Business Life
İS- HAYATI
TEMMUZ 2014
İŞ HAYATI DAYANIŞMA DERNEĞİ / BUSINESS LIFE COOPERATION ASSOCIATION
20. TÜRKİYE DÜNYA TİCARET KÖPRÜSÜ
AFRIKA ILE TICARETE
KADIN ELI DEĞDI
BELARUS’DAKI FIRSATLAR
YERINDE DEĞERLENDIRILDI
ADALARDAN DOĞAN
MUCİZE; ENDONEZYA
Türkiye-Afrika Kadın
Girişimciler Ticaret Köprüsü’ne
350 iş kadını katıldı.
15-17 Mayıs tarihleri arasında
düzenlenen Belarus iş gezisi üyelerin
yoğun katılımı ile gerçekleşti.
Nüfusunun yüzde 90’ı Müslüman
olan Endonezya, Türkiye ile büyük
benzerlik gösteriyor.
BAŞKANDAN
DEĞİŞİM, GELİŞİM
VE DÖNÜŞÜM
D
"Şu akıp giden
kum seline bak.
Ne durması var, ne
dinlenmesi. Bak
birdenbire nasıl
bozuluyor dünya.
Nasıl atıyor bir
başka dünyanın
temelini"
Hazreti Mevlana
eğerli üyemiz,
Siz bu yazıyı okuyup bitirdiğinizde dünyanın herhangi bir
yerinde 250 bebek doğmuş, 5 deprem yaşanmış, 107 insan
hayatını kaybetmiş, 200 bin varil petrol tüketilmiş, binlerce
yeni şirket kurulmuş ve binlercesi de iflas etmiş olacak.
Değişim ve gelişim. Birbiri içerisine geçmiş iki girift
çark gibi. Birbirinden kopardığınızda her iki parçanın da tek başına
anlamsızlaşacağı değerler bütünü. Geçmişe baktığımızda her şey değişiyor.
Yeryüzü, hatta gökyüzü, şehirler, mantıklar, teknoloji, ekonomiler…
Değişmeyen bir şey var ise o da Heraklitos’ un söylediği gibi değişimin
kendisidir. Biz isteyelim ya da istemeyelim değişeceğiz, toplum değişecek,
dünya değişecek. Kendimize sormamız gereken soru: Bu değişim
yaşandığı ve devam ettiği zaman bizim durduğumuz yer neresi olacak.
Ya gelişmelerden bihaber, başını ellerini arasına almış, aksiyondan uzak,
kendi yağında bile kavrulmakta zorlanan bir müteşebbis ya da sürekli
eskiyen ve sürekli yenilenen dünyanın okumasını iyi yapıp, gerek kendi
vizyonunu, gerekse firma vizyonunu küresel marka haline getirmiş, iş
dünyasının ihtiyaçlarına cevap verebilecek uluslararası bir marka olacağız.
Bu değişimler elbette ki kolay olmayacak. Burada da devreye iş dünyasının
değişmez kuralı olan “sabırlı aksiyon” girecek.
Söz konusu değişimler gelişimi de sağlamıyorlarsa, bu sadece yerinde
saymayı değil hızlı bir düşüşü de beraberinde getirecek. İster insan, toplum
isterse kurum olsun değişime karşı koymak yerine değişimle gelişmeleri
özümseyebilmek, kavramak, değerlendirebilmek ve en önemlisi bunları
yönetebilmektir asıl mesele. Bunun kalıcı olabilmesi için ise gelip geçici
çözümler yerine gelişimin firma kültürü olarak benimsenmesi gerekiyor.
Bugün küresel markaların ortak özelliklerine baktığımızda gözümüze
ilk çarpan değerin, değişim ve gelişim faktörlerinin firma karakteri olarak
benimsenmesidir. Gelecekte var olabilmek ve rekabet edebilmek adına
değişimi doğru anlayabilmek ve yönelişleri rakiplerden daha önce ve daha
iyi anlamakla ilgilidir. Hızlı ve sürekli değişim, dünya çapında iş dünyasının
temel özellikleri haline gelmiş bulunuyor. Bu doğrultuda, kurumlar
seçecekleri yönetim düşüncesini, değişim stratejilerini sürekli gelişmeyi
ön planda tutacak yeterlilikleri olan insan kaynaklarına yönelmelidirler.
Bu süreçte, bütünsel kalite vizyonunu sürekli iyileştirme ve geliştirme
düşüncesi, değişim stratejileriyle bütünleştirilmelidir. Yeni ekonomide,
kurumlar iki seçenekle karşı karşıya kalmaktadır. Ya değişim rüzgârında
savrulup alabora olmak ya da değişim rüzgârının yönünü belirlemek, taklit
eden değil taklit edilen olmak.
Seçim sizin.
Mustafa Z enginer
İŞHAD Yönetim Kurulu Başkanı
TEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
1
İÇİNDEKİLER
5
7
20
15
MAKRO
5
ABD, Almanya,
Japonya, Kanada, İngiltere,
İtalya ve Fransa’nın liderleri
artık Rusya’sız olmak istiyor.
7
S&P, Rusya’nın
notunu kırdı.
GÜNDEM
HEDEF ÜLKE
33
57
Belarus'taki fırsatlar
yerinde değerlendirildi.
34
Mısırlı iş adamları
İŞHAD’da.
36
Enerji politikaları
tartışıldı.
43 Atmosfer Film ile
Tuskon, dünya
ticaretini Türkiye’ye taşıyor
15
"Sürgün İnek" konuşuldu.
20 80 milyar dolarlık
RÖPORTAJ
UFUK TURU
Sağlık turizmi
ile farklı kültürlerden
insanları ağırlıyor.
otomotiv köprüsü kuruldu.
44
KOBİ’ler ve fikri
mülkiyet haklarının
yönetimi.
2
ETKİNLİK
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
57
SEKTÖREL BAKIŞ
65
52
54 Otomotivde uzun
soluklu yolculuk.
Nüfusunun yüzde
90’ı Müslüman olan
Endonezya, Türkiye ile
büyük benzerlik gösteriyor.
İki ülke arasındaki oluşan
yaklaşık 2 milyarlık dış
ticaret hacminde ise
Endonezya’nın açık ara
önde olduğu göze çarpıyor.
65
Dünya dokuma
kumaş ihracatında
dokuzuncu, örme kumaş
ihracatında ise beşinci
sırada yer alan
Türkiye, her iki ürün
grubunda da daha
yukarıları hedefliyor.
Business Life
İS- HAYATI
HAZİRAN 2013
İŞ HAYATI DAYANIŞMA DERNEĞİ / BUSINESS LIFE COOPERATION ASSOCIATION
1 TEMMUZ 2014
31
42
NİJERYA İLE TİCARET KÖPRÜSÜ
İŞHAD ticaret heyeti programlarının şubat
ayı durağı Afrika ülkelerinden Nijerya oldu.
İŞHAD MERCEDES’İ ZİYARET ETTİ
Mercedes Benz Türk A.Ş’yi ziyeret eden İŞHAD
üyeleri şirketin çalışma koşulları hakkında bilgi
alırken, kendilerini ve firmalarını tanıtma
imkânı da buldular.
47
SÜREKLİ
GELİŞMENİN
EĞİTİMDEKİ
KARŞILIĞI
İmtiyaz Sahibi
İŞHAD adına Başkan
Mustafa ZENGİNER
••
Yayın Kurulu
Genel Sekreter
İshak KARATAY
••
Yayın Yönetmeni
Adem Ertürk
••
Editör
Ömer Akca
Nurgül Kalafat
••
Röportaj
Özge Karataş
Sümeyra Gül Ünal
••
Görsel Yönetmen
Eda Erdosi
••
Baskı ve Cilt
Express Basımevi
Deposite İş Merkezi A6 Blok K:3 No:309
İkitelli o.s.b. Küçükçekmece/İstanbul
Tel:0212 671 61 51
Fax: 0212 671 61 52
••
Yönetim Yeri
Merkez Mahallesi
Darulaceze Caddesi Nadide Sokak
No:30 Şişli
Tel: 0212 368 86 86
www.ishad.org.tr - [email protected]
••
Yayın Türü
Süreli yerel dergi
İŞHAD üyelerine
ücretsiz olarak dağıtılan İş Hayatı dergisi
İŞHAD adına Vizör Reklam Ajansı
tarafından hazırlanmaktadır
••
Yapım
Vizör İletişim Org. Reklam Matbaacılık
San.Tic. Ltd. Şti.
Mecidiyeköy Mah. Fidan Sk.N: 2/ A
34387 Mecidiyeköy/İstanbul
Tel: 212 216 89 15 Fax: 212 274 83 16
www.vizorreklam.com.tr
[email protected]
••
Reklam Satış Koordinatörü
Emine Demirci
TEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
3
MAKRO
06
08
FED TAHVİL ALIMINI
10 MİLYAR DOLAR
AZALTTI
PORTEKİZ
KURTARILMAK
İSTEMİYOR
G7’DEN RUSYA’YA VEDA
Moskova’nın Ukrayna politikasını protesto eden ABD, Almanya, Japonya, Kanada, İngiltere, İtalya ve
Fransa’nın liderleri artık Rusya’sız olmak istiyor, tıpkı eskiden olduğu gibi.
D
aha önce Soçi'de
yapılması planlanan toplantı,
gelişmiş yedi ülke liderinin
katılımı ile Brüksel’de yapıldı. Moskova’nın Kırım’ı
ilhak etmesinin ardından
grubun adı gibi yeri de
değişti. Rusya’yı 'Sekizler
Grubu’ndan atan oluşum
yeniden 'G7 ülkeleri' adını
aldı ve zirveyi de Brüksel’de düzenlemeye karar
verdi. Brüksel'deki zirveye
Ukrayna krizi, dolayısıyla
da Rusya damga vurdu.
Ancak uzmanlara göre
Rusya, gruptan atıldığı
için pek de üzgün değil.
Moskova’nın Ukrayna
politikasını protesto eden
ABD, Almanya, Japonya,
Kanada, İngiltere, İtalya ve
Fransa’nın liderleri artık
Rusya’sız olmak istiyor,
tıpkı eskiden olduğu gibi.
Yediler Grubu, 90’lı yıllarda
Rusya’nın katılımıyla Sekizler Grubu’na dönüşmüş ve
Rusya, G8 ailesinin önemli
bir üyesi olmuştu. Dönemin Sovyet Genel Sekreteri
Mikail Gorbaçov’un reform
politikaları, Rusya’nın bu
Batılı oluşuma daveti ile
ödüllendirilmişti. Ancak Bilim ve Araştırma Vakfı’nın
Doğu Avrupa ve Avrasya
Araştırmaları Bölümü’nden
Sabine Fischer, Rusya’nın
diğerlerinden farklı bir üye
olduğuna dikkat çekiyor.
Fischer, “Öncelikle G 8’in
aslında G7/G8 olduğunu
söylemek gerekli. Çünkü
Rusya, bu grubun mali
müzakerelerinin hiçbir
zaman bir parçası olmadı“
diye konuştu. Grubun
zirve buluşmaları genellikle bakanlar düzeyinde
gerçekleşiyor.
TEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
5
MAKRO
Fed tahvil alımını 10 milyar dolar azalttı
A
BD Merkez Bankası
Fed, aylık 45 milyar dolarlık tahvil
alım miktarını 10 milyar
dolar azaltarak 35 milyar
dolara indirdi. Fed, Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) dün başlayan ve bugün tamamlanan
haziran toplantısının kararlarını açıkladı. Buna göre
Fed, ekonomiye destek
amacıyla yürüttüğü tahvil
alım programının miktarını
aylık 10 milyar dolar daha
azaltarak 35 milyar dolara
düşürdü. Tahvil alımlarının
20 milyar dolarlık tutarı
Amerikan hazine bonosuna, 15 milyar dolarlık
bölümü de konut kredisi
tahvillerine aktarılacak.
Fed'in 10 komite üyesinin
oybirliğiyle aldığı bu karar,
1 Temmuz'dan itibaren
uygulanmaya başlanacak.
FOMC toplantı kararlarına
göre Komite, ekonomik
faaliyetlerdeki büyümenin
son aylarda ivme kazandığını belirterek, işgücü
piyasası göstergelerinin
genel olarak daha fazla iyileşme kaydettiğini vurgula-
dı. İşsizlik oranının önceki
aylara göre düştüğü ancak
yine de yüksek olduğunu
aktaran Komite, "Konut
sektöründeki toparlanma
yavaş olmayı sürdürürken,
hane halkı harcamalarında
ılımlı artış gözlenmekte
ve sabit işletme yatırımları ilerlemeye devam
AB, işsizlikle mücadelede birleşti
D
ünyanın önde
gelen uluslararası
ekonomi ve finans
kurumları başkanları ve
Almanya Başbakanı Angela
Merkel küresel ekonomik
sorunları ele almak için
Berlin’de buluştu. 2007
yılından bu yana Almanya
başkanlığında gelenek-
6
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
sel olarak düzenlenen
toplantıda bu sene, küresel
ekonominin büyüme
kaydettiğine ancak işsizlik
konusunda her ülkenin atması gereken dev adımlar
olduğuna dikkat çekildi.
Toplantıda Uluslararası
Para Fonu (IMF) Başkanı
Christine Lagarde, Ekono-
mik İşbirliği ve Kalkınma
Teşkilatı (OECD) Başkanı
Jose Angel Gurria, Dünya
Bankası Başkanı Jim Yong
Kim, Dünya Ticaret Örgütü (WTO) Başkanı Roberto
Azevedo ve Uluslararası
Çalışma Örgütü (ILO) Başkanı Guy Ryder bir araya
geldi. Uluslararası Çalışma
etmektedir. Enflasyon,
Komite'nin uzun vadeli
hedeflerinin altında seyrediyor ama Komite'nin uzun
dönem enflasyon beklentileri durağan olmayı sürdürüyor. Ekonomi görünümü
ve işgücü piyasasındaki
riskler ise neredeyse dengelendi" değerlendirmesini
yaptı. Fed, geçen yıl aralık
ayında aldığı kararla aylık
85 milyar dolar düzeyinde
bulunan tahvil alım miktarında ilk kez 10 milyar
dolarlık indirime gitmiş ve
bu kararı 2014 Ocak'ta uygulamaya başlamıştı. Fed,
bunu takip eden aylarda
da tahvil alımlarını her ay
10 milyar dolar azaltmıştı.
Fed'in bir sonraki FOMC
toplantısı ise 29-30 Temmuz tarihlerinde yapılacak.
Örgütü Başkanı Guy Ryder
işsizlik konusunda endişelerini şöyle dile getirdi: “
Ekonomik durumda ilerleme kaydedilmiyor. Küresel
alanda işsizlik gün geçtikçe
artıyor. Büyüme rakamlarının artmasına rağmen şuan
bile işsizlik rekor seviyeye
ulaşmış durumda. İş gücü
piyasasına her sene 40
milyon yeni insan ekleniyor.
Gelecekteki işsizlik oranı
çok büyük bir problem
olarak karşımıza çıkacak.”
Uluslararası kurumlarının
bütün liderlerinin söz aldığı
toplantıda, OECD Başkanı
José Ángel Gurría’nın sözleri toplantıyı özetledi. Gurría,
ekonomik krizin düşük bir
büyümeye, yüksek işsizlik
ve eşitsizliğe ve güven kaybına yol açtığını kaydetti.
Rusya’ya not indirimi
İtalya’da işsizlik 37 yılın
zirvesinde
A
U
luslararası kredi
derecelendirme
kuruluşu Standard & Poor’s (S&P),
Rusya’nın uzun dönem
yabancı para cinsinden
kredi notunu ‘BBB+’den
‘BBB-'ye düşürdü. Not
görünümünü ise negatif
olarak belirledi. S&P’nin
resmi internet sitesinde
yer alan açıklamada, Rusya'nın bozulan dış profili
baz alınarak kredibilitesi
üzerindeki risklerin yeniden değerlendirilebileceği
belirtildi. Açıklamada,
notun düşürülmesinin,
Rusya'dan 2014’ün ilk
çeyreğinde gözlenen
büyük finansal çıkışların
devamının görülmesi
riskini yansıttığı kaydedilirken, finansal çıkışların
boyutunun neredeyse
ülkenin cari fazlasının
iki katı olduğuna işaret
Standard & Poor’s
Rusya’nın uzun
dönem yabancı para
cinsinden kredi
notunu ‘BBB’den
‘BBB-‘ye düşürdü.
vrupa’nın en büyük
üçüncü ekonomisi
İtalya’da işsizlik oranı
yeni bir rekor kırdı. İtalya
İstatistik Dairesi’nin açıkladığı
verilere göre ülkede işsizlik
oranı ilk çeyrekte son 37 yılın
en yüksek seviyesine çıkarak
yüzde 13.6’ya tırmandı. Gençlerde işsizlik oranı ise yüzde
46 seviyesini aştı. İstatistik
kurumu, nisan ayında 15-24
yaş arası gençlerde işsizlik
oranının yüzde 0.4 yükselişle
yüzde 43.3’e ulaştığını duyurdu. İtalya Başbakanı Matteo
Renzi, ekonomik iyileşmeye
karşın istihdam piyasasının
henüz düzelmediğini söyledi.
Başbakan Renzi, “Geçtiğimiz
12 ayda 365 bin kişi işini
kaybetti. Yani bu, her gün bin
kişinin işini kaybettiği anlamına geliyor. Bunun bir sorun
olduğu çok açık. Ekonomik
toparlanma işaretleri görüyoruz, fakat bu yeterli değil”
ifadelerini kullandı. İtalya’da
işsizlik oranı Euro Bölgesi
ortalamasının çok üzerinde
kalıyor. Bölgede işsizlik
ortalaması ise 11.9’da kaldı.
Avrupa lokomotifi Almanya’da ise İstihdam ve sosyal
güvenlik katkısı giderek
artarken, Almanya ile İtalya
arasında ortaya çıkan büyük
fark, gözleri Avrupa Merkez
Bankası’nın atacağı adımlara
çeviriyor.
Güney Afrika'daki grev
5 ayın ardından sona erdi
B
edildi. Açıklamada, Rusya
ve Ukrayna arasındaki
jeopolitik gerilime bağlı
olarak Rusya ekonomisinden önemli derecede
iç ve dış sermaye çıkışları
görülebileceği vurgulandı.
inlerce madencinin
beş aylık grevini sona erdiren
ücret anlaşması imzanladı.
Anglo-Amerikan Platinum,
Impala Platinum ve Lonmin
çalışanlarının, tekrar işe
başlamadan önce sağlık
kontrolleri ve güvenlik eğitiminden geçmesi gerekiyor.
Firmalar tam üretime
geçmenin daha "bir süre"
alacağını söyledi. Firmaların grev nedeniyle kaybının
24 milyar rand yani 1.3
milyar sterlinden fazla
olduğu tahmin ediliyor.
Çalışanların ücret kaybı ise
yaklaşık 10.6 milyar rand.
Maden İşçileri ve İnşaat
Birliği Derneği ile madencilik firmalarının anlaşması
uyarınca şu anda en düşük
ücretli işçilerin 5 bin rand
yani 277 sterlin olan maaşları, 2017 yılına kadar ayda
yaklaşık 1.000 rand yani 55
sterlin artacak.
TEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
7
MAKRO
Portekiz kurtarılmak istemiyor
P
ortekiz yabancı
yardımlara son
veriyor. Ekonomik kriz sonrası AB ve
IMF’nin kurtarma programına giren Portekiz, üç
yıldan sonra söz konusu
programdan çıkacağını duyurdu. Financial
Times'ın haberine göre
Portekiz Başbakanı Pedro
Passos Coelho, ülkenin
17 Mayıs itibariyle 131
milyar dolarlık kurtarma
paketinden çıkacağını
açıkladı. Kurtarma paketinden çıkan Portekiz, dış
kaynaklı herhangi bir acil
kredi hattına da ihtiyaç
duymayacak. Coelho,
“Bizi bir yıl boyunca dış
kaynaklı çalkantıdan
koruyacak finansal rezervimiz bulunuyor” dedi.
İrlanda altı ay önce AB
Türkiye’nin
büyümesine
düzeltme
D
Ekonomik kriz
sonrası AB ve
IMF’nin kurtarma
programına giren
Portekiz, üç yıldan
sonra söz konusu
programdan
çıkacağını duyurdu.
ve IMF kaynaklı yardım
programından çıktığını
belirtmişti. Benzer bir
açıklama Ocak ayında
İspanya'dan gelmişti.
Portekiz’in kurtarma
programına son vereceğini açıklamasıyla, AB ve
IMF kaynaklı programlara
devam eden iki ülke olarak geriye Yunanistan ve
Güney Kıbrıs kalmış oldu.
ünya Bankası,
Türkiye'nin 2014 yılı
ekonomik büyüme
tahminini yüzde 2.4'ten
yüzde 3.5’e yükseltti. Dünya
Bankası tarafından hazırlanan “Türkiye'nin Ekonomi
Notu” başlıklı raporda, Türkiye'nin güçlenen ihracat
ve devam eden kamu talebi
sayesinde ekonomi dayanıklılığını koruduğu belirterek,
Türkiye ekonomisinin 2014
yılına ilişkin büyüme tahmininin yüzde 2.4’ten yüzde
3.5’e çıkarıldığı bildirildi.
Ekonominin 2014 yılının ilk
çeyreğinde yeniden denge-
Kırım'ın para birimi artık Rus rublesi
U
krayna parası grivna Kırım'da bugün
itibarıyla döviz
oldu. Rusya Federasyonu
Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 27 Mayıs’ta
imzaladığı ve Ukrayna
milli para birimi grivnanın
8
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
Kırım’da serbest dolaşım
süresinin kısaltılmasını
öngören karar bugün yürürlüğe girdi. Ukrayna'dan
tek taraflı bağımsızlık ilan
ederek Rusya'ya bağlanan
Kırım’da, dükkânlar ve
pazarlardaki etiketlerde
sadece ruble yazıyor. Kırım'ın Rusya’ya ilhakından
sonra hem Ukrayna parası
grivna hem de Rus rublesi
kullanılıyordu. Akmescit’in merkez pazarına
alışveriş için gelenler, satıcıların grivna almaması
üzerine döviz bürolarının
önünde sıra oluşturdu.
Kasalarında grivna bulunan işyeri sahipleri de
erken saatlerde paralarını
rubleye çevirdi.
lenmeye başlamış olmakla
birlikte, dış finansman
risklerinin azaltılabilmesi
için daha fazla düzeltmeye
ihtiyaç duyulduğu ve bunun
da ihtiyatlı para ve kontrollü
maliye politikaları gerektirdiği ifade edilen raporda,
yatırımcı güvenini artırmak
ve orta vadede Türkiye'nin
büyüme potansiyelini
güçlendirmek için şeffaflığı
artırmaya ve yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik
reformlara ihtiyaç duyulduğu kaydedildi. Raporda,
2014 yılının ilk çeyreğinde
ekonominin bir önceki yılın
aynı çeyreğine göre yüzde
4.3 büyüdüğü anımsatıldı.
EKO-YORUM
Marka güvenliği,
marka siyaseti,
önden giden markalar
İshak KARATAY
İŞHAD Genel Sekreteri
İŞHAD, sizlerle beraber kurduğumuz iş
dünyasının büyük fikir hareketidir. Bizler,
sizleri İŞHAD markası altında yeni fikirlere yeni
pazarlara birlikte koşmaya çağırıyoruz.
İ
Artık markalar
rakiplerini, finansal
verileriyle değil
marka bilinirlikleri
ve değerleriyle
ekarte etmeye
çalışıyorlar.
10
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
şletmelerin
en önemli
varlığı sermaye
birikiminden önce
şüphesiz markalarıdır.
Bugün marka algısı ise
markalaşmanın ilk çıktığı
yoldan çok daha farklı
yerdedir. Geçmişte marka
bir ürünün ismi ve logosu
ile sınırlı iken bugün
firmaların, tüketicilerin
bilinçaltlarında çizdikleri
resme kadar soyut,
alımlarını etkileyecek kadar
reel bir algı haline dönüştü.
Artık markalar
rakiplerini finansal
verileriyle değil marka
bilinirlikleri ve değerleriyle
ekarte etmeye çalışıyorlar.
Markanın verdiği güç,
mevcut ürünün satın
alınmasını etkileyeceği gibi
yeni markaların oluşmasına
da kapı açacak.
Şirketler artık makine
ve teçhizat parkından
çıkıp hızla marka kulvarına
giriyorlar. Çeyrek asrı
bile tamamlamamış
bilişim firmaları, asırlık
devleri geride bırakıyor
ise bu markanın verdiği
rekabet edilmez gücünden
kaynaklanıyor. Geçmişte
şirketin önüne birkaç
güvenlik görevlisi
yerleştirerek firmanın
taşınabilirlerini güvence
altına alan işverenler, artık
sanal ve hukuki ortamları
da korumak zorunda
olduklarını biliyorlar.
Markalaşma
çağında her şey gibi
insanların değer algıları
da değişiyor. Eskiden
bir ürünün satılması
için kalite yeterliyken,
şimdi tüketiciler, aynı
hassasiyetle ürünün kalitesi
ile birlikte, markanın
da kalitesini gözetmek
durumunda kalıyorlar.
Sevindirici olan şu ki artık
Türkiye’den de dünya
standartlarını yakalamış ve
bilinirliği en üst düzeyde
olan firmalar çıkabiliyor.
Markanın bu denli
önem arz ettiği ortamda,
İŞHAD olarak geçmişte
yaptığımız ve yapmaya
devam edeceğimiz
organizasyonlarımızla
ve İŞHAD çatısı altında,
marka değerinizi dünyanın
dört bir yanına ulaştırma
hedefimiz, ilk günkü
kararlığımızla ve yirmi yılın
tecrübesi ile devam ediyor.
İŞHAD markası
altında siz değerli
üyelerimizin bilinilirlikleri
ve güvenilirlikleri bizim
hep ana gayemiz oldu.
Sizlerden aldığımız güçle,
dünyanın dört bir yanında
faaliyetlerine devam eden
İŞHAD markası, siz değerli
üyelerimizin firmalarının
markalaşması konusunda
da dev hizmetler yapıyor.
21.yüz yılda da
sadece kendi markanızla
küreselleşmek yeterli değil.
Yanınıza büyük bir sivil
toplum örgütünün gücünü
de almak durumundasınız.
Bugün büyük markalara
baktığımız zaman,
yanlarına aldıkları ilk güç
kendilerini anlayabilecek
ve küresel sorunlara
küresel cevaplar
verebilecek iş dünyası
sivil toplum örgütleridir.
Dünyanın kaygan ve çok
kırılgan zemininde sizleri
ayakta tutabilecek sağlam
güçler, sağlam fikirlere
ihtiyaç duyacaksınız.
Ve İŞHAD sizlerle
beraber kurduğumuz iş
dünyasının büyük bir
fikir hareketidir. Bizler
de sizleri, İŞHAD markası
altında yeni fikirlere yeni
pazarlara birlikte koşmaya
çağırıyoruz.
EKO-YORUM
Önyargının
gerçek nedenleri
Ertan KİRİK
Globalcv Yönetim
Kurulu Üyesi
İ
ş veya sosyal
hayatınızda önyargıları
yüzünden sıkıntı
yaşayanlardan
mısınız? Önyargının
gerçek nedenlerini
öğrendiğiniz zaman
perspektif kazanacaksınız
ve bu perspektif size
düşüncelerinizi, hislerinizi
hatta sosyal davranışlarınızı
değiştirmenizde yardımcı
olacak. İşte önyargının
nedenleri:
Rekabet: Rekabet,
anlaşmazlıkla birlikte gelir.
Bu da önyargı denilen
negatif düşüncelere
dönüşür.
Sınıflandırma: Önyargının
bir diğer nedeni, kişileri
sınıflandırmak ya da
etiketlemektir. Birine
bir etiket uydurduğunuz
zaman onu bir kutuya
hapsedersiniz. Böylece
durum ''onlar'' ve
''bizler'' olmaya başlar.
Araştırmalar, insanların,
''bizler'' grubundaki kişileri
''onlar'' grubundakilerden
daha çok sevdiğini ortaya
koyuyor. ''Onlar'', ''bizler''
den daha negatif bir
izlenime sahip bulunuyor.
Kendinizi, birilerini,
kategorize ederken
12
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
Bir şeyin nedenini bilmek her zaman işinize yarar.
Özellikle de o şeyle ilgili değişiklikler yapmaya karar
vermişseniz.
bulursanız durun ve
geri çekilin. Bu kötü
düşünce şekline kendinizi
kaptırmayın.
Günah Keçisi Bulmak:
İnsanların önyargılı
olmalarının bir diğer nedeni
de suçu birinin üzerine
atabilmeyi istemeleridir.
Elde edemedikleri şeyler
için başkalarını suçlamak
çok daha kolaydır. Mesela;
''Hayvan severlerden nefret
ediyorum, bunlar yüzünden
her yerde çöpler var''
gibi…
Gerçek Problemin
Belirtilemeyecek
Kadar Büyük Olması:
Bazen insanlar problemin
anlayabileceklerinden daha
büyük olduğunun farkına
varamazlar. Böylelikle de
bu problem için başkalarını
suçlarlar. Mesela, bir
önceki örnekte etrafın
pisliği için hayvan severleri
suçlayan kişiler, asıl
problemin devletin etrafı
yeterince temizlememesi
olduğunu düşünmezler.
Sinirlerini bir yere
yönlendirmek isterler ve en
kolayını seçerler.
Anlaşmazlık: Önyargının
bir başka nedeni de
gruplar arasındaki
anlaşmazlıklardır. Gruplar
arasında problem olduğu
zaman birçok kişi,
anlaşmazlıkla ilgili, negatif
düşünceler içinde olurlar
ve bu negatifliği kişilere
aktarırlar.
Önyargının Kabul
Edilebilir Bir şey Olması:
Önyargının en önemli
sebeplerinden biri de
bunun, pek çok iş yerinde,
mahallede ve kurumda kabul
edilen bir durum olmasında
yatar. Pek çoğumuz için
önyargı kabul edilebilir bir
şey olmasa da bazı yerlerde
bu bir norm, hatta yazısız
bir kuraldır. Tarih boyunca
insanlar, birbirlerine karşı
negatif tavırlar içinde
olmuşlardır. Özellikle
konu etnik kökenler ya da
dini inançlar olduğunda.
Bazıları, önyargıların
farkında olmazlar ve
bu yüzden birilerine
önyargılı yaklaştıklarını
fark edemeyebilirler
bile. Tavırlar, nesilden
nesile aktarılır ve bir kişi
kendini değiştirmeye karar
verene kadar değişiklik
göstermezler.
Basmakalıplar:
Basmakalıplar, bizim,
kişilerde nelere dikkat
etmemiz gerektiğini
gösteren, genellikle
negatif olan ve sonucunda
negatif tavırlar doğuran
düşüncelerdir. Mesela
bütün erkeklerin sadakatsiz
olduklarına inanmak
sizin erkeklerin daha
çok yaptıkları hataları ve
aldatmaları hatırlamanıza
neden olur, güzel şeyleri ve
sadakatlerini unutursunuz.
Biriyle randevuya
çıktığınızda da aklınızın
bir yerinde hep ''erkekler
aldatır'' düşüncesi olacağı
için karşınızdakine,
sadakatsiz biriymiş gibi
davranırsınız.
Hepimiz hayatımızın bir
anında birileri hakkında
önyargılı olmuşuzdur.
Bunun nedeni,
zihinlerimizin doğal olarak
birilerini etiketlemeye
odaklı olmasıdır fakat bu,
bizim insanları bu şekilde
görmemiz için geçerli bir
neden değildir. İnsanları,
işleri, işteki statüleri,
kıyafetleri ve sosyoekonomik durumlarına
göre yargılamamalı
ve onlar hakkındaki
kararlarımızı kişiliklerini
tanıdıktan sonra
vermeliyiz.
GÜNDEM
17
20
MERKEZ,
BEKLENTİLERİ
KARŞILAMADI
80 MİLYAR
DOLARLIK OTOMOTİV
KÖPRÜSÜ
TUSKON, DÜNYA TİCARETİNİ
TÜRKİYE’YE TAŞIYOR
TUSKON tarafından düzenlenen 20’nci Türkiye-Dünya Ticaret Köprüsü, 100 ülkeden 2 bin 200 iş
insanı bir araya getirdi. Suriye, Ukarayna ve Irak’ta çıkan olaylar, Türkiye’nin etrafındaki ticaret
çemberinin giderek daralmasına yol açarken, ticaret köprüsü programı bu tıkanıklığı aşmayı sağlıyor.
T
ürkiye İş Adamları ve
Sanayiciler Konfederasyonu’nun (TUSKON) düzenlediği 20’nci
Türkiye-Dünya Ticaret
Köprüsü, İstanbul’da yapıldı. Ticaret köprüsüne 100
ülkeden katılan bin işadamı,
bin 200 Türk işadamıyla ikili
iş görüşmesi gerçekleştirdi. Yerli ve yabancı birçok
inşaat ve mobilya firmasının
katıldığı fuarın açılış konuşmasını, TUSKON Başkanı
Rızanur Meral yaptı. Meral,
daha sonra işadamlarından
oluşan heyetle fuardaki
stantları gezdi. Fuara katılan
firmalardan dünyanın en büyük çelik üreticisi Mittal’in
İnşaat Grubu CEO’su Anoop
Kumar Mittal, “Türk inşaat
Irak krizi ihracatta
tehlike çanlarını
çaldı. Bu mevcut
durumun Türkiye’yi
etkilememesi için
TUSKON yine kolları
sıvadı.
sektöründen çok etkilendik.
Yatırım için buradayız.”
dedi.
İşini büyütmek
isteyenlerin buluşma
noktası
20’nci Türkiye–Dünya Ticaret Köprüsü’nün inşaat ve
mobilya ana başlığı altında
düzenlenen organizasyoTEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
15
GÜNDEM
nuna katılmak için kıta değiştiren Amerikalı otomobil
servisçisi Guide Connection
şirketinin Yönetim Kurulu
Başkanı Muharrem Atmaca,
New York’ta dört bayisi
bulunan ve 3 milyon dolara
yakın ciro yapan şirketini
küresel hale getirmek için
TUSKON’u takip ettiğini
söyledi. Kosta Rika’da Barla
Holding’i kurarak 6 bin
dönümlük arazi satın alan ve
altın ile gümüş madenciliği
işine giren Atmaca, Türk
yatırımcılara Güney Amerika’daki yatırım fırsatlarını
araştırmasını tavsiye etti.
Fuara katılan bir diğer firma
olan Hindistan’ın en büyük
inşaat firmalarından olan
BSBK’nın CEO’su Manish
Gupta, etkinliğin beklediklerinden çok daha iyi olduğunu söyledi. TUSKON’un
iş görüşmelerini duyduğunu
belirten Gupta, beklediğimden çok iyi bir ortamla
karşılaştığımı söyleyebilirim.
İş görüşmelerimiz çok iyi
geçti. Türkiye’de yatırım ve
iş yapmak istiyoruz” dedi.
Bürokrasiden uzak
ticaret köprüsü
İnşaat yapı malzemeleri
16
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
KATILIMCI
ÜLKE SAYISI
100
KATILIMCI
İŞANSANI SAYISI
2.200
ihracatçısı Sumu Enterprise
Yönetim Kurulu Başkanı Umesh Rayamajhi ise
Türkiye’ye, ürünler daha
iyi olduğu için geldiğini
ifade etti. Rayamajhi,
“Başka ülkelerden ziyade,
artık mal almak için buraya
geliyorum. TUSKON’un
epey faydası söz konusu.
Hindistan ve Tayland’dan
hem daha ucuza hem daha
kaliteli ürünleri burada bulmaktan epey memnunum”
diye konuştu. Süvari Giyim
Yönetim Kurulu Başkanı
Ahmet Coşkun ise TUSKON organizasyonlarının
bürokrasiden uzak halinin
daha verimli olduğunu ifade
ederek, “Biz de şirket olarak
bu organizasyonlarda motive oluyoruz” dedi.
Meral: Türkiye’nin
ticaret çemberi
giderek daralıyor
Türkiye’de küçük işletmelerin ihracatçı olmayı
TUSKON’dan öğrendiğini
vurgulayan TUSKON Başkanı Rızanur Meral, en büyük ikinci ihracat pazarımız
olan Irak’ta çıkan mezhep
çatışmasının, ihracatçıları
endişeye sevk ettiğini dile
getirdi. Meral, şu açıklamalarda bulundu: “Türkiye’nin
etrafındaki ticaret çemberi
giderek daralıyor. Ukrayna
krizi, Türkiye’nin Ukrayna
ve Rusya ticaretinde daralmalara yol açtı. Suriye’de
çıkan iç savaş benzer etkiyi
daha öncesinde oluşturmuştu. Şimdi de Irak krizi
ihracatta tehlike çanlarını
çaldı. Bu mevcut durumun
Türkiye’yi etkilememesi
için TUSKON yine kolları
sıvadı. Dünyada 100’ün
üzerinde ülkeden şu an
bin civarında iş insanını
tekrar Türkiye’ye getirdi.
TUSKON olarak, daralan
coğrafyaları alternatif
pazarlarla ikame etmek için
tüm gücümüzle çalışmaya
devam ediyoruz.”
G 20’nin 19’undan daha hızlı büyüdük
T
ürkiye İstatistik
Kurumu (TÜİK),
yılın ilk çeyreğine
ilişkin Gayri Safi Yurtiçi
Hâsıla (GSYH) sonuçlarını
10 Haziran 2014 Salı günü
açıkladı. Buna göre üretim
yöntemiyle GSYH, 2014 yılı
birinci çeyreğinde geçen
yılın aynı dönemine göre
sabit fiyatlarla yüzde 4.3'lük
artışla 29 milyar 210 milyon
lira, cari fiyatlarla ise yüzde
14.8'lik artışla 407 milyar
310 milyon lira oldu. İmalat
sanayi faaliyetlerinin 2014
yılı birinci çeyreğinde cari
fiyatlarla yüzde 18.6'lık
artışla 67 milyar 81 milyon
lira, sabit fiyatlarla yüzde
4.9'luk artışla 7 milyar 518
milyon lira, finans ve sigorta
faaliyetlerinin ise yılın ilk
çeyreğinde cari fiyatlarla
yüzde 4,5'lik azalışla 12
milyar 839 milyon lira,
sabit fiyatlarla yüzde
13.9'luk artışla 4 milyar 5
milyon lira olduğu görüldü.
Türkiye ekonomisinin
ilk çeyrekteki büyüme
rakamlarını değerlendiren
Ekonomi Bakanı Nihat
Zeybekci, büyümenin
sonraki çeyreklerde aşağı
gitmesinin mümkün
olmadığını söyledi. Nihat
Zeybekçi, şöyle devam etti:
“Bu büyüme rakamları bizi
haklı çıkarmıştır. Allah'a
şükürler olsun ki Türkiye
büyümesine devam edecek.
Türkiye büyümek, üretmek,
ihracatını ve istihdamını
artırmak zorunda olan bir
ülke... Bunları bildiğimiz
için ekonomi politikalarımızı
ona göre belirliyoruz.
Büyüme rakamları ile 33
Avrupa ülkesi arasında en
hızlı büyüyen ülke olduk.
Henüz üçü açıklanmadı
ama 25 AB üyesinden daha
hızlı büyüdük. Türkiye,
birinci çeyrek büyüme
verisi açıklanan 19 G20
ülkesinden daha hızlı
büyüdü. Türkiye, OECD'de
büyümesi açıklanan
ülkelerden daha fazla
büyüdü.”
Merkez Bankası beklentileri karşılamadı
T
ürkiye Cumhuriyet
Merkez Bankası (TCMB) Para
Politikası Kurulu (PPK), bir
hafta vadeli repo ihale faiz
oranını yüzde 9.50'den yüzde
8.75’e indirdi. TCMB'den
faiz oranlarına ilişkin yapılan
duyuruya göre PPK, Erdem
Başçı başkanlığında toplandı.
Merkez Bankası, gecelik faiz
oranları olan marjinal fonlama oranını yüzde 12, açık
piyasa işlemleri çerçevesinde
piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla
tanınan borçlanma imkanı
faiz oranını yüzde 11.5
ve borçlanma faiz oranını
yüzde 8'de sabit tuttu. Geç
likidite penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalar
arası Para Piyasası'nda saat
16.00–17.00 arası gecelik
vadede uygulanan Merkez
Bankası borçlanma faiz oranı
yüzde 0'da, borç verme faiz
oranı ise yüzde 13.5'te sabit
tutuldu. Sıkı para politikası
duruşunun ve alınan makro
ihtiyati önlemlerin etkisiyle
kredi büyüme hızlarının
makul düzeylerde seyrettiği
belirtilen duyuruda, bu gelişmelerle uyumlu olarak yurtiçi özel kesim nihai talebinin
ılımlı bir eğilim sergilediği
kaydedildi. İhracatın ise dış
talepteki toparlanmanın da
etkisiyle büyümeye olumlu
katkı yaptığı ifade edilen duyuruda, Kurul'un, talep bileşenlerinin mevcut görünümü
altında 2014 yılında toplam
talep koşullarının enflasyon
baskılarını sınırlayacağını ve
cari işlemler açığında belirgin
bir iyileşme gözleneceğini
tahmin ettiği vurgulandı.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Merkez Bankası'nın
faiz kararıyla ilgili şunları
söylendi: “Üreten, istihdam
sağlayan,ihracat ve yatırım
yapan reel sektör ile para
piyasaları sektörlerinin beklentileri ve öncelikleri farklıydı. Merkez bankasının kararı
reel sektörün beklentilerin
uzağında para piyasalarının
yakınındadır. Bu oranlar
yatırım ve üretimi zorlaştırır.
Bu karar para piyasalarının
faiz beklentisini desteklediği
için sıcak para girişiyle faize
yatan para spekülasyon için
uygun zaman bekler. Gerçek
değerinde olması gereken
lira için yüksek faiz uygun
değildir, kurları ithalat için
cazip ihracat için engelleyici
hale getirir.”
TEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
17
GÜNDEM
S&P
Türkiye'nin
notunu
teyit etti
U
luslararası kredi
derecelendirme
kuruluşu
Standard & Poor's (S&P)
Türkiye'nin kredi notunu
‘BB+’ olarak teyit etti,
görünümü "negatif"te tuttu.
S&P’nin resmi internet
sitesinde yayımlanan
açıklamada, Türkiye'de
politik ortamın daha az
öngörülebilir durumda
olduğu ve bu durumun
ekonominin dış şoklara
karşı dayanıklılığı üzerinde
baskı oluşturabileceği
öne sürüldü. Açıklamada,
ihracat performansındaki
toparlanmaya bağlı olarak
kısmi bir daralma işareti
bulunsa da cari açığın
halen yüksek seviyede
olduğu belirtilirken, “Not
görünümünü negatifte
bırakmamız, 2014-2015
için yaklaşık yüzde 2.6
büyüme öngörsek de
ekonomide sert bir düşüş
olasılığını üçte bir olarak
görmemizin bir yansıması.
Bu durum mali sektörün
ve kamu finansmanının
performansını
zayıflatarak Türkiye'nin
notunu düşürmemize
neden olabilir. Not ve
görünüm teyidimiz,
Türk ekonomisinin
ihracatının gelişerek
kademeli olarak yeniden
dengelenmesini öngören
temel senaryomuzu
yansıtmaktadır”
değerlendirmesini yaptı.
18
İŞ HAYATI HAZİRAN 4, 2014
KOBİ'lere 50
milyon liralık
yeni destek
B
Bursa’dan Batı Afrika’ya
ticaret köprüsü
T
ürkiye İşadamları
ve Sanayiciler
Konfederasyonunun
(TUSKON) dünyaca
ünlü ticaret köprüsü
programlarının bir
yenisi olan; Türkiye-Batı
Afrika Ticaret Köprüsü
programını 13-16 Nisan
2014 tarihlerinde Bursa’da
düzenledi. Bursa Holiday
İnn Otel’de düzenlenen
olan organizasyona
gıda, tarım, tekstil ve
hazır giyim, kozmetik ve
kişisel bakım, halı, enerji,
inşaat malzemeleri, çelik
ev aletleri, ev ve ofis
mobilyaları alanlarında
alıcılar, ithalatçılar,
distribütörler ve bu
alanlarda kullanılan makine
ve ekipmanların ticaretinde
faaliyet gösteren 100’ün
üzerinde firma katıldı.
Fildişi, Gine, Moritanya,
Senegal, Mali, Sierra Lione,
Liberya, Gambiya, Yeşil
Burun Adaları ve Gine
Bissau ülkelerinin katılım
sağladığı programda,
katılımcı firmalar belirlenen
sektörlerdeki ürünlerini
tanıttı. Bursa Girişimci
İşadamları Derneği
(BUGİAD) Yönetim Kurulu
Fildişi, Gine,
Moritanya, Senegal,
Mali, Sierra Lione,
Liberya, Gambiya,
Yeşil Burun Adaları
ve Gine Bissau ülke
temsilcisinin katılım
sağladığı programa
100’ün üzerinde
firma katıldı.
Başkanı Ali Fuat Er, bu
organizasyonla birlikte
kurulan ticaret köprülerinin
yeni yatırımların önünü
açtığını söyledi. Ali
Fuat Er; “İşadamlarımız
Batı Afrika’nın 10
ülkesini gezmek yerine
organizasyonda bir
stant açarak ürünlerini
misafir edeceğimiz ülke
temsilcilerine tanıtmış
oldular. Ben ticaret köprüsü
etkinlikleri ile Türkiye’deki
yatırımcıların Batı Afrika
ülkelerine açılarak büyük
kâr elde edeceklerine
inanıyorum” dedi.
ilim, Sanayi ve
Teknoloji Bakanı
Fikri Işık, kurumsallaşmak ve markalaşmak
isteyen KOBİ’lere KOSGEB
aracılığıyla destek vereceklerini açıkladı. Işık, bu
kapsamda hazırladıkları 2
yeni destek programının
bütçesinin 50 milyon lira
olduğunu bildirdi. KOBİ'lere
yeni destek programlarının hazırlandığı müjdesini
veren Işık, konuya ilişkin
AA muhabirine açıklamalarda bulundu. KOBİ'lere
ve girişimcilere Bakanlığın
kendi desteklerinin yanında
KOSGEB destek programlarıyla da güç verdiklerini
belirten Işık, bu kapsamda
‘markalaşma ve kurumsallaşma’ odaklı 2 yeni
destek programını hayata
geçireceklerini kaydetti.
Bakan Işık, şunları kaydetti:
“KOBİ'lerin, ikinci ya da
üçüncü kuşağa geçme oranı
ise yüzde 20-30 seviyelerinde. Bunun nedeni ise büyük
ölçüde kurumsallaşamamak.
Bunun için arkadaşlarımız,
konunun uzmanlarıyla görüştü ve girişimcilerimizin,
vatandaşlarımızın da görüşü
alınarak KOBİ Proje Destek
Programı kapsamında 'KOBİ'lerin Yönetim Becerilerini
ve Kurumsal Yetkinliklerini
Geliştirmek' isimli program
hazırlandı. Bu programı yakın zamanda KOBİ'lerimizle
buluşturacağız.”
Afrika ile
ticarete
kadın eli
E
tkinlikte konuşan
TUSKON Başkanı
Rızanur Meral,
kadınların güçlenmesi için
yapılan birçok organizasyon
olduğunu belirterek, bu
organizasyonlar arasında
en somut işbirliği etkinliğinin Türkiye-Afrika
Kadın Girişimciler Ticaret
Köprüsü olduğunu kaydetti.
Meral, “Bundan 10 yıl önce
Afrika ile 4 milyar dolar olan
ticaret hacmi, bugün beş
kat artarak 20 milyar doları
buldu. Ticaretin artmasında TUSKON’un kurduğu
ticaret köprülerinin katkısı
büyük” şeklinde konuştu.
TUSKON üyesi yüzlerce
işadamının Afrika’ya yatırım
yaptığına dikkat çeken
Rızanur Meral, bu bölgeye
yatırım yapılması için acele
edilmesi gerektiğini ifade
etti. Tüm dünyanın, Afrika
ile ilişkilerini geliştirdiğine dikkati çeken Meral,
"Ekonomistler, siyasetçiler
Afrika’nın tarihinin gelecek
50 yıl içinde tekrar yazacağını söylüyor” dedi.
Afrika’da
orta sınıf büyüyor
İstanbul’daki programda
konuşan Afrika Birliği
Komisyonu Başkan Yardımcısı Erasmus Mwencha ise
Afrika’da orta sınıfın gittikçe büyüdüğünü belirtti.
Afrika’da kadınların, 1.1 milyarlık nüfusun yüzde 52’sini
oluşturduğunu aktaran
Mwencha şunları söyledi:
“Afrika Birliği’nde kadınlar
yönetim pozisyonlarının
yüzde 50’sini oluşturuyor.
Afrika’da yatırım için tarım
çok önemli. Tekstil, çay,
kahve üretiminde gelişim
kaydediyor. Bir diğer yatırım fırsatı da turizm. Maden
de gelişmekte olan bir
sektör. Kıtanın yıllık olarak
altyapı için 93 milyar dolara
ihtiyacı var.”
Meral: “Sizi sileriz
tehdidi aldık, pabuç
bırakmadık”
Wall Street Journal Türkiye
muhabirinin “Operasyondan
sonra Hizmet Hareketi’ne
yakın şirketlerle ilgili yeni
bir gelişme yaşandı mı?”
sorusuna Rızanur Meral şu
cevabı verdi: “Oldu tabii.
Büyüklerden başlamak
üzere bunlarla görüşüldü.
‘Sizi sileriz’ ifadeleri bile kullanıldı. Böyle olunca ‘Baskı
ve tehdit var. Ama TUSKON
üyeleri buna pabuç bırakıyor mu?’ derseniz, hiçbiri
bırakmıyor. Hem küresel
olarak hem Türkiye’nin milli
ve manevi gelenekleriyle
örtüştüklerini düşünüyorlar.
Yanlış bir iş yapmadıklarını
düşünüyorlar ve ticaretlerine devam ediyorlar.”
TÜRKİYE’DEN ELBİSE ALACAK
GoulibalyYabilFelicity (Burkina Faso): Tekstil sektörü
ile ilgili ticaret yapıyoruz. Kadın ve erkek giyim ürünleri
satıyoruz, orta ölçekli bir firmayız. TUSKON ile Burkina
Faso’daki bir Türk derneği sayesinde tanıştık. Türkiye’den
mal alıp ülkeme götürmek için buradayım. Daha önce
Türkiye’ye gelmiştim ama böyle bir organizasyonla
gelmediğim için her şeye ulaşmak zordu.
İNŞAATTA İŞBİRLİĞİ ARIYOR
Maria Matangui (Angola): İnşaat malzemeleri satıyoruz.
TUSKON ile defa konsolosluk sayesinde tanıştık. Burada
işbirlikleri yapacağız. Bu görüşmelerin, tanışmaların hem
bugün hem de gelecekte çok faydalı gelişmelere kapı
aralayacağına inanıyorum.
İSTANBUL’A İLK DEFA GELDİ
LucyKangari (Kenya): İç mimarlık, inşaat malzemeleri
satışı yapıyoruz. Orta ölçekli bir firmayız. Daha önce
Çin ve Dubai’ye gidiyorduk firma olarak ama Türkiye’ye
ilk defa geldik. Kenya’daki Türk okulları sayesinde
TUSKON ile tanıştık. Buraya böyle bir organizasyon
ile gelip faaliyet göstermek bize Türkiye’ye geniş bir
pencereden bakma şansını verdi
ÇOCUK KIYAFETİ İTHAL EDECEK
OulfathTitilayaAdule (Gabon):Çocuk kıyafetleri satan
orta ölçekli bir firmamız var. Çocuk kıyafetleri satın
almak için Türk firmaları ile işbirlikleri geliştireceğiz.
TUSKON bizim buraya gelmemizde bu ülkenin iş
kadınlarını görüp işbirlikleri geliştirmemizde çok önemli
bir rol oynadı.
TEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
19
GÜNDEM
80 MİLYAR DOLARLIK
OTOMOTİV KÖPRÜSÜ
TUSKON koordinasyonunda, Anadolu Sanayici ve İşadamları Federasyonu (ANSİFED) ve Aktif
İşadamları ve Sanayicileri Derneği (AKTİSAD) tarafından organize edilen “Türkiye – Dünya Ticaret
Köprüsü-Otomotiv programı Konya’da düzenlendi.
T
ürkiye-Dünya Ticaret
Köprüsü-Otomotiv
programı Konya’da
gerçekleştirildi. Ticaret
köprüsü programına;
Azerbaycan, Gürcistan,
Kazakistan, Kırgızistan, Moğolistan, Özbekistan, Rusya
Federasyonu, Tacikistan,
Türkmenistan, Cibuti,
Çad, Fildişi, Mısır, Ruanda,
Sudan, Tanzanya, Tunus,
Uganda, Zimbabve, Senegal,
Arnavutluk, Bosna Hersek,
Bulgaristan, Makedonya,
Moldova, Brezilya ve Kolombiya’dan gelen işadamla-
20
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
rı katıldı. Program boyunca;
Latin Amerika, Balkanlar,
Afrika ve Avrasya’dan 170,
Türkiye’den ise 250 temsilci
ikili iş görüşmeleri yaptı.
Konya’da buluşan 27 ülkenin otomotiv ve otomotiv
yan sanayi yedek parça
sektöründe toplam ithalat
rakamının 80 milyar dolar
civarında olduğu belirtildi.
kaybettiğimiz maden işçileri
için saygı duruşunda bulunuldu. “Kimse Yok mu Derneği” de Soma’da yakınlarını
kaybeden ailelere yardım
amaçlı stand açtı. TUSKON
Genel Sekreteri Mustafa
Günay, kürsüden yaptığı
konuşmada Soma’daki işçi
ailelerine yardım için işadamlarına çağrıda bulundu.
Soma’ya destek çağrısı
150 şirket katıldı
Tunus Büyükelçisi Muhammed Salah Tekaya’nın da
katıldığı törenin açılışında
Soma’daki maden faciasında
Konya’daki ticaret köprüsünde, dünya çapında 50 şirket
stand açarak ürün sergiledi.
Ticaret köprüsüne sadece
Konya’dan değil Bursa,
Ankara, Adapazarı, Mersin
ve İstanbul gibi illerden otomotiv yedek parça üretim ve
uluslararası ticaretini yapan
150 şirket katıldı.
Sanayiciler için
değerli bir fırsat
TUSKON Başkan Vekili Ahmet Coşkun, açılış töreninde
yaptığı konuşmada, katılımcı
27 ülkenin otomotiv ve otomotiv yan sanayi ve yedek
parça sektörlerinin toplam
ithalat rakamının 80 milyar
dolar civarında olduğunu
yönelik olarak gerçekleşir
olması da ulaşılan teknoloji
düzeyinin bir göstergesi”
Tunus iş dünyası için
daha tercih edilir ülke
olacak
Program boyunca; Latin Amerika, Balkanlar, Afrika ve Avrasya’dan 170, Türkiye’den ise
250 temsilci ikili iş görüşmeleri yaptı.
ifade ederek, “Sanayicimiz için değerli bir fırsat
ve girişim için buradayız.
Türkiye’de otomotiv ve
otomotiv yan sanayi sektörü
hızla sanayileşme ve gelişme
süreci içinde montaj ağırlıklı ortaklıklardan tasarım
yeteneği ve geniş üretim
kapasitesine sahip dünya
çapında bir endüstriye dönüştü” dedi. Coşkun, otomotiv sektörünün Türkiye’nin
ihracat şampiyonu olduğunu
hatırlatarak, “2013 yılında
12 milyar doları otomotiv,
9 milyar doları da otomotiv yan sanayi ve yedek
parça olmak üzere toplam
21 milyar dolarla sektör,
Türkiye ihracatının yüzde
16’sını oluşturdu. Türkiye
bu performansla dünyadaki
16’ncı en büyük motorlu
araç üreticisi haline geldi”
diye konuştu.
Sektör ihracatının yüzde
69’u AB ülkelerine
Türkiye'deki üretimin
yaklaşık yüzde 73'ünün
yabancı pazarlara yönelik
gerçekleştiğini kaydeden
Ahmet Coşkun şöyle devam
etti: “Binin üzerinde şirket
otomotiv yan sanayi ve
yedek parça üretimi yapıyor. Rekabet gücüne sahip
ihracat yapan firma sayısı
400’ün üzerinde. Sektör,
teknoloji olarak çok ileri bir
düzeye ulaşmış ve uluslararası denetimlerde, gelişmiş
batı ülkelerinde faaliyet
gösteren firmalara yönelik
üretim yapacak düzeye
erişmiş bulunuyor. Sektör
ihracatının yüzde 69’unun
Avrupa Birliği ülkelerine
Tunus Büyükelçisi Muhammed Salah Tekaya’ya açılış
töreninde Ahmet Coşkun
bir anı porseleni takdim etti.
Tekaya ülkesinde iş dünyası için fırsatlar olduğunu
belirterek şunları söyledi:
“Tunus demokratik bir yola
giriyor. Demokrasiye geçiş
ilerledikçe Tunus iş dünyası
için daha tercih edilir bir
ülke olacak. Otomotiv sektörü Tunus’da 2010’dan beri
hızlı bir büyüme içinde. 77
bin kişilik istihdam oluşturduk. Yabancı işadamlarına
arsa teşviklerimiz var. Yatırım serbestliği ve sermaye
aktarım serbestliği sunuyoruz. Tunus’ta 21 Türk
şirketi faaliyette. 60 ülkeden
300'ün üzerinde şirket Tunus’ta iş yapıyor. Türk işadamları Tunus’ta çoğalmalı
daha çok iş yapmalı.”
Sevgi ve hoşgörü
merkezi Konya
AKTİSAD (Aktif İşadamları
ve Sanayicileri Derneği)
Başkanı Soner Cesur,
sevgi ve hoşgörü merkezi
Konya’da, 27 ülkeden gelen
işadamlarını ağırlamaktan
mutluluk duyduklarını belirterek “Konya'da 9 organize
sanayi bölgesi ve 21 küçük
sanayi bölgesi bulunuyor. 35
bin orta ölçekli işletme var.
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin başkenti Konya’dır.
Bin 400’ün üzerinde şirket ile
ihracatımız 1.3 milyar dolara
ulaştı. Otomotiv yan sanayi
ve yedek parça üretiminin
yüzde 35’i Konya’da gerçekleştiriliyor” dedi.
OTOMOTİV ÜRETİMİNİN
73'ü
%
YABANCI PAZARLARA
YÖNELİK YAPILIYOR
OTOMOTİV YAN SANAYİ
VE YEDEK PARÇA
ÜRETİMİNİN
35'i
%
KONYA’DA
GERÇEKLEŞTİRİLİYOR
Tunus Büyükelçisi Muhammed Salah Tekaya’ya açılış töreninde Ahmet Coşkun
bir anı porseleni takdim etti.
TEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
21
GÜNDEM
İŞHAD, Afrika ile ele ele
T
ürkiye'nin en aktif iş
dünyası sivil toplum
kuruluşlarından biri
olan İŞHAD üyeleri, Türkiye
İşadamları ve Sanayicileri
Konfederasyonu'nun
(TUSKON)
koordinasyonunda
düzenlenen TürkiyeOrta Batı Afrika Ticaret
Köprüsü programına
katıldı. TUSKON'un
koordinasyonunda,
Ege ve Batı Akdeniz
Sanayici ve İşadamları
Federasyonu'nun (ESİDEF)
organize ettiği Türkiye–
Orta Batı Afrika Ticaret
İşsizlik verileri açıklandı
Köprüsü geniş bir katılımla
İzmir'de gerçekleştirildi.
TUSKON Başkan
Yardımcısı Ahmet Ciğer'in
katılımıyla gerçekleştirilen
organizasyona Nijer,
Nijerya, Gana ve Burkina
Faso'dan 100 firmayı
temsilen 250, İzmir ve çevre
illerden de 300 iş insanı
katıldı. Organizasyona
inşaat malzemeleri,
mobilya, gıda, tarım, tekstil,
kozmetik ve kişisel bakım
alanlarında ürün, makine
ve ekipmanları alanında
faaliyet gösteren firmalar
katıldı.
T
ÜİK mart ayına
ilişkin “Hane halkı
İşgücü İstatistiklerini”
açıkladı. 15 ve daha
yukarı yaştakilerde işsiz
sayısı, mart döneminde 2
milyon 747 bin kişi oldu.
İşsizlik oranı ise aynı ayda
yüzde 9.7 seviyesinde
gerçekleşti. Buna göre,
Mart 2014 döneminde
Türkiye genelinde 15 ve
daha yukarı yaştakilerde
işsiz sayısı 2 milyon 747 bin
kişi, işsizlik oranı ise yüzde
9.7 seviyesinde gerçekleşti.
İşsizlik oranı erkeklerde
yüzde 9.1, kadınlarda ise
yüzde 11 olarak gerçekleşti.
Aynı dönemde; tarım dışı
işsizlik oranı yüzde 11.6
olarak tahmin edilirken, 1524 yaş grubunu içeren genç
işsizlik oranı yüzde 16.7
iken, 15-64 yaş grubunda
bu oran yüzde 9.9 oldu.
Martta 15 ve daha yukarı
yaştaki istihdam edilenlerin
sayısı, 25 milyon 583 bin
kişi, istihdam oranı ise yüzde
45.1 olarak gerçekleşti.
Tarım sektöründe çalışan
sayısı ise 5 milyon 316 bin
kişi, tarım dışı sektörlerde
çalışan sayısı ise 20 milyon
268 bin kişi oldu.
İSO 500’de imalat sanayi geriledi
İ
stanbul Sanayi Odası'nın
(İSO) 'Türkiye'nin 500
Büyük Sanayi Kuruluşu"
2013 yılı araştırması
sonuçları açıklandı. Türkiye
Petrol Rafinerileri AŞ
(TÜPRAŞ) bir öneceki
sene olduğu gibi yine
ilk sırada yer alırken,
bu şirketi, Ford Otosan,
Elektrik Üretim A.Ş, Oyak
Renault ve Arçelik takip
etti. TÜPRAŞ, 2013'te 39
milyar 729 milyon 407 bin
44 liralık net üretimden
satışla birinci olurken,
TÜPRAŞ'ı 9 milyar 714
milyon 212 bin 513 liralık
22
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
net üretimden satışla Ford
Otomotiv Sanayi AŞ izledi.
Üçüncü sırayı ise 9 milyar
263 milyon 860 bin 1 lira
ile Elektrik Üretim AŞ
(EÜAŞ) aldı. Oyak Renault
8.6 milyar lira ile dördüncü
ve Arçelik de 7.7 milyar
lira ile beşinci oldu. Bu
firmaları, 5.8 milyar lira ciro
ile Tofaş, 5.6 milyar lira ile
İÇDAŞ Çelik, 5.2 milyar lira
ile Ereğli Demir Çelik, 5.1
milyar lira ile İskenderun
Demir Çelik ve 5.0 milyar
lira ile Aygaz izledi. İSO
500'ün 2013'te toplam geliri
yüzde 7.4 artışla 455 milyar
Türk Lirası'na yükseldi, İSO
500'ün toplam faliyet kârı
yüzde 43.9 artarak 36.4
milyar Türk Lirası oldu.
Araştırmaya göre 2012'de
en kârlı 10 sanayi kuruluşu
içinde, kamu sektöründe
faaliyet gösteren iki kuruluş
yer alırken, 2013'te bu
sayı 3'e çıkmış durumda.
2013 yılında enerji kaynaklı
iki sanayi şirketi, kamu
kuruluşları arasında
karlılıkta ilk ikide yer aldı.
EKO-YORUM
Kolon ve rektum
kanserleri
Kolon-kalın bağırsak ve rektum- kalın bağırsaktan sonra gelen
kısım kanserleri, ABD’de en sık görülen ikinci kanserdir.
Yılda 140 bin yeni vaka ile karşılaşırken, yılda ortalama
Prof. Dr. Oktar ASOĞLU
Tıbbi Direktör ve Genel Cerrahi
60 bin kişi kolon ve rektum kanserleri sebebi ile ölüyor.
Uzmanı / Liv Hospital
K
olon ve rektum
kanserleri
her yaşta
gelişebilmekle
beraber büyük çoğunlukla
40 yaş üzerinde görülüyor.
Kolon ve rektum kanseri
görülme riski her on yılda
iki katına çıkıyor. Yaş
dışında, ailede kolon ve
rektum kanseri veya kolon
ve rektum polibi tanısı olan
akrabaların bulunması,
hastalığın görülme riskini
artırıyor. Bilinen ülseratif
kolit ya da tedavi edilmiş
kolon ve rektum poliplerinin
bulunması, meme ve rahim
gibi başka organlarda kanser
görülmüş olması da yine
kolon ve rektum kanserleri
görülme riskini artırıyor.
Hastalık nasıl başlar?
Kolon ve rektum kanserleri
küçük, iyi huylu polipler
şeklinde başlar. Bazı
genetik ve çevresel
faktörlerle kanserleşme
eğilimi gösteren polip,
büyüyerek ve bağırsak
duvarını işgal ederek kanser
halini alabilir. Bu iyi huylu
poliplerin kolonoskopi
ile çıkarılması, hastalığın
meydana gelmesini
engelliyor.
24
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
Bulgular nelerdir?
En sık görülen bulgular,
kanlı dışkılama, bağırsak
alışkanlıklarında
değişikliktir. Özellikle
kabızlık veya daire
şeklinde meydana gelen
değişiklikler başka
hastalıklar sebebi ile de
olabileceği için dikkatli
bir inceleme gerektiriyor.
Kronik karın ağrısı ve kilo
kaybı, genellikle kolon
ve rektum kanserlerine
eşlik eden bulgulardır.
Ne yazık ki birçok erken
kanserde veya polipte bu
bulgular görülmeyebilir.
50 yaş üzerinde rutin
tarama programlar, bulgu
vermeyen hastalığın erken
saptanmasında hayati
önem taşıyor. Parmakla
anala kanalın ve distal
rektumun incelenmesi
anlamına gelen rektal tuşe,
dışkıda gizli kan testi,
rektosigmoidoskopi ve
kolonoskopi ile radyolojik
tetkikler tarama amacıyla
yararlanılan tetkiklerdir.
Eğer birinci derecede
akrabalarınızda kolon ve
rektum kanseri öyküsü
varsa tarama programına
40 yaşından itibaren
başlamalısınız.
Kolon ve rektum
kanserleri nasıl
tedavi edilir?
Kolon ve rektum
kanserlerinin asıl tedavisi
cerrahidir. Uygulanan
cerrahi ile vücuttan tümörlü
dokulardan uzaklaştırılarak,
hastalık temizlenebilir.
Özellikle rektum
kanserlerinde uygulanan
cerrahinin etkisini artırmak
amacıyla ameliyat öncesi
radyoterapi (ışın tedavisi)
ve kemoterapi (ilaç tedavisi)
uygulanıyor. Cerrahi
sonrası kanserin patolojik
inceleme sonucu saptanan
evresine göre de ameliyat
sonrası ek olarak onkolojik
tedavi verilebiliyor. Erken
evrede yakalanan ve iyi bir
cerrahi uygulanan olguda,
hastalıktan tam olarak
kurtulma şansı yüzde 80-90
ihtimalleri arasındadır.
Günümüzdeki modern
cerrahi teknikleri ile beraber
hastaların yüzde 5’inden
azından bağırsak kalıcı
olarak torbaya alınıyor.
Kolon ve rektum
kanserlerinden
korunmak mümkün mü?
Kolon ve rektum kanserleri
önlenebilir ve korunabilir
hastalıklardır. Bunu sağlayan
ise tarama programlarıdır.
Tarama testlerinde şüphe
varsa kolonoskopik inceleme
yapılır. Kolonoskopik
inceleme ile hastalığın kesin
tanısı konulabiliyor ayrıca
henüz kanserleşmemiş
polipler ameliyata gerek
kalmadan çıkarılabiliyor.
Tam olarak koruduğu
gösterilemese de bazı diyet
önerilerinin de hastalığın
gelişmesinde önleyici
olduğuna inanılıyor. Bunlar
yağdan fakir ve bol lifli
gıdalarla yapılan diyetlerdir.
Sonuç olarak; özellikle
bağırsak alışkanlıklarınıza
dikkat edin. İnatçı
kabızlık veya ishal, dışkıda
kan görmeniz, hekime
başvurmanızı gerektirir.
Hemoroitlerden kanser
gelişir mi?
Hayır. Fakat kolon ve
rektum kanserlerinin
varlığında kitleye bağlı
olarak hemoroidal hastalığın
gelişmesine neden olabilir.
Özellikle 40 yaş üzerinde
yeni gelişen hemoroidal
hastalık mevcutsa mutlaka
hastanın rektosigmoidoskopi
ile değerlendirilmesi
gerekiyor.
EKO-YORUM
Dönüşmeden
olmaz!
Mecit Bülent Yeşil
K
entsel dönüşüm
projeleri
Türkiye’nin
ihtiyacı, bunu
her depremde yeniden
fark etmemiz gerekmiyor.
Kentsel dönüşümler de
deprem kuşağında bulunan
Türkiye için olmazsa
olmazımızdır. Hele ki bu
kadar çarpık, alt yapısı
olmayan ve güvensiz
yapılarda hayat sürerken…
Dönüşüm, yaşam alanı
ve doğası gereği, mevcut
şehrin dokusuna ve burada
yaşayan halkın fiziksel,
Evet, dönüşmeden
olmaz olamaz ama
hayatın her alanında
bunu yapabilmeliyiz.
26
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
Yaşanan olumsuzluklar, kazanılan tecrübeler,
gözlemlenen başarılar ve zaman sizi dönüştürür.
İstemeseniz de değişirsiniz, önemli olan doğru
dönüşümdür.
sosyal ve ekonomik
geleceği üzerine ve buna
bağlı olarak da şehrin
bütün geleneklerine
etki ediyor. Bu nedenle,
bütün çalışmalarda,
sosyologlar, ekonomistler,
mühendisler, mimarlar,
plancılar ve peyzaj
mimarları gibi farklı
branşların birlikte
çalışması gerekiyor.
Biz de durum biraz
farklı gelişiyor, acele ve
eksiklerle dolu olabiliyor.
Bu da insanımızın
lehine olacak ve büyük
coşkuyla başlayacak
projelerin, kısa sürede
yerini kaygı ve kavgalara
bırakmasına neden
oluyor. Apartmanınızı
dönüşümle yenilemek
istiyorsunuz müteahhidi ya
da projeyi beğenmediniz,
ama çoğunluğun üçte
ikisinin onayı sizi devre
dışı bırakabiliyor. İlk
bakışta problem çıkaracak
malikleri bypass etmenin
basit bir yöntemi. Ama
malik üzerinde oluşacak
psikolojik baskı ve
müteahhidin bu durumları
lehine çevirebilme
boşluğunun oluşabileceğini
de düşünmek lazım.
Bu işin hukuksal boyutu
bir de teknik boyutu var
Sunulan onca projeyi
teknik detayı belediyesel
terimleri bilmeden
onaylamak ve verilen
kısa zaman dilimleri
içinde cevaplamak. Bu
durumda muhakkak
teknik destek alınmalı.
Bir de şehir açısından
bakmak lazım. Bu şehre,
geleneğe, sosyal hayata,
dokuya uygun mu?
Modern yaşayalım derken
kibrit kutularına; beton
yığınlarına hapsolmayalım.
Ne hikmetse bu ülkede
kalıplaşmış, beton
yığınlarından oluşan
apartman tipiyle konut
inşası, medeni bir hareket
olarak algılanması gelenek
haline gelmiş. Çevremizi
bu düşüncenin ürünü,
beton yığınlarından oluşan
ve hiçbir estetiği ve
mimari özelliği olmayan
yapılar çevreliyor. Üç
artı bir daire denilen
evde; salon, çocuk odası,
mutfak sadece adıyla var.
Yapılan binalarda sosyal
ve kültürel ihtiyaçlar veya
tarihi köklerimize paralel
bir dönüşüm olmadığı gibi
sadece; demir, çimento,
kireç ve kumdan oluşan
eserlere dönüşüyor.
Ya ekonomi ne olacak
Hızla gelişen ülkemizde
kulvarda tek başına koşan
inşaat sektörü, diğer
sektörleri kendine çekiyor
ve diğer alanlardaki üretim
yavaşlıyor. Ayakkabı,
gıda,tekstil hatta sağlık
sektörleri yatırımlarını
inşaata yapıyor. Buna
rağmen TÜİK’in 2014 yılı
Ocak-Nisan verilerine
göre konut satışları yüzde
7.5 gerilemiş durumda.
IMF başkanı Chrıstine
Lagarde'ın, Türkiye,
İsrail ve İsviçre'de
konut fiyatlarının
da yüksek olduğunu
söylediğini de göz ardı
etmemek lazım. Gelişen
inşaat sektörümüzle
birlikte sosyal -kültürel
gelişimimizi, eğitimimizi,
hukukumuzu,
demokrasimizi, sanatımızı
ve teknolojimizi de
geliştirmeli. Kendi
markalarımızı yaratmalı,
ithal eden değil ihraç
eden olabilmeliyiz. Evet,
dönüşmeden olmaz, olamaz
ama hayatın her alanında
bunu yapabilmeliyiz.
EKO-YORUM
Ana-dolu ızdırabı
Yüksel Tomakin
Kudretten Yemek
H
er canlının bir
anası var. Her
canlı yavrusu için
canını feda eder.
Yemez yedirir, içmez içirir,
giymez giydirir. Yavru ve
yavruları için yapmayacağı
fedakârlık katlanmayacağı
sıkıntı yoktur ki onlar
yaşasın diye her ana feryadı
figan eyler. Ne tür cevher ve
cisim olursa olsun; uğradığı
ve uğrayacağı ruhi, fiziki
işkence ve ızdırapların
derecesiyle orantılı şekil alır.
Güzelleşir veya çirkinleşir.
Ana olmak, analığın hakkını
vermek… Önce kalp, gönül
ve fikir bazında yanıp
tutuşma, sonra doğum
öncesi sancılara severek
katlanma. Doğum sonrası
Ana kadar
merhametli, ana
kadar şefkatli, ana
kadar fedakâr ama
nedendir analar hep
ağlar. Analarla dolu
Anadolu’nun çilesi
bitmez…
28
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
Anadolu’nun ve anaların manevi, maddi
doğurganlıklarının en büyük virüsü ve belası
rehavet belasıdır.
geceyi gündüze katıp
vesilesinin sağlığı için tir tir
titreme. Böylesine analarla
dolu Anadolu’nun ızdırabı
biter mi? Birçok kültür ve
medeniyetin gelip geçtiği
ve hala var olan çeşitliliğiyle
Anadolu’nun ızdırabı biter
mi? Böyle bir diyarda
imtihanın biri bitse biri
başlar. Ama önemli olan
kendi var oluş gayesinin
mayasına uygun duruş
sergilemek gerekmez mi?
Çer çöp gibi rüzgâra kapılıp
gitmeme, azgın akıntılarda
sürüklenmeme. Yavrularını
tatlı sulara bırakmanın azim
ve kararlılığıyla akıntıların
tersine çağlayanlara
tırmanan Van balıkları
kadar azimli ve kararlılığı
göstermeliyiz. Hadiselerin
hay huyu içinde hikmeti
yakalama. Beynin beş ana
lob unun canlı ve dinamik
muvazeneli olması, atıl
kalmaması, uyuşmaması
adına hikmetler. Doğruyu
tutup kaldırmada ruh ve
vicdanların dayanıklılık
testinin hikmeti… Akıllar
tatile çıkmadan, ruhlar
mabudunu bulmada sırat
köprüsünü dünyada görme,
yaşama ve yakalama
hikmeti… Mum gibi eriyip
gitme pahasına çevresine ışık
saçma hikmeti… İşin lafa ve
söze bakan yönüyle hatiplik
ve ediplikte değil, parasız
pulsuz kalma, aç ve susuz
kalma, açık büfe yemeklerde
seçicilikten kuru ekmeğe
talim etmenin hikmeti…
Halk dilinde senin işin nafile
derler ya… Boş yere kürek
sallıyorsun, nafile işlerle
meşgulsün derler ya… Nafile
tabirinin içeriğini ne kadar
boşaltmışız. Aslında ruhu
da bedeni de muvazeneye,
dengeye getiren hikmet
nafilelerde saklı. Akıl
hikmeti, ruh sahibini,
beden kimlik ve kimyasını
ararken en büyük sancıyı
analar, ana yürekliler çeker.
Ana yürekliler karşılıksız
sever, karşılıksız fedakarlık
yapar, karşılıksız olarak her
türlü tehlikeyi göze alır,
ana yüreklilerin de ebter
yüreklilerin de iradelerine
tarihin ve talihin tuttuğu
süzgeç ana hassasiyetlilerin
yüzünü ak edecek.
Anadolu’nun ve
anaların manevi, maddi
doğurganlıklarının en büyük
virüsü ve belası rehavet
belasıdır. Ne zamanki
bedenlere ve ruhlara rehavet
virüsü ve belası çökmüş,
rahatlık bütün ünitelerimizi
sarmış, işte o zaman esas
ağlanacak vakittir. Varsın
Thomas Hum “insan insanın
kurdudur” desin. Benim
kutup yıldızım; “kişiyi tayin
eden mahiyetidir, mahiyeti
himmetine göredir. Himmeti
ise hedef ettiği maksadın
derece-i ehemmiyetine
bakar” diyor. Kişi ne derece
ehemmiyetli bir maksadı
kendine hedef seçmiş
ise himmeti o kadar âli
ve mahiyeti de o derece
ana gibidir. Ana kadar
merhametli, ana kadar
şefkatli, ana kadar fedakâr
ama nedendir analar hep
ağlar. Anaların gözyaşı
dinmez. Anadolu da hep
ağlamış. Analarla dolu
Anadolu’nun çilesi bitmez.
Rehavet bataklığında
boğulmaktansa ızdırap ve
inlemeleri yaralarımıza
merhem gibi çalmalıyız. Her
hastalık ve musibet insanı
Rabbi ne yaklaştırır. İnsanı
hem insanlığın kalp ve ruh
mertebelerinden hem de
Rabbinden uzaklaştıran
rehavet ve rahatlık
bataklığıdır.
ETKİNLİK
33
42
BELARUSTAKI
FIRSATLAR
YERINDE
DEĞERLENDIRILDI
MERCEDES’IN
MILLILEŞTIRILMESINE
TANIKLIK
EDILDI
NİJERYA İLE TİCARET KÖPRÜSÜ
İŞHAD üyelerinin, yeni pazarlar ile tanıştırılması, üye firmalarının ihraç ürünlerinin tanıtımı
ve temsilciliklerin oluşturulması amacıyla düzenlenen ticaret heyeti programlarının şubat
ayı durağı , Afrika ülkelerinin içinde nüfus ve ticaret yönünden en yüksek potansiyele sahip
ülkelerinden biri olan Nijerya oldu.
1
6 - 22 ŞUBAT 2014
tarihleri arasında
İŞHAD üyelerinden
oluşan ticaret ve
yatırım heyeti, Nijerya’da
bir dizi temaslarda bulundu.
Ticaret heyeti gezisi ile
İŞHAD üyelerinin, yeni
pazarlar ile tanıştırılması,
üye firmalarının
ihraç ürünlerinin
tanıtımı, mümessillik
ve temsilciliklerin
Türk iş adamlarının
katkılarıyla yapılan
Nizamiye Hospital’in
açılışı da İŞHAD
üyelerinin katılımıyla
gerçekleştirildi.
Ayrıca NigerianTurkish okulları da
ziyaret edildi.
TEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
31
ETKİNLİK
İş güvenliği sunumu
 Sayfa 31'in devamı
İ
oluşturulması, yerel
firmalarla işbirliklerinin
geliştirilmesi amaçlanıyor.
Ticaret ve işbirliği
imkânlarının yerinde
görülmesi ve ikili
görüşmelerinde bulunmak
üzere gidilen Nijerya, Afrika
ülkelerinin içinde nüfus ve
ticaret yönünden en yüksek
potansiyele sahip ülkelerin
başında geliyor.
Ticaret heyeti programı
oldukça verimli geçti
Ziyaret kapsamında;
Nijerya’nın Lagos Ve
Abuja Eyaletleri’nde
firma ziyaretleri ve
TUSKON Abinat Derneği
üyeleriyle iş görüşmeleri
gerçekleştirildi. Katılımcı
üyelerin, Nijerya ile özel
ilgilenilmesi gerektiği ve
KATILIMCI
FİRMALAR
Form yapı
Solmaz Alüminyum
n Altem İnşaat
n Ert Yapı ve İnşaat
Malzemeleri
n Flekssti mobilya
n
ŞHAD Bilişim Komitesi
1 Mart 2014 tarihinde
iş güvenliği konusunu
görüşmek üzere bir araya
geldi. Üyelerle kahvaltı
ile başlayan toplantı,
kişisel tanıtımları ve firma
tanıtımları ile devam etti.
Bilişim sektöründe Türkiye
ve yurtdışında pazar
imkânlarının konuşulduğu
toplantıda, Türkiye’de
pazarın potansiyelinin
yüksek olduğu fakat sürekli
ürün geliştirilmesi gerektiği
tespitinde bulunuldu.
Toplantıda; Ar-Ge,
planlama, muhasebe ve
n
bu ülkede çok yüksek iş
potansiyelinin var olduğuna
dair izlenimler edindikleri
gezide, Türk iş adamlarının
katkılarıyla yapılan
Nizamiye Hospital’in açılışı
da İŞHAD üyelerinin
katılımıyla gerçekleştirildi.
Temaslar sırasında ayrıca
Nijeryadaki NigerianTurkish okulları ziyaret
edildi.
İş Hayatı AKADEMİ
İ
ş Hayatı AKADEMİ,
dernek üyelerine ve
çalışanlarına yönelik
eğitimlerine devam ediyor.
İş Hayatı Dayanışma
Derneği bünyesinde eğitim
faaliyetleri gerçekleştiren İş
32
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
finansın ayrı tutulmasının
önemine işaret edildi ve mal
satmanın önemli olmadığı,
asıl amacın müşteriye
avantaj sağlamak olması
gerektiği üzerinde duruldu.
Toplantıda ayrıca 1 Ocak
2013 tarihinde yürürlüğe
giren 6331 sayılı iş sağlığı
ve güvenliği kanunu ile
ilgili sunum gerçekleştirildi.
Sunum, yaşanan tecrübeler
ile başladı, iş yeri sahiplerinin
nelere yapması gerektiği,
alınması gereken önlemler
ve bu önlemler alınmadığı
takdirde uygulanacak olan
cezalar anlatıldı.
hayatı AKADEMİSİ dernek
üyelerine ve çalışanlarına
yönelik satış pazarlama,
kişisel gelişim ve kurum içi
etkili iletişimin sağlanması
yönünde, çok çeşitli eğitim
programları gerçekleştiriyor.
Belarus'daki fırsatlar yerinde değerlendirildi
Üyelerinin dış pazarlara açılımları konusunda hız kesmeden çalışmalarına devam eden
İŞHAD, ticaretin parlayan yıldızı Belarus’a iş gezisi düzenledi. 15 – 17 Mayıs tarihlerinde
düzenlenen iş gezisi, dernek üyelerinin yoğun katlımı ile gerçekleşti.
İ
ş gezisi kapsamında
TUSKON Betid
Derneği’nde düzenlenen
ikili iş görüşmelerinde,
birçok iş bağlantısı
gerçekleşti. İkili iş
görüşmeleri sonrasında
firma ziyaretlerinde bulunan
İŞHAD üyeleri, firmalardan
Belarus ile ticaret konusunda
önemli bilgileri elde ettiler.
Ticari görüşmelerin yanında
Minsk Belediyesi İnşaat
Kurulu ile de temaslarda
bulunuldu. Bu temaslarda
Belarus’un inşaat ve yapı
sektöründe, pazarın Türk
firmaları tarafından henüz
keşfedilmediğinden kentin
bu anlamda önemli bir
hedef olabileceği söylendi.
İstanbul’da uygulanan
kentsel dönüşüm sisteminin
bir benzerinin de Belarus’
ta başlatıldığını belirten
yetkililer, eski binaların
restorasyonu veya yıkılıp
tekrar yapılacağını belirterek
Türk firmaların vakit
kaybetmeden Belarus’
a gelmeleri konusunda
yardımcı olmaktan büyük
memnuniyet duyacaklarını
belirttiler. Önümüzdeki
yıllarda pazara girişlerin
çok zor olacağını belirten
yetkililer, aksi halde Türk
firmaların büyük yatırım
fırsatlarını kaçıracaklarını
belirttiler.
Belarus ekonomisine
dair bazı notlar
İhracatın önemli bir
bölümünü petrol ürünleri
ve potasyum gübreleri
oluşturan Belarus, dış
ticaretinin yarısına yakınını
Rusya Federasyonu
ile yapıyor. Rusya
Federasyonu’nun yaşadığı
sorunlardan olumsuz
etkileniyor. Ülkenin,
Rusya pazarındaki rekabet
gücünün azalması ve
bu ülkede kriz sonrası
yaşanan talep daralması
sebebiyle Belarus’un
Rusya Federasyonu ile
ticaretinde verdiği açık
artıyor. Bu durum da
Belarus’ta, konut
projeleri, kent icra
komiteleri tarafından
ihale ediliyor. Banka
teminat mektubu
istenmeyen ülkede,
genel olarak konut
işlerinde avans da
veriliyor.
diğer ülkelerden gelecek
yatırımcılar için önemi
fırsatları barındırıyor. Artan
dış ticaret açığı sebebiyle
doğrudan yabancı sermaye
girişine ihtiyaç duymaya
başlayan ve ekonomiyi
liberalleştirme, yabancı
sermaye ortamını iyileştirme
konusunda önemli adımlar
atılan ülkede, motorlu
taşıtlar, kimya-petrokimya
ve elektronik sektörlerinde
büyük üretim tesisleri
bulunuyor. Belarus’ta,
konut projeleri, kent icra
komiteleri tarafından ihale
ediliyor. Banka teminat
mektubu istenmeyen ülkede,
genel olarak konut işlerinde
avans da veriliyor. İcra
komiteleri, konut hedeflerini
yakalayamıyor, bu nedenle
de yabancı müteahhitlik
firmalarının katkısını geri
çeviriyor.
TEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
33
ETKİNLİK
Çıkrıkçıoğlu, tecrübelerini aktardı
İ
ŞHAD ve Makina-Metal Komitesi, Türkiye
İhracatçılar Meclisi
Başkan Vekili Mustafa
Çıkrıkçıoğlu’nu ziyaret
etti. İŞHAD üyesi de olan
ve TİM Sektörler Konseyi Üyeliği görevini de
sürdüren Çıkrıkçıoğlu’nu
ziyaret sırasında tecrübe-
lerini aktardı. Demir-çelik
sektöründe 35 yıllık birikime sahip olduğunu ifade
eden Çıkrığçıoğlu, “Mesleğe
başladığım zaman, en basit
çiviyi bile yurtdışından ithal
etmek zorunda kalırdık.
Türkiye hızlı bir büyüme
sağladı. Bugün ise demir-çelik sektöründe ithalat
rakamlarıyla dünyanın önde
gelen ülkeleri arasında
yer alıyoruz ve rekabet
gücümüz giderek arttı”
dedi. Türkiye’deki önemli
eğitim insanları arasında
yer alan Çıkrığçıoğlu, eğitim
sektörünün hâla yetersizliklerin söz konusu olduğunu
belirterek, bunun da iş
dünyasına nitelikli eleman
istihdamını etkilediğini
belirtti. İŞHAD Genel Sekreteri İshak Karatay, İŞHAD
Makine-Metal Komite Başkanı Mehmet Fatih İncetahtacı, İŞHAD Makine-Metal
Komite Başkan Yardımcısı
Serkut Coşkunsu, İŞHAD
Makine-Metal Yürütme
Kurulu Üyeleri Rıza Ergün
ve Tufan Kaya’nın sorularını cevaplayan Çıkrıkçıoğlu, ziyaretten duyduğu
memnuniyeti ifade ederek,
en kısa zamanda iade-i
ziyarette bulunacaklarını
dile getirdi.
Mısırlı iş adamları
İŞHAD’da
Üyeler sıra gecesinde
kaynaştı
T
USKON'un misafiri olan Mısır İş
Adamları İŞHAD
aracılığıyla Türk İnşaat &
Yapı Malzeme tedarikçileri ile dernek binasında
buluştu. 18 Şubat 2014
Salı günü gerçekleşen
ziyarette, üyeler ve misa-
34
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
firlerin tanışmasının ardından ihtiyaç ve çözümlere yönelik konuşmalar
yapıldı. Mısırlı ve Türk
işadamları B2B görüşmeler gerçekleştirdikten
sonra, taraflar katalog ve
iletişim bilgilerini alarak
ayrıldılar.
İ
ŞHAD Sağlık Komitesi,
akşam yemeği ile birlikte
sıra gecesi düzenledi.
Geceye Sağlık Komitesi üyeleri ve üyelerin arkadaşları
katıldı. Dernek üyelerinin
tanışıp kaynaşması için düzenlenen gecede, derneğe
üye olabilecek pontansiyel
firmalar da İŞHAD hakkında
bilgilendirildi. Yaklaşık elli
kişinin katılımıyla gerçekle-
şen gecede, akşam yemeğinin akabinde TUSKON ve
İŞHAD tanıtımı yapıldı. Sağlık Komite Başkanı Kerim
Karakuş’un konuşmasının
ardından, dokuz kişilik sıra
gecesi ekibinin çaldığı türkülere, tüm davetliler eşlik
etti. Gecede ayrıca hazırlanan çiğ köfteler yenilirken,
akabinde tekrar türkülere
devam edildi.
ETKİNLİK
Enerji politikaları tartışıldı
M
ARİFED bünyesinde toplanan ve
başkanlığını Mehmet Ata Ceylan’ın yaptığı
Enerji Komitesi toplantısı
İŞHAD’ın ev sahipliği ile
gerçekleştirildi. 7 Mart
2014 tarihinde kahvaltıyla
başlayan toplantı, üyelerin
kişisel tanıtımları ve firma
tanıtımları ile devam etti.
Birçok gündemin belir-
lendiği toplantıda konu
başlıkları, güneş enerjisi
başvuruları, nükleer için
yerli endüstrinin oluşturulması, enerji verimliliği
ve yeni rüzgâr kapasitesi
oldu. Ceylan, Nükleer
santral projelerinde, yerli
firmaların da yer almaları gerektiğini belirten
Mehmet Ata Ceylan, yerli
firmaların bu sayede, bu
alandaki tecrübelerini artıracağını söyledi.
Ceylan, böylelikle dünya
çapındaki diğer nükleer
santral projelerinde yerli
firmaların da yer alabilme
imkânına sahip olabileceğini sözlerine ekledi. Enerji
verimliliği konusuna da değinen Ceylan, 2014 yılında
TÜBİTAK, KOSGEB ve
Bilim, Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığı tarafından yapılan hibe destek ve 5. Bölge
teşvikinden bahsetti.
Nijerli iş adamları ile buluşma
İ
zmir’de düzenlenen
TUSKON Dünya
Ticaret Köprüsü
programına katılan Nijerli
iş adamları ile İŞHAD
dernek binasında ikili iş
görüşmeleri düzenlendi.
İstanbul’dan İzmir’deki DTK’ya katılamayan
üyeler için yapılan ikili iş
görüşmesine, gıda ve tekstil alanında çalışma yapan
36
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
üyeler katıldı. Nijerli iş
adamlarının tanıtımı ve
talepleri hakkında verilen
bilgi ile ikili iş görüşmelerine başlandı. Yaklaşık iki
saat süren görüşmeler sonunda üyeler, programdan
çok memnun kaldıklarını,
iş adamları ile ciddi görüşmeler gerçekleştirdiklerini
ve daha sonraki süreçte
e-posta yolu ile iletişime
Bazı fabrikaları
İstanbul’da olan
üyeler, programdan
sonra iş adamlarına
üretim tesislerini
gezdirdiler.
geçeceklerini belirttiler.
Bazı fabrikaları İstanbul’da
olan üyeler, programdan
sonra iş adamlarına üretim tesislerini gezdirdiler.
Fabrika ziyaretleri neticesinde üretim ortamını da
gören iş adamları, firmalar
ile tekrar iletişime geçeceklerini ve üretim yerlerinden çok etkilendiklerini
belirttiler.
ETKİNLİK
İşletmelerin personel ve iş verimliliği programı
dengeli ve bütüncül olarak
yorumlayabileceksiniz.
Karakter oluşumu
İŞHAD olarak bilişim ve hizmet komitesi, üyelerini işletmelerin insan
kaynaklarına yönelik çözümler sunan GlobalCV grubunun yönetim
danışmanlarıyla bir araya getirdi.
T
oplantıda,
işletmelerin personel
ve iş verimliliği
üzerine bir eğitim programı
gerçekleştirildi.
İşletme koçu Halil Ercan
Gündoğdu tarafından
sunulan eğitim programı
üyelerden büyük
beğeni aldı. Gündoğdu,
eğitim programında şu
açıklamalarda bulundu:
İşletmelerin en önemli
gündem maddelerinden
birisi insandır
Patronların ve şirket
yöneticilerinin en önemli
sorunlarından bir tanesi,
birlikte çalıştığı kişilere
nasıl davranacağı, onlarla
nasıl iletişim kuracağı ve
nasıl motive edeceğidir. Bu
programla bireysel boyutta:
kendinizi tanıyacak,
kuvvetli yönlerinizin,
iletişim tarzınızın,
paradigmalarınızın,
yöneticilik tarzınızın
ve gelişmesi gereken
38
İŞ HAYATI HAZİRAN 4, 2014
yönlerinizin farkına
varacaksınız. İnsanlar
arası ilişkilerin dinamiğini
öğreneceksiniz.
Çalışanlarınızın iç
dünyasını ve bakış açısını
kavrayacaksınız. Onlarla
daha iyi geçinmek, onları
daha iyi motive etmek
için diyalog geliştirme
potansiyeli kazanacaksınız.
İş hayatında yaşadığınız
ve gözlemlediğiniz
davranışların perde arkasını
göreceksiniz Büyük resmin
farkına varacak ve sistemci
düşünme gücünüzü
artıracaksınız Yaşamı daha
İnsanın kendisini, çalışanlarını, müşterilerini,
diğer paydaşlarını ve yakın çevresini
tanımanın önemine vurgu yapan Halil
Ercan Gündoğdu, mizacın, kişinin doğuştan
getirdiği bir özellik olduğunu dile getirdi.
Baskın
Potansiyel
Yardımcı
Potansiyel
Çekinik
Potansiyel
İnsanın kendisini,
çalışanlarını, müşterilerini,
diğer paydaşlarını ve yakın
çevresini tanımanın önemine
vurgu yapan Halil Ercan
Gündoğdu, insanların kişilik
yapılarının, onların iş yapma
tarzlarına, beklentilerine ve
davranış tarzlarına etkisini
örneklerle paylaştı. Mizacın,
kişinin doğuştan getirdiği bir
özellik olduğunu dile getiren
Gündoğdu, kişinin mizacının,
dış dünyası ile girdiği ilişkide
verdiği cevapların insanın
karakterini şekillendirdiğini
ifade etti. Gündoğdu,
insanların kişiliklerinin farklı
potansiyeller barındırdığını
ve herkesin bu potansiyeller
üzerinden hareket ettiğini
sözlerine ekledi.
İnsan kaynağı
verimlilik analizleri
Gündoğdu, firma çalışanları
ve yöneticilerine yönelik
kişilik testi uygulamalarının
sonuçlarına göre
hazırladıkları rapor ve
değerlendirme çalışmaları
sayesinde, kurumlara insan
kaynağı verimlilik analizleri
yaptıklarını belirterek, şu
açıklamalarda bulundu:
“Yönetici ve çalışanlarının
yaptıkları işlere ne kadar
uygun oldukları, çalışanları
nasıl motive edecekleri,
kariyer yatırımı yapılacak
çalışanların tespiti, Etkin
ve verimli görev dağılımının
nasıl yapılacağı gibi
konularda firmalara çözüm
önerileri sunduklarını
belirtti.
Hintli yatırımcılar yapı sektörünü mercek altına aldı
2
0. DTK programı
kapsamında
Türkiye’ye gelen
Hindistan Heyeti 18
Haziran Çarşamba günü
İŞHAD üyeleriyle bir araya
geldi. İŞHAD Yönetim
Kurulu Başkan Yardımcısı
Salih Zeki Azak ve yapı
sektörünün seçkin
üyelerinin hazır bulunduğu
toplantıda Hint ve Türk
firmaları ikili iş görüşmeleri
gerçekleştirdiler. İŞHAD
Yapı Komitesi olarak
Türkiye'nin en seçkin
yapı firmalarına sahip
olduklarını söyleyen
Sayın Azak, İŞHAD gibi
iş dünyası sivil toplum
örgütleri sayesinde çok kısa
sürede binlerce firmaya
ulaşabilmenin avantaj
olduğunu belirtti. Azak,
Türkiye’deki yapı sektörü
pazarı hakkında araştırma
yapmak istendiği ve yatırım
yapılmak istendiği taktir
de İŞHAD olarak yardımcı
olmaktan
büyük memnuniyet
duyacaklarını belirtti.
Hindistan'da da
işbirliği niyeti
Türkiye’de iş birliği
yapabilecekleri birçok firma
olduğunu belirten Salih
Zeki Azak, bu firmaların
önemli bir kısmının da
İŞHAD ve TUSKON çatısı
altında birleştiğini dile
getirdi. Türkiye’deki yapı
sektörü pazarı hakkında
da bilgi veren Azak, “Yapı
sektörü, Türkiye’de son
15 yıldır zirve yapan ve
hala cazibesini koruyan en
büyük sektördür. Türkiye
ve bu bağlamda İstanbul,
yapı sektörü konusunda
yatırım yapmaya en
elverişli yerlerden biridir”
dedi. Sadece Türkiye'de
değil, Hindistan'da da
işbirliği yapabileceklerini
dile getiren Azak, yapı
sektörü ile ilgili tüm
ihtiyaçları, İŞHAD çatısı
altında A'dan Z'ye
karşılama potansiyeline
sahip olduklarını vurguladı.
Türkiye pazarında ivmesini
sürekli yükselten inşaat
sektörünün, gelecekte
de bu yükselişini
sürdüreceğini ifade
eden Salih Zeki Azak,
bu bağlamda kurulacak
iş birliklerinin faydalı
olacağını belirtti. İŞHAD
olarak Hindistanlı iş adamı
grubunu ağırlamaktan
büyük memnuniyet
duyduklarını belirten ve
iş yapma potansiyelinin
geliştirmesi için iki tarafın
da daha fazla gidip gelerek
kaynaşması
gerektiğini dile getirdi.
Hindistan yatırım
heyeti ile Türkiye’de
yapı sektörünün
barındırdığı fırsatlar
değerlendirildi.
Hindistan Ticaret Odası
İnşaat Komitesi Başkanı
Sayın Anoop Kumar Mittal
ise konuşmasına TUSKON
ve İŞHAD' a teşekkür
ederek başladı. İki
ülkenin aslında bir bütünü
tamamlayan iki parça
olduğunu belirten Mittal,
Türkiye'nin müteahhitlik
sektöründe avantajı
varken, Hindistan'da iş
yapan şirketlerin sermaye
avantajı bulunduğunu dile
getirdi. Mittal, “Bu ikisi bir
araya geldiğinde, Hindistan
ve Türkiye, çok büyük bir
sinerji meydana getirecek”
dedi. Hindistan’daki
mühendislik ve müteahitlik
firmalarının da Türkiye’deki
gelişimin farkında
olduğunu belirten Mittal,
Türkiye'yi yatırım yapmak
için ideal pazarlardan biri
olarak gördüklerini ifade
etti. Hindistan'ın özellikle
alt yapı konusunda eksikliği
olduğunu ve bu pazarın
yeni yatırım imkânlarına
elverişli durumda olduğunu
anlatan Mittal, bu nedenle
inşaat ve müteahhitlik
sektörlerinin en fazla iş
yapma potansiyelinin
barındıran sektörler
olduğunu aktardı.
Türkiye’ye, emlak
sektöründe yatırım
yapılabilir
Uluslar Arası Emlakçıklar
Başkan Yardımcısı
R.Chalapathi Rao da
konuşmasında, dünya
ülkelerinin gayrimenkul
piyasasında büyük sıkıntılar
yaşadığına dikkati çekerek,
Türkiye'de ise bunun
tam aksinin söz konusu
olduğunu söyledi. Rao, “Bu
da gösteriyor ki Türkiye,
emlak sektöründe yatırım
yapmaya elverişli nadir
ülkelerden bir tanesidir”
dedi.
Hindistan'ın özellikle
alt yapı konusunda
eksiklik var
National Buildings
Construction Corporation
Limited (Ulusal Bina İnşaat
LTD. ŞTİ.) sahibi ve
TEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
39
ETKİNLİK
Rusya pazarı geniş
imkânlar sunuyor
Erciyas Çelik Boru
ziyaret edildi
T
İ
ŞHAD üyeleri, 11-15
Mayıs tarihlerinde
Rusya'nın Moskova ve
San Petersburg şehirlerinde
TUSKON Rutid Derneği
üyeleriyle ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi. İş
görüşmelerinin ardından
firma ziyaretlerinde bulunan heyet, Rusya’ya bağlı
özerk Komi Cumhuriyeti
temsilcileriyle de bir araya
geldi ve ülke hakkında
bilgi aldı. İŞHAD üyeleri,
Rusya pazarının çok geniş
imkânları barındırdığını,
inşaat malzemeleri satışında
Rusya’nın, potansiyel pazarlardan olduğu tespitinde
İŞHAD üyeleri,
inşaat malzemeleri
satışında Rusya’nın
potansiyel
pazarlardan olduğu
tespitinde bulundu.
ürkiye’nin önde
gelen spiral kaynaklı
çelik boru üreticilerinden biri olan Erciyas
Çelik Boru Sanayi, İŞHAD
Makine Metal Komitesi tarafından ziyaret edildi. Şirketin Genel Müdür Yardımcısı
Burak Can’ın makamında
gerçekleşen buluşmaya, İŞHAD’ı temsilen Makine-Metal Komite Başkanı M. Fatih
İncetahtacı ile Komite Başkan Yardımcısı Serkut Coş-
Üyelerden Abant gezisi
bulundu. Binaların eski
olduğu, yenilenmenin ise
başladığını belirten üyeler,
önümüzdeki yıllarda da
pazara girişin zorlaşacağı
uyarısında bulundular.
İ
ŞHAD Sağlık Komitesi,
iş hayatının yorucu
temposundan bir nebze
olsun uzaklaşabilmek adına
bir gece iki günlük Mudurnu
Abant gezisi gerçekleştirdi.
Sağlık komitesi üyelerinin
ailele ve arkadaşlarının da
katıldığı gezi, 15 Şubat cu-
40
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
kunsu katıldı. Toplantıda;
Burak Can geçmiş dönem
faaliyetleri hakkında bilgi
verirken, yurtiçi ve yurtdışı
yatırımlarına ara vermeden
devam edeceklerini dile
getirdi. İŞHAD Makine-Metal Komitesi faaliyetleri
hakkında İncetahtacı’dan
bilgi alan CAN, TUSKON’un
yurtdışı faaliyetlerini takip
ettiklerini, geçmiş dönemde
de bu faaliyetlere katıldıklarını ifade etti.
martesi günü sabah başladı.
Termal otelde bir gece konaklamanın ardından pazar
günü Abant Gölü’ne hareket
edildi. Üyeler, Abant Gölü
çevresinde yürüyüş yapıp
ata bindiler. İki günlük
güzel bir tatilin ardından
İstanbul’a geri dönüldü.
ETKİNLİK
Mercedes’in millileştirilmesine tanıklık edildi
Mercedes Benz Türk A.Ş’yi ziyeret eden İŞHAD üyeleri, şirketin çalışma koşulları hakkında
bilgi alırken, aynı zamanda kendilerini ve firmalarını tanıtma imkânı da buldular.
M
ARİFED
Otomotiv
Komitesi,
Mercedes Benz Türk
A.Ş’yi ziyaret etti.
Şirketin Hoşdere’de
bulunan fabrikasına
gerçekleşen ziyaret, 2
Haziran 2014 Pazartesi
günü düzenlendi.
Ziyarete, 10’u İŞHAD’dan
olmak üzere toplam 44
kişi katıldı. Avrasya İş
Adamları Derneği’nin
(AVİAD) ev sahipliğinde
yapılan kahvaltılı tanışma
toplantısı ile teknik
gezi programına katılan
üyeler, kendilerini ve
firmalarını tanıtma imkânı
buldu. Toplantıdan sonra
Mercedes’in Hoşdere
Üretim Tesislerine geçildi
ve heyeti Mercedes
Hoşdere ziyaretçi heyeti
karşılama sorumlusu
42
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
Çetin Alibek tarafından
karşılandı. Seminer
salonuna alınan İŞHAD
heyetine kısa bir hoş
geldiniz konuşmasından
sonra Mercedes Benz
Türk A.Ş.’nin tanıtım
filmi izletildi. Ardından
Mercedes’in Türkiye’ deki
tarihçesini, sayısal üretim
değerlerini, Avrupa’daki
diğer otobüs fabrikaları
ile kıyaslama değerlerini
kapsayan detaylı bir
sunum yapıldı. Sunum
esnasında sorulan sorular
cevaplandı. Sunumun
ardından MARİFED
Otomotiv Komitesi adına,
ziyaretin anısına, Emre
Topal tarafından, Çetin
Alibek’e plaket takdim
edildi. Plaket takdiminin
ardından heyete öğlen
yemeği ikram edildi ve
akabinde iş güvenliği
tedbirleri alınarak teknik
gezi başladı.
Üretilen otobüslerin
yüzde 61’inin tedariki
Türkiye’den
Buluşmada; fabrikanın
sac şekillendirme bölümü,
Gezi sırasında
üyelere, üretilen
otobüslerin yüzde
61’inin Türkiye’den
tedarik edilen
parçalar ile üretildiği
ve bu millileştirme
çalışmalarının
devam ettiği bilgisi
verildi.
şasi kaynak bölümü,
kataforez havuzu,
boyahane, motor toplama
kısmı, motor ve şasinin
evlendirildiği kısım, iç ve
dışgenel montaj hatları
gezilerek tüm proses
hakkında gezi heyetine
detaylı bilgi verildi. Gezi
esnasında heyetimizce
sorulan sorulara ilişkin
açıklamalar yapıldı.
Mevcut durumda üretilen
otobüslerin yüzde 61’inin
Türkiye’den tedarik edilen
parçalar ile üretildiği
ve bu millileştirme
çalışmalarının devam ettiği
bilgisi verildi. Fabrikanın
enerji ihtiyacını kendi
kojenerasyon sistemi
ile karşıladığı ve yapılan
tasarruflarla bazı sosyal
sorumluluk projelerinin
hayata geçirildiği
vurgulandı.
Atmosfer Film
ile "Sürgün İnek"
konuşuldu
Sağlık komitesi yılın
ikinci yarısını planladı
S
ağlık Komitesi
toplantısı 3 Mayıs
2014 Cumartesi
günü dernek toplantı
salonunda gerçekleşti.
Komite toplantısında; 2014
yılının ikinci yarısındaki
programlar netleştirilirken,
Kızılay’a kan bağışı günü
çalışması, Libya iş gezisi
ve sosyal aktivitelerin
belirlenmesi gündeme geldi.
Toplantı başlangıcında
İŞHAD Sağlık Komite
Başkanı Kerim Karakuş,
yapılacak programların
içerikleri ile ilgili bilgi verdi.
Diğer üyeler ile de fikir
alış verişinde bulunuldu.
Komite yürütme kurulu
üyeleri, 2014 yılının
kalan zaman diliminde
yapılabilecek programlar
hakkında fikirlerini
sunduktan sonra, yılın
kalan diliminde yapılacak
programların planlamasının
artından toplantı sona erdi.
Gıda komitesi büyük
buluşmaya hazırlanıyor
İ
ŞHAD Gıda Komitesi
14 Şubat 2014
tarihinde MARİFED
Gıda Perakende Sektör
Buluşması’nda izlenecek
yolu görüşmek üzere
toplandı. Komite Başkanı
Abdullah Yıldırım
Demirci’nin konuşmasının
ardından, toplantıda üyelere
MARİFED Gıda Perakende
Sektör Buluşması ile ilgili
bilgi verildi. Geçen yıl
ilki yapılan fuarla ilgili,
görüntülerden oluşturulan
tanıtım filmi izlendi
ve üyelerin fuarla ilgili
fikirleri alındı.
İ
ŞHAD Hizmet Komite
Başkanı Adem Ertürk,
Komite Koordinatörü
Murat Bekdemir, Komite
Yürütme Kurulu Akın Kaya
ve İsmail Alataş, Sürgün
İnek filmi bağlamında
Atmosfer Film’in
yöneticileriyle bir araya
geldi. Ziyarette yapımcı
Ali Tokul, senarist ve
oyuncu Serkan Öztürk,
oyuncu Savaş Bayındır
ile birlikte, Sürgün İnek
film üzerinden hoş ve
güzel sohbette bulunuldu.
Çekimleri, Muğla’nın
Yatağan ilçesi Bozüyük
köyünde gerçekleşen
Sürgün İnek filminin
hikâyesi ise şöyle: "Yıl
1997… Düşüncelerinden
ötürü insanların sürüldüğü
günlerde, sıra Gomalak
köyündeki bir ineğin
özgürlüğüne gelir. Şevket
ve Cemile kendi halinde
yaşayan, birbirlerini ve
inekleri Sarıkız'ı çok
seven bir çifttir. Bu çiftin
hayatları, ineklerinin
Atatürk büstünü
kırmasıyla birden bire
içinden çıkılmaz bir hal
alır. Bu olayın çığ gibi
büyüdüğüne, hadisenin
köy sınırlarını aştığına,
şaşkınlık ve korkuyla şahit
olurlar. Muhtarından,
ihtiyar heyetine,
bürokratından, askerine
herkes, bir ineğin peşine
düşer. Mesele büyüdükçe,
sağından solundan ilgili
bütün kişiler kendilerini
trajikomik bir hal içinde
bulur. Olaylar giderek
bir komedi şölenine
dönüşür. Kahramanlarımız
düştükleri bu durumdan
nasıl sıyrılacaklarıdır?
Özgürlüğünü kaybeden
Sarıkız eski mutlu günlerine
dönebilecek midir?"
Yeşilçam'ın usta oyuncuları
ile genç kuşağı buluşturan
filmin kadrosunda; Hasan
Kaçan, Şebnem Sönmez,
Fırat Tanış, Cezmi Baskın,
Tarık Papuccuoğlu, Vildan
Atasever, Tolga Güleç,
Koksal Engür, Eşref
Kolçak, Yılmaz Gruda,
Mine Teber, Bedia Ener,
Sadi Celil Cengiz gibi
isimler yer alıyor.
TEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
43
UFUK TURU
KOBİ’LER VE FİKRİ MÜLKİYET
HAKLARININ YÖNETİMİ
İnovasyon, fikri haklar, özelde marka, patent ve tasarım gibi sıkça duyduğumuz terimler, hepimiz
için belirli anlamlarla yüklü. Ancak bunları katma değer sağlayacak şekilde firmalarımızda nasıl
değerlendirip yönetmeliyiz sorusu, daha doğrusu sorunu, artık bizler için kritik hale geldi.
D
evletimizin uygulamaya aldığı yeni
teşvik sistemleriyle, yakın zamanda
çıkmasını beklediğimiz,
yasal bazı boşlukları
dolduran ve üniversiteleri
de iş hayatına daha çok
kazandırması hedeflenen
yeni patent kanunumuzla,
Avrupa çapında saygınlığını kanıtlamış Türk Patent
Enstitüsü’nün gayretli
ve başarılı çalışmalarıyla,
marka müracaatlarındaki
Avrupa liderliğimizle güzel
bir konumdayız. Ancak
yeterli değil! Markalaşma, patent ve tasarım
anlamında Amerika ve
Japonya bir tarafa, Avrupa, Çin, Kore bizden daha
hızlı koşuyor. Ağır rekabet
şartlarıyla karşılaştığımız bu çok uluslu pazar
ortamında, firmalarımızı
güvenle yarınlara taşımak
adına çok gecikmeden sınai hakları ve yönetim mekanizmalarını anlamamız,
bunları bizim de hayata
geçirerek yönetmemiz son
derece önemli.
Elimizde ne var?
Maalesef bir çok firmamız fikri varlıkların ne
olduğunu ve değerini
ancak bir sorunla karşılaştığında anlıyor. O
44
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
zaman da çoğunlukla iş
işten geçmiş oluyor. Fikri
hakları nasıl yöneteceğimizden önce “firmamın
hangi fikri varlıkları
nelerdir, bunların durumu
nedir, işim için ne kadar
önemliler, ben bunları
koruyabiliyor muyum” gibi
temel sorulara cevaplarımız olmalı. Esas soru ise
işimin ticari başarısı için
bunlardan mümkün olan
en iyi faydayı ve neticeyi
nasıl elde edebilirim? Bu
sorunun cevabı firmanızın
türüne, büyüklüğüne,
pazar stratejilerine bağlı
olarak değişmekle birlikte
araştırma ve geliştirme
faaliyetlerine ne kadar
açık olduğunuz mutlak
belirleyici kriterlerdendir.
Fikri varlıklarımızı
nasıl koruyacağız ?
Bu sorunun cevabını
sadece Türk Patent
Enstitüsüne veya diğer
resmi kurumlara yapılacak
tescil başvuruları şeklinde
görmemeliyiz. Örneğin,
patente konu olabilecek
bir buluşunuzu know-how
olarak firma içersinde sır
olarak saklamak da isteyebilirsiniz. Dolayısıyla bunun çok öncesinde dikkat
etmemiz gereken hususlar
var: İşimin bir kısmı için
dışarıdan destek alacaksam fikri varlıklarımı
koruyacak sözleşmelerim
var mı? İş bilgilerim ne kadar gizli? Ayrılan elemanla
neler kaybediyorum, peki
neden? Burada çalışanlarla ve iş ortaklarıyla gizlilik
sözleşmeleri önemlidir
ancak tek başına yeterli
olmayıp gerekli güvenlik
tedbirlerinin alınması
zaruridir. Bilgiye ulaşım
kaynaklarının denetlenmesi, mümkünse bilginin
bölünerek farklı paydaşlarla bütünü göremeyecek
Hasan Gedik
Destek Patent Genel Müdür
Danışmanı - Marka Vekili
[email protected]
şekilde paylaşılması gibi
yaklaşımlar uygulanabilir.
Yine fikri varlıklarımı ticarileştireceksem, hak sahibi
olmayı sürdürmeli miyim?
Yoksa bazı yerlerde lisans,
bazı yerlerde devir gibi
opsiyonları mı değerlendirmeliyim? gibi pek çok
soruya cevap vermemiz
gerekecek.
Fikri varlıkların
yönetimi
Özetle fikri varlıkların yönetimi ile bir “Fikri Varlık
Stratejisi” oluşturarak
fikri mülkiyet haklarını
elde etme, uygulamaya
alma, faydaya dönüştürme, izleme ve yaptırım
Maalesef bir çok
firmamız fikri
varlıkların ne
olduğunu ve değerini
ancak bir sorunla
karşılaştığında
anlıyor. O zaman da
çoğunlukla iş işten
geçmiş oluyor.
konularına artık özen
göstermeyi ve firmamızın
tüm iş stratejisine bu fikri
mülkiyet hassasiyetinin
dahil edilmesini anlamalıyız. Fikri mülkiyet
haklarını elde etme
anlamında fikri varlıklarımızın geliştirilmesi için
çalışanlarımızın teşvik
edilmesi, etkin ve doğru
bir işletim mekanizması
ile buradaki kaynakların
değere dönüştürülmesi
gerekiyor.
Uygulama açısından özel
durumlar hariç pazara
çıkacak ürünümüz için
mümkün olan tüm hakların alınması ve korunması
gerekir. Unutmamak
gerekir ki ürününün bazı
özellikleri birden fazla fikri hak korumasına konu
olabilir. Makası, teknolojisi, ambalajın şekli,
tekstil tasarımı, yazılım
vb. gibi… Burada tescil
edilebilir sınai haklar için
karar verilmesi, maliyet-fayda analizi yaparak
marka, patent, tasarım
gibi her türlü opsiyonun
değerlendirilmesi esastır.
ve marka izleme faaliyetleri ihmal edilmemelidir.
Örneğin, marka izleme
sayesinde markanıza
zarar verebilecek başka
müracaatları tescil edilmeden ve uzun ve maliyetli mahkeme sürecine
girmeden itiraz ederek
önlemeniz mümkün olabilir. Patent verilerini doğru
izleyen ve değerlendiren
firmaların ise buradan
üçlü bir fayda ile teknik,
ticari ve hukuki bilgi elde
etmeleri mümkün oluyor.
Teknik anlamda güncel
ve eski teknolojinin de-
taylarını görmek, serbest
buluşları değerlendirmek,
Ar-Ge’ye veri ve kaynak
oluşturarak yeniden
icadın önüne geçmek gibi
bir çok faydası var. Ticari
anlamda patent ve buluş
sahiplerini inceleyerek
ilgilendiğiniz teknik alanda muhtemel iş ortakları
veya alıcılar bilgisine
ulaşabilirsiniz. Hukuki
anlamda ise pazara ürününüzü sunmadan önce
bulunduğunuz coğrafyada
başkalarının haklarını
ihlal etmeden araştırma
ve öğrenme imkanı tanır.
Patent ve marka
izleme
Rakiplerin ve pazarın değerlendirilmesinde patent
TEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
45
RÖPORTAJ
50 54
SU ARITMADA
AR-GE’NİN
GÜCÜ
SÜREKLİ GELİŞMENİN
EĞİTİMDEKİ KARŞILIĞI
“Bugüne kadar ulusal ve uluslararası çapta 526 başarıya imza atan Boğaziçi
Fatih Koleji’nin, bu başarıları arasında; Türkiye birincilikleri olduğu gibi bilim
olimpiyatlarında dünya madalyaları da bulunuyor.
E
ğitim sektörüne
1996 yılında Ufuk
Koleji adıyla giriş
yapan Boğaziçi Fatih Koleji,
bugün Fatih Eğitim Kurumları’nın kalite standartları
çerçevesinde yoluna devam
ediyor. Kalite hedeflerini
okul geneli ve birimler bazında belirleyerek, bunları
“sürekli gelişme” felsefesi
çerçevesinde güncelleyen Boğaziçi Fatih Koleji,
ailelerle sürekli etkileşim
içinde kalarak çocukların
geleceğine ışık tutuyor. Her
alanda rol model olabilecek
öğretmenlerle ailelerine ve
çocuklarına başarılı bir gelecek vaadinde bulunduklarını
ifade eden Boğaziçi Fatih
Kolejleri Genel Müdürü Gazi
Karslı, geçmişten bugüne
ulusal ve uluslararası çapta
526 başarıya imza attıkları bilgisini verdi. “Bizim
unutamayacağımız tek
anımız, çocuğun madalyasını aldığında yüzündeki
sevinç gözlerindeki ışıltıdır”
şeklinde konuşan Karslı, İş
Hayatı’na samimi değerlendirmelerde bulundu.
OTOMOTİVDE
UZUN SOLUKLU
YOLCULULUK
Boğaziçi Fatih Koleji hakkında bilgi verir misiniz?
1996 yılında Şişli’de Ufuk
Koleji olarak eğitim sektörüne giren okulumuz, 2013
yılında Fatih Koleji’nden
franchise alarak Boğaziçi
Fatih Koleji ismini aldı. Şu
anda anaokulu, ilkokul, ortaokul, fen lisesi ve Anadolu
lisesi olarak tüm kademelerde başarılı bir eğitim veriyor. Fatih Koleji bugün 30.
yılında 100'ü aşkın okuluyla
büyümeye devam ediyor.
Anaokulundan liseye komple bir eğitim sistemine sahip
olan kolej, her yıl aldığı
başarıların yanı sıra duyulan
sevgi ve güvenin bir eseri
olarak hızla büyüyor.
Fatih Koleji’nin başarısındaki temel sebebi
neye bağlıyorsunuz?
Öğrencilerimizin hedefledikleri başarıya ulaşmaları
için kaliteli eğitim hizmetlerinden tam olarak
yararlanmalarını sağlıyoruz.
Kalite, kurumumuzda
çalışan herbir görevlinin
temel sorumluluğudur. Bu
sorumluluk, kurumlarımızda
yeniliğin teşvik edildiği,
personelimize kendilerini
geliştirme ve yenileme
imkânlarının sağlandığı,
destekleyici ve teşvik edici
bir öğrenme ortamı içinde
yerine getirilir. Kalitenin
sürekli olarak iyileştirilmesi
için orijinal tasarımların ve
en iyi uygulamaların araştıTEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
47
RÖPORTAJ
rılıp, en kısa sürede öğretmen, öğrenci ve velilerimizin hizmetine sunulmasına
büyük önem veriliyor. Fatih
Eğitim Kurumları, kalite
hedeflerini okul geneli ve
birimler bazında belirlemek,
bunları “sürekli gelişme”
felsefesi çerçevesinde her
yıl yeniden gözden geçirerek güncelleştiriyor. Fatih
Eğitim Kurumları’nın kalite
prosedürleri, yasal mevzuat
çerçevesinde öğrenci ve
velilerin görüşleri, istek ve
beklentileri değerlendirilerek belirleniyor.
Malum, Türkiye’deki
eğitim sistemi sürekli
değişiyor. Bu değişimler,
Fatih Koleji olarak sizleri nasıl etkiliyor ?
Yapılan her değişikliğe en
hızlı şekilde adapte olmak
için çalışıyoruz. Eğitim bir
sistem işidir ve bu sistem
içerisinde asla geri kalmamak lazım. Bu hem özel
sektör olmanın verdiği bir
sorumluluk hem de özellikle yarınlara hazırladığımız
öğrencilerin omuzumuzdaki
vebali açısından böyledir.
Okul eğitiminin yanı sıra
çocukların başarısında
aile faktörünün etkisi
nedir?
Bir çocuğun başarılı bir
şekilde eğitimi için gereken en önemli faktördür
aile... Çocuk eğitimi önce
ailede başlar, sonra okul ve
sonrasında da sosyal çevre
ile devam eder. Eğer aile
çocukla birlikte geçirdiği
süreyi ne kadar kaliteli ve
verimli bir şekilde geçirirse, çocuk o kadar iyi
bir zihinsel ve psikolojik
gelişim gösterir. Ama aile
“çocuk zaten okulda eğitim
48
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
alıyor, evde bize gerek yok”
gibi bir ilgilenmeme ya
da bilgisayar, televizyon,
tablet gibi aletlerle çocuğu
baş başa bırakırsa orada da
çocuğun eğitimi yanlış bir
seyirde gidiyor demektir.
Özellikle 0-6 yaş grubundaki çocuklar, kimin yanında
yetişirler ve nasıl bir eğitim
alırlarsa, ilerde de bu çocukların kişilik ve karakter
yapısı da o yönde gelişiyor
olacak. Bu nedenle aile
çocuğuyla kaliteli ve nitelikli zaman geçirmeli, çocuğu
kendi haline bırakmamalı.
Biz bu konuda aileye PDR
uzmanlarımızla her türlü
destek veriyoruz.
Türkiye’de uygulanan
eğitim metodolojisi ile
Fatih Koleji’nin uygulamaları arasında bir
farklılık var mıdır?
Okulumuz Milli Eğitim
Bakanlığı’nın belirlediği
müfredat çerçevesinde
eğitim veriyor. Dolayısıyla
herhangi bir farklılık söz
konusu olamaz. Ancak
sunulan teknik araç gereç,
sosyal imkânlar ve eğitmen
kalitesi farklılık gösterir.
Gazi Karslı: “Bizim
unutamayacağımız
tek anımız, çocuğun
madalyasını
aldığında yüzündeki
sevinç, gözlerindeki
ışıltıdır.”
Boğaziçi Fatih Kolejleri Genel Müdürü GAZİ KARSLI
Eğitmen kadronuzu
seçerken dikkat ettiğiniz
hassasiyetler nelerdir?
En önemli hassasiyetimiz,
çocuğa rol model olacak
olmalarıdır. Bu bağlamda;
mesela derste çocuğa “sigara içmek sağlığa zararlıdır”
deyip teneffüste öğretmen
sigara içiyorsa, burada
çocuk için söylenenden
çok yapılan davranış etkili
olacağı için başarısız bir rol
modelden söz edebiliriz. Bu
nedenle sigara, öğretmenlerimizin seçiminde tercihimizi etkileyen hassasiyetlerimizden biridir. Bu örnekleri
çoğaltabiliriz. Ama en sade
haliyle ‘her alanda rol model
olabilecek öğretmen’ ifadesi
yeterli diye düşünüyorum.
Birçok başarı hikâyeniz
söz konusu, peki bunlar
arasında öne çıkan ya da
unutamadığınız biri var
mıdır?
Başarı okulumuzun temel
vaadidir. Geçmişten günümüze ulusal ve uluslararası
çapta 526 başarımız oldu.
Bunlar arasında Türkiye
birincilikleri olduğu gibi bilim olimpiyatlarında Dünya
madalyaları da bulunuyor.
Bu kapsamda başarılı olan
çocuklarımız şimdi Harvard,
Einstein Enstitüsü, ODTÜ,
Boğaziçi gibi kurumlarda
akademisyenlik yapıyor.
Bizim unutamayacağımız
tek anımız, çocuğun madalyasını aldığında yüzündeki
sevinç gözlerindeki ışıltıdır.
TÜBİTAK’da ve uluslararası
bilim olimpiyatlarında madalya alan bir öğrencimize,
gazeteci röportajı sırasında
“LYS’de de dereceye girer
misin? Sorusuna sınava
girmeyi düşünmüyorum.
ABD’de bir üniversiteye başvurmayı düşünüyorum” diye
cevap vermişti. Türkiye’de
pek bilinmiyor ancak bilim
olimpiyatlarında dereceye
giren çocuklar yurtiçi ve
yurtdışında istedikleri bir
üniversiteye sınavsız girebiliyorlar.
İŞHAD’a üye olmak size
ne kazandırdı?
İŞHAD nitelikli iş sektörlerinin bir arada bulunduğu
bir kurum. Bu kurumda
ülkemizde değerli yatırımları bulunan iş adamları ile bir
arada olmak elbette gurur
verici. Kurumlar arası işbirliği ve sektörel tecrübelerden
istifade etmek gibi değerli
katkıları oluyor.
RÖPORTAJ
SU ARITMADA
AR-GE’NİN
GÜCÜ
Su arıtma sektöründe 14 yıldır hizmet
verdiklerini anlatan Ferhan Emir, şirketlerinin
Ar-Ge çalışmalarına ağırlık vererek en sağlıklı su
tüketiminin yollarını geliştiriyor.
H
50
HSC Arıtım, son olarak
suda bulunan döteryum
(ağır hidrojen) elementini
kullanarak, hidrojeni bol
su üreterek, insanların
daha sağlıklı yaşamasını
sağlayabilmenin yollarını
geliştiriyor. Çalışma hayatında başarı ve sürekliliğin
hizmette dürüstlük ve
kalite ile teminat altına
alınabileceğini söyleyen
HSC Arıtım Genel Müdürü
Ferhan Emir, en iyi olmak
ve en iyi kalmanın yollarını
İş Hayatı'na değerlendirdi.
hizmet veriyor. Kurulduğu
günden itibaren, su arıtma
sistemleri ve ekipmanları
konusunda evsel ve endüstriyel olarak ithalat, ihracat, mühendislik, sistem
tasarımı, projelendirme,
montaj ve montaj sonrası
hizmetler veren firmamız
ayrıca mevcut evsel ve
endüstriyel su arıtma
sistemlerine ait muhtelif
parçaların teminini de sağlıyor. HSC Arıtım, İstanbul
Merkez, İstanbul-Karaköy
Şubeleri’nin dışında, İzmir
ve Ankara Bölge Müdürlükleri ile hizmet veriyor.
Firmamız, yaklaşık 70
kişilik geniş tecrübeli
personel kadrosu ile gerek
Türkiye’de gerekse yurtdışında faaliyet göstermeye
devam ediyor.
Firmanız ve faaliyetleriniz hakkında bilgi
verir misiniz?
HSC Arıtım, su arıtma
sektöründe 14 yıldır
Geliştirdiğiniz ürün
ve hizmetler hakkında
bilgi verir misiniz?
İthal etmiş olduğumuz
ürünlerin toptan ve pera-
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
kende olarak satışının yanı
sıra montaj ve işletmeye alma aşamalarında
süpervizörlük hizmeti,
imalat ve satış sonrasında
da nakliye, montaj ve işletmeye alma, periodik ve
yıllık bakım hizmetlerini
sağlıyoruz.
Firmanızın sektördeki
konumu nedir? Sektörde farklılaşmanız
nedir?
HSC Arıtım; sektöründe
lider firmaların başında
geliyor. Kendi sektöründe
kendisini kanıtlayan HSC,
su arıtma sektöründe
önemli bir yer tutuyor.
Bunun sebebi daima üstün
kalite, güvenilir hizmet,
zamanında teslimat, ekonomik, yaratıcı çözümler
üretmeyi ilke edinmesi, su
arıtma sektöründeki diğer
firmalara nazaran daha
geniş kapsamlı ürün gamına sahip olması ve stoklu
çalışabilmemizdir.
Ar-Ge çalışmalarınız
nelerdir?
Evsel ve endüstriyel su
arıtma sistemlerinin daha
kaliteli, daha sağlıklı ve
ulaşılabilir ekonomik
düzeyde Türkiye’de
üretilmesi, yeniliklerin,
teknolojik gelişmelerin
sürekli olarak takip edilmesi ve uygulanmasıdır.
Ayrıca şu sıralar üzerinde
durduğumuz diğer bir ArGe çalışmamız ise yeni bir
teknoloji ile hidrojenli su
üretmek; insanların daha
sağlıklı yaşamasını sağlayabilmektir. Suda bulunan
döteryum (ağır hidrojen)
elementi, insan bünyesine
zarar veren besinlerdeki
toksik maddeleri temizliyor, dokuları ve hücreleri
güçlendiriyor.
2014 yılından
beklenti ve
hedefleriniz nelerdir?
“Çalışma hayatında başarı
ve sürekliliğin teminatı;
hizmette dürüstlük ve
kalitedir.” prensibiyle
çalışan firmamızın; kalite,
doğruluk ve dürüstlük
çizgisinden sapmadan
faaliyetlerini sürdürmek,
faaliyetlerini sürdürürken
daha fazla kitleye hitap
edebilmek, en iyi olmak
ve en iyi kalmak hedefleri
arasındadır.
RÖPORTAJ
SAĞLIK TURİZMİ İLE FARKLI
KÜLTÜRLERDEN İNSANLARI
AĞIRLIYOR
Bir yandan Türkiye’nin en genç sağlık markasını
ortaya koyduklarını ve farklı kültürlere hizmet
sunduklarını aktaran Meri İstiroti, öte yandan
etkin tıbbi hizmetler sağlayarak, Türkiye’yi en
güzel şekilde yurtdışına tanıtabilmenin haklı
onurunu yaşadıklarını ifade etti.
D
Dünyadan milyonlarca
turistin tercih ettiği en
önemli destinasyonlardan
biri olan Türkiye, yalnızca güneş, deniz ve kum
tatili ile değil, son yıllarda
sağlık turizmi ile de ön
planda. Türkiye muazzam
turistik tesislerin yanı
sıra konusunda dünyada
parmakla gösterilecek teknolojik donanımlı hastane
ve doktorları ile özellikli
birçok tedavi ve ameliyata
imza atıyor. Türk sağlık
turizmi dünyanın farklı
yerlerinden gelen pek çok
insanın derdine derman
52
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
oluyor ve her geçen gün
daha da yükselerek bir
marka olma yolunda hızla
ilerliyor. Kurdukları altyapı ve teknolojik yatırımla,
iyi hekimlerden oluşan
bir takım kurabilmenin
ötesine geçtiklerini ifade
eden Liv Hospital Genel
Müdürü Meri İstiroti, hastalara nasıl yaklaşacağını
bilen bir hastane personeli
ile hizmet verdikleri için
başarılı olduklarını söyledi.
Meri İstiroti ile sağlık
turizminin ulaştığı noktayı
konuştuk.
Sizce sağlık turizminde
Türkiye neden tercih
ediliyor?
Türkiye’de yer alan sağlık
kuruluşlarının altyapıları
çok iddialı bir duruma
geldi. Yapılan üst düzey
teknolojik yatırımlar ile en
etkin tanı ve tedavilerin
hastaların hizmetine su-
Meri İstiroti
“Türkiye’ye gelen
bir sağlık turisti,
ortalama 8 bin dolar
gelir oluşturuyor.”
nulması, yetkin hekimlerin
bu üst düzey teknolojiyi ve
uygulamaları günlük pratiklerine sokmuş olmaları;
farklı ülke vatandaşlarında, Türkiye’deki sağlık
hizmetlerini merak etme
ve kullanma alışkanlığı
doğurdu. Daha iyi ortam-
larda, daha iyi bir hizmet
anlayışı ile iyi ve başarılı
tıbbi sonuçları deneyimlenmesi söz konusu oldu.
Bundan aldıkları cesaretle
Türkiye’nin ileri gelen sağlık kuruluşları da yurtdışına bu altyapı ve hizmetleri
pazarlamaya başladı. Kamu
desteği olmadan başladıkları bu tanıtım çalışmaları
ve faaliyetleri neticesinde,
Türkiye’ye gelen yabancı
hasta sayısı hızla artmaya
başladı.
Bu olumlu gelişimden
etkilenen çeşitli kamu
organları da tıp turizmine destek olmaya başladılar, öyle değil mi?
Evet, örneğin THY anlaşmalı sağlık kuruluşlarına
gelen hastalara daha
uygun fiyatlı bilet satmaya
başladı. Ekonomi Bakanlığı
marka tanıtımı kapsamında
yurtdışında yapılan tanıtım
ve pazarlama çalışmalarını
desteklemeye ve teşvik
sağlamaya başladı. Turizm
Bakanlığı ve TÜRSAB bu
konuda daha yoğun tanıtım çalışmaları yapmaya
başladılar.
Bir sağlık turisti, ortalama ne kadar gelir
bırakıyor?
Türkiye’ye gelen bir sağlık
turisti, ortalama 8 bin
dolar gelir oluşturuyor.
Bir hasta, 2 bin 500 dolara
göz lazeri için de gelebiliyor, bir kanser ameliyatı
olmak ya da ışın tedavisini
burada yaptırabilmek için
de tercihini buradan yana
kullanabiliyor. Ortalama
30 bin dolar bir nakil için
de 100 bin doların üzerinde bir bedel de ödeyebiliyor.
Türkiye en çok hangi
tıbbi alanlar için tercih
ediliyor?
Ülkemiz artık sadece estetik cerrahi, diş tedavileri,
göz ameliyatları için değil,
risk düzeyi yüksek tedaviler için de tercih ediliyor.
Dünyanın her bölgesinde
gerçekleştirilmeyen birçok
ilerici uygulama kolaylıkla
yapılabiliyor. İleri kulak
ameliyatları, tansiyonu
ortadan kaldıran renal
denervasyon uygulamaları,
mide, bağırsak, kolon, rektum, rahim, over, böbrek,
prostat kanserlerinde robotla tedavilerin yapılması, diz protez ameliyatların
bir devrim niteliğinde olan
TÜRKİYE’YE 2013
YILINDA
300
BİN
SAĞLIK TURİSTİ GELDİ
makoplasti tekniğinin (bu
da bir robotik cerrahi yöntemi, diz için kullanılan)
yapılması, titreme cerrahilerinin yapılması, başarılı
obezite cerrahilerinin
robotik metotla yapılması,
kök hücre tedavilerinin
uygulanabilmesi bunlardan
sadece bazılarıdır.
Türkiye, geçen yıl sağlık sektöründe ortalama kaç turist ağırladı?
Geçen yıl sektörümüzde
300 bini aşkın sağlık turistini ağırladık.
Peki, çok başarılı tedaviler sunabilmek ve
iyi yatırımlar yapmış
olmak yeterli mi?
Maalesef değil… Hastaların sizi tercih etmesini
sağlamak, internetteki bilgi
bolluğu ve hatta kirliliği
içinde sizin tercih edilebiliyor olmanız o kadar da
kolay değil. Burada pazarlama stratejilerinizi ülkeye
göre doğru yapabilmeniz
gerekiyor.
Doğru bağlantılar
kurup doğru stratejiler
belirlemek yeterli mi?
Siz, Liv Hospital olarak
ne tür pazarlama stratejileri belirlediniz?
Hastalarla konuşan, yüzleşen, raporları hızla tıbbi
otoritelerden onaylatıp
yapılacak tedaviyi etkin ve
net bir şekilde hastalara
anlatan yurtdışı pazarlama
ekibinizin ve hastane işletme ekibinizin çok iyi olması gerekiyor. Burada insana
yaptığınız yatırım kadar
başarılı oluyorsunuz. Farklı
kültürlerin ihtiyaçlarını
bilmek, hassasiyetlerine
göre davranmak apayrı bir
dikkat ve meziyet gerektiriyor. Lisanını bilmediği,
belki de ilk defa hayatında
geleceği bir ülkeye gelmeye ikna ediyor bu arkadaşlar hastaları. Hekimler
ve altyapı hakkında güven
oluşturuyor ve ülkeye
adım attığı andan itibaren
havaalanından, havaalanına geri dönene kadar bu
hastanın ailesi oluveriyorlar yurtdışı yetkililerimiz.
Sadece yabancı dil bilmek yeterli değil yani.
Liv Hospital yurtdışı
pazarlama ekibi, farklı
kültürleri ağırlarken
nelere dikkat ediyor?
Sadece yabancı dil bilmek
yetmiyor, insanı sevmek, tüm tarafları doğru
bilgilendirmek ve organize edebilmek gerekiyor.
Çalıştığımız hastanenin
tüm üyelerinin, yabancı hastaların ihtiyaç ve
beklentilerine aşina ve
duyarlı olması gerekiyor.
Liv Hospital, kurduğu
altyapı ve yaptığı teknolojik yatırımın, iyi hekimlerden oluşmuş muazzam
bir takım kurabilmesinin
ötesinde, hastalara nasıl
yaklaşacağını da bilen bir
yurtiçi ve yurtdışı takımı
ve hastane personeli ile
hizmet veriyor. Bir yandan
Türkiye’nin en genç sağlık
markasını ortaya koyarken, çalışanların deneyimlerini bir araya getirerek,
farklı kültürlere hizmet
sunuyoruz. Öte yandan
iyi tedaviler sunabilmek,
etkin tıbbi hizmetler
sağlayabilmenin gururunu
yaşarken Türkiye’yi en
güzel şekilde yurtdışına
tanıtabilmenin haklı onurunu yaşıyoruz.
TEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
53
RÖPORTAJ
OTOMOTİVDE UZUN SOLUKLU
YOLCULULUK
Uzun vadede Türkiye’nin bilinen ve en yaygın servis ağını oluşturmayı hedeflediklerini dile getiren
Salim Soyluk yurtdışında yaygınlaşmayı ve yedek parça dağıtım organizasyonlarını da yeni ülkelerle
büyütmeyi planladıklarını söyledi.
gelecek hedefleri hakkında
İş Hayatına konuştu.
T
Türkiye’den dünyaya
açılabilecek ve farklı ülkelerde bayiler verebilecek
ölçüde bir otomobil servis
ağı standardı oluşturmayı
hedefleyen Oto Soylu,
marka değerlerinin benimsenerek uygulanmasını
sağlamakla ilgili çalışmalar
yürütüyor. Firma, uzun
vadede Türkiye’nin bilinen
54
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
ve en yaygın servis ağını
oluşturmayı ve yurtdışında
yaygınlaşarak, yedek parça
dağıtım organizasyonunu
yeni ülkelerle büyütmeyi
hedefliyor. Yakın bir gelecekte elektrikli otomobillerin yaygınlaşacağı öngörüsünde bulunan Soylu Grup
Yönetim Kurulu Başkanı
Salim Soyluk,“Bence
gelecek köklü, güçlü, tek
merkezden satınalma
yapabilen ve bireysel/
kurumsal müşteriler için
tek muhatap sağlayabilen
dünya çapında yaygın
şirketler olabilmekte yatıyor diye konuştu. Soyluk,
şirketlerinin vizyonu ve
Firmanızdan ve kendinizden biraz bahseder
misiniz?
1974 yılında temelleri atılan
Oto Soylu, otomotiv sektöründe uzun yıllara dayalı
bilgi ve tecrübesi ile kendini
sürekli yenileyerek günümüze ulaşmış ve her geçen yıl
sürdürdüğü büyüme ile sektörde kendine önemli bir yer
edinmiş firmaların başında
geliyor. Oto Soylu çatısı altında Usta Servis Ağı Organizasyonu, AFFIX Yedek Parça
Dağıtım Organizasyonu, Parçahane Online Yedek Parça
Satış Organizasyonu ve Usta
Servis Organizasyonunun
dış ülkelerdeki franchaise
çalışmalarını gerçekleştiren
İngiltere merkezli Usta Auto
UK bulunuyor.
Salim Soyluk:
“Bugün değişen
otomotiv teknolojileri
nitelikli iş gücüne
yatırım yapmamızı
zorunlu kılıyor. Yakın
bir gelecekte elektrikli
otomobillerin
yaygınlaşacağını
öngörmek zor değil.”
Oto Soylu’nun başarısındaki temel kriter
nedir?
Müşteri odaklı yaklaşımımız, sektörel ve teknolojik
gelişmeleri günü gününe
takip eden yenilikçi ve
farklı bir şirket olmamızdır. Oto Soylu Grubu
olarak tüm iştiraklerimizde
ileriye gidebilmenin ve hep
daha iyisini yapabilmenin
mümkün olduğu ön kabulü
ile çalışıyoruz.
Tüm Türkiye’ye yayılmış bir bayi ağınız var.
Bunları yönetirken baz
aldığınız temel değerler
nelerdir?
Usta bayi ağı Türkiye’de
otomotiv sektöründe çok
da alışılagelmiş bir sistem
değil. Bugün Türkiye’de
faaliyet gösteren/göstermiş bazı yurtdışı kaynaklı
özel servis ağları olduğunu görüyoruz. Bizim
amacımız Türkiye’den de
dünyaya açılabilecek ve
farklı ülkelerde bayiler verebilecek ölçüde bir otomobil servis ağı standardı
oluşturabilmek. Bu elbette
ki zor bir yol, bunu sağlayabilmek için merkezi yönetim ve bayilerin kendi iç
denetimlerini oluşturmak,
marka değerlerinin benimsenerek uygulanmasını
sağlamakla ilgili birçok
çalışma yürütüyoruz.
Sektörünüz geniş bir
kesime hitap ettiğinden
birçok rakipleriniz de
var. Peki sizi rakiplerinizden ayıran farklar
nelerdir?
Usta’yı rakiplerinden ayıran özelliklerin başında
yetkili servislerin tüm
niteliklerini, özel servislerin fleksibilitesi ve ekonomikliği altında sunabilmesi geliyor. Müşterilerimiz
kurumsal bir yapı altında
her marka ve model
araçlarına üst düzey
kalitede hizmeti, Türkiye
çapında tek muhatap ve
ekonomik fiyatlarla alma
olanağına sahip. Bu özellikler Usta Servis Ağı’nı
bireysel ve kurumsal
müşteriler nezdinde her
geçen gün daha da tercih
edilir kılıyor.
turuyor. Kısa vadeli hesaplara takılmadan her işimizi
layıkı ile yerine getirmek,
verdiğimiz sözleri ne pahasına olursa olsun tutmak,
müşteri memnuniyetini hep
en üst düzeyde tutmak Oto
Soylu’nun sektördeki uzun
yıllarının özetidir.
Köklü bir firma olarak
geçmişle günümüz arasında geldiğimiz farkları
analiz ederseniz? Sektörde dünü, bugünü ve
yarını arasında ne gibi
farklılıklar var?
Türkiye’de otomotiv sektörü her geçen gün değişen
bir yapı arz ediyor. Küreselleşen bir dünyada Türkiye
pazarı da bu akımlardan
ayrı düşünülemez. Bugün
sektör ciddi bir rekabet
altında hizmet kalitesinin ve
sürekliliğinin belirli bir fiyat
aralığında sunulmasını zorunlu kılan bir durumdadır.
Bizler her geçen gün hizmet
kalitemizi, algılanan marka
değerlerimizi yükseltmek
ve günün gerekliliklerine
uygun çözümler üretmek
durumundayız. Bu en
küçüğünden en büyüğüne
sektörün tüm oyuncularının uyması gereken bir
kural haline geldi. Bugün
değişen otomotiv teknolojileri nitelikli iş gücüne
yatırım yapmamızı zorunlu
kılıyor. Yakın bir gelecekte
elektrikli otomobillerin
yaygınlaşacağını öngörmek
zor değil. Bizler dün olduğundan daha fazla bilgiye,
teknolojiye yatırım yapmak
durumundayız. Usta,
tam da bu noktada bu tip
know-how’a ulaşması zor
olan küçük işletmelerin bir
bütünün parçası olmasını
sağlamak amacı ile kuruldu.
Bence gelecek köklü, güçlü,
tek merkezden satın alma
yapabilen ve bireysel/kurumsal müşteriler için tek
muhatap sağlayabilen dünya çapında yaygın şirketler
olabilmekte yatıyor.
Oto Soylu gibi uzun
soluklu bir firma olabilmek için firmaların
nelere dikkat etmesini
tavsiye edersiniz?
Oto Soylu kurulduğu
günden bugüne otomotiv
sektöründe “layıkı ile onarım” felsefesini benimsemiş
bulunuyor. Bizler bireysel
ve kurumsal müşterilerimizin şirketlerimiz nezdindeki
deneyimlerinin memnuniyet
ve güven telkin edecek
şekilde oluşmasını hedefliyoruz ve bu uğurda kârlılığı göz ardı edebiliyoruz.
Müşterilerimizin bize güven
duymalarını sağlamak uzun
bir maraton olan “uzun
soluklu bir firma olabilmek”
meselesinin anahtarını oluş-
Oto Soylu olarak uzun
vadedeki hedeflerinizden bahseder misiniz?
Oto Soylu olarak uzun vadedeki hedeflerimiz Türkiye’nin bilinen ve en yaygın
Servis Ağı’nı oluşturmak ve
yurtdışında yaygınlaşmak,
yedek parça dağıtım organizasyonumuzu yeni ülkelerle
zenginleştirmek ve büyütmek geliyor. Otomotivde
Türkiye, yedek parça ve
motorlu araçlarda ihracatçı
konumunda bulunuyor. Biz,
Oto Soylu olarak Usta Servis Ağı’nı yurtdışında başka
ülkelerde faaliyete başlatmak ve markamızı, bilgimizi
ve kurumsal kimliğimizi
ihraç etmek istiyoruz. Paralel olarak farklı ülkelerdeki
Usta Servis Ağı üyelerinin
yedek parça ihtiyaçlarını
da tek merkezden sağlayarak, AFFIX yedek parça
organizasyonumuzu da
birçok ülkeye yaymak uzun
vade hedeflerimiz arasında
bulunuyor.
TEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
55
HEDEF ÜLKE
ADALARDAN DOĞAN
MUCİZE; ENDONEZYA
Nüfusunun yüzde 90’ı Müslüman olan Endonezya, Türkiye ile büyük benzerlik gösteriyor.
İki ülke arasındaki oluşan toplam 2 milyarlık dış ticaret hacminde ise Endonezya’nın
açık ara önde olduğu göze çarpıyor.
G
üneydoğu Asya ile
Avustralya anakaraları arasında
uzanan bir adalar
grubu devleti olan Endonezya, irili ufaklı 13 bin adadan
oluşuyor. Ülkenin, sahip
olduğu karasuları, toplam
yüzölçümünün yaklaşık
olarak dört katı kadar. Yarı-
sından fazlası ormanlık olan
Endonezya’nın önemli bir
bölümü de dağlık ve volkanik alanlarla kaplı durumda.
Eski çağlardan beri üzerinde
bulunduğu adaların deniz
ticaretinde büyük öneme
sahip olduğu ülke, tarihte
Çin, Hindistan, İran ve
Bizans’ın deniz ticaret yolu
üzerinde bulunuyordu. 7. ve
13. yüzyıllara kadar bölgenin
en güçlü krallıkları Sumatra
ve Cava krallıkları iken, 12
ve 15. yüzyıllarda Hindistan
ve Malezya’dan ticaret için
buraya gelen Müslümanlar,
bu coğrafyada İslamiyet’in
yayılmasını sağlıyor. Endonezya’nın Batı kaynaklı
sömürgecilikle tanışması ise
16. yüzyıla tekabül ediyor.
1511’de, Portekizlerin
Malakka’yı işgal etmesinden
sonra, İspanya, Hollanda ve
İngiltere gibi Batılı güçler
bu coğrafyada önemli izler
bırakıyor ve sömürgecilik
faaliyetlerine girişiyor. 20.
yüzyılın başlarına kadar süTEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
57
HEDEF ÜLKE
ren Hollanda sömürgeciliği,
Ahmet Sukarno liderliğinde
başlayan isyan ve 1945’te
ülkenin bağımsızlığının
ilan edilişiyle ağır bir darbe
alıyor.
240 milyonu aşan nüfus
Günümüzde 240 milyonu
aşan nüfusuyla Çin, Hindistan ve ABD’nin ardından
dünyanın en kalabalık
dördüncü ülkesi olan Endonezya, dil, din, kültürel ve
sosyal açıdan büyük bir çeşitlilik arz ediyor. Nüfusun
yüzde 95’inin Malay kökenli
olduğu ülkede, aralarında
Melanezyalı, Polinezyalı ve
Mikronezyalıların da olduğu
300’ün üzerinde farklı etnik
grup bulunuyor. Yaklaşık
4 milyon Çin etnik kökenli
Endonezyalının da bulunduğu ülke, artan bir işgücüne
sahip olmasıyla da öne çıkıyor. 2000 yılı sayımına göre
nüfusunun yüzde 30.4’ünün
58
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
15 yaş altında bulunduğu,
işsizlik oranının da yüzde
9,1 olduğu Endonezya’da
2010 yılı itibarıyla işgücünün 108.2 milyon olduğu
tahmin ediliyor. Resmi
dilin Bahasa dili olduğu,
bunun yanı sıra İngilizce’nin
de konuşulduğu ülkede,
toplam 300 dil ve lehçe
konuşuluyor.
Dünyadaki en büyük
kalay üreticisi
Maden kaynakları bakımından zengin bir ülke olan
Endonezya; kömür, kalay,
bakır, nikel, boksit, altın, gümüş, demir cevheri, kaolin,
mermer, granit kaynaklarına
sahip. Bunların yanı sıra,
orman ürünleri ve su ürünleri bakımından da zengin
olan Endonezya, dünyadaki
en büyük kömür rezervlerine sahip üç ülkeden biri.
Rezerv miktarı 64 milyar
ton olan Endonezya, kömür
ÜLKENİN TOPLAM
İHRACATI (2011):
203
MİLYAR DOLAR
ÜLKENİN TOPLAM
İTHALATI (2011):
177
MİLYAR DOLAR
rezervi bakımından ABD
ve Çin’den sonra üçüncü
sırada. Avusturalya’dan
sonra dünyanın ikinci büyük
kömür ihracatçısı olan
ülkenin kömür rezervlerine
bakıldığında ise, bunların
yüzde 48’ini linyitin, yüzde
1,7 sini de antrasitin oluşturduğu görülüyor. Ayrıca
Endonezya’nın 1 milyon
tonun üzerindeki kalay
rezervleriyle, dünyadaki en
büyük kalay üreticilerinden
birisi olduğu belirtiliyor.
GSYİH artış oranı ortalama yüzde 5.4 düzeyinde
Son 25 yılda gösterdiği büyüme performansı ile Uzak
Doğu’nun kaplanları arasında sayılan Endonezya ekonomisi, 1997 yılı ortalarında
baş gösteren Asya Krizi’yle
mali çevrelerin dikkatlerini
üzerinde toplamışsa da
günümüzde ekonomisinin
dengeleri oldukça iyi olarak
kabul edilmekte. Harcanabilir gelirin düşük seviyede
olmasının, ihracatı büyümenin temel etkenlerinden
biri haline getirdiği ülkenin,
1970’lerin orta dönemlerinden önceki ihracatı doğal
kauçuk, hindistan cevizi
yağı, kurutulmuş hindistan cevizi ve ham petrol
gibi temel ticari mallardan
oluşmaktaydı. 1983 yılında
petrol fiyatlarında yaşanan
düşüş sanayileşme için itici
güç haline gelmiş ve yarı
işlenmiş ve imal edilmiş
malların ülke ihracatında
egemen duruma gelmesine
sebep olmuş. 1980 ortalarında turizmi geliştirmek
üzere atılan kararlı adımlar
da ihracat kazancına olumlu
etkide bulunmuş. İzlenen
maliye ve para politikaları
nedeniyle ülke 2008 yılı
sonundan itibaren ortaya
çıkan küresel krizden diğer
bölge ülkelerine göre daha
az etkilenmiş. 1997-98 ekonomik krizini müteakiben
ekonomi 2000 yılından itibaren yine hızlı bir kalkınma
sürecine girmiş ve Endonezya’da 2003-2007 döneminde
GSYİH artış oranı ortalama
yüzde 5.4 düzeyinde olmuş.
2008-2012 yılları arasındaki GSYİH büyümesinin
sırasıyla yüzde 6.0, yüzde
4.6, yüzde 6.2, yüzde 6.5 ve
yüzde 6.2 olarak gerçekleştiği görülüyor.
Asgari ücret 100 dolar
Endonezya’da 2003-2004
yılları arasında ücret artışlarının düşük seviyelerde
kalarak enflasyonun daha
yüksek değerlere çıkmasına
engel olmakta katkı sağladığı görülüyor. Fakat yine bu
dönemde işsizlik oranının da
artış gösterdiği belirtiliyor.
Bunda yıllık 2-2,5 milyon
kişinin daha ekonomiye
eklenmesinin önemli payı
olduğu söyleniyor. Merkezi
İstatistik Ofisi’nin resmi verilerine göre 1996 yılında 4.3
milyon olarak kaydedilen
işsiz sayısı, 2004 yılında 9.5
milyon kişi olarak kaydedilmiş. Ayrıca çalışan nüfusun
100 milyon kişisinden 43
milyonu da haftada 35 saatten az olarak çalışması nedeniyle işsizliğin bu hesaplamadan daha yüksek olduğu
ifade ediliyor. Ülkenin 2011
yılındaki işsizlik oranı yüzde
7.1 olarak kaydedilmiş.
Ayrıca asgari ücretin 100
dolar olduğu Endonezya’nın,
ucuz iş gücü anlamında
önemli bir avantaj sunduğu
görülüyor.
Nüfusun yüzde 95’inin Malay kökenli olduğu
ülkede, aralarında Melanezyalı, Polinezyalı ve
Mikronezyalıların da olduğu 300’ün üzerinde
farklı etnik grup bulunuyor.
Tarım sektörü,
Endonezya’nın ekonomik
büyümesinde önemli rol
oynuyor
Endonezya’da tarımın,
balıkçılık ve ormancılık sektörleri de dahil edildiğinde,
ülkenin en önemli istihdam
kaynağı olduğu görülüyor.
TEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
59
HEDEF ÜLKE
TÜRKİYE’NİN,
ENDONEZYA’YA
İHRACATI (2012):
243
MİLYON DOLAR
TÜRKİYE’NİN,
ENDONEZYA’DAN
İTHALATI (2012):
1.8
MİLYAR DOLAR
Ülke nüfusunun yüzde
53’üne iş olanağı ve önemli
ihracat geliri sağlayan tarım
sektörü, Endonezya’nın
ulusal ekonomik büyümesinde önemli rol oynuyor.
Yetiştirilen belli başlı tarım
ürünleri pirinç, mısır, tatlı
patates, soya fasulyesi, yer
fıstığı, doğal kauçuk, kahve,
kakao, çay, şeker, tütün,
biber ve baharatlardır. Endonezya dünyanın ikinci en
büyük palm yağı üreticisi,
dördüncü en büyük kahve
üreticisi, önde gelen kauçuk ve hint kamışı kaynağı,
baharat ve belli başlı yağ
üreticisi ve ihracatçısı. Verilere bakıldığında da palmiye
yağı üretiminde son yıllarda
ülkedeki ekonomik gelişmelerin aksine hızlı bir artış
yaşandığı ve Endonezya’nın
2007 yılında Malezya’nın en
büyük üretici olma ünvanını
elinden aldığı görülüyor.
Aynı zamanda Malezya ile
birlikte dünya ham palm
yağı üretiminin yüzde 85’ini
ve ihracatının yüzde 88’ini
gerçekleştiren Endonezya’nın, dünyanın en büyük
60
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
üçüncü pirinç üreticisi
ülkesi olduğu belirtiliyor.
Ülkenin bugün, dünyada
ikinci büyük kauçuk üreticisi konumunda olduğu,
sıralamada Tayland ile
Malezya arasında bulunduğu ve bu üç ülkeyle birlikte
dünya üretiminin yüzde
85’ini gerçekleştirdiği görülüyor.Kahve üretiminde de
Endonezya bugün dünyanın
dördüncü büyük üreticisi
konumunda ve üretiminin
yüzde 90’lık bölümü robusta çeşidi. Kakao ürünlerinin
son yıllarda popüler ürünler
arasında yer almaya başladığı Endonezya, ihracatın
yüzde 40 gibi en büyük bölümünü ABD’ye, ardından
sırasıyla Malezya, Brezilya
ve Singapur’a yapıyor. Ülke
ayrıca, Hindistan’dan sonra
dünyanın ikinci büyük biber
üreticisi...
Başat sektörlerin
üçüncüsü ormancılık
Petrol ve doğalgazdan sonra
Endonezya’ya en çok döviz
kazandıran üçüncü sektör
ise ormancılık... Endonezya’nın dünyanın en fazla
kontrplak ihracatı yapan
ülkesi olduğu söyleniyor.
Öte yandan imalat sanayinin, Endonezya’nın iktisadi
büyümesinin arkasındaki
itici güç olduğu belirtili-
yor. Zira imalat sanayinin
1965 yılından sonra sürekli
olarak GSYİH’nin üzerinde
büyüme oranında seyrettiği
söyleniyor. Verilere bakıldığında, imalat sanayinin
GSYİH içindeki payı 1965
yılında yüzde 8.3 olarak
gerçekleşirken, bu 2012
yılına gelindiğinde yüzde
46.9 oranında gerçekleştiği
görülüyor. Endonezya’nı,
belli başlı sanayi sektörleri
arasında; tekstil, kağıt,
motorlu araçlar, demir-çelik,
alüminyum, petrol rafinerileri, petrol-kimyasallar,
çimento ve yüksek teknoloji
sanayileri yer alıyor. Endonezya’nın yüksek nüfusunun
ve sahip olduğu hammade
çeşitliliğinin, sanayinin
gelişimi için önemli unsurlar
olduğu belirtiliyor. Hükümet
tarafından önem verilen
sektörler ise enerji, kimyasallar, tekstil, metal işleme,
madencilik ürünleri, makine
ve elektronik, gıda, kakao,
palm yağı ve kauçuk işleme
endüstrileri. Bunun yanı sıra
tekstil ve hazır giyim sanayinin, petrol ve gaz dışında
ülkenin en büyük ihracat gelirini ve istihdamını sağlayan
temel sektör olduğu, fakat
son yıllarda Çin mallarının
rekabetinden olumsuz etkilendiği belirtiliyor. Ayrıca
Güneydoğu Asya’daki en
gelişmiş uçak sanayine sahip
olduğu söylenen Endonezya’da, küçük ve sabit kanatlı
uçakların, uçak için yedek
parçaların, helikopterler ve
motorların ülkenin en çok
ihraç ettiği ürünler olduğu
belirtiliyor.
Konut ve alt yapı ihtiyacı
Endonezya’nın inşaat sektörünün de ülkenin hızla artan
nüfusu ve altyapı eksikliği
nedeniyle hızlı gelişme gös-
Günümüzde 240
milyonu aşan
nüfusuyla Çin,
Hindistan ve ABD’nin
ardından dünyanın
en kalabalık
dördüncü ülkesi
olan Endonezya,
dil, din, kültürel
ve sosyal açıdan
büyük bir çeşitlilik
arz ediyor. Ülkenin
nüfusunun yüzde
90'ını Müslümanlar
oluşturuyor.
teren bir alan olduğu ve sektördeki gelişmede konut ve
altyapı projelerinin önemli
unsurlar olduğu belirtiliyor. Kalkınma Bankası’nın
verilerine bakıldığında,
ülkedeki alt yapı yatırımlarının GSYİH’nin yüzde 3 ile
yüzde 3.5’i arasında olduğu
görülüyor. Aynı zamanda,
konut açığının da bulunduğu ülkede, yeni altyapı
yatırımlarına ve mevcut
altyapı iyileştirmelerine
giderek artan ölçüde ihtiyaç
duyulduğu söyleniyor.
Dünya ithalat
sıralamasında
28’inci sırada
Uluslararası Ticaret Merkezi
(ITC) istatistiklerine bakıldığında, Endonezya’nın 2011
yılında 203.4 milyar dolar
toplam ihracatı ile dünya
ihracatı içerisinde yüzde
1.16 paya sahip olduğu göTEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
61
HEDEF ÜLKE
2000 yılı sayımına göre nüfusunun yüzde
30.4’ünün 15 yaş altında bulunduğu, işsizlik
oranının da yüzde 9.1 olduğu Endonezya’da
2010 yılı itibarıyla işgücünün 108.2 milyon
olduğu tahmin ediliyor. Ülkedeki asgari
ücret ise 100 dolar…
rülüyor. Ülke dünya ihracat
sıralamasında ise 25’inci
konumda yer alıyor. Toplam
96.8 milyar dolar ithalat ile
dünya ithalatındaki payı
da yüzde 1 düzeyinde olan
Endonezya, dünya ithalat
sıralamasında 28’inci sırada
yer alıyor.
Yatırıma teşvik
vergi desteği
Türk yatırımlarının, 2010 yılı
itibariyle Endonezya’da, 14
firma aracılığıyla toplamda
70 milyon dolar tutarında
olduğu belirtiliyor. Türk
firmaları tarafından yapılan
önemli yatırım alanlarının
endüstriyel iplik, kordbezi
üretimi, madencilik, kömür
çıkarma ve elektrik malzemesi üretimini kapsadığı
görülüyor. Ayrıca Endonezya hükümetinin, çok sayıda
işçi istihdam eden, öncelikli
sektörlerde olan, altyapı
geliştirilmesini içeren, teknoloji transfer eden, sınır ve
uzak alanlarda yapılan yatırımlarda; gelir vergisi indirimi, ülkede üretimi olmayan
sermaye malları için gümrük
vergisi ve katma değer vergisi muafiyeti veya indirimi,
belirli bir dönem için hammadde ve ara mallarından
gümrük vergisi alınmaması,
hızlı amortisman, emlak
vergisi indirimi gibi teşvikler
uyguladığı biliniyor. Bunun
yanı sıra, yabancı firmala62
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
ENDONEZYA HEYETİ İŞHAD’DA
ra, aralarındaki anlaşmaya
göre hükümet ile olabilecek
anlaşmazlıkları uluslararası
tahkime götürme imkânı da
tanınmış.
İkili dış ticarette
Endonezya açık ara
önde
Türkiye gibi D-8 ülkeleri
içinde yer alan Endonezya
ile Türkiye arasındaki dış
ticaret hacminin özellikle
son yıllarda önemli oranda
artış gösterdiği belirtiliyor.
Yalnız diğer çoğu Uzakdoğu
ülkesiyle olduğu gibi Türkiye’nin, Endonezya’yla ticaret dengesinin de ülkemizin
aleyhine seyrettiği belirtiliyor. Verilere bakıldığında,
2008 yılında Türkiye’nin
ihracatındaki yüksek
orandaki artış nedeniyle dış
ticaret açığının 2007 yılına
göre bir miktar azalarak 1.1
milyar dolar seviyesinde
gerçekleştiği, 2009 yılında
ise küresel kriz nedeniyle
hem Türkiye’nin ihracatı
hem de ithalatında azalma
meydana geldiği görülüyor.
Türkiye’nin ithalatında daha
büyük oranda bir gerileme
meydana geldiği için Endonezya ile olan ticaret açığı,
766 milyon dolar seviyesine
gerilerken toplam ticaret
hacminin yaklaşık 1.3 milyar
dolara gerilediği görülüyor.
Türkiye’nin ihracatı 2010,
2011 ve 2012 yıllarında
İŞHAD, Endonezya’dan
gelen iş adamlarının yer
aldığı 15 kişilik kafileyi
ağırladı. Derneğin,
Sağlık Komitesi Başkanı
Kerim Karakuş, Sağlık
Komitesi Yürütme Kurulu
Üyesi Savaş Ramazan
Şakar ve oğlu Buğra
Şakar’ın katıldığı ikili iş
görüşmesi 26 Mart 2014
tarihinde dernek binasında
gerçekleşti. Samimi bir
ortamda gerçekleşen
görüşmede, hastane
sırasıyla 250.7 milyon dolar,
308 milyon dolar, 243.7
milyon dolar ve yine bu
yıllarda ithalatı da sırasıyla 1.4 milyar dolar, 1.9
milyar dolar ve 1.8 milyar
dolar civarında gerçekleşti.
Bununla birlikte, ihracat
potansiyeli olan başlıca sektörlerin, Türkiye yatırımları
için önemli fırsatlar sunduğu görülüyor. Buğday unu,
zeytinyağı, zeytin, domates
salçası, kuru ve sert kabuklu meyveler, tütün, yaş
meyve ve sebze gibi tarım
ürünlerinin yanı sıra sanayi
ürünleri olarak demir çelik
ürünleri, değirmen makine-
ameliyat malzemelerinin
temini doğrultusunda
görüşüldü. Yapılan
görüşme neticesinde
iletişim bilgileri paylaşıldı
ve ilerleyen günlerde
tekrar iletişime geçileceği
belirtildi. Görüşmenin
neticesinde Komite
Başkanı Kerim Karakuş,
sağlık komitesi olarak ileri
bir tarihte Endonezya’ya
iş gezisi için bir program
yapacaklarının sözünü
verdi.
leri, gıda işleme, paketleme
makine ve ekipmanları,
tekstil makineleri, ağaç
işleme makineleri, inşaat
malzemeleri, mermer, halı,
seccade ve savunma sanayi
ürünleri gibi ürünlerde
Endonezya’nın potansiyel
bir pazar olduğu söyleniyor. Ayrıca Endonezya’nın
beyaz ekmek ithalatında
Türkiye’nin birinci, zeytinyağı ithalatında üçüncü ve
makarna ithalatında onuncu tedarikçi olduğu düşünüldüğünde, bu ürünlerin
ihracatı açısından önemli
bir potansiyelin bulunduğu
görülüyor.
SEKTÖREL
BAKIŞ
TÜRKİYE’NİN KUMAŞI SAĞLAM
Dünya dokuma kumaş ihracatında dokuzuncu, örme kumaş ihracatında ise beşinci sırada yer alan
Türkiye, her iki ürün grubunda da daha yukarıları hedefliyor.
Ö
zellikle 1980’li
yıllarda itibaren uygulamaya konulan
ihracat odaklı politikalar
ve serbest piyasa ekonomisi, Türkiye’nin tekstil
ve konfeksiyon ihracatını
önemli ölçüde artırdı. Son
yıllarda da gösterdiği ihracat performansı ile Türkiye
dünyanın belli başlı tekstil
ve konfeksiyon ihracatçıları
arasında yer alıyor. Türkiye, 2012 yılında Çin Halk
Cumhuriyeti, Avrupa Birliği
ülkeleri, ABD, Hindistan,
Güney Kore, Tayvan,
Hong Kong ve Japonya’nın
ardından yüzde 3 pay ile
dünyanın 9’uncu Büyük
tekstil tedarikçisi olarak yer
alırken Çin, AB, Bangladeş,
Hong Kong, Hindistan ve
Vietnam’ın ardından yüzde
3.4 pay ile dünyanın 7’nci
büyük konfeksiyon tedarikçisi konumunda bulunuyor.
Dünyanın belli başlı tekstil
tedarikçileri arasında yer
alan Türkiye, örme kumaşın
yanı sıra tekstil ve hazır
giyim sanayinin bir diğer
temel hammaddesi olan
dokuma kumaş ihracatında da yine dünyanın
belli başlı ülkeleri arasında
bulunuyor. 2012 yılında
Türkiye’den dünyanın dört
bir yanında 180’in üzerinde
ülkeye 7.8 milyar dolar değerinde tekstil ihracatı gerçekleştirildi. 2012 yılında
Türkiye’den gerçekleşen
7.8 milyar dolar değerinTEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
65
SEKTÖREL BAKIŞ
2012 yılında Türkiye’den gerçekleşen 7.8 milyar dolar değerindeki tekstil ihracatının 2.6 milyar dolar ile yüzde
33.4’lük bölümünü dokuma kumaş ürünleri oluşturdu.
deki tekstil ihracatının da
2.6 milyar dolar ile yüzde
33.4’lük bölümünü dokuma
kumaş ürünleri oluşturdu.
2023 yılında 500 milyar
dolar genel ihracatı hedefleyen Türkiye’nin tekstil
sektörü ihracat hedefi 20
milyar dolar. Bu 20 milyar
dolarlık hedefin 5 milyar
dolarlık kısmının, dokuma
kumaş sektörü tarafından
gerçekleştirileceği tahmin
ediliyor. 2023 yılına kadar
Türkiye’nin dokuma kumaş
ihracatı için yıllık artış oranı
ise yüzde 5 olarak öngörülüyor. İTKİB’in dünya’da
ve Türkiye’de örme kumaş
ticareti üzerine hazırladığı
rapora göre toplam tekstil
ihracatının yüzde 20’sini,
örme kumaş mamulleri
oluşturuyor. 2012 yılında
dünyada en fazla örme
kumaş ihracatı gerçekleştirilen ilk 20 ülke incelendiğinde, dünyanın en
büyük tekstil konfeksiyon
ihracatçısı olan Çin’in ilk
sırada yer aldığı görülüyor.
66
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
2012 yılında 11.2 milyar
dolar değerinde ihracat
gerçekleştiren Çin’i, 4.1
milyar dolarla Güney Kore
2.5’er milyar dolarla da
Hong Kong ve Tayvan takip
ediyor. Türkiye ise gerçekleştirdiği 1.6 milyar dolarlık
ihracatla, dünyanın beşinci
büyük örme kumaş ihracatçı ülkesi konumunda yer
alıyor. Bu ürün grubunun
2012 yılı ihracatında, bir
önceki yıla göre yüzde 5.2
oranında artış yakalanırken
örme kumaş ihracatının
tekstil ihracatındaki payı da
2012 yılında yüzde 20.1’e
yükselmiş durumda. 2023
yılında tekstil sektörü ihracat hedefi olan 20 milyar
doların 3.5 milyar dolarlık
kısmının örme kumaş sektörü tarafından gerçekleştirileceği tahmin ediliyor.
Lider; sentetik liflerden
dokuma kumaşlar
2012 yılında dünya
genelinde en fazla ihraç
edilen dokuma kumaş
ürün grubunun, sentetik
liflerden üretilen dokuma
kumaşlar olduğu görülüyor. Söz konusu dokuma
kumaşların 2012 yılı
ihracat değeri 35.2 milyar
dolar olup, 2011 yılına
göre yüzde 4.7 oranında
düşüş yaşanmış olması söz
konusu. Sentetik liflerden
dokuma kumaşların dünya
2023 yılında tekstil
sektörü ihracat
hedefi olan 20
milyar doların;
5 milyar dolarını
dokuma kumaş,
3.5 milyar dolarını
da örme kumaş
sektörü tarafından
karşılnacağı tahmin
ediliyor.
dokuma kumaş ihracatındaki payı ise bu dönemde
yüzde 45.7 seviyesinde
gerçekleşmiş bulunuyor.
Söz konusu ürün grubunda yer alan sentetik
filament ipliklerden dokuma kumaşların ihracat
değeri de 23.6 milyar
dolar, sentetik devamsız
liflerden dokuma kumaşların ihracat değeri ise
11.6 milyar dolar. Bir diğer
önemli dokuma kumaş
türünü pamuklu dokuma
kumaşlar oluşturuyor. Söz
konusu dokuma kumaşların 2012 yılı ihracat değeri,
30 milyar dolara ulaşmış
durumda. 2011 yılına
göre pamuklu dokuma
kumaş ihracatının, yüzde
7 oranında azalmış olduğu
tespit ediliyor. Dünya
dokuma kumaş ihracatı
içinde pamuklu dokuma
kumaşların payı yüzde
38.9 olarak hesaplanıyor.
Dünya dokuma kumaş
ihracatının yüzde 80’den
fazlası sentetik liflerden ve
pamuk elyafından üretilen
dokuma kumaşlar ihracatı
olarak gerçekleşiyor. Yünlü, ince ve kaba hayvan
kıllarından dokuma kumaşların ihracatı ise 2012
yılında yüzde 7.5 oranında
düşerek, 4 milyar dolara
ulaşmış durumda. Söz konusu dokuma kumaşların
ihracatı, dünya dokuma
kumaş ihracatından yüzde
5.3 pay alıyor. Söz konusu
ürün grubunda yer alan
suni filament ipliklerden
dokuma kumaşların ihracat değeri 1.2 milyar dolar,
suni devamsız liflerden
dokuma kumaşların ihracat değeri ise 2.8 milyar
dolar düzeyinde. Suni
filament ipliklerden ve
TÜRKİYE’NİN EN FAZLA PAMUKLU DOKUMA KUMAŞ İHRACATI YAPTIĞI ÜLKELER
%4.6
%6.9
POLONYA
%3.7
ALMANYA
%5
%3.7
RUSYA
ROMANYA
İSPANYA
%7.5
FAS
%4.8
HONG KONG
%7.9
TUNUS
%10.7
%5
MISIR
İTALYA
Diğer ülkeler
%39.9
devamsız liflerden dokuma
kumaşların dünya dokuma
kumaş ihracatındaki
payı ise yüzde 5.2 olarak
hesaplanıyor. 2012 yılında
ipekli dokuma kumaşların
ihracatı ise yüzde 8.2 oranında azalarak, 2.2 milyar
dolara düşmüş durumda.
İpekli dokuma kumaşların,
dünya dokuma kumaş
ihracatındaki payının da
yüzde 2.8 seviyesinde olduğu hesaplanıyor. Keten,
kenevir gibi diğer bitkisel
liflerden dokuma kumaşların ihracatı ise bu dönemde yüzde 12.2 oranında
azalarak 1.6 milyar dolara
gerilemiş durumda. Söz
konusu dokuma kumaşlar,
dünya dokuma kumaş
ihracatından yüzde 2.1
oranında pay alıyor.
Çin lider, ikinci
ise İtalya
Dünyanın en büyük tekstil
konfeksiyon ihracatçısı
olan Çin aynı zamanda
en fazla dokuma kumaş
ihracatı gerçekleştiren
ülkesi de... Çin’in, dokuma kumaş ihracatı 2012
yılında yüzde 0.8 düşüşle
31.3 milyar dolara ulaşmış
bulunuyor. Tek başına
dünya dokuma kumaş
ihracatının yüzde 40.6’sını
gerçekleştiren Çin’i, dünya
dokuma kumaş ihracatından aldığı yüzde 7’lik
pay ile İtalya ikinci sırada
takip ediyor. Bu ülkenin,
2012 yılında gerçekleştirdiği toplam dokuma
kumaş ihracatı 5.4 milyar
dolar değerinde. Hindistan
yüzde 11.1 düşüş ve 3.8
milyar dolarlık ihracatla,
İtalya’nın ardından dünyanın üçüncü en büyük
dokuma kumaş ihracatçısı
ülkesi konumunda yer
alıyor. Hindistan’ın dünya
dokuma kumaş ihracatından aldığı pay ise yüzde
4.9 düzeyinde. Güney
Kore, Pakistan ve Japonya
diğer önde gelen dokuma
kumaş ihracatçıları olarak
sıralanıyor. 2012 yılında
Güney Kore’nin dokuma
kumaş ihracatı yüzde 3.9
düşüşle 3.2 milyar dolar,
Pakistan’ın ihracatı yüzde
6 düşüşle 3.1 milyar dolar
ve Japonya’nın ihracatı ise
yüzde 3.8 düşüle 3 milyar
dolar olarak gerçekleşmiş
bulunuyor. Güney Kore’nin
dünya dokuma kumaş ihracatından aldığı pay yüzde
4.1, Pakistan’ın payı yüzde
4 ve Japonya’nın payı da
yüzde 3.9’dur. Japonya’dan
sonra en çok ihracat yapan
diğer ülkeler sırasıyla; 2.9
milyar dolarlık ihracat
yapan Hong Kong ve 2.7
milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Almanya’dır.
Hong Kong’un dünya
dokuma kumaş ihracatından aldığı pay yüzde 3.8,
Almanya’nın payı ise yüzde
3.5’dir. Türkiye 2012
yılında gerçekleştirdiği 2.6
milyar dolarlık ihracatla
dünyanın dokuzuncu
büyük dokuma kumaş ihracatçı ülkesi konumunda
bulunuyor. Dokuma kumaş
ihracatı 2012 yılında yüzde
0.6 oranında artan Türkiye, dünya dokuma kumaş
ihracatından ise yüzde 3.4
pay almakta.
Türkiye'den 154 ülkeye
dokuma kumaş ihracatı
2012 yılında, Türkiye’den
dünyanın farklı kıtalarında
toplam 154 ülkeye 2.6
milyar dolar değerinde dokuma kumaş ürünü ihraç
edilirken, 1.9 milyar dolarlık dokuma kumaş ithalatı
yapıldı. Söz konusu dönemde ihracat 2011 yılına
kıyasla yüzde 0.5 oranında
arttı. 2000 yılından 2012
yılına kadar son 13 yılda
dokuma kumaş ihracatının
gelişimi ile tekstil ihracatındaki payı incelendiğinde, 2000 yılından 2003 yılının sonuna kadar dokuma
kumaş ihracatının payının,
yüzde 39.4 ile yüzde 42.9
arasında değişen oranlarda
seyrettiği görülüyor. 2004
yılından 2012 yılına kadar
olan sonraki sekiz yıllık süTEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
67
SEKTÖREL BAKIŞ
BAŞLICA ÜRÜN GRUPLARI İTİBARİYLE DÜNYA
DOKUMA KUMAŞ İHRACATI
SENTETİK LİFLERDEN
DOKUMA KUMAŞ
% 45.7
YÜN VE HAYVAN
KILINDAN
DOKUMA KUMAŞ
% 5.3
SUNİ LİFLERDEN
DOKUMA
KUMAŞ % 5.2
İPEKLİ DOKUMA
KUMAŞ % 2.8
DOKUMAYA ELVERİŞLİ
BİTKİSEL LİF. DOK.
KUMAŞ
% 2.1
PAMUKLU
DOKUMA KUMAŞ
% 38.9
reçte ise bu payın dalgalı
bir seyir ile düşüş eğilimi
göstererek, 2012’de yüzde
33.4’e kadar gerilediği dikkati çekiyor. 2000 yılında,
Türkiye’den 1 milyar dolar
değerinde dokuma kumaş
ürünü ihraç edilirken,
küresel krizin tüm dünyayı
etkisine aldığı 2009 yılına
kadar yüzde 3.8 ile yüzde
22.7 arasında değişen
oranlarda artışlarla 2008
yılı sonunda 2.5 milyar
dolarlık ihracat yapıldığı
tespit ediliyor. 2009 yılında, yüzde 19.1 düşüşle 2.1
milyara gerileyen Türkiye
dokuma kumaş ihracatının, 2010 ve 2011 yıllarında elde edilen yüzde 7.9
ve yüzde 16.3’lük artışlarla, 2011 yılı sonunda
2.6 milyar dolara ulaştığı
görülüyor. 2012 yılında ise
dokuma kumaş ihracatın-
BAŞLICA ÜRÜN GRUPLARI İTİBARİYLE
TÜRKİYE’NİN ÖRME DOKUMA İHRACATI
EN İYİ 30
CM’Yİ GEÇEN
ELASTORMERİK
KAUÇUK İPLİK
İÇEREN ÖRME
KUMAŞLAR
435,2 MİLYON
DOLAR
% 27,9
DİĞER ÖRME KUMAŞ
865,2 MİLYON DOLAR
% 55.4
ÇÖZGÜ TİPİ
ÖRGÜLÜ
KUMAŞ
182,5 MİLYON DOLAR
% 11,7
ÖRME TÜYLÜ KUMAŞ
71,7 MİLYON DOLAR
% 4.6
68
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
ENİ 30 CM’Yİ
GEÇMEYEN
DİĞER KUMAŞLAR
1,9 MİLYON DOLAR
%0,1
EN İYİ 30 CM’Yİ GEÇMEYEN
ELASTOMERİK/ KAUÇUK İPLİK
İÇEREN KUMAŞLAR
4 MİLYON DOLAR % 0,3
da yüzde 0.5 düzeyinde az
bir artış söz konusu.
Sentetik lifler birinci,
pamuklu dokuma
kumaşlar da ikinci
sırada
Türkiye’nin, 2012 yılında en fazla ihraç ettiği
dokuma kumaş ürün grubu
1.13 milyar dolar ihracat
değeri ile sentetik liflerden
dokuma kumaşlar oldu.
2011 yılına göre sentetik
lifler ihracatı yüzde 4.7
oranında artış yakaladı.
Türkiye dokuma kumaş
ihracatı içinde sentetik
liflerden dokuma kumaşların payı yüzde 43.8 olarak
hesaplanmakta. Türkiye’de
2012 yılında en fazla ihraç
edilen bir diğer dokuma
kumaş ürün grubu da
pamuklu dokuma kumaşlar
oldu. Söz konusu dokuma
kumaşların ihracatı 2012
yılında 1.12 milyar dolar
düzeyine yükselmiş olup,
bir önceki yıla göre yüzde
2.7 düzeyinde düşüş söz
konusu. Pamuklu dokuma
kumaşların Türkiye dokuma kumaş ihracatı içindeki
payı da yüzde 43.4 düzeyinde. Türkiye dokuma
kumaş ihracatının yüzde
85’inden fazlası sentetik
liflerden ve pamuk elyafından üretilen dokuma
kumaşlar ihracatı olarak
gerçekleştiriyor. Suni
liflerden dokuma kumaşların ihracatı ise 2012 yılında
yüzde 0.6 artarak 206.6
milyon dolar oldu. Söz
konusu ürün grubunda yer
alan suni filament ipliklerden dokuma kumaşların
ihracat değeri 72,1 milyon
dolar, suni devamsız liflerden dokuma kumaşların
ihracat değeri ise 134,5
milyon dolar civarında.
Yünlü, ince ve kaba hayvan
kıllarından dokuma kumaşların ihracatı ise 2012
yılında yüzde 5.2 düşüş ile
104 milyon dolar düzeyinde. Söz konusu dokuma
kumaşların ihracatı,
Türkiye dokuma kumaş
ihracatından aldığı pay da
yüzde 4. 2012 yılında ipekli
dokuma kumaşların ihracatı ise yüzde 39.1 oranında
düşerek, 2 milyon dolara
gerilemiş durumda.
Dokuma kumaş
ihracatımızda
Rusya lider
Türkiye’nin dokuma
kumaş ihracatı ülkeler
bazında ele alındığında
Rusya Federasyonu,
Almanya, İtalya, Romanya, Fas, Tunus, 2012
yılında en fazla dokuma
kumaş ihracatı yapılan
ülkeler olarak görülmekte.
Rusya’ya dokuma kumaş
ihracatı 2012 yılında 2011
yılına kıyasla yüzde 34.3
oranında artarak 305.5
milyon dolara yükselmiş
durumda. Toplam dokuma
kumaş ihracatı içinde
Rusya’nın payı yüzde 11.8
olarak hesaplanıyor. İkinci
büyük ihracat pazarımız
da Almanya. Türkiye’nin,
bu ülkeye yaptığı dokuma kumaş ihracatı, 2012
yılında 2011 yılına kıyasla
yüzde 12.7 düşüşle 166.1
milyon dolara gerilemiş
durumda. Söz konusu
ülkenin Türkiye toplam
dokuma kumaş ihracatındaki payı da yüzde
6.4. İtalya üçüncü büyük
dokuma kumaş ihracat
pazarımız olup, İtalya’ya
yapılan ihracat yüzde 11.9
düşüşle 165.8 milyon dola-
ra gerilemiş durumda. Söz
konusu ülkenin toplam
dokuma kumaş ihracatımızdaki payı da yüzde 6.4
olarak hesaplanıyor. Dokuma kumaş ihracatında
dördüncü büyük pazarımız
ise Romanya ve buraya
yapılan ihracat da aynı yıl
yüzde 0.2 oranında artışla
127 milyon dolara yükselmiş durumda. Ülkenin,
Türkiye’nin toplam dokuma kumaş ihracatı içindeki
payı da yüzde 4.9. Beşinci
büyük pazarımız olan
Fas’a 2012 yılında yüzde
19.6 artışla 125.6 milyon
dolarlık ihracat gerçekleştirilmiş bulunuyor. Fas’ın
toplam dokuma kumaş
ihracatımız içindeki payı
ise yüzde 4.9 düzeyinde.
Türkiye’nin diğer önemli
dokuma kumaş pazarlarından Tunus’a ihracat yüzde
7 düşüşle 111.6 milyon
dolara, İspanya’ya yönelik
ihracat yüzde 16.2 artışla
96.1 milyon dolara, Polonya’ya ihracat yüzde 14.2
düşüşle 95.5 milyon dolara
ve ABD’ye ihracat da yüzde 6.7 artarak 89.4 milyon
dolar ulaşmış bulunuyor.
Türkiye'nin dokuma
kumaş ihracatında
gözdesi Rusya
2012 yılında Türkiye’den
en fazla dokuma kumaş
ihraç edilen ilk yirmi ülkenin 11’ine yönelik ihracatta
yüzde 0.3 ile yüzde 34.3
arasında değişen oranlarda artışlar kaydedilirken,
geriye kalan 9 ülkeye ise
yüzde 2.8 ile yüzde 42.4
arasında değişen oranlarda
düşüşler görüldü. Dokuma kumaş ihracatının en
yüksek oranlı arttığı ülke
yüzde 34.3 artış oranı ile
Rusya’ya yapılan ihracattan elde edildi. Rusya’ya
yönelik ihracat bu yüksek
artışla 227.5 milyon dolardan 305.6 milyon dolara
yükselmiş bulunuyor. Rusya, en fazla dokuma kumaş
ihraç edilen ülkeler içinde
de birinci sırada yer alıyor.
Diğer bir yüksek oranlı
artış da Fas’a yönelik yapılan ihracatta gerçekleşmiş
halde. Türkiye’nin, 2012
yılında Fas’a gerçekleştirdiği dokuma kumaş ihracatında bir önceki yıla kıyasla
yüzde 19.6 oranında bir
artış söz konusuyken,
ihracatın da 125.6 milyon
dolara ulaştığı görülüyor.
Fas’a yapılan ihracatın da
Türkiye dokuma kumaş
ihracatından aldığı pay
yüzde 4.9.
Pamukluda İtalya,
sentetikte Rusya
başı çekiyor
Türkiye’nin pamuklu dokuma kumaş ihracatı ülkeler
bazında ele alındığında
İtalya, Tunus, Fas, Almanya ve Mısır 2012 yılında en
fazla dokuma kumaş ihracatı yapılan ülkeler olarak
görülüyor. Türkiye’nin,
İtalya’ya pamuklu dokuma kumaş ihracatı 2012
yılında 120.7 milyon dolar,
Tunus’a 89.1 milyon dolar,
Fas’a 84.7 milyon dolar, Almanya’ya 78 milyon dolar
ve Mısır’a da 56.5 milyon
dolar düzeyinde gerçekleşmiş durumda. Romanya, Hong Kong, Polonya
ve İspanya diğer önemli
pamuklu dokuma kumaş
pazarları olarak sıralanmakta. Rusya, Almanya,
İran, ABD ve İngiltere ise
2012 yılında Türkiye’nin
en fazla sentetik liflerden
dokuma kumaş ihraç ettiği
ülkeler olarak sıralanıyor.
Türkiye, 2012 yılında Rusya’ya 238.1 milyon dolar,
Almanya’ya 63.2 milyon
dolar, İran’a 55.5 milyon
dolar, ABD’ye 45.2 milyon
dolar ve İngiltere’ye de
42.8 milyon dolar sentetik
liflerden dokuma kumaş
ihracatı yapmış bulunuyor.
Romanya, İspanya, Polanya, İtalya ve Bulgaristan
ise diğer önemli sentetik
liflerden dokuma kumaş
ise yüzde 50.9 seviyesinde.
Bir diğer önemli örme kumaş türü olan; en genişliği
30 santimetreyi geçen,
ağırlık itibariyle yüzde 5
veya daha fazla elastomerik iplik veya kauçuk iplik
içeren örme kumaşlardan
oluşuyor. Söz konusu
örme kumaşların 2012 yılı
ihracat değeri yüzde 2.4
düşüşle 6.6 milyar dolara
gerilemiş durumda. Dünya
örme kumaş ihracatı içinde
bu kapsamdaki örme
TÜRKİYE’NİN EN FAZLA PAMUKLU DOKUMA
KUMAŞ İHRACATI YAPTIĞI ÜLKELER
İTALYA % 10.7
DİĞER
ÜLKELER
% 39,9
TUNUS % 7.5
FAS % 7.5
ALMANYA
% 6,9
MISIR % 5
RUSYA
ROMANYA
%5
FEDERASYONU
% 3.7
HONG KONG
% 4.8
POLONYA
% 4.6
ihracat pazarları olarak
sıralanmakta.
Diğer örme kumaşlar
ihracatta lider
2012 yılında dünya genelinde en fazla ihraç edilen
örme kumaşlar 6006 GTİP
başlığı altında yer alan
diğer örme kumaşlar oldu.
Söz konusu örme kumaşların 2012 yılı ihracat değeri,
bir önceki yıla göre yüzde
0.8 düşüşle 15.4 milyar dolar oldu. Söz konusu örme
kumaşların dünya örme
kumaş ihracatındaki payı
İSPANYA
% 3.7
kumaşların payı yüzde 22
olarak hesaplanıyor. Örme
tüylü kumaşların ihracatı
ise 2012 yılında yüzde 5.6
düşüşle 4.2 milyar dolar
değerinde. Söz konusu
örme kumaşların ihracatı, dünya örme kumaş
ihracatından yüzde 13.8
pay alıyor. Çözgü tipi örgü
kumaşların 2012 yılında
ihracat değerleri yüzde 1.5
artışla 3.3 milyar dolara
ulaşmış bulunuyor. Çözgü
tipi örme kumaşların
ihracatı ise dünya toplamının yüzde 11’ine karşılık
TEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
69
SEKTÖREL BAKIŞ
EN ÇOK İHRACAT YAPAN 100 KUMAŞ FİRMASININ ÜRETİM HARİTASI
21
1
EDİRNE
KIRKLARELİ
16
21
İSTANBUL
2
SAKARYA
TEKİRDAĞ
20
BURSA
1
AYDIN
6
14
DENİZLİ
KAHRAMANMARAŞ
ANTALYA
geliyor. En genişliği 30
santimetreyi geçmeyen,
ağırlık itibariyle de yüzde 5
veya daha fazla elastomerik iplik veya kauçuk iplik
içeren örme kumaşlar kapsamında yer alan ürünlerin
de 2012 yılı toplam ihracat
değeri 457.9 milyon dolar.
Bu ürününü ihracatında
da bir önceki yıla kıyasla
yüzde 9 oranında bir düşüş
söz konusu. Söz konusu
örme kumaş türünün
dünya örme kumaş ihracatındaki payı yüzde 1.5
olarak hesaplanıyor. 2012
yılında eni 30 santimetreyi
geçmeyen örme kumaşların ihracatı ise yüzde 10.9
oranında azalarak 240.9
milyon dolar düzeyinde
gerçekleşmiş bulunuyor.
Türkiye, örme kumaşta
dünyada beşinci sırada
2012 yılında dünyada en
fazla örme kumaş ihracatı
gerçekleştirilen ilk 20 ülke
incelendiğinde, dünyanın
en büyük tekstil konfeksiyon ihracatçısı olan
Çin’in ilk sırada yer aldığı
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
MALATYA
KAYSERİ
1
70
1
2
3
İZMİR
görülüyor. Söz konusu ülkenin örme kumaş ihracatı
2012 yılı 11.2 milyar dolara
ulaşmış durumda. Çin tek
başına dünya örme kumaş
ihracatının yüzde 37.2’sini
gerçekleştiriyor. Çin’i, 4.1
milyar dolar değerinde
ihracat ve dünya toplamından aldığı yüzde 13.5’lik
pay ile Güney Kore ikinci
sırada takip ediyor. Bu
ülkelerin ardından sırasıyla; 2.5’er milyar dolarlık
Örme kumaş
ihracatımız, küresel
krizin tüm dünyayı
etkisine aldığı 2009
yılı hariç, yüzde
5.2 ile yüzde 34.4
arasında değişen
oranlarda devamlı
artış kaydetmiş
bulunuyor.
5
ADANA
3
GAZİANTEP
ihracatla Hong Kong ve
Tayvan geliyor. Hong
Kong’un toplam ihracattan
aldığı pay yüzde 8.2, Tayvan’ın ise yüzde 8.1 düzeyinde bulunuyor. Türkiye
gerçekleştirdiği 1.6 milyar
dolarlık ihracatla dünyanın
beşinci büyük örme kumaş
ihracatçı ülkesi.
Yüzde 5.2 ile yüzde 34.4
arasında devamlı artış
söz konusu
2000 yılında 212.2 milyon
dolar olan Türkiye’nin
örme kumaş ihracatı 2012
yılı sonunda yaklaşık yedi
buçuk kat artarak 1.6
milyar dolara yükselmiş
durumda. Örme kumaş
ihracatımız, küresel krizin
tüm dünyayı etkisine aldığı
2009 yılı hariç, yüzde 5.2
ile yüzde 34.4 arasında
değişen oranlarda devamlı
artış kaydetmiş bulunuyor.
Türkiye’nin, 2012 yılı örme
kumaş ihracat mercek
altına alındığında; en fazla
ihraç edilen ürün gamının
6006 GTİP başlığı altında
yer alan diğer örme kumaş-
lar olduğu görülüyor. Söz
konusu örme kumaşların
2012 yılı ihracat değer ise
bir önceki yıla göre yüzde
1.3 artışla 865.2 milyon
dolara yükselmiş durumda.
Söz konusu örme kumaşların toplam örme kumaş
ihracatındaki payı da yüzde
55.4 düzeyinde. İhracatta
bir diğer önemli örme
kumaş türü de en genişliği
30 santimetreyi geçen,
ağırlık itibariyle yüzde 5
veya daha fazla elastomerik iplik veya kauçuk iplik
içeren örme kumaşlardan
oluşuyor. Söz konusu
örme kumaşların 2012 yılı
ihracat değeri, yüzde 1.8
ihracatı da 435.2 milyon
dolar. Türkiye’nin toplam
örme kumaş ihracatı içinde
bu örme kumaşların payı,
yüzde 27.9 seviyesinde.
Çözgü tipi örgü kumaşların
yer aldığı ürünlerin 2012
yıl ihracatı ise bir önceki
yıla kıyasla, yüzde 9.5
artarak 182.5 milyon dolara
ulaşmış durumda. Çözgü
tipi örme kumaşların ihracatı ise toplam örme kumaş
ihracatının yüzde 1.7’sine
karşılık geliyor. Örme tüylü
kumaşların kapsamı altında
bulunduğu ürünlerin ihracatı ise 2012 yılında yüzde
5.1 artışla 71.7 milyon
dolar ulaşmış bulunuyor.
Söz konusu örme kumaşlar, toplam örme kumaş
ihracatından yüzde 4.6
pay alıyor. En genişliği 30
santimetreyi geçmeyen,
ağırlık itibariyle yüzde 5
veya daha fazla elastomerik iplik veya kauçuk iplik
içeren örme kumaşların
2012 yılında ihracatı, bir
önceki yıla kıyasla yüzde
33.4 artış ile 4 milyon
dolara ulaşmış durumda.
Söz konusu örme kumaş
türünün, toplam örme kumaş ihracatındaki payı ise
yüzde 0.3. 2012 yılında eni
30 santimetreyi geçmeyen
örme kumaşların ihracatı
ise yüzde 33.6 oranında
artarak 1,9 milyon dolara
ulaşmış durumda. Bu tür
örme kumaşların, Türkiye
toplam örme kumaş ihracatındaki payı da yüzde 0.1
seviyesinde.
Türkiye'nin örme kumaş
ihracatında Rusya başı
çekiyor
Türkiye’nin örme kumaş
ihracatı ülkeler bazında ele
alındığında; Rusya, İtalya,
Bulgaristan, Romanya ve
Ukrayna’nın 2012 yılında
başı çektiği görülüyor.
Türkiye’nin, 2012 yılında
Rusya’ya yaptığı örme
kumaş ihracatı 474.3 milyon dolar, İtalya’ya 236.8
milyon dolar, Bulgaristan’a
ise 102.1 milyon dolar oldu.
Türkiye’nin diğer önemli
örme kumaş pazarlarından
Romanya’ya yapılan ihracat
ise 83.6 milyon dolara,
DÜNYA ÖRME
KUMAŞ
DIŞ TİCARETİ
Dünyada örme kumaş dış
ticaretinin, son 12 yıllık
dönem ele alındığın da
2009 yılı hariç, devamlı
artış trendinde olduğu
görülüyor. 2012 yılında
dünyada tekstil ticaretinin
yüzde 5.1 oranında
küçüldüğü buna karşın,
dünya örme kumaş dış
ticaretinin ise yüzde
2.5 oranında büyüdüğü
görülüyor. 2012 yılında
dünyada 30.1 milyar dolar
değerinde örme kumaş
ihracatı gerçekleştirildi.
Bu dönemde örme kumaş
ihracatının 2011 yılına
göre yüzde 1.8 oranında
azaldığı gözleniyor. 2012
yılında dünya tekstil
ihracatının da yüzde 5.8
oranında azalarak 262.7
milyar dolara gerilediği
görülüyor. Dünya örme
kumaş ihracatının, dünya
tekstil ihracatından biraz
daha az küçüldüğü, örme
kumaş ihracatının toplam
tekstil ihracatında payının
Ukrayna’ya 70.8 milyon
dolara ve Yunanistan’a da
61.4 milyon dolara ulaşmış
bulunuyor. Sırbistan, Fas,
İsrail ve Polonya Türkiye’nin diğer önemli örme
kumaş pazarları olarak
sıralanmakta. 2012 yılında
Türkiye’den en fazla örme
kumaş ihraç edilen ilk yirmi
ülkenin 12’sine yönelik ihracatta yüzde 2.4 ile yüzde
96.8 arasında değişen oranlarda artışlar elde edilmiş.
En çok örme kumaş ihraç
ise 2012 yılında yüzde
11.5 seviyesine yükseldiği
görülüyor. 2001 yılından
2012 yılı sonuna kadar
olan süreçte, dünya örme
kumaş ihracatının dünya
tekstil ihracatındaki
payı incelendiğinde;
dalgalı bir eğilim ve
düşük bir ivmeyle de olsa
artış trendinde olduğu
görülüyor. 2001-2012
yılları arası on iki yıllık
süreçte dünya örme kumaş
ihracatı incelendiğinde
küresel ekonomik krizin
yaşandığı 2009 yılı ve AB
ekonomilerinde durgunluk
yaşanan 2012 yılı hariç
devamlı ihracat artışı
kaydedildiği görülüyor.
Ekonomik kriz sonrası
2010 ve takip eden 2011
yıllarında örme kumaş
ihracatında sırasıyla
yüzde 20 ile yüzde 16.5
ile diğer yıllardaki artış
oranlarına göre daha
yüksek artış göze çarpıyor.
Örme kumaş ihracatında,
2009 yılında yüzde 12.1
ve 2012 yılında ise
yüzde 1.8 oranlarında
düşüş kaydedilmiş, 2001
yılında 14.7 milyar dolar
olan dünya örme kumaş
ihracatı ise 2012 yılı
sonunda iki kat artarak
30.1 milyon dolara
yükselmiş bulunuyor.
edilen diğer sekiz pazarda
ise yüzde 0.2 ile yüzde 23
arasında değişen oranlarda
düşüş kaydedilmiş. Örme
kumaş ihracatının en yüksek oranlı arttığı ülke yüzde
96.8 artış oranı ile ABD
olurken, bu ülkeyi yüzde
60.3 artış oranı ile Bulgaristan, yüzde 48.2 artış oranı
ile de Beyaz Rusya’nın
takip ettiği görülüyor. Bu
artış oranları neticesinde;
ABD’ye yönelik ihracat
8 milyon dolardan 15.8
milyon dolara Bulgaristan’a
yapılan ihracat 63.7 milyon
dolardan 102.1 milyon dolara, Beyaz Rusya’ya yapılan
ihracat ise 13.7 milyon
dolardan 20.2 milyon dolara yükselmiş bulunuyor.
Türkiye’nin örme kumaş
ihracatında en büyük performans kaybı yüzde 23 ile
Fransa’ya yapılan ihracatta
kaydedildi. Bu düşüş oranı
ile Fransa’ya örme kumaş
ihracatı 30 milyon dolardan
23.1 milyon dolara geriledi.
TEMMUZ 4, 2014 İŞ HAYATI
71
AJANDA
FUAR
TAKVİMİ
2014
31. ANGOLA
TICARET FUARI
Afrika'nın en fazla ham petrol üreten ikinci
ülkesi olan Angola, yer altı kaynakları
ihracından elde ettiği geliri yeniden inşasına
ve mal ithalatına harcıyor. Son 10 yılda istikrarlı
bir şekilde büyüyen Angola pazarı, bu nedenle
Türk iş adamları için cazip ihracat fırsatları
sunuyor. Angola, başta inşaat, inşaat ve yapı
malzemeleri gıda, tekstil, kozmetik, temizlik
ürünleri, beyaz eşya ve küçük ev aletleri,
mobilya, kimyasallar, makine ve parçaları tarım
aletleri, mermer ve doğal taşlar, ev tekstili
sektörleri olmak üzere tüm sektörlerde çok
yüksek ihracat potansiyeli barındırıyor.
12. ULUSLARARASI AKRA
YAPI-İNŞAAT VE EMLAK FUARI
Tuskon Evrensel Fuar olarak Gana’nın
başkenti Akra’da düzenlenen 12. Uluslararası
Akra Yapı-İnşaat ve Emlak Fuarına Türkiye’den
milli katılımı gerçekleştiriyor. Fuara 2014’de
Türkiye’den 30 firmanın katılması planlanıyor.
Bu yıl 12. kez düzenlenecek olan fuara,
TUSKON Evrensel olarak üçüncü kez katılım
sağlanıyor. Geçmiş iki yılda ise Türkiye’den
toplam 42 stant ile fuara katılım sağlandı.
Afrika’da en hızlı büyüyen ve değişim gösteren
ülkelerinden biri olan Gana, sahra altı Afrika'nın
en yatırım yapılabilir ülkesi olarak gösteriliyor.
72
İŞ HAYATI TEMMUZ 4, 2014
11. ULUSLARARASI YUNFU
DOĞAL TAŞ FUARI
Türkiye’den Çin’e ihraç edilen blok mermer ve
doğal taşların yüzde 50’si Yunfu’daki firmalar
tarafından ithal ediliyor ve işleniyor. Çin’deki
ekonomik gelişim süreci dikkate alındığında,
orta vadede Türkiye menşeli mermer
ürünlerine olan talebin artarak devam edeceği
öngörülüyor. Türkiye’nin Çin’e olan ihracatında
mermer son yıllarda ilk sırada geliyor. Bunun
yanı sıra Türk mermer sektörünün dünyada
en çok ihracat yaptığı ülke de Çin’dir. 2013
yılında yeni yerine taşınmış ve eski fuar alanına
göre iki kat büyütülmüş olan Yunfu fuar
alanının, önümüzdeki üç yıl içinde üç kat daha
büyütülmesi planlanıyor.
EXPOALIMENTARIA 2014 FUARI
Expoalimentaria Fuarı, Güney Amerika’nın
en büyük uluslararası gıda fuarıdır. Dünyanın
her köşesinden gelen seçkin ihracatçılar
ve alıcıların odak noktası haline gelen fuarı,
30 binin üzerinde profesyonel alıcı ziyaret
ediyor. Fuarda 600'den fazla katılımcı, yenilikçi
trendleri ve teknolojiyi kullanarak kendi
ürünlerini sergiliyor.
Download

nijerya ile ticaret köprüsü