DAVRANIŞ BİLİMLERİ
DEĞERLER VE İNANÇLAR
Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT
* Türkçe sözlükte inanç, bir düşünceye gönülden bağlı
olma durumu, Bir şeyi güvenle doğru sayma
tutumudur.
*Bu anlamda inanç, yeterince gerekçesi bulunmayan, kesin
olmayan bir şeyi doğru sayma; akıl yoluyla genel geçer bir
doğrulama yapmadan, başkasının tanıklığı üzerine
kurulmuş kanıtları, hiç bir kuşku duymaksızın onaylamadır.
*Öznel olarak yeterli olan, ama nesnel olarak yeterli
olmayan gerekçelerden ötürü bir şeyi doğru sayma olarak
da tanımlanmaktadır.
2
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
* İnanç insanların kendi iç dünyalarıyla ilgili kanaatlerinin
devamlılık gösteren yönüdür.
*İnanç veya iman sürekli duygular, kanaatler ve yargılar
ağıdır.
*Sürekli duygular ağı, bireyin yaşamı devam ettiği sürece
edindiği bilgileri, kanaatlerini ve imanını kapsar.
*İnançlar bireyin tutumları ile doğrudan bağlantılıdır.
Çünkü tutumlar, genellikle inançların bir yönüne bağlı
olarak ortaya çıkar ve inançlardan
etkilenir.
3
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
* İnanç, insana benlik kazandıran, onu özel bir varlık yapan
psikolojik, zihinsel, duygusal ve insan olma özelliğini
kazandıran yargılar bütünüdür.
*İnançlar içsel dünyamızın, kalbimizin, ruhumuzun ve
psikolojimizin ihtiyacıdır.
*İnanç aynı zamanda bir manevî tatmin aracıdır.
*İnsanlar inançlarını düşünceleri, yargıları, kanaatleri ve
ideolojileri ve davranışlarıyla görünür kılarlar.
4
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
* İnanç bir şeyin öyle olduğuna ilişkin belirli nedenlere
indirgenemeyen peşin kabuldür. Bir düşünceye gönülden bağlı olma,
birine duyulan güven, inanma duygusu, bir şeyi güvenle doğru sayma
tutumu, bir şeyi doğru sayma veya akıl yoluyla genel geçer bir
doğrulama yapmadan, başkasının tanıklığı üzerine kurulmuş
kanıtları, hiçbir kuşku duymaksızın onaylamadır.
*Bireyin kendi dünyasının herhangi bir yönüne ilişkin algı ve zihinsel
yapılanmasının, tek boyutlu olarak örgütlenmesi, bir olgu veya olayın
irdelenmeksizin olduğu gibi kabul edilmesidir.
*Kısaca, bir konu ile ilgili olarak, bireyin zihinsel yapılanmasının
tümüdür.
5
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*İnanç, inanan insanın sahip olduğu yargının objektif açıdan
yetersiz olduğunun bilincinde olarak inanç nesnesini doğru
saymadır.
*İnanç teorik açıdan kanıtlanamaz veya bu yolla sahip olunan
yargıları destekleyecek herhangi bir delil gösterilemez.
*Bu özelliği ile inanç bilmeden ayrılır.
*Eğer bir yargı sübjektif olarak yeterli olup objektif açıdan
yeterli görülmüyorsa buna inanç (belief) denir.
*Hem objektif hem de sübjektif açıdan yeterli ise bilgi
(knowledge) denir.
6
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*İnanç, inanan insanın sahip olduğu yargının objektif açıdan
yetersiz olduğunun bilincinde olarak inanç nesnesini doğru
saymadır.
*İnanç teorik açıdan kanıtlanamaz veya bu yolla sahip olunan
yargıları destekleyecek herhangi bir delil gösterilemez.
*Bu özelliği ile inanç bilmeden ayrılır.
*Eğer bir yargı sübjektif olarak yeterli olup objektif açıdan
yeterli görülmüyorsa buna inanç (belief) denir.
*Hem objektif hem de sübjektif açıdan yeterli ise bilgi
(knowledge) denir.
7
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*İnanç, kanaat veya zan değildir. Zan zihnin bir şey için kesin olarak
var veya yok diyemediği inanç türüdür.
*Kanaat ise insanın herhangi bir konudaki bilgisidir. İnanç
konusu kişi açısından mutlak bir şeydir ve artık inandığı şey
konusunda şüphesi yoktur.
*İnanç veya iman, deneysel olarak ele alınamayan, sınanamayan ve
olgusal olmayan bir özelliğe sahiptir. İnanç konusu somut deliller ile
yani bilimsel yöntemlerle ispat edilemez. İşte bu durumda devreye
“iman” girer. İman ile birlikte kişi kendisi açısından sübjektif bir
kesinlik duygusuna sahip olur. Bu durumda kişi içinde hissettiği ama
somut olarak karşı karşıya gelemediği inanç objesinin varlığını kabul
eder. İşte bu sorgusuz kabul etme durumuna
iman veya inanç denir.
8
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*İnanç;
*Faydacı inanç
*Spekülâtif-dogmatik inanç ve
*Ahlâkî-pratik inanç şeklinde incelenebilir.
9
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Pragmatik inanç: Kant’a göre, bir şeyi kendimize amaç
edindiğimizde, ona ulaşmanın koşullarını araştırırız. Kimsenin bizi
amacımıza ulaştıracak başka bir koşul bilmediğini kesin olarak
biliyor isek, bu zorunluluk kesinlik kazanır. Kant bunu şöyle bir
örnekle açıklamaktadır: Bir doktor risk altında bulunan bir hastasına
belli bir tedavi yöntemi uygulamak zorundadır; fakat hastalığın ne
olduğunu tam olarak bilememektedir. Hastalığın belirtilerine bakarak,
kendisince örneğin “verem” teşhisi koyar. Ancak onun bu inancı,
kendi yargısı içinde bile ihtimalden öte bir anlam içermez. İhtimale
dayalı inançlar, yine de belirli amaçları gerçekleştirmeye yaradıkları
için pratik bir değeri vardır ve bu nedenle bu tür inançlara “pragmatik
inanç” denir.
10
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Kuramsal inanç: Kafamızda oluşan soruları çözmek her zaman
kolay değildir. Bazen kendisi hakkında herhangi bir eylem plânı
geliştiremediğimiz, bu nedenle yargımızın salt teorik olduğu olaylar
ve olgular hakkında, yine de zihinsel olarak bir şeyler tasarlayabiliriz.
Örneğin; Aristo’nun yer çekimi hakkında, Platon’unun nesneler ve
idealar dünyası hakkındaki varsayımları.
*Bu varsayımlar söz konusu filozofların hem bilgilerini, hem de
kuramsal inançlarını oluşturmaktaydı. Eğer meselenin hakikatini
kavrayabileceğimiz bir araç mevcutsa, deney veya gözlem gibi
olanaklarımız var ise veya bilgimiz deney sonrası bilgi ise, bu kez
zaten inancımızdan değil, bilgimizden yani teorik yargılardan söz
ediyoruz demektir. Ancak bu teorik11yargılar aynı zamanda söz
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
konusu teoriye inananda bir tür inanca
dönüşür.
*Ahlâkî inanç: Ahlâk yasası Tanrı’nın varlığını zorunlu kılar. Kant bu
konuda şöyle demektedir: “Tanrı’ya ve öteki dünyaya olan inancım
ahlâkî tabiatımla öyle iç içedir ki, ikinciyi kaybetmenin birincinin
benden koparılmasıyla aynı anlama geldiğine inanıyorum.” Kant’a
göre, ahlâkî inanç diğer inanç türlerinden farklıdır. Bu inanç türünde
her hâlükârda “ahlâk yasası”na göre hareket etmek zorunludur. Bu tür
bir inançta amaç şüpheden uzak bir şekilde yaşamaktır. Bu amacın
diğer bütün amaçlarla uyumlu olmasının tek koşulu “Tanrı’nın ve
gelecek bir dünyanın varlığı”na inanmaktır.
12
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
* Değerler, tutumlar ve davranış hakkındaki inançlardır.
Ölçütler veya hükümler olan değerler, sosyal yaşamın
sürdürülmesinde rol oynayan standartlar olarak işlev görür.
Değerler, bireylerin herhangi bir nesneye karşı bilişsel bir
tavrından ziyade, davranışsal tavır ve yönelimiyle ilgilidir. Bu
yönüyle tutumlar, bireyin davranışları ile doğrudan ilgilidir.
İnsan, değerler sayesinde iyinin ve kötünün ayrıtına varır.
Ancak bu öznel bir değerlendirmedir ve sadece bireyin kendisi
içindir. Değerler sayesinde birey, seçim yapabilir ve bir
davranışta bulunur. Değerler, toplumda kabul görmüş ve
genelleşmiş doğrulara göre şekillendiği için bireyleri
toplumsal doğrulara yönlendirir.
13
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
* Farklı değer türlerinden bahsedilebilir. Bunlar;
*Ekonomik meselelere, genelde finans ve para işlerine duyulan
ilgi olan ekonomik değerler,
*Güzel sanatlara, tiyatroya, müziğe vs. duyulan ilgi ile ilgili
estetik değerler,
*Kişinin diğer insanlarla kurduğu ilişkileri düzenleyen sosyal
değerler,
*Siyasal yapılar ve iktidar düzenlemeleriyle ilgili siyasi değerler
*İnsanların dinsel inançlarıyla ve bunları düzenleyen İlâhî
yasalar ve teolojiyle, ilgili değerler ise dinsel değerler olarak
sınıflandırılmaktadır.
14
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
* Değerler en çok tartışılan kavramların başında gelir. Bugün
sosyal bilimciler değerlerin önemli bir sosyal olgu olduğunu ve
bilimsel inceleme ve analize konu edilmesinin önemli olduğunu
ileri sürmektedirler.
*İnsanların iş ve özel yaşamında, tutum ve davranışlarına ölçüt
olması bakımından değerlere ihtiyaç duydukları yönünde genel
bir kanı vardır.
*İnsan sosyal bir varlıktır ve “değeri” diğer varlıklarla kurduğu
ilişkiler sonucunda üretir. Çevresinde olup bitenler hakkında
edindiği bilgileri kullanırken elde ettiği sonuçlar, insana iş ve
yaşam değerleri kazandırır.
15
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
* Değerler, grup veya toplumun, kişilerin, sosyal
kategorilerin örüntülerin, hedeflerin ve diğer sosyokültürel
nesnelerin anlam ölçütleridir.
*Değerler, insanın tüm tutum ve davranışlarında, amaç ve
eylemlerinde nesneye karşı takındığı tavırla ilgilidir.
*Örneğin bir kimse “dürüst” olmaya çalışıyorsa bu tavrı onun
dürüstlüğü bir “değer” olarak görmesi nedeniyledir.
*Bu yönüyle değerler, kişinin iş ve özel yaşamının düzenleyici
ölçütleri olarak kabul edilebilir; zira doğruluğu ve dürüstlüğü
“değer” olarak algılamak, kişiyi “doğru” ve “dürüst” olmaya
iter.
16
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
* İnsanoğlu bir canlı olarak fizik dünyada, fakat bir insan olarak
metafizik dünyada yaşar. İnsanın içinde yaşadığı bu metafizik
dünya ahlâk ve değerler dünyasıdır.
*Etrafımızı çevreleyen fizik nesnelerin bizden bağımsız olarak
mevcut olduklarını ve bizim de bu nesneler dünyası içinde
yaşadığımızı teorik olarak kabul edebiliriz. Fakat bu tür
nesneler bizim için birtakım değerlerle birlikte anlam taşırlar.
*Değerlerle ilgisi olmayan hiçbir insan tutumu ve davranışı söz
konusu değildir.
17
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
* Değerler insanlar veya gruplar tarafından, toplumsal yaşamda
rehber olması için neyin istenen, uygun, güzel, iyi veya kötü
olduğu yönünde kültürel olarak tanımlanmış standartlardır.
*Robin Williams’a göre; başarı, disiplinli çalışma, ahlâkı
değerlere bağlılık, insancıllık, pratiklik, kendini geliştirme,
iyi bir yaşam tarzı, eşitlik, özgürlük, uyumlu olmak,
akılcılık, milliyetçilik, demokrasi, saygı ve grupla çalışmaya
inanç birer değerdir.
18
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Değer kavramı bazen, “yaşam biçimleri” arasında
tercihler, bazen “insanın dünyadaki yeri” ile ilgili temel
sayıltılar, bazen herhangi bir ihtiyacın, tutumun ya da
arzunun hedefi, bazen kültürel değer ve sosyal değer gibi
farklı şekillerde algılanmaktadır.
*Değerler, toplumun devamlılığını sağlamak için bütünsel
yaklaşıma dayalı olarak bireyler tarafından kabul görmüş
ve yazılı olmayan temel ahlâk ve inançlardır.
19
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
* Değerler ve ahlâkî standartlar kişiler arası davranışları düzenlemede
güvenilir rehberler veya standartlardır ve bu standartlar gelenekten,
inançtan, mantıksal çıkarımdan, kültürel etkileşimden ve biçimsel
düzenlemelerden oluşur. Standartlar davranışları düzenleyen, iyi veya
kötü değerlemesi yapmaya elverişli evrensel ilkelerdir.
*Değerler bireyleri ve toplumları birbirinden ayıran temel
yapıtaşlarıdır.
*Değerler “iyi” ve “kötü” ayrımını yapmaya elverişli alternatifler
arasında tercih ve yargılama yapmaya yarayan ölçütlerdir.
*Değerler olanı değil, olması arzulanan durumu temsil eden normatif
ilkelerden oluşur.
*Değerler, tutum ve davranışları yargılamada temel ölçüt sağlayan ve
bir grubun üyelerinin güçlü duygusal bağlarıyla oluşmuş soyut,
20
davranış ilkeleridir.
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
* Değerler insanların bireysel ve iş yaşantıların ölçütlerini
oluşturur. Bir davranışı öbürüne tercih etmenin arkasında yatan
temel nedenleri gösterir. Bu yönüyle, değerler davranışların kaynağı
olduğu gibi, aynı zamanda ölçütleridir. Belirli bir davranışı
oluşturmada etkin olan değer, onun nasıl olduğuna da karar verir ve
kişinin veya sosyal grubun kabul ettiği standartlar, inançlar veya
moral ilkeleri ortaya koyar.
*Değerler bir bakıma ömür boyu sürecek bağlılıkların, tavır alışların
ve davranışların ölçütlerini oluşturur. Değerler aynı zamanda benliğin
algılanmasında da önemli yer tutar; insanlar kendilerini değer
sistemleri çerçevesinde algılar, değerlerine göre tanımlarlar. Bu
yönüyle değer, bir şeyin arzu edilebilir veya edilemez olduğu hak
kındaki ortak (evrensel) inançtır21
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
* Değerler bireysel ve toplumsal olarak paylaşılan,
benimsenen, onanmış ve uzlaşılmış genel inançlar olmaları
nedeniyle bu özelliklerinden dolayı “inanç” kavramıyla
çoğu kez karıştırılır.
*Değerler “ölçüt” veya “standart” ortaya koyarken, inançlar
daha çok “ilke koyucu” olarak işlev görür.
*Anlam yakınlığına rağmen, “değer” kavramı “inanç”
kavramından farklıdır ve kişinin tutum ve davranışlarını,
toplumun kültürünü oluşturan diğer unsurlarla birlikte ayrı
bir faktör olarak işlev görür.
22
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Schwartz ve Bilsky, değerlerin özelliklerini aşağıdaki gibi
belirlemişlerdir:
*Değerler inançlardır. Ancak, değerler inançlar gibi
tümüyle nesnel, duygulardan arındırılmış değildirler;
etkinlik kazandıklarında duygularla iç içedirler.
*Değerler amaç ve hedefler gösterirler. Değerler, bireyin
özellikle normatif amaçlarıyla (eşitlik gibi) ve bu amaçlara
ulaşmada etkili olan davranış biçimleriyle (hakkaniyet,
yardımseverlik gibi) ilişkilidirler.
23
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Değerler, özgül eylem ve olgular değillerdir. Belli bir
değerler sistemine sahip olanlar, bunları belli bir alanda
değil, yaşamın her alanında gösterirler. Örneğin,
“itaatkârlık” veya “sadakat” değeri sadece kişinin özel
yaşamını değil, iş ve aile yaşamını da düzenler.
*Değerler standartlardır. Değerler ve inançlar iç içe
geçmişlerdir. Davranışların arkasında tutumlar olduğu gibi,
tutumların arkasında da inançlar ve değerler vardır.
*Değerlerin öncelikleri vardır. Değerler taşıdıkları öneme
göre kendi aralarında sıralanırlar. Sıralanmış bir değerler
kümesi, değer önceliklerini belirleyen
bir sistem oluşturur.
24
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Değerler; bireysel değerler ve iş değerleri olmak üzere
iki başlıkta ele alınabilir.
*Bireysel değerler genel olarak; teorik, ekonomik, estetik,
sosyal, politik, dinsel değerler olmak üzere altı boyutta
ele alınmaktadır.
*Bireysel değerlerde; gerçeği arayış, bilgi vb. teorik,
finansal kazanımlar ekonomik; biçim ve uyum konusunda
deneyimler ve tercihler estetik, başkalarıyla genel ve özel
ilişkiler sosyal; güç, etki liderlik vb. politik, evreni
açıklama, dünyayı algılama vb. dinsel değerleri
içermektedir.
25
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*İş Değerleri ise; “gerçek” ve “ikincil” olmak üzere, “işin
doğası” ve “işin sonuçlarıyla” ilgili değerlerdir.
*İşin doğası ile ilgili birincil (gerçek) değerler zor veya ilginç
bir işi benimseme, işte yeni bilgi ve beceri kazanma, tüm
potansiyeli ortaya koyma, sorumluluk alma ve
bağımsızlık, yaratıcı olabilme vb. gibi değerlerden
oluşmaktadır.
*İşin sonuçlarıyla ilgili ikincil değerler ise işin para, statü ve
güven gibi ekonomik, sosyal, getiriler sağlanması ve
aileye, hobilere zaman ayırma imkanı vermesi gibi
26
tercihleri ifade eder.
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Değer ve Etik İlişkisi: Ahlâkî yargıların statüsünü analiz
eden etik, aynı zamanda takınılan ahlâkî tutumların ne
olması gerektiği üzerinde durur.
*Etik bireylerin veya toplumların yaşamında iyi insan
olmanın gerektirdiği özellikleri ve bireyin davranışlarını
belirleyen ve sınırlayan kuralların neler olduğunu
göstermesi bakımından işlevsellik kazanır ki bu durum aynı
zamanda değerler için de geçerlidir.
*Aslında her değer toplumun ve bireyin o değerle ilgili etik
anlayışı çerçevesinde oluşur.
27
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Değerler ve İnançlar: Platon’un ifadesiyle inanç
sorgulama düzleminin dışına çıkarılmış bilgidir. Değerlerle
inançlar çoğu kez birlikte düşünülür ve aralarında yakın bir
ilişki vardır.
*Değerler ortak iyi, ortak doğru ve güzel olanı gösterir.
*Değerlerin temelinde yerine göre Kant’ın ifade ettiği gibi
ya görev anlayışına dayalı salt dini iman veya vahye dayalı
kurumsal iman veya bunların farklı tezahür şekilleri olan
ahlâkî inanç, kuramsal inanç veya pragmatik inanç
vardır.
28
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Değerler ve Tutumlar: Tutum, bireyin kendine ya da
çevresindeki herhangi bir nesne, toplumsal konu, ya da
olaya karşı deneyim, bilgi, duygu ve güdülerine dayanarak
örgütlediği zihinsel, duygusal ve davranışsal ön eğilimdir.
*Burada önemli olan nokta, bireyin sahip olduğu
deneyimler, bilgi birikimi, duygular ve güdülerin nasıl bir
örgütlenme içerisinde olduğudur.
*Yani bireysel düzeydeki örgütlenme yapısıdır. Örgütleme
belli değerlendirme süreçlerine bağlı olduğuna göre, bu
süreçte deneyimler, bilgiler, duygular, güdüler, inançlar ve
değerler etkili olur.
29
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Değerler ve Sosyal Normlar: Norm, düzgü, kural veya ölçü
kelimeleriyle aynı anlama gelmektedir.
*Norm kavramı “insanların davranışlarını niteleyen ve onları
sınırlayan davranış ölçütü” anlamında kullanılmaktadır.
*Kısaca insanların toplumsal bir düzlemde nasıl davranacağını
düzenleyen kurallar bütünüdür. Norm bir davranışın olması
gereken yönüyle ilgilendiği için normatif bir yönü vardır.
*Bu yönüyle normların idealleri belirtmekle olduğunu kabul
edebiliriz.
*Normlar insanların toplumsal bir düzlemde nasıl davranmaları
gerektiğini gösteren kurallar ve davranış ölçütleridir.
30
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Normlar davranış kuralları iken, değerler insan tutum ve
davranışına yön veren ilkeler, ölçütler ve standartlardır.
Dolayısıyla bu iki kavram arasında yakın bir anlam ilişkisi
vardır.
*Değerler yaşanmaya başlandığı zaman norma dönüşerek yaşam
için kural koyucu bir ilke özelliği kazanır. Her normun
temelinde mutlaka değerler vardır. Bunlar ya dinsel değerler, ya
ahlâkî değerler veya başka bir değer sistemi olabilir.
*Her norm mutlaka çeşitli değerlere dayanabilir. Örneğin bir
kamu çalışanının rüşvet almaması hem bir kural hem de
arkasında hak, hukuk, ahlâk gibi çeşitli değerlerin bulunduğu
pekiştirilmiş bir davranıştır.
31
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Maslow’un Değer Kuramı
*Rokeach'ın Değer Yaklaşımı
*Hofstede'nin Değer Yaklaşımı
*Schwartz'ın Değerler Teorisi
*Güngör'ün Değerler Teorisi
32
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Maslow’a göre bütün organizmalar özerk bir yaşam sürmek
peşindedirler. Ona göre ihtiyaçlar hiyerarşisi şeklinde ortaya çıkan
ihtiyaç ve isteklerin arkasındaki temel motivasyon, insanın
ihtiyaçlarının nelerden ibaret olduğunu gösterdiği gibi, insanın
değerlerini de göstermektedir. İhtiyaçlar hiyerarşisinin basamaklarım
oluşturan ihtiyaçlar, bütün insanlar için ortaktır. Bunların sadece
derecesi değişebilir; ancak mahiyeti herkeste aynıdır.
*Maslow, insanoğlunun ulaşmak istediği değerin kendini
gerçekleştirmek sonra da kendini aşmak olduğu tezinden hareket
etmektedir. Buna göre Maslow insanın hem fiziksel boyutu itibariyle
potansiyelini göstermek, psikolojik manevî veya değer boyutu
itibarîyle de kendini aşmak peşinde olduğunu ileri sürmektedir.
33
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Rokeach’a göre değerler davranışın arkasındaki amacı ve niyeti
gösterir. Dolayısıyla değerler insanın davranış biçimini ve yaşam
tarzını ortaya koyar. Değerler aynı zamanda insanları ele veren
temel standartlar ve Ölçütlerdir.
*Bir insanın övünç duyduğu bir davranış onun övünç kaynağının ne
ölçüde değerli olduğunu gösterdiği gibi, utandığı bir davranış ise
utanç kaynağının onun değerler sistemindeki yerini gösterir.
*Rokeach, a göre değerler, kısmen sabit ve değişmez, kısmen de
değişebilen özellikler gösterir. Yaşam değerleri toplumsal düzenin
sürekliliği, sosyal yapının kurulması ve devam ettirilmesi açısından
değişmez özelliğe sahiptir. Diğer taraftan toplum organik bir yapıdır
ve bu yönüyle toplumsal değerler de toplumsal ilerleme ve gelişmeye
paralel olarak değişim gösterir
34
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Hofstede değerleri kültürler arası karşılaştırmalar yapmak
suretiyle ele almaktadır. Hofstede’ye, göre her insanın
benzer durumlarda aynı davranışları göstermesine
neden olan “zihinsel program” vardır ve farklı
kültürlerde insanların benzer davranışlar göstermesi
söz konusu zihinsel program sayesinde olmaktadır.
*Hofstede’ye göre yukarıda sözü edilen zihinsel program
sayesinde insanlar benzer konularda benzer davranışlar
göstermektedirler.
35
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Bireyin zihinsel programını ne kadar iyi bilirsek onunla ilgili
öngörülerimiz o derece isabetli olur.
*Hofstede’nin burada “zihinsel program” olarak kodladığı şey,
aslında onun davranış standartları veya ölçütleri yani değerlerdir.
*Hofstede, ayrıca yaşam değerlerinin insan yaşamının çocukluk
döneminde programlandığını ve rasyonel olmadığını ileri
sürmektedir.
*Aslında değer konusuna bu tarz bir yaklaşım oldukça tartışmalı
sonuçlar doğurur. Bu tür bir önerme çocukluk dönemlerinde elde
edilen tüm kazananların irrasyonel olduğu şeklinde yanlış bir
tümevarıma neden olabilir.
36
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Schwartz, değerleri insan yaşamına yol gösteren ilkeler
olarak görmektedir. Schwartz’a göre değerlerin içerik ve
yapıları bütün bireylerin her tür ihtiyaçları, koordine edilmiş
sosyal etkileşimi ve toplumsal grupların devamlılığını ve sosyal
kurumsal talepleri karşılamaktır. Bu değer grupları, amaçlarına
göre aşağıdaki gibi sıralanabilir:
*Güç: Sosyal statü sahibi olmak, otorite sahibi olmak, varlıklı
olmak, toplumsal itibarı güçlendirmek.
*Başarı: Amaç belirlemek, onları gerçekleştirmek, hedeflere
ulaşmak, yetkin olmak, azim sahibi olmak, öz saygısı yüksek
bir olmak.
37
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Hazcılık: Yaşamdan zevk almak, mutluluk ve şenlik duyguları
içinde olmak, fiziksel ve duygusal tatmin duymak.
*Uyarılma: Cesur olmak, heyecanlı olmak, rutin veya monoton
bir yaşam sürmemek.
*Öz-Denetim: Özgür olmak, başkalarının kendi yaşamı
üzerindeki denetimini kabul etmemek, kendi amaçlarını
belirlemek ve bunları gerçekleştirmek, öz saygısı yüksek olmak.
*Evrensellik: İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, eşitlik sosyal
adalet, temel hak ve özgürlükler, savaş ve sömürüden uzak barış
içinde bir dünyada erdemli bir yaşam sürmek, ayrıca açık fikirli
olmak ve iç huzuru elde etmek.
38
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Yardımseverlik: Mutluluğun ancak diğer insanların mutluluğuyla
birlikte mümkün olabileceğine inanmak, manevî bir yaşam sürmek,
bağışlayıcı ve dürüst olmak, yardımsever ve güvenilir olmak, gerçek
dostluklar kurmak, yaşamı gerçekten yaşamak, duygusal ve zihinsel
olgunluk göstermek.
*Geleneksellik: Hayatı kabullenmek, ılımlı olmak, dindar bir yaşam
sürmek, alçak gönüllü olmak, geleneklere, mahremiyete ve özel
haklara saygılı olmak.
*Uyum: İtaatli olmak, büyüklere ve yaşlılara saygılı olmak, onlara
değer vermek, nazik ve görgülü olmak, kendini denetleyebilmek,
özdenetimi yüksek olmak.
*Güvenlik: Ulusal güvenliğe ve çıkarlara karşı duyarlı olmak, milli
bağlılık ve mensubiyet duygusu içinde olmak, iyiliğe karşılık
39
vermek, ancak kötülüğü affetme büyüklüğü
göstermek, toplumsal
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
düzen, aile güvenliği konusunda hassas
olmak.
*Güngör’e göre psikoloji değer problemini, felsefeden daha
farklı bir biçimde ele alır.
*Değerin önemi psikolojide, onun objektif bir esasa dayanıp
dayanmamasına göre değil, insan davranışlarının yol
göstericisi olup olmadığına göre belirlenir.
*Değer bir inanç olmak bakımından, dünyamızın belli bir
kısmıyla ilgili idrak, duygu ve bilgilerimizin bir bileşimidir.
*Değer inancın spesifik bir türü olmak bakımından inançtan
daha yüksek zihinsel bir organizasyondur.
*Değer inançtan daha yukarıda olması nedeniyle sadece bir
40
değil, organize olmuş birçok inancı
kapsar.
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Değerler kişilerin ve kurumların sosyal değerinin yargılanmasında
hazır birer araç olarak kullanılırlar. Bireyin çevresindekilerinin
gözünde “nerede durduğunu” bilmesine yardım ederler.
*Değerler kişilerin dikkatini istenilir, yararlı ve önemli olarak görülen
maddî kültür nesneleri üzerinde odaklaştırırlar.
*Her toplumda ideal düşünme ve davranma yollan, değerler
tarafından işaret edilir. Değerler sosyal olarak kabul edilebilir
davranışın şemasını çizerler. Böylece kişiler hareket ve düşüncelerini
“en iyi” hangi yolda gösterebileceklerini kavrayabilirler.
*Değerler kişilerin sosyal rollerini seçmesinde ve
gerçekleştirmesinde rehberlik eder. İlgi yaratır, cesaret verirler.
Böylelikle kişiler çeşitli rollerin gerekliliklerinin ve beklentilerinin
41
birtakım değerli hedefler doğrultusunda
işlemekte olduğunu kavramış
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
*Değerler sosyal kontrol ve baskı araçlarıdırlar. Kişileri
törelere uymaya yöneltir, “doğru” şeyleri yapmaya
isteklendirir. Değerler ayrıca onaylanmayan davranışları
engeller, yasaklanmış örüntülerin neler olduğuna işaret eder
ve sosyal normlara uymayan utanma ve suçluluk
duygularının kolaylıkla anlaşılabilmesini sağlarlar.
*Değerler dayanışma araçları olarak işlev görür. Nitekim
gruplar yüksek düzeyde bazı değerlerin paylaşılması
amacıyla oluşur. Kişiler aynı değerleri güden kişilere doğru
çekimlenirler. Ortak değerler sosyal dayanışmayı yaratan
ve sürekli kılan en önemli faktörlerdir.
42
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
43
M. AKBOLAT-SAU İşletme Fakültesi- Davranış Bilimleri Ders Notları
Download

Değerler