HALK SAĞLIĞI
BİLİMİNİN DOĞUŞU
VE TARİHÇESİ
DOÇ.DR.AYŞE ÇEVİRME
SAÜ.2013
SAĞLIK
Sadece hastalığın ve sakatlığın olmayışı değil BEDENEN,
RUHEN ve SOSYAL yönden tam iyi olma halidir .(DSÖ)
HALK SAĞLIĞI
Winslow-1923
“Halk sağlığı, organize edilmiş toplum
çalışmaları sonunda :
- çevre sağlık koşullarını düzelterek,
- bireylere sağlık bilgisi vererek,
- bulaşıcı hastalıkları önleyerek,
- hastalıkların erken tanı ve tedavisini
sağlayarak,
HALK SAĞLIĞI
Winslow-1923
- sağlık örgütleri kurarak,
- toplumsal çalışmaları her bireyin
sağlığını sürdürecek bir yaşam düzeyini sağlayacak biçimde
geliştirerek
- hastalıklardan korunmayı,
- yaşamın uzatılmasını,
- beden ve ruh sağlığı ile çalışma gücünün arttırılmasını
sağlayan bir bilim ve sanattır.”
Görüş Olarak Halk Sağlığı
(Halk Sağlığı Felsefesi)
Kişi çevresi ile bir bütündür
Yaşam, doğum öncesinden ölüme kadar bir
bütündür
 “Koruma” tedaviden üstündür
En çok görülen, sakat bırakan ve öldüren
hastalık “önemli hastalık” tır
Hastalıkların nedenleri sosyal, biyolojik ve fizik
nedenlerdir
Kişinin hastalığı, aynı zamanda ailenin ve
toplumun sorunudur
Herkes kendi sağlığından sorumludur
Görüş Olarak Halk Sağlığı
(Halk Sağlığı Felsefesi)
• Sağlık hizmeti bir “ekip” işidir.
• Halkın sağlık hizmetlerine katılımı esastır.
• Sağlık hizmetlerinde entegrasyon esastır.
• Sağlık hizmetlerinde “eşitlik” (equity) esastır.
“Herkese biraz, ihtiyacı olana daha fazla sağlık
hizmeti”
•Herkes kendi
sağlığından
sorumludur.
Sağlık
hizmetlerinde
“Hakkaniyet
Kavramı
•En çok görülen, sakat
bırakan ve öldüren hastalık
önemli hastalıktır.
•Halkın sağlık
hizmetlerine
katılımı esastır.
•Koruma
tedaviden
üstündür.
•Kişi çevresiyle
bir bütündür.
GÖRÜŞ
OLARAK
HALK
SAĞLIĞI
•Sağlık
hizmetlerinde
entegrasyon esastır.
•Sağlık hizmetleri
multisektöriyeldir.
•Hastalıkların
nedeni biyolojik,
fizik ve sosyal
nedenlerdir.
Halk sağlığı bilimi
kuramsal olarak evrensel,
uygulama olarak yereldir.
TARİHÇE
• Sağlıkla ilgili eldeki en eski yazılı
belge Gılgameş Destanı ’dır.
• Daha sonraları Sümer-Babil ‘e
sağlık tanrısı olarak katılan
Gılgameş ‘’ölümsüzlük’’ sloganıyla
yola koyulmuş, ölümsüzlük
özsuyunu aramaya başlamıştır.
Hastalıklara karşı son
derece korumasız olan 4000
yıl önceki insanın ölümsüzlüğe
inanması bir düş olmanın yanı
sıra, sağlıklı olmaya verilen
öneminde göstergesi olarak
anlaşılmalıdır.
•İnsanoğlunun bu tarihsel
düşü, zaman içinde daha akılcı
olmuş, ‘‘sağlıklı ve uzun
yaşam’’ isteğine dönüşmüştür.
•Sağlıklı ve uzun yaşam,
günümüz insanının da en
büyük düşüdür.
• Hekimlik ve halk sağlığının geçmişi
iki büyük isimle başlar.
• Bunlar; Hippocrates ve Galenos’tur.
• Hippocrates’in(M.Ö. 460-377)
sağlık ve hastalık durumlarının
nedenleri konusundaki görüşleri
Antik Yunan düşüncesinin etkisi
altındadır.
• İnsan bedeninin dört temel maddeden oluştuğunu, bunların
karşılıklı denge durumunda olmalarının sağlıklı olmayı
sağladığını, dengenin bozulması ile de hastalıkların ortaya
çıktığını ileri sürer. Bu görüş bugünkü bilgilerimizin ışığında
doğru değildir. Ancak, hastalıkların oluşumu konusunda
gizemli ve doğa ötesi etkilerden arınmış ilk görüştür.
• Hippocrates tıp ahlakı ve meslek
uygulamalarının kurallarını ilk kez ortaya
koymuş ve bu alanlarda ilk tıp okulunun
kurucusu olmuştur. Günümüzde dünyanın tüm
ülkelerinde tıp okullarını bitirenler mesleğe
Hippocrates’ in yeminiyle başlarlar.
Hippocrates’in epilepsi hastalığı konusunda
yazdığı aşağıdaki satırları onun akılcı
hekimliğine ve hastalıklara akılcı yaklaşımına
bir örnek oluşturmuştur.
• Kutsal denilen hastalık (epilepsi)
şöyledir: ‘‘Bu hastalık bana öteki
hastalıklardan hiç de daha
tanrısal ya da kutsal
görünmüyor. Tersine, öteki
hastalıkların nasıl onları doğuran
doğal bir nedeni varsa bununda
doğal bir nedeni vardır.’’
•Hippocrates’in başlattığı
klinik gözlemi geliştirmek
onurunu Galenos almıştır.
• Gerek Hippocrates gerek Galenos insanların sağlıklı ve uzun
yaşama isteklerine önemli katkılarda bulmuşlardı. Ancak
insanoğlu bu tarihsel düşünü, sağlıklı ve uzun yaşama
isteğini gerçekleştirmek için önlemler düşünüp almaya
bilinen en eski zamanlarda başlamıştır. Bu ilk çabalar,
yukarda değinildiği gibi, akılcı olmaktan çok büyüye ve doğa
ötesi inançlara dayanmıştır.
• Halk sağlığının gelişmesi için en
azından akılcı gözlemlere gerek
vardır.
• Genel olarak bilimsel hekimliğin
gelişmesi, Avrupa’daki yeniden
doğuş eyleminin etkisiyle
olmuştur.
• Avrupa' da yeniden doğuş eyleminin etkisiyle ortaya çıkan
bilimsel hekimliğin gelişmesi, koruyucu hekimlikte de önemli
gelişmelere yol açmıştır. Yine aynı eylemin etkisiyle
başlayan sanayileşme döneminde sanayiciler, sanayi
ürünlerini ucuza mal etmek ya da daha çok artı değer elde
etmek için işçileri yarı aç ve uzun süre çalıştırıyorlardı.
• İngiliz yazarlarından Arthur Young' ın (1741-1820 ) “
İşçileri verimli çalıştırmanın en iyi yolu, onları karın
tokluğuna çalıştırmaktır ve bunu aptallar dışında herkes
bilir. ” sözünün tam olarak uygulandığı bu yıllarda
sanayileşen ülkelerde fabrikalar çevresinde gecekondular
mantar gibi çoğalıyordu.
• Sağlığa uygun olmayan barınaklarda kalabalık biçimde
yaşayan, temiz su ve kanalizasyondan yoksun bir çevrede
büyüyen ve gereğince beslenemeyen bu insanları sağlıklı
kılmakta hekimler ve bireysel hijyen önlemleri, diğer bir
deyişle koruyucu hekimlik hizmetleri yetersiz kalıyordu.
İşçinin sağlığı bozuldukça verim azalıyor ve büyük ekonomik
kayıplar oluyordu.
• Bu durumu inceleyenler, üretici
sınıfın sağlığının devlet tarafından
korunması gerektiğini savunmaya ve
üretimi daha ucuza getirmek
uğruna, işçilerin sağlığının
yıpranmasında sakınca görmeyen
ekonomik düşünceye karşı çıkmaya
başladılar.
• Vatandaşın sağlığından devletin sorumlu olması
gerektiğini savunan, Pavia ve Viyana Tıp Fakülteleri
profesörü Alman hekim Johann Peter Frank ( 17481821) halk sağlığı alanındaki ilk yapıtı yazmıştır.
• Frank, 1779 da başlayıp 1817 de
bitirdiği 9 ciltlik “ System Einer
Vollstaendigen Medizinischen
Polizei (Sağlık Polis Hizmetleri
Sistemi ) ” isimli kitabında o günkü
bilgiler çerçevesinde insan sağlığının
korunması ve yaşam süresinin
uzatılması için ne gibi önlemler
alınması gerektiğini sistemli biçimde
sunmuştur .
• Bu kitapta, ayrıca, devletin sağlıkla ilgili kararlar almasının
ve halkın bu kararlara, gereğine inansa da inanmasa da,
mutlaka uymasının zorunlu olduğu savunulmuştur. Frank,
yine bu kitabında “ kralın en büyük hazinesi halkıdır ”
diyordu. Kendisinden sonra yaşayan Alman fizyoloğu ve
kimyageri Max von Pettenkofer ( 1818-1901 ) laboratuvar
ve deneysel çalışmalarla bu bilimin gelişmesine önemli katkı
yapmıştır.
• 1789 Fransız Devrimi' nden sonra oluşturulan
kurucu meclisin hekim üyeleri, giyotinin de
bulucusu olan hümanist hekim Joseph Ignace
Guillotin' in ( 1738-1814 ) öncülük ettiği yoğun
çabalarla, ülkenin tümünü kapsayan bir sağlık
sistemi kurulması için bir Sağlık Komitesi
kurulmasını sağlamışlardır. Bu komitenin
çabalarıyla 1794 yılında tıbbi bakımı da içeren
bir toplumsal yardım sistemi yasalaştırılmıştır.
Ancak uygulanması 19. yüzyılın 2. yarısından
sonra ele alınabilmiştir
• Fransız devriminden çok etkilenen Jeremy Bentham (
1748- 1832 ), Adam Smith' in ( 1723-1790 ) tersine,
İngiltere' de 14 bakandan oluşan ve bunlar arasında sağlık
bakanı da olması gereken bir bakanlar kurulu
oluşturulmasını savunuyordu. Bentham, yönetimin az sayıda
bireyleri mutlu kılmak için değil, çoğunluğun mutluluğunu
sağlamak için çaba harcaması gerektiğini ileri sürmüştü
• 19. yüzyıl başlarında İngiltere' de yoğun
tartışmalara yol açan konu, liberal biçimde
sanayileşmenin yoksulu daha yoksul, zengini
daha zengin bir duruma getirmesi ve bu gidişin
ekonomik ve toplumsal içerikli yasalarla
engellenmesi gereğiydi. Sonuçta genel olarak
yoksulların ve bu arada işçilerin durumunu
incelemekle görevlendirilen bir komisyonun
1842 yılında hazırladığı ve bir hukukçu olan
Edwin Chadwick' in ( 1800-1899 ) komisyon
başkanı olarak sunduğu raporda “ hastalıkların
temel nedeni yoksulluk ve yoksulluğun önemli
nedenlerinden biri de hastalıktır ” deniliyordu.
• Asillerin ortalama 44 yıl, tüccarların 23 yıl ve işçilerin 22
yıl yaşadığı 1840 İngilteresinde Chadwick, yoksulların
zenginlerden daha çok hastalandığını ve daha erken yaşta
öldüğünü somut kanıtlarla ortaya koyarak, yoksullukla
hastalık ve ölüm arasındaki kısır döngüyü vurgulamıştır. O'
na göre “ sağlığın ilk koşulu sanitasyon, diğer bir deyişle
fizik çevreyi sağlık yönünden olumlu duruma getirmektir. ”
• ABD de Bostonlu bir kitapçı olan Lemuel Shattuck' un
( 1793-1859 ) Halk Sağlığı alanında özel bir yeri
vardır. Shattuck 1850 yılında yazdığı raporda “
Önlenmesi olanağı bulunan hastalıklar çok yaygındır.
Bu durumun düzeltilmesi için devlet bir sağlık örgütü
kurmalıdır. ” diyordu.
• Bu alanda yazılan ikinci önemli kitap Harvard Tıp
Fakültesi Halk Sağlığı Profesörü Milton Joseph
Rosenau tarafından 1913 yılında yayınlanan “
Preventive Medicine and Hygiene ” isimli kitaptır. Bu
kitabın yayınlanması yenilenerek zamanımız kadar
sürmüştür. Halk Sağlığı' nın klasik kitabı durumuna
gelmiştir. Rosenau mezuniyet sonrası halk sağlığı
fakültelerinin kurulmasına da öncülük etmiştir.
1.Dünya Savaşı’ndan Sonraki
Gelişmeler
• Amerikalı hekim Charles-Edward Amory Winslow
1923 yılında Halk Sağlığı' nı şöyle tanımlamıştır:
“ Halk Sağlığı, örgütlenmiş toplumsal çalışmalar
sonunda çevre sağlık koşullarını düzelterek,
bireylere sağlık eğitimi vererek, bulaşıcı
hastalıkları önleyerek, hastalıkların erken
tanısını ve koruyucu sağaltımını sağlayacak
sağlık örgütleri kurarak, toplumsal çalışmaları
her bireyin sağlığını sürdürecek bir yaşam
düzeyini sağlayacak biçimde geliştirerek,
hastalıklardan korunmayı, yaşamın uzatılmasını
ve beden ve ruh sağlığı ile çalışma gücünün
arttırılmasını sağlayan bir bilim ve sanattır. ”
• Bu tanımdan ve Rosenau' nun görüşlerinden yola
çıkarak 1. Dünya Savaşı' ndan sonra Rockefeller Fonu
halk sağlığı görüş ve eğitiminin dünyaya yayılmasında
önemli hizmetler yapmıştır. Bu fon İngiltere, Eski
Yugoslavya, Türkiye gibi birçok ülkede mezuniyet
sonrası eğitim kurumları kurulmasını ya da yeniden
örgütlenmesini desteklemiştir. Bu okulların bazıları
çok başarılı olmuş, bazıları ise gelişememiştir. Bu
arada, Türkiye Cumhuriyeti' nin ilk sağlık ve en uzun
süreli ( yaklaşık 14 yıl ) Sağlık Bakanı olan Dr. Refik
Saydam' ın 1935 de Hıfzıssıhha Okulu' nu açılışında
söylediği “ Tabip hastalıkların bertaraf edilmesinde
oynadığı rolden ziyade sıhhatte olanların bu hallerini
muhafaza etmesi için emek sarfedecektir. ” sözü
dikkate değerdir.
• Bu arada C.E.A. Winslow, Jacques Parisot, Henry Sigerist,
Andrija Stampar gibi hekimler, hükümetlerin sağlık
hizmetlerinde çok daha etkin bir rol almasını ve tıp
fakültelerinde halk sağlığı eğitimi ve öğretimine ağırlık
verilmesini önermişlerdir. Bu önerilerin etkisiyle, o zamana
kadar tıp fakültelerinde adı hijyen olan kürsülerin adı
koruyucu hekimlik, halk sağlığı ya da sosyal hekimlik
olarak değiştirilmiştir.
• 2. Dünya Savaşı' nda sonra 1946 da kurulan Dünya Sağlık
Örgütü ( D.S.Ö. ) 1948 yılında kendi anayasasında sağlığı
şöyle tanımlamıştır:
• “ Sağlık, yalnız hastalık ve sakatlığın olmaması değil
bedence, ruhça ve toplumsal yönden tam bir iyilik
durumudur. ”
• Halk Sağlığı Yönetimi Konusunda D.S.Ö. Uzman
Komitesi' nin 1952 de yaptığı Halk Sağlığı tanımı ise
şöyledir:
• “ Halk Sağlığı, çevre sanitasyonu, bulaşıcı
hastalıkların denetimi, bireylerin bireysel hijyen
konusunda eğitimi için örgütlenmiş toplumsal
çalışmalar, hastalıkların erken tanısı ve koruyucu
sağaltımı için hekimlik ve hemşirelik hizmetlerini
örgütleme ve her birey için sağlığın sürdürülmesine
yeterli bir yaşam standardını sağlamak için
toplumsal mekanizmalar geliştirme yoluyla
hastalıkları önleme, yaşamı uzatma ve sağlığı ve
yeterliliği geliştirme, böylece her vatandaşa
kendisinin doğuştan gelen sağlık ve uzun
ömürlülüğünü gerçekleştirmek için olanak sağlamak
konusunda bu yararları örgütleme bilim ve
sanatıdır. ”
• Görüldüğü gibi bu tanımın Winslow' un tanımından pek bir
farkı yoktur. Ancak bu iki tanım bir arada o güne kadar
sağlık anlayışında meydana gelen değişimi de
yansıtmaktadır. Bu değişim, insan yaşamının sağlık ve
hastalık dönemleri diye kesin sınırlarla ikiye
ayrılamayacağının, dolayısıyla sağlık hizmeti verenlerin de
hastalıkta hizmet verenler ve sağlıklı iken hizmet verenler
diye ikiye ayrılamayacağının ayırdına varılmasıdır.
• Bu gelişmede Halk Sağlığı' na paralel olarak gelişen Sosyal
Hekimlik' teki gelişmelerin ( daha sonra ayrı bir konu
olarak anlatılacak ) de önemli etkisi vardır. Bu nedenle 1950
li yıllarda geniş kapsamlı sağlık bakımı ( comprehensive
health care ) ve geniş kapsamlı hekimlik ( comprehensive
medicine ) kavramları gündeme gelmiştir. Bu kavramlardan
yola çıkılarak “ Toplum Hekimliği ” kavramına ulaşmak güç
olmamıştır.
• “ Toplum Hekimliği ( Community Medicine ) ” terimi ilk
kez 1956 yılında D.S.Ö.' nün bir toplantısında
kullanılmıştır ve bu terimin değişik ülkelerde farklı
anlamlarda kullanıldığı belirtilmiştir. 1960 yılında ilk
kez ABD' nin Kentucky Üniversitesi Tıp Fakültesi' nde
Toplum Hekimliği adıyla bir bölüm kurulmuştur. Bu
bölümün kurucusu olan Prof. Dr. Kurt W. Deuschle
Toplum Hekimliği eğitimin amacını şöyle tanımlamıştır:
• “ Toplum Hekimliği Eğitiminin amacı , öğrencilere,
sağlık personelinden oluşan bir ekiple, toplum içinde
koruyucu ve sağaltıcı hekimliğin nasıl uygulanacağını,
epidemiyolojik ve toplumsal bilim yöntemlerini
kullanarak toplumun sağlık sorunlarını ve bunların
önemlilik derecelerini saptamayı ve uygulamalardan
alınan sonuçları değerlendirmeyi öğretmektir. ”
• 1960 lardan bu yana bu tanımda zamanla farklılıklar
oluşmuştur. Bazıları toplum hekimliğini, mahalle ya da
köy hekimliği; bazıları az gelişmiş yörelere sağlık
hizmeti götürmeyi öngören bir proje olarak algılarken;
bazıları da çağdaş bir tıp felsefesi olarak
tanımlamışlardır. Çağdaş tıp felsefesi olarak yapılan
tanım şöyledir:
• “ Toplum Hekimliği, bir toplumu oluşturan herkesin
bedence, ruhça ve toplumsal yönden tam iyilik
durumunda olması için bireye, toplumsal, biyolojik
ve fizik çevreye yönelik önlemlerin tümelci bir
yaklaşımla ( bir bütün olarak ) planlanması ve
uygulanması görüşüdür. ”
• Buna karşın, İngiltere' de toplum hekimliği bir meslek
olarak , halk sağlığının çağdaş gelişimin yansıtan bir
terim olarak tanımlanmıştır. Bu tanım aşağıda
verilmiştir:
• “ Toplum Hekimi, belirli bir toplumdaki sağlık
sorunlarını ortaya çıkaran, bu sorunları çözümlemeleri
için çeşitli dallardaki uzmanlara yol gösteren, bu
hizmetlerin gelişmesini gözleyen ve değerlendiren
bireydir. ”
• Sonuçta toplum hekimliği kavramı, insan yaşamının
sağlıklı ve hastalıklı gibi dönemlere bölünemeyen bir
bütün olduğunu ve insanın çevresiyle birlikte ele
alınması gerektiğini savunan yeni bir hekimlik anlayışı
getirmektedir.
• Halk sağlığı kavramında yukarıda anlatılan değişimler
olurken bir yandan da halk sağlığı ile aynı anlamda
olduğu ya da bazı farklı olduğu varsayılan pek çok
terim ortaya atılmıştır. Bunlardan birincisi koruyucu
hekimlik tir. Pek çok kişi bunu halk sağlığı ile eş
anlamlı kabul eder. Oysa bir önceki konu ile bu konuda
anlatılan gelişmelere dikkatle bakıldığında bunlar
arasında bir fark vardır. Bu fark amaç ya da sonuç
açısından değil, sorumluluğun kimde olduğu
noktasındadır: Bireyin ve toplumun sağlığını korumak
ve geliştirmek bir kamu hizmeti olarak ele
alınıyorsa bu halk sağlığı hizmetidir. Bireyin
sağlığını koruma ve geliştirme bireysel düzeyde ele
alınıyorsa bu koruyucu hekimliktir. W.G. Smillie ve
Kilbourne da bu görüştedir.
• İkinci bir terim hijyen dir. Hijyen teriminin Halk
Sağlığı bölümlerinin 1. Dünya Savaşı' ndan önceki adı
olduğunu daha önce söylemiştik. Bu terim halen de çok
kullanılmaktadır. Çoğunlukla Fransız ve Alman
kaynaklarında kullanılır. Bu dillerdeki Hygiene Publique
ve Sociale Hygiene terimleri Halk Sağlığı ile eş
anlamdadır. İngilizce' de bu terim Halk Sağlığı' nın
özel konuları için kullanılmaktadır. Çevre hijyeni, besin
hijyen, bireysel hijyen gibi. İstanbul Üniversitesi Tıp
Fakültesi Profesörü Dr. Hirsh “ Hijyen ” isimli kitabına
sadece çevre sağlığı konularını almıştır. Öte yandan
Osmanlıca' daki Hıfzıssıhha ( Sağlığı Koruma ) deyimi
hijyenle eş anlamlıdır.
• Son yıllarda kullanılan bir başka terim de Toplum Sağlığı (
Community Health ) dir. Bu terim de bazılarına göre Halk
Sağlığı ile eş anlamdadır. D.S.Ö.' nün yayınladığı sözlükte
bu terimin anlamının açık olmadığı yazılıdır. Bazıları Halk
Sağlığı ile, bazıları Toplum Hekimliği ile, bazıları da Çevre
Sağlığı ile eş anlamlı kabul etmektedir.
• Halk sağlığı anlayışının gelişmesi ve
özellikle halk kitlelerine yönelik
yaygın uygulamalara geçilmesi
konularında en büyük katkı ‘’insan
hakları ve eşitlik ’’ ilkelerinin geniş
kabul bulması ve uygulanmasına
çalışılmasından kaynaklanmıştır.
• Halk sağlığının günümüzdeki
en büyük sloganı ‘’sağlığın
korunması ve hastalıkların
iyileştirilmesinde fırsat
eşitliği’’ sloganıdır.
•SAĞLIKLI BİR
ÇEVREDE DOĞMAK VE
YAŞAMAK
İNSANLARIN
DOĞUŞTAN
KAZANDIKLARI BİR
HAKTIR.
•Tüm doğuştan kazanılan
haklarda olduğu gibi, bu
hakkın da birazına razı
olmak olanaklı değildir.
• Yine, tüm doğuştan kazanılan haklarda olduğu gibi,
BU HAKKIN DA
KULLANILABİLMESİ İÇİN,
HÜKÜMETLER VE KAMU
GEREKEN HER TÜRLÜ
ÖNLEMİ ALMAKLA
YÜKÜMLÜDÜR.
KAYNAKÇA:
1- www.t-hasak.org
2- HALK SAĞLIĞI (TEMEL BİLGİLER)
ED. MÜNEVVER BERTAN, ÇAĞATAY GÜLER
3- HALK SAĞLIĞININ GELİŞMESİ
Prof. Dr. NEVZAT EREN, Prof. Dr. ZAFER ÖZTEK
TEŞEKKÜRLER…
Download

halk sağlığı biliminin doğuşu ve tarihçesi