T.C.
GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI
Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü
TÜRKİYE TURUNÇGİLLER
(NARENCİYE) BİBLİYOGRAFYASI
(1935-1990)
Yrd. Doç. Dr. Ali Yılmaz HIZAL
ANKARA
2012
Oldukça uzun ve "kesintili" aşamalar içeren hazırlık sürecinde;
"Aşırı" olarak nitelendirilebilecek bir "hoşgörü" yüklenen,
"Mağduriyet"e "metanet"le "sabır" gösteren,
Özellikle
Ekonomik, kültürel ve sosyal yaşamlarında ortaya çıkan,
"Boşluk", "çalkantı" ve "kopukluk"lara,
"Dayanılmaz" bir "özveri" ile göğüs geren;
Sevgili eşim Sevim ile
Oğullarım Ümit Burak ve Uğur Fırat'a
Hak ettiklerine inandığım,
Fakat bir türlü sağlayamadığım,
Yaşam boyu
Esenlik, mutluluk ve sağlık dileklerimle…
Yrd. Doç. Dr. A. Yılmaz HIZAL
Antalya, Kasım 2011
ÖNSÖZ
Turunçgil (narenciye) meyveleri, sahip oldukları tür ve çeşit zenginliği, çok uzun bir hasat
dönemi, oldukça uzun muhafaza süresi, taşımaya uygunluk ve sanayi hammaddesi olma
gibi özellikleri nedeniyle, dünyada ve Türkiye'de, üretim, tüketim, endüstri ve ticarete
konu olan ender meyvelerin oluşturduğu bir “aile” konumundadır. Bu özellikleri nedeniyle,
başlıca ticari türleri olan portakal, mandarin, limon ve altıntop (greyfurt) meyvelerinin;
üretim, pazara hazırlama, sanayi-işleme, taşıma, iç ve dış satım gibi temel aşamalarında,
oldukça fazla sayıda kişiye iş olanağı sağlamaktadır. Bu neden de, tarımsal hatta Ülke
ekonomimizde, hiç de küçümsenemeyecek bir yeri bulunmaktadır.
Turunçgil meyvelerinin erişeceği bu durum, Cumhuriyet Türkiye'sini yönetenlerin basireti
ve öngörüleriyle; Cumhuriyetin 10. yıllarında Antalya'da kurulan “Narenciye Araştırma
İstasyonu”, bu meyvelere yönlendirilmiştir. Bugün "Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma
Enstitüsü" adını taşıyan bu kuruluş, çeşitli yıllarda birkaç kez isim değiştirse ve çalışma
alanlarına başka konular eklense de, turunçgiller üzerindeki işlevini hiçbir zaman
yitirmemiştir ve bugün de etkin bir şekilde sürdürmektedir.
Gerçekten, 70 yılı aşkın bir süredir, turunçgil meyvelerini ana işlev konusu olarak alan
Kuruluş, başlangıçta ıslah ve yetiştirme tekniği dallarında çalışmaktayken, gelişmeleri
yakından izleyerek, günün koşullarının gerektirdiği dallara geçme becerisini göstermiştir.
Bu çerçevede belirtilebilecek başlıca etkinlikler olarak; ilgili tesisleri kurmak ve araştırma
çalışmalarına dayandırarak pazarlama, modern ve çağdaş yöntemlerle ürün üretimi, bitki
besleme (gübreleme) ve virüs hastalıklarından arındırılmış (virüssüz) fidan üretimi gibi
dallarda doğrudan yetiştiricilere (üreticilere) yansıyan somut sonuçlar elde etmiştir.
Bir yandan bunları gerçekleştirirken, öte yandan Bakanlıkça ele alınan “Ülkesel Projeler”
zincirinde, “Ülkesel Turunçgiller Projesi”nin merkezi konumuna giren Enstitü, araştırma
çalışmaları yönünden de ilgili kuruluşlar arasında etkin bir işbirliği ve koordinasyon
sağlayıcı bir konum kazanmıştır.
Geçmişten gelen birikimlerin ve elde edilen bilgi ve bulguların ilgili kesimlere
aktarılmasına da önem veren ve yayın konusundaki birikimini devreye sokmak isteyen
Kuruluş, 1990’lı yılların başlarında, "Türkiye Turunçgil Yayınları Arşivi"ni kurmuştur.
Temelini söz konusu arşivde toplanan yayınların oluşturduğu bu Bibliyografya ile biraz
gecikerek de olsa, Bakanlığımızın önemli görevlerinden birini daha yerine getirdiğimize
inanıyoruz. Başta olağanüstü bir sabır ve özveri ile çalışıp, tüm verileri bir araya getiren
Sayın Yrd. Doç. Dr. Ali Yılmaz HIZAL olmak üzere, emeği geçen tüm “turunçgil
meyveleri” uzmanı Üniversite ve Bakanlık mensuplarına ve bu değerli eserin
yayınlanması için bizleri teşvik eden saygıdeğer Prof. Dr. Önder TUZCU’ya içtenlikle
teşekkür eder, bütün ilgililere yararlı olmasını dilerim.
Doç. Dr. Masum BURAK
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü
I
SUNUŞ
Ülkemizde, ilk dönemlerde kullanılmış olan ve hala yetiştiricilerinin çoğu tarafından tercih
edilen, "Narenciye" yada yeni dönem çalışanlarının uygun bulduğu ve yayılmasını istedikleri,
bizim de "benimsediğimiz" terimiyle, "Turunçgiller", dünyada ve Türkiye'de en çok yetiştirilen
meyve türleri arasında ilk sıraları almakta, aynı şekilde ticarette de önde gelmektedir.
Gerçekten, dünyadaki üretimi, son on yıl içerisinde % 16 kadar artarak, 122 milyon tona
ulaşmıştır. Türkiye turunçgil üretimi ise son on yılda % 35 artarak, 2010 yılında 3,5 milyon
tonu geçmiş bulunmaktadır. Turunçgil meyvelerinin üretimindeki bu artışa paralel olarak, dış
ticaret hacminde de önemli genişlemeler gerçekleşmiş; dünyada 17-18 milyon tonlara,
Ülkemizde ise 1.5 milyon tonlara yaklaşan dışsatım miktarları söz konusu olmuştur.
Üretimdeki bu olağanüstü "artış hızı"nın "lokomotifi", hiç kuşkusuz, ticaret hacminde ortaya
çıkan büyümeler ve özellikle de dış satımdaki yükselmeler ve yeni pazarlar ve yeni
pazarlama tekniklerinin Ülkemizde geliştirilmesidir.
Turunçgil meyveleri üretimindeki gelişmeler, önceleri alanda ortaya çıkan genişlemelerle,
daha sonraları da birim alandan (yada ağaç başına) elde edilen meyve verim artışlarıyla
gerçekleşmiştir.
Ülkemiz turunçgil alanlarındaki artışlar, önce "temel bilgiler" alanında "ihtiyaç"ları ortaya
çıkarmıştır. Turunçgil yetiştiriciliği yapılan yörelerindeki bahçelerin alan olarak artışı, her
üründe olduğu gibi, "sorunlar"ı da beraberinde getirmiştir. Bu durum ise, "araştırma
çalışmaları" gereksinimi arttırmıştır. Araştırmada, önceleri verim ve kalite üzerinde
durulurken, zaman içinde, "ağaç üzerindeki kalite"nin hasat-sonrasında da korunması
yanında, meyvelerin "hammadde" olarak kullanıldığı "teknolojik ürün"ler konularına girilmiştir.
Kısacası, 1930’lu yıllardan sonra, işin içine araştırma girince olgu yaygınlık kazanmış ve
böylece yayın hayatını da canlandırmıştır.
Genel olarak belirttiğimiz bu "tespit"imizi, geriye doğru götürdüğümüzde 1935'lere dönmemiz
gerekiyor. Yayınlanmış olmakla birlikte, "elimize geçmeyen" ancak literatür listelerinde
rastlayabildiğimiz, "Ülkemiz turunçgilleri"ne ilişkin ilk yayın, bir "yabancı" yazara aittir.
BODENHEIMER, "Nisan 1934'de Güney Türkiye'nin Turunçgil Yörelerine Bir Ziyaret"
başlığıyla, 1935 yılında İsrail’de yayınlanan "Hadar" dergisinde İngilizce olarak bir makale
yayınlanmış, 4 sayfalık yazının, içeriğini "tam olarak” bilemiyoruz. Ancak, başka bir yayınına
"istinaden", "zararlılar" bölümüne aldık.
"Elimizde bulunan" ilk yayın ise, bir "Türk"e ait, ancak "yabancı" dilde yazılmış. 1936 yılında,
"Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü" (o zamanki adıyla "Sıcak İklim Nebatları Islah
İstasyonu")’nün ilk müdürü Dr. Ali Sami YEN tarafından, İtalyanca kaleme alınan yayın,
turunçgil anaçlarına ilişkin…
Arşivdeki ilk "Türkçe" ve "Türk"e ait yayın, 1937 tarihli olup, "temel bilgiler" içeren bir kitap.
"Narenciye Tarım ve Tekniği" adını taşıyor. Trabzon'da basılmış A. Kemal ATİLA isimli
"büyüğümüz" yazmış" ellerine sağlık".
Daha sonraki yayınlar, 1940'lı yılların tarihlerini taşıyor. Fidan dikimi, zararlılar vb. ana
konulara ilişkin olup, daha ziyade mülga "Antalya Narenciye İstasyonu" elemanları tarafından
yazılmış. Yayınlar 1950'li yıllardan itibaren, "ilgili" çoğu kuruluşa "sıçrayarak" sayıları artıyor.
II
Bu dönem de, Ülkemizde turunçgil bahçeleri kuruluşunun "hızlandığı" döneme tekabül
ediyor.
1960'lı yıllara geldiğimizde, turunçgiller üretimine paralel olarak, hem "yayın üretimi"nin
arttığını, hem de içeriklerinin "zenginleştiğini" görüyoruz. Böylece "start" alan "yüksek ivme",
giderek "semere"sini veriyor ve yayınlar, 1990 yılı (bibliyografyanın kapsadığı son yıl)
itibariyle, 20 değişik ana grupta toplanabilecek "düzeye" ulaşıyor. Gerçekten, ilk yayınların
yapıldığı yıllarda, Ülkemizde 27 - 30 bin ton dolaylarında olan, toplam turunçgil meyveleri
üretimi, 1990 yılında 1.5 milyon ton dolaylarında gerçekleşirken; önceleri "birkaç" olan yayın
sayısı da 800'lere (elde edebileceğimiz miktar olarak) yaklaşıyor.
Yayınların kronolojik "ilk"lerinden sonra, içerikleri yanında sayısal "ilk"lerine baktığımızda
"Çukurova"yı görüyoruz. Ziraat Fakültesinin üç "güzide" öğretim üyesi, "ilk üç” sırayı
paylaşıyor. "Yazar dizini" bölümü incelendiğinde görülebileceği gibi, bunlar "fazla mesai"
alanlar değil, "fazla çalışma" yapanlar grubundan…
Araştırma gönüllüsü, çalışma arkadaşım ve sevgili “dostum” Prof. Dr. Önder TUZCU, değerli
“hocam” Prof. Dr. Mithat ÖZSAN ile sayın Prof Dr. Ahmet ÇINAR'ın "elleri", "kalemleri" ve
"beyinleri" "dert görmesin". Kendileri, naçizane benzetmemle, "turunçgil fedaileri"nin
liderleridirler...
Yayın çokluğu bakımından "ilk"lere göz attığımızda ise, "Zararlılar", "Bitki Besleme" ve "Virüs
ve Virüs-benzeri Hastalıklar" adlarını verdiğimiz bölümler karşımıza çıkıyor. Gerçekten,
bölümlerin kod numaralarının da gösterdiği gibi; öbürleri 35-65 arasında değişen sayıda,
bunlarsa sırasıyla 130-85 ve 70 dolaylarında yayın içeriyorlar. Yani, "besleyip-büyütüp",
"kurda kuşa" "yedirip-içirmeme" çabası ağır basıyor. Demek ki, yeme-içme-asalak ilişkisi,
yalnız insan toplumuna özgü değil; bitki toplulukları için de "geçerli", böcek toplulukları için
de. Tüm canlıların "doğa"sında var.
Turunçgiller yetiştiriciliği ve yayınlarının zamansal ve sayısal akışına "kısaca" değindikten
sonra; "turunçgiller"i "kendi haline" "bir kenara" bırakarak, "fazla uzatmadan" “yazar ve
yayınları"na, yani "bibliyografya 90"a dönelim.
Eski tarihleri taşıyan yayınların giderek azalmaları, hatta çoğunun "mevcutlarının
kalmaması"; kamu kurum ve kuruluşları ile kimi özel kuruluşların, zamanla, eleman, ödenek
ve donanım yönünden çoğu eksikliklerini gidererek "altyapı"larını oluşturmaya başlamak
suretiyle, "bilgi birikimi" düzey ve dönemlerine ulaşmaları; bunlara paralel olarak, yayının
öneminin "anlaşılması" ve yazım ve basım teknolojisi"ndeki gelişmeler sonucunda, ortaya
çıkan yayınların çoğalması; "bilgi-erişim" yönünden yeni kaynak arayışlarına gidilmesine
neden olmuştur.
Bu çerçevede değişik kuruluşlarca, farklı konularda "bibliyografya"lar yayınlanmasından
"esinlenerek", turunçgiller “üzerinde”de "iletişim"i kolaylaştırmak amacıyla; "konu kuruluşu"
olarak, “mülga” "Narenciye Araştırma Enstitüsü"nce, hem bir yayın "arşiv"i oluşturmak, hem
de "bibliyografya" düzenlemek üzere, 1991 yılında, adları "Kurum ve Kuruluş Kısaltmaları"
çizelgesiyle, doğrudan yayınlar üzerinde yer alan, 100 dolayında Kurum ve Kuruluşla
yazışma yapılmıştır.
Bibliyografya'nın materyalini, bu yazışmalar sonucu elde edilen 700 kadar "yayın"la, bu ve
eldeki başka yayınların literatür listeleri taranarak çıkarılan 100 kadar "yayın adı"
III
oluşturmuştur. Bibliyografyada başlıca olarak, araştırma sonuç raporları, lisans, yüksek
lisans (master-ihtisas-uzmanlık), doktora ve doçentlik tezleri (yayınlanmış yada
yayınlanmamış); yurtiçi ve yurtdışında gerçekleştirilen, bilimsel ve teknik kongre, simpozyum,
tarım haftası, seminer gibi toplantılarda sunulan bildiriler; bilimsel inceleme ve teknik raporlar;
bibliyografya, kitap, kitapcık, broşür, liflet (leaflet), teksir vb. yayınlar biraraya getirilmiştir.
Yabancı dilde yapılan yayınlar "özgün” (orginal) adlarıyla verilmiş, açıklamaları Türk diliyle
yapılmıştır. Her yayın, ilke olarak, içerik, kapsam ve hacim gözetmeden, çıkarıldıkları dönem
ve ortam bakımından, işlevlerinin önemine "binaen", "eşdeğer" olarak değerlendirilmiştir.
Çoğu bibliyografya örneğinde olduğu gibi, "bizimki" de anadallar itibariyle bölümlere ayrılarak
oluşturulmuş, ancak yayınlar, "literatür listesi" şeklinde sunulmayıp (ulaşılamayanlar dışında),
altlarına "açıklama”lar eklenmiştir. "Yayın tanıtımı" deyimini kullanabileceğimiz
açıklamalarda, yayının kendisinde kullanılan "terim" ve "deyim"ler değiştirilmezken, "sözcük"
ve “ifadeler”, "ortalama bir" turunçgilcinin, ziraatçının veya ilgilinin "anlayabileceği" şekilde,
"yorumsuz", "öz", "özet" "abstract" olarak düzenlenmeye ve yazarlar arasında "kaçınılmaz"
olan, ifade farklılığı giderilmeye çalışılmıştır.
Bölümler oluşturulurken, elde edilebilen yayın sayıları dikkate alınarak, fazla "parçalama"dan
"kaçınmak" amacıyla, birbirine yakın dalda "görülen"ler birleştirilmiştir (örneğin, "anaççoğaltma" gibi). Aynı bölüme "alınan" yayınlar, "yazar soyadı" sistemine, göre "alfabetik"
olarak sunulmuştur. Bölümler, harflerle kodlanmış; yayınların "alfabetik sırası" bunlara
eklenerek "her yayın" için, 4 haneli bir "kod numarası" (örneğin, A001; F155) oluşturulmuştur.
Böylece bibliyografya, yaygın olarak kullanılan ve isimleri "İçindekiler" de topluca verilmiş
bulunan disiplin dalı "ad"larını taşıyan 11 bölüm ile, bu dalların dışında kaldığı "düşünülen"
yayınların toplandığı, "Diğer Konular" bölümü olmak üzere, 12 "yayın tanıtıcı bölüm" halinde
düzenlenmiştir.
Bibliyografyanın sonuna, 12 yayın tanıtıcı bölüm için, bir "yazar dizini" eklenmiştir. İster
"bireysel", ister "ortak" çıkarılsın; ister birinci, ister sonuncu isim olsun, her yayının yazar ya
da yazarları, soyadlarına göre alfabetik olarak sıralanmış olup, her birine "yayın tanıtıcı
bölümler"deki; yayın kod numaraları "aktarılmıştır".
Ayrıca, yayın tanıtıcı bölümlerden önce, bu bölümlerde yer alan ve "alıntı" yapılan dergiler ve
kimilerinin kısaltmaları ile yayınları gerçekleştiren kurum ve kuruluşların kısaltma
"notasyon"ları "liste"lenerek yerleştirilmiştir.
Ülkemizdeki "turunçgil bahçe"leri ile "turunçgil tesisleri"ne, bunlarla da, "turunçgil
endüstrisi"ne "ulaşılması" dileğiyle…
Yrd. Doç. Dr. Ali Yılmaz HIZAL
Antalya, Kasım 2011
IV
TEŞEKKÜR
Yazar, bibliyografya ve tüm hazırlık aşamalarında, fikir veren, görüş bildiren, destek veren,
katkıda bulunan ve emeği geçen; adları aşağıda sunulan, bütün kişilere teşekkür eder:
Bibliyografyanın gerekliliği, içerik, şekil ve bütünlüğü yönünden düşünce, görüş ve katkılarını
esirgemeyen, yayın temini hususunda özel gayret gösteren ve bizi her aşamada
destekleyen; Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim
Üyelerinden Prof. Dr. Önder TUZCU; Bibliyografyanın ele alınması ve çalışmalarının
başlatılması olanağını sağlayan Enstitünün eski müdürlerinden Merhum Necati ULUDAĞ;
Bibliyografyanın şekil içerik ve kapsamı konularında fikir veren ve katkıda bulunan, Ege
Tarımsal Araştırma Enstitüsü emekli araştırıcılarından Doç. Dr. Macit ULUBELDE; Bazı
yayın tanıtıcı bölümlerin metnine destek veren ve katkıda bulunan, Batı Akdeniz Tarımsal
Araştırma Enstitüsünün emekli araştırıcılarından (alfabetik sırayla) Dr. Şerif Ali AKTEKE; H.
Yener APAYDIN; Türker GÖRAL; M. Özlem YALÇIN; Halen çalışmakta olan Dr. Ahmet
ÖZKAN; Bilgisayar programlarına uyum, yazılım ve düzeltmelerinin gerçekleştirilmesi gibi
işlemleri, istek, gayret ve özveriyle yürüten, Enstitü araştırıcılarından Fatma AKKAYA; tüm
metnin bilgisayarda istek, sabır ve dikkatle ilk yazılımını yapan, Enstitü elemanlarından
Aysel GÜLLÜ; yayınların arşivlenmesi ve metin düzeltilmesinde titizlikle yardımcı olan
Naciye GÖKŞEN; bilgisayar yazılımını değiştiren, düzelteme ve ekleme yapan, Enstitü
elemanlarından Gülcan ALDEMİR ve Aysel ÖZSOY bibliyografyanın her aşamasında maddi
ve manevi destek ve katkılarını esirgemeyen, Enstitünün değerli yönetici ve araştırıcıları ile
teknik ve idari elemanları; Bibliyografyanın "Yazar Dizini" bölümünde yer alan, rahmetli olmuş
yada yaşamakta olan bütün kişiler ile, ilgili listede sıralanan kurum ve kuruluşlar ve
Bibliyografyanın yayın ve yayımına yardımcı olup, destek sağlayan Bakanlık Müşavirlerinden
Doç. Dr. Şahin ANIL...
V
İÇİNDEKİLER
Sayfa
No
BÖLÜMLER…………………………………………………………………….
1-203
A- Genel……………………………………………………………….
1
B- Islah-Ekoloji……………………………………………………..…
10
C- Anaç-Çoğaltma…………………………………………………....
22
D- Yetiştirme Tekniği………………………………………………....
41
E- Bitki Besleme…………………………………………………..…..
53
F- Zararlılar……………………………………………..……………..
76
G- Hastalıklar………………………………………………………….
106
H- İlaç Denemeleri…………………………………………………....
121
I- Virüs ve Virüs-Benzeri Hastalıklar………………………………..
131
J- Gıda Teknolojisi-Uçucu Yağlar…………………………….……..
151
K- Ekonomi-Ticaret……………………………………………...……
164
L- Hasat-Depolama…………………………………………………..
178
M- Diğer Konular……………………………………………………...
190
DERGİ KISALTMALARI……………………………………………................
204
KURUM VE KURULUŞ KISALTMALARI……………………………………
206
YAZAR DİZİNİ………………………………………………………………….
207
VI
BİBLİYOGRAFYA
A- GENEL
A001 ANAMERİÇ, M. 1969. Turunçgiller ve Türkiye'de Turunçgil Ziraatı. T.B., Z.İ .G.M.
Yayınları : D-144. Ankara. 35 s.
Yayında, kısaca turunçgil türlerinin tarihçe ve anavatanlarına değinildikten sonra;
Türkiye'deki durumuna geçilmiş; üretim ve ihracatına ilişkin rakamsal bilgiler verilerek,
Akdeniz ülkeleri ile karşılaştırılmış; virüs hastalıklarının zararı belirtilmiş; maliyet
hesaplamaları yapılmış; standard çeşitlere ilişkin, ayrıntılı tanımlamalara yer verilmiştir.
A002 ANONİM. Tarihsiz. Citrus-Top Quality From Turkey-İGEME (Export Promation Center
of Turkey). Ankara. pp: 8.
Renkli fotoğraflarla tanıtıma yönelik olan yayında, Türkiye'nin turunçgil üretimine değinildikten
sonra, turunçgil türleri itibariyle, önemli miktarlarda yetiştirilen çeşitler, ana hatlarıyla
tanıtılmış; kısaca depolama, standardazisyon ve ambalajlama hususlarında bilgi verilerek,
ihracatına geçilmiş; bu konuda yapılan kısa açıklamalar yanında, belli başlı ihracat
firmalarının adresleri verilmiştir.
A003 ANONİM. 1953.Birinci Narenciye Kongresinde Alınan Kararlar. T.V. Neşriyat ve
Haberleşme Müdürlüğü. Sayı: 16. Ankara. 51 s.
Yayında, aşağıda adı geçen dört ayrı komisyon halinde toplanan Birinci Narenciye
Kongresinde alınan kararlar, bu komisyonlar itibariyle verilmiş olup; bunlardan üretim
komisyonunca, yetiştirme teknikleri; mücadele komisyonunca, turunçgil bölgeleri itibariyle,
başlıca zararlılar ve hastalıklar ile bunların mücadelesi; değerlendirme komisyonunca, hasat
ve sonrası işlemler, tüketim, turunçgil teknolojisi, pazarlama ve taşımacılık hususları üzerinde
durulmuş ve üretici birlikleri ve federasyonu kurulmasına ilişkin temennide bulunulmuş;
teşkilatlandırma komisyonunca ise daha çok, krediler ve tarımsal sigorta konularına
değinilmiştir.
A004 ANONİM. 1968. Türkiye'de Turunçgiller. Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Piyasa Etüdleri
No: 9. İstanbul. 55 s.
Kitapçıkta, turunçgillere ilişkin genel bilgiler verildikten sonra, dünya ve Türkiye itibariyle
üretim miktarları, tüketim durumu, maliyeti, fiyatlar ve standardizasyon ele alınmış;
Türkiye'nin turunçgil ihracatı ve konuyla ilgili kuruluşlar sıralanmıştır. Daha sonra portakal,
limon, mandarin, altıntop ve turunç türleri, ayrı ayrı olarak, yukarda ki başlıklara uygun bir
şekilde incelenmiştir.
A005 ANONİM. 1971. Narenciye Teknik Kongresi Dokümanı. T.M.M.O.B.-Z.M.O. İzmir.
1
A006 ANONİM. 1974. Bir Mandarin Bahçesinin Seçimi, Tesisi, Bakımı, Yıllara Göre
Gübrelenmesi ve Hasadı ile İlgili Teknik Bilgiler. İzmir İli Teknik Ziraat Müdürlüğü, MeyvecilikGübreleme Sayı: 66. 11 s.
Çiftçi broşüründe, Satsuma (Rize) mandarini yetiştiriciliği hususunda; bahçe yerinin seçimi,
toprak ve suyun analizi, bahçe kurulması, budama, sulama ve metotları, gübreleme ve
ağacın yaşı itibariyle verilecek gübre cins ve miktarları ile hasat konularında bilgiler
verilmiştir.
A007 ANONİM. 1985. Çukurova'da Portakal Tarımı. Köy Hizmetleri Tarsus Araştırma
Enstitüsü Müdürlüğü Yayınları. Çiftçi Bülteni. Seri No: 5. Genel Yayın No: 120. Tarsus.
Çiftçi bülteninde, portakalın toprak istekleri, bahçe yerinin seçimi ve hazırlanması; fidan
dikimi, portakal çeşit özellikleri; gübreleme, sulama, hastalık-zararlıları ile mücadelesi
konusunda bilgiler verilmiştir.
A008 ANONİM. 1987. Ege Bölgesinde Satsuma Mandalini Yetiştirilmesi. Köy Hizmetleri
Menemen Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Yayınları. Genel Yayın No: 148, Çiftçi Bülteni No:
27. Menemen. 12 s.
Broşürde, Satsuma mandarininin Ege bölgesi için önemi vurgulandıktan sonra; iklim ve
toprak istekleri, bahçe yeri ve anaç seçimi, fidan dikimi, çeşit özellikleri, gübrelemesi,
sulaması, budaması ile hastalık ve zararlılarla mücadele gibi konularda, özet bilgiler
verilmiştir.
A009 ANONİM. 1989. Türkiye'de Turunçgiller Açısından Sorunlar Anketi ve Çözüm Önerileri
(Narenciye Araştırma Enstitüsü ). TOK, 45: 23.
Yayında, turunçgil yetiştiriciliğinin yaygın olduğu Adana, Antalya, Hatay, İçel ve Muğla Tarım
İl Müdürlükleri nezdinde yapılan ankete göre: virüs ve virüs benzeri hastalıklardan temiz fidan
elde edilememesi; hasat, ambalajlama ve pazarlama konularında yeterli organizasyona
gidilememesi; toplu mücadele gerektiren durumlarda, bunun sağlanamaması; yetiştirme
tekniklerine ilişkin konularda etkili olunamaması; turunçgil alanlarının sanayi ve turizm gibi
sektörlere ve yeni yerleşimlere kayması; özellikle, dış pazarlara uygun yeni çeşitlerin ele
alınmaması; bütün konularda giderlerin yeterince karşılanamaması gibi hususların, başlıca
sorunlar olduğu belirlenmiş ve bunlara ilişkin çözüm önerileri verilmiştir.
A010 ANONİM. 1990. Turunçgiller ve Subtropik Meyveler Semineri Notları . 19-23 Kasım
1990. Antalya. T.O.K.B., Narenciye Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. Antalya. (Teksir). 211 s.
Seminer notları niteliğindeki yayında, sırasıyla turunçgillerin üretimi, tüketimi, ticareti; tür ve
çeşitlerin tanıtımı; virüs ve virüs-benzeri hastalıklardan temiz aşıgözü elde edilmesi; fidan
üretimi; bahçe tesisi; sulama, toprak işleme; budama; bitki besleme; zararlılar, hastalıklar ve
mücadelesi; biyolojik mücadele; bitki gelişmesini düzenleyicilerin kullanımı; hasat ve
2
depolama ile teknolojik değerlendirilmeleri gibi hususlar, ayrı yazarlarca ele alınmış ve bu
konularda temel bilgiler verilmiştir. Subtropik meyve yetiştiriciliğinin önemi ve sorunlarına da
yer verilen yayında ayrıca; yenidünya, trabzonhurması, pikan, avokado ve nar yetiştiriciliğine
ilişkin bilgiler verilmiştir.
A011 ATİLA, A.K. 1937. Narenciye Tarım ve Tekniği. Yeniyol Basımevi. Trabzon. 153 s.
Ülkemizde yayınlanan ilk telif turunçgil kitabı niteliğindeki eser, dört bölüm halinde
düzenlenmiş olup; birinci bölümde, sırasıyla, başlıca olarak iklim ve toprak istekleri,
çoğaltma, anaç, dikim teknikleri ile, toprak işleme, gübreleme, sulama, dondan korunma,
budama, türler itibariyle hasat, ambalaj ve botanik özellikleri üzerinde durulmuş; ikinci
bölümde, sırasıyla portakal, turunç, mandarin, limon, tatlı limon, bergamot, ağaç kavunu,
altıntop ve üç yapraklı ve çeşitleri ile bunların yetiştiriciliğine ilişkin özel bilgiler verilmiş;
üçüncü bölümde, zararlı ve hastalıklar ile bunlarla mücadele yolları açıklanmış; dördüncü
bölümde ise, kısaca teknolojik ürünlerin elde edilmesi hususu ele alınmıştır.
A012 AYFER, M., S.İ REN, N. KILINÇER, T. GÜNEŞ. 1981. Sağlık Varlık Kaynağı Turunçgil.
Pamukbank Tarım Dizisi: 6. İstanbul. 24 s.
Broşürde, ana hatlarıyla, turunçgillerin iklim ve toprak istekleri, tür ve çeşit seçimi, bahçe
kurma ve bakım işlemleri ile hasadı verilmiştir.
A013 DOKUZOĞUZ, M. 1969.Ege Bölgesinde Satsuma Mandarini Yetiştiriciliği ve Bazı
Sorunlar. İçinde: M.P.M. Seminerleri. Yaş Meyve ve Sebze İhracını Artırma İmkanları
Semineri. İzmir Ticaret Odası, 3-7 Kasım 1969. İzmir. 14 s.
Bildiride, Ege bölgesi ve özellikle İzmir ilinde, Satsuma mandarini yetiştiriciliğinin önemli
sorunlarından bazılarının, anahatlarıyla ortaya konmasının amaçlandığı ifade edilmiştir.
Metinde, yetiştirilen Satsuma çeşitleri ve anaçlara ilişkin bilgiler verilmiş virüs hastalıkları ve
fidancılık gibi konularda, mevcut sorunlar üzerinde durulmuştur.
A014 ER, C. 1983. Narenciye. Garanti Bankası Çiftçinin El Kitapları: 7. Marsan Matbaacılık
Tesisleri. 32 s.
Broşürde, turunçgillerin önemine değinildikten sonra, kullanım alanları, tür ve çeşitleri,
Türkiye'deki üretim miktarları, iklim ve toprak istekleri, bahçe kurulması, bakım işlemleri,
hastalık ve zararlıları, derimi, muhafazası, ambalajlanması ve pazarlanması hususlarında,
özet bilgiler verilmiştir.
A015 HAYIRLIOĞLU, S., B. TOPRAK. 1981. Turunçgil Yetiştiriciliğini Geliştirme Konusunda
Meyseb Çalışmaları. İçinde: Akdeniz Bölgesi Bahçe Bitkileri Yetiştiriciliğinde Sorunlar,
3
Çözüm Yolları ve Yapılması Gereken Araştırmalar Simpozyumu. 9-13 Nisan 1979. İncekumAlanya. TÜBİTAK Yayınları No. 501.TOAG Seri No. 99. Ankara. s: 199-227.
Bildiride, Meyve ve Sebze İhracatını Geliştirme Projeleri (MEYSEB) nin hazırlanışı, geçirdiği
evreler ve son durumdaki teşkilatı ile işleyişi konusunda açıklamalarda bulunulmuş ve yayım
alanında yapılan çalışmalara değinilmiştir. Bunların yanında, fidancılık, yeni bahçe tesisi,
işletme ve bakım işlemleri gibi hususlardaki kredi uygulamaları açıklanmış ve karşılaşılan
güçlük ve darboğazlar dile getirilmiştir. Yayının sonunda, konu üzerindeki soru ve cevaplar
yer almaktadır.
A016 HIZAL, A.Y. 1986. Finike ve Yöresinde Turunçgil Yetiştiriciliğinin Sorunları. İçinde:
Tarım Haftası. 17-21 Şubat 1986.Antalya. Akd.Ü.Z.F. Antalya. s: 34-47.
Bildiride, başlıca bölgeler ve türler itibariyle Türkiye; yıllar ve türler itibariyle Antalya; türler ve
ağaç sayılarıyla birlikte, Finike ve Kumluca'nın turunçgil üretim durumu verilmiş ve adı geçen
ilçeler yönünden çeşitler ele alınmıştır. Sorunlar bakımından yörenin gösterdiği özellikler,
bahçe tesisi sırasında, bahçelerin bakımı esnasında ve derim ve sonrasında gibi, ana
başlıklar altında irdelenmiş ve bu konulara ilişkin öneriler sıralanmıştır.
A017 HIZAL, A.Y. 1987. Antalya Yöresi Turunçgil Yetiştiriciliği ve Özellikleri. Derim, 4 (3):
126-140.
Yayında, Türkiye'nin Turunçgil üretim durumuna, bölgeler ve Akdeniz bölgesindeki iller
itibariyle kısaca değinildikten sonra; Antalya iline geçilmiş, son on yıldaki gelişmeler ele
alınmış ve bu çerçevede; ilçelerin ayrı ayrı son durumları ile, yetiştirilen tür ve çeşitlere ilişkin
bilgiler verilmiştir. İldeki Turunçgil bahçelerinin özellikleri incelerek; kuruldukları arazi, dikim
aralıkları, anaç, fidan kaynağı, çeşit seçimi gibi hususlar yanında; gübreleme, sulama, toprak
işleme, budama, tarımsal mücadele gibi kültürel işlemlerin nitelikleri hakkında görüşler
bildirilmiştir. Hasat, ambalajlama, muhafaza ve işleme sanayii yönünden, yörenin durumunun
gözden geçirildiği yayında; ekonomik analize geçilerek, fiyatlar ve ihracat konuları üzerinde
durulmuştur.
A018 HIZAL, A.Y., H.Y. APAYDIN, M.Ö. YALÇIN. 1990. Türkiye'de Turunçgil Yetiştiriciliğinin
Sorunları ve Çözüm Yolları. İçinde: Türkiye Ziraat Mühendisliği 3. Teknik Kongresi. 8-12
Ocak 1990, Ankara. s: 376-383.
Yayında, Türkiye Turunçgil yetiştiriciliğinin dünyadaki yeri ve Türkiye'deki durumuna kısaca
değinildikten sonra, sorunları; bahçe kuruluşu sırasındakiler (ekolojik yerleşim, sertifikalı
fidan, derin dikim, dikim aralıkları), yetiştirme teknikleri uygulamasındakiler (budama,
gübreleme, sulama, toprak işleme, hastalık ve zararlılar, bitki gelişmesini düzenleyiciler),
teknolojik olanlar ve pazarlama zincirindekiler (derim, ambalajlama, muhafaza, fiyat
istikrarsızlıkları) gibi başlıklar altında irdelenmiş ve bu sorunların çözümüne ilişkin görüşler,
maddeler halinde verilmiştir.
4
A019 HIZAL, A.Y., M. ULUBELDE. 1989. Turunçgiller (Narenciye) Tarımında Yeni Araştırma
Sonuçları. içinde: K.ÇAĞLAYAN (Derleyen). Türkiye'nin Tarımsal Üretimi ve Bu Üretimin
1992 Yılından Sonra Avrupa Topluluğuna Sürüm Şansı Semineri. 2-3 Ekim 1989, Bornovaİzmir. Ege Ü.Z.F. Tarım Ekonomisi Bölümü, Bornova-İzmir. s: 236-266.
Yayında, son yıllarda turunçgiller konusunda Türkiye'de elde edilmiş olan araştırma
bulgularından, doğrudan üretime dönük olanları; ekoloji, ıslah, yetiştirme tekniği, bitki
besleme, hasat ve sonrası işlemler, tarım ürünleri teknolojisi, bitki koruma, ekonomi ve
pazarlama adlı, ana başlıklar altında sunulmuş ve bu konulara ilişkin olarak, seminerde
yapılan tartışmalara yer verilmiştir.
A020 KARAKIR, M.N. 1983. Turunçgiller. Ege Ü.Z.F., Bahçe Bitkileri Bölümü. Bornova-İzmir.
30 s.
Seminer notları niteliğini taşıyan yayında, turunçgillerin anavatanı ve Ülkemizdeki üretimi
üzerinde durulduktan sonra; mandarinler ele alınmış, gruplar itibariyle mandarinlere ilişkin
bilgiler verilmiş; daha sonra, turunçgillerin ekolojik istekleri ile sulama, toprak işleme,
gübreleme ve budama gibi kültürel işlemlere ilişkin açıklamalarda bulunulmuştur.
A021 MENDİLCİOĞLU, K., İ .KARAÇALI. 1981. Mandarin Yetiştiriciliği ile İlgili Sorunlar.
İçinde: Akdeniz Bölgesi Bahçe Bitkileri Yetiştiriciliğinde Sorunlar, Çözüm Yolları ve Yapılması
Gereken Araştırmalar Simpozyumu. 9-13 Nisan 1979. İncekum-Alanya. TÜBİTAK Yayınları
No: 501, TOAG-Seri No: 99. Ankara. s: 228- 247.
Bildiride, mandarin üretim ve buna bağlı olarak tüketiminin artış nedenleri anlatılmış; Türkiye,
özellikle Ege bölgesi üretim ve dışsatım miktarları verilmiş ve önemli sorunları üzerinde
durulmuştur. Sorunlar arasında, ekolojik koşullara uygun çeşit seçimi, anaç seçimi, fidan
temini, kültürel işlemler, hasat ve pazarlama gibi faktörlerin önem kazandığı vurgulanmıştır.
Yayının sonunda, konuya ilişkin soru ve cevaplar yer almaktadır.
A022 ÖZBEK, S. 1966. Turunçgil Meyveleri. H.H.HUME 1957'den çeviri. Ank. Ü.Z.F.
Yayınları: 265, Yardımcı Ders Kitabı: 92. Ankara. 462 s.
ABD'de Turunçgil yetiştiriciliğinin ele alındığı bir yayının çevirisi olan kitapta; sırasıyla
Turunçgil meyvelerinin ekonomik önemi, akrabalarının botaniği, üç yapraklı ve melezleri,
başlıca türler ve bunlara ilişkin çeşitlerin özellikleri; turunçgillerin ıslahı, çoğaltılması, belli
başlı anaçları, toprak istekleri, bahçe tesisi, toprak işleme metotları, gübreleme, sulama, don
ve buna karşı alınacak tedbirler, budama, hasat ve sonrası işlemler; ABD' deki pazarlama ve
satış metotları; Turunçgil zararlıları, hastalıkları ve bunların mücadelesi ile biyolojik mücadele
hususlarında, geniş ve ayrıntılı bilgiler verilmiştir.
A023 ÖZÖLÇÜM, Ü., S. ŞENER. 1988. Ege Bölgesinde Satsuma Mandalini Yetiştirilmesi.
T.O.K.B., Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Genel Yayın No: 148, Çiftçi Bülteni
No: 27. Menemen. 9 s.
5
Liflet biçimindeki yayında, Satsuma mandarinin Ege bölgesi için önemi vurgulanmış, iklim ve
toprak istekleri, bahçe yeri ve anaç seçimi ve fidan dikimi gibi hususlarda bilgi verilerek; çeşit
özellikleri üzerinde durulmuş, gübreleme ve sulama konularında, ayrıntılı açıklamalara yer
verilmiş; budamaya kısaca değinilerek, hastalık ve zararlılar yönünden ilgililere danışılması
önerilmiştir.
A024 ÖZSAN, B. 1967. Türkiye’de Turunçgil Ziraatı. T.B. Teknik Kitap, D-111. Bahçe
Kültürleri Araştırma Enstitüsü. Antalya. 283 s.
Kitapta, turunçgillerin ekolojik istekleri, turunçgil fidanı yetiştiriciliği, bahçe kurma tekniği,
ekonomik öneme sahip tür ve çeşitler, kültürel ve teknik işlemler ile meyvelerin pazara
hazırlanması ve değerlendirilmesi, konularına ilişkin ayrıntılı bilgiler verilmiş; önemli hastalık
ve zararlılar, fizyolojik düzensizlikler ve don zararları hususlarında açıklamalarda bulunulmuş
ve bunlara karşı alınacak önlemler sıralanmış; ayrıca kitabın sonuna, yetiştiricilerin başarı
sağlamaları için gerekli görülen, 11 maddelik öğüt bölümü eklenmiştir.
A025 ÖZSAN, M. 1964. Dünya Turunçgil Ziraatında Türkiye'nin Yeri ve Üzerinde Öncelikle
Durulması Gereken Başlıca Problemlerimiz. T.M.M.O.B.-Z.M.O. Yayınları. Sıra No: 15.
Ankara. 16 s.
Yayında, turunçgillerin anavatanı, yayılışı ve tarihçesi ele alınmış, üretim ve tüketim
yönünden dünya ve Türkiye turunçgil tarımına ilişkin bilgi verilmiştir. Bu tarım kolunda çeşit
seçimi, aşı gözü seleksiyonu, anaç seçimi, gübreleme, virüs hastalık ve nematodları
üzerinde, öncelikli olarak durulması gerektiği vurgulanmıştır.
A026 ÖZSAN, M. 1969. Turunçgil Yetiştiriciliğimiz ve Problemleri. İçinde: Meyveciliğimizin
Geliştirilmesi ve Ürünlerinin Değerlendirilmesi ile İlgili Problemler ve Bu Maksatla Yapılması
Gerekli Araştırmalar Simpozyumu. 28-30 Haziran 1967. TÜBİTAK TOAG s: 55-75.
Bildiride, kısa bir giriş yapılarak, turunçgiller yetiştiriciliğinin ekoloji ile ilişkisine değinilmiş,
türler itibariyle Türkiye'nin bölgesel yapısı incelenmiş; belli başlı turunçgil üreticisi ülkelerin,
çizelgeler kullanılarak üretim ve tüketimleri Ülkemizle karşılaştırılmıştır. Daha sonra, Türkiye
turunçgil tarımının, üzerinde önemle durulması gereken sorunları ele alınarak; çeşit seçimi,
aşıgözü seleksiyonu, anaç seçimi gibi temel hususlarla; gübreleme, virüs hastalıkları ve
nematodlar gibi, teknik hususlar üzerinde açıklamalarda bulunulmuştur.
A027 ÖZSAN, M. 1972. Turunçgiller Tarımımızın Geleceği Üzerinde Bir Araştırma.
Ank.Ü.A.Z.F.Yıll. - 1971, 2 (1-2): 1-36.
Yayında, istatistik veriler, üretim ve tüketim eğilimlerinden elde edilen projeksiyonlar ve çeşitli
literatür kaynaklarından yararlanılarak, turunçgiller tarımımızın geleceği yönünden fikir
üretilmiş olup; üretimin artırılmasında olağanüstü bir potansiyel bulunduğu; kaliteli ihracat için
standardların gözden geçirilmesi gerektiği; tutulan çeşitlerin, uygun ekolojilerde
yetiştirilmesinin zorunluluğu; uygun bir üretim politikası güdülmesi; ihracatın teşvik edilmesi
6
ve etkin bir pazarlama organı kurulması;dünya tüketim açığının dikkate alınarak, limon
üretimine ağırlık verilmesi; meyve suyu üretiminin önem kazanacağının dikkate alınması;
Doğu Avrupa ülkelerine ihracat için, gerekli çabaların harcanması gibi konularda; geleceğe
dönük olarak, önlemler alınması ve girişimlerde bulunulması gerektiği vurgulanmıştır.
A028 ÖZSAN, M. 1981. Akdeniz Bölgesi Turunçgiller Yetiştiriciliğinin Ana Sorunları. İçinde:
Akdeniz Bölgesi Bahçe Bitkileri Yetiştiriciliğinde Sorunlar, Çözüm Yolları ve Yapılması
Gereken Araştırmalar Simpozyumu. 9-13 Nisan 1979, İncekum-Alanya. TÜBİTAK Yayınları
No: 501. TOAG Seri No: 99. Ankara. s: 175-198.
Bildiride, Turunçgil yetiştiriciliği yönünden Ülkemizde önemli bir potansiyel bulunduğu
vurgulanmış ve bu potansiyelden yararlanma yoluna giderken, aşağıda sıralanan önemli
sorunların dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. En önemli sorun olarak; çeşit seçimi,
anaç seçimi, aşı gözü seleksiyonu, fidancılık, bahçe tesisi, derin dikim, drenaj, dikim
aralıkları, gübreleme, virüs ve benzeri hastalıklar ile muhafaza ve pazarlama, ele alınmış ve
herbiri hususunda ayrı ayrı açıklamalarda bulunulmuştur. Yayınının sonunda, konu
üzerindeki soru ve cevaplar yer almaktadır.
A029 ÖZSAN, M. 1981. Turunçgiller Konusundaki Bildirilerin Değerlendirilmesi. İçinde:
Akdeniz Bölgesi Bahçe Bitkileri Yetiştiriciliğinde Sorunlar, Çözüm Yolları ve Yapılması
Gereken Araştırmalar Simpozyumu. 9-13 Nisan 1979, İncekum-Alanya. TÜBİTAK Yayınları
No: 501. TOAG Seri No: 99. Ankara. s: 999-1006.
Yayında, Simpozyum süresince turunçgiller üzerine sunulan bildiriler topluca
değerlendirilerek, Ülkemizde turunçgil yetiştiriciliği yönünden büyük bir potansiyel bulunduğu
ve bu avantajın vakit geçirilmeden kullanılması gerektiği vurgulanmıştır. Bu arada, çeşit
seçimi, anaç, aşıgözü seleksiyonu, fidan yetiştiriciliği, yetiştirme teknikleri ve özellikle
gübreleme; mekanizasyon, hastalık ve zararlı kontrolu, biyolojik mücadele ile muhafaza ve
pazarlama konularına ağırlık verilerek, bu alanlarda ilgili kişi ve kuruluşlarca işbirliği ve
koordinasyona gidilmesi zorunluluğu üzerinde durulmuştur.
A030 ÖZSAN, M. 1986. Türkiye Turunçgil Yetiştiriciliğinin Dünyadaki Yeri ve Turunçgil
Tarımımızın Sorunları. İçinde: Tarım Haftası. 17-21 Şubat 1986. Antalya. Akd. Ü.Z.F.
Antalya. S: 22-33.
Bildiride, turunçgil meyvelerinin avantajlı özellikleri anlatılmış, daha sonra üretim yönünden,
Türkiye'nin dünyadaki yeri yorumlanmış ve dünya Turunçgil ticareti üzerinde durularak,
Ülkemizin durumu ele alınmıştır. Türkiye turunçgil yetiştiriciliğine ilişkin kısa bilgiler verilerek,
başlıca sorunların toprak ve taban suyu, iklim olayları, sağlıklı aşı gözü temini, anaç, yıllık
bakım işlemleri, hasat, pazarlama ve ihracat konularında yoğunlaştığı ifade edilmiş ve çözüm
önerileri verilmiştir.
7
A031 ÖZSAN, M., M. ANAMERİÇ, E. ALTAN. Tarihsiz. Turunçgil Tarımımızın 1965'den 2000
Yılına Kadar Gösterebileceği Gelişme ve İcra Programı Raporu. T.B. (Yayınlanmamış ). 37 s.
Raporda, Türkiye turunçgil yetiştiriciliğinin o tarihlerdeki durumu ele alınarak; üretim miktarı,
yetiştirme teknikleri, dünya üretim, tüketim, ithalat ve fiyatları, çizelgelerle desteklenerek
incelenmiş; Türkiye talep projeksiyonu çıkarılmış ve bu talebin karşılanması doğrultusunda;
alınması gereken teknik önlemlerle, değerlendirme, fiyat politikası, kredi durumu, çiftçinin
teşkilatlandırılması ve tarım hizmetlerinin iyileştirilmesi gibi hususlarda açıklamalarda
bulunulmuş; Türkiye'nin ithalat ve ihracat projeksiyonları çizelgelerle sunularak; bunların
gerçekleşmesi yönünden, yapılacak yatırımlar ve alınacak önlemlerle, elde edilecek katma
değer konusunda bilgilere yer verilmiştir.
A032 SAYLAM, B. (Ed.). 1988. Turunçgil Yetiştiriciliği. T.O.K.B. Narenciye Araştırma
Enstitüsü . Çiftçi-Üretici Yayınları. Genel No: 276, Seri No: 11. Ankara. 40 s.
Broşürde, önemli turunçgil çeşitleri ve özelliklerine ilişkin kısa bilgiler verildikten sonra, iklim
ve toprak istekleri üzerinde durulmuş, özet olarak fidan yetiştiriciliği anlatılmış, bahçe
kurulması sırasında dikkat edilecek hususlar hakkında açıklamalarda bulunulmuş; budama,
toprak işleme, sulama, gübreleme ile hastalık ve zararlılar gibi teknik işlemler ele alınmış,
bitki gelişmesini düzenleyiciler (hormonlar)'in kullanımı ve derim (hasat) konuları işlenmiştir.
A033 TUZCU, Ö. 1990. Türkiye’de Yetiştirilen Başlıca Turunçgil Çeşitleri (Main Citrus
Varieties Cultivated in Turkey). (Varietes d'Agrumes Cultivees en Turquie). Akdeniz İhracatçı
Birlikleri Yayınları. Mersin. 71 s.
Türkçe, İngilizce ve Fransızca olarak ayrı ayrı kaleme alınan yayında, 11 mandarin, 13
portakal, 11 limon, 5 altıntop ve 1 turunç olmak üzere, toplam 41 Turunçgil çeşidine ilişkin;
çoğunun çeşitli pozisyonlarda çekilmiş renkli meyve fotoğraflarıyla destekli olarak, meyvelerin
pomolojik özellikleri, ağaç özellikleri, olgunluk zamanı, ticari özellikleri ve ticari durumu ile,
ekolojik istekleri hususlarında, açıklamalarda bulunulmuştur.
A034 ULUBELDE, M. 1982. Mediterranean Mandarin. in: Eds.C. HACKETT and
J.CAROLANE. Edible Horticultural Crops: A Compendium of Information on Fruit, Vegetable,
Spice and Nut Species. Part I, Section 4. Crop number: 585. p. 132.
Yayında, Yerli mandarin (Akdeniz mandarini)'in botaniği, ekolojisi, kullanım alanları,
agronomisi, depolama ve ambalajlanması, hastalık ve zararlıları ile başlıca üretim yerlerine
ilişkin özet bilgiler verilmiştir.
A035 ULUBELDE, M. 1990. Satsuma Mandarini (Citrus unshiu Marc.) Yetiştiriciliği. Tarımsal
Araştırmaları Destekleme ve Geliştirme Vakfı. Yayın No: 21. Yalova. 64 s.
Yayında, kısa bir girişten sonra, Satsuma mandarininin tarihçesi ve çeşitlerinin gelişimi,
sistematikteki yeri, botanik özellikleri, yetiştiriciliği yönünden istekleri ve anaçları hakkında
8
bilgi verildikten sonra; bahçe tesisi, yıllık bakım işlemleri ve bu işlemler içersinde: gübreleme,
yaprak örneklerinin alınması, toprak örneklerinin alınması makro ve mikro element
noksanlıkları ve bunların giderilmesi konusuna ayrıntılı girilmiş; hasat ve sonrası işlemler,
hastalık ve zararlılar ile bunların mücadeleleri hususlarında açıklamalarda bulunulmuştur.
A036 YEN, A.S. 1953. Antalya Bahçe Kültürleri İstasyonunun 15/12/952 Tarihinde Mersin'de
Toplanan Birinci Narenciye Kongresi'ne Sunduğu Etüd ve Deneme Neticeleri. T.V., Neşriyat
ve Haberleşme Müdürlüğü . Sayı. 696. Ankara. 79 s.
Yayın, esas itibariyle, Birinci Narenciye Kongresine sunulan bir rapor durumunda olup;
Türkiye'nin değişik ekolojik yörelerinin, Turunçgil yetiştiriciliği yönünden özellikleri incelenmiş;
bahçe tesisi, sulama, gübreleme, toprak işleme gibi kültürel tedbirlerin, uygulanma şekli ele
alınmış ve bu konularda alınması gereken önlemler belirtilmiştir. Ayrıca, yukarda ki konularda
İstasyonda yapılan çalışmalara değinilmiş ve elde edilen bulgulara yer verilmiştir.
9
B- ISLAH-EKOLOJİ
B001 AK, O. 1977. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Turunçgil Deneme Bahçesinde
Yabancı Çeşitlerin Ekolojiye Uygunlukları Üzerinde Pomolojik Araştırmalar. Çuk.Ü.Z.F.
Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü. (Lisans tezi, yayınlanmamış) Adana. 30 + ? s.
Tez çalışmasında, bazı yabancı turunçgil çeşitlerinin, pomolojik özelliklerinin yardımıyla
Çukurova ekolojik koşullarına uygunluklarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Adana'da
yürütülen pomolojik analizler sonunda; ele alınan portakal, altıntop, limon, mandarin ve
tanjelo çeşitlerinin durumları ortaya konularak; bunların, daha ayrıntılı çalışmalar için, kaynak
oluşturabileceği ifade edilmiştir.
B002 ANONİM. Tarihsiz. Akdeniz Bölgesinde Yetiştirilen Mandarin Çeşitlerinin Değişik
Ekolojik Şartlar Altında Gösterdikleri Özellikler. TÜBİTAK Bilgi Profili No. 12. Ankara. 7 s.
Bir araştırma sonuç raporundan ayrıca derlenen ve 1970' li yılların başında çıkarıldığı tahmin
edilen yayında; Satsuma, Klemantin ve Yerli mandarin ele alınarak, bunların Akdeniz
bölgesindeki değişik yörelerde gösterdikleri pomolojik özellikler üzerinde durulmuş ve
sonuçlar topluca değerlendirilmiştir.
B003 BAHÇECİOĞLU, H.R., B. ÖZSAN, B. BÜLBÜL, E. ÖNCEL. 1960. Melezleme Yolu ile
Hibrit Elde Edilmesi. Turunçgiller Araştırma Enstitüsü (Rapor). Antalya. içinde: Anonim. 1983.
Ziraat İşleri Genel Müdürlüğü Araştırma Özetleri (1926-1982). Cilt 1. T.O.B., Z.İ.G.M.,
Araştırma Daire Başkanlığı, Yayın No: 6. Ankara. S: 5.
Mevcutlardan üstün kaliteli bir turunçgil çeşidi elde etmek üzere, değişik çeşitlerle yapılan
melezlemeler sonunda; ümitvar üç hibrit elde edilmiş, ancak ekonomik anlamda bir üretime
alınamamıştır.
B004 BOSTANCI, Ş. 1978. 1977-1978 Yılında Bazı Yerli ve Yabancı Orijinli Nüseller
Portakal Çeşitlerinin Adana Koşullarında Gösterdikleri Bitkisel ve Pomolojik Özellikler
Üzerinde Araştırmalar. Çuk.Ü.Z.F. Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Lisans tezi,
yayınlanmamış). Adana. 14 + ? s.
Tez çalışmasında, bazı nüseller portakal çeşitlerinin, bitkisel ve pomolojik özelliklerinden
yararlanılarak, Adana koşullarına uygunluk durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. 19771978 mevsiminde, Adana koşullarında yürütülen çalışmalar sonunda; nüseller Biondo Riccio,
Pineapple ve Yafa çeşitlerinin, Bölge için en uygun çeşitler olduğu ifade edilmiştir.
B005 CAN, C., N.K. KOÇ, A. ÇINAR. 1988. In Vitro Doku Kültürü Teknikleri Kullanılarak
Turunçta (Citrus aurantium L.) Zamklanma Hastalığı Etmenine (Phytophthora citrophthora
Sm.Sm.L.) Dayanıklı Bitkiler Elde Etme Olanaklarının Araştırılması. İçinde: V. Türkiye
10
Fitapatoloji Kongresi. 18-21 Ekim 1988, Antalya. TÜBİTAK (TOAG)-T.F.D. Bildiri Özetleri. s:
98.
Bildiri özetinde, doku kültürü yöntemleri kullanılarak Zamklanma hastalığına dayanıklı turunç
bireyleri elde edilmesinin amaçlandığı belirtilmiştir. Kallus ve hücre kültürleri üzerinde yapılan
çalışmalar sonunda; yeni bireylerin elde edilebilmesi için, uygun bitki dokularıyla, bitki
gelişmesini düzenleyiciler (hormon) ve konsantrasyonları ortaya konmuş, köklendirme ve
kültüre alınma ortamları belirlenmiş; hastalık etmeni mantarın, % 50 kültür filtratı
konsantrasyonundan sonra, kallus ağırlığı ve somatik embriyogenesis oranında azalmaya yol
açtığı ifade edilmiştir.
B006 COŞKUN, M. 1977. Bazı Nusellar Limon Çeşitleri Üzerine Bir Araştırma. Çuk.Ü.Z.F.
Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Mezuniyet tezi, yayınlanmamış). Adana. 19 + ? s.
Tez çalışmasında, pomolojik analizler yapmak suretiyle, Çukurova ekolojik koşullarına
uyabilecek limon çeşitlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Limon çeşitleri üzerinde Adana' da
yapılan çalışmalar sonunda; sırasıyla Lisbon, Lamas, İtalyan, Molla Mehmet, Demre
Dikensiz, Lunario, Villafranca, Di Spina gibi çeşitlerin, yetiştiricilik yönünden uygun oldukları
ifade edilmiştir.
B007 ÇINAR, A. 1976. Phytophthora citrophthora (Smith ve Smith) Leonian Fungusuna Karşı
Dayanıklı Turunçgil Türlerinin Araştırılması. Çuk.Ü.Z.F.Yıll.-1974., 5 (1-2): 111-116.
Çalışmada, Akdeniz bölgesinde yetiştiriciliği yapılan turunçgil çeşitlerinin, P.citrophthora
mantarına karşı gösterdikleri dayanıklılığın belirlenmesi amaçlanmıştır. Turunç üzerine aşılı
ağaçların, anaç ve kalemlerine yapılan yapay bulaştırmalar sonucu oluşan, renklenme
alanlarının ölçümüne dayandırılan değerlendirmelerde; turuncun en dayanıklı olduğu, bunu
mandarinin izlediği, daha sonra ise bunları, portakal ve limonların takip ettiği ve tür içinde
çeşitler arası farklılıklar belirlendiği ifade edilmiştir.
B008 ÇINAR, A. 1988. Türkiye Turunçgil Aşıgözü Sertifikasyon Programı ve Sorunları.
İçinde: V. Türkiye Fitapatoloji Kongresi, 18-21 Ekim 1988. Antalya. TÜBİTAK (TOAG)-T.F.D.
Bildiri Özetleri. s: 30.
Bildiri özetinde, turunçgil tarım teknolojisi yüksek ülkelere göre, Türkiye'deki verim düşüklüğü
nedenlerinden en önemlisinin, virüsten temiz aşıgözü üretim programının henüz
gerçekleştirilememiş bulunması olduğu; bunu gerçekleştirmek üzere, bazı kuruluşlar
arasında son zamanlarda kurulmuş bulunan işbirliğinin, yetiştiricilerce de benimsenmesi ve
yetiştiricilerin, turunçgiller bazında birlikler oluşturarak, sorunlarına fidan üretiminden meyve
pazarlamaya kadar, bir bütünlük içersinde çözüm araması gerektiği ifade edilmiştir.
B009 ÇINAR, A. 1991. Türkiye Turunçgil Çeşit Islah Programı. İçinde: Türkiye 1. Fidancılık
Simpozyumu, 26-28 Ekim 1987. Tokat. TÜBİTAK (TOAG)-Cum.Ü.T.Z.F. T.K.B. Yayını.
Ankara. s: 285-291.
11
Metinde, Ülkemizde uzun yıllardan beri bir türlü uygulanamayan, Turunçgil Çeşit Islah
Programının, 1982 yılında Tarım Orman Bakanlığı ile, Ç.Ü. Zİraat Fakültesi arasında yapılan
bir protokolla, tekrar gündeme getirildiği belirtilerek; turunçgil endüstrisini olumsuz etkileyen
ve kimyasal ilaçlarla mücadelesi yapılamayan, virüs ve virüs-benzeri hastalıklardan temiz aşı
gözü elde edilmesinin planlanmış olduğu; seçilmiş aday ağaçlardan; nüseller embriyoni,
termoterapi, sürgün-ucu aşılama, diğer doku kültürü teknikleri gibi arındırma işlemleri ile;
biyolojik indeksleme, seroloji, elektroforez, kültüre alma gibi kontrol işlemlerini yapmak üzere;
Çukurova Üniversitesinde çalışan Turunçgil Araştırma Grubunun, yeterli bilgi ve deneyime
ulaştığı; 1988 yılında başlatılacak çalışmalarla, 2 yıl sonra, ilk temiz aşıgözlerinin üreticilere
sunulacağı ifade edilmiştir.
B010 ÇINAR, A., M. GÜLLÜ. 1988. Türkiye Turunçgil Çeşit Islah Programında Yer Alan Aday
Ağaçlarda Virüs ve Virüs Benzeri Hastalıklara İlişkin İlk Bulgular. İçinde: V. Türkiye
Fitapatoloji Kongresi, 18-21 Ekim 1988. Antalya. TÜBİTAK (TOAG)- T.F.D. Bildiri Özetleri. s:
52.
B011 ÇINAR, A., Ö. TUZCU. 1976. Resistance Study of the Citrus Rootstocks to
Phytophthora citrophthora (Smith and Smith) Leonian-II The use of New Method in Selecting
Resistant Citrus Rootstocks to Phytophthora citrophthora (Smith and Smith) Leonian.
J.Turkish Phytopath., 5 (2-3): 99-104.
Çalışmada, turunçgil anaçlarının Kök Çürüklüğü hastalığına dayanıklılık durumlarının
belirlenmesi yönünden, yeni bir metodun etkinliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. 14 değişik
turunçgil anacına, hastalığın yapay olarak bulaştırılması ve ortaya çıkan yaraların iç ve dış
kısımlarının, en ve boy ölçümleri ile yaraların, en ve boylarının iç ve dış çap ölçümlerinin; ayrı
ayrı ve topluca değerlendirmelerinin, hastalığa dayanıklılığı ifade edebildiği belirtilmiş ve
denemeye alınan bütün anaçların; en dayanıklıdan (Carrizo sitranjı), en duyarlıya (Savage
sitranjı) doğru sıralamaları verilmiştir.
B012 DOKUZOĞUZ, M., İ. KARAÇALI. 1972. Balçova, Gümüldür ve Bornova Bölgelerinde
Satsuma Mandarininin Pomolojik Özellikleri Üzerinde Karşılaştırmalı Araştırmalar. Yalova
B.K.A.E.M. Derg., 5 (3-4):7-24.
Çalışmada, değişik Satsuma üretim bölgelerinde oluşan pomolojik özelliklerin,
karşılaştırılmalı olarak belirlenmesi ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Üç değişik bölgeden
alınan, Owari çeşidine ilişkin yaprak ve meyve örneklerinde yapılan değerlendirmeler
sonunda; Bornova ve Gümüldür bölgelerindeki yaprak büyüklüklerinin eşit, Balçova'dan
alınanların ise, daha küçük olduğu; Gümüldür'den alınan meyvelerin basık, Bornova'dakilerin
ise, yuvarlak; Balçova'dakilerin ikisi arasında bir şekil gösterdiği; meyve ağırlığı yönünden,
bölgeler arasında fark görülmediği; Bornova meyvelerinde kabuğun daha kalın; Gümüldür
meyvelerinde, meyvesuyu miktarının, daha yüksek; suda çözünebilir kuru madde ve asit
miktarlarının, düşük olmakla birlikte, bunların oranının, daha yüksek bulunduğu ifade
edilmiştir.
12
B013 DUMAN, T. 1978. 1976-1977 Yılında Yabancı Kökenli Bazı Turunçgil Tür ve
Çeşitlerinin Adana Koşullarında Gösterdikleri Bitkisel ve Pomolojik Özellikler. Çuk.Ü.Z.F.
Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Lisans tezi, yayınlanmamış). Adana. 32 + ? s.
Tez çalışmasında, bazı yabancı kökenli turunçgil çeşitlerinin, bitkisel ve pomolojik
özelliklerinden yararlanılarak, bölgeye uygun olanlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. 19761977 mevsiminde, Adana'da yürütülen çalışmalar sonunda; ele alınan çeşitlerden Prior
Lisbon ve Limoneira 8 A limonları; Olinda Valencia ve Frost göbekli portakalları; Kinnow
mandarini ve J.B.C. 430 Marsh ile Redblush altıntoplarının, bölgeye uygun bulundukları ifade
edilmiştir.
B014 ERGÖRÜN, A. 1978. 1977-1978 Yılında Yabancı Kökenli Bazı Turunçgil Tür ve
Çeşitlerinin Adana Koşullarında Gösterdikleri Bitkisel ve Pomolojik Özellikler. Çuk.Ü.Z.F.,
Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Lisans tezi, yayınlanmamış). Adana. 80 + ? s.
Tez çalışmasında, yabancı kökenli bazı turunçgil çeşitlerinin, bitkisel ve pomolojik
özelliklerinden yararlanarak, bölgeye uygunluk durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır.
1977-1978 ürün mevsiminde, Adana koşullarında yürütülen çalışmalar sonunda; Shamouti,
Salustiana ve Mars Early Sweet portakalları; Cascade Eureka (N), Carves Lisbon ve Frost
Eureka limonları, Davis Seedless ve Frost Marsh altıntopları; Satsuma, Fortune ve Wilking
mandarinleri ile, Yerli turunç, Brezilya turuncu, Benecke üçyapraklısı ve Carrizo sitranjı gibi
anaçların, bölge için uygun oldukları ifade edilmiştir.
B015 FİLCE, M. 1990. Yabancı Kökenli Bazı Klemantin Mandarini Klonlarının Bitkisel ve
Pomolojik Özellikleri ve Çukurova Koşullarında Yetiştirilme Olanakları. Çuk.Ü.F.B.E., Bahçe
Bitkileri Anabilim Dalı (Yüksek lisans tezi, yayınlanmamış). Adana. 72 + ? s.
Tez çalışmasında, yabancı kökenli bazı KLemantin mandarini klonlarının, verimlilik ile
morfolojik ve pomolojik özelliklerinin belirlenerek, Sidi-Aissa klonuyla karşılaştırılması
amaçlanmıştır. Adana koşullarında yer alan, Korsika kökenli, turunç üzerine aşılı ve 4 yaşlı,
31 değişik Klemantin mandarini klonu ağaçlarında yürütülen çalışmalar sonunda; verim,
meyve iriliği, kabuk kalınlığı, orta eksen açıklığı, çekirdek sayısı ve suda çözünebilir kuru
madde miktarı gibi özellikler yönünden, klonların durumları ortaya konmuştur.
B016 GÖRAL, T. 1983. Bazı Clementine Mandarini Klonlarının İntrodüksiyonu. Bahçe, 12
(1): 17-28.
Çalışmada, halen üretimde kullanılan klon yerine, verimi daha yüksek ve düzenli ve daha
kaliteli meyveli bir klonun üretime aktarılması amacıyla, bu klonla Sidi Aissa, A Gross Fruit
d'Espagne, Ristorcelli ve Cadoux adlı Klemantin klonları, Antalya koşullarında
karşılaştırılmıştır. Cüceleşme (Exocortis), Kavlama (Psorosis) ve Gözenek (Xyloporosis)
hastalıkları bakımından kontrolleri yapılan klonlar arasında; Sidi Aissa klonunun ötekilere
üstünlük gösterdiği belirlenmiştir. Çalışmada ayrıca, meyve tutumunun, çiçeklenme ve bunu
izleyen birkaç haftalık dönemdeki, düşük sıcaklık ve fazla yağışlardan olumsuz yönde
etkilendiği ifade edilmiştir.
13
B017 GÖRAL, T. 1987. Turunçgillerde Çeşit Geliştirme ve Olanakları. Derim, 4 (2): 63-77.
Yayında, değişen koşullara cevap verebilecek yeni çeşitleri elde etme metodlarından birisinin
de, mevcut çeşitlerin geliştirilmesi olduğu ifade edilerek; turunçgillerde bu amaçla; mutasyon,
kimeyra, poliploidi ve melezleme tekniklerini içeren, genetik yapıda değişiklik elde etme
yoluyla; seleksiyon ve indeksleme, nüseller bitkiler arasında seleksiyon, sıcaklık tedavisi ve
sürgün-ucu aşılama tekniklerini kapsayan, virüs ve virüs benzeri hastalıklardan arındırma
yöntemi hususlarında, dünyada yapılan çalışmalara ilişkin bilgiler aktarılmış ve bu
faaliyetlerin belli bir programa bağlı olarak yürütüldükleri vurgulanmıştır.
B018 GÖRAL, T., M.O. GÖKSEDEF, H.A. TAŞDEMİR, T. DAVARCI, A. DEMİRKOL, Ş.
GÖRAL, M. KELTEN, S. MERMER, T. TAŞDEMİR, S. GÜNEŞ. 1989. Virüs ve Virüs-benzeri
Hastalıklardan Temiz Turunçgil Aşıgözü Elde Edilmesi-I. İndikatör Bitkilerle İndeksleme ile
Serolojik İndekslemeler ve Arındırma Konularında Hazırlıklar. T.O. K.B., Narenciye Araştırma
Enstitüsü. Antalya (Sonuç Raporu). 19 s.
B019 GÖRGEN, G. 1987. Bazı Limon Çeşitleri ve Bunların Melezlerinin Morfolojik
Karakterleri ile Uçkurutan (Phoma tracheiphila Kanc. ve Ghik.) Hastalığına Dayanıklılık
Arasında İlişkiler. Çuk.Ü.F.B.E. Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı (Yüksek lisans tezi,
yayınlanmamış). Adana. 48 + ? s.
Tez çalışmasında, bazı limon çeşitleriyle bunların melezlerinin morfolojik özellikleriyle
Uçkurutan hastalığına dayanıklılık yönünden ilişkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Erdemli
(İçel) koşullarında yer alan, 8 yerli ve yabancı kökenli limon çeşidiyle, bunların bazı melezleri
üzerinde yapılan çalışmalar sonunda; limon melezlerinde bitki çapının artması ve kanatçığın
belirgenleşmesi; hem melez hem de anababa çeşitlerin topluca ele alınması durumunda ise,
kanatçığın belirgenleşmesi ile, Uçkurutan hastalığına dayanıklılığın arttığı ifade edilmiştir.
B020 HIZAL, A.Y., K. MORALI. T. GÖRAL, A. SALMAN, M.A. TEKİN. 1984. Turunçgillerde
Aşıgözü Seleksiyon-Sertifikasyonu ve Çeşit Geliştirme. Derim, 1 (1): 7-12.
Araştırmada, verimli, çeşide özgü özellikleri koruyan ve hastalıklardan temiz turunçgil
aşıgözü kaynağı elde etmek amacıyla; Batı Akdeniz bölgesi 4 alt bölgeye ayrılarak, yaygın
çeşitlere ilişkin bahçeler taranmıştır. 4 yıl süreyle 89 ağaç seçilerek, bunlarda verim
belirlemeleri ve pomolojik analizler yapılmıştır. 4. yılın sonunda kesin seçim ekibi
oluşturularak, seçilen ağaçlar yerlerinde incelenmek suretiyle; 4 adet Interdonato limonu; 1
adet Satsuma ve 4 adet Klemantin mandarini; 3 adet Washington göbekli, 2 adet Yafa ve 3
adet Valencia portakalı olmak üzere, toplam 17 adet turunçgil ağacının kesin seçimi yapılmış
veya izlenmeye değer bulunmuştur. Çeşitlerin bölgeler itibariyle gösterdiği pomolojik
farklılıkların da ortaya konduğu çalışmada; bu aday ağaçların özellikle virüs ve virüs-benzeri
hastalıklar yönünden arındırılmaları yapıldıktan sonra, üretime aktarılmaları gerektiği
vurgulanmıştır.
14
B021 KAPLANKIRAN, M. 1978. 1977-1978 Yılında Yabancı Kökenli Bazı Turunçgil Tür ve
Çeşitlerinin Adana Koşullarında Gösterdikleri Bitkisel ve Pomolojik Özellikler. Çuk.Ü.Z.F.,
Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Lisans tezi, yayınlanmamış). Adana. 38 + ? s.
Tez çalışmasında, yabancı kökenli bazı turunçgil çeşitlerinin, bitkisel ve pomolojik
özelliklerinin belirlenmesi suretiyle , bölgeye uygunluk durumlarının ortaya konması
amaçlanmıştır. 1977-1978 ürün mevsiminde, Adana koşullarında yürütülen çalışmalar
sonunda; Frost Eureka ve Lİmoneira 8 A limonları; Frost göbekli ve Moro Blood portakalları;
J.B.C. 430 Marsh ve Frost Marsh altıntopları ile, Kinnow ve Kara mandarinlerinin, bölgeye
uygun oldukları ifade edilmiştir.
B022 KARAÇALI, İ. 1977. Satsuma Mandarini (Citrus unshiu Marcovich)'nde Meyve Kalitesi,
Olgunlaşma ve Renklenme Üzerinde Karşılaştırmalı Ekolojik Araştırmalar. Ege Ü.Z.F.
Meyve-Bağ Yetiştirme ve Islahı Kürsüsü (Doçentlik Tezi, Yayınlanmamış). Bornova-İzmir.
148 s.
Çalışmada, İzmir ve dolaylarında yetiştirilen Satsuma mandarinlerinde, ekolojik koşulların yol
açtığı değişimin ve bölgede yüksek verim ve meyve kalitesi elde edilmesi yönünden, uygun
ekolojilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. İzmir'in Satsuma yetiştirilen yörelerindeki orta yaşlı
bahçelerde yapılan çalışmalar sonunda; kalite faktörlerinin bahçelerin kıyı ve iç kesimlerinde
yer alma durumlarına göre önemli sayılabilecek farklılıklar gösterebildiği; olgunlaşma ile
renklenme arasında bir ilişki bulunmamakla birlikte, geç olgunlaşan meyvelerin daha iyi
renklendikleri ve kıyı kesimlerde renklenmenin, daha erken ve birörnek oluştuğu belirtilmiştir.
B023 KARAÇALI, İ. 1981. Satsuma Mandarininde Çiçeklenme, Olgunlaşma ve Verim ile Bazı
Ekolojik Faktörler Arasında İlişkiler. Ege Ü.Z.F.Derg., 18 (1, 2, 3): 313-322.
Çalışmada, İzmir ve çevresindeki, üçyapraklı üzerine aşılı Satsuma mandarini yetiştirilen,
yedi değişik yörede, çiçeklenme ve olgunlaşma zamanıyla, verimde görülen oynamaların
etkilenmesinde, bazı ekolojik faktörlerin payının incelenmesi amaçlanmıştır. Toprak
özellikleriyle, denizden uzaklık, ağacın durumu, ağaç başına alan, taç izdüşüm alanı gibi bazı
faktörlerin ele alındığı denemede; bunların çiçeklenme, meyve olgunluğu ve verimle ilişkileri
ortaya konmuştur. Ağaç başına verimin, taç izdüşüm alanı ile arttığı, denizden uzaklaşma ve
yükselmeyle azaldığı; yüksek verimin olgunluğu erkenleştirdiği, geç kalan çiçeklenmenin ise,
olgunluğu geciktirdiği belirlenmiştir.
B024 KARAÇALI, İ. 1981. Satsuma Mandarininde Meyve Özellikleri ile Bazı Ekolojik
Faktörler Arasında İlişkiler. Ege Ü.Z.F.Derg., 18 (1,2,3): 335-345.
Çalışmada, Ege bölgesinde yetiştirilen Satsuma mandarinlerinde, meyve kalitesini belirleyen
ekolojik faktörlerin, bazı önemli meyve kalite özelliklerine etkilerinin tesbiti amaçlanmıştır.
İzmir ilinin sekiz değişik yöresinden, farklı dönemlerde alınan meyve örneklerinde sürdürülen
denemede, 5,5: 1 olgunluk oranı esas alındığında; meyve ağırlığının, denizden uzaklık ve
ağaç yaşının ilerlemesiyle azaldığı; meyvesuyu miktarının, denizden uzaklaşma ile azalırken,
15
ağaç yaşının ilerlemesi ve ağaç başına düşen alanın artmasıyla yükseldiği; suda çözünebilir
kurumadde, asit ve askorbik asit miktarının, denizden uzaklaşma ile arttığı ortaya konmuştur.
B025 KARAÇALI, İ. 1982. Satsuma Mandarininde Meyve Renklenmesi ile Ekolojik Faktörler
Arasında İlişkiler. Ege Ü.Z.F. Derg., 19 (1): 31-46.
Çalışmada, Satsuma mandarininde meyve renklenmesi üzerine, ekolojik faktörlerin etkilerinin
belirlenmesi amaçlanmıştır. İzmir ve dolaylarındaki yedi değişik yörede seçilen bahçelerden
alınan meyve örneklerinde yürütülen denemede; özellikle şubat, haziran ve ekim ayları
ortalama sıcaklıklarının, kabuk renklenmesinde etkili oldukları; bunlardan, şubat ayı
sıcaklıklarının yüksekliği durumunda, sarı renk oluşumunun hızlandığı, buna karşılık, yeşil
renk kaybının yavaşladığı; haziran ve ekim aylarındaki sıcaklıkların ise, yalnız sarı
renklenmeyi artırıcı etkide bulunduğu; ekim yağışlarının, sarı renklenmeyi hızlandırdığı;
denizden uzaklık ve yüksekliğin, sarı renklenmeyi yavaşlattığı, ağaç yaşı ilerlemesinin ise,
hızlandırdığı ortaya konmuştur.
B026 KARAÇALI, İ. 1982. Influence of Climatic Factors on Blossom Date, Ripening time,
Yield and Fruit Quality of Satsuma Mandarin. in: 21. Int. Hort. Cong. 29 th August-4 th
September 1982. Hamburg.
B027 KAYACAN, Ö. 1982. Yerli ve Yabancı Bazı Önemli Limon Çeşitlerinin 1981-1982
Döneminde Adana Ekolojik Koşullarındaki Pomolojik Özellikleri. Çuk.Ü.Z.F., Bahçe Bitkileri
Bölümü (Lisans tezi, yayınlanmamış). Adana. 14 + ? s.
Tez çalışmasında, bazı önemli limon çeşitlerinde pomolojik özelliklerinin belirlenerek, Adana
ekolojik koşullarında yetiştirilebilme durumlarının ortaya konması amaçlanmıştır. 1981-1982
üretim yılında yapılan pomolojik analizler sonunda; Cascade Eureka, ve Santa Teresa
limonlarının, uygun kalite özellikleri yanında yüksek verimleri; Lamas Yaşlı ve Cavers Lisbon
limonlarının da, kaliteli ve orta verimli olmaları nedeniyle, bölgede yetiştiriciliklerin
önerilebileceği ifade edilmiştir.
B028 KEMER, M. 1977. Antalya ve Finike Ovaları Ekolojik Koşullarının Turunçgiller
Yetiştiriciliği Yönünden Karşılaştırılması. Çuk.Ü.Z.F., Bahçe Bitkileri Bölümü (Lisans tezi,
yayınlanmamış). Adana. 26 + ? s.
Tezde, turunçgil yetiştiriciliği yönünden, Antalya ve Finike ovaları ekolojik koşullarının
karşılaştırılması amaçlanmıştır. Adıgeçen ovalarda yapılan inceleme ve gözlemler sonunda;
toprak yapısı yönünden, Finike'nin daha uygun olmasına karşılık, Antalya'da daha geniş
arazi bulunduğu; sıcaklık, rüzgar, hava oransal nemi ve yağış gibi iklim özellikleri yönünden,
Finike ovasının, turunçgil yetiştiriciliği için daha uygun bulunduğu ifade edilmiştir.
16
B029 KOÇ, N.K., A. ÇINAR. ? Effect of Some Culture Media on Somatic Embryogenesis and
Rooting in Ovular Callus of Shamouti Orange (Citrus sinensis Osb.).Çukurova University,
Faculty of Agriculture, Department, of Plant Protection. Adana/TURKEY. pp. 9.
Çalışmada, Yafa portakalının, yumurtalığından somatik embriyo elde edilmesi ve bunun
köklenmesi üzerine, farklı yetiştirme ortamlarının etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır.
Tozlamadan 100 gün sonra Shamouti portakalı yumurtalıklarının alınıp, iki farklı yetiştirme
ortamında geliştirilerek, kallus oluşumunun sağlandığı; bu kallusların BA ve NAA'nın farklı
kombinasyonlarında yeniden yetiştirme ortamına alındığı; kültür ortamına 1 mg/l BA veya 0.5
mg/l NAA ilave edilen kombinasyonda, diğerlerine göre embrioid oluşumunun arttığı belirtilen
araştırmada; kök oluşumu için kullanılan MT besin ortamına 4.0 mg/l'lik NAA ve BA ilavesinin
en iyi köklenmeyi sağladığı belirlenmiştir.
B030 KOÇ, N.K., A.ÇINAR. 1988. Bazı Oksin ve Sitokininlerin Limonda (Citrus limon L.)
Somatik Embriyogenesis ve Kök Oluşumuna Etkileri. İçinde: V. Türkiye Fitapatoloji Kongresi.
18-21 Ekim 1988. Antalya. TÜBİTAK (TOAG)-T.F.D. Bildiri Özetleri. s: 31.
Bildiri özetinde, çokyıllık bitkilerde ve özellikle turunçgillerde, klasik melezleme yöntemleriyle,
hastalıklara dayanıklı ve ekstrem koşullara tolerant çeşitler eldeetmenin zor ve zaman alıcı
olduğu ve geniş arazi çalışmalarını gerektirdiği vurgulanarak; doku parçacıklarının, in vitro
kültürlerinde ortayaçıkan somaklonal varyasyondan yararlanılarak; limonun önemli
hastalıklarından olan, Uçkurutana tolerant veya dayanıklı hatlar elde etmenin amaçlandığı
ifade edilerek; 6-benzyl-amino purine (BAP) ve kinetin içeren ortamlarda kültüre alınan,
Kütdiken limonu gövde parçalarından sürgünler elde edildiği ve bu sürgünlerin
köklendirilmelerinde, 2 mg/l naphthalene acetic asit (NAA) uygulamasının başarılı sonuçlar
verdiği belirtilmiştir.
B031 MİNİSKER, S. 1979. Turunçgillerde Seleksiyon Çalışmaları. Formen Temel Kursu, 27
Ağustos-14 Eylül 1979 Mersin. G.T.H.B., MEYSEB Mersin Bölge Müdürlüğü (Teksir). 4 s.
Metinde, turunçgillerde ürünü artırmanın en önemli yollarından birisinin de, hastalık
taşımayan, verimli aşıgözleri kullanarak, bahçeler tesis etmek olduğu ifade edilerek; bunun
için, seleksiyon çalışmaları ile; bölgelere iyi adapte olmuş, verimli, çeşit özelliklerini koruyan,
adına-doğru bireylerin ele alınması; seçilecek olanların çeşidin ağaç ve meyve özelliklerini
tam olarak göstermesine, her yıl düzenli meyve vermesine, meyvelerinin birörnek olmasına
dikkat edilmesi; bu özellikleri taşıyan, fakat virüs ve virüs-benzeri hastalıklarla bulaşık olan
aday ağaçların, bu hastalıklardan arındırıldıktan sonra, kaynak ağaç olarak kullanılması
gerektiği vurgulanmıştır.
B032 MORALI, K., T. GÖRAL. 1985. Turunçgil Çeşitlerinin Melezleme Yolu ile Nüseller
Klonlarının Elde Edilmesi. Derim, 2 (1): 3-13.
Virüs ve virüs-benzri hastalıklardan temiz aşıgözü kaynağı sağlamak amacıyla, 1961 yılında
başlatılan çalışmada; gerek üçyapraklıyla melezleme, gerekse doğrudan tohum ekimi
yapılmak suretiyle, nüseller olanlarını belirleyerek ve turunca aşılı fidanlarını kullanarak elde
17
edilen, 44 çeşide ilişkin, 410 fidan, 1968 ve 1970 yıllarında Narenciye Araştırma Enstitüsü
arazilerine dikilmiştir. Meyve alınmaya başladıktan itibaren, her ağaçta verim belirlemeleri ve
pomolojik analizler yapılmış ve bunların değerlendirilmeleri sonucunda; Moro, Hamlin,
Washington göbekli, Valencia ve Yafa portakalları; Satsuma ve Yerli mandarinleri; Marsh
Seedless ve Redblush altıntoplarına ilişkin toplam 33 birey, araştırmanın ikinci kademesinde
denenmek üzere seçilmişlerdir.
B033 ÖZALP, O., E. HEPER. 1974. Ege Bölgesinde Virüssüz Satsuma (Rize) Mandarini
Yetiştirilmesi Üzerinde Araştırmalar. Bit. Kor. Bült., 14 (2): 83-106.
B034 ÖZALP, M.O., E. HEPER. 1974. Ege Bölgesinde Virüssüz Satsuma (Rize) Mandarini
Yetiştirilmesi Üzerinde Araştırmalar. Z.M.A.Y. 8: 79.
B035 ÖZSAN, M. 1967. Monoembriyonik Bazı Turunçgil Çeşitlerinde Nüseller Klonların Elde
Edilmesi Gayesiyle Yapılan Araştırmalar. T.B., Teknik Kitap D-418. Ankara. 43 s. ?
B036 ÖZSAN, M., H.R. BAHÇECİOĞLU. 1970. Akdeniz Bölgesinde Yetiştirilen Turunçgil Tür
ve Çeşitlerinin Değişik Ekolojik Şartlar Altında Gösterdikleri Özellikler Üzerinde Araştırmalar.
Yayın No: 10. TÜBİTAK-TOAG. Ankara. 111 s.
Çalışmada, 18 portakal, 14 limon, 3 mandarin ve 4 altıntop çeşidi ele alınmış ve bunların
Akdeniz sahil şeridinde ve kısmen iç kısımda kalan yörelerde gösterdikleri meyve özellikleri
belirlenmiştir. Elde edilen veriler, bölgede turunçgil yetiştiriciliği bakımından çeşitli ekolojik
koşulların bulunduğunu ve iklim olaylarının, meyve özellikleri bakımından, önemli rol
oynayabileceğini ortaya koymuştur.
B037 ÖZSAN, M., J.M. CAMERON. 1963. Artificial Culture of Small Citrus Embryos and
Evidence Againts Nucellar Embryony in Highly Zigotic Varieties. Proc.Amer.Soc.Hort.Sci.,
82: 210-216.
Çalışmada, monoembriyonik olarak bilinen, Klemantin ve Wilking mandarinleri ile Siam
şadoğu çeşitlerinin, nüseller klonlarının elde edilmesi amaçlanmıştır. Normal boyutlardan
küçük embriyoların geliştirilmesine yönelik denemelerde; hindistan cevizi sütü içeren, Tukey
yöntemi daha başarılı olarak bulunmuş; bunların zigotik ya da nüseller olduklarının kısa
sürede belirlenmesi maksadıyla, üçyapraklı ile melezlemeler yapılmıştır. Bu şekilde zigotik
oldukları belirlenen poliembriyonik tohumların çimlendirilememesi nedeniyle, nüseller
klonların elde edilip edilemeyeceği hususunda kesin bir sonuca varılamamakla birlikte;
histolojik çalışmalarla nüseller embriyo oluşmadığının belirlenmesine dayalı olarak, nüseller
klon elde edilemeyeceği ifade edilmiştir.
18
B038 ÖZSAN, M., Ö. TUZCU, Ş.A. AKTEKE, H.B. İNCİ, K. ÇELİKEL, E. ÖZDEMİR, İ.
ÇİMEN. 1986. Turunçgillerde Aşı Gözü Seleksiyon Sertifikasyonu ve Çeşit Geliştirme. Derim,
3 (4): 147-156.
Araştırmada, verimli, çeşide özgü özellikleri taşıyan ve hastalıklardan temiz turunçgil aşıgözü
kaynağı elde etmek amacıyla; Doğu Akdeniz bölgesi 3 alt bölgeye ayrılarak, yaygın çeşitlere
ilişkin bahçeler taranmıştır.4 yıl süreyle toplam 275 ağacın seçimi yapılarak, bunlar verim
belirlemeleri ve pomolojik analizlere tabi tutulmuştur. 4 çalışma yılının sonunda, kesin seçim
ekibi oluşturularak ve seçimi yapılan ağaçlar yerinde incelenmek suretiyle; 4 adet
İnterdonato, 1 adet Kıbrıs, 3 adet Yediveren, 1 adet Yediveren (Kütdiken) ve 4 adet Lamas
limonu; 1 adet Satsuma mandarini; 1 adet Washington göbekli ve 1 adet Yafa portakalı
olmak üzere, toplam 16 adet turunçgil ağacının kesin seçimi yapılmış veya izlenmeye değer
bulunmuştur. Çalışmada ayrıca, çeşitlere ait bireylerin, yer aldıkları bölgelerde gösterdikleri
bazı pomolojik farklılıklar da belirlenmiştir.
B039 PEKER, F. 1980. Yerli ve Yabancı Kökenli Bazı Önemli Nüseller Portakal Çeşitlerinin
1979-80 Döneminde Adana Ekolojik Koşullarında Gösterdikleri Pomolojik Özellikler.
Çuk.Ü.Z.F. Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Mezuniyet tezi, yayınlanmamış).
Adana. 33 + ? s.
Tez çalışmasında, bazı nüseller portakal çeşilerinin, Adana ekolojik koşullarındaki pomolojik
özellikleri ve uygun hasat zamanlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. 22 portakal çeşidiyle,
1979-1980 ürün mevsiminde, Adana'da yapılan çalışma ve gözlemler sonunda; çeşitler
itibariyle, pomolojik özellikler ile hasat dönemleri verilmiş; ayrıca, düşük sıcaklıklardan
zararlanma durumları ortaya konmuştur.
B040 ROISTACHER, C.N. 1990. Citrus Improvement through Control of Virüs and Virüs-like
Diseases in Turkey. Technical Cooperation Programme. Report of The Third and Final
Consultancy Prepared for the Goverment of Turkey. TCP/TUR/ 8855 T FAO of UN. Rome.
pp 18.
B041 SALIBE, A.A. 1986. A Programme for Citrus Improvement and Protection in Turkey
(Report to the Goverment of Turkey). Food and Agriculture Organization of the United
Nations. Rome. pp.82.
B042 SANCAKTAR, D. 1987. Yabancı Kökenli Bazı Klemantin Mandarinlerinin Bitkisel ve
Pomolojik Özellikleri ile Ülkemiz Koşullarında Yetiştirilme Olanakları. Çuk.Ü.F.B.E. Bahçe
Bitkileri Anabilim Dalı (Yüksek lisans tezi, yayınlanmamış). Adana. 69 + ? s.
Tez çalışmasında, yabancı kökenli bazı Klemantin mandarini klonlarının, verimlilik ile
morfolojik ve pomolojik özelliklerinin belirlenerek, Sidi-Aissa klonuyla karşılaştırılması
amaçlanmıştır. Adana koşullarında yer alan, Korsika kökenli, turunç üzerine aşılı ve 4 yaşlı,
31 değişik Klemantin mandarini klonu ağaçlarında yürütülen çalışmalar sonunda; verim,
19
meyve iriliği, kabuk kalınlığı, orta eksen açıklığı, çekirdek sayısı ve suda çözünebilir
kurumadde miktarı gibi özellikler yönünden, klonların durumları ortaya konmuştur.
B043 TEKİN, İ. 1975. 1974-1975 Yılında Yabancı Orijinli Turunçgil Tür ve Çeşitlerinin Adana
Koşullarında Gösterdikleri Bitkisel ve Pomolojik Özellikler. Çuk.Ü.Z.F. Bahçe Bitkileri
Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Lisans tezi, yayınlanmamış). Adana. 20 + ? s.
Tez çalışmasında, yabancı kökenli bazı turunçgil çeşitlerinin, meyve ve bitkisel özelliklerinin
belirlenmesi suretiyle, bölgeye uygunluk durumlarının ortaya konması amaçlanmıştır. Adana
ekolojik koşullarında yürütülen çalışmalar sonunda, Cavers Lisbon, Monroe Lisbon limonları,
Newhall göbekli, Sanguine Grosse Ronde portakalları; Algerian tangerini, Batangas
mandarini, Frost Marsh altıntopu, Orlando tangelosu ile Brezilya turuncu ve Carrizo sitranjı
gibi anaçların, bölgeye uyabileceği ifade edilmiştir.
B044 TUZCU, Ö., G. GÜRGEN. 1989. Bazı Limon Çeşitleri ve Bunların Melezlerinin
Morfolojik Karakterleri ile Uçkurutan (Phoma tracheiphila Kanc. ve Ghik.) Hastalığına
Dayanıklılık Arasındaki İlişkiler. Doğa, Tr.Tar. Or.D., 13 (3b): 1308-1314.
Araştırmada, Uçkurutan hastalığına dayanıklı bireyler elde etmek üzere, bazı limon çeşitleri
alınmış ve bunlar, çeşitli kombinasyonlarda ana ve/veya baba olarak kullanılmak suretiyle
melezlemeler yapılmıştır. Melezlerdeki morfolojik karakterler ile Uçkurutan hastalığına
dayanıklılık arasında, bazı yüksek korelasyon katsayılarına sahip ilişkiler bulunan çalışmada;
pratik yönden önemli olarak, hem anababa hem de melezlerin yapraklarındaki, kanatçık
bölümünün belirginleştikçe, Uçkurutan hastalığına dayanıklılığın arttığı, sonucu ortaya
konmuştur.
B045 TUZCU, Ö., M. KAPLANKIRAN, M. ÖZSAN. 1982. Düşük Sıcaklıkların Bazı Nüseller
Limon Çeşitlerinde Oluşturdukları Zararlar. Çuk.Ü.Z.F.Yıll., 13 (1): 28-36.
Nüseller 7 limon çöğürü üzerinde yürütülen çalışmada, tek yerli çeşit olarak alınan Aklimon
(Finike), düşük sıcaklıklara en dayanıklı bulunmuş ve bu konuda yapılacak çalışmalarda bu
çeşidin, kullanılabilecek uygun bir materyal olacağı belirtilmiştir. Limoneira Lisbon 8 A'nın
ikinci sırayı aldığı ifade edilen çalışmada, öteki çeşitlerin önemli farklılık göstermediği
saptanmıştır.
B046 TUZCU, Ö., M. ÖZSAN, Ö. GEZEREL. 1978. Bazı Nüseller Limon Çeşitlerinin Makro
ve Mikro Bitki Besin Maddelerinden Yararlanma Yetenekleri Üzerinde Bir Araştırma.
Çuk.Ü.Z.F. Yıll., 9: 106-116.
Araştırmada, turunç üzerine aşılanmış, yerli ve yabancı kökenli 21 nüseller limon çeşidi ele
alınmış olup, bunların yaprakları N, P, K, Ca, Mg, Na, Fe, Mn, Zn ve Cu Elementleri
yönünden analize tabi tutulmuş ve aynı koşullar altında bulunan bu nüseller çeşitlerin,
oldukça farklı sonuçlar gösterdikleri ortaya konmuştur. Bu farklı sonuçların, yapılacak
seleksiyon çalışmalarına ışık tutabilecek nitelikte olduğu ifade edilen çalışmada; ayrıca, limon
yetiştiriciliği yönünden de, bu bulgulardan yararlanılabileceği vurgulanmıştır.
20
B047 ULUBELDE, M. 1981. Turunçgillerde Poliembriyoni. T.O.B., Z.İ.G.M., Ege Bölge Zirai
Araştırma Enstitüsü. Menemen-İzmir. 32 s.
Yayında, turunçgillerdeki poliembriyoni olayı ele alınmış ve nüseller ve adventiv embriyoni
hususlarında bilgi verilerek; bunların tanım ve ayrımları, doku kültürleri; nüseller klonlar, çeşit
geliştirmede kullanımları; kalıtım, poliploidi ve kısırlık yönlerinden olan ilişkileri ile, turunçgil
ıslahındaki önemleri vurgulanmıştır.
B048 ULUBELDE, M. 1989. Turunçgillerde Mutasyon. Derim, 6 (1): 38-48.
Yayında, mutasyonun tanımı yapılıp, turunçgillerdeki durum ortaya konduktan sonra, başta
portakal, altıntop, Satsuma ve Klemantin mandarini olmak üzere; diğer bazı turunçgil
türlerindeki mutasyonlar ve yetiştiriciklikte önem kazanmış bulunan mutant tipler üzerinde
açıklamalarda bulunulmuş ve bunların belirgin özelliklerine ilişkin bilgiler verilmiştir.
B049 ULUBELDE, M., Ö. ÖZCAN, S. ERKAN, H. SARP. 1986. Ege Bölgesinde Satsuma Aşı
Gözü Seleksiyonu. Derim, 3 (3): 120-128.
Verimli ve çeşide özgü özellikleri taşıyan, turunçgil aşıgözü seleksiyonunu amaçlayan bu
çalışmada; istenilen özelliklerdeki bireylerin seçimi için, Satsuma mandarininin (Citrus unshiu
Marc.) yoğun olarak yetiştiriciliğinin yapıldığı Ege bölgesindeki yöreler taranmıştır. İki aşamalı
olarak gerçekleştirilen seleksiyon çalışması sonucunda, toplam 131 birey önseçim materyali
olarak saptanmıştır. Bireylerin pomolojik özellikleri incelenmiş ve her iki seleksiyon
aşamasında da, yıllar ortalamaları üzerinden veriler istatistiki analize tabi tutulmuş ve yöreler
ve yıllar arasındaki değişimler belirlenmiştir. Satsuma mandarininin pomolojik özelliklerine
göre belirlenen oransal ağırlıklar göz önünde tutularak, bireylerin aldığı toplam puvan
üzerinden, sıralamaları yapılmış ve puanı 200'ün üzerinde olan 17 birey, kesin seçim
ekibince, yerinde incelenmiş ve sonuçta, bunlardan 3 birey damızlık için kullanılmak üzere
materyal olarak seçilmiştir.
B050 ULUBELDE, M., S. ERKAN, H. SARP. 1982. The Selection of the Clones of Satsuma
Mandarin (Citrus unshiu Marc.)for Early Ripening and Virüs Free Plants. in: XXI. International
Horticultural Congress. 29 August-4 September 1982, Hamburg, Federal Republic of
Germany. pp 1366. p:
Bildiride, İzmir ve çevresindeki turunçgil bahçelerinden erkenci, kaliteli ve yüksek verimli 101
Satsuma mandarini klonu seçilerek, bunlardan virüsten-temiz bireylerin elde edilmesi
amaçlandığı ifade edilmiştir. Her klon için verim ve kalite analizleri yapıldığı belirtilen
denemelerde; istatistiki analiz sonucunda, yerler ve yıllar arasında farklar olduğu görülmüş;
klonların virüsten-temiz olup olmadıklarını belirlemek için, bazı virüs hastalıkları yönünden
indeksleme yapılması gerektiği vurgulanmış ve sonuçta virüsten-temiz bulunan klonların,
yetiştiricilere dağıtılacağı; bulaşık bulunanlara ise, termo-terapi, in vitroda sürgün-ucu
aşılaması ve nüseller embriyoni gibi işlemlerin uygulanacağı belirtilmiştir.
21
C- ANAÇ-ÇOĞALTMA
C001 AKPINAR, I. 1990. Değişik Turunçgil Anaçları Üzerine Aşılı Washington Navel,
Valencia ve Moro Portakal Meyvelerinin Muhafazası Üzerine Araştırmalar. Çuk. Ü. F.B.E.,
Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı (Yüksek lisans tezi, yayınlanmamış) Adana. 133 + ? s.
C002 AKTEKE, Ş.A., M. ERASLAN, F. ERASLAN. 1978. Turunçgillerin Çoğaltılması (OPITZ,
PLATT, FROLICH 1968'den çeviri). Alata Bahçe Kültürleri Araştırma ve Eğitim Merkezi
Yayınları (Teksir). Erdemli-İÇEL. 13 s.
Metinde, turunçgillerde fidan üretimi ele alınarak tohum yastığı, tohum kaynağı, tohumun
çıkarılması, saklanması gibi işlemlerle, tohum ekimi ve bakım işlemleri hakkında açıklamalar
yapmak suretiyle, çöğür elde edilmesi; çöğürlerin şaşırtılması, bakım işlemleri, damızlık
aşıgözü seçimi, aşılama ve sonraki işlemlere ilişkin bilgiler verilerek, fidan elde edilmesi
hususları üzerinde durulmuş ve metnin sonunda, gövde çelikleri ile turunçgillerin çoğaltılması
ile, çeşit değiştirme konularına değinilmiştir.
C003 ALEV, A. 1990. Değişik Turunçgil Anaçlarının Interdonato, Kütdiken ve Italyan Memeli
Limon Çeşitlerinin Meyve Verim ve Kalitesi Üzerine Etkileri. Çuk.Ü., F.B.E., Bahçe Bitkileri
Anabilim Dalı (Yüksek lisans tezi, yayınlanmamış). Adana. 121 + ? s.
Tez çalışmasında, bazı turunçgil anaçlarının, bazı önemli limon çeşitlerinin, meyve verim ve
kalite özelliklerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Adana koşullarında yer alan, 11
değişik anaç üzerine aşılı, Interdonato, Kütdiken ve Italyan Memeli limonları üzerinde
yürütülen çalışmalar sonunda; çeşitler için, bütün özellikler yönünden olumlu anaç ortaya
konamadığı; bununla birlikte, ilk iki çeşit için Volkameriana; Italyan Memeli limonu için ise,
Yuzu anaçlarının avantajlı olabileceği ifade edilmiştir.
C004 ANONİM. Tarihsiz. Narenciyelerin Üretilmesi (Çoğaltılması). G.T.H.B., İçel Narenciye
Geliştirme Proje Müdürlüğü. Mersin (Teksir). 44 s.
Metinde, turunçgillerde fidan üretimi geniş şekilde ele alınarak, ayrıntılı biçimde çöğür elde
dilmesi ve aşıgözünün önemi üzerinde durulduktan sonra; aşılamaya ilişkin bilgiler verilerek,
aşılı fidan elde edilmesi ve tüpte fidan yetiştiriciliği hususlarında açıklamalarda bulunulmuş;
aşının birleşme mekanizması incelenmiş; mikro aşılamaya değinilmiş; çelik ve daldırma gibi
kendi kökleri (öz-köklü) üzerinde çoğaltma yöntemlerine ilişkin, ayrıntılı bilgiler verilerek; özel
aşılama tipleri ile doku kültürü, embriyo kültürü, nüsellüs kültürü ve sürgünucu aşılama gibi
yöntemlerin kullanılabilme durumları belirtilmiştir.
C005 ANONİM. 1979. Turunçgil Fidanlıklarında Yıllık Çalışma Programı. G.T.H.B., MEYSEB
Mersin Bölge Müdürlüğü, Sirküler No: 3. Mersin (Teksir). 6 s.
22
Metinde, turunçgil fidanı yetiştiriciliğinin önemine değinildikten sonra, aylar itibariyle ve
çizelgeler halinde; tohum tavaları, şaşırtma parselleri ve aşılı fidan parseli başlıkları altında,
uygulanacak kültürel işlemlere ilişkin bilgiler verilmiştir.
C006 ANONİM. 1985. Türk Standartları TS.4446. Meyve Fidanları-Turunçgiller. T.S.E.
Ankara. 10 s.
Standartta, konu belirtildikten sonra, maddeler halinde tanımlar yapılmış, turunçgil
fidanlarının türleri belirlenmiş, standarda alınan çeşitler sıralanmış, boylama şekli verilmiş,
bunlara ilişkin özellikler çizelgelerle açıklanmış; örnek alma ve örnek sayısı ile kabul edilebilir
kusurlu fidan sayısı, çizelgeler halinde sunulmuş, fidanların muayenesine ilişkin,
değerlendirme ve rapor esasları tesbit edilmiş; maddeler halinde piyasaya arz esaslarıyla,
taşıma ve muhafaza hususları üzerinde durulmuş ve sonuna çeşitli hükümler eklenmiştir.
C007 BEYAZKAYA, Ş. 1979. 1977-78 Yılında Bazı Yerli ve Yabancı Kökenli Turunçgil
Anaçlarının, Adana Koşullarında Önemli Tür ve Çeşitlerin Morfolojik Özellikleri Meyve Verimi
ve Kalitesi Üzerine Etkileri. Çuk.Ü.Z.F. Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Lisans
tezi, yayınlanmamış). Adana. 41 + ? s.
Tez çalışmasında, turunçgillerde yapılan anaç denemelerinde yararlanılmak üzere, bazı
anaçların bazı ticari çeşitlerle ortaya çıkacak ilişkilerini belirlemek amaçlanmıştır. 1977-1978
üretim yılında, Adana'da gerçekleştirilen çalışmanın sonunda; anaçların, üzerine aşılanan
çeşitlerin yaprak ve meyve özelliklerine farklı etkilerde bulunduğu belirlenmiş; anaçxçeşit
kombinasyonları itibariyle, değişik bulunan özellikler ayrı ayrı belirtilmiştir.
C008 CEYLANLI, N., B. ÖZSAN, F. KARDEŞ. 1948. Fidan Yetiştiriciliği. Turunçgiller
Araştırma Enstitüsü (Rapor). Antalya. içinde: Anonim. 1983. Ziraat Işleri Genel Müdürlüğü
Araştırma Özetleri (1926-1982). Cilt 1. T.O.B., Z.I.G.M., Araştırma Daire Başkanlığı. Yayın
No: 6. Ankara. s: 5.
Beş yıl süren çalışmada, uygun turunç çöğürü ve aşılı fidan metotlarının belirlenmesine
çalışılmıştır. Değişik aşılama zamanları, aşılama yöntemleri ile aşı yeri yükseklikleri ve
taçlandırma şekilleri karşılaştırılmıştır. Uygun aşılama zamanının sonbahar olduğu, dikenli
çeşitlerde kemikli göz aşısının iyi sonuç verdiği belirlenmiştir.
C009 ÇELİK, Ş. 1983. Turunçgillerin Üretilmesi. İçel İli Teknik Ziraat Müdürlüğü Meyseb
Başmühendisliği (Teksir). Mersin. 9 s.
Metinde, turunçgillerin çoğaltılması ele alınarak; tohum kaynağı, tohumların çıkarılması,
tohumların muhafazası, yer seçimi ve hazırlığı, tohum tavası, tohum ekimi, çöğürlerin
yetiştirilmesi, şaşırtma parselleri, aşı zamanı, aşı gözü seçimi, aşı gözünün muhafazası,
aşılama işlemi, fidan terbiyesi ve fidan sökümü gibi konularda özet bilgiler verilmiştir.
23
C010 ÇINAR, A., M. GÜLLÜ. 1991. Ülkemiz Turunçgillerinde Üretim Materyali ile Taşınan
Viral Hastalıklar ve Yarattığı Sorunlar. İçinde: Türkiye 1. Fidancılık Sempozyumu. 26-28 Ekim
1987, Tokat. TÜBİTAK (TOAG)-Cum. Ü.T.Z.F. T.K.B. Yayını. Ankara. s: 257-262.
C011 ÇINAR, A., Ö. TUZCU, M.O. GÖKSEDEF. 1976. Resistance Study of the Citrus
Rootstocks to Phytophthora citrophthora (Smith and Smith) Leonian-I. A Research on the
Resistance of 14 Different Citrus Rootstocks to P. citrophthora (Smith and Smith) Leonian.
J.Turkish Phytopath., 5 (2-3): 49-59.
Çalışmada, turunçgil anaçlarının belli başlı hastalık etmenlerinden Phytophthora mantarına
karşı dayanıklı anaçların belirlenmesi amaçlanmıştır. Türkiye ve Kaliforniya (ABD) kaynaklı
14 değişik turunçgil anacının ele alındığı çalışmada; değerlendirmeler, yapay bulaştırma
yoluyla, anaçların gövdesinde oluşan renklenmelerin boyutları ölçülerek yapılmış ve anaçlar
arasında dayanıklılık yönünden, Carrizo sitranjı, CRC 1452 Sitrumelosu, üçyapraklı, Yerli
turunç, Brezilya turuncu ve Makrofilla gibi bir sıralanma elde edildiği belirtilmiştir.
C012 ÇINAR, H. 1982. Bazı Turunçgil Anaçlarının Antalya Koşullarında Yaz Büyüme
Periyodunda Gelişme Durumları Üzerinde Bir Araştırma. Ank.Ü.Z.F. Bahçe Bitkileri
Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Diploma tezi, yayınlanmamış). Ankara. 15 s.
Tez çalışmasında, bazı turunçgil anaçlarının yaz büyüme döneminde, Antalya koşullarındaki
gelişme durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Volkameriana, Troyer sitranjı, Kleopatra
mandarini ve Taiwanica gibi turunçgil anaçları üzerinde, ağustos-ekim başları arasındaki
dönemde yürütülen çalışmalar sonunda; anaçların boy ve çap gelişme değerleri verilmiş,
çaplar arasında önemli bir farklılık elde edilememesine karşın, boy gelişmesi yönünden,
Volkameriana' nın en uzun, Kleopatra'nın, ise en kısa anaçlar olduğu ifade edilmiştir.
C013 ÇOLAKOĞLU, H., A.T. KÖSEOĞLU, K. MENDİLCIOĞLU. 1980. Farklı Anaçların
Satsuma Mandarininin Mineral Madde İçeriklerine ve Meyve Niteliklerine Etkisi. Ege Ü.Z.F.
Derg.,17 (1): 65-80.
C014 DENİZ, M. 1982. Doğu Akdeniz Bölgesinde Selekte Edilen Farklı Turunç Klonlarının
Pomolojik Özellikleri. Çuk.Ü.Z.F., Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Yüksek lisans
tezi, yayınlanmamış). Adana. 76 + ? s.
Tez çalışmasında, Doğu Akdeniz bölgesinden seçilen turunç klonlarının, pomolojik
özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Adana koşullarında yer alan, TUZCU tarafından
selekte edilmiş, kendi kökleri üzerinde, 6 yaşındaki 29 turunç klonu meyveleri üzerinde
yürütülen çalışmalar sonunda; turunç klonlarının, anaç olarak yararlanılabilme, esans, reçel
ve meyve suyu üretiminde kullanılabilme durumlarıyla, pulplarının tadı yönünden grupları
ortaya konmuştur.
24
C015 DOKUZOĞUZ, M., K. MENDİLCIOĞLU. 1978. Satsuma Mandarinin de Üç Yapraklı ve
Turunç Anaçları ile Ağaç Yaşının Meyve Özelliklerine Etkileri Üzerinde Araştırmalar. Ege
Ü.Z.F.Derg., 15 (3): 149-166.
Araştırmada, değişik iki yörede, 5 ve 15 yaşlı üçyapraklı ve turunç anaçları üzerine aşılanmış
Satsuma meyvelerinde, pomolojik analizler yapılmış ve bunların meyve özelliklerine olan
etkileri belirlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, 5 yaşlı ağaçların meyveleri ağırlık ve suda
çözünebilir kuru madde yönünden daha yüksek değerler göstermiş, öteki özellikler
bakımından, gerek anaçlar arasında, gerekse yaşlar itibariyle, önemli bir farklılık
bulunmamıştır.
C016 DOVAN, A. 1987. Değişik Turunçgil Anaçlarının Klemantin Mandarininde Meyve Verim
ve Kalitesine Etkileri. Çuk.Ü.F.B.E., Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı (Master tezi,
yayınlanmamış). Adana. 67 + ? s.
Tez çalışmasında, değişik turunçgil anaçlarının, Klemantin mandarininde meyve verim ve
kalite özelliklerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Adana koşullarında yer alan, 10
değişik anaç üzerindeki, Sidi Aissa Klemantin mandarini klonu üzerinde yürütülen çalışmalar
sonunda; verim, orta eksen açıklığı, suda çözünebilir kurumadde miktarı, meyve kabuğunun
yapısı, kabuk kalınlığı, ağaçların gelişme durumu, kalem/anaç oranı gibi özellikler yönünden,
anaçların durumu ortaya konmuştur.
C017 ERKAN, O., Ö. TUZCU, M. ÖZSAN. 1981. Akdeniz Bölgesinde Turunçgil Fidancılığının
Ekonomik ve Teknik Sorunları. İçinde: Akdeniz Bölgesi Bahçe Bitkileri Yetiştiriciliğinde
Sorunlar, Çözüm Yolları ve Yapılması Gereken Araştırmalar Sempozyumu. 9-13 Nisan 1979,
İncekum-Alanya. TÜBİTAK Yayınları No. 501, TOAG Seri No. 99. Ankara. s: 292-307.
Bildiride, Akdeniz bölgesinde yer alan turunçgil fidancılık işletmeleri, teknik ve ekonomik
yönlerden incelenmiş ve bu konulardaki sorunları ortaya konmuştur. Özel ve kamu işletmeleri
olarak, ayrı ayrı incelenen kuruluşların, fidancılığı bir yan faaliyet olarak yaptıkları
belirlenmiştir. En önemli girdinin, işçilik harcamaları olduğu bildirilen çalışmada, fidancılığın
önemli sorunları olarak; anaç (turunç) materyalinin rastgele alınması, uygun aşıgözü kaynağı
bulunmaması, dikim sıklığı, aşılama tekniği, fidan terbiyesi ve kültürel işlemler konusunda
bilgi noksanlığı bulunması, aşıcı ustası yetersizliği, denetim ve karantina tedbirlerinin gereği
gibi uygulanamaması, fidanların söküm ve ambalajında hatalı davranışlar bulunması gibi,
özellikler sıralanmış ve bu hususta alınacak önlemler belirtilmiştir. Yayının sonunda, konu
üzerindeki soru ve cevaplar yer almıştır.
C018 GÖKSEDEF, O. 1984. Stubborn Hastalığından Arındırılmış Fidan Üretimi. İçinde:
Turunçgillerde Stubborn (Spiroplasma citri) Hastalığı Paneli. Kasım 1984. Adana.
Çuk.Ü.Z.F., Bitki Koruma Bölümü. s: 17-20.
25
C019 GÖRAL, T. 1987. Propagation of Young-Trees Free From Diseases. Citrus Resarch
Institute. Antalya (Unpublished). pp.:6.
Metinde, turunçgil yetiştiriciliğinde hastalıksız fidanın önemine değinildikten sonra, özellikle
virüs ve virüs-benzeri hastalıklardan temiz turunçgil materyali elde edilmesi hususunda genel
bilgi ve yollar verilerek; Türkiye'nin bu bakımdan durumuna geçilmiş, bu konuda geçmiş
dönemlerde yapılan çalışmalarla, geleceğe dönük projeler hakkında açıklamalarda
bulunulmuştur.
C020 GÖRAL, T. 1990. Turunçgillerde Virüs ve Virüs-benzeri Hastalıklardan Temiz Aşı Gözü
Üretimi ve Önemi. İçinde: Turunçgiller ve Subtropik Meyveler Semineri. 19-23 Kasım 1990.
Antalya T.O.K.B., Narenciye Araştırma Enstitüsü, Antalya (Teksir). s: 25- 32.
C021 GÖRAL, T., M.O. GÖKSEDEF. 1989. Virüsten Ari Fidan Yetiştirilmesi, Dağıtımı ve
Önemi. TOK, 45 :8-9.
Yayında, Ülkemizdeki verim ve kalite düşüklüğünün nedenlerinden birisinin de, virüs ve virüsbenzeri hastalıklar olduğu belirtilmiş ve bu hastalıklarla henüz mücadelenin çok zor olması
sebebiyle, geçerli yolun bunlardan temiz fidan yetiştirmekten geçtiği vurgulanmıştır. Bu
doğrultuda 36 aday ağaç belirlendiği belirtilen yayında, kısa sürede arındırmanın
tamamlanarak, dağıtıma geçilebileceği ve bu suretle, verim artışının ikiye katlanmasının
beklendiği, ifade edilmiştir.
C022 HOPUR, K. 1987. Doğu Akdeniz Bölgesinden Selekte Edilen Turunç Klonlarının
Morfolojik Özellikleri. Çuk.Ü. F.B.E., Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı (Yüksek lisans tezi,
yayınlanmamış). Adana. 155 + ? s.
Tez çalışmasında, Doğu Akdeniz bölgesinden seçilmiş bulunan, turunç klonlarının morfolojik
özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Adana koşullarında yer alan, TUZCU tarafından
selekte edilmiş, 9 yaşlı 29 turunç klonunun tohumlarından çoğaltılmış çöğürler üzerinde,
yapılan çalışmalar sonunda; ağaç ve yaprak özellikleri ile, taç özellikleri itibariyle ağaç
yapıları yönünden, turunç klonlarının durumları ortaya konmuştur.
C023 İZDAL, G., İ. KARAÇALI. 1988. Satsuma Mandarininde Meyve Kalitesi ve
Olgunlaşmanın Etkilenişi. Ege Ü.Z.F.Derg., 25 (3): 31-42.
C024 KAPLANKIRAN, M. 1984. Bazı Turunçgil Anaçlarının Doğal Hormon Karbonhidrat ve
Bitki Besin Madde Düzeyleri ile Büyümeleri Arasındaki İlişkiler Üzerinde Araştırmalar.
Çuk.Ü.F.B. E., Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı (Doktora tezi, yayınlanmamış). Adana. ?
Çalışmada, turunç, üçyapraklı ve Volkameriana gibi turunçgil anaçlarıyla, bunların aşı
kombinasyonlarının, büyüme durumlarıyla; gövde kabuklarındaki doğal hormon ve
26
karbonhidrat ile yapraklarındaki bitki besin madde düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi
amaçlanmıştır. Anaç ve kalemin, doğal hormon, karbonhidrat, bitki besin maddeleri ve
büyüme bakımından, birbirini karşılıklı olarak etkilediği ortaya konan araştırmada; bu
etkileşmenin üçyapraklıda daha belirgin olduğu; ancak, etkileşme derecesine bakılmaksızın,
türün kendi özelliğinin, baskın olarak nitelenebileceği görüşüne varılmıştır.
C025 KAPLANKIRAN, M., M. ÖZSAN, Ö. TUZCU. 1985. Bazı Turunçgil Anaçlarında Anaç x
Kalem Etkileşmesinin Karbonhidrat Düzeylerine Etkileri. Doğa Bil. Derg. D2, 9 (3): 261-268.
Çalışmada, farklı gelişme eğilimi gösteren, 3 değişik turunçgil anacının, yaz ve kış
dönemlerinde karbonhidratların değişimi ile, anaç kalem arasındaki etkileşimin, bu değişime
olan etkisinin ortaya konulması amaçlanmıştır. 2 yaşlı çöğürler ile, anaçların karşılıklı olarak
aşılanması suretiyle elde edilen materyalin kullanıldığı çalışmada; karbonhidratlardan
indirgen şekerler, sakkaroz ve toplam şekerlerin, yaz döneminde düşük, kış döneminde ise
yüksek olduğu; nişastanın ise, farklı bir durum göstererek, kış döneminde üçyapraklı ve
kombinasyonlarında azaldığı, Volkameriana'da ise arttığı belirlenmiştir.
C026 KAPLANKIRAN, M., M. ÖZSAN, Ö. TUZCU. 1986. Bazı Turunçgil Türlerinde Anaçkalem İlişkilerinin Bitki Besin Maddeleri İçeriklerine Etkileri. Çuk.Ü.Z.F. Derg., 1 (1): 30-44.
Çalışmada, büyüme özellikleri farklılık gösteren 3 değişik turunçgil anacının topraktan bitki
besin maddeleri alımları bakımından aralarında fark olup olmadığının ortaya konulması ve bu
özelliklerini kaleme yansıttıkları ölçünün belirlenmesi amaçlanmıştır. 2 yaşlı çöğürlerle,
anaçların birbirlerine karşılıklı olarak aşılanması suretiyle elde edilen materyal üzerinde
yürütülen çalışmada; belli başlı makro ve mikro elementlerin analizleri yapılmış olup;
turuncun Ca'dan üçyapraklının N ve Zn, Volkameriana'nın K'den daha fazla yararlandığı;
öteki elementler yönünden de farklılıklar ortaya çıktığı ve dolayısıyla, kullanılan anaçların
topraktaki elementleri alım yeteneklerinin farklı olduğu, bu özelliklerini, üzerlerine aşılanan
kaleme de yansıttıkları belirlenmiştir.
C027 KAPLANKIRAN, M., Ö. TUZCU, M. ÖZSAN. 1986. Bazı Turunçgil Türlerinde Anaç x
Kalem Etkileşmesinin Yapraklardaki Doğal Hormon Düzeylerine Etkileri. Doğa Tr.Tar.Or.D.,
10 (3): 354-365.
Çalışmada, farklı gelişme eğiliminde bulunan 3 değişik turunçgil anacının, kalemlerin doğal
hormon düzeylerine olan etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. 2 yaşlı çöğürler ile, anaçların
karşılıklı olarak aşılanması suretiyle elde edilen materyalin kullanıldığı çalışmada; değişik
gelişme dönemlerinde alınan yaprak örneklerinde, GA-benzeri ve ABA-benzeri maddelerin
analizleri yapılmış; GA-benzeri maddelerin, ilkbaharda, yaz ve sonbaharda alınanlara göre
daha yüksek düzeylerde bulunduğu ve bütün dönemlerde, Volkameriana'nın daha fazla
büyümeyi hızlandırıcı içerdiği; ABA-benzerlerinin ise, sonbaharda, yaz ve ilkbahara oranla,
daha yüksek düzeyde bulunduğu ve üçyapraklının gelişmeyi engelleyici düzeyinin öteki, 2
anaca göre daha yüksek bulunduğu; anaçların bu özelliklerini, üzerine aşılanan kalemlere
aktardığı, bu etkinin, üçyapraklının kombinasyonlarında, daha belirgin olarak ortaya çıktığı
belirlenmiştir.
27
C028 KAPLANKIRAN, M., Ö. TUZCU, M. ÖZSAN. 1986. Effects de la Relation
Greffons/Porte-Greffe sur la Teneur en Element Minereaux des Feuilles chez les Agrumes
Fruits, 41 (4): 261-267.
Çalışmada, Çukuova'daki killi-tınlı toprakta yer alan, 3 turunçgil anacı ve bunların değişik
kombinasyonunun, yapraklardaki mineral madde düzeylerine etkilerinin belirlenmesi
amaçlanmıştır. 2 yaşlarındaki turunç, üçyapraklı ve Volkameriana ile bunların değişik aşı
kombinasyonlarının ele alındığı denemelerde; Na ve Cu dışındaki elementler yönünden,
anaçlara göre değişen farklı düzeyler ortaya çıkmış; bu elementlerde ise, önemli bir farklılık
görülmemiş ve anaçlar itibariyle, bazı elementlerin daha fazla alındığı tesbit edilmiştir.
C029 KARAKIR, N., K. MENDİLCIOĞLU. 1986. Bazı Limon Çeşitlerinin Yeşil Çelikler ve
Yaprak Göz Çelikleri ile Çoğaltılması Üzerinde Araştırmalar. Doğa, Tr.Tar.Or.D., 10 (3): 378383.
Çalışmada, Interdonato, Eureka ve Yediveren limonlarının sisleme altında, yeşil çelik ve
yaprak göz çelikleriyle çoğaltılabilme imkanları üzerinde durulmuştur. Sonbahar döneminde
alınan çelikler, 2000 ppm'lik IBA ile muamele edilmiş ve 1/1 oranlarında perlit ve dere kumu
ortamına dikilerek, alçak tünel sisleme ünitesinde köklendirilmiştir. Yeşil çeliklerin daha
yüksek oranda köklendikleri belirlenen çalışmada, IBA'nın Interdonato dışındaki çeşitlerde
etkili olduğu belirtilmiştir.
C030 KARAKIR, N., K. MENDİLCIOĞLU. 1988. Troyer Citrange Yeşil Çeliklerinin Sisleme
Yöntemi ile Çoğaltılmasına Alt Isıtma, Çelik Tipi ve Indolbütrik Asidin Etkileri Üzerinde Bir
Araştırma. Ege Ü.Z.F.Derg., 25 (1): 35-56.
Çalışmada, Troyer sitranjı ele alınarak, bunun yeşil çeliklerinin, sisleme yöntemiyle
köklendirilmeleri üzerine, çelik alma zamanı, alttan ısıtma, çelik tipi ve IBA'nın etkileri
araştırılmıştır. Alçak tünel sisleme ünitesinde yürütülen denemelerde, çeliklerin köklenme
oranı, kök sayısı ve kök uzunlukları üzerinde durulmuştur. Her üç özellik yönünden de,
ilkbaharda alınan uç-altı çelikleri, alttan ısıtmalı ve IBA uygulamalı muamelelerde, daha
başarılı olarak bulunmuştur.
C031 KESKİN, N. 1981. 1980-81 Yılında Adana Koşullarında Üç Değişik Harçta Yetiştirilen 6
önemli Turunçgil Anacının Gösterdikleri Çimlenme, Büyüme Durumları ve Bu Koşullara Bağlı
Olarak Yapısal Özellikleri. Çuk.Ü.Z.F., Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Lisans
tezi, yayınlanmamış). Adana. 62 + ? s.
Tez çalışmasında, turunçgil anaç denemelerinde yararlanılmak üzere, önemli anaçlardan
altısının, değişik üç harç karışımındaki çimlenme ve gelişme durumları ile, bazı özelliklerinin
belirlenmesi amaçlanmıştır. Adana koşullarında l980-1981 yıllarında yürütülen denemeler
sonunda; Yuzu, Taiwanica, üçyapraklı, Carrizo ve Troyer sitranjları ile turuncun, en iyi
gelişme ve çimlenme gösterdikleri harç karışımları belirtilmiş; kök ve gövde ağırlıkları gibi,
bazı özellikleri ortaya konmuştur.
28
C032 KOÇ, N.K., A. ÇINAR. ? Effect of Some Culture Media on Somatic Embryogenesis and
Rooting in Ovular Callus of Shamouti Orange (Citrus sinensis Osb.).Çukurova University,
Faculty of Agriculture, Department of Plant Protection. Adana/TURKEY. pp. 9.
C033 KOÇ, N.K., A. ÇINAR. 1988. Bazı Oksin ve Sitokininlerin Limonda (Citrus limon L.)
Somatik Embriyogenesis ve Kök Oluşumuna Etkileri. İçinde: V. Türkiye Fitapatoloji Kongresi.
18-21 Ekim 1988. Antalya. TÜBİTAK (TOAG)-T.F.D. Bildiri Özetleri. s: 31.
C034 MENDİLCIOĞLU, K. 1981. Bazı Satsuma Çeşitlerinin Üç Yapraklı, Turunç ve Troyer
Citrange Anaçları Üzerinde Erkencilik ve Meyve Kalitelerinin Araştırılması. Ege Ü.Z.F.Derg.
18 (1,2,3): 175-189.
Çalışmada, Wase, Rize, Owari ve Frost Nüseller adlı Satsuma çeşitlerinin; üçyapraklı, turunç
ve Troyer sitranjı anaçları üzerinde, erkencilik ve meyve özelliklerinin belirlenmesi
amaçlanmış ve bunun için, 7-8 yaşlarındaki ağaçlardan alınan meyvelerde, pomolojik
analizler yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre: meyve ağırlığı bakımından, üçyapraklı ve
Wase; kabuk kalınlığı bakımından, üçyapraklı; suda çözünebilir kuru madde bakımından,
turunç ve Frost Nüseller; suda çözünebilir kuru madde asit oranı bakımından, üçyapraklı
daha yüksek değerler göstermiş; turunç anacı ve Wase çeşidi daha basık meyveler vermiştir.
C035 MENDİLCIOĞLU, K. 1986. Satsuma Mandarininde Anaçların Verim ve Meyve
Kalitelerine Etkileri Üzerinde Bir Araştırma. Ege Ü.Z.F.Derg., 23 (1): 41-77.
Çalışmada, turunç, üçyapraklı ve Troyer sitranjı anaçlarının Wase, Rize, Owari ve Frost
Nüseller Satsuma çeşitlerinin verim ve meyve kalitesine etkileri araştırılmış ve bunun için, 1113 yaşlarındaki ağaçların verimi ve meyvelerin pomolojik özellikleri belirlenmiştir. Verim
bakımından çeşitler arasında farklılık bulunamayan denemelerde, anaçlar arasında farklılık
ortaya çıkmış; buna göre, 1981 yılında Troyer sitranjı, 1982 ve 1983 yıllarında ise, üçyapraklı
anacında daha fazla verim elde edilmiştir. Meyve iriliği bakımından üçyapraklı ve Troyer
sitranjı daha avantajlı bulunmuş, öteki özellikler yönünden, kayda değer bir farklılık elde
edilememiştir.
C036 MENDİLCIOĞLU, K., G. TURAN. 1986. Bazı Turunçgil Anaçlarında Farklı Kurutma
Sürelerinin Tohum Ağırlığına, Çimlenmeye ve Poliembriyoniye Olan Etkileri Üzerine
Araştırmalar. Ege Ü.Z. F.Derg, 23 (2): 1-17.
Çalışmada, üçyapraklı, Troyer sitranjı ve turunç anaçlarına ait tohumların ağırlık kayıpları,
çimlenme oranları ve poliembriyoniye eğilimlerine, farklı tohum kurutma sürelerinin etkilerinin
araştırılması amaçlanmıştır. Tohum ağırlık kayıplarının en fazla turunçda saptandığı, bunu
Troyer ve üçyapraklının izlediği belirtilen denemelerde; en yüksek çimlenme oranı 2 gün
kurutmayla üçyapraklıda, en düşük çimlenme oranı ise, 8 gün kurutmayla turunçda ortaya
çıkmış; en yüksek poliembriyoni oranının, 2 gün kurutma sonucu Troyer'de, en düşük ise, 8
gün kurutma sonucu üçyapraklıda elde edildiği belirlenmiştir.
29
C037 MENDİLCIOĞLU, K., N. KARAKIR. 1986.Önemli Turunçgil Anaçlarının Yeşil Çelikler
ile Çoğaltılması Üzerinde Araştırmalar. Doğa Tr.Tar.Or.D., 10 (3): 384-389.
Çalışmada, önemli turunçgil anaçlarından üçyapraklı, turunç ve Troyer sitranjının sisleme
altında yeşil çelikler ile çoğaltılabilme olanaklarının araştırılması amaçlanmıştır. 2000 ppm'lik
IBA uygulanan ve 1/1 oranlarında perlit ile dere kumu karışımı kullanılan çalışmada, anaçlar
arasında en yüksek köklenme oranının, Troyer sitranjında elde edilebildiği, IBA ile muamele
edilen çeliklerin, şahit çeliklere göre, daha yüksek oranda köklendikleri ifade edilmiştir.
C038 MERMER, S., A. DEMIRKOL. 1991. Gözenek (Cachexia, Xyloporosis) Viroidi Biyolojik
Indekslemesinde Daha Çabuk Sonuç Alabilmek için Bazı Tekniklerin Karşılaştırılması (1990).
Derim, 8 (3): 121-129.
C039 OKYAY, S. 1987. Doğu Akdeniz Bölgesinden Selekte Edilen Turunç Klonlarının
Pomolojik Özellikleri. Çuk.Ü.F.B.E., Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı (Master tezi,
yayınlanmamış). Adana. 90 + ? s.
Tez çalışmasında, Doğu Akdeniz bölgesinden seçilmiş bulunan turunç klonlarının pomolojik
özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Adana koşullarında yer alan, TUZCU tarafından
selekte edilmiş, kendi kökleri üzerinde, 9 yaşlı, 29 turunç klonu meyveleri üzerinde yapılan
çalışmalar sonunda; çekirdek sayısı, albedo kalınlığı, meyvesuyu miktarı ve suda çözünebilir
kurumadde/asit oranı gibi özellikler yönünden, klonların durumu ortaya konmuştur.
C040 ÖZALP, M.O., E. HEPER. 1974. Ege Bölgesinde Virüssüz Satsuma (Rize) Mandarini
Yetiştirilmesi Üzerinde Araştırmalar. Bit. Kor. Bült., 14 (2): 83-106.
C041 ÖZALP, M.O., E. HEPER. 1974. Ege Bölgesinde Virüssüz Satsuma (Rize) Mandarini
Yetiştirilmesi Üzerinde Araştırmalar. Z.M.A.Y., 8: 79.
C042 ÖZCAN, M. 1987. Bazı Turunçgil Anaçlarının Yarı Odunsu Çeliklerinin Köklenme
Durumları Üzerine Bir Araştırma. Çuk.Ü. F.B.E., Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı. Adana
(Yüksek Lisans Tezi). s: ?
Araştırmada, Yerli turunç, Yerli Rubidoux ve Flying Dragon üçyapraklıları ile Florida kaba
limonunun yarı odunsu çeliklerinin köklendirilmesi amaçlanmıştır. Çeliklerin mayıs, temmuz
ve ekim ayları olmak üzere, 3 ayrı dönemde, 20 cm boyunda ve 1-2 yaprak içerecek şekilde
alınıp; IBA ve NAA' nın 2000, 4000, 6000 ppm'lık konsantrasyonlarının uygulanarak, sisleme
serasında volkanik tüf ortamında köklendirildikleri denemelerde; en iyi köklenmenin temmuz
ayında görüldüğü, bunu mayıs ayının izlediği; Florida kaba limonu dışındaki anaçların, farklı
bitki gelişmesini düzenleyicilerin, değişik konsantrasyonlarının anaçlardaki etkileri arasında,
farklı sonuçlar bulunduğu; kullanılan bitki gelişmesini düzenleyici konsantrasyonlarının yan
30
kök boyu, yan kök çap gelişmesi, saçak kök boyu ve kök ağırlığı üzerine, farklı etkiler yaptığı
ve kontrole göre daha iyi olduğu belirlenmiştir.
C043 ÖZCAN, M., M. ÖZSAN, Ö. TUZCU, M. KAPLANKIRAN, T. YEŞİLOĞLU. 1987. Bazı
Turunçgil Anaçlarında Yarı Odunsu Çeliklerin Köklenmeleri Üzerine Bitki Hormon
Uygulamaları ve Çelik Alma Zamanlarının Etkileri. İçinde: Türkiye 1. Fidancılık Simpozyumu
(Bildiri Özetleri), 26-28 Ekim 1987 Tokat. TÜBİTAK Yayınları No: 640, TOAG Seri No: 125.
Ankara. s: 24.
Bildiri özetinde, turunç, Yerli, Rubidoux ve Flying Dragon üçyapraklıları ile, Florida kaba
limonu anaçlarının, yarı odunsu çeliklerinin köklenmeleri üzerine, bitki gelişmesini
düzenleyiciler (BGD) uygulaması ve çelik alma zamanının etkilerinin belirlenmesinin
amaçlandığı belirtilmiştir. 20 cm uzunlukta ve 1-2 yapraklı olarak mayıs, temmuz ve ekim
ayında alınan çeliklere, IAA ve NAA'nın değişik konsantrasyonları uygulanarak yürütülen
denemeler sonunda; en yüksek köklenmenin temmuz döneminde elde edildiği, bunu mayıs
döneminin izlediği belirtilmiş; anaçlar itibariyle etkili madde ve konsantrasyonları verilmiş,
Florida kaba limonunun, BGD uygulamasına gerek olmadan da, yeterli düzeyde köklendiği
ifade edilmiştir.
C044 ÖZCAN, M.Ö., M. ULUBELDE. 1984. Turunçgil Anaçları. T.O. K.B., PUGEM, Ege
Bölge Zirai Araştırma Enstitüsü Yayınları No: 50.Menemen-Izmir. 37 s.
Yayında, önce dünyada turunçgil yetiştiriciliğinde kullanılan anaçların genel bir
değerlendirmesi yapılmış; daha sonra, turunç ve melezleri, limon ve akrabaları, laymlar ve
akrabaları, üçyapraklı ve melezleri, mandarin ve mandarin benzerleri, portakallar ve diğer
turunçgil anaçlarının özellikleri verilmiştir. Türkiye ve dünyanın diğer turunçgil yetiştiriciliği
yapılan ülkelerinde, ençok kullanılan anaçlara da yer verilen yayında ayrıca, anaç geliştirme
çalışmaları hakkında da bilgi verilmiştir.
C045 ÖZCAN, Ö. 1987 ?. Turunçgil Fidanlarının Göz Aşısı Metoduyla Çoğaltılması.
T.O.K.B., Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. Menemen-İzmir (Teksir). 10 s.
Metinde, turunçgillerin çoğaltılmasına ilişkin genel bilgiler verildikten sonra; anaçlar ve
bunların tohumları, çöğür yetiştirilmesi, aşı gözü gibi konular üzerinde durulmuş ve göz
aşılarının uygulanması üzerinde, şekillerle ayrıntılı açıklamalarda bulunulmuştur.
C046 ÖZSAN, B., H.R. BAHÇECIOĞLU, B. BÜLBÜL, E. ÖNCEL. 1960. Çeşitli Turunçgil
Anaçlarının Turunçla Mukayesesi. Turunçgiller Araştırma Enstitüsü (Rapor). Antalya. içinde:
Anonim. 1983. Ziraat İşleri Genel Müdürlüğü Araştırma Özetleri (1926-1982). Cilt l. T.O.B.,
Z.I.G.M., Araştırma Daire Başkanlığı, Yayın No: 6. Ankara. s: 5.
Akdeniz bölgesi için turunçgillere en uygun anacı saptamak üzere 1943 yılında başlatılan bu
araştırmada, turunç'un en uygun anaç olduğu belirlenmiştir.
31
C047 ÖZSAN, M., J.M. CAMERON. 1963. Artificial Culture of Small Citrus Embryos and
Evidence Againts Nucellar Embryony in Highly Zigotic Varieties. Proc.Amer.Soc.Hort.Sci.,
82: 210-216.
C048 ÖZSAN, M., Ö.TUZCU. 1977. Bazı Turunçgil Anaçlarının Poliembriyoniye Eğilimleri ve
Büyüme, Gelişme Durumları Üzerinde Bir Araştırma. Çuk.Ü.Z.F.Yıll.,-1975, 6 (2): 116-136.
Araştırmada, materyal olarak ele alınan 17 turunçgil anacından, Florida kaba limonu, Carrizo
sitranjı, Yerli portakal, Savage sitranjı, Duncan altıntopu ve Macrophylla'nın poliembriyoniye
eğilimlerinin daha yüksek olduğu ve çöğür birörnekliği bakımından, üçyapraklı, Carrizo
sitranjı ve Meksika laymının ilk sıraları aldıkları ortaya konmuştur. Adana koşullarında, yaz
gelişme döneminde, Meksika laymı, Macrophylla ve Florida kaba limonunun en hızlı büyüme
gösterdikleri ifade edilen çalışmada; kış dinlenme döneminde Rangpur laymı, ilkbahar
gelişme döneminde ise, Carrizo sitranjı, Volkameriana ve Macrophylla'nın daha hızlı
geliştikleri belirlenmiştir. Araştırmada ayrıca, Şadok, Yerli mandarin, Taiwanica ve
üçyapraklı'nın yaşlandıkça gelişmelerinin yavaşladığı; turuncun yerini alabilecek anaç
denemelerinde, Volkameriana, Yuzu, Macrophylla, Carrizo ve Savage sitranjları ile Citrumelo
CRC 1452'nin, öncelikle ele alınmalarının yerinde olacağı belirtilmiştir.
C049 PAKYÜREK, A.Y. 1981. Doğu Akdeniz Bölgesinden Seçilen Yerli Turunçlar ile Bazı
Turunçgil Tür ve Çeşitlerinin Poliembriyoniye Eğilimleri ve Çimlenme Oranları.
Çuk.Ü.Z.F.,Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Yüksek lisans tezi, yayınlanmamış).
Adana. 39.
Tez çalışmasında, Doğu Akdeniz bölgesinden seçilen turunç klonları ile, bazı turunçgil
çeşitlerinin, poliembriyoniye eğilim durumları ile çimlenme oranlarının belirlenmesi
amaçlanmıştır. Adana koşullarında yer alan ve TUZCU tarafından selekte edilen turunç
klonlarıyla, bazı anaçlar, limon ve laym çeşitleri üzerinde yürütülen çalışmalar sonunda;
denemeye alınan çeşitlerin, poliembriyoniye eğilim durumları, 1 000 dane ağırlığı ile kg'daki
tohum sayısı, çimlenme oranları, hipokotil ve epikotil uzunluğu gibi özellikler yönünden,
durumları ortaya konmuştur.
C050 ŞAHİN, S. 1978. Çeşitli Yerli Turunç Klonları ve Yabancı Kökenli Bazı Turunçgil
Çeşitlerinin Adana Koşullarında Gösterdikleri Bitkisel Özellikler. Çuk.Ü.Z.F. Bahçe Bitkileri
Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Lisans tezi, yayınlanmamış). Adana. ? s.
Tez çalışmasında, Yerli turunç klonlarıyla, yabancı kökenli bazı turunçgil çeşitlerinin, bitkisel
özellikleri yardımıyla tanınmaları amaçlanmıştır. Adana ekolojik koşullarında ele alınan
çeşitlerde yaprak, sürgün, gövde ve taç yapıları üzerinde durulmuş; turunçlar ve öteki
çeşitlerin, bu özellikler yönünden gruplamaları yapılmıştır.
C051 TAMDOĞAN, Ş. 1980. Çukurova Koşullarında Değişik Harçlarda Yetiştirilen Bazı
Turunçgil Anaçlarının Makro ve Mikro Besin Maddelerinden Yararlanma Yetenekleri
32
Üzerinde Bir Araştırma. Çuk.Ü.Z.F. Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Diploma tezi,
yayınlanmamış). Adana. 51 + ? s.
Tez çalışmasında, bazı turunçgil anaçlarının, değişik harç karışımlarındaki besin
maddelerinden yararlanma durumlarının ortaya konması amaçlanmıştır. 5 değişik anaçla, 6
farklı harç karışımında, Adana koşullarında yürütülen denemeler sonunda; yapraklardaki
element düzeylerinin, aynı harç karışımında, önemli sayılabilecek bir fark göstermediği;
ancak, bir anaç ele alındığında, harçlar arasında farklılıklar bulunduğu; dolayısıyla, her anaç
için uygun harç karışımının, ayrı olduğu ifade edilmiştir.
C052 TAŞDEMİR, H.A. 1990. Turunçgillerde Fidan Üretimi. İçinde: Turunçgiller ve Subtropik
Meyveler Semineri. 19-23 Kasım 1990. Antalya. T.O.K.B., Narenciye Araştırma Enstitüsü,
Antalya (Teksir). s: 33-48.
Metinde, turunçgillerin çoğaltma tekniğine değinildikten sonra; tohum üretimi ele alınmış,
Ülkemizde kullanılan başlıca anaçların bazı özellikleri vurgulanmış ve tohumda, ekilmesine
kadar yapılacak işlemler hakkında bilgi verilmiş; geleneksel ve hızlı fidan üretimi konularına
girilerek, bunların tekniklerine ilişkin açıklamalarda bulunulmuş; çöğürlerin yetiştirilmesiyle,
aşılanmaları hususları ele alınarak, ayrıntılı biçimde işlenmiştir.
C053 TEKİN, M.A. 1987. Turunçgil Fidanı Yetiştiriciliği. Derim, 4 (1): 43-48.
Yayında, turunçgil fidanı yetiştiriciliği ele alınmış olup; yer seçimi, tohum temini ve fidanlık
toprağının taşıyacağı özellikler açıklandıktan sonra; tohum ekimi, çöğürlerin şaşırtılması,
aşılama işlemi, aşılı çöğürlerin bakım ve terbiyesi hususlarında bilgi verilmiş; daha sonra,
mikroaşılamaya geçilmiş ve hızlı fidan üretim teknikleri üzerinde durularak; yayının sonuna
12, 14-18 ve 24-30 aylık üretim sürelerine ilişkin takvimler eklenmiştir.
C054 TEKİN, M.A., H.A. TAŞDEMİR, T. TAŞDEMİR. 1988.Bazı Turunçgil (Citrus spp.) Tür
ve Çeşitlerinde Fidanların Tüpte ve Arazide Yetiştirilmesi Arasındaki Farklılıklar Üzerinde
Araştırmalar. Derim, 5 (1): 3-19.
Çalışmada, tüpte ve arazi koşullarında turunçgil fidanı üretiminin karşılaştırmalı olarak
incelenmesi amaçlanmıştır. Turunç üzerine Washington göbekli ve Yafa portakalları; Marsh
Seedless altıntopu, Satsuma mandarini, Interdonato ve Yediveren limonları aşılanarak
yürütülen çalışmalar sonunda; çöğürlerin tüpte daha iyi geliştiği ve aşıya daha erken geldiği;
fidanlar arasında, yetiştirme koşullarına göre fark bulunamadığı; buna karşılık, çeşitler
itibariyle büyümede farklılıklar görüldüğü, en hızlı gelişimi Marsh Seedless altıntopunun, en
yavaş gelişimi ise Yafa portakalı fidanlarının gösterdiği; Interdonato dışındaki çeşitlerin,
arazide yetiştirilen fidanlarının, dikimden sonra daha hızlı gelişim yaptıkları ortaya konmuştur.
C055 TOK, A. 1979. Çukurova Koşullarında Bazı Turunçgil Anaçlarının Bazı Harçlardaki
Büyüme, Gelişme Durumları ve Poliembriyoniye Eğilimleri Üzerinde Bir Araştırma.
33
Çuk.Ü.Z.F. Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Mezuniyet tezi, yayınlanmamış).
Adana. 19 + ? s.
Tez çalışmasında, turunçgil anaçlarından bazılarının, değişik harç karışımlarındaki büyüme,
gelişme durumları ile poliemriyoniye eğilimlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. 6 değişik harç
karışımında, 5 turunçgil anacı üzerinde Adana'da yapılan çalışmalarla; her anaç için uygun
harç karışımları ortaya konulmuş; bunlardan Benecke üçyapraklısı, Volkameriana ve
Yuzu'nun, turuncun yerini alabileceği doğrultusunda görüş ilerisürülmüş; ancak, ayrıntılı
çalışmalardan sonra, kesin kanıya varılabileceği ifade edilmiştir.
C056 TOPALAHMETOĞLU, İ. 1980. Çukurova Koşullarında Değişik Harçlarda Yetiştirilen
Bazı Turunçgil Anaçlarının Büyüme ve Gelişme Durumları Üzerinde Bir Araştırma.
Çuk.Ü.Z.F. Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Lisans tezi, yayınlanmamış). Adana.
65 + ? s.
Tez çalışmasında, turunçgil anaç denemelerinde yararlanılmak üzere, bazı anaçların değişik
harç karışımlarında gösterdikleri büyüme ve gelişme durumlarının belirlenmesi
amaçlanmıştır. Adana koşullarında yürütülen denemeler sonunda; Volkameriana, Yerli
turunç, Yuzu, Carrizo sitranjı ve üçyapraklı anaçlarının, 6 değişik harç karışımında boy, çap
ve kök gelişmesi yönünden, gösterdikleri özellikler ortaya konmuştur.
C057 TUNÇDEMİR, Ü. 1991. Karadeniz Kıyı ve Geçit Bölgesi ile Doğu Anadolu Bölgesinin
Bazı İllerindeki Fidanlıklarda Kök-Ur Nematodları (Meloidogyne spp.) ve Turunçgil Nematodu
(Tylenchulus semipenetrans Cobb.)'nun Yayılışı Üzerinde İncelemeler. İçinde: Türkiye 1.
Fidancılık Simpozyumu. 26-28 Ekim 1987, Tokat. TÜBİTAK (TOAG) - Cum.Ü.T.Z.F. Tokat.
T. K. B. Yayını. Ankara. s: 263-272.
C058 TUZCU, Ö. 1978. Turunçgillerde Anaç ve Sorunları. Çağdaş Tarım Tekniği, 3: 31-35.
Yayında, turunçgil anaçlarının kullanılma nedenleri ve anaçlarda aranacak özellikler
belirtildikten sonra; turunç, üçyapraklı, sitranjlar, Kleopatra mandarini, Kaba limon, portakal,
Rangpur laymı, taiwanica, volkameriana, macrophylla, Yuzu ve sitremonlar gibi, bazı
turunçgil anaçları hakkında ayrı ayrı özet bilgiler verilmiş, denemeye alınması gerekli görülen
anaçlar belirtilmiş ve Ülkemiz yönünden ele alınması gereken sorunlar üzerinde durulmuştur.
C059 TUZCU, Ö. 1979. Bazı Önemli Turunçgil Anaçlarında Değişik Çevre Koşullarının
Büyüme Üzerine Etkileri, Düşük Sıcaklıklara Dayanıklılık ve Bununla Elektrolitik İletkenlik
Oranları Arasındaki İlişkiler. Çuk.Ü.Z.F., Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü. Adana
(Doçentlik tezi, yayınlanmamış). 161 s.
Tez çalışmasında, 14 değişik turunçgil anacının çevre-büyüme, çevre-düşük sıcaklıklara
dayanıklılık ve düşük sıcaklık-gövde parçalarında elektrolitik iletkenlik oranları arasındaki
ilişkileri incelemek amacı güdülmüştür. Turunçgil anaçlarının bir yaşlı çöğürlerinin materyal
olarak alındığı denemelerde, değişik süre ve sıcaklık derecelerindeki ortamların etkileri
34
izlenmiş ve elektrolitik iletkenlik oranları belirlenmiştir. Optimum koşullarda, önce soğuk
sonra sıcak ortamda ve sürekli olarak soğuk ortamda tutulan anaçların durumları ortaya
konmuş ve elektrolitik iletkenlik yönteminin, düşük sıcaklıklar nedeniyle oluşan
zararlanmaların, morfolojik olarak ortaya çıkmadan önce, saptanmasına imkan verdiği ifade
edilmiştir.
C060 TUZCU, Ö. 1981. Turunçgillerde Çeşitli Yönleriyle Anaç Sorunları. İçinde: Akdeniz
Bölgesi Bahçe Bitkileri Yetiştiriciliğinde Sorunlar, Çözüm Yolları ve Yapılması Gereken
Araştırmalar Simpozyumu. 9-13 Nisan 1979, İncekum-Alanya. TÜBİTAK Yayınları. No: 501,
TOAG Seri No: 99. Ankara. s: 248-264.
Bildiride, turunçgil anaçları konusunda kısa bir tarihçe verilmiş, Türkiye'de yapılan çalışmalar
anlatılmış, 1974 yılı itibariyle turunçgil yetiştiricisi ülkelerde kullanılan başlıca anaç adları
sıralanmıştır. Türkiye'de anaç yönünden ele alınması gereken sorunlar üzerinde durulmuş ve
bazı önemli anaçların çeşitli özellikleri çizelgeler halinde sunulmuştur. Yayının sonunda,
konuya ilişkin soru ve cevaplar yer almıştır.
C061 TUZCU, Ö. 1984. Resistance au Froid 14 Porte-greffe d' Agrumes Cultives sous
Differents Conditions de Milieu. Fruits, 39 (7-8): 461-466.
Çalışmada, 14 değişik turunçgil anacının, farklı sıcaklık dereceli yetiştirme ortamı
koşullarında tutulmak suretiyle, soğuğa dayanıklılık durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır.
Belirli ortam sıcaklıklarında yetiştirilen anaçların, yapraklarının soğuktan zararlanma
derecelerine göre yapılan karşılaştırmaların esas alındığı değerlendirme sonunda; soğuğa
dayanıklılık derecesini, en iyi şekilde 26/18 ºC'lik ortamda yetiştirilen ve -5 ºC'de 5 saat
süreyle tutulan uygulamanın ortaya koyduğu; bu koşullarda, Volkameriana, Macrophylla ve
Rangpur laymının çok duyarlı; Hamlin portakalı, Carrizo sitranjı ve Kaba limonun duyarlı;
Duncan altıntopu, Kleopatra mandarini, turunç, 1452 numaralı sitrumelo, Taiwanica, Yuzu,
Troyer sitranjı ve üçyapraklının ise, dayanıklı olarak gruplandırılabileceği belirtilmiştir.
C062 TUZCU, Ö. 1984. Le Comportement de 14 Porte-greffe d'Agrumes Cultives Sous
Differents Conditions de Milieu. Fruits, 39 (9): 551-560.
Çalışmada, farklı sıcaklık dereceleri ve sürelerde tutulan, 14 değişik turunçgil anacının
gösterdikleri davranışların belirlenmesi amaçlanmıştır. 4 değişik sıcaklık derecesi ve sürede
yürütülen denemelerde, enuygun koşullarda Macrophylla ve Carrizo sitranjının en kuvvetli
gelişen; Troyer sitranjı, üçyapraklı, 1452 numaralı sitrumelo ve Kleopatra mandarinin ise,
kuvvetli büyüyen anaçlar olarak belirlendiği belirtilmiş ve denenen öteki sıcaklık ve
sürelerdeki anaçların davranışları ortaya konmuştur. Çalışmada ayrıca, Webber tarafından
bildirilen 12.8 ºC'lik, endüşük gelişme sıcaklığının yeniden gözden geçirilmesi gerektiği de
ifade edilmiştir.
35
C063 TUZCU, Ö. 1984. Conductivite‚ electrolytique: Une Methode Rapide pour la Selection
des Porte-greffe d'Agrumes Resistant aux Basses Temperatures. Fruits, 39 (11): 699-707.
Çalışmada, turunçgil anaçlarının soğuğa dayanıklılık durumunu ortaya koyma açısından,
hızlı bir yöntem olan elektriki geçirgenlikten yararlanma amaçlanmıştır. Geçirgenlik
yönteminin, bitki dokusunda düşük sıcaklığın neden olduğu zararlanmayı yansıtabileceği
belirtilen araştırmada; bu yöntemle 1 yaşındaki bitkilerin kullanılarak, turunçgil anaçlarının
soğuğa dayanıklılıklarının belirlenebileceği ifade edilerek; üzerinde çalışılan anaçların
soğuğa dayanıklılıkları, duyarlıdan dayanıklıya doğru, aşağıda olduğu gibi sıralanmıştır:
Macrophylla, Rangpur laymı, Volkameriana, Kaba limon, Duncan altıntopu, Hamlin portakalı,
turunç, Kleopatra mandarini, 1452 numaralı sitrumelo, Taiwanica, Carrizo sitranjı, Yuzu,
Troyer sitranjı ve üçyapraklı.
C064 TUZCU, Ö., A. ÇINAR, M. KAPLANKIRAN, T. YEŞİLOĞLU. 1986. Bazı Önemli
Turunçgil Anaçları ile Turunçgillerin Akraba, Cins, Tür ve Çeşitlerinin İlkbahar Gelişme
Döneminde Phytophthora citrophthora Leonian'a Dayanıklılıkları. İçinde: TÜBİTAK-TOAG
Bitki Islahı Simpozyumu. 15-17 Ekim 1986. Izmir. s. ?
Çalışmada, toplam 65 adet turunçgil akraba, cins, tür ve çeşidinin, ilkbahar gelişme
döneminde Phytophthora citrophthora mantarı yönünden bulaşmalara dayanıklılıklarının
incelenmesi amaçlanmıştır. Anılan gelişme döneminde, yalnız Santucci turuncunun orta
derecede dayanıklı olarak bulunduğu denemelerde, duyarlı ve çok duyarlı olarak
belirlenenlerin adları gruplandırılmış; bunlar arasında, yaygın olarak kullanılan Sitrumelo
1452 ile Troyer sitranjının duyarlı; Ülkemiz turunçlarından Yerli turuncun çok duyarlı, Adil
Okan turuncunun ise, duyarlı gruplarında yer aldığı ifade edilmiştir.
C065 TUZCU, Ö., A. ÇINAR, M.O. GÖKSEDEF, M. ÖZSAN, M. BİÇİÇİ. 1984. Resistance of
Citrus Rootstocks to Phytophthora citrophthora During Winter Dormancy. Plant Disease, 68
(6): 502-505.
Çalışmada, turunçgillerin anaç olarak kullanılan değişik cins, tür ve çeşitlerinden oluşan 70
çeşidin, P. citrophthora'ya dayanıklılık yönünden incelenmesi amaçlanmıştır. 2 yaşlı
fidanların gövdelerine hastalık etmeni inokulasyonu yapılması, 35 gün sonra, gövdede
hastalığın oluşturduğu renklenmenin ölçülmesi ve yara alanının gövde çapına oranlanarak,
hastalık şiddetinin sıralanması suretiyle sürdürülen çalışmalar sonunda; ele alınan anaçların,
hastalığa çok dayanıklı, dayanıklı, duyarlı ve çok duyarlı, gibi kategoriler itibariyle,
gruplandırılmaları yapılmıştır.
C066 TUZCU, Ö., J.G. HUGUET, M. KAPLANKIRAN. 1981. Comparaison des Performances
Racinaires de Dix Porte-greffe des Agrumes en Turquie sur Sol Argilo-limoneux. Fruits, 36
(11): 711-718.
Türkiye'nin Güneydoğu sahilindeki Adana ovasında (Çukurova), killi-tınlı ve derin toprağa
dikilmiş, 5 yaşındaki kendi kökleri üzerinde (aşılanmamış), 10 değişik turunçgil anacının kök
sistemlerini karşılaştırmak üzere ele alınan bu çalışmada; köklerin ortalama yoğunluğu, emici
36
kılların miktarı ile toprak üstü sisteminin gelişmesi arasında, pozitif bir ilişki belirlenmiş olup,
bu ilişkilerin, anaçların farklı ortam koşullarına adaptasyonunun uygunluğunu belirlediği
ortaya konmuştur. Bu şartlarda, Macrophylla, Volkameriana ve Yuzu kuvvetli gelişen,
Citrumelo 1452 ve Poncirus ise, zayıf gelişen anaçlar olarak ifade edilmiştir.
C067 TUZCU, Ö., M. KAPLANKIRAN, M. ÖZSAN. 1987. Effets de la Relation Greffon/Portegreffe sur les Teneurs en Hydrates de Carbon chez le Bigaradier (Citrus aurantium L.) le
Poncirus trifoliata (L.) Raf. et le Citrus volkameriana Tan. et Pasq.. Fruits, 42 (9): 515-520.
Çalışmada, turunç, üçyapraklı ve Volkameriana'da anaç/ kalem ilişkisinin, karbonhidrat
içeriklerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Adıgeçen anaçlarla bunların karşılıklı aşı
kombinasyonlarında, ocak ve haziran dönemlerinde alınan örneklerde yapılan analizler
sonunda; karbonhidratlardan sakkaroz ve nişastanın, her üç anaç ve aşı kombinasyonlarının
özelliklerini belirleyici olarak göründüğü; nişastanın aktif dönemde (haziran), sakkarozun ise
dinlenme (ocak) döneminde arttığı; üçyapraklının etkisinin, hem anaç hem de kalem olarak,
öteki iki anaçtan daha belirgin olarak ortayaçıktığı ifade edilmiştir.
C068 TUZCU, Ö., M. KAPLANKIRAN, T. YEŞİLOĞLU, İ. YILMAZ, M. ÖZCAN. 1989. Değişik
Ortamların Bazı Turunçgil Anaçlarının Büyüme ve Gelişmeleri Üzerine Etkileri. Doğa,
Tr.Tar.Or.Derg., 13 (3a): 808-830.
Çalışmada, Yerli turunç, Benecke üçyapraklısı, Volkameriana, Yuzu ve Carrizo sitranjı gibi
anaçlar bitki materyali olarak; Ürgüp toprağı, kum, toprak ve çiftlik gübresi gibi maddeler de
ortam materyali olarak alınmış ve özellikle ortam materyalinin değişik kombinasyonlarının,
anaçlara etkisi incelenmek üzere, bunlarda boy ve çap ölçümleri ile kök gelişme ve kalitesi
üzerinde durulmuştur. Araştırmanın sonunda, her anaç için ayrı ayrı uygun ortam materyali
kombinasyonları belirlenmiş olup, bunlardan Volkameriana'nın bütün kombinasyonyonlarda
iyi bir gelişme gösterdiği; öteki anaçların ise, uygun gelişme gösterdikleri ortam
kombinasyonlarının değişik yapılarda bulunduğu belirlenen çalışmada; her anaçta boy ve
çap gelişmesi için ayrı ve kök gelişme ve kalitesi için ise, yine farklı ortamların daha uygun
olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.
C069 TUZCU, Ö., M.O. GÖKSEDEF. 1983. Bazı Önemli Turunçgil Anaçları ve Citrus Cinsine
Giren Türler ile Citropsis gilletiana Swing ve Aeglopsis chevallieri Swing'nin Kış Dinlenme
Döneminde Phytophthora citrophthora (Smith and Smith)Leonian' a Dayanıklılıkları Üzerinde
Araştırmalar. Doğa Bil. Derg., D2, 7 (1): 79-89.
Araştırmada, toplam 70 turunçgil akraba, cins, tür ve çeşidinin kış dinlenme döneminde,
Phytophthora citrophthora bulaşmalarına karşı dayanıklılıkları ele alınmış olup; çok dayanıklı,
dayanıklı ve çok duyarlı olarak gruplamaları yapılan çeşitler arasında; Yerli turuncun orta
derecede dayanıklı ve Okan turuncunun duyarlı olarak belirlendiği çalışmada; turunçgil
anaçlarından Taiwanica, Macrophylla, Brezilya turuncu ve Yuzu'nun duyarlı olduğu ifade
edilmiştir.
37
C070 TUZCU, Ö., M. ÖZSAN, M. KAPLANKIRAN. 1982. Doğu Akdeniz Yerli Turunçlarının
Büyüme Durumları. İçinde: TÜBİTAK 7. Bilim Kongresi 6-10 Ekim 1980. Adana. TOAG
Tebliğleri Bahçe Bitkileri Seksiyonu. TÜBİTAK Yayın No: 547. TOAG Seri No: 110. Ankara.
s: 207-227.
Bildiride, Akdeniz bölgemiz turunçgil yetiştiriciliğinin başlıca anacı olan turuncun, Göçüren
(tristeza) hastalığına dayanıksız olması dışında, iyi özellikler taşıdığı vurgulanarak; bu yörede
yer alan, 100 yaşından yukarı olduğu sanılan ve farklı özellikler gösteren bireylerin, selekte
edilerek çeşitli özelliklerinin ortaya konmasının amaçlandığı belirtilmiştir. 31 bireyin
ağaçlarından alınan tohumlardan elde edilen çöğürlerin, ilk aşamada gelişme durumlarının
incelendiği çalışmada; bireylerin boy ve çap ölçümleri yönünden yapılan karşılaştırmalarda,
bunların değişik gruplara ayrıldığı ifade edilmiştir.
C071 TUZCU, Ö., M. ÖZSAN, M. KAPLANKIRAN, A.Y. HIZAL, H.Y. APAYDIN, Ö. YALÇIN.
1982. Bazı Önemli Turunçgil Anaçlarının Çeşitli Özellikleri Üzerinde Araştırmalar-I
Poliembriyoniye Eğilim, Büyüme ve Gelişme Durumları. Bahçe, 11 (2): 41-50.
Çalışmada, 16 değişik turunçgil anacı ele alınmış ve bunların tohum çimlenme oranları,
poliembriyoniye eğilimleri ile büyüme ve gelişme durumları incelenmiştir. Buna göre, 8A.34.5
sitranjı, Yerli turunç, Kleopatra mandarini, Brezilya turuncu ve Volkameriana tohumları en
yüksek ve Rubidoux ve Yerli üçyapraklıları en düşük oranlarda çimlenme göstermiştir.
Poliembriyoniye eğilim, Macrophylla ve Troyer sitranjında en fazla, Yerli üçyapraklı ve
Brezilya turuncunda en düşük olarak belirlenmiştir. Taiwanica, Volkameriana, Rangpur laymı
ve Kaba limon, tohum tavalarında yaz büyüme döneminde hızlı gelişmişler ve bu eğilimlerini,
aşılama parsellerinde de sürdürmüşlerdir. Şaşırtma şokuna Yuzu, Taiwanica ve Citrumelo
1452'nin dayanıklı, 8A.34.5 sitranjı ile Rangpur laymının ise dayanıksız oldukları belirtilmiştir.
C072 TUZCU, Ö., O. ERKAN, M. ÖZSAN. 1978. Turunçgil Fidanı Üreten İşletmelerimizin
Teknik ve Ekonomik Faaliyetleri Üzerinde Bir Araştırma. Çuk.Ü.Z.F. Yayınları: 128. Bilimsel
İnceleme ve Araştırma Tezleri: 18. Adana.72 s.
Çalışmada, Türkiye turunçgil bölgeleri alt bölgelere ayrılarak, turunçgil fidanı yetiştiren
işletmeler itibariyle incelenmiştir. Faaliyet biçimlerine göre 4'e ayrılarak etüd edilen
işletmelerde; fidancılık arazisi ortalamasının 3,3'da olduğu, maliyetin yarıdan fazlasını işçilik
harcamalarının oluşturduğu belirlenmiş ve o yıllardaki maliyet fiyatları hesaplanmıştır.
Araştırmada ayrıca, Türkiye'de turunçgil fidancılığının gelişebilmesi için üzerinde durulması
gerekli konulara yer verilmiştir.
C073 ULUBELDE, M. 1991. Turunçgil Fidancılığında Anaçlar. İçinde: Türkiye 1. Fidancılık
Simpozyumu. 26-28 Ekim 1987, Tokat. TÜBİTAK (TOAG)-Cum.Ü.T.Z.F. T.K.B. Yayını.
Ankara. s: 305 -311.
Bildiride, turunçgillerde anaç kullanmanın önem ve avantajlarından bahsedilerek,
turunçgillerin anaç yönünden özel durumlarına değinildikten sonra; anaç olarak kullanılan
turunçgil cins, tür, çeşit ve değişik melezlerin, belirgin özellikleri verilmiştir.
38
C074 ULUBELDE, M., M.Ö. ÖZCAN. 1985. Turunçgil Tohumlarının Depolanması. İçinde:
Türkiye'de Sertifikalı ve Kontrollu Tohumluk Üretim ve Dağıtım Sorunları Simpozyumu. 8-10
Şubat 1985 İzmir. TÜBİTAK Yayın No: 612. s: 599-603.
Bildiride, turunçgil tohumlarının, genel olarak düşük nem düzeylerinde zarar gördüğü ifade
edilerek; Citrus cinsine giren türler ile, Poncirus trifoliata Raf. tohumları için, uygun depolama
koşullarına ilişkin, çeşitli araştırma sonuçları verilmiş ve son yıllarda yapılan çalışmaların;
turunçgil tohumlarının, % 5 nem ve -20 ºC’de saklanabilecekleri doğrultusunda, bulgular
ortayakoyduğu belirtilmiştir.
C075 UYSAL, A.V. l985. Doğu Akdeniz Bölgesinden Selekte Edilen Turunç Klonlarının
Morfolojik ve Pomolojik Özellikleri. Çuk.Ü.F.B.E., Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı (Yüksek lisans
tezi, yayınlanmamış). Adana. 226 + ? s.
Tez çalışmasında, TUZCU tarafından Doğu Akdeniz bölgesinden seçilen turunç klonlarının,
morfolojik ve pomolojik özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Adana koşullarında, 8
yaşında olan ve tohumdan çoğaltılan, 29 değişik turunç klonu üzerinde yapılan çalışmalar
sonunda; sözkonusu turunç klonlarının, ağaç ve yaprak özellikleri, ağaç yapıları, indeks
durumları, çekirdek sayıları, albedo ve flavedo kalınlıkları, meyvesuyu miktarları, asitlik ve
suda çözünebilir kurumadde miktarları gibi özellikler yönünden, çeşitli gruplara
ayrılabilecekleri ifade edilmiştir.
C076 ÜLBEĞİ, İ.E. l990. Turunçgillerde Değişik Anaç Kalem Kombinasyonlarında Anaçların
Bitki Besin Maddeleri Alımı Üzerine Etkisi. Çuk.Ü.F.B.E., Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı
(Yüksek lisans tezi, yayınlanmamış). Adana. 73 + ? s.
Tez çalışmasında, turunçgillerin değişik anaç-kalem kombinasyonlarında, bitki besin
maddeleri alımı üzerine, anaçların etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Adana koşullarında
yer alan, 11 değişik turunçgil anacı üzerine aşılı, 4 ticari türün l2 çeşidinin, 5-6 yaşlı
ağaçlarında yürütülen çalışmalar sonunda; üzerlerine aşılı çeşitlerin yapraklarındaki bitki
besin maddeleri kompozisyonuna, anaçların; N, Zn, ve Na dışında, çeşitlere göre etkileri
değişen, çok büyük farklılıklara yolaçtığı ifade edilerek; sözkonusu elementler dışındaki,
makro ve mikro bitki besin maddeleri yönünden, anaçların gösterdikleri değerler
sıralanmıştır.
C077 YEŞİLOĞLU, T. 1982. Doğu Akdeniz Bölgesinde Selekte Edilen Turunç Klonlarının
Morfolojik Özellikleri. Çuk.Ü.Z.F. Bahçe Bitkileri Bölümü (Yüksek lisans tezi, yayınlanmamış).
Adana. 87 + ? s.
Tez çalışmasında, Doğu Akdeniz Bölgesinden seçilen turunç klonlarının, morfolojik
özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Adana koşullarında yer alan, TUZCU tarafından
selekte edilmiş, kendi kökleri üzerinde, 6 yaşındaki 29 turunç klonu üzerinde yapılan
çalışmalar sonunda; turunç klonlarının, pulplarının tadının normal ve farklı olmalarına göre
gruplandırılmaları yapılmış; taç büyüklükleri ve indeks değerleri itibariyle grupları ortaya
konmuştur.
39
C078 YEN. A.S. 1936. Sulla Necessita della Selezione Per I Porta-Innesti Degli Agrumi. La
Stazione Sperimentale per le Piante Tropicali di Antalya. pp: 7.
Turunçgil yetiştiriciliğinde anaç seçiminin gerekliliği adını taşıyan yayında, standard çeşitlerin
ancak uygun bir anaç üzerinde başarılı olarak üretilebileceği ifade edilmiş; turunçgil anacının
özellikle, poliembriyonik karakter taşıması ve hastalıklara dayanıklı bulunması gerektiği
vurgulanmış ve turunç anacının bazı özellikleri üzerinde durulmuştur.
40
D- YETİŞTİRME TEKNİĞİ
D001 ALAP, M. 1953. Narenciye Sulaması. T.V., Neşriyat ve Haberleşme Müdürlüğü, Sayı:
697. Ankara. 36 s.
Yayında, sulama konusuna girmeden önce, yöre ve toprağın incelenmesi ve ıslahı; toprak
işleme ve bitki besin maddeleri ile su temini hususlarında bilgi verilmiştir. Daha sonra, topraksu ilişkilerinin ayrıntılı olarak ele alındığı broşürde, sulamanın olumlu ve olumsuz yönleri de
belirtilmiş ve yüzey, toprakaltı ve yağmurlama sulama yöntemlerine ilişkin açıklamalarda
bulunulmuştur. Yayında, son olarak, turunçgillerde sulama zamanı ve gerekli su miktarları;
örtü bitkisi kullanma, yabancıotların ilaçla mücadelesi gibi hususlarla, birarada olarak ele
alınmıştır.
D002 ANONİM. Tarihsiz. Turunçgil Bahçelerinde Yapılacak Sulama Tatbikatı. G.T.H.B.,
MEYSEB Mersin Bölge Müdürlüğü (Teksir). Mersin. 2 s.
Bültende, turunçgil bahçelerinin sulanması hususu ele alınmış olup; ağırlıklı olarak verilecek
aşırı suyun zararları üzerinde durulmuş, suyun dengeli olarak verilmesi ve çanak usulü
kullanılması önerilerek bu yöntemin uygulanması ve yararlarına ilişkin, kısa bilgilere yer
verilmiştir.
D003 ANONİM. 1954. Narenciye Fidanlarını Nasıl Dikmeli. Z.V., Neşriyat ve Haberleşme
Müdürlüğü. Sayı: 50. Ankara. 6 s.
Broşürde, dikimden önce yapılacak işlemler olarak, fidanların köklendirilmesi, dikim aralıkları
ve fidan çukurlarının açılması üzerinde durulmuş; dikim işlemi, şekille ve ayrıntılı olarak ele
alınmış, dikimden sonra ise, herekleme ve sulama hususlarında açıklamalar yapılmıştır.
D004 ANONİM. 1964 ?. Washington Portakalı Su İhtiyacı Denemesinde Elde Edilen (K) Kat
Sayıları ve Su İhtiyacı (Deneme yılları 1962-64).
D005 ANONİM. 1964 ?. Rize Mandarininde Su İhtiyacı Denemesinden Elde Edilen (K) Kat
Sayıları (Deneme yılları 1962-64).
D006 ANONİM. 1979. Turunçgiller-Yıllık Bakım İşleri ve Meyvelerde Ortaya Çıkan
Zararlanmalar. G.T.H.B., MEYSEB Genel Müdürlüğü, Yayın No: 4. Ankara. 14 s.
Yayında, turunçgil bahçelerinde uygulanması gereken kültürel işlemler, yılın ayları itibariyle
ve maddeler halinde verilmiş; meyvelerde ortaya çıkan zararlanmalar hususu ise, belirtileri,
nedenleri, zamanı ve kontrolü adlı sütun başlıkları altında, 25 ayrı konu yönünden, çizelgeler
halinde açıklanmıştır.
41
D007 ANONİM. 1981. Turunçgil Bahçelerinde Kışa Girerken Yapılacak Çalışmalar. G.T.H.B.,
MEYSEB Çiftçi Bülteni. Sirküler No: 20 (Teksir). Mersin. 2 s.
Bültende, turunçgil bahçelerinde kış öncesi yapılması gerekli olan işlemler ele alınmış olup;
bu çerçevede, bahçede birikecek suların akıtılması, ve gübreleme; Dal Yanıklığı Meyve
Çürüklüğü ve Uçkurutan gibi hastalıklara karşı alınacak önlemler, meyveli dalların
hereklenmesi ve dondan korunma gibi konularda, özet bilgilere yer verilmiştir.
D008 ANONİM. 1982. Turunçgil Bahçe Tesisi. G.T.H.B., MEYSEB Çiftçi Bülteni. Sirküler No:
4 (Teksir). Mersin. 2 s.
Bültende, turunçgil bahçelerinin kurulması hususu ele alınmış olup; türler için Çukurova'da
uygun yöreler, arazinin toprak yapısı, rüzgar alma durumu, parselasyon işlemi, çeşitler
itibariyle dikim aralıkları, fidan yerlerinin işaretlenmesi, fidan çukurunun açılması, dikim
zamanı, uygun fidanların taşıması gereken özellikler, fidanlıkta fidan sökümü, üçleme ve
fidanın dikilmesi gibi konularda, özet bilgilere yer verilmiştir.
D009 ANONİM. 1982. Turunçgil Bahçelerinizde Kökü Derinde Olan Ağaçlarınıza Hava
Yalağı Açınız. G.T.H.B., MEYSEB Çiftçi Bülteni. Sirküler No: 10 (Teksir). Mersin. 1 s.
Bültende, çeşitli nedenlerle kökleri derinde kalan turunçgil ağaçları için alınacak önlemler
üzerinde durulmuş olup; gereken arazilerde, fidanın teraslama işleminden sonra dikilmesi ve
sulama suyunun, toprağı aşındırmayacak biçimde verilmesi gibi önerilerde bulunularak; bu
şekildeki ağaçların etrafına, hava yalağı açılması ve bunların korunması gerektiği
belirtilmiştir.
D010 ANONİM. 1982 ?. Turunçgil Ağaçlarınıza Zamansız ve Aşırı Su Vermekten Kaçınınız.
G.T.H.B., MEYSEB Çiftçi Bülteni. Sirküler No: 19 (Teksir). Mersin. 2 s.
Bültende, turunçgil ağaçlarının sulanması hususu ele alınmış olup; suyun zamansız ve aşırı
miktarlarda verilmesinin zararları üzerinde durulmuş; uygun sulama yönünden sulama
zamanının belirlenmesi konusuna değinilmiş, bölge için çanak usulü sulama önerilmiş ve bu
sulama şekline ilişkin özet bilgilere yer verilmiştir.
D011 ANONİM. 1982. Limon Ağaçlarında Yaz Budaması. G.T.H.B., MEYSEB Çiftçi Bülteni.
Sirküler No: 21 (Teksir). Mersin. 2 s.
Bültende, limon ağaçlarında yaz budaması hususu ele alınmış olup; Uçkurutan hastalığına
duyarlı limon çeşitlerinde, hastalık mantarlarının girişini engelleme bakımından, budamanın
temmuz-ağustos gibi yaz aylarında yapılması gerektiği ifade edilerek; uygulanacak
kesimlerin şekli açıklanmış, budama artıklarının mutlaka yakılması ve bu dönem dışında
budanmış ağaçların ilaçlanması gibi konularda önerilerde bulunulmuştur.
42
D012 APAYDIN, H.Y. 1989. Türkiye Turunçgil Yetiştiriciliğinde Tür ve Çeşit Seçiminin
Önemi. TOK, 45: 12-13.
Yayında, Türkiye'de turunçgil tarımı yönünden büyük bir potansiyel bulunduğu belirtilerek, bu
potansiyelin büyük ölçüde, Ülkemizin uygun ekolojik koşullara sahip olmasından
kaynaklandığı vurgulanmış; ancak, tür, hatta çeşit düzeyinde, turunçgillerin değişik istekler
gösterdiği ve çoğu durumda, yetiştiricilerce buna dikkat edilmediği ifade edilmiştir. Verim
yanında, kalitenin de önemli olduğu bildirilen yayında, bunu sağlamak üzere; çeşitlerin, onlar
için, uygun olan ekolojilerde yetiştirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, vakit geçirmeden
dünya pazarlarında aranan çeşitlerin de Ülkemize getirilmesinin, ihracat bakımından da
yararlı olacağı vurgulanmıştır.
D013 APAYDIN, H.Y., Ö.YALÇIN. 1990. Turunçgil Tür ve Çeşitlerinin Tanıtımı. İçinde:
Turunçgiller ve Subtropik Meyveler Semineri. 19-23 Kasım 1990. Antalya. T.O.K.B.,
Narenciye Araştırma Enstitüsü, Antalya (Teksir). s: 13-24.
Metinde, cins ve türler belirtildikten sonra, türlerin ekolojik istekleri üzerinde durulmuş ve
ticari yetiştiriciliğe uygun belli başlı portakal, mandarin, limon ve altıntop çeşitlerine ilişkin
bilgiler verilerek, bazı önerilerde bulunulmuştur.
D014 BAHÇECİOĞLU, H.R. 1953. Turunçgillerde Budama. T.V., Neşriyat ve Haberleşme
Müdürlüğü. Sayı. 698. Ankara. 17 s.
Yayında, turunçgillerde budamanın önemi, çeşit özellikleri ve ekolojik faktörlerin budamaya
etkisi hakkında açıklamalarda bulunulmuş; dal şekilleri hususunda bilgi verilmiştir. Daha
sonra, fidan terbiyesi, şekil budaması, verimli ağaçlarda budama konuları ele alınmış ve
çeşitler itibariyle portakallarda, türler itibariyle altıntop ve limonlarda ve ayrıca Yerli
mandarinlerde uygulanacak budama işlemleri açıklanmıştır. Yayında ayrıca, verimden düşen
ağaçların budanması, verimden düşmüş yaşlı ağaçların budanması ile dondan zarar gören
ağaçların budanması konularında bilgiler verilmiş; budama zamanı ve budamada dikkat
edilecek hususlar üzerinde durulmuştur.
D015 BEREKET, Z. 1990. Turunçgil Budamasında Uygulanan Farklı Mekanizasyon
Yöntemlerinin Teknik ve Ekonomik Yönden İrdelenmesi Üzerine Bir Araştırma. Çuk.Ü.F.B.E.,
Tarımsal Mekanizasyon Anabilim Dalı (Yüksek lisans tezi, yayınlanmamış). Adana. 55 + ? s.
Tez çalışmasında, turunçgil ağaçlarına uygulanan farklı budama yöntemlerinin, işverimi ve
ekonomik açıdan karşılaştırılarak, uygun budama şeklinin belirlenmesiyle, budama
makinelerinin Ülkemiz koşullarında uygunluğunun araştırılması amaçlanmıştır. Adana
koşullarında yer alan, 2 000 dolaylarında portakal ve altıntop ağacının bulunduğu, özel bir
tarım işletmesinde, basit el aletleri, pnömatik etkili kesiciler ve özel budama makinesiyle
yürütülen çalışmalar sonunda; giderler yönünden daha pahalı bulunmasına karşın, budama
makinesinin, işbaşarısı yönünden daha önemli olduğu ortaya çıkmış; ancak, sıra
uzunluklarının kısa oluşu nedeniyle, makinenin tam kapasiteyle çalışmasının engellendiği
ifade edilmiştir.
43
D016 BERKÖZ, E. 1979. Turunçgillerin Su İstekleri ve Sulama Yöntemleri. İçinde: Formen
Temel Kursu, 27 Ağustos-14 Eylül 1979, Mersin. G.T.H.B., MEYSEB, Mersin Bölge
Müdürlüğü. Mersin (Teksir). 6 s.
Teksirde, toprak yapısının genel özellikleri, topraktaki suyun azalma nedenleri, turunçgillerde
su tüketimini etkileyen faktörler ve sulama zamanının belirlenmesi hususlarında, kısa
açıklamalarda bulunulduktan sonra; turunçgillerde toprak bitki-su ilişkileri ile sulama
yöntemleri ve drenaj üzerinde, daha ayrıntılı bilgiler verilmiştir.
D017 COŞKUN, C. 1979. Turunçgil Yetiştiriciliğinde Toprak. İçinde: Formen Temel Kursu, 27
Ağustos-14 Eylül 1979. Mersin. G.T.H. B., MEYSEB, Mersin Bölge Müdürlüğü. Mersin
(Teksir). 7 s.
Metinde, turunçgil yetiştiriciliği yönünden toprak ele alınmış; uygun fiziksel ve kimyasal
özellikleri üzerinde durulmuş; toprak analizinin önemi vurgulanmış ve bir analiz raporu örneği
verilerek, toprak tiplerinin tanımına ilişkin açıklamalarda bulunulmuştur.
D018 COŞKUN, C. 1979. Turunçgillerin İklim İstekleri. İçinde: Formen Temel Kursu, 27
Ağustos-14 Eylül 1979. Mersin. G.T.H.B., MEYSEB, Mersin Bölge Müdürlüğü. Mersin. 7 s.
Metinde, turunçgillerin iklim istekleri ele alınarak, bunlardan sıcaklık üzerinde ayrıntılı olarak
durulmuş; dona karşı korunma, don zararı ve dondan zararlanmış bahçelerde yapılacak
işlemler açıklanmış; nisbi nem, rüzgar ve yağışların, turunçgil yetiştiriciliği yönünden
etkilerine ilişkin bilgiler verilmiştir.
D019 COŞKUN, C. 1989. Önemli Mandarin Çeşitleri. İçelde Tarım, 3: 12-13.
Yazıda, sırasıyla Satsuma, Klemantin, Nova, Robinson, Fremont, Lee, Minneola gibi,
mandarin tür ve çeşitlerine ilişkin ağaç ve meyve özellikleri ile, yetiştiricilik yönünden önemli
bazı nitelikleri hakkında bilgi verilmiştir.
D020 COŞKUN, C. 1989. Narenciye Çiftçilerinin Dikkatine. İçelde Tarım, 3: 25.
Yazıda, narenciye çiftçilerinin dikkatine başlığı altında, bahçe kurarken dikkat edilmesi
gereken hususlar, maddeler halinde açıklanmıştır.
D021 ÇEVİK, B., M. KAPLANKIRAN, O. YURDAKUL. 1987. Çukurova Koşullarında Limon
Yetiştiriciliğinde En Uygun Sulama Yönteminin Saptanması Üzerinde Bir Araştırma-II. 7-9
Yaşlı Limon Bahçesinde İkinci 3 Yılın Sonuçları. Doğa Tr.Tar.Or.D., 11 (1): 42-53.
Çalışmada, limon yetiştiriciliği için en uygun sulama metodunun belirlenmesi amaçlanmıştır.
Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi arazisinde yer alan, 7-9 yaşlı Kütdiken limonlarında
yürütülen denemede; ağaç başına mevsimlik sulama suyu miktarının, en fazla üstten
44
yağmurlamada kullanıldığı, bunu alttan yağmurlamanın izlediği, enaz ise, damla sulamada su
verildiği; büyüme üzerine en olumlu etkiyi, damla sulamanın yaptığı, bunu alttan
yağmurlamanın izlediği; ağaç başına meyve veriminde, yağmurlama metotlarının, karık ve
damla sulamaya göre, daha yüksek olduğu; meyve pomolojik özelliklerine ise, alttan
yağmurlama ve damla sulamaların daha olumlu etkide bulunduğu; ancak, bu bulguların bu
dönem için geçerli olabileceği, kesin sonuç için, denemenin uzatılması gerektiği belirtilmiştir.
D022 ÇEVİK, B., O. TEKİNEL, M. ÖZSAN, Ö. TUZCU, O. YURDAKUL.1982. Çukurova
Koşullarında Turunçgiller Yetiştiriciliğinde Karık, Yağmurlama ve Damla Sulama Yönteminin
Karşılaştırılması Üzerinde Bir Araştırma. TOAG-283. in: 21 th International Horticultural
Congress. 29 Ağustos-4 Eylül 1982. Hamburg.
Bildiride, Çukurova koşullarında turunçgil yetiştiriciliğinde karık, alttan yağmurlama ve damla
sulama metotlarının, meyve verim ve kalitesi ile bitki büyümesi üzerine etkilerinin
karşılaştırılmasının amaçlandığı belirtilmiştir. Magnum Bonum portakallarında 3 yıl süreyle
yapılan çalışmaların ilk 2 yıllık bölümünün değerlendirildiği metinde; sulama uygulamalarının
biriken ve çok yıllık bir etkide bulunduğu ve bunun sonuçlarının, uzun dönemde ortaya çıktığı
ifade edilmiştir.
D023 ÇEVİK; B., O. TEKİNEL, M. ÖZSAN, Ö. TUZCU, O. YURDAKUL. 1982. Turunçgiller
Yetiştiriciliğinde Karık, Yağmurlama ve Damla Sulama Metotlarının Karşılaştırılması Üzerinde
Bir Araştırma. İçinde: TÜBİTAK 7. Bilim Kongresi. 6-10 Ekim 1980 Adana. TOAG Tebliğleri
Bahçe Bitkileri Seksiyonu. TÜBİTAK Yayın No: 547. TOAG Seri No: 110. Ankara. s: 243-256.
D024 ÇEVİK, B., O. TEKİNEL, M. ÖZSAN, Ö. TUZCU, O. YURDAKUL. 1982. Çukurova
Koşullarında Turunçgil Yetiştirilmesinde Karık, Yağmurlama ve Damla Sulama Yöntemlerinin
Karşılaştırılması Üzerinde Bir Araştırma. Doğa Bil.Derg., Vet. Hay./Tar. Orm. 6 (3): 91-98.
Araştırmada, Adana'da yer alan 25 yaşlarındaki Magnum Bonum portakalı bahçesinde, karık,
alttan yağmurlama ve damla sulama yöntemlerinin karşılaştırlması amaçlanmıştır. Verim
yönünden, alttan yağmurlama yönteminin daha uygun bulunduğu, karık sulamanın
meyvesuyu miktarının artırdığı ve damla sulamada su kullanım randımanının daha yüksek
olduğu belirlenmiştir. Çalışmada ayrıca, küçük alanlarda karık yönteminin daha karlı olduğu,
100 dekar alandan itibaren ise, alttan yağmurlamanın, daha karlı olacağı ifade edilmiştir.
D025 ÇEVİK, B., O. TEKİNEL, M. ÖZSAN, Ö. TUZCU, O. YURDAKUL. 1983. Effects of
Some Irrigation Methods on Yield and Quality of Citrus in South Turkey. The Citrus Industry,
64 (5): 28-29, 32.
D026 DERVİŞ, Ö. 1986.Tarsus Koşullarında Sulama Mevsimi İçinde Portakal, Su Tüketimi.
T.O.K.B., K.H.G.M., Tarsus Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Yayınları, Genel Yayın No: 112.
Rapor Serisi No:62. Tarsus. 35 s.
45
Araştırmada, Tarsus koşullarında yetiştirilen Washington göbekli portakalının, sulama
dönemindeki dört değişik sulama yönteminin, meyve verim ve kalitesine etkisi, toplam su
tüketim miktarı, günlük su tüketim miktarı, aylık su tüketim miktarı, sulama aralığı, sulama
sayısı ve bitki gelişme katsayısının (kc) belirlenmesi amaçlanmıştır. En yüksek verim,
ortalama 202,56 kg/ağaçla; meyveler 3 cm'lik çapa erişinceye kadar (0-60) cm'deki elverişli
nemin, % 10 ve 3 cm çaptan sonra aynı derinlikteki nemin % 25 düzeyine düşmesi üzerine
yapılan sulamayla elde edilmiştir. Meyve kalitesine en olumlu etkiyi; 26 günde bir, yaklaşık
102 mm sulama suyu verilerek, 6 kez sulanan ve ilk suyun 20 mayısta verildiği, aynı yöntem
vermiştir. Bu yöntemde, toplam su tüketimi 687 mm, günlük su tüketim miktarı 3,8 mm ve
(kc) katsayısının 0,68 olarak saptandığı ifade edilmiştir.
D027 DERVİŞ, Ö., R. KANBER. Tarihsiz. Çukurova Koşullarında Portakal Su Tüketimi.
Tarsus Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü Yayınları.
D028 DİNÇER, D., F.K. MADANOĞLU, M.Ş. YEŞİLSOY. 1980. Yeşilkent-Hatay Koşullarında
Portakal Ağacı Su Tüketimi ve Tansiyometrelerin Sulama Zamanının Saptanmasında
Kullanılma Olanakları. Merkez Topraksu Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Yayınları. Genel
Yayın No: 93, Rapor Yayın No: 36. Ankara. 82 s.
Çalışmada, portakal ağacı su tüketiminin belirlenmesi ve tansiyometrelerin sulama
zamanının saptanmasında kullanılma olanaklarının ortaya konması amaçlanmıştır. Yeşilkent
yöresinde seçilen 5 yaşındaki Washington göbekli portakalı bahçesinde yürütülen denemeler
sonunda; aylar itibariyle portakal su tüketimleri verilmiş, birikmiş su tüketimi miktarının, 830
mm dolaylarında oluştuğu saptanmış; ağaç taç izdüşümlerinde, 45 cm toprak derinliğine
yerleştirilen tansiyometrelerde, 60 santibar değeri okunduğunda, sulama zamanının
geldiğinin belirlendiği ifade edilmiştir.
D029 EYLEN, M., A. TOK, R. KANBER. 1988. Tarsus Koşullarında Damla ve Mini
Yağmurlama, Sulama Sistemleriyle Sulanan Portakal Ağaçlarının Gelişmesi Verime Yatma
Zamanı ve Su Tüketimi. T.O.K.B., K.H.G.M., Tarsus Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Yayınları
Genel Yayın No: 157. Rapor Serisi No: 94. Tarsus. 109 s.
Çalışmada, damla ve mini yağmurlama sulama yöntemlerinin, portakalda gelişme ve verim
üzerindeki etkilerinin belirlenmesi, su tüketimi ve uygun sulama programının saptanması
amaçlanmıştır. Tarsus koşullarında yetiştirilmekte olan, Washington göbekli portakallarında
yürütülen denemeler sonunda; 4 değişik damlama uygulamasından açık su yüzeyi
buharlaşma katsayısı 0.60 olanı, daha başarılı olarak bulunmuş; yağmurlamada ise,
uygulanan su miktarının yeterli olduğu; yıllık su tüketiminin 1130-1290 mm arasında değiştiği;
sulama konularının, bitki gelişmesi üzerinde önemli etkiye sahip olmadığı; verime yatma
dönemi yönünden, damla sulamanın dikimi izleyen ilk yıllarda, yağmurlamanın ise, daha
sonraki yıllarda etkili olduğu ortaya konmuş ve en uygun sulama yöntemi olarak yağmurlama,
su miktarının yetersiz olduğu durumda ise, damla sulama, belirlenmiştir.
46
D030 GÖRAL, Ş. 1983. Valencia Bahçelerinde Seyreltmenin Verim ve Kaliteye Etkisi.
T.O.B., Z.İ.G.M., Turunçgiller Araştırma Enstitüsü. Antalya (Sonuç raporu). 10 s.
Araştırmada, Turunçgiller Araştırma Enstitüsünün merkez arazisine, 1942 yılında 5x5 m
aralıklarla dikilmiş bulunan Valencia portakalı bloğunda; sıravari ve diyagonal seyreltmenin
etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. 7 yıl süren verim ve pomoloji çalışmaları sonunda,
diyagonal seyreltmenin, meyve olgunluğu yönünden, erkenci bir etkide bulunduğu; verim ve
kalite özellikleri yönünden ise, herhangi bir farklılık belirlenemediği ortaya konmuştur.
D031 GÖRAL, T. 1985. Turunçgillerde Budama. Derim, 2 (4): 25- 33.
Yayında, budamanın genel yararları ve budamayı etkileyen faktörler belirtildikten sonra;
ağacın yaşına göre, üç bölüm altında, budamanın yapılışına ilişkin bilgiler verilmiş; budama
yönünden turunçgil tür ve çeşitleri, budamanın zamanı ve budamada dikkate alınacak bazı
konular hakkında açıklamalarda bulunulmuştur.
D032 GÖRAL, T. 1987. Turunçgillerin Budanması. T.O.K.B., Narenciye Araştırma Enstitüsü
Müdürlüğü. Genel Yayın No: 13, Teknik Yayınlar: 7. 32 s.
Broşürde, budamanın tarifi ve yararları hakkında bilgiler verildikten sonra, budamada dikkate
alınması gereken etmenler, alt başlıklar halinde incelenmiş; turunçgillerde budama zamanı,
budama alet ve makineleri ile, budama sırasında dikkat edilecek noktalar belirtilmiş;
budamanın yapılışı, elle ve makine ile olan şekliyle, iki bölüm halinde verilmiş ve son olarak,
budanmış ağaçların korunmasına ilişkin açıklamalarda bulunulmuştur.
D033 GÖRAL, T. 1988. Turunçgillerin Toprak İstekleri. Derim, 5 (2): 91-93.
The Citrus Industry adlı eserin, 3. cilt 4. bölümden, kısaltılmış bir çeviri niteliğinde olan
yayında; turunçgil yetiştiriciliği için uygun toprağın, fiziksel ve kimyasal özellikleriyle, toprak
reaksiyonu hakkında bilgiler verilmiştir.
D034 GÖRAL, T. 1990. Turunçgillerde Budama. İçinde: Turunçgiller ve Subtropik Meyveler
Semineri. 19-23 Kasım 1990. Antalya. T.O.K.B., Narenciye Araştırma Enstitüsü, Antalya
(Teksir). s: 65-79.
Metinde, turunçgillerde budamanın önemine değinildikten sonra; yararları, dikkate alınacak
faktörler, zamanı, alet ve makineleri, budama sırasında dikkat edilecek hususlar ile;
fidanlarda, verimli, yaşlı ve dondan zararlanmış ağaçlarda, ayrı ayrı olarak budamanın
uygulanması ve budanmış ağaçların korunması gibi konularda bilgiler verilmiştir.
D035 GÜLERSÖNMEZ, S. 1983. Turunçgillerde Budama. Mersin (Teksir). 3 s.
47
Metinde, turunçgillerde yapılacak budamanın neden ve yararları verilmiş, dal şekilleri
açıklanmış, budama tekniğine girilerek, bu konuda kısa bilgilere yer verilmiştir.
D036 KARAÇALI, İ. Tarihsiz. Satsuma Mandarininde Elle Meyve Seyreltmesinin Verim ve
Kaliteye Etkileri ve Ağaçların Verimleri Arasında İlişkiler. Ege Ü.Z.F., Meyve-Bağ Yetiştirme
ve Islahı Kürsüsü. s: 16-21.
Çalışmada, Satsuma mandarini ağaçlarında, meyve miktarının 1/4 oranında azaltılmasını
öngören, elle meyve seyreltmesinin etkileri ve ağaçların, birbirini izleyen iki yıllık verimleri
arasındaki, ilişkilerin araştırılması amaçlanmıştır. Uygulanan seyreltmenin, meyve
özelliklerini ve ağaçların iki yılda elde edilen verimlerini etkilemediği belirtilen denemede;
meyve miktarı ile, meyvelerdeki askorbik asit ve meyve indeksi arasında olumsuz; meyve
kabuğunun kırmızı rengi arasında ise, olumlu bir ilişki ortaya çıktığı ifade edilmiştir.
D037 MİNİSKER, S., E. BÖREKÇİ, M. KAPTAN. 1980. Ticari Anlamda Yetiştiriciliği Yapılan
Turunçgil Tür ve Çeşitleri. MEYSEB Bölge Müdürlüğü (Teksir). Mersin. 19 s.
Derleme niteliğinde olan metinde, Türkiye'de ekonomik anlamda yetiştiriciliği yapılan dört tür
ele alınmış; Thomson göbekli, Washington göbekli, Hamlin, Alanya dilimlisi, Moro, Yafa ve
Valencia portakalları; Interdonato, Demre Dikensiz, Lamas, Kütdiken, Yediveren Kütdiken ve
Kıbrıs limonları; Satsuma, Klemantin, Yerli ve Fremont mandarinleri; Marsh Seedless ve
Redblush altıntop çeşitlerine ilişkin, hortikültürel ve pomolojik bilgiler verilmiştir.
D038 MİNİSKER, S., M. KAPTAN. 1982. Ticari Anlamda Yetiştiriciliği Yapılan Turunçgil Tür
ve Çeşitleri. İçel İl Teknik Ziraat Müdürlüğü. MEYSEB Başmühendisliği (Teksir). Mersin. 19 s.
D039 ÖNCEL, E., H. SEÇKİN. 1953. Sulama Entervalleri. Turunçgiller Araştırma Enstitüsü
(Rapor). Antalya. içinde: Anonim. 1983. Ziraat İşleri Genel Müdürlüğü Araştırma Özetleri
(1926-1982). Cilt 1. T.O.B., Z.İ.G.M., Araştırma Daire Başkanlığı, Yayın No: 6. Ankara. s: 5.
Çalışmada, topraktaki su içeriğine göre turunçgillerde sulama zamanının belirlenmesi
amaçlanmış; toprakta 45 cm. derinlikteki su miktarı % 8'e düştüğünde, sulama gerektiği
ortaya konmuştur.
D040 ÖNCEL, E., H. SEÇKİN. 1956. Sulama Metotlarının Tespiti. Turunçgiller Araştırma
Enstitüsü (Rapor). Antalya. içinde: Anonim. Ziraat İşleri Genel Müdürlüğü Araştırma Özetleri
(1926-1982). Cilt 1. T.O.B., Z.İ.G.M., Araştırma Daire Başkanlığı, Yayın No: 6. Ankara. s: 5.
Çalışmada, turunçgiller için en iyi yüzey sulama metodunun belirlenmesi amaçlanmış;
denemede kullanılan çanak, çizgi, tava ve salma usullerinden, en iyi sonucu, çanak metodu
ile sulamanın verdiği belirtilmiştir.
48
D041 ÖZSAN, M., O. TEKİNEL, B. ÇEVİK, Ö. TUZCU. 1983. Çukurova Koşullarında Limon
Yetiştiriciliğinde En Uygun Sulama Yönteminin Saptanması Üzerinde Bir Araştırma-I. 2-5
Yaşlı Limon Bahçesinde İlk 3 Yılın Sonuçları. Doğa Bil.Derg., D2 7 (1): 63-69.
D042 ÖZSAN, M., O. TEKİNEL, Ö. TUZCU, B. ÇEVİK. 1982. Çukurova Koşullarında Limon
Yetiştiriciliğinde En Uygun Sulama Yönteminin Saptanması Üzerinde Bir Araştırma. İçinde:
TÜBİTAK 7. Bilim Kongresi. TOAG Tebliğleri Bahçe Bitkileri Seksiyonu. TÜBİTAK Yayın No:
547. TOAG Seri No: 110. Ankara. s: 229-242.
Araştırmada, Ç.Ü. Ziraat Fakültesinin genç yaştaki Kütdiken limonu bahçesinde karık, alttan
yağmurlama, üstten yağmurlama ve damla sulama yöntemlerinin, meyve verim ve kalitesine
etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Killi-tınlı toprak yapısına sahip bahçede yürütülen
denemelerde; mevsimlik toplam sulama suyu enfazla alttan yağmurlama (1286 mm), enaz
damla sulama yönteminde (207 mm) kullanılmış; ağaç başına meyve verimi, enfazla üstten
yağmurlama, en az karık; meyve özelliklerine en olumlu etki, üstten yağmurlama ve damla
sulama yöntemlerinden elde edilmiştir.
D043 SALMAN, A. 1988. Turunçgillerde Sulama ve Toprak İşleme. T.O.K.B., Narenciye
Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Genel Yayın No: 14, Teknik Yayınlar 8. Antalya. 32 s.
Broşürde, turunçgillerin toprak isteği ve toprak bitki-su ilişkilerine değinildikten sonra;
turunçgillerde sulamanın etkileri ve bahçenin sulamaya hazırlanması konularında
açıklamalarda bulunulmuş; sulama yönteminin seçiminde etkili olan faktörler ele alınmış ve
yüzey, yağmurlama, damlama ve toprakaltı sulama metotları hakkında, şekil ve fotoğraflarla
destekli bilgiler verilmiştir. Yayında ayrıca, toprak işleme üzerinde durulmuş olup; toprak
işlemenin önemi ve turunçgil kök sistemi incelenmiş; işleme sırasında dikkat edilecek
hususlar, işleme zamanı ve yabancı ot kontrolünün kombinasyonu konularında önerilerde
bulunulmuştur.
D044 SALMAN, A. 1990. Turunçgillerde Sulama ve Toprak İşleme. İçinde: Turunçgiller ve
Subtropik Meyveler Semineri. 19-23 Kasım 1990. Antalya. T.O.K.B., Narenciye Araştırma
Enstitüsü, Antalya (Teksir). s: 54-64.
Metinde, birim alandan alınacak verimin önemine değinildikten sonra; sulama ele alınmış,
turunçgillerin toprak isteği, toprak-bitki-su ilişkileri, sulamaya hazırlık, sulama zaman ve
aralıklarının belirlenmesi, sulama yönteminin seçimi ve sulama yöntemleri gibi hususlarda
bilgi verilmiş; toprak işlemeye geçilerek, önemi, kök sistemleri, toprak işlemede dikkat
edilecek hususlar, toprak işleme zamanı, yabancı ot kontrolünün ilaçla yapılması ve aletli
işleme ile kombinasyonu gibi konularda açıklamalarda bulunulmuştur.
D045 SÜMER, N. 1986. Turunçgillerde Budama. T.O.K.B., İzmir İl Müdürlüğü. Çiftçi Eğitimi
ve Yayım Şube Müdürlüğü. Yayın No:10. İzmir (Teksir). 3 s.
49
Metinde, turunçgillerin budanması ele alınarak; budamanın yararları üzerinde durulmuş;
Satsuma mandarinlerinde budama işlemine ilişkin açıklamalarda bulunulmuş ve verime
yatmış ağaçların budanması hususunda, özet bilgiler verilmiştir.
D046 ŞEKEROĞLU, E., N. UYGUN, İ. KARACA. 1989. The Effect of Irrigation Systems on
Population Dynamics of California Red Scale (Homoptera: Diaspididae) on Lemon Trees in
Adana, Turkey. Turkish J. Entomol., 13 (3): 147-152.
D047 TAŞDEMİR, H.A. 1985. Dondan Zarar Görmüş Turunçgil Bahçelerinde Yapılacak
Kültürel İşlemler. Derim, 2 (1): 29-32.
Yayında, dondan zarar görmüş olan turunçgil bahçelerinde yapılacak kültürel işlemler ele
alınmış olup; bunlardan budamanın, zarar derecesi belli oluncaya kadar beklendikten sonra
yapılması ve uygulama şekli; sulama ve gübrelemenin, zamanı ve verilecek miktarları gibi
konularda açıklamalarda bulunulmuştur.
D048 TAŞDEMİR, H.A. 1985. Turunçgillerde Soğuk Zararına Karşı Korunma Yöntemleri.
Derim, 2 (4): 34-41.
Yayında, turunçgil bahçelerinde soğuk zararına karşı korunmalar; bahçede sıcaklık kaybının
önlenmesi ve bahçe sıcaklığının artırılması şeklinde olmak üzere, iki bölümde incelenmiştir.
Sıcaklık kaybının önlenmesinde; sargılama, toprakla örtme, dumanlama ve sisleme, rüzgar
makineleri ve yağmurlama gibi yöntemler ele alınmış; sıcaklığın artırılması hususunda ise,
gerekli olan temel bilgiler verilmiş ve çeşitli ısıtıcılar hakkında açıklamalarda bulunulmuştur.
D049 TAŞDEMİR, H.A. 1986. Turunçgillerde Don Oluşumu ve Soğuğa Karşı Dayanıma Etki
Eden Faktörler. Derim, 3 (4): 174-190.
Yayında, turunçgillerin yetiştiriciliğini sınırlayan başlıca iklim faktörlerinden olan don olayının,
ortaya çıkışı şekillerle açıklanmış; tür ve çeşit, anaç, kış dinlenmesi, gübreleme, toprak
işleme, budama, sulama, hastalık ve zararlılar gibi hususların, don olaylarıyla ilişkisi üzerinde
durulmuş; donun, doku ve organlarda yaptığı zarar şekil ve belirtileri konularında bilgi
verilmiştir.
D050 TEKİN, M.A. 1987. Turunçgillerde Toprak İşleme. Derim, 4 (2): 91-95.
Yayında, toprak işlemenin amaçları açıklandıktan sonra, turunçgil bahçelerinde uygulanan
yabancı ot kontrolü; toprak işleme, yabancı ot öldürücü kullanma ve biçme başlıkları altında
sunulmuş; ayrıca, toprak işlemede kullanılan aletlere ilişkin bilgilere yer verilmiştir.
50
D051 TEKİNEL, O., B. ÇEVİK. 1975. Turunçgillerin Sulanması ve Sulama Suyu İhtiyacı
Üzerinde Bir İnceleme. Çuk.Ü.Z.F., Kültürteknik Bölümü. Adana (Teksir). 40 s.
Yayında, turunçgillerde sulamanın verim üzerine etkisi, turunçgillerin toprak isteği, toprakbitki-su ilişkileri üzerinde durulduktan sonra; Çukurova'da bir turunçgil bahçesinin su tüketimi
ile sulama suyu ihtiyacının hesaplanması; bir örnekle verilmiş ve sulama programının
saptanmasına ilişkin açıklamalarda bulunulmuştur. Turunçgil bahçelerinde, pratik olarak,
sulama zamanının değişik yöntemlerle belirlenmesi; en uygun sulama metodunun seçiminde,
gözönüne alınacak başlıca etmenler; turunçgillerin sulanmasında, uygulanan sulama
metodları gibi konularda ayrıntılı bilgilere yer verilmiştir.
D052 TEKİNEL, O., B. ÇEVİK. 1982. Turunçgillerin Sulanması. İçinde: İşletme ve Bakım
Mühendisleri Temel Eğitim Semineri. 11-23 Ekim 1992. Adana. Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı DSİ, Genel Müdürlüğü İşletme ve Bakım Dairesi Başkanlığı, Adana (Teksir). 47 s.
Yayında, turunçgillerin toprak isteği, toprak-bitki-su ilişkileri ve sulamanın verim üzerine etkisi
hususlarında bilgi verildikten sonra; en uygun sulama metodunun seçiminde, göz önüne
alınacak başlıca etmenler verilmiş ve turunçgillerin sulanmasında, uygulanan sulama
yöntemlerine ilişkin ayrıntılı açıklamalarda bulunulmuştur. Turunçgillerde su tüketiminin
saptanması; Mersin iklim koşullarında, bir örnekle bir turunçgil bahçesinin sulama
programının düzenlenmesi; turunçgil bahçelerinde, arazinin sulamaya hazırlanması ve pratik
olarak sulama zamanının belirlenmesi gibi konularda, ayrıntılı bilgilere yer verilmiştir.
D053 ULUBELDE, M. 1987. Turunçgillerde Budama. T.O.K.B., Ege Bölge Zirai Araştırma
Enstitüsü. Menemen-İzmir (Teksir). 5 s.
Metinde, turunçgil ağaçlarının budanması ele alınarak; budamanın amaçları, budama tipleri,
budama zamanı, budanmış ağaçların korunması, budama aletleri ve budama artıklarının
ortadan kaldırılması gibi konularda, özet bilgiler verilmiştir.
D054 ULUBELDE, M. 1987 ?. Turunçgillerde Soğuk Zararı ve Korunma Yöntemleri. Ege
Tarımsal Araştırma Enstitüsü (Teksir). Menemen-İzmir 18 s.
Metinde, turunçgil ağaçlarının soğuğa dirençliliğinin tabiatı konusunda bilgiler verildikten
sonra; soğuk zararının belirtileri ve verime etkisi, soğuk zararının tahmini ve korunma
yöntemleri ile soğuktan zarar görmüş ağaçların bakımı gibi ana başlıklar altında,
açıklamalarda bulunulmuştur.
D055 ULUBELDE, M., Ö. ÖZCAN. 1984. Turunçgillerde Soğuk Zararı ve Korunma
Yöntemleri. T.O.K.B., Z.İ.G.M., Ege Bölge Zirai Araştırma Enstitüsü Yayınları, No: 38.
Menemen-İzmir. 29 s.
51
Yayında, turunçgil ağaçlarının soğuğa karşı dirençlerinin, fizyolojik esasları açıklanmış,
soğuk zararının belirtileri ve verime olan etkisi üzerinde durulmuş, soğuk zararının tahmini ve
soğuktan korunma yöntemleri üzerinde; bahçe yerinin seçimi, fiziksel korunma metodları,
kimyasal maddelerle korunma ve kültürel işlemlerin korunmaya etkisi gibi, ana başlıklar
altında ve maddeler halinde bilgi verilmiş ve yayının sonunda, soğuktan zarar görmüş
turunçgil ağaçlarına uygulanacak işlemler hususunda, yine maddeler halinde açıklamalarda
bulunulmuştur.
D056 YALÇIN, Ö., H.Y. APAYDIN. 1990. Turunçgillerde Bahçe Tesisi. İçinde: Turunçgiller ve
Subtropik Meyveler Semineri. 19-23 Kasım 1990. Antalya. T.O.K.B., Narenciye Araştırma
Enstitüsü, Antalya (Teksir). s: 49-53.
Metinde, bahçe kurma sırasında yapılacak işlemlerin önemi belirtildikten sonra; sırasıyla,
bahçe yerinin seçimi, çeşit belirlenmesi, arazinin dikime hazırlanması, rüzgarkıran tesisi,
dikim aralıkları ve şekli, çukurların açılması, dikim zamanı, dikim işlemi ve dikimden sonra
yapılacak işlemler gibi konularda bilgiler verilmiştir.
D057 YEN, A.S. 1941. Narenciye Fidanlarını Nasıl Dikmeli. Z. V., Antalya Narenciye
İstasyonu Yayımı. Seri H. Belleten No. 2. Antalya. 4 s.
Ülkemizde turunçgil yetiştiriciliğinin yayılmaya başladığı bir dönemde çıkarılan yayında;
fidanların dikimine ilişkin zaman, dikim aralıkları, çukur boyutları ve açılma zamanı, dikim
şekli, herekleme ve can suyu verme konularına ilişkin bilgi verilmiştir.
52
E- BİTKİ BESLEME
E001 AHMET, F. 1972. Antalya Turunçgiller Bölgesi Topraklarının Çinko Durumu ve Bu
Topraklarda Alınabilir Çinko Miktarının Tayininde Kullanılacak Metotlar Üzerinde Bir
Araştırma. Ank.Ü.Z.F. (Doktora tezi, yayınlanmamış).
E002 AKMAN, E. 1988. Turunçgillerde Yaprak Örneğinin Alınması. Adana'da Tarım, 4: 10.
Yazıda, gübrelemeye esas olmak üzere, turunçgil bahçelerinden yaprak örneklemesi
yapılması konusunda; alınma zaman ve şekli, alınırken dikkat edilecek hususlar,
etiketlenmesi ve laboratuvara gönderilmesi gibi başlıklar altında, maddeler halinde bilgi
verilmiştir.
E003 AKSOY, T. 1974. Dörtyol D.Ü.Ç. Turunçgiller İşletmesinde Portakallarda Görülen
Çinko Noksanlığının Fosfor ile İlişkisi Üzerinde Bir Araştırma. Ank.Ü.Z.F. Yayınları: 627,
Bilimsel Araştırma ve İncelemeler: 370. Ankara (Doçentlik çalışması). 67 s + 14 adet cetvel.
Çalışmada, Dörtyol Turunçgiller İşletmesinde (DÜÇ) yetiştirilmekte olan portakallarda ortaya
çıkan çinko noksanlığının, fosforlu gübreleme ile ilişkisini saptamak ve böylece çinko
noksanlığının giderilmesinde alınacak gübreleme tedbirlerinin belirlenmesinde yardımcı
olmak amaçlanmıştır. Adı geçen İşletmeden alınan toprak örnekleriyle kurulan sera
denemelerinde, mısır ve arpa tohumları kullanılmış; bunların ekildiği saksılara, farklı dozlarda
çinko sülfat ve süperfosfat uygulanarak, bitki ve toprakta element analizleri yapılmıştır. Elde
edilen bulguların, devamlı olarak yapılan fosforlu gübrelemenin sonucu olarak, toprakta
alınabilir fosfor miktarının çok yüksek olduğunu; buna karşılık, alınabilir çinko miktarının
yetersiz düzeyde bulunduğunu; bu nedenle, fosfor miktarı normal düzeye düşünceye kadar,
fosforlu gübre uygulamasına ara verilmesi ve çinko gübrelemesi yapılması gerektiğini, ortaya
çıkardığı ifade edilmiştir.
E004 ALEMDAR, N. 1984. Ege Bölgesinde Yetiştirilen Turunçgillerde Görülen Mikro Besin
Maddeleri Noksanlıklarının Teşhisi ve Giderilmesi. T.K.B., K.H.G.M., Toprak ve Gübre
Araştırma Enstitüsü Yayınları. Genel Yayın No: 114. Rapor Seri No: R- 52. Ankara. 163 s.
Araştırmada, Ege bölgesi turunçgil bahçelerinde görülen belirtilerin, mikro besin maddeleriyle
ilgili olup olmadığının belirlenmesi ve belirtilerin giderilmesi için, uygulanacak yöntemlerin
tesbit edilmesi amaçlanmıştır. Aydın, Muğla ve İzmir illerindeki 11 bahçede yürütülen
çalışmada; bazı yörelerde birinci derecede çinko noksanlığı, bazı yörelerde çinko ve mangan
noksanlığının beraber görüldüğü, bazı yörelerde ise, birinci derecede demir noksanlığı
belirlendiği belirtilmiş; çinko ve mangan noksanlıklarının yapraktan, demir noksanlığının ise,
topraktan uygulamayla giderilebileceği ifade edilmiş ve uygun bileşikler ile dozlarına ilişkin
bilgiler verilmiştir.
53
E005 ALTAN, N. 1986. Valencia Portakallarının Meyve Kalitesine Bazı Besin Elementlerinin
Etkisi Üzerinde Bir Araştırma. Ege Ü.Z.F. Bahçe Bitkileri Bölümü (Yüksek lisans tezi,
yayınlanmamış) İzmir.
E006 ANONİM. Tarihsiz. Turunçgil Ağaçlarına Mikroelement Uygulaması. T.O.K.B. İçel İl
Müdürlüğü. Çiftçi Eğitimi ve Yayım Şube Müdürlüğü. Çiftçi Sirküleri No: 16 (Teksir). Mersin. 2
s.
Bültende, turunçgil bahçelerine mikro element uygulanması hususu ele alınmış olup; mikro
element noksanlıklarının ortaya çıkış nedenleri ve demir, çinko, mangan ile bu çerçevede
mağnezyum elementleri noksanlıklarının, yapraklardaki belirtileri ve giderilmesine ilişkin
açıklamalara yer verilmiştir.
E007 ANONİM. 1943 ?. Turunçgillerin Gübrelenmesinde Bahçeciye Klavuz. T.V., Teknik
Ziraat Müdürlüğü Çiftçi Neşriyatından. Antalya Bahçe Kültürleri İstasyonu Müdürlüğü. Sayı:
1. 4 s.
1940'lı yıllarda yayınlandığı tahmin edilen çiftçi bülteninde, temel gübreleme, krizmadan önce
ve fidan çukurlarına olmak üzere ayrı ayrı ele alınmış; genç ağaçların gübrelenmesi ve
meyveye yatmış ağaçların gübrelenmesi üzerinde durulmuş ve zarar görmüş ağaçların
gübrelenmesi hususuna da değinilmiş, sonunda bir gübreleme takvimi verilmiştir.
Gübrelemede, çiftlik gübresi ile makro elementler tavsiye edilmiş ve her gübreleme şekli için,
ayrı ayrı miktarlar önerilmiştir.
E008 ANONİM. 1979. Turunçgil Bahçelerine Yeşil Gübre Bitkilerinin Ekilmesi ve Bu
Tatbikatın Sağlayacağı Faydalar. G.T.H.B., MEYSEB Mersin Bölge Müdürlüğü. Sirküler No:
19 (Teksir). Mersin. 6 s.
Bültende, turunçgil bahçelerinde yeşil gübreleme hususu ele alınmış olup; bunun tatbikatının
sağlayacağı yararlar, yeşil gübre olarak kullanılabilecek bitkiler ile bunların uygulama
tekniğine ilişkin bilgilere yer verilmiştir.
E009 ANONİM. 1981. Turunçgillerde Azotlu Gübreleme. G.T.H.B., MEYSEB Çiftçi Bülteni.
Sirküler No: 5 (Teksir). Mersin. 2 s.
Bültende, turunçgil bahçelerine uygulanacak azotlu gübreleme hususu ele alınmış olup;
azotun noksanlığı ve fazlalığının ağaçlardaki belirtileri, azotlu gübre çeşitleri, uygun gübre
çeşidinin belirlenmesi, uygulanacak gübre miktarlarıyla, verilme zamanları gibi konularda
açıklamalarda bulunulmuştur.
E010 ANONİM. 1982. Turunçgil Bahçelerinde İlk Azotlu Gübre Tatbikatı. G.T.H.B., MEYSEB
Çiftçi Bülteni. Sirküler No: 2 (Teksir). Mersin. 1 s.
54
Bültende, turunçgil bahçelerine verilecek azotlu gübrenin ilk uygulaması ele alınmış olup;
bölge için uygulama zamanı olarak, şubat ortası ile mart başları önerilmiş; ağaç başına
kullanılacak miktar ile uygulama şekline ilişkin bilgilere yer verilmiştir.
E011 ANONİM. 1982. Turunçgil Ağaçlarına Mikroelement Uygulaması. G.T.H.B., MEYSEB
Çiftçi Bülteni. Sirküler No: 9 (Teksir). Mersin. 2 s.
E012 ANONİM. 1986. Türk Standardları TS 4763. Yaprak Numunesi Alma (Turunçgillerde
Besin Maddesi Tayini İçin). T.S.E., Ankara. 4 s.
Standardda, konu, tarif, kapsam ve amaç belirtildikten sonra, yaprak örneği alınmasına ilişkin
genel kurallar ve özel kurallar (maddeler halinde) verilmiş, yaprak örneklerinin laboratuvara
taşınması ve etiketlenmesi hususlarındaki esaslar belirlenmiş ve sonuna, doldurulacak etiket
örneği eklenmiştir.
E013 ATEŞALP, M. 1977. Ege Bölgesi Turunçgil Alanlarının Mikro Besin Maddeleri Statüsü
ve Ortaya Çıkan Mikro Besin Madde Noksanlıklarının Teşhisi ile Bu Noksanlıkların
Giderilmesinde Uygulanacak Yöntemler. Topraksu Araştırma Projesi No: 622/A-503-504.
E014 AYDENİZ, A., R. BROHI. 1985. Çukurova Turunçgillerinin Bitki Besin Kapsamları.
Cum.Ü.Z.F.Derg., 1 (1): 48-81.
Çalışmada, Çukurova'da yetiştirilmekte olan turunçgillerin, bitki besin içeriklerinin
belirlenmesi suretiyle, gübreleme uygulamalarına anahtar görevi yapmak amaçlanmıştır.
Yöreden, 2 yılda toplam 190 dolayında bahçeden alınan yaprak örneklerinin, makro ve mikro
elementler yönünden analizlenmesi sonucunda; genel olarak, azotun noksan ve düşük,
manganın düşük, kalsiyumun yüksek; fosfor, potasyum, magnezyum, demir ve bakırın
yeterli; çinkonun ise, noksan-yeterli düzeylerinde bulunduğu ifade edilmiştir.
E015 BAHÇECİOĞLU, H.R., E. ÖNCEL, B. BÜLBÜL. 1960. Turunçgillerde Uygun NKP
Gübre Dozlarının Tespiti. Turunçgiller Araştırma Enstitüsü (Rapor). Antalya. içinde: Anonim.
1983. Ziraat İşleri Genel Müdürlüğü Araştırma Özetleri (1926-1982). Cilt 1. T.O.B., Z.İ.G.M.,
Araştırma Daire Başkanlığı, Yayın No: 6. Ankara. s: 5.
Turunçgil ağaçlarına verilecek gübre miktarının belirlenmesi amacıyla yürütülen çalışmada;
yıllık besin maddesi ihtiyaçları için turunçgil ağaçlarına azot, potasyum ve fosforlu gübrelerin
her birinden, saf madde olarak 500'er g. veya bu değerleri karşılayacak miktarda çiftlik
gübresi verilmesinin, uygun olacağı sonucuna varılmıştır.
55
E016 BAYRAM, N., İ. DORAN, İ. ÇAKIR, Ş. SOFUOĞLU, T. PİŞİRGEN, A. R. MÜLAYİM, S.
GALELİ, N. ŞEN, S. G. ERDEM, M. BİLİCİ. 1984. Yaprak ve Toprak Analizlerine Dayanılarak
Doğu Akdeniz Bölgesinde Turunçgillerin Makro ve Mikro Element Durumlarının Saptanması
Üzerinde Araştırmalar. T.O.K.B., Bahçe Kültürleri Araştırma ve Eğitim Merkezi. Erdemli-İçel
(Teksir). 135 s.
Araştırmada, Doğu Akdeniz bölgesi 5 alt bölgeye ayrılarak, 1981, 1982 ve 1983 yıllarında
yaprak örnekleri ve yalnız 1983 yılında olmak üzere, toprak örnekleri alınarak, turunçgillerin
beslenme durumlarının ortaya konması amaçlanmıştır. Anılan örneklerde yapılan makro ve
mikro element analizleri sonunda, alt bölgelere göre değişmekle birlikte, N ve P yönünden
önemli bir sorun bulunmadığı, K yönünden ise farklılıklara da rastlandığı; Na ve Mg 'nin
yeterli, Ca'nın yüksek düzeylerde seyrettiği; Zn, Fe ve Mn yönünden ise, önemli düzeylerde
noksanlıklara rastlandığı ifade edilmiştir.
E017 BİÇER, Y., M. ÖZEL. 1986. Tarsus Yöresinde Azotlu Gübrenin Washington Portakalı
Verimine ve Kalitesine Etkisi. T.O. K.B., K.H.G.M., Tarsus Köy Hizmetleri Araştırma
Enstitüsü Müdürlüğü Yayınları. Genel Yayın No: 131. Rapor Seri No: 73. Tarsus. 38 s.
Araştırmada, Tarsus yöresindeki portakal bahçelerinden daha fazla verim ve kaliteli ürün
almak için, verilmesi gereken ekonomik azotlu gübre miktarını belirlemek amaçlanmıştır. 25
yaşındaki Washington göbekli portakal bahçesinde yürütülen denemede, ekonomik azot
dozu olarak, 900 g azot/ağaç bulunmuş; azotun portakal kabuk kalınlığını artırdığı, öteki
özellikler yönünden ise, herhangi bir önemli etki belirlenmediği ifade edilmiştir.
E018 BİLGİR, S., S. ERCİVAN. 1974. Ege Bölgesinde Turunçgillerde (Rize Mandarini) Demir
Noksanlığı Klorozuna Karşı İlaç Denemeleri. Z.M.A.Y., 8: 73.
Denemede, Ege bölgesinde yetiştirilen Satsuma (Rize) mandarinlerinde ortaya çıkan demir
noksanlığının giderilmesinde, ruhsatlandırmak üzere gönderilen bir preperatın etkinliğinin
belirlenmesi amaçlanmıştır. İzmir-Seferihisar ilçesinin bir köyünde yer alan Satsuma
bahçesinde yürütülen çalışmalar sonunda; denemeye alınan “Reax-iron” adlı preperatın,
ağaç başına 150 ve 300 gr'lık topraktan uygulamalarının, demir noksanlığının giderilmesinde
etkili olduğu ifade edilmiştir.
E019 CANÖZER, Ö. 1982. Yaprak Analizlerine Dayalı Olarak Limonun Gübrelenmesi
(LEON, AMOR, TORRECİLLAS 1981'den çeviri). İzmir (Teksir). 8 s.
Metinde, yaprak analizinin ne anlama geldiği, nerelerde kullanılabileceği, gübreleme için
yeterlilik durumu, yaprak örneğinin tanımı, örnek hacmi, örnek alma şekli ve dönemleri
hakkında açıklamalarda bulunulduktan sonra; limonlardan alınan örneklere ilişkin, çizelgeler
halinde bilgi verilerek, metnin sonuna uygun gübreleme programı eklenmiştir.
E020 ÇEKİÇ, C. 1986. Adana ve Mersin Arasında Yer Alan Turunçgil Bahçeleri
Topraklarında Yararlı Bakır (Cu), Demir (Fe), Çinko (Zn) ve Mangan (Mn) Elementlerinin
56
Diğer Toprak Özellikleri ile İlişkileri. Çuk.Ü.F.B.E., Toprak Anabilim Dalı (Yüksek lisans tezi,
yayınlanmamış). Adana. 36 + ? s.
Tez çalışmasında, Adana ve Mersin yöresindeki turunçgil bahçeleri topraklarında Cu, Fe, Zn
ve Mn gibi mikro elementlerin, diğer toprak özellikleriyle ilişkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır.
Adana ve Mersin dolaylarındaki, 66 turunçgil bahçesinden alınan toprak örnekleri üzerinde
yapılan çalışmalar sonunda; adıgeçen mikro elementlerde katyon değişim kapasitesi,
değişebilir katyonlar, organik madde, toplam azot, kum yüzdesi, kireç yüzdesi, pH, yarayışlı
fosfor, kil yüzdesi, değişebilir potasyum, silt yüzdesi gibi özellikler yönünden, var olan ilişkiler,
+ ve - kolerasyonlar şeklinde ortaya konmuştur.
E021 ÇETİN, Ö. 1986. Doğu Akdeniz Bölgesi Kimi Turunçgil Bahçelerinin Yaprak
Örneklerinde Suda Çözünebilir NO-3, -N, NH+4-N P ve K ile Total N, P ve K Arasında İlişkiler
Üzerinde Bir Araştırma. Çuk.Ü.F.B.E., Toprak Anabilim Dalı (Yüksek lisans tezi,
yayınlanmamış). Adana. 43 + ? s.
Tez çalışmasında, Doğu Akdeniz bölgesinde yer alan bazı turunçgil bahçelerinde, yaprak
analizlerine dayalı olarak, suda çözünebilir NO-3, NH+4, P ve K değerlerinin, sırasıyla toplamN P ve K değerleriyle karşılaştırılması ve aralarındaki ilişki düzeyinin belirlenmesi
amaçlanmıştır. Adana ve Hatay illerinin bazı ilçelerinde seçilen turunçgil bahçelerinden
alınan yaprak ve toprak örnekleri üzerinde yürütülen çalışmalar sonunda; türler itibariyle
ortayaçıkan ilişkiler belirlenmiş ve bu ilişkilere dayanılarak, toplam P ve K miktarlarının, suda
çözünebilir P ve K ile belirlenebileceği ifade edilmiştir.
E022 ÇOLAKOĞLU, H. 1971. İzmir Bölgesi Mandalina Plantajlarında Bitki Besini Olarak
Potasyum, Kalsiyum ve Magnezyum İlişkilerine Dair Bir Araştırma. Ege Ü.Z.F., Bitki Besleme
Kürsüsü (Doktora tezi). Bornova-İzmir.
Araştırmada, İzmir ilindeki Satsuma mandarini bahçelerinde potasyum, kalsiyum ve
mağnezyumun toprak-bitki ilişkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İzmir ilinin yedi
bölgesindeki, 6-24 yaşlarında Satsuma bahçelerinden alınan, 222 adet toprak örneği ile, 111
adet yaprak örneğinde yapılan analizler sonunda; toprakta potasyum miktarının 0.347 m.e./
100 g'dan daha düşük bulunması durumunda eksik; 1.450 m.e./100 g'dan yüksek bulunması
halinde ise, fazla olduğu; Satsuma mandarini tesis edilirken, topraktaki CaCO3 miktarının,
%5'den fazla olmaması (özellikle üçyapraklı anacı kullanılması halinde) gerektiği sonucuna
varılmıştır.
E023 ÇOLAKOĞLU, H. 1973. İzmir Bölgesi Mandalina Plantajlarında Bitki Besini Olarak
Potasyum, Kalsiyum ve Magnezyum'un İlişkilerine Dair Bir Araştırma. Ege Ü.Z.F.Mecm., 10
(1): 245-263.
E024 ÇOLAKOĞLU, H., A.T.KÖSEOĞLU. 1978. Bazı Mineral Besin Maddelerinin Satsuma
Mandarinlerinde (Citrus unshiu Marcovitch) Görülen Kofluk ile İlişkisi. Bitki, 5 (4): 421-432.
57
Çalışmada, İzmir ilindeki 3 Satsuma bahçesinden, yaprak, sürgün ve meyve örnekleri alınmış
ve kalın kabukluluk ve kofluğun, mineral besin maddeleri (makro elementler) ile ilişkisi
araştırılmıştır. Meyvelerdeki koflaşmanın, yapraklardaki Ca/K, Ca/K+ Mg oranlarıyla ilişkili
olduğu belirlenen çalışmada, kalın kabukluluğun ise, yaprağın N ve K içeriklerinden ileri
geldiği saptanmıştır.
E025 ÇOLAKOĞLU, H., A.T.KÖSEOĞLU, K. MENDİLCİOĞLU. 1980. Farklı Anaçların
Satsuma Mandarinin Mineral Madde İçeriklerine ve Meyve Niteliklerine Etkisi. Ege Ü.Z.F.
Derg., 17 (1): 65-80.
E026 DANIŞMAN, S. 1978. Akdeniz Bölgesinde Turunçgillerin Yoğun Olarak Yetiştirildiği
Toprakların Mangan Durumu ve Bu Toprakların Alınabilir Mangan Miktarlarının
Belirlenmesinde Kullanılacak Yöntemler Üzerinde Bir Araştırma. Ank.Ü.Z.F., Radyofizyoloji
ve Toprak Verimliliği Kürsüsü, Ankara (Doçentlik tezi, yayınlanmamış). 86 s.
Çalışmada, Akdeniz bölgesinde turunçgillerin yoğun olarak yetiştirildikleri yöre topraklarının
mangan durumlarının ortaya konulması ve bu toprakların alınabilir mangan miktarlarının
belirlenmesinde kullanılacak yöntemlerin seçilmesi amaçlanmıştır. Bölgeyi temsil edebilecek
durumda bulunan 19 yerden alınan toprak ve yaprak örneklerinde, yapılan fiziksel ve
kimyasal analizlerle, toprakların bu özellikleri ortaya konmuş; denemeye alınan toprakların
mangan durumu ve alınabilir mangan miktarlarını belirlemek üzere, yürütülen çeşitli
denemeler sonunda; portakal ve altıntop yaprakları mangan kapsamlarının, 11.67-26.68 ppm
arasında değiştiği ve alınabilir mangan miktarlarını belirleyecek en uygun yöntemin,
Diethylenetriaminepentaacetic acid (DTPA) pH 7.3-2 saat olduğu ifade edilmiştir.
E027 DANIŞMAN, S. 1981. Akdeniz Bölgesinde Turunçgillerin Yoğun Olarak Yetiştirildiği
Toprakların Demir Durumu ve Bu Toprakların Alınabilir Demir Miktarlarının Belirlenmesinde
Kullanılacak Yöntemler. Bahçe, 10 (1): 25-36.
Denemelerde, Akdeniz turunçgil bölgesinden 19 toprak örneği alınarak, bazı özellikleri
belirlenmiş; alınabilir demir miktarlarının tesbit edilmesi amacıyla, sera denemeleri yapılmış
ve toprak örneklerinin alındığı yerlerden, ayrıca portakal yaprak örnekleri alınmıştır. Deneme
topraklarının demir kapsamlarını ortaya koymak amacıyla yapılan çalışmada, kimyasal
ekstraksiyon yöntemiyle farklı bir dağılım elde edildiğinden, biyolojik indeksleme yöntemi
kullanılmıştır. Bunun için, yulaf bitkilerinin ve portakal yapraklarının demir kapsamından
yararlanılmıştır. Kimyasal ekstrasyon yöntemleri ve biyolojik indekslemelerle olan ilişkileri
birlikte değerlendirilmiş ve araştırmaya konu olan toprakların alınabilir demir kapsamının
belirlenmesinde, 2. EDTA (0.5 M) yönteminin uygun olacağı ifade edilmiştir.
E028 DİNÇ, N., O. GÖKSEDEF, K. TURAN. 1975. Akdeniz Bölgesi Turunçgillerinde Görülen
Demir ve Çinko Noksanlığı Hastalıklarına Karşı İlaç Denemeleri. Z.M.A.Y., 9: 84.
58
Denemede, Akdeniz bölgesinde yetiştirilen turunçgillerde ortaya çıkan, demir ve çinko
noksanlıklarına karşı, bazı preperatların etkinliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Dörtyol
Turunçgiller İşletmesi bahçelerinde, adı geçen elementlerin noksanlık belirtilerini gösteren
ağaçlarda, “Reax-Zinc” adlı preperatların uygulanması sonunda; söz konusu preperatların,
ağaç başına 300 gr'lık dozlarının, topraktan verilmesi suretiyle, demir ve çinko
noksanlıklarının giderilmesi için kullanılabilecekleri kanısına varıldığı ifade edilmiştir.
E029 DİNÇER, D. 1978. Narenciyede Çinko Noksanlığı. K.K.B., Merkez Topraksu Araştırma
Enstitüsü Yayınları. Genel No: 56, Çiftçi No: 6. Ankara. 18 s.
Yayında, turunçgillerde çinko noksanlığının belirtileri ve olumsuz etkileri hususunda bilgiler
verildikten sonra; noksanlığın giderilmesi hakkında, çinkonun topraktan ve yapraktan
uygulanması ile, yapraklara püskürtme için, çinko sülfat ve çinko oksit eriyiklerinin
hazırlanmasına ilişkin açıklamalarda bulunulmuştur.
E030 DOKUZOĞUZ, M. ve ark. 1986. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güzelyurt Bölgesi
Portakal Bahçelerinin Beslenme Durumu Hakkında Yapılan İnceleme. Ege Ü.Z.F.
(Yayınlanmamış).
E031 ERCİVAN, S. 1974. Incidence of Zinc Deficiency on Satsuma Mandarin Trees in İzmir.
J. Turkish Phytopath., 3 (1-2):51-56.
İzmir ilindeki Satsuma mandarini bahçelerinde görülen, çinko noksanlığı şiddetinin
belirlenmesi amacıyla yapılan çalışmada, yaprak belirtilerine göre, bölge beş gruba ayrılarak
sörvey yapılmıştır. Sörveyler sonunda, noksanlık şiddeti ve oranı yönünden, Seferihisar
yöresinde sorun daha ciddi boyutlarda bulunmuş ve burada, konu üzerinde daha ayrıntılı
çalışmalar yapılması gerektiği belirtilmiştir.
E032 ERCİVAN, S., A. SARIBAY, S. BİLGİR. 1974. Ege Bölgesi Rize Mandarinlerinde
(Satsuma) Görülen Çinko Noksanlığına Karşı İlaç Denemeleri. Z.M.A.Y., 8: 74.
Denemede, Ege bölgesinde yetiştirilen Satsuma mandarinlerinde ortayaçıkan, çinko
noksanlığına karşı, bir preperatın etkinliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İzmir
Seferihisar'daki bir bahçede yer alan ve noksanlık belirtileri gösteren ağaçlara “Reax-Zınc”in
yaprak ve topraktan uygulanması sonunda; adıgeçen preperatın, 150 ve 300 gr'lık dozlarının
topraktan verilmesi ve % 0,5’lik eriyiğinin yapraktan pülverize edilmesi durumunda, çinko
noksanlığının giderilmesinde etkili olduğu ifade edilmiştir.
E033 EYİ, A. 1985. Doğu Akdeniz Bölgesi Turunçgil Bahçelerinde Toprakların Kireç
Düzeyinin Bitki Besin Elementleri İçeriği Üzerine Etkisi. Çuk.Ü.F.B.E., Toprak Anabilim Dalı
(Master tezi, yayınlanmamış). Adana. 36 + ? s.
Tez çalışmasında, Doğu Akdeniz bölgesinde yer alan turunçgil bahçelerindeki toprakların
kireç düzeylerinin, bitki besin maddeleri içeriği üzerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır.
59
Doğu Akdeniz bölgesinin yaygın üç büyük toprak grubu üzerinde kurulmuş bulunan turunçgil
bahçelerinin 13 adedinden alınan yaprak ve toprak örnekleri üzerinde yapılan çalışmalar
sonunda; toprakların genellikle sığ, kalsiyum karbonat miktarlarının oldukça yüksek oldukları
ortaya konmuş; örneklerdeki element düzeyleri yorumlanmış ve genelde, toprakların kireç
düzeyi ile, bitki besin maddelerinin içeriği arasında, önemli bir ilişki bulunmadığı ifade
edilmiştir.
E034 GÖRAL, T., H.A. TAŞDEMİR, N. ULUDAĞ, A. ARPACIOĞLU. 1990. Turunçgillerde
Bazı İndikatör Bitkilerinin Sağlıklı Yetiştirilmesi için Uygun Harç Karışımı ve Gübreleme
Programlarının Saptanması. T.O.K.B., Narenciye Araştırma Enstitüsü. Antalya (Sonuç
Raporu). 18 s.
Araştırmada, turunçgillerin biyolojik indekslenmesinde kullanılan indikatör bitkilerinin, sağlıklı
olarak yetiştirilebilmesi için, uygun harç karışımı ile gübreleme programlarının belirlenmesi
amaçlanmıştır. Ticari torflarla Bolu'dan getirtilen torfların karşılaştırıldığı çalışmada; ticari
torfun daha iyi sonuç vermesine rağmen, her iki tip torfun da, bu amaçla kullanılabileceği
belirlenmiştir. Çalışmada ayrıca, karışımda kullanılan bitki besin maddelerinden, magnezyum
(Mg)'un yetersiz kaldığı; drenaj suyu pH'sinin düşürülmesinde ise, amonyum sülfatın,
amonyum nitrata göre daha etkili olduğu ortaya konmuştur.
E035 GÜNER, H., İ. KOVANCI, H. ÇOLAKOĞLU. Tarihsiz. Ege Bölgesi Satsuma
Mandalinalarının Gübrelenmesinde Bilimsel Temellerin Tespitine Dair Araştırmalar. Ege
Ü.Z.F., Bitki Besleme Kürsüsü Araştırması.
E036 GÜZEL, N., M.R. DERİCİ, H. FENERCİOĞLU, Z. KAYA, H. MAVİ. 1987. Doğu Akdeniz
Bölgesinde Yer Alan Limon Bahçelerinde Toprak ve Bitkilerin Potasyum Durumları ve Toprak
Özellikleri ile İlişkileri. İçinde: IPI Uluslararası Gübre Semineri, 6-7 Ekim 1987. Ankara. 11 s.
Bildiride, özellikle potasyum (K) açısından toprak, bitki ve meyve özellikleri arasındaki
ilişkilerin saptanmasının amaçlandığı ifade edilmiştir. 73 limon bahçesinden alınan toprak,
yaprak ve meyve örneklerinde rutin olarak yapılan analiz sonuçlarına, korrelasyon analizleri
uygulanmıştır. Toprak ve yapraklardaki konsantrasyonları arasında önemli korelasyonlar
bulunan elementler, sadece N ve Ca olmuş; yaprak Mg ve Ca içerikleri ile, bazı toprak
özellikleri arasında, önemli korelasyonlar olduğu belirlenmiştir. Bildiride ayrıca, meyve
suyunun asitliği ve pH'sı gibi özelliklerle, yaprakların K, Ca ve Mg içerikleri arasında önemli
korelasyonlar çıktığı belirtilmiştir.
E037 HAKERLERLER, H., A.T. KÖSEOĞLU, D. ANAÇ. 1982. İzmir Bölgesi Satsuma
Mandarini Yapraklarındaki Bor Besin Maddesinin Mevsimsel Değişiminin İncelenmesi. Ege
Ü.Z.F. Derg., 19 (3): 135-141.
Araştırmada, İzmir bölgesindeki mandarin bahçelerinin bor besin maddesi yönünden
beslenme durumlarının belirlenmesinde, analiz için alınacak yaprak örneklerine ilişkin stabil
60
dönemlerin tesbiti amaçlanmıştır. Üç değişik yöredeki Satsuma mandarini bahçelerinden, 13
ay süre ile alınan yaprak örneklerinde, bor miktarları belirlenmiştir. Sonuçta, bu yörede bor
besin maddesinin, yapraklarda stabil kaldığı dönemin, ekim-ocak ayları olduğu; yaprak yaşı
açısından ise, 6-9 ay yaşlı yaprakların alınmasının uygun olacağı belirtilmiştir.
E038 KAPLANKIRAN, M. 1989. Turunçgillerin Gübrelenmesi. Adana'da Tarım, 5: 15-16.
Yazıda, uygun ve dengeli bir gübrelemenin, turunçgillerin verim ve kalitesine olan etkisi
belirtildikten sonra; N, P ve K'nin korunması gereken dengesi üzerinde durulmuş ve bunların
bitki bünyesindeki etkileri ve topraktaki durumlarına değinilerek, uygulanması gereken miktar
ve zamanlara ilişkin bilgi verilmiş ve gübrelemede yaprak analizlerinin önemi vurgulanmıştır.
E039 KAPLANKIRAN, M., M. ÖZSAN, Ö. TUZCU. 1986. Bazı Turunçgil Türlerinde AnaçKalem İlişkilerinin Bitki Besin Maddeleri İçeriklerine Etkileri. Çuk. Ü. Z. F. Derg., 1(1): 30 – 44
E040 KAPLANKIRAN,M., Ö. TUZCU, M. ÖZSAN. 1986. Effects de la Relation
Greffons/Porte-greffe sur la Teneur en Element Minereaux des Feuilles chez les Agrumes.
Fruits, 41(4): 261-267.
E041 KAYA, Z. 1989. Doğu Akdeniz Bölgesinde Yetiştirilen Mandarinlerin Beslenme
Durumları Üzerinde Bir Araştırma. Çuk.Ü. Z.F.Derg., 4 (2): 100-113.
Araştırmada, Mersin-Dörtyol arasında yer alan 29 mandarin bahçesinden yaprak ve toprak
örnekleri alınarak, mandarinlerin genel beslenme durumu belirlenmeye çalışılmıştır. N ve
K'nin örneklerin yaklaşık 2/3'sinde düşük düzeyde bulunduğu çalışmada, yaprakların P
içeriklerinin, genellikle noksanlık sınırının üzerinde olduğu belirlenmiştir. Yaprakların Ca ve
Mg düzeylerinin genelde yeterli bulunduğu; Cu ve Fe'nin, yeterlilik sınırının üzerinde, Zn
düzeyinin yeterli, Mn içeriklerinin ise, bahçelerin % 17'sinde yeterlilik sınırının altında olduğu
ifade edilmiştir. Araştırmada ayrıca, yaprak ve topraktaki değişik elementler arasında, negatif
ve pozitif korelasyonlara rastlandığı belirtilmiştir.
E042 KOVANCI, İ., H. ÇOLAKOĞLU. 1972. İzmir Bölgesi Satsuma Mandarini Plantajlarında
Azot ve Fosfor İlişkileri Üzerinde Araştırmalar. Ege.Ü.Z.F.Derg., 9 (2): 61-85.
E043 KOVANCI, İ., H. ÇOLAKOĞLU. 1979. Ege Bölgesi Satsuma Mandarinlerinin
Gübrelenmesinde Bilimsel İlkelerin Saptanmasına İlişkin Araştırmalar. TÜBİTAK-TOAG-76.
E044 KOVANCI, İ., H. ÇOLAKOĞLU, H. HAKERLERLER. 1977. Ege Bölgesi Satsuma
Mandarinlerinin Gübrelenmesinde Bilimsel Temellerin Tesbitine Dair Araştırmalar. İçinde:
61
TÜBİTAK V. Bilim Kongresi. 29 Eylül-2 Ekim 1975. İzmir. TOAG Tebliğleri. Toprak-Bitki
Besleme Seksiyonu. TÜBİTAK Yayınları No: 361, TOAG Seri No: 68. Ankara. s: 259-279.
Bildiride, mandarin ağacının verimli düzeyde ürün vermesi için, beslenmesi ile ilgili bilimsel
temellerin belirlenmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir. Gümüldür ve Balçova yörelerinde, 14
yaşındaki 4 bahçede, çiftçi koşullarında amonyum sülfat, süperfosfat ve potasyum sülfat
gübrelerinin farklı dozları kullanılmıştır. En yüksek düzeyde ürünün, 600 g N, 300 g P205 ve
350 g K20 veya 400 g N, 450 g P205 ve 350 g K20 kombinasyonlarının uygulanması ile elde
edildiği; topraktaki faydalı fosforun 17 ppm, faydalı potasyumun 135 ppm 'den az olması
halinde, fosfor ve potasyumlu gübrelerin kullanılmasının, zorunlu olduğu belirlenmiştir.
E045 KOVANCI, İ., H. ÇOLAKOĞLU, M. OKTAY. 1980. Satsuma Mandarinlerinde Görülen
Kloroz'un Peroksidaz Enzim Aktivitesiyle İlişkisi. Ege Ü.Z.F.Derg., 17 (2): 83-93.
Araştırmada, İzmir ili çevresinde, yapraklarında kloroz görülen Satsuma mandarini
bahçelerinde, demir (Fe) elementinin durumunu incelemek, bunun enzim aktivitesi ve klorofil
miktarı ile ilişkisini saptamak amaçlanmıştır. İzmir ilinde 12-15 yaşlarındaki 5 Satsuma
mandarini bahçesinden alınan 2 aylık, normal ve klorozlu 10 adet yaprak örneği ile, 0-20 cm
ve 20-40 cm derinlikten alınan 10 adet toprak örneği analizlenmiş ve klorozlu yapraklarda,
normal yapraklara oranla, daha fazla miktarda N, P, K ve Mg saptanmıştır. Normal ve
klorozlu yaprakların total demir miktarlarında, bir fark görülmemesine karşın; eriyebilir Fe
miktarlarında önemli farklılık bulunmuştur. Yaprakların eriyebilir Fe miktarı, peroksidaz enzimi
aktivitesi ve klorofil miktarları arasında % 1 düzeyinde önemli korelasyonlar bulunmuş olup;
total demir ile, bu ilişkilerin önem taşıdığı belirlenmiştir.
E046 KOVANCI, İ., H. HAKERLERLER, M. OKTAY, A. ÖZERCAN, İ. KARAÇALI. 1985.
İzmir İlinde Satsuma Mandarinlerinde Görülen Çinko Noksanlığının Giderilmesinde
Nervanaid-Zn 14'ün Etkinliğinin Belirlenmesi. Doğa Bil.Derg., D2, 9 (3): 304-311.
Denemelerde, çinko iz elementini EDTA formunda içeren “Nervanaid-Zn 14” preperatının,
mandarin ağaçlarında yapraktan Zn alınımına olan etkinliğinin araştırılması amaçlanmıştır.
Çinko noksanlığı belirtisi gösteren iki mandarin bahçesinde yapılan çalışmada; “NervanaidZn 14” preperatının, yapraklardaki toplam çinko konsantrasyonunu önemli düzeyde
yükselttiği; bunun sonucu olarak, meyve tutumunun da arttığı; ancak, daha belirgin etki elde
etmek için, uygulama dozu ya da sayısının yükseltilmesi gerektiği belirtilmiştir.
E047 KOVANCI, İ., H. HAKERLERLER, M. OKTAY, W. HÖFNER. 1985. Ch loroseBekampfung im Mandarinenanbau der Agaishen Region (Turkei) durch Blatt-und
Bodendüngung verschiedener Fe-Praparate. in: Der Tropenlandwirt, Zeitschrift für die
Landwirschaft in den Tropen und Subtropen 85/86 Jahrgang, Oktober 1984/April 1985, Seite:
14-20.
Denemede, demir klorozu görülen 15 yaşındaki mandarin bahçesinde, yaprak ve toprağa
“Sequestren 138 Fe”, “Nervanaid-Fe”, “Ferriplex” ve FeSO4 7H2O uygulamalarının etkisinin
belirlenmesi amaçlanmıştır. Demir noksanlığının ölçüsü olarak, yapraktaki toplam ve aktif
62
demir alınmıştır. Topraktan uygulamada, yapraklardaki aktif demir düzeyinin yükselmesinde,
daha çok “Sequestren 138 Fe” etkili olmuş; yapraktan uygulamada ise, FeSO4 7H2O, toplam
ve aktif demir düzeylerini yükseltmiş ve bu uygulamaların, İzmir yöresinde demir klorozuna
karşı kullanılabileceği ifade edilmiştir.
E048 KOVANCI, İ., H. HAKERLERLER, M. OKTAY, W. HÖFNER. 1986. The Control of
Chlorosis in Mandarine Orange Orchards in the Aegean of Turkey by Applying Iron
Compunds to Soil and Leaves. Plant Research and Development 24: 118-125.
E049 KOVANCI, İ., H. HAKERLERLER, W. HÖFNER. 1978. Ursachen der Chlorosen an
Mandarinen (Citrus reticulata Blanco) der Agaischen Region. Plant and Soil, 50 (1): 193-205.
E050 KOVANCI, İ., N. ERYÜCE, H. ÇOLAKOĞLU. 1982. İzmir Bölgesi Satsuma Mandarini
Plantajlarının Demir, Çinko ve Mangan Yönünden İncelenmesi. Ege Ü.Z.F.Derg., 19 (2): 8592.
Araştırmada, İzmir ve civarındaki mandarin bahçelerinin, toprak ve yapraklarının bazı mikro
elementler yönünden durumunun belirlenmesi amaçlanmıştır. 76 adet mandarin bahçesinden
alınan, yaprak ve toprak örnekleri, demir, çinko ve mangan yönünden incelenmiştir. Demir
yönünden, yeterlilik sınırına giren bahçelerin % 86.8 olmasına karşılık, bu değerin, çinko için
% 10.5, mangan için % 13.2'ye düştüğü bulunmuştur. Toprakta alınabilir demir, çinko ve
manganın gösterdiği, en düşük, ortalama ve en yüksek değerler; sırasıyla, eser -5.65 -34.48;
eser -6.03-32.40; 1.00-113.94- 824.00 ppm olmuştur.
E051 KÖSEOĞLU, A.T. 1980. İzmir Bölgesi Satsuma Mandarini Yapraklarındaki Mineral
Besin Maddelerinin Mevsimsel Değişiminin İncelenmesi. Ege Ü.Z.F., Bitki Besleme Kürsüsü.
İzmir (Doktora tezi, yayınlanmamış). 112 s.
Tez çalışmasında, üçyapraklı anacına aşılanmış Satsuma mandarini yapraklarında, makro
besin elementlerinin mevsimsel değişimlerinin incelenmesi ile, en uygun yaprak örneği alma
zamanlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Değişik zamanlarda periyodik olarak alınan toprak
ve yaprak örneklerinin analizlenmesi sonucunda; meyveli ve meyvesiz sürgün yaprakları
arasında, önemli düzeyde farklılıklar bulunduğu belirlenmiş; N, P, K, Ca ve Mg gibi besin
elementlerinin gösterdikleri değişimler ortaya konmuştur. Ele alınan elementlerin ortak stabil
dönemlerinin, yaprak yaşlarının 6-7 aya ulaştığı zamana rastladığı ve en uygun yaprak
örneği alma zamanının, bu dönem olduğu ifade edilmiştir.
E052 KÖSEOĞLU, A.T. 1980. İzmir Bölgesi Satsuma Mandarini Yapraklarındaki Besin
Maddeleri Mevsimsel Değişiminin İncelenmesi (Doktora tezi). Ege Ü.Z.F.Derg., 17 (3): 175192.
63
E053 KÖSEOĞLU, A.T. 1989. İzmir Bölgesi Satsuma Mandarini Yapraklarındaki Demir,
Manganez ve Çinkonun Mevsimsel Değişiminin İncelenmesi. Doğa Tr.Tar.Or.Derg., 13 (3b):
1132-1141.
Araştırmada, yaprak örneği alma zamanını belirlemek üzere, Gümüşsu ve Seferihisar
yörelerindeki Satsuma bahçelerinden, meyveli ve meyvesiz sürgünlerden, mayıs ayından
başlayarak, birer ay arayla 13 kez yaprak örneği alınarak, analizlenmiştir. Meyveli ve
meyvesiz sürgün yaprakları arasındaki farkın, istatistikisel olarak önemli bulunduğu ifade
edilen çalışmada; Fe ve Mn miktarlarının, genç yapraklarda düşük düzeyde olduğu,
seviyelerinin hasat zamanına kadar arttığı ve daha sonra düştüğü belirlenmiş; Zn miktarının
ise, yaprak yaşına bağlı olarak azaldığı saptanmış; bu elementlerin ortak stabil dönemlerinin,
6-7 aylık dönem olduğu ortaya konmak suretiyle, bu periyod, yaprak örneği alma zamanı
olarak önerilmiştir.
E054 KÖSEOĞLU, A.T., H. ÇOLAKOĞLU. 1989. Genç Satsuma Mandarini (Citrus unshiu
Marc.) Ağaçlarında Kimyasal Gübrelerin Meyve Kalitesine Etkisi. Akd.Ü.Z.F.Derg., 2 (1): 91104.
Çalışmada, genç Satsuma mandarini ağaçlarında azot, fosfor ve potasyumlu gübrelerin
meyve kalite özelliklerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Üçyapraklı anacına
aşılanmış, 9-12 yaşları arasındaki Satsuma ağaçlarında yürütülen denemenin sonunda;
artan dozlarda kullanılan, azot ve potasyumlu gübrelerin meyvenin çapı, ağırlığı, kabuk
kalınlığı ve boyu üzerinde artırıcı, azotlu gübrenin, suda çözünebilir kuru madde mikarı
üzerinde azaltıcı, potasyumlu gübrenin ise, meyve asitliği ile birlikte artırıcı etkide bulunduğu;
fosforlu gübrelerin ise, meyve kalite özelliklerine önemli bir etkide bulunmadığı ifade
edilmiştir.
E055 KÖSEOĞLU, A.T., H. ÇOLAKOĞLU. 1989. Genç Satsuma Mandarini (Citrus unshiu
Marc.) Ağaçlarında Kimyasal Gübrelerin Yapraklarındaki Makro Besin Maddelerine Etkisi.
Akd.Ü.Z.F.Derg., 2 (2): 69-89.
Çalışmada, kimyasal gübrelerin, genç Satsuma mandarini yapraklarındaki makro besin
maddeleri düzeyleri ile, ürün ve kalite özelliklerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.
Bornova koşullarında yer alan, üçyapraklı anacına aşılı, gençlik dönemindeki Satsuma
ağaçlarına, 4 yıl süreyle, 5 değişik dozda yapılan, azot, fosfor ve potasyumlu gübre
uygulamaları sonunda; azot ve fosfor uygulamalarının yapraklarda eksik düzeylerde bulunan
N ve P değerlerini, yeterli; yeterli düzeyde bulunan K değerlerini, daha da yüksek düzeye
yükselttiği; K uygulamalarının, Ca ve Mg düzeylerini düşürdüğü; gübre uygulamalarının,
genel olarak ürün miktarını artırdığı ifade edilerek; yapraklardaki N, P, K düzeyleri ile, bazı
meyve özellikleri arasındaki ilişkiler ortaya konmuştur.
E056 KÖSEOĞLU, A.T., H. ÇOLAKOĞLU, İ. KOVANCI. 1990. Genç Satsuma Mandarini
(Citrus unshiu Marc.) Ağaçlarında Kimyasal Gübrelerin Meyve Verimine Etkisi. Doğa
Tr.Tar.Or.Derg., 14 (1): 33-44.
64
Çalışmada, azot, fosfor ve potasyumlu gübrelerin, genç Satsuma mandarini ağaçlarındaki
verime etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bornova koşullarında yer alan, üçyapraklı
anacına aşılı, 9-12 yaşlarındaki Satsuma ağaçlarına, 4 yıl süreyle, heryıl artan miktarlarda
yapılan, 5 değişik dozdaki uygulamalar sonunda; azot, fosfor ve potasyumun her üçünün de
verimi yükselttiği; ancak, verim artışında ağaç yaşının daha etkili olduğu ifade edilerek,
yüksek verim sağlayan gübre dozları belirtilmiştir.
E057 KÖSEOĞLU, A.T., N. ULUDAĞ, N. ULUDAĞ, A. ARPACIOĞLU, H.A. TAŞDEMİR, T.
POLAT. 1989. Batı Akdeniz Bölgesinde Yetiştirilen Washington Navel Portakalında
Beslenme Noksanlıklarının Giderilmesi Üzerinde Araştırmalar. T.O.K.B., Narenciye
Araştırma Enstitüsü. Antalya (Sonuç raporu). 23 s.
Araştırmada, Washington göbekli portakallarında ortaya çıkan, mangan (Mn) ve çinko (Zn)
noksanlıklarının, uygun form ve dozdaki bitki besin maddeleri uygulamasıyla giderilmesi
amaçlanmıştır. MnSO4 ile Mn-EDTA ve ZnSO4 ile Zn-EDTA arasında, etkinlik bakımından
önemli bir fark görülmeyen çalışmada; her iki mikro element için de, % 0.25'lik dozun
noksanlıkları giderdiği, yapraklardaki konsantrasyonu yeterli düzeye çıkarttığı ve meyve
kalitesine önemli bir etkide bulunmadığı belirlenmiştir.
E058 OKTAY, M. 1983. Satsuma Mandarinlerinde (Citrus unshiu Marcovitch) Görülen
Kloroza Etkili Etmeneler Üzerinde Bir Araştırma. Ege Ü.Z.F., Toprak Bölümü (Doktora tezi,
yayınlanmamış).
Araştırmada, normal görünümlü ve klorotik durum gösteren Satsuma mandarini
plantasyonlarında; tabansuyu düzeyleri, sulama suyu kaliteleri, toprak ve yaprak mineral
besin maddeleri ve bazı toprak özelliklerinin saptanması amaçlanmıştır. Denemeler,
üçyapraklı anacına aşılı bulunan, 11-25 yaşlarında, 6 adet normal görünümlü, 14 adet kloroz
gösteren, Satsuma mandarini bahçelerinden alınan toprak, yaprak ve su örnekleri üzerinde
yapılmıştır. Yaprakların klorofil içerikleri ile, eriyebilir Fe içerikleri ve peroksidaz aktiviteleri
arasında; ayrıca, peroksidaz aktiviteleri ile, eriyebilir Fe içerikleri arasında, önemli ilişkiler
bulunmuş; bu nedenle, Satsuma mandarini bahçelerinde görülen klorotik durumunun, Fe
noksanlığından meydana geldiği kanısına varılmıştır. Ayrıca, bahçe topraklarının CaCO3
içeriklerinin klorozun ortaya çıkışında, temel bir etmen durumunda bulunduğu ve bu etmenin
etkisinin, yetiştiriciler tarafından yapılan aşırı sulama ile artırıldığı belirlenmiştir.
E059 OKTAY, M. 1984. Satsuma Mandarinlerinde (Citrus unshiu Marcovitch) Görülen
Kloraza Etkili Etmenler Üzerinde Bir Araştırma. Ege Ü.Z.F.Derg., 21 (1): 223-235.
E060 ÖZBEK, N. 1966. Turunçgil Bahçelerinde Yaprak ve Toprak Analizleri (H.D.
CHAPMAN'dan çeviri). Köy İşleri Bakanlığı Yayınları: 32, TOPRAKSU Yayınları, Sayı: 181,
Teknik Yayınlar Serisi: 10. Ankara. 119 s.
65
Çeviri niteliğindeki yayın; turunçgil bahçelerinin besin maddeleri yönünden durumunu ortaya
koymak için üzerinde durulacak esaslar ile, gübreleme ve toprağın düzeltilmesine ilişkin
uygulamaları içeren bir kılavuz şeklinde kaleme alınmış olup; yaprak ve toprak analizlerinin
amacı, analiz kriterleri, yaprak ve toprak örneklerinin alınmaları, hazırlanmaları, programın
başlatılması metotları, sonuçların kaydı ile besin maddesi düzeylerinin kontrolu hakkında;
ayrıntılı çizelgelerle destekli bilgilere yer verilmiştir.
E061 ÖZBEK, N. 1969. The Diagnosis of Trace Element Deficiencies in Orange Orchards in
Citrus Areas According to Visual Symptoms, Leaf and Soil Analysis. in: Proc. First Intern.
Citrus Symp. 3: 1513-1524.
Araştırmada, yapraklarda gözle görülebilen belirtilerle, analiz sonucu elde edilen değerler
arasında, mikro elementler yönünden bir ilişki bulunup bulunmadığının belirlenmesi
amaçlanmıştır. Türkiye'nin Akdeniz turunçgil bölgelerinden, değişik çeşitlerin bulunduğu
portakal bahçeleri ele alınarak, buralardan toprak ve eylül ayındaki 4-7 aylık meyveli
dallardan, yaprak örnekleri alınarak, makro ve mikro element analizleri yapılmıştır. Gözle
görülebilen belirtileri, analiz sonuçlarının teyit ettiği ifade edilen çalışmada; çinko
noksanlığının demirinkinden daha yaygın olduğu; noksanlık şiddetlerinin, toprak ve çeşide
göre değiştiği; yerli çeşitlerde noksanlık şiddetinin daha yüksek bulunduğu; çinko
noksanlığının aksine, demir noksanlığının, daha yüksek pH, CaCO3 ve ağır topraklarda, daha
belirgin olduğu ortaya konmuştur.
E062 ÖZBEK, N. 1969. Turunçgillerde Fena Beslenme Simptomları (O.C.BRYAN 1957'den
çeviri). Ank.Ü.Z.F. Yayınları: 373, Yardımcı Ders Kitabı: 131. Ankara. 72 s.
Çeviride, turunçgil bitkilerinin beslenmesi yönünden önemli olan, makro ve mikro elementler,
ayrı ayrı ele alınarak; noksanlık belirtileri, toprak reaksiyonu, yapılacak uygulamalar,
fazlalıklarının ortaya çıkardığı durumlar ve kullanışlarının tarihçeleri gibi hususlar üzerinde,
açıklamalarda bulunulmuş ve verilen bilgiler şekil, fotoğraf ve cetvellerle desteklenmiştir.
Yayında ayrıca, noksanlık ve fazlalık durumunda, arazide yapılacak uygulamaların şekil,
zaman ve miktarlarına ilişkin, ayrıntılı bilgilere yer verilmiştir.
E063 ÖZBEK, N. 1970. Akdeniz Turunçgiller Bölgesinde Portakal Bahçelerinde Ortaya Çıkan
Makro ve Mikro Besin Maddeleri Noksanlıklarının Teşhisi. Ank.Ü.Z.F.Yıll.-1969, 19 (4): 851879.
E064 ÖZBEK, N., M. ÖZSAN, Ö. TUZCU, S. DANIŞMAN. 1976. A Preliminary Study of
Rumple-A Serious Ring Disorder of Lemons in Turkey. in: Proceedings of the Seventh IOCV
Conference 1975. pp: 157-166.
66
E065 ÖZBEK, N., M. ÖZSAN, S. DANIŞMAN. 1977. Akdeniz Bölgesinde Yetiştirilen Önemli
Limon Çeşitlerinde Görülen Mikro Besin Maddeleri Noksanlıklarının Teşhis ve Giderilmesi.
TÜBİTAK Yayınları No: 330. TOAG Seri No: 58. Ankara. 69 s.
Çalışmada, üç değişik yöredeki 6 limon çeşidinden toprak, yaprak ve meyve örnekleri
alınarak, analizlenmiş ve bunlar gözle görülebilir belirtilerle birlikte değerlendirilmiştir. Geniş
ölçüde demir (Fe) noksanlığı ortaya çıkmış, daha düşük oranda çinko (Zn) ve yapraklarda
belirtileri görülmemesine rağmen, mangan (Mn) noksanlıklarına rastlanmıştır. Demir
noksanlığına karşı, 40 g Fe SO4'ün gövdeye enjeksiyonu ve 500 g Fe-EDDHA'nın toprağa
verilmesi; çinko ve mangan noksanlıkları için ise, 5 kg ZnSO4 ve 3 kg MnSO4'ün, ayrı ayrı
veya durumuna göre, birarada yapraktan verilmelerinin uygun olduğu belirlenmiştir. Ayrıca,
çöküntü (rumple) hastalığı şiddetinin, Zn uygulamalarıyla azaldığı tespit edilmiştir.
E066 ÖZBEK, N., M. ÖZSAN, S. DANIŞMAN, Ö. TUZCU. 1978. Akdeniz Bölgesinde
Yetiştirilen Önemli Altıntop Çeşitlerinde Makro ve Mikro Besin Maddeleri Noksanlıklarının
Teşhisi. İçinde: TÜBİTAK-6. Bilim Kongresi. TOAG Tebliğleri, TÜBİTAK Yayın No: 412.
Ankara. s: 193-208.
Bildiride, Akdeniz bölgesinin altıntop yetiştirilen değişik yörelerinden alınan, yaprak ve toprak
örneklerinde, analizler yapmak suretiyle; makro ve mikro besin maddeleri düzeylerinin ortaya
konulması ve noksanlıklarının belirlenmesinin amaçladığı ifade edilmiştir. Marsh Seedless ve
Duncan altıntop çeşitleri bahçelerinden, metoduna uygun olarak alınan yaprak ve toprak
örneklerinde yapılan analizlerin, simptomatolojik gözlemlerle değerlendirilmesi sonunda;
denemeye alınan çeşitlerde, bir arada demir-çinko mangan; çinko-mangan ve çinko
noksanlıkları bulunduğu; bazı yörelerde ise, herhangi bir besin maddesi noksanlığına
rastlanmadığı bildirilmiştir.
E067 ÖZBEK, N., S. DANIŞMAN. 1973. Akdeniz Turunçgil Bölgesinde Yetiştirilen Belli Başlı
Portakal Çeşitlerinde Ortaya Çıkan Çinko Noksanlığının Giderilmesinde Uygulanacak
Metodlar Üzerinde Bir Araştırma. Ank.Ü.Z.F.Yıll.,-1972, 22 (3-4): 501-529.
Araştırmada, Washington göbekli ve Yafa portakallarında, çinko noksanlığının giderilmesi
amacıyla, değişik miktarlarda çinko sülfat (ZnSO4) ve değişik kimyasallar birlikte kullanılarak,
agaçlara pülverize edilmek ve toprağa verilmek suretiyle uygulanmıştır. Denemelerin
sonunda, ZnSO4'ün yapraklara püskürtülmesi, noksanlığın giderilmesi bakımından en etkili
bulunmuş ve bütün uygulamaların, meyve verimini artırdığı; pomolojik özelliklerden, meyve
ağırlığı, suda çözünebilir kuru madde ve asitlik üzerinde, değişik etkiler ortaya konmuştur.
E068 ÖZBEK, N., S. DANIŞMAN. 1973. Akdeniz Turunçgil Bölgesinde Yetiştirilen Belli Başlı
Portakal Çeşitlerinde Ortaya Çıkan Demir Noksanlığının Giderilmesinde Uygulanacak
Metodlar Üzerine Bir Araştırma. Ank.Ü.Z.F.Yıll,-1972, 22 (3-4): 530- 560.
Araştırmada, Washington göbekli ve Kan (Moro) portakallarında, demir noksanlığının
giderilmesi amacıyla, değişik miktarlarda demir sülfat (FeSO4) toprağa verilmek ve FeEDDHA gövdeye enjekte edilmek suretiyle uygulanmıştır. Denemelerin sonunda, her iki
67
uygulamanın da yakın etkilere sahip olduğu, uygulama kolaylığı ve güvenliği bakımından,
demir sülfatın toprağa verilmesinin önerilebileceği; uygulamaların, meyve pomolojik özellikleri
yönünden, değişik etkilerde bulunmasına rağmen, kalitede olumsuzluklara yolaçmadığı
ortaya konmuştur.
E069 ÖZBEK, N., S. ÖZBEK, H. SARAÇOĞLU. 1975. Önemli Portakal Çeşitlerinin Vitamin C
Kapsamlarına Gübrelemenin Etkisi. Ank. Ü.Z.F.Yıll., 25 (4): 841-859.
Çalışmada, gübre uygulamalarının, önemli bazı portakal meyvelerinin Vitamin-C içeriklerine
etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Dörtyol Turunçgiller İşletmesi (DÜÇ) arazisinde yer
alan, Washington göbekli ve Yafa portakal parsellerine, 27 değişik N, P, K'lı gübre
uygulanması suretiyle yürütülen denemelerde; azot ve fosforun Vitamin-C içeriğini azalttığı,
potasyumun ise artırdığı; genel olarak, Vitamin-C'nin Washington göbekli portakalında, daha
yüksek düzeylerde bulunduğu ortaya konmuştur.
E070 ÖZBEK, N., S. ÖZBEK, H. SARAÇOĞLU. 1977. Önemli Portakal Çeşitlerinde
Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Etkisi. Ank.Ü.Z.F Yayınları Yayın No: 646.
E071 ÖZCAN, Ö. Tarihsiz. Turunçgillerin Gübrelenmesi. Ege Bölge Zirai Araştırma
Enstitüsü. Menemen-İzmir (Teksir). 5 s.
Teksirde, turunçgillerin toprak istekleri verilmiş, çiftlik gübresinin önemi üzerinde durulmuş;
azot, fosfor ve potasyumun bitki fizyolojisi ve meyve kalitesine etkileri hususunda bilgiler
verilmiş; toprak ve yaprak örneklerinin alınış yöntemleri açıklanarak, makro ve mikro besin
elementlerinin yapraktaki düzeyleri ile ilgili tablolara yer verilmiş; ayrıca, turunçgiller için,
yaşlara göre, genel bir gübreleme planı konulmuştur.
E072 ÖZCAN, Ö. 1986. Mineral Gübrelemenin Genç Satsuma Mandarini (Citrus unshiu
Marc.) Ağaçlarında Mineral Besin Maddeleri Alınımına, Meyvenin Bazı Kalite Özellikleri ile
Kimyasal Yapılarına ve Ürün Miktarına Olan Etkilerinin Araştırılması. Ege Bölge Zirai
Araştırma Enstitüsü. Menemen-İzmir (Doktora tezi, yayınlanmamış). 28 s.
Tez çalışmasında, azot, fosfor ve potasyumlu gübrelerin; genç Satsuma mandarini
ağaçlarında, bazı meyve kalite özellikleri ile yaprak, meyve ve sürgünlerin, makro besin
elementleri içeriklerinin, mevsimsel değişimleri ve bazı meyve kalite unsurları ile, ürün miktarı
arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Üçyapraklı üzerindeki 11 yaşında 90 adet
Satsuma mandarini ağacına azot, fosfor ve potasyumlu gübreler, 3 ayrı dozda uygulanmıştır.
Kombine gübre dozu arttıkça, meyve ağırlığı, meyve eni, meyve boyu ve meyve kabuk
kalınlığının da arttığı; fakat, ürün miktarının azaldığı; yaprakta önerilen örnek alma
döneminin, meyvenin renklenmeye başlamsından, hasada kadar geçen süre (ekim- kasım)
olduğu belirlenmiştir.
68
E073 ÖZERDEM, H., H. ÇOLAKOĞULU, M. DOKUZOĞUZ, K. MENDİLCİOĞLU. 1987. Kuzey
Kıbrıs (Güzelyurt) Valencia Portakal Bahçelerininin Beslenme Durumu. Ege.Ü.Z.F.Derg., 24
(2): 77-90.
Çalışma, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki Valencia portakalı tesislerinin beslenme
durumunu ortayakoymak amacıyla, Güzelyurt bölgesindeki bahçelerden toprak ve yaprak
örnekleri alınarak gerçekleştirilmiştir. Bu örneklerde yapılan analizler sonucunda, toprakların
çoğunluğunun, killi-tınlı bünyede ve organik maddece fakir olduğu; bazı yörelerde tuzluluk
problemi bulunduğu ve toprakların % 60 oranı üzerinde değerlerle azot, fosfor ve potas
yönlerinden, yetersiz durum gösterdiği belirlenmiştir. Yapraklarda ise, azot ve potas
yönünden, topraktaki değerlerle bir paralellik görülmesine karşın; fosfor bakımından durumun
daha iyi (% 17) olduğu saptanan çalışmada, mikro elementler yönünden, yalnız çinko
noksanlığının sözkonusu olduğu ifade edilmiştir.
E074 ÖZÖLÇÜM, Ü., K. ÜNER. 1986. Menemen Yöresinde Ticaret Gübrelerinin Mandarin
Ürününe ve Yaprakların Bazı Besin Elementi Kapsamlarına Etkileri. T.O.K.B., K.H.G.M.,
Menemen Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Yayınları, Genel Yayın No: 140, Rapor Yayın No:
91. Menemen. 64 s.
Araştırmada, İzmir yöresi Satsuma mandarinlerinde azot, fosfor ve potasyumlu gübrelerle,
ürün miktarı, yaprak ve toprakların bitki besin maddeleri kapsamları arasındaki ilişkileri
incelemek amaçlanmıştır. 7 yaşındaki, üçyapraklı anacına aşılı Satsuma mandarini
bahçesinde, 7 yıl süreyle, N, P2O5 ve K2O'nun değişik dozları ve çiftlik gübresi verilerek
gerçekleştirilen çalışmada; ortalama 100-150 kg/ağaç ürün veren Satsuma mandarinlerinde,
50 kg/ağaç çiftlik gübresiyle birlikte, 0.5 kg/ağaç N uygulanması; toprak ve yaprak
analizleriyle, bahçenin gübreleme programının belirlenmesi; yaprak % N kapsamının % 3.0,
% P kapsamının % 0.118, % K kapsamının ise, % 1.4 olmasını sağlayacak miktarlarda,
fosfor ve potaslı gübre uygulamaları yapılması gerektiği belirlenmiştir.
E075 ÖZSAN, M., Ö. TUZCU, Ş. YEŞİLSOY. 1982. Klemantin Mandarini, Valensiya
Portakalı ve Marsh Seedless Altıntoplarında Yeşil Gübre Uygulamasının Gelişme, Meyve
Verimi ve Bazı Toprak Özelliklerine Etkileri. Doğa Bil.Derg., Vet.Hay./Tar.Orm., 6 (3): 155165.
Üç yıl süreyle, Klemantin mandarini, Valencia portakalı ve Marsh Seedless altıntopu
parsellerinde sürdürülen araştırmada; toprağın devamlı olarak işlenmesi ile, yeşil
gübrelemede (fiğ-yulaf), çiçeklenme döneminde tamamen toprağa gömme ve biçilip hasat
edildikten sonra toprağa gömme işlemleri uygulanmıştır. Sonuncu uygulamaların, infiltrasyon
hızını daha belirgin şekilde yükselttiği belirlenen çalışmada ayrıca, ikinci uygulamanın
büyüme, meyve verim ve kalitesi üzerine daha olumlu etkide bulunduğu izlenimi edinilmiş ve
daha belirgin sonuç elde edilebilmesi için, biriken etkilerin ortayaçıkması yönünden,
araştırmalara devam edilmesinin zorunlu görüldüğü ifade edilmiştir.
E076 SAATÇİ, N. Tarihsiz. İzmir Bölgesi Mandarinlerinin Mikro Element Durumu Üzerinde
Araştırmalar. Ege Ü.F.B.E., Toprak Anabilim Dalı. (Yüksek Lisans Tezi).
69
Tez çalışmasında, mandarinlerin, mikro elementlerle beslenme durumunun belirlenmesi
amaçlanmıştır. İzmir ilinde 5 bölgeden 90 adet toprak (10-25 cm ve 25-50 cm derinlik), 90
adet yaprak (yaprak ayası ve yaprak sapı) örneği alınarak; toprak nitelikleri ve bazı besin
maddeleri içerikleri tayin edilmiş ve toprak-bitki ilişkileri üzerinde durulmuştur. Toprağın
faydalı Cu, Zn ve B içerikleri ile, yaprağın aynı elementler yönünden içerikleri arasında
önemli ilişkiler bulunmuş ve bu ilişkilerden faydalanılarak, toprak sınır değerleri saptanmıştır.
E077 SAATÇİ, F., H. HAKERLERLER. 1986. Mandarin Yapraklarına Uygulanan Zn ve Fe'in
Alınmasında Bu Etmenler Arasındaki Karşılıklı Etkinin Önemi. İçinde: 1. Yaprak Gübreleri ve
Bitki Hormonları Semineri. 23-24 Ekim 1986. Antalya. Akd.Ü.Z.F. Antalya. s: 27-36.
Araştırmada, yapraktan uygulanan çinko ve demirin, mandarin yapraklarından alınmaları
sırasında; her iki besin elementi arasında, oluşabilecek karşılıklı etkilenmeyi belirlemek
amaçlanmıştır. Çinko ve demir gübreleri, üçer seviyeli olarak, Satsuma mandarini ağaçlarına
püskürtülerek verilmiştir. Uygulanan çinko, yaprakların Zn kapsamını önemli düzeyde
artırmış; buna karşılık, demir düzeyini düşürücü yönde etkilemiştir. Yapraklardaki Zn içeriği
üzerine, ZnxFe interaksiyonunun, önemli düzeyde etkili olduğu; yapılan demir
uygulamalarının, yaprakların Fe içeriğini önemli düzeyde etkilemiş olmasına rağmen; çinko
ve ZnxFe interaksiyonunun, bu bakımdan önemli bir etkinliği bulunmadığı belirlenmiştir.
E078 SUNGUR, M. 1986. Ege ve Doğu Akdeniz Yörelerindeki Turunçgillerde Görülen Mikro
Besin Maddeleri Eksikliğinin Giderilmesinde Değişik Yaprak Gübrelerinin Etkileri. T.O.K.B.,
K.H.G.M., Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Yayınları. Genel Yayın No: 115.
Rapor Seri No: R-53. Ankara. 134 s.
Araştırmada, Ege ve Doğu Akdeniz yörelerindeki turunçgillerde görülen, mikro besin maddesi
noksanlıklarının giderilmesinde, değişik yaprak gübrelerinin etkilerini belirlemek
amaçlanmıştır. İzmir, Muğla ve İçel illerindeki 7 bahçede yer alan, mandarin, portakal ve
limon ağaçlarında, değişik yaprak gübreleri denenmiştir. İzmir yöresindeki mandarinlerde,
“Sequestrene-Fe 138” ve “Fetrilon-Fe”nin topraktan; Muğla'daki portakal ve mandarinlerle,
İçel'deki limonlarda; “Rayplex-Zn”, “Sequestrene-Zn”, “Menaltra-Zn” ve “Menaltra-Mixed”in
yapraktan uygulamalarının, daha etkili bulunduğu ifade edilmiştir.
E079 TAMDOĞAN, Ş. 1980. Çukurova Koşullarında Değişik Harçlarda Yetiştirilen Bazı
Turunçgil Anaçlarının Makro ve Mikro Besin Maddelerinden Yararlanma Yetenekleri
Üzerinde Bir Araştırma. Çuk. Ü.Z.F. Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Diploma
Tezi, yayınlanmamış) Adana. 51+? s.
E080 TEKİNEL, N., Y.Z. NAS. 1992. Adana Bölge Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü
Bölgesindeki Meyve Kabuk Çöküntüsü Üzerinde Araştırmalar. 1968-1972. İçinde: Araştırma
Özetleri 1960- 1991. T.K.B., Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Adana. s: 63.
70
E081 TESBİ, M.A. 1976. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Fidanlığındaki Turunç
Fidanlarında Görülen Mineral Madde Noksanlıkları Üzerine Bayfolan Yaprak Gübresinin
Etkileri ile İlgili Bir Araştırma. Çuk.Ü.Z.F., Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Lisans
tezi, yayınlanmamış). Adana. s ?.
Tez çalışmasında, turunç fidanlarında görülen mineral madde noksanlıkları üzerine,
"Bayfolan" adlı yaprak gübresinin etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Adana koşullarında
2 değişik dozda yapılan yaprak gübresi tatbikatı sonunda, uygulamaların makro ve mikro
elementler yönünden bir artış sağlamış olmasına karşılık, mineral madde düzeylerinin,
istatistik olarak bir farklılık meydana getirmediği ifade edilmiştir.
E082 TOK, A. 1979. Çukurova Koşullarında Bazı Turunçgil Anaçlarının Bazı Harçlardaki
Büyüme, Gelişme Durumları ve Poliembriyoniye Eğilimleri Üzerinde Bir Araştırma.
Çuk.Ü.Z.F. Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Mezuniyet tezi, yayınlanmamış).
Adana. 19 + ? s.
E083 TOKMAR, A. ve ark. 1966. Portakal Ticari Gübre İhtiyacı Tespit Denemesi Raporu.
Topraksu Araştırma Enstitüsü. Tarsus.
E084 TOPALAHMETOĞLU, İ. 1980. Çukurova Koşullarında Değişik Harçlarda Yetiştirilen
Bazı Turunçgil Anaçlarının Büyüme ve Gelişme Durumları Üzerinde Bir Araştırma.
Çuk.Ü.Z.F., Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Lisans tezi, yayınlanmamış). Adana.
65 + ? s.
E085 TOPRAK, B. 1976. Turunçgillerin Mineral Beslenmesi (Eds. REUTHER, BATCHELOR,
WEBBER, 1968. The Citrus Industry, Vol.II, Chap. 3'den çeviri ve derleme). MEYSEB,
Çukurova Bölge Müdürlüğü Yayım No: 1. Mersin (Teksir). 33 s.
Metinde, bitki beslenmesi yönünden önem gösteren azot, fosfor ve potasyum gibi makro
elementlerle, mikro elementlerden çinko ele alınarak; bunların turunçgillerdeki noksanlığı,
noksanlığın etkileri, belirtileri ve nedenleri ile kontrolu; fazlalıkları, fazlalıkların oluşturduğu
etkileşimler ve kontrolu gibi hususlarda, ayrıntılı bilgiler verilmiştir.
E086 TURAN, K., N. DİNÇ. 1992. Akdeniz Bölgesi Turunçgillerinde Görülen Demir
Noksanlığı Klorozuna Karşı İlaç Denemesi. 1980-81. İçinde: Araştırma Özetleri 1960-1991.
T.K.B., Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Adana. s: 71.
Deneme özetinde, turunçgil ağaçlarında görülen demir noksanlığının giderilmesinde, bazı
preperatların etkinliğinin belirlenmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir. Akdeniz bölgesinde yer
alan turunçgil bahçelerinde yürütülen çalışmalar sonunda; denemelerde kullanılan “Rexene
224 Fe” ve “Sequestrene 138 Fe”nin, demir noksanlığının giderilmesinde etkili oldukları
belirtilmiştir.
71
E087 TUZCU, Ö. 1987. Turunçgillerde Makro ve Mikro Besin Maddeleri Noksanlıklarının
Giderilmesinde İzlenecek Yöntemler. Akgübre, 1 (3): 3.
Makalede, uygun bir gübrelemenin yaprak ve toprak analiz sonuçları ile bahçede yapılacak
gözlemlere dayandırılması gerektiği belirtilerek; azot, fosfor, potas, demir ve çinko içeren
gübrelerin uygulanmalarına ilişkin özet bilgilere yer verilmiştir.
E088 TUZCU, Ö. 1987. Çukurova'da Turunçgiller Yetiştiriciliğinde Azotlu Gübreleme Nasıl
Yapılmalı ?. Akgübre, 1 (4): 6.
Yayında, turunçgillerin öteki meyvelerden farklı yönleri açıklanarak, azotun ilk bölümünün
ilkbahar sürgün gelişmesi döneminde verilmesinin doğru olacağı; uygulanacak miktarın
yaprak analizlerine dayanılarak belirlenmesi gerektiği; ikinci uygulamanın küçük meyve
dökümü döneminde yapılmasının uygun olacağı; dondan zararlanma ve Uçkurutan hastalığı
yönünden, azotlu gübrenin temmuz ayından sonra verilmesinden kaçınılması zorunluluğu
bulunduğu; fazla gübreleme yapılarak, fizyolojik dengenin bozulmasından kaçınılması gereği
vurgulanmış ve bu açıklamalar, Çukurova bölgesi için takvime bağlanıp, toprak tipleri
itibariyle verilen uygun oranlarla desteklenmiştir.
E089 TUZCU, Ö., M. KAPLANKIRAN, M. ÖZSAN, Ö. GEZEREL, A.Y. HIZAL. 1986. Etat
Nutritionnel des Verges d'Agrumes dans la Region Mediterranenne de la Turquie. Fruits, 41
(1): 49-54.
Çalışmada, Türkiye'nin Akdeniz bölgesi, doğu ve batı olmak üzere, iki alt bölgeye ayrılmış ve
buralardaki yaygın türler itibariyle, yaprak örnekleri alınarak, turunçgil bahçelerinin beslenme
durumunu ortaya koymak amaçlanmıştır. Bütün tür ve yörelerde, azot ve çinkonun noksan
düzeylerde bulunduğu araştırmada; Doğu Akdeniz bölgesinde, demir ve Batı Akdeniz
bölgesinde, mangan noksanlığı belirlenmiştir. Batı Akdeniz bölgesinin limonunun yoğun
olarak yetiştirildiği yörelerinde, fosfor fazlalığı ve mağnezyum noksanlığına rastlanmıştır.
Limon dışındaki türlerde, üretim yörelerinin çoğunda sodyum fazlalığının yaygın olduğu tesbit
edilmiştir. Çalışmada ayrıca, potasyumun genellikle yüksek, kalsiyum ve bakırın optimum
düzeylerde bulunduğu ifade edilmiştir.
E090 TUZCU, Ö., M.KAPLANKIRAN, T. YEŞİOĞLU, İ. YILMAZ, M. ÖZCAN. 1989. Değişik
Ortamların Bazı Turunçgil Anaçlarının Büyüme ve Gelişmeleri Üzerine Etkileri. Doğa,
Tr.Tar.Or.D., 13 (3a): 808-830.
E091 TUZCU, Ö., M. ÖZSAN, M. KAPLANKIRAN, A. Y. HIZAL. 1981. Akdeniz Bölgesi
Turunçgil Bahçelerinin Bitki Besin Maddeleri Bakımından Genel Durumları. II- Batı Akdeniz
Bölgesi. Çuk.Ü. F.Yıll., 12 (1-4): 70-81.
Araştırmada, Batı Akdeniz bölgesinde turunçgiller yetiştiriciliğinin yoğunluk gösterdiği
yörelerden, tür ve çeşit dağılımı dikkate alınarak, bölgeyi temsil edebilecek düzeyde, ekim
ayında, yaprak örneklemesi yapılmış ve bunlar makro ve mikro elementler yönünden
72
analizlenmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, makro besin madde düzeylerinde çok
büyük değişikler bulunduğu; Zn ve Mn düzeylerinin genellikle noksan seviyesinde olduğu;
drenaj, taban suyu ve sulama yöntemlerinden kaynaklanan bir Na fazlalığının dikkati çektiği;
genel olarak K fazlalığı ile yer yer Mg noksanlığı görüldüğü belirlenmiştir. Çalışmada ayrıca,
yaprak ve toprak analizlerine göre, uygun gübreleme programları önerebilecek, laboratuvar
organizasyonlarına gidilmesi gereği vurgulanmıştır.
E092 TUZCU, Ö., M. ÖZSAN, Ö. GEZEREL. 1978. Bazı Nüseller Limon Çeşitlerinin Makro
ve Mikro Bitki Besin Maddelerinden Yararlanma Yetenekleri Üzerinde Bir Araştırma.
Çuk.Ü.Z.F.Yıll., 9: 106-116.
E093 TUZCU, Ö., M. ÖZSAN, Ö. GEZEREL, M. KAPLANKIRAN. 1981. Akdeniz Bölgesi
Turunçgil Bahçelerinin Bitki Besin Maddeleri Bakımından Genel Durumları. I- Doğu Akdeniz
Bölgesi. Çuk.Ü.Z. F.Yıll., 12 (1-4): 58-69.
Çalışmada, Doğu Akdeniz bölgesinde turunçgil yetiştirilen yörelerden toplanan yaprak
örneklerinde yapılan, bitki besin maddeleri analizleri vasıtasıyla, turunçgil bahçelerinin
beslenme durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Doğu Akdeniz bölgesinin, alt bölge ve
yörelere ayrılmak suretiyle ve çeşitlerin yoğunluğu dikkate alınarak yapılan örnekleme
sonunda; azotlu gübre kullanımının genellikle yetersiz bulunduğu; Fe, Zn ve Mn'ın yaygın
olarak düşük düzeyler gösterdiği ortaya konmuştur. Çalışmada ayrıca, Na'nın yüksek
düzeyde bulunmasının, bölgede sulamanın hatalı bir biçimde uygulandığı; bu durumun da,
drenaj ve taban suyu sorunlarının yaygınlık gösterdiğinin, bir kanıtı olduğu ifade edilmiştir.
E094 ULUBELDE, M., Ö. ÖZCAN. 1982. Turunçgillerde Yaprak Analizleri. T.O.B., Z.İ.G.M.,
Ege Bölge Zirai Araştırma Enstitüsü Yayınları. No: 24. Menemen-İzmir. 45 s.
Yayında, turunçgillerde yaprak analizine ilişkin avantajlar, yaprak analizinde üzerinde durulan
elementler ve yapraktaki besin maddeleri dağılımına etki eden faktörlerden bahsedildikten
sonra; yaprak örneği alınmasından itibaren, geniş bir şekilde yaprak analiz işlemleri ile, bu
işlemlerden elde edilen verilerin değerlendirilmesi hususunda bilgilere yer verilmiştir.
E095 ULUBELDE, M., Ü. DİKMELİK, M.Ö. ÖZCAN, G. PÜSKÜLCÜ, S. ERDEN, A.
AKSALMAN. 1990. Satsuma Mandarinlerinde Görülen Bazı Mikro Besin Elementi (Zn ve Mn)
Noksanlıklarının Giderilmesi. T.O.K.B.. Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. Sonuç
raporu. 35 s.
Çiftçi şartlarında deneme niteliğindeki çalışmada, Satsuma mandarinlerinde sıkça görülen,
ayrı ayrı yada birarada bulunan, mangan ve çinko noksanlıklarının giderilmesinde, etkili ve
ekonomik uygulamaların belirlenmesi amaçlanmıştır. Seferihisar (İzmir) yöresinde yer alan
ve anılan element noksanlıkları gösteren bir Satsuma bahçesinde yürütülen çalışmalar
sonunda; % 5'lik mangan ve çinko sülfatın birarada ve 2 kez uygulamalarının daha etkin
73
olduğu; meyve kalite özellikleri yönünden ise etkilerin, olumlu yada olumsuz yönde, önemli
bir düzeyde bulunmadığı ifade edilmiştir.
E096 ULUDAĞ, N. 1989. Türkiye Turunçgil Yetiştiriciliğinde Bitki Besleme Durumu ve
Önemi. TOK, 45. 14- 15.
Yayında, meyve verimi ve kalitenin yükseltilmesinde, bitki beslemenin büyük önem taşıdığı
belirtilerek; gerek verim düşüklüğü ve gerekse ağaçlardaki bitki besin maddesi
noksanlıklarının, Türkiye'de uygun olmayan bir gübreleme yapıldığını gösterdiği bildirilmiştir.
Özellikle makro elementler yönünden yapılan dengesiz gübreleme uygulamalarının, mikro
element noksanlıklarına neden olduğu belirtilen yazıda, özellikle yetiştiricilerin gübreleme
yönünden eğitilmeleri gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca, yaprak ve toprak analiz
laboratuvarlarının mevcudiyetlerinin bile, bundan daha az önemli olduğu vurgulanmış ve
piyasadaki bozuk gübrelere dikkat çekilmiştir.
E097 ULUDAĞ, N. 1990. Turunçgillerde Bitki Besleme. İçinde: Turunçgiller ve Subtropik
Meyveler Semineri. 19-23 Kasım 1990. Antalya T.O.K.B., Narenciye Araştırma Enstitüsü
Antalya (Teksir). s: 80- 89.
Metinde, gübrelemenin önemine değinildikten sonra; turunçgillerin iklim ve toprak istekleri,
bitkisel özellikleri ve gübrelemenin tanımına ilişkin bilgiler verilmiş; turunçgillerin
gübrelenmesine girilerek, makro ve mikro besin elementlerinin noksanlık belirtileri üzerinde
durulmuş; verilecek gübre miktarı ve zamanına ilişkin programlar tesbit edilmiş, gübre
verilme metodları ve çiftlik gübresi üzerinde açıklamalarda bulunularak, suyla olan ilişkilerine
yer verilmiştir.
E098 ÜLBEĞİ, İ.E. 1990 Turunçgillerde Değişik Anaç Kalem Kombinasyonlarında Anaçların
Bitki Besin Maddeleri Alımı Üzerine Etkisi Çuk. Ü.F.B.E. Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı
(Yüksek lisans tezi, yayınlanmamış) Adana. 73+? s.
E099 ÜLGEN, M., S. UYGUN, E. ÖNCEL. 1968. Limonlarda Uygulanacak Mikro Element
Miktarı ile Verilme Şeklinin Tesbiti. Turunçgiller Araştırma Enstitüsü (Rapor). Antalya. içinde:
Anonim. 1983. Ziraat İşleri Genel Müdürlüğü Araştırma Özetleri (1926-1982). Cilt 1. T.O.B.,
Z.İ.G.M., Araştırma Daire Başkanlığı, Yayın No: 6. Ankara. s: 10.
Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü ile ortaklaşa yürütülen ve dört yıl süren bu çalışmada,
demir klorozunun giderilmesi için verilecek mikro element miktar ve uygulama şeklinin
belirlenmesine çalışılmıştır. Araştırmada, Mersin İtalyan limonuna demir sülfat, “Fetrilon” ve
“Chelate”, çeşitli dozlarda toprağa ve yaprağa verilmiş ve en uygun dozun ağaç başına 300
g. “Fetrilon” (% 5 Fe) ve en uygun uygulama şeklinin ise, toprağa verilme olduğu tesbit
edilmiştir.
74
E100 YALÇIN, M.Ö., A.Y. HIZAL, H.A. TAŞDEMİR. 1985. Yaprak Analizlerine Dayanılarak
Akdeniz Bölgesinde Turunçgillerin Makro ve Mikro Element Durumlarının Saptanması
Üzerinde Araştırmalar. Derim, 2 (2): 4-14.
Batı Akdeniz bölgesinde yer alan turunçgil bahçelerinin beslenme durumlarını
ortayakoymayı amaçlayan çalışmada, ilçe düzeyindeki 9 alt bölgeden, 4 yıl süreyle yaprak
örnekleri alınarak, makro ve mikro elementler yönünden analizlenmiştir. Örneklerin
alınmasında, çeşitlerin yaygınlık durumları ile toprak tiplerinin göz önünde bulundurulduğu
araştırmada; azot (N), fosfor (P) ve potas (K) yönünden, bölge bahçelerinin, çeşit ve alt
bölgelere göre değişen dalgalanmalar göstermesine rağmen, genelde, optimum düzeylerde
bulunduğu; kalsiyum (Ca), magnezyum (Mg) ve demir (Fe) yönünden ise, herhangi bir sorun
bulunmadığı belirlenmiştir. Mangan (Mn) ve Çinko (Zn) değerlerinin, düşük ve noksan
düzeylerde seyrettiği ifade edilen yayında; bu elementler üzerinde, uygulamalı denemeler
yapılması gerektiği vurgulanmıştır.
E101 YENEN, Y. 1988. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güzelyurt Ovası Valencia
Portakallarının Bitki Besin Maddesi Noksanlıklarının Belirlenmesi. Ank.Ü.F.B.E., Toprak
Anabilim Dalı (Yüksek lisans tezi, yayınlanmamış). Ankara. 69 s.
Tez çalışmasında, KKTC Güzelyurt yöresinde yetiştirilen Valencia portakallarının, bitki besin
maddesi düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Güzelyurt'da yer alan Valencia
bahçelerinden alınan 27'şer toprak ve yaprak örnekleri üzerinde yürütülen çalışmalar
sonunda; ovanın bazı toprak özellikleri ortaya konmuş; adıgeçen portakal çeşidinde azot,
fosfor ve potasyumun düşük ve noksan; kalsiyumun yüksek, sodyum, magnezyum, demir ve
bakır yönünden yeterli; çinkonun düşük, manganın düşük ve noksan düzeylerde bulunduğu
ifade edilmiştir.
E102 YEŞİLSOY, M.Ş., M. AYDIN, M. KAPLANKIRAN. 1987. Klemantin Mandarini, Valencia
Portakalı ve Marsh Seedless Altıntoplarında Yeşil Gübre Uygulamasının Gelişime, Meyve
Verimi ve Bazı Toprak Özelliklerine Etkileri (İkinci 3 Yılın Sonuçları). Doğa Tr.Tar.Or.D., 11
(2): 473-487.
Daha önce başlatılan bir araştırmanın devamı niteliğinde olan çalışmada; yeşil gübre
uygulamasının Klemantin mandarini, Valencia portakalı ve Marsh Seedless altıntopunda,
gelişme, meyve verim ve kalitesiyle, toprak özellikleri üzerine etkilerini incelemek
amaçlanmıştır. Devamlı toprak işlemesi, fiğ-yulaftan oluşan yeşil gübrenin, fiğin
çiçeklenmesinin % 30'u geçtiği dönemde, bütünüyle gömülmesi ve aynı gübrenin biçilip hasat
edildikten sonra gömülmesi işlemlerini içeren çalışmada; 2. ve 3. işlemlerin 1. işleme göre,
toprağın gözenek hacmini artırıp, hacim ağırlığını düşürdüğü, organik madde, organik karbon
ve total azot miktarlarını yükselttiği; gelişme yönünden herhangi bir farklılık belirlenmediği;
meyve verim ve kalitesi üzerine, en olumlu etkinin, mandarin ve portakalda 2. işlem,
altıntopta ise, 3. işlem tarafından sağlandığı ifade edilmiştir.
75
F- ZARARLILAR
F001 AKMAN, K., A. ZÜMREOĞLU. 1973. Ege Turunçgillerinde Akdeniz Meyve Sineği
(Ceratitis capitata Wied.)'nin Surveyi. Z.M.A.Y., 7: 41-42.
Çalışmada, turunçgillerde zarar yapan Akdeniz Meyvesineğinin sörvey esaslarının
belirlenmesi amaçlanmıştır. Ege bölgesinin turunçgil yetiştirilen illerinde yürütülen çalışmalar
sonunda; McPhail ve Steiner tuzakları ile zararlının yakalanabildiği; Steiner tuzaklarının,
populasyonunun yoğun olmadığı yerlerde güvenle çalışabilmesi nedeniyle; Ege bölgesinde
yapılacak, Akdeniz Meyvesineği sörveyinde kullanılması öğütlenmiştir.
F002 AKMAN, K., S. SAN, O. ULU. 1970. İzmir Civarında Turunçgillerde Kara Koşnil
(Saissetia oleae Bern.) Biyolojisi ve Mücadelesi Üzerinde Araştırmalar. Z.M.A.Y., 4: 71-72.
Çalışmada, turunçgillerde zarar yapan Kara Koşnilin biyolojisi ve mücadelesinin belirlenmesi
amaçlanmıştır. İzmir yöresinde yürütülen çalışmalar sonunda; yılda 1 döl verdiği, parazit ve
predatörlerinin etkili olduğu; parazitlemenin temmuz sonuna doğru arttığı; gerektiğinde yazlık
beyaz yağlarla, bir ilaçlama yapmak suretiyle mücadele edilebileceği ifade edilmiştir.
F003 AKMANOĞLU, M. 1976. Turunçgillerde Akdeniz Meyve Sineği. Tar.Tic., 7 (80): 23.
F004 ALKAN, B. 1947. Turunçgillerde Pas Örümceği ve Savaşı. Çiftçi, 22: 8-12.
F005 ALKAN, B. 1950-1953. Die Wichtigsten Citrusshadlings in der Turkei. Annls. Univ.
Ankara., 4: 11-17.
F006 ALKAN, B. 1952. Citrus Rust Mite (Phyllocoptruta oleiovora Ashm., Order: Acarina,
Family: Eriophyidae) and Their Control in Turkey. in: VI. Congres International de Pathologie
Compare; 4-11 Mayo, Madrid-Spain: 251-253.
F007 ALKAN, B. 1953. Türkiye'de Narenciye (Turunçgil) Hastalık ve Zararlıları. Ank.Ü.Z.F.,
Yayınları No: 44, Yardımcı ders kitabı No: 21. Ankara. 98 s.
Kitapta, turunçgillerin Türkiye'deki durumu ve ekonomik önemine ilişkin bazı kısa bilgiler
verildikten sonra; turunçgillerde bulunan hemen hemen bütün zararlı ve hastalıklar ele
alınmış ve bunların şube, familya, cins, tür, sinonim ve özellikleri ile, yayılış alanları, konukçu
bitkileri, korunma çareleri ve mücadelesi gibi konularda bilgiler verilmiş; kitabın sonuna,
hastalık ve zararlıları tanılama anahtarı eklenmiştir.
76
F008 ANBAROĞLU, M.A. 1961. Turunçgillerde Önemli Kabuklu Bitler (Koşniller) ve
Mücadeleleri. T.B., Adana Zirai Mücadele Enstitüsü Yayınları. No: 16. Adana. 16 s.
Yayında, turunçgillerde zararlı olan sırasıyla Kırmızı Kabuklubit, Unlubit, Virgül koşnili, Yıldız
koşnili, Kahverengi Yumuşakkoşnil gibi Kabuklubitler ele alınmış ve bunların, ayrı ayrı
tanınması, zararı, yaşayışı ve mücadelesi hususlarında bilgilere yer verilmiştir.
F009 ANBAROĞLU, M.A. 1966. Turunçgillerde Akdeniz Meyvesineği (Ceratitis capitata
Wied.) ve Mücadelesi. T.B., Adana Zirai Mücadele Enstitüsü Yayınları. No: 25. Adana. 14 s.
Yayında, Akdeniz meyvesineğinin turunçgillerde yaptığı zarar ele alınmış; zararlının önemi,
dönemleri itibariyle tanınması, yaşayışı ve zarar şekli ile, kültürel tedbirler ve ilaçlı mücadele
yollarına ilişkin bilgilere yer verilmiştir.
F010 ANONİM. 1943 ?. Turunçgillerde Uyuz Böceği (Phyllocoptruta oleivora, Ashm) ve Pas
Örümcekleri (Paratetranychus citri, “Mc G”), (Tetranychus semanculatus, Riley) Yaşayışları
ve Bunlarla Mücadele Metodları. T.V. Teknik Ziraat Müdürlüğü. Çiftçi Neşriyatından. Sayı. 2.
Antalya Bahçe Kültürleri İstasyonu Müdürlüğü. 14 s.
1940'lı yıllarda yayınlandığı tahmin edilen çiftçi bülteninde, Turunçgil Pasböcüsü, Turunçgil
Kırmızıörümceği ve Altı Noktalı Örümcek adıyla tanımlanan zararlıların; yaşayışı,
mücadelesi, mücadelelerde kullanılan ilaçlar ve bunların hazırlanışları ile uygulama aletlerine
ilişkin, oldukça ayrıntılı bilgiler verilmiştir.
FO11 ANONİM. 1955. Çeşme'de Narenciye Bahçelerinde Zarar Yapan Limon Farelerine
Karşı Açılan Denemelere ve Yapılan Tatbikata Ait Rapordur. Türk.Zir.Mecm., 25: 25-27.
F012 ANONİM. 1963. Narenciye Zararlıları (Unlu Bit, Pas Böcüsü, Lecanium, Kırmızı Koşnil,
Akdeniz Meyve Sineği) Yaşayış ve Mücadelesi. T.B., Adana Bölge Zirai Mücadele Reisliği,
Yıl: 1, Sayı: 3. Adana. 19 s.
F013 ANONİM. 1968. Turunçgil Hastalık ve Zararlıları. Adana Reisliği Yayını.
F014 ANONİM. 1983. Turunçgil Beyaz Sineği Mücadelesi. Zirai Mücadele ve Zirai Karantina
Müdürlüğü. Antalya. 3 s.
Lifletde, Turunçgil Beyazsineğinin kısaca tanınması ile zararlı hakkında bilgi verilmiş;
mücadelesinde, insektisit kullanılmaması vurgulanmış, beyazyağla yılda en çok 3 uygulama
yapılması ve bu uygulamalarda önerilen ilaçlama zaman ve dozuna kesinlikle uyulması ile
ağaçların tamamen yıkanması gibi hususlar üzerinde önemle durulmuştur.
77
F015 ANONİM. (1990 ?). Türkiye Turunçgillerinde Görülen Önemli Koşniller. Sandoz Ürünleri
Ltd.Şti. İzmir. 14 s.
Broşürde, Kırmızı Kabuklu, Yıldız, Virgül, Kahverenkli Yumuşak Kabuklu ve Siyah Kabuklu
bitler ile Unlubit ve Torbalı Koşnile ilişkin renkli fotoğraflarla ayrıntılı bilgiler verilmiş ve
bunlarla mücadelenin esasları üzerinde durulmuştur.
F016 ASİLYILMAZ, M., S. BALOĞLU, N. UYGUN, A. ÇINAR. 1990. Doğu Akdeniz Bölgesi
Turunçgillerinde Zararlı Tristeza Virüs Hastalığının Yaprak Bitleri ile Taşınması.
Çuk.Ü.Z.F.Derg., 5 (3): 81-94.
F017 ATAY, S. 1987. Defne Beyaz Sineği, Parabemissa myricae (Kuwana) (Hom.:
Aleyrodidae)'nin Biyolojisi ve Farklı Turunçgil Türleri Üzerinde Populasyon Dalgalanması.
Çuk.Ü.F.B.E., Bitki Koruma Anabilim Dalı (Yüksek Lisans tezi, yayınlanmamış). Adana. 38 s.
Çalışmada, Türkiye için yeni bir zararlı olan Defne Beyazsineği'nin biyolojisi ve populasyon
dalgalanmasının belirlenmesi amaçlanmıştır. Biyolojisine ilişkin çalışmalar, laboratuvar
koşullarında, değişik sıcaklık ve farklı turunçgil konukçuları üzerinde; populasyon
dalgalanması ise limon, portakal, altıntop ve mandarin türlerini içeren bir turunçgil
bahçesinde incelenmiştir. 26 ºC'de limon, portakal, altıntop ve üçyapraklı üzerinde sırasıyla
21.3, 20.7, 29.6 ve 23.8 günde yumurtadan ergin çıktığı belirtilen çalışmada; sıcaklığın 18-20
ºC olduğu koşullarda ve üçyapraklı üzerinde bu sürenin, 127.8 gün olduğu; doğada, 1986
yılında populasyonun eylül, 1987 yılında ise, temmuz ayında en yüksek düzeye ulaştığı ifade
edilmiştir.
F018 ATAY, S., E. ŞEKEROĞLU. 1987. Defne Beyaz Sineği, Parabemisia myricae Kuwana
(Homoptera: Aleyrodidae)nin Farklı Turunçgil Türleri Üzerinde Populasyon Dalgalanması.
İçinde: Türkiye I. Entomoloji Kongresi, 13-16 Ekim 1987. İzmir. s: 59-67.
Çalışmada, Defne Beyazsineğinin populasyon gelişmesini belirlemek amaçlanmış ve bunun
için altıntop, limon, portakal ve mandarin türlerini içeren, 8 yaşındaki 20 dekarlık bir turunçgil
bahçesinde deneme kurulmuştur. Yılın ilk yarısında, ergin öncesi dönemlerin düşük
görüldüğü, temmuzdan itibaren en yüksek düzeye çıktığı, ergin populasyonun da ergin
öncesine benzerlik göstererek, eylül sonu-ekim başında en yüksek düzeye ulaştığı; altıntop
dışındaki diğer türlerde, tepe noktasından itibaren hızlı bir düşüş ortaya çıktığı; bir dönemden
diğer döneme geçişte yüksek oranda ölüm görüldüğü belirtilen denemede; yumurta
döneminden pupa dönemine geçebilen bireylerin oranının, % 8-16 olduğu ifade edilmiştir.
F019 AYSU, R. 1961. Ege Narenciyelerinde (Turunçgillerinde) Zarar Yapan Kabuklu Bitler
(Koşniller). Z.V., Bornova Zirai Mücadele Enstitüsü Yayınları, No: 45. Bornava 20 s.
Broşürde, Ege bölgesi turunçgil bahçelerinde zarar yapan Kabuklubitler ele alınmış; bunların
yayılış alanları, konukçu bitkileri, zarar şekilleri, ekonomik önemleri üzerinde durulmuş; dış
görünüşlerine göre sınıflamaları yapılarak, tanımlanmış; yaşayış biçimleri, çoğalmaları ve
78
bulaşmaları hakkında bilgiler verildikten sonra; biyolojik ve kimyasal mücadelelerine yönelik
olarak, biyolojik ajan ve kullanılacak ilaçlar ile, ilaçlama tekniği konularında açıklamalarda
bulunulmuştur.
F020 AYTUĞ, N. 1973. Akdeniz Meyve Sineği Bibliyografyası (Bibliography of the
Mediterranean Fruit Fly). TÜBİTAK Yayınları No. 188. TÜRDOK Bibliyografya Serisi: 16.
Ankara. 32 s.
Akdeniz meyvesineği bibliyografyası, dünya üzerinde 1962 -1972 yılları arasında basılmış
makaleleri kapsamış; yayınlar genel (8), biyoloji (105), ekoloji (28), kontrol (29), biyolojik
kontrol (49) ve kimyasal kontrol (48) olmak üzere, 6 bölüm halinde sunulmuş, toplam olarak
267 yayının yazar ve kronolojik dizini verilmiştir.
F021 BAŞPINAR, H. Tarihsiz. Doğu Akdeniz Bölgesi Turunçgil Bahçelerindeki Cicadellidae
Türleri Tanınmaları, Populasyon Dalgalanmaları, Konukçuları ve Stubborn Hastalığı ile
İlişkileri Üzerinde Araştırmalar. Çuk.Ü.Z.F., (Doktora çalışması, yayınlanmamış).
Çalışmada, turunçgil bahçelerindeki Cüce Ağustosböceği türlerinin belirlenmesi; değişik
örnekleme yöntemleri kullanarak, yıl içindeki populasyon dalgalanmalarının ortaya konması;
turunçgil bahçeleri içindeki yabancıot konukçularının saptanması, ve Stubborn hastalığını
taşıyan türlerinin tesbit edilmesi amaçlanmıştır. Doğu Akdeniz bölgesinde yürütülen
çalışmalar sonunda, 23 cinse bağlı 31 tür bulunduğu ifade edilmiştir.
F022 BAŞPINAR, H., N. UYGUN. 1990. Doğu Akdeniz Bölgesi Turunçgil Bahçelerinde
Yaygın Olarak Kullanılan Bazı İnsektisitlerin Cryptolaemus montrözieri Muls. ve Coccinella
septempunctata (L.) (Coleoptera: Coccinellidae)'ya Etkileri. İçinde: TÜBİTAK. TOAG. Türkiye
2. Biyolojik Mücadele Kongresi Bildiri Özetleri. 26-29 Eylül 1990. Ankara. s.: 30.
Bildiri özetinde, Doğu Akdeniz bölgesi turunçgil bahçelerinde, değişik zararlılara karşı yaygın
olarak kullanılan bazı insektisidlerin, avcı böceklerden Cryptolaemus montrozieri Muls ile
Coccinella septempunctata L.'nin, pupa ve erginleri üzerindeki etkileri ele alınmış; püskürtme,
daldırma ve kalıntı yöntemleriyle yapılan çalışmalar sonunda, “carbosülfen”, “methidathion”
ve “furathiocarp” gibi ilaçlara, turunçgil bahçelerinde hiçbir zaman yer verilmemesi gerektiği;
“primicarp”, “fluvalinate” ve beyazyağların ise, özel durumlarda kullanılabileceği ifade
edilmiştir.
F023 BAYKAL, M., T. SÜZER, R. SOFUOĞLU. 1992. Turunçgillerde Zararlı Olan Yaprak
Pireleri Empoasca spp. (Hom: Cicadellidae) Mücadelesinde Kireç Uygulamasının Koruyucu
Etkisi Üzerinde Çalışmalar. 1982-1983. İçinde: Araştırma Özetleri 1960-1991. T.K.B., Zirai
Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. Adana. s: 31.
Çalışma özetinde, turunçgil bahçelerinde zarar yapan yaprak pirelerine karşı, kireç
uygulamasının, koruyucu etkisinin belirlenmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir. Yürütülen
79
çalışmalar sonunda, yaprak pirelerine karşı, 4 kg saf sönmemiş kireç/100 l. su dozu
uygulamasının, pratiğe verilmesinin uygun görüldüğü belirtilmiştir.
F024 BODENHEIMER, F.S. 1935. A Visit to the Citrus District of Southern Turkey, April
1934. Hadar Jaffe, 8(1): 10-14.
F025 BODENHEIMER, F.S. 1951. Citrus Entomology in the Middle East with Special
References to Egypt, Iran, Iraq, Palestin, Syrian, Turkey. in: Vitgeverij Dr.W.Junk. Pub., the
Haugeb. pp.663 p: 615-621.
Ortadoğu ülkelerinden Mısır, İran, Irak, Filistin, Suriye ve Türkiye ile ilgili olarak, turunçgil
zararlılarının ele alındığı eserde; ağırlıklı olarak Filistin itibariyle zararlılar ile tanınmaları,
biyolojileri, zararları ve bunların kontrolleri ayrıntılı olarak incelenmiş; yapıtın 615-621.
sayfalarında, Türkiye'de turunçgil zararlıları başlığı altında; Türkiye'nin turunçgil üretimi ve
bölgelerin iklim özellikleri verilmiş, Akdeniz meyvesineği ve kabuklu bitler hakkında, turunçgil
bölgeleri itibariyle açıklamalarda bulunulmuş; Prodenya, danaburnu, sümüklüböcek, limon
sıçanı, siyah ve yeşil afitler, tripsler, nematodlar gibi zararlıların durumu ile doğal düşmanlara
(faydalı böcek, parazit-predatör) ve özellikle Novius cardinalis Muls'e ilişkin bilgilere yer
verilmiştir.
F026 BOZAN, İ., A.F. YILDIRIM. 1992. Doğu Karadeniz Bölgesi Turunçgillerinde Zararlı
Aonidiella aurantii Mask., A.citrina Coq. ve Chrysomphalus dictyospermi Morg. Türlerinin
Populasyon Değişimleri Üzerinde Araştırmalar. Z.M.A.Y., 1987-1988. s: 64.
Çalışmada, Doğu Karadeniz bölgesi turunçgillerinde zararlı turunçgil kabuklubiti türleri ve
doğal düşmanları ile bunların populasyon değişimlerinin saptanması amaçlanmıştır. Bazı
ilaçların kabuklubit ve faydalılarına etkileri yönünden de yürütülen denemede; kabuklubitlerin
% 90'nının A. citrina'dan oluştuğu belirlenmiş ve birçok faydalı tür bulunduğu, faydalılar
üzerine özellikle organik fosforlu ilaçların olumsuz etki yaptığı ifade edilmiştir.
F027 BOZAN, İ., A. ZORAL, H. ASLITÜRK. 1979. Doğu Karadeniz Bölgesi Turunçgil
Bahçelerindeki Faunanın Saptanması Üzerinde Araştırmalar. Z.M.A.Y., 14: 80-81.
Çalışmada, Doğu Karadeniz bölgesinde yer alan turunçgil bahçelerindeki böcek faunasının
belirlenmesi amaçlanmıştır. Rize ve dolaylarında dört yörede seçilen bahçelerde yürütülen
denemede; 25 faydalı ve 25 adet de zararlı türün bulunduğu; yıllar itibariyle, bu faydalı ve
zararlı türler arasında, belli bir denge kurulduğu ve bu denge üzerinde, parazit mantarların da
belli bir paya sahip olduğu, ifade edilmiştir.
F028 ÇAĞLAYAN, K. 1987. Turunçgil Yediverenleşme (Stubborn=Palamutlaşma) Hastalığı
Etmeni Spiroplasma citri’nin İzolasyon, Tanısı ve Patojen-Vektör İlişkilerinin Araştırılması.
TÜBİTAK., TOAG Proje No: 583. Çuk.Ü.Z. F., Bitki Koruma Bölümü (Doktora tezi,
yayınlanmamış). Adana. 133 s.
80
F029 ÇAĞLAYAN, K., A. ÇINAR. 1988. Turunçgil Yediverenleşme (Stubborn=Palamutlaşma)
Hastalığı Etmeni Spiroplasma citri'nin İzolasyonu Seroloji ve Elektroforez Yöntemiyle Tanısı.
İçinde: V. Türkiye Fitapatoloji Kongresi, 18-21 Ekim 1988. Antalya. TÜBİTAK (TOAG)-T.F.D.
Bildiri Özetleri. s: 65.
F030 ÇAKILLAR, M. 1960. Akdeniz Meyve Sineğine (Ceratitis capitata) Narenciyelerde
Yapılan Mücadele Usullerine Bir Bakış (Çeviri). Koruma, 2 (17): 30-32.
F031 ÇINAR, A., K. ÇAĞLAYAN. 1988. Turunçgil Yediverenleşme (Stubborn=Palamutlaşma)
Hastalığının Doğu Akdeniz Bölgesinde Doğal Taşınmasına İlişkin İlk Bulgular. İçinde: V.
Türkiye Fitapatoloji Kongresi, 18-21 Ekim 1988, Antalya. TÜBİTAK (TOAG)- T.F.D. Bildiri
Özetleri. s: 64.
F032 DEMİRDERE, A. 1956. Narenciyelerde Dionconotus cruentatus ve Mücadelesi. Z.V.,
Zirai Mücadele Enstitüsü Yayınları Adana. No: 13. 11 s.
Yayında, turunçgil bahçelerinde görülen Turunçgil Çiçeksokanı ele alınarak; zararının önemi,
böceğin morfolojisi, biyolojisi, zarar şekli ve konukçu bitkileri üzerinde açıklamalarda
bulunulmuş; zararlıyla mekanik ve ilaçlı mücadele yolları hususunda bilgiler verilmiştir.
F033 DEMİRDERE, A. 1956. Limon Ağaçlarında Rattus rattus frugivoris (Limon faresi) ve
Mücadelesi. Z.V., Zirai Mücadele Enstitüsü Yayınları Adana. No: 14. Ankara. 8 s.
Yayında, limon bahçelerinde zarar yapan Limon Faresi ele alınmış; zararlının ekonomik
önemi, farenin tanınması ve yaşayışı üzerinde gözlemlerde bulunulmuş; zarar şekli
hususunda açıklamalar yapılarak, ilaçsız ve ilaçlı mücadele yolları belirtilmiştir.
F034 DİKYAR, N., A. YAYLA, G. ZEREN. 1977. Güney Anadolu Bölgesi Turunçgillerinde
Zarar Yapan Ectomyelois ceratoniae (Zeller) (Lep.: Pyralidae)'nin Biyolojik Mücadelesi
Üzerinde Ön Çalışmalar. Z.M.A.Y., 11: 59-60.
Çalışmada, Akdeniz bölgesi turunçgillerinde zarar yapan Harnup Güvesinin, biyolojik
mücadele olanaklarının belirlenmesi amaçlanmıştır. A.B.D.'den getirilen, Harnup Güvesinin
yumurta-larva paraziti, Phanerotoma flavitestacea (Fischer), kitle halinde üretilmiş; parazitin
üreme gücü ile E. cerotoniae'ye karşı etkinliği belirlenmiş ve kitle halinde üretilerek, araziye
salınmasının uygun olacağı ifade edilmiştir.
F035 DİKYAR, R., Ü. GENÇ, N. TÜRKYILMAZ, K. ÇİFTÇİ. 1977. Güney Anadolu Bölgesinde
Turunçgil Unlubiti (Planococcus citri (Risso) (Hom. Pseudococcidae)'ne Karşı Leptomastix
81
dactylopii (How.) ve Yerli Doğal Düşmanları ile Savaş Olanaklarının Araştırılması. Z.M.A.Y.,
11: 62-63.
Çalışmada, Turunçgil Unlubitininin Leptomastix dactylopii adlı paraziti ile yerli doğal
düşmanları vasıtasıyla mücadele olanaklarının ortaya konması amaçlanmıştır. Bölgedeki
turunçgil bahçeleri ve laboratuvar koşullarında yürütülen çalışmalar sonunda; L. dactylopii'nin
üreme gücü, etkinliği ve seks oranı belirlenmiş; zararlının diğer doğal düşmanları olarak,
Anagyrus pseudococci (Girault), başta olmak üzere, bazı türler bulunmuş ve adıgeçen
parazit üzerinde durulması gerektiği ifade edilmiştir.
F036 DİNÇ, N., O. Z.SOYLU, Y.Z. NAS. 1978 ?. Turunçgil Hastalık-Zararlıları ve Mücadelesi.
G.T.H.B., Z.M.Z.K.G.M., Adana Bölge Zirai Mücadele ve Karantina Başkanlığı Yayınları. No:
1. 31 s.
Broşürde, Kırmızı Kabuklubit, Unlubit, Yıldız Koşnili, Torbalı Koşnil, Pasböcüsü, Kırmızı
Örümcekler, tomurcukakarı, Harnup Güvesi, Çiçekgüvesi ve Akdeniz meyvesineği gibi,
turunçgil zararlıları ile; dalyanıklığı, Uçkurutan ve Kahverengi Çürüklük gibi, bakteriyel ve
mantariyel hastalıklar ve Cüceleşme, Taşlaşma, Göçüren, Kavlama, Gözenek ve
Palamutlaşma gibi, virüs ve virüs benzeri hastalıklar ele alınmış; bunların tanınmaları, zarar
şekil ve derecelerine ilişkin temel bilgiler verilerek, mücadeleleri üzerinde durulmuştur.
F037 DOLAR, M.S. 1976. Adana, Antalya, Hatay ve İçel İlleri Turunçgil Alanlarında Turunçgil
Göçüren Hastalığı (Tristeza)' nın Konukçuları, Yayılışı, Simptomları, Zarar Dereceleri, Geçiş
Yolları ve Korunma Çareleri Üzerinde Araştırmalar. G.T.H.B., Z.M.Z.K.G.M., Adana Bölge
Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Yayınları. Araştırma Eserleri Serisi No: 40. Adana. 45 s.
F038 DÜZGÜNEŞ, Z. 1952. Türkiye'de Turunçgil Akarları. Bit. Kor.Bül., 1: 6-10.
Makalede, meyve ağaçlarında zarar yapan Kırmızıörümceklerin önemi belirtildikten sonra,
turunçgillerde ekonomik kayıplara neden olan, Eriophyidae ve Tetranychidae familyasına
giren akarlardan, turunçgil Tomurcuk akarı, Pasböcüsü ve Turunçgil Kırmızıörümceği ele
alınarak; tanımları, yaşayışları, hayat dönemleri, zararları ve mücadeleleri hususlarında,
ayrıntılı bilgiler verilmiştir.
F039 DÜZGÜNEŞ, Z. 1958. Karadeniz Bölgesinde Turunçgil (Citrus) ve Çaylarda Akar
(Kırmızı Örümcek) ve Koşnil Durumu ve Bölgede Müşahede Edilen Diğer Zararlılar. Ziraat
Dergisi, 166-167: 4-16.
F040 ERKILIÇ, S.S. 1944. Rize ve Hopa Bölgesinde Turunçgillere Saldıran Zararlılar. Ziraat
Dergisi, 5 (49-50): 14-28.
82
F041 ERONÇ, H.H. 1967. Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Bölgesindeki Aonidiella
Türleri, Yayılışı, Kısa Biyolojisi, Konukçu Bitkileri ve Mücadelesi Üzerinde Çalışmalar. T.B.,
Z.M.Z.K.G.M. Araştırma Eserleri Serisi, teknik Bülten No: 32. 103 s.
Çalışmada, turunçgillerde zararlı kabuklubitlerin türleri, yayılışı, kısa biyolojisi, konukçu
bitkileri ve mücadele yollarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Adana turunçgil yörelerinde
yürütülen çalışmalar sonunda, belli başlı tür olarak, Aonidiella aurantii (Maskell), Aonidiella
citrina (Coquillet) belirlenmiş; bunların tanınması, biyolojisi, çevreyle ilişkisi gibi konularda,
ayrıntılı bilgiler elde edilmiş; bunlarla kültürel, biyolojik ve kimyasal mücadele hususlarına
ilişkin açıklamalarda bulunulmuştur.
F042 ERONÇ, H.H., K. ÇELİK. 1971. İçel İli Limon Bahçelerinde Zararlı Turunçgil Çiçek
Güvesi (Prays citri Milliere) Üzerinde Çalışmalar. Z.M.A.Y., 5: 49.
Çalışmada, özellikle limon bahçelerinde zarar yapan, Limon (ya da Turunçgil) Çiçekgüvesi
üzerinde bilgiler elde edilmesi amaçlanmıştır. İçel ilinde yer alan, limon bahçelerinde
yürütülen çalışmalar sonunda; zararlının, çiçeklerin erkek ve dişi organlarını yemek suretiyle
zararlanmalara neden olduğu; bu zararlanmanın, ılık geçen yıllar dışında, çiçeklenme
döneminde cereyan etmediği; daha çok, havanın, zararlı etkinliği için optimum sıcaklığa
ulaştığı, yaz başlarında meydana geldiği; zararlıya karşı, “Gusation % 25 WP” ve “Thiodan %
35 EC” adlı ilaçların, nisan başları ile haziran ortalarında, iki uygulama yapılması suretiyle,
zararlı yoğunluğunun enaz düzeye düşürülebileceği ifade edilmiştir.
F043 ERONÇ, H.H., K. ÇELİK, O.Z. SOYLU. 1970. Aonidiella aurantii Mask. Parazitleri
Üzerinde Araştırmalar. Z.M.A.Y., 4: 74.
Çalışmada, Turunçgil Kırmızı Kabuklubitinin parazitlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.
Zararlının yoğun olarak bulunduğu Adana ve Hatay illerinde yer alan turunçgil bahçelerinde
yürütülen çalışmalar sonunda; Aphytis chrysomhali Mercet. adlı parazitin yaygın olduğu;
ancak, bu parazitin parazitleme derecesinin düşük bulunması nedeniyle, zararlıyı ekonomik
baskı altında tutamayacağı ifade edilmiş; ithal edilerek Ülkemize getirilen ve en etkili parazit
olduğu bildirilen Aphytis lingnanensis üzerinde çalışmalar yapılması gerektiği belirtilmiştir.
F044 ERSOY, S. 1983. Önemli Turunçgil Zararlıları ve Mücadelesi. İçel İli Teknik Ziraat
Müdürlüğü MEYSEB Başmühendisliği (Teksir). Mersin. 30 s.
Metinde, turunçgillerde zarar yapan Kırmızı Kabuklubitler, Yıldız Koşnili, Unlubit, Yumuşak
Kahverengi Koşniller, Torbalı Koşnil, Kırmızıörümcek, Pasböcüsü, Tomurcuk Akarı, Limon
Çiçek Güvesi, Harnup Güvesi, Akdeniz Meyvesineği, Beyazsinek, Yaprak Bitleri ve
nematodlar ele alınmış olup; bunların tanınması, yaşayışı, zarar şekli, ekonomik önemi,
doğal düşmanları, konukçuları ve yayılışı ile kültürel önlemler, biyolojik mücadele ve kimyasal
mücadeleyi içeren konularda bilgiler verilmiştir.
83
F045 GENÇ, Ü. 1979. Antalya İli Turunçgillerinde Zararlı Ectomyelois ceratoniae Zell.
(Lepidoptera: Pyralidae)nın Trichogramma spp. (Hymenoptera: Trichogrammatidae) ile
Biyolojik Savaş Olanakları Üzerinde Araştırmalar. Biyolojik Mücadele Araştırma İstasyonu.
Antalya (Uzmanlık tezi, yayınlanmamış). 38 s.
Çalışmada, turunçgil zararlılarından Harnup güvesi tanımlanmış, gelişimi, doğada verdiği döl
sayısı ve turunçgil meyvelerindeki zarar şekli ve zamanı incelenmiş; buna karşı
uygulanmakta olan mücadele yöntemleri açıklanmış ve yumurta parazitlerinden
Trichogramma evanescens West. etkinliği üzerinde durulmuştur. Anılan parazitin tanımına da
yer verilen araştırmada, laboratuvar koşullarında üretimi ve doğadaki çeşitli konukçuları
üzerinde etkenlik çalışmaları yapılmış ve bunların sonucunda; bir turunçgil ağacına, 500 adet
salındığında, % 13 oranında etkin olduğu belirlenmiştir.
F046 GÜROL, M. 1985. Turunçgil Beyaz Sineği (Dialeurodes citri Ashm.) Mücadelesi. Derim,
2 (1): 22-24.
Yayında, turunçgil Beyazsineğinin tanımı, zarar şekli ve konukçularına ilişkin bilgiler verilmiş
ve mücadelesi üzerinde durulmuştur. Mücadelesi, kültürel önlemler yönünden de ele alınmış
ve bunun önemi vurgulanmıştır. İlaçlı mücadelede, beyazyağlar önerilmiş, kış ve yaz
ilaçlama zamanları ile dozlar, ayrıntılı olarak verilmiştir.
F047 ISTRANCA, R. 1940. Narenciye Nematodu (Tylenchulus semipenetrans Cobb.).
Seyhan Ziraat Mücadele İstasyonu. Sayı: 3. 2 s.
F048 İREN, S., H. SORAN. 1975. Turunçgil Beyaz Sineği (Dialeurodes citri Ashm.)nin
Fungal Paraziti Aschersonia aleyrodis (Webb.)in Kitle Üretimi Üzerinde Araştırmalar.
Ank.Ü.Z.F. Yıll., 25 (1): 281-295.
Çalışmada, Doğu Karadeniz bölgesi turunçgil alanlarında zarar yapan Turunçgil
Beyazsineğine karşı; etkin bir parazit olarak belirlenen Aschersonia aleyrodis (Webb.)'in kitle
üretimini gerçekleştirmek üzere, uygun besi ortamını tespit etmek amaçlanmıştır. Adıgeçen
mantarın, şeker içeren besi ortamlarında iyi gelişip, sporulasyon yaptığı saptanan
denemelerde; 3 Ballinglik bira şırası ile hazırlanan agarlı besi ortamının, pratikte en uygun
sonuç verdiği ortaya konmuştur.
F049 İRTEL, H. 1940. Torbalı Koşnil, Icerya purchasi (Mask.). Seyhan Ziraat Mücadele
İstasyonu. Sayı: 1. Adana. 4 s.
F050 KANSU, A. 1960. Güney Turunçgillerimize Arız Olan Birkaç Böcek Türü. Bit.Kor.Bül., 1
(6): 10-17.
84
Makalede, turunçgillerde zarar yapan bütün böceklerin ele alınmadığı, Adana (Seyhan),
Hatay ve İçel illerindeki bahçelerde yapılan incelemelerde rastlanan ve örnekleri toplanan
böceklerden; şimdiyedeğin üzerinde pek fazla durulmayanları hakkında açıklamalarda
bulunulacağı ifade edilerek; Mısır çekirgesi (Anacridium aegyptium L.), Kuyruklukelebek
(Papilio machaon L.) Mısır pamukkurdu (Prodenia litura F.), portakal güvesi (Cryptoblabes
gnidiella Mill.) ve Hypolixus nobilosus Boh. gibi böceklerin; morfolojisi, biyolojisi ve zararı
hususlarında bilgilere yer verilmiş ve bunlardan sonuncusunun, Türkiye için ilk bildiriş olduğu
belirtilmiştir.
F051 KANSU, İ.A., N. UYGUN. 1973. Doğu Akdeniz Bölgesinde Turunçgil Zararlısı Türlere
Karşı Biyolojik Savaş Etmeni Olarak Böcekler. İçinde: TÜBİTAK IV. Bilim Kongresi 5-8 Kasım
1973. Ankara. 1-14.
Bildiride, Doğu Akdeniz bölgesi olarak anılan İçel, Adana ve Hatay illerinde turunçgil
zararlılarına karşı kullanılabilecek faydalı türlerin belirlenmesinin amaçlandığı belirtilmiştir. 20
kadar zararlı böcek türü ve 3-4 akarın yaygın olarak bulunduğu çalışmada; 26 tür faydalı
böceğin saptandığı ve önemli görülenlerin populasyonunun, 3 yıl süreyle incelendiği ifade
edilmiştir.
F052 KANSU, A., N. UYGUN. 1979. Doğu Akdeniz Bölgesinde Turunçgil Zararlılarına Karşı
Tümsavaş Olanakları Üzerinde Araştırmalar. İçinde: Tarım ve Orman Zararlılarına Karşı
Tümsavaş Simpozyumu. 8-12 Ekim 1979. Viyana (Avusturya). 565-567.
Bildiride, Türkiye'de turunçgil yetiştiriciliğinin, son zamanlarda gösterdiği hızlı artış nedeniyle,
zararlıların mücadelesi yönünden de, bazı zorluklar doğurduğu ifade edilerek; özellikle, geniş
spektrumlu insektisitlerin kullanımının, doğal dengeyi bozduğu ve neticede zararlıların
mücadelesinin zorlaştığı; on yıldır integre mücadele çalışmalarının sürdürüldüğü ve
sonuçların başarı ile uygulandığı; ancak, bazı konularda, daha ayrıntılı çalışmalar yapılması
gerektiği vurgulanmıştır.
F053 KANSU, İ.A., N. UYGUN. 1979. Integrierte Schadlingsbekampfung im Citrusanbau in
der Türkei. in: Internationales Symposium der IOBC/WPRS Über Integrierten Pflauzen
Schutz in der Land Und Forstwirtschaft. 8-12 October 1979. Wien. 565-567.
F054 KANSU, İ.A., N. UYGUN. 1980. Doğu Akdeniz Bölgesinde Turunçgil Zararlıları ile Tüm
Savaş Olanaklarının Araştırılması. Çuk.Ü.Z.F. Yayınları: 141. Bilimsel Araştırma ve
İncelemeler: 33. Adana. 63 s.
Çalışmada, İçel, Adana ve Hatay illerini içeren Doğu Akdeniz bölgesinde, turunçgil
yetiştiriciliğinin başlıca sorunlarından olan, zararlı türlere karşı, tüm savaş uygulama
olanaklarının araştırılması amaçlanmıştır. İncelemelerin Gözle kontrol, Silkme ve Kültüre
alma metotları ile yürütüldüğü araştırmada; ana zararlılar ile bunların parazit ve predatörleri
ve populasyon değişimleri saptanmıştır.
85
F055 KAPLAN, M. 1989. Turunçgil Unlubiti (Planococcus citri Risso) (Hom.:
Pseudococcidae)'nin Predatörü Cryptolaemus montrozieri Muls. (Col.: Coccinellidae)'nın
Biyolojisi, Kitle Üretimi ve Turunçgil Bahçelerine Salınması. İçinde: Biyolojik Mücadele
Semineri. 4-7 Mart 1989. Antalya. T.O.K.B., Narenciye Araştırma Enstitüsü, Antalya (Teksir).
8 s.
Metinde, Cryptolaemus montrozieri Muls. adlı avcı böceğin üzerinde yapılan çalışmalara
ilişkin genel bilgi verildikten sonra; tanımı, biyolojisi, kitle üretimi ve Unlubit kontrolu için
bahçelere salınması konularında, ayrıntılı açıklamalarda bulunulmuştur.
F056 KAPLAN, M. 1989. Türkiye Turunçgil Yetiştiriciliğinde Biyolojik Mücadele. TOK, 45: 2122.
Yayında, turunçgillerin Türkiye'deki ekonomik önemi belirtildikten sonra, başlıca zararlıları
verilmiş ve bunların kontrolünde biyolojik mücadelenin önemi vurgulanmıştır. Biyolojik
mücadelenin tarihçesi hakkında da bilgi verilen yazıda, Türkiye'deki biyolojik mücadele
çalışmaları özetlenmiştir.
F057 KARACA, İ. 1990. Doğu Akdeniz Bölgesi Turunçgillerinde Zararlı Olan Aonidiella
(Homoptera: Diaspididae) Türleri, Yayılışları ve Değişik Turunçgil Çeşitlerinde Aonidiella
aurantii Maskell'nin Populasyon Gelişmesinin Saptanması. Çuk.Ü.F. B.E., Bitki Koruma
Anabilimdalı (Doktora tezi, yayınlanmamış). Adana. 150 s.
Çalışmada, Doğu Akdeniz bölgesi turunçgil bahçelerinde zarar yapan Aonidiella türleri,
yayılış alanları, laboratuvar ve doğa koşullarında A. aurantii ile doğal düşmanlarının, değişik
turunçgil çeşitleri ve bitkilerin farklı organlarındaki populasyon gelişmesinin, ortaya konulması
amaçlanmıştır. Araştırmanın sonunda, Aonidiella cinsinden A. aurantii Maskell ile A. citrina
Coquillet türlerinin yaygın olduğu; gerek laboratuvar ve gerekse arazi çalışmalarında, A.
aurantii ve asalaklarının, değişik turunçgil çeşitleri ve bitki organlarında, populasyon
gelişmesi yönünden farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir.
F058 KARACA, İ., E. ŞEKEROĞLU, N. UYGUN. 1987. Kırmızı Kabuklu Bit (Aonidiella
aurantii (Mask.) (Homoptera: Diaspididae)'in Laboratuvar Koşullarında Yaşam Çizelgesi.
İçinde: Türkiye I. Entomoloji Kongresi. 13-16 Ekim 1987. İzmir. s: 129-138.
Bildiride, turunçgillerde zararlı Kırmızı Kabuklubit (A. aurantii)'in yaşam, çizelgesinin 26 ± 1
ºC ve % 60 ± 5 bağıl neme ayarlı, klima odalarında kabak üzerinde oluşturulan yaşam
çizelgesi vasıtasıyla; dişilerin yaşama oranı, yavru sayısı, cinsiyet oranı ve yaşam çizelgesi
için, gerekli verilerin elde edildiği belirtilmiştir.
F059 KAYGISIZ, H. 1973. Narenciye Bahçelerinde Kabuklu Bitlerin Kontrol Problemleri.
Tar.Tic., 4 (42): 13-14.
86
F060 KEÇEÇİOĞLU, E. 1975. Turunçgil Unlubiti (Planococcus citri) (Risso) (Hom.:
Pseudococcidae) ve Predatörü Olan Cryptolaemus monntrozieri Muls. (Col.: Coccinellidae)
Üzerinde Araştırmalar. Z.M.A.Y., 9: 45.
Çalışmada, Turunçgil Unlubiti ile predatörü Cryptolaemus montrozieri'nin, çoğaltma ortamları
ile biyolojik özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Arazi ve laboratuvar koşullarında
yürütülen çalışmalar sonunda; çoğaltmaların, yumru patates sürgünleri üzerinde, daha
başarılı yapılabildiği ortaya konmuş; zararlı ve predatörünün biyolojik özellikleri belirtilmiş; C.
monntrozieri'nin, sıcaklık dalgalanmaları nedeniyle, doğada kışlayamayacağının belirlendiği
ifade edilmiştir.
F061 KEÇECİOĞLU, E. 1981. Bölgemizdeki Önemli Turunçgil Zararlıları Biyolojik Mücadele
İmkanları ve Alınması İcap Eden Önlemler. İçinde: Akdeniz Bölgesi Bahçe Bitkileri
Yetiştiriciliğinde Sorunlar, Çözüm Yolları ve Yapılması Gereken Araştırmalar Simpozyumu. 913 Nisan 1979. İncekum-Alanya. TÜBİTAK Yayınları. No: 501. TOAG Seri No: 99. Ankara. s:
151-171.
Bildiride, Akdeniz bölgesinde etkinlik gösteren turunçgil zararlıları sıralanmış, bunlardan
Unlubit üzerinde durulmuş; zarar şekli, yayılış alanı ve konukçuları verilmiş; faydalısı
(predatör) Cryptolaemus montrozieri Muls. tanıtılmış, öteki predatör ve parazitlerden
bahsedilmiştir. Yayında ayrıca, Unlubit sörveyi ve predatör verilme tekniği ayrıntılı olarak ele
alınmış ve biyolojik mücadele çalışmalarının devamlılığı hususunda, alınacak önlemler
üzerinde açıklamalarda bulunulmuştur. Yayının sonunda konuya ilişkin soru ve cevaplar yer
almıştır.
F062 KEÇEÇİOĞLU, E., E.TUNCER, H. DAMDERE, N. TÜRKYILMAZ, F. KUMAŞ, M.
KAPLAN, M. GÜLLÜ. 1992. Antalya Bölgesinde Turunçgil Beyaz Sineği (Dialeurodes citri
Ashm.) (Hom.: Aleurodidae)'nin Doğal Düşmanlarının Saptanması ve Aschersonia Aleyrodis
Webb.'in Bölgeye Yerleştirilmesi Üzerinde Ön Çalışmalar. Z.M.A.Y., 20-21: 115-116.
Çalışmada, Antalya ilinde yer alan turunçgil bahçelerinde zarar yapan Turunçgil
Beyazsineğinin, doğal düşmanlarının belirlenmesi ve bu zararlıya karşı, biyolojik mücadele
olanaklarının ortaya konması amaçlanmıştır. Bölge bahçelerinde yürütülen çalışmalar
sonunda; beyazsineğin herhangi bir parazitine rastlanmadığı, Chrysoperia carnea Steph,
Clitostethus arcuatus Rossi gibi predatör türler bulunduğu; entomopatojen mantarlardan,
Doğu Karadeniz bölgesinde doğal yayılım gösteren Aschersonia aleyrodis Webb.'in,
laboratuvar koşullarında üretilerek bölgeye yerleştirilmesinin düşünüldüğü ve bu yönde
alınan sonucun Antalya merkezde, Alanya'dakinden daha olumlu durum gösterdiği ifade
edilmiştir.
F063 KELEŞ, A. 1979. Antalya İli Turunçgillerinde Zararlı Böceklerin Parazit ve
Predatörlerinin Tesbiti Üzerinde Ön Çalışmalar. Z.M.A.Y., 14: 101.
87
Çalışmada, turunçgil bahçelerinde zararlı olan böcekler ile, bunların faydalılarının
belirlenmesi amaçlanmıştır. Antalya bölgesinde yürütülen çalışmalar sonunda; Bölgedeki
zararlılar ile bunların parazit ve predatörleri ortaya konmuştur.
F064 KELEŞ, A., A. ÖZKAN, M. KAPLAN. 1990. Önemli Turunçgil Zararlıları ve Mücadelesi.
Turunçgiller ve Subtropik Meyveler Semineri. 19-23 Kasım 1990. Antalya. T.O.K.B.,
Narenciye Araştırma Enstitüsü, Antalya (Teksir).s: 90-103.
Metinde, zararlılarla mücadelenin önemine değinildikten sonra; Antalya’da belirlenen önemli
turunçgil zararlıları ile faydalı böcekler, çizelgeler halinde verilmiş; Turunçgil Beyazsineği,
Sarı ve Kırmızı Kabuklubit, Akdeniz meyvesineği, Kırmızıörümcek, Pasböcüsü, Tomurcuk
Akarı, Yaprakbitleri, Torbalı Koşnil, Yıldız Koşnili, Yumuşak Koşnil ve Kahverengi Yumuşak
Koşnil gibi, zararlı türlerin; tanımı, yaşayışı, zarar şekli ve ekonomik önemi ile, mücadelesi
üzerinde açıklamalarda bulunulmuştur.
F065 KIRAY, Y. 1963. Turunçgil Nematodu (Tylenchulus semipenetrans Cobb. 1913)
Yaşayışı ve Mücadelesi. T.B., Adana Zirai Mücadele Enstitüsü Yayınları. No: 18. Adana. 23
s.
Yayında, turunçgil bahçelerinde zarar yapan turunçgil nematadu ele alınarak, ekonomik
önemi, tarihçesi, Türkiye'deki yayılış alanı, morfolojisi, yaşayışı, ağaçlarda yolaçtığı zarar
belirtileri, bulaşma şekli, konukçu bitkileri, zarar şekli ve derecesi gibi konularda, kısa bilgilere
yer verilmiş; dayanıklı çeşit kullanımı, kültürel önlemler ve ilaçlı mücadele hususlarında
açıklamalarda bulunulmuştur.
F066 LUCK, R.F., N. UYGUN. 1986. Host Recognition and Selection by Aphytis species:
Response to California red, Oleander, and Cactus Scale Cover Extracts. Entomol.Exp.Appl.,
40: 129-136.
Çalışmada, biyolojik mücadele yönünden önemleri olan bazı Aphytis türlerinin, Diaspidid
Kabuklubitlerini tanımaları ve bunları seçebilme durumlarının araştırılması amaçlanmıştır.
Afitlerin Kabuklubit ekstraktlarına yönelmeleri incelenmiş ve beslendiği Kabuklubit türleri
belirlenmiş; Kabuklubitlerin bütün parazitoidlerinin, Aonidiella aurantii (Mask.) su ekstraktını
tanıdıkları ortaya konmuştur.
F067 MİNİSKER, S. 1989. Empoasca ve Turunçgillerdeki Zararı. Adana'da Tarım, 10-11: 3637.
Yazıda, turunçgil meyvelerinde kalitenin önemli ölçüde düşmesine neden olan, Yaprakpireleri
(Empoasca)nin tanımı yapılmış; limon dışındaki türlerde yaygın olduğu belirtilerek,
meyvelerdeki zararı anlatılmış; mücadelesinde, sönmüş kireç tavsiye edilmiş, ancak,
bahçede Kırmızı kabuklubitin varlığı halinde, bunun uygulanmaması ve başka ilaçlar
kullanılması doğrultusunda, görüş bildirilmiştir.
88
F068 NAS, Y.Z., M.S. DOLAR. 1992. Akdeniz Bölgesi Turunçgillerinde Zarar Yapan
Palamutlaşma (Stubborn-Spiroplasma citri) Hastalığının Taşınma Yolları Üzerinde
Araştırmalar. 1975-1979. İçinde: Araştırma Özetleri 1960-1991. T.K. B., Zirai Mücadele
Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Adana. s: 69.
F069 OKTAR, İ. 1956. Limon Fareleri. Tomurcuk, 5 (53): 10-13.
F070 OKTAR, İ., İ. İLİKLER. 1965. Ege Bölgesinde Limon Sıçanı (Rattus rattus frugivorus
Raf 1814) Rodentiamuridae) nin Tanınması, Yayılışı, Kısa Biyolojisi, Zararı ve Mücadelesi
Üzerinde Ön Çalışmalar. T.B., Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü. Teknik Bülten
No: 2. 41 s.
Çalışmada, Limon Sıçanının tanımı, biyolojisi, yayılışı, konukçuları, zararı ve mücadele
sistemleri üzerinde bilgiler elde edilmesi amaçlanmıştır. Ege bölgesinde yer alan turunçgil
bahçelerinde yürütülen çalışmalar sonunda, amaç doğrultusunda sağlanan bilgiler, ayrıntılı
olarak sunulmuştur.
F071 OKTAR, İ., İ. İLİKLER. 1972. Limon Sıçanı (Rattus rattus frugivoris, R.) ve Savaş
Usulleri. T.B., Z.M.Z.K.G.M., Mesleki Neşriyat Serisi. Çiftçi Broşürü. Sayı: 62. Ankara. 16 s.
Bröşürde, Limon Sıçanı zararının ekonomik önemi, zararlandırdığı bitkiler ve zarar şekli,
yayıldığı yöreler, tanınması ve yaşayışı konusunda bilgiler verilmiş; mücadele yöntemleri,
doğal, uygulamalı, kültürel, mekanik, biyolojik ve kimyasal yönlerden ele alınmış ve önerilen
çinko fosfür ilacı uygulayıcılarının zehirlenmesine karşı, alınacak önlemler üzerinde
durulmuştur.
F072 ÖNCÜER, C. 1974. Ege Bölgesinde Turunçgil Bahçelerinde Zararlı Coccus
(Homoptera: Coccidae) Türlerinin Tanınması, Yayılışı ve Doğal Düşmanları Üzerinde
Araştırmalar. Bölge Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü (Uzmanlık tezi, yayınlanmamış).
Bornova-İzmir. 80 s. ?.
Çalışmada, Ege bölgesi turunçgil bahçelerinde zarar yapan Yumuşak Kabuklubit türlerinin
belirlenmesi, tanınması, yayılışı yoğunluğu ve doğal düşmanlarının belirlenmesi
amaçlanmıştır. Ege bölgesinde yer alan ve turunçgil yetiştiriciliği yaygın olan köylerde
belirlenen bahçelerden alınan örnekler üzerinde yürütülen çalışmalar sonunda; en yaygın
Yumuşak Kabuklubit türü olarak, Coccus pseudomagnoliarum Kuw. bulunmuş ve Ege
bölgesi için ilk defa ortaya konduğu belirtilmiştir. Coccus hesperidum L. nin, fazla yaygın
bulunmadığı belirtilen araştırmada; her iki yumuşak Kabuklubitin de konukçu bitkileri, parazit
ve predatörleri ile bunlardan, Ege bölgesi için ilk defa ortaya konanların adları verilmiştir.
89
F073 ÖNCÜER, C. 1974. Ege Bölgesinde Turunçgil Bahçelerinde Zararlı Coccus
(Homoptera: Coccidae) Türlerinin Tanınması, Yayılışı ve Doğal Düşmanları Üzerinde
Araştırmalar. Bit.Kor. Bült., Ek Yayın 1. 59 s.
F074 ÖNCÜER, C., M. TUNÇYÜREK. 1975. Observations sur la Biologie et les Ennemis
Naturelles de Coccus pseudomagnoliarum Kuw. dans les Vergers d'Agrumes de la Region
Egeenne. Fruits, 30 (4): 255-257.
Çalışmada, Ege bölgesi turunçgil bahçelerindeki, turunçgil Yumuşak Kabuklubitinin biyolojisi
ve doğal düşmanlarının gözlenmesi amaçlanmıştır. Üç yıl sürdürülen gözlemler sonunda;
zararlının yılda bir döl verdiği, populasyon yoğunluğunun sıcaklıkların yükselmesiyle düştüğü,
mevcut doğal düşmanlarının, % 65'lik bir parazitleme gücüne sahip olduğu ve bu nedenlerle,
herhangi bir mücadele gerektirmediği belirlenmiştir.
F075 ÖNDER, E.P. 1977. İzmir ve Çevresinde Turunçgillerde Zararlı Olan (Aonidiella aurantii
Mask.) (Hom: Diaspididae)'nin Biyolojisi, Konukçuları, Zararı ve Mevsimlere Göre
Populasyon Dalgalanmasına Etki Eden Faktörler Üzerinde Araştırmalar. Bornova Zirai
Mücadele Araştırma Enstitüsü (Doktora tezi, yayınlanmamış). Bornova-İzmir. 140 s.?.
Çalışmada, İzmir ve çevresi turunçgil ağaçlarında zararlı olan, Aonidiella aurantii (Mask.) ve
A.citrina (Coq.) türlerinin tanımı, yayılışı, biyolojisi, konukçuları, zararı ve ekonomik önemi,
doğal düşmanları ile mevsimlere göre populasyon dalgalanmalarına etki eden faktörlerin
araştırılması amaçlanmıştır. Raporda, her iki türün, bütün gelişme dönemleri tanıtılmış ve
bunlara ait şekiller çizilmiştir. A.citrina' nın dünyada ilk defa, bu çalışma ile gelişme eşiği
(14.8 ºC) ve sıcaklık sabitesinin (449 gün derece) bulunduğu bildirilmiş; biyolojileri ayrıntılı
şekilde incelenmiş, doğal düşmanları belirlenmiştir.
F076 ÖNDER, E.P. 1982. İzmir ve Çevresinde Turunçgillerde Zararlı Olan Aonidiella
(Homoptera: Diaspididae) Türlerinin Biyolojileri, Konukçuları, Zararları ve Mevsimlere Göre
Populasyon Dalgalanmalarına Etki Eden Faktörler Üzerinde Araştırmalar. T.O.B.,
Z.M.Z.K.G.M., İzmir Bölge Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Araştırma Eserleri
Serisi, No:43. Ankara. 172 s.
F077 ÖNDER, E.P., O. ULU, A. ZÜMREOĞLU, N. SALTABAŞ. 1985. Ege Bölgesi
Turunçgillerinde Zarar Yapan Kanlı Balsıra (Ceroplastes rusci L.)'nın Kimyasal Savaş
Metodları Üzerinde Araştırmalar. Türk.Bit.Kor.Derg., 9: 247-253.
Çalışmada, son yıllarda, özellikle Muğla ilinin bazı yörelerinde turunçgillerde zarar yapan
C.rusci'ye karşı, yazlık beyazyağlar denenmiştir. Denemelerin sonunda, zararlının % 70 + %
100 yumurta açılımında 2, % 100 açılımında 1 ilaçlamanın karşılaştırılması yapılmış ve
zararlının yoğun olduğu bahçelerde 2, az yoğun olması halinde 1 ilaçlamanın, uygun olacağı
kanısına varılmıştır.
90
F078 ÖNDER, E.P., S. UZUN. 1990. Ege Bölgesi Turunçgil Koşnillerinin Bugünedek
Saptanan Doğal Düşmanları ve Etkinlikleri. İçinde: Uluslararası Biyolojik Mücadele
Sempozyumu in: (International Symposium on Biological Control). 27-30 Kasım 1989.
Antalya-Turkey. Narenciye Araştırma Enstitüsü (Citrus Research Institute). Antalya. s: 113119.
Bildiride, Ege bölgesinde yer alan turunçgil bahçelerindeki Kabuklubitlerin, doğal
düşmanlarının belirlenmesi ve bunların etkinlik durumlarının ortaya konmasının amaçlandığı
ifade edilmiştir. Bugüne kadar toplam olarak, 42 doğal düşman türünün tesbit edildiği
belirtilen çalışmada; bunlar, familyalarına göre gruplandırılmış ve aralarında, daha etkin
olarak göze çarpan türlerin adları sıralanmıştır.
F079 ÖZEK, S. 1952. Memleketimizde Beyaz Portakal Böceği ile Mücadele. Tomurcuk, 1 (9):
10.
Makalede, portakal ağaçlarında zarar yapan Pamuklubit mücadelesindeki başarısızlığın,
yanlış faydalıböcek ithalinden kaynaklandığı belirtilerek; 1919 yılında Fransa' dan gönderilen
Novius kolonisi ile, 1 ay içinde Mersin bahçelerinde başarı sağlandığı ifade edilmiştir.
Yayında ayrıca, Elma Pamuklubiti ile dut koşnilinin, biyolojik mücadelelerine ilişkin bilgilere
de yer verilmiştir.
F080 ÖZKAN, A., N. TÜRKYILMAZ, K. ÇİFTÇİ. 1991. Antalya İli Turunçgil Bahçelerinde
Aphididae ve Cicadellidae (Homoptera) Familyası Türlerinin Tesbiti ve Bunlardan Turunçgil
Virüs ve Virüs Benzeri Hastalıkların Vektörü Olanların Populasyon Değişimlerinin
Saptanması. (1989) Derim, 8 (1): 2-15.
Araştırmada, turunçgillerde bulunan Aphididae ve Cicadellidae familyasına bağlı türleri
belirlemek ve turunçgil virüs ve virüs-benzeri hastalıkların vektörü olanlarının, populasyon
değişimlerini incelemek amaçlanmıştır. Çalışmaların sonunda, Antalya ilindeki turunçgil
bahçelerinde Aphididae familyasından Toxoptera aurantii Boyer Aphis gossypii Glov. ve
Aulacorthum solani Kalt. adlı türler belirlenmiş olup; ilk ikisinin Göçüren (Tristeza) virüsünün
vektörü olarak bilindiği ifade edilmiştir. Cicadellidae familyasından ise, 26 cinse bağlı 37 tür
belirlenmiş olup; bunlardan Euscelis plebejus Fall. ve Exitaunus capicola Stal. adlı türlerin
yaygın olduğu belirtilmekle birlikte; Palamutlaşma (Stubborn) vektörlüğü yönünden, Circulifer
opacipennis Leth. adlı türün üzerinde durulması gerektiği bildirilmiştir.
F081 ÖZKUT, S. 1970. Ege Bölgesi Turunçgil Alanlarında Turunçgil Nematodu (Tylenchulus
semipenetrans Cobb.)nun Kısa Biyolojisi, Konukçuları ve Yayılışı Üzerinde Araştırmalar.
Bölge Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü. Bornova-İzmir (Uzmanlık tezi, yayınlanmamış). 86
s.
Çalışmada, Ege bölgesi turunçgil bahçelerinde zarar yapmakta olan, Turunçgil Nematodunun
kısa biyolojisi, konukçuları ve yayılışının belirlenmesi amaçlanmıştır. Zararlının, daha çok
turunç anacı üzerindeki çeşitlerde bulunduğu belirtilen araştırmada; bağ ve
trabzonhurmasının da konukçuları arasında yer aldığı belirtilmiş; biyolojisi incelenerek , 2.
91
larva döneminde köklerden etkin olduğu belirlenmiş ve nematodun, anacın kök yoğunluğuna
bağlı olarak, toprağın derinliklerine inebildiği ifade edilmiştir.
F082 SALCI, İ. 1961. Sultanhisar Narenciye Ağaçlarında Empoasca ve Mücadelesi. Koruma,
1 (11): 20-21.
F083 SOYLU, O.Z. 1976. Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Bölgesi Turunçgillerinde
Zarar Yapan Ceroplastes (Homoptera-Coccidae) Türlerinin Tesbiti ve En Önemlisinin
Biyolojisi, Yayılışı, Konukçu Bitkileri, Mücadelesi Üzerinde Çalışmalar. G.T.H.B.,
Z.M.Z.K.G.M., Adana Bölge Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Yayınları. Araştırma Eserleri
Serisi No: 41. Adana. 50 s.
Akdeniz turunçgil bahçelerinde zarar yapan Yıldız Koşnili türlerinin belirlenmesi amacıyla
yapılan araştırmada, Doğu Akdeniz kesiminin Ceroplastes floridensis Comst. la tamamen
bulaşık olduğu, Batı Akdeniz kesiminde ise, çok az miktarlarda Ceroplastes rusci L. ye
rastlandığı ortaya konmuştur. Yaygın olan türün (C.floridensis Comst.) tanımı ve biyolojisine
ilişkin ayrıntılı bilgiler verilmiş, çevreyle ilişkisi incelenmiş ve polifag olduğu bildirilen
zararlının, parazitleri belirlenmiştir. Çalışmada ayrıca, zararlının ilk ve sonbaharda birer döl
verdiği ifade edilerek; mücadelesinde, kültürel önlemler ile integre mücadeleye ağırlık
verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
F084 SOYLU, O.Z. 1977. Güney Anadolu Bölgesinde Göbekli Portakallarda Harnup Güvesi
(Ectomyelois ceratoniae Zell.) Larvalarına Karşı Dipel R (Bacillus thuringiensis) Mikrobial
Preperat ile Ön Denemeler. Z.M.A.Y., 11: 65.
Denemede, göbekli portakal çeşitlerinde zarar yapan Harnup Güvesine karşı, mikrobiyal bir
preperatın etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Akdeniz bölgesinde yetiştirilen göbekli
portakallarda, Harnup Güvesinin yumurta bırakma zamanından (temmuz), kelebek çıkışına
kadar yapılan “Dipel” uygulamaları sonunda; adıgeçen preperatın, % 0.1'lik
konsantrasyonunun, 5 kez verilmesi suretiyle, sözkonusu zararlıya karşı, % 98.8 oranında
etkili bulunduğu ifade edilmiştir.
F085 SOYLU, O.Z. 1978. Turunçgillerde Zararlı, Faydalı Böcekler ve Mücadele Sistemi.
G.T.H.B., Z.M.Z.K.G.M., Adana Bölge Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. Çiftçi
Broşürü No: 46. Ankara. 16 s.
Broşürde, Akdeniz bölgesi turunçgil tesislerinde belirlenen, zararlı ve faydalı böcekler, listeler
halinde sunulmuş; önemli olan zararlılar ile bunların faydalıları, ayrı ele alınmıştır.
Mücadelede, herhangi bir metoddan değil, bir sistem içinde yer alan metodlardan
yararlanılması gerektiği, özellikle vurgulanmıştır.
F086 SOYLU, O.Z. 1979. Akdeniz Bölgesi Limon Ağaçları Çiçeklerinde Zararlı olan Prays
citri Milliere (Lepidoptera: Yponomeutidae)'nin Biyo-Ökolojisi ve Biyolojik Mücadele
92
İmkanlarının Araştırılması..T.H.B., Z.M.Z.K.G.M., Adana Bölge Zirai Mücadele Araştırma
Enstitüsü Müdürlüğü Yayınları. Araştırma Eserleri Serisi No: 48. Ankara (Doktora tezi). 97 s.
Tez çalışmasında, özellikle limonlarda zararlı olan Turunçgil Ççek Güvesi (Prays citri
Milliere)'nin, biyoekolojisi ve biyolojik mücadele imkanları üzerinde durulmuştur. Araştırmada,
dişi ve erkek erginlerin tanımı yapılmış, dişilerin yumurtlama durumu, yumurtaların
inkübasyon süresi, larva, prepupa, pupa olma ve döl verme koşulları ile süresi belirlenerek,
Akdeniz bölgesinde yılda ortalama olarak 12.5 döl verdiği hesaplanmıştır. Çalışmada ayrıca,
Turunçgil Çiçek Güvesinden, daha çok limon çiçeği ile küçük meyvelerin zarar gördüğü ifade
edilmiş; doğada bulunan belli başlı predatörleri belirlenmiş; Bacillus thuringiensis Berliner
preperatı ile mücadelesinde büyük başarı sağlanabileceği ortaya konmuştur.
F087 SOYLU, O.Z. 1980. Akdeniz Bölgesi Turunçgillerinde Zararlı Olan Turunçgil Beyaz
Sineği (Dialeurodes citri Ashm.) nin Biyolojisi ve Mücadelesi Üzerinde Araştırmalar. Bit.Kor.
Bült., 20 (1-4): 36-53.
Çalışmada, Akdeniz bölgesi turunçgillerinde ilk defa, 1976 yılı başlarında görüldüğü ifade
edilen, Turunçgil Beyazsineğinin biyolojisi, konukçuları, faydalıları ve mücadelesinin
belirlenmesi amaçlanmıştır. Bölgede yürütülen çalışmalar sonunda; zararlının yılda 3 döl
verdiği, sonbaharda açılamayan yumurtaların, kışı da geçirip açılamadığı, kış aylarındaki
populasyonunun daha yüksek olduğu belirtilmiş; öteki konukçu bitkiler ile avcı böceklerinin
adları verilmiş; zararlının mücadelesinde, kasım ortaları ile mart başlarında yapılan madeni
yağ uygulamalarının başarılı bulunduğu ve herhangi bir insektisit kullanılmasına gerek
olmadığı ortaya konmuştur.
F088 SOYLU, O.Z., N.ÜREL. 1976. Güney Anadolu Bölgesi Turunçgillerinde Zararlı
Böceklerin Parazit ve Predatörlerinin Tesbiti Üzerinde Çalışmalar. Z.M.A.Y., 10: 12-14.
Çalışmada, Akdeniz bölgesinde yer alan turunçgil bahçelerinde zarar yapan, böcek ve
Kırmızıörümceklerin parazit ve predatörlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Adana, Hatay, İçel
ve Kozan yörelerinin, turunçgil alanlarından seçilen 12 bahçede silkme, gözlem ve kültüre
alma yöntemleriyle toplanan faydalı böcekler üzerinde yapılan çalışmalar sonunda; varolan
parazit ve predatör türlerinin listesi verilmiş ve Adana yöresinde, özellikle pamuk alanlarında,
aşırı insektisit kullanılması nedeniyle, faydalı populasyonlarının düşük düzeylerde bulunduğu
ifade edilmiştir.
F089 SOYLU, O.Z., N. ÜREL. 1977. Güney Anadolu Bölgesi Turunçgillerinde Zararlı
Böceklerin Parazit ve Predatörlerinin Tesbiti Üzerinde Araştırmalar. Bit.Kor.Bült., 17 (2-4):
77-112.
F090 SUNER, F., A.BORA. 1959. Narenciye Zararlılarından Ceroplastes Üzerinde
Çalışmalara Ait Rapor. VIII. Zirai Mücadele Kongresi, Enstitülerce Takdim Edilen Raporlar:
101-102. Z.V., Z.M.Z.K.U.M. Neşriyatı. Ankara.
93
F091 SÜZER, T., O.Z. SOYLU, F. NACAR, M. BAYKAL, R. YUMRUKTEPE. 1992. Akdeniz
Bölgesinde Turunçgil Unlubiti (Planococcus citri Risso)'nin Predatörü Scymnus includens
Kirsch'nin Biyoekolojisi ve Doğadaki Etkinliğinin Saptanması Üzerinde Araştırmalar. 19761983. İçinde: Araştırma Özetleri 1960-1991. T.K. B., Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü
Müdürlüğü. Adana. s: 101-102.
Çalışma özetinde, turunçgil bahçelerinde zarar yapan Unlubitin predatörü, Scymnus
includens Kirsch'in biyoekolojisi ve doğadaki etkisinin belirlenmesinin amaçlandığı ifade
edilmiştir. Akdeniz bölgesinde yürütülen çalışmalar sonunda; etkenlik yönünden, predatörün
ancak, zarar eşiği düzeyindeki Unlubiti baskı altında tutabildiği, yüksek seviyede Unlubitle
bulaşık parsellerde, başarılı olamadığı belirtilmiştir.
F092 ŞAHİN, G. 1989. Turunçgil Bahçelerinde Kış Mücadelesi. İçel'de Tarım, 3: 26.
Yazıda, turunçgil bahçelerinde yoğun olarak görülen zararlılar sıralanmış ve bunlarla kış
mücadelesi yapılması gerektiği vurgulanmış; bu mücadelenin avantajları, mücadele sırasında
dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında, maddeler halinde bilgi verilmiş ve ilaçlama
zamanı ve kullanılacak ilaçlara ilişkin açıklamalarda bulunulmuştur.
F093 ŞEKEROĞLU, E., N. UYGUN. 1980. Turunçgil Bahçelerinde Akar Öldürücü Bazı
İlaçların Sympherobius sanctus Tjed. (Neureptera: Hemerobiidae) ve Cryptolaemus
montrozieri (Muls.) (Col.: Coccinellidae)'ye Etkileri. Türk.Bit.Kor. Derg., 4 (4): 251-256.
Turunçgil bahçelerinde zararlı akarlara karşı kullanılan akarisit ve fungusitlerin, S.sanctus
ergin ve C.montrozieri ergin ve larvalarına etkisini araştırmak amaçlanan çalışmada, bazı
akarisit ve bir fungusit denemeye alınmış ve bunların adıgeçen böceklere etkileri
belirlenmiştir.
F094 ŞEKEROĞLU, E., N. UYGUN, İ. KARACA. 1989. The Effect of Irrigation Systems on
Population Dinamics Of California Red Scale (Homoptera: Diaspididae) on Lemon Trees in
Adana, Turkey. Turkish J. Entomol., 13 (3): 147-152.
F095 TEZCAN, H., A. ZÜMREOĞLU. 1986. Laboratuvar Koşullarında Üretilen Akdeniz
Meyvesineği (Ceratitis capitata) (Wied.) (Diptera: Tephritidae) Populasyonlarındaki Bazı
Kalite Parametreleri Üzerinde Araştırmalar. Türk.Bit.Kor.Derg., 10 (4): 237-243.
Çalışmada, laboratuvar koşullarında kitle üretimi yapılan böceklerin, mevcut kalite
özelliklerini devam ettirebilmek için, üzerinde durulan önemli hususlardan bazıları ele alınmış
ve İsviçre'den pupa halinde getirilen, Akdeniz meyvesineği'nin üç dölü ile, Bornova'da
üretilen populasyonun üç dölü karşılaştırılmıştır. Kalite kontrol testleri sonunda, pupa boyları
bakımından her iki ırk arasında önemli bir fark bulunamamış; çiftleşme yetenekleri yönünden,
Bornova ırkının, pupa açılımı ve uçuş yeteneği yönünden ise, İsviçre ırkının, daha iyi olduğu
belirlenmiştir.
94
F096 TOKMAKOĞLU, C., O.Z. SOYLU, H. DEVECİOĞLU. 1967. Myelois ceratonie Zell.'in
Biyolojisi ve Mücadele Metodları Üzerinde Araştırmalar. Bit.Kor.Bült., 7 (3): 91-106.
Çalışmada, Harnup Güvesinin biyolojisi ve mücadele metodlarının belirlenmesi
amaçlanmıştır. Yürütülen çalışmalar sonunda; harnup güvesinin kışlık konukçuları,
turunçgillere geçme zamanları, yumurta verimi ve gelişim süreleri gibi biyolojik özellikleri
ortaya konmuş; ayrıca, bazı ilaçlar denenmiş, fakat, yeterli sonuç alınamadığından; etkili
mücadelenin mekanik yolla yapılabileceği ifade edilmiştir.
F097 TOKMAKOĞLU, C., O.Z. SOYLU, M.Y. ÇELİK. 1967. Turunçgil Tomurcuk Akar'ına
(Aceria sheldoni Ewing) Karşı İlaçlı Mücadele Metodları Üzerinde Araştırmalar. Bit.Kor.Bült.,
7 (4): 155-166.
Çalışmada, limon ağaçlarının tomurcukları içinde kış geçiren, Turunçgil Tomurcukakarına
karşı etkili olabilecek, ilaçlı mücadele yönteminin belirlenmesi amaçlanmıştır. Sözkonusu
zararlıya karşı, nisan ayından (sürgün uzunlukları 8-10 cm) başlayarak, beyazyağ ve bazı
ilaçların limon ağaçlarına uygulanmaları sonunda; yalnız beyazyağ ve adları verilen bazı
ilaçların sözkonusu zararlıya karşı etkili bulundukları; ancak, zararlı yoğunluğunun yüksek
olması durumunda, uygulamaların ayda 1 ve 3 kez yapılması gerektiği ifade edilmiştir.
F098 TUNÇDEMİR, Ü. 1991. Karadeniz Kıyı ve Geçit Bölgesi ile Doğu Anadolu Bölgesinin
Bazı İllerindeki Fidanlıklarda Kök-Ur Nematodları (Meloidogyne spp.) ve Turunçgil Nematodu
(Tylenchulus semipenetrans Cobb.)'nun Yayılışı Üzerinde İncelemeler. İçinde: Türkiye 1.
Fidancılık Simpozyumu. 26-28 Ekim 1987, Tokat. TÜBİTAK (TOAG)-Cum.Ü.T.Z.F., Tokat.
T.K.B. Yayını. Ankara. s: 263-272.
Bildiride, Karadeniz kıyı ve geçit bölgesi ile, Doğu Anadolu bölgesinin bazı illerinde etkinlikde
bulunan fidanlıkların; 1948-1987 yılları arasında tutulan kayıtlarından yararlanmak suretiyle,
nematodla bulaşıklık durumlarının ortaya konması amaçlanmış olup; 2 ilde yer alan 125 özel
ve resmi turunçgil fidanlığından, 28'inin Turunçgil Nematodu ile bulaşık olduğu ifade
edilmiştir.
F099 TUNÇYÜREK, C.M. 1970. Ege Bölgesi Turunçgil ve İncir Kabuklubitlerinin Parazit ve
Predatörleri. Bit.Kor.Bült., 10 (1): 30-52.
Çalışmada, Turunçgil ve İncir kabuklubitlerinin faydalılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Ege
bölgesinde yürütülen sörvey çalışmaları sonunda; 10 parazit türü ile 8 predatör türünün
bulunduğu ifade edilmiştir.
F100 TUNÇYÜREK, M. 1970. Les Cocnilles Nuisible aux Citrus en Turquie. Al-Awamia, 37:
67-80.
95
F101 TUNÇYÜREK, M. 1976. Batı Anadolu İncir ve Turunçgillerinde Zarar Yapan
Coccoidea Parazit ve Predatörleri Üzerinde Araştırmalar. Z.M.A.Y., 10: 14-15.
Çalışmada, Ege bölgesinde yer alan turunçgil bahçelerinde zarar yapan, Kabuklubitlerin
parazit ve predatörlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İzmir, Aydın ve Balıkesir illerindeki
turunçgil bahçelerinde yapılan sörvey sonunda; Aphytis melinus De Bach, Aspidiotiphagus
citrinus Coq. gibi faydalıların varlığı belirlenmiş ve bunların yöreler, yıllar ve zararlılar
itibariyle, bahçelerdeki etkinlik durumu ortaya konmuştur.
F102 TUNÇYÜREK, M. 1976. Ege Bölgesi Turunçgillerinde Zarar Yapan Zeytin Kara Koşnili
(Saissetia oleae Bern.)'nin Populasyon Dinamiği ve Özellikle Doğal Düşman Faunasına Etki
Derecesi Üzerinde Araştırmalar. Z.M.A.Y., 10: 15-16.
Çalışmada, Ege bölgesi turunçgil bahçelerinde zarar yapan zeytin kara koşnilinin populasyon
dalgalanması ve etken faydalı böcek aktivitesinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bölgede
yapılan çalışmalar sonunda; zararlı populasyonunun mevsimsel değişimi ve çeşitli gelişim
dönemlerinde; değişik bitki organları üzerindeki zararlı yoğunluğu belirlenmiş; herhangi bir
faydalı böcek türüne rastlanmadığı bildirilmiş; ancak, bölge turunçgil bahçelerinde yer alan
doğal düşmanların varolduğu ifade edilmiştir.
F103 TUNÇYÜREK, M., C. ÖNCÜER. 1974. Studies on Aphelinid Parasites and Their Hosts,
Citrus Diaspine Scale Insects, in Citrus Orchards in the Aegean Region. Bull.SROP/OILB., 3:
95-108.
Çalışmada, Ege bölgesinde zarar yapan önemli Turunçgil Kabuklubitleri ve konukçuları ile
bunların parazitlerinin, populasyon değişimleri ve etkinliklerinin incelendiği ifade edilmiştir.
F104 TUNÇYÜREK, M., C. ÖNCÜER. 1974. Estimation of the Population of Saissetia oleae
Bern. on Citrus in Western Turkey. Bull.SROP/OILB, 3: 109-116.
Çalışmada, turunçgillerde zarar yapan, Zeytin Karakoşnilinin populasyon değişimi ve doğal
düşmanlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Ege bölgesinde yürütülen çalışmalar sonunda;
zararlının 2 predatörü ile 2 böcek hastalandırıcı mantarına rastlandığı ifade edilmiştir.
F105 TUNÇYÜREK-SOYDANBAY, C.M. 1977. Effect des Aphelinides Parasites sur la
Populasyon des Cochenilles Diaspines aux Citrus dans la Partie Egeenne de la Turquie.
Fruits, 32 (6): 428-431.
F106 TUNÇYÜREK-SOYDANBAY, M., E. ERKİN. 1979. Batı Anadolu Turunçgillerinde Zarar
Yapan Kabuklu Bitler (Diaspidade) ve Aphytis melinus DeBach Paraziti Üzerinde
Araştırmalar. Bit. Kor.Bült., 19 (3): 111-129.
96
Çalışmada, Aphytis melinus'un, Turunçgil Kabuklubitleri üzerindeki parazitleme gücünün
belirlenmesi amaçlanmıştır. Ege bölgesinde yer alan turunçgil bahçelerinde yürütülen
çalışmalar sonunda, adıgeçen parazitin, ençok Turunçgil Sarı Kabuklubiti üzerinde etkili
olduğu (% 40) ve Kabuklubitlerin populasyonunu ayarlayıcı bir faktör olarak kabul
edilebileceği ifade edilmiştir.
F107 TUNÇYÜREK-SOYDANBAY, M., E. ERKİN. 1979. Batı Anadolu Turunçgillerinde Zarar
Yapan Kabuklu Bitler (Diaspididae) ve Aspidiotiphagus citrinus Craw. Paraziti Üzerinde
Araştırmalar. Bit.Kor.Bült., 19 (4): 218-236.
Çalışmada, turunçgillerde zarar yapan Kabuklubitler ve Aspidiotiphagus citrinus parazitinin
etkinliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ege bölgesinde yürütülen çalışmalar sonunda;
adıgeçen parazitin ençok Turunçgil Sarı Kabuklubiti üzerinde etken olduğu ifade edilmiştir.
F108 TUNÇYÜREK-SOYDANBAY, M., E. ERKİN. 1981. Ege Bölgesi Turunçgillerinde Zarar
Yapan Turunçgil Kabuklu Bitlerinin Dağılışı ile Populasyon Değişimine Parazitlerin Etkilerinin
Saptanması. Bit.Kor.Bült., 21 (4): 173-196.
Çalışmada, Ege bölgesinde yer alan turunçgil bahçelerinde zarar yapan turunçgil
kabuklubitlerinin dağılışı ile parazitlerinin, bunların populasyonlarının değişimine etkilerinin
belirlenmesi amaçlanmıştır. Bölge bahçelerinde yürütülen çalışmalar sonunda; en yaygınının,
Turunçgil Sarı Kabuklubiti (Aonidiella citrina Coq.) olduğu, bunu Turunçgil Kırmızı Kabuklubiti
(Aonidiella aurantii Mask.) ve bahçelerde giderek azaldığı bildirilen Krizomfalus
(Chrysomphalus dictyospermi Morg.) un izlediği; parazitler Aphytis melinus DeBach ve
Aspidiotiphagus citrinus Craw.'ın birlikte etkinlikleri sonucunda, Krizomfalusun hiç denecek
düzeye inişinin, Sarı Kabuklubitin üstün duruma geçmesine neden olduğu ifade edilmiş;
Kırmızı Kabuklubitin ise, çok düşük düzeyde bulunduğu ve parazit etkinliğinin giderek arttığı
ortaya konmuştur.
F109 TUNÇYÜREK-SOYDANBAY, M., E. YALÇIN. 1979. Ege Bölgesi Turunçgil
Bahçelerinde Zarar Yapan Zeytin Kara Koşnili (Saissetia oleae Bern.)'nin Populasyon
Değişimi ve Buna Etki Eden Faktörler Üzerinde Araştırmalar. Bit.Kor.Bült., 19 (2):57-78.
Çalışmada, Ege bölgesi turunçgil bahçelerinde zarar yapan Zeytin Kara Koşnilinin,
populasyon dalgalanmaları ve buna etken faydalıböcek aktivitesinin belirlenmesi
amaçlanmıştır. Bölgede yapılan çalışmalar sonunda; zararlının mevsimsel populasyon
değişimi ve çeşitli gelişim dönemlerinde, değişik bitki aksamı üzerindeki zararlı yoğunluğu
belirlenmiş; özel bir faydalı böcek türüne rastlanmadığı, ancak Verticillium spp. mantarı
bulunduğu; zararlının populasyon yoğunluğunu etkileyen en önemli faktörün, sıcaklık olduğu,
yüksek sıcaklığın özellikle, düşük hava nemiyle etkili bulunduğu ifade edilmiştir.
97
F110 TURAN, K., A.YİĞİT, L.ERKILIÇ. 1992. Turunçgil Meyvelerinde Görülen Lekelenmeler
Üzerinde Ön Çalışmalar. 1989-1990. İçinde: Araştırma Özetleri 1960-1991. T.K.B., Zirai
Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Adana. s: 46-47; 80-81.
F111 TÜRKYILMAZ, N. 1984. Antalya ve Yöresi Turunçgil Plantasyonlarında Bulunan
Neureptera Türleri, Tanınmaları, Konukçuları ve Etkinlik Durumları Üzerinde Araştırmalar.
T.O.K.B., Z.M.Z.K.G.M. Antalya Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü.
Araştırma Eserleri Serisi No: 2. Ankara (Uzmanlık Tezi). 42 s.
Antalya ilinde yer alan turunçgil bahçelerindeki değişik zararlılar üzerinde yaşamakta olan
Neureptera türlerini saptamak, bunların etkinlik durumları ile konukçularını ortayakoymak
amacını taşıyan çalışmada; örneklemeler darbe, silkme ve ışık tuzağı yöntemleriyle
yapılmıştır. Çalışmalar sonunda, 11 adet Neureptera türüne ilişkin konukçular, ayrı ayrı
listeler halinde verilmiş ve bunlardan Anisochrysa carnea Stephens ve Symherobius fallax
Navas'ın turunçgil zararlısı Planococcus citri Risso'ya karşı, biyolojik mücadele etmeni olarak
kullanılabilecekleri kanısına varılmıştır.
F112 TÜRKYILMAZ, N. 1984. Biyolojik Mücadele ve Ülkemizdeki Uygulamaları. Derim, 1 (1):
20-24.
Yayında, biyolojik mücadelenin tanımı ve önemi belirtildikten sonra; Ülkemizdeki
uygulamaları ve buna bağlı olarak, turunçgil zararlıları yönünden de bilgilere yer verilmiştir.
F113 TÜRKYILMAZ, N. 1986. Antalya ve Yöresi Turunçgil Plantasyonlarında İlk Defa
Bulunan Sympherobius pygmaeus Rambur (Neu.: Hemerobiidae)'un Konukçuları ve
Populasyon Dalgalanmaları Üzerinde Araştırmalar. İçinde: Türkiye I. Biyolojik Mücadele
Kongresi Bildirileri. 12-14 Şubat 1986. Adana. TÜBİTAK-TOAG-Çuk.Ü.Z.F. Bitki Koruma
Bölümü. s: 363-370.
Bildiride, Sympherobius pygmaeus'un konukçuları ve populasyon dalgalanmasının
incelenmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir. Yapılan çalışmalar sonunda; S.pygmaeus'un
konukçuları olarak, Planococcus citri ve Toxoptera aurantii belirlenmiş ve bunların turunçgil
bahçelerinde önemli bir düzeyde bulundukları ortaya konmuştur.
F114 TÜRKYILMAZ, N. 1988. Turunçgil Unlubiti (Planococcus citri (Risso) (Hom.:
Pseudococcidae) ile Predatörü Cryptolaemus montrozieri Muls.'nin Tanıtımları ve Bu
Zararlının Biyolojik Mücadelesi. Derim, 5 (2): 87-90.
Yayında, Turunçgil Unlubiti ile predatörü tanıtılmış, zararlının biyolojik mücadelesi hakkında,
ayrıntılı bilgilere yer verilmiştir.
98
F115 TÜRKYILMAZ, N. 1990. Turunçgillerde Biyolojik Mücadele Uygulamaları ve Önemi.
İçinde: Turunçgiller ve Subtropik Meyveler Semineri. 19-23 Kasım 1990. Antalya. T.O.K.B.,
Narenciye Araştırma Enstitüsü. Antalya (Teksir). s: 112-124.
Metinde, tarımsal mücadelenin tarihçe, gelişme ve önemine değinildikten sonra; biyolojik
mücadele ele alınmış, gerekçesi, tarihçesi ve önemi hususlarında bilgi verilerek; Torbalı
koşnil, Unlubit, Harnup Güvesi, Limon Çiçekgüvesi gibi turunçgil zararlılarının tanımı,
yaşayışı, zarar şekli ve biyolojik kontrollarına ilişkin açıklamalarda bulunulmuştur.
F116 TÜRKYILMAZ, N., İ. ALP. 1987. Turunçgil Unlubiti'nin (Planococcus citri Risso) (Hom.:
Pseudococcidae) Doğal Düşmanının (Sympherobius fallax (=amicus= sanctus) Navas)
(Neu.:Hemerobiidae) Kitle Üretimi ve Antalya Koşullarında Etkinliği Araştırılması Üzerinde
Ön Çalışmalar. Derim, 4 (3): 99-109.
Çalışmada, Turunçgil Unlubitinin doğal düşmanı olan Sympherobius fallax'ın kitle üretim
imkanları ile doğadaki etkinliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Antalya yöresinde yürütülen
çalışmalar sonunda; S.fallax'ın 25 ºC sıcaklıkta, kollu kafeslerde, patates üzerindeki
Unlubitlerde üretildiği; en iyi üretimi, kafes başına 40 adet salınan karakterin gösterdiği; bir
kafesten ortalama 1282 adet predatör üretildiği ancak bunların doğal koşullarda bir etkisinin
bulunamadığı ifade edilmiştir.
F117 TÜRKYILMAZ, N., İ. ALP. 1992. Turunçgil Unlubiti'nin (Planococcus citri Risso) (Hom.:
Pseudococcidae) Doğal Düşmanının (Sympherobius fallax (=amicus=sanctus) Navas) (Neu.:
Hemerobiidae) Kitle Üretimi ve Antalya Koşullarında Etkinliğinin Araştırılması Üzerinde Ön
Çalışmalar. Z.M.A.Y. 1985-1986: 20-21: 110.
F118 TÜRKYILMAZ, N., K. ÇİFTÇİ. 1990. Antalya ve Yöresi Turunçgil Plantasyonlarında
Bulunan Unlubit (Planococcus citri Risso) (Homop.: Pseudococcidae) nin Paraziti Anagyrus
pseudococci Girault (Hym.: Encyrtidae) nin Kısa Biyolojisi ve Populasyon Dalgalanması.
İçinde: Uluslararası Biyolojik Mücadele Sempozyumu in : (International Symposium on
Biological Control). 27-30 Kasım 1989. Antalya-Turkey. Narenciye Araştırma Enstitüsü
(Citrus Research Institute). Antalya. s: 107-112.
Bildiride, Antalya ilinde yer alan turunçgil bahçelerindeki, Unlubit zararlısının parazitlerinin
belirlenmesi ve bunlardan başlıcasının, kısa biyolojisi ile populasyon dalgalanmasının tesbit
edilmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir. Başlıca parazit olarak A.pseudococci'nin ortaya
çıktığı bildirilen çalışmada; laboratuvar koşullarında, adıgeçen parazitin yumurtlaması için,
uygun sıcaklık, nem ve süreler belirlenmiş ve arazi koşullarında parazitleme dönem ve
oranları ortaya konmuştur.
F119 ULU, O. 1984. Ege Bölgesi Turunçgillerinde Zararlı Dialeurodes citri (Ashmead)
(Homoptera: Aleyrodidae)nin Tanınması Zararı, Biyolojisi ve Ekolojisi ile Savaş Olanakları
99
Üzerinde Araştırmalar. Ege Ü.Z.F., Bitki Koruma Bölümü (Doktora tezi, yayınlanmamış). 281
s.
Ege bölgesi turunçgil alanlarında zarar yapan, Turunçgil Beyazsineğinin ele alındığı doktora
çalışmasında; zararlının tanınması, zararı, biyolojisi ve ekolojisi ile mücadele imkanlarına
ilişkin bilgiler eldeetmek amaçlanmıştır. 6 yıllık bir dönemi kapsayan çalışmada; ele alınan
türün bütün gelişme safhaları tanıtılmış, mevsimlere göre populasyon dalgalanmaları
incelenmiş, bulaşma biçimleri açıklanmış ve zararlının doğal düşmanları üzerinde durularak,
ilaçlı mücadele imkanları ortaya konmuştur.
F120 ULU, O. 1985. Ege Bölgesi Turunçgillerinde Zararlı Dialeurodes citri (Ashmead) (Hom.:
Aleyrodidae)'nin Tanınması, Zararı, Biyolojisi ve Ekolojisi ile Savaş Olanakları Üzerinde
Araştırmalar. Ege Ü.Z.F.Derg., 22 (3): 159-174.
F121 ULU, O. 1987. Yazlık Beyazyağların Turunçgil Beyazsineği (Dialeurodes citri (Ash.)
(Homoptera: Aleyrodidae) Pupalarında Meydana Getirdiği Ölümün Zaman ve Sıcaklık ile
Olan İlişkileri. İçinde: Türkiye I. Entomoloji Kongresi, 13-16 Ekim 1987. İzmir. s: 317-324.
Bildiride, Turunçgil Beyazsineği pupalarında, yazlık madeni yağların, meydana getirdiği
ölümün zaman ve sıcaklıkla ilişkilerinin belirlenmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir. Ölümün,
dış görünüşlerine göre, uygulamadan 3-4 gün sonra başlayıp (% 10-20), 30-40 gün sonra %
90-100'e ulaştığı bildirilmiş; stylet ve kan basıncı hareketlerine göre ise, uygulamadan 1 saat
sonra başlayıp, 1-3 gün sonra % 100'e ulaştığı belirtilmiştir. Denemelerde ayrıca, bu süre ve
ölüm oranlarının, sıcaklık ile yaz ve kış dölü pupalarında, değişiklik gösterdiği ortaya
konmuştur.
F122 UYGUN, N. 1978. Exochomus quadripustulatus L. (Coleoptera: Coccinellidae )'un
Türkiye Turunçgil Bölgelerindeki Yayılışı ve Doğu Akdeniz Bölgesindeki Populasyon
Dalgalanmalarının Saptanması. İçinde: TÜBİTAK. VI. Bilim Kongresi. 17-21 Ekim 1977.
Ankara. TÜBİTAK Yayınları No: 407. TOAG Seri No: 83. s: 35-46.
Bildiride, Homoptera takımına bağlı bir çok türün doğal düşmanı olan, E.quadripustulatus'un
Türkiye turunçgil bahçelerindeki yayılışının incelenmesi ve Doğu Akdeniz bölgesindeki
populasyon değişimlerinin belirlenmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir. Araştırma yapılan
bahçelerde, E.quadripustulatus'un avları olarak dikkati çeken Coccus pseudomagnoliorum
(Kuwana) ve Planococcus citri Risso'nin de populasyon değişimleri incelenerek, avcı ile av
arasındaki ilişkiler ortaya konulmuştur.
F123 UYGUN, N. 1978. Exochomus quadripustulatus L. (Coleoptera: Coccinellidae )'un
Tanınması, Biyolojisi ve Larvaların Yeme Gücü Üzerinde Araştırmalar. Çuk.Ü.Z.F.Yıll., 9 (2):
144-164.
Çalışmada, avcı bir böcek olan E.quadripustulatus'un biyolojisini ve avcılık özelliklerini
saptamak amaçlanmıştır. Çalışmalarının daha çok laboratuvarda, kısmen de turunçgil
100
bahçelerinde sürdürüldüğü denemelerde; yem olarak Planococcus citri Risso kullanılmış
olup; avcı böceğin tanımı, ergin dişilerin preovipozisyon, ovipozisyon ve postovipozisyon
süreleri ile ergin ömürleri, yumurta sayı ve açılma süreleri, larvaların beslenme kapasiteleri
gibi özellikleri üzerinde bilgiler elde edilmiştir.
F124 UYGUN. N. 1985. Integrated Pest Management of Citrus in Turkey. in: Integrated Pest
Control in Citrus-Groves. 26-29 March 1985. Acireale, ITALY.
Bildiride, Akdeniz Bölgesinin turunçgil yetiştiriciliği bakımından önemli bir yere sahip olduğu
ifade edilerek, mevcut 76 zararlıdan, ancak 12 türün ekonomik düzeyde zarar yapacak
yoğunlukta bulunduğu; Türkiye'de turunçgil zararlıları integre mücadelesinde, spesifik
insektisitler, akarisitler, madensel yağlar kullanıldığı kadar, yerli doğal düşmanlara da yer
verildiği; ancak, turunçgil yetiştiricilerinin, bu teknikleri uygulamada bilgi noksanlığı olduğu
kadar; teknik personelin de yetersizliğinin, önemli roloynadığı belirtilmiştir.
F125 UYGUN, N. 1989. Çukurova'da Önemli Turunçgil Zararlıları ve Mücadelesi. Adana'da
Tarım. 8-9: 18-23.
Yazıda, Çukurova'da ekonomik zarar oluşturan ve turunçgillerle beslenen; Turunçgil
Tomurcuk Akarı, Pasböcüsü, Kırmızı Kabuklubit, Turunçgil Unlubiti, Torbalı Koşnil, Harnup
Güvesi, Defne Beyazsineği gibi, zararlıların tanımı ile yaşayışı ve zarar şekli hakkında bilgi
verilmiş ve bunların mücadeleleri konusunda, ayrıntılı açıklamalarda bulunulmuştur.
F126 UYGUN, N., E.ŞEKEROĞLU. 1981. Yeni Kurulan Turunçgil Bahçelerinde Tüm Savaş
Çalışmaları. Çuk.Ü.Z.F. Yayınları: 150, Bilimsel Araştırma ve İncelemeler: 41. 13 s.
Çalışmada, Doğu Akdeniz bölgesi turunçgil bahçelerinde integre mücadele uygulama
olanaklarına ışık tutmak amaçlanmıştır. Yeni kurulan bir bahçede, ana zararlılarla avcı
böceklerin sayısal değişimlerinin incelenmesi sonucu; fidanlıktan geldiği tahmin edilen,
Aonidiella aurantii Mask. ana zararlı olarak bulunmuş; bu zararlının avcısı olarak, birçok türe
rastlanmakla birlikte, bunların zararlıyı baskı altında tutacak populasyona ulaşamadıkları
görülmüştür.
F127 UYGUN, N., E. ŞEKEROĞLU. 1983. Doğu Akdeniz Bölgesi Turunçgillerinde Zararlı
Contarinia citri Barnes (Diptera:Cecidomyiidae) Üzerinde Gözlemler. Türk.Bit.Kor.Derg.,
7:193-198.
Çalışmada, Turunçgil Yapraksineğinin yaygınlık durumunun belirlenmesi amaçlanmıştır.
Zararlının yalnızca İçel ili turunçgil bahçelerinde ve limon çiçeklerinde bulunduğu ortaya
çıkarılmış; çiçeklerin % 7-70'nin bulaşık olduğu, çiçek başına 1-92 larva sayıldığı belirtilmiş
ve mücadelesi açısından, ayrıntılı çalışma yapılmasında yarar görüldüğü ifade edilmiştir.
101
F128 UYGUN, N., E. ŞEKEROĞLU. 1984. Integrated Pest Management Studies In Newly
Established Citrus Orchard. Türk.Bit.Kor. Derg., 8: 169-175.
Çalışmada, Doğu Akdeniz bölgesi turunçgil bahçelerinde integre mücadele uygulama
olanaklarına ışık tutmak amaçlanmıştır. Yeni kurulan bir bahçede zararlılarla avcı böceklerin
sayısal değişimlerinin incelenmesi sonucu; Aphis citricola v.d.Goot, ve Icerya purchasi
Mask.'nın avcıları tarafından baskı altına alındıkları; Ceratitis capitata (Wied.)'in, çekici
yemlerle kısmi ilaçlama yapılarak, kontrol altında tutulduğu; Aonidiella aurantii Mask.'ın ise,
iki kez uygulanan yağla, düşük düzeyde tutulabildiği ifade edilmiştir.
F129 UYGUN, N., E. ŞEKEROĞLU. 1987. Çukurova'ya İthal Edilen Bazı Doğal Düşmanların
Biyolojik Savaşta Kullanılma Olanakları. İçinde: Türkiye I. Entomoloji Kongresi. 13-16 Ekim
1987. İzmir. Entomoloji Derneği Yayınları No:3 s: 553-562.
Bildiride, turunçgil zararlılarından bazılarının biyolojik mücadelesinde kullanılmak üzere, ithal
edilen, faydalıların kitle üretimleri ile doğaya salındıklarında etkinliklerinin belirlenmesinin
amaçlandığı ifade edilmiştir. Yurtdışından Helix aspersa Müller için, Rumina decollata L.;
Yaprakbitleri için, Hippodamia convergens Guerin-Meneville; Aonidiella aurantii Mask için,
Chilocorus nigritus (F.); Parabemisia myricae Kuwana için, Eretmocerus sp., Dialeurodes citri
Ashm.) için, Encarsia sp. ve yine A.aurantii için, asalağı Comperiella bifasciata How.'un
Çukurova'ya getirildiği ve halen üretim ve doğaya salım çalışmalarının sürdürüldüğü
belirtilmiştir.
F130 UYGUN, N., E.ŞEKEROĞLU, İ.KARACA. 1987.Çukurova'da Yeni Kurulan Bir Turunçgil
Bahçesinde İntegre Savaş Çalışmaları. İçinde: Türkiye I. İzmir Entomoloji Kongresi. 13-16
Ekim 1987. İzmir Entomoloji Derneği Yayınları No: 3. İzmir. s: 459-469.
Bildiride, yeni kurulan bir turunçgil bahçesindeki zararlı ve yararlı türler ile, bunların önemli
olanlarının populasyon gelişmelerinin incelenmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir. Aonidiella
aurantii'nin ana zararlı olarak bulunduğu, kış ve yaz iki kez beyazyağ uygulaması ile bu
zararlının düşük düzeyde tutulduğu; zaman zaman ortaya çıkan diğer bazı zararlıların da
görüldüğü ve bunların, spesifik ilaçlarla ve doğal düşmanları tarafından, baskı altında
tutuldukları belirtilmiştir.
F131 UYGUN, N., E. ŞEKEROĞLU, İ. KARACA. 1988. Yeni Kurulan Bir Turunçgil
Bahçesinde Zararlılara Karşı Tüm Savaş Yönteminin Uygulama Olanakları Üzerinde
Araştırma. İçinde: Çukurova Üniversitesi Araştırma Fonu I. Bilim Kongresi (28-30 Kasım
1988) Bildirileri. Adana. 1: 251-259.
Bildiride, yeni kurulan bir turunçgil bahçesinde, başlangıcından beri zararlılara karşı
uygulanan integre mücadele yönteminin, başarı durumunun ortaya konulmasının
amaçlandığı ifade edilmiştir. Adana'da 1976 yılında kurulan bir bahçede 1977 yılında
uygulanmaya başlanan integre mücadele çalışmalarının, 4. dönem (1987-1988)'ini kapsayan
araştırmada; fidanlarla bahçeye gelen Aonidiella aurantii Mask.'nin, zararlı olarak
ortayaçıktığı ve beyazyağ uygulamalarıyla kontrol altına alındığı; zaman zaman diğer önemli
102
turunçgil zararlılarının da görüldüğü; ancak, integre mücadele programı çerçevesinde alınan
önlemlerle, bunların ana zararlı pozisyonuna geçmelerinin engellenebildiği belirtilmiştir.
F132 UYGUN, N., H. BAŞPINAR. 1984. Stubborn (Palamutlaşma) Hastalığının
Yayılmasında Böceklerin Rolü. İçinde: Turunçgillerde Stubborn (Spiroplasma citri) Hastalığı
Paneli. Kasım 1984. Adana. Çuk.Ü.Z.F., Bitki Koruma Bölümü. s: 13-16.
F133 UYGUN, N., H. BAŞPINAR. 1987. Cicadellidae (Homoptera) Türlerinin
Yakalanmasında Tuzak Renklerinin ve Tuzak Yüksekliğinin Etkisi. İçinde: Türkiye I.
Entomoloji Kongresi. 13-16 Ekim 1987. İzmir. Entomoloji Derneği Yayınları No:3 s: 407-415.
Bildiride, çalışmanın turunçgil bahçelerinde bulunan Cicadellidae familyasına bağlı türlerin
yakalanmasında, tuzak renk ve yüksekliğinin öneminin incelenmesinin amaçlandığı ifade
edilmiştir. Sarı, yeşil, kırmızı, mavi ve şeffaf renklerden oluşan, 15x20 cm boyutlarındaki
pleksiglasdan yapılmış tuzakların, farklı 3 turunçgil bahçesine yerleştirildiği araştırmada;
Cicadellidae türlerinin, sarı rengi tercih ettiği; tuzak yüksekliğinin etkisini saptama
denemelerinde, en iyi toplamanın, toprak seviyesine en yakın olan tuzaktan elde edildiği
belirtilmiştir.
F134 YALÇIN, E. 1979. İzmir İli Çevresinde Turunçgil Zararlılarının Arachnida'lardan Olan
Doğal Düşmanları, Konukçuları ve Yayılışları Üzerinde Araştırmalar. Bölge Zirai Mücadele
Araştırma Enstitüsü. Bornova-İzmir (Sonuç raporu, yayınlanmamış). 38 s.
Çalışmada, İzmir ili çevresinde yaygın olan turunçgil zararlılarının; arachnida sınıfı acarina
takımına bağlı olan türlerden, doğal düşmanlarının (predatör) belirlenmesi, tanımlarının
yapılması, konukçuları ve yayılışları hususuna açıklık getirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın
sonunda, üç predatör türe rastlanmış ve her türün makroskobik ve mikroskobik özellikleri,
birlikte bulundukları zararlı türler ile dağılışları hususunda bilgi verilmiştir. Belirlenen türler
içinde, Amblyseius stipulatus Anthias-Henriot en yaygın, Cheletogensis ornatus Canestrini ve
Fanzago yaygın olmamakla birlikte, örneklemeler sırasında fazla rastlanan ve Hemisercoptes
coccophagus Meyer ise, en az rastlanan olarak belirlenmiştir.
F135 YEN, A.S. 1940. Chrysomphalus dictyospermi Morg. (Basara, Zenk'in) Yaşayışı ve
Mücadelesi. Z.V., Antalya Narenciye İstasyonu yayımı. Antalya. Seri H, Belleten No: 1. 6 s.
Yayında, Turunçgil Sarı Kabuklubiti (basara-zenk) nin yumurtası, larvası, erkeği ve dişisi,
yaşayışı, nesil sayısı ve dağılımı hakkında bilgi verilmiş, zararları ve mücadelesi ile
mücadelede kullanılacak ilaçların hazırlanışı ve mücadelede dikkat edilmesi gereken
hususlar üzerinde durulmuştur.
F136 YUMRUKTEPE, R. 1989. Turunçgillerde Akdeniz Meyve Sineği (Ceratitis capitata
Wied.) (Diptera: Trypetidae) ve Mücadelesi. Adana'da Tarım, 10-11: 32-33.
103
Yazıda, Akdeniz meyvesineğinin tanımı yapılmış, yaşayışı hakkında bilgi verilmiş, zararlı
olduğu meyve türleri sıralanmış ve turunçgillerdeki zarar şekli belirtildikten sonra, mücadelesi
konusunda, ayrıntılı açıklamalarda bulunulmuştur.
F137 YUMRUKTEPE, R., A. YİĞİT, M. AYTAŞ, T. SÜZER. 1992. Turunçgillerde Zararlı
Defne Beyaz Sineği Parabemisia myricae Kuwana (How: Aleyrodidae)'nin Tanınması,
Biyolojisi, Konukçuları, Doğal Düşmanları ve Mücadelesi Üzerinde Araştırmalar. 1986-1989.
İçinde: Araştırma Özetleri 1960-1991. T.K. B., Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü
Müdürlüğü, Adana. s: 49-50.
Çalışma özetinde, turunçgillerde zarar yapan Defne Beyazsineğinin tanınması, biyolojisi,
konukçuları, doğal düşmanları ve mücadelesi gibi hususların araştırılmasının amaçlandığı
ifade edilmiştir. Yürütülen çalışmalar sonunda, zararlı şekillerle çizilerek, ölçü değerleri
verilmiş; değişik sıcaklık derecelerinde, zararlının yumurtadan ergin oluncaya kadar geçen
süreler belirlenmiş, bıraktıkları yumurta sayıları, ergin dişinin ömrü, doğada verdiği nesil
sayısı gibi veriler ortaya konmuş, döllemsiz çoğaldığı ve erkek bireylerin nadiren görüldüğü
belirtilmiş; populasyonunun, sürgün gelişme dönemlerinde yükseldiği, doğada spesifik
avcısının bulunmadığı, asalaklardan, dışardan getirildiği bildirilen Eretmocerus debachii
Rose'nin, zararlıyı baskı altında tutabildiği belirtilmiş; konukçu bitkileri sıralanmış ve adıgeçen
asalağın etkenliğinin korunması yönünden, integre mücadele prensiplerine uyulması
gerektiği vurgulanmıştır.
F138 YÜKSEL, H. 1966. Doğu Karadeniz Kıyı Bölgesinde Bulunan (Meloidgyne incognita,
Hetrodera crucifera ve Tylenchulus semipenetrans) ın Bazı Önemli Devreleri Üzerinde
Morfolojik Çalışmalar. Ankara Üniversitesi Basımevi. Ankara. 21 s.
F139 YÜRÜTEN, O. 1955. Karadeniz Bölgesinde Siyah Turunçgil Biti (Toxoptera aurantii
Boy. de Fonse). Tomurcuk, 4 (48): 13.
F140 YÜRÜTEN, O. 1956. Narenciyelerde Bir Koşnil: Ceroplastes sinensis. Tomurcuk, 5
(58): 17.
Yayında, Karadeniz bölgesi turunçgil bahçelerinde, iklim koşullarının uygun gittiği bazı yıllar,
Yıldız Koşnilin salgın halde zarar yaptığı belirtilerek; zarar şekli, ergin ve yumurtalarının
tanımı, mücadele zamanı ile beyazyağlarla mücadele şekline ilişkin bilgilere yer verilmiştir.
F141 ZEREN, G., N. TÜRKYILMAZ, F. KUMAŞ, A. KELEŞ. 1988. Turunçgil Zararlıları ve
Mücadelesi. Ed. E.ÖZBEY. T.O.K.B., (Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü).
Çiftçi Üretici Yayınları, Genel: 296, Seri: 28. Ankara. 26 s.
Yayında, turunçgillerin önemli zararlılarından Harnup Güvesi (Ectomyelois ceratoniae Zell.),
Turunçgil Beyazsineği (Dialeurodes citri Ashm.) ve Turunçgil Unlubiti (Planococcus citri
Risso) ele alınarak tanımları, konukçuları, zararları, yayılışları, biyolojileri ve mücadeleleri
(ilaçlı, mihaniki, kültürel önlemler, biyolojik) üzerinde durulmuştur.
104
F142 ZORAL, A. 1974. Doğu Karadeniz Bölgesinde Turunçgil Beyazsineği (Dialeurodes citri
Ashm. Hom: Aleyrodidae) nin Biyo-ekolojisi ve Savaş Metotları Üzerinde Araştırmalar.
Ank.Ü.Z.F., Bitki Koruma Bölümü (Uzmanlık tezi, yayınlanmamış).
F143 ZÜMREOĞLU, A. 1985. İzmir ve Civarında Turunçgil ve Meyve Ağaçlarında Zarar
Yapan Akdeniz Meyvesineği (Ceratitis capitata Wied. Dip.: Tephritidae) nin Önemi ve
Populasyon Dalgalanmalarına Etki Eden Faktörler. Ege Ü.Z.F., Bitki Koruma Bölümü
(Doktora tezi, yayınlanmamış). 287 s.
Araştırmada, İzmir ve dolaylarındaki meyve bahçelerinde, çekici tuzak kullanmak ve meyve
örnekleri almak suretiyle, Akdeniz meyvesineğinin ergin ve larvaları izlenmiş ve bunların
populasyon dalgalanmaları üzerine etkide bulunan faktörler incelenmiştir. Populasyon
yoğunluklarının, başlıca iklim şartları, konukçu meyvelerin olgunluk dönemi ve konukçu
meyve türlerinin dağılımı ile yayılma durumları gibi faktörler tarafından etkilendiği
belirlenmiştir. Çalışmada ayrıca, populasyonların en yoğun olduğu zaman olarak, çoğu
konukçu meyve türünün olgunlaştığı, ağustos ile turunçgillerin de yer aldığı ekim ayı
bulunmuştur.
F144 ZÜMREOĞLU, A. 1986. İzmir ve Civarında Turunçgil ve Meyve Ağaçlarında Zarar
Yapan Akdeniz Meyvesineği (Ceratitis capitata Wied.) (Dipt.: Tephritidae)'nin Önemi ve
Populasyon Dalgalanmalarına Etki Eden Faktörler. Ege Ü.Z.F.Derg., 23 (2): 65-79.
F145 ZÜMREOĞLU, A. 1986. Turunçgil Zararlıları ile Mücadelede Örnekleme Yöntemleri ve
Ekonomik Zarar Eşikleri. Türk.Bit. Kor.Derg., 10 (4): 245-257.
Makalede, Uluslararası Biyolojik Mücadele Teşkilatı (IOBC veya OILB)'nın turunçgil
bahçelerinde integre mücadele adlı, yazarın da üyesi bulunduğu çalışma grubunun, çeşitli alt
gruplarla çalışmalarını sürdürdüğü belirtilmiş; bunlardan biri olan Ekoloji ve populasyon
dinamiği alt grubunun, integre mücadeleye esas olmak üzere geliştirdiği, örnekleme
yöntemleri ve mücadele eşikleri derlenmiş ve böcekler, akarlar ve kırmızıörümcekler ile
nematodlar gibi bazı zararlılar için, Ülkemizdeki durum da gözönüne alınarak, karşılaştırmalı
yorumlar yapılmıştır.
105
G- HASTALIKLAR
G001 AKTEKE, Ş.A. 1973. Investıgations on the Sudden Death of Satsuma Mandarin Trees
in İzmir Region of Turkey. J.Turkish Phytopath., 2 (2): 60-68.
Çalışmada, İzmir bölgesindeki üçyapraklı (Poncirus trifoliata (L.) Raf.) üzerinde aşılı,
Satsuma mandarinlerinde görülen ani ölümlerin nedeni, patolojik yönden ele alınmıştır.
Sonuçta, primer etmen olarak, Thielaviopsis basicola (Berk. et Berk.) Ferr'in, saçak köklerin
kabuğunu çürüttüğü; sekonder olarak da, hasta köklerin Fusarium spp., Pytthium ultimum
Trow. gibi mantarların saldırısına uğradığı ortaya konmuştur.
G002 AKTEKE, Ş.A. 1976. Limonlarda Uçkurutan (Phoma tracheiphila (Petri) Kanc. et Ghik.)
Hastalığının Sürveyi ve Biyolojisi Üzerinde Araştırmalar. Ege Ü.Z.F., Fitapatoloji ve Botanik
Kürsüsü (Doktora tezi, yayınlanmamış). Bornova-İzmir. 136 s.
Tez çalışmasında, 9 yerli, 11 yabancı limon çeşidi ele alınmıştır. Bunlardan Finike Yuvarlak
ve Molla Memed çok dayanıklı; Antalya Yuvarlak, Kıbrıs ve Interdonato dayanıklı; Saasli ve
Santa Teresa az oranda dayanıklı, ötekiler ise duyarlı olarak belirlenmiştir. Çalışmada
hastalığın biyolojisi üzerinde elde edilen yeni bulgulara dayalı olarak, hastalıkla daha iyi
mücadele edilelebileceği belirtilmiştir. Ayrıca, hastalığın yılda yaklaşık % 12.3 oranında bir
limon ürünü kaybına neden olduğu hesaplanmıştır.
G003 AKTEKE, Ş.A. 1979. Limonlarda Uçkurutan (Phoma tracheiphila (Petri) Kanciaveli et
Ghikascvili) Hastalığın Sörveyi ve Biyolojisi Üzerinde Araştırmalar. G.T.H.B., TAGEM, Yayın
No. 17. Bahçe Kültürleri Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü. Erdemli-İçel. 95 s.
G004 AKTEKE, Ş.A. 1985. Bazı Önemli Turunçgil Hastalıkları. T.O.K.B., Biyolojik Mücadele
Araştırma Enstitüsü (Teksir). Antalya. 13 s.
Teksirde turunçgillerde zarar yapan, Uçkurutan (Phoma tracheiphila), Kahverengi
Zamklanma (Phytophthora citrophthora), Turunçgil Dalyanıklığı (Pseudomonas syringae),
Palamutlaşma (Sproplasma citri) hastalıklarının belirtileri, bulaşma ve korunma yolları
hususlarında bilgiler verilmiştir.
G005 AKTEKE, Ş..A. 1987. Bazı Önemli Turunçgil Hastalıkları. T.O.K.B., Biyolojik Mücadele
Araştırma Enstitüsü (Teksir). Antalya. 5 s.
Teksirde, turunçgillerde hasat öncesi ve sonrasında görülen, meyve çürüklüklerinden yeşil
çürüklük, mavi çürüklük, kahverengi çürüklük ile esmer çürüklüğün tanınması, bulaşması ve
mücadele yollarına ilişkin bilgiler verilmiştir.
106
G006 AKTEKE, Ş.A. 1988. Uçkurutan Hastalığı (Phoma tracheiphila Kanc. et Ghink.). Derim,
5 (1): 39-46.
Yayında, turunçgillerde zarar yapan Uçkurutan hastalığının dünya ve Türkiye'de ortaya çıkışı,
dağılışı ve ekonomik zarar derecelerine ilişkin bilgi verilmiş; hastalığın bulaşması ve
oluşumuna etkide bulunan, genetik, fizyolojik ve meteorolojik etmenler ile kültürel işlemlerin
rolleri açıklanmıştır. Yayında ayrıca, çeşitlerin hastalığa dayanıklılıklarıyla ilgili olarak,
Türkiye'de yapılan çalışmalar özetlenmiş ve genetik ve fizyolojik çalışmaların sürdürülmesi ve
desteklenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
G007 AKTEKE, Ş.A. 1989. Bazı Önemli Turunçgil Hastalıkları (Uçkurutan, Zamklanma, Dal
Yanıklığı). İçinde: Biyolojik Mücadele Semineri. 4-7 Mart 1989. Antalya. T.O.K.B., Narenciye
Araştırma Enstitüsü, Antalya (Teksir). 8 s.
Metinde, belli başlı turunçgil hastalıklarından Uçkurutan, Zamklanma ve Dalyanıklığı ele
alınmış; bulaşmaları, konukçuları, zarar ve belirtileri ile kültürel önlemler, biyolojik mücadele
ve kimyasal mücadeleyi içine alan, birer mücadele paketi verilmiştir.
G008 AKTEKE, Ş.A. 1990. Bazı Önemli Turunçgil Hastalıkları (Uçkurutan, Zamklanma, Dal
Yanıklığı). İçinde: Turunçgiller ve Subtropik Meyveler Semineri. 19-23 Kasım 1990. Antalya.
T.O.K. B., Narenciye Araştırma Enstitüsü, Antalya (Teksir). s: 104- 111.
G009 AKTEKE, Ş.A., İ. KARACA. 1977. Studies on the Survey and Biology of Mal Sekko
Disease (Phoma tracheiphila (Petri) Kanciaveli et Ghikascvili) of Lemon Trees. J.Turkish
Phytopath., 6 (3): 91-102.
Çalışmada, limonlarda önemli zararlar yapan Uçkurutan hastalığının yayılışı ve etmenin
biyolojisi üzerinde bilgiler elde edilmesi amaçlanmıştır. İçel turunçgil alanları, Antalya
Turunçgiller Araştırma İstasyonu ve Ege Ü. Zir. Fak. Fitapatoloji ve Botanik Kürsüsünde
yürütülen çalışmalar sonunda; İçel ilindeki limon bahçelerinin yaklaşık yarısının Uçkurutanla
bulaşık bulunduğu; Kütdiken ve Lamas'ın hastalığa çok duyarlı, Interdonato ve İtalyan
Memeli'nin az dayanıklı, Kıbrıs çeşidinin ise, dayanıklı olduğu; genç ağaçlarda hastalık
zararının daha şiddetli seyrettiği, bulaşmanın ekim- nisan döneminde gerçekleştiği; yukardaki
çeşitlere ek olarak, Antalya Yuvarlak, Finike Yuvarlak ve Molla Memed'in dayanıklı; Peri,
Demre Dikensizi, Yediveren, Lisbon ve Eureka grubu limonlarının, duyarlılar arasında yer
aldıkları ifade edilmiştir.
G010 AKTEKE, Ş.A., İ. ULUKUŞ, E. TUNCER. 1990. Phytopthora citropthora (Sm.et Sm.)
Leon.'a Antagonist Etmenler Üzerinde Araştırmalar. İçinde: Uluslararası Biyolojik Mücadele
Sempozyumu in: (Internatioal Symposium on Biological Control). 27-30 Kasım 1989.
Antalya-Turkey. Narenciye Araştırma Enstitüsü (Citrus Research Institute). s: 71-78.
Bildiride, turunçgillerde zarar yapan Kökçürüklüğü etmeni Phytopthora citropthora (Sm.et
Sm.) Leon.'ın, antagonistlerle kontrol edilebilme imkanları yönünden araştırılmasının
107
amaçlandığı ifade edilmiştir. Antalya, İçel ve Muğla illerinden toprak örnekleri ve hastalıkla
bulaşık meyve örnekleri alınarak, P.citrophthora üzerinde hastalandırma testleri yapıldığı
belirtilen çalışmada; limon meyvelerinden izole edilenin daha etkin olduğu; biyolojik etkinliği
yüksek olan 4 toprak örneğinde, antagonist mikroorganizma izolasyonlarının da yapıldığı;
bunlardan 14 bakteri, 59 mantar ve 24 actinomiset'in, P.citrophthora'ya karşı antagonist
etkinlik yönünden, daha aktif olduğu ortaya konmuştur.
G011 ALKAN, B. 1953. Türkiye'de Narenciye (Turunçgil) Hastalık ve Zararlıları. Ank.Ü.Z.F.
Yayınları No: 44, Yardımcı ders kitabı No: 21. Ankara. 98 s.
G012 ANONİM. 1968. Turunçgil Hastalık ve Zararlıları. Adana Reisliği Yayını.
G013 ARI, O. 1957. Turunçgil (Narenciye) Ağaçlarında Kök Çürüklüğü ve Mücadelesi. Z.V.,
T.E.S, T- 106. 19 s.
Bültende, turunçgil ağaçlarında görülen Kökçürüklüğünün önemi, yaygınlık durumu,
hastalığın belirtileri, oluşma ve yayılma nedenleri üzerinde durulmuş; korunma ve mücadelesi
konusunda, alınacak önlemler ayrı ayrı belirtilmiştir.
G014 ARI, O. 1963. Turunçgil Ağaçlarında Kök Çürüklüğü ve Mücadelesi. T. B.Zirai
Mücadele Enstitüsü Yayınları, No: 47. Bornova-İzmir. 18 s.
G015 AYTAÇ, S.A. 1986. Soğukta Depolanan Limonlardaki Küfler Üzerine Radyasyon ve
Koruyucu Maddenin Etkisi. TÜBİTAK TOAG. Proje No: TOAG-564. Ankara (Yüksek Lisans
Tezi).
G016 AYTAÇ, S.A., J. ACAR. 1986. Radyasyon ve Difenilli Ambalaj Kağıtlarının Soğukta
Depolanan Limonlardaki Küfler Üzerine Etkisi. Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü, Araştırma
Fonu Genel Sekreterliği, Proje No: 84-01-010-66 (GID-1). Ankara. Sayfa sayısı ?
G017 AZERİ, T. 1973. Dry Root Rot Problem of Trifoliata Orange Rootstock in the İzmir
Region. J.Turkish Phytopath., 2 (2): 55-59.
Çalışmada, İzmir ilinde üretilen Satsuma mandarinlerindeki ani kurumaların nedenlerinin
araştırılması amaçlanmıştır. Üçyapraklı (Poncirus trifoliata (L.) Raf.) anacı üzerindeki
Satsuma mandarinlerinin, Göçüren belirtilerine benzer simptomlarla kuruduğu belirlenmiş ve
bunlara Kuru Kökçürüklüğü adı verilmiştir. Yaklaşık olarak % 1-2 oranında yaygın olduğu
belirtilen bu hastalığın, turunç anacında ortaya çıkmadığı da ifade edilmiştir.
108
G018 AZERİ, T. 1980. İzmir İlindeki Satsuma Mandarinlerinde Görülen Turunçgil Yanıklığı
(Citrus blight) Üzerinde Araştırmalar. Bit.Kor.Bült., 20 (1-4): 26-35.
Çalışmada, üçyapraklı anacı üzerine aşılı bulunan ve ani ölüm gösteren ve göstermeyen
Satsuma mandarinleri (Citrus unshiu Marc.) köklerinden alınan örnekler, mikroskop altında
incelenmiştir. Hasta ağaçlar ile bunlara komşu sağlam görünüşlü ağaçların, ksilem
borularında; turunçgil yanıklığının tipik belirtisi olan, tapa simptomlarının belirlendiği ve
çalışmanın Ülkemiz turunçgillerinde turunçgil yanıklığı ile ilgili ilk bildiriş olduğu ifade
edilmiştir.
G019 BAŞPINAR (DOĞRUL), N. 1989. Limon Uçkurutan Hastalığının (Phoma tracheiphila
Kanc. et Ghik.) Yıl İçinde İnfeksiyon Süresi ile Yaprak ve Sürgünlerdeki Saprofit Mikofloranın
Saptanması. T.O.K.B., Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. Araştırma
Yayınları Serisi Yayın No: 67 (Yüksek lisans tezi). Ankara. 53 s.
Çalışmada, Uçkurutan hastalığının doğada ortaya çıkış zamanlarının, limon yaprak ve
sürgünlerindeki saprofit mikofloranın populasyon dalgalanmasının ve bunlar üzerine kimyasal
uygulamaların etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Hastalık etmeni enfeksiyonlarının,
eylülde başlayıp, dalgalanmalar göstererek nisana kadar devam ettiği; saprofit mikofloranın
ise, ekimde en yüksek düzeylerde bulunduğu, ağustos ve eylül aylarında ise, 8-10 kat
düştüğü; uygulanan kimyasalların, mikoflora populasyonunun % 18-30 oranında azalmasına
neden olduğu ifade edilmiştir.
G020 BİÇİCİ, M., A. ÇINAR , Ö. ÇINAR, Y. DEDE. 1988. Limon Ağaçlarında Zamklanmaya
Karşı Antagonist Trichoderma Türlerinin Kullanılması. Çuk.Ü.Z.F.Derg., 3 (1): 88-101.
Çalışmada, limon ağaçlarında Zamklanma (Phytophthora citrophthora (Sm. ve Sm.) Leonian)
hastalığına karşı antagonist 4 Trichoderma türünün etkinliğinin araştırılması amaçlanmıştır.
Zamklanmaya karşı duyarlı olan Kütdiken çeşidinin 10 yaşlı ağaçlarında yürütülen
çalışmada; bulaştırmalar, 4 ayrı mevsimde yapılmış ve bulaştırmadan 45 gün sonra oluşan
renklenme alanlarının ölçülmesi suretiyle yapılan değerlendirmelerde; ilk ve sonbahar
dönemlerinde ve hastalık etmeninden 3 hafta önce verilen Trichoderma türlerinin,
zamklanma belirtilerini azaltabileceği ortaya konmuştur.
G021 BİLGİR, S. 1970. Turunçgil Meyvelerinde Çürüklükler ve Korunması. T.B.,
Z.M.Z.K.G.M. Mesleki Neşriyat Serisi, Çiftçi Broşürü. Sayı: 61. İzmir. 22 s.
Broşürde, fizyolojik nedenlere dayalı zararlanmalar (don, dolu, rüzgar, sulama, gübreleme,
depolama) ile bazı fungal hastalıklar (Kahverengi Çürüklük, Sapdibi Çürüklüğü, Esmer
Çürüklük, Antraknoz, Yeşil ve Mavi Çürüklük, Siyah Çürüklük, Ekşi Çürüklük, Beyaz
Çürüklük, Kurşuni Küf) hakkında, tanıtıcı bilgiler verilmiş ve korunma yollarına ilişkin
açıklamalarda bulunulmuştur.
109
G022 CAN, C., N.K. KOÇ, A. ÇINAR. 1988. In Vitro Doku Kültürü Teknikleri Kullanarak
Turunçta (Citrus aurantium L.) Zamklanma Hastalığı Etmenine (Phytophthora citrophthora
Sm. et Sm. L.) Dayanıklı Bitkiler Elde Etme Olanaklarının Araştırılması. İçinde: V. Türkiye
Fitapatoloji Kongresi. 18-21 Ekim 1988, Antalya. TÜBİTAK (TOAG)-T. F. D. Bildiri Özetleri. s:
98.
G023 CHAPOT, H., H. BAHÇECİOGLU. 1969. Some Lemon Culture Troubles in Turkey. In:
(Ed. H.D.CHAPMAN). Proceedings First International Citrus Symposium. University of
California/Riverside-California. 3: 1279-1283.
Bildiride, Türkiye'de limon bahçelerinde ekonomik anlamda zarar yapan Uçkurutan, Çöküntü
ve Kıbrıs limonundaki Zamklanma ele alınmış; bunların yayılma durumu ile korunmak için
alınması gerekli önlemler üzerinde durulmuştur. Yayında ayrıca, daha az yaygın olan
Parmak İşareti, İletim Demeti Şişkinlikleri gibi bazı karışıklıklar olarak nitelenen, hastalıkların
bulunduğu da ifade edilmiştir.
G024 ÇINAR, A. 1974. Poliakrilamid Gel Elektroforez Tekniği ile Elde Edilen Protein ve
Enzim Diyagramları Yardımıyla Phytophthora Türlerinin Tanımı Çuk.Ü.Z. F. (Doçentlik tezi).
Adana.
G025 ÇINAR, A. 1975. Akdeniz Bölgesi Turunçgillerinde Zarar Yapan Phytophthora
Türlerinin Biyokimyasal Yöntemler Yardımıyla Tanımları. İçinde: TÜBİTAK V. Bilim Kongresi,
TOAG Tebliğleri. 29 Eylül-2 Ekim 1975. İzmir. Bitki Koruma Seksiyonu. s: 53- 65.
Bildiride, Akdeniz turunçgil yörelerinde yaygın bulunan, Phytophthora mantarı türlerinin,
elektroforez tekniği ile tanımlanmalarının amaçlandığı ifade edilmiştir. Ülkemizdeki turunçgil
meyvelerinden elde edilen 3 Phytophthora izolatı ile, Batı Almanya'dan temin edilen,
tanılanmış Phytophthora türlerinin; elektroforez tekniğiyle oluşturulan protein ve enzim
diyagramlarının karşılaştırıldığı araştırmada; elektroforetik protein ve asetilesteraz enzim
bandlarının, türlere göre belirleyici olduğu ve her iki ülke P. citrophthora izolatlarının protein
diyagramları arasında, büyük benzerlik görüldüğü belirlenmiştir.
G026 ÇINAR, A. 1976. Phytophthora citrophthora (Smith ve Smith) Leonian Fungusuna
Karşı Dayanıklı Turunçgil Türlerinin Araştırılması. Çuk.Ü.Z.F.Yıll.-1974., 5 (1-2): 111-116.
G027 ÇINAR, A. 1976. İçel ve Adana Bölgesi Turunçgil Ağaçlarında Phytophthora
citrophthora (Smith ve Smith) Leonian Zararı ve Topraklarda Hastalık Potansiyeli İndeksinin
Araştırılması. Çuk.Ü.Z.F.Yıll.-1974, 5 (1-2): 117-125.
Çalışmada, turunçgil yetiştiriciliği yönünden önemli bir yer taşıyan İçel ve Adana illerinde,
Phytophthora citrophthora mantarının yaygınlık durumu ile, topraklarda hastalık
potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İçel ilindeki turunçgil ağaçlarının % 24.4 ünün,
110
Adana ilindekilerin ise, % 22.4 ünün bulaşık olarak belirlendiği çalışmalarda; limon
ağaçlarının portakala göre daha bulaşık durumda olduğu; bölge topraklarının hastalık
etmeniyle bulaşık bulunduğu; anaç olarak kullanılan ve hastalığa dayanıklı olan turuncun
değişmesi halinde, sorunun daha da büyük boyutlara ulaşacağı ifade edilmiştir.
G028 ÇINAR, A., A. ERKILIÇ. 1988. Limon Ağaçları Fillosferindeki Bazı Saprofit
Mikroorganizmaların Konrollu Koşullarda Phoma tracheiphila (Petri) Kanc. et Glik.'nın
Hastalık Oluşturması Üzerine Etkileri. V. Türkiye Fitapatoloji Kongresi. 18-21 Ekim 1988,
Antalya. İçinde: TÜBİTAK (TOAG)-T.F.D. Bildiri Özetleri. s. 96.
Bildiri özetinde, limon ağaçlarının yaprak ayalarından ayırımı yapılan ve Uçkurutan etmenine
in vitro'da karşıt etki gösteren, bazı çürükçül mikroorganizmaların, kontrollu koşullar altında,
limon fidanlarında Uçkurutan hastalığının ortaya çıkışı ve hastalık şiddeti üzerine etkilerinin
incelendiği belirtilmiştir. Çürükçül mikroorganizmalar üzerinde yürütülen çalışmalar sonunda;
denemeye alınan mantarların hiçbirinin, limon fidanlarında hastalık çıkışını tamamen
engelleyemediği; bazı mikroorganizmaların, P.tracheiphila bulaştırılmasından, 2 gün önce
karşıt olarak uygulanmaları durumunda, hastalığa yakalanma oranı ve hastalık şiddetinde
engellemelerde bulunduğu; buna dayanılarak bazı mantarlardan Uçkurutana karşı
planlanabilecek bir integre mücadele programında yararlanılabileceği ifade edilmiştir.
G029 ÇINAR, A., A. ERKILIÇ. 1990. Limon Ağaçları Fillosferindeki Bazı Saprofit
Mikroorganizmaların Kontrollü Koşullarda Phoma tracheiphila'nın Hastalık Oluşturması
Üzerine Etkileri. Çuk.Ü.Z.F.Derg., 5 (3): 17-24.
G030 ÇINAR, A., Ö. TUZCU. 1976. Resistance Study of the Citrus Rootstocks to
Phytophthora citrophthora (Smith and Smith) Leonian-II The use of New Method in Selecting
Resistant Citrus Rootstocks to Phytophthora citrophthora (Smith and Smith) Leonian. J.
Turkish Phytopath., 5 (2-3): 99-104.
G031 ÇINAR, A., Ö. TUZCU, M.O. GÖKSEDEF. 1976. Resistance Study of the Citrus
Rootstocks to Phytophthora citrophthora (Smith and Smith) Leonian-I. A Research on the
Resistance of 14 Different Citrus Rootstocks to P.citrophthora (Smith and Smith) Leonian.
J.Turkish Phytopath., 5 (2-3): 49-59.
G032 DEDE, Y., M. BİÇİCİ. 1988. Phytophthora citrophthora (Sm. et Sm.) Leonian
Tarafından Limonlarda Neden Olunan Zamklanma Hastalığının Oluşum Düzeyi, Etmenin
Topraktaki Dağılımı ve Bu Hastalığa Karşı Antagonist Trichoderma Türlerinin Kullanılması.
İçinde: V. Türkiye Fitapatoloji Kongresi. 18-21 Ekim 1988. Antalya. TÜBİTAK (TOAG)-T.F.D.
Bildiri Özetleri. s: 97.
Bildiri özetinde, limon ağaçlarında Zamklanma etmeninin yolaçtığı hastalığın yaygınlık
durumu, etmenin dağılımı ve hastalığın kontrolunda, karşıt etkili Trichoderma türlerinin
111
etkinliğinin belirlenmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir. Çukurova Üniversitesi Ziraat
Fakültesinde yer alan limon ağaçlarında yürütülen çalışmalar sonunda; hastalığın en çok
Kütdiken'lerde (% 30.63) yayıldığı; bütün topraklarda hastalık etmenine rastlanmakla birlikte,
ençok Kütdiken'in bulunduğu topraklardan izole edildiği; Trichoderma türlerinin bahar
dönemlerinde ve etmenden 3 hafta kadar önce uygulanması durumunda, ağaçlardaki
Zamklanma belirtilerinin gelişmesini azaltabileceği ortaya konmuştur.
G033 DİNÇ, N. 1979. Turunçgil Hastalıkları (Fizyolojik, Bakteriyel, Fungal Etmenler ve
Mücadele Usülleri). G.T.H.B., Z.M.Z.K.G.M., Adana Bölge Zirai Mücadele Araştırma
Enstitüsü Müdürlüğü Yayınları. Mesleki Kitaplar Serisi No: 1. Ankara. 175 s.
Turunçgillerde, görülen hastalıklar yanında, besin maddesi noksanlıkları ve değişik kökenli
zararlanmaların da ele alındığı yayında; sırasıyla fizyolojik hastalıklar (bozuk atmosfer
şartları sonunda ortaya çıkan zararlanmalar-bitki besin elementlerinin noksanlıkları-ilaç
yakmaları), paraziter hastalıklar (kök, gövde ve kalın dallarda-dal, sürgün, yaprak ve
tomurcuklarda görülenler) ve meyvelerde görülen hastalıklar başlıkları altında, ayrı ayrı ve
şekillerle destekli bilgiler verilmiştir. Meyve çürüklüklerine karşı alınacak önlemlerin de
açıklandığı yayında; ayrıca, turunçgil ağaçlarındaki diğer bitkisel kaynaklı organizmalar
hakkında da açıklamalar yapılmış ve sonunda, yayında adıgeçen hastalık ve zararlanmaların
bir dizini sunulmuştur.
G034 DİNÇ, N., K. TURAN, H. SALİH. 1980. Akdeniz Bölgesi Limonlarında Görülen
Uçkurutan Hastalığı (Deuterophoma tracheiphila Petri Kanc. et Ghik.) nın Savaş Yöntemleri
Üzerinde Araştırmalar. Bit.Kor.Bült., 21 (2): 89-99.
Çalışmada, limonlarda zarar yapan Uçkurutan hastalığının mücadele yöntemlerinin
belirlenmesi amaçlanmıştır. İçel ilinde yer alan limon bahçelerinde yürütülen çalışmalar
sonunda; budama işleminin hastalık etmeninin durgun dönemi olan, ağustos ayında
yapılması; ayrıca, ağaçların ekim, aralık ve mart başlarında olmak üzere üç defa ilaçlanması;
ilaçlamalarda “Benomyl”li bileşiklerin ya da hazır bakırlı preperatların kullanılması gerektiği
belirtilmiştir.
G035 DİNÇ, N., K. TURAN, S. TOKGÖNÜL. 1992. Turunçgillerde Phtophthora citrophthora
(Sm. et Sm.) Leon.'un Neden Olduğu Gövde Zamklanması Hastalığına Karşı Mücadele
Olanakları Üzerinde Araştırmalar. Z.M.A.Y., 1985-1986, 20-21: 193-194.
Çalışmada, turunçgillerde ortaya çıkan Gövde Zamklanması hastalığına karşı, mücadele
imkanlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bir limon bahçesinde yürütülen çalışmalar sonunda;
denemeye alınan uygulamalardan, zamklanmış yaranın kazınması ve primüs alevi ile
dezenfeksiyonu; bu uygulamaya ek olarak, aşımacunu ve % 0.3'lük K2MnO4 sürülmesi ve
zamklanmış yaranın kazılması ile yapıştırıcı karıştırılmış % 2'lik bordo bulamacı sürülmesi
gibi tatbikatların, adıgeçen hastalık yönünden, etkili bulundukları ifade edilmiştir.
112
G036 DİNÇ, N., O.Z. SOYLU, Y.Z. NAS. Tarihsiz. Turunçgil Hastalık-Zararlıları ve
Mücadelesi. Bölge Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü, Adana. 31 s.
Yayında, turunçgillerin belli başlı zararlıları, hastalıkları ile virüs ve virüs benzeri hastalıkları
ele alınmış; ayrı ayrı olmak üzere, bunların tanınmaları, zarar şekilleri, yaşayışları ile
mücadelesi gibi konularda; fotoğraflarla desteklenmiş, oldukça ayrıntılı bilgilere yer
verilmiştir.
G037 DİNÇ, N., O.Z. SOYLU, Y.Z. NAS. 1978 ?. Turunçgil Hastalık-Zararlıları ve
Mücadelesi. G.T.H.B., Z.M.Z.K.G.M., Adana Bölge Zirai Mücadele ve Karantina Başkanlığı
Yayınları. No: 1. 31 s.
G038 ERKILIÇ, A. 1988. Limon Ağaçlarında Mikroorganizmalar ve Uçkurutan Hastalığı
(Phoma tracheiphila (Petri) Kanc. et Ghik.) Arasındaki Antagonistik İlişkilerin Araştırılması.
Çuk.Ü. F.B.E., Bitki Koruma Anabilim Dalı (Doktora tezi, yayınlanmamış). Adana. 134 + ? s.
Tez çalışmasında, limon ağaçlarındaki saprofit fungal floranın (mikoflora), Uçkurutan hastalık
etmenine karşı etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Limon ağaçlarının yaprak ve sürgünleri
üzerinde yürütülen çalışmalar sonunda; aralarında mayalar, Clodosporium, Aspergillus,
Alterneria ve Trichoderma gibi türlerin de bulunduğu, 79 mantar izolatı elde edilmiş;
bunlardan ilk ikisinin, mikofloranın yaklaşık % 90'nını oluşturduğu, ilaç uygulandığı durumda
bu türlerin populasyonunun, 20 ve 29 kat azaldığı; In vitro'da Trichoderma türlerinin patojen
gelişmesine olanak tanımadığı, fungusitlere (benomyle) karşı saprofit mikroorganizmaların
farklı derecelerde duyarlı bulunduğu; antagonist mantarların Kütdiken limon fidanlarında,
Uçkurutan etmeni bulaşmalarını engelleyemediği; buna karşın, hastalık şiddeti ve sürgünlerin
hastalığa yakalanma oranını düşürdüğü ifade edilmiştir.
G039 ERKILIÇ, A., A. ÇINAR. 1988. Limon Ağaçları Fillosfer Mikroflorasının in vitro'da
Phoma tracheiphila (Petri) Kanc. et Ghik.'ya Antagonistik Etkileri. İçinde: V. Türkiye
Fitapatoloji Kongresi, 18-21 Ekim 1988. Antalya. TÜBİTAK (TOAG)-T.F.D. Bildiri Özetleri. s:
95.
Bildiri özetinde, limon ağaçlarının yaprak alanından ayırımı yapılan çürükçül mantarların, in
vitro'da Uçkurutan hastalığı etmenine karşıt etkilerinin belirlenmesinin amaçlandığı ifade
edilmiştir. İkili kültür, sıvı ortamda antibiyotik üretimiyle, uçucu ve uçucu olmayan antibiyotik
üretimleri şeklinde yapılan çalışmalar sonunda; adları verilen bazı mantar grubunun, etmeni
belli oranlarda baskı altına aldıkları ve bu nedenle; Uçkurutan hastalığına karşı biyolojik
mücadelede, limon yaprak alanındaki bazı mikroorganizmalardan da yararlanılabileceği
ortaya konmuştur.
G040 ERKILIÇ, A., A. ÇINAR. 1989. Limon Ağaçlarındaki Saprofit Mikoflora'nın Belirlenmesi
ve Bunların Uçkurutan Hastalık Etmeni Phoma tracheiphila'ya Antagonistik Etkileri. Doğa, Tr.
Tar.Or.Derg., 13 (3b): 977-1001.
113
Araştırmada, limon ağaçlarının yaprak ve sürgünlerinden, toplam 79 mantar ve maya izolatı
elde edilmiş olup; bunlardan maya ve Cladosporium spp.'nin saprofit mikoflara
populasyonunun % 90'dan fazlasını oluşturduğu belirlenmiştir. İn vitro' da yapılan
denemelerde Aspergillus, Epicoccum ve Trichoderma spp. izolatlarının, P.tracheiphila
gelişmesini engellediği saptanan çalışmada; kontrollu şartlar altında Aureobasidium sp. (M-4)
ve Aspergillus sclerotiorum (As-9) gibi mantar izolatlarının, limonların hastalığa yakalanma
oranını % 55-67, hastalık şiddetini ise, % 50-64 oranlarında engellediği ortaya konmuştur.
G041 ERKILIÇ, A., A. ÇINAR. 1990. Limon Ağaçlarının Fillosfer Mikoflorasının Benomyl'e
Duyarlılığının in vitro'da Araştırılması. Çuk.Ü.Z.F.Derg., 5 (1): 137-147.
Çalışmada, limon ağaçlarında zararlara yolaçan Uçkurutan hastalığına karşı kullanılan
sistemik mantar öldürücü “Benomyl”in, ağaçların yaprak ve sürgünlerinden ayırımı yapılan
mantarlara, in vitro'da etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Mantarlara değişik
konsantrasyonlarda “Benomyl” uygulamaları yapılarak, mantarların gelişme durumlarının
incelenmesi suretiyle yürütülen çalışmalar sonunda; mantar türleri itibariyle etkilenme durum
ve dereceleri sıralanarak, Benomyl'in, çürükçül mantar grubunu olumsuz yönde etkilediği
belirtilmiştir.
G042 ERKILIÇ, A., A. ÇINAR. 1990. Limon Ağaçları Fillosfer Mikoflorasının in vitro'da
Phoma tracheiphila (Petri) Kanc. et Ghik.'ya Antagonistik Etkileri. Çuk.Ü.Z.F.Derg., 5 (2):
157-166.
G043 ERKILIÇ, A., A. ÇINAR, M. BİÇİCİ. 1986. Limon Ağaçlarındaki Mikroorganizmalar ile
Uçkurutan (Phoma tracheiphila Kanc. et Ghik.) Hastalığı Arasındaki Antagonistik İlişkiler
Üzerinde Bir Araştırma. İçinde: Türkiye I. Biyolojik Mücadele Kongresi. 12- 14 Şubat 1986.
Adana. TUBİTAK (TOAG)-Çuk. Ü.Z.F. Bitki Koruma Bölümü. Bildiri Özetleri s: 9.
Bildiride, limon ağaçlarının yapraklarındaki ortamda bulunan mikroorganizma populasyon
yoğunluğu ile Uçkurutan mantarına karşı biyolojik mücadele yönünden; bunların antagonistik
etkileri itibariyle, bazı imkanlar sağlayacağının düşünüldüğü ve bu amaçla çalışmaya gerek
duyulduğu belirtilmiştir. İçel ilindeki kimyasal ilaç kullanılan, kullanılmayan ve Uçkurutana
karşı benomyl uygulanan, 3 Kütdiken limon bahçesinde yürütülen çalışmada; yaprak ve
sürgün örneklerinden izolasyonlar yapılarak, mikroorganizma yoğunluklarının belirlendiği ve
ilaç kullanılmayan bahçelerde, daha yoğun mikroorganizmaya rastlandığı ifade edilmiştir.
G044 ERKILIÇ, A., A. ÇINAR, M. BİÇİCİ. 1986. Limon Ağaçlarının Fillosferindeki Saprofit
Mikoflora'nın Saptanması. İçinde: Türkiye I. Biyolojik Mücadele Kongresi Bildirileri. 12-14
Şubat 1986. Adana. TÜBİTAK (TOAG) -Çuk.Ü.Z.F. Bitki Koruma Bölümü. s: 94-104.
Bildiride, limon ağaçlarının yaprak ve sürgünlerindeki çürükçül mantar grubunun
belirlenmesinin amaçlandığı belirtilmiştir. Farklı uygulama gören 3 Kütdiken limon
bahçesinden, ayda bir kez olmak üzere, 1 yıl süreyle alınanyaprak ve sürgün örneklerinde
114
yürütülen çalışmalar sonunda; çürükçül mantar grubunun, yaklaşık % 90'ını, maya ve
Cladosporium spp.'nin oluşturduğu; bunların dışında, yaklaşık 90 mantar izolatı elde edildiği;
kimyasal ilaç uygulamalarının, çürükçül mantar grubunu olumsuz yönde etkilediği
ifadeedilmiştir.
G045 GÖKSEDEF, M.O. 1980. Akdeniz Bölgesi Limonlarında (Citrus limon (Lin.) Burm.)
Gövde Zamklanma Etmeni (Phytophthora citrophthora (Smith ve Smith) Leonian)nın Yayılışı,
Bazı Biyolojik Özellikleri ve Tarımsal Savaş Yöntemleri ile İnfeksiyon Süresinde Etmene
Karşı Farklı Duyarlılık Gösteren Turunçgil Çeşitlerindeki Dayanıklılık Nedenlerinin
Saptanması Üzerinde Araştırmalar. Bölge Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü. Adana
(Doktora tezi, yayınlanmamış). 101 s.
Araştırmada, Akdeniz bölgesinde yer alan Adana, Antalya, Hatay ve İçel İllerinde, Gövde
Zamklanmasının yayılış durumunun ortaya konması, etmenin bazı biyolojik özelliklerinin
belirlenmesi, zirai mücadele yöntemlerinin tesbiti ve turunçgil türlerinin dayanıklılık
nedenlerinin saptanması amaçlanmıştır. Sörvey yapılan illerin hepsinde de, Gövde
Zamklanmasının P. citrophthora tarafından oluşturulduğu belirlenen çalışmada; etmenin
yapay ortamda gelişme ve sporulasyon parametreleri tesbit edilmiş, türlerin dayanıklılıklarını
gövde kabuklarındaki bazı enzimlerin aktivitelerinin belirlediği ortaya konmuş ve mücadele
yöntemlerine ilişkin ayrıntılı bulgular elde edilmiştir.
G046 GÖKSEDEF, M.O. 1989. Phytophthora citrophthora (Smith ve Smith) Leonian'a Karşı
Tarımsal Savaş Yöntemleri Üzerinde Araştırmalar. Derim, 6 (4): 147-163.
Akdeniz bölgesinde yer alan turunçgil bahçelerinde, özellikle limonlarda zarar yapan
Phytophthora citrophthora (Smith ve Smith) Leonian'a karşı mücadele yöntemlerini
belirlemek amacıyla yapılan denemelerde; laboratuvarda in vitro'da fungusid eleme testleri
ve sıvı kültür ortamlarında yetiştirilen ve bu etmenle bulaştırılan limon fidanlarındaki
uygulamalar sonucunda, triphenyltinacetate bileşimli preperatlar etkili olarak bulunmuştur.
Bölge topraklarının tamamının, az ya da çok bu etmenle bulaşık olduğu ifade edilen
araştırmada; 1/128 oranında steril toprakla karıştırılmış olan bahçe toprağında ve meyve
bulaşması oluşturabilecek düzeyde hastalık inokulumu içeren bahçelerde; kültürel önlemleri
de içine alacak şekilde, anılan preperatlarla yapılan mücadelede, kısmi bir başarı
sağlanabildiği belirtilmiştir.
G047 GÖKSEDEF, M.O., A. ÇINAR. 1979. Turunçgil Gövde Kabuğunda Bulunan Pektik
Madde Miktarı ile Bunların Phytophthora citrophthora Leonian Etmenine Karşı Dayanıklıkları
Arasındaki İlginin Araştırılması. Çuk.Ü.Z.F. Yayınları No: 134. Bilimsel Araştırma ve
İnceleme: 26. 19 s.
Çalışmada, Phytophthora citrophthora mantarına karşı farklı duyarlılık gösteren turunç,
altıntop, Yerli portakal, Interdonato ve Kütdiken limonları ile, tatlı limonun gövde
kabuklarında, bulaşmanın oluştuğu kış ve ilkbahar mevsimlerinde; pektik madde
miktarlarındaki değişikliklerin saptanarak, bunların mantara karşı dayanıklılık yönünden
ilişkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ele alınan çeşitlerdeki pektik maddelerin, mevsimlere
115
göre fark göstermediği ortaya konan çalışmada; pektik madde miktarları ile, hastalığa
duyarlılık arasında doğru orantı bulunduğu; yani dayanıklı olan turunçta, pektik maddenin en
az, duyarlı olan tatlı limonda ise, en fazla düzeyde seyrettiği ifade edilmiştir.
G048 GÖRGEN, G. 1987. Bazı Limon Çeşitleri ve Bunların Melezlerinin Morfolojik
Karakterleri ile Uçkurutan (Phoma tracheiphila Kanc. ve Ghik.) Hastalığına Dayanıklılık
Arasında İlişkiler. Çuk.Ü., F.B.E. Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı (Yüksek lisans tezi,
yayınlanmamış). Adana. 48 + ?.
G049 GÜNCÜ, M. 1979. Çukurova Bölgesinde Turunçgil Ürünlerinin Depolama ve Pazara
Hazırlanmasında Fitapatolojik Sorunlar, Savaş Olanakları. Çuk.Ü.Z.F. Bitki Koruma Bölümü
Seminerleri: 5. Adana. 46 s.
Seminer metninde, Çukurova bölgesindeki turunçgil meyvelerinde görülen hasat sonrası
meyve çürüklükleri verilmiş; limon meyvelerinin depolanması sırasında % 8.3'ünün
hastalandığı, hastalanmada en çok yeşil ve mavi küfün rol aldığı; paketlemeevleri
atmosferinde, yine ençok adıgeçen etmenlerin bulunduğu ifade edilmiş; bunlardan korunmak
için, kültürel işlemlerin usulüne uygun olarak yapılması ve paketleme evlerinde bazı
önlemlerin alınması gerektiği vurgulanmıştır.
G050 ISTRANCA, R. 1952. Uçkurutan "Mal del Secco". Tomurcuk, 1 (8): 9.
G051 KARACA, İ. 1957. İçel, Seyhan ve Hatay İllerindeki Narenciye Hastalıkları Üzerinde
İncelemeler. Ank.Ü.Z.F.Yıll., 3: 251-259.
İncelemede, Doğu Akdeniz bölgesinde görülen, belli başlı paraziter olmayan hastalıklar (don
zararı, ışık zararı, derin dikim, element noksanlıkları) ile, paraziter olan hastalıklar (Bakteriyel
Dal Yanıklığı, Antraknoz, Uçkurutan, Yeşil ve Mavi Çürüklükler, virüs hastalıkları) yönünden
yapılan gözlemlere ilişkin bilgiler verilmiştir.
G052 KAREL, G. 1956. Limonlarda Kurutan (Mal Secco) Hastalığı ve Korunma Çareleri.
Z.V., Zirai Mücadele Enstitüsü Müdürlüğü. Ankara. Sayı: 9. 30 s.
Yayında, hastalığın İçel bölgesindeki limonlarda yaptığı zarar, bulaşma yolları ve belirtileri
verildikten sonra; patolojik olarak hastalık etmeni tanıtılarak, bulaşmasında etkili olan
faktörler belirtilmiş; Molla Mehmet çeşidinin hastalığa dayanıklılığının, Interdonato'ya
benzediği; Lamas ve Kütdiken'in ise dayanıklı olduğu; hastalığın ilaçla mücadelesi
yapılamadığından, sürekli izlenip hasta dalların kesilip yakılması gerektiği ifade edilmiştir.
116
G053 KAREL, G. 1956. The Lemon Disease, Kurutan (Mal Secco) and its Control. Zirai
Mücadele Enstitüsü Müdürlüğü, Ankara. 9: 30 pp.
G054 KOÇ, N.K., A. ÇINAR. 1988. Bazı Oksin ve Sitokininlerin Limonda (Citrus Limon L.)
Somatik Embriyogenesis ve Kök Oluşumuna Etkileri. İçinde: V. Türkiye Fitopatoloji Kongresi.
18-21 Ekim 1988. Antalya TÜBİTAK (TOAG)-T.F.D. Bildiri Özetleri. s: 31.
G055 KIVANÇ, M., A. AKGÜL. 1986. Antibacterial Activities of Essential Oils from Turkish
Spices and Citrus. Flavour and Fragrance Journal, 1 (4-5): 175-179.
G056 MAHMOOD, T. 1971. Tree Collapse a Serious Problem for Citrus Growers in the İzmir
Region of Turkey. Plant Disease Reporter, 55 (5): 464.
Çalışmada, İzmir'in Balçova ve İnciraltı yörelerinde yer alan ve portakal ile mandarin
bahçelerinde zarar yapan, ağaç çökertenin nedeninin belirlenmesi amaçlanmıştır. Hastalığın,
Akdeniz turunçgil bölgesinde görülmediği ve bulunduğu yöre için önemli bir sorun
oluşturduğu belirtilen çalışmada; hastalıktan ölen ağaçların, sürgün ve köklerinden alınan
örneklerde, turunçgillerde yaygın olan bazı mantarlar izole edilebilmekle birlikte; bunların,
ikincil etkide bulunduğu, esas etmenin belirlenebilmesi için, daha ayrıntılı çalışmalar
yapılması gerektiği ifade edilmiştir.
G057 MAHMOOD, T. 1973. Turunçgil Meyvelerinin Depolama Sürelerini Uzatmak ve Bazı
Hasat-Sonu Hastalıklarıyla Savaşmak Amacıyla İyonize Radyasyonun Kullanılması.
Ege.Ü.Z. F.Mecm., 10 (1): 203-208.
G058 ONSİNEJAD, R. 1987. Farklı Uygulamaların Marsh Seedless Altıntoplarının
Muhafazası Üzerine Etkileri. Çuk.Ü., F.B.E., Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı (Master tezi,
yayınlanmamış). Adana.
G059 ÖZBEK, S. 1944. Limon Ağaçlarında Kurutan "Mal Secco" (G.GASSNER'den çeviri).
Yüksek Ziraat Enstitüsü. Genel Sayı: 581. Ankara. 111 s.
Çeviride, 1937-1938 yıllarında, Uçkurutan hastalığı ve don zararı yönünden yapılan gözlem
ve laboratuvar çalışmaları ele alınmış; don zararı ile Uçkurutan zararının ayırdedilme durumu
anatomik olarak belirtilmiş; ayrıca, hastalığın Türkiye'de yaygınlığı, tanınması, bulaşma
zamanı, ve yolları ile kısaca biyolojisi hususlarında açıklamalarda bulunulmuştur.
G060 SALİH, H. 1974. Adana ve Çevresinde Turunçgillerde Meyve ve Kökboğazı Çürüklüğü
Yapan Phytophthora citrophthora (Sm. and Sm.) Leonian'ın Yayılışı ve Biyolojisi Üzerinde
117
Araştırmalar. Z.M.Z.K.G.M., Adana Bölge Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Yayınları,
Araştırma Eserleri Serisi No: 35. Adana (İhtisas tezi). 56 s.
Çalışmada, turunçgillerde görülen meyve ve Kökboğazı Çürüklüğü hastalığının, yayılışı ve
biyolojisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Adana yöresinde yer alan turunçgil bahçelerinde
yürütülen çalışmalar sonunda; meyve çürüklüğüne limon, portakal, altıntop, mandarin,
Meksika laymı, turunç ve tatlı limon türlerinde rastlanmış; Kahverengi Zamklı Çürüklük ise,
portakal, limon, altıntop ve mandarin ağaçlarında görülmüş; etmenin bulaşabilmesi için
meyvenin enaz 2 saat ıslak kalması gerektiği belirtilerek, değişik sıcaklık derecelerindeki
inkübasyon süreleri verilmiş; hastalığın yayılmasında, primer enfeksiyonun önemli
bulunmasına rağmen, hasta meyvelere temas eden, sağlam meyvelerin % 55-75'inin
hastalandığı ve etmenin yaz aylarını toprakta geçirdiği ifade edilmiştir.
G061 SALİH, H. 1974. Akdeniz Bölgesi Limonlarında Görülen Uçkurutan Hastalığının
(Phoma tracheiphila "Petri" Kanc. et Ghik.) Savaş Yöntemleri Üzerinde Araştırmalar.
G062 SALİH, H. 1974. Güney Anadolu Bölgesi Turunçgillerinde Yeni Bir Hastalık Etmeni
Phytophthora hibernalis Carne. Z.M.A.Y., 8: 75.
Çalışmada, Adana'daki bir bahçede rastlanan ve Kahverengi Meyveçürüklüğü ile yaprak
dökümüne neden olan bir hastalığın, etmeninin belirlenmesi amaçlanmıştır. Portakal meyve
ve ağacında ortaya çıkan bu hastalığa; İngiltere'de yaptırılan tanılamasında, Phytophthora
hibernalis Carne olduğu belirlenen mantarın yolaçtığı ifade edilmiştir.
G063 SALİH, H., A. CENGİZ. 1976. Turunçgil Meyvelerinde Hasat Sonrası Çürüklüklerine
Karşı Mücadele İmkanları Üzerinde Ön Çalışmalar. Bit.Kor.Bült., 16 (1): 47-60.
G064 SALİH, H., N. BİLGİN, M.O. GÖKSEDEF. 1972. Güney Anadolu Turunçgil Sahalarında
Sürgün ve Yaprak Yanıklığı "Göz Yanıklığı" Üzerinde Ön Çalışmalar. Z.M.A.Y., 6: 110-111.
Çalışmada, Akdeniz bölgesi turunçgillerinde zarar yapan, Sürgün veya Yaprak ya da Göz
Yanıklığı terimleriyle ifade edilen hastalığın; ilk çıkış zamanı, yayılış alanı ve çeşitler itibariyle
hastalığa yakalanma indeksinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Adana, Antalya, Hatay ve İçel
illerinde yer alan turunçgil bahçelerinde yapılan çalışmalar sonunda; hastalığın ilk olarak
ocak ayında çıktığı, yaklaşık olarak bütün illere dağıldığı ortaya konmuş; çeşitler itibariyle
hastalığa yakalanma indeksleri verilmiş ve henüz kesin tanılaması yapılmayan hastalık
etmeninin, Pseudomonas syringae Van Hall. olabileceği belirtilmiştir.
G065 SALİH, H., N. BİLGİN, M.O. GÖKSEDEF, K. YELBOĞA. 1973. Güney Anadolu Bölgesi
Turunçgil Sahalarında Göz Yanıklığı (Pseudomonas syringae Van Hall.)'nın Çıkış Zamanı ve
Yayılışı Üzerinde Çalışmalar. Bit.Kor.Bült., 13 (1): 43-48.
118
G066 TUNCER, E., H. DAMDERE. 1992. Biyolojik Mücadele Çalışmalarına Temel Olmak
Üzere Turunçgil Beyazsineği (Dialeurodes citri Ashm.) nin Fungal Patojeni Aschersonia
aleyrodis Webb.' in Biyolojisi ve Kitle Üretimi Üzerinde Araştırmalar (1989). Derim, 9 (2): 6070.
Araştırmada, hastalık etmeni mantarın biyoekolojisinin incelenmesiyle en uygun kitle üretim
yönteminin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaların sonunda, mantarın termal ölüm
noktasının 52 °C ve bu, sıcaklıkta 10 dakikalık sürenin yeterli bulunduğu; etmenin spor
çimlenmesi üzerine, % 0.1'lik malt ekstrakt + % 0.1'lik sakkaroz ortamının etkili olduğu ve
mineral maddelerden, bakırın spor çimlenmesini engellediği belirlenmiştir. Çalışmalarda
ayrıca, kitle üretimi yönünden sakkaroz ve peptonun uygun olduğu, en iyi gelişmenin 6-7 pH
derecelerinde ve karanlıkta meydana geldiği; ancak, sporulasyon için aydınlık bir periyoda
gerek bulunduğu ortaya konmuştur. Raporda etmen filitratının beyazsinek nimflerine etkide
bulunmadığı da ifade edilmiştir.
G067 TURAN, K., A. YİĞİT, L. ERKILIÇ. 1992. Turunçgil Meyvelerinde Görülen
Lekelenmeler Üzerinde Ön Çalışmalar 1989-1990. İçinde: Araştırma Özetleri 1960-1991.
T.K.B., Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Adana. s: 46-47; 80-81.
Çalışma özetinde, turunçgil meyvelerinde görülen lekelenmelerin, nedenlerinin
belirlenmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir. Dörtyol (Hatay) da yer alan mandarin
bahçelerinde yürütülen çalışmalar sonunda; sözkonusu lekelerin ne mantar, ne de harhangi
bir zararlı etkisiyle oluşmadığı kanısına varıldığı belirtilmiştir.
G068 TUZCU, Ö., A. ÇINAR, M. KAPLANKIRAN, A. ERKILIÇ, T. YEŞİLOĞLU. 1989.
Resistance of Some Citrus Species and Hybrids to Mal Secco (Phoma tracheiphila Kanc. et
Ghik.) Disease. Fruits, 44 (3): 139-148.
G069 TUZCU, Ö., A. ÇINAR, M. KAPLANKIRAN, T. YEŞİLOĞLU. 1986. Bazı Önemli
Turunçgil Anaçları ile Turunçgillerin Akraba, Cins, Tür ve Çeşitlerinin İlkbahar Gelişme
Döneminde Phytophthora citrophthora Leonian'a Dayanıklılıkları. İçinde: TÜBİTAK-TOAG
Bitki Islahı Simpozyumu. 15-17 Ekim 1986. İzmir. s. ?
G070 TUZCU, Ö., A. ÇINAR, M.O. GÖKSEDEF, M. ÖZSAN, M. BİÇİCİ. 1984. Resistance of
Citrus Rootstocks to Phytophthora citrophthora During Winter Dormancy. Plant Disease, 68
(6): 502- 505.
G071 TUZCU, Ö., G. GÖRGEN. 1989. Bazı Limon Çeşitleri ve Bunların Melezlerinin
Morfolojik Karakterleri ile Uçkurutan (Phoma tracheiphila Kanc. ve Ghik.) Hastalığına
Dayanıklılık Arasındaki İlişkiler. Doğa Tr.Tar.Orm.Derg., 13 (3b): 1308-1314.
119
G072 TUZCU, Ö., M. KAPLANKIRAN, T. YEŞİLOĞLU, A. ÇINAR, A. ERKILIÇ, K. ÇELİKEL,
E. ÇETİNER. 1987. Turunçgillerin Uçkurutan (Phoma tracheiphila Kanc. et Ghik.) Hastalığına
Dayanıklılıkları. Doğa Tr.Tar.Or.Derg., 11 (1): 54-66.
Çalışmada, 22 portakal, 35 limon, 10 mandarin, 4 altıntop ve 56 turunç çeşidi; 12 üçyapraklı
çeşit ve melezleriyle, 33 değişik diğer tür ve çeşidi içeren, oldukça geniş bir materyal
yelpazesinde, Uçkurutan mantarına dayanıklı olanların belirlenmesi amaçlanmıştır. Söz
konusu materyalin, 1 yaşlı fidanlarının kullanıldığı, bulaştırmalardan 8 ay sonra, 0-5
ıskalasıyla değerlendirme yapıldığı belirtilen araştırmada; Satsuma mandarini, Finike Yerlisi,
Taracco ve Salustiana portakalları, Ak limon, tatlı limon ve Zagara Bianca limonları, Yuzu ve
Avustralya turuncu dayanıklı; Kleopatra mandarini ve Santa Teresa limonu orta derecede
dayanıklı; diğer tür ve çeşitler ise, oldukça duyarlı olarak ifade edilmiştir.
G073 TUZCU, Ö., M.O. GÖKSEDEF. 1983. Bazı Önemli Turunçgil Anaçları ve Citrus
Cinsine Giren Türler ile Citropsis gilletiana Swing ve Aeglopsis chevallieri Swing'nin Kış
Dinlenme Döneminde Phytophthora citrophthora (Smith and Smith)Leonian' a Dayanıklılıkları
Üzerinde Araştırmalar. Doğa Bil. Derg., D2, 7 (1): 79-89.
G074 TÜRKMENOĞLU, Z. 1965. Ege Bölgesi Turunçgillerinde Yapılan Pseudomonas
syringae Van Hall. (Fam. Pseudomonadaceage) Sürveyi. Bit.Kor.Bült., 5 (?): 91-100 ?.
G075 TÜRKMENOĞLU, Z. 1978. Turunçgil Sürgün ve Yaprak Yanıklığı Hastalığı
(Pseudomonas syringae Van Hall.). G.T.H.B., Z.M.Z.K.G.M., İzmir Bölge Zirai Mücadele
Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. Çiftçi Bröşürü. No: 63. Ankara. 6 s.
Yayında, son yıllarda turunçgil Sürgün ve Yaprak Yanıklığı hastalığının, Ege bölgesinde ve
özellikle, Satsuma mandarinlerinde yaygınlık kazandığı belirtilerek; tanınması, bakterinin
zarar şekli, yayılışı, konukçuları, yaşayışı ve bulaşma yolları üzerinde durulmuş;
mücadelesinde kültürel önlemlerin esas olduğu belirtilerek, bordo bulamacı ile mücadele
esasları verilmiştir.
120
H- İLAÇ DENEMELERİ
H001 AĞDACI, M., E.GÜRDEMİR. 1974. Adana'da Turunçgil Fidanları ve Tesis Edilmiş
Bahçelerde Turunçgil Nematadu (Tylenchulus semipenetrans Cobb. 1913)'na Karşı İlaç
Denemeleri. Z.M.A.Y., 8: 51.
Denemelerde, sökülmemiş turunçgil fidanları ile 7-8 yaşlı Washington göbekli portakal
parselinde, “Nemagon % 75 E.C.” preperatı ele alınmış; adıgeçen ilacın, Turunçgil
Nematoduna karşı, fidanlarda % 100; portakal parselinde, 5.33 l/da'lık dozunun, % 65-97
oranlarında etkili bulunduğu ve verimde, ortalama % 7.7 oranında artış sağladığı ifade
edilmiştir.
H002 AĞDACI, M., E.GÜRDEMİR. 1992. Güney Anadolu Bölgesinde Turunçgil Nematadu
(Tylenchulus semipenetrans Cobb.)'na Karşı Kullanılan Nemagon % 75 EC'nin Doz ve
Uygulama Aralıklarına Göre Verime Olan Etkisi Üzerinde Araştırmalar. 1975-1980. İçinde:
Araştırma Özetleri 1960-1991. T.K.B., Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü.
Adana. s: 9-10.
Denemede, “Nemagon % 75 E.C.” preperatı ele alınmış; Akdeniz bölgesinde yürütülen
çalışmalar sonunda, adıgeçen ilacın, 3.5 l/da'lık dozunun, Turunçgil Nematoduna karşı etkili
bulunmasına karşın; “DBCP” bileşimli ilaçların yasaklanması nedeniyle, uygulamaya
verilemediği ifade edilmiştir.
H003 ARINÇ, Y., İ.ÇINARLI. 1981. Ege Bölgesi Turunçgil Fidanlıklarında Turunçgil
Nematoduna (Tylenchulus semipenetrans Cobb.) Karşı İlaç Denemesi. Z.M.A.Y., 16:95.
Denemelerde, “Vydate L” ve “Nemacur 400 E.C.” ilaçları ele alınmış; “Nemacur”un 5 l/da'lık
dozunun Turunçgil Nematoduna karşı, mayıs-haziran aylarında, ilk sulama suyundan hemen
önce, sırt tulumbası ile verildiğinde, yüksek etki sağladığı ifade edilmiştir.
H004 AYTAŞ, M., R. YUMRUKTEPE, M. GÜLLÜ, T. SÜZER. 1992. Akdeniz Bölgesi Limon
Ağaçlarında Zararlı Olan Limon Çiçek Güvesi, Prays citri (Yponomeutidae)'ye Karşı İlaç
Denemesi. 1985- 1987. İçinde: Araştırma Özetleri 1960-1991. T.K.B., Zirai Mücadele
Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. Adana. s: 102.
Denemede, “Dimilin 25 WP” ve “Dipel” preperatları ele alınmış; Limon Çiçek Güvesine karşı,
“Dimilin 25 WP”nin 60 g/hl'lik dozunun, % 13-22; “Dipel”in ise, 35 ve 70 g/hl'lik dozlarının, %
25-28 oranlarında etkili bulunduğu ifade edilmiştir.
H005 BAKIRCI, H., E. ULUĞ. 1971. Hyvar-X İlacının Ege Bölgesi Turunçgil Bahçelerindeki
Senelik ve Çok Senelik Yabancıotlara Karşı Etkisi Üzerinde Ön Çalışmalar. Z.M.A.Y., 5:127.
121
H006 BAYKAL, M., T. SÜZER, R. SOFUOĞLU. 1992. Turunçgillerde Zararlı Olan Yaprak
Pireleri Empoasca spp. (Hom: Cicadellidae) Mücadelesinde Kireç Uygulamasının Koruyucu
Etkisi Üzerinde Çalışmalar. 1982-83. İçinde: Araştırma Özetleri 1960- 1991. T.K.B., Zirai
Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Adana. s: 31.
H007 BİLGİR, S., T. DEMİR, A. SARIBAY. 1983. Ege Bölgesinde Satsuma Mandarinlerinde
Hasat Sonrası Depo Çürüklüklerine Karşı İlaç Denemesi. Z.M.A.Y., 18:110.
Denemede, “Derosal WP” ve “Derosal” Dispersiyon adlı fungusitler ele alınmış; İzmir
Seferihisar'da yer alan üretici koşullarındaki 2 değişik depoda yürütülen çalışmalar sonunda;
yeterli etki oluşmaması nedeniyle, her iki preperatın da, mandarin muhafazasında, hasat
sonrası depo çürüklüklerine karşı, önerilmesinin uygun görülmediği ifade edilmiştir.
H008 BORAZANCI, N., H. ERTÜRK, Y. ARINÇ. 1975. Ege Bölgesi Turunçgil Fidanlıklarında
Turunçgil Nematodunun (Tylenchulus semipenetrans) Kimyasal Kontrolu Üzerinde
Çalışmalar. Z.M.A. Y., 9: 63.
Denemelerde, toprak ilaçlama ve fidanı ilaca daldırma uygulamaları ele alınmış; Turunçgil
Nematoduna karşı, fidanlık toprağını ilaçlamada, “Fumazone E.C”. ve “Nemagon E.C”.; fidanı
daldırmada ise, “Nemacur E.C.”nin, 800 ppm'lik dozunun uygun bulunduğu ifade edilmiştir.
H009 ÇELİK, K., C. TOKMAKOĞLU, N. ÜREL. 1976. Turunçgillerde Pas Böcüsü
(Phyllocoptruta oleivora Ashmed) ve Tomurcuk Akarı (Aceria sheldoni Ewing)'e Karşı İlaç
Denemeleri. Z.M.A.Y., 10: 10-11.
Denemelerde, “Neoron 500 EC”nin % 0.1'lik, “Dithane M 45” in % 0.25'lik ve “Torque” %
50'nin % 0.06'lık dozları ele alınmış, “Akar 338”in kontrol ilacı olarak kullanıldığı çalışmalar
sonunda; Pasböcüsüne karşı, denemeye alınan bütün ilaçların, temmuz başlarındaki;
Tomurcukakarına karşı, “Neoron 500 EC”nin, nisan ortalarındaki uygulamalarının etki
değerlerinin, % 96 'nın üzerlerinde bulunduğu ifade edilmiştir.
H010 ÇELİK, K., N. ÜREL. 1972. Güney Anadolu Limonlarında Zarar Yapan Turunçgil
Tomurcuk Akarı (Aceria sheldoni Ewing)' na Karşı İlaç Denemesi. Z.M .A.Y., 6: 51.
Denemede, “Morocide 50 W.P” ve “Akar 338 EM” ilaçları ele alınmış; Akdeniz bölgesinde yer
alan limon ağaçlarında yürütülen çalışmalar sonunda, adıgeçen her iki ilacın da, turunçgil
Tomurcukakarına karşı etkili bulunduğu ifade edilmiştir.
H011 ÇELİK, M.Y., M. BAYKAL. 1982. Akdeniz Bölgesi Turunçgillerinde Zararlı Yaprak
Bitleri (Aphididae)'ne Karşı İlaç Denemesi. Z.M.A.Y., 17: 83.
122
Denemede, “Primor 50 DG” ilacının 3 değişik dozu ele alınmış; kontrol olarak “Metasystox
25” kullanılan ve Akdeniz bölgesi turunçgillerinde yürütülen çalışmalar sonunda;
Yaprakbitlerine karşı, adıgeçen ilacın % 003'lük dozunun, enetken ve ekonomik bulunduğu;
ayrıca, seçici bir Yaprakbiti ilacı olan “Primor 50 DG”nin, faydalıböcekler yönünden, düşük
etkili olduğundan integre mücadele programı için, uygun bir preperat olarak
yararlanılabileceği ifade edilmiştir.
H012 ÇELİK, M.Y., T. SÜZER, M. AYTAŞ. 1992. Akdeniz Bölgesi Turunçgillerinde Zararlı
Yaprak Bitleri (Aphididae)'ne Karşı İlaç Denemeleri. 1980-1981. İçinde: Araştırma Özetleri
1960-1991. T.K.B., Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Adana. s: 20
H013 DİNÇ, N., K. TURAN, H. SALİH. 1980. Akdeniz Bölgesi Limonlarında Görülen
Uçkurutan Hastalığı (Deuterophora tracheiphila Petri Kanc. et Ghik.) nın Savaş Yöntemleri
Üzerinde Araştırmalar. Bit.Kor.Bült., 21 (2): 89-99.
H014 ERONÇ, H.H., K. ÇELİK, F. ÖZGÜR. 1970. Turunçgillerde Zararlı Ceroplastes
floridensis Comst.'e Karşı Opron İlacının Etkisinin Tesbiti. Z.M.A.Y., 4: 68.
Denemede, “Opron” adlı ilaç ele alınmış; turunçgillerde zarar yapan, yıldız koşniline karşı,
adıgeçen ilacın kullanılabileceği kanaatine varıldığı ifade edilmiştir.
H015 ERONÇ, H.H., K. ÇELİK, F. ÖZGÜR. 1970. Turunçgillerde Zararlı Aonidiella aurantii
Mask.'e Karşı Opron İlacının Etkisinin Tesbiti. Z.M.A.Y., 4: 69.
Denemede, “Opron” adlı ilaç ele alınmış; turunçgillerde zarar yapan, kırmızı kabuklubite
karşı, adıgeçen ilacın kullanılabileceği kanaatine varıldığı ifade edilmiştir.
H016 GÖKSEDEF, M.O. 1992. Akdeniz Bölgesi Turunçgil Meyvelerinde Kahverengi
Çürüklük (Phytophthora citrophthora (Smith and Smith) Leonian) Hastalığına Karşı İlaç
Denemesi. 1979. İçinde: Araştırma Özetleri 1960-1991. T.K.B., Zirai Mücadele Araştırma
Enstitüsü Müdürlüğü, Adana. s: 60.
Denemede, “Brestan consantre” ilacı ele alınmış; Bordo bulamacının kontrol olarak
kullanılması suretiyle, limon meyvelerinde yürütülen çalışmalar sonunda; adıgeçen ilacın,
Kahverengi Çürüklük hastalığını, istenilen düzeye indirebileceğinin belirlendiği ifade
edilmiştir.
H017 GÜRSOY, O.V. 1992. Akdeniz Bölgesi Turunçgil Bahçelerinde Görülen Dar Yapraklı
Yabancıotlara Karşı İlaç Denemesi. 1977. İçinde: Araştırma Özetleri 1960-1991. T.K.B., Zirai
Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. Adana. s: 93.
123
Denemelerde, “Krovar-II”, “Simazol An.” ve “Diutrol An.” gibi ilaçlar ele alınmış; adıgeçen
ilaçların 600 g/da'lık dozlarının, Akdeniz bölgesi turunçgil bahçelerinde görülen dar yapraklı
yabancıotlara karşı, erken çıkış sonrasında uygulanmasının, uygun bulunduğu ifade
edilmiştir.
H018 GÜVENER, A., F. KOÇER, C. KARACA. 1992. Muz, Mandarin ve Limonlarda
Fenamiphos ve Isazophos Bakiyelerinin Tetkiki. Z.M.A.Y., 1987-1988. 22-23: 191-192.
Çalışmada, nematodlara karşı uygulanan, “Nemacur 10 G (Fenamiphos)” ve “Miral 10 G
(Isazophos)” ilaçları ele alınmış; bunların uygulandığı alanlardan alınan, mandarin ve limon
örneklerinde yapılan kalıntı analizleri sonunda; her iki ilacın da, kalıntı sorunları olmadan,
mandarin ve limon yetiştirilen alanlardaki nematodlara karşı kullanılabileceği kanaatine
varıldığı ifade edilmiştir.
H019 ÖNDER, E.P., K. AKMAN, A. ZÜMREOĞLU. 1979. Ege Bölgesinde Turunçgillerde
Zeytin Kara Koşnili (Saissetia oleae Bern.)'ne Karşı İlaç Denemesi. Z.M.A.Y., 14: 65.
Denemede, “Opron” ve “Triona 2” ilaçları ele alınmış; Ege bölgesinde turunçgillerde zarar
yapan, Zeytin Karakoşniline yapılan karşılaştırmalı uygulamalar sonunda; adıgeçen ilaçların,
zararlıya karşı etkili bulunduğu ifade edilmiştir.
H020 ÖNDER, E.P., K. AKMAN, S. GÖKER, C. ÖNCÜER, A. ÖNUÇAR. 1975. Ege Bölgesi
Turunçgillerinde Zarar Yapan Aonidiella citrina Coq. Kabuklu Bitine Karşı İlaç Denemeleri.
Z.M.A.Y., 9: 40- 42.
Denemelerde, “Gebutox” (% 075), “Triona 2” (% 1.5) ve “Opron” (% 1.2) ilaçları ele alınmış;
her üç ilaç da, Turunçgil Sarı Kabuklubitine karşı etkili bulunmakla birlikte; “Gebutox”un,
zararlının iç ve dış parazitlerini de etkilemesinin, bu çalışmayla da teyid edilmesi üzerine,
uygulamaya aktarılmasının, sakıncalı görüldüğü ifade edilmiştir.
H021 ÖNDER, E.P., O. ULU, A. ZÜMREOĞLU, N. SALTABAŞ. 1985. Ege Bölgesi
Turunçgillerinde Zarar Yapan Kanlı Balsıra (Ceroplastes rusci L.)'nın Kimyasal Savaş
Metodları Üzerinde Araştırmalar. Türk Bit.Kor.Derg., 9: 247-253.
H022 ÖZKUT, A., E. ULUĞ. 1975. Ege Bölgesi Turunçgil Bahçelerindeki Yabancı Otlara
Karşı İlaç Denemeleri. Z.M.A.Y., 9: 93.
Denemede, “Caragard 3587 WP” (1.5 kg/da) ve “Probe 75 WP” (800 g/da) adlı ilaçlar ele
alınmış; İzmir Narlıdere yöresindeki mandarin bahçelerinde yürütülen çalışmalar sonunda;
mart başlarında, çıkış öncesi, doğrudan toprağa 60 l/da suyla ilaç uygulamalarının; çokyıllık
yabancıotlara karşı bir etkisinin bulunmamasına karşın; Sirken, Horozibiği, Çatalotu gibi
tekyıllık yabancıotlara, % 95'in üzerindeki düzeylerde etken olduğu ifade edilmiştir.
124
H023 ÖZKUT, A., İ. SERİM. 1984. Narenciye Bahçelerinde Tek ve Çok Yıllık Yabancıotlara
Karşı İlaç Denemesi. Z.M.A.Y., s: 90.
H024 ÖZKUT, S., H. ERTÜRK, Y. ARINÇ. 1980. Ege Bölgesi Turunçgil Bahçelerinde
Turunçgil Nematodu (Tylenchulus semipenetrans Cobb.)'na Karşı İlaç Denemeleri. Z.M.A.Y.,
15: 73.
Denemelerde, “Nemagon 75 EC” ve “Fumazone EC” (35 l/da) ile, “Nemacur 10 G” (30 kg/da)
ilaçları ele alınmış; Ege bölgesinde yer alan turunçgil bahçelerinde yürütülen çalışmalar
sonunda; adıgeçen preperatların, turunçgil nematoduna karşı, etkili olarak bulundukları ifade
edilmiştir.
H025 SAN, S., A. ZÜMREOĞLU, S. GÖKER. 1973. Ege Bölgesinde Mandarinler Üzerinde
Narenciye Kırmızı Örümceği (Panonychus citri Mc.Gregon)'ne Karşı İlaç Denemesi.
Z.M.A.Y., 7: 43.
H026 SAN, S., K. AKMAN, A. ZÜMREOĞLU, A. ÖNUÇAR. 1976. Ege Turunçgillerinde Pas
Böcüsü (Phllocoptes spp.)'ne Karşı İlaç Denemesi. Z.M.A.Y., 10: 11.
Denemelerde, “Antracol” % 10 toz (3 kg/da), “Mitran % 50 WP” (% 0.1), “Torque % 50 WP”
(% 0.6), “Omite (R) 57 EC” (% 0.1), “Akar 338” (% 0.15) ve “Rhodocide liquid” (% 0.15) adlı
ilaçlar ele alınmış; İzmir Çeşme yöresinde yer alan Yerli mandarin bahçelerinde yürütülen ve
karşılaştırma ilacı olarak, “Netzchwefel Bayer” (% 0.4) kullanılan çalışmalar sonunda;
denemelere alınan bütün ilaçların, temmuz sonu uygulamalarında, Pasböcüsüne karşı, %
99'un üzerindeki düzeylerde etkili bulunduğu ifade edilmiştir.
H027 SERİM, İ., A. ÖZKUT. 1992. Ege Bölgesi Narenciye Bahçelerinde Yabancıotlara Karşı
İlaç Denemesi. Z.M.A.Y., 1987-1988. 22-23: 185.
Denemede, “Gallant 125 EC” (1, 3, 4 l/ha) ve “Fusilade super” (2 l/ha) ilaçları ele alınmış;
İzmir Seferihisar yöresinde yer alan, yeni kurulmuş bir turunçgil bahçesinde, ani çıkış-sonrası
uygulamalar şeklinde yürütülen çalışmalar sonunda; her iki ilacın da, çokyıllık dar yapraklı
yabancıotlardan, Kanyaşa karşı etkili bulunduğu; Köpekdişi Ayrığına ise, “Gallant 125
EC”nin, yalnız 4 l/ha'lık dozunun etken olduğu ifade edilmiştir.
H028 SOYLU, O.Z. 1977. Akdeniz Bölgesi Turunçgillerinde Zararlı Olan Akdeniz Meyve
Sineği (Ceratitis capitata Wied.) ne Karşı Uygulanan Zehirli Yem Kısmi İlaçlama Yöntemine
İlişkin İlaç Denemesi. Z.M.A.Y., 11: 28-29.
Denemede, “Buminal” (% 5 ve % 2) ve “Zitan 85” (% 4.5) hidrolize proteinleri ile “Dipterex 50”
(% 2) insektisiti ele alınmış; “Nasiman 73” ve bazik-amonyum fosfatın karşılaştırma materyali
olarak kullanıldığı, Akdeniz bölgesinde yer alan bahçelerde yürütülen çalışmalar sonunda;
125
“Buminal” ve “Zitan 85” ile hazırlanacak zehirli yemlerin, Akdeniz meyvesineğine karşı, halen
uygulanmakta olanlardan, daha başarılı bulunduğu ifade edilmiştir.
H029 SOYLU, O.Z. 1977. Güney Anadolu Bölgesinde Göbekli Portakallarda Harnup Güvesi
(Ectomyelois ceratoniae Zell.) Larvalarına Karşı Dipel R (Bacillus thuringiensis) Mikrobial
Preperat ile Ön Denemeler. Z.M.A.Y., 11: 65.
H030 SOYLU, O.Z., F. NACAR. 1992. Turunçgillerde Zararlı Kırmızı Kabuklu Bit (Aonidiella
aurantii Mask.)'e Karşı Opron ve Volk 92 İlaçlarının Etkilerinin Saptanması. 1978. İçinde:
Araştırma Özetleri 1960-1991. T.K.B., Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü,
Adana. s: 23.
Denemede, “Opron” (yerli ve ithal) ve “Volk 92” ilaçları ele alınmış; karşılaştırma ilacı olarak,
“Porkan” kullanılan çalışmalar sonunda; Kırmızı Kabuklubite karşı, her iki ilacın da, meyve ve
yapraklarda değişen oranlarda etkili bulunduğu ifade edilmiştir.
H031 SOYLU, O.Z., F. NACAR. 1992. Limonlarda Zararlı Olan Tomurcuk Akarı (Aceria
sheldoni Ewing)'na Karşı Temik 10-G ve Acricid 40 EC İlaçlarının Denenmesi. 1978-1979.
İçinde: Araştırma Özetleri 1960-1991. T.K.B., Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü,
Adana. s: 29.
Denemede, “Temik 10-G” ve “Acricid 40 EC” adlı ilaçlar ele alınmış; karşılaştırma ilacı olarak
“Akar 338” kullanılan çalışmalar sonunda; Turunçgil Tomurcukakarına karşı, “Temik 10-G”nin
% 100 etkili bulunduğu; ilacın, karık usulü sulamada, toprağa karıştırılmadan, salma
sulamada ise, karıştırılarak verilmesi gerektiği; “Acricid 40 EC”nin, etkili olmadığı ifade
edilmiştir.
H032 SÜZER, T. 1992. Akdeniz Bölgesi Turunçgillerinde Zararlı Olan Pas Böcüsü
(Phylocoptrata oleivora Ashmead) (Acarina: Eriophydae)'ne Karşı İlaç Denemesi. 1987-1988.
İçinde: Araştırma Özetleri 1960-1991. T.K.B., Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü,
Adana. s: 31-32.
Denemede, “Cropotex 50 WP” ilacı ele alınmış; karşılaştırma ilacı olarak “Neoron 500 EC”
kullanılan ve Interdonato limon bahçesinde yürütülen çalışmalar sonunda; Pasböcüsüne
karşı, adıgeçen ilacın etkili bulunduğu; ancak, fitotoksite göstermesi nedeniyle, karışım
yapılmaması gerektiği ifade edilmiştir.
H033 SÜZER, T., M. AYTAŞ, R. YUMRUKTEPE. 1992. Turunçgillerde Zararlı Akdeniz
Meyve Sineği (Ceratitis capitata Wied.)'ne Karşı Ziray Adlı Cezbedicinin Denenmesi. 19871988. İçinde: Araştırma Özetleri 1960-1991. T.K.B., Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü
Müdürlüğü, Adana. s: 39-40.
126
Denemede, “Ziray” adlı çekici ele alınmış; Akdeniz meyvesineğine karşı, tuzak şişeleriyle
yapılan çalışmalar sonunda; dozlar itibariyle, etki dereceleri verilerek; denemelerin, 1 yıl daha
yineleneceği ifade edilmiştir.
H034 SÜZER, T., M. AYTAŞ, R. YUMRUKTEPE. 1992. Akdeniz Bölgesi Turunçgillerinde
Turunçgil Beyaz Sineği (Dialeurodes citri Rill.) Kırmızı Örümcek (Panonychus citri
Mc.Gragor) ve Pas Böcüsü (Phyllocoptruta oleivora Ashmead) Zararlılarına Karşı İlaç
Denemesi. Z.M.A.Y., 1987-1988. 22-23: 61-62.
Denemelerde, “Drawin 50 EC” ve “Mitraz 20 EC” ilaçları, Beyazsinek ve Pasböcüsü; “Dimilin
25 WP”, “Dimilin 25 WP + Opron”, “Morocide 50 WP”, “Micromite 50 WP”, “Neoron 50 EC”
ilaçları ise, yalnız Pasböcüsüne karşı ele alınmış; Doğu Akdeniz bölgesinin değişik
yörelerinde yer alan turunçgil bahçelerinde yürütülen çalışmalar sonunda; ilk 2 ilacın, faydalı
böcekler üzerine olumsuz etkide bulunduğu; diğer ilaçlardan, “Neoron 50 EC” dışındakilerin,
etkilerinin düşük düzeylerde kaldığı; adıgeçen ilacın ise, % 0.5'lik dozunun pasböcüsüne
karşı kullanılabileceği ifade edilmiştir.
H035 ŞEKEROĞLU, E., N. UYGUN. 1980. Turunçgil Bahçelerinde Akar Öldürücü Bazı
İlaçların Sympherobius sanctus Tjed. (Neureptera: Hemerobiidae) ve Cryptolaemus
montrozieri (Muls.) (Col.: Coccinellidae)'ye Etkileri. Türk Bit.Kor. Derg., 4 (4): 251-256.
H036 TEKİN, İ. 1992. Akdeniz Bölgesi Turunçgil Bahçelerinde Turunçgil Nematodu
(Tylenchulus semipenetrans Cobb.)'na Karşı İlaç Denemesi. 1986. İçinde: Araştırma Özetleri
1960-1991. T.K.B., Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Adana. s: 11.
Denemede, “Nemacur 400 EC” (7.5 l/da), “Miral 10 G” (20 kg/ da), “Mocap 10 G” ve “Temik
15 G” (7.5 kg/da) adlı ilaçlar ele alınmış; Doğu Akdeniz bölgesinde yer alan, turunçgil
bahçelerinde yürütülen çalışmalar sonunda; Turunçgil Nematoduna karşı ilk 2 ilacın, etkili
bulunarak, tavsiyeye verildiği; “Temik 15 G”nin ise, etkili olmasına rağmen, insan ve çevre
sağlığı yönünden, kullanılmasının sakıncalı görüldüğü ifade edilmiştir.
H037 TOKMAKOĞLU, C. 1980. Güney Anadolu Bölgesi Turunçgillerinde Zararlı Yaprak
Bitleri (Aphididae)'ne Karşı İlaç Denemesi. Z.M.A.Y., 15: 45.
Denemede, “Temik 10 G” (25 g/m2), “Thimet 10 G” ve “Furodan 5 G” ilaçları ele alınmış;
karşılaştırma ilacı olarak “Rogor 40” kullanılan ve Doğu Akdeniz bölgesinde yer alan turunçgil
bahçelerinde yürütülen çalışmalar sonunda; Yaprakbitlerine karşı, “Temik 10 G”nin etki
düzeyinin yeterli bulunduğu ifade edilmiştir.
H038 TOKMAKOĞLU, C, M.Y. ÇELİK. 1970. Güney Anadolu Limonlarında Zarar Yapan
Turunçgil Tomurcuk Akarına (Aceria sheldoni Ewing) Karşı İlaç Denemeleri. Z.M.A.Y., 4: 70.
127
H039 TOKMAKOĞLU, C., O.Z. SOYLU. 1977. Kırmızı Kabuklu Bit (Aonidiella aurantii
Mask.)'e Karşı En Uygun İlaçlı Savaş Metodunun Saptanması İçin Yapılan Denemeler.
Z.M.A.Y., 11: 26.
Denemede, 2 defa beyazyağ + 1 defa organik fosforlu ilaç ve 3 defa beyazyağ uygulanmış;
zararlılar yönünden sonuca etkisi aynı bulunmakla birlikte; organik fosforluların, faydalılara
olumsuz etkilerinden dolayı, 2. uygulamanın tercih edilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
H040 TOKMAKOĞLU, C., O.Z. SOYLU, M.Y. ÇELİK. 1967. Turunçgil Tomurcuk Akar'ına
(Aceria sheldoni Ewing) Karşı İlaçlı Mücadele Metodları Üzerinde Araştırmalar. Bit.Kor.Bült.,
7 (4): 155-166.
H041 TUNÇDEMİR, Ü., M.A. YÜZBAŞ. 1975. Karadeniz Bölgesi Turunçgil Fidanlarında
Turunçgil Nematodu (Tylenchulus semipenetrans Cobb. 1913)'na Karşı İlaç Denemeleri.
Z.M.A.Y., 9: 60-61.
Denemelerde, “Nemagon 75 EC”, “Temik 10 G”, “Fumazone EC”, “Widden-D”, “Supracide 40
ES”, “Folimat 50 EM” ve “Nemacur 400 EC” adlı ilaçlar ele alınmış; Rize ve dolaylarında yer
alan fidanlıklarda, dikimden sonra toprak ilaçlaması, dikimden önce toprak ilaçlaması ile
bulaşık fidanların topraksız köklerinin, ilaç solüsyonuna daldırılması şeklinde yürütülen
çalışmalar sonunda; nematodun yayılımının da engellemesi açısından, “Nemacur 400 EC”
preperatının, 800 ppm'lik konsantrasyonunun 30 dakikalık daldırma şeklinde kullanılmasının,
uygun olacağı kanısına varıldığı ifade edilmiştir.
H042 TÜRKER, R., M. BİÇİCİ, M. YÜKSEL. 1992. Narenciye Bahçelerinde Görülen Köpek
Dişi Ayrığı (Cynodon dactylon) ve Kanyaş (Sorghum halepense) Yabancıotlarına Karşı İlaç
Denemeleri. 1971. İçinde: Araştırma Özetleri 1960-1991. T.K.B., Zirai Mücadele Araştırma
Enstitüsü Müdürlüğü, Adana. s: 89.
Denemelerde, “Hyvar-X” ilacı ele alınmış; turunçgil bahçelerinde görülen Kanyaş ve
Köpekdişi Ayrığına karşı; sırasıyla 500 g/da ve 700 g/da'lık dozlarının, çıkış öncesi
uygulamaları şeklinde, pratiğe verildiği ifade edilmiştir.
H043 ULUĞ, E. 1978. Ege Bölgesi Turunçgil Bahçelerindeki Yabancıotlara Karşı İlaç
Denemeleri. Z.M.A.Y., 167.
H044 ULUĞ, E., A. ÖZKUT. 1974. İzmir Çevresi Turunçgil Bahçelerindeki Yabancıotlara
Karşı İlaç Denemesi. Z.M.A.Y.,8: 100.
Denemede, “Ansar 529 HC” ve “Broadside” ilaçları ele alınmış; karşılaştırma ilacı olarak
“Gramoxon” kullanılan ve Narlıdere (İzmir) yöresinde yer alan bir mandarin bahçesindeki
yabancıotlara karşı yürütülen çalışmalar sonunda; ilk ilacın 500 cc/da'lık dozunun, Kanyaş,
128
Topalak ve tekyıllıklara; ikincisinin ise, 1 l/da'lık dozunun, Köpekdişi Ayrığı (yeşil aksamı) ve
yine Kanyaş, Topalak ve tekyıllıklara karşı; çıkış sonrasında, 15-20 gün ara ile, enaz 2 kez
uygulama şartıyla önerilebileceği ifade edilmiştir.
H045 ULUĞ, E., İ. KADIOĞLU. 1992. Çukurova Turunçgil Bahçelerinde Sorun Olan
Yabancıotlara Karşı İlaçlı Mücadele Olanakları Üzerinde Ön Çalışmalar. Z.M.A.Y., 19851986. 20- 21: 250-251.
Önçalışmada, yılda 1 ve 3 kez olmak üzere, toprak işlemeyle birlikte, “Krovar-1”, “Hyvar-X”,
“Fusilade” ve “Roundup” adlı ilaçlar ele alınmış; ilaçlara göre değişmek kaydıyla, çıkış
öncesi, çıkış sonrası ile başak ve çiçeklenmeden az önceki dönemlerde, Çukurova yöresinde
yer alan turunçgil bahçelerinde yapılan uygulamalar sonunda; ilaçlar itibariyle, etkili oldukları
yabancıot türleri, etki dereceleri ve etkili dozları belirtilmiştir.
H046 ULUĞ, E., İ. KADIOĞLU. 1992. Çukurova Turunçgil Bahçelerinde Sorun Olan Çimensi
Dar Yapraklı Yabancıotlara Karşı İlaç Denemesi. 1986. İçinde: Araştırma Özetleri 1960-1991.
T.K.B., Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. Adana. s: 92-93.
Denemede, “Gallant 125 EE”, “Fusilade super”, “Sting”, “Basta” ve “Eptam 7 E” gibi ilaçlar ele
alınmış; Çukurova'da yer alan turunçgil bahçelerinde yürütülen çalışmalar sonunda; ilaçlar
itibariyle, etken olarak bulundukları yabancıot türleri, etki dönemleri ve etkili dozları
belirtilmiştir.
H047 ULUĞ, E., İ. SERİM. 1980. Ege Bölgesi Turunçgil Bahçelerindeki Yabancı Otlara Karşı
İlaç Denemesi. Z.M.A.Y., 15: 132.
Denemede, “Roundup” adlı ilaç ele alınmış; Ege bölgesinde yer alan mandarin bahçelerinde
görülen, çokyıllık yabancıot türleri üzerinde yürütülen çalışmalar sonunda; adıgeçen ilacın
etkili bulunduğu yabancıot türleri belirtilmiştir.
H048 YUMRUKTEPE, R., T. SÜZER, M. AYTAŞ, L. ERKILIÇ. 1992. Turunçgillerde Zararlı
Olan Akdeniz Meyve Sineği (Ceratitis capitata Wied.)'ne Karşı Ziray Adlı Cezbedicinin
Denenmesi. 1987-1989. İçinde: Araştırma Özetleri 1960-1991. T.K.B., Zirai Mücadele
Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Adana. s: 53-54.
Denemede, “Ziray” adlı çekici ele alınmış; karşılaştırma çekicisi olarak diamonyum hidrojen
fosfat ve “Zitan” kullanılan çalışmalar sonunda; Akdeniz meyvesineğine karşı, adıgeçen
çekicinin 750 ml/10 lt su dozunun, uygun bulunduğu ifade edilmiştir.
H049 ZÜMREOĞLU, A., K. AKMAN, A. ÖNUÇAR, E. ÖZALP. 1979. Akdeniz Meyve Sineği
(Ceratitis capitata Wied.)'ne Karşı Alanya Portakallarında Etilen Dibromide ile Fümigasyon
Denemesi. Z.M.A.Y., 14: 76.
129
Denemede, Etilen dibromide gazı ele alınmış; Alanya portakallarındaki Akdeniz meyvesineği
yumurta ve larvalarına karşı, % 100 düzeyinde etkili bulunduğu ifade edilmiştir.
130
I- VİRÜS VE VİRÜS BENZERİ HASTALIKLAR
I001 ANONİM. 1984. Turunçgillerde Stubborn (Spiroplasma citri) Hastalığı Paneli, Kasım
1984. Çuk.Ü.Z.F., Bitki Koruma Bölümü. Adana. 34 s.
Yayında, altı araştırıcı tarafından; Türkiye turunçgiller yetiştiriciliği ve Palamutlaşma
(Stubborn) hastalığının genel durumu; hastalığın dünü, bugünü ve yarını; arındırılmış fidan
üretimi gibi bildiri metinleri yer almış ve bunlara bağlı olarak, genel değerlendirme içeren bir
metin sunulmuştur. Yayında ayrıca, panelde yapılan tartışmalara da yer verilmiştir.
I002 ASİLYILMAZ, M., S. BALOĞLU, N. UYGUN, A. ÇINAR. 1990. Doğu Akdeniz Bölgesi
Turunçgillerinde Zararlı Tristeza Virüs Hastalığının Yaprak Bitleri ile Taşınması.
Çuk.Ü.Z.F.Derg., 5 (3): 81-94.
Çalışmada, turuncun % 99 oranında anaç olarak kullanıldığı Doğu Akdeniz bölgesinde,
Ülkemiz için, büyük bir potansiyel tehlike olarak ifade edilen, Göçüren (Tisteza) virüs
hastalığının; son zamanlarda doğal yayılımından sözedilmeye başlanması üzerine, etmenin
Yaprakbitleri vasıtasıyla taşınma durumunun ortaya konması amaçlanmıştır. Kabak ve
pamuk bitkileri üzerinde, beslenme ve taşımaya alınan, turunçgiller yanında, değişik
bitkilerden toplanan üç Yaprakbiti ile Meksika laymı üzerinde yürütülen çalışmalar sonunda;
bunlardan, yalnız Pamuk Yaprakbitinin (Aphis gossypii Glov.), indeks bitkisi üzerinde
görülebilir belirti bulunmadığı halde, ELISA testiyle, hem Yaprakbiti, hem de Meksika laymı
bünyesinde, virüsün yer aldığının belirlenmesi nedeniyle; hastalık etmenini, indeks bitkisine
taşıdığının ortaya çıkarılmış olduğu, doğrultusunda yorum yapılmıştır.
I003 ASİLYILMAZ, M., S. SARKAR, S. BALOĞLU. Tarihsiz. Turunçgillerde Tristeza
Hastalıklarının Serolojik Yöntemlerle Özellikle ELISA Tekniği Yardımıyla Tanımlanmaları
Üzerine Araştırmalar. Çuk.Ü.Z.F., Bitki Koruma Bölümü. Proje No. II. 7 b2.
Çalışmada, Göçüren (Tisteza) hastalığının serolojik yöntemlerle, özellikle ELISA testleriyle
saptanması, hastalık etmeninin pürifikasyonu ve antiserumunun elde edilmesi amaçlanmıştır.
ELISA yöntemi ile testlemelerde, indekslemede negatif çıkan örneklerin bir kısmının pozitif
sonuç verdiği gözlenerek, ELISA'nın daha uygun bir tanılama yöntemi olduğu kanısına
varılmıştır. Çalışmada ayrıca, bu virüsün pürifikasyonlarının yapılarak, virüsün
saflaştırılabildiği; ancak, henüz antiserumunun elde edilemediği de ifade edilmiştir.
I004 AZERİ, T. 1973. Exocortis Virüs on Satsuma Mandarins in İzmir Region of Turkey.
J.Turkish Phytopath., 2 (1): 1-15.
Çalışmada, İzmir Bölgesinde üçyapraklı (Poncirus trifoliata (L.) Raf.) anacına aşılı Satsuma
mandarininde (Citrus unshiu Marc.) Cüceleşme (Exocortis)nin belirtileri, dağılımı, bulaşma
şiddeti ve gelişime etkisini belirlemek üzere sörvey yapılmıştır. Denemelerde Üçyapraklının
floem dokularında Cüceleşme bulaşımının tanısı için yapılan renk testinin çok iyi sonuçlar
verdiği; Arizona 861 numaralı Etrog ağaçkavunu bitkilerinin, inokulasyondan 21 gün sonra
yaprak epinastisi belirtisi göstermiş olması nedeniyle, Cüceleşme için iyi bir indikatör olarak
131
kullanılabileceği belirtilmiştir. Çalışmada ayrıca, İzmir Bölgesinde Cüceleşme virüsünün
genel dağılım oranının %42.33 olduğu, üçyapraklı anacı ve Satsuma ağaçlarının gövde
çevrelerinde daralmalar ortayaçıktığı da ifade edilmiştir.
I005 AZERİ, T. 1973. First Report of Satsuma Dwarf Virüs Disease on Satsuma Mandarin in
Turkey. Plant Disease Reporter, 57 (2):149-153.
İzmir ili Satsuma mandarinlerinde uygulanan turunçgil virüs hastalıkları sörveyinde, ağaçların
çoğunda Satsuma cücelik virüsünün şiddetli, orta ve zayıf ırkları saptanmıştır. Beyaz susam,
börülce, Kidney fasülyesi ve mandarin indikatörü ile yapılan indekslemelerde S.C.V.'nin
şiddetli belirtilerinin elde edildiği belirtilmiştir.
I006 AZERİ, T. 1975. İzmir İlinde Üretilen Satsuma Mandarinlerinde Cüceleşme (Exocortis)
Hastalığının Surveyi ve Bulaşma Yolları Üzerinde Araştırmalar. G.T.H.B., Z.M.Z.K.G.M.
Araştırma Eserleri Serisi. Teknik Bülten No: 27. İzmir. 71 s.
Araştırmada, İzmir ilinin yedi ilçesindeki Satsuma mandarinlerinde; Cüceleşme (Exocortis)
virüsünün yayılışı, kalem ve anaç gelişimlerine etkisi, belirtileri ve bulaşma yollarını
belirlemek amacıyla sörvey çalışması yapılmıştır. Üçyapraklı üzerindeki bazı ağaçlarda,
şiddetli kabuk kavlamaları ile birlikte ölüm belirtileri görülmüş; bulaşık anaçlarda yapılan doku
boyama testinde, floem dokularında aldehit reaksiyonları oluşturduğu belirlenmiş ve Arizona
861 Etrog ağaçkavunu indikatör bitkilerinde, inokulasyondan 21 gün sonra virüsün ilk yaprak
epinastisi belirtileri görülmüştür. Cüceleşme virüsünün İzmir ilinde ortalama yayılış oranının
% 42.33, olduğu belirlenen yayında, hastalık nedeniyle 8 yaşındaki ağaçların anaç
çevresinde % 13.16, kalem çevresinde ise % 14.30'luk bir daralma oluşturduğu bildirilmiştir.
I007 AZERİ, T. 1979. The First Report of Cristacortis Virüs on Bodrum Commen Mandarin in
Turkey. J. Turkish Phytopath., 8 (1): 47-50.
Çalışmada, 1978 yılında İzmir'de turunç anacı üzerine aşılı Yerli (Bodrum) mandarinlerde,
simptomatolojik olarak Kristakortis (Cristacortis) virüsünün tipik çukurlaşma belirtileri
saptanmıştır. Kristakortisin Yerli mandarinlerde % 20 oranında yaygın olduğu belirlenen
çalışmada, gelişme durgunluğu gösteren diğer turunçgil çeşitlerinin de, gözden geçirilmesi
gerektiği vurgulanmıştır.
I008 AZERİ, T. 1981. Decline of Satsuma Mandarin Orange in Turkey. J.Turkish Phytopath.,
10 (1): 37-44.
Çalışmada, İzmir ilinde turunç anacına aşılı Satsuma mandarinlerinde, şiddetli bodurlukla
birlikte ölüm belirtilerine rastlanılması üzerine; beş bahçedeki, turunca aşılı 25 Satsuma
ağacı ile, üç bahçedeki üçyapraklıya aşılı 6 Satsuma ağacı, Göçüren (Tristeza) virüsü
bakımından Meksika laymı ile indekslenmiştir. Aynı ağaçlar, Gözenek (Xyloporosis),
Cüceleşme (Exocortis), Kavlama (Psorosis) ve Satsuma Cüceliği (Satsuma Dwarf)
hastalıkları belirtileri açısından da kontrol edilmişlerdir. Çalışmanın sonunda, Meksika laymı
132
ile indeksleme bulguları ve belirti gözlemlerine dayalı olarak, Satsuma ağaçlarındaki ölümün;
Göçüren ve Gözenek enfeksiyonlarının birlikte etkileriyle ortaya çıktığı belirlenmiştir.
I009 AZERİ, T. 1981. The Symptoms and Strains of the Tristeza Virus on Satsuma Mandarin
in the Aegean Coast of Turkey. İçinde: Balkan Ülkeleri Konferansı. Ohrid-Yugoslavya. Bildiri
metni.5 s.
Bildiride, İzmir ilinde varolan Göçüren (Tristeza) hastalığının belirtilerinin ve değişik ırklarının
ortaya konmasının amaçlandığı ifade edilmiştir. Meksika laymı ile indekslenmesiyle elde
edilen sonuçlar, Satsuma mandarini ağaçlarında farklı Göçüren ırkları (zayıf, orta ve kuvvetli)
nın bulunduğunu göstermiştir. Göçürenin kuvvetli ırkları, ileri aşamalarda aşırı renk açılmaları
ve damar çatlamaları oluşturmuştur. Kuvvetli ırklara göre zayıf ve orta ırkların, daha yaygın
olarak bulundukları belirlenmiştir.
I010 AZERİ, T. 1984. İzmir İlindeki Satsuma Mandarinlerinde Göçüren (Tristeza=Quick
Decline) Hastalığının Zarar Derecesi, Tanımı, Dağılışı ve Farklı Irklarının Saptanması
Üzerinde Araştırmalar. T.O.K.B., Z.M.Z.K.G.M., İzmir Bölge Zirai Mücadele Araştırma
Enstitüsü Müdürlüğü. Araştırma Eserleri Serisi No: 45. Ankara. 99 s.
Araştırmada, İzmir ilindeki Satsuma mandarinlerinde görülen Göçüren (Tristeza) hastalığı
üzerinde beş yıl süren çalışmalar yapılmıştır. Yaşları 8 ve daha yukarı olan ve üçyapraklı ve
turunç anacı üzerine aşılı bulunan ağaçlarda; verim denemesi yürütülmüş ve bu ağaçlar virüs
ırkları yönünden Meksika laymı ile indekslenmiştir. Ayrıca, histolojik çalışmalarda, Göçürenin
üçyapraklı ve turunç anaçları ile, Satsuma gövdesinin odun borularında oluşturduğu, iç
belirtiler incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar, İzmir ilinde Göçüren hastalığına yakalanma
oranının % 17.79 olduğunu göstermiş ve turuncun Göçüren virüsüne karşı çok duyarlı bir
anaç olduğunu teyid etmiştir. Doku boyama testleri, turunç anacının bu virüsle bulaşık
olduğunda, odun borularında nekrozlar oluşarak, bunların inaktif hale geldiğini ortaya
koymuştur. Çalışmada ayrıca, Meksika laymı indekslemeleriyle, beş ayrı Göçüren ırkı tesbit
edilmiş ve özellikle, turunca aşılı olan bulaşık Satsuma ağaçlarında, önemli derecede ürün
düşüşleri ortaya çıktığı belirlenmiştir.
I011 AZERİ, T. 1985. Gummy Pitting, A Destructive Virüs Disease of Poncirus trifoliata in
İzmir Province of Turkey. J. Turkish Phytopath., 14 (2): 45-52.
İzmir ilindeki Satsumalarda yapılan indekslemeler ve bahçe gözlemleri sonucunda,
Cüceleşme (Exocortis)den sonra, Gummy Pitting hastalığının da, üçyapraklı anaçlarında
zamklı çukurluklar oluşturarak, 10 ve 15 yaşındaki ağaçlarda ölümlere kadar varan belirtiler
oluşturduğu saptanmıştır. Hastalığın bazı Satsuma bahçelerinde, % 50'ye kadar çıkan
oranlarda yaygınlık gösterdiği ve aşıgözü ile geçtiği bildirilen çalışmada, hastalıklı ağaçların
sökülmesi gerektiği belirtilmiştir.
133
I012 AZERİ, T. 1987. Necrotic Strain of Satsuma Dwarf Virüs and Stubborn Disease on
Satsuma Mandarin Trees in İzmir Province of Turkey. J.Turkish Phytopath., 15 (3): 89-99.
Çalışmada; Satsuma cücelik virüsü belirtileri gösteren Satsuma mandarini ağaçlarında; Red
Kidney fasülyesi, börülce ve beyaz susam gibi otsu bitkiler üzerine, mekanik inokülasyonlar
yapılmış ve bu ağaçların, virüsün nekrotik ırkı ile bulaşık olduğu saptanmıştır. Bu virüsle
bulaşık ağaçlarda da, virüsün çeşitli belirtilerinin (özellikle şiddetli bodurluk) görüldüğü
belirtilmiştir. Palamutlaşma hastalığı yönünden Madam Vinous portakalı, Duncan ve Marsh
Seddless altıntopu kullanılarak yapılan testlerde; özellikle Washington göbekli portakalı
ağaçları civarında bulunan Satsuma mandarini ağaçlarının, bulaşık olduğu belirlenmiş olup,
bu durumun, bulaşmanın vektörlerle meydana geldiğini ortayakoyduğu ifade edilmiştir.
I013 AZERİ. T., E. HEPER. 1972. Citrus Vein-Enation on Satsuma Mandarins in the Aegean
Coast of Turkey. Plant Disease Reporter, 56 (4): 352-353.
Araştırmada, Ege bölgesindeki Satsuma mandarini (Citrus unshiu) ağaçlarında görülen,
Göçüren (Tristeza) virüs hastalığının tanısı ve dağılımının ortaya konması amacıyla,
indekslemeler yapılmıştır. Biyolojik indekslemelerden yararlanılan çalışmada, indikatör bitki
olarak Meksika laymı (Citrus aurantifolia) kullanılmış, inokulasyonlar, yanaşı ve körgöz
aşılaması ile yapılmış; 20-30 °C'deki indikatör bitkilerde, inokulasyonlardan 2-3 hafta sonra
ilk belirtiler gözlenmiştir. 3 yıl süren çalışma sonucunda, Ege bölgesindeki Satsuma
mandarinlerinde Damar Şişkinliği (Vein-Enation) virüsünün yaygın olmakla birlikte; üçyapraklı
anacındaki Satsuma mandarinlerinde zararlı etkiler göstermediği belirlenmiştir.
I014 AZERİ, T., E. HEPER. 1972. Psorosis Concave-Gum Virüs Disease of Satsuma
Mandarins and Two Desirable İndikatör Plants. J.Turkish Phytopath., 1 (3): 97-103.
Araştırmada, turunçgil virüs hastalıkları üzerinde çalışılırken, Satsuma mandarinlerinde
Çukur-Zamklı Kavlama hastalığı belirtilerine rastlanmış ve bu hastalık için, Sexton tanjelosu
ve Dweet tangorunun, 18-26 °C şartlarındaki serada, uygun birer indikatör bitkisi olarak
kullanılabileceği ifade edilmiştir.
I015 AZERİ, T., E. HEPER. 1973. Ege Bölgesi Satsuma Mandarinlerindeki Virüs
Hastalıklarının Tanıtımı, Yayılışı ve Ekonomik Önemi Üzerinde Araştırmalar. İçinde:
TÜBİTAK IV. Bilim Kongresi. 5-8 Kasım 1973. Ankara. s: 1-6.
Çalışmada, Ege bölgesi Merkez ilçe ve Seferihisar'da üçyapraklı (Poncirus trifoliata (Lin.)
Raf.) ve turunç (Citrus aurantium L.) üzerine aşılı Satsuma mandarinleri (C. unshiu Marc.)
üzerinde virüs incelemeleri yapılmıştır. Göçüren (Tristeza), Turunçgil Damar Şişmesi (Citrus
Veinenation), Kavlama (Psorosis), Gözenek (Xyloporosis), Cüceleşme (Exocortis), Satsuma
Cüceliği (Satsuma Dwarf) ve Palamutlaşma (Stubborn) gibi hastalıkların, belirti kontrolları ile
indeksleme testleri yapılmıştır. Sonuçta, teste tabi tutulan 93 aday ağaçtan, 43'ünde Göçüren
virüsü bulunmuş olup, bu virüsün, turunç anacına aşılı Satsuma mandarinlerinde aşırı
derecede, üçyapraklı üzerine aşılı Satsuma mandarinlerinde, orta ve hafif derecede bodurluk
yaptığı belirtilmiştir. Kavlama virüsü ile yaklaşık % 15, Cüceleşme virüsü ile % 42 bulaşıklık
134
oranı tesbit edilmiştir. Çalışmada ayrıca, Satsuma cücelik virüsünün varolduğu; Gözenek ve
Palamutlaşma hastalıkları için uygulanan indekslemelerden, pozitif sonuç alınamadığı
bildirilmiştir.
I016 AZERİ, T., E. HEPER. 1975. Ege Bölgesinde Üretilen Satsuma Mandarinlerindeki Virüs
Hastalıklarının Endeksleme ve Test Metodları Üzerindeki Araştırmalar. Z.M.A.Y.,9: 85-87.
Çalışmada, Satsuma mandarinlerinde varolan virüs hastalıklarının kısa sürede
tanılamalarının yapılabilmesi için, gerekli olan biyolojik ve doku boyama testlerinin
belirlenmesi amaçlanmıştır. Ege bölgesinde yetiştirilen Satsuma mandarinlerinde yürütülen
çalışmalar sonunda; Göçüren (Tristeza), Cüceleşme (Exocortis), Çukur Zamklı Kavlama
(Psorosis-Concave Gum), Gözenek (Cachexia-Xyloporosis), Palamutlaşma (Stubborn),
Satsuma Cüceliği (Satsuma Dwarf) gibi virüs ve virüs benzeri hastalıkların tanılanması için,
uygun indikatör bitkiler ve inokulasyon metodları ortaya konmuş; ayrıca, Göçüren ve
Cüceleşme hastalıkları tanısı için, uygun doku boyama testleri belirtilmiştir.
I017 AZERİ, T., E. HEPER. 1978. Ege Bölgesi Satsuma Mandarinlerinde Görülen Virüs
Hastalıklarının Tanımı, Yayılışı ve Ekonomik Önemi Üzerinde Araştırmalar. TÜBİTAK
Yayınları No: 398. TOAG Seri No: 79. 59 s.
I018 AZERİ, T., E. HEPER. 1978. Investigations on Symoptomatology Distribution and the
Economic Importance of the Citrus Virüs Diseases of Satsuma Mandarins in the Aegean
Region. TÜBİTAK TOAG/ 143. Ankara. 59 pp.
I019 AZERİ, T., İ. KARACA. 1978. Investigations on the Tristeza (Quick Decline) Virüs
Disease in the Satsuma Mandarins; Its Defination, Crop Losses and Determination of the
Strains in İzmir Province. J.Turkish Phytopath., 7 (2-3): 51-68.
İzmir ilinde, Göçüren (Tristeza)in belirtileri, ürün kayıpları ve değişik ırklarını tanılamak
amacıyla, 1969-1976 yılları arasında yapılan araştırmada; turunç anacına aşılı 110 Satsuma
mandarini bahçesinde 2200 ağaç bu hastalık yönünden incelemiştir. Meksika laymı ile
yapılan indekslemelerde, beş ayrı Göçüren ırkı tesbit edilmiştir. Doku boyama testlerinde,
turunç anacının floem parankima hücrelerinde ve iletim borularında nekrozlar oluştuğu
belirlenmiştir. Çalışmada ayrıca, İzmir ilinde bu hastalığa yakalanma oranının % 17.79
olduğu ve kuvvetli ırklarla bulaşık bulunan turunç üzerine aşılı Satsuma mandarini
ağaçlarında, önemli derecede ürün azalmaları ortaya çıktığı belirlenmiştir.
I020 BALOĞLU, S. 1988. Doğu Akdeniz Bölgesi Turunçgillerinde Zararlı Tristeza Virüs
Hastalığının Tanınması, Arıtılması, Özellikleri ve Serolojik Yöntemlerle (ELISA ve SDSImmunodiffision Testleri) Saptanması. Çuk.Ü.Z.F., Bitki Koruma Bölümü (Doktora tezi,
yayınlanmamış). Adana. 189 s. (TÜBİTAK, TOAG/537).
135
Tez çalışmasında, Doğu Akdeniz bölgesi için her an büyük bir potansiyel tehlike olduğu
bildirilen, Göçüren (Tristeza) virüs hastalığının arıtılması, antiserumunun elde edilmesi,
etmenin partiküllerinin morfolojik özelliklerinin incelenmesi, varolan ırk veya ırklarının
saptanması, hastalığın hızlı, güvenilir ve duyarlı oldukları belirtilen, serolojik testlerden
özellikle, ELISA'nın, tanılama ve rutin çalışmalar ile sörveylerde kullanılır hale getirilmesi
amaçlanmıştır. Bölgedeki bahçelerde yapılan sörvey sonunda Mersin, Kozan, Dörtyol ve
Karataş yörelerinde, değişik hafif ırkların bulunduğu; hasta ağaçların yanı ve yakınındaki
sağlıklı görünümlü bazı ağaçların da bulaşık bulunduğu, dolayısıyla bu ağaçların hastalığın
belirtisiz taşıyıcıları oldukları ve bölge için asıl tehlikeyi oluşturdukları ifade edilmiş; hastalık
etmeninin arıtılma, antiserumunu eldeetme yolları ile virüs partiküllerinin şekilleri ortaya
konmuştur.
I021 BALOĞLU, S., M. ASİLYILMAZ. 1988. Turunçgil Tristeza Virüs Hastalığının ELISA
Testiyle Saptanması ve Virüsün Değişik Density Gradient Santrifüj Yöntemleriyle Arıtılması.
İçinde: V. Türkiye Fitapatoloji Kongresi, 18-21 Ekim 1988. Antalya. TÜBİTAK (TOAG)-T.F.D.
Bildiri özetleri. s: 55.
Bildiri özetinde, turuncun, Ülkemiz turunçgil yetiştiriciliğinde çok önemli bir anaç olduğu
vurgulanarak; bunun duyarlı bulunduğu Göçüren (Tristeza) virüs hastalığının, hızlı tanılama
yöntemlerinde kullanılmak üzere, antiserumunun elde edilmesi amaçlandığı belirtilmiştir.
Virüsün, kabuk ve meyve dokularından CsCl density gradient santrifüj yöntemiyle arıtılarak,
antiserumu elde edilen çalışmada; antiserumda saflaştırma yapılarak, simptomatolojik
gözlemlerde şüpheli görülen ağaçlar, ELISA ile testlenmiş ve çoğundan pozitif sonuç alınmış;
test çalışmalarının kabuk dokusuyla ve bahar aylarında yapılmasının uygun olduğu ve gerekli
durumlarda, örneklerin - 20 °C'de, 6 ay kadar süreyle saklanabileceği ifade edilmiştir.
I022 BALOĞLU, S., M. ASİLYILMAZ. 1990. Turunçgil Tristeza Virüs Hastalığının ELISA
Testiyle Saptanması ve Virüsün Değişik Gradient Santrifüjyon Yöntemleri ile Arıtılması.
Çuk.Ü.Z.F.Derg., 5 (3): 69-80.
I023 BAŞPINAR, H. “Tarihsiz”, Doğu Akdeniz Bölgesi Turunçgil Bahçelerindeki Cicadellidae
Türleri, Tanınmaları, Populasyon Dalgalanmaları, Konukçuları ve Stubborn Hastalığı ile
İlişkileri Üzerinde Araştırmalar. Çuk.Ü.Z.F., (Doktora çalışması Yayınlanmamış).
I024 CENGİZ, A. 1965. Turunçgillerde Zarar Yapan Palamutlaşma (Stubborn) Hastalığının
Tanınması ve Mücadele Tedbirleri. T. B., Zirai Mücadele Enstitüsü Yayınları. No: 22. Çiftçi
Bröşürü. No: 10. Adana. 15 s.
Broşürde, Palamutlaşma hastalığının nedeni, yayılış alanı, meyve, yaprak, dal ve gövdedeki
belirtileri ve tanınması; zararlandırdığı turunçgil çeşitleri; hastalığın yoğunluğu, zararı, hava
koşullarıyla ilgisi, yayılma yolları hakkında fotoğraflı olarak bilgi verilmiş ve maddeler halinde
hastalıktan korunma yolları anlatılmıştır.
136
I025 CENGİZ, A. 1965. Güney Bölgesi Turunçgillerinde Stubborn Hastalığı Üzerinde
Araştırmalar. Bit.Kor.Bült., 5 (4): 163-179.
Araştırmada, Hatay, Adana, İçel ve Antalya illerindeki, daha çok Washington göbekli portakal
bahçelerinde belirti gözlemlerine dayalı olarak tarama yapılmış ve Palamutlaşma hastalığının
bitki ve meyvelerde ortaya çıkardığı zararlanma şekilleri fotoğraflarla açıklanmıştır. Göbekli
portakallar dışında, öteki portakallarla, altıntop ve turunçlarda da hastalık belirtilerine
rastlanıldığı bildirilen çalışmada; Washington portakalında bulaşıklık oranının % 89 olduğu ve
bu çeşitte % 17 dolaylarında verim düşüklüğü meydana getirdiği ve bunlarda % 45 oranında
ıskarta meyve oluşturduğu; belirtilerin, aşırı sıcak ve soğuk ya da kurak şartlarda arttığı,
hastalığın aşılama yoluyla bulaştığı, nüseller klonlarda da görüldüğü ve test bitkisinin henüz
mevcut olmadığı ifade edilmiştir.
I026 CENGİZ, A. 1968. Turunçgillerde Zarar Yapan Kavlama (Psorosis) Hastalığının
Tanınması ve Mücadele Tedbirleri. T.B., Z.M.Z.K.G.M., Mesleki Neşriyat Serisi. Çiftçi
Broşürü No: 27. Adana. 14 s.
Broşürde, Kavlama hastalığının yayılış alanı, zararlanan turunçgil tür ve çeşitleri, hastalığın
tipleri ve bunların tanınması, fotoğraflı olarak açıklanmış ve maddeler halinde mücadele
önlemleri üzerinde durulmuştur.
I027 CENGİZ, A. 1968. Turunçgillerde Zarar Yapan Gözenek (Xyloporosis-Cachexia)
Hastalığının Tanınması ve Mücadele Tedbirleri. Çiftçi Broşürü. No: 28. Adana. 13 s.
I028 CENGİZ, A. 1968. Turunçgillerde Zarar Yapan Taşlaşma (İmpietratura) Hastalığının
Tanınması ve Mücadele Tedbirleri. T.B., Z.M.Z.K.G.M. Mesleki Neşriyat Serisi. Çiftçi Broşürü
No: 29. Adana. 13 s.
Broşürde, Taşlaşma hastalığının yayılış alanı, zarar gören turunçgil çeşitleri ve hastalığın
zarar şekli, fotoğraflarlarla destekli olarak açıklanmış; yayılma yolları ve bunlardan korunma
önlemleri üzerinde durulmuştur.
I029 CENGİZ, A., N.TEKİNEL, M.S.DOLAR, S.SAĞSÖZ, Ö.HANCIOĞLU. 1968. Karadeniz
Bölgesi Turunçgil Virüs Hastalıkları Sörveyi. Bit.Kor.Bült., 8 (3): 172-180.
Çalışmada, Ordu ile Rize arasındaki birçok bahçe kontrol edilerek, Kavlama (Psorosis)
hastalığına birkaç bahçede (% 1-2) ve Gözenek (Xyloporosis) belirtilerine de, 8 bahçede (%
1-6) rastlandığı ifade edilmiştir. Cüceleşmenin bir belirtisi olan bodurluk, genel olarak bütün
ağaçlarda görülmüştür. Karadeniz bölgesinde portakal ağacının az olduğu ve limon ağacı
bulunmadığı belirtilerek; Palamutlaşma (Stubborn), Taşlaşma (Impietratura) ve Limon
Tıkanıklık (Lemon Sieve Tube Necrosis) hastalıklarının kontrol edilemediği bildirilmiştir.
137
I030 CENGİZ, A., N. TEKİNEL, M.S. DOLAR, Y.Z. NAS. 1976. Akdeniz Bölgesinde Turunçgil
Virüs Hastalıkları Üzerinde Araştırmalar. Bit.Kor.Bült., 16 (2): 63-79.
Araştırmada, dört yıl süreyle, Akdeniz bölgesindeki turunçgil bahçelerinde, virüs
hastalıklarının yayılışı ve bulaşma oranlarının belirlenmesi amacıyla çalışmalar yapılmış; en
yaygın ve yoğun olarak Kavlama (Psorosis) hastalığının bulunduğu ve hemen bütün portakal
ve mandarin çeşitleriyle, Marsh Seedless altıntopunda rastlandığı; Taşlaşma (Impietratura)
hastalığının, portakal, altıntop ve Klemantin mandarinlerinde bulunduğu belirtilmiş ve çeşitler
itibariyle bulaşma oranları verilmiştir. Çalışmada ayrıca, Gözenek (Xyloporosis) hastalığının,
portakal ve mandarinler ile, Interdonato ve Lamas limonlarında görüldüğü; Cüceleşme
(Exocortis) hastalığına turuncun anaç olarak kullanıldığı bahçelerde rastlanmadığı,
üçyapraklı, Troyer sitranjı ve Rangpur laymı üzerine aşılı, altıntop dışındaki türlerde
bulunduğu; Göçüren (Tristeza) hastalığına, yabancı portakal çeşitleriyle, Satsuma mandarini
ve kamkatlarda, çok düşük oranlarda rastlanıldığı, Tıkanıklık (Sieve Tube Necrosis)
hastalığının yalnız İtalyan Memeli limonunda bulunduğu ifade edilmiştir.
I031 ÇAĞLAYAN, K. 1984. Stubborn (Palamutlaşma) Hastalığı. içinde: Turunçgillerde
Stubborn (Spiroplasma citri) Hastalığı Paneli. Kasım 1984. Adana. Çuk.Ü.Z.F., Bitki Koruma
Bölümü. s: 10-12.
Bildiride, Palamutlaşma hastalığının son yıllarda dikkati çektiği vurgulandıktan sonra;
hastalığın başlıca belirtileri, yayılma durumu, kimyasal mücadele çalışmaları gibi hususlarda
açıklamalarda bulunulmuştur.
I032 ÇAĞLAYAN, K. 1987. Turunçgil Yediverenleşme (Stubborn= Palamutlaşma) Hastalığı
Etmeni Spiroplasma citri'nin İzolasyon, Tanısı ve Patojen-Vektör İlişkilerinin Araştırılması.
TÜBİTAK-TOAG. Proje No: 583. Çuk.Ü.Z.F., Bitki Koruma Bölümü (Doktora tezi,
yayınlanmamış). Adana. 133s.
Tez çalışmasında, Palamutlaşma hastalığı etmeninin kültüre alınması, sonuçların ELISA
testleriyle desteklenmesi, etmen izolatlarının tanısının yapılması ve patojen-vektör ilişkilerinin
belirlenmesi amaçlanmıştır. Doğu Akdeniz bölgesinde hastalık belirtisi taşıyan turunçgil
çeşitlerinden alınan örnekler ile Vinca rosea bitkisi ve vektör adayları olan, Cüce Ağustos
Böcekleri (CAB) üzerinde yapılan izolasyon ve ELISA testleri sonunda; hastalık taşıyan
turunçgil çeşitleri ortaya konmuş ve bunlardan, hastalık etmeni kültüre alınmış, böylece
hastalığın doğal taşınmasına ilişkin ilk kanıt bulunmuş; izolatların karşılaştırılmasıyla,
hepsinin aynı grupta olduğu ve testlerden pozitif veriler alınarak, tanılamada kullanılabilir hale
getirildiği ifade edilmiştir.
I033 ÇAĞLAYAN, K., A. ÇINAR. 1988. Turunçgil Yediverenleşme (Stubborn=Palamutlaşma)
Hastalığı Etmeni Spiroplasma citri' nin İzolasyonu Seroloji ve Elektroforez Yöntemiyle Tanısı.
İçinde: V. Türkiye Fitapatoloji Kongresi, 18-21 Ekim 1988. Antalya. TÜBİTAK (TOAG)-T.F.D.
Bildiri Özetleri. s: 65.
138
Bildiri özetinde, Palamutlaşma hastalığının turunçgil yetiştiriciliğini olumsuz etkileyen bir
sorun olduğu vurgulanarak; bu tehlikeli hastalık etmeninin izolasyonu, kültüre alınması ve bu
işlemler sonuçlarının, ELISA testiyle desteklenmesi, izolatların seroloji ve elektroforez
yöntemiyle tanımlanmasının amaçlandığı belirtilmiştir. Doğu Akdeniz bölgesi turunçgil
bahçelerinde yapılan sörveylerle, bulaşık çeşitler ortaya konmuş; hastalığın gösterdiği
simptomlar, ayrıntılı olarak belirlenmiş, aynı çeşitlerin ELISA yöntemiyle testlenmesi sonucu,
sörveyle elde edilenlerle paralellik görülmüş, tek boyutlu gel elektroforez ve ELISA ile
turunçgil izolatlarının birbirleriyle ve önceden tanımlanmış S.citri (SPA=İsrail) izolatı ile,
özdeş olduğu ve dolayısıyla bu tekniklerin, hastalığın kesin tanılamasında, pratikte
kullanılabilir duruma getirildiği ifade edilmiştir.
I034 ÇINAR, A. 1984. Genel Değerlendirme. içinde: Turunçgillerde Stubborn (Spiroplasma
citri) Hastalığı Paneli. Kasım 1984. Adana. Çuk.Ü.Z.F., Bitki Koruma Bölümü. s: 21-26.
Metinde, panelde sunulan bildirilerin, Palamutlaşma hastalığının yaptığı olumsuz etkileri açık
bir şekilde ortaya koyduğu ifade edilmiş; hastalığın, aşı kalemleriyle yurtdışından Ülkemize
girdiği ve çok kısa sürede, özellikle böceklerle yayıldığı vurgulanmış; sunulan bildirilerle de
açıkça belirtildiği şekilde, yayılmanın durdurulması ve bahçelerin temiz fidanlarla kurulması
gibi temel konularda; üretici birlikleri, kamu kuruluşları ve yetiştiricilerin, birarada
teşkilatlanarak, bir “Turunçgil Birliği” temelinin, atılması gerektiği vurgulanmıştır.
I035 ÇINAR, A. 1988. Türkiye Turunçgil Aşıgözü Sertifikasyon Programı ve Sorunları. İçinde:
V. Türkiye Fitapatoloji Kongresi, 18- 21 Ekim 1988. Antalya. TÜBİTAK (TOAG)-T.F.D. Bildiri
Özetleri. s: 30.
I036 ÇINAR, A., K. ÇAĞLAYAN. 1988. Turunçgil Yediverenleşme (Stubborn= Palamutlaşma)
Hastalığının Doğu Akdeniz Bölgesinde Doğal Taşınmasına İlişkin İlk Bulgular. İçinde: V.
Türkiye Fitapatoloji Kongresi, 18-21 Ekim 1988. Antalya. TÜBİTAK (TOAG)-T.F.D. Bildiri
Özetleri. s: 64.
Bildiri özetinde, son yıllarda Doğu Akdeniz bölgesi turunçgil yetiştiriciliğini önemli ölçüde
olumsuz etkileyen Palamutlaşma hastalığının, doğal taşınma olanaklarının ele alındığı
belirtilmiştir. İçel ve Adana illerindeki birer yörede, hastalığın indikatör bitkisi olan Cezayir
Menekşesi (Vinca rosea L.) yerleştirilerek ve olası vektör Cüce Ağustos Böceğinden
(Exitianus capicola Stal), hastalık etmeni (Spiroplasma citri) izole edilerek, ELISA testleriyle,
yürütülen çalışmalar sonunda; Cezayir Menekşesindeki belirtiler ve Cüce Ağustos
Böceğinden elde dilen izolatlarda, hastalık etmenlerine rastlanmasının; Palamutlaşmanın
doğal olarak taşınması doğrultusunda, gelecekteki çalışmaları yönlendirecek ilk bulgular
olduğu ifade edilmiştir.
I037 ÇINAR, A., K. ÇAĞLAYAN, M. GÜLLÜ. 1985. Çukurova Üniversitesi Bitki Koruma
Bölümü Turunçgil Virüs ve Virüs Benzeri Hastalıkları Grup Çalışması. İçinde: 4. Türkiye
Fitapatoloji Kongresi. 8-11 Ekim 1985. İzmir (Yayınlanmamış). 9 s.
139
Bildiride, virüs ve virüs benzeri hastalıklardan temiz turunçgil fidanı üretiminin önemi
belirtilerek, değişik ülkeler ve özellikle ABD'de konuya verilen önem üzerinde durulmuştur.
Bildiride ayrıca, Çukurova bölgesinde mevcut, virüs ve virüs benzeri hastalıklarının
durumuna ilişkin açıklamalar yapılmış ve özellikle Ülkemizde halen bulunmayan, Yeşillenme
(Greening) hastalığının tehlikesi konusunda uyarılarda bulunulmuştur.
I038 ÇINAR, A., M. GÜLLÜ. 1988. Türkiye Turunçgil Çeşit Islah Programında Yer Alan Aday
Ağaçlarda Virüs ve Virüs Benzeri Hastalıklara İlişkin İlk Bulgular. İçinde: V. Türkiye
Fitapatoloji Kongresi, 18-21 Ekim 1988. Antalya. TÜBİTAK (TOAG)-T.F.D. Bildiri Özetleri. s:
52.
Bildiri özetinde, ülkesel nitelikteki “Turunçgiller Araştırma ve Eğitim Projesi” çerçevesinde
yürütülmüş bulunan, “Turunçgillerde Aşıgözü Seleksiyon-Sertifikasyonu ve Çeşit Geliştirme”
projesi çalışmalarında seçilen 36 aday ağacın, “Türkiye Turunçgil Çeşit Islah Programı”nda
yer alabilmesi için, virüs ve virüs benzeri hastalık etmenlerinden temiz olmaları gerektiği ifade
edilerek, bu aday ağaçların, Kavlama grubu, Göçüren, Gözenek, Cüceleşme ve
Palamutlaşma gibi hastalıklar yönünden indekslendiği; bu hastalıklar yönünden bulaşıklık
durumlarının ortaya konduğu; ancak, sonuçların güvenirliliği açısından, indeksleme
faaliyetlerine paralel olarak, serolojik yöntemler ve kültür çalışmaları ile kontrol edilmekte
oldukları belirtilmiştir.
I039 ÇINAR, A., M. GÜLLÜ. 1991. Ülkemiz Turunçgillerinde Üretim Materyali ile Taşınan
Viral Hastalıklar ve Yarattığı Sorunlar. İçinde: Türkiye 1. Fidancılık Simpozyumu. 26-28 Ekim
1987. Tokat. TÜBİTAK (TOAG)-Cum.Ü.T.Z.F., T.K.B. Yayını. Ankara. s: 257-262.
Bildiride, turunçgil virüs ve virüs-benzeri hastalıklarından temiz aşıgözünün önemi üzerinde
açıklamalar yapılmış ve Ülkemizde aşıgözü materyaliyle birlikte yayılan ve yayılmaya devam
eden Palamutlaşma, Cüceleşme, Gözenek, Göçüren ve Kavlama grubu hastalıkların,
görüldüğü bölge ve çeşitler belirtilmiş; ayrıca Gummy Bark, Cristacortis ve Taracco Pit gibi
virüs hastalıklarının, Ülkemiz için ilk bildiriş olduğu ifade edilmiştir.
I040 ÇINAR, A., Ş. TAMER. 1988. Farklı Yöntemler Kullanılarak Navel Portakallarının
Yediverenleşme (Stubborn) ve Psorosis Grubu Patojenlerden Arındırılması. İçinde: V.
Türkiye Fitapatoloji Kongresi. 18-21 Ekim 1988. Antalya. TÜBİTAK (TOAG)-T.F.D. Bildiri
Özetleri. s: 66.
Bildiri özetinde, göbekli portakalların, iki farklı yöntem kullanılarak, Palamutlaşma ve
Kavlama grubu etmenlerinden arındırılmasının amaçlandığı belirtilmiştir. Doğu Akdeniz
bölgesinde yer alan göbekli portakal çeşitlerinde, sıcaklık tedavisi ve sürgün-ucu aşılama
tekniklerinin, ayrı ayrı ve birlikte kullanılması suretiyle yürütülen çalışmalar sonunda;
Palamutlaşma etmeninin (Spiroplasma citri), kullanılan yöntemlerin herhangi birisiyle;
Kavlama grubunun ise, heriki yöntemin kombinasyonuyla arıtılabileceğinin ortaya konduğu
ifade edilmiştir.
140
I041 ÇINAR, A., U. KERSTING. 1989. Turunçgillerde Stubborn (Yediverenleşme) Hastalığı
ve Alınması Gereken Önlemler. Adana'da Tarım, 10-11: 7-9.
Yayında, turunçgil ağaçlarında çok önemli zararlar yapan Palamutlaşma (Stubborn) hastalığı
(Spiroplasma citri Saglio et al.)nın, bitki ve meyvedeki belirtileri ve zararları ayrıntılı olarak ele
alınmış ve tanımının; ancak, serolojik (ELISA) olarak veya etmeninin kültüre alınması ya da
indeksleme gibi yöntemlerin uygulanmasıyla mümkün olabileceği vurgulanmıştır. Yazarlarca
“Yediverenleşme” adı da verilen hastalığın, Doğu Akdeniz turunçgil bölgelerindeki yaygınlık
durumu belirlenmiş ve limon dışındaki bütün türlerde bulunduğu, çizelgelerle birlikte ifade
edilmiştir. Hastalığın yayılma yollarının da açıklandığı yazıda, çeşit düzeyinde tesbitler de
yapılmış; özellikle göbekli portakallar, Minneola tanjelosu, Fremont mandarini gibi çeşitlerin
dikiminde, son derece dikkatli olunması önerilmiş ve hastalığın kontrol altında tutulabilmesi
için, alınması gerekli önlemler, maddeler halinde sıralanarak; özellikle, fidanlıklarda alınacak
tedbirlerin önemi üzerinde durulmuş ve bahçelerdeki ilk 5-7 yıla dikkat çekilmiştir.
I042 ÇINAR, Ö., S.SARKAR, K.ÇAĞLAYAN. Tarihsiz. ELISA Tekniği Yardımıyla Turunçgil
Ağaçlarında Stubborn Hastalığının Teşhisi. Çuk.Ü.Z.F., Bitki Koruma Bölümü. Proje No: 11.
7 b 1. s:12.
Çalışmada, Palamutlaşma (Stubborn) hastalığı etmeninin izole edilmesi amaçlanmıştır.
Yürütülen izolasyon çalışmaları sonunda; Washington göbekli, Valencia ve Yerli portakallar
ile, Fremont mandarininden etmenin izole edildiği; Cüce Ağustos Böceği türlerinden yapılan
izolasyon çalışmaları sonucu, az da olsa, bazı türlerin etmeni taşıdığının görüldüğü ifade
edilmiştir.
I043 DEMİRKOL, A. 1988. Gözenek (Xyloporosis-Cachexia) Viroidinin Tanıtılması ve
İndekslenmesi. Derim, 5 (2): 56-65.
Yayında, Gözenek (Xyloporosis-Cachexia) viroidi hakkında genel bilgi verildikten sonra;
ekonomik önemi, yayılışı, hastalığın belirtileri ile turunçgil tür ve çeşitlerinin bu hastalığa karşı
duyarlıkları hakkında açıklamalarda bulunulmuştur. Yayında ayrıca, Gözenek viroidinin
indekslenmesi, bundan korunma ve tedavi yöntemleri üzerinde de durulmuştur.
I044 DİNÇ, N., O.Z.SOYLU, Y.Z.NAS. 1978 ?. Turunçgil Hastalık-Zararlıları ve Mücadelesi.
G.T.H.B., Z.M.Z.K.G.M., Adana Bölge Zirai Mücadele ve Karantina Başkanlığı Yayınları. No:
1. 31 s.
I045 DOLAR, M.S. 1976. Adana, Antalya, Hatay ve İçel İlleri Turunçgil Alanlarında Turunçgil
Göçüren Hastalığı (Tristeza)' nın Konukçuları, Yayılışı, Simptomları, Zarar Dereceleri, Geçiş
Yolları ve Korunma Çareleri Üzerinde Araştırmalar. G.T.H. B., Z.M.Z.K.G.M., Adana Bölge
Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Yayınları. Araştırma Eserleri Serisi No: 40. Adana. 45 s.
Bir ihtisas tezi olarak yürütülen çalışmada, Akdeniz bölgesindeki turunçgil yetiştiriciliğinin
yaygın olduğu illerde, çeşit dağılımı dikkate alınmak suretiyle, belirtilerine dayalı olarak,
141
Göçüren virüs hastalığının sörveyi yapılmış ve indikatör bitkilerle test edilmiştir. Gold Nugget
göbekli, Trablus Yerli, Washington göbekli ve Yafa portakalları; Satsuma mandarini; Duncan
altıntopu ve kamkatlarda kesin belirtiler elde edilmiş, etkili vektör olan Toxoptera citricidus
Kirk. çalışma alanında bulunamamış, hastalığın zayıf ırklarının belirlendiği çalışma
alanlarında, yaygınlık oranının % 02.6 olduğu ifade edilmiştir. Hastalıktan korunmada;
dayanıklı anaç, temiz aşıgözü ve bulaşmanın önlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
I046 FİDAN, Ü., T.AZERİ. Tarihsiz. İzmir İli Satsuma andarinlerinde (Citrus unshiu Marc.)
Satsuma Cücelik Virüsü (Satsuma Dwarf Virus-SDV) Üzerinde Ön Çalışmalar.
I047 FİDAN, Ü., T.AZERİ. 1990. Testing Satsuma Mandarins for Satsuma Dwarf Virüs by
Enzimelinked Immunosorbent Assay (ELI SA). J. Turk. Phytopath., 19 (3): 111-118.
Çalışmada, Satsuma Cücelik virüs hastalığı (SDV)nın, ELISA testi kullanılarak yaygınlık
durumunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Üçyapraklı üzerinde aşılı bulunan İzmir ve yöresinde
yer alan Satsuma ağaçlarında, yapılan sörvey ve alınan yaprak ekstraktlarına uygulanan
ELISA ve Beyaz susam testi sonucunda; İzmir merkez ilçe ve Seferihisar'da % 13.77,
Gümüşsu'da ise % 20.60 oranında SDV ile bulaşık ağaç bulunduğu belirlenmiş, öteki
turunçgil çeşitlerinin temiz olduğu ifade edilmiştir.
I048 GÖKSEDEF, O. 1984. Stubborn Hastalığından Arındırılmış Fidan Üretimi. içinde:
Turunçgillerde Stubborn (Spiroplasma citri) Hastalığı Paneli. Kasım 1984, Adana.
Çuk.Ü.Z.F., Bitki Koruma Bölümü. s: 17-20.
Bildiride, turunçgil virüs ve virüs-benzeri hastalıklarının bulaşma yolları hakkında
açıklamalarda bulunulduktan sonra; bunların bitkilerden arındırılması üzerinde durulmuş, bu
konuda değişik ülkelerde yürütülen programlar hakkında bilgi verilmiştir. Ülkemizde de,
değişik kuruluşların işbirliğiyle benzer bir program yürütülmesi gerektiği vurgulanan yayında;
sürgün-ucu aşılama (SUA) yöntemi, ayrıntılarıyla açıklanmış ve bunun uygulanabilmesi için,
alınması gereken teknik ve yasal önlemler belirtilmiştir.
I049 GÖRAL, Ş., T. TAŞDEMİR. 1991. Bazı Turunçgil Çeşitlerinin Kavlama (Psorosis) ve
Yapraklarda Meşe Yaprağı Belirtisi Veren Virüsler için İndikatör Olarak Karşılaştırılması.
(1990). Derim,: 8 (3): 98-107.
Araştırmada, Kavlama ve Kavlama-benzeri yaprak belirtileri veren virüs hastalıklarının
biyolojik indekslemesinde kullanılmak üzere, uygun indikatör bitkilerin belirlenmesi
amaçlanmıştır. 12 indikatör bitkinin ele alındığı çalışmada, iki ayrı Kavlama ırkı kullanılarak;
Kara limon, Pineaple ve Madam Vinous portakalları, Dweet tangoru ile King mandarinin en
yüksek oranda belirtiler verdiği, öteki çeşitlerin ise, bunları izlediği ortaya konmuştur.
142
I050 GÖRAL, T. 1987. Kavlama (Psorosis) Virüs Hastalığının Tanıtılması ve İndekslenmesi.
Derim, 4 (4): 183-189.
Yayında, Kavlama (Psorosis) virüs hastalığının genel bir tanımı yapıldıktan sonra, belirtileri
ve bulaşma yolları üzerinde durulmuş; tür ve çeşitlerin bu hastalığa karşı duyarlılıklarına
ilişkin açıklamalarda bulunulmuştur. Yayında ayrıca, hastalığın indekslenmesi anlatılmış ve
Kavlama virüsünden korunma ile tedavi yolları hakkında bilgiler verilmiştir.
I051 GÖRAL, T. 1987. Propagation of Young-Trees Free From Diseases. Citrus Research
Institute. Antalya (Unpublished). 6 pp.
I052 GÖRAL, T. 1990. Turunçgillerde Virüs ve Virüs-benzeri Hastalıklardan Temiz Aşıgözü
Üretimi ve Önemi. İçinde: Turunçgiller ve Subtropik Meyveler Semineri. 19-23 Kasım 1990.
T.O.K.B., Narenciye Araştırma Enstitüsü, Antalya (Teksir). s: 25-32.
Metinde, turunçgil virüs ve virüs-benzeri hastalıklarının ortaya çıkardıkları sorunlar ile,
başlıcalarının üründe meydana getirdiği kayıplar hakkında bilgi verildikten sonra; bu
hastalıkların Ülkemizdeki yaygınlık durumuna ilişkin açıklamalar yapılmış, bunların olumsuz
etkilerinin giderilme yolları üzerinde durulmuş ve bu hastalıklardan temiz aşıgözü kaynağı
üretim çalışmalarına değinilmiştir.
I053 GÖRAL, T., H.A. TAŞDEMİR, N. ULUDAĞ, A. ARPACIOĞLU. 1990. Turunçgillerde
Bazı İndikatör Bitkilerinin Sağlıklı Yetiştirilmesi için Uygun Harç Karışımı ve Gübreleme
Programlarının Saptanması. T.O.K.B., Narenciye Araştırma Enstitüsü. Antalya (Sonuç
Raporu). 18 s.
I054 GÖRAL, T., M.O. GÖKSEDEF. 1989. Virüsten Ari Fidan Yetiştirilmesi, Dağıtımı ve
Önemi. TOK, 45.: 8-9.
I055 GÖRAL, T., M.O. GÖKSEDEF, H.A. TAŞDEMİR, T. DAVARCI, A. DEMİRKOL, Ş.
GÖRAL, M. KELTEN, S. MERMER, T. TAŞDEMİR, S. GÜNEŞ.1989. Virüs ve Virüs-benzeri
Hastalıklardan Temiz Turunçgil Aşıgözü Elde Edilmesi-I. İndikatör Bitkilerle İndeksleme ile
Serolojik İndekslemeler ve Arındırma Konularında Hazırlıklar. T.O.K.B., Narenciye Araştırma
Enstitüsü. Antalya (Sonuç raporu). 19 s.
Araştırmada, virüs ve virüs-benzeri hastalıklardan temiz turunçgil aşıgözü elde edilmesi
amaçlanmış ve çalışmaların ilk iki yılında, seleksiyon projesi çerçevesinde, daha önce
seçilmiş bulunan on çeşide ilişkin, 36 aday ağacın biyolojik indekslemeleri tamamlanmıştır.
Raporda ayrıca, ELISA, PAGE ve Sürgün-Ucu Aşılaması (SUA) gibi tekniklerin,
uygulanacağı laboratuvarların tamamlandığı, gerekli ekipmanların ise, önemli ölçüde temin
edildiği ifade edilmiştir.
143
I056 GÜLLÜ, M. 1990. Doğu Akdeniz Bölgesi Navel Grubu Portakal ve Satsuma Mandarin
Ağaçlarında Yaygın Virüs ve Virüs Benzeri Hastalıkların Sürveyi ve İndekslenmesi Üzerinde
Çalışmalar. T.O.K.B., Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. Araştırma
Yayınları Serisi Yayın No: 70 (Doktora tezi). Ankara. 266 s.
Çalışmada, göbekli portakallar ile Satsuma mandarini ağaçlarını etkileyen virüs ve virüs
benzeri hastalıkların, sörveyini yapmak ve çeşitli indeksleme yöntemlerini kullanarak,
simptomatolojik gözlem sonuçlarının doğrulanması amaçlanmıştır. İncelemeye alınan
portakal ve mandarin ağaçlarında, şiddetleriyle birlikte ortaya konan virüs ve virüs benzeri
hastalıklar, ayrı ayrı verilmiş; bunlardan Zamklı Kabuk (Gummy Bark) hastalığının, portakal
ağaçlarındaki varlığının, Türkiye'de ilk bildiriş olduğu belirtilmiştir. Çalışmada ayrıca,
indeksleme sonuçlarının, incelemeye alınan bütün ağaçların, Cüceleşme viroidi ile,
portakalların çoğunun ise, Kavlama grubu viroidleriyle bulaşık bulunduğunu ortaya koyduğu
ve bu ağaçların, sözkonusu hastalıkların belirtisiz taşıyıcıları olduğunu kanıtladığı ifade
edilmiştir.
I057 GÜLLÜ, M., A.ÇINAR. 1988. Türkiye Turunçgillerinde Rapor Edilmemiş Virüs
Hastalıkları. İçinde: V. Türkiye Fitapatoloji Kongresi. 18-21 Ekim 1988, Antalya. TÜBİTAK
(TOAG)-T.F.D. Bildiri Özetleri. s: 53.
Bildiri özetinde, Türkiye'deki turunçgil ağaçlarının yarıdan fazlasının yer aldığı Doğu Akdeniz
bölgesinde, virüs ve virüs benzeri hastalıklar yönünden, simptomatolojik bir sörvey yapıldığı
belirtilerek; yalnız turunç anacına aşılı bulunan, başta göbekli grubu olmak üzere,
portakallarda portakal floem renk bozulması (Gummy Bark); yine turunç üzerindeki portakal,
Satsuma ve limonlarda Cristacortis; Yerli portakallarda, Taracco Pit ve Interdonato
limonlarında Woodpocket (Lime Blotch) gibi hastalıklar belirlendiği ifade edilmiştir.
I058 HAYIRLIOĞLU, S. 1976. Turunçgil Virüs ve Virüs Benzeri Hastalıklar. MEYSEB Mersin
Bölge Müdürlüğü, Yayım No: 3 (Derleme, yayınlanmamış). 21 s.
Çeviriye dayalı olan derlemede, turunçgil virüs ve virüs -benzeri hastalıkların önemi, yapıları,
yayılma yolları, tanıma metodları açıklanmış ve Türkiye için önemli görülen Kavlama,
Cüceleşme, Palamutlaşma, Gözenek, Göçüren, Taşlaşma ve Tıkanıklık gibi hastalıklara
ilişkin bilgilere yer verilmiştir.
I059 HIZAL, A.Y., T.GÖRAL. 1986. Production, Export and Virüs Diseases of Citrus in
Turkey. This paper is distributed in 10 th Conforence International Organization of Citrus
Virologists, Valencia-Spain. 9-29 November 1986. pp. 13
I060 KAREL, G. 1964. Turunçgillerin Virüs Hastalıkları. (G.G. Norman tarafından 1963
Yılında Türkiye Hükümetine Verilmiş Bulunan 1641 numaralı Raporun Çevirisi). Zirai
Mücadele Enstitüsü, Göztepe-İstanbul. 28 s.
144
Raporda; Türkiye'de bulunan turunçgil bahçelerindeki Palamutlaşma (Stubborn), Göçüren
(Tristeza), Kavlama (Psorosis), Gözenek (Xyloporosis), Taşlaşma (Impietratura) ve
Cüceleşme (exocortis) gibi virüs hastalıklarının durumu ele alınmış olup; bunlar üzerinde
çeşitli yöntemlerle sörveyler yapıldığı belirtilmiş ve elde edilen bulgular ayrı ayrı verilmiştir.
Raporda ayrıca, bu hastalıklarla mücadele konusunda; seleksiyon, indeksleme gibi ıslahı
ilgilendiren hususlar ile, kültürel önlemleri de içine alan, tavsiyeler bölümüne yer verilmiştir.
I061 MERMER, S., A. DEMİRKOL. 1991. Gözenek (Cachexia-Xyloporosis) Viroidi Biyolojik
İndekslemesinde Daha Çabuk Sonuç Alabilmek için Bazı Tekniklerin Karşılaştırılması.
(1990). Derim, 8 (3): 121-129.
Araştırmada, Gözenek viroidinin biyolojik indekslemesinde kullanılan, Parson's Special
mandarini gözlerinin; daha çabuk ve birörnek sürmelerini sağlamak üzere, bazı tekniklerin
etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Aşılama sırasında anaç çöğürlerinin eğilmesi
işleminde, gözlerin erken ve kuvvetli sürdüğü; tepe kesme işleminde ise, Gözenek viroidi
belirtilerinin daha erken görüldüğü ortaya konmuş; aşı şekli ve kullanılan pozitif kontrolun ise,
gözlerin sürmesi ve sürgün gelişimi üzerinde önemli etkide bulunmadığı belirlenmiştir.
Çalışmada ayrıca, kuvvetli Gözenek ırklarının, daha erken (9 ay) sürede hastalık belirtileri
gösterdiği tesbit edilmiştir.
I062 MOREIRA, S. 1965. Virus Diseases of Citrus. Report to the Government of Turkey.
FAO Report No. 1982. Rome. 19 pp.
I063 NAS, Y.Z. 1984. Stubborn Hastalığının Dünü, Bugünü ve Yarını. içinde: Turunçgillerde
Stubborn (Spiroplasma citri) Hastalığı Paneli. Kasım 1984. Çuk.Ü.Z.F., Bitki Koruma Bölümü.
Adana. s: 6-9.
Bildiride, Palamutlaşma hastalığının yaygın olduğu ülkeler belirtildikten sonra, Türkiye'deki
durumuna geçilmiş; bu konuda Ülkemizde yapılan çalışmalara değinilmiş ve çeşitlerin
bulaşıklık durumları hakkında bilgi verilmiştir. Bildiride ayrıca, hastalığın aşılama materyali ve
vektörlerle taşındığı belirtilerek; ilgili kuruluşların, işbirliğiyle temiz materyal üretilmesi ve
yayılmanın önlenmesi hususlarında, tedbir almaları gerektiği vurgulanmıştır.
I064 NAS, Y.Z. 1989. Adana, Antalya, Hatay, İçel İlleri Turunçgil Alanlarında Taşlaşma
(Impietratura) Hastalığının Kunukçuları, Yayılışı, Simptomları, Zarar Dereceleri, Geçiş Yolları
ve Korunma Çareleri Üzerinde Araştırmalar. T.O.K.B., Adana Zirai Mücadele Araştırma
Enstitüsü Müdürlüğü. Araştırma Yayınları Serisi No: 63 (Uzmanlık tezi). Adana. 72 s.
1972-74 yıllarında yürütülen çalışmada, Taşlaşma (Impietratura) hastalığının yalnız meyvede
zarar yaptığı belirtilmiş, meyvedeki zarar şekilleri anlatılmış ve bu zararın görüldüğü turunçgil
çeşitleri, ayrı ayrı verilmiştir. Araştırmada ayrıca, ticari turunçgil çeşitlerinin, % 1-22
oranlarında zararlandığı ve bu hastalığın naklinin, yalnız aşılama suretiyle gerçekleştiği
145
belirtilmiş; meyve dökümüne neden olduğu ve meyvesuyu ve suda çözünebilir kuru
madde/asit oranını düşürdüğü ifade edilmiştir.
I065 NAS, Y.Z. 1992. Akdeniz Bölgesi Turunçgillerinde Taşlaşma (Impietratura) Hastalığının
Konukçuları, Yayılışı, Simptomları, Nakil Yolları ve Önemi Üzerinde Araştırmalar. 1972-1974.
İçinde: Araştırma Özetleri 1960-1991. T.K.B., Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü.
Adana. s: 66.
I066 NAS, Y.Z., İ. KARACA. 1976. Investigations on Impietratura Disease of Citrus: Its
Hosts, Distribution, Symptoms, Transmission and Importance in Mediterranean Region.
J.Turkish Phytopath., 5 (2-3): 71-80.
I067 NAS, Y.Z., M. ASİLYILMAZ, S. BALOĞLU. 1988. Taşlaşma (Impietratura) Virüs
Hastalığının Limonlara Aşı Materyali ile Nakli. İçinde: V. Türkiye Fitapatoloji Kongresi. 18-21
Ekim 1988. Antalya. TÜBİTAK (TOAG)-T.F.D. Bildiri Özetleri. s: 56.
Bildiri özetinde, turunçgil türlerinden portakal ve altıntopların bütün çeşitlerinde görülen
Taşlaşma virüs hastalığının, aşıgözü ve kalemlerle sağlam ağaçlara taşındığının bilindiği
ifade edilerek; daha önce yapılan sörveylerde, bu hastalığa bölgedeki limonlarda hiç
rastlanmamakla birlikte, Taşlaşma benzeri belirtilerin, birkaç limon ağacında görülmesinin; bu
türün, hastalığa dayanıklı olabileceği fikrini doğurması üzerine; limonlarda bu hastalığın
aşılama ile taşınıp taşınmadığının ortaya konmasının amaçlandığı belirtilmiştir. Hastalıklı
ağaçlardan alınan aşıgözlerinin, genç limon ağaçlarına, nisan ayında aşılandığı, çalışmaların
halen devam ettiği ve sonuçların Kongrede sunulacağı bildirilmiştir.
I068 NAS, Y.Z., M.S. DOLAR. 1992. Akdeniz Bölgesi Turunçgillerinde Zarar Yapan
Palamutlaşma (Stubborn - Spiroplasma citri) Hastalığının Taşınma Yolları Üzerinde
Araştırmalar. 1975-1979. İçinde: Araştırma Özetleri 1960-1991. T.K. B., Zirai Mücadele
Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Adana. s: 69.
Araştırma özetinde, Palamutlaşma hastalığının, taşınma yollarının belirlenmesinin
amaçlandığı ifade edilmiştir. Akdeniz bölgesinde yer alan turunçgil bahçelerinde yürütülen
çalışmalar sonunda; hastalığın toprak yoluyla ve Yaprakbitleriyle taşınmadığı; Yaprakpireleri
üzerinde ise, teknik imkansızlıklar nedeniyle, yeterli ve güvenilir bilgi elde edilemediği
belirtilmiştir.
I069 ÖNELGE, N. 1988. Doğu Akdeniz Bölgesi Ticari Portakal Çeşitlerinde Psorosis Grubu
Hastalıkların İndekslenmesi. Adana (Yüksek lisans tezi). 58 s.
I070 ÖNELGE, N., A. ÇINAR. 1988. Doğu Akdeniz Bölgesi Ticari Portakal Çeşitlerinde
Psorosis Grubu Hastalıkların İndekslenmesi. İçinde: V. Türkiye Fitapatoloji Kongresi. 18-21
Ekim 1988. Antalya. TÜBİTAK (TOAG)-T.F.D. Bildiri Özetleri. s: 54.
146
Bildiri özetinde, genç yapraklarda oluşturdukları benzer belirtilerin dikkate alınması sonucu,
birçok turunçgil virüs hastalığının Kavlama (Psorosis) grubu adı altında toplandığı ifade
edilerek; bu hastalıkların, Doğu Akdeniz bölgesinde yetiştirilen portakal çeşitlerindeki
varlığının kanıtlanması ve indikatör bitkilerinin performansının ortaya konmasının
amaçlandığı belirtilmiştir. Simptomatolojik olarak bulaşık olduğu belirlenen bölgedeki portakal
çeşitlerinde, Parson Brown portakalı, turunç ve Kara mandarinin üzerinde yapılan doku
aşılamaları ve börülce ile fasülye bitkilerine, mekanik taşıma yoluyla Kırışık Yapraklılık
(Crinkly Leaf) hastalığının bulaştırılması şeklinde yürütülen çalışmalar sonunda; indekslenen
ağaçların Kavlama grubu hastalıklardan, en az bir tanesiyle bulaşık olduğu; Kırışık
Yapraklılık virüsünün, otsu bitkilerde hastalık belirtilerini gösterdiği ifade edilerek, belirtiler
tanımlanmıştır.
I071 ÖZALP, M.O. 1966. Turunçgil Virüs Hastalıkları. Bornova Zirai Mücadele Enstitüsü,
T.B., Yayını. Sayı: 51. Bornova -İzmir. 20 s.
I072 ÖZALP, O., E. HEPER. 1974. Ege Bölgesinde Virüssüz Satsuma (Rize) Mandarini
Yetiştirilmesi Üzerinde Araştırmalar. Bit.Kor.Bült., 14 (2): 83-106.
Çalışmada, Ege bölgesinde verim ve kalite yönünden önemli kayıplara neden olan, virüs ve
virüs-benzeri hastalıklardan temiz Satsuma yetiştirilmesi amaçlanmıştır. Bölgede yapılan
sörvey ve indeksleme çalışmaları sonunda; Göçüren, Kavlama, Gözenek, Cüceleşme ve
Damar Şişkinliği (Vein-Enation) gibi hastalıkların varlığı belirlenmiş; bunlardan temiz
ağaçların, verimlilik durumları da dikkate alınarak, yörenin beş değişik yerinde, bunlarla yeni
fidanlıklar kurulmuş; damızlık ağaç seçimleri için, melez ve nüseller klon çalışmaları yapılmış;
yöre anacının üçyapraklı olması nedeniyle, Cüceleşme virüsünün büyük sorun olduğu ifade
edilmiştir.
I073 ÖZALP, M.O., E. HEPER. 1974. Ege Bölgesinde Virüssüz Satsuma (Rize) Mandarini
Yetiştirilmesi Üzerinde Araştırmalar. Z.M.A.Y., 8: 79.
I074 ÖZALP, M. O., T.AZERİ. 1967. Ege Bölgesi Turunçgil Virüs Hastalıkları Surveyi.
Bit.Kor.Bült., 7 (4): 167-187.
Çalışmada, Ege bölgesinde yer alan turunçgil ağaçlarının, sörvey yöntemiyle virüs
hastalıklarıyla bulaşıklık durumunun belirlenmesi amaçlanmıştır. 2 yıl süreyle, yöre
ağaçlarının % 0.7'sinin tarandığı araştırmada; hastalık oranının % 60 dolaylarında olduğu,
sırasıyla Kavlama, Gözenek, Palamutlaşma, Cüceleşme ve Taşlaşma hastalıkları bulunduğu;
bu hastalıkların ençok Muğla, en az Aydın illerinde yaygınlık gösterdiği ifade edilmiştir.
Çalışmada ayrıca, Satsuma mandarinlerinde Göçüren hastalığına rastlandığı da bildirilmiştir.
I075 ÖZBEK, N., M. ÖZSAN, Ö. UZCU, S. DANIŞMAN. 1976. A. Preliminary Study of
Rumple-A Serious Ring Disorder of Lemons in Turkey. Proceedings of the Seventh IOCV
Conference 1975. pp: 157-166.
147
Bildiride, İçel ilinin Alata ve Lamas yörelerindeki Kütdiken limonunda ortayaçıkan Çöküntü
(Rumple) hastalığı ile besin maddeleri noksanlıklarından, özellikle çinko ve manganın ilişkileri
üzerinde durulduğu ifade edilmiş; buralardan toprak, yaprak ve meyve örnekleri alınarak
analiz ve incelemeye tabi tutulmuştur. Yapılan arazi denemelerinde, çinko sülfat ve mangan
sülfat, değişik kombinasyonlarda ayrı ayrı ve birlikte uygulanmış ve uygulamaların etkisi, ele
alınan elementler yönünden, üç değişik dönemde yapılan yaprak analizleri ve meyve
incelemeleri ile takip edilmiştir. Çalışmanın sonunda, özellikle mangan noksanlığıyla çöküntü
hastalığı arasında bir ilişki belirlenmiş ve hastalığın kontrolunda, 3 kg mangan sülfat/1000
litre su uygulamasının başarılı olduğu; ancak, kesin kanaat edinebilmek için, çalışmalara
devam edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
I076 ÖZKAN, A., N. TÜRKYILMAZ, K. ÇİFTÇİ. 1991. Antalya İli Turunçgil Bahçelerinde
Aphididae ve Cicadellidae (Homoptera) Familyası Türlerinin Tesbiti ve Bunlardan Turunçgil
Virüs ve Virüs Benzeri Hastalıkların Vektörü Olanların Populasyon Değişimlerinin
Saptanması. 1989. Derim, 8(1): 2-15.
I077 ROISTACHER, C.N. 1990. Citrus Improvement through Control of Virüs and Virüs-like
diseases in Turkey. Technical Cooperation Programme. Report of the Third and Final
Cocultancy Prepared for the Goverment of Turkey. TCP/TUR/8855 T FAO of UN. Rome.
pp.18
Raporda, turunçgillerin sağlıklı olarak yetiştiriciliği için gerekli tesisler ile, yapılması gerekli
çalışmalar belirtildikten sonra; Türkiye'nin, belli başlı virüs ve virüs-benzeri hastalıklar
yönünden mevcut durumuna ilişkin bilgiler verilmiş; Türkiye'de yapılmakta olan çalışmalar
(özellikle sürgün-ucu aşılaması, termoterapi ve PAGE teknolojisi) hakkında açıklamalarda
bulunulmuş ve Türkiye için, kısa vadeli ve uzun vadeli olmak üzere, kurulması gereken ıslah
programları, ayrıntılarıyla ele alınmıştır.
I078 SALIBE, A.A. 1986. A Programme for Citrus Improvement and Protection in Turkey
(Report to the Government of Turkey) Food and Agriculture Organization of the United
Nations. Rome. pp.82
Raporda, genel olarak Türkiye'de turunçgil yetiştiriciliğine değinildikten sonra; virüs ve virüs
benzeri hastalıkların, turunçgil üretimine etkileri ele alınmış ve 11 hastalık yönünden,
Türkiye'nin durumu incelenmiş; turunçgil ıslahı ve bitki koruma konusunda, ele alınabilecek
integre programa ilişkin açıklamalarda bulunulmuş; ürün ıslahında, uluslararası müşterek
programlar yapılmasının yararları üzerinde durularak, FAO'nun bu husustaki rolü belirtilmiştir.
I079 TAMER, Ş. 1988. Virüs ve Virüs Benzeri Hastalık Etmenlerinin Navel Portakallarından
Arındırılması. Adana (Doktora tezi). 97 s.
148
I080 TAŞDEMİR, H.A. 1989. Cüceleşme (Exocortis) Viroidinin Tanıtılması ve İndekslenmesi.
Derim, 6 (1): 19-37.
Yayında, Cüceleşme viroidine ilişkin bir tarihçe verildikten sonra; ekonomik önemi, yayılışı,
belirtileri, tür ve çeşitlerin viroide karşı duyarlılıkları ve bulaşma yolları hususlarında
açıklamalar yapılmıştır. Hastalığın indekslenmesi hususunda ayrıntılı bilgiler sunulan
yayında; ayrıca, korunma ve tedavi yolları anlatılmıştır.
I081 TEKİNEL, N., Y.Z.NAS. 1992. Adana Bölge Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü
Bölgesindeki Meyve Kabuk Çöküntüsü Üzerinde Araştırmalar. 1968-1972. İçinde: Araştırma
Özetleri 1960- 1991. T.K.B., Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Adana. s: 63.
Çalışma özetinde, limon meyve kabuğunda ortayaçıkan Çöküntünün, nedenlerinin
belirlenmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir. Mersin yöresindeki limon bahçelerinde yapılan
çalışmalar sonunda; Çöküntüye virüslerin yolaçmadığı; belirtilerin, beslenmeyle ilgili
bulunduğu ve Mg noksanlığından kaynaklandığının tesbit edildiği belirtilmiştir.
I082 TUZCU, Ö. 1984. Türkiye'de Turunçgiller Yetiştiriciliği ve Palamutlaşma (Spiroplasma
citri) Hastalığının Genel Durumu içinde: Turunçgillerde Stubborn (Spiroplasma citri) Hastalığı
Paneli. Kasım 1984. Adana. Çuk.Ü.Z.F., Bitki Koruma Bölümü. s: 1-5.
Bildiride, Türkiye'deki turunçgil yetiştiriciliğinin verilerle durumu ve potansiyeli belirtilmiş,
ihracatı ve pazarlaması üzerinde durulmuş ve Palamutlaşma hastalığının kısa tarihçesi
verildikten sonra, bu konu üzerinde, Ülkemizde yapılan çalışmalar sıralanmıştır. Yayında
ayrıca, sözüedilen çalışmaların yeterli sayılamayacağı; kamu ve özel kuruluşlarının, işbirliği
içersinde, konuya ağırlık vermeleri gerektiği vurgulanmıştır.
I083 TUZCU, Ö., A. ÇINAR, M.O. GÖKSEDEF. 1982. Palamutlaşma (Stubborn) Hastalığının
1982 Yılı İçinde İçel İlinde Yaygınlık Durumunu Saptama Çalışmaları. İçinde: III. Türkiye
Fitapatoloji Kongresi Bildirileri. 12-15 Ekim 1982, Adana. T.F.D. s: 273- 287.
Bildiride, İçel ilinde, 1982 yılında Washington göbekli portakalı bahçelerinde, Palamutlaşma
hastalığı yönünden yapılan bir tarama çalışması sonuçları verilmiş olup; ortalama bulaşıklık
oranının % 10.36 olduğu, bu oranın köylere göre % 55.83 ile %4.46 arasında değiştiği,
bulaşık bahçelerin % 84.53'nün, merkez ilçede yer aldığı ve aşırı hastalık belirtilerinin,
bahçelerdeki hasta ağaçların % 76.82-9.27 (% 43.03) sinde bulunduğu ifade edilmiştir.
Bildiride ayrıca, taramaların her yıl ve bütün üretim merkezlerini kapsayacak şekilde
yapılmasının, alınacak önlemlere ışık tutması bakımından, önemli yararlar sağlayacağı da
vurgulanmıştır.
I084 ULUBELDE, M. 1985. Vitro'da Sürgün Ucu Aşılama Tekniği. Derim, 2 (2): 18-32.
Turunçgil virüs ve virüs-benzeri hastalıklarının eleminasyonunda, önemli bir yere sahip olan
sürgün-ucu aşılama yönteminin doğuşu, gelişmesi ve kullanıldığı ülkelerdeki durumuna
149
değinilmiş; aşılamanın tekniği oldukça ayrıntılı olarak ele alınmış ve yöntemin uygulama
alanları örneklerle belirtilmiştir.
I085 ULUBELDE, M., S.ERKAN, H.SARP. 1982. The Selection of the Clones of Satsuma
Mandarin (Citrus unshiu Marc.) for Early Ripening and Virüs Free Plants. in: XXI.
International Horticultural Congress. 29 August-4 September 1982, Hamburg, Federal
Republic of Germany. pp 1366.
I086 UYGUN, N., H.BAŞPINAR. 1984. Stubborn (Palamutlaşma) Hastalığının Yayılmasında
Böceklerin Rolü. İçinde: Turunçgillerde Stubborn (Spiroplasma citri) Hastalığı Paneli. Kasım
1984. Adana. Çuk.Ü.Z.F., Bitki Koruma Bölümü. s: 13-16.
Bildiride, hastalığın yayılma yolları belirtildikten sonra bunlardan, taşıyıcı böcekler ve taşıma
mekanizmaları hakkında bilgi verilmiş; taşınmanın gerçekleşmesi için, böceklerin
bulundukları faaliyetler ile yaymak için geçirdikleri başlıca aşamalar üzerinde, açıklamalarda
bulunulmuştur.
I087 VIGNAULT, J.C., J.M.BOVE, C.SAILLARD, R.VOGEL, A.FARRO, L.VENEGAS,
W.STEMMER, S.AOKI, R.McCOY, A.S.AL-BEDAWI, M.LAR-VE, O.TUZCU, M.OZSAN,
A.NHAMI, M.ABBASI, J.BONFILS, G.MOUTO-US, A.FOS, F.POUTIERS, G.VIENNOTBOURGIN. 1980. Mise en Culture de Spiroplasmes a Partir de Material Vegetal et d'Insectes
Provenant de Pays Circum-Mediterraneens et du Proche-Orient. Compte Rendus Academie
de Science Paris, t 290: 775-778. Serie D.
Çalışmada, turunçgil Palamutlaşma (Stubborn) hastalığı etmeni Spiroplasma citri'nin kültüre
alınmasının amaçlandığı ifade edilerek; etmenin Cezayir, Fransa (Korsika), Irak, İran, Fas,
Suriye, ve Türkiye'den temin edilen bitkisel materyal ile; S. citri dışındakilerin, Fas ve
Korsika'da balarısı ve bazı vektörler, Bordo ve Korsika'da yabani çiçeklerden alınan
örneklerden, izole edildiği bildirilmiştir.
150
J- GIDA TEKNOLOJİSİ-UÇUCU YAĞLAR
J001 AKGÜL, A. 1986. Turunçgil Meyve Kabuğu Uçucu Yağları. Derim, 3 (3): 139-144.
Yayında, turunçgil uçucu yağlarına ilişkin bazı genel bilgiler verilmiş, bunların bol miktarda
üretilen ve meyve kabuklarından elde edilenleri üzerinde durulmuş; portakal, limon,
mandarin, turunç ve bergamot türlerine ilişkin olanları, ayrı ayrı incelenmiş ve bu konuda
Türkiye'de yapılmış olan araştırmaların sonuçları özetlenmiştir.
J002 ALTAN, A. 1981. Pastörize Portakal Suyu Üretiminde Pektinaz Preperatları Kullanarak
Verim ve Kaliteyi İyileştirme Olanakları Üzerinde Bir Araştırma. Çuk.Ü.Z.F. Gıda Bilimi ve
Teknolojisi Bölümü. Adana (Doktora tezi, yayınlanmamış). 128 s.
Tez çalışmasında, üç değişik yerli portakal çeşidinde, üç farklı ticari pektinaz preperatının,
pastörize portakal suyu verim ve kalitesi üzerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.
Kullanılan enzimlerin portakal suyu randımanını ortalama olarak % 1.3 oranında artırdığı
belirlenen denemelerde; kalite yönünden etkinin, görünen özellikler yönünden olumlu
bulunduğu, öteki özellikler yönünden ise, herhangi bir etkinin sözkonusu olmadığı ifade
edilmiştir.
J003 ALTAN, A. 1983. Turunçgil Sularında Acılık Öğesi Olarak Naringin. Gıda, 8 (1): 29-32.
Yayında, bazı turunçgil meyvelerinde, acılığa neden olan bileşikler verilmiş ve bunların
meyvenin kısımlarına göre düzeyleri belirtilmiş; bu düzeyleri etkileyen faktörler açıklanmış;
bu maddelerden naringinin kimyasal bileşimi ve meyve suyundaki acılığının giderilmesi
konusundaki çalışmalar üzerinde durulmuştur.
J004 ALTAN, A. 1983. Turunçgil Sularında Acılık Öğesi Olarak Limonin. Gıda, 8 (3): 125129.
Yayında, özellikle göbekli portakallar, limon ve altıntop meyvelerinin çeşitli kısımlarında
bulunan ve bu meyvelere acılık veren limoninin, meyve olgunluğu ile değişimi açıklanmış,
kimyasal yapısı ve çözünürlüğü üzerinde durulmuş, meyve sularındaki acılığın oluşumu
incelenmiş; bütün meyve ve meyvesuyundaki acılığın önlenmesine ilişkin çalışmalara
değinilmiştir.
J005 ALTAN, A. 1989. Portakal Suyu Üretiminde Pektik Enzim Kullanılması-II. Pektik
Enzimlerin Meyvesuyu Verimi Üzerindeki Etkisi. Doğa, Tr.Tar.Or.D., 13 (3a): 902-912.
Çalışmada, Adana, Bahtılı ve Kemer Yerli portakalları üzerine, üç pektik enzimin meyvesuyu
verimi yönünden etkisi ele alınmış ve denemeler, laboratuvar ve işletme koşullarında
yapılmıştır. Enzim preperatlarının meyvesuyu verimini çeşide bağlı olmaksızın artırdığı
belirlenen araştırmada; laboratuvar koşullarında % 2.5-3.5, işletme koşullarında ise, % 1.01.5 oranlarında artış sağlanabildiği sonucuna varılmıştır.
151
J006 ALTAN, A., H. FENERCİOĞLU. 1989. Limon Suyunun Ev Koşullarında Pastörize
Edilerek Dayandırılması Olanağı Üzerine Bir Araştırma. Gıda, 141 (5): 321-328.
J007 ALTAN, A., K.GÖKÇE. 1981. Pastörize Portakal Suyu Üretiminde Ticari Pektinaz
Preperatları Kullanarak Verim ve Kaliteyi İyileştirme Olanakları Üzerinde Araştırma.
TÜBİTAK-TOAG-391.
J008 ANONİM. 1965. Türkiye'de Narenciye İşleme Sanayiinde Yatırım İmkanları. Türkiye
Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği. Yatırımları Teşvik Yayınları Serisi.
No. T-11/65. Ankara. 68 s.
Yayın, Anonymous 1964'ün Türkçe çevirisi niteliğinde olup; adıgeçen yayındaki bazı bilgilere;
özellikle vergi ve çalışma mevzuatı konusundakilere; bunda, daha geniş hacimde yer
verilmiştir.
J009 ANONİM. 1974. Türk Standartları TS 1536. Altıntop (Greyfurt) Suyu. T. S. E. Ankara. 3
s.
Standarta, konu, tarifler ve kapsam belirtildikten sonra; altıntop suyunun sınıfları ve özellikleri
hakkında açıklama yapılmış, örnek alma, muayene ve deneyler hususunda ilgili standardlar
verilmiş; ambalaj ve işaretlemeyi içeren piyasaya arz hususu tesbit edilmiş; sonuna, çeşitli
hükümler ile, Türk Standartlarının uygulanması hakkında tüzük hükümlerine göre yapılacak
işlem eklenmiştir.
J010 ANONİM. 1974. Türk Standartları TS 1537. Konsantre Portakal Suyu. T.S.E. Ankara. 3
s.
Standarta, konu, tarifler ve kapsam belirtildikten sonra; konsantre portakal suyunun sınıf ve
özellikleri açıklanmış, örnek alma, muayene ve deneyler konusundaki ilgili standartlar
verilmiş; ambalaj ve işaretlemeyi içeren piyasaya arz hususu tesbit edilmiş; sonuna, çeşitli
hükümler ile, Türk Standardlarının uygulanması hakkında tüzük hükümlerine göre yapılacak
işlem eklenmiştir.
J011 ANONİM. 1982. Türk Standartları TS 3279. Portakal Konservesi. T.S E. Ankara. 4 s.
Standarta, konu, tanımlar ve kapsam belirtildikten sonra; sınıf ve tipleri verilmiş, portakal
konservesinin taşıması gereken duyusal, kimyasal, ağır metal iyonları, mikrobiyolojik ve diğer
özellikleri açıklanmış; örnek alma ve muayene usülleri belirlenmiş, yapılması gereken
deneyler sıralanmış ve muaeyene ile deney raporunda yer alması gereken hususlar tesbit
edilmiş; ambalaj, işaretleme, saklama ve taşıma koşullarını içeren, piyasaya arz hususu
üzerinde durulmuş ve sonuna, çeşitli hükümler eklenmiştir.
152
J012 ANONİM. 1983. Türk Standartları TS 3986. Mandarin Suyu. T S. E. Ankara. 4s.
Standarta, konu, tanım ve kapsam belirtildikten sonra; mandarin suyunda bulunacak
özellikler, maddeler halinde, liste ve çizelgeyle açıklanmış; örnek alma ve muayene esasları
belirlenmiş, yapılacak deneyler sıralanmış, muayene ve deney raporu esasları verilmiş;
ambalaj, işaretleme, saklama ve taşıma hususlarını içeren, piyasaya arz hususu ele alınmış
ve sonuna çeşitli hükümler eklenmiştir.
J013 ANONİM. 1989. Türk Standartları TS 1535. Portakal Suyu. T.S. E. 7 s.
Standarta, konu, tarifler ve kapsam belirtildikten sonra; portakal suyuna ilişkin sınıf ve
özellikler, çizelgelerle destekli olarak verilmiş; örnek alma şekli açıklanmış, muayene ve
yapılması gereken deneyler, maddeler halinde sıralanmış; muayene ve deney raporunda yer
alması gereken hususlar belirlenmiş; ambalaj, işaretleme, muhafaza ve taşımayı içeren,
piyasaya arz hususu tesbit edilmiş ve sonuna çeşitli hükümler eklenmiştir.
J014 ANONYMOUS. 1964. Opportunities in the Citrus Fruits Processing Industry in Turkey.
Union of Chambers of Commerce, Industry and Commodity Exchanges of Turkey.
Investment Promation Publications Series. No. E-11/64. Ankara. 55 pp.
Yayında, Türkiye'de turunçgil işleme endüstrisi yönünden yatırım imkanları ele alınmış;
Türkiye'de müteşebbislere sunulabilecek imkanlar, bu konuda Birlik Sanayi Dairesinin
verebileceği hizmetler, turunçgil işleme sanayiinde yatırım olanakları, Türkiye'de iş
yapabilmenin pratik yönleri, yabancı sermaye ile ilgili yasalar, Türkiye'de girişimlerin
gerçekleştirilme işlemleri gibi başlıklar altında, temel bilgilere yer verilmiştir.
J015 BAĞRIYANIK, E.N. 1985. Turunçgil Şurupları (Çiftçi Broşürü). T.O.K.B.,PUGEM.
Turunçgiller Araştırma Enstitüsü. Antalya. Yayın No: 10. s: 7-8.
Broşürde, turunçgil şuruplarının önemi ve değeri hususunda açıklamalarda bulunulmuş ve
şurupların hazırlanması konusunda ayrıntılı bilgi verilmiştir.
J016 BAĞRIYANIK, E.N., M. ERCAN. 1984. Turunçgil Meyve Suları ve Konsantratları
Üzerine Araştırmalar. T.O.K.B., Turunçgiller Araştırma Enstitüsü (Sonuç raporu). Antalya. 9
s.
Araştırmada, birbirini izleyen üç turunçgil meyve mevsiminde, materyal olarak alınan
Valencia, Moro, Mersin, Dörtyol ve Sultanhisar Yerli portakalları; Fremont ve Yerli mandarini;
Marsh Seedless altıntopu ve Demre Dikensiz limonu, meyvesuyu ve konsantreye işlenmiştir.
Moro portakalı ve Demre Dikensiz limonu dışında kalan çeşitlerin, her iki teknolojik ürün
yönünden de, işlenmeye uygun oldukları belirlenmiştir.
153
J017 BAĞRIYANIK, E.N., M. ERCAN. 1986. Turunçgil Şurupları İmalatında En İyi Metod ve
Reçetelerin Saptanması Üzerinde Araştırmalar. Derim, 3 (2): 82-87, 96.
Araştırmada, bazı turunçgil çeşitleri soğuk, sıcak ve vakum yöntemleriyle üç değişik reçete
uygulanarak şuruba işlenmiş ve duysal, fiziksel ve kimyasal analizler yapılmıştır. Çalışmanın
sonunda, soğuk yöntemle, az şekerli ve glikoz eklenen reçete, daha uygun bulunmuş ve Yerli
portakal ile Yerli mandarinin, daha iyi şurup verdiği ortaya konmuştur. Altıntop ve limon ise,
şuruba işlenmeye uygun bulunmamıştır.
J018 BAĞRIYANIK, E.N., M. ERCAN. 1988. Türkiye'de Yetiştirilmekte Olan Turunçgil Tür ve
Çeşitlerinin Değişik Teknolojik Değerlendirme Şekillerine Uygunluğu Üzerinde Araştırmalar II.
Turunçgil Dilim Kompostoları. Derim, 5 (2): 51-55.
Çalışmada, Satsuma mandarini, Yafa portakalı ve Marsh Seedless altıntopu gibi, çekirdeksiz
turunçgil meyvelerinin, dilim kompostosuna uygunluk durumları üzerinde durulmuş; elde
edilen ürünlerde duysal analizlerle, suda çözünebilir kuru madde ve asitlik tayinleri yapılarak;
her üç çeşidin de kaliteli komposto verdiği, ancak Satsumanın daha yüksek puvan aldığı
ifade edilmiş; maliyetinin düşürülebilmesi halinde, ihraç şansı doğabileceği vurgulanmıştır.
J019 BAĞRIYANIK, E.N., O. YÜNCÜLER, M. ERCAN. 1989. Limon Yaprak Uçucu
Yağlarının Bileşimlerinin Araştırılması. T.O.K.B., Narenciye Araştırma Enstitüsü. Antalya
(Sonuç Raporu). 23 s.
Araştırmada, 8 limon çeşidine ilişkin yaprak uçucu yağlarının bileşimleri üzerinde durulmuş
ve gaz kromotografisi yöntemiyle, 46 farklı bileşik belirlenmiştir. Bu bileşiklerden Geranial, DLimonene, Neral ve B-Pinen'in, önemli miktarlarda bulunduğu ifade edilen çalışmada; yağ
veriminin, Monachello'da en yüksek ve Demre Dikensiz çeşidinde, en düşük olduğu
belirtilmiştir. Denemeye alınan bütün çeşitlerin, uçucu yağ desenlerinin, yıllar arasında
kararlılık göstermesinin, bu çeşitlerin gerçek limonlar olduğu hususunda, bir kanıt olabileceği
ifade edilmiştir.
J020 BAŞEĞMEZ, M., E. ÇAĞLAR. 1975. Yerli Turunçgil Çeşitlerinin Meyve Suyu Sanayiine
Uygunluk Durumlarının Tesbiti. Yalova Bahçe Kültürleri Araştırma ve Eğitim Merkezi. Yayın
No: 36. Yalova (Turunçgiller Araştırma İstasyonu). 23 s.
Gelişmekte olan meyvesuyu endüstrisine uygun hammadde belirlemek amacıyla yapılan
çalışmada; Adana'dan 1, Antalya' dan 6 ve İçel'den 1 yerli portakal çeşidiyle, Antalya'dan
Yerli mandarin, Marsh Seedless altıntopu ve Demre Dikensiz limonu meyvesuyu ve
konsantreye işlenmiştir. Fiziksel, kimyasal ve organoleptik analizler sonucunda, Kozan,
Ağva, Kemer ve Mersin-Trablus Yerli portakalları en uygun çeşitler olarak belirlenmiş, öteki
çeşitlerin de bunlara yakın özellikler göstermesi, değişik ekolojilerde yetiştirilen turunçgiller
üzerinde çalışılması gereğini ortayakoymuştur.
154
J021 BAŞEĞMEZ, M., T. GÖRAL, E. ÇAĞLAR, G. GÜRSOY. 1981. Sıkmalık Portakalların
Ülkemiz Açısından Önemi ve Sorunları. İçinde: Akdeniz Bölgesi Bahçe Bitkileri
Yetiştiriciliğinde Sorunlar, Çözüm Yolları ve Yapılması Gereken Araştırmalar Simpozyumu. 913 Nisan 1979, İncekum-Alanya. TÜBİTAK Yayınları No: 501, TOAG Seri No: 99. Ankara. s:
328-345.
Bildiride, meyvesuyuna işlenen portakal çeşitlerinin, Türkiye turunçgil yetiştiriciliğindeki yeri
belirtilmiş, hedeflenen miktarlarla karşılaştırılmış ve dünyadaki durumu verilmiştir. Bu
konuda, Türkiye'de yapılan çalışmalar üzerinde durulmuş ve alınması gerekli önlemler
açıklanarak, önerilerde bulunulmuştur. Yayının sonunda, konuyla ilgili soru ve cevaplara yer
verilmiştir.
J022 BAYRAK, A. 1983. Bazı Turunçgil Kabuk Yağlarının Bileşimlerinin Saptanması.
Ank.Ü.Z.F., Tarım Ürünleri Teknolojisi Bölümü, (Doktora tezi, yayınlanmamış). Ankara 73 s.
Çalışmada, değişik yörelerde yetiştirilmekte olan bazı turunçgil meyvelerinin, kabuk uçucu
yağ randımanı, uçucu yağın fiziksel ve kimyasal özellikleri ile, önemli bileşenlerinin
belirlenmesi amaçlanmıştır. Antalya, Alanya ve Alata (Erdemli-İçel) dan temin edilen,
Interdonato limonu, Hamlin portakalı ile yalnız Antalya'dan alınabilen Commune
bergamotunun meyve kabuklarından, pres ve damıtma yöntemleriyle elde edilen uçucu
yağların; verimleri, fiziksel ve kimyasal özellikleriyle, gaz kromatografik olarak bileşenleri ve
bunların miktarları belirlenmiştir.
J023 BAYRAK, A. 1985. Turunçgil Uçucu Yağları ve Aromalarına Etkili Bazı Bileşenler. Gıda,
10 (1): 57-62.
Makalede, ticari olarak kabuk yağı çıkarılan turunçgil türlerinin, portakal, altıntop, mandarin,
limon ve laym olduğu belirtilmiş; bunların yağlarının bileşimleri ile, aromayı oluşturan ve
bunlara etkide bulunan bileşenleri üzerinde bilgiler verilmiştir.
J024 BAYRAK, A. 1988. Chemical Composition of Essential Oil of Bergamot Grown in
Turkey. Mitteilungen, Fachblatt fürheilund Gewurzplanzen-Anbau Vegetabilien-DrogenGevürze Jahrang 3: 29-33.
Çalışmada, Antalya'da yetiştirilen bergamot meyvesi kabuk yağının, kimyasal bileşiminin
belirlenmesi amaçlanmıştır. Yapılan gaz kromatografik analizler sonunda, başta linalyl
asetat, d-limonene, linalool, B-pinene, d- terpineol ve geraniol olmak üzere, toplam 22 bileşik
tanılanmıştır.
J025 BAYRAK, A., A. DOĞAN. 1984. Bazı Turunçgil Kabuk Yağlarının Bileşimlerinin
Saptanması. Ank.Ü., F.B.E. Yayın No: TÜT. 5. 14 s.
Çalışmada, Akdeniz bölgesinden elde edilen bazı turunçgil meyve kabuklarının yağ miktarı,
bileşenleri ile fiziksel ve kimyasal özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. 3 değişik yörede
155
yetiştirilmekte olan Interdonato limonu ve Hamlin portakalı ile, Antalya'dan getirtilen
Commune bergamotunda; yağ oranları, 20 dolaylarında bileşenleri ile fiziksel ve kimyasal
özellikleri ortaya konmuş; Türkiye'de yetiştirilen turunçgillerden elde edilen uçucu yağların,
gerek bileşen sayısı ve gerekse bunların miktarları yönünden, öteki ülkelere göre, daha
zengin bulunduğu ifade edilmiştir.
J026 BAYSAL, K. 1973. Türkiye'de Narenciye Üretimi, İşlenmesi ve İhracatı (Bildiri metni).
İçinde: TUNCER, S. Ed. Türkiye'de Narenciye Üretimi, İşlenmesi ve İhracatı. İktisadi
Araştırmalar Vakfı Seminerler Serisi: 32-1973. İstanbul. s: 17-49.
J027 CANBAŞ, A. 1983. Portakal Şarabı Üzerinde Deneme. Gıda, 8 (4): 173-176.
Meyve şarapçılığının Ülkemizde de gelişmesine yardımcı olmak üzere, Kozan Yerli portakalı
şaraba işlenmiştir. Şarabın alkol derecesi 15 ve asit miktarı 100 me/l olarak
öngörüldüğünden, şıraya şeker ve su katılmıştır. Fermantasyon işlemleri, yaklaşık 80'er litre
hacimli cam damacalarda ve cam başlıklar altında gerçekleştirilmiştir. Elde edilen şarapların
duyusal ve analitik değerlendirilmeleri sonucunda, renk, berraklık ve tad yönlerinden, çok iyi
nitelikte oldukları belirlenmiş, ancak beklenen düzeyde aroma içermedikleri ortaya
konmuştur.
J028 CEMEROĞLU, B., A. EKŞİ. 1977. Bazı Turunçgil Sularında “Bulanıklık” Miktarı ve
“Pektinesteraz Aktivitesi” Üzerinde Çalışmalar. Ank.Ü.Z.F.Yıll.-1976, 26 (3): 553-569.
Çalışmada, değişik portakal ve altıntop çeşitlerinden elde edilen meyvesularının, bulanıklık
içeriği ve pektinesteraz (PE) aktivitesi belirlenmek suretiyle, bu çeşitlerin meyvesuyuna
uygunlukları açısından durumlarının ortaya konulması amaçlanmıştır. Denemeye alınan
çeşitlere ilişkin, bulanıklık ve PE aktivite değerleri belirlenen araştırmada, bu değerlerin bir
çeşit özelliği olması nedeniyle; meyvesuyuna elverişlilik bakımından, çeşitlerin kimyasal
bileşiminden çok, bulanıklılık stabilitesi yönünden de, sistematik olarak incelenmesinin
zorunlu bulunduğu ifade edilmiştir.
J029 CEMEROĞLU, B., S. KAYAHAN. 1976. Bazı Portakal Çeşitlerinde Bulunan Amino
Asitler Üzerinde Çalışmalar. Ank.Ü.Z.F.Yıll., 26 (1): 10-27.
Çalışmada, meyvesularındaki renk değişimleri üzerine önemli etkileri nedeniyle,
portakallarda bulunan amino asitlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Antalya ekolojisinden temin
edilen 11 portakal çeşidinde, ince tabaka kromatografisi yardımıyla, çeşitlere göre 14-19
arasında değişen sayıda amino asit izole edilmiş ve bunlardan 12-14 adedinin tanılamaları
yapılarak, çizelgeler halinde adları ve kromatogramları verilmiştir.
J030 ÇAĞLAR, E., M. BAŞEĞMEZ. 1975. Turunçgil Meyvelerinin (Satsuma-Washington
Navel-Yafa Marsh Seedless Grapefruit) Dilim Kompostosuna Elverişlilik Durumlarının
156
Saptanması ve Turunçgillerden Marmelât Yapılması Üzerinde Araştırmalar. Bahçe Kültürleri
Araştırma ve Eğitim Merkezi Yayın No: 37. Yalova
Antalya Turunçgiller Araştırma İstasyonunda yapılan bu çalışmada, Ülkemizde henüz pek
tanınmayan dilim kompostosu ve marmelat gibi ürünler üzerinde durularak, bunları tanıtmak
ve ilgili fabrikaların rantabilitelerini yükseltmek amaçlanmıştır. Olgunluk mevsimlerine göre
Satsuma mandarini, Washington göbekli ve Yafa portakalları ile Marsh Seedless altıntopu
gibi çekirdeksiz turunçgil meyveleri, dilim kompostosu ve marmelata işlenerek, uygun
yöntemler belirlenmiştir. Yapılan analizlerle kaliteleri yüksek bulunan bu ürünlerin,
tanıtılabilmeleri halinde, içve dış pazarlarda alıcı bulabilecekleri ifade edilmiştir.
J031 ÇEVİK, N.Ş. 1987. Portakal Sularında Karotenoid Maddelerin Dağılımı. Ank.Ü., F.B.E.,
Tarım Ürünleri Teknolojisi Anabilim Dalı. (Yüksek lisans tezi, yayınlanmamış). Ankara 78 s.
Çalışmada, yerli turunçgil (özellikle portakal) çeşitlerinde karotenoid maddeler dağılımının
belirlenmesi amaçlanmıştır. İhraçedilmek üzere üretilmiş bulunan, 22 adet portakal
konsantratı ile; 3 yerli portakal ve 2 mandarin çeşidine ilişkin taze meyvesularında, ince
tabaka ve kolon kromatografi teknikleri kullanılarak yapılan analizler sonunda;
konsantratların, öteki turunçgil meyveleriyle karışık olduğu kanısı uyanmış ve kesin yargıya
varabilmek için, çeşidin, sistematik olarak incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.
J032 ÇEVİK, N.Ş., B. CEMEROĞLU. 1988. Turunçgil Sularında Karotenoid Maddelerin
Dağılımı. Doğa Tr.Tar.Or.D., 12 (3): 335-347.
Araştırmada, yerli portakal çeşitlerinde karotenoid maddelerin dağılımını saptamak amacıyla,
Kozan ve Adana Yerli portakal çeşitlerine ilişkin 22 konsantrat ile, yerli portakal suyu
örnekleri alınmış ve bunlarda, ince tabaka ve kolon kromatografisi teknikleri uygulanmıştır.
Örneklerin analizinden elde edilen bulgulara göre, karotenoid miktarları konsantratlarda,
1.3750-3.0625 mg/100 gr düzeyinde bulunmuş ve işleme sırasında karotenoid miktarlarında
önemli düzeyde kayıplar olduğu ortaya çıkmıştır. Konsantratlarda karotenlerin, toplam
karotenoidlerin içindeki oranı, % 15.9-33.1, meyvesularında ise, % 13.15-19.38 olarak
bulunan çalışmada; konsantratların çeşit karışımından elde edildiği vurgulanmış ve bu
nedenle, onların doğal özelliklerini yansıttığını ifade etmenin, zor olacağı belirtilmiştir.
J033 DAĞLI, S., E.N. BAĞRIYANIK, M. ERCAN. 1990. Turunçgil Meyvelerinin Teknolojik
Yönden Değerlendirilmesi. İçinde: Turunçgiller ve Subtropik Meyveler Semineri. 19-23 Kasım
1990. Antalya. T.O.K.B., Narenciye Araştırma Enstitüsü. Antalya (Teksir). s: 144-153.
Metinde, turunçgil meyvelerinden elde edilen teknolojik ürünlere genel olarak değinildikten
sonra; meyvesuyu, konsantre, reçel, jöle, marmelat çeşitleriyle, şuruplar ve hayvan yemleri
konularında, ayrıntılı bilgilere yer verilmiştir.
J034 DOĞAN, A. 1960. Turunçgiller ve Bilhassa Bergamot Eteri Yağları Üzerinde
Araştırmalar. Ank.Ü.Z.F.Yıll., 3: 255-278.
157
J035 DOĞAN, A., A. BAYRAK. 1984. Kıbrıs'ta Yetiştirilen Bazı Turunçgil Meyvelerinin Kabuk
Yağları Üzerinde Araştırmalar. Gıda, 9 (4): 211-221.
Çalışmada, Kıbrıs'ta yetiştirilen Valencia ve Yafa portakalları, Kıbrıs limonu ve Marsh
Seedless altıntopu kabuk uçucuyağlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Yapılan fiziksel,
kimyasal ve gaz kromatografik analizlerle, yağların bu özellikleri ortaya konmuş; yaklaşık 16
dolayında uçucuyağ tanımlanmış ve yağ kalitesinin, genel olarak, iyi durumda olduğu
belirtilmiştir.
J036 EKŞİ, A. 1975. Doğal ve Ticari Turunçgil Meyve Sularında Nitrat Miktarı ve Kalite
Kontrolu Açısından Anlamı. Ank.Ü.Z. F.Yıll., 25 (2): 497-510.
Çalışmada, doğal ve ticari turunçgil meyvesularında, nitrat miktarlarının belirlenmesi ve
böylece, ticari turunçgil meyvesularının işlenmesinde kullanılan suyun, teknolojik kalitesinin
ortaya konulması amaçlanmıştır. Değişik sayılarda doğal ve ticari portakal, mandarin, altıntop
ve limon sularında, nitrat miktarları Rebelein 1967'ye göre spektrofotometrik olarak tayin
edilerek, elde edilen değerler karşılaştırılmış; ticari turunçgil meyvesularında elde edilen
değerlerin, daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu durumun,
konsantratların geri
sulandırılmasında, demineralize edilmemiş su kullanıldığını gösterdiği ifade edilen
araştırmada; bulunan miktarların, kalaylı teneke kutularda ambalajlanmassa; gerek sağlık
yönünden, gerekse teknolojik yönden, bir sakınca yaratacak düzeyde olmadığı bildirilmiştir.
J037 EKŞİ, A. 1975. Portakal Sularında Su-Şeker-Asid Katkısı Oranlarının Saptanma
Olanakları Üzerine. İçinde: TÜBİTAK V. Bilim Kongresi. 29 Eylül-2 Ekim 1975-İzmir. TOAG
Tebliğleri (Gıda ve Fermantasyon Teknolojisi Seksiyonu). Ankara. s: 119- 132.
Çalışmada, doğal portakal suları analizlenerek elde edilecek tağşiş ölçütü ile, ticari portakal
sularına yapılması muhtemel su, şeker ve asit katkı oranlarının belirlenmesi amaçlanmıştır.
12 portakal çeşidinin doğal suları ile, 6 firmaya ilişkin portakal sularında yapılan analizler
sonunda; kül+protein yüzdesi esas alınarak elde edilen değerler kullanılarak; denemeye
alınan bütün firma ürünlerinde, “Gıda Maddeleri Tüzüğü”nün ilgili maddelerine aykırı katkılar
bulunduğu ifade edilmiştir.
J038 ERCAN, M. 1985. Turunçgil Fabrikasyon Artıklarının Hayvan Yemi Olarak
Değerlendirilmesi (Çiftçi Broşürü). T.O.K.B., PUGEM, Turunçgiller Araştırma Enstitüsü. Yayın
No: 8. Antalya. s: 3-4.
Broşürde, turunçgil kabuklarının hayvan yemi yönünden önemi belirtilmiş, yemlik değeri
üzerinde durulmuş ve kabukların silajlanma şekilleri hakkında bilgi verilmiştir.
J039 ERCAN, M., E.N. BAĞRIYANIK. 1984. Turunçgil Fabrikasyon Artıklarının Hayvan Yemi
Olarak Değerlendirilmesi. Derim, 1 (1): 13-19.
158
Araştırmada, turunçgil fabrikasyon artıklarından değişik yöntemlerle silaj yemler elde edilmiş
ve bunların ham besin madde içerikleri belirlenmiştir. Yapılan analizlerle, kuru madde
üzerinden, saman ve kepek karıştırılarak elde edilen kabuk silajlarında, ham protein % 8.3911.86, ham sellüloz % 28.01-30.66; hububat kırması karıştırılarak elde edilen silajlarda ise,
ham protein % 12.99-16.40, ham sellüloz % 11.19-12.83 oranları arasında bulunmuştur.
J040 ERCAN, M., E.N.BAĞRIYANIK. 1988. Yeşil Turunç Reçeli Üzerinde Araştırmalar.
Derim, 5 (1): 20-24.
Araştırma, haziran dökümü sırasında yere düşerek, toprağa karışan, küçük yeşil turunç
meyvelerinin değerlendirilmesi amacıyla ele alınmış olup; bu meyvelere açık kazanlarda
(glikoz eklemeli ve glikozsuz) ve çift cidarlı kazanlarda pişirme yöntemi uygulanmıştır. Elde
edilen reçellerde, bazı duysal ve kimyasal analizler yapılmak ve bunlar değerlendirilmek
suretiyle, açık kazanlarda glikoz eklemeli pişirme yönteminin daha uygun olduğu
belirlenmiştir.
J041 ERCAN, M., E.N. BAĞRIYANIK, O. YÜNCÜLER. 1989. Bergamot Esansı ve Suyunun
İçeriği, Miktarları ve Bileşimleri Yönünden Araştırılması. T.O.K.B., Narenciye Araştırma
Enstitüsü. Antalya (Sonuç raporu). 14 s.
Araştırmada, Bergamotto ve Bergamotto Commune çeşitlerine ilişkin meyve kabuklarından
elde edilen esans ile meyvesuyunun özelliklerini belirlemek amaçlanmıştır. Çeşitler arasında
belirgin bir fark bulunmayan çalışmada, yağ veriminin % 0.83 ile % 1.02 arasında değiştiği ve
bu yağda, 31 adet bileşiğin tanımlandığı ifade edilmiştir. Çalışmada ayrıca, meyvesuyu
miktarının % 37, suda çözünebilir kuru maddenin % 8.5, asitliğin % 5.8 ve pH'nın 2.54
değerlerinde olduğu ortaya konmuştur.
J042 GÖKÇE, K., A. ALTAN. 1982. Pastörize Portakal Suyu Üretiminde Pektinaz
Kullanılması-I. Pektinazların Pektik Maddeler ve Bulanıklık Üzerindeki Etkileri. Doğa
Bil.Derg., Vet.Hay./Tar.Orm., 6: 147-157.
Araştırmada, 2 ayrı portakal çeşidi meyvesuları üzerine 4 ayrı ticari pektinaz preperatı, 25 ve
50 mg/l düzeylerinde katılmış ve pastörize edilmiştir. Daha sonra sözkonusu örneklerin
bulanıklık durumu ve pektik madde içerikleri incelenmiştir. Portakal suyunun, toplam pektik
madde muhtevasının, ürüne katılan pektinazın miktarı ve depolimeraz etkinliği ile orantılı
olarak azaldığı; gerek portakalda bulunan ve gerekse ürüne katılan pektinazların,
depolimeraz etkinliğinin, portakal suyunun durağan bulanıklığını zayıflattıkları ortaya
konmuştur.
J043 GÜRAKAN, T. 1983. Portakal Kabuklarından Sıvı Pektin Üretim Yöntemi Üzerinde
Araştırmalar. Ank.Ü.Z.F. Tarım Ürünleri Teknolojisi Bölümü (Yüksek lisans tezi). Ankara.
159
J044 GÜRSOY, G. 1982. Değişik Saklama Koşullarının Bazı Turunçgil Konsantratlarının
Bileşimi Üzerine Etkileri. Çuk.Ü.Z.F. Tarım Ürünleri Teknolojisi Bölümü (Turunçgiller
Araştırma Enstitüsü, Antalya) (Doktora tezi, yayınlanmamış). Adana. 115 + ? s.
Tez çalışmasında, lâklı teneke kutu ve şişelere doldurulmuş bulunan bazı turunçgil
konsantratlarının, değişik sıcaklık ve sürelerde saklanmaları sırasında oluşan, fiziksel,
kimyasal ve duyusal değişimlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Birer portakal, mandarin, limon
ve altıntop çeşidi konsantratlarının, ikişer değişik oda sıcaklığı, buzdolabı ve derindondurucu
koşullarında, 3 ve 6 ay süreyle muhafazaları sonunda; pastörizasyon ve konsantrasyon
işlemlerinden sonra da, konsantratlarda maya ve küflerin üreyebildiği belirlenmiş;
muameleler itibariyle ortayaçıkan değişimler belirtilmiş ve bütün uygulamalarda, lâklı teneke
kutulardaki konsantratların, özelliklerini daha iyi korudukları ifade edilmiştir.
J045 GÜRSOY, G., E. ÇAĞLAR. 1977. Antalya Yöresinde Yetiştirilmekte Olan Turunçgillerin
Fabrikasyon Artıklarında Pektin Miktarının Saptanarak, Pektin Kuvvetlerinin Kıyaslanması. G.
T.H.B., Turunçgiller Araştırma İstasyonu. Antalya (Sonuç raporu). 12 s.
Araştırmada, kurulmuş ve kurulmakta olan turunçgil meyvesuyu fabrikalarına; artıklarının
değerlendirilerek pektin elde edilmesi ve dolayısıyla Ülkemiz döviz kaybının azaltılması
konusunda yardımcı olmak amaçlanmıştır. Yafa, Hamlin, Valencia ve Yerli portakalları;
Satsuma ve Yerli mandarinleri; Marsh Seedless altıntopu, Yuvarlak Yerli limon ve turunç
kabuklarının materyal olarak alındığı denemelerde; pektin ekstraklarına “Alkol çözeltisi” ve
“Alümünyum kompleksi” çöktürme yöntemleri uygulanmıştır. Çalışmaların sonunda, 100 kg
yaş kabuktan elde edilen toz pektin miktarının, 920-2070 gr arasında değişiklik gösterdiği,
pektin derecelerinin 52.7-70.6 arasında değerler aldığı ifade edilmiştir.
J046 HAYIRLIOĞLU, S. 1970. Portakal ve Limon (Biyokimyaları, Fizyolojileri ve Mahsülleri)
(SINCLAIR 1961 The Orange ve BARTHOLOEMEW ve SINCLAIR 1951 The Lemon
Fruit'den kısaltılmış çeviri) (Teksir). 21 s.
Metinde, ayrı bölümler halinde, portakal ve limon ele alınarak, bunlarda; pektik maddeler,
uçucu yağlar, renk maddeleri, flavonoidler, alkoloidler, selüloz ve vitaminler yönünden
açıklamalarda bulunulmuş; limonda bütün meyve, kabuk, meyvesuyu ve tohum gibi
kısımlardan, elde edilen ürünler ile bunların faydaları hakkında bilgiler verilmiştir.
J047 HIZAL, A.Y., E.N.BAĞRIYANIK. 1989. Turunçgillerin Depolanması Tüketimi, Değişik
İşleme, Değerlendirme Teknikleri ve Endüstrisi. TOK, 45.: 16-17.
J048 KILIÇ, A., F. SEVGİCAN, Y.ŞAYAN. 1983. Portakal Posasının Silolanma Olanağı ve
Yem Değeri Üzerine Araştırmalar. Ege Ü. Z.F.Derg., 20 (3): 1-14.
Çalışmada, Türkiye'deki kaba yem açığının azaltılmasına katkıda bulunmak üzere, portakal
posasının silolanabilme özelliği ve yem değerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Denemelere
alınan portakal posası, portakal posası+saman ve buna alkali eklenerek elde edilen
160
silolardan; sade portakal posasının silolanma özelliği olmadığı ve deneme hayvanları
tarafından reddedildiği; posa+saman+alkali ile elde edilen silo yemlerinin, hem hayvanlar
tarafından kabul edildiği, hem de yem değerinde artan yönlü bir eğilim bulunduğu ortaya
konulmuştur.
J049 KIVANÇ, M., A. AKGÜL. 1986. Antibacterial Activities of Essential Oils from Turkish
Spices and Citrus. Flavour and Fragrance Journal, 1 (4-5): 175-179.
Çalışmada, 19 baharat tohumu ve yaprağı ile limon yaprak ve meyve kabuğu ve portakal
meyve kabuğu uçucu yağlarının, bakterilere karşı etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. 7
bakteri türü üzerinde, 2 değişik yöntemle yapılan çalışmalar sonunda; öteki bazı
baharatlarınkiyle birlikte, limon ve portakal kabuk uçucuyağlarının, denemeye alınan
bakterilerin hepsi üzerinde, değişik derecelerde etkili bulunduğu ifade edilmiştir.
J050 KÖŞKER, Ö. 1955. Antalya ve Dörtyol Narenciye Meyvalarında Terkip ve Bilhassa
Vitamin-C Miktarları Üzerinde Araştırmalar. Ziraat Dergisi, (135-136): 11-17.
J051 NİZAMOĞLU, A., G. YÜNCÜLER. 1985. Turunçgil Reçelleri Yapım Tekniği (Çiftçi
Broşürü). T.O.K.B., PUGEM, Bahçe Kültürleri Araştırma ve Eğitim Merkezi. Erdemli-İçel. s:
11-15.
Broşürde, yeşil meyve, olgun meyve ve meyve kabuğu reçellerinin yapımına ilişkin ayrı ayrı
bilgi ve reçeteler verilmiş ve bu bilgiler, şekillerle desteklenmiştir.
J052 ÖNCEL, E., S. BİLSEL. 1961. Bergamot Meyvesinden Elde Edilebilecek Esans
Miktarının Saptanması. Turunçgiller Araştırma Enstitüsü (Rapor). Antalya. içinde: Anonim.
1983. Z.İ.G.M Araştırma Özetleri (1926-1982). Cilt 1. T.O.B., Z.İ.G.M., Araştırma Daire
Başkanlığı, Yayın No: 6. Ankara. s: 5.
Bergamot meyvesinden esans üretiminin rantabilite durumunun belirlenmesi amacı ile
yapılan dört yıllık deneme sonucunda, üç bergamot meyvesinden 1 gr. esans elde
edilebildiği saptanmıştır.
J053 ÖZBEK, N., S. ÖZBEK, H. SARAÇOĞLU. 1975. Önemli Portakal Çeşitlerinin Vitamin C
Kapsamlarına Gübrelemenin Etkisi. Ank.Ü.Z.F.Yıll., 25 (4): 841-859.
J054 SELÇUK, O., E.ÇAĞLAR, G.GÜRSOY, T.TURAN. 1977. Türkiye' de İmal Edilmekte
Olan Turunçgil Meyve Sularının Kalite Kontrolleri Üzerinde Çalışmalar. G.T.H.B., Turunçgiller
Araştırma İstasyonu Müdürlüğü Yayınları No: 3. Antalya. 16 s.
161
Araştırmada, Ülkemizde üretilmekte olan turunçgil meyvesularının dünya standardlarına
uygunluğunu belirlemek, özel sektöre kalitenin düzeltilmesi yönünden yardımcı olmak,
tüketiciye kaliteli ürünler içirmek ve dışa dönük bir sanayi kolu gelişmesine katkıda bulunmak
amaçlanmıştır. Türkiye'de üretilen bütün turunçgil meyve sularını temsil eden örnekler,
materyal olarak alınmış ve bunlarda, AET esaslarına göre: duysal analizler ile, özgül ağırlık,
pulp, suda çözünebilir kurumadde, asitlik, pH, formol sayısı, vitamin C, renk ve mikrobiyolojik
analizler yapılmıştır. Analizlerin sonucunda, hiçbir ürünün, Türk ve dünya standardlarına
uymadığının ortaya çıktığı belirtilmiştir.
J055 SEVGİCAN, F., A. KILIÇ, N. ASYALI, S. AKKAN, Y. ŞAYAN, T. ÇAPÇI. 1988. Kuzu
Besisinde Narenciye Posası Silosundan Yararlanma Olanakları. Ege Ü.Z.F.Derg., 25 (2): 7991.
Araştırmada, kıyılmış turunçgil posası, buğday samanı ve sulandırılmış şekerpancarı
melasının, sırasıyla % 56, % 24 ve % 20 oranlarındaki karışımın; havasız koşullarda
saklanması yoluyla elde edilen turunçgil posası silo yeminin; Ostfrix x İvesi melezlerinin,
sütten kesilmiş erkek kuzularının besisi yönünden etkileri ele alınmıştır. 14 hafta devam eden
deneme sonucunda, kuzuların günlük kurumadde tüketimi, canlı ağırlık kazancı ve yemden
yararlanma durumları yönünden, kontrole göre önemli bir farklılık bulunmadığı ve dolayısıyla,
turunçgil posası silo yeminin, ucuz bir kabayem kaynağı olarak kullanılabileceği ifade
edilmiştir.
J056 TİRYAKİOĞLU, A. 1977. Çeşitli Turunçgil Reçelleri Üzerinde Araştırmalar. G.T.H.B.,
Turunçgiller Araştırma İstasyonu. Antalya (Sonuç raporu). 34 s.
Araştırmada, Yafa portakalı, Marsh Seedless altıntopu, turunç, Ponderosa limonu ve
bergamot materyal olarak alınmıştır. Açık kazanlarda ve vakumda kaynatma yöntemleri
kullanılan çalışmalarda; suda çözünebilir kuru madde, pH, invert şeker, sakkaroz oranları
belirlenmiş ve duysal analizler yapılmıştır. Turunçgil reçellerinin kalitesi üzerine, bileşime
giren şeker ve asit ile, meyve veya meyve kabuğu miktarlarının; kaynama derece ve
sürelerinin etkili olduğu saptanan denemelerde, en uygun reçel işleme yöntem ve reçeteleri
ortaya konmuştur.
J057 TUZCU, Ö., J. NEUBELLER, G. BUCLOH. 1985. Doğu Akdeniz Turunçları (Citrus
aurantium L.) Meyve Kabuklarının Uçucu Yağ Bileşimleri. Doğa Bil.Derg. D2, 9 (1): 34-39.
Çalışmada, Doğu Akdeniz bölgesinden seçilen Tuzcu turunçlarının, kabuk uçucuyağlarının
ayrıntılı bileşimleri ile ekolojik bölge kökenlerine göre muhtemel farklılıkların belirlenmesi
amaçlanmıştır. Silifke-Samandağ arasında kalan yörelerde yer alan ve birbiriyle farklılık
gösteren, 100 yaşın üzerindeki, turunç ağaçları arasından seçilen ve Çukurova Üniversitesi
Ziraat Fakültesi, kolleksiyon parselinde yetiştirilen, 8 yaşlı Tuzcu turunçlarının meyve
kabuklarında yapılan analizler sonucunda; gaz kromatografik olarak, 60 ayrı uçucuyağ
bileşiği belirlenmiş; bunlardan d- limonen, heptadekanol-1, B-pinen'in, en fazla miktarlarda
bulunduğu; laurin aldehit, mirtenol cis-mirtenol gibi bileşiklerin, turunçlarda ilk kez bu
162
araştırma ile saptandığı; uçucuyağ bileşimlerinin, kozmetik ve esans sanayii yanında, turunç
türü içinde çeşit kavramının belirginleşmesine katkıda bulunacağı ifade edilmiştir.
J058 URAL, A. 1977. Portakal Şıralarında Enzimatik Olmayan Esmerleşme (Doktora).
J059 URAL, A. 1978. Portakal Sularında Enzimatik Olmayan Esmerleşme. Ege Ü.Z.F.Derg.,
15 (3): ?
J060 URAL, A., Ü. YURDAGEL, F. PAZIR. 1987. Freezing and Frozen Storage of Satsuma
Mandaria Segments. in: XVII th International Congress of Refrigeration. Wien.
J061 UZUNTAŞ. ? 1971. Türkiye'de Narenciye Üretim Değerlendirme ve Pazarlanması.
İçinde: Narenciye Teknik Kongresi. T.M.M.O.B. Z.M.O., İzmir.
J062 ÜNAL, H. 1959. Türkiye Turunç Eteriyağının Bileşimi ve d'limonenin Fotosensibilite
Otooksidasyonu Üzerinde Araştırmalar. Ank.Ü.Z.F. Yayınları 153. Ankara. 94 s.
J063 YAZICIOĞLU, T. 1958. Turunçgil Meyvalarımızın Terkipleri Üzerinde Bazı Araştırmalar.
Ank.Ü.Z.F.Yıll., 3 : 122-139.
J064 YÜNCÜLER, G., O. YÜNCÜLER. 1986. Limon Yaprağı Uçucu Yağları Üzerinde
Araştırmalar. Derim, 3 (3): 99-112.
Araştırmada, Interdonato, Kütdiken ve İtalyan memeli limon çeşitleri ele alınmış olup,
bunlarda iki yıl süreyle, ilkbahardan sonbahara kadarki dönemde, yaklaşık birer aylık
aralarla, yedi değişik zamanda, 30-40 cm uzunluğundaki sürgünler üzerinde bulunan
yapraklar, örnek olarak alınmıştır. Bu örnekler, su buharı yöntemi ile destile edilmiş ve bu
şekilde elde edilen uçucu yağların bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri belirlenmiş ve gaz
kromatografi tekniği ile yağın bileşenleri ve bunların miktarları saptanmıştır. Her üç çeşidin de
yaprak yağ veriminin, örnek alma zamanı başında (mart ayı) en düşük, ağustos ayında ise,
en yüksek düzeye ulaştığı ortaya konan çalışmada; verim oranları arasında, yıllara göre
farklılıklar bulunduğu da belirtilmiştir.
163
K- EKONOMİ-TİCARET
K001 AKKAYA, F. 1990. Dünyada ve Türkiye'de Turunçgil Üretim, Tüketim ve Ticareti.
İçinde: Turunçgiller ve Subtropik Meyveler Semineri. 19-23 Kasım 1990. Antalya. T.O.K.B.,
Narenciye Araştırma Enstitüsü, Antalya (Teksir). s: 1-12.
Metinde, dünya ve Türkiye'de turunçgillerin durumuna genel olarak değinildikten sonra;
üretim, tüketim ve ticareti ele alınarak, çizelge ve grafiklerle irdelenmişve ihracat ithalata
ilişkin bilgilere yer verilmiştir.
K002 ALTAN, E., H.R. BAHCECİOĞLU. 1958 ?. Türkiye'nin On Senelik Narenciye İnkişaf
Planı. Z.V., Antalya Bölge Zirai Araştırma Enstitüsü, Bahçe Kültürleri İstasyonu Müdürlüğü.
Antalya. 15 s.
Yayında, 1949-1958 dönemindeki türler itibariyle Türkiye turunçgil üretim durumu ortaya
konmuş, tüketim durumu, başlıca Avrupa ülkelerine göre karşılaştırılmış; Türkiye'nin 19501958 yılları arasındaki turunçgil ihracat miktarları, ülkeler itibariyle ele alınmış ve bu
dönemdeki, dünya turunçgil üreticisi ülkelerin ihracatına ilişkin bilgiler verilmiştir. İç ve dış
piyasa fiyatlarının da yer verildiği yayında, ithalatçı ülkelerin turunçgil meyvelerine
uyguladıkları gümrük vergileri ve bu ülkelere yapılan ihracattaki güçlükler ile, bunlardan
Ziraat Vekaletince (Tarım Bakanlığı) çözümlenebilecek olanları ve çözüm yolları hakkında
açıklamalarda bulunulmuştur. Yayında ayrıca, turunçgil üretimimizi artırma imkanları, alan
artışı ve verim artışı ana başlıkları altında sunulmuş, turunçgil ihracatımız için muhtemel
pazarlar ve rakip ülkeler üretimlerinin karşılaştırılması yapıldıktan sonra; gelecek on yıl için,
turunçgil ağaç sayıları, meyve üretimi, tüketimi ve ihracatı, türler itibariyle ve çizelgeler
halinde verilmiştir.
K003 ANONİM. Tarihsiz. Turunçgil Meyveleri (Narenciye). İçinde: Borsada Muamele Gören
Ürünler. Antalya Ticaret Borsası. s: 199- 208.
Yayında; Ticaret Borsalarında işlem gören turunçgil tür ve çeşit adları ile, meyve sınıfları,
boyları; altıntop, limon, mandarin ve portakal türlerine ilişkin standard tipleri, aranacak asgari
özellikler, toleranslar; alım satım işlemleri ve ambalaj sandıklarına konulan meyve sayıları
gibi, konularda bilgiler verilmiştir.
K004 ANONİM. Tarihsiz. Turunçgil Meyveleri (Citrus Fruit). İçinde: Birleşmiş Milletler Avrupa
Ekonomik Koseyi Yaş Meyve ve Sebze Standardları. Başbakanlık, Hazine ve Dış Ticaret
Müsteşarlığı, Akdeniz İhracatçı Birlikleri. Mersin. s: 71-75.
Yayında, öteki meyve ve sebzeler yanında, turunçgil meyveleri de, ayrı bölüm halinde ele
alınmış olup; tanımları, sınıflandırılmaları ve özellikleri, boylanmaları, toleranslar, piyasaya
arz ve işaretleme gibi başlıklar altında; tür ve çeşitler için geçerli olacak bilgiler verilmiştir.
164
K005 ANONİM. 1963. Turunçgil İhracatının Geliştirilmesi Hakkında Rapor. No: 10. İGEME.
Ankara. 39 s + 13 sayfalık grafik ve çizelge.
Yayında, turunçgil üretiminin artışına paralel olarak, ihracatın da gelişmesi üzerine, bu
meyvelerin ihraç imkanlarının belirlenmesi ve bunların geliştirilmesi hususu ele alınmış;
üretim, ihracat, yurtiçi ve yurtdışı satış yolları, standardizasyon, pazarlama, finansman gibi
konularda, öncelikle ve özellikle; limon ve portakal üzerinde ayrıntılı bilgilere yer verilmiştir.
K006 ANONİM. 1964. 1963-1964 Türkiye Turunçgiller Anketi ve 1964-1965 Turunçgiller Ürün
Anketi. T.B., Planlama ve Ekonomik Araştırmalar Grubu Yayınları. Seri No: 12. Ankara. 46 s.
Yayının başında, anketin yapılması ve değerlendirilmesine ilişkin genel bilgiler verildikten
sonra; anket sonuçları, genel tablolar (16 adet) ve Adana, Antalya, Hatay, İçel, Muğla, Aydınİzmir, Rize-Trabzon illerine ilişkin, özel tablolar (29 adet) halinde verilmişve yayının sonuna,
anket formlarının birer örneği eklenmiştir.
K007 ANONİM. 1964. 1964 Yılı Rize Mandarini (Satsuma) Deneme İhracatı Raporu. T.B.,
Planlama ve Ekonomik Araştırmalar Dairesi Başkanlığı. Yayın sayısı: 9. Ankara. 27 s.
Yayında, 1964 yılında yapılan Satsuma mandarini deneme ihracatına ilişkin çalışmalar ele
alınmış ve bu çerçevede; Türkiye mandarin yetiştiriciliğinin mevcut durumu ve gelişme
imkanları, ihracat sırasındaki işlemler, taşıma vasıtaları ve izlenen yollar, gümrük işlemleri ve
kontroller, satış ve FOB, CIF maliyetleri, öteki giderler, rakip ülkelerin durumu, tüketici
ülkelerin istekleri, satış usülleri, gümrük tarifeleri ve dış pazar fiyatları incelenerek; elde
edilen sonuçlar, maddeler halinde belirtilmiş ve yayının sonuna, TS- 34'ün mandarinle ilgili
bölümü eklenmiştir.
K008 ANONİM. 1965. Türkiye'de Narenciye İşleme Sanayiinde Yatırım İmkanları. Türkiye
Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği. Yatırımları Teşvik Yayınları Serisi.
No. T-11/65. Ankara. 68 s.
K009 ANONİM. 1968. 1967 Yılı Dünya Turunçgil Üretimi ile Batı Avrupa Ülkelerinin Turunçgil
ve Meyve Suları İthalatı. İGEME. Ankara.
K010 ANONİM. 1968. Türkiye Turunçgiller Üretim Anketi. 1967- 68.T.B., Planlama ve
Ekonomik Araştırmalar Dairesi Başkanlığı. Yayın No: 30. Ankara.
K011 ANONİM. 1971. 1970 Satsuma İhracat Raporu. İGEME. Yayın No: 35. Ankara.
165
K012 ANONİM. 1971. 1971 Yılında Suni Olarak Sarartılmış Satsuma İhracatına Dair Rapor.
İGEME. Yayın No: 36. Ankara.
K013 ANONİM. 1971. İsrail Narenciye Marketing Bord'u Müdürü Tarafından Hazırlanan
1969-70 Yıllık Raporu'nun Giriş Bölümünden Bazı Kısımlar. 1. Sayılı Enformasyon Bülteni'ne
Ek. İGEME. Ankara. 14 s.
1970 yılının temmuz ayında yayınlanan raporda; 1969-70 ürün yılının portakal üreticileri için,
çok zor olduğu belirtilerek; altıntop ve limonların aksine, portakal pazarlamasında: üretici
ülkelerde havaların sıcak ve kurak geçmesi, bunun sonucu olarak portakal rekoltesinin
yüksek olması, bunlara rağmen İsrail'in Akdeniz ülkeleri içindeki payının azalması, pazara
ulaşan meyve kalitesinin düşmesi, AT'nin referans statüsü ve İsrail'de işgücü maliyetinin
yüksekliği gibi faktörlerin, bu zorluğa yolaçtığı ifade edilmiş ve gelecek yıllar için, alınabilecek
önlemler üzerinde durulmuştur.
K014 ANONİM. 1972. Avrupa'da Narenciye Tüketimi Üzerinde Araştırma. International Fruit
World, No: 2-1969'dan Çeviri. 10 Sayılı İGEME Enformasyon Bülteni Eki. İGEME. Ankara. 32
s.
Çeviride, dünyada üretilen turunçgil meyve miktarları, ülke grupları itibariyle meyve ticareti;
bu ticaret içinde, ülkeler itibariyle AT ve EFTA ülkelerinin yeri, kişi başına tüketim değerleri
ile, ithal edilmesi gereken miktarlar, ayrıntılı çizelgeler halinde verilmiş ve ticaret hacminin
genişletilmesi doğrultusunda, bazı önerilerde bulunulmuştur.
K015 ANONİM. 1973. Türk Standardları. Turunçgil Meyveleri, TS: 34. T. S. E. İçinde: 14576
Sayı ve 26 Haziran 1973 günlü Resmi Gazete. s: 1-4.
Standardda, konu, tarif ve kapsam belirtildikten sonra, sınıflandırma başlığı altında, turunçgil
türleri ve bunlara ilişkin çeşitler sıralanmış, sınıfları verilmiş ve boylamaya ilişkin değerler,
çizelge halinde dizilmiş, turunçgil meyvelerinin taşıyacağı nitelikler, olgunluk ve hasat,
meyvesuyu miktarı, renk gibi özellikler itibariyle, tür ve çeşitlere göre belirlenmiş, sınıfların
özellikleri, maddeler halinde sunulmuş ve bunlara ilişkin toleranslar eklenmiş, özellik ve
muayeneye ilişkin hususlar, bir çizelgede toplanmış; örnek alma ve örneklerin muayenesi
hususları, çizelge ve formülle açıklanmış, muayene raporunda yer alması gereken bilgiler
tesbit edilmiş; ambalajlı ve dökme olmak üzere, piyasaya arz için gerekli nitelikler, ayrıntılı
olarak irdelenmiş, işaretleme, taşıma ve muhafazaya ilişkin esaslar saptanmıştır.
K016 ANONİM. 1975. Türkiye'de Meyve İşleme Açısından Taze Turunçgiller Ekonomisi.
Çuk.Ü.Z.F., Bahçe Bitkileri Kürsüsü. Adana (Yayınlanmamış). 151 s.
Çalışmada, turunçgillerin meyve özellikleri, turunçgil yetiştiriciliğinin Ülkemiz bakımından
önemi, dünya ülkelerine göre yeri, bölgeler ve türler itibariyle üretim durumu, taze ve işlenmiş
olarak turunçgil tüketimi karşılaştırılmış; taze ve işlenmiş olarak çeşitler itibariyle ihracat
durumumuz ile, üretim ve işleme maliyetleri ve fiyatlar, çizelge ve geniş açıklamalarla ele
166
alınmış; turunçgil meyvelerinin meyve işleme sanayiinde kullanılma imkanları, genel olarak
değerlendirilmiş ve bu imkanların artırılması bakımından önerilerde bulunulmuştur.
K017 ANONİM. 1977. Federal Almanya'nın Limon, Satsuma, Mandalin ve Klemantin İthalatı
ve Bu Ülkeye İhraç İmkanlarımız. İGEME. Ankara.
K018 ANONİM. 1977. Limon. İGEME. Ankara.
K019 ANONİM. 1988. Türk Standardları TS 34. Turunçgil Meyveleri. T. S. E. Ankara. 11 s.
Bu standard, esas itibariyle, 1973 yılındaki standardın yeniden gözden geçirilmesiyle ortaya
çıkmış olup; bazı değerler AT standartlarına yaklaştırılmıştır.
K020 ANONYMOUS. 1964. Opportunities in the Citrus Fruits Processing Industry in Turkey.
Union of Chambers of Commerce, Industry and Commudity Exchanges of Turkey.
Investment Promation Publications Series. No.E-11/64. Ankara. 55 pp.
K021 BARUT, Y. Tarihsiz. Narenciye Bahçelerinde Maliyet Hesapları.
K022 BAŞKAYA, M. 1967. Gümüşsu Kooperatifinden Yapılan Rize Mandarini (Satsuma)
Deneme İhracatı ve Neticeleri. Köy İşleri Bakanlığı, Toprak ve İskan İşleri Genel Müdürlüğü,
Kooperatifçilik Dairesi Başkanlığı. Ankara.
K023 BAŞKONUŞ, A. 1975. Turunçgiller Pazarlaması. MPM, Yayın No: 183. Ankara. 25 s.
Araştırmada, turunçgil ekonomisi, Ülkemiz ve dünya turunçgil üretiminde ağırlık taşıyan
ülkeler açısından ele alınmış olup, turunçgillerde pazarlama faaliyetleri ile dışpazar
araştırmalarına da yer verilmiştir.
K024 BAYSAL, K. 1970. Dünya Turunçgiller Ekonomisi ve Türkiye'deki Durumu. İstanbul
Üniversitesi Yayınları No: 1491, İktisat Fakültesi No: 264, İktisadi Coğrafya ve Turizm
Enstitüsü Yayınları No: 1. İstanbul. 129 s.
Beş bölüm halinde düzenlenen incelemede; özet halde turunçgillerin bitkisel özellikleri ve
yetiştirme tekniklerine değinilerek, meyve özelliklerine ilişkin bilgiler verilmiş; daha sonra,
turunçgil ekonomisi ele alınarak, ekonomik özellikleri ile dünya ticaretine girilmiş ve bu konu
üretim, tüketim, ihracat ve ithalat verileri ile işlenmiş; Türkiye'nin durumuna geçilerek, üretim
bölgeleri, üretilen çeşitlerin özellikleri ile üretim, pazarlama işlemleri, tüketim ve ihracatına
167
ilişkin açıklamalarda bulunulmuş; daha sonraki bölümlerde ise, dünya ve Türkiye turunçgil
ekonomisinin gelişme eğilimi irdelenerek, Türkiye turunçgil ekonomisinin geliştirilmesi
yönünden, alınması gerekli başlıca önlemler üzerinde durulmuştur.
K025 BAYSAL, K. 1973. Türkiye'de Narenciye Üretimi, İşlenmesi ve İhracatı (Bildiri metni).
içinde: TUNCER, S. Ed. Türkiye'de Narenciye Üretimi, İşlenmesi ve İhracatı. İktisadi
Araştırmalar Vakfı Seminerler Serisi: 32-1973. s: 17-49.
Bildiride, dünya turunçgil ekonomisi ve ticareti, Türkiye'de turunçgil üretimi, geliştirme
olanakları, değişik yönleriyle ihracatı ve meyvesuları endüstrisi gibi konulara ilişkin bilgiler
verilmiş; bunların geliştirilmesinde alınacak önlemler hakkında açıklamalarda bulunulmuştur.
K026 BEREKET, Z. 1990. Turunçgil Budamasında Uygulanan Farklı Mekanizasyon
Yöntemlerinin Teknik ve Ekonomik Yönden İrdelenmesi Üzerine Bir Araştırma. Çuk.Ü.,
F.B.E. Tarımsal Mekanizasyon Anabilim Dalı (Yüksek lisans tezi, yayınlanmamış). Adana. 55
+ ? s.
K027 BÜLBÜL, B., E. ÖNCEL. 1967. Turunçgillerde Maliyet Tesbiti. Turunçgiller Araştırma
Enstitüsü (Rapor). Antalya. içinde: Anonim. 1983. Z.İ.G.M. Araştırma Özetleri (1926-1982).
Cilt 1. T.O.B., Z.İ.G.M., Araştırma Daire Başkanlığı, Yayın No: 6. Ankara. s: 8.
Onsekiz yıl sürdürülen çalışmada, turunçgillerde tesis, bakım masrafları ile meyve maliyeti
üzerinde etkili faktörler üzerinde durulmuş ve bahçe tesisinden hasada kadar, maliyet unsur
ve girdileri belirlenmiştir.
K028 CHAPOT, H. 1968. Narenciye Pazarlaması. içinde: II. Pazarlama Semineri: Narenciye
Pazarlaması. Yalova Bahçe Kültürleri Araştırma ve Eğitim Merkezi (Teksir). Yalova. s: 1-17 +
10 döküman.
Seminer metninde, turunçgillerin tüketim yolları, önde gelen ticari çeşitleri, çeşitler itibariyle
Akdeniz ülkelerinin üretim dönemi, meyvelerin olgunluğunun belirlenmesi, hasat şekli,
taşınma durumu, seçme, boylama ve ambalajlama ile; meyve maliyetinin düşürülme yollarına
ilişkin, kısa ve öz bilgilere yer verilmiş; ayrıca, metnin sonuna, anılan konuları bütünleyecek
bilgi ve belgeler eklenmiştir.
K029 COUDERT, J. 1968. Narenciye Pazarlanması. içinde: II. Pazarlama Semineri.
Narenciye Pazarlaması. Yalova Bahçe Kültürleri Araştırma ve Eğitim Merkezi (Teksir).
Yalova. s:1-6.
Seminer metninde, Akdeniz havzasındaki turunçgil üreticisi ülkelerin durumu ele alınarak;
üretim ve ihracat verileriyle, tüketici ülkelerin ithalat verileri karşılaştırılmış; bunlar arasında
Türkiye'nin şansı irdelenmiş; tüketici ülkelerin çeşitler itibariyle kalite istekleri üzerinde
168
durularak; bu isteklerin meyve iriliği, taşımaya dayanıklılık, depolama yeteneği gibi konularda
yoğunlaştığı belirtilmiştir.
K030 ÇAĞLAYAN, L. 1977. Die Prodüktions-Und Exportbedingungen für Zitrusfrüchte in der
Turkei. in: Ergebnisse der Agrarforschung in der Universitatspartnerschaft Giessen. Justus
Liebig Universitat Giessen Symposium. İzmir. s: 291- 299.
K031 ÇAĞLAYAN, L. 1978. Grundlagen und Probleme der Steigerung des türkischen
Zitrusexports in die Bundesrepublik Deutschland. Justus-Liebig-Universitat Giessen. 246 s.
K032 ÇAĞLAYAN, L. 1982. Türkiye'nin B.Almanya'ya Yönelik Dışsatımının Artırılmasında
Ana Koşullar ve Sorunlar. İktisadi Kalkınma Vakfı Yayınları. İstanbul. 162 s.
Yayında, tarımsal ürünlerin, dışsatımda önemli bir pay aldığı, bunda turunçgil meyvelerinin
de küçümsenemeyecek bir orana sahip olduğu belirtilmiş; üretim, pazarlama, nakliye,
taşımacılık, organizasyon gibi konularda sorunlar bulunduğu, bunlara çözüm getirilmesi
gerektiği ortaya konmuş ve pazarlama organizasyonuna ağırlık verilmesi hususu üzerinde,
önemle durulmuştur.
K033 DİNLER, D. 1973. Erzin Narenciye Meyve ve Sebze Üretim ve Pazarlama Kooperatifi
ERNAR Paketleme Evi Tesisleri Yapılabilirlik (Fizibilite) Raporu. Yeşilkent-Erzin.
K034 DOKUZOĞUZ, M., İ.KARAÇALI. 1975. Satsuma Mandarini ve Pazarlanması ile İlgili
Sorunlar. İçinde: Köy İşleri Bakanlığı, Yaş Meyve Pazarlama Semineri. İzmir.
K035 EMEKSİZ, Ö.F. 1987. Die Erzeugung und Vermarktung von Zitrusfrüchten in der
Turkei und die Möglichkeiten zur Förderung des Exportes. Aus dem Institut für Agrarpolitik
und Landw. Marktlehre, Fachgeblet: Landw. Marktlehre. 156 s.
K036 EMEKSİZ, Ö.F. 1988. Türkiye'de Turunçgil Üretimi Pazarlaması ve Dışsatımını
Geliştirme Olanakları. Çuk.Ü., F. B.E., Adana.
K037 EMEKSİZ, Ö.F. 1990. Dünya Turunçgiller Piyasasının Yapısı ve Gelişimi.
Çuk.Ü.Z.F.Derg., 5 (1): 27-38.
Çalışmada, dünya turunçgiller üretim ve ticaretinin incelenmesi suretiyle, turunçgiller piyasası
gelişiminin ortaya konması amaçlanmıştır. FAO'nun üretim ve ticaret istatistiklerinden
169
yararlanılmak suretiyle, 1951-1987 verilerine dayalı olarak yapılan yorumlar sonunda; 1950'li
yıllardan buyana, dünya turunçgiller üretiminin 4 kata ulaştığı, artış eğiliminin halen
süregeldiği, aynı dönemde, ticaret hacminin 3 kat artış gösterdiği belirtilmiş; başlıca
dışsatımcı ve dışalımcı ülkelere ilişkin veriler ele alınmış ve üretim artışı sürerken, pazarlarda
doyum noktasına yaklaşıldığı belirtilerek, dışsatım organizasyonlarının güçlendirilmesi
gerektiği vurgulanmıştır.
K038 EMİROĞLU, Z.M. 1981. Mersin Merkez İlçe Turunçgil İşletmeleri ve Pazarlaması
Üzerinde Bir Araştırma. Çuk.Ü.Z.F., Ziraat Ekonomisi Bölümü. (Doktora tezi,
yayınlanmamış). Adana.
Çalışmada, İçel ili merkez ilçesi (Mersin) turunçgil işletmeleri, üretim ve pazarlama
yönlerinden ele alınmış ve bunların işletme özellikleri ile pazarlama hizmetleri üzerinde
durulmuştur. Ayrıca, ilçedeki pazarlama kuruluşlarının yapısı ve işleyişleri de incelenerek;
pazarlamanın düzenlenmesi yönünden, pazarlama kooperatifleri ve bordlar kurulması
önerilmiştir.
K039 ERGÜN, N.S. 1987. Yaş Meyve ve Sebzelerde Üretim-İhracat Eğilimleri (Turunçgiller).
İçinde: Tarım Ürünlerinde Üretim-İhracat İlişkileri. MPM Yayınları: 355. Ankara. s: 82-91.
Genel olarak tarım ürünlerinin incelendiği yayında, turunçgillere de ayrıca yer verilmiş; üretim
ve ihracat miktarları ile ihracat değerindeki değişimler, 1970 yılı baz alınarak, 1970-85
dönemi için zincirleme indekslerle yorumlanmıştır.
K040 ERKAN, O., Ö. TUZCU, H.L. BEDESTENCİ. 1982. Türkiye'de Portakal Üretimi ve
Geleceği. Çuk.Ü.Z.F.Yıll., 3 (1): 37-46.
Yayında, dünyada olduğu gibi, Türkiye'de de en çok üretilen turunçgil türünün portakal
olduğu belirtilmiş ve portakal yetiştiriciliği, bölge ve alt bölgeler itibariyle incelenmiştir. Yapılan
hesaplamalara göre, yılda yaklaşık 25 000 ton dolaylarında bir ürün artışı beklendiği ve
bunun 23 000 tonunun, Akdeniz bölgesinde gerçekleşeceği ifade edilmiştir.
K041 ERKAN, O., Ö. TUZCU, H.L. BEDESTENCİ. 1984. Citrus Production and its Future in
Turkey-II. Lemon Productions. Fruits, 39 (5): 317-323.
Yayında, limonun subtropik bölgede daha dar alanlarda yetişebildiği ve hastalıklara daha
duyarlı olduğu belirtildikten sonra, Türkiye'de üretimin ve üretim potansiyelinin daha çok
Akdeniz bölgesinde mevcut olduğu; Batı Akdeniz ve Ege bölgesinin, daha geri planda kaldığı
ifade edilerek; geçmişte olduğu gibi, gelecekte de Doğu Akdeniz bölgesinin, limon üretimi
yönünden önem gösterdiği belirtilmiştir.
170
K042 ERKAN, O., Ö.TUZCU, M.ÖZSAN. 1981. Akdeniz Bölgesinde Turunçgil Fidancılığının
Ekonomik ve Teknik Sorunları. İçinde: Akdeniz Bölgesi Bahçe Bitkileri Yetiştiriciliğinde
Sorunlar, Çözüm Yolları ve Yapılması Gereken Araştırmalar Simpozyumu. 9-13 Nisan 1979,
İncekum-Alanya. TÜBİTAK Yayınları No. 501, TOAG Seri No. 99. Ankara. s: 292-307.
K043 ETKİNER, O. 1983. Erdemli İlçesi, Narenciye İşletmelerinin Ekonomik Analizi. T.O.B.,
Z.İ.G.M., Bahçe Kültürleri Araştırma ve Eğitim Merkezi. Yayın No: 45. Erdemli (Teksir). 88 s.
Çalışma, İçel'in Erdemli ilçesini, % 90 güvenirlik sınırları içinde temsil eden, 78 işletmede
yapılmış ve bu işletmelerde, nüfus ve nüfusun eğitim düzeyi belirlenmiş; arazi ve işgücü
varlıkları ile kullanma durumları, sermaye ile gayrisafi hasıla, işletme masrafları, kar, işletme
dışı gelirler gibi hususlar analiz edilmiş ve bunlara bağlı olarak, mali ve ekonomik rantabilite
ile rantabilite faktörleri saptanmıştır. Çalışmada ayrıca, işletmelerin arazi genişlikleri de ele
alınarak, grup ortalamaları hesaplanmış, bunlar bölge ortalamalarıyla karşılaştırılmış ve elde
edilen verilere göre, bölge için yeterli turunçgil işletme arazisi genişliğinin, 19 dekar olduğu
tesbit edilmiştir.
K044 GÜNEŞ, T., R. ARIKAN, H. ERDEM, H. VURAL, F. ERGENOĞLU, Ö. GEZEREL, M.
KAPLANKIRAN, B. ÇETİN. 1988. Önemli Yaş Meyve ve Sebzelerin Pazarlamasının
Düzenlenmesi ve Masrafların Düşürülmesi. Doğa Tr.Tar.Or.D., 12 (2): 248-260.
Araştırmada, Adana ve İçel illerinde üretilerek, Ankara şehrine gönderilen başlıca yaşmeyve
ve sebzelerin üretim masraflarını, pazarlama kademelerinden akışlarını, bu akışlarda
ortayaçıkan güçlükler ile bunlar için karşılaşılan harcamaları ortayakoymak ve pazarlamanın
düzenlenmesi yollarını aramak amaçlanmıştır. Öteki bazı meyve ve sebzeler yanında,
portakal, limon, mandarin ve altıntopun da ele alındığı bu alan araştırmasında; üretim ve
pazarlama masrafları, pazarlama kanalları ve bu kanallarda yer alan aracı tipleri belirlenmiş;
üretim ve pazarlama masraflarının azaltılmasında, arz ve fiyat dalgalanmalarının giderilmesi,
ürünün pazarlama kanallarından akışının kolaylaştırılması, pazarlamanın hizmetler ve
kurumlar yönünden düzenlenmesi gibi hususlar üzerinde durulmuştur.
K045 HIZAL, A.Y. 1989. Avrupa Topluluğu (AT) Komşu ve Yakın Doğu Ülkelerine Turunçgil
İhracı, Ekonomik Önemi ve Bunların Geliştirilmesi. TOK, 45: 10-11.
Yayında, turunçgil ihracının yaş meyveler içersinde birinci sırada yer aldığı belirtilerek, bunun
yaklaşık % 70' inin yakın doğu, komşu ve AT ülkelerine yapıldığı çizelgelerle ifade edilmiştir.
Türkiye'nin turunçgil ihracatından 60 milyon dolarlık bir döviz sağladığı belirtilen yayında,
ayrıca, özellikle AT ülkeleri yönünden büyük bir potansiyel bulunduğu; bunun da büyük
pazarlama organizasyonları kurularak harekete geçirilebileceği vurgulanmıştır.
K046 HIZAL, A.Y., T. GÖRAL. 1986. Production, Export and Virüs Diseases of Citrus in
Turkey. This paper is distributed in 10 th Conference International Organization of Citrus
Virologists, Valencia-Spain. 9-29 November 1986. pp.13
171
Yayında, Türkiye turunçgil üretimindeki gelişmeler ve Türkiye turunçgil ihracatı kısaca
incelenip, üretimle karşılaştırıldıktan sonra; üretimi sınırlayan başlıca faktörlere değinilmiş ve
Türkiye'deki turunçgil virüs hastalıklarının durumu konusunda, yabancı ve Türk araştırıcılar
tarafından yapılan çalışmalar hakkında kısa bilgilere yer verilmiştir.
K047 KARACAN, A.R. 1980. İzmir'de Satsuma Mandarini Yetiştiren İşletmelerin Ekonomik
Analizi, İşletmelerde Ürün Pazarlaması ve Dışsatım. E.Ü.Uluslararası Ekonomik İlişkiler
Enstitüsü Yayınları No: 1. İzmir. 148 s.
Araştırmada, Satsuma mandarini üretim ve ihracatı yönünden önemli bir il olan İzmir'de,
ihracat artışının üretiminkine paralellik göstermediği gözönüne alınarak, bunun nedenlerinin
belirlenmesi amacıyla çalışmalar yapılmıştır. Çalışmalarda işletme büyüklükleri, bunların
özellikleri, sermaye durumları ve eldeettikleri gayrisafi hasıla belirlenmiş; işletmelerin ürün
hasadı ve pazarlamasıyla ilgilenmedikleri belirtilmiş ve ihracatla ilgili olarak, kredi kolaylıkları
ve kooperatiflerin güçlendirilmesi hususlarına ağırlık verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Araştırmada ayrıca, üretim maliyeti de belirlenmiş ve üretimden ihracata kadar, bütün
konuları içeren, merkezi bir teşkilatın oluşturulması ve hatta milli bir markaya gidilmesi; teşvik
ve idame sübvansiyonları uygulamaları yapılması önerilmiştir.
K048 KILIÇKAYA, E. 1975. Türkiye'nin Turunçgil İhracatı-1974. İGEME. 20 Sayılı
Enformasyon Bülteni Eki. Ankara. 5 s.
Yayında, yıllar itibariyle, Türkiye turunçgil üretim ve ihracat verileri; yıllar ve türler itibariyle
turunçgil ihracat miktar ve değerleri ile; 1974 yılı için, tür, çeşit ve ülkeler itibariyle, yine ihraç
edilen miktar ve değerler, çizelgeler halinde sunulmuştur.
K049 OLGUN, F.A. 1981. Gümüldür Yöresinde Satsuma Üretimi, Dışsatımı ve Sorunları.
Ege Ü.Z.F., Tarım Ekonomisi Bölümü. (Diploma tezi). Bornova-İzmir.
İzmir ilinde üretilen Satsuma mandarininin, yaklaşık 3/4'ünün Gümüldür yöresinde elde
edildiği, bu ilde yetiştirilen mandarinlerin yaklaşık % 94'ünün dışsatıma konu olduğu ifade
edilmiş; üretim kredisinin yetersizliği ve formalitelerin uzun sürdüğü belirtilmiş; dışsatımda
ambalajlama, taşıma ve organizasyon sorunları bulunduğu vurgulanmıştır.
K050 ÖKTEM, B. 1974. Turunçgillerin Türkiye ve Dünya'da Üretim, Tüketim ve Ticareti,
Yurdumuzdan İhraç Olanakları (Teknik Rapor). İGEME Yayın No: 44. Ankara. 185 s.
Turunçgillere ilişkin kısa bazı genel bilgiler verildikten sonra, Türkiye ve başlıca ülkelerin ayrı
ayrı olmak üzere üretim durumları, tüketim miktarları, ithalat ve ihracatları üzerinde durulmuş;
Türkiye'de turunçgillerin pazarlama durumu, aşama aşama ele alınmış, fiyat ve maliyetler
gözden geçirilmiş ve bunlardan çıkarılan sonuçlar sunularak, tavsiye ve önerilerde
bulunulmuştur.
172
K051 ÖZSAN, M. 1967. Türkiye'de Elma, Armut, Şeftali, İncir, Üzüm, Fındık, Antep Fıstığı ve
Turunçgil Meyvalarının Arz ve Talep Analizleri. T.B., Teknik Kitap D-417. Ankara. 78 s. ?
Yayında, Türkiye'de ekonomik önem taşıyan bazı meyvelerle birlikte, turunçgiller de ele
alınmış ve Ülkemiz ekolojisinin, meyve yetiştiriciliği yönünden sahip olduğu potansiyel
belirtilerek; buna karşın, teknik, kültürel ve ekonomik yetersizlikler bulunduğu ifade edilmiştir.
1948- 1963 yılları itibariyle, ele alınan meyvelerde, yurtiçi tüketimi ve dolayısıyla kişi başına
tüketim yönünden, özellikle turunçgil meyvelerinde önemli artışlar sağlandığı; fakat,
ihracattaki artışların buna ayak uyduramadığı, meyve endüstrisinin pek gelişme
gösteremediği; yaş meyve pazarlamasında düzensizlikler bulunduğu belirtilmiştir. Yayında
ayrıca, üretimdeki artış düzeyinin oldukça yüksek seyreltmekle birlikte; teknik ve kültürel
önlemlerin, üretimi destekleyecek seviyede olmadığı, meyve fiyatı artışlarının, genel fiyat
artışlarının altında kaldığı da vurgulanmıştır.
K052 ÖZSAN, M. 1981. Türkiye Turunçgil Yetiştiriciliğinin Dünyadaki Yeri ve Önemi. İçinde:
Akdeniz Bölgesi Bahçe Bitkileri Yetiştiriciliğinde Sorunlar, Çözüm Yolları ve Yapılması
Gereken Araştırmalar Simpozyumu. 9-13 Nisan 1979. İncekum-Alanya. TÜBİTAK Yayınları
No: 501. TOAG Seri No: 99. Ankara. s: 40-66.
Bildiride, turunçgil meyvelerinin çoğu meyve türünde bulunmayan bazı avantajlarına
değinilmiş, dünya ve Ülkemiz itibariyle, üretim, tüketim, ihracat ve ithalat miktarları çizelgeler
halinde verilmiştir. Ülkemizin, üretim yönünden, dünyada 12., Akdeniz havzasında 5. sırayı
aldığı bildirilen yayında; Türkiye'nin ürün artışı için önemli bir potansiyel ve ekolojiye sahip
olduğu belirtilerek, bu avantajların iyi bir şekilde kullanılması gerektiği vurgulanmıştır. Yayının
sonunda, konuya ilişkin soru ve cevaplara yer verilmiştir.
K053 ÖZTUNÇ, U. 1987. Adana İli, Turunçgil Toptan Fiyatlarının Analizi. Çuk.Ü., F.B.E.,
Tarım Ekonomisi Ana Bilim Dalı (Yüksek lisans tezi, yayınlanmamış). Adana. 56 + ? s.
Tez çalışmasında, Adana ilinde üretilen turunçgil meyvelerinin, fiyatlarındaki değişimler ve
nedenlerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. 1980-1986 yıllarına ilişkin yapılan fiyat
analizleri sonunda; fiyatlarda önemli ölçüde dalgalanmalar görüldüğü, bu dalgalanmaların
portakallarda, öteki türlere göre daha yüksek düzeyde oluştuğu; aylık fiyatların, dönemlere
göre büyük değişiklikler gösterdiği, günlük fiyatlar itibariyle, en yüksek varyasyon katsayısının
mart ayında ortayaçıktığı, mevsimlik fiyat dalgalanmalarının da yüksek düzeyde cereyan
ettiği; bu dalgalanmaların azalması yönünden, meyve muhafazasına ağırlık verilmesi,
pazarlama kooperatiflerinin teşvik edilmesi ve bir pazarlama bordu kurulmasının gerekli
olduğu ifade edilmiştir.
K054 ÖZTÜRK, E. 1982. Karataş İlçesinde Değişik Büyüklükteki Turunçgil Bahçelerinin İlk
Yıl Tesis Maliyetlerinin Karşılaştırılması. Çuk.Ü.Z.F., Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı
Bölümü (Mezuniyet tezi, yayınlanmamış). Adana. 26 + ? s.
Tez çalışmasında, Adana'nın Karataş ilçesinde yeni kurulmakta olan turunçgil bahçelerinin,
tesis yılındaki maliyetlerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. 16 bahçede yapılan anket
173
çalışmasında, 4 ana grupta toplanan masraf unsurları itibariyle, 1981 yılı rayici fiyatlarına
göre yapılan değerlendirmeler sonunda; yaklaşık 50-200 dekar genişliğindeki tesisler için,
maliyetin yaklaşık 29.000- 19.000 TL/da arasında değiştiği, dolayısıyla arazi genişliği
arttıkça, maliyet masraflarının düştüğü ifade edilmiştir.
K055 PARMAN, C. 1965. Türkiye'de Turunçgiller ve Geliştirilmesi Meseleleri. İçinde: İhracatı
Geliştirme Semineri. 17- 22 Mayıs 1965. İktisadi Araştırmalar Tesisi. İstanbul.
K056 SARISAÇLI, İ. 1985. Dünya'da Turunçgil Ticareti. İhracat'ta Tarım. T.O.K.B., Haber
Bülteni. Mart 1985. Ankara. s:39-43, 48.
Yayında, Kuzey yarımküresindeki turunçgil yetiştiricisi ülkelerin, özellikle portakal ve
mandarinde 1984-85 ürün mevsiminde, düşük rekolte eldeetmeleri üzerine, ihracatlarının da
% 5 düzeyinde azalmasının beklendiği ifade edilerek; İspanya, İsrail, Fas, Yunanistan, İtalya,
Mısır, Türkiye, Japonya, Meksika ve ABD gibi ülkelerin, bu yönden durumları, ayrı ayrı ele
alınmıştır.
K057 SAYARI, Ş. 1982. Narenciye İhracatımız ve Sorunları. İçinde: Yaş Meyve ve Sebze ile
Baklagiller İhracatı ve Sorunları Semineri. MPM Yayınları: 265. Ankara.s: 112-120.
Bildiride, turunçgil meyveleri üretim ve ihracatının önemi belirtildikten sonra, turunçgil
ihracatçılarının karşılaştıkları sorunlar ve bunlara ilişkin çözüm önerileri üzerinde
durulmuştur.
K058 SİPAHİ, M.N. 1963. Türkiye Akdeniz Bölgesi Turunçgil İşletmelerinde Maliyet
Hesapları. T.B., TOPRAKSU Tarsus Sulu Ziraat Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Yayınları.
Sayı: 30. Tarsus. 177 s.
Doktora çalışması olarak kabul edilen yayında, önce Türkiye'de turunçgil yetiştiriciliğinin
tarihçesi, yetiştirilen çeşitler, üretilen miktarları, ticareti, fiyatları ve dışpazarlar hakkında bilgi
verilmiş; maliyete etkide bulunan faktörler incelenmiş ve bölgeler itibariyle işletmelerin
durumu ele alınmıştır. Bu işletmelerde kuruluş, verimsiz dönem, verime yattıktan sonraki
dönem ve pazarlama harcamaları üzerinde durulmuş ve ayrıca, Türkiye turunçgil politikası,
çeşitli yönleriyle irdelenmiştir.
K059 TUNCER, S. 1973. Türkiye'de Narenciye Üretimi İşlenmesi ve İhracatı. İktisadi
Araştırmalar Vakfı Seminerler Serisi: 32-1973. İstanbul. 199 s.
Derlemede, 13-14 Nisan 1973 tarihlerinde Mersin'de düzenlenen seminerde sunulan bildiriler
ve yapılan tartışmalar ele alınmış; üç bölüm halinde, Türkiye'de turunçgillerin üretimi,
işlenmesi, ihracatı; ambalaj, nakliye ve pazarlama sorunları üzerinde durularak, bunlara
174
ilişkin mevcut durum gözden geçirilmiş ve alınacak önlemler hususunda bilgiler verilmiş ve
tartışmalarla değişik görüşler ortaya konmuştur.
K060 TUZCU, Ö., O. ERKAN, H.Ç. BEDESTENCİ. 1983. Türkiye'de Limon Üretimi ve
Geleceği. Çuk.Ü.Z.F.Yıll., 14 (2): 89-100.
Yayında, limon yetiştiriciliğinin öteki turunçgil türlerine göre oldukça sınırlı olduğu belirtilmiş,
bunun nedenleri anlatılmış ve Türkiye'de limon üretimi, alt bölgeler itibariyle incelenmiştir.
Halen en fazla limonun Doğu Akdeniz bölgesinde üretildiği ve gelecekte de, yılda 4 500 ton
dolaylarında bir artışın, bu bölgede gerçekleşeceğinin beklendiği ifade edilmiştir.
K061 TUZCU, Ö., O. ERKAN, H.Ç. BEDESTENCİ. 1983. Citrus Production and its Future in
Turkey-I. Orange Production. Fruits, 38 (10): 683-689.
Yayında, son yıllarda portakal üretimindeki hızlı artışın, Türkiye'de bu alanda önemli bir
potansiyel bulunmasından ileri geldiği; son onbeş yılda, üretimin önemli bir artış göstererek,
300 bin tondan 680 bin ton dolaylarına ulaştığı belirtilmiş ve portakal üretimindeki gelişmenin,
Akdeniz bölgesinde daha önemli bir yer tutacağı (yılda 23 000 ton) ve Ege bölgesinde artışın,
yılda 1 600 ton dolaylarında olacağı; buna karşılık Karadeniz bölgesinde, Türkiye portakal
üretimine göre, ihmal edilebilir bir artış görülebileceği ifade edilmiştir.
K062 TUZCU, Ö., O. ERKAN, H.Ç. BEDESTENCI. 1985. Die Zitrusproduktion in der Turkei
und İhre Zukunft. Flüssiges Obst., 52 (2): 254-262.
Türkiye'de Turunçgil Üretimi ve Geleceği adını taşıyan bu makalede; yukarda kod numaraları
verilen, portakal ve limona ilişkin bilgiler, biraraya toplanmıştır.
K063 TUZCU, Ö., O. ERKAN, M. ÖZSAN. 1978. Turunçgil Fidanı Üreten İşletmelerimizin
Teknik ve Ekonomik Faaliyetleri Üzerinde Bir Araştırma. Çuk.Ü.Z.F. Yayınları: 128. Bilimsel
İnceleme ve Araştırma Tezleri: 18. Adana. 72 s.
K064 TÜRKAY, C. 1990. İgeme Ürün Profili-Turunçgiller. Tarım. Sayı: 5. İGEME. Ankara. 16
s.
Yayında, turunçgil meyvelerinin değişik ticari sistemler yönünden, tür ve çeşitler itibariyle
tanımlamaları yapılmış; ülkelere göre, dünya turunçgil üretimi verildikten sonra, ihracat ve
ithalata ilişkin bilgilerle, dünya turunçgil ticaretine yer verilmiştir. Son otuz yıllık dönem
itibariyle, Türkiye turunçgil üretimi ele alınmış, yetiştirilen ve ihraç edilen çeşitler belirtildikten
sonra; Türkiye turunçgil ticaretine geçilerek, özellikle ihracat üzerinde durulmuş; ithalat,
dağıtım kanalları, ambalajlama, depolama ve hasat zamanı hususlarında, özet bilgilere yer
verilmiş; hedef pazarlar başlığı altında Fransa, İngiltere ve S.S.C.B. hakkında ayrıntılı bilgiler
175
verilmiş, yorumlar yapılmış ve bu ülkelerde faaliyet gösteren bazı ithalatçıların adresleri
eklenmiştir.
K065 ULUDAĞ, N. 1989. Türkiye Turunçgil Tarımının Dünyadaki Yeri. TOK, 45: 6-7.
Yayında, turunçgil meyvelerinin, ticari bir ürün olma niteliği kazandıran özellikleri belirtilmiş ve
başlıca üretici ülkeler itibariyle, turunçgil üretimi ve bölgeler itibariyle Türkiye turunçgil
üretiminin durumu çizelgelerle verilerek, dünya turunçgil üretiminde Türkiye'nin yeri
belirlenmiştir. Makalede ayrıca, turunçgil ihracat miktarı da belirtilerek, gerek üretimde
gerekse ihracatta, önemli bir potansiyelin varolduğu vurgulanmıştır.
K066 UYAR, H.M. 1979. Seferihisar'da Seçilmiş Bir Grup Mandarin İşletmesinin Ekonomik
Yapısı ve 1978/1979 Üretim Dönemi Faaliyet Sonuçları. Ege Ü.Z.F., Ziraat Ekonomisi ve
İşletmeciliği Bölümü (Diploma tezi, yayınlanmamış). Bornova- İzmir. 35 s.
Tez çalışmasında, mandarin üretimi yapan işletmelerin ekonomik yönden mevcut
durumlarının belirlenmesi ve faaliyet sonuçlarının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. İzmir'in
Seferihisar ilçesinde, amaçlı örnekleme ile seçilen değişik büyüklükteki 20 işletmede, 19781979 ürün yılında yapılan anket çalışması sonunda; işletmelerin çoğunluğunda, yan gelirlerin
de sağlandığı, arazi büyüklüğü ortalamasının, 14 dekar dolaylarında ve 3-4 parsel sayısında
olduğu, işletmelerin zararda çalıştığı belirlenmiş; bunun önlenmesi yönünden, aile işgücünün
tamamından yararlanılması, parsel sayısının azaltılması, muhasebe kaydı tutulması ve
mevcut kooperatiflerin iyileştirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
K067 UZUNTAŞ. ? 1971. Türkiye'de Narenciye Üretim Değerlendirme ve Pazarlanması.
Narenciye Teknik Kongresi. T.M.M.O.B. Z.M.O. İzmir.
K068 ÜNER, A.N. 1977. Satsuma Mandalininde Maliyet ve Gelir Hesapları. Yaş Meyve ve
Sebze Üretim ve Satış Kooperatifi GÜNESKO Yayınları: 2. İzmir. 19 s.
Yayında, Satsuma mandarininin maliyet ve gelir hesapları ele alınmış, bahçelerin gelişimi;
tesis, gelişme, gençlik ve verimlilik dönemleri olmak üzere, dört ayrı grupta incelenmiş ve her
dönem için maliyet girdilerine ilişkin veriler, çizelgeler halinde sunulmak suretiyle giderler
hesaplanmış; gelirler ve sermaye durumu gözönüne alınarak, brüt gelir değerleri elde
edilmiştir. Yayında ayrıca, karlı bir yetiştiricilik için, alınması gerekli önlemler üzerinde
açıklamalarda bulunulmuştur.
K069 ÜNER, A.N. 1989. Türkiye'nin Narenciye Üretimi ve Pazarlaması. içinde: ÇAĞLAYAN,
L. “Türkiye'nin Tarımsal Üretimi ve Bu Üretimin 1992 Yılından Sonra Avrupa Topluluğuna
Sürüm Şansı” Semineri. 2-3 Ekim 1989. Ege Ü.Z.F., Tarım Ekonomisi Bölümü. Bornovaİzmir. s: 64-101.
176
Yayında, dünya turunçgil üretiminin önemli artışlar kaydettiği çizelgelerle ifade edilmiş, son
yıllarda işlenmiş turunçgil tüketimine geçişin ağırlık kazandığı; portakal, limon ve mandarinde
talep fazlası, altıntopta ise, talep açığı bulunduğu yorumu yapılmıştır. Yayında ayrıca, AT
ülkeleri karşısında, Türkiye'nin potansiyel üretim yönünden önemli bir şansı bulunduğu ve bu
şansın, özellikle mandarin ve altıntop yönünden kullanılabileceği; turunçgil işleme sanayiine
ağırlık verilmek ve mevcut firmaların azaltılarak, etkili bir pazarlama organizasyonu kurulmak
suretiyle, özellikle Orta Doğu ülkelerine yapılacak ihracatın artırılabileceği vurgulanmıştır.
K070 YOĞURTÇUGİL, K. 1973. Türkiye'de Narenciye Ambalaj, Nakliye ve Pazarlama
Sorunları. içinde: TUNCER, S. Ed. Türkiye'de Narenciye Üretimi, İşlenmesi ve İhracatı.
İktisadi Araştırmalar Vakfı Seminerler Serisi: 32-1973. İstanbul. s: 93-118.
Bildiride, Türkiye'nin turunçgil üretimine kısaca değinildikten sonra, pazarlamaya geçilmiş ve
bu konu üretim, tüketim, fiyat ve maliyet olmak üzere, dört bölümde ele alınmış; bu
hususlardaki mevcut durum incelenerek, ambalajlama ve taşımayı da içerecek biçimde,
bunların geliştirilmesine ilişkin görüşler ortaya konmuştur.
177
L- HASAT - DEPOLAMA
L001 AĞAR, İ.T. 1987. Satsuma, Klemantin ve Fremont Mandarinleri ile Minneola
Tangelonun Kontrollü Atmosferde Muhafaza Olanakları Üzerinde Araştırmalar. Çuk.Ü.,
F.B.E., Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı (Yüksek lisans tezi, yayınlanmamış). Adana.
Çalışmada, kontrollü atmosferde muhafazanın, turunçgillere uygulamasının Türkiye'de ilk
defa yapıldığı belirtilerek, satsuma, Clementine, Fremont mandarinleri ve Minneola
tanjelosuna olan etkilerinin belirlenmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir. Değişik sıcaklık
dereceleri ile, farklı CO2: O2 oranlarının elealındığı denemelerde; mandarin ve melezlerinde,
kontrollü atmosferin etkilerinin daha uygun olduğu vurgulanarak, çeşitler için uygun sıcaklık
ve gaz oranları ile, muhafaza süreleri ortayakonmuştur.
L002 AKPINAR, I. 1990. Değişik Turunçgil Anaçları Üzerine Aşılı Washington Navel,
Valencia ve Moro Portakal Meyvelerinin Muhafazası Üzerine Araştırmalar. Çuk.Ü., F. B. E.,
Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı (Yüksek lisans tezi, yayınlanmamış). Adana. 133 + ? s.
Tez çalışmasında, portakal meyvelerinin muhafazasında, anaçların etkilerinin belirlenmesi
amaçlanmıştır. Adana koşullarında yeralan, 4 değişik anaç üzerindeki Washington göbekli,
Valencia ve Moro portakal meyveleri üzerinde yürütülen çalışmalar sonunda; ilk iki çeşidin,
4 ºC sıcaklık ve % 85-90 oransal nem içeren depolarda, 4-5 ay, Moro'nun ise 3 ay kadar
muhafaza edilebileceği; anaçlardan sitranjların bütün kriterler yönünden en olumlu
bulunduğu, bunu sırasıyla, yerli turunç ve Yuzu'nun izlediği ifade edilmiştir.
L003 ALİZADE, H.H.A. 1989. W.Navel ve Hamlin Çeşidi Portakal Meyvelerinin Mekanik
Hasadına Yönelik Optik Özelliklerinin Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma. Çuk.Ü., F.B.E.,
Tarımsal Mekanizasyon Anabilim Dalı (Yüksek lisans tezi, yayınlanmamış). Adana. 37 + ? s.
Tez çalışmasında, portakal meyvelerinin olgunluğunun belirlenmesi ve sınıflandırmaya temel
olacak, sayısal parametrelerin eldeedilmesi amaçlanmıştır. Washington göbekli ve Hamlin
portakalları meyvelerinin, görünür bantta haftada bir ışık yansıma ölçümleri yapılması
suretiyle sürdürülen çalışmalar sonunda; meyvenin olgunluk sınırı olarak, Washington
göbekli portakalında 582 nm, Hamlin portakalında ise, 590-600 nm dalga boyunda ışığa
gerek duyulduğu; ışık geçirgenliği esas alınarak, yapılacak sınıflandırma işlemi için ise,
adıgeçen çeşitler için, sırasıyla 573 ve 592 nm dalga boyunda ışık göndermenin yeterli
olacağı ifade edilmiştir.
L004 ANONİM, 1973. Turunçgillerde Etilenle Sarartma Tekniği. Ticaret Bakanlığı, Yaş Meyve
ve Sebze İhracatı Proje Müdürlüğü. Ankara. 63 s.
Yayında, özellikle dışsatım yönünden sarartmanın önemi vurgulanmış, bu konuda genel bilgi
verilmiş, teknolojisi açıklandıktan sonra, etilen gazıyla sarartma üzerinde durulmuştur.
Sarartma oda ve ekipmanlarına ilişkin özellikler belirtildikten sonra, renklendirme ve
sarartmada ortayaçıkan bozulmalar anlatılmış ve genel önerilerde bulunulmuştur.
178
L005 ANONİM, 1981. Turunçgillerin Hasadı (Muhtemelen MEYSEB). Sirküler No: 19
(Teksir). 3 s.
Bültende, turunçgil meyvelerinin hasat işlemi elealınmış olup; hasat zamanının belirlenmesi,
tekniği, kullanılacak araç ve gereçler, bilgili işgücü sağlanması, hasadın meyveyi
yaralamadan yapılması ve hasatda hormon uygulaması gibi konularda, bilgiler verilmiş ve
önerilerde bulunulmuştur.
L006 ANONİM, 1983. Türk Standardları TS 3895. Turunçgil Meyveleri-Depolama Kılavuzu.
T. S. E. Ankara. 10 s.
Standardda; konu, kapsam, amaç ve uygulama alanı belirtildikten sonra, turunçgil
meyvelerine ilişkin kültür çeşitleri, ek halinde verilmiş ve hasat üzerinde durulmuş;
depolamada aranan özellikler belirtilmiş, depolama şekil ve şartları açıklanmış, ayrıca
depolama süresi, çizelge halinde sunulmuş; ekler halinde, depolama sırasında ortaya
çıkabilecek zararlanmalar ve suda çözünebilir kuru madde tayini hususu elealınmış ve
sonuncusu, çizelgelerle ayrıntılı olarak işlenmiştir.
L007 AYTAÇ, S.A., 1986. Soğukta Depolanan Limonlardaki Küfler Üzerine Radyasyon ve
Koruyucu Maddenin Etkisi. TÜBİTAK-TOAG Proje No: TOAG-564. Ankara (Yüksek
Mühendislik Tezi). sayfa sayısı ?
Çalışmada, Kütdiken limonlarının depolanmaları sırasında Penicillium italicum Weh.,
Penicillium digitatum Sacc. ve Alternaria citri El. et Pierce'nin neden olduğu bozulmaların
önlenmesi ve depolama sürelerinin uzatılması amaçlanmıştır. Denemelerde limonlar, önce
adıgeçen mikroorganizmalarla aşılanmış, daha sonra belirli dozlarda ışınlamaya maruz
bırakılmış ve difenilli ve difenilsiz kağıtlara sarılarak, Nevşehir Ortahisar'daki volkanik tüflerde
açılmış bulunan mağaralarda, 5 ay süre ile depolanmıştır. Araştırmanın sonunda; düşük
dozda uygulanan ışınlamanın etkili olmadığı, yüksek dozun ise, özellikle kabuklarda
kahverengileşmelere neden olduğu; difenilin, koruyucu etkisinin, az da olsa gözlendiği ve
P.italicum'un, P.digitatum'a oranla, ışına karşı daha duyarlı olduğu belirlenmiştir.
L008 AYTAÇ, S.A., J. ACAR, 1986. Radyasyon ve Difenilli Ambalaj Kağıtlarının Soğukta
Depolanan Limonlardaki Küfler Üzerine Etkisi. Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü, Araştırma
Fonu Genel Sekreterliği. Proje No: 84-01-010-66 (GID-1). Ankara. sayfa sayısı ?.
Araştırmada, limonların soğukta depolanmaları sırasında belirli dozlarda radyasyona tabi
tutulup, difenilli kağıtlara sarılması suretiyle ürünün yüzey mikroflorasında sıklıkla rastlanan
ve önemli bir bozulma etmeni olan, Penicillium italicum Weh.'un üremesinin önlenmesi ve
böylece, limonların depolama sürelerinin uzatılması amaçlanmıştır. Kullanılan Kütdiken
limonlarının değişik dozlarda ışınlandığı, daha sonra difenilli ve difenilsiz ambalaj kağıtlarına
sarılarak, Nevşehir-Ortahisar'daki volkanik tüflerde açılmış bulunan soğukdepolarda 5 ay
süre ile bekletildiği belirtilen çalışmaların sonunda; bir limon meyvesinde 100'den fazla
sporun mevcudiyeti halinde bozulmayı kolaylaştırdığı, difenilli kağıtların önemli bir koruyucu
179
etkiye sahip olmadığı, ışınlamanın koruyucu etkisinin belirgin bulunduğu, ancak sürenin
uzaması halinde, limonların kabuklarında kahverengileşme görüldüğü belirlenmiştir.
L009 BİLGİR, S., T. DEMİR, A. SARIBAY, 1983. Ege Bölgesinde Satsuma Mandarinlerinde
Hasat Sonrası Depo Çürüklüklerine Karşı İlaç Denemesi. Z.M.A.Y., 18:110.
L010 BÜYÜKKÖKSAL, G., H. KALAFATOĞLU, V. YİĞİT, V. VARLI, M. PAK, 1986. Valencia
Portakalının Soğukta Saklama Koşullarının Saptanması. TÜBİTAK Marmara Bilimsel ve
Endüstriyel Araştırma Enstitüsü, Beslenme ve Gıda Teknolojisi Bölümü. Proje No: 04 05 01
85 05. Gebze-Kocaeli. 45 s.
Araştırmada, Valencia portakallarının en uygun muhafaza koşullarının saptanması ve buna
bağlı olarak çeşitli fungusit ve mum uygulamalarının, değişik sıcaklık ve oransal nem
ortamlarında, saklama sürelerine etkilerini incelemek amaçlanmıştır. Nisan ayında hasat
edilen meyvelerin; fungusit ve mum uygulaması yapıldıktan sonra, 2, 4 ve 6 ºC sıcaklık ve %
85-90 oransal nem ortamlarında, muhafaza edildiği belirtilen çalışmaların sonunda; benlate
uygulanmış Antalya Valencia portakallarının, 2 ºC ve % 85-90 oransal nem koşullarında, 5 ay
süreyle, % 1.9-3.4 çürüme kaybıyla, saklanabileceği kanısına varılmıştır.
L011 BÜYÜKKÖKSAL, G., V. YİĞİT, V. VARLI, 1984. İzmir Satsuma Mandarinin Soğukta
Muhafazası Konusunda Araştırmalar. TÜBİTAK Marmara Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma
Enstitüsü, Beslenme ve Gıda Teknolojisi Bölümü. Yayın No: 89. Gebze-Kocaeli. 27 s.
Çalışmada, İzmir satsuma mandarininin soğukta muhafazası sırasında, meyvelerde
meydana gelen fizksel, kimyasal ve fizyolojik değişiklikler gözlenmiş, muhafaza öncesi
fungusit uygulamalarının depolama süresine etkileri incelenmiştir. 4 ºC ve 8 ºC sıcaklık ve %
85-90 bağıl nem ortamlarında muhafaza edilen satsumalarda, ağırlık kaybı ayda yaklaşık %
6-8 olarak gözlenmiş, fiziksel ve kimyasal özelliklerindeki değişimlerde, bu iki ayrı sıcaklık
derecesinde önemli bir farklılık görülmemiştir. Çalışmada ayrıca, 3 aylık muhafaza süresinde,
meyvesuyu miktarında, önce artış sonra düşüş, asit miktarında önemli bir düşüş, suda
çözünebilir kurumadde/asit oranında ise 3-4 birim artış ve L-askorbik asit miktarında % 8-12
dolaylarında bir azalma ortayaçıktığı belirlenmiştir. Fungusit uygulamalarının, mantarlardan
ileri gelen bozulmaları azalttığı da ifade edilmiştir.
L012 DÜNDAR, Ö., 1989. Limonlarda Derim ve Depolama. Adana'da Tarım, 10-11: 34.
Yazıda, limonun ekonomik önemi ve muhafazasının yararlarına değinildikten sonra; özellikle,
hasat zamanı üzerinde durulmuş ve hasadın yapılmasında dikkat edilmesi gereken hususlar
hakkında bilgi verilmiştir. Türkiye'de, önce üretim bölgesinde daha sonra da, Ürgüp yöresinde
olmak üzere, iki kademede yapılan ve "yatak" adı verilen depolamanın; sakıncalı tarafları
belirtilmiş ve depolamanın, Ürgüp yöresinde volkanik tüf kayalardaki, ıslah edilmiş depolarda
yapılmasının, daha uygun olacağı ifade edilmiştir.
180
L013 GEÇİOĞLU, S., 1987. Derimden Sonra Yapılan Bazı Kimyasal Uygulamaların Marsh
Seedless Altıntoplarının Muhafazası Üzerine Etkileri. Çuk.Ü., F.B.E., Bahçe Bitkileri Anabilim
Dalı. Adana (Yüksek lisans tezi, yayınlanmamış).
Çalışmada, uygun depo koşullarında muhafaza edilen altıntop meyvelerinde, çürümeleri
önlemek ve yeşil kapsüllü meyve miktarını korumak üzere, derimden sonra yapılan bazı
kimyasal madde uygulamalarının etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Marsh Seedless altıntop
meyvelerinin, 8 ºC sıcaklık ve % 85-90 oransal nem içeren soğukdepolarda, 5 ay süreyle
muhafaza edildiği denemelerde; ayda bir yapılan kalite özelliklerine ilişkin analizler sonunda,
200 ppm'lik 2,4-D'nin yeşil kapsül miktarını koruduğu, 1000 ppm'lik TB2'nin ise, çürümeleri
azalttığı ortayakonmuştur.
L014 GÖNEN, N., 1981. Derim Zamanı ve Değişik Depo Koşullarının Altıntopların
Muhafazası Üzerine Etkileri. Çuk.Ü.Z.F., Bahçe Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü (Yüksek
lisans tezi, yayınlanmamış). Adana. 53 + ? s.
Tez çalışmasında, altıntopların muhafazasında hasat zamanı ile değişik depo koşullarının
etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Adana koşullarında yeralan, Marsh Seedless altıntopu
meyvelerinin, 3 değişik tarihde hasadı ve 3 farklı soğukdepo şartlarında muhafazası
sonunda; adıgeçen çeşit için, mekanik soğutmada, şubat hasadı ve 8 ºC depo sıcaklığının;
Ürgüp depo koşullarında ise, ocak ayı hasadının, uygun bulunduğu ifade edilmiştir.
L015 GÖRMEK, U., 1990. Yabancı Kökenli Bazı Limon Çeşitlerinin Muhafazası Üzerinde
Araştırmalar. Çuk.Ü., F.B.E., Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı (Yüksek lisans tezi,
yayınlanmamış). Adana. 73 + ? s.
Tez çalışmasında, yabancı kökenli bazı limon çeşitlerinin muhafaza koşullarının belirlenmesi
amaçlanmıştır. Adana koşullarında yetiştirilen Frost Eureka, Frost, Prior, Monroe ve Carvers
Lisbon ile; Limoneria 8 A limon meyveleri üzerinde yürütülen çalışmalar sonunda; bazı
özellikler yönünden iniş-çıkışlar ortaya çıkmakla birlikte, denemeye alınan bütün çeşitlerin,
10 ºC sıcaklık ve % 85-90 oransal nem içeren depolarda, 6-7 ay kadar süreyle, muhafaza
edilebileceği belirtilmiştir.
L016 GÜNCÜ, M., 1979. Çukurova Bölgesinde Turunçgil Ürünlerinin Depolama ve Pazara
Hazırlanmasında Fitopatolojik Sorunlar, Savaş Olanakları. Çuk.Ü.Z.F., Bitki Koruma Bölümü
Seminerleri 5. Adana. 46 s.
L017 GÜRGEN, Ö., M. PEKMEZCİ, 1984. İtalyan Limonunun Muhafazası Üzerine Değişik
Depo Koşullarının Etkisi. İçinde: Türkiye'de Bahçe Ürünlerinin Depolanması Pazara
Hazırlanması ve Taşınması Simpozyumu. 23-25 Kasım 1983. Adana. TÜBİTAK Yayınları
No: 587. TOAG Seri NO: 118. Ankara. s: 130-139.
Çalışmada, İtalyan limonunun muhafazası üzerine değişik muhafaza ortamlarının etkisinin
araştırılması amaçlanmıştır. Deneme sonuçları, İtalyan limonu için en uygun muhafaza
181
koşullarının, 10 ºC sıcaklık ve % 85-90 oransal nem olduğunu göstermiştir. Çalışmada
ayrıca, sözkonusu koşullarda anılan limon çeşidinin, derimden sonra yaklaşık 8 ay süreyle
başarıyla muhafaza edilebileceği saptanmıştır.
L018 GÜRGEN, Ö., M. PEKMEZCİ, N. GÖNEN, 1984. Değişik Derim Zamanlarının
Altıntopların Muhafazası Üzerine Etkisi. İçinde: Türkiye' de Bahçe Ürünlerinin Depolanması
Pazara Hazırlanması ve Taşınması Simpozyumu. 23-25 Kasım 1983. Adana. TÜBİTAK
Yayınları No: 587. TOAG Seri No: 118. Ankara. s: 117-129.
Çalışmada, değişik derim zamanlarının Marsh Sedless altıntopunun muhafazası üzerine
etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Aralık, ocak, şubat aylarında, 3 ayrı zamanda derilen
altıntop meyveleri, ambalajlandıktan sonra, 8 ºC sıcaklık ve % 85-90 oransal neme
ayarlanmış makinalı soğutmalı bir depoda muhafazaya alınmıştır. Deneme sonunda, aralık
ayında derilip muhafazaya alınan meyvelerde, kalitenin düştüğü ve fizyolojik nedenli
bozulmaların arttığı gözlenmiştir. Şubat ayında derilip muhafazaya alınan meyvelerde, kalite
özellikleri korunmuş olmakla birlikte, mantarsal nedenli bozulmaların arttığı görülmüştür. En
iyi muhafaza sonucu ise, ocak ayında derilen altıntop meyvelerinde eldeedilmiştir.
L019 GÜRSOY, G., 1982. Değişik Saklama Koşullarının Bazı Turunçgil Konsantratlarının
Bileşimi Üzerine Etkileri. Çuk.Ü.Z.F., Tarım Ürünleri Teknolojisi Bölümü (Turunçgiller
Araştırma Enstitüsü, Antalya) (Doktora tezi, yayınlanmamış). Adana. 115 + ? s.
L020 GÜVENER, A., C. KARACA, 1988. Limonlarda Carbendazim Thiobendazol ve
Bemomyl Bakiyelerinin Tetkiki. İçinde: V. Türkiye Fitapatoloji Kongresi, 18-21 Ekim 1988.
Antalya. TÜBİTAK (TOAG)-T.F.D. Bildiri Özetleri. s: 119.
Bildiri özetinde, limon muhafazasında yeşil küf zararına karşı kullanılmakta olan, bazı
preperatların kalıntı miktarlarının belirlenmesinin amaçlandığı ifade edilmiştir. Değişik
dozlarda, 1 dakika süreyle, daldırma şeklinde uygulanıp, 24 saat sonra kalıntı miktarlarının
ölçülmesi şeklinde yürütülen çalışmalar sonunda; Carbendazim ve Benomyl'li ilaçların, 25 ve
50 g aktif madde/100 l. su; Thiobendazole'lü ilaçların, 30 ve 60 g aktif madde/ 100 l su
dozlarının, limon muhafazasında güvenlikle kullanılabileceği kanısına varıldığı belirtilmiştir.
L021 HIZAL, A.Y., 1990. Turunçgil Meyvelerinde Hasat ve Depolama. İçinde: Turunçgiller ve
Subtropik Meyveler Semineri. 19-23 Kasım 1990. Antalya. T.O.K.B., Narenciye Araştırma
Enstitüsü. Antalya (Teksir). s: 135-143.
Metinde, turunçgil meyvelerinde hasadın önemine değinildikten sonra; meyve olgunluğunun
belirlenmesi ile hasat işlemi üzerinde ayrıntılı bilgiler verilmiş; depolamaya geçilerek önemi,
şekilleri, depolamaya hazırlık, depolama işlemi ve depo şartları hususlarında açıklamalarda
bulunulmuştur.
182
L022 HIZAL, A.Y., E.N. BAĞRIYANIK, 1989. Turunçgillerin Depolanması, Tüketimi, Değişik
İşleme, Değerlendirme Teknikleri ve Endüstrisi. TOK, 45: 16-17.
Yayında, turunçgillerde en ihmal edilen konulardan birisinin de, depolama olduğu belirtilmiş
ve buna mutlaka uyulması gerektiği vurgulanmıştır. Depolamada ilk şartın uygun bir hasat
olduğu ifade edilen yazıda, türlere göre, elverişli depolama sıcaklık dereceleri ve nem
oranları da verilmiştir. Türler itibariyle, Türkiye'de turunçgil tüketim miktarları sıralanan
yayında, tüketimin daha çok taze olarak yapıldığı bildirilmiş, turunçgil meyveleri teknolojisinin
mutlaka geliştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
L023 İZDAL, G., İ. KARAÇALI, 1988. Satsuma Mandarininde Meyve Kalitesi ve
Olgunlaşmanın Etkilenişi. Ege Ü.Z.F.Derg., 25 (3): 31-42.
Çalışmada, Bornova'da yeralan ve üçyapraklı, Troyer sitranjı ve turunç anaçları üzerindeki
Owari, Rize, F.Nucellar ve Wase satsuma çeşitlerinde, meyve kalitesi ile olgunluğun
etkilenişi üzerinde durulmuştur. Meyve kalite özellikleri olarak, meyve ağırlığı, meyvesuyu
oranı, toplam suda çözünebilir kurumadde oranı, titre edilebilir asitlik, pH değeri, meyvesuyu
aroması ve meyvesuyu tad değeri gibi özelliklerin elealındığı çalışmada; bunların çeşit ve
anaçlar itibariyle gösterdikleri farklılıklar belirtilmiş ve olgunluk, hasat dönemi süresince
izlenerek; bu özelliklerin değişimleri ve birbirleriyle olan olumlu (+) ve olumsuz (-) ilişkileri
ortayakonmuştur.
L024 KALENDER, G., G. SJÖSTROM, 1973. Satsuma Mandarinlerinin Olgunluğu. Yalova
Bahçe Kültürleri Araştırma ve Eğitim Merkezi Dergisi, 6 (1-2): 70-83.
Çalışmada, İzmir yöresindeki Gümüldür ve İnciraltı'nda yeralan, sırasıyla 13 ve 16 yaşlı
satsuma bahçelerinden yararlanarak, bölgesel olarak en erken derim tarihinin belirlenmesi
amaçlanmıştır. Ağustos sonu-eylül ortalarından başlayarak, birer hafta aralıklarla, kasım
ortalarına kadar sürdürülen derimlerle, meyve örnekleri alınarak, bunlarda; meyve ağırlığı,
renk dönüşümü, meyvesuyu, suda çözünebilir kurumadde, asitlik gibi özelliklere ilişkin
analizler yapılmış ve olgunluk oranının 6/1 olarak kabul edildiği çalışmada; renk
dönüşümünün de, % 50'yi aştığı ve bu değerlere ekimin ikinci yarısında ulaşıldığı; bu
kriterlerin, en erken derim tarihinin belirlenmesinde kullanılabileceği belirtilmiştir.
L025 KARAÇALI, İ., 1980. Satsuma Mandarininde Yüksek Kaiteli Meyve Hasadı için En
Uygun Zamanın Saptanması. Ege Ü.Z.F. Derg., 17 (3): 45-54.
Çalışmada, yüksek kalitede meyve hasadı için, meyvesuyu miktarı ve kabuk oranı
eğrilerinden yararlanarak, yıl ve bahçelere göre, olgunluk zamanını belirlemek
amaçlanmıştır. İzmir ilinin değişik yörelerindeki üçyapraklı üzerine aşılı satsuma
mandarinlerinde, üç yıl süreyle yapılan meyve analizleriyle; bunların en uygun değerlere
ulaştığı süreler belirlenmiş ve hesaplamalarla, ortak uygun tarihler (26 Ekim-10 Kasım)
ortayakonmuştur.
183
L026 KARAÇALI, İ., 1984. Satsuma Mandarini Olgunlaşma Devresinde Meyva Suyu, Toplam
Sudaerir Maddeler ve Titr. Asit Miktarları ile Olgunluk Oranının Değişiminde Uygun Eğri
Modellerinin Seçimi. İçinde: Türkiye'de Bahçe Ürünlerinin Depolanması Pazara Hazırlanması
ve Taşınması Simpozyumu. 23-25 Kasım 1993. Adana. TÜBİTAK Yayınları No. 587. TOAG
Seri No: 118: 26-32.
Çalışmada, İzmir ve çevresindeki 15 bahçeden yararlanılarak, satsuma mandarinin
meyvesuyu oranı ile olgunluk durumundaki değişimleri belirlemek üzere, uygun eğri
modellerinin ortayakonması amaçlanmıştır. Meyvesuyu miktarındaki değişimin, bir
maksimum eğrisi (2. dereceden) şeklinde olduğu belirlenen çalışmada, Bölge için
hesaplanan en yüksek değerin 7 kasımda eldeedildiği; toplam suda çözünebilir kuru
maddeler miktarındaki artışın doğrusal olup, en hızlı artışın 20 ekimde meydana geldiği;
titreedilebilir asitlik azalışının 2. derecede bir eğri oluşturduğu ve en düşük değeri 24
kasımda aldığı; olgunluk oranının doğrusal artış şeklinde değiştiği ve en hızlı artışın 19 ekime
rastladığı tespit edilmiştir.
L027 KAŞKA, N., M. PEKMEZCİ, 1984. Elma ve Limonların Nevşehir Yöresinde Geliştirilen
Adi Depolarda Muhafazası Üzerinde Bir Çalışma. İçinde: Türkiye'de Bahçe Ürünlerinin
Depolanması Pazara Hazırlanması ve Taşınması Simpozyumu. 23-25 Kasım 1983. Adana.
TÜBİTAK Yayınları No: 587. TOAG Seri No: 118. Ankara. s: 82- 98.
Çalışmada, Nevşehir yöresindeki volkanik tüf kayalarında açılan, adi muhafaza depolarının
ıslahı amacıyla kazdırılan değişik depo tiplerinin, elma ve limonların muhafazası üzerine olan
etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Amasya elması ve Molla Mehmet limonlarının
elealındığı denemelerde; ıslah edilmiş olan araştırma depolarının, elma ve limon muhafazası
bakımından, halkın elindeki depolardan, çok daha uygun olduğu belirlenmiştir.
L028 KAŞKA, N., Ö. TUZCU, Ö. GÜRGEN, I.T. AĞAR, F. BANGERTH, J. STREIF, 1987.
Turunçgillerin Kontrollü Atmosferde Muhafazası. İçinde: Çukurova-Hohenheim Üniversitesi
Bilimsel İşbirliği Kollokyumu Özetleri. 28-30 Eylül 1987. Adana. s: 6-7.
Çukurova ve Hohenheim Üniversiteleri arasındaki bilimsel işbirliği çerçevesinde yürütülen
çalışmada, daha avantajlı bir muhafaza sistemi olarak ifade edilen kontrollu atmosferin,
turunçgil meyveleri yönünden durumunu belirlemek amaçlanmıştır. İlk yıl, Washington
göbekli portakalı, Marsh Seedless altıntopu ve Clementine mandarini; 2. yıl bunlara ek olarak
satsuma ve Fremont mandarinleri ile Minneola tanjelosunun elealındığı denemelerde;
meyvelerdeki çürümelerin daha düşük bulunduğu, kalite özelliklerinin ise kontrola göre daha
iyi durumda olduğu belirtilmiş; ancak, kesin sonuçların, çalışmaların genişletilerek
yürütülmesinden sonra ortayakonabileceği bildirilmiştir.
L029 KİRİŞÇİ, V., İ.K. TUNCER, 1987. Turunçgil Hasat Mekanizasyonu ve Türkiye'de
Uygulanabirliği. Derim, 4 (4): 175-182.
Yayında, meyve hasadına ilişkin, genel bir değerlendirmeden sonra; turunçgil hasat
yöntemleri, elle hasat ve makinalı hasat başlıkları altında incelenmiş; elle hasatta, kullanılan
184
yardımcı elemanlar, bu hasat şeklinin makinalı hasada göre, üstün ve olumsuz yönleri
açıklanmış; makinalı hasat konusunda, genel bilgiler ile, kullanılan hasat makinaları
hususunda, özel bilgilere yerverilmiştir.
L030 MAHMOOD, T., 1973. Turunçgil Meyvelerinin Depolama Sürelerini Uzatmak ve Bazı
Hasat-Sonu Hastalıklarıyla Savaşmak Amacıyla İyonize Radyasyonun Kullanılması. Ege
Ü.Z.F.Mecm., 10 (1): 203-208.
Çalışmada, turunçgil meyvelerinin depolanması sırasında, sürenin uzatılması ve depo
hastalıklarıyla mücadele için, iyonize radyasyonun etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.
İyonize radyasyonun etkisini belirleme yönünden, in vitro ve in vivo testlerle yürütülen
çalışmalar sonunda; 200 krad ve daha yüksek ışınlamanın, yeşil ve mavi küf sporlarının,
koloni oluşturma gücünü kırdığı; uygulama dozunun, 2.1 krad/dakika olduğu; in vivo'da
portakalda mavi, limonda yeşil küfün, 100-200 krad'lık gamma dozuyla kontrol edildiği; dozun
yükseltilmesi durumunda, meyvelerde bazı zararlanmalar oluştuğu ifade edilmiştir.
L031 ONSİNEJAD, R., 1987. Farklı Uygulamaların Marsh Seedless Altıntoplarının
Muhafazası Üzerine Etkileri. Çuk.Ü., F.B.E., Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı (Master tezi,
yayınlanmamış). Adana.
Çalışmada, Marsh Seedless altıntop meyvelerinin muhafazası sırasında; bozulmaların
önlenmesi bakımından Benlate, kalite özelliklerinin korunması açısından ise, yerli ve yabancı
kaynaklı difenilli ambalaj kağıtlarının etkinliklerinin karşılaştırılması amaçlamıştır. 8 ºC
sıcaklık ve % 85-90 oransal nemde, 5 ve 6 ay süreyle muhafaza edilen meyvelerde; 500
ppm'lik benlate uygulamasının mantarsal bozulmaları büyük ölçüde önleyebildiği; kalitenin
korunması bakımından ise, yerli ve yabancı kaynaklı difenilli ambalaj kağıtlarının önemli bir
farklılık oluşturmadığı; hatta bazı kalite özellikleri yönünden, yerlilerin daha olumlu etkide
bulunduğu ortayakonmuştur.
L032 PEKMEZCİ, M., 1981. Turunçgillerde Meyve Muhafazası Sorunları. İçinde: Akdeniz
Bölgesi Bahçe Bitkileri Yetiştiriciliğinde Sorunlar, Çözüm Yolları ve Yapılması Gereken
Araştırmalar Simpozyumu. 9-13 Nisan 1979. İncekum-Alanya. TÜBİTAK Yayınları No: 501.
TOAG Seri No: 99. Ankara. s: 308-327.
Bildiride, genel olarak meyve muhafazasının önemine değinildikten sonra, turunçgil
meyveleri muhafazasının Ülkemizdeki durumu hakkında bilgi verilmiş ve bu konuda, derim,
tasnif, ambalaj, sarartma, depo koşulları, mantarsal hastalıklar gibi etmenler elealınmıştır. Bu
hususlar işlenirken, önemli sorunlar bulunduğu vurgulanmış ve alınacak önlemlerle,
yapılması gereken çalışmalar üzerinde durulmuştur. Yayının sonunda, konuya ilişkin soru ve
cevaplar yeralmıştır.
L033 PEKMEZCİ, M., 1981. Kütdiken Limonunun Muhafazası Üzerinde Araştırmalar.
Çuk.Ü.Z.F. Yayınları: 158. Bilimsel Araştırma ve İnceleme Tezleri: 49. Adana. 71 s.
185
Çalışmada, Türkiye'nin önemli standard limon çeşitlerinden, Kütdiken'in en uygun muhafaza
koşullarının araştırılması amaçlanmıştır. Denemeler sonunda, elealınan 9 değişik muhafaza
ortamı içersinde, Kütdiken limonu için en uygun koşulların, 10 ºC sıcaklık ve % 85-90 oransal
nem olduğu belirlenmiştir. Bu koşullarda, adıgeçen limon çeşidinin, derimden sonra,
kalitesinden fazla birşey kaybetmeden, 8-9 ay süreyle başarılı bir biçimde muhafaza
edilebileceği ortayakonmuştur. Çalışmada ayrıca, Ürgüp yöresindeki adi depolarda, başarılı
bir muhafaza için, bazı teknik önlemlerin alınmasının zorunlu olduğu kanısına varıldığı da
ifade edilmiştir.
L034 PEKMEZCİ, M., 1984. Washington navel Portakalının Soğukta Muhafazası Üzerinde
Araştırmalar. İçinde: Türkiye'de Bahçe Ürünlerinin Depolanması Pazara Hazırlanması ve
Taşınması Simpozyumu. 23-25 Kasım 1983, Adana. TÜBİTAK Yayınları No: 587, TOAG Seri
No: 118. Ankara. s: 10-25.
Çalışmada, Türkiye'nin önemli standard portakal çeşitlerinden, Washington göbekli için, en
uygun muhafaza koşullarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Denenen muhafaza ortamları
içersinde, Washington göbekli portakalına uygun olanının, 5 ºC sıcaklık ve % 85-90 oransal
nem taşıdığı; ve bu koşullarda, adıgeçen portakal çeşidinin, derimden sonra, kalitesinden
fazla birşey kaybetmeden, 4.5-5 ay süreyle, başarılı bir biçimde muhafaza edilebildiği
ortayakonmuştur.
L035 PEKMEZCİ, M., 1984. Satsuma ve Klemantin Mandarinlerinin Soğukta Muhafazası
Üzerinde Araştırmalar. İçinde: Türkiye'de Bahçe Ürünlerinin Depolanması Pazara
Hazırlanması ve Taşınması Simpozyumu. 23-25 Kasım 1983. Adana. TÜBİTAK Yayınları
No: 587. TOAG Seri No: 118. Ankara. s: 99-116.
Çalışmada, önemli standard mandarin çeşitlerimizden satsuma ve Clementine
mandarinlerinin soğukta muhafaza süre ve koşullarının belirlenmesi amaçlanmıştır.
Derimden sonra, difenilli kağıtlar kullanılarak ambalajlanan meyveler, değişik soğukdepo
koşullarında muhafazaya alınmıştır. Denemeler sonunda, her iki mandarin çeşidi için de, en
uygun muhafaza koşullarının, 3 ºC sıcaklık ve % 85-90 oransal nem olduğu belirlenmiştir. Bu
koşullarda, satsumaların derimden sonra 2-2.5 ay; Clementine mandarinlerinin ise, 3-3.5 ay
sürelerle, başarılı biçimde muhafaza edilebildikleri ortayakonmuştur.
L036 PEKMEZCİ, M., N. KAŞKA, Ö. GÜRGEN, 1989. Ürgüp Yöresindeki Volkanik Tüf
Kayalarında Açılan Adi Muhafaza Depolarında Limon Muhafaza Olanaklarının Geliştirilmesi
Üzerinde Araştırmalar. Doğa Tr.Tar.Or.Derg., 13 (1): 89-106.
Çalışmada, Ürgüp yöresindeki volkanik tüf kayalarında açılan, doğal soğutmalı depolarda,
limon muhafaza olanaklarının geliştirilmesi araştırılmıştır. Ayrıca, halk depolarına, soğuktan
zararlanma ihtimaline karşı, üretim bölgesinden genellikle mart başında getirilen limonların,
depo giderlerini azaltmak ve kayıpları önlemek için, derimden hemen sonra getirilerek,
muhafaza olanakları da incelenmiştir. Üç yıl süren çalışmaların sonunda, Ortahisar'da Kaşka
ve Pekmezci tarafından geliştirilen, doğal soğutmalı depoların, halk depolarına göre,
limonların kalitesini daha iyi koruduğu belirlenmiştir. Geliştirilen adi depolardan, özellikle
186
kapısı koridora açılan, diferansiyel termostatlı ve izotermik kapılı depoda; derimden hemen
sonra, bekletilmeden konulan limonların, kış aylarında da, başarılı bir şekilde muhafaza
edilebileceği ortayakonmuştur.
L037 PEKMEZCİ, M., Ö. GÜRGEN, N. KAŞKA, 1984. Marsh Seedless ve Redblush
Altıntoplarının Muhafazası Üzerinde Araştırmalar. İçinde: Türkiye'de Bahçe Ürünlerinin
Depolanması Pazara Hazırlanması ve Taşınması Simpozyumu. 23-25 Kasım 1983, Adana.
TÜBİTAK Yayınları No: 587. TOAG Seri No: 118. Ankara. s: 33-47.
Çalışmada, değişik depo koşulları ve mumlamanın, Marsh Seedless ve Redblush
altıntoplarının depolanması üzerine olan etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma
sonuçları, mumlamanın altıntopların bazı kalite özellikleri üzerine, muhafaza sırasında,
olumlu etki yaptığını göstermiştir. Her iki altıntop çeşidi için de, 8 º sıcaklık ve % 85-90
oransal nemin, en iyi muhafaza koşulları olarak saptandığı denemelerde; Marsh Seedless ve
Redblush altıntoplarının bu koşullarda, derimden sonra, yaklaşık 6 ay süreyle kalitelerinden
fazla birşey kaybetmeden, muhafaza edilebilecekleri ortayakonmuştur.
L038 SALİH, H., A. CENGİZ, 1976. Turunçgil Meyvelerinde Hasat Sonrası Çürüklüklerine
Karşı Mücadele İmkanları Üzerinde Ön Çalışmalar. Bit.Kor.Bült., 16 (1): 47-60.
Çalışmada, turunçgil meyvelerinde ortayaçıkan, hasat sonrası çürüklüklerine karşı mücadele
olanaklarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Adana'daki adidepo ve Nevşehir Ortahisar'daki
doğal mağaralarda portakal, limon, altıntop ve satsuma çeşitleri üzerinde; hasattan önce
püskürtme, hasattan sonra daldırma ve mumlama sırasında yapılan, "Thiabendazol (TBZ)"
ve "Benlate" uygulamaları sonunda; her iki preperatın da, hasattan önce ağaç üzerinde 600
ppm'lik püskürtme, hasattan sonra 1500 ppm'lik daldırma ve 4000 ppm'lik mumlama
işlemlerinin; çürüklük etmenlerinden Penicillium digitatum, Sacc., P.italicum Weh.,
Aspergillus sp. ve Colletotrichum sp.'nin neden olduğu meyve çürüklüklerine karşı, etkili
bulunduğu ifade edilmiştir.
L039 SALİH, H., O. GÖKSEDEF, A. CENGİZ, 1975. Turunçgil Meyvelerinde Hasat Sonrası
Çürüklüklerine Karşı Mücadele İmkanları Üzerinde Ön Çalışmalar. Z.M.A.Y., 9: 83.
L040 SALMAN, A., 1985. Turunçgil Meyvelerinde Derim. Derim, 2 (1): 33-37.
Yayında, turunçgil meyvelerinde hasat ve hasat sonrasında, dikkat edilmesi gereken
hususlar verildikten sonra; olgunluğa ulaşım zamanı, derimde kullanılan alet ve ekipmanın
seçimi, meyvenin ağaçtan alınması sırasındaki önemli noktalar ile, taşımada uyulması
gereken kurallar gibi konularda, açıklayıcı bilgilere yerverilmiştir.
187
L041 SALMAN, A., 1989. Turunçgiller'de Derim ve Standardizasyon. TOK, 43 : 20-22.
Yayında, turunçgil meyveleri standardı, TS-34 ve AT standardlarında yeralan turunçgil tür ve
çeşitleri ve bunlarda, meyvesuyu miktarı ve meyve kabuğu rengi konularında açıklamalar
yapılmış, daha sonra, turunçgil meyvelerinin boylara ayrılması ve depolanmaları
hususlarında bilgi verilmiştir.
L042 SALMAN, A., 1989. Portakal, Limon, Greyfurt, Mandalina. TOK, 43 : 28-29.
Bir anket sonucuna dayalı olarak kaleme alınan yazıda, Türkiye'de turunçgil hasadı
konusunda, yetiştiriciler nezdinde önemli bir bilgi noksanlığı bulunduğu ve bunda, bazı
ekonomik nedenler ve ihmallerin de sözkonusu olduğu belirtilmiş; hasatta yapılan başlıca
hatalar ve giderilme yolları, 5 ayrı başlık altında verilmiştir.
L043 TOPRAK, B., 1976. Florida Turunçgil Meyveleri için En Uygun Hasat Sonrası
Uygulamaları (J.R.BECKENBACH'den çeviri). MEYSEB Çukurova Bölge Müdürlüğü. Mersin
(Teksir). 30 s.
Metinde, turunçgil meyvelerinin başarılı bir şekilde muhafaza edilebilmesi için, yerine
getirilmesi gerekli en uygun hasat sonrası uygulamalar üzerinde durulmuştur. Meyvelerin
derim sırasında yaralanmaması, gerekiyorsa yapılacak sarartmanın, uygun koşullar altında
gerçekleştirilmesi, gerekiyorsa reklendirici maddelerin (boya) uygulanması, fungusit tatbikatı,
mumlama, kabuktaki çukurlaşma ve bozulmanın önlenmesi, tasnif ve ambalajlama,
önsoğutma ve soğutma ile maliyeti düşürücü önlemler gibi konularda; alınacak tedbirlere
ilişkin açıklamalarda bulunulmuştur.
L044 TÖNÜK, A., 1987. Turunçgil Meyvelerinin Etilen ile Yeşil Renklerinin Giderilmesi ve
Renklendirilmesi. Standard, 26 (309): 18-22.
Yayında, bazı turunçgil tür ve çeşitleri için "kaçınılmaz" olarak ifade edilen ve yaygın olarak
"sarartma" deyimi kullanılan, etilenle yeşil rengin giderilmesi işleminin gerekçesi, şartları,
uygulanışı, kullanılan etilen konsantrasyonları ve tatbik şekilleri ile, sarartma odalarının
taşıyacağı özellikler, ayrıntılı olarak elealınmıştır.
L045 TUZCU, Ö., 1974. Değişik Derim Zamanlarının Washington Navel ve Yafa Portakal
Çeşitlerinde Verim, Meyve Kalitesi ve Yapraklardaki Karbonhidrat Miktarlarına Etkileri
Üzerinde Araştırmalar. Çuk.Ü.Z.F., Bahçe Bitkileri Kürsüsü. Adana (Doktora tezi,
yayınlanmamış). 70 s.
Tez çalışmasında, Washington göbekli ve Yafa portakal çeşitlerinde, değişik zamanlarda
yapılan hasatların, meyve verim ve kalitesine etkileri ile bunların, yapraklardaki karbonhidrat
miktarları değişimleri üzerine tesirlerini belirlemek amaçlanmıştır. Mersin yakınlarında
yürütülen denemelerde, geç hasatların, verimde önemli bir azalmaya neden olduğu,
periyodisite eğilimini artırdığı ve kalite özelliklerinde ciddi düşüşler ortayaçıktığı belirlenmiştir.
188
Çalışmada ayrıca, genel meyve kalitesi ile yapraklardaki nişasta miktarları arasında, ters
orantılı bir ilişki bulunduğu ifade edilmiştir.
L046 TUZCU, Ö., M. ÖZSAN, 1982. Derim Zamanının Washington Navel ve Yafa
Portakallarında Meyve Verimi ile Yapraklardaki Karbonhidrat Miktarları Üzerine Etkileri.
İçinde: TÜBİTAK 7. Bilim Kongresi. 6-10 Ekim 1980. Adana. TOAG Tebliğleri Bahçe Bitkileri
Seksiyonu. TÜBİTAK Yayın No: 547. TOAG Seri No: 110. Ankara. s: 171-191.
Bildiride, Mersin ekolojik koşullarında yeralan, Washington göbekli ve Yafa portakallarına
uygulanan, 3 değişik derim zamanının, meyve verimi ile yapraklarda karbonhidrat miktarları
üzerine olan etkilerinin araştırılmasının amaçlandığı belirtilmiştir. Geç derimin her iki çeşitde
de verimi önemli ölçüde azalttığı ve Yafa portakallarında periyodisiteyi artırdığı ortayakonan
çalışmada; karbonhidrat metabolizmasında çeşitli düzensizliklere yolaçtığı ve ertesi yılın
verimini de düşürdüğünün belirlendiği ifade edilmiştir.
L047 TUZCU, Ö., M. ÖZSAN, 1982. Derim Zamanının Washington Navel ve Yafa
Portakallarında Meyve Kalitesi Üzerine Etkileri. İçinde: TÜBİTAK 7. Bilim Kongresi. 6-10
Ekim 1980. Adana. TOAG Tebliğleri Bahçe Bitkileri Seksiyonu. TÜBİTAK Yayın No: 547.
TOAG Seri No: 110. Ankara. s: 193-206.
Bildiride, Mersin ekolojik koşullarında yeralan, Washington göbekli ve Yafa portakallarına
uygulanan, 3 değişik derim zamanının, meyvelerin pomolojik özellikleri üzerine olan
etkilerinin araştırılmasının amaçlandığı belirtilmiştir. Derim zamanlarının boylamadaki dağılım
oranları üzerine bir etki yapmamakla birlikte, yıllar arasında etkili olduğu ortayakonan
çalışmada; erken ve geç derimin, meyve kalitesini olumsuz yönde etkileyerek, özellikle
meyvesuyu ve asit miktarlarında, önemli azalmalara neden olduğu ifade edilmiştir.
L048 ULUBELDE, M., 1987 ?. Satsuma Mandarininde Hasat ve Hasat Sonrası İşlemler.
T.O.K.B., Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. Menemen (Teksir). 5 s.
Metinde, satsuma mandarinlerine ilişkin olgunluk kriterleri belirtildikten sonra; hasat
başlangıcının, "kesim komisyonu" tarafından belirlendiği ifade edilmiş ve hasatta "TS-34
Turunçgiller Standardı"na uyulmanın zorunlu olduğuna değinilerek; hasat işleminin yapılışı ve
busırada dikkat edilecek hususlar ile; sarartma, boylama, ambalajlama, taşıma ve depolama
gibi konulara ilişkin, özet bilgiler verilmiştir.
189
M- DİĞER KONULAR
M001 ANONİM. 1981. Turunçgil Bahçelerinde Yabancı Ot Kontrolü. T.O.B., MEYSEB Mersin
Bölge Müdürlüğü, Sirküler No: 11 (Teksir). Mersin. 2 s.
Yabancıotların turunçgil bahçelerinde meydana getirdikleri zararlar, bunlarla mücadelede
etkili olan yöntemler ve uygulanmaları üzerinde, temel bilgiler verilmiştir.
M002 ANONİM. 1982. Turunçgillerde Çiçek ve Meyve Dökümü. G.T.H.B., MEYSEB Çiftçi
Bülteni. Sirküler No: 20 (Teksir). Mersin. 2 s.
Bültende, turunçgillerde ortayaçıkan çiçek ve meyve dökümleri ele alınmış olup; hasat-önü
dökümleri dışındaki döküm dönemleri verildikten sonra, bunlara neden olan etmenler;
döllenme noksanlığı, beslenme noksanlığı ve uygun olmayan iklim koşulları gibi başlıklar
altında toplanmış ve bunlara karşı alınabilecek önlemler hakkında bilgiler verilmiştir.
M003 CANKATAN, K., K.MENDİLCİOĞLU. 1988. Satsuma Mandarininde Çiçek Tomurcuğu
Ayrım Zamanının Belirlenmesi Üzerinde Bir Araştırma. Ege Ü.Z.F.Derg., 25 (3): 93-103.
Çalışmada, üçyapraklı üzerindeki Satsuma ağaçlarında, çiçek tomurcuğu ayrım zamanının
belirlenmesi amaçlanmış; belirli aralıklarla alınan tomurcuk örneklerinin incelenmesi suretiyle,
1985 yılı itibariyle, çiçek tomurcuğu ayrım döneminin, şubat sonlarında başlayıp, nisan
ortalarında sona erdiği ve kesin dönemin belirlenebilmesi için, çalışmaların birkaç yıl
yinelenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
M004 CEYLANLI, N., B. ÖZSAN, E. ÖNCEL, B. BÜLBÜL. 1953. Türkiye Turunçgil
Standardlarının Tesbiti. Turunçgiller Araştırma Enstitüsü (Rapor). Antalya. içinde: Anonim.
1983. Z.İ.G.M. Araştırma Özetleri (1926-1982). Cilt 1. T.O.B., Z.İ.G.M., Araştırma Daire
Başkanlığı, Yayın No: 6. Ankara. s: 5.
On yıl sürdürülen çalışmada, portakal, mandarin, limon ve altıntoplarda standard çeşitlerin
belirlenmesine çalışılmıştır. Kuruluş koleksiyon bahçelerinde bulunan çeşitlerin
karşılaştırılmaları sonucunda; portakallarda, Washington göbekli, Yafa, Valencia, Magnum
Bonum; mandarinlerde, Klemantin, Satsuma; limonlarda, Interdonato; altıntoplarda Marsh
Seedless, standard çeşitler olarak tesbit edilmişlerdir.
M005 DUYAR, E. 1982. Gibberellic Asit (GA)'in Clementine Mandarininde Meyve Tutumu
Üzerine Etkileri. T.O.B., Teknik Ziraat Müdürlüğü. Aydın. 2 s.
Çalışmada, Klemantin mandarinlerinde bazı yıllarda ortayaçıkan verim düşüklüğünü, bitki
gelişmesini düzenleyici (BGD) uygulamasıyla gidermek amaçlanmıştır. Yapılan çalışma
sonunda, Gibberellic Asit (GA)'in, 20 ppm'lik konsantrasyonunun, tam çiçeklenme
döneminde uygulanmasıyla, meyve tutumunda artış sağlandığı ortaya konmuştur.
190
M006 ERDEM, H.S. 1986. Dörtyol ve Çevresinde Turunçgil Meyvelerinin Üretim, Muhafaza
ve Pazarlanması Üzerine Bir Çalışma. Çuk.Ü.Z.F., Bahçe Bitkileri Bölümü (Lisans tezi,
yayınlanmamış). Adana. 32 + ? s.
Tez çalışmasında, Dörtyol ve çevresinde üretilen turunçgil meyvelerinin üretim, muhafaza ve
pazarlanması açısından durumun incelenmesi amaçlanmıştır. Üretim yönünden sorunların;
sertifikalı fidan temini, yeterli kredi sağlanamaması, yayım faaliyetlerinin yetersizliği, dış
pazarlara uygun çeşit seçiminde tereddütlere düşülmesi; muhafaza yönünden ise, hasat ve
ambalajlamadaki bilgisizlik ve yetersizliklerin mevcudiyeti, soğukdepoların yetersizliği;
pazarlama dalında, fiyat istikrarsızlıkları ve yeni pazar araştırmalarındaki eksiklikler gibi,
konularda yoğunlaştığı ifade edilerek, bunlara karşı, çeşitli kesimlerce önlem alınması
gerektiği belirtilmiştir.
M007 ETİ, S. 1978 ?. Über das Pollenschlauchwachstum und die Entwicklung der
Samenanlagen in Beziehung zum Fruchtansatz und zur Fruchtqualitat bei der
Mandarinensorte Clementine (Citrus reticulata Blanco). Dissertation Univ. Hohenheim, 127 s.
M008 ETİ, S., M.KILAVUZ, N.KAŞKA. 1989. Robinson Mandarinlerinde Kendileme ve
Yabancı Tozlama ile Meyve Tutumu ve Meyve Kalitesi Arasında İlişkiler. Bahçe, 18 (1-2): 6268.
Çalışmada, Doğu Akdeniz bölgesinde yetiştiriciliği giderek yaygınlaşmakta olan, Robinson
mandarinindeki verim düşüklüğünün azaltılması amaçlanmıştır. Değişik mandarin çeşitleri ile
yapılan, kendileme ve yabancı tozlama çalışmaları sonunda; Robinson'un Kinnow ile yabancı
tozlama denemelerinde, % 27-60 oranlarında, yüksek bir meyve tutumu elde edildiği; diğer
çeşitlerle bu oranın, % 3-4 dolaylarında kaldığı; ancak, Kinnow tozlamasında, meyve
iriliğinde düşüklük ortayaçıktığı; öteki meyve özellikleri yönünden, kombinasyonlara göre
değişen, farklı bulgular sağlandığı ifade edilmiştir.
M009 ETİ, S., R.STÖSSER. 1988. Fruchtbarkeit der Mandarinensorte Clementine (Citrus
reticulata Blanco)-I. Pollenqualitat und Pollenwachstum. Gartenbauwissenschaft, 53 (4): 160166.
M010 GÖRAL, T. 1987. Klemantin Mandarini. Derim, 4 (2):85-90.
Yayında, yetiştiricilerince, özellikle 1980'li yılların başlarından itibaren, verim düzensizliği
konusunda giderek artan oranlarda iletilen yakınmalar üzerine; Klemantin mandarinlerinde
yapılan inceleme ve gözlem sonuçları ve literatür kaynaklarından elde edilen bilgiler biraraya
getirilmiştir. Akdeniz bölgesinde, halen yetiştiriciliğinden vazgeçilemeyecek bir çeşit olarak
nitelendirilen, Klemantin’deki verim düzensizliğinin; büyük ölçüde tozlanma ve döllenme
döneminde ortayaçıkan, olumsuz iklim faktörlerine bağlı olduğu ve bunun; tozlayıcı çeşit ve
bitki gelişmesini düzenleyici (hormon) kullanılarak, kontrol edlilebileceği ifade edilmiştir.
191
M011 GÜVENER, A., C.KARACA. 1988. Limonlarda Carbendazim Thiobendazol ve Benomyl
Bakiyelerinin Tetkiki. İçinde: V. Türkiye Fitapatoloji Kongresi, 18-21 Ekim 1988. Antalya.
TÜBİTAK (TOAG)-T.F.D. Bildiri özetleri. s: 119.
M012 GÜVENER, A., F.KOÇER, C.KARACA. 1992. Muz, Mandarin ve Limonlarda
Fenamiphos ve Isazophos Bakiyelerinin Tetkiki. Z.M.A.Y., 1987-1988. 22-23: 191-192.
M013 GÜVENER, A., Y.GÜNAY. 1967. Kiraz ve Mandarinlerde Rogor Bakiyeleri Üzerinde
Araştırmalar. Bit.Kor.Bült., 7 (1): 17-29.
Çalışmada, kirazlardaki kiraz sineğiyle birlikte, mandarinlerde Akdeniz meyvesineğine karşı
uygulanan Rogor adlı ilacın, kalıntı miktarının belirlenmesi amaçlanmıştır. “Rogor+Naciman”
kullanılarak, zehirli yem kısmi ilaçlama yöntemi ile yapılan ilaçlamadan sonra, alınan meyve
örnekleri üzerinde gerçekleştirilen analizler sonunda; etkili ilaçlamanın, 4 kez yapılması
gerektiği dikkate alındığında, elde edilen analiz sonuçlarının, tolerans değerlerinin üzerinde
bulunması nedeniyle; Rogor adlı ilacın, zehirli yem kısmi ilaçlama metodunda kullanılmaması
gerektiği ifade edilmiştir.
M014 GÜVENER, A., Y.İZ. 1971. Mandarin ve Portakallarda Malathion ve Lebaycid
Bakiyelerinin Araştırılması. Z.M.A.Y., 5: 50.
Çalışmada, mandarin ve portakal meyvelerindeki, “Malathion” ve “Lebaycid” ilaçlarının kalıntı
düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İzmir ve Adana'dan temin edilen ve Akdeniz
meyvesineğine karşı, zehirli yem kısmi ilaçlama yöntemi uygulanan meyvelerde, yapılan
analizler sonucunda; Malathion'a ilişkin değerlerin, tolerans sınırının altında bulunması
nedeniyle bu ilacın, adıgeçen ilaçlama yöntemi uygulamasında kullanılabileceği ifade
edilmiştir.
M015 HIZAL, A.Y. 1978. Interdonato Limonu, Washington Navel ve Yafa Portakalları ve
Marsh Seedless Altıntopunda Çiçek ve Meyve Dökümü Dönemlerindeki Doğal Hormon
Düzeyleri ve Derim Öncesi Dökümlerinin Bazı Büyümeyi Düzenleyici Maddelerle Önlenmesi
Üzerinde Araştırmalar. Çuk. Ü. F. B. E. (Turunçgiller Araştırma İstasyonu. Antalya) (Doktora
tezi, yayınlanmamış). 179 s.
Tez çalışmasında, turunçgil çeşitlerinde ortayaçıkan çiçek ve değişik meyve döküm
dönemlerindeki doğal bitki gelişmesini düzenleyicilerin (BGD) düzeyleri ile, hasat-önü
dökümlerine karşı bazı BGD'lerin etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çiçek dökümü
döneminde, ağaçta kalanlarda uyartıcı ve dökülenlerde engelleyici düzeylerinin daha yüksek
bulunduğu denemelerde; öteki dönemlerde, dalgalanmalar ortayaçıktığı belirlenmiştir.
Çalışmada ayrıca, hasat-önü dökümlerine karşı yapılan uygulamalarda, BGD'lerin etkili
olduğu çeşit, zaman ve konsantrasyonlar belirtilmiş ve uygulamaların, daha çok ağaçta kalan
organlardaki doğal BGD düzeylerini yükselttiği ifade edilmiştir.
192
M016 HIZAL, A.Y. 1981. Turunçgillerde Çiçek ve Meyve Dökümleri. İçinde: Akdeniz Bölgesi
Bahçe Bitkileri Yetiştiriciliğinde Sorunlar, Çözüm Yolları ve Yapılması Gereken Araştırmalar
Simpozyumu. 9-13 Nisan 1979, İncekum-Alanya. TÜBİTAK Yayınları No: 501, TOAG Seri
No: 99. s: 265-291.
Yayında, bol miktarda ve kaliteli ürün elde edilmesinde, çiçek ve meyve dökümlerinin önemi
vurgulanmış ve bunların nedenlerine ilişkin açıklamalarda bulunulmuştur. Dökümlerin, genel
olarak, döllenme noksanlıkları, beslenme yetersizlikleri ve BGD düzensizlikleri ile, toprak ve
iklim koşullarında ortayaçıkan anormalliklerden kaynaklandığı ifade edilen yayında;
dökümlerin önlenmesinde, esas prensibin, ağaçta generatif ve vegetatif aktivitenin dengede
tutulması olduğu vurgulanmıştır. Yayında ayrıca, dökümlerin önlenmesinde, bitki gelişmesini
düzenleyicilerin (BGD- Hormon) önemi vurgulanmış ve dışardan BGD uygulanması suretiyle,
dökümlerin azaltılabileceği belirtilmiştir. Yayının sonunda, konuya ilişkin soru ve cevaplara
yer verilmiştir.
M017 HIZAL, A.Y., N. KAŞKA. 1985. Turunçgillerde (Citrus sp. L.) Çiçek ve Meyve
Dökümleri Üzerinde Araştırmalar. Derim, 2 (3): 3-25.
Turunçgillerde, çiçek ve meyve dökümleri üzerinde yürütülen çalışmada, Washington göbekli
ve Yafa portakalları (Citrus sinensis (L.) Osbeck) ile Marsh Seedless altıntopunda (C.
paradisi Macf.) çiçek, küçük meyve ve haziran dökümü dönemleri ile, bitki gelişmesini
düzenleyicilerin uygulama ve derim dönemlerinde; kağıt kromotografisi ve buğday koleoptil
testleriyle, doğal hormon düzeyleri belirlenmiştir. Denemelerde, çiçek dökümü döneminde,
ağaçta kalanlarda uyartıcı ve dökülenlerde engelleyici düzeylerinin daha yüksek olduğu;
meyvelerde ise, ağaçta kalan meyve ve sapta uyartıcıların, dökülenlerde ise, engelleyicilerin
daha yüksek düzeylerde bulunduğu ifade edilmiştir. Çalışmalarda ayrıca, derim öncesi
dökümlere karşı Washington göbekli portakalında en iyi sonucun GA, Yafa portakalında
2,4,5-T ve Marsh Seedless altıntopunda 2,4-D ile alındığı belirlenmiştir.
M018 HIZAL, A.Y., N. KAŞKA. 1986. Turunçgillerde Derim Öncesi Dökümlerine Karşı
Büyümeyi Düzenleyici Maddelerin Etkileri. İçinde: Türkiye 1. Yaprak Gübreleri ve Bitki
Hormonları Semineri. 23-24 Ekim 1986, Antalya. Akd.Ü.Z.F., Antalya. s: 142-152.
Bildiride, verim ve kalitenin artırılması yönünden, bitki gelişmesini düzenleyicilerin önemine
değinilmiş; Washington göbekli ve Yafa portakallarıyla, Marsh Seedless altıntopuna, GA, 2,4D ve 2,4,5-T gibi maddelerin, derim öncesi dökümlerine olan etkilerinin denendiği ifade
edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, Washington göbekli portakalında, GA ve 2,4-D,
derimden 1 ay önce; Yafa portakalında, 2,4,5-T derimden 2 ay önce ve 2,4-D her iki
dönemde; Marsh Seedless altıntopunda, 2,4-D ve 2,4,5-T, her iki dönemde; her üç bitki
gelişmesini düzenleyici maddenin, 20 ppm'lik uygulamaları etkili olarak bulunmuştur.
M019 HIZAL, A.Y., T.GÖRAL. 1987. Türkiye'de Turunçgil Üretimi-İhracatı ve Virüs
Hastalıkları Yönünden Durumu. Derim, 4 (1): 32-42.
193
M020 KAPLANKIRAN, M., H. BAŞPINAR, M. ÖZSAN. 1989. 1984-85 Soğuklarının Doğu
Akdeniz Bölgesi Turunçgillerinde Oluşturdukları Zararlar. Derim, 6 (1): 3-18.
Araştırmada, 1984-85 kış mevsiminde ortayaçıkan düşük sıcaklıkların, Doğu Akdeniz
bölgesindeki, turunçgil tesislerinde oluşturdukları zararları belirlemek amacıyla; değişik tür ve
çeşitlerin yer aldığı, yaklaşık 500 olaylarında bahçede sörvey yapılmıştır. Turunçgillerin
yetiştirme merkezlerindeki etkilenme derecelerinin, çeşit düzeyinde karşılaştırıldığı
çalışmada; değerlendirmelerin zararlanma ıskalalarından yararlanılarak yapıldığı ifade
edilmiştir.
M021 KARAÇALI, İ. 1977. Satsuma Mandarininde Meyve İriliği ile Olgunlaşma Arasında
İlişkiler. İçinde: TÜBİTAK V. Bilim Kongresi Tebliğleri (TOAG Bahçe Bitkileri ve Tarımsal
Mekanizasyon Seksiyonu). 29 Eylül-2 Ekim 1975. İzmir. TÜBİTAK Yayınları No: 365. TOAG
Seri No: 72. s: 59-74.
Bildiride, Satsuma mandarininde, olgunluğun farklı irilikteki meyvelerde ilerleyişi ve buna
bağlı olarak, meyve özellikleri değişimlerinin, araştırılmasının amaçlandığı ifade edilmiştir.
Orta yaşlı, iyi gelişmiş ve üçyapraklı anacına aşılı olan Satsuma mandarinlerinde; meyve
çaplarına göre yapılan boylamalar esas alınarak, 15'er gün arayla 5 değişik dönemde yapılan
hasatlarda; meyve iriliği, kabuk kalınlığı, meyve hacmi, özgül ağırlık, meyvesuyu, suda
çözünebilir kurumadde, asitlik vb. özellikler üzerinde durulmuş ve bunların değişimleri
incelenerek, bunlara ekolojinin etkisinin mutlak olduğu; çevrenin, olgunlaşma süresince
ilerleyen değişim şeklini bozamadığı, ancak zamana göre ilerleyişini değiştirdiği
vurgulanmıştır.
M022 KARAÇALI, İ. 1978. Ağaç Üzerinde Değişik Bölgelerde Oluşan Satsuma Mandarini
Meyvelerinin Olgunlaşma ve Renklenmeleri. İçinde: TÜBİTAK VI. Bilim Kongresi, 17-21 Ekim
1977. Ankara. TÜBİTAK Yayınları No: 408, TOAG Seri No: 84. s: 37-45.
Çalışmada, Satsuma mandarini ağaçlarında yer alan meyvelerin, olgunlaşma ve
renklenmeleri üzerine, tacın değişik bölgelerinin etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır.
Üçyapraklı üzerine aşılı bulunan, orta yaşlı ve iyi gelişmiş bahçede yürütülen denemede,
ağaçların tacı 5 bölgeye ayrılarak, buralardan meyve örnekleri alınmış ve bunlarda yapılan
analizler sonucunda; ağacın tepe bölgesinden alınan meyvelerdeki suda çözünebilir
kurumadde miktarı en yüksek düzeyde, meyvesuyu miktarı ve kabuk rengi ise, en düşük
düzeyde bulunmuş; bu meyvelere en yakın değerler, orta bölge meyvelerinde belirlenmiştir.
Olgunluk oranının güney-orta bölgelerinde en yüksek, kuzey-alt bölge meyvelerinde ise, en
düşük; asitliğin, alt ve tepe bölge meyvelerinde yüksek, orta bölge meyvelerinde, düşük olma
eğilimi gösterdiği ifade edilmiştir.
M023 KARAÇALI, İ. 1978. Satsuma Mandarini (Citrus unshiu Marc.)'nde Ağaç Üzerinde
Değişik Bölgelerde Oluşan Meyvelerin Kaliteleri Üzerinde Araştırmalar. Ege Ü.Z.F.Derg., 15
(2): 219-229.
194
Çalışmada, ağaç üzerindeki meyve oluşum bölgelerinin, meyve kalitesine olan etkilerinin
araştırılması amaçlanmıştır. Üçyapraklı üzerine aşılı bulunan Satsuma mandarini
ağaçlarının, 5 değişik bölgesinden alınan meyve örneklerinde yapılan analizler sonucunda;
tacın tepe bölgesinden alınan meyvelerin ağırlık, hacim, en, boy, kabuk kalınlığı, kabuk oranı
ve askorbik asit miktarı gibi özellikler yönünden, en yüksek değerleri taşıdığı ve bunlara en
yakın değerlerin, orta bölgelerden toplanan meyvelerden elde edildiği; alt bölgelerden
derlenen meyvelerin ise, tepe meyvelerinkinin aksine olarak, meyvesuyu miktarı, özgül
ağırlık ve meyve indeksi bakımından, daha yüksek; diğer özellikler yönünden ise, daha
düşük değerler verdiği ortaya konmuştur.
M024 KARAÇALI, İ. 1980. Satsuma Mandarininde Meyve Özellikleri Arasında İlişkiler. Ege
Ü.Z.F.Derg., 17 (1): 119-127.
Çalışmada, ekolojik faktörlerin etkisi altında oluşan meyve özelliklerinin, birbirleri arasındaki
ilişkilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Örnekler üzerinde yürütülen denemede; meyve
ağırlığının, yalnız meyvesuyu ve suda çözünebilir kurumadde yönünden olumsuz ilişkisi
bulunduğu; kabuk oranı ve özgül ağırlığın, birçok özellikle ilişkili olduğu ortaya konmuş; ele
alınan karakterler yönünden, karşılıklı ilişkilerin durumları belirtilmiştir.
M025 KARAÇALI, İ. 1983. Influence of Climatic Factors on Blossom Date, Ripening Time,
Yield and Fruit Quality of Satsuma Mandarins. Ege Ü.Z.F.Derg., 20 (2): 43-64.
Çalışmada, İzmir ve çevresinde yetiştirilen Satsuma mandarini bahçelerinden alınan meyve
örnekleri yardımıyla, iklim faktörlerinin, çiçeklenme ve olgunlaşma zamanı ile verim ve meyve
kalitesi üzerine olan etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Denemelerin sonunda, yüksek
kış sıcaklıklarının çiçeklenme ve olgunluk zamanlarını erkenleştirdiği, yaz sıcaklıklarının ise,
aksine geciktirdiği; yüksek kış sıcaklıklarının, ağaç başına verimi artırdığı, yüksek yaz
sıcaklıklarının ise, verimi azalttığı ve sözkonusu sıcaklıkların, meyve özelliklerine göre
değişen etkilerde bulunduğu belirtilmiştir.
M026 KARAÇALI, İ. 1985. Satsuma Mandarini Olgunlaşma Döneminde Verim ve Kalite
Özelliklerinin Mevsimsel Değişimleri. Ege Ü.Z.F.Derg., 22 (2): 17-28.
Araştırma, İzmir ili yöresindeki, üçyapraklı üzerine aşılanmış Satsuma bahçelerinden, üç yıl
süreyle ve eylül-aralık döneminde, iki haftalık aralarla alınan meyve örneklerinde, çeşitli
özelliklerin incelenmesi suretiyle yürütülmüştür. Elde edilen verilerin, değişim eğrileri çizilmek
suretiyle değerlendirilen çalışmada; meyve özelliklerinin zamana bağlı olan genel değişim
eğrilerinin, doğrusal nitelik gösterdiği halde; karakteristik değişim eğrilerinin, meyve ağırlığı,
hacmi, eni ve boyu gibi özelliklerde kuadratik artış; meyve özgül ağırlığı ve indeksinde
kuadratik, kısmen de kübik azalış gösterdiği; askorbik asit (vitamin C) miktarında ise
değişimin kuadratik (azalış-artış) olduğu bulunmuştur. Çalışmada ayrıca, bu bulguların
sonucunda, bölgenin ortalama engeç hasat tarihi olarak, kasım ortalarının kabul edilebileceği
yorumu da yapılmıştır.
195
M027 KILIÇ, A., F. SEVGİCAN, Y. ŞAYAN. 1983. Portakal Posasının Silolanma Olanağı ve
Yem Değeri Üzerine Araştırmalar. Ege Ü.Z.F.Derg., 20 (3): 1-14.
M028 KIRCALIOĞLU, A., M. ULUBELDE. 1982. Turunçgiller Üzerinde Tek Düzen ve
Örnekleme Araştırmaları. Bahçe, 11 (2): 33-40.
Çalışmalarda, tek düzen araştırmaları için Satsuma mandarinine ilişkin üç yıllık verim
değerleri; örneklemeler için Satsuma, Yerli ve Klemantin mandarinleri, Redblush altıntopu,
Washington göbekli portakalı ve Interdonato limonuna ilişkin pomolojik analiz değerleri, veri
olarak kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, Değişme Katsayısı (CV) ile Gerçekten
Önemli Farkın % ifadeleri, metod olarak seçilmiştir. Elde edilen bulgulara göre; mandarin
ağaçlarında, deneme yaş başlangıcının 10 yaş olması ve 6 ağaçlı bir parsel için, 5 yinelemeli
bir deneme kurulması uygun bulunmuştur. Örnekleme çalışmalarında ise, ele alınan çeşitler
için, pomolojik özelliklerin herbirinde yeterli olabilecek örnek sayıları belirlenmiştir.
M029 MENDİLCİOĞLU, K. 1976. Bazı Faktörlerin Satsuma (Citrus unshiu Marcovitch) ve
Kalamondin (Citrus madurensis Loureiro) Mandarinlerinde Meyve Tutumu ve Meyve
Kalitesine Etkileri Üzerinde Araştırmalar. Ege Ü.Z.F., Meyve-Bağ Yetiştirme ve Islahı
Kürsüsü (Doçentlik tezi, yayınlanmamış). Bornova- İzmir. 98 s.
Çalışmada, Satsuma mandarininde Gibberellic asidin (GA) meyve tutumu ve kalite
özellikleriyle; kalamondinde, toprak sıcaklığı ve sürgün gelişmesinin, meyve tutumu ve
meyve iriliğine etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Ege bölgesinde yürütülen denemeler
sonunda, GA'nın meyve tutumunu yeterli düzeye (% 5-10) çıkardığı, pomolojik özelliklerine
yaptığı etkinin ise, kaliteyi önemli ölçüde değiştirmediği; Almanya'daki seralarda yürütülen
denemeler sonunda, toprak sıcaklıkları ve sürgün gelişmesinin, kalamondinde meyve
tutumunu azalttığı; meyve iriliğine, toprak sıcaklığının değişik etkide bulunduğu, sürgün
gelişmesini ise, azalttığı ortaya konmuştur.
M030 MENDİLCİOĞLU, K. 1977. Toprak Sıcaklığının, Kalamondin (Citrus madurensis
Loureiro) Mandarininde Gelişme, Su Tüketimi ve Mineral Madde Miktarına Etkileri Üzerinde
Araştırmalar. Ege Ü.Z.F.Derg., 14 (3): 345-362.
Çalışmada, toprak sıcaklığının turunçgillerde gelişme, kurumadde miktarı, su tüketimi ve
mineral madde alımı üzerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Denemede materyal
olarak kalamondin kullanılmış ve toprak sıcaklığı olarak 12, 20, 28 ve 36 °C'ler seçilmiştir.
Bitkilerdeki vegetatif gelişme, su tüketimi, kurumadde ve mineral madde miktarları, en yüksek
düzeyde, 28 °C toprak sıcaklığında ortayaçıkmıştır.
M031 MENDİLCİOĞLU, K. 1978. Toprak Sıcaklığı ve Sürgün Gelişmesinin Kalamondin
Mandarininde (Citrus madurensis Loureiro) Meyve Tutumu ve Meyve İriliğine Etkileri
Üzerinde Araştırmalar. Ege Ü.Z.F.Derg., 15 (2): 249-267.
196
Çalışmada, kalamondinde farklı toprak sıcaklıkları ve sürgün gelişmesinin, meyve tutumu ve
meyve iriliğine etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. 4 farklı toprak sıcaklığının ele alınarak,
bitkilerin yarısının sürgün büyümesine bırakıldığı, diğer yarısının ise, büyümesinin
engellendiği denemede; sürgün gelişmesinin, meyve tutumunu azalttığı, en yüksek meyve
tutumunun, en düşük toprak sıcaklığında gerçekleştiği; farklı toprak sıcaklıklarının, meyve
iriliği üzerinde, değişik etkide bulunduğu; sürgün gelişmesinin ise, bütün toprak
sıcaklıklarında, meyve iriliğini düşürdüğü ortaya konmuştur.
M032 MENDİLCİOĞLU, K. 1980. Gibberellic Asidin Satsuma Mandarininde (Citrus unshiu
Marc.) Meyve Tutumu ve Meyve Kalitesine Etkileri Üzerinde Araştırmalar. Ege Ü.Z.F.,
Yayınları No: 392. Bornova. 77 s.
Satsuma mandarinlerinde yürütülen çalışmada, meyve tutumunun artması yönünden 10, 30
ve 50 ppm'lik GA konsantrasyonları, tam çiçeklenme döneminde etkili bulunmuş; ancak, 50
ppm'lik konsantrasyon daha etkili olmuştur. Çiçeklenme dönemindeki yüksek sıcaklık ve
düşük oransal nemin, meyve tutumunu azalttığı ortayaçıkmış, uygulamaların meyvenin kalite
özellikleri üzerinde, olumlu ya da olumsuz yönden önemli olabilecek bir etki yaratmadığı
belirlenmiştir.
M033 MENDİLCİOĞLU, K., N. KARAKIR, E. TEKİNTAŞ. 1988. Ege Bölgesindeki 1987 Yılı
Mart Ayındaki Düşük Sıcaklıkların Bornova Koşullarında Bazı Turunçgil Tür ve Çeşitlerindeki
Zararları Üzerinde Bir Araştırma. Ege Ü.Z.F.Derg., 25 (1): 57-76.
Çalışma, 1987 yılının mart ayında ortayaçıkan düşük sıcaklıkların (-0.3--4.2), Bornova
koşullarındaki turunçgil tür ve çeşitlerinde oluşturduğu zararın belirlenmesi amacıyla ve
ağaçların durumlarının, zararlanma ıskalası ile değerlendirilmesi suretiyle yapılmıştır.
Araştırmada, Satsuma mandarinlerinde yalnız yapraklarda zararlanma tesbit edilmiş olup;
üçyapraklı anacındakilerin, turunç ve Troyer sitranjı anaçları üzerindekilere göre, daha fazla
etkilendiği ve bunun da, üç yapraklı için uygun olmayan toprak özelliklerinden kaynaklandığı
vurgulanmıştır. Çalışmada ayrıca, portakal ve limon çeşitlerinin, iki yıllık dallara kadar
zararlandığı ve altıntop çeşitlerinde ise, yalnız yaprak dökümleri meydana geldiği ifade
edilmiştir.
M034 ÖZDEMİR, E., E. BÖREKÇİ, O. MİNİSKER. 1982. Bazı Kimyasal Maddelerin
(Gibberellik Asit ve 2,4- Diklorofenoksi Asetik Asit) Bazı Narenciye Türlerinde Hasat
Olgunluğunu, Verimin Arttırılması ve Meyve Kalitesine Etkileri. T.O.B., Z.İ.G.M., Bahçe
Kültürleri Araştırma ve Eğitim Merkezi. Erdemli/İçel (Sonuç raporu). 9 s.
Araştırmada, Klemantin mandarini, Yafa ve Washington göbekli portakalları ile Kütdiken
limonunda GA ve 2,4-D gibi bitki gelişmesini düzenleyicilerin, meyve tutumunu artırma,
dökümleri azaltma gibi özellikleriyle, meyve kalitesine etkileri üzerinde durulmuştur.
Çalışmaların sonunda, Klemantin mandarininde, 15 ppm'lik GA uygulamasının, meyve
tutumunu artırmada; Yafa portakalında ise, 25-50 ppm'lik GA uygulamalarının, haziran
dökümünü azaltmada etkili olduğu ve muamelelerin, meyve kalitesine önemli sayılabilecek
herhangi bir etkide bulunmadığı ortaya konmuştur.
197
M035 ÖZEN, N. 1983. Clementine (Citrus reticulata Blanco) Mandarininde Meyve Tutumu ve
Kalite Üzerine Gibberellik asit (GA3)in Etkileri. Ank.Ü.Z.F., Bahçe Bitkileri Bölümü. Ankara
(Diploma tezi, yayınlanmamış). 27 s.
Diploma tezinde, Klemantin mandarininde meyve tutumunun artırılması üzerine, Gibberellik
asidin etkisinin ortaya konması amaçlanmıştır. 5 değişik Klemantin mandarini klonu üzerinde
yürütülen çalışmanın sonunda, 5 ppm'lik GA'nın bütün klonlarda meyve tutumunu artırdığı;
buna karşılık, verim yönünden etkinin ortayaçıkmadığı ifade edilmiştir.
M036 ÖZSAN, M. 1961. Bazı Önemli Portakal, Mandarin, Limon ve Altıntop Çeşitleri
Üzerinde Sitolojik ve Biyolojik Araştırmalar. Ank.Ü.Z.F. Yayınları: 175, Çalışmalar: 108.
Ankara. 72 s.
Bir doktora çalışması olarak yürütülen araştırmada, yetiştiriciliği yaygın turunçgil çeşitlerinin,
sitolojik ve biyolojik yollarla, Ülkemiz ekolojik şartlarındaki özelliklerini ortayakoymak ve
böylece verim ve kalitede artış sağlamak düşünülmüştür. Çalışmanın sonunda, partenokarp
olarak meyve veren çeşitler ve normal bir ürün eldeetmek için tozlama isteyen çeşitler
belirlenmiş, tüm çeşitlerde tozlamanın verimi artırıp, meyve dökümlerini azalttığı
vurgulanmıştır.
M037 ÖZSAN, M. 1972. Clementine Mandarini, Üç Yapraklı ve Turunç Tohum ve Meyve
Sularında Bulunan Absizik Asit (ABA) Miktarları Üzerinde Bir Araştırma. Ank.Ü.A.Z.F.Yıll.1971, 2 (1-2): 37-71.
Üçyapraklı, Klemantin mandarini ve turuncun değişik şartlarda muhafaza edilen, tohum ve
meyvesularında bulunan ABA miktarlarının belirlenmesi ve meyve içersinde tutulan
tohumlarının çimlendirilmesi üzerinde yapılan çalışmada; ilk iki turunçgil türünün, tohum ve
meyvesularında ABA bulunduğu, ABA miktarı ile düşük sıcaklıklara dayanıklılık arasında bir
ilişki olabileceği; tohumların soğukta muhafazasının, çimlenme gücü ve hızına farklı etkisi
olduğu; bu tohumlarda, belirli bir süre sonra, büyümeyi engelleyiciler miktarında azalmalar
ortayaçıktığı ve turunçgil türlerinin dinlenmeye girmeleri üzerine, ABA'nın etkisinin, daha
ayrıntılı bir şekilde araştırılması gerektiği ifade edilmiştir.
M038 SALMAN, A. 1986. GA’nın Clementine Mandarinin Meyve Tutumu Üzerine Etkisi.
İçinde: Türkiye 1. Yaprak Gübreleri ve Bitki Hormonları Semineri. 23-24 Ekim 1986. Antalya.
Akd.Ü.Z.F., Antalya. s: 133-141.
Yayında, Klemantin mandarinine ilişkin özellikler hakkında bilgi verildikten sonra, bu çeşidin,
meyve tutumunda ortayaçıkan güçlüklerin önlenmesi konusunda alınacak önlemler üzerinde
durulmuş ve bu alanda, gibberellik asitin (GA) kullanılışına ilişkin, yerli ve yabancı kaynaklı
çalışmalar hakkında bilgi verilmiş; 20 ppm'lik GA konsantrasyonunun, tam çiçeklenme
döneminde uygulandığında, meyve tutumunu artırdığı belirtilmiştir.
198
M039 SALMAN, A. 1988. Gibberellic Asidin (GA) Turunçgillerde Meyve Tutumu, Ürün Miktarı
ve Meyve Kalitesi Üzerine Olan Etkileri. T.O.K.B., Narenciye Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü.
Antalya (Sonuç raporu). 97 s.
Araştırmada, bitki gelişmesini düzenleyicilerden GA3'ün turunçgillerde meyve tutumunun
artırılması, haziran ve derim öncesi meyve dökümlerinin azaltılması ile, meyve kalitesine olan
etkilerinin ortaya konması amaçlanmıştır. Meyve tutumunu artırmak üzere, Klemantin
mandarininde yapılan uygulamada; GA3'ün, tam çiçeklenme dönemindeki, 20 ppm
konsantrasyonu etkili bulunmuştur. Haziran dökümünün azaltılması çalışmalarında; mayıs
sonu-haziran başında uygulanan, Washington göbekli portakalı ve Interdonato limonunda 20
ppm; Marsh Seedless altıntopunda, 10 ppm'lik konsantrasyonun daha etkili olduğu
belirlenmiştir. Derim öncesi meyve dökümünün azaltılması konusunda; ekim ve kasım
başlarında, Washington göbekli portakalı ve Marsh Seedless altıntopuna uygulanan A3'ün,
40 ppm'lik konsantrasyonunun daha etkili olduğu ortayaçıkmıştır. Çalışmalarda ayrıca,
meyvelerdeki kalite özellikleri yönünden, GA3 uygulamalarının, dikkate değer herhangi bir
etkide bulunmadığı ifade edilmiştir.
M040 SALMAN, A. 1989. Turunçgil Yetiştiriciliğinde Gelişme Düzenleyici Maddelerin
(Hormonların) Kullanımı. TOK, 45.: 26- 27.
Yayında, bitki gelişmesini düzenleyici maddelerin (hormonların), turunçgillerde meyve
tutumunun artırılması, meyve dökümlerinin azaltılması ve meyvelerin sarartılması alanlarında
kullanılmasının yaygın olduğu belirtilerek; bu konuda, kullanılacak maddenin cinsi,
konsantrasyonu ve zamanının, önemli olduğu ifade edilmiştir. Yayında ayrıca, turunçgillerde
kullanılması uygun olan bitki gelişmesini düzenleyiciler ile bunların uygulanma zamanı ve
konsantrasyonlarına ilişkin bilgiler de verilmiştir.
M041 SALMAN, A. 1990. Turunçgillerde Bitki Gelişmesini Düzenleyicilerin Kullanımı. İçinde:
Turunçgiller ve Subtropik Meyveler Semineri. 19-23 Kasım 1990. Antalya. T.O.K.B.,
Narenciye Araştırma Enstitüsü. Antalya (Teksir). s: 125-134.
Metinde, bitki gelişmesini düzenleyiciler (hormonlar) hakkında genel bilgi verildikten sonra;
bunların çeşitlerine ilişkin açıklamalarda bulunulmuş, turunçgiller üzerine olan etkileri ayrıntılı
olarak ele alınmış; bunlardan, yaygın kullanma alanları belirtilmiş ve uygulanmalarında dikkat
edilecek konulara değinilmiştir.
M042 SEVGİCAN, F., A. KILIÇ, N. ASYALI, S. AKKAN, Y. ŞAYAN, T. ÇAPÇI. 1988. Kuzu
Besisinde Narenciye Posası Silosundan Yararlanma Olanakları. Ege Ü.Z.F.Derg., 25 (2): 7991.
M043 TUZCU, Ö., C. MOUCHES, J.M. BOVE. 1982. Turunçgillerde Protein Analizleri İçin
Yeni Bir SDS-Poliakrilamid Elektroforez Yöntemi. Doğa Bil.Derg.; Vet.Hay./Tar. Orm., 6: 185192.
199
Çalışmada, proteinlerin elektroforetik analizleri yönünden, turunçgillerde uygulanabilirliği çok
yüksek olan, % 15-20 üstel gradiyen yoğunlukta, düşey plaka SDS-poliakrilamid jel
elektroforez yöntemi açıklanmıştır. Sözkonusu
yöntemin
yüksek
ayırdedilebilirlilik,
yinelenebilirlilik ve duyarlılıkta sonuçlar verdiği ifade edilen araştırmada; bir örnekten 80
dolaylarında protein bandı elde edilebilmesinin, diğer bilinen elektroforez yöntemlerine
üstünlük sağladığı da belirtilmiştir.
M044 TUZCU, Ö., J. NEUBELLER, G. BUCHLOH. 1984. Doğu Akdeniz Turunçlarının (Citrus
aurantium L.) Çekirdek ve Meyve Kabuklarının Lipidlerine İlişkin Yağ Asidi ve Hidrokarbon
Profilleri. Doğa Bil.Derg. D2, 8 (2): 139-146.
Araştırmada, Doğu Akdeniz bölgesinden seçilen Tuzcu turunçlarında, çekirdek yağları ile
meyve kabuklarındaki uzun zincirli, düz ve dallanmış lipidlerin bileşimleri incelenmiştir.
Çekirdeklerde doymamış yağ asitleri % 58.16ve doymuş yağ asitleri % 28.59 oranlarında
bulunmuş ve yağ asitlerinin çeşit ve oranları belirlenmiştir. Turunç çekirdek yağ asitlerinin
diziliş şekli ortaya konarak, bunun turunca ilişkin bir tür özelliği olduğu vurgulanmıştır. Meyve
kabuklarında ise, bazı uzun zincirli lipidlerin yüksek miktarlarda bulunduğu; dallanmış ve
uzun düz zincirlilerin çeşit ve miktarlarının, tür özelliği olduğu belirtilmiştir.
M045 TUZCU, Ö., M. ÖZSAN, A.Y. HIZAL, N. KAŞKA. 1977. Çukurova Bölgesinde Şubat
1975'te Görülen Düşük Sıcaklıkların Adana Koşullarında Bazı Turunçgil Tür ve Çeşitlerindeki
Zararları Üzerinde Bir Araştırma. Çuk.Ü.Z.F.Yıll.-1975, 6 (4): 254-271.
Çalışmada, 1975 yılı şubat ayında ortayaçıkan düşük sıcaklıkların, anaç olarak kullanılan
bazı turunçgillerle, bazı ticari çeşitlere etkilerinin belirlenmesi istenmiştir. Bu amaçla
sözkonusu materyalin fidanlarında gözlemler yapılmış ve bu gözlemler, dondan zararlanma
ıskalası esas alınarak değerlendirilmiştir. Anaçlardan, soğuklara dayanıklılık yönünden
Carrizo ve Savage sitranjları, CRC 1452 sitrumelosu, Yuzu ve Taiwanica üzerinde
durulabileceği; limonlardan, Lamas ve Molla Mehmet ile Kütdiken'in bazı klonlarının daha
dayanıklı olduğu belirlenmiştir. Değerlendirmelerin, ticari çeşitlerin genç bitkilerinde yapıldığı
belirtilerek, verime girmiş ağaçlarının, farklı sonuçlar vermesinin mümkün olabileceği ifade
edilmiştir.
M046 ULUBELDE, M. 1977. The Recognition of Mandarin (Citrus spp.) Varieties by Paper
Chromatography M.Sc.Thesis, Dept. of Bot., Univ. of Birmingham. England.
Çalışmada, mandarin grubunda yer alan Citrus reticulata Blanco, C. deliciosa Tenore ve C.
unshiu Marc. türlerine giren 10 kültür çeşidinin, yaprak fenolik bileşikleriyle tanımlanması
amaçlanmıştır. Ele alınan çeşitlerden, ikisinin Citrus unshiu ve birisinin C. deliciosa türlerine
girdiği belirtilen çalışmada, diğer 7 çeşidin C. reticulata türüne girdiği ortaya konmuştur.
M047 ULUBELDE, M. 1982. The Recognition of Mandarin (Citrus spp.) Varieties by Paper
Chromatography. in: 21 st Int. Hort. Congr. August 29-September 4, 1982. Hamburg.
200
M048 ULUBELDE, M. 1984. Citrus ve Prunus Cinsindeki Bazı Meyve Türlerinin Yaprak
Fenolik Bileşikleri Yardımıyla Tanımlanmaları Üzerinde Araştırmalar. Ege Tarımsal Araştırma
Enstitüsü (Sonuç raporu). Menemen-İzmir. 22 s.
Çalışmada, turunçgil (Citrus spp.), erik (Prunus spp.) ve vişne (Prunus cerasus L.)
çeşitlerinin, ince-tabaka kromatografi yöntemi kullanılarak, yaprak fenolik bileşikleri
yardımıyla tanımlanmaları amaçlanmıştır. Gerek turunçgil ve gerekse erik türlerinin, türe
özgün kromatografik biçim gösterdikleri ve böylece tür düzeyinde tanımlanmanın mümkün
olduğu; buna karşın, vişne çeşitlerinin, aynı şekilde tanımlanabilmelerinin mümkün olmadığı
belirlenmiştir.
M049 ULUBELDE, M. 1985. Turunçgillerin Taksonomisi. T.O.K.B., PUGEM, Ege Bölge Zirai
Araştırma Enstitüsü Yayınları No: 55. Menemen-İzmir. 43 s.
Yayında, ekonomik yetiştiriciliği yapılan türler yanında, değişik amaçlarla kullanılan diğer
türleri de içeren, Aurantiodeae alt familyası esas alınarak, turunçgillerin sistematik yapısı
üzerinde durulmuştur.Swingle, Swingle ve Reece ile Tanaka'nın yaptığı taksonomik
gruplandırmalara yer verilen yayında; türlerin tanımlama anahtarı ile, Marcovith'in sınıflaması
ve yapay ve sistematik sınıflandırma kullanılarak, turunçgil türlerinin listesi düzenlenmiş;
değişik yazarların bu sistemlere ilişkin görüşleri belirtilmiş ve Citrus cinsinin kemosistematiği
üzerinde açıklamalarda bulunulmuştur.
M050 ULUBELDE, M. 1985. Taxonomic Studies in Citrus and Related Genera. in: Eds.
S.P.RAYCHAUDHURI and O.S.RAKESH. Proceedings of the Third National Citrus Seminar.
Part-II. Citrus Production-Challenging Problems. Chapter I. Cultivation and Propagation of
Citrus. pp: 24-41.
Yayında, turunçgiller ve yakın akrabaları üzerinde yapılan taksonomik çalışmalar ele alınmış
olup, “Gerçek Turunçgil Ağaçları” grubuna giren başlıca cinsler; familya, alt familya, trüb ve
alt trübleriyle birlikte, tablolar halinde verilmiştir. Başlıca türlerin de liste halinde yer aldığı
yayında, ortaya çıkan melezler, şematik olarak ifade edilmiş ve turunçgil taksonomistlerinin
bazı görüşlerine ilişkin açıklamalarda bulunulmuştur.
M051 ULUBELDE, M. 1986. Yaprak Fenolik Bileşikleri Yardımıyla Turunçgil Türlerinin (Citrus
spp) Tanımlanması ve Akrabalık İlişkilerinin Saptanması. İçinde: Bitki Islahı Simpozyumu.
15-17 Ekim 1986, İzmir. TÜBİTAK-TOAG. s: 27.
Bildiride, Citrus cinsinin Eucitrus ve Papeda alt cinslerine ait türler ile, bazı Citrus türlerinin
ataları olarak düşünülen Microcitrus papuana türünün tanımlanması ve aynı alt cinse ait
türler arasındaki akrabalık ilişkilerinin araştırılmasının amaçlandığı ifade edilmiştir. İncetabaka kromatografisi kullanılarak ve yaprak fenolik bileşiklerinin dendrogramları elde
edilerek sürdürülen çalışmalarda; Eucitrus ve Papeda alt cinslerinde, ikişer küme gözlenmiş
ve farklı cins ve alt cinslere giren türlerin, benzer kümelerde yer aldığı ortaya konmuştur.
201
M052 ULUBELDE, M., A.TAN. 1986. A Numerical Taxonomic Study of Citrus Species Based
on Leaf Phenolic Compounds. Acta Horticulturae 182, Taxonomy of Cultivated Plants. pp:
349-358.
Çalışmada, Citrus cinsine giren Eucitrus ve Papeda alt cinsinin bazı türleri ile, bazı turunçgil
türlerinin atası olarak düşünülen Microcitrus papuana türünün; yaprak fenolik bileşiklerinin,
ince tabaka kromatografisi (TLC) yardımıyla tanımlanması yapılmıştır. Her iki alt cinse ait
kromatografik desenlerin, genellikle, kendi özelliklerini yansıttığı ifade edilen araştırmada,
türler arasındaki ilişkiler, küme analizleriyle elde edilen dendrogramlarla ortaya konmuştur.
M053 ULUBELDE, M., K.MENDİLCİOĞLU. 1985. Citrus ve Prunus Cinsindeki Bazı Meyve
Türlerinin Yaprak Fenolik Bileşikleri Yardımıyla Tanımlanmaları Üzerinde Araştırmalar. Ege
Ü.Z.F. Derg., 22 (2): 43-61.
Çalışmada, anavatanı Türkiye olan, erik ve vişne türleri ile, uzun yıllardır yetiştiriciliğinin
yapılması nedeniyle, ikincil ve üçüncül derecede mikrogen merkezi oluşturan turunçgil
türlerinin; yaprak fenolik bileşiklerine ilişkin dendrogramlar yardımıyla tanımlanmaları,
kökenleri ve evrimleri hakkında bilgiler elde edilmiştir.
M054 ULUBELDE, M., R.N.LESTER. 1982. Mandarin (Citrus spp.) Çeşitlerinin Kağıt
Kromatografi Tekniği ile Tanımlanması Üzerinde Araştırmalar 1, 2. Bahçe, 11 (1): 23-31.
Çalışmada, cins tür ve akrabalar arası melezlerin, vegetatif yolla çoğaltılmaları suretiyle
ortayaçıkan taksonomik sorunlar, kimyasal karakterlerin belirlenmesi yoluyla çözümlenmek
istenmiş ve bu amaçla, yaprak fenolik bileşikleri, kağıt kromatogrofisi yöntemiyle belirlenmiş;
çeşitli ayıraçlar, UV ve spektroskopi yardımıyla sınıflandırılmıştır. Ele alınan Rize ve Owari
Satsumaları (Grup I), Klemantin, Fortune ve Fairchild (Grup II), Yerli, Wilking, Kinnow,
Ponkan ve Fremont (Grup III) çeşitlerinin, özgün benek (spot) lerin durumları, bilgisayarla
değerlendirilerek, bunlar arasındaki ilişkiler dendrogram olarak ortaya konmuştur. Bu
dendrogram, üç farklı grubun birbirine değişik düzeylerde bağlandığını göstermiştir. Buna
göre, fenolik bileşiklerin sınıflandırma amacıyla, çeşit düzeyinde kullanılabileceğinin teyid
edildiği belirtilmiştir.
M055 UYGUR, F.N., Ö.ÇINAR, W.KOCH. 1990. Untersuchungen zur Verbreitung Biologie,
Scadwirkung und Bekaempfung Wichtiger Unkrautarten in der Çukurova, Unter Besonderer
Berücksichtigung der Zitruskultur-Çukurova-Hohenheim Üniversiteleri Bilimsel İşbirliği III.
Kollokyumu. Adana. s:7-8.
M056 UYGUR, F.N., W.KOCH, A.ÇINAR, S.UYGUR, Ö.BOZ, S.SANCAR. 1990. Weeds of
Citrus in Çukurova Region, Turkey-PLITS. Josef Margraf Verlag. Weikersheim. 255 pp.
202
M057 YAKAN, N. 1982. Turunçgil Bahçelerinde Yabancı Otlara Karşı İlaçlı Savaşım ve
Savaşımın Beraberinde Getirdikleri. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma ve Eğitim Merkezi
Müdürlüğü, İçel (Derleme, yayınlanmamış). 13 s.
Derlemede, çıkış öncesi toprağa verilen ilaçlarla, çıkış sonrası otlara temas suretiyle verilen
yabancıot öldürücülerin kullanımları ve etkileri ele alınmış; değişik otları kontrol edebilme
durumları verilmiş, ayrıca, yabancıot ilaçlarının, turunçgillerde yolaçabileceği yan etkiler ile,
hastalık ve zararlılara olan etkilerine, kısaca değinilmiştir.
M058 YAKAN, N. 1982. Turunçgillerde Hasat Öncesi 2,4-D Kullanımı. Alata Bahçe Kültürleri
Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü, İçel (Derleme, yayınlanmamış). 5 s.
Derlemede, Bitki Gelişmesini Düzenleyicilerin (BGD) hasat öncesi dökümlerini önleme
yönünden kullanımlarına ilişkin genel bilgiler verildikten sonra; 2,4-D'nin, göbekli ve Valencia
portakalları, altıntoplar ve limonlar için, uygulama zaman ve konsantrasyonları hususunda,
açıklamalarda bulunulmuştur.
M059 YALÇIN, MÖ., H.A. TAŞDEMİR. 1989. Turunçgillerin Türkiye'de Tarihçesi ve
Karadeniz Bölgesinde Üretimin Bugünkü Durumu. TOK, 45.: 18-20.
Yayında, turunçgillerin anavatanı ve dünyadaki tarihçesi hususlarında bilgi verildikten sonra,
Türkiye'deki tarihçesine geçilmiş ve ilk yazılı belgelerin, 17. yüzyılın sonlarına ait olduğu
bildirilmiştir. Turunçgil yetiştiriciliğinin, Cumhuriyetin ilk yıllarından sonra ele alındığı ifade
edilen yazıda, günümüze kadarki gelişmeler hakkında bilgi verilmiştir. Karadeniz
bölgesindeki turunçgil yetiştiriciliğinin durumu, çizelgeyle belirtildikten sonra, son yıllarda bir
duraklama ve hatta gerileme ortayaçıktığı vurgulanmıştır.
M060 YEŞİLOĞLU, T. 1988. Klemantin Mandarininde GA3 ve Bilezik Alma Uygulamalarının
Yapraklarda Karbonhidrat, Bitki Besin Maddeleri, Meyve Verim Miktarları ve Kalite Üzerine
Etkileri. Çuk.Ü., F.B.E., Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı (Doktora tezi, yayınlanmamış). Adana.
260 + ? s.
Tez çalışmasında, Klemantin mandarininde GA3 ve bilezik alma uygulamalarının, meyve
verim ve kalitesi ile, yapraklardaki karbonhidrat ve bitki besin maddeleri düzeylerine
etkilerinin ortaya konması amaçlanmıştır. Adana koşullarında yer alan, turunç üzerine aşılı,
Algerian Tangerine Ranch Selection adlı Klemantin mandarininde yürütülen çalışmalar
sonunda; verim düşüklüğünün, çiçek ve meyve dökümlerinden kaynaklandığı, bunda aşırı
vegetatif gelişmenin etkili olduğu; gençlik kısırlığı döneminin, 9-10 yaşlarına kadar sürdüğü
belirtilerek; yapılan uygulamalar ve bunların kombinasyonlarının, araştırma konusu özellikler
yönünden, değişen etkilerde bulunduğu ve bu özelliklerin tümü itibariyle, olumlu bulgu elde
edilebilecek bir uygulamanın, sözkonusu olmadığı ifade edilmiştir.
203
DERGİ KISALTMALARI
(Alfabetik olarak)
-
Acta Horticulturae
Adana'da Tarım
Akd. Ü. Z. F. Derg. - Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi
Ak gübre
Al-Awamia
Ank. Ü. A. Z. F. Yıll. - Ankara Üniversitesi Adana Ziraat Fakültesi Yıllığı
Ank. Ü. Z. F. Yıll. - Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Yıllığı
Annls. Univ. Ankara - Annuals University of Ankara
Bahçe
Bitki
Bit. Kor. Bült. - Bitki Koruma Bülteni
Bull. SROP - Bullettin Section Regionale Ouest Palearctique
Cum. Ü.T.Z.F. Derg. - Cumhuriyet Üniversitesi Tokat Ziraat Fakültesi Dergisi
Çağdaş Tarım Tekniği
Çiftçi
Çuk. Ü.Z.F. Derg. - Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi
Çuk. Ü.Z.F. Yıll. - Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Yıllığı
Derim
Doğa Bil. Derg. D2. - Doğa Bilim Dergisi Seri D2 Tarım ve Ormancılık
Doğa Bil. Derg. Tar. Orm. - Doğa Bilim Dergisi Tarım ve Ormancılık
Doğa Bil. Derg., Vet. Hay. / Tar. Orm. - Doğa Bilim Dergisi Veteriner ve Hayvancılık
Tarım ve Ormancılık
Doğa Tr. Tar. Or. D. – Doğa Türk Tarım ve Ormancılık Dergisi
Ege Ü.Z.F. Derg. - Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi
Ege Ü.Z.F. Mecm. - Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Mecmuası
Entomol. Exp. Appl. - Entomology Experimental Applied
Flavour and Fragrance Journal
Flüssiges Obst. - Flüssiges Obstbau
Fruits
Gartenbauwissenchaft
Gıda
Hadar
İçel'de Tarım
J. Turkish Phytopath. - Journal Turkish Phytopathology
Koruma
Plant and Soil
Plant Disease
Plant Disease Reporter
Plant Research and Development
Proc. Amer. Soc. Hort. Sci. - Proceedings American Society for Horticultural Science
204
-
Standard
Tar. Tic. - Tarım-Ticaret
The Citrus Industry
TOK- Tarım Orman Köy
Tomurcuk
Turkısh J. Entomol - Turkish Journal Entomology
Türk. Bit. Kor. Derg. - Türkiye Bitki Koruma Dergisi
Türk. Zir. Mecm. - Türkiye Ziraat Mecmuası
Yalova B.K.A.E.M. Derg. - Yalova Bahçe Kültürleri Araştırma ve Eğitim Merkezi
Dergisi
Ziraat Dergisi
Z.M.A.Y. - Zirai Mücadele Araştırma Yıllığı
205
KURUM VE KURULUŞ KISALTMALARI
(Alfabetik olarak)
-
Akd. Ü.Z.F. - Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi
-
Ank. Ü.F.B.E. - Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
-
Ank. Ü.Z.F. - Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi
-
Cum. Ü.T.Z.F. - Cumhuriyet Üniversitesi Tokat Ziraat Fakültesi
-
Çuk. Ü.F.B.E. - Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
-
Çuk. Ü.Z.F. - Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi
-
D.S.İ. - Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü
-
Ege Ü.F.B.E. - Ege Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü
-
Ege Ü.Z.F. - Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi
-
G.T.H.B. - Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
-
IOCV - International Organization of Citrus Virologist
-
IPI - International Potash Institute
-
İGEME - İhracatı Geliştirme ve Etüd Merkezi
-
KHGM - Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü
-
K.K.B. - Köyişleri ve Kooperatifler Bakanlığı
-
MEYSEB - Meyve ve Sebze İhracatını Geliştirme Projeleri Genel Müdürlüğü
-
M.P.M. - Milli Prodüktivite Merkezi
-
PUGEM - Proje ve Uygulama Genel Müdürlüğü
-
TAGEM - Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü
-
T.B. - Tarım Bakanlığı
-
T.F.D. - Türkiye Fitopatoloji Derneği
-
T.K.B. - Tarım ve Köyişleri Bakanlığı
-
T.M.M.O.B. - Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği
-
TOAG - Tarım Ormancılık Araştırma Grubu
-
T.O.B. - Tarım ve Orman Bakanlığı
-
T.O.K.B. - Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı
-
TOPRAKSU - Topraksu Genel Müdürlüğü
-
T.S.E.- Türk Standartları Enstitüsü
-
TÜBİTAK - Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu
-
TÜRDOK - Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Dökümantasyon Merkezi
-
T.V. - Tarım Vekaleti
-
Z.İ.G.M. - Ziraat İşleri Genel Müdürlüğü
-
Z.M.O. - Ziraat Mühendisleri Odası
-
Z.M.Z.K.G.M.- Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Genel Müdürlüğü
-
Z.M.Z.K.U.M. Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Umum Müdürlüğü
-
Z.V. - Ziraat Vekaleti
206
YAZAR DİZİNİ
A
ACAR J.
L008
AĞAR İ.T.
L001-L028
AĞDACI M.
H001-H002
AHMET F.
E001
AK O.
B001
AKGÜL A.
J001
AKKAYA F.
K001
AKMAN E.
E002
AKMAN K.
F001-F002
AKMANOĞLU M.
F003
AKPINAR I.
C001-L002
AKSOY T.
ALAP M.
E003
C002-G001-G002-G003-G004-G005-G006-G007-G008G009-G010
D001
ALEMDAR N.
E004
ALEV A.
C003
ALİZADE H.H.A.
L003
ALKAN B.
F004-F005-F006-F007-G011
ALTAN A.
J002-J003-J004-J005-J006-J007
ALTAN E.
K002
ALTAN N.
E005
ANAMERİÇ M.
A001
ANBAROĞLU M.A.
APAYDIN H.Y.
F008-F009
A002-A003-A004-A005-A006-A007-A008-A009-A010-B002C004-C005-C006-D002-D003-D004-D005-D006-D007-D008D009-D010-D011-E006-E007-E008-E009-E010-E011-E012F010-F011-F012-F013-F014-F015-G012-I001-J008-J009J010-J011-J012-J013-J014-K003-K004-K005-K006-K007K008-K009-K010-K011-K012-K013-K014-K015-K016-K017K018-K019-K020-L004-L005-L006-M001-M002
D012-D013
ARI O.
G013-G014
ARINÇ Y.
H003
ASİLYILMAZ M.
F016-I002-I003
ATAY S.
F017-F018
ATEŞALP M.
E013
AKTEKE Ş.A.
ANONİM
207
ATİLA A. K.
A011
AYDENİZ A.
E014
AYFER M.
A012
AYSU R.
F019
AYTAÇ S.A.
G015-G016-L007-L008
AYTAŞ M.
H004
AYTUĞ N.
AZERİ T.
F020
G017-G018-I004-I005-I006-I007-I008-I009-I010-I011-I012I013-I014-I015-I016-I017-I018-I019
B
BAĞRIYANIK E. N.
J015-J016-J017-J018-J019-L022
BAHÇECİOĞLU H.R.
B003-D014-E015
BAKIRCI H.
H005
BALOĞLU S.
I020-I021-I022
BANGERTH F.
L028
BARUT Y.
K021
BAŞEĞMEZ M.
J020-J021
BAŞKAYA M.
K022
BAŞKONUŞ A.
K023
BAŞPINAR H.
F021-F022-I023
BAŞPINAR (DOĞRUL) N.
G019
BAYKAL M.
F023-H006
BAYRAK A.
J022-J023-J024-J025
BAYRAM N.
E016
BAYSAL K.
J026-K024-K025
BEREKET Z.
D015-K026
BERKÖZ E.
D016
BEYAZKAYA Ş.
C007
BİÇER Y.
E017
BİÇİCİ M.
G020
BİLGİR S.
E018-G021-H007-L009
BODENHIMER F.S.
F024-F025
BORAZANCI N.
H008
BOSTANCI Ş.
B004
BOZAN İ.
F026-F027
BÜLBÜL B.
K027
BÜYÜKKÖKSAL G.
L010-L011
208
C
CAN C.
B005-G022
CANBAŞ A.
J027
CANKATAN K.
M003
CANÖZER Ö.
E019
CEMEROĞLU B.
J028-J029
CENGİZ A.
I024-I025-I026-I027-I028-I029-I030-L038-L039
CEYLANLI N.
C008-M004
CHAPOT H.
G023-K028
COŞKUN C.
D017-D018-D019-D020
COŞKUN M.
B006
COUDERT J.
K029
Ç
ÇAĞLAR E.
J030
ÇAĞLAYAN K.
F028-F029-I031-I032-I033
ÇAĞLAYAN L.
K030-K031-K032
ÇAKILLAR M.
F030
ÇEKİÇ C.
E020
ÇELİK K.
H009-H010
ÇELİK M. Y.
H011-H012
ÇELİK Ş.
C009
ÇETİN Ö.
E021
ÇEVİK B.
D021-D022-D023-D024-D025
ÇEVİK N. Ş.
ÇINAR Ö.
J031-J032
B007-B008-B009-B010-B011-C010-C011-C012-F031-G024G025-G026-G027-G028-G029-G030-G031-I034-I035-I036I037-I038-I039-I040-I041
I042
ÇOLAKOĞLU H.
C013-E022-E023-E024-E025
ÇINAR A.
D
DAĞLI S.
J033
DANIŞMAN S.
E026-E027
DEDE Y.
G032
DEMİR T.
L009
DEMİRDERE A
F032-F033
DEMİRKOL A.
I043
DENİZ M.
C014
209
DERVİŞ Ö.
D026-D027
DİKYAR N.
F034
DİKYAR R.
F035
DİNÇ N.
E028-F036-G033-G034-G035-G036-G037-H013-I044
DİNÇER D.
D028-E029
DİNLER D.
K033
DOĞAN A.
J034-J035
DOKUZOĞUZ M.
A013-B012-C015-E030-K034
DOLAR M. S.
F037-I045
DOVAN A.
C016
DUMAN T.
B013
DUYAR E.
M005
DÜNDAR Ö.
L012
DÜZGÜNEŞ Z.
F038-F039
E
EKŞİ A.
J036-J037
EMEKSİZ Ö. F.
K035-K036-K037
EMİROĞLU Z.M.
K038
ER C.
A014
ERCAN M.
J038-J039-J040-J041
ERCİVAN S.
E031-E032
ERDEM H. S.
M006
ERGÖRÜN A.
B014
ERGÜN N. S.
K039
ERKAN O.
C017-K040-K041-K042
ERKILIÇ A.
G038-G039-G040-G041-G042-G043-G044
ERKILIÇ S. S.
F040
ERONÇ H.H.
F041-F042-F043-H014-H015
ERSOY S.
F044
ETİ S.
M007-M008-M009
ETKİNER O.
K043
EYİ A.
E033
EYLEN M.
D029
F
FİDAN Ü.
I046-I047
FİLCE M.
B015
210
G
GEÇİOĞLU S.
L013
GENÇ Ü.
F045
GÖKÇE K.
J042
GÖKSEDEF M.O.
C018-G045-G046-G047-H016-I048-L039
GÖRAL Ş.
GÖRGEN G.
D030-I049
B016-B017-B018-C019-C020-C021-D031-D032-D033-D034E034-I050-I051-I052-I053-I054-I055-M010
B019-G048
GÖRMEK U.
L015
GÖNEN N.
L014-L018
GÜLERSÖNMEZ S.
D035
GÜLLÜ M.
I056-I057
GÜNCÜ M.
G049-L016
GÜNER H.
E035
GÜNEŞ T.
K044
GÜRAKAN T.
J043
GÜRGEN Ö.
L017-L018-L028-L036-L037
GÜROL M.
F046
GÜRSOY G.
J044-J045-L019
GÜRSOY O. V.
H017
GÜVENER A.
H018-M011-M012-M013-M014
GÜZEL N.
E036-L020
GÖRAL T.
H
HAKERLERLER H.
E037
HAYIRLIOĞLU S.
A015-I058-J046
A016-A017-A018-A019-B020-I059-J047-K045-K046-L021-L022-M015-M016-M017-M018-M019
C022
HIZAL A. Y.
HOPUR K.
I
ISTRANCA R.
F047-G050
İ
İREN S.
F048
İRTEL H.
F049
İZDAL G.
C023-L023
K
KALAFATOĞLU H.
L010
211
KALENDER G.
L024
KANSU A.
F050-F051-F052-F053-F054
KAPLAN M.
F055-F056
KAPLANKIRAN M.
B021-C024-C025-C026-C027-C028-E038-E039-E040-M020
KARACA C.
L020
KARACA İ.
F057-F058-G051
KARACAN A.R.
KARAKIR M. N.
K047
B022-B023-B024-B025-B026-D036-L023-L025-L026-M021M022-M023-M024-M025-M026
A020-C029-C030
KAREL G.
G052-G053-I060
KAŞKA N.
L027-L028-L036-L037
KAYA Z.
E041
KAYACAN Ö.
B027
KAYGISIZ H.
F059
KEÇECİOĞLU E.
F060-F061-F062
KELEŞ A.
F063-F064
KEMER M.
B028
KESKİN N.
C031
KILIÇ A.
J048-M027
KILIÇKAYA E.
K048
KIRAY Y.
F065
KIRCALIOĞLU A.
M028
KIVANÇ M.
G055-J049
KİRİŞÇİ V.
L029
KOÇ N. K.
B029-B030-C032-C033-G054
KOVANCI İ.
E042-E043-E044-E045-E046-E047-E048-E049-E050
KÖSEOĞLU A. T.
E051-E052-E053-E054-E055-E056-E057
KÖŞKER Ö.
J050
KARAÇALI İ.
L
LUCK R.F.
F066
M
MAHMOOD T.
MERMER S.
G056-G057-L030
A021-C034-C035-C036-C037-M029-M030-M031-M032M033
C038-I061
MİNİSKER S.
B031-D037-D038-F067
MENDİNCİOĞLU K.
212
MORALI K.
B032
MOREIRA S.
I062
N
NAS Y.Z.
F068-I063-I064-I065-I066-I067-I068
NİZAMOĞLU A.
J051
O
OKTAR İ.
F069-F070-F071
OKTAY M.
E058-E059
OKYAY S.
C039
OLGUN F. A.
K049
ONSINEJAD R.
G058-L031
Ö
ÖKTEM B.
K050
ÖNCEL E.
D039-D040-J052
ÖNCÜER C.
F072-F073-F074
ÖNDER E. P.
F075-F076-F077-F078-H019-H020
ÖNELGE N.
I069-I070
ÖZALP M. O.
ÖZBEK S.
B033-B034-C040-C041-I071-I072-I073-I074
A022-E060-E060-E061-E062-E063-E064-E065-E066-E067E068-E069-E070-I075-J053
G059
ÖZCAN M.
C042-C043
ÖZCAN M. Ö.
C044-C045-E071-E072
ÖZDEMİR E.
M034
ÖZEK S.
F079
ÖZEN N.
M035
ÖZERDEM H.
E073
ÖZKAN A.
F080-I076
ÖZKUT A.
H022-H023
ÖZKUT S.
F081-H024
ÖZÖLÇÜM Ü.
A023-E074
ÖZSAN B.
ÖZTUNÇ U.
A024-C046
A025-A026-A027-A028-A029-A030-A031-B035-B036-B037B038-C047-C048-D041-D042-E075-K051-K052-L046-L047M036-M037
K053
ÖZTÜRK E.
K054
ÖZBEK N.
ÖZSAN M.
P
213
PAKYÜREK A.Y.
C049
PARMAN C.
K055
PEKER F.
B039
PEKMEZCİ M.
L017-L018-L027-L032-L033-L034-L035-L036-L037
R
ROISTACHER C.N.
B040-I077
S
SAATÇİ N.
E076-E077
SALCI İ.
F082
SALIBE A. A.
B041-I078
SALİH H.
G061-G062-G063-G064-G065-L038-L039
SALMAN A.
D043-D044-M038-M039-M040-M041-L040-L041-L042
SAN S.
H025-H026
SANCAKTAR D.
B042
SARIBAY A.
L009
SARISAÇLI İ.
K056
SAYARI Ş.
K057
SAYLAM B.
A032
SELÇUK O.
J054
SERİM İ.
H027
SEVGİCAN F.
J055-M042
SİPAHİ M. N.
K058
SJÖSTROM G.
STREIF J.
L024
F083-F084-F085-F086-F087-F088-F089-H028-H029-H030H031
L028
SUNER F.
F090
SUNGUR M.
E078
SÜMER M.
D045
SÜZER T.
F091-H032-H033-H034
SOYLU O. Z.
Ş
ŞAHİN G.
F092
ŞAHİN S.
C050
ŞEKEROĞLU E.
D046-F093-F094-H035
T
TAMDOĞAN Ş.0.
C051-E079
TAMER Ş.
I079
214
TAŞDEMİR H. A.
C052-D047-D048-D049-I080
TEKİN İ.
B043-H036
TEKİN M.A.
C053-C054-D050
TEKİNEL N.
E080-I081
TEKİNEL O.
D051-D052
TESBİ M. A.
E081
TEZCAN H.
F095
TİRYAKİOĞLU A.
J056
TOK A.
C055-E082
TOKMAKOĞLU C.
F096-F097-H037-H038-H039-H040
TOKMAR A.
E083
TOPALAHMETOĞLU İ.
C056-E084
TOPRAK B.
E085-L043
TÖNÜK A.
L044
TUNCER E.
G066
TUNCER İ.K.
L029
TUNCER S.
K059
TUNÇDEMİR Ü.
TUNÇYÜREK-SOYDANBAY C.M.
TUNÇYÜREK C.M.
C057-F098-H041
TURAN K.
F105-F106-F107-F108-F109
F099-F100-F101-F102-F103-F104
TÜRKAY C.
E086-F110-G067
A033-B044-B045-B046-C058-C059-C060-C061-C062-C063C064-C065-C066-C067-C068-C069-C070-C071-C072-E087E088-E089-E090-E091-E092-E093-G068-G069-G070-G071G072-G073-I082-I083-J057-K060-K061-K062-K063-L028L045-L046-L047-M043-M044-M045K064
TÜRKER R.
H062
TÜRKMENOĞLU Z.
G074-G075
TÜRKYILMAZ N.
F111-F112-F113-F114-F115-F116-F117-F118
TUZCU Ö.
U
ULU O.
ULUDAĞ N.
F119-F120-F121
A034-A035-B047-B048-B049-B050-C073-C074-D053-D054D055-E094-E095-I084-I085-L048-M046-M047-M048-M049M050-M051-M052-M053-M054
E096-E097-K065
ULUĞ E.
H043-H044-H045-H046-H047
URAL A.
J058-J059-J060
ULUBELDE M.
215
UYAR H. M.
UYGUR F. N.
K066
F122-F123-F124-F125-F126-F127-F128-F129-F130-F131F132-F133-I086
M055-M056
UYSAL A. V.
C075
UZUNTAŞ ?
J061-K067
UYGUN N.
Ü
ÜLBEĞİ İ. E.
C076-E098
ÜLGEN M.
E099
ÜNAL H.
J062
ÜNER A. N.
K068-K069
V
VARLI V.
L010-L011
VIGNAULT J.C.
I087
Y
YAKAN N.
M057-M058
YALÇIN E.
F134
YALÇIN M. Ö.
D056-E100-M059
YAZICIOĞLU T.
J063
YEN A. S.
A036-C078-D057-F135
YENEN Y.
E101
YEŞİLOĞLU T.
C077-M060
YEŞİLSOY M.Ş.
E102
YİĞİT V.
L010-L011
YOĞURTLUGİL K.
K070
YUMRUKTEPE R.
F136-F137-H048
YÜKSEL H.
F138
YÜNCÜLER G.
J064
YÜRÜTEN O.
F139-F140
Z
ZEREN G.
F141
ZORAL A.
F142
ZÜMREOĞLU A.
F143-F144-F145-H049
216
Download

bibliyografya - Ziraat Fakültesi