13. Filmekimi’yle ilgili yüksek çözünürlüklü görseller için: www.iksvphoto.com
13. Filmekimi’yle ilgili görüntüler için: https://files.secureserver.net/0fHGnAifEJTsMw
İKSV Medya İlişkileri ile temasa geçmek için: [email protected]
13. FİLMEKİMİ 11-17 EKİM’DE İSTANBUL'DA!
BİLETLER 27 EYLÜL CUMARTESİ SABAHI SATIŞTA
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 13. kez düzenlenen Filmekimi bu yıl
yine Vodafone FreeZone sponsorluğunda gerçekleştirilecek. İstanbul ayağı 11-17
Ekim tarihlerinde yapılacak 13. Filmekimi, bu yıl da göz alıcı filmlerle sinema keyfini
Türkiye’nin farklı şehirlerine taşımaya devam edecek.
İKSV tarafından Vodafone FreeZone sponsorluğunda gerçekleştirilecek 13. Filmekimi, her yıl olduğu gibi
merakla beklenen göz alıcı filmleri izleyiciyle buluşturacak. Yeni sinema sezonunun habercisi olan
Filmekimi’nin 13'üncüsünde, prömiyerini Sundance, Berlin, Cannes, Venedik, Toronto gibi saygın
festivallerde yapan, Godard, Cronenberg, Leigh, Loach ve Sissako gibi ustaların son yapıtlarının da
aralarında bulunduğu 43 film sinemaseverlerin beğenisine sunulacak. 11-17 Ekim tarihlerinde, 7 gün
boyunca İstanbul’da olacak 13. Filmekimi, Ekim ayı boyunca da Ankara, İzmir, Bursa, Diyarbakır,
Şanlıurfa ve Trabzon’u ziyaret edecek.
İstanbul Film Festivali Direktörü Azize Tan ve Vodafone Türkiye Pazarlama Direktörü Fatih Uysal, 23
Eylül Salı akşamı Cezayir Restaurant’da 13. Filmekimi’ni konuşmak üzere basınla buluştu. Basın
buluşmasında konuşma yapan Fatih Uysal “Vodafone FreeZone ile gençlere daha fazla özgürlük alanı
yaratmayı, kendi çizdikleri özgürlük yolculuğunda onlara yol arkadaşı olmayı hedefliyoruz. ‘Zorunluluklar var,
Vodafone FreeZone’la sıkıntı yok, kafana göre yaşaman için yanındayız’ diyerek gençlerin karşısına çıkan
limitleri esnetmeye çalışıyoruz. Bu çerçevede, gençlerin sosyal hayatlarında en sevdikleri ve en çok vakit
ayırdıkları aktivite olan sinemaya da desteğimizi sürdürüyoruz. Gençlerin usta yönetmenlerin ödüllü filmlerini
keşfetmeleri için son üç yıldır Filmekimi’nin sponsorluğunu üstleniyoruz. Vodafone FreeZone’lular
Filmekimi’nde bir bilet aldıklarında, bir bileti hediye kazanıyor. Filmekimi’nin hem büyük şehirlerde hem de
Türkiye’nin dört bir yanında yaşayan gençlerce ilgi gördüğünü biliyor ve Filmekimi’ni İstanbul dışındaki
illerimize de ulaştırıyoruz. Bu vesileyle, festival programındaki değerli filmlerle buluşmak üzere tüm gençleri
FreeZone’un özgür dünyasına davet ediyoruz” dedi. Buluşmada daha sonra söz alan Azize Tan, basına
programda yer alan filmler, Filmekimi’nin Ekim ayı boyunca uğrayacağı şehirler ve Filmekimi sırasında
düzenlenecek etkinliklerle ilgili ayrıntılı bilgi verdi.
FİLMEKİMİ İLK KEZ KADIKÖY’DE
Bu yıl Ekim ayı boyunca birçok şehri gezecek Filmekimi, İstanbul’da son yıllarda olduğu gibi Atlas, Beyoğlu
ve Nişantaşı Citylife City’s sinemalarında yapılacak ve bu yıl ilk defa Kadıköy’e de geçecek. Kadıköy Rexx
Sineması’nın büyük salonu, 11-17 Ekim tarihleri boyunca Filmekimi filmleriyle dolup taşacak. Filmekimi
gösterimleri tüm sinemalarda geçen yıllarda olduğu gibi 11.00, 13.30, 16.00, 19.00 ve 21.30’da yapılacak.
TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR KÖŞESİ FİLMEKİMİ
13. Filmekimi sinemanın en güncel örneklerini sadece İstanbul’a değil, Türkiye’nin farklı noktalarına da
eriştirmeye devam ediyor. 2011 yılından bu yana gittiği her şehirde sinemaseverlerden büyük ilgi gören
Filmekimi, bu yıl da Ankara, İzmir, Bursa, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Trabzon’a uğrayacak.
Filmekimi, Gaziantep’te 2-9 Kasım tarihleri arasında yapılacak Zeugma Film Festivali’nin de yabancı film
programını üstlenecek. Filmekimi, Zeugma Film Festivali ve Kırkayak Kültür Merkezi işbirliğiyle yapılacak
gösterimler, 13. Filmekimi paralelinde düzenlenecek.
Filmekimi, Ankara Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda 10-12 Ekim, İzmir Karaca Sineması’nda 15-19
Ekim, Bursa Cinetech Korupark Sinemaları’nda 17-19 Ekim, Diyarbakır N-City AVM Avşar
Sinemaları’nda 24-26 Ekim, Şanlıurfa Emek Sineması’nda 24-26 Ekim ve Trabzon Lara Sinemaları’nda
31 Ekim- 2 Kasım’da yapılacak.
FİLMEKİMİ’NİN DESTEKÇİLERİ
Vodafone FreeZone sponsorluğuyla düzenlenen 13. Filmekimi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları
Genel Müdürlüğü ve Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle gerçekleştiriliyor. 13. Filmekimi’nin medya
sponsorluğunu CNBC-e, Hürriyet, Radyo Eksen ve Radikal.com.tr üstleniyor. Filmekimi’nin afişleri ve
tanıtım kampanyası bu yıl da Alametifarika’dan.
FİLMEKİMİ ETKİNLİKLERİ
13. Filmekimi’nin İstanbul gösterimlerinin açılış ve kapanış günlerinde Fil’m Hafızası işbirliğiyle iki eğlenceli
etkinlik düzenlenecek. Filmekimi’nin bu yıl ilk defa Kadıköy’e geçmesinin şerefine 11 Ekim Cumartesi
gecesi Kadife Sokak’ta “Filmekimi 216” etkinliği gerçekleştirilecek. Filmekimi heyecanını sokağın her
köşesine taşıyacak olan “Filmekimi 216” etkinliğine katılım ücretsiz olarak.
Filmekimi’nin Fil’m Hafızası işbirliğiyle yapacağı diğer etkinlik ise 17 Ekim Cuma gecesi, Filmekimi’nin
İstanbul ayağının son gecesinde Public House’da gerçekleştirilecek. “Filmekimi 212” etkinliğinin biletleri 25
TL ve 15 TL (öğrenci) üzerinden temin edilebilecek.
BİLETLER 27 EYLÜL CUMARTESİ SABAHI SATIŞTA
İstanbul’da Filmekimi biletleri, 27 Eylül Cumartesi günü 10.30’dan itibaren, Biletix satış noktaları, Biletix
internet sitesi (biletix.com), Biletix çağrı merkezi (216 556 98 00) ile Atlas ve Rexx sinemalarında
kurulacak gişelerden satın alınabilecek.
Filmekimi’nin İstanbul ayağının biletleri hafta içi gündüz seanslarında (11.00, 13.30, 16.00) sadece 6 TL,
hafta sonu gündüz seansları ve tüm 19.00 seanslarında tam 16, indirimli 11 TL, tüm 21.30 seanslarında
ise 16 TL.
 Lale Kart ile biletlerinizi erken alın
Lale Kart üyeleri için ön satış dönemi 24 Eylül’de başlıyor: Siyah Lale Kart üyeleri 24 Eylül Çarşamba,
Beyaz, Kırmızı ve Sarı Lale Kart üyeleri 25 Eylül Perşembe ve 26 Eylül Cuma günlerinde özel indirimlerle
biletlerini alabilecek.
 İstanbul dışı gösterimlerin biletleri
İzmir, Bursa, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Trabzon’da gösterimlerinin biletleri gösterimler başlamadan bir
hafta önce, Ankara gösteriminin biletleri ise 1 Ekim’den itibaren Biletix satış noktaları, Biletix internet
sitesi (biletix.com), Biletix çağrı merkezi (216 556 98 00) ve sinemalarda kurulacak gişelerden temin
edilebilecek.
Filmekimi bilet ücretleri İzmir’de tam 12 öğrenci 10, Bursa’da tam 10, indirimli 8; Ankara’da tam 11,
indirimli 9; Trabzon ve Diyarbakır’da tam 9, indirimli 7; Şanlıurfa’da ise tam 8, indirimli 6 TL olacak.
Haftaiçi gündüz seansları (11.00, 13.30, 16.00) Ankara, İzmir ve Bursa’da 5 TL, Diyarbakır, Urfa ve
Trabzon’da 4 TL olacak.
 Vodafone Freezone’lulara Bir Bilet Alana İkincisi Hediye
13. Filmekimi'nin sponsoru Vodafone FreeZone, sinema kampanyasını Filmekimi'nde de sürdürecek.
Vodafone FreeZone'lu sinemaseverler, Filmekimi'nde bir bilet aldıklarında aynı seans için bir bilet de
hediye kazanacaklar. Kampanyalı bilet satışları 27 Eylül Cumartesi gününden itibaren Filmekimi ana
gişeleri ve biletix.com adresi üzerinden yapılacak. Kampanya koşulları hakkında ayrıntılı bilgi
vodafonefreezone.com sitesinde yer alıyor.
FİLMEKİMİ PROGRAMINA GÖZATMAK İÇİN…
Sinefiller bu yıl festival programına, Filmekimi’nin yenilenen web sitesi filmekimi.iksv.org’un yanı sıra
İKSV Mobil uygulamasından da ulaşabiliyor. Vodafone Red’in katkılarıyla geliştirilen İKSV Mobil
uygulaması, AppStore ve Google Play’den ücretsiz olarak indirilebiliyor. İKSV Mobil’e ek olarak Filmekimi
broşürü AppStore’dan ücretsiz olarak indirilebilen İKSV Kitaplık uygulamasıyla iPad üzerinde de okunabilir.
Filmekimi filmlerin bilgileri, gösterim çizelgesi, etkinlikler ve diğer tüm ayrıntıları içeren Filmekimi broşürü
ayrıca Filmekimi sinemalarından da temin edilebilir. Filmekimi’yle ilgili gelişmeler ve daha birçok güncel
bilgi ise, Filmekimi’nin Facebook, Twitter ve Instagram sayfalarından takip edilebilir.
Ayrıntılı bilgi için: filmekimi.iksv.org
Filmekimi’ni sosyal medyada takip etmek için:
facebook.com/filmekimi
twitter.com/filmekimi2014
instagram/filmekimi
#filmekimi2014
FİLMEKİMİ PROGRAMINDAKİ FİLMLERİN LİSTESİ








































Ayrı Dünyalar / Inbetween Worlds / Feo Aladag / Almanya
Seni Seviyorum Rio / Rio, I Love You / Vicente Amorim, Guillermo Arriaga, Stephan Elliott, Im Sangsoo, Nadine Labaki, Fernando Meirelles, Carlos Saldanha, Paolo Sorrentino, John Turturro, Andrucha
Waddington / Brezilya-ABD
İnsanları Seyreden Güvercin / A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence / Roy Andersson / İsveç
Karda Bir Beyaz Kuş / White Bird in a Blizzard / Gregg Araki / ABD
Dönüş / The Turning / Tony Ayres, Robert Connolly, Claire McCarthy, Stephen Page, Simon Stone,
Warwick Thornton, Mia Wasikowska, David Wenham / Avustralya
Saraybosna’nın Köprüleri / Bridges of Sarajevo / Aïda Begic, Leonardo Di Costanzo, Jean-Luc Godard,
Kamen Kalev, Isild Le Besco, Sergei Loznitsa, Vicenzo Marra, Ursula Meier, Vladimir Perisic, Cristi
Puiu, Marc Recha, Angela Schanelec, Teresa Villaverde / Fransa-Bosna Hersek-İsviçre-İtalya-PortekizBulgaristan
Aşkın Halleri / The Disappearance of Eleanor Rigby: Them / Ned Benson / ABD
Çile / Kreuzweg / Stations of the Cross / Dietrich Brüggemann / Almanya
Kök / I Origins / Mike Cahill / ABD
İlk Güreşte Aşk / Love at First Fight / Thomas Cailley / Fransa
Havana’ya Dönüş / Return to Ithaca / Laurent Cantet / Fransa
Whiplash / Damien Chazelle / ABD
Palo Alto / Gia Coppola / ABD
Yıldız Haritası / Maps to the Stars / David Cronenberg / Fransa-Kanada-Almanya
İki Gün, Bir Gece / Two Days, One Night / Jean-Pierre Dardenne, Luc Dardenne / Belçika-İtalya-Fransa
Mommy / Xavier Dolan / Kanada
Jersey Boys / Clint Eastwood / ABD
Björk: Biophilia Live / Nick Fenton, Peter Strickland / İngiltere
Pasolini / Abel Ferrara / Fransa-Belçika-İtalya
New York’a Hoş Geldiniz / Welcome to New York / Abel Ferrara /
Geronimo / Tony Gatlif / Fransa
Dile Veda / Goodbye to Language / Jean-Luc Godard / Fransa
Çılgın Aşk / Amour fou / Jessica Hausner / Avusturya-Luxemburg-Almanya
Arayış / The Search / Michel Hazanavicius / Fransa-Gürcistan
Soğuk Cennet / Snow in Paradise / Andrew Hulme / İngiltere
Dingin Sular / Still the Water / Naomi Kawase / Japonya-Fransa-İspanya
Bire Bir / One on One / Kim Ki-duk / Güney Kore
Bay Turner / Mr. Turner / Mike Leigh / İngiltere
Çocukluk / Boyhood / Richard Linklater / ABD
Özgürlük Dansı / Jimmy’s Hall / Ken Loach / İngiltere-İrlanda-Fransa
Buz, Kar ve İntikam / In Order of Disappearance/ Hans Petter Moland / Norveç
Beyaz Tanrı / White God / Kornél Mundruczo / Macaristan-Almanya-İsveç
Mısır Adası / Corn Island / George Ovashvili / Gürcistan-Almanya-Fransa
Turist / Force Majeur / Ruben Östlund / İsveç-Danimarka-Norveç
Issız Toprak / Young Ones / Jake Paltrow / ABD
Kirli Para / The Drop / Michael R. Roskam / ABD
Mucizeler / Le meraviglie / The Wonders / Alice Rohrwacher / İtalya-İsviçre-Almanya
Mezara Kadar / A Hard Day / Kim Seong-hun / Güney Kore
Timbuktu / Abderrahmane Sissako / Fransa-Moritanya
Miss Julie / Liv Ullmann / Norveç-İngiltere



İnsan Sermayesi / Human Capital / Paolo Virzì / İtalya-Fransa
Yuvaya Dönüş / Coming Home / Zhang Yimou / Çin
Leviathan / Andrey Zvyagintsev / Rusya
FİLM BİLGİLERİ
Ayrı Dünyalar / Zwischen Welten / Inbetween Worlds – Feo Aladag
Avusturyalı oyuncu ve yönetmen Feo Aladağ’ın ödüllü ilk filmi Die Fremde / Yabancı’nın ardından, gerçek
olaylardan esinlenerek senaryolaştırarak çektiği Zwischen Welten / Inbetween Worlds / Ayrı Dünyalar,
dünya prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yaptı. Alman askeri Jesper, kardeşini orada kaybetmiş olmasına
rağmen Afganistan’daki bir görevi kabul ederek savaş yorgunu bu ülkeye gelir. Görevi, bir karakol köyünü
Taliban etkisinden korumaktır. Genç fakat deneyimsiz tercümanları Tarık’ın yardımıyla hem yerel halkın hem
de müttefik Afgan milislerinin güvenini kazanmaya çalışır. Ancak Taliban, Tarık’la kız kardeşi Nala’yı tehdit
edince, Jesper askeri sorumluluklarıyla vicdanı arasında sıkışır. Afganistan’da olan bitenlerin çok fazla
bilinmediğini söyleyen yönetmen Aladağ, filmi bu konuya daha fazla açıklık kazandırmak için çektiğini
söylüyor. Filmin oyuncu kadrosu ise şöyle: Ronald Zehrfeld, Mohsin Ahmady, Saida Barmaki, Abdul
Salim Yosofzai, Felix Kramer, Burghart Klaussner, Pit Bukowski, Tobias Schoenenberg.
Seni Seviyorum Rio / Rio, Eu Te Amo / Rio, I Love You - Vicente Amorim, Guillermo Arriaga, Stephan
Elliott, Im Sang-soo, Nadine Labaki, Fernando Meirelles, Carlos Saldanha, Paolo Sorrentino, John
Turturro, Andrucha Waddington
Basil Hoffman, Bruna Linzmeyer, Caio Junqueira, Cláudia Abreu, Harvey Keitel, John Turturro,
Nadine Labaki, Rodrigo Santoro, Ryan Kwanten, Vanessa Paradis, Vincent Cassel’dan oluşan,
yıldızlarla dolu bir oyuncu kadrosu ve on yönetmen, Rio’da âşık olmanın ve bazen de Rio’ya âşık olmanın
hikâyelerini anlatıyor. Dünyanın en saygın yönetmenlerinden bazıları, bu büyülü kente duydukları aşkı ve
tutkuyu, on kısa filmle sinemasal bir aşk mektubu gibi tasarladılar. Rio’nun insani çeşitliliğini, doğal
güzelliklerini, sıcaklığını ve canlılığını, geçici, ebedi, acı, zorlu ve şefkat dolu aşklar aracılığıyla sunan
filmdeki kısa filmlerin her biri iki gün içinde, Rio’nun farklı mahallelerinde geçiyor. Rio, Eu Te Amo / Rio, I
Love You / Seni Seviyorum Rio, daha önce Paris ve New York’u ele alan “Aşk Şehirleri” dizisinin üçüncü
ayağı.
İnsanları Seyreden Güvercin / A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence - Roy Andersson
Çoğu zaman adı Ingmar Bergman ile anılan, İsveç sinemasının usta yönetmeni Roy Andersson İkinci
Kattan Şarkılar (2000) ve Siz, Yaşayanlar’ın (2007) ardından “Yaşayanlar” üçlemesini tamamlıyor. Dünya
prömiyerini ağustosta Venedik Film Festivali’nde yapan ve Altın Aslan Ödülü’nü alan film, Holger
Andersson, Nisse Vestblom’ın canlandırdığı ıvır zıvır satan iki gezgin satıcıyı izliyor. Çağdaş zamanların
Don Kişot ve Sanço Panza’sı gibi, bu iki bezgin adam, günümüzün, geçmişin ve geleceğin karmakarışık
dünyasına bir bakış atıyor: Aynı anda absürt, sert, gerçeküstü, öfke dolu, rahatsız edici, karanlık ve komik En
Duva Satt Pa En Gren Och Funderade Pa Tıllvaron / A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on
Existence / İnsanları Seyreden Güvercin, farklı yaşamlar ve durumların içinden geçerken bize yaşamın
ihtişamını, insanoğlunun kırılganlığını ve yaklaşan kıyametini hatırlatıyor, tıpkı bir dalın üzerinden bizleri
gözleyen bir güvercin gibi.
Karda Bir Beyaz Kuş / White Bird in a Blizzard - Gregg Araki
En son kıyamet komedisi Kaboom / Gümmm! ile Filmekimi’nde izlediğimiz Gregg Araki’nin üç yıl aradan
sonra çektiği bu ilk uzun metrajlı film, sıra dışı ve gizem dolu bir dram ve bir büyüme öyküsü. White Bird in a
Blizzard / Karda Bir Beyaz Kuş’ta kusursuz ev kadını, güzel, çekici, gizemli ve huzursuz Eve ortadan
kaybolunca, 17 yaşındaki kızı Kat, yıllardır ezildiğini hissettiği duygusal baskılardan kurtulmanın heyecanıyla
annesinin yokluğunu hiç yadırgamaz. Cinselliğini keşfedip bir yandan büyümenin sancılarını çekerken bir
yandan da rüyalarında annesinin yardım çağrılarını görmeye devam eder. Ne var ki, zaman geçtikçe Kat,
sonunda kendi inkârını görecek ve annesinin gidişi hakkındaki gerçekleri kabullenecektir. Filmin oyuncu
kadrosunda Shailene Woodley, Eva Green, Christopher Meloni, Shiloh Fernandez, Gabourey Sidibe,
Thomas Jane, Dale Dickey, Mark Indelicato, Sheryl Lee, Angela Bassett gibi yıldızlar yer alıyor.
Dönüş / The Turning - Tony Ayres, Robert Connolly, Claire Mccarthy, Stephen Page, Simon Stone,
Warwick Thornton, Mia Wasikowska, David Wenham
Farklı disiplinlerden gelen sekiz Avustralyalı sanatçı, ödüllü yazar Tim Winton’ın insanın içine işleyen aynı
adlı harika öykü kitabı The Turning / Dönüş ‘teki öyküleri kısa filmlere döktüler. Birbirine bağlanan ve
birbirleriyle çakışan öykü-filmlerde yineleyen karakterleri farklı Avustralyalı oyuncular canlandırıyor. Filmde
küçük bir kıyı kasabasının sakinleri, sıradan yaşamlarını sarsan olağanüstü anları yaşarken, tereddüt ve
pişmanlık hissediyor, bazı ilişkiler ister istemez değişiyor, kararlardan vazgeçiliyor, bazı yaşamlar sonsuza
dek yön değiştiriyor… Canlı çekimler, kum animasyonu ve hatta üç parçalı bir bölüm de içeren bu çok özel
film, önce Melbourne, ardından da Berlin film festivallerinde prömiyerini yaptı.
Saraybosna’nın Köprüleri / Bridges of Sarajevo - Aïda Begic, Leonardo Di Costanzo, Jean-Luc
Godard, Kamen Kalev, Isild Le Besco, Sergei Loznitsa, Vicenzo Marra, Ursula Meier, Vladimir Perisic,
Cristi Puiu, Marc Recha, Angela Schanelec, Teresa Villaverde
Dünya prömiyerini Cannes’da özel bir gösterimde yapan Bridges of Sarajevo / Saraybosna’nın Köprüleri,
1. Dünya Savaşı’nın 100. yıldönümü vesilesiyle hazırlanan on üç kısa filmden oluşuyor. Avrupalı
yönetmenlerin Saraybosna’nın tarihi ve bugününü ele aldıkları filmler, 1914-1918 ve 1992-1995 tarihlerini de
işliyor, yani savaş günlerini… Köklü bir geçmişe sahip bu çok özgün kent, filmde evrensel meselelerin
eleştirel ve sanatsal bir simgesine dönüşürken kentin tarihi, dünya tarihiyle kesişiyor ve yüz yıllık bir savaşlar
coğrafyası önümüze açılıyor. Fransız eleştirmen Jean-Michel Frodon’un önayak olduğu bu proje-filmdeki
farklı tarz ve bakış açılarını temsil eden bölümler, Belçikalı çizgiromancı François Schuiten’in çizdiği
canlandırma sekanslarıyla birleştiriliyor.
Aşkın Halleri / The Disappearance of Eleanor Rigby: Them - Ned Benson
Ned Benson’ın 2013’te çektiği ikili film Him ve Her, evli bir çiftin bozulan ilişkisine kadının ve adamın bakış
açılarından, ayrı ayrı bakıyordu. İki farklı bakış açısını bir araya getiren ve bu iki filmin tek bir filme
kurgulanmış hali olan The Disappearance of Eleanor Rigby: Them / Aşkın Halleri ise ilişkilerin öznelliğine
getirdiği benzersiz bakışla, Cannes’da ilk kez gösterildiği Belirli Bir Bakış bölümünde büyük övgü topladı.
Filmin kahramanları Connor ve Eleanor, New Yorklu, evli bir çifttir. Connor kendi lokantasında çalışırken
Eleanor da yüksek eğitimine devam etmektedir. Hayat sıradan günlerle geçerken beklenmedik bir kayıpla
evlilikleri sarsılır. Bu üzücü olaydan sonra iki yabancı olarak hem birbirlerine anlayış göstermeye hem de eski
sevgilerini yeniden yakalamaya çabalayacaklardır. Filmde başrolleri Jessica Chastain, James McAvoy,
Viola Davis, William Hurt, Isabelle Huppert, Jess Weixler, Bill Hader gibi yıldızlar paylaşıyor.
Çile / Kreuzweg / Stations of the Cross - Dietrich Brüggemann
Bu sene Berlin’de En İyi Senaryo ve Kiliseler Birliği Ödülleri’ni alan Kreuzweg / Stations of the Cross / Çile,
köktendincilik üzerine bir taşlama, bir azizenin öyküsü... 14 yaşındaki Maria, koyu Katolik bir mezhebe bağlı
olan ailesinden öğrendiklerini gündelik yaşama bir türlü uyarlayamaz. Bu nedenle sürekli bir ikilem içinde
kalan genç kız, giderek daha da radikal bir noktaya kayar ve dilsiz erkek kardeşinin iyileşmesi için kendini
kurban etmeye karar verir. İsa’yı aklından çıkarmadan, onun çile çektiği on dört duraktan geçerek bir azize
olacaktır. Lea van Acken, Franziska Weisz, Florian Stetter, Lucie Aron, Moritz Knapp, Ramin Yazdani,
Hanns Zischler ve Michael Kamp’ın rol aldığı Dietrich Brüggemann’ın filmi bu öyküyü sabit açılı 14 plan
sekans aracılığıyla anlatıyor. Filmin alışılmadık biçimsel tercihi seyirciyi zorlamaktan ziyade, metnin dini
fanatizm ve hoşgörü üzerine sorduğu soruları daha da çıplak hale getiriyor.
Kök / I Origins - Mike Cahill
Yılın en merakla beklenen bilimkurgu filmlerinden olan I Origins / Kök’te bilim, aşk ve maneviyat
bütünleşiyor. Bu sene Sundance’te Alfred P. Sloan En İyi Bilim Filmi Ödülü’nü alan filmde; Dr. Ian Gray,
gözde bulunan iris tabakasının her insanda farklı olduğu gerçeğinden hareketle gözün evrimini araştıran bir
moleküler biyologdur. Elinden kaçırdığı genç bir kadınla karşılaşıp ona âşık olduğunda araştırmalarının
hayatına işlediğini fark eder. Araştırmaları, yıllar sonra, onu hem bilimsel hem de manevi inançlarını
sarsacak bir sonuca sürükleyecer. Teorisini kanıtlamak uğruna dünyanın bir ucuna gidip tüm varlığını
tehlikeye atmayı bile göze alacaktır. Heyecan dolu bir bilim-gizem filmi olan Kök, Mike Cahill’in ikinci filmi.
Cahill’in ilk filmi olan Başka Bir Dünya da Sundance’te 2011’de Alfred P. Sloan Ödülü’nü kazanmıştı. Filmde
Michael Pitt, Brit Marling, Astrid Bergés-Frisbey, Steven Yeun, Archie Panjabi ve Cara Seymour yer
alıyor.
İlk Güreşte Aşk / Les Combattants / Love at First Fight / Thomas Cailley
Bu yıl, Cannes Avrupa Sinemaları, SACED, CICAE Sanat Sinemaları ve FIPRESCI gibi ödüllere layık
görülen Les Combattants / Love at First Fight / İlk Güreşte Aşk; komik bir hayatta kalma mücadelesini ve
zorlu bir aşkı anlatıyor. Dostlarıyla aile işi arasında bölünen Arnaud, görünüşte sakin bir yaz geçirecektir. Ta
ki güzel olduğu kadar kaba, bir o kadar da kaslı Madeleine’le yerlerde gürerşip kaybedene dek. Arnaud’nun
beklentisi yoktur, Madeleine en kötüsüne hazırlıklıdır. Biri kendini bırakır, rahattır, gülmeyi sever. Öteki
dövüşmeyi, yüzmeyi, kendini zorlamayı… Madeleine bir şey talep etmediğine göre Arnaud ne kadar ileri
gidecektir? Sonuçta, hem sevişmek hem savaşmak mümkündür. Thomas Cailley’nin ilk uzun metrajı bir
romantik komediyi de geçerek film türleri arasında geziniyor. Filmin oyuncu kadrosu ise Adèle Haenel,
Kévin Azaïs, Antoine Laurent, Brigitte Roüan, William Lebghil, Thibault Berducat ve Nicolas
Wanczycki’den oluşuyor.
Havana’ya Dönüş / Retour à Ithaque / Return to Ithaca - Laurent Cantet
Havana’yı tepeden gören bir teras ve günbatımı… Bu sene, Venedik Günleri’nde En İyi Film Ödülü’nü alan
Retour à Ithaque / Return to Ithaca / Havana’ya Dönüş’te beş arkadaş, İspanya’da 16 yıllık sürgününden
sonra memlekete dönüşünü kutlamak üzere bir araya gelmiş. Günbatımından şafağa dek gençliklerini,
sırlarını, bir zamanlar kurdukları ekibi, geleceğe dair umutlarını anımsarlarken bir yandan da hayal
kırıklıklarını ve birer birer yıkılıp giden Küba gerçekliklerini konuşurlar. Dostlukları her şeye rağmen onları bir
arada tutacak, acı ve tatsız anların üstesinden gelecek kadar güçlü müdür? Ithaca’ya Dönüş’ün senaryosu,
Küba’nın en saygın romancısı Leonardo Padura ile Altın Palmiye’li Entre les Murs / Sınıf ve Foxfire / Can
Ateşi filmleriyle tanıdığımız yönetmen Lauren Cantet tarafından yazıldı. Havana’ya Dönüş’ün başrollerinde
ise Jorge Perugorria, Pedro Julio Diaz Ferran, Isabel Santos, Fernando Hechavarria ve Néstor
Jiménez bulunuyor.
Whiplash - Damien Chazelle
Damien Chazelle’in son filmi Whiplash, Sundance’te Drama dalında Büyük Jüri Ödülü ve İzleyici Ödülleri’ni
kazandı. Cannes’da da Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde gösterilen film, acımasız bir caz ustasıyla
genç davulcu öğrencisi arasındaki gerilimli ilişkiyi ele alıyor. Chazelle’in 2013’te yine Sundance’te
ödüllendirilen aynı adlı kendi kısa filminden yola çıkarak çektiği, adrenalini hiç azalmayan bu psikolojik
gerilimin kahramanı, Manhattan’da zorlu bir konservatuarda okuyan, daha 19 yaşındaki davulcu Andrew.
Babası gibi başarısızlığa uğramaktan korkan Andrew, büyük bir müzisyen olma hedefiyle elleri kanayıncaya
kadar egzersiz yapıyor. Sertliğiyle nam salmış caz ustası Terence Fletcher’dan ders almaya başlayınca,
kusursuzluğa erişmek için insanlığını bile kaybetmeyi göze alıyor. Filmin başrollerinde Milles Teller, J.K.
Simmons, Melissa Benoist, Paul Reiser, Austin Stowell ve Jayson Blair’i izliyoruz.
Palo Alto - Gia Coppola
Gia Coppola’nın senaryosunu yazıp yönettiği bu ilk film, James Franco’nun yazdığı Palo Alto Öyküleri
kitabından beyazperdeye uyarlandı. Çekingen ve hassas bir kız olan April, çocuğunu tek başına büyüten
futbol koçu Mr. B. ile kafası hep güzel, asi Teddy arasında kalmıştır. Bu arada, April’a gizlice hayran Fred,
önüne gelenle yatan Emily’yi baştan çıkarır. Partiler eğlenceleri izlerken April ile Teddy sonunda birbirlerine
ilgi duyduklarını kabullenirken Fred’in sorumsuzlukları ortalığı karıştırır. Francis Ford Coppola’nın torunu ve
Sofia Coppola’nın yeğeni, fotoğrafçı Gia Coppola, ilk filminde ilkgençliğin karmaşık bağlarını, aşırıya kaçan
duygularını ve romantik sarsıntılarını ustaca saptarken ergenlerin cinsel arzu, sıkıntı, yabancılaşma ve yıkıcı
öfke nöbetlerinin bir portresini de çiziyor. Filmde başrolleri ise yine James Franco, Emma Roberts, Nat
Wolff, Zoe Levin, Claudia Levy, Olivia Crocicchia ve Jack Kilmer paylaşıyor.
Yıldız Haritası / Maps to the Stars - David Cronenberg
Kült yönetmen David Cronenberg’in son filmi, John Cusack’ın tarifiyle “Fazla renkli, yüksek ateşli bir
Hollywood rüyası”. Maps To The Stars / Yıldız Haritası filminin başrolünde bu yıl Cannes’da En İyi Kadın
Oyuncu Ödülü’nü almış Julianne Moore da bulunuyor. Cronenberg’in sığ ve bencil şöhretlerin yoz ve boş
hayatlarını anlatan Hollywood taşlamasının anti kahramanları, zengin psikoterapist Stafford, uyuşturucu
alışkanlığından henüz kurtulan 13 yaşındaki çocuk yıldız oğlu Benjie, yangın çıkarma alışkanlığı için
yatırıldığı sanatoryumdan yeni çıkan kızı Agatha, eski şaşaalı günlerinin özlemiyle parlak bir rol peşine düşen
ama bu arada annesinin hayaletinden kurtulamayan güzel oyuncu Havana ve senarist olma hayalleri kuran
limuzin şoförü Jerome’dan oluşuyor. Senaryosu romancı ve senarist Bruce Wagner’ın elinden çıkan film
hakkında Cronenberg şöyle diyor: “Bence tüm filmlerim eğlenceli. Bu filmim de istisna değil.” Yıldızlardan
oluşan filmin oyuncu kadrosunda ise Julianne Moore, Robert Pattinson, John Cusack, Mia Wasikowska,
Olivia Williams, Sarah Gadon ve Evan Bird yer alıyor.
İki Gün, Bir Gece / Deux Jours, Une Nuit / Two Days, One Night - Jean-Pierre Dardenne, Luc
Dardenne
Dardenne Kardeşler’in Altın Palmiye için yarışan Deux Jours, Une Nuit / Two Days, One Night / İki Gün,
Bir Gece, bu yıl Sydney’de En İyi Film Ödülü’nü aldı. Variety dergisine göre “Belçika işçi sınıfına dair yine
güçlü bir yapıt; her zamanki gibi harika bir toplumsal dram” ve Marion Cotillard’ın Kaldırım Serçesi’nden bu
yana en iyi performansı. Cotillard’ın canlandırdığı Sandra, depresyon yüzünden bir süre izin aldıktan sonra
işine dönüyor. Ne var ki o yokken patronu iş arkadaşlarına 1000’er Avro prim karşılığında Sandra’yı işten
çıkarmayı teklif ediyor. Gizli oylama pazartesi yapılacak; Sandra’nın iş arkadaşlarını ikna etmek için sadece
bir haftasonu var. “Filmin genel çerçevesi bu” diyor yönetmenler: “Performans takıntısı ve çalışanlar
arasındaki vahşi rekabet. Bunu her yerdeki işyerlerinde görüyoruz.” Fransız yıldızlardan oluşan filmin
kadrosunda Marion Cotillard, Fabrizio Rongione, Pili Groyne, Simon Caudry ve Olivier Gourmet
bulunuyor. İki Gün, Bir Gece, Belçika’nın Oscar adayı oldu.
Mommy - Xavier Dolan
Henüz 25 yaşındaki Xavier Dolan Mommy ile Cannes Film Festivali’nde Jüri Ödülü’nü efsane sinemacı
Jean-Luc Godard’la paylaştı. Yönetmenliğini, senaristliğini, kurgusunu ve hatta kostüm tasarımını Dolan’ın
üstlendiği film, bazen şiddete meyilli bazense fazla sevecen sorunlu ergen oğlu Steve’i tek başına
büyütmeye çalışan dul anne Diane’ın hikâyesini anlatıyor. Komşuları olan Kyla bir gün hayatlarına girince,
hem annenin hem de oğlun hayatları değişiyor. Uyguladığı 1:1 ekran oranı ve müzik, renk ve kurgu
seçimleriyle Xavier Dolan’ın bu son filmi, birçok eleştirmen tarafından en iyi ve en olgun yapıtı olarak görüldü,
jüri başkanı Jane Campion tarafından “O gerçekten dahi, filme bayıldım” sözleriyle övüldü. Filmin oyuncu
kadrosu Anne Dorval, Suzanne Clement, Antoine Olivier Pilon, Patrick Huard, Alexandre Goyette,
Michele Lituac ve Viviane Pacal’den oluşuyor. Mommy, Kanada’nın Oscar adayı oldu.
Jersey Boys - Clint Eastwood
Usta oyuncu ve Oscar’lı yönetmen Clint Eastwood bu kez efsane rock’n’roll grubu Frankie Valli and the
Four Seasons’ın yükseliş öyküsünü sinemaya aktarıyor. Bazı filmlerinin müziklerini de kendi besteleyen
Eastwood’un Bird ile ilk kez denediği müzik biyografileri filmlerinin son başarı halkası Jersey Boys, özellikle
60’larda şöhreti yakalayan, albümleri 100 milyon satan Frankie Valli and the Four Seasons’ı 1951’den 1990
yılına dek izliyor. 2005’ten bu yana Broadway’de, geçen yıl da İstanbul’da sahnelenen Jersey Boys müzikali
dört Tony Ödülü kazanmıştı. Müzikalin bu beyazperde uyarlamasında da Frankie Valli’yi müzikalde
başrolünü üstlenen John Lloyd Young canlandırıyor. Frankie Valli and the Four Seasons’ın çokça bilinen
klasik hit şarkıları arasında “Sherry”, “Big Girls Don’t Cry”, “Beggin’” ve “Can’t Take My Eyes Off of You”
sayılabilir. Eastwood ayrıca filmin yapımcıları arasında. Filmde John Lloyd Young, Erich Bergen, Michael
Lomenda, Vincent Piazza, Christopher Walken, Mike Doyle, Renée Marino ve Erica Piccininni’yi
başrollerde izliyoruz.
Björk: Biophilia Live - Nick Fenton, Peter Strickland
Björk gibi sanatçı zor bulunur: Aynı anda hem avangart, hem kışkırtıcı hem özgün, kimseye benzemeyen bir
deha… Björk – Biophilia Live, bu eşsiz sanatçının yaratımı olan disiplinlerarası multimedya projesi
Biophilia’nın insani yönünü keşfetmeye çalışan bir konser filmi. Björk’ün aynı adlı sekizinci stüdyo albümü
Biophilia’yı merkez alan proje müzik, telefon app’leri, internet, yerleştirmeler ve canlı konserlerden oluşan
çok yönlü, çok katmanlı bir etkinlikler toplamı. İki yıl süren turnenin son gösterisi olarak Londra’daki
Alexandra Palace’ta yapılan ve canlı kaydedilen görkemli konserde Björk ve ekibi Biophilia’daki tüm şarkıları
ve daha birçoğunu dijital, geleneksel ve neredeyse tanımsız enstrümanlar kullanarak seslendiriyor. Çok
parçalı bir mozaik olarak Biophilia’nın hayati bir parçasını oluşturan ve Berberian Sound Studio
yönetmenlerinden Peter Strickland’ın ortak yönettiği Björk – Biophilia Live, Hollywood Reporter dergisi
tarafından “Başlı başına bir sanat yapıtı” olarak övülüyor.
Pasolini - Abel Ferrara
“Onu kimin öldürdüğünü biliyorum!” demişti Abel Ferrara İtalyan gazetecilere Pasolini’nin son günlerini
anlattığı filmini bitirince. Gizem, Pier Paolo Pasolini 1975 Kasım’ında, korku ve tutkunun hüküm sürdüğü, yoz
ve bitik bir İtalya’da vahşice öldürüldüğünden bu yana ortadan kalkmadı. Şair, yönetmen, gazeteci ve aydın
Pasolini, İtalyan sanat ve siyaset çevrelerinin en tanınmış ve aynı zamanda en tartışılan isimlerinden biriydi.
1975’te Roma yakınlarında bir plajda, kendi arabasıyla ezilerek öldürüldüğünde bazı söylentiler ve zanlılar
ortaya çıktı ama gerçek katil ne belirlendi ne de cezalandırıldı. 2005 yılında, bazı yeni kanıtların ele
geçmesiyle vaka dosyası yeniden açıldı. Abel Ferrara, siyaset ve sinema tarihini bir arada ele aldığı filminde
işte bu karanlık olaya ışık tutmaya çalışırken filmin oyuncu kadrosunda Willem Dafoe, Maria De Medeiros,
Riccardo Scamarcio, Giada Colagrande, Valerio Mastandrea ve Tatiana Luter yer alıyor.
New York’a Hoş Geldiniz / Welcome to New York - Abel Ferrara
Bay Devereaux güçlü bir adam... Elinden her gün milyarlarca dolar geçen, ülkelerin ekonomik kaderlerini
elinde tutan bir adam... Karşı koyamadığı, çılgın bir cinsel açlığın pençesinde bir adam... Dünyayı
kurtarmanın hayalini kurarken kendini kurtaramayan, korkmuş, kayıp bir adam… Welcome to New York /
New York’a Hoş Geldiniz, zenginin ve güçlünün, devle güçsüzün, yoksullarla kralların, fahişelerin,
müşterilerin ve âşıkların filmi… Yargılananların ve yargıçların… Dünyanın tepesindeki Bay Devereaux’nun
düşüşünün hikâyesi, 2011 yılında, New York’ta bir otelde bir kadına tecavüz ve saldırı suçlarıyla yargılanan
Dominique Strauss-Kahn’ın hem son derece tartışmalı geçen hem de bütün dünyada izlenen mahkeme
sürecinden esinleniyor. Filmin başrollerinde Gerard Depardieu, Jacqueline Bisset, Marie Mouté, Pamela
Afesi, Nikki James, Paul Calderon, Paul Hipp, Shanyn Leigh ve Amy Ferguson yer alıyor.
Geronimo - Tony Gatlif
Kendi evden kaçış hikâyesi ve namus cinayetlerinden esinlenen Tony Gatlif, Romeo ve Jülyet, Batı
Yakasının Hikâyesi ve Kanlı Düğün’ün çağdaş bir karışımıyla yeniden beyazperdeye dönüyor: Geronimo;
yüksek enerjili, dans, Flamenko, Türk müziği ve hip hopla dolu, çağdaş bir trajedi… Fransa’nın güneyinde,
kızgın yaz sıcağında, sosyal eğitmen Geronimo, bir rahibe gibi kendini St. Pierre mahallesindeki gençler
arasındaki gerilimi gidermeye vermiştir. Zorla evlendirilmek istenen Türk kökenli genç Nil evden kaçıp
Çingene sevgilisinin kollarına koşunca iki çete arasındaki gerginlik çatışmaya dönüşür. İtiş-kakış, müzik
savaşlarına dönüşünce huzursuzluğu dindirme görevini Geronimo üstelenecektir. Filmde Celine Sallette,
Rachid Yous, David Murgia, Nailia Harzoune, Vincent Heneine, Adrien Ruiz, Aksel Üstün ve Tim
Seyfi’yi izliyoruz.
Dile Veda / Adieu au Language / Goodbye to Language - Jean-Luc Godard
Sinemanın yaşlanmayan ustası, 83 yaşındaki büyük deha Jean-Luc Godard’ın son filmi Adieu au Langage
/ Goodbye to Language / Dile Veda, bu yıl Cannes’da ilk kez Jüri Ödülü’nü aldı. Yönetmenin 39. uzun
metrajlı filmiyle gözlerinizi ve zihninizi daha önce hiç olmadığı gibi alt-üst ediyor. Farklı video formatları
kullanımı, benzersiz 3D denemeleri, sağlam bir mizahi bakış, edebi alıntılar ve yine bolca kelime oyunları
aracılığıyla küreselleşmeden devlet şiddetine, klasik müzikten aşka birçok konuya değinirken sinemanın
sınırlarını da zorluyor. “Hayalgücü olmayanlar gerçekliğe sığınır” cümlesiyle açılan bu eşsiz film, ilk kez
izleyici karşısına çıktığı Cannes Film Festivali’nde aldığı ödülle Godard’ın hâlâ yenilikçi ve hâlâ zinde
olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Filmin konusu Godard’a göre basit: “Evli bir kadınla bekâr bir adam
karşılaşır. Sever, kavga ederler; yumruklar konuşur.” Filmin oyuncuları arasında Héloïse Godet, Kamel
Abdelli, Richard Chevallier, Zoé Bruneau, Christian Gregori ve Jessica Erickson bulunuyor.
Çılgın Aşk / Amour Fou - Jessica Hausner
“Aşk ebedidir ve hep ölümün üstesinden gelir”, diye düşünülürdü 19. yüzyılda. Dünya prömiyerini Cannes’da
Belirli Bir Bakış Bölümü’nde yapan Amour Fou / Çılgın Aşk, bu fikirden yola çıkan bir tür “romantik komedi”,
konusunu ise şair, oyun yazarı ve romancı Heinrich von Kleist’ın 1811’deki çifte intiharından alıyor. Romantik
Dönem’de, Berlin’deyiz… Genç şair Heinrich, ölümün kaçınılmazlığını aşkla aşmaya çalışmaktadır, ama
şüpheci kuzini Marie’yi birlikte intihar etmeye ikna edemez. Reddedilmenin ağırlığını hisseden Heinrich, tam
bu sırada orta sınıftan evli bir kadın olan Henriette’le tanışır. Henriette başta çekimser davransa da ölümcül
bir hastalığın pençesinde olduğunu öğrenince Heinrich’in teklifini yeniden değerlendirecektir. Christian
Friedel, Birte Schnöink, Stephan Grossmann, Peter Jordan, Sebastian Hülk, Marc Bischoff, MariePaule Von Roesgen, Josiane Peiffer, Sandra Hüller gibi isimler filmin başrollerini üstleniyor.
Arayış / The Search - Michel Hazanavicius
Yönetmen Michel Hazanavicius ve (eşi) oyuncu Bérénice Bejo, beş Oscar’lı Artist’in ardından bu kez bir
savaş dramında bir araya geliyor. Cannes’da Altın Palmiye için yarışan The Search / Arayış’ın hikâyesi,
ikinci Çeçen Savaşı sırasında, 1999 yılında geçiyor ve kaderin zalim bir oyunu sonun yaşamları kesişen dört
kişiyi izliyor. Köylerindeki herkesin öldürülmesine tanık olan bir oğlan çocuğu kaçarak mültecilerin yanına
katılır. Çocuk, bölgede bulunan Avrupa Birliği delegasyonunun başı olan Carole ile tanıştıktan bir süre sonra,
kadının yardımıyla ancak kendine gelmeye başlar. Bu sırada ablası da mülteciler arasında onu aramaktadır.
Yönetmen Hazanavicius, Cannes’da Altın Palmiye için yarışan filmin senaryosunu yazarken İkinci Dünya
Savaşı’nda mülteci olan anne-babasının çektiklerinden de esinlenmiş. Filmin oyuncu kadrosunda yine
Bérénice Bejo, Annette Bening, Maxim Emelianov, Abdul Khalim Mamatsuiev ve Zukhra Duishvili yer
alıyor.
Soğuk Cennet / Snow in Paradise - Andrew Hulme
İngiltere’de Hoxton’daki toplu konutlardan semazenlere uzanan, bir şehir eşkıyasının şiddet patlamaları ve
suçluluğunu din yoluyla kontrol altına alma çabalarını anlatan bir hikâye, bir yolculuk anlatıyor Snow in
Paradise / Soğuk Cennet. Londra’nın fakir East End bölgesinde uyuşturucu ve zorbalıkta kendini bulan
sıradan soyguncu Dave, en iyi arkadaşı Tarık’ın ölümüne neden olunca daha önce hiç duyumsamadığı utanç
ve pişmanlık hislerine boğulur. Suçluluktan kurtulma arayışında İslam’la tanışır, ne var ki kavuştuğu içsel
huzur, suç dolu geçmişince gölgelenecektir. Deneyimli kurgucu Andrew Hulme’un Cannes’da Belirli Bir
Bakış Bölümü’nde gösterilen bu ilk filmi, senaryoyu da birlikte yazdığı Martin Askew’un deneyimlerine
dayanıyor. Askew filmde de Dave’in amcasını canlandırıyor. Filmin diğer oyuncuları ise şöyle: Frederick
Schmidt, Aymen Hamdouchi, Martin Askew, David Spinx, Claire-Louise Cordwell, Ashley Chin, Joel
Beckett, Clive Brunt ve John Dagleish.
Dingin Sular / Futatsume No Mado / Still the Water - Naomi Kawase
İlk kez izleyici karşısına çıktığı Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan Futatsume No Mado /
Still The Water / Dingin Sular’ı, yönetmeni Naomi Kawase “başyapıtı” olarak tanımlıyor. Film, doğa
bağlantılı gelenekleri ebediyen süren, ne ruhlar âlemiyle bağları ne de kültürel töreleri henüz körelmemiş
olan, Amami adlı tropik altı bir Japon adasında geçiyor. Ağustos ayında yapılan geleneksel dolunay dansları
sırasında 16 yaşındaki Kaito, denizde sırtı dövmeli bir adamın cesedini bulur. Kaito, kız arkadaşı Kyoko ile
birlikte, bu cesedin gizlerini çözmeye çalışırken yaşam, ölüm ve aşk döngülerini keşfedecek ve iki genç
birlikte yetişkinliğe ilk adımlarını atacaklardır. Filmin oyuncu kadrosunda ise Nijiro Murakami, Jun
Yoshinaga, Tetta Sugimoto, Miyuki Matsuda ve Fujio Tokita yer alıyor.
Bire Bir / Il-dae-il / One on One - Kim Ki-duk
Liseli bir kız, 9 Mayıs’ta kaçırılır, tecavüze uğrar ve vahşice öldürülür. Yedi şüpheli vardır. Gölgeler
Tarikatı’ndan yedi kişi, bu yediyi zanlıyı teker teker bulacaktır… Tıpkı yedi gölge gibi… Peki kim bunlar, siz
hangisisiniz? Güney Koreli auteur Kim Ki-duk’un bol cinayetli bu gerilim filmi, Eylül’de yapılan Venedik Film
Festivali’nde Venedik Günleri bölümünün açılış filmi olarak gösterildi. “Bu film yaşadığım ülke, Güney Kore
hakkında. Eğer kendinizi öldürülüyor gibi hissetmiyorsanız, bu filmi seyretmeyin” diyor Kim Ki-duk, yirminci
uzun metrajlı filmi Il-Dae-Il / One On One / Bire Bir için. Usta yönetmenin Filmekimi’nde gösterilen diğer
filmleri arasında Yay, Arirang, Zaman, Nefes, Acı ve Moebius sayılabilir. Bire Bir’in oyuncu kadrosunda ise
Ma Dong-Seok, Kim Young-Min, Lee Yi-Kyung, Jo Dong-In, Teo, Ahn Ji-Hye bulunuyor.
Bay Turner / Mr. Turner - Mike Leigh
İngiliz orta sınıfının gündelik yaşamından benzersiz filmler çıkaran yönetmen Mike Leigh, bu kez
empresyonizm akımının öncülerinden J.M.W. Turner’ın hayatından bir kesiti anlatıyor. Mike Leigh’in 1999
yapımı dönem filmi Topsy Turvy / Karmakarışık’ı anımsatan Mr. Turner / Bay Turner’ın başrolünde,
yönetmenin gedikli oyuncusu, bu rol için iki yıl resim dersi alan Timothy Spall yer alıyor. Timothy Spall Bay
Turner’daki rolüyle Cannes’da En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nün de sahibi oldu. Birçok sinemacıya esin veren
19. Yüzyıl İngiliz ressamı Turner’ın hayatının son 25 yılını işleyen film, sanatçının dönemin Londra sanat
dünyası, yaşlı babası, cinsel gereksinimlerini de karşılayan hizmetçisi, metresi ve iki yetişkin kızıyla olan
ilişkilerini ele alırken seyahatlerini, sanatını, cinsel tutkularını, fırtınayı resmedebilmek için kendini bir geminin
direğine bağlaması gibi aşırılıklarını da anlatıyor. Filmde başrolleri Timothy Spall, Dorothy Atkinson,
Marion Bailey, Paul Jesson, Lesley Manville, Martin Savage ve Ruth Sheen paylaşıyor.
Çocukluk / Boyhood - Richard Linklater
Çığır açan bir büyüme öyküsü, film çekimi alanında bir deney, bir tür video-günlük ve bir aile albümü…
Boyhood / Çocukluk, 2002’den 2014’e, 12 yıllık bir sürede geçen, aynı oyuncuları bu 12 yıl boyunca
izleyen, oyuncuları da zamanla yaşlanan, senaryosu çekim süresi sırasında hem de oyuncuların
müdahalesiyle yazılan çok özel bir film. Önce Sundance’te prömiyerini yapan ve ardından Berlin’de En İyi
Yönetmen, FIPRESCI’nin 2014 Büyük Ödülü, Seattle’da En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu
ödüllerini kazanan Çocukluk, yönetmen Richard Linklater’ın tabiriyle “Bir oğlanı birinci sınıftan 12. sınıfa
kadar izleyen ve üniversiteye gidişiyle biten, anne-baba ile çocuk arasındaki ilişkinin öyküsü”; Ethan
Hawke’a göre ise “Kapsamıyla Tolstoyvari bir film”... Filmde Patricia Arquette, Ethan Hawke, Ellar
Coltrane, Lorelei Linklater, Marco Perella, Evie Thompson, Brad Hawkins ve Jenni Tooley’i izliyoruz.
Özgürlük Dansı / Jimmy’s Hall - Ken Loach
Efsane yönetmen Ken Loach Cannes Film Festivali’nde yarışan son yapıtı Jimmy’s Hall / Özgürlük
Dansı’nda her zamanki gibi adaletsizliğe karşı öfkesiyle siyasal heyecanını bir araya getiriyor. 1921’de iç
savaşın eşiğindeyken toplu dansların, boks derslerinin, şiir toplantılarının yapıldığı, eğlence ve zaman
geçirme amaçlı bir “halk salonu” açan İrlandalı komünist ve aktivist Jimmy Gralton, bu yerin tehlikeli ve yıkıcı
olduğunu iddia eden Katolik Kilisesi ve “ileri gelenler” yüzünden ülkeyi terk etmek zorunda kalır. New York’ta
geçirdiği on yıldan sonra, 1932’de geri dönen Jimmy, salonu yeniden açmaya niyetlenir. Özgürlük Dansı, bu
salona gelerek öğrenen, tartışan, hayaller kuran, ama her şeyden öte, dans edip eğlenen o hür fikirli
gençlerin de duygusal bir portresini çiziyor. Filmin başrollerini ise Barry Ward, Simone Kirby, Jim Norton,
Aisling Franciosi, Aileen Henry, Francis Magee, Karl Geary, Denise Gough ve Sorcha Fox paylaşıyor.
Buz, Kar ve İntikam / Kraftidioten / In Order of Disappearance - Hans Petter Moland
Kan davası gütmek kolay değildir, hele hele refah ülkesinde yaşarken… Norveç’in dağlarında kar küreme
makinesi süren Nils, öyle örnek bir vatandaştır ki Yılın Vatandaşı Ödülü’ne bile layık görülür. Oğlunun aşırı
dozda eroin yüzünden öldüğü haberini aldığında, resmi makamların bu iddiasına inanmaz ve kendince bu
“cinayetin” faillerini bulmaya ant içer. Adaleti eline alınca Norveçli vegan gangster “Kont” ile Sırp mafya
babası “Papa” arasında bir savaş çıkartmış olur. Sürpriz olaylar ve biraz da acemi şansı sayesinde Nils
kimliği meçhul bir yeraltı kahramanına dönüşecektir. Kraftidioten / In Order Of Disappearance 2014
Festroia’da tanınmış sinema ve reklam filmi yönetmeni Hans Petter Moland’a En İyi Yönetmen Ödülü’nü
kazandırdı. Bu kapkara komedi-aksiyon, Berlin Film Festivali’nde prömiyerini yaptı. Filmin oyuncu kadrosunu
ise Stellan Skarsgård, Bruno Ganz, Pål Sverre Hagen, Birgitte Hjort Sørensen, Anders Baasmo
Christiansen ve Gard B. Eidsvoldv oluşturuyor.
Beyaz Tanrı / Fehér isten / White God - Kornél Mundruczo
Feher Isten / White God / Beyaz Tanrı alışılmadık bir insan-köpek macerası ya da vahşi bir devrim filmi
olmakla beraber aynı zamanda ebedi bir dostluğu da anlatıyor. Filmin anti-kahramanı (kahverengi, kırma bir
köpek olan) Hagen. Sahipleri onu sokağa attıktan sonra, 13 yaşındaki Lili dışında karşılaştığı tüm insanlarsa
Hagen’ın ya düşmanı ya da ona zorluk çıkarıyorlar. Hagen’ı sokakta bulan bir adam onu dövüş köpeği olarak
yetiştirmeye başlar. Hagen şiddete ve saldırganlığa kayarken, kentteki bütün köpekler insanlara vahşi bir
devrime girişmişlerdir. Kornél Mundruczó’nun Macar yönetmen Miklos Jancso’ya ithaf ettiği altıncı uzun
metrajı, 2014 Cannes En İyi Film - Belirli Bir Bakış Ödülü’nün sahibi oldu. Filmin oyuncuları arasında Zsofia
Psotta, Sandor Zsoter, Lili Manori, Laszlo Galffi, Szabolcs Thuroczy ve Kornel Mundruczo bulunuyor.
Beyaz Tanrı, Macaristan’ın Oscar adayı oldu.
Mısır Adası / Simindis kundzuli / Corn Island - George Ovashvili
Özellikle başrolündeki İlyas Salman’ın performansıyla çok konuşulan ve Karlovy Vary’de Büyük Ödül ile
Kiliseler Birliği Ödülü’ne layık görülen, çok az diyalog içeren Corn Island / Mısır Adası, Salman’ın
canlandırdığı yaşlı bir çiftçi ile genç torununu bir tarım sezonu boyunca izliyor. Gürcistan ile Abhazya
arasındaki doğal sınırın bir parçasını oluşturan küçük adada yaşayan dede ile onun sözünden çıkmayan
torunu, yıllardır yaptıkları gibi önce toprağı belleyip sonra mısır ekerler. Arada kıyıdan geçen askerler dışında
bu iki isimsiz çiftçiyi kimse görmez. Sonra bir gün, yaralı bir asker uzamış mısırların arasına saklanır. Yılların
tarafsızlığını bozmak zorunda kalacaklar mıdır? İlyas Salman’a filmde Mariam Buturishvili, İrakli
Samushia ve Tamer Levent eşlik ediyor. Mısır Adası, Gürcistan’ın Oscar adayı oldu.
Turist / Force Majeur - Ruben Östlund
2014 Cannes Jüri Ödülü - Belirli Bir Bakış ve 2014 MOTOVUN FIPRESCI Ödülü sahibi Turist’te yönetmen
Ruben Östlund çağdaş aile yapısında erkeğin rolünü alışılmışın dışında bir mizahla inceliyor. Fransa
Alpleri’ne kayağa giden İsveçli bir aile dağın eteklerindeki lokantada öğle yemeği yerken çığ düşer. Anne
Ebba çocuklarını korumaya çalışırken baba Tomas’a seslenir fakat Tomas bu arada kendi canının
derdindedir. Kimseye bir şey olmasa da ailenin hassas çekirdeği çatlamıştır bir kere. Tomas ile Ebba
evliliklerini sorgularken Tomas yeniden “ailenin direği” konumunu ele geçirmeye çalışacaktır. Östlund’un
İsveç toplumundaki ırkçılık ve sınıf ayrımını aşırı gerçekçi bir gözle incelediği 2011 yapımı filmi Play / Oyun
birçok ödül kazanmıştı. Turist’te ise başrolleri Johannes Kuhnke, Lisa Loven Kongsli, Clara Wettergren,
Vincent Wettergren, Kristofer Hivju, Fanni Metelius paylaşıyor. Turist, İsveç’in Oscar adayı oldu.
Issız Toprak / Young Ones - Jake Paltrow
“Buraları yeşilken, kuraklık gelmeden önce hiç görmedim.” Su uzun süredir gezegenimizin en değerli doğal
kaynaklarından biri haline gelmiş, toprak kuruyup lanetli bir örtüye dönüşmüş, toz artık yere oturmuştur.
Hayatta kalabilenler kendileri de şartlar gibi sertleşerek mücadelelerini sürdürmektedir. Bunlardan Ernest
Holm, çocukları Jerome ve Mary ile birlikte çiftliklerini haydutlara karşı korurken bir yandan da toprağı
canlandırmaya çalışmaktadır. Ellerinde son kalan parayı da dağda su kuyuları açan bir ekibe robot taşıyıcı
satın almak için harcadıklarında devreye Mary’nin sevgilisi Flem girer. Ancak Flem’in ince hesapları, eninde
sonunda genç Jerome’un yaşına göre ağır kararlar almasına yol açacaktır. Yönetmenliği Jake Paltrow’un
üstlendiği Young Ones / Issız Toprak’ta Michael Shannon, Nicholas Hoult, Kodi Smit-Mcphee rol alıyor
Bir ihanet öyküsü anlatan bu çağdaş Western trajedisinin dünya prömiyeri ise Sundance Film Festivali’nde
yapıldı.
Kirli Para / The Drop - Michael R. Roskam
Başrolü karizmatik Tom Hardy’nin üstlendiği polisiye gerilim, The Drop / Kirli Para, hayatını geçen yıl
kaybeden büyük oyuncu James Gandolfini’nin de son filmi. Filmdeki olayların çıkış noktasıysa, Tom
Hardy’nin canlandırdığı yalnız barmen Bob’ın çöpten bir köpek kurtarması. Bob, işlediği bu “hayır”ın ardından
Brooklyn’deki barların paravan olarak kullanılarak mafyaya kirli para aktarıldığı bir düzenin ortasına düşer.
Aynı zamanda patronu da olan kuzeni Marv’ın (Gandolfini) baskısı hiç dinmezken Bob kendini bir de ters
giden bir soygunun ve açılan soruşturmanın tam merkezinde bulur. Senaryosu Mystic River / Gizemli Nehir,
Gone Baby Gone / Kızımı Kurtarın ve Shutter Island / Zindan Adası romanlarının yazarı Dennis Lehane
tarafından yazılan Kirli Para’nın yönetmeni Michaël R. Roskam’ın ilk filmi Bullhead, Oscar’a aday olmuştu.
Mucizeler / Le meraviglie / The Wonders - Alice Rohrwacher
Bu yaz sona ererken Gelsomina ve üç kız kardeşi için hiçbir şey aynı kalmayacak artık. Arıcılık yapan
babasının, ailesini ve gelenekleri korumak için kurduğu tuhaf, yalıtılmış krallığın tahtına geçecektir
Gelsomina. İşte bu yaz, aileyi bir arada tutan kurallar çatırdamaya başlar: Gençlik rehabilitasyon programına
dahil olan genç bir Alman kasabaya gelir. Kasabanın diğer ziyaretçileri ise dev ödüller dağıtan bir televizyon
yarışması ile muhteşem güzellikteki gizemli sunucusu olur; üstelik herkes bu yarışmaya katılmak için can
atmaktadır. Cannes’da Altın Palmiye için yarışan tek İtalyan filmi olan ve Cannes Büyük Ödülü’nün sahibi Le
Meraviglie / The Wonders / Mucizeler’in, yönetmeni Rohrwacher’a göre film, “İtalya’nın doğal
görünümünü, mahvını ve bir tür lunaparka dönüşmesini anlatıyor. Bu günlerde zaman her şeyi bir
‘manzara’ya çeviriyor.” Filmin oyuncuları ise şöyle: Maria Alexandra Lungu, Sam Louwyck, Monica
Bellucci, Alba Rohrwacher, Sabine Timoteo, Agnese Graziani, Luis Huilca Logrono.
Mezara Kadar / Kkeut-kka-ji-gan-da / A Hard Day - Kim Seong-hun
İlk gösterimi Cannes’da Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde yapılan Kim Seong-Hun’un filmi KkejutKka-Gan-Da / A Hard Day / Mezara Kadar, izleyiciyi heyecanla sarsan, sert dövüş sahneleri,
kovalamacalar, kara mizah, toplumsal hiciv ve bir nebze gerçeküstücülüğü esirgemeyen, hınzır bir polisiye
gerilim. Filmin anti-kahramanı, annesinin cenazesinden dönerken kazayla birisini arabasıyla ezerek öldüren
özel suçlar dedektifi Gun-su. İşlediği suçu örtbas etmek amacıyla Gun-su, öldürdüğü adamı da annesinin
tabutuna koyar. Birkaç gün sonra, emniyet bu ölümden haberdar olur ve soruşturması için de Gun-su’nun
ortağını görevlendirir. Ortağı vakanın ayrıntılarını ortaya çıkardıkça Gun-su’nun huzursuzluğu da git gide
artar. Üzerine üstlük, kazaya tanık olan biri de Gun-su’yu tehdit etmeye başlar. Filmde başrolleri Lee SunKyun, Jin-Woong Jo, Shin Dong-Mi, Jeong Man-Sik ve Sin Jeong-Geun paylaşıyor.
Timbuktu - Abderrahmane Sissako
Afrika sinemasının en büyük isimlerinden Abderrahman Sissako’nun sessiz bir direnişi anlatan son filmi
Timbuktu, bu yıl Cannes’da yarışan en çarpıcı filmlerden biri oldu. Mali’nin kuzeyinde şeriat yasalarının
geçerliliği ilan edildikten sonra birçok ailenin yaşamının nasıl mahvolduğunu anlatan Timbuktu için Sissako
şöyle diyor: “Filmlerimde umut vardır umarım. Müziği yasaklasalar da en güçlü müzik kafamızın içinde
duyduğumuzdur.” Filmin kahramanı, ailesiyle birlikte Timbuktu yakınlarında, çölde yaşayan Tuareg çoban
Kidane. İneğini öldüren bir balıkçıyı kazara öldürünce Kidane, gülmeyi, sigara içmeyi, futbolu ve müziği bile
yasaklayan, tuhaf olduğu kadar ölümcül kararlar veren mahkemeleriyle iktidara gelen aşırı dincilerin insafına
kalıyor. Başrollerinde Abel Jafri ve Hichem Yacoubi’nin yer aldığı film, 2014 Cannes’da Kiliseler Birliği ve
François Chalais Ödülleri’nin sahibi oldu. Timbuktu, Moritanya’nın Oscar adayı oldu.
Miss Julie - Liv Ullmann
Ingmar Bergman’ın “esin perisi”, efsane oyuncu Liv Ullmann’ın 2000 tarihli Sadakatsiz’den bu yana çektiği
ilk film olan Miss Julie, dünya prömiyerini eylülde Toronto Film Festivali’nde yaptı. Başrollerini Jessica
Chastain ve Colin Farrell’ın paylaştığı Miss Julie, aristokrat bir kadınla kâhyası arasındaki “aşağıdakileryukarıdakiler” cinsiden tek gecelik aşk hikâyesini anlatan, yıldızlarla dolu bir dönem filmi. 1890’larda bir yaz
gecesi... İrlanda asıllı İngiliz aristokratlarından Bayan Julie, babasının kâhyasını kendisini baştan çıkarmaya
ikna eder. Sabaha kadar dans edip içki içer, birbirlerinin kanına girip birbirlerini etkilemeye; karşılıklı tiksinme
ve arzuyla, birbirlerini ezip hükmetmeye çalışırlar. Sabahın umut mu umutsuzluk mu getireceğinden emin
olamadan, tek çıkışlarını bir Yunan trajedisinin feci sonunda bulurlar.
İnsan Sermayesi / Il Capitale Umano / Human Capital - Paolo Virzì
İtalya’da Como Gölü’nde karlı, karanlık bir gecede bir cip bir bisikletliye çarpar. Kaza öncesinin ayrıntıları
belirginleştikçe herkesten kopuk, ayrıcalıklı bir yaşam sürdüren zengin Bernaschi’lerle iflasın eşiğinde, orta
sınıftan Rovelli’lerin kaderleri kesişecektir. Bir yabancının trajik ölümünü üç farklı bakış açısından anlatan Il
Capitale Umano / Human Capital / İnsan Sermayesi, finansal manipülasyon çağında arzu, para hırsı ve
insana verilen değeri ortaya koyan incelikli bir dram. Stephen Amidon’ın romanını Milano’ya uyarlayan bu
stilize sınıf eleştirisi, İtalyan ekonomisinin dibe çöküşünün de bir portresini çiziyor. Yönetmenliğini Paolo
Virzi’nin yaptığı ve 2014 Tribeca’da En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nün sahibi Valeria Bruni-Tedeschi’nin de
rol aldığı film, 2014 Donatello’da En İyi Film, En İyi Senaryo, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Yardımcı Kadın
Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, En İyi Kurgu, En İyi Ses ödüllerinin de sahibi olmuştu. Filmin diğer
oyuncuları arasında ise Fabrizio Bentivoglio, Valeria Golino, Fabrizio Gifuni ile Luigi Lo Cascio yer
alıyor.
Yuvaya Dönüş / Coming Home - Zhang Yimou
Kültür Devrimi’nin sona ermesiyle çalışma kampından salıverilen bir siyasi mahkûm, yıllar sonra evine
döndüğünde geçirdiği ruhsal bir sarsıntı yüzünden karısının onu tanımadığını fark eder. Karşısında
durmasına rağmen karısı hâlâ onu beklemektedir. Bir yabancı gibi davranarak sabırla geçmişlerini
hatırlatmaya, karısının hafızasını canlandırmaya çalışacaktır. Zhang Yimou’nun ilk kez Cannes’da yarışma
dışı gösterilen bu son filmi, Gui Lai / Coming Home / Yuvaya Dönüş, suçluluk, aşk, sabır ve barışma
hakkında, on yıllar ve devrimler boyu süren bir melodram. Filmde Chen Daoming, Gong Li, Zhang Huiwen,
Guo Tao, Liu Peiqi, Zu Feng, Yan Ni, Xin Baiqing, Zhang Jiayi, Chen Xiaoyi ve Ding Jiali’yi izliyoruz.
Leviathan - Andrey Zvyagintsev
Andrey Zvyagintsev’in “Kremlin’le polemiğe giren, yozlaşmaya karşı cesur bir başyapıt” olarak tanımlanan
filmi Leviathan, Eyüp Peygamber’in öyküsünden esinleniyor. Film, bu sene Cannes’da En İyi Senaryo,
Münih’te Arri En İyi Film, Palic’te ise yine En İyi Film ödüllerini aldı. Rusya’nın kuzeyinde, Barets Denizi
kıyısındaki küçük balıkçı kasabasında yaşayan Kolya, bir otomobil tamircisidir. Kasabanın belediye başkanı
Vadim, Kolya’nın dükkânını, evi ve arazisiyle birlikte satın almayı teklif eder. Ancak doğduğu yerden kopmayı
istemeyen Kolya teklifi reddedince, hukuku kendine yontan dev mekanizmasıyla devlet canavarına karşı
mücadele etmek zorunda kalacaktır. Zvyagintsev’in ilk filmi Dönüş 2004’te İstanbul Film Festivali’nin açılış
filmi olarak gösterilmiş, sonraki filmleri Sürgün ve Elena da Filmekimi’nde izleyicilerle buluşmuştu.
Leviathan’ın başrollerini ise Alexey Serebryakov, Elena Lyadova, Vladimir Vdovitchenkov, Roman
Madyanov, Anna Ukolova, Alexey Rozin, Sergey Pokhodaev gibi oyuncular paylaşıyor.
Download

Genel Bültene buradan ulaşabilirsiniz