METEOROLOJI
METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Sayı : 119
Ocak 2016
Aylık
Bülten
www.mgm.gov.tr
METEOROLOJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
ARAŞTIRMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Sayı : 119
Ocak 2016
YAĞIŞ DEĞERLENDİRMESİ
2015 YILI ARALIK AYI ALANSAL YAĞIŞ RAPORU
GENEL DURUM:
Yağışlar genel olarak normalinden ve geçen yıl Aralık ayı yağışından az olmuştur.
Aralık ayı yağış ortalaması 22,9 mm, normali 78,3 mm ve 2014 yılı Aralık ayı yağış ortalaması ise
83,7 mm’dir. Yağışlarda normaline göre % 70,8; geçen yıl Aralık ayı yağışına göre ise % 72,7 azalma
gözlenmiştir.
MARMARA BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 8,1 mm, normali 98,4 mm, 2014 Aralık ayı yağışı ise 128,5 mm’dir.
Yağışlarda normaline göre % 91,8; geçen yıl Aralık ayı yağışına göre ise % 93,7 azalma
gözlenmiştir.
EGE BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 2,0 mm, normali 102,5 mm, 2014 Aralık ayı yağışı ise 165,5 mm’dir.
Yağışlarda normaline göre % 98,0; geçen yıl Aralık ayı yağışına göre ise % 98,8 azalma
gözlenmiştir.
AKDENİZ BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 10,2 mm, normali 120,7 mm, 2014 Aralık ayı yağışı ise 121,1 mm’dir.
Yağışlarda normaline göre % 91,5; geçen yıl Aralık ayı yağışına göre % 91,5 azalma gözlenmiştir.
İÇ ANADOLU BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 8,3 mm, normali 50,1 mm, 2014 Aralık ayı yağışı ise 44,5 mm’dir.
Yağışlarda normaline göre % 83,5; geçen yıl Aralık ayı yağışına göre % 81,4 azalma gözlenmiştir.
1
KARADENİZ BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 59,1 mm, normali 73,0 mm, 2014 Aralık ayı yağışı ise 82,9 mm’dir.
Yağışlarda normaline göre % 19,1; geçen yıl Aralık ayı yağışına göre ise % 28,8 azalma
gözlenmiştir.
DOĞU ANADOLU BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 29,5 mm, normali 59,4 mm, 2014 Aralık ayı yağışı ise 43,0 mm’dir.
Yağışlarda normaline göre % 50,4; geçen yıl Aralık ayı yağışına göre ise % 31,6 azalma
gözlenmiştir.
GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ:
Bölge yağış ortalaması 30,1 mm, normali 81,5 mm, 2014 Aralık ayı yağışı ise 68,9 mm’dir.
Yağışlarda normaline % 63,0; geçen yıl Aralık ayı yağışına göre % 56,3 azalma gözlenmiştir.
2
3
4
2015-2016 Su Yılı 03 Aylık Alansal
Kümülatif Yağış Raporu (Aralık 2015)
GENEL DURUM : 1 Ekim 2015 – 31 Aralık 2015 tarihleri arasında kümülatif
yağışlar, genel olarak normalinden ve geçen yıl yağışından az olmuştur.
Türkiye’nin üç aylık kümülâtif yağışı 138,3 mm, normali 198,2 mm ve geçen yılın
aynı dönem yağış toplamı ise 195,7 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 30,2;
geçen Su/Tarım Yılı’na göre ise % 29,3 azalma gözlenmiştir.
MARMARA BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 160,0 mm, normali 248,3 mm, geçen yıl aynı dönem
ortalaması ise 278,7 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 35,6; geçen Su/Tarım Yılı’na
göre % 42,6 azalma gözlenmiştir.
EGE BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 119,4 mm, normali 224,9 mm, geçen yıl aynı dönem
ortalaması ise 282,2 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 46,9; geçen Su/Tarım Yılı’na
göre ise % 57,7 azalma gözlenmiştir.
AKDENİZ BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 101,7 mm, normali 259,5 mm, geçen yıl aynı dönem
ortalaması ise 269,6 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 60,8; geçen Su/Tarım Yılı’na
göre ise % 62,3 azalma gözlenmiştir.
İÇ ANADOLU BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 61,9 mm, normali 124,7 mm, geçen yıl aynı dönem
ortalaması ise 119,1 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 50,3; geçen Su/Tarım Yılı’na
göre ise % 48,0 azalma gözlenmiştir.
KARADENİZ BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 231,6 mm, normali 229,4 mm, geçen yıl aynı dönem
ortalaması ise 206,1 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 1,0; geçen Su/Tarım Yılı’na göre
ise % 12,4 artış gözlenmiştir.
5
GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 136,2 mm, normali 188,8 mm, geçen yıl aynı dönem
ortalaması ise 173,4 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 27,9; geçen Su/Tarım Yılı’na
göre ise % 21,5 azalma gözlenmiştir.
DOĞU ANADOLU BÖLGESİ:
Kümülâtif yağışlarda bölge ortalaması 162,4 mm, normali 172,4 mm, geçen yıl aynı dönem
ortalaması ise 142,9 mm’dir. Kümülâtif yağışlarda normale göre % 5,8 azalma; geçen Su/Tarım
Yılı’na göre ise % 13,7 artış gözlenmiştir.
6
7
8
SICAKLIK DEĞERLENDİRMESİ
2015 Yılı Aralık Ayı Ortalama Sıcaklıklarının
1981-2010 Normallerine Göre Mukayesesi
2015 yılı Aralık ayında ortalama sıcaklıklar; İç Anadolu bölgesinin büyük bir kısmı ile Bartın,
Düzce, Kastamonu, Amasya, Tokat, Çorum, Bayburt, Kütahya, Afyonkarahisar, Balıkesir, Manisa,
Ağrı ve Bitlis dolaylarında mevsim normallerinin altında, Antalya dolaylarında mevsim
normallerinin üzerinde gerçekleşirken, Ülkemizin diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında
gerçekleşmiştir.Aralık ayında en düşük ortalama sıcaklık -10,4 ºC ile Ağrı’da, en yüksek ortalama
sıcaklık ise 14,6 ºC ile Alanya’da tespit edilmiştir.
Marmara Bölgesi :
Ortalama sıcaklıklar, Balıkesir dolaylarında
mevsim normallerinin altında gerçekleşirken,
bölgenin diğer kesimlerinde mevsim
normalleri civarında gerçekleşmiştir. En düşük
ortalama sıcaklık 2,9°C olarak Bilecik’te, en
yüksek ortalama sıcaklık ise 8,1°C olarak
Florya’da gerçekleşmiştir.
Karadeniz Bölgesi :
Ortalama sıcaklıklar, Amasya, Bartın,
Bayburt, Çorum, Düzce, Kastamonu ve Tokat
dolaylarında mevsim normallerinin altında
gerçekleşirken, bölgenin diğer kesimlerinde
mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir.
En düşük ortalama sıcaklık -6,6°C olarak
Bayburt’ta, en yüksek ortalama sıcaklık ise
8,9°C olarak Giresun’da gerçekleşmiştir.
Ege Bölgesi :
Ortalama sıcaklıklar, Afyonkarahisar, Akhisar,
Kütahya, Manisa, ve Salihli dolaylarında
mevsim normallerinin altında gerçekleşirken,
bölgenin diğer kesimlerinde mevsim
normalleri civarında gerçekleşmiştir. En düşük
ortalama sıcaklık -1,1°C olarak Emirdağ’da en
yüksek ortalama sıcaklık ise 12,8°C olarak
Bodrum’da gerçekleşmiştir.
Akdeniz Bölgesi :
Ortalama sıcaklıklar, Antalya dolaylarında
mevsim normallerinin üzerinde
gerçekleşirken, bölgenin diğer yerlerinde
mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir.
En düşük ortalama sıcaklık -0,2°C olarak
Göksun’da, en yüksek ortalama sıcaklık ise
14,6°C olarak Alanya’da gerçekleşmiştir.
İç Anadolu Bölgesi :
Ortalama sıcaklıklar, bölgenin doğu kesimleri
ile Konya ve Eskişehir dolaylarında mevsim
normalleri civarında gerçekleşirken, bölgenin
diğer kesimlerinde mevsim normallerinin
altında gerçekleşmiştir. En düşük ortalama
sıcaklık -3,9°C olarak Kangal’da, en yüksek
ortalama sıcaklık ise 0,4°C olarak Konya’da
gerçekleşmiştir.
Doğu Anadolu Bölgesi :
Ortalama sıcaklıklar, Ağrı ve Bitlis
dolaylarında mevsim normallerinin altında
gerçekleşirken, bölgenin diğer kesimlerinde
mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir.
En düşük ortalama sıcaklık -10,4°C olarak
Ağrı’da, en yüksek ortalama sıcaklık ise 3,2°C
olarak Malatya’da gerçekleşmiştir.
Güney Doğu Anadolu Bölgesi :
Ortalama sıcaklıklar, bölgenin tamamında
mevsim normalleri civarında gerçekleşmiştir.
En düşük ortalama sıcaklık 2,7°C olarak
Batman’da, en yüksek ortalama sıcaklık ise
8,8°C olarak Kilis’te gerçekleşmiştir.
(°C)
Maksimum(°C)FARK
2015
(°C)Aralık
Maksimum
Aralık
Yıllar
Milas24.625.81.2MerkezUzun
EKSTREM SICAKLIK DEĞERLENDİRMESİ
Aralık 2015’de 1 yeni ekstrem sıcaklık gerçekleşmiştir.
10
11
2014-2015 TARIM YILI BÖLGELERE GÖRE SICAKLIK DEĞERLENDİRMESİ
Bölgeler
Marmara
Periyot
Ekim
Kasım
Aralık
Ocak
Şubat
Mart
Nisan Mayıs Haziran Temmuz AğustosEylül
Normal(81-10)
15.3
10.2
6.8
5.0
5.3
7.7
12.2
17.0
21.6
23.9
23.9
19.9
2015-2016 Ort. Sıc 15.9
13.0
6.1
Ege
Normal(81-10)
16.8
11.4
8.0
6.4
6.9
9.7
14.1
19.0
23.7
26.3
26.0
21.8
2015-2016 Ort. Sıc 18.1
13.5
6.7
Akdeniz
Normal(81-10)
19.1
13.2
9.3
7.9
8.5
11.4
15.5
19.8
24.1
27.1
27.2
23.9
2015-2016 Ort. Sıc 20.9
15.4
9.9
Iç Anadolu
Normal(81-10)
12.0
5.5
1.3
-0.7
0.3
4.9
10.4
15.0
19.3
22.6
22.4
17.8
2015-2016 Ort. Sıc 13.7
7.3
-1.1
Karadeniz
Normal(81-10)
14.2
9.1
5.7
3.8
3.9
6.6
10.9
15.1
19.3
22.0
22.2
18.5
2015-2016 Ort. Sıc 15.1
10.8
4.2
Doğu Anadolu Normal(81-10)
11.2
3.7
-2.3
-5.3
-4.0
1.5
8.5
13.6
18.7
22.8
22.6
17.8
2015-2016 Ort. Sıc 12.1
5.0
-3.2
G.D. Anadolu Normal(81-10)
18.8
11.0
6.1
4.4
5.6
9.8
15.1
20.7
26.8
30.7
30.1
25.4
2015-2016 Ort. Sıc 20.0
12.1
6.6
12
KURAKLIK ANALİZİ
Normalin Yüzdesi Metoduna (PNI) Göre
2015 Aralık Ayı Kuraklık Durumu
1 AYLIK DEĞERLENDİRME :
3 AYLIK DEĞERLENDİRME :
13
6 AYLIK DEĞERLENDİRME :
9 AYLIK DEĞERLENDİRME :
14
12 AYLIK DEĞERLENDİRME :
Standart Yağış İndeksi (SPI) Metoduna Göre
2015 Aralık Ayı Kuraklık Durumu
3 AYLIK DEĞERLENDİRME :
15
6 AYLIK DEĞERLENDİRME :
9 AYLIK DEĞERLENDİRME :
16
12 AYLIK DEĞERLENDİRME :
24 AYLIK DEĞERLENDİRME :
17
Palmer Kuraklık Şiddet İndeksine (PDSI) Göre
2015 Aralık Ayı Kuraklık Durumu
2015 Kasım Ayı Kuraklık Durumu
18
AYIN KONUSU
DÜŞÜK VE YÜKSEK SICAKLIKLAR
Optimaldan aşağı sıcaklığın minimum
sınırı herhangi bir yerde bir meyve türü veya
çeşidinin yetiştirilmesini en çok sınırlandıran
bir faktördür. Bu.yüzden meyve türlerinin
minimum sıcaklık derecelerine dayanma
sınırlarını bilmek gerekli ve zorunludur. Ancak
burada da türler ve çeşitler arasında az veya
çok farklar bulunduğu gibi, hatta aynı çeşidin
değişik ağaçlarının soğuklara dayanmaları
toprak şartlarına, bakım şartlarına, zararlılarla
savaş derecesine, ağaçların içinde
bulundukları fizyolojik duruma göre de
değişmektedir. Bunlardan başka meyve
ağaçlarının çeşitli organlarının alçak sıcaklık
derecelerine dayanmaları da değişik
olduğundan alçak sıcaklığın sınırlandırıcı bu
etkisi meydana geldiği zamanla ilgilidir.
Gerçekten, bir ağacı gövdesi, kökü, ana
dalları, bir ve iki yıllık dallan, çiçek
tomurcukları, çiçekleri, ufak meyveleri ye
olgun meyvelerinin alçak sıcaklık derecelerine
dayanmaları arasında büyük farklar vardır.
Bundan başka, alçak sıcaklığın tehlikeli
derecelere düşmesi her zaman zararlanmayı
da gerektirmeye-bilir. Çünkü, çok kez sıcaklık
bu dereceye düştükleri hemen kısa bir süre
sonra yükselir ve böylece zarar yapmaz. Bu
bakımdan bu alçak sıcaklık derecesinin suresi
de büyük bir önem taşır.
Kış sonlarında dondan ileri gelen
zararlaşmalar, çok kez, bu zamanda havaların
ısınması sonucu meyve ağaçlarının kış
dinlenmesinden, çıkmaları ve böylece alçak
sıcaklık derecelerine karşı dayanma
güçlerinin azalmasıyla daha da
artabilmektedir. Anadolu şaftlarında sık sık
karşılaşılmakta olan bu durumda, özellikle
meyve gözleri çok zarar görür. Şubat..ayında
havaların anormal olarak ısınması ve bunu
takip eden mart ayında şiddetli soğukların
meydana gelmesi, kabarmaya başlamış ve
dokularındaki su miktarı artmış bulunan
gözlerin yanmalarına ve bunun bir sonucu
olarak o yıl meyve ürününün tamamen kayıp
olmasına veya azalmasına sebep olur. Bu
olayların sık sık tekrarlandığı yerler, genel
olarak, meyve yetiştiriciliği bakımından
tehlikeli bölgeleri teşkil eder.
Bir önceki yazımızda iklim faktörlerinin
en önemlisi olan Sıcaklık konusu ve bitkilerin
optimumum sıcaklık istekleri anlatılmıştı. Bu
makalemizde optimumdan düşük ve yüksek
olan sıcaklıklar hakkında bilgi verilecektir;
Optimalden Yüksek Sıcaklık
Sıcaklığın yaz aylarında optimal
sıcaklık derecesinin üstüne çıktığı hallerde bu
artış oranına göre ağaçlarda gelişme yavaşlar
veya tamamen durur; meyve dökümleri artar
ve bir çok meyve çeşitlerinde kalite de bozulur.
Büyümedeki duraklama ve meyve kalitesinde
gerileme daha çok fotosentez ve
respirasyonla ilgilidir. Genel olarak, sıcaklığın
artması respirasyonu artırdığından
fotosentezle meydana gelen maddelerde
bitkinin diğer faaliyetleri zararına bir kayıp olur.
Suyun az bulunduğu durumlarda da
stomaların kapanması sonucu olarak
fotosentez oranı düşer. Böylece meyveler
karbonhidratlarca yeteri kadar
zenginlemediklerinden meyve kalitesi geriler.
Yüksek sıcaklık derecelerinde meyve
dökümlerinin artması daha çok sıcaklıkla
transpirasyon arasındaki ilişkiye
dayanmaktadır. Sıcaklığın çok yüksek olduğu
yerlerde meyvelerde yanıklara ve
haşlanmalara da rastlanır.
Optimalden Aşağı Sıcaklık
Sıcaklığın optimaldan aşağıya düşmesiyle
meyve ağaçlarımızda büyüme ve verimliliğin
azaldığı görülür. Bunun nedeni, aşağı sıcaklık
derecelerinde bitkinin normal gelişmesi ve
verimi için yeteri kadar karbonhidratların
teşekkül edememesidir. Karbonhidratların
yeteri kadar teşekkül etmemesi aynı zamanda
bitki dokularının kış soğuklarına karşı
dayanımını sağlayan doku olgunluğunun da
vaktinde ve tam olarak meydana gelmesini
önler. Bu. gibi durumlarda.ağaçlar sonbaharın
erken soğuklarından ve kış donlarından daha
çok zarar görür. Böyle yerlerde dalların
olgunlaşmasını daha fazla geciktiren geç
sulamalar, aşın gübrelemeler ve şiddetli
budamalardan kaçınmak gerekir.
19
AYIN BİTKİSİ
MISIR
(Zea mays)
Mısır ılıman ve tropik bölgelerde tarımı
yapılan bir bitkidir. Güneşli ve sıcak günlerde hızlı
bir büyüme ve gelişme gösterir. Farklı iklim
koşullarına adapte olmuş ticari üretimi yapılan pek
çok mısır tipleri mevcuttur. Mısırın yayılma alanı
Kuzey yarım kürede, Kanada'da 58o kuzey
enlemlerinden, Güney Afrika'da 35-40o güney
enlemlerine kadar uzanır. Diğer yandan deniz
seviyesinden daha alçak yerlerde ve dört bin metre
yüksekliklere kadar olan yerlerde mısır tarımı
yapılabilmektedir.
çiçeklenme süresini uzatır, sıcak ve kurak havalar
ise kısaltır.
Bitkinin gelişmesi için optimum ve
minimum nispi nem değerleri sıcaklık ve alınabilen
su miktarına bağlı olmakla birlikte genel olarak
%50 ve altına inen nispi nem koşullarında bitki
olumsuz etkilenir. Hava neminin %60'ın altına
düşmemesi gerekir. Özellikle tozlanma
döneminde ortaya çıkan düşük hava nemi tane
bağlamayı aksatır ve su kayıplarını arttırır.
Mısır bitkisi yılın en sıcak döneminde
yetişen bir bitki olduğundan su tüketimi fazladır.
Yüksek verim için, gelişme süresince yaz
yağışların 200 mm'nin altına düşmemesi, en iyisi
de 400 mm'nin üstünde olması gerekir. Mısırın
gelişme dönemi içinde 400-750 mm yağışa ihtiyacı
vardır. Ancak bunun yanında mısır tarla bitkileri
arasında suyu en etkili kullanan, yani birim su ile
en fazla kuru madde üreten bir bitkidir.
Mısır bitkisinin en iyi geliştiği bölgeler en az
120 donsuz güne ve ortalama 2100-2200 gün
derecesine sıcaklık toplamına sahip yörelerdir.
Suyun bol ve sıcaklığın ılıman olduğu orman-mer'a
iklimlerinde en yüksek verim düzeylerine ulaşılır.
Çimlenme minimumu 9-10C olup, optimum
çimlenme sıcaklığı 18C'nin üzerindedir. 18C'nin
üzerinde hızlı ve düzenli bir çıkış sağlanır. 15C'nin
altındaki sıcaklıklar ilk büyümeyi yavaşlattığından
verinde belirgin düşüşe neden olur. 10-13C
arasındaki sıcaklıklarda ancak üç haftada olabilen
çıkış, toprak sıcaklığının 20C ve nemin de uygun
olduğu durumlarda bir haftada, ikinci ürün
koşullarında toprak nemine bağlı olarak 3-4 günde
tamamlanır. Ekimi izleyen günlerdeki soğuk ve
fazla nemli hava, çıkışı ve ilk gelişmeyi geciktirir.
Mısırın gelişme döneminde ortalama sıcaklık
10C'nin altına düşmemelidir. Mısırda en uygun
büyüme sıcaklığı 25-30C'dir. Toprak sıcaklığı 5-10
cm derinlikte 15oC'ye ulaştığı zaman çimlenme
hızlanır. Büyümenin herhangi bir döneminde 0C
yakınındaki kısa süreli sıcaklıklar da mısır bitkisi
büyük zarar görür.
Mısır bitkisi için faydalı su, yetişme
döneminde yağan yağış miktarından toplam
evaporasyon, yüzey akışı ve sızan su miktarı
çıktıktan sonra kalan su miktarıdır. Ülkemizin
Doğu Karadeniz gibi istisna bölgeleri dışında mısır
yetiştirilen bölgelerinde bitkinin gelişme
döneminde düşen yağış miktarı, maksimum verim
elde etmek için yeterli değildir. Geniş mısır ekim
alanlarının bulunduğu güney ve batı
bölgelerimizde yüksek sıcaklık ve radyasyon ile
düşük rutubet toprak yüzeyinden ve bitkinin
yapraklarından fazla miktarda su kaybına yol
açmaktadır. Bu bölgelerde yüksek bir verime
ulaşabilmek için bitkinin gereksinme duyduğu
suyu sulama yoluyla vermek zorunludur. İyi
hazırlanmış bir sulama programı ile mısır bitkisi
uygun aralıklarla ve yeterli miktarlarda
sulanmalıdır. İyi bir sulama programı bitkinin su
ihtiyacını karşılamak için ve zaman ve ne kadar su
verilmesi gerektiğini gösteren bir planı içerir.
Sulama programı hazırlanırken bölgenin iklim ve
toprak koşulları, bitkinin görünümü, gelişme
dönemi ve kök derinliği gibi faktörlerin dikkate
alınması gerekir. Bunun yanısıra sulamada su
kalitesi ve uygulanacak sulama metodu da büyük
önem taşımaktadır. Sulama metodu yöre ve çiftlik
koşullarına uygun olmalıdır. Geniş ekim alanları
için en uygun sulama şekli merkezi yağmurlama
sistemidir.
Mısır bir sıcak iklim bitkisi olmasına rağmen
aşırı sıcaklık isteyen bitki değildir. 38 oC'nin
üzerinde bir kaç gün devam eden sıcaklıklar bitkiye
zarar verir. Mısır bitkisinin sıcak gecelerde iyi
geliştiği sanılmakla birlikte, sıcak ve rutubetli
gecelerde iyi bir gelişme görülmez. Genel olarak
mısır için en uygun koşulların soğuk geceler,
güneşli günler ve orta sıcaklık olduğu söylenebilir.
Sık sık bulutlu havaların oluşması ve düşük ışıktan
dolayı fotosentezin azalması nedeniyle tropik
iklimde mısır verimi subtropik iklimdekine göre
daha düşük gerçekleşir. Aşırı sıcak ve kuraklarda
tepe püskülü turgorunu yitireceği için tozlanma
olmaz. Bu nedenle tozlanma sırasındaki aşırı
kurak ve sıcak hava (30°C üzeri), dane bağlamayı
ve verim düşürür. Nemli ve serin havalar mısırda
20
OLAĞANÜSTÜ OLAYLAR
METEOROLOJİK AFETLER (Aralık 2015)
21
Download

Aylık Bülten - Meteoroloji Genel Müdürlüğü