ÜÜ
Aytekin
Kemik
l İl Halk Sağlığı Müdürü Dr.Aytekin
Kemik, toplumda yaygın olan antibiyotik
kullanımının gribi iyileştirdiği düşüncesinin yanlış olduğunu belirterek, “Antibiyotikler virüsü etki etmezler. Grip’te
virüslerin neden olduğu bir hastalıktır.
Ayrıca sıklıkla antibiyotik kullanmak, bakterilerin direnç kazanmasına neden olur.
Bu nedenle de grip hastalığında antibiyotik kullanılmaz” diyerek vatandaşları uyardı.
4’de
HAFTALIK BAĞIMSIZ SİYASİ GAZETE
www.mersintercuman.com
l Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA.DER)
Danışma Kurulu üyesi İlksen Sorguç Dinçer, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun
9 başdanışmanı arasında
neden hiç kadın olmadığına dikkat çekerek, “Nüfusun yüzde 50’sini neden
yok sayıyorsunuz?” diye
sordu.
Perakende Satış Fiyatı : 1 TL
“Çocuklar ölürken iş mi
takip ediyorsunuz?”
İlksen Sorguç
Dinçer
11 OCAK 2016 Sayı : 632
l CHP Mersin Milletvekili
Prof.Dr.Aytuğ Atıcı, TBMM
Genel Kurulu’nda Güneydoğu’da yaşanan ölümlere
değinerek, “Türkiye’de
çocuklar ölürken, kadınlar
ölürken daha önemli ne işiniz
olabilir? Gelin bunları araştıralım diyoruz. Sıralar
neden boş? İş mi takip
ediyorsunuz? Çay mı
içiyorsunuz? Neredesiniz ey AKP’liler?”
diye seslendi.
Aytuğ
ÜÜ
Grip’te antibiyotik kullanılmaz !
“9 Başdanışman arasında Atıcı, Mecliste vekillere sert çıktı..
neden kadın yok?”
3’de
Battı-çıktı’da şov iddiası !
Atıcı
Mersin’de korsan
taksi kalmayacak
l Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik ile, Taksi kültürü sil
baştan değişiyor. Yönetmelik
ile korsan taksiciliğe son
verilirken, fiyatların da ucuzlaması hedefleniyor. Ayrıca
‘ALO TAKSİ’ çağrı merkezi de
kurulacak.
3’de
ÜÜ
l CHP İl Kongresi’nin, yüzde 96 gibi
yüksek bir katılımla gerçekleştirildiğini hatırlatan Özyiğit, “CHP’de aday
olmak, adaylığı düşünmek onurdur,
gururdur. Bugüne kadar olduğu gibi,
bundan sonra da örgütlerimizle,
parti üyelerimizle, yerel yönetimlerimizle, milletvekillerimizle, meclis
üyelerimizle el ele verecek, emekleri
birleştirecek ve Mersin’in geleceği
için verimli çalışmalar yapmayı sürdüreceğiz” dedi.
5’de
l MTOSB Başkanı Sabri Tekli, günümüzde toplumları tehdit eden vasatlaşmanın önüne geçebilmek
için ülke olarak mücadele edilmesi gerektiğini söyledi. Tekli, “Karamsarlıktan kurtulamazsak toplum
olarak bir yere varamayız. Dünyanın bir çok bölgesindeki başarı hikayelerine neden Türkiye’den
yenileri eklemesin?” diye konuştu.
5’de
ÜÜ
Esnafa müjde geldi
l Esnaf ve sanatkarların 2015 yılı
için belirlenen kayıt ücreti ve yıllık aidat tarifesi, 31 Aralık
2016’ya kadar uygulanmaya
devam edilecek.
6’da
ÜÜ
Abdi Satıroğlu
Mahiye Morgül
Meczup ve
Mezhep
Detroit Halkına
Kesilen Ceza
3’de
“Zikzak çizenlerin MHP
hareketinde yeri yoktur”
7’de
l MHP İl Başkanlığı’nda üst kurul
Nure Sofi türbesinde onarım başladı...
delegelerinin yaptığı istişare toplantısında, Genel Başkan Devlet Bahçeli’ye tam destek mesajı çıktı. İl Başkanı Sebahattin Kılıç, “Ülkücüler
senaryosunu başkalarının yazdığı
l MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Merhiçbir oyunda yer almaz. MHP’ye
sin Milletvekili Oktay Öztürk’ün Başbaoperasyona izin vermeyiz” diye
kan’a cevaplaması istemiyle yönelittiği
soru önergesinin ardından,
konuştu.
‘İlla meclise mi
taşımak gerekiyor?’
Mersin’in Değirmenlik Yaylası’nda bulunan Karamanoğlu Beyliği kurucusu
Nure Sofi ve
eşine ait türbede onarım
çalışması
başlatıldı.
l ‘Siyasi hayatı boyunca zikzak çizerek bir partiden diğerine geçenlerin
bu kutlu hareketle asla yerleri yoktur’ diyen Kılıç, “MHP’ye yapılacak
her türlü operasyon, bizzat ülkücülerin iradesine çarparak sönmeye mahkumdur” dedi.
6’da
Oktay
Öztürk
ÜÜ
Tekli “Karamsarlıktan
kurtulmalıyız”
Sabri
Tekli
Mersin’den Devlet Bahçeli’ye ‘tam destek’ mesajı çıktı...
ÜÜ
l Yeni seçilen yönetim kurulu
üyelerini basına tanıtan CHP İl
Başkanı Abdullah Özyiğit,
Tulumba Köprüsü’nün inşaatının
bitmeden, ‘şov’ amaçlı kullanıma
açıldığını ve insan hayatının tehlikeye atıldığını ileri sürdü. Ulaşım sorunun Ulaşım Mastır Planı
ile çözülmesi gerektiğini savunan
Özyiğit, “Mersin’in yerel sorunları battı-çıktı gibi oldu bittiye getirilmemelidir” diye konuştu.
Melike Zafer
M.Emin Aydınbaş
Şinasi Şirin
Dünya Kesinlikle Sevgi
Üzerine Kurulmuş
Bütün
Sorunların Anası
Teşekkür Etmeye
Söz Verdik...
6’da
2’de
Gülsen Metin
5’de
İkinci Doğum ve
Bağlanma
Karmaşası Sendromu
4’de
2
11 OCAK 2016
M.Emin Aydınbaş
[email protected]
Bütün diğer sorunların kendisinden
ürediği ana sorun. Türkiyedeki sorunları
ele alırkan böyle bir sorun tespit edebilirmiyiz? Bu ifade; ana sorun çözülürse,
buna bağlı olarak diğer sorunlar da kendiliğinden ortadan kalkar anlamını da
içinde barındırıyor. Bu aynı zamanda
indirgemeci ve kolaycı bir tutum. Biz
sorunlarınmızı bu bakış açısıyla çözmeye
çalışırsak bir sonuca varabilirmiyiz?
Bence tek soruna indirgemeye çalışmak
yerine, birbiri ile bağlantılı sorunlar networkü olarak bakmalıyız.
Şüphesiz, içinde yaşadığımız bu karmaşık çağda bütün sorunlar bir şekilde
birbiri ile ilişki içindedir. Öyle ki çözüldükçe kördüğüm olan bir yumak gibi.
Türkiyenin şu andaki durumunu tanımlamak için de uygun bir benzetme. Bu
sözüm olaya kötümser bir bakış açısı ile
yaklaşacağım anlamına gelmemeli.
Çünkü hayatiyet var oldukça sorunlar da
hep olagelecektir. Sorunu olmayan varlık
ölü varlıktır. Çözülen her sorun yeni bir
durum, her yeni durum da çözülmesi
gereken yeni sorunlar demektir. Önemli
olan toplumların yapısal unsurlarının
sağlam, enerji ve dinamizminin yüksek
olması sorun çözme kabiliyetinin güçlü
olmasıdır. Tarih boyunca ve günümüzde
yaşadığımız bunca serencam bizde bu
niteliklerin var olduğunu defalarca ispatlamıştır.
Şu anda Türkiye, yakın tarihimizde
görülmemiş biçimde acilen çözülmesi
gereken birçok ağır sorunlarla yüz yüze.
Güneydoğu illerimizde kent merkezlerine inmiş hendek terörü ekonomik ve
sosyal dokuyu tahrip ederek yeni acılar
sürgünler ölümler üreterek devam ediyor. Bu sorunun bu hale gelmesini Suriyede gelinen durumdan ayrı ele almaya
kalkışırsak doğru analizler yapamayız.
Kuzey Suriyede DAEŞ ie mücadelede emperyal güçlerin PKK (PYD) ye verdiği mevzii rolü çok büyüterek Türkiyenin Güney Doğusunu da içine alan
bağımsız bir Kürt Devleti kurmak için
yeterli gördüler.Türkiyenin bölgedeki
vazgeçilmez etkinliği, DAEŞ terörüne
karşı Koalisyon içinde yüklendiği hayati
rol nedeniyle, Batılı güçlerin Türkiyeyi
PKK için satamayacaklarını göremeyecek kadar gerçeklikten kopmuş durumdalar. Ama PKK terörünün 30 küsür yıllık
geçmişini ele aldığımızda köklerinin çok
daha derin olduğunu kabul etmek
Bütün Sorunların Anası
zorundayız. Resmi ideolojinin uygulayıp
her darbe döneminde tahkim ettiği tek
tipleştirici inkarcı vesayet sistemini elimine etmeden bir çözüm zemini elde edemeyiz.
Suriyedeki iç savaş nedeniyle ortaya
çıkan veya yeniden uyanan birçok sorunla yüz yüzeyiz. Rusya ile ilişkilerimizin
bozulması bunun sonuçlarından biri.
Ama Rusyanın sıcak denizlere inme
hayalini ve Putin’in Sovyetler dönemindeki egemenlik alanlarına yeniden
hakim olma ihtirasını gözden uzak tutabilirmiyiz? İran ile yaşadığımız sıkıntılı
durum gene Suriye iç savaşı ile baş
verdi, ama, İranın Şia mezhebi kalkanı
ardında eski Pers İmparatorluğunu yeniden ihya ideolojisini görmezden gelebilirmiyiz.?
Gene bu ideoloji nedeniyle, İranın
Akdenize kadar uzanan ve enerji koridorlarını denetim altına almayı amaçlayan Şii hilali kurma girişimleri, sonuçta
Suudi Arabistan ile sıcak savaşın eşiğine
kadar getirdi. Dua edelim de her iki tarafta böyle bir savaştan sadece emperyal
güçlerin karlı çıkacağını görüp aklı selimi
hakim kılsınlar. Bu savaş çıkarsa zaten
barut fıçısı üzerindeki Ortadoğuda Türkiye dahil hiçbir devlet bu yangının kendi-
sini de içine almasına engel olamaz.
Bu şartlar altında Türkiyenin bu mezhep savaşını taraf tutmadan yatıştırmaya
çalışması en akılcı tutum olacaktır. Nitekim Hükümet bu doğrultuda bir tutum
alırken Erdoğan İrana yüklenen Suudi
Arabistanın idamlarını da “iç hukuk
meselesi” olarak değerlendirmesi, bir
çelişkidir. Eğer bu idamlar İç hukuk
meselesi ise Türkiyenin de Mısırdaki
“müslüman kardeşler” üyelerinin idamına karşı çıkması da Mısırın iç işlerine
müdahale anlamına gelmez mi?
Türkiye 2015 yılın hemen tamamen
iç siyasi gerginlikler seçim tartışmaları ile
kaybetti. Geçtiğimiz yılın yegane olumlu
kazanımı, siyasal istikrarın yeniden tesis
edilmiş olmasıdır. Gerek bu toplumsal
türbülanslar gerekse de Rusya ve Irak ilişkilerinin ihracata olumsuz yansımaları
ekonomik istikrarı da tehdit edecek noktaya gelmiştir. Bir taraftan da “mülteci
sorunu”nun yeniden canlandırdığı AB
sürecinin sağlıklı sürdürülmesi için yerel
yönetimlerde ve adalet sisteminde,
demokratik reformların yapılması gerekiyor. Bu da Anayasa değişikliği gerektiriyor.
Bütün bu karmaşık tablodan çıkmanın en büyük güvencesi Cumhurbaşkanı
Tarım sektörünün özlemi MTSO ile sona erdi
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası uzun
süredir sürdürdüğü kararlı ve takipçi tutumuyla, yürüttüğü lobi çalışmalarıyla Türk
tarımına katkı sağlayan tek Oda oldu. Yeni
uygulama ile çiftçinin gübreyi daha uygun
fiyatlarla temin edebilmesi ve dekar başına
gübre kullanımını artırarak ürünlerinin verimini ve kalitesini, paralelinde de ihracatını
artırması hedefleniyor.
Konuyla ilgili açıklama yapan MTSO
Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, 3
yıldır yürütülen lobi faaliyetlerinin sonuç
vermiş olmasının mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Yapılan çalışmanın yalnızca
Mersin’i değil, Türk tarımını ilgilendirdiğini
vurgulayan Aşut şöyle konuştu:
“Her zaman söylediğim gibi Meslek
Komitelerimiz Oda’mızın mutfağını oluşturuyor. Komitelerimizin çalışmaları bizlere yön veriyor. Bu bağlamda 5 No’lu
Tarımsal Destek Faaliyetleri Meslek Komitemizin çalışması da örnek niteliğindedir.
Komitemizin çalışması bizlere rehber oldu.
Bizim girişimlerimiz, Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteği, Gıda
Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Maliye
Bakanlığı nezdinde yürütülen çalışmalar
sonuç verdi. Gıda Tarım ve Hayvancılık
Bakanı Faruk Çelik ile Maliye Bakanımız
Naci Ağbal’a da buradan sektör adına bir
kez daha teşekkür etmek isterim.”
Hekimoğlu: “Emeğimizin karşılığını
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası
(MTSO) 5 No’lu Tarımsal Destek Faaliyetleri Meslek Komitesi’nin 3 yıldır sürdürdüğü çalışma sonuç verdi ve tarım sektörünün önemli girdi kalemleri
arasında yer alan gübrenin
KDV oranı yüzde 18’den yüzde
1’e düşürüldü. Bu uygulama ile
64. Hükümet, Türk çiftçisine
yaklaşık 500 milyon dolarlık
doğrudan destek verdi.
hep birlikte aldık”
5 No’lu Meslek Komitesi Meclis Üyesi
ve MTSO Yönetim Kurulu Üyesi Enis Hekimoğlu ise Türk tarım sektörü için önemli
bir girdi kalemi olan gübrede yaşanan
gelişmenin rekabetçi yapıya olumlu katkı
sağlayacağını söyledi.
“2008’den bu yana Türkiye’de hiçbir
sivil toplum örgütü Türk tarımını etkileyecek bu denli önemli bir konu için bu kadar
uğraşmamıştı” diyen Hekimoğlu, “Komitemiz bu konunun takipçisi oldu. Komitemizin çalışmaları, MTSO Yönetim Kurulumuz ve TOBB’un aracılığıyla yürütülen
çalışmalar, bakanlıklar nezdinde sürdürülen takip ve lobi çalışmaları sonuç verdi”
dedi.
64. Hükümetin yeni uygulamasıyla Türk
tarımına rekabetçi bir yapı sağladığını vurgulayan Hekimoğlu, “Kullandığımız gübrenin yüzde 85’i ithal ediliyor yüzde 15’i
üretiliyor. Umut ediyoruz ki üretici ve ithalatçı firmalar yeni uygulama ile Türk çiftçisine doğru fiyatları yansıtmaya devam eder.
KDV oranındaki düşüş çiftçi ve bayi satışlarında fiyatlara yansıtılır” dedi.
Tarım sektörünün yıllardır beklediği bir
uygulamanın MTSO’nun girişimiyle hayata geçirildiğini kaydeden Hekimoğlu, bu
uygulamanın yaratacağı avantaj ile Türkiye’nin bitkisel üretimde, ihracatta söz sahibi olabileceğini anlattı.
Tayyip Erdoğan ile Hükümet arasındaki
uyum olmalıdır. Bu güne kadar derin bir
çatlak oluşmamışsa da, önümüzdeki
günlerde olmayacağı anlamına gelmez.
Özellikle Yeni Anayasa konusu gündemdeki ağırlığını arttırırken, tüm toplumsal kesimlerin bu çalışmalara katkısı
sağlanmaya çalışılırken, BDP li eş Başkanların dokunulmazlıklarının kaldırılmasını Meclise adeta talimat uslubu ile
empoze etmesi de bir çelişki oluşturmaktadır. Yeni toplumsal gerginlikler
oluşturup, uzlaşma zeminini tahrip eden
işlev görecektir.
Evet Türkiyenin “Yeni Anayasa”ya
ihtiyacı vardır. Bunu bütün partiler kabul
ediyor Başkanlık sistemi tartışmaları
“yeni anayasa” çalışmalarını daha baştan
boğma sebebi olabilir. Başkanlık sistemi
konusunda halkın kafası netleşmemiştir.
Kuvvetler ayrılığının tahkim edilmesi,
Kontrol ve denetleme mekanizmalarının
nasıl oluşturulacağı ikna edici şekilde
anlatılmalıdır. Başkanlık sisteminin Türkiyenin eyaletlere bölünmesine sebep olacağı yönündeki iddialar açılığa kavuşturulmalıdır. Terör (veya Kürt) sorununun
çözümü de büyük ölçüde yeni anayasa
ile mümkün olabilecektir.
“Yeni Anayasa” meselesi bütün
sorunların anası değilse de, sorunlar
ağını çözecek Türkiyenin önünü açacak
en önemli konudur.
“9 Başdanışman
arasında neden
kadın yok?”
Kadın Adayları Destekleme Derneği
(KA.DER) Danışma Kurulu üyesi İlksen
Sorguç Dinçer, yaptığı yazılı açıklama ile
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun 9 başdanışmanı arasında neden hiç kadın
olmadığını sordu.
Kamu yönetimlerinin tüm kapılarının
erkeğe açıldığını, kadınlara kapatıldığını
vurgulayan Dinçer, şu açıklamayı yaptı:
“Meclisi, müsteşarlıkları, yerel yönetimleri, belediye meclislerini, muhtarlıkları ve bürokrasinin tamamını “erkek
erkeğe” yöneten, kamu yönetiminin
kapılarını nüfusun yarısına “kapatan”
zihniyet, başbakanlık başdanışmanlıkları için de “yine” erkekleri tercih etti.
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun talimatı ile 9 “erkek” başbakanlık başdanışmanlığına getirildi.
Yeni başdanışmanlar, siyaset bilimci,
edebiyatçı, araştırmacı, gazeteci, STK
gönüllüsü, siyasetçi vb mesleklere, niteliklere sahip bulunuyor. Başbakan Davutoğlu, AK Parti içinde ya da dışında bu
özelliklere sahip “kadın” başdanışmanlar da bulabilirdi ama “gerek” görülmedi, her zamanki gibi kadınlar akla gelmedi, yok sayıldı.
Kadın Adayları Destekleme Derneği
(KA.DER) olarak Başbakana soruyoruz:
Neden?
* Kadınları başdanışman olarak
görevlendirmek aklınıza gelmiyor mu?
* Kadınlardan danışmanlık almanın
ne gibi sakıncaları var?
* Nüfusun yüzde 50’sini neden yok
sayıyorsunuz, neden kadrolarınızda yer
vermiyorsunuz?
* Kadınlara görev vermeyerek ayrımcılık yaptığınızı, kadınları yok sayarak
onlara hakaret ettiğinizi biliyor musunuz?
* Başbakanlığın geniş görev alanı
içinde, sizce kadınlara danışılacak bir ya
da bir kaç konu yok mu?
* Kadınların hayatını birebir ilgilendiren konularda erkek erkeğe danışarak
karar almak size doğru geliyor mu?
* Seçim zamanı oylarını istediğiniz
kadınları, devlet yönetimi söz konusu
olduğunda neden görmezden geliyorsunuz?
* Siz sadece erkeklerin başbakanı
mısınız?
Başbakanlık başdanışmanlığı kadrolarının yarısına kadınların da getirilmesini, “en azından” başdanışmanlık kadrolarında ayrımcılığa son verilmesini
istiyoruz.
Kadınların atama ve seçimle gelinen
tüm karar alma mekanizmalarında eşit
temsili gerçekleşmeden Türkiye’de gerçek demokrasiden söz edilemez.”
3
11 OCAK 2016
Atıcı, Mecliste vekillere sert çıktı..
“Çocuklar ölürken iş mi takip ediyorsunuz?”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)
Mersin Milletvekili Prof.Dr.Aytuğ
Atıcı, TBMM Genel Kurulu'nda
Güneydoğu'da yaşanan ölümlere
değinerek; "Bu ölümleri araştırmak
için cesaret gerekir, yürek gerekir,
her şeyden önce yüreğinde insanlık
kırıntılarının kalmış olması gerekir." dedi.
Atıcı, "Türkiye'nin durumu gazetelerin birinci sayfalarına taşınmış.
Devam eden sokağa çıkma yasakları
ve süren çatışmalarda 25 kadın öldü
onlarca yaralı var, 44 çocuk öldü, 52
yaralı var. Sur'da 2 asker, 1 polis
şehit edildi. Kim bunları öldürdü,
kim bunları şehit etti? İşte gelin,
bunları araştıralım diyoruz.
Türkiye'de çocuklar ölürken,
Allah aşkına Türkiye'de kadınlar
ölürken, daha önemli ne işiniz olabilir? Şu sıralar niye boş? İş mi takip
ediyorsunuz? Çay mı içiyorsunuz?
Allah aşkına ne yapıyorsunuz?
Neredesiniz ey AKP'liler, neredesiniz?" diyerek seslendi.
Genel Kurul’da yaptığı konuşmasında, insanlara yardım etmeye çalışan sağlık çalışanlarının da hedef
gösterildiğini vurgulayan Atıcı, şun-
ları söyledi:
“Sağlık çalışanları sayenizde
hedef haline geliyor. Yandaş gazetelerinizden birinde ‘Hastanelerde
ayrımcılık yapılıyor, teröristler güzel
karşılanıyor, güvenlik güçleri ölüme
terk ediliyor’ diye haber yaptırdınız.
Allah aşkına yapmayın. Bir gazete
kalkın da AKP’nin yöneticisinin
ağzıyla bunları yazarsa, orada sağlıkçılar ölür. Sağlık Bakanı’nı göreve
çağırıyorum. Oradaki hastanelere
ve sağlıkçılarına sahip çıksın. O sağlıkçılar yarın size de lazım olacaklar.”
Hazırlıklar başladı
2016 yılı Aralık ayında ikincisi
düzenlenecek olan Uluslararası
Mersin Maratonu için hazırlık çalışmaları başladı.
Hazırlık çalışmaları kapsamında
Mersin Büyükşehir Belediyesi Spor
Kompleksi’nde gerçekleştirilen,
Mersin Vali Yardımcısı Ogün Bahadır ve Mersin Büyükşehir Belediyesi
Genel Sekreter Yardımcısı Haluk
Tunçsu’nun katıldığı toplantıda,
lar erken başladı. Kentin bütün
dinamiklerinin maratona ortak
edilmesi için başlayan çalışmalara,
komisyonlar oluşturularak devam
edilecek. Komisyonların oluşturulmasından sonra sivil toplum kuruluşları ile de çalışmalar yapılacak.
Uluslararası Mersin Maratonu’nun dünyanın önde gelen maratonları içerisinde anılmasını sağlamak için çalışmalarına devam eden
Mersin Büyükşehir Belediyesi,
spora ve sporcuya verdiği değer ile
de Türkiye’ye örnek olmak istiyor.
Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin
Mersin Büyükşehir Belediyeilgili birimleri, Mersin Gençlik Hiz- si’nin geçtiğimiz yıl başarılı bir
metleri ve Spor İl Müdürlüğü, Mer- organizasyona imza atması ile 2015
sin Üniversitesi, Mersin İl Sağlık
Kasım ayı içerisinde Avrupa AtleMüdürlüğü, Mersin Emniyet
tizm Birliği’nin belirlediği standartMüdürlüğü ve Mersin Milli Eğitim
lar doğrultusunda 5 yıldız alma
Müdürlüğü yetkilileri de yer aldı.
hakkını kazanan Uluslararası MerMersin Büyükşehir Belediyesi
sin Maraton’u, Mersin’in uluslararatarafından ilki 20 Eylül 2015 tarisı arenada tanıtılması ve Mersin’in
hinde düzenlenen Uluslararası Mer- spor kenti olması noktasında da
sin Maraton’un ikincisine hazırlıkönemli bir yer tutuyor.
Fiyatlar ucuzlayacak
Mersin Büyükşehir Belediyesi, toplu
taşıma araçlarının Mersin halkına daha
güvenli, daha temiz ve daha kullanışlı
hizmet vermesi için başlattığı çalışmalarda rotayı taksilere çevirdi. Mersin Şoförler ve Otomobilciler Odası Konferans
Salonu’nda, Mersin Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Veysel Sarı ile birlikte taksi esnafıyla buluşan Mersin
Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi
Başkanı Hüseyin Namlı, belediye tarafından hazırlanan yeni yönetmelik hakkında ön bilgiler verdi.
Belediye ekiplerinin saha çalışması ve
geniş çaplı araştırmalar yaptıktan sonra
yönetmeliğin kaleme alındığının aktarıldığı toplantıda, Mersin’deki taksicilik sektöründe yaşanan sorunların en başında
korsan taksiler, gelişi güzel yerleşen taksi
durakları ve tarife ücretinin olduğu dile
getirildi.
Aytuğ
Atıcı
Erdemli’de
C vitamini
etkinliği
Erdemli Belediye Başkanı
Mükerrem Tollu, merkeze uzak
mahallelerde bulunan okullara
portakal dağıtımı yaptı. Kültür ve
Sosyal İşler Müdürlüğünün
düzenlediği etkinlikle ilgili açıklama yapan Başkan Tollu, soğuk kış
günlerinde çocuklara c vitamini
takviyesi yaptıklarını söyledi.
Taşıma sistemiyle eğitim veren
okullarda çocuklara portakal
dağıttıklarını belirten Başkan
Tollu, “hem üreticiye destek oluyoruz, hem de çocuklara c vitamini takviyesi yapıyoruz” dedi.
Duraklar tek tip olacak
Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle
Mersin’de taksi kavramının tepeden tırnağa değişeceğinin altı çizilen toplantıda,
Büyükşehir Belediyesi’nin de elini taşın
altına koyacağı ve önemli hizmetleri üst-
leneceği bildirildi. Bu kapsamda Mersin’de artık tek tip taksi durakları olacağı
ve bu durakların da Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılacağı müjdesi taksi
esnafının takdirini topladı.
Öte yandan toplantıda gelişi güzel
yerleşen durakların kaldırılacağı, korsan
taksiciliğe kesinlikle izin verilmeyeceği,
taksi duraklarının belli bölgelerde vatandaşın kullanımına en uygun ve trafik
güvenliğini tehlikeye atmayacak yerlere
konuşlandırılacağı belirtildi.
‘Alo Taksi’ geliyor
Taksi esnafının da şikayetçi olduğu
sorunların yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle ortadan kalkacağı, Mersin’de yeni
bir taksi kültürünün oluşturulacağı, ekspres duraklar, tarifelerin ucuzlaması ve
vatandaşa eğitimli şoförler tarafından
hizmet verilmesinin sağlanacağı kaydedilirken, taksi esnafı ve vatandaşı en mutlu
edecek projenin ise “ALO TAKSİ” çağrı
merkezi olduğu kaydedildi. Kurulacak
çağrı merkezi ile bütün taksilerin kamera
ile canlı olarak izlenebileceği, ücretsiz
olacak hattı arayan vatandaşlara da takip
edilen rota sistemi ile o noktaya en yakın
taksinin gönderileceği bilgisi verildi.
Toplantı sonunda Mersin’de yaşanan
değişimlerin kendilerini ve vatandaşı
mutlu ettiğini belirten taksi esnafları,
hazırlanan yönetmeliğin uygulamaya
geçmesiyle hem taksi esnafının hem de
Mersinlilerin kazanacağını aktararak
teşekkürlerini iletti.
Toplu sözleşmeler imzalandı
Akdeniz Belediyesi, belediyede yetkili memur sendikası Tüm-Bel-Sen ve
işçi sendikası Genel-İş temsilcileriyle
toplu iş sözleşmesini imzaladı. Toplu
sözleşmeler çerçevesinde işçi personele günlük 12 lira yevmiye artışı verilirken, memur personele ise devletin tespit ettiği en yüksek ücret esas alınarak
sosyal denge tazminatı olarak ödenecek.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı Tüm
Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri
Emekçileri Sendikası (Tüm-Bel-Sen)
ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (Genel-İş) ile
Akdeniz Belediyesi arasında toplu iş
sözleşmesi imzalandı.
Toplam 200 memur ve 157 işçiyi
kapsayan toplu sözleşme imza törenlerinin ilki, Tüm-Bel-Sen ile yapıldı. Eş
Abdi Satıroğlu
0.506. 443 37 30
[email protected]
Meczup ve Mezhep
Mersin’de korsan taksi kalmayacak
Mersin Büyükşehir Belediyesi Ulaşım
Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan
yönetmelikle, “Taksi” kültürü Mersin
genelinde sil baştan değişecek. Taksiler
artık daha güvenli, modern ve kullanışlı
hale gelecek.
Editör’den İki Satır
Başkan Yüksel Mutlu’nun makamında
düzenlenen imza törenine Eş Başkan
Yardımcıları Ülfiye Özcan, Bedrettin
Gündeş, Belediye Meclis Üyesi Ayşe
Aydoğan katıldı. Tüm-Bel-Sen adına
da Mersin Şube Başkanı Mustafa
Özbay, Şube İdari Sekreteri Dilek
Özalp, Şube TİS Sekreteri Recep Kara
ve İşyeri Temsilcisi Havana Aydoğmuş
törende hazır bulundu.
Akdeniz Belediyesi, imza altına alınan toplu sözleşme ile memur personeline devletin tespit ettiği tavan ücrete göre verilebilecek en yüksek düzeyde sosyal denge tazminatı ödeyecek. 1
Ocak 2016-31 Aralık 2017 tarihlerini
kapsayan sözleşmede 1’inci 6 ay için
aylık 704, 2’nci 6 ay için ise aylık 738
lira ek ödeme maaşlara ilave edilecek.
Ayrıca memur taban aylığı katsayılarının artması durumunda oluşacak fark
da ödemelere yansıtılacak.
Yıllardır, fitilini bir yakıp bir söndürdükleri ateşi yeniden tutuşturdular. Şii din adamı’nın Suudiler tarafından idam edilmesinin hemen
ardından, İran ile savaşın eşiğine
gelindi.
Olayı hemen Şii-Sünni çatışmasına çevirmek, kimileri için hiç zor
olmadı.
Çok bilmiş yorumcular tv ekranlarında boy göstermeye başladılar
bile.
Bulunduğumuz coğrafyada, apaçık ortada yaşananları görünce Suudiler ile İran arasındaki çatışmaların
sebebinin mezhep olduğuna hiç ama
hiç inanmıyorum. Mesele her
zamanki gibi para ve güçtür.
Suudi’lerin arkasında olan ABD
ile İran’ın arkasında olan Rusya’nın it
dalaşını izliyoruz.
Her iki ülkenin de ekonomik olarak ciddi petrol gelirine sahip olduğunu düşünürsek, ne yazık ki bu tür
çatışmaların alevlenerek devam edeceğini de tahmin edebiliriz.
Mezhepçilik, geçmişten beri Müslüman dünyasına uzatılan ucu yanık
bir meşaledir.
Ve ne yazık ki İslam’dan bihaber
Müslüman dünyası da, bu meşaleyi
elinde maşa olmadan tutmaya bayılır.
Geçenlerde okuduğum bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Mezhep üzerine anlatılan, en öğretici
hikayelerden biri. Bu mevzu üzerine,
bu hikayenin ötesinde birşey de anlatılamaz zaten..
Saygılarımla...
Rivayet edilir ki;
Vaktiyle bir meczup, duymuş ki
şehrinde dört ‘hak’ mezhebin ileri
gelen temsilcileri bir araya gelip İslamı konuşacaklarmış. Meczup hemen
buluşmanın nerede olduğunu öğrenmiş ve basmış gitmiş.
Onu şehirde herkes tanıdığından,
gariptir girsin içeri demişler. Bizim
abi de kapıdan içeri girerken yırtıkpırtık terliklerini koynunda sıkı sıkı
tutarak girmiş içeri. Onu gören
hocalar hafien alayla, ‘Ey deli,
neden o terlikleri kapıda bırakmadın. Bak burada kimse hırsızlık yapar
mı? Haberin var mı biz kimiz diye?’
sormuş.
Meczup, “Yok haşa, sizi bilirim
ama vaktiyle peygamberimiz zamanında bunun aynısından bir toplantı
olmuş, orada bir Hanefi varmış. O
çalmış kapıdaki terlikleri. Hanefilerde vardır hırsızlık, ondan korktum”
demiş.
Bunu duyan Hanefi hoca çıldırmış. “Sen tam deliymişsin. Peygamberimiz zamanında Hanefilik mi
vardı ki bir Hanefi olsun da hırsızlık
yapsın” demiş.
Meczup, “Ya siz kusuruma bakmayın, ben karıştırdım Şafi’ydi onu
yapan” demiş.
Bu sefer Şafi hoca sinirlenmiş.
“Yalan söyleme, Peygamberimiz
zamanında Şafi’de yoktu, Şafilik’te.”
Meczup, “Kusura bakmayın ağalar, benim durumum belli. Kafam
yarı çalışır, yine karıştırdım. Hanbeli’ydi o” demiş.
Ve aynı şekilde Hanbeli hoca
sinirlenince “Yok yok Maliki’ydi”
demiş. Maliki’de aynı şekilde savunmuş mezhebini.
Hepsinden sonra meczup, “Ne
yani, Peygamber Efendimiz zamanında bu dört mezhep yok muydu?”
diye sorunca, biraz afallayan hocalar
‘yoktu’ demiş. Meczup başlamış
dövünmeye.
“Yazık peygamberimize. Dört hak
mezhepten bile değilmiş. O kadar da
Peygamber dedik, bak o da cehennemlik çıktı” demiş ve terlikleri ayağına aldığı gibi kaçıp gitmiş.
4
11 OCAK 2016
İkinci Doğum ve Bağlanma Karmaşası Sendromu
Duygusal yanı ile “ince ruh hâlini”,
zihinsel yanı ile de “güncel ruh hâlini”
sürdürmelidir.
İnce ruh hâli ile bebeğine bağ kurmalı, ona o incelik içinde erişmeye
annenin birinci çocuk ile duygularını anneye hangi ihtiyacın oluştuğunu
bebeği tekme attığında…
çalışmalı, bu tatlı ruhsal atmosferi
hissettirecektir.
yönetememe hâlidir. Duygusal karDoğumunda şaşkınca tanışır
bebeği ile doyasıya yaşamalıdır.
[email protected]
Anne böylesi bir ruhsal incelme
maşa ile ortaya çıkan, ilk çocuğa karşı
bebeği ile anne. Sanki “Sen miydin
Ancak aynı duygu durumu ile büyük
içindeyken, kendisindeki bu özel
tekme atıp duran?” der gibi seyreder, tepkisellik ve soğukluk hissidir.
çocuğuna asla yönelmemelidir.
durumun farkına varamasa, birinci
Şöyle ki: Yeni doğan bir bebeğin
nedense hep de ağlayarak…
Kendisinin bebeği ile birlikte olduçocuk birdenbire gözüne kaba görün- ğu sırada mucizevi bir ruh hâli içinde
kendine has “ruhsal inceliği” vardır.
Minicik parmaklarına bakar, burmeye başlar. Gülmesi kaba, ağlaması olduğunu bilmeli, büyük çocuğu ile
Anne, yeni bebeğine bakarken,
nuna bakar. “Aynı sen” diye tebesbebek annenin ruhunu inceltir, kendi kaba, davranışları kaba…
süm eder eşine dönüp.
irtibata geçeceği sırada sanki uykuHatta birçok durumda, anneye eşi dan uyanmak istercesine başını silke“İlk göz ağrım der” genelde anne- inceliğine eriştirir.
Ne çok şeyler borçluyuz yazarlara,
de kaba saba biri gibi gelmeye başBebeğin bakışı, tebessümü, tenipedagoglara ve psikologlara… Hepsi ler ilk çocuklarına.
leyip “güncel ruh” hâline geçiş yaplar… Kendisini anlamayan, bebeği
nin
yumuşaklığı,
çaresizliği,
anne
Bir
çocuk
daha
düşünmek
istebir eksiğimizi gidermek için gönderilmalıdır.
ile ilgilenmeyi bilmeyen biri gibi gelir
ruhunu santim santim incecik hâle
mişlerdir sanki. Bizi biz yapmak için, mezler. Sanki ihanet edecekmiş gibi
Bir başka deyişle, ikinci bebeğin
eşi çoğu defa kendine… Hâlbuki bu
getirir. Tuhaf bir derinlik kazandırır
daha iyi anne daha iyi baba olmamız hissederler ilk göz ağrılarına. İkinci
büyüsü anneyi kuvvetlice çekse de,
“bağlanma karmaşasından” kaynak- anne, güncel ruh hâlini korumak için
çocuk kararsızlığı bundandır kadının; annenin duygularına… Öyle bir
için yüreklerinden çıkan kelamlar,
lanan duygusal yanılmadır.
derinlik
hâlidir
ki
bu,
ne
anne
farkına
eşi
bunu
tam
anlamasa
da…
kalemlerde satır olarak düşüyorlar
bir içsel mücadele içinde olmalıdır.
Çocuğun anneyi “büyülediği” ve Aksi takdirde bu büyülü atmosferin
varır
bu
ince
yolculuğun
ne
de
başkaİlk
çocuk
ile
anne
arasında
böylesi
hayatlarımıza.
kendine uyumlu hâle getirdiği bu
sı…
derin bir bağ olduğu hâlde, pedagoYine bazı kaygılarım almış başını
tesiri ile “ilk göz ağrısını” ve eşini zara“mucize” dönem iyi yönetilemezse
Böylece
bebek,
sanki
anneyi
jik
gözlemler,
anneden
en
çok
zarara
giderken, bir yazı ışık oluyorum yolura uğratacağını unutmamalıdır…
birinci çocuğun zarara uğraması,
“büyüleyerek” kendi ihtiyaçlarını
uğrayan çocuğun da yine ilk çocuk
ma...
Sayın Pedagog Adem Güneş’in 4
eşler arasında duygusal zedelenmele- Ocak 2016 tarihli Aksiyon Haftalık
gidermeye hazırlar.
olduğunu ortaya koyuyor.
Bir kadının en önemli hatırası ilk
rin olması kaçınılmazdır.
Bebek, bu inceltmede ne kadar
Bu, sanıldığı gibi ilk çocuğa acemihamileliğidir.
Haber Dergisi yazısıdır.
Peki, ne yapmak gerek?
başarılı olursa, anneden ihtiyaçlarını
ce verilen zarar değil, “Bağlanma
Acemice bir duygudur karında
Sevgi ve Saygıyla….
Anne, ikinci bebeğine hamile
o denli sorunsuz giderecektir. ÖrneKarmaşası Sendromundandır…”
bebek taşımak.
ğin; anne sütü bebeğin içinde bulun- olduğunu öğrenir öğrenmez iç dünNedir bağlanma karmaşası senKimi zaman nefes almadan dinler
Mutlu olmak için;
yasını “duygusal ve zihinsel” olmak
duğu aya uygun kıvama gelecektir.
dromu?
bebeğinin kımıldayışını… Kimi
• Çocukları Sev,
üzere ikiye ayırmaya çalışmalıdır.
İkinci bebek dünyaya geldiğinde, Bebeğin ufacık bir kımıldaması bile
zaman kendi kendine tebessüm eder
• An’ı Yaşa,
Farklı Pencereden
Gülsen Metin
Grip’te antibiyotik kullanılmaz !
Her yıl, ülkemizin de içinde bulunduğu
Kuzey Yarımküre’de sonbahar aylarında başlayan ve ilkbahar aylarında azalarak seyrine
devam eden Grip hastalığı ile ilgili uyarılarda
bulunan İl Halk Sağlığı Müdürü Dr.Aytekin
Kemik, hastalıktan korunma yollarını anlattı.
Sağlık Bakanlığı tarafından gribin seyrinin
yakından takip edildiğini, hangi grip virüslerinin mevsimin hangi döneminde etkili olduğunun belirlenerek önlemlerin alındığını
aktaran Kemik, “İzleme çalışmaları neticesinde, içinde bulunduğumuz haalarda en sık
tespit edilen virüslerin İnfluenza A(H1N1) ve
A(H3N2) alt tipleri olduğu belirlenmiştir.
Belirtileri Nelerdir?
Grip özellikle ateş/titreme hissi, öksürük,
boğaz ağrısı, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, baş ağrısı, ciddi halsizlik ve vücut ağrıları
gibi bulgularla kendini gösterir. Grip nezleden daha şiddetli bir hastalığa neden olur.
Bazen pnömoni (zatürre) gibi hastalıkları
beraberinde getirerek hayatı tehdit eden ve
ölümle sonuçlanan şiddete ulaşabilir.
Grip, nezleden daha şiddetli bir hastalığa neden
olur. Zatürre gibi hastalıkları beraberinde getirdiğinden, hayatı tehdit edici
şiddete ulaşabilir.
• Astım veya bronşit
gibi göğüs hastalığı
olanlar,
• Böbrek
rahatsızlığı
olanlar,
• Diyabet
hastaları,
• Steroid kullanan-
Kimler Daha Çok Risk Altındadır?
Grip vakalarının çoğu ciddi değildir ve
tedaviye yanıt verir. Fakat yaşlılar ve uzun
süredir devam eden hastalıklara sahip olanlarda bağışıklık sistemi kuvvetli olmadığı
için grip, ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Özellikle çocuklarda sinüzit ve kulak
enfeksiyonları ortaya çıkarabilir. Grip hastalığı açısından risk altındaki kişiler:
• 65 yaşın üzerindekiler,
• Bebekler ve küçük çocuklar,
• Hamileler,
• Kalp veya kardiyovasküler hastalığı
(konjestif kalp yetmezliği gibi) olanlar,
lar,
• Kanser tedavisi görenler,
• Bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar ile
Kanser tarama verileri açıklandı...
“Ulusal Kanser Tarama Programı” çerçevesinde Mersin’de yürütülen tarama
programının 21-25 Aralık 2015 verilerini
açıklayan İl Halk Sağlığı Müdürü Dr.Aytekin Kemik, meme kanseri taramasında
çekim sayısına göre Mersin’in
Türkiye birincisi olduğunu
söyledi.
Kemik, tarama verileri ile
ilgili şu bilgileri
verdi: “Türkiye
Halk Sağlığı
Kurumu Kanser
Daire Başkanlığımızca İllerin haftalık
Mamografi, Smear (Rahim Ağzı Kanser
Tarama Testi) ve GGT (Kolon Kanserinin
Tespitine Yönelik Gaitada Gizli Kan Testi)
verileri yayınlanmakta olup, 21-25 Aralık
2015 tarihleri arasını kapsayan Kanser
Tarama Değerlendirmesine göre Meme
Kanseri Taramasında Çekim Sayısına Mersin İlimiz Türkiye Birincisi, Kolon Kanseri
Taramasında alınan Numune sayısına göre
Mersin İlimiz Türkiye dördüncüsü ve Rahimağzı (Serviks) Kanseri Taramasına yönelik alınan numune sayısına göre ise Mersin
İlimiz Türkiye
altıncısı olmuştur.
Erken teşhis
tedavi başarısını
arttırmaktadır.
İlimizde Mersin
Halk Sağlığı
Müdürlüğümüze bağlı KETEM, Akdeniz ve Mezitli Toplum Sağlığı Merkezlerinde mamografi çekimi gerçekleştirilmekte
olup, 40-69 yaş aralığındaki kadınlarımızın
iki yılda bir meme kanserinin erken teşhisine yönelik mamografi çektirmeleri önerilmektedir. Kadınlarımızın aile hekimlerine
müracaat ederek meme kanserine yönelik
taramalarını sevdikleriyle geçirecekleri
güzel, huzurlu ve sağlıklı günler adına
talep etmelerini öneriyoruz.”
Ekipler kar’la
mücadele ediyor
6 ay- 18 yaş arasında olup uzun süreli aspirin
kullananlar,
• Sağlık çalışanlarıdır.
Grip Tedavisi Nasıldır ?
Grip tedavisinde, virüsün neden olduğu
bulguları ortadan kaldırmaya yönelik tedavi
uygulanır. Tedaviye belirtiler ortaya çıktıktan
hemen sonra başlanması çok önemlidir. Böylece hastalığın süresi kısaltılır ve belirtiler şiddetlenmeden ortadan kaldırılır. Grip en fazla
2 haada ve çoğunlukla da 7-10 gün içerisinde geçer.
Toplumda antibiyotik kullanımının gribi
iyileştirdiği düşüncesi vardır. Bu çok yanlıştır çünkü antibiyotikler virüse etki
etmezler. Ayrıca sıklıkla antibiyotik kullanmak, bakterilerin direnç kazanmasına neden olur. Bu sebeple “Grip hastalığında antibiyotik kullanılmaz.”
Grip hastalığını hafif atlamak için
yapılabilecekler:
• Hastalık süresince evde kalmayı
tercih edin,
• İnsanlarla çok fazla temasa
geçmekten kaçının,
• Sıcak ortamlarda bulunun
ve dinlenin,
• Yeterli miktarda sıvı aldığınızdan emin olun,
• Yeterli ve dengeli ve bol
sulu besinlerle beslenmek iyileşmeyi hızlandırır,
• Alkol tüketmeyin,
• Eğer sigara içiyorsanız bırakın ya da azaltın.
Gripten Korunmanın
Yolları Nelerdir?
• Hasta kişiler ile yakın temastan kaçınmalıdır.
• Grip benzeri bir hastalık geçirildiğinde
evde istirahat etmelidir.
• Hastayken, hastalığı bulaştırmamak için
mümkün olduğunca diğer insanlarla temas
sınırlandırılmalıdır.
• Aksırma ve öksürme esnasında burun ve
ağız kağıt mendille kapatılmalı ve kullanılan
kağıt mendil çöp kutusuna atılmalıdır.
• Sabun ve su ile eller sık sık yıkanmalıdır.
• Bulaşma yollarından olan ağız, burun ve
gözlere kirli ellerle temas etmekten kaçınmalıdır.
• Yüzeyler sık sık temizlenmelidir.
• Risk gruplarına grip aşısı uygulanmalıdır
. Ülkemizde, kronik hastalığı bulunanlara ve
yaşlılara grip aşısı ücretsiz olarak yapılmaktadır. (6 aydan küçük bebekler, yumurtaya karşı
anafilaktik tarzda alerjisi olanlar ile gebeliğin
ilk 3 ayı içerisinde olanlar ise grip aşısı yaptırmamalıdır.)
Mevsimsel grip ile solunum yolu ve temasla bulaşan tüm hastalıklardan korunmak için
vatandaşlarımıza bireysel tedbirleri almalarını hatırlatarak, sağlıklı ve mutlu bir yaşam
diliyoruz” diye konuştu.
Mersin’in yüksek kesimlerinde
etkisini gösteren kar yağışı sonucu,
Büyükşehir Belediyesi ve Mezitli Belediyesi, oluşturdukları özel ekiplerle
çalışmalarına hız vererek tuzlama ve
karla mücadeleyi aralıksız sürdürüyorlar.
Büyükşehir Belediyesi karla mücadele çalışmalarını, merkezdeki kırsal
alanlarda 6 greyder, 2 tuzlama aracı, 4
lastikli beko, 4 arazi aracı, 1 akaryakıt
tankeri ve 2 dozer ile yürütülürken,
ilçelerde; 20 iş makinası, 13 greyder,
8 pikap, 6 kamyon, 2 beko, 1 tır, 1
kepçe, 1 kanal kazıcı, 1 dozer ve toplam 100 personel ile sürdürüyor.
Özellikle Sertavul, Gülek, Atdağı,
Arslanköy, Dağpazarı ve Çamlıpınar
gibi yüksek rakımlı yerleşim bölgelerinde çalışmalarına yoğunluk veren
Mersin Büyükşehir Belediyesi ekipleri,
bu bölgelerde yaşayan vatandaşların
kar yağışının neden olduğu sıkıntılardan etkilenmemesi için karla mücadeleyi hızlı ve etkili bir şekilde yürütüyor.
Yaşanılabilecek her türlü olumsuzluklara karşı Belediyenin ücretsiz Alo
153 hizmet numarasını arayabileceklerini kaydeden Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan, "Türkiye genelinde
yoğun kar yağışı, Mezitlimizin kırsal
bölgelerini etkiledi. Yaşanılacak olumsuz olayların önüne geçebilmek için
Belediye olarak tüm hazırlıklarımızı
tamamladık.
Kış dönemi boyunca oluşturduğumuz özel bir ekiple karla mücadeleye
devam edeceğiz. Ekiplerimiz, 7/24
görevleri başında hazır olacak. Vatandaşlarımızın yolda kalmamaları adına
Belediye olarak elimizden ne geliyorsa yapacağız" şeklinde konuştu.
5
11 OCAK 2016
Battı-çıktı’da şov iddiası !
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)
Mersin İl Başkanı Abdullah Özyiğit, yeni seçilen yönetim, disiplin
kurulu üyeleri ve kurultay delegeleri ile basın toplantısı düzenledi.
Basın toplantısına CHP Mersin İl
Kadın Başkanı Pakize Güler ile
Mersin İl Gençlik Kolları Başkanı
Çağlar Uz’da katıldı.
Türkiye yalnızlaşıyor
Mersin’in düşman işgalinden
kurtuluşunun 94. yılını kutlama
onur ve gururunu yaşadıklarını
dile getiren Özyiğit, “Bu onuru
bize yaşatan, Mersin’i yurdumuz
yapan, birlik beraberlik ve hoşgörü mirasını bize bırakan, başta
Mustafa Kemal Atatürk ve silah
arkadaşları, aziz şehitlerimiz gazilerimiz ve bu mücadele içinde yer
alan bütün büyüklerimizi buradan
rahmet minnet ve saygıyla anıyorum” diye konuştu.
Mersin’in ülke mozaiğini en iyi
yansıtan kentlerden biri olduğuna
işaret eden Özyiğit, Türkiye’nin
AKP iktidarında giderek yalnızlaştığına vurgu yaparak, şunları söy-
ledi:
“Alt kimliklerimiz, kültürlerimiz
ve yaşam şeklimiz ne olursa olsun,
birlikte yaşadık, birlikte yaşamaya
devam edeceğiz. Mersin’de kardeşliğin barışın ortak yaşam alanlarının bilinci geçmiş dönemden
bu güne kadar gelmektedir.
Dünya da bir ilk olan, Mersin mezarlığında, her inanca her ırka her
mezhebe her dünya görüşüne
sahip kişiler, yan yana yatmaktadır. 13 yıllık AKP iktidar döneminde, ülkemize baktığımızda,
insanların ayrıştırıldığını kutuplaştırıldığını, adaletin örselendiğini,
terörü, şiddeti, görmekteyiz.
Dünya da yalnızlaşmış bir Türkiye görmekteyiz. 2016 ya Suruç’ta, Ankara’da katledilen
evlatlarımızın acılarını; Cizre’de,
Silopi’de Nusaybin’de yaşanan
acıları, şehitlerimizin aziz hatıralarını taşıyoruz.”
Tek yetkili Valiler olacak
AKP’nin Büyükşehir yasasında
yeni bir değişiklik yaparak yerel
yönetimlerin yetkilerini valiliklerin
nin yok sayılmasını hedefleyen dayatmacı anlayışı ile giriyoruz. AKP
devleti, bildiğiniz gibi, Büyükşehir
yasasında değişiklik yaparak, tüm
karar ve yatırımları valiliklerin denetimine ve onayına vermek istemektedir. Tek yetkili valiler
olacaktır. Böyle bir anlayışı kınıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, yerel yönetimlerin, halkın
yönetimleri olması gerektiğine
inanıyoruz.”
“Kaşıkla verip
kepçeyle
alıyorlar!”
TÜİK’in açıkladığı Aralık ayı
enflasyon rakamlarını da değerlendiren Abdullah Özyiğit, enflasyonun Temmuz ayından bu
yana sürekli artış içerisinde
olduğunu hatırlatarak,
“Hükümet kaşıkla verip kepçeyle
geri alıyor” dedi.
Vatandaşın artan enflasyon
karşısında günden güne eridiğini
söyleyen Özyiğit, “Aralık’ta
TÜFE yüzde 0,21 artış göstererek, yüzde 8,81 oldu. Buna
göre Aralık ayında geçen yılın
Aralık ayına göre fiyatlar yüzde
8,81 oranında yükselmiş. Yaşam
geçen yıla göre yaklaşık yüzde 9
daha pahalı” diye konuştu.
Mutfağa ateş düştü
Artan enflasyonun mutfak
giderlerine doğrudan etki ettiğini vurgulayan Özyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü: “Esas
enflasyon mutfakta, bu da
fakirin enflasyonunun daha yüksek olmasına sebep oluyor.
Görüyoruz ki, 2013’ün başından
beri hep gıda enflasyonu genel
enflasyonun üzerinde. Aralık
2015’te de bir önceki yılın aynı
ayına göre gıda, içki ve tütün
kalemindeki artış bir kez daha
genel enflasyonun üzerinde
gerçekleşti. Yani enflasyon önce
ücretli çalışanların cebini eritiyor
ve yoksulu daha da yoksullaştırıyor. Enflasyon fakirin vergisi olmaya devam ediyor. Bu
yapısal bir sorundur ve
çözülmesi için bütüncül bir
ekonomi politikasına ihtiyaç
vardır.
Basın toplantısının düzenlendiği gün partililer, doğum günü olan İl Başkanı Abdullah Özyiğit’e sürpriz yaptılar. Çiçek veren partililer, il başkanı
için bir de doğum günü pastası kesti.
onayına vermeyi planladığını hatırlatan CHP İl Başkanı Özyiğit,
böyle bir anlayışı kabul edemeyeceklerini dile getirerek, şu ifadeleri
kullandı:
“Yine 2016’ya AKP devletinin,
demokrasinin ve demokratikleşmenin, temelini oluşturan, yerel
yönetimlerin merkezi sisteme bağlanmasını, seçilenin atanmışın
emrine verilmesini, halkın iradesi-
Gün; Yereli ve geneli
değiştirme günüdür..
CHP İl Kongresi’nin, yüzde 96
gibi yüksek bir katılımla gerçekleş-
[email protected]
CHP İl Başkanı Abdullah Özyiğit
tirildiğini hatırlatan İl Başkanı Özyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü:
“CHP’de aday olmak, adaylığı
düşünmek onurdur, gururdur.
Kongre sonrası birliğimiz, bütünlüğümüz, gücümüz daha da artmıştır. Yapılacak olan seçimlere parti
bütünlüğü parti disiplini ve sorumluluk duygusuyla hazırlanacağız,
çalışacağız. Yerelde ve genelde iktidar olacağız.
Her zaman olduğu gibi 13 ilçemizde, eleştiri ve özeleştiriyi örgütsel temelde uygulayarak ortak
aklı, sevgi ve saygıyı esas alarak,
parti içi demokrasiyi hayata geçireceğiz. Eğitim çalışmalarımızı hızlandırarak, partimize daha aktif
üyeler kazandıracağız. Örgütlerimizle, parti üyelerimizle, yerel yönetimlerimizle, milletvekillerimizle,
meclis üyelerimizle el ele verecek,
emekleri birleştirecek, planlı programlı sistemli bir şekilde Mersin ve
Ülke geleceği için verimli faydalı
çalışmalar yapacağız.
Gün birlik bütünlük mücadele
günüdür. Gün sorumluluk alıp çalışma günüdür. Gün sabırla azimle
inançla verimli olma günüdür.
Gün kadınıyla genciyle, çalışma
gruplarıyla aktif olma günüdür.
Gün yerel ve genel seçimlere iktidar odaklı hazırlanma günüdür.
Gün 13 ilçemizde, güçlü örgüt
güçlü CHP olma günüdür. Gün,
umudun, başarının başlangıç günüdür. Gün kucaklaşma dayanışma günüdür.”
Eksik de olsa; 3 Ocak 2016 için
söz verdiniz ve battı-çıktının
Kuzey-Güney kanadını trafiğe açtınız.
Şimdi de, bahse konu hizmetin
tümünün bitişi konusunda gayretlerinizi bekliyoruz. Söz verdiğimiz
gibi bu hizmet için Mersin halkı
adına teşekkürü borç biliyor ve
teşekkür ediyoruz.
Sayın Başkana açık mektup;
“ Sayın Kocamaz, siz halka hizmeti hakka hizmet felsefesine
sahip, rüşvet ve yolsuzlukların karşısında, adalette yana, kimsenin
hakkını kimseye yedirmeyen biri
olarak tanıltıldınız ve Mersin halkı
sizi böyle tanıyor. Bende sizi Mersin halkının tanıdığı şekliyle tanıyorum.
Sizden; MEŞOT konusunda
Mersin halkı yardım değil, hizmet
bekliyor. Bu mesele, kronik hastalığa dönüşmek üzere. Hastalığa bir
an evvel teşhis koyun ve tedavisini
sağlayın. Mersin Halkı; sizden bu
konuya çözüm bekliyor. Ayrıca;
Mersin’e misafir gelenler açısından
da kötü imaj. Bu olumsuz imajdan
Mersin’i kurtarın.
Mersin’li size güvenmeye
devam etmek istiyor. Çözüm
MEŞOT sorununu. Bu işin takipçisi
olacağız, . Çözene kadar size hatırlatacağız. Gönül koymak yok. Ne
istiyorsak Mersin için Mersin’li için
istiyoruz.”
*** *** *** *** *** *** *** ***
Bugün Ulusal gazetelerin birinde gözüme bir haber takıldı. Sayın
Bahçeli; “Kongre salonuna giremezler” diye bir ifade kullandığını
okudum. Bundan kastın M.H.P.’ye
Genel Başkan Adaylığı için yola
çıkmış Sayın; Sinan Oğan.
Sayın Oğan’ın cevabı da;
“Kurultay salonuna elbette gireceğiz. Kurultay salonun ülkücülerin
toy yeridir. Biz sayın Genel Başkan’ın evine girmeye çalışmıyoruz.
M.H.P.’de diriliş vakti.”
Nede güzel söylemiş. Ağzına,
yüreğine sağlık sayın; Sinan
Oğan’ın Yolu açık Gazası mübarek
olsun.
Tekli “Karamsarlıktan kurtulmalıyız”
Mersin Tarsus Organize Sanayi
Bölgesi Başkanı Sabri Tekli, günümüz toplumlarını tehdit eden en
büyük tehlikelerden birisi olan
vasatlaşmanın önüne geçmek için
ülke olarak mücadele edilmesi
gerektiğinin altını çizdi.
Toplumun kaderine razı olarak
elindeki ile yetindiğini ifade eden
MTOSB Başkanı Tekli, 'Üreten, inovatif düşüncelerini sahaya yansıtan, sektörlerde fark yaratacak projeler geliştiren bir topluma ihtiyacımız var. Bu anlamda özellikle
gençlere büyük görevler düşüyor.
Gençlerimiz kaderine razı olmaktan, elindeki imkanlar ile yetinmekten vazgeçip farklı bakış açıları
ile geliştirdikleri yeni teknolojileri
üretmeliler' dedi.
Sorumlu AKP’dir
Enflasyonun sürekli olarak
artması, AKP iktidarının yanlış
ekonomi yönetiminden kaynaklanmaktadır. Enflasyondaki
artış eğilimi de, mutfak enflasyonunun genel enflasyonun üzerinde olması da AKP’nin
bütünsellikten uzak, vizyonsuz
ekonomi yönetiminden, yani
kötü yönetimden kaynaklanıyor”
ifadelerini kullandı. Dünyada
gıda fiyatları düşerken,
Türkiye’de arttığına da dikkat
çeken Özyiğit, “Dünya’da gıda
enflasyonu yoktur, tam tersine
fiyatlar düşmektedir. Ancak AKP
döneminde izlenen tarım politikaları ülkemizde tarımı
neredeyse yok etme durumuna
getirmiştir. Artık her alanda
olduğu gibi tarımda da üretimden vazgeçilmiş ve Türkiye bir
çok ürünü ithal eder hale
gelmiştir.”
çeken Özyiğit, “Mersin’in en
önemli sorunlarından biri olan
ulaşım sorunu ulaşım mastır planı
ile çözülmelidir. Mersin’in yerel sorunları Battı çıktı, gibi oldu bittiye
getirilmemelidir” dedi.
Şinasi Şirin
Teşekkür Etmeye
Söz Verdik...
Oldu bittiye getirilmemeli
Yerel yönetimlerin insan odaklı
hizmet üretmesini ve o kentte yaşayan insanların, sağlıklı, huzurlu,
mutlu yaşamalarını temel hedef
alması gerektiğini vurgulayan Özyiğit, Mersin’de MHP’li belediye
başkanı tarafından yaşama geçirilen kötü yönetim anlayışına işaret
etti.
Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin, battı çıktı olarak yeniden
yapılan, Tulumba Köprüsü’nün inşaatı bitmeden, sırf “şov” amaçlı
insanların kullanımına açarak, hayati tehlike yarattığına dikkat
Benim Düşüncem
Örnekler çok
Sabri Tekli
'Önümüzde yeni bir yıl var; toplum olarak karamsarlıkları bir kenara bırakıp geleceğe güvenle bakmalıyız' diyen MTOSB Başkanı
Tekli, 'Bugün etrafımızda olup
bitenleri iyi değerlendirmeliyiz. 31
“Mersin elinde
bulundurduğu
imkanları tam manasıyla kullandığı taktirde Türkiye'nin
öncü kentlerinden
birisi olacaktır.”
Yaşındaki Amerikalı girişimci Mark
Zuckerberg tarafından kurulan
internet sitesinin günümüzdeki
marka değeri 223 milyar dolar olarak nitelendirilmekte. Türkiye'de
de buna benzer girişimcilik örneklerini görmek mümkün. Geliştirilen bir çok anrdoid uygulaması
milyon dolar fiyatlara satılabiliyor.
Bu örnekler genç girişimcilerin
hayallerini gerçeğe dönüştürdüklerinin birer örneği. Daha bir çok
örnek verebileceğimiz girişimcilik
hikayesinin içerisinde aslında
'vasat'a kanmamak yatıyor. Eğer
sadece elimizdekilere kanaat eder
ve daha fazlasını istemez isek,
gelişime kapalı olur, karamsarlıktan kurtulamazsak toplum olarak
bir yere varamayız. Dünyanın bir
çok bölgesindeki başarı hikayelerine neden Türkiye'den yenileri
eklenmesin!' dedi.
Mersin’e inanıyoruz
2016 Yılının Mersin adına
önemli gelişmelere sahne olmasını beklediklerini ve iş dünyası olarak Mersin'e olan inançlarını hiç bir
zaman yitirmediklerini kaydeden
Başkan Tekli, 'Mersin elinde bulundurduğu imkanları tam manasıyla
kullandığı taktirde Türkiye'nin öncü
kentlerinden birisi olacaktır.
Sanayileşmede sıkışmış Marmara havzasının alternatifi, turizmde sıkışmış Antalya'nın alternatifi
Mersin'dir. Bizler bu kente yatırım
yapmış, bu kentten kazanan iş
dünyası temsilcileri olarak birlik ve
beraberlik ruhu içerisinde hareket
eder, kentimizin eksikliklerini seslendirmede dilbirliğine varırsak
Mersin'in önü açılacaktır' ifadelerini
kullandı.
6
11 OCAK 2016
Yaşam Gemisi
Melike Zafer
[email protected]
Dünya
Kesinlikle
Sevgi Üzerine
Kurulmuş
Bir gün sormuşlar ermişlerden birine:
- "Sevginin sadece sözünü
edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?"
Bakın göstereyim demiş,
ermiş.
Önce sevgiyi dilden gönüle
indirememiş olanları çağırarak
onlara bir sofra hazırlamış.
Hepsi oturmuşlar yerlerine.
Derken tabaklar içinde sıcak
çorbalar gelmiş ve arkasından
da derviş kaşıkları denilen bir
metre boyunda kaşıklar.
"Ermiş bu kaşıkların ucundan
tutup öyle yiyeceksiniz" diye bir
de şart koymuş. Peki demişler
ve içmeye teşebbüs etmişler.
Fakat o da ne? Kaşıklar uzun
geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar
sofradan.
Bunun üzerine ‘’şimdi’’
demiş ermiş, sevgiyi gerçekten
bilenleri çağıralım yemeğe. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile
gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa.
"Buyurun" deyince, her biri uzun
boylu kaşığını çorbaya daldırıp,
sonra karşısındaki kardeşine
uzatarak içirmiş.
Böylece her biri diğerini
doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan işte demiş
ermiş,
- 'kim ki gerçek sofrasında
yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse,o aç kalacaktır. ve
kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından
doyurulacaktır şüphesiz……
Ve şunu da unutmayın, gerçek pazarında alan değil, veren
kazançtadır daima…
Evet…
Ne de doğru aslında …Gerçek Pazarında alan değil veren
kazançta…Bunu görmek ne
kadar zor olabilir ki biz insanoğlu için….Yüreğimizde sevgi ile
doğan bizler özümüzde olanı
keşfetmek bu kadar zor mu ki
?Dünya sevgi üzerine kurulmadı
mı? Paylaşmak sevginin gereği
değil mi? Seven sevdiğini
düşünmez mi ? insan insanı
severse karşısındakini düşünmez mi mesela? Birlik beraberlik duygusu yüreğimizde iken
neden silip atar insanoğlu bu
güzel duyguları? Neden dünya
varına vardır tamahı?
Yunus EMRE; bir sohbetinde
der ki;
-Bu dünya sevgi üzerine
kurulmuştur yarenler…
-Sevgilerin kaynağı
birdir.Çağıl Çağıl akan sular bir
gün denize kavuşur. Deniz de
dinginliğe ulaşır. Senin, benim,
onun, hepimizin sevgileri bir
ırmak olur; bir havuzda toplanır.
O derya ilahi aşk havuzudur. Bu
havuz öyle bir havuzdur ki suyu
süt gibi aktır, kokusu miskü
amber gibidir. Onun için içimizi
dışımızı temizleyelim yarenler.
Böyle bir havuzda buluşmak
istiyorsak temizleyelim....
Sevgilerin bir olup da çağıl
ırmaklar ile oluşturduğu büyük
havuzlarda hiçbir şeyin çözümsüz olmayacağını düşünüyorum; birlik beraberlik ile herkes
tok, herkes pek; mücadeleler
ise hayran olunasıdır......
Dünya kesinlikle sevgi üzerine kurulmuştur......
Sevgiyle.......
Mersin’den Devlet Bahçeli’ye ‘tam destek’ mesajı çıktı...
“Zikzak çizenlerin MHP
hareketinde yeri yoktur”
Ülkücülerin liderine olan bağlılığını sorgulamanın kimsenin haddi
olmayacağını sözlerine ekleyen İl Başkanı Kılıç, “Liderin değişip
değişmeyeceğine karar verecek ülkücü iradenin kendisidir. Bunun
da yeri ve zamanı bugün değildir” diyerek, olağan kurultayın normal süresinde yapılacağını söyledi.
mücadelesinde, art arda yapılan
seçimlerde ortalıkta görünmeyenlerin, bu enerjilerini olağanüstü kurultay
talepleriyle sergilemelerinin manidar
olduğunu ifade eden Başkan Kılıç şunları söyledi;
“Siyasi hayatı boyunca zikzak çizerek bir partiden diğerine geçerek kendisine ikbal arayanların bu Kutlu Hareket’de asla yerleri yoktur. Ülkücü, kişisel ikbali için asla ülküdaşlarını kullanmaz. Ülkücü, hayatı boyunca yaptıklarıyla bir bayrak gibi tertemiz kalabilen
ve örnek alınan insandır. Ülkücü, başkalarının figüranı değildir. Senaryosunu başkalarının yazdığı hiçbir oyunda
yer almaz. Ülkücünün yolu uzun ve
çetindir. Ülkücüye hiç kimse altın tepside ikbal sunmaz.
Ülkücünün tek dayanağı aziz milletimiz, sığınağı ise ülküdaşlarıdır. GeçMHP İl Başkanı Sebahattin Kılıç,
mişte iktidar olmuş, mason localarının
ülkemizin 2015 yılının ikinci yarısından itibaren siyasi sonuçları açısından ilgi odağı olan bir partinin lider ve
pek de farklı olmayan iki genel seçim yöneticileri, MHP’ye operasyon yapayaşadığını belirterek, kaos ortamını fır- maz. Buna izin vermeyiz, veremeyiz.
Türkiye’nin seksen öncesi kanlı arenasatçılığa çevirmek isteyen küresel
karanlık odakların yerli işbirlikçilerinin, sında en fazla bedeli ödemiş siyasi
organizasyonu Milliyetçi Ülkücü
yanlışlıklara karşı çıkan Milliyetçi
Hareket Partisi’ni saldırılarının merke- Harekettir. MHP ‘ye yapılacak her
türlü operasyon bizzat ülkücülerin irazine oturttuğunu söyledi.
desine çarparak sönmeye mahkumdur.”
Parti içinde kavga
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)
Mersin İl Başkanı Sebahattin Kılıç, Milliyetçi Ülkücü Hareketin iktidar mücadelesinde, art arda yapılan seçimlerde
ortalıkta görünmeyenlerin, bu enerjilerini olağanüstü kurultay talepleriyle
sergilemelerinin manidar olduğunu
belirterek, “Ülkücüler senaryosunu
başkalarının yazdığı hiçbir oyunda yer
almaz. MHP’ye operasyona izin vermeyiz” dedi.
MHP Mersin İl Başkanı Sebahattin
Kılıç’ın parti binasında düzenlediği
basın toplantısına Mersin Büyükşehir
Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Ülkü Ocakları İl Başkanı Zeynel
Uğur Gölgeli ilçe belediye başkanları,
MHP üst kurul delegeleri, İl ve ilçe
yöneticileri ile partililer katıldı.
başlatmak istiyorlar
Politikalarımız
anlatılamadı
MHP’nin 7 Haziran ve 1 Kasım
genel seçimlerinde aldığı oylar üzerinden haksız ve hayasızca saldırarak,
parti içinde kavga başlatmak istediklerini kaydeden Kılıç, “Başta camiamız
olmak üzere kamuoyunda temsil ettiğimiz değerlere karşı güvensizlik ortamı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Partimizi iç hesaplaşmalarla meşgul edip,
anayasa değişikliği ve başkanlık sistemi, federasyon gibi kendi gündemlerini kolaylıkla Türk kamuoyuna kabul
ettirmenin hesabını yapmaktadırlar”
ifadelerini kullandı.
Konuşmasında, genel seçimlerde
hata ve eksikliklerin elbette sorgulanacağını, MHP’nin politikalarının seçmene yeterince anlatılamadığının bir
gerçek olduğunu vurgulayan Başkan
Kılıç, “Ama bunun yegane sorumlusu
olarak da Genel Başkanımızı görmek
en büyük yanılgı olur. İhtiyaç duyduğumuz olgu, yeni bir MHP ya da yeni
bir genel başkan değil, seçmene ulaşarak politikalarımızı anlatabilecek
yeni metotlardır” dedi.
Ülkücünün dayanağı
milletimizdir
Liderimizi değiştirme
kararı ülkücü iradededir
Milliyetçi Ülkücü Hareketin iktidar
Sebahattin
Kılıç
Kararımız kesin
Milliyetçi Ülkücü Hareket ve onun
siyasi organizasyonu olan MHP, Türklük davasının fikri ve siyasi misyonunun takipçisi olmaya devam edecektir. Ülküdaşlık hukukunu esas alarak,
heyecanla, sabırla inançla ve mücadele azmiyle davasına sahip çıkan kadrolarımızla omuz omuza MHP’yi yeniden iktidar alternatifi yapmanın yollarını mutlaka inşaa edeceğiz. MHP
Mersin İl başkanlığı olarak, Ülkücü
Hareketin mensuplarının utanacağı
hiçbir yanlışa imza atmayan liderimizin vakarlı duruşunun yanında gururla
ve başımız dik durmaya devam edeceğiz. Kararımız kesindir.”
Nure Sofi türbesinde onarım başladı...
‘İlla meclise mi
taşımak gerekiyor?’
Ülkücülerin davasına ve liderine
Esnafa müjde geldi
S.S.Mersin Esnaf ve Sanatkarlar
Kredi ve Kefalet Kooperatifi Sabit
Yelkovan’dan esnafa müjde geldi.
Yelkovan, Esnaf ve sanatkarların
2015 yılı için belirlenen kayıt ücreti
ve yıllık aidat tarifesinin, 31 Aralık
2016'ya kadar uygulanmaya devam
edeceğini duyurdu.
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları
Konfederasyonunun (TESK) Esnaf ve
Sanatkarların Ödeyecekleri Kayıt
Ücreti ve Yıllık Aidat Hakkında
Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi gazete'de yayımlandı.
Resmi Gazetede yayınlanan
yönetmelik ise esnafın yüzünü
güldürdü. S.S.Mersin Esnaf ve
Sanatkarlar Kredi ve Kefalet
Kooperatifi Sabit Yelkovan,
geçen yıl için belirlenen kayıt
ücreti ve yıllık aidat tarifesi, 31
Aralık 2016'ya kadar uygulanmaya
devam edeceğini belirterek,
“Ancak asgari ücretin yüzde 10'u
oranında kayıt ücreti ve yıllık aidat
uygulanan il, ilçe ve meslek gruplarında bu yıl için belirlenen asgari
ücretin brüt tutarının yüzde 10'u
oranında kayıt ücreti ve yıllık aidat
tahsil edilecek” dedi.
Açıklanan yönetmeliğe göre
neredeyse siftah bile yapmadan
dükkanını kapatan esnafın yarasına
bağlılığını sorgulamanın kimsenin haddine olmadığını
kaydeden başkan Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkücüler, liderinin itibarının
davanın itibarı olduğunu
idrak edecek tarihsel şuura
sahiptir. Milliyetçi Ülkücü
iradeyle seçilen lidere sadakat ülkücüler için şeref meselesidir.
Liderin değişip değişmeyeceğine
karar verecek olan da ülkücü iradenin
kendisidir. Bunun da yeri ve zamanı
bu gün değildir, olağanüstü kurultay
değildir. Normal süresinde yapılacak
olan olağan kurultaydır. Önümüzde
bir erken seçim mi var? Bu acele niye?
MHP Mersin İl Başkanlığı ve üst kurul
delegeleri, Ülkücü hareketin moral
bozukluğunu siyasi fırsatçılığa, ganimet avcılığına çevirmek isteyenlere
izin vermeyecektir. Genel Başkanımız
Devlet Bahçelinin yanındayız. Genel
Başkanımıza hayasızca yapılan saldırılara asla izin vermeyeceğiz.
az da olsa
merhem
olacağını
belirten
Yelkovan,
“Çoğu
esnafımız
günü siftah
yapmadan
bitiriyor.
Büyük
ölçekli işletmelerle başetmesi zor
olan esnafımızın en azından Esnaf
ve Sanatkarların Ödeyecekleri Kayıt
Ücreti ve Yıllık Aidatına zam gelmemesi sevindirici.
Biz S.S.Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi olarak dün olduğu gibi bugünde esnafımızın yanında olacağız. Gücümüz
yettiğince esnafımızı yaşatmaya
gücümüz yettiğince devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Karamanoğlu Beyliği’nin kurucusu Nure Sofi ve eşinin Mersin’deki
kaderine terkedilen ve yıkılmaya yüz
tutmuş türbelerinde, MHP Genel
Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Oktay Öztürk’ün Başbakan’a
yönelttiği soru önergesinin ardından
onarım çalışması başlatıldı.
Tarihi değerlerin bakımsızlık
nedeniyle yok olma tehlikesiyle
karşı karşıya kaldığını aktaran Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan
Yardımcısı ve Mersin Milletvekili
Oktay Öztürk, Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığı’na Başbakan
Ahmet Davutoğlu tarafından cevaplanmak üzere bir soru önergesi
sundu.
Öztürk, önergesinde Mersin’in
Değirmenlik Yaylası’nda bulunan
Karamanoğlu Beyliği kurucusu Nure
Sofi ve eşine ait türbenin yıkılmak
üzere olduğunu aktarırken, Anadolu
Türk tarihi açısından son derece
önemli olan bu yapıların neden
kaderine terkedildiğini sordu.
Öztürk, meclis başkanlığına sunduğu ve Başbakan Davutoğlu’nun
cevaplamasını istediği önergede şu
sorulara yer verdi;
“Son zamanlarda medyada sıkça
yer alan Anadolu Türk tarihinin en
önemli öğelerinden biri kabul edilen
Karamanoğlu Beyliği’nin kurucusu
Nure Sofi (Nureddin Bey)ve eşinin,
Mersin ilimizin Değirmenlik Yaylası’ndaki mezarlarının içler acısı halde
olduğu, Nure Sofi’ye ait türbe görünümündeki mezarlığın adeta virane-
ye döndüğü ile ilgili haberleri takip
ediyoruz. Anadolu’ya ilk yerleşen
Türklerden olan ve Orta Asya Türk
kültürünün önemli öğelerini de
barındıran bu mezarlar, bakımsızlık
nedeniyle yok olma tehlikesiyle
karşı karşıyadır. Mersin’in Mut ilçesi
Değirmenlik Yaylası’ndaki tarihi
mezar, Adana Vakıflar Bölge
Müdürlüğü’nün sorumluluğunda ve
SİT alanı içerisinde yer aldığı için hiçbir çalışmanın yapılmasına izin verilmediği aktarılmaktadır.
Bununla ilgili olarak; Mersin ilimizin Değirmenlik Yaylasında bulunan
ve yukarıda bahsi geçen Nure Sofi
ve eşinin mezarları ile alakalı bu
güne kadar herhangi bir çalışma
yapılmış mıdır? Anadolu Türk Tarihi
açısından son derece önemli olan bu
mezarların Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından bugüne kadar değerlendirme kapsamına alınmamasının
nedenleri nelerdir? Bu mezarların
bulunduğu bölgenin sorumluları açısından bakıldığında bu durumu nasıl
değerlendiriyorsunuz? Herhangi bir
yaptırımı düşünür müsünüz?”
Basında yer alan haberler ve
konunun meclise taşınmasının
ardından Mersin İl Kültür ve Turizm
Müdürlüğü’nün Vakıflar Bölge
Müdürlüğü ile irtibata geçerek, türbenin aslına uygun hale getirilmesi
konusunda çalışma başlatıldığı bildirildi. Bu kapsamda ilk olarak tarihi
yapının aslına uygun halde onarımı
için projelendirme çalışmalarının
başlatıldığı kaydedildi.
7
11 OCAK 2016
Detroit şehri terk edilmiş virane bir
haldedir, şehirde korku kol geziyor.
İnsanları kaçıyor, kaçamayacak kadar
parasız olanlar birbirini boğazlıyor.
Zenciler geldikleri yere gitsin de
bekçi çöpçü işleri bize kalsın diye beyaz
köleler zenci köleleri dövmeye başladı.
Durum çok vahim, şehrin valisi iflas ilan
etmek üzeredir. Kimse elini uzatmayacak bu şehre, beklemesinler, bombalamadıklarına şükretsinler.
Bu bir devler savaşıdır, AmerikanAlman tekelleri arasındaki paylaşım savaşıdır. 1945’in devamıdır, savaş bitmedi.
On yıl kadar önce Alman General
Motors’un ipini çekme kararı aldılar ve
Almanya’nın lambaları titremeye başladı.
General Motors’un okyanus ötesi
fabrikaları Detroit’teydi. General’in lambaları orda da titreyecekti elbette. İşçilerinin nereli olduğu Amerikan hükümetinin umurunda değildir, çünkü onlar için
halkın menfaati yoktur, kendi şirketlerinin menfaatleri vardır.
Kapışan tekeller sınır tanımıyor,
onun için bu bir Dünya savaşıdır,
2.dünya savaşı devam ediyor. Bu
savaş, dünya enerji kaynaklarını paylaşmakta anlaşamayan tekellerin savaşıdır.
Şirketlerin patronları aynı soyadı bile
taşıyabilir, bu bizi yanıltmasın, para için
savaşanın Allah’ı paradır, akraba soydaş
ne dinlemezler.
Bu savaş paraya tapanların araların-
Detroit Halkına Kesilen Ceza
daki paylaşım savaşıdır, ne o ülkede
yaşayanların ne de bizim savaşımız
değildir. Pastayı biz yiyecekmişiz gibi
öyle numara çevirirler ki, bizim savaşımızmış gibi üstleniriz, bilmeden savaşın
taşeronluğunu yaptırırlar bize.
Ah, ah… Gel de Necmettin Erbakan’ı anma.”Milli Motor” diye diye gitti.
Partisinin amblemi keşke Motor olsaydı. Milli Motor dediği için deliğe süpürüldü. 28 Şubat da oydu, yanına allayıp
“İran” sosu kattılar, içine “laiklik gidiyor”
paniği soktular, Amerikan SPAN’ın 8
yıllık eğitim hokkabazlarını YÖK içine
yerleştiler, yetmedi MYK kurdular,
mühendisliği kaynakçı seviyesine indirdiler…. Buyurun size Milli Motor teknolojisi, dediler.
Erbakan’ın Uçak Motoru projesi
tanklara ezdirildi. Kaddafi ile tam da bu
konuda anlaşmışlardı, çadır şamatası
kopardılar. KİT’ler iflas ederken Sümer
Holding’de fon oluşturup KİT’leri yüksek faizli banka borcuna girmekten kurtarmıştı Erbakan. Amerikan vatandaşı
bayan başbakan da Sümerbank’ı satarken “Son sosyalist kaleyi de yıktık”
demişti.
Motorcunun ipini çektiler, ampülcüyü getirdiler. Milli hiçbir meselesi olma-
yan, uzatılan her yabancı projeye imza
atan, maskeli baloda kiminle dansa
kalktığını bilmeyen… Ampülcümüz,
neye evet neye hayır diyeceğini bilemez haldedir artık. Libya ile birlikte uçak
motoru üretecekken, Kaddafi’nin katillerine yardım etmek noktasına geldik.
“NATO’nun ne işi var orda” dedi,
kendini paralı canilere yardım ederken
buldu. Yetmedi, o paralı canileri Türkiye’de beslemeye başladı, sonra onları
“dostum” dediği Esad’ın ülkesine saldırttı. Yetmedi, PKK’yı Suriye’ye yerleştirdi, paralı canilerin rolünü onlara devretti. Paralı canilerin beş yıllık iş sözleşmeleri bitmedi, işleri adam öldürmek,
bunlara ne iş verecekler şimdi?
İş geldi Türkiye’de iç savaş çıkartmaya; Gezi Direnişine katılanlara, ampüle
karşı olan herkese ve özellikle Alevilere
karşı, bu kadar tahrik edici konuşmalar
yaptığına göre, paralı canilere iş ortamı
hazırlanıyor gibidir.
Bu olanların Detroit ile ne bağlantısı
var diyeceksiniz. Bölgemizde bütün
olanlar sınır tanımayan tekellerin birbiriyle olan Paylaşım Savaşının başka noktalarda tezahürleridir.
Başbakanımız bu savaşta maalesef
taraftır. Ülkesini tarafsız tutmayı başaran
İnönü’ye bu kadar saldırmasa da tarafsız
nasıl kalınır öğrenmeye çalışsa diyeceğim ama maalesef o treni kaçırdı. Öylesine bilmeden anlaşmalar imzaladı ki,
ne tarih biliyor ne matematik, dersleri
asmış futbol oynamış gibi.
AB’ye balıklama atladı, her anlaşmaya evet dedi. Almanya, “seni ben alacağım” dedi, Nabukko’yu imzalattı, şimdi
Nabukko’yu rafa kaldırdı. Niye imzaladın, niye kaldırdın? Bunu sana sormazlar mı?
Amerikan şirket devleti, öyle acımasızdır ki, kendi çıkarı için 1.800 milyon
nüfuslu Detroit şehrini tarihten silebiliyorsa, artık her yer Detroit olabilir. Söz
konusu Amerikan tekelinin menfaati
ise, Yahudi’nin Yahudi’ye acıması yoktur. Evet, gerçekten 3.bin yılın haçlı
seferine çıkmıştır İngiliz Evangelist kaptanları. İngiliz Armada gemisi Akdeniz’den Karadeniz’e doğru yola çıkmıştır!
1943’de Hitler’in doğum günü için
yapılmış olan Dünya haritası şeklindeki
pastadan Bakü’yü kesip Hitler’in tabağına koyanlar, Erdoğan’ın tabağına nereyi
koyarlar acaba diye düşündürüyor beni.
Hitler Stalingrad’dan öteye gidememişti.
Erbakan Hoca’nın motor projesini
durduranlar ile Merkel’in motorlarını
durduranlar aynıdır. Ne demiş; alma
mazlumun ahını, çıkaraheste aheste…
Başkent Mektubu
Mahiye Morgül
[email protected]
www.mahiye.net
Sadece Erbakan’ın ahı değil, Nabukko’nun ahı, Kaddafi’nin ahı, “ananı da al
git” dediği çiftçinin ahı, Gezi direnişinde
evlatlarını kaybeden anaların ahı, gözlerini kaybedenlerin ahı, işsiz bıraktıklarının ahı, HES köylüsünün ahı, 2-B köylüsünün ahı…
Detroit halkının gözünden gerçek
düşmanı (kapitalist sistemi) saklamayı
da başarıyorlar; şehrin talan edilmesinden zenciler sorumluymuş gibi beyazlara onları hedef gösteriyorlar. Nasıl tezgâh ama?
Bizde Kürt-Türk çatışması tutmadı,
Alevi-Sünni çatışması tezgâhlıyorlar,
düşman aynı, tezgâh aynı.
Detroit halkına kesilen ceza Türk halkına da kesildi. İnsana düşman bu tekelci kapitalistlerin ve işbirlikçilerinin maskelerini düşürmek zorundayız!
Bu yazı 29 Temmuz 2013
tarihinde yayımlanmıştır...
Organik tarım desteği başvuruları başlıyor
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, 2015 yılında hasadını yapmış ve ürününe ürün sertifikası düzenlemiş üreticilere; dekara meyve-sebze için 70, tarla bitkileri için ise 10 lira ödeneceğini duyurdu.
Mut’ta gazino ruhsatları iptal edildi
Mut Belediye Meclisi 2016 yılının ilk toplantısını, Belediye Sinema
ve Toplantı Salonu’nda yaptı. Belediye Başkanı Nebi Yılmaz meclise
bir önceki toplantının tutanağının
oylanmasını sundu. Aralık 2015
meclis toplantı tutanakları meclis
tarafından kabul edildi.
Gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından meclis tatil ayı
ağustos olarak belirlendi. Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından meclise verilen müzekkerede, 2015
yılında kullanılmayan ödeneklerin
imhası yer aldı.
Şehir merkezinde faaliyet gösteren gazinoların taşınması ve ruhsatlarının iptali de oy birliğiyle kabul
edildi. Konu hakkında bilgi veren
Başkan Yılmaz, “Hepinizin bildiği
gibi şehir içinden gazinoların taşınması için çalışma başlattık. İnşaat ve
altyapı çalışmalarında bizden kaynaklanan 20 günlük bir gecikme
oldu. Ancak biz bugün encümende
görüşerek şehir içindeki gazinoların
tamamının ruhsatlarını iptal ettik.
Kendilerine ve emniyete tebligatları
yapıyoruz. Bu konuda iş yeri sahipleriyle görüşeceğiz. Belediye tarafından şehir dışına yapılan gazino
binalarının satışmı, kiralamamı olacağı konusunda yer teslimi yaparken karşılıklı imzaları alacağız. Şehir
içindeki kötü görüntüyü, ses ve
gürültü kirliliğini, istenmeyen manzaraları vatandaşımızın talebi doğrultusunda ortadan kaldıracağız”
diye konuştu.
ZAYİ İLANI
Mersin Üniversitesi, Takı
Teknolojisi ve Tasarımı Yüksek Okulu’ndan aldığım
öğrenci kimlik kartımı kaybettim.
Hükümsüzdür.
Yusuf ŞİMŞEK
...................
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sağlık Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar
bölümünden aldığım geçici
mezuniyet belgemi kaybettim.
Hükümsüzdür.
Nuri UYSAL
Türkiye Ziraat Odaları Birliği
(TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2015 yılında hasadını yapmış ve
ürüne ürün sertifikası düzenlenmiş
üreticilere, dekara meyve, sebze için
70 lira, tarla bitkileri için 10 lira ödeneceğini bildirdi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada,
organik tarım desteği ödemesinin,
organik tarım yönetmeliğine göre
organik tarım yapan, Organik Tarım
Bilgi Sistemi ve Çiftçi Kayıt Sistemi’nde 2015 üretim yılında kayıtlı,
2015 yılı hasadını gerçekleştirmiş,
ürününe ürün sertifikası düzenlenmiş olan ve destekleme tebliğinde
belirtilen usul ve esaslara göre başvurusunu yapan çiftçilere ödeneceğini belirtti.
Başvuruların zamanında yapılması önemli
11 Ocak 2016 tarihinde başlayacak olan organik tarım desteği başvurularının 25 Mart 2016 tarihine
kadar devam edeceğini vurgulayan
Bayraktar, şunları kaydetti:
“Üreticilerimiz, 11 Ocak-25 Mart
tarihleri arasında Gıda, Tarım ve
Hayvancılık il ve ilçe müdürlüklerine
başvuracaklar.
Organik tarım üreticilerimizin bu
tarihleri dikkate almaları ve destek
başvurularını zamanında yapmaları
büyük önem taşımaktadır. Aksi takdirde destekten yararlanamazlar.”
Organik tarımın ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi yeniden kurmaya yönelik, insana ve çevreye
dost üretim sistemlerini içeren, kimyasal ilaç ve gübreleri kullanmaksızın
izin verilen girdilerle yapılan bir üretim sistemi olduğuna dikkati çeken
Bayraktar, “organik ve yeşil gübreleme, münavebe, toprağın muhafazası, bitkinin direncini artırma, doğal
düşmanlardan faydalanmayı tavsiye
eden, üretimde sadece miktar artışının değil aynı zamanda ürün kalitesinin de yükselmesini amaçlayan
alternatif bir üretim sistemidir” dedi.
Bayraktar, insan sağlığının önemi
ve çevre bilincinin giderek arttığı
günümüzde, gerek güvenli gıda
tüketimi gerekse diğer canlılara
zarar vermeyen, daha kontrollü bir
üretimi öngören organik tarımsal
üretim faaliyetinin gün geçtikçe
daha da önem kazandığını vurguladı.
Türkiye’de 1996 yılında 6 bin 790
hektar olan organik tarım alanlarının,
2014 yılına geldiğinde 842 bin 216
hektara, organik üretim miktarının
ise 10 bin 304 tondan 1 milyon 642
bin 235 tona ulaştığını bildiren Bayraktar, “1996’dan 2014’e organik
tarım alanlarının 124 kat, üretim
miktarı 159 kat arttı. Organik
tarımda ülkemizde büyük bir
gelişme var. 2014 yılı itibarıyla
arıcılık dahil olmak üzere 750
üreticimiz de organik hayvancılık yapıyor” dedi.
Bayraktar, insan sağlığının
önemi ve çevre bilincinin giderek
arttığı günümüzde, gerek güvenli
gıda tüketimi gerekse diğer canlılara
zarar vermeyen, daha kontrollü bir
üretimi öngören organik tarımsal
üretim faaliyeti gün geçtikçe daha
da önem kazandığını belirtti.
Şemsi
Bayraktar
Yerel Süreli Yayın
Kuruluş Tarihi : 25.03.2002
Toplumsal cinsiyet eğitimleri başladı
Akdeniz Belediyesi Kadın Müdürlüğü tarafından başlatılan bir program kapsamında, psikologların konuyla ilgili sunumları ışığında, kadınlara yönelik olarak
'Toplumsal Cinsiyet' konulu eğitim dizisi başlatıldı. Akdeniz Belediyesi'nin kadınlara
yönelik 'Toplumsal Cinsiyet' konulu
eğitim dizisi başlatıldı.
Konferans Salonu'nda düzenlenen ilk toplantının açılış konuşmasını
yapan Kadın Müdürlüğü Müdürü
Aynur Şahin, daha önce yaptıkları
Akdeniz Belediyesi Kadın Meclisi
toplantılarında açığa çıkan ihtiyaç
doğrultusunda bu eğitimleri yapma
gereği duyduklarını anlattı, katılımlarından dolayı kadınlara teşekkür etti.
'Kadınlar mücadele etmezse
ezilmeye mahkûm olur'
Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı
Yüksel Mutlu da konuşmasında, bu
tür toplantıların önemine değindi,
fakat toplantıların sadece sunumlarla
değil, tartışma-münazara şeklinde
geçmesinin çok daha verimli ve etkili
olacağının altını çizdi. Mutlu, "Toplumsal cinsiyetçi bir dünyada yaşıyoruz.
Ve biz kadınların, bu cinsiyetçilikle nasıl mücadele edeceğimiz, cinsiyetçiliğin nasıl yüz yıllar boyu kuşaklarca aktarılarak geldiğini, kendi tarihimizle bununla nasıl mücadele edeceğimiz konusunda eğer bir çabamız
olmazsa, 5 bin yıl daha ezilmeye,
ikinci sınıf olmaya, dışlanmaya mahkûm olacağız" dedi.
Kendisinin de yakın geçmişte
'toplumsal cinsiyet' konulu eğitimler
verdiğini aktaran Eş Başkan Mutlu,
sözlerini şöyle sürdürdü: "Kadına
reva görülen şey, erkek egemen sistem tarafından şiddettir.
Ama bu şiddetin türlü hallerini
nasıl yaşıyoruz? Nasıl içselleştiriyoruz ve diğer kuşaklara biz kadınlar
nasıl aktarıyoruz?'. Bunlarla ilgili
hepimizin kafasında soru işaretleri
olmalı. Aksi halde bazı şeyleri kadere, bazı şeyleri devlete, sisteme,
erkeğe havale ederek çözemeyiz.
Meselenin özü de öznesi de biziz.
Sorun bu topraklarda ise çözüm de
biz kadınlardadır.
Eş Başkan'ın konuşmasının ardından, aile içinde çocukların doğumuyla başlayan ve ömür boyu süren
toplumsal cinsiyet rollerini içselleştiren-pekiştiren süreci anlatan animasyon sunuldu.
Daha sonra ise, Akdeniz Belediyesi Kültür Sosyal İşler Müdürlüğü'ne
bağlı olarak hizmet veren İŞTAR
Kadın Danışmanlık Merkezi Psikologları Fahriye Cengiz ve Neval
Güzel tarafından, 'Toplumsal Cinsiyet
Eğitimi' konulu sunuma geçildi.
Sunum, salonda bulunan kadınların
da katılımı, soru-cevap ve yaşanmış
kimi örneklerin anlatımı ve paylaşımı
şeklinde gerçekleştirildi.
Sayı : 632
11 OCAK 2016
Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni
Abdi Satıroğlu
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Ayşegül Satıroğlu
Hukuk Danışmanı : Av.Erhan Karapınar
Hukuk Danışmanı : Av.Hakan Zafer
(0324) 232 60 90
(0324) 336 24 42
İdare Yeri : Kiremithane Mah.
İstiklal Cad. Atlas Apt. No:87 Kat:1
No:4 Akdeniz / MERSİN
(Özgür Çocuk Parkı - Atlıhan Oteli karşısı)
Tel/Fax : (0.324) 237 77 77
E-mail : [email protected]
Web Site : www.mersintercuman.com
Ofset Hazırlık : Mersin Tercüman Gazetesi
Baskı : Yükselişim Basın Yayın Matbaa
Gazetecilik San.Tic.Ltd.Şti Tesisleri / MERSİN
Mersin Tercüman
Basın Meslek İlkelerine Uyar. Sözleşmesi olmayan yazar ve çizerlere ücret ödenmez. Yazılar kaynak gösterilerek kullanılabilir. Köşe yazarlarının
görüşleri, gazetenin genel görüşü değildir.
İLAN FİYATLARI
Siyah beyaz tam sayfa : 1.400 TL
Siyah beyaz yarım sayfa: 700 TL
Siyah beyaz çeyrek sayfa 350 TL
Renkli tam sayfa : 2.800 TL
Renkli beyaz yarım sayfa: 1.400 TL
Renkli çeyrek sayfa 700 TL
st/cm siyah-beyaz: 3 TL
st/cm renkli: 6 TL
Ticari reklamlar pazarlığa tabidir.
Universiteliler IŞKUR’la tanıştı
Mersin Üniversitesi’ne yeni başlayan öğrencilerin kent ile uyumunu sağlamak amacıyla uygulanan Üniversite Yaşamına Giriş (UYG) programı kapsamında öğrenciler,
İŞKUR’la tanıştı. Programda özellikle üniversite okurken yada üniversiteden mezun
olduktan sonra öğrencilerin faydalanabileceği programların tanıtımı yapıldı.
Mersin Üniversitesine yeni başlayan öğrencilerin kent ile uyumunun sağlanması amacıyla uygulanan Üniversite Yaşamına Giriş
(UYG) Programı kapsamında Üniversiteliler İŞKUR’la tanıştı. Kurumsal hizmetlerin tanıtıldığı organizasyona ilgi büyüktü
Mersin Üniversitesi Prof. Dr.
Uğur Oral Kültür Merkezinde yapılan etkinliğin konuğu Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü
oldu. Mersin Çalışma ve İş Kurumu
görevlileri İş ve Meslek Danışmanı
Erkan Şanlı ve Basın – Tanıtım ve
Halkla İlişkiler yetkilisi Serkan
Özada tarafından yapılan sunumda
İŞKUR’un tanıtımı yapıldı. Özellikle
üniversitede okurken ya da üniversiteden
mezun olduktan sonra öğrencilerin faydalanabileceği programların tanıtımı yapıldı.
leri Gençlik Merkezinde hizmet veriyor. İrtibat Noktasına gelen öğrenciler kayıt- iş araştırma- staj araştırma –sektör hakkında bilgi-
lendirme gibi birçok konuda bilgi alabilecekler.
Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl
Müdürü Mustafa Kutlu, 2015 Dönemi kurumumuzun üniversiteli öğrencilerine yönelik faaliyetlerinin arttığı
ve istihdama dönük programların
hayatı geçtiği dönem olduğunu
belirtti.
Özellikle işbaşı eğitim programıyla
öğrencilerimiz en az 2 çalışanı olan
işyerlerinde teorik bilgilerini pratiğe
dönüştürürken diğer yandan asgari
ücret tutarında bir ücret, iş kazası ve
meslek hastalığı ve Genel Sağlık
Sigortası primleri İŞKUR tarafından
karşılanacak. Kutlu; programın üniversite öğrencileri tarafından tanınırlığının artması için yoğun olarak danışmanlık ve
grup görüşmeleri yapıldığını belirtti.
Üniversiteliler okurken
çalışabilecekler
2015 Tarihinden itibaren İşbaşı Eğitim
Programından iş arayanların yanında üniversite öğrencilerinin de yararlanma yolunun
açılmasının büyük önem taşıdığı belirtildi.
Üniversite öğrencileri bir yandan okurken
diğer yandan asgari ücret düzeyinde bir gelir
sağlayarak firmalarda çalışma fırsatı bulabilecekler. Üniversitelilerin kurum hizmetlerinden yararlanmasının ilk şartı İŞKUR’a kayıt
olmaları.
Yeni yıl coşkusu
Forum’da bir başka oldu
Forum Mersin Alışveriş Merkezi, ziyaretçilerine yeni yıl coşkusunu yaşatmaya
devam ediyor. Yılın ilk hafta sonunda
sürprizler ve etkinliklerle dolu bir atmosferde ziyaretçilerini ağırlayan Forum Mersin, büyük ilgi gördü.
Rengarenk kostümlü özel etkinlik gruplarının gösterileri, Noel Karnaval Korteji ile
görsel bir şölen sunan Alışveriş Merkezi,
ziyaretçilerin büyük beğenisini kazandı.
Etkinlikte bol bol fotoğraf ve video çeken
Mersinliler, yeni yıla unutulmaz anlarla
başlama şansını yakaladılar.
İrtibat Noktası faaliyetleri
sürüyor
Mersin Üniversitesiyle yapılan protokol
çerçevesinde Mersin Üniversitesinden açılan
İŞKUR İrtibat Noktası Salı ve Perşembe Gün-
Öğrenciler yurtdışında staj yapacak Kurtuluş coşkusuna bayrak
dağıtarak katıldı
Yenişehir Belediyesi tarafından Mersin’in Düşman işgalinden kurtuluşunun 94. Yılı kutlama
etkinlikleri çerçevesinde; birçok işyerlerine ve
tüm okullara bayrak dağıtımı yapıldı.
Mezitli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri yurt dışı stajları
öncesi Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan'ı makamında ziyaret etti.
Erasmus, Mesleki Eğitim Programı/Mesleki Eğitim Öğrenci ve
Personelinin Öğrenme Hareketliliği kapsamında hazırlanan ve
Android Tabanlı Mobil Uygulama
Geliştirme başlıklı proje teklifi
kabul edilen öğrencileri, Türkiye
Ulusal Ajansının desteklediğini
belirten, proje koordinatörü, Bilişim Teknolojileri Alanı Öğretmeni
Rotary’de ‘İş Dünyası’nda
Medya İlişkileri’ konuşuldu
Mersin Rotary Kulübü’nün haalık toplantılarının son konuğu Hızlı
İletişim Uzmanı Esra Özden oldu.
Özden, toplantıda ‘İş Dünyası’nda
Medya İlişkileri’ konulu sunumu ile
beğeni topladı.
Mersin Rotary Kulübü haalık
toplantılarında alanında uzmanlaşmış
isimleri konuk etmeye devam ediyor.
Mersin Rotary Kulübü’nün son konuğu ise hizli ve etkili iletişim uzmanı
Esra Özden oldu. Özden’in sunumunun ardından Mersin Rotary Kulübü
Başkanı Serhan Antalyalı, Özden’e
günün anlam ve önemine dair teşekkür plaketi verirken, bu tür toplantıların her haa hız kesmeden devam
edeceğini söyledi.
Mustafa İlhan Evgin: "Öğrencilerimiz üç ülkeye sırasıyla Ocak, Şubat
ve Mart aylarında ziyaretlerini gerçekleştirecek, her bir ziyaret 21 gün
olacak ve 10’ar öğrenci yer alacaktır" dedi.
Mezitli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin ziyaretinden dolayı memnuniyetini dile
getiren Mezitli Belediye Başkanı
Neşet Tarhan: " Bu öğrencilerimizin projelerinin kabul edilmesi
sevindirici bir haber. Öğrencilerimizin bu gibi çalışmalarına biz de
her zaman destek olacağız. Yurt
dışında Mezitli'yi de en iyi şekilde
temsil edeceklerine eminim.
Öğrencilerimiz, Portekiz’in Braga
şehrinde bulunan CRU Design ile
İtalya’nın Modena şehrinde bulunan, Zenit Formazione isimli uluslararası bilişim şirketlerinde ve
Avusturya Viyana’da bulunan BILCOM isimli Eğitim Enstitüsü bünyesinde, staj yapacaklarını duymak
da güzel bir haber. Yurt dışında
yapacakları bu staj, kendilerini
geliştirmelerini sağlayacak bir
imkandır." diye konuştu.
Mersin’in düşman işgalinden
kurtuluşunun 94.yıldönümü
etkinlikleri çerçevesinde Yenişehir Belediyesi, ilçe sınırları içerisinde bulunan işyerleri ve okullara bayrak dağıttı.
“Ulusal birliğimizi pekiştirmek, birlik, beraberlik ve kardeşlik anlayışını güçlendirmek
amacıyla bayrak dağıtımını gerçekleştirdik” diyen Yenişehir
Belediye Başkanı İbrahim Genç,
“ Bizlere düşen en önemli görev,
Türkiye Cumhuriyeti’nin
bölünmez bütünlüğünü koru-
mak, savunmak, Büyük Önder
Atatürk’ün devrimleriyle aydınlanmış yolda emin ve güçlü
adımlarla ilerlemek, bu değerleri gelecek kuşaklara teslim
etmektir.
Devlet ve yurttaş birlikteliğiyle tek hazinemiz Cumhuriyetimizin gelişmesi için daha çok
çaba göstermeliyiz. Bunun için
de demokrasi kültürümüzü güçlendirmeli, sahip olduğumuz
barış ve hoşgörü kültürümüzle,
evrensel demokrasiye katkıda
bulunmalıyız” şeklinde konuştu.
Download

Sayı : 632 - Mersin Tercüman