ONKOLOJİ





ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR!!!!!
AMA:
Tüm kanserler vücut yüzeyinde kitleler
halinde ortaya çıkmaz.
Diagnostik ekipman (CT, PET) ise veteriner
sahada sınırlı.
Çoğu durumda organlardaki malignant
tümörler o organla ilgili semptomlara
neden olurlar.
gastrointestinal kanama
veya obstrüksiyon, ishal
ve kusma
mide, ince barsak, kolon
tümörleri
nörolojik semptomlar,
koordinasyon veya
nöbetler
Beyin ve omurilik
tümörleri
Hematüri veya kanlı
idrar
Böbrek ve idrar kesesi
tümörleri
Cushing's disease,
pankreatik, timik ve
hipoglisemi gibi
hepatik tümörler gibi
endokrinolojik hastalıklar hormon-üreten tümörler



Fakat bazı kanserler non-spesifik
semptomlara neden olurlar ki, vücuttaki
yerlerini belirlemek son derece güçleşir.
Bu tip semptomlara paraneoplastik
bozukluklar denir ve genellikle tümörün
hastanın enerji metastazabolizmasında
yarattığı değişikliklere bağlı olarak ortaya
çıkar.
Bunlar kilo kaybı, hafif ateş, kas zayıflığı
ve/veya nöbetler, letharji, iştah kaybı,
ishal, deride kızarıklık, kıl dökülmesi ve
genel artritik-benzeri semptomlardır.
Köpeklerde Paraneoplastik
Semptomlar
1- Hiperkalsemi
2- Hiperhistaminemi
3- Kanser Kaşeksisi (Kanser karbohidrat, protein,
ve yağ metastazabolizmasını etkiler)
4- Anemi
5- Polisitemi
6- Pansitopeni
7- Trombositopeni
8- Koagülasyon bozuklukları
9- Hipervizkosite
Köpeklerde 10 Kanser İşaretçisi










Kalıcı yada büyümeye devam eden anormal
şişkinlikler
İyileşmeyen yaralar
Kilo kaybı
İştah kaybı
Vücut deliklerinin herhangi birinde kanama veya
akıntı
Aşırı koku
Yeme ve yutma güçlüğü
Takatsizlik, egzersize isteksizlik
Kalıcı topallık veya tutulma
Solunumda, idrarda veya dışkıda güçlük

Bu tümörler izlenebilecek kadar
geliştiklerinde, zaten tedavi için çok geç
kalınmış olacağından, laboratuar testleri ve
radyolojik muayenelere başvurulması
doğru olacaktır.
Diagnostik Görüntüleme


Radyografi, veteriner onkolojide en sık
kullanılan metastazoddur. Pek çok
durumda radyografi tümörün varlığını,
şeklini, yerini, kemik dansitesini, hatta
organlardaki tümöral üremeleri ortaya
koyabilir.
CT görüntüleme, maliyeti nedeniyle
veteriner sahada pek yaygın değildir. CT, 3
boyutlu kesitsel bir görüntü sunar.

Magnetic resonance imaging (MRI), üstteki iki
yöntem gibi radyasyon kaynağı kullanmaz.
Manyetik alanlar ve radyofrekans dalgalarını
kullanarak görüntü verir fakat bu yöntem de
oldukça maliyetli bir yöntemdir. MRI yöntemiyle
daha iyi kontrast alınır. Bu yöntemin
dezavantajları arasında, dokularda genellikle
kanser işleminin habercisi olan küçük kalsiyum
birikimlerini algılayamaması ve görüntü alınması
için uzun süre hareketsiz kalınması mecburiyeti
vardır.



Ultrason tekniği organların görüntülenmesinde
güvenilir ve non-invaziv bir metastazod
olmasının yanısıra, ince iğne biyopsilerinde de
rehberlik eder.
Lezyonlar ve muhtemel artifaktların ayrımı çok
önemlidir.
Positron emisyon tomografi (PET) tekniğinde,
kısa-ömürlü positron-emitting radionukloidler,
selüler metastazabolitlere bağlanır. Bu
metastazabolitle i.v. yolla vücuda verildiğinde
tümör hücrelerine yapışır ve external radyasyon
dedektörlerinde parlama verir. Çok yararlı bir
metastazod olmakla birlikte cihaz oldukça
maliyetlidir.
Tümor Markırları



Kanser hücreleri genellikle normal hücrelerin
salgılamadığı moleküller salgılarlar veya normal
hücre yüzeylerinde bulunmayan molekülleri
yüzeylerinde bulundururlar.
Hastada bu tip moleküllerin belirlenmesi bir
kanser indikatörü olarak değerlendirilir.
Ayrıca bazı markırlar tümörün safhası, prognozu
ve izlenmesi konusunda da yararlı olur.
Deri Kanseri
Ki67
Meme kanseri
-c-kit proto-oncogene
-MAb 1A10 (meme kanser
antikoru)
-MAb SB2 (meme kanser antikoru)
-Tip IX kollajen
Lenfoma
AgNOR
Plazma timidine kinaz
CCI-103F (nitroimidazole hipoksi
markır)
CD3 (T-cell lenfoma antikoru)
CD79a (B-cell lenfoma antikoru)
Orofaregeal Kanser (Ağız BrdU labeling index
kanseri)
Pankreatik Kanser
Chromogranin A plasma
konsantrasyonu
İdrar Kesesi kanseri
basic fibroblast growth
factor idrar
konsantrasyonu
Diğer Katı Tümörler
CCI-103F (nitromidazole
hipoksi markır)
KANSER DERECELENDİRİLMESİ
Kanser teşhis edildikten sonraki basamak kanserin
yaygınlığının tespitidir. Bu işlem hem prognoz, hem de
tedavi protokolünün oturtulması açısından çok önemlidir.
 Klinik derecelendirme sistemleri her kanser türü için
standart olup Dünya Sağlık Örgütü tarafından ortaya
konulmuştur.
 Katı tümörler için 3 kategori bulunur.
1-"T" tümor büyüklüğünü;
2- "N" bölgesel lenf yumruları invazyonunu;
3- "M" metastazastaz varlığını
İfade eder..








Bu kategorilerin sonuçları baz alınarak, hastalık 4
klinik safhadan biri olarak tanımlanır.
Safha I; lokal hastalık
Safha II; sınırlı bölgesel sıçramalı lokal hastalık
Safha III ; yaygın bölgesel sıçramalı lokal
hastalık
Safha IV; I-III safhalar ile uzak metastazastazları
kapsar.
Safha ilerledikçe prognoz kötüleşir.
Ayrıca ileri safhalarda agresiv tedavi tercih edilir.
KÖPEKLERDE YAYGIN
TÜMÖRLER
Mast hücre tümörü
DERİ KANSERİ



Deri kanserleri, meme kanserleri ile birlikte
köpeklerdeki kanser vakalarının % 58’ini
oluşturur.
Köpekteki en yaygın deri neoplazması
mastositomadır (mast hücre tümörü), ve deri
tümörlerinin % 20’sini teşkil eder.
Mast hücreleri bağ doku hücreleri olup heparin
ve histamin salgılarlar ve yangısal olaylarda
görev alırlar.Mastositomalar daha çok Boxer,
Boston Terrier, ve Labrador Retrieverlerde
görülür. Cinsiyet eğilimi yoktur. Orta yaş ve daha
büyük köpeklerde daha sık görülür.


NEDENİ: Kromozomal ve proto-onkojen
anomaliler rol oynar.
Mast hücre aktivasyonu allerjik
reaksiyonlarla ilişkilidir. Hücrelerin kronik
aktivasyonu da önemli bir faktördür.




SEMPTOMLAR: Deride her yerde çıkabilir fakat
daha çok vücudun posterior yarısında,
bacaklarda ve erkeklerde skrotumda gözlenir.
İki formu vardır;
Daha sık gözlenen formu tek veya multinodüler,
hızlı gelişen ülserli kütlelerdir. Tümör katı, beyaz
ve sıklıkla hasarlı kan damarlarına bağlı olarak
mavi-mor alanlar ihtiva eden yapılar şeklindedir.
İkinci formu yavaş gelişir, ülserasyon içermez,
sarımsı, yumuşak ve gevşektir.




TEŞHİS: Lezyon biopsisi.
TEDAVİ: Tümörün, regional lenf yumruları ve
çevre dokunun radikal eksizyonu.
Operasyon yarası iyileştikten sonra nüksü
önlemek için radyasyon tedavisi.
PROGNOZ: Zayıf diferensiye olmuş mast hücre
tümörlerinin operasyon sonrası kısa dönem
prognozu (~18 hafta) vardır, oysa iyi diferansiye
olmuş tümörlerde bu süre daha uzundur (~51
hafta). Operasyon sonrası radyasyon tedavisi
uygulanan köpeklerin % 77 sinin operasyondan
2 yıl sonra yaşadığı bildirilmiştir. Ayaklardaki
tümörler, gövdedekilere oranla radyasyon
tedavisine daha olumlu yanıt verirler. Ölüm
genellikle organ metastaz sonucu ortaya çıkar.
MEME TÜMÖRLERİ



Dişi köpeklerde diğer kanser türlerinden daha sık
gözlenir. Ayrıca benin tümörlü köpeklerin malign
forma dönme ihtimali de % 20-40’dır. Erkek
köpeklerde de dişilerin %1i kadar meme
kanserine rastlanır.
Genellikle 6-10 yaş arası görülür.
NEDENİ: Tümör baskılayıcı hücrelerin
inaktivasyonu ve onkojen aktivasyonuna neden
olan mutasyonlar, ayrıca östrus siklusunun da
çok önemli rolü vardır.



SEMPTOMLAR: Meme dokusunda tek veya çoğul
şişkinlikler. Genellikle arka ayaklara yakın
memelerde oluşur. Hızlı büyür, şekilleri
düzensizdir, deri veya deri altı dokuya bağlı
gibidir, ülserasyon olabilir. Laktasyondakilerde
mastitisle birlikte ortaya çıkıp ayırdına
varılmayabilir.
Meme kanserinin şiddetli agresiviteye sahip
formu olan yangısal karsinoma, mastitise çok
benzer ve laktasyonda olmayan bir dişide göz
önüne alınmalıdır. Bu kanser bir memede veya
meme zincirinde kütle şeklinde ortaya çıkar.
Etkilenen alan kırmızı, şiş, ağrılı ve sıcaktır.





TEŞHİS: İnce iğne biyopsisi. Bunda malignite çıkmasa
bile, tümör malignant gibi davranıyorsa total rezeksiyon
endikedir.
TEDAVİ: Erken safhada ilk seçenek operasyondur. Meme
zinciri ve bölgesel lenf yumrularının alınması (özellikle
yüksek risk taşıyan süperfisyal inguinal nod) genellikle
%100 başarı sağlar.
Ayrıca köpeğin kısırlaştırılması nüksü önleme açısından
endikedir.
Yaygın ve alt dokuya penetre olmuş tümörlerde,
operasyon paliatif olarak faydalıdır. Bunun yanısıra
radyasyon tedavisi ve kemoterapötik ilaçlar
kullanılır.
Adriamycin’in, operasyon sonrası nüksü azalttığı
bildirilmiştir.



PROGNOZ: Malignant meme tümörlü köpeklerin
% 50-70’i hekime getirildiğinde uzak metastaz
zaten oluşmuş olmaktadır. Operasyona rağmen,
meme kanserli köpeklerin % 40-60’ı iki yıl içinde
tümör kaynaklı nedenlerle ölürler.
KORUNMA: Malign değil fakat benin meme
tümörü oluşumu progesteronla yakından ilgilidir.
2-1/2 yaşından önce dişilerin kısırlaştırılması
benin ve malign tümör riskini önemli derecede
azaltır. Bu yaştan sonraki kısırlaştırmalar benin
tümörleri önlemekle birlikte, malign tümörler
açısından bir avantaj sağlamaz.
kutanöz
LENFOMA(LENFOSARKOMA)
Lenfositler transformasyona uğrayarak, kanseröz
hücreler haline geldiğinde;
1- kemik iliğine saldırarak lenfositik lösemiye neden
olabilirler.
2- lenfatik sistem organlarına (lenf nodülleri, timus, dalak)
saldırarak bu organlar içinde lenfoma veya lenfosarkoma
denilen katı tümörler oluşturabilirler. Lenfomalar TLenfositlerden veya B-lenfositlerden köken alabilirler.

Bu kanserler köpeklerde en sık görülen 3. tür kanserdir.
Lenfoma, köpeklerde görülen tümörlerin % 5-7 sini
oluştururken, her 100,000 köpeğin 24 ünde ve genellikle
5 yaş üstünde görülür.
Boxer, Doberman, Golden Retriever ve and İskoç teriyeri en
sık görülen ırklar.

NEDENİ: Pek çok hayvanda viral olduğu
ortaya konmuşsa da, köpeklerde böyle bir
virüs tanımlanmamıştır. Genetik defektler,
radyasyon maruziyeti, immunsupresiv
ajanlar, veya immun sistem anomalileri.






SEMPTOMLAR: Genel semptomlar ateş, iştahsızlık, kilo
kaybı.
Köpeklerde 4 formu var;
1) Multisentrik lenfoma, diffuz bir formdur. Lenf nodları
ve lenfatik organları etkiler. Boyunda (servikal), ön koltuk
altında (aksiller) ve kasıkta (inguinal) golf topu
boyutlarına kadar büyüyebilen, ağrısız lenf nodülleri ele
gelir. Yutma ve lenf dolaşımına zarar verebilen bu
nodüller yüzde ve vücutta şişkinlikler oluşturabilir. Dalak
genellikle büyür.
2)Alimentar lenfoma da tümörler obstrüksiyon, kusma ve
ishale neden olabilirler. Köpek çok zayıflar çünkü
absorbsiyon bozulur.
3)Mediastinal lenfoma (genellikle timus beziyle ilgili
olarak göğüs ortasında oluşur), nadir görülür. Yorgunluk,
solunum sıkıntısı.
4) Kutanöz lenfoma deri ve süperfisyal lenf nodlarını
etkiler.




DIAGNOZ: Biyopsi ve lenfoid dokunun
mikroskopik muayenesi.
İnce iğne biyopsisi teşhis için yeterli
olmaz.
Ayrıca erken safhada lab. Muayenesi de
doğru sonuç verebilir. İleri safhalarda
beyaz küre yükselir ve kanda kanseröz
lenfositler görülür.
İlerlemiş vakaların çoğunda radyografide
yaygın lenf nodu genişlemesi ve göğüs
ve/veya abdominal kitleler görülür.







TEDAVİ:Lenfoma için Kombinasyon
Kemoterapisi standart tedavidir.
Klinik olarak UW-M adı verilen en etkili protokol,
6 ay veya daha uzun sürelik periodlarda % 91’e
varan tümör regresyonu sağlayabilir.
Bu protokolde 9 haftalık bir dönemde uygulanan
5 ilaç bulunur (Vincristine, L-Asparaginase,
Prednisone, Cyclophosphomide ve Doxorubicin).
Bu başlangıç tedavisi regresyon sağlarsa, 2 yıl
kadar süren idame tedavi başlatılır.
Yalnız Doxorubicin veya Prednisone ile yapılan
Tek-ajan Tedavisi de remisyon sağlayabilir.
Monoclonal antikorla (Mab 231) yapılan
Immunoterapi de başarı sağlar.
Radyasyon tedavisi etkisiz bulunmuştur.







PROGNOZ: Tedavi görmeyen hastalar, teşhisi
takiben 6-8 haftada hastalığa yenik düşerler.
T-lenfosit kaynaklı lenfomalar B-lenfosit kaynaklı
olanlara göre daha agresivdir ve prognoz daha
kötüdür.
Tedavi hastaların %90’ında tümör remisyonu
sağlar.
Remisyon süresi seçilen tedaviye bağlıdır.
Yalnız Prednisone kullanımı hayat kalitesini
arttırır fakat remisyonlar kısa süreli, 30 gün
civarıdır.
Siklofosfamid ve Prednisone’un birlikte kullanımı
daha uzun remisyon sağlar (30-60 gün).
Tek başına Doxorubin 18-29 haftalık remisyon
sağlarken, UW-M protokolü erken safhada 44-69
hafta, geç safhada 36-51 hafta remisyon sağlar.
Orofarengeal Kanser (Ağız
Tümörleri)





Köpeklerdeki tümörlerin % 6 sını teşkil eder.
Ağızda gelişen çeşitli tümörler vardır ki en sık
görüleni melanoma, daha sonra fibrosarkoma,
skuamoz hücre karsinomu ve adenokarsinomdur.
Daha çok dişetleri, sonra dil, dudak ve damakta
gelişirler.
Melanoma insidansı Cocker Spanielda daha
fazladır.
7-11 yaş.




NEDEN: Papillomavirüsün onkojen
aktivasyonunda rol oynadığı düşünülür.
SEMPTOMLAR: Maalesef oral kavitedeki
malignant durumlar, ileri safhaya kadar
anlaşılmamaktadır.
Salivasyon artışı, çiğnemede, yutmada
güçlük, iştah azalması, kilo kaybı, kötü
nefes kokusu, kanlı tükürük belirtiler
arasındadır.
Sarkomlar ülserli kitleler halinde belirirken,
karsinomlar daha az göze çarpabilir.




TEŞHİS: Biopsi ile tümör tipi anlaşılır.
Ayrıca röntgen ile çevre dokular ve göğüs
taranarak yaygınlık araştırılır.
Pek çok melanoma ve bazı karsinomlar
veteriner hekime gelindiğinde zaten
akciğere sıçramıştır.
Yakın lenf nodülleri mutlaka taranmalıdır.



TEDAVİ: Operasyon, etkilenmiş alanların
uzaklaştırılması (maxillektomi) (mandibulektomi)
8-11 ay arası yaşama şansı verir. Etkilenmiş
dokunun çevresindeki sağlam dokunun da 2 cm
kadar temizlenmesi en iyi sonuçları verir.
Yayılma çok fazla olduğunda lezyonun tam
temizlenmemesi halinde radyastyon
tedavisi ile bazen kemoterapi,kombinasyonu
uygulanır.
Yalnız kemoterapi kullanılacaksa, skuamoz hücre
karsinomları Cisplatin veya Carboplatin’e orta
dereceli yanıt verirken, sarkomlar Doxorubicin’e
% 30-50 yanıt verirler.





PROGNOZ:Tümör 2 cm nin altında ise prognoz
daha iyidir.
Melanomlar radyoterapiye pek yanıt vermez,
metastaz riski yüksek, prognozu kötüdür.
Ortalama 8 ay yaşam süresi vardır.
Fibrosarcomalar metastazdan ziyade lokal
invazyona neden olur. 2 yaşın altında lokal
kontrole de dirençlidir. 12 ay civarı süre verir.
Radyoterapinin yanısıra ısı tedavisi (lokal
hipertermi) şansı yükseltir. En iyi protokol
operasyon+radyoterapi+kemoterapi bileşimidir.
Skuamoz hücre karsinomları cerrahi ve
radyoterapiye rağmen 1 yıl civarı yaşam şansı
verir. Tonsillere sıçramışsa süre 4 aya iner.
Osteosarkomlarda süre 4-5 ay civarıdır.
Osteosarkom (Kemik Kanseri)





Büyük ırklar ve erkeklerde risk daha fazla.
2-8 yaş.
Artan yaş ve boy risk arttırır.
Kısırlaştırılmış köpeklerde osteosarkom
riski iki kattır.


Progresif topallık, tümör bölgesinde ağrılı
şişkinlik. Daha çok ayaklarda.
Metastaz olduğu zaman kilo kaybı, lenf
nodüllerinde büyüme bazen nefes almada
güçlük.




DIAGNOZ: Biopsi çok komplikasyona
neden olduğundan zor. Kemik iliği biopsi
iğnesi daha az invazyon oluşturur.
Akciğer metastaz kontrol edilmeli.
TEDAVİ: Önceleri bacak ampute ediliyordu
ama şimdi sadece tümörün alınmasını
takiben Cisplatin ile kemoterapinin etkin
olduğu biliniyor.
Radyoterapi operasyon önce ve sonrasında
hem ağrı kesmek hem de metastaz
önlemek için kullanılabilir.


PROGNOZ: Tedavi olmadan yaşam süresi
1-2 aydır.
Yalnız ampütasyon 5 ay yaşam şansı
verirken,ek olarak Cisplatin kullanımı
vakaların %50 sinde 1 yıla yakın yaşm
şansı verir.
TEDAVİ





Kanser oluşumu öncelikle iki faktöre bağlıdır;
onkojen gelişim ve tümör baskılayıcı genlerin
supresyonu.
Tümör hücreleri fevkalade hızlı çoğalan
hücrelerdir.
Tedavi bu noktadan baz alır ve hızlı bölünen
hücrelere yönelir. Amaç kanserli hücreleri yok
ederken, sağlam hücrelere zarar vermemektir.
Yine de barsak epiteli ve kemikiliği hücreleri gibi
normal olarak hızlı bölünen hücrelerin zarar
görmesi önlenemiyor.
Bu yüzden sadece kanserli hücreleri hedefleyen
ilaç geliştirilmesi önemli bir araştırma kolu.




Tedavinin başlıca limitasyonlarından biri, aynı
tümör içinde bile olsa kanser hücrelerinin
heterojenitesi.
Tümör büyüdükçe bazı kanser hücreleri daha az
kan akımlı bölgelere doğru uzaklaşırlar bu
nedenle daha yavaş bölünme göstermeye
başlarlar ve böylece kemoterapötik ilaçlardan
saklanmayı başarırlar.
Sonuç olarak kanser yok edilse bile bu kalan
hücreler bir süre sonra nükse neden olurlar.
Bu nedenle tek bir ajanın dozunu yükselterek
daha fazla toksik yan etki ile karşılaşmak yerine
hastalara birkaç kemoterapötik ilacın
kombinasyonu ile daha geniş skalada bir tedavi
uygulaması tercih edilir.
TEDAVİ UYGULANSIN MI,
UYGULANMASIN MI?



Hayvanın genel sağlık durumu bu soru için
anahtar niteliği taşır.
Ayrıca kanserin derecesine bakılarak, tedavinin
reel bir atılım olup olmayacağı iyi
değerlendirilmelidir. Bu noktada tedavinin faydazarar (yan etkiler-toksik etkiler) hesaplamasının
yapılması gerekir.
Hasta sahibinin tedavi sürecini maddi ve manevi
olarak karşılamaya hazır olması bir diğer
sorundur.
KANSER TEDAVİSİNDE
YAKLAŞIMLAR
1- CERRAHİ










Koruyucu cerrahi; Kriptorşidinin testis tümörleri için
önemli bir destek olması nedeniyle, karın içinde kalan
testislerin alınması, meme tümörlerini önlemek için
yapılan kısırlaştırma.
Cerrahide amaç tümör kütlesini uzaklaştırmaktır.
Operasyon endike tümörler arasında;
Meme Tümorleri (yangısal meme kanseri hariç)
Prostat Tümorleri
Orofarengeal Tümorler
Deri Kanserleri
Gastrointestinal Tümorler
Akciğer Tümorleri
BKemik Tümorleri bulunur.
Operasyon Komplikasyonları


Ölüm genellikle pulmoner pıhtı
(embolism), pnömoni, kardiovasküler
kollaps ve primer hastalık nedeniyle ortaya
çıkar. Kanserin neden olduğu malnütrisyon
da bir başka yardımcı faktördür.
Apseler, yara enfeksiyonu, kan kaybı ve
yara iyileşmesindeki problemler diğer
komplikasyonlardır.
2- RADYASYON



Tüm tümör hücrelerini yok etmek için gerekli
radyasyon dozu, çevredeki sağlam hücreleri de yok
edeceğinden, bu dozun daha küçük ama eşit parçalar
halinde birkaç seferde verilmesi daha uygundur. Tedavi
günlük, gün aşırı veya haftada iki kez olarak ayarlanır.
Köpek tedavi esnasında anesteziye edilmelidir.
Özellikle beyin tümörleri radyoterapiye çok iyi cevap
verir.
Büyük tümörlerde de tümör merkezindeki hücrelerin
sağ kalma ihtimali yüksek olduğundan genellikle
radyoterapi, operasyon ve kemoterapiye ek olarak
uygulanır.
Radyoterapinin Endike Olduğu Tümörler
Tek Seçenek Ve
Yüksek
Endikasyon
Genellikle Endike
Ve Operasyone
Eşit
Kombinasyon
Tedavide Endike
Nadiren Endike
Oral mikosis
fungoides
Skuamoz hücre
karsinomu (fasyal
deri ve oral kavite)
Fibrosarkoma (oral
ve kutanöz)
Prostat karsinoma
Extranodal lokalize
lenfoma
Mast hücre tumorleri Hemangiopericitoma
Pituiter
makroadenoma
Epulis
(acantomatöz,
fibromatöz)
Liposarkoma
Nazal tumorler
Adamantinoma
Osteosarkoma
Perianal adenoma
Adenokarsinoma
(perianal, tiroid,
salivar)
Transmissable
veneral tumorler
Beyin tumorleri
Meme karsinom
İdrar kesesi
karsinomu


KOMPLİKASYONLAR; Rejenerasyonu yavaş olan
çevredeki sağlıklı hücrelerin tahribi en önemli
komplikasyon. Doku ölümü (nekroz), iyileşmeyen
ülserasyonlar, organ disfonksiyonu ve körlük.
CERRAHİ VE RADYOTERAPİ; Radikal operasyon
endikasyonunu azaltır. Daha çok operasyon
sonrası kalması muhtemel hücrelerin
temizlenmesi amacıyla kullanılır. Uygulama için
ameliyat yarasının tamamen iyileşmesi gerekir ki
bu sırada kalan kanserli hücreler üreyebilir. Yara
etrafındaki kanser hücreleri de radyoterapiye
daha dayanıklı olduğundan, uygulamanın
operasyon öncesine alınması da bir alternatiftir. .
3-HİPERTERMİ




Mekanizması anlaşılmamış olmakla birlikte, proteinler
üzerindeki termal etkilere bağlı olduğu düşünülüyor.
Kanserli hastalarda yüksek ateşin, kanserde gerileme
yaratmış olması hipertermi tedavisini doğurmuştur. Bu
tedavi hücreler için letal olup, tümör regresyonu sağlar,
radyasyon tedavisinin ve pek çok antikanser ilacın
etkinliğini arttırır.
Tümörün lokal ısıtılması mikrodalga radyasyonu, infrared
radyasyon, radyofrekansı veya ultrason ile yapılır.
Uygulama için özel ekipman gerekliliği, kullanımı
kısıtlamaktadır.
Hipertermi tedavisiyle kanser hücrelerinin yok edilmesi
mümkün olmakla birlikte, tümörün yapısı ve büyüklüğü
başarıyı etkilemektedir, bunedenle diğer metodlar gibi
hipertermi de radyoterapi ile kombine kullanılmaktadır.
KEMOTERAPÖTİK AJANLAR

Kemoterapinin prensibi, metastaz
tedavisidir. Operasyon, radyoterapi gibi
metodlarla tümörlerin lokalize tedavisi
genellikle kanserli hücrelerin çoktan
vücudun diğer bölgelerine sıçramış olması
nedeniyle başarısız olur..


Kemoterapötik ilaçların veteriner sahada
kullanımı resmi olarak onay almamıştır. Bunun
nedenilisans almanın çok pahalı bir süreç
olmasıdır. . Fakat beşeri kemoterapötiklerin
köpekler üzerinde uygulanan çalışmaları, spesifik
tümör tiplerinde en etkin ajan tipleri, dozaj ve
toksik etkileri hakkında önemli bilgiler
sağlamıştır.
Kemoterapinin majör limitasyonları, kanserli
olmayan hücrelere özellikle kemik iliği, barsak
epiteli kıl folliküllerine verdiği zarardır. Yaygın yan
etkiler arasında immunsupresyon, anemi, bulantı
ve kusma, yara iyileşmesinde gecikme, üreme
bozukluğu ve kıl dökülmesi vardır. Bazı ilaçlar
kalp, böbrek ve MSS gibi spesifik organları hedef
alır.


Genellikle tek kemoterapötik seçimi
etkinlik sağlamaz. Bu nedenle farklı
etkinliğe sahip ajanların kombinasyonu
kullanılır.
Veteriner sahada, kombinasyon tedavisi
açısından en çok çalışılan hastalık lenfoma
olmuştur.
Kanin Lenfoma için Kemoterapi Kombinasyonları
COP: Siklofosfamid+Vinkristin+
Prednisone
75%-80% remisyon oranı; bu protokolün
ortalama tekrarlanma süresi: 6 ay
CHOP: Siklofosfamid+Vinkristin+
+Prednisone+Doxorubicin
75%-80% remisyon oranı : bu protokolle
tedavi edilen köpeklerin ortalama yaşama
süresi: 216 gün
COAP: Siklofosfamid+Vinkristin+
Prednisone+Cytosine arabinoside
75%-80% remisyon oranı ; bu protokolle
tedavi edilen köpeklerin ortalama yaşama
süresi: 25 hafta
CDP:
Klorambusil+Dactinomycin+Prednisone
75%-80% remisyon oranı ; beklenen
yaşama süresi: 6 ay
VCAA: Lasparaginase+Vincristine+cyclophosphami
de+Doxorubicin followed by monoclonal
lymphoma antibody CL/MAb
75% remisyon oranı ; beklenen yaşama
süresi: :591 gün
Download

ONKOLOJİ - Uzman Veteriner