18
ÜZÜMÜN BESİN DEĞERİ
Prof. Dr. Hüseyin Çelik
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi
Bahçe Bitkileri Bölümü-Samsun
[email protected]
Giriş
Üzüm asmanın meyvesi olup taze tüketimin yanında
kurutularak meyve suyuna işlenerek, şarap ve sirke yapılarak reçel veya marmelat şeklinde tüketilebilmektedir.
Pekmeze de işlenebilen üzüm, aynı zamanda konserve
yapılarak değerlendirildiği gibi, sucuk, pestil, köfter ve
bulama gibi yöresel ürünlere de işlenerek kullanılmaktadır (Çelik ve ark, 1998, Ağaoğlu, 1999). Portakaldan
sonra dünyada üretimi en çok yapılan meyve olan üzüm,
içerdiği maddeler sayesinde vücudu enfeksiyonlara karşı korurken anti-kanserojen, anti-obez ve anti-yaşlanma,
anti-dabetik, bağışıklık ve sinir sistemini kuvvetlendirici
ve eklem rahatsızlıklarını iyileştiren bir gıdadır (Percival
ve West, 2013). Vitaminler, protein, karbonhidrat ve minerallerin yanı sıra üzüm, sağlık açısından son derece
önemli olan antosiyanin, flavanol, flavonol, fenolik asit,
kaffeik asit, kateşin, quersetin ve resveratrol gibi fenol
ve polifenollere ilaveten flavonoidler, proantosiyanidinler
ve antosiyanidinleri de içermektedir (Xia ve ark., 2010;
Lim, 2013). Üzüm suyunun içeriği üzüme benzese de lif
ve yağlar bakımından aralarında faklılık vardır. Çünkü lif
ve yağlar, üzüm suyu elde edilirken taneden uzaklaştırılan çekirdekte bulunmaktadır (Morris ve Striegler, 2005).
Üzüm çekirdeği %6-20 oranında yağ içermektedir ve bu
yağ yenilebilir hatta yemek ve salatalarda kullanılabilir niteliktedir. Asmanın genç yaprakları, sebze gibi tüketilebilir. Türkiye, Mısır, Yunanistan, Suriye, Lübnan, Cezayir ve
Balkan ülkelerinde asma yaprakları, sarma (dolma) yapımında kullanılmaktadır. Dolma, sarma veya etli yaprak
sarması da denilen bu geleneksel yemekte ince kıyılmış
et, pirinç ve soğan karışımı, haşlanmış asma yapraklarına doldurularak pişirildiğinde çok lezzetli bir yemeğe
dönüşür. Yunanistan’da asma yaprakları haşlandıktan
sonra pirinç, çam fıstığı ve taze bitkiler ile doldurulur ve
buna dolmathakia denir (Lim, 2013).
Üzüm içerdiği yüksek orandaki şekerden dolayı kalori değeri yüksek bir besin maddesidir. Üzümdeki glikoz
ve fruktoz difüzyon yolu ile doğrudan kana geçme özelliğinde olduğu için bebeklerin ve çocukların beslenmesinde önemlidir (Gülcü ve ark., 2008). Kalsiyum, potasyum, sodyum ve demir yönünden zengin olan üzüm; A,
B1, B2 Niacin ve C vitamini yönünden de zengindir. Yaş
üzüm ile karşılaştırıldığında kuru üzüm ile pekmez, daha
az su içerdiklerinden hem kalori değerleri hem de demir
ve kalsiyum içerikleri daha yüksektir (Çelik ve ark., 1998).
Üzüm ve pekmez proteince fakir olmalarına karşın, iyi
birer diyet gıdasıdır. Büyüme dönemindeki çocukların iyi
beslenmesi için aldıkları protein ve aminoasitler dengeli
olmalıdır. Bu denge, anne sütünden sonra kuru üzüm
ve pekmezde çok iyi bir şekilde korunmaktadır. Ayrıca
Birleşmiş Milletler Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ile Gıda
ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından kuru üzümün amino
asitler yönünden gerekli dengeyi sağladığı kabul edilmiştir (Batu, 1993) Beyaz, renkli çekirdekli veya çekirdeksiz üzümün 100 gramında 80.54 g su, 69 kcal (288
kj) enerji, 0.72 g protein, 0.16 g yağ, 0.48 g kül, 18.10
g karbonhidrat, 0.9 g lif, 15.48 g toplam şeker, 0.15 g
sakkaroz, 7.20 g glukoz, 8.13 g früktoz, 10 mg kalsiyum,
0.36 mg demir, 7 mg magnezyum, 20 mg fosfor, 191
mg potasyum, 2 mg sodyum, 0.07 mg çinko, 0.127 mg
bakır, 0.071 mg mangan, 0.1 µg selenyum, 10.8 mg C
vitamini, 0.069 mg thiamin, 0.070 mg riboflavin, 0.188
mg niacin, 0.086 mg B6 vitamini, 39 µg β-karoten, 0.19
mg E vitamini ve birçok yağ asidi bulunmaktadır. Yenilebilir 100 gram taze asma yaprağında ise 73.32 g su, 93
kcal (390 kj) enerji, 5.60 g protein, 2.12 g toplam yağ,
1.65 g kül, 17.31 g protein, 11 g toplam lif, 6.30 g toplam
şeker, 363 mg kalsiyum, 2.63 mg demir, 95 mg magnezyum, 91 mg fosfor, 272 mg potasyum, 9 mg sodyum, 0.067 mg çinko, 0.415 mg bakır, 2.855 mg magnezyum, 0.9 µselenyum, 11.1 mg C vitamini, 0.040 mg
thiamin, 0.354 mg riboflavin, 2.362 mg niasin, 0.4006 B6
vitamini, 27.251 IU A vitamini, b16.194 µg beta karoten,
2 mg E vitamini, 108.6 µg K vitamini, 0.336 g doymuş
yağ asidi ve 0.081 g doymamış yağ asidi içermektedir
(Lim, 2013). Üzümdeki demir +2 formunda olup vücut
tarafından emilimi kolaydır (Gülcü ve ark., 2008).
Üzüm ve İnsan Sağlığı
İçerdiği besin maddeleri sayesinde güzellik iksiri ve
zayıflama rejimlerinde kullanılan üzüm, gerçek bir beyin
besinidir. Öğleden sonra yenilecek bir salkım üzüm veya
içilecek bir bardak taze sıkılmış üzüm suyu, vücudu ve
www.turktob.org.tr
TÜRKİYE T OHUMCULAR BİRLİĞİDERGİSİ
19
sütü yetmediği zamanlarda tavsiye edilen çok değerli
bir gıda maddesidir (Gülcü ve ark., 2008). Siyah üzüm
konsantresi ise kemoterapi alan kanser hastalarının kan
değerlerini yükseltmek ve bağışıklık sistemlerini kuvvetlendirmek için önerilen bir üründür (Gülcü ve ark., 2008).
Öte yandan kuru üzüm, içerdiği polifenoller, fenolik asitler ve tanenler sayesinde yemek sonrası gereken insülin
etkisini düşürmekte, şeker emilimini hafifletmekte (glisemik indeks), belli bazı oksidatif biomarkırları etkilemekte
ve leptin ile ghrelin sayesinde tokluk hissi vermektedir
(Williamson ve Carughi, 2010).
beyin hücrelerini zindeleştirir. Yaz aylarının vazgeçilmez
meyvesi ve şifa kaynağı olan üzüm, sağlık açısından birçok yarara sahiptir. Üzüm, amino asitler, B-vitaminleri
(B1, B2), mineraller (potasyum, magnezyum ve demir)
içerdiği için bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. İçerdiği
doğal fruktoz sayesinde vücudun harcadığı enerjinin
kısa sürede depolanmasını sağlar. Bünyesindeki magnezyum insanın iş verimliliğini artırır, asitler (tartarik,
sitrik, malik, süksinik, fumarik, pyruvik, gliserik, glikolik,
dimetil-süksinik, shikiminik ve quinikasit) mideye zarar
vermeden böbrek ve karaciğerin çalışmalarını hızlandırır
ve bu organların çalışmaları destekler. Vücudu virüslere
karşı dirençli hale getirir. Kabuk ve çekirdekleri bağırsak metabolizmasını hızlandırır. İçerdiği bioflavonoidler
sayesinde C-vitamini aktivitesini artırır. Kabuk, et ve çekirdeğindeki melatoninler yaşlanmayı geciktirmektedir.
Hareket sisteminin yapı taşları olan kemik, kıkırdak, lif ve
eklemleri birleştirici rol oynar. Hücre elastikliği ile plastisitesini artırarak cildi gençleştirir. Hücreleri yeniler ve cildi güzelleştirir. İçerdiği antosiyanidinler sayesinde vücudu güneş ışığından korur. Katarakt ile ilgili sıkıntılara iyi
gelir ve görmeyi iyileştirir. Eklem yerlerindeki damarlar ile
kalp damarlarını genişletip esneklik kazanmasını sağlayarak kan dolaşımını kolaylaştırır. İçerdiği polifenoller ile
kötü kolesterolü düşürür, trombosit toplanmasını azaltır,
kalpte ritim bozukluğunun önüne geçer ve damar basıncını azaltarak kalbi korur. Üzüm çekirdek özütleri, yağ
metabolizması enzimlerinin işlevini durdurarak şişmanlığın önüne geçer ve yağların erimesine yardımcı olur ve
derideki yaraları iyileştirir. Üzüm çekirdek özütleri kalsiyum ile birlikte alındığında, kemik oluşumu ve gelişmesi
hızlanır. Kan dolaşımını artırarak mide rahatsızlıklarına iyi
gelir. Enfeksiyonlara karşı etkili olup hafıza performansı
üzerine olumlu etkileri vardır. Yaşlılıkta ortaya çıkan hafıza kayıplarını giderebilen üzüm özütleri, vücuttaki ürik
asit miktarını azaltarak böbrekleri korur ve içerdiği demir
ile vücut yorgunluğunu alır. Üzüm ve üzüm ürünlerindeki
antioksidanların merkezi sinir sitemini koruduğu tespit
edilmiştir. Üzüm çekirdeği özütlerinin karaciğer rahatsızlıklarına karşı koruyucu etki yaptığı, hücreler arasındaki
lifli bağ dokularını artırdığı ve stresi azalttığı klinik olarak
ortaya konulmuştur. Üzümün, kemik sağlığı bakımından
önemli olan bor içeriği de yüksektir. (Çelik, 2001; Çelik, 2004, Çelik ve ark, 2005; Çelik, 2007; Xia ve ark.,
2010, Arya, 2012, Lim, 2013). Üzüm suyu özellikle anne
www.turktob.org.tr
ABD’de yaygın olarak yetiştirilen Concord (Vitis labrusca) çeşidinin üzüm suyu, aşırı duyarlı kişilerde kan
basıncını azaltabilmektedir. San Diego’da yapılan bir
araştırmanın sonucuna göre, 12 hafta süreyle Concord
üzüm suyu içen insanlarda hem sistolik hem de diastolik
kan basıncının önemli derecede düştüğü tespit edilmiştir. Araştırmada 45-70 yaş aralığındaki 80 sağlıklı erkek
kullanılmıştır. Bu araştırmadan elde edilen sonuçların
doğrulanması için daha ileri düzeyde çalışmalara ihtiyaç
vardır. Amerikan Ulusal Kan Basıncı Eğitim Programı’nın
bildirisine göre sistolik kan basıncının 5 kat kadar düşmesinin, felçten kaynaklanan ölümlerde %14’lük ve kalp
hastalığında da %9 azalmaya neden olabileceği tahmin
edilmektedir. Yine Concord üzüm suyunun atardamara
ait duvarın elastikiyetini (esnekliğini) artırdığı saptanmıştır. Araştırmalara göre mor renkli üzüm suyunun LDL
kolesterolün oksidasyonunu yavaşlatma yeteneğinin,
kanın pıhtılaşma eğiliminin azaltılmasında etkili olduğu
bilinmektedir. Bunların her ikisi de kalp ve damar sağlığına katkıda bulunmaktadır. Concord üzüm suyunda
bulunan bileşikler, bakteriyel idrar yolu enfeksiyonlarını
TÜRKİYE T OHUMCULAR BİRLİĞİDERGİSİ
20
maktadır. Başlıca antioksidan maddeler; beta karoten,
A, C ve E vitaminleri, selenyum, manganez, flavanoidler
ve fenolik bileşiklerdir (Çelik, 2001). Yapılan çalışmalara
göre üzümlerdeki proantosiyanidinlerin antioksidan kapasitesi E vitaminine göre 20 kat, C vitaminine göre ise
50 kat daha fazladır. Kırmızı üzüm suyunda 1.800 -3.000
mg/lt düzeyindeki polifenolik bileşikler, antioksidan özellik göstererek serbest radikalleri bloke eder ve yağların
oksitlenerek vücutta birikmesini engeller (Lim, 2013).
azaltmada, yaban mersini meyve suyunda bulunan bileşikler kadar etkilidir. İdrar yolu enfeksiyonları her yıl büyük
çoğunluğu kadın olmak üzere yaklaşık 10 milyon insanı etkileyen önemli bir rahatsızlıktır. Günlük olarak içilen
Concord üzüm suyu, kalp hastalarında atardamar elastikiyetini geliştirmektedir. Araştırmacılar, ayrıca 8 haftalık
üzüm suyu tüketiminin lipid ve trigliserid seviyelerindeki
artışı önemli ölçüde kontrol ettiğini saptamışlardır. Ayrıca,
insülin ve glükoz seviyelerindeki değişiklikler de istatistiki
olarak önemsiz bulunmuştur (Çelik, 2001; Çelik, 2004,
Çelik ve ark, 2005; Çelik, 2007).
Besin maddeleri bakımından kırmızı ve beyaz üzümler arasında az da olsa fark vardır. Üzüm çekirdeğinde
yer alan karetenoidlerden A ve K vitaminleri, her iki üzüm
tipinde de bolca bulunmaktadır. Bu nedenle, üzümleri
çekirdekleri ile birlikte çiğneyerek yemek gerekir. Böylece A ve E vitaminleri ile omega -3 ve 6 yağ asitleri ve
proantosiyanidin olarak isimlendirilen polifenollerden de
yararlanılır. Çünkü bu bileşikler kan, deri ve beyin ile ilgili
önemli yararlar sağlarken, çekirdeklerdeki proantosiyanidinler kanser ve iltihap mekanizmasını durdurmaktadırlar (Gross, 2010).
Üzüm ve Antioksidanlar
Bozulmuş gıda maddelerinde, sigara dumanında,
kirli havada, radyasyonda, bitki koruma ilaçlarında ve
normal vücut metabolizmasında bulunan serbest radikaller, hiperaktif maddelerdir. Serbest radikaller, vücuttaki hücrelere saldırır ve tahrip eder. İlk saldırıda öncelikle yeni bir serbest radikal oluşur ve kontrol edilemeyen
reaksiyon zinciri başlar. Bunun sonucunda da hücre ve
dokular oksidatif zarara uğrar. Antioksidanlar, vücudu
serbest radikallerin zararlı etkilerine karşı koruyan maddelerdir. Bu maddeler, serbest radikalleri, hücre zarına
ve nükleik asitlere, DNA ve hücre bileşenlerine saldırmadan, kendine çekerek bağlar. Zararlı mikroorganizma
ve yabancı maddelere karşı vücudu antikorlar korurken
serbest radikallere karşı korumayı antioksidanlar yap-
Tabii veya sentetik olarak yüzlerce antioksidan vardır.
Gıdalardaki başlıca antioksidanlar monohidrik veya polihidrik yapıdaki fenollerdir. Üzüm polifenolleri, sadece
yüksek bitkiler ve mikroorganizmalar tarafından oluşturulabilir. Üzümde bilinen 20 antioksidan vardır. Siyah üzümlerdeki antioksidan sayısı, beyaz üzümden daha çoktur.
Üzüm polifenolleri farklı metotlar kullanılarak üzümlerin kabuğundan, çekirdeğinden ve salkım iskeletinden
elde edilebilir. Biyolojik bakımdan koruyucu ve şifa vericidir. Renkli üzümlerde asıl yararlı olan madde üzümün
çekirdeğindedir ve kalp hastaları, siyah ve kırmızı renkli
üzümleri çekirdeği ile birlikte yemelidirler. Üzüm şırası,
romatizma ağrılarını geçiren doğal bir ilaçtır. Çekirdekli
veya çekirdeksiz kara üzüm suyu sıkılarak taze olarak her
sabah içilmelidir. Kırmızı üzümlerdeki flavonoidler şıraya
geçer ve kalbi korur (Çelik, 2001; Çelik, 2004, Çelik ve
ark, 2005; Çelik, 2007). Üzüm kabuk ve posasındaki antioksidanlar ORAC (oksijen radikal absorbans kapasitesi)
cinsinden 1,34-21,4 µmol throlex eq/mg iken, yapraklarında 1,52-2,55 µmol throlex eq/mg olarak saptanmıştır.
Ayrıca, üzüm ve üzüm ürünlerinin kalbi korumasının sebebi, içerdikleri polifenolik bileşiklerden kaynaklanmaktadır
(Lim, 2013).
Üzüm ve Resveratrol
Üzüm; içerdiği fenolikler, fenoller, fenolik asitler,
stilbenler, flavonoidler, antosiyanidinler sayesinde, insan sağlığı bakımından süper meyveler arasında sayılmaktadır. Stilbenlerden olan resveratrol, günümüzde
keşfedilen antioksidanların en iyisidir. Bu maddenin,
özellikle damar tıkanıklığı, kalp-damar hastalıkları ile
belli bazı neoplazma hastalıkları ve bağışıklık sistemi
ile ilgili sıkıntılara iyi geldiği ve ömrü uzattığı tespit edilmiştir (Gross, 2010, Dzhambazova ve ark., 2011; Lim,
2013). Üzümün, içerdiği resveratrol maddesi ile kansere
karşı savaş açtığı, 1985’li yıllarda Japonya’da başlayan
çalışmalarla ortaya konulmuştur. Bu madde, bitkiler tarafından üretilen fitoaleksin grubu bileşiklerden bir tanesidir. Resveratrol’ün, özellikle hayvan veya patojenlerin
bitkilere saldırması, yaralanma veya ultraviyole ışığa
maruz kalma sonucunda, bitkiler tarafından dayanıklılık mekanizmasının oluşturulması amacıyla üretilen bir
bileşik olduğu bilinmektedir. Resveratrol maddesinin,
dut, maviyemiş ve yer fıstığının da içinde yer aldığı 70’in
üzerinde bitki türünde bulunduğu saptanmıştır. Ancak
en iyi kaynağının üzüm olduğu ve en yüksek oranda
renkli üzümlerde bulunduğu tespit edilmiştir. Resveratrol
sadece renkli (kırmızı, siyah) üzümlerin kabuk kısmında
bulunmaktadır. 1 g taze üzüm kabuğunda 50-100 mikrogram resveratrol varken bu oran 1 litre kırmızı üzüm
şırasında 1,5 ile 3 miligram arasındadır. Bu maddenin
www.turktob.org.tr
TÜRKİYE T OHUMCULAR BİRLİĞİDERGİSİ
21
ğine sahip olan resveratrol, kanser oluşumuna doğru
giden hücre değişimlerini bloke etmekte ve istenmeyen
dokuların vücutta oluşmasını engellemektedirler. Üzümün mucizesi olarak ifade edebileceğimiz resveratrol
maddesinin kullanılma zamanının geldiğini, hatta geçmek üzere olduğunu söyleyebiliriz (Çelik, 2001; Çelik,
2004, Çelik ve ark, 2005; Çelik, 2007).
aynı zamanda kolesterolün düşürülmesinde de etkili olduğu ve Akdeniz tipi diyetler ile kalp krizi riskini azaltabileceği bilinmektedir. Çünkü renkli üzümlerde bulunan
resveratrol maddesinin antioksidan aktivite göstererek
kılcal damarların tıkanmasını engellediği, apoliprotein ve
lipid sentezinin modülasyonu ile kılcal damarlarda trombosit birikmesini engellediği in vitro, ex vitro ve hayvanlar
üzerinde yapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur (Çelik,
2001; Çelik, 2004, Çelik ve ark, 2005; Çelik, 2007).
Resveratrol maddesinin asmada dal, gövde, kök,
çekirdek, yaprak ve özellikle renkli olan üzüm tanelerinin kabuklarında sentezlendiğini belirten araştırmacılar, kırmızı şaraplarda bu maddenin bulunduğunu,
beyaz şaraplarda ise olmadığını ortaya koymuşlardır.
Günümüz dünyasında doğal gıda kaynaklarının giderek bozulması, kirlilik ve diğer etmenler nedeniyle
kanser dokularının oluşumu, gelişmesi ve artması ile
ilgili olan tüm olaylar resveratrol maddesi ile engellenebilmektedir. Nitekim tümör aşılanmış farelere 18 hafta
boyunca haftada 2 kez 1, 5, 10 veya 25 mikromol resveratrol veren araştırmacılar, tümör sayısının kontrole
göre sırasıyla %50, %63 ve %88 oranında azaldığını ortaya koymuşlardır. 1997 yılında Illinois Üniversitesinde
yapılan bir araştırmada ise kanser aşılanmış farelerde
resveratrol maddesinin lezyon gelişimini engellediği ve
deride tümör oluşumunu azalttığı saptanmıştır. Kılcal
damarlarda okside olarak biriken düşük yoğunluktaki
yağlar (LDL), damarları tıkamakta ve koroner kalp hastalıklarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Renkli
üzümlerin taze veya üzüm suyuna işlenerek tüketilmesi
ile kötü kolesterol olarak da bilinen düşük yoğunluktaki
yağlı bileşiklerin okside olarak kılcal damarlarda birikmesi engellenmekte ve koroner kalp hastalıklarından
kaynaklanan kalp krizi riski azaltılmaktadır. Doymamış
yağ oranı yüksek gıdalar ile beslenenlerde kolesterol
de yüksek ise kalp krizinden ölüm riski artmaktadır.
Bunun önlenmesi için üzüm ve üzüm ürünlerinin bolca tüketilmesi gerekmektedir. Çünkü üzümlerde yoğun
olarak bulunan ve antioksidan görev üstlenen fenolik
maddeler, flavonoid gurubu kimyasal bileşiklerden
olan, renkli üzümlerde kabuk ve şırada, hatta bazı çeşitlerde et kısmının renkli olmasını sağlayan antosiyaninlerin de trombositlerin yoğunlaşarak kılcal damarların
duvarlarına yapışmasını engellediği ve bu damarların
değişmesine izin vermediği bilinmektedir. Yapılan tıbbi
araştırmalara göre antioksidan ve antimutagen özelliwww.turktob.org.tr
Kaynaklar
Ağaoğlu, Y.S., 1999. Bilimsel ve Uygulamalı Bağcılık.
Cilt-I Asma Biyolojisi. Kavaklıdere Eğitim Yay. No.: 1,
205s.
Arya, N., 2012. Are Grapes Good for You ? www.
buzzle.com/articles/are-grapes-good-for-you.html
Batu, A., 1993. Kuru Üzüm ve Pekmezin İnsan Sağlığı
ve Beslenmesi Açısından Önemi. GIDA, 18(5): 303-307.
Çelik, H., Ağaoğlu, Y.S., Fidan, Y., Marasalı, B.,
Söylemezoğlu, G., 1998. Genel Bağcılık. Sunfidan Mesleki Kitaplar Serisi-1, 253s.
Çelik, H, 2001. Üzüm Kansere Savaş Açtı, Ziraat Mühendisliği Dergisi. 331, 32-35.
Çelik, H., 2004. Kanser ve Kalp Krizine Karşı Doğal
Koruyucu: Karadeniz Bölgesi’ndeki Kokulu Kara Üzüm.
Doğa, Çevre ve Kültür Dergisi, Ekoloji Magazin 3:54-61.
Çelik, H., Odabaş, F., Köse, B., 2005. Kokulu Kara
Üzümün Önemi ve Üzüm Suyuna İşlenmesi. SS Hopa
Bölgesi Çay Koop. Birliği Yay.: 20s.
Çelik, H., 2007. Sağlık Meyvesi ve Kanser Savaşçısı,
Kokulu Kara Üzüm. Nuhoğlu Vakfı Dergisi, Nisan-2007,
97-100.
Dzhambazova, T., Kondakova, V., Tsvetkov, I.,
Batchvarova, R., 2011. Grape Secondary MetabolitesBenefits for Human Health. Advance Understanding of
Neurodegerenati ve Disease: 285-296.
Gülcü, M., Demirci A.Ş., Güner K.G., 2008. Siyah
Üzüm, Zengin Besin İçeriği ve Sağlık Açısından Önemi.
Türkiye 10. Gıda Kongresi, 179-182.
Gross, P., 2010. Superfruits. Mc-GrawHill Comp. 6366p.
Lim, T.K., 2013. Edible Medicinal and Non-Medicinal
Plants. Volume 6, Fruits. Vitaceae: 450-482p. Springer
Science and Business Media Dordrecht.
Morris, J.R., Striegler R.K., 2005. Grape Juice: Factor
that Influence Quality, Processing Technology and Economics. In: Processing Fruit. 2nd ed., edited by Barret
D.M. CRC Press.
Percival, S.S., West, R.L., 2013. Effect of Health-Promoting Properties of Grapes, İncluding Resveratrol. In:
Bioactives in Fruit: Health Benefits and Functional Fruits.
Edit. By Skinner M. and Hunter, D., John Wiley Publ.
197-216p.
Xia, E.Q., Deng G.F., Guo, Y.J., Li, H.B., 2010. Biological Activities of Polyphenols from Grapes. Int. J. of
Molecular Sci., 622-646p.
Williamson, G., Carughi, A., 2010. Polyphenol Content and Health Benefits of Raisins. Nutrition Reseach,
30: 511-519.
TÜRKİYE T OHUMCULAR BİRLİĞİDERGİSİ
Download

ÜZÜMÜN BESİN DEĞERİ