Sayı 1 / TEMMUZ 2014
Aşıklar Sehri
USSAK
Herşeyiyle bambaşka bir şehir...
60x60
Emily Kahve
2
60x60
Thunder Kahve
T/LIFE Temmuz 2014
önsöz
İsterse Olur!
Aydın Baran
Grup Pazarlama Müdürü
T/Life başlamış ve devam eden bir sürecin habercisi, büyük bir ailenin
aynası, yeni ufukların habercisi bir yayın olarak ilk sayısını elinize ulaştırdı.
Her ne kadar iletişim kanalları çeşitlenip hızlansa da “bu içtenlikte bir
temas” sanırım yaş ve yetişme kültürü bakımından bize daha yakın.
Tanışlar Grup ailesi olarak yarım asra yakın bir süredir devam ticari
faaliyetlerimizin belki de en önemli kırılım noktalarını yaşadığımız
zaman dilimindeyiz. Zira 2013 yılı Mart ayında İstanbul UNICERA
fuarında ve Uşak Seramik 41. Yıl gecesi bayi ödül gecesinde beyan
ettiğimiz “büyük değişim başlıyor” vizyonumuzun bugün bir bir yerine
geliyor olması, gurubun ortak his ve hafızasına tüm paydaşlarına moral
ve destek veriyor.
T/Life bir kurumun ilan yayını olmaktan çok, konvansiyonel bir iletişim
aracıdır. Tanışlar grup ailesi nihayetinde yöneticileri, çalışanları,
tedarikçileri, müşterileri, paydaşları, bayileri ile büyük bir aile. Ortak istek
ve enerji ile yürüyen bu büyük yapı bundan böyle T/Life üzerinden de
beyanına paylaşımına devam edecek.
Tanışlar grup “büyük değişim başlıyor” sloganı ile çıktığı yolda önemli
adımlar atarak hayalini ve vaadini yerine getiriyor.
Ortaya koyduğumuz hedef ve vizyona uygun olarak büyük fotoğrafın bir
bir parçalarını hayata geçiren Grup, markaları ve hizmetleri üzerinden
kalıcı değişimler gerçekleştiriyor.
Başta İstanbul’daki 5 nokta olmak üzere, İzmit, Ankara, Eskişehir ve
Rize’de olmak üzere 9 şubeden oluşan SERAMİKPARK mağazalar
zincirinin tüm konseptini ve içeriğini genişletip değiştirerek sürdürülebilir
kalkınmaya bir halka daha ekledi.
Banyo mobilyaları markamız Albinno bu değişim ve gelişim sürecinin
bir başka yüzüdür. Avangard, Modern, Klasik ve Basic ürün guruplarında
ürün gamının önemli bir kısmını yenileyerek sektöre bir yaklaşım getirdi.
Alanında öne çıkan markalardan oldu.
İnşaat ve yapı sektörünün köklü kuruluşlarından Tanışlar Grup, Tanışlar
İnşaat’la İstanbul ve Afyon’da büyük projelere imza atarak konut
ve işyeri üretiminde çıkış yılına anlam ve katma değer sağladı.
Hammadde ocaklarında yeni yatırımlara girildi. Seramik fabrikası, kalıp
sanayi, mobilya, yapı kimyasalları ve inşaat yapımına kadar sektörün
önemli dinamiklerini kendi bünyesinde gerçekleştirerek yeniden büyük
hedeflere yelken açtı.
Tanışlar Grup’un amiral gemisi olan ve ilk 600 sanayii şirketi arasında
bulunan Uşak Seramik A.Ş.’de sene başında Turkualitiy çalışmalarını
başlatarak Türkiye’nin 10 yılda 10 uluslararası bilinen marka idealine
ortak oldu. Köklü bir değişim ve yeniden küresel dünya normları ve
beklentilerine uygun olarak, baştan sona yeniden yapılandı, organize
oldu.
Bugün 36 ülkeye ürünlerini ulaştıran Uşak Seramik A.Ş., üretim kapasitesi,
modern teknoloji yatırımları ve yüksek kalite avantajları sayesinde,
rekabet gücünü artırmaya devam etmektedir. Bu doğrultuda
şirketimizde, bilime, Ar-Ge’ye ve teknolojiye önem verilmesi, özellikle
üniversite-sanayi işbirliğinin daha üst aşamaya taşınması yüksek fayda
sağlayacaktır.
Bu vizyondan yola çıkarak “kalite ve verimliliğinin artırılması” ile “iç ve
dış pazarda ticaret ve rekabet şartlarının korunması ve iyileştirilmesi”
şeklinde iki önemli stratejik hedef belirlenmiştir. Uşak Seramik A.Ş.’nin
ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmeler çerçevesinde analizi yapılarak,
güçlü ve zayıf yönleri ortaya koyulmuştur. Strateji belgesinde
belirlenen eylemler, şirketimizin sahip olduğu avantajların daha iyi
değerlendirilmesine, zayıf yönlerinin güçlendirilmesine ve tehditlerin
fırsata dönüştürülmesine imkân verecektir.
Uşak Seramik için 41.yılı “başarı odak yılı” olarak tanımlanmıştır. Bir
ömür anlamına gelen yarım asırlık süreci 2014 ve sonrası yıllara tahvil
ederken kalkınma süreci başlatılmış, ulusal ve uluslar arası rekabet için
hareket noktaları yeniden tarif edilmiştir.
GÜVEN - GELİŞİM – SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK – SİSTEM – TEKNOLOJİ – HİZMET YAYGINLIK VE BİLİNİRLİK - TREND VE BÜYÜK DEĞİŞİMİ BAŞLATTTIK.
BU DEĞİŞİM;
Teknolojiyi verime; toprağı nitelikli ürüne; tasarımı trende dönüştüren
yeni vizyonumuzu haber veriyor.
BU DEĞİŞİM;
Türkiye’nin en modern ve en büyük tesislerinden biri olan fabrikalarımızda,
18 milyon m2’yi aşan kapasiteyle, üstün kaliteli ürün üretmek için saat
gibi işleyen 700 kişilik uzman kadromuzun müşteri memnuniyeti için
canla başla çalıştığını haber veriyor.
BU DEĞİŞİM;
Nitelikli ve zengin ürün çeşidimiz; 30’dan fazla ülkeye yayılan
ihracatımızla, uluslararası bir MARKA olma yolunda attığımız dev
adımları müjdeliyor.
Markanın tam karşılığı GÜVENdir.
Güven ise yukarıdaki ana dinamiklerin yanı sıra yüzlerce parçadan
oluşan süreklilik isteyen hissiyatla tarif edilen ama somut yaşanılan insan
beklentisinin en temel kavramıdır. Mal ve hizmetlerin bu tek kelimelik
sonuç (güven) için verdikleri mücadele oldukça yoğun ve sürdürülebilir
olmalıdır.
Sistematik ve içselliğin yanı sıra teknolojik ve güncel olmak zorundadır.
Tam karşılığını yansıttığı gibi yaygın ve bulunabilir olmalıdır. Özetle marka
olmak için yola çıkmışlar, çetin ve uzun bir yolun yolcusu olduğunu
bilmelidir.
BU DEĞİŞİM;
Göz alıcı tasarımlar ve birbirinden kaliteli ürünlerle mekâna zerafet;
kullanıcıya MUTLULUK vermeyi vaat ediyor.
İlk sayımızda önce dünü bugünü ve yarını kısaca tarif etmek
durumundan hareketle geriye ket vurmalar olmuş, geleceğe
atfedilen çalışmalardan haber verilmiştir.
Ülkemizin parlayan yıldızlarından, içerik ve sistem katkıları, vizyon
ve motivasyonla ileri hedeflere hızla gidebilecek yapı ve imkana
sahip Tanışlar Grup’a “marka” olma yolunda en kalbi dualarımla
başarılar dilerim...
Uşak Seramik A.Ş. strateji belgesi ve eylem planının vizyonu,
“Uşak Seramik” imajını yükseltmek ve küresel pazar payını artırmaktır.
3
içindekiler
İÇİNDEKİLER
05 Aşıklar şehri Uşak
06 Büyük Değişim Devam Ediyor
08 Sektör Duayen İki Dost
18 İnşaat, Yüklenici Sektör Olmaya
09 İş Adamı Derneklerinden Uşak Seramik
Yeni Bir Sayfa
Devam Ediyor
21 Yeni Bir Takımla Yola Devam
22 Albinno Banyo Mobilyalarında
26. Unicera’da Bir Araya Geldi
Standına Yoğun İlgi
09 Tanışlar Grup Dünyanın Dört Bir
Yanından Gelen Öğrencileri Ağırladı
10 Yozgat Ticaret Ve Sanayi Odası (TSO)
“Kariyer Günleri” Etkinliği Düzenledi
11 Yönetim Kurulu Başkanımızın
Ankara Ziyaretleri
12 Uşak Seramik Unicera’nın
Parlayan Yıldızı Oldu
27 Seramik Sektörü Enerji Kullanımı
30 Tarihi Urganlı Kaplıcaları
32 Seramik Tarihi
32 Seramik Tasarımı
40 Usak Seramik, Dünya Markası Olma
Yolunda Büyük Adımlar Atıyor
43 Dünya Ekonomisi Genel Değerlendirme
48 Bilfen Dünyaca Ünlü Seramik Sanatçısı
Ebüzziya’yı Ağırladı
14 Profesyoneller 26. Kez Unicera Dedi
56 Aşıklar şehri Uşşak
15 Rıza Kayaalp, Dünyanın 1 Numarası
16 Uşak Seramik Usta Seminerleri Devam Ediyor 64 Markalar
TLIFE BİR TANIŞLAR GRUP TANITIM YAYINIDIR.
GENEL YAYIN YÖNETMENİ
:
GRAFİK TASARIM
:
İLETİŞİM ADRESİ
:
AYDIN BARAN
ERCAN TEZELLİ
SELÇUM DEMREN
ECE GÜLTEPE
SEDA BAĞCİVAN
ASUMAN BAYAZİT
HAMZA YERLİKAYA BLV. ÇEKMEKÖY YOLU NO:11DUDULLU ÜMRANİYE İSTANBUL
TEL: ( 216 ) 527 67 67
WWW.TANISLARGRUP.COM.TR
Bizi
sosyal medyada takip edebilirsiniz. >>
4
/usakseramikcom
/tanislargrup
/tanislargrup
KAPAK
Aşıklar şehri
Uşşak
5
T/LIFE Temmuz 2014
haberler
BÜYÜK DEĞİSİM
DEVAM EDİYOR
Tanışlar grup “Büyük Değişim Başlıyor” sloganı ile çıktığı
yolda ikinci büyük adımını atarak vaadini yerine getiriyor.
Yıl başında ortaya koyduğu büyük fotoğrafın bir bir
parçalarını hayata geçiren Grup, geçtiğimiz günde
SERAMİK PARK mağazalar zincirinin tüm konseptini ve
içeriğini genişletip değiştirerek sürdürülebilir kalkınmaya
bir halka daha ekledi.
İnşaat ve yapı sektörünün köklü kuruluşlarından Tanışlar
Grup, hammadde tedariğinden seramik fabrikası , kalıp
sanayi, mobilya, yapı kimyasalları ve inşaat yapımına
kadar sektörün önemli dinamiklerini kendi bünyesinde
gerçekleştirerek 41. Kuruluş yılında 2013’ü büyük değişim
yılı ilan etti.
Tanışlar grubun amiral gemisi olan ve ilk 600 sanayii
şirketi arasında bulunan Uşak Seramik Sanayi A.Ş de sene
başında Turkualitiy çalışmalarını başlatarak Türkiye’nin 10
yılda 10 uluslar arası bilinen marka idealine ortak oldu.
Köklü bir değişim ve yeniden küresel dünya normları
ve beklentilerine uygun olarak baştan sona reorganize
edildi. 5’i İstanbulda olmak üzere Ankara İzmit ve Eskişehir
illerinde toplam 8 Seramik Park mağazası ile perakende
sektörüne yeni bir bakış ve sunum getirildi.
6
Başta gruba bağlı üretim şirketlerinin ürünleri olmak
üzere iç yapı elemanlarının hemen tamamının pazara
sunulduğu, farklı marka ve modellerin yer aldığı Seramik
Park mağazalar zinciride büyük değişimin ikinci ve önemli
bir adımı oldu.
Ümraniye Tepeüstünde Belediye başkanı Hasan Can,
Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin AKP il teşkilat
başkanı Halis Dalkılıç ve yönetim kurulu başkanı Durmuş
Tanışın kurdelasını kestiği, İstanbul Yozgatlılar Federasyon
Başkanı Mehmet Deniz ve yönetim kurulunun, AKP
Ümraniye ilçe başkanı ve yönetiminin çeşitli sivil toplum
kuruluş başkan ve yönetimleri, sektörün önde gelen
isimleri basın yayın kuruluş temsilcileri ile çok sayıda
müteahhit ve mimarın katıldığı, görkemli açılışla yeni ve
farklı seramik park açıldı.
Tanış ailesinin Ümraniye ve Türkiye için önemli bir şirketler
topluluğu olduğunu ilçedeki yatırımlarının sadece ticari
değil hayır ve sosyal sorumluluk çalışmalarında da
Durmuş Tanışın ilgili ve destekçileri olduğunu belirten
belediye başkanı Hasan Can, yeni yüz ve konseptin
gruba yakışır sektöre yön veren bir mağaza olmasından
dolayı yönetimi tebrik ettiklerini dile getirdi.
Açılış kurdelasının kesiminden sonra davetlilerin tek
tek yakın ilgi ile yeni konsept mağazayı gezmelerinin
ardından açılış sürprizi olarak hazırlanan Ebru sanatı
uygulamasına geçildi.
Seramik taş üzerine yapılan sanatken suya yapılan ve
geçmişten günümüze kültürel geçmişi olan ebru sanatı
ile yakından ilgilenen davetliler kendi tasarımlarını yaprak
ebru yapmayı deneyimlemiş oldular.
Yönetim kurulu başkanı durmuş tanışta konuklara hem
kendi yaptıkları ebru çalışmalarını hediye ederken günün
anısına el yapımı hazırlanmış otantik sanatsal hediyeler
sundu.
Yeni konseptiyle davetlilerce beğeni toplayan Seramik
park; mimar, müteahhit ve nihai kullanıcı için hem ürün
gamı ve çeşitliliğinde hem kalite ve ebatlardaki değişik
ürünlerin yanı sıra iç mekan dizaynında alanında marka
ürünlerle beraber yeni ve ilk kez seramik park mağazada
ilan edilen S Dsing Home markası ve aksesuar standını
da açtı. Daha çok küçük aksesuarlar ve aydınlatmalar
üzerine yoğunlaşan SDsing home markalı tasarımlar,
geniş ürün yelpazesi ile nihai tüketicinin beğenisine
sunuldu. Logodaki renk ve karakter değişimi, mağaza
sunum ve sergileme yapısındaki değişim, granit ve gurup
dışı ürünlerin ürün gamına alınması, mağaza biçim ve
kullanım alanlarının sosyal alanları, toplantı odaları ve
müşteri temsilcileri konumlamaları ile baştan ayağa
yeniden tasarlanıp sektöre bir bakış açısı ortaya koymuş
oldu.
Açılış 4 saat süren bir koktel ve yoğunlukta geçrkeleşti.
8 mağazadan oluşan seramik park mağazalar zincirinin
ilk ve büyük halkasından başlanılırak 2014 yılı değişimin
devam ettiği yıl olarak belirlenmiş oldu.
7
T/LIFE Temmuz 2014
haberler
SEKTÖR DUAYENİ İKİ DOST
26. UNICERA’DA BİR ARAYA GELDİ
Bu yıl 26. Düzenlenen UNİCERA mutfak banyo fuarı ziyaretçilerine kapılarını açtı. Özellikle seramik sektöründeki marka ve
fabrikaların boy gösterdiği fuarda bir yanda rekabet yerli ve yabancı müşterileri etkileme yarışı öbür yanda dostluk vardı.
Sektörün iki önemli oyuncusu Kütahya seramik ve Uşak
Seramik aynı salonda komşu oldular. Yurt içi ve yurt dışı
Pazarlarda iki markanın kıyasıya rekabeti, kalite fiyat
ve hizmette sürerken yönetim kurulu başkanlarının
dostlukları
gıbta ile izlendi. Uşak seramik standına bağımsız
yönetim kurulu üyesi ile gelerek hayırhah
dileklerde bulunan Kütahya Seramik yönetim
kurulu başkanı Nafi Güral, Uşak Seramik
yönetim kurulu başkanı Durmuş Tanışla
süren ebedi dostluklarını fuarda da
göstermiş oldular.
Nafi Güral
Durmuş Tanış
8
Standı ve bu yıl ilk kez sergilenen
ürünleri yakından inceleyen ve grup
pazarlama yöneticilerine tebrik ve
takdirlerini ileten Güral, Durmuş
Tanışla olan eski dostluklarını ve
sektördeki geçmiş anılarını paylaştı.
Hemen her yıl aynı geleneği sürdüren
ve rakipleriyle insani ve dostluk ilişkisini
sıcak tutan Nafi Güral, Durmuş Tanışla bir
süre keyifli sohbet etti.
İS ADAMI DERNEKLERİNDEN
USAK SERAMİK STANDINA
YOĞUN İLGİ
Unicera banyo mutfak fuarı Uşak Seramik standı farklı
kesimlerden binlerce ziyaretçiyi ağırladı.
26. Kez kapılarını açan ve son yıllarda İtalya -İspanya
seramik fuarlarına rakip olduğunu ispatlayan Unicera
genel katılımcılar bakımından da etkinliğini sürdürdü. Yurt
içi bayileri yurt dışı bayileri, profesyonellerin
ziyaretleri, nihai tüketiciler gibi sektörü takip edenler den oluşan ziyaretçi skalasında 5 günde 6bine yakın kişi uşak
seramik standını gezmiş oldu. Her yıl üzerine yeni şeyler koyarak ürün gamını yatay ve dikey değiştiren, sunum ve
tarzında sürekli iyileştirmelerle günceli takip eden Uşak Seramik, nitelikli ve farklı kesimlere ev sahipliği yaptı.
İstanbul Yozgatlı Sanayici ve iş adamları Derneği yönetimi tam kadro standa buluştu. Uşak Seramik ve aynı zamanda
İYOSİAD yönetim kurulu başkanı Durmuş Tanışı fuar alanında ziyaret edip hayırhah dileklerde bulundular. Varlık makine
yönetim kurulu başkanı Ekrem varlık, Irmak Group yönetim kurulu başkanı yüksel akgül, çamlık inşaat yönetim kurulu
başkanı Yusuf Erkoç İstanbul Yozgatlılar federasyon başkanı Mehmet Deniz, Dünya Gümrük yönetim kurulu başkanı
Ahmet Yılmaz ve bir çok iş adamından oluşan gurup, başkanları ve hemşehrileri olan Tanış’ı yalnız bırakmadılar.
Durmuş Tanış’ın yönetiminde yer aldığı ve ağırlıklı olarak sanayici ve inşaat sektöründe faaliyet gösteren üyelerden
oluşan çekmeköy sanayici ve işadamları derneği eski ve yeni başkanları ile yönetim kurulu üyeleri Uşak Seramik
standını ziyaret ederek, aynı yönetimi paylaştıkları durmuş tanışla bir süre sohbet edip başarılar dilediler.
TANISLAR GRUP DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAN GELEN
ÖĞRENCİLERİ AĞIRLADI
Üniversiteler arası öğrenci değişim programı kapsamında (aıcek) Abd, Kenya, Afganistan, Çin ve Mısır’dan gelen öğrenciler 6 hafta
boyunca Seramikpark’ta pazar araştırması yapacak.
Okudukları Üniversitelerden Türkiye’deki öğrenci değişim
programına hak kazanan öğrenciler; Seramik Park İzmit
şubemizde çalışmaya başladı.
Ekonomik, Kültürel ve Sosyal bir çalışma olan Toplumlar
arası kaynaşmayı ve ekonomik gelişmeyi hedefleyen
program 140 ülkeden öğrencileri kapsıyor.
Programa sponsor olan ve çalışmayı destekleyen Tanışlar
Grup yönetim kurulu üyesi Seramik Park Genel Müdürü
Hasan Tanış öğrencilerle yakından ilgilendi.
Tanış, seramik park izmit şubesinde öğrencilerle tek tek
sohbet ederek, aileleri, bölümleri ve Türkiye izlenimlerini
aldı. Grup hakkında bilgiler veren Hasan Tanış ve
beraberindeki grup mağazalar müdürü Hayati Murteza
ve Grup pazarlama müdürü Aydın Baran izmit mağaza
müdürü Necat Uysal ve mağaza personeli ile “bir dünya
hatıra fotoğrafı” çektirdi.
9
T/LIFE Temmuz 2014
haberler
YOZGAT TİCARET ve SANAYİ ODASI (TSO)
“KARİYER GÜNLERİ” ETKİNLİĞİ DÜZENLEDİ
Yozgat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Salonunda düzenlenen Kariyer Günleri etkinliğine konuşmacı olarak
Uşak Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Durmuş Tanış katıldı.
Tanış, iş hayatındaki tecrübelerini Yozgatlı işadamları
ve öğrencilerle paylaşan Uşak Seramik Yönetim Kurulu
Başkanı Durmuş Tanış, 1967 yılında Yozgat’tan ayrılarak
İstanbul’a gittiğini belirterek, “Bir şeye ulaşmak için önce
onu hayal etmek gerekir. Yapılamayacak iş dünyaya
gelmemiştir, bunun için önce hayal edip, özverili bir
şekilde çalışıp, sabrederseniz hayalinize ulaşabilirsiniz.
İkincisi ise iş hayatında zorluklarla karşılaştığınızda
ümitsizliğe düşmeden mücadelenizi sürdürmeniz
gerekir” dedi.
İş hayatında eğitimin çok önemli olduğunu vurgulayan
Tanış, kendisinin iyi bir eğitim alamadığını belirterek, “Ben
eğitim alamadım ama çocuklarımın tamamının en iyi
tahsili yapmalarını sağlamaya çalıştım. Tahsil yaparken
de çalışacağınız bölümleri en iyi şekilde öğrenmeniz ve
pratiğe dökmeniz gerekiyor. Bugün fatura kesemeyen
üniversite mezunu gençlerimiz var. Çivi çakamayan
mimar ve mühendislerimiz var.
Bugün ülkemizde işsizlik sıkıntısı değil kalifiye elemanı
sıkıntısı yaşanmaktadır. Bunun için gençlerimizin eğitim
aldıkları meslek dallarını en iyi şekilde öğrenmeleri
gerekmektedir” diye konuştu.
10
Gençlere ve işadamlarına yapacağınız işlerde mutlaka
önceden fizibilite çalışması yaptırmaları tavsiyesinde
bulunan Tanış, “Fizibilite yaptırmadan girdiğiniz işler sizleri
yanılta bilir. Şahsen bunu ben tecrübe etmiş bir insanım.
Yıllar önce fizibilite çalışması yapmadan 1,5 milyar liraya
mal olur diye girdiğimiz bir iş bize 6,5 milyar liraya mal
ettik ve o dönemde bu iş bizi çok büyük sıkıntıya soktu. Bu
sebeple yapacağınız işlerin mutlaka fizibilitesini yaptırın”
ifadelerini kullandı.
Yozgat TSO Başkanı Metin Özışık, düzenlenen kariyer
günlerine katılımlarından dolayı Uşak Seramik Yönetim
Kurulu Başkanı Durmuş Tanış’a teşekkür etti.
YÖNETİM KURULU BASKANIMIZIN
ANKARA ZİYARETLERİ
Tanışlar grup yönetim kurulu başkanı Durmuş Tanış TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağı makamında
ziyaret ederek bir dizi görüşmelerde bulundu.
Heyet günün ilk ziyaretini meclis başkanlığına yaptı. Meclis başkanı Cemil Çiçek, Yoğun gündemi arasında YOSİAD
yönetim kurulu ve İstanbul Yozgatlılar federasyon başkanı Mehmet Denizinde hazır bulunduğu heyete geniş zaman
ayırdı. İstanbuldaki iş adamlarının çalışmaları projeleri ve faaliyet alanları ile ilgili detaylı bilgiler alan Çiçek, yoğun
istihdam ve ihracat yapan sektörlerin başında gelen seramik sektörüne dair bilgileri de ilk ağızdan almış oldu. Durmuş
Tanıştan ve beraberindekiler günün anısına başkan Çiçek’e plaket takdim edip hatıra fotoğrafı çektirdiler.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek
Ankara ziyaretlerinin ikinci durağı adalet bakanlığı oldu. Başbakan yardımcılığı görevinden sonra adalet bakanlığı
görevine getirilen Bekir Bozdağa hem hayırlı olsun hem de İstanbullu iş adamlarının çalışmaları hakkında bilgi vermek
üzere gerçekleştirilen ziyaret yaklaşık bir saat sürdü. Heyetteki hazirun ve başkan Durmuş Tanış, Bozdağla yaptıkları
görüşmede de iş dünyasına dair güncel ve ekonomik konular üzerine görüş alışverişinde bulundular. Bozdağ’a da
günün anısına plaket takdim eden İYOSİAD ve Tanışlar Grup başkanı Durmuş Ankara programını tamamlamış oldular.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ
11
T/LIFE Temmuz 2014
haberler
USAK SERAMİK
UNICERA’NIN
PARLAYAN YILDIZI
OLDU
Bu sene 26, kez kapılarını ziyaretçilerine açan Mutfak ve
Bayo fuarı UNİCERA özellikle seramik sektörünün yeni
koleksiyonları, inovasyonları ve genel faaliyetlerinin start
aldığı bir çizgi olarak ta algılanabilir.
Gerek istihdam gerek ihracat cirosu gerek se üretimin
yaklaşık yüzde 95’ini yerli hammadde ve kaynakları
kullanarak üretim yapan seramik sektörü yerli ve yabancı
60 bin civarında ziyaretçiyi ağırladı.
Avrupa ülkelerinde yaşanan ekonomik krizlerin seramik
sektörünü de etkilemesi üzerine hem Avrupa’daki
fuarlar hemde Avrupalı üreticilerin mevcut pozisyonlarını
kaybetmeleri üzerine İstanbul UNİCERA fuarı daha stratejik
ve hareketli olmaya başladı.
Afrika ve Ortadoğu pazarının ülkemize yönelmesi ise ayrı
bir katma değer sağladı.
Seramik sektörünü direk etkileyen bu dış faktörlerin
yanısıra üreticilerimizdeki önemli değişimlerde eklenince
fuar cazibe merkezi haline gelmeye başladı. İstikrara ve
sürdürülebilir gelişmeler hangi sektör olursa olsun mutlak
başarıya erişecektir. Bu gerçek seramik sektörü içinde
etkili bir yoldur.
Bizler artık sadece kilden hammaddeli sırlı taş pişirmiyoruz.
Değişen beğeni gurupları ekonomik seviyeler ve sosyal
yaşam ve mekanlardaki gelişmeler bizleri de doğrudan
etkilemekte gelişim ve değişimimizi tetiklemektedir.
Uşak Seramik markası da yukarda bahsedilen
gerçeklerden hareketle 2014 yılı Unicera fuarına
sürdürülebilir kalkınma ve uluslararası markalaşma ideali
üzerine hazırlanmıştır. 2013 yılında ortaya koyduğu” büyük
değişim başlıyor “vizyonunun devamı olarak ürünlerini ve
standını hazırladı.
İlk kez müşterisi ve ilgilileri ile paylaştığı serileri ile göz
doldurdu.
Takım ürünlerinde İtalya’dan aldığı tasarımları ürünleştirirken
granit grubunda 60X60 ve 60x120 ebatlarının yanı sıra
isteğe bağlı farklı ebatların uygulamaları sunuldu.
12
Standın yaklaşımında her yıl tekrar edilen tasarımlardan
farklı olarak açık, metalle seramiğin birlikte kompozite
edildiği digital içeriklerin kullanıldığı bir stand oluşturuldu.
Fuar toplam ziyaretçisinin %10unun üzerinde ziyaretçi
kabul ederek yaklaşık 6.500 bayi, mimar, müteahhit
seramik ustası, yurt dışı ziyaretçileri ve son kullanıcı yeni
koleksiyonları canlı mekanlarda ve fantastik döşemelerde
görmüş dokunmuş oldu.
İş adamı gurupları rakip marka ve fabrikaların patronları
ve yöneticileri olmak üzere profesyonellerde standımızın
önemli konukları arasındaydı.
Özellikle yabancı ziyaretçilerin fuarın ilk üç gününde
yoğun ilgi gösterdikleri gözlemlendi. Afrika ve Arap
yarımadasından bayilik ve ürün almak üzere gelen
yabancı müşteriler dikkat çekti. Avrupa menşeili ürünlerin
yerine benzer kalite ve tasarımları, uygun fiyatları avantaja
çeviren yabancı alıcılar lojistik ve fiyat bakımından uygun
olan Uşak seramik ve diğer Türk markalarına beklentinin
üzerinde ilgi gösterdi.
Seramik alanında dünya seramik ihracatında ilk 5. sırada
olan Türkiye yerini inovatif çalışmalarla daha da yukarlara
taşıyacağa benziyor.
Sektörün tamamlayıcı elemanlarının da ürün ve
hizmetlerini sergilediği seramik banyo fuarında Uşak
Seramik standında tanışlar grubun bir başka markası
olan ve 2014 yılına tüm koleksiyonunu yenilerek 4 farklı
segmentte banyo dolapları imal eden Albinnoda
sergilendi.
13
T/LIFE Temmuz 2014
haberler
PROFESYONELLER
26. KEZ UNICERA DEDİ
Tüyap tarafından Türkiye Seramik Federasyonu (TSF) ve Tesisat İnşaat Malzemecileri Derneği (TİMDER) işbirliği ile organize
edilen, sektöründe dünyanın en büyük ikinci uluslararası fuarı olan UNICERA 2014, seramik banyo ve mutfak sektörünün önde
gelen oyuncularını 26. kez Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde bir araya getirdi
Seramik, banyo mutfak sektörünün buluşma platformu,
Avrupa ve Orta Doğu’nun en önemli ticaret köprüsü olan
fuar 17 ülkeden 330 firmayı 10 salon, 86.000 m2 kapalı
sergileme alanında ağırladı. Bulgaristan, Gürcistan, İran,
Irak, Makedonya, Mısır, Rusya, Bosna Hersek, Sırbistan,
Suriye, Ukrayna, Ürdün, Yunanistan, İsrail ve Arnavutluk’tan
gelen alım heyetlerinin yanı sıra, bireysel katılımlarla
birlikte 90 ülkeden 5.396’sı yabancı, 80 ilden 61.833’ü
yerli olmak üzere toplam 67.229 ziyaretçiye ev sahipliği
yaptı.
Tasarım, inovasyon ve fonksiyonelliği buluşturan UNICERA
26. Uluslararası Seramik Banyo Mutfak Fuarı ikili iş ilişkilerinin
geliştirildiği uluslararası bir ticaret platformu olarak 5 gün
boyunca yüksek katılımcı ve ziyaretçi oranıyla başarısını
bir kez daha zirveye taşıdı.
UNICERA Etkinliklerin Adresi Oldu
Seramik kaplama malzemeleri ve seramik sağlık
gereçleri olarak iki farklı kategoride düzenlenen Seramik
Tasarım Yarışması’nın ödülleri UNICERA 2014’ün açılış
töreninde sahiplerini buldu. Düzenlenen törende
yarışmacılar ödüllerini dünyaca ünlü mimar ve tasarımcı;
Alev Ebuzziya Siesbye, Defne Koz, Tapani Hyvonem, Arni
Aromaa, Can Yalman, Erdem Akan, Olaf Barski, Ömer
Faruk Yakupoğlu, Tolga Berkay, Bahadır Kayan,Özkan
Aydın ve Ali Özinönü’nün elinden aldı.Ödül almaya
hak kazanan projeler, fuar boyunca fuaye alanında
sergilendi.
14
UNICERA, tasarım yarışması ödül töreninden sergiye,
panelden atölye çalışmasına kadar fuar süresince renkli
çalışmalara imza attı.
Moderatörlüğünü İç Mimar Emre Özgüder’in yaptığı,
“Tasarım - Üretim İlişkisi” paneli mimarlık, iç mimarlık,
endüstriyel tasarım ve seramik bölümü öğrencilerini
sektör profesyonelleriyle Tüyap Marmara Salonu’nda
bir araya getirdi. Yiğit Özer (Tasarımcı), Tamer Nakışçı
(Tasarımcı), Bahadır Kayan (Çanakkale Seramik Satış
Başkan Yardımcısı), Arzu Uludağ Elazığ (Eczacıbaşı
Yapı Ürünleri Pazarlama Müdürü), Celal Üstündağ
(NG Kütahya Seramik Genel Müdür Yardımcısı), Ece
Ceylan Baba (Mimar-Seranit Yapı İcra Kurulu Üyesi)’nin
konuşmacı olarak yer aldığı panelde üretim teknikleri ve
piyasa değerleri üzerine duruldu. Üretici ve tasarımcıları
bir araya getiren etkinlikte kamusal alanlarda kullanılan
detaylar, toplu konut projeleri, insanların yaşam biçimi
ve dijitalleşme konularına yer verildi. Öğrenciler seramik
konusunda merak edilenleri panelistlere sorma şansı
buldu.
Yıldız İbram koordinatörlüğünde Yıldız Seramik Atölyesi
tarafından el yapımı duvar seramik uygulamalarına
yönelik düzenlenen özel atölye çalışması, katılımcı ve
ziyaretçilere farklı bir deneyim sundu. Desen, kalıp,
sırlama, boyama ve fırınlama aşamalarının yapıldığı
etkinlikte katılımcılar eğlenirken öğrenme şansı buldu.
Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik
Bölümü öğrencilerinin düzenlediği yer ve duvar karo
tasarımlarından oluşan sergi fuar süresince katılımcı ve
ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördü.
Uluslararası sektörel yayınlarında buluşma noktası olan
UNICERA, Mario Sobrino, David Keuning, Elles Middeljans,
Paola Giacomini ve Marco Calliari gibi editörleri ağırladı.
RIZA KAYAALP
DÜNYANIN
1 NUMARASI
Türk Güreşinin parlayan yıldızı milli sporcu Rıza Kayaalp,
Uluslararası Güreş Federasyonu (FILA) tarafından mücadele
ettiği siklet olan 130 Kg’da Dünya’nın en iyisi olarak belirlendi.
Dünya Klasmanı’nda 1 numaralı koltuğa oturan
başarılı sporcu Rıza Kayaalp, FILA’nın da onayını alarak
Grekoromen stil 130 Kg’da Dünya’nın en iyi güreşçisi
seçilerek yine büyük bir başarının altına imza attı.
‘Gurur verici bir olay’
Uluslararası Güreş Federasyonu tarafından kendisine
böyle bir ünvanın verilmesinin kendisini çok mutlu
ettiğini belirten milli güreşçi Rıza Kayaalp, “Bu tablo
beni asla şımartmayacak ve aynı azimle çalışmaya
devam edeceğim. Uzun yıllar boyunca sarfettiğim
emekler sonucunda bu tür kazanımlarım oluyor. Dünya
klasmanında 1 numaralı koltuğa bir Türk’ün oturması
gurur verici bir olay. Bu gururu aziz milletime yaşattığım
için çok mutluyum. Henüz yolun başındayım ve daha
büyük başarılar elde edeceğim. Türk milletinin duaları
ve desteği devam ettiği sürece şanlı bayrağımızı
dalgalandırmak için minderde ter dökeceğim.” dedi.
Kazandığı madalyalar ile Türk milletinin göğsünü kabartan
milli güreşçi Kayaalp, özellikle Finlandiya’da düzenlenen
Avrupa Şampiyonası’nda sergilediği performans ile
adından sıkça söz ettirmişti.
Rıza Kayaalp Kimdir?
Rıza Kayaalp 24 Temmuz 1989 tarihinde bir işçi
ailesinin çocuğu olarak Yozgat’ın Kayaalp köyünde
dünyaya geldi. İlkokul eğitiminden sonra Yozgat
Güreş Eğitim Merkezi’nde güreşe başladı. Aksaray
Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu
öğrencisi ve Ankara ASKİ Spor Kulübü sporcusudur.
Sayısız madalya ve şampiyonluklarıyla ülkemizi
gururlandırmıştır.
Milli sporcu Rıza Kayaalp
15
T/LIFE Temmuz 2014
haberler
USAK SERAMİK
USTA SEMİNERLERİ
DEVAM EDİYOR
Seramik sektörünün güçlü markalarından Uşak Seramik,
ulusal ve uluslararası faaliyetlerine hız kesmeden devam
ediyor. Özellikle sektörün etkin oyuncularından ustalarla
iletişimini güçlendiren marka, pazarla birebir iletişime geçiyor.
Yurt içi ve yurt dışı Pazar payı bakımından 18 milyon
metrekare üretimiyle pazarda söz sahibi olan, 42 yıllık
üretim tecrübesi ve sürdürülebilir markalaşma yolunda
her geçen gün biraz daha gelişen ve değişen Uşak
Seramik tüketimde önemli yere sahip seramik ustaları
ile diyaloglarını artırdı. İlkini Aralık 2013 urfa siverekte
düzenlediği usta semineri ve değerlendirme toplantısı ile
yaptı.
Hasan Karagür’ün açış konuşmasını yaptığı toplantıda,
sunumu yöneten Aydın Baran toplantıda önce Uşak
Seramik Sanayii kuruluş ve gelişimi, Tanışlar grup
markaları ve çalışma prensipleri, misyonu vizyonu
ve yıllar içerisinde gelinen başarı hikayeleri anlatıldı.
Üretim ve yönetim süreçleri hakkında detaylı bilgilerin
aktarıldığı, Tanıtım filmi ile Uşak Seramik markasının
anlatıldığı seminerde, teknik özelliklerede yer verildi.
Ür-Ge müdürü Ayşe Kantarın sunum yaptığı toplantıda
topraktan paketlenmiş seramiklerin tüketiciye erişinceye
kadar ki öyküsü anlatılarak ürünün oluşum ve yaşam
evreleri teknik görseller ışığında ustalara aktarıldı.
Sunumların ardından
akşam yemeğine
geçildi. Yemek sonrası
katılımcıların kol kola
girerek halay çekip
stres attığı toplantı her
bir ustaya hazırlanmış
hediye paketlerinin
dağıtımı ile son buldu.
İkinci toplantı şubat 2014
izmit seramik park ustaları
ile yapıldı. Yaklaşık 150
usta ve bölgede faaliyet
gösteren müteahhitlerin
Uşak seramik Siverek bayisi Celserle Yaklaşık 200 ustanın
katıldığı bilgilendirme toplantısı yaptı. Fabrikadan
yöneticiler Satış müdürü Hasan Karagür, Grup Pazarlama
müdürü Aydın Baran, Ür-ge Müdürü Ayşe Kantar ve bölge
sorumlusu İsmail Karakaya,pazarlama reklam sorumlusu
Şahin Kaya katıldı.
Uşak Seramik Siverek bayii ortaklarından Servet Mavi,
Celal Cindian ve Mahmut Mavinin de salonun
hazırlanmasında ve ustaların tespit ve davetinde ilgili
çalıştıkları toplantı yaklaşık 4 saat sürdü.
16
katıldığı toplantıda tanışlar grup ve uşak seramik
hakkında bilgilendirici açıklamalara yer verildi. Uşak
Seramik ürünlerinin satışının yapıldığı Seramik park usta
seminerini grup pazarlama müdürü Aydın Baran yaptı.
Toplantıya seramik park Grup mağazalar müdürü
Tayfun Zabun, kalite güvence sorumlusu Selma Altan,
reklam sorumlusu Şahin Kayanın yanı sıra seramik park
İzmit mağaza müdürü Kenan Erdem, Emin ve personeli
katıldı. Toplantı 2 bölüm halinde gerçekleşti. İlk bölümde
aydın baran tanışlar grup ve uşak seramikle ilgili bilgiler
aktarırken ikinci bölümde daha çok teknik özelliklere
dayalı bilgilendirme sunumu yapıldı. Akşam yemeğinin
ardından ustalar için hazırlanmış olan hediye paketleri
dağıtımı yapıldı.
Özellikle markalaşmadaki atılım ve yapılan teknik ve
marka bilinirliğine yapılan yatırımlardan bahsedilen
sunumda üretim evrelerinden şirketin vizyonuna kadar
tüm dinamikler görsel efektler eşliğinde dinleyicilere
aktarıldı.
Usta seminerlerinin ocak ayı içerisindeki durağı Erzurum
oldu. Erzurum uşak seramik bayisi Polat yapı ile birlikte
organize ettiği bilgilendirme toplantısı yoğun katılımlı
oldu. Polat yapı ortakları Abdullah Polat, Ahmet Polat
ve Ahmet Ünal Davet ettiği bölge bayileri ve Erzurum’da
mukim seramik ustalarından yaklaşık 250 kişinin katıldığı
toplantı Erzurum Polat otelde gerçekleşti.
Tanışlar grup pazarlama Müdürü Aydın Baran, Marmara
Uşak satış müdürü Nurullah Kandemir, kalite güvence
sorumlusu Selma Altan ve reklam sorumlusu Şahin
Kayanın katıldığı toplantı öncesi yeni ürünler fuaye
salonunda sergilendi.
Bilgilendirme toplantısında
açış konuşmasını yapan
polat yapı yönetim kurulu
başkanı Abdullah Polat,
Uşak
Seramik
markası
ile bölgedeki etkinlikleri
ve sektördeki etkin ve
marka bilinirliklerinin şirket
gayretlerinin
yanısıra
katılımcılara
hitaben
ustaların eseridir dedi. Polatın
selamlama konuşmasından
sonra iki
bölümden oluşan toplantı yaklaşık 3 saat sürdü. Grubun
ve uşak seramik sanayiinin anlatıldığı ilk bölümün ardından
teknik sunuma geçildi. Özellikle markalaşmadaki
atılım ve yapılan teknik ve marka bilinirliğine yapılan
yatırımlardan bahsedilen sunumda üretim evrelerinden
şirketin vizyonuna kadar tüm dinamikler görsel efektler
eşliğinde dinleyicilere aktarıldı.
Toplantı sonrası yöresel sanatçılar eşliğinde yenilen
akşam yemeğinin ardından ustalara dağıtılmak üzere
hazırlanan hediye paketleri takdim edildi.
Toplantı sonrası yöresel sanatçılar eşliğinde yenilen
akşam yemeğinin ardından ustalara dağıtılmak üzere
hazırlanan hediye paketleri takdim edildi. 2014 yılı
birebir bilgilendirme toplantılarının İstanbul ayağında
tam bir Uşak Seramik Show vardı. İstanbul The Green
Park Otel’de seramik park mağazalarının ustaları ile bir
araya gelindi. Çekmeköy, Ümraniye, kartal, Sultanbeyli,
Kağıthane bölgelerinden katılan seramik ustalarına
yapılan bilgilendirme seminerine ilgi büyüktü.
Grup yöneticilerinden koordinatör Sümer Durmaz,
grup mağazalar müdürü Tayfun Zabun, tepeüstü
mağazadan ramazan yaşar ve mağaza çalışanları,
kartal mağazadan erol günaydın ve mağaza çalışanları,
Sultanbeyli fatih aktaş ve mağaza çalışanları, çekmeköy
müdürü okan Öztürk ve mağaza çalışanları ve kağıthane
mağaza müdürü muzaffer arslan ve çalışanlarının
yanısıra pazarlama şefi asuman bayazit ve reklam
sorumlusu şahin kaya katıldı. Bilgilendirme toplantıının
ilk bölümünde grup ve uşak seramik hakkkıında bilgiler
veren aydın baranın sunumundan sonra teknik detayları
selma altan anlattı. Fuaye, seminer salonu ve yemek
salonu olmak üzere üç ayrı salonda gerçekleştirilen
ve yaklaşık 250 ustanın katıldığı bilgilendirme
toplantısının ardından akşam yemeği ikramı oldu.
Yemek sonrası ustalar için hazırlatılan hediye paketlerinin
dağıtıldığı gecede uşak seramik markası kullanan ve
istanbulun farklı bölgelerinde hizmet üreten seramik
ustaları memnun ayrıldı.
17
T/LIFE Temmuz 2014
haberler
İnşaat, yüklenici sektör
olmaya devam ediyor
inşaatın devam eden mega projeler, kentsel dönüşüm ve büyük altyapı çalışmalarının oluşturacağı yüksek iş hacmiyle 2014
yılını da en az yüzde 5 büyüme ile kapatacağı tahmin ediliyor...
T/LIFE: Sektörü genel olarak tanımlar mısınız?
T/LIFE: Sektörün genelinde mega projelerin gücü nedir?
Harun Tanış: Geçen yıl yüzde 7’nin üzerinde büyüyen inşaat
sektörü ülke ekonomisinin de motoru oldu. İnşaatın devam
eden mega projeler, kentsel dönüşüm ve büyük altyapı
çalışmalarının oluşturacağı yüksek iş hacmiyle 2014 yılını
da en az yüzde 5 büyüme ile kapatacağı tahmin ediliyor.
Harun Tanış: Öyle görünüyor ki inşaat sektörünün
2014 yılında izleyeceği seyir çok yüksek ölçüde
yine
kamu
yatırımlarına
endeksli
olacak.
10
yıl
içerisinde
tamamlanması
planlanan;
İnşaat sektöründe moraller düzelmeye, beklentiler
yükselmeye başladı. Oldukça durgun, hatta yüzde 0.6’lık
büyüme ile büyük hayal kırıklığı yaratan bir yılın ardından
2013 yılına hızlı başlayan sektör, yılın ilk çeyreğinde
yüzde 5.9 büyüdü. Büyüme hızı ikinci çeyrekte yüzde
7.6’ya, üçüncü çeyrekte ise 8.7’ye yükseldi. Sektörün
9 aylık ortalama büyüme hızı yüzde 7.4 oldu. En son
açıklanan rakamlar, yapılan yorumlar ve öngörüler
inşaat sektörünün 2013 yılını, ülke ekonomisindeki
büyümenin iki katı bir performansla kapattı.
Yüzde 9.1 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşen kamu
yatırımları, inşaat sektörü büyümesinin itici gücünü
oluşturdu. Buna karşılık yılın ilk yarısında yüzde 2 oranında
gerileyen özel sektör yatırımlarında, devam etmekte
olan irili ufaklı Emlak projelerinin ötesinde, sonraki
aylarda kayda değer bir gelişme yaşanmadı. Özellikle
bina, alt yapı ve startı verilen mega projelere yönelik
devlet harcamalarında bir önceki yıla göre yüzde 37.7
oranında artış, inşaat sektörünün tüm alt kollarında yüksek
iş hacimleri oluşturmaya başladı.
T/LIFE: İnşaat lokomotifi beraberinde hangi alt sektörleri
harekete geçiriyor?
H.T. : Rekor işlemlerin gerçekleştiği gayrimenkul
pazarında satışlar, yüzde 1 KDVli son projelere olan
talebin de etkisiyle 750 bini aştı. İnşaat malzemeleri,
çimento ve hazır beton gibi sektörün alt kollarında da
büyüme hız kazandı. Yenileme pazarı da dahil olmak
üzere inşaat malzemelerinde iç pazar büyümesinin
yüzde 6’yı, ihracatın da 22 milyar doları bulduğu
tahmin ediliyor. Özellikle iç ve dış mimaride önemli bir
yere sahip seramik ve granit ürünleride inşaat sektörü
ile birlikte gelişen sektörlerden birisidir. Gurubumuzun
lokomotif markası uşak seramiğinde oyuncu olarak yer
aldığı seramik sektörü inşaat sektörünün hareket hızına eş
gelişim sağlamıştır.
18
İstanbul Boğazı’na 3. Köprü, İstanbul’un 3. Havalimanı,
Avrupa’nın en büyük ikinci köprü inşaatını da kapsayan
6.9 milyar dolarlık İstanbul İzmir otoyolu, 50 şehirde büyük
alt yapı ve üst yapı inşaatları ile 6.5 milyon konutu içeren
kentsel dönüşüm, hızlı tren, yeni bölünmüş yollar, tüp
geçitler, limanlar, HES projeleri ve bölgesel havalimanları
gibi devasa projelerde alınacak mesafe ve yıl boyunca
yapılacak kamu harcamaları inşaat sektörünün 2014’de
göstereceği performansın temel dinamikleri olacak.
Bir diğer önemli beklenti de konut sektörü üzerinden
şekilleniyor. Kentsel dönüşüm projeleri dahil olmak üzere
2014 yılında alınacak konut yapı ruhsat sayısının 1 milyon
daireye kadar çıkacağı öngörülüyor.
T/LIFE: İnşaat sektöründe yurt dışındaki durumumuz
nedir? Müteahhitlik boyutları ekonomik olarak hangi
rakamalara erişti?
H.T. : Önceki yıl 46 ülkede toplam 27.2 milyar dolarlık
461 yeni proje üstlenen Türkiyeli müteahhitler küresel
krizin etkilerine ve ana pazarlarının bir bölümünde hala
etkilerini sürdüren siyasi çalkantılara rağmen yurtdısındaki
başarılarını 2013 yılında da devam ettirdiler. Ekonomi
Bakanlığı verilerine göre, 2013 yılının ilk 6 ayında
yurtdışında üstlenilen projelerin toplam tutarı geçen yılın
aynı dönemine göre yüzde 70 artış gösterdi. Bu trendin
devam etmesi halinde 2013 sonunda yurtdışında
üstlenilen yeni iş tutarının 30 milyar dolara ulaşacağı
öngörülüyor.
Sonuç olarak; 2013 gerçekleşmeleri üzerinden yapılan
değerlendirme, yorum ve tahminler gösteriyor ki, alt
kollarıyla birlikte inşaat sektörünün tamamını saran canlılık
2014 yılında da devam edecek.
Seçimler nedeniyle daha da artması beklenen kamu
yatırım ve harcamalarının da etkisiyle inşaat sektörü
2014’ü en az yüzde 5-6 büyüme ile kapatacak.
iki yıllık dönemde Türkiye ekonomisinde büyümenin
yavaşlayacağını düşünüyorum.
2014 yılında özel sektör inşaat yatırımlarının büyümeye
artı yönde katkı sağlaması ve pozitif büyümeye
geçmesi umut ediliyor. Bu nedenle küresel, siyasi,
bölgesel ve ekonomik belirsizliklerin ortadan kalkması
ekonominin özel sektöre odaklı büyümeyi sürdürmesi
açısından büyük önem taşımaktadır.
T/LIFE: Performans dinamikleri nelerdir?
Bu ortamda sektörümüzün önemi giderek daha da
artmaktadır. Ve inanıyorum ki 2014 yılında da inşaat
sektörü üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecek ve
önemi bir kez daha anlaşılacaktır. Dünya çapındaki
projelerin start aldığı, yurtdışında müteahhitlik
hizmetlerinde dünya ikincisi olduğumuz bir ortamda
inşaat sektörünün yükselen trendi tesadüf değildir. Bu
trendin sürdürülebilir olması için önemli olan istikrarın ve
özel sektöre öncelik veren kararlılığın devam etmesini
bekliyoruz.
Harun Tanış: Dinamikleri şöyle sıralamak mümkün olabilir.
• Devam eden mega inşaat projeleri, kamu
altyapı inşaatları ve kentsel dönüşüm hızı
• Özel sektör konut inşaatları ve yüzde ı8’e kadar
yükselen KDV uygulamasından geri dönüş olacağı
yönünde beklentiler
• Konut kredi faizlerinin seyri
• Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri İnşaatın küresel
büyümesi de hızlı olacak.
Global
Construction
Perspectives
ve
Oxford
Economics’in raporuna göre, gelecek 10 yılda
küresel inşaat sektörü global GSYİH’dan daha hızlı
büyüme gösterecek. Tahminlere göre, 2010 yılında
7.2 trilyon dolar olan küresel inşaat sektörünün
büyüklüğü 2020 yılına kadar yüzde 67 artarak 12
trilyon dolara, inşaat sektöründe yapılacak toplam
harcama büyüklüğü de 97.7 trilyon dolara çıkacak.
Küresel müteahhitlik hizmetlerinden yüzde 3.5 pay
alan Türkiyeli müteahhitlerin 2014 yılı yurtdışında
gerçekleştirecekleri projelerin toplam tutarının 35
milyar doları bulması yüksek bir olasılık olarak görülüyor.
İnşaat sektörünün önemi bu yıl daha iyi anlaşılacak,
2014 yılı her açıdan önemli bir yıl; hem seçimler
hem de ekonomik dengeler açısından. Durumu iyi
analiz etmemiz ve hesaplarımızı ona göre yapmamız
gerekiyor. Yüksek cari açık ve yüksek enflasyon
ortamında, tasarrufların çok düşük, borçlanma oranının
yüksek olması seçim sürecine girerken risklerin daha
da artacağının göstergesi. Dolayısıyla önümüzdeki bir
HARUN
TANIS
Tanışlar İnşaat Yön. Krl. Bşk.
19
T/LIFE Temmuz 2014
haberler
T/LIFE: Sektör diğer iş kollarina göre ne kadar riskli?
Harun Tanış: Risk yüksek ama fırsat da var. 2014
için sektörel bazda büyüme hedefi belirlemek
iç ve dış faktörlerdeki belirsizlikler nedeniyle pek
gerçekçi olmayacaktır. Ama mevcut durumda
siyaset ile ekonomi arasında gidip gelen bir risk
sarkacından söz etmek olanaklı. Bu durumda
makro ekonomiden sektörlere ve yatırım kararlarına
uzanan geniş bir yelpazede hem riskleri hem de
fırsatları yakından izleyerek yol almakta yarar var.
dış kaynaklı sermayeden büyük ölçüde beslenen
ekonomilerde değil inşaat tüm sektörler bişekilde
etkilenirler. sermayenin yön değiştirmesi gelişmekte
olan tüm ülkeler için ciddi bir tehdit niteliğinde.
ancak türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu riskler,
ekonominin dış sermayeye bağımlılığı ve kırılgan
yapısı nedeniyle daha büyüktür. abd’de 10 yıllık tahvil
faizlerinin yükselmesi sermaye çıkışlarını hızlandırıcı etki
yaratabilecek, bu durumda dış kaynak ile finanse edilen
büyümenin sürdürülmesi olanaksız hale gelebilecektir.
yine de hükümetin gündemindeki mega projeler ile
kentsel dönüşüm projeleri ise inşaat sektörü üretiminin
artmasını sağlayacak değerli fırsatlardır. 2014’ün seçim
yılı olması da sektörü olumlu etkileyebilecektir. pek
çok ekonomist, yeni konut projelerinin, her ne kadar
uzun dönemde sakıncaları olsa da, birçok sektörü
etkileyerek yarattığı canlılık nedeniyle hükümetin seçim
öncesi feda edemeyeceği bir alan olduğunu ifade
20
etmektedir. bütün bu riskler ve fırsatlar dahilinde inşaat
sektöründeki gelişmenin ekonomiye paralel bir seyir
izlemesi ve büyük olasılıkla yüzde 5’in üzerine çıkacak
bir büyüme göstereceğini tahmin ediyorum.
T/LIFE:
İnşaat
sektörü
barindirdiği
diğer
dinamiklerle ihracat eğilimli bir sektör müdür?
Harun Tanış: Kesinlikle hatta iddialı bir sektör haline
gelmektedir. Bu gün beklenti toplamda 25 milyar dolar
ihracattır. inşaat malzemeleri sanayi, bu performansla
Türkiye’nin ihracat lideri sektörlerinden biridir ve dünya
ihracat sıralamasında 5. sıradaki yerini korumaya
devam etmektedir.
2014 yılında, inşaat malzemeleri sektöründe
yüzde 12-15 arası bir artışla yaklaşık 25 milyar
dolar ihracat hedefliyoruz. 2015 yılı ihracat
hedefimiz ise 30 milyar dolardır. Özellikle yüksek
teknolojilere yapılacak yatırımla, katma değeri
yüksek ürünlerin üretiminin, ülkemiz inşaat sektörünün
daha büyük hacimlere ulaştıracağına inanıyoruz.
AB ekonomisindeki toparlanmanın hızlanması ve
bölge ülkelerinde siyasi istikrarın sağlanması halinde
2014 ve 2015 yılı ihracatımız 30 ve 40 milyar dolara
kadar çıkabilecektir.
Yeni Bir Takımla
Yola Devam
Üretimde kalite ve sürdürülebilirlik için bir kan değişimi
Uşak Seramik AŞ. fabrika üretim ve yönetiminde kan
değişimine gitti. Tanışlar Grup şirketlerinden Uşak
Seramik A.Ş. genel müdürlüğünü yürüten genel
müdür Hüseyin Tanış görevi yeni göreve atanan
Harun Güdeberk’e bıraktı. Güdeberk, en son Söğüt
Seramik’te yöneticilik yapmaktaydı.
Özellikle üretim kanadındaki bu değişimde Sezgin
Aksan fabrikalar müdürlüğüne, Kamil Üzkan ARGE müdürlüğüne, Mehmet Aşıkoğlu yatırım imalat
müdür, Hüseyin Yılmaz da fabrika 1 üretim müdürlüğü
görevlerini üstlendiler.
Bu değişim hakkında genel bir değerlendirme
yapan yönetim kurulu başkanvekili Hüseyin Tanış,
“üretimde kalite ve sürdürülebilirlik için bir kan
değişimine gittik. Yeni bir takımı iş başına getirdik.
Umarım bu arkadaşlarımızın kadromuza katılması ile
daha başarılı sonuçlar ve daha çok kapasite alırız.”
şeklinde konuştu.
Tanışlar Grup ailesi olarak amiral gemisi Uşak
Seramik’in
idari kademesindeki bu değişimin
hayırlara vesile olmasını diliyor, yeni göreve gelen
yöneticelere hayırlı başarılar diliyoruz.
21
T/LIFE Temmuz 2014
haberler
ALBİNNO BANYO
MOBİLYALARINDA
YENİ BİR SAYFA AÇTI
Tanışlar Grup şirketlerinden ve banyo mobilya sektörünün
önemli oyuncularından albinno banyo konsept ürün gamının
tamamını yenileyerek 26. Unicera mutfak banyo fuarında
ilgi odağı oldu.
Her yıl fuara Uşak Seramik standında katılan ve
ürünlerini sergileyen Albinno bu yıl toplam 52 farklı
ürün çeşidinden oluşan ürün gamına dört ana
katagoride 23 takım yeni ürün ekledi.
Avangard serisinde; Victoria, retro,eliza, karinna
gold, Volga, pera ve karina
Klasik seride; venezia, roseria ve caprice
Modern seride; twist, safran, santana, royal,anemon,
elegance, adora, ocean, voyage, senta, savora,
venüs, laden, troy ve ares
Basic serisinde; adonis, carmen, linda, nil, lara,
verga azelya, fulya, mine,lilium, orkide, akasya,
maksima, figaret, flora, lucca, gana, trio, mimoza,
defne, nergis ve boy dolaplarınden oluşan ve ilk kez
fuarda sergilenen ürünlerin parçalı ve takım halinde
pazara sunuldu.
Yerli yabancı ziyaretçilerin ilgi odağı olan ve sektörel
ivme olarak adlandırılan albinno banyo dolapları
tasarımdan fotograf çekimine imalattan ince işçiliğine
kadar tüm süreçleri büyük bir titizlikle hazırlandı.
Gurup şirketlerinden olan ve Ümraniye Tepeüstündeki
kendi üretim tesislerinde imal edilen yeni serilerin ürün
geliştirme ve tasarımlarının tamamı grup pazarlama
departmanınca hazırlandı.
Adonis 100
22
Victoria
Venezia
Twist
DAHA FAZLASI İÇİN
Bu sayfadaki ürünleri
ve daha fazlasını
www.albinno.com.tr ‘den
inceleyebilirsiniz.
23
T/LIFE Temmuz 2014
röportaj
Tanışlar Grup Yönetim Kurulu Üyesi
T/LIFE: Firmanızın gelişim sürecinden bahseder misiniz?
Hasan Tanış: Tanışlar grup aile şirketi olarak bu sene
T/LIFE: Geçen yıl ki ciro hedeflerinize ulaştınız mı? 2014
yılından beklentileriniz neler?
41. Yılını kutlamakta. Üretimden sanayiye hizmet
sektöründen nihayi tüketiciye uzanan inşaat sektörünün
ana dinamiklerinde faaliyet göstermektedir. Gurubun
oluşumunda temelde ticaret vardır. Seramik satıcılığı,
gayrimenkul gibi güncel ticari faaliyetlerden üretim ve
mağazalaşmaya kadar devam eden istikrarlı bir süreç
yaşanmış/yaşanmaktadır.
H.T. : Geçen yılki ciro hedefi %90 oranında gerçekleşerek
hedefe en yakın noktada yıl tamamlanmıştır. 2014
yılı ürün gamında yaptığımız büyük değişimle hem
hedefler artmış hem müşteri segmentasyonu değişimine
yönelinmiş hemde reklam ve tanıtıma daha verimli
bütçeler hazırlanmıştır. Bu cümleden hareketle hedef
artışına rağmen 2014 yılı da verimli ve başarılı geçeceğe
benzemektedir.
T/LIFE: Faaliyet alanlarınızdan ve ürün çalışmalarınızdan
bahseder misiniz?
T/LIFE: İhracat çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
H.T. : Özellikle seramik ve granit üretiminde Türkiye’nin ilk
600 sanayisi arasında olan istihdam ve yurt içi yurt dışı
genel bilinirlik ve yaygın satış noktaları bayileri ile bilinen bir
markadır. Öte yandan yapı kimyasalları ile user fix markası
ile pazardaki tamamlayıcı ürünler noktasında yayagın bir
markanın sahibidir. İnşaatın kendisinin imalatında tanışlar
inşaatla konut ve endüstriyel yapılar yapan gurup mutfak
banyo alanlında da banyo dolapları ve duşa kabin
fabrikaları ile sektörün önemli oyuncaları arasındadır.
Albino orta ölçekli bir KOBİ olmakla beraber orta üst
sınıfa ürün yapan zincir mağazalarda bayi kanalında
ve yurt dışı ihracatında Pazar payı olan bir markadır.
Kalıp sanayi,seramik maden ocakları ve seramik park
mağazalar zinciri ile büyük fotografta gurup dahilinde
önemli ve geniş bir yer kaplamaktadır.
T/LIFE: Firmanızn inovasyon ve Ar-Ge çalışmalarından
bahsede misiniz?
H.T. : Albiinno banyo dolapları özelinden söyleyecek
olursak inovasyon bizdeki karşılığı sürekli yeni konseptler
yeni üretim malzemeleri ve sürekli parça bütün ilişkisi
içerisinde kalite ve görüntüsüne yatırım yapmaktır.
Mimarı grup ve dizaynırlar çalışmaktadır.
24
H.T. : İhracatta lokal ticaretlerimiz dışında geniş alanlı
bir çalışma yapmamaktayız. Zira en yakın ve oluşmuş
Pazar olan Kuzey Irak ihracatının yanı sıra Afrika ve kısmen
Avrupa’ya ihracat yapılmaktadır. Toplam satış tutarının
ancak %15ler seviyesindedir.
T/LIFE: Çözüm ortaklığı yaptığınız projelerden bahseder
misiniz?
H.T. : Çözüm ortaklığı yaptığımız grup dışı firmalar yok
denecek kadar azdır. Zira dönemsel ve lokal konular hariç
esasta çözüm ortaklığını gurup içi marka ve şirketlerle
yapmaktayız. Seramik Park zincir mağazaları ve Usak
Seramik bayileri bizim için hazır Pazar konumundadır.
T/LIFE: Sektördeki rekabeti nasıl değerlendiriyorsunuz?
H.T. : Sektörel rekabet daha çok fiyat üzerinden
yapılmakta. Oysa hizmet ve kalite üzerinden rekabet
daha verimli olacaktır. Diğer sektörlerdeki kısmı hastalıklar
bizde de mevcuttur. Oysa ucuz çok pahalıdır.
T/LIFE: Tasarım çalışmalarınızda nasıl bir yol izliyorsunuz?
H.T. : Tasarımlarımızda öncelik pazarın tüketim alışkanlıkları
ve eğilimleridir. Ancak bizde öneriler şeklinde algılanabilir
farklı gurup başlıkları altında her yıl yeni koleksiyonları
mevcut ürün gamına %40 oranında ekleyerek
pazarın istedikleri ile bizim önerdiklerimiz dengesinde
sürdürmekteyiz.
Müşteri segmentasyonları, müşteri beğeni grupları ve
sektördeki rakiplerin bu kriterlerdeki ürün gamlarına
utlaka bakılır. Ardından seçintilere kendi model ve
tasarımlarımızda özgün olarak eklenir. Dolayısıyla ortaya
mantıklı bir penetrasyon çıkar. Bu penetrasyon Pazar
içinde ürün seçimi içinde varmak istediğimiz noktalar
içinde önemli veriler oluşturmaktadır.
T/LIFE: 2014 yılında hangi çalışmalar ön plana
çıkacak? Hedefleriniz arasında neler yer alıyor?
H.T. : Avangrad grupta önemli ve çok kaliteli ürünlerimiz,
klasik grupta fiyat kalite dengeli ürünler geleneksel algıda
ise beğeni düzeyi yukarıya taşıyacak ürünlerimiz olacak.
İhracat bandını biraz daha genişletmek ve müşteri
segmentasyonunu bir tık daha yukarı taşımak öncelikli
stratejimiz olacaktır.
T/LIFE: Tasarımların projelere kattığı değer nedir?
H.T. : Tasarım işin önemli bir kısmını kaplamaktadır. Bu
imaj ve algının oluşmasında etkin bir faktör dolayısıyla
önemli bir öneme sahiptir.
T/LIFE: Türkiye’de mutfak ve banyo alanları daha çok
ihtiyacı karşılamaya yönelik. Sizce son yıllarda bu algı
kırıldı mı? Talepler hangi yönde?
H.T. : Özellikle banyolarda daha kullanışlı ama gösterişli
alanlar tabi ki dikkat çekmektedir. Temel ihtiyaç olmakla
beraber konutun zaruri alanı olmaktan yaşam alanı
haline gelmeye başladı.
T/LIFE: Türkiye inşaat sektörünü ve mutfak banyo
mobilya pazarını kalite ve standartlar açısından
değerlendirir misiniz? Sektörün gelişimi nasıl?
H.T. : Sektör hızla gelişmekte. Hem yapıların hantal yükleri
atılırak daha teknolojik ve kullanışlı halde yapılmakta.
Hemde Mutfak banyo daha yaşam alanı ve fonksiyonel
yapılmakta.
T/LIFE: Sizce sektörde ne gibi sorunlar var? Bunların
önüne geçilmesi için neler yapılması gerekiyor?
H.T. : Sektör tüm sektörlerde olduğu gibi yetişmiş eleman
sorunu var. Öte yandan Pazar Türkiye değil dünya olarak
algılanmalı. Nihai tüketici beğenisine üretim yapıyorsanız
sosyolojik yapının algısına göre üretimler yapmalısınız.
Biz hızlı karar alabilen ama aynı zamanda sistematik
çalışan yapılar kurmak ve işletmek durumundayız. Ve
markalaşma daha çok olmalı. Fiyat değil kalite ağırlıklı
çalışmak toplam faydayı doğuracaktır.
T/LIFE: Sektörün
geleceğine yönelik
öngörüleriniz neler?
H.T. : Yaşam devam
ediyor. Öngörü bu. İnsan
ve insana dair konut,
sağlık, spor endüstriyel
yapılar imal edilmeye
devam edecek. O halde
korkulacak bir şey yok
cesur ve etkin çalışmaya
devam etmek lazım.
25
T/LIFE Temmuz 2014
sektör
SERAMİK SEKTÖRÜNE
GENEL BAKIS
Seramik Sektörü, üretim prosesi içindeki pişirme ve kurutma işlemlerinden dolayı, oldukça
yoğun enerji tüketen bir sektördür. Seramik sektörünün üretim maliyetleri içinde enerjinin
payı diğer sektörlere oranla oldukça yüksektir. SKM sektöründe % 30, SSG sektöründe ise
%20 oranında bir enerji maliyeti söz konusudur. Bu nedenle seramik sektöründe enerji
fiyatları büyük bir önem arz etmektedir. Sektörümüzde halen doğalgaz, LPG, LNG olmak
üzere üç ana yakıt tüketilmektedir.
Seramik Sektörü Katma Değeri
En Yüksek Sektörlerden Biridir
Seramik Sektöründe
İstihdam
Ülkemizin sürdürülebilir bir ekonomik büyümeye
kavuşturulabilmesi için, üretimdeki “Katma Değer” in
ülkede daha fazla oluşması gerekmektedir. Çünkü “Yerli
Üretim” olarak tanımlanan “Katma Değer” in yurt içinde
gelişmesi, daha çok üretim ve istihdam ile toplumsal
refahın da temel kaynağını oluşturmaktadır.
Seramik sektörü ülkemizin istihdamına yüksek katkısı olan
sektörlerin başında gelmektedir. Fabrikaların bulunduğu
lokasyonlarda istihdamın yükünü çeken pozisyondaki
seramik üreticileri bulundukları şehir ekonomisinin de
lokomotifi durumundadır.
Seramik kaplama malzemeleri ve seramik sağlık gereçleri
üretiminde kullanılan hammadde, yardımcı madde ve
diğer işletme malzemelerinin dış girdi oranı çok düşük
seviyededir.
Sektörün 800 milyon USD düzeyindeki ihracatı için yapılan
ithalat sadece 50 milyon USD civarındadır. Dolayısıyla
sektör ihracatının yarattığı katma değer 750 milyon
USD seviyesindedir. Bu bakımdan değerlendirildiğinde
seramik sektörü ihracatı diğer sektörlerin 3-5 milyar dolar
değerindeki ihracatına denk gelmektedir.
Bu nedenle Seramik sanayi, yarattığı “Katma Değer” ile
her ülkede olduğu gibi Türkiye’de de stratejik bir önem
taşımaktadır. Türk seramik sanayinin sahip olduğu stratejik
önem ve yüksek üretim potansiyelinin bu açıdan dikkatle
ele alınması gerekmektedir.
26
Uşak Seramik üretim, satış ve idari hizmetlerde 750 kişi ile
üretim yaparak aileleri ve tedarikçileri ile şehir ekonomisine
ve istihdamının önemli büyük kısmını teşkil ederek 5.000 e
yakın aileyi direk etkilemektedir. Bu rakamlar kapasitesi 18.
Milyon m2 olan bir marka için oluşurken Sektörümüzde
yaklaşık 250.000 kişi çalışmaktadır. Aileleriyle birlikte 1
milyon kişi bu sektörden geçinmektedir.
İstihdam üzerindeki yüksek vergi ve sosyal güvenlik yükleri
maliyetleri artırmakta ve sektörün dünya üzerindeki
rekabet edebilirliğini olumsuz yönde etkilemektedir.
Sadece istihdam ve tedarikçilerin geçim kaynağı olmanın
dışında şehrin kültürel sosyal ve sportif alanlarındaki
katkıları, üniversite sanayi işbirliklerinden gelişen sinerjiler
ve gelişimler sayısal değerlerin üzerinde fayda tesis
etmektedir.
Sektörel olarak toplam kalkınmanın önündeki engellerin
kaldırılması ile seramik sektörü dünyada Türkiye’yi
taşıyacak uluslar arası markalar arasında yer alacaktır.
Katmadeğerli üretimleri ve ülke jeopolitik konumu gibi
stratejik avantajları ile seramik bölge, ülke kalkınmasında
önemli mihenk taşıdır.
Seramik Sektöründe
Kalite
Seramik kaplama malzemesi üreten firmalarının
tamamı ISO 9001 belgeli
Türk seramik üreticisi firmalar, sürekli teknoloji yatırımları
yaparken, özellikle 90’lı yılların başından itibaren
geliştirilen kalite yönetim sistemleriyle de iş süreçlerinde
sürekli bir iyileştirme çalışmasını hedef olarak seçmişlerdir.
Tümü ISO 90001 belgeli olan seramik firmaları dünyanın
hemen her bölgesine ihracat yapmaları nedeniyle
ürünlerinin ilgili ülkelerin standartlarına uygunluğuna ilişkin
belgelere sahiptir.
Her ülkenin kendine özgü alışkanlıkları ve beğenilerine
göre üretim
Ürün tasarımında kullanılan CAD-CAM teknolojileri, özellikle
seramik sağlık gereçlerinde ürün kalitesini artırmış, tasarım
sürecini ise kısaltmıştır. Hem tasarım hem de standartlar
açısından her ülkenin kendine özgü alışkanlıkları göz
önünde bulundurulduğunda firmalar müşteri isteklerine
çok hızlı cevap vererek ihracat konusunda rakiplerine
oranla önemli bir avantaj sağlamışlardır. Türk firmalarının
bu deneyimi sayesinde her beğeniye uygun ürünler
tasarlanarak hayata geçirilebilmektedir.
Seramikte Nakliye
Seramik sektöründe taşımacılık maliyetleri, seramik
ürünlerin niteliğinden dolayı toplam maliyet içinde çok
önemli bir yer tutmaktadır. Ülkede ulaşım ağının karayolu
ağırlıklı olması, deniz ve demiryolu bağlantılarının yetersiz
kalması sektörün hem iç pazarda hem de ihracatta
taşımacılık maliyetlerinin yüksek olmasına neden
olmaktadır.
Mamullerin üretim bölgelerinden, yurtiçi taşımlarının
yapılması ve en önemli hammadde rezervlerinin
bulunduğu, İstanbul-Şile ve Aydın-Milas bölgelerinden,
üretim bölgelerine taşıma, uygun istasyon ve yüklemeboşaltma araç gereçleri olmadığından etkin olarak
yapılamamaktadır. Özellikle hammadde nakliyesinde,
ürünlerin birim fiyatları, mamul maddelere göre daha
düşük olduğundan endüstriyel minerallerin üretim
noktasından ihraç noktasına kadar olan karayolu nakliye
maliyetleri önemli bir girdi teşkil etmekte ve de sektörün
rekabet gücünü olumsuz yönde etkilemektedir.
Seramik sektörünün yük kapasitesi yıllık 15 milyon ton
düzeyindedir. Bunun 10 milyon tonluk kısmı seramik
hammaddeler geri kalan kısım ise işlenmiş ürünlerdir.
İstanbul Deniz Ticaret Odası verilerine göre Türkiye’nin dış
ticaret taşımalarının %91.4’ü denizyoluyla yapılmaktadır.
Seramik Sektörü ihracatı, Türkiye’nin denizyolu ile yapılan
ihracatı içinde önemli bir kısmı oluşturmaktadır.
27
T/LIFE Temmuz 2014
sektör
TARİHİ
URGANLI
KAPLICALARI
Tarihi Urganlı Kaplıcaları 01.03.2013 tarihinde Tanışlar
Grup Eda Turizm tarafından Turgutlu Belediyesi’nden
25 yıllığına kiralanmıştır. Kiralama sürecinin başından
itibaren yenileme ve yeni yatırımlarla birlikte hem mevcut
misafirlere hizmet vermekte hem de yeni misafir portföyü
oluşturulmaktadır.
Daha öncesinde sadece konaklama
ve termal kaplıca havuzu ile belli
yaştaki kişilerin gelip faydalandığı eski
bir köy kaplıcası durumunda olan
Urganlı Kaplıcaları, yeni işletmecisiyle
ve profesyonel kadrosu ile hem Türk
hem de dünya turizmine yeni bir soluk
getirmek amacı ve hedefi ile yola
çıkmıştır.
Urganlı
Kaplıcaları
asırlardır
insanlığa şifa
dağıtıyor
Tarihi Urganlı Kaplıcaları bay bayan ayrı
olmak üzere; Türk hamamları, termal
kaplıca havuzları, saunalar, buhar
banyoları ve yüz yıllardır şifa kaynağı olan termal kaplıca
suyuyla misafirlerine hizmet vermektedir.
Yeni yatırımlarımızın arasında bulunan özel aile banyoları
28
ve bay bayan ayrı masaj odalarımızda çok yakında
hizmet vermeye başlayacaktır. Tamamı ile yenilenmiş
otel ve apart otel aile odalarında, elektronik kartlı kapı kilit
sistemi, LCD ekran televizyon, uydu yayın TV sistemi, split
klima, merkezi ısıtma sistemi ayrıca oda banyolarında
ise termal kaplıca suyu, büyük küvet,
duşa kabin, saç kurutma makinesi
bulunmaktadır.
Yeni yatırımlar arasında bulunan
restoran ve çok amaçlı salonun
hizmete
girmesiyle
birlikte,
oda
kahvaltı, yarım pansiyon veya tam
pansiyon konseptinde konaklamalar
yapılabilecektir.
Kamu kurumlarının, özel sektörün,
şirketlerin ve grupların da toplantılı
konaklama taleplerine hitap edecek
olan Tarihi Urganlı Kaplıcaları, yeşil
alanları ve doğasıyla çeşitli etkinliklere düğün, sünnet,
mezuniyet töreni vb organizasyonlara da ev sahipliği
yapacaktır.
Asırlardır insanlığa şifa dağıtan tarihi Urganlı Kaplıcaları,
yıllardır hiç azalmayan sıcak suyuyla dünyanın sayılı
kaplıcaları arasındadır. T.C. Sağlık Bakanlığı Temel
Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Tıbbi Değerlendirme
Kurulu’nun analiz raporuna göre kaplıca suyunun toplam
mineralizasyonu 2079,9 mg/Lt. , suyun kaynak çıkış sıcaklığı
ise 79 °C ‘dir. Renksiz ve berrak olan kaplıca suyumuz
bikarbonat(1281 mg/Lt.), sodyum (482,4 mg/Lt.) ve florür
(4,67 mg/Lt.) bakımından zengindir. Sağlık Bakanlığı’nın
raporlarına göre tamamlayıcı tedavi unsuru olarak hekim
kontrolünde banyo uygulamaları şeklinde inflamatuvar
romatizmal hastalıkların (romatiod artrit, ankilozan
spondilit başta olmak üzere) kronik dönemlerinde,
kronik bel ağrısı, asteoartrit gibi noninflamatuvar eklem
hastalıklarının; miyozit, tendinit, travma, fibromiyalji
sendromu gibi yumuşak doku hastalıklarının tedavisinde,
ortopedik operasyonlar, beyin ve sinir cerrahisi sonrası gibi
uzun süreli hareketsiz kalma durumlarında mobilizasyon
çalışmalarında, kronik dönemlerdeki seçilmiş nörolojik
rahatsızlıklarda, cerebral palsy gibi hastalıkların
tedavisinde rehabilitasyon amacıyla, stres bozukluğu,
nörovejetatif distoniler örneklerindeki gibi genel stres
bozukluklarında ve spor yaralanmalarında kullanılabilir
niteliktedir. İçerdiği florür nedeniyle osteoporozun
destekleyici tedavisinde, içerdiği bikarbonat nedeniyle
seçilmiş olgularda içme kürleri şeklinde mide barsak
kanalının fonksiyonel rahatsızlıklarının ve seçilmiş ürolityazis
olgularının destekleyici ve tamamlayıcı tedavisinde
kullanılabilir niteliktedir. İçerdiği florür miktarının yüksek
olması nedeni ile uzun süreli içilerek kullanılamaz.
Çocukların içme şeklinde kullanması engellenmelidir.
Aynı rapora göre ülkemizde, kemik erimesine faydalı
olan tek kaplıca Urganlı Kaplıcalarıdır.
URGANLI KAPLICALARI
NEREDE?
Cambazlı Köyü Hamam Kırı Mevkii
Ahmetli / Manisa
T: 0236 772 8008 - 0506 772 1245
www.urganlikaplicalari.com
[email protected]
29
T/LIFE Temmuz 2014
seramik
30
SERAMİK
TARİHİ
İnsanoğlu uygarlığı yaratırken önce suyu, sonra toprağı, sonra da ateşi kullandı.
En sonunda hepsini birden. İnsan beyni, insan yaratıcılığı ve insan hüneri devreye girdi.
Su, toprak ve ateş, 8000 yıl önce insanlığın en eski destanlarının yaşandığı Anadolu’da
bir araya geldi. Tarih boyunca Lidya, Hitit, Urartu, Bizans, Selçuklu, Osmanlı gibi
sayısız uygarlığa kapılarını açmış, bereketli topraklarında farklı kültürleri konuklamış,
insanlık tarihinin en önemli dönüşümlerine tanıklık etmiş o zengin coğrafyada....Milattan
Önce 6.000’de Çatalhöyük’te ilk seramikler yapılırken Çin uygarlığının atalarından
Yang-Shao kültürü ilk çömleklerini yapmak için daha 2000 yıl bekleyecekti.
31
T/LIFE Temmuz 2014
seramik
Ülkemizde yapılan kazılarda
İ.Ö 6000 yıllarına ait seramik
çanak-çömlekler bulunmuştur.
S
ERAMİK... Anadolu topraklarında doğan 8.000 yıllık
bir gelenek. Geçmişi insanlık kadar eski olan seramik,
tarih boyunca karşımıza çok çeşitli biçimlerde çıktı.
Kimi zaman bir kap, bir kadeh, bir ocak; kimi zaman
bir çömlek, bir takı, bir oyuncak. Farklı kültürlerden izler
taşıyan, tarihe ışık tutan bir araç...
Ne en şatafatlı giysiler kalabildi yıpranmadan günümüze,
ne de bakır kap-kaçaklar, aletler aşabildi bu zorlu
yolculuğu. Toprakta gizlenene ulaşan eli heyecandan
titreten bir tek seramik oldu pürüzsüzlüğüyle,
dayanıklılığıyla. Geçmişi aydınlatan sağlam, büyüleyici
bir belge oldu.
Eski çağlardan zamanımıza kadar günlük yaşantımızın
büyük bir bölümünde karşımıza çıkan seramiğin
kökenine bakıldığında, insanlık tarihinin hiçbir evresinde
vazgeçilemeyen, ayrıcalıklı, doğaya saygılı ve sanatsal
yönüyle de öne çıkan büyük bir buluş olduğu görülür.
32
Ana malzemesi toprak olan seramik dünya uygarlığının
belli bir evresinde insanın günlük yaşamına girmiş ve
bugüne kadar kesintisiz kullanılmıştır.
Bugün geçmiş uygarlıkların tarihine baktığımızda
dini idollerden mimari elemanlara, mutfak ve süs
eşyalarından haberleşme tabletlerine kadar her yerde
seramikle karşılaşmaktayız.
Anadolu uygarlık tarihi içinde çanak-çömlek ya da pişmiş
topraktan yapılan seramik biçimlerine göz atılacak
olunursa, bu sürecin insanoğlunun gelişimini ve uygarlık
tarihini ortaya koyduğu görülür.
Önceleri avlanarak, çevresindeki yenilebilir besinleri
toplayarak yaşama savaşı veren insanoğlu, İ.Ö. 10.0008.000’den sonra Neolitik Devrim olarak bilinen yerleşik
yaşam düzenine geçmiş ve ilk üretime de bu evrede
başlamıştır. Bu aşamada insanoğlu doğada bulduğu
malzemeleri birbirine katarak yüzyıllar boyu severek
kullandığı seramik yapımına ilk adımını atmıştır.
Tarihin ilk
seramik sanat eserleri
Anadolu’dan çıkmıştır.
Dünyada Seramik
Türkiye dünyanın altıncı, Avrupa’nın
ise üçüncü büyük seramik karo
üreticisidir.
Anadolu topraklarında 8000 yıl
önce başlayan seramik üretim
geleneği, 20. yüzyılın ikinci yarısından
itibaren sanayi boyutuna taşınmış,
Türk seramik kaplama malzemeleri
sektörü özellikle 1990 yılından sonra
yaptığı yatırımlar ile bugün dünya
seramik karo üretiminde söz sahibi
olmayı başarmıştır. Türkiye 220 milyon
m²’yi aşan üretimi ile dünyanın
altıncı, Avrupa’nın ise üçüncü büyük
seramik karo üreticisidir.
Türkiye Avrupa’nın üçüncü ve
dünyanın altıncı en büyük seramik
karo ihracatçısıdır. Türkiye 104
milyon m²’yi aşan ihracatı ile
dünyanın dördüncü büyük
ihracatçı ülkesidir.
Türkiye seramik kaplama malzemeleri
sektöründe dünya üretiminin
%3.2’sini, Avrupa üretiminin ise
%11’ini karşılamaktadır.
Türkiye 160 milyon m² düzeyindeki
yurtiçi pazar büyüklüğü ile seramik
karo tüketiminde dünyanın
onbirinci büyük pazarıdır.
Türkiye 17 milyon adet üretimi ile
Avrupa’nın en büyük seramik sağlık
gereci üreticisi ülkesidir.
Türkiye 8 milyon adet ihracatı ile
Avrupa’da en fazla vitrifiye ihracatı
yapan ülkedir.
Bugün seramik kaplama malzemesi
üreten firmalar 113 ülkeye, sağlık
gereci üreten firmalar 95 ülkeye
ürünlerini ihraç etmektedir.
Tarihin kaydettiği en eski seramik buluntular Anadolu’da
ortaya çıkmıştır. İnsanoğlunun en eski yerleşim
birimlerinden biri sayılan Hacılar ve Alacahöyük’de
bulunan seramik çanak-çömlekler İ.Ö. 6000 yıllarına
aittir. Bu eserler, insanlık tarihinin seramik alanında ortaya
koyduğu özgün ve ilk sanatsal yapıtlarıdır.
Neolitik Çağ ile başlayan seramik üretimi, yalnızca
günlük kap ve benzeri eşyalar olarak karşımıza çıkmaz.
Seramiğin dayanıklı özelliği karşısında büyülenen Anadolu
insanı Toprak, ateş ve suyla, yalnızca kullanım eşyasını
değil, dinsel törenlerin idollerini taşıyan Ana Tanrıça
heykelciklerini , takı ve süs eşyalarını da biçimlendirdi.
Mağara duvarlarını topraktan yaptığı kandillerle aydınlattı,
mektuplarını tabletlere yazdı; ölülerinin küllerini topraktan
kaplarda sakladı. Seramik, dönemine ve ait olduğu
uygarlığın sosyal ve kültürel yaşamına ışık tuttu.
Türklerin Anadolu topraklarına adım atmasının
ardından önce Selçuklular, sonra da Osmanlılar insanlık
uygarlığının tarihsel mirasını yeni ufuklara götürmüştür.
Seramik çanak çömlek Osmanlı’nın dünyaca ünlü
çinilerine dönüşmüştür. Bugün bile birçok tarihi yapıda
yaşayan, görenleri hayran bırakan çinilere. Özellikle
İznik, Osmanlı’nın çini geleneğinin doruğu olmuştur. Ve
Osmanlılar çiniyle insanlığın tarihsel mirasına, çok önemli
bir sanatsal katkıda bulunmuştur. Bu topraklarda 8000
yıl önce başlayan gelenek doğu ve batı kültürleri ile
birleşmiştir. Binlerce yıl öncesinin seramik çanak çömlek
geleneği... Osmanlı’nın birer estetik harikası çini sanatı...
Gelenek ve sanat. İşte Türk Seramiklerinin mayasındaki
miras.
Türk seramiği insanlığın seramik geleneğini ve geleneği
sanatla bütünleştiren Osmanlı mirasını geleceğe
taşıyor. Aslında tüm dünyanın ortak mirası olan seramik
geleneğini yine dünyaya insanlığa ve geleceğe sunuyor.
Seramiğin anavatanından dünyaya sunuyor.
Güzellik, estetik ve sanatın efsanelerle bütünleştiği bu
topraklar şimdi Türk Seramiğinin kaliteli ürünlerine hayat
veriyor. Bin yıllar önce seramik çanak ve çömleklerle
başlayan seramik geleneği bugün Türk Seramikleri
ile devam ediyor. Eski uygarlıkların seramik olarak
değerlendirdiği topraklar bugün yine seramik olarak
yaşamı güzelleştiriyor yaşamı kolaylaştırıyor.
33
T/LIFE Temmuz 2014
34
SERAMİK
TASARIMI
Türk seramik sektörünün önemli yükselişinde üretim teknolojisine
sürekli yatırım stratejisinin yanı sıra, ürün geliştirmeye verdiği
öneminde büyük payı vardır. Seramik karo ve sağlık gereçleri
alanında ürün yelpazesini giderek genişleten ve dünya
pazarlarındaki rekabet ortamının koşullarına göre yenileme
esnekliğini kazanan Türk seramik firmaları, ürün tasarımında
da rekabet şansını artıracak bir “Türk Kimliği” oluşturma
noktasına gelmiştir. Burada esin kaynağı hiç kuşkusuz Anadolu
topraklarında yatan 8000 yıllık kültürel mirastır: Anadolu’yu
kendilerine yurt edinen sayısız uygarlıkların yaşadıkları dönemler
boyunca yarattıkları desenler, figürler, motifler...
35
T/LIFE Temmuz 2014
seramik
Türk seramik firmaları çağdaş tasarımların yanı sıra,
modern bir yaklaşımla, Anadolu tarihinin o hiç eskimeyen
çağrışımlarını, görünümlerini ve motiflerini deneyimli ve
eğitimli tasarımcıların yorumlarıyla modern mekanlara
taşımaktadır. Türk Seramiğinin desenleri binlerce yıllık
geleneğin imbiğinden süzülerek gelmekte, binlerce
yıllık birikim bugünkü teknoloji ve bakış açısıyla yeniden
yoğrulmakta ve yaşama estetik katmaktadır.
“Selçuk” serisi Anadolu mirasına yönelik tasarım
çalışmalarının bir örneğidir. Anadolu Selçuklularının
süsleme ve taş işçiliğindeki olağanüstü ustalıklarıyla
ortaya koydukları geometri mucizesi motifler, heykelimsi
mimari elemanlar, cepheler, taç kapıların yarattığı bu
büyük gelenek, desenleri, motifleri, renkleri ve dokularıyla
modern çağa, günümüzün modern teknolojik
olanaklarıyla yaratılan seramik ürünlere taşınmıştır.
Bir başka seri Osmanlı döneminin önemli bir seramik
merkezinden Bursa’dan esinlenerek yaratılmıştır.Bu seri
yüzlerce yıldan süzülen geleneği yeni bin yıla yakışan
bir teknolojiyle günümüze taşımaktadır. Geçmişin
dokusu, günümüzün ileri teknoloji olanaklarıyla hijyen,
konfor ve modern bir estetik kazanmıştır. Dönemin ilerici
ruhu, ileri teknoloji ve tasarımdaki yaratıcılık yoluyla
günümüzde zeminlerde ve duvarlarda çağdaş çizgilerle
canlanmaktadır.
“İznik Çinileri” Anadolu’nun kültürel mirasından esinlenerek
üretilen bir diğer seridir. Bu seri Osmanlı İmparatorluğu’nun
en önemli seramik merkezi durumunda olan İznik’te
yaratılan motiflerden yararlanılarak hazırlanmıştır. İznik
seramik ustalarınca yüzyıllar önce yapılan ve saray,
cami, türbe medrese gibi mekanlarda mimari bir
süsleme unsuru olarak kullanılan vazo, çanak, tabak gibi
günlük eşyalarla da saray ve konaklara giren bu desen
ve figürler çağdaş yorumlarla yeniden yaratılmaktadır.
Bütün bunlara ek olarak ihracat yapılan 60 ülkedeki
müşterilerin zevkleri, istekleri, talep değişikleri izlenmekte
ve seramik tasarımındaki beğeniler buna göre yeniden
değerlendirilmektedir. Bunun için gerekirse üretim
teknolojisi geliştirilmekte, yeni ürünler tasarlanmakta ya
da uluslararası standartlardaki tasarımlar yaratılarak,
üretim bandına sokulmaktadır. Üretici firmalar Türk
tasarımcıların dışında dünyaca ünlü özellikle Avrupalı
endüstriyel tasarımcılarla da çalışmaktadır. Böylece
Türk firmaları hem rekabet gücünü geliştirmekte, hem
de dünyaya araştırma geliştirme konusunda öncülük
yapmaktadır.
Günümüzde inşaat sektöründe ve mimaride, hacimsel
kaygılar ile gelişen yeni çözümler sonucu, eski mimariye
oranla küçültülmüş ıslak mekanlar hazırlanmaktadır.
Dünyanın tüm doğal kaynaklarının hızla tükendiği gerçeği,
insanlığın oldukça büyük bir kısmının dikkatini çekmese
de, bir takım zorunlulukları şimdiden yaşatmaktadır.
36
Kullanıcıların inisiyatifinde olmayan miktarlarda temiz
su kullanan vitrifiye ürünlerinin yerine, Türk tasarımcılar
artık minimize edilmiş miktarda temiz su ile fonksiyonu
gerçekleştirme becerisi olan konseptler geliştirmektedir.
Türk seramik firmaları tüketici taleplerini ve beklentilerini
tahmin ederek ya da önceden analiz ederek
çözüm üretebilmektedir. Tasarım girdisini oluşturan
parametrelerin irdelenmesi, konseptin bu doğrultuda
gerçekleştirilmesiyle çağdaş tasarımlar yaratabilmektedir.
Ürün tasarımında kullanılan CAD-CAM teknolojileri, özellikle
seramik sağlık gereçlerinde ürün kalitesini artırmış, tasarım
sürecini ise kısaltmıştır. Hem tasarım hem de standartlar
açısından her ülkenin kendine özgü alışkanlıkları göz
önünde bulundurulduğunda firmalar müşteri isteklerine
çok hızlı cevap vererek ihracat konusunda rakiplerine
oranla önemli bir avantaj sağlamışlardır. Türk firmalarının
bu deneyimi sayesinde her beğeniye uygun ürünler
tasarlanarak hayata geçirilebilmektedir. Modern bir
banyodan, klasik İngiliz tarzında bir banyoya kadar...
Bedensel engelliler için tasarlanmış iç bükey lavabodan
çocukların hayal dünyalarını renklendiren; boylarına
göre tasarlanmış lavabo ve klozetler özgün tasarımın
seramik sağlık gereçlerinde nasıl şekillendiğinin en iyi
örnekleridir. Farklı ihtiyaçlara farklı çözümler sunabilmek
amacıyla tasarlanan ürün grupları; ergonomi, ve
maksimum fonksiyonellik kavramlarının birlikte yoğrulması
ile üretilmektedir.
İnsana ve çevreye duyarlılık, teknolojik, toplumsal
ve kültürel gelişmelere açıklık, yenilik, deneysellik ve
yaratıcılık ilkeleri ürün tasarımında özgün Türk kimliğini
yaratıyor. Farklı çizgiler, fonksiyonellik, çağdaş eğilimler
yenilikler ....Bütün bunları tek bir kavramın alt başlıkları
olarak görmek mümkün. “Türk Tasarımları” Bir yandan
farklı çizgileri ve formları yaratırken , bir yandan da klasikle
modern arasındaki dengeleri kurmakta. Ortaya çıkan
ürünün işlevselliğini de göz ardı etmeden, insanların zevk
ve beğenilerinin karşılanmasını da mümkün kılmaktadır.
37
T/LIFE Temmuz 2014
röportaj
Durmuş Tanış:
USAK SERAMİK,
DÜNYA MARKASI
OLMA YOLUNDA
BÜYÜK ADIMLAR
ATIYOR
38
Seramik sektörünün önemli kuruluşlarından Uşak Seramik
sektördeki istikrarı ve kalitesi ile üretiminin yüzde 30’unu
ihracata aktararak, 41 yıldır üretimde olan fabrikanın
son sistem ve donanımları ile bir Dünya markası olma
yolunda büyük adımlar atıyor.
İhracata önem verdiklerini belirten Uşak Seramik Sanayi
A.Ş.yönetim Kurulu Başkanı Durmuş Tanış, “ Üretimimizin
yüzde 30’unu ihracata aktarıyoruz. Geriye kalan
yüzde 70’lik kısmını ise iç piyasa da değerlendiriyoruz.
Bu hemen hemen her yıl aynı
şekilde devam ediyor. 2014 yılında
ihracat satış rakamımızı yüzde
35’e
çıkarmayı
hedefliyoruz.
İhracat yaptığımız ülkeler dışında
kendi showroom ve depomuzun
bulunduğu Irak ta daha da
güçlenip,
yeniden
yapılanan
alanlarda yerinden satışlarımızla
etkinliğimizi artırıyoruz. Fas Tunus
Libya,Cezayir, gibi kuzey Afrika
ülkeleri başta olmak üzere Afrika
kıtasının ortalarında ve Güney
pazarlarında da Uşak Seramik
markası yayılmaya başladı. Bu yaygınlığı İstanbulda
ve italyadaki fuarlarımıza gelen ziyaretçilerden ve
ürün taleplerinden anlamak mümkün.
İç savaşın hüküm sürdüğü Suriye’ye iç karışıklık
sonrası girebilmeyi planlıyoruz. Avrupa bloğuna
hüküm süren ekonomik kriz bizleri de etkiledi. Fakat
Irak ta yaptığımız yatırımlardan dolayı, Avrupa’da
yaşanan ekonomik kriz ihracatımızı düşürmedi. Tam
aksine bir önceki yıla bakarak, daha iyi konumlara
geldik. Ekonomik krizin daha az yaşandığı Kuzey
Avrupa ülkelerine, Doğu ve Orta Avrupa’dan daha
çok önem veriyoruz. ve bunun meyvesini yemeye de
başladık” dedi.
Stoğumuz neredeyse sıfır noktasında. Ürettiğimizin
tamamını satıyoruz. Hatta bayilerimize zaman zaman
ürün teslim temrinlerin de gecikmeler bile yaşanıyor.
Ürün çıktıkça sevkiyatlarımız devam ediyor.
Türkiye’de seramik sektörü, dünyada da büyük
beğeni görüyor. Seramik sektöründe dünyada
ilk 7 ülke arasındayız.ikinci ülke konumundayız.
Kalitesi çok beğeniliyor. Ayrıca sektörün üretim
malzemelerinin yüzde 95’i iç piyasadan almaktayız.
Dışa bağımlılığımız yok. Ancak
yerli tüketici yabancı markalara
100- 200 Dolarlar verirken,
yerli ürünler daha ucuz ve aynı
kalitede olmasına rağmen daha
az ilgi görüyor. Bunu da kırmak
için ithal ürünlerden daha da
kaliteli ürünler yaparak dövizin
yurt dışına gitmesini önlemeye
çalışıyoruz “ diye konuştu.
“Daha çok kaliteli
üretim daha çok
istihdam için
programlar
yapmaktayız.”
Uşak Seramik olarak üretim ve teknoloji anlamında iyi
düzeyde bir alt yapıya sahip olduklarını belirten Tanış
“Günden güne büyüyen ve bir dünya markası olma
yolunda büyük adımlar atan bir marka haline geldik.
Kalite, tasarım, sürekli yenilik, hizmet ve teknolojik
altyapılarımızın güncelliği global pazardaki yerimizi
belirliyor. Eskiden bir model 10 yıl süreyle satılabilirdi.
Bugün bu sürenin 1 yıla düştüğünü görüyoruz.
Dolayısıyla Ar-Ge ve Ür-Ge’nin sürekli yenilik ve
gelişim içerisinde olması gerekiyor.
Eskisi gibi talep fazlası değil arz
fazlası olduğunu söyleyen Tanış “O
halde tercih edilebilmek için beğeni ve satın alma
parametrelerine göre şekillendirmeliyiz. Yapıları
sürekli iyileştirmek durumundayız. Uşak Seramik
bulunduğu yere tatminkar değil. Marka bilinirliğimizi,
üretim altyapımızı ve teknolojimizi gerek yurt içi
pazarında, gerekse yurt dışın pazar payında artırtık.
Daha çok kaliteli üretim daha çok istihdam için
programlar yapmaktayız. Biryanda Ar-Ge ve ürün
geliştirme kısmında yeni nesil koleksiyonlar için
demolar yapmaktayız. Yeni ve çok farklı ürünleri
pazara hazırlıyoruz. Diğer yanda daha kaliteli üretim
için teknoloji ve bilgi birikimle her gün bir öncesine
göre daha yüksek standartlarda üretim yapıyoruz.
Bir başka kanadında satış ve pazarlama için gayretli
çalışmalar içerisindeyiz. Ülkemizin her sathında bayii
ve satış noktasını artırırken, tüm Dünyada Türk Malı
(™) baskılı ‘Uşak Seramik’ bayrağını dalgalandırmanın
uğraşı içerisindeyiz. 41 yıldır üretime devam ederek
kendimizi yeniliyoruz. Tüm ulusal ve uluslar arası
üretim kalite sertifikasyonlara sahibiz. 750 kişinin
istihdam edildiği yıllık 18 milyon metrekare üretim
yapmaktayız. Firmamızın Türkiye’deki önemli sanayi
kuruluşları arasında yer aldığına inanıyoruz” diyerek
sözlerini tamamladı.
39
60x60
Gelecek
000
T/LIFE Temmuz 2014
ekonomi
DÜNYA EKONOMİSİ
GENEL DEĞERLENDİRME
2007 yılında başlayan küresel krizin ardından
gelişmiş ekonomiler ağırlıklı olarak etkisi
halen hissedilmekte olan yoğun parasal
genişleme ve varlık alımı politikalarını
benimsemiştir. Sağlanan yoğun likidite
ise reel getirisi daha yüksek olan gelişen
ekonomilere kaymıştır.
Kadriye Delikaya
41
T/LIFE Temmuz 2014
K
olay ve düşük maliyetli fonlama imkanı , dünya
ekonomisindeki toparlanmanın büyük ölçüde gelişen
ekonomiler öncülüğünde gerçekleşmesini sağlamıştır.
Bu süreçte , gelişmiş ekonomilerdeki kamu borcu
artarken , gelişmekte olan ülkelerde kamu borcu istikrarlı
şekilde düşük seviyesini korumuştur.
IMF verilerine göre dünya toplam GSYH ‘ de gelişen
ekonomilerin payı artış eğilimindedir. 2009 yılında
gelişen ekonomilerin dünya toplam GSYH içindeki payı ,
%31 iken 2013 yılında bu oran %39’a yükselmiştir.
Küresel ekonomideki bu eğilimlere karşın gelişmekte
olan ekonomilerdeki büyüme hızlarının 2013’te
yavaşlaması dikkat çekmektedir. Bu ülkelerin farklı
ekonomik yapılara sahip olmalarına karşın 2013 yılındaki
ekonomik faaliyetlerindeki yavaşlama , ağırlıklı olarak
küresel bazda sıkılaşan likidite koşullarından ve gelişen
ülke otoritelerince iç talebi soğutmaya yönelik atılan
adımlardan kaynaklanmıştır.
2013 yılına damgasını vuran konu , ABD’deki ekonomik
toparlanmaya paralel olarak merkez bankası FED’in
Mayıs ayında tahvil alım programında planlı bir azaltma
başlayacağını duyurması olmuştur.
ekonomi
Gelişmiş ekonomilerde 2013 yılının ikinci yarısında
gözlenen sınırlı ekonomik toparlanmaya rağmen , bu
ülkelerdeki yılsonu enflasyon oranı 2013’te bir önceki
yıla kıyasla düşerek %1,2 olmuştur. Halen güçlü olmakla
beraber zayıflayan büyümeleriyle gelişmekte olan
ekonomiler için yılsonu enflasyon oranı 2013 yılında
%5,4’e inmiştir.
İşsizlik 2013 yılında da genel olarak gelişmiş
ekonomilerin önemli bir sorunu olarak devam
etmektedir. Bu konuda ABD 2013 yılında olumlu bir
performans sergilerken , aynı dönemde Avro bölgesi
yükselmekte olan oranlarla karşılaşmaktadır.
Beklentiler ve
Risk Unsurları
FED’in büyüme , işsizlik ve enflasyondaki gelişmeleri
göz önüne alarak , aylık bazda 80 milyar dolarlık
likiditeye karşılık gelen bu programdan 10’ar milyar
dolarlık parçalar halinde azatlım yaparak çıkacağını
duyurması küresel finansal piyasalar için yeni bir dönemi
başlatmıştır.
FED kararları küresel büyümeyi destekleyici likidite
koşullarını olumsuz etkilemiş , ABD’deki tahvil faizlerinin
yükselmesine ve doların uluslar arası piyasada değer
kazanmasına neden olmuştur.
Tahvil alım programında azatlıma başlanacağının Mayıs
ayında belirtilmesinden dolayı düşen risk iştahı ile yılın
ikinci yarısında gelişmekte olan piyasalardan sermaye
çıkışları gözlemlenmiştir. Bu koşullar gelişmekte olan
ülkelerin sermaye piyasalarında ve para birimlerinde de
büyük oynaklıkları beraberinde getirmiştir.
Dünya ekonomisinin önemli bir bölümünü oluşturan
ABD’deki toparlanma , Japonya’daki ılımlı iyileşme
ve Avrupa bölgesindeki olumlu gelişmelerin ağırlıklı
olarak yılın ikinci yarısında meydana gelmesi ,
gelişmiş ekonomilerin 2013 yılı büyümesini %1,3 ile
sınırlandırmıştır.
2013’ün ikinci yarısında ortaya çıkan sıkı finansal koşullar
ve olumsuz sermaye hareketleri nedeniyle , ekonomik
aktiviteleri belli ölçüde sınırlanan gelişen ekonomilerin
2013 yılında %4,7 oranında büyüdüğü tahmin
edilmektedir.
42
Küresel ekonomide 2014 yılının , çarpıcı bir farkla
olmasa da , 2013’e göre daha olumlu geçeceği ve
IMF’e göre gelişmiş ekonomilerde dikkate değer bir faiz
artışı olmayacağı beklenmektedir.
Avrupa Birliği’nin %12 seviyesindeki işsizlik sorunu
ve bankacılık sistemindeki sermaye gereksinimi,
Japonya’nın deflasyon riski ve yüksek bütçe açığı,
ABD’nin izleyeceği maliye ve para politikası dikkate
alındığında , küresel ekonomi için zorlu sürecin şiddetini
azaltarak da olsa halen devam ettiği görülmektedir
Önümüzdeki dönemde , özelikle cari açık veren
gelişen ekonomilerde kurlar üzerindeki riskler, sermaye
hareketlerinin yarattığı kırılganlıları yönetme ihtiyacı ve
kızlı kredi büyümesi sonrası finansal istikrarın tesisinin
gündemdeki yerini koruması beklenmektedir.
Türkiye
Ekonomisi
GENEL DEĞERLENDİRME
Küresel krizden sonra , 2010 ve 2011 yıllarında yüksek
büyüme oranları yakalayan Türkiye ekonomisi , üretim
ve finansman konularında ağırlıklı olarak dışa bağlılığının
bir neticesi olarak yüksek cari açık vermeye başlamıştır.
Özellikle özel tasarrufların diğer gelişmekte olan
ülkelere göre düşük seviyelerde olması ekonomiyi dış
şoklara karşı korumasız bırakmıştır. Buna ek olarak cari
açık finansmanının 2002-2006 dönemdeki aksine ,
doğrudan yabancı yatırımlar yerine ağırlıklı olarak kısa
vadeli portföy yatırımları ile yapılması , finansal istikrar
üzerindeki tehdit unsuru olmuştur.
Kriz sonrası dönemde , iç talebin düşük faiz ve kolay
finansmana erişim ortamında canlanması , özel tüketim
ve yatırım harcamalarını , temelde kredi kanalı ile
genişletmiştir. Küresel krizle birlikte yıllık büyümesi 2009
yılında %11 oranına kadar düşen tüketici kredileri ,
2010 ve 2011 yıllarında sırayla %39 ve %31 seviyelerine
kadar çıkmıştır.
Tüm bu gelişmeler ışığında , 2012 yılında ilgili otoriteler
ekonomide ‘’yumuşak iniş’’ argümanını geliştirmiş , iç
talebi soğutarak cari açığı daha sürdürülebilir seviyelere
çekecek politika araçlarını kullanmaya yönelmiştir.
Ağırlıklı olarak Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası ve
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu nezdinde
ortaya konulan para politikası ve bankacılık sektörüne
ilişkin uygulamalarla , ekonomi genelinde sıkılaştırıcı
tedbirler alınmıştır. Alınan tedbirler neticesinde 2012
yılında GSYH büyümesi çeyrekler bazında düzenli olarak
düşüş eğilimine girmiş ve ekonomi yıl genelinde %2,1
oranında büyümüştür. Bu sınırlı büyüme , yüksek artışlı
kamu harcama ve yatırımları ile net ihracat sayesinde
gerçekleşmiştir.
2013 yılına ise küresel aktivitedeki zayıflıkla giren Türkiye
ekonomisi , faiz oranlarındaki azalmayla yılın ikinci
çeyreğinde ivme kazanmış ve bu dönemde ekonomik
büyüme büyük ölçüde hane halkı tüketimindeki
canlanmayla gerçekleşmiştir.
Yılın ilk yarısında uluslar arası derecelendirme kuruluşları
tarafından Türkiye ekonomisinin iç dinamiklerini olumlu
etkileyen iki gelişme gerçekleşmiştir. Mart ayında
S&P’den gelen not artışını Mayıs ayında Fitch takip
etmiş ve ülke kredi notu ‘’yatırım yapılabilir’’ seviyeye
yükselmiştir. Ancak yine Mayıs ayında , ABD merkez
bankası FED’in , parasal genişlemeyi tahvil alım
programında azatlıma giderek bitireceğini açıklaması
Türkiye’yi de içeren gelişmekte olan piyasaların kur
ve faizlerinde yüksek oynaklık yaşanmasına neden
olmuştur.
Yurtiçi talepteki canlanmaya karşın finansal piyasalarda
gözlenen bu olumsuzluklar , yapılan not artışlarını
gölgede bırakırken , cari açığın miktarı ve finansmanı
konusundaki hassasiyetleri tekrar gündeme getirmiştir.
Yine ayni dönemde İstanbul’daki Gezi parkını koruma
amacıya başlayan eylemler kısa sürede ülke geneline
yayılmıştır. Oluşan olumsuz iklim , siyasi tansiyonu da
arttırmıştır. Türkiye özelindeki bu olumsuz gelişmeler , iç
talepteki artış eğilimini kısa süreliğine sekteye uğratmıştır.
Hem küresel hem de yerel zorlayıcı şartlar altında , yılın
ikinci yarısında yurtiçi talebin hız kaybetmesine karşın,
Türkiye ekonomisinin büyüme performansı görece
olumlu olmuştur.
43
T/LIFE Temmuz 2014
ekonomi
Temel Makro
Göstergeler
2013 yılı geneline bakıldığında GSYH büyümesinin
2014-2016 Orta Vadeli Plan’da öngörülen şekliyle %4
olarak gerçekleştiği görülmektedir. GSYH cari fiyatlarla
1,6 trilyon TL’ye (820 milyar dolara) çıkmıştır. Kişi başı
milli gelir ise TL bazında %8,9 oranında artışla 20.531 TL
olurken dolar bazında %3,1 yükseliş göstererek 10.782
dolar olarak gerçekleşmiştir.
Türkiye ekonomisinin 2013 yılı büyüme dinamiklerine
iktisadi faaliyet kolları bazında bakıldığında en
yüksek büyüme oranının %9,8 ile finans ve sigorta
faaliyetlerinde olduğu görülmektedir. Bu sektör son on
yıllık dönemde genel olarak ekonominin genelinde
daha fazla büyümüştür. Reel ekonominin temel
belirleyici olan imalat sanayinde ise yıllık büyüme oranı
%3,8 ile ülke büyümesinin altında kalmıştır.
Yıllık %4’lük büyümenin 3,3 puanlık kısmı hane halkı
harcamalarından gelirken 1,1 puanlık kısmı ise kamu
yatırımlarından gelmiştir. Böylelikle 2012 yılında net
ihracat temelinde büyüyen ekonomi , 2013 yılında
tekrar iç talep ağırlıklı bir kompozisyona bürünmüştür.
İşgücü piyasasında ise ekonominin 2013 yılında
bir önceki yıla göre daha hızlı büyümesine karşın
işsizlik oranının 0,5 puanlık artışla %9,7’ye yükseldiği
görülmektedir. 2012 yılında %11,5 olan tarım dışı işsizlik
oranı 2013 yılında %12’ye çıkmıştır. Görece olumlu
bir gelişme olarak , kayıt dışı istihdam ise 2,3 puanlık
düşüşle %36,7’ye gerilemiştir.
Erkeklerdeki işsizlik oranı 2013 yılında 0,2 puanlık artışla
%8,7’ye kadınlarda ise 1,1 puanlık artışla %11,9 oranına
yükselmiştir. 2013 yılında erkeklerde %71,5 ve %65,2
olan işgücüne katılım ve istihdam oranları , kadınlarda
sırayla %30,8 ve %27,1 olarak gerçekleşmiştir.
Dış ticaret istatistiklerinde ; ihracat 2013 yılında %0,4
azalışla 152 milyar dolar , ithalat ise %6,4 artışla 252
milyar dolara erişmiştir. AB’deki ekonomik toparlanmaya
paralel olarak Birliğin ihracat içindeki payı 2,5 puanlık
artışla %41,5’çıkmıştır.
2013 yılında iç talepteki canlanmaya ve net altın
ihracatındaki düşüşe bağlı olarak cari işlemler açığı bir
önceki yıla göre %34 oranında artarak 65 milyar dolara
yükselmiştir. Cari işlemler açığının milli gelire oranı ise
2012 yılındaki %6,2 seviyesinde 2013 yılında %7,9’a
yükselmiştir.
44
Net doğrudan yatırımlar önceki yıla göre fazla
değişmemiş ve cari açık finansmanının sadece %15’ini
karşılamıştır. Portföy yatırımları cari açık finansmanının
%36’sını , bankaların aldığı krediler %33’ünü ve yurtdışı
bankaların ve yurtdışı kişilerin mevduatı ise %15’ini
oluşturmuştur.
Türkiye ekonomisinin yüksek büyüme sergilediği
dönemlerde karşılaştığı yüksek cari açık seviyelerine
2013 yılında tekrar yaklaşmış olması , ekonomik büyüme
için yapısal olarak dış kaynak bağımlılığının şiddetini
göstermektedir.
Kur tarafında ise 2012 yılındaki istikrarlı görünüm
2013 yılında büyük ölçüde bozulmuştur. Bu eğilim
temel olarak FED’in tahvil alım programında azatlıma
gideceğini duyurduğu Mayıs ayında kendini göstermiştir.
Kurlar üzerindeki baskı , Gezi olaylarını takip eden siyasi
gerginlik ile daha da artmıştır.
Mayıs – Eylül döneminde yabancı yatırımcıların
risk iştahındaki düşüş , Türkiye’nin de dahil olduğu
gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışını tetiklemiştir.
Bu gelişme ilgili ülkelerin para birimlerinde yüksek oranlı
değer kaybı yaratmıştır.
Türk lirası 2013’ü , yıllık bazda dolar karşısında %19,8 ve
avro karşısında ise %25,1 değer kaybı ile kapatmıştır. Eşit
ağırlıklı döviz sepeti ise yıl genelinde TL karşısında %22,8
değer kazanmıştır.
2013 yılında toplam brüt dış borç stoku bir önceki
yıla göre %14,8 artışla 388 milyar dolara çıkmıştır.
Kurlardaki artışın da etkisiyle brüt dış borcun milli gelire
oranı 2012’deki %43 seviyesinden 4,3 puanlık artışla
%47,3 oranına yükselmiştir. Net dış borç stokunun 2012
yılında %24,1 olan milli gelire oranı ise 2013’de %28,1
seviyesine yükselmiştir.
2013 yılında enflasyon gelişmelerine bakıldığında , yılın
ilk aylarında tütün grubu üzerindeki vergilendirmelerin
fiyat seviyelerini artırdığı , takip eden dönemlerde ise
enerji grubu ve işlenmemiş gıda fiyatlarının yükseldiği
görülmektedir.
Özellikle yılın ikinci yarısında baş gösteren kur artışları
ithal girdiler üzerinden enflasyon görünümünü ve
beklentilerini ciddi ölçüde bozmuştur. Buna ek olarak
dünya gıda fiyatlarındaki artışlar da enflasyonu olumsuz
etkilemiştir.
2012 sonunda %6,2 olan TÜFE , 2013 Temmuz ayında
%9 mertebelerine kadar yükselmiş ve yılı %7,4 oranında
tamamlamıştır. Böylelikle tüketici enflasyonu , TCMB’nin
2013 yılı için açıkladığı %5 hedefinin 2 yüzde puanlık
aşağı ve yukarı yönlü belirsizlik aralığında dahi dışında
kalmıştır. ÜFE ise 2012 yılını %2,5 seviyesinde
kapatmışken , 2013 sonunda %7’ye yükselmiştir.
2013 yılının ikinci yarısında hem iç hem de dış
faktörlerden kaynaklı ortaya çıkan zorlayıcı koşullar ,
kur ve faiz tarafından büyük dalgalanmalar yaratmıştır.
İlgili dönemde TCMB, enflasyonu hedeflere uyumlu bir
görünüme kavuşturmak ve Türk lirasındaki aşırı değer
kaybını telafi etmek için likidite koşullarını sıkıştırarak para
politikasında daha temkinli bir duruş benimsemiştir.
Yılda %8,75 borç verme faiz oranı ile başlayan TCMB,
Temmuz ayına kadar her toplantısında faizleri indirmiş
ve Mayıs’ta %6,5 oranına kadar çekmiştir. Yılın ikinci
yarısında ise FED kaynaklı artan belirsizlik karşısında
banka , Ağustos sonunda borç verme faiz oranını
%7,75 seviyesine yükseltmiştir. Bu politika çerçevesinde ,
piyasaya verilen likiditenin ortalama fonlama maliyetinin
%6,25 oranının üzerinde seyretmesi sağlanmıştır.
Banka , yılın son çeyreğinde 1 ay vadeli repo ihalelerini
sonlandırmış ve fonlamanın ortalama vadesini
kısaltmıştır.
Para politikasının yılın ikinci yarısındaki gelişmeler
karşısında daha esnek olabilmesi için politika faizinden
yapılan fonlama miktarı da azaltılmıştır. Yapılan parasal
sıkılaştırmalara ek olarak döviz satım ihalesi yoluyla döviz
kurlarındaki çıkışın etkisi hafifletilmeye çalışılmıştır. Döviz
satışlarıyla piyasanın Türk lirası likidite ihtiyacı daha da
artmıştır.
2013 yılı Mayıs ortası ile başlayan finansal türbülans
diğer birçok makro değişkende olduğu gibi faiz
cephesinde de olumsuz şekilde kendini göstermiştir.
Gösterge birleşik faiz oranlarında , not artırımları ile
birlikte 17 Mayıs günü tarihi dip seviye olan %4,7
görülmüş ancak takip eden günlerde finansal
piyasalardaki gerginlikle birlikte yüksek tempolu bir artış
eğilimi gözlemlenmiştir.
Faiz dört aydan kısa bir süre sonra , 26 Ağustos tarihinde
%10 seviyesine tırmanmıştır. Böylelikle göstere tahvil
bileşik faiz oranı en son Ocak 2012’de gördüğü çift
haneli seviyeye tekrar çıkmıştır.
Eylül ayında , FED’in tahvil alımında azatlımı erteleme
kararı küresel konjonktürde gevşeme yaratmış ve
Türkiye’de gösterge tahvil faizi %7,5 seviyesine inmiştir.
Ancak FED’in Ekim sonu toplantısı ile varlık alımlarındaki
azatlıma Aralık’ta başlamayı planladığını açıklamasıyla
gösterge tahvil faizi tekrar artış trendine girmiş ve yılı
%9,7 seviyesinde kapatmıştır.
2013 yılı merkezi yönetim bütçe göstergelerinde ;
gelirlerin %17 artışla 389 milyar TL’ye , giderlerin ise %18
artışla 408 milyar TL’ye eriştiği görülmektedir. Sonuçta
bütçe açığı bir yıl öncesine göre %37 oranında
daralarak 19 milyar TL’ye düşmüştür. Faiz dışı fazla ,
gelirlerdeki yüksek artış sayesinde %66 oranında artarak
32 milyar TL’ye ulaşmıştır.
Bütçe performansındaki olumlu gelişmeler , faiz dışı
fazlanın milli gelire oranını 0,7 puan artışla %2’ye
taşımıştır. Bütçe açığının milli gelire oranı ise 2012’ye
göre 0,9 puan düşerek %1,2’ye inmiştir.
Genel yönetim borç dinamiklerine bakıldığında ;
toplam borç stokunun 2013 yılında bir önceki yıla göre
%10 artışla 607 milyar TL’ye yükseldiği görülmektedir.
İç borç stoku 2013 yılında %5 artışla 416 milyar
TL’ye çıkarken , dış borç kurdaki değerlenmeye %25
oranında artarak 191 milyar TL’ye ulaşmıştır.Merkez borç
stokuna sosyal güvenlik kurumlarının borcu ile bozuk
para stokunun eklenmesi ve genel yönetimin elindeki
devlet borçlanma araçlarının çıkarılmasıyla hesaplanan
AB tanımlı borç stoku ise 2013 yılında %11 artışla 566
milyar TL’ye ulaşmıştır. Bu borcun milli gelire oranı ise
bir önceki yıla göre neredeyse değişmeyerek %36
olmuştur.
Beklentiler ve
Risk Unsurları
Orta vadeli planda 2014 yılı büyümesine yönelik
tahmin %4 iken IMF’nin Nisan 2014 raporunda büyüme
öngörüsü %2,3’tür. Küresel ekonomide artış eğiliminde
olan faiz oranlarının dış finansman maliyetlerini olumsuz
yönde etkilemesi , sermaye hareketlerindeki görece
zayıf eğilim ve TCMB’nin 2014 Ocak sonunda faiz
oranlarını ciddi şekilde arttırması ekonomik aktiviteyi
büyük ölçüde baskı altına alma riskini taşımaktadır.
Bu gelişmeler dahilinde iç talebin ivme kaybetmesi ,
özel yatırımlardaki toparlanmanın sekteye uğraması
ve soğuyan iç taleple birlikte cari açığın azalması
muhtemeldir. Diğer taraftan Avrupa Birliği’ndeki ılımlı
toparlanma ve Türk lirasındaki değer kaybının net
ihracatı desteklemesi beklenmektedir. Cari açık 3.2
milyar dolar geldi- beklenti ile aynı…Böylece yıllık
cari açığımız da 60 milyar doların az altına geriledi.
Cari açıktaki iyileşme altın kaynaklı. Piyasadaki yılsonu
beklentilerinde ilerleyen vadede aşağı revizyonlar
görebiliriz. TL açısından destekleyici.Peki altın kaynaklı bu
düşüş yanıltıcı olabilirmi zira Türkiye altın üreticisi bir ülke
değil yani geçmiş yıllarda üstelik daha yüksek fiyatlarla
ithal ettiği altını satarak cari açığı düşürüyor.
Bu politika sürdürülebilirmi Türkiye daha ne kadar altın
satarak cari açığı düşüyor gösterebilir. Net altın stokları
buna na kadar yeter bunun sorgulanması ve altın ithali
ile şatışından kaynaklanan zararın
Ne seviyede olduğu açıklanmalıdır.
45
T/LIFE Temmuz 2014
haberler
BİLFEN DÜNYACA ÜNLÜ
SERAMİK SANATÇISI
EBÜZZİYA’YI AĞIRLADI
Bilfen İlköğretim Kurumları öğrencileri, dünyaca ünlü seramik sanatçısı
Alev Ebüzziya Siesbye ile bir araya geldi.
Bilfen İlköğretim Kurumları Seramik, Moda Tasarım
ve Görsel Sanatlar Kulübü öğrencileri ile Çamlıca
Kampüsünde buluşan dünyaca ünlü seramik sanatçısı
Alev Ebüzziya, okulun seramik atölyesinde öğrencilerin
hazırladığı çalışmaları inceledi. Seramiğe gönül vermiş
genç yeteneklere tasarımlarında kullanabilecekleri
ipuçlarını paylaşan Ebüzziya; önemli olanın yaptığın
işi sevmek ve özgün olmak gerektiğinin altını çizdi.
Öğrencilerin, kendisinin seramiklerinde kullandığı
motiflerden hazırladığı resim sergisini gezen Alev
Ebüzziya, “Bu çalışmaları görünce, ‘meğer ben neler
yapmışım’ dedim. İlköğretim çağındaki çocuklarımızın
bu yetenekleri beni kendilerine hayran bıraktı.” dedi.
“Okuduğunuz okulda bu kadar çok kulüp seçeneği
olması, atölyelerde çalışma fırsatı sunulması sizin
gelişiminize çok büyük katkıda bulunacaktır. Zaten
sizler de bunun farkında ve mutlusunuz. Ben ne olmak
istediğime 17 – 18 yaşıma geldiğimde karar verdim
ve seramikle uğraşmalıyım dedim. Seramik benim
mesleğim oldu ve işim sayesinde ben kendimi buldum.
Hep çok çalışmak gerektiğini düşünüyorum. Eminim
hepinizin farklı yetenekleri vardır. Önemli olan bunu
çıkarmak ve çok çalışarak üzerine koymak. Ancak böyle
büyüyebilir ve başarının peşinden gidebilirsiniz.”
“Fabrikasyon üretime de duygu bulaştırmayı
öğrendim”
“Mümkün olsa aranıza girip öğrenci olmak isterdim”
Bilfen’in İstanbul’daki 10 ilköğretim okulundan öğrencilerin
katılımıyla gerçekleşen söyleşide, “Bu kadar donanımlı
okullarda okuduğunuz için çok şanslısınız. Mümkün olsa
aranıza girip öğrenci olmak isterdim” diyen dünyaca
ünlü seramik sanatçısı Alev Ebüzziya, öğrencilerin heyecanla
sorduğu soruları aynı heyecan ve keyifle cevapladı:
46
32 yıldır Paris’te yaşayan Alev Ebüzziya, eserlerini
farklı amaçlarla yaparken, farklı formlar ve dizaynlar
kullandığının altını çizerek, “Her formda her renk olmaz.
Sonuçta nasıl bir eser çıkması gerektiğine toprak, çanak
ve ben birlikte karar veriyoruz. Toprağın tuttuğu form,
çanağın istediği renk var. Atölyemde yaptıklarımla, seri
imalat amacıyla fabrikalar işbirliğinde yaptığım
çalışmalar birbirinden çok farklı. Tabii ki bir banyo veya
mutfak için fabrikasyon bir çalışma yapıyorsam çok daha
fazla insana ulaşıyorum ama bu tür dizaynlar seri olarak
üretildiğinde tasarım olmaktan çıkıyor. Buna çözüm
olarak fabrikasyon üretim sırasında işçilerle birlikte
çalışmayı, hızlı ama duygu paylaşımıyla gerçekleşen
üretimi öğrendim.” dedi.
Önemli olan,
yaptığın işi sevmek
ve özgün olmak.
“Çok beğendiğim çalışmalarımın satılmasına
üzülüyorum”
Hiçbir zaman meşhur olmak gibi bir amacı olmadığını
da vurgulayan Ebüzziya, “Yeteneğin varsa ve çalışırsan
başarıyorsun. Meşhur da oluyorsun ama sorumluluğun
hiç bitmiyor. Yüzlerce sergi açtım, onlarca müzede
tasarımlarım var ama kaygım, endişem bitmiyor. İyi
bir şey çıkarana kadar, elimdeki formla didişiyorum.
Sonunda ortaya çıkan çok sevdiğim çalışmalarımın
beğenilmesi beni elbette çok mutlu ediyor ama
satıldığında da üzülüyorum.” diye konuştu.
Bilfenli öğrencilerin fular tasarımı sanatçıyı hayran bıraktı
Bilfenli Moda Tasarım Kulübü öğrencilerinin katıldığı, Alev
Ebbüziya’nın çalışmalarında kullandığı motiflerden yola
çıkarak hazırlanan bir fular tasarımı yarışması düzenlendi.
Yarışmada birinci olan Bilfen Çamlıca İlköğretim Kurumu
6.sınıf öğrencisi Sude Doğan Yiğit, çalışmasını söyleşinin
sonunda sanatçıya hediye etti. Verilen hediye karşısında
beğenilerini dile getiren Ebüzziya, “Benim de sizden
öğreneceğim çok şey var.” dedi.
47
T/LIFE Temmuz 2014
röportaj
HÜSEYİN
TANIS
Tanışlar Grup Yönetim Kurulu
Başkan Vekili
T/Life: Uşak Seramik’in 2014 ve sonrası geleceğe
yönelik yatırımları neler?
Hüseyin Tanış: Uşak Seramik, milletin öz sermayesidir.
Gerek kuruluşunda gerekse Tanışlar Grup’a geçişinde
bu genetiği bozulmamıştır. Tanışlar Grup’ta yüzde yüz
yerli sermaye olup “emek-yoğun” bir eserdir. Kaldı ki
özel sektörün dinamik yapısı Uşak Seramik’in her alanına
sirayet etmiş, sürdürülebilir bir kalkınma içerisine girmiştir.
Uşak Seramik; kazanç, emek, teknoloji, sanat, umut ve
istihdam sağlayan büyük bir yapıdır. Bu düzlem; ortağına,
çalışanına, bayisine, mağazalarına, tedarikçilerine
ve en önemlisi ülkesine katma değer sağlamak üzere
kurgulanmış, yetki ve sorumluluğu Tanışlar Grup’un
omuzlarında yürüyen; ilimizin ve ülkemizin en önemli
varlıklarından birisidir.
Öncelikle doğası gereği ana hammaddesi toprak olan;
sermaye, bilim, sanat ve teknolojinin senkronize eseridir.
Bu denli kıymetli bileşenlerden oluşan müteşekkil
yapılarda durmak olmaz. 24 saat esaslı çalışan
fabrikamızda durmayan bir mesai, başarmak üzere
emek harcayan insanın alın teri vardır.
Artık günümüz dünyasında arz-talep dengesi değişti.
Üretim mantalitesi çok gelişti. Konvansiyonel üretimden
teknolojik yatırımlara dönmek zorunluluk haline geldi.
Bu nedenle “teknoloji yenilenmesi” Uşak Seramik’te
neredeyse süreklilik arz eden durumlardan oldu.
Değişen dünya ve pazar koşulları artık yüksek maliyetli ve
çaplı üretimlerden küçük çaplı imalat sanayine kadar
tüm yapıların karşısına yeni ve farklı bir arena olarak çıktı.
Artık rekabet asli davranış biçimi haline geldi.
48
Kalite, tasarım, sürekli yenilik, hizmet ve teknolojik
altyapılarınızın güncelliği global pazardaki yerinizi
belirleyici dinamiklerden oldu.
Eskisi gibi talep fazlası değil arz fazlası var. O halde tercih
edilebilmek için beğeni ve satın alma parametrelerine
göre şekillenmek ve yapıları sürekli iyileştirmek
durumundasınız. Uşak Seramik
bulunduğu yere
tatminkar değildir. Marka derinliği, üretim altyapısı ve
teknolojisi gerek yurt içi pazarında, gerekse yurt dışında
pazar payını artırmak, daha çok kaliteli üretim daha
çok istihdam için programlar yapmaktadır.
Bir yanda Ar-Ge ve ürün geliştirme kısmında yeni nesil
koleksiyonlar için demolar yapılmakta yeni ve çok
farklı ürünler pazara hazırlanmakta. Diğer yanda daha
kaliteli üretim için teknoloji ve bilgi birikimle her gün
bir öncesine göre daha yüksek standartlarda üretim
yapılmakta. Bir başka kanadında satış ve pazarlama
gayretli çalışmalar içerisinde, ülkemizin her safhında
bayi ve satış noktasını artırırken beyni, tüm dünyada
TM baskılı “UŞAK SERAMİK” bayrağını dalgalandırmanın
uğraşı içerisindedir. Daha önemlisi tüketiciyi ilgilendirdiği
için ifade etmeliyim ki tüm bu yapılar aslında kalite ve
fiyat içindir. Ana girdilerdeki maliyetlerin düşmesi, üretim
ve satış pazarlama kanallarındaki giderlerin disipline
edilmesi, teknoloji ile endüstriyel hatasızlık oranının
azaltılması, kaliteli ürünün son tüketiciye erişmesinde
maliyeti artıran unsurlarının minimum düzeye çekilmeye
çalışılmakta tüketicinin yararına milimetrik matematik
işlemektedir. Sorunuzun yanıtı bizde artık rutine bindi
sürekli gelişim ve değişim içerisinde olmak bu büyük
canlı organizmanın vazgeçilmezi haline geldi.
Şirketin yönetimini üstlendiğimiz günden başlayarak
bugüne kadar yaptığımız yatırım ve projelerle Uşak
Seramik A.Ş. sektörde üretim ve pazar payı açısından
sürekli üst sıralara yükselmiştir. Bundan sonra da
bulunduğumuz konumdan daha iyi yerlere gelmek,
ülke ekonomisine daha fazla katkıda bulunmak için
günün gerektirdiği AR-GE, inovasyon ve insan kaynakları
durmaz mesaiye devam edeceğiz.
T/Life: 2014 yılı ihracatı 2013 yılına göre ne kadar artış
gösterdi. Hedeflenen değerlere ulaşılabildi mi?
H.T. : Geçmiş yıllarda olduğu gibi 2013 yılında da
ihracatımız önceki dönemlere göre artarak devam
etmektedir. 2005 yılından bu yana koyduğumuz ihracat
hedeflerinin altında kalmadan yolumuza devam
etmekteyiz. Her yıl belirlediğimiz hedeflere ulaştığımız
gibi 2014 yılında da hedefimizin üzerinde bir sonuç
alacağımızı söyleyebilirim.
İhracat oranını artırmaya çok önem veren bir şirketiz.
Bu yolla ülke ekonomisine daha fazla katkı yaptığımızın
bilincindeyiz. Dışarıdan gelen paranın %90’ı ülkemizde
kalmaktadır. Gelecek yıllarda seramik sektörünün
genelinde ihracat oranlarının artmasını, Uşak Seramik
olarak bizim de bundan daha fazla pay alabileceğimizi
umuyoruz. 2014 yılında ihracat oranımızı %50 seviyesine
çıkarmayı hedefliyoruz.
T/Life: Seramik sektöründe yaşanan sıkıntılar neler?
Özellikle nakliye giderleri ile doğalgaz ve elektrik
maliyetleri konusunda şikâyetler söz konusu, bunlara
katılıyor musunuz? Çözüm önerileriniz neler?
H.T. : Sektördeki başlıca sıkıntılar: maliyetlerin yüksek
olması, kalifiye nitelikli insan kaynağının yetersizliği, arz
talep dengesinin bozuk olması nedeniyle maliyetler
artarken satış fiyatlarının düşük kalmasıdır.
Maliyetler içinde enerji giderleri (elektrik ve doğalgaz)
en büyük paya sahiptir. Bir anda yüksek oranda
değişen elektrik ve doğalgaz fiyatlarını satış fiyatlarına
yansıtmamız çok zordur. Çok düşük kar marjları ile
çalışan üreticiler enerji maliyetlerindeki artışlar karşısında
sıkıntı çekmektedirler.
Biz enerji giderlerini mümkün olan en az değerlere
çekebilmek için teknoloji yenileme, AR-GE projeleri
yürütme, kapasite kullanım oranımızı artırma yönünde
çalışmalar yapıyoruz.Elektrik ve doğalgaz fiyatlarındaki
vergi paylarının azaltılarak ve üreticiye bu girdilerde
destek sağlanması yoluyla sektörün bir nebze de olsa
rahatlayabileceğini düşünüyorum.
T/Life: Firmanızın toplam istihdamı ve gelecekteki
istihdam hedefi nedir? yeni yatırımlarınız var ise
bunların istihdama katkısı ne olacak?
H.T. : Firmamız bugün itibariyle çalışan sayımız 650 kişiye
ulaşmaktadır. Nakliye, güvenlik, yemek hizmetlerinde
fabrikamızda faaliyette bulunan firmalar da dâhil
edilecek olursa bu sayı binlere yaklaşmaktadır.
Şu anda üretim amaçlı yatırımlarımız tamamlanmış
durumda olduğundan fazla bir istihdam artışı
öngörmüyoruz. Ancak ihracat ve yurtiçi pazar payımızın
artışına paralel olarak %5 oranında ilave istihdam
olabileceğini düşünüyorum.
T/Life: Seramik Dünyasında genel durum nedir, ne gibi
gelişmeler var?
H.T. : Dünyanın seramikteki markası da üretim merkezi de
İtalya ve İspanya olarak bilinir. Her iki ülke toplam dünya
tüketiminin %50’sini karşılamaktaydılar. Avrupa’daki kriz
ve diğer oyuncularınki, Brezilya, İran, Çin, Hindistan ve
özellikle Türkiye yeni ve güçlü oyuncular olarak sektöre
girdi. Öte yandan yeni merkezler filizleniyor. Bugün
Ortadoğu’da çok ciddi üretim var. 15 sene önce
Ortadoğu’da bir tane fabrika yoktu. Şimdi 150-200
milyon metrekare bir üretim var. Sürekli de yeni yatırım
yapılıyor. Türkiye’nin de kapasitesi 15 yıl önce düşüktü
ama şimdi arz fazlası var. Aralarındaki farkı belirleyen ise
kalite , hizmet ve servis olacak.
Seramik ihracatı önümüzdeki 5-10 yıllık dönemde
Avrupa’da böyle bir ürün yapmak artık çok maliyetli ve
pazar da yetersiz. Geçen yıl ilk defa Uzakdoğu, Batı’dan
fazla tüketti. Tüketim neredeyse , üretim de orada
olacak. Yani artık seramik üretimi lokalleşiyor. Global
bir firma olmalı, seramik ihtiyacı neredeyse yerinde
bölgesel üretim yapmak zorunlu hale gelebilir.
Navlun ve üretim maliyetlerinin yüksekliği enerji maliyeti,
seramik sektöründe çok yüksek oranlı bir girdi. Bu
yüzden Türkiye’de önümüzdeki 5-10 yıllık süreçte alt
segmentte, C segmenti dediğimiz firmalar ciddi
manada sıkıntı yaşayacak. Mallarını zor satacaklar.
Çünkü şu an dünyada o segmentte bir çok üretici var.
Bunun için küreselleşmeyi, Türk seramik sektörünün bu
küreselleşmenin
neresinde olduğunu iyi anlamak;
sektörün dünyadaki değişimini iyi okumak lazım. Birkaç
ülkenin tekelindeki bu üretim artık her ülkede yapılabilir
hale geldi.
T/Life: Seramik sektöründe bir daralmadan bahsediyor
ve bu daralmayı açmak içinde kalite ve markaya
işaret ediyorsunuz peki bu seğmen geçişi zorunlu mu?
H.T. : Kesinlikle; markalaşmalı teknolojiye ve tasarıma
yatırım yapmalılar. Markalaşma çok önemli. Sadece
firmanın değil, ülkenin de bir markası olmalı. Türkiye
seramikte söz sahibi olmak istiyorsa, bunun birkaç unsuru
var: Teknoloji, hammadde, markalaşma ve tasarım.
Bunların hepsini üretebiliyor olmamız lazım.
49
T/LIFE Temmuz 2014
röportaj
Ayrıca bunlar gerekli ama yetersiz kalır. Uluslararası markalaşma mantalite
ve bilincimizin oldukça gelişmesi lazım. Biz bunları çözemezsek 2016
Seramik Sektörü Eylem Planı, seramik sektörü için gerçekleşmez. Bir sektörde
eğer teknoloji üretemiyorsanız, tasarım yapmıyorsanız, hammaddesini
üretemiyorsanız çok fazla bir yere gidemezsiniz.
T/Life: Sizin bu bahsettiğiniz sektörel daralmaya açılımınız nelerdir?
H.T. : Türk seramik sektörünü değerlendirirken topyekün kalkınmanın önemine
de işaret etmiş olduk. Ancak, Uşak Seramik özelinde tanımladığımız pazara
uyum ve konumlamayla ilgili yaptığımız çalışmalara gelince, en önemlisi
bir değişim ve gelişim hareketi başlattık. Tabir-i caizse havadan karadan
ve bölgesel basınçlarla yeni baştan reorganize oluyoruz. Bir yanda vizyon
projemiz TURKUALITY var. Bunun için çok çalışıyor, hazırlıklar yapıyoruz. Şirketin
tüm dinamikleri bu yönde sürekli iyileştirme ve güncellemeler yapıyor. Buna
bağlı olarak planlanan 5 yıllık projeksiyonlarla şirketi 5 yıl sonrasına göre
konumlayarak yönetiyoruz. Sahada usta seminerleri ve birebir görüşmelerle
mevcut potansiyelimizi yukarı çekmeye çalışıyoruz. Öte yandan Sadakat Kart
çalışmalarının alt yapı hazırlıkları tamamlandı yılsonuna doğru devreye girmiş
olur. Bayii showroomlarının yenilenmesi ve görsel çalışmaların aralıksız sürüyor
olması rutin çalışmalarken dijitale çok ciddi hazırlık yapıyor, büyük yatırımlar
planlıyoruz. Ürün gamındaki değişiklikler ve piyasadaki ürün karşılaştırmalarına
göre; model-miktar-maliyet ve tüketici beğenisi gibi kriterlerde segmentinin en
iyisi Uşak Seramik’tir.
T/Life: Bu ve benzeri çalışmaların yabancı müşterilere yansıması nasıl olur?
H.T. : Bundan 10 yıl önce Türkiye’den seramik almayı düşünmeyen insanlar,
bugün gelip bizim kapımızı çalıyor. Çünkü istediği ürünleri artık İtalya ve
İspanya’dan alamıyor. Oradan alacağından daha uygun fiyata yapılmış
ürünleri Uşak Seramik’ten - Granitta’dan alabiliyorlar. Son on yılda geldiğimiz
yere, yaptığımız işlere bakınca, Uşak Seramik’in artık global bir marka olduğunu
görüyoruz. Uşak Seramik’le globalleşmeyi, markalaşmayı, üst düzey ürün
sorununu, kaliteli ürün ve servis sorununu aştık. Yeni heyecan ve hazırlıklarımızla
üretici firmalar olarak yapılması gereken ne varsa, biz zaten bunları yaptık.
Sektör olarak ise devletin desteğine ihtiyacımız var. Devletin enerji fiyatlarıyla
bizi desteklemesi lazım. Dış dünyada rekabetimizi kıran en etken konu enerjiye
dayalı maliyetler. ‘’Made in Turkey ‘’ ibaresi bir yere gelecekse bu tek bir
marka ve firma üzerinden gerçekleşmesi zordur, mantıksızdır. Oysa bu milli
birlik ve gaye gerektiren konulardır. O halde hep birlikte aynı yöne ve hedefe
yönelmemiz gerekmez mi... Sektörel anlamda yapılan planlanan her türlü
kalkınma ve değişime yönelik hareketlerin destekçisi ve arkasındayız. Genel
toplamda bu ülke kalkınacak bizler kalkınacağız.
T/Life: Türkiye dünya seramik ihracatının neresinde ?
H.T. : Toprak ve ateşin bu coğrafyadaki geçmişi 8 bin yıla dayanır. Anadolu
binlerce yıl, bugün bile hayranlıkla seyrettiğimiz eşsiz seramiklerle süslendi.
Peki Türk seramik sektörünü bu derin birikimin devamı olarak görebilir miyiz
? Ne yazık ki dünya seramik sektörü rakamları, Türkiye’nin daha gidecek yolu
olduğunu gösteriyor. Küresel bir oyuncu olmak hedefiyle oluşturulan planlardan
şaşmadan diğer etkin markalarla birlikte Türk seramik sektörü için bir umut
olmalı.
- Dünya, 11 milyar metrekarenin biraz üzerinde seramik üretiyor.
- Yarıya yakın Çin’de olmak üzere seramiğin yaklaşık yüzde 60 ‘ı Uzakdoğu ‘da
üretiliyor. Diğer üretimler Avrupa, Ortadoğu, Güney Amerika gibi bölgelere
yayılmış durumda.
50
Uluslararası
markalaşma
mantalite ve
bilincimizin
oldukça gelişmesi
lazım.
- Dünya üretiminin yaklaşık yüzde 79’u üretildiği ülkede
satılıyor, sadece yüzde 21’i dış pazarlara satılıyor.
Türkiye büyük resmin çok küçük bir parçası
- 350 milyon metrekarenin biraz üzerinde kurulu
kapasiteye sahip Türkiye, 280 milyon metrekarelik
üretimiyle dünyada dokuzuncu sırada.
- Türkiye seramik tüketiminde 11’inci sırada. 180
milyon metrekarelik iç tüketim pazarı var. Seramiğin
iyi kullanıldığı ülkelerde kişi başına düşen tüketim 4-5
metrekarelere varırken, Türkiye’de 2 metrekare civarına.
- Türkiye yaklaşık 90 milyon metrekarelik satışıyla ihracatta
dünya beşincisi. Ancak bu, dünya seramik ihracatının
yüzde 3,9’una tekabül ediyor.
- Türkiye, dünyada üretilen seramiğin yüzde 2,5 ‘ini
üretiyor, yüzde 1,7’sini tüketiyor.
Türkiye henüz tüketici
- Türkiye seramik üretiminin yüzde 65’ini iç pazarda
kullanıyor, yüzde 34’ünü ihraç ediyor. Yani Türkiye hala
seramik sektörünün gelişim gösterdiği , iç pazarın yoğun
olarak seramik tükettiği bir ülke. İhracat her zaman ikinci
planda çünkü canlı bir iç Pazar, kalkınan bir ekonomi
var diğer bir deyişle Türkiye seramikte ihracatçı değil,
tüketici bir ülke.
- Türkiye’nin geçen seneki seramik ihracatı yaklaşık 600
milyon dolar. Fiyat ortalaması ise metrekare olarak 6
dolar.
51
T/LIFE Temmuz 2014
röportaj
Türkiye seramik
tüketiminde 11’inci
sırada. 180 milyon
metrekarelik iç
tüketim pazarı var.
52
- Türkiye, dünyada üretilen seramiğin yüzde 2,5 ‘ini
üretiyor, yüzde 1,7’sini tüketiyor.
Türkiye henüz tüketici
- Türkiye seramik üretiminin yüzde 65’ini iç pazarda
kullanıyor, yüzde 34’ünü ihraç ediyor. Yani Türkiye hala
seramik sektörünün gelişim gösterdiği , iç pazarın yoğun
olarak seramik tükettiği bir ülke. İhracat her zaman ikinci
planda çünkü canlı bir iç Pazar, kalkınan bir ekonomi
var diğer bir deyişle Türkiye seramikte ihracatçı değil,
tüketici bir ülke.
- Türkiye’nin geçen seneki seramik ihracatı yaklaşık 600
milyon dolar. Fiyat ortalaması ise metrekare olarak 6
dolar.
T/Life: İtalya ve İspanya’nın tahtı nasıl sarsıldı ?
H.T: : Global krizin etkisiyle ve kalkınan, gelişin
ekonomilerin sektöre yaptığı yatırımlarla dünyada
seramik sektörünün yapısı son 10 yılda, özellikle de son
beş yılda değişti. Dünya ekonomisinin küreselleşmesi
çerçevesinde önceden seramik üreten birkaç ülke
varken, bugün artık seramiği iyi üretebilen en az 1015 ülke var. Dolayısıyla rekabetin çok fazla olması,
üretimin çok fazla ülkede yapılması sonucu İtalya ve
İspanya sektörün dışına itilmeye başladı. İspanya‘nın
beş yıl önce 600 milyon metrekare olan kapasitesi,
bugün 370 milyon metrekareye indi. İç pazar yerine
ihracata yüklendiler ama İspanyol seramikleri artık eskisi
gibi kabul görmüyor. İspanya iç pazarını kaybettiği için
birçok formanın finansman yapısı bozuldu, seramik
üretilmemeye başladı. Aynı durum İtalya için de geçerli.
İtalya ve İspanya , kalkınan ekonomilerin sektöre yatırım
yapması sonucunda fiyat olarak da rekabet edemez
konuma geldi. Rekabet dolayısıyla birçok ülkenin
fiyatlarını aşağıda tutması ve dünya fiyatlarını aşağı
çekmesi sebebiyle, İtalya ve İspanya’nın karlılığı azaldı.
gelmiyor. Çin, 5 milyar metrekareyi aşkın seramik üretip,
bunun 4 milyar metrekaresini iç pazarında kullanıyor,
1 milyar metrekaresini de dünya piyasasına satıyor. Bu
rakamlar baş döndürücü olsa da, tek başına bir anlamı
yok. İtalya ve İspanya Çin’e kıyasla çok daha fazla
katma değerle iş yapıyor.
- 5 milyar metrekarenin üzerinde üretim yapan Çin‘in
ürünleri kalitesi açısından dünyada itibar görmüyor
ancak yılda 350 milyon metrekare üreten İtalya‘nın
seramikleri dünyada ‘’bir numara’’ olarak biliniyor.
Arkasında üretim gücü, tasarım gücü, teknoloji gücü,
ülke bilinirliği olması İtalya’yı seramik sektöründe en ön
sıraya koyuyor. Çin ‘in fiyatı ortalama birkaç dolarken,
İtalya’nın 15 dolar. Katma değerli satışları sayesinde
de İtalyan seramikleri hem kullananlar hem de bunun
ticaretini yapanlar açısından dünyada en üst seviyede
olarak biliniyor. Arkasından da İspanya geliyor.
- Katma değer, ülke imajı ve karlılığı etkileyen faktörler
arasında hammadde ve enerji maliyeti önemli. Bu
kriterler dikkate alındığında Türk seramik sektörü,
dünyada orta segmentte bulunan bir pozisyonda.
Türkiye halen İtalya’nın biraz uzağında olsa da sektörde
İspanya’nın yerini alabilecek durumda.
- Dünya ekonomisi son 10 yılda iki buçuk kat büyüdü.
Büyüme ilk olarak inşaata yansıdı. İnşaat sektöründe
kullanılan en önemli ürün seramik, seramik kaplaması,
toprak ürünleri. Bu ürünleri bir yerden bir yere taşımak
çok maliyetli. Dolayısıyla bütün kalkınan ekonomiler
seramiğe yatırım yaptı. Yani dünyada hemen hemen
her yerde C segmentinde ( alt segment ) üretim var.
Yeni yıldızlar parlayacak. 1930‘lardan sonra gelen ilk
20 yıllık süreçte seramik üretim merkezlerinin değiştiği
görünüyor. Merkez 1930-40’larda, Japonya ‘da
1950-60‘larda Almanya’dayken girdikleri kalkınma
hamlesi sonucu 1970’lerden sonra İspanya, İtalya
devreye girmiş. Ancak dünya seramik sektörü şu an
gideceği yönü arıyor. Türkiye geleceğin yıldızı olabilir.
T/Life: 36 ülkede ve 169 bayi ile iç pazarda varsınız
Uşak Seramik nereye koşuyor?
H.T. : Uşak Seramik, 2020’lerde kendisini görmek istediği
yerin planlarını şimdiden tespit etti ve markalaşma, satış
ağı kurma, katma değer sağlayan üst segment ürünlere
girme , tasarıma önem verme alanındaki çalışmalarını
başlattı. Uşak Seramik, bugün, seramik sektöründe
Türkiye’ye katma değer katan firmalar arasındadır.
- İhracatta Çin‘i İspanya, İtalya ve İran izliyor. Ancak
burada başarı kriteri, ülkelerin ürünlerini nerelere ihraç
edebildiği, hangi segmentte üretebildiği.. Seramik
sektöründe Türkiye’nin yeri ortalarda.
-Çin, ne üretim büyüklüğü ne de olumsuz anlamda
sağladığı katma değer açısından Türk seramik
sektörünün rakibi değil. Benimsediği kriterler açısından
Türkiye’nin rakibi İtalya ve İspanya.
- Büyük miktarlarda üretmek bir ülkeyi daha rekabetçi
kılabiliyor ancak bu durum ‘’çok üreten iyidir’’ anlamına
53
T/LIFE Temmuz 2014
ASIKLAR
SEHRİ
USSAK
Herşeyiyle bambaşka bir şehir...
54
Uşak isminin aslı “Uşşak”,
aşıklar diyarı demektir. Bu ismin
kaynağına ait rivayetler, muhtelif.
Şehrin güneyindeki Mende köyü,
o zamanlar Menos adında
büyük bir yerleşim yeridir. Oğuz
Türkmenleri, Menos’u alır ve adını
da “Mende” olarak değiştirirler.
Kendilerine uygun hale getirirler.
O zamanlar, şimdiki Uşak’ın
bulunduğu yer, boş bir arazi,
Mende Bey’in mandırasıdır.
Mende Beyi, buraya, 7 kişilik
yönetici, bakıcı gibi kişiler
yerleştirir. Zamanla, anlar ki, bu 7
kişinin yedisi de, bir şeylere aşıktır.
Kimisi işine, kimisi sanatına, kimisi
ruh yüceliğine sahip. Sekizinci
aşık da, bizzat Bey, o da bu 7
kişinin aşıklıklarına aşık. İçinden,
biricik kızını, bunların en küçüğüne
vermeyi geçirir. Kızının da bu
kişiye, aşık olduğunu öğrenir.
Baba ve kızın katılımıyla, aşıkların
sayısı 9 olur. Mandırada düğün
yapılır. Mende’den göç ederek
buraya yerleşir. 9 aşığın birleştiği
bu yer de, yakışan ismi alır:
“Uşşak”. Uşak’ın köyü Akse’de: 9
yatırlı bir kabristan bulunmaktadır.
Bu 9 yatırın, Uşak’ın kurucusu olan
9 aşık’a ait olduğu söylenir.
Eski tapu kayıtlarına göre:
kabristanın bulunduğu yörenin de
“Aşıklar Mezarlığı” olarak yer aldığı
belirtilmektedir.
55
T/LIFE Temmuz 2014
Türkiye’nin ve Avrupa’nın
zengin altın yatakları bu
şehirde bulunmuştur.
Şehir, Ege bölgesinde, Batı
ve Orta Anadolu’yu birbirine
bağlayan, İç Ege bölgesinde
bulunmaktadır. Dağlar
il topraklarının, % 37’sini
kaplamaktadır. Dağlarda, çok
sık ormanlara rastlanır. Çok
çeşitli ağaç türlerinin olduğu
bu ormanlarda, yaygın ağaç
türleri; meşe, karaçam, kızılçam,
dışbudak, ahlat, karaağaç,
çınar ve ardıçtır. İklim olarak,
Ege ve İç Anadolu ikliminin
geçit yeridir. Genellikle Ege
bölgesinin yumuşak ve İç
Anadolu bölgesinin sert hava
şartları, bir arada görülür. Yazları
daha az sıcak ve kurak, kışları
ise İç Anadolu’ya göre daha ılık
geçer. Ege’den gelen bulutların
getirdiği yağışlar, il iklimini, İç
Anadolu ikliminden ayırır. Yazları
sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar
yağışlıdır. Bölge, Ege bölgesinden
daha soğuk olduğundan, Ege
bölgesinin tipik birki örtüsü olan
56
zeytin bu bölgede pek
görülmüyor. Şehirde, nüfus
açısından dikkati çeken bir
durum; özellikle yaz aylarında,
Avrupa’nın çeşitli ülkelerinin
plakalarını taşıyan çok sayıda
araç görülmesidir. Bunun
sebebi: 1960’lı yıllarda başlayan
ve günümüzde de devam
eden, büyük bir yurtdışı göçü
bulunmasıdır. İlin ekonomisi, tarihi
gelişim sürecinde, halı, kilim
Uşak’ta açılan
Türkiye’nin ilk
şeker fabrikası,
Cumhuriyet
Türkiye’sinin ilk
özel yatırımıdır.
ve buna benzer el sanatlarıyla
oluşmuştur. Cumhuriyetin
ilk yıllarında ise Uşak Şeker
Fabrikasının kurulması ile,
şehirde sanayileşme başlamıştır.
Dokuma, tabakçılık, trikotaj ve
toprak sanayisiyle, irili-ufaklı
imalathaneler ve fabrikalar
artmaya başlamıştır.
Cumhuriyetin ilk yıllarında,
Uşak, Türkiye’nin sanayileşme
hamlesine önderlik eden il
olmuştur. Türkiye’nin ilk şeker
fabrikalarından birisi, 1926
yılında Uşak’ta açılmıştır. Bu
fabrika, Cumhuriyet Türkiye’sinin
ilk özel yatırımıdır. Şehir, kamu
yatırımı almadan büyüyen bir ildir.
Bu durum, halkın ticarete olan
ilgisine bağlanabilir. Cumhuriyetin
ilerleyen yıllarında: tekstil, deri ve
seramik olarak devam etmiştir.
Şehir ekonomik açıdan büyük
hamleler yaparken, Türkiye’nin
ve Avrupa’nın en zengin altın
yatakları da, bölgede bulunmuştur.
USAK’TA
NE YENİR?
Tarhana Çorbası
Kente gelenler, meşhur
“Tarhana çorbası” nın yanı
sıra, yumurta sızdırması, ciğerli
bulgur, döndürme, Arap
aşı, keşkek, köpük helvası ve
tahin helvasından mutlaka
tatmalı. Tahin helvası, küçük
imalathanelerde günlük
yapıldığından, tazeliğinin
yanında, sıcak sıcak yenmesiyle
de damaklara yer etmiştir. Her
kentte bulunandan farkı, çok taze
olmasıyla ünlüdür.
Bunun dışında, bu bölgeye has
diğer lezzetler şunlardır: Çömlek
eti (parça etlerden yapılan
bir tür yemek), Tas kapama,
Keşkek (dövülmüş buğdaydan
yapılan bir yemektir), Alacatene,
Katmer, Bükme, Peksimet, Haşhaş
sürtmesi, Un helvası ve Aşure.
Ciğerli Bulgur
Uşak denilince akla
ilk gelen yemek
tarhanadır. Siz de
evinizde bu leziz
çorbayı yapabilirsiniz.
Malzemeler (6 Kişilik)
- 2 küçük çay bardağı kuru ev
tarhanası
- 3 diş sarımsak rendesi
- 1 tatlı kaşığı domates salçası
- 1 tatlı kaşığı biber salçası
- 8 su bardağı soğuk su
- 2 yemek kaşığı dolusu tereyağ
- Tuz, kırmızı toz biber
Tereyağını tencereye koyun.
Eridikten sonra, içine sarımsak
ve salçayı ekleyin, biraz kavurun.
8 su bardağı soğuk suyu ve
tarhanayı ekleyerek, sürekli
karıştırarak pişirin. Fokurdamaya
başladıktan sonra, 10 dakika
daha kısık ateşte pişirip, altını
kapatın.
Tahin Helvası
Not: Tarhana çorbasının kıvamı,
süzme mercimek çorbası
kıvamında olmalı. Evde yapılan
tarhanaların içindeki un oranı
standart değil. Dolayısıyla,
eklenmesi gereken su miktarı
değişebilir.
Tarhanayı doğrudan suya atıp
karıştırdığınız zaman topaklanma
olmuyor. Tabi bunda tarhananın
kıvamı da önemli bir etken.
İsterseniz tarhanayı çorbaya
eklemeden önce, ılık suda
iyice eritip öyle ekleyin. Böylece
topaklanma sorununun da
önüne geçilmiş olunur.
Yumurta Sızdırması
Afiyet olsun.
57
T/LIFE Temmuz 2014
Uşak Halıları
Türkmenler, dışarıdan gelip, Uşak
ve civarına yerleşince, halı-kilim
dokumacılığını da yanlarında getirmişler.
Uşak halıları, zamanla dünya çapında
şöhret kazanmış. Avrupa ve Amerika’da
pazar bulmuş, bu ülkelerdeki saray
ve müzelerin vazgeçilmezi olmuştur.
14. yüzyılda, Uşak’a Avrupalı tüccarlar
gelmiş, yüzyıllarca bu halılar İzmir
limanından ihraç edilmiş. Özellikle; 1869
yılında, Alaşehir-Afyon demiryolunun
tamamlanmasıyla, İzmir ve Uşak arasında
ulaşım kolaylaşmış, Uşak kilim ve halılarının
dünyaya açılması sağlanmıştır. Avrupalı
ressamlar tablolarında bu halıları işlemiş.
58
18.yüzyılda, Osmanlı nakkaşhanelerinde,
Uşak halıları tasvir edilmiş. Cami ve
saraylara, bu halılar serilmiş. 19.yüzyılda,
bu halıların imalatı azalmış, kaliteden
taviz verilmiş. Uzun süre geleneksel
yöntemlerle üretilen, halı ve kilim girdileri
(özellikle kökboyalı ipler) zamanla, üretimin
artması sonucu, ihtiyaçları karşılamaya
başlamıştır. Bunun sonucunda, fabrikasyon
üretimlere geçilmiştir. İlk yün ipliği fabrikası:
1905 yılında, Uşak şehrinde, Uşaklı özel
girişimciler tarafından açılır. Takiben,
1917 yılında, yeni fabrikalar açılır. Ama
bu fabrikaların devlet değil, özel kişiler
tarafından açılması, Uşaklı girişimcilerin
konuya yaklaşımlarının ifadesidir. Uşak
halısının hammaddesi: tamamen yün.
Elyaf uzunluğu en az 10-15 cm. ve
tek kırkım, 30 mikron kalınlığının altında
olmayacak, soğuk iklimde yetişen koyunun
yününden olacaktır. Mutlaka kök boya
kullanılacak. Desenler bitkisel ve estetik
olacaktır.
Düğüm sayısı da belli bir ölçüde olacaktır.
Fiyatı yüksek ve tamamen sipariş üzerine
üretilen bu halı, halk arasında iyi bilinmiyor.
Uşak halıları, madalyonlu ve yıldızlı olmak
üzere iki tip üretilmektedir. En önemlisi olan
“Madalyonlu” halıların boyu, 10 metreye
kadar ulaşmaktadır.
18. yüzyılın ortalarından sonra, yıldız motifli
Uşak halıları dokunmaya başlanmıştır.
Ancak, biraz önce de söylediğim gibi:
fabrikasyon üretime geçilmesi, 1930’lu
yılları takip eden dönemde, Uşak
halılarının kalitesinin düşmesine ve bu
halılara olan ilginin azalmasına neden
olmuştur. Wılhelm Von Bode ve Ernest
Kühnej adlı Alman araştırmacılar: Uşak
halıcılığı hakkında yaptıkları araştırmalarda:
20. yüzyılın ilk çeyreğinde, Hollanda ve
İngiltere’deki yüksek sınıfa mensup ailelerin
evlerinde; 18. yüzyıldan kalma Uşak
halılarının, bütün odaları kapladığından
söz ederler. Bugün de, Berlin Bergama
Müzesinde sergilenmekte olan 15.yüzyıla
ait, madalyon tipli, büyük halı, Uşak
halılarının o dönemdeki değerine en
büyük örnek teşkil etmektedir.
59
T/LIFE Temmuz 2014
GEZİLECEK
YERLER
PAŞA HANI (TAŞHAN)
Gittiğinizde, mutlaka görmeniz
gereken yerleri sizler için sıraladık.
1- GEZİLECEK YERLER
2- KURTULUS ANITI
UŞAK ARKEOLOJİ MÜZESİ
3- USAK ARKEOLOJİ MÜZESİ
4- ATATÜRK VE ETNOĞRAFYA MÜZESİ
5- MERKEZ AKSE ÇAMLIĞI
6- GÖĞEM KÖYÜ ÇAMLIĞI
7- ULU CAMİ
8- HACI GEDİK HANI
9- PASA HANI (TASHAN)
10- ÖRENCİK KAPLICASI
11- KARUN HAZİNESİ
12- KARUN
ÖRENCİK KAPLICASI
ATATÜRK VE ETNOĞRAFYA MÜZESİ
60
Karun hazinesinin en değerli parçalarından
olan “deniz atı broşu”, bulunduğu yerde,
sahtesiyle değiştirilir. Durum, Kültür
Bakanlığına isimsiz bir ihbar mektubu ile
bildirilir. Soruşturma başlatılır ve yapılan
inceleme sonucunda, aralarında Uşak
Arkeoloji Müzesi müdürü de dahil olmak
üzere, 9 kişi gözaltına alınır.Kanatlı deniz
atı broşunun: yerine sahtesi konulduktan
sonra, pazarlanmak üzere, İstanbul’a
götürüldüğü öğrenilir. Ancak, makus talih
devam etmektedir. Broş: kendisini çalanlar
tarafından, İstanbul’da pazarlanmaya
çalışılırken, alıcı kılığındaki hırsızlar
tarafından, satıcılarından çalınır. Yani:
soyguncular, soyulur.Ama sonuçta: som
altından yapılan orijinal deniz atı broşu,
halen kayıp.
61
T/LIFE Temmuz 2014
markalarımız
1973 yılında kurulan ve bugün 7 şirket ve 9 markasıyla
uluslararası ölçekte hizmet veren Tanışlar Grup,
ülkemizin önde gelen grup şirketleri arasında yer
almaktadır. Tanışlar Grup, şirketlerine yönelik başlattığı
değişim çalışmaları altyapısını geliştirmeşi ve hedeflerini
büyütmüştür. 1000’e yakın çalışanı, Türkiye’ye sağladığı
katma değer ve uluslararası faaliyetleriyle rekabet
gücü yüksek bir grup olarak büyümeye devam
etmektedir. 41 yıllık birikimiyle büyüme hedeflerini
inovasyon ve verimlilik üzerine adeta yeniden inşa
eden Tanışlar Grup, yapı malzemeleri ve inşaat
sektöründe faaliyet gösteren işletmelerini de aynı
vizyonla yeniliyor ve sektördeki gücünü artırıyor.
www.tanislargrup.com.tr
T/LIFE Temmuz 2014
markalarımız
2004 yılında Tanışlar Grup bünyesine katılan Uşak
Seramik, 65.000 m2 kapalı üretim alanına sahip
fabrikasında yıllık toplam 18 milyon m2 duvar
karosu, yer karosu, porselen karo, dekor ve bordür
üretmektedir. Uşak Seramik fabrikasında ISO 9001,
CE ve TSE kalite belgeleri ile dünya standartlarına
uygun ürettiğimiz seramiklerimizi, geniş bayi ağımız ve
kesintisiz hizmet ilkemiz sayesinde Türkiye’nin dört bir
yanındaki müşterilerimizle buluşturuyor; aynı zamanda
başta ABD, Almanya, İtalya ve Kanada olmak üzere
40’tan fazla ülkeye ihraç ediyoruz.
www.usakseramik.com
T/LIFE Temmuz 2014
markalarımız
GranittaFavoritta fabrikalarında ISO 9001, CE ve
TSE kalite belgeleri ile dünya standartlarına uygun
ürettiğimiz seramiklerimizi, geniş bayi ağımız ve
kesintisiz hizmet ilkemiz sayesinde Türkiye’nin dört bir
yanındaki müşterilerimizle buluşturuyoruz.
GranittaFavoritta olarak sahip olduğumuz değerlerimiz,
rekabetçi ve modern yapımız ile “Dünyada bir Türk
markası oluşturma” hedefimize sağlam adımlarla
ilerliyoruz.
www.granitta.com.tr
T/LIFE Temmuz 2014
markalarımız
Tanışlar Grup bünyesinde 2000 yılında kurulan Albinno
mutfak, banyo mobilyaları ve kapı üretimi yapmaktadır.
2008 yılında taşındığımız İstanbul’daki yeni
fabrikamızda, yaptığımız üretimin yanı sıra üstlendiğimiz
özel projelerle özgün ve yenilikçi çözümler sunuyoruz.
Yüksek teknoloji kullanılan tesislerimiz ve sahip
olduğumuz kalite belgeleri ile Türkiye’nin yanı sıra
Avrupa ülkelerine de ihracat yapan Albinno markamız
ile dünya çapında kabul gören bir Türk markası olmayı
hedefliyoruz.
www.albinno.com.tr
T/LIFE Temmuz 2014
markalarımız
1992 yılında kurulan ve 2009 Ocak ayından bu
yana SeramikPark markasıyla hizmet veren yapı
marketlerimizde, Tanışlar Grup bünyesinde üretilen
Uşak Seramik, Granitta ve Albinno ürünleri ile ülkemizin
saygın markalı yapı malzemelerinin satışı yapılmaktadır.
İstanbul Tepeüstü, Çekmeköy, Sultanbeyli, Kağıthane,
Kartal, Ankara, Eskişehir ve İzmit’te bulunan toplam 8
mağazamız; deneyimli mimar kadromuz ve uzman
satış ekibimiz ile her zaman en kaliteli ürünleri en uygun
fiyatlara sunmaktayız.
www.seramikpark.com.tr
T/LIFE Temmuz 2014
markalarımız
Seramik yapıştırıcıları ve derz dolgu malzemeleri
üreten USERFIX, pazarında en çok tercih edilen ve
müşteri memnuniyetini sağlamış markaların başında
gelmektedir.
www.userfix.com.tr
Seramik Fırını, Kurutma Fırınları ve seramik kalıpları
üretimi yapan Hit Enerji, ayrıca fabrikaların üretim tesisi
kurma ve yapılandırma çalışmalarına yönelik çözümler
üretmektedir.
T/LIFE Temmuz 2014
markalarımız
3000 yıllık bir geçmişe sahip Urganlı Kaplıcaları Evliya
Çelebi’nin Seyahatname’sinde “Bir latif su” olarak
geçmektedir. Manisa’ya 54 km, Turgutlu’ya 17 km ve
İzmir Adnan Menderes Havaalanı’na 70 km. uzaklıkta
bulunan Urganlı Kaplıcaları, bünyesine kattığı 4 yıldızlı
otel konforundaki odalarının yanı sıra kapalı termal
bay- bayan havuzuna sahiptir. Tesis 240 yatak
kapasiteine sahiptir.
www.urganlikaplicalari.com.tr
USERFIX
DERZ DOLGU
BEYAZ
USERFIX
SERAMİK
YAPIŞTIRMA HARCI
USERFIX GRANİT
FLEX YAPIŞTIRICI
BEYAZ
USERFIX
DERZ DOLGU
GRİ
USERFIX
DERZ DOLGU
SİYAH
Seramik yapıştırıcıları ve derz dolgu malzemeleri üreten USERFIX, pazarında en çok
tercih edilen ve müşteri memnuniyetini sağlamış markaların başında gelmektedir.
www.userfx.com.tr
76
Download

Aşıklar Sehri - Uşak Seramik