781
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
KIRGIZİSTAN EKONOMİSİNİN YAPISAL ANALİZİ
Ferhat Pehlivanoğlu∗
İsa Güneş∗∗
I.
Giriş
SSCB yıkıldıktan sonra 1991 yılında bağımsızlığını ilan eden Kırgızistan ekonomisi
temelde tarım, orman ve hayvancılığa dayanmaktadır. Merkezi planlama döneminde her
ülkenin hangi ürünleri üreteceği belirleniyordu. Fakat bu planlamadan kurtulan Kırgızistan
bugün 17 yıllık dönemde dışarıya et, deri, yün, halı gibi ürünlerin ihracatını yapar konuma
gelmiştir. Henüz yeterli özelleştirmeyi gerçekleştiremeyen Kırgızistan coğrafi konumundaki
elverişsizlikten dolayı sanayileşmede ise gerekli atılımı sağlayamamıştır. Fakat Kırgızistan
ekonomisi özellikle son yıllarda turizmde gerçekleştirdiği ivmeyle isminden söz ettirmeye
başlamıştır.
Bu çalışmanın amacı SSCB dağıldıktan sonra ortaya çıkan ülkelerden olan
Kırgızistan’ın geçiş ekonomiler içindeki yeri ve özellikle ekonomik yapısında meydana gelen
dönüşümü incelemektir. Bu kapsamda özellikle ekonomik yapıda gerçekleşen dönüşüm ile bu
dönüşümde Kırgızistan ekonomisinde sektörel gelişmelerin yönünün ne olduğunun
incelenmesidir. Çalışmanın bir başka amacı ise, uzun süre dünya ekonomisinden uzak kalmış
Kırgızistan’ın globalleşmenin ivme kazandığı günümüzde, dünya ekonomisine ne ölçüde
entegre olduğunun araştırılmasıdır.
II. Teorik Çerçeve
Bu kısımda her toplumun çözmek zorunda olduğu temel sorunlara cevap arayan başlıca
iki ekonomik yaklaşımdan planlı ekonomi ve serbest ekonomi kavramları ile özellikle
Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından sonra hızla planlı ekonomiden serbest piyasa ekonomisine
geçen ülkelerin özellikleri hakkında teorik bilgiler verilecektir.
1. Planlı Ekonomi
Planlı ekonomiler denince ilk akla gelen ekonominin daha önceden belirlenmiş bir
süreç dahilinde işleyişi akla gelmektedir. Planlı ekonomilerin birçok farklı tanımı
bulunmaktadır. Sözlük tanımı, “kaynakların kullanımının devlet tarafından belirlendiği ve
kontrol edildiği ekonomi”971 şeklindedir. Seyidoğlu planlı ekonomiyi kaynak dağılımı
fonksiyonunun serbest fiyat mekanizmasının işleyişiyle değil, merkezi karar alma süreciyle
∗
Arş. Gör. Kocaeli Üniversitesi, İ.İ.B.F. İktisat Bölümü
Arş. Gör. Kocaeli Üniversitesi, İ.İ.B.F. İktisat Bölümü
971
http://www.ekonomist.com.tr/apps/dictionary.app/dictionary.php?searchstring=P&dict=es.dict, (09.08.2008).
∗∗
782
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
belirlendiği ekonomiler972 olarak tanımlamaktadır. Planlı ekonomi ayrıca, üretim, yatırım ve
dağıtım kararlarının büyük çoğunluğu veya tamamının merkezi yönetimlerce belirlendiği
ekonomiler olarak da tanımlanmaktadır.
Planlı ekonomilerde merkezi yönetimler kararlar alırken tüketicilerin tercihlerini
dikkate alabildikleri gibi, kendi önceliklerine göre de hareket edebilmektedirler. Merkezi
yönetim, üretim sürecine ilişkin kararlar alırken sektörlerin kendi aralarındaki ve nihai talep ile
aralarındaki üretim ilişkilerini dikkate almak zorundadır. Belirlenen bu üretim hedefleri için
gerekli olan üretim fonksiyonları yani emek, sermaye gibi girdilerin üretim için yeterli
stokunun olması gerekmektedir. Son olarak alınan bu kararlar çerçevesinde sektörlerdeki
üretimin hangi tesislerde, fabrikalarda ya da çiftliklerde yapılacağının dağıtımı yapılır.
Planlı ekonomi kavramı II. Dünya Savaşından önce yalnızca Sovyet Rusya için
kullanılmaktaydı. Savaştan sonra oluşan Sosyalist Blok ülkeleri de bu modele
dayanmışlardı973. Planlı ekonomi deyimi, yakın zamana kadar esas olarak sosyalist ülkeler için
kullanılmakla birlikte, günümüzde bu ülkelerde de kaynak dağılımında piyasa göstergelerine
daha fazla yer verilmesi yönünde değişiklikler yaşanmaktadır974.
Sosyalist ekonomilerde uygulanan planlar emredici niteliktedir. Diğer bir deyişle, bu
ülkelerdeki tüm ekonomik faaliyetler planlara göre yürütülür. Tüm ilgili kuruluşlar ve kişiler
planlara uygun hareket etmek zorundadırlar. Temelde piyasa ekonomisine dayalı, karma
ekonomi modelini benimsemiş ülkelerde ise planlar ekonomik kalkınmanın bir aracı olarak
kullanılır ve yol gösterici nitelik taşır. Burada ancak kamu kesimi için emredici planlardan söz
edilebilir, özel kesim için plan yol göstericidir975.
2. Piyasa Ekonomisi
Piyasa ekonomisi veya serbest piyasa ekonomisi denildiğinde ilk akla gelen, arz ve
talebin piyasa işleyişini belirlediği anlaşılmaktadır. Daha açık deyişle bu piyasada ekonomik
kararlar fiyat mekanizmasının işleyişiyle kendiliğinden belirlenir. Teorik olarak da piyasa
ekonomisi “ekonomik faaliyetlerin tam rekabet şartları içinde serbestçe yapılabildiği,
ekonomik sorunların çözümünün devletin ekonomiye müdahalesiyle değil fiyat mekanizması
aracılığı ile gerçekleştirildiği ekonomi”976 şeklinde tanımlanabilir.
Serbest piyasa ekonomisinde, arz ve talep belirleyici etkendir. Arz ve talepteki en
önemli etken fiyat mekanizmasının işleyişi ise çok önemlidir. Üreticiler ve tüketiciler pazarda
aynı şartlar altında yer alırlar. Serbest piyasa ekonomisi aynı zamanda tam rekabet piyasasının
özelliklerini de taşımaktadır.
Serbest piyasa ekonomilerinde üreticiler için ana faktör kar maksimizasyonu iken
tüketiciler için fayda maksimizasyonudur. Üreticiler kar motivasyonu ile tüketicilerin
tercihlerine önem vermektedirler. Tüketicilerin tercihlerinde ise fayda yattığı için piyasa
fiyatları temel etkendir. Bu iki özellik serbest piyasa ekonomisinde piyasa fiyatlarının
972
SEYİDOĞLU, Halil, “Ekonomik Terimler Ansiklopedik Sözlük”, Güzem Yayınları, No:4, Ankara, 1992, s.694.
SEYİDOĞLU, Halil, a.g.e., s.694.
974
http://www.ekodialog.com/Konular/planlam_kalkinma.html, (08.08.2008).
975
SEYİDOĞLU, Halil, a.g.e., s.695.
976
http://tr.wikipedia.org/wiki/Serbest_piyasa_ekonomisi, (04.08.2008).
973
783
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
oluşumunda temel faktör niteliğindedir. Piyasa ekonomisinin diğer temel özellikleri ise özel
mülkiyet hakkı ve girişim özgürlüğüdür. Buradan anlaşılacağı üzere ekonomik faaliyetler özel
kişi ve kuruluşlarca yapılmaktadır. Serbest piyasa ekonomisinde de devletin piyasalara
müdahalesi söz konusu olabilir ancak bu aykırı bir durum teşkil etmez. Çünkü bu
müdahalelerin düzeyi ülkelere göre farklılık arz edebilir. Temelde dikkat edilmesi gereken
husus bu müdahalelerin piyasa mekanizmasını bozacak düzeyde olmaması gerektiğidir.
Özetle, Piyasa ekonomisi, özel mülkiyetin var olduğu ve devir edilebildiği,
işbölümünün bulunduğu ve iktisadi ajanın müteşebbis olduğu, sözleşme ve girişim
özgürlüklerinin tanındığı, özel teşebbüsün esas alındığı, rekabetçi serbest fiyatların
kaynakları desantralize şekilde tahsis ettiği, bir gönüllü mübadeleler yumağı olup; bu
gayrişahsi ve kendiliğinden oluşan sürekli dev açık artırmaya veya iktisadi örgütlenmeye,
neticede tüketiciler egemendirler977.
3. Geçiş Ekonomilerinin Özellikleri
Geçiş ekonomisi, daha önce planlı ekonomik sistemle yönetilen ve 1990’dan sonra
piyasa ekonomisini uygulayan ülkeler için kullanan yaygın bir kavramdır. Geçiş
ekonomilerinin başarısında coğrafi, tarihi, ekonomik geçmişler ve hükümetlerin uyguladıkları
politikalardaki istikrar ve kararlılık çok önemlidir. Bu hususlara dikkat eden ülkelerde geçiş
süreci hem kısa hem de daha az maliyetli olmuştur.
Geçiş ekonomisi ile kastedilen husus; bir ülkede mevcut üretim tarzının, rakipleri ile
rekabet edememesi dolayısıyla kısmen veya tamamen çökmesi neticesinde kurumsal yapısının
değişmeye zorlanmasıdır. Diğer bir ifade ile; sosyalizmden veya karma ekonomiden, piyasa
ekonomisine geçiş sürecidir. XX. yüzyılda ekonomik sistemlerin en önemli deneyimlerinden
biri, sosyalist ekonomik modelden piyasa ekonomisine dayalı modele doğru çok hızlı ve
kapsamlı bir şekilde yaşanan geçiştir. Geçiş sonucunda ekonomik yapı ile üretici ve tüketici
davranışlarında temel değişimler gözlenmiştir978.
Piyasa ekonomisine geçmeye çalışan “Geçiş Ekonomileri”nde ise devlet piyasa
ekonomisini kurmakla görevli olup bu konuda aktif roller üstlenmiş durumdadır. Ancak burada
devlet kendini “dönüştürme (transformasyon)” görevini üstlenmiştir. Böyle bir görevde zor
olan ekonomik planlama yaparak bütün kararları alan ve uygulayan devletin bundan
vazgeçerek ekonomiyi, oluşumuna destek vereceği piyasa birimlerine bırakmasıdır. Ayrıca söz
konusu değişimi yapacak olan piyasa ekonomisi deneyimini yaşamamış olan kadroların bu işi
üstlenmiş olmalarıdır979.
Geçiş ekonomisi süreci birtakım zorlukları beraberinde getirmektedir. Özellikle
ekonomilerin uluslararası piyasalara adaptasyonu nedeniyle gerçekleştirilecek olan
serbestleşme ve özelleştirme çalışmaları sayesinde devletin ekonomideki payının azaltılması ve
bunu yapabilecek devlet müdahalesinin yoğunluğu ciddi bir çelişki oluşturmaktadır. Bu süreçte
977
AKALIN, Güneri, “Piyasa Ekonomisinin Nesrindeyiz?”, http://www.tisk.org.tr/isveren_sayfa.asp?yazi_id=791&id=47,
(01.08.2008).
978
YAVUZ, H. Bilgehan, “Geçiş Ekonomilerinde Ekonomik Büyüme”,
http://www.icisleri.gov.tr/_icisleri/TurkIdareDergisi/UpLoadedFiles/HasanBilgehanYavuz%2089-105.doc, (15.08.2008), s.90.
979
ALTAY, Asuman, “Geçiş Ekonomilerinde Devletin Ekonomik Rolleri, Görevleri Ve Kobi’lerin Durumu”,
http://w.ww.econturk.org/Turkiyeekonomisi/gecis.pdf, (10.08.2008)
784
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
piyasaların serbestleştirilmesi, yerli ve yabancı firmaların rekabet içinde olması bazı firmaların
iflasına neden olabilecektir. Bu süreçte alınacak makro kararlar ekonomideki işsizlik oranında
artışları da beraberinde getirebilecektir. Özelleştirme çalışmaları, işsizlik maliyetleri ve
milliyetçilik duyguları nedeniyle sosyal huzursuzluğun oluşmasına neden olabilecektir. Ayrıca
sosyal huzursuzluğun büyümesi geçiş sürecinin uzamasına ve beraberinde geçiş maliyetinin
artmasına da neden olabilecektir.
Geçiş ekonomilerinin genel karakteristiğine bakıldığında ise başlıca şu özelliklerden
söz edilebilir980:
i. Sanayileşme yetersiz, teknoloji geridir,
ii. Tarımsal nüfus yüksek verim azdır,
iii. Sosyal ve etik kodlar yerleşmemiş, güven düzeyi düşüktür,
iv. Regülasyonlar piyasa için yüktür,
v. Finansman imkanları sınırlıdır,
vi. Kurumsal yapıda aksamalar olabilir,
vii.Çoğunlukçu
engellenememekte,
demokrasi
+
popülizm
+
devletçilik
ve
rant
dağıtımı
viii. Hukukun üstünlüğü ilkesi uygulanmayabilir,
ix. Karar almaya temel teşkil edecek ve doğru karar aldıracak verilere ulaşmak henüz
mümkün olmayabilir. Kullanılan veriler genellikle eski veya anlamsız kalabilir.
Geçiş ekonomileri terimi iktisat tarihine 1980’lerin sonundan itibaren girmiştir. 1990’lı
yıllar sonrasında ise eski Doğu Blok’unun yıkılmasıyla gerek siyasi, ekonomik ve gerekse de
sosyal alanda birçok yenilikler yaşanmıştır. Merkezi Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra
ortaya çıkan devletlerin hemen hepsinde başlayan siyasi değişim hareketleri komünist
rejimlerin tasfiye edilmesine yol açmış, tasfiyenin hemen ardından birçok kanun ve benzeri
düzenleme ile demokratik bir toplumsal ve ekonomik kalkınma programı uygulamaya
geçirilmeye çalışılmıştır. Orta Asya coğrafyasında; Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan,
Türkmenistan ve Tacikistan olmak üzere beş bağımsız cumhuriyet bulunmaktadır. Bunlarda
Tacikistan dışında kalan dört cumhuriyet Orta Asya Türk Cumhuriyetleri (OATC) olarak
adlandırılmaktadır. Sovyetler Birliği’nin birer üyesi olan Orta Asya Türk Cumhuriyetleri
(OATC), birlik döneminde merkezi planlamaya dayalı, daha çok tarımsal ürün alanı, enerji ve
hammadde deposu olarak değerlendirilmişti. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından
1990’lı yıllar sonrasında bağımsızlıklarını kazanan Orta Asya Türk Cumhuriyetleri merkezi
planlı sistemden piyasa ekonomisine geçiş kararı alarak, siyasi bağımsızlıklarının yanında
ekonomik bağımsızlıklarını da gerçekleştirmiştir. SSCB’nin dağılması sonrasında bu
ekonomilerde yaşanan süreç genel olarak geçiş “transition” süreci diye adlandırılmaktadır.
980
RAMAZANOĞLU, Geybula ve ACAR, İ. Attila, “Bir Geçiş Ekonomisi Örneği Olarak Kırgızistan: Siyasi, Ekonomik ve
Toplumsal Yanaşımlar”, http://fbe.emu.edu.tr/journal/doc/78/21.pdf, (10.08.2008), s.387.
785
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Geçiş süreci ekonomik dönüşüm yönünden “Merkezi Planlama Ekonomisi”nden “Piyasa
Ekonomisi”ne geçiş göstergeleri açısından değerlendirilmektedir981.
III. Kırgızistan Ekonomisinin Analizi
Orta Asya tarihsel açıdan birçok büyük medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Öyle ki en
büyük ekonomik ve siyasi görüşler bu bölgede hayat sürmüş ve dünya ekonomisini
etkilemiştir. Kapitalizm, sosyalizm, Hıristiyan ve Müslüman topluluklar bu bölgede yaşamış
büyük imparatorluklar burada doğmuştur.982 1917 yılında Çarlık Rusya’da Meydana gelen
Bolşevik İhtilali ile Sovyetler Birliği’nin temelleri atılmış ve bu bölge uzun dönem Sovyet
etkisi altında kalmıştır. 1980’li yılların sonlarında hem eski Doğu Bloğu ülkelerinin piyasa
ekonomisine yakınlaşması hem de 1989 Berlin duvarının yıkılmasının etkisi ile 1991’de
Sovyetler Birliği’nin tamamen dağılması ile birlikte bu bölgedeki ülkeler hızlı bir şekilde
piyasa ekonomisine geçmeye başlamışlardır. Yani uzun yıllar planlı ekonominin hâkimiyet
sürdüğü topraklar bu tarihten sonra piyasa ekonomisi tandanslı yaşamaya başlamıştır.
1990’lı yılların başlarında Sovyet ülkeleri bağımsızlıklarına kavuşmuştur. Fakat
bölgedeki ülkelerin siyasi bağımsızlıkları eş zamanlı olarak ekonomiye yansımamış ve bölgede
ekonomik ve sosyal problemler baş göstermiştir. Tüm ülkeler bazında önce üretim hızla
düşmüş bölge halkı üzerinde güvensizlik problemi başlamıştır. Fakat 2000’li yıllara doğru bu
olumsuz ortam atlatılmaya başlanmış ve bölgedeki istikrarsızlık yerini üretim artışı ve
büyümeye bırakmıştır.
Merkezi planlı ekonomiden piyasa ekonomisine geçiş süreci fiyatların ve ekonomik
işlemlerin serbestleştirilmesi, kaynakların etkinliği artıracak şekilde yeniden dağıtılması,
makro ekonomik istikrar için piyasa ağırlıklı araçların geliştirilmesi, özelleştirme yoluyla
ekonomik verimlilik ve etkin işletme yönetiminin sağlanması, sıkı bütçe uygulanması ile
ekonomik verimliliğin sağlanması, özel mülkiyet haklarının sağlanması ve daha birçok hukuki,
siyasal ve ekonomik alanda yapısal reformların yapılmasını sağlamıştır.983
Orta Asya bölgesinde Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Tacikistan
olmak üzere beş Bağımsız Cumhuriyet bulunmaktadır. Bunlardan Tacikistan dışında kalan dört
cumhuriyete Orta Asya Türk Cumhuriyetleri (OATC) adı verilmektedir.984 Geçiş
ekonomilerinden Kırgızistan 15 Aralık 1990’da egemenliğini, 31 Ağustos 1991 tarihinde de
bağımsızlığını ilan etmiştir. Kırgız Cumhuriyeti Anayasası parlamento tarafından oy birliği ile
5 Mayıs 1993’te kabul edilmiştir.985
981
AĞDAŞ, Oktay, “Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin Bağımsızlık Sonrası Temel Makro Ekonomik Göstergeler Açısından
Değerlendirilmesi”, Kırgızistan – Türkiye Manas Üniversitesi, SBE, İktisat Anabilim Dalı, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi,
2006, ss.7-8.
982
A.g.e., s.2.
983
ACARTÜRK, Ertuğrul. “Geçiş Ülkelerinde Devletin Ekonomik Rolü Yabancı Sermaye ve Özelleştirme: Kırgızistan
Örneği”. s.1. www.econturk.org. 2004.
984
SOLAK, Fahri. Türkiye Orta Asya Cumhuriyetleri Dış Ticaret İlişkilerinin Gelişimi. “Marmara Üniversitesi İktisadi ve
İdari Bilimler Fakültesi Dergisi” sayı: 18, İstanbul: 2003, s.70.
985
ÖZDENOĞLU, Selda. “Kırgız Cumhuriyeti”, T.C. Başbakanlık, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı Yayınları,
2005, s.11.
786
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
1. Planlı Dönemde Kırgızistan Ekonomisinin Yapısı
Ülke ekonomisinde yaşanan pek çok sorunun temelinde SSCB döneminde uygulanan
merkezi planlamaya dayalı ekonomi politikasının etkileri bulunmaktadır. Bu dönemde SSCB
sınırları içinde bulunan ülkelerin belirli alanlarda ihtisaslaşması ve ülkenin coğrafi, kültürel ve
ekonomik yapılarına bakılarak ne tür üretim konusuna yöneleceği merkezden belirlendiğinden
her ülke aynı ölçüde zenginliği paylaşamamıştır. Özellikle bu ülkelerin gümrük birliğine
benzer bir yapıda, ürettikleri ürünleri SSCB bloğu içinde satması karşılığında ihtiyaç
duydukları ürünleri alması sonucunda uygulanan düşük fiyat politikaları etkinlik ve
verimliliğin azalmasına yol açmıştır. En önemlisi ihtisaslaşma, ülkeleri birbirine bağımlı hale
getirmiştir. Bu işbölümü ve uzmanlaşma Kırgızistan’ın hayvancılık ve kısmen de olsa tarıma
yönelmesine yol açmıştır. Sonuçta Kırgızistan 3 milyonu büyükbaş ve at olmak üzere yaklaşık
15 milyon hayvanın yetiştirildiği bir ülke olmuştur986.
Merkezi planlama dönemine ait önemli bir uygulama, ülkedeki zengin akarsu
kaynaklarından elektrik üretimine ağırlık verilmesidir. Bunun tabii sonucu da ihracat kalemleri
içinde elektrik enerjisinin payının oldukça yüksek olmasıdır. Ancak, elektrik enerjisi
üretiminde kullanılan teknoloji oldukça eski ve hantal olduğundan üretimde verimlilik
sağlanamamakta ve dağıtımda büyük kayıplar yaşanmaktadır. Büyük İpek Yolu boyunca
kurulmuş olan tarihî, mimarî eserlerin hala muhafaza ediliyor olması ve pek çok tarihi
imparatorluğa ev sahipliği yapan ülkenin önündeki en önemli handikap kalifiye işgücünün
bulunmamasıdır. SSCB döneminin bir sonucu olarak, en kritik noktalarda ve teknik alanlarda
Rusların istihdam ediliyor olması Kırgızistan’ın politika üretemeyişinde etkili olmaktadır987.
1919’da iç savaş sonrası Kırgızistan’da bütün ülkelerde olduğu gibi Yeni Ekonomi
Politikası uygulanmaya başlanmıştır. Politikanın temel amacı, ekonominin özellikle iç
bölgelerde hızlı bir biçimde canlandırılmasıdır. 1920 yılında Kırgızistan’da tahıllarda ekilen
toprakların toplam yüzölçümünün %45’i, teknik bitkilerin %40’ı, yemlerin %77’si, bahçe
bitkilerinin %39.4’ü azalmıştır. Yeni Ekonomi politikası, ekonomide devlet tekelinin
kurulmasını esas alan ilk sosyalizm anlayışının yerine üreticilere geniş haklar tanıyan, serbest
ticareti ve sanayi şirketlerinin devlet tarafından teşvikini kabul eden yeni bir sosyalizm anlayışı
getirmiştir. 1928 yılının Ekim ayında ülkedeki tarım işletmelerinin %42.7’si
kooperatifleşmiştir. Tarım işletmelerine verilen krediler sürekli olarak artmıştır. Yeni Ekonomi
Politikası’nın uygulandığı yıllar eski fabrikaların, iş yerlerinin teknik yenilenmesinin yapıldığı
ve sanayi inşaatının başladığı yıllar olmuştur. Bu dönemde yeni iş alanları işletilmeye
başlanmış, meyve suyu fabrikası, pamuk fabrikası, Krasnıy Storitel tuğla fabrikası, deri
fabrikası, Çekoslovakya kooperatifine ait İntergelpo tekstil fabrikası(1927), Oş ipek fabrikası,
Alamidin hidroelektrik santrali(1928) kurulmuştur.
1928 yılında Kırgızistan’ın birinci beş yıllık planı yapılmıştır. Birinci beş yıllık plan
sonunda sanayi sektörünün ekonomideki payı %23.5’e kadar yükselmiştir. Beş yıllık plan
sonunda taşkömürü sanayinin ağır sanayideki payı %70, bütün sanayideki payı %40 olarak
gerçekleşmiştir. Hazırlanan ikinci beş yıllık planda yer alan projelerin çoğu
gerçekleştirilememiştir. Üçüncü beş yıllık plan sanayinin gelişmesi amacıyla önceki planlara
göre daha büyük hedefler ortaya koymuştur. 1937 yılına göre 1942 yılında kömür üretimi 4.4
986
987
RAMAZANOĞLU, Geybula ve ACAR, İ. Attila, a.g.m., s.389.
A.g.m., ss.389-390.
787
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
kat artırılacak, petrol, çinko, kurşun, civa, volfram, altın antıman ve malibdena üretimi daha da
yükseltilecekti. 1950’li yıllarda Sovyetler Birliği yeni bir ekonomik gelişme devresine
girmiştir. Bu gelişme bilgi ve teknik yönden gerçekleşecekti. Teknoloji devrimi yenilikler
getirerek endüstriye yeni imkanlar sağlamaya başlamıştır. O zamanlar sanayiye yatırılan para
miktarı 98.8 milyar ruble olmuş, bu dördüncü beş yıllık planın çok daha üzerinde
gerçekleşmiştir. Beşinci ve altıncı beş yıllık planlarda inşaa ve yenileme yoluyla 59 tane yeni
fabrika ve 46 tane atölye faaliyete girmiştir. 60’lı yıllardan itibaren Kırgız ekonomisi SSCB
ekonomisinin ayrılmaz bir parçasıydı ve diğer cumhuriyet ekonomileriyle güçlü bağlantıları
vardı. 10. beş yıllık planda önceki plana göre 4.7 milyar rubleden daha fazla sanayi ürünü
üretilmiş yani %27’lik bir artış gözlenmiştir.
1985-1990 yılları arasındaki dönem, sosyalist devletlerde baş döndürücü, radikal
değişmelerin yaşandığı dönem olmuştur. 1985 yılında ekonomik büyümenin temposu kritik
seviyeye kadar azalmıştır. 1966-1970 döneminde % 6 civarında olan Sovyet ekonomisinin
büyüme hızı, 1976-1980 arasında yılda ortalama % 2 seviyesine bazı hesaplara göre de 1980
yılında sıfır noktasına inmiştir. 1960 yılı 100 olarak kabul edildiğinde sermaye verimliliği
sanayide % 60’a, tarımda ise % 30’a düşmüştür. İşgücü verimi 1980 yılında S.S.C.B’de
%3.1’e, Kırgızistan’da ise %1.9’a inmiştir. Sovyetlerin iktisadi bakımdan çöküntüye
uğramalarında; üretimde kalitenin aranmamış olması, silah sanayine büyük harcamaların
yapılıp ve bunun diğer alanlara yapılabilecek yatırımları engellemiş olması, verimsiz
sanayileşme, merkezi planlamanın bir noktadan sonra tıkanarak ekonomide dengeleri
sağlayamamış olması, dünyada teknolojinin ön plana geçtiği dönemde üretim sürecini yeni
teknolojik gelişmelere uyumlaştıramaması hatta dünyanın en büyük tarım ihracatçılarından
birisi iken, 1970’li yıllardan itibaren ithalata yönelmesi, değişime zorlayan en önemli nedenler
olarak sıralanabilir. Topluluk içerisindeki cumhuriyetlerin toplam milli gelirlerinden SSCB’nin
bütçesine yapılan kesintiler Rusya, Beyaz Rusya, Letonya, Estonya, ve Ukrayna’dan % 22-28,
Özbekistan’dan % 55, Tacikistan ve Kırgızistan’dan % 65’ti. Yani ekonomik yükün
dağılımında adaletsizlik mevcuttu988.
2. Bağımsızlık Sonrası Kırgızistan Ekonomisinin Yapısal Dönüşüm Analizi
Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra bağımsızlığını 1991’de ilan eden Kırgızistan
bölgede en fazla dikkat çeken ülkelerden biri olmuştur. Esasında Kırgızistan yüzölçümü olarak
küçük bir ülke olmasına ve nükleer güce sahip olmamasına rağmen bölgede ilk milli parayı
kullanan ülke olması, dünya ticaret örgütüne ilk üye olan ülke olması ve bölgedeki yatırım
ortamına ağırlık vermesi bakımından dünya ekonomisi için bölgede önemli bir konumuna
gelmiştir. Ayrıca Kırgızistan Orta Asya’da Çin topraklarına açılan önemli coğrafi konumu
sebebiyle de bölgede çıkar hesapları yapan büyük ekonomik güçlerinde odağı haline
gelmiştir.989
988
SARSILMAZ, Filiz, “Kırgızistan’ın Makro Ekonomik Analizi”,
http://sbe.manas.kg/tr/images/pdf/tezler/iktisat/FILIZSARSILMAZ.pdf, (10.08.2008), ss.23-29.
989
ÖZTÜRK, Alparslan. Bütçe ve Para Politikalarının Makro ekonomik Etkileri ve Kırgızistan Üzerine Analizi “Kırgızistan –
Türkiye Manas Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü”, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, 2006, s.3.
788
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Kırgızistan, diğer bağımsızlığını ilan eden ülkeler gibi büyük enerji ve doğal kaynaklara
sahip olmamasından dolayı Kazakistan, Özbekistan ve Tacikistan’dan daha fazla dışa açık
ekonomi politikasını benimsemek zorunda kalmıştır.
2.1. Kırgızistan’ın Sosyal Analizi
Kırgızistan’a ait bazı genel veriler aşağıdaki tablo 1’de yer almaktadır.
Tablo 1: Kırgızistan’a Ait Bazı Sosyal Veriler
Yüzölçümü
198.500 km2
Önemli Şehirleri
Bişkek, Oş, Karakol, Calal-Abad, Tokmok, Kara-Balta,
Çolpan Ata, Narın, Talas.
Para Birimi
Kırgız Somu (1 ABD Doları = 36 Som)
Nüfus
5.2 milyon kişi
Kentsel Nüfus
3.35 milyon kişi
Kırsal Nüfus
1.85 milyon kişi
Nüfus Yoğunluğu
24.1 kişi / km2
Nüfus Artışı
56.0 (binde)
Ortalama Yaşam
Kadınlarda 67 yıl, Erkeklerde: 59 yıl.
Doğum Oranı
22.2 (binde)
Ölüm Oranı
7.4 (binde)
Çocuk ve genç %38.1
Nüfusun Yaş Dağılımı
Çalışma Çağındaki nüfus : % 52.7
Çalışma Yaşının üstündeki nüfus % 9.2
Okur –Yazar Oranı
% 90
İlköğretim Okulu
2.080
Üniversite Sayısı
47
Kaynak: T.C. Başbakanlık, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı, “Kırgızistan”, 2005.
789
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
İnsani gelişme endeksi insanların hak ettikleri bir yaşam için karar ve seçeneklerini
artıran kendilerine verilen ve hazır sunulan olanakların var olma derecesidir.990 Yani insani
gelişme endeksi ülkeler arasındaki sosyo - ekonomik durumu gösteren bir katsayıdır. İlk defa
1990 yılında Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan insani gelişme raporu ile her yıl tekrar
yayımlanmaktadır. Örneğin ülke karşılaştırmalarında ülkedeki yaşam beklentisi, yetişkinlerin
okur – yazarlık oranları, kişi başı gelir düzeyi gibi kıstaslar katsayıyı etkilemektedir. Buna göre
endeksin 0.5’in altında olması az gelişmiş bir ülkeyi temsil ederken 0.8’in üzerindeki bir
endeks çok gelişmiş ülkeyi temsil etmektedir. Kırgızistan’ın insani gelişme endeksi 0.172’dir.
Nüfusun % 99.4’ü elektrik, % 82.6’sı temiz su kullanma imkanına sahiptir. Ayrıca
Kırgızistan’da eğitim endeksi 0.93’tür.991
Kırgızistan; Çin, Kazakistan, Tacikistan ve Özbekistan ile komşudur. Oş kentinden
Çin’e ulaşan karayolunun çalışması devam etmektedir. Bu karayolunun tamamlanması
Kırgızistan ekonomisine hız vermesi beklenmektedir. 370 kilometre demiryoluna sahip olan
Kırgızistan’ın demiryolu gelişmesi 1999 yılında devlet desteğinin kesilmesi ile durmuştur.
Fakat ülkenin demiryolu ulaşımını geliştirecek bir ulusal planı bulunmaktadır. Kazakistan ve
Kırgızistan arasındaki yolcu taşımacılığını büyük ölçüde kolaylaştıracak projenin 2008
sonunda bitmesi planlanmaktadır. Telekom sisteminin modernleştirilmesi çalışması internet
kullanımını yaygınlaştırmış internet kullanıcı sayısının artırılması ve e ticaretin artırılması
ülkenin öncelikli planları arasında yer almaktadır. 2002 yılında onaylanan ulusal bilgi ve
iletişim teknolojileri stratejisinin hedefi Kırgızistan’ın 2010 yılında GSYİH içinde bilgi
sektörünün payının % 5’e yükseltilmesidir.992
2.2. Kırgızistan’ın Ekonomik Analizi
Kırgızistan’a ait bazı ekonomik veriler aşağıda tablo 2’de gösterilmiştir.
990
http://www.genclikpostasi.org/insanigelismeraporunedir.pdf 17.08.2008.
UNDP (2005) , Human Development Report.
992
BENLİ, Oya. “Kırgızistan Ülke Profili”, T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi, 2006,
s.2.
991
790
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Tablo 2: Kırgızistan’a Ait Ekonomik Veriler (2007 yılı sonu)
GSMH
3.7 Milyar ABD Doları
Kişi Başı Gelir
498 ABD Doları
Büyüme (reel GSYH)
% 8.2
Enflasyon oranı (tüfe ortalama)
% 20.1
İhracat
1.141 milyon ABD Doları
İthalat
2724 milyon ABD Doları
İşsizlik oranı
% 9.3
Dış Borç
1 milyar 834.6 ABD Doları
Dış Borç / GSMH
% 90
Dış Borçların İhracata oranı
% 326
Kaynak: Kırgızistan Ülke Raporu, T.C. Başbakanlık, Ekonomik, Ticari, Teknik İşbirliği Daire
Başkanlığı, 2008.
GSMH’ın yapısına bakacak olursak; GSMH’ tan tarım % 36.70, sanayi % 15.20, inşaat
sektörü % 17.48, ticaret 13.88, % ulaştırma 1.12, iletişim 0.61 ve diğer sektörler % 15.01 pay
almaktadır.
Geçiş sürecini yaşayan diğer tüm ülkeler gibi Kırgızistan’da ciddi sorunlar
yaşamaktadır. Bunların başında ise Kırgızistan’daki yüksek işsizlik gelmektedir. Ülkede halen
işsizlik oranı % 13 – 14’ler seviyesiyle sosyal hayatı etkilemeye devam etmektedir. Ülkede
asgari ücret 340 Som olup haftalık çalışma saati 40 saattir. Kırgızistan’da işgücü yaklaşık
olarak 2 milyondur. Bunun % 48’i tarımda % 39’u hizmetlerde % 13’üde sanayide
çalışmaktadır.993
993
Kırgızistan Ülke Bülteni 2008, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu, DEIK 2008, s.s. 7-11.
791
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Tablo 3: Kırgızistan’da Temel Makro Ekonomik Göstergeler (2000-2007)
2000
2001
2002
2003
2004
2005
2006
2007
Enf Tüfe %
18.7
ort
6.9
2.1
3.0
4.1
4.3
5.6
10.2
GSYH
(Milyar $)
1.4
1.5
1.6
1.9
2.2
2.5
2.8
3.7
Reel GSYH
5.4
Büyüme %
5.3
0.0
7
7.1
- 0.6
3.1
8.2
İthalat
(milyon $)
554
450
572
723
904
1.106
1.792
2.724
İhracat
(milyon $)
505
476
488
590
733
687
811
1.141
Döviz
Rezervleri
(Milyon $)
239
264
289
365
528
570
764
1.107
48.38
46.94
43.65
42.65
41.01
40.15
37.32
Döviz Kuru
47.70
($:KGS)
Kaynak: Economist İntelligence Unit, Kırgızistan Milli İstatistik Merkezi.
Orta Asya devletlerinin kapitalizme uygun yaşamaya başlaması bir yandan da bölgede
yoksulluk olgusunu beraberinde getirmiştir. Çünkü kapitalist sistemde gelir dağılımı sosyalist
sistemde olduğu gibi adil dağılmamaktadır. Burada önemli olan mümkün olduğu kadar daha
fazla gelir dağılımında adaleti sağlamaktır. Dolayısıyla bu amacı gerçekleştirmede en önemli
görev devletlere düşmektedir.994 Kırgızistan gelir dağılımı açısından şu şekildedir:
Kırgızistan’da nüfusun en fakir %10’u gelirin % 3.2’sini, en fakir % 20’si gelirin % 7.6’sını
alırken; ülkede nüfusun en zengin % 10’u gelirin 27.2’sini, en zengin % 20 si ise gelirin
42.5’ini almaktadır. Bilindiği gibi gini katsayısı gelir dağılımındaki adaletsizliği ölçen bir
katsayıdır. Gini katsayısı 1’e yaklaştıkça adaletsizlik artmakta sıfıra yaklaştıkça gelir
dağılımında adalet artmaktadır. Kırgızistan’da gini katsayısı 0,28’dir.
Kırgızistan’da enflasyon rakamları son yıllarda tekrar yükselişe geçmiştir. 1998 Rusya
krizinin de etkisiyle 2000 yılında % 18.7 olan enflasyon (tüfe ort.) 2002’de % 2.1’e kadar
düşürülmüştür. Fakat son yıllarda enflasyon Kırgız ekonomisi için tekrar sorun olmaya
başlamış 2006 yılında enflasyon % 5.6’ya 2007 yılında ise % 10.2’ye yükselmiştir. Kırgızistan
ekonomisinin tarım ağırlıklı bir yapıya sahip olması sonucu 2007 yılında dünya genelinde
994
YÜCE, Mehmet ve ÖZBEK, Ferhat. “Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde Sosyo – Ekonomik Boyutlarıyla Yoksulluk
Olgusu Üzerine Bir Değerlendirme”, 2007, s.18.
792
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
görülen gıda fiyatlarındaki kriz Kırgızistan’ı da derinden etkilemiş ve 2007 yılında enflasyonu
% 10’ların üzerine kadar ilerletmiştir. Bunda en büyük nedenlerden birisi de buğday ve sıvı
yağ fiyatlarındaki aşırı artışlardır. Örneğin Kırgızistan’da 2007 yılında ekmek, unlu ürünler ve
tahıl fiyatları % 62 oranında artmıştır.
Kırgızistan ekonomisi 2007 yılını % 8,2’lik büyümeyle kapatmıştır. Kırgızistan
bağımsızlığını ilan ettikten sonraki ilk yıllarda önemli oranda reel küçülme yaşamıştır. Şöyle ki
1991 – 1995 yılları arasında ülke % 50 oranında küçülme yaşamıştır. Kırgızistan ekonomisinin
tekrar büyümeye başlaması 1995 sonu 1996 yılı başlarında gerçekleşmiştir. 1996 yılında
yaşanan büyümenin nedeni olarak tarımsal üretimdeki artış ve Kumtor altın madenlerinin
hizmete sokulması gösterilmektedir. Kırgız ekonomisi 1997 ve 1998’i büyümeyle
gerçekleştirmiş fakat 1998 yılında patlak veren Rusya Krizi Kırgızistan ekonomisini de
etkileyerek üretimin tekrar düşmesine neden olmuştur. 1999 yılından sonra tekrar tarım
ağırlıklı olmak üzere ve altınında etkisiyle Kırgız ekonomisi 1999-2001 arasında % 4.6
oranında büyüme gerçekleştirmiştir.
2002 yılında Kumtor altın madeninde bir kaza meydana gelmiş ve üretim durmuştur.
Bu durum ise Kırgızistan ekonomisine büyük darbe vurmuş ve üretim bir önceki yıla göre %
30 oranında düşüş gerçekleştirmiştir. 2003 yılında Altın madeninin tekrar eski seviyesine
ulaşması ve dünya altın fiyatlarındaki artış sayesinde Kırgızistan ekonomisi % 6.7 oranında
büyümüş bu büyüme ertesi yılda sürmüş ve 2004 yılında ise % 7.1’e ulaşılmıştır.
Ekonomisinin altına bağlı olması Kırgız ekonomisi için her zaman kendini göstermeye
devam etmiştir. Nitekim altın üretiminin 2005 yılında da düşüş göstermesi Kırgız GSYH’sını
% 0.6 oranında küçültmüştür. Kırgız ekonomisi 2006 yılında % 3.1 ve 2007’de ise % 8.2
büyüme gerçekleştirmiştir.
Kırgızistan dağlık bir ülke olduğundan dolayı ekonomisi ağırlıklı olarak tarıma
dayanmaktadır. Kırgızistan’ın başlıca ürettiği tarım ürünleri tütün, pamuk, patates, sebze,
üzüm, meyve ve çilek ve kirazdır. Ülkede hayvancılık ise genelde koyun, keçinin yanı sıra sığır
şeklindedir. Ayrıca ülkede hayvancılık üzerinden en fazla yün üretimi yapılmaktadır.
Ülkenin endüstriyel olarak ihraç ürünlerinden en önemlileri; doğalgaz, altın, cıva,
uranyum ve elektriktir. Kırgızistan’da ihracat rakamları 2002 yılından bu yana artış
göstermektedir. 2000 yılında 505 milyon dolar olan toplam ihracat, 2001’de 476 milyon dolara
düşmüş sonraki yıllarda ise sırasıyla 2002’te 488, 2003’te 590, 2004’te 733 milyon dolara
yükselmiştir. 2005 yılı İhracat rakamlarını da etkilemiş büyümedeki azalmanın ardından
Kırgızistan ihracatı da 687 milyon dolara düşmüştür. 2006 yılında ihracat tekrar artış göstermiş
811 milyon dolar olmuştur. Bu artış 2007 yılında da devam etmiş ve Kırgızistan 2007 yılını
1.141 milyon dolar ihracatla kapatmıştır.
1991 yılı aralık ayında Sovyetler Birliği’nden ayrıldıktan sonra ihracat sıkıntısı yaşayan
ülke 1995 ortalarında üretim artışı sağlamış ve ihracatında artış gerçekleştirmiştir. İhraç
ürünlerinin içinde ise en ağırlıklı olarak altın madeni yer almaktadır. Bu gelişme Kırgızistan
ekonomisinde mevcut olan açık pozisyonunu da etkilemiştir. Şöyle ki ülke 2006 yılında
neredeyse harcamalar ile gelir arasındaki açık kapanacak kadar birbirine yaklaşmıştır.
Kırgızistan hükümeti ve uluslararası mali kurumlar arasında 2005 yılında orta dönemli
yoksulluğu azaltıcı ve ekonomik büyüme stratejisi Bişkek’te imzalanan antlaşma ile yürürlüğe
girmiştir. Bu sayede ülke gelecek dönemler için yabancı yatırımları artırma ve yerel sanayinin
793
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
üretim gücünün artırılmasını sağlamaya çalışmıştır. Böylelikle Kırgızistan son yıllarda
ekonomik olarak ilerleme kaydeden bir ülke konumuna geçebilmiştir. Kırgızistan’ın ihracat
partnerlerine bakacak olursak; ülke ihracatının % 35,6’sı Birleşik Arap Emirlikleri (UAE), %
18,6’sı Rusya, % 13.42’ü Çin ve % 13’ü Kazakistan iledir. Bütün bunların yanında ayrıca mal
ve hizmet ihracatı ülke gayrisafi milli hâsılasının % 39.03’ü oranındadır.
Kırgızistan’ın ithalatı 2002 yılından bu yana artarak devam etmektedir. 2000 yılında
554 milyon dolar olan ithalat 2001 yılında azalmış ve 450 milyon dolara düşmüştür. Bu
tarihten sonra ithalat rakamları sırasıyla 2002’de 572, 2003’te 723, 2004’te 904, 2005’te 1.106,
2006’da 1.792 ve 2007’de ise 2.724 milyon dolara yükselmiştir. Ülke ithalatının % 43’ü Çin
ile, % 19.7’si Rusya ile, % 12.1’i Kazakistan ile ve % 4.4’ü Türkiye iledir. Ülkede başlıca
endüstriyel ürünler; küçük makineler, tekstil, ayakkabı, buzdolabı, mobilya, elektrikli motor,
altın, nadiren de olsa diğer doğal madenler.995
Kırgızistan’da önemli bir giyim pazarı bulunmakta ve bu pazarda satılan ürünlerin
önemli bir oranı yabancı ürünlerden oluşmaktadır. Bu yüzden Kırgızistan yerli üretimi teşvik
edecek politikalar uygulamalıdır. Örneğin yerli üretimi artıracak sanayi kuruluşlarının
kurulması teşvik edilmelidir.996 Ayrıca gerekli yasal ve hukuki süreçler tamamlamalı ve vergi
kolaylığı gibi sübvansiyonlar artırılmalıdır.
Kırgızistan’da başta küçük ölçekli işletmelerin gerçekleştirdiği ticaret başta olmak
üzere hizmet sektörü ekonomide en büyük paya sahiptir. Fakat bunun yanında ülkede kayıt dışı
ekonomide oldukça büyük oranlardadır.
Kırgızistan’da hem mali istikrarı sağlamak için bütçe alanında yürütülen politikalar ve
hem de yüksek enflasyonu azaltabilmek için bütçe sıkı biçimde uygulanmıştır. Bağımsızlığın
ilk yıllarında bütçe alanındaki reformlar istenen sonucu vermemiştir. Çünkü 1991’e kadar
bütçe açığı problemi Sovyetler Birliği’nin bütçesinden gelen mali yardımlar ile çözülmeye
çalışılmıştır. Oysa bağımsızlık sonrasında merkezden gelen mali yardımların durması devlet
bütçesini negatif yönlü etkilemiştir. Örneğin bütçe 1993 – 1994 yıllarında % 7, 1995’te ise %
12 oranında açık vermiştir. bU tarihlerde Kırgızistan gelişmiş ülkelerin uyguladığı vergi ve
bütçe reformlarını yaparak sıkı bütçe politikası uygulamış ve 1996’da bütçe açığı % 5’lere
düşmüştür. İlerleyen dönemde Kırgızistan sıkı bütçe politikasının sonucunu almış 2001 yılında
bütçe 0.4 oranında fazla vermiştir. 2002, 2003 ve 2004 yıllarında çok az olan bütçe açığı
2005’te yerini 0.8 oranında bütçe fazlasına bırakmıştır.997
Kırgızistan ve Türkiye’nin ikili dış ticaret hacmi toplam 36.9 milyon ABD Dolarıdır.
Kırgızistan’ın Türkiye’den ithalatı 2004 yılı itibariyle 25.1 milyon ABD Doları iken
Kırgızistan Türkiye’den başlıca kazanlar, makineler, halılar, elektrikli makineler, plastikler ve
sabun ithal etmektedir. Kırgızistan’ın Türkiye’ye ihracatı ise 9.5. milyon ABD Dolarıdır.
Kırgızistan Türkiye’ye başlıca ham postlar, pamuk, ipek, sebze, yağlı tohum, meyve, yapağı ve
yün ihraç etmektedir.
995
ILO (International Labour Organization). 2002. Key Indicators of the Labour Market 2001-2002. February 2002
OKTAY, Kutay. Kırgızistanda’ki Tüketicilerin Giyim Tercihleri Üzerine Bir Araştırma “Kırgızistan – Türkiye Manas
Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi”, Sayı :15, Yıl: 2006, s. 209.
997
ÖZTÜRK, a.g.e., s.53.
996
794
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
2.3. Kırgızistan’daki Başlıca ekonomik Sektörlerin Analizi
Orta Asya’da dağlık bir coğrafyada yer alan Kırgızistan ekonomisin temeli tarım ve
doğal kaynaklara dayanmaktadır. Ülkenin başlıca tarım ürünleri pamuk, tütün ve yün iken
uranyum, altın, doğalgaz ve elektrik üretimi de yapılmaktadır. Aşağıdaki tabloda Kırgızistan
GSYİH’ sının sektörler itibariyle oranları görülmektedir:
Tablo 4: Sektörler İtibari İle GSYİH (2006)
Tarım
% 36.6
Madencilik ve Sanayi
% 17.5
İnşaat
% 3.3
Taşımacılık ve İletişim
% 7.1
Ticaret
% 20.1
Diğer
% 15.4
Kaynak: The Economist İntelligence Unit, Kyrgyz Republic Country Profile, 2005.
Tarım: Dağlık bir ülke olan Kırgısiztan’da en önemli sektörlerden birisi tarım
olmuştur. 2007 yılı sonunda tarımın GSYİH’daki payı % 29 olarak gerçekleşmiştir.
Bağımsızlığını ilan eden devletler içinde tarım üretimini artırmayı başaran tek ülke konumunda
olan Kırgısiztan’da üretimin % 40’ı özel sektöre ait çiftliklerde gerçekleştirilmektedir. Devletin
üretimdeki payı ise sadece % 5’tir. Geri kalan üretim ailelere ait tarlalarda yapılmakta olup,
sanayi sektörünün küçüklüğünden doğan iş gücü tarım sektörü tarafından istihdam
edilmektedir.
Ülkede buğday üretimi hemen hemen tarım üretiminin yarısını teşkil etmektedir. Ayrıca
tütün, şeker pancarı, pamuk, meyve ve sebzede önemli oranda üretilmektedir. Kırgızistan’da
yatırım eksikliği ve devletin zirai ekipman araç ve gereçlerini karşılamakta zorlanması tarımsal
üretimin düşük kalmasını ve çiftçi gelirlerinin düşmesine neden olmuştur.
Enerji: Ülkede sınırlı miktarda petrol ve doğalgaz bulunmakla birlikte petrol üretimi iç
talebin ancak % 15’ini karşılamaktadır. Ayrıca doğalgaz ve petrol boru hatları da ülke talebini
karşılamakta yetersiz kalmaktadır.
Kırgızistan elektrik üretiminde ise bölgede Rusya ve Tacikistan’dan sonra üçüncü
sırada yer almaktadır. Kırgızistan elektrik üretimini ağırlıklı olarak hidroelektrik
santrallerinden elde etmektedir. Ülke ekonomisi için bu sektörün gelecek vaat eden potansiyele
sahip olduğu söylenmektedir.
Tekstil: Ülkedeki pamuk, yün ve ipek işleyen işletmeler büyük ölçüde
özelleştirilmiştir. Bu üretim kollarına genellikle sanayi sektörüne hakim büyük ölçekli
795
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
işletmeler hakimdir. Ülkenin en önemli üretim merkezi yün ve kumaşta Bişkek ve Tokmak,
pamuklu kumaş ve ipekte Oş kentidir.
İnşaat: 2007 yılı sonu itibariyle Kırgızistan’da inşaat yatırımları 677.4 milyon dolar
tutarında gerçekleşmiştir. Bu tutarın % 81’i öz kaynaklardan % 18’i ise yabancı yatırımlardan
sağlanmaktadır. Bundan sonraki yıllarda artan talebe bağlı olarak Kırgızistan’da inşaat
sektörünün hızlı bir büyüme trendine girmesi beklenmektedir. Bu amaçla Kırgızistan son
yıllarda inşaat sektörü malzemelerine olan yatırımlarını da artırmaktadır.
Bankacılık ve Finans: Kırgız banka ve finansal piyasası Rusya krizinin ardından
bugün toparlanma sürecindedir. Kriz sonrası birçok banka kapanmak zorunda kalmıştı. Fakat
2007 yılında ödeme sistemi ile ilgili olarak yapılan yeni reformlarla birlikte Kırgızistan’da
toplam işlem hacmi % 40 oranında artmıştır. 2007 yılı itibariyle Kırgızistan’da 22 ticari banka,
318 döviz bürosu 400 adet mikro kredi şirketi bulunmaktadır.
Sanayi ve Madencilik: Ülkede sanayi sektöründe en önemli faaliyet gıda işletme
alanındadır. Dış yatırımın en fazla geldiği sektörde yine gıda sektörüdür. Fakat genel olarak
baktığımızda birçok malın Rusya’dan ithal edilmesi nedeniyle sanayi sınırlı düzeyde kalmıştır.
2007 yılında sanayi üretimi % 7.3 artış göstererek 1.65 milyar dolar civarında gerçekleşmiştir.
Altın ve gıda işleme haricinde imalat sektöründe gaz ve su üretim ve dağıtım faaliyetleri göze
çarpmaktadır. Bunun yanında Kırgızistan’da sanayi ağırlıklı olarak yün, pamuk ve ipek
üretimine dayalı olarak hafif sanayi sektörüne yönelik gerçekleşmektedir. Ülkede diğer önemli
sanayi ürünleri ise yünlü dokuma, deri işleme, makine ve madenciliktir.
Madencilik ve metalürji ise Kırgızistan’ın en önemli sanayi sektörüdür. Bu sektör
neredeyse sanayi sektörünün yarısını oluşturmaktadır. Özellikle altın sanayi önemli bir yere
sahiptir. Ülke dünyanın onuncu büyük altın üreticisi ve ihracatçısıdır. Ayrıca Kırgızistan,
kömür, mermer, cıva, bakır, uranyum, molibden, gümüş ve antimuan ve bazı mineral
yataklarına sahiptir.998
IV. Sonuç
Geçiş ekonomileri içerisinde önemli bir yeri olan Kırgızistan henüz istikrarlı ve uzun
vadede ekonomik büyümeyi hızlandıracak yapısal politikalara ulaşamamıştır. Ülkenin altın
sektörü haricinde en önemli imalat kalemleri tekstil ve konfeksiyonla sınırlıdır. Globalleşen
dünyada gelişen pazar ekonomisi ülkelerin büyüme için daha fazla ve aranan mallar üretmesi
gerektiğini gösterdiği bir dünyada Kırgızistan hızla siyasal, ekonomik ve hukuki yapısal
reformlarını gerçekleştirmelidir.
Kırgızistan ekonomisi ağırlıklı olarak tarıma dayalı olmakla birlikte ülkenin en büyük
gelir kaynağından biriside altın madenleridir. Dolayısıyla gerek gıda fiyatlarındaki
istikrarsızlık ya da üretimde meydana gelen daralma gerekse de altın fiyatlarındaki değişmeler
ya da ülke rezervlerinde hareketler Kırgız ekonomisini derinden etkilemektedir. Kırgızistan son
yıllarda turizmde ivme kazansa da henüz istenilen gelir düzeyine ulaştığı söylenemez.
Kırgızistan ekonomisinin yapısal olarak daha sağlam yere basabilmesi için mutlaka sanayi,
ticaret ve turizm gibi alanlarda gelişimini sağlaması gerekmektedir. Çünkü Kırgızistan’ın tek
998
Kırgızistan ülke bülteni 2008, s.s. 9-15.
796
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
bir altın madenine bu denli bağlı olması olası bir maden kıtlığında Kırgızistan ekonomisini
içinden çıkılmaz bir duruma sokacaktır.
Diğer Orta Asya ülkeleri ile karşılaştıracak olursak Kırgızistan piyasa ekonomisine
geçiş açısından en fazla liberal reformları uygulayan ülke olmuştur. Ulusal paranın
konvertibilitesi ve faiz oranlarında liberalizasyon sağlanmış, özelleştirmeye ağırlık verilerek
özel sektörün ekonomiye daha fazla katılması teşvik edilmiştir. Kırgızistan dünya ile
bütünleşmeye hız verecek gerekli siyasal, sosyal ve ekonomik yapılanmayı sağlarsa bölgede
hak ettiği yerlere daha çabuk gelebilecektir.
Kırgızistan ekonomisi son yıllarda yaşadığı olumlu gelişmelere rağmen süregelen bazı
sorunları da aşmaya çalışmalıdır. Bu sorunların en başında yeterli düzeyde mali gelir elde
edememesi nüfusun yaşadığı önemli yoksulluk olgusudur. Ülke büyük ölçüde imalat sanayi
ürünleri ithalat eder konumundadır. Bu yüzden hızla sanayileşmeye ağırlık verilmeli ve başta
telekomünikasyon ve enerji yatırımları artırılarak doğal kaynaklar etkin bir şekilde
kullanılmalıdır.
KAYNAKLAR
ACARTÜRK, Ertuğrul. “Geçiş Ülkelerinde Devletin Ekonomik Rolü Yabancı Sermaye ve
Özelleştirme: Kırgızistan Örneği” 2004, www.econturk.org.
AĞDAŞ, Oktay, “Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin Bağımsızlık Sonrası Temel Makro
Ekonomik Göstergeler Açısından Değerlendirilmesi”, Kırgızistan – Türkiye Manas
Üniversitesi, SBE, İktisat Anabilim Dalı, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, 2006.
AKALIN, Güneri, “Piyasa Ekonomisinin Nesrindeyiz?”,
http://www.tisk.org.tr/isveren_sayfa.asp?yazi_id=791&id=47, (01.08.2008).
ALTAY, Asuman, “Geçiş Ekonomilerinde Devletin Ekonomik Rolleri, Görevleri Ve
Kobi’lerin Durumu”, http://w.ww.econturk.org/Turkiyeekonomisi/gecis.pdf, (10.08.2008).
BENLİ, Oya. “Kırgızistan Ülke Profili”, T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı
Geliştirme Etüd Merkezi, 2006.
ILO (International Labour Organization). 2002. Key Indicators of the Labour Market 20012002. February 2002.
KIRGIZİSTAN ÜLKE BÜLTENİ, 2008, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu, DEIK 2008.
OKTAY, Kutay. Kırgızistanda’ki Tüketicilerin Giyim Tercihleri Üzerine Bir Araştırma
“Kırgızistan – Türkiye Manas Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi”, Sayı :15, Yıl: 2006.
ÖZTÜRK, Alparslan. Bütçe ve Para Politikalarının Makro ekonomik Etkileri ve Kırgızistan
Üzerine Analizi “Kırgızistan – Türkiye Manas Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü”,
Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, 2006.
ÖZDENOĞLU, Selda. “Kırgız Cumhuriyeti”, T.C. Başbakanlık, Türk İşbirliği ve Kalkınma
İdaresi Başkanlığı Yayınları, 2005.
797
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
RAMAZANOĞLU, Geybula ve ACAR, İ. Attila, “Bir Geçiş Ekonomisi Örneği Olarak
Kırgızistan:
Siyasi,
Ekonomik
ve
Toplumsal
Yanaşımlar”,
http://fbe.emu.edu.tr/journal/doc/78/21.pdf, (10.08.2008).
SARSILMAZ,
Filiz,
“Kırgızistan’ın
Makro
Ekonomik
Analizi”,
http://sbe.manas.kg/tr/images/pdf/tezler/iktisat/FILIZSARSILMAZ.pdf, (10.08.2008).
SEYİDOĞLU, Halil, “Ekonomik Terimler Ansiklopedik Sözlük”, Güzem Yayınları, No:4,
Ankara, 1992.
SOLAK, Fahri. Türkiye Orta Asya Cumhuriyetleri Dış Ticaret İlişkilerinin Gelişimi. “Marmara
Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi” sayı: 18, İstanbul: 2003.
UNDP (2005) , Human Development Report.
http://www.genclikpostasi.org/insanigelismeraporunedir.pdf 17.08.2008
http://www.ekodialog.com/Konular/planlam_kalkinma.html, (08.08.2008).
http://www.ekonomist.com.tr/apps/dictionary.app/dictionary.php?searchstring=P&dict=es.dict,
(09.08.2008).
http://tr.wikipedia.org/wiki/Serbest_piyasa_ekonomisi, (04.08.2008).
YAVUZ,
H.
Bilgehan,
“Geçiş
Ekonomilerinde
Ekonomik
Büyüme”,
http://www.icisleri.gov.tr/_icisleri/TurkIdareDergisi/UpLoadedFiles/HasanBilgehanYavuz%20
89-105.doc, (15.08.2008).
YÜCE, Mehmet ve ÖZBEK, Ferhat. “Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde Sosyo- Ekonomik
Boyutlarıyla Yoksulluk Olgusu Üzerine Bir Değerlendirme”.
Download

indirmek için tıklayınız