TİSK İŞGÜCÜ PİYASASI BÜLTENİ – OCAK 2016 (SAYI: 35)
(EKİM 2015 TÜİK HİA Verilerinin Değerlendirilmesi)
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ekim 2015 Hanehalkı İşgücü İstatistikleri,
15 Ocak 2016 tarihli Haber Bülteni ile açıklanmıştır. Bu çalışmanın ilk bölümünde söz
konusu veriler kapsamında işgücü piyasasında ön plana çıkan gelişmeler, ana başlıklar
halinde özetlenecektir. İkinci bölümde, işgücü piyasasında Ekim 2015 sonrası dönemdeki
güncel gelişmelerin görülebilmesi amacıyla Türkiye İş Kurumu’nun (İŞKUR) açıkladığı
işsizlik ödeneğine başvuranların sayısındaki gelişmeler ile reel kesimin ve tüketicilerin
anketlerden elde edilen istihdama yönelik beklentilerinden yararlanılacaktır. Üçüncü
bölümde ise Genel Değerlendirme yapılmıştır.
I. İŞGÜCÜ PİYASASINDAKİ DURUM VE GELİŞMELER
(EKİM 2015 İTİBARİYLE)
a. İŞGÜCÜ KOMPOZİSYONU:
Son bir yılda Türkiye’de 15 yaş ve üzerindeki nüfus 885 bin kişi artmış bunun 63 bini
işgücü piyasasının dışında kalanlara eklenmiştir. Dolayısıyla yıllık işgücü artışı 822 bin
kişi olmuştur (Grafik 1). 2014 Ekim döneminde 1 milyon 929 bin kişi olan işgücü artışı
bir yılda %42,6 oranında küçülmüştür. Yıllık işgücü artışı Ocak 2015’te 1 milyon 452 bin
kişi olmuştu.
İşgücü içinde istihdam edilenler 718 bin kişi; işsiz sayısı 104 bin kişi artmıştır.
(*) İşgücüne dahil olmayanlar.
2
b. İŞGÜCÜNE KATILMA ORANI:
Yıllık işgücü artış hacmindeki azalışa rağmen, işgücüne katılma oranı Ekim 2015
döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,6 puan artarak %51’den %51,6’ya
çıkmıştır. Artışta 0,9 puanla kadınların etkili olduğu anlaşılmaktadır. Oran, erkeklerde
%71,9; kadınlarda %31,8’dir (Grafik 2, Tablo 1).
İşgücüne katılma oranı Ekim 2015 itibariyle 15-24 yaş toplamında %42,3; genç
erkeklerde %54,5; genç kadınlarda ise %30,2’dir. İşgücüne katılma eğilimi gençlerde de
çok yüksektir; oranda 1,4 puan artış vardır. Genç kadınlarda bu artış 1,7 puana
çıkmaktadır.
Oran, mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre incelendiğinde, bir dönem önceye
(Eylül 2015’e) göre 0,1 puan azaldığı görülmektedir (Grafik 3). Mart’tan itibaren
gözlenen artış eğiliminin değiştiği dikkati çekmektedir.
Bir yıl önce işgücü piyasasında bulunmayan 197 bin “iş aramayan ancak bulduğu takdirde
çalışmaya hazır olan” kişi, 116 bin “çalışamaz halde olan” kişi, 73 bin “ev kadını” ve 45 bin
“öğrenci” çalışma talebiyle iş aramaya başlamıştır. Buna karşılık, 288 bin “emekli”, 166
bin “iş bulma ümidi olmayan” kişi ve 3 bin “mevsimlik çalışan” işgücü piyasasının dışına
çıkmıştır.
TÜİK’in içeriğini açıklamadığı “Diğer” kategorisinde 39 bin kişilik artış olmuştur.
3
Tablo.1 – İşgücü Piyasasında Gelişmeler (Nüfus Grupları İtibariyle)
Türkiye
(Ekim 2015 itibariyle)
15 + Yaş Nüfus
İşgücü
Toplam İstihdam
-Zamana Bağlı Eksik İstihdam
-Yetersiz İstihdam
-Tam Zamanlı İstihdam
İşsizler
İşgücüne Dahil Olmayanlar
-İş Bulma Ümidi Olmayan
-İş Aramayan, Çalışmaya Hazır
-Mevsimlik Çalışan
-Ev Kadını
-Öğrenci
-Emekli
-Çalışamaz Halde
-Diğer
İşgücüne Katılma Oranı, %
İşsizlik Oranı, %
Tarım Dışı İşsizlik Oranı, %
Erkek
Kadın
Bin Kişi
Değişim (*)
Bin Kişi
Değişim (*)
58.134
30.003
26.856
395
551
26.461
3.147
28.131
724
1.629
76
11.440
4.482
4.115
3.870
1.797
885
822
718
-148
-15
866
104
63
166
-197
3
-73
-45
288
-116
39
28.711
20.645
18.734
294
426
18.440
1.911
8.066
434
522
18
2.195
3.181
1.335
381
437
416
354
-87
-32
441
61
21
85
-88
-1
-54
210
-99
-31
51,6
10,5
12,6
0,6
0,1
0,1
71,9
9,3
10,5
0,4
0,2
0,2
Bin Kişi
Genç Nüfus (15-24)
Değişim (*)
Bin Kişi
Değişim (*)
29.423
9.358
8.122
101
126
8.021
1.235
20.065
290
1.106
58
11.440
2.287
934
2.535
1.416
448
406
364
-61
18
425
41
42
81
-110
4
-73
9
78
-17
70
11.834
5.011
4.043
63
132
3.980
968
6.823
-
80
207
183
-16
20
199
24
-127
-
31,8
13,2
18,0
0,9
-0,1
-0,3
42,3
19,3
22,4
1,4
-0,4
-0,5
(*) Ekim 2015 dönemi itibariyle bir önceki yılın aynı dönemine göre değişimi ifade etmektedir.
c. İSTİHDAM:
Ekim 2015 dönemi itibariyle toplam istihdam 26 milyon 856 bin kişi olup, istihdam
edilmeyenler (işgücüne dahil olmayanlar ve işsizler) 31 milyon 278 bin kişi ile çok daha
büyük bir kitledir. Bir başka ifadeyle çalışma çağındaki nüfusun yarısından azı (%46,2)
çalışma ve kazanç sağlama olanağına sahip; yarısından fazlası (%53,8) ise bundan
yoksundur (Grafik 4).
Görüldüğü gibi %46,2 düzeyindeki istihdam oranını yükseltmek açısından en fazla
potansiyele sahip grup, ev kadınlarıdır.
TÜİK, evde engelli bakım yardımı alan kişileri ücretli istihdamına dahil etmiştir. 2014
yılında 450 bin kişi düzeyinde olduğu bilinen, 2015’te muhtemelen sayısı daha da artan
bu kitlenin ücretli istihdamına dahil edilmesi, tartışmaya açık bir uygulamadır.
Öte yandan, ülkemizdeki toplam sayısı 2,5 milyon kişiyi bulan Suriyeli sığınmacılardan
15 ve yukarı yaştakiler eğer TÜİK Hanehalkı İşgücü Araştırması’nın örneklemi içinde
olan bir hanede ikamet ediliyor ve anket formuna cevap verebiliyor ise, Araştırma
kapsamına dahil edilmektedir. Ne var ki, Suriyeli sığınmacıların Araştırma sonuçlarını ne
kadar ve hangi konularda ne yönde etkilediği kamuoyunca bilinmemektedir. Bu durum
Araştırma ile elde edilmek istenilen faydayı azalttığından, söz konusu veriler ve etkileri
TÜİK’çe açıklanmalıdır.
Toplam İstihdam ve İstihdam Oranı:
Toplam istihdam artışı Nisan-Eylül 2015 döneminde güçlenmiş; Ekim 2015’te nispeten
zayıflamıştır. Ekim 2015 döneminde toplam istihdam, bir önceki yılın aynı dönemine
4
göre %2,7 oranında artmış ancak 12 ay önceki hızına erişememiştir. Bir yıl önce bu artış
oranı %5,5 olmuştu. (Tablo 2).
Toplam istihdamdaki artışın hız kazanmasında kadın istihdamı başat rol oynamıştır.
Kadınların işgücü piyasasındaki rolü zayıf olmasına rağmen, kadın istihdamındaki artış
kişi sayısı açısından erkeklerden 10 bin kişi fazla olmuştur (Tablo 2).
İstihdam oranı Ekim 2015’te %46,2 olmuş, bir yıl önceye göre 0,5 puan artmıştır. Oran
erkeklerde %65,2; kadınlarda %27,6 düzeylerindedir.
Ekim 2015 dönemi itibariyle %27,6’ya yükselen kadın istihdam oranı; TBMM’de
görüşülmekte olan, doğum yapacak kadın çalışanların izin haklarını genişleten ve ilkokul
çağına kadar çocuğa bakım sağlama gerekçesiyle işverene kısmi süreli çalıştırma
zorunluluğu getiren düzenleme taslağının yasalaşması halinde orta vadede azalabilir.
Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam bir önceki döneme (Eylül 2015’e) göre %0,1
oranında azalmıştır (Grafik 5).
5
Tablo 2: İstihdam Göstergelerinin Aylar İtibariyle Değişimi (Bir Önceki Yılın Aynı Ayına Göre)
Tarım
Kadın
Toplam İstihdam
Dışı
Sanayi
Genç
İstihdamı
İstihdam Oranı İstihdam İstihdamı İstihdamı
(*)
Dönem
(Yüzde) (Puan) (Yüzde) (Yüzde) (Yüzde) (Yüzde)
2014 Ekim
5,5
1,7
5,7
5,2
6,0
Kasım
5,8
1,7
5,7
4,1
7,2
Aralık
5,4
1,6
4,8
2,6
5,4
2015 Ocak
4,1
1,1
4,8
2,3
3,7
8,1
Şubat
2,3
0,3
4,3
-0,1
-1,1
4,1
Mart
1,4
-0,1
2,4
-1,1
-0,7
2,4
Nisan
1,7
0,1
2,5
-0,9
-1,0
2,5
Mayıs
2,0
0,2
2,8
0,7
-0,5
4,1
Haziran
2,5
0,4
3,0
0,9
1,3
5,2
Temmuz
3,5
0,9
4,0
1,8
4,4
5,9
Ağustos
3,2
0,7
3,1
-0,1
6,6
4,9
Eylül
3,8
1,0
3,8
0,4
6,3
5,8
Ekim
2,7
0,5
3,1
0,2
4,7
4,7
(*) Yeni seride 2015 Şubat dönemi öncesi için veri yoktur.
Sektörel İstihdam:
Kadın işgücüne katılma oranındaki 0,9 puanlık yükselme, kadın istihdamındaki 364 bin
kişilik artıştan kaynaklanmaktadır. Kadın istihdamı hizmetler sektöründe 387 bin kişi,
tarımda 23 bin kişi artarken, sanayide 40 bin kişi ve inşaatta 7 bin kişi azalmıştır (Tablo
3).
İstihdam edilen erkek sayısı 354 bin kişi artmıştır. Bu artışın 206 bini hizmetlerde, 50
bini inşaatta, 49 bini sanayide ve 46 bini tarımda çıkmıştır.
6
Hizmetler sektörü kadınlar ve erkekler açısından istihdam yaratan en büyük sektör
olmuştur. Hizmetler sektörünün 593 bin kişilik istihdam yarattığı görülmektedir.
İstihdam sanayi sektöründe 9 bin kişi, tarımda 69 bin kişi artabilmiştir. İnşaat ve sanayi
sektörleri sadece erkekler açısından istihdam yaratmış, kadın istihdamı azalmıştır.
Sanayi sektörü istihdamı yerinde saymış, toplam istihdamdaki payı %20,5’ten %20’ye
inmiştir.
Ekim 2015 dönemindeki yıllık istihdam artışının temelinde hizmetler sektöründeki kadın
istihdamının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Tablo.3 – Sektörel İstihdam Gelişmeleri
Ekim 2015
Değişim(*)
(Bin kişi)
Erkek
Kadın Toplam Erkek
Kadın Toplam
Tarım
2.931
2.542
5.473
46
23
69
Sanayi
4.139
1.224
5.363
49
-40
9
İnşaat
1.978
70
2.048
50
-7
43
Hizmetler
9.683
4.285
13.968
206
387
593
Toplam
18.734
8.122
26.856
354
364
718
Tarım-dışı
15.803
5.580
21.383
308
341
649
* Ekim 2015 dönemi itibariyle bir önceki yılın aynı dönemine göre değişimi ifade etmektedir.
Tarım dışı istihdam artışı Ağustos-Ekim döneminde dalgalı bir seyir izlemiştir. Tarım dışı
istihdam Ekim 2015 döneminde bir yıl önceki yılın aynı dönemine göre 649 bin kişi
artarak 21 milyon 383 bin kişiye çıkmış ve yıllık artış oranı %3,1 olmuştur (Tablo 3 ve
Grafik 6).
Tarım dışı istihdamın seyri mevsim etkisinden arındırılmış veriler kullanılarak
incelendiğinde bir önceki döneme göre (Eylül 2015) %0,3 oranında azaldığı
anlaşılmaktadır.
7
2015 yılının ilk 10 ayı itibariyle, bir önceki yılın aynı dönemine göre toplam istihdam 707
bin kişi artmıştır. İlk 10 ayda istihdam hizmetlerde 652 bin kişi, sanayide 21 bin kişi,
tarımda 18 bin kişi ve inşaatta 15 bin kişi genişlemiştir (Tablo 4 ).
Tablo 4: İstihdamda Bir Önceki Yıla Göre Değişim, (Bin Kişi)
2014 Ocak-Ekim Ortalama 2015 Ocak-Ekim Ortalama Değişim
Tarım
5.525
5.543
18
Sanayi
5.319
5.340
21
İnşaat
1.895
1.910
15
Hizmetler
13.201
13.853
652
TOPLAM
25.939
26.646
707
Öte yandan sektörlerde yaratılan istihdamın yıllık bazda değişimi sorgulandığında,
durağan hale geldiği izlenmektedir (Grafik 7).
İşteki Duruma Göre İstihdam:
Yaratılan istihdama işteki durum itibariyle bakıldığında, ücretli veya yevmiyeli olarak
çalışanların sayısının bir önceki yılın aynı dönemine göre %4,8 oranında ve 833 bin kişi
arttığı, toplam istihdamdaki payının 1,4 puan yükseldiği görülmektedir (Tablo 5).
Böylece, ücretli payı %68’e yükselmiştir.
Tablo.5– İşteki Durum İtibariyle İstihdam Gelişmeleri
Bin Kişi
Yüzde Dağılım
(Ekim 2015 itibariyle)
2014
2015
Değişim(*) 2014
2015 Değişim(*)
Ücretli ve Yevmiyeli
17 389 18 222
833
66,5
67,9
1,4
İşveren ve Kendi Hesabına Çalışan
5.657
5.540
-117
21,6
20,6
-1,0
Ücretsiz Aile İşçisi
3 091
3 094
3
11,8
11,5
-0,3
Toplam
26.138 26.856
718 100,0 100,0
* Ekim 2015 dönemi itibariyle bir önceki yılın aynı dönemine göre değişimi ifade etmektedir.
Ocak-Ekim dönemi itibariyle bir önceki yılın aynı dönemine göre işveren olarak çalışan
kişilerin sayısı %0,2; ücretsiz aile işçilerinin sayısı %0,1; kendi hesabına çalışan kişilerin
sayısı %0,1 azalırken, ücretli veya yevmiyelilerin sayısı %4,2 artmıştır (Grafik 8).
8
Gençlerin İstihdamı:
Genç nüfusun (15-24 yaş) istihdamı Ekim 2014’te 3 milyon 860 bin kişi iken, bir yıl
sonra, Ekim 2015’te 4 milyon 43 bin kişiye yükselmiştir. 2015’in ilk aylarında gerileyen
genç istihdamının Mayıs’tan sonra toparlandığı, ancak yıllık artış hızının Ağustos’tan
sonra azaldığı ve Ekim’de %4,7 ile bir yıl önceye (%6) kıyasla düşük kaldığı
anlaşılmaktadır (Tablo 2 ve Grafik 9).
Genç istihdamının yaklaşık üçte ikisi (%66,1) erkeklere aittir. İstihdam oranı genç
erkeklerde %45,1 iken, genç kadınlarda sadece %23,2’dir; genç kadın nüfusun yalnızca
yaklaşık dörtte biri istihdam imkanına sahiptir. Bununla birlikte, Ekim 2015’te genç
kadınların istihdamı 110 bin kişi artarken, genç erkeklerin istihdamı 73 bin kişi
yükselmiştir.
9
Kayıt Dışı İstihdam:
Ekim 2015 döneminde kayıt dışı istihdam büyüklüğü 9 milyon 25 bin kişidir; bunun 5 milyon
321 bin kişisi erkek, 3 milyon 705 bin kişisi kadındır.
Ekim 2015 döneminde 12 ay önceye göre kayıtdışı istihdamda kaydedilen oransal azalmayla
birlikte, mutlak düzeyinin de gerilemesi olumludur. Kayıtdışı istihdam oranı tarımda
%82,9’dan %80,9’a ve tarım dışı sektörlerde %22,5’ten %21,5’e inmiştir. Tarım dışı
sektörlerde kayıtdışı ücretli istihdamı oranı da %17,6’dan %16,8’e düşmüştür (Grafik 10).
Ancak, kayıtdışı istihdam oranı Nisan-Ekim 2015 döneminde giderek yükselmiştir; Mart’ta
%32,7 olan söz konusu oran Ekim’de %33,6’ya çıkmıştır. Bunun sebebi Milletvekili Seçimleri
öncesinde denetimlerin azaltılması olabilir.
Eğitim Durumuna Göre İstihdam:
İstihdamdaki yıllık değişimin eğitim durumuna göre dağılımı incelendiğinde, istihdam
artışının üçte ikisinden fazlasını (%68,9’unu) yükseköğretim mezunlarının oluşturduğu
görülmektedir. İkinci sırayı ise lise altı eğitimliler almaktadır. Okur-yazar olmayanların
istihdamı ise daralmıştır (Grafik 11).
10
d. İŞSİZLİK:
İşsiz sayısındaki artış hızı Aralık 2014-Ekim 2015 döneminde yavaşlasa da son bir yılda
%3,4 artmıştır (Tablo 7).
Tablo 7: İşsizlik Göstergelerinin Aylar İtibariyle Değişimi (Bir Önceki Yılın Aynı Ayına Göre)
Tarım Dışı
Toplam
İşsizlik
İşsizlik
Kadın
Genç
İşsiz
Oranı
Oranı
İşsizler
İşsizler
Dönem
(Yüzde)
(Puan)
(Puan)
(Yüzde) (*) (Yüzde)
2014 Ekim
23,2
1,3
1,6
18,4
Kasım
24,0
1,4
1,7
22,0
Aralık
21,8
1,3
1,6
26,8
2015 Ocak
16,2
1,0
1,3
24,8
20,5
Şubat
14,2
1,0
1,1
22,2
20,9
Mart
11,7
0,9
1,0
21,8
12,6
Nisan
9,4
0,6
0,8
17,2
10,1
Mayıs
9,3
0,5
0,7
15,1
8,1
Haziran
8,5
0,5
0,6
13,0
8,8
Temmuz
3,6
0,0
0,0
11,5
4,8
Ağustos
3,9
0,0
0,1
8,9
2,6
Eylül
1,3
-0,2
-0,3
3,4
2,1
Ekim
3,4
0,1
0,1
3,4
2,5
(*) Yeni seride 2015 Şubat dönemi öncesi için veri yoktur.
Yüksek Öğrenim
Mezunu İşsizler
(Yüzde) (*)
38,9
34,6
35,6
24,7
27,9
17,8
9,6
4,2
2,6
5,9
Ekim 2015 itibariyle işsizlik oranı bir yıl önceye göre 0,1 puan artmıştır. Oran erkeklerde
%9,3; kadınlarda %13,2’dir (Tablo 1). Toplam işsiz sayısı 3 milyon 147 bin kişidir. Son
bir yılda erkek işsiz sayısı 61 bin kişi, kadın işsiz sayısı 41 bin kişi artmıştır; dolayısıyla
işsizlik erkeklerin iş bulamaması ile belirlenmiştir.
İşsizlik oranı Mayıs-Ekim 2015 döneminde yükselmiştir. Mevsimsellikten arındırılmış
seride Ekim’de Eylül’e göre 0,2 puanlık artış vardır (Grafik 12). 2012 ve 2013’te %8-9
bandında iken ekonomik büyümedeki hız kaybı nedeniyle %10’un üzerine çıkan işsizlik
oranının gelecekteki durumu yine büyümeye bağlı olarak değişecektir.
İşsizlik oranı genç nüfusta %19,3’tür. Oran genç erkeklerde %17,2; genç kadınlarda %23,1
düzeyindedir. Genç işsiz ve yükseköğretim mezunu işsiz sayılarındaki artış hızı, genel
işsizliğe kıyasla daha yüksektir (Tablo 7).
11
Tarım dışı işsizlik oranının da Ekim 2014’teki %12,5 seviyesinin 0,1 puan üzerine çıktığı
anlaşılmaktadır. Mevsim etkisinden arındırılmış tarım dışı işsizliğin seyrinde toplam
işsizliğe benzer eğilimler izlenmiştir (Grafik 13).
İşsizlikteki artışın analizinde, mutlak olarak en fazla hizmetler sektörünün ana kaynağı
teşkil ettiği, onu 8 yıldan önce işten ayrılanların izlediği görülmektedir. Sanayi
sektöründe çalışanların işsizlik riski diğer sektör çalışanlarına kıyasla çok daha düşüktür.
Öte yandan, hizmetler sektöründe çalışırken işsiz kalanların payı artmıştır (Tablo 6).
12
Tablo.6 – Daha Önce Çalıştığı Sektörlere Göre İşsizler
(Ekim 2015 dönemi itibariyle)
2014
2015
Bin Kişi
Bin Kişi
Değişim(*)
2014
2015
Dağılım
Dağılım
186
197
6,1
6,3
Tarım
11
595
559
19,6
17,8
Sanayi
-36
397
400
13,0
12,7
İnşaat
3
1.457
1.574
47,9
50,0
Hizmetler
117
137
155
4,5
4,9
8 yıldan önce işten ayrılanlar
18
270
262
8,9
8,3
İlk kez iş arayan
-8
Toplam
3.043
3.147
104
100,0
100,0
* Ekim 2015 dönemi itibariyle bir önceki yılın aynı dönemine göre değişimi ifade etmektedir.
Değişim(*)
0,2
-1,8
-0,3
2,1
0,4
-0,6
İş bulma ümidi olmayanlar ve iş bulduğu takdirde çalışmaya hazır olan diğer kişilerin
sayısı, bir yıl önceye göre toplamda 31 bin kişi azalmıştır. Söz konusu azalışta, iş bulduğu
takdirde çalışmaya hazır olan diğer kişilerin sayısındaki azalış (197 bin kişi) belirleyici
olmuş, iş bulma ümidi olmayanların sayısı ise 166 bin kişi artmıştır (Grafik 14).
İşsizlik oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, 2015 yılının ilk 10 aylık döneminde
en yüksek oranın %11 ile genel lise mezunlarında olduğu, bunu sırasıyla yükseköğretim
mezunlarının (%9,8), meslek lisesi mezunlarının (%9,2) ve lise altı eğitimlilerin (%8,9)
izlediği, en düşük oranın ise %4,6 ile okur-yazar olmayanlarda bulunduğu
anlaşılmaktadır (Grafik 15).
İşsiz sayısındaki yıllık değişim eğitim durumuna göre incelendiğinde, 54 bin kişi ile en
yüksek artışın genel lise mezunlarından kaynaklandığı, onları 43 bin kişi ile
yükseköğretim mezunlarının takip ettiği görülmektedir. Meslek lisesi mezunlarında
işsizlik 5 bin kişi azalmıştır. Yükseköğretim mezunlarının temsil ettiği nitelikli
işsizlerdeki artış, toplam işsiz sayısı artışının yaklaşık yarısını (%41,3) oluşturmaktadır
(Grafik 16).
13
Yükseköğretim mezunlarında işsizlik çok hızlı artmaktadır. Toplam işsiz sayısı yıllık
bazda %3,4 artarken, yükseköğretim mezunu işsiz sayısındaki artış %5,9’dur (Tablo 7).
Öte yandan, Ekim 2015 itibariyle yükseköğretim mezunu işsizler toplam işsizlerin
%23,8’ini oluşturmaktadır. Bir yıl önce Ekim ayında bu oran %24,4’tü.
14
İşsizlerin %67,3 ile çoğunluğu 5 ay ve daha kısa süreden beri iş aramaktadır. 6-11 ay
süredir işsiz olanların payı %11,4; bir yıl ve daha uzun süredir işsiz durumda
bulunanların payı ise %21,3’tür. Son 12 ayda 1 yıl ve daha uzun süredir işsiz olanların
toplamdaki payı %20,7’den %21,3’e yükselmiştir (Grafik 17).
2015 Ekim döneminde Türkiye’nin klasik işsizlik oranı açısından durumu diğer ülkelerle
karşılaştırıldığında, dünyadaki belli başlı 44 ülke içinde %10,5 oranı ile işsizliğin en
yüksek olduğu 8’inci ülke olduğu anlaşılmaktadır (Grafik 18). Bir yıl önce Türkiye
10’uncu sırada yer alıyordu. Bunda, Avrupa’daki ekonomik iyileşme nedeniyle İrlanda ve
Polonya’da işsizliğin azalmasının rol oynadığı değerlendiriliyor.
Öte yandan, klasik işsizlik oranı %10,7 ile Euro Bölgesi’nde Türkiye’den yüksektir.
15
(*) 3. Çeyrek
(**) Eylül 2015
(***) Mayıs 2015
Kaynak: The Economist, Türkiye için TÜİK
16
Alternatif İşsizlik Oranları
İşgücü piyasasındaki gelişmeleri daha sağlıklı takip ve analiz edebilmek açısından, klasik
işsizlik tanımı yanında alternatif işsizlik tanımları da kullanılabilmektedir. Alternatif
tanımlarla klasik tanım birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki tespitler ön plana
çıkmaktadır.

U-1 tanımlı yeni işsizler açısından, işsizlik oranı klasik tanıma göre daha
düşüktür.

U-3 tanımında yer alan iş bulma ümidi olmayanlar dahil edildiğinde, oran,
klasik tanımdan daha yüksek düzeydedir.

İşgücü piyasasının dışında kalan önemli miktarda bir potansiyel nüfus
bulunmaktadır. Potansiyel nüfusun işsizlik tanımına dahil edilme derecesine
bağlı olarak en geniş tanımlı işsizlik oranı (U-6) %18,4 ve işsiz sayısı 5 milyon
971 bin kişidir (Tablo 8).
Tablo 8: Alternatif İşsizlik Oranları
(Yüzde)
U-1 Yeni İşsizler
U-2 Klasik Tanım
U-3 Ümitsizler
U-4 Çalışmaya Hazırlar
U-5 Mevsimlik ve Eksik İst.
U-6 Hepsi Dahil
Ekim
2014
Ekim
2015
7,1
10,4
12,1
17,2
12,5
19,1
Fark
(Puan)
7,1
10,5
12,6
17,0
12,0
18,4
Alternatif Tanımlar:
U-1 Beş ay ve daha kısa süredir iş arayanları
U-2 TÜİK tarafından açıklanan klasik tanımı
U-3 Klasik tanım + iş bulma ümidi olmayanları
U-4 Klasik tanım + ümitsizleri + iş aramayıp çalışmaya hazır olanları
U-5 Klasik tanım + mevsimlik çalışanları + eksik istihdamı
U-6 Klasik tanım + ümitsizleri + iş aramayıp çalışmaya hazır olanları
+ mevsimlik çalışanları + eksik istihdamı içermektedir.
0,0
0,1
0,5
-0,2
-0,5
-0,7
17
II.
İŞGÜCÜ PİYASASI İLE İLGİLİ KISA VADELİ BEKLENTİLER
a. İŞSİZLİK ÖDENEĞİ İÇİN BAŞVURANLAR:
İşsizlik sigortası kapsamında işsizlik ödeneği talep edenlerin sayısı ile ilgili olarak
İŞKUR tarafından derlenen bilgiler, işgücü piyasası hakkında TÜİK’in Hanehalkı
İşgücü Araştırmasına göre daha güncel eğilimler sunmaktadır.
İŞKUR verilerine göre, işsizlik ödeneğine başvuranların sayısı 2007 yılında 246 bin
iken, 2009 yılında Krizin etkisiyle 598 bine varmış, 2010’da 427 bine gerilemiştir.
2011 yılı genelinde ise yeniden yükselmiş ve 441 bin olmuştur. Başvuru sayısının 2012
yılında 566 bine, 2013 yılında 763 bine yükselmesi ve 2014’te 900 bine çıkarak 2009
seviyesini yarı yarıya aşmış bulunması dikkat çekicidir.
Başvuru sayısı aylık olarak incelendiğinde ise, 2012’den itibaren dalgalanarak
yükseldiği görülmektedir. 2013 Mart ayında 58 bin seviyesinde olan başvuru sayısı
2014 Ocak ayında 87 bine, 2015 Ocak ayında ise 111 bine çıkmıştır. Söz konusu sayı
Haziran 2015’te 119 bini aşarak bugüne kadarki en yüksek seviyeye ulaşmıştır. İşsizlik
sigortasına başvuranların sayısı Eylül 2015’ten itibaren yeniden yükselmeye başlamış
ve Aralık 2015’te 110 bin 266 kişi olmuştur (Grafik 19 ve 20).
18
a. REEL
KESİMİN
BEKLENTİLERİ
İSTİHDAM,
TÜKETİCİLERİN
İŞSİZLİK
Merkez Bankası tarafından gerçekleştirilen İktisadi Yönelim Anketi’nde imalat
sanayinde faaliyet gösteren 2 bin 167 reel kesim katılımcısından gelecek üç aydaki
istihdam beklentileri de sorulmaktadır. Söz konusu beklentilerde Mayıs-Aralık 2015
döneminde “istihdam artacak” diyenlerin oranı azalırken, “istihdam azalacak”
diyenlerin oranı giderek artmıştır.
Aralık 2015 itibariyle ağırlıklı görüş, gelecek üç ayda istihdam düzeyinin
değişmeyeceği yönünde olsa da kötümserlikte artış vardır (Grafik 21).
19
Diğer taraftan, TÜİK ve Merkez Bankası tarafından ortaklaşa yapılan Tüketici Güven
Endeksi kapsamında, daha önceki dönemlerde iş bulma olanakları ile ilgili soru, AB
ile uyum kapsamında gelecek 12 aylık dönemde işsiz sayısı beklentisine
dönüştürülmüştür. Bu çerçevede tüketicilere geleceğe yönelik olarak işsiz sayısı
beklentileri sorulmaktadır. Endeksin 100’den küçük olması tüketici güveninde
kötümser durumu ifade etmektedir. Tüketicinin iş bulma olanakları beklentisi,
endeksin hesaplanmaya başladığı 2012 yılının başından bu yana kötümser alanda ve
aşağı yönlüdür. Bunun tek istisnası 1 Kasım Seçimleri’nin etkisini içeren Kasım ayı
olmuş, ancak Aralık’ta beklenti tekrar azalmıştır (Grafik 22).
20
GENEL DEĞERLENDİRME
Ekim 2015 itibariyle TÜİK Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçları,
İŞKUR’un derlediği işsizlik ödeneğine başvuranların sayısındaki
gelişmeler ve kısa vadeli istihdam beklentilerine yönelik olarak
yapılan anketlerin sonuçları birlikte değerlendirildiğinde, işgücü
piyasasında ön plana çıkan temel sonuçlar ve ana değişim eksenleri
aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
 İşgücü artışı hacim olarak yavaşladı ancak işgücüne katılma oranı
kadın ağırlıklı yükselişini sürdürdü.
 Araştırma’nın örneklemi içinde olan hanelerde ikamet eden
Suriyeli mültecilerin TÜİK’çe Araştırma’ya dahil edildiği biliniyor.
Ancak Suriyelilere ilişkin veriler ve Araştırma’ya etkisi TÜİK’çe
açıklanmıyor. Bu durum Türkiye’deki istihdam ve işsizlik
fotoğrafının net biçimde görülmesini engelliyor.
 Ağırlıklı şekilde kadınlardan kaynaklanan istihdam
neredeyse tamamen hizmetler sektöründe gerçekleşti.
artışı
 Halen TBMM’de görüşülen kadın çalışanların doğuma bağlı
izinlerini artırmayı ve çocuk ilkokula başlayana kadar kısmi süreli
çalışmayı işverenlere zorunlu hale getirmeyi öngören düzenleme
yasalaştığı takdirde kadın istihdam oranı orta vadede azalabilir.
 Sanayi istihdamı yerinde saydı, sanayi sektörünün ülkemizin
toplam istihdamındaki payları %20,5’ten %20’ye indi.
 Ücretlilerin toplam istihdamdaki payı arttı, işverenlerin ve kendi
hesabına çalışanların payı azaldı.
 Genç istihdamındaki artış hızı zayıfladı.
 Genç istihdamındaki artışta da genç kadınlar başı çekti; erkeklerde
73 bin, kadınlarda 110 bin yeni istihdam yaratıldı.
 Kayıtdışı istihdam oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre
toplamda 1,4 puan, tarım dışı ücretliler açısından 0,8 puan
geriledi. Ancak, Mart döneminde %32,7’ye inmiş olan toplam
kayıtdışı istihdam oranı Ekim’de %33,6’ya çıktı. Bunun nedeni
Seçimler dolayısıyla denetimlerin azaltılması olabilir.
 İstihdam artışında yükseköğretim mezunları açık ara önde.
21
 İşsizlik oranı hem yıllık, hem de aylık bazda yükseldi.
 Tarım dışı işsizlik büyüyor.
 Genç yükseköğrenim mezunları işsizliğe daha fazla uğruyor.
 Sanayi çalışanlarının işsizlik riski, diğer sektörlere kıyasla çok
daha düşük.
 İş bulma ümidi olmayanların sayısı 12 ay önceye göre 166 bin
kişilik artış kaydetti.
 Eğitim durumuna göre en fazla işsiz kalan gruplar genel lise ve
yükseköğrenim mezunları. Meslek lisesi mezunu işsiz sayısı ise
azaldı.
 Yeni işsizlerin yaklaşık yarısı yükseköğrenim mezunu.
 Türkiye işsizlik oranının büyüklüğü açısından dünyada 10’uncu
sıradan 8’inci sıraya yükseldi. Bunda Avrupa’daki ekonomik
iyileşme nedeniyle İrlanda ve Polonya’da işsizliğin azalması rol
oynadı.
 En geniş işsizlik tanımına göre Türkiye’deki işsizlik oranı %18,4 ve
5 milyon 971 bin işsiz var.
 İşsizlik ödeneğine başvuran sayısı hızlı bir yükseliş gösteriyor;
Aralık 2015’te 110 bin kişiyi buldu.
 Sanayicinin istihdam artış beklentisi Mayıs’tan beri giderek
azalıyor. Tüketicinin beklentisi ise 1 Kasım Seçimleri’nden sonra
artsa da, Aralık’ta tekrar düşüş gösterdi.
Yayın hakları TİSK’e aittir, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Download

tisk işgücü piyasası bülteni – ocak 2016 (sayı: 35)