Ders 02
Prof. Dr. Bahattin Kanber
Gaziantep Üniversitesi
Makine Mühendisliği Bölümü
E-mail: [email protected]





İnsanoğlu sosyo-ekonomik sistemlerin
işleyişinde önemli bir rol oynar.
Örneğin, bugün kullandığımız araç-gereç,
makine, iş istasyonları ve nesnelerin bir çoğu
insan yapısıdır.
Aynı zamanda insan, bunların direkt veya dolaylı
olarak kullanıcısı durumundadır.
Tarih boyunca bu böyle olmakla birlikte,
zamanla ihtiyaçların ve teknolojinin gelişmesi
neticesinde, insan yapısı ürünler, daha büyük
oranda insan yaşamının ayrılmaz bir parçası
olmaya başlamıştır.
İnsan yapısı bu ürünler karmaşıklaştıkça,
ürünlerin kullanımıyla ilgili sağlık ve verimlilik
sorunları dikkat çekmeye başlamıştır.



Çalışma yerindeki prodüktivite, iş
tatminsizliği, sağlık ve güvenlik
problemleri artıkça Ergonomiye olan
ilgi de buna paralel olarak artmıştır.
Örneğin, Kore savaşı sırasında eğitim
uçuşları esnasında ölen Amerikalı
pilotların sayısının, savaşta ölen
pilotlardan daha fazla olduğunun
görülmesi, dikkatleri pilot kabininin
gösterge ve kontrol kollarının
tasarımına çevirmiştir.
Ergonomi kavramı bu yıllardan itibaren
önem kazanmıştır.





Ergonomi insan, nesne ve sistem arasındaki
etkileşim ile ilgilenen bir bilim dalıdır.
İnsanların işte, evde ve yaşamlarının her
aşamasında kullandıkları sistem, alet,
prosedür, eylem ve hareketlerin tasarımıyla
ilgilenir.
Tasarımın amacı, sistem, ürün, iş ve
çevrenin, insanın fiziksel ve zihinsel
kabiliyetlerine uygunluğunu sağlamaktır.
Sistemin işleyişini aksaksız sürdürebilmesi
için, tamamlayıcı bir tedbir olarak, sistem
kullanıcısının eğitilmesi gerekir.
Ancak ideal olan, sistemlerin özel eğitime
gerek kalmayacak şekilde tasarlanmasıdır.




Ergonomi, anlayış olarak insanın
doğasında olan bir kavram olduğundan
dolayı tarih boyunca insanın kullandığı
kesme aletleri, testere, kazma vs. gibi
aletler insanların rahat kullanımına uygun
şekilde tasarlanmaya çalışılmıştır.
Bununla birlikte yunanca ergo(iş) ve
nomos(kural,kanun) kelimelerinden
türemiş olan Ergonomi sözcüğü, ilk
olarak Wojciech Jastrzebowski tarafından
1857’de kullanılmıştır.
Yirminci yüzyılın başında Ergonomi'nin
temel ilgi alanı, insanın işe
adaptasyonunun sağlanması olduğundan,
araştırmalar daha çok işçilerin seçimi,
sınıflandırılması ve eğitimi konularında
yoğunlaşmıştır.
Günümüzde ise, geçmişte olduğu gibi,
insanın işe adaptasyonu değil, işin insana
adaptasyonu Ergonominin temel felsefesi
olmuştur.




Avrupa’da, Ergonomi 1950’lerde endüstriyel uygulamalarla başlamış
ve iş prosesleri ile çalışma yerlerinin tasarımında, İş Fizyolojisi,
Biyomekanik ve Antropometri bilim dallarından yararlanmıştır.
Amaç, çalışanların rahat ve huzuru ile imalatta verimliliği artırmaktı.
Amerika Birleşik Devletleri’nde ise, İnsan Faktörleri Mühendisliği
(Human Factors Engineering), İnsan Faktörleri (Human Factors) ve
Mühendislik Psikolojisi (Engineering Psychology), İkinci Dünya savaşı
yıllarında askeri problemlere çözüm arama uygulamalarıyla
gelişmişlerdir.
Burada insan faktörlerinin orijini, Deneysel Psikoloji ve Sistem
Mühendisliğine dayanmaktadır, amaç sistem performansını optimize
etmektir.



1960’lı yıllardan sonra özellikle Amerika’da,
Ergonomi askeri alana has bir bilim dalı
olmaktan çıkmış, uzay araçları, eczacılık,
bilgisayar, otomobil ve diğer tüketim
ürünleri üzerinde de ergonomik araştırmalar
yaygınlaşmaya başlamıştır.
1980’li yıllarda bilgisayar teknolojisindeki
gelişmelere paralel olarak insan-bilgisayar
etkileşimi üzerinde çalışmalar
yoğunlaştırılmıştır. Donanım ve yazılım
tasarımının, insanın fiziksel ve bilişsel
özelliklerine uyumunun sağlanması bu
çalışmaların temel ilgi odağı olmuştur.
Bunun yanında ergonomik dataların
sistematik bir şekilde depolanması, yapılan
ürün, iş yeri ve sistem tasarımlarının
bilgisayar ekranında simüle edilerek çeşitli
analizlerin yapılması amacıyla çeşitli
yazılımlar geliştirilmiş ve Uzman Sistem
uygulamaları ağırlık kazanmaya başlamıştır.



Bir çok bilim dalında olduğu gibi, Ergonomi
de insan-nesne sistemlerini incelerken,
deneysel ve uygulamalı çalışmalarla
ispatlanmış bir çok kabuller yapar.
Örneğin, insan-nesne sistemlerinin etkinliği,
sistem içerisindeki insanın fonksiyonlarının
etkinliği ile ilişkilendirilir.
İnsan, sistem içerisindeki fonksiyonlarını
etkin bir şekilde icra edemezse, sistemin
performansı da olumsuz yönde etkilenir.
Diğer bir kabul ise, insanın uygun bir şekilde
motive edildiği takdirde daha başarılı olacağı
varsayımıdır.







Tasarımcılar, insanı güdüleyen iş çevresinin
karakteristikleri üzerinde çalışmalı ve bunları
insanın önemli roller üstlendiği organizasyonlarda
hayata geçirmelidirler.
Ergonominin belki de en önemli kabulü, ekipman,
alet, makine ve çevresel koşulların insan
performansını, dolayısıyla da insan-nesne
sisteminin performansını etkilediği kabulüdür.
Bundan hareketle ürünler, aletler, makinalar, iş
istasyonları ve çalışma metotları, insan kabiliyetleri
ve sınırları göz önünde bulundurularak
tasarlandıkları takdirde, sonuç tersi durumdan çok
daha iyi olacaktır.
Örnek: g-kuvveti serbest hareket eden bir
nesnenin maruz kaldığı "yerçekimsel olmayan"
kuvvetlerin vektörel toplamıdır.
Yerçekiminden kaynaklanmayan hızlanmalara
"gerçek ivme" denir ve g kuvveti hesaplanırken
sadece bunlar kullanılır.
Vücuda etki eden g arttıkça baş dönmesi ve
ağırlaşma gibi hoş olmayan etkiler görülür. Bu
nedenle örneğin lunapark oyuncakları 4 g'yi
geçmezler.


Tasarım ile Ergonomi ayrı
iki disiplin olmalarına
rağmen, bir bütünün iki
parçası gibi birbirlerini
tamamlayıcı nitelikte işlev
görürler.
Ergonomi'yi, ürün,
çalışma yeri ve
sistemlerin tasarımında
insan odaklılığı esas
aldığından, bir yaklaşım
veya bir felsefe olarak
görmek ve insan için
tasarım (design for
people) olarak
adlandırmak mümkündür





Basit olarak Ergonomiyi insan ile
kullandığı nesne ve iş gördüğü çevre
arasındaki etkileşimi inceleyen bir
bilim dalı olarak tanımlamak
mümkündür.
Ergonomi;
-verimli, emniyetli, rahat ve etkin bir
kullanım sağlamak amacıyla,
-alet, makine, sistem, görev, iş ve
çevrenin en iyi şekilde tasarımı için,
-insan davranışı, kabiliyetleri,
sınırları ve diğer karakteristikleri ile
ilgili bilgileri keşfeder ve uygular.



Yukarıdaki tanımda
dikkati çeken en önemli
bir nokta, Ergonominin
tasarım amaçlı olduğu
hususudur.
Böylelikle Ergonomi, bu
yönüyle yararlandığı diğer
bilim dallarından farklılık
arz eder.
Zira Antropoloji, Psikoloji,
Sosyoloji ve Tıbbi Bilimler
gibi bilim dalları insan
davranışını anlamaya ve
bunun modelini kurmaya
çalışırlar, bilgiyi tasarım
amaçlı olarak
kullanmazlar.








Ergonomi'yi üç ayrı açıdan değerlendirmek mümkündür. Temel ilgi
alanı, amaçlar ve yaklaşım:
İlgi alanı: İnsan ve onun ürün, nesne, sistem ve çevre ile olan etkileşimi.
Amaç : İnsanın rahatlık, sağlık ve güvenliği ile birlikte sistemin
performansını da arttırmak.
Yaklaşım: Tasarımda insan karakteristiklerinin (yetenek ve sınırlarının)
sistematik kullanımı.
Ergonomi, yapılacak olan iş için, ürün-kullanıcı uyumunu mümkün
olduğu kadar en üst düzeyde gerçekleştirmektir. Aşağıdaki hususlar ise
amaca ne denli ulaşıldığını ortaya koyar.
- Fonksiyonel etkinlik (verimlilik, iş performansı vs.)
- Kullanım rahatlığı
- Sağlık, güvenlik ve huzur


Şekilden de görüldüğü gibi, Ergonomi, iş-çevre-ürün-insan
arasındaki etkileşimi insan merkezli bir yaklaşımla ele alır.
Burada, insan-iş uyumu, büyük ölçüde fonksiyonel etkinlikle ilgili
ölçüleri verirken, insan-ürün uyumu kullanım kolaylığı ve rahatlıkla
ilgili ölçülerin, insan-çevre uyumu ise sağlık ve güvenlik ile ilgili
ölçülerin ağırlıklı olarak tayin edicisi durumundadır.







Tasarım, çok çeşitli alanlarda kullanıldığından, dolayısıyla çok geniş bir uygulama alanına
sahip olduğundan, tasarımın genel bir tanımını yapmak oldukça zordur.
Bu zorluk, tasarım alanlarının gruplandırılmasında da (endüstriyel tasarım, mühendislik
tasarımı, mimari tasarım v.b.) yaşanmaktadır.
Tasarımı, yeni bir sistemin veya nesnenin icat edilmesi veya geliştirilmesi olarak
tanımlamak mümkündür.
Ancak mühendislik tasarımı perspektifiyle ele alındığında, tasarım, bir ürün veya sistem
geliştirmek amacıyla yapılan ardışık karar verme süreci olarak tanımlanabilir.
Bu süreçte bütün kararlar, tahmin veya değerlendirme kriterine göre alınır ve süreç
boyunca, mümkün olan en iyi kararların alınması hedeflenir.
Bu kararlar alınırken daha önceden belirlenmiş performans gereksinimleri ve kısıtlar
dikkate alınarak uygulanabilirlik üzerinde durulur.
İhtiyaçların, performans gereksinimlerinin ve sınır şartlarının belirlenmesi konuları, tasarım
sürecinin ilk aşamalarında netliğe kavuşturulması gereken hususlardır.



Tasarlanan ürün, süreç, çalışma yeri
veya sistem ve bunların, temel
teknik kavram, prensip ve
terminolojileri, genellikle tek bir
kişinin başa çıkabileceği türden
olmadığından, tasarım grubunun
kurulması ve iteratif bir çalışma
metodunun takip edilmesi
gerekmektedir.
Tasarım grubu teşkil edilirken
tasarım sürecinde yapılması gereken
işlerde uzman kişiler seçilmelidir.
Bu kişiler, alanlarında yeterli teknik
bilgiye vakıf olmalarının yanı sıra,
aynı zamanda da takım çalışması
ruhuna sahip olmaları ve grup
elemanları arasında uyumun
sağlanabilmesi için beşeri ilişkiler
açısından da iyi bir düzeyde olmaları
gerekir.
1.
2.
3.
4.
5.
Problemin ayrıntılı bir şekilde tanımlanması (amaç, kısıtlar v.s.)
Alternatif çözüm önerilerinin ortaya konması, geliştirilmesi ve
uygulanabilirliklerinin araştırılması
Alternatifler arasından en iyisinin seçilmesi
Uygulama ve değerlendirme
Sürekli Geliştirme
Yukarıda kısaca belirtilen tasarım aşamaları, aşağıdaki üç yardımcı
fonksiyon ile desteklenir:
1.
2.
3.
Kontrol ve onaylama
Simülasyon ve modelleme
Veri ve bilgileri elde etme ve rahatlıkla kullanılabilir bir şekle
dönüştürerek hazırlama




Bir tasarım sürecinin başarısı için,
organizasyonun tüm öğeleri arasında
ortak amaç ve anlayışın olması gerekir.
Bu hususta, özellikle yönetimin tasarım
politikasının, başarıyı yakalamadaki
önemi açıktır.
Bu meyanda özellikle organizasyonel
düzeyde bilgi paylaşımı ve
organizasyonel öğrenme, bir kuruluşun
tüm faaliyetlerinde olduğu gibi tasarım
grubunun, istenen yapıya
kavuşturulmasında dikkate alınması
gereken hususlardır.
Böylelikle ergonomik yaklaşımın tasarım
sürecine entegrasyonu konusunda da
önemli bir mesafe kat edilmiş olur.





Bir tasarım sürecinin arzu edilen neticeler vermesi, sürecin sağlam
bir teorik alt yapıya, stratejik metot ve tekniklere dayanması ile
mümkündür.
Bu bağlamda DFX (Design For X) olarak adlandırılan çeşitli stratejiler
geliştirilmiştir.
Burada X, tasarım sürecinde üzerinde odaklanan tasarım
parametresini göstermektedir.
Bu stratejilerden;
◦ maliyeti esas alanı DFC (Design For Cost),
◦ üretimi esas alanı DFM (Design For Manufacturing),
◦ montajı esas alanı DFA (Design For Assembly),
◦ kaliteyi esas alanı DFQ (Design For Quality),
olarak isimlendirilmektedir. Bu stratejilerin uygulama alanı
işletmelerin öncelik sırasına göre değişiklik arz etmektedir.



DFX stratejilerinin yanı sıra ve bunlardan daha da önemlisi DFH
(Design For Human) stratejisinin geliştirilmesi ve tasarım sürecinde,
her halükârda birincil önemi haiz bir esas olarak ele alınması
zarureti gün geçtikçe artmaktadır.
Tasarım, rekabetçi bir ortamda, insanın özellik ve ihtiyaçları dikkate
alınarak, teknik ve sosyal bilgilerin avantaja dönüştürülmesini
sağlayan stratejik bir silahtır.
Bu silahın etkin kullanımı, Ergonomi'nin entegre edildiği iyi bir
tasarım stratejisi ile mümkündür.
Yukarıdaki Tablo’da aşamaları verilen böyle bir tasarım sürecinin
başarılı olabilmesi için aşağıdaki niteliklere sahip olması gerekmektedir:






-İş ve görevlerin açık bir şekilde izahı yapılmış olmalıdır.
-Tasarım süreci, sistemin işleyişini belirleyici nitelikteki elemanlar
üzerinde yoğunlaşmalıdır.
-Birbirleriyle ters orantılı olan amaç kriterleri (kalite-maliyet,
esneklik-stabilite, katılımcılık-kontrol vb.) optimize edilmelidir.
-Amaç, açık bir şekilde ifade edilmeli ve bu konuda, grup elemanları
arasında ortak anlayış ve uyum olmalıdır.
-Tüm aşamalar arasında sürekli bir geri besleme sağlanmalıdır.
-Değerlendirme, belirlenmiş amaç kriterlerine göre makro ve mikro
seviyede yapılmalıdır.
Download

Ders 02 Prof. Dr. Bahattin Kanber