HUKUK BAŞLANGICI 12
DOÇ.DR.ABDULLAH DEMİR
ZİRVE ÜNİVERSİTESİ
HUKUK FAKÜLTESİ
HAKLARIN KORUNMASI VE DAVA
HAKKI
 Bir hakkın, ona uymak zorunda olanlar tarafından ihlal
edilmesi halinde hak sahibinin koruma hakkı doğar
 Hak sahibinin, hakkını korumak üzere haiz olduğu temel
yetki, hakkına riayet edilmesini (uyulmasını) talep yetkisidir.
 Eğer talep amaca ulaşır, hakka saygı gösterilmesi
sağlanırsa, hak normal yolla korunmuş olur
 Eğer, hakkı ihlal eden taraf, hak sahibinin talebi
doğrultusunda hakka saygı göstermezse, hak sahibi hakkını
korumak üzere yargı organlarına başvurmak, dava hakkını
kullanmak zorunda kalır
 Dava açan kişiye "davacı", dava edilen yani, aleyhine
dava açılan kişiye de "davalı" denir.
 Davalı gösterilmesine gerek bulunmayan davalara,
nizasız kaza (çekişmesiz yargı) diyoruz.
 Küçüğün mahkemece rüştüne karar verilmesinin
istenmesi veya ölenin bıraktığı malvarlığı (tereke) ve
mirasçıların belirlemesi için veraset ilamı istenmesi
gibi.
 Dava sonucu yargı organının verdiği karar, tarafları
bağladığından, hakkı ihlal eden kişi bu kararın gereğini
yerine getirmek zorundadır.
 Eğer, mahkeme kararının gereği yerine getirilmezse,
davacı "cebri icra" yoluna başvurarak, karar gereğinin
zorla yerine getirilmesini sağlayabilir
 Talep Hakkı ve Alacak Hakkı: Talep, asıl hakka bağlı ve
ondan ayrılmayan bir "yetki"dir.
 Mutlak haklarda talep hakkı, hakkın başkaları tarafından
ihlal edilmesinde ortaya çıkar.
 İhlal edilmeyen bir ayni hak sahibinin, hiç kimseye karşı bir
talepte bulunması söz konusu olamaz
 Nisbi haklardan alacak hakları, alacaklının borçludan, bir
edimi yerine getirmesini, yani bir şey vermesini, yapmasını
veya yapmamasını isteme yetkisi sağlayan haklardır.
 Bu nedenle alacağa bağlı talep hakkı, çoğunlukla alacak
hakkı ile aynı anda doğar.
 Fakat bazı durumlarda, alacak vadeye bağlanmış
olduğundan, sözleşme yapıldığı anda "alacak hakkı"
doğduğu halde, talep hakkı doğmamıştır.,
 Bu gibi vadeli borçlarda talep hakkı vade gelince doğmuş
olacaktır.
 Bu gibi durumlarda, vadeden önce alacak mevcuttur ve ilke
olarak borçlu isterse borcunu ödeyebilir, fakat alacaklı vade
gelmeden borcun ifasını talep edemez.
 Yenilik doğuran haklar ise, sahibine talep hakkı değil,
irade beyanında bulunarak bir hukuki sonucu elde
etme yetkisi verir.
 Örnek olarak, usulüne uygun bir şuf'a talebi,
müşterek malik ile üçüncü kişi arasında yapılan satış
sözleşmesinin aynı şartlarla talep sahibi ile müşterek
malik arasında kurulmuş sayılması sonucunu doğurur
 Dava Hakkı: Talep hakkının yargı organı aracılığıyla
iletilmesi
 Dava, bir hukuki uyuşmazlığın (ihtilafın, çekişmenin)
çözümlenmesi (veya önlenmesi) ya da bir kişiye karşı
hukuki bir etkinin sağlanması için mahkemeye
başvurulmasıdır
 Dava açan kişiye "davacı", dava edilen yani, aleyhine
dava açılan kişiye de "davalı" denir
 Dava Çeşitleri: "Eda davaları", "tespit davaları" ve "yenilik
doğuran davalar"
 a.Eda (edim) davaları: Eda davasında, davacı, davalının bir
şey yapmaya, bir şey vermeye veya bir şey yapmaktan
kaçınmaya mahkum edilmesini talep eder.
 Eğer eda davası, davacının mülkiyet hakkına dayanarak
davalıyı malını geri vermeye mahkum etmesi talebi ise, bu
dava "istihkak davası" adını alır.
 Davalının bir borcu yerine getirmeye, mesela bir parayı
ödemeye veya bir malı teslim etmeye mahkum edilmesi
talebi içeren eda davaları "ifa davası" olarak isimlendirilir
 İstihkak davası, ayni hakka dayanan bir eda davası
iken; ifa davası, alacak hakkına dayanan bir eda
davasıdır.
 Eda davası, bir hakkın korunmasından çok, uğranılan
bir zararın tazmini (karşılanması, giderilmesi) talebi
içeriyorsa, "tazminat davası" adını alır.
 Reddedilen eda davası sadece bir “tespit hükmü”
içerirken; kabul edilen bir eda davasında hakim iki hususa
hükmeder
 1. Davacının dayandığı hakkın veya hukuki ilişkinin varlığını
tespit
 2. Edimin yerine getirilmesi için davalıya yöneltilmiş bir emir
 Eda emrine rağmen mahkeme kararını kendiliğinden yerine
getirmeyen davalıdan, cebri icra mekanizması ile zor
kullanılarak eda hükmü tahsil edilir.
 b. Tespit Davaları: Bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının
belirlenmesi amacıyla açılan davalara "tespit davaları"
diyoruz.
 Bir hukuki ilişkinin var olduğunun belirlenmesi isteniyorsa,
"müspet tespit davası", bir hukuki ilişkinin var olmadığının
tespiti isteniyorsa "menfi tespit davası" söz konusu olur
 Babasının mirasçısı olduğunu iddia eden C'nin, ölen
babasına mirasçı olmadığının tespitine ilişkin olarak A'nın
açtığı dava menfi tespit davasıdır.
 Tespit davasının açılabilmesi için, davacının bir hukuki ilişkinin
varlığını veya yokluğunu tespit ettirmekte bir hukuki menfaati
bulunmalıdır.
 Bunun için de, davacının hukuki menfaatinin güncel bir tehdide
maruz kalması ve tespit davası ile bu tehlikenin ortadan
kaldırılabilir bulunması gerekir
 Eğer, davacının tespit davası ile ulaşacağı amaca bir başka yolla
(mesela eda davası açarak) ulaşması mümkün ise, dava açmada
menfaati olmadığı kabul edilir.
 Ayrıca, dava konusu hukuki ilişkilerin tespitine yönelik olmayıp
sadece maddi vakıa tespitine yönelik bir tespit davası kabul
edilmez
 Tespit davası sonunda verilen tespit hükmü, sadece
dava konusu durumu tespit eder.
 İcra emri içermeyen tespit kararlarının icrası
(gereğinin yerine getirilmesi) söz konusu olmaz.
 Alınan tespit ilamı (mahkeme kararı), ileride ortaya
çıkacak bir uyuşmazlıkta "kesin delil" değeri taşır
 c. Yenilik Doğuran (İnşai) Davalar: Bir hukuki durumun
değiştirilmesini veya kaldırılmasını ya da yeni bir hukuki durumun
oluşmasını sağlayan davalara, "yenilik doğuran (inşai) dava"
denir.
 Hakların sınıflandırılmasında gördüğümüz, dava yoluyla
kullanılması gereken yenilik doğuran haklar, inşai davalar
aracılığıyla kullanılır
 Örnek: Evlenmenin butlanı davası (MK.m.145 vd.), boşanma
davası (MK.m.161 vd.), soybağının reddi davası (MK.m.289),
ölüme bağlı tasarrufların iptali davası (MK.m.557), tenkis davası,
babalık davası, anonim ortaklık ve kooperatiflerde genel kurul
kararlarının iptali davası, cezai şartın indirilmesi davası
 Yenilik doğuran davanın kabulü halinde verilen yenilik doğuran
karar, -kesinleşmesi şartıyla- kural olarak geleceğe etkili sonuç
doğurur
 Mahkeme davacının isteği doğrultusunda yenilik doğuran bir
karar verdiğinde, istenen hukuki sonuç kendiliğinden gerçekleşir
ve bu kararın icrasına gerek kalmaz.
 Ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisi davaları hariç, yenilik
doğuran karar, herkese karşı ileri sürülebilen bir sonuç meydana
getirir ki, buna "kurucu (inşai) etki" denir.
 Yenilik doğuran davanın mahkemece reddi, yeni bir hukuki sonuç
doğurmaz, sadece yenilik doğuran hakkın olmadığının tespiti
anlamına gelir
Download

HUKUK BAŞLANGICI 12