İN
ELD
G
Ş
O
H
1 Ocak 2016 Cuma
Fiyatı 25 Kr
www.yedigungazetesi.com.tr
YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN
ERDOĞAN’DAN ANLAMLI YENİ YIL MESAJI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, güvenlik güçlerinin hem dağları hem de şehirleri, karış karış teröristlerden temizlediğini ve temizlemeye devam edeceğini
belirterek, 2015 yılı içinde ülke içinde ve dışında yürütülen operasyonlarda etkisiz hale getirilen terörist sayısının 3 bin 100'ü bulduğunu bildirdi. HABERİ 7’DE
2015 BÖYLE VEDA ETTİ
Kamu düzeni
ihdas edilecek
pazarlık olmaz
SEVİNENLERİ
ÜZÜLENLERİ
Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanı
Süleyman Soylu,
asgari ücretin 2016 yılı
için net bin 300 lira
olarak belirlendiğini
açıkladı.
Çalışanlar buna
sevinirken, Türkiye
İşveren Sendikaları
Konfederasyonu,
Asgari Ücret Tespit
Komisyonu kararına
muhalif kaldıklarını
bildirdi. HABERİ 11’DE
2 acı ölüm haberi
Başbakan Ahmet Davutoğlu, güneydoğu illerindeki
gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde "Hendekler,
barikatlar her şey kalkacak, kamu düzeni ihdas edilecek.
Bunun pazarlığı olmaz" dedi. HABERİ 11. SAYFADA
Yeni Akit gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Hasan Karakaya,
geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirirken; eski Başbakan yardımcılarından Ekrem Pakdemirli de, Manisa'da tedavi gördüğü hastanede
76 yaşında hayatını kaybetti. HABERLERİ 11. SAYFADA
Hasan
Karakaya
Ekrem
Pakdemirli
Canlı
bomba
incelemesi
SANAL
TUR İLE
Altınköy
Altındağ Belediyesi,
teknolojik yatırımları
da önemsiyor. Kış
mevsiminin gelmesi
nedeniyle kapılarını
15 Mart’a kadar
kapalı tutacak olan
Altınköy Açık Hava
Müzesi’ni, artık kışın
da gezmek
mümkün...
HABERİ 5. SAYFADA
Başkent'te, yılbaşı gecesi
eylem hazırlığında bulunan 2
canlı bombanın yakalandığı
mahallede inceleme yapıldı.
Alınan bilgiye göre, yılbaşı
gecesi Kızılay meydanında bir
alışveriş merkezi ile barların
yoğun olduğu bölgede canlı
bomba eylemi yapma hazırlığında oldukları tespit edilen
ve polis tarafından yakalanan 2
kişi ile ilgili soruşturma detaylı
şekilde sürdürülüyor.
HABERİ 11. SAYFADA
Eski yıldan
YENI YILA
Türkiye için 2016’da bölgesel liderlik tahmini
A.C.
M.C.
Küresel istihbarat ve
araştırma kuruluşu Stratfor, gelecek yıl
Türkiye'nin bölgesinde lider olabileceği
tahmininde bulundu. Rusya ile yaşadığı
gerginliğin Türkiye'yi Batılı
müttefikelerine daha da
yakınlaştıracağı iddiası da ABD'li kuruluşun 2016 öngörüleri arasında.
HABERİ 11. SAYFADA
Ayrancı Baharevi
yeni yıla iyi girdi
Çankaya Belediyesi
Ayrancı Baharevi,
yeni yılı müzikle
karşıladı. 5’TE
karla girdik
Ankara soğuk fakat güneşli bir yıl
sonu yaşarken, Türkiye’nin büyük
bölümü yeni yıla kar altında girdi.
Meteorolojinin uzun süredir ‘önlem
alın’ diye uyardığı kar beklentisi iki
gündür etkisini gösteriyor. İstanbul
başta olmak üzere birçok kentte
ulaşım, eğitim ve gündelik hayat
olumsuz etkilendi. HABERİ 11’DE
Fehmi Koru
Anakronizm
11. Sayfada
Prof.Dr. Nurullah Çetin
Türkçe Bakış
12. Sayfada
Hayrettin İvgin
Kültürel
Boyut
10. Sayfada
Miniklerin Yaşar’a
yılbaşı hediyeleri
HABERİ 4. SAYFADA
Engel tanımayan
engelsiz dersane
HABERİ 5. SAYFADA
Çocuk Meclisi’nde
İLK TOPLANTI
HABERİ 4. SAYFADA
Öğrenci dişlerine
florür vernik…
HABERİ 5. SAYFADA
Elmadağ’da kapı
sağlık için çalındı
HABERİ 3. SAYFADA
2
SİNEMA
TV / MAGAZİN
1 Ocak 2016 Cuma
“Ertuğrul 1890”a
yoğun izleyici ilgisi
KAAN
TANGÖZE
KONSERİ
YARIN 22:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
LİNET KONSERİ
08 OCAK 2016
CUMA 22:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
YENİ TÜRKÜ
KONSERİ
11 MART
2016 CUMA
22:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
İREM DERİCİ
KONSERİ
15 OCAK 2016
CUMA 22:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
RACHİD TAHA
KONSERİ
03 MART 2016
PERŞEMBE
21:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
ZİYNET SALİ
KONSERİ
24 ŞUBAT
2016
ÇARŞAMBA
21:00
İSTANBUL- Japonya ile
Türkiye ortak yapımı "Ertuğrul
1890"ı, 3 günde 93 binden
fazla kişi izledi.
Box Office Türkiye'den
derlenen bilgilere göre, 1890
yılında Japon sularında batan
Osmanlı fırkateyni Ertuğrul'un
hazin hikayesi ile 1985'te 215
Japon vatandaşının İran-Irak
savaşından kurtarılmasının
çarpıcı öyküsünü kurgusal bir
senaryoyla anlatan filmin üç
günlük hasılatı 1 milyon 97
bin liraya ulaştı.
Vizyona
yeni
giren
filmler
06:08 İstiklal Marşı ve Günün
06:10 Pastane
07:00 1'de Sabah
09:00 1'de Bugün
09:15 Muharrem Klip
09:20 Beni Böyle Sev
11:25 İyi Fikir
13:15 Ana Ocağı
15:05 Pastane
16:05 1'de Bugün
16:20 Muharrem Klip
16:25 Zengin Kız Fakir Oğlan
18:50 Hava Durumu
18:55 Spor
19:10 Ana Haber Bülteni
19:50 Heredot Cevdet Saati
20:00 Buz Devri
21.20 Filinta
23:30 Yabancı Sinema
01:05 Criminal Minds
"Kriminal"
Oyuncu kadrosunda, Kenan
Ece, Alican Yücesoy, Uğur
Polat, Mehmet Özgür, Tamer
Levent, Melis Babadağ, Murat
Serezli, Deniz Oral, Hakkı
Haluk Cömert, Cem
Cücenoğlu, Erkan Pekbay,
Mert Aygün ve Alper Düzen ile
Japon sinemasından Seiyo
Uchino, Shioli Kutsuna, Naoto
Takenaka, Yui Natsukawa,
Toshiyuki Nagashima, Takashi
Sasano, Yukiyoshi Ozawa'nın
yer aldığı film 5 Aralık'ta
Japonya'da gösterime girdi.
Yunan asıllı yönetmen Yorgos
Lanthimos'un yönettiği filmin başrolerinde Colin Farrell, Rachel Weisz, Jessica
Barden ile Olivia Colman gibi isimler
yer alıyor.
Çok da uzak olmayan bir gelecekten
ilginç bir distopya öyküsü anlatan filmin
konusu şöyle:
"Karısı tarafından terk edilen David,
kendisi gibi bekar insanların eş bulmak
üzere yerleştiği bir otelde kalmaya başlar. Ruh eşini bulması için 45 günü vardır ve eğer bunu başaramazsa seçeceği
bir hayvana dönüştürülecektir. Otelin
absürt kuralları, aynı kaderi paylaştığı
insanların halleri ve ceza olarak sürüleceği ormandaki asilerin korkusu bir
araya gelince çaresiz kalan David, derin
bir çıkmaza girer."
06:45 Kahvaltı Haberleri
08:00 Nihat Hatipoğlu
10:00 Müge Anlı ile Tatlı Sert
13:00 Atv Gün Ortası Bülteni
13:40 Kırgın Çiçekler
16:30 Esra Erol'da
19:00 Atv Ana Haber
20:00 Yeter
23:20 Kim Milyoner
Olmak İster?
00:25 Biyonik Kız
01:25 Evli ve Öfkeli
04:00 Biyonik Kız
05:00 Doksanlar
Edgar Ramirez, Luke Bracey,
Teresa Palmer ile Delroy Lindon
ve Numan Acar'ın oynadığı filmin
yönetmen koltuğunda Ericson
Core bulunuyor.
Keanu Reeves ile Patrick
Swayze'in 91 yılında çevirdikleri
ve o dönem oldukça başarılı
bulunup unutulmaz aksiyon sahneleriyle adından söz ettiren orjinal
Point Break'in 2015 yapımı
yeniden çevriminde, yine heyecanlı atlayışların ve kovalamacaların
bol olduğu bir aksiyon izleyiciye
sunuluyor.
06:30 Kız Tarafı Erkek Tarafı
08:00 Mustafa Karataş ile
Muhabbet Saati
10:30 Turgay Başyayla İle Lezzet
Yolculuğu
Yolculuğu - Tekrar
12:00 Nursel'in Mutfağı
Nursel'in Mutfağı - Yeni Bölüm
13:00 Evrim Akın İle Ev Kuşu
Evrim Akın İle Ev Kuşu - Yeni
Bölüm
14:00 Asla Vazgeçmem
16:30 Kız Tarafı Erkek Tarafı
18:30 Show Ana Haber
19:45 Güldür Güldür Show
23:30 Zor Baba
01:30 Kız Tarafı Erkek Tarafı
03:30 Evrim Akın İle Ev Kuşu
04:30 Asla Vazgeçmem
Henüz üniversite öğrencisiyken tanıştığı ünlü ve
başarılı cerrah Yekta
Harmanlı'yla evlenen Aylin;
kısa sürede bu büyülü
rüyadan uyanırken, kendini
bir karabasanın ortasında
bulur. Yaşadığı psikolojik
şiddete daha fazla dayanamayacağını anladığında
boşanmayı dener ama
başaramaz. İkinci çocuğuna
hamile kaldığında tek bir
amacı vardır. Çocuklarıyla
birlikte kocasından kaçmak... Bütün hayatını etkileyecek o büyük yalanı
kocasına söylerken, sırrını
paylaştığı yakınlarından biri
ona ihanet etmeye hazırlanmaktadır.
MODEL
KONSERİ
27 ŞUBAT
2016
CUMARTESİ
22:00
MUSTAFA
KESER KONSERİ
25 ŞUBAT
2016
PERŞEMBE
21:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
CEM
ADRİAN
KONSERİ
22 OCAK
2016 CUMA
22:00
"Point Break"
"The Lobster"
21:20 BUZ DEVRİ
Geçtiğimiz hafta Boris Zaharyas
ile geçmişinin ödeşmesini, onu
vurarak yaşayan Kahramanımız
Filinta Mustafa’yı bu hafta yeni
bir görev daha bekliyor… O da
Şehzade Mehmet’in davasındaki
büyük tanıklığı! Şu ana kadar
kendi yarattığı türlü oyunlarıyla
canını kurtaran Boris Zaharyas
(Serhat Tutumluer) gerçekten bu
sefer öldü mü? Yoksa bu da
oyunlarından biri mi? Mustafa
(Onur Tuna) ve Ali (Cem Uçan)
onun cesedini bulmadan buna
inanmayacaklardır… Boris’in
denize düşmeden önce
Mustafa’nın sözünü ettiği ve
Boris’in onu gülerek şüphelendirdiği Şehzade Mehmet’le
(Hakan Kurtaş) olan şifreli telgraflar nedir ?
Dünya sinema tarihinin ilk
Türk-Japon ortak yapımı olan
filmin yönetmenliğini
Mitsutoshi Tanaka, görüntü
yönetmenliğini Tetsuo Nagata,
sanat yönetmenliğini Hakan
Yarkın ve Hidefumi Hanatani
üstlendi. Filmin senaryosu
Eriko Komatsu tarafından
kaleme alınırken, senaryo ve
tarih danışmanlığı Prof. Dr.
İskender Pala tarafından
yapıldı. Filmin çekimleri,
Japonya ve Türkiye'de 4,5
ayda tamamlandı. (AA)
TEOMAN
KONSERİ
09 OCAK 2016
CUMARTESİ
22:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
05:15 Geniş Aile
07:00 Bugün
09:00 Beni Affet
10:00 Ezgi Sertel İle
Lezzetin Haritası
11:00 Kiralık Aşk
13:45 Evleneceksen Gel
17:00 Beni Affet
19:00 Star Haber
20:00 Yok Artık
22:30 Kiralık Aşk
01:45 Evleneceksen Gel
20:00 YETER
"Son Efsane"
Usta yönetmen Stephen Frears
imzalı filmde Ben Foster, Chris
O'Dowd, Guillaume Canet ile
Dustin Hoffman rol aldı.
Biyografi türündeki film, üst üste
7 kez kazandığı Fransa Bisiklet
Turu şampiyonluğuyla dünyaca
ünlü bir efsaneye dönüşen ve yıllar sonra doping kullandığını itiraf
eden Lance Armstrong'un skandallarla dolu gerçek öyküsünü
anlatıyor.
Son yılların en popüler figürlerinden biri olan Lance
Armstrong'un şöhret basamaklarındaki yükselişini ve düşüşünü
anlatan filmin senaryosunu John
Hodge kaleme aldı.
06:00 Çok Güzel
Hareketler Bunlar
07:30 Çizgi Film Kuşağı
07:50 Oynat Bakalım
08:35 Maşa ile Koca Ayı
05:30 Ulan İstanbul
06:35 Kanal D Haber Günaydın
09:10 Aşk ve Günah
11:00 Kısmetse Olur
12:30 Gün Arası
12:45 Kısmetse Olur
16:15 Arka Sokaklar
18:40 Baba Haber Bülteni
19:00 Ana Haber Bülteni
20:00 Muppets
22:15 Yerli Dizi
23:15 Beyaz Show
01:45 Galip Derviş
09:00 Aramızda Kalmasın
12:15 Aşkların En Güzeli
13:15 Ver Fırına / Yeni Bölüm
15:00 İşte Benim Stilim All-Star
/ Yeni Bölüm
19:00 Anasayfa
19:45 Baybars Altuntaş ile En
Zayıf Halka / Yeni Bölüm
21:00 İşte Benim Stilim
20:00 KİRALIK AŞK
Aşıklar arasındaki güç savaşı
başlıyor!
İki şirket arasında ateşkes imzalamaya karar veren Sinan ve
Yasemin, beraber çalışmak için
kolları sıvıyor. Sıra, Ömer ve
Defne’yi ikna etmekte. Bu o
kadar da kolay olmayacak!
Beraber çalışma fikri bir aşk ve
gurur oyununa dönüşüyor!
Ömer ve Defne, aralarında
geçen her şeyin hırsını işte şimdi
çıkarıyor. Hem Defne’nin, hem
de Ömer’in atacağı goller var.
Aşıklar arasındaki güç savaşı
başlıyor! Bu savaştan kim galip
çıkacak? Yoksa sonuç, yine aşktan yana mı olacak?
ANKARA
E-tebligat ertelendi
Türkiye Esnaf ve Sanatkârları
Konfederasyonu (TESK) Genel
Başkanı Bendevi Palandöken Etebligat uygulamasının 1 Nisan
2016 tarihine kadar ertelenmesinin sevindirici olduğunu belirtti.
HABER MERKEZİ- TESK
Genel Başkanı Bendevi
Palandöken, “Bu sayede 1,5 milyon esnaf yılbaşında ceza almaktan kurtuldu” dedi.
Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Palandöken, “Esnaf ve
sanatkâr elektronik tebligat konusunda yeterince bilgi sahibi olamadı.Yüzbinlerce esnaf 1 Ocak
2016 tarihine kadar vergi dairelerinden şifre ve parola alması
gerektiğini bilmiyordu.” ifadelerine yer verdi Esnafın e-tebligat
konusunda daha bilinçli olabilmesi için TESK olarak genelge ve
duyurular yapıldığını dile getiren
Palandöken, “Özellikle uzun yol
yük ve yolcu taşımacılığı yapan
ve gezici olarak çalışan esnaflar
bu konuda yeterince bilgilenemedi. Bu nedenle de sürenin uzatılması son derece olumlu oldu”
dedi.
Altındağlı hanımlar, Atatürk’ün
Ankara’ya gelişini kutladı
HABER MERKEZİ- Altındağ Belediyesi Necip
Fazıl Kültür Merkezi’nde düzenlenen bir törenle
Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin
96’ncı yıldönümü anıldı. Güneşevler Kadın Eğitim
ve Kültür Merkezi tarafından hazırlanan programda, Altındağlı kadınlar okudukları türküler ve şiirlerle Ata’yı ve silah arkadaşlarını andılar.
Tören, Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Türk Halk Müziği korosunun seslendirdiği “Atatürk’ün sevdiği türküler” programı
kulakların pasını silerken, Altındağlı kadınlar yetenekleriyle profesyonel sanatçılara adeta taş çıkardı.
Daha sonra sahneye çıkan Altındağ Belediyesi
Seymen Topluluğu ise coşkulu danslarıyla büyük
beğeni topladı. Atatürk’ü 1919 yılında Dikmen sırtlarında karşılayan Seğmenler, aradan geçen 96
yılda Ankara sevgilerinden bir şey kaybetmediklerini gösterdiler.
PMD'den,
“kulis yasağı”
girişimine
tepki
TBMM - Parlamento Muhabirleri Derneği
(PMD), "Meclis kulisinde güvenlik gerekçesiyle
basına sınırlama getirmek, yasakçı bir anlayışa kapı
aralamak anlamına gelecektir" değerlendirmesinde
bulundu. PMD'den yapılan yazılı açıklamada,
TBMM İdare amirlerinin Meclis'te uygulanacak
yeni güvenlik önlemlerini belirlemek amacıyla yaptığı toplantıda, basın mensuplarına akşam 20.00'den
sonra kulis yasağı getirilmesinin gündeme geldiği
anımsatıldı.
TBMM Başkanlık Divanı onayına sunulacak,
"Güvenlik Eylem Planı"na AK Parti, CHP ve
MHP'li İdare amirlerinin imza koyduğu belirtilerek,
"Parlamento muhabirlerine kulis sınırlamasının
'güvenlik eylem planı' içinde önerilmektedir.
Gazetecilerin 'güvenliği tehdit eden' bir yapı olarak
görülmesi son derece düşündürücüdür. TBMM kulislerinde saat 20.00'den sonra gazetecilerin görmesi
istenmeyen, gizlenecek olan nedir, o da bir başka
soru işaretidir" ifadesine yer verildi.
Önerinin, Meclis'te kamusal görev yapan parlamento muhabirlerinin basın özgürlüğünü engelleme
riski barındırdığı savunularak, şunlar kaydedildi:
"Parlamento muhabirleri, demokrasinin beşiği
olan Meclis'te halkın haber alma hakkı adına bulunmakta ve denetim görevi yapmaktadır. Kamusal
alan olarak kabul edilen Meclis kulisleri de
Parlamento muhabirlerinin habere ulaşmalarında
önemli bir işlev görmektedir. 'Güvenlik' adı altında
getirilen öneri, Anayasa ve Meclis İçtüzüğü'nün
ruhuna ve basın özgürlüğünü düzenleyen maddelerine de aykırıdır. Parlamento muhabirleri, 23 Nisan
1920'den bu yana TBMM çatısı altında, sokaktaki
insan adına denetim görevi yapmaktadır.
Kurulduğu günden bu yana Meclis kulisleri,
Parlamento muhabirlerine açıktır. Parlamento
muhabirleri 95 yıldır demokrasi dışı girişimlere,
darbelere, basın ve ifade özgürlüğünü sınırlamak
isteyen antidemokratik anlayışlara direnmiş, kamusal görev bilinci ile her türlü yasağa, basın ve ifade
özgürlüğünü kısıtlayan girişimlere tepki göstermiştir. Meclis kulisinde 'güvenlik' gerekçesiyle basına
sınırlama getirmek, yasakçı bir anlayışa kapı aralamak anlamına gelecektir. Parlamento muhabirlerinin olmadığı, yasaklanıp sansürlendiği bir Meclis
düşünülemez. Bizler, toplumun Meclis'teki gözü,
kulağı, diliyiz. Kulisleri kapatmak, parlamento
muhabirlerinin girişlerini sınırlamak, parlamentoyu
halka kapatmak demektir."
Parlamento'da gazetecileri engellemenin, doğrudan halkın haber alma hakkını engellemenin yanı
sıra demokrasiyi de engellemek ve güçsüz bırakmak anlamına geleceği vurgulanan açıklamada,
bunun hem basın özgürlüğüne yönelik ağır bir darbeyi beraberinde getirebileceği hem de halkın haber
alma hakkının ortadan kaldırılmasına neden olabilecek sansürcü anlayışlara zemin hazırlayacağı
belirtildi. (AA)
Elmadağ’da kapılar
sağlık için çalınıyor
HABER MERKEZİ- Elmadağ Belediyesi tarafından İlçe genelinde “Evde bakım ve sağlık hizmeti “ kapsamında kapılar çalınmaya devam ediyor.
Bu kapsamda, yaşlı ve yatalak hasta muayene ve
tedavisi, hastaya serum takılması ve beslenmesi
desteği, pansuman, enjeksiyon, diyabetik ayak
bakımı, yatak yarası, sonda değişimi ve takibi,
şeker ve tansiyon takibi, kolostomi bakımı ve sosyal hizmet danışmanlığı gibi hizmetleri vermekte
olduğu bildirildi.
Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından; bu kapsamda
2009 yılında 591, 2010 yılında 2.320 ve 2011 yılında 3.580 hastaya hizmet verilmiş olup, vatandaşlardan gelen yoğun ilgi neticesinde 2015 yılında bu
hizmete devam kararı alındığı belirtildi.
Elmadağ Belediye Başkanı Gazi Şahin ; “Kaliteli
hizmet adı altında sunduğumuz Evde Bakım ve
sağlık hizmetinden halkımız çok memnun kaldı.Bu
bilgiler doğrultusunda 1 doktor ve 2 hemşire ile 4
aylık anlaşma yapılarak haftanın 6 günü, günde 23
hastaya tedavi amaçlı bakım hizmetiverilmeye
devam ediyor.” dedi. Bakım hizmetinden faydalan
hastaları evlerinde ziyaret eden Başkan Gazi Sahin,
“İnsanın yaşam kalitesini arttırmaya yönelik yapılan bu türçalışmalar beni en çok sevindiren hizmetlerdendir. Yardıma ihtiyacı olan ve maddi imkânları
elvermeyen, yaşlı, engelli insanlarımızı sağlıklarına
kavuşturmaya yönelik yaptığımız bu hizmeti benim
kadar Belediye çalışanlarımızda çok seviyor, bu
hizmeti sunan sağlık ekibimizde çok seviyor.
İlçemizde bu sevgi ile bugüne kadar 6.491hastaya
ulaşılmıştır.Nitelikli hizmet sözde değil özde olan
hizmettir. Nitelikli hizmet anlayışınızdan dolayı, bu
hizmette emeği bulunan herkese teşekkür ediyorum.” dedi.
Evde Bakim ve sağlık hizmeti uygulamasındanfaydalanmak isteyenlerinSağlık İşleri
Müdürlüğünün 863 06 50 /118 numaralı telefonu
arayarak bilgilendirme ve randevu alabilecekleri
belirtildi.
1 Ocak 2016 Cuma
3
Belediye
personellinin
bilgileri
güncellendi
HABER MERKEZİ- Altındağ Belediyesi, son
olarak “kamu ihale mevzuatı” hakkında bir seminer
organize etti. Altındağ Belediyesi Kültür Sanat Evi ve
Ulucanlar Yarı Açık Cezaevi Kültür ve Sanat Merkezi
toplantı salonlarında gerçekleştirilen seminerlere,
belediyede konu ile ilgili görev yapan memurlar
katıldı.
3 gün süren seminerlerde katılımcılara, 4734 sayılı
kamu ihale mevzuatı ile ilgili, kanunda yapılan son
değişiklikler, en son yapılan güncellemeler ve yenilenen uygulamalar anlatıldı. Kamu ihale mevzuatı
uzmanları tarafından verilen seminere katılan personeller, temel ihale mevzuatı, değişen mevzuatın takibi, yapılan yanlışlıklar ve ihale konusunda yetkili
olanların dikkat etmesi gerekenler konusunda da bilgilendirildi.
Altındağ Belediyesi’nde kurum içi eğitimlere
büyük önem verildiğini ifade eden Altındağ Belediye
Başkanı Veysel Tiryaki, Altındağ Belediyesi personellerinin Türkiye vizyonuna yakışır bir donanıma
sahip olması için eğitim çalışmalarına devam edeceklerinin altını çizdi.
Cindoruk ve
Öymen'in
“Umut Nöbeti”
Eski TBMM Başkanı
Cindoruk ve eski CHP milletvekili Öymen, Can Dündar
ve Erdem Gül için "Umut
Nöbeti" tuttu
İSTANBUL (AA) - Eski TBMM Başkanı
Hüsamettin Cindoruk ve eski CHP milletvekili gazeteci yazar Altan Öymen, Silivri Cezaevi önünde Can
Dündar ve Erdem Gül için "Umut Nöbeti" tuttu.
Cindoruk ve Öymen'i Silivri Belediye Başkanı
Özcan Işıklar, CHP Silivri İlçe Başkanı Suna
Göçengil ve CHP İstanbul Milletvekilli Gülay
Yedekci karşıladı.
Cindoruk, "Burada sadece basın özgürlüğü için
nöbet tutmuyoruz, burada tuttuğumuz nöbet aynı
zamanda bir Anayasa nöbetidir. Türkiye'de bütün
anayasalar cumhurbaşkanını bağışlayıcı olarak görmüşlerdir, cumhurbaşkanları bağışlıyıcı olurlar.
Cumhurbaşkanını, bağışlama emri vermesini kararnameleri imzalaması için göreve çağırıyorum" dedi.
Öymen ise Silivri'nin demokrasiye, insan haklarına
ve basın özgürlüğüne yönelen saldırıların sembolü
haline geldiğini ifade ederek, "Son zamanlarda buradan yüzlerce insan geldi geçti, yakalandılar, tutuklandılar, sonunda beraat ettiler ama yattıkları hapis yanlarına kaldı. Can Dündar ve Erdem Gül'e en iyi dileklerimizi bildirmek için geldik, iyi dileklerimizle basın
özgürlüğüne yönelik yanlışların bir an önce son bulmasını ve onların da özgürlüklerine kavuşmasını istiyoruz" diye konuştu.
Hüsamettin Cindoruk ve Altan Öymen nöbetin
ardından Silivri Cezaevi'nden ayrıldı.
Sahibinden
Satılık 5+1
Dublex Daire
Etimesgut Suvari Mah.
Tel:0530 241 41 00
4
ANKARA
1 Ocak 2016 Cuma
Ankara
Büyükşehir
Belediyesi
Çocuk Meclisi
21. Dönem
üyeleri,
Başkanlık
Divanı’nın ilk
toplantısı için
bir araya geldi.
Çocuk Meclisi ilk
toplantısını yaptı
HABER MERKEZİ- İkinci kez
Çocuk Meclisi Başkanı seçilen 13 yaşındaki Ayşe Dila Karakaya ve Başkanlık
Divanı üyeleri, Çocuk Meclisi’nde yeni
dönemde yapacakları çalışmalar ve
hedeflerle ilgili değerlendirmede bulundu.
İleride cumhurbaşkanı olmak istediğini ifade eden Karakaya, temel amacının çocuk haklarını savunmak olduğunu
belirterek, “Ben ve arkadaşlarım, her fırsatta çocukların sesine kulak verilmesini,
18 yaşına kadar her bireyin çocuk olduğunu hatırlatmaya devam edeceğiz.
Herkesin, Çocuk Hakları
Beyannamesi’nin ilkelerini bilmesi
gerektiğini düşünüyorum. Bu dönemde
de en temel hedefim, daha çok çocuğa
ulaşmak ve onların da sesi olabilmek”
dedi.
Çocuk Meclisi’nde alınan kararların,
Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek başkanlığındaki Büyükşehir Belediye Meclisi’nde görüşülmesinin, kendileri için çok önemli bir deneyim olduğunu
ifade eden Karakaya, şunları söyledi:
“Yıllardan beri devam eden çalışmaların 20.
Dönem'de biz de takipçisi olduk ve devam ettirdik.
TBMM Çocuk Hakları İzleme Komitesi ziyaretimiz,
UNICEF ile olan işbirliğimiz, UNESCO’da her yıl
düzenli olarak katıldığımız ‘Dünya Mirası’ seminerimiz, Kızılay ve trafik eğitim seminerlerimiz, üç boyutlu yazıcıyla tanışmamız, Çocuk Üniversitesi’nde katıldığımız eğitimler farklı ve özeldi.”
Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e
Yayın Komisyonu Sözcüsü olarak görev
yapmıştım. Başarılı çocukların daha çok
desteklenmesini, teşvik edilmesini istiyorum. Bu dileğimi, makam ziyaretlerimizde
belirtmek isterim” diye konuştu.
Tekvando salon birinciliği bulunan ve
yeni dönemde Başkan Yardımcısı seçilen
Merve Erdoğan, “Eğitimle ilgili yeni kararlar alacağımıza inanıyorum ve okullardaki
eğitim araç-gereçlerinin geliştirilmesini,
zenginleştirilmesine yönelik kararlarımızı
ilgili makamlara ulaştırmamızı isterim”
dedi.
Diğer Başkan Yardımcısı Fatmanur
Damla Şentürk de yeni dönemde hedefleriyle ilgili olarak, “Çocuklara okumayı sevdirecek çocuk kütüphanelerinin açılması gerektiğini düşünüyorum ve bu konuda da yeni
kararlar alınması için arkadaşlarımızla işbirliği içinde olmak isterim” şeklinde konuştu.
Önceki dönem Çocuk Meclisi’nde
çocuklar ve çocuklarla ilgili projelere verdiği önemden
Eğitim Komisyonu’na başkanlık eden ve yeni dönemdolayı teşekkür eden Karakaya, şunları söyledi:
“Çocukların en temel haklarından biri de kararlara de Başkanlık Divanı'na Katip Üye seçilen Ceren Hızlı
katılım hakkıdır. Ülkemizde çocuk haklarının yürürlü- ise, “Meclis’te, engelli kardeşlerimizin sesi olmayı
hedefliyorum. Sokakta çalıştırılan çocukların daha iyi
ğe girdiği 1995 yılında kurulan ilk meclis olması,
Başkanımızın bizleri ne kadar önemsediğini gösteriyor bir yaşam sürmesi amacıyla yeni çalışmalar yapılması
için Meclisimizin öncü rol oynamasına çaba harcayadiye düşünüyorum. Çocuklar için yaptırmış olduğu
cağız” diye konuştu.
tüm merkezler, çocuk kulüpleri, yemyeşil parklar ve
Diğer Katip Üye Ömer Batuhan Bazu da “Çocuk
özellikle de ANKAPARK, bunların başında geliyor.
Ayrıca savaştan kaçan Suriyeli ailelere ve çocuklara da Hakları konusunda, velilerin de eğitim almalarına
yardım eli uzattığını biliyor ve çok önemli buluyorum.” yönelik çalışmalar yapılmasının çok yararlı olacağına
Çocuk Meclisi’nde Başkan Yardımcılığı'na seçilen, inanıyorum. Çünkü çocuk haklarının uygulayıcıları
ileride uçak mühendisi olmayı hedefleyen Taha Akkurt, büyüklerdir ve bu konuda bilgilendirilmeleri, eğitilmeleri önemlidir” diye konuştu.
“Geçen dönem, benim Meclis’teki ilk senemdi, Basın
Pursaklarlı hanımlar
“Geçmiş olsun”
ziyaretinde
Pursaklar Belediyesi Altınova Hanım Evi
üyeleri mahalledeki hastalara “Geçmiş
olsun” ziyaretinde bulunuyor.
HABER MERKEZİPursaklar Belediyesi Hanım
Evleri komşuluk ilişkilerinin
gelişmesine katkı sunmaya
devam ediyor.
Belediye bünyesinde bulunan
hanım evleri hem kadınları meslek sahibi yapıyor hem de onlara
sosyal kültürel faaliyetleri yapabilecekleri imkânlar sunuyor.
Spordan sağlığa, kültürden sanata
kadar birçok alanda hizmet veren
Pursaklar Belediyesi hanım evleri, komşuluk ilişkilerine de önem
veriyor.
Komşuluk ilişkilerinin bir
örneği olan hasta ziyaretleri,
Pursaklar’da unutulmuyor.
Altınova Hanım Evi’ndeki kursiyerler ameliyat olan Hatice
Hanım’ı evinde ziyaret ederek
moral verdi. Ziyaretten dolayı
memnun olan Hatice Hanım ise
Pursaklar Belediyesi’nin yaşatmış olduğu komşuluk ilişkisin
çok önemli olduğunu belirterek
kendisini ziyaret eden hanımlara
teşekkür etti.
Yenimahalleli
miniklerin yılbaşı
hediyeleri Yaşar’dan
HABER MERKEZİ- Yenimahalle Belediyesi’nin
80’inci Yıl Anaokulu’nda 140 minik, 2016’nın gelişini
eğlenceli bir yılbaşı balosuyla kutladı.
Birbirinden renkli kıyafetler ve şapkalarla doyasıya
eğlenen miniklere Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi
Yaşar da eşlik etti.
Dans ederek başladıkları baloda Yaşar’la birlikte
üzerinde mutlu yıllar ve 2016 yazılı yılbaşı pastasını
da kesen minikler, Başkan Yaşar’la çektirdikleri eski
bir fotoğrafı
da kendisine
hediye ettiler.
Çocuklarla
birlikte olmanın mutluluğunu yaşayan
Yaşar ise,
çocuklarla
yakından ilgilendi.
Daha
sonra kreşli
miniklerin ve
öğretmenlerin
yeni yılını
kutlayan
Başkan Yaşar,
“Bugün sizlerle birlikte
olduğum için
çok mutluyum.Sizler bizim umudumuzsunuz. 2016 umarım ülkemize barış, mutluluk ve huzur getirir. 2015’de yaşanılan acıları inşallah 2016 yılında da
yaşamayız.Hepinizin yeni yılını kutluyorum. Ailenizle
birlikte nice seneler diliyorum” dedi.
Miniklerle birlikte yeni yıl pastasını kesen Yaşar,
miniklere yılbaşı hediyelerini dağıttı. Hediye heyecanıyla kendilerinden geçen miniklerin kendi elleriyle
yaptıkları kardan adam maketini de inceledi.
Maketin arkasına geçerek fotoğraf çektiren minikler de 2015’e veda ederken 2016’ya eğlence ve kahkaha dolu bir “Merhaba” dedi. Yılbaşı balosu, coşkulu
müzikler eşliğinde yapılan danslarla son buldu.
Ayrancı Baharevi
yeni yıla
Keçiören’de kent estetiği coşkuyla girdi
HABER MERKEZİ- Keçiören
Belediyesi, kent estetiğine yönelik de
önemli çalışmalara imza atıyor.
Keçiören Belediyesi 2015 yılında
vatandaşların çıkmakta zorlandığı dik
yokuşlu 37 sokakta
toplam 1506 m merdivenli yol imalatı gerçekleştirdi.
Kışın karlı havalarda özellikle çocuk
ve yaşlıların kayıp
düşme tehlikesi yaşadığı, yazın ise güneşli
havalarda çıkmakta
zorlandığı dik yokuşlu
sokaklar için çözüm
Keçiören
Belediyesi’nden geldi.
Farklı mahallelerdeki
dik ve dar sokaklara
yeni merdivenler
yapan Keçiören
Belediyesi, ilçenin
coğrafi konumundan
dolayı vatandaşlar için büyük bir sorun
olan yokuş problemini ortadan kaldırdı.
Yeni merdivenler, taraklı, mozaik kaplamalı ve paslanmaz çelik korkuluklarla daha
güvenli ve kullanışlı hale getirildi. Renkli
görünümüyle hem kent estetiğini zenginleştiren hem de merdiven çıkmayı daha
keyifli hale getiren merdivenli yollar şehre
ayrı bir canlılık kattı.
Yüksek performansla enerji tasarrufu sağlaması ve
uzun ömürlü olması
nedeniyle parklarda
LED aydınlatma sistemine geçen
Keçiören Belediyesi,
mikro ölçekte ilçe
ekonomisine makro
ölçekte ise ülke ekonomisine katkıda
bulunmaya devam
ediyor.
Tasarruf ampullü
iki direğin aydınlattığı alanı sadece bir
direk ile aydınlatabilen LED teknolojisi
sayesinde, 19 parkta
daha yüzde 44 oranında enerji tasarrufu sağlandı. 11 parkta
da LED teknolojili CNC duba uygulamasına geçildi.
Çankaya Belediyesi Ayrancı Baharevi, yeni yılı
müzikle karşıladı. Baharevi’nde, yeni yıla özel
hediye çekilişleri de yapıldı.
HABER MERKEZİ- Çankaya Belediyesi’nin
vatandaşların hoşça vakit geçirebilecekleri mekanlar
kazandırmaya yönelik çalışmalarından biri olan
Ayrancı Baharevi, 2015 yılını konser ve hediye çekilişleri ile uğurladı. Ayrancı bölgesinde yaşayanların uğrak
yeri haline gelen Ayrancı Baharevi’nin yaklaşık 350
müdavimi, birlikte olmak ve 2016 yılına yeni umutlarla
başlangıç yapmak amacıyla bir araya geldi.
Bin Çocuk Korosu eğitmenlerinin verdiği mini
konserle müzik keyfi yaşayan Baharevi sakinleri, yeni
yılda ülkede
yaşanan
olumsuzlukların son bulması dileğini
paylaştılar.
Çankaya
Belediyesi’ne
birlikteliklerini sağlayan
böyle bir hizmet verdiği
için teşekkür
eden
Baharevi
sakinleri, aralarında bir de hediye çekilişi yaptılar.
Ayrancı Baharevi sakinlerinden 12 kişi, yapılan çekilişte hediye kazandı; sakinlerin bir kısmı da milli piyango
bileti ile yeni yıla şans umuduyla girdi.
ANKARA
1 Ocak 2016 Cuma
Çin Halk
Cumhuriyeti’nin
Jiangxi eyaletine
bağlı Xinyu şehrinden, ticari ilişkileri geliştirmek
amacıyla
Türkiye’ye gelen
heyeti Ankara
Ticaret Odası
(ATO) Yönetim
Kurulu Başkanı
Salih Bezci kabul
etti.
Çinliler Ankara’da
yatırım yapmak istiyor
HABER MERKEZİ- Xinyu Belediye
BaşkanvekiliHe Weihuabaşkanlığındaki heyette
Xinyu Ticaret OfisiDirektörüGuaRuixin ve şehrin
önde gelen iş adamları yer aldı. Belediye
BaşkanvekiliWeihua, Çin Halk Cumhuriyeti ile
Türkiye’nin iki dost ülke olduklarını ve bu dostluğun uzun bir tarihi geçmişe dayandığını belirterek, “İş dünyası olarak bu dostluğu pekiştirmemiz
gerekiyor” diye konuştu.
Ankaralı işadamları ile ticari ilişkileri geliştirmek ve Ankara’ya teknoloji transferi sağlamak
üzere ATO’yu ziyaret ettiklerini belirten Weihua,
heyetteki iş adamlarının ağırlıklı olarak yeni enerji teknolojileri alanında üretim yaptıklarını anlattı.
Weihua, önümüzdeki günlerde ATO ile iyi niyet
anlaşması imzalayarak karşılıklı yatırım olanaklarını ele almak ve iş görüşmeleri yapmak istediklerini de sözlerine ekledi.
Daha sonra söz alan Çinli iş adamları, Çin’de
yaptıkları yatırımları anlatarak, Türkiye’ye ürün satabileceklerini ya da Ankaralı yatırımcılarla birlikte
fabrika kurarak üretim yapabileceklerini söylediler.
ATO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Bezci ise
catını artırmayı hedefliyoruz. Bu çerçevede Çin ile mevcut ticari ilişkilerimizi
daha da geliştirmek isteriz” dedi.
Bezci,Çin’den ürün satın almak yerine teknoloji transfer ederek imalat yapmanın Ankara ekonomisi açısından daha
yararlı olacağını söyledi. Heyetin iyi
niyet anlaşması önerisine sıcak baktıklarını kaydeden Bezci, “Önümüzdeki günlerde gerekli yazışmaları yaparak üyelerimizin tanışmasını sağlayacak bir organizasyon yapalım” diye konuştu.
Heyetin Türkiye’deki temaslarına
öncülük eden Türk-Çin İpekyolu
Ekonomik ve Kültürel İşbirliği
Derneği’nin (TÜÇİDER) Yönetim
Kurulu Başkanı Prof. Dr. Zeyneş
İsmailile derneğin istişare kurulu üyeleri
olan İl Kültür ve Turizm Müdürü Doğan
heyetin ziyaretinden duyduğunu memnuniyeti dile
getirdi. Ankara’nın ihracatını artırmak için ATO üye- Acar, Başbakanlık Müşaviri Hamdi Şengel, ATO
lerinin yurtdışına açılması konusunda çaba gösterdik- Başkanvekili Koray Güngör Şanal ve ATO Meclis
Üyesi Seçim Aydın da ziyaret sırasında hazır bulunlerini anlatan Bezci,“Ankaralı iş adamlarımızın Çin
ile ticareti ilişkileri var. ATO olarak Ankara’nın ihra- dular.
Altınköy’de sanal tur
Okul Sosyal Hizmet
Birimi aralıksız çalışıyor
HABER MERKEZİ-"Okul
Sosyal Hizmet Birimi" önemli çalışmalara imza atmayı sürdürüyor. Okul
ile aile arasındaki iş birliğini geliştirmek, öğrencilerin her türlü sorununa
çözüm üretmek, okul başarılarını
artırmak,
nitelikli bir nesil yetiştirmek amacıyla başlatılan Okul Sosyal Hizmet
Birimi, pilot uygulama yaptığı
Hüseyin Güllüoğlu Ortaokulunda
Öğrenci Analiz Haritası çalışması
yaptı. Çalışma ile parçalanmış aile,
yoksulluk, engel durumu, okul
devamsızlığı, çeteleşme gibi dezavantajlar tespit edilirken diğer taraftan
farklı alanlarda yetenekleri olan
çocuklar da keşfedildi. Matematik,
edebiyat, resim, spor, müzik, el
sanatları alanlarında yetenekli olduğu belirlenen 26 çocukla bir araya
gelinerek ilgi-yetenek alanlarının
konuşulduğu eğlenceli bir paylaşım gerçekleştirildi.
Çocukların yeteneklerinin
daha sağlıklı bir şekilde değerlendirilip uygun yönlendirmelerin yapılabilmesi için "Üstün
Zekâlı ve Yetenekli Çocuklar
Derneği (ÜZYEÇDE) ile işbirliği yapılarak, dernek temsilcilerinin çocuklarla bir araya gelmesi
sağlandı. Üstün Zekâlı ve Yetenekli
Çocuklar Derneği temsilcileri ve
pilot okulun öğrencileri bu çalışmadaki desteklerinden ötürü Keçiören
Belediye Başkanı Mustafa Ak’a teşekkür ettiler.
HABER MERKEZİ- Altındağ
Belediyesi, teknolojik yatırımları da
önemsiyor. Kış mevsiminin gelmesi
nedeniyle kapılarını 15 Mart’a kadar
kapalı tutacak olan Altınköy Açık
Hava Müzesi’ni, artık kışın da gezmek
mümkün... 360 derece sanal tur teknolojisiyle Altınköy Açık Hava
Müzesi’ni internetten de gezilebilir
hale getiren Altındağ Belediyesi, bu
teknoloji sayesinde Altınköy’ü sevenleri kış boyunca ziyaretçileriyle buluşturacak.
360 derece panoramik görüntüleme otomasyon sistemi,
görüntülerin tamamını otomatik olarak birleştirebilen
bir teknoloji…
Benzerlerinden en az 2 kat
yüksek çözünürlükte
görüntü kalitesi sunan bu
sistem sayesinde, Altınköy
Açık Hava Müzesi sanal
gezintisinde her detayın
kusursuz olarak görüntülenmesi sağlanıyor.
Altınköy Açık Hava
Müzesi’nde her tür detayın, iç ve dış
mekanların çekimlerinin yanı sıra,
panoramik hava çekimlerinden de faydalanıldı. Altınköy’de yer alan tarihi
evlerin tümünde iç mekan, dış mekan
ve detay çekimlerinin yanı sıra gerçekleştirilen hava çekimleri, siteye giren
ziyaretçilerin Altınköy Açık Hava
Müzesi’ni kuşbakışı olarak da gezmesini sağlıyor.Sitede izlenebilen her
görüntü hakkında, detaylı bilgiler de
kullanıcılar ile paylaşılıyor.
Mekanların dış görüntüleri ve
köyün genel görünümleri gece ve gündüz geçişleriyle de panoramik olarak
görüntülenebiliyor.
Oluşturulan görsel şölen sayesinde
kullanıcılar, eşsiz bir sanal gezinti
deneyimi gerçekleştirebiliyor, kendile-
rini adeta Altınköy Açık Hava
Müzesi’nde gezintiye çıkmış gibi hissedebiliyor.
Sanal gezinti sistemi içeriğinde
bulunan sosyal ağ paylaşım özelliği
sayesinde, yüz binlerce kullanıcıların
sanal gezinti yapmaları, beğenmeleri
ve bunu arkadaşlarıyla paylaşmaları da
mümkün… Yani eğer Altınköy Açık
Hava Müzesi’nde bir noktayı beğendiyseniz ve bunu arkadaşlarınızın da
görmesini isterseniz, sadece tıklamanız
yeterli… Üstelik bu teknolojik keyfini,
akıllı cep telefonlarıyla da yaşamak
mümkün…
Altındağ’da her zaman yeni ve
modern olanı yaşamayı ve yaşatmayı
amaçladıklarını söyleyen Altındağ
Belediye Başkanı Veysel Tiryaki,
modern çağın en önemli iletişim aracının internet olduğunu vurgulayarak
“360 derece sanal tur, internetten de
Altınköy Açık Hava Müzesi keyfi
yaşatmayı mümkün kılıyor.
Bu teknoloji sayesinde kendinizi
Altınköy’de geziyormuş gibi hissedebilir, dahası sevdiklerinizle bu keyfi
paylaşabilir, hiçbir detayı atlamadan
sanal gezintinin keyfini çıkarabilirsiniz.” dedi. Başkan Tiryaki bu keyfi
yaşamak isteyenlerin www.altinkoy.tc
ve http://360altinkoy.altindag.bel.tr/
adreslerini ziyaret etmelerini önerdi.
5
Öğrencilerin dişlerine
florür vernik uygulandı
Öğrencilerin diş sağlığını korumak ve dişlerin
çürüğe karşı direncini artırmak amacıyla florür vernik uygulaması yapıldı
ANKARA - Sağlık Bakanlığınca ilkokul 1. sınıf
öğrencilerinin diş sağlığını korumak ve dişlerin çürüğe
karşı direncini artırmak amacıyla, florür vernik uygulaması yapıldı.
Ankara Yalçın Eskiyapan İlkokulunda gerçekleşen
uygulamada, Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği
Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meryem Tekçiçek,
öğrencilere diş fırçalama teknikleri hakkında bilgi verdi.
Öğrencilere, dişlerini nasıl fırçalamaları gerektiğini
uygulamalı olarak anlatan Tekçiçek, daha sonra uzman
diş hekimleriyle öğrencilerin dişlerine florür uygulaması
gerçekleştirdi.
Türkiye
Halk Sağlığı
Kurumu
Toplum
Sağlığı
Hizmetleri
Daire Başkanı
Kanuni Keklik
de koruyucu
ağız ve diş
sağlığı uygulamalarına yönelik açıklamalarda bulundu.
TÜİK 2014
verilerine göre,
6 yaşına kadar
olan yaş grubunda en sık görülen hastalıklar arasında ilk
5 sırada ağız ve diş sağlığı sorunlarının yer aldığını
belirten Keklik, bu yüzden koruyucu ağız ve diş sağlığı
alanında çalışmalar başlattıklarını söyledi. Çocuklarda
diş fırçalama alışkanlığı oluşturmak istediklerini belirten
Keklik, "Diş fırçası ve macunu edinmenin önemini dile
getiriyoruz. Çocuklarımıza uygulamanın başlangıcında
hedeflerimizi anlatıyoruz. Diş fırçalamaya yönelik eğitimler veriyoruz. Sonrasında ağız ve diş sağlığı muayenelerini gerçekleştiriyoruz. Sonrasında da florürlü vernik
uyguluyoruz" diye konuştu.
Keklik, geçen yıl 60 ayını doldurmuş ana sınıfı
öğrencilerine florür uygulaması başlattıklarını anlatan
Keklik, "Her yıl bir üst sınıfa uygulama yaparak bunu
yaygınlaştıracağız. 4 yılın sonunda bir değerlendirme
yapacağız. Senede 2 defa uygulayacağız" dedi.
Engel tanımayan
dershane
Çankaya Belediyesi Engelsiz Dershane öğrencileri, gönüllü öğretmenleriyle bir araya geldi.
HABER MERKEZİ- Çankaya Belediyesi Engelsiz
Dershane öğrencileri ve gönüllü öğretmenleri, Ç’engel
Kafe’de buluştu. KPSS, YGS, LYS ve TEOG sınavlarında yüzde 80 başarı oranı ile oldukça önemli bir grafik
çizen
Çankaya
Belediyesi
Engelsiz
Dershane'nin
tüm eğitim
kadrosu, üniversite
öğrencisi
gönüllü
öğretmenlerden oluşuyor.
Dershanenin
öğrencileri
ve gönüllü
öğretmenleri
düzenlenen bol şarkılı türkülü ve sohbetli bu etkinlikle
dershanelerinin başarısını kutladı.
Etkinlikte Engelli Dershane öğrencileri eski gönüllü
öğretmenlerine teşekkürlerini sundu ve dershanenin yeni
gönüllü öğretmenleriyle tanıştı. Buluşmaya Engelsiz
Dershane'nin halihazırdaki öğrencilerinin yanı sıra üniversiteyi yeni kazanmış öğrenciler ile ve üniversiteden
mezun olup meslek hayatına atılmış eski öğrenciler de
katıldı.
6
1 Ocak 2016 Cuma
KKTC, Türkiye’nin garantör
olarak kalmasında israrlı
KKTC
Cumhurbaşkanı
Mustafa Akıncı,
"Türkiye'nin
garantörlüğünün devamının
gerekli olduğunu görüyoruz"
dedi.
LEFKOŞA - Kıbrıs Türk televizyonlarının ortak canlı yayınına konuk olan
Akıncı, müzakereler ve iç meselelerle
ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Akıncı, Kıbrıslı Türklerin, Türkiye'nin
garantörlüğüne çok önem verdiğini ve
araştırmaların Türkiye'nin garantörlüğü
olmazsa yapılacak bir referandumdan
"hayır" oyu çıkmasının yüksek ihtimal
olduğunu gösterdiğini belirterek,
"Türkiye'nin garantörlüğünün devamının
gerekli olduğunu görüyoruz.
Pozisyonumuz bu noktadadır. Halka istediğini vermek zorundayım" ifadesini
kullandı.
Her başlığında ilerleme kaydedilen
müzakerelerde mülkiyet konusunda bir
uzlaşıya varılması halinde diğer meselelerin kolaylıkla halledilebileceğini dile
getiren Akıncı, "Mülkiyet kriterlerinde
bir uzlaşıya varılırsa diğer konuların
daha rahat geçme olasılığı artar.
Mümkün olan en az sayıda insanın
yerinden olmasını hedefliyoruz.
Mülkiyet halkın çok duyarlı olduğu bir
konu" dedi.
Akıncı, "41 yıl önce burada oturan
insanları topyekun buraya getireceğiz"
anlayışının gerçekleşmesinin mümkün
olmadığını da vurguladı.
KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, siyasi
eşitlik, yönetim ve güç paylaşımının
önemli meseleler arasında yer aldığını
belirterek, mülkiyet dahil tüm konulara
değinildiğini, ayrıntıların konuşulmadığını söyledi.
Eşitliğin önemli göstergelerinden
dönüşümlü başkanlığın kendileri için
önemli olduğunu vurgulayan Akıncı, bu
meselenin samimiyetle çözüleceğine
inandığını kaydetti.
Dönüşümlü başkanlık konusundaki
tavrının Rum tarafında tepkiyle karşılandığını hatırlatan Akıncı, Annan Planı'nda
da bulunan bu ilkenin, bu dönemde de
var olması gerektiğini ve Kıbrıs Türk
halkının dönüşümlü başkanlığı istediğini
bildirdi.
Akıncı, adada nüfusların eşitlenmesinin mümkün olmadığına dikkati çekerek,
"(Dörtte bir oranı) diye bir şey yok.
Bizim için önemli olan bu ülkede bir
çözüme gitmek ve bunu gerçekçi temeller üzerine kurmaktır" dedi.
Kıbrıs müzakerelerinin sonunda farklı
dilden farklı dinden insanların federal bir
çatı altında buluşmasının, herkese büyük
getirisi olacağını vurgulayan Akıncı, bu
yeni dinamikte akıllı davranılmazsa gerginlik yaşanacağı uyarısında bulundu.
Cumhurbaşkanı Akıncı, müzakerelerin
dışarıdan birileri tarafından idare edilmediğini de belirterek, "Türkiye'den
gayretlerimize olumlu destek gördük.
Böyle devam edersek bahara çözüm olabilir" ifadesini kullandı.
Tazminatlarla ilgili uluslararası desteğe ihtiyaçları olacağını dile getiren
Akıncı, hem Avrupalı hem de ABD'li
yetkililerle konuyu görüştüklerini ve her
türlü katkının yapılacağına dair söz
verildiğini kaydetti.
Akıncı, çözümle birlikte AB üyesi olunacağını ve AB'ye hazırlık konusunda
yapılması gerekenler bulunduğunu sözlerine ekledi. (AA)
NEUSS - Almanya'da faaliyet gösteren Umut Yıldızı Derneği Başkanı
Kamil Altay, ülkede Alman Gençlik
Dairelerinin (Jugendamt) koruma altına
aldığı Müslüman çocukların sünnet
olmasına izni vermediğini belirterek,
"Oysa mevcut yasalar, anne ve babaya
bu hakkı vermekte. Gençlik
Dairelerinin bu dini vazifenin yerine
getirmesine izin vermesini istiyoruz"
dedi.
AA muhabirine açıklamalarda bulunan Altay, Gençlik Dairelerinin, koruma
altına aldığı çocukları birçok haktan
mahrum bıraktığını ifade ederek, sünnet
konusunun da bu hak ihlallerinden biri
olduğunu kaydetti.
Dernek olarak, özellikle Gençlik
Daireleri tarafından göçmen kökenli
ailelerin ellerinden alınan çocukların
geri verilmesi için çalışmalar yürüttüklerini anımsatan Altay, son 5 yıl içinde
bu tür durumlarla çok karşılaştıklarını
bildirdi.
Altay, "Bu çocuklarımızın dini vecibelerini yerine getirmelerini istiyoruz.
Gençlik Dairelerinin bu konuda
Müslüman çocuklara imkan tanımalarını istiyoruz" ifadesini kullandı.
Altay, Almanya'da 2013 yılında
Kenyalı bir annenin çocuğunu sünnet
ettirmek için mahkemeye başvurduğunu, üst mahkemenin 6 yaşındaki çocu-
ğun yeterince bilgilendirilmediği ve
onayının olmadığı gerekçesiyle sünnet
yapılamayacağına karar verdiğini de
hatırlatarak, "Oysa mevcut yasalar,
anne ve babaya bu hakkı vermekte.
Gençlik Dairelerinin bu dini vazifenin
yerine getirmesine izin vermesini istiyoruz" şeklinde konuştu.
Bu hakkın engellenmesinin insan
haklarına aykırı olduğuna dikkati çeken
Altay, sorun çözülene kadar çeşitli gösteri ve eylemler planladıklarını, önümüzdeki günlerde bunları kamuoyuna
duyuracaklarını sözlerine ekledi.
Umut Yıldızı Derneği Hukuk
Danışmanı Avukat Mustafa Basun da
Gençlik Dairelerinin tutumunu eleştirdi.
Sünnet konusunda Almanya'da 2013
yılında yürürlüğe giren medeni kanunun
1631. maddesini hatırlatan Basun, eğer
sağlık açısından bir sakıncası yoksa
çocuğun velayet sahibi anne yada babanın, kanunen çocuğunu sünnet ettirme
hakkına sahip olduğunu söyledi.
Uygun koşullar altında kanunen 6
aylık bir bebeğin dahi sünnet ettirilebildiğini belirten Basun, "Tabi bu sünnetin
doktor ya da uzman bir sünnetçi tarafından uygun koşullarda yapılması gerekiyor. Yasalar zaten sünnet konusunda bu
şekilde açık ve net bilgiler içeriyor"
dedi. (AA)
DIŞ DÜNYA
Renzi’den,
Türkiye'ye AB
desteği
ROMA - İtalya Başbakanı Matteo Renzi,
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki görüşmelerin sabit tarihler belirlenerek ilerlemesi
gerektiğini söyledi.
Başbakan Renzi, Temsilciler Meclisinde
yaptığı yıl sonu değerlendirme toplantısında
Türkiye'nin AB üyeliğine de değindi.
İtalya'nın Türkiye'nin AB üyeliğini desteğini yineleyen Renzi, "Berlusconi ve Prodi
dönemlerinde İtalya, Türkiye konusunda aynı
pozisyona sahipti, yani 2000'li yılların başında bu ülkeyi AB'ye taşımak. Türkiye'nin yaklaşımının da değişikliğe uğradığı bu süreç,
diğer Avrupa ülkelerinin sorumlulukları nedeniyle de bloke oldu" dedi.
AB Komisyon Başkan Yardımcısı Frans
Timmermans'ın yakın zamanda Türk dostlarıyla birlikte müzakereleri yürüttüğünü anımsatan Matteo Renzi, "Görüşmelerin devam
etmesini umuyor ve bunun önemli olacağına
inanıyorum. Türkiye ile AB arasındaki görüşmeler sabit tarihler belirlenerek ilerlerse
önemli olabilir. Burada basın özgürlüğü,
Türkiye ile AB arasındaki diyalogdaki tek
şart olmamakla birlikte vazgeçilmez olan bir
şarttır" şeklinde konuştu.
Sığınmacı krizi dolayısıyla AB'nin yapacağı 3 milyar avroluk katkının Türkiye'ye değil
Türkiye'deki sığınmacılar için ödeneceğini
belirten Renzi, bu yardımın da bir parçası
olduğu anlaşmanın ocak ayı içinde AB üyesi
ülkelerin büyükelçileri seviyesinde görüşülüp
karara bağlanacağını ifade etti.
İtalya Başbakanı Renzi, yıl sonu değerlendirme toplantısında 2015'in öngörülenden
daha iyi geçtiğini belirtti. Yılın reformlarla
dolu geçtiğini aktaran Renzi, 2016'nın ise
değerlerle dolu bir yıl olacağını söyledi.
Başbakan Renzi, 2015'te çıkardıkları,
Italicum ismiyle kamuoyunda bilinen ve koalisyon iktidarı kurulmasını zorlaştıran unsurlar içeren seçim yasasını "parlamentonun bu
yılki baş yapıtı" olarak niteledi. 2016'nın
Ekim ayında anayasal reformların oylanacağı
referandumu yapmayı düşündüklerini dile
getiren Matteo Renzi, "Eğer, referandumu
kaybedersem, benim siyasi deneyimim başarısız olmuştur demektir. Bırakırım" dedi.
(AA)
Alman Gençlik Daireleri, Müslüman
çocuklara sünnet izni vermiyor
Adriyatik'te kaybolan 2 Türk'ten hala haber yok
ROMA - İtalya'nın Adriyatik Denizi
kıyılarında geçen yıl bugün meydana
gelen iki ayrı deniz kazasında kaybolan
iki Türk vatandaşı Dr. Hakan Akkaya
ile Melih Erek, aradan bir sene geçmesine karşın bulunamadı.
İtalya'nın doğu kıyılarında geçen yıl
bugün biri Bari kenti, diğeri de
Ravenna kenti açıklarında meydana
gelen iki ayrı deniz kazasının birinci
yılının dolmasına karşın, bu kazalarda
kaybolanların akıbetinin belirsizliği ve
ilgili adli süreçler devam ediyor.
Adriyatik denizinin güneyinde 28
Aralık 2014'te yaşanan deniz kazasında
Yunanistan'ın Igomenitsa limanından
İtalya'nın Ancona kentine gitmekte olan
ve içinde yaklaşık 500 kişi olduğu ifade
edilen Norman Atlantic feribotunun iç
kısımlarında henüz belirlenemeyen bir
sebeple çıkan yangın, aralarında Türk
vatandaşı Havise Savaş'ın da olduğu 11
kişinin hayatını kaybetmesine yol
açmıştı. Yangın sırasında kayboldukları
anlaşılan 18 kişiden biri olan Savaş'ın
nişanlısı Dr. Hakan Akkaya'dan olayın
üstünden bir sene geçmesine rağmen
hala haber alınamadı. Akkaya hakkındaki son bilgi, kayıp olan 18 kişiden bir
grupla bota bindiği yönünde fakat bu
bota ne olduğu muğlaklığını koruyor.
Akkaya'nın bir grup hastasının, yıl içerisinde Türk doktorun cep telefonundan
alınan sinyallerle yerinin tespit edilmesi
için İtalyan makamlarına yaptığı başvuru sonuçsuz kalmıştı.
Yunan Anek firmasına ait Norman
Atlantic gemisindeki trajedinin üstünden bir yıl geçse de ilgili soruşturmayı
üstlenen İtalya'nın Bari Cumhuriyet
Savcılığı gemideki incelemelerini
tamamlayamadı.
AA muhabirinin bölgedeki kaynaklardan edindiği bilgiye göre, soruşturma
çerçevesinde teknik ekipler son olarak
geminin 5 numaralı köprüsüne girip bu
kısmı boşalttı. Yılbaşından sonra ilgili
teknik komitenin toplanacağı ve yangının çıktığı yer olarak düşünülen 3 ve 4
numaralı köprülere girileceği öğrenildi.
Kaynaklar, bu kısımlarda yapılacak
incelemenin gemide 28 Aralık sabaha
karşı çıkan yangının, tam olarak nasıl
çıktığına dair daha fazla bilgi edinilebileceğini ifade etti.
İtalyan basınındaki haberlerde ise
gemiden büyük vinçlerin yardımıyla
çıkartılan yanmış kamyonların
Yunanistan'daki yükleme sırasında standardın ötesinde çok sık aralıklarla park
ettirildiği, bunun da yangının yayılmasını hızlandırmış olabileceği yazıldı.
Bu arada, kazanın birinci yılı nedeniyle İtalyan donanması da Adriyatik
Denizi'nde zor hava koşullarında içindeki yangın devam ederken Norman
Atlantic'e gerçekleştirdiği kurtarma
operasyonunun görsellerini yayınladı.
Donanmanın verdiği bilgilere göre,
yaklaşık 500 kişinin bulunduğu gemiden 427 kişi, bu operasyonla kurtarıldı.
Olay sırasında gemiden bulunan 54
Türk yolcudan 52'si kurtarılmış, 1 yolcu
kaybolmuş, 1 yolcu da yaşamını yitirmişti. Kurtulan Türk yolculardan 31'i
Türk Hava Yolları'na ait özel uçakla
Türkiye'ye dönerken, diğer 21 yolcu ise
gurbetçi olmaları sebebiyle Avrupa'da
yaşadıkları kentlere dönmüştü.
Norman Atlantic kazasıyla aynı gün
olan bir diğer deniz kazasında ise
İtalya'nın Ravenna kenti açıklarında
Belize bandıralı Lady Aziza isimli
gemiyle Ö.Çetinkaya denizciliğe ait
Türk yük gemisi Gökbel çarpışmış,
kaza sonrası Gökbel gemisi batmıştı.
Olay anında 11 kişilik mürettebattan
5 kişi kurtarılırken, 2 kişinin cesedi
denizden çıkarılmış, 4 kişinin kayıp
olduğu açıklanmıştı. Yıl içerisinde 4
Türk denizciden 3'ünün cesedine farklı
zamanlarda ulaşılırken, son olarak adı
kayıplar arasında geçen geminin çarkçı-
sı Yiğit Küçükbıyık'ın cenazesi kaza
mahallinin 150 kilometre kadar güneyinde bulunduktan sonra geçen kasım
ayında memleketi Uşak'ta toprağa verilmişti. Kazanın ardından 1 sene geçmesine karşın, 11 kişilik mürettebattan
geminin ikinci kaptanı Melih Erek'in
akıbeti ise halen belirsizliğini koruyor.
Ravenna Belediye Başkanı Fabrizio
Matteucci'nin katılımıyla bugün olay
yerinde anma töreni yapıldı. Hayatını
kaybeden denizciler anısına denize
çiçek bırakılırken, Belediye Başkanı
Matteucci, Ravenna halkını derinden
etkileyen kazada ölen Türk denizcileri
andı ve yakınlarına başsağlığı diledi.
Lady Aziza isimli gemiyle çarpışan
Gökbel gemisinin batmasıyla ilgili
yürütülen adli süreçte sona yaklaşıldığı
basına yansıdı.
AA muhabirinin edindiği bilgiye
göre, kazaya yönelik Ravenna savcılığındaki soruşturmada şu ana kadar 4
kişi sorgulandı ve iddianame yakında
açıklanacak. Kaynakların aktardığı bilgiye göre, kazanın ardından yoluna
devam ederek İtalya'dan ayrılan Lady
Aziza'nın kaptanı hakkında dava açılacak. (AA)
DAEŞ'in lider
kadrosundan
10 kişi öldürüldü
WASHINGTON - ABD öncülüğündeki koalisyonun DAEŞ'e karşı yürüttüğü Doğal
Kararlılık Operasyonu Sözcüsü Albay Steve
Warren, aralarında Fransa'nın başkenti Paris'teki
terör saldırılarıyla bağlantılı olanların da bulunduğu DAEŞ'in lider kadrosundan 10 kişinin
öldürüldüğünü açıkladı.
Warren, Bağdat'tan telekonferans yoluyla
Pentagon'daki gazeteciler için bilgilendirme toplantısı düzenledi.
Uluslararası koalisyonunun terör örgütü
DAEŞ'e karşı yürüttüğü operasyon hakkında bilgiler veren Albay Warren, koalisyon güçlerince
son bir ay içerisinde örgütün üst kademesinde
yer alan bazı kişilerin öldürüldüğünü kaydetti.
Steve Warren, "Son haftalarda hava saldırılarıyla hedef alınan DAEŞ'in lider kadrosundan 10
kişiyi öldürdük. Bunların içerisinde Paris saldırılarıyla bağlantısı olan ve Batı'da daha fazla saldırı planlayanlar da var" dedi.
Öldürülenlerin arasında yer alan Abdülkadir
Hakim'in, örgütün dış ülkelerdeki saldırılarını
kolaylaştırıcı rol üstlendiğini belirten Warren, 26
Aralık'ta Musul'da öldürülen Hakim'in, geçen ay
130'dan fazla insanın hayatını kaybettiği
Paris'teki saldırıları gerçekleştiren teröristlerle
bağlantısı bulunduğunu vurguladı.
Ayrıca, Paris saldırılarının planlayıcısı olduğu
belirtilen Abdülhamid Aboud'la doğrudan bağlantısı olan Şeref el Mudan'ın da 24 Aralık'ta
Suriye'de öldürüldüğü bilgisini veren Albay
Warren, Mudan'ın aktif olarak Batı ülkelerinde
daha fazla eylem hazırlığı içinde bulunduğunu
ifade etti.
Steve Warren, örgütün para ve teçhizat transferiyle ilgilenen Rawan Dişlar Tahir'in 7
Aralık'ta Suriye'nin Rakka kentinde, ABD ve
Iraklı askerlere karşı saldırılar düzenleyen örgütün Kerkük emiri Halil Ali al-Weis'in 7 Aralık'ta,
örgütün el yapımı bombalar üretmesine yardımcı olan Ebu Enes'in 8 Aralık'ta Kerkük yakınlarında, DAEŞ'in Musul'daki finans emiri yardımcısı Yunus Kalaş ve Kerkük emiri yardımcısı
Nithak Najen'in 9 Aralık'ta, İngiltere'de bilgisayar mühendisliği eğitimi alan Bangladeş asıllı
Siful Hak Sujen'in Rakka yakınlarında, örgütün
komutanlarından Akram Muhammed Seyid
Faris'in 10 Aralık'ta, DAEŞ'in dış ülkelerde saldırı planlayıcılarından Tahsin al-Hayali'nin 27
Aralık'ta Musul yakınlarında öldürüldüğü bilgisini verdi. (AA)
bölge haberlerİ
Cumhurbaşkanı
Erdoğan'dan
yeni yıl mesajı
ANKARA - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,
güvenlik güçlerinin hem dağları hem de şehirleri, karış
karış teröristlerden temizlediğini ve temizlemeye devam
edeceğini belirterek, 2015 yılı içinde ülke içinde ve
dışında yürütülen operasyonlarda etkisiz hale getirilen
terörist sayısının 3 bin 100'ü bulduğunu bildirdi.
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamada, Erdoğan'ın yeni yıl dolayısıyla bir mesaj
yayımladığı belirtildi.
Mesajında, Türkiye için çok önemli gelişmelerin
yaşandığı 2015'i geride bıraktıklarını, yeni ümitler ve
heyecanlar eşliğinde 2016'ya girdiklerini vurgulayan
Erdoğan, "Yeni yılın, aziz milletimiz başta olmak üzere,
tüm insanlığa hayırlara vesile olmasını diliyorum" ifadesini kullandı.
2015'te 2 milletvekili genel seçimi yaşandığını hatırlatan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"7 Haziran seçimlerinin ardından ortaya çıkan durum,
hamdolsun ki çok kısa sürdü. Koalisyon hükümetinin
kurulamayacağı netleşir netleşmez, Cumhurbaşkanı olarak Anayasa'dan aldığımız yetkilerimizi kullanarak,
nihai sözü milli iradenin söylemesini sağlayacak süreci
işlettik. Yaşananları çok iyi değerlendiren milletimiz de
1 Kasım seçimlerinde, tercihini, istikrar ve güven ortamının devamından yana kullandı. Bu vesileyle, seçim
sonrası kurulan yeni hükümetimize, Sayın Başbakan'a,
sayın bakanlara başarılar diliyorum. Türkiye'nin, inşallah 2019 yılına kadar sürecek bu yeni döneminin, hayırlı hizmetlerle, 2023 hedeflerimiz doğrultusunda atılacak
önemli adımlarla dolu dolu geçmesini temenni ediyorum."
"TüRKiye mAğduRuN ve mAzlumuN
yANıNdA biR duRuş seRgiledi"
Suriye merkezli olarak bölgede yaşanan hadiselerin,
bölücü terör de dahil olmak üzere, pek çok sorunun
kaynağı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan,
Türkiye'nin 5'inci yılına giren Suriye meselesinde, en
başından beri insani, ahlaki, mağdurun ve mazlumun
yanında bir duruş sergilediğini belirtti.
"Bu ilkeli duruşumuz, Irak, Mısır, Libya gibi diğer
ülkeler için de geçerlidir" diyen Cumhurbaşkanı
Erdoğan, mesajına şöyle devam etti:
"Ülkemizin hiçbir devletin toprağında, egemenliğinde
gözü yoktur. Biz sadece, tarihi ve kültürel olarak kardeşlerimiz olan bölge insanlarının huzur ve güven içinde yaşamalarını istiyoruz. Türkiye, Irak'taki, Mısır'daki,
Libya'daki, Filistin'deki olayların müsebbibi olmadığı
gibi, Suriye'deki olayların da sorumlusu değildir. Bizim,
bölgede yaşayan kardeşlerimizin güvenliğinden ve
huzurundan başka bir gayemiz yoktur, olmayacaktır.
İşte bu anlayışla, bugün ülkemiz toprakları içinde 2,2
milyonu Suriye'den, 300 bini Irak'tan olmak üzere, toplam 2,5 milyon insanı misafir ediyoruz. Özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu büyük kitle içinde her
inançtan, her kökenden, her meşrepten, her mezhepten
insan vardır. Çünkü bizim için kapımıza gelenin insan
olması yeterlidir. Bu yaklaşım bizim için, hem ecdadımızın mirasıdır hem de inancımızın bir gereğidir.
Suriye'de, 400 bin
masum insanı katleden, 12 milyon insanı
evinden, yurdundan
eden zalim Esed rejiminin ve destekçilerinin, son hedeflerinden
biri de Bayırbucak
Türkmenleri olmuştur.
Bu öz kardeşlerimize
sahip çıkmak, Türkiye
olarak, millet olarak
bizim boynumuzun
borcudur."
Türkiye'nin Suriye
sınırında bir süredir
devam eden gerginliğin, sınırları ihlal
eden, uyarılara aldırmayan, aidiyeti de
belli olmayan bir uçağın düşürülmesiyle sonuçlandığını kaydeden
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak bizler hiçbir
zaman gerilimden yana olmadık. Ancak gerilimin had
safhada olduğu bir bölgede, egemenlik haklarımızın
ihlaline de göz yumamazdık" açıklamasını yaptı.
TeRöRle mücAdele
Bölücü terör örgütünün, Türkiye'ye karşı husumet
besleyen tüm devletlerin, tüm karanlık kurumların bir
kuklası, bir taşeronu haline dönüştüğüne de dikkati
çeken Erdoğan, Türkiye'nin bu meseleyi çözmeye en
çok yaklaştığı bir dönemde yeniden silahlı eylemlere
başlayan terör örgütünün, kesinlikle bölge halkının hakkını, taleplerini savunmak gibi bir derdinin olmadığının, yaşanan süreçte tüm çıplaklığıyla ortaya çıktığını
belirtti.
Türkiye Cumhuriyeti devletinin, bölücü terör örgütünün üstesinden gelecek güce, imkana ve kararlılığa
sahip olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan,
mesajında şunları kaydetti: "Güvenlik güçlerimiz, hem
dağları hem de şehirleri, karış karış teröristlerden
temizliyor, temizlemeye devam edecek. 2015 yılı içinde
ülke içinde ve dışında yürütülen operasyonlarda etkisiz
hale getirilen terörist sayısı 3 bin 100'ü bulmuştur. Bu
dönemde şehit verdiğimiz 200 güvenlik görevlimiz ve
olaylarda hayatını kaybeden vatandaşlarımız, en büyük
üzüntü kaynağımızdır. Bir kez daha şehitlerimize ve
hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet,
yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum.
Buradan tüm vatandaşlarımıza, terör örgütüyle, onun
güdümündeki kişi ve kuruluşlarla mücadelemizin sonuna kadar süreceğini özellikle ifade etmek istiyorum.
İlçelerde, mahallelerde kazılan hendeklerin, o bölgeye
girişi zorlaştırmanın ötesinde, Türkiye'nin hedeflerine
ulaşmasını engelleme amacıyla açıldığını çok iyi biliyoruz. Türkiye, devleti ve milletiyle birlik içinde, bu
engellerin hepsini de, Allah'ın izniyle aşacaktır. Bu duygularla bir kez daha 2016 yılının ülkemiz, milletimiz,
bölgemizdeki kardeşlerimiz ve tüm insanlık için barış,
huzur, sağlık, güvenlik ve refah içinde geçmesini
temenni ediyorum. Tüm vatandaşlarımın yeni yılını tebrik ediyor, selamlarımı, saygılarımı sunuyorum."(AA)
1 Ocak 2016 Cuma
7
Savaş mağduru çocuklar
AFAD'ın korumasında
ANKARA - Başbakanlık Afet ve Acil Durum
Yönetimi Başkanlığınca (AFAD), Suriye'deki savaşta
anne ve babasını yitiren veya ailesini kaybeden 47
çocuğun, Adana Barınma Merkezi'nde koruma altına
alındığı bildirildi.
AFAD'dan yapılan açıklamaya göre, Suriye'deki
savaşta anne ve babasını yitiren veya ailesini kaybeden 47 çocuk, AFAD
Adana Barınma
Merkezi'ndeki "Refakatsiz
Çocukları Koruma
Ünitesi"nde koruma
altına alındı.
Çalışmalar sonucunda AFAD'ın
ailelerine ulaştığı 33 çocuk,
anne babasına
kavuşturuldu.
Bomba ve
silahlar
yüzünden
öksüz ve
yetim kalan
14 çocuğa ise
psikososyal
destek ve rehabilitasyon sağlanıyor.
25 barınma merkezinde çocuklara
yönelik özel çalışmalar
yürüten AFAD, "Engel
Tanımıyoruz" projesi ile
savaşta kol ve bacağını kaybeden
43 çocuğu da Malatya'da protez ve orteze kavuşturdu.
dAeş'TeN işKeNce göReN hAlAF,
meRKeze sığıNdı
Suriye'deki kaosta ailesini kaybeden Ali Hacı
Halaf (15), Türkiye'ye gelmek için tanımadığı
insanlarla yola çıktı. Yolda DAEŞ terör örgütü tara-
fından yakalanan Halaf,
bir süre işkence gördükten
sonra serbest bırakıldı.
Kendi başına yola devam
ederek Türkiye'ye gelen
Halaf, Gaziantep'te sokaklarda kalmaya başladı. AFAD ve
koordinasyonundaki ekipler, onu
günlerce aç kaldığı sokaklardan
birinde bularak Adana Barınma
Merkezi'ne yerleştirdi. Merkezdeki
Refakatsiz Çocukları Koruma Ünitesi'nde psikososyal destek alan ve rehabilitasyonuna başlanan
Halaf'a "orta düzey mental retardasyon" tanısı
kondu. AFAD yetkilileri, zihinsel gelişim yetersizliği nedeniyle çevreye uyum ve davranış bozukluğu
bulunan Halaf'ın ailesine ulaştı. Çocuğu yanına
almak istemeyen aileyi ikna etmek için birkaç ay
çabalayan AFAD ekipleri, Halaf'a koruma sağlamaya devam ediyor.
suRiyeli geNç Kız,
AilesiNe KAvuşTu
Suriyeli genç kız Büdur Hasari, Suriye'deki kaosta ailesinden ayrıldı ve ailesini bulamadı. Nişanlısı
ile önce Reyhanlı'nın karşısında, Suriye sınırı içerisinde bulunan kamplara geldi.
Daha sonra arkadaşlarıyla Reyhanlı'dan geçerek
Türkiye'ye sığınan genç kızı, AFAD ekipleri Hatay
otogarında buldu. Adana'daki AFAD Barınma
Merkezi'ne yerleştirilen genç kız, "Refakatsiz
Çocukları Koruma Ünitesi"nde travma sonrası
bozukluk için terapi aldı.
Barınma merkezindeki kurslarda okuma yazma ve
meslek öğrenen Hasari'nin annesi ve hamile ablasına da AFAD ekipleri ulaştı. Hasari, savaştan kaçarak İstanbul'a gelen anne ve ablasına Adana'da
kavuşturuldu.
(AA)
Soma davasının ilk yılı
gözyaşıyla geçti
izmiR- emRe umuRbiliR - Manisa'nın
Soma ilçesinde tüm ülkeyi yasa boğan maden
faciasına ilişkin davada madenci yakınlarının
gözyaşları eşliğinde, 5 duruşmada 34 oturum
geride kaldı.
Soma'nın Eynez mevkisinde Soma Kömürleri
AŞ tarafından işletilen ocakta, 13 Mayıs 2014'te
15.00 sıralarında başlayan, 420 metre derinlikte
ve 3,5 kilometre uzunluğundaki galerilerin
dumanla dolduğu yangın sonucu 301 madencinin
hayatını kaybetmesi, 162 işçinin sağ kurtarılmasıyla ilgili dava, olaydan tam 11 ay sonra 13
Nisan 2015'te görülmeye başlandı.
Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görülen
davanın ilk oturumunda mahkeme heyeti, Ses ve
Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile cezaevinden bağlantı yapılarak ifadeleri alınacağı açıklanan tutuklu sanıkların, madenci yakınlarının talep
ettiği şekilde "mahkeme salonuna getirilerek" yargılanmasına karar verdi.
Tutuklu sanıkların geniş güvenlik önlemleri
altında getirildiği ikinci oturumda, ailelerin, ölen
yakınlarının ismi okununca ayağa kalkarak kimlik bilgilerini aktardığı sırada tutamadıkları gözyaşları, dava sürecinde zaman zaman akmaya
devam etti. İlk kez davanın 31. oturumunda mahkeme huzurunda konuşan ölen madencilerin
yakınlarının anlatımları sırasında, duruşmayı izleyenlerin büyük bölümü gözyaşlarını tutamadı.
Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı'nın da Köktan'ın
verdiği mütalaa doğrultusunda ara karar vermesiyle salonda bulunan bazı madenci yakınlarının
fenalaştığı gözlendi.
Dava sürecinde, Yasin Kurnaz ve Hilmi
Kazık'ın, kazanın meydana geldiği vardiya dışındaki vardiyalarda çalıştığı ortaya çıkmıştı.
Soma Kömürleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Can Gürkan, genel müdür Ramazan Doğru, işletme müdürü Akın Çelik, işletme müdür yardımcısı
İsmail Adalı, teknik nezaretçi Ertan Ersoy ve iş
güvenliğinden sorumlu vardiya amiri Mehmet Ali
Günay Çelik'in tutukluluğunun devam ettiği
davada, 6'ncı duruşma, 16 Şubat'ta yapılacak.
Davanın sonraki sürecinde, ilk aşamada, mahkeme heyetinin ocakta keşif yapması ve belirlenen yeni heyetle yeni bilirkişi raporu oluşturulması bekleniyor.
sgK RApoRu
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Rehberlik ve
Teftiş İzmir Grup Başkanlığı müfettişlerinin
hazırladığı raporda ise madene ilişkin çok sayıda
eksikliğin belirlendiği, iş kazasının oluşumunda
işverenin kusur oranının yüzde 100 olarak kabul
edilmesinin yerinde olacağı ancak işverenin kastının varlığına dayanak teşkil edecek bir tespitin
yapılamadığı kaydedildi.
biliRKişi RApoRlARı TARTışıldı
Raporda, kazanın, bilimsel ve teknik kurallar
gereği alınması gerekli tedbirlerin alınmamış
Mağdur avukatlarının özellikle işletmede
olmasından dolayı meydana geldiği, kazanın olubulunduğunu ileri sürdüğü kusurlar, sanık avukat- şumunda kaçınılmazlık ilkesinin söz edilmesinin
mümkün olmadığı görüşüne de yer verildi.
larının ise bilirkişi raporu ve iddianamede yer
aldığını savunduğu eksiklikler üzerinde durduğu
Olayla ilgili soruşturma sonucunda açılan davada tutuklu 6 sanık ile Yasin Kurnaz ve Hilmi
davada, olayda sorumlulukları bulunmadığını
ifade eden tutuklu sanıklar da kazanın "gerçek"
Kazık, "olası kastla öldürme" suçundan 301 kez
20 yıldan 25 yıla, "neticesi sebebiyle ağırlaşmış
nedeninin bulunmasını istedi.
Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen
yaralama" suçundan da 162 kez 2 yıldan 6 yıla
davanın 34'üncü oturumunda söz alan
kadar hapisle cezalandırılmaları istemiyle yargılanıyor. Tutuksuz 38 sanık hakkında ise "taksirle
Cumhuriyet Savcısı Oğuz Köktan'ın tutuklu
sanıklardan emniyet vardiya amirleri Yasin
birden fazla kişinin ölümüyle birden fazla kişinin
yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15
Kurnaz ve Hilmi Kazık'ın aynı görevdeki tutukyıla kadar hapis isteniyor. Bunlardan 25'i hakkınsuz sanıkların durumu ve tutuklu kaldıkları süre
göz önünde bulundurularak adli kontrol hükümle- da da bu suçları "bilinçli taksirle" işledikleri
gerekçesiyle aynı aralıktaki ceza süresinin, üçte
rinin uygulanması şartıyla serbest bırakılması
yönünde mütalaa sunması, madenci yakınlarının
birden yarısına kadar artırılarak uygulanması
tepkisine neden oldu.
talep ediliyor. (AA)
112'ye asılsız
ihbarlar cezaya
rağmen arttı
mANisA - FeRdi uzuN - Manisa'da 112 Acil
Komuta Merkezine 2015 yılında gelen yaklaşık 2 milyon
340 bin çağrıdan sadece 102 bini gerçek çıktı.
İl Sağlık Müdürü Metin Kaplan, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, 112 Acil Komuta Merkezine gelen gereksiz
çağrıların sayısında geçmiş yıllara göre artış olduğunu bildirdi.
Çağrı merkezinde dönüşümlü olarak 32 kişinin çalıştığını
ve kente 48 ambulansla hizmet verdiklerini belirten
Kaplan, gelen çağrılarla vaka sayısının aynı oranda olmadığına dikkati çekti. Kaplan, şu bilgileri verdi:
"2014 yılında komuta merkezine gelen çağrı sayısı 1 milyon 642 bin iken 2015 yılında bu sayı artarak 2 milyon 340
bine çıktı. Ne yazık ki vaka sayımız bununla doğru orantılı
değil. Gerçek vaka sayımız 2014 yılında 83 bin iken 2015
yılında 102 bin civarında oldu. Günlük ortalama çağrı sayımız 2014 yılında 4 bin 500 iken 2015 yılında ise 6 bin 410
oldu. 2014 yılındaki çağrı sayılarına günlük ortalama 220
ambulans çıkarırken 2015 yılındaki 102 bin gerçek vakaya
toplam 279 ambulans çıkarttık."
Asılsız ihbARA pARA cezAsı
112 Acil Komuta Merkezlerine asılsız ihbar sorununun
çözümü için 2014 yılı mayıs ayından bu yana cezai yaptırım uygulandığını vurgulayan Kaplan, 2015'te kentte toplam 39 kişi hakkında Kabahatler Kanunu'na göre idari
işlem yapıldığını dile getirdi.
Asılsız ihbarların 250 lira, tekrarı halinde 500 lira ile
cezalandırıldığını söyleyen Kaplan, şunları ifade etti:
"Vatandaşlarımızı cezai işleme maruz kalmamaları için
gereksiz yere 112'yi aramamaları konusunda uyarıyoruz.
Cezalar devreye girince asılsız ihbarlarda düşüş olmasını
bekliyorduk ama olmadı. Yazılı ve görsel basının bunu
biraz daha vatandaşa duyurması lazımdı. Bu noktada yeteri
kadar tanıtımının yapılmadığını düşünüyorum. Vatandaşa
yeteri kadar anlatırsak düşüş olacağına inancımız tamdır.
Bu noktada biraz çalışmamız lazım."
"boşTA AmbulANsıNız vARsA
yARışmAK isTiyoRum"
Kaplan, "Boşta ambulansınız varsa yarışmak istiyorum",
"Hastam var ancak halıları yeni yıkadım ayakkabıyla girilecekse ambulans istemiyorum", "Telefonum arızalı da çalışıyor mu diye baktım" gibi şaşırtıcı ihbarların çağrı merkezi
çalışanlarını zor duruma düşürdüğünü, asılsız ihbarlarla
ilgili arayan telefon numarasının emniyetle paylaşıldığını
belirtti.
Kaplan, gelen ihbarlarda hakaret, küfür unsurunun bulunması halinde olayın savcılığa intikal ettirildiğine işaret etti.
(AA)
8
1 Ocak 2016 Cuma
Küresel silah
satışlarında ABD
ve Rusya damgası
WASHINGTON - ABD'nin 2007-2014 yıllarında 250
milyar dolar, Rusya'nın ise 85 milyar dolarlık silah satışı
yaptığı belirtildi.
ABD Kongresi'nde hazırlanan "2007-2014 Gelişmekte
Olan Ülkelere Konvansiyonel Silah Satışı" başlıklı
rapor, başta ABD ile Rusya'nın, özellikle gelişmekte
olan ülkelere giderek artan düzeyde silah satışı gerçekleştirdiğini ortaya koydu.
Kongre'de ulusal güvenlik politikaları uzmanı olarak
görev yapan Cathrine Theohary tarafından, tamamı ABD
hükümetinin resmi bilgi ve belgelerine dayandırılarak
hazırlanan 75 sayfalık rapora göre, 2011-2014 yıllarında
ABD 115 milyar dolar, Rusya ise 41,7 milyar dolarlık
satış ile gelişmekte olan ülkelere en fazla silah satan iki
ülke oldu.
Raporda, gelişmekte olan ülkelerin giderek artan silah
ihtiyacı ve bu çerçevede başta ABD ve Rusya olmak
üzere bazı ülkelerin bu durumdan çok büyük kazançlar
elde ettiği yer aldı. Raporda ayrıca silah satışlarında en
tepede ABD ve Rusya'nın yer almasının, gelişmekte olan
birçok ülkenin soğuk savaş döneminde bu iki ülke etrafında kendilerini konumlandırmalarıyla ilgili olabileceği
tespiti yapıldı.
Silah satışından ABD, 2007-2014 yıllarında 250 milyar dolar, Rusya ise 85 milyar dolar gelir elde etti.
Araştırma sonuçlarına göre, bu dönemde tüm uluslararası silah satışları içinde yaklaşık yüzde 75 olan gelişmekte olan ülkelere yapılan silah satışlarının oranı, 2014
yılında yüzde 86'ya ulaştı.
Dünya genelinde 2007-2010 arasında toplam 239,1
milyar dolarlık silah satış anlaşması imzalandı. Bu
rakam 2011-2014 döneminde 312,4 milyar dolara yükseldi. Dolayısıyla 2007'den 2014'e kadar dünya genelinde toplam 551,5 milyar dolarlık silah satışı anlaşması
gerçekleştirildi.
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler dahil tüm dünyada 2014 yılında 71,8 milyar dolarlık silah anlaşması
imzalandı. Bu rakam 2013 yılında 70,1 milyar dolar
seviyesindeydi.
YeNi ANlAşmAlArdA eN
büYük ArTIş Abd'NiN
Küresel silah satışında ABD, 2014'te 36,2 milyar
dolarlık anlaşma ile en büyük paya sahip olurken Rusya
10,2 milyar dolarlık anlaşmayla ikinci sırada yer aldı.
ABD'nin, 2013 yılında 26,3 milyar dolar olan silah
anlaşması tutarı, geçen yıl yaklaşık 10 milyar dolar artarak 36 milyar dolar seviyesine ulaştı.
Rusya'nın 2013'teki 10,3 milyar dolar, Fransa'nın ise
3,4 milyar dolarlık silah satış sözleşmeleri de 2014 yılında sırasıyla 10,2 ve 4,4 milyar dolar oldu. 2012-2014
döneminde en fazla ABD yeni silah anlaşmasına imza
attı, onun dışında sadece Fransa belli bir artış yakaladı,
kalan silah tedarikçisi ülkelerin satışları kısmen geriledi.
eN büYük SATIşlAr GelişmekTe
OlAN ülkelere
Silah satış anlaşmalarının çok büyük bölümü gelişmekte olan ülkelerle yapıldı.
Kongre raporuna göre, geçen yıl gelişmekte olan ülkelerle ABD 29,8 milyar dolar, Rusya ise 10,1 milyar
dolarlık silah satış anlaşması yaptı. Bir önceki yıl ABD,
gelişmekte olan ülkelerle 18 milyar dolarlık silah anlaşması yapmıştı. Rusya ise gelişmekte olan ülkelerle
2013'te 10,2 milyar dolar düzeyinde silah anlaşması
imzalamıştı. Rusya silah satış tutarında hemen hemen
aynı seviyede kalırken ABD'nin bir yılda 12 milyar dolara yakın artış sağladığı görüldü. (AA)
EKONOMİ
Altın 2016’da güvenli
liman olmaya tek aday
iSTANbUl - HANdAN GüNeş - Altın ve Para
Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, jeopolitik risklerin
yoğun konuşulacağı, savaş senaryolarının uygulanacağı bir yıla girileceğini düşündüğünü belirterek,
"Altın bu ortamda yatırım yapılabilir güvenli liman
olmaya tek aday görünüyor" dedi.
AA muhabirine 2015'i değerlendiren ve gelecek
yıla ilişkin beklentilerini paylaşan Memiş, 2015'te
dolar ile ticaret yapan ya da dolar karşılığında altın
yatırımı yapanların ciddi zarar ederken, gram
altın/TL kuruna göre yatırım yapanların kar ettiğini
belirtti.
Memiş, ekonomi alanında zorlu bir yılın geride
kaldığına işaret ederek, jeopolitik riskler, siyasi
belirsizlikler ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz
artırım sürecinin yıla damgasını vuran önemli gelişmeler arasında bulunduğunu kaydetti.
Altının onsunun yıl boyunca Fed ve savaş riskleriyle dalgalı bir seyir izlediğini anlatan Memiş, "Bu
dalgalı seyirde; 25 Ocak 2015'te 1,303 dolar ile zirve
noktasını test ederken 17 Aralık 2015'te 1,049 dolar
ile dip seviyeleri test edilmiş oldu" bilgisini verdi.
Rusya'nın Ukrayna'ya açtığı savaş ile yükselişe
geçen ons fiyatlarının, Fed'in faiz artırma beklentisiyle sert düşüşleri beraberinde getirdiğine dikkati
çeken Memiş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İç piyasalarda yastık altı birikim yapanlar bu dalgalanmalardan olumsuz etkilenmedi aksine ciddi kar
etti. 1 Ocak 2015'te 89,50 TL'den altın alan vatandaşlar 24 Eylül 2015'te yılın zirvesi olan 113,83
TL'den altınlarını yoğun bir şekilde sattı. Yastık
altından çıkan bu birimlere zaman zaman kuyumcu
esnafı bile TL yetiştirmekte zorlandı. Altın yatırımcıları geliri neyse ona göre birikim yapmalı, ona göre
borçlanma yapmalıdır. Yani TL ile geliriniz varsa
yatırımı TL ile yapmalısınız. Ons fiyatlarından yatırım yapmak için önce TL ile dolar almak zorunda
kalıyorsunuz. Dolar fiyatlarındaki dalgalanmalar ise
küresel ekonomilerden çok etkileniyor."
Altının onsunun Fed nedeniyle yatırımcısına 2,5
yıldır kaybettirdiğini anımsatan Memiş, "Ons fiyatlarında dip fiyatların görüldüğünü düşünüyorum.
Piyasalarda her ne kadar 950 dolarlar konuşulsa da
Fed kararı sonrası bu tepki gerçekleşmedi. Jeopolitik
risklere karşı daha duyarlı olan onsun aşağı yönlü
olması beklenmemeli" diye konuştu.
Memiş, 90 TL'nin altını test etmeyen gram altının
yıl boyunca dolar kurundan destek alarak yatırımcısına zarar ettirmediğini belirterek, "Ons fiyatlarında
dip görüldüğünü düşündüğüm gibi gram altın/TL
için de aynısını söyleyebilirim. Jeopolitik risklerin
yoğun konuşulacağı, savaş senaryolarının uygulanacağı bir yıla gireceğimizi düşünüyorum. Altın bu
ortamda yatırım yapılabilir güvenli liman olmaya tek
aday görünüyor. Onsun ilk fırsatta 1,350 dolar seviyelerini, gram altının da 120 lirayı test etmesini bekliyorum. Gram altının 2016 yılında yine dolar kurundan destek almasını bekliyorum" yorumunu yaptı.
anlattı. Yıldırımtürk, yılın ilk dört ayında
Yunanistan'da yaşanan ekonomik ve siyasi belirsizliklerin, bölgedeki jeopolitik gerginliklerin ve beklentilerden olumsuz gelen ekonomik verilerin dolar
paritesini zayıflatmasıyla altın fiyatının desteklendiğini aktararak, "Buna rağmen, 2015 yılının genelinde altın dolar bazında yüzde 20 geriledi. Altın fiyatının düşüşü ve yükselişinde fiziki işlemlerin etkili
olduğunu söylemek yanlış olur. Bu nedenle altının
gerçek fiyatından söz etmek mümkün değil" ifadele"OlAğANüSTü OlUmSUzlUklArdA
rini kullandı.
AlTININ GrAmI 110-115 lirAYI
"Altın fiyatları son yıllarda kaldıraçlı piyasalardaki
Görebilir"
işlemlerin yapıldığı forex piyasalarında belirlenir
oldu" diyen Yıldırımtürk, özellikle ay veya dönem
Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali
sonları açık pozisyonlarının kapatılması sırasında
Yıldırımtürk de altının 2015 yılı da dahil üç yıldan
piyasa oyuncularınca oluşturulan spekülatif ortamda
beri dolar bazında yatırımcısına zarar ettirdiğini
sert fiyat dalgalanmalarının yaşandığını vurguladı.
belirterek, "Altın fiyatı 2016 yılında Fed'in faiz artıYıldırımtürk, altının son üç yılda yatırımcısına
rım baskısıyla düşüş eğilimini sürdürecek gibi görü- kaybettirmesinde temel faktör olarak; 2008 yılındaki
nüyor" dedi.
global finansal kriz sonrası toparlanma eğilimine
Yıldırımtürk, Fed'in faizleri artırma beklentisinin
girilmesi ve dolara yeniden güvenin artmasının gösyıl boyunca altın fiyatlarını aşağı yönlü baskıladığını terilebileceğini anlattı. (AA)
İletişime ayda 224,6 lira harcıyoruz
iSTANbUl - Serbest Telekomünikasyon
İşletmecileri Derneği (TELKODER) verilerine göre, 4
kişilik bir ailenin aylık ortalama haberleşme gideri yaklaşık 224,6 lira. Yıllık bazda ise bu rakam geçen seneye
göre yüzde 4 artarak 2 bin 695 liraya ulaştı.
TELKODER yaptığı yazılı açıklamayla Türkiye'de
2015 yılında sabit telefon ile interneti bulunan ve her
bireyi cep telefonu sahibi olan 4 kişilik bir ailenin aylık
ve yıllık ortalama haberleşme giderini açıkladı.
Açıklamada yer alan bilgilere göre, bu yılın 3'üncü
çeyrek Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)
Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü Üç Aylık Pazar
Verileri Raporu'na göre, sabit telefona aylık ortalama
23,5 lira ödeniyor. Aynı raporda, 3 GSM operatörünün
abonelerinin ortalama aylık ödemelerinin ise 24,83 liraya ulaştığı belirtiliyor.Sabit internet bağlantısı için ise
aylık ortalama 41,7 lira ödeniyor. Bu giderlerin tamamına yüzde 18 KDV'nin yanı sıra, mobil telefon için
yüzde 25, sabit telefon için yüzde 15 ve internet bağlantısı için yüzde 5 Özel İletişim Vergisi'ni de eklemek
gerekiyor. Açıklamaya göre, devlete ödenen toplam 60
lira vergi eklendiğinde, tüm bireyleri cep telefonu sahibi
olan dört kişilik bir ailenin ortalama haberleşme gideri
ayda ortalama 224,6 liraya, yılda ise yaklaşık 2 bin 695
liraya ulaşıyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen
TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ata
Arıak, haberleşme hizmetlerinin günlük hayatın vazgeçilmez ihtiyaçlarından biri haline geldiğini belirterek, şu
değerlendirmelerde bulundu: "Akıllı telefonların yaygınlaşması ve İnternet hızlarının artması gibi gelişmeler
haberleşme hizmetlerinin çok yönlü bir şekilde kullanılabilmesini sağlıyor. Bu kadar önemli bir ihtiyaç haline
gelen haberleşme hizmetleri, yüksek vergi politikaları
da eklenince aile bütçelerinde hatırı sayılır bir yer kaplıyor. Haberleşme ve internetin artık elektrik ve su gibi;
lüks olmayan günlük bir hizmet olduğunun kabul edilerek üzerindeki vergi yükünün azaltılması gerekiyor.
Halen sabit hızlı internete bağlanamamış 13 milyon ev
ve iş yerine internet götürmenin çok önemli bir hedef
olduğunu unutmamak gerekiyor." (AA)
TAPU KADASTRO BİNASI İNŞAATI
ALTINDAĞ BELEDİYESİ FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ
Tapu Kadastro Binası İnşaatı yapım işi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre cilere yaptırılamaz. İstekliler, ihale konusu yapım işinde alt yüklenicilere yaptırmayı düşündükleri
açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır.
işlere ait listeyi teklif ekinde vereceklerdir.
İhale Kayıt Numarası : 2015/180560
4.1.6. Tüzel kişi tarafından iş deneyimi göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından
1-İdarenin
fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde
a) Adresi : Zübeyde Hanım Mahallesi Turgut Özal Bulvarı Fen İşleri Kampüsü Akköprü bulunan ticaret sicil memurlukları veya serbest muhasebeci, yeminli mali müşavir ya da serbest
ALTINDAĞ/ANKARA
muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten
b) Telefon ve faks numarası : 3125070100 - 3123410718
geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren belge.
c) Elektronik Posta Adresi :
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
2-İhale konusu yapım işinin
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
a) Niteliği, türü ve miktarı : 1 Takım Betonarme Karkas Yapı
4.3.1. İş deneyim belgeleri:
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
Son on beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ve teklif edilen bedelin
b) Yapılacağı yer : Altındağ/ANKARA
% 70 oranından az olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren
c) İşe başlama tarihi : Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 7 gün içinde yer teslimi yapılarak belgeler.
işe başlanacaktır.
4.4.Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler ve benzer işlere denk sayılacak mühendislik ve
ç) İşin süresi : Yer tesliminden itibaren 650 (Altıyüzelli) takvim günüdür.
mimarlık bölümleri:
3- İhalenin
4.4.1. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
a) Yapılacağı yer : Zübeyde Hanım Mahallesi Turgut Özal Bulvarı Fen İşleri Kampüsü Akköprü 11/06/2011 tarihli ve 27961 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Yapım İşlerinde Benzer İş Grupları
Altındağ ANKARA
Tebliği’nde yer alan (B) III. Grup İşler
b) Tarihi ve saati : 22.01.2016 - 10:00
4.4.2. Benzer işe denk sayılacak mühendislik veya mimarlık bölümleri: İnşaat Mühendisi
4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kri- 5.Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
terler:
6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da Esnaf ve Sanatkarlar 7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 6.000 TRY (Türk Lirası) karşılığı Zübeyde
Odası veya ilgili Meslek Odası Belgesi.
Hanım Mahallesi Turgut Özal Bulvarı Fen İşleri Kampüsü Akköprü Altındağ ANKARA adresinden
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, kayıtlı olduğu ticaret ve/veya sanayi odasından ya da esnaf ve satın alınabilir.
sânatkar odasından veya ilgili meslek odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda 7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları zorunludur.
alınmış, odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Zübeyde Hanım Mahallesi Turgut Özal Bulvarı Fen İşleri
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Kampüsü Akköprü Altındağ ANKARA adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli
Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
olduğunu gösterir belge,
9. İstekliler tekliflerini, anahtar teslimi götürü bedel üzerinden verecektir. İhale sonucu, üzerine ihale
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri.
yapılan istekliyle anahtar teslimi götürü bedel sözleşme imzalanacaktır. Bu ihalede, işin tamamı için
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi.
teklif verilecektir.
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile 10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici
tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgile- teminat vereceklerdir.
rin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek 11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (doksan) takvim günüdür.
üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli 12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
imza sirküleri,
13.Diğer hususlar:
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (N) : 1
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
Teklifi sınır değerin altında kalan isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istene4.1.5. İhale konusu işte idarenin onayı ile alt yüklenici çalıştırılabilir. Ancak işin tamamı alt yükleni- cektir.
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
Basın - 214869 (www.bik.gov.tr)
EKONOMİ
9
Türkiye'den birçok meyve, sebze
1 Ocak 2016 Cuma
Ahmed ŞAHİN
AkrAbA ve dost ziyAretleri unutulmAmAlı-
Müslümanların ihmal edilmez mükellefiyetlerinden biri de akraba ve dost ziyaretleridir. Bulunan her
fırsatta dost ve akrabalar ziyaret edilerek hal hatırları
sorulup duaları alınmalı, sevgi saygı tazelenmelidir.
Bunu zıddı ise akraba ve dostlarla ilgiyi kesmek,
günahı kebair işlemeyi göze alan vefasız akraba ve
dost durumuna düşmektir.
Halbuki Rabb'imiz Müslüman'ın önemli ibadetlerini sıralarken akrabalarına karşı göstermesi gereken
ilgisini hemen üçüncü sıraya koyarak buyuruyor ki:
-Önce Allah'a ibadet edin, sonra anne-babaya
itaat edin, üçüncü olarak da akrabaya yakınlığınızı
gösterin, ilginizi kesip de yabancılaşmayın!..
Efendimiz (sas) Hazretleri ise yakınlarıyla ilgisini
kesenlere mescidinde çarpıcı ikazlarda bulunarak
buyuruyor ki:
-Akrabalarıyla ilgisini kesenlerin bulunduğu meclise Rahmet melekleri inmezler!
Nitekim bu önemli uyarıyı dinleyenlerden bir kişi
hemen sessizce kalkıp dışarı çıkarak ihmal ettiği
akrabasını ziyarete koşar. Neden sonra geri gelip
yerine yine sessizce oturunca Efendimiz sorar:
-Bir akraba ihmali mi söz konusu idi? Cevap
ibretlidir:
-Beni kendisinden uzaklaştıran bir teyzem vardı,
ikazınız üzerine onu ziyarete gittim, kapısında beni
görünce hem şaşırdı hem de sevinerek, ‘sen kolay
gelmezdin, nasıl oldu da geldin?' diye sordu. Ben
de akrabayı ihmal edenlerle ilgili ikazınızı anlatınca
ellerini açıp dua etti, ben de amin diyerek akrabamla helalleşip geldim meclisinize.
Bunun üzerine Efendimiz'in (sas) açıklaması
daha da netleşir.
-Şunu unutmayın ki, akrabalarıyla ilgisini kesmiş
olan kimsenin bulunduğu meclise Rabb'imizin rahmet melekleri inmezler. Sen bu ziyaretinle hem meclise gelecek olan rahmete engel olmaktan kendini
kurtarmış hem de bir vefa ve sadakat örneği vermiş
oldun! Az ameline çok sevap kazandın.
Bu sırada bir soru da şöyle gelir:
-Ben akrabama gidiyorum, ama o gelmiyor, ben
affediyorum ama o affetmiyor. Ben de onlara aynı
şekilde karşılık vererek gitmek istemiyorum artık!
Bu duruma geniş açıklamada bulunarak
buyurur ki:
-Akrabanın sana yaptığı yanlışı sen de onlara
yaparsan, yanlışa yanlışla karşılık vererek eşit duruma düşmüş olursun, farkınız kalmaz. Sen yanlışa
doğru ile karşılık ver ki, hataya ortak olmayasın.
Şunu unutma ki, senin akrabaya ziyareti kesmeyen
vefalı tavrın seni Cennet'e, yaklaştırır, onları da layık
oldukları yere yöneltir!.
Bu gibi ağır uyarılardan anlaşılan odur ki, akraba
ve dostlarla olan sevgi saygı bağlarını koparmanın
vebali göze alınamayacak kadar büyük olmaktadır.
Nitekim “İnsanı Cehennem'den uzaklaştırıp
Cennet'e yakınlaştıran ameller hangisidir?” diye
soran bir sahabeye de Efendimiz'in (sas) cevabı
şöyle olmuştur:
-Namazını kılan, orucunu tutan, haramlardan
kendini koruyan, bir de akrabalarıyla ilgisini kesmeyen kimse, Cehennem'den uzaklaşıp Cennet'e
yakınlaştıran amellerle meşgul olan kimselerden
sayılmaktadır.
Demek ki, namaz, oruç gibi önemli ibadetlerimizin içinde akraba ziyaretleri de yerini almaktadır.
Bundan dolayı irşat kitaplarında deniyor ki:
-Akrabasını yürüyerek ziyarete gücü yetenler,
adım başına kazanacakları sevabın çokluğunu
düşünerek yaya olarak gitmeyi dahi göze almalılar.
Mümkün değilse vasıtaya binerek gitmeli, uzaklığı
bahane etmemeli, mütevazı hediyelerle de olsa
akrabalık bağlarını güçlendirmeye gayret göstermeliler. Yerine göre bir telefonla, bir selamla da olsa bu
bağlar tazelenmeli, bulundukları meclise rahmetin
inmeyeceği vefasız akrabalardan olmadığını bu
kadar bir ilgi ile de olsa göstermelidir.
Fatebiru ya ülil ebsar! Bir düşünün ey basiret
sahibi akraba ve dostlar!
Fed'in faiz artışında
bedeli yeni ABD
başkanı ödeyebilir
ANKARA - ÖVÜNÇ KUTLU/FATiH ERKAN
DOğAN - ABD Merkez Bankası Fed'in faiz artırımının,
borçlanma maliyetini yükselterek Kasım 2016'da seçilecek
yeni ABD başkanının ekonomi yönetiminin elini zayıflatabileceği belirtildi.
Fed'in 16 Aralık'taki faiz artırımının sadece gelişmekte
olan ülkelerin ekonomileri için değil, ABD hükümetinin
borçları açısından da önem taşıdığını belirten uzmanlar, politika faizinin gelecek yıl dört kez daha artırılarak yüzde
0,50'den yüzde1,5'i bulabileceğini dile getirdi.
ABD'nin Chartered Finansal Analiz Enstitüsü Uzmanı
Daniel R. Amerman, AA muhabirine, ABD hükümetinin
yüksek borç oranına dikkati çekerek, faiz oranlarında yapılan
küçük bir artışın bile hükümetin yıllık bütçesinde milyarlarca
dolar açığa neden olabileceğini vurguladı.
Amerman, ABD hükümetinin toplam borcunun 2008'deki
finansal krizden sonra hızla artarak şu an 18 trilyon doların
üstüne çıktığının altını çizerek, hükümetin borçlarını kapatmak için yine borç alma yoluna başvurduğunu kaydetti.
Faizlerdeki artışların ABD hükümetinin faiz ödemelerini
de olumsuz etkileyeceğini dile getiren Amerman, "Eğer faiz
oranı yüzde 1 puan daha yükselecek olursa, bu durum ABD
hükümetinin bütçesinde yılda 180 milyar dolara gelen ek bir
açık oluşturabilir. Tartışılan en kötü senaryoya göreyse, 20
yılın sonunda ulusal borç 67 trilyon dolara kadar çıkabilir"
değerlendirmesinde bulundu. (AA)
ve bazı et ürünlerinin Rusya'ya
girişi bugün itibarıyla duracak
MOSKOVA - EMRE GÜRKAN ABAY Rusya'nın, Türkiye'ye yönelik ekonomik tedbirleri
kapsamında birçok meyve, sebze ve et ürününün
Rusya'ya girişi bugün itibarıyla tamamen yasaklanacak.
AA muhabirinin Rus resmi kaynaklarından derlediği bilgilere göre, Türk hava sahasını ihlal eden
Rus savaş uçağının düşürülmesinin ardından,
Rusya'nın Türkiye'ye yaptırımları çoğunlukla meyve
ve sebze ürünlerini kapsıyor.
Rusya, 1 Ocak 2016 itibarıyla Türkiye'den domates, portakal, elma, kayısı, lahana, tuz, brokoli, mandalina, salatalık, armut, kayısı, şeftali, erik, üzüm,
çilek, kuru soğan, karanfil, tavuk ve hindi eti ithalatını yasaklarken, Türkiye'den ithal edilen diğer
balık, kırmızı et, süt ürünleri, fındık, limon gibi bazı
ürünlerin Rusya'ya girişine ise herhangi bir yasak
getirilmedi.
Türkiye, Rusya'ya 2015'in 10 ayında yaklaşık 300
bin ton domates, 255 bin ton narenciye, 20 bin ton
beyaz et ve 36 bin ton tuz ihraç etmişti.
Yasaklanan ürünlerin ihracat değeri yıllık 764
milyon doları buluyor ve Türkiye'nin yaş sebzemeyve ihracat gelirlerinin yüzde 42'sini oluşturuyordu.
Petrol fiyatlarındaki düşüşün enflasyon üzerinde
baskı oluşturduğu Rusya'da, Türkiye'ye yönelik yaptırımların da enflasyonu bu yılın sonu ve gelecek
daki projelerin desteklenmesi için kurulması planlayılın başlarında yüzde 0,5 - 1 puan artıracağı öngö- nan ortak fon askıya alınırken, 1 Aralık 2015'ten itirülüyor.
baren Rusya ve Türkiye arasında gerçekleşen charter (tarifesiz) uçuşlar da durduruldu.
YApTIRIM KApSAMINDAKi
Rusya'da, Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı dahilinDiğER ALANLAR
de faaliyet gösteren kurum veya kişilerin, Rusya'da
belirli bazı alanlarda iş yapmalarına yasak veya
Öte yandan Rusya, başka alanlarda da Türkiye'ye kısıtlama getirilmesine karar verildi.
yönelik çeşitli tedbirlerin de uygulanmasını kararRusya'da faaliyet gösteren şirketlerin, 1 Ocak
laştırmıştı.
2016'dan itibaren Türk vatandaşlarının işe alımına
Yaptırımlar kapsamında Türkiye ve Rusya arasın- da yasak getirilirken, listesi henüz yayınlanmayan
53 şirketin önümüzdeki yıl da Türk işçi çalıştırabilmesine izin verileceği belirtildi.
Türkiye ile Rusya arasındaki vizesiz seyahat
uygulamasının 1 Ocak'tan itibaren tek taraflı askıya
alınması ve Rusya'daki tur operatörlerinin
Türkiye'ye tur satışının yasaklanması tedbirler arasında bulunuyor. Türk nakliye firmalarının
Rusya'daki faaliyetlerinin yanı sıra Karadeniz ve
Azak Denizi'nde Rus deniz sahasında bulunan Türk
deniz taşıtları üzerindeki denetimlerin arttırılmasına
da karar verildi.(AA)
BDDK, Rusya ile iş yapan
firmalara destek olacak
iSTANBUL - MURAT BiRiNCi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu
(BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, "Şu aşamada (Rusya ile iş yapan) firmaların kredi
borçlarını ödeyememe gibi bir durum söz
konusu değil. Şayet ödeme konusunda bir güçlük oluşursa BDDK olarak borçların vadesinin
yapılandırılması, sürelerinin uzatılması ve
vadelerin esnetilmesi için gerekli tedbirleri alırız" dedi.
AA muhabirine jeopolitik gelişmeler, makro
ekonomik önlemler, Basel kriterleri ve bankacılık sektörüne ilişkin değerlendirmelerde
bulunan Akben, Türkiye Bankalar Birliği
(TBB) ve bankaların Rusya ile iş yapan firmalar özelinde çalışmalar yaptığını ifade etti.
Akben, TBB'nin gelecek günlerde
Antalya'da Rusya krizinin turizm, tarım ve
diğer sektörlere etkisini derinlemesine incelemek için bir toplantı yapacağını söyledi.
Bankalar Birliğinin çalışmalarında, Antalya
bölgesinin desteklenmesiyle ilgili bir tablo
ortaya çıkarsa buna duyarsız kalmayacaklarını
dile getiren Akben, "Bilhassa Antalya'da seracılık ve turizm alanında otellerle ilgili sorunlardan bahsediliyor. Şu aşamada firmaların
kredi borçlarını ödeyememe gibi bir durum
söz konusu değil. Şayet ödeme konusunda bir
güçlük oluşursa BDDK olarak borçların vadesini yapılandırmada, sürelerinin uzatılması ve
vadelerin esnetilmesi için gerekli tedbirleri alırız. Rusya ile gerek turizm, gerek tarım alanında ve bu ülke ile ticaret yapan firmaları kastediyorum" diye konuştu.
Akben, BDDK olarak daha önce terör bölgeleri, doğal afetlerden etkilenen bölgeler ile
ilgili düzenlemeler yaptıklarını anımsatarak,
bu konularla ilgili de bir sorun olması durumunda hiç tereddüt etmeden şirketlerin yanında yer alacaklarını vurguladı.
"TÜKETiCiLERiN AŞIRI
BORÇLANMASINI ÖNLEYiCi
TEDBiRLERiMizE DEVAM
EDECEğiz"
Kredilerin risk ağırlığının azaltılmasıyla ilgili çalışmaların yeni başlatılmadığını belirten
Akben, Türkiye'nin Basel kriterlerine uyumuyla alakalı bir çalışma olduğu bilgisini verdi.
Akben, 31 Mart 2016 tarihine kadar
Türkiye'nin Basel kriterlerine uyumu konusundaki notunun açıklanacağını söyledi.
Bu bağlamda Basel kriterlerinden önce
makro ihtiyati tedbirler paketi çerçevesinde
özellikle bireysel tüketicilerin döviz cinsi kredi
borçlanmasının yasaklandığını hatırlatan
Akben, bunun ne kadar faydalı olduğunun bu
dönemde görüldüğünü dile getirdi.
Akben, bireylerin borçluluğunun artırılmaması için genellikle tüketici kredileri, kredi
kartları gibi bireysel ürünlere yönelik tedbirler
alındığını anlatarak, şöyle devam etti:
"Biz burada makro ekonomik dengeleri desteklemek açısından Basel kriterlerinden biraz
daha temkinli ve korumacı yaklaşımla bunu
yapıyorduk. Şimdi bunları Basel kriterleri
seviyesine getiriyoruz. Ama yine tüketici tarafının aşırı borçlanmasını önleyici tedbirlerimize devam edeceğiz. Bankalara sermaye yeterliliği üzerindeki etki yaratacak tedbirleri normal
seviyesine getireceğiz. Yapacağımız düzenlemeler Basel kriterlerinin bankacılık sermaye
yapısı üzerindeki etkisini minimize edecek
tedbirler olacak."
Akben, makro ekonomik tedbirlerde bir gevşeme olmayacağının altını çizerek, makro ekonomik tedbirlerin bozulmaması kararının
Ekonomi Değerlendirme Kurulu toplantısında
alındığını anımsattı.
Bankaların kullandırdıkları bireysel kredilerde belli oranda sermaye karşılıkları ayırmaları
gerektiğini ve oranları Basel kriterlerine getireceklerini aktaran Akben, makro ekonomik
tedbirleri uygulamayı sürdüreceklerine dikkati
çekti. Akben, "Karşılık oranları bu seviyede
olmasaydı bankalar şu kadar daha fazla kredi
kullandıracaktı" şeklinde haberler gördüğünü
ve hesaplamaların yanlış olduğunu söyleyerek,
Türkiye ekonomisinin KOBİ'ler ve üretim
tarafından büyümesini istediklerini, kaynakları
bireysel tüketicilere aktararak uzun vadeli
borçlandırmak istemediklerini dile getirdi.
"BiREYLER BORÇLANMAK
iSTiYOR"
Aidatsız karta taksit imkanı sağlanmasına
yönelik çalışmalar yapılmasına ilişkin Akben,
bu konunun şu anda taslak aşamasında olduğunu belirtti.
Akben, şunları kaydetti:
"Bu kartlar taksit yapmadığı için düşük
limitli ve fazla talep görmüyor. Bizim şuna
alışmamız lazım; çok uzun vadeli taksit yapan
kart ya da çok borçluluk üzerine değil de
bireylerin gelirlerine orantılı bir borçlanma
stratejisini belirlemesini desteklememiz lazım.
Bugün deseniz ki 'Kartlar 40-50 ay taksit yapıyor. Bireyler borçlanmak istiyor.' Ama bunu
çok desteklememek lazım. İnsanlar gelirine
göre borçlanabilmeli ve ona göre bir taksit
imkanı olmalı. Yoksa insanları borç sarmalı
içerisine sokarız. Bu makroekonomik dengeler
açısından uygun değil. Kredileri daha çok
bireyler tarafına değil de KOBİ'ler tarafına
kullandırmak gerekiyor. KOBİ'lere daha fazla
destek sağlamamız gerekiyor." (AA)
(BDDK) Başkanı
Mehmet Ali Akben
"İstenmeyen mesajlara"
135 bin lira ceza
ANKARA - MUSTAFA ÇALKAYA/SEVAL OCAK
ADIYAMAN - Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca, istenmeyen ticari ileti şikayetleri sonucu ilgililere toplam 135 bin
lira idari para cezası kesildi.
AA muhabirinin Bakanlıktan aldığı bilgiye göre, elektronik ticarete ilişkin yeni düzenlemenin ardından, pazarlama
ve tanıtım amaçlı, istenmeyen mesaj, arama ve e-posta gibi
uygulamalara yönelik şikayetler hız kesmedi.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığının internet sayfasının yanı
sıra e- Devlet Kapısı'na da entegrasyonu sağlanan "Ticari
Elektronik İleti Şikayet Sistemi" üzerinden 7 Temmuz
2015'ten bugüne kadar toplam 143 bin 670 şikayet yapıldı.
Şikayet türlerinde ilk sırayı yaklaşık yüzde 90 ile SMS
alırken, bunu yüzde 8 ile sesli arama ve yüzde 2 ile e-posta
yoluyla gönderilen iletilere ilişkin başvurular izledi.
İşleme alınan 35 bin 259 başvurudan 9 bin 610'u Gümrük
ve Ticaret Bakanlığının il müdürlüklerince sonuçlandırıldı.
En çok başvuru yapılan il 60 bin 991 ile İstanbul olurken,
bunu 21 bin 307 ile Ankara ve 5 bin 390 ile İzmir takip etti.
İncelemeler neticesinde il müdürlüklerince kesilen ceza
tutarı toplam 135 bin lira olarak gerçekleşti, birçok il
müdürlüğünde ise şikayet edilen gerçek veya tüzel kişilerden savunmaları talep edildi ve idari para cezası uygulama
aşamasına gelindi.
TiCARi ELEKTRONiK iLETi ŞiKAYET SiSTEMi
Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un
uygulamasını düzenleyen Ticari İletişim ve Ticari
Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelik, temmuzda yürürlüğe girmişti.
İstenmeyen ticari elektronik iletilere ilişkin başvurular
dilekçe ile ticaret il müdürlüklerine yapılabildiği gibi
Bakanlığın resmi internet sitesi ve e-Devlet Kapısı üzerinden ulaşılan Ticari Elektronik İleti Şikayet Sisteminden de
gerçekleştirilebiliyor. Başvuruyu değerlendiren Bakanlık,
bu sürece ilişkin tüketiciye bilgi veriyor. İstenmeyen ticari
elektronik iletiyi gönderen firmaya bin liradan 15 bin liraya
kadar idari para cezası kesilebiliyor. Başvuru ticari elektronik iletinin gönderildiği tarihten itibaren en geç 3 ay içinde
yapılabiliyor.
Ancak söz konusu düzenleme uyarınca onaylı olduğu
kabul edilen veri tabanlarında iletişim bilgileri yer alan
vatandaşlara gönderilen iletiler hakkında yapılan şikayet
başvuruları sonucunda idari işlem uygulanamıyor. Şikayet
başvurusunda bulunulmuş olması ileti gönderilmesinin reddedildiği anlamına gelmediği için ticari elektronik ileti
almak istemeyen tüketicilerin öncelikle bu iletileri reddetme
hakkını kullanması gerekiyor. (AA)
10
1 Ocak 2016 Cuma
KÜLTÜREL
BOYUT
Prof. Dr. Hayrettin İVGİN
[email protected]
GELENEĞİMİZDE EHRAMCILIK-II
Çözgü için çirişlenen ve ıslak olarak masuralara sarılan ipler henüz kurumadan "cağlık"
denilen bir aletin cağlarına takılır. Cağlar üzerine takılan masuraların uçları, peke denilen kısmın delik ve aralıklarından geçirilerek çapraza
alınır. İp uçları toplanıp düğümlenir. Çözgü
dolabının alt tarafında bulunan bir çiviye takılır.
Cağlık, elcek kısmından tutularak diğer el ile
dolap çevrilir. Yapılacak ihramın çözgüsü istenilen boyu buluncaya kadar çevirme işlemi
devam eder. Bu işlem kullanılacak yekûn
çözgü teli sağlanıncaya kadar böylece devam
eder. Hazırlanan çözgü daha sonra tezgaha
çekilerek dokumaya başlanır..
Kuşanılan tezgahların çukur yada yüksek
olması kurulacak yerin durumuna ve kuran
şahsın imkanlarına bağlıdır.
Daha önce dolapta veya yerde çözülerek
hazırlanan çözgü iplikleri, çapraz çubuklar
üzerine alınarak toplanıp tahar işleminin yapılacağı uygun bir yere getirilir. Tahar , çözgü
ipliklerinin tek tek gücülerden ve taraktan
geçirilmesi demektir. Karşılıklı oturan iki kişi
tarafından çaprazdaki sıra bozulmaksızın tek
tek önce gücülerden sonra taraktan geçirilerek taharlanır. Genellikle eski tip tezgahlar kullanıldığı için gücüler tel değil her dokuma tipine ve sıklığına göre hazırlanan ip gücülerdir.
Balmumuna batırılmış sağlam ipler iki sopa
arasına geçirilip her iki baştan sıkıca bağlanır.
Tezgahların tarakları, kamışlardan kesilen ince
çubukların yine özel bir usulle eşit aralıklarda
birbirine paralel olarak yerleştirilmesi ile meydana gelir. Belirli boyda hazırlanan bu taraklar,
"çile" denilen bir sistemle numaralandırılmaktadır. Her 40 diş bir çile olarak kabul edilmektedir. Bu tezgâhlarda 8 çileden 16 çileye kadar
değişik numara taraklar kullanılmaktadır.
Önce çözgü ipliklerinin tarak tarafındaki
eksik uçları gruplar halinde (20- 30 iplik)
düğümlenir. Bu düğümler selinin üzerindeki
uzunca kanalın içerisindeki çivilere takılır.
Ayrıca bir sicim ile iyice tespit edilir. Diğer
uçlar ise minarenin üstünden dehtinin altından
geçirilip, dağ'ın üstünden aşınıldıktan sonra
gergi tahtasına düzgün bir şekilde bağlanır.
Gergi tahtası da her iki ucuna bağlanan bir
ipin, dokumacının arkasında bulunan bir
makaradan geçirilip gerilmesi ile yandaki kazığa tespit edilir. Tezgah böylece dokumaya
hazırdır.
Dokumaların genişliği 80-100 cm. arasındadır, genellikle 95 cm'dir. Boyları "Halebi"
denilen, 68 cm. uzunluğunda kare kesitli
demir çubuk ölçü ile ölçülür. Bir ihram 7 halebi boyunda yapılır. Sonra bu 3.5 halebiden
kesilir, yanyana getirilerek ortadan dikilir.
İhramlar iki çeşittir. Düz olarak dokunanlar
(düz ihramlar), çiçekli olarak dokunanlar
(çiçekli ihramlar), özelliği yünden yapılıp, her
iki kenarına (alt- üst) ucuna 22'şer sıra üçdört kat "Felemek" denilen pamuk ipliği ile
kenar yapılmasıdır. Dokuma kesilip iki kanat
halinde dikildiğinde her iki tarafta da aynı
düzen görülür (sağ ve sol).
Çiçekli ihramlar, yüzey kompozisyonları
bakımından başlıca üç sınıfta incelenirler. 1.
Serpme çiçekli 2. Yollu (sulu) ihramlar, 3.
Kaplama ihramlar.
1- Serpme Çiçekli İhramlar: Belirli
düzende eşit aralıklarla bütün yüzeye
serpiştirilmektedir. İhramların her iki kenar ile
alt ve üst başlarında yukarıda belirtilen şekilde
pamuk ipliği ile sınırlı bordür kısmı vardır. Bu
çepeçevre olmayıp yalnız karşılıklı iki kenarda
olabilir. Bu bordürlere "Haşiye" denilmektedir.
Düz ihramlar dışında bütün çiçekli ihramlarda
haşiye bulunmaktadır. Motiflerin serpiştirilmesi
iki düzendedir.Bunlar aynı doğrultuda, atkı ve
çözgü yönünde eşit aralıklarla 10-12 cm. aralıklarla yapılır. Ölçme kamış çubuklarla yapılır.
Diğerinde ise atkı ve çözgü doğrultusunda her
sırada serpme, açıklığın kaydırılması ile meydana gelir. Kullanılan motifler küçük ve tektir,
gruplara rastlamaz.
KÜLTÜR-SANAT
Kırgız sanatçı Alican
“göçebe tahtı” yaptı
Kırgızistan'da ressam ve ahşap oyma ustası Alican Amantayev'in, kurumuş ağaç kökünden yaptığı ve hayvan figürleriyle süslediği "göçebe tahtı" görenlerin ilgisini çekiyor.
BİŞKEK - Kırgızistan'da ressam ve ahşap oyma
ustası Alican Amantayev'in, kurumuş ağaç kökünden
yaptığı ve hayvan figürleriyle süslediği "göçebe tahtı"
görenlerin ilgisini çekiyor.
Göçebe yaşamından 100 yıl önce vazgeçmesine
rağmen, halkının göçebe kültürüne ve geleneklerine
bağlılığı ile bilinen Kırgızistan'da, tarihte hükümdarların kullandığı düşünülen tahtların en büyüğünü simgeleyen "göçebe tahtı", tatil merkezi Issık Göl'de bir otelin avlusunda kurulan çadırda sergilenmeye başladı.
Sanatçı Amantayev, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 700 kilogram ağırlığında, 3 metre yüksekliğinde olan "göçebe tahtı"nı, tahminen 100 yıllık bir kurumuş ağaç kökü üzerinde 4 aylık çalışmayla yaptığını
söyledi.
Oyma sanatını, babası Turgunbay Amantayev'den
öğrenen Amantayev, köyünde büyük bir ağaç kökü
görünce, Orta Asya'da binlerce yıl öncesine dayanan
Türk kültürününe saygısını göstermek için "ciddi ve
büyük" bir eser yapmaya karar verdiğini anlattı.
Amantayev, atalarının göçebe kültüründen geldiğini
anımsatarak, "Ata dedelerimiz, sürekli göçer halinde
yaşadıkları için şehirler inşa etmemiş. Bu nedenle,
bugün o dönemin hükümdarına ait bir taht örneği bile
yok. Fakat, hükümdarlara ait mutlaka bir taht vardı.
Tahtların bugünlere kalmamasını, ağaçtan yapılmış
olmaların bağlıyorum. Köyümde bu kökü gördüğümde böyle taht yapma düşüncesi aklıma geldi" diye
konuştu.
Kurumuş karaağaç kökünü tahta dönüştürürken,
bazı bölümlerinde simetriyi yakalamak için dağlarda
yetişen ve konar göçer kültürlerde önemli yere sahip
ardıç ağacı kullandığını ifade eden Amantayev, ağaç
kök uçlarında da Türk tarihinde önemli yer tutan parası geyiği, boynuzlu koyun, kartal, at ve antilop figürleri oyduğunu dile getirdi.
Türk atalarının böyle tahtlarda oturduğunu hayal
ettiğini söyleyen Amantayev, tahtın sağ kolçağına
gücü ve cesareti temsil eden boynuzlu koyunu, sol
kolçağına da yırtıcı hayvanların arasında yükseklerde
yaşayan parsın figürünü yaptığını kaydetti.
"Heybetli" görünüşüyle dikkat çeken tahtın yerli ve
yabancı turistlerin ilgisini çektiğini belirten
Amantayev, büyük emek sarfederek yaptığı tahtı satmak gibi niyetinin olmadığını vurguladı.
Amantayev, "Göçebe kültürünün sembolünü ortaya
koydum. Bu tahtı yapmakla birlikte, bu tahtın tarihini
de oluşturdum. Bunu satmaya niyetim yok. Fakat
ikinci bir taht yaparsam onu satışa çıkarırım. Bu tahta
bugüne kadar en yüksek teklifi bir Kazak turist verdi.
Bana 10 bin dolar teklif gelmişti. Ben yine de satmamıştım" dedi. (AA)
Kadın dansçı, “tennure”de
erkeklere rakip oldu
ANTALYA - Kaynağını Mevlevilikten alan ve
Mısır'da erkeklerce 30 kilogram ağırlığındaki kıyafetlerle yapılan tennure dansını öğrenen dansçı Jale Elif
Şimşek, erkeklere rakip oldu.
Kapadokya'da 5 yıl önce Brezilyalı bir kadını izledikten sonra tennure dansını merak eden Şimşek, bu
dansın Mısır'da erkekler tarafından yapıldığını öğrendikten sonra internetten Mısırlı tennure dansçılarıyla
iletişime geçti.
Tennure hakkında dansçılardan bilgi alan ve kendisine gönderilen görüntüleri izleyen Şimşek, Mısır'dan
sipariş verdiği 30 kilogram ağırlığındaki tennure elbisesini giyerek prova yapmaya başladı.
Kısa sürede erkeklerin yaptığı dansta kendisini
kanıtlayan ve çeşitli gösterilerde sahne alan Şimşek,
AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'deki tek
kadın tennure dansçısı olduğunu, erkeklerin dahi zorlandığı figürleri rahatlıkla yapabildiğini söyledi.
Şimşek, tennurenin "tene değen beyaz etek" anlamı
taşıdığına değinerek şöyle konuştu:
"Tennure, Mevlevilikten gelme bir dans. Kostüm,
30 kilogram ağırlığında, üzerine ışıklar da döşendiğinde 35 kilograma kadar çıkabiliyor. Normalde erkek
dansı, onun için bacak ve kol kaslarının güçlü olması
gerekiyor. Bu dansı yapabilmem için yememe, içmeme, formuma dikkat etmek zorundayım. Bol proteinli
yemekler yiyorum. C vitamini alıyorum. Kahvaltıma
çok dikkat ediyorum."
Her gün prova yaptığını anlatan Şimşek, "Prova
yapmazsam enerji ve performans düşüklüğü oluyor,
zorlanıyorum. Her gün bisiklete biniyorum, salonda
provalar yapıyorum" dedi.
Tennure dansının daha fazla kadın tarafından yapılmasını istediğini ancak kıyafeti giyenlerin dans
etmekten vazgeçtiğini ifade eden Şimşek, şunları kaydetti: "Bu, erkek dansı olduğu için oldukça zorluyor.
Kol ve bacak kasları çok önemli. Kıyafeti kaldırmak,
hareket ettirmek, oldukça güç. Bu dansı yapmak isteyen kadın çok ama elbiseyi giyen pes edip kenara
çekiliyor." (AA)
Gazze'deki “El Sanatları Merkezi” abluka altında
GAZZE - Gazze'de Filistin
kültürel mirasının tanıtıldığı
merkez, abluka nedeniyle
ilgilileri tarafından ziyaret
edilemiyor.
İsrail'in 9 yıldır uyguladığı
ablukadan önce yerli ve
yabancı yüzlerce ziyaretçisi
bulunan Gazze El Sanatları
Merkezi geleneksel ürünlerin
yapımıyla geçimini sağlayan
ailelerin de ekmek kapısı
olmaktan çıkmış durumda.
Merkezin, bakır, nakış,
kilim ve ahşap oymacılık
ürünlerinin ayrı ayrı yer aldığı
4 odadan oluştuğunu söyleyen
Müdür Nihad Şegelih,
"Önceden yoğun bir ziyaretçi
akını vardı. Ancak ablukadan
sonra bu ziyaretler yok denecek kadar azaldı" dedi.
Merkezin 1998 yılında
Filistin el sanatlarını, tarihini
ve kültürünü korumak amacıyla kurulduğunu ifade eden
Şegelih, ziyaretçi sayısını
etkileyen zor ekonomik ve
yaşam koşullarına rağmen
merkezi ve Filistin kimliğini
ayakta tutmaya çalıştıklarını
söyledi.
Bakır işlemelerin bulunduğu odada çalışan 60 yaşındaki
Cuma Zeim de ziyaretçilerin
önceden kapının önünde sıra
beklediğini ancak Gazze'deki
zor hayat şartları, İsrail saldırıları ve Filistinli grupların
anlaşmazlıkları nedeniyle
merkezin uğrak bir yer
olmaktan çıktığını belirtti.
İsrail, Hamas'ın 2006 yılındaki seçimlerden başarıyla
çıkmasının ardından,
Gazze'ye abluka uygulamaya
başlamış, gıda ve inşaat malzemeleri girişine kısıtlama
getirmişti. İsrail'in, Gazze'ye
yönelik ablukası uluslararası
tepkilere rağmen 9 yıldır aralıksız devam ediyor. (AA)
MEHMET NURİ
PARMAKSIZ
[email protected]
HAYATA DAİR...
AÇ GÖZLÜLÜK
Varlıkta iki zincir halkası. Beden ve ruh.
Bedenin isteği bitmez, ruhun aradığı huzur.
Nefis dengeyi bozan, ruh terazide dengeyi sağlayan, çalışan.
Egicuros yüzyıllar önce doğru tespit etmiş
aç gözlülük meselesini ve demiş ki; “Kime
yeteri kadar az gelirse, ona hiç bir şey yetmez.”
Yeter diyebilmek, hem gözün hem de ruhun
tatmini ve kanaati yaşayabilmesi aciz bir kul da
insan için ne büyük mutluluktur.
Dengeler, evlilikler, dostluklar ve ilişkiler hep
bu aç gözlülük ve de yetememek yeterli diyememek yüzünden bozulmuyor mu çağımızda?
İnsanlar hep daha fazlasını, hak etmediklerini
istedikleri için yalan ve dolan artmıyor mu
günah hanenizde?
Alınteri ve hak etmek. Ne kadar verirse bizi
kader ona razı olmak, ömrün sermaye, kazancın helalinden istemek ne doğru. Nefesini bu
yolda tüketenlere ne mutlu.
Bende de olsun, benim de olsun, daha çok
olsun demek nefsin ve şeytanın verdiği vesveseye. Çalışmak, azmetmek ve istemek, hakkın
olduğu kadarına kanaat edebilmek asıl mesele.
Kıskanmak, aç gözlülüğü çoğaltır. Nefis içten
içe hep daha çok daha çok derken nice fazla
kazanmak isteyenin kaybettiğine delildir. Nice
kaybeden, nice günaha batmış gönül.
Sadi Şinasi ne güzel söylemiş “dünyalık
peşine düşenlerin açgözünü, ya kanat ya da
mezar toprağı doyurur” diye. Kanaat etmek
varken, eldekiyle mutlu ve huzurlu olmak varken hep daha çoğunu istemek de bir imtihan.
Kaybetmek muhakkakken aç gözlülüğün peşinden koymakta değimli cehalet? Ha insan değil
de hakkın tarlası değil mi asıl cehalet?
Hırs, azim ve çalışma neticesinde helale razı
olmaksa mübah. Hırs, hakkımız olmayanlara el
atmayı bile helal gösterirse günah. Doğruluktan
ayrılanın ateşi kadar doğru yolda gitmek rüzgar
kadar.
Aç gözlülük, gözleri kör eden his. Ölümlü
dünyada tamahkarlık, sonsuzluğu sanki olma
tercih değil de nedir? Sonlu olan bedenin istediği sonsuzluktur. Ruhun değil.
Ne doğru, ne basit lakin ne derin anlatmış
meseleyi Hz.Ömer. “Açgözlülük fakirliktir, kimseden bir şey beklemek de zenginliktir; kişi herhangi bir şeye göz dikmediği zaman o şeye de
muhtaç değildir.
Mutlu olmak lazım huzurla, hakkımız olanı
dilemek ve istemekten güzelinden daha güzel
var mı ki? Dünya için mahşeri feda etmek
hangi akıllının tercihi olabilir?
Lakin insanız işte, hataya düşebilir ama
yanlışı anlayınca tövbe ile hatadan vazgeçebiliriz. İnsan için tek kapanmayan kapıyı tövbe
kapısı. Hatadan döneni serinletir doğruluk rüzgarı.
Önemli olan hataya düşmek değil, hata da
ısrar etmemektir. Aç gözlülüğü en aza indirenlerin mutluluğunu hiçbir …….. ye mal vermez.
Satın almaz. Doğruya şayet, doğru kalanın yardımcısıdır kader.
Açgözlülüğün gülüşü sahte mutluluğun geçici korusudur kader.
GÜNÜN DÖRTLÜĞÜ
Arılar kelebekler aşka âşık olandır.
Bulutlar her yağışta boşalıp da dolandır.
Yüreğimsin sevdiğim kıyabilirsen bana,
Topaç gibi peşinde mahşere dek dolandır.
ANKARA- Başbakan Ahmet
Davutoğlu, güneydoğu illerindeki
gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde
"Hendekler, barikatlar her şey kalkacak, kamu düzeni ihdas edilecek.
Bunun pazarlığı olmaz" dedi.
Başbakan Davutoğlu, NTV'nin
canlı yayınında, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı. Başbakan Davutoğlu, CHP Genel
Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesine ilişkin, "Çok faydalı görüşme
oldu. Zaten 2.5 saate yakın sürmesi de
bazı konularda detaya girmek ihtiyacından da hasıl oldu. Ben zihnimdeki
konuları birer birer kendileriyle paylaştım" dedi. Davutoğlu, Kılıçdaroğlu
ile görüşmesine ilişkin, “CHP lideri ve
CHP ekibinin yaklaşımını nasıl buldunuz, bir uzlaşı zeminini görebildiniz
mi, görüşmede” şeklindeki bir soru
üzerine, şunları söyledi:
“Tabii ki farklı görüşlerimiz var,
tabii ki ben ‘sizin kanaatinize katılmıyorum’ dediğimiz çok vesileler oldu
ama nihayetinde hepimiz bu ülkenin
iyiliği için çalışıyoruz. İktidar nasıl
demokrasiler için, bir ülke için olmazsa olmaz şartıdır, muhalefet de öyle,
demokrasilerin olmazsa olmaz unsurudur. O bakımdan çok faydalı görüşme
oldu. Zaten 2.5 saate yakın sürmesi de
bazı konularda detaya girmek ihtiyacından da hasıl oldu. Ben zihnimdeki
konuları birer birer kendileriyle paylaştım. Başta da söyledim böyle bir
geleneği başlatmak amacıyla bu girişimde bulundum diye. Ümit ederim
önümüzdeki 4 yıl içinde de bu anlayış
devam eder. Gerek üslupta gerek muhtevada belli bir seviyeyi yakalamak,
toplumumuz açısından da ümit verici
bir gelişme olur.” “Bizim teklifimizi
açık bir şekilde Sayın Kılıçdaroğlu’na
söyledim, bu şekilde evrildikten sonra
siyasal sistem, doğru olan başkanlığa
geçmek olduğunu, başkanlık sistemini
de bu ruha uygun şekilde tanımladığımızda iddia edildiği gibi diktatörlüğe
ya da herhangi bir şekilde otoriter bir
Karakaya’nın vefatı Erdoğan’ı da üzdü
MEDİNE- Yeni Akit gazetesi Genel Yayın
Koordinatörü Hasan Karakaya, geçirdiği kalp
krizi sonucu yaşamını yitirdi.
Edinilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan'ın, Suudi Arabistan ziyaretine eşlik eden 58 yaşındaki Karakaya, gezinin
son durağı, Medine'de kaldığı otelde kalp krizi
sonucu hayatını kaybetti. Karakaya'ya ilk müdahale kaldığı otelde Cumhurbaşkanlığı sağlık
ekiplerince yapıldı. Daha sonra tam teşekküllü
Kral Fahd Hastanesi'ne kaldırılan Hasan
Karakaya, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karakaya'nın
sağlık durumuyla yakından ilgilenirken, hastaneye giderek doktorlardan bilgi aldı. Erdoğan,
Karakaya'nın vefatı üzerine, ziyaretini erken
bitirerek, bugün öğlen saatlerinde Türkiye'ye
dönme kararı aldı.
tercih etmezdik. O ayrı bir husus.
Dolayısıyla burada bizim 12 Eylül
anayasasıyla devam etmeyeceğiz diye
anlaşmışsak herkesin kendi çözümünü
ortaya koyması lazım sonra da bunu
tartışmamız lazım.” Başbakan Ahmet
Davutoğlu, "Keşke biz 12 Eylül'ü rafa
kaldıran bütün o darbe izlerini silen
bir anayasa yapalım, ondan daha
büyük bir paye olabilir mi bir devlet
adamı için. Ondan daha büyük bir
miras bırakılabilir mi? Burada hepimizin bu mirası ortaklaşa yapacağımız
bir ortam oluşturalım. Yani bu da
Sayın Kılıçdaroğlu için de bir şereftir,
benim için de bir şereftir, diğer muhalefet partileri için de eğer birlikte
yapabilirsek. Sonunda hepimiz biz
iktidardık ama bu 12 Eylül'ü gömdük,
bir daha da bu ülkede 12 Eylül benzeri olaylar yaşanmayacak diyebileceğimiz bir anayasa yapalım" diye konuştu. CHP'nin ya da başka partilerin
parlamenter sistem bağlamında teklifleri ya da başkanlık sistemiyle ilgili
rahatsızlıkları varsa onların da değerlendirileceğini söyleyen Davutoğlu,
"Başkanlık sisteminde şunun yanlış
olduğunu düşünüyoruz" denildiği noktada da varsa yanlışı giderme noktasında çözüm yolu üzerinde konuşulacağını bildirdi.
yapıya dönüşmeyecek ama bu ruha
sahip olmazsak parlamenter sistem de
buna dönüşebilir'' diye konuşan
Davutoğlu, sözlerine şöyle sürdürdü:
''Parlamenter sistemden kaynaklanan otoriter yapılar da vardır. Hitler
Almanya’sı parlamenter sistem içinden doğdu. Dolasıyla tabuları bir
kenara koyalım, nerede anlaştığımıza
bakalım o anlaştığımız zemin üzerinde
hiçbir kısıtlama ve ön yargı olmaksızın Türkiye için hangi sistem doğruysa siz de teklifinizi koyun biz de
koyalım ve tartışalım. Yani nihayet biz
matematik biliyoruz, şu anki parlamento aritmetiği içinde tek başına
parti Anayasayı değiştiremez, ha
değiştirecek gücümüz olsaydı da bunu
Eski Başbakan Yardımcısı PAKDEMİRLİ vefat etti
MANİSA (AA) - Eski Başbakan yardımcılarından Ekrem Pakdemirli, Manisa'da
tedavi gördüğü hastanede 76 yaşında hayatını kaybetti. Celal Bayar Üniversitesi
(CBÜ) Tıp Fakültesi Hafsa Sultan
Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Emin Kurt,
AA muhabirine yaptığı açıklamada, 21
Ekim'den bu yana yoğun bakımda tedavi
edilen Pakdemirli'nin bugün 07.55'te vefat
ettiğini bildirdi. Acılarının büyük olduğunu
belirten Kurt, Pakdemirli'ye Allah'tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı diledi.
21 Ekim'de Manisa'nın Akhisar ilçesindeki bahçesinde kendi üretimi olan zeytin
toplama aparatının tanıtımı için zeytin üreticileriyle bir arayla gelen Pakdemirli, başına
traktörün yük kaldırmak için kullanılan parçasının çarpması sonucu ağır yaralanmıştı.
Asgari ücret 1.300 lira olarak belirlendi
ANKARA- Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanı Süleyman Soylu, asgari ücretin 2016 yılı
için net bin 300 lira olarak belirlendiğini açıkladı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Süleyman Soylu, toplantı sonrası asgari ücretin
2016 yılı için net bin 300 lira olarak belirlendiğini kaydederek, İlk gün de bu masada 1300
liralık net ücrete ulaşmayı hedeflediğimizi, sayın
Başbakanımızın hep seçim meydanlarında hem
de ortaya koyduğu durumlarda değerlendirdiği
gibi 2016'da 1300 liraya gelmesi taahhüdünü
konuştuk” dedi.
Bakan Soylu şunları söyledi:
“Bu yıl bin 116 liralık bir net olacak, işverene yükü bin 660 liraya getirecekti. Asgari ücretin
2 Aralık'ta bin 300 liraya gelmesi halinde toplam
brüt bin 647 lira ve işverene maliyeti bin 935,25
kuruş, 3 çocuklu bir ailenin alacağı asgari ücret
bin 387,45 kuruş, bir çocuklu aile için bin
344,22 kuruş, çocuğu olmayanlar için bin 300,69
kuruş bizim 2016 1 Ocak tarihinden itibaren
değerlendirdiğimiz asgari ücret olarak ortada durmaktadır.”
TİSK TEPKİLİ
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu
(TİSK), Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararına
muhalif kaldıklarını bildirdi.
TİSK'ten yapılan açıklamada, 2016 yılı tüketici
enflasyonu yüzde 8 düzeyinde iken, asgari ücretin
yüzde 30 oranında artırılması ve artıştan kaynaklanacak yükün büyük kısmının işletmelerin üzerine bırakılmasının, birçok alandaki ekonomik dengeyi olumsuz yönde etkileyeceği savunuldu.
Söz konusu ücret artışının, işletmeleri zor durumda bırakacağı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Ülkemiz ekonomisinde işsizliğin arttığı,
enflasyonun yükselme eğilimi gösterdiği, ihracatın gerilediği, işletmelerin uluslararası alanda
rekabetçiliğinin ve faaliyet karlarının giderek
zayıfladığı, yerli ve yabancı yatırımların yetersiz
olduğu bir dönem yaşanmakta iken, asgari ücretin
tespitine ilişkin olarak Anayasa'nın 55. maddesine
yer alan hususlar dikkate alınmadan belirlenen
asgari ücretin işverene maliyetindeki artış, işletmeleri çok zor koşullara sürükleyecektir.
Asgari ücret tüm ücretlerin temelini oluşturduğundan, söz konusu aşırı artış en yüksek ücretler
dahil bütün ücret kademelerini yukarı itecek ve
işgücü maliyetlerini iç ve dış piyasalarda yabancı
firmalarla rekabet edilemez seviyelere çıkarmanın
yanı sıra, çalışma barışını ve toplu iş sözleşmesi
düzenini de olumsuz etkileyecektir. Bu yönde
belirlenen asgari ücret yeni istihdam yaratılmasını
da güçleştireceği gibi, yalnız işveren ve işletmeleri değil, kayıtlı istihdamda son yıllarda yakalanan
başarıyı ve orta vadede çalışanları da olumsuz
etkileyecek mahiyettedir."
Komisyon kararının; belirtilen olumsuz etkilerin
dışında ayrıca, Türkiye'nin ihracatını olumsuz etkileyeceği, istihdam kayıplarına neden olacağı, işsizliği
artıracağı, kayıtdışılığı büyüteceği ve maliyet artışı
yüzünden enflasyonu yükselteceği öne sürülen açıklamada, "Belirtilen gerekçeler çerçevesinde komisyon kararına muhalif kaldık" ifadesine yer verildi.
1 Ocak 2016 Cuma
Fehmi KORU
11
[email protected]
[email protected]
Davutoğlu: Kamu düzeni
ihdas edilecek; pazarlık yok
haber
Anakronizm
Genellikle devlete, siyasi partilere atfedilen bir
hatayı bu defa terör örgütü yapıyor olmasın?
Önce Grekçe “ana/geri” ile “kronos/zaman” sözcüklerinden yapılmış “anakronizm”in ne olduğunu
bilmeyebileceklere açıklayayım: Bir kişi veya olayın
içinde bulunulan zaman ile uyumsuzluğudur anakronizm...
Mesela, Ortaçağlarda geçen bir filmde artistlerden birinin kolunda saat bulunması... Ya da günümüzde varlığını sürdürmeyen bir yaratıktan sanki
biraz önce görünmüşçesine söz edilmesi...
Kişi/olay ile zaman arasında yakın ilişki vardır ve
o ilişkiyi imkânsız kılan her şey “anakronizm” sayılır.
Ülkemizde şiddet yoluyla sonuç almaya kalkışanlar ve onları destekleyenler bugün o duruma
düşüyor.
“Çözüm süreci” Türkiye’nin ve AK Parti’nin en
güçlü olduğu bir dönemde (2009) başladı.
Seçimden (2007) oylarını yüzde 47’ye yükselterek
çıkmıştı AK Parti... Kendi içerisinden önemli bir
ismi cumhurbaşkanı olarak seçtirmeyi de başarmıştı (2007). Askeri vesayeti zora düşüren adımlar
atılıyor, dışarıda saygı görüyordu...
Yalnızca çevresinde değil... AB, Türkiye’yi “üye
adayı” ilan ediyor (2005), ABD ise Obama’nın başkan seçilmesiyle birlikte (2008), onu, bölgesinde
“örnek ülke” gösteriyordu.
Türkiye böyle bir dönemde “barış süreci” yolunda adımlar atmaya başladı.
Siyasilerin uzattığı ele olumlu cevap veren sürecin Meclis içi ve Meclis dışı muhatapları da, AK
Parti gibi, zamanla uyumlu davranacaklarını belli
ettiler.
AK Parti ve hükümetteki dostlarımızı üzme pahasına şunu kayda geçireyim: “Sürecin” zora girdiği
dönem Türkiye’nin özellikle dış politikada farklı tercihlerde bulunduğu, yalpaladığı dönemdir. Sürecin
Meclis içi ve Meclis dışı muhatapları, Türkiye’nin
geçici itibar sorunu yaşadığını fark edince, bunu
fırsat saydı; yeniden terör ağırlıklı hale dönüşen
ortamda, hükümet de, devletin bilinen refleksleriyle
cevap vermeye başladı.
Şimdiye kadar olan bu.
Evet, şimdiye kadar olan bu, ama terör ağırlıklı
ortamın bundan böyle sürdürülmesi, örgütü ve
sürecin Meclis içi muhataplarını şimdiden sonra
“anakronizm” sınırlarına düşürebilir.
Düşüldüğü takdirde, “anakronizm”, böyle
durumlarda çok tehlikelidir. Açayım: 7 Haziran
(AKP yüzde 41) ile 1 Kasım (AKP yüzde 50) seçimlerini birbiri ardına yaşayan iktidar partisi, yaşadıklarından gerekli dersleri çıkarmış gibi görünüyor. En
önemli ders almış görüntüsü de dış politika alanında. Kendine güveni yeniden artan AK Parti, kendisini yalnızlığa sevk edebilecek davranışlar yerine
dış ittifaklarını tazeleyecek adımlar atmaya başladı.
Henüz tamamlamasa da, hükümet, 2011 öncesi
tercihlerine dönebileceği sinyallerini çok daha
güçlü veriyor.
İstisna, Rusya ve İran... Bu iki komşu ülkeyle de
sağlıklı bir zeminde buluşmanın yolları herhalde
aranacaktır.
Türkiye fazla uzak olmayan bir gelecekte 2009
ayarlarına tamamıyla döndüğünde ne olacak?
Şimdilerde özellikle eylem mekânı olarak seçtikleri kadim kentlerde “direniş” adıyla sergiledikleri
silahlı kalkışma yüzünden, terörü yöntem olarak
seçmiş ve bu durumunda ısrar eden örgüt ile ona
alenen destek veren siyasiler “zaman dışı” hale
gelecekler...
“Anakronik” olacaklar...
Durumun vahameti şurada: 2009’da “çözüm”
yolunda gelişmeler yaşanırken güven ortamı zar
zor oluşturulabilmişti. İlişkilerin “hendekler” yüzünden tarumar hale geldiği günümüzde güven ortamının yeniden inşası gerekecek; ama sürecin yeniden, arada hiçbir şey olmamış gibi başlaması olağanüstü zor.
HDP’ye düşen, gelişmeleri doğru okuyup hareketlenmeye kalkışanları uyarmaktı.
Uyarmalı.
Canlı
bomba
Yeni
yıla
kar
ile
girdik
Türkiye için 2016'da
incelemesi
bölgesel liderlik tahmini
NEW YORK - ABD'li küresel istihbarat ve araştırma kuruluşu Stratfor,
daha istikrarlı bir Türkiye'nin 2016'da
bölgesinde lider olabileceğini ve dış
politikada daha aktif hareket edebileceğini bildirdi.
Stratfor'un 2016 küresel beklentiler
raporunda Suriye'deki iç savaşın gelecek
yıl da bölgenin gündemini belirlemeye
devam edeceğini daha fazla ülkenin
DAEŞ'le mücadeleye dahil olacağı tahminini yaptı.
Kuruluş raporunda Türkiye'ye önemli
yer ayırarak, Türkiye'nin Ortadoğu ve
Kuzey Afrika'da "İzlenmesi gereken en
önemli oyuncu" olacağını vurguladı.
Türkiye'nin önemli sorunlarla karşı
karşıya olduğu da belirtilen raporda,
"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan'ın liderliği altında siyasi olarak
güçlü hükümet Türkiye sınırları dışında
bu yıl daha aktif olacak" ifadeleri kullanıldı.
Türkiye'nin 2016'da Suriye'nin kuzeyine askeri güç gönderilmesi, Irak ve
Suriye'de DAEŞ'le mücadeleye girilmesi
kararları almasının beklendiği de kaydedilen raporda, Türkiye'nin DAEŞ'le
mücadelenin yanı sıra Kürtlerin Kuzey
Suriye'deki faaliyetlerini de kontrol
altında tutmak istediği ve bölgede sığın-
macılar için güvenli bölge oluşturulmasını talep ettiği belirtildi.
Türkiye'nin bu amaçla ABD'nin de
desteğiyle Suriye'nin kuzeyinde hava
operasyonları düzenleyip Sünni Araplar
ve Türkmenlerle işbirliğine giderek
DAEŞ'le mücadeleye katılabileceği, kara
gücü göndermeyi de seçenekler arasında
bulunduracağı kaydedildi.
Raporda, Türkiye ve ABD'nin
DAEŞ'e karşı Suudi Arabistan, Katar,
Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve
Ürdün gibi Arap ülkelerinin katılımıyla
bir koalisyon oluşturmaya çalışabilecekleri de kaydedildi.
Türkiye’nin büyük bulümü Yeni yıla
kar altında girdi. Meteorolojinin uzun
süredir ‘önlem alın’ diye uyardığı kar
beklentisi iki gündür etkisini gösteriyor.
İstanbul başta olmak üzere birçok kentte
ulaşım, eğitim ve gündelik hayat olumsuz etkilendi.
Yoğun kar yağışının etkili olduğu
İstanbul, Balıkesir, Zonguldak, Samsun,
Muş, Bursa, Rize, Giresun, Niğde,
Kocaeli, Trabzon, Nevşehir, Düzce,
Bolu, Karabük, Tokat, Bitlis, Hakkari,
Sivas, Çorum, Ordu, Konya, Sakarya,
Erzurum, Kastamonu, Karaman ve
Yozgat illerinde eğitime ara verildi.
İstanbul'da etkili olan yoğun kar
yağışı hava ulaşımını olumsuz etkilerken, uçuşları iptal olan yolcular nedeniyle Atatürk Havalimanı'nda
oteli andıran görüntüler ortaya
çıktı. Kar yağışı nedeniyle
Türk Hava Yolları 195 seferini,
Pegasus Hava Yolları ise 33
seferini iptal etti.
Atatürk Havalimanı'nda
uçuşların aksamaması için
Devlet Hava Meydanları
İşletmesi (DHMİ) "kar timi"
ekipleri hazır beklerken, diğer
yer hizmetleri şirketleri de
oluşturdukları kriz merkeziyle
karla mücadeleye hazır halde
bekliyor.
Pistlerin kapanmaması için
gerekli araç ve gereçleri hazır
halde bekleten DHMİ, resmi
internet sitesinden yaptığı açıklamada,
Kış boyunca tüm havalimanlarında etkili
ve hızlı bir karla mücadele çalışması
yürütebilmek için hazırlıkları tamamlayan Genel Müdürlüğümüz, karla mücadele fod temizliği ve benzeri hizmetlerde
kullanılan araç filosu 17 kar küreme
aracı, 4 uçak ve köprü altı kar mücadele
aracı, 57 çekerli tip kombine kar mücadele aracı, 32 kompakt tip kar mücadele
aracı, 9 greyder, 38 kar küreme ve deicing sıvı serpme aracı, 99 pist frenleme
ölçüm cihazı ve 8 pist frenleme ölçüm
aracından oluşuyor. Kötü hava koşulları,
kar ve buzlanmadan dolayı yolcuların
mağdur olmaması için bin 250 ton buz
önleyici/buz çözücü (de-icing) sıvı malzeme kullanacak" denildi.
ANKARA- Başkent'te, yılbaşı gecesi eylem
hazırlığında bulunan 2 canlı bombanın yakalandığı
mahallede inceleme yapıldı.
Alınan bilgiye göre, yılbaşı gecesi Kızılay meydanında bir alışveriş merkezi ile barların yoğun olduğu bölgede canlı bomba eylemi yapma hazırlığında
oldukları tespit edilen ve polis tarafından yakalan 2
kişi ile ilgili soruşturma detaylı şekilde sürdürülüyor.
Güvenlik güçleri, zanlıların yaşadığı Yakup
Abdal Mahallesi'ndeki evde detaylı incelemelerde
bulundu. Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmaları
esnasında özel harekat polisleri de zanlıların kaldıkları bina ve çevresinde güvenlik önemli aldı.
Öte yandan, terör eylemi hazırlığındaki zanlıların
yaşadıkları apartmanın sakinleri olayın şaşkınlığını
yaşıyor. Apartman sakinleri, zanlıları binada birkaç
kez gördüklerini, ancak davranışlarından şüphe duymadıklarını ifade etti.
12
1 Ocak 2016 Cuma
Hastalığını unutmak için açtığı
iş yerinde kadınlara umut oldu
Yakalandığı vitiligo
hastalığını unutmak
için açtığı iş yerinde 25 kadına ücretsiz kurs vererek
örgü örmeyi öğreten 48 yaşındaki
Berna Akıncı
(sağda), sipariş alarak para kazanmaya başlayan kursiyerlerinin mutluluğunu paylaşıyor.
ğın sevgiyle büyüdüğünü" belirtti.
İş yerine gelen kadınların kimisinin
çocuklarına bir şeyler ördüğünü kimisinin de
örgü örmeyi zamanla meslek haline getirdiğini vurgulayan Akıncı, şöyle dedi:
"Şimdi öğrencilerim dışarıya siparişler
alıp örgü örüyor. Kadınların evde durmasını
değil hobi edinmesini istiyorum.
Arkadaşlarımla şimdi hedefimiz yurt dışına
açılmak. Bazı bağlantılar içerisindeyiz. Yurt
dışında bağlantılarımızı kurup daha da büyüyeceğiz. Toplu siparişler almak istiyoruz. Ev
kadını olup bunu meslek haline getirenler de
var mesleği olup da kendi ihtiyaçlarını karşılayarak aile bütçesine katkı sağlamak isteyenler de var. Bir arkadaşımız yaptıklarını
pazarda satıyor. Bir ilmekle başladı ve şimdi
aile bütçesine katkı sağlıyor."
Akıncı, örgülerin örneklerinin ve tasarımlarının kendisine ait olduğunu belirtti.
Akıncı'nın iş yerinde her gün 3 saat örgü
örüp arkadaşlarıyla muhabbet ettiğini anlatan iki çocuk annesi kuaför Nuran Kılcı,
kızının da vitiligo hastası olduğunu aktardı.
Kılcı, "Berna Hanım da vitiligo hastasıydı.
Ortak noktamız buydu. Kızım dışarı çıkmıyordu. Kızımı buraya getirdim. Şimdi kızım
kendine geldi, spora atıldı. Çocuğum burada
kendini ifade etmeyi öğrendi. Buraya her fırsat bulduğumda geliyorum. Çünkü ben burada kızımı kazandım. Önceden örgü öremezdim. Şimdi bana siparişler geliyor" diye
konuştu.
Ev hanımı üç çocuk annesi Çiğdem Uysal
da örgü örerek terapi gördüklerini ve hayata
pozitif bakmayı öğrendiklerini dile getirdi.
Akıncı'nın iş yerine 1 yıldır gelen ev kadını Merve Serdaroğlu Mert de siparişler aldığını anlattı.
İş yerine çocuğuyla geldiğini söyleyen
Mert, "Ben daha çok bebek kazakları, hırkalar, battaniyeler ve şapkalar yapıyorum.
Şimdi bunları satıp aile bütçeme katkı sağlıyorum. Ücretsiz olarak kurs görüyor, hayatı
öğreniyoruz. Burada dertlerimizi unutuyoruz" sözlerine yer verdi. (AA)
BİTLİS - Hava sıcaklığının sıfırın altında
10 dereceye kadar düştüğü Tatvan'da sokak
kedilerine, "5 yıldızlı otel konforunda"ki barınakta bakılıyor.
Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP)
ve Tatvan Belediyesince oluşturulan "Kedi
evi"nde bakılan sahipsiz kediler, veteriner
kontrolünden de geçiriliyor.
HAYTAP il temsilcisi Dr. Damla Şahin,
AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilçede "5
yıldızlı otel konforunda kedi evi" kurmanın
mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi.
Türkiye'nin en kapsamlı "Kedi evi projesi"ne katkı sunanlara teşekkür eden Şahin,
barınakta bu hayvanlar için 120 metrekare
açık, 30 metrekare kapalı ve etrafı korunaklı
alan oluşturduklarını anlattı.
Şahin, "Kediler burada istedikleri zaman
yatıp kalkıp, yemek yiyebiliyor ve ısınabiliyor. İstedikleri zaman da özgürce dışarı çıkıp
bahçe veya sokakta dolaşabiliyor" dedi.
Binada kedilerin tüm ihtiyaçlarının karşılanabildiğini bildiren Şahin, hava sıcaklığının
sıfırın altında 10 dereceye kadar düştüğü ilçede, bu hayvanların ortalama 24 derecelik oda
ısısında barındırıldığını kaydetti.
"Kedi evi"nde ısıtıcıların yanı sıra polar ve
elyaf minderler de bulunduğunu anlatan
Şahin, kedilerin rahat ve güvende hissetmesi
için "kutucuklar" bırakıldığını ifade etti.
Barınağın düzenli temizlendiğini, belediye
ekiplerinin kedilerin günlük bakım ve tedavi-
si de yaptığını vurgulayan Şahin, şöyle
devam etti:
"Her ne kadar kediler istedikleri gibi dışarı
çıkıp içeri girebilseler bile, güvenli bir ortamda oyun oynayabilmeleri için oyun alanları
düşünüldü. Burası kedilerin günlük girip çıktığı bir yer. Tahminimizce günlük 40 veya 50
civarında kedi buraya girip çıkıyor. Burası 45 sokağın kesiştiği bir yer. Sokakta yaşayan
kediler, buraya gelip yiyecek yiyor, ısınıyor
ve dinleniyor. Kediler özellikle hastalandıklarında buraya geliyor. Hasta kedilerin tedavilerini de yine belediye bünyesindeki Hayvan
Rehabilitasyon Merkezinde yaptırıyoruz."
HAYTAP üyesi Ömer Atış da "Kedi evi"
sayesinde sokakta yaşayan kediler için
güvenli ve korunaklı bir yer oluşturulduğunu
belirtti.
Tatvan Belediye Başkan Yardımcısı Baki
Menteş ise kedilerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek konforlu bir yer oluşturmaktan duydukları mutluluğu dile getirdi. (AA)
Sahipsiz kediler için “5 yıldızlı
otel konforunda” barınak
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
2
3
4
5
6
TÜRKÇE BAKIŞ
Prof. Dr. Nurullah Çetin
[email protected]
PKK, BİR EMPERYALİST HAÇLI PROJESİDİR
ÇORUM - Akıncı, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, deriye renk veren hücrelerin
hasar görmesiyle pigment üretilmemesi sonucu oluşan vitiligo hastalığına yakalandıktan
sonra psikolojik açıdan zor günler geçirdiğini,
hastalığını unutmak için 6 yıl önce ip satışı
yaptığı iş yerini açtığını söyledi.
İş yerinde zamanla müşterilerine ücretsiz
örgü kursu vermeye başladığını anlatan
Akıncı, pek çok meslek grubundan kadınlarla geniş bir aile oluşturduklarını ifade etti.
İş yerinde iki grup halinde haftanın 3 günü
gelen kadınların örgü örmeyi öğrendiğini
söyleyen Akıncı, "Her şey müthiş ilerliyor.
Bir yumak almak için iş yerime gelen ve
tanıştıktan sonra buraya gelerek örgü örmeye başlayan kadınlar hem kendi ihtiyaçları
için ilmek atıyor hem de bazıları bunu meslek haline getirip para kazanıyor. Buraya
memuru, hemşiresi, polisi gelip hayatın yorgunluğunu unutmak için bir ilmek atıyor"
dedi.
Hedeflerinin toplu siparişler almak olduğunu vurgulayan Akıncı, "alınan birer yuma-
1
YAŞAM-ÇEVRE
BULMACA
7
8
9
10
BULMACA
Soldan sağa:
1. Menfaat. – Meneviş, dalgır. 2. Bir peygamber. – Keçisağan. 3. Gıda. – Kuzu
sesi. 4. Enayice davranış. 5. Yerine koyma, yerine kullanma. – İlave. 6.
Başlıca, temel niteliğinde olan, esas. – Candan sevilen kadın. 7. Voltamperin
simgesi. – Kum, kül gibi toz durumundaki şeyleri karıştırma. 8. Avrupa’da bir
başkent. – Notada durak işareti. 9. oyuncunun yaptığı. – Okur. 10.
Anakaralardan biri. – Bir renk. 11. Bir anda oluveren, apansız. – Ölüm cezası.
12. Yapma, etme. – gaye, maksat, erek. 13. Büyük ve sert taş parçası. – Boğa
güreşi alanı. 14. Boyutlar. 15. Eklem bacaklıların ve kabukluların örteneğini
oluşturan dayanıklı ve esnek organik madde. – Çünkü şundan dolayı. 16. Ski.
17. Sabanın topraktan kaldırdığı iri parça. – Anlam, meal. 18. mesafe. –
Özenli, düzgün. 19. Eski Mısır hükümdarlarına verilen unvan. – Tavlada bir
sayı. 20. Büyük çaplı yapılan alış veriş.
Yukarıdan Aşağıya:
1. Zahmet, sıkıntı. – Bir geminin başka bir gemiden ya da kıyıdan açılması. –
Akarsu yatağı, mecra. – Bir masal dağı. 2. Sahip, iye, malik. – Eski dilde
kadın. – Kalça kemiği. – Hardal kokulu savaş gazı. 3. Afrika kabilelerinde
krala verilen ad. – Açık olma durumu, açıklık. – Hintli kadınların ulusal giysisi. 4. Yönetim bakımından bir tür bağımsızlığı olan büyük il. –
Sadrazamların ya da çeşitli devlet adamlarının padişaha verdikleri armağan. –
Yemek yemesi gereken kimse. 5. Güzel sanatların bir dalı. – Güney
Amerika’da bir ülke. – En kısa zaman süresi. – Burçlardan biri. 6. Ukala. –
İlgi eki. – Binek hayvanı. – Kutsal ışık. 7. Akdeniz’de yaşayan, eti lezzetli bir
balık. – İlgili. – Hafifseme yoluyla şimdiki zaman. 8. Evrensel alıcı kan grubu.
– Asalak bir böcek, sakırga. – Operasyon. 9.
Eskiden Roma kentine verilen ad. – Alıcı yönetmeni. – Nazım Hikmet’in soyadı. 10. Acı, üzüntü,
ÇÖZÜMÜ
dert, keder. – Göbek, kuşak. – Gelişigüzel, durBUGÜN
madan yazarak.
14. SAYFADA
Hazırlayan: Ercan BostaNcıoĞlu
PKK, Haçlı Siyonist emeller için
kurulmuş taşeron bir cinayet
şebekesidir. Kürt vatandaşların
Müslümanlığını yok edip, onları
köleleştirerek Stalinci bir despotluk sistemi içinde Haçlı ve
Siyonist devlet ve odakların
marabası, jandarması, yağma ve
talan düzenlerinin bekçisi haline
getirmek için kurulmuş bir örgüttür. PKK ayrıca Türkiye’nin Doğu
ve Güneydoğu Anadolu bölgesini
Ermenistan’a eklemek için kullanılıp atılacak bir maniveladır.
PKK’ya karşı en çok Kürtlerin
karşı çıkması ve savaşması gerekiyor.
Türk ve dünya basınından kısa
bir derleme yapalım:
*1931’de Irak’ın bağımsız bir
devlet konumuna geçtiği sırada
Irak'ta bulunan İngiliz İstihbarat
Teşkilatı'nın İngiltere Hükûmetine
verdiği raporda (PRO /AİR
23/419-120883 November 1931)
Kürt milliyetçiliğinin İngiliz politikasının bir çocuğu olduğu vurgulanır.
*Almanya, PKK için özel silah
üretip bunları Hollanda’nın
Kraliyet Hava Kuvvetleri'ne ait
kargo uçakları ile PKK’ya ulaştırmaktadır. Bu silahların kod numaralarını da ordu envanterinin
dışında tutmaktadırlar.
*Alman Dynamit Nobel Defence
(DND) firmasının ürettiği
Bunkerfaust (BKF) füzeleri de
PKK’ya verildi. Füzelerin başına
'DM-32' (DeutschesMuster' yani
'Alman modeli) kod numarasını
eklediler. Almanya'nın PKK’ya
verdiği bazı silahlar: DM32
Bunkerfaust, Panzerfaust 3 (Pzf
3), Pzf 3 EX (DM10), Pzf 3 Alt
Kaliber (DM18 / DM18A1), Pzf 3
UB (DM38), Pzf 3 UB-T (DM58),
Pzf 3 (DM12 / DM12A1), Pzf 3-T
(DM22), Pzf 3-BT, BKF (DM32).
*1996’dan itibaren Amerika,
Guam Adasında Barzani ve PKK
adına terörist eğitmektedir. 15 ya
da 20’şer kişilik özel PKK birlikleri
oluşturup başlarına komutan olarak da eski İsrail askerlerini koymaktadırlar.
*Topladıkları bazı Kürtleri de
Amerikan ve İngiliz Casus
Yetiştirme Merkezi’nde Amerika
ve İsrail’in karakolu olarak görev
yapacak Kürdistan için emniyetçi,
belediyeci, bankacı, vergi, tapu,
nüfus memuru olarak yetiştirmektedirler.
*Avrupa ülkelerinde PKK dernekleri ve diğer kurumları serbestçe faaliyettedir. Avrupa devletleri PKK eşkiyasına siyasi,
hukuki, ekonomik, askerî her türlü
desteği vermektedir.
*Emperyalist Haçlı Batının
Türkiye’yi bölme parçalama
azmanı David Philips adlı şeytan,
30 Temmuz 2015 tarihli
‘Türkiye’nin Karanlık Geleceği’
adlı makalesinde PKK ve HDP’yi
masum, mazlum ve melek gibi
sunarak bu yapıyı Türklere sevdirmeye çalışıyor ve Türklere bu
yapıyı en iyi demokratik seçenek
ve kurtarıcı figür olarak sunarak
siyaseten Meclisimizde etkili bir
şekilde temsil edilmelerini dayatıyor.
*PKK’lı teröristleri eğitmek için
Kandil’e gönderilen 7 Alman ajanından biri, TSK’nın hava operasyonunda öldü. Örgütte ‘Dilsoz
Bahar’ kod adıyla bilinen ajanın
cenazesini memleketi Karlsruhe
kentine Türkiye üzerinden göndermek isteyen Alman makamları, yetkililerden ret cevabı aldılar.
* Gâvurların Daily Telegraph,
Independent, The Times, BBC ve
The Guardian adlı yayın organlarının, Türk kaplanları Bordo
Bereliler'in en az 400 PKK'lıyı
öldürmesi, 12'si bomba uzmanı
100 teröristi de paketleyip
Türkiye'ye getirmesi zoruna gitmiş. İngilizler Bordo Bereliler'e
müdahale edilmesinin şart olduğunu belirtmişler.
*Irak Kürt Bölgesel Yönetimi
(İKBY) son 3 ayda petrol ihracatının 3’te birini İsrail’e yaptı.
Financial Times’in haberine göre
1 milyar dolarlık ihracat İsrail’in
petrol ihracatının yüzde 77’isine
denk geliyor. İKBY ise bu petrol
geliriyle IŞİD’le mücadele eden
peşmerge güçlerinin maaşlarını
ödüyor.
“Anne-kız”ın sokak
hayvanları duyarlılığı
ÇANKIRI - Çankırı'da yaşayan
anne ve kızı, sokak hayvanlarının kış
soğuğunda üşümemesi için kartondan
barınak yapıp şehrin muhtelif yerlerine
koyuyor.
Evlerinde 5 kedi besleyen 50 yaşındaki Fatma ile kızı Ayşe Nur
Darendeli, havaların soğumasıyla
sokakta yaşayan hayvanlar için barınak yapmaya başladı. Anne ve kızı
evde kullanmadıkları karton, naylon
ve yapıştırıcıyla yaptıkları küçük hayvan barınaklarını şehrin çeşitli yerlerine yerleştiriyor.
Anne Fatma Darendeli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, havaların
soğuması nedeniyle tüm canlıların zor
günler geçirdiğini ifade etti.
Kışın sokak hayvanlarının barınacağı yerlerin olmadığını ifade eden
Darendeli, "Daha önce bir şekilde
hayatlarını sürdürebildiklerini düşünüyorduk o yüzden böyle bir şeyi düşünmemiştik. Zamanla hayvanların soğukta donduklarını gördük. Özellikle kediler ve yavru kedilerin soğuktan daha
çok etkilendiklerine şahit olduk.
Yaptığımız kutulara baktık kediler
içine giriyorlar, barınıyorlar bu fikrimizi uygulamaya devam ettik. Bundan
sonra da yapmaya devam edeceğiz"
dedi.
Barınakları atık malzemelerden yaptıklarını dile getiren Darendeli, "Kedi
evini yapmak için uygun boyda kutu,
büyük poşet, bant gibi malzemeler
kullanılıyor. Kedi evi çok fazla masraf
gerektirmiyor. Barınakların içerisine
sokak hayvanları, daha çok ise kediler
girerek biraz da olsa soğuktan korunmuş oluyorlar" şeklinde konuştu.
Barınakların üzerine not da yazdıklarını belirten Darendeli, şöyle konuştu:
"Kedi evlerini yaptık ama mahallemizde çok fazla uygun yer yok.
Mahalleli zorluk çıkarıyor, hayvanlara
pek sıcak bakmıyorlar. Biz de elimizden geldiği kadar uygun yer bulup
barınaklarımızı koymaya devam edeceğiz. Vatandaşların barınaklara zarar
vermemesi için üzerine not yazdık.
Kedi evinin üzerine 'Hava çok soğuk!
Sokaktaki canlılar için kış barınağı,
Lütfen zarar vermeyiniz!' notunu yazdık. Not yazmamıza rağmen, geçen
sene kedi evi çalındı. Biz de haliyle
yeniden ve daha açık bir şekilde not
yazma ihtiyacı hissettik. Not yazmasaydık insanlar barınakları başka yere
kaldırabilir veya zarar verebilirdi.
İnsanlarımızı uyarmak ve biraz daha
duyarlı olmalarını sağlamak için bu
notu yazdık."
Sokak kedilerini beslediklerini belirten anne Darendeli, "Kediler için yiyecek ve kuru mama ihtiyacımız oluyor.
Daha önce yiyecek yardımında bulunan hayırsever vatandaşlarımız oluyordu ama birkaç aydır destek göremiyoruz. Emekli maaşımızla elimizden geldiği kadar sokak kedileri için yiyecek
ve kuru mama almaya çalışıyoruz ama
hayli zorlanıyoruz. Komşularımızın da
artan yemeklerini çöpe atmamalarını
sokak kedileri için ayırmalarını talep
ediyoruz" ifadelerini kulandı. (AA)
SAĞLIK
1 Ocak 2016 Cuma
Anneliği, “Gebe
Okulu”nda öğreniyorlar
Anne adaylarının hamilelik sürecini daha bilinçli ve sağlıklı geçirmesi amacıyla İstanbul İl Sağlık
Müdürlüğü tarafından başlatılan Gebe Okulu Programı'na katılanlara, gebelik, bebek bakımı,
emzirme, lohusa bakımı, nefes egzersizleri ve beslenme gibi konularda eğitim veriliyor.
İSTANBUL - Kursiyerler, uygulamalı
eğitimleri oyuncak bebekler üzerinden alıyor. Oyuncak bebekleri yıkayan, altını
değiştiren ve emzirme pozisyonunda tutmaya çalışan anne adaylarının, bebek bakımı
konusundaki öz güvenleri de artıyor.
Eğitimlere, 2014'te 22 bin 336, 2015'in
ilk 9 ayında ise 8 bin 659 anne adayı katıldı.
Gebe Okulu Programı eğitmenlerinden
Arife Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından
2008'de başlatılan uygulamanın, anne ve
çocuk sağlığında önemli bir rol üstlendiğini
söyledi.
Eğitimlerin 15-20 kişilik gruplar halinde
verildiğini belirten Aydın, "Gebe Okulu eğitimlerine katılanların önceki ve sonraki
tavırlarında, düşüncelerinde önemli değişimlerin olduğunu gözlemliyoruz. Anne
adaylarının kendilerine olan öz güvenlerinin arttığını, doğum veya doğum sonrası
korkularının asgari seviyeye indiğini hatta
yok olduğunu gözlemledik" dedi.
Aydın, anne adaylarına yönelik eğitimle- kaydetti.
Aydın, anne adaylarına gebelik, bebek
rinin başarılı sonuçlar vermesinin, projenin
amacına ulaştığının bir göstergesi olduğunu bakımı, emzirme, lohusa bakımı, nefes
tecrübe kazandı, özellikle ilk kez bebek
sahibi olacak annelerimizin yaşadıkları
heyecan ve stres azaldı" diyen Aydın, bazı
anne adaylarının eğitimlerle kazandıkları
tecrübe sayesinde ikinci çocuğu düşündüğünde yeniden programa katıldığını vurguladı.
Aydın, eğitimlerin gebelik haftasına göre
belirlendiğini dile getirdi.
Eğitimlere katılan anne adaylarından Dr.
Elif Yılmaz Güleç de doğum öncesi yaşadığı stresi eğitimler sayesinde aştığını belirterek, "Ben de bir doktorum ama annelik
farklı bir duygu. Burada oyuncak bebeklerle gördüğümüz uygulamalı derslerde bile
heyecanlanıyorum. Oyuncak bile olmasına
rağmen onu yıkamak, sarıp kucağınıza
almak çok farklı bir duygu. Buraya gelmeden önce stres yapıyordum fakat şimdi kendime olan güvenim arttı" dedi.
Anne adayı Zübeyde Temur ise eğitimlerin kendisi için önemli olduğunu belirterek,
çevresindeki her anne adayına eğitimlere
katılma tavsiyesinde bulundu.
egzersizleri ve beslenme konularında eğitim
Bu arada, Gebe Okulu Programı'na katıverdiklerini söyledi.
lan anne adaylarına sertifika da veriliyor.
(AA)
"Verilen dersler sayesinde anne adayları
Robotik cerrahiyle böbrek nakli yapıldı
İSTANBUL - Bakırköy Dr. Sadi Konuk
Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji
Kliniği'nde robotik cerrahiyle gerçekleştirilen böbrek nakliyle 3 hasta sağlığına
kavuştu.
Kamu hastanelerinde ilk kez gerçekleştirilme özelliği taşıyan ameliyatla, böbrek
çıkarmak için uygulanan yöntem, nakil
yapmak için de kullanıldı.
Uzun süredir böbrek hastalıklarıyla
mücadele eden 3 hastada kullanılan yöntem hakkında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Üroloji Kliniği Şefi Doç.
Dr. Volkan Tuğcu, daha önce robotik cerrahiyle prostat ve böbrek kanseri gibi hastalıkların tedavisi için ameliyatlar yaptıklarını söyledi.
Tuğcu, böbreğin robotla takılmasını,
Amerikalı bir profesör tarafından gerçekleştirilen ameliyat sırasında gördüğünü dile
getirerek, "Bundan çok etkilendim. O yüzden bunu araştırdım. Bu operasyonu dünyada 2 merkez yapıyor, biri Amerika'da,
biri de Hindistan'da. Ben de Hindistan'a
gittim, bu ameliyatları gördüm. Sonra merkezimizde ameliyatları gerçekleştirdik"
diye konuştu.
Avrupa'da dahi olmayan cerrahi bir operasyonu başardıklarına işaret eden Tuğcu,
şu bilgileri verdi:
"Operasyonda göbek kenarından 4 santimetrelik bir kesi açıyoruz. Oradan böbreği
yerleştiriyoruz ve böylece bağlantıları gerçekleştiriyoruz. İyileşme sürecinde robotun
avantajları var. Diğer ameliyatlarda olduğu
gibi bunda da yara iyileşmesi çok hızlı oluyor çünkü kesiniz yok denecek kadar az.
Bir de böbrek yetmezliği çeken hastalar,
enfeksiyona karşı daha hassas oluyor. Tabii
ki iyileşme süreci uzayabiliyor. Bu, açık
cerrahinin en büyük dezavantajı. Ayrıca
robotla içeriyi 15 kata kadar büyütebiliyorsunuz. Yani açık cerrahide 2,5 kat büyütebilirsiniz. İçeriyi bu vesileyle çok net görebiliyorsunuz. Bu sayede anastomozu da iyi
yapabiliyorsunuz. Şükürler olsun
Allah'ıma, bu tekniği ülkeme getirdiğim ve
merkezimde uyguladığım için. Ekibim ve
bu altyapıyı sağlayan tüm arkadaşlarıma
teşekkür ediyorum."
Böbrek hastalığıyla 2 yıldır mücadele
eden 46 yaşındaki müzisyen Oktay
Çelikkaya, kardeşi Gönül Çokyaşar'dan
aldığı böbreğin robotik cerrahiyle nakledilmesinin ardından sağlığına kavuştu.
Çelikkaya, ameliyatının robotla 3 gün
önce gerçekleştirildiğini ve kendisini çok
iyi hissettiğini belirterek, "Ağrım, sızım
hiç yok. Bugünümüze şükürler olsun, çok
iyiyim. İki yıldır böbrek bekliyordum.
Diyalize giriyordum. Sonunda kız kardeşim karar verdi, kendisinden nakil aldım.
Operasyonlarımız çok güzel geçti.
Hocalarıma teşekkür ediyorum" dedi.
Böbrek yetmezliğiyle 11 yıldır mücadele
eden ve ablası Halise Sayhan'ın böbreğiyle
hayata tutunan 23 yaşındaki Emine Sayhan
da şu ifadeleri kullandı:
"Çok mutluyum. Hayatta olduğuma çok
seviniyorum. 11 yıldır böbrek hastalığıyla
savaşıyorum. Diyalize girmedim ama nakil
olmasaydım artık başlayacaktık. Vericim
ablam oldu. Operasyonlarımız çok güzel
geçti. Şimdi hiç ağrım, sızım yok. Bütün
hocalarımız bizimle çok iyi ilgilendi.
Herkese çok teşekkür ediyorum. Onlar
sayesinde yaşıyorum." (AA)
Akraba dışı organ nakillerinde Bel çevrenizi en son ne zaman ölçtürdünüz?
“Etik Kurul” izni şart
ANKARA - Organ Nakilleri Bilinçlendirme ve Geliştirme Derneği
Başkanı Prof.Dr. Yalçın Polat, canlıdan organ nakli yapılabilmesi için belirlenen kurallar olduğunu hatırlatarak, "Akraba dışı nakillerde konunun suistimal edilip edilmediği konusunda cerrahlar söz sahibi değildir. Buna devletin resmi bir kurumu olan Etik Kurul karar vermektedir. Aksi takdirde
illegal bir durum ortaya çıkabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan "Organ ve Doku Alınması,
Saklanması İle İlgili Yönetmelik"e göre, Etik Kurul kararı olmadan 4.
derece akraba dışındakilerden organ nakli yapılamıyor. Akraba dışı nakillerde, konunun suistimal edilip edilmediğine ilişkin karar da yine devletin
resmi bir kurumu olan Etik Kurul tarafından veriliyor.
Organ Nakilleri Bilinçlendirme ve Geliştirme Derneği Başkanı Prof. Dr.
Yalçın Polat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, canlıdan organ nakli
yapılabilmesi için belirlenen bazı kurallar olduğunun altını çizdi. Polat,
"Canlı vericiler için 4. dereceye kadar akrabalık bağı olmalıdır. Bunun ötesinde verici olunabilmesi ancak Etik Kurul kararı ile olmaktadır. Canlı
verici, hatta çapraz organ nakilleri. Yani birbiriyle uyumsuz olan yakın
akrabalar karşılıklı organlarını birbirine verebilmektedir. Buradaki amaç
olabildiğince çok sayıda kişiye organ nakli yapabilmektir" açıklamasında
bulundu.
Polat, "Organ naklinin suistimal edilmemesi için hukuki anlamda çok iyi
yönetilmesi gerektiğine" işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Organ ve doku alınması, saklanması ile ilgili yönetmeliğin 16. maddesi
şu şekildedir; Etik Kurul kararı olmadan 4. derece akraba ötesi organ nakli
yapılamamaktadır.
Etik Kurul, il sağlık müdür yardımcısı, il emniyet müdür yardımcısı, bir
avukat, naklin yapılacağı merkezin dışından kamu hastanesinden bir doktor, bir psikiyatri uzmanı ve bir sosyal hizmet uzmanından oluşan tamamen
bağımsız bir kurumdur. Kurul, 15 günde bir toplanır ve üçte ikisinin görüşüne göre de nakil kararı verilir."
Polat, "Organ nakli cerrahları, konunun ancak mesleki boyutu ile ilgilenebilirler ve karar verebilirler. Akraba dışı nakillerde konunun suistimal
edilip edilmediği konusunda cerrahlar söz sahibi değildir. Buna devletin
resmi bir kurumu olan Etik Kurul karar vermektedir. Aksi takdirde illegal
bir durum ortaya çıkabilir. Amerika ve Avrupa'daki nakiller de etik kurul
kararına bağlı olarak yapılmaktadır" dedi.
Türkiye'de organ nakli bekleyen hastaların sayısının gün geçtikçe arttığını belirten Polat, bir kişinin ölümü halinde kadavradan yapılan nakiller ile
bir başkasının bir kez daha yaşam şansı yakaladığını hatırlattı.
Organ naklinin kadavradan ya da canlı vericiden alınarak gerçekleştirilebildiğini ifade eden Polat, "Organ nakli yapılabilmesi için o organın artık
işlev görmüyor olmaması gerekir; yani son dönem organ yetmezliği olmalıdır. Burada özellikle kalp, karaciğer ve akciğer daha fazla ön plana çıkmaktadır. Özellikle bu organlara ihtiyacı olan kişiye nakil yapılmadığı takdirde hayatını kaybetmektedir" dedi. (AA)
HABER MERKEZİ - Bel çevresi genişliğinin erkeklerde 94, kadınlarda 80 santimetreden
fazla olması kalp ve damar hastalıkları açısından en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Karın bölgesinde oluşan fazla miktarda
yağlanma ile kendini gösteren “metabolik sendrom” hastalığı, insülin direnci, diyabet, kan
yağlarında dengesizlik, hipertansiyon ve koroner kalp hastalığına yol açabiliyor.
Memorial Antalya Hastanesi Endokrinoloji
ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Uz.
Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, “metabolik sendrom”
hakkında bilgi verdi.
Metabolik sendrom; insülin direnci, bozulmuş karbonhidrat toleransı, şeker hastalığından
en az birinin bulunması, hipertansiyon, iyi
huylu kolesterol düşüklüğü ve kan yağları yüksekliği gibi belirtilerle kendini gösteren önemli
bir hastalıktır. Özellikle karın bölgesinde ciddi
ölçüde yağlanma ve obeziteye yol açar. Kadın
ve erkeklerde bel çevresi genişliği olması gereken değerlerin çok üzerine çıkar. Hastalık,
doğru beslenme ve düzenli egzersiz içeren bir
yaşam tarzı değişikliği gerektirir.
Kilo kontrolünün sağlanması, metabolik sendromun öncelikli tedavisidir. Bunun için de
kilo vermeye yardımcı sağlıklı beslenme ve
düzenli egzersiz bir yaşam biçimi haline getirilmelidir. Bazı hastalarda diyet ve egzersiz ile
birlikte ilaç kullanımı gerekebilir. % 5-10’luk
kilo kaybı bile metabolik sendromun tüm bileşenlerini kontrol altına alabilmek için yeterlidir.
% 7 oranında kilo vermek ve hareketli bir
yaşam şekli benimsemek, şeker hastalığı oluşma riskini ortalama %50 oranında azaltmaktadır.
Metabolik sendromda beslenme tedavisinin
amacı; insülin direnci sorununu ve buna bağlı
bozuklukları önlemektir. Alınan kalorinin yağ
miktarı %25-35 oranında tutulmalı, bunun da
büyük kısmı zeytinyağı, fındık ve kanola yağı
olmalıdır. Soya, ayçiçeği ve mısırözü yağı daha
az oranda tercih edilmelidir. Bunun yanında;
fındık, ceviz, badem, keten tohumu yağı tercihen tüketilebilir. Omega-3 yağ asitlerinden zengin beslenme ve özellikle balık tüketimi önemlidir. Karbonhidrat oranı toplam kalorinin %4555’ini oluşturmalı ve daha çok tam tahıllar,
meyve ve sebzeler, kuru baklagiller, tahıllı ve
yulaf içeren kahvaltılıklar tercih edilmelidir.
Kalorinin kalan kısmı proteinden alınmalıdır.
Derisi çıkarılmış tavuk veya hindi, yağsız dana
eti ile yağsız veya düşük yağlı süt ürünleri bu
alandaki sağlıklı seçeneklerdir.
Et ağırlıklı beslenme alışkanlıklarına sahip
olan kişilerin, kırmızı ette bulunan yüksek miktardaki doymuş yağ oranını göz önüne alarak,
et tüketim miktarı ve sıklığında dikkatli olması
gerekir. Öğünlerde 2-3 köfte kadar (60-90
gram) et tüketimi, günlük et gereksinimini karşılayacaktır. Et; ızgara, fırın ve haşlama yöntemleriyle pişirilmelidir. Kızartma ve kavurma
yöntemi sağlıklı değildir. C ve E vitamini içerikli besinlerin tüketimine özen gösterilmelidir.
Bunun için de sebze ve meyve, salata, taze
sıkılmış meyve suları sofrada tercih edilmesi
gereken seçeneklerdir. Hamurlu, şerbetli ve
ağır tatlılar yerine, vücudun şeker ihtiyacı sütlü
ve meyveli tatlılardan az porsiyonlarla karşılanmalıdır. Günlük tempolu yürüyüşler ve düzenli
egzersizler bir yaşam şekli haline getirilmelidir.
13
Yeni yıl
hediyeniz
“sağlık”
olsun
ANKARA - Yeni yılda "önce sağlık"
diyenler için, klasik hediyeler dışında,
kalp, tansiyon, diyabet ya da bazı kanser
türlerini kapsayan taramaların yapılabildiği check-up'lar, kaliteli cilt için bakım
kürleri, lazer uygulamaları, spor seanslarını içeren programlar alternatif hediyeler arasında yerini alıyor.
Sağlık ve estetik uygulamalarını içeren sürprizler, günlük yaşam karmaşasında fırsat yaratıp kendine bakamayanlar için önemli bir fırsat olabiliyor.
Genel Cerrahi Uzmanı Erkan Öztürk,
AA muhabirine yaptığı açıklamada,
kadınlarda en sık meme kanserinin
görüldüğünü belirterek, erken tanı halinde hastalığın tedavi edilebildiğini vurguladı. Her kadının, hiçbir şikayeti olmasa
bile düzenli aralıklarla tarama yaptırması gerektiğinin altını çizen Öztürk, "20
ile 40 yaş arasında 2-3 yılda bir hekim
muayenesi öneriyoruz. Kadınlar, 40
yaşından sonra ise her yıl hekim muayenesi ve mamografiyi düzenli olarak yaptırmalı" dedi.
Muayene sonrasında riskli hastalara
ultrasonografi, MR ve genetik danışmanlık gibi ek tetkikler yapılabildiğini
dile getiren Öztürk, "Meme kanserinde
erken tanı hayat kurtarır. Yeni yılda,
sağlık dilerken, meme kanseri taramasını yaptırtmak da bir kadına 'Benim için
çok değerlisin' sözlerini tamamlayan
önemli bir hediye olabilir" değerlendirmesini yaptı.
Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bedreddin
Seçkin de prostat kanserinin erkeklerde
en sık görülen ikinci kanser türü olduğunu ifade ederek, kanser tanısı konan
her üç erkekten birinin prostat kanserine
yakalandığını bildirdi.
İleri yaşın bu hastalıkta en büyük risk
olduğuna dikkati çeken Seçkin, "45 yaş
altında nadir görülürken, yaş ilerledikçe
karşılaşılma yüzdesi artmaya başlar.
Babasında ve erkek kardeşinde prostat
kanseri olanlarda riskin artması aile faktörüne işaret etmektedir. 45-50 yaşından
itibaren, risk grubuna girenler ağırlıkta
olmak üzere tüm erkekler yılda bir prostat değerlendirmesi yaptırmalıdır" uyarısında bulundu.
Seçkin, yeni yılda tarama yaptırılmasına aracı olunmasının önemine işaret
ederek, "Sevdiğinize, onun ne kadar
değerli olduğunu hatırlatmak gerekir.
Sağlığını önceleyerek, belki de erken
tanıyla tedavi şansını yakalayabilmek
sizin elinizde olabilir" diye konuştu.
"Dünya Saç Cerrahisi" diplomasına
sahip 150 hekimden biri olan
Dermatoloji Uzmanı Dr. Ekrem Civaş,
saçların yapısının ve sıklığının kişinin
fiziksel görünümündeki etkisini vurgulayarak, kellik sorununa saç ekme operasyonlarıyla çözüm bulunabildiğini
söyledi.
Saç ekimi uygulamasının yeni yıl için
keyifli bir hediye olabileceğini dile getiren Civaş, uygulama için doğru adreslere başvurulması, tıp dışında uygulanan
hiçbir tedavi yönteminin başarılı sonuç
vermeyeceği uyarısında bulundu. Civaş
"İnternet sitelerinde ya da farklı ürünlerin satıldığı yerlerde saç çıkaracağı
iddiasıyla bilimselliği kanıtlanmamış
ürünler satılmaktadır. Buralardan uzak
durulması gerekir" dedi.
Türk Dermatoloji Derneği Genel
Sekreteri Doç. Dr. Emel Erdal Çalıkoğlu
da lazer ve fotoepilasyon (IPL) cihazları
ile birçok deri hastalığının tedavisinin
yanı sıra estetik amaçla çeşitli uygulamaların yapıldığını belirtti.
Lazer ve IPL cihazlarının, özellikle
epilasyon, cilt gençleştirme, damarsal
lezyonların tedavilerinde, cilt lekeleri,
çil, siğil, yara izleri, cilt çatlakları, akne,
gül hastalığı, mavi-yeşil dövmelerin
çıkarılması, vitiligo, sedef, atopik dermatit gibi hastalıkların tedavisinde
uygulandığını aktaran Çalıkoğlu,
"Hekim kontrolünde yapılmayan lazer
uygulamaları, özellikle ciltte ileri dereceye kadar ulaşabilen yanık, kalıcı iz ve
lekelenmelere yol açabilmektedir. Bu
nedenle, yeni yılda kendi cildinizi ya da
sevdiğinizi güvenli ellere teslim etmelisiniz" uyarısını yaptı.
Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan
Erbil de Botulinum toksin uygulamasıyla, kasların kasılmasının yumuşatıldığını
ve bu şekilde ciltte daha az kırışıklık
oluştuğunu dile getirdi.
Bu şekilde ciltte fiziksel görünümdeki
iyileşmenin dışında psikolojik açıdan da
olumlu sonuçlar alındığını kaydeden
Erbil, "Yaşlanmayı ertelemek, yeni yıl
için güzel bir hediye seçeneği olabilir"
dedi.
Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı
Prof. Dr. Onur Erol da kişiden alınan
dokuyla cilt yenileme yöntemi sayesinde daha genç bir cilde sahip olunabildiğini söyledi.
Cilt dokularının 20'li yaşlardan itibaren erimeye başladığını anlatan Erol,
zamanla ciltte sarkmalar oluştuğunu ve
hatların bozulduğunu dile getirdi. Erol,
"Eriyen dokulara kişinin kendi vücudundan alınan yağ dokuları zenginleştirerek
cildine enjekte ediliyor. Bu şekilde,
vücut bu dokuları sorunsuz kabul ediyor. Yeni yılda yaş alırken aynı zamanda
genç kalmak mümkün" diye konuştu.
(AA)
14
1 Ocak 2016 Cuma
Zengibar Kalesi’nde acil
restorasyona ihtiyaç var"
TURİZM
Cağ kebabı
kış turizminin
gözdesi
KARS - Erzurum ve Kars başta olmak üzere
Doğu Anadolu Bölgesi'nin vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan cağ kebabı, bölgenin önemli gelir kaynaklarından kış turizmine de zenginlik katıyor.
Doğu Anadolu meralarında doğal beslenen koyunlardan elde edilen etin, sinirlerinden temizlendikten
sonra ustaca terbiye edilmesinin ardından yatık şişe
dizilerek odun ateşinde pişirilmesiyle yapılan cağ kebabı, kış turizm sezonunun açılmasıyla daha fazla aranan
bir lezzet haline geldi.
Cıbıltepe Kayak Merkezi'ne ev sahipliği yapan
Sarıkamış'ta 40 yıldır cağ kebap ustalığı yapan ve restoran işleten İbrahim Çakal, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, cağ kebabının kış mevsiminde daha çok
tüketildiğini belirtti.
Yaz mevsiminde 2 bin 500 rakımlı meralarda kekik
ve çeşitli otlarla beslenen koyun, kuzu ve keçi etinden
yapılan cağ kebabının, kış mevsiminde yerli ve yabancı
turistlerin vazgeçilmez lezzetleri arasında yer aldığını
ifade eden Çakal, havaların soğuması ve kış turizm
sezonunun açılmasıyla cağ kebabına rağbetin de arttığını dile getirdi.
Çakal, bu durumun cağ kebabının eşsiz lezzetinin
yanı sıra insana soğuk havada güç katmasından kaynaklandığını ifade ederek, "Kış mevsiminde cağ kebabı
yiyenin içi ısınıyor, vücudu güçleniyor ve hastalıklara
karşı daha dirençli oluyor. Kayak merkezine gelen
kayak tutkunları, bu kebabı yemeden gitmiyor. Bu
nedenle kebabın tüketimi bu aylarda artıyor. Biz her
gün bir, iki koyunu cağ kebabı için hazırlıyoruz" diye
konuştu.
Şişe dizili servis usulüyle de ilgi çeken cağ kebabının lezzet sırları hakkında da bilgi veren Çakal, şunları
kaydetti:
"Cağ kebabında kullanılacak küçükbaş hayvanlar,
meralarda özel olarak besleniyor. Et kesimden sonra
bir gün bekletilir ve kemiklerden ayıklandıktan sonra
sinirleri alınır. Soğan, yoğurt ve karabiberle terbiye edilen et, yine üç gün dinlendirildikten sonra şişe dizilir.
Ardından özel yapılan ocakta yakılan odunun közünde
hafif ısıda pişirilir."
KONYA - Konya'da Helenistik dönemde
kurulan, hala ayakta olan surları, tiyatrosu, zafer
takı, kaya mezarları ve su kemerleriyle Roma
dönemi taş işçiliğinin en önemli örneklerinden
Zengibar Kalesi'nde acil restorasyon yapılması
gerektiği bildirildi. Konya Müzeler Müdürü
Yusuf Benli, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
Bozkır ilçesi yakınlarında Helenistik dönemde
kurulduğu değerlendirilen ve Zengibar Kalesi
olarak bilinen antik kentin, Roma ve Bizans
dönemi taş işçiliğinin en çarpıcı örnekleri arasında yer aldığını söyledi. Oldukça geniş bir alana
yayılan kentin birçok güzelliğinin hala ayakta
olduğuna işaret eden Benli, şöyle devam etti:
"Kale surlarının büyük bölümü ve burçlar
ayakta. Tiyatro, Roma döneminde zafer göstergesi zafer takı, Hristiyanlık döneminde kullanılan
kilise, su kemerleri ve benzeri mimari yapılar
dikkati çekiyor. Roma döneminde bölgenin garnizon komutanlığı olarak kullanıldığı anlaşılıyor.
Zengibar, Konya'daki antik kentlerin en
önemlilerinden biridir. Burası, Konya'nın Efes'i
diyebileceğimiz önemde bir yerleşim yeridir."
Benli, bölgede Kültür ve Turizm
Bakanlığınca 3 yıldır araştırmalar yapıldığını
belirterek şunları söyledi:
"Kentin, Ulupınar ve Acılar'dan birer kapısı
var. Çok küçük bir temizlik çalışmasıyla veya
birkaç senelik kurtarma kazısıyla birçok eser
ortaya çıkarılabilir. Güneydeki kapıdan başlayarak devam eden bir ana cadde, caddenin
kenarlarında dükkanlar ve zafer takına kadar
uzanan bölüm şu an en çok dikkati çeken alanlar.
Elbette acil bir restorasyona ihtiyacı var. Bir
üniversitemizden araştırma görevlisi çalışmalara
başladı. Mahalli bir destekle bu restorasyonun
gerçekleşeceğine ve sonuç alınacağına inanıyorum." Zengibar'da yaptıkları incelemede bazı
bölümlere zarar verildiğini tespit ettiklerini anlatan Benli, yörede yaşayanlardan bu alanın korunması konusunda destek beklediklerini aktardı.
Özellikle kaya mezarlarının olduğu kısımda
tahribatın fazla olduğuna işaret eden Benli, sözlerini şunları kaydetti.
"Halkımızdan ricamız, kültür varlıklarımıza
Peribacaları "kar beyaz"
BULMACANIN ÇÖZÜMÜ
1
2
3
4
5
6
ISSN 1308-7622
Yıl: 46
Sayı: 15349
7
1 Ocak 2016
Cuma
8
Grup Birikim A.Ş. adına Nizamettin ÖLMEZ
GÜNLÜK SİYASİ GAZETE Sahibi:
Genel Yayın Yönetmeni
Ahmet TEKEŞ
9
Haber Koordinatörü
Dursun ERKILIÇ
10
Yazı İşleri Müdürü
Şebnem ÜNAL
Sayfa Editörü
Abdülmecit KOYUNSAĞAN
11
İstihbarat Şefi
Ayşegül BALDEMİR
12
Muhabir - İnternet Editörü
Kenan ERGEN
13
HABER MERKEZİ
Şenol Günüç, Emine Özcan, Hakkı Murat Söbütay,
Burcu Kerim, Ayşenur Gürer, Mihriban Demirel,
Şevket Kalaycı, Zeynep Efsane Güzeldereli
İdari Merkez
Rüzgarlı Caddesi Plevne Sokak No:14/4 Ulus - ANKARA
Tel: 0312 387 25 40 - Fax: 0312 387 25 60
Basıldığı Yer:
Yayın Sahibi
Temsilcisi:
Yiğit YİĞİT
Büyük Anadolu Medya Grup Özel Eğitim Gıda ve İnşaat Ltd. Şti.
İstanbul Cad. Elif Sokak No:7/244 İskitler - Ankara TEL: 0 312 384 30 70 Pbx
Dağıtım: AK Dağıtım Abdulgani AKDAĞ Çağlayan Mah. Tıp
Fakültesi Caddesi No: 258/11 Mamak/ANKARA Tel: 0312 368 04 09
Yayın Türü: Yerel - Süreli (Pazar hariç)
Resmi ilanlarımızı internet sitemizden de görebilirsiniz.
web: www.yedigungazetesi.com.tr email: [email protected]
Sözleşmesiz yazarlara ücret ödenmez
YediGün Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir
14
NEVŞEHİR - Peribacaları, kayadan oyma evleri, kiliseleriyle yerli ve
yabancı turistlerin ilgisini çeken
Kapadokya bölgesi, kar yağışıyla birlikte beyaza büründü.
Kapadokya bölgesinde akşam saatlerinde etkisini artıran kar yağışı,
Göreme, Zelve, Ürgüp, Paşabağları,
Uçhisar ve Avanos'taki peribacalarına
ayrı bir güzellik kattı.
Bölgeye gelen turistleri taşıyan
araç sürücüleri kar yağışına hazırlıksız
yakalanınca zor anlar yaşadı. Bazı
sürücüler araçlarına zincir takarken
bazıları ise alternatif yolları denedi.
Bölgedeki belediye ekipleri de kar
yağışına anında müdahale ederek
temizleme ve tuzlama çalışmaları
yaptı.
Hava sıcaklığının sıfırın altına düştüğü Kapadokya bölgesinde bazı turist
kafilelerinin ise kar yağışı nedeniyle
konaklama sürelerini uzattıkları öğrenildi.
zarar vermesinler. Bunlar geçmişten bize kadar
gelmiş değerlerdir. Korunup, bizden sonra gelecek nesillere aktarılması gereken önemli kültür
varlıklarıdır. İleride bu bölgenin turizm merkezi
olabileceği unutulmasın. Zengibar Kalesi'ne
sahip çıkarak bölgenin turizme kazandırılması
konusunda destek olsunlar. Antalya yolu, o
bölgeden geçiyor. Turizme kazandırılması için
başlatılan çabalar, uzun soluklu çalışmalar.
Zengibar ve çevresinin 10 yıl içinde turizm
açısından çok önemli bir merkez haline geleceğini düşünüyorum."
15
16
17
18
19
20
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
1 Ocak 2016 Cuma
Hamzaoğlu'nun ikinci yarıdan beklentisi büyük
BURSA - Spor Toto Süper Lig'de
sezonun ilk yarısında beklenen performansı gösteremeyen Bursaspor, yeni
teknik direktörü Hamza
Hamzaoğlu'yla ikinci yarıdan üst sıçrama yapmayı hedefliyor.
Ertuğrul Sağlam ile anlaşmalı olarak yolların ayrılmasının ardından ilk
yarının son haftalarında takımın başına geçen Hamza Hamzaoğlu, bir yandan oyuncuları tanımaya çalışırken
diğer yandan da ikinci yarıda takımı
üst sıralara taşımanın hesaplarını yapıyor. Her fırsatta Bursaspor'un teklifini
"Kulübün menfaati
her şeyin önünde gelir"
ANKARA - Gençlerbirliği Kulübü Başkanı
İlhan Cavcav, teknik direktör Yılmaz Vural ile yollarını ayırmasının ardından dördüncü, beşinci teknik direktörün ne zaman geleceğinin sorulmaya
başladığını belirterek, kırmızı-siyahlı kulübün
menfaatlerinin her şeyden önce geldiğini söyledi.
Cavcav, sahibi olduğu iş yerindeki ofisinde düzenlediği basın toplantısında uzun yıllardır başkanlık
yaptığını, "Ne gördüm değil, ne göreceğim demeyi" öğrendiğini dile getirerek, "Hiç yaşamadığım
olayları yaşadım son dönemde. Bir sürü hoca değişikliği sonunda uzun yıllar önce çalıştığımız
Yılmaz Vural ile tekrar anlaştık" dedi.
Sezon başlamadan önce kulüpte görevli bir
çalışanın yönlendirmesiyle 5 yabancı transfer yaptıklarını hatırlatan Cavcav, "Kaleci hariç diğerlerinin faydalı olacağı kanaati bende oluşmadı. Bu
süreçte transfer sezonu da kapanmıştı, biz de bir
şey yapamadık. Yılmaz hoca yıllardır bu işin içinde deneyimli, saygı duyduğum bir hoca.
Durumumuzu kendisine anlattım, 4 ya da 5 oyuncu
alabileceğimizi söyledim" diye konuştu.
Sezonun ilk yarısının son maçı olan
Eskişehirspor karşılaşması öncesi Yılmaz
Vural'dan liste istediğini dile getiren Cavcav, şöyle
devam etti: "Baktım listede gönderilecek 13 futbolcu var. Bu Gençlerbirliği'nin sonunu hazırlamak
demektir. Hocanın bu teklifi karşısında bu işi beraber götüremeyeceğimize inandığımdan kendisine
ulaştım ve değerli Yılmaz Vural kardeşime bunu
ilettim. Teşekkür ettik ve bu şekilde ayrıldık.
Herkes 'dördüncü, beşinci ne zaman gelecek'
demeye başladı ancak kulübümün menfaati her
şeyin önünde gelir." Yılmaz Vural ile kulüp arasındaki sözleşmenin henüz feshedilmediğini, deneyimli teknik adama mağdur olmaması için bir ücret
teklif ettiklerini dile getiren Cavcav, "(Düşüneyim)
dedi. Yardımcılarının da maaşlarını yatıracağız.
Anlaşılan Yılmaz Vural'ın tazminat talebi var. Ben
onun gibi bir hocanın 1-2 gün için para istemesinin
haksızlık olacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
İlhan Cavcav, kendisinin kabahatlerinin de
olduğunu kabul ettiğini belirterek, "Ben de insanım
peygamber değilim. İnsanlara inanıyorum, 80 yaşına geldim, öpülmedik yerim kalmadı insanlara
inanmaktan" diye konuştu.
Cavcav, şunları söyledi:
"(Hoca kovan) olarak anılmak beni rahatsız
ediyor, getiriyorsun, sonra kovuyorsun. 66 yıldır
çalışıyorum, iş dünyasının içindeyim. Fabrikamda
40 yıldır çalışanlar var. Demek ki görevini layıkıyla yapan kimse kovulmaz. Artık biliyorum, tanıyorum. Bazı isimlerin kulüple ilişkisini kestim, keseceğim çok insan da olacak. "
İlhan Cavcav, Türkiye Futbol Federasyonu'nun
(TFF) takımların teknik direktör değişikliğine
sınırlama getirebileceğine dair haberlere ilişkin ise
"İsabetli olur. TFF'nin aldığı kararları dünya takip
ediyor. Hatta hoca gönderen takımı ligden ihraç
etsinler ki rahat etsinler" esprisini yaptı.
"TFF'yi kimin idare ettiğini iyi biliyoruz" diyen
Cavcav, "Orası hocaların değil, kulüplerin haklarını koruyacak bir teşkilattır. Biz kimi getirdiysek
göndermesini de biliriz" değerlendirmesinde
bulundu.
camiaya, taraftarlara ve alt yapısına
güvendiği için kabul ettiğini belirten
Hamzaoğlu, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, ilk yarıda yaşanan şanssızlığı kırmak, kötü gidişe "dur" diyerek üst sıralara çıkmak için yoğun
çaba sarf edeceklerini söyledi. İlk
antrenmanda söylediği, "Bu takım bu
oyuncularla bulunduğu yeri hak etmiyor" sözünün arkasında durduğunu
vurgulayan Hamzaoğlu, "İnşallah
ikinci yarıda bulunduğumuz konumdan daha yukarılara doğru çıkan bir
Bursaspor hedefliyoruz.”
"6 milyon lisanslı
sporcumuz var"
ORDU - Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan,
Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın 2011 yılında kurulmasıyla sporcu sayısında önemli artış sağlandığını bildirdi.
Baykan, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın, Cumhuriyet tarihinin en
büyük spor tesis hamlesinin devam ettiğini söyledi.
Farklı projelere imza atıldığını dile getiren Baykan,
kendi halinde spor yapan vatandaşların bilinçli spor
yapabilmesi adına "Koşabiliyorken koş" projesini uygulamaya koyduklarını anlattı.
İl merkezi ve ilçelerde 60 civarında yüzme havuzu
inşaatının devam ettiğini ifade eden Baykan, "Tesisler
çoğaldıkça, yüzme havuzlarımız arttıkça daha fazla
insanımız ve daha fazla gencimiz, çocuğumuz spor
yapıyor. Yine birçok ilimize boks ringi, atış poligon
malzemesi gibi, tekvando, karate, judo, tatami minderleri, okçuluk malzemesi katkılarını yaptık ve yapmaya
devam edeceğiz" dedi.
Baykan, pırıl pırıl gençler için hem eğitim hem
sporu bir arada yürütme çabasında olduklarının altını
çizerek, "Bize düşen devletin kamu görevlileri olarak
mecralar oluşturmak. İllerdeki arkadaşlarımıza düşen ise
onları yönetmek ve sporun daha çok yaygınlaşma noktasını yakalamak. Şu anda 6 milyonu yakaladığımız
lisanslı sporcu sayımız ülkemizde son 4-5 yılda spor
adına en önemli adımlardan bir tanesi" diye konuştu.
Milli Eğitim Bakanlığının eğitim, Gençlik ve Spor
Bakanlığı'nın ise sportif faaliyetlerini yapmak üzere bir
işbirliği yapıldığını belirten Baykan, "Bu anlamda güzel
bir iş birliği oldu. Katılım sayısı arttı. Bizim tesislerimiz
çoğaldı. 2011 yılından bu yana milli eğitimin var olan
okullardaki salonlarını kullanmaya başladık. Milli
Eğitim Bakanlığı ile spor tesislerini arttırma adına çalışmalarımız devam ediyor" ifadelerini kullandı.
İnşaat malzemeleriyle gelen şampiyonluk
SİVAS - Sivas Gençlik Spor ve
İzcilik Kulübü Bilek Güreşi Takımı
sporcuları, inşaat malzemelerinden yaptıkları çalışma aletleriyle bilek güreşinde Türkiye şampiyonu oldu.
Sivas Gençlik Spor ve İzcilik
Kulübü, 19-20 Aralık'ta Ankara'da
düzenlenen ve 73 kulüpten 617 sporcunun katıldığı Kulüpler Arası Genç
Erkekler Bilek Güreşi Türkiye
Şampiyonası'nda takım halinde ikincilik elde etti.
Kulüp sporcularından Said Erkam
Bıyıkoğlu 55 kilogramda sağ ve sol
kolda, Turan Verep ise artı 80 kilogramda sol kolda Türkiye birinciliğine uzandı.
Demir, profil, makara, halat ve plastik boru gibi inşaat malzemelerinden
yaptıkları çalışma aletleriyle imkansızlıklar içinde müsabakalara hazırlanan
sporcular, önemli bir başarıya imza attı.
Şampiyonada geçen yıl 50 kilogramda sağ ve sol kolda Türkiye şampiyonu olduğunu dile getiren Said
Erkam Bıyıkoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yıl yarışmalara 55
kilogramda katıldığını söyledi.
Sağ ve sol kolda yine Türkiye şampiyonu olduğunu ifade eden
Bıyıklıoğlu, "İnternetten çalışma aletlerini araştırıyoruz. İnşaat malzemelerini
onlara benzeterek çalışma aleti yapıyoruz. Kısacası hiçbir sponsorumuz olmadan zor imkanlarda çalışıyoruz.
Hedefimiz Avrupa ve dünya şampiyonalarına gitmek. Bunun için de desteğe
ihtiyacımız var" diye konuştu.
Ankara'da yapılan yarışmalarda 80
kiloda sol kolda Türkiye birinciliğini,
sağ kolda ikinciliği elde eden Turan
Verep de "Türkiye şampiyonuyum. Bir
şampiyon olarak buradan çıktım. İnşaat
malzemeleri ile antrenman yapıyoruz.
Bu şekilde Türkiye şampiyonu olduk"
dedi.
Sivas Gençlik Spor ve İzcilik
Kulübü Bilek Güreşi Antrenörü
Mustafa Aydın ise Türkiye şampiyonasına 3 yıldır katıldıklarını belirtti.
Şampiyonda geçen yıl takım halinde üçüncü olduklarını, bu yıl ise çıtayı
biraz daha yükseltip ikincilik elde ettiklerini dile getiren Aydın,
"Sporcularımızın gayretli çalışmaları
sonucu, Türkiye ikincisi olduk. Gençlik
Hizmetleri ve Spor İl Müdürümüz
Salim Kılıç, bize çok büyük destek oluyor. Çalışma yerimizi de o ayarladı. Biz
de burada bulunan derme çatma aletlerle çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
Aydın, sporcuların imkansızlıklara
rağmen özveriyle çalıştığını aktararak,
şunları kaydetti:
"Profesyonel hiçbir aletimiz yok.
İnşaat makaraları, profil demirleri,
halatlar, plastik doğalgaz borularından
kendi yaptığımız aletlerle Türkiye ikincisi olduk. Şampiyonaya hazırlanmak
için demir borulara plastik doğal gaz
borularını taktık. Eski emniyet kemerlerini kesip, demir borulara takarak çalışma aletleri oluşturduk. Bilek güreşinde
parmak hareketleri çok önemli, bunun
içinde tahta takozlardan aletler yaptık.
Profesyonel aletler çok pahalı, imkanımız kısıtlı olduğu için alamadık. Bunun
içinde kendi oluşturduğumuz aletlerle
çalışıyoruz. Bu imkansızlıklara rağmen
başarı geldi. Destek olunduğu taktirde
başarılarımızı dahada artıracağının
garantisini verebilirim."
Batmanlı kadınların
futbol aşkı bir başka
BATMAN - Batman'da kurulan ve Türkiye
Kadınlar 3. Lig'de mücadele eden futbol takımının başarıları, ilde yaşayan kadınların bu spora ilgisini artırdı.
Kentte yaşayan çocuk ve gençlerin spora yönlendirilmesi amacıyla oluşturulan futbol, basketbol, hentbol,
atletizm, masa tenisi ve ferdi branşlardaki kadın ve
erkek takımları başarılarıyla dikkati çekiyor.
Söz konusu ekiplerden biri olan 1955 Batman
Belediyespor Kadın Futbol Takımı, Türkiye Kadınlar 3.
Lig 8. Grup'ta zirve mücadelesi veriyor.
Ligdeki 11 takım arasında namağlup iki ekipten biri
olan 1955 Batman Belediyespor, şu ana kadar yaptığı 7
maçta 5 galibiyet ve 2 beraberlikle 17 puan elde etti.
Diğer namağlup takım 76 Iğdırspor'un ardından ikinci
sırada yer alan Batman temsilcisi, 7 maçta 34 gol attı,
kalesinde ise 9 gol gördü.
Batmanlı kadınların oluşturduğu futbol takımı önce
2. Lig'e, daha sonra ise 1. Lig'e yükselmeyi hedefliyor.
Kulüp başkanı Semra Güneş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocuklar, gençler ve kadınlar için bazı
spor branşlarında takımlar oluşturduklarını söyledi.
Sportif faaliyetlerle binlerce kişiye ulaşmayı hedeflediklerini belirten Güneş, "Kadının, kendi rengi ve yaklaşımıyla sporu öğreneceğini, bu alanda da iddialı olarak yer alacağını biliyoruz. Bu bakımdan kadının kendini sporda da temsil etmesini istiyoruz. Bu nedenle sonuna kadar sporu çocuk, gençlik ve kadın olarak ele alıp
geliştirme hedefindeyiz" diye konuştu.
Takım kaptanı Sevgi Tüzün de genellikle erkek
sporu olarak bilinen futbolda Batman'ı temsil eden
kadınların başta çevrelerinde yadırgandığını dile getirdi.
B
A
Ş
K
E
N
T
T
E
1 Ocak 2016 Cuma
Kısa adı GESAM olan Türkiye Güzel
Sanat Eserleri Sahipleri Meslek Birliği,
29. yılını kutluyor. Bu kapsamda
Ankara’da ikinci sergi açıldı.
GESAM, 29. yılını kutluyor
Ö
Epilepsi hastası
çocuğa yardımeli
HABER MERKEZİ-Ttwitterda paylaşılan epilepsi hastası çocukla görme engelli babasına Ankara Büyükşehir
Belediye Başkanı Melih Gökçek’ten yardım talebi geldi.
Başkan Gökçek, önceki gün twitterdan ailenin fotoğrafını
paylaşan @dralisaridas kullanıcı adlı vatandaşa “sizi takibe
alıyorum. Lütfen bu kişilerin adresini acilen bize bildirin...”
twitlerini atarak, yardım etmek istediğini bildirdi.
Aileye kısa sürede ulaşan Başkan Gökçek, yardım etmek
için aileyi Ankara’ya davet ettiğini fakat ailenin tedaviye
İstanbul’da devam etmek istediğini belirterek, “…gelmek
istemedi... Ben tedaviyi İstanbul’da yaptırıyorum dedi...
Ancak kapımız açık... Dilediği zaman gelebilir... Twit aleminin bilgisine...” twitini takipçileriyle paylaştı.
Başkan Gökçek’in konuyla ilgili twitleri şöyle:
“-Sizi takibe alıyorum. Lütfen bu kişilerin adresini acilen
bize bildirin...
-Lütfen sizde yardımcı olun... Bu baba/evladı bulalım...
Haber bekliyorum...
-Bayram Bey sizi takibe aldım... Lütfen tlf numarasını
bize iletiniz...
-Görme engelli vatandaşı bulduk... Görevli arkadaşlarım
aileyi Ankara'ya davet etti... Ev dahil imkan sunduk...
-Ancak Aile Sosyal Politikalar Bakanımız kendisini işe
sokmuş... Buna rağmen Ankara'ya davet ettik... Gelmek istemedi...
-'Ben tedaviyi İstanbul’da yaptırıyorum' dedi... Ancak
kapımız açık... Dilediği zaman gelebilir... Twit aleminin bilgisine...”
Çankayalı muhtarlar
yeni yılı kutladı
Vedat Dalokay Kokteyl Salonu’nda düzenledikleri
etkinlikle Çankayalı muhtarlar, 2016’ya ‘merhaba’ dedi.
ER
Plastik sanatlar alanında ilk ve tek meslek birliği olan Türkiye Güzel Sanat Eserleri Sahipleri
Meslek Birliği (GESAM), 29. Yılı onuruna
Ankara’da ikinci sergisini açtı.
Çankaya YV Boutigue Hotel’de açılan sergide,
86 sanatçının eserleri yer aldı. Serginin açılışında
konuşan GESAM Yönetim Kurulu Başkanı Prof.
Dr. Osman Altıntaş, sanatın en etkili iletişim aracı
olduğuna dikkat çekerek, “Sanat barış dilidir”
dedi.
GESAM Yönetim Kurulu Başkanı, Altıntaş,
Diyarbakır’dan Mardin’e, bugüne kadar “Türkiye
Sergileri” adı altında, pek çok ilde sergi açtıklarını
hatırlattı. “Bugün gezmeye bile gidilemeyen pek
çok ilimize barış ve sevginin dilini sanat aracığıyla taşımaya çalıştık” dedi.
Altıntaş; şunları söyledi: “1986 yılında kurulan
GESAM olarak bizler bin 400 kişilik bir aileyiz;
ama bu aile ülkemizin yanı sıra yurt dışında
da pek çok ülkeye milyonlara hitap ediyoL H AB
ZE
ruz.. Ne için diyoruz. En anlamlı iletişim aracı olan sanatın toplumun bütün
katmanlarına, bütün renklerine, barış ve
kardeşliğimizi,Türkçe,
Kürtçe,Makedonyaca demeden aracısız
bir dille taşımak için.. Sanat bir barış
dilidir. Sanat bir sevgidir. Mesajlarını
KENAN ERGEN
da, dil, din, ırk ayrımı yapmadan toplumun bütün katmanlarına, aracısız bir dille aktarır”
Açılışın ardından, sergiye katılan sanatçılara,
katkılarından dolayı teşekkür belgesi verildi.
Sudanlı Başkanlar
Akgül’ü ziyaret etti
HABER MERKEZİ- Mamak
Belediye Başkanı Mesut Akgül,
Sudan Aile ve Sosyal Politikalar Eski
Bakanı Afaf Muhammed, Sudanlı
Belediye Başkanları, akademisyenler
ve bürokratlardan oluşan 19 kişilik
heyet”i konuk etti.
Hayrat Vakfı ve Afrika Ulusal
Eğitim ve Yetenek Geliştirme
Akademisi arasında imzalanan
“Türkiye-Afrika Medeniyet
Köprüsü” projesi kapsamında,
Türkiye’ye gelen heyet, Mamak
Belediyesi’nin uyguladığı kentsel
dönüşüm projelerini inceleyerek
çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Akgül, kentsel dönüşüm projeleri
başta olmak üzere, belediyenin gelir
kaynakları, kadınlara ve gençlere
yönelik çalışmalar ve yapılan yatı-
rımlar hakkında bilgi verdi.
Sudan’daki yerel yönetim sistemi
ile ilgili bilgiler veren misafir belediye başkanları, Akgül’e çeşitli sorular
yöneltti. Mamak’ın kentsel dönüşümden, yapılan dev yatırımlara, kültürel değerlerinden sportif ve sanayi
kimliğine kadar her alanda önemli
adımlar attıklarını kaydeden Akgül,
“İlk günden itibaren ilçemizin çehre-
sinin değişmesi adına ekibimizle birlikte hassasiyetimizi ortaya koyup,
vatandaşlarımızın da desteğiyle ilçemizin kaderini değiştirdik” dedi.
Kentsel dönüşümün yanısıra sosyal dönüşümüde yaşadıklarını kaydeden Akgül, çok sayıda bilgi evi, aile
merkezi, gençlik merkezi, kapalı
pazar alanları, yüzme havuzu, spor
salonları inşa ettik dedi.
Büyükşehir’de
"HALK GÜNÜ"
Vatandaşların sorunlarının çözümü ve taleplerinin karşılanması amacıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire
Başkanlığı’nca "halk günü" düzenlendi.
HABER MERKEZİ- Çankaya’nın muhtarları, Çankaya
Muhtarlar Derneği tarafından düzenlenen gece ile yeni yılı karşıladılar. Çankaya Belediyesi Vedat Dalokay Kokteyl
Salonu’nda düzenlenen etkinliğe Belediye Başkanı Alper
Taşdelen, CHP Çankaya İlçe Başkanı Selçuk Dereli ve Belediye
Meclis üyeleri de katıldı.
Dernek Başkanı Özgür Özdemir’in yaptığı açılış konuşmasıyla başlayan gecede Belediye Başkanı Alper Taşdelen de, 2015
yılı çalışmaları ve 2016 yılı projeleri ile ilgili kısa bir konuşma
yaptı.
Muhtarlarla birlikte büyük bir aile olduklarının altını çizen
Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, yapılan çalışmalar
ile ilgili bilgi vererek 2016’da gerçekleştirmeyi hedefledikleri
projelerden bahsetti. “Yaptıklarımız yapacaklarımızın yanında az
kalır, daha çok işler yapacağız” şeklinde konuşan Taşdelen, kültür merkezinden öğrenci yurduna, yüzme havuzlarından yeni
parklara, Çankaya Evlerinden gençlere ve çocuklara yönelik
çalışmalara kadar birçok projeyi hayata geçireceklerini söyledi.
Projelerin Çankaya’ya değer katığının altını çizen Taşdelen,
“İlçemizde her noktaya, her mahalleye elimizi uzatıyoruz, bundan sonra da hizmetlerimizi artırarak sürdüreceğiz. Çankaya’yı
Mustafa Kemal Atatürk’e yakışır bir duruma getireceğiz” dedi.
Taşdelen, iyi bir yıl temennisiyle muhtarların yeni yıllarını kutladı
HABER MERKEZİ- Ankara
Büyükşehir Belediyesi Halk günleri,
her hafta salı günü saat 10.00 ile
12.00 arasında Büyükşehir
Belediyesi'nin Tandoğan'daki ana
hizmet binasında gerçekleştirilecek.
Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri
Daire Başkanı Vedat Üçpınar, vatandaşların sorunlarını çözmek ve bürokratik işlemleri azaltmak amacıyla
böyle bir uygulama başlattıklarını
belirterek, “Direkt olarak vatandaşlarımızla görüşelim ve burada bütün
müdürlerimizle sorunlarını çözelim
istedik” dedi.
Fen İşleri Daire Başkanlığı ola-
rak 8 birimle çalıştıklarını ve hizmet
alanlarının çok geniş olduğunu bildiren Üçpınar, şunları söyledi:
“Özellikle yol, inşaat, köprü,
yaya üst geçidi, kaldırım, numarataj,
cadde isimlerinin değişikliği, altyapı
yatırımları, AYKOME işlemleri,
bütün altyapı ruhsatlarının verilmesi,
asfalt katılım bedellerinin tekrar
hesaplanması, vatandaştan gelen
şikayetler vs. gibi çok çeşitli konularda hemen her gün bize onlarca
vatandaşımız müracaat ediyor.
Bütün birimlerimiz sabahtan akşama
bu konularla uğraşıyor, diğer çalışmalarımız aksıyor. Vatandaşımız da
günün neredeyse 8 saatini burada geçiriyor.
Dolayısıyla hem bizim
hem vatandaşın işi aksıyor. Bu nedenle halk
günleri düzenlemeye
karar verdik."
Düzenlenen ilk halk
gününde 20 muhtar ile
60’a yakın vatandaşı
dinleyen Vedat Üçpınar,
"Derdi olan tüm vatandaşlarımızı dinleyeceğiz. Bizim de çalışmalarımız daha programlı
olacak” dedi.
Hazırlayan:
Ayşenur GÜRER
6 Kişilik
Küçük Ekmekler
Malzemeler
1 paket yaş maya
1 su bardağı ılık su
1 su bardağı ılık süt
2 yumurta
Yarım su bardağı sıvı yağ
2 tatlı kaşığı tuz
Hazırlanışı
1 tatlı kaşığı şeker
7 – 8 su bardağı un
Üzeri için;
1 yumurta akı
2 çorba kaşığı su
1 tatlı kaşığı pekmez
Mayayı az süt ile eritelim ,daha
sonra süt ,su, yumurta ,yağ ,tuz ve
şekeri katıp sıvıları çırpalım. Sıvı
malzemelere unu kontrollü katarak
yoğuralım. Kulak memesi kıvamında yumuşak bir hamur elde edince
limon kadar bezeler yapıp yarım
saat bekletelim.
Mayası gelen bezelere elle hafif
şekil verip tepsiye diziyoruz, ortasından bıçakla derin bir çizik atıp üzerine yumurta su ve pekmezden
oluşan karışımı sürüyoruz. Isıtılmış fırında pişiriyoruz.
AFİYET OLSUN...
Download

Türkiye için 2016`da bölgesel liderlik tahmini