578
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
KÜRESELLEŞEN DÜNYADA AVRUPA BİRLİĞİ’NİN ORTA ASYA ÜLKELERİ İLE
OLAN İLİŞKİLERİ VE BÖLGEYE YÖNELİK STRATEJİSİ
Sadık Rıdvan Karluk*
I. AB’NİN ESKİ SOVYET CUMHURİYETLERİ İLE İLİŞKİLERİ VE DÜNYA
BANKASI’NIN GENEL DEĞERLENDİRMESİ
Avrupa ve Asya’nın kesiştiği bölgede bulunan ve bu sebeple stratejik öneme sahip olan
Orta Asya, yüzyıllardır iki kıtayı bir araya getirmektedir Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla
birlikte Avrupa Birliği’nin 5 nci genişleme sürecine paralel olarak Orta Asya ülkeleri
bağımsızlıklarını kazanmışlardır.652 Bağımsızlık sonrasında Kazakistan, Kırgızistan,653
Tacikistan, Türkmenistan ile Özbekistan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’na (OSCE)
katılmış ve Birleşmiş Milletler’in Bin Yıl Bildirisi’ni imzalamışlardır. Berlin Duvarı’nın yıkılma
süreci döneminde Avrupa Birliği daha çok genişleme sürecine yoğunlaştığı için Orta Asya o
dönemde AB’nin gündeminde yer almamıştır. Bölgenin enerji kaynakları bakımından AB için
büyük önemi kavranınca, AB üyesi ülkeler Orta Asya ile ilgilenmeye başlamışlardır. AB
günümüzde yürüttüğü projelerle bölgede oldukça etkin bir konuma gelmiş, Kazakistan,
Kırgızistan ve Özbekistan ile imzalanan Ortaklık ve İşbirliği Anlaşmaları (Partnership and
Cooperation Agreement:PCA) 1 Temmuz 1999’da yürürlüğe girmiştir. Türkmenistan ile Mayıs
1998’de, Tacikistan ile de 2004 yılında imzalanan anlaşmalar ise henüz sonuçlanmamıştır.654
Anlaşmalar, ülkeden ülkeye farklılıklar göstermekle birlikte temelde aynı olup10 yıllık
süre için geçerlidir. Tarafların birbirlerine GATT’ın (WTO’nun) “en çok kayırılan ülke”
statüsünü uygulamalarını öngörmektedir.655 AT, mevcut miktar kısıtlamalarını kaldıracak (tekstil
ve demir çelik hariç), şirketlere yerleşme hakkı tanınacak, eski Sovyet Cumhuriyetleri
genelleştirilmiş tercihler sistemi656 kapsamına girecek ve taraflar arasında düzenli bir siyasi
diyalog mekanizması kurulacaktır. Eski Sovyet Cumhuriyetleri ile imzalanan ortaklık ve işbirliği
anlaşmaları, AB ve ilgili ülkeler arasında gelecekteki ekonomik ve siyasi ilişkilerin gelişiminde
çerçeve anlaşmaları niteliğindedir. Orta Asya Cumhuriyetleri ile AB arasında tekstil ürünleri
ticaretini düzenleyen çok elyaflar anlaşmaları (MFA) 1 Ocak 1993 tarihinden itibaren yürürlüğe
girmiştir.
Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra kurulan ve topraklarının önemli bir kısmı Orta
Asya’da bulunan Rusya Federasyonu ile AB arasında 24 Haziran 1994 tarihinde imzalanan
Ortaklık Anlaşması, Çeçenistan’da meydana gelen olaylar yüzünden 5 Mart 1995 tarihinde
*
Prof. Dr., Anadolu Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
652
Sovyet Birliği’nin dağılma sürecinden önce Avrupa Toplulukları (AT) ile Sovyetler Birliği’nin ekonomik yardımlaşma örgütü
olan Karşılıklı Ekonomik Yardım Konseyi (Council For Mutual Economic Assistance CMEA/COMECON) arasında 25 Haziran
1988’de imzalanan bildiri ile taraflar birbirlerini tanımışlardır..88/345/EEC sayılı Konsey Kararı.
653
Türkiye 16 Aralık 1991 tarihinde Kırgızistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olmuştur. Kırgızistan ile Türkiye arasında
bugüne kadar çeşitli alanlarda ilişkilerin ve işbirliğinin esaslarını düzenleyen çok sayıda anlaşma ve protokol imzalanmıştır.
Kırgızistan 178 ülke tarafından tanınmış, 100 ülke ile de diplomatik ilişki kurmuştur. Kırgızistan’ın üye olduğu bazı uluslararası
kuruluşlar şunlardır: BM (UN), AGİT (OSCE), EİÖ (ECO), İKÖ (OIC), Dünya Bankası (WB), IMF, ILO, Avrupa İmar ve
Kalkınma Bankası (EBRD), Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), UNIDO, WHO, UNESCO, Uluslararası Finans
Kuruluşu (IFC), İslam Kalkınma Bankası (IDB), Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Asya Kalkınma Bankası (AsDB), BM Asya
Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCAP), Dünya Ticaret Örgütü (WTO), Bağlantısızlar Örgütü (gözlemci).
654
AB’nin Orta Asya Cumhuriyetleri ile ticari ve ekonomik ilişkileri daha önce Sovyetler Birliği ile imzalanan Ticaret ve
Ekonomik İşbirliği Anlaşmaları çerçevesinde yürütülmekte idi.
655
S. Rıdvan Karluk, Uluslararası Kuruluşlar, 6. Baskı, Beta Basım A. Ş., İstanbul, 2007, s.276.
656
S. Rıdvan Karluk, Avrupa Birliği ve Türkiye, 9. Baskı, Beta Basım A. Ş., İstanbul, s.274.
579
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
askıya alınmıştır. Anlaşma ancak 1 Aralık 1997’de yürürlüğe girebilmiştir. Rusya’nın KhantyMansiisk şehrinde (Sibirya) yapılan 21 nci Avrupa Birliği-Rusya Zirvesi’de (26-27 Haziran
2008) taraflar arasında yeni bir stratejik ortaklık anlaşması için müzakerelerin başlatılması
öngörülmüştür.657
AB, WTO üyesi olmayan 4 bölge ülkesinin üyeliğini desteklemektedir.658 WTO üyeliği
daha geniş ekonomik reformlar yapılabilmesi ve bölge ülkelerinin uluslararası ekonomik sisteme
entegre olabilmesi için çok önemli bir rol oynamaktadır. AB, gelişmiş bir yatırım ortamı için
düzenleyici ve kurumsal yapıların oluşumunu Orta Asya ülkeleriyle bölge ülke mallarının AB’ye
erişimini geliştirmek üzere işbirliği içerisinde olmayı teşvik etmektedir. Bu çerçevede, yenilenen
AB genelleştirilmiş tercihler sistemi, (GSP-2006/2015) bu ülkelerdeki ihracatın geliştirilmesi ve
ekonomik çeşitliliğin artırılması için en önemli yapıyı oluşturacaktır. AB tarafından sunulan
pazara giriş avantajları ile Orta Asya ekonomilerinin güçlendirilmesine katkıda bulunulacaktır.
AB, bağımsızlıklarından bu yana 5 Orta Asya cumhuriyetine çeşitli programlar ile 1.5
milyar Euro’yu aşan yardımda bulunmuştur. Bu rakama üye ülkelerin yardımları dahil değildir.
Almanya, 11 Eylül sonrasında bölgeye yılda 50 milyon Euro’luk kaynak aktarımına başlamıştır.
İngiltere ise özellikle Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan’ı hedef alan programla 2004 yılından
itibaren bölgeye 9 milyon Sterlin’lik bütçe ayırmıştır. Bu dönemde TRACECA (Transport
Corridor Europe-Caucasus-Asia), INOGATE (Interstate Oil and Gas Transport to Europe) ve
TACIS (Technical Assistance to CIS) programları uygulamaya konulmuştur. AB’nin Orta Asya
bölgesinde önemli ekonomik çıkarları vardır. Petrol ve doğalgaz bakımından dışa bağımlı olan
AB ülkeleri için Orta Asya’nın petrol ve doğalgaz kaynaklarına erişim stratejik önemdedir. Bu
husus AB’nin genişlemesiyle birlikte daha da fazla ön plana çıkmıştır.
Dünya Bankası “Doğu Avrupa ve Eski Sovyetler Birliği’nde Verimlilik Artışı” adlı
raporunu 14 Mayıs 2008 tarihinde yayınlamıştır.659 Verimlilik, Paul Krugman’ın da ifade ettiği
gibi her şey değildir fakat uzun dönemde verimlilik her şeydir. Rapor, verimlilik artışının hayat
standardına yaptığı olumlu katkıyı anlatarak başlamakta ve 1999-2007 yılları arasında Doğu
Avrupa ve Eski Sovyetler Birliği ülkelerinde üretkenlik artışının kişi başına gelirin yüzde 50
oranında artmasına ve yaklaşık elli milyon insanın yoksulluktan kurtulmasına sebep olduğuna
değinmektedir.
Rapor’da; verimlilik artışının büyümeyi arttırdığı,660 bu artışı ise dinamik firmaların
sağladığı belirtilmektedir. Artışın en önemli iki sebebinin yerel politikalar ve küresel dünya ile
bütünleşme olduğunun altı çizilerek, reformları erken gerçekleştiren ve geç gerçekleştiren
ülkelerin politikalarının farklı olması gerektiği vurgulanmaktadır. Reformları geç gerçekleştiren
ülkelere geçiş sürecini tamamlamaları ve giriş-çıkış engellerini ortadan kaldırılmaları
önerilmektedir. Dünya Bankası bölgede verimlilik artışı için beş alandaki reformlara öncelikle
657
Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev, AB Konseyi Başkanı Janez Jansa, AB Yüksek Temsilcisi Javier Solana ve
Komisyon Başkanı Jose Manuel Barroso tarafından yapılan ortak açıklamada, AB-Rusya ilişkilerini kapsamlı bir çerçeveye
oturtacak bir stratejik anlaşmaya verilen destek dile getirilmiştir. Vladimir Socor, “EU-Russia Summit Targets New Partnership
Agreement” , Eurasia Daily Monitor, Vol.5, Number 126, 2 July 2008 .
658
Rusya’nın WTO üyeliği 2009 yılına kalabilecektir. Rusya, WTO üyeliği için hazırlık aşamasında 60’tan fazla ülke ile ikili
anlaşma imzalamıştır. Kazakistan, Özbekistan ve Azerbaycan WTO da gözlemci ülke statüsündedir. Kırgızistan ise 20 Aralık
1998 tarihinde WTO üyesi olmuştur.
659
http://siteresources.worldbank.org/ECAEXT/Resources/publications/454763-1207689717401/Final_Overview.pdf
Erişim:08.08.2008.
660
Asya Kalkınma Bankası’nın 9 Nisan 2008 tarihinde yayınlanan Raporu’nda Orta Asya ve Kafkasya
Cumhuriyetlerinde 2007 yılındaki büyüme hızının yüzde 11.8, gelişme yolunda olan ülkelerin hızının ortalama yüzde 8.7
olduğu, fakat Orta Asya Cumhuriyetlerinden sadece Türkmenistan ve Özbekistan’ın yüzde 8.7 büyüme oranını geçtiği
belirtilmektedir. Asian Development Outlook 2008 Report, http://www.adb.org/Documents/Books/ADO/2008/
Erişim:09.08.2008.
580
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
önem verilmesi gerektiğini belirtmektedir. Bunlar; yönetişim ve makro istikrar, (bürokrasi
azaltılmalı, ulaşılabilir ekonomik politikalar olmalıdır) rekabet, (küreselleşme ve rekabet
savunulmalıdır) işgücü ve teknoloji,: (işgücü nitelikli hale getirilmeli, AR-GE’ye yapılan
yatırımlar arttırılmalıdır) altyapı, ((telefon, taşıma ve enerji sektörlerine yatırımlar yapılmalıdır)
ve finans ( finansa erişim kolaylaştırılmalıdır) alanlarıdır.
II. AB’NİN ORTA ASYA’YA YÖNELİK STRATEJİSİ
Jeostratejik açıdan önemli bir konuma sahip olan Orta Asya bölgesi, Rusya ve Çin gibi
büyük ülkelerin yanı sıra, İran ve Afganistan gibi ülkelerle de komşudur. Dünyanın başlıca
güçleri arasında her geçen gün yoğunlaşan rekabete sahne olan Orta Asya ülkeleriyle ilişkileri
etkin biçimde geliştirmek, günümüzde birçok ülkenin öncelik verdiği bir politika haline
gelmiştir. Avrupa Birliği, siyasi ve ekonomik alanlarda yeni stratejiler belirleyerek, Orta Asya
bölgesindeki etkisini artırmayı bir zorunluluk olarak görmektedir.
Avrupa Birliği, Sovyetler Birliği (SSCB) döneminde Orta Asya ile ilgilenmemiştir.
Çünkü SSCB toprakları üzerinde bağımsız bir devlet vardı. SSCB dağıldıktan sonra da AB için
bölgede öncelikli aktör Rusya idi.661 Nitekim Oliver Roy, 1992 tarihinde yayınlanan “Afganistan
ve Orta Asya” başlıklı makalesinde Batı ülkelerinin tercihinin Rusya olduğunu, olduğunu iddia
etmektedir: “Batılılar her zaman istikrarsızlıktan kaçındıkları için Rusları desteklemişlerdir” 662
Robert D. Blackwill ve Michael Stürmer 1997 yılında yayınlanan “Relations with Turkey and the
Caspian Basin Countries”663 başlıklı makalelerinde, Batı’nın bölgeyle ilgili politikasını şöyle
analiz etmişlerdir:
“Şüphesiz bu bölge klasik jeopolitiğin en son oyun sahalarından biri olarak
düşünülebilir. Rusya bu bölge ile ilgili istekleri hakkında karışık sinyaller gönderiyor; İran ve
Türkiye hala belirgin rakip durumundalar; Pakistan kendisi için pastadan bir pay almayı
arzuluyor; Suudi Arabistan buraya sessiz diplomasi ile dahil olmuştur. Birleşik Devletler...
oyunu bütünüyle anlayan tek güç olarak gözüküyor. Avrupa’nın ilgisi var ama politikası yok.”
Avrupa Birliği’nin Orta Asya’ya günümüzde duyduğu ilginin temel sebebi bölgede
önemli miktarda doğal gaz ve petrol rezervinin bulunmasıdır. Avrupa Birliği, ihtiyacı olan
doğalgazı tek bir kaynaktan (Rusya’dan) almak istememektedir. Çünkü bu bağımlılık, ekonomik
ve stratejik olarak Avrupa’yı Rusya karşısında güç durumda bırakmaktadır. Avrupa Birliği
doğalgaz alabileceği kaynakları ve güzergahları çeşitlendirmek istemektedir. Bunun için Orta
Asya ülkeleri ile bağlarını kuvvetlendirmek ve onlarla stratejik bir ortaklık kurmayı
amaçlamaktadır.
Bu sebeple Avrupa Birliği Daimi Temsilciler Komitesi 30 Mayıs 2007 tarihinde
gerçekleştirdiği toplantıda Orta Asya ile oluşturulabilecek yeni bir ortaklık stratejisini
benimsemiştir. Avrupa Konseyi ise 21-22 Haziran 2007 tarihinde Brüksel’de gerçekleşen
Zirve’nde Yeni Ortaklık İçin Strateji’yi (EU and Central Asia:Strategy for a New Partnership)
kabul etmiştir. Zirve Bildirisi’nde bu konu şöyle yer almıştır:
661
Mehmet
Seyfettin
Erol,
http://www.usak.org.trhttp://www.usakgundem.com/haber.php?id=11297
Erişim:02.04.2008.
662
Erol, A.g.k. naklen. Avrupa Komisyonu’nun 1997’de hazırladığı enerji raporu ile AB’nin bölgeye bakışını
önemli ölçüde değişmeye başlamıştır. 11 Aralık 1998’de yapılan Viyana Avrupa Birliği Zirvesi’nde “Yeni Bağımsız
Olmuş Ülkeler” başlığı altında bölgede kötüye giden ekonomik duruma dikkat çekilmiştir
663
Blackwill, Robert D. and Michael Stürmer, (Eds.) Allies Divided: Transatlantic Policies for the Greater Middle
East, Cambridge, MA, The MIT Press, August 1997.
581
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
“Central Asia 47. The European Council adopted an EU strategy for a new partnership
with Central Asia. This strategy will serve as an overall framework for EU relations with Central
Asia, including in the fields of human rights, rule of law, good governance and democracy,
education, economic development, trade and investment, energy and transport, environmental
policies, migration and inter-cultural dialogue. The strategy defines the EU's priorities for its
cooperation with the region as a whole, but implementation will be tailored to the specific
requirements and performance of each Central Asian state. The European Council asks the
Council and the Commission to regularly review progress in implementing this strategy and to
submit a first progress report to the European Council by the middle of 2008.” 664
Avrupa Birliği’nin Orta Asya Stratejisi; barışçıl, demokratik ve ekonomik olarak güçlü bir
Orta Asya’nın oluşturulması, komşu ülkelerde barışın korunması ve refahın sağlanmasını
amaçlamaktadır. AB, bölgede barış ile istikrarın korunmasını ve hukuk devleti gereklerinin
yerine getirilmesini çıkarlarına uygun bulmaktadır. Çünkü, bölgedeki her türlü gelişmeler AB’yi
etkilemektedir.
Strateji ile AB; dışişleri bakanları seviyesinde düzenli bir bölgesel siyasi diyalog süreci ile
Avrupa Eğitim İnisiyatifi oluşturmayı, AB Hukuk Devleti İnisiyatifi’ni başlatmayı, her bir bölge
ülkesiyle insan hakları ve bölge ülkeleriyle düzenli bir enerji diyalogu geliştirmeyi
amaçlamaktadır.665
AB stratejisi ikili ve bölgesel işbirliğine dayalı bir yaklaşım getirmektedir. Bölgedeki
ülkelerin farklı ihtiyaçları ve göstermiş olduğu performanslar dikkate alınarak ikili işbirliği, AB
tarafından geliştirilen strateji çerçevesinde özel bir önem taşımaktadır. Her bir bölge ülkesinin
önerileri dikkate alınarak ikili ilişkilerin güçlendirilmesi planlanmaktadır. İşbirliğinin yoğunluğu
tarafların reformlara olan bağlılığını yansıtacaktır. Bölgesel işbirliği ise; organize suçlar, ilaç ve
silah kaçakçılılığı, terör, yasadışı göç, çevre kirliliği gibi ortak bölgesel tehditlerin üstesinden
gelinmesine hizmet edecektir.666
AB, bölgede piyasa ekonomisinin gelişmesini destekleyecek, bu çerçevede kamu-özel
sektör ortaklıklarıyla bölge ile ilgilenen firmalarla işbirliği içersine girecektir. AB; bölge
ülkelerinin KOBİ’lerini teşvik etmeyi, sürdürülebilir kalkınmayı, yapısal reformları
desteklemeyi, bölge ülkelerinin genelleştirilmiş tercihler sisteminden daha iyi faydalanabilmesini
sağlayacak yollar üzerinde çalışmayı, bölge ülke mevzuatlarının AB müktesebatına
yakınlaşmalarını sağlayacak sistemler geliştirmeyi, bölge mallarının Avrupa pazarına daha rahat
erişimini sağlamayı, iyi bir yatırım ve ticaret ortamının sağlanabilmesi için yapılacak hukuki ve
kurumsal düzenlemeleri desteklemeyi öngörmektedir.
AB’nin Orta Asya için geliştirmiş olduğu strateji, bölgedeki AB politikalarının genel
çerçevesini oluşturmaktadır. AB bölgede güvenlik, istikrar ve refahın sağlanmasına önemli
ölçüde katkıda bulunmayı istemektedir. AB, bu kapsamda Dışişleri Bakanları seviyesinde düzenli
toplantılar düzenlemeyi ve her bir ülke ile ülkelerin farklı özellik ve ihtiyaçları dikkate alınarak
664
The European Union, July 2007,11177/1/07, Rev 1, Concl 2.
Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı AB Genel Müdürlüğü, AB ve Orta Asya: Yeni Bir Ortaklık Stratejisi, Ankara, 31 Mayıs
2007.
666
AB’nin yeni Orta Asya Stratejisi’nin esası şöyledir: “ The EU and Central Asia: Strategy for a New Partnership The new EUCentral Asia Strategy defines, for the first time, political guidelines for significantly greater EU commitment in Central Asia
(CA). With this strategy, the EU underlines the increasing strategic importance of Central Asia located as it is between Europe,
Asia, Russia and South Asia. To support the Strategy, the EU, in the period 2007-2013, will double its financial assistance for CA
countries (750 Mio EUR). Additional funding will be provided through bilateral programmes with Member States and
cooperation with IFIs. The EU and CA countries will also hold a regular dialogue on a political level, as was the case for
the first time in March this year in Astana.The progress made on implementation will be reviewed by the Council in June
2008 and at least every two years thereafter. The EU is committed to opening Commission delegations in all five CA
countries.”
665
582
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
ve mevcut ortaklık ve işbirliği anlaşmaları üzerinden gelişmeler sağlayarak işbirliğine girmeyi
amaçlamaktadır. 667
Avrupa Birliği Dönem Başkanı Fransa, AB’nin Orta Asya ile ilişkilerine önem
vermektedir. Fransa Milli Günü dolayısıyla Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te bir basın toplantısı
düzenleyen Fransa'nın Özbekistan Büyükelçisi Hugues Perbet, ülkesinin AB dönem
başkanlığında Orta Asya ilişkilerinin ayrı bir yeri olduğunun altını çizmiştir. Büyükelçi, bu
çerçevede bölge ile AB ilişkilerinin daha da geliştirilmesi ve mevcut durumun gözden geçirilmesi
amacıyla 17-18 Eylül 2008 tarihleri arasında Brüksel'de AB-Orta Asya ülkeleri dışişleri
bakanlarının birinci forumunun yapılacağını belirtmiştir.668
Avrupa Komisyonu, Orta Asya Bölgesel Yardım Stratejisi kapsamında AB’nin bölgeye
artan bağlılığını göstermek için Orta Asya’ya 2007-2013 dönemi için Kalkınma İşbirliği Aracı
(Development Cooperation Instrument) kanalıyla yapacağı yardımı 750 milyon Euro’ya
yükseltilmeyi öngörmüştür. Bu tutarın yüzde 70 nin, bölge ülkelerinin farklı siyasi ve sosyal
yapıları dikkate alınarak ikili yardım programlarına aktarılması planlanmaktadır. Yardımın yüzde
30’unun ise, bölge içinde ve bölge ile Güney Kafkas ve AB arasındaki devletlerarası işbirliğinin
geliştirilmesine yönelik olarak verilmesi hedeflenmektedir.
Stratejinin uygulanması ile kaydedilen gelişmeler Konsey tarafından ilk defa Haziran 2008’de
gözden geçirilmiştir. Bundan sonraki dönemde de en az iki yılda bir gözden geçirilmeye devam
edecektir. 19-20 Haziran 2008 tarihleri arasında yapılan AB Konseyi sonunda yayınlanan Zirve
Bildirisi’nde, AB’nin doğudaki komşuları ile bölgesel işbirliğinin teşvik edilmesinin önemi şöyle
vurgulanmıştır:669 “The European Council welcomes the encouraging progress made in
implementing the Union's Strategy for a New Partnership with Central Asia adopted in June
2007. It looks forward to further strengthening the Union's partnership with Central Asia”.
AB genişleme süreci, Güney Kafkas bölgesinin AB Komşuluk Politikası içerisinde yerini
alması ve Avrupa Komisyonu’nun Karadeniz Sinerjisi Raporu,670 AB ve Orta Asya ülkelerini
yakınlaştırmıştır. Bölgedeki enerji kaynakları ve bölge ülkelerinin ticari ortaklarını ve enerji
yollarını çeşitlendirmek amacında olması, AB’nin enerji güvenliğinin sağlanması ve enerji
talebinin giderilmesi bakımından çok önemlidir.
27-28 Mart 2007 tarihlerinde Avrupa Birliği Dönem Başkanı Almanya Dışişleri Bakanı
Frank-Walter Steinmeier başkanlığında Kazakistan’ın başkenti Astana’ya iki günlük bir ziyaret
gerçekleştiren AB heyeti, AB ile Orta Asya cumhuriyetleri arasında kapsayıcı ve stratejik
ortaklığın zamanının geldiğini açıklayarak, güvenlik ve uluslararası terörle mücadele konularında
ortak sorunların stratejik işbirliğini gerekli kıldığını belirtmiştir. Dışişleri Bakanları toplantısına
667
AB Komisyonu’nun dış ilişkilerden sorumlu üyesi Benita Ferrero-Waldner’e göre Orta Asya AB açısından çok önemlidir.
http://ec.europa.eu/comm/external_relations/ceeca/index.htm. Askabat’ta 9-10 Nisan 2008 tarihleri arasında yapılan Troyka
toplantısında AB’nin Orta Asya Stratejisi şöyle gündeme gelmiştir: “The EU Troika will meet its Central Asian Counterparts on
9 and 10 April in Ashgabat, Turkmenistan to continue developing the new partnership between the EU and Central Asia. This is
the third time the EU has met the Foreign Ministers of Kazakhstan, Kyrgyzstan, Tajikistan, Turkmenistan and Uzbekistan in a
joint meeting, which will be followed by individual troika meetings with each country. The meeting will focus on implementation
of the new EU Strategy for Central Asia, including cooperation in fields of education, rule of law, economy, trade, energy and
environment, as well as common threats and challenges like border management, and the fight against drug trafficking.”
668
Bu toplantı ile AB-Orta Asya ilişkileri yeni bir ivme kazanacaktır. Cihan Haber Ajansı, 14.07.2008.
669
EC, Council of the EU, Brussels, 20 June 2008, 11018/08, CONCL 2, İKV Bülteni, 16-22 Haziran 2008.
670
Avrupa Komisyonu 20 Haziran 2008 tarihinde, Nisan 2007 tarihinde başlatılan Karadeniz Sinerjisi girişiminin ilk yılında
kaydedilen ilerlemelere ilişkin bir rapor yayınlamıştır. Avrupa Komisyonu’nun Dış İlişkiler ve Avrupa Komşuluk Politikası’ndan
Sorumlu Üyesi Benita Ferrero-Waldner yaptığı açıklamada, Karadeniz Sinerjisi kapsamında AB’nin doğusunda kalan alanlarda
istikrarın sağlanması ve zenginliğin artırılması yönünde gerçekleştirilen çalışmaların ilk sonuçlarının alınmaya başlandığını
belirtmiştir. Waldner, girişimin aynı zamanda iklim değişikliği ile mücadele, enerji, ulaştırma ve göç alanlarındaki işbirliğini
canlandırmaya yönelik birçok projeyi kapsadığını da vurgulanmıştır.
583
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
AB
Dönem
Başkanı
Frank
Walter
Steinmeier,
Kazakistan,
Özbekistan,
Kırgızistan,
Tacikistan
Dışişleri
Bakanları
ile Türkmenistan Dışişleri Bakan yardımcısı katılmıştır. Alman Bakan Steinmeier, AB ile Orta
Asya cumhuriyetleri arasında kapsayıcı ve stratejik ortaklığın zamanının geldiğini açıklamıştır.671
Kazakistan Dışişleri Bakanı Marat Tazhin, Steinmeir’in ziyaretinden memnun olmuş ve.
“karşılıklı hoşgörü ve Orta Asya cumhuriyetlerinin içinde bulunduğu durumun anlayışla
karşılanması” durumunda işbirliğinin gelişeceğinden umutlu olduğunu söylemiştir. AB’nin
bugüne kadar bölge ülkeleriyle ilişkilere önem vermediğini belirten Özbekistan Dışişleri Bakanı
Wladimir Norow ise, toplantının fikir alışverişi için iyi bir zemin oluşturduğuna değinerek bu
işbirliğinin “eşit şartlarda ve pragmatik anlayışa dayalı” olması durumunda başarı şansının
yüksek olduğunu açıklamıştır
Steinmeir’in beş Orta Asya ülkesini kapsayan ziyaretinde verdiği mesajlar, AB’nin
bölgeye yönelik izleyeceği yeni stratejinin ipuçlarını vermiştir. AB bundan sonraki süreçte bütün
bölge stratejisinden çok, her bir ülke için ayrı bir politika geliştirecektir. AB, birbirinden farklı
yapılarda bulunan beş ülkeye yönelik politikası ile bölgede inisiyatifini arttırma stratejisi
izleyecektir. Çünkü, AB üyelerinin bölge ülkelerine yönelik farklı siyasi duruşları ve ikili
ilişkileri sebebiyle AB’nin homojen bir politika izlemesi çok zordur.
AB 1991 yılından bu yana bu ziyaret ile ilk defa Orta Asya’da varlığını kuvvetli bir
şekilde hissettirmiştir. Orta Asya Cumhuriyetleri ile ortaklık ve işbirliği anlaşmaları
çerçevesindeki ilişkiler fazla gelişememiş, TACIS programı ile bölgeye yapılan teknik yardımlar
da istenilen seviyede olmamıştır. Üstelik bu yardımlar, Akdeniz ve Balkan ülkelerine verilenlerin
yanında çok düşük kalmıştır.
Avrupa Birliği Troykası-Orta Asya 6 ncı Dışişleri Bakanları Toplantısı, 9-10 Nisan 2008
tarihleri arasında Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat'ta sona ermiştir. Toplantıda enerji işbirliğinin
yoğunlaştırılması konusunda fikir birliği sağlanmış, bu amaçla Avrupa Birliği'nin kısa süre içinde
Türkmenistan ve Özbekistan ile Avrupa arasındaki enerji hatlarının çeşitlendirilmesine ilişkin bir
protokol imzalanmasına karar verilmiştir. 672 Avrupa Birliği geliştirmeye çalıştığı yeni Orta Asya
Stratejisi ile, geçte olsa bölgede etkinliğini arttırmaya ve Rusya Federasyonu’nun Orta Asya’da
tek aktör olmasının önüne geçmeye çalışmaktadır.
III. AB’NİN YENİ KOMŞULUK POLİTİKASI VE TACIS PROGRAMI
Avrupa Birliği’nin Komşuluk Politikası, (ABKP: European Neighbourhood Policy-ENP)
AB’nin genişleme sürecinde ortaya çıkan fırsatlara yönelik olarak geliştirdiği bir projedir.Bu
kapsamda, Mart 2003’te Komisyon tarafından “Geniş Avrupa Komşuluğu: Doğu ve Güney
Komşularımızla İlişkilerimiz İçin Yeni Bir Çerçeve” isimli tebliğ yayınlanmıştır.12 Mayıs 2004
tarihinde ise komşuluk politikasının temel belgesi niteliğinde olan “Avrupa Komşuluk Politikası
Strateji Belgesi” kabul edilmiştir. AB Komisyonu 4 Aralık 2006 tarihinde yayımladığı tebliğ ile
671
Dışişleri bakanları seviyesinde gerçekleşen toplantının bir ilk olduğunun altını çizen Steinmeier, güvenlik ve uluslararası
terörle mücadele konularında ortak sorunların stratejik işbirliğini gerekli kıldığını belirterek, "Esrar ticareti, silah kaçakçılığı ve
organize suç gibi konular ortak tehdit alanlarını oluşturuyor. Afganistan'da başarılı olmamamız gerekiyor. Bölgede ılımlı bir
İslam anlayışının olması bizim için bölgeyle işbirliğini gerekli kılan faktörlerden birini oluşturuyor” demiştir. Astana'da tarihi bir
toplantı gerçekleştirildiğine dikkat çeken AB'nin dış ilişkilerden sorumlu üyesi Benita Ferrero-Waldner de uzun vadeli bir
işbirliğini düşündüklerini açıklamıştır. AB, 1991-2006 yılları arasında Orta Asya cumhuriyetlerine yönelik 1.3 milyar Euro
harcamada bulunmuştur.
672
Toplantıda enerji işbirliğinin yoğunlaştırılması konusunda fikir birliği sağlandığı, bu amaçla Avrupa Birliği'nin kısa süre
içinde Türkmenistan ve Özbekistan ile Avrupa arasındaki enerji nakliyatı hatlarının çeşitlendirilmesine ilişkin bir protokol
imzalanmasına karar verildiği bildirilmiştir. Bu anlaşma ile Avrupa Birliği ve Orta Asya ülkeleri arasında başta enerji işbirliği
olmak üzere çok yönlü işbirliğinin ilk adımları atılmıştır.
584
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
(2006/724/COM) ile ABKP kapsamındaki komşu ülkelerin Trans- Avrupa Ulaştırma ve Enerji
Şebekeleri Programları’na katılımlarının sağlanacağını duyurmuştur. Aynı tarihte yayımlanan
ikinci bir tebliğ (2006/726/COM) ile ABKP’nin güçlendirilmesi için gerekli unsurlar ele
alınmıştır. 673
AB’nin Komşuluk Politikası, AB’nin aday statüsünde olmayan yakın komşuları
olan:İsrail, Ürdün, Moldavya, Fas, Tunus, Filistin, Ukrayna, Ermenistan, Azerbaycan, Mısır,
Gürcistan, Lübnan, Cezayir, Suriye, Libya ve Belarus olmak üzere 16 ülkeyi kapsamaktadır. Bu
ülkeler ile ortaklık anlaşmaları imzalanmakta, daha sonra anlaşmalar çerçevesinde eylem planları
hazırlanmaktadır.
ABKP’nin temel amacı beşinci genişleme dalgasının ardından, AB’nin yeni komşularıyla
ilişkilerinin derinleştirilmesi olup, yeni komşular arasındaki bağların güçlendirilmesi amacıyla
oluşturulmuştur. Politikaların ana hedefi, her iki tarafın da refah, istikrar ve güvenliğini arttırmak
için ortak çıkarların desteklenmesidir. Bu hedefe yönelik olarak politika kapsamındaki her bir
komşu ülkenin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak, ülkelere özgü bir şekilde farklılaştırılmış
projeler uygulanmaktadır.
AB, Mart 2003 tarihli tebliği ile AB’nin Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya ve Moldavya ile
Batı Balkan ve Akdeniz ülkeleriyle sınırlarında işbirliğini artırmayı hedeflemiştir. Yeni
Komşuluk Aracı İçin Hazırlık isimli tebliğ, “Geniş Avrupa Komşuluğu: Doğu ve Güney
Komşularımızla İlişkilerimiz İçin Yeni Bir Çerçeve” başlıklı tebliğin devamı niteliğindedir.
Tebliğ, gelecekteki sınır ötesi işbirliği için dört ana hedef belirlemektedir. Bunlar; sınır
bölgelerindeki ekonomik ve sosyal gelişimi teşvik etmek, çevre, kamu sağlığı ve organize suçla
mücadelede ortak çalışmalar yapmak, sınırların güvenliğini sağlamak ve yerel halklar arası
faaliyetleri özendirmektir.
Brüksel AB Konseyi, (17-18 Haziran 2004) Komisyon’un Avrupa Komşuluk Politikası’nı
olumlu bulmuş ve yeni komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesinin teşvik edilmesi gereği üzerinde
durmuştur. Konsey, ABKP kapsamına Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan’ın da alınmasını ve
bu üç ülkeyle ilişkilerin arttırılmasından dolayı memnuniyetini dile getirmiştir.
AB, Komşuluk Politikası’ndan esinlenerek Haziran 2007 de 2007-2013 yıllarını kapsayan
Orta Asya Stratejisi'ni belirlemiştir. Bu kapsamda AB, Orta Asya bölgesindeki istikrar ve
güvenliği korumayı, bölge ülkelerine ekonomik yardım sağlayarak yoksulluğun giderilmesine
katkı yapmayı, aynı zamanda bölge ülkeleriyle daha yakın işbirliği ilişkileri oluşturmayı
kararlaştırmıştır. Bu yeni strateji kapsamında 2013 yılına kadar yukarıda da söz edildiği gibi beş
Orta Asya ülkesine toplam 750 milyon Euro ekonomik yardım sağlanacak, Orta Asya ülkelerinin
ekonomilerini çeşitlendirmesine katkı yapılacak, ayrıca bölgedeki bütün ülkelerin en kısa sürede
Dünya Ticaret Örgütü'ne katılmasını sağlamak için girişimlerde bulunulacaktır.
AB’nin bölgeye yönelik ilgisi günümüze kadar iki noktada toplanmıştır: Enerji ve
istikrar
AB Orta Asya politikasını bu parametreler üzerinden yürütmeye çalışmış ve bu
amaçlar doğrultusunda yeni projeler geliştirmiştir. Bu projeleri birbirleri ile ilişkili üç başlık
altında toplamak mümkündür: TACIS (Technical Assistance to the Commonwealth of
Independent States), TACIS’in imkanlarından faydalanarak hayata geçirilmeye çalışılan
674
673
674
Daha fazla bilgi için bakınız. http://ec.europa.eu/world/enp/index_en.htm
Mehmet Seyfettin Erol, “EU’s New Central Asian Policy and its Energy Dimension”, The Journal of Turkish Weekly, 1 April
2007.
585
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
INOGATE (Interstate Oil and Gas Transport to Europe) ve TRACECA (Transport Corridor
Europe, Caucasus, Asia )
2004-2006 yılları arasında AB’nin sınır ötesi işbirliğine yönelik oluşturulacak komşuluk
programları; var olan INTERREG, (Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu çerçevesinde Avrupa
Birliği bölgeleri arasındaki işbirliğini güçlendirmeye yönelik olarak 1990 yılında uygulanmaya
başlanan ve hibe yardımlarından oluşan girişim) PHARE, TACIS, CARDS (Topluluk İstikrar,
Gelişme ve Yeniden Yapılanma Yardım Programı:Community Program for Assistance to
Reconstruction, Democratisiation, and Stabilization) ve MEDA (Akdeniz Ekonomik Kalkınma
Alanı:Mediterranean Economic Development Area) programları ile birlikte yürütmüştür.
Bunlardan PHARE, Orta Asya için de örnek olmuştur. Avrupa Birliği, Doğu Avrupa’da
özellikle, planlı ekonomiden serbest piyasa ekonomisine geçen ülkelerin Batı Avrupa ve dünya
ekonomisi ile bütünleşmesini amaçlayan ve TACIS programına benzeyen PHARE Programı’nı
eski Doğu Avrupa ülkelerine uygulamıştır. PHARE Programı, demokrasiye ve piyasa
ekonomisine geçişi desteklemenin ilk yıllarından sonra, katılıma yönelik bir araç olacak şekilde
yeniden biçimlendirilmiştir.675
1991 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) dağılması ve
kutuplardan birinin ortadan kalkması, Avrupa Birliği’nin dünya ölçeğinde etkinliğinin artmasına
yol açmıştır. Bu ortamda AB, küresel etkinliğe sahip olma konusunda Orta Asya’da girişimler
başlatmıştır. Orta Asya’da özellikle Kazakistan, Türkmenistan ve Hazar Havzası’nda bulunan
enerji
kaynakları
bölgenin
önemini
arttırmış
ve
Orta
Asya
günümüzde küresel mücadelenin oyun alanlarından biri haline gelmiştir.
1990 yılında gerçekleştirilen Konsey toplantısı sonunda Bağımsız Devletler Topluluğu
(CIS) üyesi 11 ülkenin dünya ekonomisi ile bütünleşmelerini sağlamak üzere AB 1991 yılında
TACIS Programı’nı (Bağımsız Devletler Topluluğu Ülkelerine Teknik Yardım) yürürlüğe
koymuştur.676Programı 1993-1995 döneminde geçerli olacak şekilde uzatan Yönetmelik,
Konsey’in 19 Temmuz 1993 tarihli toplantısında kabul edilmiştir
Yeni Yönetmelik CIS ülkelerinde piyasa ekonomisine geçişin kolaylaştırılması ve
demokratik kurumların yerleşmesi amacıyla belirlenmiş çeşitli öncelikli alanlarda Batının bilgi
ve deneyimlerinin aktarılmasını, bu şekilde de özel sektörün gelişmesini teşvik edici ortamın
yaratılmasını öngörmüştür.
TACIS’in amacı, serbest piyasa ekonomisine geçişte bu cumhuriyetlere yardımcı olmak,
demokrasi ve hukukun üstünlüğünün gelişmesine destek vermek, sayasi ve ekonomik istikrarın
sağlanmasına imkan yaratmaktır. TACIS Programı başlatıldığında sadece teknik yardıma yönelik
bir program iken, günümüzde artık 12 ülke ile ilişkilerin oturduğu temel bir model haline
gelmiştir. Ülke temsilcileri ile AB yetkilileri, devamlı olarak bir araya gelmektedirler. AB’nin
genişleme süreci içinde TACIS, AB ile taraf ülkeler arasında çok daha stratejik bir önem
kazanmıştır. Program, 1279/96 sayılı Konsey Yönetmeliği’nin 31 Aralık 1999 tarihinde son
bulmasından sonra çıkarılan 99/2000 sayılı ve 29 Aralık 1999 Yönetmelik ile yeniden
düzenlenmiştir.
675
PHARE Programı’nın amaçları şunlardır: AB’ye üyelik başvurusunda bulunan 10 ülkenin olabildiğince çabuk katılmaya hazır
duruma gelmelerinde yardımcı olmak, beş aday olmayan ülke için demokrasiye ve bir piyasa ekonomisine geçişlerinde onlara
destek vermek, (Arnavutluk, FYROM, Bosna Hersek, Hırvatistan ve Makedonya), kamu yönetimini ve kurumları güçlendirerek
AB içinde etkinliği arttırmak, Topluluk ile aday ülkeler arasında var olan farkı azaltacak aday ülkelerinin geçiş dönemini
kısaltmak, ekonomik ve sosyal bütünleşmeyi teşvik etmek. Bkz. Karluk, Avrupa Birliği ve Türkiye, s.264-266.
676
1991-2002 yılları arasındaki TACIS programlarıyla Orta Asya devletlerine 366 milyon Euro yardım yapılmıştır.
TACIS Review of Activities, September 1994. 2000-2006 dönemi bütçesi 3 milyar 100 milyon dolardır. Hukuki düzenlemeler
için bkz. Regulation (EC) No. 99/2000, 21.01.2000 - 31.12.2006. (OJ L 12 of 18.01.2000), Regulation (EC) No. 2112/2005,
28.12.2005. (OJ L 344 of 27.12.2005)
586
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Yeni Yönetmelik çerçevesinde AB ile 12 ülke arasında kuramsal, yasal ve idari reform, özel
sektör ve ekonomik kalkınma, altyapı yatırımları ve toplumsal değişimin sonuçları, çevrenin
korunması, kırsal kalkınma ve nükleer emniyet konuları üzerinde işbirliğine gidilecektir. Bu
alanlarda en çok üçü seçilerek işbirliği geliştirilecektir. Projelerin de belli büyüklükte olması şartı
aranacaktır. Rusya ve Ukrayna’da bu kriter 2 milyon Euro, diğer ülkelerde ise 1 milyon
Euro’dur. TACIS, ulusal ülke ve bölgesel programlarına destek vermektedir. Ulusal ülke
programları 3-4 yıl geçerlidir. Bölgesel programlar ise daha çok çerçevenin korunması ve ulaşım
gibi yakın komşu ülkeleri kapsamaktadır..
IV. YENİ İPEK YOLU: TRACECA
AB, Rusya Federasyonu’nun ulaştırma ağları üzerindeki tekeline alternatif olacak ve Orta
Asya-Güney Kafkasya-Doğu Avrupa güzergahını izleyecek yeni ulaşım koridorları projelerine
önem vermektedir. Bu ulaştırma projelerinden en önemlisi, ABD tarafından da desteklenen
Rusya’nın güneyinde bir Avrasya koridoru oluşturmayı amaçlayan TRACECA677 projesidir.
Romalıların günümüz içinde geçerli çok önemli bir söylemi vardır: “Via est vita” (Yol
hayattır). Tarihi İpek Yolu, Orta Asya’yı Avrupa’ya bağlayan en kısa yoldur. Günümüzdeki ipek
yolu TRACECA olup, Mayıs 1993’de Brüksel’deki bir konferansta 8 ülkenin (5 Orta Asya ve 3
Kafkas Cumhuriyeti) ticaret ve ulaştırma bakanlıklarının katılımı ile oluşturulmuştur.
Avrupa’dan başlayıp, Karadeniz’i geçerek Kafkasya ve Hazar Denizini içine alıp, Orta Asya’ya
uzanan bir ulaştırma koridorunun oluşturulması için TRECECA projesi geliştirilmiştir. Proje,
sürekli gelişen ve ilerleyen, yaşayabilir alternatif ulaştırma sistemidir.
TRACECA çerçevesinde kara ve demiryolu ağları, limanlar, boru hatları ve bir hava
koridoru oluşturularak bölge devletlerine ulaşımın, Rusya ve İran’ı dışlayacak şekilde sağlanması
amaçlanmaktadır. Bu projeye daha sonra INOGATE678 boru hatları projesi ve Southern Ring Air
Route hava yolu projesi eklenmiştir.1996 yılında projenin çekiciliğini arttırmak için tarihi İpek
Yolu’na gönderme yapılarak programa “21. Yüzyıl İpek Yolu” (New Silk Road ) projesi adı
verilmiştir.
Proje, TRACECA ülkelerinin özel ihtiyaçlarını karşılayacak kapsamda olup, bölgesel
ulaştırma sistemindeki merkezi sorunları aşmak üzere tasarlanmıştır. Çok yönlü olarak bölgesel
taşımacılığa ait diğer önemli girişimlerin, tecrübelerin ve projelerin sonuçlarını ve önerilerini
içine almaktadır. Projenin üzerinde durduğu ana amaçlar, ulaştırmanın kurumsal bölünmelerini
güçlendirmek ve modernize etmek; altyapı ağları için entegrasyon ve birleşmeyi sağlamak,
güvenilir yük taşımacılığı zincirlerini sağlamak, hava taşımacılığında güvenilir fonlar
bulunmasına yardım etmek, güvenli ve sürdürebilir ulaştırma yöntemleri geliştirmektir.
677
TRACECA, Avrupa- Kafkasya-Asya Koridorundaki uluslararası ulaştırma için 1998 yılında Bakü Zirvesinde imzalanan ve
bugün 12 ülke tarafından aşağıdaki amaçlar doğrultusunda resmi olarak kabul edilen UN-kayıtlı Temel Çok taraflı Anlaşması
(MLA) ile Hükümetler arası Komisyon’dur. Çok taraflı Temel Anlaşma (MLA) 1998 yılında Bakü/Azarbeycan’da düzenlenen
TRACECA Zirvesi, Tarihi İpek Yolu Restorasyonu toplantısında imzalanmış ve Hükümetler arası Komisyon (IGC) 2000 yılında
Tiflis/Gürcistan’da oluşturulmuştur. Aşağıdaki ülkeler TACIS TRACECA Hükümetler arası-Programına ve MLA’ ya üyedirler:
Ermenistan, Azerbaycan, Bulgaristan, Kazakistan, Kırgızistan, Moldova, Romanya, Türkiye, Ukrayna, Özbekistan, Tacikistan.
Türkmenistan TACIS TRACECA Programına katılımcı olmakla birlikte, MLA’ ya taraf değildir. Nisan 2005 tarihinden bu yana
bütün üye ülkelerin kararı ile MLA’ ya taraf olacak iki yeni ülke kararlaştırılmıştır: Afganistan ve İran. Bu ülkeler MLA’ ya
uyum sürecindedirler. Bu iki ülke de TACIS TRACECA Programında katılımcı değildirler
678
INOGATE (Avrupa'ya Devletlerarası Petrol ve Gaz Taşımacılığı) Programı, eski SSCB cumhuriyetleri için AB'nin teknik
yardım programı dahilinde önemli bir bölgesel girişimdir. Programın başlıca amaçları, bölgesel petrol ve doğal gaz ürünlerinin
daha iyi hale getirilmesi ve çağdaşlaştırılmasına ve Hazar ve Orta Asya bölgelerinden Avrupa ve Batı piyasalarına hidrokarbon
taşınması için farklı seçeneklerin değerlendirilmesine yönelik olarak taraf ülkelerin çabalarını desteklemektir. AYB, AİKB ve
Dünya Bankası programa mali destek sağlayan kuruluşlardır.
587
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Tarihi İpek yolunu679 yeniden hayata geçirmek için Avrupa, Karadeniz, Kafkasya, Hazar
Denizi ve Asya’da ekonomik işbirliğinin, ticaretin ve ulaştırma bağlantılarının gelişimi amacıyla
Ermenistan, Azerbaycan, Bulgaristan, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Moldova, Romanya,
Tacikistan, Türkiye, Ukrayna ve Özbekistan Hükümet temsilcileri, Avrupa-Kafkasya-Asya
Koridorunda Çok Taraflı Temel Anlaşma’yı Bakü’de 8 Eylül 1998 tarihinde imzalamışlardır.
Anlaşma, taraflar arasında bölgelerarası işbirliğinin gelişimini amaçlamaktadır.
TRACECA Programı, AB’nin desteği ile teknik yardım çerçevesinde gelişme yolunda olan
ülkelere sunduğu özel bir projedir. AB programı diğer rotalara ek olarak önermiştir. Proje,
küresel AB stratejisine uygun olup ülkelerin politik ve ekonomik bağımsızlığını Avrupa ve dünya
pazarına alternatif ulaştırma rotaları ile açılma kapasitelerini güçlendirerek desteklemek
amacındadır.
Üye ülkeler arasındaki bölgesel işbirliğini teşvik etmek, uluslararası finansal kuruluşları
ve özel yatırımcıların desteğini etkilemek için TRACECA’nın katalizör olarak kullanılması ve
Trans-Avrupa Şebekesi (TENs) ile birleştirmesi amaçlanmaktadır. Başlangıçta TRACECA AB
tarafından finanse edilirken 2004 yılından sonra finansmanı üye ülkelerce yapılmaktadır. 2006
yılında TRACECA’nın bütçesinin yüzde 75’den fazlası üye ülkelerin katkılarıyla karşılanmıştır.
TRECECA’nın başarısı, bölgedeki barış ve istikrara büyük katkı sağlayacaktır.
V. AB’NİN ORTA ASYAYA YÖNELİK ENERJİ POLİTİKASI VE NABUCCO
Avrupa Birliği, yeni petrol, gaz ve su-gücü kaynaklarının işletilmesi ve mevcut enerji
altyapısının yenilenmesi ile yeni boru hatlarının ve enerji yollarının kurulmasını
desteklemektedir. Bunun yanı sıra, bölgesel enerji güvenliği ve işbirliğini teşvik ederek, bölge
ülkelerine yeni bir Hazar Denizi-Karadeniz-Avrupa enerji ulaşım ağı geliştirmeleri konusunda
siyasi destek sağlamaktadır. AB’nin AB enerji politikasının amaçlarından biri de arz güvenliğini
güvence altına almaktır.. Diğer amaçlar arasında rekabet gücünü ve toplam enerji tüketiminde
kömürün payını korumak, doğal gazın payını arttırmak, nükleer enerji santralleri için azami
güvenlik şartları oluşturmak ve yenilenebilir enerji kaynaklarının payını yükseltmektir.
Avrupa Birliği’nde en çok ithal edilen enerji kaynağı petroldür. AB'de tüketilen petrolün
yüzde 78'i ithalat ile karşılanmaktadır. Avrupa'nın enerji tüketimi çoğaldıkça bu bağımlılık da
artacaktır. Bu sebeple AB enerji arzının güvenliğinin nasıl sağlanacağı çok önemlidir. Birlik,
enerji sektöründe teknolojik gelişmenin ve sürdürülebilir enerji ile yenilenebilir enerji
kaynaklarının kullanımının desteklenmesi, ortak ve bölgesel çıkarlar doğrultusunda yeni enerji
projelerinin yönlendirilmesi, mevcut boru hatlarının rehabilitasyonu, bölge içinde Avrupa’ya
doğru yeni boru hatlarının kurulması için bölge ülkeleriyle işbirliğine girmeyi hedeflemektedir.680
679
Tarihi ipek yolu kapsamında demirden ipek yolu olarak nitelenen Bakü-Tiflis-Kars (BTK) demiryolu projesinin Türkiye
ayağının temeli, 24 Temmuz 2008 tarihinde atılmıştır. Tarihi İpek Yolu'nu Demirden İpek Yolu’na dönüştürecek Bakü-TiflisKars Demiryolu Projesi doğuda Hazar üzerinden Çin ile Kazakistan'ın Aktau Limanı arasında inşa edilecek demiryolu hattıyla
batıda ise Boğaz geçişli Marmaray tüp geçidi üzerinden Avrupa demiryolu ağıyla birlikte, Asya ile Avrupa arasında önemli
bağlantılardan birini oluşturacaktır. Dünyanın yeni petrol ve doğalgaz merkezi konumundaki Orta Asya cumhuriyetleri ile
kesintisiz demiryolu bağlantısının sağlanmasına imkan sağlayacak projenin hayata geçirilmesiyle Londra'dan kalkacak bir tren
kesintisiz olarak Çin'e ulaşabilecektir. Projenin tümünün 2011 yılında tamamlanması hedeflenmektedir. Kars-Tiflis-Bakü
Demiryolu Projesi, Türkiye ile Gürcistan arasında doğrudan demiryolu bağlantısı kurmak ve mevcut demiryolu hattıyla
Gürcistan üzerinden Türkiye ile Azerbaycan, Orta Asya, Çin ve Moğolistan arasında demiryolu bağlantısı oluşturmak amacını
taşımaktadır. Atlantishe Initiative, “Beyond Oil: Opportunies on New Silk Road,” Berlin, 10 May 2007.
(618) AB’nin enerji polikaları için
bkz. Avrupa Komisyonu Enerji ve Ulaştırma Genel Müdürlüğü web sitesi
(http://europa.eu.int/comm/dgs/justice_home/index_en.htm ), AB'nin enerji ile ilgili yürürlükteki mevzuatı (http://europa.eu.int/eurlexhttp://europa.eu.int/comm/energy/en/lpi_3_en.html ), enerji ile ilgili istatistik ve önemli olaylar (http://europa.eu.int/comm/energy_transport/en/etf_en.html ),
588
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Orta Asya’nın geçiş ve enerji üretim bölgesi olma yönündeki konumu ve bölgeden
sağlanan doğal gaz, AB için stratejik önemdedir. Bölge ülkelerince enerji kaynaklarının
işletilmesi ve batı Avrupa’ya arzını kolaylaştırmayı öngören politikalar giderek önem
kazanmaktadır. AB açısından “enerji ve istikrar” arasında daha önce de söz ettiğimiz gibi çok
yakın bir ilişki vardır.
26-27 Ekim 2005 tarihleri arasında İngiltere/Hampton Court’ta bir araya gelen AB
liderleri (gayriresmi AB zirvesi) AB’nin enerji konusunda ortak bir yaklaşım ve tek bir sese sahip
olması gereğini vurgulamış, AB Komisyonu’ndan bu yönde bir çalışma yapmasını istemiştir.681
Bunun üzerine Komisyon’un Mart 2006 tarihinde yayınladığı Enerji Yeşil Kitabı ile birlikte
Avrupa enerji politikasının geleceği üzerine tartışmalar başlatılmıştır. Avrupa Enerji
Politikası’nın temelini oluşturmak üzere hazırlanan Yeşil Kitap ile ilgili öneri ve görüşler
Komisyon tarafından incelenerek, AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’na sunulmak üzere bir
rapor haline getirilmiştir. Enerjinin sürdürülebilir olması gerektiği belirtilen raporda AB’nin
enerji ithalatına büyük ölçüde bağımlı olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, enerji tedariki
güvenliğinin büyük önem taşıdığı vurgulanmıştır.
AB’nin yeni stratejik hedefine ulaşabilmesi için Komisyon tarafından belirlenen eylem
planında yer alan 9 ncu başlıkta şu ifade yer almıştır: “OPEC ülkeleri ve Körfez İşbirliği Konseyi
ya da Azerbaycan ile Kazakistan arasındaki mutabakat belgesi aracılığıyla Türkmenistan ve
Özbekistan gibi Orta Asya’daki üretici ülkelerle bağların kurulması için çalışılmalıdır. Hazar
enerji kaynaklarının AB’ye erişiminin kolaylaştırılması önemlidir. Enerji kaynaklarının
çeşitlendirilmesi konusu coğrafi açıdan da ele alınmalıdır.”
AB’nin Orta Asya’ya yönelik enerji politikalarında son yıllarda meydana gelen önemli
değişiklikler ana başlıklar olarak aşağıda verilmiştir:
-Rusya’nın AB’nin gelecekteki artan enerji ihtiyaçlarını karşılama noktasında AB’yi
rahatlatmaktan uzak bir tavır içine girmesi ve Avrupa Enerji Şartı’nı682imzalamaması,
- Orta Asya bölgesinde son dönemde artan Rus nüfuzu ve Rusya’nın geri dönüşünün
enerji güvenliği boyutu açısından AB tarafında doğurduğu endişe,
- AB’nin Rusya’nın Baltıklar ve Doğu Avrupa’ya yeniden dönüş girişimlerine Orta Asya
ve Kafkaslarda cevap verme isteği,
- Afganistan’daki durumun Orta Asya bölgesinde yol açacağı istikrarsızlığın AB enerji
güvenliği açısından doğurabileceği istenmeyen sonuçlar,
- Çin’in Orta Asya bölgesinde enerji güvenliği politikaları bağlamında artan etkinliği ve
bunu Hindistan’ın izleyeceği mesajlarının net bir şekilde alınmaya başlaması kapsamında,
Kuzey-Güney ve Asya-Pasifik güzergahlarının Doğu-Batı güzergahları karşısında ciddi
bir rakip olmaya başlaması,
“2020'de Enerji"(http://europa.eu.int/comm/energy/en/etf_2_en.html ), Komisyon Tebliği,"Enerji Politikası ve Eylemlerine Genel Bir Bakış" (COM(97)167 final
), Beyaz Kitap:AB İçin Bir Enerji Politikası (http://europa.eu.int/en/comm/dg17/whitepap.htm )
681
BBC, European Press Rewiev, 28 October 2005.
Avrupa Enerji Şartı, 1991 yılında Lahey'de imzalanmıştır.38 ülke ve AB tarafından onaylanmıştır. Şart'ın başlıca hedefleri, arz güvenliğini arttırmak, enerji
üretimi, dönüşümü, taşınması, dağıtımı ve kullanımının verimliliğini en üst düzeye çıkarmak ve çevre sorunlarını en aza indirgemektir. Bu hedeflere ulaşmak için,
Orta Asya dahil eski Sovyetler Birliği ülkelerine batılı uzmanlık bilgisi ve yatırım sermayesi transferi bir önceliktir. Nisan 1998'de, Enerji Şartı Antlaşması ve Enerji
Verimliliği üzerine bir Protokol yürürlüğe girmiştir.. Türkiye, AEŞ’nı 4519 sayılı Yasa ile 1 Şubat 2000 tarihinde onaylamıştır.
682
589
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
- Orta Asya enerji kaynaklarının arz-talep dengesi yönünden Doğu’ya kaymasının
Batı’nın enerji ihtiyaçlarının karşılanmasında bir arz sorununu beraberinde getirecek
olması.
AB’nin enerji politikalarındaki değişiklik açısından Orta Asya (Kafkaslar) Özel
Temsilcisi Pierre Morel’in Mart 2008 de Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu’nda
yaptığı konuşma çok önemlidir. Morel konuşmasında, “En son AB 1998-1999 yıllarında bölgede
bulunan bazı ülkelerle stratejik işbirliği yapmak istemişti. AB Özbekistan’ın liberalleştirilmesi
çalışmalarında önemli rol üstlendi.Bu aşamada her zaman baş aktör olduğunu öne süren Rusya
ile dönem dönem bu devletlerle ilişki kurmaya çalışan Türkiye bulunmakta. Açıkçası bu bölgede
birilerinin büyük ağabey rolü oynaması gerekiyor” demiş ve şunları eklemiştir: “Biz AB olarak
da bu devletlerle hem işbirliği hem de rekabet koşulları oluşturulmasını teşvik ediyoruz.AB bu
devletlerle ileri aşamada ortaklık ve stratejik işbirliği yapmaya devam edecektir.Özellikle bu
devletlerle ortak bir metin üzerinde yeni bir ajanda belirleme çalışmalarımız sürmekte.Bunun
için zamana ihtiyacımız var.Aynı zamanda bu devletlerin problemlerine hep birlikte çözümler
üretmeye çalışacağız. Rusya giderek güçlenmekte.Bunun yanında stratejik Eski Sovyet Sosyalist
devletlerinin önemini anlamaya başladı. Önemli işbirliği ve ortaklıklar kurmaya çalışıyor.
Kazakistan’a baktığımızda daha yeni çok büyük enerji kaynağı keşfedildi. Avrupa Birliği de bu
devlet ile işbirliği haline geçip enerji transferi konusunda ve yeni bir boru hattı kurulması için
projeler oluşturulması bekleniyor.”683
Enerji ve ulaşım alanı, Avrupa Birliği ve Orta Asya ülkeleri arasındaki işbirliğinin
önceliğini oluşturmaktadır. Dünyanın yeni enerji tedarikçisi haline gelen Orta Asya ülkeleri,
zengin enerji kaynaklarına sahip olmanın yanı sıra, Karadeniz ve Hazar Denizi enerji piyasaları
arasında bütünlük sağlanmasında da kritik rol oynamaktadır. Günümüzde Orta Asya ülkelerinden
Avrupa'ya yapılan doğal gaz ihracatı tümüyle Rusya üzerinden gerçekleşmektedir. Orta Asya'ya
enerji alanındaki bağımlılığının giderek artması karşısında AB, enerji hatlarının güvenliğine
öncelik vermeye başlamıştır.
Bunun sonucunda Nabucco Doğal Gaz Boru Hattı Projesi, ortaya çıkmıştır. Avrupa
Birliği, 26 Haziran 2006 tarihinde Nabucco684 ismi verilen ve Hazar Havzası’nda çıkarılan
doğalgazı Avrupa'ya taşıyacak 3 bin 300 kilometrelik, 7.9 milyar Euro maliyeti olacağı belirtilen
boru hattını hayata geçirmeyi onaylamıştır.
Arz çeşitliliği sağlamayı ve Rusya’ya olan bağımlılığını azaltmayı amaçlayan Nabucco
hattının yapımına 2010 yılında başlanacaktır. Hattan 2013 yılında ilk gazın Avrupa’ya
ulaştırılması hedeflenmektedir. 2020 yılında 31 milyar metreküp doğalgaz taşıyacağı varsayılan
hat, aynı zamanda AB'nin Trans-Avrupa Enerji Hattı'nın bir parçası olarak öngörülmüştür.
683
AB Haber, 06-04-2008. http://www.abhaber.com/haber.php?id=21555. Erişim:07.04.2008.
Babil kralı Nabucco’dan ismini alan hattın yaklaşık yarısı Türkiye’den geçmektedir. Nabucco boru hattı projesinde, BOTAŞ’ın
dışında yüzde 20 ortaklıkla Almanya’dan RWE, Avusturya’dan OMV, Macaristan ’dan MOL, Bulgaristan’dan Bulgargaz ve
Romanya’dan Transgaz şirketlerinin payı vardır. Projenin tamamlanması için Nabucco Gas Pipeline International GmbH adlı
firma 2004 yılında Viyana'da kurulmuştur. Altıncı ortak olarak RWE Almanya 5 Şubat 2008 tarihinde projeye katılım anlaşmasını
Viyana'da imzalayarak dahil olmuştur. Hatta Fransız Gaz de France, Total ve Alman E.ON Ruhrgas, RWE firmaları da ortak
olmak istediklerini açıklamıştır. Projenin durumuna göre Rus Gazprom'un da ileride katılımının söz konusu olduğu bildirilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Nabucco projesiyle ilgili hazırlanan hükümetlerarası
anlaşma taslağının ilgili ortaklara gönderildiğini 11 Temmuz 2008 tarihinde açıklamıştır. Nabucco için bakınız.. Ozgur Tonus,
“Turkey's Future Role As A Transıt Country For Central Asia And Caspian Natural Gas Transfer To The Eu: The Nabucco
Project,” Athens Instıtute For Educatıon And Research, 6th International Conference on Politics and International Affairs, Athens,
May, 2008.
33
590
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Fizibilite ve mühendislik çalışmaları için AB fonlarından da faydalanılmıştır. Hat, Erzurum'da
Türkiye-İran Doğalgaz Hattı ile birleşerek, yapımı düşünülen Trans-Kafkas Gaz Hattı’na
bağlanacaktır. Bu özellikleriyle hem Orta Asya'yı, hem de Orta Doğu'yu bağlayacak ve batı
ucunda Avusturya'nın temel doğal gaz taşıyıcı hattı ile birleşecektir. Hattın tamamlanması
durumunda Avrupa Birliği’nin enerji arz güvenliğine büyük katkı sağlanmış olacaktır..
Avrupa Birliği ve Orta Asya cumhuriyetlerini birbirine bağlayan enerji hatları, aynı
zamanda, bölgenin demokratikleşmesine de katkıda bulunacaktır.. Çünkü, bu hatlardan bir
taraftan enerji, diğer taraftan da bölge ülkelerinin batılı anlamda demokratikleşmesi için gerekli
ilkeler akacaktır.685
KAYNAKÇA
Asian Development Outlook 2008 Report, http://www.adb.org/Documents/Books/ADO/2008/
Atlantishe Initiative, “Beyond Oil: Opportunies on New Silk Road,” Berlin, 10 May 2007.
Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı AB Genel Müdürlüğü,(2007) AB ve Orta Asya: Yeni Bir
Ortaklık Stratejisi, Ankara, 31 Mayıs .
BBC, European Press Rewiev, 28 October 2005.
Beyaz Kitap: AB İçin Bir Enerji Politikası. http://europa.eu.int/en/comm/dg17/whitepap.htm
Blackwill, R. D. and Michael Stürmer,(1997) (Eds.) Allies Divided: Transatlantic Policies for the
Greater Middle East, Cambridge, MA, The MIT Press.
Cihan Haber Ajansı, 14.07.2008.
EC, Council of the EU, Brussels, 20 June 2008, 11018/08, CONCL 2
Erol, M. S.(2007). “EU’s New Central Asian Policy and its Energy Dimension”, The Journal of
Turkish Weekly.
Erol, M. S.
http://www.usak.org.trhttp://www.usakgundem.com/haber.php?id=11297
Erişim:02.04.2008.
İKV Bülteni, 16-22 Haziran 2008.
Karluk, S.R. (2007a). Avrupa Birliği ve Türkiye. 9. Baskı, Beta Basım A. Ş., İstanbul
Karluk, S.R. (2007b). Uluslararası Kuruluşlar. 6. Baskı, Beta Basım A. Ş., İstanbul
Karluk,S.R.(2008) “Türkiye’de Demokrasi Var mı? (2008) Sakarya, 11.08.
685
Uluslararası alanda ülkelerin demokrasinin gelişmişlik düzeyini ölçen en güvenilir referans,dünyanın önde gelen yayın
organlarından The Economist Dergisi'nin 'Demokrasi Endeksi'nde Orta Asya ülkelerinin sıralamadaki yeri kaygı verici
düşündürücüdür..
Ağustos ayı başında yayınlanan 2007 Raporu’na göre Orta Asya ülkeleri 167 ülke arasında son sıralarda yer almıştır.. Kırgızistan
111, Kazakistan 120, Azerbaycan 129, Tacikistan 149, Özbekistan 160 ve Türkmenistan 162 nci sıradadır. S.Rıdvan Karluk,
“Türkiye’de Demokrasi Var mı? Sakarya, 11.08.2008.
Demokrasi Endeksi için:
bkz. http://www.economist.com/media/pdf/Democracy_Index_2007_v3.pdf
591
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Socor,V., “EU-Russia Summit Targets New Partnership Agreement”(2008) ,Eurasia Daily
Monitor, Vol.5, Number 126, 2 July .
The European Union, July 2007,11177/1/07, Rev 1, Concl 2.
TACIS Review of Activities, September 1994.
Tonus, O.(2008). “Turkey's Future Role As A Transıt Country For Central Asia And Caspian
Natural Gas Transfer To The Eu: The Nabucco Project,” Athens Instıtute For
Educatıon And Research, 6th International Conference on Politics and
International Affairs, Athens.
İnternet Adresleri
Avrupa Komisyonu Enerji ve Ulaştırma Genel Müdürlüğü web sitesi,
http://europa.eu.int/comm/dgs/justice_home/index_en.htm
AB'nin enerji ile ilgili yürürlükteki mevzuatı, http://europa.eu.int/eurlexhttp://europa.eu.int/comm/energy/en/lpi_3_en.html
Enerji ile ilgili istatistik ve önemli olaylar,
http://europa.eu.int/comm/energy_transport/en/etf_en.html
“2020'de Enerji", http://europa.eu.int/comm/energy/en/etf_2_en.html
http://siteresources.worldbank.org/ECAEXT/Resources/publications/4547631207689717401/Final_Overview.pdf
http://www.abhaber.com/haber.php?id=21555.
http://www.economist.com/media/pdf/Democracy_Index_2007_v3.pdf
http://ec.europa.eu/comm/external_relations/ceeca/index.htm.
http://ec.europa.eu/world/enp/index_en.htm
http://www.ec http://www.economist.com/media/pdf/Democracy_Index_2007_v3.pdf
Download

indirmek için tıklayınız