T.C.
SAĞLIK BAKANLIĞI
TEPECİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ
ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİKLERİ
GENEL PEDİATRİ HEMŞİRELİK REHBERİ
2013
Derleyen:
Hem. Çiğdem GÜLEN - Hem. Mükerrem ASLAN
Hem. Selime YEŞİL - Hem. Ülkü YILDIRIMER Hem.
Perihan YETİM - Hem. Şenay DEMİR
Düzenleyen:
Doç. Dr. Önder KALENDERER
Hem. Ayşen ÖZEL - Hem. Dilek TURAN
Danışman: Doç.Dr. Işın YAPRAK
ÖNSÖZ
Hemşirelik bilim ve sanattan oluşan bir sağlık disiplinidir. Ekonomik ve
sosyal değişimler, hemşireliğin profesyonelleşme süreci, yeniliklerin getirdiği
değişimler, bakımda kaliteyi artırma gereksinimi hemşirelerin bilgilerini
güncellemeleri zorunluluğunu getirmiştir.
Bu nedenlerle Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi hemşirelik hizmet içi
eğitimi kapsamında hemşirelik bakım hizmetlerinin kalitesinin artırılması ve
meslektaşlarımızın çalıştığı birimlerdeki uygulamalarında kaynak olabilmesi
amaçlı bu rehber hazırlanmıştır.
Etkinliğini ve saygınlığını bilgi birikiminden alacağına inandığımız
meslektaşlarımıza bu rehberi hazırlarken, zor çalışma koşulları altında vakit
ayırıp derleme yapan değerli hemşirelerimize, bilimsel danışmanlığı ile
katkıda bulunan değerli hekimlerimize, hemşirelik mesleğine her konuda
destek olan, özellikle bu rehberlerin hazırlanması sırasında her türlü imkanı
sağlayan Başhekimimiz Prof. Dr. Orhan Gazi Yiğitbaşı ve çalışmalarımızda
her zaman yanımızda olan Başhemşiremiz Gülşen İpekoğlu’na
teşekkürlerimizi sunarız.
Hemşireler bakımın belirleyicisi ve biçimlendiricisidirler…
Ayşen Özel
Dilek Turan
1
Önder Kalenderer
İÇİNDEKİLER
BÜYÜK ÇOCUK VE SÜT ÇOCUĞU KLİNİKLERİNDE SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR
4
KRUP
4
BRONŞİOLİT
4
PNÖMONİ
5
ASTIM
5
AKUT İSHAL
6
KRONİK İSHAL
7
ÇÖLYAKI HASTALIĞI
7
KİSTİK FİBROZ
7
GASTROINTESTİNAL KANAMALAR
8
AKUT GLOMERULONEFRİT
8
NEFROTİK SENDROM
8
ÜRİNER SİSTEM ENFEKSİYONLARI
9
KONVÜLSİYONLAR
9
SEREBRAL FELÇ
10
DOĞUMSAL (KONJENİTAL) KALP HASTALIKLARI
11
KONJESTİF KALP YETMEZLİĞİ
11
İLAÇ ZEHİRLENMELERİ
12
ÇOCUK ENFEKSİYON HASTALIKLARI
12
2
İZOLASYON ÖNLEMLERİ
13
STANDART ÖNLEMLER
13
TEMAS İZOLASYONU
14
SOLUNUM İZOLASYONU
14
DAMLACIK İZOLASYONU
15
GRİP
16
KABAKULAK
16
SUÇİÇEĞİ
17
BOĞMACA
18
TÜBERKÜLOZ
18
İSHAL
19
BRUSELLOZ
20
VİRAL HEPATİTLER
20
SANTRAL SİNİR SİSTEMİ ENFEKSİYONLARI
21
BULAŞICI HASTALIK BİLDİRİMİ
22
KAYNAKLAR
23
3
BÜYÜK ÇOCUK VE SÜT ÇOCUĞU KLİNİKLERİNDE
SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR
KRUP:
Havlar gibi öksürük, ses kısıklığı, inspiryumda stridor, larenks bölgesinde
ödem ve enflamasyona bağlı tıkanıklık sonucu, değişik derecelerde solunum
güçlüğü ile karakterize bir sendromdur. Viral etkenler başı çeker.
Hemşirelik bakımı
• Amaç hava yolunun açıklığının sağlanmasıdır. Alması gereken sıvı IV olarak
verilir. Anksiyeteyi ve korkuyu azaltmak için oksijen verilir.
• Çocuğun görünüşü, davranışı ve hava tıkanıklığının erken belirtileri (nabız ve
solunum hızında artma, burun kanadı solunumu, huzursuzluk) gözlenir.
• Solunum durumundaki rahatsızlıklar gözlenir. Solunum sayısı, derinliği,
siyanoz durumu, kalp hızı, yorgunluk, rahatsızlık, korku olup olmadığı
gözlenir.
• Solunumu rahatlatmak için yatağın başı kaldırılır.
• Vücut ısısı kontrol altında tutulur. Sık aralıklarla ölçüm yapılır. Ateş varsa
reçete edilen ateş düşürücüler verilir.
• Acil olmayan işlemler çocuk az stresli olduğu zaman yapılmalıdır.
• Tam tıkanıklıkta solunum durabilir böyle durumlarda hekim gelinceye kadar
ambu veya maske ile oksijen verilir.
• Aileye gerekli açıklamalar yapılarak bakıma katılımı sağlanır.
BRONŞİOLİT:
Bronşiollerin enflemasyonudur. Öksürük, solunum sıkıntısı, ateş, huzursuzluk
sık görülen yakınmalardır.
Hemşirelik bakımı
• Yatak istirahatına alınır. Olası solunum yetmezliği açısından takip edilir.
• Dispne ve hipoksiyi azaltmak için oksijen verilir.
• Hidrasyon durumu izlenir. Sıvı yüklenmemesine dikkat edilir.
• Doktor önerisi doğrultusunda belirli saat aralıklarında nebulizatör ile verilen
ilaçlar uygulanır.
4
PNÖMONİ:
Akciğer parankim dokusunun akut inflamasyonudur. Bakteriyel veya viral
olabilir. Hastalar öksürük, ateş, solunum sıkıntısı, karın ağrısı yakınmaları ile
başvurabilir. Erken tanı ve tedavi önemlidir.
Hemşirelik bakımı
• Reçete edilen antibiyotikler, analjezikler, antipiretikler zamanında verilir.
• Vital bulgular takip edilir.
• Çocuk mümkün olduğunca az rahatsız edilir.
• Ateş olduğu dönemde yatak istirahatına alınır. Oda ısısı ayarlanır. Giysileri
hafifletilir. Koltuk altı ısısı 38,5 OC üstünde olanlara reçete edilen ateş
düşürücüler verilir.
• Hava yolunun açıklığı sürdürülür.
• Ağız ve burunda biriken sekresyonlar temizlenir. SF ile burun lavajı yapılır.
• Solunum güçlüğü belirtileri gözlenir. Solunum güçlüğü varsa, yatağın
başucu yükseltilir. Gerekirse O2 verilir, çocuğun O2 tedavisine cevabı gözlenir.
• Solunum sayısının fazla olduğu dönemde aspirasyonu önlemek için
beslenmeye ara verilir.
• Çocuk ve aile yapılan işlemler, hastalık ve tedavileri hakkında bilgilendirilerek
anksiyeteleri azaltılmaya çalışılır.
ASTIM:
Değişik uyaranlara (enfeksiyon, stres, polen, ev tozu, sigara dumanı v.s) maruz
kalma sonucunda erken aşırı duyarlılık reaksiyonu ile, nöbetler halinde gelen
reversible obstrüktif akciğer hastalığıdır.
Hemşirelik bakımı
• Astım krizini başlatan uyaranların bulunduğu ortamdan çocuk uzaklaştırılır.
• Reçete edilen bronkodilatatörler uygulanır.
• Oksijen alması sağlanır. Düzelme olmazsa reçete edilen kortikosteroidler
uygulanır.
• Sekresyonların yumuşamasını kolaylaştırmak ve dehidratasyon oluşumunu
önlemek amacıyla yeterli sıvı alımı sağlanır.
• Enfeksiyonun eşlik ettiği durumlarda reçete edilen antibiyotikler zamanında
uygulanır.
• Nöbetin şiddeti ve solunum güçlüğünün derecesi belirlenir. Bu nedenle,
solunuma yardımcı kasları kullanıp kullanmadığına bakılır, kalp ve solunum
hızı takip edilir.
• Solunum güçlüğü varsa; yatak başı yükseltilir, sıkı elbiseler gevşetilir.
5
• Karın gerginliğini önlemek için beslenme sık aralarla ve az miktarda yapılır.
• Yeteneğine ve kapasitesine uygun aktiviteler seçmesine yardımcı olunur.
• Aileye ve çocuğa aşağıdaki konularda eğitim yapılır:
− Hastalık ve tanı için yapılan testler, tedavide kullanılan ilaçların kullanım şekli
ve yan etkileri
− Ateş düşürücü olarak aspirin türü ilaçların kullanılmaması gerektiği
− Krizi başlatan yiyeceklerin diyetten kaldırılması
− Enfeksiyonlu kişilerden uzak durulması
− Çocuğun odasından gereksiz mobilya, halı ve bu gibi eşyaların
bulundurulmaması, her gün temizlenerek toz alınması, odada bitki
bulundurulmaması, yatak örtüleri, perdeler, halı ve bu gibi eşyaların pamuk ya
da sentetik olması ve sık yıkanması, duvarların silinebilir boya olması gerektiği
− Hastane dışında akut kriz başladığı zaman acil olarak daha önce reçete edilen
bronkodilatatörler veya aerasol tedavisinin uygulanması, düzelme olmadığı
durumlarda sağlık kuruluşuna başvurması gerektiği anlatılır.
AKUT İSHAL:
Genellikle günde üçten fazla, miktarı çok olan sulu dışkılama ishal olarak kabul
edilir. Bakteriyel, viral ve parazitlere bağlı gelişebilir. İshal yapan ajanların en
önemli kaynağı insan ve hayvan dışkısıdır. Bu ajanlar, kontamine su, besin,
beslenme için kullanılan araçlar ve eller ile ağızdan alınır. Huzursuzluk, susuzluk
hissi, dalgınlık göz küresinde ve fontanelde çöküklük, kilo kaybı, idrar miktarında
azalma, şuur bulanıklığı gibi bulgularla başvururlar. Akut ishalde önemli
olan, hastalarda dehidratasyon ve elektrolit dengesizliğinin erken tespiti ve
tedavisinin başlatılmasıdır.
Hemşirelik bakımı
• Çocuğun sıvı ve elektrolit dengesi sürdürülmesi sağlanır. Aldığı çıkardığı
sıvının takibi yapılır (idrar, dışkı, kusmuğun sayı, miktar ve niteliği izlenir).
Dehidratasyon bulguları değerlendirilir. Yaşam belirtileri (ateş, nabız, solunum,
kan basıncı) ölçülür ve kaydedilir. Tartı kontrolü yapılır. Dehidratasyon
derecesine göre ağızdan, nazogastrik veya IV yollarla çocuğun yeterli sıvı alması
sağlanır. Ağızdan beslenme sık ve az miktarda tolere edeceği şekilde yapılır.
• Enfeksiyonun yayılması önlenir. Hasta çocuk ayrı bir odaya alınır. El yıkama,
dışkı ile ilgili işlemlerde eldiven giyme, atıkların dezenfeksiyonu konusunda
aile eğitilir.
• Aile, sıvı alımının önemi, kişisel ve çevre hijyen konusunda bilgilendirilir.
6
KRONİK İSHAL:
Akut ishalin 2-4 haftadan daha uzun sürmesi kronik ishal olarak tanımlanır.
Çoğu zaman sindirim ve emilim işlemindeki bozukluk sonucu gelişir. Birçok
neden vardır. Bunların en önemlilerinden biri çölyaki hastalığıdır.
ÇÖLYAKİ HASTALIĞI
Gastrointestinal yolun yapısal ve fonksiyonel bir bozukluğudur. Hastalık; buğday,
arpa, çavdar ve yulaf gluteinine tahammülsüzlük sonucu gelişir. Tedavi yaşam
boyu glutensiz diyet ile yapılır. Beslenme rejimi; çocuğun yaşına uygun kalori
gereksiniminin % 25 fazlasını içermeli ve proteinden zengin olmalıdır. İshal
ağır ise başlangıçta yağ ve karbonhidrattan fakir diyet uygulanır. Yasaklanan
yiyecekler; buğday ve çavdardan yapılan her çeşit ekmek, kek, kraker gibi
yiyecekler, makarna, hazır çorba, dondurma, pudingdir.
Hemşirelik bakımı
• Hasta ve aile diyeti konusunda bilgilendirilerek çölyak krizinin oluşması önlenir.
Çölyak krizi gelişen çocuklarda; Dehidratasyon, metabolik asidoz ve şok
bulguları gözlenir. IV sıvı uygulanır. Reçete edilen ilaçlar verilir.
KİSTİK FİBROZ
Kistik fibroz dış salgı bezlerinin konjenital ve kalıtsal bir hastalığıdır. Hastalık, ter,
pankreas, safra salgılarının koyulaşması ve bu salgıların eksiklikleri sonucu ortaya
çıkan fonksiyon bozuklukları ile karakterizedir. Tedavi semptomatiktir. Akciğer
enfeksiyonları için uygun antibiyotikler ve malnütrisyonu önlemek için eksik
olan pankreas enzimleri verilmektedir.
Hemşirelik bakımı
• Belirlenen beslenme planının uygulanması sağlanır.
• Vücuttan tuz ve su kaybının önlenmesine özen gösterilir.
• Solunum sistemi bulguları olması halinde solunum yolu hastalıkları ile ilgili
hemşirelik girişimleri, kronik ishal durumunda ise hidrasyon takibi gerekir.
• Enfeksiyonlardan korumak için aseptik teknik kurallarına dikkat edilir.
• Çocuğun emosyonel, entellektüel, fiziksel gelişimi için destek sağlanır.
• Aile, çocuğun hastalığı, tedavi yaklaşımı ve bakımı konusunda eğitilir.
7
GASTROİNTESTİNAL KANAMALAR:
Gastrointestinal sistem (GİS) kanamaları her yaş çocukta görülür. Büyük bir
bölümü konservatif tedavi ile iyileşir. Hematemez (kahve telvesi gibi kusmuk),
melena (katran kıvam ve renginde gaita), hematokezya (parlak kırmızı renkli
rektal kanama) ya da gizli kanama olarak karşımıza gelir.
Hemşirelik bakımı
• Hastanın genel durumu ve vital bulguları yakından izlenir.
• Hipovolemi durumunda kristaloid solusyonlar (%0.9Na Cl gibi) kan
hazırlanıncaya kadar verilebilir.
• Hemoglobin ve hematokrit düşük ise eritrosit süspansiyonu verilir.
AKUT GLOMERULONEFRİT
Her iki böbreğin glomerüllerini tutan ve immün kompleks mekanizması ile
oluştuğu kabul edilen inflamatuar bir böbrek hastalığıdır.
Hemşirelik bakımı
• Aldığı ve çıkardığı sıvıların takibi yapılır, vital bulguları izlenir.
• Günlük vücut tartısı kaydedilir.
• Hastanın diyetindeki tuz oranı kısıtlanır
• Reçete edilen antihipertansif ve diüretik ilaçların yan etkileri (bulantı, kusma,
baş ağrısı, taşikardi, ishal) gözlenir.
• Şuur durumundaki değişiklikler (baş ağrısı, bulantı, kusma, huzursuzluk,
görme bozuklukları, konvülsiyon, koma, hipertansif anselopati komplikasyonu)
izlenir.
• Çocuk ve aile duygusal yönden desteklenir.
• Hastanın hastalıkla ilgili endişeleri azaltılır.
• Fiziksel rahatlık sağlanır. Çocuğun yaşına ve aktivitesine uygun oyun ve
faaliyetlerini sürdürmesi için yardımcı olunur.
NEFROTİK SENDROM
Ödem, masif proteinüri, hipoproteinemi, hipoalbuminemi, hiperlipemi ile
karakterize birçok böbrek hastalığında oluşabilen bir sendromdur.
Hemşirelik bakımı
• İdrar bulguları, çocuğun davranış değişiklikleri ve ödem durumu
değerlendirilir. Diürez ile hızlı kilo kaybı izlenir. Hasta yatak istirahatına alınır.
8
• Aldığı ve çıkardığı sıvı miktarı takip edilir.
• Diyet planına göre beslenmesi sağlanır (yüksek kalorili, proteinli ve tuzsuz
diyet, kalsiyumdan zengin yiyecekler)
• Çocuk ve ailesi duygusal yönden desteklenir.
• Aileye evde bakım ile ilgili bilgiler verilir. Diyet, enfeksiyonların önlenmesi,
deri bakımı, ilaçların kullanımı, hareket kısıtlaması, ilaçların yan etkileri, düzenli
kontrolün önemi gibi.
ÜRİNER SİSTEM ENFEKSİYONLARI
Genellikle bakteriüri (idrarda bakteri bulunması) ve piyüri (idrarda lökosit
bulunması) ile seyreden, mikroorganizmaların neden olduğu idrar yolu
iltihabıdır.
Hemşirelik bakımı
• Tedaviye başlamadan ve bittikten sonra idrar kültürü için uygun idrar örneği
alınır. Genital bölge kirliyse sabunlu ve duru suyla temizlendikten sonra
mümkünse orta idrar steril bir kaba alınarak laboratuara gönderilir.
• 4-6 saat aralarla vücut ısısı izlenir.
• Bol sıvı alması sağlanır.
• Genital bölgedeki kızarıklık ve irritasyon cilt bakımı ile önlenir.
• Üriner sistem enfeksiyonlarından korunma yolları öğretilir. El yıkama, perine
temizliği, sıkı olmayan giysilerin ve pamuklu iç çamaşırlarının seçilmesi, vajinit
veya parazit enfeksiyonu varsa tedavi edilmesi, idrar tutma alışkanlığından
kaçınılması, mesanenin sık ve tam boşaltılması önerilir.
KONVÜLSİYONLAR
Merkezi sinir sistemindeki motor nöronların anormal elektrik deşarjı sonucu
meydana gelen, ani tekrarlayan, istemsiz kasılma nöbetleri, duyu ve davranış
bozuklukları ve şuur kaybının eşlik ettiği akut veya kronik nöbetlerdir.
Hemşirelik bakımı
Akut tekrarlayıcı olmayan konvülsiyonlardan olan febril konvülsiyon acil
tedavi gerektiren bir durumdur. Aşağıda belirtilen işlemler dizisi kısa zamanda
uygulanmalıdır.
• Konvulsiyon geçiren bir çocuğa ilaç yapmadan önce hava yolu, solunum
yolunun açık tutularak oksijen verilmesi sağlanmalıdır.
• Dilini ısırmaması için ağız içine gazlı beze sarılı dil basacağı konulur. Çenede
kilitlenme varsa ağız açmak için zorlanmaz.
9
• Ağız boşluğunda biriken sekresyon aspire edilir. Çocuğun biriken sekresyonları
aspire etmemesi için başı yana çevrili olarak yatırılır
• Nöbet sırasında çocuk sandalye gibi yerde ise düz bir zemine veya karyolaya
yatırılır. Travmadan korumak için etrafı yastıkla desteklenir. Yalnız bırakılmaz.
• Çocuğun giysileri gevşetilir.
• Sessiz, sakin bir ortam sağlanır.
• Damar yolu açılır.
• Reçete edilen antikonvülsif ilaçlar uygulanır.
• Nöbet süresince ağızdan hiçbir şey verilmez.
• Sıvı elektrolit dengesini korumak için İV sıvı takviyesi sürdürülür.
• Ateş yüksek ise düşürülmeye çalışılır. Hekim istemine göre antipiretikler verilir.
• Uygulanan tedavinin etkinliği ve ilaçların yan etkileri gözlenir.
• Nöbet şekli ve sayısı takip edilir.
• Aşağıda belirtilen konularda aile bilgilendirilir:
− Nöbet sonrası tanı konması için istenilen incelemelerin yapılması gerektiği
− Kullanılan ilaçların yan etkileri
− Epilepsisi olduğunu belirten bir kimliği yanında taşıması gerektiği
− Çocuk okula gidiyorsa öğretmeni ve çevresi hastalık hakkında bilgilendirilir.
SEREBRAL FELÇ
Doğum öncesi, doğum sırasında ve seyrek olarak da doğum sonrası beynin
özellikle motor merkezleri ve motor yollarının etkilenmesi sonucu ortaya çıkan
ilerleyici nitelikte olmayan, kalıcı kronik nörolojik bozukluktur.
Hemşirelik bakımı
• Nöbeti olan çocuklarda reçete edilen antikonvülsif ilaçların kullanımı sağlanır.
• Fiziksel bakım ile ilgili gereksinimleri karşılanır.
• Çocuğa el ile ilgili aktiviteler, beslenme, giyinme ve kendi hijyen
gereksinimlerini karşılamayı öğrenmede yardımcı olur.
• Ailenin çocuğu kabullenmesi, çocuğun ev rutinlerini yerine getirmesi,
gerileyen aktivitelerini geliştirmesi konusunda yardımcı olunur.
• Denge bozukluğu olan çocuklara yüzme ata binme gibi sporların aileye
yardımcı olacağı anlatılır.
• Büyük çocukların kendisini beslemesi için özel malzeme sağlamada yardımcı
olunur.
• Hastalığa eşlik eden işitme, görme bozukluklarına karşı uyanık olunur.
10
DOĞUMSAL (KONJENİTAL) KALP HASTALIKLARI
1000 canlı doğumda 8-9 arasında görülür. Etiyolojisi iyi bilinmemekle beraber
genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi sonucu, multifaktöriyel olarak
açıklanmaktadır. DKH’ları asiyanotik ve siyanotik olmak üzere iki başlıkta
değerlendirilir. Asiyanotik kalp hastalıkları da soldan sağa şantlı olanlar (VSD,
ASD, PDA, EYD), ki bunlar konjestif kalp yetmezliği ile gelebilirler ve obstrüktif
lezyonlar (PS, AS, Aort Koarktasyonu) olmak üzere iki gruba ayrılır.
Siyanotik DKH’larında dudaklar, dil, ağız içi mukozası mor renktedir, parmaklar
çomak parmak şeklinde olabilmektedir. Siyanotik DKH’larından pulmoner kan
akımı artmış olanları (BAT, TPVDA) konjestif kalp yetmezliği ile gelir, pulmoner
kan akımı azalmış olanları (TOF, TA) ise hipoksik (siyanotik) nöbetle gelebilir.
Hemşirelik bakımı
• Vital bulgular takip edilir, oksijenizasyon sağlanır.
• Kalbin yükünü artıran nedenler azaltılır.
− Yatak istirahatı kesintisiz sağlanır.
− Gereksiz aktivitelerden (sık banyo, elbise değiştirme) kaçınılır.
− Aşırı ağlama önlenir.
• Konjenital siyanozlu kalp hastalıklarında görülen hipoksik nöbet sıklığı
azaltılmaya çalışılır.
− Çocuk için travmatik olan işlemler ürkütülmeden yapılır.
− Hipoksik atak sırasında çocuğa yaşına uygun diz göğüs veya çömelme
pozisyonu verilir, oksijen uygulanır, reçete edilen ilaçlar yapılır, damar yolu açılır.
• Aile hastalık ve prognozu hakkında bilgilendirilir.
KONJESTİF KALP YETMEZLİĞİ
Kalbin dokuların metabolik gereksinimini karşılayacak derecede kanı perifere
pompalayamamasıdır. Süt çocuklarında son zamanlarda başladığı belirtilen
beslenme zorluğu, beslenme sırasında artan takipne, kilo alımının yeterli
olmaması, alında soğuk terleme bu tanıyı düşündüren bulgulardır. Daha büyük
çocuklarda özellikle aktivite sırasında oluşan solunum sıkıntısı, erken yorulma,
göz kapaklarında ve ayak sırtında şişlik yakınmaları olabilir.
Hemşirelik bakımı
• Hasta monitorize edilerek vital bulguları izlenir.
• Oksijen desteği sağlanır.
• Belirtilen uygun pozisyonda kalması sağlanır.
11
• Beslenme kesilerek damardan sıvı verilmesi sağlanır.
• Aldığı çıkardığı takibi yapılır.
• İlaçlar belirtilen dozlarda verilmesine dikkat edilmelidir.
İLAÇ ZEHİRLENMELERİ
Zehirlenme, toksik bir maddenin vücuda zarar verecek miktarda ve değişik
yollardan alınması sonucu organizmada bazı belirti ve bulguların ortaya çıkması
durumudur. Zehirlenmeler her yaş grubunda olmakla birlikte, çocukluk yaş
grubunda daha sık görülmekte ve daha ölümcül seyretmektedir. Zehirlenmeler
hemen her yaşta görülebilmesine karşın, olguların %80’ini 5 yaş altındaki
çocuklar oluşturur.
İlk yaşta anne ve babanın verdiği ilaçlar, 2-3 yaşlarında ev temizleme maddeleri,
3-5 yaşlarında ise dolapta saklanan ilaçlarla zehirlenmeler sıktır. Okul çocukluğu
ve ergenlik dönemlerinde ise intihar amaçlı ilaç zehirlenmeleri daha çok
görülür. Zehirlenmelerin % 80-85’i kaza, %15-20’si ise intihar ile oluşmaktadır.
Hemşirelik bakımı
• Öncelikle hastanın hava yolu açık tutulmalı, solunumu ve dolaşımı
sağlanmalıdır.
• Toksik maddenin tipine göre vücuttan uzaklaştırma işlemi yapılmalıdır.
• Nazogastrik lavaj ile alınan ilacın mideden temizlenmesi sağlanmalıdır.
• Hasta monitorize edilerek vital bulguları takip edilmelidir.
• Hasta gelişebilecek bilinç değişikliği ve konvulsiyonlar yönünden izlenmelidir.
• Alınan ilacın tipi ve miktarının tespiti için aile sorgulanmalıdır.
• Aileler ilaç saklama koşulları konusunda eğitilmelidir.
ÇOCUK ENFEKSİYON HASTALIKLARI
Bir organizmanın duyarlı konakçı dokusuna girip üremesi, çoğalması ve
koloniler oluşturmasına enfeksiyon, konakçıda hastalık belirtileri veya doku
travması şeklinde fizyolojik yanıt oluşturmasına da enfeksiyon hastalığı
denir. Enfeksiyon hastalığının oluşabilmesi için en önemli faktör enfeksiyon
etkenleridir.
Enfeksiyon hastalıkları bir bireyden diğerine geçebilmelerinden dolayı genellikle
bulaşıcı hastalık olarak tanımlanır. Bütün bulaşıcı hastalıklar bir veya birkaç yolla
insana geçebilme özelliğindedir.
12
Bulaşma şekillerinden başlıcaları şunlardır:
• Doğrudan temas
Dolaylı temas
− Hava yolu ile bulaşma
− Araçlar ile bulaşma
− Vektörler ile bulaşma
Doğrudan Temas: Enfekte kişinin duyarlı kişi (konakçı) ile cinsel yol, kan nakli,
yaraya dokunma gibi doğrudan temasıyla oluşan bulaşma şeklidir. AIDS, hepatit
B, frengi, sifiliz gibi hastalıklar örnek olarak verilebilir.
Dolaylı Temas: Enfeksiyonla bulaşmış nesnelerle, enfektif ajanın, konakçıya
bulaşmasıdır.
Hava yoluyla bulaşma: Uzun süre açıkta canlı kalabilen mikroorganizmaların
hava, toz ya da tükürük, balgam, burun, gözyaşı sıvılarının damlacık yolu ile
duyarlı konakçıya bulaşmasıdır. Tüberküloz, grip, soğuk algınlığı, çocukluk çağı
viral hastalıklarının büyük bölümü bu yolla yayılmaktadır. Öksürüp-aksırırken
ağzın elle kapatılması ve karşıda bulunan kişilerin yüzüne doğru hapşırılmaması
hava yoluyla yayılmayı önler.
Araçlarla bulaşma: Enfeksiyon etkeni ile bulaşmış nesnelerle meydana gelen
bulaşımdır.
İZOLASYON ÖNLEMLERİ
Amaç, enfekte ya da kolonize hastalardan diğer hastalara, ziyaretçilere ve sağlık
personeline mikroorganizmaların bulaşmasını önlemektir.
1. Standart Önlemler
Tüm hastaların bakımında kan, vücut sıvıları ve çıkartılarına karşı ilk sırada
uygulanacak önlemlerdir. Bunların esasını temizlik ve riskli materyalle teması
engelleyecek uygun bariyerlerin kullanılması oluşturur.
Kontamine materyalle (kan, vücut sıvıları, bütünlüğü bozulmuş deri ve mukoz
membranlar, kontamine eşyalar) temastan önce; eldiven giyilir, gerekirse maske
takılır, damlacık oluşması ihtimalinde göz koruması (gözlük veya yüz speri)
yapılır. Ancak temiz eşyalara veya bir diğer hastaya dokunmadan önce eldiven
çıkartılıp eller yıkanır.
13
Kesici, delici, tek kullanımlık aletler kullanıldıktan sonra delinmeye dayanıklı
uygun kaplara atılır. Yaralanmalardan kaçınmak için iğneler yeniden kapatılmaz.
Kan ve kanlı sıvılar ile kirlenen çarşaflar ve diğer materyal su geçirmeyen özel
torbalar içinde uzaklaştırılır. Tanımlanmış yada şüphe edilen kan yoluyla bulaşan
enfeksiyonlar için hastalığa özgü önlemler yada diğer izolasyon önlemleri alınır.
2. Temas İzolasyonu
Epidemiyolojik önem taşıyan, hasta ve çevresiyle direkt veya indirekt temas
yoluyla bulaşabilen mikroorganizmalarla kolonize veya infekte olan hastalar için
standart önlemlere ek olarak alınması gereken önlemlerdir.
Endikasyonları; çoklu antibiyotik direnci taşıyan bakteriler (MRSA, VRE,
Acinetobacter, pseudomanas aeruginosa), cansız yüzeyler üzerinde uzun süre
yaşayabilen ve infeksiyöz dozu düşük olan mikroorganizmalarla meydana
gelen enterik enfeksiyonlar (Clostridium difficile, gaita inkontinansı olan
hastalarda enterohemorajik Escheria coli, Shigella, Hepatit Aveya Rotavirüs
enfeksiyonları), bulaşıcılığı yüksek cilt enfeksiyonları (deri difterisi, neonatal
veya mukokütanozherpes simplex enfeksiyonu, impetigo, bit, uyuz, zona,),
bebeklerde respiratuar sinsityal virüs, pararinfluenza virüs enfeksiyonları ve viral/
hemorajik konjuktivittir.
Temas izolasyonu gerektiren bir durum saptanması veya şüphesinde hasta
tek kişilik odaya alınır (aynı enfeksiyonu olan hastalar aynı odada yatabilir).
Hasta odasına girerken, hastayla ve hasta çevresindeki her türlü yüzeyle
temas öncesi temiz, steril olmayan eldiven giyilir. Hasta bakımı sırasında
yoğun kontaminasyona neden olabilecek işlemler sonrası eldiven değiştirilir,
odadan çıkmadan önce eldiven çıkartılır ve eller yıkanır. Hasta veya odasındaki
yüzeylerle temasın fazla olabileceği durumlarda önlük giyilmeli, odadan
çıkmadan önce önlük çıkartılmalıdır. Odada kullanılan tıbbi cihazlar başka
hastalarla ortak olarak kullanılmamalıdır.
3. Solunum İzolasyonu
Standart önlemlere ek olarak solunum yoluyla geçtiği bilinen ya da
şüphelenilen enfeksiyonlara sahip hastalara (kızamık, suçiçeği, tüberküloz)
uygulanır. Hasta, negatif hava sistemi olan, 6-12 kez/ saat hava değişimi
yapabilen ve havanın uygun bir şekilde dışarı atıldığı ya da hastanenin diğer
alanlarına dağılmadan önce yüksek etkili filtrasyon ile temizlendiği özel bir
odaya yatırılır ve odanın kapısı kapalı tutulur. Bu özellikte bir oda sağlanamazsa,
14
aynı mikroorganizma ile aktif enfeksiyonu olan ancak başkaca bir enfeksiyonu
olmayan hastanın odasına yerleştirilir. Akciğer tüberkülozu olduğu bilinen ya da
şüphelenilen bir hastanın odasına girerken özel maske (N95) kullanılır. Duyarlı
kişilerin solunum önlemleri uygulanan hasta odasına girmesine izin verilmez.
Zorunlu durumlarda özel maske kullanılır. Bağışık kişilerin maske kullanmasına
gerek olmadığı belirtilir. Hastanın viziti sırasında bizzat kendisinin de cerrahi
maske takması sağlanır.
Zorunlu gereksinimler dışında hastanın odadan çıkmasına izin verilmez ve
hareketleri sınırlanır. Mutlaka gerekliyse, hastaya cerrahi maske takılarak
damlacık sekresyonlarını saçması en aza indirilir.
4.Damlacık İzolasyonu
Konuşma, öksürük, aksırık veya tıbbi işlemler sırasında infekte kişiden saçılan
damlacıkların mukozalara (burun, boğaz, konjiktiva) bulaşmasını önlemek için
standartlara ek olarak alınması gereken önlemlerdir. Haemophilus influenza
tip B enfeksiyonları (menenjit, pnömoni, epiglottit, sepsis), invaziv neisseria
meningitidis enfeksiyonları (menenjit, pnömoni, sepsis), difteri, boğmaca ve
ciddi viral solunum yolu enfeksiyonları (grip, kabakulak, kızamıkçık, parvovirus
B19 ve adenovirüs enfeksiyonları) damlacık yolu ile bulaşmaktadır.
Damlacık izolasyonu gerektiren bir durum saptanması veya şüphesinde hasta
tek kişilik odaya alınır, aynı enfeksiyonu olan hastalar aynı odada yatabilir, her
iki seçenekte uygulanamıyorsa diğer hastalar arasında en az 1 metre mesafe
bırakılacak şekilde yerleştirme yapılır. Hastanın 1 metre yakınına yaklaşması
gereken herkes maske takar. Hastanın nakledilmesi gerekli durumlarda hastaya
maske taktırılır.
15
GRİP
İnfluenza virüsünün neden olduğu ani başlayan yüksek ateş, baş ağrısı, halsizlik
ile karakterize oldukça bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır.
Etken: İnfluenza virüsüdür.
Kuluçka dönemi:12-24 saat gibi oldukça kısadır, hızla yayılır.
Bulaşma yolu: Deriden temas veya kontamine olmuş eşyalarla bulaşır.
Tedavi: Semptomatiktir.
Hemşirelik bakımı
Yatak istirahatı ve standart önlemlerin yanında damlacık yolu izolasyon
önlemleri uygulanır.
Korunma: Aşı ile korunma mümkündür, ayrıca hasta kişilerle temastan
kaçınılmalıdır.
KABAKULAK
Paramyxoviridae ailesinden kabakulak virüsü ile bulaşan ve özellikle parotis
bezinin ağrılı şişmesi ile karakterizedir.
Etken: Kabakulak virüsüdür.
Bulaşma yolu: Damlacık yolu ile bulaşır.
Kuluçka dönemi:14-21 gündür.
Tedavi: Semptomatiktir.
Hemşirelik bakımı
• Bulaştırıcılığı parotis bezinin şişmeye başlamasından 1-14 gün önce başlar.
Şişlikten 9 gün sonraya kadar devam eder. Yatak istirahati ve standart
önlemlerin yanında damlacık yolu izolasyon önlemleri uygulanır.
• Diğer enfeksiyon hastalıklarında olduğu gibi gözlem ve bakım önemlidir.
• Beslenmenin sürdürülmesi aksi takdirde desteklenmesi gereklidir.
• Sekresyon artırıcı yiyecekler ağrıyı artırabileceği için kaçınılmalıdır.
• Orşit, kabakulak, meningoensefalit, pakreatit, myocardit, hepatit gibi
komplikasyonları
görülebilir.
Korunma: Aşı ile sağlanır.
16
İzolasyon Yöntemleri ve İzolasyon Gerektiren Hastalıklar
SUÇİÇEĞİ
Varisella zoster virüsünden kaynaklanan makülo papülür, veziküler ve
kabuklanma gösteren döküntüler ile karakterize akut oldukça bulaşıcı bir
hastalıktır.
Etken: Varisella zosterdir.
Bulaşma yolu: Yakın temas ve solunum yoluyla bulaşır.
Kuluçka dönemi:14-21 gündür.
Tedavi: Semptomatik tedavi uygulanır.
Hemşirelik bakımı
• Döküntüden 2 gün öncesinde 1 hafta sonrasına kadar bulaşıcıdır, kesin
izolasyon uygulanır.
• Yatak istirahati gereklidir. Yatak istirahati ve standart önlemlerin yanında
solunum yolu izolasyon önlemleri uygulanır.
• Kaşıntılara karşı lezyonların enfekte olmasını önleyici tedbirler alınmalıdır.
• Hijyenik önlemler alınmalı, deri temizliği ve ağız bakımı verilmelidir.
• Kusma olabileceğinden beslemenin düzenlenmesi, dehidratasyon açısından
gözlenmesi gereklidir.
17
Korunma: Hasta kişilerle duyarlı kişilerin teması önlenmelidir. Aşı ile korunma
mümkündür.
BOĞMACA
Bordetella pertussisin etken olduğu 2 yaşından küçük çocuklarda tehlikeli,
oldukça bulaşıcı ve spazmotik öksürük nöbetleri ile karakterize akut bir solunum
yolu enfeksiyonudur.
Etken: Borcetella pertussisdir.
Bulaşma yolu: Doğrudan temas ve solunum yolu ile bulaşır.
Kuluçka dönemi:5-15 gündür.
Tedavi: Spesifik bir tedavi yoktur. Komplikasyonları engellemek için
antibiyotikler kullanılır.
Hemşirelik bakımı
• Solunum yolu izolasyon önlemleri alınır.
• Hasta temiz, havalandırılmış ve sakin bir odaya alınmalıdır.
• Ağız hijyeni ve burnun açık olmasına özen gösterilir.
• Çocuk hastaları aspire edebileceğinden dolayı ailelere bilgilendirme yapılmalı,
nöbet esnasında izleyecekleri yol öğretilmelidir.
• Beslenme nöbetlerin sık olduğu veya kusmanın bulunduğu dönemlerde IV
yoldan desteklenmelidir.
• Spazmatik öksürük nöbetlerinden sonra solunuma düzeltmek için gereksiz O2
verilir.
Korunma: Aşı ile sağlanır.
TÜBERKÜLOZ
Mycobacterim tuberculosis ve nadiren de M.bovis tarafından meydana gelen
akut ve kronik bir enfeksiyon hastalığıdır.
Etken: Mycobacterium Tuberculosisdir.
Bulaşma yolu: Basili taşıyan damlacık çekirdeklerinin doğrudan solunması ile
olur. Seyrek olarakta deriden bulaşmaya rastlanır.
Tedavi: Antitüberküloz ilaçları ile yapılır.
18
Hemşirelik bakım
• Hastada ateş, hemoptizi ve öksürük varsa yatak istirahati uygulanmaktadır.
• Tüberküloz şüphesi olan hastalar kesin tanı konulup, ilaç toleransı gözlenip,
etkili kemoterapi sağlanıncaya kadar izole edilir. Öksürerek balgam çıkaran ve
balgamında basil görülen hastalar bulaştırıcı olarak kabul edilir. Bu nedenle
çocuklar genellikle bulaştırıcı değillerdir.
• Yayılımı önlemek için odanın iyi bir şekilde havalandırılması gerekir.
• Tedavide ilaçların kesintisiz, istenilen doz ve sürede kullanılmasının önemi
hasta ve yakınlarına öğretilir.
Korunma: Korunma ve bulaşma yollarının öğretilmesi ve taramaların
sürdürülmesi ile sağlanır.
İSHAL
Etken: Bakteriler (özellikle salmonella türleri, shigella türleri, E.coli) ve virüslerdir
(özellikle rotavirüs, adenovirus).
Bulaşma yolu: Bulaşmış yiyeceklerin ağız yolu ile alınması ile olur. Ayrıca
sinekler vektör olarak etkeni taşır.
Kuluçka dönemi:4-72 saattir.
Tedavi: Öncelikle oral yolla sıvı verilmesi, ağır vakalarda ise IV olarak
hidrasyonun sağlanması gerkekmektedir. Tedavide antibiyotik seçeneği
hastanın durumuna göre değerlendirilmelidir.
Hemşirelik bakımı
• Hidrasyonun sağlanması önemlidir. Aldığı-çıkardığı arasındaki sıvı dengesi
yakından izlenmelidir. Ağırlık kaybı ya da artış açısından hastanın düzenli
tartılması önemlidir.
• İyon dengesizliği (özellikle Na, K) açısından izlenmelidir.
• Hasta tedavisi kadar sağlam kişilerin korunmasıda önemlidir. Bu konudaki
eğitimler sürdürülmelidir. El yıkama özendirilmelidir. Hasaların izolasyonu
sağlanmalıdır.
• Hasta yatak istirahatine alınmalıdır.
Korunma: Besinlerin temiz şekilde hazırlanması sağlanır. El yıkamanın önemi
unutulmamalıdır. Dondurulmuş besinlerin iyice pişirildikten sonra tüketilmesi
sağlanmalıdır. Vektör görevi yapan sivrisineklerle savaşılmalıdır.
19
BRUSELLOZ
Aralıklı ve düzensiz ateş, terleme, kas ve eklemlerde ağrı ile seyreden akut veya
kronikleşebilen bir enfeksiyon hastalığıdır.
Etken: Gram(-) sporsuz harekesiz çomaklardır.
Kuluçka dönemi:8-30 gündür.6 aya kadar uzayabilir. Enfekte hayvanlardan
doğrudan veya çiğ süt ve süt ürünleriyle bulaşır.
Tedavisi: Antibiyotik ve ağrı kesicilerden yararlanılır.
Hemşirelik bakımı
• İnsandan insana bulaşmadığından özel izolasyon gerektirmez.
• Ağır hastalar yatak istirahatine alınır.
• Ateş takibi, aldığı-çıkardığı kontrolü ve ağız bakımı sürdürülür.
• Semptomlara yönelik bakım uygulanır.
• Eklem ağrılarına sıcak uygulama yapılır.
• Uzun bir tedavi süresi olduğu hasta ve yakınlarına anlatılır.
Korunma: Hastalığı bulaştırabilecek hayvanlarla insanların nasıl baş edeceği,
kendilerini nasıl koruyacakları konusunda eğitim yapılmalıdır. Hayvan atıkları
gömülmeli, hayvanlar aşılanmalıdır. Düşük yapan hayvanların düşük sebepleri
araştırılmalıdır. Etken kaynatmakla yok olduğundan çiğ süt içme alışkanlığı
kaldırılmalıdır.
VİRAL HEPATİTLER
Hepatit sözcüğü karaciğerin mekanik, kimyasal ve biyolojik nedenler ile
inflamasyonu ifade eder. Enfeksiyon dışı nedenlerle oluşabileceği gibi özellikle
viral hepatitler (hepatit A, hepatit B, hepatit C) sık olarak karşılaşılmaktadır.
HEPATİT A
Etken: Hepatit A virüsüdür.
Bulaşma: Oral-fekal yol ile bulaşır.
Kuluçka dönemi:15 -50 gün arasındadır.
Tedavi: Semptomatiktir.
Hemşirelik bakımı ve korunma
• Hastalar semptomlar düzelinceye kadar yatak istirahatine alınır.
• Hasta izolasyonu sağlanmalıdır.
20
• Genel hijyen kuralları uygulanır.
• Sakin rahat ortam sağlanmalıdır.
• Yeterli sıvı ve gıda alımı sürdürülmelidir.
• Enfekte dışkı ya da idrarın su ve gıdalara bulaşmasını önleyici sanitasyonun
sağlanması önemlidir.
• El yıkamanın öğretilip alışkanlığın sürdürülmesi sağlanmalıdır.
• Hastaların bilinç değişikliği ve kanamaya eğilimi yakından izlenmelidir.
Fulminant gidişli hepatitlerde organ nakli dahil olmak üzere hızlı tedavi
seçenekleri uygulanmalıdır.
SANTRAL SİNİR SİSTEMİ ENFEKSİYONLARI
Meninkslerin ve/veya beyin parankiminin inflamasyonu sonucu ortaya
çıkan ateş, kusma, irritabilite, bilinç değişikliği, konvülziyon, fontonel
kabarıklığı, ense sertliği ve koma gibi farklı klinik bulgular ile karşımıza çıkan
mikroorganizmaların neden olduğu merkezi sinir sistemi infeksiyonlarıdır.
En sık olarak virüsler (özellikle enterovirüsler, kabakulak virüsü, HSV-tip 1) ve
bakteriler (özellikle pnömokok, meningokok) neden olmaktadır.
Tedavi: Semptomatiktir. Bakteriyel olduğu düşünülenlerde sistemik antibiyotik
tedavisi verilmelidir.
Hemşirelik bakımı ve korunma
• Hastalar semptomlar düzelinceye kadar yatak istirahatine alınır.
• Hasta izolasyonu sağlanmalıdır.
• Genel hijyen kuralları uygulanır.
• Hastaların bilinç durumu, hidrasyonu yakından izlenmelidir.
• Hastanın vital fonksiyonları monitorize edilmelidir.
• Hipoglisemi, poliüri ya da oligoüri, hiponatremi görülebilmesi nedeni ile
hidrasyon ve laboratuar değerleri değerlendirilmelidir.
• Komplikasyonlar açısından dikkatli olunmalıdır.
21
BULAŞICI HASTALIK BİLDİRİMİ
İl Sağlık Müdürlüğü’ne bildirilmesi gereken hastalıklar aşağıda belirtilmiştir
(detaylı bilgi için bakınız: T.C. Sağlık Bakanlığı Bulaşıcı Hastalıkların İhbarı ve
Bildirim Sistemi Standart Tanı, Sürveyans ve Laboratuvar Rehberi – 2004)
• Akut kanlı ishal
• Boğmaca
• Bruselloz
• Difteri
• Gonore
• HIV enfeksiyonu
• Kabakulak
• Kızamık
• Kızamıkçık
• Kuduz/Kuduz riskli temas
• Meningokoksik hastalık
• Neonatal tetanoz
• Poliomiyelit
• Sifiliz
• Sıtma
• Şarbon
• Şark çıbanı
• Tetanoz
• Tifo
• Tüberküloz
• Akut viral hepatitler
• İnfluenza
• Kala-Azar
• Konjenital rubella
22
KAYNAKLAR
1. Ajjan N. Bağışıklama, ( Çeviri: Dr. Fikri Ali Türkay ) İstanbul 1995
2. Çöplü C, Demir A , Fındık S, Solunum Hastalıklarında Temel Yaklaşım Edit:
Barış İ 2.Baskı Kent Matbaası, Eylül 1995
3. Potler P A, Perry AG, Basic Nursing Theary and Practice, Third Edition, Mosb.
Boston 1995
4. Tezcan S, Epidemiyoloji Tıbbi Araştırmalarının Yöntem Bilimi , Hacettepe
Halk Sağlığı Vakfı , Yayın No: 92/ 1 Ankara 1992
5. Arı A, Bertan M, Fişek H, Egemen A, Enfeksiyon Hastalıkları Epidemiyoloji, 4.
Baskı Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Toplum Hekimliği Bölümü Yayın No: 1
Ankara 1982
6. Benenson AJ, İnsanda Bulaşıcı Hastalıkların Kontrolü ,Çeviri: Akyol M
,Hatipoğlu Yayınevi Ankara 1986
7. Bertan M, Güler Ç, Halk Sağlığı Güneş Kitapevi Ankara 1995
8. Çalangu S, Dilmener M, Bozfaikoğlu Y , Değerli Ü, Özet Tanı ve Tedavi , Nobel
Tıp Kitapevi , İstanbul 1988
9. Erefe İ, Hastane Enfeksiyonları ile Savaş ilkeleri ve Hemşirelik Uygulamaları,
Ege Ünv. Hemşirelik Yüksekokulu Yayın no: 1 Ege Ün. Matbaası İzmir 1983
10. Onul M, Sistemik Enfeksiyon Hastalıkları, Ayyıldız Matbaası 2. Baskı Ankara
1983
11. Vaughan JP, Moorw RH Bölge Sağlık Yönetiminde Epidemiyoloji El kitabı
(Çeviri Editörleri : Bertan M, Enünlü T), Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk
Sağlığı Anabilim Dalı Yayın no:90/51 Ankara 1990
12. Sectish TC, Prober CG. Pneumonia . In: Behrman RE, Kliegman RM, Jenson
HB (eds). Nelson Textbook of Pediatrics. 17th ed. Philadelphia : Saunders; 2004.
p.1432-36.
13. Sevinç E. Üriner Sistem Enfeksiyonları. Pediatri 2. Neyzi O, Ertuğrul T. İstanbul:
Tayt ofset. 2002, 1203-07.
23
14. Özbarlas N , Kızıltaş A. Spesifik doğuştan kalp hastalıkları. İn: Park NK (ed),
Özbarlas N (ç.ed). Pediatrik Kardiyoloji. 5. Baskı. Adana: Özyurt Matbaacılık. 2009,
161-330.
15. Yıldırım SV. Konjestif kalp yetersizliği. İn: Park NK (ed), Özbarlas N (ç.ed).
Pediatrik Kardiyoloji. 5. Baskı. Adana: Özyurt Matbaacılık. 2009, 461-74.
16. Moore SR. Update on prolonged and persistent diarrhea in children. Curr
Opin Gastroenterol.2010 Grossman S, Grossman LC. Pathophysiology of cystic
fibrosis: implications for critical care nurses. Crit Care Nurse. 2005 ; 25(4): 46-51.
17. Anadolu Üniversitesi Yayınları No: 935. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
Hemşireliği.1996.
BU HEMŞİRELİK REHBERİNİN EĞİTİM PLANLAMA
KOORDİNASYON KURULUNDAN ONAYI ALINMIŞTIR.
TEPECİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ HEMŞİRELİK HİZMET İÇİ
EĞİTİM DÖKÜMANIDIR. PARA İLE SATILAMAZ, ÇOĞALTILAMAZ
24
25
Download

3 - Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi