Hava sıcaklıkları 15 derece düşecek
HABER MERKEZİ
Türkiye genelinde
hava sıcaklıklarının 15
derece düşeceği, yağışın etkili olacağı belirtildi..
Yılbaşında tüm yurdu etkisi altına alan ve
5 gün süren soğuk hava
dalgası ile kar yağışı,
ikinci kez Türkiye’nin
kapısını
çalacak.
Akdeniz’den gelecek
olan yağışlı hava bugün ve pazar günü etki-
Yıl: 7
Sayı: 2157
KÖŞEMDEN
Yaşar
İŞKÂR
BIÇAK
SIRTI
Murat
ÜRTEKİN
Nizamettin
KAYRAL
Hem para
kazandılar,
hem
sertifikalı
çoban
oldular
18 OCAK 2016 PAZARTESİ
li olurken, hızı saatte 80
kilometreye varan lodos fırtınası görülecek.
Pazartesi ise kuzeybatıdan gelecek soğuk ve
yağışlı havayla birlikte
sıcaklıklar 15 derece
birden düşecek.
İki hava kütlesinin
karşılaşmasının yoğun
kar yağışına neden olması ve birçok bölgede
sıcaklıkların sıfırın altında seyretmesi bekleniyor.
Devamı sayfa 9’da
Bağımsız Siyasi Yerel Günlük Gazete 25 Kr.
Haberi 2’de
Haberi 6’da
BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU,
“Vaatler yüzde 60 tamam”
BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU, İLK ÜÇ AY İÇİN PLANLANAN VAATLERİN YÜZDE 60’INI
GERÇEKLEŞTİRDİKLERİNİ SÖYLEDİ. DAVUTOĞLU, “ÜÇ AY SONUNDA BU RAKAM YÜZDE
100 OLACAK. REFORM PAKETLERİNİN YÜZDE 30’UNU MECLİS’E SEVK ETTİK” DEDİ.
HABER MERKEZİ
Yabancı yatırımcılara
konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, vaatler
ve reformlar bağlamında, ilk üç aylık planlanan
vaatlerin yüzde 60’ını
gerçekleştirdiklerini belirterek, “Meclis’e sevk
etmiş durumdayız. Üç
ay sonunda bu rakam
yüzde 100 olacak. Reform paketlerinin yüzde
30’unu Meclis’e sevk ettik” dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye’de yatırımı bulunan yabancı
sermayeli firmalarla yaptığı toplantıda, “Önümüzdeki 4 yıl içerisinde
sizden gelen hiçbir teklif
gözardı edilmeyecek, sizin başlattığınız hiç bir
yatırım projesi kamudan
gelen gecikme sebebiyle,
kaynakların
gecikmesi
sebebiyle ertelenmeyecek” dedi.
YATIRIM
DOSTUYUZ
Yabancı yatırımcıların
Türkiye’ye olan ilgisinin
artarak devam ettiğini
görmekten memnuniyet
duyduklarını söyleyen
Başbakan Ahmet Davutoğlu,
“Hükümetimiz
uluslararası
yatırımların Türkiye’de daha da
artması, tüm sektörlere
yayılması için elinden
geleni yapmıştır ve yapmaya devam edecektir.
Yabancı yatırım dostu bir
hükümetle muhatap olduğunuzdan lütfen emin
olun” dedi. Başbakan
Davutoğlu, ilk kez bizzat
kendisinin başkanlığında
Yatırım Değerlendirme
ve İzleme Kurulu oluşturduklarını dile getirdi.
ZORLUK OLURSA
AŞILIR
Başbakan Ahmet Davutoğlu, yatırımcı bakanlıklarının katıldığı, aylık
bir araya gelip bütün
yatırımları tek tek değerlendirecek bir kurul
oluşturduklarını,
geciken yatırımlara müdahil
olunup önlerinin açılaca-
ğını, bürokraside zorluk
olması durumunda bunun aşılacağını anlattı.
MURATLI’DA VATANDAŞTAN ANLAMLI ELEŞTİRİ;
“TRAFİK ZABITA BUNU YAPARSA…”
Haberi 3’te
Kırkpınar’a
ilgiyi tüm
yıla yayma
hedefi
Asyaport Limanı,
ilk lüks yat
yüklemesini
gerçekleştirdi
Tekirdağ İl Müftüsü Mahmut
Gürlen’e Veda Yemeği Düzenlendi
Haberi 3’te
Haberi 5’te
www.demokrattrakya.net
2
18 OCAK 2016 PAZARTESİ
Hem para kazandılar,
hem sertifikalı çoban oldular
Bursa'nın Büyükorhan
İlçesinde Gıda, Tarım ve
Hayvancılık Müdürlüğü
tarafından İŞKUR destekli
açılan "Sürü Yönetimi Elemanı Kursları"nı tamam-
layan, 243 kişi, sertifikalı
çoban oldu.
Yaklaşık 200 bayanın
katıldığı eğitimlerin ardından yapılan sınavda başarılı olanlar Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifikaları
almaya hak kazandı.
Kursiyerler, sürü yöneticisinin anlamı, merada
hayvan bakımı, sürü yönetilirken güvenliğin sağlanması, küçükbaş hayvanların bakımı, kaydı ve
ıslahı, barınak ortamının
hazırlanması, barınağın temizliği ve havalandırılması, küçükbaş hayvanlarda
zapturapt ve beslenme ile
hastalıklar
konularında
eğitildi.
Eğitime katılanlara genel sağlık sigorta primleri
ile günlük ücretleri dahil
İŞKUR tarafından yaklaşık
73 bin lira ödeme yapıldığı
bildirildi. (AA)
Kırkpınar’a ilgiyi tüm yıla yayma hedefi
Edirne Valiliği, Belediye Başkanlığı ve Trakya Kalkınma Ajansı
(TRAKYAKA) iş birliğinde hayata
geçirilecek projeyle Tarihi Kırkpınar
Yağlı Güreşlerine de ev sahipliği yapan Sarayiçi bölgesinin cazibe merkezi haline getirilmesi hedefleniyor.
Olimpiyatlardan sonra en uzun
soluklu spor organizasyonu olarak
anılan Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşlerininin yapıldığı Er Meydanı
ve çevresinde gerçekleştirilecek rekreasyon projesi sayesinde tüm yıl
turizm hareketliği yaşanması bekleniyor.
Tunca Nehri’nin çevrelediği Sarayiçi adası, Kakava Şenlikleri ve
Kırkpınar'ın yapıldığı dönemler hariç, seyrek olarak insanların uğradığı yer olarak dikkati çekiyor.
Valilik, belediye ve TRAKYAKA tarafından hayata geçirilecek
"Kırkpınar Rekreasyon Projesi"yle
Sarayiçi'nin yılın her günü cazibe
merkezi haline gelmesi amaçlanıyor.
TRAKYAKA Genel Sekreteri
Mahmut Şahin, kentteki bir restoranda düzenlediği basın toplantısında, mali destek programları dışında
bölgedeki paydaşlarıyla ortak hareket ederek kentlerin önemli ihtiyaçlarını da giderecek projelere imza
attıklarını söyledi.
Bu kapsamda Tunca Nehri ve
çevresinin turizm faaliyetleri açısından etkin kullanımının amaçlandığı
“Kırkpınar Rekreasyon Projesi’nin
kısa zamanda yürüyeceğini dile getiren TRAKYAKA Genel Sekreteri
Mahmut Şahin, şunları kaydetti:
“Projenin 4 milyon 750 bin liralık kısmını ajansımız karşılayacak.
Proje adından da anlaşılacağı üzere Edirne’de geleneksel Kırkpınar
güreşleri ve festivalinin yapıldığı
alanda gerçekleştirilecek. Edirne
bilindiği üzere tarihi bir kent olup
tarih boyunca da önem ve değerini
korumuştur. Şehir bugün özellikle
Osmanlı İmparatorluğu’na ve diğer
medeniyetlere ait birçok tarihi yapıyı barındırıyor. Proje mekanı olarak
seçilen alan tarihi yapıların yoğunlaştığı, şehir merkezine oldukça yakın bir alan. Proje içerisinde söz konusu bölgede yapılacak rekreasyon
ve peyzaj çalışmaları ile yürüyüş ve
bisiklet yolları, oyun parkları, spor
sahaları, piknik alanları, restoran,
büfe ve kafeteryalar, kumsal, Tunca
nehri üzerinde yapay havuz, konser
alanları gibi yapıların oluşturulması
planlanıyor.”
Projenin, kısa süre sonra ihaleye
çıkacağı aktarıldı. (AA)
Doğa Eğitim Merkezi
inşaat çalışmaları sürüyor
Kırklareli Belediyesince yürütülen Doğa Eğitim Merkezi inşaat çalışmaları sürüyor. Belediye
Başkanı Mehmet Siyam
Kesimoğlu, yaptığı yazılı
açıklamada, merkezin inşaat çalışmalarının Walldorf korusunda devam
ettiğini bildirdi. Merkez
içerisinde havuz, cam
sera, eğitim ve gözlem
kulelerinin olacağını belirten Kesimoğlu, şunları
kaydetti:
“Merkezimiz kent için
güzel bir yatırım olacak.
İnşaat
çalışmalarının
kısa sürede tamamlayacağız. Merkezde, insanlara doğanın güzelliklerini göstererek stresten
uzaklaştırma, her yaş ve
meslekten bireyleri bitki
ve çevre konusunda bilgilendirmeyi amaçlıyoruz. Dünyanın her tarafından getirilen bitkilere
ilişkin
karşılaştırmalı
çalışmalar, bitkilerdeki
biyolojik ve genetik çeşitlilik araştırılması, nesli
tehlikedeki türlerin araştırılması ve korunması,
süs bitkilerinin üretim
ve ıslahı ile ilgili eğitim
çalışmaları
yapılacak.
Yabani bitkilerin adaptasyonu,
üniversiteler
ile araştırma işbirliği,
lisans ve lisans üstü eğitim programları, mesire
ve dinlenme yerlerinden
faydalanılmasının yanı
sıra, proje içerisinde nesli tükenmekte olan bitkilerin nesillerinin devamı
sağlanacak.” (AA)
Fethiye Belediye Başkanı Saatcı,
Lalapaşa Belediyesi’ni ziyaret etti
Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı, Lalapaşa Belediyesi’ni ziyaret etti.
Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı’yı Lalapaşa Belediye Başkanı
Bülent Şahinşah makamında kabul etti.
Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı’nın
Lalapaşa’ya yaptığı ziyaretten dolayı büyük
memnuniyet
duyduğunu belirten Lalapaşa
Belediye Başkanı Bülent
ÖNEMLİ TELEFONLAR
YANGIN İHBAR - 110
POLİS - 155
JANDARMA İMDAT - 156
SIHHİ İMDAT - 112
SAĞLIK DANIŞMA - 184
VERGİ DANIŞMA - 189
POSTA KODU DANIŞMA - 119
PTT DANIŞMA - 161
TELEFON DANIŞMA - 118
TELEFON ARIZA - 121
TELEKS ARIZA - 123
DATA ARIZA - 124
RADYO TV ARIZA - 125
GAZ ARIZA - 187
SU ARIZA - 185
ELEKTRİK ARIZA - 186
ŞEHİRLER ARASI KAYIT - 131
MİLLETLER ARASI KAYIT - 115
ÇAĞRI - 133
FONOTEL - 141
İŞ VE İŞÇİ BULMA - 180
ŞEHİRLER ARASI SIRA SORMA - 131
YERİNDE OLMAYAN ABONE - 134
KODLU ARAMA - 168
BEKLEMESİZ ARAMA - 131
ALO POSTA - 169
VALİLİK - 261 88 88
ÖZEL KALEM - 261 20 07
SANTRAL - 262 80 80
Şahinşah, ‘’Fethiye Belediye Başkanımız 4 dönemdir bölgesine çok
önemli katkıları olan
biri. Kendisiyle de çok
güzel bir dostluğumuz
var. Lalapaşa ilçemize
yaptığı ziyaret nedeniyle
kendilerine teşekkür ediyorum’’ dedi.
Lalapaşa’yı çok beğendiğini dile getiren
Fethiye Belediye Başkanı
Behçet Saatcı’da, ‘’Lalapaşa bir sınır kenti. Edirne için çok önemli bir
BELEDİYE BAŞKANLIĞI - 459 59 59
BELEDİYE (SANTRAL) - 459 59 59
BELEDİYE TEMİZLİK İŞLERİ - 261 22 97
BELEDİYE SU İŞLERİ - 261 10 89
BELEDİYE ZABITA - 261 23 18
CUMHURİYET SAVCILIĞI - 261 20 09
JANDARMA ALAY KOMUTANLIĞI - 261 20 90
S.S.K. HASTANESİ - 261 21 82
DEVLET HASTANESİ - 262 53 55
KIZILAY DİSPANSERİ - 261 22 71
NAMIK KEMAL VERGİ DAİRESİ - 261 20 18
SÜLEYMANPAŞA VERGİ DAİRESİ - 261 22 79
SGK TEKİRDAĞ - 261 21 76
EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ - 261 20 94
NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ - 261 22 57
TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ - 258 32 41
konuma sahip. Tabi biz
Bülent başkanımla iki
ilçe arasında neler yapabiliriz bunu konuşuyoruz. Kendisine gösterdiği sıcak ev sahipliğinden
dolayı teşekkür ediyorum. Lalapaşa’ya büyük
hizmetleri olan birisi’’
şeklinde konuştu.
Lalapaşa Belediye Başkanı Bülent Şahinşah, ziyaretin sonunda Başkan
Behçet Saatcı’ya günün
anısına plaket takdim
etti. (AA)
ZİRAAT BANKASI - 261 18 31
HALK BANKASI - 261 32 55
KÖY HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ - 261 20 17
BAYINDIRLIK MÜDÜRLÜĞÜ - 261 40 40
DEVLET SU İŞLERİ - 261 54 12
GENÇLİK VE SPOR MDLÜĞÜ - 261 20 32
HALK EĞİTİM MERKEZİ - 261 20 64
TEKEL - 261 20 30
TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ - 261 22 67
METEOROLOJİ - 261 26 08
MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ - 261 20 11
EĞİTİM ARAÇLARI - 261 20 95
SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ - 261 20 15
SOSYAL HİZMETLER MDLÜĞÜ- 261 34 51
TİCARET ODASI - 261 10 92
ESNAF ODALARI BİRLİĞİ - 261 13 09
3
18 OCAK 2016 PAZARTESİ
Kaymakam Kubilay kursları ziyaret etti
NESLİHAN GÜL
Çerkezköy Kaymakamı
Metin Kubilay Halk Eğitim Merkezi bünyesinde
Türkiye Sakatlar Derneği
Çerkezköy Şubesi ile Atatürk İlkokulu’nda devam
eden kursları ziyaret etti.
Çerkezköy Kaymakamı Metin Kubilay kurs
ziyaretlerini sürdürüyor.
Türkiye Sakatlar Derneği
Çerkezköy Şubesi’nde devam eden Orta Öğretim
Mezunu Engelli Memur
Seçme Sınavı Kursu’nu
ziyaret eden Kaymakam
Kubilay’a İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Erdoğan, İlçe Milli Eğitim
Şube Müdürü İrfan Danışmaz, İlçe Halk Eğitim
Merkezi Müdürü Necmi
Akman da eşlik etti.
ENGELLİ
BİREYLER SINAVA
HAZIRLANIYOR
Eğitimin birinci öncelikleri olduğunu kaydeden Kubilay, bundan
sonra da eğitime gerekli
hassasiyeti göstereceklerini ifade ederek, “Engelli
Kamu Personeli Seçme Sınavı kursuna ev sahipliği
yapan Türkiye Sakatlar
Derneği Çerkezköy Şubesi
Yönetimi’ne teşekkür ediyorum. Biz bu ve benzeri
kursları çok önemsiyoruz.
Orta Öğretim Mezunu Engelli Memur Seçme Sınavı
Kursu, Halk Eğitim Merkezi ile Engelliler Derneği
işbirliğinde lise mezunu,
sağlık kurulu raporlarında en az yüzde 40 ve üzeri engelli bireyleri sınava
hazırlıyor” dedi.
EĞİTİM VERİLİYOR
Kaymakam Metin Kubilay konuşmasının devamında ise, “21 Aralık
2015 tarihinde açılan kursumuza 15 kursiyerimiz
devam ediyor. Bir kursiyerimiz kursa Kızılpınar
Mahallesi’nden katılıyor.
Görme engelli kursiyer-
lerimiz kursa Belediyeden temin edilen araçla
gidip-geliyor. Bu nedenle
Çerkezköy Belediyesi’ne
katkısı için çok teşekkür
ediyoruz. 24 Nisan tarihinde yapılacak sınava
kadar kursumuz haftanın 4 günü devam edecek. Kursumuzda Türkçe,
Matematik, Coğrafya ile
Tarih derslerinde eğitim
veriliyor” açıklamasında
leri, üniversiteye hazırlık,
diksiyon, Braille alfabesi,
yogo eğitimi, sandık kurulları eğitimi, kadın giysileri dikimi, tehlikeli ve
çok tehlikeli kursları ilk
defa açılmıştır” diye konuştu.
Halk Eğitim bünyesinde birçok kurs açıldığını
sözlerine ekleyen Çerkezköy Kaymakamı Metin
Kubilay, “Halk Eğitim
landıklarını
belirterek,
“Çerkezköy’den bir dünya şampiyonu çıkarmak
istiyoruz. Bunun hazırlıklarını sürdürüyoruz. İnşallah Çerkezköy’den bir
dünya şampiyonu çıkaracağız” dedi
DEĞERLENDİRİP
KURS AÇIYORUZ
Kaymakam
Kubilay,
taekwondocuların
Çerkezköy’ün adını ba-
deden Kaymakam Kubilay, “Bizler okuma-yazma
kurslarına da önem veriyoruz. Okuma-yazma
kursu için 1 başvuru yapılsa da değerlendiriyoruz ve kursu açıyoruz”
açıklamasında bulundu.
KURSLARIMIZ
AKŞAM VE GÜNDÜZ
DEVAM EDİYOR
Kaymakam Metin Kubilay, mezun ve Açık Lise
bulundu.
TEHLİKELİ
KURSLAR İLK DEFA
AÇILDI
Halk Eğitim kurslarının devlet ile vatandaş
arasındaki köprüyü güçlendirdiğini ifade eden
Kaymakam Kubilay, “Bu
kurslar bir yandan istihdam sağlarken bir yandan da eğitime büyük
katkı sağlıyor. İki yıl dolmadan 1171 kurs açtık, 24
bin 503 kursiyere ulaştık.
Kampanya çerçevesinde
direksiyon
öğreticiliği,
işaret dili, engelli bakım
kursu, trafik ve çevre öğreticiliği, hijyen eğitimi,
ofis programları, ev yemekleri, yaş pasta yapımı,
kırkyama, cenaze hizmet-
Merkezimiz bünyesinde
mutlaka herkese uygun
bir kurs vardır. Bu kursları değerlendirmelerini
istiyoruz” ifadelerini kullandı.
İNŞALLAH
ÇERKEZKÖY’DEN
DÜNYA ŞAMPİYONU
ÇIKARACAĞIZ
Hem kursiyerlere hem
de kurs öğreticilerine başarılar dileyen Çerkezköy Kaymakamı Metin
Kubilay, yine Engeliler
Derneği’nde sürdürülen
taekwondo kursunu ziyaret ederek Güzel Spor
Kulübü Antrenörü Bilal
Güzel’den bilgi aldı. Bilal
Güzel, önümüzdeki günlerde yapılacak Yıldızlar
Şampiyonası’na
hazır-
şarıyla
duyurduğunu
söyleyerek sporculara başarılar diledi. Çerkezköy
Kaymakamı Metin Kubilay son olarak Atatürk
İlkokulu’ndaki
kursları ziyaret etti. Atatürk
İlkokulu’nda ilk olarak
emlak danışmanlığı kursunu ziyaret eden Kaymakam Kubilay sonrasında
ise üniversite destekleme
ve hazırlık kursunu ziyaret etti. Çerkezköy nüfusunun her yıl arttığını anlatan Kaymakam Kubilay
nüfus artışına bağlı olarak yeni kurs isteklerinin
ortaya çıktığını ifade etti.
Halk eğitim kurslarının
eğitim ve istihdam yanında ilçenin sosyal yapısına
da katkı sunduğunu kay-
son sınıf öğrencilerine yönelik açılan üniversite hazırlık kurslarına her geçen
gün daha yoğun ilgi gösterildiğini ifade ederek,
“Üniversiteye hazırlıkta
sayısal, eşit ağırlık ve sözel alanlarda sınıflar oluşturduk. Kurslarımızda 13
öğretmenimiz görev yapıyor. 12 Ekim’de açılan
kursumuz 12 Haziran’da
sona erecek. Toplamda
120 öğrencinin devam ettiği kursumuzda sayısal,
eşit ağırlık ve sözel bölümlerinde oluşturulmuş
7 sınıfımız bulunuyor.
Çalışan gençlerimizin eğitimlerden yararlanması
için kurslarımız akşamları ve gündüzleri devam
ediyor” dedi.
Tekirdağ İl Müftüsü Mahmut Gürlen’e Veda Yemeği Düzenlendi
D.BURAK ÇELİK
Tekirdağ Valisi
Enver Salihoğlu, 46 yıllık
meslek hayatını yaş haddinden emekliye ayrılarak
sonlandıracak olan Tekir-
dağ İl Müftüsü Mahmut
Gürlen için veda yemeği
düzenledi.
Düzenlenen
yemekte konuşma yapan
Tekirdağ Valisi Enver Salihoğlu, "Bunca yıl milletimize verdiği hizmetlerden
ötürü Müftümüze teşek-
kür ediyor, mutlu ve huzurlu bir emeklilik hayatı
diliyorum." dedi. Daha
sonra konuşma yapan Tekirdağ İl Müftüsü Mahmut Gürlen, “Bu onurlu
millete 46 sene hizmet
etmekten gurur duyuyo-
rum. Herkesten Allah razı
olsun.” dedi.
Düzenelenen
yemeğe Tekirdağ Valisi Enver
Salihoğlu’nun yanı sıra
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albay-
rak, Tekirdağ Cumhuriyet
Başsavcısı Fevzi Büyüktümtürk, Namık Kemal
Üniversitesi Rektörü Prof.
Dr. Osman Şimşek, Vali
Yardımcıları ve kurum
müdürleri katıldı.
SATILIK
ARSALAR
Gündoğdu Mahallesi’nde
181. Ada, 54. Parselde
Bulunan
2621 Ada
6. Parsel
2494
m2
2616 Ada
3. Parsel
1842
m2
2620 Ada
4. Parsel
2512
m2
2615 Ada
2. Parsel
1864
m2
Arsalarımız
Satılıktır
Tel: 0536 274 11 33
KÖŞEMDEN
YAŞAR İŞKÂR
[email protected]
260 05 58 - 0535 930 21 53
TÜRKİYE NEREDEN
NEREYE GELDİ…
Teknoloji insan yaşamını inanılmaz
biçimde değiştiriyor, dönüştürüyor.
Bizim kuşaklar,
Anot-Katot denen pillerle çalışan
Radyolarla açtık gözlerimizi.
Aradan fazla bir zaman geçti geçmedi,
Almanya’ya insanlarımız çalışmaya gidince,
Orada farklı bir dünya ile karşılaştılar
Ve
Oradaki, dönemin teknolojisi gereği
Küçük pillerle çalışan radyolarla izine
geldiler, insanımızı bu aygıtla tanıştırıp,
Bir de altlarında araba olunca, Almanya’ya
gitme hayali insanımızda vazgeçilmez oldu.
Ama
Elinde pilli radyo ile dolaşıp, hava atan
Almancı kardeşlerimiz,
Almanya’da WC temizlediğini gizledi,
Ve
Hava atmaya devam etti, hısıma,
akrabaya.
Türkiye’mizde de yaşan her geçen
gün bir düzeldi, bir bozuldu, darbeler
arasında gençlik, kimden yana olacağını
kavrayamadı, bir o yana savruldu, bir bu
yana savrularak 21. Yüzyıla girdi
35-40 yıldır süren terörle.
Dünyaya yön veren devletler, 21. Yüzyılın
getirdiği ekonomik ve sosyal sorunların
çözümüne katkı yapacak yerde, gelişmemiş
ülkelerin sırtına binmeyi sürdürmeye devam
ettiler, ediyorlar.
Ortadoğu ve Batı Asya ülkeleri olan
ülkelerdeki yer altı zenginliklerini
paylaşmanın hırsıyla bu bölgelerdeki
ülkeleri birbirine düşürerek, bölgesel
huzursuzluklar yaratırken, bir taraftan
da arabuluculuk görüntüsüyle, barışçı
görüntüsü veriyorlar.
Özellikle İslam dünyasında yer alan
Ülkeleri,
Mezhepsel karşıtla birbirine düşürüp, bu
ülkelerin enerji kaynaklarına el koyarken
İslam insanını birbirine kırdırıyorlar.
Bu ülkeler, kendi ülkelerinde
Demokrasi ve hümanizm üzerine
Nutuklar atarken, dünya insanlığını
kendilerinin kölesi durumuna itiyorlar.
Ülkemiz son yıllarda bir taraftan terörle
baş ederken, terörü seçenlere demokratik
bir Türkiye’de yaşama programları önererek,
ayrımcılığı sonlandırmaya çalışırken,
demokrasimizin sınırlarını genişletip birlikte
sanayileşmenin getireceği istihdamla,
insanımızın zenginleşmesini sağlayacak
yatırımları hızla hizmete sokuyor. Eski
düzenin yağmacıları bu değişimlerin önüne
takoz olup, karşı çıksalar da, gelinen
noktadan geri dönüşün olmayacağını
da görerek, değişime gönülsüz de olsa
katılmaya başladılar ufak ufak.
Türkiye Ortadoğuda
Ve
%99’u Müslüman olan insanıyla,
İslam ülkelerinin içinde en demokratik ve
laik tek ülke.
Ekonomisi her geçen gün güçleniyor
Sanayi toplumu olma yolunda
En son teknolojileri kullanarak
Ve de
Bu teknolojileri ARGE çalışmalarıyla kendi
teknolojimizi yaratarak Ortadoğu ve batı
asya toplumlarına örnek oluyor.
Suriye ve Irak’taki karmaşaya
Bulaşmadan,
Bu iki ülkenin savaştan kaçanlarına sahip
çıkarak dünyaya insanlık dersi veriyor.
SATILIK
TRİPLEKS EV
Şarköy Mürefte’de
Satılık Tripleks Ev
Tel: 0282 528 91 78
0535 216 50 91
4
18 OCAK 2016 PAZARTESİ
ÇOĞU BEBEK, HER YIL 300.000 KİŞİ
BOĞMACADAN HAYATINI KAYBEDİYOR!
Ülkemizde, boğmacaya yakalanan hasta sayısının önceki yıllara kıyasla 2.5 kat arttığı
konusunda uyaran KadıköyŞifa Sağlık Grubu Ataşehir Hastanesi Yeni Doğan Uzmanı
Prof. Dr. İlknur Kılıç, uyguladıkları Koza Stratejisi ile bebekleri ölümcül olabilen bu
hastalıktan koruyabildiklerini vurguluyor.
HABER MERKEZİ
Koza Stratejisi; bebekleri boğmacadan korumak
için bebekle teması olan
anne-baba-kardeş, bakıcı ve sağlık çalışanlarının
aşılanmasını öngören bir
yaklaşımdır. İsteyen annelere, doğum sonrası taburcu olmadan, boğmaca
aşısı uygulamakta ve bu
hizmet ücretsiz olarak verilmektedir.
Yeni doğum yapmış anneye boğmaca aşısının yapılması son derece günli
bir uygulamadır.
Boğmaca aşısı canlı aşı
değildir, bebeğe boğmaca
mikrobu geçmez ve mevcut veriler, boğmaca aşısının her populasyonda
güvenli olduğunu göstermektedir.
"Bordatella pertussis"
adındaki bakterinin yol
açtığı boğmaca enfeksiyonu, hava yolu ile bulaşan,
çok hızlı yayılabilen bir
hastalıktır. Dünya Sağlık
Örgütü verilerine göre;
dünyada her yıl 50 milyon
boğmaca vakası görülmekte, bunlardan toplam
300 bini hayatını kaybetmektedir. Her yaşta görülebilen ancak bebeklerde
öldürücü olabilen boğmaca; özellikle bebekler açısından çok ciddi bir tehdittir. Akciğer problemi
başta olmak üzere birçok
kalıcı sağlık sorununa yol
açabilir.
Hastalık soğuk algınlığına benzer belirtilerle
başlar, daha sonra hastada boğulurcasına, yoğun
ve hızlı öksürük nöbetleri
görülür. Bu hastalığa yakalanan bebekler ve küçük
çocuklar nöbetler sırasında morarıp kusabilir, hatta boğularak yaşamlarını
kaybedebilirler. Boğmacaya bağlı ölümlerin %83’ü 3
aydan daha küçük bebeklerde görülmektedir.
Boğmaca erişkinlerde
de görülür mü?
Boğmacanın hafif seyrettiği yetişkinlerde diğer
solunum yolu enfeksiyonlarına benzer dirençli
öksürük gelişir. Yapılan
araştırmalarda 2 haftadan
uzun süren öksürüklerin
yüzde 20'sinin boğmacadan kaynaklandığı tespit
edilmiştir.
Bulaşma; Boğmaca bebeklere yüzde 75 oranında
yakın çevresinden bulaşmaktadır. Bulaşma; %40
anne, %15 baba, %20 4-19
yaş arası kardeşlerden olmaktadır.
Erişkinlere çocukluk
döneminde yapılan aşılar
boğmacaya karşı korumuyor mu?
Doğurganlık çağındaki
kadınların yarısında, ilk
doz boğmaca aşısı yapılana kadar, bebeği koruyacak antikor titresinin
olmadığı
gösterilmiştir.
Boğmacaya karşı bağışıklık aşıdan sonra ortalama
5- 10 yıl sonra azalmaktadır. Bu nedenle erişkinler
boğmacaya yakalanıp yeni
doğan bebeklere enfeksiyon bulaştırabilirler.
Yeni doğanlarda ilk
boğmaca aşısı 2. ayın sonunda yapıldığı ve yeterli
bağışıklık 4. veya 6. ay aşısından sonra başladığı için
boğmaca mikrobunu alan
bebek boğmaca enfeksiyonu riski ile karşı karşıya
kalmaktadır.
Türkiye’de 2008 yılında yapılan bir çalışmada;
boğmaca enfeksiyonunun
ergen ve erişkin yaş grubunda eski yıllara göre 2.5
kat arttığı gösterilmiştir.
Yeni doğan bebekleri
boğmaca enfeksiyonundan korumak için koza
stratejisi uygulanmalı, bebek doğduktan sonra anne
ve bebeğe bakım verecek
kişiler boğmacaya karşı
aşılanmalıdır.
YEŞİLBİBER
HASTALIKLARDAN
KORUYOR !
Uzman Diyetisyen Şefika Aydın Selçuk konu ile
ilgili bilgiler verdi.
Yumurta, süt, balık, ıspanak, portakal, havuç,
yeşilbiber, kayısı gibi sarı,
turuncu ve yeşil sebze
ve meyvelerde bulunan
A vitamini güçlü bir antioksidandır. A vitamini savunma sistemimizi
güçlendirmede en önemli
rolleri üstlenen bir vitamindir. Bu besinlerin belirli ölçülerde tüketilmesi
hastalıklardan korunmada
önemli rol oynar.
Hem kış hem de yaz
aylarında düzenli bir beslenme programı için; et,
süt, sebze, meyve ve tahıllardan oluşan besin gruplarının dengeli bir biçimde
alınması gerekiyor. Özellikle taze sebze
ve meyveler soğuk havalarda da sağlıklı kalmak
isteyenlerin imdanına yetişiyor.
C vitamini vücuttan
zararlı maddelerin atılmasını sağlar, savunma
sistemini güçlendirir.Yeşilbiber, maydanoz, tere,
roka, karnabahar, ıspanak,
portakal, limon, mandalina, kuşburnu gibi besinler
bol miktarda C vitamini
içerir. C vitamini kaybını
önlemek için tüketilmeden önce hazırlanmalıdır.
Özellikle yemeklerde yeşil ve kırmızıbiberler bol
miktarda çok öldürmeden
ilave edilmelidir.
Bal enerji veriminin dı-
şında karasal iklime sahip
ve gün içi ısı farkının fazla
olduğu bölgelerde soğuğa
ve soğuk algınlığına karşı,
ağız, boğaz ve bronşlardaki rahatsızlıklarda ve enfeksiyonlarında doğal bir
ilaç olarak kullanılmaktadır.Kahvaltıda 1 dilim ekmeğe sürülen 2 tatlı kaşığı
bal şifadır.
Nargiller
familyasının örnek bitkisidir. Nar
meyvesi ismini Latince’de
‘çok tohumlu’ anlamına
gelen ‘pomegranate’den
almıştır. Nar suyunda anthsiyaninler ve güçlü antioksidant flavonoidler nar
suyunun rengini sağlarlar.
Nar antioksidan ve antitümör etkisinden dolayı
ilaç olarak da tanımlanabilir.
Kayısı, insan vücudunun günlük enerji ve protein gereksiniminin karşılanmasında çok az katkıda
bulunmakla birlikte mineral maddelerden potasyum ve vitaminlerden
ş-karotence çok zengindir.
A vitaminin öncül maddesi olan ş-karoten vücudu
ve organları saran epitel
doku, göz sağlığı, kemik,
diş gelişmesi ve endokrin
bezlerinin çalışması için
gereklidir. Bu görevlerinden başka A vitamini
üreme ve büyümede, enfeksiyonlara karşı vücut
direncinin
artmasında
önemli rol oynar.
ÇOCUKLARDA ORTA KULAK
İLTİHABI VE KORUNMA YOLLARI
HABER MERKEZİ
Kış ve İlkbahar aylarında 6 ay ve 3 yaş arasındaki
çocuklarda en sık yaşanan
hastalıklar arasında yer
alan orta kulak iltihabı,
genellikle üst solunum
yolu enfeksiyonlarına eşlik eder. Burun akıntısı,
öksürük gibi belirtileri
olan orta kulak iltihabından korunmak için bebeklerin en az 6 ay anne sütü
ile beslenmesi, çocukların
ise sigara dumanından
uzak tutulması büyük
önem taşır.
Amerikan
Hastanesi
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor
Gülsemin Güloğlu çocuklarda orta kulak iltihabına
ilişkin şu bilgileri aktarıyor:
Orta Kulak Neresidir?
Kulak Dış, Orta ve İç
Kulak olmak üzere 3 bölümden oluşur. Dış kulak
kulağın gördüğümüz dış
kısmından kulak zarına
kadar olan bölümüdür.
Orta kulak ise kulak zarının iç kısmında bulunan
hava dolu boşluktur. Burada örs, çekiç ve üzengi
adı verilen küçük kemikler
bulunur ve görevleri dış
kulaktan gelen sesi iç kulağa iletmektir. Orta kulak
bir kanal (östaki kanalı)
ile geniz boşluğuna bağlanır. Esneme ve yutkunma
ile kulakta duyulan çıtırtı
orta kulağa havanın östaki kanalı aracılığıyla girişiyle oluşur. Bu kanal aracılığıyla dış kulak ve orta
kulak yani kulak zarının
iki tarafındaki basınçlar
eşitlenir. İç kulak ise orta
kulak boşluğunun daha iç
kısmında bulunur, işitme
yanında denge ile ilgili
görevi vardır.
Orta Kulak İltihabı Nasıl Oluşur?
Orta kulak iltihabı burun veya boğaz boşluğundaki bakteri veya virüslerin östaki kanalı yoluyla
orta kulağa ulaşmasıyla
oluşur. Kulak zarında bir
delik olmadığı sürece dış
kulaktan orta kulağa enfeksiyon etkeni giremez.
Bazen bakteri veya virüs,
yani enfeksiyon etkeni olmadan da alerji veya geniz etinin büyük olmasına bağlı östaki kanalında
ödem ve buna bağlı orta
kulakta sıvı toplanması görülebilir. Seröz orta
kulak iltihabı denilen bu
durumda antibiyotik tedavisine gerek olmaz ve
bazen ameliyatla kulak
zarına tüp takılmasını gerektirebilir.
Üst solunum yolu enfeksiyonlarında
östaki
kanalında ödem (şişlik)
oluşacağından orta kulak
basıncı dengelenemez ve
negatif basınçla bakterilerin orta kulağa geçişi kolaylaşır. Östaki kanalının
çocuklarda daha düz ve
kısa olması nedeniyle orta
kulak iltihabı çocuklarda
daha sık görülmektedir.
Ayrıca biberonla beslenme, sigara dumanına maruz kalma ve kreşe gitme
gibi etkenler çocuklarda
orta kulak iltihabı sıklığını
arttırır. Erkek çocuklarda
kızlardan daha sık görülmektedir. Ailede sık orta
kulak iltihabı görülmesi
de çocukta orta kulak enfeksiyonu riskini arttırır.
Belirti ve Bulguları Nelerdir?
Orta kulaktaki sıvı kulak zarını iterek ağrıya neden olur. Büyük çocuklar
ağrıyı tarif ederken küçük
çocuklarda kulak çekiştirme veya huzursuzluk şeklinde belirti verir.
Çiğneme, emme gibi
orta kulak basıncında değişiklik yaratan hareketler
ağrının artmasına neden
olur. İştahsızlık ve uykusuzluk da sıklıkla eşlik
eder. Orta kulak basıncı çok artarsa kulak zarı
delinebilir ve dış kulakta
iltihaplı veya kanlı akıntı
görülür. Kulak zarının delinmesiyle birlikte ağrıda
ani bir azalma görülecektir. Ayrıca ateş, bulantı,
kusma baş dönmesi ve
işitme kaybı da görülebilir. Genellikle üst solunum
yolu enfeksiyonlarıyla birlikte görüldüğünden burun akıntısı, öksürük gibi
belirtiler de eşlik edebilir.
Çocuklarda işitme kaybının olduğu televizyonun
sesini fazla açması, yüksek
sesle konuşması ile fark
edilebilir. Seröz orta kulak
iltihabında ise hiç bulgu
olmayabilir veya sadece
hafif işitme kaybı olabilir.
Bazen orta kulak iltihapları hiç tedavisiz 2-3
günde kendiliğinden düzelebilir. Ancak doktorunuz antibiyotik önerdiyse
en az 10 gün kullanılmalıdır.
Nasıl Tanı Konulur?
Eğer çocuğunuzda orta
kulak iltihabından şüpheleniyorsanız mutlaka
doktora götürmelisiniz.
Doktorunuz otoskop adı
verilen ışıklı bir aletle çocuğunuzun kulağına bakacak ve tanı koyacaktır.
Orta kulak iltihabında kulak zarı kızarık ve bombe
görülür. Seröz orta kulak
iltihabında ise kulak zarı
içe çökük görülebilir.
Kulak zarında bir delik
ve dış kulakta akıntı varsa
doktorunuz hangi tip bakterinin etken olduğunu
saptamak amacıyla buradan kültür alabilir. Yeni
gelişen enfeksiyonlarda
genellikle tetkik yapmak
gerekmez. Ancak uzamış
ve seröz orta kulak iltihaplarında işitme testi gerekebilir.
Nasıl Tedavi Edilir?
Doktorunuz tedaviye
karar verirken;
•
Enfeksiyonun
ciddiyeti ve tipi
•
Hangi
sıklıkta
orta kulak iltihabı geçirdiği
•
Enfeksiyonun süresi
•
Çocuğun yaşı
•
İşitme kaybı olup
olmaması gibi etkenleri
göz önünde bulunduracaktır.
•
Tedavide çoğunlukla
antibiyotikler ve ağrı kesiciler kullanılır. Birlikte
dekonjestan ilaçlar ve burun damlalar da verilebilir. Tedaviye dirençli bazı
vakalarda kulak zarının
delinerek orta kulaktaki
sıvının boşaltılması gerekebilir. Seröz orta kulak
iltihaplarında ise kulak
zarına bir tüp yerleştirilerek sıvının boşaltılması ve
kulak zarının iki tarafındaki basıncın eşitlenmesi
sağlanabilir ve çocuğun
işitmesi düzelir. Tüp takılı
olduğu süre içinde kulağa
su kaçırılmamalıdır.
Orta Kulak İltihabından Korunmak İçin Neler
Yapılmalıdır?
Bebeklere en az 6 ay
anne sütü verilmesinin
orta kulak iltihabı sıklığını azalttığı gösterilmiştir.
Biberonla beslenen bebeklerde beslenme sırasında
başı dik tutmak gereklidir. Çocukları sigara dumanından korumak da
sıklığı azaltacaktır. Mümkün olduğunca kalabalık
ortamlarda bulundurmamak da üst solunum yolu
enfeksiyonlarını ve dolaylı olarak da orta kulak iltihabı gelişme riskini azaltır. Aşılarını zamanında
ve tam olarak yaptırmak
da çocuğunuzu enfeksiyonlardan önemli ölçüde
koruyacaktır.
Orta Kulak İltihabı Sık
Tekrarlıyorsa
6 ay içinde 3 veya daha
fazla orta kulak iltihabı geçirilmesi tekrarlayan orta
kulak iltihabı demektir
ve nedeninin araştırılması
gerekir. Yarık damak, alerjik burun iltihabı, geniz
eti, sinüzit gibi hastalıklar tekrarlayan orta kulak
iltihabına neden olabilir.
Bu hastalıklardan hiç biri
saptanmazsa
koruyucu
tedavi uygulanması gerekebilir. Koruyucu tedavi
yöntemleri;
•
Uzun süreli düşük doz antibiyotik verilmesi
•
Kulak zarına tüp
takılması
•
Geniz etinin ameliyatla alınmasıdır.
•
Komplikasyonları nelerdir?
•
İşitme kaybı
•
Kulak zarının yapısının bozularak kalınlaşması
•
Enfeksiyonun kulak arkasındaki kemiklere
yayılmasıdır.
5
18 OCAK 2016 PAZARTESİ
BALABANCIK MAHALLESİ'NDE TEKİRDAĞ BİRLİK
YEM A.Ş.'NİN BİLGİLENDİRME TOPLANTISI YAPILDI
HABER MERKEZİ
Yem fiyatlarının artmasına karşı üreticiyi
kollayan bir sigorta görevi gören, para kazanma
amacından ziyade, üreticinin daha çok kazanmasını öncelikli hedef olarak
belirleyen Tekirdağ Birlik
Yem A.Ş.'nin bilgilendirme toplantısı Balabancık
Mahallesi'nde Balabancık
İlk ve Ortaokulunun sunum salonunda gerçekleştirildi.
Bilgilendirme toplantısına; Tekirdağ Büyükşehir
Belediyesi Genel Sekreter
Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Dodurka, Malkara
Belediye Meclis Üyesi Ersan Tepe, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Sağlık
İşleri Dairesi Başkanlığı
Veteriner İşleri Şube Müdür Vekili Özgen Manav,
Tekirdağ Birlik Yem A.Ş.
Yönetim Kurulu Üyesi
Vakıfiğdemir Mahallesi
Muhtarı Talat Kaya, Tekirdağ Birlik Yem A.Ş. fabrika müdürü Solmaz Doğan, Tekirdağ Birlik Yem
A.Ş. çalışanları, Balabancık Mahallesi sakinleri ve
çevre mahallelerden gelen
vatandaşlar katıldı.
Toplantıda
Tekirdağ
Birlik Yem A.Ş. Formülasyon, Kalite ve Teknik
Hizmetler Müdürü Zooteknist Ziraat Yüksek
Mühendisi Mehmet Bingülbalı slayt sunumu eşliğinde Tekirdağ Birlik Yem
A.Ş., fabrikanın tarihçesi,
misyonu, yem verimlikleri, hayvancılıkla uğraşan
vatandaşların süt ineklerinden alacakları verimler ve verimliliği etkiyen
faktörler hakkında detaylı
bilgiler verdi.
Mehmet
Bingülbalı;
“Fabrikamız 1992 yılında
Malkara Köylere Hizmet
Götürme Birliği tarafından
kurulmuş, 2013 yılına kadar Malkara Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından işletilmiştir. 2013
yılında Tekirdağ'ın büyükşehir olması ile Malkara
Belediyesi'ne, ardından da
2013 -2014 yılları arasında
özel sektöre devredilmiştir. 2015 yılı Haziran ayında Tekirdağ Büyükşehir
Belediyesi tarafından kurulan Tekirdağ Birlik Yem
A.Ş., mülkü Malkara Belediye Başkanlığı'na ait olan
MURAT ÜRTEKİN
[email protected], [email protected]
0536 449 45 69
ALBAYRAK’A KÖSTEK DEĞİL DESTEK OLUN TEKİRDAĞ KAZANSIN
CUMHURİYET TARİHİNİN EN KAPSAMLI ALTYAPI
ÇALIŞMASI OLUYOR
Malkara Yem Fabrikasını
işletmeye açmıştır.
Tekirdağ Birlik Yem
A.Ş. olarak görevimiz en
kaliteli ürünü en ucuza
Tekirdağ yetiştiricisi ile
buluşturup, Tekirdağ yetiştiricisinin kârlı hayvancılık yapmasına yardımcı
olmaktır. Süt inekçiliğinin
4 temeli doğru ırk, iyi yönetim, sağlıklı çevre ve
doğru beslenmedir. Bu
4 temel olmadan doğru
hayvancılık
yapmanız
mümkün olmaz. Süt işletmeciliği yapmak isteyen
yetiştirici ona göre ırk seçimi yapmalıdır.
Besi işletmeciliği yapmak isteyen yetiştirici ona
göre ırk seçimi yapmalıdır.
Holstein ırkı bir ineğin süt
verimi ile Simmental ırkı
bir ineğin süt verimi aynı
değildir. Diğer taraftan da
Simmental besi danasının
da verim özelliği farklıdır”
diyerek yerli ve kültür ırkları hakkında detayları katılımcılarla paylaştı.
Konuşmasının
devamında süt inekçiliğinin
diğer temellerinden bahseden Mehmet Bingülbalı; Sağlıklı çevre ve sağlık
konusunda kapalı, kötü
havalandırmalı ahırlar solunum yolu enfeksiyonlarına, iştahsızlığa, yemden
yararlanmanın azalmasına ve verim düşüklüğüne
sebep olur. Yarı açık ahır
sistemlerini tercih edin ve
asıl soğuktan değil, sıcaktan korkun” dedi.
Süt sığırlarının beslenmesi, yemlik yönetimi, su
tüketimi, süt ineği beslenmesinde yaşam evreleri,
verimi etkileyen hayvana
ait faktörler, besin madde
ihtiyaçları, yem maddeleri, yeme bağlı faktörler ve
iştah, bir süt ineği yeminde olması gerekenler, süt
ineğinin keşif yemlerdeki
sindirilebilirlik oranları,
süt ineklerinin beslenme
dönemleri hakkında da
bilgiler veren Mehmet
Bingülbalı; “Kaliteli kaba
yem ve kaliteli kesif yemle beslenen hayvanlar
daha sağlıklı, daha mutlu
ve daha verimli olurlar.
Kuru dönemde hayvanları şişmanlatarak karaciğer
yağlanmasına ve ketozise, kuru dönemde kuru
dönem yemi vermeyerek doğumdan sonra son
atamama, metritis ve süt
hummasına, kuru dönem-
de ve sağım döneminde
hijyene önem vermeyerek
mastitise, daha çok verim
almak için fazla kesif vererek abomasum deplasmanına ve asidoza, yetersizce
besleyerek döl verimi ve
kızgınlığın göstermemesine sebep olmayalım” diyerek sözlerini tamamladı.
Toplantının devamında Tekirdağ Büyükşehir
Belediye Başkanı Kadir
Albayrak'ın
selamlarını
ileterek sözlerine başlayan
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Tamer
Dodurka, Tekirdağ Birlik
Yem A.Ş.'nin ticari kaygısının olmadığını çünkü
şirketin kazanmasından
çok üreticilerin kazanmasını istediklerini belirtti.
Tekirdağ Büyükşehir
Belediyesi Genel Sekreter
Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Dodurka da Tekirdağ
Birlik Yem A.Ş., süt inekçiliği ve yem hakkında bilgiler verdi.
Programın
sonunda
Tekirdağ Birlik Yem A.Ş.
tarafından toplantıya katılanlara ikramlarda bulunuldu.
TEKİRDAĞ TSO YÖNETİMİ DEFTERDAR
MEHMET MALANLI’YI ZİYARET ETTİ
HABER MERKEZİ
Tekirdağ Ticaret ve
Sanayi Odası Yönetimi,
Tekirdağ Defterdarı Mehmet Malanlı’yı ziyaret
etti. Gerçekleşen ziyarete
Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu
Başkanı ve TOBB Yönetim
Kurulu Üyesi Cengiz Günay, Sayman Üye Taner
Karaoğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri Göksel Karaevli, Cemil Koçaş, Muzaffer
Destereci, Kemal Küçük
ve Genel Sekreter İrfan
Ekici katıldılar.
Defterdar
Mehmet
Malanlı’ya hayırlı olsun
ziyareti gerçekleştirdik-
BIÇAK SIRTI
lerini ifade eden Tekirdağ TSO Başkanı Günay,
“Şahsım ve kurumum
adına yeni görevinizde
sizlere başarılar diliyorum. İlimiz tüm istatistiki
verilerde ilk on il içeri-
sinde yer almakta fakat
Tekirdağ’daki gerçek rakamlar daha üst sıralarda
yer aldığını gösteriyor.
Şehrimiz sosyal ve ekonomik anlamda birçok
potansiyeli içinde barın-
dırıyor. Şehrin kanaat önderleri olarak, ilimizi sosyal ve ekonomik anlamda
iyi planlayarak var olan
dinamiklerimizi hayata
geçirmemiz
gerekiyor.
Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası olarak birlikte
yürüteceğimiz iş birliklerine hazır olduğumuzu
ifade ediyor, yeni görevinizde sizlere kolaylıklar
diliyorum” dedi.
Defterdar Mehmet Malanlı, Tekirdağ Ticaret ve
Sanayi Odası Yönetimine
gerçekleşen
ziyaretten
dolayı teşekkür etti ve günün anısına toplu fotoğraf çekimi ile ziyaret sona
erdi.
Ben bu insanları anlamakta
güçlük çekiyorum. Hizmet
yapmazsın, “çalışmıyor” derler.
Ama seçim zamanı gelince
yan gelip yatan kişiyi bir daha
seçerler. Yetmez, bir daha
seçerler. Olmadı, bir daha
seçerler.
Hizmet yapar, “vay efendim
orayı kazmış, burayı oymuş,
şurayı yıkmış vesaire vesaire.
Peki, bu muhterem nasıl
hizmet yapacak? Emekli olmuş,
çocuklarını meslek sahibi
yapmış. Para-pul, şöhret peşinde
değil. Tek amacı, yaşadığı
şehre hizmet etmektir. Mecbur
mu sabahın beş buçuğundan
gecenin onbirine kadar
çalışmaya?
Yahu adamın ibadetine bile
laf ettiniz. Neymiş efendim, “her
gittiği yerde önce camiye gidip
namaz kılıyormuş, o zaman
Ak Partili olsaymış.” İbadet
etmek, Müslüman bir ülkede
normal olması gerekirken, neden
anormal karşılanıyor?
SEÇİLİP HİÇ HİZMET
YAPMAYANLAR, SAAT
DOKUZDAN ÖNCE MAKAMA
GİTMEYENLER İYİ, SABAHIN
BEŞ BUÇUĞUNDA KALKIP
BİR KÖYE GİDİP NAMAZINI
KILIP CEBİNDEN KENDİ
PARASIYLA POĞAÇA, SİMİT
ALIP, VATANDAŞLARLA ÇAYSİMİT EŞLİĞİNDE SOHBET EDİP
DERTLERİNİ DİNLEMEK, KÖTÜ,
ÜSTELİK ŞOV YAPIYOR. Böyle
başkan Ak Partiden olsaydı,
hükümet imkânlarıyla Tekirdağ’ı
Antalya-İzmir yapardı. Neyse
çok laf ebeliği yaptık, konuya
dönelim;
Tekirdağ’ merkez ve
ilçelerinde hummalı bir altyapı
çalışması var. Bu öyle basit bir
kanalizasyon çalışması değil.
CUMHURİYET TARİHİNİN EN
BÜYÜK ALTYAPI ÇALIŞMASIDIR.
Kadir başkan büyük bir risk aldı.
Çünkü YER ALTINA YAPILAN
HİZMET GÖRÜNMEZ, TOPRAK
ÖRTER. Bazı vatandaşlar tepki
gösteriyorlar. Hükümet caddesi
çukurdan geçilmiyormuş.
Haklılar. Fakat bir şeyleri
yıkmadan yapamazsınız. Daha
düne kadar her tarafı su bastı
diye isyan etmiyor muydunuz? O
zaman emeğe saygı duyup sabırlı
olacaksınız, gerekirse destek
olacaksınız. Yapmazsa o zaman
istediğinizi söyleyebilirsiniz
ama biraz sabır lütfen. Merak
etmeyin,biz eksikleri her zaman
takip ederiz.müsterih olun.
MURATLI’DA VATANDAŞTAN ANLAMLI ELEŞTİRİ;
“TRAFİK ZABITA BUNU YAPARSA…”
HABER MERKEZİ
Muratlı’da
belediye
karşısında bulunan ve tabelalarda, “servis araçları
indirme-bindirme yeri.
Park yapılmaz” tabelaları bulunmasına, aynı
yerde yaya geçidi mevcut
olmasına, hemen yanında otopark bulunmasına
rağmen, park yasağını
hiçe sayanlar bitmek bilmiyor.
Buna bir de, en çok
dikkat etmesi gerekenlerin kuralları hiçe sayması, vatandaştan da
ağır eleştiriler gelmesine
neden oluyor. Bilindiği
üzere, bu yasak yerde
daha önce, öğrenci servis
taşıma firması sahibi olan
Muratlı CHP ilçe başkanı
da yasak olduğunu bile
bile park etmiş, mesleki
açıdan kurallara normal
vatandaşlardan fazla dikkat etmesi gerektiğini dile
getirmiştik.
Bu kez, Büyükşehir
belediye başkanı Kadir
Albayrak’a
eskortluk
yapan, Tekirdağ Büyükşehir Zabıta daire başkanlığına bağlı trafik zabıta aracı, tam da yaya
geçidinin üzerine, “park
yapılmaz”
tabelasının
dibine park etti. Üstelik
iki zabıta, uyarıları da
dikkate almayarak, aracı
neon ışıkları yanar bir vaziyette orada bırakmaya
devam etti.
Park edilen yerin yanındaki simit sarayında oturan vatandaşlar,
“hep bizim araçlarımızı
çekiyorsunuz. Suç sadece vatandaşta mı? Parti
İlçe başkanı, zabıta trafik
aracı olunca yasak değil,
vatandaş olunca mı suç
oluyor? Bize de serbest
olması için partiye mi
kaydolmamız gerekiyor?
” dediler. Bu duruma
Büyükşehir belediye başkanı ve Zabıta daire başkanının ne gibi bir tepki
vereceği merakla bekleniyor.
Tıklayın haberiniz olsun
www.demokrattrakya.net
6
18 OCAK 2016 PAZARTESİ
Asyaport Limanı, ilk lüks yat yüklemesini gerçekleştirdi
Tekirdağ'daki
Türkiye'nin en büyük,
Avrupa'nın ilk 10 limanından biri olan Asyaport
Limanı ilk lüks yat yüklemesini gerçekleştirdi.
Asyaport Limanı İşletme Müdürü Kadir Uzun,
gazetecilere yaptığı açıklamada, tam kapasiteyle
çalıştığında yılda 2,5 milyon konteyner hareketine
ulaşması beklenen limanın planlandığı gibi faaliyetlerini sürdürdüğünü
söyledi.
Limana yanaşan gemilerin servislerinin hızlı
bir şekilde gerçekleşti-
rildiğini belirten Uzun,
konteyner yükleme işlemlerinin yanı sıra, lüks
yatların da yükleme hizmetlerine başladıklarını
bildirdi. Uzun,"Asyaport
olarak Uzak Doğu'dan gelen büyük gemilere bugün
Türkiye'de üretilen mega
yatların da yüklemesine
başladık. Bugün bir mega
yat yüklemesini Uzak
Doğu'ya yapıyoruz." dedi.
Bursa'da üretilen 2 lüks
yatın MSC Deila gemisine
yüklenerek Çin'in Qingdao Limanı'a gönderileceğini anlatan Asyaport
Limanı İşletme Müdürü
Kadir Uzun, şunları kaydetti:
"Bununla ilgili operasyonel faaliyetler içerisinde
bundan sonraki süreçte
de bu tür yüklemelerimiz
devam edecek. Bu yüklemeler ile ilgili özel ekipmanlarımızı bünyemizde
bulundurarak bu hizmeti
vermeye başladık. Bu sektörde yapılabilecek tüm
hizmetin kalitesi güvenliği, özellikle yatların yükleme ve tahliyelerinde zarar
vermeden indirilmesi konusunda gerekli önlemleri
alarak bu faaliyetlerimize
başladık." (AA)
olmayan kişilerce sağlıksız ortamlarda, bilinçsizce
sünnet edilmekte, sonucunda ise yukarıda bahsettiğim gibi telafisi imkansız
hata ve hasarlar ortaya çıkabilmektedir” ifadelerini
kullandı.
HEKİMLER
TARAFINDAN
YAPILMASI KARARA
BAĞLANMIŞTIR
Dr.Mecdeş, yapılan hatalar sünneti yapan kişiden kaynaklandığı kadar
bilinçsiz ebeveynden de
kaynaklanmaktadır
diyerek şöyle devam etti;
“Çünkü bir sünnet elbisesi
için 300-500 lirayı, sünnet
düğünü
organizasyonu
için binlerce lirayı gözden
çıkaran, yapılacak programı en ince detayına kadar hesaplayan anne ve
babalar maalesef uğruna
düğün tertipledikleri sünnetin yapılışını hafife almakta, sünneti yapacak kişinin ehil olup olmadığını
araştırmadan çocuklarını
ucuz ellere emanet etmede bir engel görmemekte
ve bu çok vahim hatalara
kendileri sebep olmaktadırlar. Bütün bu nedenlerle sağlık bakanlığı sünnet
ile ilgili yasa hazırlayarak
ilgili hekimler tarafından
yapılmasını karara bağlamıştır”
ERGENLİK
ÇAĞINDAN ÖNCE
YAPILMALIDIR
Sünnet olacak çocukların sünnetin yanı sıra genital bölgede var olan ve henüz farkında olunmayan
cerrahi hastalıkların (kasık
fıtığı, inmemiş testis, hidrosel vs.) görülüp tedavi
edilmesi için bir fırsat olduğunun düşünülmesi gerektiğini sözlerine ekleyen
Mehmet Yasin Mecdel,
“Sizlere tavsiyem, çocuğunuzun istikbalini etkileyecek olan bu konuyu hafife
almamanız, bu işin ehline
müracaat etmenizdir. Son
olarak sünnetin ergenlik
çağından önce yapılması
gerektiğini de vurgulamak
isterim. Sağlıklı ve mutlu
günler dilerim” dedi.
ANORMAL
DURUMLARDA
DOKTORA
BAŞVURULMALI
Sünnet sonrası dikkat
edilmesi gereken hususlar
hakkında da bilgi veren
Dr. Mecdel, “Bezli çocuklarda bezler sık sık değiştirilir. Çocuklar ikinci gün
kontrole çağırılır. Sargı
varsa kontol sırasında açılır. Birinci gün sargı kendiliğinden açılmış ise tekrar
kapatılmaz. İlaç doktor
tarifine göre verilir. Antibiyotik türüne göre dünde
2-3 defa (reçete varsa doktor tarifine uygun verilir.)
Ağrı kesici günde 3-4 defa
(tarife uygun) sünnetten
hemen sonra aç karına başlanır. En az iki gün devam
edilir. Antibiyotikli Merhemler sargı bezi üzerine
sünnetli alana yapışmayacak şekilde uygulanır.
Sünnet sonrası penis derisinde morluk, şişme, kızarıklık, normaldir, zamanla
kaybolur. Lokal anestezi
ile yapılan sünnetlerde yiyecek ve içecek kısıtlaması
yoktur. Genel anestezi ile
yapılan sünnetlerde 3 saat
sonra berrak sulu gıda
başlanır. Kusma olursa
2 saat beklenir ve tekrar
sulu gıda verilir. Reçete
dışında herhangi bir ilaç
verilmez, özellikle aspirin
ve kanı sulandıran ilaçlar
verilemez. Aksi takdirde
kanamaya sebep olabilir.
Başka bir hastalık nedeniyle kullanılan ilaçlarla
ilgili doktora danışılarak
kullanımına karar verilir.
Dördüncü gün sünnetli
yere bol merhem sürülerek ayakta duş yaptırılır.
Duş sonrası yine merhem
sürülür. Dikişlerin alınmasına gerek yoktur, kendiliğinden kaybolacaktır.
Herhangi anormal durumlarda doktorunuza başvurunuz” diye konuştu.
Sömestr tatilinin yaklaşmasıyla
birçok ailede sünnet telaşı başladı
Okulların sömestr tatilinin yaklaşması ile birçok
ailede tatlı bir sünnet telaşı
başlarken, konu hakkında
açıklamalarda
bulunan
Özel Optimed Hastanesi Çocuk Cerrahı Op. Dr.
Mehmet Yasin Mecdel,
“Sünnet, toplumumuzdaki genel kanaatin aksine
kesilip atılan küçük, bir
deri parçasından ibaret
olmayıp çocuğunuzun istikbalini etkileyen önemli
bir cerrahi, müdahaledir.
Bu yönüyle de sünnetin;
konusunda uzman kişilerce yani hem anestezi, hem
başladığını ifade ederek,
“Peki, sünnet konusunda
neler biliyoruz? Bildiklerimizin ne kadarı doğru?
Öncelikle sünnet, toplumumuzdaki genel kanaatin aksine kesilip atılan
küçük, bir deri parçasından ibaret olmayıp çocuğunuzun istikbalini etkileyen önemli bir cerrahi,
müdahaledir. Bu yönüyle
de sünnetin; konusunda
uzman kişilerce yani hem
anestezi, hem cerrahi müdahale, hem de çocuk psikolojisi konularında yeterli donanıma sahip kişilerce
yapılması gerekmektedir”
diye konuştu.
kınları tarafından espri adı
altında ama espriyle uzaktan yakından ilgisi olmayan, şakalar yapılmakta ve
bu espri ile gerçekleri ayırt
edecek durumda olmayan
çocuğun bilinç altını etkileyip oraya yerleşmekte,
sünnet esnasında ise bilinç altında yer etmiş bu
şeyler açığa çıkmakta ve
travmaya varacak ölçüde
çeşitli
komplikasyonlara sebep olabilmektedir.
Binaenaleyh, ebeveynler
bu konuda dikkatli olmalı, çocuğa sünnet olacağı
hissettirilmemeli, çocuk
sünnete değil de muayeneye gidiyormuş edasıyla
HATA VE
HASARLAR ORTAYA
ÇIKABİLMEKTEDİR
Mehmet Yasin Mecdel
konuşmasının devamında
ise, “Sünnette çok yaygın
olarak yapılan mühim bir
hata da sünnet derisinin
eksik ya da fazla kesilmesi
şeklinde olmaktadır. Sünnet derisi eksik kesilerek
yapılan bir sünnet sonradan ikinci bir sünneti
gerekli kılmaktadır. Asıl
büyük tehlike ise sünnet
derisi derin kesildiğinde
meydana gelmektedir. Bu
takdirde peniste ciddi şekil bozuklukları oluşarak
çocuğun ilerideki cinsel
cerrahi müdahale, hem de
çocuk psikolojisi konularında yeterli donanıma
sahip kişilerce yapılması
gerekmektedir” dedi.
Özel Optimed Hastanesi Çocuk Cerrahı Op. Dr.
Mehmet Yasin Mecdel,
Okulların sömestr tatilinin
yaklaşması ile birçok ailede tatlı bir sünnet telaşı
ÇOCUĞA
HİSSETTİRMEDEN
YAPILMALI
Sünnet yapılacak ortamın ve kullanılacak malzemelerin steril olması gerektiğini sözlerine ekleyen
Mecdel, “Bir başka önemli
nokta da sünnet olacak çocuklara arkadaşları veya
bilinçsiz ebeveyn vs. ya-
sünnete götürülmelidir.
Sünnet yapılan ortam ve
sünneti yapacak kişi de
bu duruma uygun olmalı
ve çocuğun dikkati başka
yönlere çekilerek bir oyun
ve muayene havasında
mümkün olduğunca çocuğa hissettirilmeden sünnet gerçekleştirilmelidir”
dedi.
hayatında çeşitli sorunlar
yaşamasına sebep olmaktadır. Hatta bazen fazla
kesilen sünnet derisinin
yanında penise ve penis
başına da zarar verilmektedir. Yapılan bu tür hatalar fiziksel ve psikolojik
hasara sebep olabilmektedir. Maalesef her yıl ülkemizde binlerce çocuk ehil
HABER MERKEZİ
7
18 OCAK 2016 PAZARTESİ
Trakya Kalkınma Ajansı’ndan NKÜ’ye Ortaklık
Projesi Ziyareti Gerçekleştirildi
P.K.66 BAKIRKÖY/İSTANBUL
TEKİRDAĞ’IMIZDA 78 YAŞINDA ŞAİR
HAYRİ TUNALI BEYEFENDİYE AÇIK MEKTUP
MURAT ÜRTEKİN
Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut
Şahin, Ecorys in Turkey
firmasının Genel Müdürü
Berk Babila ve Takım Lideri David Pearson, Kariyer
Hizmetleri Sunumunda
Çok Paydaşlı Ortaklık Modeli teknik destek projesi
kapsamında Namık Kemal Üniversitesi Rektörü
Prof. Dr. Osman Şimşek’i
makamında ziyaret etti.
Ziyarette, Trakya Kalkınma Ajansı tarafından
hazırlanan ve İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi
Operasyonel
Programı
kapsamında Avrupa Birliği ile Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı tarafından finanse edilmekte
olan Kariyer Hizmetleri
Sunumunda Çok Paydaşlı Ortaklık Modeli teknik
destek projesinin uygulaması 7 Ocak 2016 itibariyle
resmen başladığı, Projeyle
üniversite-sanayi işbirliği
ile faaliyet gösterecek kariyer merkezlerinin kurulması suretiyle gençlerin iş
hayatına geçişinin kolaylaştırılması hedeflendiği
ifade edildi.
Bu maksatla Namık Kemal Üniversitesi, Trakya
Üniversitesi ve Kırklareli
Üniversitesi paydaşlığın-
NİZAMETTİN KAYRAL
da yürütülecek olan projede çeşitli firmaların iş
elemanı temini ihtiyaçları
ile üniversite öğrencileri,
mezunlarının kariyer gelişimi ile istihdam alanında
bir yazılım portalı oluşturulmasına yönelik veri
derleme, depolama, etüt
düzenleneceği belirtildi.
Söz konusu ziyarete
NKÜ Rektör Yardımcısı
Prof. Dr. M. İhsan Soysal,
NKÜ Kariyer Merkezi Müdürü Doç. Dr. Murat Çetin, Eğitim Uzmanı Besim
Durgun, Kariyer Rehberliği Uzmanı Kirsten Larsen,
Bilgi Teknolojileri Uzmanı
Haluk Saran ve Proje Asistanı Büşra Güder, Operasyon Koordinatörü Elif Öz-
tüfekci ve Basın ve Halkla
İlişkiler Yönetmeni Akın
Kocamaz da bulundu.
Önümüzdeki günlerde
bölge üniversiteleri ile işbirliği içerisinde projenin
başlangıç faaliyetlerinin
planlanıp, Şubat ayı içerisinde saha faaliyetlerinin
aktif olarak başlatılması
planlanıyor.
Sayın Üstad
Ulusal bir gazetede çıkan,
YALNIZLIK başlıklı, aşağıya
aldığım, güzel bir şiirimizi
okudum. Duygulandım. Bu
duygu ve düşüncelerimi, 7 yıldır
Trakya Demokrat gazetemizdeki
köşemi boş bırakmayıp, değerli
okuyucularımızla paylaşmak için
kağıda kaleme sarıldım. Söleşi
için…
Bu günlere kadar, yalnızlık
hakkında çok şeyler yazılmış
söylenmiş, şarkılar, türküler
bestelenmiştir.
Yalnızlığı çekenler bilir,
“yalnızlık Allah’a mahsustur” gibi
Ata sözü haline gelen deyimler,
boşuna söylenmiş değiydir.
Bendeniz de 60 yıl aynı aynı
yastağa baş koyduğumuz eşimi,
can yoldaşımı kaybettikten
sonra, 10-11 yıldır yalnız yaşam
zorluğunun pençesindeyim.
Bu konu da yazılacakları,
peşimizden gelen gençlere ithaf
için, sizin ve yine Tekirdağlı
emekli öğretmen sayın Aldoğan’ın
olduğunu tatmin ettiğim bir
yaşlılık şiiri ile, yalnızlık öldürüyor
başlıklı ABD Amerikan araştırması
haberini ekte sunuyorum ve
Tekirdağlı 2 hem şehrimizin aynı
gazeten kestiğim 2 şiirini ekte
sunuyorum.
YALNIZLIK
Her akşam
Başka hüzün çöker içime
Ilık rüzgarlar senin kokunu
getirir bana
İşte böyle başlar yokluğunu
yaşayışım
Sevgidendir seni her an
arayışım
Yalnızlık, bir kara bulut gibi
çöker üstüme
Rüzgar, ılık ılık esiyor baharı
müjdelercesine
Uyku girmez sabaha kadar
gözüme
Yalnızlık bir kara bulut gibi
çöker üstüme
Akşam, efkar basınca gözler
ufka dalardı
Keder, neşe olur kadehlere
dolardı
Sevgi gönülden, gönülden
gönüle dolar taşırdı
O aşk gönlümde bir sır gibi
yaşadı
YALNIZLIK ÖLDÜRÜYOR
ABD’de yapılan bir araştırma,
yalnızlığın sağlık için diyabet
ya da egzersiz ya da egzersiz
yapmamak kadar tehlikeli
olduğunu ortaya çıkardı. Sürekli
yalnızlık çeken kişilerde kalp
rahatsızlıkları, inme ve kanser
riskinin ciddi derece arttığı
belirlendi.
Kalp Krizinden Ölümler Tatil Günlerinde Artıyor
İstanbul Üniversitesi
Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı
Prof. Dr. Aytaç Öncül,
yaptıkları bilimsel çalışmalarda, hafta sonlarında
kalp krizine bağlı ölümlerin arttığını gözlemlediklerini bildirdi.
Öncül, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
tüm dünyada olduğu gibi
Türkiye’de de ölümlerin
büyük bir bölümünün
kalp krizinden gerçekleştiğini söyledi.
Türkiye’de yılda yaklaşık 450 bin civarındaki
ölümün 4’te birini kalp
krizlerinin oluşturduğuna dikkati çeken Öncül,
kalp krizinin ciddi bir
ölüm sebebi kabul edildiğini vurguladı.
Dünyadaki bütün gelişmiş ülkelerde kalp
krizi
hastalıklarından
ölümlerin birinci sırada
olduğunu anlatan Öncül, "Bunu ikinci sırada
kanser hastalığı izliyor.
Dolayısıyla,
beslenme
şekilleri, toplumun hareketsizleşmesi, kilo almak, diyabet oranındaki
artış kalp hastalıklarının
artmasını kolaylaştırıyor.
Kalp krizinde ölümlerde
mevsimlerle pek alakalı
bir şeye rastlayamadık.
Yaklaşık 6 bin hasta üzerinde bilimsel bir çalışma yaptık. Hafta sonları
daha çok ölüm olduğunu
gözlemledik.
Yaptığımız
bilimsel
çalışmalarda, hafta sonlarında kalp krizine bağlı
ölümlerin arttığını gözlemledik. 6 bin hastanın
yaklaşık 4 bin 500’ünün
hafta sonu öldüğünü
gördük. Amerika’da da
300 bin vakayla ilgili yapılan bir çalışmada, hafta
sonlarındaki ölümlerin
arttığı gözlemledi. Tatil
günlerinde kalp krizindeki ölümlerin daha çok olduğuna dair kanıt var. Bu
konu üzerinde çalışmalarımız sürüyor. Kalp krizine bağlı ölümlerin tatil
günlerinde artmasınının
nedenlerini biz de merak
ediyoruz. Bu nedenle çalışmalarımızı
titizlikle
ve özenle sürdürüyoruz.
Ölümlerin
nedenlerini
henüz belirtmemiz doğru
değil. Mevsimlerle ilgili
çalışmalarımızı da sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.
"Kalp krizine karşı spor
yapılmalı"
Prof. Dr. Öncül, özellikle kış mevsiminde grip
salgınlarına bağlı olarak
zatürre hastalıklarının da
kalp krizini tetiklerini bildirdi.
Kalp krizine bağlı
ölümlerin sabah saatlerinde de etkili olduğunu
anlatan Öncül, sabah saatlerinde kan basıncındaki artış ve nabızdaki yükselişin ölümlere neden
olabildiğini söyledi.
Kalp krizine karşı yemek yenildikten sonra
30 dakika spor yapılması
tavsiyesinde bulunan Öncül, şöyle devam etti:
"Kalp krizine karşı kilo
almamak, sağlıklı beslenmek, bol yağda kızartışmış yiyeceklerden uzak
durmak ve mümkünse
Akdeniz tipi beslenme
şekline özen göstermek
önemli.
Sebze ve balık tüketimi önemli. Haftada iki
gün kırmızı et tüketimi
faydalı olacaktır. Yemekler haşlama şekliyle, aşırı
tuzdan kaçınılmalı. Yemeklerden sonra gününde 30 dakika spor tavsiye
ediyoruz."(AA)
AHMET POYRAZ SÖZÜNÜ TUTTU
ve Kadir Albayrak’ın en
MURAT ÜRTEKİN yakın yardımcılarından
Ahmet Poyraz, “bu yolun yapılması Fen İşleBir süre önce görevden ri Daire başkanlığının
alınan Oktay Çolpan’ın programında mevcuttur.
yerine gelen daire baş- Bunu Sayın başkanımız
kanı Bülent Doğan Fen Kadir Albayrak da açıkişleri daire başkanlığına lamıştır. Fakat ihale sügetirildi. Bu tarihten iti- recinden sonra gelişen
baren yeni bir süreç baş- kış şartları nedeniyle
ladı. Yukarısevindikli- yol asfaltlanamadı. Bu
Vakıflar yolunun çok nedenle, öncelikli olarak
kötü olduğunu belirtti- mevcut çukurlar dolduğimiz haberin ardından rularak ulaşım kolaylaşhaber merkezimize bir tırılacak ve bahar-yaz ayaçıklama yapan Tekir- ları itibariyle asfaltlama
dağ Kültür daire başkanı çalışması başlayacaktır”
dedi. Bu sözünü yerine
getiren Poyraz, yol tefsiye programını gündemine alarak gerekli dolgu
işlemini başlattı.
Bu durumdan memnun olan başta ÇorluMuratlı taşıma kooperatifi ile servis şoförleri
olmak üzere tüm şoförler, “Yoğun kış şartlarına
girilirken, bu yola dolgu
yapılması iyi oldu. Fakat
bu kalıcı değil. Dolgu sözünü yerine getiren büyükşehirin, sıcak asfaltı
da yapacağını temenni
ediyoruz” dediler.
8
18 OCAK 2016 PAZARTESİ
SİLİVRİ ÇEVRE DERNEĞİ’nden Toplantı Açıklaması
‘‘Türkiye eğer yüzde yüz yenilenebilir enerjiye geçmek isterse bunu yedi-sekiz yıl içinde başarabilecek yeterli
kaynağa ve teknolojiye sahiptir.’’
HABER MERKEZİ
Silivri Çevre Derneği
Başkanı Ali Korsan, Temiz
Enerji Platformu ve Türkiye Çevre Platformlarının
geçtiğimiz hafta Ankarada, Eğitim Sen salonunda
düzenlediği toplantıya katıldı.
Bölge Platformlarının
Çalışma
Raporlarının,
Termik Santral Karşıtı Çalışmaların ve Sinop, İğneada ve Akkuyuda yapılmak
istenen Nükleer Santrallara Karşı Çalışmaların görüşüldüğü toplantının ana
konusu “Enerjide ulusal
ve uluslararası son gelişmeler” idi.
Marmara
Üniversitesi Enerji Ana Bilim Dalı
Başkanı Prof. Dr.Tanay
Sıdkı Uyar, Dünyada Yenilenebilir Enerji üzerindeki gelişmeleri anlatarak
başladığı sunumunda fosil yakıtların ve termik ve
nükleer santralların yarattığı kirliliklerin hayatlarımızı nasıl kötü etkilediğini anlattı.
1850'lerde, sanayi devrimiyle artmaya başlayan ve o günlerden sonra
hep artmaya devam eden
enerji ihtiyacı, o güne kadar kullanılmayan yeni
enerji kaynaklarını ortaya
çıkardı. Kömür, petrol ve
doğalgaz. Bunların kullanılması birçok sorun yarattı fakat kullanılmaya
devam edildi.
Amerikada 1850'lerden
beri beş milyon kişi termik
santralların etkisiyle kanserden ölmüş.
1952 yılında 4 – 9 Aralık
arasında Londrada kömürün yarattığı duman, havanın dönmesiyle şehrin
üzerine çökmüş, 9 Aralıkta havanın değişmesiyle
dağılmıştı. Bu sırada bir
gecede 4.000 kişi ölmüş,
100.000'den fazla kişi dumanın etkileriyle hastalanmıştı. Daha sonra yapılan
detaylı araştırmalar 4 – 9
Aralık arasında ölümlerin
12.000 civarında olduğunu göstermişti.
Dünyadaki petrol ve
kömürün büyük bölümünün sahibi ya da işletmecisi olan büyük enerji
şirketleri, 1970 teki petrol
krizinden sonra petrolün
bir gün biteceğini anladıklarında ne yapacağız diye
düşünmeye başladılar ve
çözümün nükleer santrallar olacağına karar verildi. O güne kadar nükleer
silah malzemesi üretmek
için kullanılan nükleer
santralların atık ısılarıyla
Rusyada santralların yakın çevresinde merkezi
ısıtma yapılmış, Fransa ve
Amerikada elektrik üretilmişti. Santralların tüm
masrafları silah sanayii ya
da devlet tarafından karşılandığı için üretilen yan
enerji bedava gibi görünüyordu.
1973'de enerji ihtiyacının nükleer santralların
atık ısılarıyla karşılanabileceğine dünyayı inandırdılar. Beş bin tane nükleer
santral yapılacaktı. Dünyanın tüm enerji ihtiyacı nükleer santrallar ile
karşılanacaktı. Enerji neredeyse bedava olacaktı.
1978'e gelindiğinde bu iş
bitmişti. 400 kadar nükleer santral yapılmıştı, 100
santral siparişi iptal edilmişti. Pahalı olduğu için,
atıkları depolanamadığı
için, insanlar tehlikeli bir
santralı çevrelerinde istemediği için nükleer silah
malzemesi üreten santralların atık ısılarından elektrik üretme macerası son
bulmuştu.
1980 yılından itibaren
ABD, İngiltere ve Japonya rüzgar türbinleri ve
güneş pilleri teknolojisini
geliştirmeye ve bir yandan da kullanmaya başladılar. ABD, 1980'den 1996
yılına kadar Hollanda ve
Danimarkadan 15 bin tane
rüzgar türbünü satın alıp,
işletmeye başladı. Yine
ABD'de, güneş pilleri alanında bir pazar oluşması
ve firmaların konuya ilgisini çekmek için bir milyon
kamu binasının çatılarına
güneş pilleri yerleştirildi.
Daha sonra Almanya da
rüzgar türbini üretmeye
başladı. Teknolojinin gelişimi giderek hızlanmaya
başladı.
1996'da 600 kw'lık türbinler yapılırken, kısa
süre sonra 1.000 kw'lık (1
Mw) ve 2005 yılında 5.000
kw'lık (5 Mw) türbinler
yapıldı. 5Mw'lık bir türbin
tek başına 25.000 kişinin
elektrik ihtiyacını karşılayabiliyordu.
Teknolojinin gelişimi
sonucu güneş pilleri ilk yapıldıkları günden bu güne
otuz misli ucuzladılar. Bu
günlerde hiçbir destek almaksızın güneş pilleri ve
rüzgar türbinleri en ucuz
enerjiyi üretmektedirler.
1970'deki petrol krizi
bize enerjinin etkin kullanımını öğretti. Daha az
enerji kullanarak daha çok
iş yapacaktık. Hiç aklımız-
da yokken petrol krizi bize
bunu öğretti. O güne kadar kalkınmışlığın ölçüsü
ne kadar çok enerji tükettiğinizdi. Krizden sonra
bu, enerjiyi ne kadar etkin
kullandığınızla ölçülmeye
başlandı.
Almanya 2050 de yüzde yüz yenilenebilir enerji
kullanmaya hazırlanıyor.
Nükleer santrallarını kapatma kararı almış olan
Almanya 2050 ye kadar
kömür ve doğal gazdan da
vaz geçerek yalnızca yenilenebilir enerji kullanacak.
Bunun bir adımı olarak
ülkedeki tüm çatıları güneş pilleriyle kaplamaya
çalışıyor.
Bir çok Alman vatandaşının her yıl güneşlenmek
için geldiği Türkiye, Al-
manyadan üç misli fazla
güneş görmektedir. Bu da
Almanyada döşenen bir
ünite güneş pili, bir birim
enerji üretiyorsa aynı ünite Tükiyede üç birim enerji üretecektir yani üç misli
daha ucuz enerji üretecek
demektir.
Bir ülkenin doğru bir
enerji planlaması yapabilmesi için “Enerji-EkonomiÇevre karar modeli” oluşturması gerekir ki yanlış
yatırımlar yapmasın. Marmara Üniversitesi böyle
bir çalışmayı Türkiye için
yapmıştır ve isteyenler bu
çalışmadan yararlanabilirler.
Bugün dünya yeni bir
nükleer santral yapmaktan vazgeçmiştir. Nükleer
santralları olanlar bunları
kapatmayı planlamaktadırlar. En büyük sorun kapatılan santralların kullanılmış yakıt çubuklarının
ne yapılacağıdır. Bunlar
onbinlerce yıl itina ile saklanması gereken çöplerdir.
Herkes bunları nereye koyacağını düşünmektedir.
Bugün yeni yapılıyormuş
gibi gösterilen santralların tamamlanması ihtimali yoktur. Bu göstermelik
santral girişimleri, dünyanın diğer ülkelerinin
çöplerine depo olabilirler.
Böyle bir tuzağa düşmemek için çok dikkatli olmak gerekir.
Güneş ve Rüzgar açısından çok şanslı olan
ülkemiz, eğer yüzde yüz
yenilenebilir enerjiye geçmek isterse bunu yedisekiz yıl içinde başarabilir.
Türkiye yeterli kaynağa
ve teknolojiye sahiptir. Sadece karar vericilerin bu
yönde karar vermesi gerekmektedir. Ne yazık ki
Türkiyede karar vericiler
petrolü, kömürü ve nükleeri daha çok sevmekte ve
lisans vermeyerek rüzgar
ve güneş enerjisi yatırımlarını engellemektedirler.
2016-2017 Av Dönemi Kararları Yapılan
Komisyon Toplantısıyla Belirlendi
HABER MERKEZİ
Kapaklı Kaymakamı Mehmet
Ali GÜRBÜZ başkanlığında, Tekirdağ Orman ve Su İşleri Şube
Müdürü Gökay İNAL, Ziraat
Mühendisi Figen YALÇIN, İlçe
Jandarma Komutanı Ferhat KAANOĞLU, İlçe Gıda Tarım ve
Hayvancılık Müdürü Pasin AKBULUT, İlçe Milli Eğitim Müdürü Tahsin NALBANT, Kapaklı
Avcılık ve Atıcılık İhtisas Spor
Kulübü Derneği Başkanı Kadir
ARICI, Bahçeağıl Avcılık Atıcılık ve Amatör Balıkçılar Derneği Başkanı İsmail PARMAKSIZ'
dan teşekkül ettirilen İlçe Av Komisyonu 14/01/2016 tarihinde
Kapaklı Kaymakamlığı Toplantı
Salonunda saat 13:30'da toplanarak 2016 – 2017 Av Dönemi için
İl Av Komisyonuna sunulmak
üzere aşağıdaki hususları karara
bağlamıştır.
1-Komisyonca Avlanmasına
İzin Verilen Av Hayvanları ve
Avlanma Süreleri:
Kanunu’nun 4. maddesi gereğince belirlenen listede yer alan
av hayvanlarının avlanma süreleri bölgemizin yaşam koşulları
ve av hayvanlarının biyolojileri
dikkate alınarak aşağıda belirtilmiştir.
a) I. grup avlanabilen kuşlardan, bıldırcın ve üveyik avının;
20/08/ 2016 Cumartesi günü
başlayıp, 25/12/ 2016 Pazar
günü sona ermesi,
b) II. grup avlanabilen kuşlardan, kum kekliği, kınalı keklik ve
kaya kekliği avının yasaklanmasına,
c) III. Grup avlanabilen kuşlardan, sakarmeke, sakarca, yeşilbaş, bozördek, fiyu, çamurcun,
macar ördeği, tepeli patka, kılkuyruk, elmabaş patka, çıkrıkçın,
su çulluğu, kaya güvercini, tahtalı, karatavuk, öter ardıç ve çulluk
avının;
01/10/ 2016 Cumartesi günü
başlayıp, 12/03/ 2017 Pazar
günü sona ermesi,
d) IV. grup avlanabilen kuşlardan, alakarga, küçük karga, ekin
kargası, leşkargası ve saksağan
avının;
20/08/ 2016 Cumartesi günü
başlayıp, 19/02/ 2017 Pazar
günü sona ermesi,
e) I. grup memeli av hayvanlarından, yaban tavşanı, ada tavşanı, tilki, ve kaya sansarı avının;
01/10/ 2016 Cumartesi günü
başlayıp, 01/01/ 2017 Pazar
günü sona ermesi,
f) II. grup memeli av hayvanlarından, yaban domuzu ve çakal
avının;
15/08/ 2016 Cumartesi günü
başlayıp, 19/02/ 2017 Pazar
günü sona ermesi,
2- Komisyonca Avına İzin Verilen Av Hayvanlarının Avlanma
Limitleri:
Avına izin verilen av hayvanlarının, avcı başına bir av günü
için en fazla;
KUŞLAR
Avlanma Limiti
Bıldırcın
12 adet
Üveyik
8 adet
Karatavuk, öter ardıç
3’er adet
Kaya Güvercini
6 adet
Çulluk
4 adet
Saksağan
15 adet
Tahtalı, sakarca
3’er adet
Sakarmeke
3 adet
Alakarga, suçulluğu (bekasin)
1 adet
Kınalı keklik, kum kekliği ve
kaya kekliği, çil keklik
İlimizde yasak
Yeşilbaş, bozördek, fiyu, çamurcun, macar ördeği, tepeli
patka, elmabaş pakta ve çıkrıkçın
(Toplam 6 avlanma limiti içinde
sadece 1 tanesi kılkuyruk olabilir)
Toplam 6 adet
Küçük karga, ekinkargası ve
leşkargası
Toplam 15 adet
Serçe ve kızılsırtlı örümcek
kuşu (Atmaca yakalamak amacıyla, atmacacılık sertifikası sahibi kişiler tekrar doğaya canlı
olarak bırakmak kaydıyla yakalayabilir.)
Yılda toplam 4 adet
TARİHTE BUGÜN
18 Ocak
18/01/1778 - İngiliz kaşif James Cook, Hawai
adalarına ulaştı.
18/01/1886
- Kadınlar
Şukufezar
dergisinde “saçı uzun aklı kısa” deyimine karşı
mücadele başlattı.
18/01/1910
-
Günümüzde otel olarak
kullanılan İstanbul’daki Çırağan Sarayı yandı.
Saray 1865 tarihinde Sultan Abdülaziz tarafından
inşa ettirilmişti.
18/01/1919
1. Dünya Savaşı sonrasında
barış görüşmeleri Paris Barış Konferansı’nda
başladı. Avrupa’nın haritası yeniden çizildi.
18/01/1924
- İstanbul’da Milli Türk Ticaret
Birliği Kongresi toplandı.
18/01/1927
Lozan Antlaşması Amerikan
Senatosu tarafından reddedildi.
18/01/1928 -
Çerkez
Hacı
Sami
çetesinden 3 kişi Eminönü Meydanı’nda idam
edildi. Bu kişiler Atatürk’e suikast iddiasıyla idama
mahkum edilmişlerdi.
18/01/1931 - Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği
“Türkiye Güzellik Kraliçesi” yarışmasını Naşide
Saffet Hanım kazandı.
18/01/1943
- Sovyetler Birliği iki yıl süren
Leningrad kuşatmasını kırdı. Bir yıl sonra kuşatma
bütünüyle son buldu.
18/01/1944
‘’Trak’’ adlı yolcu vapuru,
Çanakkale’den Bandırma’ya giderken kayalara
bindirerek battı; 24 kişi öldü.
18/01/1946
Madame Butterfly operası
Ankara’da sahnelendi.
18/01/1947
- Isparta’nın
Uluborlu
ilçesinin Senirkent bucağından on vatandaş
noter aracılığıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi
başkanlığına bir protesto mektubu gönderdi.
Mektupta hiç bir suçları olmadığı halde jandarmanın
kendilerine sistemli olarak işkence boyutlarında
kötü muamele yaptığını yazıyorlardı.
18/01/1951 - Vietnam Kuruluş Cephesi
gerillaları Hanoi’den geri çekildi; şehir Fransızların
eline geçti.
18/01/1954
kabul edildi.
-
Yabancı Sermaye Yasası Meclis’te
18/01/1966
Ankara Cezaevi’nde af isteyen
mahkumlar isyan etti. İstanbul Üsküdar Toptaşı
Cezaevi’nde 260 mahkum açlık grevine başladı.
18/01/1983
Kültür Bakanlığı’nca Sinema Yasa
Tasarısı hazırlandı. Bakanlık tasarıyla filmlere denetim
getiriyordu.
9
18 OCAK 2016 PAZARTESİ
Hava sıcaklıkları 15 derece düşecek
Yağışlı ve soğuk hava, 22
Ocak’a kadar devam edecek.
Türk Hava Yolları ise, lodos nedeniyle dün ve bugün 75 seferini iptal etti.
UZMANLAR NE DİYOR?
Meteorologlara göre havanın
15 derece düşmesinden çok, bu
mevsimde 15 dereceyi bulması
anormal:
Meteoroloji
Mühendisleri
Odası’ndan Barış Özgün: “Akdeniz üzerinden gelen alçak
basınç sıcaklıkları birden düşürecek. İstanbul’da yükseklerde
kar kalınlığı 20, Ankara’da 2030 cm’yi bulacak. Hızlı sıcaklık
düşüşleri kış periyodunda 2-3
defa olabilir.”
Meteoroloji Mühendisi Adil
Tek: “Sıcaklıkların kademeli
düşüşü kış mevsiminde olağan. Ancak küresel iklim değişikliğiyle fırtınaların şiddeti
arttı. Şu an Avrupa’nın üzerine
çöken yüksek basınçlı hava var.
Kuzeyden gelen kutupsal hava,
Akdeniz’in sıcak suyu ile buluşuyor. İşte bu yağışların oluş-
Bu Hafta
Telefon: 0 282 264 22 20
Cinemaximum TEKİRA - TEKİRDAĞ
Star Wars:
Güç Uyanıyor
masına sebep oluyor.”
Meteoroloji Mühendisi Hüseyin Öztel: “Kış mevsiminin
en soğuk yüzünü gösterdiği
tarihteyiz. Bunlar iklim deği-
şikliğiyle alakalı hava olayları.
İtalya’da, İspanya’da hâlâ sıcaklıklar 12-15 derece dolaylarında. Anormal olan bu aslında.
1937 yılından bu yana ilk defa
ocak ayında bir tropikal tayfun
yaşandı Atlantik’te. Tayfunlar
genelde bahar aylarında olur.
Bu hava olaylarının en önemli
nedeni de iklim değişikliği.”
Hayrabolu Emniyet Hizmetlerini
Destekleme Derneği Genel Kurulu YAPILDI
Hayrabolu Emniyet Hizmetlerini Destekleme Derneği’nin
2016 Genel Kurulu yapıldı.
İlçedeki bir restoranda düzenlenen genel kurul,saygı
duruşu ve istiklal marşının
okunmasıyla başlarken, divan
başkanlığını Mehmet Ali Alp
yaptı.
Tek listeyle seçime giren
mevcut başkan Kemal Kurt, 18
üyenin oyunu alarak tekrardan
başkanlığa seçildi.
Kemal Kurt yaptığı teşekkür
konuşmasında, “Hayrabolu’ya
ve emniyet teşkilatımıza yardım konusunda kararlı olduklarını ve halka hizmetin
hakka hizmet olduğunun bilincinde olduklarını belirterek,
kendisini yeniden bu göreve
layık gören herkese teşekkür
Sinemalarda
ediyorum”dedi.
Genel Kurulda yönetim kurulu üyeliklerine ise Nihat Çeşmeli, İbrahim Altınay, Mehmet
Ali Alp, Ercan Yörük ve denetim kuruluna Zekeriya Uzun,
Yüksek Gür ve Basri Kırbıyık
seçildi.
Genel Kurula, İlçe Kaymakamı Tamer Orhan, İlçe Emniyet
Müdürü Halil Avcılar ve üyeler
katıldı. (AA)
Düğün Dernek
2: Sünnet
Seanslar: 12:00-15:3019:00-22:00
Star Wars: Güç Uyanıyor
(Yıldız Savaşları 7) filminde
bu seriye yeni katılan Rey
ve Finn karakterlerinin çevresinde şekillenen, Karanlık
Taraf olan İlk Düzen’den
(First Order) kaçarak hayatta kalma ve droid BB-8’e
verilen gizli görevi yerine
getirme öyküsü, Güç’ün
yeni sahibine seslenmesiyle de farklı bir boyut
kazanıyor.
Baş karakter
rollerinde oyuncular Daisy
Ridley ve John Boyega’yı
gördüğümüz filmde serinin
fenomen karakterleri de
geri dönüyor. Kadrosunda
Ridley ve Boyega’nın yanı
sıra ayrıca Oscar Isaac, Lupita Nyong’o, Gwendoline
Christie, Adam Driver’ın da
yer aldığı filmin orijinal kadrosunda bulunan Harrison
Ford, Carrie Fisher, Mark
Hamill, Peter Mayhew de bu
filmle birlikte geri dönüyor.
Lucasfilm’in yapımcılığında
hayata geçirilen yapımın
yönetmen koltuğunda bu
sefer J.J. Abrams oturuyor.
Seanslar: 11:00 - 13:30 - 16:15
19:00 - 21:45
İlk filmde oğlunun düğününü yapan İsmail bu kez torununun sünnet düğünü için
kolları sıvarken ekip tekrar
bir araya gelir ve işler iyice
karışır! Eski takım bir araya
geliyor, başını olmadık belalara sokuyor, sünnet düğünü
şehir çapında bir hadise halini alıyor. İşler karışacak, acele düğüne aşk bile karışacak
ve o sünnet illa ki yapılacak!
İlki 2013’te seyirciyle buluşan ve gişe rekorları kıran
Düğün Dernek’in devam filmi olan yapımın yönetmenliği yine Selçuk Aydemir’e
ait. Filmin başrollerini ilkinde
de olduğu gibi Murat Cemcir
ve Ahmet Kural paylaşırken
kadroda kendilerine eşlik
eden diğer isimlerse Rasim
Öztekin, İnan Ulaş Torun,
Devrim Yakut, Barış Yıldız ve
Şinasi Yurtsever.
Ertuğrul 1890
Nadide Hayat
Kırklareli İl Koordinasyon Kurulu toplantısı yapıldı
Kırklareli İl Koordinasyon
Kurulu, 2016 yılı birinci dönem
toplantısı yapıldı.
Kırklareli Vali Yardımcısı
Hüseyin Çelik, Şeker Depoları
Kongre Merkezi'ndeki toplantıda, 2015 yılında Kırklareli'nde
34 kamu kurum ve kuruluşunca 576 proje uygulandığını
söyledi. Projelerin tamamının
2 milyon 188 bin 956 lira bedelinde olduğunu belirten Çelik,
çalışmaların 2916 yılında da devam edeceğini kaydetti.
Konuşmaların ardından toplantıya katılan kurum yetkilileri, çalışmalar hakkında bilgiler
verdi. (AA)
Tekirdağ’da hemzemin geçitte kaza: 1 yaralı
Tekirdağ'ın Ergene ilçesinde
yük treninin çarptığı otomobilin sürücüsü, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Velimeşe Mahallesi girişindeki hemzemin geçitteki kazanın ardından Çorlu Devlet
Hastanesi'ne kaldırılan sürücü
Özden Güler, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.
Tekirdağ'da dün akşam saatlerinde, makinist Ö.T. idaresindeki Çerkezköy-Edirne seferini yapan yük treni, Velimeşe
Mahallesi'ndeki hemzemin geçitten geçmeye çalışan Özden
Güler'in kullandığı 10 NC 835
plakalı otomobile çarpmış ve
Güler ağır yaralanmıştı. (AA)
Seanslar: 11:15 - 14:0016:45- 19:30-22:00
Nadide Hanım, 30 yıllık
hayat arkadaşını ani biçimde kaybedince, hayat
karşısında ne istediğinin
boşluğunu yaşar. Bir dönem kendisine hobiler
edinmeye çalışsa da,
hepsi birer geçici heves
olarak kalır. Dikiş kursundan, koroya; gezilerden
kabul günlerine hiçbir aktivitede aradığı mutluluğu
bulayan Nadide Hanım,
gazetede gördüğü bir haberle kendisini önce okul
sıralarında, ardından mavi
sulara kendini atar. Bir
grup genç ve gizemli bir
kaptan ile “yeni bir başlangıca” yelken açar!
Yönetmenliğini Çağan
Irmak’ın üstlendiği Nadide Hayat’ın başrolünde
Demet Akbağ yer alırken
kadroda kendisine Yetkin
Dikinciler, Efecan Şenolsun, Gizem Erdem Ümit
Erlim, Sadi Celil Cengiz,
Sevil Akı isimleri eşlik ediyor.
Seanslar: 11:00 - 13:40-16:2019:10 - 22:00
Film, iki ülkenin, JaponyaTürkiye, dostluğunu pekiştiren iki tarihi olayı anlatır.
1887 yılında Japon heyetinin
İstanbul’u ziyaret etmesinin
ardından Osmanlı firkateyni olan Ertuğrul Japonya’ya
gider. Ertuğrul Japonya’dan
geri dönmek için yola çıktığında ise kayalıklara çarpar
ve 681 kişiyle sulara gömülür.
Firkateynden yalnızca 69 kişi
sağ kalır, yaralılar sahile ulaştığında Japon köylüler tarafından misafir edilirler. İlerleyen
yıllarda Türk-Japon dostluğuna atfen kazanın yaşandığı bölgeye anıt dikilir. 1985
yılında İran-Irak savaşı esnasında ise; Saddam’ın emriyle
Tahran havaalanının 24 saat
içinde kapatılacağı duyurur.
Bunun üzerine Japonya dışında bütün ülkeler uçaklarını
göndererek kendi vatandaşlarını Tahran’dan çıkarır. Bu
durumu öğrenen dönemin
başbakanı Turgut Özal’ın talimatıyla, Tahran’dan tanınan
sürenin bitimine yakın pilot
Ali Özdemir’in yönettiği Türk
uçağı Tahrandaki 215 Japon
yolcuyu kurtarır.
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Yasemin GÜHEL
Muhabirler: Neslihan GÜL - Simay UYSAL, Dindar Burak ÇELİK
Murat ÇORBACI, Nilgün MAYİR,
Yazar: Mustafa EMİROĞLU
İnternet ve Sayfa Editörü: Mehmet KULA
Gazetemiz, Basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Gazetemizde yayınlanan köşe yazılarının sorumluluğu yazarlarına aittir.
İlanlardan hiçbir sorumluluk kabul edilmez.
Gazetemize gönderilen yazılar yayınlansın veya yayınlanmasın iade edilmez.
Gazetemiz Pazar günleri yayınlanmaz.
KURULUŞ 11.08.2008 KURUCU: YAŞAR İŞKÂR
YAZLA Gazetecilik Yayıncılık Matbaacılık ve Organizasyon Tic. LTD. ŞTİ.
Adına İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni: YAŞAR İŞKÂR
Yönetim Yeri: Eski Sanayi Eser Sokak No:24 T.DAĞ
Tel: 0282 260 05 58 e-posta: [email protected]
Dizgi-Montaj-Grafik: YAZLA Gazetecilik
Yayın Türü: Yerel Süreli Yayın
Baskı Yeri: YAZLA Matbaacılık
Eski Sanayi Sitesi Eser Sokak No:24 Tekirdağ
Kırklarelispor yönetimi teşekkür turunda
HABER MERKEZİ
Spor Toto 2. Lig temsilcimiz Kırklarelispor'un
yönetimi, bugüne kadar
kulübe destek olan, varlığını hissettiren ve her
zaman yanında olan herkese teşekkür ziyaretlerini
sürdürüyor. Bu bağlamda
Başkan Volkan Can ve
Başkan Yardımcısı Burak
Süzülmüş, İl Jandarma
Alay Komutanı Selahattin
Acara'yı makamında ziyaret etti.
Futbolun centilmenlik,
dostça mücadele ve vefa
duygusu olduğunu en iyi
şekilde gösteren ve her
türlü platformda adından
takdirle söz ettiren 2. Lig
temsilcimiz
Kırklarelispor, teşekkür ziyaretlerini
sürdürüyor.
Kulübe destek olan, manevi gücünü sonuna kadar hissettirerek takımına
sahip çıkan herkesi ziyaret
etmeye devam eden Kırklarelispor Başkanı Volkan
Can ve Başkan Yardım-
cısı Burak Süzülmüş, bu
bağlamda İl Jandarma
Alay Komutanı Selahattin Acara'yı makamında
ziyaret etti. Acara'ya bu-
güne kadar olan desteği
için teşekkürlerini sunan
Başkan Can, tek isteklerinin Kırklarelispor'u ve
Kırklareli'ni en iyi şekilde
tanıtmak olduğunu söyledi. Ziyaretin ardından
bir açıklama yapan Can,
şöyle konuştu; "Bizim
için önemli olan, bu kulübün bizlerin değil, tüm
Kırklareli'nin olduğunun
bilinmesidir. Bu konuda
her türlü çalışmamızı yapıyoruz. Bugüne kadar
yanımızda olan, bizi asla
yalnız bırakmayan herkese ziyaretlerimizi sürdürüyoruz. Bu bağlamda Jandarma Alay Komutanımız
Sayın Selahattin Acara'yı
makamında ziyaret ettik.
Onun kulübümüze olan
desteği, bizlere verdiği moral ve motivasyon
paha biçilemez. İnşallah
bugünden sonra da kulübümüze olan desteklerini
sürdürür. Ben bir kez daha
sizin vasıtanızla kendisine
hem şahsım adına hem de
kulübümüz adına teşekkürlerimi sunuyorum."
"Bizlere destek olan,
yalnız bırakmayan herkes
adına mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.
Kırklarelisporumuzun
daha iyi noktalara gelebilmesi, daha iyi şartlar
altında mücadele edebilmesi adına çalışacağız.
Kırklareli'nin hemen her
platformda boy gösterebilmesi adına, kulübümüz
için her şeyi yapacağız."
Süper Lig Hakemi Özgür Yankaya Amatör Maç Yönetecek
Süper Lig Edirne bölgesi hakemlerinden Özgür
Yankaya bu hafta Süper
Amatör Lig maçı yönetecek.
Türkiye Faal Futbol
Hakemleri ve Gözlecileri
Derneği Edirne Şubesi 1617 Ocak amatör lig hakem
atamalarını yaptı.
Buna göre, Yankaya yarın Süper Amatör Lig takımlarından
Uzunköprüspor-18
Ka-
sım Spor maçlarında orta
hakem olarak düdük çalacak. Yankaya'ya Barış
Düşova ve Sabri kalem
yardımcı hakem olarak
eşlik edecek.Karşılaşma
saat 14.00'te Uzunköprü
Stadyumu'nda oynanacak.
Yankaya, Spor Toto
Süper Lig'de son olarak
26 Aralık'ta KasımpaşaTrabzonspor karşılaşmasını yönetmişti.(AA)
“Kalp Hastaları Gripten Daha Çok Korunmalı”
Kardiyoloji
uzmanı
Prof. Dr. Ertuğrul Ercan,
kalp hastalığı bulunanların, sağlıklı kişilere göre
daha ağır seyreden gripten korunmak için daha
fazla özen göstermesi gerektiğini bildirdi.
Kardiyoloji
uzmanı
Prof. Dr. Ertuğrul Ercan,
kalp hastalığı bulunanların, sağlıklı kişilere göre
daha ağır seyreden gripten korunmak için daha
fazla özen göstermesi gerektiğini bildirdi.
İzmir Üniversitesi Tıp
Fakültesi Kardiyoloji Ana
Bilim Dalı öğretim üyesi
Prof. Dr. Ercan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kalp rahatsızlığı
bulunanlarda soğuk al-
gınlığı ve gribin sağlıklı
kişilere göre daha ağır
seyrettiğini söyledi.
Kalp hastalarının soğuk algınlığı ve gripten
korunmak amacıyla daha
fazla çaba göstermeleri
gerektiğini vurgulayan
Prof. Dr. Ercan, "Yüksek
tansiyon, kalp yetmezliği,
kalp damar hastalığı, kalp
kapak hastalığı, ciddi
ritm bozukluğu olan, doğumsal kalp hastalığı bulunanların soğuk algınlığı
ve gribe yakalanması çok
ciddi sağlık sorunlarına
neden olabilir. Bu sırada
kullanılmakta olan kalp
ilaçlarının devam ettirilmesi ilaçların kesilmemesi özellikle önemlidir"
diye konuştu.
'Kalp hızı ve kan basıncındaki ileri değişiklikler
kalp krizi ve felce sebep
olabilir'
Kalp hastalarında gribin seyri ile ilgili de bilgiler aktaran Ercan, "Geçirilen soğuk algınlığı, grip
benzeri durumlarda kan
basıncı, kalp hızı ve tüm
kalp fonksiyonları kötü
etkilenmektedir. Kalp hızı
ve kan basıncındaki ileri
değişiklikler kalp krizi ve
felç gibi istenmeyen olayların oluşması ihtimalini
artırmaktadır" dedi.(AA)
TÜBİTAK Gençleri Bilim İnsanı
Olmaya Teşvik Ediyor
Türkiye Bilimsel ve
Teknolojik Araştırma
Kurumu
(TÜBİTAK)
Marmara
Araştırma
Merkezi (MAM) İş Geliştirme Birimi Yöneticisi Nuh Yılmaz, "Tüm
gelişmiş ülkelerin yaptığı gibi gençlerin bilime yönelmelerini ve
bilimi meslek olarak
seçmelerini teşvik etmek gerekiyor. Merkezimizde yaptırdığımız geziler sonrasında
gençlerin bilime ilgisi,
merakı somut bir seviyeye geliyor" dedi.
Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de yeniliğin ve gelişmenin en
yoğun olduğu merkezlerden biri olan TÜBİTAK MAM'a gençlerin
yoğun ilgi gösterdiğini
söyledi.
Merkezi yılda yaklaşık 2 bin öğrencinin
ziyaret ettiğini ifade
eden Nuh Yılmaz, bunların yarısının üniversite öğrencisi olduğunu
dile getirdi.
Yılmaz, özellikle mühendislik fakültesi öğrencilerinin burada yer
almak istediğini belirterek, "TÜBİTAK MAM
olarak bilimin ve yeniliğin Türkiye sathına
yayılmasını istiyoruz.
Maalesef
Türkiye'de
gençlerimiz bilime kullanıcı düzeyinde ilgi
gösteriyor.
Oysa bilim adamlarıyla bir araya gelebilecekleri,
onlarla
laboratuvarda deney
yapabilecekleri ortamların sayısı fazla olsa,
gençlerin bilime yönelik ilgisinin artacağını
düşünüyorum.
Çünkü bizim teknolojiyi oluşturacak insana ihtiyacımız var.
Tüm gelişmiş ülkelerin
yaptığı gibi gençlerin
bilime yönelmelerini
ve bilimi meslek olarak seçmelerini teşvik
etmek gerekiyor. Merkezimizde yaptırdığımız geziler sonrasında
gençlerin bilime ilgisi,
merakı somut bir seviyeye geliyor" diye ko-
nuştu.
Prof.
Dr.
Aziz
Sancar'ın geçen yıl Nobel Kimya Ödülü'nü
kazanmasının merkezlerine ilgiyi artırdığını
anlatan Nuh Yılmaz,
bundan da memnun olduklarını dile getirdi.
"Her yıl 350 öğrenciye
staj yaptırıyoruz"
Yılmaz,
gençleri
laboratuvarda
bilim
adamlarıyla buluşturduklarını
belirterek,
şöyle konuştu:
"Burada deneylerin
içinde yer alıyorlar.
Dolayısıyla bilimin sıkıcı olmadığını, bilim
insanlarının dış dünyaya kapalı olarak çalışmadıklarını, aslında
bilimin araştırdıkça çok
zevkli olduğunu bu gezilerde öğreniyorlar.
Bize yaptıkları geri
dönüşten bunu anlıyoruz. Türkiye'de her
bin kişiye düşen araştırmacı sayısı Avrupa
ve ABD'nin altında.
Türkiye'de bin kişi başına düşen tam zamanlı araştırmacı sayısı 3,5
iken, bu rakam ABD'de
8,7, Güney Kore'de 12
düzeyinde.
Türkiye olarak 2023
hedeflerimize ulaşmak
istiyorsak, hem kalite
olarak hem de sayı olarak araştırmacı sayımızı
artırmamız gerekiyor.
Her yıl merkezimizde
350 öğrenciye staj yaptırıyoruz.
Gezilere katılanların
çoğu staj başvurusunda bulunuyor. Merkeze
hayran kalıyorlar. Demek ki bu geziler gençlerin bilime karşı bakış
açısında olumlu etki
yapmış."
"Milli" kavramının
yerli imkanlarla geliştirilebilir anlamı taşıdığını vurgulayan Nuh
Yılmaz, buradan ürünü geliştirecek insanın
yerli olmasının da ortaya çıkan sonucu milli
yaptığına işaret etti.
Yılmaz, Türkiye'de
genellikle ürün ve proje bazında hedeflemeler
yapıldığını aktararak
"Eğitilmiş insan gücü,
yurt dışına sattığınız
malın kilogram fiyatından daha değerlidir.
TÜBİTAK MAM olarak
biz bu değere, insanımıza yatırım yapıyoruz.
900'ün üzerinde çalışan
sayımız var. Araştırmacılarımızın
yüzde
50'si de yüksek lisans
ve doktora yapmış. Bu
ve bunun gibi insanlar
yapacakları
çalışmalarla ülkemizi daha iyi
noktalara
taşıyacak"
şeklinde konuştu.
"Araştırmacı olarak
ülkemize katkı
sağlamak istiyoruz"
Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği 4'üncü sınıf
öğrencisi Zihni Baykara
da çeşitli üniversitelerin mühendislik fakültelerinden 15 arkadaşıyla TÜBİTAK MAM'ı
gezdiklerini dile getirerek, buradaki enstitü
ve laboratuvarlardaki
çalışmaları incelediklerini ifade etti.
Enstitüdeki insanların bilim adına önemli
çalışmalar yürüttüğüne
dikkati çeken Baykara,
şunları kaydetti:
"Bizler Türkiye'nin
geleceğinin mühendisleriyiz. Buradaki çalışmaları yakından takip
etmemiz, gelişmemiz
açısından önemli.
Okulda gördükleri
teorik bilgilerin burada uygulamasını da
gördük. Merkezi gördükten sonra, lisansı
bitirdikten sonra yüksek lisans yapıp TÜBİTAK MAM'daki Enerji
Enstitüsü'nde yenilenebilir enerji ve diğer bir
alan olan otomotiv alanında çalışmak istiyorum.
Diğer arkadaşlarım
da artık yüksek lisans
yapmayı düşünüyor.
2023 hedefleri doğrultusunda lisans eğitiminin ötesinde bir alan
çalışması gerekli.
Ar-Ge alanında çalışma önemli ve bizim
teknolojiyi yönetmemiz
gerekiyor. Biz gençler bunun üstesinde
gelebiliriz."(AA)
www.demokrattrakya.net
Download

Sendika üyeleri arasında kavga: 3 yaralı