Yıl: 7 Sayı: 73/ Ekim 2013 Year: 7 Issue: 73 / October 2013
www.recyclingdergisi.com
Yayıncı - Publisher
GRUP E YAYINCILIK DAN. ORG.
TUR.TİC. LTD. ŞTİ.
[email protected]
İmtiyaz Sahibi ve
Genel Yayın Yönetmeni / CEO
Türkay ÖZGÜR
[email protected]
GRUP E Genel Müdür Yardımcısı
Assistant General Manager
Şenol BAŞTAKAR
[email protected]
Editör
Editor
Ercan ÇATALCI
[email protected]
Görsel Yönetmen
Visual Director
Cüneyt MERT
[email protected]
Reklam ve Halkla İlişkiler Sorumlusu
Advertising and Public Relations Specialist
Aslı ATİK
[email protected]
Fotoğraflar / Photos
Mehmet GÜNDOĞDU
[email protected]
Avrupa ve Ortadoğu Temsilcisi
Europe and Middle East Representative
Güllü ALDAĞ
[email protected]
İngilizce’ye Çeviri / English Translation
UTH
Baskı - Printing
Matsis Matbaa Sistemleri
Tevfikbey Mahallesi
Dr. Ali Demir Caddesi No:51
34290 Sefaköy / İSTANBUL
Tel: 0 212 624 21 11
DANIŞMA KURULU
Consultative Committee
Yurtiçi Dağıtım
National Distribution
Aras Kargo - PTT
Yurtdışı Dağıtım
International Distribution
TNT - PTT
İdare Merkezi
GRUP E YAYINCILIK
Kozyatağı 19 Mayıs Mah.
İnönü Cad. No: 85/12
34744 Erenköy-İstanbul / TÜRKİYE
Tel: +90 216 360 46 36 - 360 43 33
Fax: +90 216 360 46 65
www.recyclingdergisi.com
[email protected]
[email protected]
Ayda Bir Yayınlanır
It is published once
within a month
Yayın Türü
Yerel Süreli Yayın
Type of Publication
National Periodic
Yayın Dili
Publication Language
Türkçe - İngilizce / Turkish - English
ISSN - 1307-7546
Teknik Özellikler
Technical Character
A4 (21 cm x 29.7 cm)
Kağıt / Paper
Mat Kuşe - Matte glossy paper
Fiyatı: 10 TL / 12 EURO
“Recycling INDUSTRY Dergisi AKAT, üyesidir”
Kozyatağı 19 Mayıs Mah. İnönü Cad. No: 85/12 Erenköy-İstanbul / TÜRKİYE
Tel & Phone : 0090 216 360 46 36 - 0090 216 360 43 33 - 0090 216 360 31 95
Fax: 0090 216 360 46 65
Web: www.recyclingdergisi.com / www.grupe.com.tr
E-mail: [email protected] / [email protected]
Vergi Dairesi: Erenköy Vergi No : 411 034 0766 Ticaret Sicil: 634404
4 • EKİM / OCTOBER 2013
Prof Dr. Aysel ATIMTAY
Arif ACIÖZ
Mustafa AKALP
Prof. Dr. Ata AKÇIL
Beyhan ASLAN
Prof. Dr. Semiha ARAYICI
Prof. Dr. Savaş AYBERK
Prof. Dr. Mehmet Emin BİRPINAR
Doç. Dr. Müfide BANAR
Ömer BENLİ
Prof. Dr. Mustafa ÇANAKCI
Prof. Dr. İsmet ÇOK
Dr. Esra Bozyazı DAYLAN
Prof. Dr. Ahmet DEMİR
Dr. Haluk DOĞU
Sebahattin DÖNMEZ
Prof. Dr. Osman Nuri ERGÜN
Zafer ERGÜN
Prof. Dr. M. Talha GÖNÜLLÜ
Dr. Fatih HAMŞİOĞLU
Ediz HUN
Murat ILGAR
Prof. Dr. Mehmet KARPUZCU
Aydın ÖZBEY
Prof. Dr. Adem ÖZER
Prof. Dr. İzzet ÖZTÜRK
Prof. Dr. Mustafa ÖZTÜRK
Muhammet SARAÇ
Doç. Dr. Turhan ŞALVA
Prof. Dr. Hasan Zuhuri SARIKAYA
Prof. Dr. İsmail TORÖZ
Dr. Veysel YAYAN
Prof Dr. Ülkü YETİŞ
Dr. Caner ZANBAK
Her hakkı saklıdır. Recycling INDUSTRY Dergisi,
GRUP E YAYINCILIK DANIŞMANLIK TUR. VE
ORG. TİC. LTD. ŞTİ.’nin lisansıyla yayınlanmaktadır.
Dergide yeralan haber, makale, fotoğraf ve illustrasyonların elektronik ortamlar dahil olmak üzere çoğaltılma hakları Recycling INDUSTRY
Dergisi’ne ve GRUP E YAYINCILIĞA aittir. Yazılı
izin olmaksızın çoğaltılması yasaktır. Recycling
INDUSTRY Dergisi’nde yayınlanan ilanların
tüm hukuki sorumluluğu firmalara, köşe yazarlarının yazıları yazarına aittir. Recycling INDUSTRY
Dergisi’nden kaynak gösterilse dahi yazılı izin alınmadan alıntı yapılamaz, fotoğraf kullanılamaz.
All rights reserved.The Recycling INDUSTRY
Magazine is published under the license of
GRUP E YAYINCILIK DANIŞMANLIK TUR. VE
ORG. TİC. LTD. CO. Rights of reproducing news,
articles, pictures and illustrations in the magazine
including electronic media are vested in the INDUSTRY Magazine and GRUP E YAYINCILIK.
Reproduction without written consent is prohibited. All legal liability of ads given out in Recycling
INDUSTRY Magazine is on the part of the
respective companies whereas articles of all columnists are on the part of the respective writer.
No excerpt from the Recycling INDUSTRY
Magazine can be taken and picture can be used
without written consent even if acknowledged.
www.recyclingdergisi.com
Çevre devrimi
yapmalıyız...
Ediz HUN
Uzman Biyolog
[email protected]
K
endi kendine yetebilir nitelikteki bir toplum, çevre
koruma ve verimliliğe daha fazla ağırlık tanımak,
yenilenebilir enerji kaynaklarını daha çok kullanıma
almak, hiç tükenmeyecek zannedilen kaynakları ise,
bunların kendilerini yeniden üretmelerine imkân verecek zamanı tanıyarak kullanmak zorundadır. Bu şuura ulaşmış toplumlar, atık seviyelerini azaltma, yeniden işleyip kullanımı
artırma, tehlikeli madde kullanımından kaçınma ve biyolojik
zenginlikleri koruma durumunda bulunurlar.
***
Doğa ile uyumlu sürdürülebilir bir geleceğin varlığı dünya
ekonomisinin yeniden yapılandırılmasına, insanların değerler ve yaşam tarzlarında önemli değişimlere bağlıdır. Bunların hızla gerçekleştirilmesi, dünya ekolojik sistemlerinin
yenilenmesi ve korunması ihtiyacı ile tanımlanacak bir devrim anlamını taşıyacaktır. Bu atılım başarılı olduğu takdirde
Çevre Devrimi insanlık tarihinde büyük ekonomik ve sosyal
dönüşümlerden olan Tarım ve Endüstri Devrimleri‘nin yanında gelecekte yerini alacaktır.Yeryüzündeki tüm yaşam birimlerinin devamı için bunu başarmalıyız. Önceki iki devrim,
başarısını teknolojik gelişmelere borçludur. Bunlardan ilki
olan Tarım toprağın ekilmesi, Sanayi ise kömürdeki enerjiyi
mekanik güce çeviren buhar makinesinin keşfi ve daha sonra
da petrolün yakıt olarak kullanılmasıyla gerçekleşmiştir.
***
YENİ DEVRİMCİLER ARIYORUZ
Çevre Devrimi ise, global ekonominin kendisini destekleyen
doğal sistemleri tahrip etmeyecek şekilde yeniden yapılanması ile sürdürülecektir. Bu yeni akım, dünya ekonomisini
daha fazla ekonomik güvenliğe, daha sağlıklı yaşam tarzlarına ve insanların yaşam koşullarında dünya çapında bir ilerlemeye götüren sürdürülebilir bir gelişme vaad etmektedir.
Evet kıymetli okurlar, kaynakların sonsuz olduğunu düşünmek bizleri yanılgıya düşürür. İsraftan kaçmak, daha ‘az’ın
daha verimli kullanımını sağlamak zorundayız. Ne mutlu bizlere ki, doğal kaynaklarca zengin, atalarımızdan miras kalan
bu güzel topraklar üzerinde yaşıyoruz.
***
Petrol ve Kömürün hâlâ büyük ölçüde yakılması birçok
kentte solunan havayı kirletmekte, tarımsal alanları ve ormanları tahrip eden toprağın asitlenme problemine sebep
olmaktadır. Küresel ısı artışının başta gelen sorumlusu Asit
Yağmurları’dır. Enerjinin daha verimli kullanılması ve Yenilenebilir Kaynaklar’a yönelme bu sorunların üstesinden gelebilir.
6 • EKİM / OCTOBER 2013
Yeşil Dünya
KLASİK EKONOMİDE DOĞA YOKTUR!
Ekolojik Ekonomiyle, Klasik Ekonomi arasındaki fark: Hayat
için doğa vazgeçilemez bir öğedir...
***
Değerli çevre dostları, kitaplar, ekonomiyi; bireylerden şirketlere, sonra tekrar bireylere uzanan üretim ve tüketim
ilişkisi olarak gösterir. Ekonomiler fazla büyümediği sürece
bu soyutlama yapılabilir. Ancak günümüzdeki küreselleşme
akımlarıyla ekonomiler öyle büyüdü ki, en temel sermayemiz
olan Doğa bu uğurda maalesef harcanıyor.
***
Klasik Ekonomide doğa yoktur, Ekolojik Ekonomide ise tüm
canlıların yaşam ağlarından oluşan bir büyük ekonomi vardır.
Klasik Ekonominin ilgilendiği alan bunun sadece bir parçasıdır. Klasik ekonomi bilimi insanı “homo economicus” diye
soyutlaştırır. Sadece kendi çıkarını düşünen bir varlık olarak
görür. Kazanma, daha çok kazanma hırsı ön plandadır. Oysa
unutulmamalıdır ki, ortak çalışma ve hedefler olmazsa hiçbir ekonomi insanlığın hizmetinde olamaz.
***
İSRAFA SON VERMELİYİZ
Hayat için doğa vazgeçilemez bir öğedir. İşte, ekolojik ekonomiyle, klasik ekonomi arasındaki fark budur. Bu yüzyılın
ikinci yarısına yaklaşırken, ekonomik büyümeye bir sınırlama
getirmek zorunda kalacağız. Dünyada özellikle kalkınmakta
olan ülkelerdeki nüfus artışını kontrol altına alacak, doğaya bıraktığımız atıkları sınırlayacağız. Yaşamımızı sadece
ekonomik rakamlardan oluşan bütçeler değil, biyofiziksel,
özetle çevremizden ne kadar kaynak kullanıp, ne kadar atık
bırakabileceğimizi gösteren bütçeler belirleyecek.
www.recyclingdergisi.com
İçindekiler
SAYFA / PAGE
SAYFA / PAGE
Contents
10
14
Mavi karta geçmeyen
yat sahipleri ceza
alacak...
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı,
yayımladığı genelgeyle, denize atık
dökülmesini önlemek amacıyla tüm
gezi ve spor amaçlı kullanılan yatların
gelecek yılın sonuna kadar mavi kart
uygulamasına geçmesini zorunlu tuttu.
8 • EKİM / OCTOBER 2013
akü ilk kez gidenleri
şaşırtacak kadar güzel
bir şehir, geniş ve temiz caddeleri sanatsal
meydanları Bakü’nün
tarih kokan binalarıyla güzel bir bütünlük sağlamış. Bakü gündüz park
ve bahçeleriyle insana huzur verirken
akşamları, ışıl ışıl son derece hareketli bir yapıya ve görünüme bürünüyor.
Bakü’de gece adeta bir ışık selinin
ortasında gibi hissediyorsunuz. Çevre
yönetimi konusunda projeler geliş-
B
Baku is a beautiful city which will
surprise those who come there for
the first time, its wide and clean streets and its artistic avenues obtain a
fine combination with Baku’s buildings that smell history. While Baku
gives the one peace by means of its
parks and gardens in the morning,
at evening hours it takes the form
of very vivid structure and appearance which is very sparkling. During
night hours, you feel yourself almost
amidst a light flood. We have visited
www.recyclingdergisi.com
SAYFA / PAGE
İstanbul Sanayi Odası (İSO)
Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan:
50
SAYFA / PAGE
38
The WtE plant applies
the most stringent
environmental standards
and criteria that exist in
Europe. We can say that
in environmental terms
this plant is in one of the
leading places in the
world.
38 • EKİM / OCTOBER 2013
21 Farklı ülkeden 243 projenin
katıldığı yarışmada ilk üç dereceye girenler, ODTÜ Kuzey Kıbrıs
Kampusu’nun yeni akademik yılı
açılışında törenle ödüllerini aldılar.
Bakü’de incelediğimiz
atıktan enerji üretimi
tesisinde Avrupa’da
bulunan en katı çevre
standartları uygulanmış.
Çevresel açıdan bu
tesisin dünyadaki lider
yerlerden biri olduğunu
söyleyebiliriz.
2013’ün yeşil beyinleri
belli oldu...
“Geri
dönüştüren
toplumu
gelecek
için hızla
inşaa
etmeliyiz”
Denize bir taş attığınızda
halkaların sayısı nasıl
artıyorsa, kurulduğundan
bugüne, sahip olduğu
vizyonun doğruluğu
ve yarattığı etkiyle
TURMEPA’nın da gün
geçtikçe büyüdüğüne
tanıklık etmekteyiz.
50 • EKİM / OCTOBER 2013
Ç
evre konusunun ülkemiz gündeminde tutulmasının önemine istinaden İstanbul’da İSO
tarafından düzenlenen
toplantıda konuşan iso Başkanı Erdal
Bahçıvan törende yaptığı konuşmada
şunları söyledi: “Ülkemiz ve kıyılarını korumak üzere 1994 yılında Sayın
Rahmi Koç’un önderliğinde, Deniz
Ticaret Odası ve deniz sevdalılarının
birlikte kurduğu Deniz Temiz DerneğiTURMEPA’nın başarılarını büyük bir
memnuniyetle izliyoruz.
Denize bir taş attığınızda halkaların sa-
yısı nasıl artıyorsa, kurulduğundan bugüne, sahip olduğu vizyonun doğruluğu ve yarattığı etkiyle TURMEPA’nın
da gün geçtikçe büyüdüğüne tanıklık
etmekteyiz.
TURMEPA; binlere ulaşan üye sayısı,
Hopa’dan İskendurun’a kadar uzanan
organizasyon yapısı ve gönül verenleri ile birlikte bir sivil toplum kuruluşunun neleri başarabileceğinin en güzel
örneklerinden birini oluşturmaktadır.
Bu vesile ile bu önemli organizasyonda emeği geçen başta TURMEPA’nın
kurucularından Sayın Rahmi Koç ve
TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı
www.recyclingdergisi.com
www.recyclingdergisi.com
SAYFA / PAGE
SAYFA / PAGE
16
22
WRC Türkiye’de güçlü
olmak istiyor...
Mesek Metal Genel Müdürü İbrahim Yücel:
Türkiye’de atıkların geri kazanılıp
bu kazanım sonrası ortaya çıkan
atıkları da değerlendirerek sıfır atık
hedefliyoruz. Özellikle çamur ve
cüruflar ilgi alanımızı oluşturuyor.
Devlet bizi fark etsin
alüminyumda dönüşümün
sorunlarını halletsin...
Hedef 500 milyarlık ihracatla 2023
ama alüminyum dönüşüm hızıyla bu
çok güç...
REKLAM İNDEKSİ/ ADVERT INDEX
60
SAYFA / PAGE
SAYFA / PAGE
Doğrulanmış sonuçlara
göre 2011 yılı Türkiye
geneli işlem gören
Tehlikeli Atık Miktarı:
938,498 ton olarak
belirlenmiştir. Bu
atıklara maden sektörü
atık miktarları dahil
edilmemiştir.
60 • EKİM / OCTOBER 2013
www.recyclingdergisi.com
lke geneli tehlikeli atık
üretim miktarı ve bu
atıkların geri kazanım/
bertaraf yöntemlerine
göre dağılımını belirlemek üzere Atık Beyan Sistemi oluşturulmuş ve atık üreticilerinden Tehlikeli
Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında beyanlar alınmıştır.
Atık beyan Sistemi kullanıcıları Türkiye
geneli tehlikeli atık üreten tüm sanayi
tesisleri olarak belirlenmiştir. Sistemde tesis özlük bilgileri ile sektör, kapasite ve çalışan sayıları da kayıt altına
alınmıştır.
Sistemde atıklara ilişkin olarak;
Atık Yönetimi Genel Esaslarına İlişkin
Yönetmelik (AYGEİY) Ek-IV’de verilen
kodlar kullanılmış olup, tesiste üreti-
Ü
len her atık kodu için miktar, atık yağ
ise kategorisi, ölçü birimi, atığın işlem
gördüğü yer bilgisi (tesis içi-tesis dışıihracat ve stok), atık geri kazanım/
bertaraf Yöntemi (AYGEİY Ek-II/A ve
Ek-II/B) ve çevre lisanslı geri kazanım/
bertaraf tesisi bilgisi alınmıştır.
2012 yılında 2011 yılı atık üretimine
ilişkin bilgi talep edilmiş olup, ülke
geneli 18.428 tesis tarafından beyan
formunu doldurduğu belirlenmiştir.
Doğrulanmış sonuçlara göre 2011 yılı
Türkiye geneli işlem gören Tehlikeli
Atık Miktarı: 938,498 ton olarak belirlenmiştir. Bu atıklara maden sektörü
atık miktarları dahil edilmemiştir.
Tehlikeli Atıkların Yönetimine ilişkin
2011 yılına ait istatistik sonuçları yukarıdaki tabloda verilmiştir.
www.recyclingdergisi.com
ACIÖZ
29
AGED
35
BENLİ
ARKA KAPAK İÇİ
ÇEVKO
ARKA KAPAK
ÇANKAYA KATI ATIK
55
GEKSANDER
21
EXITCOM
ÖN KAPAK İÇİ
LASDER
33
İSFALT
49
İZAYDAŞ
7
MESEK METAL
5
MSG
41
REMONDİS
19
TÜMAKÜDER
3
TÜÇEV
63
TÜKÇEV
37
UNTHA
15
EKİM / OCTOBER 2013 • 9
Haber
Mavi karta geçmeyen yat sahipleri
CEZA ALACAK
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı,
yayımladığı genelgeyle, denize atık
dökülmesini önlemek amacıyla tüm
gezi ve spor amaçlı kullanılan yatların
gelecek yılın sonuna kadar mavi kart
uygulamasına geçmesini zorunlu tuttu.
Ç
evre ve Şehircilik Bakanlığı, yayımladığı genelgeyle, denize atık dökülmesini önlemek amacıyla
tüm gezi ve spor amaçlı
kullanılan yatların gelecek yılın sonuna
kadar mavi kart uygulamasına geçmesini zorunlu tuttu.
Yük ve balıkçı gemileri de 2015’in
sonuna kadar sisteme dahil olacak
Mavi kartı bulunmayan veya atığını
alım noktalarına boşalttığını belgelen-
10 • EKİM / OCTOBER 2013
diremeyenlere, 10 bin lirayı aşkın cezai
işlem uygulanacak. Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı, yayımladığı genelgeyle, denize atık dökülmesini önlemek amacıyla
tüm gezi ve spor amaçlı kullanılan yatların gelecek yılın sonuna kadar mavi
kart uygulamasına geçmesini zorunlu
tuttu. Mavi kartı bulunmayan veya atığını alım noktalarına boşalttığını belgelemeyen yat sahiplerine, 10 bin lirayı
aşkın cezai işlem uygulanacak.
Yolcu ve balıkçı gemileri ile yat atıklarının denize dökülmesinin önüne
www.recyclingdergisi.com
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yayımladığı
genelgeyle, denize atık dökülmesini önlemek
amacıyla tüm gezi ve spor amaçlı kullanılan
yatların gelecek yılın sonuna kadar mavi kart
uygulamasına geçmesini zorunlu tuttu.
kartı bulunmayan veya atığını alım
noktalarına boşalttığını belgelendiremeyenlere ise 10 bin 400 lirayı bulan
ceza verilecek.
geçmek isteyen Bakanlık, yayımladığı
genelgeyle, atıkların online izlenmesini sağlayacak mavi kart uygulamasını
gezi ve spor amaçlı yatlarda zorunlu
hale getirdi. Bu amaçla kullanılan gemiler, gelecek yılın sonuna kadar mavi
kart uygulamasına geçecek. Yine aynı
tarihe kadar, bu gemilerin bağlandığı
balıkçı barınakları, yat limanları, çekek
yerleri ve buna benzer kıyı tesisleri, karayla bağlantısı olmayan yüzer tekne
bağlama yerleri ve buna benzer platformlara gelen gemilere atık alım hiz-
www.recyclingdergisi.com
meti, tam otomosyona geçilen mavi
kart sistemiyle verilecek. Genelgeyle,
yük ve balıkçı gemilerinde de mavi
kart uygulaması zorunlu olacak. Bu gemiler de 2015 sonuna kadar sisteme
dahil edilecek.
Atığını denize boşaltan ceza
ödeyecek
Mavi kart sistemine dahil olmasına
karşın atıklarını alım noktalarına boşaltmayanlara geminin grostonuna
göre cezai işlem uygulanacak. Mavi
Muğla ve Antalya’da 11 bin
teknenin mavi kartı var
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve TURMEPA işbirliğiyle 2009’da pilot olarak
Muğla’da başlatılan mavi kart sistemi,
2011’de yayımlanan genelgeyle yasal altyapıya kavuştu. Bu çerçevede,
Muğla’da 37 atık alım noktası, 7 atık
alım gemisi hizmet verirken, 14 sahil
güvenlik botuyla denetimler yapılıyor.
Geçen yıl temmuzda mavi kart uygulamasına geçilen Antalya’da ise 16 ayrı
atık alım noktası bulunuyor, denetimler 8 sahil güvenlik botuyla gerçekleştiriliyor. Geçen yılın verilerine göre,
Muğla ve Antalya’da toplam 11 bin teknenin mavi kartı bulunurken, atık alım
tesisleri vasıtasıyla Muğla’da 150 bin,
Antalya’da ise 20 bin metreküp atık su
toplandı.
EKİM / OCTOBER 2013 • 11
Oda
hegemonyası
bitti...
Prof. Dr. Mehmet Emin BİRPINAR
Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi
Öğretim Üyesi
T
orba yasa ile, TMMOB bünyesindeki Mühendis ve Mimar Odaları’nın proje vize işlemi
yapma yetkileri iptal edilmiştir. Bu yasa değişikliğinin, oldukça yerinde ve doğru olduğunu hatta geç kalmış bir düzenleme olduğunu söyleyebiliriz. Bu yasa tasarısıyla getirilen özgürlük, yıllarca
emek verip mimar ve mühendis olan bizleri çok sevindirmiştir. Proje vize uygulaması öteden beri odaların faaliyetlerinde daima eleştiri konusu olmuş bir
uygulamadır. Odaların kurulduğu yıllarda sınırlı olan
gelir kaynaklarını desteklemek üzere ihdas edilmiş bu
uygulama zaman içinde odaların yeterli ve zengin gelir kaynaklarına ulaşmasına rağmen muhafaza edilmiş
ve uygulamada değişik sıkıntıların kaynağı olmuştur.
Genellikle yasakları getirmeyi seven yasalarımız belki
de son zamanlarda bir ilke imza atarak aşağıdaki mıhteşem özgürlüğü getirmiştir. Bakın özgütlük yasası
ne diyor:
Torba yasa harita, plan, etüt ve projeler; idare ve ilgili
kanunlarında açıkça belirtilen yetkili kuruluşlar dışında meslek odaları dahil başka bir kurum veya kuruluşun vize ve onayına tabi tutulamayacak, tutulması
istenemeyecek. Vize veya onay yaptırılmaması ve
benzeri sebeperle müellifler veya bunlara ait kuruluşların büro tescilleri iptal edilemeyecek, yenilenmesi
hiçbir şekilde geciktirilemeyecek. Müelliflerden bu
hükmü ortadan kaldıracak şekilde taahhütname talep
edilemeyecek.
Aslında vize işleminin mesleki ve teknik açıdan hiçbir
anlamı da yoktur. Bu, sadece odalara havadan kazanç
sağlayan harç (haraç!..) uygulamasıdır ve kabul edilemez bir zorlamadan başka birşey değildir. Sebebi çok
basittir. Zira herhangi bir projeyi hazırlayan kişi, proje ve hesaplarını yapmaya yetkin, en az dört yıllık bir
üniversite mezunu bir mimar veya mühendistir. Yani
mesleğini yapmaya yeterli olduğuna dair elinde kocaman bir diploması vardır.
Projeyi hazırlayan mimar veya mühendis, aynı zamanda vergi mükellefidir ve mesleki faaliyetleri ticari açıdan maliyenin denetimi altındadır. Projeyi onaylayan
makam ise yürürlükteki yasa ve yönetmeliklere göre
projeyi inceleyerek aynen veya tadilen onaylama yet-
12 • EKİM / OCTOBER 2013
Ayın Konuğu
kisine ve yeterliliğne sahip devletin ve milletin yetki
verdiği bir makamdır. Bu işlem için de proje onay harcı
almaktadır.
Dolayısıyla projeyi hazırlayan ve onaylayan tarafların yetkileri tartışılmayacak kadar açıkken, odaların
projeyi yapanla onaylayanın arasında komisyoncu
gibi bulunması yılların çözülemeyen yarasıdır. Zira
vize işlemi ile verilen hizmetin içeriği nedir sorusu;
odalar tarafından bile yıllardan beri cevaplandırılamayan basit bir sorudur. Ne yazık ki verilen hiçbir hizmet olmamasına rağmen odalar harç almaya devam
etmişlerdir. Bu konunun daha iyi anlaşılabilmesi için
isterseniz birkaç örnek verelim: Mesela, altı yıl emek
vererek okuyan bir hekim, yazdığı reçetesi için Tabipler Odası’ndan vize almadığına göre veya dört yıllık
lisans öğretimini bitirip bir yıl da staj yapan bir avukat yazdığı savunma dilekçesi için barodan mütalaa
istemediğine göre, bir mühendisin de mesleki olarak
yaptığı proje çalışması için odadan vize istemesi çok
garip ve anlaşılmaz değil midir? Çizdiği ve hesapladığı projeyi niçin odaya inceletmek zorunda olsun? Kendisi yetkin ve yeterli değil midir? Bu gibi basit sorular
yıllardan beri cevap beklemektedir.
Odalara verilen bu anlaşılmaz imtiyazın saçmalığını
farkeden birçok belediye proje müelliflerinden yıllardır zaten vize istememektedir. Yani getirilen projeyi
hazırlayan kişinin diploma ve vergi levhası kaydını
ibraz etmesini yeterli sayarak bu garip mecburiyeti
keyfi hale getirmiştir.
TMMOB bünyesindeki odalar kanunla kurulmuş kamu
kurumu niteliğinde kuruluşlardır.Öncelikli görevleri
üyelerinin hak ve menfaatlerini korumaktır. Ancak
vize uygulaması ile odalar, üyelerinin mesleki kazançları üzerinden pay almak gibi haksız bir davranışın içinde olmuşlardır. Sadece kendi siyasi görüşlerine yakın
belediyeler proje müelliflerinin odadan vize almasını
mecbur kılmıştır. Aksi takdirde projeleri onaylamama
yoluna gitmiştir. Belediyeler tarafından uygulanan bu
çifte standart ve ihtiyarilik proje sahiplerini çaresiz
bırakmış ve maliyetlerini arttırmıştır.
Aslında odaların misyonlarına baktığımızda, üyele-
www.recyclingdergisi.com
rinin menfaatlerini her platformda koruyan, onları
dünyadaki kendi alanındaki gelişmeler konusunda
bilgilendiren, bilimsel yayınlar çıkartan, konferans,
seminer ve paneller düzenleyen güçlü sivil toplum örgütleri olmaları gerekmektedir. Bütün bu çalışmaları
da yine üyelerinin yıllık aidatları, mesleki yayın ve reklam gelirleri, bilirkişilik ve danışmanlık gelirleri, bağış
ve sponsorluk gibi gelirlerle rahatlıkla yapabilirler.
Bunlar odaların bizzat kendisinin yaptığı faaliyetler
neticesi elde ettiği gelirlerdir.
Odaların gelir kaynakları sadece vize harcından ibaret değildir. Vize yetkimiz elimizden alındı, gelirimiz
kesildi deyip protesto etmek gerçekçi değildir. Ayrıca üyesinin hak ve menfaati için değil , bizzat kendi
maddi çıkarları için mücadele etmek anlamına gelir ki
tasvibi mümkün değildir. Zorla alınan vize harçları ise
üyesinin yaptığı mesleki faaliyet üzerinden alınan bir
gelir kalemidir ve en hafif ifadesi ile üyenin kazancına
ortak olma gayretidir. Odalar, kendilerine kanunla verilmiş olan hak ve yetkileri kullanır, oda yapılanmasını
üyesinin menfaatine olacak şekilde organize ederse,
üye de odasına sahip çıkacaktır. TMMOB bünyesindeki odalara kayıtlı mimar ve mühendis kitlesi yaklaşık
500.000 civarındadır. Fakat böylesi eğitimli, donanımlı, üretken bir kitlenin zati hak ve menfaatleri maalesef ideolojik saplantılara feda edilmektedir.
Vize uygulamasının askıya alınması tek başına yeterli
değildir.TMMOB yasası temelden gözden geçirilmeli,
odaların merkez ve şubelerinin çalışmaları yeniden
üye odaklı olarak yapılandırılmalı, oda yönetimlerindeki tek sesliliğe son verilmeli, bu amaçla yönetim
organları nispi temsil esasına göre teşkil edilmeli ve
değişik düşünce ve fikirlerin oda yönetimlerinde temsiline imkan sağlanmalıdır. Böylece bu mümtaz kitlenin gerek mesleki gerekse ülke meseleleri üzerinde
geniş ufuklu çalışmalarının da önü açılmalıdır.
Bu arada, İnşaat Mühendisleri Odası yıllardır vize
uygulaması yapmamasına rağmen, yapılan düzenlemeye ve özgürlüğe tepki olarak çok ucuz bir davranış
geliştirmiş ve Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik
Bakanı İnşaat Mühendisi Erdoğan Bayraktar’ı disipline vermiştir. İnşaat mühendisi ve kırk senedir oda
üyesi olan Sayın Bayraktar’ı oda üyeliğinden atmaya
çalışmıştır. Halbuki yasa iyi okunduğunda Bakan Bayraktar şehir plancılarına, iş güvenliği uzmanı olabilme
gibi yeni haklar getiriyor. Ne gariptir ki bunlardan kimse bahsetmiyor ve takdir etmiyor.
Sonuç olarak Türkiye’de odalara kayıtlı mimar ve mühendisler kendi çizdikleri projeleri üye oldukları odalarına vize ettirmek istiyorlarsa, bunun önünde herhangi bir engel yoktur. Gitsinler onaylarını, vizelerini
yaptırsınlar ve gerekli harçlarını yatırsınlar. Getirilen
düzenleme sadece bu mecburiyeti ortadan kaldırmış
ve kesinlikle yasaklama getirmemiş, sadece vizeyi ihtiyari hale getirmiştir. İsteyen, odasını seven mühendis ve mimarlar, odalarına yaptıkları projeleri vize ertirmeye devam ederek maddi olarak destek vermeye
devam edebilirler. Projelerini harç vererek vize ettirmek isteyen gönüllü odasever mimar ve mühendisler,
odanız sizi bekliyor. Buyurun, gidin, onaylatın, yolunuz
açık olsun.
www.recyclingdergisi.com
EKİM / OCTOBER 2013 • 13
Yarışma
2013’ün
YEŞİL BEYİNLERİ
Belli Oldu...
21 Farklı ülkeden 243
projenin katıldığı
yarışmada ilk üç
dereceye girenler,
ODTÜ Kuzey Kıbrıs
Kampusu’nun yeni
akademik yılı açılışında
törenle ödüllerini
aldılar.
14 • EKİM / OCTOBER 2013
DTÜ
Kuzey
Kıbrıs
Kampusu’nun, Sürdürülebilir Çevre ve Enerji
Sistemleri Yüksek Lisans
Programı tarafından çevre, enerji ve su kaynaklarının sürdürülebilirliği konularında farkındalığı artırmak
ve geliştirmek üzere lise ve üniversite
öğrencilerine yönelik düzenlediği “Yılın Yeşil Beyinleri” Uluslararası Proje
Yarışmasının finali yapıldı. 21 Farklı ülkeden 243 projenin katıldığı yarışmada
ilk üç dereceye girenler, ODTÜ Kuzey
Kıbrıs Kampusu’nun yeni akademik
y açılışında törenle ödüllerini aldılar.
yılı
Prof. Dr. Ayşen Türkman, Yrd.Doç.Dr.
Fernanda Rivas, Prof. Dr. Gülen Güllü,
Prof. Dr. Günnur Koçar, Prof. Dr. Gürdal Tuncel, Prof. Dr. Hasan Ali Bıçak,
Prof. Dr. Hüseyin İşçi, Prof. Dr. Kağan
Tuncay,
Prof. Dr. Nedime Serakıncı,
T
Yrd.
Y Doç.Dr. Wayne Fuller gibi saygın
O
akademik bir kadronun jüri üyeliklerini
yaptığı yarışmada liseli ve üniversiteli
projeler ayrı ayrı değerlendirildi.
Lise öğrencilerine yönelik Uluslararası Kavram Proje Yarışması’nda (ICPC)
Adana Seyhan İlhan Atış Anadolu
Lisesi’nden Semih Açıkgöz ve Oğuzhan Acarca, “Çoraklaşmış Tarım Topraklarının Islahında ve Çoraklaşmanın
Önlenmesinde Biyolojik Çözüm Önerisi” adlı proje ile birinci oldu. Tahran
Allame Helli High School’dan Shahab
Zarghami ve Hamidreza Gorbanian
Gohroodi “Gümüş Oksit Saat Pillerindeki Değerli Metallerin Kazanımı,
Kirletici Metallerin Emisyon Kontrolüne Odaklanma” adlı proje ile ikinci
olurken, Kocaeli Özel Enka Teknik ve
Endüstri Meslek Lisesi’nden Muhammet Tat ve Sadettin Ecevit, “Atık
Pili Getir Hem Doğa Kazansın Hem
de Sen”, adlı projeleri ile üçüncülük
www.recyclingdergisi.com
Üniversite
öğrencilerine
yönelik
Uluslararası
Proje
Yarışması’nda
birinci olan
takımın üyeleri
1.000’er Euro,
ikinci takımın
üyeleri 750’şer
Euro, üçüncü
takımın üyeleri
ise 500’er
Euro ve KKTC
gezisi ile
ödüllendirildi.
ödülüne layık görüldü. Üniversite öğrencilerine yönelik Uluslararası Proje
Yarışması’nda (IPC) ise Kopenhag Aalborg Üniversitesi’nden Anna Burniol
Figols ve Katarzyna Cenian, “Kahve
Artıklarından Biyolojik Enerji Üretimi”
adlı projeleri ile birinci oldu. Yine Aalborg Üniversitesi’nden Ionela Florentina Grigoras ve Iulia Maria Daraban
“Geleceğin Yeşil Petrol Kuyusu” proje
ile ikinci, Hollanda The Hague Leiden
Üniversitesi’nden Andrej Fedorovskij
ve Thom Hersbach ise “Kapalı Döngü
Atık Paylaşım Sistemleri Aracılığıyla
www.recyclingdergisi.com
Özel ödüller
de sahiplerini
buldu
Sürdürülebilir Bahçecilik, Deniz Ürünü
Yetiştirimi ve Atık Su Yönetim Sistemi”
adlı proje ile üçüncü oldu.
Üniversite öğrencilerine yönelik Uluslararası Proje Yarışması’nda birinci olan
takımın üyeleri 1.000’er Euro, ikinci
takımın üyeleri 750’şer Euro, üçüncü takımın üyeleri ise 500’er Euro
ve KKTC gezisi ile ödüllendirilirken,
lise öğrencilerine yönelik Uluslararası
Kavram Proje Yarışması’nda ise birinci
olan liseli takım, 1.000 Euro, ikinci 750
Euro, üçüncü 500 Euro ve KKTC gezisi
ile ödüllendirildi.
Yarışmanın liselere yönelik kategorisinde İstanbul Özel Ata
Anadolu Lisesi’nden Huma Tekgül ve Elif Aziret “Havanın Suyu
Çıktı”, İzmir Karşıyaka Anadolu
Lisesi’nden Ecenur Çalış ve
Tuğçenur Kaplan “Isıdan Elektriğe Bir Yol”, Mısır İskenderiye
Victoria Koleji’nden Abdelrahman Mohamed El-Sayed ve
Karim Hamdy Marzouq “Yıkım
ve İnşaat Atıklarının Geri Dönüşümü” ile Aydın Nazilli Anadolu
Lisesi’nden Zeliha Türk ve Merve Toz “Çevre Dostu Sürdürülebilir ve Uygulanabilir, Maksimum Tasarruflu Ev Modelleri”
başlıklı projeleri ile özel ödülün
sahibi oldular.
EKİM / OCTOBER 2013 • 15
Sektör
WRC
6 milyon
Avro’luk yatırımı
Türkiye’de
çamura
yapacak.
WRC Türkiye’de güçlü
olmak istiyor...
Türkiye’de atıkların geri
kazanılıp bu kazanım
sonrası ortaya çıkan
atıkları da değerlendirerek
sıfır atık hedefliyoruz.
Özellikle çamur ve cüruflar
ilgi alanımızı oluşturuyor.
16 • EKİM / OCTOBER 2013
ızla büyüyen Türkiye’de
geri dönüşüm alanında
da gerçekleşen yatırımlar ve arayışlar sürekli
artış gösteriyor. Son yıllarda Türkiye’de atık yönetimi alanında
faaliyet göstermeye başlayan çok sayıda uluslararası şirket ortaya çıktı. Son
olarak İstanbul’da açacakları irtibat ofisi
ile ileride olabilecek muhtemel yatırımları yönetecek ve pazarın uygunluğuna
göre de Türkiye’de de tesis kuracak
adımları atmayı planlayan WRC’nin
tepe yöneticileri Türkiye’nin geri dönüşüm ekonomisine yönelik planlarını
dergimize anlattı. Yıllardır Türkiye’ye
ofis açmayı planladıklarını ve sonunda
da harekete geçtiklerini anlatan WRC
öneticileri, tehlikeli/tehlikesiz atık sektöründe deneyimli olan Çevre Mühendisi Çağlar ALSU’yu Türkiye’den
sorumlu müdür olarak atadıklarını
söyledi. WRC’nin ABD’de kurulan bir
firma olduğunu belirten Genel Müdür
H
WRC Genel Müdürü Ebhard Lüderist :
Lüderitz, “30 yıl önce değerli metal
içerikli çamurların geri dönüşümcüsü
olarak Amerika’dan yola çıktı. WRC’nin
ana merkezi Mclean-Virgina-ABD’de
bulunmaktadır.Avrupa’daki tesisin yanı
sıra Tolleson, Arizona, Pottsville, Pensilvanya ve Kaohsiung, Tayvan’da da
geri dönüşüm tesisleri işletilmektedir.
Avrupa’da WRC 1999 yılından beri faaliyettedir.Bütün tesisler dünya çapında İSO 9001, İSO 14001 ve OHSAS
18001’ e göre sertifikalandırılmıştır.
Firma olarak geri dönüşüm konusunda önemli hamleler yaptık. Şu anda Almanya merkez olmak üzere 26 Avrupa
ülkesinde faaliyetler yürütüyoruz” diye
konuştu.
WRC’nin bir GmbH amerikalı World
Resources Company’nin bir alt kuruluşu olduğunu ve Leipzig yakınlarındaki Wurzen kentinde kurulduğunu
anlatan Lüdertz, “900’den fazla müşterisine hizmet vermektedir. Buradan
WRC’nin tüm Avrupa aktiviteleri koor-
www.recyclingdergisi.com
dine edilmektedir ve WRC Grubu’nun
en modern üretim tesisi de yine burada kurulmuştur.1999 yılında üretime geçen bu üretim tesisi,arıtma
çamurlarının içerisinde ki değerli metal geri kazanımı hususunda dünyada
ki tek entegre tesistir.Bizi farklı kılan
en önemli özelliğimiz,neredeyse tüm
değerli metallerin geri dönüşümünü gerçekleştiriyor olmamızdır.Her
tesisimiz eğitimli uzman kişiler tarafından işletilmektedir.Bünyemizde tesisimize ait laboratuarda çalışan kimyagerler, metalurjistler,mühendisler,
çevre,nakliye ve geri dönüşüm eksperleri bulunmaktadır.” İfadelerini kullandı.
WRC’nin metal içerikli arıtma çamurlarını çamur olarak görmediğini anlatan Lüdertz, şunları söyledi:
“Onlar çamur değil kullanılabilir hammaddelerdir. WRC´nin geri kazanım
yöntemi sayesinde, bu çamurlar en
son teknikler ile metal konsantreleri
haline getirilmekte ve uygun dökümhanelerde işlenmektedir. Atıkların
WRC geri kazanım yöntemine uygunluğu numunelerin üzerinde yapılan
laboratuvar incelemesi ile belirlenir.
WRC´nin geri kazanım yöntemi sayesinde değerli, fakat geri kazanımı
çok zor olan doğal hammaddeler korunur ve atıkların düzenli depolama
sahalarına gömülmemesi sayesinde
de sanayinin çevreye verdiği zararlar
azalır. Bilindiği üzere,metal içerikli çamurların veya diğer çamurların toprağa gömülmesi kolay bir çözüm olarak
kabul edilse de, olası toprak ve su kirliliği riskini arttırmaktadır. WRC yönetimi ve elemanları kendilerini çevreyi
korumaya adamıştır ve tüm faaliyetlerini bu çerçevede gerçekleştirir. Bu
sorumluluk WRC hizmetini özel kılan,
yüksek kalite ve geri dönüşüm güvenliğini sağlar.Bu görev sizlere yüksek
Ebhard Lüderist
www.recyclingdergisi.com
kaliteyi ve geri dönüşüm güvenliğini
garanti etmektedir.WRC bunu “Sachsen” Çevre Birliği’ne üyeliğiyle de belgelemiştir.”
Türkiye’de yatırımı 6 yıldır düşündüklerini anlatan Lüdertz, “Türkiye bizim
için önemli bir ülke. 6 yıldır Türkiye’yi
ve ekonomisini yakından takip ediyoruz. Türkiye’nin ekonomisi hızla büyüyor. Geri dönüşüm de aynı şekilde basamak basamak yükseliyor.Türkiye AB
uyum süreci boyunca çevre konusunda çok önemli adımlar attı.Bu konuda
Türk yetkilileri kutluyoruz.Tüm bunların
neticesinde, burada olmalıyız dedik.
Altın gibi değerli olan metalleri,arıtma/
proses çamurlarından çıkartıp tekrar
ekonomiye kazandırmayı hedefliyoruz. Çamurda dönüşüm için çok hazine var. Biz, olaya böyle bakıyoruz”
şeklinde konuştu.
Şirketin bir diğer tepe yöneticisi Dr.
Hans Peter Korte ise İstanbul’daki
ofisle birlikte büyümek istediklerini
anlatarak, şunları söyledi:
“Bu ofisimiz faaliyete yakında başlayacak.Ofisin başında da bir Türk Mühendis Çağlar ALSU olacak. Bu sayede, şu
anda iş ilişkisinde olduğumuz müşterilerimizin yanına yenilerini de katmak
istiyoruz ve pazarın uygunluğuna göre
de,Türkiye’ye tesis yatırımı yapmak
niyetindeyiz.”Almanya tesisimizin ve
tüm diğer tesislerimizin kurulumu da
aynı bu süreç ile gerçekleşti. 26 Avrupa
ülkesiyle iş ilişkimiz var. İsviçre, İngiltere, İtalya, İspanya, Fransa’da pazarlama ofislerimiz var. Türkiye Avrupa’daki
6’ıncı ofisimiz olacak. Tüm Avrupa’dan
tren hatları sayesinde malzemeyi nakliye edip Almanya’da ki tesisimizde işliyoruz.Aynı uygulamayı Türkiye içinde
düşünmekteyiz. Konu ile ilgili gerekli
makamlar ile irtibata geçtik,görüşlerini
bekliyoruz. Bu anlamda Türkiye’de de
güçlü bir firma olmak niyetindeyiz.”
WRC
Avrupa’nın
kronolojisi
˾͚͚͒͗×Ì˪ØěØÏÓÚäÓÑ˪ÞÏ
Kuruluşu
˾͚͚͚͒ßÜäÏØ˪ÎÏÕÓ«ÜÏÞÓ×
Başlangıcı
˾ ͓͑͑͑ ÜËØÝË˹ËÜÓÝ˪ÞÏ ËÜÕÏting Bürolarının Açılışı
˾ ÜËØÝěä àÏ ÏÖûÓÕËÖě ËÜÕÏÞÖÏrin Çalışması
˾͓͑͑͒ÏÜÓŊØŷŬŷ×ä×ËØÓÜması Olarak ilk SertifikalandırıÖěŬ˜
͚͑͑͒˜
͕͒͑͑͒
˾ ͓͓͑͑ ßÜäÏØ˪ÎË ÓÕÓØÍÓ ŷÜÏÞÓ×
seviyesinin işletmeye alınışı
˾«ÜÏÞÓ×ËÚËÝÓÞÏÝÓØÓØ͔͑˛͑͑͑˪Ï
ŷÕÝÏÖÞÓÖ×ÏÝÓ˹Ë
˾ ͓͔͑͑ ÏË×ÓØÑÞÙؘ]ÝÚËØãË àÏ
İngiltere’de Marketing Bürolarının Açılışı
˾ ŷãŷÕ ÓÜÓÞËØãË àÏ ]ÜÖËØÎË˪ÎË
Marketlerin Çalışması
˾ ÏÜÑË×Ù àÏ ]ÞËÖãË˪ÎË ËÜÕÏting Bürolarının Açılışı
˾˪ãÏÑŊÜÏÏÕÙÖËÜËÕÏÜÞÓfikalandırılma
˾ÕÌÓÜãěđ×ËÌŊÖŷ×ŷØŷØÖěØěŬě
ve Firma Alanının Büyütülmesi
˾ ͓͙͑͑ ßÜäÏØ˪ÎÏ ŷûŷØÍŷ «ÜÏtim Tesisinin inşası ve kapasiteØÓØ͕͖˛͑͑͑˪ÏûěÕËÜÞěÖ×ËÝěÞ˹Ë
˾͓͚͑͑Ëđ×ßÜÝßãßÕßÖÖËØě×ÞÏsisinin kullanıma alınması
˾ÙÞÙàÙÖÞËÓÕÞÏÝÓÝÓØÓØÕßÜßÖß×ß
˾ ͓͑͒͒ ]ÝÚËØãË˪ØěØ ËÜÍÏÖÙØË
kentinde bir pazarlama bürosunun açılması
˾ ]ÝÚËØãÙÖ ÚËäËÜěØÎË ûËÖěŬ×ËÖËrın yürütülmesi
Dr. Hans Peter Korte
EKİM / OCTOBER 2013 • 17
Haber
Sualtı timi dalgıçları
DENİZDE ATIK PEŞİNDE...
BEYAK’ın Su altı Timi
dalgıçları, Beylikdüzü’nde
haftalık ve aylık olacak
şekilde deniz dibi temizliği
yapıyor.
18 • EKİM / OCTOBER 2013
eylikdüzü
Belediyesi
Arama ve Kurtarma
Ekibi’nin (BEYAK) Sualtı
Timi dalgıçları, Beylikdüzü Sahili’nde her hafta deniz dibi ve çevresinde temizlik
yapıyor. BEYAK’ın Su altı Timi dalgıçları, Beylikdüzü’nde haftalık ve aylık
olacak şekilde deniz dibi temizliği yapıyor. Dünya su altında kalma rekortmeni Cem Karabay’ın da katıldığı Gürpınar sahil çevresinde Balık adamların
B
gerçekleştirdiği deniz temizliği çalışması sonunda, deniz atıklardan da
arındırılmış oldu. Etkinliğe katılan ve
destek veren herkese ayrı ayrı teşekkür eden Beylikdüzü Belediye Başkan
Yardımcısı İsmail Yalçın, “İlçemizin
dört bir yanı tertemiz, pırıl pırıl. Karasal alanlarda hiçbir problemimiz yok;
ancak çok temiz ve berrak bir denize
sahip olmamıza rağmen deniz dibinde
görülen atıklar için kirletenleri uyarıp,
denizlerimize sahip çıkalım” dedi.
www.recyclingdergisi.com
Haber
9 ayda 45 bin ton
tıbbi atık imha edildi
Tıbbi atıklar, Türkiye
genelinde belediyelerce
işletilen 39 sterilizasyon ve
bir yakma tesisinde imha
ediliyor.
20 • EKİM / OCTOBER 2013
Ç
evre ve Şehircilik Bakanlığı, yılın 9 ayında,
içerdikleri tehlikeli kimyasallar, toksinler ve radyoaktif maddelerle insan
ve çevre sağlığı açısından büyük risk
taşıyan 45 bin ton tıbbi atığı bertaraf
etti. Tıbbi atıklar, Türkiye genelinde
belediyelerce
b
işletilen 39 sterilizasy ve bir yakma tesisinde imha ediliyon
yor.
y Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yılın
9 ayında, içerdikleri tehlikeli kimyasallar,
la toksinler ve radyoaktif maddelerle
i
insan
ve çevre sağlığı açısından büyük
risk
r
taşıyan 45 bin ton tıbbi atığı bertaraf
t
etti. Bakanlıktan alınan bilgiye
göre,
g
aile sağlığı merkezi, diş kliniği,
t merkezi, hastane gibi sağlık kurutıp
l
luşlarında
oluşan tıbbi atıklar, Çevre
v Şehircilik İl müdürlüklerince lisansve
la
landırılmış
araçlarla sterilizasyon ya
d yakma tesisine götürülüyor. Tıbbi
da
a
atıkların
toplanmasında kırmızı renkli
ö
özel
plastik torbalar kullanılıyor. Tıbbi
a
atıkların
taşınması özel dizayn ve imal
e
edilmiş
araçlarla yapılıyor.Türkiye’de
Ç
Çevre
ve Şehircilik Bakanlığı kontrolünde belediyelerce işletilen ya da işlettirilen 39 sterilizasyon ile bir yakma
tesisi bulunuyor. Bu tesislerde geçen
yıl yaklaşık 45 bin ton tıbbi atık bertaraf edilirken, aynı rakama, bu yılın 9
ayında ulaşıldı.
Ciddi halk sağlığı sorunları
oluşturuyor
Bakanlık yetkilileri, sağlık kuruluşlarının faaliyetleri sırasında ortaya çıkan
atıkların, diğer atık türlerinden daha
yüksek oranda enfeksiyon riski taşıdığını belirtti. Enfeksiyona yol açan patojenler içermesi nedeniyle HIV, hepatit
B ve C virüsleri gibi pek çok mikroorganizmanın tıbbi atıklar vasıtasıyla
bulaşabildiğine işaret eden yetkililer,
şunları kaydetti:“Sağlık kuruluşlarında
antibiyotiklere ve kimyasal dezenfektanlara dirençli bakterilerin bulunması, kötü yönetilen tıbbi atıklardan kaynaklanan tehlikeleri daha da artırıyor.
Dolayısıyla tıbbi atıkların yetersiz ve
uygunsuz muamelesi, ciddi halk sağlığı sonuçları oluşturduğu gibi çevre
üzerinde de olumsuz etkiler yapıyor.”
Yetkililer, en az 20 yatak kapasitesine
sahip sağlık kuruluşlarının geçici atık
deposu inşa etmesinin de zorunlu olduğunu bildirdi.
www.recyclingdergisi.com
Röportaj
Mesek Metal Genel Müdürü İbrahim Yücel:
Devlet bizi fark etsin
ALÜMİNYUMDA DÖNÜŞÜMÜN SORUNLARINI HALLETSİN
Hedef 500 milyarlık
ihracatla 2023 ama
alüminyum dönüşüm
hızıyla bu çok güç...
22 • EKİM / OCTOBER 2013
lüminyum dönüşümü
konusunda büyük atılımlar yapan Mesek
Metal Genel Müdürü
İbrahim Yücel, dergimize çok özel açıklamalarda bulundu.
Cari açığının en büyük kalemleri ara-
A
sında yer alan metal ithalatını en aza
indirip, Türkiye’nin 2023 yılındaki 500
milyar dolarlık ihracat hedefine varmasını sağlayacak en önemli atılımlardan birinin tüm atıkları ve curufları
işleyerek alüminyumu ekonomiye
kazandırmak olduğunu belirten Yü-
www.recyclingdergisi.com
cel, “Devlet bizi fark etsin istiyoruz.
Mesek Metal gibi pek çok kuruluş
kendi arasında rekabet etsin ama
atıkların ithalatına yönelik sınırlama
kaldırılarak bizim de Alman, İtalyan ve
Çinliler’le rekabetimizin önü açılsın.
Hem ülkemizden hem de burnumuzun dibindeki Yunanistan’dan atık alan
Almanya, bu işten dünyanın parasını
kazanırken, Türkiye’nin 2023 hedefleri
için biz de çevreye duyarlı bir şekilde
curuf dönüşümünü gerçekleştirelim.
Türkiye, 1 ton topraktan ancak 2 kilogram alüminyum ihtiyacını karşılarken,
1 ton curuftan şu anda 400 kilogram
alüminyum alabilir. Ekonomiyi şahlandırmak için önümüzü açın.” dedi.
■ DÜNYADAKİ TESİSLERİ
SİSLERİ
GEZDİK, NELER YAPABİLİRİZ DİYE
ARAŞTIRDIK...
İbrahim Yücel araştırmalarına dair ise
şunları söyledi: “2006 yılında, daha
öncesinde curuflarla ilgili geri kazanım noktasında büyük bir eksiklik
olduğunu fark ettik. Kazandan kazandıktan sonraki atıkları değerlendirmek
için kullanılan yöntem, 50 yıl öncesiyle aynı idi. Potadan alınan alüminyumlar geri kazanılıyor, diğer kalan balans
atıklarıyla ilgili hiçbir işlem yapılmıyordu. Kapasite anlamında günde 1-2 ton
potalarda eritme yaptığını, merdiven
altı üretiminin yaygın olduğunu fark
ettik. Bu işin daha doğru şekilde, re-
Türkiye, 1 ton topraktan ancak 2 kilogram
alüminyum ihtiyacını karşılarken, 1 ton curuftan
şu anda 400 kilogram alüminyum alınabiliyor.
www.recyclingdergisi.com
EKİM / OCTOBER 2013 • 23
Röportaj
Mütteahittlerin
yanında buruk
kaldık!..
“Sayın Bakan, tabii şehircilik
kısmını fazlasıyla Türk ekonomisi için önemli görüyor. Dikkat
ediyor. Türkiye’deki ekonomideki talebi yaratan unsurlardan
ÓØŬËËÞ ŊØÎÏ ÑÏÖÓãÙܲ ŷÜÕÓãÏ ͒͑
yıldır krize gitmediyse inşaatın
önemli bir payı var. Ancak Sayın
Bakan’ın bizi de ihmal etmemesi
lazım. Sanayiciler olarak müttehitlerin yanında buruk kaldık.
Bu konu çok önemli. Örneğin Evi
ãËÚËÜÝěØěä͕͑ãěÖÙÞßÜßÜÝßØßä˛
evin dönüşümü de bizim işimiz.
Bu evler de eskiyecek. Bakan bu
sektörün büyüklüğünü ve önemini görmeli”
Mesek
Metal
Mesek Metal Sanayi ve Ticaret
˛¡˛ ͓͙͑͑ ãěÖěØÎË 3ÏÜÕÏäÕŊã˪ÎÏ
kurulan ve en son teknolojilere
sahip fabrikasında, üretim faaliyetlerine devam etmektedir.
͒͑˛͑͑͑ ×͓ ÕËÚËÖě ËÖËØË ÝËÒÓÚ
olan fabrikamız, sahip olduğu
olanakları ile Türkiye’nin geri
kazanımla Alüminyum Ingot üreten en modern fabrikalarından
biridir.
Alüminyum T-Ingotlar, Alüminyum Ingotlar ve Alüminyum
Deoksidantlar’dan oluşan ürünleri uluslararası standartlara
uygun olarak üretilmektedir.
Fabrikada farklı kalitelerdeki
alüminyum hurdaların geri kazanımını gerçekleştirilmektedir.
Çevre Bakanlığı’nca verilen lisansa sahip olan frma, hammaddelerini yerel ve uluslararası
kaynaklardan temin etmektedir.
24 • EKİM / OCTOBER 2013
“4-5 bin ton olan atığın içinde her ay bin 500 ile 3 bin
ton İZAYDAŞ’a gitmediğine göre!.. nereye gidiyor
merak ediyorum? Küçük küçük dağlar nerede? İçtiğimiz
suda mı, dağda mı, nerede? Elimde fotoğraflar var
gösterebilirim...”
kabete açık, kapasitesi yüksek ve
kirletici etkenleri ortadan kaldıracak
üretim metodu var mı? diye araştırmaya başladık. Dünyada bu konudaüç örnek ülkedeki tesisleri gezdik.
Yatırımla ilgili olan noktada bunun fizibilitesini makineler açısından ve tesis
açısından Türkiye’de ikame edilecek
alternatifleri inceledik. Bütün boyutuyla araştırma yaptık. Türkiye’de bilgi
alacağımız insanlar var mı? üniversitede insanlar var mı? araştırdık. Bunların sonucunda ortaya bugünkü Mesek Metal’in ana kurgusu çıktı. Birinci
aşamasında metalin geri kazanılması
vardı. Metalin geri kazanımından sonra ortaya çıkan balans dediğimiz atıklarımız firma için sorun olmaya başladı. Sebebi; çevreye istediğimiz gibi
atamayacağımıza göre bundan nasıl
www.recyclingdergisi.com
kurtuluruz arayışına girdik. İZAYDAŞ
ve başka alternatifler tesisler var mı?
diye aradık. İZAYDAŞ’ın sadece bunu
depolayarak sakladığını, enerji kazanımı için uygun olmadığını, stokladığını
öğrendik. O da bizi çok tatmin etmedi. Fıçılara koyuyorsunuz, ama ürün
hala yaşıyor.”
■ KENDİ İÇİMİZDE ARGE YAPTIK
Yurt dışından da destek aldınız mı?
“Evet. Yurt dışında bu atıkları bertaraf
eden şirketlerle temasa geçtik. Onlarla ticari işlerimiz vardı. Tuz alıyorduk
geri kazanılmış, O tesislerdeki bu proseslerle ilgili araştırmalarda önümüze
ciddi rakamlar, gelirler çıktı. Bunu nasıl aşarız noktasında kendi prosesimizi, kendimizin geliştirmesi gerektirdiği
sonucu çıktı ve bu doğrultuda bütün
Yönetim Kurulu anlaştık, çalışmaları-
www.recyclingdergisi.com
mıza bu yönde ağırlık verdik. Sorunu
aşıp atığı nasıl kazanırız arayışına girdik. Kendi içimizde ARGE yaptık. Yani
arka planda ciddi bir çalışma var.”
■ TESİSİN MALİYETİ BÜYÜK
Bu alanda ilki yapıyorsunuz. ARGE yapıp, bunu daha ileriye nasıl taşırsınız
diye yurt dışında görüşmeler oluyor.
Bunun yarattığı sıkıntılar da vardır?
“Maliyet çok oldu. Mevcut tesisi
kurarken, çalışan tesisin içinde tekrar makinelerde kablo taktık olmadı.
Ciddi maliyet ortaya çıktı. Yüzde 100
yürümüyor hala ama üzerine hep
bir şey koyuyoruz. Tuz ile ilgili kısma
sadece aşağı yukarı 6 milyon Euro
para harcandı. Atılanlar, binası, yapısı,
oradaki bütün şeyiyle 6 milyon Euro.
Tüm tesis aşağı 15 milyon Euro’ya
mal oldu.”
“Mevcut kanunlarda
Türkiye’ye atık ithalatı
yasak. Tehlikeli atık ithalatı
yasak o anlamda. Bunun
önünün açılması lazım.
Açılmasının nedeni kendi
fiziki yapımızdan kaynaklı
değil. Avrupa’daki tesislere
bakınca, en çok atığı kim
kazanır diye bakınca
Almanya birinci.”
EKİM / OCTOBER 2013 • 25
Röportaj
Atıkta kazanabildiğinizi
kazanacaksınız, gerisini
enerjiye çevireceksiniz.
Hanımlar çamaşır bulaşık
yıkarken kolundaki altını
yüzüğü düşürüyorlar.
Atıkların içinde bakır
teller var. Şarj kablosu
var. Elektronik atıklar
var. Onlar küçük ama
bir araya gelince büyük
yığınlar oluyor. Gerçekten
ekonomik anlamda bir
değer önemli bir değer.”
■ DÜŞÜNCELERİMİZ HAYATA GEÇTİ
Bu rakam tek seferde mi harcandı?
“Burada yeniden yapılan, zaman
içinde üstüne konulan bir rakam.
2006’dan beri başlayıp 2013’e kadar
olan süreç. Beklentilerimiz yüksekfayda idi. Belli bir noktada geri dönüşüm
insanları cezp ediyor. Herkes sanki bir
arayış içinde, geri dönüşümle ilgili.
Biz de biraz etkindik ama geldiğimiz
noktada hayallerimizin yüzde 90’ını
gerçekleştirdik. Sadece öbür kısımları
var, bürokrasiyle ilgili kısımları. Rakam
kısımları var o da Türkiye şartlarıyla ilgili. Bu bir hayaldi, bunu da gerçekleştirdik. Bu curufun atığından nasıl kurtuluruz noktasında tasavvur ettiğimiz
26 • EKİM / OCTOBER 2013
şeyleri hayata geçirdik.”
■ ALDIĞINIZDAN FAZLASI ATIKTA
Alüminyum curufunu başarıyla dönüştürdünüz o zaman?
“Kesinlikle. Tesisin çalışması için yılda 60 ton curuf işliyorsunuz. Yüzde
40 verimlilikle çalıştığınız zaman ki
Türkiye’deki verimliliğin ortalaması bu,
24 ton metal alıyorsunuz ama 36 ton
da tolerans kalıyor size. Asıl tehlikeli
olan kısım bu. İçindeki metalden daha
fazla miktarda, yoğunlaşmış, gelişmiş
bir kütle var. Bu kütle ilk zamanlarda
bizi, çalıştırdığımız zaman, endişeye
sürükledi. Bundan kurtulamazsak tesis çalıştırmanın anlamı yoktu. Ciddi
www.recyclingdergisi.com
anlamda tonaj çok yüksek. Aldığınızdan fazlası orada duruyor.”
■ SADECE TUZU KAZANMIYORUZ
Bu dönüşümü nasıl yapıyorsunuz, açar
mısınız?
“Biz orada, tehlikeli addedilen alüminyum curuflarını alıyoruz. Bunu tesisimizde işleyip metal kısmını kazanıyoruz. İçine çeşitli tuzlar ilave ediyoruz.
Bunlarla birlikte alüminyumun içinden
bir şekilde almaya çalışıyoruz. Aldıktan
sonra kara tuz ya da ikincil tuz diye
adlandırılan tuz curufları denen büyük
bir kütle elimizde kalıyor. O tuzların
tamamı, diğer metallerin oksitleri, ağır
metallerin izleri, serbest demir, onunla
birlikte alüminyumdan alınan proses
icabı otomotiv ya da diğer şeylerden
gelen paslanmazlar var… Bunlar bu
curufun içinde. Kazandığımızın içinde
sadece tuz yok.”
■ DUYARLI DÖNÜŞÜM OLMALI
Yaptıklarınızla bu işe standart getirmiş
oluyorsunuz. Sorunu ortadan kaldırdığınızda lisanslı bir tesis olarak siz alıp
bir şeyi ikincil bir hammadde yaparak
ekonomiye kazandırmıyorsunuz sadece?
www.recyclingdergisi.com
“Geri dönüşüm de bu olmalı. İşin metal kısmını kazanmak çevre anlamında
bir şey ifade etmiyor. Onu herkes bir
şekilde kazanıyor.”
■ KANSER ÇOKSA
DÖNÜŞÜM YOK
Bu noktada, biz sektöre dönüp baktığımızda bunu herkesin yapmadığını
görüyoruz. Sizin işaret ettiğiniz işlemden geçmeden bu şeyleri kullanıyor.
Bu, sizin için nasıl bir olumsuz tablo
oluşturuyor?
“Bir kez yapılan şey doğru mu değil mi
o noktadan bakmak lazım. Çevre noktasında doğru değil. Kanser vakaları
çoğalıyorsa, hava ile ilgili değerler çok
değişmişse, suya karışan ağır metalinden dolayı kirlilik varsa bunu bu çerçeve içinde düşünmek lazım. İkincisi,
bu tesislerin Türkiye’de her geçen gün
büyüyen demir çelik tesislerinin var
olması için bu kuruluşların ellerinden
geleni yapması lazım.”
Kesinlikle tehlikeli
atık işleyenlerin; çevre
danışmanının olması lazım.
Ne kadar uygulanıyor
bilmiyorum. Merdiven altı
yerler var. Görmeliyiz...
■ OTORİTE DEVREYE GİRMELİ
Oluşan bir önyargı ile uğraşıyor musunuz? Ülkemizde genel bir kanaat
oluştuktan sonra o kanaatin içinden
kanaati değiştirecek uygulamalar olsa
EKİM / OCTOBER 2013 • 27
Röportaj
bile kabul görmüyor? Tabii ki firmalar
kar üzerine kurulur. Sizin ‘Maliyetinizi etkileyecek, biraz pahalılaştıracak,
çevresel etkeni olmayan maddeleri
alın’ demek, firmaların dikkate aldığı
bir şey eğil. Otoriterinin devreye girmesi lazım. Kullanımdan atılıma kadar
her aşamayı kontrol etmesi. Bizim gibi
tesisleri özendirmesi lazım. Bir değil
birkaç tane olması gerekiyor. Biz kriterlerin herkes için geçerli olmasını
istiyoruz.”
Bakanlığın yapması
gerekenler çok basit.
Birkaç örnek ile bunu kayıt
altında tutabilir. Balansları
takip etmeli. Bunların ne
yapıldığını sorması lazım!..
■ LİSANSLANMAK LAZIM
Siz bir lisans alıyorsunuz?
“Oysa iki lisansa gerek var.
Hangi aşamada var? Onun bir alıcısı
var. Oradaki değer atılacak değer değil.
Faturasız faturalı kayıt dışı şekilde satılıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı istese de, vatandaş onu sokağa atmaz.
Metalini aldınız. Asıl bundan sonra ne
yapıyorsunuz? Bu soruyu lisanslandırmak lazım. Lisans anlamında yanıt
veren insanlara da alüminyumun geri
kazanma hakkını vermesi lazım. Talep
yönünde bir sıkıntı yok.”
■ TEŞVİK ALMADAN YAPTIK
ÖNÜMÜZE ENGEL ÇIKTI
Bakanlık firmaları soruşturmalı mı? ne
28 • EKİM / OCTOBER 2013
yaptın diye?
“İçindeki değerliyi aldın diğerlerini ne
yaptın diye sormalı. Bakanlığın mevzuatını okuduğunuzda bakanlık ilgili kuruluşlara, atığı bertaraf eden kurumların
sıfır atığa doğru gitmesi için emirleri
kaldırması lazım. Asıl önemli bu. Bu
noktadan bakınca biz hiçbir teşvik almadan bir şeyi gerçekleştirdik ama
önümüz engellerle dolu.”
■ KAPASİTEMİZ DOLMUYOR
Nedir en büyük engel?
“Kapasitemiz dolmuyor, dolmalı; yollar açılmalı. Yüzde 40’lardayız. Böyle
olunca rantabl olmuyor, zarar ediyoruz.
Bunun nedeni kayıt dışı curuf alım satımının devam etmesi. Dikkat! Hak etmeyenlere lisans kolay verilmemeli.”
■ BAKANLIK KAYIT ALTINA ALSIN
Bakanlık ne yapmalı?
“Bakanlığın yapması gerekenler çok
basit. Birkaç örnek ile bunu kayıt altında tutabilir. Balansları takip etmeli.
Bunların ne yapıldığının sorması lazım.
İnsanlar yüz ton atık alıyor, bunun 90’ını
metal 10 tonu atık ise ciddi bir kar çıkması lazım. Kütle ile balans arasında bir
ilişki var mı yeminli mali müşavir raporunu istediği taktirde bu rahat şekilde
www.recyclingdergisi.com
Röportaj
2023 hedefine
ulaşmak için geri
dönüştürmeliyiz
Ülkemizdeki sanayileri şöyle
bir gözden geçirelim. Demir
çelikte Avrupa’da fiyatı etkileyecek noktaya geldik. Bunların
ham maddelerin hiçbiri dağdaki madenden değil. Hurdayı
ithal ediyoruz. Bunda iyi olduğumuzu dünyaya gösterdik.
Demir çelikte 20-25 milyar
dolarlık ihracatı 50’ye çıkartıyorsanız sorunların hepsini
çözmeniz lazım. Demir çelikte
çağ atlamak istiyorsanız, her
sektörün büyüklüğünü 5’e katlaması lazım. İhracat Türkiye’de
150 milyar dolar gibi. Hedef
500 milyar ise sektörlerin katlanması lazım. Demir çeliğin
daha fazla ithal etmesi lazım.
Toplam üretimimiz 65 bin ton.
935 bin ton alüminyuma ihtiyacımız var. Bunu 4’e çarpsak
tesisimiz 65 bin tonun üzerine
çıkacak enerjimiz yok. Rantabl
da değil. Devletin yapması
gerekir belki. Bu kadar hammaddeyi birincil hammaddeden ithal ederseniz, buradan
çıkan atığı ne yapacaksınız?
Bununla ilgili kullanım sürecindeki bertaraf eden tesislere
ihtiyaç var. O nedenle birkaç
Mesek Metal’a daha ihtiyaç
var. Tehlikeli atıkların ithalatını
yeniden gözden geçirmesi lazım. Türkiye’nin atık envanteri
var mı? İşleyen tesislerde bu
söz konusu değil. Tesislerde
biz neredeyiz, dünya nerede,
Türkiye nerede?”
30 • EKİM / OCTOBER 2013
ortaya çıkacaktır. Bakanlık yıllık olarak
yeminli mali müşavirden rapor istesin.
Başka işletmelerden biliyorum. Atık
işleyen işletmelerde radyasyon tesisi
zorunluluğu var. Tehlikesiz atık işlenmesine karşın radyasyon zorunluluğu var.
Bu tip işletmelerde radyasyon zorunluluğun kalkması lazım. Kesinlikle tehlikeli atık işleyenlerin çevre danışmanı
olması lazım. Ne kadar uygulanıyor bilmiyorum. Merdiven altı yerler var.”
■ KONTRATI GÖSTERMESİ LAZIM
Denetimin yapılması çözümü kolaylaştıracak mı?
“Mevzuatlar var ama sadece soracak.
Yaptınız mı yapmadınız mı diye.”
Lisansla ilgili bir çalışma var mı? İşletmeye aldığınız atıklar ne oluyor?
“Böyle bir çalışma yok. Lisans alan
her firmaya kütle balanslarıyla ilgili
bir proje istemesi lazım. İZAYDAŞ’a
mı vereceksiniz? O zaman bir kontrat
olması lazım.”
■ MADDİ DEĞERİ ALIP ATIK BENİ
İLGİNDERMEZ DİYEMEMELİSİNİZ
Asıl olan geri dönüşümün o noktaya
gelmesi lazım. Oturması lazım değil
mi?
“Avrupa’daki işletmelerde bu böyle.
Atığı sadece maddi değeri alıp sonraki beni ilgilendirmez diyemezsiniz. Yemek yediği tabağı herkes yıkıyor. Yani
eğer ekonomik olarak kazanması ülke
menfaati içinse, çevresel ve maddi
anlamda bunu teşvik etmek lazım.”
■ AYDA 5 BİN TON ATIK VAR
Türkiye ekonomisi içindeki karşılığı
nedir?
“Türkiye’de ilk çıkan alüminyum atıkların aylık miktarı yaklaşık 4 bin 5 bin
ton. 5 bin tonu kendi aramızda firma
olarak 500-600 ton alabiliyoruz. Bunun dışındakiler kayıt dışı ve lisanssız
firmalara gidiyor. 4-5 bin ton olan atığın içinde her ay 1.500 ila 3.000 ton
İZAYDAŞ’a gitmediğine göre nereye
gidiyor merak ediyorum. Küçük küçük dağlar nerede. İçtiğimiz suda mı,
dağda mı, nerede. Elimde fotoğraflar
var gösterebilirim”.
■ DOĞA BİR EMANET
Tahribatı ortadan kaldırınca ekonomik
tablo oluşur değil mi?
“Yaşadığımız toprak su bizim malımız
değil. Bizden sonrakilere bırakacağımız bir emanet.”
■
İŞLETMENİZ
AVRUPA’DAN
ÖVGÜ ALDI ÖRNEK OLDU
Yaptığınız çalışma dışında bunu paylaştığınız akademisyenler oldu mu?
“Yurt dışından, özellikle bizim ısıl işlem tarafını satın aldığımız firma bu
anlamda işletmeyi gördü. Avrupa’daki
benzerlerinden çok farklı olduğunu
itiraf ettiler”.
■ YUNANİSTAN’DAN TEKLİF VAR
Ben Avrupa’ya örnek olacak mükemmellikte faaliyet gösterebiliyorum diyor musunuz?
“Kesinlikle. Yunanlı bir firma bize ortaklık teklif etti. Aynısını Yunanistan’da
kuralım dedi. Bizde sıkıntı yok ama
biz çalışamıyoruz. Türkiye’de bunu ortadan kaldıran bir yapı var. O da hammaddesizlikten çalışamıyor.”
■ ALMANYA İTHALATTA BİRİNCİ
Türkiye’de hammaddede ulaşamıyorsunuz ama tesisin kendini idame
ettirmesi gerekir. Bu noktada ithalat
devreye giriyor. İthal edebiliyor musunuz?
www.recyclingdergisi.com
Alüminyumdan
vazgeçemeyiz!
“Bunun arz ve taleple ilgisi var. Türkiye’de en alüminyum
atık üreten tesisimiz tarafından yüzde 11-12 ile satılırken,
Türkiye’de biz işletmeye girince bunun değerini 18’lere
kadar çıkarttık. Biz değeri arttırdık.”
“Hayır.”
Sebep?
“Mevcut kanunlarda Türkiye’ye atık
ithalatı yasak. Tehlikeli atık ithalatı yasak o anlamda. Bunun önünün
açılması lazım. Açılmasının nedeni
kendi fiziki yapımızdan kaynaklı değil.
Avrupa’daki tesislere bakınca, en çok
atığı kim kazanır diye bakınca Almanya birinci.”
■ UCUZ KAYNAKTAN
ALÜMİNYUM LAZIM
Almanya ithal ediyor ama?
“Ediyor. Her türlü atığı tehlikeli, tehlikesiz Almanya ithal ediyor. Bunu çok
rahatlıkla diyebiliriz. Bir ton alüminyumu elde etmek içini 15 bin kilovat
enerji sarf edeceksek ki, ülkemizde
sarf edemiyoruz, petrol ülkeleri alüminyum üreticisi. Böyle bir kaynağımız olmadığına göre, bu ülkenin
yılda 1 milyon ton alüminyum ihtiyacı
www.recyclingdergisi.com
olduğuna göre, bunu ucuz kaynaktan
sağlamak lazım. 1 ton topraktan iki
kilo alüminyum alırsınız. Ama 1 ton
curuftan Türkiye ortalamasına göre
400 ton alüminyum alırsınız. Hangisi
daha zengin?”
■ BERTARAFIN KİME ZARARI VAR
Bir taraftan Türkiye ekonomisi var bir
de doğa kaygısı var?
“Hangi atığı biz bu şekilde eğer bertaraf edip Türkiye ekonomisine ucuz
kaynak yaratabiliyorsak, bunun önünün açılması lazım. Diğer sektörler
de bunu bu mantıkla geliştirsin, iyileştirsin. Pet şişeden kağıda, cama
varıncaya kadar tüm atıkları çevreyi
etkilemeden ürün haline getiriyorsak,
kime ne zararı var?”
■ SEKTÖRE GİRDİK DEĞER ARTTI
Atıkların ithali noktasında Türkiye’de
fiyatlar düşeceği için birtakım yapılar
“Hem çevre hem de ekonomik
değerler anlamında alüminyumu
ÕËäËØÎěÜ×ËÖěãěä˛ ͓͓͔͑ ÚÜÙÔÏÕÝÓyonundan önce, Sanayi Bakanlığı Müsteşarlığı Ankara’da oturuma davet etti. Ben de Bakır
Sanayicileri Derneği ikinci başkanı idim, şu anda başkanıyım.
Bakırdaki ithalat dengesizlik
için çağırıldım. ‘Neden bu kadar
bakır ithal ediyorsunuz’ denildi.
Bakır para eder. Kaynaklar belli.
«ÜÏÞÓ×àÏÜÓ×ÖÓÖÓđÓ×ÓäÌÏÖÖÓ˛]ÒÞÓyaçlar da belli. Otomotiv yan sanayide ciddi anlamda ihraçatcı
olup büyütüyorsa, yirmi milyaÜěØãŷäÎÏ͕͑˪ěÎÏ×ÓÜÎÓܲ]˪ØÓØ
jantları İzmir’den. Manisa’da
firma var. Bu arabadaki motorların pistonları Türkiye’den
gidiyor. Alt karakterleri bizden
gidiyor. Ankara’dan şu sonuç
çıktı. Türkiye’deki cari açığın en
önemli maddelerinden biri bakır
ÓÞÒËÖËÞě ûěÕÞě˛ ͙ ÌÓØ ͖͑͑ ÎÙÖËÜÖěÕ
malzemeden siz eğer 500 bin
ÞÙØ ÓÞÒËÖËÞ ãËÚěãÙÜÝËØěä˜ Ìß ͕
milyar dolar geder. Bu cari açık
nasıl eritilebilir. Bir milyon ton
iki dolar denince iki milyar dolar.
Bunların sadece ithalata yönelik
hammaddeyi karşılarken, otomotiv sanayi ve inşaatta, büro
mobilyasında ciddi sektör varsa
alüminyumdan ya da bakırdan
kaçamazsınız. O zaman bunu
en ekonomik şekilde nasıl elde
ederiz buna bakarız. Mevcut
madenler yetersiz. Mecburen en
ucuz kaynak, dünyada herkesin
yaptığı Çin, Almanya, İtalya’nın
yaptığı gibi yapmalıyız. Geri
dönüşüm sanayicisini önü açılsın cari açık hallolsun. Önemli
olarak hallederiz. Türkiye’deki
bu anlamda kullanıldığında ciddi
bir kar marjı, katma değer ülke
içinde kalır. Bir şeyi bire ve üçe
almak var. Sorunun yanıtı burada. Alüminyumdan vazgeçemeyiz. Ucuz olanı da dönüştürmek.
Oradan almak lazım. Bizi fark
etsin devlet.”
EKİM / OCTOBER 2013 • 31
Röportaj
Bilmemekten kaynaklanan
bir şey var. Bilmediğin
şeyden korkarsın.
Alüminyum atığı çok
değerli. Sanayi için
olmazsa olmaz. Türkiye’de
ekonominin 2023 hedefi
var. Bu noktada Türkiye
hedef var. Dünyanın en
büyük on ekonomisinden
biri olmak lazım deniliyor?
zorlanacaktır. Gittikçe o atıklar toplanamayacaktır. Ekonomi üzerinden
gidince de bunun nasıl olacağına dair
soru var. Madem bunun ekonomik bir
değeri var, dışarıdan gelmesi nasıl olacak?
“Bunun arz ve taleple ilgisi var.
Türkiye’de en alüminyum atık üreten
tesisimiz tarafından yüzde 11-12 ile
satılırken, Türkiye’de biz işletmeye girince bunun değerini 18’lere kadar çıkarttık. Biz değeri arttırdık. Bunun nedeni taleple ilgili. Bizim talebimiz var.
Talep noktasında sıkıntılı değiliz. Biz
kapanırsak bunun fiyatı düşecek. O
zaman bakanlığın başına alüminyum
atıkları ciddi tehlike yaratacak. Ekonomik modelimiz hangisi. Hükümetin
modeli liberal, serbest model. AB ile iç
içeyiz. Gümrük Birliği anlaşmamız var.
Almanya Türkiye’den atık alıyorsa ben
neden Almanya’dan almayayım.”
“Atığı tanımak, konuyu bilmek lazım: Konuyu
bilmeyince, bütün hepsine yasakçı zihniyetle
yaklaşıyoruz. Bundan kurtulalım. Türkiye’de bununla ilgili örnekler oldu”
32 • EKİM / OCTOBER 2013
■ NİYE ALMANYA’DAN YÜKSEK
ALIYORUM
Bakanlığın hangi kriterleri yürütmesi,
kimlerle iş birliği içinde olması lazım?
90’lı yıllarda Türkiye’de Sanayi ve Ticaret Bakanlığı sanayiciyle masaya
oturarak bir şeyleri yürüttü ve faydası
görüldü?
“Herkesin, bütün kapıların açık olduğunu gördüm. Dinliyorlar. Yol gösteriyorlar bildikleri kadar. Önümüz mevzuatla tıkanıyor. Mevzuatla tıkanınca
paradoksu kendi içimizde yaşıyoruz.
Bu mevzuat Avrupa’nın atık mevzuatında ne şart varsa biz de ona varız.
Bizi görmeyin, hatalarımızı görmeyin
demiyoruz. Hazırız diyoruz. Eşit olduğumuz noktada onlarla ekonomik
savaşa varız. Almanya, burnumuzun
dibindeki Yunanistan’dan alıyorsa ben
niye alamayayım. Almanya’nın aldığı
rakamdan çok üstüne bir rakamdan
alıyorum, çünkü bulamıyorum.”
■ BİRÇOK MESEK METAL OLSUN
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, çevreye
hassasiyet gösterirken bunun yanında geri dönüşüm sanayisini koruyup
kollamak rolü ne olmalı?
“Kesinlikle. Bu ülkenin bir tane Mesek Metale ihtiyacı yok. Ben sadece
kendimle ilgili konuşmuyorum. Mesek Metallerin çoğalması lazım. Kendi aralarında yarışsınlar ama dışarıya
karşı da elimizin güçlenmesi lazım
yurt dışına karşı. Mesek Metal sıfır
atık yapıyorsa bunun ülkeye katkısı
ne istihdam, enerji ve hammadde açısından. Bunun bir zararı kimseye yok.
Yeter ki kontroller yeterince yapılsın.
Türkiye’de ham madde kaynaklarından
biri de Aliağa’dır. Orada ucuz almakla
Türk sanayisine geri dönüşüm malzemesi kazanıldığı bir gerçek. Sistem
orada kötü ya da iyi çalışır, bu Bakanlığın denetlemesiyle ilgili. Bu sektör,
bu dünyada önemli bir sektör. Akünün içinde kurşun vardır ama kurşuna
da ihtiyacımız var. Bunların çevreye
etkisi olmadan kazanabilen firmalar
varsa, bu firmalar çoğalsın. Tüm dünyadan bu ham maddeleri getirelim.
Atık olmasa çevre bakanlığı çok güzel
ama bir gerçek var. Tüm dünya atıklardan para kazanıyor. ABD kazanıyor,
AB kazanıyor. Biz kazanamıyoruz çünkü o mevzuat farklı okunuyor. Güncelleyemiyoruz. Bizde farklı onlarda farklı
okunuyor. Atığın taşınması riskli diyor.
İstanbul’dan Berlin’e götürürken riskli
değil de İzmir’den İstanbul’a getirirken mi riskli? Atığı tanımak, konuyu
bilmek lazım: Konuyu bilmeyince, bütün hepsine yasakçı zihniyetle yaklaşıyoruz. Bundan kurtulalım. Türkiye’de
bununla ilgili örnekler oldu. Variller
çıktı falan. Bunlar olumsuz görüntüler. Bunun cezasını biz doğru yapanlar
çekmemeli. Devlet denetlesin, bizi
de denetlesin.”
www.recyclingdergisi.com
Haber
Kocaeli 2 bin tonluk
kimyasaldan arınıyor
Bakanlık yaklaşık 30
yıldır Kocaeli’nde
bulunan 2 Bin tonluk
Hexachlorbenzene,
Lindan ve DDT atıkları
olarak bilinen BHC
(benzenhekzaklorür)
atıklarını ortadan
kaldırmak için proje
geliştirdi.
34 • EKİM / OCTOBER 2013
0 yıldır Kocaeli’nin kâbusu
olan kimyasal atıkların
bertarafına ilişkin Çevre
ve Şehircilik Bakanlığı
harekete geçti. 2 Bin
tonluk kimyasal atıklar “KOK Stoklarının Ortadan Kaldırılması ve KOK Salınımlarının Azaltılması Projesi” ile 2017
yılına kadar ortadan kalkmış olacak.
Bakanlık yaklaşık 30 yıldır Kocaeli’nde
bulunan 2 Bin tonluk Hexachlorbenzene, Lindan ve DDT atıkları olarak
bilinen BHC (benzenhekzaklorür)
atıklarını ortadan kaldırmak için proje
geliştirdi. Kocaeli’nde bulunan kimyasallar, Küresel Çevre Fonu (GEF)
desteği ile yürütülen “KOK Stoklarının
Ortadan Kaldırılması ve KOK Salınımlarının Azaltılması Projesi” kapsamında bertaraf edilecek. Projeye, Küresel
Çevre Fonu (GEF) tarafından 10,7
Milyon Dolar destek sağlandı. 2013
yılında başlatılan proje ile fizibilite çalışmaları yapılacak, fizibilite çalışması
neticesinde bertaraf maliyeti 2014
yılında belirlenecek. Fizibilite raporunun onaylanması sonrasında atıkların
temizlenmesi işlemi 2017 yılında tamamlanacak.
Kimyasalın muhafaza edildiği ambarın
yıkılmasıyla ortaya çıkabilecek yıkıntı
miktarı ile kontamine olmuş toprak
3
Bakanlık
30 yıllık
soruna el
attı
klaşık 4.000
4 000 m3.
m3 Bertaraf
miktarı yaklaşık
yöntemleri çevresel ve sosyal maliyetler göz önüne alınarak belirlenecek.
Halkın bilinçlendirilmesi için uygulama
çalışmalarına başlanacak.
Kanser, üreme bozukluğu, zihinsel gelişimde yavaşlama…
Yaklaşık 30 yıldır bu alanda muhafaza
edilen kimyasallar, yeterli önlem alınmadığı takdirde hava, toprak ve su gibi
alıcı ortamlarda ciddi kirliliğe neden
oluyor. İnsan vücudunda doğal olarak
bulunan veya üretilen kimyasal taşıyıcıların kimliğine bürünerek, endokrin ve bağışıklık sistemlerini bozucu,
hormonları etkileyerek üreme sistemi
üzerinde olumsuz etkilere yol açıcı,
zihinsel gelişme yavaşlığı ve kanser
yapıcı etkileri bulunuyor.
BHC’ler tarım ilaçları imalatında kullanılmak üzere üretilmiştir. Gıda Tarım
ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından
Türkiye’deki kullanımları 1985’te yasaklanmış ve bir depoda muhafaza
edilmesi zorunlu tutulmuştur. Muhafaza edilen bina alanı yaklaşık 2500
m2’dir.
KOK: Kalıcı Organik Kirleticiler
Bu kimyasalın imhasında kullanılacak
teknoloji ve yöntem fizibilite çalışmaları kapsamında araştırılarak karar verilecek.
www.recyclingdergisi.com
Haber
Bakan Bayraktar Twitter Hesabından
KPSS ile
en çok çevre
mühendisleri
alınacak...
Çevre
ve Şehircilik
Bakanlığı’ndan
Çevre
Mühendislerine
Müjde
Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı, Kamu
Personeli Seçme Sınavı
(KPSS) ile personel
alımı yapacak. Bakanlık
personel alımlarında
en fazla kontenjanı
çevre mühendislerine
ayırdı. KPSS Kasım ayı
atamalarında 79, Aralık ayı
4-B sözleşmeli personel
alımlarında 48 olmak üzere
toplamda 127 tane çevre
mühendisi alınacak.
36 • EKİM / OCTOBER 2013
aşanılabilir bir çevre ve
marka şehirler oluşturma yolunda yeni çalışma
arkadaşları arayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, KPSS Kasım 2013 atamalarında 9
branştan toplam 360 tane personel alımı yapacak. Bakanlık Aralık ayında 4-B
sözleşmeli olarak 9 branştan toplam
117 tane personel alımı yapacak. Böylece yıl sonuna kadar toplamda 477
personel alımı yapılmış olacak. KPSS
2013 / 2 Atamalarında Alım Yapılacak
Branşlar ve Sayıları: Çevre Mühendisi
79, Elektrik Elektronik Mühendisi 21,
Harita Mühendisi 29, İnşaat Mühendisi 72, Makine Mühendisi 21, Jeofizik
Mühendisi 8, Mimar 31, Şehir Plancısı
27, Memur 72 olmak üzere toplamda
9 branştan 360 tane personel alımı yapılacak. 4-B Sözleşmeli Personel Alımı
Yapılacak Branşlar ve Sayıları: Çevre
Mühendisi 48, Elektrik Mühendisi 7,
Harita Mühendisi 11, İnşaat Mühendisi
18, Makine Mühendisi 8, Jeofizik Mühendisi 6, Jeoloji Mühendisi 3, Mimar
12, Şehir Plancısı 4 olmak üzere toplamda 9 branştan 117 tane personel
alımı yapılacak. Her fırsatta yaşanılabilir
bir çevrenin oluşması için çalıştıklarını
ve bu işi çevre mühendisleri ile başaracaklarını söyleyen Çevre ve Şehircilik
Bakanı Erdoğan Bayraktar, Bakanlığı-
Y
nın KPSS ile personel alımında en fazla
yer verdiği çevre mühendislerinin, 10
yıl içerisinde atık su arıtma sistemlerini
kurmuş, katı atık sorunlarını halletmiş,
iklim değişikliği stratejisine tam uyumlu, sera gazı emisyonlarının azaltılması
kriterlerinde Avrupa’yı yakalamış bir
Türkiye hedefinde güç katacaklarını
ifade etti. Bakan Bayraktar, “Şehirlerimizi çevreyle uyumlu biçimde, modern hale getirmek, insanımızın daha
mutlu ve huzurlu yaşamasını temin
etmek, bizim öncelikle ve en önemli
hedefimizdir. Bu hedefimizi de azimli
ve çalışkan arkadaşlarımızla başaracağız’’ dedi.
100 Adet Çevre ve Şehircilik Uzman Yardımcısı Alınacak
Bakanlık ayrıca, yapacağı sınavla 100
adet Çevre ve Şehircilik uzman yardımcısı alacak. Yapılacak olan sınavda,
Hukuk Fakültesi 15, Kamu Yönetimi/
Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi 3,
Maliye, İktisat, İşletme, Sosyoloji Bölümlerinden 5, Çalışma Ekonomisi
Bölümünden ise 3 kişi alacak. Sınavla Bilgisayar Mühendisliği 7, Makine
Mühendisi ve Şehir ve Bölge Plancısı
7, Çevre, Harita ve İnşaat Mühendisi 8, Elektrik Elektronik Mühendisliği,
Mimarlık 6, Biyoloji bölümlerinden 1
kişi alınacak.
www.recyclingdergisi.com
Özel haber
News
Baku has invested
a sum of 500 million
EUROS in energy
from the waste.
The WtE plant applies
the most stringent
environmental standards
and criteria that exist in
Europe. We can say that
in environmental terms
this plant is in one of the
leading places in the
world.
Bakü’de incelediğimiz
atıktan enerji üretimi
tesisinde Avrupa’da
bulunan en katı çevre
standartları uygulanmış.
Çevresel açıdan bu
tesisin dünyadaki lider
yerlerden biri olduğunu
söyleyebiliriz.
38 • EKİM / OCTOBER 2013
akü ilk kez gidenleri
şaşırtacak kadar güzel
bir şehir, geniş ve temiz caddeleri sanatsal
meydanları Bakü’nün
tarih kokan binalarıyla güzel bir bütünlük sağlamış. Bakü gündüz park
ve bahçeleriyle insana huzur verirken
akşamları, ışıl ışıl son derece hareketli bir yapıya ve görünüme bürünüyor.
Bakü’de gece adeta bir ışık selinin
ortasında gibi hissediyorsunuz. Çevre
yönetimi konusunda projeler geliş-
B
Baku is a beautiful city which will
surprise those who come there for
the first time, its wide and clean streets and its artistic avenues obtain a
fine combination with Baku’s buildings that smell history. While Baku
gives the one peace by means of its
parks and gardens in the morning,
at evening hours it takes the form
of very vivid structure and appearance which is very sparkling. During
night hours, you feel yourself almost
amidst a light flood. We have visited
www.recyclingdergisi.com
͚͒ÜËÖěÕ͓͓͑͒ÞËÜÓÒÓØÎÏäÏÜÌËãcan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in yaptığı konuşmayla açılan Balakhani’deki katı
evsel atıkların tasfiyesi için atıktan enerji üretimi tesisi Bakü
kenti için son derece önemli bir
olaydı. ”Bu tesise çok ihtiyaç
vardı çünkü Balakhani bölgesi
bir çevre felaketiydi.
Bakülüler burada on yıllardır biriken atıkların kentteki çevreye
büyük bir zarar verdiğini çok iyi
biliyordu.
Bu bölge hep bir duman örtüsüyle kaplıydı. Duman Bakü’yü sardı
ve kentimizdeki insanların sağlığı ve çevrenin durumu üzerinde
olumsuz bir etki yarattı. Birkaç
yıl önce, Azerbaycan Hükümeti Bakü’de çevrenin durumunu
iyileştirmek için kapsamlı önlemler almaya başladı ve bunlar
arasında özellikle önemli olanı
Absheron Yarımadası’nda atıktan enerji üretimi tesisinin inşasıydı.”
tiren ve hızla yol alan Bakü’de yaklaşık 500 milyon Avro’ya malolan Bakü
Yakma Tesisini Recycling INDUSTRY
okurları için gezdik. Azerbaycan’ın
başkenti Bakü’ye günümüz dünyasının ihtiyaçları doğrultusunda modern
bir görünüm kazandırmak için başlatılan projelerden biri de beyaz şehir projesi, proje hızla hayat buluyor.
Bu projenin 2015’te tamamlanması
bekleniyor. Azerbaycan’ın ulusal eski
liderlerinden Haydar Aliyev’in “Siyah
şehir Bakü; temiz, çiçekler açmış bir
www.recyclingdergisi.com
Baku incineration Plant which cost
about 500 million EUROS in Baku
which develops projects about environmental management and which
moves forward rapidly for the readers
of Recycling INDUSTRY. A white city
project, which was initiated in order
to render Baku, the capital of Azerbaijan, a modern appearance in line with
the requirements of nowadays, is being energised rapidly. This project is
expected to be completed by 2015.
The project which was realized by be-
The inauguration, at the presence of Mr. Ilham Aliyev, the PreÝÓÎÏØÞ ÙÐ ÞÒÏ ÏÚßÌÖÓÍ ÙÐ äÏÜÌËÓÔËؘÙØÏÍÏ×ÌÏÜ͚͒ÞÒ˜͓͓͑͒
of the waste to energy plant for
the disposal of solid domestic
wastes in Balakhani was a great
event for Baku city.
”There was a great need for this
plant because the area of Balakhani was an environmental
disaster. Baku residents know
very well that the wastes which
had accumulated here for decades were causing great damage
to the environmental situation in
the city. The concentration of domestic waste most of which was
burned further exacerbated the
situation. A few years ago, the
Azerbaijani government began
to carry out comprehensive measures to improve the environmental situation in Baku and the
Absheron Peninsula as a whole
Particularly important among
them has been the construction
ÙÐÞÒÏÞÚÖËØÞ˛ˬ
EKİM / OCTOBER 2013 • 39
Özel haber
Azerbaycan Cumhuriyeti
Ekonomik Gelişim
Bakanlığı ile imzalanan
sözleşme, Bakü Belediyesi
Atık Yakma Tesisi, 10
hektarlık bir alanda inşa
edilmiştir ve her birinin
yakma kapasitesi 250.000
ton olan iki teknoloji
hattı ve elektrik enerjisi
üreten bir türbinden
oluşmaktadır.
Baku Municipal Waste
Incineration Plant has been
constructed in the area of
10 hectares and consists
of two technological lines,
incinerating capacity of
each - 250000 tons and
one turbine generating the
electric power.
40 • EKİM / OCTOBER 2013
News
şehir olarak bir gün beyaza dönecek”
sözlerinden ilham alınarak gerçekleştirilen proje pek çok uluslararası
ödül de almış. Atıkdan enerji kazanmak amacıyla evsel atıkların yakılarak
enerji elde edilmesine dönük projede
Bakü’ye önemli hizmet verir hale gelmiş. Bakü bu tesisten önce ciddi bir
çöp sorunuyla karşı karşıyaydı. Bakü
evsel atıktan enerji elde etme tesisinde mutlaka geri dönüştürülebilir
nitelikteki atıkların gerek otomatik
bantlarda gerek ise manuel olarak ayrıştırıldığını gördük. Evsel atıklardan
enerji kazanım tesisi şehrin ortasında.
Konuya ilişkin Bakü’lülere düşünceleerini sorduğumuzda Bakü halkının tesisin yapımından ve işletilmesinden
son derece memnun olduğunu gördük. Bakü’lüler tesisi modern dünyanın içinde daha temiz, daha yaşanabilir bir kentin olmazsa olmaz parçası
olarak görüyor.
İlham Aliyev 2003 yılında başkan seçilirken çevre faktörünün ne derecede
önem arzettiğini dikkate alarak ülke
başkanı olarak ilk kez çevresel sorunların çözümünde dönüm yaratan 5
yıllık tedbir planını kabul etti.
Azerbaycan’da Sovyet iktidarı döneminde ekolojik dengenin korunmasının öncelik teşkil etmediğini belirtmek
gerekir. Aynı zamanda bağımsızlığın
elde edilmesinden sonraki dönemde ülkenin karşılaştığı ağır sorunlar
çevreye ayrıca önem verilmesine ve
yatırımların yapılmasına fırsat tanımıyordu. Sonuçta başkent Bakü’de, Hazar kıyısı şeridinde, Sumgayıt ve diğer
yerlerde ağır çevresel komplikasyon-
“Atıktan enerji
üretimi tesisinde
37 MW kapasiteli
bir elektrik santrali
bulunmaktadır.
ing inspired by the words of Haydar
Aliyev, one of the former national leaders of Azerbaijan saying, “The Black
City, Baku, one day will get white as a
city where flowers bloom” obtained
many international awards as well.
www.recyclingdergisi.com
Özel haber
News
The WtE plant also
has a power station
with a capacity of
37 MW.
Dergimizin Genel Yayın Yönetmeni Türkay
Özgür’e yetkililer Bakü atıktan enerji tesisiyle
ilgili detaylı bilgi verdi.
Bakü!de evsel atıktan
enerji elde etme tesisinde
yakma işleminden önce
atıklar son bir kez daha
türlerine göre ayrıştırlıyor
ve geri dönüşüme
gönderiliyor.
The construction of a
hydroelectric power
plant with a capacity of 25
megawatts has just been
completed in Fizuli.
42 • EKİM / OCTOBER 2013
lar meydana gelmişti.
Bakü çevresinde uzun yıllardır mevcut olan petrol göletleri, çöplerin ilkel
biçimde yakılması sonucu başkentin
üzerini ve Abşeron yarımadasını kaplayan kalın dumanı, atık sularının arı-
The project which aims at obtaining
energy by incineration of domestic
wastes has given important services
to Baku. Baku used to face a serious
garbage problem before such plant.
We witnessed that the wastes that
can be absolutely recycled were separated in facility for obtaining energy
from Domestic wastes in Baku either
in automatic bands or manually. The
plant for obtaining energy from domestic wastes is at the center of the
city, when we asked Baku residents
about their opinion about the matter,
we witnessed that the people of Baku
were very happy about the construction and operation of the plant. Baku
residents consider that the plant is a
part which is cleaner in the modern
world and that it is indispensible for a
more habitable city. When Ilham Aliyev was elected president in 2003,
he, taking into account the extent
of importance of environmental factor for the first time as country president, has adopted a 5-year action
plan, which was a turning point in the
solution of environmental problems.
It should be noted that the priority
was to protect the ecological balance in Azerbaijan of the Soviet period. As well as the serious problems
faced by the country during postindependence period did not allow to
focus at the environment separately,
as well as for the allocation of investments. As a result, environmental
complications occurred in the capital
Baku, the Caspian Sea coastal zone,
in Sumgait and other places.
www.recyclingdergisi.com
İşletmeye almadan ötürü
ve bundan önce, tesisin
inşasında etrafında başka
tesisler oluşturmak için
yakında bulunan, Temiz
Sheher OJSC tarafından
yönetilen sınıflandırma
tesisi de CNIM S.A.
tarafından inşa edilen bu
işletmenin sonucudur
ve önemli bir işlevi
bulunmaktadır.
www.recyclingdergisi.com
tılması ve deşarj için yeterli altyapının
mevcut olmaması ve diğer sorunlar
çevresel kriz tehlikesi yaratıyordu.
Bu sorunların devlet düzeyinde incelenmesi üzerine 2005 yılında cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından
“Azerbaycan Cumhuriyeti’nde ekolojik durumun iyileştirilmesine ilişkin
2006-2010 yılları Kapsamlı Tedbir Planı» onaylandı. Bu plan Bakü ve çevresinde, Abşeron yarımadasında gün
geçtikçe zorlaşan, artık çevresel kriz
özelliği almaya başlayan kirlenmenin
önlenmesi için stratejik önem arzediyordu.
Planda meydana gelen durumun incelenmesi esasında çevrenin mevcut
durumunun onarımına yönelik tüm
temel faaliyet yönleri yer bulmuştu.
Öyle ki, Bakü Buhtası`nın, Bibiheybet
bölgesinin, H. Aliyev adına Uluslararası Havaalanı çevresinin, Abşeron yarımadası göllerinin, petrolle kirlenmiş
The oil ponds existed around Baku
city for many years, thick smoke fumes covering the skies of capital and
Absheron Peninsula as a result of the
burning of household wastes in the
primitive form, the lack of sufficient
infrastructure for the discharge and
treatment of wastewater and other
problems created a danger of ecological crisis.
Following an analysis of these problems at the state level in 2005 “The
Comprehensive Action Plan for the
improvement of the environmental
situation in Azerbaijan Republic for
the years 2006 and 2010” was approved by President Ilham Aliyev. This
plan has a strategic importance for
the prevention of pollution around
Baku and the Absheron Peninsula,
aggravated day by day, which was already beginning to become the ecological crisis.
The plan aimed at restoring the state of the environment based on the
analysis of the situation reflected all
the major activities. Thus, improvement of the Baku Bay, Bibiheybat
zone, around H. Aliyev International
Airport, the lakes of the Apsheron
peninsula, oil-contaminated soils,
areas submerged under the layer waters and other areas polluted with industrial wastes, improvement of the
management of wastes generated in
Baku, Sumgait cities according to solid waste management scheme, and
so on issues were reflected in the
Action Plan.
In subsequent years, as a result of
EKİM / OCTOBER 2013 • 43
Özel haber
Due to the commissioning
and, prior to that,
construction of the plant,
concrete steps were taken
to create other facilities
around it. The nearby
sorting plant, managed by
Temiz Sheher OJSC, which
is also the result of this
enterprise built by CNIM
S.A., also has an important
function.
44 • EKİM / OCTOBER 2013
News
toprakların, kat suları altında kalmış
alanların ve diğer üretim atıkları ile
kirlenmiş toprakların ekolojik durumunun iyileştirilmesi, katı çöplerin yönetimi şemasına uygun Bakü ve Sumgayıt şehirlerinde şekillenen atıkların
yönetiminin geliştirilmesi vb. konular
tedbirler planında ibraz edilmiştir.
Sonraki yıllarda Başkan İlham Aliyev’in
başkanlığı ile bu Tedbirler Planı’nın
yerine getirilmesi yönünde yapılan
çalışmalar sonucunda başkent Bakü
ve Abşeron yarımadasında çevresel durum önemli derecede iyileşti;
Hazar`a atık sularının atılması büyük
ölçüde düşüldü; Petrolle kirlenmiş
toprakların arıtılması süreci başladı;
Katı çöplerin yakılması için en yeni
teknolojilere dayalı fabrika tesis edildi
ve diğer çalışmalar yapıldı.
Ülkede ekolojik durumun iyileştirilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı İlham
Aliyev’in onayladığı 2006-2010 yıllarını
the works done under the leadership
of President Ilham Aliyev for the implementation of the Action Plan, the
environmental situation significantly
improved in the capital Baku and the
Absheron Peninsula; the disposal of
sewage to the Caspian Sea was reduced to a large extent; the process
of cleaning oil-polluted soil began;
the plant was built for incineration of
municipal solid wastes based on the
latest technologies, and other works
were done.
One of the largest and most important projects implemented to improve the environmental situation in the
country in the framework of a comprehensive action plan approved by
President Ilham Aliyev, covering the
period 2006-2010, was building of
plant in Baku for solid waste incineration in line with European standards.
www.recyclingdergisi.com
kapsayan karmaşık tedbirler planı çerçevesinde gerçekleştirilen en büyük
ve en önemli projelerden biri Bakü’de
katı çöpleri yakmak için Avrupa standartlarına uygun fabrikanın inşa edilmesi çalışması oldu.
Öyle ki, uzun yıllar boyunca Bakü çöpleri başkent çevresindeki “Balahanı
çöplüğü” denilen araziye taşınıyor ve
orada atıklardan oluşan “dağ” meydana gelmiştir. Orada toplanan atıkların ilkel biçimde yakılması sonucu
periyodik olarak başkentin, Abşeron
yarımadası üzerini kokuşmuş duman
kuşatıyordu.
Başkent için ciddi çevresel tehlike arzeden bu sorunun çözümü yönünde
Azerbaycan Cumhurbaşkanı tarafından özel emirler verildi. 2008 yılında Ekonomik Kalkınma Bakanlığı ile
Fransa’nın “Constructions Industrielles de la Méditerranée SA” (“CNİM”
SA) şirketi arasında Bakü’de en son
teknolojilere dayanan katı çöp yakılması fabrikasının inşasına ilişkin anlaşma sağlandı. Fabrikanın projeksiyoninşaat çalışmalarının toplam maliyeti
346 milyon euro belirlendi. “CNİM”
bu alanda dünyanın en önde gelen
şirketlerinden biridir ve bir çok ülkede, özellikle de Avrupa’da 120’den fazla bu tip fabrika inşa etmiştir.
3 kasım 2009 yılında İlham Aliyev
tarafından işletmenin temeli atıldı.
Balahanı kasabası arazisinde 20 hektar alanda inşa edilen ve yıllık işleme
kapasitesi 500 bin ton çöp, aynı zamanda 10 bin ton tıbbi atık oluşturan
dev fabrika 19 aralık 2012 yılıda İlham
Aliyev’in katılımıyla hizmete verildi.
www.recyclingdergisi.com
Thus, for many years wastes are
transported to the landfill around the
capital city “Balakhany landfill” and
so-called “mountain” are formed
there. As a result of the burning of
wastes in the primitive form stinking
smoke covered over the Apsheron
peninsula from time to time.
The President of Azerbaijan gave
special instructions to solve the problem causing a serious environmental
threat to the capital. In 2008, the Ministry of Economic Development and
French “Constructions Industrielles
de la Mediterranee SA” (“CNIM” SA)
company have concluded a contract
for the construction of solid waste
incineration plant based on the latest
technologies. The total amount of
the design and construction of the
plant was determined as 346 million
euros. “CNIM” is one of the leading
companies in this field and it had built
more than 120 plants of this type in
many countries of the world, especially in Europe.
The foundation of the company was
laid by President Ilham Aliyev on November 3, 2009. The giant plant with
annual capacity of 500 thousand tons
of domestic waste and 10 tons of
medical waste was built in an area of
20 hectares in Balakhany settlement
on December 19, 2012 and launched
with the participation of President Ilham Aliyev.
This modern plant built with application of the fourth-generation (4G) technologies meets the most stringent
standards in the field of environmental protection in the European Union.
The smoke ash being the combustion product is caught by special fil-
Kamu kurumu olmasının yanısıra, kendi
ekonomi faaliyetini bağımsız gerçekleştiren
“Temiz Şehir” HAAŞ 12 Mart 2009’da tescil
ettirilmiş ve faaliyete başlamıştır. Topluma
atıkların yerleştirilmesini ve geri kazanılmasını
modern standartlara uyumlu şekilde kurmak
ve yönetmek, bu süreci organize olarak
uygulamak, ayrıca şehrin ekolojik durumunu
iyileştirmek ve belirtilen alanı ileride aşamalı
şekilde piyasa ekonomisi ilkeleri temelinde
geliştirmek tevdi edilmiştir.
EKİM / OCTOBER 2013 • 45
Özel haber
News
“Clean City” JSC, in addition to being a state
enterprise, forming its economic activity
independently, was registered in March 12,
2009 and started functioning. The company
was assigned to establish and manage the
placement and utilization of waste in the form
of modern standards, and to carry out this
process in an organized manner, as well as to
improve the ecological situation in the city and
to develop this area step by step in the future
based on the principles of market economy.
Dördüncü nesil (4G) teknolojilerinin
uygulanması ile tesis edilen bu modern fabrika Avrupa Birliği’nin çevre
koruma alanında en zor normlarına
uygundur. Yanma ürünü olan duman
külü özel filtrelerle tutulduğu için çevre kirlenmiyor. Daha ağır ve zararsız
olan dip külü yol inşası için öngörülen
inşaat malzemelerinde kullanılabilir.
Fabrikanın çalışmaları yılda yaklaşık
100 bin ton karbondioksit-CO2 gazı
eşdeğeri ısı etkisi yaratan gazların atmosfere atılmasını önlüyor.
500.000 ton/yıl kapasiteli
Katı Evsel Atık Yakma
Tesisi’nin tasarımı, inşası
ve 20 yıllık (10 yıl daha
uzatılabilir) yönetimini
içermektedir.
Fabrika uzun yıllar boyu Bakü çöpünün açık havada yakılması ve banliyö
boş arazilere atılmasının önlemesine
olanak sağladı. Bununla da Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ülkede çevresel durumun iyileştirilmesine yönelik
politikasının sonuçlarından biri olarak
Azerbaycan başkenti için ciddi çevresel hasarlara neden olan sorun gideril-
ters and does not pollute the environment. More severe and harmless
bottom ash can be used as building
materials for the construction of the
road. Operation of the plant will prevent the emission of greenhouse gases equivalent of 100 tons of carbon
dioxide-CO2 gas.
The plant allowed to prevent open
air burning of household waste and
discharge it at suburban empty areas
for many years. Thus, as one of the
results of policies of President Ilham
Aliyev aimed at improving the environmental situation in the country,
one of the problems that can cause
serious environmental consequences for Azerbaijan’s capital have been
eliminated.
One of the important steps for prevention pollution of the environment
in Baku city, which grew rapidly during the past 10 years under the le-
The contract concluded
with the Ministry of
Economic Development of
the Republic of Azerbaijan
envisages the designing,
construction and 20 year
(may be prolonged for 10
years more) management
of the Solid Household
Waste Incineration Plant
with the capacity of 500000
tons/year.
46 • EKİM / OCTOBER 2013
www.recyclingdergisi.com
di. İlham Aliyev’in geçen 10 yılda ülke
yönetimi döneminde hızla büyüyerek
megalopolise dönüşen, modernleşen
ve dünyanın en güzel şehirleri arasına
giren Bakü’de çevre kirliliğinin önlenmesi için daha önemli bir adım - katı
çöp yönetimini geliştirmek oldu.
Ülkede çevre durumunun iyileştirilmesine dair 2006-2010 yılları kapsayan tedbirler planına uygun olarak
Dünya Bankası ile Azerbaycan hükümetinin ortaklaşa gerçekleştirdiği
“Abşeron`un Çevresel Restorasyonu
Programı” kapsamında “Katı çöp bi-
www.recyclingdergisi.com
adership of President Ilham Aliyev,
became the megapolis, modernized
and being one of the most beautiful
cities in the world, was the improvement of solid waste management.
In accordance with the action plan to
improve the environmental situation
in the country, covering the period
2006-2010, the “Solid Waste Management” project was realized within
framework of the “Absheron Rehabilitation Program” held jointly with the
World Bank and the government of
Azerbaijan. The aim of the project is
to assist in the reform for solid waste
Cumhurbaşkanı İlham
Aliyev tarafından
gerçekleştirilen bu
reform başkentin atıklarla
kirlenmesini önlemek için
yönetimi geliştirdi, sonuçta
atıkların yerleştirilmesinin
ve geri kazanılması
yönetiminde dönüm
oluşturdu.
The reforms undertaken
by President Ilham
Aliyev have improved the
management of prevention
of pollution of the city with
wastes, and as a result
a change occurred in
waste management and
utilization.
EKİM / OCTOBER 2013 • 47
Özel haber
News
Construction
Industriales de
le Mediterranee
S.A.
Atıktan enerji üretimi tesisinin
tasarımı, inşası ve yönetimine yönelik uluslararası ihaleyi,
Fransa merkezli CNIM S.A.’nın
(Construction Industriales de
le Mediterranee S.A.) kazandığı
açıklanmıştır.
CNIM S.A., çevre, enerji ve makine mühendisliği alanlarında lider
bir şirkettir. Şirketin 50 yılı aşkın
deneyimine dayanarak, Fransa,
]ØÑÓÖÞÏÜϘ ÏÖûÓÕ˘ ßÝã˘ ]ÝÚËØya, Portekiz ve diğer ülkelerde
gerçekleştirilen çoğu proje katı
evsel atıkların yakılmasından
doğan konvansiyonel olmayan
yakıtla çalışan elektrik santrallerinin inşası ve işletimiyle ilgilidir.
Construction
Industriales de
le Mediterranee
S.A.
The France-based CNIM S.A.
(Construction Industriales de
le Mediterranee S.A.) company,
has been the winner of the announced international tender
on designing, construction and
×ËØËÑÓØÑÙÐÞÒÏÞÚÖËØÞ˛
CNIM S.A. is a leading company in
environmental, energy and mechanical engineering fields. On
the basis of more than 50 years’
experience of the company, the
most project realized in France,
ØÑÖËØΘÏÖÑÓßטßÝÝÓ˘ÚËÓؘ
Portugal and other countries are
connected with the construction and operation of the electric
power plants working on the
non-conventional fuel generated from the incineration of the
solid household waste.
48 • EKİM / OCTOBER 2013
rim yöneticiliği” projesi gerçekleştirildi. Projenin amacı katı çöplerin toplanması ve geri kazanılmasının sürekli
ve düzenli teşkili için yapılan reforma
yardımda bulunmaktır.
Bu projeye uygun olarak Cumhurbaşkanı İlham Aliyev 6 Ağustos 2008 yılı
tarihli “Bakü’de çöp yönetimlerinin
geliştirilmesi hakkında” kararname
imzaladı. Belge gereğince, Bakü şehri arazisinde teşekkül kaynağından
bakılmaksızın tüm katı çöplerin toplanması, taşınması Bakü Şehir Kaymakamlığı sorumluluğundadır.
Kararnameye göre, tahsis edilen “Temiz Şehir” Halka Açık Anonim Şirket
ise Bakü arazisinde meydana gelen
katı çöplerin yerleştirilmesi ve etkisiz hale getirilmesi sistemini modern
standartlara uygun kurmak ve yönetmekle şehrin çevresel durumunun
iyileştirilmesi çalışmalarını gerçekleştirir.
collection and arrangement of its sustainable and systematic utilizations.
According to the project, President
Ilham Aliyev has signed an Order dated August 6, 2008 “On improvement
of the management of household
waste in Baku city”. According to the
document, regardless of the source
of the formation the solid waste collection, transportation remains under
the authority of the Executive Power
of Baku City. Under the order, the
established “Clean City” Open Joint
Stock Company carries out works for
establishing and managing of system
of the placement and disposal of solid waste generated in Baku city in
accordance with modern standards
and improve the ecological situation
in the city.
www.recyclingdergisi.com
Haber
İstanbul Sanayi Odası (İSO)
Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan:
“Geri
dönüştüren
toplumu
gelecek
için hızla
inşaa
etmeliyiz”
Denize bir taş attığınızda
halkaların sayısı nasıl
artıyorsa, kurulduğundan
bugüne, sahip olduğu
vizyonun doğruluğu
ve yarattığı etkiyle
TURMEPA’nın da gün
geçtikçe büyüdüğüne
tanıklık etmekteyiz.
50 • EKİM / OCTOBER 2013
Ç
evre konusunun ülkemiz gündeminde tutulmasının önemine istinaden İstanbul’da İSO
tarafından düzenlenen
toplantıda konuşan iso Başkanı Erdal
Bahçıvan törende yaptığı konuşmada
şunları söyledi: “Ülkemiz ve kıyılarını korumak üzere 1994 yılında Sayın
Rahmi Koç’un önderliğinde, Deniz
Ticaret Odası ve deniz sevdalılarının
birlikte kurduğu Deniz Temiz DerneğiTURMEPA’nın başarılarını büyük bir
memnuniyetle izliyoruz.
Denize bir taş attığınızda halkaların sa-
yısı nasıl artıyorsa, kurulduğundan bugüne, sahip olduğu vizyonun doğruluğu ve yarattığı etkiyle TURMEPA’nın
da gün geçtikçe büyüdüğüne tanıklık
etmekteyiz.
TURMEPA; binlere ulaşan üye sayısı,
Hopa’dan İskendurun’a kadar uzanan
organizasyon yapısı ve gönül verenleri ile birlikte bir sivil toplum kuruluşunun neleri başarabileceğinin en güzel
örneklerinden birini oluşturmaktadır.
Bu vesile ile bu önemli organizasyonda emeği geçen başta TURMEPA’nın
kurucularından Sayın Rahmi Koç ve
TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı
www.recyclingdergisi.com
2023 hedeflerine ulaşmada önemli bir kilometre taşı
olan Onuncu Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın da, çevrenin
korunması ve kaynakların sürdürülebilir kullanımı,
ekonomik ve sosyal boyutlarıyla birlikte ele alınmıştır.
Sayın Tezcan Yaramancı olmak üzere
tüm kişi ve kurumları kutluyor, sanayimiz adına kendilerine teşekkür ediyorum.
Çevre konusunda düşüncelerimi ifade ederken bu konuda insanlığın kör
bir noktaya sahip olduğuna dikkatinizi
çekmekte yarar görmekteyim.
Beyinlerimiz, doğadaki tehlikeleri saptayıp anında tepki verme yetisine sahip. Öyle ki, tanıdık tehditleri karanlık
bir odada çakan kibrit kadar açık seçik
hissedebiliyoruz.
Oysa, ekolojik tehlikeye gelince işin
seyri değişiyor. Bu konudaki tehlikeler aydınlık bir odada çakılan kibrite
benzemektedir.
O halde iklim değişikliği gibi tehlike
arz eden çevresel sorunlarımız karşısında algılarımızı nasıl güçlendireceğiz?
Dünyamız eski sağlığını
kaybediyor
İşte bu noktada, güçlü sivil toplum
kuruluşlarına ihtiyacımız var. Mavi
Çözüm Platformu, bu anlamda farkındalık yaratabilecek çok önemli bir
platform. Ekolojik tehditler karşısında
algılarımızı güçlendirmesi bir yana,
çevresel sorunların önemi konusunda
kamuoyunu bilinçlendirdiğine inanıyorum.
Dünyamız eski sağlığını kaybediyor,
TURMEPA; binlere ulaşan
üye sayısı, Hopa’dan
İskendurun’a kadar
uzanan organizasyon
yapısı ve gönül verenleri
ile birlikte bir sivil toplum
kuruluşunun neleri
başarabileceğinin en
güzel örneklerinden birini
oluşturmaktadır.
www.recyclingdergisi.com
EKİM / OCTOBER 2013 • 51
Haber
İSO’da
OSB
Geliştirme
İhtisas Kurulu
Oluşturuldu
“İstanbul Sanayi Odası olarak,
͓͔͓͑͒̋͑͒͗ 3ËÖěŬ×Ë ÜÙÑÜË×ě
kapsamında üyelerimiz için yeni
organize sanayi bölgeleri oluşturulması amacıyla Oda tarihinde ilk kez OSB Geliştirme İhtisas Kurulu’nu kısa bir süre önce
kurduk.
ãÜě͢ ͚͙͒͗ ãěÖěØÎË ûÏàÜÏ ûËÖěŬmalarına başlayan Odamız ilk
çevre şubesi kuran Oda unvanına sahip olmakla gurur duymaktadır.
Çevre sorunlarının ilgili tüm taraflarla birlikte çözülebileceğinden hareketle, ilk kez kamu, STK,
üniversite, araştırma kurumları
gibi ilgili tüm tarafları aynı masa
etrafında buluşturan Çevre İhtisas Kurulunu oluşturduk.
İklim ve enerji çağında olduğumuz bir dönemde, enerjinin iklim
değişikliği üzerindeki etkisini
göz önüne alarak ülkemiz yenilenebilir enerji kaynaklarının azami ölçüde kullanılması ve enerji
verimliliği çalışmalarına ağırlık
vereceğimizi burada özellikle
ifade etmek istiyorum.”
52 • EKİM / OCTOBER 2013
Ülkemizde ekonomik kalkınmanın çevresel değerlerden
vazgeçilmeksizin başarılması için atılacak adımlardan ilki,
Avrupa Birliği’nde benimsenen “geri dönüştüren toplum”
bilincinin ülkemizde de yaygınlaştırılmasıdır.
bunu hissedebiliyoruz. Zaman geçtikçe anlıyoruz ki; Doğal dünyaya ne
kadar zarar verirsek iyileştirmek de o
denli güç.
Şunu üzülerek ifade etmek isterim ki,
“sonra yapabiliriz” söyleminin devri
çoktan geçti. Bu lüksü, maalesef bizden önceki kuşaklar yaşadı.
Burada ifade etmeye çalıştığım sonra; Çocukluğumuzdaki manzaranın
aynısının resmini yapabileceğimiz,
aynı ağaçlara tırmanabileceğimiz,
meyvelerin aynısını yiyebileceğimiz,
denizlerin aynısında balık tutabileceğimiz, aynı havayı soluyabileceğimiz
ve bunları her daim yapabileceğimiz
anlamına geliyordu.
İçinde bulunduğumuz çağda, ne yazık
ki böyle bir lüksümüz yok. Bunun farkına varmalıyız ve kendimizle birlikte
yeni kuşakların üretim ve tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmeliyiz.
Bu sürecin ‘temiz ve sürdürülebilir
bir çevreye evrilmesi noktasında en
önemli paydaşlardan birinin biz sanayiciler olduğunun farkındayız. Bu nedenle her platformda, “Sürdürülebilir
Kalkınma” kavramının mücadelesini
veriyoruz. “Sürdürülebilir Kalkınma”yı,
“Sürdürülebilir Çevre”den ayırmayarak yeni bir kavramla “Yeşil Büyüme”
kavramıyla yol almak istiyoruz.
Bugün örneğin; daha az su ve enerji
harcayan bulaşık ve çamaşır makinelerimiz, enerji verimli buzdolaplarımız
yalnız ülke sınırlarımız içinde değil,
yurtdışında da tüketicilere ulaşmaktadır.
Atık, kaynak olarak görülmeli
Bu gerçekten hareketle; çevre, Ar-Ge
çalışmalarımızın en önemli noktası
haline gelmelidir.
Döngüsel ekonomiler, “atık” yönetimini “kaynak” yönetimine dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Atığın
hammadde kaynağı olarak görülmesi
çevre koruma değerinin yanında eko-
www.recyclingdergisi.com
nomik getiriye sahiptir.
Almanya örneğini ele alırsak; bu ülke
yaklaşık 200.000 kişinin istihdam
edildiği, 3.000 firmanın 40 milyar avro
iş hacmi yarattığı, belediye ve endüstriyel atıkların yüzde 60, inşaat ve hafriyat atıklarının yüzde 90’ının ekonomiye kazandırıldığı bir geri dönüşüm
sektörüne sahiptir.
Ülkemizde ekonomik kalkınmanın
çevresel değerlerden vazgeçilmeksizin başarılması için atılacak adımlardan
ilki, Avrupa Birliği’nde benimsenen
“geri dönüştüren toplum” bilincinin
ülkemizde de yaygınlaştırılmasıdır.
İmalat sanayisi söz konusu olduğunda
atığın azaltılabileceği ancak sonlandırılamaz olduğu bir gerçektir. O halde,
dönüşüm sektörümüzün güçlendirilmesi elzemdir.
Bu noktada mevzuatımızın; atık ya
da ürün değişimine olanak tanıyan,
süreci kolaylaştıran özellikte olması
gerekmektedir.
Endüstriyel
arıtma,
ülkemizde
www.recyclingdergisi.com
1980’den sonra fark edilen bir sektördür. Bu tarihe kadar evsel ve endüstriyel atıklarımız doğaya bırakılıyordu.
Çöpün ciddi bir ekonomik değeri olduğu artık anlaşılmıştır. Hiç kuşkusuz,
sürdürülebilir kalkınma için hayati
öneme sahip çevre ve atık yönetimi
ülkemizde önümüzdeki on yıllık süreçte hızlı bir gelişme gösterecektir.
Çevre koruma konusunda firmalarımızın ihtiyaç duyacağı ürünlerin yerli
firmalardan karşılanması için, katma
değeri yüksek ve ihracat potansiyeli
olan çevre teknolojilerine yönelik sektörel bir yapı oluşturmamız gerekiyor.
Böylece servis ve teknik destek konularında da yerel çözümler üretebiliriz.
Bu sorunların aşılabilmesi için üniversitelerimiz ve arıtma sektörünün
Ar-Ge faaliyetlerinin artırılması ve yerli
üretime geçilmesi konusunda daha
fazla atılımlara ihtiyaç duyulmaktadır.
Aslında ülkemizin, çevre mühendisliği alanında yeterli birikimi ve gücü bulunmaktadır. Gerekli teşviklerle des-
Çevre,
kalkınma
politikalarının
vazgeçilmezidir
“Çevreyi korumak için bu çabaların yeterli olmadığının farkındayız. Bu çabaların, toplum ve ülke
yönetiminin tüm katmanları tarafından sergilenmesi gerektiğine
inanıyorum.
Bu bağlamda sevindirici bir geliş×ÏãÏ ÎÏđÓØ×ÏÕ ÓÝÞÓãÙÜß×˝ ͓͓͔͑
hedeflerine ulaşmada önemli bir
kilometre taşı olan Onuncu Beş
Yıllık Kalkınma Planı’nın da, çevrenin korunması ve kaynakların
sürdürülebilir kullanımı, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla birlikte ele alınmıştır. Bir başka ifadeyle; Çevrenin korunması kalkınma
politikalarımızın vazgeçilmezidir.
Büyüyen bir ekonomi, genel anlamda daha fazla enerji ve hammadde demektir. Çağın gerekleri
doğrultusunda bu ilişkiyi koparmamız gereken bir dönemdeyiz.
Daha az hammadde ve enerji ile
daha fazla üretebilirsek sürdürülebilir kalkınmayı başarabiliriz.
«ÜŷØ ÕËãØËÕÖě ûÏàÜÏÝÏÖ ÏÞÕÓÖÏÜÓØ
ãËÕÖËŬěÕãŷäÎÏ͙͑˪ØÓÞËÝËÜě×ËŬËmasında belirlenebilmektedir. Bu
noktada sanayi ürünlerinin tasarımı aşamasında çevre mutlaka
göz önüne alınmalıdır. Böylece;
ürün geliştirme sürecinin en başında, çevreyle ilgili etmenler
hesaba katılarak yaşam döngüsünden kaynaklanacak çevresel
etkiler minimize edilebilir. “
EKİM / OCTOBER 2013 • 53
Haber
Denizden tatlı su
elde etme gibi pahalı
yöntemleri bir yana
koyarsak miktarının
artırılması ekonomik
olarak mümkün
olmadığına göre, su
kaynaklarımızı iyi bir
planlamayla en uygun
şekilde kullanmak
gelecek nesiller
açısından en önemli
görevimizdir.
Endüstriyel arıtma, ülkemizde 1980’den sonra fark edilen
bir sektördür. Bu tarihe kadar evsel ve endüstriyel
atıklarımız doğaya bırakılıyordu. Çöpün ciddi bir
ekonomik değeri olduğu artık anlaşılmıştır.
t
teklendiği
takdirde bu konuda başarılı
olunabileceğine inanıyorum.
o
Ülkemiz çevre sektörü için önemli
Ü
olan bir başka ihtiyaç da ulusal atık
o
envanterinin oluşturulmasıdır.
e
E
Evsel atıklar, endüstriyel atıklardan
d
daha ciddi sorunlara yol açmaktadır.
E
Evsel atıkların gelişmiş AB ülkeleri
ö
örneklerinde olduğu gibi kaynağında
aayrı toplanması gerekmektedir. Kâğıt,
ccam, plastik, organik atık olarak ayrılmadan vahşi depolama alanlarına
gönderilen çöpler çevresel ve ekonomik zafiyete yol açmaktadır.
Her yıl toplam 25 – 26 milyon ton evsel atığın, bugün yalnızca yüzde 60’ı
düzenli depolama alanlarına gönderilmektedir. Tüketicilerin bu konuda
bilinçlendirilmesi, geri dönüşüm sektörünün güçlenmesine katkı sağlayacaktır.
Evsel atıkların gelişmiş AB ülkeleri örneklerinde
olduğu gibi kaynağında ayrı toplanması
gerekmektedir. Kâğıt, cam, plastik, organik atık
olarak ayrılmadan vahşi depolama alanlarına
gönderilen çöpler çevresel ve ekonomik zafiyete
yol açmaktadır.
54 • EKİM / OCTOBER 2013
Hayat denizde başladı, denizde
bitmesin
Tarihte bilinen en eski ve güçlü uygarlıkların su kenarlarında kuruldukları
bilindiğine göre “Hayat denizde başladı, denizde bitmesin! sloganı gerçekten önemlidir. Su taşıdığı yaşam-
sal önemin ötesinde ülkelerin varlığı,
güvenlik çıkarları, ekonomik gelişimleri açısından da büyük öneme sahip
doğal bir kaynaktır. Tatlı su kaynakları
dünyanın birçok bölgesinde artık stratejik bir kaynak durumuna gelmiştir.
Ülkemiz su zengini bir ülke değildir.
Kişi başına düşen yıllık su miktarına
göre su azlığı çeken bir ülkedir. Denizden tatlı su elde etme gibi pahalı yöntemleri bir yana koyarsak miktarının
artırılması ekonomik olarak mümkün
olmadığına göre, su kaynaklarımızı iyi
bir planlamayla en uygun şekilde kullanmak gelecek nesiller açısından en
önemli görevimizdir.
Çevre geleceğimiz demektir, onu korumak için herkes üzerine düşeni layıkıyla yapmalıdır. “İnsanların hayırlısı
insanlara faydalı olandır” düşüncesinden hareketle biz sanayicilerin, üzerimize düşen görevi layıkıyla yerine
getireceğinden hiç kimsenin kuşkusu
olmasın. Bu duygu ve düşünceler eşliğinde sözlerimi burada noktalarken;
hepinizi, şahsım ve İstanbul Sanayi
Odası adına bir kez daha saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
www.recyclingdergisi.com
Ambalaj Atıkları ile İlgili
Yaşanan Problemler ve
Çözüm Önerileri...
İsmail ŞAHAN
Çevrim Atık Toplama Ayırma ve Dönüşüm A.Ş.
Şirket Müdürü
B
ßØË ÌÏØäÏÜ ÌÓÜ ãËäěãě ͒ ËäÓÜËØ ͓͑͒͒ ãěÖěØÎË ÌÓÜ
dergide kaleme almıştım. O günden bu yana iki
yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen problemler
değişmedi...
]ÖÕË×ÌËÖËÔËÞěÕÖËÜěÕÙØÞÜÙÖŷãŊØÏÞ×ÏÖÓđÓ͔͑Ï××ßä͓͕͑͑
ãěÖěØÎË ãËãě×ÖËØÎě˜ ÎËÒË ÝÙØÜË ͓͕ ËäÓÜËØ ͓͑͑͘ ãěÖěØÎË
ÞÏÕÜËÜ ÜÏàÓäÏ ÏÎÓÖÏÜÏÕ ãËãě×ÖËØÎě˜͓͔͑͒ ãěÖěØË ÕËÎËÜ ÎË ãŊnetmeliğin bazı maddelerine ilaveler yapılarak ya da revize
edilerek bu güne gelindi. Yaklaşık bir yıldır da T.C. Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı tüm paydaşları katılımları ile komisyonlar kurarak ve çeşitli platformlarda tartışmaya açarak
tüm iyi niyetleri ile bütün yönetmelikleri birleştirip tek çatı
altında toplama çalışmaları yapıyorlar.
ËÕěÖÎěđěØÎË ÓÖÕ ãŊØÏÞ×ÏÖÓđÓØ ãËãě×ÖËØÎěđě ͓͕͑͑ ãěÖěØÎËØ
ÌßãËØËÞË×͚ãěÖÑÏû×ÓŬàÏÞË×ËØÖË×ěãÖËãŊØÏÞ×ÏÖÓÕÒËÖË
istenilen şekilde değil. Bunun birçok sebebi var.
***
Ambalaj atıkları ile ilgili paydaşlar; T.C. Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı ve ona bağlı İl Çevre Müdürlükleri, belediyeler, piyasaya sürenler, yetkilendirilmiş kuruluşlar, satış noktaları
ve toplama ayırma tesisleridir.
Bu paydaşların hepsi yönetmeliği kendine menfaat sağlayacak şekilde olmasını istiyor. Bu yönde örgütlenen tüm
sivil toplum kuruluşları Bakanlığa istedikleri doğrultuda
baskı yapıyor.
Fotoğrafa kendi tarafından baktığında herkes görevini
yerine getirdiğini düşünüyor ve cephede savaşan toplama
ayırma tesisleri dışında rahatsız olan yok gibi.
***
Fotoğrafın tamamına bizim tarafımızdan baktığınızda; bu
paydaşlardan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ben yönetmeliği
yayımladım bunun uygulama görevi belediyelere denetim
görevi de Çevre İl Müdürlükleri’ne aittir demektedir. Çevre
İl Müdürlükleri uygulamaları denetlemek görevi olmasına
karşılık yeterli personeli olmadığı için gerekli ve yeterli
denetimleri yapamamakta kayıt dışı çalışanlara gerekli ve
yeterli yaptırımları uygulayamamaktadır. Ancak bu kadar
yapabiliyorum demektedir.
***
Belediyeler (burada gerçekten yönetmeliklere uyan ve ciddi çalışan belediyeleri dışarıda tutuyoruz) bu işi en son iş
olarak görüyor veya yeterli kaynakları olmadığı için ambalaj atıkları ile ilgili göstermelik çalışmalar yapıyorlar. Çoğu
konu ile ilgili bir kişiyi görevlendirip işin tamamını anlaşma
yaptıkları toplama ayırma tesislerine yaptırmaktadırlar.
Oysa çevre ile ilgili işler için belediyelerin hepsinin çevre
irimleri, çevre zabıtaları kurmaları gerekmektedir. Kaynak
56 • EKİM / OCTOBER 2013
Yorum
olmadığı için yapılamadığı söylenmektedir. Yine belediyeler de uygulamaları denetlemek görevi olmasına karşılık
yeterli personeli olmadığı için gerekli ve yeterli denetimleri
yapamamakta kayıt dışı çalışanlara gerekli ve yeterli yaptırımları uygulayamamaktadırlar.
Yetkilendirilmiş kuruluşlar ne kadar kaynak gelirse kendi
masraflarını çıktıktan sonra o kadarını toplama ayırma tesislerine vermektedirler.
Satış noktalarının hemen hemen hepsi yönetmelikler ile ne
yapacakları konusunda bilgi sahibi değildirler. Bazıları yönetmeliklere uymakta bazıları hiç uymamakta, bazılarının
personeli atıkları sokak toplayıcılarına satmakta, bazıları
aktarma merkezi kriterleri yayınlanmadığı için bedelsiz
vermeleri gerekirken bedelli olarak satmaktadırlar.
Yani mevcut durumda bu iş ile ilgili sıkıntısı, maddi kaygıları
olan taraf bulunmamaktadır.
***
Sistemin en son ve en zayıf halkası olan toplama ayırma
tesisleri ise işin tamamını üstlenmekte, imzaladıkları veya
imzalamak zorunda kaldıkları ağır ve tek taraflı sözleşmeler gereği sitem içindeki her türlü finansmanı sağlamak
zorunda kalmaktadırlar. Özellikle konutlardan ve diğer yerlerden yapılan toplama maliyetleri ile ayırma maliyetleri
çok yüksek olduğu için, bu tür firmaların bir çoğu ya konut
toplamalarını yapmamakta ya da topluyor görünmektedirÖÏܲ ËÚěÖËØ ÞÙÚÖË×ËÖËÜěØ ϯ͚͖˪Ó ÝËÞěŬ ØÙÕÞËÖËÜě˜ ÐËÌÜÓÕËÖËÜ
veya alış veriş merkezlerinden yapılmaktadır.
Konutlarda evlerde, iş yerlerinde, okullarda vb. yerlerdeki
insanlarımız atıklarla ilgili yeterli şekilde bilgi sahibi olmadıkları için atıklarını ayırmak ve belediye sistemine vermek
yerine çöpe atmaktadırlar.
***
Konutlardan toplamaları ise sokak toplayıcıları bu çöpe
atılanların içinden seçerek yapmaktadırlar. Yani konut toplamalarının bir bölümü sokak toplayıcıları tarafından yapılmakta büyük bölümü de çöpe gitmektedir.
Birçok toplama ayırma firması ambalaj atıklarını kendi toplamak yerine sokak toplayıcılarından satın alıp toplamış
gibi göstermektedirler. Bunun sonucunda da birçok gayrı
resmi sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Bu şekilde çalışmayanlar ise ya batmakta ya da kapanmaktadır. Toplama ayırma
tesislerinin büyük bölümü bu şekilde çalışmak zorunda kalmaktadır. Toplama ayırma maliyetleri karşılanmadığı için
çoğu firma çok zor durumdadır.
Toplama ayırma maliyetlerini piyasaya sürenler karşılamadığı için bu bedeli atıkları satın alıp yeni ürün yapan
geri dönüşüm tesisleri karşılamaktadır. Örneğin yukarıda
www.recyclingdergisi.com
ÌÏÖÓÜʵÓđÓ×Óä ËÞěÕ ÕçđěÎěØ ͒ ÞÙØßØË ÞÙÚÖË×Ë ÌÏÎÏÖÓ ÙÖËÜËÕ
ÚÓãËÝËãËÝŷÜÏØÖÏÜ͚àÏÜÓÜÕÏؘÑÏÜÓÎŊØŷŬŷ×ÐÓÜ×ËÖËÜěÌÓÜ
ÞÙØÕçđěÎË͔͖͑ÍÓàËÜěØÎËŊÎÏ×ÏÕÞÏÎÓÜÖÏܲ«ÝÞÏÖÓÕûÙđß
sokak toplayıcısına ödenen bu ücretler sektöre geri gelmemektedir. Çevre konusu ülkemizde yeni önem kazanmaya
başlıyor. Baktığınızda sözde herkes bu işe gönüllü olmasına
rağmen uygulamada maalesef aynı hassasiyet gösterilmiyor. Öncelikle şunun altının çizilmesi gerekir; geri dönüşebilen ambalaj atıkları çöp değildir. Geri dönüştüğü için
çevreye, ekonomiye ve kaynakların korunmasına, istihdam
yaratılmasına katkı sağlar. Oysa Türkiye olarak yeterli geri
dönüşüm sağlayamadığımız için her yıl milyonlarca ton milli
serveti çöpe atıyoruz. Bu da bertaraf edilecek miktarın artmasına ve kaynak israfına yol açıyor.
***
Türkiye’deki toplama ayırma tesisleri gelişmiş ülkelerdeki
gibi teknolojiden yararlanamıyor. Hem toplama işi, hem de
ayırma işi gelişmiş ülkelere göre ilkel koşullarda yapılıyor.
Atıkların daha etkin ve daha kaliteli toplanabilmesi için
gelişmiş teknolojileri kullanmamız gerekiyor. Bunun için
de finansmana ihtiyaç hasıl oluyor. İşte sektörün en fazla
sıkıntı çektiği ve en fazla ihtiyaç duyduğu şey finansmandır.
ßÜËÎË͕ŊØÏ×ÖÓÚÜÙÌÖÏ×ÓØËØËÌËŬÖěÕÖËÜěŷäÏÜÓØÎÏÎßÜ×ËÕ
istiyorum.
͒̋ÓØËØÝ×ËØ àÏ ÚÓãËÝËãË ÝŷÜÏØÖÏÜÓØ ÕËãěÞ ËÖÞěØË ËÖěØ×ËÝě
͓̋đÓÞÓ×͔̋ÏŬàÓÕÖÏÜ͕̋ÙÕËÕÞÙÚÖËãěÍěÖËÜě˛
1-FİNANSMAN:
Sektörün belki de en büyük ve en önemli sorunu finansmandır. Yönetmelikte ambalaj atıklarının sahibinin piyasaya
sürenler olduğu ve piyasaya sürdükleri ambalaj atıklarını
geri toplama yükümlülüğü olduğu, bu sorumluluklarını da
yetkilendirilmiş kuruluşlara üye olarak veya üye olmadan
yerine getirmek zorunda oldukları yönetmelikte açıkça belirtilmiştir. Yaygın kullanımıyla çok açık olarak kirleten öder
denilmektedir.
Yani sektöre gelişmiş ülkelerde uygulandığı gibi kaynağı
piyasaya sürenler sağlamaktadır.
ŷÜÕÓãÏ˪ÎÏ˪ËÕËãěÞÖě͑͘˛͑͑͑ÓÖË͙͑˛͑͑͑ËÜËÝěØÎËÚÓãËsaya süren olduğu bilinmektedir. Yanlış hatırlamıyorsam en
ÝÙØ͓͗ÏãÖŷÖ͓͔͑͒˪ÎÏØÕËÜË˪ÎËãËÚěÖËØÝÏ×ÓØÏÜÎÏËÕËØÖěđě×ěäãÏÞÕÓÖÓÖÏÜÓØÓØÝŊãÖÏÎÓđÓØÏÑŊÜÏ͚ãěÖÎËËØÍËÕ͓͑˛͑͑͑˩Ï
yakın firma, sistem içine alınabilinmiştir. Geri kalan firmalar piyasaya sürdüğü ambalaj atıklarını toplattırmamakta,
yani yasal yükümlülüklerini yerine getirmemektedirler. Bu
͓͑˛͑͑͑ÐÓÜ×ËÝÏÕÞŊÜŷØÓÒÞÓãËÍěÙÖËØÐÓØËØÝ×ËØěÝËđÖË×ËÕtadır. Burada sisteme girenlerle ya da girmeyenler arasında
da haksız rekabet mevcuttur. Haksız rekabetin önlenmesi
için sisteme girmeyenlerin her yıl yönetmelikteki artış
oranlarına göre yönetmelikte belirtilen yıldan itibaren belgelemelerini yapmaları gerekir.
***
Bunun dışında sistem içinde olan piyasaya sürenlerin yükümlülüklerini yerine getirmek için yetkilendirilmiş kuruluşlar vasıtasıyla toplama ayırma firmalarına ödedikleri
bedeller komik denecek kadar azdır. Örneğin bir ton atık
kâğıt için toplama ayırma firmalarına ödedikleri bedel geûÏØãěÖÖËÜÎË͙˜ÌßãěÖ͚˪ÎÓܲÏÜÕÏÝÏÝÙÜßãÙÜß×ÝÓäÍÏ
͒ ÞÙØ ËÞěÕ ÕçđěÎě ÞÙÚÖË×ËØěØ ×ËÖÓãÏÞÓ ͚˛ ÙÖËÌÓÖÓÜ ×Óˣ ß
bedeller diğer atıklar için de çok düşük rakamlardır.
Yetkilendirilmiş kuruluşlar maddi açıdan güçlü olamadığı için, belgelendirme ücretlerini düşük tutmak zorunda
kalmaktadır. Avrupa’da birçok ülkede yetkilendirilmiş kuÜßÖßŬÖËÜěØ ãěÖÖěÕ ÌŷÞûÏÝÓØÓØ ͕͑͑̋͗͑͑ ×ÓÖãÙØ ßÜÙ ÙÖÎßđß
ÌÓÖÓØ×ÏÕÞÏÎÓܲ ãÝË 3ÏàÕÙ àÏ ŷÕûÏà˪ÓØ ÌŷÞûÏÖÏÜÓØÓØ ͖͒͑̋͒
bin Euro’dan fazla olabileceğini hiç birimiz düşünemeyiz.
www.recyclingdergisi.com
ØÕËÜË˪ÎË ãËÚěÖËØ ÝÙØ ÝÏ×ÓØÏÜÎÏ ãßÜÞ ÎěŬěØÎËØ ÑÏÖÏØ ͖̋͗
konuşmacı, ilk başta sistemi kurgularken veya yönetmeliklerini çıkarırken devletin finansman ve bilgilendirme ile
eğitim sorunlarını çözdüğünü ısrarla vurguladılar.
]ÝÚËØãË˪ÎËØ ÕËÞěÖËØ ÕÙØßŬ×ËÍě ãěÖÎË ͕͑͑ ×ÓÖãÙØ ßÜÙ˪ØßØ
toplama ayırma maliyetlerini karşılamak üzere toplandığıØěàÏ͓͑×ÓÖãÙØßÜÙ˪ØßØÎËÌÓÖÑÓÖÏØÎÓÜ×ÏàÏÏđÓÞÓ×ÓûÓØÒËÜcandığını ifade etti. Bu rakam sizce Türkiye’de ne kadardır?
Ya da Türkiye’de sisteme böyle rakamlar ödense toplama
oranları ne olur?
Sanayi Bakanlığı ile işbirliği yapılarak Çevre ve Orman
Bakanlığı’ndan piyasaya süren belgesi almayan firma hiçbir şekilde satış yapamaz dendiğinde ve cezai müeyyideler uygulandığında eminiz ki kayıt altına girmeyen firma
ÕËÖ×ËãËÍËÕÞěܲ ͚ ãěÖÎěÜ ÕËãěÞ ËÖÞěØË ËÖěØË×ËãËØ ÐÓÜ×ËÖËÜě
bir şekilde kayıt altına almak bakanlık için birinci öncelik
ÙÖ×ËÖěÎěܲ ͑͘˛͑͑͑ àÏãË ͙͑˛͑͑͑ ÐÓÜ×ËÎËØ ÑÏÖÏÍÏÕ ÕËãØËÕ
daha fazla olacağı için toplama ve ayırma imkânları daha
da gelişecektir. Bunun dışında devlet sistem oturana kadar
toplama ayırma maliyetlerinin finansmanını sağlamak için
siyasi baskı ve kaygılardan uzak olup sektörün ihtiyacı olan
finansmanı sağlamalıdır. Bu sayede gelişmiş ülkelerdeki
teknolojik yatırımlar gerçekleştirilebilecek ve sistem daha
iyi işleyecektir.
2-EĞİTİM:
Hep gelişmiş ülkeleri örnek veriyoruz. Çevre konusunda
ËÜË×ěäÎËÕÓÐËÜÕÝËÎÏÍÏÕŷÖÞŷÜàÏÏđÓÞÓ×ÎÓܲ«ÖÕÏ×ÓäÎÏÕÓ×Ï
sorarsanız sorun çevre konusunda mutlaka çok duyarlı ve
çevreci olduğunu söyleyecektir. Yani aslında herkes bu
konuda gönüllü ve isteklidir. Buna rağmen çoğu insanımız
ambalaj atıklarının ne olduğunu hala bilmemektedir. Sadece ambalaj atıkları değil, diğer atıkların da farkında değildir.
Bazı insanlarımız da bildiği halde alışkanlıklarını değiştirememektedir.
Yapılması gereken şey gönüllü ve istekli insanlarımıza bu
farkındalığı yaratmak ve onları bu konuda eğitmektir. Bazı
belediyelerimiz bu konuda çok başarılı çalışmalar yapmaktadır. Çevko, Tükçev gibi vakıflar, toplama ayırma tesisleri,
çevre ile ilgili çeşitli sivil toplum kuruluşları da benzeri çalışmalarla insanları bilgilendirmekte, eğitmekte ve farkındalık yaratmaya çalışmaktadırlar.
***
Tüm bunlar kısıtlı bütçelerle yapıldığından bu güne kadar
tüm ulusumuzu bilinçlendirmek ve belli bir kültür düzeyine
ulaştırmak mümkün olmamıştır. Sonucunda da milyonlarca
ton milli servet çöpe gittiği, çevreyi kirlettiği gibi, gelecek
kuşaklara bırakacağımız kaynaklar da azalmaktadır.
T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın öncülüğünde bakanlık,
belediyeler, piyasaya sürenler, yetkilendirilmiş kuruluşlar,
satış noktaları, çevre lisanslı toplama aynına tesisleri, geri
dönüşüm tesisleri bilgilendirme ve eğitimle ilgili çalışmalara katılmalı, katkı sağlamalıdır. Bakanlığın koordinasyonunda televizyonlar, gazeteler, belediyelerin reklam tabelaları,
stadyumlar, askeri tesisler, hava alanları, gar, otogarlar, vs
gibi yerlerde tüm kitle iletişim araçlarını kullanarak halkı
eğitmeli, bilgilendirmeli ve ne yapmaları gerektiğini istekli
insanlarımıza anlatmalıdır. Bunun için bir komisyon kurulabilir ve çalışmalara başlayabilir. Ancak burada yine finansman sorunu devreye girmektedir.
Aslında bu iş sadece Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın değil,
diğer bakanlıkların da öncelikli işi olmalıdır. T.C. Çevre ve
¡ÏÒÓÜÍÓÖÓÕËÕËØÖěđě˜ØŷÐßÝß͖˛͑͑͑àÏãË͒͑˛͑͑͑ÙÖËØÓÖûÏÖÏÜÓmizden atıkların toplanması ile ilgili yönetim planı istemektedir. Oysa Özelikle büyük şehirlerimizde TOKİ’nin veya
ÌËŬÕË ÐÓÜ×ËÖËÜěØ ãËÚÞěđě ͒͑˛͓͑͑͑̋͑˛͑͑͑ ÕÓŬÓØÓØ ãËŬËÎěđě
EKİM / OCTOBER 2013 • 57
büyük sitelerin de atıklarla ilgili yönetim planları olmalıdır.
Kat mülkiyeti kanununda değişiklik yapılarak yöneticilere
ve apartman görevlilerine atıkların toplanması ile ilgili yükümlülük verilmelidir.
İmar İskân Bakanlığı yeni yapılacak tüm inşaatlarda atıklar
için yer yapılmasını şart haline getirmeli, getirmeyenlere iskan ruhsatı vermemelidir. Mevcut yapılmış bina veya sitelerde de bu tür yerleri revize edecek şekilde yapılandırmalıdır. Bu yapıldığında atıklar çöpe atılmayıp apartman içinde
muhafaza edileceği için sokak toplayıcıları kendiliğinden
ortadan kalkacaktır.
Milli Eğitim Bakanlığı okullarda mecburi ders olarak müfredata almalıdır.
Belediyelerin hepsi Çevre zabıtalarını kurmalı ve gerekli ve
yeterli denetimleri sağlamalıdırlar.
Yönetmeliğin sahibi ve uygulayıcısı olan T.C Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı’dır. Oysa baktığımızda atık konusu diğer
bakanlıkları da çok yakından ilgilendirmektedir.
Eğitim olmadan ne yaparsanız yapın, istediğiniz yönetmeliği çıkarın toplanan atık miktarı artmayıp çöpe gitmeye
devam edecektir. En önemli ve vazgeçilmeyecek öncelik
mutlaka eğitim olmalı bunu da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
ile Ekonomi Bakanlığı koordine etmelidir.
3-TEŞVİKLER:
Ambalaj atıklarının yeteri kadar toplanamaması ve gelişmiş
teknolojilerin kullanılamaması sonucu, her yıl milyonlarca
ton atık çöpe gittiği gibi, çevreyi kirlettiği de bilinmektedir.
Yönetmeliğin sahibi ve uygulayıcısı olan T.C çevre ve Şehircilik Bakanlığının ve ona bağlı İl Çevre Müdürlüklerinin
personeli maalesef yeterli değildir. Bu yüzden de gerekli
denetim ve kontrolleri yapılamamakta, işlerin doğru şekilde amacına uygun yürütülebilmesi sağlanamamaktadır. Bu
yüzden Toplama Ayırma tesislerinin sorunları çözülememekte, şikâyetlerine gereken ilgiler gösterilememektedir.
Bakanlığın Ankara’da düzenlediği eski bir sempozyumda
Almanya’dan bir örnek verilmiş, Almanya’da sadece deØÏÞÖÏ×ÏÎÏûËÖěŬËØÝËãěÝěØěØ͒͘˛͑͑͑ÕÓŬÓÙÖÎßđßàÏÌßØßÎË
özel sektörün yaptığı söylenmişti. Oysa illerimizde sadece
ambalaj atığı değil, diğer atıklar, deniz kirliliği, gürültü kirÖÓÖÓđÓ ÑÓÌÓ ÓŬÖÏÜÓ ÎÏ ãËÚËØ ûËÖěŬËØ ÝËãěÝě ͖̋͒͑˪ß ÑÏû×Ï×ÏÕtedir, hatta bazı illerde bile sayı daha da azdır. Öncelikle
Bakanlığımızın gerekli denetim, kontrol ve şikâyetleri sonuçlandırabilecek personeli istihdam etmesi gerekir. Maalesef Belediyelerimizin birçoğu çevre işini en son iş olarak
görmekte ve sorunları çözmede ilgisiz davranmaktadır.
Çünkü buna ayıracak kaynakları ve personeli yoktur. Bu
yüzden Türkiye’deki tüm belediyelerimizde Çevre birimleri
oluşturulmalı, çevre zabıtaları hayata geçirilmelidir. Bunları yapan belediyelerimiz vardır ve buradan yola çıkarak,
bunlar örnek alınmalı ve yaptıkları daha da geliştirilmelidir.
Mutlaka belediyelere çevre birimlerini kuracak kaynak aktarılmalıdır.
***
Atık toplama ve ayırma işini yaparak geri dönüşüme gönderen yani cephede savaşan toplama ayırma tesisleri çok
zor durumdadır. Toplama ayırma tesisleri tüm ambalaj atıklarını toplayıp, ayrıştırıp geri dönüşüm tesislerine göndermektedir. Lisans alabilmek için kriterleri sağlamak için ciddi yatırımlar yapılmıştır. Bunlar kağıt presi, pet presi, metal
pres, ayrıştırma bandı, bina, inşaat, araçlar, kepçeler, konteyner araçları, konteynerler, toplama kafesleri vs. gibidir.
Ayrıca işçilik, mazot giderleri, mekan içi kutuları, dağıtılan
poşetler, apartmanlara, sitelere verilen çöp konteynerleri
gibi işletme giderleri de hayli yüksektir.
Toplama ayırma firmalarının iki tür geliri mevcuttur. Birinci-
58 • EKİM / OCTOBER 2013
si toplayıp ayırdığı malzemelerin satışından elde ettiği gelir
diğeri de yetkilendirilmiş kuruluşlardan belediye onayıyla
aldığı belgelendirme gelirleridir. Bu iki gelir de maalesef
toplama ayırma giderlerini karşılamaya yetmemekte, bu
yüzden birçok firma ya zarar etmekte ya da kapanmaktadır.
Bazıları da İşletmesini kapatmamak için lisansını iptal edip
gayrı resmi lisanssız olarak çalışmaya devam etmektedir.
ÏÖÑÏÖÏØÎÓÜ×ÏŷÍÜÏÞÖÏÜÓÑÏÖÓŬ×ÓŬŷÖÕÏÖÏÜÎÏŷÜÕÓãÏ˪ØÓØ͕͖̋
katı kadardır. Örneğin Avrupa’nın birçok ülkesinde kâğıt
ÌÏÖÑÏÖÏ×ÏÌÏÎÏÖÓ͖͖͑̋͘ßÜÙÓÕÏØÌßÜËÕË×ŷÜÕÓãÏ˪ÎÏÝËÎÏÍÏ ͚ ˪ÎÓܲ ßØßØ ÌÓÜ ÝÏÌÏÌÓ ÎÏ ãßÕËÜěÎË ÎÏđÓØÎÓđÓ×Óä
ÑÓÌÓ ͑͘˛͑͑͑ ÐÓÜ×ËÎËØ ÝËÎÏÍÏ ͓͑˛͑͑͑ ÕËÎËÜěØěØ ÝÓÝÞÏ×Ó ÐÓnanse etmesinden kaynaklanmaktadır.
***
Bırakın karı işletme giderlerini bile karşılayamayan toplama ayırma firmaları, sektöre gerekli olan yatırımları
yapamamakta, gelişmiş ülkelerdeki teknolojileri kullanamamaktadır. Bu da atıkların yeteri kadar toplanıp, kaliteli
ayrışmanın yapılmasını engellemektedir.
Ne bakanlık, ne belediyeler, ne de yetkilendirilmiş kuruluşlar belki de haklı olarak Toplama ayırma tesislerine gerektiği destek ve imkanları sağlayamamakta tesisler adeta kaderleriyle baş başa bırakılmaktadır. Sebepleri de personel
ve kaynak yetersizliğindendir.
Bunun için Türkiye’de sistem oturana ve uygulamalar gelişmiş ülkeler seviyelerine gelene kadar Toplama ayırma firmalarına bölge gözetilmeksizin teşvikler verilmelidir.
***
Yine Ankara’da yapılan son seminerde Bakanlık yetkilileri kullanılan elektrik ile ilgili teşvik üzerinde çalıştıklarını belirtmişlerdir. Toplama ayırma tesisleri için sadece
elektrik teşvikinin sisteme hiçbir katkısı olmayacaktır.
Çünkü toplama ayırma tesislerinin aylık işletme giderleri
͒͑͑˛͖͑͑͑̋͒͑˛͑͑͑ ËÜËÝěØÎËÎěܲ ßÖÖËØÎěÕÖËÜě ÏÖÏÕÞÜÓÕ ÓÝÏ
͓͖͔͖͑͑̋͑͑ËÜËÝěØÎËÎÏđÓŬ×ÏÕÞÏÎÓܲÙÖËãěÝěãÖËÌßÜËÎË
verilecek elektrik teşviki tek başına çok faydalı olmayacaktır. Elektrik ile beraber SSK prim, en önemli gider olan
mazot, belgelendirme teşviki gibi teşvikler olmalıdır. Bu konuya hiçbir platformda sıcak bakılmadığı gözlemlenmiştir.
Ancak gerçektendi tesislerin işletme ve yatırım giderleri
incelendiğinde her kesin ciddi sıkıntılar içinde olduğu görülecektir. Sektör için teşvik kaçınılmaz olmalıdır.
Elektrik teşvikinin sistemi finanse eden geri dönüşüm firmalarında uygulanması çok yerinde olacaktır. Çünkü geri
dönüşüm firmalarının en önemli maliyetlerinden biri enerjidir.
4-SOKAK TOPLAYICILARI:
Yönetmelikte çok açık ve net olarak ambalaj atıklarının lisanslı işletmelere verilmesi esastır ve ambalaj atıklarının
bunların dışındaki işletmeler tarafından toplanması yasaktır denilmektedir. Oysa Türkiye genelindeki tüm illerimizde
lisanslı firmaların dışında işletmeler, gayrı resmi çalışan
depolar, sokak toplayıcıları ambalaj atıklarını gayrı resmi
toplamakta ve ne belediyeler, ne il çevre müdürlükleri buna
engel olamamaktadır. Yönetmeliğe göre atıklar bedelsiz
verilmesi gerekirken birçok sokak toplayıcısı atıkları bedel karşılığında her yerden almaktadır. Apartman kapıcıları birkaç paket sigara veya para karşılığı, restorantlarda
garsonlar veya işletene sahipleri, otellerde, marketlerde
atıkla ilgilenen personel aynı şekilde atıklarını parayla satmaktadır. Diğer bir kısmı da benim atıkları ayıracak vaktim
ve personelim yok deyip atıklarını çöpe atmaktadır. Aynı
şekilde halk da bilmediği veya alışkanlık haline getirdiği için
ambalaj atıklarını çöpe atmaktadır.
Apartmanlara ve işletmelere dağıtılan poşetler sokağa
www.recyclingdergisi.com
veya apartman önüne bırakıldığı için sokak toplayıcıları o
bölgedeki araç gelene kadar atıkları lisanslı firmalardan
önce toplamaktadır. Lisanslı firmalar buralardan artan ya
da duyarlı vatandaşlar ve işletmelerden aldıkları atıkları
toplayabilmektedir. Sokak toplayıcıları lisanslı firmaları
bedeller ödeyerek koyduğu konteyner, kafesler, atık kumbaralarını parçalayıp içindeki atıkları almaktadırlar. Tamir
masrafları bitmediği gibi tamir edileni tekrar kırmaktadırlar. Polis bu işin zabıtaya ait olduğunu, zabıta da polise ait
olduğunu söylemekte, belediyeler ve il çevre müdürlükleri
de şikayetlere karşı ilgisiz kalmaktadırlar. Lisanslı Toplama
ayırma tesislerinin zararını büyük bölümü gayrı resmi çalışan sokak toplayıcıları ve işletmeler yüzünden olmaktadır.
***
Sokak toplayıcıları çöpe atılan atıkları alabilmek için poşetleri patlatıp işine yarayanı alıp, diğerlerini rastgele çöp
konteynerlerinin etrafına atmaktadırlar. Bu da özellikle
yazın çok ciddi çevre kirliliği yaratmakta ve şikâyetlere yol
açmaktadır.
Bir diğer sorun da emniyet açısındandır. Sokak toplayıcılarının bir bölümü hırsızlık yapıp çaldıkları malları atıkların
içine kamufle etmekte, hatta depoları gayrı resmi başka
işlerde kullananlar olmaktadır.
Tüm bunların ışığında yönetmeliğe göre sokak toplayıcıların, depoların ve gayrı resmi çalışanların kaldırılması gerekir. Ama Türkiye’nin bir gerçeği de sokak toplayıcılarıdır.
Binlerce insan bu işten para kazanıp geçimini sürdürmektedir. Bir yandan işsizliğe çare olmak için yatırım ve iş alanları
gerekirken bu kadar insanı işinden etmek de sıkıntı yaratacaktır.
***
Çözüm olarak bu insanları sisteme dahil etmek ideal bir
yaklaşım olabilir. Bunun için başta valiliklerin koordinasyonunda belediyeler, emniyet, il çevre müdürlükleri, Toplama
ayırma tesisleri, sokak toplayıcılarının oluşturulacağı bir
çalışma gurubu oluşturulmalıdır.
Sokak toplayıcılarına bir veya birkaç dernek kurdurulup
hepsi polis ve belediye nezaretinde kayıt altına alınmalı,
ikamet adresleri belirlenmelidir. Bunlar yapıldıktan sonra
belirli sayıda sokak toplayıcısına düzgün kıyafetler verilip
toplama alanları belirlenmeli ve çalışma karneleri verilmelidir. Böylece her yıl sayının tüm Türkiye genelinde artması
da önlenebilir. Çalışma karnesi olmayan kişiler ile gayrı
resmi çalışan tüm işletmelere izin verilmemeli ve bu konuda sıkı denetimler yapılmalıdır. Bunlar topladıkları atıkları
gayrı resmi çalışan depolara veya tesislere değil, Valilik,
Belediye, toplama ayırma tesisleri ile sokak toplayıcılarının
temsilcilerinin katılımı ile oluşacak bir kurulda belirlenen
fiyatlar üzerinden belediye sistemine satmalıdırlar. Zaten
gayrı resmi depolar veya lisanssız firmalar kapatılırsa sorunun büyük bölümü halledilecektir.
***
Böylece kayıt dışında olan sokak toplayıcıları kayıt altına
alınacak, bunların içinde emniyeti zor durumda bırakanlar
devre dışı kalacak, kirli görüntülerin önüne geçilecek, toplama miktarları kayıt altına alınacaktır.
Bunların yapılması için de finansman ve koordinasyon gereklidir. Bu finansmanı da valilikler veya belediyeler kendi
bütçelerinden karşılamalıdırlar. Bu finansmanı da her şeyde olduğu gibi toplama ayırma tesislerine yüklemeye kalkılırsa sistem yine tıkanacaktır. Bizim baktığımız yerden görüntü bu şekilde, âmâ gerçek. Bu dünya hepimizin. Gelecek
kuşaklara temiz bir dünya bırakmak, kaynakları korumak,
sosyal sorumluluk gereği her türlü atığı doğayı zehirlemeden bertaraf etmek hepimizin görevi olmalıdır. Bunun için
haydi siz de bize katılın, temiz bir dünya için...
www.recyclingdergisi.com
EKİM / OCTOBER 2013 • 59
İstatistik
Doğrulanmış sonuçlara
göre 2011 yılı Türkiye
geneli işlem gören
Tehlikeli Atık Miktarı:
938,498 ton olarak
belirlenmiştir. Bu
atıklara maden sektörü
atık miktarları dahil
edilmemiştir.
60 • EKİM / OCTOBER 2013
lke geneli tehlikeli atık
üretim miktarı ve bu
atıkların geri kazanım/
bertaraf yöntemlerine
göre dağılımını belirlemek üzere Atık Beyan Sistemi oluşturulmuş ve atık üreticilerinden Tehlikeli
Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında beyanlar alınmıştır.
Atık beyan Sistemi kullanıcıları Türkiye
geneli tehlikeli atık üreten tüm sanayi
tesisleri olarak belirlenmiştir. Sistemde tesis özlük bilgileri ile sektör, kapasite ve çalışan sayıları da kayıt altına
alınmıştır.
Sistemde atıklara ilişkin olarak;
Atık Yönetimi Genel Esaslarına İlişkin
Yönetmelik (AYGEİY) Ek-IV’de verilen
kodlar kullanılmış olup, tesiste üreti-
Ü
len her atık kodu için miktar, atık yağ
ise kategorisi, ölçü birimi, atığın işlem
gördüğü yer bilgisi (tesis içi-tesis dışıihracat ve stok), atık geri kazanım/
bertaraf Yöntemi (AYGEİY Ek-II/A ve
Ek-II/B) ve çevre lisanslı geri kazanım/
bertaraf tesisi bilgisi alınmıştır.
2012 yılında 2011 yılı atık üretimine
ilişkin bilgi talep edilmiş olup, ülke
geneli 18.428 tesis tarafından beyan
formunu doldurduğu belirlenmiştir.
Doğrulanmış sonuçlara göre 2011 yılı
Türkiye geneli işlem gören Tehlikeli
Atık Miktarı: 938,498 ton olarak belirlenmiştir. Bu atıklara maden sektörü
atık miktarları dahil edilmemiştir.
Tehlikeli Atıkların Yönetimine ilişkin
2011 yılına ait istatistik sonuçları yukarıdaki tabloda verilmiştir.
www.recyclingdergisi.com
www.recyclingdergisi.com
EKİM / OCTOBER 2013 • 61
İstatistik
62 • EKİM / OCTOBER 2013
www.recyclingdergisi.com
2013-2014
REW İSTANBUL / HAZİRAN 2014
İstanbul TÜRKİYE
Uluslararası Geri Dönüşüm, Çevre
Teknolojileri ve Atık Yönetimi Fuarı
Tel: +90 212 275 75 79 - Faks: +90 212 288 36 11
E-mail: [email protected] Web: www.rewistanbul.com
Uluslararası elektronik geri dönüşüm
konferansı Asya
WRF 2013
13 Kasım 2013 - 15 Kasım 2013 Singapur
Uluslararası elektronik geri dönüşüm
konferansı Asya - ICM
Tel: +41 62 785 1000
Faks: +41 62 785 1005
[email protected]
www.icm.ch
***
Sensörlü Tasnif 2014
11 Mart 2014 - 13 Mart 2014
Aachen (Almanya)
İşleme ve Geri Dönüşüm Bölümü, RWTH
Aachen Üniversitesi
Tel: +49 241 80 95 967
Faks: +49 241 8092 232
[email protected]
www.ifa.rwth-aachen.de
***
Su, kanalizasyon, atık, geri dönüşüm
ve enerji korunumu uluslararası ticaret
fuarı
24-26 Ekim 2013 Mumbai, Hindistan
Tel: +49 89 949-20294
[email protected]
***
Exposucata
8 Ekim 2013 - 10 Ekim 2013
Sao Paulo (Brezilya)
Reciclagem Moderna
Tel: +55 11 5535 6695
[email protected]
www.exposucata.com
***
17. Uluslararası Atık ve
Geri Dönüşüm Fuarı Messe Münih
İfat 2014
5-9 Mayıs 2014
Münih Almanya
Tel: +49 89 9491 1358
Faks: +49 89 9491 1359
Web: www.ifat.de
64 • EKİM / OCTOBER 2013
Pollutec 2013
3 Aralık 2013 - 6 Aralık 2013
Paris (Fransa)
Reed Exhibitions
Tel: +33 1 4756 2113 Faks: +33 1 4756 2120
[email protected]
www.pollutec.com
***
Aquatech Bulgaria
30.09 2013 - 05.10 2013
International Fair Plovdiv
Plovdiv / Bulgaria
Sergilenen ürünler : International Exhibition
of Water Management & TechnologiesUluslararası Su Yönetimi ve Teknolojileri
Fuarı
www.fair.bg/en
***
Recycling Technologies Schweiz 2013
Basel / İsviçre
13.11.2013 - 14.11.2013
Messezentrum Basel Messeplatz CH-4005
Telefon: +41-61-22810-00
Fax: +41-61-22810-09
[email protected]
***
Geri dönüşüm süreçleri ve teknolojileri
fuarı 2014
21-22 .05.2014 Münih / Almanya
Messe Westfalenhallen Dortmund
Rheinlanddamm 200 44139 Dortmund
Tel +49 (0) 89 127 165 0
Faks +49 (0) 89 127 165 111
***
ScrapEXPO;
Metal Geri Dönüşümü Teknolojileri ve
Ürünleri Fuarı...
Fuar Yeri : Expo Silesia Exhibition Centre
Sosnowiec / Polonya
05-06.11 2013
Sergilenen ürünler : Metal Recycling
Showroom
Organizatör : Expo Silesia Sp. z o.o.
Web Sitesi : www.exposilesia.pl
FIMAI E SIMAI
Fuar Yeri : Expo Center Norte
İl : São Paulo
Ülke : Brazil
05.11 2013 07.11 2013
Sergilenen ürünler : Uluslararası Endüstri,
Çevre ve Sürdürülebilirlik Fuarı
Organizatör : Ambientepress Comunicação
Ambiental
Web Sitesi : www.ambientepress.com.br
***
COMMUNTECH
Kiev International Exhibition Center
İl : Kiev
Ülke : Ukrayna
05.11 2013 08.11 2013
Sergilenen ürünler : Uluslararası Mühendislik Teknolojileri ve Belediye Ekipmanları
Fuarı,
Organizatör : IEC
Web Sitesi : www.iec-expo.com.ua
***
AUSTRALIAN WASTE & RECYCLING
EXPO
Melbourne Exhibition & Convention Centre
İl : Melbourne
Ülke : Australia
19.11 2013 20.11 2013
Sergilenen ürünler : Uluslararası Geri Dönüşüm, Kamu Temizleme, Atık ve Özel Atık
Teknolojileri fuarı
Organizatör : Diversified Exhibitions
Australia.
Web Sitesi : www.divexhibitions.com.au
***
SMART
CITY EXPO
Fira de Barcelona Gran Via
İl : Barcelona
Ülke : İspanya
Barselona / 19 - 21 Kasım 2013
Gelecekteki şehirler için Akıllı Çözümler.
Organizatör : Fira de Barcelona
Web Sitesi : www.firabcn.es
www.recyclingdergisi.com
2013-2014
REW ISTANBUL / JUNE 2014
Istanbul TURKEY
International Recycling, Environmental
Technologies & Waste Management Fair
Phone: +90 212 275 75 79 - Fax: +90 212 288 36 11
E-mail: [email protected] / Web: www.rewistanbul.com
WRF 2013
13 November 2013 - 15 November 2013
Singapore
International conference on electronics
recycling Asia
ICM Phone: +41 62 785 1000
Fax: +41 62 785 1005
[email protected]
www.icm.ch
***
Sensor - Based Sorting 2014
11 March 2014 - 13 March 2014
Aachen (Germany)
Department for Processing and
Recycling, RWTH Aachen University
Phone: +49 241 80 95 967
Fax: +49 241 8092 232
[email protected]
www.ifa.rwth-aachen.de
***
International trade fair for water,
sewage, refuse, recycling and energy
conservation
24-26 Ekim 2013
Mumbai India
Phone +49 89 949-20294
[email protected]
***
Exposucata
8 October 2013 - 10 October 2013
Sao Paulo (Brazil)
Reciclagem Moderna
Phone: +55 11 5535 6695
[email protected]
www.exposucata.com
***
17th ınternational waste and recycling
fair messe münchen
İfat 2014
May 5-9 th, 2014
Munich Germany
Phone: +49 89 9491 1358
Fax: +49 89 9491 1359
Web: www.ifat.de
www.recyclingdergisi.com
Pollutec 2013
3 December 2013 - 6 December 2013
Paris (France)
Reed Exhibitions
Phone: +33 1 4756 2113
Fax: +33 1 4756 2120
[email protected]
www.pollutec.com
***
AQUATECH BULGARIA
International Fair Plovdiv
Plovdiv / Bulgaria
30.09 2013 - 05.10 2013
Exhibited products : International Exhibition
of Water Management & Technologies
Organized by: International Fair Plovdiv
Website : www.fair.bg/en
***
RECYCLING TECHNOLOGIES Schweiz 2013
Bassel / Switzerland
13.11.2013 - 14.11.2013
Place of the Fair : Messezentrum Basel
Messeplatz CH-4005 Basel
Organized by: easyFairs Switzerland GmbH
Phone: +41-61-22810-00
Fax: +41-61-22810-09
[email protected]
***
Recycling Processes and Technologies Fair
Dortmund / Germany
21.05.2014-22.05.2014
Place of the Fair : Messe Westfalenhallen
Dortmund Rheinlanddamm 200 44139 Dortmund
Phone +49 (0)89 127 165 0
Fax +49 (0)89 127 165 111
***
Metal Recycling Technologies and
Products Fair
Expo Silesia Exhibition Centre
Sosnowiec / Poland
05.11 2013 06.11 2013
Exhibited products : Metal Recycling Showroom
Website : www.exposilesia.pl
FIMAI E SIMAI
Place of the Fair :
Expo Center Norte
Province:
São Paulo
Country:
Brazil
Dates of the Fair :
05.11 2013 07.11 2013
Exhibited products: International Industrial
Environment and Sustainability Fair
Website : www.ambientepress.com.br
***
COMMUNTECH
Place of the Fair : Kiev International
Exhibition Center
Kiev / Ukraine
05.11 2013 08.11 2013
Exhibited products : International Trade Fair
for Engineering Technologies and Equipment
for Municipal Economy
Organized by: IEC
Website : www.iec-expo.com.ua
***
AUSTRALIAN WASTE & RECYCLING
EXPO
Place of the Fair : Melbourne Exhibition &
Convention Centre
Melbourne / Australia
19.11 2013 20.11 2013
Exhibited products: International Trade Fair
covering Recycling of Waste, Public Cleaning, Waste Technology, Special Refuse and
Low-Waste Technology
Organized by: Diversified Exhibitions Australia
Website : www.divexhibitions.com.au
***
SMART CITY EXPO
Place of the Fair : Fira de Barcelona Gran Via
Province: Barcelona
Country: Spain
19.11 2013 21.11 2013
Exhibited products : A unique congress at a
global level which is spearheading the movement to develop smart communities that will
drive forward innovative, sustainable cities
Organized by: Fira de Barcelona
Website : www.firabcn.es
EKİM / OCTOBER 2013 • 65
GRUP E YAYINCILIK DANIŞMANLIK TURİZM VE ORGANİZASYON TİC.LTD.ŞTİ
Kozyatağı 19 Mayıs Mah. İnönü Cad. No: 85/12 Erenköy-İstanbul / TÜRKİYE
Tel & Phone : 0216 360 46 36 - 0216 360 43 33 - 0216 360 31 95 - Fax : 0216 360 46 65
Web: www.recyclingdergisi.com / www.grupe.com.tr
E-mail: [email protected] / [email protected]
Abonelik formu
◗ 1 Yıllık Abonelik 118 TL (Kdv Dahil) Toplu aboneliklerde (10 ve üzeri) yüzde 10 indirim uygulanır
Firma
Adı / Soyadı
Görevi
Adres
:
:
:
:
Tel
:
Vergi Dairesi :
❏
❏
Faks:
Vergi No:
E-mail:
Web:
Abone bedelinizi bankanıza yatırdım. Makbuz ilişiktedir .... / .../20... - .... / .../20...
Aboneliğimin her yıl otomatik olarak yenilenmesini istiyorum.
Kaşe:
İmza:
Abone Yapan Yetkili
Subscription form
◗ Subscription for 1 year 140 Euro, 10 or over subscriptions, reduce the price by %15
Company Name
Name/Surname
Occupation
Address
:
:
:
:
Phone
Tax Office
:
:
Fax:
Tax Number:
❏ Subscription price is paid, receipt is attached
❏ I want my subscription to be renewed.
Seal:
E-mail:
Web:
..../..../20.... - ..../..../20....
Signature:
VAKIFBANK
Hesap Numaraları / Account Numbers
Şube: Yakacık Kodu: 124
GARANTİ BANKASI
Hesap Numaraları / Account Numbers
Şube: İnönü Caddesi Kodu: 799
AKBANK
Hesap Numaraları / Account Numbers
Şube: Sahrayıcedid Kodu: 218
IBAN No:
TL
: TR730001500 158007294511827
IBAN No:
TL : TR81 0006 2000 7990 0006 2978 43
EURO : TR51 0006 2000 7990 0009 0905 28
IBAN No:
TL : TR23 0004 6002 1888 8000 0424 67
66 • EKİM / OCTOBER 2013
www.recyclingdergisi.com
Download

Ç - aXmag