SÖYLEYİŞ ( TELAFFUZ)
Söyleyiş (Telaffuz): En geniş anlamıyla
konuşmayı sağlayan hareketlerin tümüne
söyleyiş (telaffuz) denir. Konuşmada ses
tonu ve söyleyişin (telaffuzun) önemi
büyüktür.
Boğumlama: Seslerden oluşan heceleri
gerekli ses değerlerini vererek bazı
sesler
ve
heceleri
atlamadan,
değiştirmeden doğru, güzel ve iyi
anlaşılabilecek biçimde söylemektir.
Tonlama: Anlatıma duygu, düşünce,
heyecan, yumuşaklık, sertlik katmak
amacıyla seste yapılan farklılığa
tonlama denir. İnsan sesi ton
bakımından kalın, ince ve tiz olmak
üzere üçe ayrılır.
Duraklama:İnsan konuşurken nefes alıp
verir. Nefes alıp vermesi de konuşmasını
kısa bir süre duraklatır. Konuşmanın bu
şekilde duraklatmasına duraklama denir.
Duraklar,
düz
yazıda
noktalama
işaretleriyle karşılanır. Bir metni okuyan
kişi nefes molalarını virgül, (,) nokta (.),
noktalı virgül (;) gibi noktalama
işaretlerine denk getirir.
Örnek: Her insan, / başarıya ulaşabilir. /
Bunun için önce hedef belirlemeli, / sonra
bir çalışma planı yapılmalıdır.
Durak yerleri sadece düzyazılarda değil, şiirlerde de vardır.
Durak yerleri aruz ölçüsüyle yazılmış şiirlerde aruz
kalıplarıyla sağlanırken, hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde
hece sayısının eşitliği ile sağlanır.
Örneğin aşağıdaki dizeler “6+5” duraklı olarak yazılmıştır.
Bülbül ne yatarsın / yaz bahar oldu.
Çağrışup ötmenin / zamanı geldi.
Serviler yeşerdi / çiçekler doldu.
Cana can katmanın / zamanı geldi
Gevheri
Ulama:Ünsüzle biten kelimenin ünlüyle başlayan
kelimeye bağlı okunmasına ulama denir. Ulama yazıda
gösterilmez, okurken ya da konuşurken yapılır.
Sözcükler arasında herhangi bir noktalama işareti varsa
ulama yapılmaz.
Örnek:
Gönlünü şirinin aşkı sarınca
Yol almış hayatın ufuklarınca.
O hızla dağları Ferhat yarınca
Başlamış akmaya çoban çeşmesi
Vurgu:Konuşma sırasında bazı sözcük
veya hecelerin diğerlerine göre daha
kuvvetli, daha şiddetli söylenmesine
vurgu denir. Vurgu ikiye ayrılır:
a) Sözcük (Kelime) Vurgusu
Konuşma
sırasında
bazı
hecelerin
diğerlerine göre daha kuvvetli, daha şiddetli
söylenmesine denir.Anlatımda vurgu söze
duygu değeri katar; söylenen sözün daha
anlaşılır olmasını sağlar ve ahengi canlandırır.
* Türkçede genel olarak vurgu son hecededir.
Örnek:Gözlük, yumurta, çekingen, açık, arkadaş
*Kelimelere ek eklendiğinde, vurgu son heceden bu eke
geçer.
Örnek:Kitap – Kitapçı – Kitapçılık – Kitapçılar
*Yer isimlerinde vurgu ilk veya orta hecededir.
Örnek:Ankara - İstanbul - Sakarya
*Pekiştirme ekleri alan sıfatlardaki pekiştirme ekleri
vurguludur.
Örnek:Dümdüz, Sapsarı, Masmavi
* Birleşik kelimelerde normalde iki vurgu bulunur ancak
genelde ilk kelimedeki vurgu daha güçlüdür.
Örnek:Çanakkale
*Tek heceli kelimelerde vurgu yapılmaz.
b) Cümle Vurgusu
Konuşma sırasında bazı sözcüklerin diğerlerine göre
daha kuvvetli, daha şiddetli söylenmesine denir.
* Türkçede vurgulu sözcük (öğe) yükleme en yakın
sözcüktür.
* Vurgulu öğe aynı zamanda cümlenin de en önemli
öğesidir.
Örnek:
O elbiseyi dün ben pazardan aldım.
Ben o elbiseyi pazardan dün aldım.
Download

SÖYLEYİŞ ( TELAFFUZ)