CHP alanda
11 Nisan 2015 Cumartesi
CHP’de miting maratonu bugün başlıyor.
Milletvekili Genel Seçimleri'nin yapılacağı 7
Haziran'a kadar 50'nin üzerinde miting
planlayan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu,
bunlardan ilkini "Büyük İstanbul Mitingi"
adıyla bugün Kartal'da düzenleyecek.
Partinin ekonomi ağırlıklı olduğu belirtilen
seçim bildirgesi ise 19 Nisan'da Ankara'da
kamuoyuna açıklanacak. HABERİ 12’DE
Fiyatı 25 Kr
‘NİSA’ SİYASETTE
www.yedigungazetesi.com
Nisan iklimde çıldırdı
Türkiye sadece Nisan’da yağan kar şokunu değil, 7 Haziran seçimlerinde Meclis’e girecek kadın adayların çokluğunun sevincini yaşıyor.
Önceki gün başlayan ve Türkiye'nin özellikle
iç kesimlerinde etkili olan soğuk hava ve kar
yağışı ile birlikte birçok kent beyaza
bürünürken, bu sürprizden olumsuz etkilenenler de oldu karın tadını çıkaranlar da.
Siyasette ise kadın rüzgarı esmeye devam
ediyor. Çünkü, 2011 Genel Seçiminde
toplamda 268 kadın aday gösteren siyasi
partilerin, 2015 Genel Seçimi için kadın milletvekili aday sayısı 531'e yükseldi.
HDP 268 kadın adayla ilk sırayı alırken AK
Parti 99, CHP 103, MHP ise 61 kadın aday
gösterdi.
AK Parti'de 28 Şubat sürecinin mağdurları
Fatma Benli, Leyla Şahin Usta'nın yanı sıra
Merve Kavakçı'nın kardeşi Ravza Kavakçı gibi
dönemin sembol isimleri yer buldu.
İstanbul, İzmir ve Ankara'da ilk sıraları kadınlara bırakan CHP'de, şair Metin Altıok'un kızı
Zeynep Altıok, Ermeni cemaatini temsilen
avukat Selina Özuzun Doğan ile İsmet
İnönü'nün torunu Gülsün Bilgehan dikkati
çekiyor.
Yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle ulaşıma kapanan Afyonkarahisar- Antalya karayolu, ekiplerin çalışmaları sonucu yeniden trafiğe açıldı.
Siyasette ise kadınların önü, bir önceki seçime göre daha da açıldı ve TBMM’de 7 Haziran sonrası daha çok kadın milletvekili göreceğiz.
ÇANKAYA’nın
faaliyetine onay
Olumsuz hava
şartlarına rağmen
Bakanlık önündeki
eyleme yoğun
katılım oldu
Çankaya
Belediyesi’nin 2014
yılı faaliyet raporu
Belediye
Meclisi’nden onay
çıktı. HABERİ 4’TE
Keçiören
KARDEŞ
ZENGİNİ
Keçiören Belediyesi,
Karadeniz Ereğli
Belediyesi ile kardeş
belediye imza protokolü imzaladı.
HABERİ 5. SAYFADA
Yemek denilince
adres ‘BELMEK’
Büyükşehir Belediyesi’nin
Başkentli kadınlara
BELMEK’lerde sunduğu mesleki
branşlardan biri olan Yemek
Kursları, Osmanlı ve Türk
Mutfağının yanı sıra Çin, Fransız,
İtalyan gibi Dünya mutfağına ait
farklı tatların peşine düşenler
tarafından da büyük ilgi görüyor.
TOÇ BİR-SEN,
Bakanlık
önünde
eylem yaptı
Toç Bir-Sen, TAR-GEL
Projesi kapsamında
Türkiye’nin dört bir
yanında görev yapan
mühendisler ve veteriner hekimlerin
katıldığı bir basın açıklaması yaptı. 5’TE
HABER FOTOĞRAF
KENAN ERGEN
Fehmi Koru
Duayla,
yeminle...
3. Sayfada
Prof.Dr. Nurullah Çetin
Türkçe Bakış
11. Sayfada
Hayrettin İvgin
Kültürel Boyut
9. Sayfada
M.Nuri Parmaksız
Hayata ve
Aşka dair
9. Sayfada
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin BELMEK’lerde sunduğu mesleki branşlardan biri olan
Yemek Kursları, Başkentli kadınların büyük ilgisini görüyor. Kursiyerler Osmanlı ve Türk
Mutfağının yanı sıra Çin, Fransız, İtalyan gibi Dünya mutfağından örnekleri de öğreniyor.
Yemek Kursu, haftanın 6 günü
her meslekten 18 ile 70 yaş
aralığındaki farklı kadın gruplarıyla gerçekleştiriliyor.
Kursiyerler, , kurs sayesinde
yapımı çok zormuş gibi görülen
yemekleri, püf noktalarını
öğrenerek kolay ve leziz bir şekilde yapmayı öğreniyor.
HABERİ 6. SAYFADA
Muhtarlara
bilgisayar
gazetesi.com.tr
gazetemizi bu adresten
takip edebilirsiniz
HDP'de ise Eş Genel Başkan Yüksekdağ Van
birinci sıra, Grup Başkanvekili Pervin Buldan
İstanbul 3. Bölge birinci sıra, Diyarbakır
Milletvekili Leyla Zana ise Ağrı birinci sıradan
milletvekili adayı gösterildi.
HABERİ 12. SAYFADA
Kamalak uçtu!
Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa
Kamalak, BBP ile yaptıkları seçim ittifakı
sonucu en az yüzde 15 oy almayı beklediklerini belirtti. HABERİ 12. SAYFADA
Mehmet Atalay
kalp krizi geçirdi
‘PAZAR’
buluşması
Tevfik İleri Kültür
Merkezi’nde muhtarlarla bir araya gelen
Pursaklar Belediye
Başkanı Selçuk
Çetin, muhtarlara
bilgisayar ve
yazıcıları teslim etti.
www.
MHP, Meclis Başkanvekili Akşener'i İstanbul
3. Bölge birinci sıradan, genel başkan
yardımcıları Ruhsar Demirel'i Eskişehir birinci
sıradan, Zuhal Topçu'yu da Ankara 1. Bölge
ikinci sıradan aday gösterdi.
’ü
’dan
takip edebilirsiniz
Gazetemizi
https://www.
.com/YediGün-Gazetesi
Altındağ’ın farklı mahallelerinde bulunan 24 Kadın
Eğitim ve Kültür Merkezi üyesi
kadınlar ve eşleriyle kahvaltıda bir araya gelen Başkan
Tiryaki, bu hafta sonu Gençlik
Merkezi üyelerinin aileleriyle
buluştu. HABERİ 5. SAYFADA
Gazetemizi
https://www.
/yedigun.gazetesi
AK Parti'den Trabzon Milletvekili aday adayı
olan ancak aday listesine giremeyen Basın
İlan Kurumu eski Genel Müdürü Mehmet
Atalay, kalp krizi geçirdi. Rahatsızlanmasının
ardından Acıbadem Hastanesi'ne kaldırılan
Atalay, burada tedavi altına alındı. Yoğun
bakıma alınan Atalay'ın sağlık durumunun
iyi olduğu bildirildi. Mehmet Atalay, uzun
yıllar Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü
görevini yürütmüştü.
2
SİNEMA
TV / MAGAZİN
11 Nisan 2015 Cumartesi
Uğur Işılak: Ben, şarkıcı
veya türkücü değil, ozanım
AK Parti'nin İstanbul 3. bölgeden milletvekili adayı olan sanatçı Uğur Işılak, "Ulvi bir gayeniz, halis bir niyetiniz
yoksa o sahaya çıkmanızın, hizmet etme söylemiyle ortalarda görünmenizin de bir manası yok" dedi.
İSTANBUL - AK Parti'nin İstanbul 3. bölgeden milletvekili adayı olan sanatçı Uğur Işılak,
"Ulvi bir gayeniz, halis bir niyetiniz yoksa o
sahaya çıkmanızın, hizmet etme söylemiyle ortalarda görünmenizin de bir manası yok" dedi.
Işılak, aday adaylığı sürecini ve seçime dair
düşüncelerini AA muhabirine anlattı.
Aday adaylığının çok iştahlı bir istek sonucunda gerçekleşmediğini söyleyen Işılak,
"Malum aday adaylığı sürecini hep birlikte takip
ettik. Hatta çok karikatüre yakın aday fotoğrafı
vardı ve bunlara güldük. İnsanlar maalesef bu
milletvekilliği konusunda çok iştahlı. Bizim öyle
bir iştahımız yoktu. Başbakanımızla daha evvel
konuştuğumuzda 'Uğur, sen sanat adamı olarak
Meclis'e renk katarsın' dedi. Ben de 'Eğer o
sahada yer almam daha fazla hizmet etmeme
vesile olacaksa eyvallah ama sanatta hizmetimi
engelleyecekse ben sanatta devam edeyim'
dedim" şeklinde konuştu.
Işılak, ulvi bir gayeye sahip olmak gerektiğini
vurgulayarak, "Eğer o sahada güzel şeyler yapabileceksek ne ala. Biz de aday olalım, seçilelim
ve güzel şeyler yapalım. Ulvi bir gayeniz, halis
bir niyetiniz yoksa o sahaya çıkmanızın, hizmet
etme söylemiyle ortalarda görünmenizin de bir
manası yok" dedi. Hayırlı bir niyetle yola çıktığını
dile getiren Işılak, "Açık konuşmak gerekirse
aday adaylığım yok. Bu süreç bir şekilde yukarıdan oldu. Hem Cumhurbaşkanımızın hem
Başbakanımızın hem de AK Parti kurmaylarının
teveccühüyle gerçekleşti" ifadelerini kullandı.
Işılak, Türkiye'de kültür sanat adına güzel şeyler
olacağını ifade ederek, şöyle konuştu:
Vizyona
yeni
girecek
filmler
"Kültür sanat sahasında güzel işler yapılmıyor değil ama daha güzelleri de yapılacak.
İnşallah biz, o sahada en azından 30 yıldır sanata gönül vermiş biri olarak neler yapılabileceği
konusunda fikir beyan eden bir adam olacağız.
İnşallah bizim az da olsa bir katkımız olacak. Biz
de bir yerinden tutacağız kültür sanat faaliyetlerinin. Herhalde tutup yeni anayasanın yapımına
katkı sağlayacak bir adam değilim. Ama onun
dışında kültür, sanat, edebiyat adına ve
medeniyetin yeniden inşası adına üzerimize ne
düşüyorsa, ne kadar aklımız yetiyorsa, ne kadar
tecrübemiz varsa katkı sağlamaya gayret edeceğiz."
Işılak, yola dava adamı olarak çıktığına vurgu
yaparak, ozan kavramının ideolojiden ayrı
düşünülemeyeceğini söyledi. "Uğur Işılak politize oldu, partizan oldu" gibi söylemleri reddeden sanatçı, şöyle devam etti:
"Onlar beni şarkıcıyla, türkücüyle karıştırıyorlar. Ozan zaten siyasidir, ideolojiktir, gayesi olan
"Hayvan Düşü"
Jonas Alexander Arnby'nin yönettiği ve
Lars Mikkelsen, Sonia Suhl, Sonja
Richter ile Jakob Oftebro'in oynadığı
"Hayvan Düşü", metaforik anlatıma
sahip bir korku filmi olarak izleyicilerle
buluşacak.
Danimarkalı yönetmen Arnby'nin ilk
uzun metrajlı filminin konusu şöyle:
"Marie, Danimarka'da küçük bir balıkçı
kasabasında yatalak annesi ve onlara
bakan babasıyla yaşıyor. Büyüdükçe
küçük kasabanın cinsiyetçi ve kısıtlayıcı ahlakına daha fazla maruz kalıyor. Çekici, sağlıklı ve özgür ruhlu kızın
büyüme sancılarının ürkütücü bir fiziksel şekil almaya başlamasıyla zaman
içinde Marie kurt kimliğini kucaklıyor."
05:53 İstiklal Marşı ve Günün
05:55 Mazi Kalbimde Yaradır
07:20 Osmanlı Tokadı
09:00 Rüzgar Gülü
10:00 Yabancı Sinema
"Çılgın Köpek"
11:40 1'de Bugün
11:55 6 Mantı
13:10 Savaşta Barışta
Türk Ordusu
13:35 1'de Bugün
13:50 Türk Sineması
"Hasan Boğuldu"
15:35 Gezelim Görelim
16:15 1'de Bugün
16:30 Zengin Kız Fakir Oğlan
19:00 Ana Haber Bülteni
19:45 Spor
19:50 Hava Durumu
19:55 Beni Böyle Sev
23:00 Yabancı Sinema
"Görevimiz Tehlike 2"
01:20 Türk Sineması
"Hasan Boğuldu"
02:50 Gezelim Görelim
06:00 Çocuklar Duymasın
08:30 Adanalı
10:35Yahşi Cazibe
12:45Alemin Kıralı
15:40 Truvalı Helen 18:45 Hafta Sonu
atv Ana Haber
20:00 Kertenkele
23:20 Yabancı Sinema
02:05 Aliye
03:05 Hayat Devam Ediyor
05:00 Şöhret
20:00 KERTENKELE
İmkansız bir aşkın acayip
hikayesi...
Zekâsı ve sıra dışı yetenekleri sayesinde İstanbul polisi
tarafından bir türlü ele geçirilemeyen profesyonel bir
hırsız olan
KERTENKELE'nin 'Hayatın
yalan olsa da aşkın gerçek
olsun' dedirten hikayesi...
Dizi, yapımcı Yalçın Şen
imzasını taşıyor. Yapım
Atölyesi tarafından yapılan
dizinin senaryosu Savaş
Korkmaz ve Hakan Kandal'a
ait. Hasan Burakın konsept
danışmanı Ayşe Özerin proje
koordinatörü olduğu dizinin
uygulayıcı yapımcısı da
Erdoğan Sevinç.
adamdır. Belli ideolojileri doğrultusunda sanat
icra eden adamdır. Bir şarkıcıyla, bir türkücüyle
karıştırmamak lazım. Toplumun meseleleriyle
yakından ilgilidir. İdeolojik eserler okur, özellikle
toplumu uyutmak yerine uyandırmak adına bir
şeyler yapar. Dolayısıyla biz bu ozanlık felsefesini siyaset alanına da taşıyacağız. Söylem, siyasi
sahada daha düzdür ama ozanın söylemi daha
edebidir. Belki bu manada söylem farklılığımızla
bir şeyler yapmaya gayret edeceğiz. İsteklerimizi
daha estetik bir şekilde ifade etmenin avantajlarını yaşayacağız. Ozan olarak inşallah
Meclis'ta olursak, güzel olur, bir renk olur. Bir
sürü gazeteci, ekonomist var. Kimse bunlara
'Niye aday oldun?' demiyor. Çünkü gazeteciye
de ekonomiste de ihtiyaç var. Eğer orası milletin
meclisi ise vekil dediğimiz de vekalet alan ise
milletin içinde sanatkar yok mu, onların da
vekalet vermiş olduğu birkaç kişi olsun."
Işılak, AK Parti'nin seçimlerde kullandığı
şarkıları ve 7 Haziran genel seçimlerindeki propaganda sürecini değerlendirdi.
"Davutoğlu Ahmet Hoca" şarkısının söylenmeye devam edeceğini dile getiren Işılak, "O yıllarca devam eder. Parti içinde klasik olacak şekilde
yazıldı. Onu yazdıktan sonra icrasını Erhan
Güleryüz'e bıraktık. Ondan evvel 'Dombra'yı
yazdık. Ondan önce 2002 seçimlerinde 'Haydi
Anadolu'yu sözü, müziğiyle yapıp AK Parti'ye
teslim ettik. Yine 2007'de "Her şey Türkiye için"
eserini, yine şu anda çalan "İnandık Hakk'a
güvendik halka" da devam ediyor. Önümüzdeki
15 Nisan'da sanırım adayların tanıtımı var. O
aday tanıtımında da yeni eserler olacak.”
"Rosewater"
Jon Stewart'ın yönettiği filmde Gael
Garcia Bernal, Haluk Bilginer, Dimitri
Leonidas ile Shohreh
Aghdashloo oynuyor. Amerika'da
sevilen "The Daily Show" adlı programı
sunan John Stewart'ın ilk yönetmenlik
denemesi olan film, İran asıllı İngiliz
gazeteci Maziar Bahari'nin İran ordusu
tarafından casusluk yaptığı gerekçesiyle
hapse atılmasının hikayesini konu alıyor. Bahari'nin 2009 yılında BBC
muhabiri olarak gittiği İran'da rehin
alınıp tutsak edilmesi üzerine yazdığı ve
burada 100 gün boyunca yaşadıklarını
ele aldığı kitaptan beyazperdeye
uyarlanan filmde, Haluk Bilginer,
Bahari'nin babası "Baba Akbar" rolünde
izleyicinin karşısına çıkıyor.
07:00 GAGGUK
08:30 BURADA NE YENİR?
09:30 SON TREND
10:30 DİZİ DOKTORU
11:30 HAFTASONU
12:50 GAGGUK
13:45 GÜRKAN ŞEF İLE
MANGAL ZAMANI
15:00 DOLU DOLU
ANADOLU
16:20 YABANCI
SİNEMA
18:15 EMRE BUGA İLE ANA
HABER
19:00 THE UNIT (EKİP)
20:00 SİNEMA
ÖLÜMCÜL DENEY 3
21:50 YABANCI SİNEMA
23:50 BOKS GECESİ
BEST OF KICKBOKS GECESİ
02:20 THE UNIT (EKİP)
06:00 Dila Hanım
07:30 Akasya Durağı
10:00 Melek
12:00 Yerli Dizi
14:00 Yerli Dizi
16:30 Yerli Sinema
18:30 Star Haber
19:15 Yabancı Sinema
21.30 Yabancı Sinema
00:30 Yerli Dizi
03:00 Yerli Sinema
04:30 Yerli Sinema
20:00 ÖLÜMCÜL DENEY 3
Orjinal İsmi: Resident Evil 3: Extinction
Yönetmen:Russel Mulcahy
Oyuncular:Milla Jovovich, Ali Larter, Oded
Fehr, Spencer Locke,
Christopher Egan
Yapım Yılı:2007
Tür:Aksiyon/Bilim Kurgu/Macera
Nevada çölünde saklanan Alice (Milla
Jovovich) insanoğlunu ölümsüz olmakla
tehdit eden ölümcül bir virüsü yok etmek ve
adaleti aramak için yeniden Carlos Olivera
(Oded Fehr), L.J.’le (Mike Epps) birlikte
yeni hayatta kalanlar; Claire (Ali Larter), KMart (Spencer Locke) ve Hemşire Betty’iyle
işbirliği yapar. “Umbrella Corporation”
tarafından tutsak alındığından bu yana Alice,
biyojenik deneylere maruz kalmıştır ve
genetik olarak insanüstü güçleri, duyuları
becerileri değişikliğe uğramıştır. Hayatta
kalmak isteyen biri olursa, bu becerilere ve
daha fazlasına ihtiyacı olacaktır.
Metin Şentürk
bağımsız aday oldu
İSTANBUL - Görme engelli ünlü şarkıcı
Metin Şentürk 7 Haziran genel seçimleri için
İstanbul 2. bölgeden bağımsız milletvekili
adaylığı başvurusunda bulundu.
Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'ndaki İl
Seçim Kuruluna gelerek başvurusunu yapan
Şentürk'ü babası Şükrü Şentürk de yalnız
bırakmadı. Adliye çıkışında adaylığına ilişkin
basın mensuplarına açıklamalarda bulunan
Şentürk “ Bugün benim için tarihi bir gün.
İstanbul 2. Bölge bağımsız Milletvekili
Adaylığımızı başvurusunu yaptık. İnşallah tüm
engelliler camiası için güzel projeleri gerçekleştirmek adına hayırlı bir başvuru olur.
Önümüzdeki süreç bizim engelleri kaldırma
sürecini başlatmak adında çok önemli" diye
konuştu. “Allahın yardımı milletin desteği ve
baba duası ile bu işi halledeceğiz" diyen Metin
Şentürk "İçeride görüşme nasıl geçti?"
sorusuna ise ise esprili bir şekilde “Ben
görüşemedim. Görüş açım dar" diye yanıt
verdi. Daha sonra içeride bir görüşme
olmadığını sadece başvuru evraklarını teslim
etkilerini kaydeden Şentürk, “İnşallah 2 aylık
maratonun ardında yeniden görüşeceğiz.
Engelli haklarının görmezden gelinmemesi,
İnsani haklarının görmezden gelinmemesi ve
bütün hayati hakları ile ilgili hiç kimsenin bunları
görmezden gelmemesi için çalışmalar
yapacağız. Bu yüzden kampanya sloganımız.
'Görmezden Gelme'. Kampanyamızla ilgili bilgi
almak isteyenler www.gormezdengelme.org
'tan bilgi alabilirler" dedi. (AA)
"Piramitin Laneti"
Gregory Levasseur'un yönettiği filmin
oyuncu kadrosunda, Ashley Hinshaw,
James Buckley, Denis O'Hare ve
Daniel Amerman yer alıyor.
Korku türündeki filmin konusu şöyle:
"Bir grup Amerikalı arkeolog, çölde
kayıp bir piramit keşfeder ancak bu
onlara çok pahalıya patlamak üzeredir.
Gömülü sırları açığa çıkardıkça
sadece kilitli kalmadıklarını, aynı
zamanda av olduklarını fark ederler.
Araştırma için kararlı olduklarından
piramidin içine doğru yol alırlar.
Bulacakları şeyler onları kırılma noktasında tehlikeli bir sınava tabi tutacaktır."
08:00 Ver Fırına
10:30 Ütopya
12:15 Ütopya
14:00 Kaçak Gelinler
16:45 Çok Güzel Hareketler
18:00 Yabancı Sinema
20:00 Bu Tarz Benim
01:15 Yabancı Sinema
03:15 Yabancı Sinema
05:00 Arda’nın Mutfağı
05:45 Ütopya
06:00 Kanal D Çocuk Kulübü
07:15 Akasya Durağı
09:30 Magazin D
12:15 Çok Güzel
Hareketler Bunlar
13:15 Yerli Dizi
16:00 Ben Bilmem Eşim Bilir
19:00 Ana Haber Bülteni
20:00 Yabancı Sinema
23:00 Arkadaşım Hoşgeldin
01:30 Yerli Sinema
02:45 Yabancı Sinema
04:00 Yabancı Sinema
21:30 SAVAŞ OYUNU
Orjinal İsmi:War Games
Yönetmen:Cosimo Alema
Oyuncular:Stephanie Chapman
Baker, Neil Linpow, Andrew
Harwood Mills
Yapım Yılı:2011
Tür:Aksiyon/Macera
Bir grup genç bir araya gelerek
paintball oynamak isterler.
Ancak gittikleri yerde onları bir
sürpriz beklemektedir. Esrarengiz
bir adam ortaya çıkar ve onlara
gerilim dolu dakikalar yaşatır.
Basit bir oyun gençlerin bir anda
hayat mücadelesi verdikleri bir
savaşa dönüşür.
Acil Yardım Hattı'nı
arayanlardan yarısı, aile
içi şiddetten şikayetçi
Şiddet mağdurlarına destek olmak
amacıyla 7,5 yıldır
hizmet veren Acil
Yardım Hattı'na
bugüne kadar 42
bin 795 çağrı yapıldı. Bunlardan 21
bin 151'ini aile içi
şiddetle ilgili başvurular oluşturdu.
İSTANBUL - Türkiye Kadın Dernekleri
Federasyonu (TKDF) Başkanı Canan Güllü, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, Hürriyet gazetesinin "Aile İçi Şiddete Son" kampanyası çerçevesinde 2007'den beri işlettiği 0212 656 96 96
numaralı Acil Yardım Hattı'nın TKDF'ye devredildiğini söyledi.
Güllü, bu numarayı arayan mağdur kadınlara
yardım etmeye çalıştıklarını ifade ederek, "8 psikoloğumuz, 4 avukatımız bu hatta 7/24 çalışıyor.
Hukuki yardım yapılıyor. Kamu vicdanının harekete geçmesini sağlıyoruz. Kadınlara, yanlarında
olduğumuzu göstermeye çalışıyoruz. Arayanları
sorunlarına göre yönlendiriyoruz. 81 ilde hem
federasyona hem de bu hatta gelen sorunlar
takip ediliyor " dedi.
Bu hattı arayanlara yardım edecek bir ekibin
hazır olduğunu vurgulayan Güllü, şöyle devam
etti:
"Kimsenin korkmamasını istiyoruz. Önceden
utandıkları için belirtilmeyen ensest ilişkilerle ilgili
de artık arayan kadınlarımız var. Biz de onları
hem polise yönlendiriyoruz hem de ruhsal ve
sosyal olarak 'bu kadına ne yapabiliriz'e çalışıyoruz. Özgecan'dan sonra bu hattı arayanların
sayısında artış gözlendi. Özgecan, aile içi şiddetin toplumsallaşmasının bir dönüm noktasıydı.
Vatandaşların bu konudaki duyarlılıklarının artmasını ve kendilerine gelmesini sağladı. Artık
'can güvenliğim yok, bana yardım edin'den, 'biz
yardım edelim' noktasına gelindi. Özgecan'dan
sonra toplum bir travma yaşadı. Her birey, özel
sektör ve kurum kendilerine sorumluluk addetti.
Özgecan'ın mini eteği, aşırı makyajı yoktu. Bu
olaydan sonra devlet bilinci de gelişti. Burada bir
sıkıntı olduğunu kamunun en tepesindeki kişi de
fark etti. Hem mailimize hem de bu hatta müracaatlar iki kat arttı. Sorunlarını anlatanların yanında 'biz ne yapabiliriz' müracaatı da oldu. Bireyler
bir şeyler yapmak istediklerini söylediler.
Almanya'dan bile arayanlar oldu."
Güllü, Acil Yardım Hattı'na yapılan başvuruları
da paylaştı. Buna göre, hatta 15 Ekim 2007-1
Nisan 2015 arasında 42 bin 795 çağrı geldi. Aile
içi şiddetle ilgili başvurular 21 bin 151 olurken,
arayan mağdur ve mağdur yakını sayısı ise 16
bin 58. Her 5 mağdurdan 2'si fiziksel şiddetten
şikayet ederken, bunların yarısına yakın kısmı ise
fiziksel şiddetin yanı sıra bir ya da birkaç şiddet
türüne maruz kaldığını belirtti.
Her 3 mağdurdan biri sözel, duygusal şiddete
maruz kaldığını ifade etti. Sadece sosyal, ekonomik ya da cinsel şiddetten söz edenlerin oranı
yüzde 26,92. Mağdurların yüzde 4,6'sı erkek,
yüzde 91,4'ü kadın, yüzde 4'ü ise çocuk. Hattan
destek alan mağdurların yaş aralığı 1-95.
Eşinden şiddet görenlerin oranı yüzde 67,94,
arayan saldırgan sayısı 358.
Acil 2 bin 196 vakaya ekip gönderilirken,
önemli bir kısmına sığınma sağlandı. Mağdurların
yüzde 50'si avukatla görüşme yaptı, yüzde 28'i
hukuki destek almak üzere baroya ya da karako-
Irak'ta farklı etnik gruplardan
seçilen çocuklar, Türkiye'de
23 Nisan etkinliklerine katılacak
BAĞDAT - Irak'ın etnik ve kültürel dokusunu
temsil edecek şekilde seçilen bir grup çocuk,
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
kutlamalarına katılmak üzere Türkiye'ye gidecek.
Kerkük, Süleymaniye, Erbil, Babil, Kerbela
ve diğer illerden Antalya'daki etkinliklere katılmak için seçilen çocuklar, Türkiye'nin Bağdat
Büyükelçiliği'nde hazırlık gösterisi yaptı.
Irak'ın kültür ve folklorunu, geleneksel kıyafetleri, müzik ve oynadıkları halk oyunlarıyla sergileyen çocuklar, Büyükelçilik bahçesinde
Arapça, Kürtçe ve Türkmence şarklılar eşliğinde
gösteri yaptı.
Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi Faruk
Kaymakcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
Irak Milli Eğitim Bakanlığı ile ortak çalışma yürüterek, 23 Nisan kutlamalarına Irak'ın dört bir
yanından gelen çocuklardan oluşacak bir grubun katılacağını ifade etti. Kaymakcı, önümüzdeki günlerde Türkiye'ye gidecek Iraklı çocukların Antalya'daki Türk ailelerine misafir olacaklarını belirterek, çocukların böylece Türk arkadaş-
lar edineceklerini ve çeşitli şenliklerine katılacaklarını söyledi.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk
Bayramı'nın, uluslararası barışa hizmet etmesi
temennisinde bulunan Kaymakcı, "Irak çocuklarının feryadının duyulmasını arzu ediyoruz. Irak
özellikle 2014 ve 2015 yılı içerisinde zor bir
dönemden geçiyor. Çocukların birçoğu yerinden
edilmiş durumda" dedi.
Irak Milli Eğitim Bakanlığı Vekili İbrahim Abid
de Irak'taki tüm milliyetleri temsil eden çocukların seçildiğini ve çeşitli müzikal gösteriler için
eğitim aldıklarını söyledi. Abid, etkinliğin, çocuklardaki hoşgörü anlayışını geliştirmesi ve özgür
iradelerini ortaya çıkarmaları açısından önemli
olduğunu dile getirdi.
Irak Milli Eğitim Bakanlığı Türkmence Eğitim
Dairesi Genel Müdürü Çetin Kölemen ise Iraklı
çocukların etkinliğe katılmasının önemli olduğunu belirterek, "Irak'taki birlik ve beraberlik içerisindeki yaşamın bir kopyasını Türkiye'de sergileyecekler" ifadesini kullandı. (AA)
la yönlendirildi. Her 5 kadından biri psikolojik
destek kurumlarına gönderildi.
Sığınma talebinde bulunan mağdurların
yüzde 20'ye yakını bakanlığın ve belediyelerin
sığınma evlerine sevk edildi. Acil Yardım Hattı'nı
arayanlar genellikle gündüz saatlerinde 10.0018.00 arasında yoğunlaştı. Aramalar Türkiye'nin
tüm illerinin yanı sıra Almanya, Fransa,
Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Hollanda,
Avustralya, Amerika, Suriye, İsviçre, İran, Tunus,
İngiltere, İsveç, Romanya, Libya, Japonya ve
Kıbrıs'tan da gerçekleşti.
Acil Yardım Hattı'na mart ayında yapılan 302
çağrının 209'u aile içi şiddetle ilgili oldu. Arayan
201 kişiyi mağdur ve mağdur yakını oluşturdu.
Her 3 mağdurdan biri sözel, duygusal şiddete
maruz kaldığını belirtirken, sadece sosyal, ekonomik ya da cinsel şiddetten söz edenlerin oranı
yüzde 31,74 oldu. Mağdurların yüzde 3'ünü
erkekler, 9,6'sını çocuklar, 87,4'ünü kadınlar
oluşturdu. Hattan destek alan mağdurların yaş
aralığı 2-80 olurken, eşinden şiddet görenlerin
oranı yüzde 61,08. Arayan saldırgan sayısı ise 4.
Hatta geçen ay yapılan başvurular sonucunda 22 acil vakaya ekip gönderildi, önemli bir kısmına sığınma sağlandı. Mağdurların yüzde 50'si
avukatla görüşme yaptı, yüzde 28'i hukuki destek almak üzere baroya ya da karakola yönlendirildi. Her 5 kadından biri psikolojik destek
kurumlarına sevk edildi. (AA)
Haberal'ın doktorları
beraat etti
İSTANBUL - Ergenekon davası sanıklarından
CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet
Haberal ile ilgili hazırlanan sağlık raporunun
mahkemeden saklandığı iddiasıyla yargılanan 5
profesörün de aralarında bulunduğu 8 sanık
beraat etti.
Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 10.
maddesiyle görevli mahkemelerin kapatılmasının
ardından İstanbul 15. Ağır Ceza
Mahkemesi'nden alınarak İstanbul 4. Ağır Ceza
Mahkemesi'ne gönderilen dava, bu mahkemenin üçüncü duruşmasında karara bağlandı.
Duruşmaya profesör doktor sanıklar Erhan
Kansız, Cengiz Çeliker, Zerrin Yiğit ve Nazmi
Gültekin ile refakatçi olduğu belirtilen
Muhammet Hüsrev katıldı.
Duruşmada esasa ilişkin görüşü sorulan
Cumhuriyet Savcısı Sait Kunt, geçen duruşmada hazırladığı mütalaayı tekrar ederek, sanıkların
beraatine karar verilmesini istedi.
Son sözleri sorulan sanıklardan Erhan
Kansız, "Suçsuz olduğum kanısındayım, beraatimi talep ediyorum" derken, diğer sanıklar da
beraatlerini talep etti.
Mahkeme heyeti, tüm sanıkların "yüklenen
suç açısından kast veya taksirleri bulunmadığı"
sonucuna varıldığı gerekçesiyle Ceza
Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-c maddesinde hükme bağlanan, "yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması"
maddesi uyarınca tüm sanıkların ayrı ayrı beraatlerine oybirliğiyle hükmetti.
Bu kararın gerekçesine Mahkeme Başkanı
Metin Tamirci muhalefet ederek, karar tutanağına şerh yazısı yazdırdı. Şerh yazısında,
"Sanıklara yüklenen eylem, bizatihi suç teşkil
etmemekte ancak bir terör örgütüne yardım şeklinde yapıldığı taktirde suç teşkil etmektedir.
Sanıkların suçlandıkları tarih itibariyle iddia edilen Ergenekon terör örgütünün varlığına ilişkin
henüz bir mahkeme kararı bulunmadığından,
suçun unsurları itibariyle oluşmadığı, dolayısıyla
sanıkların CMK'nın 232/2-a maddesinde hükme
bağlanan, 'yüklenen fiilen kanunda suç olarak
tanımlanmamış olması' maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmesi gerektiği kanısında olduğumdan çoğunluğun kararına gerekçede muhalifim" ifadesi kullanıldı. (AA)
11 Nisan 2015 Cumartesi
3
Fehmi KORU
[email protected]
Duayla, yeminle...
[email protected]
bölge haberlerİ
AK Parti listelerine son biçimini veren üst
kurulun üyeleri, telefonlarını genel merkezin
sekizinci katında bıraktıktan sonra bir kat yukarıya çıkıp toplantılarına duayla başlamışlar... Bu
bilgiyi veren kurul üyesi, “İçerideki bilgiyi başkalarıyla paylaşmamaya yemin ettik” ayrıntısını
da veriyor...
Eh, üstlendikleri görev, böylesine bir ciddiyeti
fazlasıyla hak ediyor.
1980 öncesinde partilerin hepsi adaylarını
önseçimle belirlerdi. Her parti genel merkeze
belli sayıda kontenjan ayırır, geri kalan isimler
ve sıralama partililere bırakılırdı. Önseçimde
beklediği başarıyı gösteremeyen aday, bir dahaki seçime kadar parti tabanında çalışma sürdürmesi gerektiğini bilirdi.
Şimdi CHP dışındaki partilerde durum farklı.
Gönlünün hoş edilmesi gerekenlerin sayısı çok
kısıtlı. En tepede bir-iki kişi, listelere son biçimini veren üst kurul, hadi bunlara ilk elemeleri
yapan komisyonların üyelerini de ekleyeyim,
hepi topu 10-15 kişi...
AK Parti, Başbakan Ahmet Davutoğlu makamında oturur, listeleri onunla birlikte hazırlayanlar ayakta dururken çekilmiş bir fotoğrafı
kamuoyuyla paylaştı zaten...
MHP ve HDP’de aday belirleme sürecinin çok
farklı olması için görünür bir sebep yok; onlarda
da adayları az sayıdaki parti büyüğü belirlemiştir.
Seçmen oyunu kullandığı partinin listesinde
kimlerin yer aldığına fazla aldırmıyor; oylar
daha çok parti kimliğine, biraz da liderin şahsına veriliyor... 1980 öncesi ile sonrasındaki
seçimler arasındaki en önemli fark da bu:
Şimdilerde listelerde yer alanların önemli bir
bölümü, 1980 öncesinin önseçimli elemelerinde,
eleğin üstünde kalma şansına zor sahip olurdu.
Önemli mi? Elbette önemli. 1980 öncesinde
Meclis’e giren milletvekilleri örgütle ve parti
tabanıyla uyumlu çalışmaya, kendini öncelikle
onlara beğendirmeye çabalardı; şimdilerde milletvekili kim(ler)in gönlünü hoş tutması gerektiğini biliyor ve ona göre davranıyor.
Her partide listelerde yer verilmeyen milletvekilleri bu gözle incelense, lidere ve yakın çevresine ters düşenlerin elendiği görülecektir.
CHP’de bile, bilgisi, çalışkanlığı, halka yakınlığıyla göze çarpan milletvekilleri ya listeden
silinmiş (sözgelimi Hurşit Güneş) ya da listelerde bulunması gereken yerin çok altına itilmiş
(mesela İhsan Özkes) durumda.
Listeler açıklandığından beri değişik illerdeki
tanıdığım partililerle görüşerek adaylar hakkında bilgi derlemeye çalışıyorum. Manzara şu:
Partilerinin önceki seçimlerde aldığı oy durumuna göre seçilebilecek yerlerden aday gösterilmiş yeni yüzlerin önemli bir miktarı, aday
oldukları illerde fazla tanınmıyor...
Bazısı adaylığın kesinleşmesi süreci içerisinde
bile seçim bölgesine gitmeden listeye alınmış...
Eskiden yararlı olacağına inanılan tanınmamış
adaylar büyük iller listelerine konurdu; şimdi
öyleleri İstanbul ve Ankara dışında da kendilerine yer bulmuş durumda.
Ağızlardan hiç düşmeyen ve liderlerin de artık
sıkça tekrarlamaya başladığı 7 Haziran seçiminin hayati önemi şu soruyu kendiliğinden gündeme taşıyor: Acaba seçmen bu defa da listede
yer alan adaylara takılmadan parti kimliğine ve
lidere bakarak mı oyunu kullanacak?
Öyle kullanacaksa mesele yok, ama ya daha
önce göstermediği hassasiyeti bu seçimin özelliği yüzünden şimdi mesele ederse?
Mesele eder mi, bilemem elbette; ancak bu
seçimde öyle bir gelişme yaşanırsa, belki ilk
seçimde her parti örgütün ve tabanın sesine
kulak verme ihtiyacı duyar.
10 Nisan 2015/ HABER TÜRK
İŞKUR 1 milyon öğrenciyi
meslek seçiminde
bilgilendirecek
ANKARA - İŞKUR, meslek seçimi aşamasında olan öğrencilere destek vermek amacıyla 1
milyon adet basılan Meslek Seçimine Destek
Dergisini dağıtacak.İŞKUR'dan yapılan açıklamada, meslek seçimi ve kariyer planlarını yaparken öğrencilere yardımcı olması amacıyla hazırlanan Meslek Seçimine Destek Dergisinin tüm
ortaokul ve liselere gönderileceği bildirildi.
Açıklamada, 1 milyon adet basılan derginin,
İŞKUR'da görevli iş ve meslek danışmanlarının
okul ziyaretlerinde, rehber öğretmenlerle düzenlenen seminerlerde dağıtılacağı ifade edildi.
Öte yandan bu sene yeni bir faaliyet olarak İl
Müdürlüklerince düzenlenecek "Meslek Tanıtım
Günleri"nde hazırlanan derginin öğrencilerle
paylaşılacağı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "İŞKUR, meslek seçimi aşamasında
olan öğrencilere destek vermek amacıyla 1 milyon adet basılan Meslek Seçimine Destek
Dergisini dağıtacak. Dergi, meslek seçiminde
öğrencilere bir referans niteliği taşıyacak. Avrupa
standartlarında öz geçmiş hazırlama, 21. yüzyılda aranan beceriler, teknolojik bağımlılık gibi
yeni konularla içeriği zenginleştirilen dergi, meslek seçimi aşamasında bulunan öğrencilere kendini tanıma, iş görüşmelerine hazırlık, mesleki
rehberlik ve kariyer danışmanlığı konularında
yardımcı olurken, velilere de çocuklarıyla iletişim
yolları, çocuğun meslek seçiminde ve kendini
tanımasında ailenin önemi konularında yol gösterici olacak." (AA)
4
ANKARA
11 Nisan 2015 Cumartesi
Ankara
Marangozlar
Esnaf ve
Sanatkarlar
Odası , ‘Temel
Bilgisayar Okur
Yazar Kursu’
düzenleyerek,
esnafın bilgisayar
deneyimlerini
artırmayı
hedefliyor.
Siteler esnafına bilgisayar kursu
HABER MERKEZİAnkara Marangozlar Esnaf ve Sanatkârlar
Odası ile Siteler Mesleki Eğitim Merkezi
Müdürlüğü’nün ortaklaşa düzenlediği Temel
Bilgisayar Okur-Yazar Kursunda Oda üyelerin
temel bilgisayar bilgisi edinmeleri, deneyim
kazanmaları ve bu bilgi ve deneyimleri iş hayatında kullanmaları hedefleniyor.
Mesleki Eğitimin iş yaşamı içerisindeki önemini vurgulayan Ankara Marangozlar Esnaf ve
Sanatkârlar Odası Başkanı Rıdvan Aktaş,
“Çağımız bilgi çağı ve her işin bilgisayar
üzerinden yapıldığı günümüzde esnafımızın da
çağa ayak uydurması, mesleği ile ilgili bilgiye en
hızlı ve en verimli şekilde ulaşması için bilgisayar
eğitimi gerekmektedir. Bilgisayar ve internet kullanımı, rekabetin yoğun olarak yaşandığı iş hayatında büyük bir kolaylık ve avantaj sağlamaktadır. Bu nedenle Siteler Mesleki Eğitim Merkezi
ile birlikte sürdürdüğümüz eğitimler çerçevesinde
esnafımız için çağın gereği olan Temel Bilgisayar
eğitimini bu kurs ile veriyoruz. Eğitim sürecinde
bilgisayar ve internet kullanımını öğrenecek
üyelerimizin ofis programlarını da kullanabilecek
seviyeye gelmeleri hedeflenmektedir. Üyelerimiz
bu eğitimden sonra proje çizim programı olan
AutoCAD eğitimi de alacaklar ve kendi işlerini
rahatlıkla kendileri yapabilecek, bu sayede hem
maliyet azalacak hem de zaman tasarrufu
sağlanacaktır. “ dedi.
Oda Başkanı Rıdvan Aktaş, konuşmasının
devamında; “Ankara Marangozlar Esnaf ve
Sanatkârlar Odası olarak mesleğimize adına
faydalı ve kişisel gelişime yönelik eğitim
programlarına aralıksız devam edeceğiz. Bu
manada Siteler esnafımıza Temel Bilgisayar
Eğitimi vererek destekte bulunan Siteler Mesleki
Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve hocalarına
teşekkür ediyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.
Başkan Taşdelen, Sakatlar
Konfederasyonu’nu ağırladı
HABER MERKEZİÇankaya Belediye Başkanı Alper
Taşdelen, Türkiye Sakatlar
Konfederasyonu Genel Sekreteri
Cumhur Erdin’i konuk etti. Taşdelen’in
makamında gerçekleşen ziyarette
engelli vatandaşlara yönelik yeni
projeler ve olası işbirlikleri hakkında da
konuşuldu. 10-16 Mayıs Engelliler
Haftası’nda toplum nezdinde farkındalık yaratacak etkinlikler yapılması
gerektiğini belirten Cumhur Erdin,
Çankaya Belediyesi’nin engellilerle ilgili
her zaman duyarlı çalışmalar yaptığının
altını çizdi.
Çankaya Belediye Başkanı Alper
Taşdelen ise gerçekleştirilen projeler
hakkında bilgi verdiği görüşmede;
“Kadın, çocuk ve engelli vatandaşlarımıza yönelik pozitif ayrımcılık
yaratacak çalışmalara öncelik
veriyoruz. Çankaya’da herkesin aynı
imkânlardan aynı kolaylıkla yararlanabilmesi için gayret ediyoruz” dedi.
Taşdelen ve Erdin, engelli bireylerin
sorunlarının çözümüne yönelik ortaklaşa projeler gerçekleştirmek konusunda da fikir birliğine vardılar.
Çankaya’nın faaliyet
raporu onaylandı
HABER MERKEZİÇankaya Belediyesi’nin 2014 yılı faaliyet raporu
Belediye Meclisi’nden onay çıktı. Çankaya Belediye
Başkanı Alper Taşdelen’in görevinin ilk yılı olan
2014’de gerçekleştirdiği çalışmaları içeren faaliyet
raporu ile ilgili Meclis oylaması önceki gün yapıldı.
Oylama öncesi Taşdelen, Belediye Meclis Üyelerine
çalışmaları hatırlatan bir konuşma yaptı. Özellikle
“Çankaya Kaldırımı”, “Hoş geldiniz Masası” ve
“Çankaya Evi” gibi öncü projeleri detaylandıran
Taşdelen, ÇAYED Yarım Elma, Kelebek Projesi, Halk
Sağlığı Merkezi, Yeni Parklar ile Kreş ve Etüt
Merkezleri gibi halka dokunan çalışmalardan söz
etti
Etkin yönetim modeliyle 2014 yılını başarılı bir
şekilde tamamladıklarını belirten Belediye Başkanı
Taşdelen, analitik bütçe yöntemine geçilen 2006
yılından bu yana belediye bütçesinin ilk defa fazla
verdiğini söyledi. 2014 yılında bütçe fazlasının 28
milyon lira olduğunu ifade eden Taşdelen, bunun
gelirler arttırılırken giderlerin ise iyi bir mali disiplin
uygulanarak azaltılması ile sağlandığını belirtti.
Yapılan tasarrufun hizmetleri azaltmadığının
aksine eskisinden daha yoğun bir çalışma yılı
geçirildiğinin altını çizen Alper Taşdelen, kaliteli
hizmet anlayışına da önem verildiğini belirtti. “Hoş
geldiniz Masası”nın çalışmalarından örnekler veren
Belediye Başkanı “Yalnızca Mart ayında 19 bin 800
yurttaşımız Hoş geldiniz Masası’ndan faydalanmış
ve vatandaşlarımızın sorunları ortalama 3 dakika
40 saniye içinde sonuçlandırılmış. Bu bile Çankaya
Belediyesi’nin bir yılda geldiği noktayı gösteriyor”
ifadelerinde bulundu.
Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’in
yöneltilen soruları da yanıtlamasının ardından
yapılan oylama sonucunda “Çankaya Belediyesi’nin
2014 Çalışma Yılına ait Faaliyet Raporu” Belediye
Meclis Üyelerince oylanarak kabul edildi.
Oylamanın ardından meclis üyelerine teşekkür
eden Taşdelen; “Türkiye Cumhuriyeti Devletini
temsil eden Çankaya’yı hep birlikte daha iyi noktalara taşıyacağız. Bundan sonra gurur duyacağımız
işleri daha da çoğaltarak çalışmalarımıza devam
edeceğiz” dedi.
Çankayalı çocuklar
ülkeleri öğrenecek
Ankara Çiçekçiler Esnaf Odası Başkanı Metin Aydemir:
“Çiçek geleneği yaşatılmalı”
TEKEV'den ASO'ya ziyaret
Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin
Özdebir, TEKEV Genel Merkez Yönetimini
ağırladı. Ziyarette, TEKEV’in sunduğu;
Mesleki ve Teknik Eğitim alanında işbirliğini geliştirecek proje ele alındı.
HABER MERKEZİTeknik Eğitim Vakfı (TEKEV) Genel Merkez
Yöneticileri; Genel Başkan Özkan Avcı, Genel
Merkez Denetleme Kurulu Başkanı Erdoğan Özen
ve Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Erdoğan
Özdemir’den oluşan heyet, Ankara Sanayi Odası
Başkanı Nurettin Özdebir’i makamında ziyaret
ederek, Mesleki ve Teknik Eğitim alanında işbirliğini
geliştirecek ve geleceğe ışık tutacak bir proje
sundu.
Mesleki ve Teknik Eğitimcilerin ve, Teknik
Öğretmenlerin yeterliliklerinin geliştirilmesi ve sanayi
ile iş hayatının beklentilerine cevap verebilecek
eğitim ortamlarının ve öğrenme süreçlerinin ele
alındığı görüşmede, Teknik Öğretmenin gelecekteki
rolleri ile istihdam politikalarının merkeze alındığı
stratejilerin biran evvel hayata geçirilmesinin önemi
üzerinde duruldu.
Ziyarette konuşan TEKEV Genel Başkanı Özkan
Avcı, sanayi merkezlerindeki üretim ortamları ve
organize sanayi bölgelerindeki sürdürülebilir rekabetçi bir anlayışla üretimin geliştirilmesi ve bu
amaçla mesleki eğitimin çağın gereğine göre yapılması gerektiğini vurguladı. Avcı, Mesleki ve Teknik
Eğitimde teknolojik bakımdan yenilikçi bir anlayışın
Teknik Öğretmenler tarafından hayata geçirilmesi
için Vakıf olarak gerekli adımları atmaya hazır olduklarını ifade etti.
HABER MERKEZİAnkara Çiçekçiler Esnaf Odası Başkanı
Metin Aydemir, geçtiğimiz günlerde hayatını
kaybeden ünlü sanatçı Kayahan’ın ailesinin
cenazeye çelenk gönderilmemesini istemesi
üzerine bir açıklama yaptı. Açıklamanın, sektör olarak kendilerini mağdur ettiğini vurgulayan Oda Başkanı Aydemir, açıklamasında
şu değerlendirmelere yer verdi: “Türkiye’nin
güzide sanatçılarından Kayahan’ın vefatı
ülkemizde ilçeler ve beldeler de dâhil olmak
üzere bu sektörden geçimini sağlayan on binlerce mensubumuzu da derinden üzmüştür.
Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Ancak biz,
Türkiye’de sanatla çiçeğin ayrılmaz bir bütün
olduğunu düşünüyoruz. Türkiye'de son olayda da olduğu gibi, topluma mal olmuş
sanatçılarımızı, değerlerimizi kaybettiğimizde,
vefat edenlerin yakınları tarafından yapılan
cenazeye çelenk gönderilmemesi, göndermek isteyenleri de bazı vakıflara bağışta
bulunmaya davet eden, yönlendirici açıklamaları bizleri gerçekten zor durumda bırakmaktadır. Öncelikle herhangi bir vakfa bağışta
bulunulması için, birinin ölmesini beklememek gerektiği düşüncesindeyim. Vakıf
bağışları, her zaman için bağış yapanların
özgür iradeleri çerçevesinde kabul edilebilir.
Vakıflar, ister kendisine, ister başka bir vakfa
bağışı, ne türden olursa olsun bir ticari
hizmet ve emtianın satış ve ticaretine alternatif gösterilemezler. Bu şekilde gerçek ya
da tüzel kişiler bağış yapmaya teşvik edilemezler. 500 bine yakın üreticisi, satıcısı ve
yan sektör elemanlarıyla Türkiye’nin bir
gerçeği, katma değer üreten bizler bu
zamana kadar görmezden gelindik.
Ülkemizin bir gerçeği olan bu büyük çiçekçilik ailesini artık yetkililerin görmesini istiyoruz.
İnsanlar, üzüntülerini ve o insana olan saygı
ve sevgilerini çiçek göndererek göstermek
istiyorlarsa, bu tarz yönlendirmeler, insanların
duygu ve davranışlarını engellemektedir.
Çiçeğin yerinin hiçbir zaman, başka hiçbir
şeyle doldurulamayacağına yüzyıllardır şahit
olmaktayız. Çiçek, Osmanlıdan beri geleneklerimizde önemli bir yeri olan, tartışılmaz bir
kültürdür. Bunların yerine teneke çelenk koymak hiç bir duygu ifadesi taşımamaktadır.
Dilimizden düşürmediğimiz Avrupa’da, değil
böyle bir şeyin olması, hayal edilmesi bile
ayıp karşılanır. Geçmişten günümüze
geleneklerimizle taşınmış, duygularımızın bir
ifade aracı olmuş çiçek göndermek isteyen
halkımıza, çiçekçi camiası olarak her zaman
olduğu gibi, her türlü desteği layıkıyla sunmaya devam edeceğiz.”
HABER MERKEZİÇankaya Belediyesi’nin 11 gündüz çocuk
bakımevi ve 3 etüt merkezinde eğitim gören çocukların, farklı ülkelerin kültürlerini öğrenecek.
“Kreşlerde Ülkeler Projesi” olarak adlandırılan ve
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
Haftası’nda başlayacak olan etkinlikler kapsamında
çocuklar, 20 ülkenin kültürünü öğrenecekler. Proje
olarak hayata geçecek olan “Kardeş Ülkeler Projesi”
2015-2016 eğitim öğretim yılında yaygınlaştırılarak,
Çankaya Belediyesi’nin eğitim programının bir
parçası olarak sürekli hale gelecek.
Türkiye’de temsilciliği bulunan 119 büyükelçiliğe
ev sahipliği yapan Çankaya Belediyesi, bünyesinde
eğitim gören 3-6 yaş gündüz çocuk bakımevi ve 7-14
yaş grubu çocuklarını temsilci ülkelerin kültürüyle
tanıştıracak. Büyükelçiliklerin kültür ataşelikleri işbirliği
ile gerçekleşecek projede, her hafta farklı bir ülkenin
coğrafi, sanatsal, bilimsel, sosyal ve kültürel özellikleri
anlatılacak. Çocukların sosyal ve kültürel gelişimine
katkıda bulunacak olan etkinliklerde, o hafta öğretmen tarafından anlatılan ülkenin bayrağının da yer
aldığı görsel araçlardan oluşan bir köşe oluşturulacak; ülkenin yerel müziklerine de yer verilecek.
Çocukların dil, din, ırk ve her türlü farklılığa karşı
ve ayrımcılıktan uzak bireyler olarak yetişmesinin
amaçlandığı etkinliklerde; her ülkenin kültürüne
yönelik görsel, işitsel ve dokunsal hafıza oluşturmaya
yönelik çalışmalar yer alacak. Temsilciliklerle birlikte
belirlenen tarihlerde, her seferinde farklı büyükelçiliklerden gelen konuklar tarafından, önce tanıtıma yönelik sunumlar yapılacak ardından çocuklarla geleneksel
bir çeşit yemek pişirme, geleneksel enstrümanlar
eşliğinde o ülkenin şarkılarını söyleme, yöresel
danslarını öğrenme gibi ülkeden ülkeye çeşitlilik
gösterecek aktiviteler yapılacak.
“Kreşlerde Ülkeler Projesi” kapsamında başlangıçta Yunanistan, İspanya, Meksika, Sırbistan,
Kolombiya, Küba, Moğolistan, Hollanda, Rusya,
Venezuela, Fas, Finlandiya, Avustralya’nın yanı sıra
Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Kanada, İtalya,
Belçika, İngiltere, Polonya ve Kenya gibi ülkelerin
tanıtımı yapılacak.
ANKARA
11 Nisan 2015 Cumartesi
Toç Bir-Sen,
TAR-GEL
Projesi kapsamında
Türkiye’nin
dört bir
yanında
görev yapan
mühendisler
ve veteriner
hekimlerin
katıldığı bir
basın açıklaması yaptı.
TOÇ BİR-SEN, Bakanlık
önünde eylem yaptı
HABER FOTOĞRAF
KENAN ERGEN
Tayyip Erdoğan’ın Başbakan iken büyük katkısı
ve desteği ile her süreci Toç Bir-Sen ve MemurSen tarafından ilmek ilmek işlenen gurur duyduğumuz büyük bir sendikal kazanımımızdır. Bu
Toç Bir-Sen’in Gıda Tarım
konuda o zor süreçte başka hiçbir desteğimiz
Hayvancılık Bakanlık önünde yaptığı
üzülerek söylemeliyiz ki yoktur. Bugün
basın açıklamasına TAR-GEL Projesi
kapsamında Türkiye’nin dört bir yanında görev önümüze baktığımızda bütün bu kazanımları
elde etmiş Toç Bir-Sen’liler olarak; 10 bin
yapan mühendisler ve veteriner hekimler
civarındaki kardeşimizin, Bakanlığın anlaşılmaz
katıldı. Basın açıklamalaı eylem, kar yağışı ve
inadı ve ısrarı ile köylere ve kırsala mahkûm
yağmura rağmen büyük bir katılımla gerçekedilmelerini, bir mühendise ve veteriner hekime
leştirildi.
yakıştıramadığımız, bilimsellikten uzak,
Yüzlerce mühendisi ve veteriner hekimi
Ankara’da buluşturan eylemde basın açıklaması fevkalade ilkel çalıştırılma şekliyle mühendisliklerinin ve veteriner hekimliklerinin her geçen
yapan TOÇ BİR-SEN Genel Başkan Günay
gün yok edilmesini, insani sosyal gelişmişlikleri
Kaya, TAR-GEL Projesi’nin artık kanayan bir
tüketilen bu kardeşlerimiz için her geçen günün
yara haline geldiğini, proje kapsamında görev
yapan çalışanlara uygulanan haksız ve adaletsiz bir saniyesinin dahi artık çekilmez bir duruma
gelmesini kabul etmiyoruz.”
uygulamanın ise bir an önce bitirilmesi gerekGenel Başkan Günay, “Kadro mutluluğutiğini söyledi.
muz zirvede iken, sorun Toç Bir-Sen’ce bütünü
ile çözülmüş iken Bakanlık, 4/A’lı kardeşlerimizi
KÖYDE İSTİHDAM SORUNU
Bakanlık Teşkilat Yapılanması’nda yer almayan
köylere kamu personel sistemimiz ve statü
Genel Başkan Kaya; Gıda, Tarım ve
hukukumuza açıkça aykırı bir biçimde atayarak
Hayvancılık Bakanlığı’nın Teşkilat
yeni bir paradoksal sorun oluşturmuştur. Bu
Yapılanması’nda yer almayan köylere atama
sorunun çözümü adına ivedilikle, Danıştay 2.
yapmasının kamu personel sistemine ve statü
Dairede açmış olduğumuz 2011/7151 esas
hukukuna aykırı olduğunun altını çizdi. Yetkili
sayılı davamızın olumsuz neticelenmesi; kamu
sendika Toç Bir-Sen olarak TAR-GEL çalışanlarının kadro sorununu çözdüklerini, köyde isti- personel sistemimiz ve idari hukukumuz açısınhdam sorununu da yine kendilerinin çözeceğini dan büyük bir talihsizliktir” diye konuştu
Genel Başkan Günay Kaya, Tarım
kaydeden Kaya şunları söyledi: “Büyük bir
Bakanı’nın ve Bakanlık Bürokrasisi’nin TOÇ
onur, büyük bir gururla haykırıyoruz ki; kadro
BİR-SEN’in haykırdığı dramı duymamazlıktan,
kazanımı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep
çalışanların çektiği çileyi de görmemezlikten
geldiğini belirtti.
BAKANLIĞA SESLENDİ
Köyde sürekli görevlendirmelerin sonlandırılması, tarım sektörüne mühendis ve veteriner
hekimlerin yeniden kazandırılması ve insan kaynağının yeniden rasyonel planlanması gerektiğini dile getiren Genel Başkan Kaya konuşmasını
şöyle sürdürdü:
“Buradan Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Bakanı’na sesleniyoruz: Gerçekler apaçık ortadayken, akıl ve bilim bu kadar net tespitlerde
bulunurken, Toç Bir-Sen bu kronik sorunu yıllardır haykırırken, hadi bunların hiçbirini
önemsemediniz; ama biz yine de sizlere kısa bir
kestirme yol söylüyoruz. Atamalarını kendinizin
yaptığı il ve ilçe müdürlerinizi, taşradaki yöneticilerinizi toplayıp istişare ediniz. Eğer bir elin
parmak sayısı kadar il ve ilçe müdürleriniz TARGEL’in devam etmesi yönünde görüş ifade
ederlerse; bu anlamsız, bu mantıksız, tarım
sektörü açısından fevkalade talihsiz olan TARGEL uygulamanıza devam ediniz. Aksi takdirde
bu adaletsiz, bu kangren olmuş projeye derhal
son veriniz.”
Olumsuz hava şartlarına rağmen Toç Bir-Sen
tarafından düzenlenen eyleme katılmak için
Ankara’ya gelen TAR-GEL çalışanları basın
açıklaması boyunca sloganlar attı.
Basın açıklamsanın ardından eylame katılanlara kumanya dağıtıldı.
5
Yenimahalle’nin 2014 yılı
faaliyet raporu kabul edildi
HABER MERKEZİYenimahalle Belediye Meclisi Nisan ayı olağan
meclis toplantısında, 2014 yılı faaliyet raporu değerlendirilerek oy çokluğuyla kabul edildi.
6 yılda yapılan çalışmaları anlatan Yenimahalle
Belediye Başkanı Fethi Yaşar “Yapılan hizmet ve
yatırımlarımızın Yenimahallemize hayırlı olduğuna,
hizmetlerimizin yerine ulaştığına inanıyorum” dedi.
Yenimahalle’nin Türkiye mozaiğini yansıttığına dikkat
çeken Yaşar, “Bizim ilçemizden her mezhepten, her
ırktan her siyasi görüş ve ekonomik durumdan
hemşerilerimiz yaşamaktadır. Yenimahalle’de 6 yıl
boyunca parti farkı gözetmeden çalışmalarımızı
sürdürüyoruz. Benim dünya görüşüme göre hiçbirimizin bir diğerine üstünlüğü yoktur Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes birinci sınıf
vatandaştır ve hizmetin de en iyisine layıktır” diye
konuştu.
Belediyelerin siyaset değil hizmet makamları
olduğunu söyleyen Yaşar, “Belediyeler vatandaşın iyi
ve kötü gününde yanında olmalıdır. Bizim 6 yılda
yaptığımız tüm çalışmaların temelinde bu ilke vardır.
Yenimahalle’de uygulamaya koyduğumuz YeniKart
Projemiz bunun en güzel örneğidir. Bölgemizde
bulunan en fakir kesime, kimseyi utandırmadan,
yardımın reklamını yapmadan, benden-senden
ayrımı yapmadan 3 bin aileye YeniKart verdik” dedi.
Yaşar, “Yenimahalle’de ikamet eden her bir
hemşerim büyük bir ailenin parçasıdır. Kimseyi
dışlamadan, ötekileştirmeden kapımızı 24 saat
vatandaşlarımıza açık tuttuk. Benim görevim siyaset
yapmak değil halka hizmet üretmektir. 6 yıl boyunca
belediyeye siyaseti sokmadık. Biz hizmet etmeye
geldik. Bu kararlılığımız Yenimahalle’de hemşeri bilincinin gelişmesine büyük katkıda bulunduğuna
inanıyorum. Ben bölgemde ikamet eden herkesin
belediye başkanı olmakla sorumluyum.
Vatandaşa verdiği tüm sözleri tek tek yerine
getireceğinin altını çizen Yaşar, “Yenimahalle’de
gerçekleştirmek istediğim pek çok hayalim var.
Yenimahalle’de yaşamanın ayrıcalığını fark eden,
mutlu insanların yaşadığı bir ilçe haline getirmek
istiyorum. Bu yolda önemli bir aşama kaydettik.
Ancak yapacak daha çok işim var. Ben hemşerilerine verdiği her sözü yerine getirebilen bir başkan
olarak sokta başım dik geziyorum. Bundan sonra da
vereceğim sözleri tek tek yerine getireceğim.
Tiryaki'nin pazar buluşmaları
boyut değiştirerek sürüyor
Altındağ Belediye Başkanı Veysel
Tiryaki, pazar buluşmalarında Gençlik
Merkezleri aileleriyle bir araya geliyor.
Keçiören’e bir kardeş daha
Keçiören’de en güzel Kur’an
okuma yarışması düzenledi
Keçiören Belediyesi Eğitime Destek Merkezi
(KEDEM)’in , düzenlediği “Kur’an-ı Kerim Güzel
Okuma Yarışması” kıyasıya bir mücadele ile geçti.
AYŞENUR GÜRERYunus Emre Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen
ve büyük bir çekişmeye sahne olan “Kur’an-ı Kerim
Güzel Okuma Yarışması”na 10 KEDEM şubesinden
10 öğrenci katıldı. Keçiören Belediye Başkanı
Mustafa Ak’ın da izlediği yarışmada yarışmacıların
performanslarını sergilemelerinin ardından KEDEM
şubelerinde okunan hatimlerin duası yapıldı.
Duadan sonra öğrencilere ve velilerine hitap
eden Belediye Başkanı Mustafa Ak, manevi açıdan
çok güzel bir güne şahit olduklarını ve gördükleri
tablodan gurur duyduklarını belirterek “KEDEM projesine ilk başladığımızda burasının bir dersane gibi
olduğu ile alakalı anlayış vardı. Biz elbette ki çocuklarımızın bilgisine bilgi katmayı, onların derslerine
destek olmayı, onların daha iyi bir şekilde sınavlara
hazırlanmasını arzu ettik. Bu kısmını da gerçekleştirdik. Ama bunun ötesinde hayallerimiz ve hedeflerimiz vardı. Çocuklarımızın, gençlerimizin çok
daha iyi bir şekilde yetişmeleri, kendilerine güven
duyan, milli ve manevi değerlerine sahip olan,
edebi, ahlakı, dinini bilen kişiler olarak yetişmelerini
sağlamak bizim en önemli hedeflerimizden birisiydi
ki esas önemli olan belki de oydu” dedi.
HABER MERKEZİKeçiören Belediyesi,
Karadeniz Ereğli Belediyesi
ile kardeş belediye imza
protokolü imzaladı.
Belediye Meclis
Salonu’nda gerçekleştirilen
imza törenine Keçiören
Belediye Başkanı Mustafa
Ak’ın yanı sıra AK Parti
Zonguldak Milletvekili ve
Genel Merkez Yerel
Yönetimler Başkan
Yardımcısı Özcan Ulupınar,
AK Parti Zonguldak
Milletvekili Prof. Dr Ercan
Candan, Karadeniz Ereğli
Belediye Başkanı Hüseyin
Uysal ve her iki belediyenin
meclis üyeleri katıldı. İmza
töreni öncesi Karadeniz
Ereğli’yi tanıtan sinevizyon
gösterisi sunuldu.
Keçiören’e yeni bir
kardeş daha gelmesinden
duyduğu memnuniyeti dile
getiren Mustafa Ak,
“Karadeniz Ereğli ile kardeşlik ilişkilerimiz çerçevesinde
karşılıklı olarak projelerimizi
tecrübelerimizi ve birikimlerimizi paylaşacağız.
Amacımız vatandaşlarımıza
her zaman en iyi hizmeti
sunmaktır” dedi. Karadeniz
Ereğli Zonguldak Belediye
Başkanı Hüseyin Uysal ise,
kardeşlik protokolünün
imzalanmasında çok önemli
katkıları olan AK Parti Yerel
Yönetimler Başkanı
Abdülhamit Gül’e teşekkür
ederek “Aynı zamanda bizi
çok güzel bir şekilde ağırlayan Keçiören Belediye
Başkanıma da çok teşekkür
ediyorum. İki kardeş
belediye olarak bilgi, birikim
ve tecrübelerimizi kardeşçe
paylaşacağımıza kalpten
inanıyorum. Başkanıma
verdiği desteklerden dolayı
bir kez daha teşekkürlerimi
sunuyorum” diye konuştu.
Ercan Candan da kardeş
belediye antlaşmasının her
iki belediyeye de hayırlı
olmasını dileyerek,
“Keçiören Belediyesi ile
beraber Karadeniz Ereğli’yi
çok daha iyi yerlere getirmek
için çalışacağız” dedi.
Protokolün imzalanmasından sonra
Başkan Ak konuk
heyete, Mevlana
Kültür ve Spor
Merkezi, Neşet Ertaş
Sanat ve Gösteri
Merkezi, Yonca Yaşam
Merkezi ile
Gümüşdere Ihlamur
Vadisi projelerinin
maketlerini göstererek
bilgi verdi.
Tören nedeniyle
düzenlenen kokteylin
ardından belediye
önünde toplu hatıra
fotoğrafı çekildi.
Başkan Ak konukları
onuruna Estergon
Kalesi Ören Köşk’te
bir akşam yemeği de
verdi
HABER MERKEZİAltındağ’ın farklı mahallelerinde bulunan 24
Kadın Eğitim ve Kültür Merkezi üyesi kadınlar ve
eşleriyle kahvaltıda bir araya gelen Başkan
Tiryaki, bu hafta sonu Gençlik Merkezi üyelerinin
aileleriyle buluştu.
Başkan Tiryaki, ilk olarak Özkent Akbilek
Gençlik Merkezi ve Çamlık Mahallesi Cahit
Zarifoğlu Gençlik Merkezi’ne üye gençlerin
ailelerini ağırladı. Başkan Veysel Tiryaki ve eşi
Saadet Tiryaki’nin ev sahipliğinde gerçekleşen
programa yaklaşık 500 kişi katıldı. Başkan Tiryaki,
sıcak ve samimi tavırlarıyla, programa katılan tüm
davetlilerin tek tek elini sıktı. Vatandaşların taleplerini her zaman göz önünde bulunduran Başkan
Tiryaki, herkesle yakından ilgilendi ve sohbet etti.
Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki,
konuşmasına “Bu kahvaltılarda ailemiz her hafta
bir araya geliyor. Aynı sofrayı paylaşmakla,
bereketimiz daha da artıyor. Kalkıp buralara kadar
geldiniz. Hepinize tek tek teşekkür ederim.
Mevlam attığınız her adım başına sevap yazsın.”
diyerek başladı. Başkan Tiryaki, Altındağ’da
büyük bir aile olduklarını belirterek bu kahvaltıların
birlik ve beraberliğe kapı araladığını vurguladı.
Aile içi iletişimsizliğin çok büyük sorunlar
getireceğini dile getiren Tiryaki, çocukların bu tür
ortamlarda büyümemesini istedi. Ailelere altın
değerinde bilgiler de veren Başkan Tiryaki,
Gençlik Merkezleri’nin öneminden bahsederek,
tüm gençleri bu merkezlerden faydalanmaya
çağırdı.
6
ANKARA
11 Nisan 2015 Cumartesi
BELMEK Yemek Kursu
Sosyal etkinlik ve
kursları ile çocukları,
seminerler ile ise velileri
bilinçlendiriyor. Sokakta
çalışan çocuklar ve
ailelerinin sorunlarını
çözerek, çocukları
eğitime yönlendiren
Ankara Büyükşehir
Belediyesi Sokakta
Çalışan Çocuk
Merkezi'nin ilk kurulduğu yıllarda 5 bine
ulaşan üye sayısı son
verilen eğitimler ve alınan önlemler sayesinde
5 yıldır 1000’nin üzerine
çıkmıyor.
Sokaka’ta çalışan çocuklara
Büyükşehir sahip çıkıyor
HABER MERKEZİÇocuk ihmal ve istismarını önlemek amacıyla
1993 yılında kurulan Ankara Büyükşehir
Belediyesi Sokakta Çalışan Çocuk Merkezi, bu
yıl sokakta çalışan 875 çocuk üyeye hizmet
veriyor. Sıhhiye Çok Katlı Otopark’ın birinci katında bulunan merkeze her gün Büyükşehir
Belediyesi ücretsiz servisleri ile gelen çocuklar,
yönlendirmeler ya da kendi taleplerine göre
sanat, spor ve eğitim alanlarında kendilerini
geliştiriyor.
Ankara Büyükşehir Belediyesi Sokak
Çocukları Merkezi Yöneticisi Ayşe Gezgin,
Sokakta Çalışan Çocuk Merkezi yüzünü sosyal
ve kültürel aktivitelerden yeterince yararlanamayan ve yaşadığı bölge nedeniyle sokakta
çalışma riskini taşıyan çocuklara yönelttiğini belirti. Gezgin, Türkiye’deki büyükşehirler arasında
sokakta çalışan çocuk sayısının en az Ankara’da
olduğunu ifade ederek,
“Sokakta çalışan çocuklarımızın sayının
düşmesi bizi sevindirdi. Biz de bulunduğu bölge
nedeniyle sokakta çalıştırılma riski taşıyan öğrencileri merkezimizde ağırlamaya başladık. Her gün
iki okul ağırlıyoruz. Bu bölgedeki okulların öğrencileri, ‘Sosyal Etkinlik’ derslerini merkezimizde
işliyor” dedi.
Okula gitmeyen sokakta çalışan çocukların
merkezde kayıt altına alındığını belirten Gezgin,
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih
Gökçek’in merkeze çok önem verdiğini ifade etti.
Gezgin konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
“Çocukların ailelerinin yaşam koşullarını da
iyileştirmeye çalışıyoruz. Yaşadıkları bölgelerde
sokağın olumsuz etkilerinden onları korumak için
çaba gösteriyoruz.
Çocuklar, resim, el sanatları, müzik, satranç,
drama sınıflarında kurslara katılabiliyor.
Yemeklerini de burada yiyen çocuklar, çeşitli
eğlenceli oyunlarla da keyifli zaman geçiriyorlar.
Çocuklar hafta sonları da merkeze gelerek,
güreş, judo, karate gibi sportif faaliyetler başta
olmak üzere istedikleri branşlarda eğitim
alabiliyorlar. Velilere seminerler veriyor onları da
kurslara yönlendiriyor, meslek edinmelerine
imkan sağlıyoruz. Araştırmalarımız için mahalle
ve okulları dolaştığımızda ailelerden çok güzel
tepkiler alıyoruz.”
Pursaklar Belediyesi’nden muhtarlara bilgisayar
HABER MERKEZİPursaklar Belediye Başkanı Selçuk
Çetin ve Başkan Yardımcısı Nedim
Erçetin, muhtarlarla bir araya geldi.
Pursaklar Belediyesi Tevfik İleri Kültür
Merkezi’nde muhtarları ağırlayan
Başkan Çetin, mahallelerin durumu
hakkında bilgi alıp, muhtarların taleplerini dinledi. Pursaklar Belediyesi
tarafından 21 mahallenin muhtarlarına
hediye edilen bilgisayar ve yazıcıları
teslim eden Çetin, “Bizler belediye
olarak her zaman sizin yanınızdayız.
İmkanlarımız ölçüsünde muhtarlarımızın ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Yeni
muhtarlık binaları yapıyoruz. İnşallah
onların açılışını da hep birlikte
yapacağız. Yeni bilgisayar ve
yazıcılarla muhtarlarımızın büyük bir
ihtiyacını karşılamış olduk. Hayırlı
olsun, güzel hizmetlerde kullansınlar”
dedi.
Belediyenin sunmuş olduğu
hizmetlerden duydukları memnuniyeti
ifade eden muhtarlar, Belediye
Başkanı Selçuk Çetin’e teşekkür etti.
Pursaklar Belediyesi’nin
eğitime desteği sürüyor
Büyükşehir Belediyesi’nin Başkentli kadınlara
BELMEK’lerde sunduğu mesleki branşlardan
biri olan Yemek Kursları, Osmanlı ve Türk
Mutfağının yanı sıra Çin, Fransız, İtalyan gibi
Dünya mutfağına ait farklı tatların peşine düşenler tarafından da büyük ilgi görüyor.
HABER MERKEZİKaradenizin hamsili pilavının Güneydoğu’nun etli
güveciyle, Ege’nin zeytin yağlılarının Akdenizin deniz
mahsülleriyle, İç Anadolunun arabaşı çorbasının
pasta ve börek kokularıyla iç içe geçtiği Sağlık
Sokak’taki BELMEK Yemek Kursu’nda; yemek
pişirmeyi adeta bir zevke dönüştüren her yaş ve
meslekten kadının maharetleri sergileniyor.
Bu çeşitli yiyecek-içecek ile tatlı ve pastaların
daha fazlasının sofralara gelmesini öğreten Aygül
Özdemir, 12 yıldır aralıksız olarak BELMEK “Yemek
Kursu”nda görev yaptığını belirterek, kursta yemek
pişirmenin yanı sıra ev ekonomisi, kişisel hijyen,
masa düzeni, yemek sunumu, kuru ve yaş gıdaların
korunup saklanması gibi bir çok konuda temel bilgilerin yer aldığı derslerin verildiğini kaydediyor.
Yemek Kursu’nun haftanın 6 günü her meslekten
18 ile 70 yaş aralığındaki farklı kadın gruplarıyla
gerçekleştirildiğini ifade eden Özdemir,
“Kursumuzda her gün 5 veya 6 çeşit yemeğin hazırlanışı, pişirilmesi ve sunumu öğretiliyor. Et, balık ve
tavuktan oluşan yemekler ile pastalar, tatlılar, çorbalar, açma börekler kursta yapılan çeşit çeşit yiyecekler gün sonunda kursiyerlerimiz tarafından paylaşılarak, evlerinde ailelerine de tattırıyorlar” dedi.
Lokantada yedikleri kebabın, pastaneden satın
aldıkları pastaların, kıvamını tutturamadıkları çorbaların yapılışının hiç de zor olmadığını kurs
sayesinde öğrendiklerini ifade eden kursiyerler,
“Eskiden yapamayacağımızı düşünüp satın alarak
tükettiğimiz yiyecekleri artık büyük bir ustalıkta
evlerimizde pişiriyoruz” diye konuştular.
Yemek kursuna Ziraat Mühendisi kızı ile birlikte
geldiğini kaydeden Zeynep Yağız, büyüttüğü 4
çocuğuyla birlikte geniş kalabalık ve misafir ağırlamayı seven bir aile olduklarını belirterek, “Evimizde
yemekleri yıllardır ben pişiririm. Yemeklerimi tadanlar eliminde oldukça ‘lezzetli’ olduğunu söylerler.
Ama bu yemek kursu sayesinde değişik yöresel
yemekleri de öğrenirken, göz kararı ile değil de ölçü
kullanarak yemek pişirmenin oldukça iyi ve mükemmel sonuçlar verdiğini gördüm” dedi.
Büyükşehir'den üniversitelilere
çamaşır yıkama hizmeti
Pursaklar Belediyesi, ilçedeki 12 bin öğrenci ve yüzlerce
öğretmene “Online Eğitim Hizmeti” verecek bir web sitesi hazırlayarak eğitime desteğini sürdürüyor.
Nezaket
Okullarında
diş taraması
HABER MERKEZİPursaklar Belediyesi Nezaket Okulu öğrencilerine yönelik sağlık eğitimi verilirken, ayrıca diş
taraması yapıldı.
Pursaklar Belediyesi Merkez Nezaket Okulu
öğrencileri özel bir diş kliniği tarafından verilen
sağlık seminerine katıldı. Pursaklar Belediyesi
tarafından ücretsiz olarak sunulan bu hizmete
çocuklar yoğun ilgi gösterdi. Klinik doktorları,
sağlıklı diş konusunda hem çocukları hem de
velileri bilgilendirdi. Sağlıklı beslenme ve gıdalar ile
gelen tehlikelere dikkat çeken diş hekimleri, doğru
diş fırçalama yöntemlerini de uygulamalı olarak
anlattı. Diş sağlığı ile ilgili animasyon izleyen
çocuklara diş taraması da yapıldı. Uygulamadan
memnun kalan veliler Belediye Başkanı Selçuk
Çetin’e ve Nezaket Okulu idarecilerine teşekkür
etti. Diş sağlığı ve diş taraması hizmeti Nezaket
Okulu’nun diğer şubelerinde de uygulanmıştı.
HABER MERKEZİPursaklar Belediyesi’nin
“Hayat Boyu Eğitime ve
Öğrenmeye Tam Destek”
projesi kapsamında hazırlamış olduğu 12 bin adet
“Eğitim Kartı” ilköğretim 4, 5,
6, 7 ve 8. Sınıflara dağıtıldı.
Pursaklar Belediye Başkanı
Selçuk Çetin, İlçe Milli Eğitim
Müdür Adnan Gürbüz,
Pursaklar Belediye Başkan
Yardımcısı Nedim Erçetin’in
katılımıyla Turgut Özal
Ortaokulu’nda dağıtımına
başlanan ‘Eğitim Kartları’ bir
hafta içerisinde tüm okullardaki öğrencilere teslim edilecek. Üzerinde kullanıcı aktivasyon kodu bulunan kart-
lardaki şifrelerle www.pursaklaregitim.org sitesine giriş
yapan öğrenciler ve öğretmenler, burada yer alan
içeriklerden ücretsiz olarak
yararlanacak. İlköğretim
öğrencileri ve öğretmenlerine
derslerde destek olmak için
hazırlanmış, yeni öğretim
müfredatına uygun, internet
üzerinden kullanılan bilgisayar destekli bu eğitim
yazılımında zengin bir içerik
bulunuyor. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7
ve 8. sınıflar için 50 bine
yakın değerlendirmeli soru,
75 adet seslendirmeli hikâye
kitabı, 210 yardımcı kaynak
kitabı, yüzlerce testten
oluşan yaprak test kitabı ve
deneme sınavları, okuma
eğitim setleri, animasyonlu
harf tombalaları ve tatil kitapları yer alıyor. Pursaklar
Belediye personeli İsmail
Karaağaç, okulda yaptığı
sunumla eğitim hizmetinden
nasıl yararlanılabileceğini
detaylarıyla anlattı. Pursaklar
Belediye Başkanı Selçuk
Çetin başta olmak üzere,
eğitimciler ve öğrenciler
hazırlanan eğitim sitesini
dikkatle inceledi. Eğitim
camiası tarafından memnuniyetle karşılanan bu
uygulamanın mimarı
Pursaklar Belediye Başkanı
Selçuk Çetin, öğrencilere,
velilere ve eğitimcilere şu
mesajı verdi: “Sosyal,
kültürel ve bireysel boyutları
aynı anda içinde bulunduran
eğitim, yaşadığı toplumda
etkin ve çağın ihtiyaçlarına
uygun bireyler yetiştirebilmenin en önemli yoludur. Bu
kapsamda oluşturduğumuz
web sitesi ile binlerce
öğrencimize ve öğretmenimize ücretsiz eğitim hizmeti
sunmuş olduk. Tüm öğrencilerimize, velilerimize ve
öğretmenlerimize hayırlı
olsun. Pursaklar okuyan bin
şehir haline geldi. Eğitime
olan desteğimiz her zaman
olduğu gibi bundan sonra da
devam edecektir.”
HABER MERKEZİAnkara Büyükşehir Belediyesi, üniversite bölgelerinin yakınına kurulan Giysi Yıkama
Merkezleri’nde, ücretsiz giysi yıkama, kurutma ve
ütüleme hizmeti veriyor.
Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı verilerine göre;
Çamaşır Yıkama Merkezleri'nde 2005 yılından
bugüne kadar 97 bin 264 üniversite öğrenciye
hizmet verildi. Böylece çamaşır yıkama ve ütü sıkıntısından kurtulan öğrenciler, derslerine ve sosyal
etkinliklerine daha çok zaman ayırma fırsatını buldular.
Oldukça yoğun ilgi gören merkezlerde, bugüne
kadar 4 milyon 313 bin 126 giysinin yıkandığını
bildiren yetkililer, üniversite öğrencilerinin merkezlere, ihtiyaçları doğrultusunda mesai saatleri içinde
istedikleri zaman gelebildiklerini bildirdiler.
Öğrenciler hiçbir ücret ödemeden, herhangi bir temizlik malzemesi getirmeden çamaşırlarını yıkatabiliyorlar. Öğrencilerin makineye yerleştirilen çamaşırları,
merkez çalışanları tarafından yıkanıyor, kurutuluyor
ve ütülenmiş şekilde pırıl pırıl öğrencilere teslim
ediliyor.
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Beşevler ve
Cebeci olmak üzere iki ayrı bölgedeki Çamaşır
Yıkama merkezlerinden mesai saatlerinde yararlanılabiliyor. Giysi yıkama hizmeti almak için
Ankara’da eğitim veren üniversitelerden birinde
okuyor olmak, ayrıca bir kereye mahsus öğrenci
kimliği fotokopisi, nüfus cüzdanı fotokopisi, 2 adet
resim ve her sene yenilenmek üzere üniversite
öğrenci belgesinin aslı ile kayıt yaptırılması yeterli
oluyor.
7
EKONOMİ
11 Nisan 2015 Cumartesi
Makina Kimya
Endüstrisi Kurumu
(MKEK) Genel Müdürü
İzzet Artunç, "MKEK,
sadece kendi ordusunun ihtiyaçlarını
tamamlamaya çalışan
kurum olmaktan,
bugün 30'u aşkın ülkeye ihracat yapan ve
dünya perspektifinde
markası olan kurum
konumuna gelmiştir"
dedi.
MKEK, 30 ülkeye ihracat yapıyor
KIRIKKALE - Artunç, Kırıkkale
Üniversitesi (KÜ) Mavi Salon'da
başlayan ve 2 gün sürecek "KÜ 1.
Savunma Sanayi Sempozyumu"nun
açılışında yaptığı konuşmada,
Kırıkkale ve savunma sanayinin birbiriyle özdeşleşmiş, iki kavram
olduğunu söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti savunma
sanayisinin temelinin bu topraklarda
atıldığını ifade eden Artunç, şöyle
konuştu:
"Son 10-15 yıldır büyük bir kabuk
değiştirme sürecindeyiz. MKEK,
sadece kendi ordusunun ihtiyaçlarını
tamamlamaya çalışan kurum olmaktan, bugün 30'u aşkın ülkeye ihracat
yapan ve dünya perspektifinde markası olan
kurum konumuna gelmiştir. Dolayısıyla 10-15
yıldır sadece üretime dayalı bir sanayi olmaktan
çıkıp temelde Ar-Ge'den başlayıp, bütün aşamalarından geçen ve sonunda dünya ölçeğinde
herkesin kabul edebileceği bir perspektifte ürün
sunmaya çalışan kurum haline gelmeye çalışıyoruz. Bu süreçte en büyük ihtiyacımız olan
husus yetişmiş insan gücüdür."
Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) Ar-Ge
ve Teknoloji Yönetimi Dairesi Teknoloji Yönetimi
Grup Müdürü Deniz Demirci, Türkiye'nin 2023
için çok ciddi hedefleri olduğunu vurguladı.
En büyük hedefin, dünyada en büyük 10
ekonomi arasına girmek olduğunu dile getiren
Demirci, "Bunun için ihracatı 500 milyar dolar
mertebesine çıkartacağız. Kişi başı milli gelirimiz 25 bin dolar olacak. Şu anda kişi başı milli
SAvUNMA
SANAYİSİNDEKİ GELİŞME
AK Parti Kırıkkale Milletvekili ve
TBMM Milli Savunma Komisyonu
Başkanı Oğuz Kağan Köksal ise
savunma sanayinin bir ülkenin topyekün silah gücünden insan gücüne
kadar giden bir sürecin tamamını
kapsadığını dile getirdi.
Savunma sanayinin süratle
değişen, her geçen gün yenilik
isteyen bir konsept olduğuna dikkati
çeken Köksal, şunları kaydetti:
"İktidar olduğumuz 13 yıllık
dönemde en çok payı ayırdığımız ve
en önemli hedeflerimizden birisi
gelirimiz 10 bin dolar civarında. 10 bin dolardan savunma sanayini geliştirmek. Özellikle 'millilik'
25 bin dolara çıkartmak yeni bir anlayış gerek- kavramını geliştirmek. Yüzde 80-85'lerde dışa
tiriyor. Bu anlayışın bel kemiğini Ar-Ge ve
bağımlı bir ülkeyken süratle bu rakamlar aşağı
teknoloji faaliyetleri oluşturuyor" diye konuştu.
çekilmekte ve kendi milli üretimlerimizi yap"Geçtiğimiz yıllarda Türk Silahlı
maya ve tasarımları ortaya çıkarmaya başladık.
Kuvvetleri'nin envanterine çok önemli projeler
Savunma sanayi Türkiye'de övünülecek ve parsunuldu" diyen Demirci, şunları söyledi:
makla gösterilecek bir atılım yaptı. Hala asker"Halihazırda SSM'de yürütülen çok önemli
imizin elinde yabancı menşeili, Alman patentli
tasarım projeleri var. SSM olarak hedefimiz,
silahlar var. İlk defa MKEK'in yaptığı çalışmalar
önümüzdeki yıllarda savunma sanayinde
sonucunda inşallah askerimize Milli Piyade
dünyadaki şampiyonlar ligine girmek. Yeni
Tüfeği'ni vereceğiz. Bunun da Türkiye için çok
dönemde misyonumuz, ülkemizin savunma ve
önemli bir dönemeç olduğunu bir kez daha
güvenlik teknolojileri gelişimini sürekli kılacak,
ifade etmek istiyorum."
sanayileşme, teknoloji ve tedarik programlarını
Sempozyumun açılışına Vali Ali Kolat,
yürütmek. Vizyonumuz ise bu kapsamda
Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Kaya,
savunma ve güvenlik teknolojilerinde ülkemizi
Kırıkkale Belediye Başkanı Mehmet Saygılı, KÜ
üstün kılmak."
Rektörü Prof. Dr. Ekrem Yıldız ile çok sayıda
davetli katıldı. (AA)
KARA’CA
İsmail KARA
[email protected]
ÖZGÜRLÜK
Özgürlük, “hürriyet” ile eş anlamlı bir kelime…
Kişilerin hiçbir baskı olmaksızın istedikleri gibi
hareket edebilmeleridir özgürlük.
Ancak, kişi bir hareket yaparken kamuya ya da
başka bir kişiye zarar vermemelidir. Aksi halde
zarar gören kamunun, kişi veya kişilerin haklarını
koruyan yasalar, örf ve âdetler devreye girer. Zarar
verici hareketleri önlemek için yasalarla çeşitli
yaptırımlar (cezalar) uygulanır.
Nitekim, kişilerinin bazı kuruluşların; başkalarına zarar vermelerini engellemek için polis, jandarma, özel güvenlik birimleri ve diğer bazı kolluk
kuvvetleri oluşturulur.
Zararlı hareketlerle ilgili yaptırımların uygulanma kararları için ise mahkemeler kurulmuştur.
Birçok anlaşmazlıklar mahkemelerde çözülür.
Fakat, önemi büyük olmayan, küçücük olaylar
için ne mahkemeye, ne de başka makamlara başvurulmaz. İnsanlar kendi aralarında çözüm yollarına
giderler.
En doğru olan şey, kişinin kendi özgürlüğü,
kendi hak ve hukuku kadar başkalarının da özgürlük, hak ve hukukuna saygı göstermesidir. Zaten
herkes, bu anlayışa sahip olup hal ve hareketlerinde dikkatli olursa kolay kolay anlaşmazlık
çıkmaz. O zaman ne kolluk güçlerine, ne de
mahkemelere ihtiyaç kalır.
Kişi, hemen her türlü hareketlerinde başkalarına
karşı sorumludur. Özgürüm diye kimse kimseye en
küçük zarar vermemeli, diğer kişi veya kişileri
rahatsız etmemelidir.
Örneğin bir adam aracını öyle bir yere park
ediyor ki; gelen geçen araçların, kişilerin geçişini
engelliyor.
Bir başkası gecenin ilerleyen saatlerinde aracında
yüksek sesle müzik dinliyor, korna çalıyor.
Kaldırımın ortasında bir grup durup birbiriyle
konuşuyor ve diğer insanlar zorlukla geçiyor.
Bu ve benzeri daha nice hareketler…
Böylesine başkalarını rahatsız edici davranışlar;
hiçbir özgürlük anlayışı ile bağdaşmaz.
Ve de hiçbir medenî toplumda yapılmaz.
Kişilerin özgürlüğü, bir başkasının özgürlüğünü
kısıtladığı yer ve zamana kadardır.
Bu itibarla sokakta yürürken, dikilirken, toplu
taşıt araçlarında bir yerden bir yere giderken,
özetle her yerde her zaman başkalarına karşı
sorumluyuz. Bunu bilmek ve bu bilinçle hareket
etmek durumundayız.
Özgürlük; hiç kimsenin sonsuz tasarrufunda
değildir.
Makarnacılar, rotayı iç pazara çevirdi
Türkiye'nin dış ticaret fazlası veren sanayi kolları arasında yer alan, döviz kurlarındaki dalgalanma nedeniyle
yılın ilk çeyreğinde yüzde 30'u bulan ihracat kaybı yaşayan makarna sektörü, rotasını iç pazara çevirdi.
Hamaney, nükleer
anlaşmaya masafeli
TAHRAN - İran dini lideri
Ayetullah Ali Hamaney, ülkesiyle
5+1 ülkeleri arasındaki nükleer
müzakerelerde varılan uzlaşıyla
ilgili olarak, "Ne destekliyorum, ne
de karşıyım. Ambargoların tamamı
altı ay bir sene sonra değil, anlaşmanın yapıldığı gün kaldırılmalıdır"
dedi. İran'ın resmi ajansı İRNA'nın
haberine göre, Hazreti
Muhammed'in kızı Hazreti
Fatıma'nın doğum yıl dönümü
münasebetiyle düzenlenen törende
konuşan Hamaney, "Nükleerle ilgili
tutum sergilemeyi gerektiren bir
şey söz konusu değil. Niçin falan
kişi (Hamaney), nükleerle (anlaşma) ilgili bir şey söylemedi diye
soruyorlar. Konuyu değerlendirecek ortada bir şey yok. Yetkililer
"Henüz ortada bir şeyin
olmadığını" söylüyorlar. Ne destekliyorum, ne de karşıyım" ifadelerini
kullandı. Her şeyin ayrıntılarda
ortaya çıkacağını dile getiren
Hamaney, "Ayrıntılarda sözünde
durmamayı adet edinen karşı taraf,
ülkemizi zora sokabilir" diye
konuştu. Hamaney, "Bu aşamada
bana ve diğerlerine iletilen tebrikler
manasızdır. Şu ana kadar ki
gelişmeler, ne asıl anlaşmayı ne de
anlaşma içeriğini garanti altına
almakta veya müzakerelerin
devam edeceği anlamına
gelmemektedir" değer-
lendirmesinde bulundu.
Hamaney, şöyle devam etti:
"Ben hiç bir zaman ABD'yle
müzakereye iyi bakmadım. Buna
rağmen belirli konulardaki
görüşmeleri destekledim. Aynı
zamanda İran nükleer müzakere
heyetini destekledim ve
destekliyorum. İran halkının menfaat ve izzetini koruyacak anlaşmayı destekliyoruz. Fakat İran
halkının menfaat ve izzetinin
kalmayacağı bir anlaşmayı yapmamak da şereftir. Hamaney,
"Nükleer müzakerelerle ilgili asıl ve
kırmızı çizgileri yetkililer ve özellikle
cumhurbaşkanına her zaman
söyledim. Anlaşmayla ilgili ayrıntıların rehberin (Hamaney) gözetimi
altında olduğu söylentileri doğru
değil" dedi.
"Ambargoların tamamı altı ay
bir sene sonra değil, anlaşmanın
yapıldığı gün kaldırılmalıdır.
Ambargolar başka bir konuyla
çözümsüzlüğe uğrarsa o zaman
biz niçin müzakere yaptık?
ifadelerini kullanan Hamaney,
ABD'nin Lozan'da varılan taslak
anlaşmasının içeriğini dünya
kamuoyuyla paylaşmasının anlaşma ve kanunlara aykırı olduğunu
savunarak, Cumhurbaşkanı Hasan
Ruhani'nin de taslak anlaşmasının
ayrıntılarını İran halkıyla paylaşmasını istedi. (AA)
KOCAELİ- ŞAHİN OKTAY -YUNUS
EMRE GÜNAYDIN TÜİK verilerine göre, dünya makarna
pazarından aldığı payla İtalya'nın tahtını
sallayan Türkiye, 2014'te tarihin en yüksek ihracatını gerçekleştirdi. 2013 yılında
494 milyon 27 bin dolar olan ihraç geliri,
2014'te yüzde 3 artarak 507 milyon 98
bin dolara, 693 bin 212 tonluk ihraç miktarı da yüzde 6'lık artışla 735 bin 354
tona ulaştı.
Aynı dönemdeki makarna ithalatı ise
14 milyon 698 bin dolar olarak kayıtlara
geçti. Böylece, sektör 492 milyon 400 bin
dolarlık dış ticaret fazlası vermiş oldu.
Başlıca pazarlarını Angola, Benin,
Suriye, Togo, Japonya, Irak, Cibuti, Libya,
BAE, Kongo ve Kamerun'un oluşturduğu
sektör, geçen yıl dünyanın dört bir yanında çok sayıda ülkeye Türk makarnası
sattı.
Gaziantep, 268 milyon 102 bin dolarla
ihracatta ilk sırada yer alırken, Mersin'den
74 milyon 629 bin, İstanbul'dan 42 milyon 947 bin, Çankırı'dan 39 milyon 599
bin, Ankara'dan 29 milyon 862 bin ve
Konya'dan da 23 milyon 197 bin dolarlık
ihracat yapıldı.
Döviz kurlarındaki dalgalanma ve
dünyadaki diğer gelişmeler, makarna sektörünün 2015'in ilk çeyreğindeki ihracatını
olumsuz etkiledi. Sektördeki ihracat, yılın
ilk 3 ayında yaklaşık yüzde 30 geriledi.
İHRACATA KUR DARbESİ
Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği
(TMSD) Başkanı Murat Bozkurt, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, Türk
makarna sektörünün tarih boyunca net
ihracatçılardan olduğunu söyledi.
Ham madde ihtiyaçlarının tamamını
yerli kaynaklardan karşıladıklarını, yurt
içindeki ham madde tükenmeden ithalat
yoluna gitmediklerini anlatan Bozkurt, bu
açıdan ciddi dış ticaret açığı veren ülkede
sektör olarak önemli iş yaptıklarının
görülebileceğini kaydetti.
Bozkurt, 2014'te 735 bin tonla tarihin
en yüksek makarna ihracatını gerçekleştirdiklerine dikkati çekerek, şöyle
devam etti: "Geçen yıl 1 milyon 300 bin
ton civarında üretim gerçekleştirdik.
Bunun yaklaşık yüzde 60'ına denk gelen
735 bin tonunu ihraç ederek tarihi rekora
imza attık. İhracat gelirimiz önceki yıla
göre yüzde 3 artsa da kurdaki oynaklık ve
diğer gelişmelere bağlı artış hızında ciddi
düşüş yaşandı. Öyle ki ihracatımız
2011'de yüzde 50, 2012'de yüzde 25,
2013'te ise 40 artmıştı. 2015'in ilk çeyreği
itibarıyla ihracatımızda durma hatta gerileme söz konusu. Dolayısıyla şu anda
hedefleri tutturmak çok zor.
Dünyadaki gelişmeler, kurdaki dalgalanmalar, petrol fiyatları bizi olumsuz
etkiliyor."
Bu yıl ihracatın gerilemesinden endişe
ettiklerini belirten Bozkurt, "Kurdaki dalgalanmalar ve dünyadaki diğer gelişmeler
nedeniyle yüzde 30'ları bulan ihracat
kayıplarımızı iç pazarı büyüterek telafi
etmeye çalışacağız" dedi.
"MAKARNA TÜKETİMİNİN
ARTMASI LAzIM"
Bozkurt, ihracat pazarlarının zaman
zaman kaygan olabildiğine işaret ederek,
şöyle konuştu:
"Dünyadaki gelişmeleri kontrol
edemiyorsunuz. Böyle bir ortamda sığınacağımız liman yok ama Türkiye'de
makarna tüketimi çok düşük. O yüzden
bu yıl makarna sektörünü iç pazarda
büyütmek istiyoruz. Akdeniz ülkelerinde
kişi başı tüketim 12-13 kilogramken, biz
daha 7 kilogramdayız, neredeyse yarısı.
'Makarna, kilo aldırıyor' gibi yanlış algı
var. İlk önce bu algıyı kırmak istiyoruz.
Aslında makarna tamamen doğal gıda,
bilinenin aksine kilo aldırmayan gıda.
Dolayısıyla makarnanın Türkiye'de tüketiminin artması lazım. Tüketimin arttırılmasına yönelik diğer çalışmalarımız
devam ediyor. Onları da en kısa sürede
netleştireceğiz."
"Devletten acil beklediğimiz KDV'nin
yüzde 1'e düşürülmesi" diyen Bozkurt,
"Şu an sektörde haksız rekabet, kayıt
dışılık ve ikame ürünlerde yüzde 7'lik fark
var. KDV indirimi, bu sorunları bir anda
silecek, çok kolay bir adım. Kayıt dışı
sadece makarnada olmuyor, buğdaya
kadar gidiyor. Dolayısıyla KDV'yi yüzde
1'e düşürerek devletin cebinden bir şey
çıkmayacak. KDV, yüzde 1'e
düşürüldüğünde kayıt dışılık ortadan
kalkacağı için devletin kazancında
değişiklik olmayacağı iddiasındayız"
bilgisini paylaştı.
Bozkurt, "2023'te 1 milyar dolarlık
ihracat" hedefinden vazgeçmediklerini
vurgulayarak, "Dünyadaki konjonktüre
bağlı zaman zaman iniş-çıkışlar olabilir.
2023'te ülkenin 500 milyar dolar ihracat
hedefi var. 'Bunun 1 milyar doları bizden'
dedik ve altına imza attık. Tabii bunun için
birtakım düzenlemeler lazım. TMO, buğday ihtiyacını regüle ediyor, bunda sorun
yok ama KDV konusunda acil adım bekliyoruz" şeklinde konuştu. (AA)
8
EKONOMİ
11 Nisan 2015 Cumartesi
TSE, TANAP’a test ve
muayene desteği verecek
KOCAELİ- Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı
Projesi'nin (TANAP) ana hattında kullanılacak bin
850 kilometrelik çelik boruların yüzde 45'inin kaplaması, Türk Standardları Enstitüsü (TSE) tarafından
test ve muayeneden geçirilecek.
Gebze ilçesindeki Kalite Kampüsü'nde boruların
üretimini gerçekleştirecek Ümran Boru ile Borusan
Mannesmann-Noksel-Erciyas Konsorsiyumu ile
TSE arasında iş birliği protokolü imzalandı. İmza
töreninde konuşan TSE Başkanvekili Fahrettin
Önder, güvenilir test ve muayene hizmetlerinin firmaların en önemli ihtiyaçlarından olduğunu söyledi.
Deney ve test hizmetlerinde Ortadoğu'da ilk sırada
olduklarını, Avrupa'da da yakın gelecekte liderliğe
yükseleceklerini vurgulayan Önder, "Kısa zaman
önce geçirdiğimiz Türk Akreditasyon Kurumunun
(TÜRKAK) denetimleri sonucunda bin 757 alanda
akredite olduk. Bu, gerçekten Türk ekonomisinin
kalkınması anlamında çok önemli bir faktördür. Her
alanda test ve muayene hizmetleri verebilmekteyiz" bilgisini paylaştı. Önder, TSE belgesinin
dünyanın her yerinde sanayiciler için gurur vesilesi
olduğuna dikkati çekerek, "Özbekistan'dan yeni
geldim. Orada da belgelendirme yapıyoruz.
Özbekistan'da 'TSE'den markam var, TSE'den belgem var' diye gururla taşıyorlar. Gerçekten bu,
sadece Türki Cumhuriyetler için değil, Avrupa'daki
tüm devletler anlamında da 'TSE ile iş birliğine
hazırız' diye bize teklifler geliyor" diye konuştu.
(AA)
İLAN ANKARA BATI 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN
ESAS No : 2015/77
Karar No : 2015/118
Kezban Sümeyye Zengin'e velayeten davacılar Türkan Zengin ve Nebi Zengin ile davalı Etimesgut
Nüfus Müdürlüğü aleyhine mahkememizde açılan isim düzeltimi davasının yapılan açık yargılaması
sonunda; Hüküm; " 1 -Davanın kabulüne,
Ankara, Polatlı, Yeniköseler nüfusuna kayıtlı 15130149116 kimlik numaralı Kezban Sümeyye Zengin'in
sicilde kayıtlı isminin iptaliyle Sümeyye olarak düzeltilmesine, " karar verilmiştir. 03.04.2015
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
Basın - 57953 (www.bik.gov.tr)
HIRDAVAT, BOYA VE ELEKTRİK MALZEMESİ
ANKARA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK
BAKANLIĞI TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU
HIRDAVAT, BOYA VE ELEKTRİK MALZEMESİ alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu
maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer
almaktadır:
İhale Kayıt Numarası : 2015/41419
1-İdarenin
a) Adresi : Rüzgarlı Cad. İbrahim Müteferrika Sok. No:9/2 06100 Ulus ALTINDAĞ/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası : 3123025321 - 3123025373
c) Elektronik Posta Adresi : [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi (varsa) : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu malın
a) Niteliği, türü ve miktarı : 2 Kısım 172 Kalem Hırdavat, Boya ve Elektrik Malzemeleri Alımı
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Teslim yeri : Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğü Deposu
c) Teslim tarihi : Malzemelerin teslimi Sözleşmenin imzalanmasından itibaren 10 (on) gün içinde
Halk Sağlığı Müdürlüğü deposuna teslim edilecektir.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer : Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğü İhale Birimi( Rüzgarlı Caddesi İbrahim
Müteferrika Sok. No:9/2 Ulus/ANKARA )
b) Tarihi ve saati : 20.04.2015 - 14:00
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak
kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve
Sanatkarlar Odası belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi
Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile
tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter
tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. Satış sonrası servis, bakım ve onarıma ilişkin belgeler:
Garanti süresince malzemelerde oluşacak herhangi bir hasar veya malzemenin özelliğinin kaybetmesi durumunda, İdarenin yazılı talebine takiben ürün birebir aynısı ile en geç 10 (on) gün
içerisinde değiştirilecektir.
4.3.2.
4.3.2.1. Standarda ilişkin belgeler:
Tüm Malzemeler TSE, ISO ve CE Belgeli olacaktır.
4.3.3. Tedarik edilecek malların numuneleri, katalogları, fotoğrafları ile teknik şartnameye cevapları ve açıklamaları içeren doküman:
İstekliler tarafından ihale dosyası içerisinde teklif verdikleri ürünlere ait katalog veya tanıtıcı
fotoğraflı broşür ihale dosyası içerisinde sunulacaktır ve istenen kalemler için numune veya katalog verecektir. Hangi kaleme ait olduğu katalog/broşür üzerinde belirtilecektir
1.KISIMDA; 5, 104, 105, 106, 107, 115, 116, 117, 118. Kalemlere ilişkin numune verilecektir. 7,
8, 9, 10, 11, 84, 85, 86, 87, 88. Kalemler için katalog verilecektir. 3, 4, 13, 65, 66, 67, 68, 70,
71,96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 108, 109, 110, 111. Kalemlere ilişkin numune veya katalog
verilecektir.
2. KISIMDA; 19, 20, 21, 22, 23, 26, 32, 48, 52, 53, 54. Kalemlere ilişkin numune verilecektir. 6,
7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 24, 25, 27, 28, 29, 30, 31, 33, 34,35, 36, 37,38, 39, 40,
41, 42, 43, 44, 45, 46, 47. Kalemler için katalog verilecektir. 1, 2, 3, 4, 5. Kalemlere ilişkin numune
veya katalog verilecektir. İstekliler belirtilen numune, katalog ve tanıtıcı broşürleri en geç ihale
esnasına kadar idareye ulaştıracaklardır.
5.Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 25 TRY (Türk Lirası) karşılığı Ankara Halk
Sağlığı Müdürlüğü İhale Birimi( Rüzgarlı Caddesi İbrahim Müteferrika Sok. No:9/2 Ulus/ANKARA
) adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza
kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğü İhale Birimi( Rüzgarlı
Caddesi İbrahim Müteferrika Sok. No:9/2 Ulus/ANKARA ) adresine elden teslim edilebileceği gibi,
aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale
sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif
edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, kısmı teklif verilebilir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda
geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (Doksan) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
Basın - 57106 (www.bik.gov.tr)
T.C. ANKARA 23. İCRA DAİRESİ
2013/16106 ESAS TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
Aşağıda cins, miktar ve değerleri yazılı mallar satışa çıkarılmış olup:
Birinci artırmanın aşağıda belirtilen gün, saat ve yerde yapılacağı ve o gün kıymetlerinin %50'sine istekli
bulunmadığı taktirde, yine aşağıda belirtilen gün, saat ve aynı yerde 2. artırmanın yapılarak satılacağı; şu
kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen değerinin %50'sini bulmasının ve satış isteyenin alacağına
rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olmasının ve bundan başka paraya çevirme ve payların paylaştırma giderlerini geçmesinin şart olduğu; birinci artırmadan on gün önce başlamak üzere artırma tarihinden
önceki gün sonuna kadar esatis.uyap.gov.tr adresinden elektronik ortamda teklif verilebileceği, birinci artırmada istekli bulunmadığı takdirde elektronik ortamda birinci artırmadan sonraki beşinci günden başlamak
üzere ikinci artırma gününden önceki gün sonuna kadar elektronik ortamda teklif verilebileceği, mahcuzun
satış bedeli üzerinden aşağıda belirtilen oranda KDV.'nin alıcıya ait olacağı ve satış şartnamesinin icra
dosyasından görülebileceği; gideri verildiği takdirde şartnamenin bir örneğinin isteyene gönderilebileceği;
fazla bilgi almak isteyenlerin yukarıda yazılı dosya numarasıyla dairemize başvurmaları ilan olunur.
06/04/2015
1. İhale Tarihi
: 08/05/2015 günü, saat 10:00 - 10:05 arası.
2. İhale Tarihi
: 04/06/2015 günü, saat 10:00 - 10:05 arası.
İhale Yeri
: Ankara Adliyesi 3 Nolu Mezat Salonu
No
Takdir Edilen Değeri TL. Adedi KDV
Cinsi (Mahiyeti ve Önemli Nitelikleri)
1
100.000,00
1
%18
06 BS 6608 Plakalı, 2009 Model, MITSUBISHI Marka
, 2009 model, mitsubishi Ca model, muhtelif yerlerinde ezik ve çizik mevcut beyaz renkli araç
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
Basın - 59238 (www.bik.gov.tr)
MSB ANKARA İNŞAAT EMLAK BÖLGE BAŞKANLIĞI
KK LOJ K LIĞI KH BRL K LIĞI ERBAŞ-ER YEMEKHANESİ BAKIM VE ONARIMI yapım işi 4734
sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.
İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır.
İhale Kayıt Numarası : 2015/38743
1-İdarenin
a) Adresi : MSB ANKARA İNŞAAT EMLAK BÖLGE BAŞKANLIĞI KİRAZLIDERE/ BAKANLIKLAR
ÇANKAYA/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası : 3124174446 - 3124250417
c) Elektronik Posta Adresi : [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu yapım işinin
a) Niteliği, türü ve miktarı : Yalnız 1 Kalem. Çatı Onarımı. 1- İNŞAAT İMALATI % 100,00
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Yapılacağı yer : Etlik / ANKARA
c) İşe başlama tarihi : Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 7 gün içinde yer teslimi yapılarak
işe başlanacaktır.
ç) İşin süresi : Yer tesliminden itibaren 60 (ALTMIŞ) takvim günüdür.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer : MSB ANKARA İNŞAAT EMLAK BÖLGE BAŞKANLIĞI KİRAZLIDERE/
BAKANLIKLAR/ ÇANKAYA/ ANKARA
b) Tarihi ve saati : 21.04.2015 - 10:00
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak
kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da Esnaf ve Sanatkarlar
Odası veya ilgili Meslek Odası Belgesi.
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da esnaf
ve sânatkar odasından veya ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu
yılda alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi
Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri.
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi.
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile
tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter
tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu işte idarenin onayı ile alt yüklenici çalıştırılabilir. Ancak işin tamamı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.1.6. Tüzel kişi tarafından iş deneyimi göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası
bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye
doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren belge.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyim belgeleri:
Son on beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ve teklif edilen bedelin
% 80 oranından az olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini
gösteren belgeler.
4.4.Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler ve benzer işlere denk sayılacak mühendislik
ve mimarlık bölümleri:
4.4.1. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
11.06.2011 tarih ve 27961 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Yapım İşlerinde Benzer İş Grupları
Tebliği”nde yer alan B-III GRUBU İŞLER BENZER İŞ OLARAK DEĞERLENDİRİLECEKTİR.
İhale konusu işe ilişkin iş deneyim belgeleri sunulabileceği gibi ihale konusu işi de içeren iş
deneyim belgeleri de sunulabilecektir. Ancak bu durumda ihale konusu işe ait iş tutarı, iş deneyim
belgesi üzerinden tespit edilebilmelidir. İş deneyim belgesi bu bilgiyi içermiyorsa, ihale konusu işe
ait iş tutarının tespit edilebileceği bilgi ve belgelerin teklif kapsamında sunulması zorunludur.
4.4.2. Benzer işe denk sayılacak mühendislik veya mimarlık bölümleri:
İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ VEYA MİMARLIK
5.Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 50 TRY (Türk Lirası) karşılığı MSB
ANKARA İNŞAAT EMLAK BÖLGE BAŞKANLIĞI KİRAZLIDERE/ BAKANLIKLAR/ ÇANKAYA/
ANKARA adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza
kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar MSB ANKARA İNŞAAT EMLAK BÖLGE BAŞKANLIĞI
KİRAZLIDERE/ BAKANLIKLAR/ ÇANKAYA/ ANKARA adresine elden teslim edilebileceği gibi,
aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, anahtar teslimi götürü bedel üzerinden verecektir. İhale sonucu, üzerine
ihale yapılan istekliyle anahtar teslimi götürü bedel sözleşme imzalanacaktır. Bu ihalede, işin
tamamı için teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda
geçici teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 120 (YÜZYİRMİ) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13. Diğer hususlar:
İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (N) : 1,0
Teklifi sınır değerin altında olduğu tespit edilen isteklilerin teklifleri, Kanunun 38 inci maddesinde
öngörülen açıklama istenmeksizin reddedilecektir.
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
Basın - 59242 (www.bik.gov.tr)
KÜLTÜR-SANAT
KÜLTÜREL
BOYUT
Prof. Dr. Hayrettin İVGİN
[email protected]
HALK ŞİİRLERİMİZİN KOOPERATİFÇİLİKLE
İLGİLİ DEYİŞLERİ-II
Yüzyılımızın önde gelen halk şairlerinden Kadirlili
Halil Karabulut da "Kooperatif" adlı şiirinde Karıncayı
örnek almamızı öğütlüyor. (Karınca, Ağustos 1978,
Sayı: 500) 6 dörtlük olan şiirinin bir dörtlüğü şöyle :
Bin karınca birlik eder
Birbiriyle dirlik eder
Çalışarak varlık eder
Karıncadan bir örnek al
Develili Aşık Ali Çatak ise "Kooperatif Elli Yaşında"
adlı şiirinde Türk Kooperatifçilik Kurumu'nun çalışmalarını övüyor: (Karınca, Mayıs 1981, Sayı: 533)
Atadan bu yana hizmet edene
Faniden bakiye göçüp gidene
Sağlıklar dilerim kalan bedene
Kim verdiyse bu Kurum 'a serini
Samsunlu Aşık Kemâli Bülbül de "Bizimdir" adlı şiirde (Karınca, Ekim 1981, Sayı: 538) Türk
Kooperatifçilik Kurumu'nu anlatıyor:
Elli yıl evveli attı temeli
A 'dan Z ye kadar Kurum bizimdir
Büyük Atatürk'ün uğurlu eli
Övülmeye değer durum bizimdir
Aşık Hasan Yördem de Aşık Hasreti, Aşık Meydanî,
Fikret Dikmen gibi kooperatif kurmayı öğütlüyor.
"Kooperatif Kuralım" adlı şiirinde (Karınca, Temmuz
1981, Sayı: 535).
Ozan Hasan kooperatif isterim
Birlik olup çalışanı severim
Geri kaldık onun için everim
Gel vatandaş kooperatif kuralım
diye duygularını dile getiriyor.
Aşık Halil Karabulut yeniden sesleniyor. "Çiftçilere
Çağır" adlı şiirinde (Karınca, Haziran 1981, Sayı, 534)
şöyle diyor:
Gelin bir kooperatif
Kuralım çiftçi kardeşler
Gönüllü arka arkaya
Verelim çiftçi kardeşler
Gürünlü Aşık Gülhanî'nin "Kooperatif Kurulunca"
adlı şiirinde kooperatifin yararları sıralanıyor. (Karınca,
Şubat 1981, Sayı:530)
Her tarafa temel attık
Geleceğe ışık tuttuk
Avrupa'ya meyva sattık
Kooperatif kurulunca
Kooperatif ve kooperatifçilikle ilgili şiirler bu kadar
değil. Aşık Halil Karabulut'un "Kooperatif Nedir"
(Karınca, Aralık 1980, sayı: 528) adlı, Aşık Gül
Ahmet'in "Türk Kooperatifçilik Kurumu İçin" (Karınca,
Nisan 1981, Sayı: 532) adlı, Çıldırlı Aşık Şeref
Taşlıova'nın “Gülyüzü" (Karınca, Ekim 1980, Sayı: 526)
adlı, Ahmet Kemal Gülersen'in "Öğütler" (Karınca,
Temmuz 1982, Sayı: 547) adlı, Mehmet Akbulut'un
"Tenbelin Hali" (Karınca, Haziran 1984, Sayı: 570) adlı,
Rıza Özcan'ın "Köy Sevgisi" (Karınca, Eylül 1982,
Sayı: 549) adlı, Nuri Çırağı'nın "Tarım Koperatifinde"
(Karınca, Ağustos 1985, Sayı: 584) adlı, Mevlüt
İhsanî'nin "Kooperatif" (Karınca, Ağustos 1985, Sayı ,
584) adlı Aşık Reyhanî'nin "Gel Tarım-Koop Beni
Kurtar" (Karınca, Ağustos 1985, Sayı: 584) adlı şiirleri
önemli ve kayda değer şiirlerdir.
Karınca dergisinde çağdaş şairlerimizin de kooperatif
ve kooperatifçilikle ilgili şiirleri bulunmaktadır. Şair
Ayhan İnal'ın "Kooperatifçilik" adlı şiiri bu tür şiirlerin
en güzellerinden biridir (Karınca, Şubat 1968, Sayı:
374)
Hile olmaz işimizde
Haram yoktur aşımızda
Bir sevdadır başımızda
Kooperatifler aracımız
Kooperatifçilik amacımız
Turan Atasever'in "Kooperatifçilik" (Karınca, Mart
1984 Sayı: 567), Coşkun Ertepınar'ın "Kooperatifçi
Türküsü" (Karınca, Kasım 1982, Sayı: 551), Enver
Tuncalp'ın "Kooperatif Marşı" (Karınca, Ağustos 1984,
Sayı: 572; aynı marş Karınca, Mayıs 1981, Sayı: 533 de
yayımlanmıştır):
Selâmi
Keskin'in
"Afyon
Kooperatifleri" (Karınca, Ekim 1981, Sayı: 538), yine
Enver Tuncalp'ın "Kooperatifin 50. Yılı" (Karınca,
Haziran 1981, Sayı: 534), Necati Temizkan'ın
"Türk Kooperatifçilik Kurumu" (Karınca, Kasım 1983,
Sayı: 563) adlı şiirleri bu tür şiirlerin ancak bir kaçıdır.
Başka bir yazımızda çağdaş şairlerimizin kooperatif
ve kooperatifçilikle ilgili şiirlerinden söz edeceğiz.
Sayın Basri İmecenin yayımladığı "Kooperatif Şiirleri
Antolojisi" adlı kitabı (Şark Matbaası, Ankara 1967) bu
konuda geniş bilgi verecek düzeydedir. Ancak, antolojinin bundan yaklaşık 48 yıl önce yayımlandığı düşünülürse, bu aradaki yıllarda pek çok kooperatif ve kooperatifçilikle ilgili şiirlerin Karınca dergisini süslediği unutulmamalıdır.
Halk şairlerimizden ve çağdaş şairlerimizden kooperatif ülküsünü aşılayacak, kooperatifçiliği sevdirecek
daha nice şiirler bekliyoruz.
MEB kısa film
yarışması düzenledi
ANKARA - Fotoğraf, sinema ve grafik gibi
sanat dalları kullanılarak eğitim kavramının görsel
boyutunun ortaya çıkarılması amacıyla "EBA Film
1. Kısa Film Yarışması" düzenlendi.
Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya
göre, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel
Müdürlüğü yarışmayı, eğitime sinema gözüyle
bakmak ve ortaya çıkacak bakışaçılarını, eğitim
çıktısı olarak kullanmak amacıyla organize etti.
Yarışma, öğrenci ve öğretmenlerin araştırmacı, esnek, entelektüel, yenilikçi ve ekip çalışması
yapabilecek niteliklerini öne çıkarmayı hedefliyor.
"Öğretmen" ve "öğrenci" olmak üzere 2 kategoride yapılacak yarışmaya, resmi okullarda
görev yapan öğretmenlerle ortaokul ve lise
öğrencileri katılabilecek.
Yarışmada, birinci 5 bin, ikinci 3 bin, üçüncü
de bin 500 lira ödül kazanacak.
Öğretmenler ve öğrenciler, "www.eba.gov.tr"
internet adresinden oylama yaparak, kendi birincilerine "ben seçtim" ödülü verebilecek.
Konusu "eğitim" olan yarışmaya, 27 Nisan'a
kadar başvurulabilecek. Film süresinin jenerik de
dahil 10 dakikayı geçmemesi gerekiyor.
Yarışmayla ilgili detaylı bilgiye
"www.eba.gov.tr" adresinden ulaşılabilecek.
(AA)
11 Nisan 2015 Cumartesi
9
Başkentte “Mukaddes
Miras Mushaf-ı Şerif
Sergisi” açıldı
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, DAEŞ terör örgütünün, mukaddes İslam dininin kavramlarını, sembollerini kullanarak, yeryüzünün şimdiye kadar görmediği en
büyük çirkinlikleri ve zulümleri gerçekleştirdiğini belirtti.
MEHMET NURİ
PARMAKSIZ
[email protected]
BENCİLEYİN SÖZLER
DEVRİMİZİN ŞİİR ESTETİĞİ ÜZERİNE
“ Şiir dalı kırılmış artık yemiş veren yok
Şair geçinenlerse her devirden daha çok”
ANKARA - Çelik, Diyanet İşleri Başkanı
Mehmet Görmez ile Kutlu Doğum Haftası
etkinlikleri kapsamında Ahmet Hamdi Akseki
Camii Sergi Salonunda düzenlenen
"Mukaddes Miras" isimli mushaf sergisinin
açılışına katıldı.
Bakan Çelik, serginin açılışında, hat
sanatı ve yazıya, yaşı ilerledikçe çok daha
heyecanlanarak, entelektüel açıdan da daha
fazla merak duyarak baktığını söyledi.
Herhangi bir kitabevine gidildiğinde,
İslam ve devlet, İslam ve sosyal adalet,
İslam ve ekonomi diye binlerce kitap bulunabildiğini, ancak insanın hayatına değen ve
onu güzelleştiren, yeryüzüne insanı daha
onurlu, izzetli ve şahsiyetli kılmak için gelen
değerler üzerinden üretilen sanatları anlatan
eserlere rastlamanın ise çok zor olduğunu
belirten Çelik, bu durumun kendisini üzdüğünü ifade etti.
Dünyanın hangi medeniyetine bakılırsa
bakılsın onun bir siyasi ve sosyal tarihi
bulunduğunu dile getiren Çelik, şöyle konuştu:
"Bir de derinden izlenmesi gereken, asıl
gücünü ve kuvvetini gösteren, yazıyla kurduğu ilişki vardır. Bir medeniyetin yazıyla kurduğu ilişki aslında yeryüzüne söylediği sözle
kurduğu ilişkidir, güzellikle kurduğu ilişkidir.
Bugünlerde bu sergileri açmamızın çok daha
büyük bir önemi var. Niçin bizden öncekiler
ve bugün onları takip edenler, estetiğe bu
kadar önem verdiler? Yazıyla olan ilişkilerini
giderek daha yüksek bir estetikle ifade
etmeye çalıştılar. Yeryüzünde o yazıyı okumayı hiç bilmese bile baktığında insanın
yüreğine ferahlık veren ve bütün estetik duygularını harekete geçiren bu sanatı nasıl
ortaya koydular? Bunu aklımızda tutalım."
Türkiye'nin etrafındaki bazı ülkelerin
yönetilemez durumda bulunduğuna işaret
eden Çelik, sadece bir günde 250 kişinin
camilerde öldürüldüğünü ve her gün bu sayının arttığını aktardı.
Bakan Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"DAEŞ denilen bir terör örgütü, mukaddes dinimizin kavramlarını, sembollerini kullanarak, yeryüzünün şimdiye kadar görmediği en büyük çirkinlikleri gerçekleştiriyor, en
büyük zulümleri gerçekleştiriyor. İnsanları
öldürmeyi bir dava haline getirmişler ve
bizim mukaddes bildiğimiz bütün değerleri
ve kavramları kullanarak resmen cinayet işliyorlar. Ve üstelik bizim için mukaddes değer
ve kavramları sloganlaştırarak yeryüzüne
belki de bin 400 sene boyunca gelmiş,
İslam'a bu kadar büyük zarar veren eylemlere imza atıyorlar. Başka medeniyetlere ait
eserleri, başka dinlere mensup insanlar tarafından üretildi diye yok ediyorlar. Müzeleri
yok ediyorlar. Oradaki eserleri tahrip ediyorlar. Bu küresel bir dalga haline dönüşüyor."
Tunus'taki müze saldırısını anımsatan
Çelik, "Yine kendilerine 'Müslümanım' diyen
birileri, daha öz bir inanç yaşadıkları iddiasıyla saldırdılar. Geçmiş medeniyetlere ait
eserleri, estetik değerleri yok etmek, aslında
Müslümanlarla Kur'an'ın çağrısıyla savaşmak
demektir. Bize verilen bir emir de şudur ki,
çok ihmal ettiğimiz bir emirdir, 'Gezin yeryüzünü ve bakın geçmiş ümmetlerin ne yaptığına.' Bundan daha büyük ders çıkarılacak,
bundan daha büyük insanlığa söylenecek
söz için temel oluşturacak başka bir hüküm
yoktur. Eğer siz geçmiş milletlerin yaptığı
eserleri yok ederseniz, insanlara ibret alacak
sembolleri ve eserleri de insanlardan mahrum bırakırsınız" değerlendirmesinde bulundu. (AA)
Polis adaylarından Türkçe,
Kürtçe ve Arapça konser
SİİRT - Siirt Polis Meslek Yüksekokulu
(PMYO) öğrencilerinden oluşan koro, Türkçe,
Kürtçe, Zazaca, Arapça ve İngilizce konser
verdi.
Türk Polis Teşkilatı'nın 170. Kuruluş Yıl
Dönümü etkinlikleri kapsamında Kültür ve
Turizm Müdürlüğünde gerçekleştirilen konserde, polis adayları tarafından Türkçe,
Kürtçe, Zazaca, Arapça ve İngilizce söylenen
bir birinden güzel şarkılar, izleyicilerin beğenisini topladı.
Vali Mustafa Tutulmaz, konserin ardından
yaptığı konuşmada, koronun seslendirdiği
her eserde benzer duygular yaşadıklarını
ifade etti.
Farklı dillerle söylenmesine rağmen ya
ağıt ya sevgiliye özlem ya da sıla hasretinin
dile getirildiğini belirten Tutulmaz, şöyle dedi:
"Duygular aynıydı sadece diller farklıydı.
Biz de zaten bunu diyoruz, dillerimiz farklı
olsa da duygularımız aynı olsun. Biz bu duygularla Siirt'imizin kardeşliğine vesile olan
emniyetimizin 170. yılını kutluyorum.
Siirt'imize hayırlı uğurlu olması, huzur getirmesi ve polis teşkilatımızla vatandaşlarımızın
kardeşçe birbirlerine destek olacakları bir yıl
geçirmesini temenni ediyoruz."
Etkinliğe, Siirt Üniversitesi Rektörü Prof.
Dr. Murat Erman, 3. Komando Tugay
Komutanı Tuğgeneral Halil Soysal, İl
Jandarma Komutanı Kurmay Albay Şenol
Yeloğlu, İl Emniyet Müdürü Mutlu Ekizoğlu,
bazı daire müdürleri ile emniyet mensupları
katıldı. (AA)
Şiiri bir yemişe benzeten Alain’i düşündükçe, bugünkü
şiirimizin içinde bulunduğu hali daha iyi anlıyorum.
Birçok dergide şiir yayınlayan şairleri ve şiiri basit bir
işmiş gibi düşünenlerin çokluğu gördükçe, zıvanadan çıkıyorum.
“Nerdesin?” diye seslenen Ahmet Kutsi’yi anlamak ,
aslında devrimizde şiirin düşürüldüğü mezbeleyi çözmekle
mi bağlantılı?Ya da Haşim’in, şu mısralarında mı gizli?
“Zannetmeki ne güldür, ne de lâle
Âteş doludur, tutma yanarsın,
Karşında şu gülgûn piyâle!”
Herkesin bir farklılığı olmalı. İşte sanatta güzelliği yaratacak olan da, bu değişik bakış açıları değil midir?
Abdurrahim Karakoç’un şu söylemindeki inceliği kavramamız gerekir: “ İstisnalar dengeyi bozar.” İstisna bir şair
olabilmenin hikmetine erebilmek, geceler boyu şiiri ve
mısraları düşünebilmek, yetiştiğimiz kültürü özümseyebilmek ve her dengeyi hesap ederek, şiirde bilinçli bir şekilde
yol almak mı, acaba kişiyi şair yapıyor?
Şimdi daha iyi anlıyorum ki, şiirimizin düştüğü bu halin
sorumlusu, geleneğimizden kopan, kültürümüze ve geçmişte dilimizi hassas bir şekilde işleyen şairlerimize yabancılaşan bizlerde. Şiirleri tam da olgunlaşmadan, onları dallarından kopartıp kitap denen sandıklara koymaya çalışan
şairlerde. Şiiri ve şairliği basit bir işmiş gibi görenlerde.
Geçmişte, şiir bayrağımızı sanat burcunun en üstüne taşıyan Şeyh Galip gibi şairlerimizin yazdıklarını anlayamayan bizlerde. Y. Kemal’i, Haşim’i, Akif’i, O. Veli ile beraber Faruk Nafiz’i ve daha nice şairlerimizi dikkatlice okumayan herkeste.
Ne diyebilirim ki? Şiirimizi ve geleneğimizi anlayamadığımız sürece, sığ denizlerde kalmaya mecburuz. Ya da
Bahattin Karakoç’un şu söylemindeki hikmeti çözemezsek, açık denizlere açılmak için daha çok bekleyeceğiz:
“Gökleri içime çektim, hapsettim denizleri
Gönül kıyı tanımazken, şiir göleti ne ki”
Gerçekten şair olanlar, şairliği neden kabul etmezler hiç
düşündünüz mü? Takdir edilmek, iltifatlar duymak onların
nefsine hiç hoş gelmez mi? Bir şeyi iyi anlamalıyız; şiirin
ciddiyeti kadar, şairin karakterinin sağlamlığı da önemlidir.
Şair olanların en büyük sorumluluklarından biri de, dile
karşı olan mesuliyetleridir. Sanatın amacı güzele ulaşmaksa; bu ancak güzel Türkçemizi tanımakla ve sanatın üzerimize yüklediği görevleri yerine getirmekle olur.
Ancak,dilimizin bekçileri sayabileceğimiz şairler bir dili
işleyebilirler. Bunun içinde geniş bir bilgi,birikim ve kültür gerekir. Okumadığımız, gelenekten ve gelişimden
kopuk olduğumuz sürece, çağımızda yaşayan müteşairlerden gerçek şiir beklemek tamamen hayaldir. Yalnız, şunu
da unutmamak lazım. Biz gelenekten ve dilimizden ne
kadar kopuk olursak olalım, onun bizden ayrılması söz
konusu değildir. Yahya Kemal, şu mısralarında bunu ne
güzel anlatmış:
“Çok sürse ayrılık, aradan geçse çok sene
Biz sende olmasak bile sen bizdesin yine”
Peyami Safa, 17 Haziran 1936’da , Yedigün adlı dergide
yazdığı bir yazısında ne kadar da haklıdır. Sanki bugünü
görerek söylenmiş bu cümleler benim de haklılığımı ortaya
koyuyor: “ Şiirin doktorluk kadar bir ihtisas haysiyeti olduğunu kabul etmeyenlere, şiirin doktorluktan çok daha güç
bir iş olduğunu anlatmak güçtür. Zamanımızın şair bolluğu
ve şiir azlığı bu zorluktan ileri geliyor.”
Aslında roman yazarı olarak tanıdığımız Safa’nın, böyle
bir tespitte bulunması, onun şiire ne kadar vakıf bir insan
olduğunun göstergesi değil midir? “Yalnızız” romanında
geçen şu cümle, alkış sarhoşu olmuş müteşairleri uykusundan uyandıracak kadar kuvvetlidir: “ İnsanın en kolay aldatabileceği budala kendisidir.”
Artık kendimizi aldatmayalım, uyanalım ve gözümüzü
açalım. Şiir yazabilen – ya da yazdığını sanan- herkes şair
değildir, başta bunu idrak edelim. Halk şiirine ve bütün
kültürümüze vakıf olamazsak, Yunus’un şu mısraındaki,
“ Bir sinek bir kartalı kaldırıp yere vurdu”
söyleyişindeki sembolleri kavrayamayız. Geleneğin
gücünü kullanamazsak adımızın sonraki yüzyıllara taşınmasını sağlayamayız. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “
Gelecek, geçmiş üzerine kurulur” sözüyle vermek istediği
mesajı anlayamazsak, unutmayın ki, bizim için âti, bugünlerden daha karanlık olacaktır.
GÜNÜN DÖRTLÜĞÜ
Özlem her dem göğsüme vursa da sevdamlayım,
Büyük görmeyin beni ben küçücük damlayım.
Dünya değersiz lakin zaman geçmiyor işte
Mahşere dek şükürde, hasrette ve gamdayım.
10
SAĞLIK
11 Nisan 2015 Cumartesi
Onlar “mucize” çocuklar
Dünyada ve Türkiye'de çok az sayıda yapılan, başarı şansı da oldukça düşük olan ince bağırsak nakli sonrası 4,5
yaşındaki Rüstem, 17 yaşındaki Gizem ve 18 yaşındaki Ali Rıza yaşama sıkı sıkı tutundu.
İZMİR - Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin organ
nakil merkezi, ölüm riski büyük olan, ancak başarılması güç
bir ameliyatla hayata dönen 3 çocuğun, ailelerinin ve doktorlarının mutluluğuna ev sahipliği yapıyor.
Kadavradan bağış, erişim ve uyum oranı düşük olan ince
bağırsak nakli olan çocuklardan Rüstem, 4,5 yıl önce hayata
gözlerini açtığı hastanelerden ayrılmaya ve ilk kez evini görmeye hazırlanıyor.
Doğduğundan bu yana ince bağırsakları çalışmayan,
beslenememe ve enfeksiyon nedeniyle en az 10 kez organ
yetmezliğine girerek yoğun bakıma alınan Rüstem Üzel,
beyin ölümü gerçekleşen bir erişkinden yapılan nakil sayesinde artık ağızdan beslenebiliyor ve hızla kilo alıyor.
Bir trafik kazası sonrası ince bağırsağını kaybeden 17
yaşındaki Gizem Kılıç, önce nakil için sıraya alındığını, uygun
ince bağırsak bulunduktan sonra transplantasyon işleminin
gerçekleştiğini, ancak 4 yıl sonra organ reddi nedeniyle yeniden hastalandığını anlattı.
İlk nakledilen ince bağırsağın geri çıkarıldığını ve zorlu bir
süreçten sonra ikinci kez ameliyat masasına yattığını söyleyen Gizem Kılıç, yaşadıklarını şöyle dile getirdi:
"Şimdi iyileşme sürecine girdim. Artık mutlu, huzurlu ve
evimdeyim. Hem ruhsal hem fiziksel açıdan zordu. En büyük
destekçim doktorlar, hemşireler ve ailem oldu. Yaşamımın
değerini daha iyi biliyorum artık ve hayatın tadını çıkararak
yaşıyorum. İlk amacım eğitimimi tamamlamak. Henüz bir
meslek seçimim yok. Nakilden önce anadolu lisesinin sayısal bölümündeydim. Hastane sürecinde ise kafamı dağıtmak için tasarıma merak sardım. Her alanda zevkli bir hayat
sürmek için elimden geleni yapmak istiyorum.
Şu anda yaşıyorum ama bağış yapılmasaydı ben bugün
hayatta olamazdım. Binlerce kişinin hayatına devam edebilmesi için herkesi organ bağışına davet ediyorum."
Ali Rıza Ercan da Türkiye'nin birçok hastanesini gezip
şifa aradığını, son olarak Tepecik Eğitim ve Araştırma
Hastanesi'ndeki nakille sağlığına kavuştuğunu dile getirerek,
"Çok sıkıntılıydı artık biraz nefes almak ve kendimi dinlemek
istiyorum" diye konuştu.
Hastanede, Rüstem'i kucağında gezdiren Organ Nakil
Merkezi Sorumlu Hekimi Operatör Doktor Cezmi Karaca,
çocuk yaş grubunda ince bağırsak yetmezliğinin doğumsal
hastalık, emilim, iletim bozukluğundan kaynaklanabildiğini,
erişkinlerde ise daha çok damar tıkanıklığı, bağırsaklardaki
beslenme bozukluğu gibi nedenlerle ortaya çıktığını söyledi.
Türkiye'de sadece ince bağırsak nakil ruhsatı olan 4 merkezden birinin Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi olduğunu kaydeden Karaca, şu bilgileri verdi:
"2004 yılından beri burada bağırsak nakli yapıyoruz.
Başka merkezlerde yapılamıyor çünkü hastayı kaybetme
ihtimali çok fazla. Bugüne kadar 22 kişiye 23 bağırsak nakli
yaptık. Hayatta kalan kişi sayısı ise tekli rakamlarda.
Pediatrik yani çocuk yaştakilere de nakil yapabiliyoruz.
Organ nakli hastane kapısından girişten çıkışa kadar herkesin katıldığı bir ekip işi. Rüstem nakil yaptığımız son hastalardan biri. Hem gelişim hem de fiziksel olarak aktif durumda. İlk kez evine gitmeye hazırlanıyor. O ve diğer hastaları
gördükçe 'ne mutlu bize' diyoruz."
Çocuk Gastroloji Hepatoloji ve Beslenme Uzmanı Doç.
Dr. Maşallah Baran ise insan yaşamı için en önemli şeyin
besin olduğunu, ince bağırsağı olmayan bir hastayı damardan beslediklerini, bunun da bir çok sakıncasının bulunduğunu aktardı. Nakil öncesi defalarca değerlendirme yaptıklarını, başarılı sonuçlar almaya başladıkça mutlu olduklarını
söyleyen Baran, "Bu çocukların birçoğu uçurumun kenarında yaşıyor çünkü beslenemiyor. Onları günlük hayata döndürmek çok güzel şey" dedi. (AA)
İSTANBUL - Yeryüzü Doktorları Derneği tarafından
yürütülen "Gülümseyen Çocuklar Projesi" kapsamında,
2007'den bu yana dünyanın değişik yerlerinde bin 813
çocuk sağlığına kavuşturuldu.
Dernekten yapılan açıklamada, Yeryüzü Doktorları'nın,
Dünya Sağlık Haftası'nda da şifa dağıtmaya devam ettiği
belirtildi. Yoksul coğrafyalarda hekim yetersizliğinden
tedavi olamayan binlerce çocuğun, "Gülümseyen
Çocuklar Projesi" kapsamında, derneğin gönüllü hekimlerince tedavi edildiği kaydedilen açıklamada, projeyle
2007'den bu yana Gazze, Azerbaycan, Moritanya ve
Yemen başta olmak üzere 16 ülkede ameliyat ve tedaviler
gerçekleştirdiği aktarıldı.
Dernek bağışçıları ve TİKA'nın yardımlarıyla yüzlerce
çocuğun fiziksel kusurlarından kurtulup, sağlığına kavuştuğu anlatılan açıklamada, son olarak Sudan ve
Kongo'da yapılan operasyonlarda tedavi edilen çocuklarla beraber 2007'den bu yana bin 813 çocuk sağlığına
kavuşturulduğu bildirildi.
Yoksul coğrafyalarda 3 dakikada bir yarık damaklı
çocuk dünyaya geldiği belirtilen açıklamada, "Hastalık
nedeniyle bebekler süt emmek için gerekli vakumu oluşturamıyor. Bundan dolayı da doğan her 10 çocuktan biri
ilk yaşını dolduramadan ölüyor. Sağ kalan çocuklar da
yeme, konuşma, sosyalleşme ve hatta gülümseme güçlüğü çekiyor. Dünyanın birçok ülkesinde bebekler, çocuklar
ve gençler, dudaklarında veya damaklarındaki yarıkla fiziki ve psikolojik sıkıntı yaşıyor" bilgisine yer verildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen projenin başkanı
Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik,
Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı ve
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ethem Güneren, Sudan'da
dudak damak yarığı rahatsızlığı olan 43 hastada, 41 ameliyat gerçekleştirdiklerini belirtti. Kongo'da da erkek
çocuklarında görülen "hipospadias" hastalıkları için de
operasyonlar yaptıklarını aktaran Güneren, "Plastik cerrah
uzmanlarının bulunmadığı birçok ülkede bu hastalar çaresiz. Gönüllü hekimlerimiz sınırları zorlayarak ilaçları son
damlasına kadar kullanarak operasyonları başarıyla gerçekleştirdiler" ifadelerini kullandı. (AA)
Yeryüzü Doktorları, 8 yılda 1813 çocuğu sağlığına kavuşturdu
İhbarname Fiş No
Vergi K.No
20150407135000000017
0670505379 0015
20150407135000000016
20150407135000000018
V.Kod Vergi Dönemi
TÜRKİYE HARP MALULÜ GAZİLER ŞEHİT DUL
VE YETİMLERİ DERNEĞİ GENEL
BAŞKANLIĞINDAN GENEL KURUL İLANI
Derneğimiz 15 nci Olağan Genel Kurul Toplantısı 02 Mayıs 2015 tarih ve saat
10.00’da Büyük Anadolu Oteli Toplantı Salonu Esenboğa Havalimanı Yolu 27. Km
Akyurt / Ankara adresinde yapılacaktır.
Bu toplantıda çoğunluk sağlanamadığı takdirde ikinci toplantı; yeter sayısı aranmaksızın 09 Mayıs 2015 Cumartesi günü saat 10.00’da Dernek Genel
Merkezinde Yapılmasına oy birliği ile karar verilmiştir. Tüm delegelerimizin toplantıda hazır bulunmaları önemle duyurulur.
GÜNDEM
1- Açılış ve Yoklama.
2- Genel Kurul Divan Heyetinin seçimi, Saygı duruşu ve İstiklal Marşı.
3- Gündemin Onaylanması.
4- Misafirlerden Arzu Edenlerin Konuşması.
5- Komisyonların Seçimi. (Hesap, Tüzük, Bütçe, Dilek ve Tasnif)
6- Genel Merkez Yönetim, Denetim ve disiplin Kurulu raporları ile Hesap
Komisyonu raporunun okunması ve raporların müzakeresi.
7- Disiplin Kurulunca üyelikten çıkarılma karar verilen üyelerin üyelikten çıkarılma
işleminin oylaması.
8- 2015-2018 Dönemine ait Bütçe Komisyonu Raporunun okunması, müzakeresi
ve oylaması.
9- Genel Merkez Yönetim ve Denetleme Kurulunun ibrası.
10- Tüzük Komisyonu Raporunun okunması ve oylanması.
11- Genel Kurul yetkisindeki kararların alınması. (Bütçe üzerinde artırım yetkisi
ile fasıllar arası aktarım yapılması, Genel Başkan ve Şube Başkanlarının harcama yetkisi, Genel Merkez Yönetim Kuruluna Gayrimenkul alım ve satım yetkisi
verilmesi Dernek aracının satılması ve yanisinin alınması yetkisi vb.)
12- Türk Medeni Kanununun 94 üncü maddesi gereği Şube açma yetkisi Genel
Kurula verildiğinden Dernek Şubesi olmayan il ve ilçelerde şube açılması, şubelerden kapatılması gerekenlerin kapatılması ve diğer şehit aileleri dernekleri ile
birleşme konusunda Yönetim Kuruluna yetki verilmesi.
13- Seçimler (Genel Başkan, Yönetim ve Denetime Kurulu asil ve yedek Disiplin
Kurulu asil ve yedek, Dış İlişkiler asil ve yedek.)
14- Dilek Komisyonu Raporunun okunması ve müzakereleri ile temenniler.
15- Seçim sonuçlarının ilanı ve kapanış.
Yedigün-20
DIŞKAPI VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNDEN
Soyadı-Adı( Unvanı) Vergi Toplam Ceza Toplam ihb. Toplamı Adres
0670505379 0015
01/2009-01/2009 ALTUNKAL SELİM
6.201.00 TL
6.201.00 TL
12.402.00 TL KARARGAHTEPE MAHALLESİ ATIŞ CADDESİ NO:97/13 KEÇİÖREN/ANKARA
0670505379 0015
08/2009-08/2009 ALTUNKAL SELİM
4.365,00 TL
4.365.00 TL
8.730,00 TL
03/2009-03/2009 ALTUNKAL SELİM
3.690,00 TL
3.690,00 TL
7.380.00 TL
KARARGAHTEPE MAHALLESİ ATIŞ CADDESİ N0:97/13 KEÇİÖREN/ANKARA
KARARGAHTEPE MAHALLESİ ATlŞCADDESİ NO:97/13 KEÇİÖREN/ANKARA
20150407135000000001
0350000044 0001 01/2009-12/2009 AKSELİ ALİ
1.913,93 TL 1.913.93 TL
3.827,86 TL YUNUS EMRE MAHALLESİ CAMCI SOKAK NO:4/16 PURSAKLAR/ANKARA
Yukarıda adt soyadı yazılı mükellefler adına tanzim olunan ödeme emirleri 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 99. maddesi gereğince memur ve posta Kanalıyla tebliğ yapılamamıştır.
1- 213 sayılı V.U.K.'nun 105.maddesi gereğince iş bu İlanın yayın tarihinden itibaren bir (1) ay zarfında Dışkapı Vergi Dairesi Müdürlüğüne bizzat veya bilvekale müracaat etmeleri, mektup veya telgrafla açık
adreslerini bildirmeleri,
2- Kendilerine süre ile kaim olmak üzere tebliğ yapılacağından riayet edilmediği takdirde adı geçen kanunun 106. maddesi gereğince işbu ilanın yayın tarihinden itibaren Bir (1) aylık sürenin sonunda mezkur
şahıslara tebliğ yapılmış sayılacağı ilan olunur.
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
Basın - 58781 (www.bik.gov.tr)
DENİZ İKMAL GRUP KLIĞI BOYLER VE DAĞITIM KOLLEKTÖRÜ ONARIMI ANKARA BAKIM ONARIM VE İSTİHKAM
KOMUTANLIĞI MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI GENEL KURMAY BAŞKANLIĞI BAĞLILARI VE MÜSTEŞARLIK
Deniz İkmal Grup Klığı Boyler ve Dağıtım Kollektörü Onarımı yapım işi 4734 sayılı Kamu İhale
Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır.
İhale Kayıt Numarası : 2015/40735
1-İdarenin
a) Adresi : Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İnönü Bulvarı Bakanlıklar Çankaya/ANKARA
b) Telefon ve faks numarası : 312 4032241-3124032739-3124033221 - 3124033439
c) Elektronik Posta Adresi : [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2-İhale konusu yapım işinin
a) Niteliği, türü ve miktarı: 1 Adet Yapım İşi
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
b) Yapılacağı yer : Dikimevi/ANKARA
c) İşe başlama tarihi : Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 5 gün içinde yer teslimi yapılarak
işe başlanacaktır.
ç) İşin süresi : Yer tesliminden itibaren 60 (altmış) takvim günüdür.
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer : Dz.K.K.lığı Ankara Bakım Onarım ve İstihkam Komutanlığı Bakanlıklar-ANKARA
b) Tarihi ve saati : 22.04.2015 - 10:00
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da Esnaf ve Sanatkarlar
Odası veya ilgili Meslek Odası Belgesi.
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da esnaf ve
sânatkar odasından veya ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda
alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi
Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı
olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri.
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi.
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile
tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek
üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli
imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu işte idarenin onayı ile alt yüklenici çalıştırılabilir. Ancak işin tamamı alt yükleni-
cilere yaptırılamaz.
4.1.6. Tüzel kişi tarafından iş deneyimi göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından
fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde
bulunan ticaret sicil memurlukları veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren belge.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
4.3.1. İş deneyim belgeleri:
Son on beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ve teklif edilen bedelin
% 60 oranından az olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren
belgeler.
4.4.Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler ve benzer işlere denk sayılacak mühendislik ve
mimarlık bölümleri:
4.4.1. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
C Grubu İşler
4.4.2. Benzer işe denk sayılacak mühendislik veya mimarlık bölümleri:
Makina Mühendisliği
5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 5 TRY (Türk Lirası) karşılığı Dz.K.K.lığı
Ankara Bakım Onarım ve İstihkam Komutanlığı Bakanlıklar/ANKARA adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza
kullanarak indirmeleri zorunludur.
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Dz.K.K.lığı Ankara Bakım Onarım ve İstihkam Komutanlığı
adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9. İstekliler tekliflerini, anahtar teslimi götürü bedel üzerinden verecektir. İhale sonucu, üzerine ihale
yapılan istekliyle anahtar teslimi götürü bedel sözleşme imzalanacaktır. Bu ihalede, işin tamamı için
teklif verilecektir.
10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici
teminat vereceklerdir.
11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 60 (altmış) takvim günüdür.
12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
13. Diğer hususlar:
İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (N) : 1,00
Teklifi sınır değerin altında kalan isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istenecektir.
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
Basın - 58104 (www.bik.gov.tr)
YAŞAM-ÇEVRE
BULMACA
“Avcı terminatör”ler
laboratuvarda üretiliyor
Ormanlara verdiği zarar
nedeniyle "alevsiz yangın" olarak nitelendirilen çam kese böceklerinin doğal düşmanı olan
"terminatör böcekler
(calosoma sycophanta)", Balıkesir Orman
Bölge Müdürlüğünün
Edremit İşletme
Müdürlüğü bünyesindeki laboratuvarlarda üretilip 14 işletme şefliğinde doğaya salınıyor.
BALIKESİR - AA muhabirinin aldığı
bilgiye göre, ormanların adeta bekçiliğini yapan "terminatör böcekler" laboratuvar ortamında üretildikten sonra avcılıklarıyla ağaçları korumaya başlıyor.
Beyaz tulumlarla girilebilen laboratuvarda personel, bugünlerde yoğun
şekilde terminatör böceklerden yumurta
almaya ve larvaları büyütüp doğaya
salınmak üzere hazır hale getirmeye
çalışıyor.
Yumurtadan yaklaşık 10 günde çıkan,
doğal mücadelenin en önemli unsurlarından bu böcekler, 20 günde larva olarak 4 santimetreye kadar büyüyor. Bu
aşamada doğaya salınmak üzere hazır
hale geliyorlar.
Beraberinde, beslenme amacıyla çam
kese böceğiyle toprağa gömülen bu larvalar, bir sonraki yılın şubat-mart aylarında ergin böcek olarak doğaya bırakılıyor.
Edremit Orman İşletme Müdürü
Mehmet Demirbağ, terminatör böceklerin, yumurtadan çıktığı andan itibaren
larva halinden ergen konuma ulaşıncaya
kadar tüm gelişme aşamalarında çam
kese böceğiyle beslendiğini söyledi.
Söz konusu hayvanları, "alevsiz yangın" olarak nitelendirilen çam kese
böceklerinin yoğun olduğu yerlere
bıraktıklarını belirten Demirbağ, şöyle
konuştu:
"Geçen yıl ürettiklerimiz, doğada şu
anda mücadeleye başladı. 2014'te üretip doğaya saldığımız terminatörler,
yılda ortalama 100 gün mücadele yapıyor. Bu süre zarfında yaklaşık 20 milyon
çam kese böceğini etkisiz hale getiriyorlar. Bu yıl ise 8 bin böceği doğaya salmayı planlıyoruz. Belki bu sayı daha da
artabilir ama 2015 programımızda ilk
hedef 8 bin. Bunlar da gelecek yıl
mücadeleye başlayacak. 8 bin böcek, 4
yıllık ömürleri boyunca yaklaşık 64 milyon çam kese böceğini etkisiz hale getirip ormanları koruyacak. Ormanların
bekçisi olan terminatörlerin her biri
günde ortalama 20 çam kese böceğini
öldürüyor, bir bölümünü yiyor."
Balıkesir Orman Bölge Müdürü
Hüseyin Yalçın ise ağaçların, özellikle
kızılçamların iğne yapraklarını yiyerek
beslenen, fizyolojik ve primer zararlı
olan çam kese böceğiyle her yıl biyolojik ve mekanik mücadele yaptıklarını
anlatarak, geçen yıl sonbahar mevsiminde 16 bin 350 dekarda bu böceklerin keseleri toplanarak ormandan uzaklaştırıldığını bildirdi.
Biyolojik mücadele kapsamında çam
kese böceğinin yırtıcısı olan terminatör
böceklerden ürettiklerini dile getiren
Yalçın, "Bu yıl 14 işletme şefliğimizde
bu böceklerden doğaya salacağız.
Terminatör böcekler, çam kese böceğinin tırtıl ve pupalarını yiyerek beslenmektedir. Çok önemli ve faydalı bir yırtıcıdır" ifadesini kullandı.
Yalçın, doğal mücadele kapsamında
geçen sene olduğu gibi bu yıl da
ormanlara 2 bin kuş yuvası asılacağını
aktararak, böylece böcekleri yiyerek
beslenen kuş türlerinin ormanlarda
çoğalmasının sağlandığını sözlerine
ekledi. (AA)
Karadenizli arıcılar göç hazırlığına başladı
ORDU - Her yıl nisan ayının ikinci haftasından itibaren başka bölgelere göç
etmeye başlayan Karadenizli arıcılar,
doğanın uyanmasıyla göç hazırlıklarına
başladı.
Nisan ayının ortasında yayla yolcuğuna
başlamayı planlayan arıcılar, bir yandan
kovanlarını ve çerçevelerini tamir ediyor
diğer yandan da yaylada arı bakımı için
gerekli malzemeleri tedarik etmeye çalışıyor.
Ordu Arıcılar Birliği Başkanı Necati
Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, her yıl olduğu gibi Karadenizli arıcıların göç hazırlığına başladığını söyledi.
Arıcıların kısa sürede hazırlıklarını
tamamlayıp çeşitli illere gideceğini ifade
eden Aydın, nisan ayının ortalarında başlayacak göçün mayıs ayının ilk haftasına
kadar süreceğini kaydederek, "İklim şartlarına göre göç süresi bir hafta kısalabilir
ya da uzayabilir" dedi.
Karadenizli arıcıların yaklaşık yüzde
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
1
2
3
4
5
6
80'inin her yıl çeşitli bölgelere göç ettiğini
vurgulayan Aydın, şunları kaydetti:
"Bölgemizin iklim şartları nedeniyle
Ordulu arıcılarımızın neredeyse tamamı
nisan ve mayıs aylarından itibaren göç
etmeye başlarlar. Şu anda gezgin arıcılarımız yoğun bir çalışma ve çaba içerisinde göç hazırlıklarını sürdürüyor. Kimi arıcımız eksiklerini tamamlıyor kimi arıcımız
ise kovanlarını tamir ediyor. Bu hazırlıklar
birkaç hafta sürebilir. Daha sonra ihtiyaçlarını ve eksiklerini tamamlayan arıcılarımız Türkiye'nin dört bir tarafına dağılacaklar. Karadenizli arıcılarımız genellikle
Sivas, Erzurum, Erzincan, Ağrı,
Gümüşhane, Bayburt, Van, Hakkari,
Bitlis, Muş, Yozgat ve Bingöl illerindeki
yaylaları kullanarak buralarda sezonu
tamamlıyor. Arıcılarımız sezon sonuna
kadar vakitlerinin büyük bölümünü burada geçiyor. Daha sonra ekim ayı itibarıyla
da memleketlerine geri dönüyorlar.
Temennimiz bütün arıcılarımızın kazasız
7
11
11 Nisan 2015 Cumartesi
8
9
10
ve sorunsuz bir şekilde geri dönmeleridir."
Aydın, bütün arıcılara bereketli bir
sezon geçirmeleri dileğinde de bulundu.
Ordulu arıcılardan Nail Kaçar ise birçok
arıcı gibi kendisinin de göç hazırlığına
başladığını söyleyerek, "Nisan ayının
15'inden sonra Sivas'a bağlı Akıncılar
ilçesine gideceğim. Burada arılarımın
mevcudunu artıracağım. Ardından son
durak Erzurum'a geçeceğim" dedi. (AA)
BULMACA
Soldan sağa:
1. Gümüş balığına benzer bir balık. – Eski bir devlet. 2. Köken bilimi. 3.
Peynir, turşu, zeytin, balık gibi yiyeceklerin bozulmaması için içinde
tutuldukları tuzlu su. 4. Rus İmparatorlarına ve Bulgar krallarına verilen
unvan. – Kesin yargı. 5. Saçı dökülmüş olan kimse. – İslam’ın beş şartından biri. – Bir nota. 6. Müstahkem mevki. – Olumsuzluk anlatan önek. –
Halkın aşağı tabakası. 7. Miras, bırakıt. – Gözleri görmeyen. 8.
Gereğinde kullanılmak için saklanan tahıl. – Bir renk. 9. Birinin veya
tüzel kişinin olanca malı, mal varlığı. 10. Aktinyumun simgesi. – Eskiden
Roma kentine verilen ad. 11. Bitki ve hayvanların doğma, gelişme,
üreme gibi yaşayış evrelerini inceleyen bilim. 12. Bir sayı. – Engerek
yılanı. – Favori. 13. Organizmanın yapısı ile ilgili. 14. Serbest bırakma. –
Bale yapan erkek sanatçı. 15. Arjantin’in plaka işareti. – İş yeri, büro. –
Uzaklık anlatır. 16. Çocuk sahibi olmuş kadın. – Mihrak. 17. Baryumun
simgesi. – Hastalıklı, sakat. – Boru sesi. 18. İstanbul ilinin bir ilçesi. –
Tanrı. 19. Kadınların omuzlarını örtmek için kullandıkları geniş atkı. –
Dişi deve. 20. İlaç vererek hastalığı iyi etmeye çalışmak, tedavi etmek.
Yukarıdan aşağıya:
1. Tahıl yığını. – Pantolon yapımında kullanılan pamuklu bir tür kumaş.
– Müslümanların ibadet yeri. – Pişmiş ve dondurulmuş hamur yanında
tavuklu veya hindili çorba. 2. Astatinin simgesi. – Eğlencelik kuru yemiş.
– İlçe. – Etrafı suyla çevrili kara parçası. 3. Örnek, benzer, emsal. –
Boyun eğen, kendini başkalarının buyruğuna bırakan. – Yapı. – Telefon
sözü. 4. Çare. – Yatısız, gündüzlü okul veya öğrenci. – Tan ve makam
temeline bağlı kalmadan yapılan beste. 5. Şube, dal. – Egemenlik. –
Eskiden okullarda uygulanan dayak cezası. 6. İlgi. – Yalnızlık korkusu. –
İridyumun simgesi. 7. Kesilmiş ağaç kökü. – Bir organımız. – Güney
Kıbrıs’ta bir kent. – Arapçada su. 8. Delikli
örgü, gözenek. – Voltamperin simgesi. –
Yankı, akis. – Vilayet. – Üzerine yazı yazmak
ÇÖZÜMÜ
için tabaklanmış ceylan derisi. 9. Kira ile tutmak.
BUGÜN
– Resmi ziyaret ve davetlerde erkeklerin giydik13. SAYFADA
leri, arkası yırtmaçlı, etekleri uzu ve ön köşeleri
yuvarlak kesilmiş ceket. 10. Bulmaya çalışmak.
– Bir doğa olayı. – Kovuşturma.
Hazırlayan: Ercan BostaNcıoĞlu
TÜRKÇE BAKIŞ
Prof. Dr. Nurullah Çetin
[email protected]
MEHMET RAUF’UN BİR HİKÂYESİNİN TAHLİLİ YA DA MANKURTÇA
TESLİMİYET YERİNE ŞEREFLİCE ÖLMENİN ASALETİ
za, devleti yönetme biçimimize emirler,
Askerler aldıkları emre uyarak bayırın
talimatlar vermektedirler. Mesela ılımlı
düz kıs¬mına varır varmaz, jimnastik
adımla koşmaya başladılar; âdi yürüyüşle İslam isteyerek, dinlerarası diyalog, bilmem ne projeleriyle budanmış, kuşa çevtahminen on beş, koşmak şartıyla, altı
yedi dakikalık bir yol vardı, demek ki, en rilmiş, aslından uzaklaştırılmış, emperyalist batının sömürge çarkına ot tıkamayaaz beş dakikalık tehlikeli bir mıntıkada
cak, uysal, uyumlu, silik,
hareket edilecekti. Yüzbaşı camiin önünHıristiyanlaştırılmış ya da
de bakışıyla onları takip ediyor, yavaş
yavaş ilerliyordu. As¬kerlerin safı arasın- Yahudileştirilmiş cıvık bir İslam yaratmaya çalışmaktadırlar. Hikâyedeki imama
dan neferler birer birer devriliyor, fakat
diğer¬leri inat ve ısrarla devam ediyorlar- emirler vermenin karşılığı bugün bu
şekilde uygulanmaktadır.
dı.
Öte yandan Avrupa Birliği ve Amerika,
Altı dakika zarfında eve varıncaya
çeşitli dayatma ve baskılarıyla kanunlarıkadar, on dört on beş as¬ker daha yuvarlanmıştı. Fakat nihayet altmış kadar asker mızı değiştirtmeye, işine gelen bir anayasoluk soluğa, sağ olarak kapıya varmışlar, sa yaptırmaya çalışmaktadır. Siyasetimizi
ellerinde balta¬larla kapıyı kırmaya uğra- ve güvenliğimizi yönlendirmeye uğraşşıyorlardı. Kapı çabuk kırıldı, hemen içeri maktadırlar. Mesela anayasamızı Atatürk
milliyetçiliğinden, Türk millî kavram ve
daldılar. Yüzbaşı bu esnada bayırın düz
motiflerinden arındırmamızı istemektedirkısmına kadar çık¬mıştı. Askerin bir kısler. Bu durum da hikâyedeki müdüre
mının içeri girdiğini, geri kalanının evin
emir vermenin güncel karşılığıdır.
arka tarafına koşup kaçmalarına engel
olmaya çalıştıklarını anladı. Fakat o anda,
* Emperyalistlerin Mankurtlaşmış Yerli
küçük evin bir ateş bulutu içinde müthiş
İşbirlikçileri:
bir patlamayla havaya uçtuğunu gördü.
Bunlar, düşmanlar, emperyalistler karHadiseden on ikisi ağır yaralı olmak
şısında yerli ve millî değerler doğrultuüzere otuz iki asker kurtulabilmişti.
sunda tavır alamayan, düşünemeyen, şahDiğerlerinin naaşları enkaz altında
siyetini, kendine olan güvenini kaybetbu¬lundu. Evin altında, yer altı gibi bir
miş, yiğitçe, erkekçe duruş sergilemeyen,
mutfakta da ellerinde birer martini [tek
milletini ve vatanını, kültürel değerlerini,
kurşun atan bir tüfek cinsi] olduğu hâlde,
maddi ve manevi varlıklarını sonuna
Halil Hoca ile ihtiyar karısının naaşı
kadar savunma direnci dumura uğramış,
bulundu.
ezik, silik şahsiyetlerdir.
Moskof yüzbaşısı, Üç Göbek
Zalim emperyalistlere, düşmanlara
İmam'dan daha insaflı davranarak, onlaerkekçe direnmek yerine onlara teslim
rın yanına girdiği vakit, vatan ve
olmayı, onlara yaranmayı, dalkavukluk
millet¬leri için tek başlarına elli, elli beş
etmeyi, onlardan medet istemeyi, şefaat
düşmanı yok ettikten sonra, bu kadar şan
ve şerefle, bu kadar kahramancasına ölen dilenmeyi, onların insafına sığınmayı,
onlar ne derlerse yapmayı, hatta onların
bu iki büyük ölüyü şapkasını çıkararak
bütün zulümlerine, icraatlarına yardımcı
selamladı.”
olmayı en doğru davranış olarak görürler
ve kendini, milletini, vatanını, bütün
Hikâyenin Günümüze Uyarlanarak
değerlerini kendi eliyle yok eden gönüllü
Tahlili:
birer köle olarak çalışırlar. Bilerek veya
* Emperyalist İşgalcilerin Her
bilmeyerek, isteyerek veya istemeyerek
Dönemde Benzer Şekilde Varlığı:
düşmanla işbirliği yaparlar.
Bu hikâyede ülkemizi, köylerimizi,
Bu hikâyede mankurtlaşmış yerli işbirtopraklarımızı, vatanımızı işgal eden, elilikçi tipi imamdır.
mizden almak isteyen ve bizi sömürge“İmam 'Üç Göbek' lakabıyla tanınmış
leştirmek, köleleştirmek, hatta yok etmek
isteyen emperyalistler, çapulcu Rus ayıla- şişman, patlak gözlü, çiçek hastalığından
harap olmuş gayet kırmızı yüzlü bir
rıdır. Türk köyünü asker adını verdikleri
adamdır. Emperyalist Rus askerleri köyçapulcularla işgal etmişlerdir.
lerini işgal edince şöyle der:
Bugünkü emperyalistler ise yine top- Canım elimizden ne gelir ki ne yaparaklarımızı, en verimli ekonomik kurumlarımızı, bankalarımızı, borsamızı, sigorta biliriz? Koca Mos¬kof ordusuna karşı
şirketlerimizi, limanlarımızı, iletişim, ula- çıkacak değiliz ya! Elbette: "Hoş geldişım, basın yayın kuruluşlarımızı, kültürü- niz, sefa geldiniz!" diyecek de değiliz,
fakat başka çare var mı? He¬rifler hemen
müzü, siyasetimizi ellerine alan, ülkemibize dokunmasınlar da...”
zin en güzel ve verimli değerlerine el
Böyle düşünen ve buna göre tavır alan
koyan batılılar ve bütün yabancılardır.
kişiler, Mütareke ve Millî Mücadele
Daha özelde ise Avrupa Birliği ve
döneminde de vardı. Amerikan mandasıAmerika’dır. Bunlarla birlikte hareket
nı, İngiliz, Fransız, İtalyan mandasını
eden Türk düşmanı yerli işbirlikçilerdir.
isteyen, işgalcileri efendi olarak gören,
onlarla iyi geçinmeyi politika zanneden,
* Emperyalistlerin Efendilik-Kölelik
hainlik yaparak milletine karşı düşmanla
İlişkisine Dayalı Tavırları:
işbirliği yapan, işgalci emperyalist
Hikâyede “otuz kırk Rus askeri,
Batılıları yurdumuzdan kovmak için canıakşamüstü köye girmişler, imamı, müdünı dişine takmış yiğit Türk direnişçilerini
rü, çağırıp emirler vermişlerdir.”
işgalcilerin komiserlerine, polislerine,
Burada imam, bizim dinî, kültürel,
manevi değerlerimizin ve kurumlarımızın subaylarına jurnalleyen, ispiyonlayan,
bir temsilcisidir. Müdür de yöneticilerimi- hatta idam edilmelerini sağlayan İngiliz
Muhipleri Cemiyeti üyesi, İslam Teali
zin, siyasetimizin, devlet kurumumuzun
temsilcisi olan bir tiptir. Mehmet Rauf bu Cemiyeti, Kürt Teali Cemiyeti, Damat
Ferit Paşa taraftarı gibi adamlar vardı.
iki tipi temsil niteliğine göre bilerek seçBunların bir kısmı tarikatçı şeyh, dindar
miştir.
filan geçiniyordu. Fakat dindarların tamaBugün de Avrupa Birliği ve
mı mankurt işbirlikçi değildi. Müslüman
Amerika’dan oluşan emperyalist Batı,
Türk asaletini koruyan, Mehmet Akif gibi
hikâyedeki imam”ın temsil ettiği dinimişahsiyetli yiğit dindarlar da vardı tabii.
ze, “müdür”ün temsil ettiği siyasetimize,
(DEVAM EDECEK)
meclisimize, kanunlarımıza, anayasamı-
Engellileri anlamak için
“işaret dili” öğreniyorlar
BARTIN - Bartın Üniversitesi'nde
işitme engellilerin iletişimde yaşadığı zorluğun aşılmasına katkı sağlamak amacıyla başlatılan işaret dili
kursuna öğrenciler geniş katılım
sağlıyor.
Bartın Üniversitesi Sürekli Eğitim
Uygulama ve Araştırma Merkezinin
(BÜNSEM), Aile ve Sosyal
Politikalar İl Müdürlüğünün desteğiyle açtığı kursta, üniversitelilere
işaret diliyle basit cümle yapıları,
sıfatlar, fiiller, soru cümleleri ve
diyalog örnekleri ile parmak alfabesi öğretiliyor. BÜNSEM Müdür
Yardımcısı Emine Arslan Kılıçoğlu,
AA muhabirine yaptığı açıklamada,
öğrencilerin toplumsal duyarlılığını
ve farkındalığını arttırmak amacıyla
kursu açtıklarını, eğitimlerin Orman
Fakültesi amfisinde haftanın 2
günü olmak üzere 3 ay süreceğini
söyledi.
Öğrencilerin, işitme engellilerin
iletişimde karşılaştıkları zorlukların
bilincinde olmaları sayesinde kursa
ilgi gösterdiklerini anlatan Kılıçoğlu,
"Kursta Bartın'ın yanı sıra her ilden
öğrenci var. Her bir öğrencimiz,
arkadaş ortamında, sokakta, otobüste, herhangi bir yer ve zamanda
işitme engelliyle muhakkak karşılaşıyor. Üniversiteliler aldıkları eğitimle, engellilerle iletişim kurabilecek,
onlara toplum içerisinde anlaşılabilir olmanın verdiği mutluluğu yaşatacaklardır" diye konuştu.
Emine Arslan Kılıçoğlu, kursa
farklı illerden Bartın'a üniversite
eğitimi için gelen 180 öğrencinin
katılmasının önem taşıdığını, üni-
versitelilerin memleketlerinde de
engellilerle iletişim kurma konusunda örnek olacaklarını dile getirdi.
İşaret dili eğitmeni Ahmet Kavak
da çok sayıdaki işitme engellinin
en önemli sorununun duyma ve
konuşma yetilerinin eksikliğinden
dolayı iletişim kuramamak olduğunu söyledi.
Sağlıklı bireylerin işaret dili bilmediği için işitme engellilerle iletişimde sorun yaşadığını vurgulayan
Kavak, "En büyük özgürlük ifade
özgürlüğüdür ama işitme engelliler,
çoğu kişiyle iletişim kuramadıklarından bunu kullanamıyorlar.
Amacımız bunu aşmak. Biz ne
kadar iletişime ihtiyaç duyuyorsak
işitme engelliler de en az o kadar
ihtiyaç duyuyor. Maalesef kendi içimizde, ailemizde bir engelli yoksa
engellilerin anlayabilme çabasından
da uzağız. Böyle bir kursla bu
duyarlılığa katkı sunmak istedik"
diye konuştu. (AA)
SİYASETTE KADIN
12
11 Nisan 2015 Cumartesi
iklimde Nisan çılgınlığı
ANKARA- Türkiye sadece
Nisanda yağan kar şokunu değil, 7
Haziran seçimlerinde Meclis’e girecek kadın adayların çokluğunun
sevincini yaşıyor.
Önceki gün başlayan ve
Türkiye'nin özellikle iç kesimlerinde
etkili olan soğuk hava ve kar yağışı
ile birlikte birçok kent beyaza
bürünürken, bu sürprizden olumsuz
etkilenenler de oldu karın tadını
çıkaranlar da.
Siyasette ise kadın rüzgarı esmeye devam ediyor. Çünkü, 2011
Genel Seçiminde toplamda 268
kadın aday gösteren siyasi partilerin, 2015 Genel Seçimi için kadın
milletvekili aday sayısı 531'e yükseldi.
HDP 268 kadın adayla ilk sırayı
alırken AK Parti 99, CHP 103, MHP
ise 61 kadın aday gösterdi.
AK Parti'de 28 Şubat sürecinin
mağdurları Fatma Benli, Leyla Şahin
Usta'nın yanı sıra Merve
Kavakçı'nın kardeşi Ravza Kavakçı
gibi dönemin sembol isimleri yer
buldu.
İstanbul, İzmir ve Ankara'da ilk
sıraları kadınlara bırakan CHP'de,
şair Metin Altıok'un kızı Zeynep
Altıok, Ermeni cemaatini temsilen
avukat Selina Özuzun Doğan ile İsmet
İnönü'nün torunu Gülsün Bilgehan dikkati
çekiyor.
MHP, Meclis Başkanvekili Akşener'i
İstanbul 3. Bölge birinci sıradan, genel
başkan yardımcıları Ruhsar Demirel'i
Eskişehir birinci sıradan, Zuhal Topçu'yu
da Ankara 1. Bölge ikinci sıradan aday
gösterdi.
HDP'de ise Eş Genel Başkan
Yüksekdağ Van birinci sıra, Grup
Başkanvekili Pervin Buldan İstanbul 3.
Bölge birinci sıra, Diyarbakır Milletvekili
Leyla Zana ise Ağrı birinci sıradan milletvekili adayı gösterildi.
Türkiye'nin iç ve batı bölgelerinde etkili
olan kar yağışı, bazı illerde ulaşımda
aksamalara neden oldu.
Batı Karadeniz'in iç kesimleri,
Marmara'nın güneydoğusu, İç Ege ile İç
Anadolu'nun batısında karla karışık yağmur ve kar şeklindeki yağışlar, hayatı
olumsuz etkiledi.
Ankara ve İzmir'in yüksek kesimleri ile
Düzce, Kastamonu, Denizli,
Afyonkarahisar, Konya, Kütahya,
Eskişehir, Manisa, Isparta, Muğla, Burdur
ve Uşak'ta kar yağışı etkili oldu.
Düzce ve Kastamonu'nun İnebolu
ilçesinde kar yağışı etkili oldu; Bolu
Dağı'nda ise kar kalınlığı 20 santimetreye
ulaştı.
Bu arada, olumsuz hava koşulları
nedeniyle özellikle Denizli-Antalya karayolunun Cankurtaran mevkisinde trafikte
aksama yaşandı ve yol ulaşıma kapandı.
Karayolu, ekiplerin çalışmaları sonucu bir
süre sonra trafiğe açıldı.
Bozkurt ve Çardak ilçelerindeki kar
yağışı nedeniyle Denizli-Afyonkarahisar
karayolunda ulaşım kontrollü olarak
sağlanıyor.
Konya'nın Beyşehir ilçesinde nisan
ayında yağan kar, ilçeye gelen leyleklere
de "beyaz" sürpriz yaşattı.
Eskişehir'de ve Muğla’da da kar yağışı
etkili olurken, Isparta'da kapanan 3 köy
yolu ulaşıma açıldı.
Önceki genel seçimde toplamda 268
kadın aday gösteren siyasi partilerin, bu
seçimlerde gösterdiği kadın aday sayısı
531'e yükseldi. Bu yükseliş, "Siyasette
kadın rüzgarı esecek" yorumlarını da
beraberinde getirdi.
AA muhabirinin derlediği bilgilere göre,
Mevcut Parlamentoda 312 milletvekilinin
45'i kadın olan AK Parti'nin 2015 genel
seçimlerindeki hedefi en az 80 kadın milletvekili.
Bu rakama ulaşmak isteyen AK Parti 4
şehirde kadınlara ilk sıradan yer verirken,
kadın adayların büyük bir bölümünü de
seçilebilecek sıralardan aday gösterdi. AK
Parti, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun ilk
sıradan aday olduğu Konya'da 3 kadın
adaya yer verdi. Konya'da Hüsnüye
Erdoğan üçüncü sıradan, Leyla Şahin
Usta altıncı sıradan, Rüveyde Gülseren
Işık ise onuncu sıradan aday gösterildi.
AK Parti'nin listelerinde 28 Şubat
sürecinin mağdurları kadınların önemli
yerlerde aday gösterilmesi dikkati çekiyor.
Listede, Fatma Benli, Leyla Şahin Usta,
Ravza Kavakçı Kan gibi dönemin sembol
isimleri yer buldu. Georgetown
Üniversitesi'nin yayımladığı "Dünyanın En
Etkili 500 Müslümanı" listesine giren
CHP, İstanbul 2. Bölge birinci
sırada ise avukat Selina Özuzun
Doğan'ı aday gösterildi. Doğan'ın
Ermeni Cemaatini temsilen aday
gösterildiği belirtiliyor.
CHP daha çok Balkan göçmenlerinin bulunduğu İstanbul 3.
Bölge'de, yine bir Balkan göçmeni
olan eski Genel Sekreter Bihlun
Tamaylıgil aday olurken, CHP'nin
Eskişehir'de ilk sıra adayı ise bir
kadın akademisyene bırakıldı.
Eskişehir'de birinci sıra
Osmangazi Üniversitesi Tıp
Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları
öğretim üyelerinden Prof. Dr. Gaye
Usluer'in oldu. CHP'de Ankara 1.
Bölge'de ilk sıra İsmet İnönü'nün
torunu Gülsün Bilgehan'a verdi.
Ankara 2. Bölge birinci sıra adayı
ise Sivas'ta Madımak Oteli'nin
yakılması davasında avukatlık
yapan Şenal Sarıhan'ın oldu.
Tekirdağ'da ikinci sıra ön seçimin
galibi milletvekili Candan Yüceer'in
olurken, Kılıçdaroğlu'nun memleketi
Tunceli'de ise ilk sıra yine bir kadın
adaya bırakıldı. Yüksek Disiplin
Kurulu üyesi avukat Saniye Barut ilk
sırada yer aldı.
Partinin Kocaeli birinci sıra adayı
avukat Fatma Kaplan Hürriyet,
Avukat Fatma Benli, 28 Şubat Sürecinde
Afyonkarahisar adayı ise ön seçimden birbaşörtüsü yasağı nedeniyle Marmara
inci çıkan avukat Burcu Kayıkçı oldu.
Üniversitesi'ndeki eğitimini yarıda kesmek
CHP'de yapılan ön seçimlerde
zorunda kalmıştı. Benli, AK Parti İstanbul
Adana'da ilk sırada yer alan avukat Elif
2. Bölge sekizinci sıradan aday gösterildi. Doğan Türkmen de yine bu kentte ilk sıra4 kadın adayı liste başından aday
da.
gösteren AK Parti, Aile ve Sosyal
Partinin Denizli'de gerçekleştiği ön
Politikalar Bakanı Ayşenur İslam'ı
seçimlerde ilk sırayı alan Melike Basmacı
Sakarya, Genel Başkan Yardımcısı Öznur
ise mühendis. Gümüşhane'de ikici sıra bir
Çalık'ı Malatya, Avukat İlknur İnceöz'ü
öğretmene bırakıldı. Eda Çubukçu burada
Aksaray, Şebnem Koçakelçi'yi ise Bingöl
CHP'nin milletvekili adayı oldu.
listelerinde birinci sıralardan aday gösterMHP'de, 61 kadın aday bulunuyor.
di.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener,
Bingöl'de liste başından aday gösterİstanbul 3. bölge birinci sıradan aday
ilen Şebnem Koçakelçi, aday listelerinde
olurken Genel Başkan Yardımcıları Ruhsar
en çok dikkat çeken isimler arasında yer
Demirel Eskişehir birinci sıradan, Zuhal
aldı. İstanbul AK Parti İl Yönetim Kurulu
Topçu Ankara 1. bölge ikinci sıradan aday
Üyesi olan Koçakelçi, Doğu Anadolu
gösterildi.
Bölgesinden AK Parti listelerinde birinci
Gazi Üniversitesi Fen Fakültesi
sırada yer alan ikinci kadın aday oldu.
Biyokimya Anabilim Dalı öğretim üyesi
Dr. Ravza Kavakçı Kan ise, Fazilet
Prof. Dr. Elif Loğoğlu da MHP'nin kadın
Partisinden milletvekili seçilen ancak
adayları arasında yer alıyor. Loğoğlu,
başörtüsü nedeniyle Meclis'teki yemin
Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin birnici
törenine katılmasına izin verilmeyen Merve sıradan aday olduğu Osmaniye'den
Kavakçı'nın kardeşi. Kavakçı Kan da
üçüncü sıradan seçime girecek.
başörtüsü yasağı nedeniyle eğitimini
İzmir'in iki seçim bölgesinde de
Teksas Üniversitesi Bilgisayar
üçüncü sırada kadınlar bulunuyor. Buna
Mühendisliği bölümünde tamamladı. 2008 göre İzmir 1. bölge üçüncü sıradan
yılında Boğaziçi Üniversitesi'nden Avrupa yönetici danışmanı Senem Kılıç, İzmir 2.
Çalışmaları yüksek lisans derecesi alan
bölge üçüncü sıradan ise kamuoyu
Ravza Kavakçı Kan, 2009 yılında
araştırmacısı Süeda Neslihan Çelik, aday
Washington DC Howard Üniversitesi
oldu.
Siyaset Bilimi Bölümünde doktorasını
HDP'nin YSK'ya sunduğu milletvekili
tamamlayarak Türkiye'ye döndü.
aday listesinde 268 kadın bulunuyor. Eş
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp
Genel Başkan Figen Yüksekdağ, Van birFakültesi'nde öğrenci iken 28 Şubat
inci sıradan, HDP Grup Başkanvekilleri
sürecinde başörtüsü yasağı nedeniyle
Pervin Buldan İstanbul 3. Bölge birinci
aldığı disiplin cezasının 'insan hakları
sıradan aday oldu. Diyarbakır Milletvekili
ihlali' olduğu gerekçesiyle Avrupa İnsan
Leyla Zana ise Ağrı 1. sıradan milletvekili
Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşıyan ilk
adayı gösterildi. Eş Genel Başkan
kadın olan Dr. Leyla Şahin Usta, Konya 6. Yardımcısı Meral Danış Beştaş ise Adana
sıradan aday oldu. Leyla Şahin davasında, ikinci sıradan aday oldu.
AİHM üniversitelerdeki başörtü yasağına
Eski Diyarbakır Belediye Başkanı
onay vermişti. Bu karar sonrasında Şahin, Osman Baydemirin ardından Şanlıurfa'da
tıp eğitimine Avusturya'da devam etmişti. ikinci sıradan aday gösterilen isim ise
Ak Parti İstanbul İl Kadın Kollarının
Abdullah Öcalan'ın yeğeni Dilek Öcalan
kurucu yönetim kurulu üyesi olan Ayşe
oldu. Daha önce KCK davasından
Keşir de Düzce üçüncü sıradan aday gös- yargılanan eski Viranşehir Belediye
terildi. Fatma Şahin'in Aile ve Sosyal
Başkanı Leyla Güven de Şanlıurfa
Politikalar Bakanlığı döneminde yakın
dördüncü sıradan milletvekili aday listeçalışma arkadaşı olan Keşir'in başörtüsü
sine girdi.
"başörtülü bakan danışmanı" tartışmalarıEski Avrupa Parlamenteri Ezidi
na neden olmuştu. Aile ve Sosyal
Feleknas Uca Diyarbakır dördüncü
Politikalar Bakanlığı'nda kuruluşundan
sıradan, Ermeni kökenli Flor Uluk Dursun
itibaren bakan danışmanlığı görevinde
da İstanbul 2. Bölge onuncu sıradan aday
bulunan Keşir, AK Parti kadın kollarının
yapıldı. Sanatçı Pınar Aydınlar da İzmir 1.
ulusal ve uluslararası çalışmalarının
bölge üçüncü sıradan listeye girdi.
tanıtım ve medya planlamasını yürüttü.
Yazar Hüda Kaya, Eş Genel Başkan
Milletvekili aday listelerinde 103 kadın
Selahattin Demirtaş'ın ardından İstanbul
aday bulunan CHP'de İstanbul, İzmir ve
1. Bölge ikinci sıradan listede yer aldı. 28
Ankara'da ilk sıralar kadınların oldu.
Şubat döneminde yürüttüğü başörtüsü
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun
mücadelesiyle öne çıkan Kaya, o
ikinci sırada yer aldığı İzmir 2. bölgede
dönemde kaleme aldığı bir yazı nedeniyle
birinci sıradan, Sivas'ta, 2 Temmuz
kızlarıyla yıllarca hapis yatmak zorunda
1993'te Madımak Oteli'nin yakılması
kalmıştı. 312. maddeden DGM'de
sırasında hayatını kaybeden Şair Metin
yargılanan ve 20 ay cezaevinde kalan
Altıok'un kızı Zeynep Altıok'a bırakıldı.
Kaya, ardından da 146. maddeden üç
CHP İzmir 1. Bölge birinci sıradan ise
kızıyla birlikte idam istemiyle yargılandı.
Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek
2011 yılında oğlu Muhammed Cihad bir
Böke'yi aday gösterdi.
PKK operasyonuyla gözaltına alınıp tutukDaha önce aday olmayacağını açıklandı ancak sonrasında beraat etti.
layan ancak ikna edilen Genel Başkan
Bunun üzerine Kaya, oğlu Muhammed
Yardımcısı Şafak Pavey ise İstanbul 1.
Cihad ile beraber 2013 yılının Ramazan
Bölge birinci sıra adayı yapıldı.
ayında Kandil'e gitti. Kandil'deki izlenimAynı bölgede ön seçimlerde birinci
lerini bir yazı dizisiyle yayınlayan Kaya, şu
çıkan diş hekimi Gamze Akkuş İlgezdi ise an Özgür Gündem Gazetesinde Köşe
ikinci sırada yer aldı.
yazarlığı yapıyor. (AA)
haber
Kamalak uçtu!
ANKARA - Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa
Kamalak, BBP ile yaptıkları seçim ittifakı sonucu en
az yüzde 15 oy almayı beklediklerini belirtti.
Kamalak ve milletvekili genel seçimine Saadet
Partisi listesinden katılacak eski BBP Genel Başkanı
Mustafa Destici, AA muhabirine değerlendirmelerde
bulundu. Mustafa Kamalak, iki partinin yetkililerinin
bir süredir ittifak için görüştüğünü, bu görüşmelerde
belirli kriterler konulduğunu belirterek, "Birtakım
kriterler çerçevesinde uygun adresin Saadet Partisi
olması gerektiği hususunda kardeşlerimizle görüş
birliğine vardık. Geminin rengi önemli değil önemli
olan karşıya geçmektir diye düşündük. Bu münasebetle Saadet Partisi çatısı altında seçime gidelim
kararını verdik" diye konuştu.
Tüm adaylar birbirine denk olduğu için seçimde
bulunurken zorlandıklarını belirten Kamalak, "Temel
ilkemiz şu, bizim inancımıza göre iki kardeş, iki ortak,
dürüst çalışırsa üçüncü Cenab-ı Allah olur. Öyle
hareket ediyoruz" diye konuştu.
İttifakın çatısının iki partiden oluştuğunu, ancak
diğer siyasi partilerden ve şu anda aktif siyasette
olmayanlardan da katılım olacağını dile getiren
Kamalak, "Halisane bir niyetle çıkılan bu yolda yine
aynı niyetle devam edildiği sürece hiçbir problem
olmayacaktır ama cuma gününe kadar da bu çalışmalar devam ediyor" dedi.
Kamalak, 11 Nisan'a kadar aday listelerine
eklemelerin yapılabileceğini, bunlar kesinleşmeden
birtakım isimleri söylemenin doğru olmayacağını
belirterek, "Bence cumayı bekleyim, hayırlı bir gün.
Şimdi diğer siyasi partilerin listeleri konuşuluyor.
Şimdi onlar konuşulsun inşallah cumadan sonra da
ittifakın listeleri konuşulmaya başlar" ifadesini kullandı. (AA)
CHP'de miting
maratonu başlıyor
ANKARA- CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu, Milletvekili Genel Seçimleri'nin
yapılacağı 7 Haziran'a kadar 50'nin üzerinde miting yapmayı planlıyor. Kılıçdaroğlu, "miting maratonunu" İstanbul'dan başlatacak.
Seçim kampanyası için Ali Taran'la anlaşan
CHP'de, reklam kampanyası ile miting programı
eş zamanlı yürüyecek.
11 Nisan'da televizyon kanallarında dönecek
ilk reklam filmi, "milletçe alkışlıyoruz" temasıyla
izleyiciyle buluşacak. CHP'nin seçim döneminde
yapacağı mitinglerde de bu slogan kullanılacak.
Genel Başkan Kılıçdaroğlu, aynı tarihte
"Büyük İstanbul Mitingi"ni Kartal Meydanı'nda
düzenleyecek. İstanbul mitinginde, CHP'nin tüm
adaylarının tanıtılması planlanıyor.
Bu seçim döneminde 50'nin üzerinde miting
planlayan Kılıçdaroğlu, gittiği yerlerde sürpriz
ziyaretler de gerçekleştirecek.
Kılıçdaroğlu, planlı olmayan semt pazarları,
kahvehaneler, köy merkezlerini de ziyaret edecek, halkla bire bir temas kuracak.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun kent ziyaretlerinde
işleyeceği ana konu ise ekonomi olacak.
Kılıçdaroğlu, CHP'nin başta "emekliye dini
bayramlarda bir maaş ikramiye" olmak üzere
daha sonra açıklanacak vaatlerini anlatacak.
Seçimlerde kullanılmak üzere hazırlanan
flama, afiş, broşür gibi malzemeler ise genel
merkezden örgüte gönderilmeye başlandı.
Partinin ekonomi ağırlıklı olduğu belirtilen
seçim bildirgesi ise 19 Nisan'da Ankara'da
kamuoyuna açıklanacak. Bildirgenin Genel
Başkan tarafından ATO Congresium veya Ankara
Arena'da açıklanması bekleniyor.
Genel Başkan Yardımcısı Sencer Ayata
öncülüğünde hazırlanan bildirgenin yazımında,
farklı üniversite, sendika ve sivil toplum kuruluşlarından destek alındı.
Bildirge hem özet hem de uzun haliyle açıklanacak. Özet halinde ana başlıklar, kolay
anlaşılır şekliyle sunulacak.
Farklı sektörlere ve kesimlere yönelik
tespitlerle çözüm önerilerinin yer alacağı bildirge,
daha çok ekonomi ağırlıklı olacak.
Kılıçdaroğlu'nun açıkladığı "emekliye iki maaş
ikramiye" ile "çiftçiye ucuz mazot" vaadi ekonomi başlıkları arasında yer alıyor.
(AA)
13
İngiltere’de koalisyon hükümeti gündemde
dış dünya
LONDRA - İngiltere'de genel seçime
bir ay kala, mevcut kamuoyu yoklamaları seçim sonucunda herhangi bir siyasi
partinin tek başına iktidar olacak çoğunluğa ulaşamayacağına işaret ediyor.
Ülkede iki büyük siyasi parti olan
Muhafazakar Parti ya da İşçi Partisi ile
işbirliği yapacak parti ya da partilerin
birleşmesiyle yeni bir koalisyon hükümetinin kurulması ihtimali yüksek görülüyor.
İngiltere'de 7 Mayıs'ta düzenlenecek genel seçimin havasını, Türkiye ya
da bazı Avrupa ülkelerinin aksine
İngiltere'nin sokaklarında hissetmek
mümkün değil. Siyasi partilerin bütçelerinin kısıtlı olması nedeniyle sokaklarda
partilerin bayraklarına ve afişlerine rastlanmıyor. 650 koltuklu İngiliz
Parlamentosu'nun alt kanadı Avam
Kamarası'na girmek için yarışan milletvekili adayları, seçim kampanyalarını
bölgelerinde kapı kapı dolaşarak,
sokaklarda broşürler dağıtarak ya da
yine bölgelerinde konuşmalar yaparak
yürütüyor.
Seçim sistemi dar bölge ve çoğun-
11 Nisan 2015 Cumartesi
luk esasına göre düzenlenmiş olan
İngiltere'de 2010 yılında yapılan son
genel seçim, ülkede oy eğilimlerinin
çeşitlendiğini ve küçük siyasi partilere
desteğin arttığını ortaya koymuştu.
Birleşik Krallık'ta bir siyasi partinin tek
başına iktidar olması için parlamentodaki milletvekili sayısının yarısı olan
325'e ulaşması gerekiyor. Ancak 2010
yılındaki genel seçimde David
Cameron'ın lideri olduğu Muhafazakar
Parti 306 sandalyede kalmıştı.
Cameron, seçimde 57 sandalye kazanan Liberal Demokrat Parti'yle koalisyon hükümetini kurmuş ve bu partinin
genel başkanı Nick Clegg Başbakan
Yardımcısı olmuştu. Böylece ülkede 36
yıl aradan sonra ilk kez bir koalisyon
hükümeti kurulmuştu. İşçi Partisi ise
parlamentodaki 258 sandalyesiyle
muhalefet partisi olmuştu.
Seçmenlerin Muhafazakar ya da İşçi
Partisi dışında başka siyasi partileri de
desteklediğini gösteren 2010 genel
seçiminin ardından, benzer bir tablonun
gelecek ay yapılacak genel seçim
sonucunda da ortaya çıkması bekleni-
yor. Bu çerçevede Yeşil Parti, İskoç
Ulusal Partisi (SNP), Galler Plaid Cymru
Partisi ve Kuzey İrlanda Demokratik
Birlikçi Parti (DUP) gibi siyasi partilerin
İngiliz siyasetindeki önemi artıyor.
Mevcut anketler, Muhafazakarların yine
Liberal Demokratlarla birleşmesinin 325
sayısına ulaşmalarına yetmeyeceğine
işaret ediyor. Bu durumda üç siyasi
partinin birleşmesiyle koalisyon hükümeti kurulma ihtimali bulunuyor.
2010 yılındaki genel seçimden bu
yana, koalisyonun küçük ortağı Liberal
Demokrat Parti'den muhalefetteki İşçi
Partisi'ne ve Yeşil Parti'ye,
Muhafazakarlardan ise Avrupa Birliği
(AB) ve göçmen karşıtı görüşleriyle bilinen Birleşik Krallık Bağımsızlık
Partisi'ne (UKIP) kaymalar olduğu biliniyor. Muhafazakar Partili iki milletvekili
geçen yıl yapılan ara seçimlerle
UKIP'ye geçerek, parlamentoya girmişti. UKIP'nin 7 Mayıs'taki genel seçimde
parlamentoda iki olan parlamenter sayısını artırması öngörülüyor ancak büyük
bir başarı elde etmesi beklenmiyor.
Göçmen karşıtlığının, ekonominin de
Şaroviç: “Türkiye, Bosna
Hersek için önemli bir ortak”
iyileşmesiyle etkili bir politika olmadığı
ve UKIP'ye desteğin son aylarda düştüğü görülüyor. Siyasi olarak en çok
Muhafazakarlara yakın olan UKIP'nin,
bu partiyle koalisyon ortaklığı yapmasına ise ihtimal verilmiyor.
Siyaset bilimcileri de Birleşik
Krallık'ta son yıllarda değişen oy eğilimlerine dikkati çekiyor. London School of
Economics Üniversitesi (LSE) Siyaset
Bilimi Profesörü Simon Hix, ülkede
düşük gelirliler ve işçi sınıfının İşçi
Partisi'ne, yüksek gelirlilerin ise
Muhafazakar Parti'ye oy verme eğilimlerinde değişiklikler olduğunu belirterek
bu ayrımın artık bu kadar keskin olmadığını söyledi. Hix, UKIP'nin seçmen
kitlesini ise daha çok düşük gelirlilerin
oluşturduğunu ifade etti.
"YouGov" isimli kamuoyu araştırma
şirketinin yaptığı son ankete göre,
"İngiltere'de seçmenler için öncelikli
konuların" başını ekonomi, sağlık ve
emekli maaşları çekiyor. Ekonomiyi iyileştiren Muhafazakarların eli bu konuda
kuvvetli ancak sağlık sistemi başta
olmak üzere çeşitli alanlarda yapılan
Bosna Hersek Dış Ticaret ve Ekonomik İlişkiler Bakanı Mirko Şaroviç,
Türkiye'nin, Bosna Hersek için önemli bir ortak olduğunu ve iki ülke
arasındaki ticaret hacminin her yıl arttığını söyledi.
SARAYBOSNA - Şaroviç, AA
muhabirine yaptığı açıklamada,
Türkiye-Bosna Hersek arasındaki ekonomik ilişkileri, ülkedeki yatırım imkanlarını ve bölgesel doğalgaz boru hattı
projelerini değerlendirdi.
Bosna Hersek'teki Türk yatırımlarının ve iki ülke arasındaki işbirliğinin
önemine işaret eden Şaroviç, "Türkiye,
Bosna Hersek için önemli bir ortak. İki
ülke arasındaki ticaret hacmi her yıl
artıyor" ifadesini kullandı.
Şaroviç, Bosna Hersek tarafı olarak
dış ticaret bilançosunun dengede tutulmasını ve Bosna Hersek'in Türkiye'ye
daha çok ihracat yapmasını sağlamaları gerektiğini belirterek, "Şimdi
Türkiye'den daha çok ithalat yapıyoruz
ancak Türkiye ile imzalamış olduğumuz
uluslararası anlaşmalar bize bu şansı
sunuyor. Bunlardan biri de et ihracatı
ile ilgili olan anlaşma. Bunun dışında
süt ve bazı tarım ürünlerinin, sanayi
ürünlerinin ihraç edilmesi ihtimali de
söz konusu" diye konuştu.
Bosna Hersek'in Türkiye'den,
komşu ülkelerden ve diğer uzak ülkelerden yatırımcılar için daha çekici olabilmesi için her şeyden önce istikrarlı
kurumlara ve öngörülebilir ekonomik
hareketliliğe sahip istikrarlı bir ülke
olması gerektiğini vurgulayan Şaroviç,
bunun, ülkedeki iyi bir yatırım iklimi
oluşmasının temeli olduğunu söyledi.
Şaroviç, ülkeye yatırımların gelmesi
için devletin yanı sıra entite, kanton ve
belediye yönetimlerinin, hatta ticaret
odalarının ve derneklerin de katkı sağlaması gerektiğini ifade ederek, şunları
kaydetti:
"Bakanlar Kurulu olarak çalışma
saatlerimizin büyük bir bölümünü, dikkatimizi ve enerjimizi Bosna Hersek'in
rekabetçiliğini arttırmak için kullanaca-
ğız. Bu çok önemli. Rekabet açısında
bölgenin en kötüsüyüz. Makedonya ve
Arnavutluk gibi ülkeler bizi geçti.
Birilerinin parasını bizim ülkemize yatırabilmesi için rekabetçilik açısından
komşularımızdan daha iyi olmalıyız. İş
yapabilme kolaylığını daha yukarılara
çekmeli, ekonomik özgürlüğü arttırmalıyız ki yatırım atmosferi daha çekici bir
hale gelsin."
Güney Akım Projesi'nin alternatifi
olan Türk Akımı ile ilgili gelişmeleri
yakından takip ettiklerini anlatan
Şaroviç, bunun yanı sıra Yunanistan,
Arnavutluk, Karadağ, Bosna Hersek ve
Hırvatistan'da geçecek İyon-Adriyatik
Boru Hattı ile gelişmeleri de izlediklerini
belirtti.
Şaroviç, Bosna Hersek'in enerjisini
öncelikle AB ülkelerine ihracat yapma
şartlarını yerine getirmeye harcaması
gerektiğini vurgulayarak, bu konunun,
Dış Ticaret ve Ekonomik İlişkiler
Bakanlığı'nın ve genel olarak yeni
hükümetin önceliklerinden biri olacağını
söyledi.
Bosna Hersek'in Türkiye'ye 15 tonluk et ihracatının, Bosna Hersek'in
çıkarına bir düzenleme olduğuna işaret
eden Şaroviç, Bosna Hersek'in Türkiye
ile Serbest Ticaret Anlaşması'na sahip
nadir ülkelerden biri olduğunu ve bunu
en iyi şekilde kullanması gerektiğini
vurguladı.
Şaroviç, Bosna Hersek'in Dünya
Ticaret Örgütü'ne (WTO) üyeliğinin
önemine de işaret ederek, "Bosna
Hersek'in WTO üyeliği hedeflerimiz
arasında. Bu hedefimize yıl içerisinde
ulaşıp ulaşamayacağımızı göreceğiz.
Üyelik konusundaki müzakerelerimiz
devam edecek" şeklinde konuştu. (AA)
içinden geçtiği hassas süreçten dolayı
başkanın halk tarafından seçilmesinde
ısrarcı değiliz. Eğer bölge başkanının
meclis tarafından seçilmesi gerektiği
yönünde bir kanaat oluşur ve mecliste
oylamaya sunulursa kabul edilebilir"
dedi.
Goran Hareketi Milletvekili Mahmut
Hacı Ömer de "Bizim savunduğumuz
temel düşüncelerden birisi başkanlığın
meclis tarafından seçilmesidir. Bize
göre en uygunu parlamenter sistemdir.
Kürdistan'da yarı parlamenter bir sistem var. Bölge başkanı meclis tarafından seçilir ve gerekli anayasa değişiklikleri yapılırsa o zaman tam parlamenter sisteme geçmiş oluruz. Bu şekilde
demokratik düzenin daha çok ilerleyeceğini düşünüyoruz" diye konuştu.
KYB Milletvekili Revaz Faik ise parlamenter sistemde ısrarcı olacaklarını
söyledi. Faik, bunun için Barzani'nin,
halk tarafından değil, mecliste seçilmesini istediklerini belirtti.
İlk olarak 2005 yılında meclis tarafından 4 yıllığına başkanlığa seçilen
Barzani, 2009'da halk oylamasıyla ikinci kez başkanlığa seçilmişti. İkinci
dönemi 2013'te dolan Barzani'nin
görev süresi meclisin kararıyla 2015
ağustosuna kadar uzatılmıştı.
Barzani'nin görev süresinin uzatılmasına dönemin muhalefet partisi Goran
Hareketi sert tepki göstermişti. Ancak
artık iktidarın ortağı olan Goran
Hareketi ve diğer siyasi partiler, DAEŞ
şiddeti ve ekonomik kriz nedeniyle
Barzani'nin "bölgesel başkan" olarak
kalmasına destek veriyor.
DAEŞ krizinde ABD ve Batı ülkeleri
başta olmak üzere birçok ülkenin Kürt
bölgesine destek olmasını sağlayan
Mesut Barzani, koalisyon ülkelerinin
yardımıyla Kürt bölgesinin üç ili Erbil,
Süleymaniye ve Duhok'un DAEŞ saldırılarından korunmasında etkili oldu. Bu
süreçte Peşmerge için merkezi Irak
hükümetinden alınamayan birçok ağır
silah Batı ülkelerinden alındı.
Peşmergeye, Suriye'nin kuzeyinde
Kürtlerin yaşadığı Kobani'ye gitmesi
talimatını veren Barzani, söz konusu
silahlı birliğin Türkiye topraklarından
sınırın diğer tarafına geçişi için
Ankara'nın desteğini aldı. (AA)
Barzani'nin görev süresi 2 yıl daha uzatılacak
ERBİL - Irak Kürt Bölgesel Yönetimi
(IKBY) Başkanı Mesut Barzani'nin
görev süresi iki yıl daha uzatılacak.
Alınan bilgiye göre 2005 yılından
beri Bölgesel Başkan olan Barzani'nin,
20 Ağustos'ta görev süresi bitecek.
Barzani, IKBY Parlamentosu'nun alacağı yeni kararla 2 yıl daha başkanlık koltuğunda kalacak. Yarı parlamenter sistemle yönetilen Kürt bölgesinde halihazırda başkanı halk seçiyor.
Barzani'nin lideri olduğu Kürdistan
Demokrat Partisi (KDP) bundan sonraki
başkanlık seçimlerinin de halk oyuyla
yapılmasını istiyor. Ancak bölgenin
KDP'den sonraki en güçlü iki partisi
Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve
Goran Hareketi, Barzani'nin görev
süresinin uzatılmasına sıcak baksalar
da bazı şartlar öne sürüyor. Her iki
siyasi parti, parlamenter sistemin daha
iyi işleyeceği gerekçesiyle "bölgesel
başkan"ın bundan sonra mecliste seçilmesinde ısrar ediyor. Bunun için yerel
anayasada değişikliğe gidilmesi isteniyor.
KDP Milletvekili Ali Halo, AA muhabirine yaptığı açıklamada, başından
beri bölge başkanının halk tarafından
seçilmesini savunduklarını belirterek,
"Bu uygulandı ve başarılı da oldu.
Mesut Barzani yüzde 70 oy alarak başkan oldu. Ancak Kürdistan bölgesinin
kesintiler konusunda muhalefetteki İşçi
Partisi'nin yoğun eleştirilerine maruz
kalıyor. Genel seçim öncesi televizyondan canlı yayınlanan ve siyasi parti liderlerinin katıldığı tartışma programlarının
seçmenlerin tercihlerinde etkili olduğu
biliniyor. Bu çerçevede geçen hafta
yapılan tartışma programlarından birinin
ardından ayrılıkçı İskoç Ulusal Partisi'nin
(SNP) lideri Nicola Sturgeon'a desteğin
artması dikkati çekiyor. Geçen yıl yapılan İskoçya'nın bağımsızlık referandumundan sonra SNP'nin başına gelen
Sturgeon, İşçi Partisi ile olası bir koalisyon ortaklığı dolayısıyla isminden sıklıkla
söz ettiriyor.
Olası koalisyon ortaklarıyla ilgili
mevcut durumdaki gibi MuhafazakarLiberal Demokrat hükümetinin yanı sıra
İşçi Partisi- Liberal Demokrat Parti, İşçi
Partisi- İskoç Ulusal Partisi (SNP) ve
İşçi Partisi- Plaid Cymru seçenekleri
üzerinde duruluyor. İki büyük siyasi
parti olan Cameron liderliğindeki
Muhafazakarlar ile Ed Miliband liderliğindeki İşçi Partisi'nin koalisyon ortaklığı ise mümkün gözükmüyor. (AA)
Hollande: “Fransa'nın Tunus ile
terörle mücadele ve güvenlik
alanındaki işbirliği sürecek”
PARİS - Fransa Cumhurbaşkanı
François Hollande, ülkesinin, Tunus
ile terörle mücadele ve güvenlik alanındaki işbirliğinin kararlılıkla süreceğini söyledi.
Hollande, resmi ziyaret için
Paris'te bulunan Tunus
Cumhurbaşkanı El-Baci Kaid esSibsi'yi Elysee Sarayı'nda kabul etti.
Görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan
Hollande, terörle mücadele konusunda ülkesinin Tunus ile yakın
dayanışma içinde olduğunu belirterek bu işbirliğinin hem ekonomik
hem de güvenlik alanında kararlılıkla
süreceğini ifade etti.
Hollande, bölgesel istikrar ve
barış için ülkesinin Tunus ile yakın
işbirliğinin önemli olduğunu vurguladı.
Ülkesinin Tunus ile tarihi ve kültürel bağları bulunduğunu anımsatan Hollande, Fransa'nın geçen ay
terör saldırılarıyla sarsılan Tunus'un
her zaman yanında olacağını söyledi.
Hollande, Fransız turistlerin
Tunus'a ilgisinin sürdüğünü kaydederek göreve geldiğinden bu yana
üç kez ziyaret ettiği Tunus'a turist
olarak da gitmeyi düşündüğünü
ifade etti.
Tunus Cumhurbaşkanı Sibsi de
küresel terör tehdidinden bütün
ülkelerin etkilendiğini ve hiçbir ülkenin bu tehdidinin dışında kalamayacağını belirterek bu konuda ortak
işbirliği ve dayanışmanın önemine
dikkati çekti.
Sibsi, ülkesinin Fransa ile ekonomik işbirliğini geliştirmek istediğini
söyleyerek Fransız şirketlerine
Tunus'a daha fazla yatırım yapmaları çağrısında bulundu.
Hollande, bu akşam konuğu
onuruna Elysee Sarayı'nda yemek
verecek. Ziyaret sırasında yapılacak
anlaşmalar çerçevesinde Tunus'un
Fransa'ya olan 60 milyon avro tutarındaki borcu, bu ülkede yapılacak
yatırımlar karşılığında silinecek.
Fransa, Tunus'ta en fazla yatırım
yapan yabancı ülkeler arasında ilk
sırada. Tunus'ta bin 300'e yakın
Fransız şirketi bulunuyor. Fransızlar,
Tunus'un en fazla ağırladığı yabancı
turistler arasında ilk sırada yer alıyor. (AA)
BULMACANIN ÇÖZÜMÜ
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
14
11 Nisan 2015 Cumartesi
İkiyüz yıllık
cami yeniden
ibadete açıldı
DENİZLİ - Acıpayam ilçesinin Yazır
beldesinde ahşap tavanı, sütunları ve
süslemeleriyle 13. yüzyıl Selçuklu camilerinin
devamı olarak nitelendirilen Hacı Ömer Ağa
Camisi'nin restorasyonu tamamlanarak yeniden
ibadete açıldı.
Acıpayam Belediye Başkanı Hulusi Şevkan,
AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hacı Ömer
Efendi tarafından 1802 yılında yaptırılan ve 2003
yılında Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından basit onarımdan geçirilen tarihi Hacı Ömer
Ağa Camisi'nin 2 yıl önce başlatılan restorasyonunun tamamladığını bildirdi.
Resimlerle kaplı duvarlarıyla caminin
Türkiye'de benzeri olmadığını ifade eden
Şevkan, caminin genel bakım ve onarımın yanında, iç duvarlardaki yer alan kalem işi tezyinata
yönelik sağlamlaştırma ve yapısal sorunları
giderilme çalışmaları yapıldığını bildirdi. Şevkan,
çalışmalarının ardından caminin yeniden ibadete
açıldığını kaydetti. Caminin, yanındaki parkın
çevre düzenlemesinin tamamlanmasıyla yerli ve
yabancı turistlerin daha fazla ilgisini çekeceğine
inandığını dile getiren Şevkan, şunları söyledi:
"Bu güzel camimizi sadece bu mahallede
yaşayan halkımız değil tüm Türkiye'nin ve
yabancı turistlerin mutlaka görmesini istiyoruz.
Bu eserleri bizlere kazandırdıkları için camiyi inşa
edenlere yüreklerine sağlık, onlara rahmet diliyoruz. Biz tarihimizi ayakta tutmaya çalışıyoruz.
Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile yapacağımız
çalışmayla Türkçe ve İngilizce bilgilerin yer alacağı tanıtım katalogları bastıracağız. Bu sayede
camimizi yerli ve yabancı turistlere tanıtacağız."
Büyükşehir yasasındaki düzenlemelerin
ardından mahalle statüsüne geçen Yazır'ın eski
belediye başkanı ve Acıpayam Belediyesi Meclis
Üyesi İmdat Altun da caminin restorasyonu için
belediye başkanlığı döneminde yaptıkları çalışmaların meyve verdiğini görmekten mutlu
olduğunu belirterek, "İnşallah camimizde bir 200
yıl daha ibadet edilir" dedi. 32 yıl Hacı Ömer Ağa
Camisi'nde imam görevinde bulunan ve emekli
olduktan sonra caminin fahri imam olarak
görevine devam eden Süleyman Özçelen ise,
tarihi yapısı korunan caminin restorasyon çalışmalarından duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Selçuklu döneminin ahşap tavan ve sütunlu
camilerinin devamı olarak görülen yapının girişinde yer alan kitabede, Hacı Ömer Ağa tarafından 1802 yılında yaptırıldığı bilgisi yer alıyor.
Derinlemesine dikdörtgen yapıdaki camide, altısı
bağımsız on ahşap destek bulunuyor. Harim
duvarları ve tavanında yer alan süslemeleriyle
dikkati çeken camideki resimlerde özellikle bitki
ve ağaç motiflerine yer verilmiş. Ayrıca caminin
tavanı da çıtalarla küçük karelere ayrılmış ve
burası belirli aralıklarla serpiştirilmiş bitki motifleriyle süslenmiş. (AA)
ISSN 1308-7622
Yıl: 45
Sayı: 15138
11 Nisan 2015
Cumartesi
GÜNLÜK SİYASİ GAZETE
Yayın Sahibi:
Grup Birikim Matbaacılık Yayıncılık Bil. Med. Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına
Ahmet Serkan Küçük
Genel Yayın Yönetmeni
Ahmet TEKEŞ
Haber Koordinatörü
Dursun ERKILIÇ
Sayfa Editörü
Abdülmecit KOYUNSAĞAN
İstihbarat Şefi
Ayşegül BALDEMİR
Yazı İşleri Müdürü
Şebnem ÜNAL
Muhabir - İnternet Editörü
Kenan ERGEN
Haber Merkezi
Şenol Günüç, Emine Özcan, Hakkı Murat Söbütay,
Burcu Kerim, Ayşenur Gürer, Mihriban Demirel,
Tülay Canpolat, Zeynep Efsane Güzeldereli
İdari Merkez
Yeni Batı Mah. 2412 Sok. No: 12 Batıkent - Yenimahalle /
ANKARA Tel: 0312 387 25 40 - Fax: 0312 387 25 60
Basıldığı Yer:
Yayın Sahibi
Temsilcisi:
Yiğit YİĞİT
Büyük Anadolu Medya Grup Özel Eğitim Gıda ve İnşaat Ltd. Şti.
İstanbul Cad. Elif Sokak No:7/244 İskitler - Ankara TEL: 0 312 384 30 70 Pbx
Dağıtım: AK Dağıtım Abdulgani AKDAĞ Çağlayan Mah. Tıp
Fakültesi Caddesi No: 258/11 Mamak/ANKARA Tel: 0312 368 04 09
Yayın Türü: Yerel - Süreli (Pazar hariç)
Resmi ilanlarımızı internet sitemizden de görebilirsiniz.
web: www.yedigungazetesi.com.tr email: [email protected]
Sözleşmesiz yazarlara ücret ödenmez
YediGün Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir
"Yüzen yazlıklarda"
lüksün sınırı yok
TURİZM
Deniz ortasında konforlu bir yazlık hizmeti sağlayan yatlar, lükste sınır tanımıyor.
Yatların fiyatları ise sunduğu imkanlara göre 10 milyon avroya kadar yükselebiliyor.
İZMİR - İzmir'de açılan Boat Show
İzmir - 3. Tekne, Yat ve Denizcilik
Fuarı'nda ihtişamlı yatlar görücüye çıktı.
Fuardaki yatlar, deniz tutkunları için hazırlanan konfor ve lüksün de simgesi olarak
dikkati çekti.
Fuardaki en büyük yatlardan biri olan
14,5 metrelik yat, "yüzen yazlık" olarak
tanımlanıyor. İki kamaralı yatın çift kişilik
ana kamarası gece gökyüzü izleyerek
uyuma imkanı sağlayan geniş bir cam tava
sahip. Özel tuvalet ve duşu bulunan klimalı kamarada pencerelerden de mavi
suları izlemek mümkün.
İkinci kamara ise 3 yataklı, misafir
bölümü olarak tasarlanmış. Burada kalacaklar için de ayrı duş ve tuvalet
düşünülmüş.
Yatın ortak kullanım alanlarından salon
bölümünde yatağa dönüşebilen koltuklar
bulunuyor. Ayrıca bir evin mutfağını aratmayan bölümde yer alıyor. Ev tipi buzdolabı, fırın, mutfak dolapları kullanıcıları-
na evindeki mutfağın rahatlığını sunuyor.
Eğlence mekanlarındaki ses sistemine
benzer müzik düzeneği ve uydu bağlantılı
televizyon da konforun bir parçası.
Dokunmatik kumandadan ise yatın tüm
elektrik sistemi kontrol edilebiliyor.
Yattaki her sistem kokpitten kaptan
tarafı kontrol edilebiliyor. Bu kısımda seyir
yardımcı cihazları, küresel konumlama sistemi, derinlik göstergeleri, motorlara ait
verilerin görüldüğü bilgi ekranları var.
Saatte 30 deniz mili hıza kadar çıkabilen
yat, kullanıcılarına hızlı seyahat olanağı da
tanıyor.
Yatın kokpit arkasındaki oturma grubu
tek tuşla yatar hale getirilebiliyor ve
güneşlenme alanı olarak kullanılabiliyor.
Oturma grubunun ortasındaki sehpa da
yine tek tuşla yükseltilip alçaltılabiliyor.
Bu bölümde de mini bir buzdolabı ve
lavabo var. Ayrıca denizin ortasında mangal keyfi yapmak isteyenler için de barbekü bulunuyor.
Tarihi köprü su altında korunacak
ADIYAMAN - Gölbaşı ilçesinde
yapımı süren Çetintepe Barajı
sularının altında kalacak, Selefkiler
döneminde yaptırıldığı rivayet edilen
Altınlı Köprü, restore edildikten sonra
sualtında korumaya alınacak.
Devlet Su İşleri (DSİ) Genel
Müdürlüğü tarafından Fırat Nehri'nin
en büyük yan kollarından biri olan
Göksu çayına inşa edilen Çetintepe
Barajı'nın altında kalacak köprüyü
korumak için çalışma başlatıldı.
DSİ Genel Müdürlüğünün yaptığı
araştırmalar neticesinde, köprünün
doğallığına uygun taşıma işleminin
yapılamayacağının tespit edilmesi
üzerine restorasyon yapılarak, su
altında kalması kararlaştırıldı.
DSİ Adıyaman Müdürü Hakan
Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gölbaşı ilçesi ve
Kahramanmaraş'ın Çağlayancerit
ilçesi sınırlarında yapımı süren
Çetintepe Barajı'nın 2017 yılında
hizmete açılmasının planlandığını
söyledi. Barajda su tutma işleminin
başlamasıyla tarihi Altınlı Köprü'nün
su altında kalacağını belirten Kaya,
"Köprüyle ilgili hem DSİ hem de
Karayolları Genel Müdürlüğü çalışmalar yapıyor. Köprü en az hasar alacak şekilde korunacak. Restorasyon
çalışması yapıldıktan sonra köprüyü
su altında bırakacağız" dedi.
Bu yatın fuara özel fiyatı 450 bin avro,
normal satış fiyatının ise 480 bin avro
olduğu belirtildi.
Yatı fuara getiren firmanın satış sorumlusu Can Arslan, AA muhabirine yaptığı
açıklamada yatların "yüzen yazlık"
olduğunu, rahat ve keyifli tatiller için tasarlandığını söyledi.
Yatların dilediğin yere gitme şansı sunduğunu vurgulayan Arslan, "Ülkemizde
çok az yat kullanıcısı var, yeni yeni gelişen
bir sektör. İnsanlarımız denizi sevmeye
başladı. Her lüksün elbet bir maliyeti var.
10 bin telden 10 milyon avroya kadar
ürünler var. Denizcilikte kalitenin, lüksün
sınırı yok" diye konuştu.
Arslan, Türkiye'de 450 avroluk bir yata
talep gösteren çok fazla kişi olmamasına
rağmen başka ülkelerdeki deniz tutkunların talebinden memnun olduklarını kaydederek, "Bu yatı şimdi sipariş verirseniz
eylül ayında teslim alabilirsiniz. Siparişler
yoğun ve dolu bir şekilde gidiyor" dedi.
11 Nisan 2015 Cumartesi
Şahinbey Belediyespor hedefi yakaladı
“Akigo” 45 yaşında
GAZİANTEP- Voleybol
Erkekler 1. Ligi'nde
Gaziantep'i temsil eden
Şahinbey Belediyespor,
play-out maçlarında aldığı
sonuçlarla ligde kalmayı
başardı.
Ligi 21 puanla 9. sırada
tamamlayan Gaziantep
temsilcisi, play-out'un ilk
maçında Gümüşhane Torul
Gençlik'i 3-1'lik skorla
yendi. Ardından İnegöl
Belediyesi (3-0) ve
Palandöken Belediyesi'ne
(3-1) mağlup olan
Gaziantep temsilcisi, ikinci
maçlarda ise güzel seri
yakaladı.
Palandöken Belediyesi
(3-1), İnegöl Beledilyesi (32) ve Gümüşhane Torul
Gençlik (3-1) galibiyetleriyle
moral bulan Şahinbey
Belediyespor, bu sonuçlarla
gelecek yıl Voleybol
Erkekler 1. Ligi'nde mücadele etme şansı yakaladı.
Kadın milli futbol
takımı Avrupa'da
çeyrek final peşinde
MANİSA - Çeşitli etkinliklerle kuruluş
yıldönümünü kutlayan Ege Bölgesi'nin
Süper Lig'deki tek ilçe takımı olan Akhisar
Belediyespor, 45 yıl önce üç amatör kulübünün güçlerini birleştirmesiyle doğdu.
Akhisarspor olarak kurulan 1994 yılında Akhisar Belediye Gençlik ve Spor
Kulübü adını alan kulübün kurucu başkanı
Yılmaz Atabarut, AA muhabirine kulübün
kuruluş öyküsü ile geleceğine ilişkin
düşüncelerini anlattı.
Atabarut, kulübün, 1970 yılında bir
grup futbolseverin şehir meydanında açtığı "Akhisarspor'u istiyoruz" pankartıyla o
dönemde mücadele eden Gençlikspor,
Güneşspor ve Doğanspor, güçlerini
Akhisarspor adı altında birleştirmesiyle
doğduğunu söyledi.
Kulübün kurulduğu 8 Nisan 1970'i
daha dün gibi hatırladığını o dönemde
Akhisar Ticaret Odası Başkanı olduğunu
kaydeden Atabarut, futbolseverlerin açtığı
pankartın yarattığı sinerji ile birleşen
kulüplerin renklerinden hareketle yeşilsiyahın forma rengi olarak kabul edildiğini
anlattı.
Atabarut, şunları söyledi:
"Kulübün kurulduğu sene futbol takımı
güçlü bir kadroya sahipti, bugün Süper
Lig'de ilk 6 takım arasında yer alacak
kadar kaliteli oyuncuları vardı. Nitekim
1970-1971 sezonunda Manisa Bölgesi
Amatör Şampiyonu olarak Türkiye
Şampiyonası'nda Manisa'yı temsil ettik.
Şampiyonada 16 takım arasına kadar
çıkan takım, Deniz Gücü'nü yendik ancak
İzmir'de yenilerek kupadan elendik."
Atabarut, başkanlık görevini 7 yıl sürdürdüğünü, 7 kişilik kurucu yönetim kurulu üyesinden 3 kişinin halen hayatta olduğunu anlattı.
- "İnanılmaz güzel şeyler oluyor"
Kulübün adının 1994'te Akhisar
Belediyespor ve Gençlik Kulübü olarak
değiştirilmesinin ardından adının verildiği
tesislerin yapımına başlandığını anlatan
Atabarut, son dönemde alınan başarılı
sonuçlarla Süper Lig'e kadar yükselen
futbol takımının iyi bir çizgi yakaladığını
ifade etti.
Atabarut, takımın Süper Lig'de 3.
sezonun geçirdiğini belirterek, şöyle
konuştu:
"Aklımıza hayalimize gelmeyen şeyler
oluyor. Düşünebiliyor musunuz, Akhisar
Belediyespor Milli Takım'a 3 oyuncu veriyor. Oyuncusunun birisi Milli Takım'da gol
atıyor. Roberto Carlos gibi bir futbol devi
kulübümüzde teknik direktör olarak çalışıyor. Artık hedefi olan bir takım haline geldik. Carlos'un da belirtiği gibi artık önümüzdeki dönemde mümkün olursa Avrupa
kupalarında oynamak istiyoruz." (AA)
ADANA- 17 Yaş Altı Kadın Milli Futbol Takımı,
Avrupa Şampiyonası elit tur müsabakalarında,
grubunda ilk sırayı alarak çeyrek finale kalmak istiyor.
İsviçre, Finlandiya ve Sırbistan ile aynı grupta
yer alan kırmızı-beyazlılar, 11-16 Nisan'da Adana
ve Mersin'in Tarsus ilçesinde düzenlenecek
Avrupa Şampiyonası elit tur müsabakalarına hazırlanmak üzere Teknik direktör Necla Güngör
Kırağası yönetiminde Adana'da kampa girdi.
Milliler, rakipleriyle yapacağı 3 maçın ardından
grubunda ilk sırayı alması halinde Avrupa
Şampiyonası'nda son 8'e kalacak.
Aday kadroya çağrılan isimler arasında sakat
futbolcunun bulunmadığı ve hazırlıklarını "tam
kadro" sürdüren kırımızı-beyazlılar, çeyrek final
yolundaki ilk sınavını 11 Nisan'da Finlandiya karşısında verecek. Karşılaşmalar, 5 Ocak Fatih Terim
Stadı ile Tarsus İlçe Stadı'nda oynanacak.
Teknik direktör Kırağası, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, Türkiye genelinde havaların soğuk
olduğunu ancak Adana'da hem havanın hem de
insanların sıcaklığıyla karşılaştıklarını söyledi.
"Türk insanının ne yapacağı çok belli olmuyor"
diyen Kırağası, şunları kaydetti:
"Bu maçlarda kendi takımımız adına tecrübe
kazanacağımızı düşünüyorum. Kadın futbolu dünyada çok önde gelen bir spor branşı ama ülkemizde bu durum çok daha farklı. Madalyonun
öbür yüzünü çevirdiğimiz zaman çok güçlü rakiplerle bir araya geleceğimizi görüyoruz.
Rakiplerimiz ilerleme kaydederken biz de ülkemizi
temsil edeceğiz. İnşallah maçlar sonunda grupta
ilk sırayı alarak Avrupa Şampiyonası'nda çeyrek
finale yükseliriz." (AA)
Yabancılar dörtlü finalde iddialı
İSTANBUL- Fenerbahçe
Kadın Basketbol Takımı'nın
Polonyalı oyuncusu
Agnieszka Bibrzycka, FIBA
Kadınlar Avrupa Ligi Dörtlü
Finali'nde yarın karşılaşacakları evsahibi ZVVZ USK
Prag'ı yenerek, finale kalacaklarına inandığını söyledi.
Bibrzycka, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
Galatasaray Odeabank'ı
yenip, dörtlü finale kalmamanın kendileri için güzel
olduğunu dile getirerek,
"Prag ile kendi evinde oynayacak olmamız zor gibi
görünebilir. Ancak
Galatasaray'a karşı oynadığımız oyunu sergilersek,
Prag'ın bize karşı hiçbir
şansı olmayacaktır.
Fenerbahçe'deki 3. sezonum ve aynı zamanda üçüncü dörtlü finalimi oynayacağım" diye konuştu.
İnişli çıkışlı bir sezon
yaşadıklarına dikkati çeken
Polonyalı oyuncu, "Dörtlü
Final'den önceki bu dönemde iyi bir birliktelik yakaladığımızı düşünüyorum.
Kulübümüzün her zaman
beklediği şey, hep dörtlü
finalde olmak, şampiyon
olmak. Aslında sahaya çıkıp
kendi oyunumuzu oynayabildiğimizi kanıtlarsak bunları da başarabiliriz" ifadelerini
kullandı.
Bibrzycka, 3 sezon
Ekaterinburg'da oynadığını,
finalde Rus ekibiyle karşılaşmayı istediğini dile getirerek,
"Bu da benim için bir rüyanın gerçekleşmesi olur.
Finalde onları yenip şampiyon olmak kesinlikle güzel
olur. Tabii ki hiç kolay maç
yok. Prag maçı da çok zor
geçecektir. Kursk ve
Ekaterinburg ikisi de çok iyi
takımlar" değerlendirmesinde bulundu.
Sarı-lacivertlilerin Sırp
oyuncusu Miljana Bojovic
ise bu sezon hem
Cumhurbaşkanlığı hem de
Türkiye Kupası'nı kazandıklarını vurgulayarak, sözlerini
şöyle sürdürdü:
"Bu da bizim şu ana
kadar kendimize koyduğumuz hedefleri gerçekleştirdiğimizi gösteriyor. Şimdi belki
de sezonun en önemli periyotlarından birisi geldi ve
gerçekten iyi basketbol
oynayabiliyoruz."
Daha önce Kösice ile
dörtlü final oynadığını anlatan Bojovic, "Fenerbahçe'ye
karşı kaybetmiştim. Tabi ki
Fenerbahçe ile çıkacağım ilk
dörtlü final olacak. Buraya
her şeyi kazanmaya geliyoruz" dedi.
Kupayı yaptırdı,
müzesine koydu
İSTANBUL- Masa Tenisi Kadınlar
Şampiyonlar Ligi'nde zirveye çıkan
Fenerbahçe, Avrupa Masa Tenisi Birliği'nin
(ETTU) talebiyle İstanbul'da yaptırdığı kupayı
rakibine bırakmadı.
Avusturya'nın Linz AG Froschberg takımını
iki maçta da yenerek kulüpler bazında
Avrupa'nın 1 numaralı kupasını müzesine
götüren sarı-lacivertliler, rakibini eli boş gönderdi. Fenerbahçe Kulübü Masa Tenisi Şube
Kaptanı Gürhan Yaldız, deplasmanda 3-2
kazandıkları finalin ilk maçından sonra uluslararası federasyon yetkililerinin, zaman kaybetmemek adına kendilerinden şampiyonluk
kupası ve madalyaları İstanbul'da yaptırmalarını istediğini belirterek "ETTU bizden istedi.
Biz de alternatifleri sunduk ve mutabakata
vardıktan sonra yaptırdık. Maç öncesi kimse
görmesin, büyüsü bozulmasın diye de sakladık. Kupa her açıdan gönlümüze göre oldu"
diye konuştu.
11 Nisan 2015 Cumartesi
Gaziantep Gastronomi ve Aşçılar Derneği
(GASDER) her ay değişik illerden gelen öğrenci,
şef garson ve ev hanımlarına kente özgü
unutulmaya yüz tutmuş yemekleri öğretiyor.
Gaziantep mutfağı, 450 çeşit
yemekle dünyaya açılacak
GAZİANTEP - ZUHAL UZUNDERE KOCALAR
- GASDER Başkanı Battal Yıldırım, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, tarih boyunca
pek çok medeniyete ev sahipliği yapan ve bu
sayede zengin bir mutfağa sahip olan
Gaziantep'e özgü yaklaşık 450 çeşit yemek
bulunduğu söyledi.
Bu sayıya araştırmalar sonucu ulaştıklarını
belirten Yıldırım, yaklaşık 5 bin yıllık geçmişi
olan Gaziantep mutfağının, dünyada şehir adıyla anılan tek mutfak olduğunu ifade etti.
İpekyolu üzerindeki kente gelen herkesin tarih
boyunca bir şeyler bıraktığını dile getiren
Yıldırım, "Bunun yanı sıra Gaziantep mutfağı bir
yokluk mutfağıdır. Kurtuluş Savaşı döneminde
11 ay kuşatmada kalan Gaziantepliler ellerinde
kalan malzemeler ve doğadan topladıklarıyla
birbirinden değişik yemekler yapmışlardır. Biz
de bugün bu kültürü devam ettirmeye çalışıyoruz" dedi.
Yıldırım, Gaziantep mutfağında bulgurdan 36
çeşit köfte, patlıcandan 40 çeşit yemek
yapıldığını söyledi.
Gaziantep mutfağını tanıtmaya çalıştıklarını
belirten Yıldırım, bu kapsamda "Gaziantep mutfağı Türkiye'de öğrencilerle, şefler ve ev hanımlarıyla buluşuyor" adıyla proje başlattıklarını
anımsattı. İlk eğitimi Gaziantep Sanat ve Meslek
Eğitim Kursları (GASMEK) ev sahipliğinde
gerçekleştirdiklerini dile getiren Yıldırım,
Ankara'nın Çubuk ilçesindeki Hayri Aslan
Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nden gelen 25
öğrenciye şiveydiz, dolma, mıcırık aşı, firik
pilavı, peynirli irmik helvası yapımını öğrettiklerini kaydetti.
Her ay Türkiye'nin değişik kentlerinden misafir
ağırlayacaklarını aktaran Yıldırım, şöyle konuştu:
"Daha çok geleneksel mutfağımızdaki unutulmaya yüz tutmuş yemeklerimizi öğreteceğiz.
Gelecek her ekibe en az 5-6 yemek öğreteceğiz. Hedefimiz, soğan kebabı, sarımsak
kebabı, yarma aşı, çiğdem aşı gibi adını saya-
mayacağım yüzlerce yemeğimizi tanıtarak
Gaziantep mutfağını ileriye taşımak. Mutfağımızı
önce Türkiye ardından dünyaya tanıtmayı
amaçlıyoruz."
Eğitim verdikleri kişileri daha sonra ziyaret
ederek, öğrendikleri yemekleri yapmalarını
isteyeceklerini belirten Yıldırım, böylelikle projenin başarısını test edeceklerini ifade etti.
Başarılı olanlara sertifika vereceklerini vurgulayan Yıldırım, "Proje sonunda 300 kişiye ulaşmayı hedefliyoruz. İmkanımız olsa daha çok
kişiye ulaşmak isteriz ama şu an şartlarımız buna
imkan vermiyor. Destek verilmesi halinde bu
sayıyı artırabiliriz" ifadelerini kullandı. (AA)
“Robot Olimpiyatları”nda SÜT VEREN TEKE
İÇİN, ÖLÜM KARARI
800 robot yarıştı
Sağlık sorunu sebebiyle süt veren teke bölge
halkı tarafından 'kutsal şifa kaynağı' olarak
görülmeye başlayınca Gazze Tarım Bakanlığı
sağlık sorunlarına neden olabileceği gerekçesiyle tekenin öldürülmesine karar verdi.
Bu yıl 9'uncusu
düzenlenen İstanbul
Teknik Üniversitesi
Robot Olimpiyatları
(İTÜRO) başladı.
İTÜ Kontrol ve
Otomasyon
Kulübünce, üniversitenin Ayazağa yerleşkesindeki
Süleyman Demirel
Kültür Merkezi'nde
gerçekleştirilen
olimpiyatlarda 3 gün
boyunca yaklaşık 800
robot yarışacak.
İSTANBUL - Bir öğrenci etkinliği
olarak 2007'den beri ekibini ve hedeflerini büyüterek yoluna devam eden İTÜRO,
uluslararası bir organizasyon olma yolunda bu yıl da yabancı
konuk ve
yarışmacılarını ağırlıyor. Olimpiyat kapsamındaki yarışmalar; "Çizgi İzleyen",
"Basketbol", "Mikro Sumo", "Yangın
Söndüren", "Merdiven Çıkan",
"Labirent", "Renk Seçen", "Kendini
Dengeleyen", "Senaryo" ve "Serbest
Kategori" olmak üzere 10 farklı kategoride yapılıyor.
Yarışma kategorileri arasında yer alan
ve 2 yılda bir görev değişikliğine gidilen
"Senaryo" kategorisinde 2015-2016
görevi "İnşaat" olarak belirlendi.
İTÜRO 2015'e, Instituto Italiano di
Tecnologia'dan Prof. Dr. Giorgia
Metta ve Karadeniz Teknik
Üniversitesi'nden Prof. Dr. Vasif
Vagifoğlu Nabiyev konuk olacak.
Etkinlik kapsamında robot
yarışmalarının yanı sıra panel,
seminer ve gösteriler de
düzenlenecek.
Bu yılki olimpiyatların genel
koordinatörü Celaleddin
Hidayetoğlu, İTÜRO'nun, 8
yıllık birikim ve tecrübenin
üzerine bir yıllık çalışma
eklenerek gerçekleştirildiğini
söyledi.
Amaçlarının, Türkiye'de robotiğin yerini ve yapılan çalışmaları
sorgulamak, bu çalışmaları ileri taşımak olduğunu vurgulayan Hidayetoğlu,
olimpiyatın 10 kategoride düzenlendiğini
ifade etti.
Hidayetoğlu, bu yıl 800'e yakın başvuru
aldıklarını kaydederek, 3 gün sürecek
yarışmalarda kategorilerinde başarılı
olanların ödüllendirileceğini aktardı.
Türkiye'deki robotik yarışma sayısında
önceki yıllara göre artış olduğunu dile
getiren Hidayetoğlu, "Bu yarışmaların artması, özellikle robotiğin gelişmesi açısından önemli. Özellikle üniversitelerde
yapılan yarışmalar. Robotik yarışmaları
ilkokul, ortaokul, lise, üniversite ve yüksekokullarda ilgi çekiyor" diye konuştu.
"İTÜRO ULUSLARARASı
KİMLİğE BÜRÜNDÜ"
Hidayetoğlu, dünyada yapılan önemli
robotik yarışmalarını takip ettiklerini ve
bunları kendi yarışmalarına eklediklerini
belirterek, "İTÜRO uluslararası bir organizasyon. Bu yıl 50'ye yakın yabancı
başvurumuz var. Bu önemli bir nokta"
dedi. Bu olimpiyatın artık uluslararası
kimliğe büründüğünü anlatan
Hidayetoğlu, "Şu anda dünyanın yetkin
üniversite ve robotik etkinliklerinden biriyiz" ifadesini kullandı.
İNSANSız hAvA ARAcı
Hava Harp Okulu öğrencileri Umut
Şahin ve Enes Bayram, Havacılık ve
Uzay Mühendisliği ile Elektrik
Mühendisliği bölümlerinin ortak çalışması
olan insansız hava aracı hakkında AA
muhabirine bilgi verdi.
Şahin, "Uydu sistemi olmayan ülkeler
için kendi kurduğumuz bir yer istasyonu
ile insansız hava araçları arasındaki
iletişimi sağlayarak menzil artırıcı proje
üretmeye çalıştık" dedi. (AA)
GAZZE (AA) - YASİR EL
BENNA - Gazze'deki El-Bureyc
Mülteci Kampında ikamet eden
tekenin sahibi Casir Ebu Said,
Tarım Bakanlığı'nın tekenin
sütünü tüketenlerin sağlık
sorunları yaşayabileceği ve
bölgede şaiyalara neden
olduğu gerekçesiyle öldürülmesi yönünde karar verdiğini dile
getirerek, "Bu kararı kesinlikle
kabul etmiyorum. Bu konuda
her türlü mücadeleyi vereceğim" dedi.
Yaklaşık iki hafta önce
tekesinin süt verdiğini fark
ettiğinde çok şaşırdığını dile
getiren Ebu Said, "Bu olayın
yayılmasının ardından kutsal ve
şifalı olduğunu düşünenler gelip
süt almaya başladı. Kimisi cilt
hastalıkları kimisi kısırlığın hatta
bazıları büyülere çözüm olacağını düşünüyor. Bakanlık,
bölgede kargaşaya neden
olduğu için tekenin öldürülmesi
kararını verdi, beni de her
derde deva diyerek tekenin
sütünü satmakla suçladı" diye
konuştu.
Tarım Bakanlığı Veteriner
Hizmetleri Genel Müdürü
Zekeriya el-Keferane ise teke
hakkındaki kararı doğrulayarak,
"Söz konusu karar, bölgedeki
şaiyaları engellemek ve sütünün
şifa olduğuna inanarak tüketenlerin sağlık sorunlarına maruz
kalmasının önüne geçmek için
alındı" dedi.
Tekenin süt vermesinin hormonlarındaki bir sorundan kaynaklandığını vurgulayarak, "Bu
sütü içenler şifa bulamayacağı
gibi sağlık sorunlarını da neden
olabilir" ifadesini kullandı.
Tekelerde hipofiz bezlerin
fazla hormon salgılaması sonucu süt salgılama bozukluğu
ender rastlanan vakalar arasında yer alıyor.
Download

CHP alanda - Yedigün Gazetesi