ARAŞTIRMA (Research)
Hacettepe Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi
Cilt: 34, Sayı: 3-4, Sayfa: 29-36, 2010
Atrofik Alveoler Kretlerin
Agumentasyonunda İntraoral Otojen
Onley Kemik Grefti Uygulamalarının
Komplikasyon ve İmplant Sağ Kalım
Oranlarının Değerlendirilmesi
Evaluation of Complication and Implant Survival
Rates of the Intraoral Autogenous Onlay Bone
Grafting in Atrophic Alveolar Crest Augmentation
*Dt. Yusuf TAMER, *Yrd. Doç. Dr. Firdevs VEZİROĞLU ȘENEL, *Dr. Burak BAYRAM,
*Prof. Dr. Sina UÇKAN
* Bașkent Üniversitesi Diș Hekimliği Fakültesi Ağız Diș Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Anabilim Dalı
ÖZET
ABSTRACT
Amaç: Sunulan bu çalışmada alveolar kret agumentasyonu gereken hastalara ramus, simfiz veya tüber
bölgelerinden alınan onley kemik greftleri uygulanmış, oluşan minör ve majör komplikasyonlara ek olarak ilgili bölgeye yerleştirilen implantların sağ kalım
oranları değerlendirilmiştir.
Aim: In this study onlay bone grafts harvested from
ramus, symphysis and tuber maxilla have been applied to the patients, in whom alveolar crest augmentation is required for implant insertion. Intraoperative,
postoperative minor and major complications and
implant survival rates have been evaluated.
Bireyler ve Yöntem: Horizontal ve/veya vertikal
kemik defekti olan 24 hastaya 28 intraoral otojen
greftle agumentasyon yapılmıştır. Cerrahi sırasında
veya sonrasında oluşan majör, minör komplikasyonlar ve implant sağ kalım oranları değerlendirilmiştir.
Subjects and Methods: 24 patient with horizontal
and /or vertical alveolar bone deficiencies were augmented by 28 autogenous onlay bone graft that were
obtained from various sites. Intraoperative, postoperative complications and implant survival rates were
evaluated.
Bulgular: 14 greft uygulamasında herhangi bir komplikasyon gözlenmemiştir. Geriye kalan diğer 14 greftte ise minör komplikasyon oranı (n= 12) % 43.8
iken majör komplikasyon oranı ise (n= 2) % 7.1’dir.
Ortalama 35.3 aylık takip periyodu (14 ay–54 ay)
sonunda yapılan değerlendirmede 42 implanttan 3
ünün başarısız olduğu görülmüş ve implant sağ kalım
oranı % 92.9 olduğu saptanmıştır.
Results: No complication was observed in the application of 14 grafts. Minor complication rates were
43.8 % (n= 12) as major complication rates were
7.1 % (n= 2). Failure was observed in 3 of 42 inserted implants at the end of the average 35.3 (14 -54)
months follow up period and survival rates of implants were 92.9 %.
Sonuçlar: Atrofik çenelerin agumentasyonunda intraoral kemik greftleri ideal bir tedavi alternatifidir.
Özellikle horizontal kemik yetersizliği görülen vakalarda minör komplikasyon oranlarıyla uygulanabilen
başarılı bir yöntemdir.
Conclusıon: Intraoral autogenous bone grafting is an
ideal choice of treatment in patients with inadequate alveolar crests. Especially in horizontal deficiencies
successful bone augmentation could be performed by
this technique with minimal complication rates.
ANAHTAR KELİMELER
KEYWORDS
Agumentasyon, greft, komplikasyon
Augmentation, graft, complication
30
GİRİȘ
Dişsizlik, ciddi seyreden periodontitis, travma, malformasyon ya da neoplazmlar alveolar
krette atrofiye neden olarak implant ile rehabilitasyonu komplike hale getirebilir1. İmplant uygulamalarında, implant çevresinin tamamının
yeterli genişlik ve yükseklikteki alveolar kemikle çevrili olması gerekir. İdeal alveolar kret yüksekliği ve genişliği elde etmek için çeşitli cerrahi
teknikler uygulanmaktadır. Yönlendirilmiş kemik
rejenerasyonu, ridge split (kret ayırma), alloplastik materyal ile agumentasyon, alveoler distraksiyon osteogenezi (ADO), intraoral veya ekstraoral otojen kemik greftleri (OKG) ve vaskülarize
kemik greftleri kullanılan en yaygın tekniklerdir2.
Kemik grefti uygulamalarında son yıllarda kemik yerini alabilecek birçok materyal tanımlansa da; otojen kemik greftleri osteoindüktif, osteokondüktif olması ve immünojenik problemlerin
olmaması nedeniyle altın standart olarak kabul
edilmektedirler. Otojen kemik grefti uygulamalarında farklı ekstaoral ve intraoral otojen greft sahaları mevcuttur. Kemik greftinin alınacağı yerin
(bölgenin) seçiminde; alıcı bölgenin lokalizasyonu, ihtiyaç olunan kemiğin kalite-kantititesi ve
oluşabilecek cerrahi komplikasyonlar değerlendirilmesi gereken faktörlerdir1,3.
İntraoral otojen kemik grefti uygulamalarında oluşabilecek komplikasyonlar minör ve majör olarak sınıflandırılabilir. Majör komplikasyonlar ek cerrahi gerektiren ve müdahale edilmez
ise başarısızlık ile sonuçlanan (prognozu ve tedavi planlamasını değiştiren); minör komplikasyonlar ise basit ek müdahalelerle düzelen, ek cerrahi
gerektirmeyen ve prognozu etkilemeyen komplikasyonlar olarak tanımlanabilir4.
Bugüne kadar yapılan çalışmalar değerlendirildiğinde intraoral bölgelerden alınan OKG uygulaması ile ilgili bir çok çalışma5,6 vaka raporları7,8 olmasına rağmen, uygulama sırası ve sonrasında oluşan komplikasyonların değerlendirildiği
az sayıda çalışma mevcuttur.
Sunulan bu çalışmada lokalize alveolar defektlerde intraoral otojen onley kemik grefti
(OKG) uygulaması yapılmış, oluşan major ve minor komplikasyon oranları ve implant sağ kalım
oranları değerlendirilmiştir.
BİREYLER VE METOD
Horizontal, vertikal ya da ikisinin kombinasyonu olan alveolar defektli 24 hastaya 28 otojen
kemik grefti uygulanmıştır. Uygulamaların 22 tanesi horizontal ve vertikal, 6 tanesi yalnızca horizontal greftlemedir. Hastaların cerrahiyi gerçekleştirmeye kontrendike olacak bir sağlık problemi yoktur (ASA I, ASA II). Tüm cerrahi prosedürler lokal anestezi altında yapılmıştır. Kontrol
radyografileri implant yerleştirilmeden önce ve
sonra yapıldı. Çapları 3,5–4,0 mm, boyları 1113 mm uzunlukta olan implantlar kullanılmıştır.
Greftleme bölgesine uygulanan 42 implantın 30
âdeti iki aşamalı 12 âdeti tek aşamalıdır. İmplantlar OKG uygulamasından 6 ay sonra yerleştirilmiştir. Daimi restorasyonlar ise implant yerleştirmeyi takiben en az 3 ay beklendikten sonra yapılmıştır. Cerrahi sırasında ve sonrasında oluşan
bütün majör ve minör komplikasyonlar Tablo I’de
belirlenen kriterlere göre değerlendirilmiştir.
Cerrahi Prosedür
Ramus cerrahisi
Nervus alveolaris inferior blok ve bukkal infiltratif anestezi (Ultracain DS forte, Articain,
Aventis, Turkey) uygulamasını takiben alıcı saha
hazırlığı yapıldı ve kemik defekti için gerekli olacak blok kemik şekli ve boyutu değerlendirildi
(Resim 1). Mandibuler 3. molar diş bölgesinde
eksternal oblik sırt boyunca insizyon yapıldı ve
mukoperiosteal flep kaldırıldı. Anterior vertikal
kemik kesisi, alınacak blok kemik greftinin büyüklüğüne göre mandibuler korpusta, posterior
vertikal kemik kesisi ise ramusun dışa bakan lateral yüzünde yapıldı (Resim 2–3). Alt sınırda istenilmeyen fraktür oluşumunu önlemek için lateral
kortikal kemik kesisi yapıldı. N.Alveolaris inferiora dikkat edilerek alınan blok greftinin endosteal
yüzü alıcı sahadaki kemiğin kortikal yüzüne bakacak şekilde adapte edildi. Blok greftin immobilizasyonunu sağlamak için mikro vidalarla fiske
31
TABLO I
Çalışma sonucu elde edilen greft komplikasyonların yüzdesi
Minör komplikasyon
Hasta sayısı
%
Majör komplikasyon
Hasta sayısı
%
Greftte minör açılma
6
21.4
Greftte majör açılma
2
7.1
Ilımlı enfeksiyon
3
10.7
Greft kaybına yol açan enfeksiyon
0
0
Geçici parestezi
3
10.7
Daimi parestezi
0
0
Total
12
42.8
2
7.1
edildi (Resim 4). Blok greftteki ve alıcı sahadaki
keskin köşeler flep perforasyonunu önlemek için
düzeltildi. Yara marjinlerinin gerilimsizce kapatılması için bukkal flebin periostu serbestleştirici insizyonlar yapıldı ve 3–0 ipekle (Dogusan, Türkiye) suture edildi4. İyileşme tamamlandıktan sonra implantlar yerleştirildi (Resim 5).
Simfiz cerrahisi
Bilateral mental blok ve infiltratif anestezi uygulamasını takiben mental foramen
bölgelerinden yukarı doğru ilerleyen, alt kanin dişler arasında vestibül sulkus boyunca uzanan insizyon yapıldı. Flep mukoperiosteal olarak kaldırıldı. Mental kas ve periost aşağıya doğru eleve edildi, simfiz ve parasimfizin anterior kısmı açığa çıkarıldı (Resim 6). Defektin büyüklüğü
göz önünde bulundurularak ve lingual korteksin
osteotomi sahası dışında kalmasına dikkat edilerek alt keser dişlerin 5 mm altından işaretlemeler yapıldı. Bukkal korteks eğimli osteotomlar kullanılarak kortikokansellöz kemik grefti elde
edildi (Resim 7). Elde edilen kemik greftleri nemli steril gazlı bezler içinde muhafaza edildi. Donör saha primer olarak kapatıldı. Alıcı bölgedeki flep mukoperiosteal olarak kaldırıldıktan sonra
(Resim 8) kortikokansellöz greft uygun olarak tirimlenip onlay olarak mikrovidalarla alıcı bölgeye
fikse edildi (Resim 9). Flep gerilimsiz olarak 3–0
ipekle suture edildi8.
Tuber cerrahisi
Lokal anestezi altında kret tepesinde insizyon yapıldıktan sonra eğimli yardımcı vertikal
RESİM 1
Ramus grefti alınacak bölgenin model üstünde işaretlenmesi
RESİM 2
Ramus greftinin model üstünde freze edilmesi
32
RESİM 3
RESİM 6
Ramus grefti almak için yapılan uygun vertikal ve horizontal
kemik kesileri
Simfiz bölgesinden greft alınacak bölgenin modelde
gösterilmesi
RESİM 4
Ramus greftinin vidalarla fikse edilmesi
RESİM 7
Ligual kortekse zarar vermeden uygun boyutlarda
kortikokanselöz kemiğin simfizden elde edilmesi
RESİM 5
İyileşme tamamlanan greft bölgesine implant yerleşirilmiş
RESİM 8
Elde edilen simfiz greftinin yerleştirileceği alıcı bölgenin
hazırlanması
33
RESİM 9
RESİM 10
Elde edilen simfiz greftinin alıcı alana vidalarla fikse edilesi
Tüber bölgesinden alınacak greftin yeri ve yaklaşık büyüklüğü
insizyon yapıldı ve mukoperiosteal olarak kaldırıldı. Kemik uygun genişlik ve boyutta ince rond
frezle işaretlendikten sonra (Resim 10) osteotomlarla kemik grefti serbest hale getirildi. Elde
edilen kemik nemli steril gazlı bez içinde muhafaza edildi ve alıcı bölgeye uygun halde tirimlenip mikrovidalarla fikse edildi. Flep gerilimsiz
olarak 3–0 ipekle suture edildi. Tüm hastalarda postoperatif olarak antibiyotik, analjezik, antiinflamatuar ve gargara reçete edilerek önerilerde bulunuldu.
BULGULAR
Lokalize alveolar defekti olan 24 hasta mandibuler ramustan, simfizden ve tuberden alınan
28 onley otojen kemik grefti ile tedavi edildi.
Greftlerin 23’ü ramus (% 82.1) 4’ü simfiz (% 14.2)
1’i tuber (% 3.6) bölgesinden alındı. Alınan greftlerin 4’ü anterior maksilla (% 14.3) 8’i posterior
maksilla (% 28.6) 1’i anterior mandibula (% 3.6)
15’i posterior mandibula (% 53.5) bölgesine uygulanmıştır. 14 hastada komplikasyon gözlenmedi. OKG uygulamalarında oluşan komplikasyonların oranı % 50’dir. Bu komplikasyonlardan
% 43.8’i minördür (n= 12). Majör komplikasyon
oranı ise % 7,1’ dir (n= 2) (Tablo I). Yerleştirilen implantların ortalama 35.3 aylık (14 ay–54
ay) takip süreleri sonunda sağ kalım oranları
% 92.9’dur (n= 39).
TARTIȘMA
İmplantın başarısı sert ve yumuşak dokuların
ideal hacim ve kalitede olmasına bağlıdır. Yetersiz kemik varlığında ileri cerrahi teknikler uygulanabilir9,10. Lokalize alveoler defektlerin agumentasyonunda en sık kullanılan yöntemler otojen
kemik grefti uygulaması (OKG) ve alveolar distiraksiyon osteogenezidir (ADO). ADO vertikal,
OKG ise horizontal defektlerde tercih edilen tedavi seçeneklerdir3. Alveolar defektlerin greft ile
agumentasyonunda otojen kemik kullanımı altın
standart olarak kabul edilmektedir. Geniş hacimdeki alveolar defektlerde iliak, tibia, fibula, scapula ve kalvarya gibi ekstaoral donör sahalar tercih edilirken; küçük hacimdeki lokalize alveolar defektlerde maksiller tüber mandibular simfiz
ve ramustan gibi intraoral donör sahalar tercih
edilir11,12. İliak kret, tibia gibi ekstaoral kemik
greftlemelerde postoperatif problemler oldukça
fazladır. Postoperatif olarak enfeksiyon, hematom, ekimoz gibi genel komplikasyonların yanında iliak kretten yapılan greftleme sonrası uzun
süre hastanede kalmak, yürümede zorluk görülebilir13. Tibiadan alınan greft sonrası ise donör sahadaki kemik iyileşmesi tamamlanana kadar gelebilecek zayıf darbelere bile direnç gösteremeyip
tibia kırıkları gözlenebilir14. Genel anestezi ve
hospitalizasyon gereksinimi, hastaya maliyetinin
yüksek olması, endokondral kemik sahasından
34
alınan kemik greftlerinin membranöz kemik bölgesine göre rezorbsiyonunun fazla olması ekstraoral kemik greftlerinin dezavantajlarıdır15.
Dental implant uygulamalarında klinisyen kemik greftine ihtiyaç duyduğunda genellikle olası
komplikasyonların daha az olduğu intraoral kaynaklardan simfiz, ramus ve tüberden greft kullanımına yönelmektedir11. İntraoral kemik grefti
uygulamalarında alıcı ve verici sahaların birbirine yakın, operasyon ve anestezi süresinin kısa
olması, deri skarı kalmaması, hastaların ekstraoral bölgeyle karşılaştırınca minimum rahatsızlık
hissetmesi ve daha az morbidite gibi avantajları5 yanında donör saha morbitidesi, gerftin alındığı bölgede sinir hasarı sonucu oluşabilecek parastezi, dişlerde devitalizasyon, operasyon sonrası yüzde sişlik, ağrı yanında alınan kemik miktarının limitli olması gibi dezavantajları vardır16.
Kraniofasial bölgeden elde edilen kemik greftleri (örneğin mandibula, maksilla) kaburga, iliak kret, tibiadan elde edilen kemik greftlerine
göre hacim ve canlılığını daha fazla korumaktadır5. Kraniofasial bölgeden elde edilen kemiğin
kaburga, iliak kret, tibiadan elde edilen kemik
greftlerine göre rezorbsiyona daha dirençli, stabilitesinin daha fazla ve daha iyi bir iyileşme sağlanabilmesini erken revaskülarizasyon göstermesine, maksillofasial bölgedeki protokollegenlerin
biokimyasal benzerliğine, BMP ve growth faktörün fazla olması nedeniyle indüktif kapasitenin
fazla olmasına bağlanmaktadır10,11,17-21.
Greftleme sürecinin başarısı için yumuşak dokuların primer kapatılması, infeksiyon olmaması
sağlanması gereken şartlardır. İntraoral kemik
greftlemede en sık karşılaşılan komplikasyon
iyileşme döneminde oluşan insizyon hattındaki açıklıktır5. Sunulan bu çalışmada 24 hastanın
8‘inde açıklık görülmüştür (% 28.5). Bu açıklıklardan ikisi greftin çıkarılmasına neden olmuştur.
6 tanesinde oluşan açılmalara uygulanan tedavi
ile (bölgenin debridmanı sonrası primer kapatma)
greftleme öncesi implant konamayacak kadar yetersiz kemik olan bölgeye implant yerleştirilecek
kadar yeterli kemik kazanılması sağlamıştır.
Schwartz-Arad ve ark.5 yaptığı çalışmada
komplikasyon gözlenmeyen hasta oranı % 71.9
iken bizim çalışmamızda bu oran % 50’dir. Total komplikasyon oranında gözlemlenen farkın nedeni komplikasyon parametrelerinin aynı
olmamasından kaynaklanabilir. Greft kaybına
yol açan majör açılma oranı bizim çalışmamızda % 7.1 oranındayken Schwartz-Arad ve ark.5
çalışmasında bu oran % 7.8’dir. Geçici parastezi
oranı bizim çalışmamızda % 10.7’iken SchwartzArad ve ark5 yaptığı çalışmada % 3.1’dir.
Literatürlerde simfizden alınan greftlerde oluşan geçici parastezi oranı % 10–50 ramustan alınan greftlerde ise % 0-5 aralığındayken22 bizim
çalışmamızda ramustan alınan greftleme sonrası % 10.7’sinde (n= 3) geçici parastezi oluşmuştur. Oluşan üç parastezilerden bir tanesi yaklaşık
dört ay sonra geçerken diğer iki parastezi bölgede oluşan ödemin azalmasıyla yaklaşık iki hafta
sonra geçmiştir. Bu farkı çalışmamızdaki tüm vakalar lokal anestezi şartlarında opere edilirken,
yurtdışında greftleme vakalarında lokal anestezi yanında genel anestezi şartlarınında tercih
ediliyor olmasına bağlamaktayız. Lokal anestezi şartlarında, hasta için travmatik sayılabilecek
intraoral greft operasyonu işlemi hasta koperasyonu nedeniyle uzayabilirken, sürenin uzamasıyla orantılı olarak postoperatif ödemde artmaktadır. Bu faktörün parastezi oranımızı yüksek çıkarttığını düşünmekteyiz.
Schwartz- Arad ve ark.5 yayınladığı benzer bir
makalede implant sağ kalım oranı % 96.9 olarak rapor etmişlerdir. Bu oran beş yıllık takipte
% 88’e düşmüştür. Bizim çalışmamızda yaklaşık
4 yıllık takipte sağ kalım oranı % 92.9’dur.
Horizontal kemik agumentasyonunun sonuçları vertikal kemik agumentasyonuna göre daha
güvenilir düzeydedir23. Bizim çalışmamızda da
horizontal agumentasyonda 2 adet (% 7.1) komplikasyon oluşmuşken horizontal ve vertikal greftlemede oluşan komplikasyon 12 (% 43.8) dir. Horizontal greftlemede oluşan komplikasyonların
hiçbiri greft kaybına neden olmamıştır (minör
komplikasyon).
35
SONUÇ
KAYNAKLAR
Lokalize alveolar defektlerin intraoral onley
otojen kemik uygulamaları ile rekonstrüksiyonu
horizontal defektler için uygun bir alternatiftir.
Başarısızlıkla sonuçlanabilecek komplikasyonların oluşma riski oldukça düşüktür.
1.
Bernstein S, Cooke J, Fotek P, Wang HL. Vertical Bone
Augmentation: Where Are We Now? Implant Dent 2006;
15: 219-228.
2.
Chiapasco M, Zaniboni M, Boisco M. Augmentation
Procedures For The Rehabilitation of Deficient Edentulous
Ridges With Oral Implants. Clin Oral Implant Res 2006; 17
(Suppl 2):136-159.
3.
Ersu B. İmplant Diş Hekimliğinde Kullanılan Ağız İçi
Otojen Kemik Greftleri. Cum Üni Diş Hek Dergisi 2007;
10: 135–140.
4.
Uckan S, Veziroğlu F, Dayangaç E. Alveolar Distraction
Osteogenesis Versus Autogenous Onlay Bone Grafting For
Alveolar Ridge Augumentation Technique , Complications
and Implant survival rates. Oral Surg Oral Med Oral Pathol
Oral Radiol Endod 2008; 106: 511–515.
5.
Schwartz-Arad D, Levin L, Sigal L. Surgical Success of
Intraoral Autogenoous Block Onlay Bone Grafting for
Alveolar Ridge Augmentation. Implant Dentistry 2005; 14:
131-138.
6.
Hutton JE, Heart MR, Chai JY. Factors Related to Success
and Failure Rates at 3 Year Follow Up in a Multicenter
Study of Overdentures Supported by Brenemark Implants.
Int J Oral Maxillofac Implants 1995; 10: 33-42.
7.
Luca Cordaro , David Sarzi Amade , Massimo Cordaro ;
Clinical Results of Alveolar Ridge Augumentation With
Mandibular Block Grafts in Partially Edentulous Patients
Prior to Implant Placement. Clin Oral Impl Res 2002; 13:
103-111.
8.
Sbordone L, Toti P, Clinical Califona L. Survey of
Neurosensory Side-Effects of Mandibular Parasymphyseal
Bone Harvesting. Int J Oral Maxillofac Surg 2009;
38:139-145.
9.
Misch CE, Dietsh F. Bone Grafting Materials in Implant
Dentistry. Implant Dent 1993; 2:158-167.
10. Marx RE. Clinical Application of Bone Biology to
Mandibular and Maxillary Reconstrution. Clin Plast Surg
1994;21: 377–392.
11. Misch CM. Comparasion on Intraoral Donor Sites for
Onlay Grafting Prior to Implant Placement. Int J Oral
Maxillofac Implants 1997; 12: 767-776.
12. Petrungro PS, Amar S. Localized Ridge Augumentation
with Allogenic Block Grafts Prior to Implant Placement
Case Reports and Histolojik Evaluations. Implant Dent
2005; 14: 139-148.
13. Rawashdeh AM, Telfah H. Secondary Alveolar Bone
Grafting: The Dilemma of Donor Site Selection and
Morbidity. Br J Oral Maxillofac Surg 2008; 46: 665-670.
14. Thor A, Farzad P, Larsson S. Fracture of The Tibia:
Complication of Bone Grafting to Site Anterior Maxilla.
Br J Oral Maxillofac Surg 2006; 44: 46-48.
15. Zins JE, Whitaker LA. Membranöz vs Endokondral Bone
Autografts: Implications for Craniofacial Reconstraction.
Plast Reconstr Surg 1983; 72: 778-785.
16. Mondili T, Neiva R. Human Histology of Allogenic Block
Grafts for Alveolar Ridge Agumentation: Case Report. Int
J Periodontics Restorative Dent 2009; 29: 649-656.
36
17.
Oppenheimer AJ, Tong L, Buncman SR. Craniofacial
Bone Grafting:Wolf’s Law Revisited. Cranial Maxillofac
Trauma Reconstruction 2008; 1: 49-61.
18. Hardesty RA, Marsh JL. Craniofacial Onlay Bone
Grafting: A Prospective Evaluation of Graft Morphology,
Orientation and Embryonic Origin. Plast Reconstr Surg
1990; 85: 5-14.
19. Chen NT, Glowacki J, Bucky LP, Hong HZ, Kim WK,
Yaremchuk MJ. The Roles of Revascularization and
Resorption on Endurance of Craniofacial Onlay Bone
Grafts in The Rabbit. Plast Reconstr Surg 1994; 93: 714722.
21. Smith JD, Abramson M. Membranous vs Endochondral
Bone Autografts. Arch Otolarygol 1974; 99: 203-205.
22. Brugnami F, Caiazzo A, Leone C. Local Intraoral
Autologous Bone Harvesting for Dental Implant
Treatment:Alternative Sources and Criteria of Choice.
Keio J Med 2009; 58: 24-28.
23. Aykan T. Vertikal Kemik Ögmentasyonu. Türkiye
Klinikleri J Dental Sci 2007; 13: 107-113.
20. Buchman SR, Ozaki W. The Ultrasrtuctural and
Resorptive Pattern of Cancellous Onlay Bone Grafts in
The Craniofacial Skeleton. Ann Plast Surg 1999; 43: 49-56.
Geliş Tarihi : 24.08.2010
Kabul Tarihi : 03.01.2011
Received Date : 24 August 2010
Accepted Date : 03 January 2011
İLETİŞİM ADRESİ
Dt. Yusuf TAMER
Başkent Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Anabilim Dalı 11.sok No:26 06490 Bahçelievler Ankara
Tel: + 90 312 215 13 36 Faks: + 90 312 215 29 62 E mail: [email protected]
Download

Full Text Article