İHMAL VE İSTİSMAR NEDİR?
İhmal;
yetişkinin, çocuk veya ergeni muhtemel tehlikelere karşı
korumamaları, barınma ve beslenme gibi temel ihtiyaçları
yerine getirmemelerini ifade eden bir davranış biçimidir.
İstismar;
Çocuğun; her türlü fiziksel, ruhsal veya sosyal açıdan
zarar görmesi, sağlık ve güvenliğinin tehlikeye girmesi
olarak tanımlanabilir.
•İhmal ve istismarı birbirinden ayıran en temel nokta ihmalin pasif, istismarın ise aktif bir olgu olmasıdır.
İhmal ve İstismar en çok nerede gerçekleşir?
İhmal ve istismar (çocuğun kötüye kullanımı)
en çok aile ortamında, okulda ya da kaldığı
kurumda (yetiştirme yurdu, yuva, yatılı okul vb) gerçekleşmektedir.
İhmal ve istismarın önlenmesinde de yine
aile ve bu kurumların önemi büyüktür.
Ülkemizde konuyla ilgili çalışmalar:
Ülkemizde, çocuk ihmal ve istismarına ilişkin çalışmalar
çok yenidir ve bu alanda sayısal veriler oldukça
yetersizdir.
Ancak son 15-20 yıldır, konuya ilginin artmış olduğu
söylenebilir. Bu ilgi, giderek ihmal ve istismara ilişkin ülke
genelinde bilgilerimizin artmasına, koruma ve önleme
çalışmalarının hız kazanmasına neden olmuştur.
Dünya'da çocuk istismarı %1 ile %10 arasında değişirken;
ülkemizde bu rakam %10 ile %53 arasındadır.
[http://csh.dergisi.org/text.php3?id=70#r8/ ]
İhmal ve istismar konusunda
aile ve okulun önemi :
Çocuğun en fazla vakit geçirdiği iki ortam
olan aile ve okul ortamı ihmal ve istismar için
çok önemlidir.
Ailelerin yeterince bilgi sahibi olması ve
çocuk yetiştirmede duyarlı olması,
eğitimcilerin de konuyla ilgili beklenen katkıyı
sağlaması ile ihmal ve istismar önemli
düzeyde azalacaktır.
İhmal ve İstismarın Nedenleri:
Sosyo-Ekonomik Nedenler:
- İşsizlik,
- Fakirlik,
- Barınma sorunları,
- Kalabalık ev ortamları
-…
Yeterli–Sağlıklı Sosyal Desteğin Olmaması:
- Göç ya da aile bireylerinin kaybı
- Boşanmaların artması
- Anne ve babanın çalışıyor olması sonucunda
çocuğun uygunsuz bir bakıcıya bırakılması
- Son yıllarda genç hamileliğinin artması
Aileyle İlgili Nedenler:
- Anne - babanın eğitim düzeyleri
- Ailedeki ruhsal sorunlar
- Ailedeki sosyal becerilerin ve iletişimin zayıf
olması
- Kardeş sayısı
- Çocuk yetiştirme biçimleri
Çocuğun kötüye kullanımı iki ana başlık
altında toplanabilir:
1.İhmal
2.İstismar
Fiziksel istismar
Duygusal istismar
Cinsel istismar
İHMAL
İHMAL
Çocuğun gelişimiyle birlikte ortaya çıkan
fizyolojik, psikolojik veya sosyal
ihtiyaçlarının karşılanmaması olarak
tanımlanabilir.
Çocuğun barınma, güvenlik, beslenme, eğitim
vb ihtiyaçlarının karşılanmaması.
İhmal, istismara göre daha yaygındır.
Bazı İhmal Örnekleri - 1
 Yalnız bırakılmaması gereken yaşta olan bir çocuğun
normalden uzun bir süre yalnız bırakılması,
 Evin içinde ya da dışarıda olası tehlikelerden çocuğun
korunmaması
 Uygun olmayan kişilerin bakımına bırakılması
 Çocuğun terk edilmesi
 Çocuğun evden kovulması
 Evden kaçan bir çocuğun yeniden eve kabul edilmemesi
 Güvenli ya da uygun olmayan yerlerde barındırma
Bazı İhmal Örnekleri - 2
 Çocuğun okula gitme yaşı geldiği halde okula kaydedilmemesi
(veya kız çocuğunun okula gönderilmemesi)
 Ailenin okula çağrılmasına rağmen okula gitmemesi,
 Varsa özel eğitim veya tıbbi bakım ihtiyacının giderilmemesi,
 Yetersiz beslenme,
 Çocuğun temizlik ve bakım ihtiyaçlarının giderilmemesi
 Çocuğun mevsimine göre giydirilmemesi
 Çocuğun konuşmasına izin verilmemesi,
İSTİSMAR
İSTİSMAR
Çocuk üzerinde aktif olarak gözlenebilen her türlü
fiziksel, ruhsal veya sosyal açıdan zarar görmesi,
sağlık ve güvenliğinin tehlikeye girmesi olarak
tanımlanabilir.
İstismar; fiziksel, duygusal veya cinsel olabilir
FİZİKSEL İSTİSMAR
FİZİKSEL İSTİSMAR
Maruz kalan kişinin bir kaza olmaksızın, annebabası, bakımından sorumlu başka kişi veya
kişiler tarafından sağlığına zarar verecek
derecede fiziksel hasara uğraması, yaralanması
ya da yaralanma riski taşımasıdır.
Bu hasar; elle ya da bir nesneyle vurularak,
itilerek, sarsılarak, yakılarak ya da ısırılarak
oluşabilmektedir.
Yaygınlık
 Fiziksel istismar en çok 4-8 yaşlarındaki
çocuklara yönelik olmaktadır ve yaşla beraber
istismar oranı azalmaktadır.
 Anne yaşına bakıldığında 20 yaş ve altındaki
annelerin çocuklarına daha sık olarak fiziksel
istismarda bulundukları gözlenmektedir.
 Çocuklara yönelik fiziksel istismarda annelerin oranı
daha yüksek iken, ergenlere yönelik olanlarda daha
çok babaların sorumlu oldukları saptanmıştır
Fiziksel Belirtiler
 Genellikle baş kısmından aşağıda elbise altında
kalan bölgelerde daha fazla olmak üzere;
Morluklar, yaralar, kırıklar, yanıklar biçiminde
Teşhis sürecinde;
Yaralanmanın sıklığı, yaraların uzun süre
iyileşmemesi,
Yaralanmayla beraber çocuğun psiko-sosyal
durumunda da gözlenebilir değişiklikler olması
fiziksel istismara uğradığının en önemli belirtisidir.
Psiko-Sosyal Belirtiler
 Evden kaçma ve okula devamsızlık
 Düşük benlik saygısı (yetersizlik algısı)
 Saldırgan, yıkıcı ve yasal olmayan davranışlar
 Yakın ilişkiler kuramama
 Yoğun öfke tepkileri, saldırgan ve suça yönelik davranışlar,
 Zihinsel bozukluklar (öğrenme güçlüğü, unutkanlık, …)
 İntihar düşünceleri ve girişimleri
 Maddenin kötüye kullanımı,
 Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu,
 Kaygı bozuklukları, kabuslar
 Travma sonrası stres bozukluğu görülebilmektedir.
DUYGUSAL İSTİSMAR
DUYGUSAL İSTİSMAR
Çocuğun aşağılanması ya da yok sayılması gibi,
onun sağlıklı duygusal gelişimini ve benlik saygısını
ciddi bir biçimde etkileyen davranış kalıpları
olarak’ tanımlanabilir.
Duygusal istismar, en sık görülen ancak en zor
tanımlanabilen istismar biçimidir. Tanımlanması
çok zor ve fiziksel istismara göre daha kalıcı izler
bırakmaktadır.
Bazı duygusal istismar biçimleri :
- Reddetme
- Aşağılama
- Umursamama
- Yıldırma
- Yoksun bırakarak cezalandırma
- Sıklıkla “sen dili” kullanma
- Davranış bozukluklarına göz yumma
BELİRTİLERİ
 Genellikle diğer istismar türleriyle birlikte gözlenir
 Yüksek depresyon ve kaygı düzeyi, düşük benlik saygısı,
 Kendisine veya başkasına zarar verebilecek davranışlar
 Duygusal değişkenlik, uyku bozuklukları
 Tıbbi temeli olmayan fiziksel şikayetler
 Aşırı derecede utangaç, pasif ya da itaatkar olma
 İntihar girişimleri ya da intihardan söz etme
 Aşırı derecede bağımlı olma
 Kapasitenin altında başarı
 Güvensizlik, çalma davranışı vs
CİNSEL İSTİSMAR
CİNSEL İSTİSMAR
“Duygusal ve bilişsel olgunluğa erişmemiş çocuk
veya ergenin; tam olarak anlayamadıkları, bilerek
onaylamadıkları, sosyal tabuların ve aile içi
kurallarının çiğnendiği eylemlere karıştırılmasıdır.”
Çocuğun, bir erişkininin cinsel gereksinim ya da
isteklerinin doyumu için cinsel nesne olarak
kullanılması ya da kullanılmasına göz yumulmasıdır.
Yaygınlık
 Yaşa göre dağılımları incelendiğinde;
%30'unun 2-5,
%40'ının 6-10,
%30'unun 11 - 17 yaş grubunda olduğu görülmektedir.
Bir başka deyişle olguların %70'ini çocuklar oluşturmaktadır.
Kızların istismara maruz kalma oranı erkeklere oranla 3kat
daha fazladır.
İstismarcıların %96'sı erkek, %80'i de çocuğun tanıdığı
birisidir.
Her ülkede cinsel istismar yaklaşık olarak %15-20lerde.
Türkiye'de tahmin edilen çocukluk çağı cinsel istismarı;
kızlarda 1/3 erkeklerde 1/5’tir.
Yaygınlık
 Cinsel istismara uğramış çocukların hepsinde ilk muayenede psikiyatrik
belirti görülecek diye bir genelleme yapılamaz.
 %40’a yakın çocukta hiçbir psikiyatrik belirti olmadığı ya da çok az
belirtiler bulunduğu bildirilmiştir.
Ancak izleme dayalı veriler asemptomatik çocuklarda 12-18 ay içinde
sorunların başlayabileceğini ortaya koymuştur.
Hatta en az belirtisi olan çocukların zamanla en fazla bozulma
gösteren grupta yer aldığı belirtilmektedir.
Cinsel istismar öyküsü olan çocuklar daha fazla cinsel saldırıda
bulunuyorlar:
Fuhuş yapan gençlerin %95’i
Cezaevlerindeki kadınların %35’i küçüklüklerinde cinsel istismara
uğramış kişilerdir.
CİNSEL İSTİSMARIN ETKİSİ,
istismarın sıklığına,
sürekliliğine,
şiddetine / derecesine,
türüne ve
istismarcının yakınlık derecesine bağlı olarak
değişmektedir.
Cinsel İstismarı Arttıran Etmenler
1- Düşük gelir düzeyi
2- Çocuğun sosyal izolasyonu
3- Üvey baba
4- Aşırı tutucu görünen babalar
5- Çocuklarına fiziksel olarak dokunamayan babalar
6- Anne yokluğu
7- Eğitimi düşük anne
8- Cinsel konularda baskıcı ve cezalandırıcı anne
Cinsel istismara uğrayan çocuk, zihinsel engelli ya
da bunu anlayamayacak yaşta da olsa kendisine
zarar verecek bir durum olduğunu anlarlar.
Cinsel İstismara Uğrayan Çocukların Düşünceleri:
 “Her şey gizli kalmalı” (aile yıkılabilir, kendisi suçlanabilir)
 Kendini suçlama ve kendinden nefret etme.
 Tutsaklık veya sürekli olması halinde bu duruma adapte
olmaya çalışmak (patolojik karar).
ÇOCUKLAR YAŞADIKLARINI NEDEN
SÖYLEMEZLER?











Kendilerine inanılmayacağından,
Başlarının belaya gireceğinden,
İstismarcının tehditlerinden,
Arkadaşları tarafından dışlanabileceklerinden,
Homoseksüel olarak adlandırılabileceklerinden korkarlar.
Büyüklerle (otorite figürleriyle) cinsel konuları konuşmaktan
utanırlar, korkarlar.
İstismarcıyı korumak isteyebilir, sevebilir ama yaptıklarını
sevmezler.
Nasıl anlatılacağını bilmeyebilirler.
Cinsel davranışların yanlış olduğunu bilmeyebilirler.
Gammaz olarak adlandırılmak istemezler.
İyi çocukların cinsellikle ilgili sözcükleri kullanmasının doğru
olmadığı kendilerine söylenmiştir.
ÇOCUKLAR SONUNDA NASIL
SÖYLERLER?







İstismarın derecesi, sıklığı artar ve çocuğu korkutursa,
Cinsel istismardan korunmayla ilgili bilgi alırsa ve
kendisine yapılanın doğru olmadığını fark ederse ve
söylenmesi gerektiğini öğrenirse,
Çocuklar sırlarını en yakın arkadaşları ile paylaşmak
isteyebilirler.
Kardeşleri kendisinin ilk istismar edildiği yaşa gelmişse
onları korumak maksadıyla;
Ergenliğe gelmişse hamilelikten korkar ya da istismarcının
baskısından kurtulmak için,
Çocuk güvenebileceği ve kendisi ile yakından ilgilenen bir
yetişkinle karşılaştığı zaman,
Fiziksel bir yakınması (üriner enfeksiyon vb.) sonrası
doktora gittiğinde.
Cinsel İstismar Tipleri
1- Dokunmanın olmadığı istismar davranışları:
Sözel olarak cinsel uyarı, teşhircilik, çocuğa pornografik yayınlar ya da
bilerek cinsel içerikli davranışları izlettirme, cinsel muayeneye zorlama
ve pornografik yayınlarda kullanılması
2- Dokunmanın olduğu istismar davranışları:
Uzayan ve aşırı bir biçimde yakınlık içeren öpme, okşama, çocuğun
yetişkinin cinsel organına dokunmaya zorlanması, bir yetişkinin çocuğun
cinsel organına tıbbi bir amaç olmaksızın cinsel amaçla dokunması
3- Cinsel birleşmenin olduğu istismar davranışları:
Her türlü cinsel ilişki, çocuğun fuhuşa teşvik edilmesi veya ensest.
Belirtiler - 1
Diğer istismar tiplerinde görülen psiko-sosyal belirtiler
yanında;
- Güvenebildiği kişilere aşırı bağımlılık
- Cinsel organıyla olağandan daha fazla meşgul olma
- Oyuncaklarıyla veya diğer çocuklarla cinsel içerikli
oyunlar oynama
- Parmak emme, enüreszis, enkoprezis gibi gerileme davr.
- Çeşitli uyku bozuklukları (kabuslar, yatağa gitmekten
korkma, çığlık atarak uyanma vb)
Belirtiler - 2
- Daha önce tanıdığı bir kişiyle yalnız kalmaya aşırı
tepki gösterme
- Evin belli bir bölümünden, belli bir kişiden ya da belli
cinsiyette olan biriyle yalnız kalmaktan korkma
- Ortada görünen bir neden olmaksızın bir akrabanın
ya da arkadaşın evine gitmeyi reddetme
- Yaşıyla orantılı olmayan cinsel davranışlar, oyunlar ya
da konuşmalar sergileme, cinsel içerikli resimler çizme
-Ani huy değişikliklerinin olması
Cinsel istismara maruz kalmış
öğrencilerle görüşme :
-Güvenli ilişki oluşturma kapsamında ;
-çocuğun gönüllü olarak bilgi vermesine yardımcı olma
-en sevdiği/ sevmediği şeylerin listesini oluşturma, bobileri, arkadaşları, oyunlar,
sevdiği TV programları, bilgisayar oyunları gibi doğal konulardan konuşun
-size dokunmadan önce çocuğa kesinlikle dokunmayın
-problem çözümüne yönelik umut aşılama,
-güvenlik konusunda bilgi verme,
-çocuğun soru ve duygularına verilen tepkilerde abartılı olmama.
-kendiniz ve işinizi tanıtın
-nerede ve neden burada olduğunu bilip bilmediğini sorun
-çocuğa ondan başka bir çok çocukla görüştüğünüzü söyleyin
-burada her şeyin konuşulabildiğini ve hiçbir şeye kızmayacağınızı söyleyin
-her zaman çocuğun sözlerini kullanarak soru sormaya çalışın
-olayın olduğu yerin şemasını çizmek yardımcı olabilir
Cinsel istismara maruz kalmış
öğrencilerle görüşme :
-Görüşme sırasında;
-Basit, kısa, somut, seviyesine uygun cümleler kullanılmalı,
-Çocuğun kullandığı kelimeler tercih edilmeli,
-Genel açık uçlu sorularla başlayıp daha sonra özel sorulara geçilmeli,
-Zamanla ilgili belirsiz tanımlamalardan kaçınılmalı,
-Çocuğun şaşkınlığına/anlamadığına dair sözel olmayan ifadeleri yakalanmalı,
üzerinde durulmalı,
ENSEST VE CINSEL
İSTISMARA YÖNELIK
YANLIŞ İNANIŞLAR
Mit: Çocuklukta cinsel istismar
nadirdir.
Gerçek: Ensest ya da cinsel istismar
sıktır. Her 4 kadından biri ve her 10 ya
da 7 erkekten biri 18 yaşına gelene
kadar en az 1 kez cinsel olarak istismar
edilmektedir.
Mit: Çocukların büyük
çoğunluğu bir yabancı tarafından
istismar edilirler.
Gerçek: İstismara uğrayan
çocukların %80’i bildikleri birisi
tarafından istismar edilirler.
Mit: İstismarcılar, şüpheli görünürler.
Gerçek: İstismarcıların büyük bir
çoğunluğu görünümde diğer kişilerden
farklılık göstermezler. Genellikle iyi
vatandaşlardır.
Mit: Kadınlar da erkekler kadar
cinsel istismarda bulunabilirler.
Gerçek: Çocuklara temel bakım
veren kişiler kadın olsa bile kadın ya
da çocuklara karşı suç işleyenlerin
%80’ini erkekler oluşturmaktadır.
Mit: Çocuklar hayal güçlerinin zenginliği
nedeniyle cinsel istismarı uydururlar.
Gerçek: Çocuklar bu konuda genellikle
yalan söylemezler. Bu konudaki en önemli
kural çocuğun söylediklerine inanmaktır.
Mit: Yaşanmış bir iki olay önemli
değildir. Çocuklar olup biteni çabuk
unuturlar.
Gerçek: Bir kez ya da birden fazla
sayıda tekrarlanan cinsel istismar
çocuğun ruh sağlığını önemli ölçüde
olumsuz olarak etkiler.
Mit: Olayı provoke eden, şirin ve cazip
kız çocukları, evden kaçan çocuklar ve
ihmal edilmiş çocuklar potansiyel
kurbanlardır.
Gerçek: Her sosyo-ekonomik düzeyden
ve kültürel gruptan gelen kız ve erkek
çocuklar kurban olabilir.
Mit: İstismara genellikle
yoksul ailelerde rastlanır.
Gerçek: Etnik köken, gelir
düzeyi ya da dini inanışına
bakılmaksızın her türlü ailede
istismara rastlanabilir.
Mit: Çocukların büyük
çoğunluğu bunu hak ederler.
Gerçek: Hiçbir çocuk cinsel
olarak istismar edilmek istemez.
Yaşamlarındaki erişkinlerden
duygusal yakınlık beklerler.
Mit: Parklar, genel tuvaletler,
karanlık sokaklar, karanlık yerler,
boş inşaat sahaları tehlikeli
bölgelerdir.
Gerçek: Olayın olduğu yer
genellikle ev, okul, ev ile okul
arasındaki yol gibi çocuğun içinde
bulunduğu çevredir.
İhmal ve İstismar Edilmiş Çocuklara Yönelik
Önleyici ve İyileştirici Çalışmalar
İhmal ve istismar, çocukların en fazla zaman geçirdikleri AİLE,
OKUL veya SOSYAL YARDIM KURUMLARI’nda görülmektedir.
- Önleyici veya iyileştirici çalışmalarda; bu kurumların ve kişilerin
önemi büyüktür.
- Özellikle bu kurumlarda çalışan psikolog, psikolojik danışman veya
sosyal hizmet uzmanlarına önemli görevler düşmektedir.
- Diğer çalışanların da çok iyi gözlemci olmaları, uzmanlara gerekli
desteği sağlamaları gerekir.
-Okul veya sosyal yardım kurumları tarafından risk grubuna giren
çocukların tespit edilmesi ve izlenmesi.
(başarı durumu, devam-devamsızlık durumu, işbirliği vb)
Download

İhmal ve istismar