT 2014
2014-2015 eğitim-öğretim yılında öğrenci almaya1başlayacak.
(4’te)/ 2
Haber
ISSN 2148-3779
Haber
Şubat 2014 / Sayı 2
Türk Hava Kurumu Üniversitesi Bültenidir.
“ABBAS GÜÇLÜ ile
GENÇ BAKIŞ”
ÜNİVERSİTEMİZDEYDİ
www.thk.edu.tr
KUPAYI REKTÖRÜMÜZÜN ELİNDEN ALDILAR
Erkek Voleybol Takımımız, Üniversitelerarası
Voleybol Turnuvası’nda büyük bir başarı
elde ederek üçüncülüğe hak kazandı.
Sporcularımız, düzenlenen törenle kupayı ve
plaketlerini Rektörümüz Prof.
Dr. Ünsal BAN’ın elinden aldı.
BOL ETKİNLİK BOL EĞLENCE
Soğuk kış günleri, Türkkuşu Kampüsü’nde düzenlenen etkinlikler sayesinde
Türk Hava Kurumu Üniversitesi öğrencilerini etkilemiyor. Öğrencilerimiz,
2014’ün gelişini Rektörümüz Prof. Dr. Ünsal BAN ile birlikte pasta keserek
erken kutladılar.(3’te)
Üniversitemizde gerçekleştirilen
“Genç Bakış” programının sunucusu
Abbas GÜÇLÜ, Rektörümüz Prof. Dr.
Ünsal BAN ve Rektör Yardımcımız
Prof. Dr. Nevin YÖRÜK ile...
TAV- THKÜ İŞBİRLİĞİ
TAV Havalimanlarının kurumsal eğitim ve
gelişim platformu TAV Akademi, Türkiye’nin
havacılık ve uzay bilimleri alanında ilk ve
tek ihtisas üniversitesi olan THK Üniversitesi ile işbirliği yaptı.
Rektörümüz
Prof. Dr. Ünsal BAN’ın
ev sahipliğinde Üniversitemiz Türkkuşu
Kampüsü’nde Düşünce Platformu
üyeleri bir araya geldi.
MEDYA ZİYARETLERİMİZ SÜRÜYOR
Cibuti
Cumhuriyeti
Ankara
Büyükelçisi Aden Houssein ABDILLAHI,
Rektörümüz Prof. Dr. Ünsal BAN’ı
makamında ziyaret etti.
Türk
Havacılık
Sanayii’nin
Cumhuriyet
tarihindeki
ilk
özel
girişimcisi… Nuri DEMİRAĞ (9’da)
Üniversitemiz’de
“yemek” O’ndan
sorulur! (8’de)
Endüstri
ve Sistem Mühendisliği
Topluluğu’nu yakından tanıyalım…5’te)
Rektörümüz Prof. Dr. Ünsal BAN, CNNTürk ve Kanal 24’teki
programlara katıldı. (2’de)
Afrika
kıtasında
TANZANYA... (11’de)
bir
cennet
Haber
2 • ŞUBAT 2014 / 2
BİZDEN HABERLER
ÜNİVERSİTEMİZİN GURUR GÜNÜ
Türkiye’nin ilk akademili pilot adayları, Hava Ulaştırma Fakültesi Pilotaj
Bölümü 7 öğrencimiz, havacılık sektörünün temel ehliyeti olma özelliğine
sahip olan ve tek motorlu uçurma yetkisi veren PPL’lerini (Hususi Pilot
Lisansı) Türkkuşu Kampüsü Hayati Yazıcı Fakültesi Binası Konferans
Salonu’nda düzenlenen törenle aldılar.
THK Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünsal BAN, 7 öğrencinin kendileri için
ayrı bir anlam ve önem taşıdığını belirterek; öğrencileriyle gurur duyduğunu
söyledi.
Öğrenci ailelerinin ve çok sayıda akademisyenin katıldığı törende, PPL’lerini alan öğrencilerimiz unutulmaz bir gün yaşadı.
DÜNYA SİVİL HAVACILIK GÜNÜ PANELİ
7 Aralık Dünya “Sivil Havacılık Günü” kapsamında,
THK Üniversitesi önemli bir panele imza attı.
Türk Sivil Havacılığı’nın dünü ve bugününün konuşulduğu panelin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. BAN, Türkiye’nin
havacılık sektöründe son 10 yılda çağ atladığını ve uygulanan doğru politikalar sayesinde sektörün devleriyle yarışabilir
hale geldiğini ifade etti.
Endüstri ve Sistem Mühendisliği Topluluğu başkanlığında, Türkkuşu
Kampüsü Hayati Yazıcı Fakülteler Binası Konferans Salonu’nda düzenlenen
“Sivil Havacılık Sektörü, Teknolojileri ve Eğitimi” konulu panele başta THK
Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünsal BAN olmak üzere; DHMİ Genel Müdürü
Orhan BİRDAL, TÜRKSAT Genel Müdürü Dr. Özkan DALBAY, TAV Esenboğa
Genel Müdürü Nuray DEMİRER, SHGM Genel Müdür Yardımcısı Bahri
KESİCİ, UDHB Havacılık ve Uzay Teknolojileri Genel Müdürlüğü, Havacılık
Teknolojileri Daire Başkanı Hasan PEHLİVAN, TÜRKSAT A.Ş Coğrai Bilgi
Teknolojileri Direktörü Hayati TAŞTAN, THK Üniversitesi Genel Sekreteri
Seda ŞİMŞEK, Hava Ulaştırma Fakültesi Dekan Vekili Yrd. Doç. Dr. Mustafa
KAYA, Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Dekan Vekili Yrd. Doç. Dr. Kürşad Melih GÜLEREN, Mühendislik Fakültesi
Dekanı Doç. Dr. İzzet Gökhan ÖZBİLGİN, üniversite öğrencileri, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.
Tören sonunda Prof. Dr. Ünsal BAN, DHMİ Genel Müdürü Orhan BİRDAL’a plaketini verirken; Endüstri ve Sistem
Mühendisliği Topluluğu Öğrencileri tarafından da tüm panelistlere günün anısına plaketleri takdim edildi.
MEDYA ZİYARETLERİMİZ SÜRÜYOR
Rektörümüz Prof. Dr. Ünsal BAN, medya ziyaretlerine devam ediyor. Star Medya
Grup Başkanı Mustafa KARAALİOĞLU, Doğan TV Holding CEO’su İrfan ŞAHİN,
CNN Türk Genel Müdürü Barış TÜNAY, Vatan Gazetesi Haber Koordinatörü Tayfun
HOPALI, Milliyet Gazetesi Köşe Yazarı
Tunca BENGİN, Gazeteci Abbas GÜÇLÜ
ve NTV Haber Müdürü Halil DEMİR’i,
makamında ziyaret etti. Televizyon ve
gazetelerin İstanbul’daki merkezlerinde
yapılan ziyaretlerde güncel eğitim sohbetleri yapıldı. Rektörümüz CNN Türk ve Kanal
24’teki programlara da katılarak Üniversitemiz hakkında bilgi verdi.
BİZDEN HABERLER
3 • ŞUBAT 2014 / 2
Haber
TAV AKADEMİ –THKÜ İŞBİRLİĞİ
Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki lider markası TAV Havalimanlarının kurumsal eğitim ve gelişim platformu
TAV Akademi, Türkiye’nin havacılık ve uzay bilimleri alanında ilk ve tek ihtisas üniversitesi olan Türk Hava Kurumu
Üniversitesi ile eğitim ve danışmanlık hizmetlerine ilişkin işbirliğine başlıyor.
Anlaşma çerçevesinde TAV akademi, bilgi birikimi ve deneyimini, havacılık
sektöründe uzmanlaşmak isteyen gençlere aktaracak. TAV Akademi’nin
uzman eğitmenleri tarafından “Havalimanı İşletmeciliği”nden “Havalimanı
İnsan Kaynakları Yönetimi”ne kadar sekiz ana başlıkta eğitimler verilecek.
Konuyla ilgili anlaşma, TAV Havalimanları Holding İş Destek Başkan Yardımcısı
Yiğit Oğuz DUMAN, TAV Akademi Koordinatörü Barış MÜSTECAPLIOĞLU,
THKÜ Yaşam Boyu Gelişim Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Semih ŞAHİNEL
ve THKÜ İstanbul Havacılık MYO Müdürü Yrd. Doç. Dr. Emin SERİN’in yer aldığı bir törenle imzalandı.
“ABBAS GÜÇLÜ ile BOL ETKİNLİK
BOL EĞLENCE
GENÇ BAKIŞ”
ÜNİVERSİTEMİZDE
Soğuk kış günleri, Türkkuşu Kampüsü’nde düzenlenen etkinlikler
sayesinde Türk Hava Kurumu Üniversitesi öğrencilerini etkilemiyor.
Üniversitelilerin yakından takip ettiği ve güncel
konuların tartışıldığı program “Abbas GÜÇLÜ
ile GENÇ BAKIŞ” bu kez Üniversitemizdeydi.
Türkkuşu Kampüsü Hayati Yazıcı Fakülteler
Binası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen
ve canlı olarak yayınlanan programa başta
Rektörümüz Prof. Dr. Ünsal BAN olmak üzere;
çok sayıda öğrencimiz, akademisyenlerimiz
ve idari personelimiz katıldı. “Türkiye’de yargı
bağımsızlığı”nın değerlendirildiği programın
konukları ise CHP Eskişehir Milletvekili Prof.
Dr. Süheyl BATUM ve Ceza Hukukçusu Prof.
Dr. Ersan ŞEN’di.
Kasım ve Aralık ayı boyunca düzenlenen Makarna Günü, SimitÇay Günü, Börek Günü, Köfte Günü ve Sucuk Günü ile yoğun ders
programından biraz olsun sıyrılan öğrencilerimiz, Rektörümüz Prof.
Dr. Ünsal BAN’ın da katıldığı Yılbaşı Partisi ile 2014’e eğlenerek
merhaba dediler.
KRİPTEKS’TE YARIŞTI
BÜYÜK ÖDÜLÜ KAPTI
Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversiteleri dolaşan ve TRT OKUL
kanalında yayınlanan Kripteks yarışması’nı bu kez THK Üniversitesi
konuk etti. 300’den fazla öğrencimizin katıldığı seçmelerde inale
kalan ve yarışan öğrencilerimizden Uçak Mühendisliği Bölümü
öğrencisi Burak DÜNDAR, Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümü
öğrencisi Didem KAL’ı yenerek 500 TL’lik büyük ödülü almaya hak
kazandı.
Haber
BİZDEN HABERLER
4 • ŞUBAT 2014 / 2
İZMİR HAVA ULAŞTIRMA FAKÜLTEMİZİN
GÖRKEMLİ AÇILIŞI
İzmir Hava Ulaştırma Fakültesi büyük bir törenle öğrencilere
kapılarını açtı. Fakülte 2014-2015 eğitim-öğretim yılında
öğrenci almaya başlayacak.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Eski Bakanı, Ak
Parti İzmir Milletvekili ve Ak Parti İzmir Büyükşehir
Belediye Başkan Adayı Sayın Binali YILDIRIM tarafından
gerçekleştirilen açılışta büyük bir coşku yaşandı.
İzmir Hava Ulaştırma Fakültesi
Dekan Vekili Yrd. Doç. Dr.
İrfan AKKOÇ’un ilk olarak
yaptığı açılış konuşmasının
ardından Selçuk Kaymakamı
Ayhan BOYACI söz aldı.
BOYACI,
“İzmir’e
böyle
güzel bir fakültenin yapılmış
olmasından dolayı büyük bir
mutluluk yaşıyoruz” dedi.
“Büyük
Ettik”
Mesafeler
Kat
Türk
Hava
Kurumu
Üniversitesi’nin, Ortadoğu, Orta Asya ve Balkanlar’ın
uzay ve havacılık merkezi olmayı hedelediğini ifade
eden Rektörümüz Prof. Dr. Ünsal BAN da bir hayali
gerçekleştirmek üzere çıkılan yolda büyük mesafeler kat
edildiğini söyledi ve konuşmasına şöyle devam etti:
“Türk Hava Kurumu Üniversitesi olarak; 3 Mart 2011
tarihinde çıktığımız eğitim yolculuğunda; artık kuruluş
aşamasını geride bırakarak gelişme dönemine girmiş
bulunmaktayız. Yeni dönemde; daha güçlü bir Üniversite
olarak dünya çapındaki rakiplerimizle boy ölçüşebilecek bir
noktaya geldik.
Bu noktaya araştırma odaklı bir üniversite olma hedeiyle,
uluslararası işbirliklerine önem vererek ve akademik
tanınmışlık noktasında sürekli yeni
projeler üreterek ulaştık.
Dünyadaki
diğer
gelişmiş
üniversitelerde olduğu gibi AR-GE
çalışmaları öncelikli konularımız
arasında bulunmakta ve pek
çok uluslararası projede yer
almaktayız.
Büyük düşünür Hz. Mevlana’nın
da dediği gibi; “Mum olmak kolay
değildir. Işık saçmak için önce
yanmak gerek”… İlim öğretmek,
bir işe koyulmak için önce kendimiz çaba göstermeli,
zorluklara göğüs germeliyiz ki; arkamızdan gelen neslin
yolunda ışık olalım, onlara güzel bir gelecek hazırlayalım.
Bu bağlamda; biz de Atatürk’ün ‘İstikbal Göklerdedir’
sözüyle kurulan Türk Hava Kurumu’nun önderliğinde, bir
hayali gerçekleştirmek adına çıktığımız bu yolda; bugün
büyük mesafeler alarak karşınızda durmaktayız.
İzmir’in tarihimizdeki müstesna yerini ve önemini hepimiz
çok iyi biliyoruz. İzmir’in 9 Eylül 1922 yılında Yunan
zulmünden kurtulmasının ardından Basmane semtinde
başlayan yangın; ne yazık ki kentin dörtte üçünü tahrip
etmişti. Fakat yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte;
İzmir Zümrüdü Anka kuşu gibi kendi külleri içinden yeniden
doğmuştur. Türk Hava Kurumu Üniversitesi olarak, biz de
bugün açacağımız Hava Ulaştırma Fakültesi ile İzmir’e
BİZDEN HABERLER
5 • ŞUBAT 2014 / 2
yakışır bir adım atarak hem İzmir’i hem de Efes’i farklı
bir canlılığa kavuşturacağız. Güzel İzmir’imize Hava
Ulaştırma Fakültemiz hayırlı uğurlu olsun.”
Haber
yatırımlar ve sağlanan desteklerle Türk havacılık
sektörünün altın çağını yaşadığını söyledi ve “Bunun
bilimsel faaliyetlerle taçlandırılması gerekir. Sektör ülke
genelinde lüks olmaktan çıkmış, yaygın kullanılır hale
gelmiştir” dedi. TOPRAK, ülkelerin gücünün beşeri ve
sosyal sermayesiyle ölçüldüğünü kaydederek, yüksek
teknolojinin ülkeler için üstünlük aracı olduğunu, eğitimde,
araştırma-geliştirmede başarı sağlamış ülkelerin dünya
ekonomisini kontrol ettiklerinin görüldüğünü de ifade
etti.
“2023 Hedelerini İzmir’de Yakalayacağız”
AK Parti İzmir Büyükşehir
Belediye Başkan Adayı
ve
İzmir
milletvekili
Sayın Binali YILDIRIM
ise; “Türkiye’nin 2023
hedelerini
yakalaması
ancak ve ancak İzmir’le
mümkündür”
dedi
ve
şunları kaydetti:
“Havacılık ve Eğitim Alanına Büyük Destekler
Vereceğiz”
Yaptığı açılış konuşmasında havacılık eğitiminin önemine
değinen Mütevelli Heyet Başkanımız Osman YILDIRIM
ise şunları söyledi:
“THK 89. yılını kutluyor. Bu yıl da açacağımız yeni
meslek yüksekokulları ve fakültelerle havacılık ve eğitim
alanlarına ciddi destek vereceğiz.
Kendi uçaklarımızı kendimiz yapmayı, bakımını üstlenmeyi
ve personelimizi yetiştirmeyi hayal ettik. Türk Hava
Kurumu Üniversitesi bu hayali gerçekleştirmek için büyük
bir adım attı. Bu fakülte Ege’de kurulacak üniversitenin
habercisi. Üniversitenin ismini Egeliler koyacak.”
“İlk Defa 1979’da Uçağa Bindim”
Sivil havacılık alanının serbest rekabete açılmasıyla
gelişme sağlandığını dile getiren AK Parti İzmir
Milletvekili Mehmet TEKELİOĞLU ise uçak mühendisi
olduğunu belirterek, 1969 yılında eğitimine başladığı
Uçak Mühendisliği Bölümü’nde 1979 yılında ilk uçuşunu
yaptığını ifade eden TEKELİOĞLU, Türkiye’nin geldiği
noktanın görülmesi gerektiğine dikkati çekti ve “Türkiye
bugün çok önemli yerlere geldi. Bu alanın gelişmesi tabi ki
çok önemli bir süreçten geçti. Bu gelişimde büyük emeği
olan Rektöre ve Sayın YILDIRIM’a teşekkür ediyorum”
dedi.
“Yüksek Teknolojiler
Aracıdır”
Ülkeler
için
Üstünlük
İzmir Valisi Mustafa TOPRAK ise; son yıllarda yapılan
“11 yıllık bakanlık görevimde en çok havacılık alanında iş
yaptım. Hava yolunu ‘halkın yolu’ yaptık. İç hatlarda 8,7
milyondan aldığımız yolcu sayısını 76 milyona çıkardık.
Havacılık o kadar büyüdü ki; bu büyüme ekonomimize
büyük bir katkı sağladı. İnsanlar, uçakla seyahat
etmenin konforunun hızını yakaladı. 16 milyondan fazla
vatandaşımız ilk defa uçağa bindi. Bizim nesil 20’li,
30’lu yıllardan sonra binebilirdi, şimdi bebekler bile
uçakla seyahat edebilir hale geldi. THK Üniversitesi, Ulu
Önder Atatürk’ün ‘İstikbal göklerdedir’ ülküsünü gerçek
anlamda yerine getirecek önemli bir adımdır.”
Törenden sonra Sayın Binali YILDIRIM’a Rektörümüz
Prof. Dr. Ünsal BAN ve Mütevelli Heyet Başkanımız Osman
YILDIRIM tarafından plaket verilirken, Üniversitemizin
sembolü pilot montu da takdim edildi.
Açılışta ayrıca, TRT İzmir Radyosu sanatçıları davetlilere
müzik ziyafeti yaşatırken; Üniversitemiz öğrencilerinden
oluşan bir ekip de halk oyunları gösterisi ile renkli
dakikalar yaşattı.
Haber
6 • ŞUBAT 2014 / 2
INTERNATIONAL OFFICE
WE WERE IN NIGERIA
INTERNATIONAL NEWS FROM UTAA
Our university attended the “1st Turkish Education
Fair” held in Nigeria between December 6th and
12th, 2013. The fair was organized in the cities
of Lagos, Port Hartcourt and Abuja with various
activities each day.
CLUB OF INTERNATIONAL
STUDENTS
Our Club of International Students (CIS) held
their irst general meeting with the attendance
of their club advisor Assist. Prof. Dr. Emin Serin.
We are waiting for membership applications
from all our students.
AMERICAN AVIATION
ACADEMY-UTAA COOPERATION
POLISH HOUR
Our Erasmus Students from Chelm University
presented their country “Poland” to the students
of the Aviation Management Department.
We enjoyed the presentation while drinking
their traditional Polish drinks, prepared by our
students.
Cpt. Tom Hannawa, owner of American Aviation
Academy, was at our University. A cooperation
agreement was signed between Cpt. Tom
Hannawa and Assist. Prof. Dr. Semih ŞAHİNEL
during this visit.
OTHER NEW COOPERATIONS
AVIOSERVICE-LATVIA
AMERICAN AVIATION ACADEMY-MALTA
SOLINAIR-SLOVENIA
LIPICAN AER-SLOVENIA
WE HAD VISITORS FROM
NIGERIA AT OUR UNIVERSITY
Nigerian Council of Higher Education Members
visited our university. 5 representatives and 1
academician from Nigerian Nile University toured
around our campus with our International Ofice.
BİZDEN HABERLER
7 • ŞUBAT 2014 / 2
Haber
YAKINDAN TANIYALIM
ENDÜSTRİ VE SİSTEM MÜHENDİSLİĞİ KULÜBÜ
Türk Hava Kurumu Üniversitesi Endüstri ve Sistem Mühendisliği Kulübü, bölüm akademisyenlerinin, kulüp danışman hocası
Yrd. Doç. Dr. Suat KASAP’ın ve Üniversite yönetiminin destekleriyle, bölüm öğrencilerinden Perihan DERMENCİ başkanlığında
5 Kasım 2013 tarihinde kuruldu.
Kulübün amaç ve hedeleri ise şöyle:
ÜEndüstri ve Sistem Mühendisliği öğrencilerinin iş dünyasına ilişkin tecrübe
edinmelerini sağlamak amacıyla liderlik/kariyer günleri düzenlemek
Ü
Endüstri ve Sistem Mühendisliği alanında yurtdışında düzenlenen
organizasyonların takibinde bulunmak, bilgi yayılımı ve uygun şartlar olması
halinde organizasyona katılımı sağlamak.
Ü Türkiye’deki sayılı üniversitelerin katıldığı Endüstri Mühendisleri Topluluğu(EMT)
ve Türkiye Endüstri Mühendisleri Öğrenci Birliği (TEMÖB) topluluklarında
Üniversitemizi temsil etmek ve Endüstri Mühendisliği öğrencilerine özel, yurt
çapında düzenlenen yarışmalarda Üniversitemiz adına yarışmak
Planlanan Etkinlikler:
ÜTürkiye Genç Bilişimciler Derneği’nin katılımıyla “Mühendislikte Bilişim Konferansı”nın düzenlenmesi
Ü Bahar dönemi başlangıcında bölüm öğrencileri ve bölüm akademisyenleriyle “dönem başlangıcı yemeği” düzenlenmesi
ÜTÜRKSAT kurumuna teknik gezi düzenlenmesi
ÜTAV Esenboğa Genel Müdürü Nuray DEMİRER’in davetiyle düzenlenecek olan ‘’Havaalanında İşleyiş ‘’ gezisi
ÜBahar aylarında yapılması planlanan “Uçurtma Şenliği”nin düzenlenmesi
HAVA ULAŞTIRMA FAKÜLTESİ
PİLOTAJ BÖLÜMÜ
Pilotaj Bölümü olarak; dünya var olduğundan beri insanoğlunun en güzel hayallerini süsleyen uçma
tutkusunu ilk elden yaşamanız için sizlere büyük bir fırsat sunuyoruz. Pilotaj Bölümü ile dünyanın en
saygın meslekleri arasında bulunan pilotluk mesleğine ilk adımı atmanız için siz değerli öğrencilere
akademik nitelikli bir kapı açıyoruz.
Bölümümüz, Türkiye ve dünya çapında faaliyet gösteren havacılık otoritelerinin (SHGM, JAA,
EASA, FAA) öngördüğü şartları en üst seviyede sağlamaktadır. Böylelikle, deneyimli akademik
personelimiz gözetiminde ve denetiminde modern eğitim olanaklarını kullanarak dört yıllık
öğrenimlerini tamamlayacak olan mezunlarımız ulusal ve uluslararası havacılık sektörünün aranan
ve vazgeçilmez elemanları olacaklardır.
LYS’den MF-4 türünde alacağınız yeterli puanlarla aramıza katıldığınız andan itibaren; sizin için özel
hazırlanmış müfredatımız, ileride mezun olduğunuzda da Avrupa ve Amerika üniversitelerinde lisansüstü çalışmalarına
rahatlıkla devam edebilmenize olanak tanımaktadır. Öğrencilerimiz, ilk seneden başlayarak her alanda alabilecekleri
seçmeli dersler ile mesleki yetkinliklerine ek olarak farklı alanlarda da akademik yetkinlik kazanma olanağına sahip
olmaktadırlar. Ayrıca, gerek Erasmus kapsamında gerekse ikili işbirliği anlaşmaları çerçevesinde öğrencilerimizin, lisans
eğitimlerinin bir bölümünü yurtdışı üniversitelerinde tamamlama şansı bulunmaktadır.
Mezunlarımız, ulusal ve uluslararası havayolları veya genel havacılık endüstrisinde istihdam edilebileceklerdir.
Ülkemiz havayolu taşımacılığı, gün geçtikçe büyümekte ve hava aracı sayısı kadar yeni araçların teknik yetenekleri
de artmaktadır. Ülkemizde faal olarak ticari hava taşımacılığı yapmak üzere her yıl 750 yeni sivil pilotun istihdam
edilmesinin beklenmektedir.
Önümüzdeki yıllarda, uluslararası sivil havacılık standartlarını karşılayan niteliklere sahip ve Avrupa Birliği ile uyum
sürecinin gereği olarak da Avrupa havacılık standartlarını hazırlamaktan sorumlu EASA (European Aviation Safety
Agency) tarafından onaylı, yeterli sayıda profesyonel pilota büyük ihtiyaç duyulacaktır. Bölümümüz, yetiştireceği
mezunlar ile bu ihtiyacın karşılanmasında önemli rol oynayacaktır
Güzel ülkemizin ve hatta bulunduğu coğrafyanın ilk ve tek havacılık üniversitesi olan Türk Hava Kurumu Üniversitesi
olarak hedeleri ve hayalleri peşinde koşan siz değerli ve başarılı gençlerimizi 21. yüzyılın hızla büyüyen havacılık
dünyasına katılmaya çağırıyoruz.
Haber
8 • ŞUBAT 2014 / 2
BİZDEN HABERLER
NANOTEKNOLOJİ ÜZERİNE…
Nanoteknoloji dünyada olduğu
gibi ülkemizde de gerek bilim
dünyasında
gerekse
sanayi
çevrelerinde popülaritesi giderek
artan bir konudur. Keza; medyada
da sıklıkla yer bulmakta, hararetli
tartışmalara, haberlere konu
olmaktadır. Öyle ki önüne nano eki
getirilen her kelime ayrı bir önem
kazanır hale gelmiştir. Peki nedir
bu Nanoteknoloji? Pek çoğunuzun
nano ekinin bir ölçü birimi olduğunu ve metrenin milyarda
birinine karşılık geldiğini bildiğinizi tahmin ediyorum.
Olayı biraz daha anlaşılır hale getirmek için insan
gözüyle algılanabilecek en ince yapı saç telinin yaklaşık
100.000 nm ve bir su molekülünün boyutunun yaklaşık
1 nm olduğunu söyleyebiliriz. Peki teknolojik ürünlerin
küçülmesine artan rağbet ve nanoteknolojinin bu kadar
popüler oluşuna paralel her küçük boyutlu ürünün, birer
nanoteklojik ürün olduğunu söyleyebilir miyiz? Cevabımız
tabiki hayır. Malzemenin büyüklüğü
nanometre
boyutuna
inildikçe
bilinen klasik davranışlar yerini
kuantum davranışlara bırakmaktadır.
Fiziksel özellikler kesikli bir değişim
göstermekte; kimyasal ve iziksel
özellikler
nanometrik
yapının,
şekline boyutuna, atom yapısına
ve
yapıya
bağlanan
yabancı
atomlara bağlı olarak olağanüstü
davranışlar
sergilemektedir.
En
ilginç örneklerden birisi; karbon
nanotüplerdir. Karbon atomları kristal yapıda farklı şekilde
dizildiğinde elmas ya da kömür olabilmektedir. Karbon
nanotüpler yine karbon atomlarının farklı dizilişiyle
oluşturulan yapılardır. İletkenlik, mukavemet ve sertlik
gibi pek çok özellik açısından üstünlük taşımaktadır.
Elmas kristali iyi bir yalıtkan olduğu halde, bir boyutlu
karbon atom zincirlerinden oluşan karbon nanotüpler
altın metalinden bile daha iyi bir iletken olabilmektedir. Ek
olarak, karbon nanotüpler, bilinen en sağlam malzemedir.
Karbon nanotüpler, ağırlığının 300 milyon katı ağırlığı
kaldırabilmektedir ve bugün çok yüksek binaların
yapımında çeliği güçlendirmek için kullanılabilemektedir.
Şimdi bir tanım verecek olursak; nanobilimi, nanometrik
boyutlarda ortaya çıkan yeni ve üstün özellikleri anlamaya
çalışan bilim dalıdır. Nanoteknoloji ise üstün özellikli
nanoyapılar tasarlayan, üreten ve bu yapılarla yeni
işlevsel ürünler ortaya koymayı amaçlayan teknolojidir.
Bilinen diğer teknolojilere göre daha fazla temel
bilime ve kuramsal araştırmalara ihtiyaç duyar. Yine de
nanoteknolojinin çoklu disipliner bir yapısı olduğu ve
nanoteklojik bir ürünün ortaya konması için bazen bir
kimyagerle bir elektrik elektronik mühendisinin bir arada
çalışması gerektiği unutulmamalıdır.
Sizlere bu konuyla ilgili kendi çalışmalarımdan örnekler
vermek isterim; Çoğunlukla altın (Au) ve gümüş (Ag)
nanoparçacıklarıyla çalışıyorum. Bildiğiniz gibi; külçe
şeklinde Au metali sarı renkli, Ag metali ise parlak metalik
renktedir. Bu metallerin atomlarının 10 nm boyutunda
kümelendirilmesiyle elde edilen Au va Ag nanoparçacıkları
ise çözelti halinde tamamen farklı renklerde ve hiçbir
boyada görülemeyecek kadar keskin, parlak ve dayanıklı
renk özelliği gösterir.
Au nanoparçacıkları sulu çözeltilerinde kırmızı şarap
renginde iken, Ag nanoparçacıkları sarı renklidir. Bunun
anlamı Au nanoparçacıkları görünür bölgede 520 nm de,
Ag nanoparçacıkları 400 nm de yüzey plazmon resonance
(surface plasmon rezonans-SPR)
bantlarına sahiptir. Bu özellik, Au
ve Ag nanoparçacıklarının çeşitli
optik uygulamalarında kullanımına
olanak sağlamaktadır. Özellikle
litograi, biyoteknoloji ve tıp
yaygın kullanım alanlarındandır.
Örneğin, tıpta Au nanoparçacıkları
kanserli hücrelerin görüntülenmesi
ve fototerapi ile yakılarak yok
edilmesi gibi tedavi ve teşhis
yöntemlerinde sıklıkla kullanılırlar.
Şu an araştırmaları süren bir diğer kullanım alanı
ise benim de üzerinde çalışmalarıma devam ettiğim
nanobiyosensörlerdir. Yakın tarihte, yürütücülüğünü
yaptığım ‘Kanser Antijen 125 (CA 125) Tayini için Metal
Nanoparçacık İçeren Optik Nanosensör Geliştirilmesi’
isimli projemiz TÜBİTAK tarafından desteklenmeye
uygun bulunmuştur. Projeye konu olan CA 125
kadınlarda sık görülen yumurtalık kanserinin tümör
biyobelirtecidir. Kanser oluşumuyla kanda bu proteinin
seviyesi artmaktadır. Erken evrede teşhis ve hastalığın
takibi için kandaki CA 125 seviyesinin tesbiti hayati
önem taşımaktadır. Kandan CA 125 seviyesi tayini
için yapılan klinik testlerin ne yazık ki ölçüm limitleri
yeterince hassas olmamakla birlikte numuneye ön
işleme, yetenekli işgücü ve karmaşık cihazlar gerektirir.
Bu noktada yüksek hassasiyet, özgüllük, güvenilirlik gibi
tanı araçlarını sunan biyosensörler devreye girmektedir.
Nanoölçekli biyosensörler ile tümör biyobelirteçlerini
seçici bir şekilde yakalamak mümkündür. Bu sensörler
BİZDEN HABERLER
9 • ŞUBAT 2014 / 2
kansere özgü antikorlarla kaplıdır ve böylece kanserli
hücreden yayılan antijen yakalandığında elektriksel ya da
optik bir sinyal üretilir. En çok biyouyumluluğu nedeniyle
Au nanoparçacıkları kullanılmaktadır. Bu proje ile cam
yüzeylere depolayarak homojen ilm haline getirdiğimiz
Au ve Ag nanoparçacıkları üzerinde CA 125 antikor-antijen
konjugasyonunu gerçekleştirmeyi, bu sayede SPR bandını
yüksek dalga boylarına kaydırmayı ve böylece nanogramlar
seviyesindeki CA 125 antijeninin sebep
olacağı renk değişimini göz ile fark
edilebilir hale getirmeyi hedeliyoruz.
Bunun anlamı günün birinde kanser
teşhis ve takibinin tıpkı gebelik testi
kitlerinde olduğu gibi yapılabilmesidir.
Ön çalışmalarımızda olumlu sonuçlar
elde ettiğimiz projemizi Mayıs 2015
tarihinde tamamlamayı hedeliyoruz.
Au ve Ag nanoparçacıklarını ayrıca
fotokatalizörlerin etkinliğini artırmak
için
kullanmaktayız.
Peki
nedir
bu fotokatalizörler? Bilinen iyi bir
fotokatalizör titanya (TiO2)dır. Titanya
bant aralık enerjisine eşit enerjili
ışığa maruz kalırsa üzerinde yük
ayrışımı meydana gelir. Ayrışan bu
yükler titanya üzerine yapışan organik
kirlilikleri parçalayarak karbon dioksit
ve suya dönüştürür. Böylece kirlilikleri
uçar gider… Reklamlarda gördüğümüz
kendi kendini temizleyen nano boyalar,
halılar bu özelliğin bir uygulamasıdır.
Işık alan yüzeylerinde titanya içeren
malzemeler kendi kendini temizleyebilir.
Ancak bu özellik biraz sınırlıdır; çünkü
UV ışık altında gerçekleşmektedir ve
gün ışığının sadece % 5’i UV ışıktır. Eğer titanyanın bant
aralık enerjisi gün ışığına tekabül ederse bu özellikten
daha verimli bir şekilde yararlanabiliriz. Araştırmalarımızda
titanyayı gün ışığında daha aktif hale getirmeye çalışıyoruz.
Çalışmalarımızda, titanya nanoparçacıklarını belli oranlarda
Ag nanoparçacıkları ile biraraya getirdiğimizde, titanyanın
bant aralık enerjisinin yaklaşık 100 nm görünür bölgeye
kaydırabildiğimizi gösterdik. Böylece bu işlevi daha verimli
hale getirmiş olduk ve bu çalışmamız uluslararası dergi
makalesi olarak kabul gördü. Konu üzerine çalışmalarımız
devam etmektedir.
Malum; havacılık ve uzay temalı bir üniversiteyiz ve
hepimiz havacılık ve uzay sevgisiyle, ilgisiyle doluyuz.
Biraz da nanoteknolojinin bu alan üzerine etkilerinden
bahsedelim. Her alanda olduğu gibi bu alanda da
nanoteknolojinin etkileri artmaktadır. Bu teknoloji
Haber
havacılık ve uzay endüstrisine fonksiyonel malzemeler
sunmaktadır. Havacılık endüstrisinin en önemli malzemesi
metallerin, nanopartikül formları mukavemet, çekme
direnci ve korozyon dirençleri çok iyi olduğundan uçak
gövde yapımında kullanılmaktadır. Nanoiberler, karbon
nanotüpler, grafenler yine gövde yapımında kullanılan
polimerler için dolgu malzemesi olarak kullanılmaktadır.
Nanokompozitler ise mükemmel mukavemet/ağırlık
oranlarıyla titreşime karşı güçlü dirençleri
sayesinde
uçak
endüstrisinin
ideal
malzemelerindendir. Yine bor oksit, silikon
ve kobalt fosfor nanokristalleri üstün
korozyon dirençleri sebebiyle kaplama
teknolojisinin
vazgeçilmezi
olmuştur.
Uzay alanındaki çalışmalara da güncel
bir örnek verelim: yakın zamana kadar
hayali gibi görülen fakat şu an NASA’nın
gündeminde olan ilginç bir araştırma: Uzay
Asansörü…. Bir ucu yeryüzünde, diğer ucu
dünyanın jeosantrik (geosynchronous)
noktasından ileride olacak, 100.000 km
uzunluğunda bir kablo ve ek sistemleriyle
oluşturulması düşünülen taşıyıcı bir sistem,
Uzay Asansörü. Ve yine karbon nanotüpler
başrolde... Böyle bir sistemin yapımı, sonsuz
uzunlukta bir kablonun yapımı imkansız
olduğundan bir hayaldi. Gelecekte karbon
nanotüplerle imal edilebilecek bu asansör
ile uzay araştırmaları çok daha kolay, daha
az maliyetle yapılabilecektir.
Ülkemizde de bu konuda önemli gelişmeler
olmaktadır. Örneğin yakın bir tarihte
ASELSAN işbirliği ile hazırlanan bir ulusal
projede uzay ortamına çok dayanıklı
bir malzeme geliştirildi. Uzay ortamında
malzemeler, özellikle elektronik devreler aşırı radyasyon
sebebiyle çok çabuk bozulmaktadır. Onları korumak için
kullanılan kalın alüminyum tabakalar uydu maliyetlerini
çok artırmaktadır. Bu malzeme kaplamalarıyla daha
haif uydular, çok daha az maliyetle üretilebilecektir.
Bu teknolojinin ilk defa ülkemiz tarafından kullanılacak
olması oldukça gurur verici bir gelişmedir. Umuyorum ki;
ülkemiz adına böyle güzel örneklerin sayısı artar ve biz
de günün birinde kendi teknolojisini üreten ve pazarlayan
ülkeler safında yerimizi alırız. Şimdilik çalışmalar olumlu
ve gelecek vadetmektedir. Gerek bilimsel yayınlarımızla
gerekse ulusal projelerimiz ve yerli yapım ürünlerimizle ne
mutlu ki artık “Biz de varız” diyebiliyoruz. Bu konuda Siz
gençlerimize büyük görevler düşmektedir. Devralacağınız
bayrağı en iyi şekilde taşıyacağınıza inanıyor, başarılar
diliyorum...
Haber
10 • ŞUBAT 2014 / 2
RÖPORTAJ
“EKİP ARKADAŞLARIMA BENİ SORARSANIZ ‘SİNİRLİ
VE AŞIRI TEMİZLİK HASTASI’ DİYEBİLİRLER”
BİZE BİRAZ KENDİNİZDEN BAHSEDER MİSİNİZ?
1975 Bolu Mengen doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi
babamın görev yeri olan Samsun’da tamamladım. 23 yıllık
meslek hayatımda, 5 ayrı şehirde ve 9 ayrı iş yerinde aşçılık
mesleğini icra ettim. Bu iş yerleri arasında 5 yıldızlı iki farklı
otelde Executive Chef olarak görev aldım. En son çalıştığım
otelde ise Executive Chef’liğin üstü
olan F/B Manager’lığa yükseldim.
AŞÇI OLMAYA NASIL KARAR
VERDİNİZ?
Dedem de babam da aşçıydı. Daha 10
yaşlarındayken kendim mutfağa geçer,
hamuru kendim yoğurup peynirli,
kıymalı börekler yapar, annemin kek
tarilerini değiştirir, değişik tatlar
elde eder ve insanlara tattırmaktan
çok mutlu olurdum. Hafta sonları
babamın çalıştığı iş yerine gidip
mutfakta değişik yemekler görüp
onları uygulardım. 25 yaşında
Sous Chef (Aşçıbaşı yardımcısı), 27
yaşında ise Executive Chef oldum.
Sanırım başka mesleğe karar
vermek gibi bir şansım yoktu.
KENDİNİZE BİRAZ ELEŞTİREL
BAKACAK OLSANIZ MUTFAKTA
NASIL BİR ŞEFSİNİZ?
Her şef gibi maalesef ben de eleştiriye açık değilim. Çünkü
iyisini yaptığına inanan bir şeim. Fakat ekip arkadaşlarıma
sorarsanız; sinirli ve aşırı temizlik hastası diyebilirler. Her
yemeğin demolarını zaten teori ve pratik olarak gösteriyorum.
Bunların dışına çıkılmasına kesinlikle izin vermem.
TÜRK MUTFAĞININ DÜNYA MUTFAKLARI
ARASINDAKİ KONUMUNU NASIL
DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?
Türk mutfağı, dünyada Fransız mutfağından sonra ikinci
sırada gelir. Türk mutfağı, her milletin damak tadına uygun
tatlardır. Bizim de girdiğimiz yemek yarışmalarında Türk
mutfağı saygın yerini almıştır.
TÜRKİYE’DE AŞÇILIK MESLEĞİNİ VE SİSTEMİNİ
NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?
Aşçılık artık bir statü oldu. Eskiden aşçılık yalnızca
yemek yapmaktı. Şimdi koskoca 5 yıldızlı otellerde genel
müdürden sonra aşçıbaşılar geliyor. Artık; çok hızlı
ilerleyen, kültür ve eğitim seviyesi
yükselen bilinçli bir aşçılık sektörü
var. Mutfak akademileri kuruldu.
Aşçılık dernekleri ve hatta Aşçılar
Federasyonumuzla katıldığımız yurt
içi ve dışında yemek yarışmalarımız
oluyor. Böylece bu mesleğe gönül
veren özellikle genç aşçılar bu
bayrağı daha da ileri götürecektir.
TÜRK HAVA KURUMU
ÜNİVERSİTESİ’NDE MUTFAĞIN
BAŞINA NE ZAMAN GEÇTİNİZ?
Ben
Türk
Hava
Kurumu
Üniversitesi’ne başlayalı 8 ay oldu.
Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Ünsal
BAN’ın bize, Üniversitemize yeni sistem hijyen koşullarına
son derece uygun teknolojik bir mutfak kazandırdığını da
belirtmek isterim. Bundan dolayı Sayın Rektörümüze çok
teşekkür ederim.
TÜRK HAVA KURUMU ÜNİVERSİTESİ’NDE,
MUTFAKTA BİR GÜNÜNÜZ NASIL GEÇİYOR VE O
GÜNÜN MENÜSÜNE NASIL KARAR VERİYORSUNUZ?
Mutfakta bir günümüz oldukça yüksek bir tempoda geçiyor
diyebilirim. İşimizin şöyle bir zorluğu var: Türkiye’nin her
bölgesinden gelmiş arkadaşlarımız var; kimi ekşili sever, kimi
tatlı, kimi acılı yer, kimi natürel, kimisi zeytinyağlı yemek
sever, kimisi eleştirir. Yemek portföyümüz aslında uçsuz
bucaksız; fakat 1300 kişinin yemek yediği bir yerde; hem
sabahtan öğlene yetişecek, hem lezzetli olacak, hem de
yemek kendi özünden bir şey kaybetmeyecek. Bunun içindir
ki; bizim için önemli olan yüksek sayıda yemek çıkarırken
tadını bozmadan servis edebilmektir.
TARİH
11 • ŞUBAT 2014 / 2
Haber
Türkiye'nin Havacılık Efsanesi
NURİ DEMİRAĞ
Türk Havacılık Sanayii’nin Cumhuriyet tarihindeki ilk özel girişimcisidir.
1886’da Sivas’ta doğdu. Maliye Mektebi’nde öğrenimini yarım bırakarak;
bir süre memleketinde öğretmenlik yaptı, ardından Ziraat Bankası’na girdi.
Maliye Nezareti’nin açtığı sınavı kazanınca, maliye memuru olarak İstanbul’a
atandı. 1918’de maliye müfettişi oldu. Mütareke yıllarında bu görevinden
istifa ederek ticaret hayatına atıldı.
Doğuda 1008 km’ye yakın demiryolunun yapımını gerçekleştirdiği için
Atatürk tarafından kendisine “Demirağ” soyadı verildi. İstanbul Yeşilköy’de
ilk sivil “Gök Okulu”nu, Beşiktaş Barbaros Meydanı’nda ise; ilk özel uçak
fabrikasını kurmuş bir girişimcidir. Tamamen Türk mühendis ve işçilerinin
ortaya çıkardıkları NU-36 iki kişilik eğitim uçağı ile çift motorlu, 6 kişilik, 325
km hız yapabilen, 1000 kilometre uçabilen, saatte 270 kilometre hıza ulaşan,
5 bin 500 metre yükseğe çıkabilen, yolcu taşıma amaçlı NU-38 olmak üzere
iki tip uçak üretim projesine imza atmıştır. Ürettiği uçaklardan NU-38’lerden
biri İspanya’ya, diğeri Hollanda’ya satılmıştır. 10 bin saatin üzerinde uçuş
yapılan Gök Okulu’nda hiçbir kaza olmamıştır.
İş hayatının en ilginç simalarından biri haline gelen DEMİRAĞ, 1957 yılında
öldüğünde ardında; ilk muhalefet partisi kurucusu, ilk seri üretim Türk uçağı,
ilk yerli paraşüt, ilk Türk sigara kağıdı üreticisi gibi ilklere imza atan kişi
unvanını bırakmıştır.
Haber
12 • ŞUBAT 2014 / 2
GEZİ
DÖRT MEVSİM
GÖRSEL ŞÖLEN
Kışın karla kaplı ağaçlar içinde donmuş bir göl
manzarası… Bahar ve yaz mevsiminde yemyeşil bir
ormanın içinde mavi bir gökyüzü altında temiz havada,
etrafınızı çevreleyen eşsiz ağaçlar ve bitkiler arasında
cıvıl cıvıl kuş sesleri eşliğinde yapılan bir yürüyüş…
Bolu il merkezinin yaklaşık 35 km güneybatısında yer
alan Abant, bütün büyük şehirlere yakın konumu ve
temiz havasıyla özellikle doğa tutkunlarının yakından
tanıdığı bir tabiat harikası olarak size harika bir
dinlenme alanı sunuyor. Bolu il merkezinin yaklaşık
35 km güneybatısında yer alan Abant, bütün büyük
şehirlere yakın konumu ve temiz havasıyla özellikle doğa
tutkunlarının yakından tanıdığı bir tabiat harikası olarak
size harika bir dinlenme alanı sunuyor.
Abant Gölü: Bolu sınırları içinde yer alan Abant Gölü,
kente yaklaşık 30 km. uzaklıkta. Abant dağları üzerinde
arazi kaymaları ile oluşan bu set gölüne E-5 karayolundan
ayrılan 20 km’lik asfalt bir yolla ulaşabilirsiniz. Deniz
seviyesinden 1328 metre yüksekte yer alan göl, 1.28
kilometrekarelik bir alanı kaplıyor. Göl çevresi yılın her
mevsiminde etkileyici bir manzaraya sahip.
Yaban Hayatı Geliştirme Sahası özelliği de taşıyan Abant,
çevre ormanlarda geyik, karaca, yaban domuzu, tilki, tavşan
ve çok sayıda yırtıcı-ötücü kuşa da ev sahipliği yapıyor. Eğer
şanslıysanız Abant Gölü’nün çevresinde yürüyüş yaparken
onlarla karşılaşabilirsiniz.
Abant’ın çevresini dolaşmak için üç seçeneğiniz var: Bisiklet,
at ve fayton.
Yedigöller Milli Parkı: Abant’a yaklaşık 30 km mesafede
bulunuyor. Özellikle kamp severlerin uğrak noktalarından biri
olan Yedigöller Milli Parkı’nı her mevsim ziyaret edebilirsiniz.
Gecelik konaklama iyatları 50 ila 400 TL arasında değişen
çok sayıda otel, butik otel ve pansiyonları ile de geniş
konaklama imkanı sunan Abant, ziyaretçilerini bekliyor.
BİR ÜLKE
Haber
13 • ŞUBAT 2014 / 2
TANZANYA
Nil Nehri’nin kaynağı Viktorya Gölü, Kilimanjaro Dağı, Tanzanit taşı, aslanlar, iller, zebralar ve daha birçok hayvana ev
sahipliği yapan Ngorongoro krateri… Bu sayımızda Afrika kıtasının zengin kabilelerini içerisinde barındıran, neredeyse tüm
Afrika ülkelerinin ana dili kabul ettiği Swahili dilinin doğduğu yer olan ve doğal kaynaklarıyla dikkatleri üzerine çeken
Tanzanya’ya yer verdik.
Üniversitemizin Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü 2. Sınıf öğrencisi
Evans Leonidace LWANGA’nın gözünden kendi ülkesini yakından tanıyalım:
BAŞKENT
:Dodoma
YÜZÖLÇÜMÜ
:945.087 km²
NÜFUS
:37.849.133
PARA BİRİMİ
:Tanzanya Şilini
İKLİM
:Tropikal
YÖNETİM ŞEKLİ
:Üniter Cumhuriyet
RESMİ DİLİ
:Swahili
ÖNEMLİ GÜNLER
:Birlik Günü (26 Nisan)
Bağımsızlık Günü (9 Aralık)
Ngorongoro Koruma Alanı (Arusha)
Serengeti Milli Parkı (Arusha)
Mikumi Milli Parkı (Morogoro)
Arusha, Kilimanjaro,
Mwanza
SAFARİYE GİDİN.
KİLİMANJARO DAĞI’NA TIRMANIN.
MASAİ KABİLESİNİ ZİYARET EDİN.
UGALİ YEMEĞİNİ TADIN.
Morogoro
ve
GENÇLER İÇİN SOSYAL YAŞAM
: Yaz aylarında
ZANZİBAR
Ateizm dahil farklı birçok inanç ve etnik
farklılıklara rağmen uyum içerisinde
yaşanıyor.
GEZİLECEK YERLER
120’den fazla kabile bulunuyor. Bu da
120’den fazla konuşulan dil demek.
MUTLAKA YAP !
TANZANYA KÜLTÜRÜ
NE ZAMAN GİDİLİR?
Hint Okyanusu’na kıyısı olan ülkede
havanın da hep sıcak olması nedeniyle
gençler bol bol yüzmeyi tercih ediyor.
Afrika’daki en iyi otellere ev sahipliği
yapan, farklı yemeklerin tadılabileceği
ve özellikle “Yunus turları”nın olduğu
turistik yerlerden biri.
Haber
KÜLTÜR - SANAT
14 • ŞUBAT 2014 / 2
ROBERT DE NIRO MEVLANA ROLÜNDE
Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşunu
anlatan
“Ertuğrul
Gazi”
dizisinin
yapımcısı Özkan İpek, Mevlana rolü için
gelmiş geçmiş en iyi oyuncular arasında
gösterilen Robert de Niro’ya teklif
götürdü. De Niro “Evet” derse bir bölüm
için 700 bin dolar alacak
400 kişilik Kayı Boyu’nda kurulan ve
600 yıl hüküm süren Osmanlı
İmparatorluğu’nun
kuruluş
öncesindeki sosyal yaşamı
ve felsefesini konu edinecek
olan dizide rol alacak yerli
oyuncular için de ünlü
isimlerle görüşmeler devam
ediyor.
ÇOK SATAN KİTAPLARIN SIRRI ÇÖZÜLDÜ
Stony Brook Üniversitesi çok satan
kitapların ortak özelliklerini keşfederek
‘bestseller’ olmanın sırrını açıkladı.
New York kentindeki Stony Brook
Üniversitesi bilgisayar uzmanları, popüler
bir kitabın özelliklerini ortaya koyabilmek
amacıyla “istatistiksel stilometri” adını
verdikleri bir algoritma geliştirdi.
Sözcüklerin ve gramerin kullanımını
matematiksel olarak irdeleyen teknik, bir kitabın ticari
başarı elde edip edemeyeceğini yüzde 84 doğruluk oranıyla
öngörebiliyor.
İnternet kütüphanesi olarak da bilinen “Project Gutenberg”
arşivinden klasikleşmiş eserleri yükleyerek inceleyen bilim
adamları, basılan bir kitabın çok
satmasında ilginçlik, orijinallik,
yazım tarzı ve öykünün ilerleyişi
gibi bir dizi unsurun yanı sıra şans
faktörünün de etkili olduğuna
işaret etti.
Çok satan kitaplarda “ve”, “ancak”,
“fakat” gibi bağlaçların sıkça
kullanıldığını belirten araştırmacılar,
ticari başarı yakalayan eserlerin
aynı zamanda sıfatlar ve isimler açısından da zengin olduğunu
belirledi. Ralarda kalan kitaplarda ise aşırı derecede iil ve
zarf kullanıldığı ortaya çıkarıldı. Okur tarafından ilgi gören
kitaplarda düşünce süreci betimlenirken rağbet görmeyen
kitaplar, çok fazla duygusallık barındırıyor.
Herkül: Efsane Başlıyor
3DHercules: The Legend Begins
300: Bir İmparatorluğun Yükselişi
300: Rise of an Empire
Gösterim Tarihi: 3 Nisan 2014
Gösterim Tarihi: 14 Mart 2014
Gösterim Tarihi: 7 Mart 2014
Gösterim Tarihi: 7 Şubat 2014
SİNEMA REHBERİ
Soğuk
Nuh: Büyük Tufan
Noah
KÜLTÜR - SANAT
Haber
15 • ŞUBAT 2014 / 2
NE OKUYALIM?
NE DİNLEYELİM?
Karşılıksız bir aşk, iktidar kavgaları, yobazlığın
ortasında yeşeren sanat ve beklenmedik bir
ihanet… Bir tarafta bilime ve öğrenmeye
inananlar, bir tarafta gelişmeyi durduranlar…
Ustam ve Ben, tarihi kişiliklerin, camilerin,
kütüphanelerin, türbelerin, köprülerin resmigeçit
yaptığı, rengârenk, canlı, sürprizlerle dolu bir
dönem hikâyesi… Elif Şafak’ın dilinden Osmanlı
tarihinin derinliklerine doğru şaşırtıcı bir yolculuğa
çıkmak isteyenlere…
STOMP
08 Şubat 2014 - 15:00 / 19:00
Congresium Ankara
Hayatın anlamını bulmanın, aşık olmanın ve
alınan her nefesin öyküsü…
On altı yaşındaki kanser hastası Hazel Grace’in
birkaç yıl daha yaşamasını garanti eden tıp
mucizesine rağmen hastalığı ölümcüldür ve
konulan teşhisle birlikte yıldızlar, öyküsünün
son bölümünü çoktan kaleme almıştır. Fakat
Augustus Waters isimli yakışıklı bir sürpriz
karakter, Kanserli Çocuklar İçin Destek
Grubunda boy gösterince Hazel’ın hayatı
bambaşka bir yöne sapar ve bu zeki çocuğun
çekimine karşı koyamayan kızın öyküsü yeniden
yazılır...
GÖKSEL
22 Şubat 2014 - 22:00
Jolly Joker Ankara
SEZEN AKSU
01 Mart 2014 -21:00
Congresium
Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca.
Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden
gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz.
Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini
ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir
tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere,
yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına (?)
dair, yanıtlanması zor sorular soruyor.
CAN BONOMO
19 Mart 2014 - 21:00
If Performance Hall
Türk Hava Kurumu Üniversitesi Adına İmtiyaz Sahibi
Osman YILDIRIM
Prof. Dr. Ünsal BAN
Mütevelli Heyet Başkanı
Rektör
Sorumlu Yazı İşleri Müdürleri
Ayla ÖZCAN ÜNAL - Necla YAZICIOĞLU
Graik - Tasarım
Gaye ŞAHİN
Editörler
Özlem SEÇKİN - Yasemin ŞiMŞEK - Defne Gün GÜÇER
Fotoğralar
Basın, Yayın Halkla İlişkiler Müdürlüğü
Adres: Türk Hava Kurumu Üniversitesi Bahçekapı Mahallesi Okul Sokak No:11 06790 Etimesgut/ANKARA
Tel: 444 8458 (THKU) - Faks: 0.312 342 84 60 - E-mail: [email protected]
Haber
16 • ŞUBAT 2014 / 2
Önce THKÜ Sonra THY...
Türk Hava Yollarý’nda
Ýþ Garantili Pilot Yetiþtirme Programý
THK Üniversitesi’nde
Tel: 444 8458(THKU)
www.thk.edu.tr
Download

BOL ETKİNLİK BOL EĞLENCE - Türk Hava Kurumu Üniversitesi