2015-2016 Eğitim yılı
ARALIK ayı EĞİTİM BÜLTENİ
Özel- Karamürsel
BEYAZ ZAMBAK ANAOKULU
2015 ARALIK AYI EĞİTİM BÜLTENİ İÇERİĞİ
PAZARTESİ
SALI
ÇARŞAMBA
PERŞEMBE
CUMA
30 KASIM
1 ARALIK
2 ARALIK
3 ARALIK
4 ARALIK
YAŞASIN SANAT
Matematik günü
Ev yapımı ve ardından
Eğlenceli matematik
Müzik etkinliği
ETKİNLİĞİ
“7 rakamını
evdeki rollerim draması
kitabından 19,20.21
“bugi bugi”
YAPIYORUZ
öğreniyoruz”
İNGİLİZCE ZAMANI
sayfaları tamamlanır.
SANAT ETKİNLİĞİ
Eğer 3gözümüz olsaydı
İNGİLİZCE
kedi yapıyoruz ve
ne olurdu?
ZAMANI
ardından şarkısını
söylüyoruz.
7 ARALIK
8 ARALIK
9 ARALIK
10 ARALIK
11 ARALIK
Sepetimde balıklar
İngilizce Kavramlar
Kocaman fil küçük
Sağ sola fırçala
Zik zak oyunu
oyunu ile balık
karınca parmak oyunu
draması
türlerini öğreniyoruz.
oynuyoruz.
oynuyoruz
İNGİLLİZCE
ZAMANI
14 ARALIK
15 ARALIK
16 ARALIK
17 ARALIK
18 ARALIK
Mutlu olduğum bir
Türk malı haftasını
HAVA TAŞITLARINI
Parmak oyunu
Bebektim
günümü
kutluyoruz.
ÖĞRENİYORUZ
öğreniyoruz
,büyüdüm,genç
paylaşıyorum
SİNCAPLAR SINIFI
Heyemola şarkısını
YERLİ MALINI
öğreniyoruz.
ARILAR SINIFI
KUTLUYOR
arkadaşlarımla
YERLİ MALINI
KELEBEKLER SINIFI
YERLİ MALINI
KUTLUYOR
“dört kiraz”
YUMURCAKLAR
SINIFI YERLİ
MALINI KUTLUYOR
oldum,yaşlandım
Sınıfta dede ve nine
drama etkinliği
ATOM KARINCALAR
YERLİ MALINI
KUTLUYOR
KUTLUYOR
21 ARALIK
22 ARALIK
23 ARALIK
24 ARALIK
25 ARALIK
Faaliyet zamanı
Farklı olanı bul
Okul bahçemizi
Deney zamanı
Şişman ve zayıf
inceleyip resim
“hava basıncı
kavramlarını
yapıyoruz.
var mıdır?”
öğreniyoruz
“Kelebeğin oluşumu”
İNGİLİZCE ZAMANI
Patatesi inceliyoruz
İNGİLİZCE
ZAMANI
.
28 ARALIK
29 ARALIK
Üçgenim üç kenar
Fen ve doğa
sanat etkinliği
yapıyoruz
Nesnelerin sesini
öğreniyoruz
İnsan vücudundaki
organları tanıtma,
30 ARALIK
31 ARALIK
1 OCAK
İNGİLİZCE ZAMANI
EBRU YAPIYORUZ
HİKAYE OLUŞTURMA
VE ANLATMA
RESMİ TATİL
Hazırlayan : Okul Eğitim Kurulu Rehberlik Servisi
ÇOCUKLAR VE KURALLAR
Çocukların kuralları sevmediklerini düşünürüz. Halbuki kurallarla ya da diğer bir değişle
sınırlarla büyüyen çocuklar mutlu olurlar. Çocuklar “Neyi ne kadar yapabilirim?”, “Bir şey
istediğimde nereye kadar ısrar edebilirim?”, “Kiminle nasıl konuşmalıyım ve kime nasıl
davranmalıyım?” sınırlarının nerede olduğunu öğrenmeye ihtiyaç duyarlar. Bunları evde
ebeveynlerin koydukları kurallarla ve bu kuralların uygulanmasıyla öğrenirler.
Sınırlar, çocukların özgüvenlerinin gelişmesine ve sorumluluk sahibi yetişkinler
olabilmelerine yardımcı olur. Çocuk, sınır kavramını bilmediğinde kontrolsüz davranışlar
sergileyebilir ve başı sıklıkla derde girebilir.
Uygun sınırlar koymak temelde onların güvende olmaları ve güvende hissetmeleri için
gereklidir. Evlerin kuralları aileyi birbirine bağlar çocukların ihtiyacı olan aidiyet
duygusunu hissetmelerine yardımcı olur. Sınırlar çocuklara doğru ile yanlış arasındaki
farkı, diğerleri ile nasıl olumlu iletişim kurabileceğini ve toplumun bir parçası olmayı
öğretir.
Ancak bu sınırların nasıl?, ne zaman? ,neye? göre çizileceği son derece önemlidir. Sınırlar
koymazsanız bir süre sonra;
-televizyon seyredemezsin gibi tehdit
-hemen yatağına yat gibi bağırma ve emirler verme.. benzeri stres yaratan ve
iletişimimizi her geçen gün daha olumsuz hale getirir.
2
Çocukların güvende olmaları ve güvende hissetmeleri için sınırlarının olması ve bu
sınırların açık ve net biçimde neden konulduğunun çocuklara anlatılması uygun olacaktır.
Ancak bu açıklama kriz anında değil öncesinde ya da hem çocuklar hem siz sakinleştikten
sonra yapılmalıdır.Mesela;büyümesi ve hızlı koşabilmesi için saat 21.00’de yattığını ya da
daha çok kendine vakit ayırabilmesi ve ailece yemek yiyebilmeniz için ödevlerine 15.00’te
başlaması gerektiğini bilmelidir.Kurallarınız yazılı hale getirmeniz sizin de çocuğunuzun
da uygulamasını
kolaylaştıracaktır.Çocuğunuzun neden
sınırların olduğunun anlaması kadar sizin
de neden bu sınırların önemli olduğunu
bilmeniz eşit derecede önemlidir.
Kurallar, ebeveyn olarak bizim otorite
sağlamamız için değil, onların güvende
olmaları için gereklidir.
Peki sınırları nasıl koyacağız?

Çocuklara uygun bir dil kullanın:
Onların hayatından örnekler vererek kuralların neden gerekli olduğunu anlatın.
Cümleleri basit kurun ve dürüst olun. Kurallar onun güvende olabilmesi içindir
onun tarafında olduğunuz hissettirin.

Göz kontağı kurun: Eğer yapmasını istediğiniz şey konusunda gerçekten
ciddiyseniz yan odadan bağırmak yerine çocuğunuzun göz hizasına inip gözlerinin
içine dikkatle bakarak uyarınızı yapın.

Yaşına uygun sınırlar belirleyin: Kurallarınız onun yaşına uygun olmalı. Örneğin;16
yaşındaki çocuğunuzdan her gece saat 20.00 de yatağa gitmesini bekleyemezsiniz.
Fiziksel olarak da ondan istediğiniz şeyleri yapabileceğinden emin olun.

Adil olun; 4 yaşındaki çocuğunuzu uzun süre alışveriş merkezinde sizinle
dolaşmasını beklerken onun sıkılmamasını ya da bunu göstermemesini beklemek
adil olmayacaktır.

Mizahı kullanın: Bazen bir kahkaha ya da bir taklit aradaki gerilimi azaltacaktır.
Onu köşeye sıkıştırmak yerine kontrolün sizde olduğunu onun güvende olduğunu
hissettirin. Güç savaşına girmeyin.
3

Gerçekte demek istediğiniz şeyi söyleyin: Çocuğunuz söylediğinizin bir tehdit
olmadığını bilmeli. Sonunda ne olacağını söylüyor ancak belirttiğiniz sonucu
göstermiyorsanız bir sonraki sefere otoritenizin azalmış olacaktır.
Onunla konuşurken nutuk atmayın, ders vermeyin, ikna etmeye çalışmayın. Kararlı
bir şekilde hatırlatıcı sözcükler söyleyebilir ya da ondan ne beklediğinizi
söyleyebilirsiniz. Sonuçları ise tartışmadan görmesini sağlayın.

Kuralları sık sık değiştirmeyin: Her zaman tutarlı olun. Az kuralınız olsun ama her
zaman onlara uyulmasını bekleyin. Kuralları yazılı hale getirebilirsiniz Bu yöntem
hem sizin tutarlı olabilmenizi sağlayacak hem de çocuğunuzun kurallara uymasını
kolaylaştıracaktır.
Çocuklar serbest hareket alanlarının neresi olduğunu sınırlarla beraber
öğrenirlerse eğlenceyi ve otokontrolü aynı anda öğrenebilirler. Yöntemler farklı olabilir
ama mesajımızı vermek için aynı araçları kullanırız:
SÖZLERİMİZİ ve DAVRANIŞLARIMIZI. Bu iki mesajdan biri net değilse iletişimde
kopukluk olur. Örneğin; “oynamadan önce odanı temizle” dediğimizde sözlerimiz
davranışlarımızla uyuşmuyorsa ve çocuk odasını temizlemeden oyuna gidiyor; onun
görevini anne yapıyorsa çocuk, koymak istediğimiz kural ve ondan beklediğimiz şey
hakkında belirsiz, karmaşık bir mesaj almış olur. Sözlerimiz “Odanı temizle.” derken
davranışlarımız, “odanı temizlemesen de olur” demektedir. Asıl kural hangisi? Bu sorunun
cevabı belirsizdir. Dokuz yaşındaki bir çocuğun, arkadaşına vurduğu için okuldan evine
gönderildiğini düşünelim. Babası ona uzun uzun nutuk çekiyor ve sonunda bir tokat atıyor.
Çocuk babasının kuralını nasıl algılamıştır? Babası sözleriyle, “okulda söz dinlemelisin”
diyor ama şiddet uygulayarak farklı bir mesaj veriyor: Vurmak sorunları çözer

Söz dinlememe bazen “benimle ilgilen” anlamı taşıyabilir. Çünkü çocuklar hiç ilgi
görmemektense olumsuz ilgi görmeyi tercih ederler. Anne-baba her gün kesintisiz
30 dakika kadar çocuğu ile oyun oynanıp eğlenceli etkinlikler yapar ve çocuğuna
4
“olumlu ilgi” gösterirse, çocuk, bu tarz istenmeyen davranışlara başvurma gereği
hissetmeyecektir.

Çocuğa, istenen ve istenmeyen davranışların neler olduğu iyi açıklanmalıdır. Çünkü
çocuk, anne-babasının söylediği ile tam olarak ne kastettiğini her zaman doğru
olarak anlayamayabilir. İstenen davranış net ve somut bir biçimde tanımlanmalı ve
çocukla birlikte örnek uygulamalar yapılmalıdır. “Yaramazlık yapma! Söz dinle,
uslu ol!” gibi çok soyut ve genel ifadeler yerine, somut olarak tanımlanan bir
davranışa ilişkin uyarılar, daha etkilidir. Örneğin “duvarı boyamanı istemiyorum”.

Kabul edilemez bir davranışın, “her zaman” kabul edilemez olması önemlidir. Bu
demektir ki, çocuğun bir davranışına sinirli bir anımızda tepkide bulunurken,
kendimizi mutlu hissettiğimizde ise o davranışa göz yumarsak, çocukta o kurala
ilişkin doğru bir algı gelişmez.

Kabul edilemez davranışın neden kabul edilemez olduğu yani o davranışın olası
olumsuz etki ya da sonuçları, çocuğa çok iyi anlatılmalıdır. Çocuklar nedenlerini iyi
anladıklarında kurallara daha iyi uyum gösterirler. Örneğin “duvarı boyamanı
istemiyorum çünkü duvarları boyadığında evimiz kirli görünüyor”.

Kurallara uyulmaması durumunda çocuğun ne gibi sonuçlarla karşılaşacağı anne
baba tarafından önceden belirlenmeli ve çocuk bu konu ile ilgili bilgilendirilmelidir.
Çocuk, her seferinde aynı davranışı sonucunda aynı sonuçla karşılaşırsa, çocukta o
kurala ilişkin tam öğrenme gerçekleşir. Örneğin “duvarını boyamayı tercih
edersen, sevdiğin çizgi filmi de izlememeyi tercih etmiş olacaksın”.

Çocuklar kural koyma sürecine doğrudan dahil olduklarında, kuralları daha kolay
benimserler. Evdeki kuralların belirlenmesi sürecine çocuklar dahil edilerek,
onların da görüş ve önerileri alınırsa çocuklar kurallara uyum konusunda çok daha
işbirlikçi bir tutum sergileyecektir.

Anne ve baba, kurallar konusunda çocuğa olumlu model olmalıdır. Örneğin yalan
söylememesi istenen bir çocuğun yanında, anne-babası da yalana başvurmamalıdır.

Kabul edilmez davranış yerine çocuğa, alternatifler sunulması, istenmedik
davranışın yerine geçebilecek istendik davranışların çocuğa öğretilmesi etkilidir.
Sürekli “duvarı boyama!” uyarıları yerine, o davranışın altındaki ihtiyacın
giderilmesine yardımcı olacak “duvarı boyayamazsın ama duvara astığımız panoyu
boyayabilirsin” ifadesi daha işlevseldir.

Çocuğa o an istediği davranış için koşulların uygun olmaması durumunu açıklayabilir
ve ona alternatifler önerebiliriz. Örneğin,“Şu an evde koşamazsın fakat öğleden
sonra parka gidebiliriz ve o zaman orada rahatça koşabilirsin.” Ya da çocuğa,
istediği davranış için uygun olabilecek zaman ya da ortamın ne olduğuna ilişkin
sorular yönelterek, çocuğun kendisinin uygun çözümler bulmasını da sağlayabiliriz.
5
Bu durumda çocuğun problem çözme becerileri de geliştirilmiş olur. “Bana koşmak
için evden daha uygun bir yer düşünebilir misin?”.

Bazı çocuklar söz dinlemeyen yaşıtlarını model alabilirler. Çünkü olumsuz da olsa
bu tür davranışlar dikkat çeker ve arkadaşının bu davranışı sonucunda ilgi
gördüğünü fark etmiştir. Bu durumla karşılaştığımızda, çocuğun “uyumlu
davranışlarına” dikkati çekerek bu davranışlarını översek, istenmeyen taklit
durumlarını önleyebiliriz. Çocuklara uyum gösterdiklerinde dikkati çektiklerini ve
takdir gördüklerini öğretmiş oluruz.
Mutlu günler dileği ile.
Kitap tavsiyeleri:
PEYGAMBER EFENDİMİZİN SÖZEL ZEKÂYI KULLANIMI “
 Kıssa Anlatırken İnsanları Uyarması: Öğretilecek bir konuyu doğrudan
anlatmak
yerine kıssa ile misallendirerek anlatmak öğrencinin konuyu anlamasını kolaylaştırır.
Sözel zekâya hitap eden bu yöntem Hz. Peygamber’in (sav) eğitim metodunda önemli bir
yere sahiptir. Hz. Muhammed (sav) şöyle buyurdu:
“ Bir gün bir adam yolda yürürken şiddetle susamıştı, nihayet bir kuyu buldu oraya
indi, su içip çıktı. O sırada bir köpek dilini çıkarıp soluyor ve susuzluktan nemli toprağı
yalıyordu. Bunun üzerine o adam ; “ Bu köpek tıpkı benim gibi susamış “ dedi ve hemen
kuyuya indi. ( Su kabı olmadığından ) ayakkabısına su doldurdu ve onu ağzı ile tutarak
kuyudan çıktı. Köpeğe su içirdi. Bundan dolayı Hz. Allah (c.c) ondan razı oldu ve günahını
bağışladı. Sahabeler : Ya Resulallah ; hayvanlarda da bizim için sevap var mı ? diye
sordular. Peygamberimiz : “Her canlı yüzünden sevap vardır “ buyurdu.
 Şaka İle Öğretmesi : Hz. Peygamber (sav) , öğretmek istediği bir konuyu
mizah yolu ile de anlatmıştır. Şaka yaparken bir taraftan düşündürmeyi ve ders vermeyi
de ihmal etmemiştir. Bir gün yaşlı bir kadın Peygamberimize gelerek: Ya Resulallah!
Cennete girmem için bana dua eder misin? dedi. Peygamber (sav) Efendimiz : “ Sen
biliyor musun, ihtiyarlar cennete giremez .” Kadın üzüntüsünden ağlamaklı hale geldi.
Hz. Peygamber(gülerek ) üzülme, Sen yaşlı olarak değil bir genç kız olarak cennete
gireceksin der.
6
“ PEYGAMBER EFENDİMİZİN MANTIKSAL ZEKÂYI KULLANIMI “
 Bilmece Sorması : Hz. Muhammed (sav) çevresindekilere şöyle bir soru sorar:
Ağaçlardan bir ağaç vardır ki, bunun bereketi Müslüman’ın bereketi gibidir. Yaprakları
düşmez, dökülüp yayılmaz. Rabbinin izniyle her mevsim meyve verir. Müslüman gibidir.
Şimdi bana söyleyin bu ağaç nedir? Peygamber Efendimizin; Müslümanların çok iyi
tanıdıkları ve özelliklerini iyi bildikleri hurma ağacını Müslümanlara benzetmesi, insanları
mantıksal düşünmeye ve muhakeme yapmaya zorlamaktadır.
 Karşılaştırma Yapması : Peygamber Efendimiz (sav) bir gün ashabına sorar
Ne dersiniz , birisinin kapısının önünde bir ırmak bulunsa ve burada her gün beş kere
yıkansa, üzerinde kir ve pislik kalır mı? Ashap: Kirden ve pislikten hiçbir şey kalmaz.
Hz. Muhammed (sav) “ İşte suyun kirli temizliği gibi günde beş kez kılınan namaz
da sizin günahlarınızı temizler “ Peygamber Efendimiz (sav) muhatabının anlayacağı
dilden konuşmuş onlara yaşadığı çevreden misaller vermeyi tercih etmiştir. Bu yaklaşımı
O ‘nun toplumda daha etkili olmasını sağlamıştır.
“ PEYGAMBER EFENDİMİZİN SOSYAL ZEKÂYI KULLANIMI “
Peygamber Efendimiz (sav) ‘ ın en çok kullandığı zekâ çeşitlerinden birisi sosyal
zekâdır.
O , “ Hiçbiriniz kendisi için istediği ( mümin ) kardeşi için
istemedikçe(gerçek) iman etmiş olmaz. “ diyerek bir değişle bencilliğin imana engel
olduğunu söylemiştir. Böylece içinde bulunduğu topluma kardeşliği, bir arada yaşamayı
ve paylaşmayı öğretmiştir. Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisinde şöyle buyurmuştur:
“ Bütün müminler, birbirini sevmede, birbirine acımada ve birbirine şefkat
göstermede bir vücut gibidir. Vücudun bir uzvu rahatsız olunca diğer uzuvları da ona
ortak olur.” Peygamber Efendimiz (sav) ashabı ile bir yolculuktadır. Yemek için mola
verilir. Arkadaşlarının her biri bir görev üstlenir. Peygamber Efendimiz (sav) :” Ben de
ateş için odun toplayayım “ der. Arkadaşları engel olmak isterler. Ey Allah’ın Elçisi! Siz
dinlenin biz o işi de görürüz.
Peygamber Efendimiz ( sav ) bütün ciddiyeti ile cevaplar: Gerçekten bunu isteyerek
yapacağınızı biliyorum. Ancak ben bir toplum içinde ayrıcalıklı olmaktan hoşlanmam.
Bunun Hz. Allah (c.c) da sevmez. Ve odunları toplamaya koyuldu.
7
PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V.) BUYURDULAR:
Bir kişi Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e geldi ve “Ya Resülallah! Dünya ve ahirete
dair bazı şeyler soracağım.” dedi. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “ İstediğini sor”
buyurdu…
-İnsanların en âlimi olmak istiyorum.
“Allah’tan kork. O zaman insanların en âlimi olursun.”
-İnsanların en zengini olmak istiyorum.
“Kanaatkâr ol. İnsanların en zengini olursun.”
-İnsanların en hayırlısı olmak istiyorum.
“İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır. Sen de insanlara faydalı ol.”
-İnsanların en adili olmak istiyorum.
“Kendin için sevdiğini insanlar için de sev zaman insanların en adili olursun.”
-Allah’ın en has kullarından olmak istiyorum.
“Allah’ı çok zikret. O zaman Allah katında kulların en hususi olanı olursun.”
-Muhsinlerden olmak istiyorum.
“Allah’a onu görüyormuş gibi ibadet et.Sen her ne kadar onu görmesende o
seni görür.”
- İmanımın kâmil olmasını istiyorum.
“ Ahlakını güzelleştir, imanın kemale erer.
- Rabbimin bana rahmetiyle muamele etmesini istiyorum.
“ Kendine ve Allah’ın yaratıklarına merhamet et, Rabbin de sana rahmetiyle
muamele eder
Bu gecelerin feyzi
üzerinize,
Rahmeti geçmişinize,
Bereketi evinize,
Nuru ahiretinize
Sıcaklığı yuvanıza dolsun
Mevlid Kandiliniz
Mübarek olsun..
22 Aralık 2015 Salı
ANNECİĞİM ve BABACIĞIM ...!
PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V)’İN DOĞDUĞU AY OLAN
RABİULEVVEL AYI (12 ARALIK CUMARTESİ / 10 OCAK PAZAR )İÇERSİNDE
PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V)’E
MİLYONLARCA SALVAT-I ŞERİFE HEDİYE ETMEK İSTİYORUM
BANA YARDIM EDERMİSİN.
HERGÜN OKUNAN SALAVAT-I ŞERİFE SAYISINI 1 YAPRAĞINA İÇERİSİNE
YAZILIP 11 OCAK PAZARTESİ TERİHİNE KADAR GÖNDERMENİZ RİCA OLUNUR.
( 12 ARALIK 10 OCAK RABİUL EVVEL AYI )
Download

2015-2016 Eğitim yılı ARALIK ayı EĞİTİM BÜLTENİ