TT.1:Layout 1 27.02.2015 20:50 Page 1
ZF Eurasia Rail
İstanbul 2015’te
İstanbul Fuar Merkeziʼnde 5-7 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek olan Eurasia Rail 2015 fuarına ZF, raylı sistemler için geliştirdiği en yenilikçi ürünleri ile katılacak...
BURULAŞ 17 yaşında
ZF, demiryolu şanzımanları için ekonomik onarım ve revizyon hizmetlerinden oluşan komple bir portföy sunmaktadır. 700ʼden fazla
teknik servis noktasıyla da dünya çapında servis vermektedir...
BURULAŞ, 17. yılını kutlamanın coşkusunu yaşıyor... 17 yıldır sunduğu inovatif çözümleri
ve kaliteli hizmet anlayışı ile bütünleştiren BURULAŞ, alanında Türkiyeʼye model olurken,
Avrupaʼnın da marka şirketlerinden biri olma yolunda da her yıl bir adım daha ilerliyor...
Kazanca gider.
Yüksek verimli ve uzun ömürlü Conecto, ekonomik yakıt tüketimi ve kalitesiyle
kazanca gitmenin en kolay yolu.
www.mercedes-benz.com.tr
Yolcu yük oluyor!
2 MART 2015 ● YIL: 9 ● SAYI: 447
Fiyatı: 1 TL. (KDV dahil)
www.kenticitoplutasima.com.tr
Kent yapılanmasında artan trafik ve diğer sorunlar, toplu ulaşım hizmetlerindeki sefer sayılarını düşürüyor. Yolcu yığılmasına neden olan bu durum, kalite ve konforu engelliyor...
Kentiçi ulaşımda, konfora dönük yatırımlar sürerken, sahadaki kent yapılanmasından kaynaklanan sorunlar, bu çalışmaları engelliyor.
Özellikle, arazi planlama yanlışlıkları, hızlı nüfus artışı ile özel araç kullanım fazlalığı, olumsuz gidişte ana etmenlerden. 1980ʼli yıllarda
16 saat çalışıp, 250 km. giden araç için günlük ortalama 12 olan sefer sayısı bugün, yürüyen otoparklara dönüşen yollar, girilip çıkılamayan peronlar nedeniyle 5ʼe düştü. Gidilen
km. ortalama 350ʼye yükselirken, verilerin incelenmesi sonucunda ortaya çıkan tablo kaybın ne olduğunun gösteren önemli delildir...
“ŞEHİR 2.0”
ele alınacak
12 Martʼta gerçekleştirilecek “Şehir
2.0: Akıllı Şehir, Daha Akıllı Vatandaş”
konferansında teknoloji ve planlamayla birlikte şehirlerin nasıl daha yaşanır hale gelebileceği ele alınacak...
İstanbul Fulyaʼdaki Yapı Endüstrisi Merkeziʼnde (YEM) “ŞEHİR 2.0: Akıllı Şehir,
Daha Akıllı Vatandaş” konferansı Gelecekhane tarafından düzenleniyor. Açılış
konuşmasını Gelecekhaneʼnin kurucusu füturist Halil Aksuʼnun yapacağı
etkinlikte, farklı disiplinlerden gelen uzmanlar daha yaşanabilir şehirlere ulaşmak için gerekenleri konuşacak...
ÖZULAŞ’ı kutlama
ziyaretleri sürüyor
Temel nedenin aşırı trafik ve buna bağlı ticari
hızın düşmesi olduğu konusunda görüş birliğine varan uzmanlar, 1980ʼli yıllarda 30 km./
saat olan ticari hızın bugün 15 km.ʼye gerilediğini, işletme ve çalışma koşullarını ağırlaştıran bu durumun iyileştirilemezse, ilerleyen
zamanda nitelikli eleman sorunu doğuracağını da iddia ediyor. “Otobüs başına günlük
yolcu sayısı artarken, günlük sefer sayısı sürekli düşmesi kaliteyi düşürecektir” denilirken,
seyahat sürelerinin uzunluğuna bağlı olarak,
pik saatlerdeki doluluğun da şoför-yolcu arasında sorun olacağını öngörüyor...
Seçimli olağan kongresinde “Göreve Devam” vizesi alan Özulaş Yönetim Kurulu
Başkanı Göksel Ovacık ve yeni yönetimi kutlama ziyaretine gelenleri kabul ediyor...
İstanbullu şirket başkan ve yöneticileri, şirket merkezinde Göksel
Ovacık ve yeni yönetimine başarılar diledi. Gazetemiz adına yapılan
ziyarette, Ovacık, ziyaretten memnun olduğunu belirterek; “Değişimin gereklerini anlatarak, ortak aklı
kullanma yolunda hedefimizi doğru
yürüyeceğiz. Kurumsal anlayışla
yapılanma gereği artık net olarak
ortadadır. Eğer bu anlayışla ortak
aklı kullanırsak, bütün sorunları çözeriz. Bizim çalışmamızın ana ekseni bu olacaktır” diye konuştu...
SymbioCity kentsel
gelişimi mümkün
hale getirecek gibi
Bütüncül ve sürdürülebilir kentsel gelişimi teşvik eden “SymbioCity” yaklaşımı, kent işlevleri arasındaki potansiyel sinerjiyi bularak fayda sağlamasını ve etkinliğin ortaya çıkmasını
gerçekleştiriyor...
4’DE
Karsan-Italy Avrupa’da
Çanakkale
kayyumdan
kurtuldu
Karsanʼın yurtdışı açılım stratejisi
doğrultusunda Torino merkezli kurulan Karsan-Italy, Karsan üretimi
araçların Batı Avrupaʼdaki pazarlama, satış ve satış sonrası faaliyetlerini yürütecek...
8’DE
Çanakkale Özel Halk Otobüsçüleri
2015 yılı genel kurullarını yaptı. İki
listenin yarıştığı seçimde, Bali Günayʼın önderliğindeki birleşik liste
kazandı. Adaylardan Hasan Ateşʼin listesi 24 oy alırken, diğer birleşik liste 58 oyla seçimin galibi oldu.
TEMSA
VIP taşır
Bali Günay
Bilindiği gibi, daha önce kayyum
tarafından yönetilen Çanakkale
Özel Halk Otobüsçüleri bu seçimle normal yapılanmasına dönerek, halka hizmet vermeye
başladılar...
Türkiyeʼnin önde gelen otomotiv
şirketlerinden Temsa Global, yeni üretimi Safir VIP 41+1ʼi Saban
cı Centerʼda düzenlediği lansman toplantısıyla taşımacı ve basın mensuplarına tanıttı... 7’DE
İsmail
YÜKSEL
Onur
ORHON
M. Şevket
ERTURAN
BAŞYAZI
ARA DURAK
GÖZLEM
GELİŞMELER...
İLERDEKİ
YATIRIM...
YENİ BİR
DÜNYA
KURULUYOR...
2
2
3
DURAK
İŞGALİNE
BARİYER
İstanbulʼda durak işgallerine karşı yeni
bir çözüm için ilk adım atıldı. İBB Yol ve
Bakım Müdürlüğü Beylikdüzü Real Otobüs Durağı önünde araç işgaline karşı
bariyer kurma çalışmaları başlattı... 2’DE
TT.2:Layout 1 27.02.2015 20:52 Page 1
2
SEKTÖRÜN NABZI
2 MART 2015
İSMAİL
YÜKSEL
BAŞYAZI
Gelişmeler...
E
Mavi Marmara Başkanı Ramazan Gürler, İBB ve
İETTʼnin bu konudaki olumlu yaklaşımının önemli olduğunu ve pilot bölge olarak da kendi güzergahlarının seçilmesinin sorumluluk yükleyeceğini belirtti...
İşgale bariyer önlemi
İstanbulʼda durak işgallerine karşı yeni bir çözüm için ilk adım atıldı. İBB Yol ve Bakım Müdürlüğü
Beylikdüzü Real Otobüs Durağı önünde araç işgaline karşı bariyer kurma çalışmaları başlattı...
STANBUL’un Avrupa Yakası’nda kentiçi toplu taşıma
hizmeti veren Mavi Marmara
Ulaşım A.Ş., İBB ve İETT’ye
yaptığı başvuru sonucu, özel otoların işgallerine karşı önlem amacı ile otobüs durakları çevresine, İBB yol ve bakım müdürlüğü tarafından bariyer kurulma
çalışmaları başlattı.
Mavi Marmara A.Ş. Başkanı
Ramazan Gürler; “Beylikdüzü
Marmara Park Real Durağı’na
nizami olarak yanaşmakta zorluk çeken araçlarımız için bariyer talebimiz kabul edildi ve
İBB yol ve bakım müdürlüğü
tarafından çalışmalar başladı.
Otobüslerimiz yanaşmakta zorluk çekmekte ve bunun için de
cezai işleme tabii olmaktaydı.
Yazılı müracaatımıza cevap ve-
İ
ren İBB ve İETT ilk defa, İstan
bul genelinde uygulama olarak
bizim bölgede bir pilot çalışma
başlattılar. Hemen ilk günden
etkisini gösteren bu çalışma, diğer bölgelerde de uygulamaya
konulacak gibi görülüyor. Amacımız, İstanbul halkına kaliteli
bir hizmet sunmak. Bizden yardımlarını esirgemeyen İBB ve
İETT’ye teşekkür ederiz” dedi.
Gürler, ayrıca, şoförlere, işletmecilere uzmanların katılımı ile
trafik ve davranış kuralları, iletişim, halkla ilişkiler ve İETT mevzuatı ile eğitim seminerleri verdiklerini belirterek; “İşletmecilerimiz ve şoförlerimiz yolcu men
faatine uygun olması koşuluyla
her türlü paylışımı sunacaklardır. Çünkü, bizim işimiz hizmet
ve gönül işi” diye konuştu...
Boğaza 3 katlı bir
tünel daha geliyor
KATLI büyük “İstanbul Tüneli” adı verilen pro3
jeye göre, boğazın altından Küçüksu-Gayrettepe arası 3 katlı dev bir tünelle geçilecek. Karayolu ve metro sisteminin olacağı tünel, mevcut
metro hatları ve karayollarıyla entegre edilecek.
İncirliʼden Sögütçeşmeʼye yapılacak hızlı metro
hattı bu dev tünelin içinden geçerek Asya Yakasıʼna ulaşacak. Yeni metro hattının Kadıköy-Kar
tal-Yenikapı-Sarıyer metrolarıyla bağlantısı olacak. Mega tünelin TEM, E5 ve 3 köprüyle de karayolu bağlantısı sağlanacak. Çapı 18.80 metre olacak tünelin deniz yüzeyindeki derinliği ise 110
metreyi bulacak. Tünelin 3 katlı kesiminin toplam
uzunluğu da 6.5 km. olacak.
Her eve
otopark
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, otopark
sorununu çözmek için yeni bir yönetmelik hazırlıyor. Artık her daireye en
az bir otopark alanı zorunlu olacak...
EVRE ve Şehircilik Bakanlığı MesÇ
leki Hizmetler Genel Müdürlüğünce
yapılan çalışmayla, İmar Kanunu’ndaki
otopark maddesi revize edilecek, bu kapsamda yeni bir yönetmelik çıkarılacak.
Mevcut tebliğde her 3 ev için bir otopark
şartı bulunurken, artık her daire için en az
bir otopark şart koşulacak. Düzenlemeye
göre yeni yapılarda, otopark sorununu
kendi parseli içinde çözemeyen alanlarda
ise “Otopark Sertifikası” uygulanacak.
Türkiye’de ilk kez uygulanacak bu sistemde yol boyunca her daire için bir yer
ayrılacak. Tapuda, bu alanın belirlenen
bağımsız bölüme tescili kaydıyla sertifika
düzenlenecek. Konut, sertifikayla bir bütün olarak alınıp satılacak.
Park etmek
kolaylaşacak
OSCH’un akıllı sensörleri, bir
B
park yerinin dolu olup olmadığını algılıyor ve internet aracılığıyla
bu bilgiyi paylaşıyor. Online bağlantısı olan araçlara, bu bilgiler iletilirken, gerçek zamanlı olarak harita üzerinden gösteriliyor. Bu gerçek zamanlı bilgilerin kullanıcıların akıllı
telefonlarına veya doğrudan araçlarının navigasyon cihazlarına iletilmesi, sürücülerin külfetli park yeri
arama sürelerini kısaltıyor.
Bosch’un otomotiv elektroniğinden sorumlu yönetim kurulu üyesi
Dr. Dirk Hoheisel, “Bosch, bu çözümlerle söz konusu park etmek
bile olsa sensörler ve internet bağlantısının insanların günlük yaşam
larını nasıl önemli ölçüde kolaylaştırdığını gösteriyor. Çözümümüz,
sürücülere çok daha fazla rahatlık
sunuyor ve zamandan tasarruf etmelerini sağlıyor” dedi...
SNAF ile birlikte bekleyişimiz sürüyor.
Bu ara Ankara’dan gelen bilgiler aynı,
sakin ve kararlılığını koruyor. Geçtiğimiz
hafta sonu telefon görüşmemizde tekrar teyidi yapılan “yasa çıkacak” sözü üzerine,
diğer gündemlere yönelirken, acabalardan
çok nasıl yapacaklar, ne düşünüyorlar sorularıyla meşgul oldum?
Maliye Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı arasında konumun ele alınış biçimi de önemli.
El birliği ile bu konudaki girişimlerimiz
sürüyor. Hükümet kanadı, ülke genelini ilgilendirdiğinden TÖHOB olarak bizimle
görüşüyor. Bu nedenle de devamındaki girişimlerimiz bu çerçevede sürecek.
Elbette, İstanbul bu konuda aktivitesini,
etkinliğini şirket yöneticileri olarak ortaya
koyacaktır. Koymalıdır da...
Yurt geneli Özel Halk Otobüsçüleri adına kim ne yapabiliyorsa ortak anlayışa
zarar vermemek adına hepimizin kabulü
durumdur. Gelişmelerin devamı konusunu
ele almak gerekiyor elbette. “Bu konuda
neler yapılabiliriz” konusunu TÖHOB olarak ele alıyoruz.
Konuya müdahil olma noktasında, katıkı sunma noktasında bütün arkadaşların
elini taşın altına koymaları gerektiğini zaten
işin başında dile getirdim.
Şimdi de aynı kanaatteyim. Çünkü, sorun hepimizin ortak sorunu. Ancak, iyi neyetlede de olsa ferdi müracaatlar yerine birbirimizi bilgilendirerek hareket etmekte fayda var. Bu şekilde hareket edersek, istenmeyen ve hoş olmayan durumlarla karşılaşmamış oluruz.
Bugün geçmişten günümüze yaşananlar,
yaşadıklarımızın hepsi takdir edilmiş yaşanması gereken şeyler.
Gelişmeler bizi bir olmaya yöneltici. Aslolan bunu görmek ve bunun önceliği ile hareket ederek birbirimize yakın durmaktır.
Burada, söz konusu olan hepimizin çıkarı ve kazancı. Aksi takdirde yaşanacak
olan ufak bir tutarsızlık ve farklı bakış açısının sonucu hepimizi etkileyecek.
Hala ötekileştirmeyle kimse bir yere gidemez. Suni gündemler yerine doğru gündemlerle uğraşmakta fayda var.
Kanaatimce, vakit geçirmeden herkes,
her şehirde hizmet veren yönetici durumda
olan herkes, geleceği etkileyecek sonuçları
olacak değerlendirmelere ulaşma adına istişareyi sürdürmeli.
TÖHOB ve İstanbul Özel Halk Otobüsçüleri Esnaf Odası esnaf çıkarlarını her şeyin
üstünde görür. Bakışını da bu çerçevede belirleyerek yoluna devam eder.
Bu dünde böyleydi.
Bugünde böyle yarın da böyle olacak.
Başka türlü düşünmenin imkanı da yok.
ONUR
ORHON
[email protected]
ARA DURAK
İlerdeki yatırım!..
Ö
ZEL Halk Otobüsü işletmeciliği değişen mali koşullarda, maliyetlerin
artması nedeniyle zor günler geçirmektedir. Diğer taraftan, yolculuklar karşılığı elde edilen gelirler de değişmemektedir.
Sosyal politikaların ağır basması sonucunda engelli, yaşlı vb. çok sayıda ücretsiz
yolculuk yaratılmış olması da bu olumsuzlukların giderilmesinde önemli engel oluşturmaktadır. Hangi işletmeci esnaf ile konuşsanız dertli ve yakınma içinde olduğunu görüyorsunuz. Elbette, eski kazançlı
günler olmayacaktır. Ama hiç olmazsa işletmelerin sürdürülebilirliğini koruyucu
önlemler alınması gerekmez mi?
Bu sorunun yanıtını hem merkezi,
hem yerel yönetim yetkilileri vermek durumundadır. 2014 yılının ilk altı aylık döneminde otobüs üretiminin yüzde 30’lar
seviyesinde gerilediği OSD raporlarından
biliniyor. Bu aynı oranda satışlara da yansımış durumdadır. Belediyelerin de bu yıl
alım yapma olanağı sınırlıdır. Bu rakamlarda, başta, İETT olmak üzere ESHOT ve
EGO katkıları da bir başka gerçektir.
Özel Halk Otobüsü sisteminin sürdürülebilirliği öncelikle, gerekli zamanlarda
araçların yenilenmesi ile bağlantılıdır.
1980’lerin filosu 2000’lerin başlarında
değişmiş ve bugünlere sistem ulaşmıştır.
Şimdi de bu filonun 2015’lerden itibaren
değişimi ve yenilenmesi zamanı gelmiştir.
Bu yönde şirketler, İETT, İBB ellerinden gelen tüm olanakları seferber etmeli,
esnafı zorlamayacak modelleri ortaya koymalıdır. Üretici firmalar da bu eyleme destek vermelidir. Yoksa, bu şekilde giderse
2015’de de otobüs üretimi gerilemeye devam edecektir.
Her kesim tercihini yapmalı, bakışını,
stratejisini, uygulamalarını buna göre düzenlemelidir. Yoksa, top yekun herkes bu
işten zarar edecektir. İleri dönük bir yatırım yapmanın herkese yansıyacağını bilmek ve buna göre hareket etmek gerekir...
TT.3:Layout 1 27.02.2015 20:58 Page 1
GÜNDEMİN İÇİNDEN
2 MART 2015
Trafik sigortasında
“Akıllı şoför” dönemi
Türkiyeʼde “Akıllı araba kullanma dönemi” başlıyor. Çünkü, sigorta şirketleri sürücünün her hareketine göre prim değerlendirmesi yapacak...
T
RAFİKTE yeni bir dönem başlıyor. Araçlara
yerleştirilecek telematik
sistemiyle artık sigorta şirketleri direksiyon tutuşunuzu, hatta, sinyal verip vermediğinizi
bile takip edecek. Bu sayede iyi
sürücülerin cebinden daha az
para çıkacak, kurallara uymayanlar ise yüksek prim ödemek
zorunda kalacak. Kasko primlerini yüzde 30 düşürecek “Kara Kutu” sistemi, CSC ile Tür
kiye’ye geliyor. Araçlara sonradan, ya da üretimde entegre
edilebilen telematik sistemiyle
ilgili bilgi veren CSC Türkiye
Genel Müdürü Alev Alp Esen,
kasko trafik sigortasında devrim gibi yenilikler yaşanacağını söyledi. Sigortada fiyatlan
dırmaya temel oluşturan yaş ve
cinsiyet gibi kriterlerin yerini
kullanım şeklinin alacağını belirten Esen; “Uçaklardaki ka
ra kutuya benzetebileceğimiz
telematik sayesinde, kurallara uyanlar yüzde 30’a ka
dar daha az prim ödeyecek”
dedi. Telematik sisteminin uy-
gulamaya geçmesiyle birlikte
kasko ve trafik sigortalarında
fiyatlandırma modelinin tamamen değişeceğini belirtti.
Esen, şöyle konuştu; “Telematik, uçaklarda bulunan
kara kutu sisteminin bir benzerini motorlu taşıtlara getiriyor diyebiliriz. Aracın ko
num bilgisini, sürücünün sü
rüş biçimini, kurallara uyup
uymadığını kayıt altına alan
telematik sayesinde, yaş ve
cinsiyet gibi fiyatlandırmada
temel oluşturan değişkenlerin yerini, temelinde kullanımın bulunduğu bir sistem
alacak. CSC olarak, Amerika’da yaklaşık 8 Milyon ara
cı kapsayan büyük çaplı bir
projeyi 6 ay gibi kısa bir sürede tamamladık...”
Esen, telematik sisteminin
üretim aşamasında da entegre
edilebildiğini kaydederek; “Şu
an, başta, Japon üreticiler ol
mak üzere bazı firmalar araç
lara fabrika çıkışında bu sistemi entegre ediyor. İtalya’da yaygın olarak kullanılan
‘‘
Telematik, “Kara Kutu”
gibi çalışacak. Bu da,
kazalar için çok önemli
sistemin ülkemizde de kullanılabilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu uygu
lamanın 2-5 yıl aralığında
sektörün geneline yayılacağı
öngörülüyor” dedi.
Esen, telematik yeni servislerin de geliştirileceğine dik-
kat çekti. Esen, “Çalınan araç
ların takibi, otomatik acil du
rum çağrısı, arızaların servise bildirimi ve yakıt tasarrufu gibi yeni servisler güven
li ve ekonomik bir yolculuk
sağlayacak. 2015 Ekim’den
itibaren Avrupa’da üretile-
cek bütün araçlarda ‘eCall’
denilen acil çağrı sisteminin
bulunmasının zorunlu kılınması da telematik kullanımı
nı destekleyici bir unsur olacaktır. Bu konu, trafik kazaları için de çok önemli bir gelişmedir” diye konuştu.
Bilanço artıyor
MNİYET Genel Müdürlüğü Trafik Daire BaşkanE
lığı verilerine göre, trafik kazalarındaki ağır bilançoyu ortaya koyuyor. 2014 yılında, polis ve jandar-
Türkiye genelinde, 2014ʼte 1 Milyon 198 Bin 282 trafik kazası meydana
geldi. Kazalarda, 3 Bin 494 kişi öldü, 283 Bin 805 kişi de yaralandı...
manın sorumluluk sahasında ölümlü, yaralamalı ve
maddi hasarlı toplam bir milyon 198 bin 282 trafik kazası meydana geldi. Kayıtlara bu kazaların 2 bin 838'ü
ölümlü, 165 bin 129’u da yaralamalı trafik kazası olarak geçti. Bir milyon 30 bin 315 kazada ise maddi hasar
oluştu. Hastaneler hariç kaza yerinde 3 bin 494 kişi yaşamını yitirdi. Kazalarda yaralananların sayısı ise 283
bin 805 kişiyi buldu. Ölümlü trafik kazalarında, 2013
yılına göre 2014’te yüzde 6.4 oranında düşüş, yaralanmalı trafik kazalarında ise yüzde 4.3’lük bir artış oldu.
Kuralları ihlal eden yaya, yolcu ve sürücülere 13 Milyon 604 Bin 354
adet tutanak tutuldu. 2 Milyar 814 Milyon 614 Bin 66 TL. ceza kesildi...
GÖZLEM
Yeni bir dünya kuruluyor...
İ
LERİ teknoloji ile oluşan yeni
üretim ilişkileri, dünyayı yeniden şekillendiriyor. Kentlerin öne
çıkarıldığı bu yeni düzende, nüfus
yoğunluğu kentlere kaydırılarak,
aidiyet hissiyle yeni birlikteliklerin
kapsısı açılırken, insan odaklı kentleşme süreci yoğunlaşıyor.
İnsan odaklı kentleşme kavramının, ileri teknolojinin çizdiği sınırlar içerisine alınarak yapılan tanımlamayla insanı baz aldığını unutmayalım. İşin bu noktası, henüz kendisini belli etmese de genel
gidişat, dünya nüfusunun yüzde
70’i aşan bölümünü, kentlerde toplayacak düzenleme bize bu yöne gidişin ipuçlarını veriyor.
Arada telaffuz edilen global yapılanma ve kaynakların kontrolu
güvenli enerji kaynaklarının güvenli iletişim ağlarının, güvenli ulaşım ağlarının ihdasına varan kontrol merkezli güvenlikli yapı kavramı, kentlerin insan odaklı ama
herkes için sürdürülebilir biçimde
yapılandırılması söz konusu.
Yapılanların tamamının insan
yaşamını kolaylaştırıcılığını, sadece
oluşturulan sunucular aracılığı ile
sunuyor olması, bizi düşündürmesi
gereken ana nokta oluyor. Diğer bir
deyişle gelişen teknolojinin oluşturduğu zaman, bu dilimine bağımlı bir yapılanma ve yaşam kolay
lığı anlamına mı geliyor? Bizim bu
anlamda bir gelişimden söz etmemiz mümkün mü?
Temel soru, insan odaklı olma
ile ne amaçlandığı? Devamında ki
soru da insan odaklı yapılanma kriterlerinin ne derece insan kontrolünde olacağı... ileri teknolojinin
sağladığı kolaylıklar, kendi çerçevesini çizerek bizi o çerçeve içine hapsederek mi kolaylıklar sunuyor?
Yoksa, tamamen bize bağlı bir
zaman dilimiyle ilerlemeler mi oluyor? Elbette ikinci soruda ki gibi bir
şey yok. Yeni yapı kendi sınırlarını
çizen bir yapı ve insan odaklı da
olsa insaniliği de bu çerçeveye alarak yönlendirici.
İşin bu tarafından bakarak gelişmeleri değerlendirdiğimizde neler yapmalı nerede durup gelişimi
nasıl değerlendirmeliyiz meselesi
önemli. Kentiçi toplu ulaşım algısı
kentlerin yeni yapılandırılan yüzüne uygun gelişerek yapılanmalı.
İşin bu tarafı iki kere iki gibi net
ve kesin. Peki, kentiçi ulaşım söylendiği gibi kent yapılanmasıyla
müşterek ele mı alınmalı yoksa,
kent yapılanmasını tamamlayan
unsur olarak mı ele alınmalı?
İki nokta arasındaki en keyifli ulașım.
SORUN ÇOK BÜYÜK
Geçen yıl trafik kurallarını ihlal eden yaya, yolcu
ve sürücülere toplam 13 milyon 604 bin 354 adet tutanak düzenlendi. Cezaların 6 bin 211'i yayalara, 7 bin
746'sı da yolculara kesildi. Kesilen cezaların toplam
miktarı ise 2 milyar 814 milyon 614 bin 66 liraya ulaştı.
Trafik kontrollerinde alkollü araç kullandığı gerekçesiyle geçen yıl 114 bin 239 sürücünün ehliyetine geçici süreyle el konuldu. 2014'te, 2013 yılına göre
alkollü araç kullan sürücü sayısında yüzde 8.6 oranında
düşüş yaşandı. Kırmızı ışıkta geçme, aşırı hız yapma, ehliyet kemeri takmama, hareket halinde cep telefonuyla konuşma gibi ihlallerden 100 ceza puanını dolduran 22 bin 220 sürücünün de ehliyetine el konuldu.
Türkiye’de son güncellemelere göre, trafiğe kayıtlı 18 milyon 828 bin 721 motorlu araç bulunuyor.
Bu oran bir önceki yıla göre, geçen yıl yüzde 5 oranında artış gösterdi. Halen, 25 milyon 972 bin 519 kişi
de sürücü belgesi bulunuyor...
Yolcularına konforlu ve güvenli bir seyahat, sürücüsüne maksimum performans sunan
Isuzu Novo Ailesi ile standartlarınızı yükseltin.
NOVO - NOVOLUX - NOVO ULTRA
“Sürücüye
en az 6 ay
şöfor eğitimi
verilmeli”
TO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Bezci,
A
servis, otobüs, minibüs ve taksi sürücüleri için yeterli eğitimleri içeren bir sertifika
programı zorunluluğu getirilmesini istedi. Servis, otobüs, minibüs ve taksi gibi ticari araç
sürücülerinin trafik işaret ve kurallarının dışında, kılık kıyafetten, ses tonuna, stres yönetiminden, davranış modellerine kadar geniş bir alanda eğitime tabi tutulması gerektiğine dikkat çeken Bezci, “Yaş ve süre sınırı
can taşıyan sürücüler için elbette önemli
ancak, yeterli değildir. Bu alanlarda çalışacak olan sürücüler için okullar açılmalı
ve en az 6 ay sürecek eğitimlere tabi tutulmaları gerekmektedir” dedi...
M.ŞEVKET
ERTURAN
www.isuzu.com.tr
www.facebook.com
m/IsuzuTurkiye
www.facebook.com/IsuzuTurkiye
www.twitter.com/IssuzuTurkiye
www.twitter.com/IsuzuTurkiye
dDóUÔ0HUNH]L,6=
dDóUÔ0HUNH]L,6=
İşin bu tarafı, gelişmişlik düzeyi
ile ilgili bir şekillenmedir. Bizim
gibi ülkeler açısından bu değişim
yeni fırsatları ortaya çıkarıyor.
Krizlerle birlikte gelişimi kavrayanları öne çıkaracak bir döneme
giriyoruz. Lakin, Türkiye deki yapı,
hala eski algıyla, yeni anlayışı ve
yönlenişleri yorumlamaya dayalı!
O zaman da işler sarpa sarabiliyor.
Bugün kamu yapılanmasıyla kentler kavramı ağırlıkta. Demek ki, belediyeleri güçlü olacak bir kent yapılanması söz konusu. Demek ki
belediyelerin güçlü fon desteği alması sağlanacak.nitekim dünya genelinde İsveç Kaynaklı bir yaklaşım kollarını sıvamış durumda.
Bütüncül ve sürdürülebilir kent
sel gelişimi destekleyen ve de adına
“SymbioCity” denilen bu yaklaşım, doğal kaynakların idareli kullanımı için işbirliğini ve buna dönük kentsel teknoloji sistemlerinin
kullanılmasını öneriyor. Bütünleşik
kullanımı eksen alan bu anlayış her
türlü adaptasyona açık olmayı da
gerektirdiğinden ilerisi açık.
Kısaca, belediyeleri güçlendiren bir kent ekonomisinin kontrolu
ve uygun bütünleşik yapıya müsait
kentler, ortak hinterland oluşturularak bunların bütünleşik sistemle
çalışan kentler olarak ortaya çıkacak biçime sokulmasının önünü
açıyor. Gelişmiş ülkelerin kent ekonomilerinin ülke ekonomilerine
destek vereceğini kavraması ortak
kontrollü yapıyla globalleşme ağlarının oluşmasını da öne çıkarıyor.
Yeni gelişmelere gebe karmaşık
görünen ama, aslında ortak akılla
ve bütünleşik kentlere varan bir her
şehirde ayrı işletme ile toplu taşımanın yapılması değil. Bütünleşik
şehirlerde tek şirketin ağ oluşturması döneminin kapısı aralanıyor.
Ülkemizdeki AK Parti iktidarı
bu gelişimi görerek, dikey büyüme
trendiyle sahaya çıktığı için başpehlivan olarak yönlendirici. Şimdi
işin ikinci evresi yaşanıyor. Burada
saha hakimiyetinde kurumlaşma
algılı ortaklıklar ve buna dayalı yapının tesisi söz konusu. Bir sabah
bakacağız ki, Sakarya-Kocaeli-İstanbul-Tekirdağ-Edirme, tek bir
çerçevede ulaşım yapılanmasını ku
rarak tek şirket üzerinden hizmet
vermeye başlamış. Bekleyip göreceğiz. Kimin ne düşündüğü, ufku
ne kadar olduğu ortaya çıkacak.
Eee... özel taşımacılarımız başta olmak üzere ilgili ve bilgililerimiz umarım bu kıssadan hisse almışlardır umarım...
TT.4:Layout 1 27.02.2015 20:59 Page 1
4
KENT VE YAŞAM
2 MART 2015
YEŞİM
AYÖZ
SymbioCity kentsel
gelişimi mümkün
hale getirecek gibi
SATMD
Önlem almıyoruz...
S
Bütüncül ve sürdürülebilir kentsel gelişimi teşvik eden “SymbioCity” yaklaşımı, kent işlevleri arasındaki potansiyel sinerjiyi bularak
fayda sağlamasını ve etkinliğin ortaya çıkmasını gerçekleştiriyor...
S
ÜRDÜRÜLEBİLİR şehircilik konusunda İsveç
kaynaklı bir yaklaşım ve
deneyim paylaşan SymbioCity, EMBARQ Türkiye-Sürdürülebilir Ulaşım Derneği tarafından bu sene ikincisi gerçekleştirilen ve gelenekselleşen Yaşanabilir Şehirler Sempozyumuʼnda tanıtıldı. “Simbiyoz” ya da, “Ortak yaşam” organizmaların karşılıklı fayda
amacıyla biraraya gelmesi anlamına geliyor ki SymbioCity
yaklaşımı da doğal kaynakların idareli kullanımı konusun
da kentsel teknoloji sistemlerinin kullanımını içeren bütünleşik bir yaklaşımı kapsıyor.
Farklı aktörlerin 12 sene
önce bir araya gelerek sürdürülebilir kentsel gelişim konusundaki uzmanlık ve tecrübelerini bir yöntem dahilinde kur
guladıkları ve 12 sene boyun
ca geliştirdikleri söz konusu
yaklaşım, yapılması gerekenleri ve ne şekilde yapılacaklarını tanımlıyor.
ZORLU FIRSAT
En büyük sorun
entegrasyonsuzluk
2050 yılı için öngörülen %70 oranında küresel şehirleşme ve %22 oranında
araç sahipliğine baktığımızda, kuşkusuz önlem alınması gerekmemiz kesin...
MBARQ Türkiye’nin orE
taklarından biri, Avrupa Komisyonu 7. Çerçeve Programı
kapsamında desteklenen 25 adet
ulusal ve uluslararası kuruluşun
ortaklığı ile yürütülen “SOLUTIONS- Sharing Opportunities for Low carbon Urban
TransportatION” Projesi son
çalıştayı Akdeniz Bölgesi ülkelerinin katılımıyla 5 Şubat 2015
Perşembe İTÜ Maçka Kampüsü’nde gerçekleşti. 16. CODATU Konferansı’na paralel olarak
düzenlenen etkinlik çerçevesinde, Akdeniz Bölgesi Ülkeleri’nin yerel yönetimlerinin sürdürülebilir ulaşım için ihtiyaç duydukları konularda yapılan tespitler sunuldu. Çalıştayın devamında ise, sürdürülebilir kentsel hareketlilik planları, kent içi lojistik
ve temiz araçlar konusunda kapasite artırıcı eğitimler verildi.
ÖNLEM ŞART
Farklı ülkelerin ortak sorunlarına ve bunlara ilişkin ortak çözümler bulmanın önemine değinen SOLUTIONs Proje Yöneticisi Pınar Köse, farklı uygulama-
ları paylaşmak ve net çözümler
üretebilmenin öncelikli amaç olduğundan bahsetti. 11 farklı şehirden 39 katılımcı ile Kocaeli’nde gerçekleştirilen çalıştayın
sonuçlarını sunumunda paylaşan
Pınar Köse, en fazla eksikliğin
olduğu temanın “Kent Lojistiği”
ve “Sürdürülebilir Kent İçi Ulaşım Planları” olduğunu belirtti.
Şüphesiz ki, her kentin kendine göre farklı problemleri var.
Kazablanka’da yapılan çalışamalar sonucunda, kentiçi ulaşım
planının uygulandığı görülürken, düzensiz kent içi toplu taşıma sistemleri ile yaygın özel
araç kullanımı en büyük sorunlar
olarak göze çarptı. Transportation Research Institute (TRI) Araştırmacısı Dr. Ayelet Galtzur,
sunumunda İsrail, Tel-Aviv’deki
kent içi ulaşım sorunları ve çalışmalarından bahsetti. Türkiye’ye benzer bir şekilde, İsrail’de
de ulaşım sektörü bünyesinde bir
çok mevkinin yer aldığından ve
sorunlara ortak çözümler getirilmeye çalışıldığından bahseden
Dr. Galtzur, ilk Metrobüs (BRT)
sistemini kurduklarını, bisiklet
paylaşım sistemleri ve park etdevam et sistemlerinin kurulması ve yaygınlaştırılması için çalışmalara hızla devam edildiğini
de açıkladı. Çalıştay bitiminde
ortaya çıkan ortak bir sonuç da,
mevzuat eksiklikleri oldu.
Mevcut yönetmeliğin eksiklerinin bir an önce giderilmesi,
geliştirilmesi gerekliliğinin yanı
sıra uygulanabilirlik ve bilinirlik
konularında da ciddi problemler
olduğu görüşünde hem fikir olun
du. Uzmanlar, farklı şehirlerdeki
çalışmalar sonucunda karşılaştıkları dört temel alandaki ihtiyaç
ve boşluk analiz sonuçlarını paylaştı. Fransız Ulaşım ve Şehir
Planlama Enstitüsü IFSTTAR
Proje Sorumlusu Laetitia Dablancın Kent Lojistiği sunumunda; “Kent lojistiğinin çevresel
anlamda büyük etkisi var. Emisyonların büyük çoğunluğunu kapsıyor. Aynı zamanda
hava kalitesi ve gürültüye etki
yapıyor. 20 sene önce kent dışında yer alan antrepolar artık
menrkezde. Bu bağlamda antrepoların entegre olması çok
önemli” diye konuştu...
Her türlü bağlama adapte
olabilen SymbioCity yaklaşımı, Stockholmʼun bağımsız
bir finansman modeline sahip
oluşuyla da destekleniyor ve
bu şekilde yerel idareler sürdürülebilir girişimler konusun
da ileriye yönelik daha esnek
kararlar alabiliyor. İmar, arazi
ve arsa planlaması konusun
da tek yetkili kurum olan belediye, merkezi hükümetten
aktarılan finansmanı kendi insiyatifiyle kullanıyor.
Şehir ekonomisinin ülkelerin ekonomik büyümesi konusunda hayati bir önem taşıdığı bilinen bir gerçek. Zorlukları fırsatlara dönüştürmeyi esas alan SimbioCity yaklaşımının hareket noktası ise
şehirlerin insanlar için tasarlanması. Önerilen ve uygulanan çözümlerin insanlar tarafından ne şekilde algılandığı
ve yaşam kalitesine etkisi bu
bağlamda büyük önem taşıyor. Bu noktada bir diğer vurgu da “Katılımcılık” konusun-
da. SimbioCity, şehir ortamından etkilenen tüm paydaşları
sürece dahil etmeye çalışıyor,
yönetim ise hem düşey, hem
de yatay bir ilişki şemasını benimsiyor. Bu şekilde farklı yak
laşımlarla çalışan merkezi ve
yerel hükümetin çalışmalarının iş birliği içerisinde ilerlemesi sürecin başından itibaren farklı bakış açılarını biraraya getirip dahil olmalarıyla
sağlanıyor.
SymbioCity yaklaşımının
kavramsal modelinin merkezinde insan unsuru yer alıyor.
Kalkınma konusuna da odaklanan SymbioCity, insanların
rahat ve sağlıklı olmasını, emniyette hissetmesini sağlamak, yaşam kalitelerini yükseltmek gibi hedeflere sahip .
Bu hedefler; master planlar ve
mimarlık; konut, hizmetler ve
sanayi olmak üzere kentsel
fonksiyonlar; ulaşım; peyzaj
planlaması; enerji ve atık olmak üzere muhtelif şehircilik
sistemleri ile destekleniyor.
Bu noktada en önemli bileşen ise bütüncül bir yaklaşımla bu başlıkları ele alarak
sinerji oluşturmak ve her şeyi
sıfırdan başlamak yerine mevcut durum üzerinden yeniden
inşa etmek. SymbioCity yaklaşımı, ulaştırmanın bir hareketlilik değil, bir “Erişilebilirlik” meselesi olduğunu vurguluyor. Ulaşımın yaya olarak
başlamasına ve yaya olarak
tamamlanmasına odaklanan
SymbioCity yaklaşımı, trafiği
azaltmak için nihai hedeflere
bakılması gerektiğini savunuyor. Bu anlamda Stockholmʼde sürdürülebilir ulaşım için
geliştirilen çalışmalardan biri
de kentsel hareketlilik konusunda karşılaştırmaları kapsayan Kentsel Hareketlilik Stratejisi. Yüksek kapasiteli ulaşım türlerinin kullanılmasını,
bu ulaşım türlerinin daha hızlı
ve daha etkili olmasını kapsıyor. Bu bağlamda araba kullanımından çok toplu taşımayı
ve bisiklet kullnımını teşvik
eden Kentsel Hareketlilik Stra
tejisi yürümeyi öneriyor...
“Akıllı Kent” geleceği etkiliyor
“Erişilebilir ve
entegre kentler
oluşturmak için
mevcut modelleri
geleceğe dönük
iyileştirmek şart”
diyen uzmanlar,;
“Ancak, o zaman
ʻAkıllı Kentʼlerin
geleceği kurulur”
diyorlar...
CAK’ta Washington’da DünO
ya Kaynakları Enstitüsü, EMBARQ ve Dünya Bankası’nın düzenlediği Transforming Transportation Konferansı’nın bu yılki teması
“Ortak Refah için Akıllı Şehirler”
olarak belirlendi. Sürdürülebilir kent
ler için “3K” kavramı yani; “Kompakt, Kapsayıcı ve Koordineli” olması gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda, oturumlarda hem kentlerdeki ulaşımı ve hareketliliği içeren akıllı uygulama örnekleri, hem de yenilikçi ortak kullanım girişimleri ön
plana çıktı. Şehirlerin sürdürülebilir
kentiçi ulaşım adına zamanında harekete geçmesi için iki seçeneği bulunmaktadır. İlki, otomobil odaklı
şehirler inşa etmeye devam ederiz
ve sürdürülemez yollarda sıkışıp kalırız. İkincisi ise, daha kapsayıcı, erişilebilir ve birbirine bağlı şehirler
oluşturmak için mevcut modelleri
iyileştiririz. Kentiçi yenilikçi ve akıllı hareketlilik seçeneklerini takip
etmek, kentlerin otomobil odaklı büyümesini engeller ve kapsayıcı ekonomik büyümeyi canlandıran hayat
kalitesini de iyileştiren stratejileri
benimsemelerine katkı sağlar, büyümesine yardım edebilir.
Kuzey Amerika ve Avrupa’da
yoğun olarak kullanılan otomobil ve
yolculuk paylaşımı sağlayan uygulamalar Uber, Zipcar ve Buzzcar ile
ilgili akıllı paylaşım çözümleri katılımcıların ilgi odağı oldu. Mevcut uy
gulamalarda araç paylaşımının ulaşım amacı ile iki şekli bir de üçüncül
uygulama sayılabilecek sosyal ve
kültürel amaçlı yolculuk görünmektedir. Uygulamaların ilki “yolculuk
paylaşımı” olarak adlandırılan herhangi bir kişinin sahibi olduğu otomobilin, aynı rotada ya da aynı yöne
giden insanlarla paylaşılmasıdır. Bu
durumda ya otomobil sahibi sürücü
ya da eşlik eden kişi olabilirsiniz.
İkincisi bir şirkete ait otomobili, birçok insanın kiralayıp ortak kullanmasıdır. Bu iki paylaşım uygulaması
nın da amacı; kentiçi bireysel otomobil kullanımını azaltarak, fosil ya
kıt kaynaklı kirleticilerin atmosfere
saldığı sera gazı miktarını azaltmak
ve ekonomik tasarruf sağlamaktır...
ADECE 20-23 Şubat 2015 tarihleri arası
ve 23 Şubat 2015 saat 17.45’e kadar, basına
yansıyan trafik çarpışması haberleri sonucu
31 kişi hayatını kaybetmiş, 181 kişi de yaralanmış... Biz yollarda ölüyoruz, yaralanıyoruz
ve sakat kalıyoruz ama bir türlü karar verenler
bir araya gelip de bu konu da karar veremiyorlar ve biz yine ölmeye devam ediyoruz.
Gündem çok yoğun, ülkem çıldırmış gibi, her gün gencecik insanlar hayatını kaybediyor, kadına şiddet, işsizlik, ekonomik sıkıntılar hepsi her gün yaşanıyor. Seçim yaklaşıyor, gündem karışıyor. Siyasiler her gün bir
konu ile ilgili konuşuyor, seçim bildirgeleri
hazırlanıyor. Aday adayları kendi tanıtımlarını hazırlıyor. Tüm bunlar olurken, biz yine
yollarda ölüyoruz, yaralanıyoruz ve sakat kalıyoruz. Hep 3. Sayfa haberi olarak ve her
zaman ötelenen bir sorun halinde trafik çarpışmaları ile yaşamamıza devam ediyoruz.
Hiçbir siyasi bu konuyu dikkate almıyor;
seçim bildirgesine ulaşım ile ilgili projeler yazılıyor ama trafik mağdurları ile ilgili hiçbir
cümle yazılmıyor. Adalet biz trafik mağdurları için hiç olmadı çünkü hep kader olarak
değerlendirildi ve giden gitmiş, kalanı kurtaralım dendi. Sigorta, rehabilitasyon, hastane
ve sonrasındaki bakım hizmetleri ise her
zaman var gibi gösterildi ama yok oldu.
Biz resmi olmayan rakamlara göre her yıl
10.000 kişiyi yollarda kaybediyoruz, en az
250.000 kişi yaralanıyor ve FEVR’in araştırma
sonucuna göre, her yıl hayatını kaybeden kişi
sayısı kadar insanımız da sakat kalıyor. Bu
sayı karar verenlere az mı gözüküyor acaba?
Bir söz vardır; “bir kişinin ölümü trajedi, bir
milyon kişinin ölümü ise istatistiktir...” Trafik mağdurları istatistik olarak algılanmaya
devam ediyor. Denetimin sürekli olması için
ve mevcut yasaların uygulanması için daha
ne bekliyoruz? Çarpıyor, kaçıyor, bir yada birçok insanın yaşam hakkını elinden alıyor, lütfen tutuklanıp, ilk duruşmada serbest bırakılıyor ve temiz giyinip, pişmanım dediği için
ve taşkınlık yapmadığı için iyi hal nedeni ile
cezası iniyor, genelde para cezasına çevrilip
dava bitiyor. Biz uğraşıyoruz yıllarca dava
için, tazminat hakkı için ve sonunda daima
ve daima tek başımıza kalıyoruz.
Oysa, cezaların caydırıcı olması ve mağdurların haklarına ulaşabilmeleri, bizim gelişmiş ülke standartlarına ulaşmamızın bir
göstergesi olacaktır. Mağduriyete neden olan
faktörlerin belirlenip tespit edilmesi, benzer
mağduriyetlerin tekrarlanmaması için gerekli
önlemlerin alınması ve yasal düzenlemelerin
hayata geçirilmesi de yeni mağduriyetlerin
yaşanmaması için en önemli etkendir. Özellikle trafik çarpışmalarında ve ülke çapında
gerçekleşen yol güvenliği projelerinde meydana gelen çarpışmalar ve çarpışmalar sonucunda alınan/verilen cezalar, yaşanan mağduriyetler tam anlamı ile incelenip, olmaması
için gerekli önlemler alınsa ve uygulansa hala
yollarda 10 Bin insanımızı kaybeder miyiz?
Trafik mağdurları, trafik çarpışmaları sonucu oluşan çok büyük bir topluluktur. Din,
dil ve ırk ayırt etmeden, genç yaşlı dinlemeden, ölen, yaralanan, sakat kalan ve geride kalanlar topluluğu. Dünyada, ülkemizin her
tarafında ve neredeyse artık her evde…
Trafik çarpışmaları ve çarpışma sonucu
yaşanan sorunları oluşturan etkenler ahtapot
gibi pek çok koldan oluşur. Bu sorunun ilgili
kurumları da her bir aşamada farklılık gösterir. Trafik mağdurları, çarpışma sonrası her
kurum ile ayrı ayrı uğraşmak ve hakkını aramak için çaba göstermek zorundadır.
Çarpışma olduğu anda hemen acil yardım gerekmektedir. Bu anda, Trafik Mağdurları Sağlık Bakanlığı ile karşılaşır. Ambulans
ve acil yardım sonrasında hastane tedavisi
gelir. Ölümlü ve yaralanmalı çarpışmalarda
polis soruşturması yapılır ve polis çarpışma
dosyasını hazırlar, polis geldiği andan itibaren
trafik mağdurları İçişleri Bakanlığı ile muhattaptır. Polis soruşturması bittikten sonra yargı
süreci başlar ve trafik mağdurları Adalet Bakanlığı ile karşı karşıya gelir. Bu arada sigorta
şirketleri devreye girer. Eğer çarpışmada yol
kusuru varsa Ulaştırma Bakanlığı ve Belediyeler de trafik mağdurlarının muhatabı olur.
Trafik çarpışmalarında en büyük sorun, çarpışma sonrasında yaşanan ve ödül gibi cezalarla sonuçlanan, mağdurların mağduriyetini
daha da artıran yargı sürecidir.
Genelde kadermiş anlayışı Yargı döneminde hala devam etmekte, giden gitmiş, kalanı kurtaralım düşüncesi, dava sürecinin her
aşamasında kendisini göstermektedir. Özellikle “çarpıp-kaçma” artık bir alışkanlık haline gelmiş ve hakim takdirinde bir karar
olduğu için de, basit bir trafik davası olarak
görülmeye devam etmektedir. AB ülkelerinde çarpıp kaçmak, “yaşam hakkı ihlali”
olarak yargılanmaktadır.” Oysa, çarpıp kaçmak bir kaza değil, bilinçli olarak bir insanın
yaşam hakkını ihalal etmektir. Hukuk davasında çıkan tazminatlar ise hiçbir yaptırımı
olmadığı için, zaman aşaması sonunda ödenmeden yok olup gitmektedir.
Çarpışma sonrasında alınacak ve alınması gereken rehabilitasyon ve psikolojik destek sürecinde de Aile ve Sosyal Politikalar
Bakanlığı devreye girer. Bir de çarpışma sonrası sakatlıklar vardır. Uzun, yıpratıcı ve çözümsüz süreçtir mağdurların yaşadığı.
Haklarımızı, bu haklara nasıl ulaşacağımızı, davamıza nasıl sahip çıkacağımızı ve
haklıyken nasıl haksız duruma düşmeyeceğimizi hala bilmiyoruz.
Bizim için, yani, trafik mağdurları için
adalet ve adaletin en önemli sorunu...
TT.5:Layout 1 27.02.2015 21:01 Page 1
5
KENT VE ULAŞIM
2 MART 2015
Otokoç Macaristan’da
Otokoç yeni bir hamle yaparak, ilk Avrupa
yatırımını Budget markasıyla Macaristanʼda hayata geçirmeye hazırlanıyor...
ÜRKİYE’nin lider otomoT
tiv perakendecisi ve araç kiralama şirketi Otokoç Otomotiv,
“Türkiye dahil 4 ülkede 129 ofisle hizmet veriyoruz. Yurtdışı araç parkımız bin 500ʼü geçmiş durumda. Şu anda
Otokoç Otomotivʼin ilk Avrupa yatırımını, Budget markamızla Macaristanʼda hayata geçirmeye hazırlanıyoruz”
diyen Otokoç Otomotiv Genel Müdürü Görgün Özdemir yurtdışına olan yatırımlardan dolayı çok memnun...
2014 yılı değerlendirmelerini ve
2015 yılı hedef ve öngörülerini,
Genel Müdür Görgün Özdemir,
Otokoç Sigorta Genel Müdür
Yardımcısı Dr. M Önder Kutman, Otokoç Genel Müdür Yardımcısı Uğur Güven, Avis &
Budget Genel Müdür Yardımcısı İnan Ekici ve Birmot Genel
Müdür Yardımcısı Çağrı Karaoğuz’un, katılımı ile düzenlediği
basın toplantısında açıkladı. Toplam otomotiv pazarının 2014 yılında yüzde 9.3 daraldığını ve
yeni araç satışının 803 bin sevi-
yesinde gerçekleştiğini belirten
Otokoç Otomotiv Genel Müdürü Görgün Özdemir yaşanan
daralmadaki en önemli etkenin
yükselen ÖTV oranları ve siyasi
ortam sebebiyle oluşan ekonomik dalgalanma olduğunu belirtti. Özdemir; “2015 yılının
planlamasını yaparken 2014’e
benzer bir tablo olacağını öngörmüştük ancak; yılın ilk 2
ayına baktığımızda olumlu
bir gidişat olduğunu gözlemliyoruz ve pazarın yüzde 10-11
aralığında büyüyerek, 900 bin
li seviyelere yaklaşacağını düşünüyoruz. Bu da bizi umutlandırıyor” diye konuştu...
Yaya olmak çok zor!
Ç
Kentiçi trafik sorunu deyince aklımıza öncelikle, park ve yol sorunu geliyor. Oysa, yaya trafiğini hep göz ardı
ediyoruz. Günümüzde aslında yaya yolları-geçitleri ve yaya hakları ile ilgili sorunlar giderek artış gösteriyor...
orum Büyükşehir Belediyesi’nin kent merkezindeki
bazı kavşaklarda uygulamaya koyduğu akıllı kavşak
sisteminin devamında, dijital müdahale yazılımı
geliştirildi. Akıllı kavşak sistemi ile entegre halde
çalışacak yazılımla ilgili belediyenin trafik ve
sinyalizasyon birim personeline tanıtım yapan Trafik Mühendis
Fulya Özsan, Çorum Belediyesi'nin akıllı kavşak uygulamasına
geçen öncü belediyeler arasında yer aldığını söyledi...
Yaya haklarını anlatan,
yayaya bu hakkı tanıyan
bir yasa var mı?
Ülkemizde, karayollarında
can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak
ve trafik güvenliğini ilgilendiren
tüm konularda alınacak önlem
leri belirlemek amacıyla 1983
yılında 2918 sayılı Karayolları
Trafik Kanunu yürürlüğe girdi.
Bu kanunda, yayaların uyması
gereken kurallar ile hak ve yükümlülükleri belirtilmiştir. Ancak
ne ölçüde uygulandığı ve yayaların erişebilirliği konusunda
ne ölçüde yeterli olduğu tartışılması gereken konulardır.
Öte yandan, kanundan ziyade, Avrupa Parlamentosu
tarafından 1988 yılında yayınlanan Avrupa Yaya Hakları Bildirgesiʼnin, kentteki bebekler,
çocuklar, çocuklular, hamileler,
yaşlılar ve engelliler dahil her
yaştan insandan oluşan tüm
yaya ve bisikletlilerin hakları
için daha savunucu nitelikte olduğunu söyleyebilirim.
Europe, COE) Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresiʼnde,
1992 yılında kabul edilen Avrupa Kentsel Şartı 1 (European Urban Charter) en yapıcı
örneklerden biridir. O dönem
de, yerel yönetimler için pratik
bir kent yönetimi el kitabı oluşturmak amacıyla hazırlanan bu
şart, İçişleri Bakanlığı genelgeleriyle belediyelere iletilmiş ve
yol gösterici olarak benimsenmesi istenmiştir. Aynı amaç
doğrultusunda, Avrupa Konse
yi tarafından 2008 yılında düzenlenen COE Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresiʼnde
Avrupa Kentsel Şartı 2 kabul
edilmiştir. Ancak kentlerin kontrollü büyümelerini ve sürdürülebilir politikalarla yönetilmesini
öngören bu şartların ülkemiz
de daha çok benimsenmesi
gerektiğini söyleyebilirim.
Kentiçi trafik düzenlemeleri yapılırken önceliği
hep araçlardan yana kullanılıyor. Yaya daima göz
ardı ediliyor? Bu konu ile
ilgili görüşünüz nedir?
Sürdürülebilir kentlerde yaşamak istiyorsak bunun temel
bileşenlerinden olan sürdürülebilir ulaşımı da sağlamamız ge
rekiyor. Öncelikle, her geçen
gün trafiğe çıkan otomobil sayısındaki artış ile birlikte tüketilen yakıt miktarı ve karbon emisyonundaki artış göz önüne
alındığında, çözüm şüphesiz
hem trafiğe çıkan otomobil sayısını azaltmaktan hem de bu
otomobillerin yolculuk sürele-
Kim haklı? Yaya mı, araç
kullanan mı?
Haklıyı belirleyebilmek için
öncelikle kimin mağdur olduğu
üzerinde durulması gerekiyor.
Daha önce de belirttiğim gibi,
sürdürülebilir kentler istiyorsak,
bunun yolu yaya öncelikli ulaşım politikalarından geçiyor.
Yalnızca, bu öncelik konusunu
ele aldığımızda bile, ülkemizde
taşıt öncelikli ulaşım sistemlerinin planlandığını düşünerek
yayanın mağdur olduğunu söy
leyebiliriz. Bu konuda verilebilecek çok sayıda örnek var.
Ancak bir örnekle açıklamam
gerekirse, kullanılan trafik levhalarına baktığımızda yaya ge
çitlerinde genelde sürücüleri
uyarmak için üzerinde yaya
simgesi olan levhalar kullanıldığını görürüz, ancak yayaları
uyarmak için taşıt simgesi içe-
rini en aza indirmekten geçiyor.
Bunun sağlanabilmesi için de
kent içi ulaşım türlerinde toplu
taşımanın payının arttırılması,
dolayısıyla yeterli ve kaliteli
toplu taşıma hizmeti ile bu hizmetten faydalanacak yayaların
güvenli bir şekilde yaya yolları
ile toplu taşıma hatlarına entegre edilmesi gerekiyor.
Bu konuda yerel yönetimlerce, otomobil yerine yayalara
öncelik veren ulaşım politikalarının benimsenmesi için yapılmış kapsamlı çalışmalar var.
Özellikle, Türkiyeʼnin de kurucu üyeler arasında olduğu
Avrupa Konseyiʼnin (Council of
ren herhangi bir levha göremeyiz. Bu uyarı önceliği bile, kent
içi ulaşım sisteminde yayaların
ikincil planda tutulduğuna yerinde bir örnektir.
Bu durum hemzemin yaya
geçitleri için geçerli olup, ne ya
zıkki ülkemizde yayaları alt/üst
geçitlere yönlendiren uygulamalar da oldukça fazla tercih
edilmekte. Oysa, yolların kent
içi işlevsel kademelenmesine
göre, özellikle ana arterler üzerinde yayaların üst/alt geçide
yönlendirilmemesi gerekiyor.
Çünkü bu durumda da, önceliği taşıtlara vererek yayanın
kat etmesi gereken mesafeyi
arttırmış oluyorsunuz.
Öte yandan, yayaların ikincil planda tutulmasını daha
genel kapsamda değerlendirirsek, kentteki ortak kullanım
alanları içinde taşıt ve yaya
yollarının kaplandığı alanlar kıyaslandığında, taşıt yoluna ayrılan alanların daha fazla oldu
ğunu görebiliyoruz. Üstelik bu
durum, yalnızca yolların kapladığı alanlarla sınırlı değil, taşıtlar için ayrılan otopark alanları
da ortak kullanım alanlarının
önemli bir kısmının yine taşıtlara ayrılmasına neden oluyor.
Özellikle de kaldırımlardaki
ve hemzemin yaya geçitlerindeki parklanmalar, yaya kullanım alanlarının işgal edilmesi
anlamına geliyor.
Yayaların ve sürücülerin
trafik bilincini geliştirmek için sizce neler yapılması gerekir?
Kentlerdeki trafik sorunu
büyük ölçüde uygulanan ulaşım politikalarına bağlı. 2014
yılının sonlarına doğru kabul
edilen “Ulusal Akıllı Ulaşım St
rateji Belgesi ve Eylem Planı”,
yayaların ve sürücülerin trafik
bilincini artırmaya yönelik çok
sayıda uygulama ve önlemi
içeriyor. Bu aşamada yerel yönetimlerin Akıllı Ulaşım Eylem
Planı, Avrupa Kentsel Şartı 12 gibi yol gösterici politikaları
benimsemesi kritik önem taşıyor. Trafik bilincini geliştirmeye
yönelik seminer, eğitim ve çalıştayların düzenlenmesi, farkındalığı artırma kampanyala
rının yapılması, bilgilendirme
afişleri, levhaları, sosyal med
ya gereçleri vs. ile yol kullanıcılarının trafikte daha bilinçli ve
saygılı olmalarının sağlanma
sı, yapılabilecek faaliyetlerden
birkaçı olarak sayılabilir.
Çorumʼda uygulanan Akıllı Kavşak Sistemi ile
Çorum trafiğini yakından
takip ediyorsunuz. Uygulamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çorumʼun merkezindeki
trafiği yoğun olan 6 kavşakta
hayata geçirdiğimiz Dinamik
Kavşak Yönetim Sistemi CHAOSTM, araç yoğunluğuna gö
re yeşil ışık sürelerini düzenliyor. Bu sistem ile yeşil süreleri
yoğun yönlerde uzatılarak, az
yoğun yönlerde ise kısaltılarak
kavşaklardaki bekleme süreleri, dolayısıyla trafikte harcanan zaman, karbon emisyonu
ve çevre kirliliği de büyük oran
da azaltılmıştır. Sistem araçların trafikte kalma sürelerini azaltırken yaya güvenliğini de
birinci planda tutmakta olup,
sistemlerin yaya korumalı olarak çalışması konusunda titiz
davranılmaktadır.
Çorum Belediyesiʼnin internet sayfasında aylık olarak yayınlanan performans raporların
dan sistemin sağladığı iyileşmeyi takip edebilirsiniz.
Bu kavşakların dışındaki
diğer tüm kavşaklar da Trafik
Kontrol Merkeziʼne entegre edilmiş olup, kavşaklara uzaktan anlık müdahale ve gözlem
yapılabiliyor. Bu sistem şu an
da birçok Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılmakta,
ancak Çorum bu sistemi kuran
ve başarılı şekilde işleten ilk İl
Belediyesi özelliğini taşıyor.
Akıllı trafik uygulamaları, yaya
ve engelli öncelikli sistemleri
önümüzdeki günlerde Çorumʼda daha sık göreceğiz...
MEHMET
YAVUZ
ISPARTA
Hala bekliyoruz...
G
ÖZÜMÜZ, kulağımız ekranlarda. Ankara’dan gelecek olumlu haberi bekliyoruz. Bütün Türkiye’deki esnaf da aynı şekilde
bekliyor. Belediyelerin yerinde yönetim anlayışında toplu ulaşım hizmetlerine bakışları
giderek değişiyor. Aslında hükümetin de bakışları değişiyor. Çünkü, taşımanın çerçevesi
değişiyor. Ortaya çıkan ihtiyaçlar değişiyor.
Her şey değişiyor. Biz Isparta’da oluşan ihtiyaçlara göre belediye ile yakın ilişkiler kurarak hizmet sunmak için kendimizle yarışıyoruz. İmkânlarımızı işimizin gereği, kullanmamız, gereken bir hizmet anlayışı, diye görerek ortaya koyuyor ve maddi manevi hemen hepsini, düşünmeden kullanıyoruz.
Ancak, taleplerin gelişi kalitenin artmasını
zorunlu kılarken, artan kaliteden istifadenin
doğrudan maliyetsiz olması bizi ve belediyeleri dolayısıyla da hükümeti sıkıntıya sokuyor.
Modern toplumlarda, gelişmiş ülkelerde,
ki bazılarını gidip gördüm. Oralarda durum
bizden farklıdır. Hem aşırı kalite ve konfor algısı yok. Hem her konfor ve kalite alan için
kullanan için maliyetli. Bir maliyeti var. Yani,
orada herkes, aldığı hizmetin karşılığını ödüyor. Bizde buna geçiş sanki hiç düşülmeyecekmiş gibi kaale alınmadan yapılıyor. Aslında, devlet bizi de kendinden sayıyor diye sevinmek bile gerek. Şimdiye kadar buna sevindik. Lakin, sermaye bitince sevinç kaygıya
dönüştü ve paniklemiş hale geldik. Alımlarımızı yapamaz olduk. Bu nedenle, indirimli
ücretsiz ayrımlarını dillendirdik.
Akar oldukça sorun çıkmaz. Akar yoksa
sorun çıkar herkesin yediği o zaman herkesin
gözüne batar. Bugün başımıza gelen şey gelir
gider dengesizliği. Bir kısmı alışkanlıklar ve
alımlarda ki verimlilik hesaplarının yapılmamasından diyebiliriz. Lakin gelişmeler bizi
bunu zorunlu dikkate almaya zorluyor.
Mesela şehirlerimiz giderek büyüyor ve
sınırları birleşiyor. Bütünleşik şehirler meselesi gündeme geliyor. Yani artık bizim de daha
geniş geneli bir aile kabul edici düşünerek nerede yer almamız gerekiyor nerelere uzanabiliriz? Konusunu düşünmemiz gerekiyor.
Elbette önce devletin bize hak ettiğimiz kursağımıza girmesi gerekeni vermesiyle buna
yönelmeliyiz. Bu nedenle bu ücretsizlik ve
destek meselesi de bizim için çok önemlidir.
Bir başka önemli husus da hala aramızda yeterince bilgi akışının olmamasıdır. Zaman
bunu yapanları öne çıkarıyor. Biz hala bilgiyi
kendimizde mi saklıyoruz bilemiyorum?
TT.6:Layout 1 27.02.2015 21:03 Page 1
6
SEKTÖRDEN YANSIMALAR
2 MART 2015
İLKLER KENTİ ŞANLIURFA’YA ASİS KATKISI
İlerlemesiyle öne
çıkan büyükşehir
Kentsel dönüşümle evrensel sisteme uygun yapılanmasını sürdüren Şanlıurfa,
kentiçi toplu taşıma hizmetinin farkıyla büyükşehir belediyeleri arasında öne çıktı...
ANLIURFA Büyükşehir Belediyesi, 2006 yılından itibaren
başlattığı evrensel kentleşme ve
buna uygun toplu taşıma hizmetlerinin
yapılandırılmasında, önemli gelişmeler kaydettiğini açıkladı. Ulaşım Daire
Başkanlığı, kent yapılanmasında sağladıkları gelişmeleri ve mevcut durumu değerlendirdi. Ulaşım Dairesi Başkanlığı, mevcut araç filosunda 289
adet araç bulunduğu, 2015’da son alınan 18 m. körüklü 3 adet, yeni nesil,
Wi-Fi ve usb şarj girişli otobüsün Mart
ayında hizmete gireceği açıklandı.
Ş
Samulaş raylı sistem
hattını uzatıyor
AMSUN Büyükşehir BelediS
yesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Yurt, Gar-Tekkeköy
arasında yapımı devam raylı sistem çalışmasıyla ilgili açıklama
yaptı. Hafif raylı sistemi ilk olarak
10.10.2010 tarihinde 16 km. uzunluğunda açtıklarını belirten Genel
Sekreter Yardımcısı Mustafa Yurt,
“Raylı sisteme ilave olarak da
kentimizin doğusundaki Gar ile
Tekkeköy arasındaki kesimde
14 km raylı sistem çalışmalarımız devam ediyor. Biz buradaki
yolcu potansiyelini de düşünerek yaptığımız araştırmalardan
sonra bir proje geliştirdik ve
Başkanımız Yusuf Ziya Yılmazʼın da inisiyatifi ile raylı sistem olmasına karar verdik. Artık
üniversite ile Tekkeköy arasında toplam 30 km uzunluğunda Samsun Büyükşehir
Belediyesiʼnin işleteceği bir
raylı sistem projesi olacak.
Büyük ölçüde yani yüzde 90 civarında raylı sistemin alt yapısını tamamladık” dedi.
DOLMUŞSUZ KENT
Türkiye’de ilk planlı dönüşümü
gerçekleştiren kent olma özelliğini taşıyan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye
si, 2006 yılında bütün dolmuş ve minibüsleri Özel Halk Otobüsü’ne dönüştürerek, kette dolmuş sistemini de
kaldırdı. “Toplu taşıma hizmetleri
konfor ve kalite önemsenerek sürdürülmektedir” denilen açıklamada,
kullanımdaki tüm araçların klimalı oldukları belirtildi.
Kentiçi toplu taşıma hizmetlerinde, araçların % 69’u EURO 5 motorlu
ve yaş ortalaması da 4.3. Taşıma ve
seyir güvenliği en üst seviyede. Ayrıca, bütün araçlarda kamera bulunmakta. Kameralar 7/24 kayıt yaparak
hem yolcu, hem şoför güvenliği sağlanmakta, hem de toplu taşıma sisteminin verimli olması için kontroller
yapmakta. Bu da halkın toplu taşıma
ya güvenini ciddi anlamda arttırmış
durumda. Bu sayede hırsızlık ve taciz
gibi olayları sıfır derecesinde. Toplu
taşımaya özgü çağrı merkezi sistemi
devreye verilmiş, hizmet kullanımı ko
laylaştırılmış. Akıllı bilet kullanımı
yüzde 80’i geçmiş. Aktif kart sayısı
ise; 510 Bin adeti aşmış. Vatandaş,
web adresi ve akıllı cep uygulaması ile
kart bakiye sorgulama, otobüsüm nerede, kart yükleme noktaları nerede,
Akıllı durak gibi birçok bilgiye ulaşılmakta. Ayrıca, kent merkezinde akıllı
durak sayısı 15’e çıkarılmış. Asis Elektronik A.Ş. Genel Müdürü M. Bahaddin Yetkin; “Teknolojimizle ulaşılan başarıdan mutluyuz” diyor.
Manisa’da güzargah
belgesi çilesi bitti
ANİSA Büyükşehir BelediyeM
si sınırları içerisinde toplu taşımacılık yapan şoförlerin, güzergah izin belgesi çilesi sona erdi.
Güzergah izin belgesini İzmirʼden
almak zorunda kalan şoförler, Ulaşım Dairesi Başkanlığıʼnın dağıttığı güzergah izin belgeleri ile rahatladı. Ulaşım Dairesi Başkanı
Mümin Deniz, ilk olarak Saruhanlı
ilçesindeki 21 şoföre güzergah izin
belgelerini teslim etti. Manisa Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dai-
ÇEVREYE DUYARLI
“Gelişen global dünyada gelişmelere uygun hizmetler sunmaya
özen gösteren şirketimiz, üretimleriyle sunduğu imkanları, Şanlıurfa
Büyükşehir Belediyesi’nin en iyi şekilde kullanması, uygulayarak öne
çıkmasından memnunluk duyuyoruz. Şirketimiz oluşan ihtiyaçlara
cevap verirken, gelişimin zorunlu
kıldığı, oluşacak ihtiyaçları da öngören anlayışla, karşılıklılık esasına
dayalı yaklaşımla en ileri teknolojilerle hizmet sunmayı benimsemiştir.
Ülke geneli 51 noktada hizmet verdiğimiz kentler arasında tarihi gelişimiyle önemli yer tutan Şanlıurfa
bizim için önemli bir referanstır”
diyen Yetkin, Şanlıurfa konusunda
Asis Elektronik A.Ş. Genel
Müdürü M. Bahaddin Yetkin
şunları söyledi: “Şanlıurfa, Avrupa’da, Londra’dan son ra 2. Türkiye’de ise ilk ve tek NFC kullanılan
kent olma özelliği taşıyor. Şanlıurfa,
5 yıldır Asis Elektronik A.Ş. olarak
geliştirdiğimiz Elektronik Ücret
Toplama sistemini kullanıyor. Aynı
şekilde, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, yaklaşık 3 yıl önce bizim
Turkcell ile yaptığımız bir proje ile
NFC Teknolojisini toplu taşıma
araçlarında kullanılabilir hale getirilmiştir. Bu sayede, kent sakinleri
cep telefonlarına bakiyelerini yüklemekte ve toplu taşıma araçlarının
tamamında cep telefonlarını kullanarak biniş yapabilmektedirler.
NFC sisteminden birkaç yıl sonra,
bazı kentlerde cep telefonu uygulaması ile GSM güvenliğinden bağımsız çalıştırılan android ve ios
uygulamalarının aksine, bizzat sim
karta gömülü, güvenlik seviyesi üst
bir sistemle hizmet verilmesi, Şanlıurfa NFC sisteminin teknolojik ve
güvenlik açıdan, uluslararası düzeyde örnek teşkil edecek seviyede
gelişmiş sistem kullanıcı haline gelmiştir. Sunduğumuz ve örnek teşkil
eden Şanlıurfa’daki kentiçi toplu
ulaşım uygulamalarını sürekli yenileyebilmeyi getiren Asis teknolojisi
ile ilkler kenti diye anılan Şanlıurfa,
en iyi uygulama ödülleriyle adından
sıkça söz ettiriyor. Dolayısıyla, teknolojimizi kullanan kent, 2013
Transist 6. Ulaşım Sempozyumu ve
Fuarı’nda ‘En İyi Uygulama Ödülü’nü, 7. Transist, Uluslararası Ulaşım Teknolojileri Sempozyum ve
Fuarı’nda, kentte trafik ve toplu
ulaşımda Asis ile uyguladığı bu teknolojik yeniklerden dolayı ‘En İyi
Teknoloji Ödülü almıştır. Asis, ArGe çalışmalarıyla, hizmet kalitesini
arttırmayı görev bilmektedir...”
Demirbaş Kadir Tiftik’le
gücüne yeni birgüç kattı
resi Başkanlığı sınırları içerisinde
taşımacılık yapan şoförlere güzergah izin belgelerini dağıtmaya baş
ladı. Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığıʼnda düzen
lenen belge dağıtım törenine Ulaşım Dairesi Başkanı Mümin De
niz, Manisa Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkan Vekili Salih
Karaağaç, Saruhanlı Şoförler Oda
sı Başkanı Mehmet Arguz ve Saruhanlı Taşıma Kooperatifi üyesi
şoförler katıldı...
Mavi Körfez’den
sonra Mavi Ege geldi
ZMİR Büyükşehir Belediyesi,
İrilmesine
kentteki deniz ulaşımının geliştiyönelik çalışmalarını sür
dürüyor. Bu kapsamda İzmir Büyükşehir Belediyesi İZDENİZ A.Ş.
ʼnin kiralama yöntemi ile geçtiğimiz yıl hizmete aldığı ʻMavi Körfezʼ
araba vapurunun ardından, İzmirliler yeni bir arabalı vapura daha
kavuştu. Yapımı Gelibolu Tersane
siʼnde gerçekleştirilen “Mavi Ege”
arabalı vapuru, Bostanlı-Üçkuyu-
lar arasındaki ilk seferini İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz
Kocaoğlu, Karşıyaka Belediye
Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar,
Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya ve İzmirlilerin katılımı ile gerçekleştirdi. Vapura ilk
binen Hüseyin Bilgin, Sema Bilgin,
Veli Kaya ve Meryem Kaya'yı
çiçek ve plaketle karşılayan Başkan Aziz Kocaoğlu, yeni arabalı
vapur müjdesini bizzat verdi...
Esnafa sağladığı kendisine özgü uygulamalarıyla araç edindirmekle ünlü Demirbaş Otomotiv, Kadir Tiftikʼi de bünyesine alarak saha hâkimiyetini arttırdı...
Kayseri’de
banliyö tren
seferleri
başlıyor
AYSERİ Büyükşehir Belediyesi Ulaşım
A.Ş. Genel Müdürü Feyzullah Gündoğdu;
“2015 yılının ortalarına doğru ilk etapta İncesu-Kayseri-Gömeç arasında daha sonra
ise Yeşilhisar-Sarıoğlan arasında banliyö
çalışması yapacağız. Bunun için hazırlıklarımızı yapıyoruz. TCDD ile protokol görüşmeleri ve anlaşmalar yapıldı” diye konuştu...
K
ENTİÇİ toplu ulaşım hizK
met sektöründe “Demirbaş
Faktörü” diye anılan uygulamalarıyla herkesin yakından tanıdığı, esnaf dostu olarak da adlan
dırılan Demirbaş Otomotiv, saha
etkinliğini daha arttıracak önemli
bir ismi daha bünyesine kattı.
30 yıla yakın önemli bir
uluslararası üretici kuruluşta
kamu Satış hizmeti veren, sektörün alanında duayen olarak tanıdığı Kadir Tiftik, İstanbul Avru
pa saha sorumlusu olarak Demirbaş otomotiv de göreve başladı. Tiftik, gazetemize yaptığı
değerlendirmesinde, Demirbaş’ı
yakından bildiğini ve Türkiye
’deki toplu taşıma sektörüne sağladığı katkıyı izlediğini belirterek, “Özel taşımacının yanında
onun dostu destekçisi olan,
cazip uygulama ve sağladığı
kolaylıklarla haklı bir üne sa
hip, Yönetim Kurulu Başkanı
Sayın Mustafa Demirbaş ile bu
yüzden çalışmayı tercih ettim.
Gördüklerim bildiklerimle
edindiğim tecrübelerle çıtayı
daha da yükseltmek için kolları sıvadım. Sahanın durumu,
esnafın halini bilen biri olarak,
buna dikkat eden bir kuruluşta çalışmaktan dolayı mutluyum. Esnafa daha yakın ve
fayda teminini esnaf lehine
daha uygun şekle getirecek hiz
met sunmak için sahadayım.
Demirbaş Otomotiv’in gelişimini bilinen özelliğini arttırarak sürdürmek, bu amaçla es
nafı bilgilendirip yol almasını
sağlamak için yanlarında olacağım” diye konuştu...
Afyonkarahisar
Denizli hattı açıldı
CDD 7.Bölge Müdürlüğü bünT
yesindeki Afyonkarahisar-Denizli hattında yük taşımacılığı tek
rar başladı. Yol yenileme çalışmaları kapsamında 10 Şubat 2014
tarihinde tren trafiğine kapatılan
7.Bölge Müdürlüğüne bağlı, Afyonkarahisar-Denizli hattı DinarBozkurt arası 75 km.ʼlik kısımda
yol çalışmalarının tamamlanmasıyla 19 Ocak 2015 tarihinde tekrar kargo tren trafiğine açıldı. Dinar-Bozkurt arasında karayolu ile
taşınan Tunçbilek-Kaklık arası kömür (120 Bin ton/yıl) ve KaklıkAfyon arası da mermer taşıması
(100 Bin ton/yıl) yeniden demiryolu ile taşınmaya başlandı.
TT.7:Layout 1 27.02.2015 21:05 Page 1
İmtiyaz Sahibi-Sorumlu Yaziişleri Müdürü: M. Şevket ERTURAN
Genel Yayın Yönetmeni : M.Şevket ERTURAN
Yayın Koordinatörü
: Özlem GÜNEŞ
‹stihbarat Şefi
Mali Müşavir
Teknoloji Editörü
YAYIN TÜRÜ
: Müjdat CENİK
: Hülya TEKER
: Yücel
TÜRKÖZMEN
: HAFTALIK
YAYINCI KURULUŞ: ERTURAN YAYINCILIK LTD. ŞTİ.
İDARE MERKEZİ
Hürriyet Bulvarı - Yakuplu Plaza No.: 131 Kat: 3 D: 27
Yakuplu - Beylikdüzü / İSTANBUL
Tel.: (0212) 875 46 49 ● Fax.: (0212) 875 78 64
www.kenticitoplutasima.com.tr ● [email protected]
BASKI YERİ
İhlas Gazetecilik A.Ş. 29 Ekim Cad. No.: 23 İhlas Plaza
No.:11 A / 41 Yenibosna - Bahçelievler / İSTANBUL
Tel.: (0212) 454 30 00
Baskı-Dağıtım: Osman Sağlam
Teknik Servis: Ozan ERTURAN
GAZETEMİZ
BASIN MESLEK
İLKELERİNE
UYMAYA
SÖZ VERMİŞTİR
HALİL
KADİFE
ANTAKYA
Dağ fare doğurur mu?
H
Kamil Koç Genel Müdürü Kemal Erdoğan, Merhum Sakıp Sabancıʼnın Kamil Koç filosuna 2000 yılında yapılan otobüs teslim
töreninde çekilen bir fotoğrafını Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancıʼya hediye etti. Törende, Sabancı Holding Sanayi Grubu Başkanı Mehmet Pekarun ile Temsa Genel Müdür Dinçer Çelik de hazır bulundu...
Temsa VIP taşır
Türkiyeʼnin önde gelen otomotiv şirketlerinden Temsa Global, yeni üretimi Safir VIPʼi
Sabancı Centerʼda düzenlediği lansman
toplantısıyla basın mensuplarına tanıttı...
T
EMSA, yeni üretimi Safir VIP
41+1’i, 26 Şubat Perşembe günü Sabancı Center’da düzenlediği lansman toplantısıyla basın mensuplarına tanıttı. Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Sabancı Holding Sanayi Grubu Başkanı Mehmet Pekarun ve
Temsa Genel Müdürü Dinçer Çelik katılımıyla gerçekleşen lansman kapsamında
ayrıca, 40 adet Temsa Safir VIP otobüsün,
Kamil Koç Genel Müdürü Kemal Erdoğan’a teslimi de gerçekleştirildi.
Üstün performansına karşılık, düşük işletme gideri ve yakıt tüketimiyle dikkat
çeken Safir VIP, aynı zamanda +4 koltuk
kapasitesiyle müşterisine 4 yılda ekstra 150
Bin Euro civarında ek ciro sağlıyor. Flat
floor özelliğiyle rahat ve ferah bir iç mekana sahip olan araç; ergonomik VIP koltuklarıyla da maksimum konfor vadediyor.
Sınırsız internet erişimi, kişiye özel dijital
yayınları ve LCD ekranlarıyla, yolculuk sırasında eğlenmek ve dinlenmek isteyenlere
birçok seçenek sunuyor. Orijinal üretim olduğu için 2. el değerinin yüksek olması da,
Safir VIP’nin öne çıkan özelliği.
Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı konuşmasında; “Müşterisinin ihtiyaçlarına odaklanarak inovatif ve hızlı çözümler geliştiren Temsa,
son 2 yılda çok başarılı oldu ve pazar payını arttırdı. Türk mühendislerin, tasarımcıların emeğiyle ortaya çıkacak yeni
Üstün performansına karşılık, düşük işletme gideri ve cimri yakıt tüketimiyle dikkat
çeken Safir VIP 41+1 koltuk kapasitesiyle
de 4 yılda 150 Bin Euro kazandırıyor...
ürünlerimiz de yolda. Sadece yurt içinde
değil, 64 ülkeye ihracat yaparak yurt dışındaki başarısıyla da bizleri gururlandıran Temsa, minibüs ve otobüs segmen
tinde liderliğe koşuyor” dedi.
Temsa Genel Müdürü Dinçer Çelik;
“2+1 segmenti, Temsa’nın getirdiği ayrıcalık ile büyüyecek. Otobüsçü Safir
VIP araca yatırım yaparken daha fazla
kazanç elde etmenin mutluluğunu yaşayacak. Temsa, müşterilerinin beklentilerini, taleplerini en iyi dinleyen ve hayata geçiren kurumların başında geliyor” dedi. Lansman sonunda 40 adet Safir
VIP’in anahtarını Temsa Genel Müdürü
Dinçer Çelik’ten teslim alan Kamil Koç
Genel Müdürü Kemal Erdoğan da; “Kâmil Koç verimlilik odaklı bir firma. Bu
nedenle etkin ve verimli büyümek temel
prensibimiz. Ülkemizde, Karayolu Yolcu Taşımacılığı sektörü her yıl yaklaşık
%4 oranında büyürken, Kamil Koç’un
yıllık büyüme ortalaması %20. Bu anlamada Türkiye ortalamasının çok üzerinde bir büyüme oranın son yıllarda istikralı bir şekilde sürdürüyoruz. Yapılan her yeni otobüs yatırımı toplam büyümemize de önemli oranda katkı yapıyor. 2014 yılında 800 araçlık bir filo ile
yolcularımızın hizmetinde ol- duk, 2015
yılında ise filo olarak %25 büyüyerek,
1000 araçlık bir filo büyüklüğüne ulaşmayı hedefliyoruz” diye konuştu...
Hız kesmiyor
Temsa, 2015ʼde de teslimatlarını hız kesmeden devam ettiriyor.
Türkiyeʼnin her bölgesinde satış yapan Temsa, mutlu ediyor...
014’ün lider ürünü Prestij 2015’te
2
de firmaların öncelikli tercihi oluyor. Antalya ve Kadriye bölgesinde ser-
şekkür eder, araçların onları bol kazanç sağlamasını, hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
vis taşımacılığı hizmeti veren Kocabıyık Turizm 18 Prestij yatırımı gerçekleştirdi. Araçların satışını Temsa’nın
Antalya bayisi Antoto gerçekleştirdi.
Teslimat törenine firma sahipleri İsmail ve Mustafa Kocabıyık, Temsa Pazarlama ve Satış Direktörü Murat Anıl,
Yurtiçi Satış Müdürü Baybars Dağ,
Bölge Satış Yöneticileri Volkan Tolunay ve İrfan Özsevim ile Antoto Otomotiv den Utku Taşkın katıldı. Filolarında 35 adet Prestij bulunduğunu belirten firma sahipleri İsmail ve Mustafa
Kocabıyık, “Maliyet kalemimizin en
büyüğünü akaryakıt oluşturuyor. Sizin bu maliyetinizi aşağıya çeken ürünler öncelikli tercihiniz haline geliyor. Filomuzda bulunan 35 Prestij’in
avantajlarını gördük. Biz de yeni yatırım tercihimizi tabiî ki Prestij Super
Deluxe araçtan yana kullandık. Bu
yatırımdan mutluyuz. Temsa yönetiminin de bize gösterdiği ilgi ve destek
için de teşekkür ediyoruz” dediler.
Temsa Pazarlama ve Satış Direktörü Murat Anıl da yaptığı açıklamada,
“Prestij aracımız 2014’ün lider ürünü oldu. Bu yılda bu ünvanı taşımaya
devam edeceğine inanıyoruz. Peşpeşe
gerçekleştirdiğimiz teslimatlar da
bunun bir göstergesi. Kocabıyık Turizm’e Prestij ürünü tercihleri için te-
İzmir merkezli Sezai Adalı Turizm,
filosuna 50 kişilik 2 Temsa Safir araç
kattı. Firma önümüzdeki iki ay içerisinde 4 adetlik Safir yatırımı daha yapacak. Sezai Adalı Turizm’e 2 Safir araç
satışı İzmir bayisi Antoto tarafından teslim edildi. Araçların teslim törenine Se
zai Adalı Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Adalı, Yönetim Kurulu Üye
si Metin Adalı, Antoto Otomotiv Otobüs Satış Yöneticisi Şakir Yılmaz ve
Temsa Bölge Satış Yöneticisi İrfan Öz
sevim katıldı. Eskiden araç almanın çok
zor olduğuna bugün ise araç almanın
kolay, iş bulmanın zor olduğuna dikkat
çeken Sezai Adalı, “Artık acenteler de
sizden zaman zaman yeni araç talebinde bulunabiliyor. Ancak yeni ara
ca sahip olmanız bazen iş almanız
için yeterli bir neden değil. Siz hizmet
sürecinde kaliteli bir yapıyı, standartı
sağlayamıyorsanız işiniz sürekli olmuyor sıkıntıya düşüyorsunuz. Biz
yeni araçlarla birlikte her süreçte
müşteri memnuniyeti oluşturmaya
büyük özen gösteriyoruz” diye konuştu. Adalı, Temsa’nın yerli bir marka
olduğunu ve yedek parça sıkıntısının olmadığını belirtti. Adalı, Temsa’lı yöneticilere de teşekkür etti...
NEDEN TEMSA?
ÜKÜMETİN işi zor bunu biliyoruz. Lakin,
onun aldığı bir kararla bizim elimiz ayağımız bağlı. Gelirimiz düştü, giderimiz her geçen
gün artıyor. Sermayemiz ise çok uzun zaman öncesinde pul olup yok oldu gitti.
Bu yüzden; “Hükümetin işi zor” diye geçim
darlığımızı unutamıyoruz. Gönlümüzden geçse
bile ortaya çıkan ihtiyaçlar bizi gerçeğe döndürerek fena çarpıyor. Bunu bazen küçük çocuğumuzun talebinden, bazen ödenemeyen yakıt
faturasından bazen cemiyette ki ilişkilerimizde
anında oluşan durumlardan, tıpkı elektriğe tutulmuşçasına titreyerek hatırlıyoruz.
Canımız fena yanıyor.
Aslında, yanma 65 yaştan değil. Bu sadece
dolu bardağı taşıran bir tetiklemeydi.
Bir sürü indirimli ücretsiz kart tedavülde.
Tamam da biz özel halk otobüsçüsü değilmiyiz?
Yani, özel sektör mensubu değil miyiz?
Kendi sermayesiyle ihaleye giren aracını
satın alan devlet desteğinden yararlanmayan, o
zaman nasıl oluyor da devlet benim sırtımda
sosyal sorumluluk adına icraatlar yapıyor. Haksızlık etmeyelim. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sayın Öznur Çalık, “sırtınızdan yardım
yapmayacağız. Gereğini yapacağız” dedi. Gazetemizde bu yazdı. Lakin zamanımız daralıyor.
Sıkıntı hareket etmemizi engelliyor. Hala kanun
geçmedi. Hem ne geçeceği de meçhul. Ya sadece
bu şişin çerçevesi çizilmişse, ya sadece onunla
yetinilerek geciktirilirsek?
Maliye Bakanlığı, fıtratı gereği cebinden para
çıkmaması üzerine meseleye bakar. Bu bir geciktirme gerekçesi sayılır mı? Yahut Aileden Sorumlu Sosyal Politikalar Bakanlığı konuyu
incelemeye yeniden alır çerçeveyi belirlemede
yetki kanununun gereğini geciktirirse?
Yani, dağ fare doğurursa...
Doğurmaması lazım. Hatta, azametine yaraşır bir adım daha atarak sübvanse çerçevesini
daha geniş bakışla çizerek, madem kaliteli ve
konforlu herkes için sürdürülebilirliği benimsemiş devletim o da ona yakışır bir mali destekle
bu işin yapılmasını sağlayacak. Bana kalırsa işi
buraya kadar getirmeden şimdi bu Mart ayı gelmeden kanunu bir görelim.
Torbada mı, çantada mı nasıl çıkacaksa çıksın da rahat edelim? Verilen sözlerin tutulduğunu çarçabuk görelim. İş işten geçtikten sonra
yapılsa da işe yarar mı. Hoca ne demişti yemini
kestiği bineği için; “Tam da alışmıştı ki öldü...”
herhalde amaçlanan bu değil.
Diyeceğimizi de diyelim artık...
Bol kazançlar herkese...
TT.8:Layout 1 27.02.2015 21:08 Page 1
2 MART 2015 ● YIL: 9 ● SAYI: 447
Fiyatı: 1 TL. (KDV dahil)
SHELL & TURCASʼdan bir ilk daha
Samsung, Tesla rekabeti mi?
Shell & Turcas Petrol A.Ş., faaliyetlerini müşteri memnuniyeti
ve şikayet yönetimini belge standartlarına uygun olarak gerçekleştirdiğini kanıtladı ve TSEʼden “ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti ve Şikayet Yönetim Sistemi” belgesini ʻMadeni Yağ,
Gres Üretimi, Akaryakıt Depolama, Dolumu ve Satışı ʻ kapsamında almaya hak kazandı. Şirket, “Mutlak memnuniyet, bu
yönetim sisteminin en önemli unsurlarındandır” diyor...
Samsung SDI, Avusturyalı batarya üreticisi Magna Internationalʼın batarya üretim birimini satın aldı. Samsung SDI tarafından yapılan bu satınalma, aynı zamanda bu alanın önemli
oyuncularından olan Teslaʼyı da doğrudan ilgilendiriyor. Yaklaşan elektrikli otomobil çağıyla birlikte üretim hacimlerinin ciddi
miktarda artması bekleniyor. B3 ve IHS tarafından yapılan
araştırmalara göre global elektrikli araç pazarı çıldıracak...
www.kenticitoplutasima.com.tr
KARSAN-ITALY Avrupa’da
Karsanʼın yurtdışı açılım stratejisi doğrultusunda kurulan Torino merkezli Karsan-Italy, Karsan
üretimi araçların Batı Avrupaʼdaki pazarlama, satış ve satış sonrası faaliyetlerini yürütecek...
Karsan, küresel ihtiyaçlara çözüm olarak geliştirdiği yeni ürün ailesini Avrupaʼda pazarlamak ve
satmak amacıyla Torinoʼda kurduğu Karsan-Italy
şirketi ile faaliyetlerini artık Avrupaʼda da sürdürecek. 12 Aralık 2014 tarihinde kurulan Karsan Italy
S.R.L. Karsan JEST, ATAK ve STAR araçlarının
Batı Avrupaʼdaki pazarlama, satış ve satış sonrası hizmetlerini sağlayacak. Şirketin Genel Müdürlüğü pozisyonuna, uluslararası şirketlerde pazarlama, satış ve satış sonrası hizmetler konularında deneyimine sahip David Siviero atandı...
Türkiye elemelerinde ilk üçe giren başarılı teknisyenlerin ödülleri Mercedes-Benz Türk Pazarlama Merkeziʼnde, Pazarlama ve Satış Direktörü
Süer Sülün, Bayi Ağı Geliştirme & Eğitim Müdürü Didem Nalbant ve
Satış Sonrası Hizmetleri Müdürü Ergiz Esen tarafından verildi...
MBT “BusTech
Challenge”te
Mercedes-Benz Türk bayilerinde görevli 70 otobüs teknisyeni
arasından “2014 Teknisyen Olimpiyatları”nın birincisi, EvoBusʼun düzenlediği “BusTech Challenge” yarışmasına katılıyor...
Mercedes-Benz Türk, EvoBus tarafından iki yılda bir düzenlenen
“BusTech Challenge” yarışmasına katılarak yetkili servislerinde
görev alan otobüs teknisyenlerini
teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu yıl
BusTech Challengeʼda MBT Teknisyen Olimpiyatlarıʼnda 1. olan
Yücel Çoban temsil edecek...
İkinci online sınavda 1. olan Çoban, 2014 Teknisyen Olimpiyatlarıʼnın Otobüs Arıza Teşhis Teknisyenliği birincisi. Çoban, Bus
Tech Challengeʼa katılan 17 ülkenin finalistleri ile 23-25 Mart 2015
tarihinde Almanyaʼnın Ulm Kentiʼnde bulunan EvoBus Merkeziʼn
de şampiyonluk için yarışacak...
“SEAL INSIDE” ile
kesintisiz yolculuk
Pirelli Ar-Ge departmanı tarafından geliştirilen Seal Inside teknolojisi, “kendini tamir etme” özelliğiyle sürücüleri patlayan lastiği değiştirmekten kurtarıp kesintisiz yolculuk imkanı sunuyor.
Seal Inside, taban kısmın
da bulunan mumsu taba
ka sayesinde, yabancı bir
cismin lastik karkasını de
lip içeri kadar girmesi durumunda, cismin dışarı atıl
mış, ya da atılmamış olma
sına bağlı, muhtemel şişirme basınç kaybını engelliyor. Lastiğin içindeki ta
baka, oluşan deliği hızlı bir
şekilde kapatırken, hava
dışarı çıkamıyor ve lastiğin hava basıncı düşmüyor. Sürücü yoluna gidiyor.
Kasım 2014 tarihinde yürürlüğe giren “Engelliler
Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun”la birlikte, Karsan; Karsan-Italyʼnin kuruluşuyla birlikte de Türkiyeʼnin çağdaş kanunu ile
eğildiği bu küresel ihtiyaca uluslararası boyutta
cevap vererek ürünleriyle engelli taşımacılığında
konsept ve teknoloji ihracatına başlamış olacak.
Türkiyeʼnin 2023 hedefleri doğrultusunda uluslararası gelişimleri ve değişimleri yaratarak öncülük eden bir konumda olması gerektiğine inandıklarını, engelliler kanunu ile birlikte de çağdaş bir uygulamanın başladığını belirten Karsan CEOʼsu Murat Selek gelecekten umutlu...
ZF TEKNOLOJİSİ – ŞEHİR İÇİ VE ŞEHİRLER
ARASI YOLCULUKLAR İÇİN AKILLI ÇÖZÜM
ZF-EcoLife Şanzıman asla taviz vermez! İster düz yolda ister rampada: Akıllı sürüş programı TopoDyn Life,
yol durumuna en uygun vites değişimini sağlar, yakıt tüketimi ve karbondioksit salınımını azaltır. 6 kademeli
kesintisiz vites geçişleri neredeyse hissedilmez. EcoLife, geniş yelpazeli vites aktarma oranları sayesinde,
yüksek hızlarda dahi motorun düşük devirlerde çalışmasına imkan verir. EcoLife’in Şehir içi Retarderi
performanstan ödün vermeden güvenli bir yavaşlama sağlar. Çift eşanjörlü soğutma sistemi, şanzımanı
yüksek sıcaklıklarda dahi tam koruma altına alır. Yıllar boyu mükemmel sürüş için: ZF-EcoLife.
www.zf.com/EcoLife
Download

TT.1:Layout 1 - Kentiçi Toplu Taşıma