Esat’ta yaşlı çift
ÖLÜ BULUNDU
Başkent'te üç gündür kendilerinden haber alınamayan
70 yaşlarındaki çift,
evlerinde ölü bulundu.
HABERİ 11’DE
Adnan Keskin, İl Başkanı EFSANE RÖPORTAJLAR
28 Aralık 2015 Pazartesi
Fiyatı 25 Kr
www.yedigungazetesi.com.tr
CHP Ankara İl Başkanlığı Olağan Kongresi’nde Adnan Keskin yeniden başkanlığa getirildi.
Divan başkanlığını, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan’ın yaptığı 10. Olağan Kongrede Yaklaşık 600
delegenin oy kullandı. Adaylardan Adnan Keskin 367, Hikmet Tepe ise 225 oy aldı. HABERİ 11.SAYFADA
tepkisi
Cumhurbaşkanı
Erdoğan, “ODTÜ'de
namaz kılan gençlere
saldırıyorlar. Böyle bir
şey olamaz. Gereği
neyse YÖK tarafından
yapılmalı.
Cumhurbaşkanlığı
makamı olarak bizler
de takipçisi olacağız”
dedi. HABERİ 11’DE
Ana-yasa
baba-tasa
…ve HDP’nin dışında kaldığı masa…
Ahmet
Davutoğlu
Kemal
Kılıçdaroğlu
Devlet
Bahçeli
Selahattin
Demirtaş
Ö
Doğu
Karadeniz’e
yılbaşı ilgisi
Her yıl milyonlarca
yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği
Doğu Karadeniz,
doğal güzelliklerinin
yanı sıra tarihi,
kültürel ve sportif
aktiviteleriyle yılbaşı
tatilinde de çok sayıda misafiri ağırlayacak.
HABERİ 14. SAYFADA
Prof.Dr. Nurullah Çetin
Türkçe Bakış
12. Sayfada
Hayrettin İvgin
Kültürel
Boyut
10. Sayfada
Fotoğraflar:
Kenan Ergen
Gazetecilikten moda dünyasına geçen
ve tasarımları
ile büyük
başarılara imza atan Mehmet Köymen, kendisini, mesleğini ve
başarını gazetemize anlattı. Bu alanda bir dünya markası olan
Köymen bunu şöyle anlatıyor: New York defilesinde herkes Köymen
diye yazmaya ve hitap etmeye başladı. Muhasebecimin,
“Mehmet bey herkes adınızı değil soyadınızı söylüyor”
dedi. New York Başkonsolosu Mehmet Samsar da, “Artık
sen marka olmuşsun haberin yok. Seni burada herkes
Köymen diye tanıyor’’ dedi.
Efsane Güzeldereli’nin röportajı
ÇARŞAMBA günü YediGün’de
Güzellik Uzmanı Bahar
Babacan tarafından
makyajda ve ojede yılbaşı konsepti başlığı
altında gerçekleşen
söyleşide, Babacan
kadınlara makyaj
tüyoları da vermeyi
ihmal etmedi.
Neden? Başbakanlık açıklamasında, “HDP yöneticileri
siyasi olgunluğa sahip
olmadıklarını bir kez daha
ortaya koydu. HDP ile aynı
masayı paylaşmanın
H
L AB anlamı
ZE
kalmamıştır”
denildi.
Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip
UR
Erdoğan, seçim
S U N E R KI
sonrası
Cumhurbaşkanlığı
Sarayı'nda muhtarlarla yaptığı
toplantılardan birinde, yeni
dönemde yeni anayasa çalışmalarına destek verebileceğini
söylemişti.
D
Yenimahalle Belediyesi
2. müzik sınıfını Mithat
Enç Görme Engelliler
Okulu’na kazandırıldı.
Görme engelli öğrenciler yeni sınıflarında ilk
derslerini Yenimahalle
Belediye Başkanı Fethi
Yaşar’ın katılımıyla
yaptı.
HABERİ 16. SAYFADA
Mehmet Köymen
Ç
Yenimahalle
Belediyesi, İstanbul
Devlet Modern Folk
Müzik Topluluğu’nu
vatandaşlarla buluşturdu. HABERİ 4’TE
Moda dünyasında marka bir isim
ER
Modern
folk müzik
rüzgarı
Engellilere
müzik odası
Sivil bir anayasa için yepyeni
bir süreç başlıyor derken yeni
ve önemli bir gelişme yaşandı.
Başbakan Ahmet Davutoğlu,
yeni anayasa, bütçe, reformlar
ve iç tüzük konularında fikir
alışverişinde bulunmak üzere
30 Aralık Çarşamba günü saat
13.00’te CHP, 16.00’da HDP, 4
Ocak Pazartesi saat 16.00’da
MHP genel başkanlarıyla
görüşecekti. HDP ile görüşme
iptal edildi.
Fotoğraf:
Kenan Ergen
HIZ KESİCİ
Hastane ve okul
önlerine 154 adet
hız kesici kasis montajı yapan, Ankara
Büyükşehir
Belediyesi, “okul
geçidi” levhalarının
takılı olduğu 130
direği fosforlu
malzemeyle giydirdi.
HABERİ 5. SAYFADA
LI
ODTÜ
Güzellik
söyleşisi
Başbakan Ahmet Davutoğlu,
“Artık Türkiye, 12 Eylül
Anayasası ile idare edilmeyecek” derken; CHP Genel
Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve
MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin
çekincelerinin başında,
başkanlık sistemi geliyor.
Evet, yeni yılda yeni bir yola
girecek olan anayasa diğer
sorunların çözümüne ilişkin
süreç HDP’nin masa dışında
kaldığı bir zeminde ilerleyecek gibi….
HABERİ
11. SAYFADA
Yenimahalle Belediyesi,
Cilt Bakımı eğitimi gören
kursiyerlere 2016 makyaj
trendleri ve tırnak sanatı
hakkında söyleşi düzenledi.
HABERİ 5. SAYFADA
Zamlı asgari ücret haftası
Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, "Asgari
ücret bin 300 lira olacak dedik, inşallah
önümüzdeki (bu) hafta içerisinde Asgari
Ücret Tespit Komisyonu bin 300 liralık taahhüdümüzü yerine
getirecek" dedi.
Dünyada Türk mallarının markasını
oluşturmak için bu
kampanyayı başlattıklarını vurgulayan
Elitaş, "Bir marka
kıtlığımız, marka
kısırlığımız var” diye
konuştu.
HABERİ
11. SAYFADA
Protokolden
fabrika ziyareti
HABERİ 16. SAYFADA
Önemli proje Temiz çevre
Ankara Üniversitesi
Sağlık Bilimleri
Fakültesi Ebelik
Bölümü ve
Altındağ Belediyesi
işbirliğiyle gerçekleştirilen ‘Gebelik
Okulu Projesi’
kadınların hayatını
değiştiriyor.
HABERİ 3’TE
ÇUBUK’A
Kent Ormanı
HABERİ 4. SAYFADA
Akyurt
Belediyesi’nin
“Temiz Çevre Sağlıklı
Toplum” projesi
Akyurt İlçe Milli
Eğitim Müdürlüğü
ile birlikte hayata
geçirildi. Proje için
toplantı düzenlendi.
HABERİ
3. SAYFADA
Arabalarına
kavuştular
HABERİ 4. SAYFADA
Öğrencilerden
Başkana pasta
HABERİ 5. SAYFADA
Çankaya’da
takı tasarımı
HABERİ 16. SAYFADA
2
SİNEMA
TV / MAGAZİN
28 Aralık 2015 Pazartesi
Ünlü isimler çocuklar
için sahneye çıkacak
LİNET KONSERİ
08 OCAK 2016
CUMA 22:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
YENİ TÜRKÜ
KONSERİ
11 MART
2016 CUMA
22:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
İREM DERİCİ
KONSERİ
15 OCAK 2016
CUMA 22:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
İSTANBUL- Tüvana
Okuma İstekli Çocuk Eğitim
Vakfının (TOÇEV), 9 Şubat
2016'da düzenleyeceği
"Yıldızların Şarkıları
Çocukların Yarınları" konserinde aralarında Ayşegül
Aldinç, Feridun Düzağaç, Fatih
Erkoç ile Nükhet Duru'nun
bulunduğu sanatçılara, Burak
Yılmaz, Emre Belözoğlu,
Hidayet Türkoğlu, Mehmet
Topal ve Semih Saygıner gibi
sporcular eşlik edecek.
Dernekten yapılan yazılı
açıklamaya göre, Metin
Özülkü'nün müzik direktörlüğü
ve futbolcular Mehmet Topal
ile Serkan Balcı'nın
öncülüğünde TİM Maslak
Show Center'da gerçekleştirilecek gecenin sunuculuğunu
Selçuk Yöntem yapacak.
Gecede sahneye Ayşegül
Vizyona
yeni
giren
filmler
"The Lobster"
Yunan asıllı yönetmen Yorgos
Lanthimos'un yönettiği filmin başrolerinde Colin Farrell, Rachel Weisz, Jessica
Barden ile Olivia Colman gibi isimler
yer alıyor.
Çok da uzak olmayan bir gelecekten
ilginç bir distopya öyküsü anlatan filmin
konusu şöyle:
"Karısı tarafından terk edilen David,
kendisi gibi bekar insanların eş bulmak
üzere yerleştiği bir otelde kalmaya başlar. Ruh eşini bulması için 45 günü vardır ve eğer bunu başaramazsa seçeceği
bir hayvana dönüştürülecektir. Otelin
absürt kuralları, aynı kaderi paylaştığı
insanların halleri ve ceza olarak sürüleceği ormandaki asilerin korkusu bir
araya gelince çaresiz kalan David, derin
bir çıkmaza girer."
06:18 İstiklal Marşı ve Günün
Program Akışı
06:20 Ömür Dediğin
06:50 Sen de Gitme
08:10 Avrupa Avrupa
09:45 Yabancı Sinema "Notre
Dame'ın Kamburu"
11:15 1'de Bugün
11:30 Muharrem Klip
11:35 6 Mantı
12:45 1'de Bugün
13:00 Savaşta Barışta Türk Ordusu
13:20 Pastane
14:15 Muharrem Klip
14:20 Baba Candır
16:30 Yeşil Deniz
18:50 Hava Durumu
18:55 Spor
19:10 Ana Haber Bülteni
19:55 Seksenler
23:25 Şirket Adamları
Aldinç, Bülent Serttaş, Candan
Erçetin, Funda Arar, Feridun
Düzağaç, Fatih Erkoç, İpek
Açar, Murat Dalkılıç, Mustafa
Ceceli, Nükhet Duru, Nilüfer,
Selami Şahin, Ümit Besen,
Volkan Konak ve Zara çıkacak.
Sanatçılara, futbolcular
Burak Yılmaz, Emre
Belözoğlu, Gökhan Töre, Nuri
Şahin, Olcan Adın, Serkan
Balcı, Mehmet Topal, Semih
Kaya ve Volkan Demirel,
tenisçi Çağla Büyükakçay,
milli voleybolcular Eda Erdem
Dündar ve Neslihan Demir,
boksör Gökhan Saki, Türkiye
Basketbol Federasyonu CEO'su
Hidayet Türkoğlu, milli basketbolcu Kerem Tunçeri, milli
motosikletçi Kenan Sofuoğlu
ile dünya bilardo şampiyonu
Semih Saygıner eşlik edecek.
Konserden elde edilecek
08:30 Selena
10:20 Eve Dönüş
13:00 Kırgın Çiçekler
16:00 Evli ve Öfkeli
RACHİD TAHA
KONSERİ
03 MART 2016
PERŞEMBE
21:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
ZİYNET SALİ
KONSERİ
24 ŞUBAT
2016
ÇARŞAMBA
21:00
TEOMAN
KONSERİ
09 OCAK 2016
CUMARTESİ
22:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
MODEL
KONSERİ
27 ŞUBAT
2016
CUMARTESİ
22:00
İREM
DERİCİ
KONSERİ
15 OCAK
2016 CUMA
22:00
JOLLY
JOKER
ANKARA’DA
"Point Break"
06:45 Kız Tarafı Erkek Tarafı
08:00 Mustafa Karataş ile
Muhabbet Saati
09:30 Zahide Yetiş'le
12:00 Nursel'in Mutfağı
13:00 Evrim Akın İle Ev Kuşu
14:00 Gelin Evi
15:15 Turgay Başyayla İle
Lezzet Yolculuğu
16:45 Titiz Misin?
18:30 Show Ana Haber
19:45 Güldür Güldür Show
00:15 Asla Vazgeçmem
02:00 Zahide Yetiş'le
04:00 Evrim Akın İle Ev Kuşu
Usta yönetmen Stephen Frears
imzalı filmde Ben Foster, Chris
O'Dowd, Guillaume Canet ile
Dustin Hoffman rol aldı.
Biyografi türündeki film, üst üste
7 kez kazandığı Fransa Bisiklet
Turu şampiyonluğuyla dünyaca
ünlü bir efsaneye dönüşen ve yıllar sonra doping kullandığını itiraf
eden Lance Armstrong'un skandallarla dolu gerçek öyküsünü
anlatıyor.
Son yılların en popüler figürlerinden biri olan Lance
Armstrong'un şöhret basamaklarındaki yükselişini ve düşüşünü
anlatan filmin senaryosunu John
Hodge kaleme aldı.
05:30 Geniş Aile
07:00 Bugün
08:30 Beni Affet
09:45 Big Brother Türkiye
11:15 Muhteşem Yüzyıl Kösem
13:30 Evleneceksen Gel
17:00 Beni Affet
19:00 Star Haber
20:00 Paramparça
w07:00 Belgesel
08:15 Çizgi Film Kuşağı
09:00 Maşa ile Koca Ayı
10:00 Çok Güzel Hareketler
Bunlar
12:30 Arda’nın Mutfağı / Yeni
13:30 Maral:En Güzel
Hikayem
16:15 Örümcek Adam
18:15 Baybars Altuntaş ile En
Zayıf Halka / Yeni Bölüm
23:45 Big Brother Türkiye
01:30 Big Brother Türkiye
03:00 Evleneceksen Gel
20:00 Sinema
22:15 Yabancı Sinema
00:30 Yabancı
Sinema
20:00 PARAMPARÇA
DİLARA HAMİLE,
CANDAN ŞOKTA
Hamile olduğunu öğrenen Dilara,
bebeğini doğurup doğurmamakla
ilgili endişelerini açmak için en
yanlış kişi olan Candan’ı seçer.
Dilara’nın hamileliği ile şoka
giren Candan, Harun ile
Dilara’nın evleneceklerini
anlayınca Cihan ile işbirliği yapmaya karar verir.
“KARDEŞİMİN KATİLİSİN!”
Dilara’nın düşmanı Harun ile
evleneceğini öğrenen Cihan da
Harun’u bitirmek için Candan’dan
faydalanması gerektiğinin farkındadır. Cihan ve Harun arasındaki
yüzleşmede Harun ‘kardeşinin
katili’ olarak gördüğü Cihan’a
kinini kusar. Dilara ise tüm
gerçeklere kulağını tıkamıştır
MUSTAFA
KESER KONSERİ
25 ŞUBAT
2016
PERŞEMBE
21:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
"Son Efsane"
Edgar Ramirez, Luke Bracey,
Teresa Palmer ile Delroy Lindon
ve Numan Acar'ın oynadığı filmin
yönetmen koltuğunda Ericson
Core bulunuyor.
Keanu Reeves ile Patrick
Swayze'in 91 yılında çevirdikleri
ve o dönem oldukça başarılı
bulunup unutulmaz aksiyon sahneleriyle adından söz ettiren orjinal
Point Break'in 2015 yapımı
yeniden çevriminde, yine heyecanlı atlayışların ve kovalamacaların
bol olduğu bir aksiyon izleyiciye
sunuluyor.
19:00Atv Ana Haber Bülteni
20:00 Kertenkele
23:45 Evli ve Öfkeli
02:15 Eve Dönüş
04:45 Doksanlar
00:00 BÜYÜK SÜRGÜN KAFKASYA
Büyük Sürgün
Kafkasya, 1944 yılında Stalin'in emriyle
sürgün edilen Ahıska
Türklerinin trajik
hikayesini anlatıyor.
Yaşadıkları topraklardan sürgün edilen
binlerce insanın,
sahipsiz, unutulmuş
bir halkın yürek
burkan hikayesini
anlatan Büyük
Sürgün Kafkasya 15
Aralık'tan itibaren
dört hafta süreyle
TRT1 ekranlarında
izleyiciyle buluşuyor.
gelir, TOÇEV'in çalışmalarını
sürdürdüğü Öğrenim
Merkezi'nin yapımına katkı
sağlayacak.
Merkezde çocuklar için
gerçekleştirilen tüm çalışmalar
tek çatı altında toplanacak.
Böylece merkezde yer alacak
tiyatro sahnesinde hem TOÇEV
Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu
hem de konuk çocuk tiyatroları, oyunlarını tüm çocuklara
sahneleyebilecek.
Merkezdeki etüt odalarında
çocuklar atölye çalışmaları
yaparken, gönüllülerin
desteğiyle ders çalışma programları uygulanabilecek.
Çocukların gelişimine yönelik her türlü detayın
düşünüldüğü merkezde çocuklar, kurulan kütüphaneyle Türk
ve dünya edebiyatının en güzel
eserlerine ulaşabilecek. (AA)
KAAN
TANGÖZE
KONSERİ
02 OCAK 2016
CUMARTESİ
22:00
JOLLY JOKER
ANKARA’DA
06:00
07:30
09:40
12:30
13:45
16:15
19:00
20:00
Kanal D Çocuk Kulübü
Yerli Dizi
Magazin D
Bizim Lezzetlerimiz
Kısmetse Olur
Yerli Dizi
Ana Haber Bülteni
Güllerin Savaş
23:15
01:00
Kısmetse Olur
Galip Dervi
19:45 GÜLDÜR GÜLDÜR SHOW
Aradan geçen 10 yıl,
karısı Pam’le yaptıkları
iki küçük Focker ve
aşılan sayısız engelden
sonra Greg nihayet asabi
kayınpederi Jack’in
güvenini kazanır. Fakat
para sıkıntısı çeken
babamız, bir ilaç şirketinde ikinci bir işe
girdiğinde, kayınpederi
Jack’in en sevdiği erkek
hemşireyle ilgili
şüpheleri tekrar baş gösterir. Greg ve Pam’in
tüm tayfası ikizlerin yaş
günü partisi için toplantığında, Greg evinin
erkeği olabileceğini
şüpheci Jack’e kanıtkamak zorunda kalır.
ANKARA
28 Aralık 2015 Pazartesi
3
TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken: Çocuklara temiz
çevre eğitimi
“Yazarkasa değiştirme
zorunluluğu ertelendi”
Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel
Başkanı Bendevi Palandöken, Yazarkasa değiştirme zorunluluğunun 1 yıl ertelenmesinin esnaf ve sanatkârlara rahat bir
nefes aldırdığını belirtti.
HABER MERKEZİ- Bir yıl içinde mali hafızası dolan
makinelerin yeni nesil cihazlarla değiştirileceğini hatırlatan
TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken , “Tebliğ ile yeni
nesil yazar kasa kullanım zorunluluğu 2014 yılı satışları/brüt
hasılatı 150 bin TL’nin altında olan esnaf ve sanatkârlar için
bir yıl ertelenmiş, diğer esnaf ve sanatkârlar için de kademeli
bir geçiş öngörülmüştür. Anılan tebliğe göre yeni nesil yazar
kasa kullanım zorunluluğu, 2014 yılı satışları/brüt iş hasılatı;
-150 bin TL’nin altında olanlar için 1.1.2017 tarihinde,
-150 bin TL – 500 Bin TL arasında olanlar için 1.10.2016
tarihinde,
-500 bin TL – 1 milyon TL arasında olanlar için 1.7.2016
tarihinde,
-1 milyon TL’nin üzerinde olanlar için de 1.4.2016 tarihinde başlayacaktır. Yeni nesil yazarkasalar kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması için çok önemli. Ancak, hafızası dolmamış ve daha yeni olan yazarkasaların yeni nesil cihazlarla
değiştirilmesini de esnaf büyük bir israf olarak görüyordu. Bu
nedenle bir yıllık erteleme herkes için çok olumlu oldu”diye
konuştu.
Mali hafızası dolmayan cihazların bir yıl daha kullanılacak
olmasının zaman içinde rekabet koşulları nedeniyle fiyatların
da düşmesine fırsat tanıyacağını söyleyen Palandöken,
“Piyasaya yeni giren firmalar var. Fiyatlar zaman içinde daha
da düşecek. Bu da esnafımıza önemli bir tasarruf imkanı sağlayacak” dedi.
Altındağlılar, Sarıkamış şehitlerini unutmadı
HABER MERKEZİ- Altındağlılar, Sarıkamış
Şehitleri'ni de unutmadı. 22 Aralık 1914- 15 Ocak
1915 tarihleri arasında Sarıkamış’taki Allahuekber
Dağları’nda, Kars'ı Ruslardan geri almak için
harekata katılan ve Rus kuvvetlerini püskürtmek
isterken ağır kış koşulları ile karşılaşarak donarak
ölen 90 bin Türk askerini unutmayan Altındağlı
kadınlar ve gençler, hazırladıkları anma programıyla tüm katılımcıları ağlattı. 90 bin askerimizin
101’inci ölüm yıldönümünde duygu dolu bir anma
programına imza atan Kadın Eğitim ve Kültür
Merkezi ile Gençlik Merkezi üyeleri, salonu dolduran herkese duygulu anlar yaşattı.
Altındağlı kadınlar ve gençler tarafından ortakla-
şa hazırlanan program, Sarıkamış’ta şehit olan
askerlerimizin aziz hatırası için saygı duruşu ve
İstiklal Marşı ile başladı. Ardından “Sarıkamış”
konulu bir belgesel izlendi.
Örnek, Sakarya, Çamlık, Alemdağ, Seyfi
Demirsoy ve Güneşevler Kadın Eğitim ve Kültür
Merkezi üyelerinden oluşan koro söyledikleri türkülerle, kulakların pasını sildi. Koro şefi İlkim
Eylül İlk ile birlikte söyledikleri “Yemen Türküsü,
Eledim eledim, Asker Yolu Beklerim” gibi hüzünlü türkülerle, herkesin duygularına tercüman olan
koro, dinleyenlerin büyük beğenisini topladı.
Karapürçek Mahallesi Sezai Karakoç Gençlik
Merkezi üyesi Neslihan Bayamlı’nınokuduğu,
şehit annesinin oğluna yazığı mektup da salondan
büyük alkış aldı.
Karacaören Mahallesi Mehmet Akif Ersoy
Gençlik Merkezi üyelerinin hazırladığı “Dışarıda
Kar Yağıyor” isimli tiyatro oyunu ise salondaki
duygusallığı doruğa çıkardı. Sarıkamış’ta donarak
ölen askerlerimizin yaşadığı ağır kış koşullarının
daha iyi anlaşılması için, salondaki klimaların
kapatılarak tüm izleyicilerin soğukla yüz yüze gelmesinin sağlandığı tiyatro gösterisi, hem ağlattı
hem de vatan topraklarının ne kadar zorlu koşullarda kazanıldığının daha iyi anlaşılmasını sağladı.
Salondaki -5 derece soğukta sergilenen tiyatro
gösterisi sırasında, gözyaşları sel oldu aktı.
Başarılı performanslarıyla herkesi kendilerine hayran bırakan Altındağlı gençler, ne kadar duyarlı ve
yetenekli olduklarını bir kez daha ispatladılar.
Programın sunuculuğunu üstlenen Ulubey
Mahallesi Ertuğrul Gazi Gençlik Merkezi üyesi
Bedirhan Şahin ise, okuduğu şiirler ve duygu dolu
sunumuyla büyük beğeni topladı.
Gelecek nesillere anlamlı yatırım
HABER MERKEZİ- Altındağ Belediyesi ve
Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi
Ebelik Bölümü ve Altındağ Belediyesi işbirliğinde
gerçekleştirilen “Gebelik Okulu Projesi”,
Altındağlı kadınların hayatını değiştirmeye devam
ediyor. Proje kapsamında bu zamana kadar 500
Altındağlı kadın “Gebelik Okulu”ndan mezun
oldu. Gebelik Okulu’nun bu yılki son mezunları da
neşe içinde sertifikalarına kavuşarak, bilinçli anneler arasında yerlerini aldı.
10 haftalık gebelik eğitimi alan Altındağlı kadınlar, bilinçli anne olma yolunda büyük bir adım
daha attı. Karapürçek 1 ve Karapürçek 2 Kadın
Eğitim Kültür Merkezi üyesi yaklaşık 20 kursiyer,
Gebelik Okulu’ndan mezun oldu, sertifikalarını
aldı. Kendilerinin hazırlayıp sunduğu bir programla sertifikalarına kavuşan anne adayları, kendilerinden önce bu kursa katılıp mezun olmuş ve daha
sonra bebeğini kucağına almış annelerin hikayesini
keyifle dinledi. Pınar Altıok, Elif Türkoğlu, Şeyda
Tanrıverdioğlu ve Ayşe Çetin, Gebelik Okulu’nun
kendilerine kattıklarını ve annelik sevinçlerini,
anne adaylarıyla paylaştı.
Gebelik Okulu’nda Altındağlı anne adayları
doğacak bebekleri için yeni bir hayatın kapısını
araladı. Altındağlı kadınlar, 10 hafta süren eğitimin
ardından gebelik sürecini en sağlıklı şekilde geçirmenin yollarını öğrendi, doğum öncesi ve sonrası
bebeğin sağlığı hakkında da önemli bilgiler elde
etti. Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, bu
eğitim programı sayesinde anne adaylarının bilinçlenmelerini sağlamayı amaçladıklarını söyledi.
Başkan Tiryaki “Altındağlı vatandaşlarımızın her
yaşta eğitimine büyük önem veriyoruz. Eğitimlere
anne karnında başlıyoruz. Yeni anne olmuş kadınlarımıza annelik eğitimleri veriyoruz.
Çocuklarımızı belli bir yaşa gelince onları
Altındağ’da açtığımız anaokullarına yönlendiriyoruz. Okul çağı çocuklarımızı ise Gençlik
Merkezlerimizde sanatla, sporla ve kültürel faaliyetlerle bir arada yetiştiriyoruz. Altındağlı kadınların da her konuda bilgi sahibi olması için var gücümüzle çalışıyoruz.” dedi.
NAZLI YÖRÜK- Akyurt Belediyesi’nin
“Temiz Çevre Sağlıklı Toplum” projesi
Akyurt İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte hayata geçirildi. BARMEK
İlkokulu’nda İlçe Kaymakamı Tuğba Yılmaz,
Belediye Başkanı Gültekin Ayantaş, İlçe Milli Eğitim
Müdürü Burhan Aycan ve Meclis üyelerinin de katılımıyla gerçekleşen etkinlikte Çevre ve Temizlik İşleri
Müdürümüz Eren Dolay minik öğrencilere çevrenin ne
olduğunu anlatarak, “Çevremizi nasıl temiz tutabiliriz?”
sorusunun cevaplarını sıraladı.
Daha sonra İlçedeki Prof. Dr. Nusret Fişek Anadolu
Sağlık Meslek Lisesi öğrencileri miniklere tiyatro oyunuyla dişlerin nasıl fırçalanacağını ve ellerimizi nasıl
yıkamamız gerektiğini anlattılar. Tiyatro oyununa ortak
olan çocuklara programın sonunda Belediye
Başkanımız Gültekin Ayantaş ve İlçe Kaymakamı
Tuğba Yılmaz tarafından çocuklara içinde diş fırçası,
diş macunu, tırnak makası, sıvı el sabunu ve ıslak mendil bulunan temizlik setleri dağıtıldı. Temizlik setlerini
alan çocuklar Başkan Ayantaş ve Kaymakam Yılmaz ile
hatıra fotoğrafı da çekildi.
Proje kapsamında ilçedeki tüm anasınıfı, 1 ve 2’nci
sınıflara toplam 2 bin temizlik seti hediye edildi. Her ay
okullar arasından en temiz okulun seçileceği yarışmanın
ardından öğrencilere Belediyemiz tarafından sürpriz
hediyeler verilecek.
Altındağ’da
temizlik eğitimi
HABER MERKEZİ- Altındağlı gençlere temizlik
kültürünü aşılamak amacıyla Altındağ Belediyesi
Temizlik İşleri Müdürlüğü’nce yürütülen “Çevre ve
Temizlik Eğitim Projesi” devam ediyor. Sağlıklı bir
çevre için eğitim programlarını sıklaştıran Altındağ
Belediyesi, okullarda verdiği temizlik seminerlerini sürdürüyor.
Altındağ genelindeki okullarda düzenledikleri seminerler ile Altındağlı çocuklara daha temiz bir okul ve
çevre için uymaları gereken kuralları anlatan Temizlik
İşleri Müdürlüğü, bu kez de Kanuni İlköğretim Okulu
öğrencileri ile buluştu.
Seminer kapsamında, yaklaşık 400 ilk ve orta öğretim öğrencisine 2 grup halinde eğitim verildi.Sağlık
bilinci ve sağlığı korumaya yönelik geliştirilmesi gereken alışkanlıkların anlatıldığı seminerde,öğrencilere
kişisel temizlik, ev, okul, çevre temizliği ve geri dönüşüm konularında önemli bilgiler verildi. Altındağ
Belediyesi’nin gerçekleştirdiği temizlik çalışmaları hakkında da bilgilendirilen öğrencilerden, çöplerin dışarıya
çıkarılma saati, atık yağların ve atık pillerin geri dönüşümü gibi konularda daha özenli davranmaları istendi.
Öğrencilerle karşılıklı soru cevap yöntemi ve çarpıcı
fotoğraflar kullanılarak çocukların eğitime aktif olarak
katılması sağlandı. Öğrenciler sordukları sorularla
temizliğe verdikleri önemi gözler önüne serdi.
Altındağ’da “En güzel temizlik kirletmemektir”
parolasıyla yola çıktıklarını dile getiren Başkan
Yardımcısı Cebrail Aslan, Altındağ Belediyesi olarak
temizlik konusunda hiçbir fedakârlıktan kaçınmayacaklarını belirtti. Cebrail Aslan, sağlıklı bir çevre oluşturmak için her geçen gün daha fazla çalışacaklarının altını
çizerek, Altındağ’da her bir noktanın özenle temizlendiğini vurguladı. Toplumun, temizlik konusunda bilinçlenmesi gerektiğini ifade eden Aslan, Altındağ
Belediyesi tarafından düzenlenen temizlik seminerleriyle bu konuda büyük mesafe kat ettiklerini söyledi.
4
ANKARA
28 Aralık 2015 Pazartesi
Ankara Ticaret
Odası (ATO)
tarafından
gerçekleştirilen
Ankara Alışveriş
Festivali
(Ankara
ShoppingFest- ASF)
hediyesi
otomobiller
sahiplerine
teslim edildi.
Festivalin talihlileri
arabalarına kavuştu
ANKARA - Alışveriş Festivali
(Ankara ShoppingFest- ASF) hediyesi
otomobiller sahiplerine teslim edildi.
ATO fuaye alanında gerçekleştirilen
törende konuşan ATO Yönetim Kurulu
Başkanı Salih Bezci, BMW i8 talihlisi
Cemil Ayverdi’ye müjdeli haberi vermek için aradığı günü hatırlattı.
Kendisini defalarca aradığını ancak
telefona bir başkasının çıkarak yüzüne
telefon kapandığını anlatan
Bezci,“Aileyi olayın gerçek olduğuna
ikna ettikten sonra ATO’ya davet ettim.
Ancak o zaman inandılar. Ankara
Alışveriş Festivali’nin hediye aracı bu
sene de ihtiyaç sahibine çıktı, çok mutluyum” dedi. Otomobil talihlilerine
‘hayırlı olsun’ dileklerinde bulunan
Bezci “Umarım güzel günlerde kullanırsınız. Satacaksanız bile parayı çarçur etmeyin” dedi.
Geçtiğimiz günlerde yanan
Osmanlı Çarşısı’nı hatırlatan
Bezci,ATO olarak hep mağdurun
yanında olduklarını vemeclisten çıkacak karar doğrultusunda Ankara Büyükşehir Belediyesi’yle birlikte çarşıyı tekrar inşa edeceklerini kaydetti.
ASF İcra Kurulu Başkanı Yüksel Tavşanda konuşmasında, ATO olarak Ankara ticaretine bir nebze
katkı olması bakımından Ankara Alışveriş
Festivali’ni organize ettiklerini aktardı. Tüketicinin
istediği ürünü daha uygun fiyata ve eğlenerek almasını amaçladıklarını belirten Tavşan, talihlilere hayırlı olsun dileklerini iletti.
Yapılan konuşmaların
ardından ATO Başkanı Bezci,
yönetim kurulu ve meclis üyeleri talihlilere otomobillerinin
anahtar ve ruhsatlarını teslim
ettiler.
BMW i8 talihlisi Cemil
Ayverdi kendisine çıkan aracı
satma kararı aldığını, parasıyla
3 çocuğuna birer ev alacağını
söyledi.
Jeep Renegade talihlilerinden Nursel Malatyalıoğlu, Jeep
sahibi olmanın hep hayalini
kurduğunu ATO sayesinde
hayaline kavuştuğunu aktardı.
Jeep talihlilerinden Zeliha
Karaçimen, aracı oğlunun kullanacağını ancak hala şaşkınlığını atamadığını söyledi.
Jeep talihlilerinden Serkan
Duran’ın uzun yol gemi kaptanı olduğu ve teslim töreni
esnasında seferde olduğu için
aracı teslim almaya abisi Erkan Duran geldi.
Kardeşinin, nişan alışverişi yaparken aracı kazandığını ve adeta düğün hediyesi olduğunu anlattı.
Dördüncü Jeep Renegade ise Nihal Akbaba isimli
talihliye teslim edildi. (AA)
Çubuk Kent Konseyi Gençlik
Meclisi başkanını seçti
HABER MERKEZİ- Çubuk Kent Konseyi Gençlik
Meclisi, 2. dönem seçimlerini yaptı.Çubuk Kent Konseyi
tarafından ilk olarak geçtiğimiz yıl kurulan ve kurulduğu
tarihten itibaren Çubuklu gençlerin sesi olmayı devam ettiren Gençlik Meclisi, yeni dönem meclis üyelerini ve yürütme kurulu üyelerini seçmek amacıyla toplandı.
Çubuk Belediyesi Mehmet Akif Ersoy Kültür
Merkezi’nde düzenlenen meclis toplantısına 25 genç katıldı.
Gençlik Meclisi'ne farklı okullardan katılan 10-17 yaş
aralığındaki lise ve dengi okullarda öğrenim gören gençler,
birbirlerini etkilemek ve oy toplamak için yaptıkları konuşmalar büyüklere adeta taş çıkarttı.
Adayların
kendilerini tek
tek tanıtmasıyla başlayan
açık oylama
usulü ile yapılan seçime
göre 20152016 yılı
Gençlik
Meclisi
Seçimli Genel
Kurul
Toplantısı'nda
Aytekin Mert
Çelik Meclis Başkanı, Fatih Yalama Başkan Vekili,
İbrahim Dayı, Fatma Usta, Ümmühan Telliyurt ve Zekiye
Yaman başkan yardımcıları, Emre Aydoğan ve Metin
Geridönmez ise katip olarak seçildi.
Komisyonların da oluşturulduğu toplantıda teşekkür
konuşması yapan Aytekin Mert Çelik, kendisinin meclis
başkanı olarak seçilmesinden duyduğu memnuniyeti dile
getirdi.
Seçimlerin ardından yapılan ikinci oturum Gençlik
Meclisi Başkanı Aytekin Mert Çelik, başkanlığında yeniden toplandı.
Toplantıda meclis üyeleri ve yürütme kurulu tarafından
verilen önergeler Aytekin Mert Çelik tarafından okundu.
Meclis üyeleri tarafından müzakere edilen önergeler sırayla
okundu ve üzerinde tartışıldı.
Toplantıda önceki yıllarda belirlenen temel başlıklar
üzerinde görüş alışverişlerinin yanı sıra önümüzdeki süreçte nasıl bir yol haritası izleyip, üzerinde çalışmaların yapıl-
Çubuk’a Kent Ormanı
Çiğdemim Derneği
Oktay Akbal’ı andı
Yenimahalle’de folk
müzik rüzgarı esti
HABER MERKEZİ- Yenimahalle
Belediyesi, İstanbul Devlet Modern
Folk Müzik Topluluğu’nu vatandaşlarla
buluşturdu.
Nazım Hikmet Kongre ve Sanat
Merkezi’nde gerçekleşen dev konsere
çok sayıda vatandaşın yanı sıra
Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi
Yaşar, Başkanvekili Mehmet Kartal,
meclis üyeleri ve muhtarlar da katıldı.
Halk müziği ezgilerine yeni ve çağdaş bir yorum getiren topluluk, kendi
tarzlarında okudukları birbirinden güzel
türküler, şarkılar ve ilahilerle salonu
dolduran kalabalığa keyifli bir akşam
yaşattı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1993 yılında kurulan ve her biri
kendi alanında deneyime sahip sanatçıların yer aldığı topluluk, geniş repertuarı
ve her yöreden modernize ettiği ezgileri
ile de dikkat çekti. Türk Halk Müziği
dışında Klasik Türk Müziği, Klasik Batı
Müziği ve Dünya Müziklerinden de
eserler seslendiren sanatçılar performanslarıyla seyircilerden büyük alkış
aldı.
Konser sonunda sanatçılara çiçek
takdim eden Başkan Yaşar,
Yenimahalle’nin sanatın ve sanatçının
ilçesi olduğunu söyledi. Yenimahalle
Belediyesi olarak belediyeye ait tüm
salonlardakültürel etkinliklere devam
ettiklerini vurgulayan Yaşar,
“Tiyatroyla, sanatla, müzikle ve halk
danslarıyla vatandaşlarımızı sürekli
buluşturuyoruz. Ülkemizin
bugün içinde bulunduğu
içimizi acıtan, ülkemiz
adına üzüldüğümüz olaylar
karşısında bu güzelliklerimizde var diyoruz. Bu
sayede bir nebze olsun
yaşadığımız acıları unutmaya çalışıyoruz. Biz bu
ülkeye, bu Cumhuriyet’e,
bu devlete sahip çıkmalıyız. Bu acıları mutlaka
aşacağız. Bu ülkenin
bölünmez bütünlüğünü,
Gazi Mustafa Kemal
Atatürk’ün bize emanet
ettiği Cumhuriyeti mutlaka
yaşatacağız” dedi.
ŞENOL GÜNÜÇDernek bünyesinde,
edebi sohbetler yapmak
isteyen edebiyatseverler
için kültürel bir ortam
yaratmak, şiir ve
edebiyat dünyasını tanıtmak
ayrıca oluşturulan kültürel
ortamda mahalle
sakinlerinin bir
araya gelmesini
sağlayarak
Dernek-Üye ve
komşuluk ilişkilerini güçlendirmek amacıyla
çalışmalarını
sürdüren
Çiğdemim
Derneği
Edebiyat
Topluluğu
Oktay Akbal’ı ve “Önce Ekmekler
Bozuldu” öykü kitabını inceledi.
Geçtiğimiz ağustos ayında kaybettiğimiz Oktay Akbal’ın yaşamöyküsü ve eserleri topluluk üyelerinden Sinan Kayalıgil’in sunumuyla katılımcılarla paylaşıldı.
Kayalıgil sunumun devamında
“Önce Ekmekler Bozuldu” öykü
kitabındaki öykülerin yer, zaman ve
karakter analizini katılımcılarla birlikte yaptı. Sonrasında da katılımcılar 17 öyküyü tek tek irdeledi.
“Farkında olduğunun farkında
olmak için okuyan” herkesin topluluğa katılabileceğini ve katkı verebileceğini söyleyen topluluk sorumlularından Fitnat Çıtlak emeği
geçen herkese teşekkür etti ve edebiyatseverleri topluluğa katılmaya
davet etti.
HABER MERKEZİ- Çubuk Belediyesi Park ve
Bahçe Müdürlüğü tarafından ilçe genelinde sürdürülen
ağaçlandırma çalışmaları hız kazandı.
Gelecek nesillere bırakılacak en büyük mirasın yeşil
ve temiz bir doğa olduğunu söyleyen Çubuk Belediye
Başkanı Dr. Tuncay Acehan, belediye olarak 2015 yılında
15 bin fidanı toprakla buluşturduklarını belirtti.
Yeşil bir Çubuk için hazırlıklara şimdiden başladıklarını, gelecek yılda da ilçeyi yeşillendirecek ağaç dikimine
devam edeceklerini vurgulayan Başkan Acehan, ilçeye
renk katacak 15 bin fidanın, Çubuk Çayı vadisine ve
Karagöl yoluna dikildiğini kaydetti.
Tarihte olduğu gibi ilçenin yeşilliklerle dolu huzur
şehri olarak anılmasını istediklerini aktaran Başkan
Acehan, ”Yeşille, ağaçlandırmayla hem gelecek kuşaklara
daha yaşanılabilir bir şehir bırakırız hem de erozyonu ve
iklim değişimini önleriz. Bu yüzden her vatandaşımızın
ağaç seferberliği yapması gerekiyor. Göreve geldiğimizden bugüne
kadar boş
bulduğumuz
her alana
ağaç dikilmesini sağlıyoruz. Bir taraftan Orman
Şefliğimizin
ekipleri, bir
taraftan da
belediyemizin Park ve
Bahçeler
Müdürlüğümüzün ekipleri ağaçlandırma çalışmalarını sürdürüyor. Diktiğimiz 15 bin fidan Karagöl yolu ve Çubuk
Çayı vadisini yeşillendirecek. Biz her yıl bu sayıyı artırarak fidan dikmeye devam edeceğiz. İnşallah etrafı ormanlarla kaplı, yem yeşil bir Çubuk bırakarak görevimizi
tamamlamak istiyoruz. Daha çok bölgemizin iklim ve toprak yapısına uygun çınar, sedir, Ihlamur, kestane ve karaçam fidanları dikiyoruz. İnşallah bu fidanların büyümesiyle ve ormanla kaplanması vatandaşlarımızın kent ortasında doğayla kucaklaşma olanağı sunacak” dedi.
Yıl içerisinde yeni parklar yapılırken var olanların da
revize edildiğini aktaran Başkan Acehan, diğer çalışmalar
hakkında da şu bilgileri verdi:
“Akkuzulu Mahallemize sentetik çim saha yapılırken,
Osmanlı ve Yeşil Çubuk Parkına da yeni yürüyüş yolları
yapıldı. On beş parkımızda bulunan çocuk oyun grupları
yenilenirken, Yeşil Çubuk Parkımızın aydınlatma sistemi
de yenilendi. İlçedeki tüm parklarımıza yeni kamelyalar
ve banklar konulurken, eskiyenler ise revize edildi.
ANKARA
28 Aralık 2015 Pazartesi
Pursaklar
Belediye
Başkanı
Selçuk
Çetin,
Konya
Karapınar
Belediye
Başkanı
Mehmet
Yaka’yı
konuk etti.
Başkan Çetin, Konyalı
misafirlerini ağırladı
HABER MERKEZİ-Karapınar Belediye
Başkanı Mehmet Yaka ve beraberindeki heyet,
Pursaklar’a gelerek Başkan Çetin’i ziyaret edip ilçede yapılan hizmetleri yerinde inceledi. Misafirlerini
Tebessüm Şehri’nde ağırlayan Başkan Çetin, ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, heyete
teşekkür etti. Pursaklar’da yapılan çalışmalar hakkında mevkidaşı ile bilgi alışverişinde bulunan
Çetin, “Pursaklar Belediyesi olarak özgün projeler
yapmaya gayret ediyoruz. Sosyal ve kültürel belediyecilikte birçok ilke imza attık. Bunları değerli
Başkan ile paylaştık” dedi.
Pursaklar Belediyesi’nin yapmış olduğu hizmetleri ve mimari yapıları misafirlerine gezdiren Selçuk
Çetin, Karapınar Belediye Başkanı Mehmet Yaka’ya
Pursaklar’daki dönüşümü birinci ağızdan anlattı.
Yapılan hizmetleri yerinde inceleyen Mehmet Yaka,
“Çok güzel eserler kazandırılmış. Sayın Başkanımızı
tebrik ediyorum, başarılar diliyorum” diyerek duygularını ifade etti.
Keçiören’deki
sığınmacılar
unutulmadı
Nezaket Okulu
öğrencileri pasta yaptı
HABER MERKEZİ-Kendi elleriyle pasta ve kek yapan Pursaklar
Belediyesi Nezaket Okulu öğrencileri.
Pursaklar Belediye Başkanı Selçuk
Çetin’e ikramda bulundu. Grup etkinliği dersinde önlüklerini ve şapkalarını giyen minikler, kolları sıvayıp
pasta yapmak için masa başına
geçti.Hüma Sultan Hanımevi pastacılık kursu öğretmenlerinin de yardımıyla hünerlerini sergileyen minikler,
yaptıkları pastaları Pursaklar Belediye
Başkanı Selçuk Çetin ve Konya’dan
misafiri olan Karapınar Belediye
Başkanı Mehmet Yaka’ya ikram etti.
Nezaket Okulu öğrencileri ile
yakından ilgilenen Başkan Çetin,
çocukların yetenekleri karşısında duygulandı ve hepsini tek tek öptü,
ikramlardan tattı. Türkiye’nin ilk ve
tek projesi olan Nezaket Okulu’nu
mevkidaşı Mehmet Yaka’ya da anlatan Başkan Çetin
“Pursaklar’da
nezaket elçileri
yetiştiriyoruz.
Geleceğe en
büyük yatırımı
yapıyoruz” dedi.
Projeye hayran
kalan Karapınar
Belediye Başkanı
Mehmet Yaka ise
“Sayın
Başkanımızı tebrik ediyorum,
gerçekten çok
güzel bir projeye
imza atılmış”
diye konuştu.
HABER MERKEZİMemleketlerindeki savaş nedeniyle
ülkelerinden ayrılmak zorunda
kalan ve zorlu yaşam koşullarıyla
mücadele eden sığınmacıların yardımına Keçiören Belediyesi, koştu.
Birlik ve
beraberliğin
hatırlanmasına,
yardımlaşmaya
vesile olan
Mevlid
Kandilinde
Keçiören'e
bağlı Gönüllü
Akademisi
savaş nedeniyle Türkiye'ye
sığınmak
zorunda kalan
göçmen misafirlerini unutmadı.
Ülkemizde
uzun süredir
misafir olan
Suriyeli, Afgan
ve Özbek göç-
men ailelere akşam yemeği dağıtan
Gönüllü Akademisi soğuk kış aylarında yanlarında olduklarını gösterdiler.
Yeşilöz Mahallesinde yaklaşık
1000 kişiye verilen akşam yemeğiyle gönüllerin bir
olduğu vurgulanarak zor günler birlikte aşılır mesajı verildi.
Paylaşmanın
mutluluğunu
yaşayan, yardımlaşmanın
insani bir
gereklilik olduğunu ifade eden
gönüllüler,
Keçiören’deki
herkesi gönüllü
olmaya ve çevrelerindeki ihtiyaç sahibi
insanların yardımına koşmaya çağırdılar.
5
154 noktaya hız
kesici kasis
Hastane ve okul önlerine 154 adet hız kesici
kasis montajı yapan, Ankara Büyükşehir
Belediyesi, “okul geçidi” levhalarının takılı
olduğu 130 direği fosforlu malzemeyle giydirdi.
HABER MERKEZİ-Başkent’te daha rahat trafik
akışının sağlanması, güvenli ve keyifli bir sürüş yaşanması için sürdürdüğü çalışmalarına devam eden
Büyükşehir Belediyesi, yaya güvenliği için de her türlü
önlemi alıyor.
Bu kapsamda özellikle hastane önlerindeki yollarda
hasta ve hasta yakınları, okul önlerindeki yollarda da
öğrencilerin güvenliği için hız kesici kasis montajı
yapan Büyükşehir Belediyesi EGO Genel Müdürlüğü
Ulaşım Dairesi Başkanlığı, ayrıca bu konuda farkındalığın artırılması için de çalışmalarına devam ediyor.
Kauçuk malzemeden ve gece görüşüne uygun reflektör bantları
bulunan hız
kesici kasislerden bu yıl
Başkent’teki
ihtiyaç duyulan bölgelerdeki yollara
154 adet yerleştirildiğini
kaydeden
Ulaşım
Dairesi
Başkanlığı
yetkilileri, “Bu konudaki çalışmalarımız sürüyor.
İhtiyaç duyulan yerlerin tespiti halinde yeni hız kesici
kasis montaj çalışmalarımız devam edecek” diye
konuştular.
Yetkililer ayrıca okul bölgesine yaklaşan sürücülerde farkındalık oluşturmak için “Okul Geçidi Yaklaşım”
ve “Okul Geçidi” yazılı levhalardan 130 adedinin
direklerine daha iyi algılanabilmesi için fosforlu malzemelerle giydirme yapıldığını ve 400 levha direğinin
bu şekilde giydirileceğini kaydederek,
“Sürücülerimizin, sadece hastane ve okul önlerinde
değil, her zaman dikkatli bir sürüş gerçekleştirmelerini
istiyor, asıl uyarı ve sınırlamanın, kişinin kendisinde
olduğunu hatırlatıyoruz” dediler.
YENİMEK’te
uzman söyleşisi
HABER MERKEZİ- Yenimahalle Belediyesi, Cilt
Bakımı eğitimi gören kursiyerlere 2016 makyaj trendleri
ve tırnak sanatı hakkında söyleşi düzenledi.
Güzellik Uzmanı Bahar Babacan tarafından makyajda
ve ojede yılbaşı konsepti başlığı altında gerçekleşen söyleşide, Babacan kadınlara makyaj tüyoları da vermeyi ihmal
etmedi.
Batıkent Kültür Merkezi’nde makyaj haricinde tırnak
tasarımı, ipek kirpik, kaş ve dudak kontürü gibi güzellik
uygulamaları hakkında da bilgi veren Babacan, uygulamalı
olarak kursiyerlere makyaj, kaş ve yeni yıla uygun tırnak
tasarımı da uyguladı. Kursiyerlerin tırnaklarını kar tanesi,
Noel Baba, yılbaşı ağacı ve kardan adam figürleri süsledi.
Makyaj yapmanın da bir takım teknikleri olduğuna dikkat çeken
Babacan,
“Makyaj yapan
kadınların yüzlerini iyi tanımaları ve simetri bilmeleri gerekiyor.
Doğru yapılan
makyajla kusurlar kapatılıp
güzelleşmek
mümkün ancak
tersi durumda
doğal halinden daha çirkin bir görünüm de mümkün.
Makyaj yüzü renklendirmek değil mümkün olduğu kadar
doğal görünümlü bir güzelliğe kavuşmak demektir” dedi.
Türk kadınlarının makyaj konusunda çok bilinçli olmadıklarına dikkat çeken Babacan, “Kadınlarımız yüz şekillerine göre doğru makyaj yapmayı ve doğru ürünleri kullanmayı yeni yeni öğreniyor. Bu nedenle alanında uzman biri
tarafından yapılacak olan kalıcı makyaj kadınlar için kurtarıcı olabiliyor” diye konuştu.
Kalıcı makyaj, sürekli makyajını tazelemek zorunda
kalan kadınlar için büyük bir kolaylık diyen uzman
Babacan, “Kalıcı makyaj çalışan kadınlar için büyük bir
rahatlık. Sürekli makyaj tazelemenize gerek kalmıyor. Yeni
yıla farklı ve bakımlı girmek isteyen bayanlarakalıcı makyajda yüz şekline uygun kalın kaş ve doğal makyaj tercih
etmelerini öneriyorum” diye konuştu.
6
DIŞ DÜNYA
28 Aralık 2015 Pazartesi
Alman polisinden hasta Türk
yolcuya kötü muamele
Almanya'nın Siegen
kentinde yaşayan
çocuklarını ziyaret
etmek için kızıyla
Trabzon'dan
Düsseldorf
Havalimanı'na gelen
hususi damgalı
(yeşil) pasaport sahibi Sevim Karabina
(60), yanında yeterli
para ve dönüş bileti
olmadığı gerekçesiyle Alman polisi tarafından sandalyede 17
saat bekletildi.
Kanada
Türkiye'den
7 bin Suriyeli
alacak
SIEGEN (AA) - Pazar günü 17:40'ta
Düsseldorf Havalimanı'na gelen kanser
hastası ve yüksek tansiyon rahatsızlığı
bulunan Karabina, pasaport kontrolü
esnasında polis tarafından alınarak havalimanında bir sandalyeye oturtulup 17
saat nezaret altında tutuldu.
AA muhabirine konuşan Karabina,
kızıyla birlikte seyahat ettiği için üzerinde fazla para taşıma ihtiyacı hissetmediğini belirterek "Yanımdaki 50 avroyu
polise gösterdim ama yeterli bulmadı.
Yanımda kızım vardı ve paramız ondaydı. Ondaki parayı da 'herkesin parası
kendi üzerinde olur' diyerek kabul etmediler" dedi.
Bir süre çocuklarıyla hasret giderip
akrabalarını ziyaret ettikten sonra uygun
bir tarihe dönüş biletini almayı düşündüğünü ifade eden Karabina, "Ne Almanca
ne de İngilizce biliyorum. Uçaktan inen
bir akrabamız bana tercüman olmak istedi ama polis onu da kabul etmedi. Kızım
şaşkınlıktan ne konuşacağını bilemedi.
Beni içeri aldılar, bir odadaki sandalyeye
aç, susuz oturttular" şeklinde konuştu.
Kötü muameleye maruz kalan
Karabina, yaşadıklarını anlatırken "Bu
durumdan kurtulmak için sabaha kadar
ağlayarak dua ettim. Orada çalışan
Türkler halime acıyarak benim için dışarıdan yiyecek getirdiler. Sürekli kullanmam gereken tansiyon haplarımı ise
tuvaletteki lavabodan aldığım suyla
içmek zorunda kaldım" ifadelerini kullandı.
Annesi Sevim Karabina'yı karşılamak
için havalimanına gelen Ekrem Karabina
(30) ise annesinin her yıl Almanya'ya
geldiğini, çocuklarını ve akrabalarını
ziyaret ettiğini belirterek polisin bu davranışına anlam veremediğini söyledi.
Havalimanı polisinin kendisine, annesinin bir süre misafir edeceğini ve her
türlü ihtiyacını karşılayacağını söylediğini aktaran Ekrem Karabina, şöyle devam
etti:
"Oysa bize söyledikleri gibi olmamış.
Odada ne yatak varmış ne de yemek.
Hasta annemi bir sandalyeye oturtup
sabaha kadar keyfi olarak boşuna beklet-
mişler. Bizden Yabancılar Dairesine
gidip bakım belgesi ve yazı almamızı
istediler. Daire, bize yeşil pasaportlu
birinin sorunsuzca giriş çıkış yapabileceğini ve üç ay boyunca kalması için ayrıca bir belgeye ihtiyacı olmadığını söyledi. Bunları biz zaten biliyorduk ama
havalimanı polisi neden böyle bir uygulama yaptı anlamış değiliz. Çok uğraştık
ve ertesi gün 11:30'da annemi zor da
olsa alabildik."
Ekrem Karabina, hasta olan annesinin
moral depolamak amacıyla Almanya'ya
geldiğini ancak aksine yaşadıkları nedeniyle daha çok üzüldüğünü dile getirdi.
(AA)
STOCKHOLM - Nobel Vakfı
Başkanı Lars Heikensten, bu sene Nobel
Kimya Ödülü'nü alan Prof. Dr. Aziz
Sancar'ın "insanlığa kendini adayan ve
yaptığı buluşlar neticesinde milyonlarca
kişinin hayatını kurtaracak çalışmalara
imza atan bilim insanlarından biri olduğunu" belirtti.
Heikensten, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, adına ödül verilen Alfred
Nobel'in vasiyeti sonrasında servetini,
fizik, kimya, tıp, edebiyat ve barış alanlarında en iyi çalışma yapanlara verilmesi için bağışladığını hatırlattı. Nobel
Vakfı Başkanı, 20 yıl önce ise Nobel
Komitesi'nin, Nobel ödüllerinin kapsamını ve törenlerini genişleterek, özellikle
insanlık için yapılan çalışmaları daha
çok ön plana çıkarmaya gayret ettiğini
söyledi.
Sancar'ın Nobel'e layık görülmesinden
dolayı kendilerinin de çok memnun
olduğunu kaydeden Heikensten,
"İnsanlığa kendini adayan ve yaptığı
buluşlar neticesinde milyonlarca kişinin
hayatını kurtaracak çalışmalara imza
atanlardan biri de Sayın Sancar.
Stockholm'de birçok yerde konferans
vererek, bilgilerini insanlarla paylaştı.
Bu sene Nobel etkinliklerini geniş tuttuk. Sayın Sancar gibi diğer bilim adamları da kendi dallarında birçok konferanslar vererek bilgilerini paylaştılar"
diye konuştu.
Heikensten, İsveç'in başkenti
Stockholm'de inşaatına başlanılan, "Yeni
Nobel Merkezi" hakkında ise, yeni binanın 2019-2020 yılı arasında hizmete
gireceğini belirterek, yeni merkezde,
fizik, kimya ve ekonomi alanında ödül
kazananlara ödüllerinin takdim edileceğini söyledi
Heikensten, milyonlarca sığınmacıya
kucak açtığı için Türkiye'ye Nobel Barış
Ödülü verilebilmesi ile ilgili bir soruyu
ise, "Bu ödüle, Norveç Nobel Komitesi
karar veriyor. Bu konuda bizim bir şey
deme hakkımız yok" şeklinde cevaplandırdı.
Nobel'e layık görülen kişilerin İsveç
ve Norveç'te oluşturulan değişik Nobel
komiteleri tarafından belirlendiğini kaydeden Heikensten, "Son dakikaya kadar
benim de haberim olmuyor. Bu benim
için de çok heyecan verici oluyor. Nobel
ödülü alan kişiler, dünyamıza önemli
işler kazandırarak, yaptıkları buluşlarla
insanlığa büyük hizmetleri oluyor" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan, ekim ayında Antalya'da yapılan
G20 Zirvesi'nde yaptığı konuşmada,
Türkiye'de 2 milyondan fazla
Suriyeli'nin bulunduğuna işaret ederek,
"Birileri mülteci kabulünde laf ediyor.
30 bin 40 bin alacağız diyor Nobel'e
aday gösteriliyor. 2,5 milyon mülteci var
bizde kimsenin umurunda değil. Çünkü
Nobel de siyasi" demişti. (AA)
Nobel Vakfı Başkanı'ndan, Sancar'a övgü
ABD'nin ‘kara listesine” yeni isimler eklendi
Saakaşvili, Ukrayna'da
yolsuzlukla mücadele
edecek
KİEV - Ukrayna
yönetiminin Odessa
Valisi olarak atadığı
eski Gürcistan Devlet
Başkanı Mihail
Saakaşvili, "yolsuzluklarla mücadele için
bağımsız toplum hareketi" başlattı.
Kiev'de düzenlenen
Yolsuzlukla Mücadele
Forumu'nda Saakaşvili tarafından yolsuzluklara karşı
geniş toplum hareketinin başlatıldığı ilan edildi.
Ukrayna Başbakanı Arseniy Yatsenyuk'a sert eleştiriler yönelten Saakaşvili, "Ukrayna'yı yeniden canlandırmayı başlatıyoruz" dedi. Saakaşvili, "Binlerce
insan foruma geldi. Kimseye gelmesi için ödeme
yapmadık. Bu kadar kişinin mevcudiyeti değişim
ihtiyacının aciliyetini gösteriyor" şeklinde konuştu.
"Ukrayna'nın 3 önemli sorunu ne diye sorsanız
cevabım, yolsuzluk, yolsuzluk ve yolsuzluk olur"
diyen Saakaşvili, Ukrayna'nın Avrupa'nın en fakir
ülkesi olduğuna dikkat çekti. Fakirliğin nedeninin
yolsuzluklar olduğunu belirten Saakaşvili ekonomik
göstergelerin ülkenin devrik devlet Başkanı Viktor
Yanukoviç döneminden bile kötü olduğunu öne
sürdü. Saakaşvili, hükümetin yapması gereken
reformları ağırdan aldığını, özelleştirmelerin gerçekleşmediğini belirterek vergi reformunun hayata geçirilmesinin yolsuzlukla mücadelenin ilk adımı olacağını bildirdi.
Mihail Saakaşvili, "Bana, Yanukoviç'ten sonra
Ukrayna'da yolsuzluğun azaldığını söyleyecek bir
kişi ya da firma gösteremezsiniz. Küçük ve orta
ölçekli işletme sahipleri Ukrayna'nın hiçbir zaman
bugünkü kadar kötü olmadığını söyleyecektir" ifadelerini kullandı. (AA)
WASHINGTON - ABD yönetimi,
Ukrayna'nın güvenliğini ve istikrarını
bozma ya da Rusya'ya yönelik mevcut yaptırımları delme girişimleri
nedeniyle toplam 34 kişi ve kuruluş
hakkında yaptırım kararı aldı.
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı
Varlıkların Kontrolü Ofisi (OFAC)
tarafından yapılan yazılı açıklamada,
mevcut yaptırımların verimliliğini
koruma adına alınan kararların 22 kişi
ve 12 kuruluşu kapsadığı bildirildi.
Açıklamaya göre, bu kişi ve kuruluşlardan 14'ü mevcut yaptırımları
delmeye yönelik ciddi girişimlerde
bulunmaktan ya da halihazırda yaptırım uygulanan kuruluşlar tarafından
yönetilmekten, 6'sı Ukrayna'nın
güvenliğini veya istikrarını bozmaya
çalışmaktan, 12'si Ukrayna'nın Kırım
bölgesinde faaliyet göstermekten ve
eski Ukrayna hükümeti yetkilisi olan
iki kişi ise kamu varlıklarını zimmete
geçirme suçuna ortaklık etmekten
kara listeye alındı.
Listeye yeni eklenen kişi ve kuruluşların önemli bir kısmının, yaptırımları delmeye çalıştıkları belirlenen
ünlü Rus iş adamları Gennaddy
Timchenko, Arkady Rotenberg ve
Boris Rotenberg ile ilişki olmaları
göze çarptı. ABD hükümeti, Rusya
yönetimine "yakın çevreler" olarak
tanımladığı bu isimlere, üst düzey
Rus yetkililerine mali destek sağladıkları veya onlar adına hareket ettikleri gerekçesiyle Mart 2014'de yaptırım uygulamaya başlamıştı.
Açıklamada, Sven Olsson, Avia
Group Terminal LLC, Transservice
LLC, Lerma Trading, LTS Holding,
Maples SA, Fentex Properties Ltd ve
White Seal Holding'e Rusya'nın
büyük finans ve enerji şirketlerinin
sahibi Timchenko,
Volgogradneftemash, Moskovskiy
Oblatstnoy Bank ve Investment
Republic Bank ise Rotenberg kardeşler adına çalışmaktan ötürü yaptırım
uygulanacağı ifade edildi.
Ayrıca, Eduard Loffe, Vakhtang
Karamyan ve Tatiana Chernykh isimli kişiler, Rusya'nın en büyük silah
üreticilerinden Kalashnikov Concern
ve Izhevsky Mekhanichesky Zavod
JSC'nin adına çalıştıkları için yaptırıma tabi tutulacağı bildirildi.
Ülkelerinin güvenliğini veya istikrarını bozmaya yönelik girişimlerinden ötürü kara listeye alınan 6
Ukraynalı ayrılıkçı arasında Serhiy
Kozyakov, Vladyslav Deynego,
Sergey Tsyplakov, Vasily Nikitin ve
Aleksandr Kofman yer aldı.
Vitaliy Zakharchenko ve Dmytro
Tabachnyk ise Ukrayna'nın kamu
varlıklarını zimmete geçirme suçuna
ortaklık ettikleri için listeye alınan
eski hükümet yetkililerini oluşturdu.
Ukrayna'nın Kırım bölgesinde faaliyet göstermekten ötürü yaptırım
uygulanacak 12 şirketin arasında ise
bankalardan şarap imalathanelerine,
sağlık merkezlerinden film stüdyolarına kadar birçok farklı ticari kuruluşun yer alması dikkati çekti.
Açıklamada yer alan söz konusu
şirketlerin isimleri şöyle:
Joint Stock Company Genbank,
Krasnodar Regional Investment
Bank, Commercial Bank
Verkhnevolzhsky, Sevastopolsky
Morskoy Bank, State Enterprise
Universal-Avia, Crimean Enterprise
Azov Distillery Plant, State Concern
National Production Agricultural
Association Massandra, State
Enterprise Factory of Sparkling Wine
Novy Svet, State Enterprise
Magarach of the National Institute of
Wine, Resort Nizhnyaya Oreanda,
Technopromexport, Yalta Film
Studio.
OFAC, aynı zamanda, yüzde 50'si
veya daha fazlası yaptırım listesinde
olan VTB Bank, Sberbank ve Rostec
gibi Rus kuruluşlarına ait olan bir
dizi kuruluşu da kara listeye alırken,
yaptırımlar çerçevesinde, bu şahıs ve
kuruluşların ABD'deki tüm mal varlıkları donduruldu ve Amerikalılarla
ticari ilişkiler kurmaları yasaklandı.
OFAC'ın Direktör Vekili John
Smith yaptığı yazılı açıklamada,
Rusya'nın Minsk Anlaşması'nca
belirlenen sorumlukluklarına uyması
ve Ukrayna'daki çatışmayı barışçıl
bir sonuca ulaştırması gerektiğini
belirtirken, "Uluslararası ortaklarımızın yaptırımlarını daha yakından
takip edip, mevcut yaptırımlardan
kaçma girişimlerini önleyerek,
ABD'nin Rusya'ya Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı
göstermesi için uyguladığı kararlı
baskıyı birkez daha ortaya koyuyoruz" ifadelerini kullandı.
ABD'nin yaptırım kararları, Avrupa
Birliği'nin (AB) Rusya'ya karşı uygulanan ekonomik yaptırımların 31
Temmuz 2016'ya kadar uzatıldığını
açıklamasının ardından geldi.
Uzatılan yaptırımlar çerçevesinde
AB üyesi 28 ülke, Rusya'ya silah
satışı ve enerji sektöründe kullanılan
bazı teknolojileri satamıyor. Rus
kamu bankaları, Avrupa finans sektöründen dışlanıyor. (AA)
CENEVRE - Uluslararası Göç Örgütü
Genel Müdürü William Lacy Swing,
Kanada'nın, Türkiye'den 7 bin Suriyeli sığınmacı alacağını söyledi.
Swing, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kanada'nın kadar kabul edeceği 25 bin
sığınmacının bir kısmının Türkiye'den seçileceğini ifade etti.
Kanada'ya gidecek sığınmacıların büyük
çoğunluğunun Ürdün ve Lübnan'dan olacağını belirten Swing, "Türkiye'den de önemli
sayıda Suriyeli sığınmacı Kanada'ya gönderilecek. Kanada'nın kabul edeceği 25 bin
sığınmacının yaklaşık 7 bini Türkiye'deki
sığınmacılar arasından seçilecek" dedi.
Swing, Ürdün ve Lübnan'da sürecin başladığını, sığınmacıların tıbbi kontrollerinin
yapıldığını söyleyen Swing, Türkiye'de hem
IOM'in personel sayısının az olması hem de
dil sorunu nedeniyle sürecin biraz yavaş ilerlediğini kaydetti.
Kanada daha önce 25 bin olarak açıkladığı, kabul edeceği Suriyeli sığınmacı sayısını
yükselteceğini, bu sayının 2016 sonuna
kadar 50 bini bulacağını açıklamıştı.
Swing, Avrupa'ya bu yıl ulaşan sığınmacı
sayısının 1 milyonu geçmesiyle ilgili "Bir
milyon baş edilemeyecek bir rakam değil.
Avrupa'daki sığınmacıların hepsine geçici
koruma statüsü verilmeli" diye konuştu.
Avrupa'nın daha önce borç krizi ve
Yunanistan'daki ekonomik kriz gibi sorunlarla başa çıktığına dikkati çeken Swing,
AB'nin sığınmacı krizinin de üstesinden
gelebileceğini söyledi.
Swing, AB ülkelerinin sınırlarını kapatmasının ise mevcut sığınmacı krizini daha da
karmaşık hala getirdiğini vurguladı.
IOM'in verilerine göre, bu yıl Avrupa'ya
ulaşan sığınmacı sayısı 1 milyonu aştı. 816
bin 752 sığınmacı Ege Denizi'ni geçerek
Yunanistan'a ulaşırken, Akdeniz üzerinden
İtalya'ya giden sığınmacıların sayısı ise 150
bini aştı.
Kara sınırları üzerinden de Türkiye'den
Yunanistan'a 4 bin 256, Bulgaristan'a ise 29
bin 956 mülteci geçti.
Öte yandan, bu yıl 3 bin 600'den fazla kişi
Avrupa'ya ulaşmak isterken Akdeniz'de
hayatını kaybetti. (AA)
Yahudiler, Filistinli
bebeğin yakılmasını
dans ederek kutladılar
KUDÜS - İsrail'de bir grup radikal
Yahudi'nin, Filistinli Devabişe ailesinden
anne, baba ve 18 aylık bebeğin yakılarak
öldürülmesini dans ederek kutladıkları
görüntüler ortaya çıktı.
İsrail'in Kanal 10 televizyonunda yayınlanan ve Devabişe ailesinin evini kundaklayan
yerleşimcilerin arkadaşları olan radikal
Yahudilere ait bir düğünde çekildiği belirtilen görüntülerde, grubun ellerinde salladıkları Devabişe bebeğin resmi, molotofkokteyli, bıçak ve tüfeklerle dans ettiği görülüyor.
Yahudi grup, "hadi Filistinlilerden intikam
alalım" anlamına gelen İbranice ifadelerin
yer aldığı şarkılar söylüyor.
İsrail basını, düğünün sahibi Yahudi çiftin,
Devabişe ailesinin evinin kundaklanması
olayıyla ilgili tutuklanan yerleşimcilerle bağlantılı olduğunu yazdı.
Görüntülerle ilgili şu ana kadar bir soruşturma açılmazken, İsrail Başbakanı
Binyamin Netanyahu bu görüntünün "kabul
edilemez olduğunu" söyledi.
Netanyahu, yaptığı yazılı açıklamada,
"Yayınlanan şok edici görüntüler, İsrail toplumu ve devletinin güvenliğini tehdit eden
bir grubun gerçek yüzünü gösteriyor.
Hukuku reddeden ve kendisini bunun üstünde gören insanları kabul edemeyiz. Bu
görüntüler, güçlü bir Şin Bet'e (Devabişe
ailesine saldırıyı da soruşturan İsrail iç istihbarat servisi) sahip olmamızın ne kadar
önemli olduğunun altını çizdi" ifadelerini
kullandı.
Yahudi yerleşimciler, ağustos ayında
Nablus'ta Filistinli Devabişe ailesinin evini
kundaklamış, olayda anne, baba ve 18 aylık
bebekleri hayatını kaybetmişti. Aileden
sadece 4 yaşındaki diğer çocukları Ahmed
vücudunun yüzde 60'ı yanık olarak kurtulabilmişti.
Devabişe ailesinin evinin kundaklanması
davasında tutuklanan bazı Yahudi yerleşimcilerin yargılanması devam ediyor. (AA)
bölge haberlerİ
28 Aralık 2015 Pazartesi
7
AÜ’nün formula aracı “
”
İngiltere’de boy gösterecek
Hayat kurtarmak için
devriye atıyorlar
İzmİR- Ege Denizi'nde arama kurtarma operasyonları
gerçekleştiren Sahil Güvenlik Komutanlığına ait TCSG
Umut Gemisi, daha iyi bir hayat için ölümü göze alarak
umut yolculuğuna çıkan göçmenlere can simidi oluyor.
Düzensiz göç olaylarına müdahale eden ve bu yıl yaklaşık 4 bin göçmeni kurtaran gemi personeli, lastik botları
batan ya da alabora olan göçmenleri, Ege Denizi'nin soğuk
ve karanlık sularından çıkararak onlara şefkat eli uzatıyor.
AA ekibinin arama ve kurtarma operasyonlarını izlediği
TCSG Umut, Gemi Komutanı Kurmay Yarbay Bayram
Zafer Yandık ile geminin ikinci komutanı Binbaşı Umut
Yavaş'ın komutasında 4'ü dalgıç 90 personeliyle Ege
Denizi'nde boğulmak üzere olan göçmenlerin hayata tutunmasını sağlıyor.
Göçmenlerin yasa dışı yollardan Yunan adalarına geçişinin yoğunlaştığı bölgelerde devriye görevini artıran geminin son dönemdeki rotasını ise Sakız Adası ile Çeşme ilçesi
arasındaki güzergah oluşturuyor.
GECE GöRüŞ KAmERASI KuLLANILIyOR
Ege Denizi'nde yaklaşık 40 gündür ara vermeden devriye
gezen TCSG Umut Gemisi, özellikle gece yoğunlaşan
düzensiz göç olaylarına teknolojik imkanları sayesinde
kolaylıkla müdahale edebiliyor.
Gemideki gece görüş kamerası sayesinde karanlık sulardaki göçmenleri tespit eden gemi personeli, güçlü projektörlerle denizi aydınlatarak olaylara müdahalede bulunuyor.
4 BİN GöçmENİ KuRtARdI
"Ege'de Umut Harekatı" kapsamında mayıstan bu yana
arama kurtarma görevi yapan gemi, yıl içinde yaklaşık 4
bin göçmeni kurtardı.
Göçmenleri boğulmak ya da donmak üzereyken kurtaran
gemi personeli, onlara yeni kıyafetler verip üzerlerini termal battaniyelerle örtüyor ve tıbbi müdahalede bulunuyor.
Gemiye alınan göçmenlere yiyecek, çocuklara ise süt ve
kek dağıtılıyor, sağlık sorunu olanlara da tıbbi destek sağlanıyor.
Gemide görevli 4 dalgıç da bir yandan denizden ceset
çıkarmanın üzüntüsünü, diğer yandan boğulmak üzereyken
kurtardıkları göçmenlerin hayata bağlanmasının mutluluğunu yaşıyor.
GEmİ KOmutANI KuRmAy yARBAy yANdIK
TCSG Umut Gemisi Komutanı Kurmay Yarbay Bayram
Zafer Yandık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son
dönemde çevre ülkelerdeki istikrarsızlıklar sonucu artan
düzensiz göç olaylarıyla mücadele etmek amacıyla mayıstan bu yana başlatılan "Ege'de Umut Harekatı" kapsamında
özellikle Ege Denizi'nde faaliyet gösterdiklerini söyledi.
Arama kurtarma faaliyetlerinde denizin durumu ve bölgedeki seyir tehlikelerini de dikkate almak zorunda olduklarını ifade eden Yandık, "Kendi emniyetimizi sağladığımız
kadar kazazedelere müdahalede de mümkün olduğunca
hızlı davranmak durumundayız. Bu faaliyetlerde zamanla
yarışmaktayız" diye konuştu. (AA)
Kayseri'deki "huzur"
operasyonunda 39 kişi
gözaltına alındı
KAySERİ - Kayseri'de uyuşturucu satıcılarına
yönelik düzenlenen geniş çaplı operasyonda 39 kişi
gözaltına alındı.
Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize
Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Narkotik Suçlar
Büro Amirliğince uyuşturucu madde bulunduran,
satan ve ticaretini yapan şahıslara yönelik 43 adreste
eş zamanlı olarak gerçekleştirilen operasyona 45'i
rütbeli 510 polis katıldı.
Operasyonda 5 kurusıkı tabanca, 89 kurusıkı
tabanca fişeği, 12 ruhsatsız av tüfeği, 1 ruhsatsız
pompalı tüfek, 228 av tüfeği fişeği, 1 tabanca, 4
tabanca şarjörü, bin 600 paket gümrük kaçağı sigara, 6 hassas terazi, 1 dijital terazi, 167 adet tarihi
değeri olduğu değerlendirilen sikke, 8 kesici alet, 2
muşta, 5,88 gram kokain, 19 gram eroin, 7,9 gram
esrar, 20,31 gram bonzai, 16,77 gram metanfetamin
ve uyuşturucu yapımında kullanılan çeşitli malzemeler ele geçirildi.
İkisi kadın 39 zanlı gözaltına alındı. 32 kişi, sorgularının ardından serbest bırakılırken 7 zanlı emniyet müdürlüğüne götürüldü. (AA)
ESKİŞEHİR - SİNAN BALCIKOCA - Anadolu Üniversitesinin (AÜ)
farklı mühendislik bölümlerinden 15
öğrenci, üniversiteliler arasında dünyanın en önemli" proje ve mühendislik yarışmalarından biri olarak gösterilen ve temmuz ayında İngiltere'de gerçekleştirilecek "Formula Student"
yarışları için araç üretiyor.
Üniversite öğrencilerinin formula
tipi araçlar tasarlayıp üreterek katıldığı "Formula Student" yarışlarında
farklı ülkelerden yaklaşık 300 üniversite yarışıyor.
Yarışlar için AÜ bünyesinde oluşturulan Anadolu Racing takımının kaptanlığını yapan Malzeme Bilimi ve
Mühendisliği Bölümü 4. sınıf öğrencisi Burak Yıldırım, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, Türkiye'yi uluslararası arenada en iyi şekilde temsil
etmeyi amaçladıklarını söyledi.
"AR-450'' adını verdikleri araç
yapma fikrinin yaklaşık 1,5 yıl önce
formula araçlarına merakı olan 4 üniversite öğrencisi arkadaşıyla sohbet
sırasında ortaya çıktığını anlatan
Yıldırım, "Okulumuzda bu aracı üretebiliriz diye
düşündük. Okulumuz da bize her türlü imkanı
sunuyor. Daha sonra somut bir adım atarak projemizi bölüm başkanlığına sunduk. Bölüm başkanlığı da bizimle yakından ilgilendi. Okulumuzun
desteğiyle 1,5 yıl önce çalışmalarımıza başladık.
Yasal prosedürleri hallettikten sonra 6 ay önce
aracımızın yapımına başladık" dedi.
Burak Yıldırım şunları kaydetti:
"Türkiye'nin bu konuda büyük bir geçmişi
yok. Bu yarışlara katılan bazı üniversitelerimiz
var. Ülkemizi bu alanda daha da ileriye taşımak için çalışacağız. Aracımızı temmuz ayında
İngiltere'de düzenlenecek yarışlarda yürütmeyi
planlıyoruz. 'AR-450' ismini verdiğimiz aracın
üretiminde üniversite yarışları olduğu için 160
sayfalık kuralların dışına çıkamadık. Araç, saatte
160 kilometre hız yapacak. Şasimiz 40 kilogram
160 KİLOmEtRE HIz yApACAK
çelik borulardan oluşuyor. Formula tipi lastik kulYıldırım, temmuz ayında İngiltere'de gerçekleş- lanıyoruz. Tek silindir benzinli motorla çalışacak.
tirilecek "Formula Student" yarışı için başvurduk- Düşük ağırlık yüksek torka sahip olmasından
larını, yarışmaya katılarak üniversite adına bir ilki dolayı tek silindir kullanıyoruz. Şasesi tamamlamak üzere, sonraki aşamada montajına geçeceyaşatacaklarına belirtti.
ğiz." (AA)
Geleceğin yeni liderleri İslamköy'de yetişiyor
ISpARtA - Süleyman
Demirel Üniversitesi (SDÜ)
Süleyman Demirel Liderlik
Araştırma ve Uygulama
Merkezi ile Süleyman
Demirel Vakfı arazında imzalanan protokol kapsamında
üniversitedeki yüksek lisans
ve doktora öğrencileri, derslerinin bir bölümünü Süleyman
Demirel Külliyesi'nde görü-
hayatını ve siyasi tarihi anlamalarında bulunmaz bir fırsat
sunuyor.
yor. 9. Cumhurbaşkanı
Süleyman Demirel'in yaşadığı
ev ile Demokrasi ve Kalkınma
Müzesi'nin bulunduğu
Süleyman Demirel Külliyesi,
İslamköy'deki 17 bin dekarlık
alana kurulu.
Külliyede bulunan
Demokrasi ve Kalkınma
Müzesi'nde Demirel'in
memurluğa başladığı 1949
yılından cumhurbaşkanı olduğu döneme kadar sakladığı
çok sayıda belge, 45 bin kitap,
32 bin gazete ve dergi, 126
bin fotoğraf ve hediye edilen
eşyalar yer alıyor. Müze Ev'de
ise Demirel ve ailesinin
1920'li yıllardan bu yana kullandığı eşyalar bulunuyor.
Bugüne kadar binlerce kişinin ziyaret ettiği külliye, üniversite öğrencilerine ise
Demirel'in "Çoban Sülü"den
cumhurbaşkanlığına uzanan
lanan protokolle yüksek lisans
ve doktora programı öğrencileri bazı derslerini külliyede
yapmaya başladı.
Merkez Müdür Yardımcısı
Yrd. Doç. Dr. Hakan Mehmet
Kiriş, gazetecilere yaptığı
açıklamada, Demirel'in Türk
demokrasisi ve dünya siyaseti
açısından "orijinal" bir kişilik
olduğunu söyledi.
Külliyenin kendileri için
bulunmaz bir bilgi merkezi
olduğunu dile getiren Kiriş,
merkezin hem Demirel'in
hayatını hem de Türkiye'nin
yakın siyasi tarihini anlamaları için öğrencilere büyük
kolaylık sağladığını bildirdi.
pROtOKOL
İmzALANdI
Süleyman Demirel Liderlik
Araştırma ve Uygulama
Merkezi ile Süleyman
Demirel Vakfı arasında imza-
GENç LİdERLER
vE yöNEtİCİLER,
GöREREK yEtİŞECEK
Bu kapsamda kamu yöneti-
mi ve siyaset bilimi yüksek
lisans ve doktora derslerinin
bir kısmını burada yapma
kararı aldıklarını dile getiren
Kiriş, şöyle konuştu:
"Demirel'in başbakanlık,
cumhurbaşkanlığı görevlerini
yürüttüğü dönemleri, burada
görsel malzemeleri ile arşivleriyle anlatmak bir başka oluyor. Öğrenciler özellikle cumhuriyetin sunmuş olduğu fırsat
eşitliğinin ne olduğunu burada
daha iyi anlıyorlar. 1950'li yıllardan 2000'lere uzanan
dönemde Türk siyasi hayatını,
buradaki dokümanlar yardımıyla işleme, değerlendirme,
tartışma ve yorumlama şansımız oluyor. Öğrenciler,
Demirel'in 1924 yılında
İslamköy'de doğup, büyüyüp,
devletin bir numarasına nasıl
yükseldiğini görme şansı
buluyorlar. Öğrenciler, burada
bir nevi kendilerini de keşfetmiş oluyorlar. Demirel örneğini görüp, toplumda dikey yükselmenin nasıl gerçekleştiğini
görerek öğreniyorlar. Belki de
buradan geleceğin liderlerini,
geleceğin yöneticilerini yetiştirmiş olacağız."
Çalışmaların Liderlik
Merkezi'nin külliye içinde bir
büro açması ile daha da
yoğunlaşacağını anlatan Kiriş,
yakın zamanda buradan Türk
siyasal hayatını şekillendirecek yeni bilimsel çalışmaların
çıkacağını bildirdi.
Siyaset bilimi bölümünde
yüksek lisans yapan Alican
Can ise bir köyden çıkan kişiyi cumhurbaşkanı yapan cumhuriyeti burada görerek daha
iyi anladığını söyledi. Bu tarz
bir müzeye ilk kez geldiğini
vurgulayan Can, burada
Türkiye'nin yakın siyasi tarihini adeta yaşadığını dile
getirdi.
(AA)
Yılbaşı öncesi
“fidan nöbeti”
BuRSA- SELAHAttİN KAçuRu - Bursa Orman
Bölge Müdürlüğü, yaklaşan yılbaşı öncesinde özellikle
genç ormanlardan fidan kesimi ve sökümünü önlemek
amacıyla ekip kurdu.
Bölge Müdürü Ahmet Köksal Coşkun, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, ormanlık alanlardan usulsüz fidan
kesimine yönelik denetimleri artırdıklarını söyledi.
Müdürlüğe bağlı yedi işletmeye emir yazdıklarını
belirten Coşkun, "81 ekibimiz var. Bu ekipler, yılbaşı
boyunca tedbirlerini alacak, ormanlarımızı sürekli kontrol edecek. Asla usulsüz fidan kesimine izin vermeyeceğiz. Ormanlarımız nöbet sistemiyle 24 saat korunuyor"
dedi.
Özellikle "yılbaşı ağacı" için genç ormanlarda oluşacak olası zararları önlemeyi hedeflediklerini vurgulayan
Coşkun, şöyle devam etti:
"Ormanların korunmasını ve vatandaşların daha
duyarlı olmasını istiyoruz. Yılbaşı ağacı için çam fidanı
sökülsün, ormanlara zarar verilsin istemiyoruz. Bu çerçevede teşvik amacıyla 50 binden fazla fidanı, 31
Aralık'ta Bursa, Yalova, Bilecik'te vatandaşlara ücretsiz
dağıtacağız. İstiyoruz ki fidan keserek değil, dikerek
yeni yıla girelim ayrıca yılbaşı çamı talepleri olan
vatandaşlarımız için Bursa ve Yenişehir fidanlıklarından
saksılı fidan satışı başlattık."
Türk toplumunun yüzyıllardır yeşili ve çevreyi sevdiğini ifade eden Coşkun, "Hatta öyle ki 'Yarın kıyametin
kopacağını bilseniz elinizdeki fidanı dikiniz' diye tavsiye eden bir medeniyetin mensuplarıyız. Dolayısıyla bu
yıl asla ormanlarda yılbaşı gayesiyle fidan kesilmesine
müsaade etmeyeceğiz" diye konuştu.
Coşkun, fidan kesenlerin ağır cezalarla karşılaşabileceğinin altını çizerek "Vatandaşları bir gecelik kutlama
için böyle yanlışlar içine girmemeleri konusunda uyarıyoruz. Fidan kesenlerin, 6 aydan 10 yıla kadar hapis ve
10 bin liraya varan para cezasına çarptırılacağını unutmamak lazım" ifadesini kullandı. (AA)
8
KISA-KISA
28 Aralık 2015 Pazartesi
İsrail gazı için en uygunu
deniz altından boru hattı
ANKArA - mUrAT Temİzer - Doğu Akdeniz
Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Aylin Gürzel,
İsrail ile olası bir anlaşmanın Kıbrıs sorununun çözümüyle
enerjide ortak projeler üretilmesine katkı sağlayabileceğini
belirterek, "İsrail ve bölgedeki diğer gaz kaynakları için en
uygun yol haritası, Türkiye üzerinden Avrupa'ya gidecek
bir deniz altı boru hattıdır" dedi.
Gürzel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin
'enerji merkezi' olma hedefine ulaşması konusunda, İsrail
ve Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin önem
taşıdığını söyledi.
Hidrokarbon kaynaklarının ortaya çıkaracağı temel fırsatları göz ardı etmenin Türkiye'nin çıkarına olmayacağını
vurgulayan Gürzel, "Türkiye'nin stratejik konumunu kullanarak bölgesel bir enerji merkezi olma hedefinin önündeki
engellerden biri İsrail ile gergin ilişkilerimizdi. Bu bağlamda engelleri aşmak için çözüm aramak önemli bir yaklaşımdır. Dolayısıyla bölgesel aktörler, çok uluslu ve tek
uluslu ilgili şirketler, politikacılar ve sivil toplum örgütlerini içeren kapsamlı çalışmaların yapılması doğru bir adımdır" değerlendirmesinde bulundu.
"SİyASİ SorUNUN çözümü İçİN
orTAK İrAde şArTTIr"
İsrail gazının Türkiye üzerinden taşınması varsayımlarına da değinen Gürzel, şöyle devam etti:
"İsrail'den çıkan ve bölgedeki diğer hidrokarbon kaynakları olan ülkeleri de kapsayan ve Türkiye üzerinden
Avrupa'ya giden bir deniz altı boru hattı en uygun yol haritası olarak gözükmektedir. İsrail gazı Avrupa'ya girse bile
Avrupa Rusya'dan gaz almaya devam edecek ama Rus
gazına bağımlı olmaktan çıkacaktır.
Ayrıca İsrail ile olası bir anlaşmanın Kıbrıs sorununun
çözümüne de olumlu etkileyebilir ve enerji konusunda da
ortak yarar üretmek mümkün olabilir. Bütün aktörlerle
temas halinde olmanın faydalı olacağını düşünüyorum.
Sorun siyasidir ve çözümü için ortak irade şarttır. Diğer
aktörler arasında da yapıcı söylemler etkili olacaktır. Bu
çerçevede Türkiye ve İsrail arasında bir anlaşma önemli bir
adım olarak görünmektedir."
"rUSyA'NIN eTKİSİ AzALIr"
Washington merkezli Ortadoğu Enstitüsü Uzmanı
Zübeyir İkbal, yeni tedarikçi ülkelerin piyasayı hareketlendireceğini ifade ederek, "İsrail gibi yeni oyuncular rekabeti
artırarak Rusya gibi büyük tedarikçilerin etkisini azaltır.
İsrail'den Türkiye'ye gelecek doğalgazın büyük ihtimalle
deniz altından döşenecek boru hattıyla taşınması söz konusu olacaktır" diye konuştu. (AA)
Maliye’den, "elektronik
dönüşüm" atağı
ANKArA - receP demİr - Maliye Bakanı
Naci Ağbal, yeni nesil ödeme kaydedici cihazlardan
e-ticarete ve elektronik biletlere kadar yaptıkları
düzenlemelerle kayıt dışılığın önemli oranda önüne
geçileceğini belirterek, "Bu sayede vergi gelirleri
artacak, mükelleflerin vergiye uyum maliyetleri
düşecek, hem devlet hem de mükellefler ciddi oranda fayda sağlayacak" dedi.
Ağbal, Bakanlığın elektronik ortama taşıdığı hizmetlere ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Ödeme kaydedici cihazlara ilişkin özellikle sektörden ve mükelleflerden gelen talepleri dikkate aldıklarını anlatan Ağbal, mevcut düzenlemeye göre, söz
konusu cihazları kullanma mecburiyetinin 1 Ocak
2016'da başlayacağını ifade etti. Buna karşın, hazırladıkları düzenlemeyle, yeni nesil ödeme kaydedici
cihaz kullanımı mecburiyetini kademeli bir takvime
bağladıklarını anlatan Ağbal, şunları kaydetti:
"Bu kapsamda, yeni nesil ödeme kaydedici cihaz
kullanma mecburiyeti, 2014 yılı satışları veya gayri
safi iş hasılatı 1 milyon lirayı aşan mükellefler için 1
Nisan 2016 tarihinden, 1 milyon liradan 500 bin liraya kadar olan mükellefler için 1 Temmuz 2016 tarihinden, 500 bin lira ile 150 bin lira arasında olan
mükellefler için 1 Ekim 2016 tarihinden, 150 bin
liradan az olan mükellefler için ise 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren başlayacak. Böylece küçük esnafımızı 1 yıl daha rahatlatmış olduk. Ayrıca, bilgisayar
bağlantılı ödeme kaydedici cihaz kullanan mükellefler için yeni nesil ödeme kaydedici cihaz kullanma
mecburiyetinin başlama tarihini de söz konusu yıllık
satış ve gayri safi iş hasılatı tutarlarına bağlı olmaksızın 1 Ocak 2017 olarak yeniden belirledik."
Vergİ dAİreSİNe gİTmeye SoN
Naci Ağbal, mevcut uygulamaya göre, mükelleflerin ödeme kaydedici cihaz alımı, bu cihazların vergi
dairesine kaydı, bir başka mükellefe devri veya hurdaya ayrılması gibi işlemler için vergi dairelerine gitmesi gerektiğini ve bu durumun mükelleflere ilave
külfetler getirdiğini bildirdi.
Bakanlığın teknolojiye yaptığı yatırımlar sayesinde
bu gerekliliği de ortadan kaldıracaklarını aktaran
Ağbal, düzenlemenin ardından söz konusu işlemler
için vergi dairelerine gitmeye gerek kalmayacağını,
mükelleflerin, bu işlemleri Gelir İdaresi
Başkanlığının (GİB) ve ödeme kaydedici cihaz üreticilerinin sunacağı elektronik ortamlar vasıtasıyla
yapabileceğini ifade etti.
Böylece işlemlerinin süresinin kısalacağını vurgulayan Ağbal, mükellefleri de önemli bir iş yükünden
kurtaracaklarını söyledi.
(AA)
BULdAN Bezİ
filmlerin gözdesi oldu
EKONOMİ
deNİzLİ - İBrAhİm Süzer Dokuma kültürü antik çağlara dek
uzanan Denizli'de kendisine özgü
kumaşlarıyla ön plana çıkan Buldan
ilçesi, film ve dizi yapımcılarının da
gözdesi oldu.
Buldan'da 17 yıl Halk Eğitim
Merkezi yöneticiliği yaptıktan sonra
geleneksel kumaşlara yönelik çalışmaya başlayan Selahattin Kaçanoğlu,
AA muhabirine yaptığı açıklamada
Buldan ilçesinin Osmanlı
İmparatorluğu'nun kurucusu Osman
Bey döneminden bu yana dokumalarıyla marka olmuş bir kent olduğunu
ifade etti.
Asırlar boyunca Osmanlı
Sarayı'ndan yoğun talep gören
kumaşların saraya ait giysi koleksiyonlarında da görüldüğüne işaret
eden Kaçanoğlu, Buldan bezinin
günümüzde gömlek, elbise, ev tekstili, havlu ve bornoz üretiminde yoğun
olarak kullanıldığını belirtti.
Buldan bezinin antik görüntüsü
nedeniyle tasarımcıların da tercihi
olduğuna işaret eden Kaçanoğlu, son
yıllarda film ve dizi yapımcılarının
da tarihi kumaşları keşfettiğine dikkat çekti.
Denizli'deki farklı ilçelerde önceki
yıllarda Truva, Karayip Korsanları
gibi dünyada ses getiren yapımlar
için kumaş üretildiğini, Muhteşem
Yüzyıl, Japon ve Fetih 1453 gibi
yapımlarda da bu kentte dokunan
kumaşlardan kostüm üretildiğine işaret eden Kaçanoğlu, son olarak
İtalya'da büyük bütçeli bir filmin
yapımcısıyla görüşme yaptıklarını
anlattı.
Roma dönemini anlatan filmde tüm
oyuncuların kostümleri için uygun
kumaşı arayan yapım ekibinin
Türkiye'de araştırma yürüttüğünü
anlatan Kaçanoğlu, "Film yapımcıları, bizden önce Karadeniz Bölgesi ve
Hatay'daki kumaşları incelemiş.
İstedikleri tarz ürünün Denizli'de
bulunabileceği söylenince bizimle
temasa geçtiler. Antik Roma tarzını
yansıtan kostümler için en uygun
kumaşı benim üretebileceğim konusunda ikna oldular" dedi.
Kostüm kumaşlarının belirlenmesi
sonrası tasarım çalışmalarına başladıklarını, kağıt üzerinde yapılan tasarımların da beğenildiğini ifade eden
Kaçanoğlu, giysilerin doğal olması
ve istenen etkiyi verebilmesi için
elde eğrilmiş keten kullandıklarını ve
el tezgahlarında dokunduğunu dile
getirdi.
Kaçanoğlu, şunları kaydetti:
"Kumaşları ürettik ve kıyafetlerinin
dikimini gerçekleştirerek kendilerine
teslim ettik. Benim için çok özel bir
çalışma oldu. Anlaşmamız gereği
filmle ilgili bilgiyi paylaşamıyorum.
Filmin vizyona girmesini bekliyoruz.
Ürettiğimiz kostümlerin karakterlerin
üzerinde nasıl durduğunu çok merak
ediyorum. Filmin ilçemizin ve
Buldan bezinin tanıtımına katkısının
olacağına inanıyorum. Şimdiden yeni
teklifler gelmeye başladı. Artık
dönem filmleri için kostüm üretenlerin ilk tercihiyiz." (AA)
Erzincan'ın organik meyve
sularına yoğun talep
erzİNcAN - BArIş yALçINKAyA Erzincan'da bir firma, çoğunlukla organik
ürün kullanarak elde ettiği meyve suyunu birçok ülkeye ihraç ederek katma değer sağlıyor
Erzincan Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren bir şirket, 2004 yılında kurduğu
meyve işleme tesisinde meyve suyu, meyve
püresi ve bebek maması gibi ürünler üretiyor.
Erzincan'dan ve Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden temin ettiği meyveleri işleyen firmanın
ürünleri ABD'den Japonya'ya kadar geniş bir
coğrafyada talep görüyor.
yILLIK 40 BİN ToN İhrAcAT
Şirketin yönetim kurulu başkanı Tuncer
Kırtıloğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fabrikalarının yıllık ortalama 50-60 bin
ton civarında üretim yaptığını ve bunun yaklaşık 40 bin tonunu ihraç ettiklerini belirtti.
Ürünlerinin büyük bölümünün organik sertifikalı olduğunu ve yaptıkları kaliteli üretimle ürünlerinin en zorlu pazarlarda yer alabildiğini ifade eden Kırtıloğlu, şunları kaydetti:
"Ürünlerimiz, başta ABD olmak üzere tüm
Avrupa Birliği ülkeleri, Rusya, Japonya,
Güney Kore, Arap ülkeleri ve Türk cumhuriyetlerine ihraç ediliyor. Ürünlerimizin büyük
bölümü organiktir. 3 bin 800 dönümden fazla
tarım alanında organik akreditasyona sahibiz
ve üretim sürecinin
tamamı kendi personelimiz tarafından yönetilmektedir. Bazı ürünlerimiz için dünyanın
en iyisi diyebilirim. Bu
nedenle de ABD'nin
Miami kentine kadar
ürün gönderiyoruz.
Erzincan'dan Miami'ye
ürün göndermek gerçekten bir başarıdır
diye düşünüyorum."
Kırtıloğlu, ürün yelpazelerinin son derece
geniş olduğunu ve
firma olarak yaban
mersini, yabani elma,
kuşburnu, kızılcık gibi
orman meyvelerini de
işleyerek ihraç ürünü
haline getirdiklerini
ifade etti.
Tuncer Kırıtloğlu, yurt dışında ilgi gören
diğer bir ürünlerinin de bebek maması olduğunu ve mamullerine Avrupa ve ABD'deki
tanınmış firmalardan talep geldiğini sözlerine
ekledi. (AA)
Türkiye'nin ilk mücevher
laboratuvarı 2016'da
hizmete girecek
İSTANBUL - İstanbul Kuyumcular Odası'nın
(İKO), İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından
onaylanan destek programı çerçevesinde kurulan
Türkiye'nin ilk mücevher laboratuvarı "Mücevher ve
Değerli Taş Merkezi" 2016'nın şubat ayında hizmet
vermeye başlayacak.
Kuyumculukta Küresel Liderlik İçin Bilgi Ve
Teknoloji Odaklı Mücevher ve Değerli Taş Merkezi
Projesi kapsamında kurulan merkezin Sultanahmet
Sura Otel'de düzenlenen tanıtım toplantısında konuşan
İKO Başkanı Norayr İşler, "4 milyar doları aşan ihracat ve 250 bine yakın kişiye istihdam sağlayan mücevher sektörünün bugüne kadar değerli taşlar laboratuvarının olmamasının" büyük bir eksiklik olduğunu söyledi.
İşler, "Türk mücevher sektörünün dünya piyasasında
adından söz ettirmesi için Mücevher ve Değerli Taşlar
Laboratuvarı'nın kurulması kritik öneme sahipti. Biz
sadece burada laboratuvarı kurmakla kalmayacağız,
dünyanın çeşitli noktalarında Türk markası olarak ofis
açarak yaygınlaştırmayı hedefliyoruz" dedi.
Bu projenin odağında tüketicilerin yer aldığına dikkati çeken İşler, pırlanta ve mücevher tüketicisine
Türkiye'de bugüne kadar uygulanmayan bir hizmeti de
getirdiklerinden bahsetti.
İşler, "Satın aldığı pırlanta ve mücevherle ilgili bir
endişesi ve tereddüdü olan tüketiciler, gönül rahatlığıyla Mücevher Merkezi'ne gelerek danışabilir,
mücevherlerine sertifika alabilir ve mücevherlerinin
değerini öğrenebilirler" ifadelerini kullandı.
Başkan İşler, İKO'nun küresel piyasalardaki gelişmeleri göz önünde tutarak, sektörün ve tüketicilerin
ihtiyaç ve beklentileri kapsamında kurguladığı merkezin çok yönlü hizmet vereceğini sözlerine ekledi.
TUrAç: "KUyUmcULUK
SeKTörüNde TArİhİ Bİr güN"
İKO Eğitim Komisyonu Başkanı Murat Turaç,
"Bugün kuyumculuk sektöründe tarihi bir gün. Bu
merkez, dünya birinciliğine oynadığımız değerli taş
üretimi konusunda kilometre taşlarından birisi olacak"
dedi.
Türk kuyumculuk sektörünün Türkiye'yi başarıyla
temsil eden sektörlerin başında geldiğini dile getiren
Turaç, dünyada altın ve gümüşte önemli yerde olan
Türkiye'nin mücevherde destan yazabilecek beceri,
ustalık ve iş gücüne sahip olduğunu söyledi.
Turaç, sektörün çok iyi durumda olduğunu kaydederek, "Sektörümüzün önündeki tek engel atölyemizde
işlenmek üzere gelen ham madde üzerindeki vergiydi.
ÖTV, 2014'te kalktı. Rahat bir nefes aldık" diye
konuştu. (AA)
KıSA-KıSA
EKONOMİ
Mega siteler
gençlere yeni
iş kapıları açtı
iStANBul - SEMRA ORKAN - Son yıllarda
büyük şehirlerde art arda yükselen mega siteler, "apartman ve site yöneticiliği" adı altında gençler için yeni iş
imkanı doğurdu.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), bu
imkandan yararlanmak isteyenlere yönelik "Site ve
Apartman Yöneticiliği Sertifika Programı" düzenledi.
TOBB İstanbul Genç Girişimciler Kurulu Üyesi
Mustafa Hakan, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
Türkiye'de son yıllarda inşaat sektörünün hızla büyüdüğünü, yeni konut modellerinin insanların yaşam tarzlarının yanı sıra şehirlerdeki yerleşim biçimlerini de değiştirdiğini söyledi.
Özellikle son yıllarda birkaç katlı apartmanlardan çok
katlı yapılara geçildiğini ve mahallelerin yerini sitelerin
almaya başladığını aktaran Hakan, binlerce insanın bir
arada yaşadığı sitelerde yöneticilere ve site yönetimi
alanında yetişmiş profesyonellere duyulan ihtiyacın gün
geçtikçe arttığını vurguladı.
Bunun da yeni kariyer olanakları doğurduğunu dile
getiren Hakan, sitelerin mega sitelere dönüşmesinin,
başlangıçta gönüllülük esasıyla yürütülen yönetim konusunun daha profesyonel ellere bırakılmasını bir mecburiyet haline getirdiğine işaret etti.
Site yöneticilerinin yasal sorumluluklarının artmasının
yeni nesillere profesyonel anlamda çalışabilecekleri iş
kolu oluşturduğuna dikkati çeken Hakan, "Apartman ve
site yönetimini salt hukuki boyutuyla ele almamak gerekir. Zira apartman ve site yönetimi, içerisinde birbirinden farklı işleri yerine getirecek görevliler bulunan
organizasyonu da sorunsuz ve etkin bir şekilde yönetmek durumundadır. Apartman ve site yönetimi ihtiyaç
duyulan faaliyetleri yerine getirirken ortaya çıkan giderleri ve gelirleri, şeffaf ve hesap verilebilir bir biçimde
tutmak zorundadır" diye konuştu. (AA)
Ankara YHT Garı
sinyalizasyon sistemleri
TÜBİTAK'tan
ANKARA - Ankara Yüksek Hızlı Tren (YHT)
Garı'nın sinyalizasyon sistemlerinin TÜBİTAK
Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler
Araştırma Merkezi (BİLGEM) tarafından geliştirildiği bildirildi.
TÜBİTAK'tan yapılan açıklamada, Türkiye
Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) ve TÜBİTAK BİLGEM arasında 19 Kasım tarihinde proje
sözleşmesi imzalandığı hatırlatıldı.
Buna göre, Ankara YHT Garı Anklaşman
Sistemleri ve Trafik Kontrol Merkezi'nin TÜBİTAK
BİLGEM tarafından özgün biçimde geliştirilerek
devreye alınacağı ve projenin saha uygulamalarının
TCDD kaynakları ile yürütüleceğine işaret edilen
açıklamada, "Ankara YHT Garı, hızlı trenler, konvansiyonel yolcu trenleri, yük trenleri ve banliyö
hatlarını içerecek olup, günlük 250'ün üzerinde tren
seferi ve günlük 100 bin yolcu sayısı ile Türkiye'nin
en yoğun tren trafiğine sahip garı haline gelecek"
ifadesine yer verildi.
TCDD ve TÜBİTAK BİLGEM'in işbirliği ile
yürütülmekte olan "YERLİSİNYAL" projeleri ile
uzun yıllar yabancı firmalar tarafından sağlanan
demiryolu sinyalizasyon sistemlerinin yerli kaynaklar ile de karşılanabileceğinin gösterildiğine dikkat
çekilen açıklamada, ayrıca bu projeler sayesinde
Türk mühendislerince geliştirilen sistemlerin sahada
yaygın kullanım şansı bulduğu, emniyet ve işlevsellik anlamında da yabancı benzerlerinden eksikleri
olmayan bu sistemlerin ülkeye önemli düzeyde
katma değer sağladığı kaydedildi.
2016 YılıNdA tAMAMlANMASı
HEdEFlENiYOR
Türkiye'nin en yoğun tren garının sinyalizasyonu
için TÜBİTAK BİLGEM sistemlerinin seçilmiş
olmasının TCDD'nin YERLİSİNYAL sistemlerine
duyduğu güvenin önemli bir göstergesi olarak görüldüğü ifade edilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi: "TÜBİTAK BİLGEM Ankara YHT Garı çalışmaları haricinde TCDD için yürütülen iki ayrı proje
kapsamında, Afyon-Denizli-Isparta ve OrtaklarDenizli bölgelerinde toplam 500 kilometre uzunluğundaki demiryolu hattının sinyalizasyon sistemlerini de yerli imkanlarla geliştirmektedir. Raylı sistemlerin en önemli halkalarından biri olan sinyalizasyon
sistemlerinin hem yurt içindeki ihtiyacının karşılanması, hem de yurt dışına açılması amacıyla TÜBİTAK BİLGEM'deki, AR-GE çalışmaları artan bir
tempoda devam edecek." (AA)
28 Aralık 2015 Pazartesi
9
Çiftçilerin yüzü 2015'te güldü
ŞANlıuRFA - MEHMEt FAtiH ASlAN Türkiye'de bu yıl tarım ürünlerinde yaşanan rekolte
ve fiyat artışı başta Şanlıurfa olmak üzere ülke
genelindeki çiftçilerin yüzünü güldürdü.
Türkiye'de geçen yıl yaşanan kuraklık ve don
olayları nedeniyle birçok üründe verim alamayan
çiftçiler, bu yıl bol yağış sayesinde rahat bir nefes
aldı. Pek çok tarım ürünü için uygun hava şartları
sayesinde hem ürünlerinin kalitesi hem de rekolteleri artan çiftçiler, ürünlerinin fiyatlarındaki artışla da
çifte sevinç yaşadı.
Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı
Özden Güngör, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
2014 yılında yaşanan kuraklık ve don olayları nedeniyle çiftçilerin zor bir yıl geçirdiğini, ancak 2015
yılındaki yağışların ve bereketin çiftçileri mutlu ettiğini söyledi.
Yağışların ve hava koşullarının bu yıl çiftçinin
lehine olduğunu dile getiren Güngör, "Özellikle
Urfa'da çiftçilerimiz son derece memnun. Bu yıl
ellerine iyi para geçiyor, iyi para kazandılar. Bu da
bizi mutlu etti. Yine bu yıl Malatya'da kayısıların
durumu çok güzeldi. Hem meyve güzeldi hem de
fiyatlar güzeldi. Antep fıstığı üretimi çok fazla
olmasına rağmen fiyatlar çok iyiydi. Fındıkta da
keza böyle. 2015 yılı hem üretim açısından hem
çiftçilerimizin gelir kaynağı açısından son derece
bereketli geçti" diye konuştu.
Ürünlerin üretim miktarının TÜİK tarafından
henüz açıklanmadığını, ancak önemli gelir getirici
ürünlerde bu yıl üretim artışı yaşandığını aktaran
Güngör, bunun Türkiye için sevindirici bir durum
olduğuna işaret etti.
Bu yıl rekoltenin çiftçiyi sevindirdiğini belirten
Güngür, şöyle konuştu: "Mesela buğdayda geçen yıl
19 milyon ton üretimimiz vardı, bu yıl 22 milyon
ton üretimimiz var. Çiftçimiz ve Türkiye açısından
sevindirici bir rakam. Pamukta da yine aynı. Bugün
fındık üreticilerimizin fiyat dengesi, üretimi çok iyi.
Geçen yıl ile mukayese ettiğimizde büyük bir kuraklık vardı. Bazı yerlerde aşırı derece yağışlar ve
soğuk vardı. Dolayısıyla fiyatlar da düşüktü. Bu üreticiyi zor durumda bıraktı. Hatta birçok üretici üretimden vazgeçti. Geçen yıl Belçika büyüklüğünde
bir alan ekilmekten vazgeçildi."
"2015'dE çOK BEREKEtli
GÜNlER GEçiRdiK"
Şanlıurfa Ziraat Odası Başkanı Ahmet
Eyyüpoğlu da 2014 yılının yaşanan olumsuzluklar nedeniyle çiftçiler için kötü geçtiğini belirtti.
Bu yılın ise çiftçiler açısından çok bereketli
bir yıl olduğunu dile getiren Eyyüpoğlu,
"2015'de çok bereketli günler geçirdik.
Pamukta, Antep fıstığında, mısırda ve özellikle
buğdayda çok bereketli bir yıl geçirdik" dedi.
Rekoltenin yüksek olmasının yanında fiyatların
da çiftçiyi mutlu ettiğini vurgulayan Eyyüpoğlu,
özellikle pamuğun fiyatının geçen yıl bir lira iken
bu yıl 2 liraya alıcı bulduğunu, bunun yanında fiyatı az miktarda azalan Antep fıstığında ise rekoltenin
yüksek olmasının çiftçiyi memnun ettiğini belirtti.
Bu yıl hava şartlarında herhangi bir olumsuzluğunun yaşanmamasının rekolteyi yükselttiğini anlatan
Eyyüpoğlu, ihracat konusunda Rusya ile yaşanan
sorunun da çiftçiyi etkilemeyeceğini sözlerine ekledi. (AA)
Patates fiyatında
büyük düşüş
iZMiR - AHMEt BAYRAM Türkiye'nin kışlık patates üretim merkezlerinden Ödemiş'te yeni sezon, büyük fiyat düşüşüyle başladı.
Yaz ve kış dönemleri olmak iki ayrı sezonda ortalama 950 bin tonluk rekolteyle
Türkiye'nin önemli patates üretim merkezlerinden Ödemiş'te üreticiler, kışlık patates
hasadı yapıyor.
Ödemişte geçen yıl 90 bin, bu sene 120 bin
dönüme yakın arazide patates
yetiştirildi. Üreticiler, geçen sezon tarlada 2 lira,
pazarda ise 4-5 lira seviyesine kadar yükselen
patatesin bu yıl tam tersine maliyetin altında
fiyatlarla satıldığını belirtti.
Ödemiş Ziraat Odası İkinci Başkanı
Mehmet Dinlenmez, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, geçen sezon
don olayı nedeniyle
800 bin tona kadar
gerileyen üretimin
bu yıl 950 bin ton
seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini dile getirdi.
Dinlenmez, 120
bin dönüm arazide
yılda iki kez
patates
üretimi
yapıldı-
ğını, Ödemiş'in ortalama 950 bin tonluk patates üretimiyle Türkiye'deki patates pazarında
fiyatların belirlenmesinde önemli bir yeri
olduğunu
söyledi.
Bu yıl kış sezonunun sıkıntılı başladığını
belirten Dinlenmez, "Geçen yıl fiyat çok yüksek olunca üretici patatese yöneldi. İklim
koşullarının iyi gitmesi sonucu verim de arttı.
Ülke genelinde kışlık patates üretebilen
Çukurova gibi bölgelerde de patates ekiminin
yoğun yapıldığını görüyoruz. Şu anda mal
çok alıcı yok. Bu yıl ürün fazlası nedeniyle
fiyatlar maliyetin altına düştü. Bu sene durum
çok kötü, üreticimiz mağdur. Üretim maliyetlerinin altında satış yapıyorlar. Şu an en iyi
patateste üreticinin cebine giren 40 kuruş.
Geçen sene patates tarlada 1,5-2 lirayı, tezgahta ise 5 lirayı bulmuştu. Tüketiciye ulaşan
bu fiyatı biz de kabul etmiyoruz ancak tarlada
40 kuruşluk fiyatla da bu işe
devam etmek mümkün
değil."
iHRAcAt
YApılAMAYıNcA
FiYAt
dÜŞÜYOR
Patates
Araştırma
Enstitüsü
Müdürü Uğur
Pırlak ise
patates
fiyatlarında
yıldan
yıla oluşan dalgalanmanın ekim alanlarının
sürekli değişmesinden kaynaklandığını, geçen
yıl 1 milyon 297 bin dekar alanda ekili olan
patatesin 2015 yılı tahmini verilerine göre 1
milyon 504 bin dekara ulaştığını belirtti.
Pırlak, "Fiyat dalgalanmasının bir diğer
nedeni ihracatta yaşanan sıkıntı. Suriye ve
Irak gibi komşularımızda yaşanan iç karışıklıklar da fiyat dalgalanmasına neden oluyor.
Türkiye'de yıllık kişi başı tüketim 50 kilogram. Üretimle tüketim birbirini karşılıyor.
Üretim arttığında bu ihracatla dengeleniyordu. Çiftçi birliklerinin olmaması ve üretimin
genelde aileler tarafından devam ettirilmesi
de fiyat dengesizliği etkiliyor" diye konuştu.
(AA)
Rus rublesindeki
değer kaybının
sürmesi bekleniyor
MOSKOVA- EMRE GÜRKAN ABAY - Petrol fiyatları
üzerindeki aşağı yönlü baskı nedeniyle Rus rublesindeki değer
kaybının devam etmesi bekleniyor.
Dünya piyasalarında Brent petrolün varil fiyatının 36 dolar
düzeyine kadar gerileyerek son 11 yılın en düşük seviyelerine
inmesi nedeniyle ruble de salı günü Moskova Borsası kapanışında dolar karşısında 71,14'ten işlem gördü.
Merkezi Moskova'da bulunan Yeni Ekonomi Üniversitesi
Finans Bölümü Yüksek Lisans Programı Direktörü Oleg
Shibanov, rublenin seyrini AA muhabirine değerlendirdi.
Shibanov, petrol fiyatlarındaki düşüşün duracağına dair şu
anda bir işaret olmadığına dikkati çekerek, "Bu nedenle rubledeki düşüşün de devam etmesini bekliyorum" dedi.
Petroldeki değer kaybı nedeniyle Rusya'nın büyük bir bütçe
açığı ve buna paralel, rublenin daha da güçsüzleşme riskleriyle
karşı karşıya kaldığının altını çizen Shibanov, "Yine de petrol
fiyatlarındaki düşüşe oranlandığında rublenin az da olsa belirli
bir direnç gösterdiğini söyleyebilirim" ifadelerini kullandı.
Rusya'daki sermaye çıkışının ise bu yıl beklendiği kadar
kötü olmadığını savunan Shibanov, "Bu yıl Rusya'dan sermaye çıkışı 50 milyar dolar civarında gerçekleşti. ABD Merkez
Bankasının (Fed) son bir yıldır beklenen faiz artırım kararı
nedeniyle önümüzdeki yıl bu rakamda önemli bir artış beklemiyorum. Şu anda Rusya için en büyük sorun petrol fiyatları.
Eğer petrol, varil başına 25 dolara düşerse o zaman gerçekten
endişelenmemiz gerekecek" diye konuştu.
"ENERji VE YAptıRıMlAR,
RuSYA'dAKi ASıl SORuN"
Moskova Devlet Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim
Üyesi Oleg Buklemishev ise Rusya'nın, enerjide batı ülkelerindeki müşterilerini kaybediyor olmasının ve yaptırımların,
Rus ekonomisini zora sokmaya devam ettiğini vurguladı.
Fed'in faiz artırımı kararının Rusya'da önceden fiyatlandığı
için rublenin fazla bir değer kaybetmediğini iddia eden
Buklemishev, "Ancak Fed'in faiz artırmaya devam etmesi
halinde küresel getiri ve risk sistemleri yeniden yapılandırılacak" görüşünü de paylaştı. (AA)
İLAN
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
İMAR VE ŞEHİRCİLİK DAİRESİ BAŞKANLIĞINDAN
Çankaya İlçesi, Lodumu Mahallesi 28538 ada 1 nolu parseli kapsayan 81205/13 nolu parselasyon planı, Ankara Büyükşehir Belediye Encümeni'nin 17.12.2015 tarih ve 2886 sayılı kararı ile
onaylanmış olup, 3194 sayılı Kanunun 19. maddesi uyarınca 28.12.2015 tarihi itibariyle “1” aylık
süreyle askıya çıkarılmıştır.
ADA/PARSEL
28538 ada 1 nolu parsel
İlanen ilgililere duyurulur.
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
Basın - 212938 (www.bik.gov.tr)
10
KÜLTÜR-SANAT
28 Aralık 2015 Pazartesi
KÜLTÜREL
BOYUT
Prof. Dr. Hayrettin İVGİN
[email protected]
TAŞ OYUNU
Taş oyunları, hem eski, hem yaygın, hem
de çok çeşitlidir. Önce gerek çocuklar gerek
yetişkinler arasında oynanan taş savaşıyla
başlamak gerekir. Oyun düzenli yapıldığında
iki takım olur, sapanla yada elle birbirlerine
taş atarlar. Oyun çok tehlikeli olabilir. Taş
oyunlarının tehlikesine rağmen yapılması,
heyecan ve agon öğesi yanında, bu oyunu
isteklendirecek inançların varlığı ile açıklanabilir. Örneğin Kayseri'de yapılan Daş
Döğüşü'nde, oyundan sonra kör kalanlar
bile olurmuş ama buradaki inanışa göre
sapanla taş döğüşü yapılmazsa o yıl üründe
bolluk olmazmış. Bir de ağır taşın uzağa
atılması bir spor ve güç gösterisidir.
Konya'dan Kuvvet Taşı oyununda yedi,
sekiz okkalık taş ileriye atılmaya çalışılır.
İsparta'da Taş Atması, üç okkalık taşın iki
elle sallanıp kimin daha uzağa atacağı şeklinde bir yarışma oyunudur.
Muğla/Düğrek'ten Bıh Taşı Oyununda; taş,
bacakların arasından geriye atılarak oynanır.
Taş oyunlarının en yaygını taşla taşa nişan
alıp vurmaktır. Niğde/Aksaray'ın Bozcatepe
köyünde Naldırmaç Oyunu'nda en az beş
oyuncu olur. Yumruk büyüklüğünde bir taş
[= murt] olur. Murt belli bir yere dikilir.
Oyuncular murt'tan 10-15 metre uzaklıkta
dururlar ellerindeki yassı taşlarla murt'u
yerinden uzaklaştırmaya çalışırlar; murt'a,
vurabilen oyunu sürdürür.
Her toplumda taş oyunu bulunur.
Eskiden savaş ve vuruşma kültüründen,
zeka ve bilinci geliştirme kültürüne kavuşmuştur..
Bu oyunu iki veya dört kişi oynayabilir.
Karşılıklı uygun bir mesafe aralığı ile üçer
adet yassı taşlardan her iki oyuncu gurubu
üçer taş diker. Bu taşların aralıkları (3 taşın)
birer metre olabilir.
Bu kale taşlarına her karşı oyuncunun üç
defa taş atma hakkı vardır. Bu üç atış
sonunda kaleler yıkılsın veya yıkılmasın ikinci oyuncuya sıra gelir. Kalelerin tümü yıkıldı
ise yeniden kaleleri yıkılan taraf kalelerini
diker. Bir kale yıkılmış ise ikinci oyuncu ikinci kaleyi ve üçüncü oyuncular kalan kaleleri
yıkmak için üçer taş atışı yapabilirler. Bir
oyuncunun üç atışı, iki oyuncunun altı atışı
veya üç oyuncunun dokuz atışı sonunda
kalelerden yıkılmayan kaldıysa el (atış sırası)
karşı guruba geçer. Bu sefer onlar karşı
gurubun kalelerine üçer atış yaparlar.
Bir gurup hiç ara vermeden her oyunun
başlangıcı ve bitişi sırasında el vermeden
her üç kaleyi de durmadan yıkabilirse, diğer
gurubun oyuncuları hiç atış yapamazlar. Atış
yapabilmeleri için mutlaka dikili kalelerinin
kalması gerekir.
Oyun yukarıdaki kurallara uygun olarak
devam eder.
Tuluyhan Uğurlu
Bursa'da ayakta
alkışlantı
BURSA - Dünyaca ünlü piyano virtüözü Tuluyhan
Uğurlu, Bursa'da konser verdi.
Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde,
Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Kültür AŞ
tarafından düzenlenen "Saf Siyah Şiir ve Müzik
Dinletisi" programında sahne alan Uğurlu,
Başbakanlık Dış İlişkiler Başkanı Gürsel Dönmez'in
şiirleri eşliğinde performans sergiledi.
Dönmez'in şiirlerine uzun süre piyanosuyla eşlik
eden Uğurlu, daha sonra solo olarak klasik müzik
eserlerini seslendirdi. Dünyaca ünlü piyanistin performansı, seyirciler tarafından uzun süre ayakta
alkışlandı.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı
Abdulkadir Karlık, Uğurlu ve Dönmez'e sergiledikleri performanstan dolayı çiçek takdim etti.
Program sonunda Dönmez, yeni çıkardığı "Saf
Siyah" isimli şiir kitabını hayranları için imzaladı.
(AA)
Suriyeli heykeltıraş, sanatını
mermer ocağında yaşatıyor
Suriye'de kurduğu sanat galerisinin terör örgütü DAEŞ tarafından yıkılması üzerine
ailesiyle Türkiye'ye sığınan Suriyeli heykeltıraş Jamil Cacha, Burdur'un Bucak ilçesindeki mermer ocağında sanatını sürdürüyor.
ANTALYA - Suriye ile Türkiye arasındaki bir sınır köyünde iki çocuğu ve eşiyle
yaşayan Suriyeli heykeltıraş Jamil Cacha,
burada sanat galerisi kurarak eserler yapmaya başladı. Yaklaşık 40 yıldır serpantin
taşından heykeller yapan Cacha, eserlerinden oluşan bir de heykel müzesi kurdu.
Suriye'deki iç savaşın ardından Cacha'nın
kurduğu sanat galerisi DAEŞ terör örgütü
mensupları tarafından yağmalandıktan
sonra yıkıldı.
Ailesiyle Türkiye'ye sığınan Cacha, buradaki bir tanıdığının aracılığıyla Burdur'un
Bucak ilçesindeki özel bir mermer ocağına
geldi.
Burada şirket yetkilisi Süleyman
Aksoy'un teklifi üzerine Cacha için sanat
atölyesi kuruldu. Her gün ocağı gezerek
heykellerinde kullanacağı taşları toplayan
Cacha, mermer ocağında yaklaşık 2 ayda
20'ye yakın heykel yaptı.
Ocakta çalışan işçilerin de zaman zaman
bulduğu ilginç taşları verdiği Suriyeli heykeltıraş, eserlerini İstanbul ve Burdur'da
açacağı sergilerle sanatseverlerin beğenisine
sunmak istiyor.
Suriye'deki iç savaştan önce Hollanda,
Fransa, Kuveyt ve Ürdün'de sergiler açtığını
anlatan Cacha, gazetecilere yaptığı açıklamada, Suriye'de serpatin taşı kullandığını
söyledi.
Burdur'daki mermer ocağında ise traverten taşı bulunduğunu gördüğünü belirten
Cacha, "Bu taş bana ilham kaynağı oldu.
Mermer ocağı yakınındaki Kremna Antik
Kenti'nden esinlenerek heykeller yapmaya
başladım. Burada bulunmaktan dolayı çok
mutluyum. Suriye'de özgürlüğüm gitmişti.
Benim özgür olmam önemli değil, sanatım
özgürleşti. Yıllarca emek verdiğim heykellerim yok oldu. Burada yeniden sanatımı
yapmaya başladım" dedi.
Mermer ocağının yönetim kurulu üyesi
Süleyman Aksoy ise Cacha'nın şirketlerinde
çalışan Suriyeli satış temsilcisinin aracılığıyla Bucak'a geldiğini ifade etti.
Cacha'nın taşlardan küçük heykeller yaptığını anlatan Aksoy, "Bu heykeller onun ne
kadar büyük sanatçı olduğunu bize gösterdi.
Kendisine burada kalmasını teklif ettik. O
da kabul etti. Çevredeki antik kentleri işleyerek eserler oluşturmasını istedik. Mermer
ocağından çıkan doğal taşların başka yüzlerini bize gösterdi. Böyle bir sanatçının topluma kazandırılması anlamında kendimizi
mutlu hissediyoruz" diye konuştu. (AA)
Türk vatandaşlığına geçen genç piyanist Cimuk,
Hedefini Erdoğan’ın hediyesi
piyanoyla gerçekleştirecek
BURSA -Suriye'den gelerek ailesiyle Bursa'ya yerleşen genç piyanist Tambi Asaad Cimuk,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hediye ettiği piyanoyla hedeflerini gerçekleştirerek, Türkiye'yi
uluslararası yarışmalarda en iyi şekilde temsil etmek
istiyor.
Bursa'da Merinos Atatürk Kongre ve Kültür
Merkezi'nde önceki gün gerçekleştirilen "Ekonomiye
Değer Katanlar 2015 Ödül Töreni"ne katılan
Erdoğan, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO),
valilik ve büyükşehir belediyesince alınan piyanoyu
16 yaşındaki Cimuk'a verdi.
Cimuk, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
Türkiye'ye 4 yıl önce ailesiyle ülkesindeki savaş
nedeniyle geldiğini ve Bursa'da piyano eğitimi aldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzaladığı kararnameyle Türk vatandaşlığına geçtiğini hatırlatan Cimuk,
şöyle devam etti:
"İki yıl önce piyano eğitimi aldım. Birçok yarışmaya katıldım. Rusya, İsveç, Almanya ve Bulgaristan'da
başarılar elde ettim. Önceki gün BTSO'nun düzenlediği ve Sayın Cumhurbaşkanımızın da katıldığı ödül
törenine davet edildim. Benim için sürpriz oldu,
orada bana piyanoyu hediye ettiler. Çok heyecanlandım, çok mutluydum. Bana çok motivasyon verdi.
Artık mazeret yok. Güzel bir piyanom var. Piyanomu
çalıştığım güzel sanatlar müzesine getirdiler.
Komşular rahatsız olmasın diye piyanoyu eve götürmedim. Her gün prova yapıyorum. O nedenle burada
rahat rahat çalışıyorum. Umarım ileride Gürcistan'da,
Rusya'da ve Amerika'da yapılacak yarışmalarda güzel
sonuçlar elde ederim."
Daha önce Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne davet
edildiğini belirten Cimuk, "Davette, Filistin Devlet
Başkanı Mahmud Abbas da vardı. Küçük bir resital
verdim. Türk vatandaşlığı aldığım için bir Türk olarak
orada bulunmam beni heyecanlandırıyordu. Benim
için çok güzel bir şanstı. Çünkü Cumhurbaşkanımız,
Türkiye'nin en önemli insanlarından biri. Programda
bana piyanonun anahtarını verdi. O an heyecanım en
üst seviyedeydi. Ona çok teşekkür ediyorum" diye
konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mütevazı olmasının
kendisini çok etkilediğini anlatan Cimuk, şunları kay-
detti:
"Erdoğan hem iyi siyasetçi hem de güzel bir insan.
Çocuklara nasıl davranacağını çok iyi biliyor. Şansım
olursa ileride Long Island Conservatory'de eğitimime
devam etmek istiyorum. Oradan da mezun olduktan
sonra uluslararası piyanist olarak ülkemi, Türkiye'yi
temsil etmek istiyorum. Klasik müzik ve klasik sanat
açısından İdil Biret, Fazıl Say gibi Türkiye'yi dünyaya müzikle tanıtmak istiyorum. Türkiye hükümeti ve
halkı, beni ve ailemi çok destekledi. Türkiye'nin bana
yaptığı bu güzel işler karşısında çok çalışmam lazım.
Umarım bana verilen destek boşa gitmeyecek. Bunun
için çok çalışıyorum."
Hediye edilen piyanonun hakkını en iyi şekilde
vereceğini vurgulayan Cimuk, "Bu güzel hediyeden
sonra yüküm ve sorumluluğum daha da arttı. Bu piyanodan önce normal, profesyonel piyanolarla çalışamadım. Artık mazeretim kalmadı. Çok çalışıp
Türkiye'nin bana verdiği desteğin karşılığını vermem
lazım" ifadelerini kullandı.
Direktör Rüstem Avcı ise Cimuk ile yaklaşık 22
aydır birlikte çalıştıklarını söyledi.
Çalışma koşullarının, dünya standartlarında olmadığını dile getiren Avcı, şöyle konuştu:
"Gittiğimiz uluslararası yarışmalarda kullanılan
300-500 bin liralık piyanolara sahip değildik. Bu
anlamda Cumhurbaşkanlığı bize bir piyano sözü vermişti. BTSO'da önceki gün bu sözü bir etkinlikle
yerine getirdi. Cumhurbaşkanımız da eliyle bu piyanoyu bize takdim etti. Artık bir kıvırma payımız kalmadı. Bundan sonra daha başarıya odaklı çalışmalar
yürüteceğiz. Çalışmalarımızı yapıyorduk ama bu
piyano şevkimizi daha da artıracak. Bursa'da tüm
kurumlar bu konuda bize destek oldu. İmkansızlığı
imkanlı hale getirme çabasındaydık. Bir yıl öncesine
baktığımızda ne böyle başarı söz konusuydu ne de
böyle bir piyano. 10-15 bin liralık piyanolarla çalışabiliyorduk. Dünya standartlarında adları anılır piyanolar değildi."
İyi enstrümanın başarı getireceğini vurgulayan
Avcı, "Enstrümanınız ne kadar iyi olursa şevkiniz de
o kadar artıyor. Bize hediye edilen piyano da çok
kaliteli. Tambi, zaten çok çalışkandı. Günde 8-10 saat
piyano çalışıyordu. Ama şimdi çok daha şevkle çalışacak" dedi. (AA)
MEHMET NURİ
PARMAKSIZ
[email protected]
HAYATA DAİR...
UÇURTMAMIN KUYRUĞU
HASRETTEN
Gökyüzü bir damla kadardır senin aşk deryanda, ben o damlayı gözyaşım bildim.
Aşkın rüzgârında uçurtma oldu gönlüm,
coştukça coşuyor yâr kokan göklerde.
Gökyüzündeki bulutlar çiçek olmuş tebessümleriyle kalbime umut yüklüyor gülşende.
Yıldızlarla konuşuyorum geceleri, onlarda
benim gibi yüreğimin sultanı benim gerçek
yıldızım yâri özlüyorlar işte.
Özlem tükenmeyen bir ateş ruhumda.
Görsem geçmeyecek, koklasam bitmeyecek,
hep dahanın dahasını yükleyecek biliyorum
ruhuma. Aslında hasret görevini yapıyor ve
her nefeste vuslata duyduğum iştiyakı artırıyor.
Böylesine özlemek yâri güzelden de öte
lakin gönlüm yandıkça küçülecekken aksine
büyüdükçe büyüyor tüte tüte…
Âh beni uçurtma eyleyen yâr! Kuyruğumu
neden vuslattan değil de hasretten yaptın ki?
Âh kıyamadığım, âh doyamadığım yâr! Sen
bana ne yaparsan yap, ben sana hiç kızamam ki…
Senin ellerinde şekil bulmak, senin ateşinle yanmak da güzel sultanım. Beni yakan
ateş senin değil mi, ben yanarken seninde
kalbin yanmıyor mu bana? Bizi bir eyleyen,
beni uçurtma, seni rüzgâr eden kaderin sahibi Mevlâ değil mi?
Razıyım ateşinden, razıyım yangınından,
razıyım senin aşkınla dünyada yanmaktan…
Yeter ki, ben/de ol, yeter ki aşkınla bende ol.
Ben bir yolunu bulur, beni sana bende eyleyen aşkınla kuyruğumdaki hasreti yakarım
dualarımla. Ben bir yolunu bulur, akarım
ruhuna.
Ey yarları mutluluk bahçesine, gözyaşlarımı çiçek çiçek umuda çeviren yâr!
Gökyüzü bir damla kadardır senin aşk deryanda, ben o damlayı gözyaşım bildim.
Gözlerimden süzülen her acıyı, senin tamamen benim olacak olma inancımla, asırlara
meydan okuyarak sana ve aşka teslimiyetimle sildim.
Ben senin uçurtmanım sevgili, sana uçan
uçurtma… Rüzgârım da sensin, inancım da
sensin benim. Ben sana kadar kimseye ama
kimseye Hüdâ’dan sonra teslim olmadım
ki… Ben gönlümün tunç kapılarını ardına
kadar senden gayrı kimseye açmadım ki…
Ben beni sana kadar kimseye vermedim ki…
Uçurtmamın ipleri elinde, kuyruğum hasretten olsa da vuslatın anahtarı Mevlâ’dan
sonra sadece senin dilinde.
Ey ateşine kâlû belâdan, bakışına ezelden
âşık olduğum yâr!
Uçurtmamın kuyruğu hasretten lakin sonsuzluğun içindeki vuslata uçuyorum ben.
Göklerdeki dua bulutlarının hepsini tek tek
ziyaret edip çok şükür dünyadan mahşeri
selamlıyorum ben.
GÜNÜN DÖRTLÜĞÜ
Âşık olmak ne güzel hele eminsen ondan,
Doğru olanlar elbet nasiplenecek sondan.
İçimdeki o huzur her gün sürgün veriyor,
Köküm kâlû belâda "mahşer "deyişim bundan.
Ana-yasa baba-tasa
haber
HDP’nin üzerine yıkılan masa
Dursun ERKILIÇ
ANKARA- Sivil bir anayasa
için yepyeni bir süreç başlıyor derken yeni ve önemli bir gelişme
oldu. Başbakan Ahmet
Davutoğlu’nun, yeni anayasa,
bütçe, reformlar ve iç tüzük konularında fikir alışverişinde bulunmak üzere 30 Aralık Çarşamba
günü saat 13.00’te CHP, 16.00’da
HDP, 4 Ocak Pazartesi saat
16.00’da MHP genel başkanlarıyla
görüşecekti.
HDP MASA DIŞI
Davutoğlu, HDP ile 30 Aralık’ta
yapacağı görüşmeyi iptal etti.
Neden? Başbakanlık açıklamasında, “HDP yöneticileri siyasi olgunluğa sahip olmadıklarını bir kez
daha ortaya koydu. HDP ile aynı
masayı paylaşmanın anlamı kalmamıştır” denildi. HDP’nin son
dönemde her sorunu yurt dışına
taşıması ve HDP Eş Başkanı
Selahattin Demirtaş’ın Türkiye ile
neredeyse savaş koşulları yaşayan
Rusya’yı ziyaretine ve orada söylediklerine tepkiler sürerken,
Demirtaş, Diyarbakır’daki
Demokratik Toplum Kongresi’nde
önce hendekleri ve teröristleri
savundu sonra da “Artık gelecek
yüzyılda bir Kürdistan gerçeği olacak. Özerk bölgeleri de olacak
belki devleti de olacak” dedi.
Bu ayrımcı dil ve Putin muhibbiliği, HDP’yi yeni anayasa görüşmelerinde masa dışına itti.
Liderlerin bu haftaki konuşmalarında bu konu ağırlıklı yer tutacaktır. Başbakan Dovutoğlu’nun
Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ile yeni
anayasa, bütçe, reformlar ve iç
tüzük konularını görüşeceği randevulara gelecek olursak; bu, herkesin dilinden düşürmediği sivil bir
anayasa için önemli bir adım
demek. Bu, işin kolaylığı anlamına
mı gelir? Hayır! Tam tersine asıl
zorlu süreç şimdi başlıyor.
ERDOĞAN
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan, seçim sonrası
Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda muhtarlarla yaptığı toplantılardan birinde, yeni dönemde yeni anayasa
çalışmalarına destek verebileceğini
söylemişti. Erdoğan’ın, “Meclis'in
çalışmaya başlamasıyla beraber bu
konunun halledilmesine yönelik
çalışma başlayacağına inanıyorum.
Tartışma konusu olan tüm hususlar
üzerinde konuşulur halledilir, milletimizin huzuruna getirilir. Ben de
üzerime düşeni yapar, milletimizin
uygulamasına hizmet ederim”
demesi, gerçekten de bir iyi niyet
gösterisi; ancak, iş başkanlık sistemine gelince bu iyi niyet tüm etkisini yitiren bir kötü niyet algısı
yaratıyor. Cumhurbaşkanı
Erdoğan, son muhtarlar toplantısında ise “Artık milletimizin de güçlü
bir talebi haline gelmiş olan başkanlık konusuna Meclis’in daha
fazla duyarsız kalamayacağı görü-
şündeyim” diyerek, niyetini apaçık
belli etti.
Çünkü ona göre, “Dünyanın en
gelişmiş ülkeleri neden başkanlık
sistemiyle yönetiliyor, demek ki
bunda bir özellik var…”
Can alıcı soruyu yöneltiyor:
“Öyleyse biz bundan niye çekiniyoruz. Niye korkuyoruz. Bu
konuda karar mercii önce TBMM,
ardından milletimiz olacaktır…”
DAVUTOĞLU
Başbakan Ahmet Davutoğlu
rahat!
Ona göre, katılımcı demokrasiyi
esas alan yeni bir anayasa yapılacak… Çünkü, “Artık Türkiye, bu
bölgelerde ve Türkiye’de zulümler
yapmış olan 12 Eylül Anayasası ile
idare edilmeyecek.”
Davutoğlu yapacaklarını şöyle
özetliyor:
“Siyasi Partiler Kanunu’nda acilen değişiklikler yapacağız. Seçim
barajını düşüreceğiz, cemevlerine
hukuki statü kazandıracağız…”
Dahası da var…
KILIÇDAROĞLU
CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu ne diyor?
Bir kere, ‘hayır’ demiyor…
Gazetelerin Ankara temsilcileriyle kahvaltılı toplantıda bir araya
geldiği toplantıda net konuştu:
“Yeni anayasanın yapılması,
yargı bağımsızlığı ve eğitimde
yaşanan sorunların giderilmesi için
CHP hazır…”
Bir gazeteye yaptığı açıklamada, “Davutoğlu geldiğinde
‘Başkanlık sistemi’ derse kendisine
şunu soracağım” diyen
Kılıçdaroğlu’nun sorusu şu:
-Nedir başkanlık sisteminden
kastettiğiniz? ABD tipi mi Türkiye
tipi mi?
Yanıtı ilginç:
-Türkiye’de her şey tartışılabilmeli, tartışılmalı da. Öyle bir
mükemmel sistem getirirler ki
belki biz de destekleriz…
Demek ki, Kemal Kılıçdaroğlu
görüşmeye bir sabit fikirle gitmiyor. İknaya açık. Yeter ki kabullenebileceği bir sistem konsun
önüne…
DEVLET BAHÇELİ
MHP Lideri Devlet Bahçeli de,
Ahmet Davutoğlu’nun yeni anayasa
için buluşma teklifine evet dedi.
Bahçeli de, yeni ve sivil bir
anayasaya taraftar ama çekinceleri
var. Özellikle de başkanlık sistemi
konusunda.
Devlet Bahçeli’ye göre, “Amaç
başkadır, hesap başkadır.
Başkanlık, federasyon demektir. Bu
da Türkiye'yi bölünmeye götürecektir. İmralı canisi ile pazarlıklarda, yeni anayasa ile bölünme yolunun açılması amaçlanmaktadır.”
Evet, yeni yılda yeni bir yola
girecek olan anayasa diğer sorunların çözümüne ilişkin süreç
HDP’nin masa dışında kaldığı bir
zeminde ilerleyecek gibi. Hayırlısı!
Erdoğan’dan ODTÜ'de namaz kılanlara saldırı açıklaması…
İSTANBUL- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde "Asım'ın
Neslinden Bir Usta Recep Tayyip Erdoğan" programında yaptığı konuşmada, "Sevgili gençler, bakın bu
milletin tarihinde neler olmuş neler... Düşünün bir
istiklal şairine devlet erkanından kimse onun ölümünde uğurlamaya gelmiyor, gelemiyor. Nerelerden
geçtik, hamdolsun şimdi neredeyiz" ifadelerini kullandı. Erdoğan "İşte biz son 13 yıldır bu ülkeye faydalı bir nesil yetiştirmenin, Asım'ın neslini ayağa
kaldırmanın mücadelesini veriyoruz. Bu mücadelemizi de 78 milyonun tamamı için yapıyoruz. Bu
ülkenin hiçbir gencinin heba olmasına, yitip gitmesine gönlümüz razı değil" dedi.
"Allah'ın izniyle bu ülkede herhangi bir operasyona, herhangi bir ameliyata asla ve kat'a müsaade
etmeyiz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları
kaydetti: "Bu millet geçmişte çok acı yaşadı. Bu
ülke en değerli sermayesini, yani gençlerini kışkırtmalara, provokasyonlara, kirli hesaplara kurban
verdi. Bir dönem bu ülkenin gençleri, sağ-sol diye
birbirine kurşun sıktı. Maalesef bu ülkenin kimi kandırılmış gençleri, Gezi olaylarında olduğu gibi
sokaklarda, meydanlarda bir piyon gibi kullanıldı.
Bu ülkenin Doğu ve Güneydoğu Anadolusundan
binlerce genç, Kandil'de kurulan insan pazarında
bozuk para niyetine harcandı."
Erdoğan, "Televizyon ekranlarında izlemişsinizdir. Güneydoğu'da bir kültür merkezini ateşe veriyorlar. İçinde genç yavrularımız var. Bunlar yanarak
şehit olabilirlerdi. Rabbimin lütfuyla elhamdülillah
kurtarıldılar. Okulları yaktılar. Bu okullarda da yav-
rularımız gidebilirdi. Camilerimizi yaktılar, hala
yakıyorlar. Lafa gelince de utanmadan, sıkılmadan
barış kelimesini hiç de yakışmıyor ya ağızlarına alıyorlar" ifadelerini kullandı.
ODTÜ’DEKİ OLAY…
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Utanmak yok, sıkılmak yok. ODTÜ'de namaz kılan gençlerin üzerine
saldırıyorlar. Ben buradan sesleniyorum. Yönetici
kadrolar lafa geldiği zaman 'Özgürlükçüyüz' diyorlar. Sizin neyiniz özgürlükçü? Ellerine geçirdikleri
bir dokunulmazlık zırhını bunlar maalesef bu tür
aleyhte kullanma gayreti içine giriyorlar. Böyle bir
şey olamaz, olamaz. Gereği neyse bunun da YÖK
tarafından yapılması gerekir. Tabii ki
Cumhurbaşkanlığı makamı olarak bizler bunun da
takipçisi olacağız" şeklinde konuştu.
"28 Şubat oldu, 28 Şubat'ta imam hatip liselerinde 600 bin öğrenci vardı" diyen Erdoğan, "İktidara
geldik, bu sayı 60 bine düşmüştü ama şimdi hamdolsun 1 milyon 200 bin öğrenci var. Sabrettik ama
sonunda zafer mukadder oldu"ifadelerini kullandı.
"Doğu ve Güneydoğu Anadolumuzda pek çok
çocuğumuz, gencimiz, evladımız asla kendilerinin
olmayan bir kavganın içinde birer ikişer kaybolup
gidiyorlar" ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı
Erdoğan, "Halbuki biz tıpkı Mehmet Akif gibi, elindeki çivili sopalarla, eğitim görenlere, namaz kılanlara hücum eden değil, elindeki molotofla, kaleşnikofla, roketatarla devletine, kendi halkına saldıran
değil, Asım'ın nesli bir gençliği görmek istiyoruz"
dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, fikri olmayan insanın
şiddete sığınacağını belirterek, konuşmasına şöyle
devam etti: "Üniversitelerde, sokaklarda şiddet
uygulayanları, fikirleri olmadığı için bu yola başvuran zavallılar olarak görüyorum. Bu durumda karşımızdakiler birer genç olmaktan, üniversite öğrencisi
olmaktan, mazlum olmaktan çıkar, sadece birer adli
suçlu haline gelir. Benim gönlüm böyle bir manzaraya asla razı değil. Gerek üniversitelerimizdeki gerekse hendeklerin gerisindeki gençlerin en kısa zamanda kendilerine, ailelerine, milletimize ve insanlığa
faydalı bireyler haline dönüşmesini temenni ediyorum."
Esat’ta yaşlı çift ÖLÜ BULUNDU
ANKARA - Başkent'te üç gündür kendilerinden haber alınamayan 70 yaşlarındaki çift,
evlerinde ölü bulundu.
Alınan bilgiye göre, Esat semti Ballıbaba
Sokak'taki bir daireye bıraktığı gazetelerin 3
gündür alınmadığını fark eden apartman
görevlisi, durumu polise bildirdi.
Sağlık ekipleriyle olay yerine giden polis
ekipleri, çilingir yardımıyla girdikleri evde, 70
yaşlarındaki Bülent ve eşi Güzin Sungur'u
yerde hareketsiz buldu. Yapılan kontrollerde
öldükleri belirlenen çiftin cesetleri,
Cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından
otopsi için hastaneye sevk edildi.
Ekiplerin olay yerindeki ilk incelemesinde,
Bülent Sungur'un bileklerinde kesik, eşi Güzin
Sungur'un ise yüzünde bir yastık bulunduğunu
tespit ettiği öğrenildi. (AA)
28 Aralık 2015 Pazartesi
11
Zamlı asgari
ücret haftası
KAYSERİ- Ekonomi Bakanı Mustafa
Elitaş, "Asgari ücret bin 300 lira olacak
dedik, inşallah önümüzdeki hafta içerisinde
Asgari Ücret Tespit Komisyonu bin 300 liralık taahhüdümüzü yerine getirecek" dedi.
Elitaş, Melikgazi Belediyesi Tiyatro
Salonu'nda düzenlenen AK Parti Melikgazi
İlçe Danışma Meclisi Toplantısı'nda partililere hitap etti.
Asgari ücretin söz verdikleri gibi artırılacağını belirten Elitaş, "Asgari ücret bin 300
lira olacak dedik, inşallah önümüzdeki hafta
içerisinde Asgari Ücret Tespit Komisyonu
bin 300 liralık taahhüdümüzü yerine getirecek. Bugünlerde tartışılıyor. 'Asgari ücretten
iş alemine ne kadar binecek, onun hangi kısmını devlet karşılayacak' diye. Asgari ücretin neti bin 300 liradır ama bununla ilgili
maliyette ortaya çıkacak bir durum devletin
sırtında ne kadar yük kalacak, işverenin sırtında ne kadar yük kalacak, bunu taraflarla
birlikte görüşerek, değerlendirerek bütçede
herhangi bir disiplin bozucu hareket olmayacak şekilde yapacağımızı ifade etmek istiyorum" diye konuştu.
MARKA KITLIĞI
Elitaş, Türkiye'nin ihracat atağı için
küresel ölçekte başlatılan "Turkey Discover
the Potential" iletişim kampanyasıyla
Türkiye markasının oluşturulmaya çalışıldığını ifade etti.
Dünyada Türk mallarının markasını oluşturmak için bu kampanyayı başlattıklarını
vurgulayan Elitaş, "Bir marka kıtlığımız,
marka kısırlığımız var. Çok kaliteli ürettiğimiz ürünlerimizi markalaşamadığımızdan
dolayı hak ettiği fiyata satamıyoruz. Yurt
dışından markalar geliyor Türkiye'de imalat
yaptırıyorlar. Bir gömlek Türk markasıyla
olduğu takdirde 20 dolar 30 dolar ama bilinen bir marka olduğu takdirde 300 dolar 500
dolara satılma imkanı ortaya çıkıyor. Niye
bizim markalarımız olmasın" ifadelerini kullandı.
Adnan Keskin, 367 oyla
CHP Ankara İl Başkanı
ANKARA- CHP Ankara İl Başkanlığı Olağan
Kongresi'nde Adnan Keskin yeniden başkanlığa
getirildi. Yenimahalle'deki Nazım Hikmet Kültür
Merkezinde önceki gün sabah saatlerinde başlayan
ve divan başkanlığını, CHP Genel Başkan
Yardımcısı Bülent Tezcan’ın yaptığı 10. Olağan
Kongrede, saat 22.30'da başlayan oy verme işlemi
23.55'te sona erdi.
Yaklaşık 600 delegenin oy kullandığı seçimde
adaylardan Adnan Keskin 367 oy, diğer aday
Hikmet Tepe ise 225 oy aldı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Tezcan, kongrede yaptığı konuşmada, “Örgütü ayağa kaldıracağız. Anadolu'nun her yerine tek tek gideceğiz.
Ankara'da oturmak yok, siyaseti Ankara'da yapmak yok. Ulaşılmadık toprak bırakmayacağız”
dedi.
Türkiye’nin ağır şartlarda olduğunu söyleyen
Tezcan şöyle konuştu:
“İnanıyorum ki, Türkiye bundan daha ağır şartlardan çıktı. İnanıyorum ki Türkiye, bu ağır şartlardan da çıkacak. Çünkü Türkiye'nin CHP'si var.”
12
28 Aralık 2015 Pazartesi
Acıları ortak kadınlar
Ülkelerindeki
iç savaşta
eşlerini kaybeden
Suriyeli dört
kadın, kader
ortağı olmanın yanı sıra
aynı evi de
paylaşıyor.
Hüseyin Derhuş, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, acısının ilk günkü gibi taze
olduğunu ve eşini unutamadığını kaydetti.
Eşini kaybetmesinin ardından Reyhanlı'ya
geldiğini ifade eden Derhuş, burada kendisi
gibi eşini kaybeden akrabasının yanına yerleştiğini söyledi.
Şemse Selam (35) ise 3 yıl önce İdlib'te
hava saldırısında eşini kaybettiğini ve o günden sonra adeta kendisi için hayatın durduğunu belirtti.
Ülkesindeki durumların her geçen gün
kötüye gitmesi nedeniyle Türkiye'ye geldiğini ifade eden Selam, kader ortağı akrabalarıyla aynı evi paylaşarak geçimlerini sürdürmeye çalıştıklarını belirtti.
Selam, tek dileğinin savaşın bitmesi ve
ülkesinde eşinin mezarını ziyaret etmek
olduğunu söyledi.
Suriye'de eşlerini kaybeden iki kardeş
Meryem (45) ve Fatma Mansur da (35) 3
yıldır Reyhanlı'da yaşıyor.
Meryem Mansur, ülkesindeki savaşın bir
yanını aldığını ve adeta hayata küstüğünü
belirtti.
Kardeşi Fatma'nın da eşini kaybetmesinin
ardından artık Suriye'de tutunacak dallarının
bulunmadığını vurgulayan Mansur, kardeşiyle Türkiye'ye geldiklerini söyledi.
Fatma Mansur da eşi ve eniştesinin bir ay
arayla hayatını kaybettiğini belirtti.
Savaşın, ailesinden birçok kişiyi aldığını
ifade eden Fatma Mansur, ''Ablam ve 5
çocuğumla Reyhanlı'ya sığındık. Şimdi aynı
kaderi paylaşan 4 kişi bir evdeyiz'' diye
konuştu
Çocuklarının artık diğer kadınların da
çocuğu gibi olduğunu belirten Mansur,
onlarla el birliğiyle 5 evladının eğitimi ve
geleceği için çaba gösterdiklerini, tek dayanağının onlar olduğunu sözlerine ekledi.
(AA)
kompozisyon, şiir ile resim alanında yapılan yarışmada dereceye giren öğrenciler,
Belediye Başkanı Mehmet Saygılı tarafından altınla ödüllendirildi. Öğrencileri tek
tek tebrik eden Başkan Saygılı, şiir alanında birinci olan öğrencilerden yazdıkları
şiirlerini dinledi. Daha sonra ödülleri tak-
dim eden Saygılı, “Yavrularımızın hepsi
birer emek vermişler, inşallah karşılığını
alacaklar. Ailelerimiz için de gurur verici
bir ortam.” dedi.
EDES programı kapsamında Cumhuriyet
Meydanı’nda geçtiğimiz aylar içerisinde
engelli parkuru kurduklarını belirten
Saygılı, “Yapmış olduğumuz bu parkura
çeşitli engeller koyarak onların günlük
hayatta karşılaştıkları zorlukları vatandaşlara göstermek istedik. Bizim amacımız daha
bilinçli bir toplumun oluşmasını sağlamaktır. Engellilerimizin yaşadıkları zorlukları
göz önüne serebilmek ve kendi kendimize
empati yapabilmek için bu proje büyük
önem arz ediyor.” şeklinde konuştu.
Resim alanında birinci Şehitler İlkokulu
öğrencisi Nergis Mustafa Yeva, ikinci Özel
Gazi İlkokulu öğrencisi Ennur Begüm
Akdemir, üçüncü Tınaz İlkokulu öğrencisi
Zehra Çağlıoğlu. Şiir alanında birinci Kale
Ortaokulu Ömer Köseci, ikinci Namık
Kemal Ortaokulu Begüm Buse, üçüncü
Muhittin Ardahan Ortaokulu Esma Arslan,
kompozisyon alanında birinci Alişen İğde
Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi
Zeynep Duran, ikinci Kırıkkale Anadolu
Lisesi öğrencisi Beyza Nur Akbal, üçüncü
ise Kırıkkale Atatürk Anadolu Lisesi
öğrencisi İlayda Karabayır oldu. (CHA)
Minikler, kalplerini engelliler için açtı
KIRIKKALE - Engellilerin yaşadıkları
zorlukların vatandaşlar tarafından bilinmesi
ve bu konuda toplumun bilinçlendirilmesi
amacıyla oluşturulan Engelliler Destek
Programı (EDES) kapsamında yarışmada
dereceye giren öğrenciler ödüllendirildi.
İlkokul, ortaokul ve lise seviyesinde
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
2
3
4
TÜRKÇE BAKIŞ
Prof. Dr. Nurullah Çetin
[email protected]
PARÇAYA DEĞİL, BÜTÜNE BAKALIM
HATAY - Savaşta eşlerini kaybettikten
sonra Türkiye'ye gelen ve Hatay'ın Reyhanlı
ilçesinde aynı evi paylaşan ikisi kardeş akraba dört kadın, günübirlik işlerde çalışarak
birbirlerine destek oluyor.
Suriye'den farklı zamanlarda gelen 4
kadın, Reyhanlı ilçesinde kesişen yollarında
birbirlerine adeta dayanak olarak, acılarını
unutmaya çalışıyor.
Aynı evi paylaşarak dert ortağı olan kadınlar, ülkelerinde yitirdikleri eşlerinin anılarıyla hüzünleniyor.
İlçede tarlada çalışarak günlük ihtiyaçlarını gideren kadınlar, evdeki 5 çocuğun da
geleceği için hep birlikte çabalıyor.
Kadınlar, ev ve tarla işlerinden arta kalan
zamanlarda Kur'an-ı Kerim okuyup, eşleri
ve ülkelerinde hayatını kaybetmiş Suriyeliler
için dua ediyor.
Eşini bir yıl önce Hama'da varil bombası
saldırısında kaybeden 33 yaşındaki Yesra
1
YAŞAM-ÇEVRE
BULMACA
5
6
7
8
9
10
BULMACA
Soldan sağa:
1. Bazı giysilerin yaka, kol, cep gibi yerlerini süslemekte kullanılan işlemeli
şerit. – Bir göz rengi. 2. ABD’de bir eyalet. – Kum falı. 3. Güneş doğmadan
önceki alaca karanlık. – Sarhoş ya da külhanbeyi bağırması. 4. Katı halden
sıvı hale geçme. – İsim. 5. Pokerde aynı cinsten iki kâğıda verilen ad. –
Gemilerde oda. 6. Akıl. – Üzerine çivi çakmak için duvar içine yerleştirilmiş
tahta. 7. Bunama, bunaklık. – Yer kırığı, çatlak. 8. Doğu Anadolu’da bir göl. –
Bir nota. – Kasaplarda satılan kesilmiş hayvan. 9. Baş, kafa. – Bakanlar
Kurulu. 10. Kırık kemikleri bir arada tutmak için kullanılan tahta gibi düz nesnelere verilen ad. – Eklem bacaklıların ve kabukluların örteneğini oluşturan,
dayanıklı ve esnek organik madde. 11. Hiç olmazsa, keşke. – Yüksek, yüce.
12. Telefon sözü. – Eski bir devlet. – Duman karası. 13. Sayıca çok. 14. Ad
çekme. – Utanma, utanç duyma. 15. Molibdenin simgesi. – Artvin yöresinde
oynanan bir halk oyunu. 16. İri, kart. – Radyumun simgesi. – Pişirilerek hazırlanmış yemek. 17. Alkollü bir içki. – Hayat, ömür. 18. İlave. – Habeş soylusu.
– Anma. 19. Tibet öküzü. – Asya’da bir başkent. 20. Ayağı sekili at.
Yukarıdan Aşağıya:
1. Bir spor dalı. – Parazit, tufeyli. – Serüven. 2. Japon halk türkülerine verilen
ad. – Esirlik, tutsaklık. – Kısa ve özlü söz, veciz. 3. HALDUN ……… (
Yazarımız ). – Giresun ilinin bir ilçesi. – İki tarla arasındaki sınır. – Şaşma
anlatan ünlem. 4. İlenme, beddua. – İnsan vücudunun dış yüzü. – Lantanın
simgesi. – Vasıta. – Tanrı. 5. Evlilik akdi. – Afrika’da bir başkent. – Kıyı,
kenar, sahil. 6. Uzaklaşmak. – Bir zaman birimi. – Doğu Anadolu’da bir
ırmak. 7. Yalnızlık korkusu. – Turpgillerden, şalgama benzeyen bir bitki. –
Nazi Hücum Kıtasının kısaltması. 8. Bağırsaklar. – Üye. – Verme, ödeme. –
Seciye, karakter. – Bacakların yere basan
bölümü. 9. Lityumun simgesi. – Güzel sanat. –
Yeni olma durumu. – Petrol çıkarılan dağımız. 10.
ÇÖZÜMÜ
Açı ölçmede kullanılan dönme hareketli cetvel. –
BUGÜN
Bir spor dalı. – Bir mevsim. – Ensiz.
14. SAYFADA
Hazırlayan: Ercan BostaNcıoĞlu
Son zamanlarda Türkiye, kırsalı
ile şehirleriyle; hasılı her yeriyle
teröre, kargaşaya, çatışmalara
açık hale getirilmiştir. Doğrudan
canlarımıza kasteden bu alçakça
ve kalleşçe saldırılarla yoğunlaşan
hadiselerin esası, özü, temeli
bütün unsurlarıyla şudur:
Proje: Amerika’nın planlayıp
uyguladığı Büyük Orta Doğu
Projesi. Amerika ve yedeğine aldığı Avrupa ve İsrail Irak’ta,
Mısır’da, Suriye’de ne yaptıysa ve
yapmaktaysa Türkiye’de de aynısını devreye sokmuştur.
Azmettirici, Kışkırtıcı, Tahrik
Edici: Özel adları Amerika, İsrail,
Avrupa yönetim kademelerinden
oluşan şeytan troykası, genel
adları Haçlı-Siyonist emperyalist
cephe olan tarihî, millî düşmanlarımızdır. TSK Raporunda geçen:
"‘ABD yurt içinde provakasyon
yapabilir!", İngiliz İndepentend
Gazetesi’nin: “Türkiye şiddetli
şekilde cezalandırılmalı" ve
CIA’nın Türkiye uzmanı Henri
Barkey’in: "Ya seçimlerden aynı
sonuç çıkacak. Ya da HDP meclise giremeyecek ve şehirler havaya
uçacak.” Cümlelerini iyi okumak
lazımdır.
Tetikçi ve Öldüren: HaçlıSiyonist emperyalist cephenin
ürettiği, besleyip büyüttüğü, bol
para verip silahlandırdığı PKK,
IŞİD, DHKPC gibi taşeron örgütleridir.
Ölen: Polisiyle, askeriyle, korucusuyla, bir bütün olarak masum
halkıyla Türk milletidir.
Amaç: Türk millet birlik ver
bütünlüğünün parçalanması,
çatıştırılarak güçten düşürülmesi
ve bağımsız millî Türk devletinin
kolayca tasfiye edilmesidir.
Böylece bu vatanın ve milletin
emperyalist Haçlı Siyonist Batının
yağma ve talanına, bu coğrafyanın
Türksüzleştirilerek ve
Müslümansızlaştırılarak Haçlı misyonerliğine açılmasıdır.
Araç ve Yöntem: Bağımsız millî
Türk devletinin yok edilmesi için
bazı insanların etnik ırkçılığı, ideolojik farklılığı, hayat tarzı ayrılığı ve
mezhep mensubiyetleri tahrik edilerek ve bunlar arasında çatıştırma
çıkarılarak Türk milleti ve devletini
parçalayıp yok etmek. İç isyan
çıkarılarak, NATO’nun askerleriyle
ülkemizi işgal etmesi sağlanacak.
Sonra da gâvur “iç savaş var ve
bunu durdurmaya, barışı sağlamaya geldim”, diyerek ikiz yasalar ve
self determinasyonu kullanarak
PKK devletini kurmaya çalışacaktır.
Yansıtıcı ve Yorumcu Organlar:
Bu hadiseleri basan, yayan yayın
organları, gazete ve televizyonlar,
yorumlayan siyasi partilerin çoğu
ve iri olanları emperyalist Haçlı
Siyonist odaklara doğrudan ya da
dolaylı olarak bağlıdır. Bunlar,
İslamcı, liberal, laikçi, PKK’cı gibi
etiketlerle birbirlerinden farklı ve
aralarında kavgalı gibi görünseler
de temelde hepsi Amerika’nın
sözcüleri, memurları ve beslemeleridir. Bunların hepsi terör ve
eşkiyalık olaylarını sonuçları itibariyle ve parça üzerinden yansıtıyor
ama sebeplerine, ilk etkenlerine,
asıl fail ve azmettiricilerine, amaç
ve hedeflerine yer vermiyorlar.
Suçlamaları da birbirlerine yöneliktir. Kimisi hükûmeti ve devleti,
kimisi IŞİD’i, kimisi de PKK’yı suçluyor. PKK da, IŞİD de, Aydın
Doğan medyası da, Fethullah
medyası da, AKP de, Kılıçdaroğlu
CHP’si de, HDP de Amerika’nın
kuklasıdır. Bu yüzden bunların hiçbiri Amerika ve çocukları olan
Avrupa ve İsrail’i bu işlerin asıl
suçlusu olarak ilan etmezler.
Bunlar, bütünü gözden kaçırıp milletimizi parça üzerinde oyalıyorlar.
Çare: Çare için temel ilke: Tam
bağımsız, yerli, millî, istiklalci, anti
emperyalist Türk devletinin kuruluş esas ve ilkelerine, fabrika ayarlarına dönmesi, bütün sembol,
değer ve kurumlarını yeniden
diriltmesi, ayağa kaldırması, işlerlik kazandırması, geliştirmesi ve
yaymasıdır.
1.PKK ve IŞİD (DAEŞ)’e doğrudan ve dolaylı silah, mühimmat,
para desteği sağlayan Amerika ve
NATO üslerinin aziz Türk vatanımızın bağrından sökülüp atılması.
Türk milletini tasfiyeye ve devletini
parçalayıp yıkmaya çalışan terör
örgütlerine her türlü yardımı yapan
yabancı devletlerle bütün diplomatik, ticari ilişkilerin kesilmesi.
Bizi yok etmeye çalışanları evimizde, iş yerimizde, yurdumuzda
barındırmak ahmaklıktır.
2.Amerika, İsrail ve Avrupa ülkelerinin PKK ve IŞİD’e silah ve para
yardımlarını, siyasi, hukuki, ideolojik mahiyetteki desteklerini kesmelerini sağlamak. Bunun için devletimizin elindeki ekonomik, ticari,
stratejik her türlü kozu kullanması
gerekiyor. “Ya ol ya öl” noktasındayız.
3.PKK ve IŞİD gibi terör örgütlerinin tamamının yok edilmesi için
devlet ve millet olarak büyük bir
seferberlik başlatmalıyız. Teröre
demokratik müsamaha gösterilerek yaşanmaz. Devlet ve milletin
huzur ve güveni, bir tek teröristin
bile hayatta kalmamasına bağlıdır.
4.Türk Millî Eğitim sisteminin,
basın yayın organlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve değişik
organ ve kurumların insanlarımızın
“tek millet: Türk milleti” üst kimliğinde buluşmasını, kaynaşmasını,
birleşmesini sağlayacak eğitim,
kültür, sanat, bilim çalışmalarının
yapılması.
5.Ayrıştırıcı, uyduruk ve Amerika
güdümlü cemaat ve tarikat yapılanmalarının dışında Kur’an ve
hadis kaynaklı, Maturidilik yorumu
ve Yesevilik uygulamasına bağlı
“gerçek din: İslam dini” etrafında
samimi bir din kardeşliğinin kökleşmesini sağlayacak gerçek
İslam telkini çalışmalarının yoğunlaşması.
6.Samimi dindarların AKP’nin;
Atatürkçü ve Cumhuriyetçi
Türklerin Y-CHP’nin; bazı Kürtlerin
PKK’nın, HDP’nin, bazı Alevilerin
sosyalist, komünist bilmem ne
örgütlerinin; atak, eylemci, keskin
Müslüman çocuklarının IŞİD’in
tasallutundan, köleliğinden, marabalığından kurtarılması.
7.Avrupa Birliği’ne giriş dilekçemizin çekilmesi, Avrupa Birliği
Bakanlığının kapatılması; yerine
Türk Birliği Bakanlığının kurulup
siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel,
hukuki, askerî anlamda her türlü
birliğin hemen kurulmasıdır.
Türkiye ancak bu büyük Türk birliği içinde kendini koruyabilir ve var
olabilir.
8.Ülke kaynaklarının adaletli bir
şekilde paylaşımını sağlayacak bir
millî ekonomik program uygulanmalıdır.
Uçak krizi hamsiyi de vurdu
MOSKOVA - Rusya ile Türkiye
arasında yaşanan uçak krizi,
Karadeniz’de hamsi avını da vurdu.
Rus basınına göre, Abhazya
Cumhuriyeti (Gürcistan’dan tek taraflı
olarak bağımsızlığını ilan eden) kendi
karasularında gelecek yıldan itibaren
Türk balıkçılarına balık avlamasını
yasakladı.
Rusya, Karadeniz’de daha fazla
hamsi avlamak için Abhazya ile daha
önce anlaşma imzalamıştı. Anlaşmaya
göre Rusya, Abhazya karasularında
daha fazla balık avlayabilecek.
Abhazya’da faaliyet gösteren Türk
balıkçı gemilerinin zamanla yerlerini
Rus balıkçılarına bırakacağını söylüyor. Rusya’nın 2016 yılında Abhazya
karasularında 6 bin ton hamsi avlamayı planladığı belirtildi.
Abhazya Ekoloji ve Çevre Koruma
Devlet Komitesi Başkanı Saveli
Çitanava, Rus Kavkazski Uzel ajansına yaptığı açıklamada, Türk ve TürkAbhaz ortak firmalarının kendi karasularında yılda yaklaşık 30 bin ton
balık avladığına dikkat çekti. Abhaz
yetkili, bölgede faaliyet gösteren 5
büyük işletmenin hamsi balığını
Türkiye’ye sattığına da işaret etti.
Ajansa konuşan bazı Abhazlar, bölgede Türk balıkçı gemilerinin yerinin
doldurulmasının zor olacağına dikkat
çekti. Rusya bölgede yılda ortalama
15-20 bin ton hamsi avlıyor.
Türkiye'nin ise 200 bin ton balık avladığı iddia ediliyor. (CHA)
SAĞLIK
Çocuğunuzu çizgi
filmlere terk etmeyin
Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Firdevs Güneş, ebeveynlerin ev
işlerini yapabilmek, rahat kalabilmek için çocuklarına saatlerce çizgi film izletebildiğini
belirterek, "Günde 1 saatten fazla ekran karşısında kalan çocuklarda, saldırganlık, obezite, uyku, dikkat ve davranış sorunları görülmektedir" dedi.
BARTIN - Prof. Dr. Güneş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, birçok çocuğun
günün önemli kısmını televizyon karşısında geçirdiğini söyledi.
Bazı programların, çocukların fiziksel,
zihinsel ve dil gelişimine olumsuz etkileri
bulunduğunu ifade eden Güneş, "Özellikle
çizgi filmler, çocukların anlama, dikkat ve
dil gelişimini doğrudan etkilemektedir. Bu
etkileme olumlu olabildiği gibi çoğunlukla
olumsuz olarak değerlendirilebilir" diye
konuştu.
Güneş, ebeveynlerin, ev işlerini yapabilmek, rahat kalabilmek için çocuklarını
saatlerce ekran karşısında bırakabildiğine
dikkati çekti.
Çoğu evde televizyon seyredilirken iletişim kurulmadığını belirten Güneş, "Bazı
çocuklar saatlerce tek başına televizyon
izliyor. Çizgi film izletme yerine çocuğa
kitap okumak, kitaptan resim göstermek
ve birlikte oyuncakla oynamak daha yararlıdır. Bu etkinliklerde çocuk ile yetişkin
etkileşimi daha sıcak ve yoğun olmaktadır.
Çocuk televizyon izleyecekse de aileyle
izlemeli, televizyon karşısında yalnız bırakılmamalıdır" dedi.
Araştırmaların, 3 yaş öncesinde sürekli
televizyon izleyen çocuklarda dil gelişiminin daha yavaş olduğunu gösterdiğini vurgulayan Güneş, şöyle devam etti:
"Bu yaş çocuklar, izledikleri çoğu çizgi
filmdeki hikaye zincirlerini tamamlayamaz, renk, ışık, ses değişimine odaklanır.
Ekranda gördükleri eylem ve sesleri taklit
eder. Bazen üstün güçlere sahip, uçabilen
ve herkesi yenen bir kahraman ya da prenses, uçan peri gibi çizgi film karakterlerinin özelliklerine sahip olmak isteyebilir.
Bu da zararlı boyuta ulaşabilir. Diğer
taraftan günde 1 saatten fazla ekran karşısında kalan çocuklarda, saldırganlık, obezite, uyku, dikkat ve davranış sorunları
görülmektedir."
Güneş, "3 yaş sonrasında çocuklar, televizyon karşısında günde 1 veya 1,5 saat
kalmalıdır. Çocuğun yaş ve düzeyine
uygun eğitici filmler seçilmeli, izledikleri
hakkında konuşmalar yapılmalıdır. 3-5 yaş
arasındaki çocukların 1-1,5 saatten fazla
çizgi film seyretmesine izin verilmemeli
ve dikkati uzun süreli zorlanmamalıdır.
Çocuklar 6 yaşına gelince günde en çok 2
saat izleme izni verilmelidir" diye konuştu.
Uzmanların, çocukların televizyon izlemesiyle ilgili ailelerden 3 kurala dikkat
etmelerini istediklerini anlatan Prof. Dr.
Güneş, şunları kaydetti:
"Bunlar, çocuğun yatak odasına televizyon konulmaması, 5 yaşına kadar televizyondan uzak tutulması, ilk ve ortaokul
öğrencilerinin haftada 4 saatten fazla televizyon izlememesidir. Çocukların dil ve
zihinsel becerilerini geliştirmek için
nöronları etkinleştirmek gerekmektedir.
Bunun için doğumdan itibaren bebeklerle
iletişim kurmak, ninni söylemek, hikaye
okumak gerekir. Çizgi filmlerin seçiminde,
Türkçeyi doğru, etkili ve güzel kullanma,
eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, iletişim kurma, sorun çözme, girişimci olma,
karar verme, kişisel ve sosyal değerlere
önem verme gibi becerileri geliştirecek
özellikte olmasına dikkat edilmelidir.
Sonuç olarak aileler, çocuklarını televizyon karşısında çizgi filmlere terk etmemeli, bu durumun çocuklarda kalıcı sorunlara
yol açabileceği unutulmamalıdır." (AA)
Kök hücre bağışında gençler ön sırada
SAMSUN - Türk Kızılayı Genel
Başkanı Ahmet Lütfi Akar, Türkiye Kök
Hücre Koordinasyon Merkezi'ne (TÜRK-
KÖK) kök hücre bağışında bulunanların
yüzde 65'ini 35 yaş altındakilerin oluşturduğunu bildirdi.
Akar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, TÜRKÖK Projesi kapsamında Sağlık
Bakanlığı ile imzaladıkları iş birliği protokolü ile Türk Kızılayının "Kök Hücre
Bağışçısı Kazanımı" görevini üstlendiğini
belirtti.
Türk Kızılayına bağlı Bölge Kan
Merkezlerinde kurulan 12 "Gönüllü Verici
Merkezi"nin tamamlamasının ardından 13
Ağustos 2014'ten itibaren bu merkezlerde
kök hücre bağışlarının alınmaya başlandığını anımsatan Akar, 18-50 yaş arasında
sağlıklı her bireyin kök hücre bağışında
bulunabileceğinin altını çizdi.
Akar, kök hücre bağışında gençlerin ilk
sırada yer aldığına dikkati çekerek,
"TÜRKÖK'e kök hücre bağışında bulunanların yüzde 65'ini 35 yaşın altındakiler
oluşturuyor" dedi.
Kan bağışında yaş aralığının önemli
olmadığını ancak kök hücrede genç bağışçıların önem taşıdığına işaret eden Akar,
şöyle devam etti:
"Kök hücrede gençlerde yüzde 65'lik bir
orana ulaşıyoruz, zaten kök hücrede bağışçıların genç olmasını arzu ediyoruz çünkü
Altına kaçırma sorunu
14 yıl sonra çözüldü
KONYA - Altına kaçırma
problemini 14 yıldır yaşayan
19 yaşındaki Ş.A, Necmettin
Erbakan Üniversitesi (NEÜ)
Meram Tıp Fakültesi
Hastanesinde yapılan operasyonun ardından sağlığına
kavuştu.
Altına kaçırma sorunu şikayetiyle Meram Tıp Fakültesi
Hastanesine başvuran Ş.A, 19
yaşına kadar birçok hastaneye
gittiğini ancak tedavi olamadığını söyledi.
Zor bir okul dönemi geçirdiğini anlatan Ş.A, şöyle devam
etti:
"İdrar kaçırma sorunu, toplumda az görülen bir rahatsızlık olduğu için utanıyorsunuz
13
28 Aralık 2015 Pazartesi
ve kimseye sorununuzu anlatamıyorsunuz. Psikolojik olarak büyük sıkıntılar çektim.
Meram Tıp Fakültesinde
konulan teşhisin ardından
ameliyat oldum ve sorunlarım
ortadan kalktı. Şimdi ben de
diğer insanlar gibi normal bir
hayat yaşayabiliyorum.
Doktoruma çok teşekkür ediyorum."
NEÜ Meram Tıp Fakültesi
Çocuk Cerrahisi Anabilim
Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr.
Müslim Yurtçu, idrar tahlili,
ultrason ve emar ürografi
yapılan Ş.A'ya "ektopik üreter" teşhisi konulduğunu ifade
etti.
Normal insanlarda her iki
böbrekten idrar torbasına
giden iki ayrı yol olduğunu
fakat Ş.A'da böbreklerinden
idrar torbasına giden üçüncü
bir kanalı tespit ettiklerini
aktaran Yurtçu, şöyle konuştu:
"Biz, bunlara 'üreter' diyoruz ama bizim hastamızda sağ
böbrekten 2 adet 'üreter' yol
olduğu ortaya çıktı.
Bunlardan bir tanesi, normal
olarak idrar torbasına açılırken diğeri ise direk genital
bölgeye açılıyordu. Bu idrar
kaçırma da saat başı bir pet
şişeyi dolduracak kadar fazlaydı. Bu nedenle hastamız,
gündelik hayatında toplum
içerisine çıkmakta sıkıntı
çekiyordu."
Yurtçu, tanıyı koyduktan
sonra ameliyatla genital bölgeye açılan ektopit üreteri
mesaneye bağladıklarını belirterek şunları kaydetti:
"Bu ameliyatın sonucunda
hastamızın şikayeti, tamamen
ortadan kalktı. Şu anda hastamız, idrarını tutabiliyor ve
kaçırma olmuyor. Bu rahatsızlık, 20 binde 1 görülen bir
vakadır. Tanısı ise ancak ciddi
bir tetkik ve araştırmayla
ortaya konulabilir." (AA)
kök hücre hemen kullanılan bir şey değil.
Siz kök hücre vericisi olmayı vadediyorsunuz, belki 20 sene sonra sizin kök hücrenizdeki faktörlerle karşı tarafta talep eden
insanların faktörleri örtüşebiliyor. Onun
için benim gibi 64 yaşındaki bir insan
verici olursa bir sene sonra kan veremiyor.
Dolayısıyla ancak bu, senelik bir şey oluyor. Oysa 18 yaşındaki bir genç verici
olursa 20 sene sonra, 38 yaşında veya 48
yaşında gayet rahatlıkla kan verebilir."
Gençlerin kök hücre bağışı konusunda
daha bilinçli olduğunu vurgulayan Akar,
"Gençler bu konuda daha şuurlu düşünüyor, daha modernler, daha dünyaya açıklar,
daha çabuk kavrıyorlar olayı. Yani gönüllülüğün ne olduğunu, kanın nasıl olduğunu, bir gün gelip kendilerine de lazım olabileceğini tartıyorlar, ölçüyorlar, daha
çabuk adapte oluyorlar. Bu sebepten dolayı kök hücre bağışında genç nüfus ağırlıkta" ifadelerini kullandı.
Akar, kök hücre ve kan bağışının artmasında medyanın ve sosyal medyanın
önemli rolü bulunduğunu sözlerine ekledi.
(AA)
KARAPÜRÇEK İLİM VE KÜLTÜR
DERNEĞİ BAŞKANLIĞINDAN KONGRE
İLANI
Karapürçek İlim ve Kültür Derneği’nin Olağan Genel Kurul Toplantısı
24 Ocak 2016 Pazar günü saat 14.00’de Karapürçek Mah. 406, Cad.
No:9/B Altındağ/ANKARA’daki Dernek hizmet adresinde aşağıdaki
gündemle yapılacaktır.
Toplantıda yeterli çoğunluk sağlanmadığı takdirde 31 Ocak 2016
Pazar günü aynı yer ve saatte yapılacaktır.
Üyelerimize duyurulur.
YÖNETİM KURULU
GÜNDEM:
1- Açılış, Divan heyetinin seçimi,
2- Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulları raporlarının okunması
ve müzakeresi,
3- Yönetim Kurulu ve Denetmele Kurulunun ibrası,
4- Yönetim Kurulunca hazırlanan tahmini bütçenin görüşülmesi ve
karara bağlanması
5- Yeni Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyelerinin seçimi,
6- Derneğe lüzumlu olan menkul ve gayrimenkul malların satın
alınması, kiralanması, bağış veya vasiyet yoluyla derneğe intikal
edenlerin dernek üzerine intikal ve tescil muamelelerinin yapılması,
mülkiyetten başka ayni hakların tesis edilmesi veya mevcut menkul ve
gayrimenkul malların satılması veya kendisine ait mevcut menkul veya
gayrimenkul mallar üzerinde mülkiyetin dışındaki ayni hakların başkaları lehine tesis ve tescil edilmesi, Resmi özel ve tüzel kişilere bedelli
veya bedelsiz tahsis edilmesi tahsisin kabulü veya kiralanması, menkul veya gayrimenkullerin başkalarına hibe edilmesi veya başkaların
yapacağı hibelerin kabul edilmesi, tapuda tevhit ve ifraz yaptırmaya
inşaat yaptırmaya tapuda takrir vermek, takrir almak cins tashihi yapmak taşınmazlar üzerinde üst hakkı tesis etmek, tapu kütüğünde her
türlü ayni hak tesis etmek şerh vermek şerh almak, intifa ve irtifa hakkı
tesis ettirmek, derneğin gayesine uygun olarak borç alma hususlarında yönetim kuruluna salahiyet verilmesi,
7- Dilek ve temenniler,
8- Kapanış.
Nobel ödüllü
Sancar kamu
spotunda rol aldı
ANKARA - Sağlık Bakanlığınca
sigara ve tütün mamulleriyle mücadele
amacıyla hazırlanan kamu spotunda,
Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Dr.
Aziz Sancar'ın sözlerine yer verildi.
Kapalı alanlarda tütün kullanımının
yasaklanması, sigarayı bırakma hattı
kurulması gibi birçok uygulamayı
hayata geçiren Sağlık Bakanlığı, yeni
bir kamu spotu hazırladı.
Türkiye ziyaretinde kamu spotu için
kamera karşısına geçen Nobel ödüllü
Sancar, sigara ve kanser hakkındaki
sözlerini tekrar etti.
Sancar, "Sigara içerseniz, tütün
mamulleri kullanırsanız, nargile içerseniz, DNA'yı tahrip eder ve bu akciğer
kanserine sebep olur. En büyük tavsiyem sigara içmeyin, tütün mamulleri
kullanmayın, nargile içmeyin. Bunlar
akciğer kanserinin sorumlularıdır.
Bunları yapmayın" ifadelerini kullandı.
Bakanlığın 40 saniye süren kamu
spotu, televizyon kanallarında yayınlanmaya başlanacak.
Sağlık Bakanlığı daha önce de
Sancar'ın, "Sigara içindeki kimyasal
maddeler DNA'yı tahrip ediyor. Bu da
kanser yapıyor. Kansersiz bir hayat için
sigaradan uzak durun" ifadelerini, 40
milyon kişiye SMS ile göndermişti.
(AA)
Türkiye'de
pek çok kişi
'MS' olduğunu
saklıyor
ANTALYA - Türkiye MS Derneği
Başkanı Ayşen İnci, Multipl Skleroz
(MS) hastalarının yalpalama ve denge
bozukluğu olduğu için toplumda "sarhoş" zannedildiğini belirterek,
"Türkiye'de pek çok kişi, yanlış anlamalardan ötürü bu hastalığını saklıyor.
İşini kaybetmek istemiyor, eş bulmak
istiyor" dedi.
Akdeniz Üniversitesi Ayşe Sak
Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu
Pazarlama Bölümü'nden 9 öğrencinin
hazırladığı "MS Hastaları İçin
Toplumda Farkındalık Yaratılması
Projesi" kapsamında, Eğitim Fakültesi
Konferans Salonu'nda program düzenlendi.
Türkiye MS Derneği Başkanı İnci,
yaptığı konuşmada, gençlerin farkındalık yaratmak adına yaptığı çalışmaların
önemli olduğunu ifade etti.
Dernek başkanlığına giden sürecin,
2006-2007 yıllarında İstanbul Devlet
Tiyatrosu'nda oynadığı tek kişilik bir
oyunla başladığını anlatan İnci,
"Oyunumu elime alıp okuduğumda iki
şeyi düşündüm. O oyunun altından
nasıl kalkacağımı ve MS için ne yapabileceğimi. Bu rol beni çok etkiledi.
Dernekle, hastanelerle, doktorlarla ve
hastalarla irtibat kurarak araştırma yaptım. Farkındalık adına önemli bir
roldü" diye konuştu.
Yaptığı araştırmalarda MS'in tanısının ne kadar zor konulduğunu öğrendiğini, tekerlekli sandalye üzerinde oynadığı rolün kendisini çok zorladığını
ifade eden Ayşen İnci, dernekte gönüllü
bulmakta zorlandıklarına da değindi.
MS hastalarının çoğunun hastalığını
gizlediğini vurgulayan İnci, şunları
kaydetti:
"MS'liler sarhoş zannediliyor. Tabi
bir yalpalama oluyor, denge bozukluğu
oluyor, taksiye binmek istedikleri
zaman 'sarhoş' diye alınmıyor. Bulaşıcı
değil. Türkiye'de pek çok kişi yanlış
anlamalardan ötürü bu hastalığını saklıyor. İşini kaybetmek istemiyor, eş bulmak istiyor. Bunu gizliyorlar, çünkü
insanlar kaçıyorlar farklı düşündükler
için. Bu yüzden çok fazla net bir rakama ulaşamıyoruz. Elimizden geldiğince
bunu bir şekilde bazı projelerle duyurmaya başladığımızı sanıyorum."
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi
Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı
öğretim üyesi Doç. Dr. Sibel Canbaz
Kabay da çevresel etkenler, genetik
bozukluklar, gıdalardaki toksinler,
çevre kirliği, yaşamsal problemler ve
katkı maddelerinin MS hastalığının
ortaya çıkmasında bir etken olabileceğini belirtti.
Hastalığın 20 ila 40 yaşlarında daha
sık görüldüğünü anlatan Kabay, "MS
hastalığı kadınlarda iki kat fazla görülüyor, özellikle 15'ten sonra ve 55 yaşın
altında daha sık. Fakat bu demek değil
ki sadece bu yaşlarda, çocukluktan 70
yaşına kadar görülebiliyor" şeklinde
konuştu. (AA)
14
28 Aralık 2015 Pazartesi
Binlerce yıllık
yaşam izleri
ziyaretçilerle
buluşuyor
HATAY - Yeni yerinde yaklaşık bir yıl önce
Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açılan Hatay
Arkeoloji Müzesi, ilginç atmosferi ve teknolojiye
uygun bilgilendirme sistemleriyle ziyaretçilerini adeta
tarihi bir yolculuğa çıkartıyor.
Dünyanın en büyük arkeoloji müzeleri arasında
gösterilen Hatay Arkeoloji Müzesinin 18 bin 818 parça
arkeolojik, 989 etnografik eser, 15 bin 44 sikke, bin
509 mühür, 423 tablet, 2 arşiv vesikası ve 73 el yazması kitap olmak üzere toplam 36 bin 858 eserlik envanter kaydı bulunuyor.
Antakya-Reyhanlı yolu üzerindeki 56 dönüm arazi
içerisinde 33 bin metrekare alana sahip müze, birinci
etabında konuklarını ağırlarken ikinci etabın tamamlanması çalışmaları da sürüyor.
Teşhir bakımından kronolojik bir sıralama takip
eden müzede, milattan önceki döneme ait "Üçağızlı
Mağarası" sergilemesiyle başlayan mitolojik olaylarda
günlük ve doğal yaşamdan sahnelere yer veriyor.
Taş devrinden günümüze kadarki eserleri barındıran ve ziyaretçilerine farklı bir ambiyans yaşatan müze,
interaktif sunumlarla da adeta tarihe bir yolculuk
yapma imkanı sağlıyor.
Müze girişindeki salonda ise 3 boyutlu sunumlarla
birçok medeniyete ev sahipliği yapan Hatay'ın arkeolojisi özetleniyor. Hatay Arkeoloji Müzesi Müdürü
Nilüfer Sezgin, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
yeni yerinde bir yılını dolduran müzenin kentten ve il
dışından birçok ziyaretçiyi ağırladığını söyledi.
Ziyaretçilerden olumlu tepkiler aldıklarını belirten
Sezgin, şöyle devam etti: "Hatay'da Paleolitik
Dönem'den günümüze kadar kesintisiz bir yerleşim
var. Tüm bunların yansımalarına müzemizde yer vermeye çalışıyoruz. Müzede, insanın öyküsünü günümüzden binlerce yıl öncesine kadar anlatıyoruz.
Burada bir mağara canlandırması yaptık, mağaradan
çıkarken bir höyüğümüz var. Höyük üzerinde yürüyormuşsunuz gibi bir izlenim versin diye öyle bir teşhir
düzeni düşünüldü. Daha sonra insanoğlunun yerleşik
hayata geçtiğini anlatmaya başladık, bireyselleşmeye
ve mülkiyet kavramının geliştiğiyle ilgili elimizde var
olan eserlerimizi yerleştirdik. Ziyaretçiler, müzede
gezerken hem sanki o alanlarda geziyormuş gibi bir
izlenim ediniyor hem de modern vitrinler içerisinde
eserleri çok daha yakından görebilme şansını yakalıyor.
Çok hoş tepkilerle karşılaşıyoruz." Sezgin, ilk etabın
hizmete girmesiyle müzenin şu anda yüzde 40'lık bölümünün teşhire açıldığına işaret ederek 1,5 yıl içerisinde
tamamlanması planlanan ikinci etabın hizmete girmesiyle diğer bölümleri de sergilemeye açacaklarını söyledi. Arkeoloji müzesinin eski yerinin darlığı nedeniyle
kısıtlı oranda mozaik sergileyebildiklerini anımsatan
Sezgin, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Önceki müzemizde yaklaşık 800 metrekare mozaik sergileniyordu, bu haliyle Tunus'taki müzeden sonra
dünyada ikinciydik ancak Gaziantep'te bulunan
Zeugma yapılınca orası bir numaralı mozaik müzesi
oldu. Zeugma da bizim için gurur kaynağı tabii ki
ancak Zeugma'dan sonra Kültür ve Turizm
Bakanlığımız böyle bir projeyi hayata geçirdi. Şu anda
yaklaşık bin 400 metrekarelik bir alana sahip mozaikleri sergiliyoruz ancak müzemizin sadece ilk etabı
tamamlandı. Yaklaşık 1,5 yıl sonra ikinci etabımızın
tamamlanmasıyla bunun üzerine bin 200 veya bin 300
metrekare daha mozaik yerleştireceğiz. Böylece
Zeugma'dan daha fazla mozaik sergileme şansına sahip
olacağız." (AA)
Doğu Karadeniz'e
"YILBAŞI" ilgisi
TURİZM
TRABZON - Her yıl milyonlarca yerli ve
yabancı turistin ziyaret ettiği Doğu Karadeniz,
doğal güzelliklerinin yanı sıra tarihi, kültürel ve
sportif aktiviteleriyle yılbaşı tatilinde de çok
sayıda misafiri ağırlayacak.
Türkiye'nin en önemli turizm bölgelerinden
biri haline gelen Doğu Karadeniz, iş ve şehir
yaşantısının stresinden uzaklaşmak isteyenlerin
tercih ettiği yerlerin başında bulunuyor.
Ilıman iklimi, turistik pansiyonları ve yöresel
yemekleriyle dikkati çeken Doğu Karadeniz,
kışın karla kaplı dağları, gölleri, mağaraları, tarihi mekanları ve sunduğu turizm alternatifleriyle
yerli ve yabancı turistlerden yoğun ilgi görüyor.
Ziyaretçilere doğa turizmine yönelik birçok
alternatif sunulan bölgedeki otel rezervasyonlarında, yılbaşı tatili için de büyük oranda doluluk yaşanıyor.
Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA)
Genel Sekreteri Çetin Oktay Kaldırım, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, bölgeyi ziyaret
eden yerli ve yabancı turist sayısının her geçen
yıl arttığını söyledi.
Bölgenin, yeni yatırım ve altyapı çalışmalarıyla turizmde cazibe merkezi olma yönünü
sağlamlaştırdığını belirten Kaldırım, "Doğu
Karadeniz'i bu yıl 5 milyonu aşkın yerli ve
yabancı turist ziyaret etti. Bölgedeki rakamlara
baktığımızda, turizm potansiyelinin Uzungöl ve
Ayder kökenli geliştiğini görüyoruz" dedi.
Kaldırım, "Bölgemizde turizmin gelişmesi
konusunda da somut adım ve yatırımları
görmekten mutlu oluyoruz. Bu kapsamda turizm
destinasyonunu Samsun'dan Artvin'e kadar yaymayı amaçlıyoruz" diye konuştu.
Bölgenin ziyaretçilerine farklı alternatifler
sunduğuna değinen Kaldırım, "Ziyaretçilerimiz,
şehrin tarihini, doğal güzelliklerini ve yay-
Kartalkaya'da hafta sonu yoğunluğu
2
3
4
5
6
ISSN 1308-7622
7
28 Aralık 2015
Pazartesi
8
Grup Birikim A.Ş. adına Nizamettin ÖLMEZ
GÜNLÜK SİYASİ GAZETE Sahibi:
Genel Yayın Yönetmeni
Ahmet TEKEŞ
9
Haber Koordinatörü
Dursun ERKILIÇ
10
Yazı İşleri Müdürü
Şebnem ÜNAL
Sayfa Editörü
Abdülmecit KOYUNSAĞAN
11
İstihbarat Şefi
Ayşegül BALDEMİR
12
Muhabir - İnternet Editörü
Kenan ERGEN
HABER MERKEZİ
Şenol Günüç, Emine Özcan, Hakkı Murat Söbütay,
Burcu Kerim, Ayşenur Gürer, Mihriban Demirel,
Şevket Kalaycı, Zeynep Efsane Güzeldereli
İdari Merkez
Rüzgarlı Caddesi Plevne Sokak No:14/4 Ulus - ANKARA
Tel: 0312 387 25 40 - Fax: 0312 387 25 60
Basıldığı Yer:
Yayın Sahibi
Temsilcisi:
Yiğit YİĞİT
Büyük Anadolu Medya Grup Özel Eğitim Gıda ve İnşaat Ltd. Şti.
İstanbul Cad. Elif Sokak No:7/244 İskitler - Ankara TEL: 0 312 384 30 70 Pbx
Dağıtım: AK Dağıtım Abdulgani AKDAĞ Çağlayan Mah. Tıp
Fakültesi Caddesi No: 258/11 Mamak/ANKARA Tel: 0312 368 04 09
Yayın Türü: Yerel - Süreli (Pazar hariç)
Resmi ilanlarımızı internet sitemizden de görebilirsiniz.
web: www.yedigungazetesi.com.tr email: [email protected]
Sözleşmesiz yazarlara ücret ödenmez
YediGün Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir
BULMACANIN ÇÖZÜMÜ
1
Yıl: 45
Sayı: 15345
BOLU - Türkiye'nin önemli kış
turizm merkezlerinden Kartalkaya'ya
hafta sonlarında yoğun ilgi gösteriliyor.
Doğal ve yapay karlama ile kar
kalınlığının yaklaşık 1 metre olduğu
pistlerde, tatilciler kayak ve snowboard
yapıyor.
Kayak merkezindeki oteller hafta
sonu yüzde 80-90, hafta içi ise yüzde
60 oranında dolulukla hizmet veriyor.
Bir otelin genel müdürü Yusuf Avcı,
hafta sonu yoğunluğunun yaşandığını
belirterek, güneşli günleri fırsat bilen
tatilcilerin kayak ve snowboard yapmak
için Kartalkaya'yı tercih ettiğini söyledi.
Avcı, "Türkiye'nin diğer kayak merkezlerinde kar olmadığı iddia ediliyor.
Biz Kartalkaya'yı tercih eden tatilcilere
kar ve kayak yapma garantisi veriyoruz. Bunu verdiğimiz için Kartalkaya'ya
yoğun ilgi var" diye konuştu.
Yılbaşı rezervasyonlarının devam
ettiğini, otellerinde yüzde 100 doluluk
beklediklerini anlatan Avcı, "Yılbaşı
için Kartalkaya'yı tercih eden tatilciler
pistlerde kayağın ve eğlencenin doruk
noktasına ulaşacak. Yeni yıl ile birlikte
gece tatilcilerimiz hem eğlenecek hem
de gece kayağı yapma fırsatı yakalayacak" dedi. (AA)
lalarını da ziyaret ederek, kentin sunduğu alternatiflerden yararlanıyor. Bu kapsamda biz de
turizmi geniş alana ve zamana yaymak için
gayret gösteriyoruz" ifadelerini kullandı.
Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı
ziyaretçiyi ağırlayan Doğu Karadeniz'in, yılbaşı
gibi özel günlerde de yoğun talep gördüğünü
vurgulayan Kaldırım, şunları kaydetti:
"Bu kapsamda yılbaşı tatili için otel rezervasyonlarında bazı bölgelerde yüzde 90, bazı
bölgelerde yüzde 80 olmak üzere ortalama
yüzde 85 doluluk olduğunu görüyoruz. Bu, bölgemiz açısından oldukça sevindirici bir rakam.
Bu rakamı daha da artırmak için çeşitli proje ve
çalışmalarımız devam ediyor."
Kaldırım, bölgede 6 aya yayılan turizm sezonunu, yapılan çalışmalarla 12 aya çıkarmayı
hedeflediklerini sözlerine ekledi.
(AA)
13
14
15
16
17
18
19
20
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
28 Aralık 2015 Pazartesi
Jasper Cillessen'den Beşiktaş'a mesaj!
İSTANBUL - SiyahBeyazlılar'a kaleci transferi konusunda önerilen Jasper Cillessen,
Kartal'a mesaj gönderdi.
Kariyeriyle ilgili olarak yaptığı
açıklamada, “Ajax'la hedeflerime
ulaştım. Yeni bir maceraya ihtiyacım var” sözlerini kullanan 26
yaşındaki eldiven, yeni stadına
taşınmaya hazırlanan sıcak bakıyor. Ara transfer döneminde kadrosuna yeni bir kaleci kazandırmak
için çalışmalara başlayan SiyahBeyazlılar’a menacerler aracılığıyla
önerilen Jasper Cillessen konusun-
2016'ya yeni hoca
da yeni gelişmeler yaşanıyor... Ajax
formasıyla sergilediği başarılı performansla Hollanda Milli
Takımı’nın değişilmez isimleri arasına giren 26 yaşındaki eldivenin
takıma kazandırılmasına sıcak
bakan ve bu konuda teknik direktör
Şenol Güneş’in kararını bekleyen
Beşiktaşlı idarecilere; başarılı isimden mesaj geldi. Ajax’a 2011 yılında Nec Nijmegen’den transfer olan
ve 4 senedir formasını giydiği
Kırmızı-Beyazlılar’da misyonunu
tamamladığını düşünen Cillessen,
Kartal’a yeşil ışık yaktı.
Galatasaray'ın
yeni transferi
Ryan Donk
TRABZON - Kasımpaşa maçının ardından izne çıkan Trabzonspor'da yönetim yeni
yıla yeni hocayla girmeyi hedefliyor. Bu
doğrultuda listenin en başındaki isim Ersun
Yanal'la önümüzdeki günlerde bir kez daha
bir araya gelinecek, anlaşma için tüm şartlar
zorlanacak.
Sezonun ilk yarısını hedefinin oldukça
uzağında kapatan Trabzonspor’da ara transfer döneminde gündemin birinci maddesi
teknik direktör konusu olacak.
Sadi Tekelioğlu ile sezon sonuna kadar
sözleşme imzalayan Bordo-Mavililer’de
hoca arayışı olduğu biliniyor, başkan
Muharrem Usta da her fırsatta takımı ayağa
kaldıracak bir tenik adamla anlaşacaklarını
söylüyor. Gelecek sezonun şampiyon kadrosunun temellerini şimdiden atmak isteyen
Usta ve kurmayları bu yüzden de 2016’ya
yeni hocayla girme hedefinde. Yönetim,
Kasımpaşa maçının ardından futbolculara
izin verirken hoca konusunu çözmek için
kolları sıvadı. Listenin başındaki 1 numaralı
isim Ersun Yanal...
Yayıncı kuruluşla olan anlaşılması nedeniyle Karadeniz ekibinden gelen teklif için
sezon sonunu işaret eden Yanal’la birkaç gün
içinde bir kez daha masaya oturacak olan
yönetim tecrübeli teknik adamı ikna etmenin
yollarını ayıracak. Gerekirse başkan
Usta’nın yayıncı kuruluştan da kolaylık sağlanmasını isteyeceği gelen haberler arasında.
Yanal’ın LİG TV ile olan sözleşmesinin
feshi konusunda Trabzonspor Yönetimi’nin
gereken maddi fedakarlıktan
kaçınmayacak.
İSTANBUL - Kasımpaşa Başkanvekili Hasan
Hilmi Öksüz, Galatasaray'ın Ryan Donk ile anlaşma
sağladığını açıkladı.
Kasımpaşa-Trabzonspor maçının ardından kameraların karşısına geçen Başkanvekili Hilmi Öksüz,
Galatasaray kulübü ile Ryan Donk konusunda anlaşma
sağladıklarını açıkladı.
Bir süredir Galatasaray ile Kasımpaşa arasında
Donk pazarlığı sürüyordu. Sarı Kırmızılı kulüpte defansif olarak bir oyuncunun eksikliği sezon başından itibaren hissedilince yönetim harekete geçti ve Hollandalı
futbolcuyu gündemine almıştı.
Konuyla ilgili Kasımpaşa teknik direktörü Rıza
Çalımbay'da Mustafa Denizli'nin kendisini aradığı ve
tecrübeli oyuncuyu istediğini belirtmişti.
Trabzonspor maçından sonra kameralar karşısında
geçen Hilmi Öksüz, transferde mutlu sona ulaşıldığını
ve işin sadece imzaya kaldığını belirtti. 29 yaşındaki
tecrübeli futbolcunun transferinde vatandaşı Wesley
Sneijder'in de etkili olduğu belirtiliyor.
Ryan Donk bu sezon 16 karşılaşmada forma giydi
ve 2 gol, 2 asistlik bir performansa imza attı.
F.Bahçe'de Sow yeniden başlıyor
Boyko ve Douglas'ta
beklenmeyen olay
İSTANBUL - Sow'un, Pereira'nın istediği "solda
da oynayabilme özelliğine sahip" golcü tipine
uyması işleri hızlandırdı. Senegalli yıldızı sezon
sonuna kadar kiralama kararı alan Fenerbahçe
yönetimi, önümüzdeki hafta Al Ahli'yle masaya
oturacak
Devre arasında golcü takviyesi yapma kararı
alan F.Bahçe, yelpazeyi geniş tutuyor. Teknik direktör Pereira, alacakları golcünün sol kanatta da oynayabilecek özelliğe sahip olmasını tercih ederken,
birçok yıldızın adı masada duruyor. Palmeiras'ta
oynayan Dudu, Sevilla'dan Gael Kakuta ve Boca
Juniors'tan Andres Chavez, sarı- lacivertli ekibe
önerilen son isimler. Sporting Lizbon'lu Teofilo
Gutierrez ve Bordeaux forması giyen Diego Rolan
ise diğer güçlü alternatifler.
Ancak bir isim var ki, hepsinin önüne geçti:
Moussa Sow! Sezon başında Al Ahli'ye gönderilen
Sow, Dubai ekibinde kötü bir sezon geçiriyor.
Bunun nedeni ise yeni takımında mutsuz oluşu ve
İstanbul'u özlemesi. Arap basını, Moussa Sow'un
Fenerbahçe'ye dönmek istediğini defalarca yazdı.
29 yaşındaki golcü, bu haberlerin hiçbirini yalanlamadı. Pereira'nın istediği gibi solda da oynayabilme
özelliğine de sahip olması ve dönüş için can atması,
Sow işini iyice ciddiye bindirdi.
Sow'a "Bizden haber bekle" diye mesaj gönderdiği belirtilen sarı-lacivertli yönetimin, Al Ahli
kulübü'yle ise önümüzdeki hafta masaya oturacağı
öğrenildi. Sow'un sezon sonuna kadar kiralanmak
istendiği, makul bir ücrete transferin bitirilmeye
çalışılacağı kaydedildi. Ancak Al Ahli'nin 17 milyon euro ödeyip renklerine kattığı yıldız ismi
kolayca bırakmak istemeyeceği çok açık. Transferin
gerçekleşmesinde Moussa Sow'un tavrının belirleyici olacağı konuşuluyor.
İSTANBUL - Dnipro forması giyen kaleci Boyko ve
stoper Douglas'ı kadrosuna katmak için uzun süredir
çaba harcayan Beşiktaş Yönetimi, bu futbolcularla her
konuda anlaşmasına rağmen Ukrayna kulübünde yaşanan idari anlaşmazlık nedeniyle bu transferleri bir türlü
bitiremiyor.
oyko ve Douglas’ı birlikte transfer etmek isteyen
siyahbeyazlı yönetim, Ukrayna ekibinin genel müdürü
Andrey Stetsenko ile orta yol bulamıyor. Dnipro’nun
sahibi Ihor Kolomoyskyi ile daha ılımlı görüşmeler
yapabilen Beşiktaşlı idareciler şimdiye kadar aynı tavrı
Stetsenko’dan göremedi.
Başkan Fikret Orman transferlere son noktayı koymak için Ukrayna’ya giderken, diğer oyuncularla ilgili
çalışmaları 2016 yılına bıraktı.
Hamburg’un kalesini koruyan tecrübeli kaleci Rene
Adler için Alman kulübüyle temasta olan siyahbeyazlı
yönetim, Ukrayna’dan Boyko için gelecek habere göre
kesin kararını verecek. Bu arada Boyko konusunda sürpriz bir iddia ortaya atıldı. İspanyol kulübü Sevilla’nın
devre arasında başarılı kaleci için resmi girişimlerde
bulunacağı öne sürüldü.
Dnipro Teknik Direktörü Myron Markevych,
Beşiktaş’ın el sıkıştığı Douglas’la ilgili önemli açıklamalar yaptı. Douglas’ın uzun süredir takımdan ayrılmak
istediğini doğrulayan Markevych, “Douglas kararını
verdi ve kariyerine farklı bir ülkede devam etmek istiyor.
Brezilya’dan teklifler olduğunu biliyorum ama görüşmeler ne aşamada bir bilgim yok. Brezilya’ya gitmeyi istiyor mu, onu da bilmiyorum. Tek bildiğim ve konuştuğum kariyerine farklı bir ligde devam etmek istediği”
ifadelerini kullandı.
Download

Esat`ta yaşlı çift ÖLÜ BULUNDU