Kalkınmanın yolu
‘BASKANLIK’ mı?
HASAN KARAKAYA
son yolculuğuna uğurlandı
2 Ocak 2016 Cumartesi
Fiyatı 25 Kr
www.yedigungazetesi.com.tr
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başkanlık sistemine ilişkin,
“Daha iyiye nasıl gideriz bunun arayışı içerisindeyiz ve gelişmiş ülkelere
baktığımızda, kahir ekseriyetinde bu sistemin olduğunu görüyoruz” dedi.
Baklavalı kar
MÜCADELESİ
BU GİDİŞE
Ulaştırma, Denizcilik
ve Haberleşme
Bakanı Binali Yıldırım,
TEM Otoyolu’nun
Bolu Dağı Tüneli
mevkisinde bulunan
Bolu Tüneli Girişi
Karayolları Merkez
İşletme Şantiyesi’ni
ziyaret etti. Yıldırım,
şantiyede çalışanlara
baklava ikram etti,
Bolu Dağı Tüneli
İşletmesinde kar
küreme aracı ile karla
mücadele çalışması
yaptı.
HABERİ
11. SAYFADA
Karakaya'nın Fatih Camisi'ndeki cenaze törenine
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu ile çok
sayıda siyasetçi ve vatandaş katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın
Suudi Arabistan ziyareti
sırasında geçirdiği kalp krizi
sonucu yaşamını yitiren
Yeni Akit Gazetesi Genel
Yayın Koordinatörü Hasan
Karakaya son yolculuğuna
uğurlandı.
Erdoğan, bir gazetecinin, “Sayın Davutoğlu
ve Sayın Kılıçdaroğlu bir görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmenin ardından Sayın
Davutoğlu bir televizyon programına
katıldı. Orada ‘Üniter devletlerde de
başkanlık sistemi olabilir’ dedi. Sizin bu
konudaki görüşünüzü alabilir miyiz?” şeklindeki sorusuna şu yanıtı verdi: “Doğru.
Yani 'Üniter devlette başkanlık sistemi yoktur' diye bir şey yok. Şu anda bunun zaten
dünyada örneği var, geçmişten bu yana da
var. Yani Hitler Almanyasına baktığınızda
orada da bunu görürsünüz, daha sonra
değişik ülkelerde yine aynı şekilde bunun
örneklerini görürsünüz. Bütün mesele, o
başkanlık sisteminin uygulamada halkını
rahatsız eden bir yapısı olmasın, karakteri
olmasın. Uygulamada siz eğer adalet
dağıtıyorsanız, halkın aradığı, beklediği
nedir, adalettir. Bu olduğu anda zaten sıkıntı olmaz.”
HABERİ 11. SAYFADA
Davutoğlu: Vakit
kaybetmeyeceğiz
Başbakan Ahmet Davutoğlu, her alanda
başarılı bir yılı geride bıraktıklarını belirterek,
"Yeni dönemde, medeniyet yürüyüşümüzü
sürdüreceğiz. Suni gündemlerle vakit kaybetmeyeceğiz" dedi. Başbakan Ahmet
Davutoğlu, Avrupa Birliği sürecindeki olumlu
gelişmelerin demokrasi vizyonuna yeni yılda
yeni katkılar yapacağını belirtti.
HABERİ 11. SAYFADA
Yeni yıl, yeni bir umut olsun…
dur denmeli
Ankara’da gazetecilik
yapmanın ayrıcalıklı yanı,
siyasetçi olmasanız bile
siyasetle iç içe
olmanızdır.
Korkutan
yangın
Dubai'deki dünyanın en
yüksek gökdeleni Burç
Halife yakınlarında bulunan 63 katlı bir otelde
çıkan yangında, 16
kişinin yaralandığı
bildirildi. 11. SAYFADA
Bir partinin grup toplantısını izlemeniz; oradan
çıkıp bir milletvekili ile
sohbet etmeniz; sokağın
nabzını tutmanız gibi
mesleki ‘ayrıcalıklar’ kimi
zaman sizi ve gazetenizi
öne çıkarabiliyor.
Yıl sona ererken ele
aldığımız konular,
Türkiye’nin yeni yılda
eski sorunlarından kurulması gerektiğini
gösteren içeriğe sahipti.
Öyle ki, bu gidişe dur
denmezse, dur
demeyenlerin de altında
kalacağı bir ağırlık söz
konusu…
Dursun ERKILIÇ’ın yazısı
PAZARTESİ YediGün’de
Hava yolu
KAPANDI!
Kar yağışı ve soğuk hava yurt
genelinde etkili olurken,
İstanbul'da kar yağışı sebebiyle
THY'nin 181, Pegasus
Havayolları'nın 63, Onur Air'in
ise 3 tarifeli seferi iptal edildi.
Yurtdışı menşeli bazı havayolu
firmalarının da İstanbul tarifeli
seferleri yapılamadı.
Fehmi Koru
BAŞBAKAN’A
Gökçek Bulvarı
SORUSU VAR
Ankara Milletvekili ve CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, sık sık dile getirilmiş olmasına karşın
Batıkent’te Melih Gökçek Bulvarı olarak bilinen 1940 No’lu caddedeki güvensiz trafik akışına
neden çözüm getirilmediğini yazılı soru önergesiyle Başbakan Ahmet Davutoğlu’na sordu.
Önergesinde, anılan cadde üzerindeki yaya geçidi, yaya kaldırımı ve sinyalizasyon sistemi
ihtiyaçlarına değinen Levent Gök, caddede yayalar ve sürücülerin can ve mal emniyeti bakımından ihtiyaç duyulan düzenlemelerin yapılması için bir talimat verecek misiniz diye sordu.
Yeni yıl
dilekleri yerine...
11. Sayfada
Prof.Dr. Nurullah Çetin
Türkçe Bakış
12. Sayfada
Hayrettin İvgin
Kültürel
Boyut
10. Sayfada
Sincan’da Çanakkale
YARIŞMALARI
HABERİ 3. SAYFADA
Kızılcahamam’da
SU TOPLANTISI
HABERİ 3. SAYFADA
Elektrik kesintileri
esnafı mağdur etti
HABERİ 4. SAYFADA
EGO’dan “ilk
yardım” eğitimi
HABERİ 4. SAYFADA
Ziraat Katılım Bankası
MÜSİAD’a konuk oldu
HABERİ 5. SAYFADA
2
SİNEMA
TV / MAGAZİN
2 Ocak 2016 Cumartesi
Dany Brillant,
CRR'de sahne aldı
YENİ TÜRKÜ
KONSERİ
11 MART
2016 CUMA
22:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
İREM DERİCİ
KONSERİ
15 OCAK 2016
CUMA 22:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
İSTANBUL - Fransa'nın ünlü
seslerinden Dany Brillant, hayranlarıyla buluştu.
Cemal Reşit Rey Konser
Salonu'nda sahne alan sanatçı,
"I've Got You" isimli şarkıyla
başladığı konserde hayranlarına
"İyi akşamlar", "Teşekkür ederim"
ve "Sizi seviyorum" gibi Türkçe
sözlerle hitap etti.
Şarkı aralarında hayranlarına
eğlenceli şeyler anlatan sanatçı,
her aşkta, başlangıçta her şeyin iyi
gittiğini, ardından dibe indiğini
belirtti. Aşkın çok hızlı yaşandığına da işaret eden sanatçı, romantizm ve sevginin önemine vurgu
yaparak, "Sizlere önerim, her hafta
ya da her ay, eşinize ya da
sevdiğinize bakarak, 'seni seviyorum' deyin" ifadelerini kullandı.
Gerçek adı Daniel Cohen olan
Fransız sanatçı, Fransızca konuşmasını isteyen ısrarcı hayranlarına,
Vizyona
yeni
giren
filmler
"Konserin ardından imza etkinliğinde sizlerle tanışmak, buluşmak istiyorum. Sizlerle tanışmak
benim için çok önemli. Çünkü
buraya her yıl gelmiyorum. Bu
nedenle de sizi görmek istiyorum.
O zaman, Fransızca, İngilizce,
İspanyolca, İtalyanca ya da hangi
dilde isterseniz konuşabiliriz"
dedi. Akdeniz ritimlerinden
Fransız şansonlarına ve Porto
Riko ezgilerine uzanan geniş
müzik repertuvarıyla yaklaşık 2
saat sahnede kalan sanatçıya 3
şarkısında, yaklaşık 50 hayranı
sahnede dans ederek eşlik etti.
Sanatçı bir şarkısını ise en arka
sıradaki izleyicilerin yanında
yorumladı. Eski şarkılarının yanı
sıra 2014'te yayınladığı "Le
Dernier Romantique" albümünden
eserlerini de yorumlayan sanatçı
hayranlarının yoğun ilgisiyle
karşılaştı.
Ünlü Fransız şarkıcı 1965'te
Tunus'ta dünyaya geldi. Küçük
yaştan itibaren dans etmeye ve
enstrüman çalmaya başlayan
Brillant, çocukluk yıllarının ardından ailesiyle Fransa'ya yerleşti.
İlk sahne tecrübesini, 1985'te
sahnelenen bir kabareyle başlayan
Brillant, ilk albümü "C’est Ça Qui
Est Bon"u 1991'de yayınladı. Jazz
ritimleriyle donanmış "Suzette"
şarkısıyla dünya çapında üne
kavuşan sanatçı, 1993'te "C'est
Toi", 1996'da "Havana", 1999'da
"Nouveau Jour" albümlerini
hayranlarıyla buluşturdu.
Brillant daha sonra İtalyan
müziğiyle harmanladığı "Dolce
Vita" ardından "Jazz... A Nouvelle
Orleans", "Casino", "Histoire D'un
Amour", "Puerto Rico", "Viens a
Saint-Germain" ve "Le dernier
romantique" isimli albümlerini
yayınladı.
Yunan asıllı yönetmen Yorgos
Lanthimos'un yönettiği filmin başrolerinde Colin Farrell, Rachel Weisz, Jessica
Barden ile Olivia Colman gibi isimler
yer alıyor.
Çok da uzak olmayan bir gelecekten
ilginç bir distopya öyküsü anlatan filmin
konusu şöyle:
"Karısı tarafından terk edilen David,
kendisi gibi bekar insanların eş bulmak
üzere yerleştiği bir otelde kalmaya başlar. Ruh eşini bulması için 45 günü vardır ve eğer bunu başaramazsa seçeceği
bir hayvana dönüştürülecektir. Otelin
absürt kuralları, aynı kaderi paylaştığı
insanların halleri ve ceza olarak sürüleceği ormandaki asilerin korkusu bir
araya gelince çaresiz kalan David, derin
bir çıkmaza girer."
06:18 İstiklal Marşı ve Günün
Program Akışı
06:20 Ömür Dediğin
06:50 Sen de Gitme
08:10 Avrupa Avrupa
09:45 Yabancı Sinema "Notre
Dame'ın Kamburu"
11:15 1'de Bugün
11:30 Muharrem Klip
11:35 6 Mantı
12:45 1'de Bugün
13:00 Savaşta Barışta Türk Ordusu
13:20 Pastane
14:15 Muharrem Klip
14:20 Baba Candır
16:30 Yeşil Deniz
18:50 Hava Durumu
18:55 Spor
19:10 Ana Haber Bülteni
19:55 Seksenler
23:55 "Atlara Fısıldayan Adam"
08:30 Selena
10:20 Eve Dönüş
13:00 Kırgın Çiçekler
16:00 Evli ve Öfkeli
19:00Atv Ana Haber Bülteni
20:00 Kertenkele
23:45 Evli ve Öfkeli
02:15 Eve Dönüş
04:45 Doksanlar
23:55 ATLARA FISILDAYAN ADAM
14 yaşındaki kızı Grace’in, çok
sevdiği atının sırtındayken kaza
geçirmesi üzerine, bir dergi
editörü olan annesi Annie,
kızının kaderinin atıyla ayrılamaz biçimde bağlantılı
olduğunu fark eder ve Atlara
Fısıldayan Adamlar olarak bilinen sorunlu atları tedavi
etmeleriyle tanınan at uzmanı
seyislerden birini bulabilmek
amacıyla bir kampanya düzenler. Sonunda Tom Booker
(Robert Redford) adlı bir seyisin
Montana’da bu işi yaptığını ve
çalışmalarıyla adeta
efsaneleştiğini öğrenir. Bunun
üzerine kızı Grace ile Pilgrim
adlı atını yanına aldığı gibi karavanıyla Montana’ya doğru yola
çıkar.
TEOMAN
KONSERİ
09 OCAK 2016
CUMARTESİ
22:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
MUSTAFA
KESER KONSERİ
25 ŞUBAT
2016
PERŞEMBE
21:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
"Son Efsane"
Usta yönetmen Stephen Frears
imzalı filmde Ben Foster, Chris
O'Dowd, Guillaume Canet ile
Dustin Hoffman rol aldı.
Biyografi türündeki film, üst üste
7 kez kazandığı Fransa Bisiklet
Turu şampiyonluğuyla dünyaca
ünlü bir efsaneye dönüşen ve yıllar sonra doping kullandığını itiraf
eden Lance Armstrong'un skandallarla dolu gerçek öyküsünü
anlatıyor.
Son yılların en popüler figürlerinden biri olan Lance
Armstrong'un şöhret basamaklarındaki yükselişini ve düşüşünü
anlatan filmin senaryosunu John
Hodge kaleme aldı.
05:00 Geniş Aile
07:00 Benim Hala
Umudum Var
08:00 Yerli Dizi
10:00 Yerli Dizi
12:10 Yerli Dizi
14:00 Yerli Dizi
16:30 Yerli Dizi
19:00 Star Haber
w07:00 Belgesel
08:15 Çizgi Film Kuşağı
09:00 Maşa ile Koca Ayı
10:00 Çok Güzel Hareketler
Bunlar
12:30 Arda’nın Mutfağı / Yeni
13:30 Maral:En Güzel
Hikayem
16:15 Örümcek Adam
18:15 Baybars Altuntaş ile En
Zayıf Halka / Yeni Bölüm
20:00 İntikam Kurşunu
23:30 Yerli Dizi
01:00 Yerli Dizi
20:00 Sinema
22:15 Yabancı Sinema
00:30 Yabancı
Sinema
19:40 İNTİKAM KURŞUNU
Orjinal İsmi:Bullet To The
Head
Yönetmen:Walter Hill
Oyuncular:Sylvester Stallone,
Jason Momoa, Christian
Slater
Yapım Yılı:2012
Tür:Aksiyon/Macera
Bir kiralık Katil olan James
Bonomo, New York Polis
Departmanı'ndan genç bir
dedektifle birlikte tehlikeli bir
soruşturmanın tam ortasında
kalır. Ortak bir amaç uğruna
bir ölüm kalım savaşına gireceklerdir. Bu alışılmadık birliktelikte önlerine ne çıkarsa
yıkılacak ve intikam için her
şey feda edilecektir.
MODEL
KONSERİ
27 ŞUBAT
2016
CUMARTESİ
22:00
CEM
ADRİAN
KONSERİ
22 OCAK
2016 CUMA
22:00
Edgar Ramirez, Luke Bracey,
Teresa Palmer ile Delroy Lindon
ve Numan Acar'ın oynadığı filmin
yönetmen koltuğunda Ericson
Core bulunuyor.
Keanu Reeves ile Patrick
Swayze'in 91 yılında çevirdikleri
ve o dönem oldukça başarılı
bulunup unutulmaz aksiyon sahneleriyle adından söz ettiren orjinal
Point Break'in 2015 yapımı
yeniden çevriminde, yine heyecanlı atlayışların ve kovalamacaların
bol olduğu bir aksiyon izleyiciye
sunuluyor.
06:30 Şüphe
08:30 Nursel'in Mutfağı
10:00 Cumartesi Sürprizi
13:00 Evrim Akın İle Ev Kuşu
14:00 Turgay Başyayla İle Lezzet
Yolculuğu
15:15 Otel Transilvanya
17:15 Kız Tarafı Erkek Tarafı
18:45 Show Ana Haber
20:00 İlişki Durumu Karışık
23:30 ZOR BABA 3
01:30 ZOR BABA 3 (Tekrar)
03:30 Cumartesi Sürprizi
05:30 Şüphe
RACHİD TAHA
KONSERİ
03 MART 2016
PERŞEMBE
21:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
ZİYNET SALİ
KONSERİ
24 ŞUBAT
2016
ÇARŞAMBA
21:00
"Point Break"
"The Lobster"
KAAN
TANGÖZE
KONSERİ
BUGÜN 22:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
LİNET KONSERİ
08 OCAK 2016
CUMA 22:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
06:00 Kanal D Çocuk Kulübü
07:30 Yerli Dizi
09:40 Magazin D
12:30 Bizim Lezzetlerimiz
13:45 Kısmetse Olur
16:15 Yerli Dizi
19:00 Ana Haber Bülteni
20:00 Güllerin Savaş
23:15
01:00
Kısmetse Olur
Galip Dervi
20:00 İLİŞKİ DURUMU KARIŞIK
“İlişki Durumu: Karışık”;
Aşk, kıskançlık, gurur,
dostluk ve yanlış anlamaların el ele gideceği bir
aşk oyunu hikayesi. Dizide
neşe, duygusallık ve heyecan da hiç eksik olmuyor.
Başrollerinde Seren
Şirince, Berk Oktay, Pamir
Pekin ve Eda Ece’nin yer
aldığı dizinin yapımcılığını
MF Yapım-Faruk
Bayhan’ın üstleniyor.
Yönetmen koltuğunda
Bülent İşbilen'in oturduğu
dizinin senaryosunu Banu
Kiremitçi Bozkurt kaleme
alıyor...
ANKARA
Sincan’da “Çanakkale
Yarışmaları” başlattı
Sincan Belediyesi, “Bir
Hilal Uğruna
Çanakkale” konulu
resim, kompozisyon ve
bilgi yarışması başlıyor.
HABER MERKEZİ- Sincan Belediyesi’nin
Çanakkale Zaferi’nin 101’inci yılına özel düzenlediği “Bir Hilal Uğruna Çanakkale” konulu resim ve
kompozisyon yarışmasında öğrenciler, Çanakkale ve
Çanakkale ruhunu yaşatacak. Genç yeteneklerin
ortaya çıkmasınıda hedefleyen yarışma, Sincan’daki
ortaokul ve lise öğrencileri arasında gerçekleşecek.
Başvuruları 8 Ocak 2016’da başlayacak olan
yarışmaya katılacaklar eserlerini 15 Şubat 2016’ya
kadar Sincan Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler
Müdürlüğüne teslim edebilecek. Dereceye giren
öğrencilere ödülleri Lale Konferans Salonu’nda
düzenlenecek törenle verilecek. 18 Mart 2016 tarihinde gerçekleştirilecek olan ödül töreninde jüri
üyelerinin değerlendirmesi sonucu birinci olan
öğrenciye laptop, ikinciye netbook, üçüncüyü ise
tablet hediye edilecek.
Sincan Belediyesi “Çanakkale Zaferi ve Şehitleri
Anma Günü” etkinlikleri kapsamında bir de bilgi
yarışması düzenleyecek. “Bir Hilal Uğruna
Çanakkale” konulu bilgi yarışması ortaokul ve liseler arası olmak üzere iki bölümde gerçekleşecek.
Sincan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle gerçekleşecek yarışmada öğrenciler, okullarının konferans salonunda bilgileriyle yarışacak. Finale kalan
öğrenciler daha sonra Lale Konferans Salonu’nda
yapılacak final müsabakalarında yer alacak. Bilgi
yarışması kategorisinde dereceye giren öğrencilere
de ödülleri “18 Mart ÇanakkaleZaferi ve Şehitleri
Anma Günü”programında verilecek.Bilgi yarışması
sonucu birinci olan öğrenciye laptop, ikinciye netbook, üçüncüyü tablet, dördüncüye ise MP4 Player
hediye edilecek. Yarışmalara katılmak isteyenlerin
başvuru ve koşullarla ilgili detaylı bilgi alabilmesi
için Sincan Belediyesinin 444 4 762 numaralı telefonunu araması yeterli olacak.
Sincan’da Danışma Meclisi toplandı
Ak Parti Sincan İlçe Başkanlığı Aralık Ayı İlçe Danışma Toplantısı’nda Sincan
Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tuna, Sincan Devlet Hastanesi için müjde verdi.
HABER MERKEZİ- Ak Parti Sincan İlçe
Başkanlığı Aralık Ayı İlçe Danışma Toplantısı,
Lale Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Sincan Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa
Tuna’nın da katıldığı danışma meclisi toplantısında bir ay içerisinde yapılan çalışmalar değerlendirildi.Ak Parti Sincan İlçe Başkanı Av. Fatih
Omaç’ın açılış konuşmasıyla başlayan toplantı,
teşkilat birimlerinin aylık faaliyetlerini anlattıkları
sunumlarla devam etti.
Ak Parti Sincan İlçe Başkanı Fatih Omaç, Ak
Parti’nin yıllardır ülkemize önemli hizmetler yaptığına dikkat çekerek, Ak Parti’nin Sincan temsilcileri olarak çalışmalara tüm hızıyla devam ettiklerini söyledi. Omaç, Ankara’da Ak Parti oylarını
yüzdelik oranda en fazla artıran ilçenin Sincan
olduğunu hatırlatarak, şimdiki hedeflerinin 2019
seçimlerinin olduğunu ifade etti. Omaç, “Bizim
parti disiplinimizde seçim çalışmaları önceki seçimin bittiği gün başlar. 1 Kasım seçim zaferimizin
hemen ardından 2019 yılında yapılacak seçimler
için kolları sıvadık. Çalışmalarımızıtüm teşkilatımızla, tüm birimlerimizle Sincan halkımız için
yapıyoruz” dedi.
İlçe danışma meclisi toplantısında hizmetler ve
yapılacaklar hakkında bilgiler veren Sincan
Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Tuna da
yeniSincan Devlet Hastanesi için çalışmaların hızlandırıldığını müjdeledi.Geçtiğimiz günlerde
Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel
Müdürlüğüyle yaptığı görüşmeleri aktaran Başkan
Tuna, “Sağlık Bakanlığımız konuya ilişkin ciddi
çalışmalar yürütüyor. İnşallah önümüzdeki günlerde hastanenin yapımı hız kazanacak.Bir aksilik
çıkmazsa, hastanenin temelinin 2016 yılında atılmasını planlıyoruz. Sincan halkı hastane projesi ile
rahat bir nefes alacak. Sincan’da yapılacak olan
480 yataklı hastane sadece Sincan halkına değil,
aynı zamanda Beypazarı, Ayaş ve Nallıhan ilçelerinde yaşayan vatandaşlara da sağlık hizmeti verecek” diye konuştu.
Ak Parti Sincan İlçe Teşkilatı Kadın Kolları
Başkanı Emine Yaramış ve Gençlik Kolları
Başkanı Mahmut Çavga da yaptıkları konuşmalarda birimlerinin Sincan’da yaptıkları faaliyetlerini
anlattı.Konuşmaların ardından partiye en fazla üye
toplayan teşkilat mensuplarına hediyeler verildi.
Kızılcahamam’da SU TOPLANTISI
Kızılcahamam Belediye Başkanı Muhittin Güney ilçede Jeotermal enerji ile faaliyet
gösteren tesis yetkilileriyle toplantı düzenledi.
HABER MERKEZİ- Jeotermal enerji ile faaliyet
gösteren tesis yetkilileriyle yapılan toplantıya
Kızılcahamam Belediye Başkanımız Muhittin
Güney, MTA 3 Bölge Müdürü Sedat Toraman, MTA
Genel Müdür Yardımcısı Hayrullah Dağıstan, MTA
Maden Mühendisi Faruk Ersöz, MTA Jeoloji
Mühendisi Ömer Faruk Tangaç, Belediye Başkan
Yardımcısı Fahrettin İlhan, Belediye Meclis Üyeleri,
Jeotermal A.Ş. Müdürü Mehmet Karabulut,
Belediye Başkan Danışmanı İhsan Taşer, Belediye
Meclis Üyeleri ve Kızılcahamam’da faaliyet gösteren termal tesislerin müdürleri katıldı.
Kızılcahamam Belediyesi Soğuksu Otel’de yapılan toplantı akşam yemeği ile başladı. Yemeğin
ardından açılış konuşması yapan Belediye Başkanı
Muhittin Güney Kızılcahamam’ın termal su kaynakları ile ilgili bilgilendirme toplantısına katılan herkese teşekkür ediyorum dedi.
Toplantıda Kızılcahamam Jeotermal A.Ş Müdürü
Mehmet Karabulut Jeotermal su hakkında bilgilendirme sunumu yaptı. Ardından Termal sularımızın
durumu, kuyularımız ve diğer Termal su kullanan
şehirler ile kıyaslama sunumu yapan Belediye
Başkanı Muhittin Güney Jeotermal kaynağımızı
güçlendirmek ve verimliliğini artırmak için çalışmalar yürütüldüğünü anlattı.
Kızılcahamam Belediye Meclisi’nin oluşturduğu
komisyon tarafından jeotermal ile çalışan ve termal
su kullanan tesislerin durumları hakkında yaptıkları
araştırma ve yeni çıkan kanunlar hakkında bilgi
verildi.
MTA 3 Bölge Müdürü Sedat Toraman ve MTA
Mühendisleri toplantıda termal suyun azalmasındaki
sebeplerini anlatarak bu konu hakkında çıkarılan
yasaların olduğunu bu yasaların en önemlisi tesislerin su sayacı takması ve israfın önüne geçilmesi
olduğu belirtildi. Yıllara göre jeotermal suyunun
bölgedeki kuyulardan alınan hesaplamalar doğrultusunda azalma gösterdiğinden MTA tarafından yapılan araştırmalar sonucu 2000 m’lik yeni bir sondaj
kuyusu MTA tarafından açılacağı belirtildi.
2 Ocak 2016 Cumartesi
3
YENİMEK
kursiyerleri
akvaryumu
gezdi
HABER MERKEZİ- Yenimahalle Belediyesi
Okuma Yazma Kursu öğrencileri, 4. büyük tünel akvaryumu olan NataVega Alışveriş Merkezi’nde su altının
büyülü dünyasında keyifli bir yolculuk yaptı.
5 bin 500 metrekarelik alandaHint, Pasifik, Amazon
ve Kızıldeniz gibi 12 farklı konsepte sahip akvaryumlarda deniz ortamında yetişen canlılarıyakından inceleyen kadınlar, 300 çeşit deniz canlısı ve 12 bin balığı
yakından görme fırsatı buldu. Canlıların kimliklerine
ilişkin kartları da okuyabilmenin heyecanını yaşayan
kadınlar bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.
Avrupa’nın ilk ve tek “Adrenalin Dünyası” nı da
gezen kadınlar 150’den fazla zehirli sürüngeni de dehşet dolu gözlerle inceledi. Yılanlar, tarantulalar, kurbağalar hakkında yetkililerden bilgi alan kursiyerler canlıların dünyasını keşfetti.
Tedavi amaçlı kullanılan Anadolu’daki tuz mağarasının bir benzerini de AVM içinde ziyaret etme fırsatı
bulan kadınlar kendilerine imkan sağlayan Yenimahalle
Belediye Başkanı Fethi Yaşar’a teşekkür etti.
Yenimahalle’de kadın olmanın da öğrenci olmanın da
her zaman ayrıcalık olduğunu söyleyen Yenimahalle
Belediye Başkanı Fethi Yaşar “ Göreve geldiğimizden
bu yana ilçemizdeki kadınlarımızı sosyal hayata dahil
etmek, onların yüzlerini güldürmek için tüm imkanlarımızı kullanıyoruz. Kadınlarımızı farklı organizasyonlarla bowlinge, sinemaya, tiyatroya, pikniklere, müzelere götürdük, götürmeye de devam edeceğiz. Mutlu edebiliyorsak, hayır duaları yeter” dedi.
Pursaklar’dan
Türkmenlere
yardım seferberliği
Pursaklar Belediyesi Hüma
Sultan Hanım Evi üyeleri
Bayır-Bucak Türkmenleri
için yardım kampanyası
başlattı.
HABER MERKEZİ- Pursaklar Belediyesi ve ilçe
sakinleri, Rusya’nın da desteği ile Esed rejiminin
baskılarına maruz kalan Bayır Bucak Türkmenlerine
yardım için seferber oldu. Aralık ayında başlatılan
yardım kampanyası kapsamında çok sayıda ihtiyaç
malzemesi toplandı. Bu yardımlara duyarsız kalmayan Pursaklar Belediyesi Hüma Sultan Hanım Evi
üyeleri de güçlerini birleştirdi. Gıda, battaniye, yorgan, giysi, çocuk montu, çizme, ayakkabı gibi çok
sayıda ihtiyaç malzemesini Pursaklar Belediyesi
Sosyal Yardım Müdürlüğü olan Tebessüm Çarşısı’na
teslim eden hanımlar, alyanslarını bile bozdurarak
Türkmenler için çizme ve ayakkabı satın aldı.
Pursaklar Belediyesi’nin başlatmış olduğu yardım
kampanyası kapsamında toplanan ihtiyaç malzemeleri kısa bir süre sonra Bayır Bucak Türkmenlerine
ulaştırılacak.
Sahibinden
Satılık 5+1
Dublex Daire
Etimesgut Suvari Mah.
Tel:0530 241 41 00
4
2 Ocak 2016 Cumartesi
Anafartalar
Caddesi ve
Konya
Sokak’ta
günde birkaç
saat elektrik
verilmesi nedeniyle 10 gündür
esnaf mağdur
durumda.
Elektrik kesintileri
esnafı mağdur etti
HABER MERKEZİ-Elektrik kesintileri esnafı iş
yapamaz hale getirdi. Anafartalar Caddesi ve Konya
Sokak’ta işyeri bulunan esnaf, yaşanan elektrik kesintilerinden dolayı mağdur oldu. Yaklaşık 10 gündür elektrik kesintisi yaşadıkların ifade eden esnaf, mağduriyetlerinin giderilmesi için yetkililerden yardım talebinde
bulundu.
Yaşanan elektrik kesintilerine bir türlü çözüm bulunamadığını belirten Anafartalar Caddesi Sarraf Han’da
Kuyumcu İmalatçılığı yapan Hüseyin Ertuğrul, “10
gündür elektrik yok. Arıza gideriliyor, ardından günde
sadece birkaç saat elektrik veriliyor. Onun dışında
karanlıkta ve soğuktayız. Sarraf Han kuyumcu imalatçıları ve kuyumcu dükkanları olarak elektriksiz olarak
oturuyoruz. İmalathanemde 20 çalışanım ile birlikte
karanlıktan ve soğuktan dolayı çalışamıyor, bu durumda üretim yapamıyoruz. Haliyle, handaki kuyumcu
dükkanlarında müşteri de olmuyor. Elektrik olmayınca
kaloriferler de çalışmıyor. Kısacası elektrik olmayınca
bizim için hayat duruyor. Jeneratörü olmayan karanlıkta oturuyor. Olan da günde 80 litre mazot yakıyor. Bu
da büyük bir maliyet getiriyor. Karanlıktan dolayı ayrıca güvenlik zafiyeti de yaşıyoruz. Elektrik kesintileri
ve ani voltaj değişimleri nedeniyle işyerlerimizdeki
cihazlarımız; özellikle de CNC cihazları zarar görüyor.
Bu kesintilerin getirdiği mağduriyetten Anafartalar
Caddesi ve Konya Sokakta faaliyet gösteren yüzlerce
işyeri etkilendi. Yetkililerin bu konuya acilen çözüm
bulması gerekiyor.” dedi.
Çocuk Meclisi’nden
örnek olacak çalışma
Çubuk Kent Konseyi Çocuk Meclisi üyeleri düzenledikleri programla
yok olmaya yüz tutan merhamet duygularının gönüllerde yeniden
yeşermesi gerektiğine dikkat çektiler.
EGO’dan “ilk yardım” eğitimi
Ankara Büyükşehir Belediyesi EGO Genel Müdürlüğü'nde
çalışan otobüs şoförleri için “İlk Yardım ve Temel Yaşam
Desteği Semineri" düzenlendi.
HABER MERKEZİ- “İlk
Yardım ve Temel Yaşam Desteği
Semineri" nde, her gün 267 bin
kilometre yol kat ederek, 750
bine yakın Başkentli'nin kent içi
ulaşımını sağlayan EGO şoförlerine, olası bir kaza sonrasında ilk
yardımın temel konuları anlatıldı.
Ankara İl Sağlık Müdürlüğü doktorları tarafından teorik ve pratik
olarak verilen seminerden 1753
şoför yararlandı.
EGO Genel Müdürlüğü 2. ve
3. Bölge Müdürlüğü merkezlerinde düzenlenen seminerde, EGO
şoförlerine, olası kazalarda sağlık
ekiplerinin olay yerine ulaşana
kadar yapmaları gereken işlemler
ile otobüs içinde kalp krizi geçiren veya cisim yutan bir çocuğa
ilk müdahalenin nasıl yapılması
gerektiği öğretildi.
Sabah ve öğlenden sonra
olmak üzere 2 oturum olarak 3
gün süreyle verilen “İlk Yardım
Eğitim Semineri”nde konular, İl
Sağlık Müdürlüğü ekiplerinden
Dr. Hasan Kuş ile Dr. Hasan
Şanlı tarafından anlatıldı.
Doktorlar seminerde şoförlere; meydana gelecek olası bir
kaza ya da yaşamı tehlikeye
düşüren kalp krizi gibi bir
durumda, sağlık görevlilerinin
kaza yerine gelip tıbbi yardım
sağlanıncaya kadar, tıbbi malzeme olmadan mevcut araç ve
gereçlerle yapılacak uygulamaları anlattı.
Doktorlar, katılımcılara hasta
veya yaralının yaşamsal fonksiyonlarının
sürdürülmesini sağlamak, durumunun
kötüleşmesini engellemek, iyileştirmeyi
kolaylaştırmak gibi ilk
yardımın öncelikli
amaçlarını, manken
üzerinde şoförleri de
uygulamaya katarak
anlattı.
Seminerin sonunda, EGO şoförlerine
sertifika verildi.
HABER MERKEZİ- Çubuk
Belediyesi Mehmet Akif Ersoy Kültür
Merkezi’nde bir araya gelen Çubuk Kent
Konseyi Çocuk Meclisi üyeleri, düzenledikleri meclis toplantısının bir bölümünde
‘Resimle Terapi’ programı düzenlediler.
Köylü Ressam Halil Basri Uluğ’un
yönetiminde ‘merhameti’ resmeden minik
liderler, büyüklerin unuttuğu merhamet duygusunun yeniden kalplerde yeşermesi gerektiğine dikkat çektiler.
Geleceğin liderleri Çocuk Meclisi üyeleri, her geçen gün merhamet duygusunun
yoksunlaştığı dünyada insanları merhamete
davet etmek ve merhamet duygusunun
insanların yüreğinde perçinleşmesine katkı
vermek, farkındalık oluşturmak amacıyla
merhameti kağıtlara aktardı.
Dünyada yaşanan terör olayları, yoksulluk, haksızlık ve savaşların minik mağdurları çocukların yaşadıkları acıları resimlerle
paylaşmaları amacıyla gerçekleştirilen projede, küçükler birbirinden etkileyici resimlere imza attı. Proje koordinatörü Çocuk
Meclisi Başkanı Sıla Erdem, dünyanın merhamete ihtiyacı olduğunu söyledi. Tüm
sorunların merhametten yoksun insanlar
nedeniyle yaşandığını anlatan Erdem, “Sağ
olsun Köylü Ressam Halil Basri Uluğ
önderliğinde bugünkü etkinliğimizi gerçekleştiriyoruz. Bize bu konuda destek olan
herkese ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Biz ne
kadar önceden başlarsak merhametli, sevgili
bireyler olmaya, o kadar dünyamız ve geleceğimiz için daha iyi olur. Bu yaptığımız
projeyle insanları merhametli, sevgili ve
saygılı olmaya davet ediyoruz” diye konuştu. Terör ve savaşlardan çok rahatsız olduklarını anlatan Erdem, savaşların bitmesini ve
çocukların artık ağlamamasını istediklerini
ve bu kapsamda projenin yararlı olacağını
belirtti.
Programa katılan Çubuk Belediye
Başkanı Dr. Tuncay Acehan’da, programdan
dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Çubuk Kent Konseyi Çocuk Meclisini
çalışmalarından dolayı tebrik eden Başkan
Acehan, çocuklarla ve yaptıkları çalışmalarla tek tek ilgilendi.
Çocukların çok yaratıcı ve duyarlı olduğunu vurgulayan Başkan Acehan,”
Çocuklarımız çok yaratıcı güzel şeyleri
kağıt üzerine dökmeye çalışıyorlar. Bir
çocuğumuza şunu sordum, ‘sokak köpeklerimiz var, bunları ne yapalım? Tüfekle mi
öldürelim, zehirleyerek mi öldürelim?‘
Çocuk bana, ‘Hayır onları yaşatalım’ dedi.
Yani çocuklarımızın hem bitkiler hem canlılar hem de nsanlar adına ve sokak hayvanları adına genel geçer kişilere göre, kanaat
önderleri olduklarını söyleyenlere göre çok
daha merhametli olduğunu gördüm ve hissettim. Çok güzel yaratıcı fikirlerle resimler
yapıyorlar” dedi.
ANKARA
Çubuk, 2015'te
asfalta doydu
Çubuk Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü, 2015
yılında da asfalt ve kaldırım çalışmalarını
kesintisiz sürdürerek bir yılda 22 bin 223 ton
sıcak asfalt sererken, 15 kilometre de yeni
yol yaparak yılı tamamladı.
HABER MERKEZİ-Çubuk Belediyesi Fen İşleri
Müdürlüğü’ne bağlı ekipleri, 2015 yılı içerisinde toplam
22 bin 223 ton asfalt dökerek Çubuk’un yol ve kaldırım
sorunlarını çözmeye devam etti.
Ankara Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri ile koordineli
çalışan Çubuk Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri
asfaltlama çalışmalarını kurduğu şefliklerle aktif bir şekilde sürdürüyor.
Bir taraftan yeni yol yapan ekiplerin, diğer taraftan da
eskiyen ve yıpranan yolların iyileştirmesi için var güçleriyle çalıştığını
söyleyen
Çubuk
Belediyesi Fen
İşleri Müdürü
Akif Çiftçi,
“İlk olarak
büyükşehir
belediyesinin
de desteğiyle
asfalt kazıyıcı
ile yıpranmış
asfaltları kazıyarak yeniden
asfaltlandırıyoruz. Bu sayede
mahalleler yeni ve modern bir görünüme bürünüyor.
Yıpranmış ve altyapı sorunu olmayan sokaklarda ise
bozulmuş yüzeyleri kazıyarak sıcak asfalt döküyoruz.
Altyapısı yapılan ve yapım esnasında bozulan yüzeylerde
de yama çalışmaları yapılıyoruz. Bu çalışmalarımızı sürdürürken Büyükşehir Belediyemizden de hem asfalt konusunda hem de araç ve gereç konusunda destek almaktayız” dedi.
Fen İşleri Müdürlüğü olarak ilçedeki kamu kurum ve
kuruluşlarına desteklerde verdiklerini anlatan Çiftçi,
“Ekiplerimiz bir taraftan yeni yollar açarak asfalt serim ve
yama çalışmaları yaparken, diğer taraftan da ilçedeki tüm
kamu kurum ve kuruluşlarına, mahalle derneklerimize
destek oluyoruz. Onların yürüttükleri çalışmalarına katkı
veriyoruz” diye konuştu.
Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin kış ayı öncesi
Atatürk, Barbaros, Cumhuriyet, Muhsin Yazıcıoğlu,
Sünlü, Yavuz Selim, Yıldırım Beyazıt, Esenboğa ve
Eğriekin mahalleleri başta olmak üzere toplamda 9 mahallede çalışmaların tamamlandığını anlatan Çubuk Belediye
Başkanı Dr. Tuncay Acehan, yapılan çalışmalar hakkında
şu bilgileri veriyor: “İmar planındaki yolların açılması için
mahallelerimizde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 2015 yılı
içerisinde 19 bin 645 ton sıcak asfalt serimi, 2 bin 578 ton
asfalt yama, 32 mahallemizde 60 bin 135 metreküp stabilize serimi, 4 bin 631 metreküp asfalt kırığı serimi, 9
mahallemizde ise 14 bin 177 metre ham yol açılarak
vatandaşlarımızın hizmetine sunulmuştur. Yol çalışmaların
yanında 2 bin 526 metrekarelik parke döşeme ve 3 bin 28
metrelik bordür çalışması yapılmıştır. Ayrıca yol çalışmaları kapsamında 27 bin 705 metreküp hafriyat alınarak
hafriyat döküm sahalarına nakli yapılırken, ilçe genelinde
174 bin 435 metre yolda reglaj çalışması da yapılmıştır.
Bazı mahallerimizde devam eden altyapı çalışmalarının
bitirilmesiyle birlikte önümüzdeki yılda da inşallah o alanlarda asfaltlama çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Yapılan
tüm bu çalışmaların ilçemiz için hayırlı olmasını diliyorum.”
İmar planındaki yeni yolların açılması için de ekiplerin
çalışmalarına devam ettiğini belirten Başkan Acehan,
mahallelerde yürütülen asfalt ve kaldırım çalışmalarının
yanında o bölgede mevcut park-yeşil alan, okul ve diğer
resmi kurumların tadilatları da yapılarak mahallelilerin
hizmetine sunulduğunu sözlerine ekledi.
Yaşar, Niğdelilerle buluştu
HABER MERKEZİ- Ankara'da yaşayan yüzlerce
Niğdeli bir araya geldi. Birlikte hasret gideren hemşeriler gece boyunca keyifli anlar yaşadı. Yenimahalle
Belediye Başkanı Fethi Yaşar da yeni yıl yemeğinde
Niğdelileri yalnız bırakmadı. Yemeğe katılan Yaşar,
vatandaşlarla keyifli bir sohbet gerçekleştirdi.
Niğdelilerle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Yaşar, hemşeri derneklerinin yaptığı
faaliyetleri önemsediğini belirtti. Büyükşehirlerde
bulunan hemşerilerin birbirlerine sahip çıkması gerektiğini anlatan Yaşar, "Burada bulunan vatandaşlarımız
birbirine sahip çıkmalı kötü günde, iyi günde bir arada
olmalı" diye konuştu. Birlikte hareket etmekten güç
doğacağını aktaran Yaşar, "Doğduğumuz topraklardan
gelip, doyduğumuz topraklara yerleşiyoruz. Burada birçok zorluklarla karşılaşabiliyoruz. İşte burada hemşeri
derneklerine büyük görev düşüyor" ifadesinde bulundu.
ANKARA
2 Ocak 2016 Cumartesi
Ziraat Katılım
Bankası Genel
Müdürü Osman
Arslan, Müstakil
Sanayici ve
İşadamları
Derneği (MÜSİAD) Ankara
Şubesi 2015 yılının son kurumsal
bilgilendirme
toplantısına
konuk oldu.
Ziraat Katılım Bankası
MÜSİAD’a konuk oldu
HABER MERKEZİ- Katılım
Bankacılığında kamunun ilk yatırımı olma
özelliğine sahip olan Ziraat Katılım’ın
hedefleri ve katılım bankacılığı hakkında
işadamlarına bilgi veren Ziraat Katılım
Bankası Genel Müdürü Osman Arslan,
finansman konusunda MÜSİAD Ankara
üyelerinin sorularını yanıtladı.
Toplantının açılışında konuşan MÜSİAD Ankara Başkanı İlhan Erdal, 2015 yılı
içerisinde gerçekleştirilen kurumsal bilgilendirme toplantıları ile üyelerinin beklentilerinin ilk ağızdan ilgililerine iletilmesini
hedeflediklerini belirtti.
Yıl boyunca 32 kurumsal bilgilendirme
toplantısı gerçekleştirdiklerini söyleyen
Başkan Erdal, 2016 yılı planlamalarının
hazır olduğunu benzer çalışmalara devam
edeceklerini söyledi. Özellikle 2015 yılı
G20 Dönem Başkanlığında, Türkiye’nin
B20 çalışmalarında KOBİ’lere ve
KOBİ’lerin finansman sorunlarının çözümüne önem verilmiş olmasının sevindirici
olduğunu belirten İlhan Erdal, finansmana erişiminin
KOBİ’lerin büyüme yolunda yaşadıkları öncelikli
sorunlardan olduğunu belirterek, bu konuda yapılacak düzenlemeleri beklediklerini ifade etti.
Ziraat Katılım’ın kamunun ilk katılım bankası
yatırımı olduğunu ifade eden Genel Müdür Osman
Arslan, katılım bankacılığının pazar payının %5
olduğunu belirtti.
Katılım Bankacılığının kullanıldığı ülkelerde bu
payın daha yüksek olduğunu ifade eden Arslan,
“Bazı Körfez ülkelerinde katılım bankacılığının pazar payı %30, Malezya’da
%40’dır. Bizim de hedefimiz ülkemizde
katılım bankacılığında mevcut pastaya
ortak olmayı değil, bu pazarı büyütmek.
Ekonomi yönetimi 2025 itibari ile katlım
bankacılığının payının %15 olması hedefliyor. Bu hedef mevcut katılım bankaları
ile ulaşılabilecek bir hedef değil tabii ki.
Kamu eliyle kurulacak katılım bankalarının bu hedefe ulaşmada etkin görev üstleneceğine inanıyorum.” dedi.
Katılım Bankacılığının 1985 yılından
bu yana Türkiye’de faaliyet gösterdiğini
belirten Osman Arslan, şuanda 5 farklı
kurumun hizmet verdiğini söyledi. Tüm
katılım bankalarının etkinliğinin artırılması, çalışma yapılarının temel kurallara
bağlanması amacıyla Kalkınma Bakanlığı
koordinasyonunda “Katılım Bankacılığı
2025 Strateji Belgesi” ‘nin hazırlandığını
ifade etti. Strateji Belgesi ile etkinliğin
artacağını söyleyen Arslan, “Yeni ürünler
geliştirilmesi, katılım bankacılığının doğru anlatılması ve danışma kurullarının çalışma yapısının belirlenmesi gibi temel konuları ele alan bu strateji belgesi
ile tüm katılım bankaları daha etkin bir çalışma yapısına kavuşacaktır.” dedi.
Tiryaki, müteahhitleri ağırladı
HABER MERKEZİ- Altındağlı Müteahhitler
Derneği üyeleri, Altındağ Belediye Başkanı Veysel
Tiryaki’yi makamında ziyaret etti. Altındağ’daki
değişimin ve dönüşümün ele alındığı görüşmede
2015 yılı yatırımları değerlendirildi. Altındağlı
müteahhitler, ilçenin çehresini değiştiren Başkan
Tiryaki’ye her zaman destek vereceklerinin altını
çizdi. Başkan Tiryaki ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek “Altındağ’daki değişim ve dönüşüm henüz tamamlanmadı. Hiç durmadan çalıştık.
Çalışmalarımız 2016 yılında da devam edecek.
Altındağ’ı hep birlikte daha modern, daha değerli
bir hale getireceğiz” dedi. İlçede çok sayıda kentsel
dönüşüm çalışmalarına imza attıklarını hatırlatan
Başkan Tiryaki, Altındağlıların daha rahat yaşam
alanlarına kavuşması için hiçbir fedakârlıktan
kaçınmayacaklarını söyledi.
Altındağlı Müteahhitler Derneği üyeleri ise gerçekleştirdikleri ziyaretle hem Başkan Veysel
Tiryaki’nin yeni yılını kutladı hem de 2016 yılında
ilçeye kazandırılması planlanan yatırımlar hakkında
bilgi aldı. Başkan Tiryaki ile bu yolda el ele yürüyeceklerini belirten müteahhitler, Altındağ için
sorumluluk almaktan kaçınmayacaklarını ifade etti.
Elmadağlı muhtarlar
toplantısı düzenlendi
MİM-DER’de yeniden
Hamza Can dönemi
HABER MERKEZİ-Mamak’ın
müteahhitlerinden olan Hamza Can olağan genel kurula katılan üyelerin tamamının oyunu alarak, Mamak İnşaat
Müteahhitleri Derneği (MİM-DER)’in
yeni başkanı seçildi.
Mamak Belediyesi Prof. Dr.
Necmettin Erbakan Kongre
Merkezi’nde yapılan olağan genel kurula Mamak Belediye Başkanı Mesut
Akgül, Başkan Yardımcısı Erdoğan
Karadağ, İMKON Genel Başkanı Tahir
Tellioğlu ve Mamaklı müteahhitler katıldı. Müteahhitlerin bölgede yaşanan
dönüşüme büyük katkı sunduğunu kaydeden Mamak Belediye Başkanı Mesut
Akgül; “Dernek çatısı altında bir araya
gelen müteahhitlerimiz birlikten kuvvet
doğar sözünün de en güzel örneğini sergiliyor. Genel kurulunuzun ilçemizde
çalışan bütün müteahhitlere hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi.
MİM-DER olağan genel kurulu ilklere sahne oldu. MİM-DER tarihinde ilk
defa tek adayla ve açık oylama ile seçimini yaparak Hamza Can’ı başkan olarak belirledi. Yaklaşık 3000 üyesi bulunan MİM-DER olağan genel kurulunda
konuşan Hamza Can; “Mamaklı müteahhitler olarak bölgemizde büyük yatırımlar gerçekleştiriyoruz. MİM-DER
bundan sonra yoluna çok daha güçlü
olarak devam edecek. Bizler bir olursak
güçlü oluruz. Ayrıca bizlerden desteğini
hiç esirgemeyen Belediye Başkanımıza
ve ekibine çok teşekkür ediyorum” dedi.
HABER MERKEZİ-Elmadağ
Belediye Başkanlığı tarafından muhtarlarla birlikte Belediye faaliyetleri
ve yatırımlar hakkında istişare toplantısı düzenlendi.
Muhtarların sorumlu oldukları
mahalleleri kapsayan, taleplerini
dile getirdiği toplantıya;
Elmadağ Belediye Başkanı Gazi
şahin,Başkan Yardımcıları ve
Belediyedeki ilgili Müdürler katıldı.
İlçe genelindeki mahallelerde
yapılan faaliyetler ve önümüzde ki
günlerde başlayacak olan çalışmalar
hakkında bilgi veren Başkan Şahin;
her mahallenin kendine has, kendine
özgü sorunları vardır diyerek muhtarların taleplerini tek tek
dinledi.İlçenin her mahallesini ele
alınarak en ince ayrıntısına kadar
muhtarlarla değerlendirdi.2015
yılında yapılan hizmetleri anlattıktan
sonra 2016 yatırım programına alınacaklar hakkında bilgilerde aktardı.
Başkan Gazi Şahin; “Muhtarlar,
mahallenin yaşam kalitesini geliştirmek, belediye ve diğer kamu kurum
ve kuruluşlarıyla ilişkilerini yürütmek, mahalleleriyle ilgili konularda
görüş bildirmek ve diğer kurumlar
ile işbirliği yapmaları yanında aynı
zamanda bulundukları bölgenin en
önemli kanaat önderleridir.
Şeffaf, hesap verilebilir ve israf
yapılmadan en doğru işi zamanında
ve daha verimli bir şekilde yapabilmek için muhtarlarımızın görüş ve
önerilerine değer veriyoruz.
Hepimizin ortak amacı ve gayreti
daha mükemmel bir Elmadağ’ı birlikte inşa etmektir.” dedi.
5
İDDİA
YOK
Abdullah Cengiz
Eğitimci/Yazar
[email protected]
YUSUF’LARA SELAM OLSUN
Günümüzün Yusuf’larını konuşmadan önce,
insanlık tarihine adını “UNUTULMAZ” olarak yazdıran, gerçek Yusuf’u(a.s) tanımak lazım.
Neydi o kutlu Nebi’nin kıssası? Babası
Peygamber olan bu şanslı ve nezih genç, daha
çocukluk günlerinde öz kardeşlerinin gadrine uğrar
ve onların kıskançlık oyunu ile karşılaşırken bin bir
türlü sıkıntılar yaşar.
Dikkat ettiniz mi? İşin içindekiler, öz be öz kardeşleri… Hem de aynı anne babanın evlatları…
Kıskançlık ve haset onları nelere sevk etti? İnsan
okudukça okuyası geliyor bu kıssayı… Çünkü her
asra ve güne ışık tutacak ibretliklerle doldur…
O mübarek Nebi(a.s) neler neler çekti: Babadan
yalanla uzaklaştırma, sonra da bir kuyuya -ölsün, izi
kaybolsun, aranırken de kimseler bulmasın diye- atılma…
Ona bunları reva gören zavallıların bir planı vardı,
Yusuf’un(a.s) Rabbinin de bir planı vardı. O Rab ki
her türlü oyunları, tuzakları, plan ve programları altüst eden Rab-ül Âlemin… Tıpkı bu planı akim(sonuçsuz) bıraktığı gibi…
Onu koruyan ve sahip çıkan Mevla’sı kuyuda
korudu ve yeni bir sınava hazırladı: Bir köle gibi satılmak…
Anlayacağınız Hz. Yusuf’un(a.s)başından geçenler
uzadıkça uzar… Hepsini burada anlatmadan, yaşadığı son iki ve en ağır olaya da dikkatinizi çekerek sizleri, selam gönderdiğim günümüz Yusuf’larının yaşadıklarını anlamaya ve düşünmeye davet edeceğim…
Köle olarak satıldığı evin hanımı tarafından haksız
bir iftira sonucu 9, bir başka beyana göre de 12 yıl
zindanda kalır.
Çetin ve her babayiğidin katlamayacağı sınavlar
zinciri…
Çok kimsenin katlanamayacağı bu ilginç iftira ve
kardeş vefasızlığını metanetle, sabırla, İlahi adaletin
tecellisi konusunda, hakkındaki kader çizgisine isyan
etmeden karşılaması, ancak Peygamber ya da
Peygamber dostu olmaya aday fıtratların götürebileceği bir kahramanlıktır.
Hele basit -lütfen bu kelime ile tüm kadınları kast
ettiğim anlaşılmasın- bir kadının iftirasına uğraması,
kendisine bu iftirayı atanın eşi tarafından, edilen iftira,
yalan ve ihanetin fark edilmesine rağmen, makamına,
adına, şanına, dünyalığına laf getirmemek için
Yusuf’u(a.s) bile bile zindana göndermesi, ayrıca ağır
ve zor bir imtihan…
Kıymetli okurlarım,
Günümüzdeki Yusuf’lara yapılanlara bir de bu
pencereden bakar mısınız? Bir iki yıldır masum ve
günahsız birçok kardeşimize atılan yalan ve iftiraların;
karalama ve suç ihdas etmenin o gün yapılıp edilenlerden ne farkı vardır?
Hele birisi var ki tam da Hz. Yusuf’un(a.s) zindana
atılmasına ne kadar da çok benziyor: Suçüstü yakalananlar, dünyalık makamları, iktidarları, şan ve şöhretleri(!) ellerinden gitmesin diye -tıpkı kadının kocası
vezir(bakan) gibi- zamanımızın Yusuflarını Silivri’ye
göndermediler mi? Bugünün o elim hikâyeleri ile asırlar önceki kıssa tıpa tıp aynı: Biri kadın iftirası diğeri
havuz iftirası; birinde vezirliğe laf gelemsin diye Hz.
Yusuf(a.s) zindana gönderilir; diğerinde ailece hırsızlık
yapanlar korunup, “Ucu bize de dokunur mu?” telaş
ve gerçeği ile Yusuf’lar Silivri’ye tıkanırlar…
Asırlar geçmiş ve zaman ihtiyarlamış olabilir ancak
Kuran hep genç kalır. O gün de işin failleri insanoğludur bugün de…
Peki, sonuç ne oldu? Hz. Yusuf(a.s) ve onun
babası sabır kahramanı Hz. Yakup(a.s) kazanmıştır.
Düzen ve iftiracılar sonunda kaybedip perişan olmuşlardır. Dileğimiz odur ki günümüzde de iftira ve karalamalarla zindan gönderilen Yusuf’ların masumiyeti er
geç ortaya çıkar da onlara bunu layık gören zavallılar
adli ilahi ile karşılaşırlar.
Tahminim, hem gadre uğrayan Yusuf’lar hem de
onların gerideki aile, akraba ve dostları yine de
Efendimizin(a.s.v) zani ve zaniye bir erkekler ve kadına, Hz. Yusuf’un(a.s) kardeşlerine, Habil’in Kabil’e
davrandığı gibi davranacaklar: “Gidin Allah’tan(c.c) af
dileyin onun affetmeyeceği günah yoktur.” Diyecek
yaptıkları yanlıştan, haksızlıktan, adaletsizlikten, gadir
ve kıymet bilmemeden dolayı onları, hayatın gerçek
sahibi olan Allah’a(c.c) gönderecektir.
İşte bu kutlu yürüyüşün, kutlu fertleri olarak, uğradıkları iftira ve ihanetin neticesinde Silivri’ye gönderilen günümüz Yusuf’larını, ahiretleri adına şanslılar kervanına katıldıklarından dolayı tebrik ediyor; selamların
en güzeli olan Allah’ın(c.c) selamı ile selamlıyorum.
Unutmayalım ki ne onlar ne de Silivri’den çıkacakları günleri sayarken içleri burkulan ve onları sabırla
bekleyen anneleri, babaları, eşleri, evlatları, akrabaları
ve dostları asla kaybetmezler. Kaybedenler iktidarlarına ve şöhretlerine bir şey olmasın diye düzen kuranlar, gizli odalarda paşalarla mutabakata varanlar, gerçek suçluları saltanatları için salıverenler, bir kısım
başkentlerde ona buna söz verenler kaybedecekler.
Çünkü bugün, onların adaletten yoksun adaletleri
işlerine yarayabilir. Günlerini ve iktidarlarını kurtarmak
için kurdukları “Sulh Ceza Mahkemeleri” İlahi adaletle
karşılaştıklarında da kimse onların yakarış ve feryatlarına kulak asmayacaktır. Çünkü o gün iftiraya uğramış
mazlum kulların haklarının arandığı adli ilahi konuşmaktadır. Bizim de en büyük ümidimiz ve güvenimiz
işte bu adaletin ergeç tahakkuk edeceğindedir.
Rabbi Rahim o gün bizleri, Kabil’in, Hz. Zekeriya
ve Yahya’ya(a.s) kıyanların, Hz. Nuh’un(a.s) gemisine
binmekten içtinap edenlerin, Hz. Yusuf’u(a.s) kuyuya
atıp satmaktan çekinmeyenlerin, Efendimiz(a.s) ve
sahabelerine eza ve cefa çektirerek hicrete zorlayanların, Hz. Ömer, Ali, Osman, Hüseyin’İ(Allah hepsinden razı olsun) şahadete gönderenlerin saffında değil
de, o kutlu peygamberler ile onlara iman ettiklerinden
dolayı zalimlerin ve zorbaların zulmüne maruz kalarak
masumane öteye gidenlerden eylesin.
Selam! Hakk’a gönül verenlere…
Selam! Haklı oldukları için gadre uğrayanlara…
Selam! Muhammedi(a.s.v) yolda olanlara…
Selam! Ahiretlerini saltanatlara değişmeyenlere…
Selam! Mazlumun ve mağdurun saffında ölmeye
ant içenlere…
Selam! Mukaddes davanın sadık dostlarına…
Selam! Günümüz İkballerinin, Abdükkadir
Udehlerin, Hasan El-Bennalarının, Seyyid
Kutuplarının, Ahmet Yasinlerin, Mehmet Akiflerin,
Bediüzzamanların… ve daha binlerce salih ve sadık
dava adamlarının takipçilerine…
Selam! Asrımızın Yusuf’larına…
6
2 Ocak 2016 Cumartesi
Ressam İsmail Acar,
“İnsanlık Elçisi” oldu
Türk çağdaş sanatının öncü isimlerinden ressam İsmail
Acar, BM tarafından
mayıs ayında
Türkiye'de düzenlenecek ilk BM İnsani
Zirvesi'nin tanıtımı
amacıyla "İnsanlık
Elçisi" olarak
görevlendirildi.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER - BM
İnsani İşler ve Acil Durumlar
Koordinatörlüğü tarafından Acar'a gönderilen davet mektubunda, dünya genelinde
milyonlarca insanın afetler ve çatışmaların
yıkıcı etkilerine maruz kaldığı bildirilerek,
Acar'dan BM'nin bu konudaki mücadelesine katılması istendi.
Sanatın insani konularda halkları bilinçlendirme gücüne dikkat çekilen mektupta,
"2. Dünya Savaşı'ndan bu yana en büyük
sığınmacı krizi ile karşı karşıyayız. Hiçbir
ülke veya kuruluş bununla tek başına
mücadele edemez. Birlikte fark yaratabiliriz ve yardımınıza ihtiyacımız var" ifadele-
rine yer verildi.
BM İnsani Zirvesi Başkanı Jemilah
Mahmood, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'deki zirvenin dünyada insani yardım konusundaki ilk büyük buluşma
olacağını söyledi.
Mahmood, "Dünya İnsani Zirvesi, dünyaya daha fazla insanlık getirilmesiyle ilgili bir girişimdir. Birleşmiş Milletler'e, Türk
toplumuna ve küresel düzeyde toplumlara
bu önemli konuda yardım edecek İnsanlık
Elçisi olmayı kabul ettiği için Sayın Acar'a
minnettarız" dedi.
BM İnsanlık Elçisi olarak atanan ressam
İsmail Acar da AA muhabirine, bugüne
kadar özellikle Suriyeli sığınmacı sanatçılara yönelik gerçekleştirdiği eğitim faaliyetlerine değinerek, sığınmacıların dramına dikkati çekmek için sergiler açmaya
devam edeceğini vurguladı.
Türkiye'den ilk kez bir sanatçının BM
İnsanlık Elçisi olarak atandığını kaydeden
Acar, BM teşkilatına kendisine verilen söz
konusu görev dolayısıyla teşekkür etti.
Acar, şöyle devam etti:
"Yıllardır yaptığım tüm sergilerin gelirlerinin bir kısmını sosyal sorumluluk projelerine aktarıyordum. Türkiye'de ve yurt
dışında faaliyet gösteren birçok vakıf ve
sosyal yardım kuruluşuyla birçok çalışma
içinde bulundum. Yüzlerce gönüllülük
projesine hem destek verdim hem de bizzat içinde bulundum. İnsani konulara dikkati çeken bu projeler artarak devam edecek." Türkiye'deki sığınmacı kamplarında
bulunan Suriyeli sanatçılarla gerçekleştirdiği projelere de işaret eden İsmail Acar,
"Şu an Türkiye'deki mülteci kamplarında
oradaki sanata yatkın kişiler ve sanatçılarla
birkaç proje gerçekleştiriyorum. Mayıs
ayında da insani konulara dikkati çekecek
bir proje daha gerçekleştireceğim" dedi.
İsmail Acar, 23-24 Mayıs'ta İstanbul'da
gerçekleştirilecek zirvede yabancı sanatçılarla ortak sergiler de düzenleyecek. (AA)
eleştirerek, "Almanya'da 3 ay ikamet
eden AB üyesi ülke vatandaşları yerel
seçimlerde oy kullanabilirken, 54 yıldır
bu ülkeye hizmet eden Türklere bu hakkın verilmemesi büyük haksızlık" dedi.
Gemici, "Demokrasinin gereği olan
seçme ve seçilme hakkımızı istiyoruz.
Bunun için vatandaşlarımız arasında
hiçbir görüş ayrımı yapmadan, sağ sol
demeden, onları bu ortak noktada birleştirmek istiyoruz" şeklinde konuştu.
Bu konuda tüm Türk sivil toplum kuruluşlarının kendilerine destek verdiğini
belirten Gemici, seçme hakkının kazanılmasından sonra tüm siyasi partilerin
Almanya'da yaşayan Türkleri daha fazla
dikkate almak zorunda kalacaklarını ve
yabancı düşmanlığı yapamayacaklarını
savundu.
Bahattin Gemici, "Belediye meclislerine Türk temsilciler girecek, hakkımızı
hukukumuzu savunacaklar. Okullarda,
gençlik dairelerinde ya da yerleşim yerlerindeki sorunlarımızı birlikte çözme
imkanına kavuşacağız" ifadesini kullandı. (AA)
Almanya'daki Türkler seçme hakkı istiyor
HERTEN - Almanya'nın en kalabalık
eyaleti Kuzey Ren Vestfalya'da (NRW)
oturumu bulunan Türkler, yerel seçimlerde AB vatandaşlarına tanınan oy kullanma hakkının kendilerine de verilmesi
için imza kampanyası başlattı.
NRW Yerel Seçimlere Katılma
Girişimi, haklarını alana dek imza kampanyasına ilaveten yürüyüş ve gösteriler düzenlemeyi planlıyor.
AA muhabirine konuşan NRW Yerel
Seçimlere Katılma Girişimi Sözcüsü
Bahattin Gemici, eyalet anayasasının
değiştirilmesinin tartışıldığı bu sürecin
kendileri için büyük bir fırsat olduğunu
ve yerel seçimlere katılma hakkı için
mücadele ettiklerini söyledi.
Gemici, kendilerine destek veren derneklerin de yardımıyla 15 Şubat'a kadar
50 bin imza toplamayı hedeflediklerini
ve NRW eyalet meclisi önünde gösteri
gösteri düzenleyeceklerini belirtti.
Bahattin Demirci, Avrupa Birliği
anlaşmalarına göre Almanya'da oturu-
mu bulunan AB vatandaşlarına yerel
seçimlerde tanınan oy kullanma hakkından Türklerin mahrum bırakılmasını
Boşnak gençler Türkçeyi
daha hızlı öğrenecek
ANKARA - Türk İşbirliği ve Koordinasyon
Ajansı Başkanlığı'nın (TİKA), Kosova'nın Jupa
bölgesinde yaşayan Boşnak gençlere daha modern
ortamda dil eğitimi verilmesi için ihtiyaç duyulan
teknik ekipmanları sağladığı belirtildi.
TİKA'dan yapılan açıklamaya göre, Yunus Emre
Enstitüsü tarafından oluşturulan kurslarda, daha
modern dil öğretim metotları için gereksinim görülen teknik ekipmanlar, Jupa bölgesinin merkezi
Reçane'deki Meto Bajraktari İlköğretim Okulu'nda
gerçekleştirilen törenle okul yetkililerine teslim
edildi.
Teslim törenine, TİKA Kosova Program
Koordinatörü Eyüp Yavuz Ümütlü, Yunus Emre
Enstitüsü Priştine Türk Kültür Merkezi Müdür
Vekili Bülent Üçpunar ve okul müdürlerinin yanı
sıra Türkçe kurslarına giden öğrenciler katıldı.
TİKA Kosova Program Koordinatörü Ümütlü,
törende yaptığı konuşmada, Türkiye ile Kosova
arasındaki ilişkilerin ortak tarihi geçmiş ve kardeşlik bağları doğrultusunda ilerlediğini söyledi.
Boşnak gençler arasında çok büyük bir ilgiyle
karşılanan kurslara değinen Ümütlü, bu projenin
Türkiye'de öğrenimlerine devam etmek isteyen
öğrenciler için büyük fırsat olduğunu vurguladı.
Yunus Emre Enstitüsü Priştine Türk Kültür
Merkezi Müdür Vekili Üçpunar da Türkçe'nin
Kosova'da öğrenilmesi konusunda yürütülen çalışmalarından bahsederek, TİKA tarafından temin
edilen teknik malzemeler sayesinde, modern öğretim yöntemleri ve teknolojiler kullanılarak öğrencilerin Türkçe'ye daha kısa zamanda hakim olabileceklerini dile getirdi.
Açıklamada, proje kapsamında 4 okula dizüstü
bilgisayar, projeksiyon cihazı, projeksiyon perdesi
ve sınıf perdelerinden oluşan projeksiyon sisteminin kurulduğu kaydedildi. (AA)
Araç trafiğine sınırlandırma getirilen
Milano'da caddeler boş kaldı
ROMA - Hava kirliliğinin son
dönemde arttığı ülkelerden olan
İtalya'da sanayi kenti Milano'da
önlem kapsamında araç trafiğine
getirilen sınırlandırma nedeniyle
cadde ve sokaklar boş kaldı.
Küresel ısınmanın da etkisiyle
son aylarda yeterli oranda yağış
almayan İtalya'da, büyük şehirlerde
son günlerde gözle görülür hale
gelen hava kirliliği etkisini sürdürmeye devam ediyor.
Kuzeydeki sanayi kenti Milano'da
artan hava kirliliği ve bunun neden
olduğu sis dolayısıyla kent yönetiminin dün başlattığı 3 günlük özel
araçların trafiğe çıkışına getirdiği
sınırlama, ikinci gününde de kentin
cadde ve sokaklarının boş kalmasına yol açtı.
Tramvay ve trafik polis ekipleri
dışında araçların olmadığı Milano
sokaklarında yapılan denetimlerde
sadece dün getirilen sınırlamaya
uymayanlardan 300'üne yüksek
para cezası kesildiği belirtildi. Kent
yöntemi, araçlara getirdiği kısıtlamadan ötürü 1,5 avroluk bileti gün
içinde sınırsız kullanma hakkı tanıyarak, Milanoluları metro, tramvay
ve otobüs gibi toplum taşımaya
yönlendirdi.
Hava kirliliğinin, trafikle daha da
yoğunlaşmaması için gösterilen
çabaya rağmen İtalyan haber ajansı
ANSA'nın haberine göre,
Milano'daki hava kirliliği oranında
bir düşüş yaşanmadı. Kentte özel
araçlara getirilen sınırlama yarın da
sürecek.
Milano kadar yoğun olmasa da
hava kirliliğinin görüldüğü başkent
Roma'da da önceden belirlenen
yeşil bölgelere özel otomobil trafiğine kısıtlama getirildi.
Milano'dakine göre daha hafif kısıtlamaların olduğu başkentte, lpg'li
ve dizel araçlara bir sınırlama getirilmedi. Başkent Roma'da daha
yoğun olarak sabah erken saatlerde
hava kirliliğine bağlı sisin oluştuğu
belirtildi.
Milano ve Roma gibi, hava kirliliğine bağlı sisin görüldüğü
Floransa'da da araç trafiği için
zaten sınırlama olan tarihi kent
merkezine gün boyunca araç girmesine izin verilmedi.
Bu arada, Çevre Bakanı Gian
Luca Galletti de yarın çevre örgütleriyle konuyu ele alan bir toplantı
yapacak. Zamanın polemik yapma
zamanı olmadığını belirten Galletti,
hava kirliliğinin önüne geçmek için
yapısal önlemlere hep birlikte karar
vermeleri gerektiğini söyledi. (AA)
DIŞ DÜNYA
Mısır'daki
yolsuzluk
tartışmaları
KAHİRE - Mısır'da dün Sayıştay
Başkanlığı tarafından yayınlanan raporun
medyaya sızmasının ardından başlayan yolsuzluk tartışmaları devam ediyor. Sayıştay
Başkanı Hişam Cinina, yolsuzluk miktarı ile
ilgili dün gece yaptığı ve bugün de sürdürdüğü açıklamalarında söz konusu miktarın 70
milyar dolardan fazla olduğunu söyledi.
Mısır Ruz el Yusuf Gazetesi'nde bugün
yayınlanan mülakatında Sayıştay Başkanı
Cinina, tespit edilen yolsuzluk miktarının 600
milyar Mısır Cuneyhi'nin (yaklaşık 70 milyar
dolar) üzerinde olduğunu tekrarladı. Ülkedeki
bazı kurumların Sayıştay tarafından kontrol
edilemediğine dikkati çeken Cinina, yolsuzlukların çok daha fazla olabileceğine işaret
etti.
Devlet kurumlarındaki yolsuzlukların
kanunlar ve iç tüzüklerdeki yasal açıklardan
kaynaklandığına değinen Cinina, bu açıkların
ivedilikle giderilmesi gerektiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanlığı'nın harcamalarının kontrolü ile ilgili soruya ise Cinina, "En son
Muhammed Mursi'nin Cumhurbaşkanlığı
döneminde, harcamalar hakkında bir çalışma
yapmış ve rapor yayınlamıştık. İki mali yıl
geçmesine rağmen, çeşitli güvenlik gerekçeleriyle Cumhurbaşkanlığı'nın hesaplarını
kontrol edemedik. Ve nihayet birkaç gün
önce bize bu konu ile ilgili izin verildi. Artık
Cumhurbaşkanlığının hesaplarını da önümüzdeki günlerde incelemeye başlayacağız"
cevabını verdi.
Cumhurbaşkanlığının yanı sıra İçişleri
Bakanlığı ile ilgili fonlara da değinen
Cinina'nın, "İçişleri Bakanlığı bünyesinde
oluşturulmuş bazı fonlarla ilgili dosyalar da
çok hassas. Henüz onlara hiç yaklaşmadık"
şeklindeki ifadeleri dikkati çekti.
Sayıştay Başkanı Cinina dün gece telefonla
bağlandığı Mısır'ın ON TV kanalında yolsuzluklarla ilgili ellerinde belgeler olduğunu dile
getirmiş, Planlama Bakanı'nı konuyla alakalı
bilgilendirdiklerini söylemişti.
Cinina, "Yolsuzluklar konusunda hızlı ve
şeffaf yargılamaların yapılması gerekir. Bu
konuda hazırlanmış raporlar emanettir.
Emaneti ehline yani halka vermemiz gerekmektedir. Sorunun çözümünde gecikme gözleniyor. Bazı davalar 6 ayda bitirilirken
Sayıştay'ın hazırlamış olduğu yolsuzluk
raporları sonucunda açılan davalar iki veya
üç sene sürmektedir" demişti.
Darbeyle görevinden uzaklaştırılan demokratik yollarla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı
Muhammed Mursi zamanında göreve geldiği
için Mısır medyasının kendisine "İhvancı"
dahi dediğini belirten Cinina, devlet kurumlarını şahsileştirmemek gerektiğini dile getirmişti.
Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin
kendisine iki yardımcı atamasıyla ilgili
Cinina, bunun cumhurbaşkanının yetkileri
çerçevesinde olduğunu, atanan kişilerle ilişkilerinin iyi olduğunu kaydetmişti. (AA)
ABD'li STK'ların
İsrail'e yardımları
280 milyar dolar
WASHINGTON - ABD'de faaliyet gösteren 150 sivil toplum kuruluşunun son 20
yılda İsrail'e 280 milyar dolar yardım gönderdiği, yardımların gelir vergilerinden düşüldüğü gerekçesiyle ABD Hazine Bakanlığı aleyhine dava açıldığı bildirildi.
Haber kuruluşu El Cezire'nin bildirdiğine
göre, açılan dava Amerikalı sivil toplum
kuruluşlarının yardım yapılan İsrail ordusunu
ve Filistin topraklarında yasa dışı inşa edilen
yerleşim yerlerinin desteklenmesini durdurmayı hedefliyor.
İsrail'e yardım gönderen sivil toplum kuruluşlarının ABD Gelir Yasası'nda "501(c)(3)"
koduyla tanımlandığı ve bağışçıların İsrail'e
yaptıkları yardımları vergiden düştüğü belirtildi. Dava dilekçesinde, sivil toplum kuruluşlarının İsrail'e yardım ederek ABD yasaları
ile uluslararası hukuku ihlal ettiği, ABD dış
politikasına zarar verdiği ve Filistinlileri
hedef alan sayısız suç ve insan hakları ihlaline katkıda bulunduğu savunuldu.
Hazine Bakanlığı yetkilileri ise devam
etmekte olan bir dava üzerine yorum yapmak
istemediklerini belirterek konu hakkında
soruları yanıtsız bıraktı.
Davayı açanlardan Filistin kökenli
Amerikalı yazar ve insan hakları savunucusu
Susan Abulhawa, yardım gönderen sivil toplum kuruluşlarının İsrail tarafından mağdur
edilenlerin haklarını geri vermeye zorlanması
gerektiğini söyledi.
Davanın avukatı Martin McMahon da
Hazine Bakanlığı'nın yardımda bulunan sivil
toplum kuruluşlarının sadece vergi muafiyetini sonlandırmamasını, aynı zamanda yüz milyonlarca dolar değerindeki geçmiş vergilerin
de bu kuruluşlara tekrar uygulanması gerektiğini belirtti.
Hazine Bakanlığının 21 Aralık'ta açılan
davaya cevap vermesi için 60 gün süresi
bulunuyor.
ABD yasalarına göre, bazı ülkelere yapılan
yardımlar vergiden düşürülebiliyor. İsrail de
bu ülkeler arasında yer alıyor ancak bağışı
yapan kişi ya da kuruluşun yardım yapıldığı
yıl içerisinde İsrail'den bir geliri olması gerekiyor ve bu gelirden yapılan yardımın sadece
bir bölümünü vergiden düşebiliyor.
ABD'nin yabancı ülkelere yaptığı yardım
ülke içerisinde büyük tartışmalara sebep oluyor. Obama yönetiminin 2015 yılında İsrail'e
3,7 milyar dolarlık askeri yardımda bulunduğu belirtiliyor. (AA)
bölge haberlerİ
2 Ocak 2016 Cumartesi
7
Suriye sınırı dev
bloklarla örülüyor
58 dakikada 4 bin
602 lira radar cezası
RİZE - Rize'den otomobiliyle askerdeki yeğeninin
yemin töreni için Ankara'ya giden Ali Fırat, gidiş ve dönüş
yolunda Ordu'da 12 kez radara yakalanarak toplam 4 bin
602 liralık ceza aldı.
Emniyet Genel Müdürlüğünce hazırlanan Trafik
Elektronik Denetleme Sistemi (TEDES) Projesi, Ordu'da
geçen ay uygulamaya konuldu.
Karadeniz Sahil Yolu'na konulan 19 kule radar cihazı ile
11 araç plaka tanıma sisteminin faaliyete geçmesinin
ardından çok sayıda vatandaş, dikkatsizlik ve tedbirsizlik
sonucu kısa sürede art arda trafik cezasına alabiliyor.
Rize'de yaşayan ve inşaatlarda işçi olarak çalışan 36
yaşındaki Ali Fırat, Ankara'da vatani görevini yapan yeğeninin yemin törenine katılmak üzere 27 Kasım'da yola
çıktı. Uygulamadan haberi olmayan Fırat, 29 Kasım'da
aynı güzergahı kullanarak Rize'ye döndü.
Fırat'a 10 gün önce, TEDES Projesi kapsamında 12 kez
radar ihlali yaptığı gerekçesiyle toplam 4 bin 602 liralık
ceza gönderildi.
Fırat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeğeninin
yemin törenine katılmak için Ankara'ya gittiğini anlatarak,
"Ordu'dan geçerken 25 dakikada 6, dönüşte de 33 dakikada 6 olmak üzere toplamda 58 dakikada 12 radar cezası
uygulanmış. Cezaların toplamı 4 bin 602 lira yapıyor.
Bunlardan birini ödeyebildim. Asgari ücretle inşaatlarda
çalışan biriyim. Komşularım, eş, dost, akrabadan borç alarak cezaları ödeyeceğim" dedi.
Ankara'ya giderken ilk cezasını saat 00.40'da 120, ikinci
cezasını saat 00.42'de 80, üçüncü cezasını 04.44'de 120,
dördüncü cezasını saat 00.54'de 120, beşinci cezasını saat
00.57'de 123, altıncı cezasını da saat 01.05'de 124 kilometre hızdan dolayı yediğini anlatan Fırat, "Dönerken ise
ilk cezamı saat 03.36'da 84, ikinci cezamı saat 03.40'da
85, üçüncü cezamı saat 03.41'de 90, dördüncü cezamı saat
04.02'de 97, beşinci cezamı saat 04.05'de 90, altıncı cezamı da saat 04.09'da 83 kilometre hızla yedim. Toplamda
12 cezayı bir saatten az sürede yemiş oldum" diye konuştu. Fırat, artık 'İstanbul'a gidersem Ordu'ya uğramadan
nasıl giderim' arayışı içine girdiğini kaydederek, "Saat
00.04'te, trafik lambaları dahi çalışmazken bu cezaları
yememiz çok saçma. Burada çok anormal bir durum var.
Ben her yıl İstanbul'a gidip gelirim. Böyle birşey başıma
hiç gelmemişti. Sicilim de gayet temiz. Hatta Rize'de bir
sefer çevirmeye düştüğüm zaman polis bana 'Sen hiç mi
araba kullanmıyorsun' diye sormuştu. Ceza puanım bu
zamana kadar sıfırdı. Bu durumdan benim gibi birçok
vatandaş mağdur" ifadelerini kullandı. (AA)
Çamlıhemşin ilçesindeki
bir köye Lazca isim verildi
RİZE - İçişleri Bakanlığı kararıyla, Rize'nin
Çamlıhemşin ilçesinde 280 kişinin yaşadığı Murat
köyüne, Lazca "Komilo" ismi verildi.
Köy muhtarı Lütfü Sezgin, gazetecilere yaptığı
açıklamada, nisan ayında muhtarlık ve ihtiyar meclisi olarak 50 yıl önce "Murat" olarak değiştirilen
köylerinin adının yeniden "Komilo" olması için
karar aldıklarını ve Çamlıhemşin Kaymakamlığına
müracaat ettiklerini belirtti.
İsim değişikliği için seçmen sayısının yarısından
bir fazlasının imzasının gerektiğini, bunun üzerine
çalışma başlattıklarını anlatan Sezgin, "Gerekli
imzaları toplayarak Rize Valiliğine verdik. İl Genel
Meclisi'nin kararının ardından isim değişikliği için
İçişleri Bakanlığına başvurumuz gönderildi.
25.12.2015-7247 sayılı İçişleri Bakanlığı kararıyla
köyün isminin değiştirildiği tarafımıza iletildi" dedi.
Lütfü Sezgin, seçilmesinin ardından köydeki tabelaları "Komilo" olarak değiştirdiklerini ifade ederek,
"Karar alınmadan önce tabela uygulamasını başlatmıştık. Resmi olarak da köyümüzün eski ismini
alması sevindirici. Kültürümüzü yaşatmaya, farklı
bir muhtarlık yapmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
Muhtar Sezgin, Lazca üzerine yapılan araştırmalarda "Komilo"nun tam bir anlamının bulunmadığını, Komoli'nin ise "Tanrı" anlamına gelmesinden
dolayı Komilo'nun "Tanrıça" anlamına gelebileceğine dair yorumlar yapıldığını da sözlerine
ekledi.(AA)
GAZİANTEP - KEREM KoCALAR/RIDVAN KoRKULUTAŞ Suriye sınırında
güvenliği artırma
çalışmaları kapsamında başlatılan
duvar örme işleminde kullanılan 9 ton
ağırlığındaki dev
bloklar, hummalı
çalışmalar neticesinde
üretilerek, sınır hattına
yerleştiriliyor.
Hatay sınırında
önceden başlatılan
duvar örme işlemleri,
Gaziantep-Suriye sınır
hattında da sürüyor.
Yasa dışı geçişler, sınır
kaçakçılığı, terör eylemleri başta olmak üzere
sınır güvenliğinin artırılması için gerçekleştirilen
duvar örme işlemini bir an önce bitirmek isteyen
işçiler, havaların soğumasına rağmen haftanın 7
günü aralıksız çalışıyor.
Beton blokların yapımında ise son teknolojiyle
özel teknikler kullanılıyor. "C-40" denilen betonların kullanıldığı bloklar, yüksek dayanıklılığa sahip.
Bugüne kadar Türkiye'de kullanılan en yüksek betonun "C-30" olduğunu ifade eden uzmanlar, beton
blokların kurşunlara karşı yüksek dayanıklılığı
bulunduğuna işaret ediyor.
Dev blokların, Konya'da özel olarak yaptırılan
kalıplardan daha kolay ve zarar görmeden çıkarılması için yurt dışından ithal edilen "Euro 15" tipi
yağ kullanılıyor. Yağlanan kalıplara dökülen betonlar, hiç zarar görmeden bu yağ sayesinde kolayca
çıkarılıyor.
Blokların hazırlanması uzunca bir zaman alıyor.
Her işlemi tamamlandıktan sonra normal şartlarda
bir günde kuruyan ve hazır hale gelen betonların
kuruma süresi, kış mevsimi nedeniyle iki güne çıkıyor.
TAŞINMASI DA ZAHMETLİ
Her biri 9 ton ağırlığında olan, 3,60 metre yüksekliğe sahip, 30 santimetre kalınlığındaki, 2,50
metre uzunluğundaki beton blokların inşaat şantiyesinden sınıra taşınmasının da ayrı bir zahmeti bulunuyor.
Büyüklükleri ve ağırlıkları nedeniyle her vince
sadece 4 blok yüklenebiliyor. Karkamış sınır hattı
için 15 Ocak 2016'da tamamlanması beklenen duvar
örme işleminde devasa boyutlardaki 800 bloğun
kullanılması öngörülüyor. Vinçlerle 200 sefer yapılarak taşıma işlemlerinin tamamlanması planlanıyor.
Bloklardan 2 bin 450'sinin de İslahiye sınırında kullanılması düşünülüyor. (AA)
Ahıska Türkleri
yeni yıldan umutlu
ERZİNCAN (AA) - YAKUP BAKAR Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın
talimatı, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun
koordinasyonunda Ukrayna'dan Türkiye'ye
getirilerek Erzincan'ın Üzümlü ilçesine yerleştirilen Ahıska Türkleri, 2016 yılı için
büyük umutlar besliyor.
Rusların 71 yıl önce vatanlarından Orta
Asya'ya sürdüğü ve zamanla farklı ülkelere
göç etmek zorunda kalan Ahıska
Türklerinden 121
aile, 2015'in son
günlerinde getirildikleri Erzincan'ın
Üzümlü ilçesinde
yeni yıla umutla
girmenin heyecanını yaşıyor.
Yıllarca "vatan"
olarak sahiplenebilecekleri topraklarda, kalıcı bir
yaşam kurma
hayali kuran
Ahıska Türkleri,
yeni yılla
Türkiye'de bu
hayallerine kavuşmayı umut ediyor.
Eşi ve üç çocuğuyla Üzümlü'ye göç eden 40 yaşındaki
Tasim Sayfulov, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni yılın kendileri açısından umut
dolu olduğunu ifade etti.
Yeni yıldan en büyük beklentilerinin
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı olduğunu
dile getiren Sayfulov, şunları söyledi:
"Yeni yıldan beklentimiz, Türkiye
Cumhuriyeti'nin kimliğini almak, vatan sahibi
olmak. Vatandaşlık alıp Türkiye'de devamlı
yaşamak. Biz bir vatan sahibi olduk. Bugüne
kadar 70 senedir bizim dedelerimiz vatansız
olarak Rusya'da zulüm altında yaşadılar.
Türkiye'de olmaktan dolayı biz çok mutluyuz.
Çocuklarımızı okutmak istiyoruz. Okullarda
okusunlar. Bir an önce kendimize iş bulup
eve ekmek getirmek, çalışmak istiyoruz. Yani
normal hayat yaşamak istiyoruz."
Sayfulov, Türkiye'nin güçlü bir devlet olduğunu ve bu beklentilerini burada gerçekleştireceklerini belirterek, "Yeni yıldan umutluyuz. Her şeyimiz 2016 yılında çok güzel ola-
Türkiye'nin İHA
yol haritası
değişiyor
cak. Türkiye bize bakacak, iş izni verecek ve
biz çalışıp evimize ekmek getireceğiz.
Bunların olacağına inanıyoruz. Türkiye, devlet olarak şu anda bütün devletlerin içinde en
güçlü devlet. Türkiye bu beklentilerimizi
yapar, ben buna eminim" dedi.
Nazokat Muradova da Türkiye'de bulundukları için yeni yıldan umutlu olduklarını
ifade ederek, huzurlu ve mutlu geçmesini
dilediği yeni yılda, eşinin iş bulup çalışması,
çocuklarının ise okula gitmesini umut ettiğini
dile getirdi.
ANKARA - GÖKSEL YILDIRIM / NECİP FAZIL
ÇELİK - İnsansız hava araçları (İHA) ve bunların alt sistemlerinin millileştirilmesinde önemli kazanımlar elde eden
Türkiye, bu alandaki yol haritasını revize edecek.
Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) koordinasyonunda,
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), sektörde yer alan ilgili sanayi
kuruluşları, enstitüler ve üniversite temsilcilerinin katılımı
ile ortaya konulan ve 2011-2030 yıllarını kapsayan İHA yol
haritasında değişikliğe gidilecek.
Operasyonel, endüstriyel ve teknolojik anlamda nasıl bir
İHA yetenek düzeyine ulaşılmak istendiğinin ortaya konulduğu yol haritası, tedarik ve Ar-Ge projelerinin yönlendirilmesine, şirket ve devlet kaynaklarının en verimli şekilde
kullanılmasını sağlamaya yönelik planlamalara yardımcı olacak bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.
İHA yol haritası, Türkiye'nin bu alanda aldığı mesafe ve
teknolojik gelişmeler dikkate alınarak revize edilecek ve bu
şekilde güncel tutulması sağlanacak.
Yol haritasının, "Taktik sınıf İHA platformu dahil bütün alt
sistemlerin milli olarak geliştirilmesi" stratejisine yönelik
çalışmalar kapsamında 2 taktik sistem Bayraktar TB2 ve
Karayel İHA'ları üretildi. Her 2 platform da TSK tarafından
kullanılıyor.
Bayraktar TB2'de yüzde 93'lük yerli katkı oranına ulaşıldı
ve hemen hemen bütün alt sistemlerin milli olarak üretilmesi
söz konusu.
"Operatif sınıf İHA platformu, görev bilgisayarı ile alt sistemlerin milli olarak yurt içinde üretilmesi" stratejisine
yönelik ANKA Geliştirme Projesi'nde yurt dışından hazır
alınan pek çok akıllı kutu ANKA-S projesinde yerlileştirildi.
Uçuş kontrolü ve görev bilgisayarı ASELSAN ürünü oldu.
Platformun üzerine konulacak kamera da ASELSAN tarafından geliştirildi.
Aracın genel tasarımı Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ
(TUSAŞ/TAI) tarafından yapılırken, üzerine giydirilen bütün
elektronik sistemlerin özellikle donanımsal tarafı ASELSAN
imzası taşıyor. Bazı kritik alt sistemlere ilişkin yerlileştirme
çalışmaları ise devam ediyor.
TAARRUZİ İHA'NIN RoTASI MİLLİ PRojE
"Stratejik, taarruzi ve muharip sınıf İHA sistemleri için
çok uluslu konsorsiyum programlarına katılım sağlanması"
stratejisinde değişikliğe gidildi. Taarruzi İHA'da yurt dışında
tedarik ya da konsorsiyum seçenekleri milli geliştirme projesine dönüştürüldü. SSM, taarruzi İHA'lara yönelik teklife
çağrı dosyası hazırlama çalışmalarını sürdürüyor.
Stratejik ve muharip İHA'da ise konsorsiyum modeli üzerindeki çalışmalar devam ediyor.
Bu gelişmeler dikkate alındığında, 2011'de hazırlanan yol
haritasına göre 2015 itibarıyla gerçekleşmesi gereken hedeflerin çoğu tutturuldu. Döner kanat İHA sistemlerinde Deniz
Kuvvetleri için yapılan gemiye konuşlu İHA'lara yönelik
çalışmalarda ise biraz daha zamana ihtiyaç duyuluyor.(AA)
8
2 Ocak 2016 Cumartesi
Türkiye ekonomisi zorluklara
rağmen "beklentiyi aştı"
ANKARA - SEVAL OCAK ADIYAMAN - Türkiye
ekonomisi, iki genel seçim, Rusya gerilimi, bölgesel gelişmeler, terör olayları ve küresel finansal belirsizliklerin
yaşandığı 2015 yılında, Avrupa Birliği (AB) ve Avro
Bölgesi ekonomilerini büyümede geride bırakarak, beklentilerin üzerinde bir performans sergiledi.
AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre, petrol fiyatındaki düşüş, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımı
kararı, Çin ekonomisindeki yavaşlama, Suriye kaynaklı
bölgesel gelişmeler, Türkiye ekonomisini uluslararası
boyutta etkilerken, iki genel seçim, Rusya ile gerilim,
terör olaylarının başı çektiği olumsuzluklar 2015'te ekonomi ve piyasalara yön verdi.
Ekonomi, 2015'te siyasi gelişmelerin ve terör olaylarının "gölgesinde" kalırken, belirsizlik ortamı, özel sektörün
yatırım planlarını hayata geçirme konusunda "bekle-gör"
politikası izlemesine neden oldu. Bölgesindeki terör olayları ile küresel finans piyasalarındaki gelişmelerden olumsuz etkilenen Türkiye, çoğu ülkeden iyi performans sergilerken, ekonomide bazı hedefleri de revize etmek zorunda
kaldı.
Türkiye'de piyasalar üzerinde olumsuz etki yapan en
büyük etkenlerden biri, 7 Haziran'daki milletvekili genel
seçimlerinde hiçbir partinin tek başına hükümeti kuracak
çoğunluğu elde edememesi oldu. Seçimlerin ardından oluşan belirsizliğe, uluslararası piyasaların seyrindeki olumsuzluklar da eklenince dolar 3 lirayı aştı.
TEK bAşINA iKTiDAR, bELiRSizLiğE
SON VERDi
Geçici seçim hükümetinin görevde olduğu dönemde
oluşan belirsizlik ortamı, 1 Kasım seçimlerinde AK
Parti'nin tek başına iktidara gelmesiyle son buldu. Seçim
sonuçları, piyasalardaki olumsuz havayı tersine çevirdi.
Seçimin ardından ilk işlem gününde BIST 100 Endeksi,
işlem hacmi rekoruyla yüzde 5,40 yükselirken, şirketlerin
toplam piyasa değeri de bir günde 30 milyar lira arttı.
Seçim öncesinde 3 lirayı aşan dolar, 1 Kasım seçim
sonuçlarının ardından 2,79 lirayı gördü.
Siyasi iktidarın yeniden tesis edilmesiyle tüketici güven
endeksi, kasımda bir önceki aya göre yüzde 22,9 yükselerek, tarihinin en yüksek artışını gösterdi.
7 Haziran ile 1 Kasım genel seçimleri arasında
Türkiye'de önemli terör olayları yaşandı. Şanlıurfa'nın
Suruç ilçesinde 20 Temmuz'da canlı bomba saldırısı oldu
ve 34 kişi hayatını kaybetti. 10 Ekim'de ise Ankara Garı
önünde iki canlı bombanın kendini patlatması sonucu 103
kişi vefat etti. Terör örgütü PKK'nın artan saldırılarıyla
ekonomi, gündemin arka sıralarına gerilemiş olsa da piyasaları tedirgin etti.
Türkiye'nin 4 yıllık ekonomi politikalarına yön veren
yeni Orta Vadeli Program (OVP) ekimde yayımlandı.
Geçen yılki OVP'de 2015 için yüzde 4 olarak öngörülen
büyüme rakamı, yeni OVP'de yüzde 3'e çekildi.
Enflasyon beklentisi bu yıl için yüzde 7,6 olarak tahmin
edilirken, ihracat rakamı 143 milyar dolara çekildi, işsizlik
oranı beklentisi yüzde 10,5'e yükseltildi.
büYüME bAşARISI SüRüYOR
Büyüme beklentisine ilişkin revizyona gidilmiş olmasına rağmen, aralıkta açıklanan veriler, sağlam temeller üzerine kurulan Türkiye ekonomisinin, olumsuz birçok gelişmenin yaşandığı 2015'in üçüncü çeyreğinde de büyümeye
devam ettiğini ortaya koydu. Yılın üçüncü çeyreğinde
yüzde 4 ile üst üste 24 çeyrek büyüyen Türkiye, son çeyrek verileri öncesi büyüme başarısını 25'inci çeyreğe taşımış oldu. Yılın 9 aylık döneminde ise yüzde 3,4'lük büyümeyi yakalayan Türkiye, yeni OVP'de yıl sonu beklentisi
olarak yüzde 3'e çekilen rakamının üzerine bu dönemde
çıkmış oldu. Türkiye ekonomisi, geçen yıl olduğu gibi bu
yılın üçüncü çeyreği itibarıyla da AB ve Avro Bölgesi
ekonomilerinin üstünde performans sergiledi.
Büyüme rakamı piyasalardaki olumlu havaya katkı sağlarken, 10 Aralık'ta açıklanan ekim ayı ödemeler dengesi
verileri de Türkiye'nin yıllık cari açığının 38,1 milyar
dolarla son 5 yılın en düşük düzeyine gerilediğini ortaya
koydu.
EYLEM PLANI uMuT VERDi,
RuSYA ENDişE YARATTI
Piyasaları rahatlatan bir başka unsur ise Başbakan
Ahmet Davutoğlu'nun açıkladığı 64. Hükümet Eylem
Planı'ndaki 3 aylık, 6 aylık ve 1 yıllık reformlar oldu.
Reform paketi, ekonominin önemli gündem maddelerinden oldu. (AA)
EKONOMİ
TAV, 2015'i 110 milyon
avro yatırımla kapatacak
iSTANbuL - HüSEYiN DEMiR - TAV
Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Sani Şener
(Sağda), bu yılın 9 aylık döneminde 58 milyon avro
tutarında yatırım yaptıklarını belirterek, "Bu rakamın
sene sonunda 110 milyon avroya ulaşmasını bekliyoruz" dedi.
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Şener, 2015
yılında yatırımlar açısından oldukça iyi performans
sergilediklerini vurguladı.
Şener, 7 ülkede 14 havalimanı işlettiklerini hatırlatarak, şunları kaydetti:
"2015'te işlettiğimiz havalimanı sayısında bir değişiklik olmadı. Bununla birlikte TAV Grubu olarak
hizmet verilen havalimanı sayısını 70'e çıkarmayı
başardık. ATÜ, BTA, TAV İşletme Hizmetleri ve
TAV Bilişim hizmet şirketlerimizle bu sene de farklı
havalimanlarında faaliyete başlayarak operasyon
ağımızı genişlettik.
2015 yılının 9 ayında 58 milyon avro tutarında
yatırım yaptık. Bu rakamın sene sonunda 110 milyon
avroya ulaşmasını bekliyoruz. Söz konusu yatırımların geri dönüşü konusunda hedeflediğimiz sonuçları
tutturduk. Ciromuzu geçen seneye kıyasla yaklaşık
yüzde 12 artırarak seneyi kapatmayı hedefliyoruz. 9
aylık mali tablolara göre ciromuz 822 milyon avro
ile geçen senenin yüzde 14 üzerinde gerçekleşti."
"20 YIL bOYuNCA DüNYA ORTALAMASININ üSTüNDE büYüMEMiz bEKLENiYOR"
Şener, 2016 yılına ilişkin farklı bölgelerdeki yatırım imkanlarını değerlendirdiklerini aktardı.
TAV Havalimanları bünyesinde işlettikleri havalimanı portföyünün, büyük çoğunlukla dünya ortalamasının çok üstünde büyüyen coğrafyalara dağılmış
dengeli bir portföy olduğunu dile getiren Şener,
şöyle konuştu:
"Bunun yanında yeni operasyonlarla şirket portföyünü genişletmek de TAV DNA'sının önemli bir parçası. Bu iki büyüme inisiyatifimize 2014 yılında hizmet şirketlerimizin grup dışında büyümesini de ekledik ve böylece üç sacayağı üstünde büyümeye
devam edecek bir yapı oluşturduk. Şirket portföyünün büyütülmesi için satın almalar gibi henüz kullanmadığımız araçlar da kullanabiliriz. Özellikle
Asya Pasifik, Afrika ve Orta Doğu bölgelerindeki
fırsatları yakından takip ediyoruz.
TAV Havalimanlarının başta Türkiye olmak üzere
faaliyet gösterdiği coğrafyada, tüm sektör oyuncuları
tarafından önümüzdeki 20 sene boyunca dünya ortalamasının üstünde büyümesi bekleniyor. Bu nedenle
gerçekleşmeler bizim beklentilerimizle uyumlu.
Sene başında Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi
Kar'da (FAVÖK) yüzde 12-14, net karımızda da
yüzde 5-10 büyüme bekliyorduk, bu beklentilerimizi
koruyoruz."
de tamamlamayı planlıyoruz. TAV'ın işlettiği 14
havalimanında hizmet verdiği 102 milyon yolcuya
ilaveten ATÜ, BTA, TAV İşletme Hizmetleri, Havaş
ve TAV Bilişim Hizmetleri servis şirketlerimizle
içinde olduğumuz diğer havalimanları üzerinden 400
milyondan fazla yolcuya direkt veya dolaylı hizmet
veriyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye genelindeki havalimanlarında 2015 yılı 11
aylık dönemde toplam 170 milyona yakın yolcuya
hizmet verildiği bilgisini paylaşan Şener, yıl sonunda
bu sayının yaklaşık 185 milyon olmasının beklendiğini dile getirdi.
Şener, dünya geneli yolcu sayısının ise 6,7 milyar
civarında olduğuna dikkati çekerek, "TAV olarak
yurt içinde ve yurt dışında işlettiğimiz havalimanlarında 2015 yılını 102 milyon yolcunun biraz üzerin-
Türk hava sahasını ihlal eden Rus uçağının düşürülmesi ile iki ülke arasındaki ilişkilerin gerildiğine
işaret eden Şener, "Bu olay, Türkiye'ye gelecek Rus
turist sayısı üzerinde etkili olabilir. Bu da Rusya'dan
Türkiye'ye yaz sezonunda yapılan sezonluk charter
uçuşların azalmasına yol açabilir. Fakat bunun haricinde yıl boyunca düzenlenen tarifeli seferlerin etkilenmesini beklemiyoruz" ifadelerini kullandı.(AA)
"400 MiLYONDAN fAzLA YOLCuYA
HizMET VERiYORuz"
RuS uçAğININ DüşüRüLMESi,
SEzONLuK CHARTER uçuşLARIN
AzALMASINA YOL AçAbiLiR"
3. köprüde iki yakanın
kavuşmasına 391 metre kaldı
iSTANbuL- MuSAb
TuRAN - Tarihi İpek
Yolu'nun devamı niteliğindeki Yavuz Sultan
Selim Köprüsü'nde çalışmalar hava muhalefetine
rağmen mühendis ve formenlerin gayretleriyle
kontrollü bir şekilde
devam ediyor.
AA, İstanbul trafiğini
rahatlatacak 3. köprüdeki
son durumu görüntüledi.
Toplam 59 çelik tabliye
segmentinin montajı planlanırken, Avrupa yakasında ve Asya yakasında
21'er dev tabliye yerleştirildi. Geriye kalan 17 adet
çelik tabliye segmentinin
üretimi, halen Tuzla ve
Altınova'daki tesislerde
devam ediyor.
İki yakayı birleştirecek
olan bin 408 metre uzunluklu ana açıklıktaki tabliyenin bin 17 metresinin
yapımı tamamlanırken,
yakaların kavuşmasına
391 metre kaldı.
Ana kablo demetlerinin
çekim ve sıkıştırma işi
tamamlanırken, kablo
bileziklerinin montajı
devam ediyor.
Ulaştırma, Denizcilik
ve Haberleşme Bakanı
Binali Yıldırım'ın tabliyelerin montajı için Şubat
sonu isteğini yerine getirmek için planlarını güncelleyen Karayolları
Genel Müdürlüğü (KGM)
yetkilileri, kıtaların bu
tarihte birbirine kavuşacağını belirtiyor.
Bakan Yıldırım, Uydu,
Uzay ve Teknoloji
Günleri powered by
TÜRKSAT etkinliğinde 3.
Köprü için montajı
tamamlanmayan 17 tabliyenin tamamlanması için
Karayolları Genel
Müdürü İsmail Kartal'a
Boğaz trafiğini kapatabileceği talimatını iletmişti.
Toplam 95 kilometre
otoyol ve bağlantı yolu,
iki şeritli tren yolu,
sekiz şeritli karayolu
kapasitesi, yaya yürüyüş yolu ve estetiğiyle
dünyaya örnek bir
proje olması hedeflenen mega proje, birçok
açıdan dünyada ilk
olma özelliğini taşıyor.
Tamamlandığında,
59 metre genişliği ile
KARAGEDİK KURS VE OKUL
TALEBELERİNE YARDIM DERNEĞİ
KONGRE İLANI
Derneğimizin Olağan Genel Kurul toplantısı 17 Ocak 2016 Pazar günü saat 10:30’da Karagedik Aydın
Mahallesi Serpmeler No: 302 Gölbaşı/ANKARA adresinde yapılacaktır. Ekseriyet temin edilemediği
takdirde 24 Ocak 2016 Pazar günü aynı yer ve saatte aynı gündem dahilinde yapılacaktır.
Dernek üyelerine duyurulur.
GÜNDEM:
1- Açılış, Kongre Başkanlık divanının teşkili
2- Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulları raporlarının okunması ve görüşülmesi,
3- Yönetim Kurulunun ibrası
4- Yeni Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulu üyelerinin seçimi.
6- Derneğe lüzumlu olan menkul ve gayrimenkul malların satın alınması, kiralanması, bağış veya
vasiyet yoluyla derneğe intikal edenlerin dernek üzerine intikal ve tescil muamelelerinin yapılması,
mülkiyetten başka ayni hakların tesis edilmesi veya mevcut menkul ve gayrimenkul malların satılması
veya kendisine ait mevcut menkul veya gayrimenkul mallar üzerinde mülkiyetin dışındaki ayni hakların
başkaları lehine tesis ve tescil edilmesi, Resmi özel ve tüzel kişilere bedelli veya bedelsiz tahsis edilmesi
tahsisin kabulü veya kiralanması, menkul veya gayrimenkullerin başkalarına hibe edilmesi veya
başkaların yapacağı hibelerin kabul edilmesi, tapuda tevhit ve ifraz yaptırmaya inşaat yaptırmaya tapuda takrir vermek, takrir almak cins tashihi yapmak taşınmazlar üzerinde üst hakkı tesis etmek, tapu
kütüğünde her türlü ayni hak tesis etmek şerh vermek şerh almak, intifa ve irtifa hakkı tesis ettirmek,
derneğin gayesine uygun olarak borç alma hususlarında yönetim kuruluna salahiyet verilmesi
7- Dilek ve temenniler.
8- Kapanış.
dünyanın en geniş, bin
408 metrelik ana açıklığı
ile üzerinde raylı sistem
bulunan en uzun asma
köprüsü ve 320 metreyi
aşan yüksekliği ile dünyanın en yüksek kuleye
sahip asma köprüsü olacak köprünün, 2 şeridi
raylı sisteme 8 şeridi de
otomobil trafiğine ayrılacak. Yaklaşık 4,5 milyar
dolara mal olacak 3.
Boğaz köprüsü ve Kuzey
Marmara Otoyolu projesi
yap-işlet-devret modeliyle
ICA tarafından inşa ediliyor. Köprü güzergahı,
Avrupa yakasında
Sarıyer'in Garipçe köyü
ile Anadolu Yakasında
Beykoz'un Poyrazköy
semtinde yer alıyor.
(AA)
ANKARA ORMAN İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜNDEN
1) - Orman Genel Müdürlüğü'nün mülkiyetinde bulunan Ankara İli Beştepe Mah. Söğütözü
Caddesinde bulunan Orman Genel Müdürlüğü yerleşkesi içerisinde bulunan Sosyal Tesis-1 ve
içerinde bulunan demirbaş malzemeler 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun ilgili maddelerinde belirtildiği üzere "Açık İhale Usulüyle" 10 (On) yıllığına kiraya verilecektir.
2) - İhaleye ait Şartname ve Ekleri Ankara Orman İşletme Müdürlüğünde ücretsiz görülebilir. Ancak
ihaleye girecek olanların 100,00 TL bedelle şartnameyi satın alarak ihaleye girmeleri mümkün olabilecektir.
3) - İhale Ankara Orman İşletme Müdürlüğü İhale Komisyonu huzurunda 13/01/2016 tarihinde saat:
14.00'da 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 45, 46, 47, 48, 49 uncu maddeleri gereğince "Açık
İhale Usulüne" göre yapılacaktır.
4) - Ankara Orman İşletme Müdürlüğü Orman Genel Müdürlüğü'nün mülkiyetinde bulunan Ankara İli
Beştepe Mah. Söğütözü Caddesinde bulunan Orman Genel Müdürlüğü yerleşkesi içerisinde bulunan Sosyal Tesis-1'in tahmin edilen aylık kira bedeli
25.000 TLx120 Ay= 3.000.000 TL olup, Geçici teminatı ise: 90.000 TL'dir
5) - İsteklilerde aranılan şartlar ve istenen belgeler:
a) - Kanuni ikametgahının olduğuna dair belge vermesi,
b) - İsteklinin gerçek kişi olması halinde . ilgisine göre Ticaret Odası, Sanayi Odası veya ilgili meslek
kuruluşlarına kayıtlı olduğunu gösterir belge,
c) - Firmanın tüzel kişi olması halinde, Ticaret Odası, Sanayi Odası veya ilgili meslek kuruluşlarına
kayıtlı olduklarını ve halihazırda faaliyette bulunduklarına dair ihalenin yapıldığı yıl içerisinde alınmış
belge verilmesi
d) - Firmanın tüzel kişi olması halinde gerekli yetki belgelerinin ve imza sirkülerinin ibraz edilmesi,
e) - Firmanın gerçek kişi olması halinde noter tasdikli imza sirkülerini ibraz etmesi,
f) - Kesinleşmiş sosyal güvenlik prim ve vergi borcu olmadığına dair ilgili kurumlardan alınmış
(Sosyal Güvenlik Kurumu, Vergi Dairesi) belge ibraz edilmesi,
g) - İşletmeci Anadolu Türk Mutfağı ile Osmanlı Mutfağını yansıtacak hizmetleri verdiğine dair en az
15 (onbeş) yıllık Turizm İşletme Belgesi sahibi olacaktır.
h) - İşletmeci Helal Sertifikası, TSE veya ISO Belgesi sahibi olacaktır.
ı)- İhale Şartnamesinde belirtilen geçici teminatın ihaleden önce yatırılmış olması,
j)- İhaleye gireceklerde Restoran, Otel, Lokanta İşletmeciliğiyle İştigal ettiklerine dair belge,
k)- İstekli tarafından Sosyal Tesis Orman İşletme Müdürlüğü'nün gerekçe göstermeksizin 1 (Bir) ay
önceden yazılı olarak bildirmek koşulu ile tahliye edeceğine dair Tahliye Taahhütnamesi ibraz etmek.
1)- İhale dokümanının satın alındığına dair belgenin verilmesi gereklidir
m-)- Taliplilerin istenilen belgelerle ihalede hazır bulunmaları hususunda;
İlanen Duyurulur.
ANKARA ORMAN İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
Basın - 216338 (www.bik.gov.tr)
KıSA-KıSA
EKONOMİ
Özdebir: “Yapısal
reformlar bir an önce
gerçekleştirilmeli”
ANKARA - Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı
Nurettin Özdebir, 64. Hükümetin Eylem Planı'nın birçok yapısal reform vaadini içerdiğini belirterek, "Bu
yapısal reformların bir an önce gerçekleştirilmesi ekonomik büyümeyi olumlu etkileyecektir" değerlendirmesinde bulundu.
ASO'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Oda'nın
aylık Meclis Toplantısı'nda konuşan Özdebir, bu yılın
3. çeyreğinde ekonominin yüzde 4 ile beklentilerin
üzerinde büyüdüğünü hatırlatarak, 2015'te ekonominin
yüzde 3 civarında büyümesinin beklendiğini ifade etti.
Net ihracatın büyümeye katkısının çok düşük olduğunu belirten Özdebir, "Bu durumun ihracat artışındaki yavaşlama nedeniyle önümüzdeki yıl da devam
edeceği görülmektedir. Küresel ekonomik şartlar, en
büyük ticaret ortaklarımızdaki düşük büyüme ve bölgedeki siyasi gerginlikler, çatışmalar ihracat artışı
konusunda iyimser olmayı zorlaştırmaktadır" ifadelerini kullandı.
Özdebir, 2015 yılının yurt içinde siyasi belirsizliklerin yaşandığı, dışarıda da jeopolitik risklerin arttığı bir
yıl olduğuna dikkati çekerek, 1 Kasım seçimlerinin
ardından siyasi belirsizliklerin ortadan kalkması ve
gelecek 4 yıl boyunca başka bir seçim öngörülmemesinin siyasi belirsizlik riskinin uzun bir süre ortadan
kalkacağı beklentisini doğurduğunu vurguladı.
Rusya ile yaşanan sorunlar ve Türkiye'nin güney
sınırındaki çatışmaların 2016 yılında ihracatı olumsuz
etkileyeceğine işaret eden Özdebir, bunun döviz gelirleri üzerinde baskı yaratacağının altını çizdi.
Hükümetin Eylem Planı'na ilişkin de görüşlerini
paylaşan Özdebir, planının birçok yapısal reform vaadini içerdiğini aktardı. Özdebir, "Bu yapısal reformların bir an önce gerçekleştirilmesi, ekonomik büyümeyi olumlu etkileyecektir. Bu anlamda hükümetin
reformlara yoğunlaşması önem taşıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Asgari ücret artışına da değinen Özdebir, devlet yetkililerinin artışın işverene yükünün bir kısmını üstleneceğini açıkladığını anımsattı. Asgari ücretteki artışın
diğer ücretleri de etkileyeceğini belirten Özdebir,
bunun firmaların rekabet gücünü zayıflatacağını ve
istihdam olumsuz etkileyeceğini savundu.
Özdebir, 2016 yılının herkese sağlık, huzur, barış,
bereket ve iyilik getirmesi dileğinde de bulundu.
(AA)
Yeni yılda ikinci el oto
fiyatları artacak
iStANbUL - hüSEYiN dEMiR - DOD
Perakende Müdürü Erol Gündoğan, 2016 model araçların gelmesiyle sıfır otomobilde fiyatların artacağını
belirterek, "Bu artışlar da hemen hemen aynı paralellikte ikinci el araçlardaki fiyatlara yansıyacaktır, fiyatlarda yukarı yönde bir miktar kıpırdama olacaktır"
dedi.
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Gündoğan,
piyasada ciddi oranda ithal otomobil satıldığını ve markaların tamamen kur endeksli fiyatlama yapmak zorunda kaldığını söyledi.
Gündoğan, bu sebeple kurun sıfır araçta önemli ölçüde yansıması olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:
"Kur yukarı yönde seyrederse haliyle fiyatlarda artış
yaşanıyor. İkinci elin de sıfırdan çok bağımsız hareket
etmesi beklenemez, çok paralel hareket ediyor. Sıfır bir
aracın fiyatı kura veya başka bir sebebe bağlı artış gösteriyorsa ikinci elde de bu paralellikte bir artış mutlaka
oluyor. Çünkü ikinci el dediğimiz aracın bir sahibi var
ve araç sahibi aracını satarken ilk mukayese noktası
olarak kendi aracının sıfırdaki fiyatını baz alıyor.
Dolayısıyla araç oradan bir değer kaybıyla bizlere geri
dönüyor, arz ve talebin kesiştiği bir orta noktada fiyat
belirleniyor."
Gündoğan, ikinci el otomobildeki fiyat artışlarında
öncelikli sebebin son dönemde kurda yaşanan dalgalanmalar ve yukarı yöndeki hareketler olduğunu vurguladı. Bu durumun sadece bir istisnası bulunduğuna işaret eden Gündoğan, şöyle konuştu:
"Sıfır araç satışlarında genelde kasım ve aralık ayları
süresince markaların gerek hedefleri gerekse farklı
nedenlerden dolayı biraz daha satış baskısı içine girmeleri sebebiyle yaptıkları fiyat indirimleri var. Bu indirimler nedeniyle ikinci el otomobil fiyatlarında düşüşler yaşanıyor ve dolayısıyla bu aylarda bir gevşeme söz
konusu oluyor.
Yine sıfırdaki kampanyalardan dolayı aracını takas
etmek isteyen, yeni araçla değiştirmek isteyen tüketici
bizlere geliyor. Bu da arzda bir artışa yol açıyor ve
yine son 1-2 aylık zaman diliminde fiyatlar bir nebze
olsun gevşiyor. Bu durum bir sonraki senenin ocak
hatta şubat ayına kadar bu şekilde seyrediyor." (AA)
2 Ocak 2016 Cumartesi
9
lahana fiyatları çiftçinin
YüzüNü güLdüRdü
SAKARYA - ibRAhiM YOzOĞLU - SEdAt
bALtA - Sakarya'nın Kaynarca ilçesindeki tarlalara
ikinci ürün olarak ekilen lahananın, birinci üründen
daha iyi gelir getirmesi çiftçileri sevindirdi.
İlçenin en önemli geçim kaynağı olan lahana üretiminde bu yıl rekoltenin düşük olması nedeniyle lahana
fiyatları yükseldi. Ürünün az olması nedeniyle fiyatların yükselmesi çiftçilerin yüzünü güldürdü.
Çiftçiler, tarladan sökerek traktörlerinin römorkuna
yükledikleri lahanaları "lahana borsası" dedikleri meydanda satıyor. Önceleri talebe göre çiftçilerin belirlediği ürünlerin fiyatı şimdi kurulan birlik tarafından tespit
ediliyor.
Sakarya Ziraat Odası Başkanı Hamdi Şenoğlu, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, Kaynarca'daki lahanaların temiz suyla yetiştirildiği için diğer bölgelere göre
daha çok tercih edildiğini söyledi.
Lahana fiyatlarının geçen yıl çok düşük olduğunu
ifade eden Şenoğlu, "Şu anda rekolte düşük ama fiyatlar iyi durumda. Geçen yıl toplama masrafını kurtarmadığı için üretici lahanayı hayvanlarına yediriyordu.
Buradan şunu anlıyoruz, sadece üretim çözüm değil
kooperatifleşmeyi, pazarlamayı iyi yapmak lazım"
dedi.
Ürünlerin değerinde pazarlanabilmesi için kooperatifleşmenin önemli olduğunu vurgulayan Şenoğlu, üreticinin bu noktadaki eksikliği nedeniyle piyasaya bağlı
kaldığını aktardı.
Şenoğlu, çiftçilerin kooperatif kanalıyla ürünlerini
paketleyip, direkt marketlere satabilme imkanına
kavuştuğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Üretici aradaki her şeyi kaldırması lazım. Onun için
kooperatifleşmek gerekiyor. Bu sadece satma konusunda değil üretim maliyetlerini düşürme açısından da
önemli. Mazot, fide, ürün çeşidi gibi kalemlerdeki
maliyetler düşer. En azından kooperatifleşme olursa
karşında muhatap alınacak bir kurum olur. İl genelinde
9 bin 125 dekar alanda lahana ekiliyor ve yıllık 33 bin
246 ton üretim yapılıyor. Üretimin yoğun yapıldığı
Kaynarca ilçesinde 2015'te lahana, Sebzeciler Birliği
tarafından kilogramı 70-75 kuruştan satılıyor. Kent
merkezinde ise tanesi 2 liradan satışa sunuluyor."
Kaynarca Sebze Üreticileri Birliği Başkanı
Tuncay Yıldız ise ilçede yılda 3 bin dönüm arazide yaklaşık 15 bin ton lahana üretimi yapıldığını
söyledi.
Bu yıl rekoltenin biraz düşük olduğunu anlatan
Yıldız, "Önceki yıllarda günlük normalde yaklaşık
150 ton mal çıkartıyorduk, bu yıl rekolte düşük olduğu
için günlük 50-60 ton arasında mal pazarlıyoruz.
Ankara, İstanbul, Zonguldak gibi birçok ilimize lahana
gönderiyoruz" diye konuştu
Çiftçilerin buğday, arpa, yulaf, mısır gibi ürünlerin
hasadını yaptıktan sonra tarlalarına ikinci ürün olarak
lahana ektiğini kaydeden Yıldız, ikinci ürün olarak ekilen lahananın fiyatlarının üreticiyi memnun ettiğini
dile getirdi.
Yıldız, "İkinci ürün olarak ekilen lahana, birinci
ürünlerden daha değerli hale geldi. Şu anda fiyatlarımız 70-75 kuruş. Çiftçilerimiz de bu fiyattan memnun.
Çiftçilerimiz,
ikinci bir ürün olarak başka bir üründen kesinlikle bu kadar kazanamaz.
Lahana diğer ürünlere göre daha iyi para kazandırıyor
ve gerçekten çiftçimiz şu anda para kazanıyor" ifadelerini kullandı. (AA)
İzmir, rüzgar yatırımında
merkez oldu
izMiR - AhMEt bAYRAM - Rüzgar
enerjisinde santral yatırımlarının katlanarak
arttığı Türkiye, küresel türbin kanadı üreticilerinin yatırımlarını da çekmeye başladı. ABD
merkezli TPI Kompozit, İzmir'deki tesislerini
büyüterek Avrupa, Ortadoğu ve Orta Asya
pazarları için merkez olarak yapılandırma
kararı aldı.
AA muhabirine açıklama yapan TPI Türkiye
Genel Müdürü Şenol Bircan, ABD'nin yanı
sıra Çin ve Meksika'da yatırımları bulunan
grubun 2010 yılında İzmir'de rüzgar pervanesi
kanadı üretimi üretmek üzere tesis kurduğunu
belirtti.
Türkiye'nin rüzgar enerjisi potansiyelinin
yüksek olduğunu, bu alanda yatırım hızını en
fazla artıran ülkelerden birisi olarak öne çıktığını dile getiren Bircan, İzmir'in de hem rüzgar potansiyeli hem de büyük pazarlara yakınlığıyla yatırım açısından cazip konumda olduğunu dile getirdi.
Grubun uygun maliyet ve nakliye koşullarıyla üretim yapabilmesi ve nitelikli iş gücü
nedeniyle İzmir'e büyük önem verdiğini,
Sasalı'daki ilk tesislerinin ardından Aliağa'da
ikinci tesislerinin temelini attıklarını, üçüncüsü
için de planlama çalışmalarının devam ettiğini
anlatan Bircan, şöyle konuştu:
"Yatırım ilk yapıldığı dönemde Fas gibi bir
alternatif vardı. Ancak, İzmir'de yatırım yaptıktan sonra buranın potansiyelinin çok daha
yüksek olduğu görüldü. İkinci fabrika yatırımı
devam ediyor ancak bunun da yeterli olmayacağı görülüyor. Üçüncü tesisin de kısa sürede
devreye alınacağını düşünüyoruz. Şu anda bin
300 kişinin çalıştığı tesiste yılda bin 200 kanat
üretiyoruz. İkinci tesisin açılmasıyla yeni yılın
ilk yarısında 800 kişiye daha istihdam sağlayacağız. Bunun önemli kısmını AB pazarına
gönderiyoruz. Üst düzey yöneticilerimizle görüştük ve anlaştık. Gelecek süreçte burada
büyüyeceğiz. İzmir, Avrupa pazarının idari
merkezi olarak planlıyoruz."
SAVUNMA SEKtöRüNE dE
giREcEK
Kompozit ürünlerin otomotiv ve savunma
sektörlerinde de yoğun kullanıldığını, gelecek
dönemde bu projelere odaklanacaklarına da
dikkat çekti.
Otomotiv için çalıştıkları bazı ürünleri çıkarmak üzere olduklarını kaydeden Bircan, Ar-Ge
merkezi kurma çalışmalarının da devam ettiğini bildirdi.
Bircan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İzmir'de ilk amacımız Ar-Ge merkezini
kurmak, bunun ilk adımlarını attık. Kanatların
yanında otomotive de kompozit üretmek istiyoruz. Otomotivde uzun yıllar çalıştım.
Sektörün kompozit malzeme talebini biliyorum. Ayrıca savunma sanayisinde faaliyet gösteren firmalarla da görüşmelerimiz var. Tank
ve cip gibi araçlara malzeme üretimi konusunda çalışmalarımız olacak."
AA muhabirinin Türkiye Rüzgar Enerjisi
Birliği (TÜREB) verilerinden derlediği bilgiye
göre Türkiye'nin 2015'nin ikinci çeyreği itibariyle 4,1 megavatlık kurulu Rüzgar Enerjisi
Santrali (RES) gücünün yüzde 38'inin bulunduğu, dağların denize uzanış yönüyle güçlü
rüzgar kanallarına sahip olan Ege Bölgesi'nde,
dünyanın önemli kanat üreticilerini yatırım
yapmaya başladı. (AA)
Cepte numara
taşıma hız kesti
ANKARA - AYŞENUR SAĞLAM - Cep telefonu operatörleri arasında numara taşıma sayısı, bu yılın üçüncü çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27,4 azalarak 3 milyon 655 bin 772'den 2 milyon 651 bin 835'e geriledi.
AA muhabirinin, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
(BTK) verilerinden derlediği bilgilere göre, 73,24 milyon
mobil abonesi bulunan Türkiye'de bugüne kadar 87 milyon
469 bin 269 kez cep telefonu numarası başka bir operatöre
taşındı.
Mobil hatlarda numara taşıma işleminin başladığı 9
Kasım 2008'de 653 bin numara taşınırken, bu sayı bir sonraki yıl 10 milyona çıktı. 2010'da 15 milyon, 2011'de 14
milyon, 2012'de 11,5 milyon, 2013'te 15,1 milyon, 2014'te
ise 13,6 milyon numara taşıma gerçekleşti. 10 Kasım
2015'e kadar taşınan numaralar da eklendiğinde numara
taşıma sayısı toplamda 87 milyon 469 bin 269'a ulaştı.
Bu yılın üçüncü çeyreğinde mobil numara taşıma sayısı,
geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27,4 azalarak 3 milyon 655 bin 772'den 2 milyon 651 bin 835'e geriledi.
Numara taşıma sayısının bir önceki üç aylık döneme göre
de yüzde 13,07 gerilediği görüldü.
Mobil numara taşınabilirliği hizmeti ile söz konusu
dönemde Avea yaklaşık 44 bin abone kazanırken, Vodafone
yaklaşık 224 bin, Turkcell ise yaklaşık 268 bin abone kaybetti.
SAbit hAtLARdA NUMARA tAŞıMA
iLgi göRMEdi
döViz KURLARı
DOLAR
2.9270
EURO
3.1820
-
Türkiye'de, 10 Eylül 2009'da başlatılan sabit hatlarda
numara taşınabilirliği uygulaması ise beklenen ilgiyi görmedi. Yılın üçüncü çeyreğinde Türk Telekom net olarak 37
bin 299 abone kaybederken, Superonline 27 bin 616 abone
kazandı.
Sabit hatlarda numara taşınabilirliği uygulamasının başladığı tarihten 30 Eylül 2015 tarihine kadar toplam 913 bin
994 numara taşıma işlemi gerçekleştirildi.
Türkiye'de 2015 yılı üçüncü çeyrek sonu itibarıyla 11
milyon 696 bin 67 sabit telefon abonesi bulunuyor. (AA)
ALtıN FiYAtLARı
GRAM ALTIN
100.3300
ÇEYREK ALTIN
171.0000
CUMHURİYET
690.0000
10
KÜLTÜR-SANAT
2 Ocak 2016 Cumartesi
KÜLTÜREL
BOYUT
Prof. Dr. Hayrettin İVGİN
[email protected]
GELENEĞİMİZDE EHRAMCILIK-III
2- Yollu İhramlar: Bu ihramlarda ise
motifler, serpiştirilmeyip atkı doğrultusunda
düzgün sıralar halindedir. Motifler daha büyük,
aralıklar 10-12 cm. atkı yönünde çizgili bir
desen görünümündedirler. Diğerlerinde olduğu gibi, haşiyeler vardır. En çok beğenilen ve
aranılan ihramlardır.
3- Kaplama İhramlar: İhram yüzeyi parçalara bölünerek motifler bu boşluklara yerleştirilir. Motifler çok küçük olup, yüzeyin fazla
parçalanması nedeni ile gerek zemin gerekse
motiflerde açık renk tercih edilmektedir. Beyaz
pamuk ipliği kullanılır, bir kısmında haşiye yoktur. Bu ihramlar pamuk ipliğinin en fazla kullanıldığı ihramlardır.
İhramlarda kullanılan motiflerin kaynakları
çok çeşitlidir. Bir kısmı tabiattan benzetilerek
alındığı gibi, bir kısmı da halı, kilim ve çorap
örneklerinden kopya edilmişlerdir. Bazıları ise
fanteziler sonucu ortaya çıkmış, tabiatta harhangi bir objeye benzetilerek isimlendirilmiş
veya fantastik bir isim verilmiştir. Dokuyucular,
bu motiflerin ne zaman, kim tarafından yapıldığını bilememekte eski ihramları kopya ederek çalışmaktadırlar.
Bu motiflerden halı kilim ve çoraplardan
alınan örnekler; cevizkanadı, menküş küpe
(elmas küpe, incili küpe)Haşiye motifi olarak
kullanılanlar ise aynalı kutu, kutu-kutular, sığır
sidiğidir (su yolu, sarhoş yolu). Bunlardan
başka analı kızlı, üç eltiler gibi kalınlı inceli çizgilerden oluşan motiflerde vardır.
Peten örnekler ise kaplama ihramların en
önemlilerindendir, hatta tek örneğidir, işlemesi
güçtür, eski ihramlarda görülmekte ise de
günümüzde yalnız haşiye örneği olarak kullanılmaktadır.
Tabiattan alman örnekler; bitkisel ve hayvansal olmak üzere ikiye ayrılır.Bitkisel menşeyliler; reyhan dalı, kişmiş çöpü, elma şeleği,
hanımeli- hanım süpürgesidir. Ceylan boynuzu, uçan kuşlar, kuş uçtu, kepenek (kelebek),
sinek (yıldız oynayışı), arı dala ters kondu vb.
motifler ise hayvansal menşeylidir.
Dokuyucuların hayal dünyasında yarattıkları fantastik motifler ise; antika, hürriyet (hanım
göbeği) ve sandal (kuş gözü) 'dır.
Haşiye motiflerini de ayrıca sıralarsak; tek
haşiye ve çift haşiyeler olmak üzere iki gruptur. Tek haşiyelerde; işkembe haşiye ve tek
zincirdir. Çift haşiyeler ise; çift zincir, tetikli zincir, antika haşiye ve aynalı kutulardır.
İhram dokunduktan sonra ortadan kesilir.
Sonra iki kanat birleştirilerek elde dikilir.
İhramın alt ve üst ucuna püskül veya saçak
yapılır, bu hem atkıların açılmaması için hem
de görünümü güzelleştirmek içindir. Çözgü
uçlarının bağlanması ile elde edilir. İsteğe göre
motiflerde kullanılan iplerde karıştırılarak yapılabilir.
Bugün artık örtünme amacı ile ipek kullanılmayan, maliyeti fazla olan ihramlar yatak
örtüsü, süsleyici eşya ve aksesuar (çanta vb.)
olarak kullanılmaktadır.
İhram zanaatında kullanılan bazı aletler ve
malzemeler şunlardır: Cağlık, çile, çiriş unu,
felemek, koç taşı, 68. cm’lik halebi cetvel,
kelep, iğ, masura, mekik, sümek, tahar tarağı,
tokaç, 160-200 gr ağırlığında tuht ölçüsü, yün
tarakları.
Erhan Yazıcıoğlu,
Şehir Tiyatroları'na
veda etti
İSTANBUL - Jose Sanchis Sinisterra'nın "Son(suz)
Öykü" oyununun galası Haldun Taner Tiyatrosu'nda
gerçekleştirildi. 20 yıldır kapalı olan Masal
Tiyatrosunda yaşayan iki kadının kayıp bir metni aramasını konu eden oyunun yönetmenliğini Arif Akkaya
üstlenirken, oyuncu kadrosunda ise Ayşegül İşsever ve
Julide Kural yer alıyor.
Oyunun yönetmeni Arif Akkaya AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu oyuna aylarca emek verdiklerini
belirterek, "takdir seyircinin" dedi.
48 yıllık sahne hayatının son konuşmasını yaptığını
aktaran Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Erhan
Yazıcıoğlu, oyun sonrası yaptığı açıklamada görevi
bıraktığını söyledi:
"Şehir Tiyatrolarına veda ediyorum. Bu tiyatro her
halükarda var olacak. 102 yıldır Atatürk'ün ve Muhsin
Ertuğrul'un gücüyle yıkılmadıysa ben de ölene kadar bu
tiyatroda var olmaya devam edeceğim ama ne yazık ki
istifamı verdim ve bu görevden ayrıldım. Sizlerle bu
gece burada buluşmak benim için son görev. Çok yıpratıldım ama ben sadece işimi yaptım." (AA)
Tiyatro oyuncusu Yenilmez:
“Sıra 'Asım'ın Nesli'nde”
Tiyatro, dizi ve sinema oyuncusu Ahmet Yenilmez, "Türk tiyatrosunun yapılanması ve kadrosu ideolojiktir ve onun üzerine bir de evlat-baba, emmi-dayı ilişkisi
üzerine şekillenmiştir" dedi.
İSTANBUL - Ahmet Yenilmez, Mehmet Akif
Ersoy'un hayatından kesitlerin anlatıldığı tek kişilik
oyunu "Safahat"a ve gündeme ilişkin AA muhabirine
açıklamalar yaptı.
Yenilmez, turnelere devam ettiğini ve her gittiği
yerde 10-15 defa oynadığını belirterek, "İnsanlar gerçekten susamış. Bunu samimiyetle söylüyorum. Böyle
bir şeyi tahmin ediyor muydum? Emin olun etmiyordum. Başka bir şey var. Yaşadığımız günle alakalı
çözüm yolları aranıyor ya, sanki Cenab-ı Allah, 'Var
işte elinizde. Onu görün' dercesine bir zuhurat yaşatıyor bizlere" diye konuştu.
"Safahat" oyununun, aynı sezon içerisinde 81 vilayette oynayan tek oyun olduğuna dikkati çeken sanatçı, "İnsanlarımızın, çok tanımamasına rağmen mesela
Mehmet Akif gibi ortak payda isimlere çok saygı duyduğunu ve onunla birliktelik sağladığını gördüm.
Tanımıyor, pek bilmiyor ama çok enteresan bir şekilde, bütün farklı aidiyetleri bir kenara bırakıp Mehmet
Akif üzerinde birleşebiliyor. Doğuda da böyle, batıda
da böyle" açıklamasında bulundu.
Yenilmez, 2009'dan bu yana 500'ü aşkın oyun oynadıklarının ve terör olaylarına rağmen doğuya gitmeye
devam ettiklerini dile getirerek şunları kaydetti:
"Hakkari'de bir oyun oymamıştık. Ben 'kimse gelmez' dedim ama 300 kişilik salonda 500 genç vardı.
Oyunu bitirip kulise gittiğimde liseli bir kızın ağladığını gördüm. 'Ne oldu kızım?' diye sorduğumda,
'Ahmet amca buraları gördüğünüz gibi bilmeyin.
Burada binlerce Asım'ın Nesli var. Gittiğiniz yerlere
bizden selam söyleyin' dedi. Bu olay bile her şeyi
anlatıyor."
Yeni "Mehmet Akif Ersoy"ların yetişmesi gerektiğini aktaran Yenilmez, "Devlet yeni neslin oluşmasında
şu tercihi yapmalı, 'Haluk'un Nesli' mi, 'Asım'ın Nesli'
mi? 'Haluk'un Nesli'ni 90 küsur yıldır denedik. 5 bin
şehitle vatan yaptığımız topraklarda, 30 bin kardeş
birbirimizin katili olduk. O zaman sıra 'Asım'ın
Nesli'nde. Zaman da tam zamanı" sözlerine yer verdi.
İyi şeylere vesile olmak istediklerinin altını çizen
sanatçı, "Mehmet Akif Ersoy'un vefat ettiği dairenin
müze yapılması, Akif'le ilgili etkinliklerin daha da
artırılması yönünde çalışmalarımız var. Çünkü, Akif
bizim tek rol modelimiz. Dikkat edin, doğuya da batıya da Arap'a da Kosovalı'ya da gitseniz, sevmese bile
edepsizlik yapmıyor kimse. Akif deyince bir saygı ve
hürmet var" ifadelerini kullandı.
Yenilmez, Mehmet Akif Ersoy'la ilgili sinema projesi üzerinde çalıştıklarını söyleyerek şöyle konuştu:
"Film projesinde senaryo aşaması bitti. Sanırım yaz
sonu gibi motor deriz. Gönlümün istediği, Akif dedemizin o gittiği Trablusgarp, Almanya gibi coğrafyadan oyuncuları oynatmak. Görüşmeler devam ediyor.
İçinde Kosova'dan, Arnavutluk'tan, Arabistan'dan,
Mısır'dan da oyuncular olacak. Hayati biyografi değil
de duruşuyla ilgili bir biyografiye ihtiyaç var.
Duruşun biyografisi olacak. 'İstiklal Marşı'na,
'Çanakkale Şehitlerine' şiirine yansıyan duruşun hikayesini çekeceğiz."
Sanatçı Yenilmez, Erhan Yazıcıoğlu'nun, Şehir
Tiyatroları'ndaki "Genel Sanat Yönetmenliği" görevinden istifa ettiğini açıklaması konusuna da değindi.
Şehir Tiyatroları tarihinin en rahat dönemini yaşadığını belirten Yenilmez şunları söyledi:
"Sayın Erhan Yazıcıoğlu, tiyatro mesleğine ve
Darülbedayi'nin Anadolu coğrafyasına aşıladığı tiyatro aşkına ihanet etmiştir. İlk açıklamasında primlerin
ödenmemesi ve kadroların verilmemesini sebep göstermişti. Bir tiyatro sanatçısına, tiyatro emekçisine,
hele hele 100 küsur yaşındaki Darülbedayi geleneğinin başında bulunan bir zata, para sebep göstererek
istifa gerekçesi sunmak gerçekten yakışmadı. Bu,
Darülbedayi'nin tarihine kara leke olarak geçecektir."
“Aşk Sözlüğü”nün üçüncü versiyonu
Sevgililer Günü için çıkarılacak
İSTANBUL - Fransa'nın İstanbul
Başkonsolosluğu, 14 Şubat Sevgililer Günü için bastırıp dağıttığı Fransızca-Türkçe "Aşk Sözlüğü"nün
üçüncü versiyonunu hazırlıyor. "Aşk Sözlüğü"nün
yanı sıra Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle mutfak
sanatları ve pastacılık sözlükleri de yapıldı.
Başkonsolosluğun sonbaharda düzenlediği "Lezzet
Haftası" etkinliği kapsamında hazırlanan "Mutfak
Sanatları Sözlüğü"nde, sofra sanatlarına ilişkin kelimelerin yanı sıra Fransızca ve Türkçe "sofra sanatı",
"güzel sofra nasıl kurulur?" ve farklı servis türlerine
ilişkin bilgiler veriliyor.
Sofra kurarken, çatal, bıçak, bardak, tabak yerleşimlerinde dikkat edilmesi gerekenler, sofrada oturma
düzeni, servis türleri de sözlükte yer alıyor.
Pastacılık sözlüğünde ise 100 civarında temel pastacılık terim ve kelimesi bulunuyor. Sözlükte ayrıca
Türk mutfağında Fransız tatlılarına değiniliyor.
Başkonsolos Muriel Domenach, AA muhabirinin
sorularını yanıtlarken, Fransızca'yı çok sevdiklerini
ve dillerini paylaşmak istediklerini ifade ederek,
"Dilimizi, sözlüklerle de paylaşıyoruz. Sözlükler,
dilimizi yeni öğrenmeye ve konuşmaya başlayanlara
yardımcı oluyor" dedi.
Geçen yıl 14 Şubat Sevgililer Günü için hazırlanan
Fransızca-Türkçe "Aşk Sözlüğü"nün 2 bin adet basılıp dağıtıldığını ve ikinci versiyonunun da basılarak
dağıtıldığını anlatan Domenach, "Şimdi üçüncü versiyon için hazırlanıyoruz. Geçen yıl romantik mekanları yapmıştık, aşk filmlerini, aşk romanlarını ve aşk
şarkılarını paylaşmıştık. Bu yıl da ressamlardan
resimler yapmalarını isteyeceğiz" diye konuştu.
Domenach, sözlüğe Fransızca'ya giren yeni, genç
kelimeler eklediklerini de dile getirerek, "Türkiye'de
herkes Fransızca'nın aşk dili olduğunu söylüyor ama
'Aynı zamanda zor bir dil' diyordu. Fransızca güzel
bir kadın gibi, öğrenmek isteyenler yaklaşmaya utanıyor" ifadelerini kullandı.
Fransa'da ve Türkiye'de pastacılığın önemli bir kültür olduğuna değinen Domenach, düzenledikleri
"Lezzet Haftası" etkinliği aracılığıyla iki ülke arasın-
da bir köprü kurmayı hedeflediklerini dile getirdi.
Domenach, hafta kapsamında okullarda, restoranlarda tadımlar yapıldığını anlatırken, "Fransa'da ve
Türkiye'de mutfak sanatları var. İki ülkeyi karşılaştırmak ilginç bir deneyim oldu. Galatasaray Lisesi'nde
yıldızlı şefimiz bir gösteri yaptı. Gösteriyi takip eden
bir kız öğrenci de şefimizle birlikte çalışmak istediğini söyledi. Bu yaz birlikte çalışacaklar" diye konuştu.
Fransızca'dan Türkçe'ye çok sayıda kelime geçtiğini, pastacılık alanında da "ekler", "milföy" gibi kelimelerin geçtiğini belirten Domenach, "Türk pastacılığında milföy özel bir hamur iken, Fransa'da ise milföy sadece tatlının adı" dedi.
Fransa'nın İstanbul Başkonsolosu Muriel
Domenach, Fransız Kültür Merkezi'nin FransızcaTürkçe "Futbol Sözlüğü" için hazırlıklarının devam
ettiğini de ekledi. (AA)
Genel Sanat Yönetmeni'nin birinci vazifesinin,
sanatsal planlama olduğunu vurgulayan Yenilmez,
"Kadro ve maaşların ödenmesi gibi konular idari kısmın görevidir. Ne oldu? Bu arada kim ondan, kimleri
kadroya almasını istedi, kimlere ne sözler verdi ve
kimler kurban istedi? Sayın Yazıcıoğlu bunu kendi
çevresinde aramak zorundadır. İstifası isabetli olmuştur. Sayın Yazıcıoğlu'nun makamı dolduramadığı icraatlarından ortaya çıkmıştır" diye konuştu. (AA)
MEHMET NURİ
PARMAKSIZ
[email protected]
HAYATA DAİR...
AFFETMEK
Hangimiz hata yapmadı ki? Hangimizin kalbi
kırılmadı bir söze, hangimiz yıkılmadı bir bakışla
ve hangimiz kendini suçlamadı mahcubiyetin
penceresinden bakan bir gözle?
Her cezanın bir süresi vardır; cezasını çekeni
değil yaptığı yanlışın farkına varanı affetmek
gerek. Hem hangimiz günahsız ki? Biz ellerimizi
açıp Mevlâ’dan bizi affetmesini dilerken bir
başka kulun bizden af dileyişini nasıl görmezden gelebiliriz ki?
Alexander Pope, ‘yanılmak insanca, bağışlamak kutsalca bir iştir’ derken, affetmenin
büyüklüğünü ve erdemini hatırlatıyor bize.
Affetmek öyle bir büyüklük ki, affedeni daha da
büyüten, gönlü yüceler mertebesine çıkaran bir
hâl bu.
Af dileyen, kendi suçunun farkına varmış;
affeden güçlü olduğunu kabul etmiş olur.
Mahatma Gandi, ‘Zayıflar hiçbir zaman affedemez, affedebilmek güçlülere özgüdür’ derken
tam da bu yüzden haklıdır. Affedebilmek güçlü
olan kişiliklerde oluşan bir duygu.
Bazen affetmek yerine affetmeyerek intikam
alır insan. İntikam kirli ve yıkıcı bir histir. Lakin
çoğumuz bazen yeniliriz bu duyguya.
Ağzımızdan çıkan bir cümle ve yaptığımız bir
atakla karşı taraftan öcümüzü aldığımıza inanırız, sonrasında pişmanlık kapısının ardında bulmayız mı kendimizi?
İntikam alan küçülür, affedilmeyi bekleyenin
seviyesine iner. Oysa şunu düşünmeyiz, bir
anlamda affetmek de intikam almaktır.
Ömer Bin Abdülaziz, ‘affın en güzeli hasmını
ezmeye muktedirken yapılandır’ diyor. İşte tam
da burası bir dönüm noktası insan için çünkü
erdemin zirvesi, düşmanı veya hata yapanı
ezmektense onu affetmek lakin onun düşman,
onun bize karşı hata yaptığını ve yine yanlışa
düşebileceğini unutmadan affetmek gerek.
Affetmek, seven için kolaydır. İnsan değer
verdiğini affeder ama kalp kırıklığının geçmesi
olaya, zamana ve duruma bağlı bir olgudur.
Affetmek bir anlamda karşımızdaki insana verdiğimiz değerin de göstergesidir.
Herkes bir defa affedilmeyi hak eder, aynı
yanlışı bir daha yaparsa eğer affedilme hakkını
da kullanmış olur.
Başkalarını affetmeli ama kişi yaptığı hatalar
konusunda kendisini hiç affetmemeli ki bir
daha aynı yanlışı yapmasın. İşte bu yüzden
başkalarına karşı hoşgörülü, kendimize karşı
daha da acımasız olmalıyız.
Guy de Maupassant, ‘affedilmenin verdiği
acı kadar kötü bir şey olamaz’ derken çok hassas bir noktaya temas ediyor. Bir insanı affederken onu alaya almamak ve küçümsememek
de önemli bir davranıştır. Kişi zaten karşımızda
af dilerken zor durumdadır, tarifi imkânsız bir
acı içindedir. Bir de hareket ve tavırlarımızla
onu daha da çok ezmemeliyiz.
İntikama gücümüz yeterken karşı tarafı
bağışlamak ne büyük bir erdemdir. Bu davranış
insanı daha çok erdemli kılar ve affetmek konusunda tecrübe ettiğim şudur: Sükûtta nefes
almayı başarabilenler ve sükût etmeyi öğrenebilenler daha çabuk affeder.
M.T. Cicero ‘erdem bir kötülüğü yapmamak
değil, yapılmış kötülüğü bağışlamaktır’ derken
hem erdemi doğru tarif etmekle kalmaz, hem
de bağışlayabilmenin insana verdiği huzuru
ifade eder.
Elbette affı zor hatalar olduğu da muhakkak,
lakin hatasız insan olmadığı da bir gerçek.
Hatanın büyüklüğüne ve hatanın özüne bağlı
değil mi biraz da affedebilmek?
Affedenin verdiği karar kendisini ilgilendirir.
Başkalarını affeden insana “nasıl onu affedersin, o sana bunları şunları yapmadı mı?” diye
başkalarının konuşması bizi etkilememeli.
Affetmek içimizde yanan bir ateşken o kişiyi
affetmeli zaman geçirmeden, yoksa o ateş
zaman içinde sönebilir ve o ateş söndükten,
soğuduktan sonra kişinin karşısındakini affetmesi pek de mümkün olmayabilir.
Affetmek affedeni ilgilendirir, affa uğrayan
affedilmenin bedelini karşı tarafa kendini borçlu
hissederek öderken, sadece o kişiyi değil
başka kimseyi kırmamak için çaba sarf etmeye
başlamışsa alması gereken dersi almış demektir.
Zaten, hayatın kendisi bir çaba değil mi?
GÜNÜN DÖRTLÜĞÜ
Yollar, zaman ve mekân ömre vurulan zincir,
Dünya denen güzellik mutlaka akan nehir.
Kıyamet bir son değil, sonsuzluğa merdiven.
Varlık-yokluk savaşı kazanan hep mahşerdir.
İSTANBUL- Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan, Suudi
Arabistan dönüşünde Atatürk
Havalimanında düzenlediği basın
toplantısında önemli açıklamalarda
bulundu.
Bu ziyaret vesilesiyle iki ülke
arasında mükemmel ilişkilerin her
alanda daha da geliştirilebilmesi için
atılacak adımları ele alma fırsatı
bulduklarını vurgulayan Erdoğan,
"Suudi Arabistan'la bölgesel konuları da aramızda değerlendirdik.
Görüşmelerimizde ikili ilişkilerimizin yanı sıra bölgesel konuları ele
alırken tabii ki en önemli adım ikili
ilişkilerde Stratejik İşbirliği Konseyi
kurulması kararının alınması oldu"
dedi.
Erdoğan, bir gazetecinin, "Sayın
Davutoğlu ve Sayın Kılıçdaroğlu bir
görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmenin ardından Sayın Davutoğlu bir
televizyon programına katıldı. Orada
'Üniter devletlerde de başkanlık sistemi olabilir' dedi. Sizin bu konudaki görüşünüzü alabilir miyiz?" şeklindeki sorusuna şu yanıtı verdi:
"Doğru. Yani 'Üniter devlette
başkanlık sistemi yoktur' diye bir
şey yok. Şu anda bunun zaten dünyada örneği var, geçmişten bu yana
da var. Yani Hitler Almanyasına
baktığınızda orada da bunu görürsünüz, daha sonra değişik ülkelerde
yine aynı şekilde bunun örneklerini
görürsünüz. Bütün mesele, o baş-
kanlık sisteminin uygulamada halkını rahatsız eden bir yapısı olmasın,
karakteri olmasın. Uygulamada siz
eğer adalet dağıtıyorsanız, halkın
aradığı, beklediği nedir, adalettir. Bu
olduğu anda zaten sıkıntı olmaz."
Erdoğan, şu anda 'Başkanlık sistemleri de A'dan Z'ye pirüpaktır' ifadesinin kullanılamayacağını dile
getirdi.
Başkanlık sistemi olup sıkıntıların olduğu yerler de bulunduğunu
ancak birbirine kıyasla parlamenter
demokrasiye göre başkanlık sistemlerinin daha başarılı olduğunu gördüklerini aktaran Erdoğan, şöyle
devam etti:
"Biz daha iyiye nasıl gideriz
bunun arayışı içindeyiz. Şu anda da
gelişmiş ülkelere baktığımızda,
gelişmiş ülkelerin kahir ekseriyetinde bu sistemin olduğunu görüyoruz
veya yarı başkanlığın olduğunu veya
partili başkanlık sisteminin olduğunu görüyoruz. İşte bir nevi şu anda
Amerika'daki sistem partili bir başkanlık sistemidir. Yani başkan partisinden ne yapmıyor, kopmuyor.
Arkasında yine ne var partisi var.
Bunu görüyorsunuz. Şu anda bizdeki
yapı öyle mi değil. Yarı başkanlık
sistemine bakıyorsunuz yine partili.
Orada da başkan partisinden ne yapmıyor, kopmuyor. Partiyle arkasında
onunla beraber o süreci işletiyorlar.
Bunların birçok örnekleri var."
Cumhurbaşkanı Erdoğan,
Türkiye'nin böyle bir sisteme girmesiyle çok daha güçlü adımlar atmalarının mümkün olacağını vurguladı.
(AA)
Davutoğlu: Vakit kaybetmeyeceğiz
ANKARA- Başbakan Ahmet Davutoğlu,
yeni yıl dolayısıyla yayınladığı mesajında,
vatandaşların yeni yılını tebrik etti, 2016 yılının
tüm insanlık için huzur, adalet, barış, refah ve
istikrar getirmesini temenni etti.
Türkiye'nin gerek içeride gerekse dışarıda
çok hareketli olaylara sahne olan bir yılı geride
bıraktığını belirten Davutoğlu, "Bu hareketli
yılın önümüzdeki günlere yansıyan etkileriyle
2016 yılına giriyoruz. Şükürler olsun ki son 12
yılda olduğu gibi, 2015 yılında da sosyal politikalardan bölgesel yatırımlara, ekonomiden dış
politikaya kadar hemen her alanda başarılı bir
yılı geride bıraktık" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin bu yıl iki genel seçim yaşadığını,
milli iradenin 7 Haziran ve 1 Kasım'da yüksek
bir katılımla sandığa yansıdığını anlatan
Davutoğlu, seçimlerin ardından hükümetin
kurulmasıyla 2016 yılı eylem planı ve reform
paketini açıkladıklarını hatırlattı.
Milletle sandıkta gerçekleştirdikleri ahitleşmeyi, eylem planıyla somutlaştırdıklarının altını
çizen Davutoğlu, şu değerlendirmede bulundu:
"Yeni dönemde de medeniyet yürüyüşümüzü,
ileri demokrasi ve hukuk atılımlarımızı sürdüreceğiz. Şiarımız adalettir. İlkemiz insan onurunu
yükseltmektir. Geçmişin kavgalarına, meselelerine
takılıp kalmayacak, suni gündemlerle vakit kaybetmeyeceğiz. Kardeşane duygularla, güç birliği içeri-
sinde hedeflerimize yoğunlaşıp, hizmet yolculuğumuzu daha da kararlı bir şekilde sürdüreceğiz."
Davutoğlu, mesajında, "Türkiye'nin ve Meclis'in
Dubai'de korkutan yangın
DUBAİ - Dubai'deki dünyanın en yüksek
gökdeleni Burç Halife yakınlarında bulunan 63
katlı bir otelde çıkan yangında, 16 kişinin yaralandığı bildirildi.
Birleşik Arap Emirlikleri resmi haber ajansı
WAM'ın Dubai hükümeti medya ofisinden yapılan açıklamaya dayandırdığı haberinde, "The
Address Downtown" isimli otelde meydana
gelen yangın nedeniyle 16 kişinin yaralandığı
belirtildi.
Haberde, yangından kaynaklanan duman ve
panik nedeniyle, yaralan 16 kişiden 1'inin kalp
krizi geçirdiği ve durumunun ağır olduğu kaydedildi.
Yaralılar arasında çocukların bulunmadığı
ifade edilen haberde, yangının yüzde 90'ının
kontrol altına alındığı, yarım saat içinde bölgede
tam kontrolün sağlanacağı da aktarıldı.
MHP’nin anayasa tercihi
TBMM - MHP Grup Başkanvekili Oktay
Vural, "MHP olarak biz tek millet, tek devlet
esasına dayanan, üniter yapıdaki milli devlet
bünyesinde Türkiye'nin anayasasının kurulması gerektiğini düşünüyoruz" dedi. Vural,
Meclis'te düzenlediği basın toplantısında,
"Milli mücadeleyle kurduğumuz Türkiye
Cumhuriyeti Devletine tarihin en büyük ihaneti ve kalkışmasının yaşandığı bir döneme gir-
Bakan Binali Yıldırım’dan
baklavalı kar mücadelesi
BOLU - Ulaştırma, Denizcilik ve
Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Bolu
Dağı Tüneli İşletmesinde kar küreme aracı
ile karla mücadele çalışması yaptı.
Bakan Yıldırım, TEM Otoyolunun
Bolu Dağı Tüneli mevkisinde bulunan
Bolu Tüneli Girişi Karayolları Merkez
İşletme Şantiyesini ziyaret etti.
Burada, karla mücadele çalışması
yapan karayolları işçileriyle sohbet eden
Yıldırım, onlarla beraber akşam yemeği
yedi. Daha sonra Bolu Dağı Tüneli komuta
merkezine gelen Yıldırım, sistem hakkında
yetkililerden bilgi aldı. Yıldırım, Bolu Dağı
Tüneli'nden geçen araç sürücülerine radyo
frekansı aracılığı ile seslenerek, yeni yıllarını kutladı.
Kar küreme aracına binen Yıldırım, bir
süre kar küreme ve tuzlama çalışması yaptıktan sonra, karayolları çalışanlarına, görev
başında olan jandarma ve polis ekiplerine
baklava ikram etti.
Yıldırım, çalışmaların ardından yaptığı
açıklamada, "Yeni yılın öncelikle milletimiz için, ülkemiz için, hayırlar getirmesini
milletimizin birliğine beraberliğine kardeşliğine vesile olmasını diliyorum. Bütün
vatandaşlarımızın yeni yılını kutluyorum.
Bugün vatandaşlarımız yeni yıla girerken
biz de karayollarında seyahat eden vatandaşlarımızın seyahatinin daha rahat geçme-
en büyük siyasi partisi ve görevinin başındaki
Hükümet olarak, 2002 yılından bu yana devam
eden başarılarımızı inşallah yeni anayasa ile taçlandıracağız. Geniş çerçeveli bir uzlaşı anlayışı ve
katkılara açık bir çalışma pratiğiyle hazırlayacağımız yeni anayasa, Türkiye'yi tam manasıyla ileri
demokrasi normlarına taşıyacak, her vatandaşımızın iftihar edeceği, her vatandaşımızın sahipleneceği bir siyasi sözleşme olacak" ifadelerini kullandı.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Avrupa Birliği
sürecindeki olumlu gelişmelerin demokrasi vizyonuna yeni yılda yeni katkılar yapacağını belirtti.
Türkiye'nin 2016 yılına pek çok olumlu gelişme ve büyük umutlarla girdiğini ancak hala terörden medet uman bazı kesimin nafile çabalarını
sürdürdüğünü vurgulayan Davutoğlu, mesajında
şu görüşlere yer verdi:
"Hendek siyasetiyle insanlarımıza acı çektiren
bu şiddet sarmalına son vereceğiz. Siyaseti terörize eden, devlet ile milletin arasına girmek isteyen,
şiddet ve nefretle vatandaşlarımızı taciz eden tezgahları, tuzakları bertaraf edeceğiz. Biz sonsuza
kadar hukuk ve adaletin meşalesini taşıyacağız.
Bu vesileyle bir kez daha vurgulamak isterim ki
huzurumuzu, kardeşliğimizi kimse bozamayacak.
İçeride ve dışarıda ülkemiz üzerinde operasyon
düşünenler Türkiye'yi zaafa uğratamayacak."
(AA)
si ve ülkenin birçok yerinde devam eden
kar mücadelesinde çalışan arkadaşlarımızın
yanında olmayı tercih ettik. Valilerimiz,
mülki idare amirleri ve karayolları genel
müdürü, yöneticileri ile birlikte şu anda
Bolu Tüneli İşetme Şefliği binasındayız.
Genel olarak çalışmalar hakkında bilgi
aldık" dedi.
Karayolları Genel Müdürlüğünün
Türkiye çapında 66 bin kilometreyi aşan
yol ağına sahip olduğuna belirten Yıldırım,
bu yollarda kış mücadelesinin 7 gün 24 saat
aralıksız sürdüğünü dile getirdi.
dik. Cumhuriyetimiz boyunca tarihimiz hiç
böyle kapsamlı bir ihanet ve kalkışmayla karşı
karşıya kalmamıştı" ifadesini kullandı.
"Unutmayınız ki 2014 yılında, 2015 yılında
Türkiye Cumhuriyeti Devletini yönetenler,
bugün hendek kazan, özerklik ilan edenlerle
beraber çözüm ortağı olmuşlardı" diyen Vural,
"(Beraber yürüdük bu yollarda) şarkısını söyleyerek bugünlere geldiler" diye konuştu.
Yeni yıl coşkusu
İSTANBUL/ ANKARA- İstanbul'da
Taksim'deki yeni yıl kutlamalarına,
olumsuz hava şartları dolayısıyla beklenen ilgi olmadı. Taksim Meydanı'nda
gelen bazı vatandaşlar ve turistler, kendilerince eğlendi.
Saatler 24.00'ü gösterdiğine ise
Taksim Meydanı'ndaki Cumhuriyet Anıtı
çevresinde çevresinde toplanan vatandaşlar, kartopu oynadı.
Polis ekipleri, İstiklal Caddesi,
Taksim Meydanı ve çevresinde yoğun
güvenlik önlemi aldı. Polis, şüphelendiği
kişileri durdurarak, kimlik kontrolü yaptı.
Ayrıca güvenlik tedbirleri kapsamında
Gezi Parkı kapatıldı.
Ankara
Başkentte yeni yılda kutlamaların
merkezi Kızılay Meydanı oldu.
Polis ekipleri, kutlamaların yapılacağı Kızılay'da yoğun güvenlik önlemi
alındı.
Yeni yıla Kızılay'da girmek isteyen
vatandaşlar, Güvenpark'a polisin kurduğu
arama noktalarından geçerek girebildi.
Kutlamalara bu yıl çok sayıda
Suriyeli'nin de katıldığı görüldü.
Öte yandan Bahçelievler, Kuğulu
Park civarında ve şehrin çeşitli yerlerinde
de kutlamalar gerçekleştirildi.
Bolu
Türkiye'nin önemli kış turizm merkezlerinden biri olanKartalkaya'da tatilciler, 2016 yılına eksi 16 dereceye havai
fişekler eşliğinde girdi.
Kar yağışının iki gündür aralıklarla
devam ettiği Kartalkaya'da kar kar kalınlığı bir metreyi geçti. Yeni yıla kayak
merkezinde girmek isteyen tatilciler,
konakladıkları otellerin düzenlediği canlı
müzikler eşliğinde 2016 yılının gelmesini
bekledi. Daha sonra kaldıkları otellerden
araç park alanında kurulan sahnenin
önünde toplanan tatilciler hava sıcaklığının eksi 16 derece olması nedeniyle yakılan ateşle ve çalan müzik eşliğinde dans
ederek ısınmaya çalıştı. 2016 yılı için
yapılan geri sayımın ardından yeni yıl
havai fişeklerin atılmasıyla kutlandı.
Öte yandan doğal güzellikleriyle ünlü
Abant Tabiat Parkı'nda da yeni yıl, oteller tarafından düzenlenen çeşitli etkiliklerle kutlandı.
Nevşehir
Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya'da, turistler yeni yıla
kayadan oyma doğal yer altı eğlence
merkezlerinde girdi.
Yeni yılı karşılamak için Kapadokya
bölgesini tercih eden yerli ve yabancı
ziyaretçiler için turistik tesislerde Türk
geceleri ve özel balolar düzenlendi.
Merkeze bağlı Uçhisar beldesindeki
yer altı eğlence merkezlerinde düzenlenen etkinliklerde, turistler halk oyunu
ekipleri eşliğinde eğlendi.
Uçhisar’da peribacaları arasında
düzenlenen havai fişek gösterisi geceye
renk kattı. Ziyaretçiler, yaklaşık 10 dakika süren görsel şöleni coşkuyla izledi.
Muğla
Muğla Valisi Amir Çiçek, yeni yılın
ilk ziyaretini Muğla Emniyet Müdürlüğü
Menteşe Polis Merkezine gerçekleştirdi.
Emniyet Müdürü Hakan Çetinkaya
tarafından karşılanan Çiçek, merkezde
yeni yıl için nöbet bekleyen Çevik
Kuvvet ekibi ile bir araya gelerek sohbet
edip ekipte görevli polis memurlarının
yeni yılını kutladı.
2 Ocak 2016 Cumartesi
Fehmi KORU
11
[email protected]
[email protected]
Kalkınmanın yolu ‘Başkanlık’ mı?
haber
Yeni yıl dilekleri yerine...
Ülkenizin büyük iki partisinin liderlerinin bir araya
gelişleri ardından “...Mutabık kaldık” fiili ile biten
bir açıklama yapıldığını işittiklerinde, insanlarımızın
içinin, huzurlu bir beklentiyle dolduğuna eminim.
Kendi hesabıma ben o durumdayım.
Geride bıraktığımız 365 gün Türkiye için çok
verimli geçmedi. Ondan önceki yıl (2014) da, bir
önceki yıl (2013) da öyleydi; ama galiba en iç
karartıcı olanı 2015 yılıydı. Dışarıdan kuşatılmışlık
hissine kapılmamızı getiren olaylarla başladı yıl,
güvenlik hissimizi yerle bir eden iç gelişmelerle
sona erdi.
Tek tesellimiz, çare üretebilen demokratik sistemi
koruyor olmamız... 1 Kasım’da yapılan son seçimde halkın yarısı mevcut iktidarın devamı yolunda
oy kullandı; arkasında güçlü halk desteği bulunan
AK Parti sorumluluğunun bilincinde siyaset adamlarına sahip.
Bu önemli.
İkinci önemli nokta, zaman zaman aksine düşüncelere dalmamıza sebep olan gelişmeler yaşansa
da, Türkiye’nin bulunduğu bölgede kolayca vazgeçilmeyecek bir değeri bulunması... Sadece jeopolitik önemden söz etmiyorum; ateş çemberine dönmüş bir bölgenin tam ortasında yer alıyoruz, ancak
o ateşi söndürecek formülleri de bizler elimizde
tutuyoruz.
Her şeyden önce insan kaynağımız sağlam.
Erkeği ve kadınıyla hepimiz daha iyi eğitimler
almak istiyor ve alıyoruz. Çalışkanız; zengin doğal
kaynaklarına sahip olmadığımız halde çalışarak
dünyayla arayı kapatmaya çabalıyoruz. Refahı
tabana yayma yolunda elle tutulur bir gayret var;
teknolojik ilerlemeleri en çabuk kabul edip hayatına
uyarlayan ülkeler arasında yer alıyoruz.
Sıradan özellikler mi görünüyor bunlar?
Görünmesin. Bizden ileri bilinen ülkelerde aşağıya
doğru yol alan ekonomik göstergeler, Türkiye’de
olumlu işaretler veriyor.
En önemlisi ise, doğrular ile yanlışları ayırt edebilecek türden ferasetimizin bulunması... Yanlış yaptığımız olmuyor mu? Hem bireysel olarak, hem de
topluca hatalı tercihlerde bulunduğumuz çok
durum var; ara sıra umutsuzluğa düştüğümüz de
oluyor. Ancak hatada ısrarcı olmadığımız gibi,
hatada ısrar edenleri yerinden etmeyi de başarabiliyoruz.
Derhal itiraza kalkışmadan önce bu yazdıklarım
üzerinde biraz düşünmenizi tavsiye ederim. Bugün
yeni yılın ilk günü. İçte ve dışta kavgalara tanık olarak geçirdiğimiz 365 günün sonunda, 2016’ya
büyük umutlarla başlamamızı sağlayacak gelişmelerin kapımıza dayandığını fark edebiliyorum.
Başbakan Ahmet Davutoğlu ile kurmayları, CHP
Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurmaylarıyla bir araya geldiler ve değişik konularda yığılmış
sorunlara sivil siyasetin cevap bulması noktasında
mutabık kaldıklarını açıkladılar.
Mutabakat zeminini daha da genişletecek başka
görüşmeler de olacaktır.
Peki, bir süredir sınırlarımız dışında kendimizi
yapayalnız hissetmemizi getiren yanlışlar da ortadan kalkacak mı?
Ortadoğu’daki savaşları sona erdirecek formüller
Türkiye’nin elinde. Cumhurbaşkanı Tayyip
Erdoğan’ın Suudi Arabistan’da Kral Selman’la,
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Mehmet Görmez’in
İran’ı ziyaretinde dini lider Hamaney ile temasları,
formüllerimizin uygulamaya konulması öncesi
temaslar olarak görülebilir.
ABD, AB ve BM ile de paylaşılarak ortak görüş
haline getirilebilecek formüllerin...
İçerideki ve dışımızdaki “savaş” tablosunu hem
“barış” tablosuyla değiştirmek, hem de bunu
yaparken “daha adil bir dünya” projesini tanıtıma
açmak...
2016’da Türkiye’ye düşen rol budur.
Yeni yıl herkese mutluluk getirsin.
Emeklilerin yüzü gülecek
ANKARA- Yeni yıl ile birlikte hayatımızda birçok
şey değişecek. 2016, maaşlarında artış bekleyen emeklilere ekstra artış getirecek. SSK ve Bağ-Kur emeklilerine, 2 kez enflasyon zammı ve 100 lira artış verilecek.
Memur emeklileri % 6+5 zam ve fark alacak 2016
yılında tüm çalışanlar gibi emeklilerin de maaşı değişecek. SSK ve Bağ-Kur emeklileri, Ocak ve Temmuz'daki
enflasyon zamlarına ek olarak bu ay 100 lira seyyanen
artıştan da yararlanacak. Memur emeklileri de yüzde
6+5 zam ve enflasyon farkı alacak. Ayrıca emekli esnaftan yapılan yüzde 10'luk kesinti kaldırılacak. İşte emeklileri yeni yılda bekleyenler: Hükümet, 1 Kasım seçimleri öncesinde müjdesini verdiği 100 liralık zammı jet
hızıyla hayata geçirdi. Böylece tüm SSK ve Bağ- Kur
emeklilerine Ocak'ta çifte zam göründü. SSK ve BağKur emeklileri, bu ay, hem enflasyon zammı alacak
hem de 100 liralık seyyanen artışı maaşında görecek.
Enflasyon zammının oranı ise 4 Ocak günü Türkiye
İstatistik Kurumu'nun açıklayacağı enflasyon verisiyle
ortaya çıkacak. Takvim'in haberine göre, 2015'in ikinci
6 aylık döneminde enflasyon ne kadar çıkmışsa, SSK
ve Bağ-Kur emeklileri de o kadar zam alacak. SSK ve
Bağ-Kur emeklilerine Temmuz'da da zam var.
Temmuz'da tüm SSK ve Bağ- Kur emeklileri 2016'nın
ilk 6 aylık döneminde gerçekleşen enflasyon kadar zam
alacak. Temmuz'daki zam da enflasyona göre belirlenecek.
Memur emeklileri, 2016 yılında da memurlarla aynı
zamları alacak. Bu ay maaşlar toplu sözleşme kapsamında yüzde 6 artırılacak. Ayrıca 2015 yılından enflasyon farkı oluşmuşsa, bu da Ocak'ta ödenen maaşlara
yansıtılacak. Memur emeklileri, 2015'te yüzde 7.95 zam
almıştı. Şu ana kadar gerçekleşen enflasyon verileri de
bu zam oranını aştı. Dolayısıyla memur emeklilerine de
bu ay çifte zam göründü. Ancak enflasyon farkı konusunda kesin sonuç, 4 Ocak'ta Türkiye İstatistik
Kurumu'nun açıklayacağı verilerle belli olacak. Memur
emeklileri ayrıca, Temmuz'da memurlar gibi yüzde 5
zamdan yararlanacak. Yine enflasyon farkı imkanı da
olacak. Çalışan emeklilere de ekstra bir zam yolda.
Hükümet, seçim öncesinde sözünü verdiği düzenlemeyi
en kısa sürede hayata geçirecek. Bu düzenleme ile,
emekli olup esnaflık yapanların maaşından yapılan
yüzde 10'luk Sosyal Güvenlik Destek Primi kesintisi
kaldırılacak. Böylece emekli esnafın geliri artacak.
12
2 Ocak 2016 Cumartesi
Ahıska Türkleri
“Gariplikten” kurtulmanın
mutluluğunu yaşıyorlar
Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip
Erdoğan'ın talimatı,
Başbakan Ahmet
Davutoğlu'nun koordinasyonuyla
Ukrayna'dan
Türkiye'ye getirilen
Ahıska Türkleri,
"vatanım" diyebilecekleri topraklarda
"gariplik" duygusundan kurtulmanın
mutluluğunu yaşıyor.
ERZİNCAN - Rusların 71 yıl önce vatanlarından Orta Asya'ya sürdüğü ve zamanla
farklı ülkelere göç etmek zorunda kalan
Ahıska Türklerinden 121 aile, Erzincan'ın
Üzümlü ilçesinde yeni yaşamlarına "merhaba" dedi.
Yıllarca farklı ülkelerde "vatan" özlemiyle
yaşayan Ahıska Türkleri, Cumhurbaşkanı
Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu'nun kendilerine sahip çıkmasından memnuniyet duyuyor.
Erzincan'ın Üzümlü ilçesinde kendilerine
tahsis edilen eve yerleşen Musaoğlu ailesi
de duygu ve düşüncelerini konuk ettikleri
AA ekibiyle paylaştı.
Büyükbaba 60 yaşındaki Temirali
Musaoğlu, babasının, ana vatanları, bugün
Gürcistan sınırları içinde kalan Ahıska'da
dünyaya geldiğini söyledi.
Ancak bundan 71 yıl önce Stalin tarafından sürgün edildiklerini bildiren Musaoğlu,
oğlunun Özbekistan'da doğduğunu, sonrasında Ukrayna'ya göç etmek zorunda kaldıklarını anlattı.
Ana yurtlarından sürgün edildiklerinden
beri "vatansız" olarak yaşamanın güçlüğünü
çektiklerini bildiren Musaoğlu, şunları kaydetti:
"Bayrağınız yok. Vatansızlık garipliktir.
Allah'a şükrediyorum ki şimdi torunlarım
vatanlı olarak yaşayacak. Ölecek yerimize
şimdi geldik, buradan başka yere gitmeyiz.
Allah razı olsun Cumhurbaşkanımız
Erdoğan'dan. Bize babalık yaptı, sahip çıktı.
Başbakanımız Davutoğlu'ndan Allah razı
olsun. Hiçbirini Allah eksik etmesin. Onlar
bize sahip çıktı, geldik. Bizi çok güzel karşıladılar. Uçak yolladılar oraya, çok güzel bir
şekilde geldik."
Ukrayna'da, özellikle Rus yanlıları ve
Rusya'nın saldırıları sonrası çok eziyet çektiklerini, her gün korkuyla yaşadıklarını
belirten Musaoğlu, 3 çocuğu ve torunlarıyla
geldiği Türkiye'de kendilerine ev tahsis edildiğini, hiçbir eksiklerinin bulunmadığını dile
getirdi.
Temirali Musaoğlu'nun üç çocuğundan 29
yaşındaki Musa Musaoğlu da Özbekistan'da
dünyaya geldiğini, sonrasında Ukrayna'ya
göç etmek zorunda kaldığını, burada evlendiğini ve 3 çocuğu bulunduğunu anlattı.
Ukrayna'da özellikle savaşla birlikte çok
büyük sıkıntılar yaşadıklarını, Türkiye'nin
kendilerini kurtardığını dile getiren
Musaoğlu, her zaman Türkiye'yi vatanları
olarak gördüklerini vurguladı.
Türkiye'de "rüyada gibi olduklarını" ifade
eden Musaoğlu, şöyle konuştu:
"Bu evde yatıyoruz, rüyada gibiyiz, inanamıyoruz. Bunun gerçek olacağına, bu kadar
şeylerin bizi beklediğine inanamıyorduk. Bu
kadar sıcak karşılanmayı da beklemiyorduk.
Gelmeden önce haberlerden izlemiştik,
'Ahıska Türklerini sıcak bir yuvanın beklediği' söylenmişti ama inanamıyorduk böyle
olacağına. Geldik, gördük ve şimdi bu evlerde yaşıyoruz. Yani sobasından bardağına
kadar, dedikleri gibi... Hatta fazlası bile var.
Biz vatansız yaşadık artık çocuklarımız
vatansız büyümesin. Bu duyguları yaşamasınlar, vatanları olsun diye geldik." (AA)
Başkanı Ali Atahan, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, Türkiye genelinde 478 kuş
türü olduğunu söyledi.
Her yıl göç döneminde, üyeleriyle göç
yolu üzerinde bulunan Hatay'daki hareketliliği kayıt altına almaya çalıştıklarını ifade
eden Atahan, gözlemlerde kentte daha önce
görülmemiş yeni türlere de rastlayabildiklerini kaydetti.
Bu yıl yapılan gözlemlerde de Hatay için
2 yeni türün kayıt altına alındığını bildiren
Atahan, şöyle devam etti:
''Bu yıl, daha önce Hatay'da varlığı bilinmeyen iki kuş türü saptadık. Şubat ayında,
yağışların etkisiyle yeniden canlanan ve ilimizin geçmişteki doğa harikası olan Amik
Gölü, anavatanı İskandinavya-Sibirya arası
bölge olan kulaklı batağana (Podiceps auritus) ev sahipliği yaptı. Kasım ayında ise
Subaşı'da, Asi Nehri çevresinde, Kafkas
çıvgını (Phylloscopus sindianus) kaydettik.
Bu tür, Kuzey Anadolu'da kuluçkaya yatıp,
kış aylarını Pakistan-Hindistan arası bölgede geçirir. Bu iki gözlemimizle Hatay'da
saptanan kuş türü sayısı 354 oldu. Türkiye
genelinde 478 kuş türü olduğunu gözönüne
aldığımızda, Hatay'ın potansiyeli bir kez
dikkati çekiyor.''
Atahan, bu yıl sadece sonbahar döneminde Subaşı, Samadağ ve Belen'de yaptıkları
gözlemlerde aralarında leylek (Ciconia
ciconia), arı şahini (Pernis apivorus), ak
pelikan (Pelecanus onocrotalus), küçük
orman kartalı (Aquila pomarina) ve şahin
(Buteo buteo) türlerinin olduğu 201 bin kuş
saydıklarını bildirerek, bu sayının her noktadan ve ilkbaharda da yapılması halinde
bir milyona ulaşabileceğini kaydetti. (AA)
Hatay'da 2 yeni kuş türü gözlemlendi
HATAY - İklim özellikleri ve bitki çeşitliliğiyle kuşların önemli göç yollarından
biri olan Hatay'da bu yıl yapılan gözlemlerde 2 kuş türü daha kayıt altına alındı.
Subaşı Kuş ve Kelebek Gözlem Derneği
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
BULMACA
Soldan sağa:
1. Devlet memurlarının maaşlarının derece ve tutarlarını düzenleyen sistem ve
çizelge. – Şehir avukatlarını içinde toplayan birlik. 2. Güney Yemen’in
başkenti. – Zabit. 3. Taneleri iri, şekeri bol, çekirdekli bir üzüm türü. – Fakat,
lakin. 4. Cemaate namaz kıldıran kimse. – Bir nota. – Alüminyumun simgesi.
5. Kök, sap ve yaprak gibi farklılaşmamış bir bitkinin yaşama ve büyüme
organı. – Katman. 6. Labada. 7. İnsanda yaradılış özelliği. – Üye. 8.
Mikroskop camı. 9. İddia, tez. – Olumsuzluk anlatan önek. – İsim. 10.
Tanrıtanımaz, dinsiz. – Bir sayı. 11. Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına
doğru daralan bir tür kılıç. – Sürdürme, devam ettirme. 12. Deniz kuvvetlerinde bir aşama. – Bir yağış türü. 13. Radyumun simgesi. – Sapaklık,
aykırılık. 14. Kansızlık hastalığı. – Bir konuda direnme, ayak direme. 15. İlaç
vererek hastalığı iyi etmeye çalışma, tedavi etme. – Eski dilde kasık. 16.
Baston. – Çabuk davranan, çevik. 17. Havacılar ve pilotlar için yayımlanan
bülten. 18. Özerk, muhtar. – Uyanık, gözü açık. 19. Harç alıp sürmeye yarayan
duvarcı aracı. – Başıboş, aylak. 20. Tembel hayvan. – Alacak, borç.
Yukarıdan Aşağıya:
1. Erkek sesinde bir perde. – Osmanlı devletinde okul kitaplarına verilen genel
ad. – Meyvelerden yayılan hoş koku. 2. Nezretme. – Fotoğraf duyarlığını
belirtmeye yarayan sayısal değer. – Yurdumuzun güneyinde bir dağ sırası. – At
yavrusu. 3. Yüz kızartıcı olay. – İl bay. – Alkol. 4. Kuranda bir sure. – Küçük
taneli bir bakla türü. – Balık yumurtası ile yapılan bir tür meze. – Özenli,
düzgün. 5. Ezgi, makam, nağme. – Bir parçanın canlı çalınacağını belirten
müzik terimi. 6. Sıralamak işi. – Uluslararası Çalışma Örgütünün kısaltması. –
Tayin etmek. 7. Gösterme sıfatı. – Doğum işinin yaptıran kadın. – Bayram. –
Bir nota. – Parola. – Voltamperin simgesi. 8. Kalın ve kaba kumaş. – Bir
pamuk türü. – Irmak ya da dere suyunun hızlı
aktığı yer. – Unvan, ad, nam. 9. “Bir şeyin
olmasına çok az kaldı” anlamında kullanılan
ÇÖZÜMÜ
sözcük. – Yenilebilen bir çeşit mantar, keme. – At
BUGÜN
üretilen çiftlik. 10. Meşgul etmek. – Deniz sularının
14.
SAYFADA
çekilmesiyle oluşan yurtlanmaya elverişli bölge. –
Tatlı bir çörek türü.
Hazırlayan: Ercan BostaNcıoĞlu
YAŞAM-ÇEVRE
BULMACA
TÜRKÇE BAKIŞ
Prof. Dr. Nurullah Çetin
[email protected]
TÜRK’ÜN BAYRAĞININ ESARETİ YA DA İSTİKLALİ
İngilizler, Çanakkale savaşlarını
kazanıp İstanbul’u ele geçirerek
Osmanlı Devleti’ni ve tabii Türk
milletini sömürgeleştireceklerine
inanmış ve kendilerince büyük bir
özgüvenle önceden planlamışlar.
Kendilerinden, savaşı kazanacaklarından o kadar eminler ki, aşağıdaki resimde görüldüğü gibi
bizim için İngiliz bayrağına iliştirilmiş Türk bayrağı motifleri olan
özel bir sömürge bayrağı bile
tasarlayıp hazırlamışlar. Hatta
askerlerine sömürge bayrağı
işlenmiş hatıra mendilleri bile
dağıtmışlar.
O gün İngiliz gâvurunun bir
hesabı var idiyse Allah’ın ve
Türk’ün de bir hesabı vardı.
Nitekim Büyük Türk Mustafa
Kemal, Türk ordusu, Kuva-yı
Milliye ve bütün istiklalci
Müslüman Türk milleti, ordu-millet karakterine bürünerek, “ya
istiklâl ya ölüm” diyerek kanının
son damlasına kadar savaştı.
Sonunda nazlı Türk bayrağımızı
İngiliz Haçlı bayrağının yanında
bir sığıntı olmaktan kurtardı ve
kendi semasının tek yıldızı haline
getirerek istiklalimizin, hürriyetimizin, şahsiyetimizin, kimliğimizin,
dilimizin, dinimizin, maddi ve
manevi bütün kutsallarımızın
bağımsız bir sembolü olarak
vatan coğrafyamızda ve kalbimizde özgürce dalgalanmasını sağladılar.
Ama bugün İngilizin ve diğer
Haçlı emperyalist Batılı devletlerin
yerli işbirlikçisi, taşeronu, sömürge valisi gibi davranan ve Türklük
diye bir derdi olmayan güruh,
Türk’ün iradesini ve idaresini ele
geçirerek Türk bayrağının yanına
12 yıldızlı Haçlı Avrupa Birliği
bayrağını iliştirdiler, her yere Türk
bayrağının yanında kuma olarak
Avrupa birliği bayrağını astılar.
Yani Türk milletinin iradesine ve
idaresine gâvuru ortak ettiler.
Türk’ün kendi vatanında ve devletinde hâkimiyetini yok ettiler.
Böylece Türk bayrağını yani onun
temsilciliğinde Türk milletini tekrar Haçlı emperyalist gâvura esir
ettiler.
İstiklalci ve Turancı Türk milleti
olarak nazlı bayrağımızı tekrar
özgürleştirene kadar yani tam
bağımsız millî Türk devletimizi
ihya edene, ayağa kaldırana,
güçlendirene, tam istiklalini sağlayana kadar gece uyumadan,
gündüz oturmadan çalışmaya
azmettik.
Bakteriler bitkilerin
“muhafız”ı gibi...
KONYA - Selçuk Üniversitesi (SÜ)
Ziraat Fakültesinde gerçekleştirilen
araştırmada, bazı bakteri türlerinin
yüksek kireç ve kuraklığın neden olduğu olumsuz koşullara karşı bitki direncini arttırdığı belirlendi.
SÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri
Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali
Sabır, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yüksek kireç ve kuraklık gibi
olumsuzluklara karşı bitkilerin güçlendirilmesi üzerine çalışmalarının yıllardır devam ettiğini söyledi.
Bitkileri, olumsuz çevre faktörlerinin zararlı etkilerine karşı nasıl güçlendirebileceklerini araştırdıklarını
belirten Sabır, çalışmaları sırasında
bazı toprak bakterilerinin çeşitli yollarla bitkilere fayda sağladığını saptadıklarını dile getirdi.
Sabır, bu faydaların doğrudan veya
dolaylı yönden olabildiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Bitki gelişimini sınırlandıran olumsuz koşullardan birisi topraktaki yüksek kireç içeriğidir. Bu koşullarda bitki
topraktaki besin elementlerini yeterince kullanamıyor. Çeşitli olumlu etkilere sahip olan bakterilerin toprağa ilave
edilmesi sayesinde, yüksek kirece
bağlı olarak kullanılamayan bitki besin
elementleri kullanılabilir forma dönüştürülebilmektedir. Bacillus,
Agrobacterium, Azotobacter,
Azospirillum ve Alcaligenes grubu
bazı bakterilerin ürettiği özel salgılar
ve yapılar sayesinde, bitki için hayati
öneme sahip olan ancak kireç nedeniyle bağlanmış olan besin elementleri
bitkiler tarafından alınabilir özelliğe
dönüşüyor. Bu sayede bakteriler doğrudan etki ile bitkiye fayda sağlıyor.
Ayrıca, bakteriler bazı özel yapılar
oluşturarak bitkiler için zararlı olabilecek bazı mikroorganizmaların gelişimini engelleyerek, yani dolaylı etkide
bulunarak, olumsuz koşullar altında
bitki direncini arttırabiliyor."
İç Anadolu'nun kuraklık ve yüksek
kireç gibi olumsuz koşullarına bitkinin
dayanıklı olmasını sağlayacak biyolojik çalışmaların önemine işaret eden
Sabır, şunları kaydetti:
"Asmalar üzerine uzun süreli araştırmalardan elde ettiğimiz bulgular ışığında, bakterilerin bitkilerde savunma
mekanizmasını güçlendirdiği belirlendi. Asma toprağının kireç içeriğini
artırıp, kuraklık koşulları oluşturduk.
Üreticilerin karşılaştığı sorunları yapay
olarak sağladık. Bu koşullara altında,
bazı bakteri gruplarını farklı deneysel
asma materyallerine ilave ettik.
Kullandığımız bakterilerden bazılarının, bitkilerin olumsuz çevre koşullarına dayanıklılığını belirgin şekilde
artırdığını tespit ettik. Kireçli ve kurak
ortamlarda bakterilerin bitki beslenmesine önemli katkı sağladığını, sağlıklı
bağcılık yapılabilmesi için bakteri
uygulanmasının faydalı olacağını ortaya koyduk." (AA)
Kırıkkale'de yaban kedisi görüntülendi
KIRIKKALE - Kırıkkale'de yaban
hayvanlarının envanterinin çıkarılması
için ormanlık alana yerleştirilen fotokapanlarla tespit edilen nesli tükenme
tehlikesi altındaki yaban kedisi (Felis
silvestris), ilk kez fotoğraflandı.
Kırıkkale Üniversitesi Fen Edebiyat
Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim
Üyesi Prof. Dr. İrfan Albayrak, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, geçen
yıl başlatılan fotokapan projesiyle
büyük memelilerin tespiti ve popülasyonlarının belirlenmesiyle ilgili çalışma yürüttüklerini ve kentteki ormanlık
alanlara 15 fotokapan yerleştirdiklerini
hatırlattı.
Fotokapanlarla özelikle Anadolu'da
yok olma tehlikesiyle karşı karşıya
bulunan yaban kedisi, vaşak ve su
samurunun yanı sıra, kurt, tilki, çakal,
porsuk, sansar, ayı ve domuz gibi hayvanları tespit ettiklerini belirten
Albayrak, şu bilgileri verdi:
"Çalışma kapsamında ilk kez yaban
kedisi görüntüledik. Yaban kedisi,
kedigiller ailesinin en küçük temsilcisidir. Bugünkü ev kedisinin atasıdır.
Genetik yatkınlığı nedeniyle insanoğlu
kedigillerden sadece bu türü evcilleştirilmiştir. Yaban kedisi ormanlık alanları daha çok sever. Hafif soluk siyah ve
gri karışımı desenleriyle karakterize
olan bu tür, ev kedisine göre daha yüksektir. Bazen az da olsa kulak uçlarında kıl demeti olabilir. Küçük tavşan,
fare ve kuş gibi hayvanları avlar.
Bazen kümes hayvanları için yerleşim
birimlerine kadar sokulur. Derisi kürkçülükte kullanıldığından eskiden çok
avlanmış ve sayıları giderek azalmıştır.
Bugün Türkiye'de parçalı bir yayılışa
sahiptir. Umuyoruz ki bu tür koruma
programları içinde mevcut durumunu
muhafaza eder."
Türlerin korunması yönündeki gayretlerin bir karşılığı olarak
Kırıkkale'de yaban kedisini fotokapanla ilk defa fotoğraflayarak kayıt altına
aldıklarını anlatan Albayrak, böylece
ilde vaşakla birlikte iki kedigil ailesinin yaşadığının tespit edildiğini vurguladı.
Albayrak, görüntülenen yaban hayvanlarının av baskısına rağmen kentteki ekosistemin henüz bozulmadığının
işareti olduğunu sözlerine ekledi.
(AA)
SAĞLIK
Kulak donduran
soğuklara dikkat!..
Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr.
Gökçe Şimşek, soğuk havada gece nöbeti tutan meslek sahiplerinde kulak donması görülebildiği için özellikle vücudun bu bölümlerindeki ısı kaybının önlenmesi gerektiğini bildirdi.
KIRIKKALE - Şimşek, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, kulak donmasını artıran
en önemli etkenlerin başında soğuk havada
hareketsiz kalınması geldiğini söyledi.
Hava sıcaklığının sıfırın altına düştüğü
bölgelerde gece nöbeti tutanların dikkatli
olması gerektiğini vurgulayan Şimşek, şu
uyarılarda bulundu:
"Hava sıcaklığının sıfırın altına düşmesiyle özellikle gece nöbetli mesleği olan
polis, asker ve güvenlik görevlileri ile dağ
sporuyla uğraşan sporcularda kulak donması görülebiliyor. Bunun için soğuğa karşı
kesinlikle önlem almak gerekir ancak uzun
süre soğuğa maruz kalan insanlarda bu risk
her zaman için var. Kulağın altındaki kıkırdak oldukça sıkı yapışır ve incedir.
Soğuğun etkisiyle önce damarlarda daralma
gerçekleşir ve kulağın beslenmesi bozulur.
Bu durum hissizlik ve uyuşmaya neden
olur. Kulağın beslenmesi azaldıkça kulak
donması dediğimiz olay meydana gelir. Bu
munda bu organın hemen ısıtılmaması ve
nin çok ince olması nedeniyle damarlarda
durumlarda mutlaka hareket etmek ve
elle
ovuşturulmaması
gerektiğine
işaret
etti.
soğuğun etkisiyle daralma oluştuğunu aktavücutta kan dolaşımını artırmak gerekir."
Doç. Dr. Şimşek, kulak donması duruVücudun uç organı kulağı kaplayan deri- ran Şimşek, şöyle devam etti:
"Donma olayıyla karşılaşıldığında kulak
ılık suyla yıkanabilir. Hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir. Biz
kulağı yavaş yavaş ısıtıyoruz. Kulakta bir
yanma ve kaşıntı hissi oluşuyor ancak çok
uzun süre soğuğa maruz kalınır ve bu
durum fark edilmezse maalesef önce organın üzerindeki cildin kaybı, sonrasında da
tüm kulağın kaybına giden kulak kırılması
veya kulağın tamamen kopması gibi ciddi
durumlar olabilir."
Ani ısı değişimlerine çok dikkat edilmesi
gerektiğini vurgulayan Şimşek, kış aylarında üst solunum yolu enfeksiyonlarının arttığını, buna karşı alınacak en önemli önlemlerin düzenli beslenme ve uyku olduğunu
kaydetti.
Doç. Dr. Gökçe Şimşek, soğuk havalarda
baş ve boyun bölgesinin korunmasının
büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "İnsan
bedeninde ısı kaybının yüzde 70'i baş ve
boyunda yaşanır. Soğukta kalan insanların
donmaktan korunmasının en önemli yolu
öncelikle bedenin bu bölgelerdeki ısı kaybını azaltmaktır" ifadelerini kullandı. (AA)
Sigarayı bırakanların sayısı artıyor
ERZURUM - Türkiye İstatistik
Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan
13
2 Ocak 2016 Cumartesi
"Türkiye Sağlık Araştırması", 2010-2014
lanım bağımlılığından kurtulanların oranındöneminde tütün ve tütün mamullerini kul- da artış olduğunu ortaya koydu.
AA muhabirinin, TÜİK'in "Türkiye
Sağlık Araştırması 2014" kapsamında yer
alan "Bireylerin Tütün Mamulü Kullanma
Durumunun Cinsiyet ve Yaş Grubuna Göre
Dağılımı" istatistiğinden derlediği verilere
göre, 15 yaş ve üzeri yaş grubunda tütün
ve tütün mamulü kullanımı oranı artış gösterdi.
Araştırmada, 2010 yılında 15 yaş ve
üzeri yaş grubunda yüzde 29,5 olan "her
gün ve ara sıra tütün ve tütün mamulü kullanım oranı", 4 yıllık süreçte yüzde 32,5'e
yükseldi.
Cinsiyete durumuna göre aynı dönemde
tütün ve tütün mamulü kullanan erkeklerin
oranı, kadınlara göre daha hızlı artış gösterdi.
Söz konusu dönemde 15 yaş ve üzeri yaş
grubunda tütün ve tütün mamulü kullanan
erkek nüfus 3,9 puan artışla yüzde 43,5'ten
yüzde 47,4'e yükseldi. Aynı yaş grubunda
kadınlardaki kullanım oranı da 1,9 puan
Kolu kırılınca vücudundaki
3 kiloluk kist ortaya çıktı
YOZGAT - Yerköy ilçesinde düşme sonucu kolundaki
kırık nedeniyle hastaneye kaldırılarak ameliyat edilen
hastada 3 kilo 165 gram ağırlığında yumurtalık kisti
olduğu belirlendi.
Yerköy ilçesinde 71 yaşındaki A.Ş. isimli kadın, düşmeye bağlı kol kırılması nedeniyle ilçe devlet hastanesine kaldırılarak ameliyata alındı.
Başarılı geçen ameliyat sonrasında hastanede müşahede altında tutulan hastada aşırı mide bulantısı ve kusma
olması üzerine ultrason ve tomografi çekildi. Kadının
vücudunda 3 kilo 165 gram ağırlığında yumurtalık kisti
tespit edildi. Genel cerrahi uzmanı Opr. Dr. Mesut
Özdedeoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, operasyon
sonucunda hastanın yumurtalığındaki kitlenin çıkarıldığını söyledi. Kitleye patolojik inceleme yapılacağını belirten Özdedeoğlu, ''Başarılı bir şekilde gerçekleştirmiş
olduğumuz operasyon sonucunda hastadan 3 kilo 165
gram ağırlığında bir kitle çıktı. Ortalama bir bebek ağırlığına yakın olan kitle alınmamış olsaydı, idrar torbası ve
bağırsaklara ilerde baskı yaparak olumsuz sonuçlar çıkabilirdi'' dedi. Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri
İsmail Kurca da sağlık alanında teknolojinin hızla ilerlediğine dikkat çekerek, sağlıkta bütün gelişimleri takip
edip, ayrılan bütçeyle hastanelerin ihtiyaçlarının giderilmeye çalışıldığını söyledi.
Yozgat merkezde ve ilçe hastanelerinde ameliyathane
kapasitesini geliştirmeye devam ettiklerini ifade eden
Kurca, "Yerköy Devlet Hastanesinde hastalarımızın
sevke gerek kalmadan ameliyatlarını yapacak duruma
geldik. Kol kırığı nedeniyle başvuran, sonrasında kitle
tespit edilen hastamızın tedavisi, ortopedi uzmanımız Dr.
Murat Ekinci ve genel cerrahi uzmanımız Mesut
Özdedeoğlu tarafından başarıyla gerçekleştirilmiştir.
Kendilerini kutluyor, hastamıza da acil şifalar diliyorum''
diye konuştu. (AA)
artarak, nüfusun yüzde 17,9'una ulaştı.
Araştırma sonuçlarında ayrıca, tütün ve
tütün mamulleri kullanımının en fazla genç
ve orta yaş nüfus grubunda yaygın olduğu
da belirlendi.
Yaş gruplarında en çok 25-34, 35-44 ve
45-54 yaş grubundaki bireylerin tütün ve
tütün mamulü kullandıklarını ortaya koyan
araştırmada, 25-34 yaş grubundaki kullanım oranı yüzde 35,1 iken 35-44 yaş grubunda yüzde 34,9 ve 45-54 yaş grubunda
ise yüzde 32,7 olarak tespit edildi.
Toplum genelinde aynı dönemde tütün
ve tütün mamulü bağımlılığını terk edenlerin oranında da az da olsa artış yaşandığı
belirlenen araştırma, tütün ve tütün mamulü kullanan nüfus artışının, bu alışkanlığa
yeni başlayanlardan kaynaklandığını ortaya
koydu.
Araştırmada, daha önce tütün ve tütün
mamulü kullanmasına karşın artık kullanmayanların oranının yüzde 17,1'den yüzde
17,7'ye çıktığı da tespit edildi. (AA)
Fast food, çocuklarda
kronik hastalık nedeni
ERZURUM - Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi
Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof.
Dr. Zerrin Orbak, ailelerin çocuklarını fast food tarzı
yiyecek ve şeker içeren içeceklerden uzak tutarak birçok kronik hastalığa karşı koruyabileceğini bildirdi.
Prof. Dr. Orbak, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
fast food ve şekerli içecek tüketen çocukların, obezite
ve bunun beraberinde getirdiği birçok kronik hastalığa
yakalanma riski bulunduğunu belirtti.
Çocukların mümkün olduğunca kalorisi yüksek fast
food beslenme tarzından uzak tutulması gerektiğini
vurgulayan Orbak, yüksek kalorili bu tür yiyeceklerde
katkı maddesi de bulunduğuna dikkat çekti.
Prof. Dr. Orbak, "Ailelerin çocuklarını, obezite ve
bundan kaynaklanan birçok kronik hastalıktan korumak için fast food beslenmeden ve şekerli içeceklerden
uzak tutmaları gerekiyor" ifadesini kullandı.
Şişmanlığın, alınan kalori miktarının harcanandan
fazla olmasıyla meydana geldiğini belirten Orbak, şu
bilgileri aktardı:
"Şişmanlığın önlenmesi açısından alınan ve harcanan
kalorinin denge içerisinde olması lazım.
Aktivitelerimizi artırmak suretiyle ya kalorimizi azaltacağız ya da harcadığımız enerjiyi artıracağız. Bir çocuğun ağırlığı boyuna göre normal değerlerin altında
olursa bu durumu 'kötü beslenme' olarak tanımlıyoruz.
Bu durum birtakım problemlerin, kronik rahatsızlıkların habercisidir."
Ailelere çocuklarının yaşlarına uygun beslenmesine
önem vermeleri uyarısında bulunan Orbak, "Kalori
miktarı çok önemli. Düzenli aktivite ve dengeli beslenmeye özel önem verilmelidir. Kalorinin dengeli olmasını sağlamak için de mümkün oldukça çocukları fast
food türü yiyeceklerden uzak tutmak gerekiyor. Hem
yağ, kalori ve tuz içeriklerinin yüksek olması hem de
içerdikleri başka katkı maddeleri açısından bu tarz
gıdalar çok zararlı" diye konuştu. (AA)
Türk
Kızılayının
2016 hedefi,
80 bin kök
hücre bağışı
ORDU - Türk Kızılayı, kemik iliği
nakli bekleyen hastalara umut olan
Türkiye Kök Hücre Koordinasyon
Merkezi'ne (TÜRKKÖK) gelecek yıl
gönüllü vericilik için 80 bin kişinin
kaydolmasını hedefliyor.
Türk Kızılayı Genel Başkanı Ahmet
Lütfi Akar, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, Sağlık Bakanlığı ile derneklerinin iş birliğinde yürütülen
TÜRKKÖK Projesi'nin sürdüğünü
belirtti.
Geçen yıl ağustosta başlayan projede
hedeflenen rakamların teker teker aşıldığını anlatan Akar, "Şu anda veri tabanımıza 103 bin kişilik gönüllü kök
hücre veri kaydı oluşturuldu" dedi.
Merkezde gelecek yıl ise 80 bin kök
hücre veri kaydı oluşturulmasını hedeflediklerini kaydeden Akar, "Bu rakamı
çok rahat şekilde geçeceğimize inanıyorum. 2016'da 80 bin gönüllü kök
hücre bağışçısını bekliyoruz" diye
konuştu.
Akar, 103 bin kişinin kayıtlı olduğu
veri tabanında 232 eşleşmenin gerçekleştiğine dikkati çekti.
Şimdiye kadar 25 kök hücre nakli
yapıldığını bildiren Akar, "Bu rakam
ilk bakıldığında çok çok iyi. Proje
sayesinde sağlığına kavuşan insanlarımızın sayısı her geçen gün artıyor" ifadelerini kullandı.
Bu 232 eşleşmenin Türkiye'nin milli
veri bankasından yapıldığını vurgulayan Akar, bu hastalar için yurt dışında
çeşitli milletlerin veri bankalarından
kök hücre arayışına girilmediğine işaret
etti. Bunun çok önemli olduğunu belirten Akar, "Bu durum hem Sağlık
Bakanlığı yönünden ülkemizin geldiği
yeri hem de Türk Kızılayının bakanlıkla yaptığı bu hizmetin önemini gösterir" değerlendirmesinde bulundu.
Vatandaşlara TÜRKKÖK bağışçısı
olmaları çağrısı yapan Akar, bu konuda
her kesimin desteğine ihtiyaç duyduklarını sözlerine ekledi. (AA)
Karda yürürken
dikkat etmeniz
gerekenler
HABER MERKEZİ - İstanbul'da
kar yağışı başladı. Peki 30 cm' kar
kalınlığı beklenen mega kentte karda
veya buzlanmış zeminde yürürken
nelere dikkat etmeli? Düşme,burkulma
veya kayma anında nasıl hareket etmeli, kırık ve çatlaklara ilk müdahale nasıl
yapılmalı? Medical Park
Gaziosmanpaşa Hastanesi Ortopedi ve
Travmatoloji Uzmanı Yard. Doç. Dr.
Can Hürel, soruları cevapladı:
Öncelikle elleri cebe sokmamaya
özen göstermek gerekiyor. Çünkü bu
şekilde tutunma imkanınızı kaybedersiniz ve buna ek olarak dengenizi de sağlamakta zorlanırsınız. Hava ne kadar
soğuk olursa olsun elleri cebe sokmamak gerekiyor. Öte yandan elde torba
ya da çanta gibi şeyler de taşımamak
gerekiyor karda. Bu hem dengede durabilmek hem de düşerken bedeninizi
kollamak için gerekli. Kullanılan ayakkabılar da altları kaymayanlardan
olmalı. Karda buzda yürümeyi sağlayan
altları çivili lastik kılıflar da kullanılabilir. Karlı havalarda yokuş aşağı yürümekten kaçınılması gerekir. Yaşlıların
yalnız başına çıkmaması gerekir.
Çünkü kayma, düşme ihtimalleri fazladır. Yokuşlara, merdivenlere dikkat
etmek gerekiyor. Mutlaka herkes önüne
bakarak engelleri görerek ve buzlu
alanları tespit ederek yürümeli.
Düştüğümüz zaman darbe alan uzva
yük vermemek gerekiyor.
Yürüyemeyecek durumda iseniz
112’den ya da çevreden yardım istemek
gerekiyor. O uzvu yüksekte tutarak
ödemin oluşmasını önlemek gerekiyor.
Mümkünse soğuk uygulayarak şişkinliği engellemek gerekiyor ve hızlıca en
yakın sağlık kuruluşuna gitmek gerekiyor. Kırık olduysa profesyonel bir bakımı gerektirir. Geçici olarak ise karton,
mukavva ya da sargı bezi ile bölgeyi
tutturmak ağrıyı azaltır.
Bölgenin kırık ya da çatlak olmasını
dışarıdan anlamak çok zordur. Ancak
radyolojik tetkikle kesinleştirilebilir.
Üstüne basıp yürüyebiliyorsanız çok
ağrı yoksa burada önemli bir şey yoktur bakış açısı yanlıştır. Çünkü herkesin
ağrı eşiği çok farklıdır. Bu algı kişiden
kişiye değişiklik gösterir. Eğer yüksek
ve hızlı bir değişiklik yaşadıysanız
mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna
uğramalısınız. Özellikle yaşlılarda oluşan çatlaklar ilk röntgenlerde görülemeyebilir. On gün sonra çekilen röntgende kırık hattı netleşir. Bu durumda
ancak tanı net olarak konulabilir.
Temkinli olmakta fayda var.
14
2 Ocak 2016 Cumartesi
Uzungöl kuş
bakışı seyredilecek
TURİZM
Ayder'de
"paletli taksi"
ile kar gezintisi
RİZE - Doğu Karadeniz'in en önemli turizm merkezlerinden Ayder Yaylası'nda karda hizmet vermeye
başlayan "paletli taksi", turistlerin ilgisini çekiyor.
Her mevsim yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı
olan Ayder, özellikle yayla turizminden vazgeçemeyen
tatilcilerin gözde mekanları arasında yer alıyor.
Bölgede etkili olan kar yağışının ardından ziyaretçilerin yüksek yaylalara çıkamaması nedeniyle farklı
alternatifler arayan turizm işletmecisi Hüseyin Şahin,
45 bin lira değerindeki "snowtrack" diye adlandırılan
kar paletli aracı satın alarak bölgede taksi olarak kullanmaya başladı.
Şahin, kar nedeniyle yolları kapalı olan Ayder ile
Kavrun yaylaları arasındaki bölgelere müşterilerini
paletli taksi ile taşıyor. Bazı adrenalin tutkunu kayakçılar ise halatlar yardımı ile kar paletli taksinin arkasında yüksek yaylalara çıkıyor. Kayakçılar, daha sonra
buradan kayarak yaylaya iniyor.
Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, teleferik hizmeti olmadığı için snowboard ve serbest kayak
yapmak isteyen sporcuların Ayder'e gelmediğini söyledi.
Kayakçıların ulaşım sıkıntısını ortadan kaldırmak
için bu hizmeti hayata geçirme fikrinin ortaya çıktığını
ifade eden Şahin, şöyle devam etti:
"Bu tip araçlarla ilgili inceleme yapıyorduk.
Gerekli girişimlerimizin ardından kar taksiyi hizmete
soktuk ve Ayder ile Galer Düzü arasında güvenli bir
şekilde günü birlik taşımacılık yapıyoruz. En az 8-10
kişilik gruplar için bin 800 ile 2 bin rakımlar arasında
çalışmalarımızı yapıyoruz."
Kaçkarlar için böyle bir hizmetin kaçınılmaz olduğuna işaret eden Şahin, "Devlet büyüklerimizin de bu
alanda desteğini gördük. Bu tür yatırımların daha
temelde yapılması gerekiyor. Bunun ilkini biz hizmete
soktuk ama devletin desteği ile çok daha iyi işler
yapacağımızı düşünüyorum" diye konuştu.
Kar taksinin ilerleyen zamanlarda yetersiz kalacağına inandığını vurgulayan Şahin, "Aracımız için karın
metresi hiç önemli değil. Araç, yüzde 45-60 arasında
meyilde gidebiliyor. Buzda ilerleyemiyor ama onun
dışında zorlanmıyoruz" ifadelerini kullandı.
Dağcılık Federasyonu Dış İlişkiler Kurulu Üyesi
Hasan Önder ise Kaçkarlar'ın doğa sporları merkezi
olabileceğini, bölgede yazın rafting, trekking, kuş gözlemciliği yapıldığını, kışın ise helikopterli kayak dışında etkinliğin olmadığını söyledi.
Alternatif turizm çeşitliliği oluşturmaya çalıştıklarını anlatan Önder, "Yapılan çalışmalarla kayağın tadını ziyaretçilere ulaştırmaya çalışıyoruz. Farklı vadilerde bu makinelerle kayak turları organize etmeye çalışıyoruz. Ezilmemiş karda kaymanın keyfi bambaşka,
yürümenin hazzı inanılmaz" ifadelerini kullandı.
Alternatif etkinliklerle bölgenin ziyaretçi çeşitliliğinin de arttığını vurgulayan Önder, şunları kaydetti:
"Gelecekte kar taksinin bölgeye yeterli gelmeyeceğine inanıyorum. Kar taksi ile kayak turları yapma
şansı bulacağız. Sadece kayakçılar değil doğanın içinde kartopu oynamak isteyen insanlarımız, farklı bölgelerde bunun hazzını yaşayacak. Kaçkarlar'ın gelinlik
giymiş heybetli duruşunu görecekler. Bölge turizminin
çeşitlenmesi için kar taksi gerçekten faydalı oldu."
(AA)
TRABZON - Türkiye'nin önemli turizm
merkezlerinden Uzungöl'de, Haldizen Deresi ile
Sarıkaya Tepesi arasındaki 2 bin 403 metrelik hat
üzerinde kurulması planlanan teleferik için
sürdürülen çalışmaların proje ve ihale aşaması
sona erdi. Ziyaretçilerin, teleferikten Haldizen
Deresi, Multat ve Plati Vadisi'ni seyrederek
Meşebaşı mezrasına kadar çıkarak son zirve
Sarıkaya Tepesi'nden kuşbakışı 20 kilometrelik
mesafeyi seyretmeleri planlanıyor.
Vali Abdil Celil Öz, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, Uzungöl'ün bölgenin ve ülkenin
önemli turizm merkezlerinden olduğunu söyledi.
Özel Çevre Koruma Bölgesi olan Uzungöl'de
çalışmaları doğal dengeyi koruyarak sürdürdüklerini belirten Öz, şunları ifade etti:
"Bu durumu dikkate alarak hassasiyet içinde
belli peyzaj düzenlemeleri yaptık. Gölün hem
güneyinde hem de girişindeki iki ana noktada
çok güzel peyzaj düzenlemeleri yaptık. Yukarı
Haldizen Vadisi bölgesinde piknik yerleri organize ettik. Bunları doğal dengeyi bozmadan
gerçekleştirdik. Uzungöl'de artık insanlar hiçbir
kesintiye uğramadan gölün etrafında 360 derece
gezebiliyorlar. Gölün güzelliklerini daha rahat
yaşayabiliyorlar." Öz, Uzungöl'de özellikle yeni
sezonda atık toplanması, atık su arıtma tesisinin
daha işler hale getirilmesi ve imarla ilgili de
çeşitli çalışmalar gerçekleştireceklerini vurguladı.
Uzungöl'de konaklama kapasitesinin ve
kalitenin artmasına bağlı olarak ziyaretçilerin
kışın da gelmeye başladığına dikkati çeken Öz,
şöyle dedi: "Bunun daha da geliştirilmesi için
oradaki firmalarımız, sektör çalışanlarımız ve
şehir olarak şunu iyi değerlendirmemiz gerekiyor, Uzungöl ve Trabzon kışın bir başka güzel.
Sakinliği, doğal güzelliği ve buz tutmuş gölüyle
baktığımız zaman Uzungöl aslında belki kışın
yaşamak, gezmek ve görmek için yazdan daha
güzel manzaralar, daha güzel fırsatlar da sunuyor.
Tesislerimiz de bu anlamda kışın konaklamak
için çok uygun. Bu yönüyle Trabzon ve
Uzungöl'e ziyaretçilerimizi kışın da davet
etmemiz gerektiğini düşünüyorum."
Öz, Trabzon'da tarihi ve doğal güzellikleri
insanlara daha iyi sunabilmek için önemli projelerden birisinin de teleferik projesi olduğunu
anlatarak, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bu noktada ilk yola çıkılan çalışma
Uzungöl'e teleferik yapılması oldu. Uzungöl'e
teleferik kurulmasıyla ilgili Milli Parklar Genel
Müdürlüğü ve Bölge Müdürlüğümüz bünyesinde
Erciyes, dünyaya açılıyor
ISSN 1308-7622
2 Ocak 2016
Cumartesi
Grup Birikim A.Ş. adına Nizamettin ÖLMEZ
GÜNLÜK SİYASİ GAZETE Sahibi:
Genel Yayın Yönetmeni
Ahmet TEKEŞ
Haber Koordinatörü
Dursun ERKILIÇ
Yazı İşleri Müdürü
Şebnem ÜNAL
Sayfa Editörü
Abdülmecit KOYUNSAĞAN
İstihbarat Şefi
Ayşegül BALDEMİR
Muhabir - İnternet Editörü
Kenan ERGEN
HABER MERKEZİ
Şenol Günüç, Emine Özcan, Hakkı Murat Söbütay,
Burcu Kerim, Ayşenur Gürer, Mihriban Demirel,
Şevket Kalaycı, Zeynep Efsane Güzeldereli
İdari Merkez
Rüzgarlı Caddesi Plevne Sokak No:14/4 Ulus - ANKARA
Tel: 0312 387 25 40 - Fax: 0312 387 25 60
Basıldığı Yer:
Yayın Sahibi
Temsilcisi:
Yiğit YİĞİT
Büyük Anadolu Medya Grup Özel Eğitim Gıda ve İnşaat Ltd. Şti.
İstanbul Cad. Elif Sokak No:7/244 İskitler - Ankara TEL: 0 312 384 30 70 Pbx
Dağıtım: AK Dağıtım Abdulgani AKDAĞ Çağlayan Mah. Tıp
Fakültesi Caddesi No: 258/11 Mamak/ANKARA Tel: 0312 368 04 09
Yayın Türü: Yerel - Süreli (Pazar hariç)
Resmi ilanlarımızı internet sitemizden de görebilirsiniz.
web: www.yedigungazetesi.com.tr email: [email protected]
Sözleşmesiz yazarlara ücret ödenmez
YediGün Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir
BULMACANIN ÇÖZÜMÜ
1
2
3
4
5
Yıl: 46
Sayı: 15350
KAYSERİ - Türkiye'nin en önemli
kayak merkezlerinden Erciyes, 27-28
Şubat'ta Uluslararası Kayak
Federasyonu'nun faaliyet programında
yer alan "FIS Snowboard World Cup"ın
paralel büyük slalom ayağına ev sahipliği yapacak. Türkiye Kayak
Federasyonu Başkanı Erol Yarar, AA
muhabirine yaptığı açıklamada,
Türkiye'nin kış sporları ve turizmi alanında çok önemli bir potansiyeli olmasına rağmen yıllardır bu potansiyelin
değerlendirilemediğini ve dağların,
dolayısıyla da kayak merkezlerinin atıl
bir halde bekletildiğini söyledi. Kayseri
gibi dağa ve kayak merkezine yatırım
yapan illerin sayısının arttığını ve bu
yatırımların değerlendirilmesi gerektiğine inandıklarını belirten Yarar, kayak
merkezlerinin dünyaya tanıtılabilmesi
için uluslararası organizasyonları
Türkiye'ye getirmeye çalıştıklarını ifade
etti. Yarar, 27-28 Şubat'ta düzenlenecek
FIS Snowboard Dünya Kupası'nın bir
ayağını Kayseri'ye alarak hem şehrin
hem de ülkenin tanıtımı açısından çok
önemli bir başarıya imza attıklarını dile
getirerek, şunları kaydetti:
"Türkiye, cumhuriyet tarihinde ilk
defa dünya kayak şampiyonasına ev
sahipliği yapacak. Bu sayede dağlarımızı, kayak merkezlerimizi dünyaya açarak tanıtımını sağlamış olacağız.
Türkiye, uluslararası çapta hatta birçok
ülkede olmayan dağ potansiyeline sahip
olmasına rağmen yıllardır bunu değerlendiremedik. Artık uluslararası yarışmaları ülkemize almaya başladık.
Geçen yıl Avrupa şampiyonasına ev
sahipliği yapmıştık. Başarılı bir organizasyon gerçekleştirdiğimiz için bu yıl
da dünya şampiyonasını aldık. Bu organizasyonu da en iyi şekilde yaparak
Türkiye'nin kış sporlarında marka bir
ülke olmasını sağlamak istiyoruz."
Uluslararası organizasyonların
Türkiye'de yapılmasının kış turizmine
de çok büyük katkı sağlayacağını vurgulayan Yarar, "Biz ne kadar ülkemizi
övsek anlatsak da dışarıdan gelen
insanların söylemesi kadar etkili olmuyor. Uluslararası yarışmalara onlarca
sporcu ve yüzlerce izleyici katılıyor.
Bunların sosyal medyada fotoğraflar
paylaşarak organizasyonun yapıldığı
mekanı tanıtması bizim yıllarca yapacağımız tanıtıma eş değer oluyor" diye
konuştu. (AA)
ihaleler gerçekleştirildi, projeler tamamlandı.
İmarla ilgili bütün hazırlıklar, kurum görüşleri
tamamlandı. Teleferik projesinin imar planı, son
onayı için Çevre ve Şehircilik Bakanlığımıza
gönderildi. En kısa zamanda onayı bekliyoruz.
Onay sonrasında hemen yatırıma başlayıp inşallah önümüzdeki sezonda teleferiğin Uzungöl'de
hizmete geçmesini amaçlıyoruz."
Teleferik hattının uzunluğunun yaklaşık 2,5
kilometre olacağını anımsatan Öz, "İki istasyonuyla beraber teleferik bize hem Uzungöl'ün
görsel anlamda izlenmesine imkan sağlayacak
hem de 2 bin 300, 2 bin 400 rakımlı yukarıdaki
tepeye kadar çıkıp orada ileride oluşacak kış turizmi içinde ayrı bir altyapı sağlamış olacak" diye
konuştu.
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
2 Ocak 2016 Cumartesi
Beşiktaş'ın agresifliğinden eser kalmadı
İSTANBUL - Beşiktaş, geride kalan
sezonun aksine 2015-2016 sezonunda daha
sakin bir yapıya büründü.
Ligin en çok faul yapılan takımlarından
biri olan, buna karşın sinirlerine hakim olan
Beşiktaş, bir öncesi sezona oranla en büyük
değişimi kırmızı kart sayılarında yaşadı,
Hırvat çalıştırıcı Slaven Bilic yönetiminde 2014-2015'in ilk yarısında 8 kez kırmızı kartla cezalandırılan siyah-beyazlılar,
Şenol Güneş idaresinde ise bu sezonun
devre arasına bir kırmızı kartla girdi.
Beşiktaş, geride kalan sezon 34 haftalık
periyotta 10 kez kırmızı kartla cezalandırılırken, siyah-beyazlılar bu alanda ligin zir-
Galatasaray'ın en
hırçını Selçuk İnan
vesinde yer aldı.
Spor Toto Süper Lig'de 2015-2016
sezonunun ilk yarısında Beşiktaş'ın en hırçın
futbolcusu, Portekizli Ricardo Quaresma
oldu.
Süper Lig'in ilk yarısında siyah-beyazlı
formayla mücadele eden 20 futbolcudan
14'ü kart gördü. Beşiktaşlı futbolcular, sezonun ilk yarısında toplam bir kırmızı, 40 sarı
kartla cezalandırıldı.
Portekizli yıldız Ricardo Quaresma, 14
futbolcu arasında kırmızı kart gören tek isim
olurken, 5 kez de sarı kartla cezalandırıldı
ve siyah-beyazlı ekibin en hırçın ismi olarak
ön plana çıktı. (AA)
İbrahim Üzülmez,
Cavcav'ın listesinde
İSTANBUL - Spor Toto Süper Lig 2015-2016
sezonunun ilk yarısında Galatasaray'ın en hırçın
futbolcusu, takım kaptanı Selçuk İnan oldu.
Ligin ilk yarısında sarı-kırmızılı formayı terleten 23 futbolcudan 18'i kart gördü. Galatasaraylı
futbolcular, sezonun ilk yarısında toplam 3 kırmızı,
42 sarı kartla cezalandırıldı.
Kart gören 18 oyuncu arasında Selçuk İnan, 1
kırmızı, 4 sarı kartla en hırçın isim olarak ön plana
çıktı. Kırmızı kartla oyun dışında kalan diğer futbolcular ise Lionel Carole ve Umut Bulut oldu.
Galatasaray'da en fazla sarı kartı da 5 kezle
Hollandalı oyuncu Wesley Sneijder gördü. Bu
oyuncunun ardından 4 sarı karta Selçuk İnan ve
ANKARA - Spor Toto Süper Lig ekiplerinden
Gençlerbirliği'nde, teknik direktörlük için İbrahim
Üzülmez'in ismi gündeme geldi.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre,
Eskişehirspor maçı sonrası Yılmaz Vural ile yollarını ayıran ve teknik direktör arayışlarına devam
eden kulüp başkanı İlhan Cavcav, aday listesine,
Mesut Bakkal ve Sergen Yalçın'dan sonra İbrahim
Üzülmez'i de ekledi.
Ligin 15. haftasında Medicana Sivasspor
maçından sonra Mehmet Özdilek ile yollarını ayıran, Fenerbahçe maçında takımın başına Spor
Toto 2. Lig ekiplerinden Hacettepe'nin teknik
direktörü Mustafa Kaplan'ı getiren Cavcav, devrenin son haftası öncesinde Yılmaz Vural ile anlaşmıştı. Cavcav, 6 günlük görev süresinin ardından
Vural'ı da takımdan göndermişti.
Teknik direktör arayışlarına devam eden
kulüpte, Mesut Bakkal ve Sergen Yalçın'dan
sonra, İbrahim Üzülmez de aday listesine girdi.
Üzülmez ile yapılan ilk görüşmenin olumlu
geçtiği öğrenildi. (AA)
Semih Kaya geldi.
Sarı-kırmızılı ekipte dört farklı oyuncu, altı
farklı karşılaşmada cezası nedeniyle forma giyemedi.
Mersin İdmanyurdu maçında rakibine tekme
attığı için kırmızı kart gören ve 2 maç ceza alan
Selçuk İnan, bir maçta da sarı kart cezasından
dolayı oynayamadı.
Cezası nedeniyle toplam 3 maçta oynayamayan
Selçuk'un yanı sıra Carole ve Umut, kırmızı kartlardan dolayı birer maç kaçırdı. Sezonun ilk yarısında 5 sarı kart gören Sneijder de bir müsabakada
cezası nedeniyle süre alamadı.
İlk yarının son haftasında 4. sarı kartını gören
Semih Kaya ise cezasını ikinci yarının ilk haftasındaki Medicana Sivasspor karşılaşmasında çekecek.
Galatasaray'da üç futbolcu sezonun ilk yarısını
kart görmeden kapattı.
Golcü futbolcu Burak Yılmaz, ilk yarıda forma
giydiği 13 karşılaşmayı da kart görmeden tamamladı. Bu oyuncunun yanı sıra genellikle oyuna sonradan giren genç oyuncu Sinan Gümüş ve 17
maçta sadece 8 dakika süre alabilen Koray Günter
de kart görmeyen oyuncular arasında yer aldı.
Sezonun ilk yarısında Galatasaray'da ikişer lig
maçına çıkan ancak 3. haftadan sonra takımdan
ayrılan Felipe Melo ve Alex Telles de kart görmedi.
"Türkiye'nin madalya deposuyuz"
ANKARA - Türkiye
Tekvando Federasyonu
Başkanı Metin Şahin, istikrarlı
yükselişlerini 2015 yılında da
sürdürdüklerini söyledi.
AA muhabirine 2015 yılını
değerlendiren Şahin, yıl
boyunca lisanslı sporcu sayısının artmaya devam ettiğini
belirterek, uluslararası organizasyonlarda da Türkiye'yi en
iyi şekilde temsil ettiklerini
vurguladı.
2015 yılında uluslararası
şampiyonalarda 80'i altın, 61'i
gümüş ve 75'i bronz olmak
üzere toplam 216 madalya
kazandıklarına işaret eden
Şahin, "Bu yıl da ülkemizi en
iyi şekilde temsil ettik.
Türkiye'nin madalya deposu
federasyonları arasındayız. Üst
üste ikinci yılımızda 200
madalya sınırını aştık. 2016
yılında da madalya sayımızdaki istikrarı korumayı amaçlıyoruz" diye konuştu.
Federasyonun 2015 yılındaki başarılarına ilişkin bilgi
veren Şahin, şöyle devam etti:
"2015 yılında en büyük
başarımızı, Rusya'da düzenlenen Dünya Tekvando
Şampiyonası'nda elde ettik.
Sporcularımız, 2 dünya şampiyonluğuyla birer gümüş ve
bronz madalya kazandı. Bu
organizasyonda olimpiyat
şampiyonu tekvandocumuz
Servet Tazegül ile 20 yaşındaki İrem Yaman altın madalya-
ya uzanırken, olimpiyat ikincimiz Nur Tatar gümüş, yine 20
yaşındaki Nafia Kuş bronz
madalya aldı. Milli takımımız,
bu şampiyonada takım halinde
dünya üçüncüsü olmayı başardı."
Şahin, ayrıca milli sporcuların ilk kez Rusya'da düzenlenen Olimpik Kategori Avrupa
Şampiyonası ile Avrupa ParaTekvando Şampiyonası,
Avrupa Pumse Şampiyonası,
Avrupa Ümitler Şampiyonası
ve Balkan Şampiyonası'nda
takım halinde zirvede yer
aldıklarına dikkati çekti.
Milli tekvandocular Servet
Tazegül ve Nur Tatar'ın 2016
Rio Olimpiyatları'na kota aldığını anımsatan Şahin, kalan 2
kota hakları için İstanbul'da
önemli bir organizasyona katılacaklarını dile getirdi.
Metin Şahin, 2016 Rio
Olimpiyatları Avrupa Kıtası
Elemeleri'ne 16-17 Ocak tarihlerinde İstanbul'un ev sahipliği
yapacağını hatırlatarak, şunları
kaydetti:
"Bu organizasyonda birer
kadın ve erkek sporcumuzla
kota almaya çalışacağız. Ev
sahibi ülke avantajımızı da
kullanarak en iyi sonuçları alacağımıza inanıyorum. 2016
Rio'da, 2012 yılında Londra
Olimpiyat Oyunları'nda almış
olduğumuz birer altın ve
gümüş madalyalı başarımızı
tekrarlamak istiyoruz." (AA)
Göztepe'nin
vazgeçilmezi Gosso
İZMİR- PTT 1. Lig'de 17 haftalık periyodu lider
Vartaş Elazığspor'un 3 puan gerisinde 7. sırada tamamlayan Göztepe'de 16 maçta 1410 dakika sahada kalan
Gosso, en fazla süre alan oyuncu oldu.
Bu sezon tekrar yükseldiği PTT 1. Lig'de hedefini
Süper Lig olarak koyan Göztepe, teknik direktör Metin
Diyadin yönetiminde ilk 17 haftayı 26 puan ve averajla
7. sırada tamamladı.
Lider Vartaş Elazığspor'un 3 puan gerisinde bulunan
sarı-kırmızılı ekipte, ilk devrede 22 oyuncu forma şansı
buldu.
16 maçta 1410 dakika sahada kalan Gosso'nun en
fazla süre alan oyuncu olduğu Göztepe'de, golcü isim
Vleminckx 17 müsabakada da forma şansı buldu.
Attığı gollerin yanı sıra asistleriyle de dikkati çeken
Leroy George'un 6 gol attığı İzmir temsilcisinde,
Vlemicx 4, Gökhan Karadeniz ise 3 gol kaydetti.
Ligde en fazla sarı kart gören oyuncu konumunda
bulunan Gosso'nun 8 sarı kartla cezalandırıldığı sarı-kırmızılı ekipte, kırmızı kart gören Barış Başdaş, Hakan
Barış ve Leroy George takımlarını eksik bırakan isimler
oldu.
B
A
Ş
K
E
N
T
T
E
2 Ocak 2016 Cumartesi
ESDER Genel Başkanı Mahmut Çelikus,
stopaj uygulaması, bir tahsilat yöntemi
olmaktan çıkıp vergi yükünün bir
başka şahsa devredilmesi şekline
dönüştüğüne dikkat çekti.
ESDER Genel Başkanı Mahmut Çelikus:
“Kira stopajı kaldırılmalı”
ALO 153, 1 milyon 200 bin
kişinin sorununu çözdü
Ankara Büyükşehir Belediyesi “Alo 153 Mavi
Masa”, 2015 yılında 1 milyon 200 bin Başkentlinin
sorunlarına çözüm buldu.
HABER MERKEZİ- Ankara’nın 7/24 çözüm masası olan
Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi
Başkanlığı’nın bünyesindeki Mavi Masa'ya, 1478 başlık altında
yapılan çağrıların arasında dolmuş ve özel halk otobüsü şoförleriyle ilgili başvurular ilk sıralarda yer aldı.
Kentle ilgili her türlü görüş, talep ve şikayete cevap verip
çözüm bulan Mavi Masa’ya, bazen de ilginç başvurular geliyor.
Evden kaçmayı düşünenler, borç paraya ihtiyacı olanlar veya sevdiği kızı istemesi için Başkan Melih Gökçek’ten yardım talep
edenler, Merkez’de komik diyalogların yaşanmasına neden oluyor.
2003 yılında faaliyete geçen ve Ankaralılara her konuda yol
göstermeyi amaçlayan Mavi Masa, kendisine ulaşan tüm sorun,
görüş ve talepleri, çözülmesi için ilgili birimlere iletiyor, takibini
yapıyor ve sonucu hakkında da vatandaşa, tercih ettiği iletişim aracıyla bilgilendirme sağlıyor.
Yeni nesil “e-belediye” yapılanmasının öncüsü olan “Alo 153
Mavi Masa”, Ankaralılara zaman ve mekândan bağımsız olarak
telefon, SMS, e-posta, posta, faks ve yüz yüze görüşme yoluyla
Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ulaşma ve bilgi alma imkanı
sunuyor.
Toplam 100 kişilik operatör ekibiyle, günümüz teknolojisinin
sahip olduğu her türlü iletişim aracıyla hizmet veren Mavi
Masa’ya artık Twitter ve Facebook üzerinden de başvuruda bulunulabileceğini vurgulayan Mavi Masa yetkilileri; 185 ASKİ, 188
Alo Ambulans ve Cenaze gibi acil olmayan hizmet numaralarının
hepsinin de tek bir çatı altında “Alo153 Mavi Masa”da toplandığını söylediler.
Yetkililer, ayrıca taksi, dolmuş, EGO ve özel halk otobüsü
şoförleriyle ilgili şikayetlerin de Mavi Masa’ya yapılabildiğini
kaydederek, sonuçla ilgili olarak vatandaşın bilgilendirildiğini
ifade ettiler.
Mavi Masa, Sıhhiye ve Büyükşehir Belediyesi ofisleri,
Büyükşehir Belediyesi Halkla İlişkiler bankosu ile Batıkent ve
Kızılay metro istasyonlarındaki irtibat noktalarından hizmet veriyor.
Vatandaşlar başvurularını dilerlerse irtibat noktalarında yüz
yüze veya telefonla arayarak, akıllı telefonlardaki EGO Cep’te
uygulamasıyla, "[email protected]" adresine mail göndererek,
"6284 (MAVİ)" sms - mms yoluyla,
"http://www.ankara.bel.tr/mavimasa" adresindeki online formu
doldurarak, 0312- 509 92 20 numaralı faks aracılığıyla, twitter ve
facebook ile diledikleri dilekçematik, kiosk ve kent ekranından
online formu doldurarak gerçekleştirebiliyor.
Çağrı Merkezi’nin ilgi alanına girmese de vatandaşa yardımcı
olmak amacıyla hizmet veren ve yönlendirmelerde bulunan eğitimli ve uzman operatörlerin yaşadığı komik ve ilginç diyaloglar
da kayıtlarda yer alıyor.
Evden kaçıp Mavi Masa’yı arayan 23 yaşındaki genç kızı,
evine dönmeye ikna eden, eşiyle kavga eden kişileri dinlemek
durumunda kalan Mavi Masa personeline, patronu resmi tatilde
çalıştırdığı için şikayet edenden, sevdiği kızı Büyükşehir Belediye
Başkanı Melih Gökçek’in istemesini talep edene kadar çok ilginç
başvurular geliyor. Bunlardan bazıları şöyle:
-Parkta otururken ağaçlarda bulunan kuşlar pisliklerini üzerimize bırakıyorlar. Bankların üzerine çadır konulmasını istiyoruz.
-Kızım orası Melih Beyin evi mi? Bana bu numarayı verdiler.
Ben 70 yaşında yaşlı bir bayanım. Kızım Melih Bey, bu 60 yaş
üstü yaşlılara serbest geçiş kartı çıkartıyor ya, buna ödenen para
30 bile az, 70 TL yapsın.
Mamak Belediyesi DSİ
kadrosunu güçlendirdi
HABER MERKEZİ- ESDER Genel Başkanı
Mahmut Çelikus, “İşyeri kiralarında kira gelirinden
doğan vergiyi, kira gelirini elde eden mükellef
değil, kiracı konumundaki ticaret sahibi ödemektedir. Bu da şu demek oluyor ki mal sahibinin vergisini de esnafımızödemektedir. Kira stopajı yükü esnafın sırtından bir an önce kaldırılmalıdır”dedi.
Kira stopajının kaldırılması ile esnafımızın rahat
bir nefes alacağını ve üstünden büyük bir yükün
kalkacağını söyleyen Çelikus, “ Esnaf yağıyla kavrulmaya uğraşıp çabalarken bir de işyeri sahiplerinin taleplerini kabul etmek durumunda kalıyor.
Yapılan kira sözleşmeleri net kira üzerinden belirleniyor. Vergi yükü de mülk sahibine değil, kiracı
durumundaki esnaf ve sanatkarımızın üzerinebir
yük olarak biniyor. Yaptığı ticaretten zarar ettiğini
varsaydığımız bir esnafımızı düşünelim. Hem zarar
ediyorsunuz bununla da kalmayıp üstüne kira bedeli
ödüyorsunuz. Bu esnaf kardeşimiz nasıl ayakta
kalacak.”ifadesinde bulundu.
Çelikus,”İşyeri sahipleri kira geliri 29 bin lirayı
aşarsa beyanname veriyor. Bu sistemle vergi ödemedikleri gibi üstüne vergi iadesini alıyorlar. Yani
vergiyi esnaf ve sanatkarlar ödüyor, verginin iadesini vergiyi bizzat ödeyen esnaflar değil bir kuruş
dahi vergi ödemeyen mal sahipleri alıyor.
Yetkililerin bu çarpık düzeni en kısa zamanda değiştirerek işyeri kiralarında stopaj uygulamasını kaldırması gerekmektedir. Böylece vergi yükünün gerçekten geliri elde edenlerin üzerinde kalması sağlanacak ve hiç kimse bir başkasının geliri için vergi ödemek zorunda kalmayacaktır. Bu uygulama, zor
koşullar altında işini yapan esnaf ve sanatkarımıza
en azından bir kazanım olacaktır” diye konuştu.
Mekke'nin fethi Keçiören'de kutlandı
HABER MERKEZİ- Keçiören
Belediye Başkanı Mustafa Ak'ın da
katıldığı bir programla Peygamber
Efendimiz Hz. Muhammed'in
(S.A.S) Mekke'yi fethederek Kabe'yi
putlardan temizlemesinin 1385'inci
yıldönümü kutlandı.
Neşet Ertaş Sanat ve Gösteri
Merkezi'nde Keçiören Gençlik
Derneği tarafından düzenlenen
"Mekke'nin Fethi" programına
Başkan Ak'ın yanısıra AK Parti
Keçiören İlçe Başkanı Zafer Çoktan,
Keçiören Gençlik Derneği Başkanı
Recep Araç, Belediye Meclis Üyeleri
ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Aktepe Çocuk Kulübü minik
semazenlerinin gösterisi ile başlayan
program Şahin Doğan tarafından seslendirilen Mekke'nin Fethi şiiri ile
izleyenlere duygu dolu anlar yaşatırken Keçiören Gençlik Derneği oyuncuları tarafından sergilenen tiyatro
gösterisi ise huzur iklimini doruğa
çıkardı. Ensar Kardeşler, seslendirdikleri ilahilerin yanısıra izleyenlerin
de eşlik ettiği dualarla kalplerin
nurunu artırdı.
İki Cihan saadeti Hz.
Muhammed'in doğumunu kutladığımız bir haftanın içerisinde bulunulduğunu hatırlatarak sözlerine başlayan Keçiören Belediye Başkanı
Mustafa Ak," Bugün Mekke'nin fetih
yıldönümünü kutluyoruz. Dünyanın
her tarafında yılbaşı kutlamalarının
hazırlığının yapıldığı bu günlerde
önemli bir mesaj vererek bu güzel ve
anlamlı programı hazırlayan gençlerimize duyarlılıkları için teşekkür
ediyorum ve gurur duyulan başarılarının devamını diliyorum. Aktepe
Çocuk Kulübü'nün semazen gösterisi
yapan değerli çocuklarını öpüyorum.
Programın hazırlanmasında emeği
geçen herkesten Allah
razı olsun" dedi.
Mekke'nin fethinin
şehrin fethinden ziyade
gönüllerin fethi anlamına
geldiğini belirten AK Parti
Keçiören İlçe Başkanı
Zafer Çoktan da, "Hazırlanan
bu güzel programdan
Peygamber Efendimizin haberdar
olmasını ve şefaatine nail olmamızı
Cenab-ı Allah'tan diliyorum" diye
Mamak’ta geçen yıl
4 bin nikah kıyıldı
HABER MERKEZİMamak’ta 2015 yılının başından
bu yana 4 bin çift nikâh masasına
oturdu. Geçtiğimiz yıl 3900 gencin
nikâhının kıyıldığı Mamak’ta
hayatlarını birleştiren çiftlerin sayısı bu yıl 4 bin’i buldu. Günde ortalama 18 nikâhın kıyıldığı
Mamak’ta, günlük 30’a yakın da
başvuru yapılıyor.
Vatandaşların acı tatlı günlerinde yanlarında olan Mamak
HABER MERKEZİ-Mamak Belediyesi DSİ, kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Mamak DSİ önemli bir transfere imza
atarak, sezon başında talip oldukları ABD’li Raymond Sykes’ı kadrosuna kattı. 2.06 boyunda ve 1986 doğumlu olan Sykes 2012-2013
yılında Bandırma Kırmızı forması giydi, geçen sezon Afyon
Belediye’de 22 sayı, 9,6 ribaund ortalaması ile oynadı. Raymond
Sykes bu sezon ise Almanya’nın Eisbaren Bremerhaven takımında
mücadele etti ve 10,3 sayı, 5.2 ribaund ortalamaları tutturdu.
Mamak Belediye Başkanı Mesut Akgül, “Sporcumuza Mamak
Belediyesi DSİ Basketbol takımı ailesi’ne hoş geldin diyor, birlikte
nice başarılar ve zaferlerle dolu yıllar diliyoruz” dedi.
Tecrübeli oyuncuyu kadroya kattıkları için mutlu olduklarını
kaydeden Mamak Belediyesi DSİ koçu Haydar Kemal Ateş, oyuncunun antrenmanlarda sergilediği performansın takım açısından
memnuniyet verici olduğunu söyledi. Ateş, “Raymond takımımız
için önemli bir transfer. Takıma en fazla katkı sağlayacak oyuncuyu
renklerimize kattık. Ankaralılardan takımımıza destek olmalarını
bekliyoruz. Ankara, Mamak ve takımımız için hayırlı olsun” dedi.
Raymond ilk maçını bu hafta sonu Pazar günü Eskişehir’de
Eskişehirspor karşısında oynayacak.
konuştu.
Keçiören Gençlik Derneği
Başkanı Recep Araç desteği için
Başkan Ak'a plaket takdim ederken
gençler de Başkan Ak'a çiçek verdi.
Belediye Başkanı Mesut Akgül,
nikâh ve düğün törenlerine katılarak genç çiftlerin mutluluklarına
ortak oldu. Çiftlerin nikâhını kıyan
Akgül, “Mamaklı hemşerilerimin
iyi ve kötü günlerinde yanlarında
olmak benim görevim. Bize ihtiyaç
duyulan veya davet edildiğimiz her
yerde vatandaşlarımızla bir arada
olarak onlar için elimizden ne
gelirse yapmaya devam edeceğiz”
dedi.
Hazırlayan:
Ayşenur GÜRER
6-8 Kişilik
Beşamel Soslu Fırın Makarna
Malzeme:
1 paket fırın makarna
Beşamel sos:
4 su bardağı süt
3 silme yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı sıvı yağ
1 yemek kaşığı tereyağı
(margarin)
Karabiber, tuz
2 yemek kaşığı kaşar rendesi
Üzeri için;
1 su bardağı kaşar rendesi
1 tutam dere otu
Hazırlanışı:
Makarnayı tuzlu bol suda 5- 6 dk
kadar haşlanmaya bırakın, tam pişmemesi gerekli. Makarna haşlanırken
beşamel sosu hazırlayalım, küçük bir
tencerede sıvı yağı ve tereyağını eritin
içerisine unu ekleyip 3- 4 dk kadar
kavurun daha sonra hızlı hızlı karıştırarak sütü ekleyip topaklanmasına izin
vermeden kaynayana kadar karıştırın.
Kaynayınca tuzu ve karabiberi ve 2 yemek kaşığı kadar kaşar rendesinide ekleyerek karıştırıp altını kapatın. Haşlanan makarnayı süzün
suyundan iyice arınmasını bekledikten sonra fırın tepsinize makarnayı
dökün üzerine beşamel sosu gezdirin ardından dere otunu onun üzerine de kaşar rendesini de serperek 180 derece ısıtılmış fırına verip 20
-25 dk kadar üzeri kızarana dek pişirin.
AFİYET OLSUN...
Download

KAPANDI! dur denmeli