ISSN: 1309 4173 (Online) 1309 - 4688 (Print)
Volume 6 Issue 5, p. 193-218, September 2014
Milli Mücadele Yıllarında Suriye’deki Gelişmelerin Güney Cephesi ve
Ankara Hükümeti Açısından Önemi –II
The Impact of Developments in Syria on the Southern Front and Its Significance for
the Ankara Government during Turkish War of Independence-II
Doç. Dr. Sadiye Tutsak
Uşak Üniversitesi - Uşak
Öz: Bu çalışmada Milli Mücadele yıllarında Suriye’de meydana gelen gelişmelerin Güney cephesini
nasıl etkilediği ve Ankara Hükümeti’nin Suriye’deki bu gelişmeler karşısında nasıl bir siyaset izlediği
incelenmektedir. Makale izlenen bu siyasetin sonucu olarak hem Anadolu’nun güney illerinin Fransız
işgalinden kurtarıldığını hem de Suriyeli Arapların Fransız mandası yerine Türk mandası isteyecek
konuma geldiklerini tespit etmektedir.
Anahtar Kelimeler: Anadolu, Fransa, Suriye, Mandater, Ankara Hükümeti
Abstract: This study examines the impact of political developments in Syria on the southern front of
Turkish Independence War along with the Ankara government’s policy on Syria. The article presents
that the Ankara government’s policy on Syria not only helped to save southeastern Anatolian cities
from French invasion but also brought Syrian Arabs in a position to seek a Turkish mandate instead
of the French one.
JHS
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
Keywords: Anatolia, Turkey, France, Syria, Mandate, Ankara Government
2. Güney Cephesinde Türk-Fransız Anlaşmazlığı
Mondros Mütarekesi hükümlerine istinaden Ġtilaf Devletleri donanması 13 Kasım 1918
tarihinde Ġstanbul önlerine demir attı. Ġtilaf kuvvetlerinin Ġstanbul’da nüfuzunun arttığı bu
sıralarda Fransızların Ġskenderun’a iĢgal etmek için girmesi Mustafa Kemal PaĢa’nın SuriyeKilikya sınırı konusunda gösterdiği hassasiyetin sebebini daha iyi açıklamaktadır. Mustafa
Kemal PaĢa’yı tedirgin eden Fransa’nın Ġskenderun’a girmesi, Ġngiltere ile güneyde yeni bir
rekabeti de baĢlattı. Fransızlar, 1918 yılı sonunda Antakya’yı ve Pozantı’ya kadar Adana’yı
iĢgal etmeye giriĢti.1 Bu iĢgalin ardından 1919 yılı Nisan ayında Ġstanbul’dan Antakya’ya
gelen Abdurrahman Melek, çok karıĢık bir ortamda bulunan burada çetecilik, diğer bir deyiĢle
Kuva-yı Milliyeyi faaliyetlerinin emekli YüzbaĢı Asım Bey tarafından idare edildiğine tanık
oldu. Melek’in ifadesiyle, YüzbaĢı Asım Bey’in idaresindeki bu çeteler dağdan Ģehre silâhlarla
kurĢun sıkıyor, Ģehirlerdeki kıĢladan Fransız askerleri ise makineli tüfek ve toplarla karĢılık
veriyorlardı. Silahlı çatıĢma nedeniyle Ģehir içinde ve dıĢında bir otorite kalmamıĢtı.2 Bu
gergin çatıĢma içinde dağdan Ģehre inen çeteler, sokaklarda Fransız devriyeleri ile
karĢılaĢtıklarında, silâhlı çarpıĢmalar yaĢanıyordu. Fransız askerleri istedikleri kimseleri Ģehrin

Bu makale, History Studies, Volume 6, Issue 4, July 2014’de yayınlanan “Milli Mücadele Yıllarında Suriye’deki
GeliĢmelerin Güney Cephesine Etkisi ve Ankara Hükümeti Açısından Önemi –I”in devamıdır.
1
Ali Fuat Cebesoy, Bilinmeyen Hatıralar, Kuva-yı Milliyenin İçyüzü, Haz: Osman Selim Kocahanoğlu, Temel
Yayınları, Ġstanbul 2011, s. 4-5; Ali Ġhsan Sâbis, İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri, C.5, Nehir Yayınları, Ġstanbul,
s.31-32; Justin McCarty, Ölüm ve Sürgün, Ġnkılâp Yayınları, Ġstanbul 1998, s. 232.
2
Abdurrahman Melek, Hatay Nasıl Kurtuldu, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1991, s.3. Antakya civarında
Emir Faysal lehine çetecilik faaliyeti gösteren kiĢi Asım Bey idi.
Journal of History Studies
Milli Mücadele Yıllarında Suriye’deki Gelişmelerin Güney Cephesi ve Ankara Hükümeti Açısından Önemi
herhangi bir semtinden sürükleyerek kıĢlaya götürüyor, hapis ve iĢkence ediyorlar, çeteler de
istedikleri kimseleri yakalayarak dağa kaldırıyorlardı.3 ÇatıĢmalarda atılan mermilerden ya da
serseri kurĢunlardan yaralananlar, ölenler olduğu gibi zarar gören Türk evleri de vardı.
YaĢanılan hadiselerden dolayı iĢgalci kuvvetler, Türklerden çekindikleri için Ģehir dıĢına ancak
askerî birlikler halinde çıkabiliyorlardı.4
Fransızlar, 1919 yılı ġubat ayında Adana’da belediye, polis, jandarma ve adliyeyi
kontrolü altına aldılar.5 Bu esnada Ġngilizler ise MaraĢ, Antep ve Urfa tarafını iĢgal etmek
niyetinde idi.6 Musul’u ele geçirmek isteyen Ġngilizlerin amacı, aslında buraları iĢgal ederek
Fransızlara karĢı elini güçlendirmekti.7 27 Aralık 1918 tarihinde Halep’ten Kilis’e gelen Ġngiliz
kuvvetleri 1 Ocak 1919’da Antep’i, 3 Ocak’ta Carablus’u, 22 ġubat 1919’da MaraĢ’ı iĢgal
ettiler.8 Urfa, 20 Mart 1919’da Ġngilizler tarafından abluka altına alındı9 ve 24 Mart 1919’da
ise iĢgale maruz kaldı.10 Ġngilizler, 15 Eylül 1919 tarihinde Fransızlarla Suriye Ġtilafnamesi’ni
imzaladılar.11 Bu itilafname gereğince Ġngilizler diğer yerlerle birlikte MaraĢ, Urfa ve Antep’i
1 Kasım 1919 tarihinde Fransızlara terk ettiler.12 Anadolu halkı bu duruma tepki göstermek
için Mardin’de mitingler yaptı, protesto telgrafları çektiler.13 Ayrıca, merkezi Sivas’ta olan
Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti Reisi Melek ReĢit ile cemiyetin katibi ġefika
Kemal Hanımlar, Dersaadet, Ġngiltere, Fransa, Amerika ve Ġtalya siyasi temsilciliklerine
çektikleri telgraflarda, Fransızların halka hitaben yazıp dağıttıkları beyannamenin suretini derc
etmiĢlerdi. Halka nasıl zulm edileceğini açıklayan bu beyannameye dair protesto telgrafları, 24
Aralık 1918 tarihinde çekildi.14
Musul-ġam-Halep üçgenin kuzeyini kendi nüfuz sahası olarak belirleyen Fransa’nın
ihtiyaç duyduğu pamuk Anadolu’nun güneyinde fazlasıyla üretiliyordu. Bu sahadaki pamuk
istihsali Fransızların MaraĢ Antep ve Urfa’yı iĢgal etme iĢtahını kabartıyordu. Beyrut’ta
bulunan Fransız Yüksek Komiserliği çalıĢanı Ziraat Mühendisi Achort, 1919 yılında Kilikya’yı
dolaĢtıktan sonra tuttuğu raporunda; Fransa’nın pamuk ihtiyacını rahat karĢılayacak olan bu
JHS
194
History
Studies
Volume 6
3
Melek, age, s.3.
Issue 5
4
Age, s.3.
September
5
İstiklâl, 21 ġubat 1335/21 ġubat 1919.
2014
6
Sâbis, age, C.5, s. 35.
7
YaĢar Akbıyık, Millî Mücadelede Güney Cephesi (Maraş), Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1990, s. 8-9.
8
Adnan Sofuoğlu- Adil Dağıstan, İşgalden Katılıma Hatay, Phoenix Yayınevi, Ankara 2008, s. 9; Akbıyık, age, s.
11-12.
9
Ankara Üniversitesi Türk Ġnkılap Tarihi ArĢivi (TĠTE ArĢivi), K (Kutu)25 Gömlek (G)30 Belge (B)30001.
10
Sofuoğlu- Dağıstan, age, s. 9; Akbıyık, age, s. 47.
11
Heyet-i Temsiliye Reisi Mustafa Kemal PaĢa, ülkenin tehlikede olduğunu bir kere daha açıklamak için
Kastomonu Vilayeti Belediye ve Müdafaa-i Hukuk Riyasetlerine Suriye Ġtilafnamesinin içeriğini açıklayan telgrafın
muhteviyatı aĢağıdadır.
1. Ġngilizlerin haksız olarak iĢgal etmiĢ oldukları ve tahliye ettikleri mıntıkaları Fransızlar iĢgale baĢlamıĢlardır.
2. Sınır, Halebi dıĢarıda bırakarak, Ģehrin batısından geçecekti. Buradan Urfa, Antep, MaraĢ ile Adana vilayetinin
çoğunluğunu Ġslâm ve Türk teĢkil eden zengin topraklarını içine alarak kuzeye doğru Harput ve Sivas’a kadar
uzanacağı ve bu Ģehirleri de içine alarak daha sonra Sivas’tan güneye Mersin’e kadar ulaĢan bir hudut ile Doğu
Anadolu’yu Batı Anadolu’dan ayıran bir mıntıkanın Fransız nüfuz ve idaresine gireceği,
3. Ġtilafnamenin Suriye’ye ait kısmında bulunan Beyrut vilâyetinin Fransızlar tarafından iĢgal edilmek suretiyle
Müslümanların en zengin sahil kısımlarından mahrum edilmek istendiği ve güya Araplara kalan ġam, Hama ve
Halep mıntıkasında Fransızların iktisadî ve sınaî nüfuzları altına sokulacağı kararlaĢtırıldı. Bakınız (Bkz.) Nurettin
Peker, 1918-1923 İstiklâl Savaşının Vesika ve Resimleri: İnönü, Sakarya, Dumlupınar Zaferlerini Sağlayan
İnebolu-Kastamonu ve Havalisi Deniz ve Kara Harekâtı ve Hatıralar, Gün Basımevi, 1955, s. 108.
12
Kemal Atatürk, Nutuk, C.I, Türk Devrim Tarihi Enstitüsü Yayınları, Ġstanbul 1982, s. 278; Sofuoğlu- Dağıstan,
age, s. 9.
13
İrade-i Milliye, 3 TeĢrin-i Sani 1335/3 Kasım 1919.
14
Telgraf için bkz. Bekir Sıtkı Baykal, Millî Mücadele’de Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti, Atatürk
AraĢtırma Merkezi Yayınları, Ankara 1996, s. 23-24.
Journal of History Studies
Sadiye Tutsak
bölgenin elde tutulması gerekliliğini vurguladı. Bu rapor, Fransa’nın Suriye’nin kuzeyini ele
geçirmek için neden çaba harcadığını açıkça ortaya koymaktadır.15
Mondros Mütarekesi imzalanıncaya kadar Musul’u Osmanlı toprağı olarak tutmaya
muvaffak olan 6. Ordu Kumandanı Ali Ġhsan (Sâbis) PaĢa, bu mütarekeden sonra buradan
çekilmemek için Ġngiliz kuvvetlerine karĢı çok direndi. Fakat Sadrazam ve BaĢkumandan
Vekili olan Ahmet Ġzzet PaĢa’nın 9 Kasım 1918 tarihinde verdiği emirle Ali Ġhsan PaĢa, hemen
ertesi günü Musul’u Ġngilizlere bırakarak mecburen Nusaybin’e çekildi.16 Yıldırım Ordular
Grubunun lağv edilmesinden sonra Mustafa Kemal PaĢa’nın Ġstanbul’a tayinin çıkması, Ali
Ġhsan PaĢa’nın komutasındaki 6. Ordunun mesuliyet sahasının geniĢlemesine sebep oldu.
Fransa’nın iĢtahını kabartan Anadolu’nun güneyinde ortaya çıkması muhtemel bir askeri
zafiyetin bertaraf edilmesi, aslında Ali Ġhsan PaĢa’nın sorumluluk sahasını geniĢletmesi
sayesinde aĢıldı. Ġnsiyatif kullanarak PaĢa, Halep’in Ġngiliz iĢgali altında bulunması nedeniyle
güneyden gelecek saldırı tehlikesine karĢı Fırat nehrinden Dicle nehrine kadar olan geniĢ
arazide teyakkuz halinde olacaktı. Kuzey tarafından Ġngiliz kuvvetlerinin Diyarbakır, Bitlis,
Van, Erzurum, Trabzon, Sivas, Elazığ vilayetlerine sokulmaması vazifesini PaĢa, kendine
bağlı, ancak bir hayli zayıflamıĢ olan kuvvetleriyle üstlendi.17 Mütareke hükümlerine göre
diğer ordular lağv olunurken 6 ve 9. Ordular daha lağv edilmemiĢti.18
JHS
195
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
Ali Ġhsan PaĢa, doğabilecek Ġngiliz iĢgallerine karĢı emrindeki kuvvetlerin bunu
engelleyememesi halinde halkın kendi hukukunu savunabilmek için her Ģehir ve kasabanın
Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurmaları ve mahalli milis kuvvetleri oluĢturmaları konusunda
valilere ve mutasarrıflara tavsiyelerde bulundu. Bu tavsiyeye ilk uyan Urfa Mutasarrıfı Nusret
Bey oldu. Bu sıralarda Ġngiliz komutan Yarbay Kiling’in Urfa’ya gelerek izin almadan Ermeni
kadın ve çocukları araması ve mütareke hattını aĢarak kıĢkırtıcı faaliyetlerde bulunması
karĢısında Ali Ġhsan PaĢa, Kiling’in nezaret altına alınmasını emretti. Fakat iki gün sonra
merkezden bu kiĢinin Halep’e iade edilmesi bildirildi. Ali Ġhsan PaĢa’nın bu direniĢi, 6.
Ordunun terhis edilmesi konusunda Ġngilizlerin Ġstanbul Hükümetine baskılarını iyice
arttırmasına sebep oldu. Bir taraftan 6. Ordunun terhisini olabildiğince geçiktiren PaĢa, diğer
taraftan Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin tez elden kurulması için uğraĢıyordu. Nihayetinde
Ali Ġhsan PaĢa’ya 12 ġubat 1919 tarihinde çekilen bir Ģifreli telgrafla 6. Ordunun 13.
Kolorduya dönüĢtürüldüğü ve hemen kendisinin de Ġstanbul’a dönmeleri emri ulaĢtı.19 Ertesi
günü 13. Kolordu Kumandanlığı Vekaleti’ne, Ġstanbul’da bulunan Ġngiliz komutan Allenby’in
Damat Ferit PaĢa hükümetine sunduğu taleplerin listelenmiĢ sureti eklenerek gönderildi. Bu
belge suretinde Ġngilizler, 6. Ordunun efradından haftada 900 askerin memleketlerine sevkini
talep ederken, istedikleri yerleri iĢgal etmeye haiz olduklarını da beyan ettiler. Güney bölgesini
ele geçirme niyetini bu belgeyle Osmanlı Devleti’ne kabul ettiren Ġngilizler, bahsi geçen belge
suretiyle bölgedeki askeri kuvvete de aynen kendi taleplerini kabul ettirme çabası
içindeydiler.20
YüzbaĢı iken askerlikten atılan Ali Ratip Bey21, 1919 yılında Heyet-i Temsiliye’nin
emriyle 4. Kolorduya tayin edildi ve 12 Kasım 1919 tarihinde ise Garp Kilikya Cephesi
15
Süleyman Hatipoğlu, Türk-Fransız Mücadelesi, Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayınları, Ankara 2001, s. 35.
Sâbis, age, C.5, s. 23, 35-38.
17
Sâbis, age, C.5, s. 24; Hatipoğlu, age, s. 35.
18
Age, s. 26.
19
Age, s. 26-29, 33; Bilâl N. ġimĢir, Malta Sürgünleri, Bilgi Yayınevi, Ġstanbul 1976, s. 89-95. Ali Ġhsan PaĢa tayin
emrini aldıktan sonra Ġstanbul’a gitmek için yola çıktı. Bkz. İstiklâl, 26 ġubat 1335/26 ġubat 1919.
20
Sâbis, age, C.5, s. 37-39; TĠTE ArĢivi, K25G87B87001.
21
YüzbaĢı Ali Ratip Bey, 28 Temmuz 1918 tarihinde yüzbaĢılığa terfi etmesi üzerine, Türk Ġstiklal Harbi’nin
baĢında Kayseri’de kurulan Jandarma Bölük Kumandanlığı’na tayin edildi. Kayseri Ulu Camiî’de verdiği
16
Journal of History Studies
Milli Mücadele Yıllarında Suriye’deki Gelişmelerin Güney Cephesi ve Ankara Hükümeti Açısından Önemi
Komutanlığına getirildi. Görevinin gizliliğinden dolayı bu eski askere Tekelioğlu Sinan veya
Sinan PaĢa denildi. Bu isimlerle nam salan Ali Ratip Bey, Büyük Taarruz öncesinde I. Ordu
Komutanlığından istifa eden Ali Ġhsan PaĢa’ya, Kayseri’de Jandarma Bölük Komutanı olarak
görev yaptığı dönemde gizli vazifeyle bulunduğu güney bölgesine dair bildiklerini anlatmıĢtır.
Ali Ġhsan PaĢa, Tekelioğlu Sinan Bey’in kendisine anlattıklarını hatıralarında Ģöyle
aktarmaktadır. “Ben Kayseri’de jandarma yüzbaşısı idim. Fransızlar Adana’yı mütarekede
işgal etmişlerdi… Kilikya’yı tamamiyle ellerine geçirip orada müstemleke idaresi kurmak
hülyasına kapıldılar. 1919 Nisan’ında süratle Kilikya’nın bütün şehirlerini ve köylerini işgale
ve türlü türlü zulümler yapmaya başladılar.”22 Mersin tarafından gelen bazı yolcuların verdiği
bilgiye istinaden 12 Mayıs 1919 tarihli istihbarat raporuna göre, bu bölgede büyük çatıĢmalar
yapıldığı ve Fransızların durumunun “pek elim” olduğu dile getiriliyor.23 Fransızlardan destek
bulan Ermeniler, Adana ve MaraĢ tarafında Müslüman Türk halka çeĢitli mezalimler yapmaya
devam ediyorlardı.24
Fransız iĢgal kuvvetleri; Adana, Mersin, MaraĢ, Antep’i iĢgal ederken peĢlerine çeĢitli
vaatlerle taktıkları Ermenileri silahlandırarak halka büyük mezalim yapıyorlardı. Bu zulümler
devam ederken Fransız iĢgal kuvvetleri komutanı Gouraud, neĢrettiği beyannamede Kilikya ve
Ģark arazisi ile Suriye’nin Fransız himayesine girdiğini ifade ederek, herkesin Fransız
kuvvetlerine hürmet etmesi gerektiğini deklare etti. Ayrıca beyannamede “Namuslu olanlar
Fransızların muzaffer silâhlarının himayesine sığınsın!” gibi Türk halkının içini acıtacak
davetler yapıldı.25 Fransız kuvvetleri, 10 Ağustos 1919 tarihinde Antep’in güneyinden kuvvetli
bir taarruz gerçekleĢtirdi. Bu taarruzda Türk milli kuvvetleri, birçok Fransız askerini zayiata
uğrattıktan sonra bir kısım birliğini Antep’in kuzeyine çekti, diğer kısmını ise Antep
savunmasına sevketti. Antep Ģehrini elinde tutan Fransızlar, ahaliye hitaben neĢrettiği
beyannamede, Osmanlı Hükümeti ile yapılan anlaĢma gereğince Antep’in Suriye’ye geçtiğini
ve Fransız mandasına terk edildiğini bildirdiler. Ahalinin iki saat içerisinde Antep’i
boĢaltmasını isteyen Fransızların bu yazılı talebi halk tarafından reddedildi ve halk mücadeleye
Kuva-yı Milliye ile devam etti.26 Beyannamede, Antep’in yapılan anlaĢmayla Suriye’ye dahil
edildiğini bildirmesi, bu bölgeyi Suriye’nin uzantısı olarak gördüğünü ve bunu halkada kabul
ettirme çabası içerisinde bulunduğunu göstermektedir. Halk ise Antep’i boĢaltmayarak giriĢtiği
mücadeleyle Fransa’nın bu siyasetini boĢa çıkaracaktır.
Samsun’a 19 Mayıs 1919 tarihinde kalabalık bir PaĢa grubu ile çıkmıĢ olan Mustafa
Kemal PaĢa, buradan baĢlattığı istiklal mücadelesinin ilk neticesini Güney cephesinde aldı. Ali
Fuat PaĢa, Sivas Kongresinden sonra Ankara’ya geldiğinde, Heyet-i Temsiliye’ye iki önemli
teklifte bulundu. Bu tekliften birisi Heyet-i Temsiliye’nin Ankara’ya gelmesi, diğeri iĢgal
altında olan güneydeki Adana, Ayıntap, MaraĢ ve Urfa’nın kurtarılması için hazırlıklara
giriĢilmesi idi. Ali Fuat PaĢa, bu konuda 3. Kolordu Kumandanı Miralay Çolak Sehattin Bey’le
hazırlamıĢ olduğu raporu Heyet-i Temsiliye’ye sundu.27 Mustafa Kemal PaĢa, Fransızlarla
konferanstan dolayı Ali Ratip Bey, Sadrazam Damat Ferit PaĢa’nın tarafından kurulan bir komisyonun aldığı
kararla askerlikten atıldı. Bkz. Genelkurmay BaĢkanlığı Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Daire BaĢkanlığı (ATASE),
Kuvayı Milliye Komutanı Tekelioğlu Sinan Bey’in Günlüğü, Genelkurmay Basımevi, Ankara 2012, s. VII, 5.
22
Sâbis, age, C.5, s. 387.
23
TĠTE ArĢivi, K28G90B9001.
24
TĠTE ArĢivi, K22G16B16-1001; K22G17B17001.
25
Kılıç Ali, Kılıç Ali Hatıralarını Anlatıyor, Sel Yayınları, Ġstanbul 1955, s. 25.
26
TĠTE ArĢivi, K24G98B98001; K24G98B98-2001.
27
Cebesoy, age, s. 289.
Journal of History Studies
JHS
196
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
Sadiye Tutsak
Ermenilerin MaraĢ’tan Antep’e yürüdükleri bilgisini aldıktan sonra, 12 Ekim 1919 tarihinde
Kılıç Ali’yi milli kuvvetler teĢkilatını kurmak üzere görevlendirdi.28
Sivas Kongresinin ardından 2 Ekim 1919 tarihinde istifa eden Damat Ferit PaĢa
hükümetinden sonra kurulan Ali Rıza PaĢa Hükümeti, Sivas Kongresi sonrasında 1 Kasım
1919 tarihinde Sivas’ta bulunan 3. Ordu Kumandanlığı’na gönderdiği bir telgrafta, “…Pek
aşikardır ki İtilâf devletlerinden herhangi birine karşı silâh kuvvetiyle bir muvaffakiyet
istihsali düşünülemez…” ifadesi, Ġstanbul Hükümeti’nin Güney cephesinde Fransızlara karĢı
tutumunu ortaya koymaktadır. Mustafa Kemal PaĢa, 12 Kasım 1919 tarihinde cevabi
tegrafında Ġtilaf Devletlerine karĢı Türk halkının silahlı mücadele etmesinin gerekliliğini
savunmaktadır. Telgrafta, Güney cephesinde Fransızların hoĢ tutulmasında kazancın ne olacağı
konusuna akıl erdiremediklerini dile getiren Mustafa Kemal PaĢa, bu düĢüncenin ne kadar
yanlıĢ olduğunu “Garp zihniyeti, tabasbus ve riyakârlığın hassaten zulüm ve itisafına uğradığı
bir milletten çıktığını görürse, o milletin yaşamak hakkı olmadığına, zelil, hakir, duygusuz
bulunduğuna hükmeder ve haince maksadlarını tatbike bir beis görmez….” ġeklinde sert bir
ifadeyle karĢılık vermektedir.29
JHS
197
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
Heyet-i Temsiliye, Güney cephesi için planlama ve mücadele verme gayreti içerisinde
iken bölgede tutanamayan Fransızlar ise barıĢ arayıĢlarının ilk iĢaretini vermeye baĢladı.
Fransızların Suriye Yüksek Komiseri olan Mösyö George Picot, 8 Aralık 1919 tarihinde
Sivas’ta Heyet-i Temsiliye Reisi Mustafa Kemal PaĢa ile yaptığı görüĢmede pek yakında Türk
milli siyasetine taraftar olacağını bildirmiĢtir. Bu görüĢmede; MaraĢ, Antep ve Adana’da Türk
milli kuvvetleri tarafından Fransız birliklerinin çok sıkıĢtırıldığı hususunda çok fazla vurgu
yapan Picot, kendi kuvvetlerine karĢı taarruza geçmekten vazgeçmelerini rica etti.30 Bu
görüĢmenin 1919 yılı Kasım ayında gerçekleĢtiğini açıklayan Atay, görüĢmenin içeriğini
Fransızların Ermenileri buradan çekecekleri, halka eziyet etmeyecekleri, Türk tarafının da
Fransızları rahat bırakacakları Ģeklinde açıklamaktadır. Ayrıca, Ġngilizlerin bu sözde
yakınlaĢmayı bile içlerine sindiremedikleri gerçeğini de Atay burada dile getiriyor.31 Bu
bilgiler ıĢığında görüĢmenin zemini, sağlıklı bir uzlaĢmayı bulmaktan ziyade, sadece bir temas
gerçekleĢtirmekti. Güney cephesinde Fransızların kendi zafiyetini dile getirmeye baĢlaması,
daha sonra Anadolu’da iĢgaci konumunda olan Ġtilaf Devletleri arasında yapılacak barıĢ
anlaĢmasının yolunu açacaktır.
Sivas’tan hareket eden Heyet-i Temsiliye, Kayseri yoluyla Ankara’ya 27 Aralık 1919
tarihinde geldi.32 Ġstanbul’da Meclis-i Mebusan’ın açılmadan önce Ankara’da mebuslar ile
yapılan toplantıda; 30 Ekim 1918 tarihinde Türk kuvvetlerinin elinde muhafaza ettiği sınırlar,
Türk milli hududu olarak kabul edildi. Bu alınan karara göre; güney sınırı, ĠskenderunAntalya-Halep (hariç)-Katma-Cerablus-Deyrizor-Musul-Kerkük-Süleymaniye hattı Ģeklinde
tespiti yapıldı.33
Güneyde sınır belirleme müzakereleri sonrasında Mustafa Kemal PaĢa’nın istihbarat
raporlarını gören YüzbaĢı Selahattin Bey, hatıralarında aktardığı bu kayıtlardan bölgede geçen
çetin muharebeleri öğrenmek mümkündür. 26 Ocak 1920 tarihli raporda; Fransızların 1.770
kiĢiyle Toprakkale’de, 270 kiĢiyle Katma’da, 600 kiĢiyle Kilis’te, 1.200 kiĢiyle Antep’te,
1.200 kiĢiyle MaraĢ’ta bulunduğu, 21 Ocak 1920’de ilk silâhın patladığı, 3. ve 20.
28
Hulûsi Turgut, Atatürk’ün Sırdaşı Kılıç Ali’nin Anıları, ĠĢ Bankası Kültür Yayınları, Ġstanbul 2006, s. 83.
Bıyıklıoğlu, age, s. 67-68.
30
Cebesoy, age, s. 295-296; Akbıyık, age, s. 143.
31
Falih Rıfkı Atay, Çankaya, BateĢ Yayınları, Ġstanbul 1984, s. 237-238.
32
Atatürk, Nutuk, C.I, s. 332.
33
Cebesoy, age, s. 294.
29
Journal of History Studies
Milli Mücadele Yıllarında Suriye’deki Gelişmelerin Güney Cephesi ve Ankara Hükümeti Açısından Önemi
Kolorduların MaraĢ halkına yardıma geçecekleri bilgisi yer alıyordu. 30 Ocak 1920 tarihli
raporda; 28 Ocak 1920 günü MaraĢlıların Ģehri ele geçirdikleri, Fransızların Ermeni komitaları
ve generalleriyle Amerikan kolejine sığındıkları kayıtlı idi. 31 Ocak 1920 tarihli raporda;
kiliselere sığınan Fransızların huruç hareketine geçmek istediklerini, ama baĢarıya
ulaĢamadıkları yazılıydı. 11 ġubat 1920’de MaraĢ’tan firara çalıĢan Fransızların, Islahiye yolu
üzerindeki “Belpınar”da elliden fazla ölü bırakarak MaraĢ’taki Ermeni komitacılarına teslim
oldukları rapordaki bilgiler arasındadır. 11 ġubat 1920 tarihli raporda; Antep’e gelmekte olan
bir düĢman kuvvetinin Anteplilerle çarpıĢmaya girdiği anlaĢılıyordu. Demek ki Ayvalık’ta
silah patlamasından sekiz ay sonra Antep’te mücadele baĢlamıĢtı. Mustafa Kemal PaĢanın
istihbarat raporları, Güneydoğu Anadolu’nun düĢmana baĢ kadırdığını bildiriyordu.34
Güney cephesinde Fransızların iĢgal ettiği yerlerden çekilmesi, raporlardan da
anlaĢılabileceği gibi, 1920 yılı baĢlarında peyderpey gerçekleĢmeye baĢladı. Kuva-yı Milliye
teĢkilatını 15 Ocak 1920 tarihinde kuran Urfalılar, 9 ġubat 1920 tarihinde Urfa’nın Kuva-yı
Milliye eline geçmesini sağladılar. Güçlenen milli kuvvetler karĢısında, 400 er ve 4 makineli
tüfekle bir Fransız birliği Gureba Hastanesine sığındı.35 Urfa’dan çıkmakta direnen Fransız
kuvvetleri 12 Nisan 1920 tarihinde çekildiler. Fransızlar, Antep’ten 9 ġubat 1920 tarihinde
atıldılar.36
MaraĢ halkı, Fransız kuvvetlerine karĢı kıyasıya mücadelesine devam ediyordu. Anadolu
Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti’nin 6 ġubat 1919 tarihinde toplanan genel kurulunda
yaptığı konuĢmada ġefika Kemal Hanım, MaraĢ’ın Anadolu açısından önemini vurguladı.
Ardından konuĢmasına Fransızlar kuvvetlerinin Halep üzerinden bir yol bularak MaraĢ
halkının üzerine yürüdüğünü, burada birleĢtiği Ermenilerle Müsümanları nasıl bir mezalime
maruz kaldığını, çıkarılan yangına rağmen MaraĢlıların canhıraĢ bir Ģekilde nasıl direndiğini
Ģöyle aktarmaktadır.
….İslâm cesetleri bir toprağa bile tevdî olunmayarak alevler arasında cayır
cayır yanıyor. Burada da şu zulmü gören İslâmlar silâhlandı, aşâir ve urbân
ayaklandı. Onlar da çoluk çocuklarını terk ederek Fransız Ermeni hunharlarının
muvacehesine atıldı. Öldü ve öldürüldü. Halen de ölmekte ve öldürülmektedirler.
Maraş önlerinde devam eden bu harp bizim muvaffakiyetimizle neticelenmezse
Fransız ve Ermeni’den mürekkep bu istilâ ordusu oradan da Aziziye’ye,
Aziziye’den Sivas’a yürüyeceklerdir….37
Bu güçlü direniĢ karĢısında MaraĢ’ta tutunayan Fransızlar, 12 ġubat 1920 tarihinde Türk
kuvvetlerine karĢı baĢarısız olduğundan dolayı geri çekildi.38
Türkiye Büyük Meclisi’nin 23 Nisan 1920 tarihinde açılmasından hemen sonra Güney
cephesinde Fransızlara karĢı Adana, Mersin, Tarsus, Islahiye, Silifke mıntıkalarında milli
kuvvetler oluĢturuldu. Adana’nın doğusunda Tufan Bey takma adıyla YüzbaĢı Osman Bey,
milli müfrezeler kurarak Mersin, Tarsus, Adana Ģehirlerinin giriĢine kadar hakimyetini kurdu,
Pozantı’da ise Fransızları geri çekilmeye mecbur bıraktı. Kilikya’nın diğer kısmında da Topçu
BinbaĢı Kemal Bey milli teĢkilatlanmayı ve mücadeleyi sağladı. MaraĢ, Ayıntap ve Urfa
34
Ġlhan Selçuk, Yüzbaşı Selahattin’in Romanı, C.2, Remzi Kitabevi, Ġstanbul 1976, s. 145-146. MaraĢ’ın güneyinde
28/29 Ocak 1920 tarihinde Türk ve Fransız kuvvetleri arasında yapılan muharebede, Fransızların bir kısım
süvarileri Islahiye tarafına kaçtılar. Bkz. TĠTE ArĢivi, K27G190B190001.
35
Selçuk, age, C.2, s. 145-145; Enver Behnan ġapolyo, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi (1918-1950), Milli Eğitim
Basımevi, Ġstanbul 1955, s. 61.
36
İrade-i Milliye, 13 Nisan 1336/13 Nisan 1919; ġapolyo, age, s. 62, 66.
37
Baykal, age, s. 55-56.
38
Akbıyık, age, s. 305.
Journal of History Studies
JHS
198
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
Sadiye Tutsak
civarında Kılıç Ali ve Ali Saip Beyler, iĢgal kuvvetlerinin buralardan çekilmesinde büyük
baĢarı kazandılar. MaraĢ, Antep civarında Kılıç Ali Bey tarafından milli teĢkilat kuruldu.
Bölgedeki askerlerin ve halkın büyük direniĢi neticesinde 1920 yılı Mayıs ayında Fransızlar
Ankara Hükümeti ile müzakere arayıĢına geçtiler.39 Fransız gazeteleri bu sıralarda, Fransızların
Kilikya’da müĢkül durumda olduklarını yazmaktan da imtina etmediler.40 Güney cephesinde
bu mücadele karĢısında Fransızlar, 1920 yılı Temmuz ayı baĢlarında Arapboğazı’nda önemli
miktarda erzak ve cephane bıraktılar ve Islahiye’yi tahliye ettiler.41 Fransız iĢgali altında
bulunan Adana-Tarsus arasındaki Yenice isyasyonuna Türk kuvvetleri 1920 yılı Temmuz ayı
baĢlarından baskın yaparak burayı iĢgalden kurtarmıĢ, iki zabit ile 26 nefer düĢmanı esir
alındı.42
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 29 Mayıs 1920 tarihinde yapılan gizli oturumda
Mustafa Kemal PaĢa, Anadolu’nun güneyinde Türklere karĢı tutunamayan Fransa’nın Ankara
Hükümeti ile anlaĢmak istemesinin temel sebebini, en azından Suriye’deki menfaatlerini
koruyabilmek olarak açıkladı.43
D. Ankara’nın Suriye Arapları Arasında İttifak Kurma Çabası
JHS
199
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
I. Dünya SavaĢı devam ederken samimiyetten uzak bağımsız devlet kurma sözü verilen
Araplar, savaĢ sonrasında bunun gerçekleĢmeyeceğini anladıklarında, hem Fransızları hem de
Ġngilizleri kendi bölgelerinden atmak için mücadele vermiĢlerdir. Mustafa Kemal PaĢa’nın
önderliğinde Anadolu Türklerinin aynı Ġtilaf kuvvetlerine karĢı savaĢması, Araplar ile Türkler
arasında bir ittifakın kurulmasını elzem kılmıĢtır. Ġtalyan basını bu ittifakın olmasını doğal
kabul etmekte idi.44 Kandırıldıklarını idrak eden Suriye, Irak ahalisi, Ġngilizlerin idaresi altında
kalmak istemiyorlardı.45 Ġngiltere, yapılan gizli anlaĢmayla Suriye’den çekilirken bu bölgedeki
Hristiyan Suriyeliler zarar görmesin diye az bir kuvvetle Fransız müfrezelerinin buraya
yerleĢmesine razı olmuĢtu. Ġngiltere, bu planı Emir Faysal’a kabul ettirebilseydi eğer
Fransa’nın buraya yerleĢmesi sıkıntısız olacaktı.46 Fransızların Suriye’ye yerleĢmesi
konusunda Emir Faysal’ın isteksizliği, halkta istiklal direniĢinin baĢlaması nedeniyle bölgede
yeni bir siyasi çıkıĢ arayıĢı kendini gösterdi.
Suriye’deki güçlü Arap aileleri I. Dünya SavaĢı’nda Osmanlı Devleti’ne sadık
kalmıĢlardı. Osmanlı’ya bağlı olan bu Suriyeli Araplar, Fransızları kıyılardan ve Lübnan’dan
çıkarmak istiyorlardı. Faysal’a karĢı da muhalif tavır sergileyen bu Osmanlı yanlısı Araplar
Türklerle ittifaka sıcak bakıyordu.47 Suriye’de Fransızlara karĢı her türlü Arap direniĢi,
Anadolu’daki yabancı iĢgaline karĢı mücadelenin selameti için önemliydi. Ġngiliz kuvvetlerinin
Fransızların yerleĢmesi amacıyla geri çekilmesi Arapları öfkelendirdiğinden dolayı ġam ve
Halep’teki nüfuzlu kiĢiler, Anadolu’daki milliyetçi hareketle temasa geçti. Bölgedeki ortak
menfaatler, Fransızlara karĢı direnen Araplar ile Güney cephesindeki Mustafa Kemal PaĢa
taraftarı Kuva-yı Milliyeciler arasında 1919 yılı sonbaharında ortak direniĢ hareketinin
39
Kemal Atatürk, Nutuk, C.II, Türk Devrim Tarihi Enstitüsü Yayınları, Ġstanbul 1982, s. 453; Atatürk, Nutuk, C.I, s.
278.
40
TĠTE ArĢivi, K24G63B63-3001.
41
TĠTE ArĢivi, K24G83B83001.
42
TĠTE ArĢivi, K24G74B74001.
43
Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi Gizli Oturumlarında Sorunlar ve Görüşler (23 Nisan 192029 Ekim 1923), Haz: RaĢit Temel, Ġstanbul 1990, s. 85.
44
TĠTE ArĢivi, K28G92B92-1001.
45
TĠTE ArĢivi, K24G37B37-3001.
46
TĠTE ArĢivi, K24G39B39001.
47
David Fromkin, Barışa Son Veren Barış, Modern Ortadoğu nasıl Yaratıldı? 1914-1922, Çev: Mehmet Harmancı,
Epsilon Yayınları, Ġstanbul 2013, s. 340, 361.
Journal of History Studies
Milli Mücadele Yıllarında Suriye’deki Gelişmelerin Güney Cephesi ve Ankara Hükümeti Açısından Önemi
baĢlamasını sağladı.48 Suriye’de bulunan Filistin Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Heyeti ġam,
Hama, Humus, TrablusĢam ve Kuneytra’da Ģubeler açtı. Heyet, Anadolu’daki Türk direniĢine
destek vermek suretiyle bölgedeki ortak düĢman Fransa’ya karĢı ittifak kurdu. Mustafa Kemal
PaĢa’nın amacı, Anadolu, Suriye ve Hatay’daki Türk Arap direniĢini müĢterek hale getirerek
Fransızlarla anlaĢma yapmaktı.49 Mustafa Kemal PaĢa ile Emir Faysal arasında doğrudan
ittifak olmamasına rağmen “Genç Araplar” Partisine dahil olan Araplar, bu ittifakın kurulması
taraftarıydılar.50 Ankara, Türk Arap ittifakın kurulması için gayret sarfederken, Suriye’nin
himayesinin Fransa’ya bırakılacağı haberini öğrenen Suriye’deki Arap murahhasları, Ġtilaf
kuvvetleri aleyhinde ittifak yapmaya sıcak bakıyorlardı.51 7 Ekim 1919 tarihli bir istihbarat
raporunda; Suriyelilerin Suriye’de hiçbir yabancı devletle iliĢki içerisinde bulunmayı kabul
etmeyecekleri, yalnız Osmanlı Devleti ile bağını devam etmeğe kararı verdiklerini ilan ettikleri
bilgisi yer alıyordu. Rapordaki bu bilgi, Suriyeli Arapların Türklerle iĢbirliği yapmak istediğini
açıkça ortaya koyuyordu52 Zaten Suriye halkı Ġtilaf kuvvetlerinden gördüğü mezalimden dolayı
Türklere yaklaĢmak için büyük çaba sarfediyordu.53 Bu isteğin bir iĢareti olarak Arap resmi
bayraklarına Ay yıldız koymalarıdır.54 Halep halkına 9 Ekim 1919 tarihinde dağıtılan Mustafa
Kemal PaĢa imzalı bildiride, Türklerle Arapların birlikte hareket etmesi çağrısında
bulunuluyordu.55 Ġngilizlerin 1919 yılı Kasım ayında ġam ve Beyrut’u Fransız idaresine teslim
etmesi Suriyeli Araplar tarafından kabul görmemiĢtir.56
Araplar, kendi topraklarına yönelik Ġngiliz ve Fransızların yürüttüğü emperyalist
siyasetlerini idrak ettikçe direniĢlerini sertleĢtirdi. Bu süreçte Anadolu’nun güney bölgesinde
Fransız zulmü baĢ gösterdi. Kilikya mıntıkasında, Ermeni ve Fransızlara karĢı daha alınması
gereken tedbirlerin tamamlanmasına bile fırsat kalmadan Müslüman halka mezalim baĢladı.
Bu durum karĢısında Türkleri seven Suriye ve Halep Milli TeĢkilatı ile geçici bir süre birlikte
hareket edilmesi zaruru idi. Bu durum karĢısında Fransızların Kilikya’yı Suriye’ye dahil etmek
için ilhaka kalkması keyfiyeti, bu iĢbirliğini daha da elzem kılıyordu.57 Toros ve Amanos
tünelleriyle Seyhun-Ceyhun nehirleri arasındaki tren köprüleri tahrip edilebilirse, Fransızların
burada tutunamadığı sanılacak ve bu durum Ġngiliz ve Fransızların arasını açmaya kadar
gidebilecekti. Heyet-i Temsiliye’nin Ankara’ya geldiği ve 20. Kolordudan Ali Fuat PaĢa’nın
geçici olarak çekildiği sıralarda, PaĢa yaverleri olan Ġdris ve Saim Beylerle milli cephelere ait
harekat ve teĢkilat üzerinde çalıĢtılar. Fransız ve Ermeni müfrezeleri Islahiye ve MaraĢ halkına
yaptıkları mezalimden sonra MaraĢ-Pazarcık arasında halkın direniĢi 20 Ocak 1920 tarihinde
baĢarıya ulaĢtı.
48
Hasan Kayalı, Jön Türkler ve Araplar, Osmanlıcılık, Erken Arap Milliyetçiliği ve İslamcılık (1908-1918), Tarih
Vakfı Yayınları, Ġstanbul 2003, s. 229-230.
49
Ömer Osman Umar, “Milli Mücadele Döneminde Atatürk’ün Ortadoğu Politikası”, Fırat Üniversitesi Sosyal
Bilimler Dergisi, C.20, S.1, 2010,s. 448.
50
Selâhi R.Sonyel, “Albay T. E. Lawrence, HaĢimi Araplarını, Osmanlı Ġmparatorluğuna KarĢı Ayaklanmaları Ġçin
Nasıl Aldattı, Ġngiliz Belgelerine Göre”, Belleten, C.LI, S.199, Nisan 1987, s. 246.
51
TĠTE ArĢivi, K28G28B28-1001.
52
TĠTE ArĢivi, K24G37B37-3001. Londra’daki bir istihbarat Ģefinin, ġam’da bulunan Arap Hükümeti’nin Mustafa
Kemal liderliğinde geliĢen istiklal mücadelesi ile ittifak yapabileceği konusunda Ġngiliz DıĢiĢleri Bakanlığı’nı
uyarması, bu durumun Ġngiltere tarafından da sezildiğini göstermektedir. Bkz. Fromkin, age, s. 340.
53
TĠTE ArĢivi, K28G89B89001.
54
TĠTE ArĢivi, K24G37B37-3001.
55
Sabahattin ġen, Ortadoğu’da İdeolojik Bunalım, Suriye Baas Partisi ve İdeolojisi, Birey Yayıncılık, Ġstanbul
2004, s. 82.
56
TĠTE ArĢivi, K22G17B17001.
57
Cebesoy, age, s 298-299. Adana’da Müsüman halk, tepeden tırnağa kadar silahandırılan Ermeniler tarafından her
dakika katliama mâruz kalıyordu. Bkz. Atatürk, Nutuk, C.I, s. 382.
Journal of History Studies
JHS
200
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
Sadiye Tutsak
Fransızlar, 1920 yılı baĢlarında kendilerine karĢı direnmeye çalıĢan Emir Faysal’ın,
Mustafa Kemal PaĢa’nın yanında yer alan milliyetçi Türklerle iĢbirliği kurduğu endiĢesini
taĢıyordu. Faysal bu esnada, önceden kendisine muhalif olan Osmanlı Devleti’ni desteklemiĢ
olan ġam’ın ve iç kısımdaki Ģehirlerin köklü ailelerinin desteğini almak istiyordu.58 Halep
civarında “Araplık” adıyla oluĢmuĢ bazı kuvvetler ise yapılan çalıĢmalar neticesinde Türklerle
birlikte hareket etmeyi kabul etmiĢlerdi.59 Mustafa Kemal PaĢa’nın Anadolu ve Rumeli
Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Hey’et-i Temsiliyesi namına neĢrettiği 24 Ocak 1920 tarihli
tamiminde bu konuda alınan tertibat Ģöyledir.
Güney cephesinde Adana’da 1.170, Toprakkale Ġslâhiye demiryolu hattı üzerinde
270, Osmaniye-Adana hattı üzerinde 200, Katma’da 300, Kilis’te 600, Ayıntap’ta 1.200,
MaraĢ’ta 1.200 kadar Fransız müstemleke ve Ermeni askeri olmak üzere iĢgal kuvvetleri
mevcuttu. Buna karĢılık “Hükûmet-i Arabiye”’nin Halep civarında bir fırkası vardı. Bu
fırka, kuvvetlerinin tamamına yakınıyla ve Halep ve Müslümiye’deki ileri kıtaatıyla
Halep-Kilis-Ġskenderun arasında bulunuyordu. Halep vilayetinin “Hükûmet-i Arabiyeyi”
teĢkil eden kısmında bir milli teĢkilat vücuda getirildi. Mustafa Kemal PaĢa bu tamimde
bu teĢkilatın kararlığını, “Bu teşkilât-ı milliye her ne suretle olursa olsun camia-i
Osmaniye’den ayrılmamağa azmetmiştir. Bunların bizimle hareket edecekleri zann
olunarak kendilerine bir talimat gönderilmiştir. Fırka Kumandanları Kaymakam Emin
Bey namında bir zat olup Halep teşkilâtına merbutturlar…” cümleleriyle
açıklamaktadır.60
JHS
201
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
Halep millî kuvvetlerinin Ġskenderun-Lazkiye, Humus, Dörtyol istikametlerini temin
etmesinden sonra üç kuvvetli müfreze oluĢturulacaktı. Bu müfrezelerin birincisi Islâhiye,
üçüncüsü Antep istikametinde hareket edecekti. Amanos’un batısında ve doğusundaki
Fransız Ermeni kuvvetlerinin muvasalasını kesmek maksadıyla Antilli tünelini tahrip
edilecekti61.
Her iki tarafın müfrezeleri harekât mıntıkasına girer girmez iki kuvvet arasında ve
muvasalasından mahrum kalacak olan Fransız kuvvetlerinin karĢı koyamayacakları
tahmin edildiğinden müsademeden önce millî kumandanların en yakın Fransız
kumandanlarına aĢağıdaki mealde bir not vermeleri uygun görüldü.
Ekseriyeti Türklerle meskûn mukaddes vatanımızı birer bahane ile
parçalamak ve ilhak etmek ve hür olan Türk milletini esir etmekte ol’an azim
bulunduğunuzu görmekteyiz. Artık bu hale tahammülümüz kalmamıştır. Akaidi
diniye ve amali milliyemize merbut olan bizler mahiyeti meçhul olmıyan her nevi
tecavüzlerinize nihayet vemek için bütün mevcudiyetimizle azmettik.
Kuvveterimiz tahminimizden pek fazladır. Beyhude yere sefkidimadan sarfınazar
ederek milletimizin vukubulacak haklı ithamatından kurtulmak için 48 saat kadar
silah ve cephanelerimizi badetteslim memleketiminize avdet ettiğiniz takdirde
hakkınızda hiçbir hürmette kusur edilmeyeceği ve aksi takdirde hakkı
58
ġen, age, s. 178, 83.
Cebesoy, age, s. 298-300. Mustafa Kemal PaĢa, Nutuk’ta yirmi gün devam eden MaraĢ katliamınının Ermenilerin
intikam hırsından kaynaklandığını belirterek, yabancı kuvvetlerle birleĢen Ermenilerin, top ve mitralyözlerle MaraĢ
gibi eski bir Ġslâm beldesini “hâk ile yeksan” eyledikleri Ģeklinde katliamın nasıl yapıldığını açıklamaktadır. Bkz.
Atatürk, Nutuk, C.I, s. 381.
60
Cebesoy, age, s. 300-301.
61
Age, s. 301.
59
Journal of History Studies
Milli Mücadele Yıllarında Suriye’deki Gelişmelerin Güney Cephesi ve Ankara Hükümeti Açısından Önemi
meşrumuzun istihsali maksadıyla hiçbir fadakârlıktan çekinmeyeceğimizi tebliğ
ve cevabınıza intizar ederiz…62
Mustafa Kemal PaĢa, cemiyet adına Halep’te TeĢkilât-ı Milliye Riyasetine gönderdiği
mektupta ise Fransız-Ermeni müfrezelerine karĢı Güney cephesinde iĢbirliğinin nasıl
yapılacağına dair planını Ģöyle açıklamaktadır.
…Mektuplarınızda Suriye Irak ve Türkiye istiklallerini tahlis ederek bir
konfederasyon teşkil eylemek veyahut atiyen kararlaştıracak tarzda bir irtibat
tesis eyleyerek müttehiden hareket edilmesi bildirilmiş ve bizde bu teklifatınızı
kabul ederek mufassal talimat göndermiştik. Bunların vusulüne dair henüz bir
malûmat alamadığımızdan Maraş üzerinden daha çabuk alabileceğinizi
düşünerek mezkûr talimat hulasasını muhtasaran berveçhi ati arzederiz.
Havran, Şam ve Baalbek civarındaki kuvvetlerinizle Şam’ı Zübdani
boğazında her nevi istila ordusuna karşı müdafaa etmek Amman, Merciiyun
kuvvetleriyle düşmanın Sayda ve Beyrut’tan dahile vukubulacak hareketini
(diğer) yandan tehdit etmek; Beyrut, Trablusşam dahilinde isyan çıkararak işgal
kuvvetlerinin dahile ilerlemelerini menetmek. Humus’taki kuvvetlerin Humus,
Trablusşam’a karşı müdafaa etmekle beraber Zübdaniye muavenet eylemesini
temin eylemek.
Yukarıda tarif eylediğimiz hareketin zamanı hazırlıkların derecesine tabi ise
de Türk Arap milletleri arasına girmiş olan Fransız-Ermeni işgal kuvvetlerini
serian bertaraf ederek emin bir surette sizlerle irtibat tesisi ve tevhidi hareketin
temini mülâhazasıyla harekete başladığımızdan bilâ ifate-i vakit Halep-Hama
kuvvetlerinin bervechi âti hareketini lüzumlu görürüz.
Bu kuvvetler Hama ve Haleb’i Lazkiye ve İskenderun’a karşı temin ettikten
sonra kısmı külli ile Islahiye ve ikinci derece kuvvetlerle Ayıntap-Osmaniye
istikametlerinde hareketle düşmanı arkadan vurması pek mühimdir….63
Yukarıdaki mektuptan anlaĢılacağı gibi, Türk Arap milletlerinin arasına girmiĢ olan
Fransız-Ermeni kuvvetlerini biran önce bertaraf etmeyi planlayan bu ittifakın temeli;
Arapların, Zübdaniye boğazında Ġtilaf kuvvetlerine karĢı müdafaada bulunmak, Beyrut ve
Sayda civarını düĢman karĢı tehdit etmek ve Beyrut Trablus civarında isyan çıkarması üzerine
kurulmuĢtur. Araplarla bu plan gerçekleĢirse hem Araplar hem de Türkler Fransız-Ermeni
müfrezelerinin tasallutundan kurtulacaktı.
Mustafa Kemal PaĢa, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasından bir gün sonra 24
Nisan 1920 tarihinde yaptığı meclis konuĢmasında; Fransızlara, Ġngilizlere sarılarak emellerini
yerine getireceklerini zanneden Arapların I. Dünya SavaĢı’nın ardından yaptıkları hatayı idrak
etmesi neticesinde Suriye’de muhtelif düĢüncelere kapıldığını özetleyerek, Emir Faysal ve
Emir Faysal’ı himaye eden Fransızların hususi murahhasları yoluyla kendileriyle temasa
geçtiğini açıklamıĢtır. Bu geliĢmeler karĢısında Suriye’ye karĢı takip edilen siyaseti Mustafa
Kemal PaĢa, Ģöyle ifade etmektedir.
…Herhalde Suriye’liler herhangi bir devleti ecnebiye ile münasebetinin
kendileri için binnetice esaret olacağına kani oldular… Suriyelilerde hududu
dahilinde ve hâkimiyeti milliye esasına müstenit olmak üzere sebest ve müstakil
olabilirler. Ahali bunu(bu) arzuları(n) fevkinde… Emir Faysal milletin bu arzusu
62
63
Age, s. 301-302.
Age, s. 302-303.
Journal of History Studies
JHS
202
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
Sadiye Tutsak
karşısında kendi emellerinin sarsılmakta olduğuna vakıf oldu ve müracaatları
bunun üzerine oldu. Ahalinin arzusu fiile de inkılâp etti... Emir Faysal sühuletle
tesisi hâkimiyet edemiyeceğini ve Fransızlarla bir müstakil (devlet) halinde
orasını kolaylıkla kullanamayacaklarını zannettilerki… bizde sizin fikrinizdeyiz.
.. Ancak hakiki irtibat hükümet şeklinde değil fakat Suriye milleti ile Suriyelilerle
olmuş oldu ve oradaki (bu hareket) hakikaten bize manevî kuvvetle beraber
maddi kuvvet zammetmiştir. Hududu millimizin güney cephesindeki harekâtı
nazarı dikkaten geçirecek olursak bu fiiliyatın semeratı maddiyesini görebiliriz.64
Suriye’de bulunan Arapların önemli kısmı, 1920 yılı Mayıs ayında Türkler lehine bir
siyaset takip ederek Fransızlara karĢı muhalif bir mücadele veriyordu. 24 Nisan 1920 tarihinde
toplanan San Remo Konferansından sonra kandırıldıklarını iyice anlayan Suriyeli Araplar,
Türklerle ittifak kurmak için daha kuvvetli arayıĢa geçtiler. Suriye ve Filistin Ġttihad-ı Ġslam
murahhası olan ġeyh Abdülkadir Efendi, Araplar ve Emir Faysal temsilcisi olarak Gaziantep’e
gelmesi bu arayıĢın delilidir. Suriye’nin Fransızlar tarafından iĢgali öncesinde Mustafa Kemal
PaĢa’nın yanına BinbaĢı Bedi ve Sait Haydar Beylerin gizlice gelmesi bu arayıĢın bir baĢka
iĢaretidir. Mustafa Kemal PaĢa’nın Suriye’de izlediği siyasetin Anadolu’nun güneyi
doğusunda ne kadar isabetli olduğunu göstermektedir.65
JHS
203
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
Elcezire Cephesi Kumandanlığı, Suriyelileri Anadolu’daki milli hareketin safhına
çekebilmek için iĢbirliği içinde bulunduğu Araplara 6 Aralık 1920 ve 24 Ocak 1921
tarihlerinde tezkereler gönderdi. Ankara Hükümeti, Arap ileri gelenlerine yardım ve iltifat
etmek gayesiyle 27 Ocak 1921 tarihinde çıkardığı kararname ile bu bölgede nüfuzlu aĢiret reisi
GaniĢ’e “emirülümeralık” tevcihi ve üçüncü rütbeden mecidi niĢanı verilmesini, ġammar
aĢireti reisine beĢbin, Cobur ve Toy aĢireti reislerine dörderbin ile Cobur aĢireti meĢayihinden
birisine üçbinbeĢyüz maaĢ tahsisatının düzenlenmesine karar verdi.66
Mustafa Kemal PaĢa Fransızlara karĢı Arap direniĢini daha güçlendirmek ve direniĢçileri
Türklere yakınlaĢtırmak için Anadolu’daki istiklal mücadelesine taraftar olan Suriye’deki
iĢbirlikçi Ģahıslar yoluyla beyannameler dağıtılması emrini verdi. Ortak düĢman Fransa
karĢısında Suriye’deki siyasi partiler Türkleri desteklediler. Osmanlı Devleti idaresine alıĢkın
olan Suriye Araplar, Mustafa Kemal PaĢa’ya tekrar Türk idaresine girmek istediklerine dair
yazılar gönderdiler. Yasin PaĢa, Mustafa Kemal PaĢa’ya gönderdiği heyetle, Türkiye, Suriye
ve Irak arasında bir konfederasyon kurulmasını teklif etti. Suriye’de önemli aĢiret reislerinden
olan Hacim PaĢa, Çerkes Bedri Bey komutası altında bulunan Ġbrahim Henanu Bey ile Türk
kuvvetleri Fransızlara karĢı ortak hareket etti. Hacım PaĢa, Mustafa Kemal PaĢa’ya Halep,
Deyrizor ve Bağdat sahasında vereceği görevleri yerine getireceğini bidirdi. Suriye’deki
direniĢçi Araplar ile Mustafa Kemal PaĢa 2. Kolordu vasıtasıyla irtibatı sağladı.67 2. Kolordu
Komutanı Cemalleddin Gazi Bey, Suriye Filistin Kuva-yı Osmaniye Heyet-i Reis Vekili ve
Siyasi MüĢaviri, Halep Heyet-i Merkeziye Reisi, Hilal Suriye ve Filistin Kuva-yı Osmaniye
Heyet-i Erkân-ı Harbiye Reisi Natık Bey’in kendisine sunduğu raporu, doğrudan gönderdiği
Büyük Millet Meclisi Riyaseti’ne gönderdi. Bu rapordan Ankara Hükümeti ile Araplar
arasında bu dönemde irtibatın ne kadar kuvvetli olduğu Ģu cümlelerden çok iyi anlaĢılmaktadır.
Arabların kendi kendilerine bir hükûmet teşkil itmelerine seciye-i
ırkiyelerinin gayr-ı müsâid bulunduğu kanaât ve imânı bugün en mazarrat Arap
miliyetperverâni ve mütefekkirin-i siyâsiyeleri bile taşımağa mecbur idilmişler ve
64
Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi…, s. 19-20.
Umar, “Milli Mücadele Dönemi”, s. 449-450.
66
BCA, 030.01.01.2.33-6.
67
Umar, “Milli Mücadele Dönemi”, s. 450-451.
65
Journal of History Studies
Milli Mücadele Yıllarında Suriye’deki Gelişmelerin Güney Cephesi ve Ankara Hükümeti Açısından Önemi
binâenaleyh umûm Arabistan ve bilhassa Suriye ve Filistin içün tatbik-i muvaffak
şekl-i hükûmetin Mustafa Kemal Paşa hazretlerinin geçen martta heyetimiz
riyasetine tebliğ buyurduğu ve cümle ancak Türklerle bir konfederasyon tarzında
olmasını ve kabul ve tervic itmişler ve bu gaye yolunda kendi çabalarına devam
ittirilmekdedirler şu şekl-i siyâsi hilâfında Suriye’de hiçbir vechile kendi nam ve
hesablarına ne mücâhede ne mukavemet gösterilemeyeceği ve ne azm-i sebât
idileceği hakkında bütün hepimiz erkânında da kanâat getirilmişdir.68
Bu raporda, Fransız kuvvetlerini istemeyen Suriye Araplarının Türk Kuva-yı Miliyesinin
direniĢine isnat ederek, “Türk bayrağı altında fiîl-i asârını göstermiş” olduğu dile getiriliyor.69
Suriye’de bu ittifak çalıĢmaları neticesinde ġam’da Türkiye için çalıĢanların bulunduğunu
iĢaret eden bir isim listesi mevcuttur. Bu isim listesi, Türkiye’nin ve Suriye’nin ortak düĢmanı
olan Ġtilaf kuvvetlerine karĢı Suriyeli Arapların Ġstiklal Harbi döneminde Türklere yardım
ettiklerini somutlaĢtırması bakımından önemlidir. Ġsim listesinin atında “bunlardan başka
birçok eşhâs-ı ma’rûfe ve zevât makbere (?) daha Türkiye tarafdar bulunuyorsa (da) bunlar
henüz cemiyete resmen mukayyed değildir” ifadesinin bulunması, gizli bir cemiyet yoluyla
istihbarat iĢleri yürtüldüğünü açıklamaktadır.70
Tablo: ġam’da Türkiye Ġçin ÇalıĢan ġahıslar Listesi71
İsmi
Görevi/Lakabı
Abdülhamid PaĢa
Sâbık Erkân-ı Harb Mirlivalığından Mütekâid
204
Zahid PaĢa
Sâbık Türkiye zamanında Süvâri Mirlivâsı idi.
History
Studies
Emir Said Bey
Cezayirli Ali PaĢazâde
Celal Bey
Ġstinâf Müddeî Umûmisi
Volume 6
Issue 5
September
2014
Doktor Mustafa Fahri
-
Bey
Gezberizade(?)
Mehmed Efendi
Tüccârân-ı makbere ve zevâtdan
Selim Ağa cirvedi
Ashâb-ı emlâk ve zevât-ı mârûfeden
ġeyh Abdülkadir Efendi
Eskandani (?) Ali’den
Salih Zeki Bey
Piyade BinbaĢısı
Zümrüt Bey
Hacı EĢrâf makberanından
68
BCA, 030.10/262.764.1.4-9.
BCA, 030.10/262.764.1.4-9.
70
TĠTE ArĢivi, K35G50B50-7a001.
71
TĠTE ArĢivi, K35G50B50-6001; K35G50B50-7001; K35G50B50-7a001.
69
Journal of History Studies
JHS
Sadiye Tutsak
Berazîzade Mustafa
Hama mebûs-ı sabıkı ve oranın zî-nüfûz ve eĢrâfdan
Kâmil Bey
Sâbık Nizâmiye kaymakamlarından
Hasan Yahya Bey
Sâbık Erkân-ı Harp yüzbaĢılarından
Bey
Hasan Bey Cabi
JHS
205
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
Sâbık jandarma kaymakamlarından veya kolordu
kumandan-ı sâbıkı
Davud Efendi
Mardinî sâbık-ı ser-komiserlerden
Selahaddin Efendi
Halihâzır merkez komiserliğinden
Salih Aziz Bey
ġam merkez tahrir ser-komiseri
Çerkes Ramazan Bey
Halihâzır husûsi ser-komiseri
Alaaddin Bey
Husûsi komiserlerden
Doktor Bahaddin Bey
-
Ġbrahim Efendi mağribî
Komiser-i sâlis
Siyahî Ağa kasabbaĢı
ġam Belediye Meclisi azalarından
Subhi Ragıb Bey
DiĢ tabibi
Receb Bey
Aslâb-ı emlâkdan
Ebulhayr Efendi
Tüccârdan
Enver Bey
Bikrizâdelerden ġam’dan zî-nüfûz zevâtdan
Musa Kâzım Bey
Dava Vekili
ġefik Bey Kut’lu
Sâbık mebûslardan
ġeyh Bedreddin Efendi
MeĢhûr ulemâdan
Celâl Bâki Bey
Dava vekili
Nuri Bey Tahakkuk
MüfettiĢ
Abdullah Efendi
ġam Muhâsebe Mümeyyizi
Halil Rıfat Bey
ġam Ġstinaf Ceza Mahkemesi Reisi
Journal of History Studies
Milli Mücadele Yıllarında Suriye’deki Gelişmelerin Güney Cephesi ve Ankara Hükümeti Açısından Önemi
ġeyh Rıza Efendi
Ulemâdan
Doktor Nureddin Bey
Hâfî zevâtdan
ġeyh Bedreddin Efendi
Kandıra müfettiĢi
Hacı Süleyman Efendi
Kandıra’nın en zevâtdan
Ġbrahim Hakkı Efendi
Kandıra’nın en zevâtdan
Alaaddin Bey
Kandıra’nın en zevâtdan
Hacı Receb Efendi
Kandıra’nın en zevâtdan
Subhi Efendi
ġam tüccârândan
Lütfi Efendi
Tüccârdan
Muhiddin Bey
Sâbık süvâri kaymakamlarından
Ġsmail Bey
Mevkiî yüzbaĢılarından
Ziver Bey
Bedirhanızâdelerden
Hüseyin Ağa Merv
Geru aĢireti rüesâsından
Emir Mahmud Zahor(?)
Fazl aĢireti emiri en meĢhur Arabistan’daki aĢiretin reisi
Cerab grubu(?) Kandra yolunda Orat(?) aĢiretinden
Ġshak Bey BinbaĢı
Sâbık ġam ahz-ı asker-i sâbıkası reisi
ġerif Bey
Sâbık süvâri binbaĢılarından
Türkiye, Ankara AnlaĢması’yla Fransa ile barıĢ yapmasına rağmen Suriye’de Fransızlarla
mücadele eden aĢiret reislerini desteklemeye devam etti. ġammar ġeyhi olan Abdülkerim
Bey’in Hasice nahiyesinde 8 Mayıs 1922 tarihinde Fransızlara karĢı verdiği mücadeleyi
Türkiye desteklemeye çalıĢtı. Halep Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Reisi Hilal Bey’in 3 Haziran
1922 tarihinde tuttuğu raporda, ġam’da yapılan gösterilerde halkın “Yaşasın İstiklal, Yaşasın
Mustafa Kemal ve O’nunda himayesini istiyoruz” bağırdıklarını yazması, gönül bağının devam
ettiğini gösteriyor.72 Suriye Araplarıyla yapılan bu ittifak ve çalıĢmalar neticesinde, Türk
Ġstiklal mücadelesinin baĢarıya ulaĢdığı haberini alan Halep halkının sokaklarını Türk
bayraklarıyla süslemesi73, bu konuda oluĢan bağın samimiyetini açıklıyor. Hatta 1922 yılı
sonunda Filistinli Arapların Türk mandası altında geleceklerini belirlemek için Mustafa Kemal
PaĢa’ya müracaat etmeleri, Türk Arap yakınlaĢmasının samimiyet derecesinin üst seviyeye
ulaĢtığını ortaya koyuyor.74
72
Umar, “Milli Mücadele Dönemi”, s. 452.
Agm, s. 451.
74
Kayalı, age, s. 231.
73
Journal of History Studies
JHS
206
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
Sadiye Tutsak
E. Türk-Fransız Uzlaşması
I. Dünya SavaĢı öncesinde sömürgecilik konusunda ortak menfaatleri örtüĢtüğünden
dolayı aynı blokta yeralan Ġngiltere ile Fransa, savaĢ sonunda Almanya’nın uğradığı ağır
hezimet karĢısında, eski iki rakip devlet olarak menfaatleri çatıĢtıkça itilafa düĢmeye baĢladılar
ve birbirine karĢı duydukları güvensizlik gittikçe derinleĢti. SavaĢ sonrasında iki büyük Ġtilaf
Devleti’nin bu anlaĢmazlığı, Mondros Mütarekesi sonrasında iĢgallere maruz kalacak olan
Anadolu Türkleri açısından gözden kaçırılmaması gereken bir fırsattı. Mütarekeden hemen bir
hafta sonra Fransa’nın Türkiye’de ticari kaynakları bulunan Ģahısları kendi tabiyetleri altına
alması, Enver PaĢa’nın ailesine pasaport vermesi, Maliye nazırı Cavit Bey’in Fransa’ya
kaçırılması gibi hadiseler yaĢanmıĢtı. Bunlar, Fransızların müttefiki olan Ġngiltere’ye karĢı
duyduğu güvensizlikten ötürü Türklere verdiği desteğini gösteren somut hadiselerdir.75
JHS
207
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
Ġngiltere’nin Osmanlı Devleti ile yakınlaĢmaya çalıĢtığını düĢünen Fransa, Kilikya
bölgesinde Türk kuvvetleriyle pek çatıĢma içine girmek istemedi. Suriye Yüksek Komiseri
olan George Picot, 5-6 Ağustos 1919 tarihinde Sivas’a gelerek Mustafa Kemal PaĢa ile
görüĢmesinde Kilikya’nın Türkiye’nin bir parçası olduğunu kabul ettiğini, Fransa’nın burada
çıkarlarının karĢılanması halinde terk edilebileceğini ifade etti. Picot’un bu ziyareti, Fransa’nın
Ġngiltere’ye karĢı bir arayıĢ içerisinde olduğunu iĢaret eden bir baĢka misaldir.76 Daha Türkiye
Büyük Millet Meclisi açılmadan önce Fransa ile Ankara’da bulunan Heyet-i Temsili’ye
arasında iktisadi sebeplerden dolayı gümrük konusunda bir itilaf yapılması hususunun
gündemde olması, Fransa ile Ankara arasında anlaĢma zemini zorlayan diğer bir etken olarak
ortaya çıkmaktadır. Çünkü eskiden beri Anadolu’dan Suriye’ye debbağat, bakır, yün ve pamuk
ipliği, koyunculuğa ait eĢya, üzümden yapılan tatlılar vs. Ģeyler gönderilirken, Suriye’den ise
Anadolu’ya sırmalı iplik girdisi, ipek, sabun vs. gibi malzemeler geliyordu. Bu savaĢ
ortamında Suriye’nin Buğday, arpa, zeytinyağı, sadeyağ ihtiyacı bulunuyordu.77
San Remo Konferansı’nda Ġngiltere ile Fransa arasında yapılacak müzakereler sırasında
Suriye ve Adana’nın durumu tayin edilecekti. Bu konferansta alınan kararların yedinci
kısmında; henüz tayin edilmemiĢ olan bir mandater devlet tarafından idare edilmek Ģartıyla
Suriye ve Irak müstakil hükümetleri tanınacak, Filistin ise müttefik devletlerin kendi aralarında
seçeceği bir mandater devlete bırakılacaktı.78
Arap topraklarında mandaterlik tartıĢmaları sürerken, Kilikya bölgesinde Türk direniĢin
kuvvetle devam ediyordu. Güçlü Türk direniĢi karĢısında tutunma güçlüğü yaĢayan
Fransızların 1920 yılı Mayısında mütareke istemesi, Ankara’da büyük bir sevinç yarattı. Suriye
Fevkalade Komiseri adına hareket eden Mösyö Duqest baĢkanlığındaki bir heyet, 20 Mayıs
1920 tarihinde Ankara’ya geldi. Ġki taraf arasında 23 Mayıs 1920’de yapılan müzakere
neticesinde, 29/39 Mayıs 1920 tarihinden itibaren baĢlayacak 20 günlük bir mütareke yapıldı.79
Fransızların Ġstanbul Hükümeti yerine Ankara Hükümeti ile bu mütarekeyi yapmalarını
Mustafa Kemal PaĢa, mühim siyasi nokta olarak değerlendirmektedir.80 Fransa’nın Suriye
Yüksek Komiserliği Yüksek Sekreteri M. Robert de Caix, 23 Mayıs 1920 tarihinde General
Gouraud’a gönderdiği telgrafta Mustafa Kemal PaĢa’ya bildirilmek üzere yapılacak 20 günlük
ateĢkesin Ģartlarını Ģöyle açıklamaktadır.
75
Armstrong, age, s. 59-60.
Sofuoğlu- Dağıstan, age, s. 18.
77
Ali Canibi, “Türkili-Suriye Gümrük Ġtilafı”, Gazi Sancak, 7 Mart 1336/7 Mart 1920. Suriye’ye zahire sevkinde
1919 yılı Aralık ayında sıkıntı yaĢanmıĢtır. Bkz. İrade-i Milliye, 8 Kanun- Evvel 1335/8 Aralık 1919.
78
Kâzım Özalp, Milli Mücadele 1919-1922, C.I, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1988, s. 126-127, 132.
79
Atatürk, Nutuk, C.II, s. 454; Hatipoğlu, age, s. 84-85.
80
Atatürk, Nutuk, C.II, s. 454.
76
Journal of History Studies
Milli Mücadele Yıllarında Suriye’deki Gelişmelerin Güney Cephesi ve Ankara Hükümeti Açısından Önemi
1.Ġki taraf arasında belirlenecek Ģartlar doğrultusunda, savaĢ tutsaklarıyla siyasî tutuklular
değiĢ-tokuĢ edilecekti.
2. Fransızlar, Pozantı ve Sis noktalarının boĢaltılmasını ve bu garnizonların MersinAdana demiryoluna çekilmesini kabul etti. Antep Ģehri de boĢaltılacak ve orada bulunan
Fransız karakolları kendi karargâhına çekilecekti. Bu boĢaltmalar, mütarekenin onuncu
günde yapılacaktı. Ermeni mahallesine yeni bir saldırıda bulunulmayacaktı.
3. Adana halkı ile Türk makamları arasında serbestçe yıldırım telgraf haberleĢmesi
yapılacaktı.81
Türkiye Büyük Millet Mecisi BaĢkanı Mustafa Kemal PaĢa, Karaisalı’da bulunan Batı
Kilikya Mıntıkası Komutanı Tekeli Sinan Bey’e verdiği emirde, mütareke Ģartlarına
uyulmasına büyük hassasiyet gösterilmesini istedi.82
Erkan-ı Harbiye Reisi Ġsmet PaĢa, Kilikya Kuva-yı Milliye Komutanlığı’na gönderdiği
31 Mayıs 1920 tarihinde gönderdiği tahrirde, mütarekenin yirminci günün nihayetinde Adana,
Tarsus ve Mersin’in zaptı için taarruza geçileceğini bildirdi. Mütarekeden sonra çarpıĢmalar
yine devam etti.83
Fransızlarla Türkler, Suriye’nin kuzey, Anadolu’nun ise güney kısmı için uzlaĢma zemini
bulmaya çalıĢırken, 10 Ağustos 1920 tarihinde yapıla Sevr AnlaĢması’yla Suriye sınırı;
sahilden, yaklaĢık KarataĢ Burnu’ndan baĢlayarak Osmaniye, Bahçe, Gaziantep, Birecik, Urfa,
Mardin ve Nusaybin’i epey güneyde ve Suriye arazisinde bırakan bir hudut olarak çizilmiĢti. 84
Buna istinaden Ankara Hükümeti tarafından Halep ve Mardin demiryolu hattının raylarının
sökülerek Erzurum hattına nakledilmesi kararlaĢtırıldı.85
Kuduz bir maymun tarafından ısırılması yüzünden 25 Ekim 1920 tarihinde ölen Yunan
Kralı Aleksander’ın yerine tahta, Alman yanlısı ve bir Alman kadınla evli olan Konstantin
geçti. Yunanistan’daki bu taht değiĢikliği, Almanya’dan hala tedirgin olan Fransa’nın
Yunanistan’a batıda yardımını keserek Türklere destek çıkmasına sebep oldu. Fransızlar
Türklere uçak ve malzeme yardımında bulunuyordu.86 Ankara’da hakim düĢünce; Fransa’nın,
Türkler batıda Yunanistan’a karĢı esaslı bir baĢarı kazandıktan sonra Adana cephesinde
harekata geçerek bunda muvaffak olacağı87 kanaatini taĢıdığı yönündedir ve bunda da haklı
çıkmıĢtır.
I. Ġnönü Muharebesi sonrasında düzenlenen Londra Konferansı görüĢmeleri esnasında
Fransız Osmanlı delegeleri arasında varılan anlaĢma gereğince düĢmanlığın derhal sona
erdirilmesi kararı alındı. Bu minvalde Türk Fransız düĢmanlığının 19 Mart 1921 tarihinden
sonra bitirilmesi kesinlik kazanacaktı. Bundan dolayı Fransız kuvvetleri saldırgan tavrından
vazgeçti. Güney cephesi, 1921 yılı Mart ayı sonlarına doğru sakin geçiyordu. 1921 yılı Nisan
ayı baĢında da bu sakinliğin cephede devam etmesi, 12 Nisan 1921 tarihinde Batı cephesine iki
piyade, bir süvari milis alayı Batı cephesine sevk edilmesini sağladı.88 Güney cephesinde
81
Mülâzım Mehmet Sinan, age, s. 55-56.
ATASE, age, s. 124.
83
Age, s. 125.
84
Ali Naci Karacan, Lozan, Milliyet Yayınları, 1971, s. 648.
85
BCA, 030.018.001.001.1.9.1.
86
Armstrong, age, s. 90, 134.
87
BCA, 030.10/54.354.16.
88
ATASE, age, s. 493, 500-501.
82
Journal of History Studies
JHS
208
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
Sadiye Tutsak
çeĢitli tarihlerde firar eden Fransız kıtalarındaki askerler, Türk ordusuna iltica etttiler. Bu
Fransız askerler, üsera garnizonlarına sevk edildiler.89
Fransa, Ankara Hükümeti ile anlaĢmak için Mösyö Franklin Boullion’u Anadolu’ya
gönderdi. Boullion’un gizliden yürütmeye çalıĢtığı müzakereleri Ġngiltere ile Ġtalya uzaktan
takip ediyordu.90 Sakarya Muhaberesi öncesinde Ankara’ya 9 Haziran 1920 tarihinde gelen
Boullion ile Hariciye Vekili Yusuf Kemal Bey müzakerelere devam ettiler.91 Mustafa Kemal
PaĢa, MaraĢ-Antep sınırının belirlenmesinde Hariciye Vekili olan Yusuf Kemal TengirĢek’e
yardımcı olması için Kılıç Ali’yi görevlendirdi.92 Bu çalıĢmalar sonrasında Mösyö Franklin
Boullion, Mustafa Kemal PaĢa’ya Fransız kuvvetlerinin bölgeden çekilmesinde Ankara’da
kendisine gösterilen nezaketten duyduğu memnuniyeti ifade eden 28 Haziran 1921 tarihli bir
telgraf çekti.93 Ankara Hükümeti, Fransa ile anlaĢma yapılmadan önce gerçekleĢen
muharebeler esnasında alınan esirlerin Kayseri’de tutulması kararını aldı.94
JHS
209
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
Sakarya Muharebesi’nde Türk kuvvetlerinin Yunanlılara karĢı ezici bir zafer kazanması
neticesinde barıĢ müzakereleri baĢlatıldı ve iki taraf arasında 20 Ekim 1921 tarihinde Ankara
Ġtilafnamesi imzalandı.95 Fransa’nın, Suriye’yi elinde tutma konusunda taĢıdığı endiĢeden
dolayı bu anlaĢmayı yaptığı seziliyordu.96 Ġngilizlerin kendilerine ihanet olarak gördüğü
Ankara Ġtilafnamasi Türk-Fransız savaĢını bitirdi. Suriye sınırı bu anlaĢmanın 3. maddesiyle;
Ġskenderun sahilinden baĢlayarak Cezire-i Ġbn Ömer’den Dicle’ye ulaĢan sınırda Çobanbey ile
Nusaybin arasında bulunan demiryolu Türkiye'ye bırakıldı. AnlaĢma’nın 11. maddesinde yer
alan Türkiye-Suriye sınırının güneyinde kalan ve halkı sırf Türk veya Türk-Arap ırkına
mensûb karma mahiyete sahip “zîr-i ziyân” havâlide husûsi bir idare tarzı temin idilerek Türk
ırkından olan halka hürriyetlerinin inkiĢâfı temin olunacak ve Türk lisanı resmi dil olarak
kullanılacakdır ifadeleriyle, günümüzde Hatay olarak bilinen Ġskenderun mıntıkası Suriye’ye
özel bir idareyle bırakıldı. Bu maddeyle ekseriyeti Türk olan Ġskenderun halkının yaĢam
biçimine dokunulmayacak ve resmi dil Türkçe olacaktı.97 Ġskenderun Sancağı 1921 yılında
Fransız Fevkalade Komiserliğinin kararnamesi ile muhtar bir idare Ģeklinde Halep’e bağlandı.
Halep bağlı olarak müstakil yapıda; daire baĢkanları ve hakimler tayin edildi, Halep Devleti
tarafından yapılmak koĢuluyla idarenin baĢına sivil bir mutasarrıf getirildi. Osmanlı kanunları
yürürlükte kaldı. Adlî teĢkilat, Beyrut Temyiz Mahkemesi’ne tabi olmak üzere Ġskenderun’da
bir istinaf mahkemesi kuruldu. Aynı tarihte güneyde bayır, bucak nahiyeleri Ġskenderun
sancağından ayrılarak Lâzkiye’ye bağlandı. Zamanla Ġskenderun sancağı da Suriye
Hükümeti’nin baĢkenti olan ġam’ın nüfuz idaresi altına girdi.98
Türkiye ile Fransa arasında yapılan Ankara Ġtilafnamesi, Ġstiklal Harbi’nde Anadolu’nun
güneyde yaĢanılan savaĢı sona erdirdi, fakat yüzyıllardır iç içe yaĢamıĢ olan bölge halkının
çizilen bir sınırla, daha sonra ortaya çıkacak olan meselelerin çözümüne çare bulamadı. Çizilen
hududun ötesinde malı mülkü kalmıĢ olan Anadolu insanının derdinin çözümüde itilafname
89
BCA, 030.10/54.354.16; 030.10/55.362.3.16.
Armstrong, age, s. 134.
91
Atatürk, Nutuk, C.I, s. 621.
92
Turgut, age, s. 113.
93
Bilâl N. ġimĢir, Atatürk İle Yazışmalar 1920-1923, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1992, s. 118.
94
BCA, 030.18.01.01.3.12.2.
95
BCA, 030.10/262.764.3.1; 030.10/265.764.4-5; Atatürk, Nutuk, C.I, s. 620, 625.
96
Bıyıklıoğlu, age, s. 65.
97
BCA, 030.10/262.764.3.1-2; ġapolyo, age, s. 74-75; Ankara Hükümeti’nin Hariciye Vekili Bekir Sami Bey ile
Briand arasında yapılan, fakat Türkiye Büyük Millet Mecisi’nde kabul edilmeyen 11 Mart 1921 tarihli Türk-Fransız
anlaĢmasında çizilen Suriye ile Anadolu arasında sınır, küçük düzeltmelerle Ankara Ġtilafnamesinde kabul edildi.
Bkz. Bıyıklıoğlu, age, s. 134. Anadolu’nun sınırları için bkz. Ek 2.
98
Melek, age, s. 11.
90
Journal of History Studies
Milli Mücadele Yıllarında Suriye’deki Gelişmelerin Güney Cephesi ve Ankara Hükümeti Açısından Önemi
maddeleri yetersiz kalıyordu99. Ankara Hükümeti, bu itilafname gereğince Fransızların tahliye
ettiği bölgede meydana gelen cürümlerin affedildiğine dair 3 Kasım 1921 tarihinde umumi bir
kanun çıkardı.100
Ankara Ġtilafnamesi’nin imzalanmasından sonra Ġskenderun ve Antakya’da bulunan
Türkler, Türk idaresinden ayrılmanın üzüntüsünü yaĢadılar. Bu mıntıkada bulunan Fransızlar,
beraberindeki Ermenilerin pek çoğu ve Kuva-yı Miliye’ye karĢı olanlar, Ġskenderun
topraklarına yerleĢerek Türk varlığını tehdit eden hasmiyane tavırlarını burada devam ettirme
çabasına girdiler. Antakya’nın Musa Dağı’nda 1916 yılında isyan edip Fransız gemileriyle
Kıbrıs ve Mısır’a kaçmıĢ olan Ermenilerin, Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra
Ġskenderun-Antakya ve havalisine 30.000-40.000 civarında geldiği dikkate alındığında,
Türkler açısından tehlikenin boyutu daha iyi anlaĢılır.101
Suriye’de Fransız mandasını tanıyan Ankara Hükümeti102, 1 Haziran 1922 tarihinde
Suriye ile Gümrük AnlaĢması’nı imzaladı.103 Daha sonra Suriye ile Türkiye arasında gümrük
meselelerinin halledilmesi için Ankara’da bir komisyonu kuruldu.104 Evvelden Suriye, Irak ve
diğer ülkelerden gelen “ümera ve zabitan”ın Ankara Ġtilafnamesinden sonra bölgeden
ayrılmaları için Ankara Hükümeti tarafından 20 Temmuz 1922 tarihinde bir kanun layihası
çıkarıldı.105
Ġstiklal Harbi sona ermesine rağmen Ankara Hükümeti, Suriye’deki geliĢmeleri çok
yakından takip ediyordu. Fransa mandater devlet olarak Suriye’de bulunan Elbistan-ı Kebir,
ġam, Haleb ve Alevi Hükümetleri isimleriyle anılan müstakil devletleri, 1923 yılı Ocak ayı
baĢında bir hükümet Ģeklinde birleĢtirdi. Suriye’deki bu yeni yönetim anlayıĢı nedeniyle
pekçok memur açığa çıktı. Bu memurlar Arap, Ermeni ve Hristiyan idi.106 Ankara Hükümeti,
güney bölgesinde sınırdaĢ olduğu Suriye ile halledilmesi gereken meselelerin diplomasi
yolunu açık tutmak için 1923 yılı Haziran ayı baĢlarında Halep ve Beyrut’a konsolos tayin
edilmesi çabasına girdi.107
SONUÇ
Osmanlı Devleti’nin çatısı altında uzun tarihi bir birliktelik yaĢamıĢ olan Türkler ve
Araplar, I. Dünya SavaĢı sonrasında yaĢadıkları topraklar üzerinde Ġtilaf Devletlerinin taksim
planları uygulamalarına maruz kaldıkları tarihi bir gerçektir. Bu savaĢ yıllarında büyük
devletlerin bağımsız devlet kurma sözüne kanan isyancı Araplarda, Osmanlı idaresinden
kopuĢlarınınn hemen ardından tam bir hayal kırıklığı yarattı. Anadolu’nun güneyinde Arapça
konuĢulan yerlerde devlet kurma düĢüncesiyle yaklaĢtıkları büyük devletlerin mandacılık
kıskacında savrulan bu Araplar, büyük sancılar yaĢadılar. Arapların mevcut olduğu coğrafi
sahanın kuzeyinde yaĢayan Anadolu Türkleri de Ġtilaf Devletlerinin kendi topraklarında
yapmak istedikleri ameliyata izin vermeyerek istiklal mücadelesine giriĢmiĢlerdi. GeçmiĢte
aynı devletin çatısı altında hayat süren bu iki toplum, aĢağı yukarı eĢ zamanlı olarak büyük
devletlerin musallatı karĢısında aynı kaderi paylaĢıyorlardı. Bu kader, komĢu iki toplumu
mecburi ortaklık arayıĢına girmelerini yol açtı. Özellikle, Anadolu’nun güneyinde stratejik
99
BCA, 030.10/140.4.4.3.
BCA, 030.18.01.01.3.35.6.
101
Melek, age, s. 6-7.
102
BCA, 030.18.001.001.4.52.5.
103
BCA, 030.18.01.01.5.18.3; 030.01.01.5.17.12.
104
BCA, 030.10/211.437.2.
105
BCA, 030.18.01.01.5.20.17.
106
BCA, 030.10/262.764-11.
107
BCA, 030.10/244.648.1.
100
Journal of History Studies
JHS
210
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
Sadiye Tutsak
konuma sahip Suriye’deki geliĢmeler, Ġstiklal Harbi’ne girmiĢ olan Türkler açısından Güney
cephesinin istikbalini çok yakından ilgilendiriyordu. Türkler istiklal mücadelesinde
Anadolu’nun güneyinde Suriye’de ilkönce Ġngilizlerle daha sonra Fransızlarla karĢı karĢıya
kaldılar. Burada Türklerin Araplarla kurduğu bağlantılar, Fransızların bölgede tutunmasını
zorlaĢtırdı. Türkler, bu coğrafyada Araplarla yapacakları ortak mücadele ile sıkıĢtıracakları
Fransızların kendi topraklarından atılmasını kolaylaĢtırmayı hedeflediler. Mustafa Kemal PaĢa
liderliğinde Türkler, Anadolu’da bu siyaseti gerçekleĢtirmekte muktedir olurken, Araplar kendi
aralarındaki parçalanmıĢlıktan dolayı Ġngiliz Fransız emellerinin girdabından kurtulamadılar.
Bu karıĢık dönemde çöken Osmanlı Devleti’nin enkazı altında verdikleri mücadeleyle Anadolu
Türkleri, Ankara merkezli yeni bir idare kurmaya muktedir oldular, ama Osmanlı’dan kopan
Araplarla irtibatı da kesmediler. Ortak menfaat neticesinde baĢlayan bu irtibat Araplar arasında
yeni bir umut ıĢığı doğurdu. Suriye Arapları, Mustafa Kemal PaĢa’yı kendi kurtuluĢları için de
lider olarak görüp, Fransız mandası yerine Türk mandasını isteyecek konuma geldiler.
KAYNAKLAR
A. Arşivler Vesikaları
JHS
211
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
TİTE Arşivi (Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Arşivi): Kutu (K)20 Gömlek
(G)127
Belge
(B)B127001;
K22G16B16-1001;
K22G17B17001;
K24G39B39001; K24G37B37-3001; K24G63B63-3001; K24G74B74001;
K24G83B83001;
K24G94B94-4001;
K24G98B98001;
K25G30B30001;
K25G87B87001; K27G190B190001; K28G28B28001; K28G28B28-1001;
K28G45B45-2001; K28G46B46-4001; K28G77B77-1001; K28G77B77-2001;
K28G83B83-1001;
K28G89B89001;
K28G90B9001;
K28G91B91001;
K28G92B92-1001; K31G77B77001; K28G77B77-1001; K31G56B56001;
K35G50B50-6001; K35G50B50-7001; K35G50B50-7a001; K77G19B19001;
K77G20B20a001.
BCA (Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi): 490.01.58.228.5.2; 272/74.67.31.11.4;
272/11.13.42.8.5;
272/11.13.42.8.6;
272/11.13.44.10-1;
272/11.8.9.22;
030.18.01.01.5.20.17;
030.18.01.01.4.52.5;
030.18.01.01.5.18.3;
030.01.01.5.17.12; 030.18.01.01.3.35.6; 030.18.01.01.3.12.2; 030.01.01.2.33-6;
030.018.001.001.1.9.1;
030.10/262.764-11;
030.10/265.764.4-5;
030.10/262.764.3.1-2; 030.10/244.648.1; 030.10/211.437.2: 030.10/140.4.4.3;
030.10/54.354.16; 030.10/55.362.3.16; 030.10/54.354.16; 030.10/262.764.1.4-9.
B. Gazeteler
Gazi Sancak, 7 Mart 1336/7 Mart 1920.
İrade-i Milliye, 3 TeĢrin-i Sani 1335/3 Kasım 1919; 24 TeĢrin-i Sani 1335/24 Kasım 1919;
8 Kanun- Evvel 1335/8 Aralık 1919; 8 Kanun- Evvel 1335/8 Aralık 191914
Kanun- Evvel 1335/14 Aralık 1919; 23 ġubat 1336/23 ġubat 1919; 13 Nisan
1336/13 Nisan 1919.
İstiklâl, 8 Kanun-ı Sani 1335/8 Ocak 1919; 17 Kanun-ı Sani 1335/17 Ocak 1919; 22
Kanun-ı Sani 1335/22 Ocak 1919; 3 ġubat 1335/3 ġubat 1919; 5 ġubat 1335/5
ġubat 1919; 6 ġubat 1335/6 ġubat 1919; 18 ġubat 1335/18 ġubat 1919; 21 ġubat
1335/21 ġubat 1919; 26 ġubat 1335/26 ġubat 1919; 17 Mart 1335/17 Mart 1919;
25 Mayıs 1335/25 Mayıs 1919; 11 Haziran 1335/11 Haziran 1919; 20 Eylül
1335/20 Eylül 1919; 22 TeĢrin-i Evvel 1335/22 Ekim 1919; 27 TeĢrin-i Evvel
1335/27 Ekim 1919.
Journal of History Studies
Milli Mücadele Yıllarında Suriye’deki Gelişmelerin Güney Cephesi ve Ankara Hükümeti Açısından Önemi
İstiklâl Harbi Gazetesi, Haz: Ömer Sami CoĢar, 23 Mayıs 1919; 10 Haziran 1919.
C. Telif Eserler
ADAMOF, E.E., ve diğerleri, Anadolu’nun Taksimi Planı, Günaydın Kitaplığı Dizisi,
Ġstanbul 1972.
AKBIYIK, YaĢar, Millî Mücadelede Güney Cephesi (Maraş), Kültür Bakanlığı Yayınları,
Ankara 1990.
ALTUĞ, Seda, “Suriye Arap Milliyetçiliğinde Vatan ve Suriyelilik”, İstanbul
Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Dergisi, S.39, Ekim 2009, s. 71-94.
ARMSTRONG, Harold, Türkiye Nasıl Doğdu, Çev: Ömer Rıza Doğrul, Özgü Yayınları,
Ġstanbul 2011.
ATATÜRK, Kemal, Nutuk, C.I-II, Türk Devrim Tarihi Enstitüsü Yayınları, Ġstanbul
1982.
ATATÜRK, Mustafa Kemal, Türkiye Büyük Millet Meclisi Gizli Oturumlarında Sorunlar
ve Görüşler (23 Nisan 1920-29 Ekim 1923), Haz: RaĢit Temel, Ġstanbul 1990.
ATAY, Falih Rıfkı, Atatürk’ün Bana Anlattıkları, Sel Yayınları, Ġstanbul 1955.
ATAY, Falih Rıfkı, Çankaya, BateĢ Yayınları, Ġstanbul 1984.
ATAY, Falih Rıfkı, Zeytindağı, Cumhuriyet Yayınları, 1998.
BAYKAL, Bekir Sıtkı, Millî Mücadele’de Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti,
Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayınları, Ankara 1996.
JHS
212
BIYIKLIOĞLU, Tevfik, Atatürk Anadolu’da (1919-1921), Cumhuriyet Gazetesi
Yayınları, 2000.
History
Studies
BORAK, Sadi, Atatürk’ün Özel Mektupları, Ġkinci Baskı, Varlık Yayınları, Ġstanbul 1970.
Volume 6
Issue 5
September
2014
BORAK, Sadi, Öyküleriyle Atatürk’ün Özel Mektupları, ÇağdaĢ Yayınları, Ġstanbul 1980.
CEBESOY, Ali Fuat, Bilinmeyen Hatıralar, Kuva-yı Milliyenin İçyüzü, Haz: Osman
Selim Kocahanoğlu, Temel Yayınları, Ġstanbul 2011.
DEMĠR, ġerif, “Dünden Bugüne Türkiye’nin Suriye ve Ortadoğu Politikası”, Turkish
Studies, Vol.6/3, Summer 2011, s. 691-713.
ELPELEG, Zvi, Filistin Ulusal Hareketinin Kurucusu Hacı Emin el-Hüseynî, Çev: Dilek
ġendil, ĠletiĢim Yayınları, Ġstanbul 1999.
ERDEN, Ali Fuat, Birinci Dünya Harbinde Suriye Hatıraları, Haz: Alpay Kabacalı,
Yürkiye ĠĢ Bankası Yayınları, Ġstanbul 2003.
FĠLMER, Cemil, Hatıralar, Emek Matbaacılık, Ġstanbul 1984.
FROMKĠN, David, BarıĢa Son Veren Barış, Modern Ortadoğu nasıl Yaratıldı? 19141922, Çev: Mehmet Harmancı, Epsilon Yayınları, Ġstanbul 2013.
GELVĠN, James L., “Demostrating Communities in Post-Ottoman Syria”, Journal of
Interdisciplinary History, Vol.25, No.1, Summer 1994, s. 23-44.
GENELKURMAY BAġKANLIĞI ASKERĠ TARĠH VE STRATEJĠK ETÜT DAĠRE
BAġKANLIĞI, Kuvayımilliye Komutanı Tekelioğlu Sinan Bey’in Günlüğü,
Genelkurmay Basımevi, Ankara 2012.
Journal of History Studies
Sadiye Tutsak
GÜNAY, Selahattin, Bizi Kimlere Bırakıp Gidiyorsun Türk?, ĠĢ Bankası Kültür Yayınları,
Ġstanbul 2006.
GÜNAY, Selçuk, “II. Abdülhamit Döneminde Suriye ve Lübnan’da Arap Ayrılıkçı
Hareketlerinin BaĢlaması ve Devletin Tedbiri”, Ankara Üniversitesi Dil ve TarihCoğrafya Fakültesi Tarih Bölümü Tarih Araştırmaları Dergisi, C.17, S.28, 1995,
s. 85-108.
HARRĠS, William, Levant, Bir Kültürler Mozaiği, Çev: Ercan Ertürk, Literatür Yayınları,
Ġstanbul 2005.
HATĠPOĞLU, Süleyman, Türk-Fransız Mücadelesi, Atatürk AraĢtırma Merkezi
Yayınları, Ankara 2001.
ĠNÖNÜ, Ġsmet, İnönü’nün Hatıraları, Gençlik Subaylık Yıllarım 1884-1918, Haz:
Sabahhin Selek, C.1, Burçak Yayınları, 1969.
KARACAN, Ali Naci, Lozan, Milliyet Yayınları, 1971.
KANDEMĠR, Feridun, Peygamberimizin Gölgesinde Son Türkler, Yağmur Yayınevi,
Ġstanbul 1974.
KARABEKĠR, Kâzım, İstiklâl Harbimizin Esasları, Sinan Matbaası NeĢriyet Evi, 19331951.
JHS
KAYALI, Hasan, Jön Türkler ve Araplar, Osmanlıcılık, Erken Arap Milliyetçiliği ve
İslamcılık (1908-1918), Tarih Vakfı Yayınları, Ġstanbul 2003.
213
Kılıç Ali, Kılıç Ali Hatıralarını Anlatıyor, Sel Yayınları, Ġstanbul 1955.
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
KEMAL, Cemal, “Osmanlı’nın Filistin Cephesi’ndeki Son Muharebesi”, Ankara
Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi, S.45, Bahar
2010, s. 37-69.
KHOURY, Philip S., “Continuity and Change in Syrian Political Life: Nineteenth and
Twentieth Centuries”, The American Historical Review, Vol.96, No.5, December,
1991, s. 1374-1395.
MCCARTY, Justin, Ölüm ve Sürgün, Ġnkılâp Yayınları, Ġstanbul 1998.
MELEK, Abdurrahman, Hatay Nasıl Kurtuldu, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara
1991.
MERAY, Seha L., Lozan’ın Birinci Öncüsü Prof. Ahmet Selâhattin Bey 1878-1920, Türk
Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1976.
METĠN, BarıĢ, Esaretten Zafere, Akademi AKY, UĢak 2012.
Mülâzım Mehmet Sinan, Harp Hatıraları Çanakkale-Irak-Kafkas Cephesi, Vadi
Yayınları, Ankara 2006.
LAWRECE, T.E., Bilgeliğin Yedi Direği, Bir Casusun Anıları, Rey Yayıncılık, Kayseri
1991.
MAĞMUMĠ, ġerafeddin, Bir Osmanlı Doktoru’nun Anıları, Yüzyıl Önce Anadolu ve
Suriye, Çev: Cahit Kayra, Büke Yayınları, Ġstanbul 2002.
NUMANĠ, ġibli, Anadolu, Suriye ve Mısır Seyahatnamesi, Çev: Yusuf Karaca, Risale
Yayınları, Ġstanbul 2002.
Journal of History Studies
Milli Mücadele Yıllarında Suriye’deki Gelişmelerin Güney Cephesi ve Ankara Hükümeti Açısından Önemi
OKDAY, Ġsmail Hakkı, Yanya’dan Ankara’ya, Sebil Yayınevi, Ġstanbul 1994.
ÖZALP, Kâzım, Milli Mücadele 1919-1922, C.I, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara
1988.
ÖZKAYA, Duman, Olcay- Birsel, Haktan, “Bir Misyonerin Mezopotamya Gezi
Notlarından
Günceler:
Ġskenderun’dan
Fırat’a,
Kuzey
Suriye-Batı
Mezopotamya”, History Studies, Vol. 4, Is.3, Ekim/October 2013, s. 53-68.
PEKER, Nurettin, 1918-1923 İstiklâl Savaşının Vesika ve Resimleri İnönü, Sakarya,
Dumlupınar Zaferlerini Sağlayan İnebolu-Kastamonu ve Havalisi Deniz ve Kara
Harekâtı ve Hatıralar, Gün Basımevi, 1955.
POOL, David, “From Elite Class: The Transformation of Iraqi Leadership, 1920-1938”,
International Journal of Middle East Studies, Vol.12, No.3, November 1980, s.
331-350.
RABINOVICH, Itamar, “The Compact Minorities and Syrian State, 1918-1945”, Journal
of Contemporary History, Vol.14, No.4, October 1979, s. 693-712.
SÂBĠS, Ali Ġhsan, İstiklâl Harbi ve Gizli Cihetleri, C.5, Nehir Yayınları, Ġstanbul 1993.
SELÇUK, Ġlhan, Yüzbaşı Selahattin’in Romanı, C.2, Remzi Kitabevi, Ġstanbul 1976.
SĠMĠTH, Charles D., “The Invention of a Tradition: The Question of Arab Acceptance of
the Zionist Right to Palestine during World War I”, Journal of Palestine Studies,
Vol.22, No.2, Winter 1993, s. 48-61.
SOFUOĞLU, Adnan- Dağıstan, Adil, İşgalden Katılıma Hatay, Phoenix Yayınevi,
Ankara 2008.
SONYEL, Selâhi R., “Albay T. E. Lawrence, HaĢimi Araplarını, Osmanlı
Ġmparatorluğuna KarĢı Ayaklanmaları Ġçin Nasıl Aldattı, Ġngiliz Belgelerine
Göre”, Belleten, C.LI, S.199, Nisan 1987, s. 253-287.
ġAPOLYO, Enver Behnan, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi (1918-1950), Milli Eğitim
Basımevi, Ġstanbul 1955.
ġEN, Sabahattin Ortadoğu’da İdeolojik Bunalım, Suriye Baas Partisi ve İdeolojisi, Birey
Yayıncılık, Ġstanbul 2004.
ġĠMġĠR, Bilâl N., Malta Sürgünleri, Bilgi Yayınevi, Ġstanbul 1976.
ġĠMġĠR, Bilâl N., Atatürk İle Yazışmalar 1920-1923, Kültür Bakanığı Yayınları, Ankara
1992.
TEZER, Ali ġükrü, Atatürk’ün Hatıra Defteri, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara
1989.
THOMAS, Martin, “Bedoun Tribes and the Imperial Intelligence Services in Syria, Iraq
and Transjordan in the 1920s”, Journal of Contemporary History, Vol.38, No.4,
October 2003, s. 539-561.
TOMRUK, Ahmet Esat / Ġngiliz Kemal, Türk Casusu İngiliz Kemal Ortadoğu’da, Geçit
Kitabevi, Ġstanbul 2005.
TOYNBEE, Arnold J., Türkiye, Bir Devletin Yeniden Doğuşu, C.I, Çev: Kasım Yargıcı,
Cumhuriyet Gazetesi Yayınları, 1999.
Journal of History Studies
JHS
214
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
Sadiye Tutsak
TURGUT, Hulûsi, Atatürk’ün Sırdaşı Kılıç Ali’nin Anıları, ĠĢ Bankası Kültür Yayınları,
Ġstanbul 2006.
TÜRKGELDĠ, Ali Fuad, Görüp İşittikerim, Türk tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1987.
UMAR, Ömer Osman, “Suriye’de Fransız Emperyalizmi”, Fırat Üniversitesi Sosyal
Bilimler Dergisi, C.12, S.1, 2002, s. 297-310.
UMAR, Ömer Osman, “Milli Mücadele Döneminde Atatürk’ün Ortadoğu Politikası”,
Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, C.20, S.1, 2010, s. 443-470.
D. Tezler
ġĠRĠN AYRANCI, ZiĢan, Türkiye-Suriye İlişkileri, (Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı, BasılmamıĢ Yüsek Lisans Tezi), EskiĢehir 2006.
JHS
215
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
Journal of History Studies
Milli Mücadele Yıllarında Suriye’deki Gelişmelerin Güney Cephesi ve Ankara Hükümeti Açısından Önemi
EK1: Gaziantep’in Teslim Beyannamesi108
JHS
216
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
108
TĠTE ArĢivi, K77G19B19001.
Journal of History Studies
Sadiye Tutsak
Gaziantep’in Teslim Beyannamesinin Arapça ve Fransızca
Kısmı109
JHS
217
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
109
TİTE Arşivi, K77G20B20a001.
Journal of History Studies
Milli Mücadele Yıllarında Suriye’deki Gelişmelerin Güney Cephesi ve Ankara Hükümeti Açısından Önemi
EK 2: Yapılan Anlaşmalarla Türkiye Sınırlarını Gösterir Harita110
JHS
218
History
Studies
Volume 6
Issue 5
September
2014
110
BCA, 490.01/58.228.5.2
Journal of History Studies
Download

Full Text (PDF) - History Studies