ULUSAL PAMUK KONSEYİ
PAMUK SEKTÖR RAPORU
Kasım 2014
1.
Dünya Pamuk Durumu
2011/12 sezonunda 28 milyon ton olan dünya (lif) pamuk üretimi
izleyen iki sezonda 2 milyon kadar azalarak 26 milyon ton seviyelerinde
seyretmiştir; içinde bulunduğumuz sezon üretiminin de ayni seviyede olması
öngörülmektedir (Çizelge 1). 2011/12 sezonunda 22.8 milyon ton ile son on
yılın en düşük seviyelerine gerileyen dünya pamuk tüketimi, 2012/13
sezonundan başlayarak sınırlı bir artış eğilimi kazanmış ve geçen sezon
itibariyle 23.5 milyon ton olmuştur. Bu sezonda da artışın süreceği ve
tüketimin 24.4 milyon'a çıkacağı öngörülmektedir.
Çizelge 1. Dünya (Lif) Pamuk Durumu (Milyon ton) Ton
2011/12
2012/13
2013/141
2014/152
Üretim
27.83
26,48
25.98
26.24
Tüketim
22.74
23.57
23.49
24.41
İhracat
9.88
10.09
8.99
8.03
İthalat
9.75
9.84
8.99
8.03
Dönem Sonu Stoku
14.48
17.14
19.64
21.47
Çin hariç Dünya SKO %
59
49
47
54
Çin SKO, %
72
116
160
158
100
88
91
63-91;75
COTLOOK A INDEX (U.S.cents/
pounds)
KAYNAK: ICAC, (1)Tahmin, (2) Oct.,2014 Öngörü
!1
Dünya pamuk üretim ve tüketimindeki bu gelişmelere bağlı olarak arz
ve stok değerleri ve bu bağlamda pamuk fiyatları son iki sezon öncesine
kadar olağan bir seyir izlerken, geçen sezon en büyük pamuk üreticisi ve
tüketicisi olan Çin'in geçen yılın sektör raporunda açıkladığımız ani strateji
değişikliği sonucunda beklenmedik gelişmelere açık hale gelmiştir.
Hatırlanacağı gibi, 2010/11 sezonunda üretim artarken tüketimin azalması ve
arzın önceki sezona göre sadece 300 bin ton gerilemesine karşın, büyük
olasılıkla var olduğu tahmin edilen ancak fiziksel olarak bulunmadıkları için
piyasaya sürülemeyerek tedarik sıkıntısına yol açan stoklar ve bu sıkıntının
tetiklediği panik yüzünden pamuk fiyatları beklenmedik ölçüde artmış ve
Cotlook A Index sezon ortalaması
164 US cent/ lb seviyesine çıkmıştı.
Fiyatlardaki bu artış 2011/12 sezonun ilk üç çeyreğinde de sürmüş, ancak
daha sonra, Nisan ayındaki tepe noktasından hızla iki sezon önceki
seviyelerin biraz üstü seviyelere gerilemişti. Fiyatlardaki 2010/11'in ikinci
yarısında başlayan ve 2011/12'in ilk üç çeyreğindeki tepe ile sona eren bu
olağanüstü artışın, yukarıda açıklanan nedenlerin yanı sıra bazı spekülatif
girişimlerin ürünü olması kuvvetle muhtemeldir. Dünya stokları "Çin" ve "Çin
Dışındaki Dünya" olarak ikiye ayrılarak Stok-Kullanım-Oranları'ndaki değişim
incelendiğinde bu düşünce doğrulanmaktadır:
2009/10 ve 2010/11 sezonlarında Çin dışındaki dünya SKO’ları 18
puan birden düşerek %39’a gerilemiş, daha sonra ise tekrar %57’e
yükselmişken; Çin SKO’ları ise önce 13 puan, daha sonra da 4 puan
gerileyerek %26 ve %22’ye inmiştir.
Pamuk fiyatlardaki bu olağanüstü
sıçramayı takiben, 2011/12 sezonunda dünya pamuk üretiminin artışla birlikte
Çin hariç SKO %59’e çıkmış ve bunun sonucunda fiyatlar 100 U.S.cent/lb
seviyelerine gerilemiştir. Ayni sezonda Çin, üretiminin artmasına karşın, çok
akıllıca bir strateji izlemek suretiyle,
düşük fiyatlardan büyük miktarlarda
pamuk ithalatı gerçekleştirerek SKO’nın %72 seviyesine çıkarmıştır. İzleyen
2012/13 sezonunda Çin hariç dünya SKO’nın %49, Çin SKO’nın ise %116
seviyesinde gerçekleşmiştir. Geçen sezonda, Çin'in “düşük fiyatlarla stok
oluşturma ve daha sonra bu yüksek stokla spekülasyona açık pamuk
piyasalarına hakim olma ve piyasaları ülke (Çin) çıkarları doğrultusunda
!2
yönlendirme” olarak özetlenebilecek stratejisinin sonucu olarak, Çin Hariç
Dünya SKO'nın %47'ye gerilemiş, Çin SKO'ın ise %160'a çıkmış olduğu
tahmin edilmektedir. Bu sezon (2014/15) Çin hariç dünya SKO’nın tekrar 7
puan artarak %54'e çıkması,
Çin SKO’nın ise sadece 2 puan gerileyerek
%158 olması beklenmektedir. Bu durumda Çin, dünya stoklarının yarısından
fazlasına (%58.4) sahip olan ülke konumunun sürdürmüş olacaktır, ki
dünyanın en büyük pamuk üreticisi ve tüketicisi olan bir ülkenin, ayni
zamanda dünya stoklarının yarıdan çoğuna sahip olmasının diğer üretici
ve tüketici ülkeler için ne denli büyük riskler içerdiği üzerinde önemle
durulması gereken bir olgudur.
Nitekim, Çin hariç dünya SKO'nın düşmesine karşın dünya pamuk fiyatlarının
gerilemesi, ayni strateji sonucunda Çin dışındaki ülkeler üzerinde oluşturulan
tehdidin bir göstergesi olarak kabul edilmelidir. Bu sezon için, Cotlook A
İndeksinin 63-91 cent/lb bandında dalgalanarak ortalama 75 cent olması
beklenmektedir. Bu tablo her ne kadar tüketiciler açısından olumlu gözükse
de, Çin ve Çin hariç dünya stoklarındaki şimdiye kadar hiç görülmemiş
anormalliğin, bu olumlu görüntüyü Çin'in politikalarına bağlı olarak hızla
tersine döndürebileceği unutulmamalıdır.
2.
Türkiye Pamuk Durumu
Türkiye’de pamuk istatistikleri ilgili bakanlıklardan alınan veriler TUİK
tarafından işlenerek yayımlanmaktadır. Bu bağlamda pamuk ekim alanları ve
kütlü pamuk tarla verimleri Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca (GTHB)
ÇKS ye kayıtlı parseller bazında yapılan saha gözlemleri ve ayrıca giderek
yurt genelini kapsamasına çalışılan Uzaktan Algılama Sistemince
gerçekleştirilen gözlemlere dayanarak tahmin edilmekte ve bu değerlerden
hareketle hesaplanarak bulunan kütlü pamuk miktarları iller itibariyle TUİK’e
bildirilmekte ve bu değerler TUİK tarafından 1., 2., 3.Tahmin (Kesin) olarak
Haber Bültenleri vasıtasıyla yayınlanmaktadır; 3.Tahmin (kesin) değeri daha
sonra yıllık istatistiklere geçmektedir. Bu bağlamda, GTHB her yıl ülke geneli
için bir Ortalama Çırçır Randımanı tahmin etmekte ve TUİK bu değerden
hareketle Lif Pamuk Üretim Miktarını hesaplayarak bunu, Kütlü Pamuk
Ortalama Tarla Verimi ile birlikte, yıllık üretim istatistiklerinde yayınlamaktadır.
!3
Öte yandan lif pamuk ithalat ve ihracat verileri Ekonomi Bakanlığımızca
miktar ve değer olarak derlenmekte, ancak bunlar TUİK istatistiklerinde
sadece değer olarak yer almaktadır.
Yurt İçi Lif Pamuk Tüketimimiz
Ekonomi Bakanlığımızca, bakanlık
taşra teşkilatı tarafından tescili yapılan balya sayı ve ağırlıkları itibariyle
derlenerek sonuçları ilgili kurumlarla paylaşılmaktaydı. Ancak, geçen iki
sezondan bu yana bu uygulamaya son verilerek tescili yapılan balya miktarları
çırçır işletmelerinin beyanlar üzerinden belirlenmeye başlanmış olup,
yayınlanmamakta, dahası ilgili kurumlarla da paylaşılmamaktadır. (Eskiden
olduğu gibi, tescili edilmiş balya sayı ve ağırlıkları bilgisinin Konseyimize
verilmesi için Ekonomi Bakanlığımız nezdinde, tabi olduğumuz yönetmelik
uyarınca pamukla ilgili verileri derleyerek bunları bir rapor halinde Gıda Tarım
ve Hayvancılık Bakanlığına sunmakla görevlendirilmiş olduğumuzu
hatırlatarak yaptığımız müteaddit girişimlerden olumlu bir sonuç
alınamamıştır.)
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında derlenen veriler itibariyle Türkiye
pamuk durumu son altı yıllık sürede aşağıdaki gibi gelişmiştir (Çizelge 2):
Pamuk ekim alanları 2009/10 sezonundaki 420 bin ha'lık dip
noktasından sonra kararlı bir şekilde artarak 2011/12 sezonunda 542 ha' a
ulaşmıştır. Ancak daha sonra fiyatların paralelinde 530 bin ha’ dan 420 bin ha’
a gerilemiştir. Daha sonraki iki sezonda tekrar artmış ve 2011/12 sezonunda
bir önceki sezonda yaşanan olağanüstü fiyat artışının da etkisiyle, 2011/12
sezonu itibariyle 542 bin ha seviyesine çıkmıştır. Ne var ki, sonraki iki
sezonda
pamuk fiyatlarıyla birlikte azalarak geçen sezonda 451 bin ha'a
gerilemiştir; bu sezonda kısmi bir artışla 490 bin ha olduğu tahmin
edilmektedir.
!4
Çizelge 2. Türkiye (Kütlü) Pamuk Durumu
Birim
2009/10
2010/11
2011/12
2012/13
2013/14
2014/15
Ekim Alanı
bin ha
420
481
542
488
451
490
Kütlü Üretimi*
bin ton
1 725
2 150
2 580
2 320
2250
2350
Kütlü Verimi
kg/da
411
447
476
475
499
480
Lif Üretimi**
bin ton
638
817
955
858
878
892
LİF Verimi**
kg/da
152
170
176
176
195
182
%
37
38
37
37
39
38
Çırçır
Randımanı***
*TUIK tarafından Ekim Alanı ve Tahmini Ort.Verim değerlerinden hesaplanarak bulunan değer (Kütlü
Üretim Miktarı= Ekim Alanı x Kütlü Verimi)
**TUIK tarafından Varsayımsal Ort.Çırçır Randımanı değerinden hareketle hesaplanarak bulunmuş
değerler: (Lif Üretim Miktarı=Kütlü Üretim Miktarı/Ort.Çırçır Randımanı) (Lif Verimi=Kütlü Üretim
Miktarı*Ort.Çırçır Randımanı)
***UPK tarafından TUIK verilerinden hareketle hesaplanan değer (Varsayılan Ort.Çırçır randımanı=Lif
Üretim Mik./Kütlü Üretim Mik.)
Anılan dönemde Kütlü Pamuk Üretimi ekim alanları paralelinde
gelişmiş, ancak tarla verimlerinin ciddi oranlarda artmasına bağlı olarak, alan
daralmaları rekolteye daha az yansırken, alandaki genişlemeler rekoltenin
daha büyük oranlarda artmasına neden olmuştur. Bu anlamda kütlü pamuk
rekoltesi 2011/12 sezonunda 2.580 bin ton ile zirve yaparken, geçen sezon
sadece 2.250 bin ton'a düşmüştür; içinde bulunduğumuz sezonda 2.350 bin
ton olacağı tahmin edilmektedir. Tarla verimi değerlerindeki bu artışlar bazı
çevreler tarafından sertifikalı tohum kullanımının giderek artması, ıslah
çalışmaları sonucunda tohumların verimlilik değerlerinin yükselmesi gibi teknik
nedenlerle açıklanmaktadır. Buna karşılık, diğer bazı çevreler, tarla
verimlerinde ülke genelinde bu düzeylerdeki artışların sadece anılan
nedenlerle açıklanamayacağını, bunda destekleme sisteminin bazı kötü niyetli
kişilerin kütlü pamuk verimlerini olduğundan yüksek göstermesine elvermesi
ve çırçır randımanlarının olduğundan yüksek tahmin edilmesi gibi yanıltıcı
etkenlerin de rol oynadığını ileri sürerek, sistemin bu yaklaşım doğrultusunda
etkinleştirilmesini önermektedir. Ekim alanlarından başlayarak lif pamuk
tüketimine (Balya sayısı ve ağırlık olarak) uzanan sürece ilişkin pamuk
istatistiklerinde çağdaş yöntem ve araçlara dayalı, güvenli bir veri toplama
sisteminin henüz kurulamamış olması bu tür tartışmalara yol açmakta ve
bundan ülkemiz pamuk sektörü ve kaynakları büyük zarar görmektedir.
!5
Söz konusu dönemde lif pamukla ilgili gelişmeler aşağıda açıklandığı
gibi olmuştur (Çizelge 3):
Lif Pamuk Üretimi son 6 sezonda, kütlü pamuk üretimi paralelinde
638 bin ton' dan 2011/12 sezonunda 955 bin ton'a kadar çıkmış, daha sonra
858 bin ton'a düşmüş, geçen sezon tekrar 878 bin ton'a çıkmıştır; Bu sezon
892 bin ton olması beklenmektedir. bin ton arasında dalgalanmıştır.
Lif Pamuk İthalatı ayni dönemde, ekim alanları ve üretimdeki
gelişmelerin tersine bir seyir izleyerek, 2010/11 ve 2013/14 sezonlarında 900
bin ton'a yaklaşmış, diğer sezonlarda 600 bin ton seviyelerinde seyretmiştir.
İçinde bulunduğumuz sezonda 650 bin kadar olacağı tahmin edilmektedir.
Lif Pamuk Tüketimi 2010/11 sezonunda fiyatlardaki olağanüstü
gelişmelerin etkisiyle 1.250 bin ton’a gerilemiş, daha sonraki sezonlarda sınırlı
artışlarla 1.350 bin seviyelerine yükselmiştir. Konjonktürün sürmesi
durumunda bu sezon 1.368 bin ton olması beklenmektedir.
Çizelge 3. Türkiye Lif Pamuk Durumu
2009/10
2010/11
2011/12
2012/13
2013/14
2014/15
Ekim Alanı, bin ha*
420
481
542
488
451
490
Lif Verimi, kg/da*
152
170
176
176
195
182
Lif Üretimi, bin ton**
638
817
955
858
878
892
Bşl. Stoğu, bin ton***
0
12
392
578
585
1186
760
895
612
618
877
653
Tüketim, bin ton**
1.300
1.250
1.275
1.350
1.331
1.368
İhracat, bin ton**
86
82
106
119
115
71
Snç stoğu, bin ton***
12
380
578
585
1.186
1363
Ege St.1 (TL/kg)***
2,82
5,74
3,72
3,51
4.10
3,55
İthalat, bin ton**
Kaynak:
* TUIK, 2013;
** Ekonomi Bak., BİM
*** İzmir Ticaret Borsası (Ekim-Aralık Ort.)
Ülkemizde Lif Pamuk Stoklarına dair herhangi bir istatistik
bulunmamaktadır. Bu anlamda, Pamuk Arzı (Üretim + İthalat - İhracat) ile
!6
Pamuk Tüketimi karşılaştırıldığında her yıl için yaklaşık 250-300 bin ton
kadar ve beş yıllık dönem sonunda
toplamı
1.368 bin ton'u bulacağı
hesaplanan, yani bir yıllık tüketimimize eşdeğer arz fazlası olduğu
görülmektedir. Bu miktarlardaki arz fazlalıklarının “stok” ile açıklanması
mümkün değildir. Buna karşılık, üretimin gerçek değerlerinin üstünde
tahmin edilmekte olduğunu düşünmek daha akla yakın bir açıklama
olmaktadır.
Bakanlığımızın TİKAS- Tarımsal İşletmeler Kayıt Sistemi kapsamında
yürütmekte olduğu TARBİL projesi tamamlandığında ekiliş alanı, rekolte ve
verim tahminleri çok güvenli hale gelecek ve üretim politikaları çok daha doğru
verilerle belirlenip uygulanabilecektir. Bu çalışmaların en geç iki sezon içinde
tamamlanması ve böylece pamuk politikalarının daha gerçekçi bir veri
tabanına dayandırılması olanağına kavuşulması ümit edilmektedir. Aksi
takdirde ülkemiz pamuk sektörü için sağlıklı değerlendirmeler yapmak
ve bu değerlendirmeler ışığında başarılı sonuçlar alacak politikalar
belirlemek mümkün olamayacaktır.
3. Türkiye Pamuk Üretim Maliyetleri
Konseyimiz her sezon sonunda pamuk bölgeleri Ziraat Odaları, Borsalar ve
Üretici Birliklerinden (Çukobirlik, Tariş, vd) o sezona ilişkin (kütlü) cari pamuk
üretim maliyetlerini derlemekte ve bunları bir Rapor halinde Bakanlığımıza
sunmaktadır.
Bu sezon, ülke ortalaması olarak, dekar başına üretim maliyetinin
875 TL olduğu belirlenmiştir. Buna göre, 450 kg/ dekar ortalama tarla verimi
üzerinden kütlü pamuk maliyetinin kg başına, 1,94 TL olduğu sonucuna
varılmaktadır.
Ekim ayı itibariyle Ege Bölgesinde St-1 lif pamuk 3,65 TL/Kg’dan, Güney
Doğu ve Çukurova’da da 3,1 TL/Kg’dan işlem görmektedir. Ayrıca bu fiyatlar düşme
eğilimindedir. Bu da üretici için kütlü pamuk bazında ; Ege bölgesinde 1,5-1,6 TL/
Kg’lık,
Güneydoğu pamuğunda 1,2-1,3 TL/Kg’lık gelir demektir. Gıda, Tarım ve
Hayvancılık Bakanlığımızın bu sezon vereceği 55 kuruş prim desteği ile bu gelir
toplamda Ege de 2,1 TL/kg, Güneydoğuda ise ortalama 1,75 TL/kg olarak
gerçekleşecektir.
!7
Buna göre, pamuk üreticisi ne yazık ki kimi yerde maliyetini ancak
kurtarırken kimi yerde de maliyetini dahi kurtaramamış ve zarar etmiş
olacaktır. Bu durumda yükselen rekoltemizin gelecek sezon tekrar düşmesi
kaçınılmazdır. Üstelik
vurgulanması gerekir ki,
yukarıdaki analizde esas
alınan ortalama tarla verimi, GDO'lu tohumla üretim yapmakta olan, ayrıca
tarla büyüklükleri ve sulama koşulları ülkemizle karşılaştırılamayacak ölçüde
daha iyi olan, dünya birincisi Avustralya'nın ardından ikinci sıradadır. Ülkemiz
üreticisinin bu başarısına ve
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın
vermiş olduğu destekleme primine karşın ülkemiz pamuk üretiminin azalma
tehdidi altında bulunması üzerinde önemle durulması gereken bir olgudur.
3. Türkiye Pamuk Sorunlarının Çözümü İçin Öneriler
Yukarıdaki değerlendirmelerden de anlaşılacağı gibi, üzere geçen on
beş yıllık sürede ülkemiz pamuk üretimi yurt içi talebi karşılayacak ölçüde
geliştirilemediği,
hatta kimi yıllarda gerilemesinin önü alınamadığı için,
Pamuk sektöründeki üretim-tüketim dengesi ciddi ölçülerde bozulmuş
durumdadır. Bu durum bir yandan önemli döviz kayıplarına neden olurken,
diğer yandan istihdam, katma değer ve ihracat geliri açısından ülkemiz
ekonomisi için çok büyük öneme sahip olan ve hammadde olarak yaklaşık
%67 oranında pamuk kullanan tekstil ve hazır giyim sanayimizi dışa bağımlı
hale getirmekte ve küresel rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir.
Oysa ülkemiz yurt içi talebi karşılayacak miktarda pamuk üretimi için
gerekli agro-ekolojik potansiyele fazlasıyla sahip bulunmaktadır. Bunun için,
halihazırdaki verim değerleriyle 2002 yılındakine eşit alanda üretim
yapmak yeterli olacaktır. Bir başka deyişle, pamuk üretimine tekrar eski
cazibesini kazandırarak ekim alanlarımızı 250 bin hektar artırarak yılda 1,5
milyar dolar döviz tasarrufu sağlamak, ayrıca pamuğun ülke ekonomisine ve
istihdama olan katkılarını nerdeyse ikiye katlamak mümkün olacaktır. Öte
yandan, TIM 2023 için 500 Milyar $ ihracat hedefi belirlemiş olup, bunun 72
Milyar $'nın Tekstil ve Konfeksiyon sektörlerince sağlanacağı öngörülmektedir.
Bu hedef 4 Milyon ton lif pamuk ihtiyacı doğuracak olup, bu ihtiyaç ta yine
yerli üretimle karışınabilecektir.
!8
Bu anlamda, hükümetimizce 2010 yılında hayata geçirilen İDÜS
(İhracata Dönük Üretim Stratejisi) ve bunun alt bileşeni GİTES (Girdi Tedarik
Stratejisi) kapsamında bir “Pamuk Eylem Planı” hazırlanarak uygulamaya
konulması çözüm için atılmış önemli bir adımdır. Konseyimiz bu plan
kapsamında “Pamuk destekleme mekanizmasının etkinliğini artıracak
çalışmalar” için görevlendirilmiş ve yapılan çalışma sonuçları Bakanlığımıza
sunulmuştur. 2015 yılında tamamlanması öngörülen Pamuk Eylem Planı
sayesinde ülkemiz pamuk üretiminde arzulanan gelişmelerin sağlanacağını ve
kararlı bir sürdürülebilirliğin tesis edileceğine inanıyor ve bu inançla söz
konusu çalışmaları destekliyoruz.
Ancak, bu çalışmaların halihazırda 1,4 milyon ton seviyelerinde olan,
orta vadede 2 milyon ton'a ve 2023 yılında 4 milyon ton'a çıkması öngörülen
yurt içi pamuk talebinin tümüyle yerli üretimle karşılanmasında yetersiz
kalacağını düşünüyor ve bunu sağlamak üzere, ülkemiz pamukçuluğunun
sorunlarının aşağıda sıralı öneriler yardımıyla çözülmesi gerektiğine
inanıyoruz:
1.Ülkemiz pamuk üretiminin yakın dönemde 1,5 milyon ton, orta
vadede 2 milyon ton, 2023 yılı itibariyle 4 milyon ton'a çıkarılması
hedef olarak belirlenmeli ve ilgili plan ve programlar bu hedefler
doğrultusunda hazırlanıp uygulanmalıdır.
2.Destekleme primleri EN AZ BEŞ YILLIK DÖNEM için
belirlenmeli; ayrıca 5 yıllık dönem başında ilan edilerek dönem
boyunca kararlılıkla uygulanmalıdır.
Pamuk tarımı yoğun girdi (sermaye, emek, teknoloji, vd) kullanılan bir
üretim dalıdır; kar marjı girdi fiyatlarına rakip ürünlerden çok daha fazla
oranda bağlıdır. Bu özellik pamuğu vazgeçilmesi kolay, geri dönülmesi zor bir
ürün yapmaktadır. Çiftçilerimizin pamuğa dönmelerini sağlamak, ayrıca tüccar
ve sanayicilerimizin orta-uzun vadeli yatırım kararları almalarını teşvik etmek
ve böylece üretiminde istikrarlı bir gelişme ortamı oluşturmak için orta vadeli
bir program uygulanmalıdır.
!9
3.Anılan prim miktarları her yıl en az pamuk üretim
maliyetlerindeki artış ve enflasyon oranında artırılmak suretiyle
destek mekanizmasının işlevi korunmalıdır.
4.Yerli pamuk kullanan sanayicilerimiz desteklenmelidir.
5. Pamuk çiftçileri ürettikleri pamuk miktarına endekslenecek üst
limitli mazot ihtiyaçları oranında, bu üretime ilişkin mazot fatura
tutarları üzerinden ödenecek ek primlerle desteklenmelidir.
Pamuk üretiminde en büyük maliyet unsuru mazot gideridir.
Çiftçilerimizin mazot giderleri benzer iklim ve toprak koşullarına sahip küresel
rakiplerinden kat ve kat fazladır. Bu nedenle çiftçilerimiz rakiplerinden çok
daha fazla verim almasına rağmen uluslararası rekabette yenik düşmektedir.
Bu nedenle, halihazırdaki
alan bazlı mazot desteği yerine üretim endeksli
mazot desteği verilmesi hedef için daha uygun olacaktır. Ayrıca, bu sayede
olası istismarlar önlenecek ve üretilen ürün ile tüketilen mazot kayda
gireceğinden vergi geliri de artacaktır.
6.Gübre, ilaç ve makine başta olmak üzere, üretim girdilerinden
alınan KDV oranlarının % 1 seviyesine çekilmesi stopaj tahakkuku
ile vergisini ödeyen, ancak KDV hesabı tutmayan üreticiler için
daha adaletli olacaktır.
İsabetli ve doğru politikalar ancak sağlıklı bilgiler üzerine inşa edilebilir.
Bunun için
öncelikle;
7. Pamuk üretim ve rekoltesi doğru ve gerçekçi belirlenmelidir.
Bu amaçla,
a. Sezon boyunca ve ilgili sezon sonunda üretilen ve denetlenen
pamuk balya kayıtlar ile üretim sonuçları karşılaştırılarak ilan
edilmelidir.
b. Pamuk ekim tahminleri ÇKS ve tapu
kayıtlarından alınan Parsel Tanımlarıyla birlikte, TİKAS ile entegre olarak
!10
yürütülmelidir.
c. On üç yıldır Ege Üniversitesi ile İzmir Ticaret Borsası işbirliğinde
başarıyla yürütülen “Yerel Gözlem Doğrulamalı Uzaktan Algılama
Rekolte
Tahminleri” ülke geneline yaygınlaştırılmalıdır.
8. Pamuk kalitesi iyileştirilmelidir.
Bu amaçla,
a. Lisanslı depoculuk girişimleri yaygınlaşmaları için teşvik edilmelidir.
b. Yerli tohum üretimine önem verilerek çeşit çokluğu önlenmelidir.
c. Pamuk standardizasyonu ülkemiz koşulları dikkate alınarak
sektörün ihtiyaçları doğrultusunda yenilenmelidir.
d. Çırçır ve prese işletmeleri günümüz ihtiyaçları doğrultusunda
rehabilite edilmeli, çalışma usul ve esasları yenilenmelidir.
Pamuk çok paydaşlı bir sektördür. Zaman ve emek kaybını
en aza
indirgemek üzere,
9. Kurumlar arası eş güdüm sağlanmalı, işbirliği geliştirilmelidir.
Bu bağlamda,
a. Ulusal Pamuk Konseyine, temsil kabiliyetini güçlendirici faaliyetler
yapmasını sağlamak üzere; pamuk üretimi, tüketimi faaliyetlerinden
bir ya da bir kaçından küçük kesinti veya kesintiler yapılması gibi yeni gelir
kaynakları yaratılmalıdır.
b. Ulusal Pamuk Konseyi Yönetmeliği güncel ihtiyaçlar doğrultusunda
yenilenmelidir.
Türkiye pamuk sektörü çoğu orta ve uzun vadeli bu önerilerin
gerçekleştirilmesi durumunda, halihazırda sahip olduğu değerleri kullanarak
2,5 Milyar Dolar kadarı ithalat olmak üzere, yaklaşık 4,5 Milyar Dolarlık kaybı
ülke ekonomisine geri kazandırabilecek güçtedir. Orta-Uzun vadede bu
kazanç katlanarak artacak ve Tekstil ve bu bağlamda Hazır Giyim
Sanayilerimizin küresel rekabet gücünün gelişmesiyle birlikte beklenenin de
ötesinde büyüyecektir.
!11
Saygılarımızla,
Ş.Barış Kocagöz
Ulusal Pamuk Konseyi
Yönetim Kurulu Başkanı
!12
Download

13 nisan 2015 k