KLÝNÝK ARAÞTIRMA
01
Ýskemik Ýnmeli Hastalarda Ýnkontinans, Ýhmal
Sendromu ve Emosyonel Durumun Lateralizasyon
ve Fonksiyonel Baðýmsýzlýk Düzeyi ile Ýliþkisi
Incontinence, Neglect Syndrome And Emotional Status In Ischemic Stroke Patients And Relation With Lateralization
And Functional Independency
1
1
2
2
Yrd.Doç.Aylin AKÇALI
Yrd.Doç.Dr.Özlem ALTINDAÐ
2
Yrd.Doç.Dr.Ali AYDENÝZ
2
Arþ.Gör.Dr.Ýrfan KOCA
2
Prof.Dr.Savaþ GÜRSOY
Gaziantep Üniversitesi Týp Fakültesi, Nöroloji AD
Gaziantep Üniversitesi Týp Fakültesi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon AD
Gaziantep Týp Dergisi 2010;16(1):01-05.
Özet
Ýnme, beyin kan akýmýnýn ani bozulmasýna baðlý geliþen bir hastalýktýr.
Farklý çalýþmalarda yaþ, cinsiyet, inmenin þiddeti, üriner inkontinans,
kognitif fonksiyonlarda bozulma, tek taraflý ihmal sendromu, hastalýðýn
prognozu üzerinde en fazla etkili olan faktörler olarak ileri sürülmüþtür.
Çalýþmamýz, inme sonrasý üriner ve fekal inkontinans, ihmal sendromu
sýklýðýný, anksiyete, depresyon durumunu ve bunlarýn fonksiyonel
baðýmsýzlýk düzeyi ve lateralizasyonla iliþkisinin araþtýrýlmasý amacýyla
planlandý. Çalýþmada, nöroloji kliniðinde yatan 44 inme hastasý test
edildi. Fonksiyonel baðýmsýzlýk düzeyi Barthel, National Institute of
Health Stroke Scale (NIHSS), ve Rankin ölçekleriyle, anksiyete düzeyi
Durumluk ve Sürekli Anksiyete Envanteri 1 ve 2 (DSAE 1 ve 2) ile,
depresif belirti þiddeti Beck Depresyon Ölçeðiyle (BDÖ) ile ölçüldü.
Ýhmal sendromu varlýðý, NIHSS’in ilgili alt baþlýðýna göre deðerlendirildi.
Ýdrar ve fekal inkontinans varlýðýna hastalarýn klinik takibi ve yakýnlarýndan
alýnan bilgiye göre karar verildi. Üriner ve fekal inkontinans, ihmal
sendromu sýklýðý ve BDÖ sonuçlarý, sol hemiparezisi olan hastalarda,
sað hemiparezi olan hastalara göre anlamlý ölçüde daha fazlaydý
(p=0.004, p=0.02, p=0.02, p<0.001, sýrasýyla). Anksiyete skalasý
DSAE 2 sonucu ile Barthel Ýndeksi skorlarý arasýnda negatif, Rankin
ve NIHSS skorlarý arasýnda pozitif iliþki vardý (r=-0.663, p<0.001;
r=0.664, p<0.001; r=05.28, p=0.008; sýrasýyla). Sonuç: Sonuçlarýmýz
sol hemiparezilerde sað hemiparezilere göre ihmal sendromu, üriner
ve fekal inkontinans sýklýðýnýn ve depresyon düzeyinin daha yüksek,
inkontinansý olan ve anksiyete düzeyi yüksek olan hastalarda fonksiyonel
aktivitenin daha düþük olduðunu gösterdi.
Anahtar Kelimeler: Ýnme, Ýnkontinans, Depresyon, Anksiyete,
Fonksiyonel baðýmsýzlýk
Abstract
Stroke is characterized by the sudden loss of blood circulation of
the brain. Various studies suggested that age, gender, severity of the
stroke, urinary incontinence, impairment in cognitive function, unilateral
neglect syndrome are the most determining factors effecting the
outcomes of stroke. The aim of the study was to evaluate the incidence
of urinary and fecal incontinence and neglect syndrome, anxiety,
depression status level and also the relation of them with lateralization
and functional independency. In this study 44 stroke patients in
neurology in-patient clinic were examined for motor limitation, anxiety
and depression levels, neglect syndrome, urinary and fecal incontinence.
Functional independency level was measured with Barthel Index,
National Institute of Health Stroke Scale (NIHSS) and Rankin scales,
anxiety level was evaluated with State-Trait Anxiety Inventory (STAI)
1 and 2 and depressive symptom severity was assessed with Beck
Depression Inventory (BDI). Neglect syndrome was evaluated by
subscale of NIHSS, urinary incontinence was assessed by clinical
observations and the information from the relatives. Frequency of fecal
and urinary incontinence, neglect syndrome and BDI scores were
higher in left hemiparesia than in right hemiparesia (p =0.004, p =0.02,
p=0.02, p<0.001, respectively). STAI 2 was negatively correlated with
Barthel Index and positively correlated with Rankin and NIHSS scores
(r=-0.663, p<0.001; r=0.664, p<0.001; r=05.28, p=0.008; respectively).
Our findings indicated that the incidence of urinary and fecal incontinence
were higher in left hemiparesia than in right hemiparesia. Our findings
shows that neglect syndrome, frequency of incontinence, and depression
level were higher in right hemiparesia than in left hemiparesia. Functional
independency level was lower in patients having incontinence and
anxiety.
Key Words: Stroke, Incontinence, Depression, Anxiety, Functional
Independency
Giriþ
Ýnme, vasküler patolojilere baðlý fokal nörolojik
defisit olarak tanýmlanan, ölüm nedenleri arasýnda ilk
sýralarda yer alan, uzun süreli özürlülüðe yol açan bir
hastalýktýr (1). Ýnme sonrasý iyi bir prognoz tahmini ve
doðru tedavi adýmlarý ile hem hastanede kalma süresinin
kýsaltýlmasý ve tedavi maliyetinin düþürülmesi hem de
fiziksel ve ruhsal yeti yitimine neden olabilecek kalýcý
sekellerin en aza indirilmesi mümkündür (2). Ýnme
sonrasý erken dönemde ölüm genellikle lezyonun
þiddetine baðlýdýr. Ýnfarktlý hastalarda ilk 30 gün içinde
hayatta kalma oraný %85 iken kanamalarda bu oran
%20-52 arasýnda deðiþmektedir (3,4). Prognoz
tahmininde risk faktörleri, muayene bulgularý, klinik
ölçekler, laboratuar testleri ve görüntüleme bulgularý
bilgi vericidir. Prognozu etkileyen faktörler arasýnda
lezyon þiddeti dýþýnda yeri, hastanýn yaþý, eþlik eden
diðer sistemik hastalýklar, baþlangýçta koma olmasý,
idrar inkontinansý, ihmal sendromu, kognitif bozukluklar,
depresyon ve sosyoekonomik koþullar sayýlabilir (5).
Çalýþmamýzda erken dönem inmeli hastalarda eþlik eden
inkontinans, ihmal sendromu, anksiyete, depresyon gibi
klinik problemlerin lateralizasyon ve fonksiyonel aktivite
düzeyi ile iliþkisinin araþtýrýlmasý amaçlanmýþtýr.
Hastalar ve Yöntem
Çalýþmaya, Þubat 2008 ile Aralýk 2008 tarihleri
arasýnda inme tanýsýyla nöroloji kliniðinde yatan 27
erkek, 17 kadýn, toplam 44 hasta dahil edilme kriterlerine
göre sýrasýyla dahil edildi. Bilincin açýk olmasý ve akut
iskemik süreçte olmasý dahil edilme kriterleri olarak
alýndý. Demans veya delirium tablosunda olmasý, klinik
ölçeklerin uygulanmasýna engel teþkil edecek düzeyde
afazi varlýðý, koopere olunamamasý, fiziksel kayba baðlý
ambulasyonun kýsýtlanmasý sonucu ortaya çýkan veya
aralýklý olarak ortaya çýkan inkontinans ya da farklý
nedenlerle inmeden önce inkontinansý olmasý dýþlama
kriterleri olarak belirlendi. Hastalarýn tamamýnda rutin
kan testleri, tam idrar tetkiki ve idrar kültürü yapýldý.
Yrd.Doç.Dr. Aylin AKÇALI, Gaziantep Üniversitesi Týp Fakültesi, Nöroloji AD
Adres: Gaziantep Üniversitesi Týp Fakültesi, Nöroloji AD. Þehitkamil/GAZÝANTEP
Tel: 0342 360 60 60 Dahili: 76382 E-mail: [email protected]
Geliþ Tarihi: 09.10.2009 Kabul Tarihi: 28.12.2009
Gaziantep Týp Dergisi /Yýl 2010 / Cilt 16 / Sayý 1
Akçalý ve ark.
02
Buna göre; aðýr kardiyovasküler hastalýðý olanlar,
daha önce inme geçirmiþ olanlar, sistemik metabolik
hastalýk, inflamatuar hastalýk, malignite, idrar yolu
infeksiyonu, psikiyatrik hastalýk öyküsü olanlar, intrakraniyal
hemorajiye baðlý inme tanýsý almýþ olanlar çalýþma dýþý
býrakýldý. Ayrýca hastalarýn, okuma yazma biliyor olmasýna,
entelektüel kapasitelerinin klinik görüþmeler ve
rehabilitasyona katýlýma uygun olmasýna dikkat edildi.
Hastanemizde teknik koþullarýn yetersizliði nedeniyle her
hastaya ürodinami tetkiki yapýlamadý. Ýdrar hissi olmayan
ve sürekli inkontinansý olan hastalar dahil edildi. Lezyonun
lokalizasyonu ve þiddeti manyetik rezonans görüntüleme
sonuçlarýna göre belirlendi. Nörolojik açýdan stabil hale
geldikten sonra her hastada ayný fiziksel týp ve
rehabilitasyon hekimi tarafýndan gerekli klinik
deðerlendirme ölçekleri uygulandý ve rehabilitasyon
programý belirlendi. Çalýþmada kullanýlan ölçekler:
1.National Institutes of Health Stroke Scale (NIHSS):
Hastalarýmýz inme geçirdikten sonraki günler içerisinde
deðerlendirildiði için lezyonun þiddetini ve prognozunun
belirlenmesinde NIHSS ölçeði kullanýldý. NIHSS erken
dönemde lezyon þiddetini belirlemek için en sýk kullanýlan
inmeli hastalarda geçerlik ve güvenilirliði yapýlmýþ olan
bir ölçektir. Bu ölçekte hasta 11 kategoride (bilinç, dil,
dizartri, göz hareketleri, görme alaný, ihmal, fasiyal parezi,
proksimal kol ve bacak kuvveti, ekstremite ataksisi ve
duyu) deðerlendirilir. Her bir kategori 0-2 veya 0-4 þeklinde
puanlanýr. Toplam puan 0-42 arasýndadýr. 0-6 puan hafif,
7-15 orta, ³16 þiddetli lezyon olarak kabul edilir.
Deðerlendirme ortalama 6.6±3 dakika sürer, pratik
uygulanabilen bir ölçektir (7). Bilinç, göz hareketleri,
görme, yüz felci, motor kol, motor bacak, ekstremite
ataksisi, duyu bozukluðu, dizartri ve ihmal yönlerini
deðerlendirir. Tedavi kararý için önemli bir ölçektir. Elde
edilen skor >16 ise ciddi özürlülük, skor <6 ise iyi
prognozu gösterir.
2.Rankin skalasý ve Barthel Ýndeksi: Fonksiyonel
kapasitenin deðerlendirilmesinde Rankin skalasý ve Barthel
Ýndeksi kullanýldý. Rankin skalasý 6 kategoriyi içerir ve bu
kategoriler ortaya çýkan özürlülüðün, günlük aktiviteyi
ne derecede etkilediðini ve ne düzeyde yardým
gerektirdiðini gösterir (8). Barthel indeksi, hastalarýn
kendilerine bakým görevlerindeki baðýmsýzlýklarý
deðerlendirmek amacýyla geliþtirilmiþtir; barsak, mesane
kontrolü, kiþisel bakým, tuvalet kullanýmý, beslenme, yer
deðiþtirme, mobilite, giyinme, banyo yapma gibi kriterleri
esas alýr (9).
3.Durumluk ve Sürekli Anksiyete Envanteri 1 ve 2
(DSAE 1 ve 2): Anksiyete düzeyini belirlemede
kullandýðýmýz STAI 1 ve 2, Spielberger ve ark. tarafýndan
geliþtirilen, durumluk ve sürekli kaygý düzeylerini ölçen
bir testtir (10,11).
4.Beck Depresyon Ölçeði (BDÖ): BDÖ depresyondaki
vejetatif, emosyonel, biliþsel ve motivasyonel alanlarda
ortaya çýkan belirtileri ölçmeye yarayan 21 maddeden
oluþmuþ bir kendini deðerlendirme türü ölçektir. Bu
çalýþmada 1978 yýlýnda geliþtirilen geçerlik ve güvenilirliði
daha çok çalýþýlmýþ ikinci formu kullanýlmýþtýr (12).
5.Üriner ve Fekal Ýnkontinans Varlýðý: Hastalarýn klinik
takibi ve yakýnlarýndan alýnan bilgiye göre deðerlendirildi.
6.Ýhmal Fenomeni Varlýðý: NIHSS ölçeðinde yer alan
ihmal sendromu varlýðýnýn deðerlendirmesine göre
araþtýrýldý. Özel testler uygulanmadý.
7.Ýstatistik Analizi
Çalýþmada elde edilen bulgular deðerlendirilirken SPSS
13.0 paket programý, sürekli sayýsal deðiþkenleri
deðerlendirmede t-testi, kategorik deðiþkenlerin
deðerlendirilmesinde ki-kare testi kullanýldý. Anlamlýlýk
düzeyi p<0.05 kabul edildi.
Bulgular
Tablo 1’de çalýþmaya alýnan inme hastalarýnýn
demografik özellikleri görülmektedir. Yaþ ortalamalarý
63.4±15.0 yýl olarak hesaplandý. Tüm hastalarda iskemik
inme mevcuttu. Risk faktörleri sorgulandýðýnda 44 hastanýn
30’unda hipertansiyon, 9’unda hipertansiyon ve diyabet,
5 hastada kalp hastalýðý öyküsü olduðu öðrenildi ancak
incelemeler sonucunda kalp yetmezliði yoktu. 25 hasta
sað hemiparezi, 19 hasta sol hemiparezi idi. Fonksiyonel
baðýmsýzlýk düzeyi ölçeklerine bakýldýðýnda NIHSS skoru
ortalamasý 5.1±4.0, Barthel Ýndeksi total skoru ortalamasý
40.4±12.8, Rankin skalasý ortalamasý 2.8±1.7 olarak
hesaplandý.
Barthel Ýndeksi alt baþlýk skorlarýnýn ortalamasý sýrasýyla;
beslenme 4.1±3.4, banyo yapma 0.6±1.7, kiþisel bakým
1.0±2.5, giyinme 4.2±3.6, barsak kontrolü 4.4±4.1,
mesane kontrolü 3.8±1.2, tuvalet kullanýmý 4.1±3.2,
transfer 7.4±4.9, ambulasyon 4.6±5.8, merdiven çýkma
2.4±3.6 olarak hesaplandý. Psikiyatrik belirti þiddeti
sonuçlarýnda DSAE 1 ve DSAE 2 skorlarýnýn sonuçlarý
sýrasýyla 35.4±6.5 ve 36.5±5.3 olarak bulundu. BDÖ
skorlarýnýn ortalamasý ise 8.6±4.1 idi (Tablo 2). Ýhmal
fenomeni sað hemiparezilerde %20, sol hemiparezilerde
%44 oranýndaydý ve aradaki fark istatistiksel olarak
anlamlýydý (c2=5.1, p=0.02).
Tablo 1. Ýnme hastalarýnda klinik deðerlendirme sonuçlarý
Tablo 3’de görüldüðü gibi idrar inkontinansý sað
hemiparezisi olan 25 hastanýn 5’inde (%20), sol
hemiparezisi olan 19 hastanýn 12’sinde (%60) mevcut
idi ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlýydý
(c2=8.4, p=0.004).
Gaziantep Týp Dergisi / Yýl 2010 / Cilt 16 / Sayý 1
Akçalý ve ark.
03
Tablo 2. Ýnmeli Hastalarda Fonksiyonel Baðýmsýzlýk Düzeyleri
ve Psikiyatrik Deðerlendirme Sonuçlarý
NIHSS: National Institute of Health Stroke Scale
DSAE 1-2: Durumluk ve Sürekli Anksiyete Envanteri 1 ve 2
BDÖ: Beck Depresyon Ölçeði
Fekal inkontinans sað hemiparezisi olan 25 hastanýn
3’ünde (%12), sol hemiparezisi olan 19 hastanýn 8’inde
(%40) mevcut idi ve aradaki fark istatistiksel olarak
anlamlýydý (c2=5.2, p=0.02). Sað hemiparezilerde BDÖ
skoru ortalamasý 6.7±4.2; sol hemiparezilerde 11.0±4.0
olarak hesaplandý (p<0.001). Tablo 4’te görüldüðü gibi
DSAE 2 skoru ile Barthel, Rankin ve NIHSS skorlarý
arasýnda anlamlý iliþki vardý (r=0.663, p<0.001; r=0.664,
p<0.001; r=05.28, p=0.008; sýrasýyla). Ýnkontinans olan
ve olmayan hastalarda yaþ, NIHSS, BDÖ ve anksiyete
(DSAE 1 ve 2) skorlarý deðerlendirildiðinde anlamlý fark
tespit edilmedi (p=0.5, p=0.8, p=0.3, p=0.8, p=0.6,
sýrasýyla).
Tablo 3. Sað ve sol hemiplejiklerde komplikasyonlarýn sýklýðý
BDÖ: Beck Depresyon Ölçeði
Tablo 4. Anksiyete düzeyleriyle fonksiyonel kapasite iliþkisi
DSAE 2: D
Tartýþma
Ýnme sonrasý hayatta kalan hastalarda ambulasyonun
saðlanmasý ve hastanýn günlük yaþam aktivitelerini
baðýmsýz olarak sürdürebilmesi en önemli amaçtýr. Hastada
nörolojik olarak stabilite saðlandýktan sonra rehabilitasyon
programýnýn baþarýyla sürdürülmesi için rehabilitasyona
engel olabilecek ve prognozu olumsuz yönde
etkileyebilecek problemlerin deðerlendirilip tedavi edilmesi
önemlidir.
Ýnme sonrasý prognoz tahmini konusunda yeterli
araþtýrma ve bilgi mevcut deðildir. Hastalýðýn prognozunu
etkileyen en önemli demografik özellikler yaþ, cinsiyet
ve etnik faktörlerdir. Ýleri yaþ, kadýn cinsiyet, siyah ýrk ve
Latin kökenli olmanýn kötü prognoz göstergesi olduðu
bildirilmiþtir (13,14). Eþlik eden medikal durumlardan ise
kan basýncý yüksekliði, kalp ve damar hastalýklarý ve
diyabet varlýðý olanlarda prognozun daha kötü olduðu
bilinmektedir (15). Bir diðer önemli faktör ise lezyonun
büyüklüðü ve anatomik lokalizasyonudur (13). Ýnme
sonrasý rehabilitasyona geç baþlanmasý, idrar inkontinansý,
depresyon, ihmal sendromu, kognitif bozukluklar diðer
kötü prognostik belirteçlerdendir. Bizim çalýþmamýzda
inme sonrasý hemiparezi geliþen hastalarda fonksiyonel
aktivite düzeyi, idrar ve gaita inkontinansý, ihmal sendromu,
depresif belirtiler ve anksiyete düzeyi deðerlendirildi.
Kuptniratsaikul ve ark. mesane fonksiyon bozukluklarýnýn
inmeli hastalarda hastanede kalma süresini uzattýðýný ve
anksiyete düzeyini arttýrdýðýný ileri sürmüþlerdir (16).
Metaanaliz çalýþmalarýnda inmeli hastalarda erken
dönemde üriner inkontinansýn yüksek olduðu, hastaneden
taburcu olurken yaklaþýk yarýsýnda düzelme olsa da bu
komplikasyonun yaygýn olduðu ve hastalýk seyrini olumsuz
etkileyen bir faktör olarak gözlendiði bildirilmiþtir. Farklý
araþtýrma sonuçlarýnda bu oranýn %16-96 arasýnda
verildiði görülmektedir (17). Bizim hastalarýmýz inme
tanýsý sonrasýnda hastane yatýþýnýn ilk 5-10 günlerinde
deðerlendirildi ve üriner inkontinans sýklýðý %20-60
arasýndaydý.
Çalýþmamýzda idrar inkontinansýnýn, sol hemiparezi
sekeli olan hastalarda anlamlý oranda daha sýk olduðu
görüldü. Sað hemiparezide fonksiyonel iyileþmenin ve
günlük yaþam aktivitelerinin daha iyi olduðu bilinmektedir
(18). Sað ve sol hemiparezide prognozun araþtýrýldýðý
çalýþmalar daha çok ihmal sendromu üzerinde
yoðunlaþmýþtýr, idrar inkontinansýnýn etkisi konusunda
pek fazla bilgi yoktur. Peterson ve ark. (19) çalýþmalarýnda
mesane fonksiyon bozukluðunun ilk 1 yýl içerisinde
mortalite ve prognoz ile ilgili önemli bir belirteç olduðunu
ileri sürmüþlerdir.
Barsak fonksiyon bozukluklarý Baztan ve ark.’nýn
çalýþmasýnda fonksiyonel iyileþme üzerine negatif etkisi
olan önemli bir komplikasyon olarak ele alýnmýþtýr (20).
Çalýþmalarda inmeli hastalarda barsak fonksiyon
bozukluðunun patofizyolojisi hakkýnda çok az bilgi olduðu,
ancak fekal inkontinansýn rehabilitasyon ve iyileþme
sürecini olumsuz etkilediði bildirilmektedir (21,22). Bizim
hastalarýmýzda fekal inkontinans sýklýðý %12-40 arasýnda
deðiþmekteydi ve sol hemiparezilerde daha fazlaydý.
Ancak belirtilen ölçeklerle yapýlan deðerlendirmede fekal
inkontinansýn olumsuz bir etkisi gözlenmemiþtir. Ýnmeli
hastalarda depresyon sýklýðý %20-80 arasýnda deðiþen
oranlarda verilmiþtir (23). Depresif belirtilerin motor
iyileþme ve rehabilitasyonu önemli ölçüde etkilediði
bilinmesine karþýn çoðu zaman gözden kaçmaktadýr (24).
Hemiplejide görülen depresyonun psikolojik faktörler
dýþýnda nörokimyasal olaylarla da iliþkili olduðu
bilinmektedir. Hatta bazý araþtýrmacýlar inmeye eþlik eden
depresyonu da bir çeþit yeti yitimi olarak
deðerlendirmiþlerdir (25). Bu çalýþmada depresyon varlýðý
ile olumsuz bir iliþki saptanmamýþtýr. Ýhmal varlýðý inmeli
hastalarda fonksiyonel geliþimi ve rehabilitasyon sonuçlarýný
olumsuz etkileyen bir baþka faktördür (26).
Gaziantep Týp Dergisi / Yýl 2010 / Cilt 16 / Sayý 1
Akçalý ve ark.
04
Özelleþmiþ tedavi yaklaþýmlarý ile ihmalin azalmasý ya
da ortadan kalkmasýnýn yaný sýra günlük yaþam aktiviteleri
ve fonksiyonel baðýmsýzlýk da olumlu etkilenmektedir. Bu
nedenle ihmalin saptanmasý ve ihmale yönelik yaklaþýmlarýn
uygulanmasý hastanýn prognozu açýsýndan önemlidir.
Bizim hastalarýmýzda sol hemiparezilerde daha fazla olmak
üzere ihmal sendromu varlýðý tespit edildi. Ýnme sonrasý
erken dönemde yapýlan araþtýrmalarda ihmal sendromu
sýklýðýnýn %24-46 arasýnda deðiþtiði bildirilmiþtir (27).
Ancak akut dönem sonrasý yaklaþýk 3 aylýk periyotta
nörolojik iyileþmeye paralel olarak ihmal sýklýðýnda da
azalma izlenir (28). Normal koþullarda ihmali düzelmiþ
gibi gözüken bir kiþinin, günlük alýþtýðý ortamdan farklý
koþullarla karþýlaþtýðýnda (stres altýnda iken veya
heyecanlandýðýnda) tekrar hemiparezi tarafýný ihmal
etmeye baþladýðý görülebilir. Bu sebeple hastalarda daha
fazla fonksiyonel kazanç elde edilebilmesi için ihmale
yönelik özel tedavi yaklaþýmlarý uygulanmalýdýr.
Çalýþma sonuçlarýmýz fonksiyonel aktiviteler ile
anksiyete düzeyi arasýnda direkt iliþki olduðunu; fonksiyonel
baðýmsýzlýk düzeyi daha düþük olan hastalarda anksiyetenin
daha fazla olduðunu göstermiþtir. Bu sonuç baðýmsýz
günlük yaþam aktivitelerini yerine getiremeyen hastalarda
hastalýðý ile ilgili kaygýlarýn daha fazla olduðu þeklinde
yorumlanabilir. Bununla birlikte; hastalýða eþlik eden
anksiyetenin rehabilitasyona katýlýmý ve motor aktivite
becerilerini olumsuz etkileyebileceði de akla gelmektedir.
Masskulpan ve ark. (29) inme tanýsý almýþ olan 250
hastada %25 oranýnda anksiyete, %37.8 oranýnda
depresyon mevcut olduðunu, anksiyete ve depresyonu
olmayan hastalarla karþýlaþtýrýldýðýnda bu hastalarýn yaþam
kalitesi ve fonksiyonel aktivitelerinin daha düþük olduðunu
savunmuþlardýr.
Hasta sayýmýzýn az olmasý, uzun süreli izlem yapýlmamýþ
olmasý, çalýþmaya dahil ettiðimiz hastalarýn lezyonun
anatomik lokalizasyonu ve motor aktivite düzeylerine
göre standardize edilmemiþ olmasý, mesane ve barsak
fonksiyonlarýnýn deðerlendirilmesinde laboratuar ve
radyolojik görüntüleme yöntemlerinin kullanýlmamasý ve
emosyonel durumun belirlenmesinde detaylý psikiyatrik
inceleme yapýlmamýþ olmasý, ihmal sendromunun
deðerlendirilmesi için özel testler kullanýlmamýþ olmasý
çalýþmamýzýn kýsýtlýlýklarý olarak kabul edilebilir.
Ýnme sonrasý hayatta kalan hastalarda motor ve
fonksiyonel kayýplar ve ortaya çýkan emosyonel bozukluklar
nedeniyle yaþam kalitesi olumsuz yönde etkilenmektedir.
Bu nedenle baþvuran hastanýn detaylý olarak
deðerlendirilmesi, eþlik eden fonksiyonel kayýplarýn
belirlenmesi ve gerekli durumlarda tedavi edilmesinin
hastanýn iyileþme sürecinde etkili olacaðý sonucuna
varýlmýþtýr. Çalýþmamýzýn kýsýtlýlýklarý dikkate alýndýðýnda
daha geniþ hasta ve ayrýntýlý deðerlendirme yöntemlerinin
kullanýlacaðý yeni çalýþmalara ihtiyaç duyulduðu ve
çalýþmamýzýn bu amaçla yapýlacak yeni çalýþmalara yol
gösterici olacaðý inancýný taþýyoruz.
Kaynaklar
1.Jaracz K, Kozubski W. Quality of life in stroke patients.
Acta Neurol Scand. 2003;107:324-9.
2.Duncan PW, Sullivan KJ, Behrman AL, Azen SP, Wu SS,
Nadeau SE, et al. Investigative Team Protocol for the
Locomotor Experience Applied Post-stroke (LEAPS) trial:
a randomized controlled trial. BMC Neurol. 2007;8:3944.
3.Han DS, Pan SL, Chen SY, Lie SK, Lien IN, Wang TG.
Predictors of long-term survival after stroke in Taiwan.
J Rehabil Med. 2008;40:844-9.
4.Rundek T, Sacco RL. Outcome following stroke. In:
Mohr JP, Choi DW, Grotta Jc, Weir B, Wolf PA (eds).
Stroke pathophysiology, diagnosis and management. 4th
ed. Edinburgh: Churchill Livingstone; 2004:35-57.
5.Weimar C, Ziegler A, Konig IR, Diener HC. Predicting
functional outcome and survival after acute ischemic
stroke. J Neurol. 2002;249:888-95.
6.Stroke-1989. Recommendations on stroke prevention,
diagnosis, and therapy. Report of the WHO Task Force
on Stroke and Other Cerebrovascular Disorders. Stroke.
1989;20:1407–1431.
7.Eyigör S. Ýnmeli hastalarda genel rehabilitasyon
prensipleri, yaþam kalitesi ve son durum deðer
lendirmesi. Turk J Phys Med Rehab. 2007;53(1):19-25.
8.Hamidon BB, Raymond AA. Risk factors and
complications of acute ischaemic stroke patients at
Hospital University Kebangsaan Malaysia. Med J Malaysia.
2003;58:499-505.
9.Wade DT, Collin C. The Barthel ADL Index: a standard
measure of physical disability? Int Disabil Stud.
1988;10:64-7.
10.Starchina YA, Parfenov VA, Chazova IE, Sinitsyn VE,
Pustovitova TS, Kolos IP, et al. Cognitive function and
the emotional state of stroke patients on antihypertensive
therapy. Neurosci Behav Physiol. 2007;37:13-7.
11.Öner N, Le Compte. Durumluluk Sürekli Kaygý
Envanterinin Geçerlilik ve Güvenilirlik Çalýþmasý, Boðaziçi
üniversitesi Matbaasý, Birinci baský, Ýstanbul, 1983.
12.Hisli N. Beck Depresyon Envanteri’nin geçerliði üzerine
bir çalýþma. Psikoloji Dergisi. 1988:6:118-122.
13.Gündüz B. Ýnme ve Prognozu Etkileyen Faktörler Eðitim Türk Fiziksel Týp Rehabilitasyon Dergisi.
2006;52(Özel Ek B):30-33.
14.Stineman MG, Ross R, Mailsin G, Fiedler RC, Granger
CV. Risks of acute hospital transfer and mortality during
stroke rehabilitation. Arch Phys Med Rehabil. 2003;84:7128.
Gaziantep Týp Dergisi / Yýl 2010 / Cilt 16 / Sayý 1
Akçalý ve ark.
05
15.Brandstater ME. Stroke rehabilitation. In: DeLisa JA,
Gans BM, Walsh NE, editors. Physical medicine and
rehabilitation principles and practice. 4th ed. Philadelphia:
Lippincott Williams & Wilkins; 2005;1655-76.
28.Stone SP, Halligan PW, Greenwood RJ. The incidence
of neglect phenomena and related disorders in patients
with an acute right or left hemisphere stroke. Age Ageing.
1993;22:46-52.
16.Kuptniratsaikul V, Kovindha A, Suethanapornkul S,
Manimmanakorn N, Archongka Y. Complications during
the rehabilitation period in Thai patients with stroke: a
multicenter prospective study. Am J Phys Med Rehabil.
2009;88:92-9.
29.Masskulpan P, Riewthong K, Dajpratham P,
Kuptniratsaikul V. Anxiety and depressive symptoms after
stroke in 9 rehabilitation centers. J Med Assoc Thai.
2008;91:1595-602.
17.Wilson D, Lowe D, Hoffman A, Rudd A, Wagg A.
Urinary incontinence in stroke: results from the UK
National Sentinel Audits of Stroke 1998-2004. Age Ageing.
2008;37:542-6.
18.Goto A, Okuda S, Ito S, Matsuoka Y, Ito E, Takahashi
A, et al. Locomotion outcome in hemiplegic patients with
middle cerebral artery infarction: the difference between
right- and left-sided lesions. J Stroke Cerebrovasc Dis.
2009;18:60-7.
19.Pettersen R, Saxby BK, Wyller TB. Poststroke urinary
incontinence: one-year outcome and relationships with
measures of attentiveness. J Am Geriatr Soc.
2007;55:1571-7.
20.Baztán JJ, Domenech JR, González M. New-onset
fecal incontinence after stroke: risk factor or consequence
of poor outcomes after rehabilitation? Stroke.
2003;34:101-2.
21.Pettersen R. Incontinence after stroke. Tidsskr Nor
Laegeforen. 2007;127:1383-6.
22.Brittain K, Perry S, Shaw C, Matthews R, Jagger C,
Potter J. Isolated urinary, fecal, and double incontinence:
Prevalence and degree of soiling in stroke survivors.
J Am Geriatr Soc. 2006;54:1915-9.
23.Dilek A, Karataþ M, Erkan H, Çetin N, Akman MN.
Ýnme Sonrasý Geliþen Depresyonun Fonksiyonel Bozukluk
ve Rehabilitasyon Sonuçlarýna Etkileri. Türk Fiziksel Týp
Rehabilitasyon Dergisi. 2005;5:120-122.
24.Tharwani HM, Yerramsetty P, Mannelli P, Patkar A,
Masand P. Recent advances in poststroke depression.
Curr Psychiatry Rep. 2007;9:225-31.
25.Sinyor D, Amato MA, Kaloupek DG, Becker R,
Goldenberg M, Coopersmith H. Post-stroke depression:
Relationships to functional impairment, coping strategies,
and rehabilitation outcome. Stroke. 1986;17:1102-7.
26.Wee JY, Hopman WM. Comparing consequences of
right and left unilateral neglect in a stroke rehabilitation
population. Am J Phys Med Rehabil. 2008;87:910-20.
27.Karataþ M, Daðdelen M, Yavuz N, Sözay S, Leblebici
B, Akman N. Ýnmeli hastalarda vizüospatial hemineglect
sýklýðý ve rehabilitasyon sonuçlarýna etkisi. Romatoloji
Týbbi Rehabilitasyon. 2000;11:48-53.
Gaziantep Týp Dergisi / Yýl 2010 / Cilt 16 / Sayý 1
Download

PDF Fulltext - Gaziantep Medical Journal