HUKUK BAŞLANGICI 5
DOÇ.DR.ABDULLAH DEMİR
ZİRVE ÜNİVERSİTESİ
HUKUK FAKÜLTESİ
. KANUNLAŞTIRMA (Kodifikasyon)
 Kavram: Birinci anlamı (taknin) hukuk kurallarının yazılı bir
metin halinde düzenlenmesidir ki, meclisin kanun
yapmasından, Bakanlar Kurulunun tüzük çıkarmasına kadar
pek çok örneği ile yukarıda açıklanmıştı.
 İkinci anlamı ise, (tedvin, kodifikasyon (codification),
derleme ) dağınık şekilde bulunan yazılı ve yazısız tüm
hukuk kurallarının bir araya getirilerek bir sistem içinde
düzenlenmesi ve belli alanları düzenleyen kapsamlı ve
büyük kanunların hazırlanmasıdır
 İktibas (aktarma/resepsiyon: Yabancı kanun metinlerini çok
sınırlı değişikliklerle hemen hemen aynen kabul etme.
B. Kanunlaştırma Yöntemleri
 1. Meseleci (Kazuistik) Yöntem:İleride doğması muhtemel bütün
uyuşmazlıklara ve problemlere çözüm olacak şekilde ve kanun
boşluğuna yol açmayacak ölçüde çok miktarda kural koyarak,
hakimin takdir faaliyetini en aza indirmek ve bu şekilde keyfiliğin
önüne geçmekle yapılır. (Çarlık Rusya’sında 1832 tarihinde kabul
edilen 60.000 maddelik kanun)
 Mahkeme kararları arasında uygulama birliği sağlama ve
hakimlerin keyfi kararlarını önleme gibi yararları bulunan bu
yöntem, hukuk uygulayıcısı olan hakimlere karşı güvensizlik
düşüncesine dayandığından ve değişen ihtiyaçlara cevap
vermekte yetersiz kaldığından bugün artık terk edilmiş
durumdadır
2. Soyut Kural Yöntemi: Muhtemel her olaya uygulanabilecek
türde genel ve soyut ilkeler öngörülerek ve sonradan ortaya
çıkabilecek (öngörülemeyen) durumlar ise hakimin takdirine
bırakılarak yapılan kanunlaştırma
Alman, Fransız, İsviçre ve Türk Medeni Kanunları gibi.
16. asırda Dumoulin, 17. asırda Leibniz, 18. yüzyılda
Montesquieu, bu tekniği savunmuşlardır. Doğal hukuk
doktrini de bu yöntemi öngörmektedir
Külli kaideler ekolü soyut yöntemdir
C. Türkiye'de Kanunlaştırma
Hareketleri
 Osmanlıda Tanzimat öncesi dönemde bazı fıkıh
kitapları kanun gibi kullanılmıştır (Hidaye, Mülteka
gibi) .
 Kamu hukuku alanında padişahlar kanunnameler
hazırlamıştır. Fatih, Kanuni vs.
 Tanzimat döneminde bir taraftan Batıdan kanunlar
tercüme yoluyla alınmış (iktibas- 1850 tarihli Ticaret
Kanunu), diğer taraftan yerli kanunlar yapılmıştır
(tedvin), Mecelle gibi.
 1839 Tanzimat ve 1856 Islahat Fermanları
 1876 tarihli Kanun-u Esasi:1831 tarihli Belçika ve 1850 tarihli
Prusya Anayasalarından yararlanılarak hazırlanmıştır
 Mecelle: Şahsın hukuku, aile, miras ve vakıf hukuku
konularına yer vermeyen ve 1851 maddeden ibaret bir
Medeni Kanun projesi olan ve İslam hukuku kurallarına
dayanan Mecelle, Ahmet Cevdet Paşa başkanlığındaki bir
komisyon tarafından 1868-1876 tarihleri arasında kısım
kısım çıkarılmış, 1926 tarihli Medeni Kanunun kabulüne
kadar uygulanmıştır
 1858 yılında hazırlanan Arazi Kanunu, İslam hukukuna
dayalı olarak hazırlanmış ve örf ve adet kurallarını
kanunlaştıran bir düzenleme idi
 Tanzimat döneminde her kanunlaştırmada hem de
uygulama ikili bir yapı var: İslam hukuku ve batı
hukuku birlikte uygulanmıştır
 Cumhuriyetin ilanını izleyen günlerde 3 Mart 1924 tarihinde
din ve devlet otoritesini birleştiren halifelik kurumu
kaldırılmış,
 8 Nisan 1924'de dini hukuk kurallarına dayalı yargılama
sisteminin temel birimleri olan "şer'iyye mahkemeleri"
lağvedilmiştir
 20 Nisan 1924 tarihli Anayasada yer verilen "Türkiye
Devletinin dini, din-i İslamdır" ilkesi 1928 yılında anayasadan
çıkarılmış,
 1937 yılında yapılan bir değişiklik ile "laiklik", devletin
niteliklerinden birisi olarak anayasaya girmiştir.
 Cumhuriyetin ilk yıllarına sığdırılan bu hukuk
reformları ve kanunlaştırma çabaları arasında Medeni
Kanun, Ceza Kanunu, Yargılama Kanunları, İcra ve İflas
Kanunları gibi çok temel nitelikte kanunlar yer
almaktadır.
 Bu kanunların hazırlanmasında kodifikasyon yöntemi
yerine, Batı kaynaklı kanun metinlerini çok sınırlı
değişikliklerle hemen aynen iktibas etme
(aktarma/resepsiyon) yolu tercih edilmiştir.
 Medeni Kanun, Borçlar Kanunu, Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanunu, İcra ve İflas Kanunu
İsviçre'den; Ceza Kanunu İtalya'dan; Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanunu Almanya'dan; 1926
tarihli Ticaret Kanunu ise İngiliz, Japon ve Brezilya’dan
yararlanmakla birlikte Alman Ticaret Kanunu’nun
baskı etkisi altında hazırlandı fakat daha sonra yine
İsviçre ve Alman hukuku etkisinde 1957'de yeniden
düzenlenerek yürürlüğe girdi.
Download

HUKUK BAŞLANGICI 5