TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2014
EDİTÖRDEN
Bültenimizin 4. sayısında HT-TTM ekibinin katıldığı ve/veya düzenlediği
etkinliklerden aktif bir şekilde haberdar olmanız için HT-TTM’den haberlere daha
geniş bir yer verdik. Bu sayımızda; Başarı Hikâyesi bölümünde HT-TTM ile işbirliği
protokolü imzalayan ve birçok proje gerçekleştiren Başkent Organize Sanayi
Bölgesi yer almakta. HT-TTM Uzman Görüşünde Genel Müdür Yardımcımız
Dr. Sanem Yalçıntaş Gülbaş Teknoloji Ticarileştirme konusunda siz değerli
akademisyen ve sanayicilerle deneyimlerini paylaştı. Akademisyen Görüşünde
ise Prof. Dr. Neslihan Gürsoy ile gerçekleştirdiği patent ve proje başvuruları
hakkında keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.
1
BAŞARI HİKAYESİ
Selami Babacan
Başkent Organize Sanayi Bölgesi Eğitim Yöneticisi
HT-TTM ile işbirliği protokolü imzalayan ve aktif bir şekilde beraber projeler
geliştirdiğimiz Başkent Organize Sanayi Bölgesi Yönetiminden Eğitim Yöneticisi
Selami Babacan ile üniversite sanayi işbirliği üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.
Üniversite-Sanayi İşbirliğinin öneminden bahsedebilir misiniz?
Konuya genel olarak baktığımızda sanayi uygulamanın, üniversitelerin ise bilginin
merkezi olduğunu görmekteyiz. Sanayide çalışanların bir kısmını da yetiştiren
üniversiteler göz önüne alındığında sanayi üniversite arasındaki ilişkinin birbiriyle ne
kadar sıkı bir ilişki içinde olduğu görülmektedir.
Bu ilişkide öne çıkan gerçek, üniversiteden mezun olan bir teknik elemanın, mühendisin
sanayinin kapısından adımını attığında bambaşka bir dünya ile karşılaştığıdır. Değer
yargılarında, hedeflerde değişiklikler birden bire çalışanın karşısına çıkmaktadır.
Sanayide personel alımında “deneyimli” personel tercih edilmesinin altında yatan
sebep budur. Dolayısıyla bu “deneyim” sorununun baştan çözülmesi “ÜniversiteSanayi” ilişkisinin önünde duran en önemli ve temel konudur.
Diğer yandan, üniversite bilginin kaynağıdır. Bilgi sürekli gelişmekte, yenilenmektedir.
Dolayısıyla bilgiye dayalı bütün oluşumlarda değişmekte, gelişmektedir. Bu sürekli
değişen bilginin ve buna dayalı teknolojinin uygulamanın merkezi olan sanayiye anlık
aktarımı gereklidir. Üniversite sanayi ilişkilerini belirleyen temel olguları bu şekilde
görmekteyiz.
Çeşitli sebeplerle her iki tarafında kendilerine göre paradigmaları, kabulleri,
varsayımları ve işbirliğinden beklentileri bulunmaktadır. Bu durum her iki tarafta da
işbirliğini zorlaştıran bakışların oluşmasına sebep olmaktadır. Bu çerçevede üniversite
sanayi işbirliğinin arzu edilen düzeye taşınabilmesi için tarafların giydikleri elbiseyi
çıkarmaları ve ortak bir elbise giyme becerisini göstermeleri gerektiği kanaatindeyiz.
HT-TTM ile tanışma ve çalışma süreciniz nasıl başladı?
HT-TTM ile tanışmamız, merkez yönetici ve uzmanlarının Bölgemize yaptıkları ziyaret
ile başlamıştır. Bu ziyaret sonucu taraflar birbirlerini tanımaya ve beklentilerini
öğrenmeye başlamışlar, karşılıklı beklentileri karşılamak üzere işbirliği yöntemi
oluşturmuş ve bunu bir protokole bağlamışlardır. Çalışmalarımız da bu protokol ile
belirlenen çerçevede devem etmekte ve sürekli gelişmektedir.
Bildiğiniz üzere üniversite ve sanayinin algıları, yapıları oldukça farklı
bu bağlamda projelerinizde yaşadığınız zorluklar nelerdir?
Biz üniversitelerimizin sanayinin içinde olmalarını arzulamaktayız. Sanayicinin
işletmecilikten kaynaklanan işlemlerini yürütme karmaşası içerisinde üniversitelere
gitmesini beklemek yerine, üniversitelerimizin onları teşvik etmesini beklemekteyiz.
Başkent Organize Sanayi Bölgesi “Geleceğin Sanayi Kenti” vizyonu gereği bu tür ilişkileri
kurumsallaştırmak amacıyla sistemler oluşturma çabasındadır. 2012 yılında hazırladığı
“Ankara Yenilikçilik Merkezi Kuruluş Fizibilitesi” kapsamında belirlediği stratejilerini
adım adım uygulamaktadır. Üniversitelerimizin ve onların ilgili kurumlarının sanayici
ile buluşmasını sağlamak üzere bir merkez oluşturmayı hedeflemektedir. Bu merkez
bir anlamda bölgenin yenilikçilik merkezi olacaktır. Bu amaçla alt yapı tesisinin inşaatı
Ekim 2014’de bitecektir. Bu merkezde TTM ve TTO’lara, teknokentlere ofis tahsis
edilecektir.
HT-TTM’nin üniversite-sanayi işbirliği sürecine katkısı nedir?
HT-TTM üniversite sanayi işbirliğinde arayüz görevi görmekte, bu sebeple
kurumunuzu önemsiyoruz. Sizlerle birçok başarılı projeye imza attık. Örneğin,
Kalkınma Ajansı Rekabetçi Makine ve Malzeme Sektörleri için Strateji Geliştirmesi
Projesi başarı ile gerçekleşti. Bunun yanı sıra Ekonomi Bakanlığı Rekabetçi Makine
ve Malzeme Teknolojileri Kümesi Ur-Ge (uluslararası rekabetçiliğin geliştirilmesi)
Projesi’ne ve Dezavantajlı Kişilerin Sosyal Entegrasyonu ile İstihdam Edilebilirliklerinin
Geliştirilmesi” hibe programına başvurular gerçekleştirildi.
Prof. Dr. Neslihan Gürsoy
Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı
Hacettepe Teknoloji Transfer Merkezi (HT-TTM) ile tanışmanız nasıl oldu?
Hacettepe Teknoloji Transfer Merkezi’nin varlığını internet sayfasından öğrendim.
İyice araştırdım. HT-TTM’nin çalışma alanlarını öğrendim ve aklımda olan birtakım
çalışmalarda sizinle birlikte hareket edebileceğimizi anladım. Bir de, HT-TTM’de çalışan
bir arkadaşımız, sayın Dr. Olcay Özçakır, bizim Nanoteknoloji ve Nanotıp Anabilim
Dalı’nda yüksek lisans yapıyordu ve dersimizi almıştı. Onunla tanışmış olmamız da bu
yönde önemli bir fırsattı bizim için. İlk fırsatta da HT-TTM’deki arkadaşlarla temasa geçtim.
Çalışmalarımız çok hızlı ve düzgün bir şekilde ilerliyor. Bu durumdan çok memnunuz.
Hem patent başvurunuz var hem de fon programlarını yakından takip ediyor
başvuru gerçekleştiriyorsunuz. Sizi bu başvuruları yapmaya iten hususlar nelerdir?
Önce şunu belirtmeliyim ki, Hacettepe bir dünya üniversitesidir. Bir dünya üniversitesi
olmanın gerektirdiği üzere, bilimsel (fen ve sağlık bilimleri özellikle) çalışmalarımız
yenilikçi olmalı, sonuçta bir ürüne dönüştürülebilmeli ve endüstriye aktarılabilmelidir.
Biz Eczacılık Fakültesi’nde Farmasötik Teknoloji Anabilim Dalı’nda farmasötik dozaj
formaları ve kozmetik formülasyonlar geliştirmekteyiz. Kendi çalışma alanım, özellikle
peptidlerle kansere hedeflendirilmiş nano ilaç taşıyıcı sistemler geliştirmek. Bu
doğrultuda yeni formülasyonlar geliştirip ulusal ve uluslararası patent almak için
çalışıyoruz, bu yolda emin adımlarla ilerliyoruz. Üniversitemizde ve ülkemizde ulusal/
uluslararası patentlerin artması inovasyonun da arttığı anlamına gelir. Burada önemli bir
husus da inovasyonun ürüne dönüştürülmesi ve endüstriyel üretiminin sağlanmasıdır.
Bir bilim insanı olarak inovasyon ve ürün odaklı düşünmek gerekiyor. Aksi takdirde,
sadece yayın yapmak için deneyler yapan insanlar oluruz. Fon programlarını takip edip
başvuru yapmanın en önemli sebebi ise hiç kuşkusuz projelerimize finansman sağlamak.
Sadece Üniversitemizin BAB destekleri ve TÜBİTAK fonları ile yetinemeyecek kadar
çok projemiz var. Bunları hemen hayata geçirmek istiyoruz. Bu sebeple, başka fonlar/
kaynaklar bulmak zorundayız. Bunun bir başka getirisi de var tabii; yeni proje konseptleri
öğreniyoruz, yenilikçi ve girişimci çok değerli insanlarla tanışıyoruz. Tecrübemiz hızla
artıyor. Yeni işbirlikleri ve ortaklıklar kuruyoruz.
Patent ve Proje başvurularınızda karşınıza çıkan zorluklar nelerdir?
Her çalışmanın birtakım zorlukları vardır. Ne kadar büyük düşünürseniz o kadar
büyük engellerle karşılaşırsınız. Ama tabii, engeller aşılmak içindir. Bu bağlamda,
patent hususunda karşılaştığım en önemli ve şu ana kadar yegâne sorun uluslararası
patent başvurusu sürecinin finansmanıdır. Projelere ilişkin olarak ise, proje ekibinin
oluşturulduktan sonra herkesin aynı dili konuşmasının sağlanması ve senkronizasyonun
sağlanması zorlayıcı olabiliyor. Proje bütçeleri sınırlı, oysa bizim çalışmalarımız yüksek
finansman gerektirecek nitelikte. Bir orta yol bulup ilgili proje başvurularımızda
bunu formüle etmek de zorlayıcı oluyor. Ve tabii ki, finansmanı sağlayacak kurumun/
kuruluşun bizim dilimizden anlaması, diğer bir deyişle onları projemizin değerli ve
uygulanabilir olduğuna, çıktılarının da Üniversitemiz ve ülkemize önemli getirilerinin
olacağına ikna edebilmek de çok önemli.
HT-TTM’nin bu süreçlerdeki katkıları neler oldu?
Patent ile ilgili olarak; uluslararası patent başvurularında maddi destek sağlanması,
endüstriye aktarım için paydaşlar bulunması, hukuki danışmanlık verilmesi aldığım en
önemli desteklerdi. Ebetteki bizim HT-TTM ile yürüttüğümüz işbirliği sadece patent
ile sınırlı değil. Çeşitli projelerin oluşturulmasında birlikte hareket ediyoruz. Örneğin,
Eczacılık Fakültesi olarak, 2013 yılında HT-TTM ile bir işbirliği protokolü imzaladık. Bu
protokol sayesinde bilimsel araştırmadan, danışmanlığa, eğitimlere kadar ve daha
pek çok alanda kurumlarla ve ilaç endüstrisiyle yapacağımız çalışmalarda/projelerde
TTM bizim çözüm ortağımız olacak. Hatta olmaya başladı bile. Bunun yanı sıra, fakülte
olarak 24 Mart 2014’te Ankara Kalkınma Ajansı’na İleri Teknolojilerde İhracat Odaklı
Kalkınma Mali Destek Programı (İLTEK) başlığı altında bir proje başvurusu yaptık.
Bu proje başvurusu için HT-TTM Proje Ofisi ile etkin bir şekilde çalıştık. Projemiz 18
Haziran tarihinde kabul edildi. Yine, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ile 2013 yılında
Eczacılık Fakültesi’nin girişimleriyle Üniversite olarak imzalamış olduğumuz protokole
istinaden ortak bir Kozmetik Konferansı düzenledik, hedef kitle kozmetik sanayiinde
çalışanlardı. Bu organizasyonda da çözüm ortağımız HT-TTM oldu.
Dr. Sanem Yalçıntaş Gülbaş
HT-TTM Genel Müdür Yardımcısı
[email protected]
Akademik çalışmaların ticarileşme sürecinde geçirdiği aşamalardan kısaca
bahseder misiniz?
Akademik alanda gerçekleştirilen bir çalışmanın pazarda son kullanıcıyla buluşana kadar
geçirdiği aşamaları aşağıdaki şekille özetleyebiliriz. Burada her bir aşama gerçekte birbiri
içine geçmiş, geri dönüşlerin ve iyileştirmelerin olduğu bir döngüyle ilerlemektedir.
Genelde uygulamalı araştırmalar sanayiye uygulanabilirlik açısından daha yüksek
potansiyele sahip gibi görünse de; temel araştırmaların da “çığır açıcı yenilik” olarak
ürüne indirgenebilen, yüksek teknoloji ürünü ticari çıktıları olabilmektedir.
Hacettepe Teknoloji Transfer Merkezinin bu süreçte yarattığı değer hakkında bizi
kısaca bilgilendirir misiniz?
Aslına bakarsak Üniversitemizin Teknoloji Transfer Merkezinin süreçte yarattığı en büyük
değer; farklı perspektiflerin akademik araştırmaya dahil edilmesidir.
Akademisyenlerimiz araştırmalarına başlamadan önce ilk aşamada literatür taraması
gerçekleştirirler. Bunun amacı araştırma konusunun dikey ve yatay eksende
genişleyebileceği, dokunulmamış veya iyileşmeye açık noktaları bilimsel perspektifle
saptamak ve bilimi gerçekleştirilecek çalışmayla bir adım daha öteye taşımaktır.
Teknoloji Transfer Merkezimizin misyonu ise her araştırma konusunu ulaşacağı sanayiye
uygulanabilir nihai ürün veya ürünler, sistemler olarak değerlendirmek ve araştırma
çıktılarının ticarileşmesini sağlayarak bilimin hayatımıza etki potansiyelini arttırmaktır.
Bu noktada literatür araştırması kadar patent veritabanlarının araştırılması da kritik
öneme sahiptir. Patent sahasının oldukça kalabalık olduğu bir alanda gerçekleştirilecek
bir akademik araştırma eğer doğru bir stratejiyle şekillendirilirse önemli bilimsel,
teknolojik ve ekonomik açılımları beraberinde getirebileceği gibi; ekosistemdeki ilgili
oyuncuları üniversiteye çekerek farklı katma değerler de yaratabilmektedir.
Aksi durumda ise araştırma sonuçlarının ticarileşmesinde ve kitlelere ulaşmasında
kısıtlar yaşanmakta, patent ihlal davaları gündeme gelebilmekte ve sonuçta kaynak
israfına neden olmaktadır. HT-TTM’nin bu çerçevede ana misyonu akademik
araştırmanın ilk başından itibaren sürece dahil olarak akademisyene çalışma konusuyla
ilgili ekosistemdeki diğer potansiyelleri de göstermek, çalışmanın bilimsel ve teknolojik
çıktılarının hızla ekonomik ve toplumsal faydaya dönüşmesine katkı sağlamaktır.
Hacettepe Teknoloji Transfer Merkezimiz akademisyenlerimize bu kapsamda
nasıl bir destek sağlamaktadır?
Bildiğiniz gibi Teknoloji Transfer Merkezimiz Türkiye’de kurulmuş en eski 3 TTO’dan
biri olarak 2009 yılından bu yana faaliyetlerine devam etmekte. En son TÜBİTAK
tarafından 2012 yılında açılan TEYDEB 1513 - TTO Destekleme Programı kapsamında
fonlanan ilk 10 TTO arasında yer aldık. Bu fonla birlikte faaliyet alanımızı ve kapsamımızı
genişletme fırsatı yakaladık. Şu anda bünyemizde Üniversite-Sanayi İşbirliği (ÜSİ),
Patent Ofisi ve Proje Ofisi olmak üzere üç ana bölümü barındırıyoruz. Uzmanlarımız
hem akademisyenlerimizle hem sanayi firmalarıyla sürekli temas halindeler ve ortak
proje geliştirme ile Ar-Ge danışmanlık hizmeti sağlama konularında ÜSİ ekibimizin
ciddi bir birikimi oldu. Patent Ofisimiz ve Proje Ofisimiz yeni departmanlaşan bölümler
olmasına rağmen ekibimizin teknik birikim ve deneyimleri sayesinde çok kısa zamanda
büyük başarılara imza attık.
Akademisyen ve firma ziyaretlerinde saptanan konularda her departmanımız kendi
uzmanlık alanına göre görev paylaşımı yaparak süreci beraberce yürütüyor. Örneğin
bir akademisyenimizle yapılan görüşmede patentlenebilirlik kriterlerine sahip ve
ticari açıdan ilk aşamada potansiyeli olduğu düşünülen bir çalışma saptandığında,
Patent Ofisimiz devreye girerek Fikri Hak koruma sürecini başlatıyor ve süreç boyunca
akademisyenimize destek oluyor. Çalışmanın teknoloji seviyesinin (TRL) ilerlemesi için
fon bulunması gereken durumlarda Proje Ofisimiz uygun fon kaynaklarını araştırıyor ve
proje başvuru dosyası hazırlamak için akademisyenimizin teknik ekibiyle birlikte ortak
çalışma başlatıyor. Eğer çalışma yapılan konunun TRL seviyesi pazar aşamasına yakınsa
bu durumda ÜSİ ekibimiz Patent Ofisimiz birlikte çalışma başlatarak yatırımcı arayışına
giriyor, potansiyel yatırımcılarla müzakere sürecini koordine ediyor ve teknolojinin
ticarileşmesi için gerekli hukuki, idari, teknik bütün konularda akademisyenimize
destek sağlıyor. Ticarileşmede bir alternatif de akademisyenimizi Proje Ofisimiz
koordinasyonunda girişimcilik fonlarına yönlendirmek. Bu kapsamda yaptığımız
çalışmalar yeni olmakla birlikte şimdiden başarılı örnekler elde etmeye başladığımızı
söyleyebilirim.
Aynı süreç sanayi tarafından da başlayabiliyor. ÜSİ ekibimiz sahada firma ziyaretleri
yaparak sürekli bir teknoloji ihtiyaç taraması gerçekleştiriyor. Saptanan bir
teknolojik ihtiyaç olduğunda konuyu üniversiteye taşıyarak ilgili alanda uzmanlığı
olan akademisyen veya akademisyen gruplarıyla değerlendirip ortak çalışma
başlatabiliyoruz. Patent Ofisimiz ve Proje Ofisimiz de yine bu süreçte kendileriyle ilgili
olan alanlarda sürece dahil olarak katkı sağlıyorlar. Bunun yanı sıra, büyük bir üniversite
olduğumuz için henüz temas kuramadığımız akademisyenlerimiz ve üniversitemiz
dışında sanayi firmalarımız mevcut. Bizimle irtibata geçmeleri halinde kendilerini
en kısa zamanda ziyaret etmekten memnuniyet duyacağımızı burada bir kere daha
yinelemek istiyorum.
8
HT-TTM’DEN
VE SEKTÖRDEN HABERLER
SEKTÖRDEN HABERLER
•
University Industry Innovation Network (UIIN) ve The Catalan Association
of Public Universities (ACUP) tarafından birlikte organize edilen “UniversityIndustry Interaction” Konferansı 23-25 Nisan 2014 tarihleri arasında Barcelona’da
yaklaşık 350 katılımcı ve 52 ülkenin katılımıyla gerçekleştirildi. Konferansa,
HT-TTM Kıdemli Proje Uzmanı Şeyda Ateş “AN ANALYSIS OF UNIVERSITYINDUSTRY COOPERATION IN TURKEY” başlıklı poster sunumu ile etkinlikte yer
aldı.
Konferansta;
- University-Business Cooperation Workshop
-Acedemic Entrepreneurship: Spin-offs and Start-ups
-Cooperative Research Centers: A cross-national Perspective
-Fostering Regional and National Innovation
-University-Industry cooperation
-Entrepreneurship Education
-Governmental and University Policies in University-Industry Interaction
konuları ele alındı.
•
“HT-TTM Patent Ofisi, 2014 yılından itibaren Avrupa Patent Ofisi’nin (EPO) Patent Bilgi
Merkezi Ağı- PATLIB üyesi oldu. Avrupa Patent Ofisi’ne bağlı PATLIB Merkezlerinin
amacı, gerek üniversite içerisinde gerekse bölgesel anlamda akademisyenler,
girişimci ve sanayiciler için Fikri Sınai Haklar konusunda bilgi ve doküman ihtiyacını
karşılamak, bu kapsamda farkındalık oluşturmak, süreç dahilinde teknik destek
sağlamak ve özellikle patent araştırması gibi konularında eğitimler düzenlemektir.
HT-TTM Patent Ofisi de PATLIB merkezi olarak, patente konu olabilecek buluşların
patentlenebilirliğinin değerlendirilmesi, buluşların patent veri tabanlarında ön
araştırması, ulusal ve uluslararası patent başvurularının gerçekleştirilmesi, patent
teşvik/fonlarının takibi ve başvurularının gerçekleştirilmesi ve süreç içerisindeki
birçok konuda hizmet sağlamaktadır. Fikri Sınai Haklar konulu bu hizmetlerinde
Türk Patent Enstitüsü ve Avrupa Patent Ofisi işbirliği ve desteği ile çalışmalarına
devam edecektir.”
9
•
HT-TTM Proje Ofisi organizasyonu ve TÜBİTAK AB Çerçeve Programları Ulusal
Koordinasyon Ofisi Uzmanları Selcen Gülsüm Aslan Özşahin, Numan Gölükcü’nün
sunumları ile “Horizon 2020 Marie Sklodowska Curie Bilgi Günü” Hacettepe
Üniversitesi Beytepe Kampüste gerçekleşti.
•
16 Temmuz-18 Temmuz tarihleri arasında Bilkent Otel’de Hacettepe Teknoloji
Transfer Merkezi, ODTÜ, Bilkent ve Gazi Teknoloji Transfer Ofislerinin ve ABD
Büyükelçiliğinin katkıları ile “Sağlık Bilimleri alanında Ar-Ge, İnovasyon ve
Teknoloji Ticarileştirme Çalıştayı” gerçekleşecek.
•
HT-TTM’nin de kurucu üyesi olduğu Ulusal Gıda Teknoloji Platformu’nun (UGTP)
Konferanslar Serisi kapsamında düzenlenen “Gıda ve İçecek Sanayi’nin Ar-Ge
Gündemi” Konferansı, 9 Haziran’da Sheraton Maslak Otel İstanbul’da geniş bir
katılımla gerçekleştirildi.
•
HT-TTM, Hacettepe Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü ve KOSGEB
işbirliği ile Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi gerçekleşti.
•
İnovasyon ve Yenilik Projeleri Hazırlama Yönetme Eğitimi HT-TTM Proje Ofisi ve
NanoBiz organizasyonu ile gerçekleşti.
•
HT-TTM Proje Ofisi Horizon 2020 Programı Ulusal Açılış Etkinliği’ne katıldı.
Fuarlar
10
•
29.08.2014-07.09.2014 tarihleri arasında 83. İzmir Enternasyonal Fuarı İzmir’de
gerçekleşecektir.
•
04.09.2014-07.09.2014 tarihleri arasında Her Türlü Gıda Ekipman ve Makineleri
fuarı İstanbul’da gerçekleşecektir.
•
11.09.2014-14.09.2014 tarihleri arasında CeBIT Bilişim Eurasia Fuarı İstanbul’da
gerçekleşecektir.
•
18.09.2014-21.09.2014 tarihleri arasında İstanbul GIDA-TEK 2014 9. Gıda ve İçecek
Teknolojileri, Gıda Güvenliği, Katkı ve Yardımcı Maddeler, Soğutma, Havalandırma,
Depolama Sistemleri ve Lojistik Fuarı İstanbul TÜRYAP Fuar ve Kongre Merkezinde
gerçekleşecektir.
•
18.09.2014-21.08.2014 tarihleri arasında 3. Isaf Safety & Health Fuarı İstanbul’da
gerçekleşecektir.
Fon Programları
•
2014 yılı 2. dönem Başvuru Tarihlerinde değişiklik yapıldı. 1001- Bilimsel ve Teknolojik
Araştırma Projelerini Destekleme Programı,3501- Ulusal Genç Araştırmacı Kariyer
Geliştirme Programı ve 1005-UlusalYeni Fikirler ve Ürünler Araştırma Destek Programı’nın
elektronik son başvuru tarihleri 5 Eylül 2014 basılı kopya olarak gönderilmesi gereken
belgelerin TÜBİTAK’a ulaştırılması için son tarih ise 12 Eylül 2014 olarak belirlendi.
•
2014 Kalkınma Ajansı Teknik Destek ve Doğrudan Faaliyet Desteği programları
açılmıştır.
Tel: 312 227 03 22
[email protected]
[email protected]
11
Download

1 EDİTÖRDEN Bültenimizin 4. sayısında HT