KA*4İL
KEPECİOÖLU
I.
M a h ı d e T r a n S u l t a n ı n » s a p l ı gflteleri
Kanunînin zevcesidir. Bazı kayıtlarda ba­
basının adı Abdiirrahnıan, Abdiilmennan ve
AbduHah
yazılmalına bakılırsa
mühtediye
olması lâzımgelir.
Oğlu jehzade Mustafanm feci bir surette
v>k't^*
babasmm gozii önünde katledilmesi üzerine
Mahıdevran Sultan dahi Kanunî Sultan Süleymanm nikâhlısı olduğu halde sekiz on ki­
mlik bir maiyet kadrosile 960 senesi Recebi
ipddasmda Bursaya sürgün edilmiştir.
i>*^
t»-*?^*^^
^wo.>A
^'>ı v / >
^^•••'V*
Bursada geçirdikleri azaplı günleri an­
lamak ve ö ğ r e n m ^ için hükümetin resmi ka­
yıtlan olan Bursa mahkemesi sicillerinden 95
numaralı defterin 28 inci sayfasını beraber
okoyalmı:
Bursa esnafınm da bu aileye karşı insaf­
sızlık ettikleri şikâyet edÜdi^nden Bursa kadısma 969 Zilkadesi evasıtı taribile Kfitalıyadan
gönderilen ve mahkeme sicillerinin 92 sicil
f JLıA-i»
jU)
sj'^JfiiJj^
V * T
*
»»JjS
240 mcı sahifesinde kayıtlı bulunan şu fer­
^yv^}
manı da birlikte okuyalım:
^fxJjl^V-l^P^jl
»İJİ j V j l
ii^-u^-J ^
J^i
cr. ^»4- -^^
}\i
*l5X-
o» ^)
JOVIJLl.^JJ-U J,->1
K'-M
jVıljl
/
i
c-*uı
»İJfy^ '^ij^
^ \ o*^<jt
.Jî^-Ji
j j j ) ^ i
y i - » » » (T.*»
SÂMtL KEKIOCLÜ
^ji-CM-C jrİ- sJtjj)^\
Oi->J
Oy*l>f>Ul
O i j ^
oJjr
oVjl
jVj» y u u . O ^ ^ W J j * ' ^
.....>-V? V < <İLri
>V^J
NiUyvt 28 MuİMmn 972 UriUi bir
fenanla da Ufiu* indmı kin kSfdertaden
kaftarardt [2] Hisarda tmaıet-i laa mahalle•inde Le^Mude evleri demekle manf bSySk
bebseli «vi fk. yirmi bin akçeje «atm almar«k bedeli ba«M harç emini Mehmet Beyden
mal aahiMae «erdirildi.
Zamanmı oğttana bir türbe yaptırma|a,
ibedele, bayrat ve haaaaau ha«ı«dea İlahıdevran Sultan 988 senennde vefat ederek oğ­
lunun jaıuna defnedilmiş ve bugfin Hiearda
oturduju vin aokajma (Mahıdevran aokağı}
adı verilmi|tir. Malik oIdü|u tmaret-i Isa ma­
hallesindeki bu evini ve kaplıca civarmda Kataoğlan ve Çmar sularifle dSnen KarakethSda
ve Nawh değirmenleri denilen ikİ değirmeninl ve jrSf Inn ^ıbern gSmfiş dı^edm oğlunun
târbesinia tamirine ve koıdiıinifl ruhuna dua
edilmesine vak/ejrlemijtiı r3}.
t U a c l B n y e ı i d i n sefer emri
889 scaednde Kili ve Attinpan'ra uptı
için adnr toplamak ve sefer ilin etmek Osere
fu emir ajnen verilmiştir [4].
( I ] TOreOrfi» s TofltıUp, M B M i p .
tS] 9k» H. Mhlt* J7>.
U].a«ikm w t w M t vt «TMitt mUiMmm N l t » -
l*J
BıifM
U.
ftti UtUkıtm
WelU«rl.
DtfMr
Jİ.Aİ
j/'
jSc.
>..Jtl
*>J^İ?-
ır> j^T 4# o^'ıj5
^•
m.
TepedelenU A U P n « M u n k n n s ı . V n a U l kTnln Bıın*]r» n^fyi
i l
arttUs
y j l i l 4 - 4i' o » ^ d j t . / V > i f
.4
4,
33 sene Yanyadk VaUlİk ve DerebeyUği
yaperak Kümelini titretmiş olan TepedelcşıU
Ali Paşa tstanbuldan üserine gönderilen Hurfit Paşa ordusile yeptığı bir muharebede mağlûb ve Huı|it Paşanm jgSnderdiği adamlerU
yaptığı m&sa^nwde mıdctul düşmüş ve üç oğlile bir torununun başlan Istanbula getirile­
rek Silivrik%pısı dışmdaki l^ristana fğâm\mfiştfir.
GOaelliği dillere deetan olan Ali-Paşanm
gens ve gOsel kamı bu vak'a Oserine Bursaju
nefi ve sevkedilmiş ve kendisine 750 kuruş
maaş tahsis edilmiştir. Bir ayldı maaşmı al*
mak için yasdığı senet şöyledir:
TARtHÎ
BÎLCİLER
B« indei 0liyei miUûkâneıbtrvechi maof
Darphanei Amirede çiftlikti
mazbuta hasüatutdan beher fehir tahsis ve ihstmı hümâyun
ffftn ytdiyüz elli kurucu ifbu kırk dört senefine mahsuben Cemaziyelâhumtn
750 kuruş
mMfi ââzanemin itası içUn baj muhasebeden
Ifir ktia suret iia huyrulmak babında.
25 H. 1244 cariyeleri Vasiliki halilei Ali
Paja M, mühründe iae B. G . A- K . harflerile
bentiei huda Vasiliki ve 1240 tarihi yazılıdır.
Dokuz aene kadar Bursada menfi kaldıkUtn aonra evasıb R 1245 tarihli bir fermanla
'fift mazkar oluyorlar. Ferman )u suretle yasdnuştır:
[5]
^
A-j^
-C**->*i*
öy\^••HV^'
'Î'«i"^ f*XA* »-»^
VE
VESİKALAR
407
şunla vurulunca Vasilikinin dizleri üstünde
canını vermiştir. Bu vak'aya ait bir çok mmca şariiılar çıttanimış ve zamanımıza kadar
bu şarkılar söylenmekte bulunmuştur.
IV.
B a h ş a y i ş A b a n ı n o ğ l u l l y a s Bey^
23/Mayıs/1934 tarihinde aziz arkadaşım
Bursa Borsa komiseri Mümtaz Şükrü Eğilmez­
in İûtufkârhğile Bilecik vilâyetinin llyas Bey
nahiyesini ziyaret eyledim. Evvelâ nahiye mü­
düründen bu tiyas Beyin kim olduğunu sor­
dum. Tarihî bir şah'siyet olmadığını söyledi.
Köydeki ilk mektep muallimine sordum.
Fatih Sultan Mehmed zamanı ricalinden ol­
duğunu ve camiin kitabesinin bu mektebi tef­
tişe gelen Maarif Umum Müfettişi Bay Hasan
Ali tarafmdan okunarak iyi htfzedilmdc üze­
re teslim edildiğini ve kitabedeki karışık ve
girift yazmm okuyacaklar tarafmdan güçlük
çekmemdı üzere bir kopyesinin mektep mu­
allimine bırakıldığını şükranla öğrendim.
Levhanın istampajmı aldım şöyle yazılmıştı.
evvelce de gayet güzel okunduğunu anladım.
Benim bu alâkamı gören bîr genç söae
karışarak Hyas Beyin mezarını evvelce yıkular mezar taşını ben evimize götürdüm saklı­
yorum isterseniz getireyim dedi. Bir kaç da­
kika sonra bir mezar taşı omuzladı ve g^irdi.
Taşta 3a şöyle yanlıydı:
[^•icVj 0 , 1 -
-c-
^.lait
c r y U l
^y.J.\ ]
Demde ki cami ve imaret han, hamam
ve zaviye tiyas Beyin vefatmdan otuz bir sene
sonra yapılmıştır.
Cami civarındaki mezar taşlannda da ti­
yas Beyin oğlu Sinan Beyin llyas, Abdullah,
Yahşi admda üç oğlulile Sâfiye ve hace Hâ­
tûn isminde iki kızı ki ceman beş kjşinin ayni
günde ayni 934 senesi Muharremi »mailinde
öldüklerini v yahut öldürdüklerini hayreti*
gördüm.
Ağadan ağza dönen şayialara
nazaran
Huffît Paşa ile yapılan muharebede mağlûp
olan Alı Paşa Yanya gölü l^risindeki adada
cPandaleymen» manastınnda Hurşit î^aşanm
gönderdiği adamlar urafmdan bir kaç kur(<] «Mİ m
mft», *».
Bu haller llyas Beyin şahsiyeti hakkında­
ki merakımı arttırdı.
Topkapı sarayı arşivinde gördüğüm bir
vakfiye bu esrar perdesini bir parça aydınlatu. 902 Zilkade evaili Urihini Uşıyan bu
vakfiyede:
llyas Bey b. Bahşayiş Ağa hakkında «E-
408
KÂMİL
miri kebir, sahibi âzam, âmil, âlim, fahrüdHevleti veddin, islâm ve müsliminin rüknü,
guzat ve mücahidinin yardımcısı, zuafa vc
mesakinin melcei, hududu müsliminin hâmi
ve muhafızı, âlemlerdçki emirlerin meliki,
merhum ve mağfur said şehit» gibi methiye­
lerden sonra Yarhisar nahiyesindeki Gölcük,
Çavuş ve Karaağaç köylerinin tamammı ve
Gölcük köyündeki değirmen ve bahçelerini,
Söğüt nahiyesindeki Odancık, Karaviran
ve Katliç köylerinin tamammı,
Yenişehir tevabiinden Ümran, Ebe, Umur köylerinin tamammı ve Ebe köyUndeki
iki değirmen ve iki mezre'asmt,
Bilecik tevabiinden Göre ve Dere köyle­
rinin tamamile Karasudaki değirmenini,
Gölcük köyünde bina eylediği zâviye ve
mescidine vakfeylediği anlaşılıyor. Bu vakfi­
ye de, tarihine nazaran, ölümünden 58 sene
sonra tanzim edilmiştir.
Başvekâlet arşivinde muallim Cevdet
Beyin riyasetindeki heyetin tasnifinde bir
evrak üzerine çıkarılan bir hazine kaydmda
da [6].
4U> ^*^Jı>-> Padişah Odancık köyünü temlik
ediyor ve Ilyas Beyin de Gölcük köyündeki
hayratma vakfeylediği yazılıyor.
Tarafımdan tasnif edilen Başvekâlet ar­
şiv defterleri arasmdaki (Vılk) deniln Sır­
bistan vilâyetinin tapu defterinde de Terkoş
nahiyesinin Vilk vilâyeti Mir âlemi Ilyas Bey
veledi Bahşayiş Aganm hâsları olduğu kayıt­
lıdır.
Yine bu defterler arasında İkinci Murad
zamanında Bahşayiş oğlu Ilyas Bey tarafın­
dan yazılmış Avlonya sancağmm bir tapu
defteri vardır ki arşivin en eski ve en kıymet­
li defteridir,
O devirlerde emlâk ve arazi ile vakıflann tahriri İçin zamanm en muktedir adam­
larının tayini usulden olduğundan bu zatın
vakfiyesine yassılan tazim lâfızlarınm bir ço­
ğuna hakkiyle sahip olduğu meydana çıkar.
Sinan Çelebi ve Mehmed Çelebi isminde iki
oğlu olduğu Bursa mahkemesi sicilirinde ka­
yıtlıdır [7].
[ « ] B««v«kâlet Arftvl; Vkkıflar serial İSS74 nu­
mara e ZUbtece 1139 tarihli veelka.
[7] Bur»a Mahkeme Sicilleri defter 11. aahlfe
15 ve 330.
KEPCİOCLU
Hükümetimiz Gölcük ismini 11 y a s B e y
adına çevirmekle kadirjinasjığmı göstermiş­
tir.
V.
Simavne k a d ı s ı o ğ l u Ş e y h
Bedreddin'e d « l r
Diyanet İşleri Reisi saym Bay Şerefuddin Yaltkaya bu zata dair güzel bir eser yazmrştır. Arzu edenler istedikleri izahati bu
eserden alırlar. Biz burada yalnız bir iki r j .
hete temasla iktifa edeceğiz.
Şeyhin isminin Mahmut [8] babasının
adının İsrail olduğu muhakkaktır.
Bu zatın SaduUah, Ahmet [ 9 ] , Şah Meh­
met isminde üç oğlu ve Sitti hâtûn isminde de
bir kızı dünyaya gelmiştir,
Bedreddini Simavî diye şöhret bulan bu
zatın Edimede bir zâviyesi olduğu 815 tarihli
vakfiyesinden
anlaşılmaktadır.
Başvekâlet
arşiv dairesinde muallim Cevdet
tasnifinin
vakıflar kısmında 21510 numaralı vesikada
Bursada dahi o vakit Sekeleme denilen Işıklar mevkiinde bir camii olduğu vc Yeniçeriliğin ve Bektaşiliğin Osmanlı ülkesinde ilgası
sırasında bu camiin Bektaşi tekkeisi diye yıkı­
larak enkazının satıldığı ve bu binanın pek
garip olaylar geçirdiği anlaşılmaktadır. Bu
vesikanın hulasaten dercini muvafık buldum:
Bursada sakin r.ıeşayih ve ulema ve suleha Şeriat meclisine gelerek Bursada Yıldı­
rımın damadı Emir Sultanın
halifelerinden
ve büyük müellif ve Nakşî tarikati şeyhlerin­
den şeyh Ramazan efendi ve halifelerinden
Şeyh Mehmed ve Şeyh Ali hazretlerinin Bur­
sada medfun oldukları jLÂİc- = < J S Û nam
mevzide türbei şerifeleri nezdinde Kutbülarif in Şeyh Bedreddinüssimaviyyünnakşbend haz­
retlerinin bina eylediği camide imam ve hatip
vc zâviyei münifede mütevelli ve mesnetnişini
irşat olan kıdvetüssuleha üssalikin Derviş Ibrahimünnakşibendî nam sahibi hayrın türbe
ve zaviye ve camii şerifi mezkûru 1014 tari­
hinde müceddeden tamir ve termim td\ı Bur­
sada Kaplıca vakfından Taraklı köyündeki
[S] o devirlerde Mehmedln ŞemBüddln, Ahmedin
Muhlddln. Alinin A l i ü d d i n , Mustafanm MualIhUddm,
HallUn Hayrüddin, Yus\jfun S l n a n ü d d l n fSInanj ve
Mahmudun Bedrüddin adlarını aldıkları pek çok
misallerle İzah edUebUlyor.
[S] Bursa tarlhUe ugra»an ve H a k k ı n rahmetine
ulaman Mtsrt tekkesi «eyhi ŞemsUddIn XTlusoy t a ­
rafından bulunan hir mezar taamda bu z a t m • A h ­
med Paja» olduğu kayıtlıdır. B u tttf Bursa m ü z e ­
sine nakletttrllmt(tlr.
TARtHİ
BİLGİLER
VE
VESİKALAR
409
^ftli|i ve ittisalinde bahçeyi ve Gönen kazafiain halife köyünde ve Edremit kazasmdaki
bahçeler, ve zeytin ağaçlarını cami ve türbe
Ramazan zaviyesine vakfeylcmiş iken AlUhm hikmeti doğru yoldan sapmış olan Bektuşilerin ellerine düşmüş ve 1214 tarihinde
(Hamdi Baba) isminde Bektaşi Şeyhi de ca­
miden ,menber ve kürsüyü kaldırıp mihrabı
bir arşın kadar örterek ve bir tarafında ocak
ihdas ve ortasına (Baba Taşı) vaz'ile camii
şerifi (Meydan Odasr) haline koymuş ve tür­
beyi dahi yıktırmıştı. 1239 senesinde dahi
Abdülhalim Baba Şeyh olmakla türbeyi büs­
bütün ortadan kaldırmıştı.
Allahm inayelile bu gibi dinsiz ve yolla­
rım sapıtmış Bektaşilerin tekkeler ve zaviye­
lerden tart ve ihraçları ve tekkelerinin yıktı­
rılması hakkındaki Padişahın iradesi üzerine
Bursaya gelen sarayı hümâyun kapıcı başılarmdan eski Cebeci başı Ali Ağa ktzilbaş ve
dinsiz olan Bektaşi Abdülhalimi bu tekkeden
tart ve eşyasını hükümet hesabına zapt ve tah­
rir ve tekkeyi dahi yıktırarak enkazını satmış­
tır.
Mahkemede toplanan ulema ve raeşayih
burasının Bektaşi tekkesi olmayıp Bedreddini
Simavînin camisi olduğunu isbat eylemiş olduklarmdan 1243 senesi Recebinin 21 inci gü­
nü Bursa kadısı hafız Mehmet Emin efendi
tarafından camiin tekrar inşası Padişahtan
rica edilmiş ve ayni sene Şaban ayının ipti­
dasında Bedreddini Simavî camiinin tekrar
inşasına Padişahın müsaadesi alınmıştır.
ta iken vefat eylediği ve bunun ruhuna Kur'anı Kerim okunması için Yıldırım Bayczid'in
vakıflar tayin eylediği meydana çıkmaktadır.
Yrldırımm vefatından on bir sene sonra da
bin bir hazin maceralarla 816 senesinde öl­
dürülen Musa Çelebi vardır ki herkesçe ma­
lûmdur. Şu hale göre Yıldırım Bayezidin Mu­
sa isminde iki oğlu olduğu meydana çıkar.
Vefat eden oğlunun adınm sonradan doğan
çocuğa verilmesi âdeti Anadoluda el'an ca­
ridir ki demek bu âdet o vakte kadar uzatıla­
bilir.
Şu halde Çekirgdeki Birinci Murad'ın
solundaki mezarın Yıldırımın kendisi hayatta
iken vefat eden oğlu Musa Çelebiye (vefat ta­
rihi meçhul) ve Yıldırım türbesindekinin de
816 tarihinde katledilen Yıldırımın oğlu di­
ğer Musa Çelebiye ait olduğu ve Orhan türbesindeki mezarın da levhasının yanlış oldu­
ğu meydana çıkar.
Bursa sicillerinin 239 numaralı defteri­
nin 190 mcı sahifesindeki ferman sureti:
^_yJ^^ jL*\iOU»
<s^^
v^^jl
O A .
(•>'-(/-' j j ^ ^ - » ^ - ^ ^
•-'"^
VI.
Yıldımnın Musa İsmindeki İki oğlu
Bursada Osman oğullan türbeleri gezi­
lirse Hisardaki Orhan Bey türbesinde [Yıldınmm oğlu Musa Çelebi 816],
Çekirgedeki Birinci Murat Hüdavendigâr
türbesinde dahi Birinci Muradın sol tarafın­
daki kabrin üzerinde de [Yıldırımın oğlu Mu­
sa Çelebi 816],
Yıldırım mevkiindeki Yıldırım Bayezit
türbesinde yine [Yıldırımın oğlu Musa Çele­
bi 816] diye ayni isimde üç mezar görülür.
Ayni adamın üç türbede medfun olması
imkân haricinde olduğundan bu mezarların
mevcudiyeti Bursa tarihile uğraşanları şaşırt­
makta idi.
Hükümetin resmî kayıtları olan Bursa
mahkemesi secillerinin tetkikinde ise Yıldırı­
mın Musa isminde bir oğlunun kendisi hayat-
\^\ y ^ : i > ; U . . l
^ ^ ' j U
^j^^,
^j'^oUJL-ÜU
'»Jr»
KÂMİL
410
KEPCtOCLU
taraftar peyda etmeğe çalışıyordu. Kendisine
iltica eden kardeşlerinden Sultan Mahmudun
oğullan Musa, Orhan ve Emir ve Alemşahm
oğlu Osman Şahı ve Şehinşahın oğlu Mchmedi bir av bahanesile şehirden çıkararak beşini
birden katlettirdi. Tekrar Bursa ahalisini ken­
disine ısındırmak için altmış bin akçe sadaka
dağıttırdı:
Bu husustaki mahkeme sicilli [13j şöyledir:
jy>\
J
*^.f^
uu
«JC-
Cr^.
Willi oı^l-'j
vn.
Yavuz Sultan Selimin Bursadaki
s a d a k a ve i h s a n l a n
Sultan Selim Şahm tahta çıkışı Bursalı­
lar için pdc sıkıntılı ve heyecanlı günlerin
geçirilmesine sebep oimuştur. Sultan Selim
Şahdan, biraderi Sultan Ahmedden, Sultan
Korkuttan ve Sultan Alâeddinden mütemadi­
yen ellerinde birer buyruldu île mübaşirler
geliyor. Bursa kadısı başta olmak üzere Bursa
darphane, mizan, kapan ve sair eminleri fena
halde tazyik ediliyor ve para tahsili için ne
yapmak lazımsa yapılıyordu.
Mahkeme 19 Rebiülevvel 918 cuma gü­
nünden [10] 5 Rebiülâhir 918 tarihine kadar
16 gün kapanmış ve hiç bir davaya hiç bir
işe bakılamamıştır.
14 Ramazan 918 salı günü Yavuz Selim
Ankaradan Bursaya geldi [11]. O gün mahke­
me tatil edildi. Herkes, yeni Padişahı hararet­
le aeIâmIıyordu[12]. Herkese bol bol ihsanlar
dağıtrldı «Ulema ve eşraf ve fukarayı şehir...
Her ahad haddinden ziyade ihsan gördü.»
c;^U. AfX »J;>y» d^'^y
^
jv-j
>-ı#i&
}*A
^
^fVV^^ ^^fi-l »il-jjl *il"4İI ^ U j y
a
«iiI-4*jMİoCr***^^
.ju-« jl j j
»JiS\
^iy Ö-\
(Jj'j
>»
J0\3 »x^^ 3 '>X-\dJ
•J^.3}A y K\yâ ö^3\
3 4ıUJL* 4<lc-^ j Y j l »Jj^i* ^ U - j >-#J>l
JU\ 3 U
[İOj BuTM Mahkeme Stcü DefterUJ, sAblfe 171
[11] BUTM Mkhkeme Bİcll Dettertjj, enMfc tU,
(12J TMİto-t>t-Tevw«» cUt 2.
j
jV6 J l y^32^\ jyt} * ^ > ' ^ ' j ' ö ^ j l
. J C - ^ J 4"'
Diğer taraftan da Selim gizlice kardeşlerile harp için mütemadiyen hazırlanıyor ve
<-3j
»iU-A»JU
i *l\ jyyC
U >
^^lc-Jül^>. ^ . ^ i O c — J«UiJ»^
[13] Bura» Mehkeme etçilleri cUt 52, a»mre <«•
TARIHI
3y o ; a
^
o V 6 j\,y
BILGILER
>-.jk,,\
VE
^.3y
VESIKALAR
4U
hi varit olup mazmunu
şerifinde
merhum
Sultan Ahmet ^ * , i y ^ U , meyti Bursaya gön­
derilip anun maslahatı için hazinei âmireJen
yirmi dört bin akçe gönderildi. Bu gönderilen
akçeden gayri darphaneden yetmiş bin akçe
dahi alup bu maslahata sarf olunsun
vV-»^.^
»j^-»* - ^ ^
f^-*^
emrolunmuş
JU\^>ü'Vl:^l
deyu
darphane­
de emin olan Hüsameddin Hüseyin b. Pir Ah­
met darphane mahsulünden Kasap Hacı SiJjl
'^Ir^
vJi-^.'
<^
nana zikrolunan bin koyunun semeni elli iki
bin beş yüz akçeyi teslim idüp ol dahi bi kusur
alup kabz
idüb ve merhum Sultan
Ahmet
meyti için emrolunan yetmiş bin akçe
dahi
mezkûr darphane mahsulünden bi kusur ve bi
c?^
j ^ i i ^-J^A-'j^^
j
UW
küsur teslim ettikten sonra darphane mahsu­
lünden
j u ^^^ > - ^ J j > b ^
^ öi*Vi^
Bu tevziattan evvel de:
9 Muharrem 919 da Sultan Korkudan
cenazesi Bursaya getirildi Hisardaki Sultan
Orhanuı yanma gömüldü [14]. Mahkeme de
tatil idi.
28 Muharrem 919 da Yavuz Selim Kara­
mana gitmek üzere Bursadan ayrıldı [15].
8 Safer 919 da Yenişehir ovasında Sul­
tan Ahmetle muharebeye tutuştu.
9 Safer 9l9 cuma günü Sultan Ahmedin
cenazesi Bursaya getirildi Muradiyede Şehinşahm yanma defnedildi [16].
Sultan Selim şehirde hasıl olan hüzün ve
kederi izale için herkesi daha ziyade fazla ha­
yırlarla meşgul için yine şehirde bin koyun
kurban edilmesini ve ayrıca yetmiş bin akçe
verilmesini emretti. Sultan Ahmedin cenaze
masrafı olarak da yine ayrıca hazinei âmireden yirmi dört bin kuruş gönderildi. Yine
diğer emirlerle de Ulucamîe ikinci bir minare
ve kardeşlerinin üzerlerine türbe yapılmasmı
ve ruhları için dualar edilmesini emretti.
Bundan bahis vesika şudur:
Sebebi tahrir oldur ki sene 919 Saferinin
•evailirtdc dergâhı gerdun iktidardan tczkerei
şerife varit olup mazmunu meymununda bin
koyun şehirde bazı mevazide kurban olunup
«kçesi Bursada darphane mahsulünden veril«in- deyu buyrulmuş ve bîr tezkerei şerife daU<r
B U T U Sicilleri defter 25. sAhlfe 11.
V I S ] B u n » SlcUlert defter 25. 8»hlfe 39.
Bursa eiçUien <lef(«r 25, »aMfe M .
zikrolunan yüz
yirmi iki bin
beş-
yüz akçeyi ber mucebi emri şerif tamam virüb
teslim etdüğüne meclisi şer'den hüccet talep
etdüğü ecilden bu vesika ketbolunub verildi
ki indelhace ihlicac ide.
6/Rebiülewel/919
Elhace Muslihiddin b. Ahmet, Elkethüdaişşehir Beibni Lalak ve Nusret kethüda,
Mevlâna Fethi Çelebi [17].
vnı.
Fatih zamanındaki Istanbul
Subaşılan
Fatih Sultan Mehmed 22 yaşmda tahta
cülus etmiş ve iki sene sonra 24 yaşında iken
53 gün muhasaradan sonra (29 ^^ayıs 1453)
tarihine tesadüf eden salı günü Istanbulu zapteylemiştir.
Muhtelif Türk tarihlerinin
müttefikan
söylediklerine nazaran [1] Islanbulda on se­
kiz veya yirmi gün kaldıktan sonra (18 Ha­
ziran 1453)
günü Edirncyc hareket etmişler
ve kışı da Edirncde geçirmişlerdir. Bu hesap­
ça dokuz ay Istanbulâ uğramamışlardır
Edirneye giderken İstanbul kalesinin ta­
mirini ve memleketin tanzimini senelerce Bur­
sada müstakillen Sübaşılık eden [18] Karışdıran Süleyman Beye tevdi eylemiştir. Bilâhare
Paşa olan Süleyman Beyin hal tercümesine
hiç bir yerde tesadüf edemedim. HatırlıyamaJığım bir ytfde de Karıjdıran Süleyman Be(J7] BuTMi Mahkemesi'Slcinierl »tcll 2Î. tahlfe 7»Bur»« 5ioU Defteri numara 17. »aUlfe tt7.
27
412
KÂMIL
yin Fatih zamanında Defterdarlık yaptığma
dair bir bilgim vardır.
Hadikatülcevamide Eyüpte Ümmi Sinan
tekkesi civarmda Defterdar = Tahtaminarc
mescidinin bu zatm olduğu zikredilmektedir.
Trakyada büyük ve kiiçük iki Kanşdıran
köyleri vardır. Bu zata ait olup olmadıkları
tesbit edilememiştir.
BuTsada Muradiye mevkiinde gayet muh­
teşem bir türbesi varsa da bugün harabe ha­
line gelmiştir ve hiç bir kitabesi yoktur.
Topkâpı sarayı müzesindeki arşivde bu­
lunan Fatih Sultan Mehmede ait temliknamelerde [19] — ki 861,871, 873 tarihlerini taşı­
maktadırlar — istanbul Sübaşılan olarak Ça­
kır Bey, Emin Bey, Murat Bey, Ahmed Bey
ve Timurtaş oğlu Murat Bey ve ITyas Beyle­
rin isimlerine tesadüf edilmektdir.
Bunlardan birisinin aynen sureti:
J i - y i li^j
OVjl Jy>» j o - U i
KEPCIOCLV
IX.
Çakıraga = Bey
[20]
Hiç bir tarihte ismine tesadüf edemedi,
ğim bu zatın, eserlerinden istidlal suretile hü­
viyeti hakkında elde edebildiğim
malûmatı
hulîsaten arzediyorum:
Çakırağa İkinci Murat, Fatih Mehmet zamanı yüksek memurlarındandır.
Çakırağa Cenderli İbrahim ağa ( P a ş a ) ,
Cebe Ali Bey, Kanşdıran Süleyman Beyden
evvel Bursada müstakil Subaşı idi [21].
861 tarihinde de İstanbul Sübaşılığmda
bulunmasına nazaran Fatihle beraber İstan­
bul muhasarasına iştirak eylediği zannedilebilir.
Istanbuldaki Başvekâlet arşiv dairesinde
bulunan İkinci Bayezit, Yavuz Selim, Kanunî
Süleyman zamanlarında ve daha
sonraları
yazılan tapu defterlerinde (Çakırağa) defte­
rinden bbahsetmektedir. Bu eski tapu
defterini Başvekâlet arşivinde, Topkapı sarayı
müzesinde çok aramış isem de tesadüf edeme­
dim. O devirlerde tahrirlere memur zatlar
kaza salâhiyetlerini haiz olduklarından en
mühîm hükümet erkânından seçiliyorlardı.
Bunların bizzat kendi ellerile yazdıkları def­
terlere ancak Padişahın huzurunda nişancılar
tarafından bir kayıt ilâve edilir ve kenarı
mühürlenir. İçerisinde hiç bir kazıntı ve si­
linti olmıyan bu defterler ikişer nüsha olarak
tanzim edilir ve ilk sahifesine yan olarak Pa­
dişahın tuğrası atıldıktan sonra (Defteri Hâkani) namını alırlar.
Fatih Sultan Mehmet ecdadının vakıflara
verdiği köy ve arazinin vakıf lığını kaldırarak
timar ve zeamet sahiplerine yani askerlere da­
ğıtmıştır. Böyle karışık bir zamanda da Hüdavendigâr ve Kocaili sancaklarının tahririne
Çakırağayı memur eylemiştir. Bu kadar mü­
him bir muameleyi gürültü, sızıltı, itirazlara
meydan vermeden başarmak fevkalâde bir
('9] Padl««hlar tararından yasılan kMiUarm üst
tarafına nlfancılar tara^ndan tuğra konulur. Bun­
lar da bajUca dört tUılU telm aUrlar -.
A — Ferman:- İdareye alt mUhlm İflere dair ve.
rllen emirlerdir. Bunlarla bir «ehzadenln doğumu
haber verildiği gibi hükümet ve maliye ve evkaf
tayinlerine dair emirler de verilir. Valilere ve k a ­
dılara ve sair İcab edenlere hltab edilir. Bunların
mü5veddelerlne hUkUm denilir mUhlmlerl (MUhlmme defterine; mUhlm olmıyanları da fAhk&m def­
terine; kaydedilir. Çok mühim oinnlarm üzerine
bazan padifah da el yazıslle bir kaç cümle yazabilir.
B — Berof; Bir vazifenin tevcihinde vazife sa­
hibinin eline verilen vesikadır. Bunların müsved­
desine ^Nlfan-ı h ü m a y u n ; ve valilik tevcihi berat,
lanna da me&fur denilir.
C — Sebeb.l tahrir h ü k m ü : B i r mukataa veya
İltizamdan bafka bir mahalle havale edilecek p a ­
ranın verilmesi İçin yazılır ve içerisine de parayı
veriniz fve Ubu sebeb-1 tahrir h ü k m ü n ü hln-1 m u ­
hasebede ibraz edilmek üzere h ı f z e d i n i z ; İbaresi
behemehal yazılır.
D — Temllkname: Yukarıda nUmuneslnl y a z ­
dığımız gtbl bir arazinin veyahut bir b i n a n ı n ve­
yahut bütün bir k ö t ü n t a m a m ı n ı n bir ş a h s a m ü l k
olarak verildiğine dair mal sahibi olacak kimseye
verilen vesikadır.
[20] Çakır bir lakap o l m a y ı p doüruUan İsimdir.
O asırlarda doğan çocuklara gözlerinin ren(?lne g ö ­
re isim verdikleri pek çok misallerde teyit edilebi­
lir; Çakırgöz, Elâgöz. Çakır gibi.
r î f ] Bursa Sicilleri defter J7, sahlfe 29S
TARIHÎ
BILGILER
VE
VESIKALAR
413
Jtudret ve iktidara ve daha ziyade doğruluğa
jnÜtevakkıf olan bu işi Çakırağa pek güzel
j„şarmıştır.
istanbul Sübaşılığında bulunduğuna dair
^ a yukarıya yazılmıştır. Edirnede, Silivrlve Istanbulda Aksaray civarında, Yenikapıda Yağlıkçılar içerisinde ve Kadıköyündc
birer cami yaptırmıştır.
Istanbuldan Rumeline giden en işlek yo­
lun ikinci bir menzil noktası olan Silivride
gelip geçenlerin iaşeleri ve istirahatleri için
bir »viye = misafirhane ve imaret yaptırmışür. Gelip geçen fukara, ulema ve yolcular
bu imarette parasız yemek yerler ve geceyi
it »ıtJİmıŞ ve aydınlatılmış muhafazalı zavi­
yede yine parasız geçirirler ve hayvanları
varsa bunlar da civardaki
ahırlarda hayır
müessesesi tarafından arpa ve saman verile­
rde bedava beslenirler.
O vakitki Kümelinin genişliği göz önüne
getirilirse bu hayır müessesesinin ehemmiyeti
ve faaliyet derecesi meydana çıkar.
Bu içtimaî yardım binasının devamı faa­
liyeti için Çakırağa İstanbul, Galata, Silivride
bir çok dükkânlar ve Bursada (Çakırağa)
Çifte hamamını ve dört dcbağhanesini ve di­
ğer yedi dükkânını ve ayrıca Edirnede Eski
kapan ve Tahtakale civarında dükkânlar ve
evler ve bir çiftq hamam ve bir kemer altmda birbirine muttasıl yedi dükkân bina ede­
rek iratlarını SiHvrideki imaretine tahsis ve
vakfeylemiştir.
Istanbulda Aksaray civarında, Galatada,
Edirnede Saraçhanebaşında birer mahalle
elân bu Çakırağanm adile anılmaktadır.
Bu kadar mühim vazifelerde bulunan ve
ayrıca büyük bîr içtimaî yardım müessesesi
vücude getiren ve Fatih gibi cerbezeli bir Pad^ahm büyük itimadını kazanan Çakırağadan
tarihlerimizin hiç bahsetmemeleri şayanı hay­
rettir.
Silivride medfun olan Çakırağanm Meh­
met Çelebi isminde bir oğlu olduğunu Bursa
mahkemesi sicillerinden anlıyoruz. Doğum ve
vefat tarihlerini çıkarmak vazifesi de Silivri
Halkevi tarih kolundan haklı olarak beklene­
bilir.
Yine Istanbulda Subaşılık yaptıkları an­
laşılan Emin ve Murat Beylerin hal tercüme­
lerine dair hiç bir malûmata rastlıyamadım.
X.
tstanbul Sübaşısı Timurtaş
M u r a t Bey
oğlu
Bu zat hakkmda şu kadar bir malûmat
vardır. Malûmudur ki Bursada iki Timurtaş
Paja vardır. Bunlardan birisi 806 Hicrî tari­
hinde ecelile Bursada ölmüştür. İstasyon civa­
rındaki cami avlusuna gömülmüştür. Kara
Ali beyin oğlu olup Yahşi, Omur, Oruç, Ali
ve Mahmut Beylerin babasıdır.
Diğer Timurtaş Paşa ise evvelce Sivri­
hisar Subaşılmda ve Sakarya boyu kuman­
danlığında ve Ankara Muharebesinde bulun­
muştur. Esir olduğu Timurhapsinden kurtu­
lup evvelce kendisine lâlalık eylediği Yıldı­
rım Bayezidin oğlu İsa Çelebi yanma gelmiş­
tir. IsaBeyin kurduğu hükümetin devamına
sebep olmuş ve büyük işler görmeğe başla­
mıştır.
Çelebi Sultan Mehmet ile İsa Çelebi ara­
sında Uluâbat köprüsünde yapılan bir muha­
rebede mağlûp olarak Yalovaya doğru kaçar­
ken rikâpları (ata binerken üzengisini tu­
tan) bir kölesinin yaya kaldığmı görmüş ve
haline acıyarak atının terkesine bindirmiştir.
İyiliğe karşılık olarak bu hain adara arkasın­
dan hançerle yaralıyarak yere düşürmüş ve
huzuruna getirmiştir. Çelebi Sultan Mahmet
tarafından başı kesilerek İsa Çelebiye gönde­
rilmiş vücudu da Bursada Balıkpazarmdaki
camii civarına gömdürülmüştür.
İşte İstanbul Subaşısı olan Murat Bey
bu gazi Timurtaş Paşanın biricik oğludur.
Murat Bey hakkmda ve bundan sonra Sübaşı
olan llyas Beyin hüviyeti hakkında hiç bir
malûmata tesadüf edemedim.
XI.
Bursada Boyacılık
Mensucat kimyagerlerinden Bay Hasan
Sabri «Türk Tarihinin Anahalları» adındaki
esere (Boyacılık Tarihinde Türkler) isminde
bir bahis yazmıştır. Hasan Sabri bu cserindfc
«bir Alman âliminin Almanyaya kırmızı boyacılığm Yunanistandaki Tırnava'dan ve Tırnavaya dahi Bursadan geçen fatihlerden Paşa
Yiğitin oğlu Turhan Bey tarafmdan götürül­
düğünü tesbit eylediğini» izah eylemiştir.
Bursa için fevkalâde önemli olan bu me­
sele tarafımdan Bursa mahkemesi sicillerin­
den tetkik edilerek hakikaten Bursada boya­
cılığın çok güzel leşkilâtlandırıldığı; boyacı-
414
KÂMIL
lığın âlemşümul olduğu, İrandan boyanmak
üzere Bursaya ipek götürülüp boyandıktan
sonra tejcrar götürüldüğü ve Istanbulun fet­
hinden sonra da saraya ait keçelerin ve do­
nanmaya ait (alay sancaklarının) Bursada
boyandığı tesbit edilmiştir. Bursa al boyası­
nın emsali hiç bir tarafta yoktu.
On altıncı asırda' Bursada en mühim bo­
yahaneler şimdiki vilâyet matbaasının karşı­
sındaki Kara şeyh camiile kız muallim mek­
tebi arasındaki sokakta, ayrıca San Abdullah
mahallesinde ve Reyhan Paşa mahallesinde
ve Ulucamiin şimal kurbünde bulunmakta
idiler.
Al boyacılar vilâyet salbaasının bulun­
duğu sokakta bulunuyordu ve bu civarda son
günlere kadar da (Al boyacılar hamamı) is­
minde bir hamam da mevcutlu.
Boyacılar esaslı bir teşkilâta bağlı olarak
kısımlara ayrılmış ve her cins boyanın müte­
hassısı başka olduğu gibi boyanan eşyanın
cinsine göre de boyacıları ayrı idi.
ipek ve ibrişim ve ipekten masnu kumaş­
larla bez, keten, aba ve keçenin boyandıkları
boyahaneler başka başka idi. Yani boyaha­
neler renklere göre ve boy ayacakları eşyaya
göre ayrılmakta idi.
Her cins boyacının zapt ve rabıtları için
boyacılar (Kethüda = Şeyh)i, kullandıkları
boyanın ne'vini ve cinsini tayin eden (Yiğit­
başı) sı ve san'atın taraamile erbabı ve müte­
hassısı bulunan (Ehli hibresi) eksperleri var­
dı.
Bursa şer'iye mahkemesi sicillerinden bazıiarmt tarih sırasile yazıyorum :
9 Ramazan 891 (I486 M.) tarihli bir
kayıtda [22] Boyacı İskender b. Abdullah şe­
riat mahfilinde ikrar idüb etli ki beylik otağ
için boyanacak keçeler harciçün hâssa harç
emini Tâceddin b. Sinan elinden on bin ak­
çeyi bikusur alup kabız eyledüm didi ol dahi
tasdik eyledi.
902 Hicrî ve (1496 M.) tarihli bir sicilde
dahi boyacılıkta kullanılan bir çok ecza isim­
leri kayıtlıdır [23].
U Şevval 902 (Î496 M.) tarihli bir ka­
yıtda bir boyacı dükkânında bulunan kazan,
küp, saire gibi demirbaş eşyanın isimleri zik­
redilmektedir [24].
tl2] Sure»
[23] Bursa
{t4\ Bursa
17 ve «tcll 24.
Mahkemesi Sicilleri defter S, s.
m,
Mahkemesi Sicilleri derter fi, s. U3.
Mahkemesi Sicilleri defter 13, sahlfe
sahlfe 29.
KEPCÎOCLV
2 Zilhicce 909 (1503 M.) tarihli bir ka­
yıtda Godizden getirilen şapın boyacılıkta
kullanıldığı yazılmakladır [25].
5 Şevval 924 (1518 M.) tarihli bir ka
yılda M [26].
j C
j J ^ U j l J U 0^;^..
fi
^>
jUi-*
j / j u
Bursadan Edirneye boyacı ustası gönde­
rildiğine dair 23 Muharrem 925 (1519 M.)
tarihli bir kayıt da [27].
Bursa sebbağlarmdan yarar ve kâmil
sebbağ gönderin deyu hükmü cihan mutada
ferman olunduğu ecilden işbu müşarünileyh
Mahmut b. Seyyit Ahmet an mahallei Alacamescit ve Pirî b. llyas an mahallei Azeb Bey
bu iki nefer kimesne birbirine kefil olup
Mahrusai Edirneye d^vletlû Hüdavendigâr
maslahatı için varil olan Culamı Şahı Meh­
met b. Karaca an zümrei alufiyeciyan mezkûr
Gulamı Sultaniye leslim olundu.
16 Rebiülâhir 967 (M. 1559) tarihli bir
mahkeme zaptında da: [28].
-5j-Üj\
051 Bursa
Bursa
[27] Bursa
[ÎS] Bursa
Ssj^
j^J^
Mahkemesi SlclUerl defter 19. s. 137.
Mahkemesi Sicilleri defter 28. s. *3.
Sicilleri defter2«, varak S.
BlcHlerl defter, Sİ, varak 16-
T ARı m
BILGILER
VE
VESIKALAR
• ^'^} J-K^
jj/j^'
r*.
o* ^ts-**^
•^^•^ ->> J i ^
4.4-1
-r.
Ayni gün dolak ve aba boyacıları dahi
dolak ve abanın bakam ile boyanmasına ka­
rar verdiler.
8 Şaban 976 (1568 M.) tarihli bir kayıtda [29].
Bir boyacı diikkânmda sekiz kazan, bir
tağar, beş küp ve saire bulunduğu ve bunla­
rın (12,300) akçe kıymetinde olduğu ve bo­
yacılara lâzım ve vacip olduğu,
Evaili Safer 1008 (1599 M.) tarihli bir
kayıtda dhi [30]
Şeşleri çarşısında boyacı dükkânlarının
ve çeşme önündeki tekkenin ve sukı mezburede
vaki kârizin suların kadimüleyyamdan mescidi
Kara Şeyh mezbur önündeki halâlara akagelmis iken Hacı Mustafa vâkıfı mezburun va­
kıf odalarına ve bazı mahallâta akıdıp zikrolunan halâları susuz kodukta keşfolundukta
zikrolunan halâlar canibine akan kârizin bi­
nası odalar canibine uymadığı ve mahallei
merkume mescidi önündeki halâlar asıl olma­
sına delâlet eder deyu haber verildiğinden kâ­
rizin ve tekkenin ve dekâkinin suları matekaddemden halâlar canibine akageldiği isbat
edildiğinden olveçhile halâlar canibine akma­
ğa hükmolundu.
Evaili Safer 1010 (1601 M.) tarihli l - r
sicilde [31].
»St^^\Sa>-\K» ^
'f^^jyS'
J^j^
J O I A,<1\
j < H Jr^^^
^-y'S^i\
415
^^^\
j^y^
^jj^
^ ^ l "
<^>''-> -f.y^'
[29] Bursa Mahkeme Sicilleri 343. varaH 15.
[M] Bursa Mahkeme Sicilleri 351. varak 104.
[31] Bursa Mahkeme Sicilleri 370. varak 13.
132] rKalya t a « ı ; b i r nevi o t u n k ü l ü n d e n hasıl
°lup sabun, cam ve boya İ m a l i n d e k u l l a n ü ı r .
29 CemazLyelâhır 1013 (16a4 M.) tarihli
bir emirde [33J.
Bursa Kadısı;
Malûm oia ki otağ emini zide mccduhu
tezkere gönderip sarayı âtik ve cedit ve köşk­
ler ve otağı hümâyun için lâzım gelen beyaz
keçeler kırmızıya boyanmak lâzım ve mühim
olmağla olageldiği üzere irsal olunan yetmiş
kıt'a keçe kırmızıya boyanup otağı hümâyun
anbarına irsal ettirilmek babında emri şerif
ricasını ilâm eylemeğin muacce'en hâssa harç
emini boyadub irsal eylemek emrim olmuş­
tur. Büyürdüm k i hükmü şerifimle hâssa meh­
terleri anbarı mezbur mutemedi olan Mahmut
vardıkta bu bapta sadir olan fermanı saade­
tim mucebince amel idüb dahi bir an tehir
ve terahi eylenıeyüp-mühimmatı mezbure için
irsal olunan yetmiş kıt a keçeyi olageldiği üze­
re boyadub otağı hümayun anbarına irsal ve
teslim ettirmekte ikdam ve ihlimr.m eyleyüb
ivk ve tehirden ziyade hazer ey 1 iyesin ve
mühimmatı mezburcnin masarifi mühimmesine lâzım olan akçeyi hâssa harç emininden
alup erbabı hukuka bilemam hakların \irdirüp ve sarfolunan akçe için işbu hükmü şeri­
fimin zahrına hüccet yazup eminin yedine viresin k i hini muhasebede ibraz idüb deynine
mahsub cyliyc şöyle bilesin alâmeti şerife iti­
mat kılasm.
Ik-makami
Kostantiniyyc
Evaili Şevval 1002 (1613 M.) tarihli bir
kayıtda [31].
Mahrusai Bursada yeni Bezzaz mahallesi
siikkânmdan olup dergâhı âli
bilmeali bevvablarından olan clhac Mehmet
1). NuruUah nam kimesne meclisi şer'dc Mah[33}
[34]
Bursa Mahkeme Sicilleri defter KO. ». IW.
Bursa Mahkeme Sicilleri d,-fter ^23.».
«.
?
KÂMİL
4İ6
KEPClOCW
rusai merkumede vaki boyacı taifesinden işbu
Mehmet b. Kasım ve üstad İbrahim b. Hasan
hâmil ülkitab üstad Hasan b. Abdullah mah­
ve üstad Hasan ve üstad Mehmet Çelebi b
zarında ikrarı tam ve takriri kelâm idüb hâlâ
Halil ve Mehmet Dede ibn SeyfuUah ve üstad
Dârüssüâde ağası iftiharülhavass' velmukarri-
Mehmet b. Hacı Cafer ve hacı tsmail b, Y u
bin miitemedülmülûk vessalâtin
Hacı
Mustafa ağa
hazretleri savbü savab-
mesneler mahfili kazada her biri takriri kelâm
nüma
ve
nibden
saadet intimaiarmdan
kırmızı
ile
boyanmak
bu caiçin otuz
altı kıt'a beyaz keçe irsal olunub hizmeti
ınezkûre bana sipariş olunmağla ben dahi zikrolunan otuz allı kıt'a keçeyi mezbur üstad
Hasana kırmızı boyamak için teslim idüb her
kıt'asına dörder yüz ellişer akçe ücret virecek
oldum idi hâlâ mesfur üstad Hasan dahi cüm­
lesini alâ vefkilmeram sebğ idüb bana ref ve
teslim eyledi.
suf ve Ömer Beşe Göçen
Mehmet nam ki-
ve bastı meram idüb kadimüleyyamdan Kazaz
hırfelinin harirlcrini mabeynimizde cari ney.
bet tâbir olunur ittifak üzere deste ile boya.
mak lâzım geldikle zikrolunan harir (yetjniş
üç) desteye baliğ oldukta mezbur Hacı Mahmudun nevbeline yedi deste ve mezbur Mustafanm nevbeline altı deste ve mezbur HaJi1in nevbeline altı deste ve merkum Hacı Mustafanm altı ve mersum Alinin nevbetine altı
deste ve Torak Dedeye altı
Dayı Mehmede
allı ve üstad İbrahime altı ve Hasana altı ve
Ben dahi cümlesinin ücreti olan allın bin
Mehmet Dedeye dört ve Mehmet b. Haliliı,
iki yüz akçeyi mezbure teslim eyledim dedik­
nevbetine dört ve Hacı Ismaile üç ve Mehmet
te mukırri merkumun ikrarı meşruhunu mez­
b. Cafere üç ve Ömer Beşeye iki ve Göçen
bur üstad Hasan dahi bilmüvacehe tasdik ve
Mehmedin nevbetine iki deste ki cem'an yet-
meblâğı merkum on altı bin iki yüz akçeyi
miş üç deste harir nesaki mezkûr üzere beyni­
bittemam mezbur Hacı Mehmedin yedinden
mizde boyanagelmişikcn
alub kabız eyledüğü tahakkuk itmeğin mava-
kimcsneler ittifakımıza mugayir
ka bittaleb ketbolundu.
deste boyamağla mabeynimizde küUî ihtilale
mabeynimizde bazı
hafiyyeten
bâis ve san'atımızın kesadma badi olmağla ve
Şuhudülhal:
Ali Ağa b. Abdi, Eizivak Sultanı, Mah­
ellerinde dahi ferman olduğundan eskisi gibi
mut Ağa mütesellimi mirilivai Bursa, Osman
her biri nevbetinden tecavüz etmemeleri ten-
Çelebi b. Ahmet kethüda! sebbagan,
bih edildiği ketbolundu. 7 Muharrem
Elhac
Halil essebağ, Elhac Demur essebağ.
Evahırı Şaban 1050 (1640 M.)
sene
1080.
tarihli
Başvekâlet
arşiv
vesikalarından 24 Ra
bir kayılda [35].
1216 tarihli bir buyrultuda:
Bursada kırmızı boğğası boyayan essıbağ
teyifesi kırmızı boyaya şirügen konmakla zikrolunan şirugeni ehalii vilâyet siz bakkallar­
dan iştira ediyor cevamt ve mesacide mahsusdur. Şehre müzayaka veriyorsunuz diye men
ve defi eylemişlerdi. Şirügeni bakkallardan
Bİmayup âhar diyardan getürdükleri ecilden
san'alı merkumeyi işlemelerine âhar d i y a r ı n
getürmek şartile izin verildiği kelbolun.ln.
Üstat başılık kırmızı boyacıyan Tımava
mukataası mutasarrıflarının tarihi tevcihlerin­
den beru zimmeti miriyeleri miktarı baş mu­
hasebeden derkenar edilmesi emrolunmakla
baş muhasebeden dahi «bedeli celbe an muaccelei mukataai üstad başılık taifei kirmwi
boyacıyanı Tımava tâbii kazai Yenişehir der
livai Tırhala muaccele 600 bedeli celelu 180
ve üstad başı Mehmet Emin» kaydı çıkarıl­
mıştır.
7 Muharrem. 1080 (1669 M.) tarihli bir
kayıtda [36].
Medinei Bursada sebbağ layifesinden al
boyacılar kethüdası Elhac Mahmut b. Ahmet
ve üstad Mustafa b. Ramazan ve Halil Dede
ibn Musa ve elhac Mustafa b. Mehmet ve üs­
tad Ali b. Mehmet ve Turgut Dede ve Dayı
135] BurM siciller» defter 2W, ntiıtte 25.
{J«] Bursa Sicilleri defter 301, « h l f e İS.
Bursa mahkemei şer'iyesi sicillerinde bo­
yacılara ait binlerce kayıt varsa da bunlar­
dan en eskilerinden bir kaç tanesi yukarıda
arzedilmiştir.
Boyacı ustalarının hemen hepsinin türk
ve müslüman olmaları dikkate değer. Tesalyadaki üstad başmm dahi son asırlara kadar
türk olması ayrıca nazarı dikkati çeker.
TARfHl
BİLGİLER
VE
VESİKALIK
417
XII.
Vakfın g e l i r i n i a r t t u n m k için
bulunan garip bir usul
VJ*' Ö / U ^ ;l>. j
y» <,1 . j j ; ,
,,
^) o
"
Bazı mütevelliler varidatı artırmak için
vakıf para ile mal ve mülk ve arazi satın alırlar. Halbuki liursadaki bir mütevelli biç
J
j / i * .jj'^ O ^ l
^1,1
1
. •
,.
.
^
o— *-^j>-'
ö - ^ J ^ İ ı j < İ . J ; ^ ^ i ; _ , ^^»'«l < l ; . j j j ^ ^ _ \
işitilmemiş ve görülmemiş bir varidat kaynağı bulmuştur. Bu da vakıf para ile bir köle
f^^'V^. ^ j j i
• •
ve bir cariye satın alarak bunları çiftleşiirmiş
ve aldığı mahsulü vakıf namına satmıştır.
Bursa mahkemei şer'iyesi sicillerini lei-
^•'-^-^
~
kikim esnasında gördüğüm yegâne garip l,A-
'^'•'^^
- C
disp bundan ibarettir. Bursa mahkemesi sicil
*
\T
j / i .
,
_<vi^^j,f;
r
,
v
jAüj
u^^u
^ ]
^
-
.-ja-^II
İT
dadır:
a
^f. 4-'^.^^ V;-».—
^
jUV^^
^-^'-^-'r'
^
;;ı^ .
"CT
İJ-^ ^) y )
->-^^->-^ . > . j a , a İ . ^
defteri 3, sahife 27 deki kayıt aynen aşağı'
J
-^^-^^
l'V^.. . ^J^\
3>-.J» ^ r .
.\ \\ JT^s^K ^ . i
^u-j,
:
Download

r[ihalgphb internet adresinden temin edilebilir.