KUR’AN-I KERİM
İÇİN
KISA SÖZLÜK
‫ﺍﺣﻤﺪ ﺳﺪﺍﺩ ﺍﻭﺳﺘﻮﻥ‬
2010
Önsöz
Bu sözlük, Kur’an-ı Kerim’de en çok kullanılan kelimelerin ve en sık okunan
surelerde geçen bütün kelimelerin karşılıklarını vermektedir. Bütün
kelimelerinin karşılığı verilen sureler şunlardır:
-
Fatiha,
Bakara suresinin başı, 154’üncü ayet ve devamı, Ayetel Kürsi, Amener Resulü,
Yasin,
Tebareke,
Amme,
Haşr suresinin sonu (Hüvellahüllezi)
Son 22 sure (Vedduha ve sonrası).
Sözlüğün özellikleri aşağıda açıklandığı gibidir:
-
Kelimeler, Kur’an-ı Kerim’de geçtiği şekliyle verilmiştir.
Kelimelerin son harflerinin harekeleri çoğu zaman dikkate alınmamıştır.
Sözlük, Arapça harf sırasında düzenlenmiştir.
Genellikle mazi fiillerin yanında muzari çekimleri verilmiştir.
Tekil isimlerin yanında kırık çoğulları gösterilmiştir.
Bazı hallerde eril ismin yanında dişil ismi verilmiştir.
Bu kelimeler Kur’an-ı Kerimde geçen kelimelerin yaklaşık olarak yüzde
seksenine (% 80) karşılık gelmektedir.
Tevfik Allah’tandır.
Ankara, 2010
‫ﺨ ﹸﺬ‬
ِ ‫َﺀﹶﺃﺗ‬
Edinir miyim
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﺗ‬‫ﺭ‬ ‫ﻧ ﹶﺬ‬‫َﺀﹶﺍ‬
Uyarsan da
‫ﻦ‬ ‫ﹶﺃِﺋ‬
Eğer
‫ﻢ‬‫ﹶﺃﹶﺃﻣِﻨﺘ‬
Emin mi oldunuz
‫ﺎﺀ‬‫ ﺁﺑ‬- ‫ﺃﹶﺏ‬
Baba
Babalar
‫ﺎﺀ‬‫ﺁﺑ‬
Babaları
‫ﻢ‬ ‫ﻫ‬ ‫ﺅ‬ ‫ﺎ‬‫ﺁﺑ‬
‫ﺎﺑِﻴ ﹶﻞ‬‫ﹶﺃﺑ‬
Sürüler halinde
Babacığım
‫ﺖ‬
ِ ‫ﺑ‬‫ﹶﺃ‬
Soyu kesik
‫ﺮ‬ ‫ﺘ‬‫ﺑ‬‫ﹶﺃ‬
‫ﺘﻐِﻲ‬‫ﺒ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻰ‬‫ﺘﻐ‬‫ﺑ‬‫ِﺍ‬
Aradı, istedi
‫ﺍ‬‫ﺑﺪ‬‫ﹶﺃ‬
Ebediyen, sonsuza kadar
‫ﺭ‬ ‫ﺎ‬‫ﺑﺼ‬‫ﹶﺃ‬
Gözler
Onların gözleri
‫ﺎ ِﺭﻫِﻢ‬‫ﺑﺼ‬‫ﹶﺃ‬
Gördü, gözetti
‫ﺮ‬ ‫ﺼ‬
ِ ‫ﺒ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﺼ‬
 ‫ﺑ‬‫ﹶﺃ‬
‫ﻦ‬‫ِﺍﺑ‬
Oğul
‫ﻲ‬ ‫ﺎ ﹶﺃِﺑ‬‫ﻮ ﹶﺃﺑ‬‫َﺃﺑ‬
Baba
‫ﺍﺑﹰﺎ‬‫ﺑﻮ‬‫ﹶﺃ‬
Kapılar
‫ﹶﺃﺑِﻲ‬
Baba
1
‫ﻰ‬‫ﻳ ﹾﺄﺑ‬ - ‫ﻰ‬‫ﹶﺃﺑ‬
Reddetti
‫ﺐ‬
ٍ ‫ﻬ‬ ‫ﻲ ﹶﻟ‬ ‫ﹶﺃِﺑ‬
Ebu leheb (Alevin babası)
‫ﻴﺾ‬‫ﺒ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻴﺾ‬‫ﺑ‬‫ِﺍ‬
Ağardı
‫ﻊ‬ ‫ِﺒ‬‫ﻳﺘ‬ - ‫ﻊ‬ ‫ﺒ‬‫ِﺍﺗ‬
Uydu, takip etti
‫ﻮﺍ‬‫ِﺒﻌ‬‫ِﺍﺗ‬
Uyun, takip edin
‫ﺨ ﹸﺬ‬
ِ ‫ﻳﺘ‬ - ‫ﺨ ﹶﺬ‬
 ‫ِﺍﺗ‬
Edindi, benimsedi
‫ﺨﺬﹸﻭﺍ‬
 ‫ِﺍﺗ‬
Edinmeleri
Yaşıt
‫ﺍﺑﹰﺎ‬‫ﺗﺮ‬‫ﹶﺃ‬
Sakınmaları
‫ﻘﹸﻮﺍ‬‫ِﺍﺗ‬
‫ﻘِﻲ‬‫ﻳﺘ‬ - ‫ﻘﹶﻰ‬‫ِﺍﺗ‬
Korundu, sakındı, korudu
‫ﻳِﺘﻢ‬ - ‫ﺗﻢ‬‫ﹶﺃ‬
Tamamladı
Verdi
‫ﺆﺗِﻲ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻰ‬‫ﺁﺗ‬
Geldi
‫ﻳ ﹾﺄﺗِﻲ‬ - ‫ﻰ‬‫ﹶﺃﺗ‬
‫ﻢ‬ ‫ﻫ‬ ‫ﺭ‬ ‫ﺁﺛﹶﺎ‬
Eserleri, izleri
‫ﺮ ﹶﻥ‬ ‫ﹶﺃﹶﺛ‬
Toz çıkaran
‫ﺎ‬‫ﹶﺃﹾﺛﻘﹶﺎﹶﻟﻬ‬
Ağırlıkları
‫ِﺇﺛﹾﻢ‬
Günah
‫ﻴ ِﻦ‬ ‫ﻨ‬‫ﺍﹾﺛ‬
Đki
‫ﺙ‬
ِ ‫ﺍ‬‫ﺟﺪ‬ ‫ﹶﺃ‬
Mezar, kabir
2
‫ﻮﺭ‬‫ ﹸﺃﺟ‬- ‫ﺮ‬ ‫ﺟ‬ ‫ﹶﺃ‬
Karşılık, ücret, ödül, mükafat
‫ﻞ‬‫ﹶﺃﺟ‬
Süre
‫ﻤﻌِﲔ‬ ‫ﺟ‬ ‫ ﹶﺃ‬- ‫ﻮﻥ‬‫ﻤﻌ‬ ‫ﺟ‬ ‫ﹶﺃ‬
Hepsi, tamamı
‫ﻭﺍ‬‫ﻬﺮ‬ ‫ﺟ‬ ‫ﺍ‬
Açıktan söylemeleri
‫ﻮﺭ‬‫ﹸﺃﺟ‬
Karşılıklar
‫ﺎﺩِﻳﺚ‬‫ﹶﺃﺣ‬
Konuşmalar
‫ﺤﺐ‬
ِ ‫ﻳ‬ - ‫ﺣﺐ‬ ‫ﹶﺃ‬
Sevdi
‫ﺪ‬ ‫ﺣ‬ ‫ﹶﺃ‬
Bir, tek, hiç kimse
Bir
‫ﻯ‬‫ﺣﺪ‬ ‫ِﺇ‬
Daha güzel, en güzel
‫ﻦ‬ ‫ﺴ‬
 ‫ﺣ‬ ‫ﹶﺃ‬
Đyilik etti, yaptı
‫ﻦ‬ ‫ﺴ‬
ِ‫ﺤ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻦ‬ ‫ﺴ‬
 ‫ﺣ‬ ‫ﹶﺃ‬
Biz onu saydık
‫ﻩ‬ ‫ﺎ‬‫ﻴﻨ‬ ‫ﺼ‬
 ‫ﺣ‬ ‫ﺃ‬
‫ﺣﻖ‬ ‫ﹶﺃ‬
Daha fazla hak eden
Çağlar, devirler, çok uzun süre
‫ﺣﻘﹶﺎﺑﹰﺎ‬ ‫ﹶﺃ‬
En hikmetli, en iyi hükmeden
‫ﺣ ﹶﻜ ِﻢ‬ ‫ﹶﺃ‬
Helal kıldı, bekletti
‫ﺤ ﱡﻞ‬
ِ ‫ﻳ‬ - ‫ﺣﻞﱠ‬ ‫ﹶﺃ‬
Yaşattı
‫ﺤﻴِﻲ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺎ‬‫ﺣﻴ‬ ‫ﹶﺃ‬
‫ﻴﺎ ٌﺀ‬‫ﺣ‬ ‫ﹶﺍ‬
Diri, canlı (çğ)
‫ﺎ‬‫ﺎﻫ‬‫ﻴﻨ‬ ‫ﻴ‬‫ﺣ‬ ‫ﹶﺃ‬
Onu dirilttik, canlandırdık
3
‫ﺥ‬
 ‫ﹶﺃ‬
Erkek kardeş
‫ﺎ‬‫ﺭﻫ‬ ‫ﺎ‬‫ﺧﺒ‬ ‫ﹶﺃ‬
Onun haberleri
‫ﻒ‬
 ‫ﺘ ِﻠ‬‫ﺨ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻒ‬
 ‫ﺘ ﹶﻠ‬‫ﺧ‬ ‫ِﺍ‬
Đhtilaf etti, farklı oldu
‫ﺧ ﹸﺬ‬ ‫ﻳ ﹾﺄ‬ - ‫ﺧ ﹶﺬ‬ ‫ﹶﺃ‬
Tuttu, yakaladı
Diğer
‫ﺮ‬‫ﺁﺧ‬
Son
‫ﺁﺧِﺮ‬
‫ﺮ ﹲﺓ‬ ‫ﺁ ِﺧ‬
Ahiret, son
‫ﺝ‬
 ‫ﺨ ِﺮ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺝ‬
 ‫ﺮ‬ ‫ﺧ‬ ‫ﹶﺃ‬
Çıkardı, ileri getirdi
Dışarı çıkardı
‫ﺖ‬
ِ ‫ﺟ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﺧ‬ ‫ﹶﺃ‬
Dışarı çıkardık
‫ﺎ‬‫ﺟﻨ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﺧ‬ ‫ﹶﺃ‬
Diğer
‫ﻯ‬‫ﺧﺮ‬ ‫ﹸﺃ‬
Yeşil
‫ﻀ ِﺮ‬
 ‫ﺧ‬ ‫ﹶﺃ‬
Hata ettik
‫ﺎ‬‫ﺧ ﹶﻄ ﹾﺄﻧ‬ ‫ﹶﺃ‬
‫ﺨﻔِﻲ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺧﻔﹶﻰ‬ ‫ﹶﺃ‬
Sakladı
‫ﻩ‬ ‫ﺪ‬ ‫ﺧ ﹶﻠ‬ ‫ﹶﺃ‬
Onu ebedi kıldı
‫ﺎ ﹶﺃﺧِﻲ‬‫ﻮ ﹶﺃﺧ‬‫ﹶﺃﺧ‬
Erkek kardeş
Erkek kardeşler
‫ﺍﻥ‬‫ﺧﻮ‬ ‫ِﺇ‬
Gir
‫ﺧ ِﻞ‬ ‫ﺩ‬ ‫ﹸﺍ‬
‫ﺪ ِﺧ ﹸﻞ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺧ ﹶﻞ‬ ‫ﺩ‬ ‫ﹶﺃ‬
Soktu
4
‫ﻙ‬ ‫ﺍ‬‫ﺩﺭ‬ ‫ﹶﺃ‬
Sana bildirdi
‫ﻡ‬ ‫ﺩ‬ ‫ﺁ‬
Adem
‫ﻰ‬‫ﺩﻧ‬ ‫ﹶﺃ‬
Daha yakın, daha alçak, az
O zaman (geçmiş)
‫ِﺇ ﹾﺫ‬
O zaman (gelecek)
‫ِﺍﺫﹶﺍ‬
Öyleyse
‫ِﺇﺫﹰﺍ‬
‫ﻖ‬ ‫ﻳﺬِﻳ‬ - ‫ﻕ‬
 ‫ﹶﺃﺫﹶﺍ‬
Tattırdı
‫ﹶﺃ ﹾﺫﻗﹶﺎ ِﻥ‬
Çeneler
Đzin verdi
‫ﹶﺃ ِﺫ ﹶﻥ‬
Đzin
‫ِﺇ ﹾﺫ ﹲﻥ‬
‫ﺆﺫِﻱ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺁﺫﹶﻯ‬
Zarar verdi, rahatsız etti
‫ﻚ‬
ِ ‫ﺍِﺋ‬‫ﹶﺃﺭ‬
Tahtlar, kerevetler
‫ﺪ‬ ‫ﻳﺮِﻳ‬ - ‫ﺩ‬ ‫ﺍ‬‫ﹶﺃﺭ‬
Niyet etti, istedi, irade etti
Gördün mü
‫ﺖ‬
 ‫ﻳ‬‫ﺭﹶﺃ‬ ‫ﹶﺃ‬
Gördünüz mü
‫ﻢ‬ ‫ﺘ‬‫ﻳ‬‫ﺭﹶﺃ‬ ‫ﹶﺃ‬
Dön, geri dön
‫ﺭ ِﺟ ِﻊ‬ ‫ِﺍ‬
‫ﻊ‬ ‫ﺮ ِﺟ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻊ‬ ‫ﺟ‬ ‫ﺭ‬ ‫ﹶﺃ‬
Geri gönderdi, geri aldı
Ayaklar
‫ﺟ ﹲﻞ‬ ‫ﺭ‬ ‫ﹶﺃ‬
Ayakları
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﺟ ﹸﻠ‬ ‫ﺭ‬ ‫ﹶﺃ‬
5
‫ﺎ‬‫ﻤﻨ‬ ‫ﺣ‬ ‫ﺭ‬ ‫ِﺍ‬
Bize merhamet et
‫ﺮ ِﺳ ﹸﻞ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺳ ﹶﻞ‬ ‫ﺭ‬ ‫ﹶﺃ‬
Gönderdi
‫ﺎ‬‫ﺳ ﹾﻠﻨ‬ ‫ﺭ‬ ‫ﹶﺃ‬
Gönderdik
‫ﺽ‬
 ‫ﺭ‬ ‫ﹶﺃ‬
Yer, yeryüzü
‫ﺐ‬
 ‫ﺭ ﹶﻏ‬ ‫ِﺍ‬
Yönel, yaklaş, yalvar
‫ﻳﺮِﻱ‬ - ‫ﻯ‬‫ﹶﺃﺭ‬
Gösterdi
Eşler
‫ﺝ‬
 ‫ﺍ‬‫ﺯﻭ‬ ‫ﹶﺃ‬
Eşleri
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﺟ‬ ‫ﺍ‬‫ﺯﻭ‬ ‫ﹶﺃ‬
Yarışmaları, koşmaları
‫ﺒﻘﹸﻮﺍ‬‫ﺘ‬‫ﺳ‬ ‫ﺍ‬
Kabul etti, cevap verdi
‫ﺘﺠِﻴﺐ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺏ‬
 ‫ﺎ‬‫ﺘﺠ‬‫ﺳ‬ ‫ِﺍ‬
‫ﻊ‬ ‫ﺘﻄِﻴ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻉ‬
 ‫ﺘﻄﹶﺎ‬‫ﺳ‬ ‫ِﺍ‬
Yapabildi
‫ﻮﺍ‬‫ﺘﻄﹶﺎﻋ‬‫ﺳ‬ ‫ِﺍ‬
Yapabildiler
‫ﺠ ﹸﻞ‬
ِ ‫ﻌ‬ ‫ﺘ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺠ ﹶﻞ‬
 ‫ﻌ‬ ‫ﺘ‬‫ﺳ‬ ‫ِﺍ‬
Acele etti
‫ﻮﺍ‬‫ﺘ ِﻌﻴﻨ‬‫ﺳ‬ ‫ﺍ‬
Yardım dileyin
‫ﺮ‬ ‫ﻐ ِﻔ‬ ‫ﺘ‬‫ﺳ‬ ‫ِﺍ‬
Mağfiret dile
‫ﺮ‬ ‫ﻐ ِﻔ‬ ‫ﺘ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﻐ ﹶﻔ‬ ‫ﺘ‬‫ﺳ‬ ‫ِﺍ‬
Mağfiret diledi
‫ﻩ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻐ ِﻔ‬ ‫ﺘ‬‫ﺳ‬ ‫ِﺍ‬
Ondan mağfiret dile
‫ﻰ‬‫ﻐﻨ‬ ‫ﺘ‬‫ﺳ‬ ‫ِﺍ‬
Müstağni, yeterli, zengin
‫ﻢ‬ ‫ﺘﻘِﻴ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻡ‬ ‫ﺘﻘﹶﺎ‬‫ﺳ‬ ‫ِﺍ‬
Doğru oldu, doğru gitti
6
‫ﺮ‬ ‫ﺘ ﹾﻜِﺒ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﺒ‬‫ﺘ ﹾﻜ‬‫ﺳ‬ ‫ِﺍ‬
Tekebbür etti, büyüklendi
‫ﻚ‬
 ‫ﺴ‬
 ‫ﻤ‬ ‫ﺘ‬‫ﺳ‬ ‫ِﺍ‬
Yapıştı, tuttu
‫ﺉ‬
 ‫ﻬ ِﺰ‬ ‫ﺘ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺰﹶﺃ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﺘ‬‫ﺳ‬ ‫ِﺍ‬
Alay etti
‫ﺪ‬ ‫ﺠ‬
 ‫ﺳ‬ ‫ﺍ‬
Secde et
‫ﺴﺮ‬
ِ ‫ﻳ‬ - ‫ﺳﺮ‬ ‫ﹶﺃ‬
Sakladı, gizledi
‫ﻑ‬
 ‫ﺴ ِﺮ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻑ‬
 ‫ﺮ‬ ‫ﺳ‬ ‫ﹶﺃ‬
Đsraf etti, aştı
Sakladılar
‫ﻭﺍ‬‫ﹶﺃ ِﺳﺮ‬
En aşağısı
‫ﺳ ﹶﻔ ﹶﻞ‬ ‫ﹶﺃ‬
‫ﻢ‬ ‫ﺴ ِﻠ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻢ‬ ‫ﺳ ﹶﻠ‬ ‫ﹶﺃ‬
Teslim oldu
‫ﺎﺀ‬‫ﺳﻤ‬ ‫ ﹶﺃ‬- ‫ﻢ‬ ‫ﺳ‬ ‫ِﺍ‬
Đsim, ad
‫ﺎﺀ‬‫ﺳﻤ‬ ‫ﹶﺃ‬
Đsimler
‫ﻮ ِﻥ‬‫ﻤﻌ‬ ‫ﺳ‬ ‫ِﺍ‬
Beni işitin
‫ﻮﺩ‬ ‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻮﺩ‬ ‫ﺳ‬ ‫ِﺍ‬
Karardı
‫ﺎﺗﹰﺎ‬‫ﺷﺘ‬ ‫ﹶﺃ‬
Bölük bölük, gruplar halinde
‫ﺷﺪ‬ ‫ﹶﺃ‬
Daha şiddetli, en şiddetli
‫ﻙ‬ ‫ﺸ ِﺮ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻙ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﺷ‬ ‫ﹶﺃ‬
Ortak koştu
‫ﺐ‬
 ‫ﻳﺼِﻴ‬ - ‫ﺏ‬
 ‫ﺎ‬‫ﹶﺃﺻ‬
Đsabet etti, başına geldi
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﺘ‬ ‫ﺑ‬‫ﺎ‬‫ﹶﺍﺻ‬
Onlara isabet etti
‫ﺢ‬
 ‫ﺼِﺒ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺢ‬
 ‫ﺒ‬‫ﺻ‬
 ‫ﹶﺃ‬
Oldu
7
‫ﺎﺏ‬‫ﺻﺤ‬
 ‫ﹶﺃ‬
Arkadaşlar, halk, topluluk
‫ﺍ‬‫ﺻﺮ‬
 ‫ِﺇ‬
Ağır yük
‫ﺢ‬
 ‫ﺼ ِﻠ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺢ‬
 ‫ﺻ ﹶﻠ‬
 ‫ﹶﺃ‬
Đyileştirdi, ıslah etti
O ateşe girin
‫ﺎ‬‫ﻮﻫ‬ ‫ﺻ ﹶﻠ‬
 ‫ِﺍ‬
Vur, misal ver
‫ﺏ‬
 ‫ﺿ ِﺮ‬
 ‫ِﺍ‬
‫ﻀ ﱡﻞ‬
ِ ‫ﻳ‬ - ‫ﺿﻞﱠ‬
 ‫ﹶﺃ‬
Hatada bıraktı, saptırdı
‫ﻊ‬ ‫ﻳﻄِﻴ‬ - ‫ﻉ‬
 ‫ﹶﺃﻃﹶﺎ‬
Đtaat etti
‫ﻪ‬ ‫ﻤ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﹶﺃ ﹾﻃ‬
Onu doyurdu
‫ﻢ‬‫ﻤﻬ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﹶﺃ ﹾﻃ‬
Onları doyurdu
Đtaat ettik
‫ﺎ‬‫ﻌﻨ‬ ‫ﹶﺃ ﹶﻃ‬
Daha zalim
‫ﹶﺃ ﹾﻇﻠﹶﻢ‬
Taparım, kulluk ederim
‫ﺪ‬ ‫ﺒ‬‫ﻋ‬ ‫ﹶﺃ‬
‫ﻭﻧِﻲ‬‫ﺒﺪ‬‫ﻋ‬ ‫ﺍ‬
Bana kulluk edin
Hazırladık
‫ﺎ‬‫ﺪﻧ‬ ‫ﺘ‬‫ﻋ‬ ‫ﹶﺃ‬
Đtiraf ettiler
‫ﺮﻓﹸﻮﺍ‬ ‫ﺘ‬‫ﻋ‬ ‫ِﺍ‬
‫ﻳ ِﻌﺪ‬ - ‫ﻋﺪ‬ ‫ﹶﺃ‬
Hazırladı
Düşmanlar
‫ﺍﺀ‬‫ﻋﺪ‬ ‫ﹶﺃ‬
Yüz çevirdi
‫ﺽ‬
 ‫ﻌ ِﺮ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺽ‬
 ‫ﺮ‬ ‫ﻋ‬ ‫ﹶﺃ‬
‫ﺎ‬‫ﻴﻨ‬ ‫ﻋ ﹶﻄ‬ ‫ﹶﺃ‬
Verdik
8
‫ﻙ‬ ‫ﺎ‬‫ﻴﻨ‬ ‫ﻋ ﹶﻄ‬ ‫ﹶﺃ‬
Sana verdik
‫ﻒ‬
 ‫ﻋ‬ ‫ﺍ‬
Affet
‫ﺎ‬‫ﻋﻨ‬ ‫ﻒ‬
 ‫ﻋ‬ ‫ﺍ‬
Bizi affet
Daha iyi bilen
‫ﻋﻠﹶﻢ‬ ‫ﹶﺃ‬
Daha yüksek, üstün
‫ﻋﻠﹶﻰ‬ ‫ﹶﺃ‬
‫ﺎ ﹲﻝ‬‫ﻋﻤ‬ ‫ﹶﺃ‬
Đşler, ameller, faaliyetler
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﺎﹶﻟ‬‫ﻋﻤ‬ ‫ﹶﺃ‬
Onların işleri, amelleri
Üzümler
‫ﺏ‬
ٍ ‫ﺎ‬‫ﻋﻨ‬ ‫ﹶﺃ‬
Boyunları
‫ﻢ‬ ‫ﺎ ِﻗ ِﻬ‬‫ﻋﻨ‬ ‫ﹶﺃ‬
Ahitleştim
‫ﺪ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﻋ‬ ‫ﹶﺃ‬
Sığınırım
‫ﻮ ﹸﺫ‬‫ﹶﺃﻋ‬
Gözler
‫ﻦ‬‫ﻋﻴ‬ ‫ﹶﺃ‬
‫ﻢ‬ ‫ﻴِﻨ ِﻬ‬‫ﻋ‬ ‫ﹶﺃ‬
Onların gözleri
‫ﻕ‬
 ‫ﻐ ِﺮ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻕ‬
 ‫ﺮ‬ ‫ﹶﺃ ﹾﻏ‬
Boğdu
‫ﻢ‬ ‫ﻫ‬ ‫ﺎ‬‫ﻴﻨ‬ ‫ﺸ‬
 ‫ﹶﺃ ﹾﻏ‬
Onları kapattık, örttük
‫ﺮ‬ ‫ِﺍ ﹾﻏ ِﻔ‬
Bağışla
‫ﹶﺃ ﹾﻏﻠﹶﺎﻟﹰﺎ‬
Halkalar, bukağılar
‫ﻐﻨِﻲ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻨﻰ‬‫ﹶﺃ ﹾﻏ‬
Kurtardı, zenginleştirdi
‫ﺪ ِﺓ‬ ‫ﹶﺃ ﹾﻓِﺌ‬
Kalpler
9
Đftira etti, uydurdu
‫ﺘﺮِﻱ‬‫ﻳ ﹾﻔ‬ - ‫ﻯ‬‫ﺘﺮ‬‫ِﺍ ﹾﻓ‬
Đfsad etti, bozdu
‫ﺪ‬ ‫ﺴ‬
ِ ‫ﻳ ﹾﻔ‬ - ‫ﺪ‬ ‫ﺴ‬
 ‫ﹶﺃ ﹾﻓ‬
‫ﻻ‬+‫ﻑ‬+‫ﹶﺃ ﹶﻓﻠﹶﺎ = ﺃ‬
Değil mi
‫ﺢ‬
 ‫ﻳ ﹾﻔ ِﻠ‬ - ‫ﺢ‬
 ‫ﹶﺃ ﹾﻓ ﹶﻠ‬
Başardı, kurtuldu
‫ﱂ‬+‫ﻑ‬+‫ﻢ= ﺃ‬ ‫ﹶﺃ ﹶﻓ ﹶﻠ‬
Olmadı mı
Öyleyse kim
‫ﻣﻦ‬+‫ﻑ‬+‫ﻦ= ﺃ‬‫ﹶﺃ ﹶﻓﻤ‬
Bölük bölük
‫ﺎ‬‫ﺍﺟ‬‫ﹶﺃ ﹾﻓﻮ‬
‫ﺍﻩ‬‫ﺃ ﹾﻓﻮ‬
Ağızlar
‫ﻢ‬ ‫ﺍ ِﻫ ِﻬ‬‫ﹶﺃ ﹾﻓﻮ‬
Onların ağızları
‫ﻢ‬ ‫ﻳﻘِﻴ‬ - ‫ﻡ‬ ‫ﹶﺃﻗﹶﺎ‬
Yaptı, düzeltti, ayağa kaldırdı
‫ﺏ‬
 ‫ﺘ ِﺮ‬‫ِﺍ ﹾﻗ‬
Yaklaş
‫ﺮﹾﺃ‬ ‫ِﺍ ﹾﻗ‬
Oku
Daha yakın
‫ﺏ‬‫ﹶﺃ ﹾﻗﺮ‬
Öbür ucu, uzak
‫ﻰ‬‫ﹶﺃ ﹾﻗﺼ‬
‫ﺮ‬‫َﹶﺃ ﹾﻛﺒ‬
Daha büyük
‫ﺖ‬
 ‫ﺒ‬‫ﺴ‬
 ‫ﺘ‬‫ﺍ ﹾﻛ‬
Đktisap etti, kazandı
Daha, en çok
‫ﹶﺃ ﹾﻛﺜﹶﺮ‬
Onların çoğu
‫ﻢ‬ ‫ﹶﺃ ﹾﻛﹶﺜ ِﺮ ِﻫ‬
‫ﻩ‬ ‫ﺍ‬‫ِﺇ ﹾﻛﺮ‬
Zorlama
10
‫ﻡ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﹶﺃ ﹾﻛ‬
En cömert, en kerim
‫ﻳ ﹾﺄ ﹸﻛ ﹸﻞ‬ - ‫ﹶﺃ ﹶﻛ ﹶﻞ‬
Yedi
‫ﺁﻝ‬
Aile, akrabalar
Dikkat, Hayır
‫ﹶﺃﻟﹶﺎ‬
-den başka, hariç
‫ِﺇﻟﱠﺎ‬
Yapmazsa
‫ﻟﹶﺎ‬+‫ِﺍﻟﱠﺎ = ﺇ ﹾﻥ‬
Đçin, yapmadı için
‫ﻟﹶﺎ‬+‫ﹶﺃﻟﱠﺎ = ﹶﺃ ﹾﻥ‬
‫ِﺇﻟﱠﺎ ﺍﷲ‬
Allah'tan başka
Nimetler
‫ﺁﻟﹶﺎﺀ‬
Ki o (dş), ki onlar (akılsız çoğul)
‫ﺍﻟﱠﺘِﻲ‬
Ki o (er)
‫ﺍﻟﱠﺬِﻱ‬
O kimseler ki (er)
‫ﻦ‬ ‫ﻳ‬‫ﹶﺍﻟﱠ ِﺬ‬
‫ﺪ‬ ‫ﺷ‬ ‫ﺍﻟﺮ‬
Doğruluk
‫ﺔ‬‫ﺴﻨ‬
ِ ‫ﹶﺃﹾﻟ‬
Diller
‫ﻒ‬
ِ ‫ﹶﺃﹾﻟ‬
Bin (1000)
Sarmaş dolaş
‫ﹶﺃﹾﻟﻔﹶﺎﻓﹰﺎ‬
Atıldılar
‫ﹸﺃﹾﻟﻘﹸﻮﺍ‬
Atıldı
‫ﻲ‬ ‫ﹸﺃﹾﻟ ِﻘ‬
‫ﻠﻘِﻲ‬‫ ﻳ‬- ‫ﹶﺃﹾﻟﻘﹶﻰ‬
Attı, yerleştirdi
11
‫ﻪ‬ ‫ﺍﻟﻠﹼ‬
Allah
‫ﻢ‬ ‫ﹶﻟ‬+‫ﻢ = ﺃ‬ ‫ﹶﺃﹶﻟ‬
(Geçmiş zaman olumsuz soru)
‫ﺮ‬ ‫ﺗ‬ ‫ﻢ‬ ‫ﹶﺃﹶﻟ‬
Görmedin mi?
‫ﻌ ﹾﻞ‬ ‫ﺠ‬
 ‫ﻳ‬ ‫ﻢ‬ ‫ﹶﺃﹶﻟ‬
Yapmadı mı
‫ﺔ‬‫ ﺁِﻟﻬ‬- ‫ِﺇﹶﻟﻪ‬
Đlah
‫ﻢ‬ ‫ﺎ ﹸﻛ‬‫ﹶﺃﹾﻟﻬ‬
Sizi oyaladı
‫ﻬ ﹰﺔ‬ ‫ﺁِﻟ‬
Đlahlar
-a doğru
‫ِﺇﻟﹶﻰ‬
Değil mi
‫ﺲ‬
 ‫ﻴ‬ ‫ﹶﻟ‬+‫ﺲ= ﹶﺃ‬
 ‫ﻴ‬ ‫ﹶﺃﹶﻟ‬
Sana
‫ﻚ‬
 ‫ﻴ‬ ‫ِﺍﹶﻟ‬
Size
‫ﻢ‬ ‫ﻴ ﹸﻜ‬ ‫ِﺇﹶﻟ‬
Elim, acıklı
‫ﻢ‬ ‫ﻴ‬ ‫ﹶﺃِﻟ‬
Ona (er)
‫ﻴ ِﻪ‬ ‫ِﺍﹶﻟ‬
‫ﻢ‬ ‫ﻴ ِﻬ‬ ‫ِﺇﹶﻟ‬
Onlara
‫ﻡ‬ ‫ﹶﺍ‬
Yoksa, veya
‫ﺎﺕ‬‫ﻬ‬‫ ﹸﺃﻣ‬- ‫ﹸﺃﻡ‬
Anne
-e göre, -e gelince
‫ﺎ‬‫ﹶﺃﻣ‬
Eğer, ne … ne de..
‫ﺎ‬‫ِﺇﻣ‬
‫ﺖ‬
 ‫ﻳﻤِﻴ‬ - ‫ﺕ‬
 ‫ﺎ‬‫ﹶﺃﻣ‬
Öldürdü
12
Önünde
‫ﻡ‬ ‫ﺎ‬‫ﹶﺃﻣ‬
Önder, kitap, yol
‫ﺎ ٍﻡ‬‫ِﺇﻣ‬
‫ﻢ‬ ‫ﻣ‬ ‫ ﹸﺃ‬- ‫ﺔ‬‫ﹸﺃﻣ‬
Topluluk
‫ﻭﺍ‬‫ﺎﺯ‬‫ﻣﺘ‬ ‫ِﺍ‬
Ayrılın
‫ﻣﺜﹶﺎ ﹸﻝ‬ ‫ﹶﺃ‬
Misaller, örnekler
Emretti
‫ﺮ‬ ‫ﻣ‬ ‫ﻳ ﹾﺄ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﻣ‬ ‫ﹶﺃ‬
Đş, konu
‫ﻮﺭ‬‫ ﹸﺍﻣ‬- ‫ﺮ‬ ‫ﻣ‬ ‫ﹶﺃ‬
Kadın
‫ﺎﺀ‬‫ ِﻧﺴ‬- ‫ﺮﺃﹶﺓ‬ ‫ﻣ‬ ‫ِﺍ‬
Karısı
‫ﻪ‬‫ﺮﹶﺃﺗ‬ ‫ﻣ‬ ‫ِﺍ‬
‫ﻩ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻣ‬ ‫ﹶﺃ‬
Onun emri
‫ﺮﻭﺍ‬ ‫ﹸﺃ ِﻣ‬
Emrolundular
Tuttu
‫ﻚ‬
 ‫ﺴ‬
 ‫ﻣ‬ ‫ﹶﺃ‬
Yürüyün
‫ﻮﺍ‬‫ﻣﺸ‬ ‫ﹸﺍ‬
‫ﻢ‬ ‫ﻣ‬ ‫ﹸﺃ‬
Topluluklar
‫ﻦ‬ ‫ﺆ ِﻣ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻦ‬ ‫ﻣ‬ ‫ﺁ‬
Đnandı, iman etti, emin kıldı
Emniyette oldu, güvendi
‫ﻦ‬ ‫ﻣ‬ ‫ﻳ ﹾﺄ‬ - ‫ﻦ‬ ‫ﹶﺃ ِﻣ‬
Yoksa kim
‫ﻣﻦ‬ +‫ﻡ‬ ‫ﻦ= ﹶﺃ‬‫ﹶﺃﻣ‬
Đman ettik
‫ﺎ‬‫ﻣﻨ‬ ‫ﺁ‬
‫ﺖ‬
 ‫ﻨ‬ ‫ﻣ‬ ‫ﺁ‬
Đman ettim
13
‫ﻢ‬‫ﹶﺃﻣِﻨﺘ‬
Emin oldunuz
‫ﻢ‬‫ﻨﻬ‬‫ﻣ‬ ‫ﺁ‬
Onları emin kıldı
‫ﻮﺍ‬‫ﻣﻨ‬ ‫ﺁ‬
Đman ettiler
‫ﻪ‬ ‫ﹸﺃﻣ‬
Annesi
Anneler
‫ﺎﺕ‬‫ﻬ‬‫ﹸﺃﻣ‬
Ölüler
‫ﺕ‬
 ‫ﺍ‬‫ﻣﻮ‬ ‫ﹶﺍ‬
Mallar
‫ﺍﻝ‬‫ﻣﻮ‬ ‫ﹶﺃ‬
Đşler
‫ﻮﺭ‬‫ﹸﺃﻣ‬
Emin, güvenilir
‫ﲔ‬
 ‫ﹶﺃ ِﻣ‬
Ki, --ması için
‫ﹶﺃ ﹾﻥ‬
Ki, --ması için
‫ﹶﺃﻥﱠ‬
Eğer, değil
‫ِﺇ ﹾﻥ‬
Mutlaka, gerçekten
‫ِﺇﻥﱠ‬
‫ﺍ ﹾﻥ…ِﺇﻟﱠﺎ‬
Yoktur --- sadece
Ben
‫ﺎ‬‫ﹶﺃﻧ‬
Ki biz
‫ﺎ‬‫ﹶﺃﻧ‬
Şüphesiz biz
‫ﺎ‬‫ِﺇﻧ‬
‫ﺎﺙ‬‫ِﺇﻧ‬
Dişiler
‫ﺖ‬
 ‫ﻨِﺒ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺖ‬
 ‫ﺒ‬‫ﻧ‬‫ﹶﺃ‬
Büyüttü
14
‫ﺎﺀ‬‫ﻧِﺒﻴ‬‫ﹶﺃ‬
Peygamberler
Sen (er)
‫ﺖ‬
 ‫ﻧ‬‫ﹶﺃ‬
Sen (dş)
‫ﺖ‬
ِ ‫ﻧ‬‫ﹶﺃ‬
Siz (er)
‫ﻢ‬ ‫ﺘ‬‫ﻧ‬‫ﹶﺃ‬
‫ﺎ‬‫ﺘﻤ‬‫ﻧ‬‫ﹶﺃ‬
Siz ikiniz (ikil)
Son verdi kaçındı
‫ﺘﻬِﻲ‬‫ﻨ‬ ‫ﻳ‬ -‫ﻰ‬‫ﺘﻬ‬‫ﻧ‬‫ِﺍ‬
Dişi
‫ﺎﺙ‬‫ ِﺇﻧ‬- ‫ﻧﺜﹶﻰ‬‫ﹸﺃ‬
‫ﻨﺠِﻲ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻰ‬‫ﻧﺠ‬‫ﹶﺃ‬
Kurtardı
Kurban kes
‫ﺮ‬ ‫ﺤ‬
 ‫ﻧ‬‫ﺍ‬
Uyarıldı
‫ﺭ‬ ‫ﻧ ِﺬ‬‫ﹸﺃ‬
‫ﺭ‬ ‫ﻨ ِﺬ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺭ‬ ‫ﻧ ﹶﺬ‬‫ﹶﺃ‬
Đkaz etti, uyardı
‫ﻢ‬‫ﺗﻬ‬‫ﺭ‬ ‫ﻧ ﹶﺬ‬‫ﹶﺃ‬
Onları uyardın
‫ﻢ‬ ‫ﺎ ﹸﻛ‬‫ﺭﻧ‬ ‫ﺃﹶﻧ ﹶﺬ‬
Sizi uyardık
‫ﻧ ِﺰ ﹶﻝ‬‫ﹸﺃ‬
Vahyedildi, indirildi
‫ﻨ ِﺰ ﹸﻝ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺰ ﹶﻝ‬ ‫ﻧ‬‫ﹶﺃ‬
Đndirdi, açıkladı
‫ﺎ‬‫ﺰﹾﻟﻨ‬ ‫ﺃﹶﻧ‬
Đndirdik
Onu biz indirdik
‫ﻩ‬ ‫ﺎ‬‫ﺰﹾﻟﻨ‬ ‫ﺃﹶﻧ‬
Đnsan
‫ﺎﻥ‬‫ﻧﺴ‬‫ِﺍ‬
‫ﻢ‬ ‫ﻫ‬ ‫ﺎ‬‫ﺃﹶﻧﺴ‬
Onları unutturdu
15
‫ﺸ ﹸﺊ‬
ِ ‫ﻨ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺸﹶﺄ‬
 ‫ﻧ‬‫ﹶﺃ‬
Üretti, yarattı, büyüttü
Sizi yarattı
‫ﻢ‬ ‫ﺸﹶﺄ ﹸﻛ‬
 ‫ﺃﹶﻧ‬
Onu yarattı
‫ﺎ‬‫ﺸﹶﺄﻫ‬
 ‫ﻧ‬‫ﹶﺃ‬
Uğraş, işe koyul
‫ﺐ‬
 ‫ﺼ‬
 ‫ِﺍﻧ‬
Bize yardım et
‫ﺎ‬‫ﺮﻧ‬ ‫ﺼ‬
 ‫ﻧ‬‫ﹸﺍ‬
‫ﺎﻡ‬‫ﻧﻌ‬‫ﹶﺃ‬
Sığır
‫ﻢ‬ ‫ﻨ ِﻌ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻢ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﻧ‬‫ﹶﺃ‬
Nimet verdi
‫ﺖ‬
 ‫ﻤ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﻧ‬‫ﹶﺃ‬
Nimet verdin
‫ﻧﻔﹸﺲ‬‫ﹶﺃ‬
Nefisler
Kendiniz
‫ﻢ‬ ‫ﺴ ﹸﻜ‬
ِ ‫ﺃﹶﻧ ﹸﻔ‬
Kendileri
‫ﻢ‬‫ﺴﻬ‬
 ‫ﻧ ﹸﻔ‬‫ﹶﺃ‬
Kopma
‫ﻡ‬ ‫ﺎ‬‫ِﺍﻧ ِﻔﺼ‬
‫ﻖ‬ ‫ﻨ ِﻔ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻖ‬ ‫ﻧ ﹶﻔ‬‫ﹶﺃ‬
Harcadı
Harcayın
‫ﻧ ِﻔﻘﹸﻮﺍ‬‫ﹶﺃ‬
Çatırdattı
‫ﺾ‬
 ‫ﺃﹶﻧ ﹶﻘ‬
‫ﺐ‬
 ‫ﻨ ﹶﻘ ِﻠ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺐ‬
 ‫ﻧ ﹶﻘ ﹶﻠ‬‫ِﺍ‬
Döndü, geri döndü
‫ﻚ‬
 ‫ِﺇﻧ‬
Şüphesiz sen
‫ﺮ‬ ‫ﻨ ِﻜ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﻧ ﹶﻜ‬‫ﹶﺃ‬
Đnkâr etti
‫ﺎ‬‫ﻤ‬‫ِﺇﻧ‬
Ancak, yalnız
16
Şüphesiz O (er)
‫ﻪ‬‫ِﺇﻧ‬
Şüphesiz o (dş)
‫ﺎ‬‫ﻬ‬‫ِﺇﻧ‬
Nehirler
‫ﺭ‬ ‫ﺎ‬‫ﻧﻬ‬‫ﹶﺃ‬
Ki onlar
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﹶﺃﻧ‬
Şüphesiz onlar
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ِﺇﻧ‬
Nereden? Niçin?
‫ﻰ‬‫ﹶﺃﻧ‬
Şüphesiz ben
‫ﻲ‬‫ِﺇﻧ‬
‫ﺘﺪِﻱ‬‫ﻬ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻯ‬‫ﺘﺪ‬‫ﻫ‬ ‫ِﺍ‬
Doğru yolu buldu
‫ﺎ‬‫ﻫ ِﺪﻧ‬ ‫ِﺍ‬
Bizi ilet
‫ﻯ‬‫ﻫﺪ‬ ‫ﹶﺃ‬
Daha doğru yolda
‫ﻫ ﹲﻞ‬ ‫ﹶﺃ‬
Đnsanlar, akrabalar
‫ﻚ‬
 ‫ﻬ ِﻠ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻚ‬
 ‫ﻫ ﹶﻠ‬ ‫ﹶﺃ‬
Helak etti, yok etti
‫ﺎ‬‫ﻫ ﹶﻠ ﹾﻜﻨ‬ ‫ﹶﺃ‬
Helak ettik
‫ﻲ‬ ‫ﻫ ﹶﻠ ﹶﻜِﻨ‬ ‫ﹶﺃ‬
Beni helak etti
‫ﻢ‬ ‫ﻫ ِﻠ ِﻬ‬ ‫ﹶﺃ‬
Onların ehli, akrabaları
‫ﻭ‬ ‫ﹶﺍ‬
Veya
‫ﺎﺩﹰﺍ‬‫ﻭﺗ‬ ‫ﹶﺃ‬
Direkler, kazıklar
‫ﻮﺍ‬‫ﺃﹸﻭﺗ‬
Onlara verildi
‫ﻮﺣِﻲ‬‫ ﻳ‬- ‫ﻰ‬‫ﻭﺣ‬ ‫ﹶﺃ‬
Vahyetti, ilham etti
17
‫ﻮﻓِﻲ‬‫ ﻳ‬- ‫ﻭﻓﹶﻰ‬ ‫ﹶﺃ‬
Đcra etti
‫ ﹶﻝ‬‫ﹶﺃﻭ‬
Đlk
‫ﻚ‬
 ‫ﺍﹸﻭﻟِﺌ‬
Şunlar, onlar (er/dş)
‫ﻭﻟﹶﺎﺩ‬ ‫ﹶﺃ‬
Çocuklar, evlatlar
‫ﻢ‬ ‫ﹶﻟ‬+‫ﻭ‬ +‫ﻢ =ﹶﺃ‬ ‫ﻭﹶﻟ‬ ‫ﹶﺃ‬
Ve olmadı mı
‫ﻭﻟِﻲ‬ ‫ ﹸﺃ‬- ‫ﻭﻟﹸﻮﹾﺍ‬ ‫ﹸﺃ‬
Sahipleri
Daha yakın
‫ﻭﻟﹶﻰ‬ ‫ﹶﺃ‬
Đlk
‫ﺃﹸﻭﻟﹶﻰ‬
‫ﺎﺀ‬‫ﻭِﻟﻴ‬ ‫ﹶﺃ‬
Dostlar
‫ﻢ‬ ‫ﻫ‬ ‫ﺅ‬ ‫ﺂ‬‫ﻭِﻟﻴ‬ ‫ﹶﺃ‬
Onları velileri
‫ﺲ‬
 ‫ﻴ‬ ‫ﹶﻟ‬+‫ﻭ‬ +‫ﺲ =ﹶﺃ‬
 ‫ﻴ‬ ‫ﻭﹶﻟ‬ ‫ﹶﺃ‬
Ve değil mi
‫ﻯ‬‫ﺁﻭ‬
Sığındırdı, sığınma sağladı
‫ﹶﺃﻱ‬
Hangisi?
‫ﺎ‬‫ِﺇﻳ‬
Yalnız
‫ﺕ‬
ِ ‫ﺎ‬‫ﺁﻳ‬
Ayetler
‫ﻙ‬ ‫ﹶﺎ‬‫ِﺇﻳ‬
Yalnız sana
‫ﺎﻡ‬‫ﹶﺃﻳ‬
Günler
‫ﺎﺕ‬‫ ﺁﻳ‬- ‫ﻳ ﹲﺔ‬‫ﺁ‬
Ayet, işaret
‫ﻳﺪِﻱ‬‫ﹶﺃ‬
Eller
18
Elleriniz
‫ﻢ‬ ‫ﻳﺪِﻳ ﹸﻜ‬‫ﹶﺃ‬
Ellerimiz
‫ﺎ‬‫ﻳﺪِﻳﻨ‬‫ﹶﺃ‬
‫ﻢ‬ ‫ﻳ ِﺪﻳ ِﻬ‬‫ﹶﺍ‬
Onların elleri
‫ﻢ‬ ‫ ﹸﻜ‬‫ﹶﺃﻳ‬
Hanginiz
‫ﻳﻼﹶﻑ‬‫ِﺇ‬
Güvenlik, ülfet
‫ﻼ ِﻓﻬِﻢ‬
‫ﻳ ﹶ‬‫ِﺇ‬
Onların güvenliği, ülfeti
Đman
‫ﺎ ﹲﻥ‬‫ﻳﻤ‬‫ِﺍ‬
Sağlar, yeminler
‫ﺎﻥ‬‫ﻳﻤ‬‫ﹶﺃ‬
‫ﻦ‬ ‫ﻳ‬‫ﹶﺃ‬
Nerede?
‫ﺎ‬‫ﻨﻤ‬‫ﻳ‬‫ﺃ‬
Her nerede
‫ﺎ‬‫ﺘﻬ‬‫ ﹶﺍﻳ‬- ‫ﺎ‬‫ﻬ‬‫ﹶﺍﻳ‬
Ey
‫ﺏ‬
ِ
Đle, içinde, -den
‫ﺲ‬
 ‫ِﺑ ﹾﺌ‬
Ne kötü
‫ﺎ‬‫ﺴﻤ‬
 ‫ِﺑ ﹾﺌ‬
Ne kötüdür o ki
‫ﺣ ﹶﻜ ِﻢ‬ ‫ﹶﺃ‬+‫ﺏ‬
ِ = ‫ﺣ ﹶﻜ ِﻢ‬ ‫ِﺑﹶﺄ‬
En iyi hüküm veren
O’nun izniyle
‫ِﺑِﺈ ﹾﺫﻧِﻪ‬
Yaratıcı, yaratan
‫ﺉ‬
 ‫ﺎ ِﺭ‬‫ﺑ‬
‫ﺑﺄﹾﺱ‬
Cezalandırma, kuvvet,
düşmanlık
‫ﺳ ِﻢ‬ ‫ﺑِﺎ‬
Đsmiyle, adıyla
19
=‫ﺏ‬
ِ ‫ﺎ‬‫ﺻﺤ‬
 ‫ِﺑﹶﺄ‬
Arkadaşları, topluluğu
‫ﺏ‬
ِ ‫ﺎ‬‫ﺻﺤ‬
 ‫ﹶﺃ‬+‫ﺏ‬
ِ
‫ﺎﻃِﻞ‬‫ﺑ‬
Batıl, yanlış
‫ﺮ ِﺓ‬ ‫ﺍﻟﹾﺂ ِﺧ‬+‫ﺏ‬
ِ =‫ﺮ ِﺓ‬ ‫ﺑِﺎﻟﹾﺂ ِﺧ‬
Ahirete
‫ﻯ‬‫ ﹾﻘﻮ‬‫ﺍﻟﺘ‬+‫ﺏ‬
ِ =‫ﻯ‬‫ ﹾﻘﻮ‬‫ﺑِﺎﻟﺘ‬
Takva ile
Hak ile
‫ﺤﻖ‬
 ‫ﺑِﺎﹾﻟ‬
Dini
‫ﻳ ِﻦ‬‫ﺑِﺎﻟﺪ‬
Sabırla, sabrı
‫ﺒ ِﺮ‬ ‫ﺑِﺎﻟﺼ‬
‫ﺕ‬
ِ ‫ﺑِﺎﻟﻄﱠﺎﻏﹸﻮ‬
Tağutu
‫ﺐ‬
ِ ‫ﻴ‬ ‫ﻐ‬ ‫ﺑِﺎﹾﻟ‬
Gaybe, görünmeyene
‫ﺑِﺎﹾﻟ ﹶﻘ ﹶﻠ ِﻢ‬
Kalem ile
‫ﺑِﺎﻟﻠﹼ ِﻪ‬
Allah’a
‫ﻴ ِﺔ‬‫ﺻ‬
ِ ‫ﺎ‬‫ﺑِﺎﻟﻨ‬
Perçeminden
-den dolayı
‫ﹶﺃﻥﱠ‬+‫ﺏ‬
ِ =‫ِﺑﹶﺄﻥﱠ‬
Ayetlerimizi
‫ﺎ‬‫ﺎِﺗﻨ‬‫ﺑِﺂﻳ‬
Üçüncü ile
‫ﺚ‬
ٍ ‫ِﺑﺜﹶﺎِﻟ‬
‫ﺭ ٍﺓ‬ ‫ﺎ‬‫ﺤﺠ‬
ِ ‫ِﺑ‬
Taşları
‫ﺮ‬‫ﺑﺤ‬
Deniz, büyük nehir
‫ﻤ ِﺪ‬ ‫ﺤ‬
 ‫ِﺑ‬
Hamd ile
20
‫ ﹸﻝ‬‫ﺒﺪ‬‫ﻳ‬ - ‫ ﹶﻝ‬‫ﺑﺪ‬
Değiştirdi
‫ﺕ‬
ِ ‫ﺫﹶﺍ‬+‫ﺏ‬
ِ =‫ﺕ‬
ِ ‫ِﺑﺬﹶﺍ‬
Sahip olduğu
‫ﻢ‬ ‫ﺫﹶﻧِﺒ ِﻬ‬+‫ﺏ‬
ِ =‫ﻢ‬ ‫ِﺑﺬﹶﻧِﺒ ِﻬ‬
Onların günahını
‫ﺭﺏ‬ +‫ﺏ‬
ِ =‫ﺮﺏ‬ ‫ِﺑ‬
Rabbine
Rabbinize
‫ﻢ‬ ‫ ﹸﻜ‬‫ﺮﺑ‬ ‫ِﺑ‬
Onların rabbine
‫ﻢ‬ ‫ ِﻬ‬‫ﺮﺑ‬ ‫ِﺑ‬
Soğuk
‫ﺩﹰﺍ‬‫ﺑﺮ‬
Yaratılanlar, halk
‫ ِﺔ‬‫ﺑ ِﺮﻳ‬
Đsmiyle, adıyla
‫ﺴ ِﻢ‬
 ‫ِﺑ‬
Đnsan, beşer
‫ﺮ‬ ‫ﺸ‬
 ‫ﺑ‬
Müjde ver
‫ ِﺮ‬‫ﺑﺸ‬
‫ﺮ‬ ‫ﺒﺸ‬‫ﻳ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﺑﺸ‬
Müjde verdi
‫ﻩ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﺑﺸ‬
Onu müjdele
‫ﻰ ٍﺀ‬ ‫ﺷ‬ +‫ﺏ‬
ِ =‫ﻰ ٍﺀ‬ ‫ﺸ‬
 ‫ِﺑ‬
Bir şey ile
‫ﺎﺭ‬‫ﺑﺼ‬‫ ﹶﺃ‬- ‫ﺮ‬ ‫ﺼ‬
 ‫ﺑ‬
Göz
‫ﺮ‬ ‫ﺼ‬
 ‫ﺒ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﺼ‬
 ‫ﺑ‬
Gözetti, gördü
‫ﺑﺼِﲑ‬
Açıkça gören
‫ﺿﺮ‬
 +‫ﺏ‬
ِ =‫ﻀﺮ‬
 ‫ِﺑ‬
Zarar ile
‫ﺚ‬
‫ﻌ ﹸ‬ ‫ﺒ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺚ‬
‫ﻌ ﹶ‬ ‫ﺑ‬
Kaldırdı, diriltti
21
Đçi dışına çıkarıldı
‫ﺮ‬ ‫ﻌِﺜ‬ ‫ﺑ‬
Bizi diriltti, kaldırdı
‫ﺎ‬‫ﻌﹶﺜﻨ‬ ‫ﺑ‬
‫ﺪ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﺑ‬
Sonra
Ondan sonra
‫ﻌ ِﺪ ِﻩ‬ ‫ﺑ‬
Bazı
‫ﺾ‬‫ﺑﻌ‬
Uzak
‫ﺑﻌِﻴﺪ‬
‫ﺒﻐِﻲ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻰ‬‫ﺑﻐ‬
Đstedi, aradı
‫ﻗﹶﺎ ِﺩ ٍﺭ‬+‫ﺏ‬
ِ =‫ِﺑﻘﹶﺎ ِﺩ ٍﺭ‬
Gücü yeter
‫ ﹸﻛﻞﱢ‬+‫ﺏ‬
ِ =‫ِﺑ ﹸﻜﻞﱢ‬
Hepsini, tamamını
‫ﻢ‬ ‫ِﺑ ﹸﻜ‬
Sizi, size
‫ﺑ ﹾﻞ‬
Hayır, fakat
‫ﻍ‬
‫ﺑﻠﹶﺎ ﹸ‬
Tebliğ, bildirme
Şehir, belde
‫ﺑ ﹶﻠ ِﺪ‬
Erişti, ulaştı
‫ﺒ ﹸﻠ ﹸﻎ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺑ ﹶﻠ ﹶﻎ‬
Evet
‫ﺑﻠﹶﻰ‬
Çünkü, şu sebepten
‫ﺎ‬‫ِﺑﻤ‬
‫ﺎﺀ‬‫ﻣ‬+‫ﺏ‬
ِ =‫ﺎﺀ‬‫ِﺑﻤ‬
Suyu
‫ﺢ‬
 ‫ﺎﺑِﻴ‬‫ﻤﺼ‬ ‫ِﺑ‬
Kandillerle
‫ﺮ ٍﺓ‬ ‫ﻐ ِﻔ‬ ‫ﻤ‬ ‫ِﺑ‬
Bağışlama ile
22
‫ﻤ ِﺔ‬ ‫ﻌ‬ ‫ِﺑِﻨ‬
Nimet ile
Oğullar
‫ﺎﺀ‬‫ﺑﻨ‬‫ﺑﻨِﲔ ﹶﺃ‬ ‫ﻮﻥ‬‫ﺑﻨ‬
Oğulları
‫ﺑﻨِﻲ‬
Bina ettik
‫ﺎ‬‫ﻴﻨ‬ ‫ﻨ‬‫ﺑ‬
Onunla
‫ِﺑ ِﻪ‬
Onlarla
‫ﻢ‬ ‫ِﺑ ِﻬ‬
‫ﺕ‬
 ‫ﻮ‬‫ﺑﻴ‬ - ‫ﺖ‬
 ‫ﻴ‬ ‫ﺑ‬
Ev, mesken
‫ﻴ ِﺪ ِﻩ‬‫ِﺑ‬
Eliyle, elinde
‫ﻦ‬ ‫ﻴ‬ ‫ﺑ‬
Arasında
‫ﻦ‬ ‫ﺒﻴ‬‫ﻳ‬ - ‫ﻦ‬ ‫ﺑﻴ‬
Açıklığa kavuşturdu
‫ﻱ‬
 ‫ﺪ‬ ‫ﻳ‬ ‫ﻦ‬ ‫ﻴ‬ ‫ﺑ‬ ‫ﻳﺪِﻱ‬‫ﻦ ﹶﺃ‬ ‫ﻴ‬ ‫ﺑ‬
Ön
‫ﻢ‬ ‫ﻳﺪِﻳ ِﻬ‬‫ﻦ ﹶﺃ‬ ‫ﻴ‬ ‫ﺑ‬
Önlerinde
‫ﺎﺕ‬‫ﻨ‬‫ﺑﻴ‬
Deliller
‫ﺎﺕ‬‫ﻨ‬‫ﺑﻴ‬ - ‫ﺔ‬‫ﻨ‬‫ﺑﻴ‬
Delil
O ikisinin arasında
‫ﺎ‬‫ﻬﻤ‬ ‫ﻨ‬‫ﻴ‬ ‫ﺑ‬
Evler
‫ﺕ‬
 ‫ﻮ‬‫ﺑﻴ‬
‫ﺕ‬

(Yemin harfi)
‫ﺍ ِﺧ ﹸﺬ‬‫ﺗﺆ‬
Sorumlu tutarsın
‫ﺎ‬‫ﺍ ِﺧ ﹾﺬﻧ‬‫ﺗﺆ‬
Bizi sorumlu tutman
23
Tevbe etti
‫ﺏ‬
 ‫ﻮ‬‫ﻳﺘ‬ - ‫ﺏ‬
 ‫ﺎ‬‫ﺗ‬
Gelirsiniz
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﺗ ﹾﺄﺗ‬
‫ﻢ‬ ‫ﺗ ﹾﺄﺗِﻴ ِﻬ‬ - ‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﻴ‬‫ﺗ ﹾﺄِﺗ‬
Onlara gelir
‫ﺧ ﹸﺬ‬ ‫ﺗ ﹾﺄ‬
Tutar
‫ﻩ‬ ‫ﺧ ﹸﺬ‬ ‫ﺗ ﹾﺎ‬
Onu tutar
‫ﻢ‬ ‫ﻫ‬ ‫ﺧ ﹸﺬ‬ ‫ﺗ ﹾﺄ‬
Onları tutar
‫ﺖ‬
 ‫ﺗﺒ‬ - ‫ﺗﺐ‬
Kurudu
Mübarektir
‫ﻙ‬ ‫ﺭ‬ ‫ﺎ‬‫ﺗﺒ‬
Açığa vurursunuz
‫ﻭﹾﺍ‬‫ﺒﺪ‬ ‫ﺗ‬
‫ﻦ‬ ‫ﺒﻴ‬‫ﺘ‬‫ﻳ‬ - ‫ﻦ‬ ‫ﺒﻴ‬‫ﺗ‬
Açık oldu, açığa çıktı
‫ﺠﺮِﻱ‬
 ‫ﺗ‬
Akar
‫ﻭ ﹶﻥ‬ ‫ﺰ‬ ‫ﺠ‬
 ‫ﺗ‬
Eşleştirilirsiniz, karşılığını
görürsünüz
Aşağı, alt
‫ﺖ‬‫ﺗﺤ‬
Onun altında
‫ﺎ‬‫ﺤِﺘﻬ‬
 ‫ﺗ‬
‫ﺙ‬
‫ ﹸ‬‫ﺤﺪ‬
 ‫ﺗ‬
Anlatır
‫ﻭ ﹶﻥ‬‫ﺸﺮ‬
‫ﺤ‬
 ‫ﺗ‬
Toplanırsınız
Yüklersin
‫ﺤ ِﻤ ﹸﻞ‬
 ‫ﺗ‬
Yüklemen
‫ﺤ ِﻤ ﹾﻞ‬
 ‫ﺗ‬
Yüklersin
‫ ﹸﻞ‬‫ﺤﻤ‬
 ‫ﺗ‬
24
Bize yükle
‫ﺎ‬‫ ﹾﻠﻨ‬‫ﺤﻤ‬
 ‫ﺗ‬
Onu saklarsınız
‫ﻩ‬ ‫ﺨﻔﹸﻮ‬
 ‫ﺗ‬
‫ﻙ‬ ‫ﺪ ِﺭ‬ ‫ﺗ‬
Yetişir, ulaşır, idrak eder
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﻋ‬‫ﺗﺪ‬
Çağırırsınız
‫ﺮ‬ ‫ﺘ ﹶﺬﻛﱠ‬‫ﻳ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﺗ ﹶﺬﻛﱠ‬
Uyarıldı, hatırladı, öğüt aldı
‫ﺮ‬ ‫ﺗ‬
Görmen
‫ﺍﺑﹰﺎ‬‫ﺗﺮ‬
Toprak
‫ﺺ‬
 ‫ﺮﺑ‬ ‫ﺘ‬‫ﻳ‬ - ‫ﺺ‬
 ‫ﺮﺑ‬ ‫ﺗ‬
Bekledi, fırsat bekledi
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﺟﻌ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﺗ‬
Döndürülürsünüz
‫ﻰ‬‫ﺮﺿ‬ ‫ﺗ‬
Razı olursun
‫ﻙ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﺘ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻙ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﺗ‬
Terk etti
‫ﻢ‬ ‫ﻴ ِﻬ‬ ‫ﺮ ِﻣ‬ ‫ﺗ‬
Onlara atarlar
‫ﻭﻥﱠ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﺗ‬
Görürsünüz
‫ﺎ‬‫ﻬ‬‫ﻭﻧ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﺗ‬
Onu görürsünüz
‫ﻯ‬‫ﺗﺮ‬
Görürsün
‫ﺎ َﺀ ﹸﻝ‬‫ﺘﺴ‬‫ﻳ‬ - ‫ﺎ َﺀ ﹶﻝ‬‫ﺗﺴ‬
Soruştu
‫ﺴﹶﺄﹸﻟﻦ‬
 ‫ﺗ‬
Mutlaka sorulursunuz
‫ﻭ ﹶﻥ‬‫ﻌﺮ‬ ‫ﺸ‬
 ‫ﺗ‬
Anlarsınız, akledersiniz
‫ﻭ ﹶﻥ‬‫ﺸ ﹸﻜﺮ‬
 ‫ﺗ‬
Şükredersiniz
25
‫ﺪ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﺸ‬
 ‫ﺗ‬
Şahitlik ederler
‫ﻀﻠِﻴﻞ‬
 ‫ﺗ‬
Sapkınlık, boşluk
Ona itaat etmen
‫ﻪ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﺗ ِﻄ‬
Çıkar
‫ﻊ‬ ‫ﺗﻄﱠ ِﻠ‬
‫ﺎ‬‫ﺮﻧ‬ ‫ﺗ ﹶﻄﻴ‬
Uğursuzluğa uğradık
‫ﻢ‬ ‫ﺗ ﹾﻈ ﹶﻠ‬
Zulmedilir
Kulluk etmeniz
‫ﻭﺍ‬‫ﺒﺪ‬‫ﻌ‬ ‫ﺗ‬
Kulluk edersiniz
‫ﻭ ﹶﻥ‬‫ﺒﺪ‬‫ﻌ‬ ‫ﺗ‬
Akledersiniz, düşünürsünüz
‫ﻌ ِﻘﻠﹸﻮ ﹶﻥ‬ ‫ﺗ‬
Bilirsiniz
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﻌ ﹶﻠﻤ‬ ‫ﺗ‬
Fayda sağlar, kurtarır
‫ﻐ ِﻦ‬ ‫ﺗ‬
Aykırılık, uyumsuzluk
‫ﺕ‬
ٍ ‫ﻭ‬ ‫ﺗﻔﹶﺎ‬
‫ﻕ‬
 ‫ﺗ ﹶﻔﺮ‬
Ayrıldı, parçalandı
‫ﺮ‬ ‫ﺘ ﹶﻔﻜﱠ‬‫ﻳ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﺗ ﹶﻔﻜﱠ‬
Düşündü, tefekkür etti
‫ﺭ‬ ‫ﺗﻔﹸﻮ‬
Kaynar
Takdir, ölçü, kuvvet
‫ﺮ‬ ‫ﺗ ﹾﻘﺪِﻳ‬
Ezmen, örselemen
‫ﺮ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﺗ ﹾﻘ‬
Demeniz, söylemeniz
‫ﺗﻘﹸﻮﻟﹸﻮﺍ‬
Takva, korkma, sakınma
‫ﻯ‬‫ﺗ ﹾﻘﻮ‬
26
Biçim, suret
‫ﺗ ﹾﻘ ِﻮ ٍﱘ‬
Çokluk kuruntusu
‫ﺮ‬ ‫ﺗﻜﹶﺎﹸﺛ‬
Neredeyse olacak
‫ﺩ‬ ‫ﺗﻜﹶﺎ‬
Yalan söylersiniz
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﺗ ﹾﻜ ِﺬﺑ‬
Đnkar edersiniz
‫ﻭ ﹶﻥ‬‫ﺗ ﹾﻜ ﹸﻔﺮ‬
‫ﺎ‬‫ﻤﻨ‬ ‫ﺗ ﹶﻜﻠﱢ‬
Bizimle konuşur
‫ﺗﻜﹸﻮ ﹸﻥ‬
Olursun, olur
‫ﻮﺍ‬‫ﺗﻜﹸﻮﻧ‬
Olmanız
‫ﺘﻠﹸﻮ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺗﻠﹶﺎ‬
Okudu
Şunlar, onlar
‫ﻚ‬
 ‫ِﺗ ﹾﻠ‬
Sarsılır, çalkalanır
‫ﺭ‬ ‫ﻮ‬‫ﺗﻤ‬
Çatlar
‫ﺰ‬ ‫ﻤﻴ‬ ‫ﺗ‬
Bitirir, çıkarır
‫ﺖ‬
 ‫ﻨِﺒ‬ ‫ﺗ‬
Vazgeçmeniz
‫ﻮﺍ‬‫ﺘﻬ‬‫ﻨ‬ ‫ﺗ‬
‫ﺭ‬ ‫ﻨ ِﺬ‬ ‫ﺗ‬
Uyarırsın
‫ﻢ‬‫ﺭﻫ‬ ‫ﻨ ِﺬ‬ ‫ﺗ‬
Onları uyarırsın
‫ ﹸﻝ‬‫ﻨﺰ‬‫ﺗ‬
Yavaş yavaş ve sürekli iner
‫ﻨﺰِﻳ ﹶﻞ‬ ‫ﺗ‬
Đndirme, indiriliş
‫ﺮ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﻨ‬ ‫ﺗ‬
Azarlaman
27
‫ﺍﺏ‬‫ﺗﻮ‬
Tevbeleri kabul eden
‫ﺍ‬‫ﺻﻮ‬
 ‫ﺍ‬‫ﺗﻮ‬
Tavsiye ettiler
‫ﻴ ﹰﺔ‬‫ﺻ‬
ِ ‫ﻮ‬ ‫ﺗ‬
Tavsiye
‫ﻭ ﹶﻥ‬‫ﻋﺪ‬ ‫ﻮ‬‫ﺗ‬
Vaad edilirsiniz
‫ﻮﻓﱠﻰ‬ ‫ﺘ‬‫ﻳ‬ - ‫ﻮﻓﱠﻰ‬ ‫ﺗ‬
Öldürdü, tamamını aldı
‫ﻭ ﹶﻥ‬‫ﻮ ِﻗﺪ‬‫ﺗ‬
Tutuşturursunuz
‫ﻮﻛﱠ ﹸﻞ‬ ‫ﺘ‬‫ﻳ‬ - ‫ﻮﻛﱠ ﹶﻞ‬ ‫ﺗ‬
Vekil etti
‫ﺎ‬‫ﻮﻛﱠ ﹾﻠﻨ‬ ‫ﺗ‬
Tevekkül ettik, vekil kıldık
‫ﻮﻟﱠﻰ‬ ‫ﺘ‬‫ﻳ‬ - ‫ﻮﻟﱠﻰ‬ ‫ﺗ‬
Geri döndü, dost edindi
‫ﲔ‬
ِ ‫ِﺗ‬
Đncir
‫ﺚ‬
ٍ ‫ﺛﹶﺎِﻟ‬
Üçüncü
Şarıl şarıl
‫ﺎﺟﹰﺎ‬‫ﹶﺛﺠ‬
Ağır geldi
‫ﺖ‬
 ‫ﹶﺛ ﹸﻘ ﹶﻠ‬
‫ﹸﺛﻢ‬
Sonra
‫ﺕ‬
ِ ‫ﺍ‬‫ﻤﺮ‬ ‫ﹶﺛ‬
Meyveler
‫ﻤ ِﺮ ِﻩ‬ ‫ﹶﺛ‬
Meyvesi
Ödül
‫ﺍﺏ‬‫ﹶﺛﻮ‬
Geldi
‫ﻳﺠِﻲ ُﺀ‬ - ‫ﺎ َﺀ‬‫ﺟ‬
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﺘ‬ ‫ﺎﹶﺋ‬‫ﺟ‬
Onlara geldi
28
Bize geldi
‫ﺎ‬‫ﺎﹶﺋﻨ‬‫ﺟ‬
Ona geldi
‫ﺎ‬‫ﺎﹶﺋﻬ‬‫ﺟ‬
Mücadele etti, cihat etti
‫ﺪ‬ ‫ﺎ ِﻫ‬‫ﻳﺠ‬ - ‫ﺪ‬ ‫ﻫ‬ ‫ﺎ‬‫ﺟ‬
Cebbar, istediğini zorla
yaptıran
‫ﺭ‬ ‫ﺎ‬‫ﺟﺒ‬
Dağlar
‫ﺎ ﹸﻝ‬‫ِﺟﺒ‬
‫ﺎﻝ‬‫ ِﺟﺒ‬- ‫ﻞ‬‫ﺟﺒ‬
Dağ
‫ﺎ‬‫ِﺟِﺒﻠ‬
Nesil, kuşak
‫ﺟﺤِﻴﻢ‬
Cehennem
‫ﺠﺮِﻱ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻯ‬‫ﺟﺮ‬
Aktı
‫ﺍﺀ‬‫ﺟﺰ‬
Karşılık
‫ﻢ‬ ‫ﻫ‬ ‫ﺅ‬ ‫ﺍ‬‫ﺟﺰ‬
Onların karşılıkları, cezaları
Karşılığını verdi
‫ﺠﺰِﻱ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻯ‬‫ﺟﺰ‬
Yaptı, yerleştirdi, kurdu
‫ﻌ ﹸﻞ‬ ‫ﺠ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻌ ﹶﻞ‬ ‫ﺟ‬
‫ﺎ‬‫ﻌ ﹾﻠﻨ‬ ‫ﺟ‬
Yaptık, kıldık
‫ﺎ‬‫ﺎﻫ‬‫ﻌ ﹾﻠﻨ‬ ‫ﺟ‬
Onu yaptık, kıldık
Beni yaptı, kıldı
‫ﻌ ﹶﻠﻨِﻲ‬ ‫ﺟ‬
Onları kıldı
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﻌ ﹶﻠ‬ ‫ﺟ‬
‫ﻊ‬ ‫ﻤ‬ ‫ﺠ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻊ‬ ‫ﻤ‬ ‫ﺟ‬
Topladı
‫ﻌﹰﺎ‬‫ﺟﻤ‬
Topluluk, hepsi
29
Hepsi, herkes
‫ﻊ‬ ‫ﺟﻤِﻴ‬
Bahçeler, cennetler
‫ﺕ‬
 ‫ﺎ‬‫ﺟﻨ‬
Günah
‫ﺎﺡ‬‫ﺟﻨ‬
‫ﺔ‬‫ِﺟﻨ‬
Cinler
‫ﺎﺕ‬‫ﺟﻨ‬ - ‫ﺔ‬‫ﺟﻨ‬
Bahçe, cennet
‫ﺪ‬ ‫ﻨ‬‫ﺟ‬
Ordu
Cehennem
‫ﻢ‬ ‫ﻬﻨ‬ ‫ﺟ‬
Açlık
‫ﻉ‬
ٍ ‫ﻮ‬‫ﺟ‬
Boynu
‫ﺎ‬‫ﻴ ِﺪﻫ‬ ‫ِﺟ‬
Hasetçi
‫ﺎﺳِﺪ‬‫ﺣ‬
Taş yağdıran
‫ﺎﺻِﺒﹰﺎ‬‫ﺣ‬
Koruyan erkekler
‫ﲔ‬
 ‫ﺎ ِﻓ ِﻈ‬‫ﺣ‬
Hüküm verenler, hükmedenler
‫ﲔ‬
 ‫ﺎ ِﻛ ِﻤ‬‫ﺣ‬
Kızgın
‫ﻴ ﹲﺔ‬‫ﺎ ِﻣ‬‫ﺣ‬
Sevgi
‫ﺣﺐ‬
Tane
‫ﺎ‬‫ﺣﺒ‬
Đp
‫ﺒ ﹲﻞ‬ ‫ﺣ‬
Nihayet, -e kadar
‫ﻰ‬‫ﺣﺘ‬
‫ﺓ‬‫ﺎﺭ‬‫ِﺣﺠ‬
Taşlar
30
Bahçeler
‫ﻖ‬ ‫ﺍِﺋ‬‫ﺣﺪ‬
Anlat, söyle
‫ﺙ‬
‫ ﹾ‬‫ﺣﺪ‬
Konuşma, haber
‫ﺎﺩِﻳﺚ‬‫ ﹶﺃﺣ‬- ‫ﺣ ِﺪﻳﺚ‬
Haram, hürmetli
‫ﺍﻡ‬‫ﺣﺮ‬
Üzüldü
‫ﺰ ﹸﻥ‬ ‫ﺤ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺣ ِﺰ ﹶﻥ‬
Hesap
‫ﺎﺏ‬‫ِﺣﺴ‬
‫ﺐ‬
 ‫ﺴ‬
‫ﺤ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺐ‬
 ‫ﺴ‬
ِ ‫ﺣ‬
Düşündü, hesabetti
Haset etti
‫ﺪ‬ ‫ﺴ‬
 ‫ﺣ‬
Yazık, acı
‫ﺮ ﹰﺓ‬ ‫ﺴ‬
 ‫ﺣ‬
‫ﺎﺕ‬‫ﺴﻨ‬
 ‫ﺣ‬
Đyilikler
‫ﺎﺕ‬‫ﺴﻨ‬
 ‫ﺣ‬ - ‫ﺔ‬‫ﺴﻨ‬
 ‫ﺣ‬
Đyilik, güzellik
‫ﻰ‬‫ﺴﻨ‬
 ‫ﺣ‬
En güzel
‫ﲑ‬
‫ﺴ‬
ِ ‫ﺣ‬
Bitkin
‫ﺮ‬ ‫ﺸ‬
‫ﺤ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﺸ‬
 ‫ﺣ‬
Topladı, bir araya getirdi
Ortaya çıkarılır
‫ ﹶﻞ‬‫ﺣﺼ‬
Odun
‫ﺐ‬
 ‫ﺣ ﹶﻄ‬
Hutame
‫ﻤ ِﺔ‬ ‫ﺣ ﹶﻄ‬
Korudu
‫ﻆ‬
‫ﺤ ﹶﻔ ﹸ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻆ‬
‫ﺣ ِﻔ ﹶ‬
‫ﺎ‬‫ﻬﻤ‬ ‫ِﺣ ﹾﻔ ﹸﻈ‬
O ikisinin korunması
31
‫ﺣﻔِﻴﻆ‬
Koruyucu
‫ﺣﻖ‬
Hak, gerçek, doğru
‫ﻢ‬ ‫ﺤ ﹸﻜ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻢ‬ ‫ﺣ ﹶﻜ‬
Hükmetti
Hikmet
‫ﺔ‬‫ِﺣ ﹾﻜﻤ‬
Hakîm, hikmet sahibi
‫ﻢ‬ ‫ﺣﻜِﻴ‬
‫ﺣﻠِﻴﻢ‬
Sabırlı
‫ﺎﻟﹶﺔ‬‫ﺣﻤ‬
Taşıyıcı, hammal
‫ﺪ‬ ‫ﻤ‬ ‫ﺣ‬
Hamd, övgü
‫ﺤ ِﻤ ﹸﻞ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻤ ﹶﻞ‬ ‫ﺣ‬
Taşıdı
Onu yüklendi, taşıdı
‫ﻪ‬ ‫ﺘ‬‫ﻤ ﹾﻠ‬ ‫ﺣ‬
Yükledik, taşıdık
‫ﺎ‬‫ﻤ ﹾﻠﻨ‬ ‫ﺣ‬
Övülmeye layık
‫ﺣﻤِﻴﺪ‬
Sıcak (arkadaş), kaynar su
‫ﺣﻤِﻴﻢ‬
Hakka yönelenler, hanifler
‫ﻨﻔﹶﺎﺀ‬‫ﺣ‬
Etrafında
‫ﻮ ﹶﻝ‬ ‫ﺣ‬
‫ﺎ‬‫ﺤﻴ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺣﻲ‬
Yaşadı, selamladı
‫ﺎ‬‫ﺣﻴ‬ -‫ﺣﻲ‬
Hayy, diri
‫ﺎ ﹶﺓ‬‫ﺣﻴ‬
Hayat
‫ﺚ‬
‫ﻴ ﹸ‬ ‫ﺣ‬
Her nerede
32
‫ﺣِﲔ‬
Zaman, süre, devir
Aciz, zelil
‫ﺎ ِﺳﹰﺄ‬‫ﺧ‬
Baş eğmiş
‫ﺎ‬‫ﺎ ِﺷﻌ‬‫ﺧ‬
‫ﲔ‬
 ‫ﺎ ِﺷ ِﻌ‬‫ﺧ‬
Huşu duyan erkekler
‫ﺎ ِﻃﹶﺌ ٍﺔ‬‫ﺧ‬
Günahkar
‫ﻑ‬
 ‫ﺎ‬‫ﻳﺨ‬ - ‫ﻑ‬
 ‫ﺎ‬‫ﺧ‬
Korktu
‫ﻦ‬ ‫ﺎِﻟﺪِﻳ‬‫ ﺧ‬- ‫ﻭ ﹶﻥ‬‫ﺎِﻟﺪ‬‫ﺧ‬
Ebedi kalanlar
‫ﻖ‬ ‫ﺎِﻟ‬‫ﺧ‬
Yaratan
‫ﻭ ﹶﻥ‬‫ﺎ ِﻣﺪ‬‫ﺧ‬
Sönenler
Bilen, haberdar olan
‫ﲑ‬
 ‫ﺧِﺒ‬
Mühürledi
‫ﻢ‬ ‫ﺘ‬‫ﺧ‬
‫ﺝ‬
 ‫ﺮ‬ ‫ﺨ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺝ‬
 ‫ﺮ‬ ‫ﺧ‬
Çıktı
‫ﺎ‬‫ﺘﻬ‬‫ﻧ‬‫ﺰ‬ ‫ﺧ‬
Bekçileri, hazineleri
‫ﺴ ٍﺮ‬
 ‫ﺧ‬
Ziyan
‫ﺮ‬ ‫ﺴ‬
‫ﺨ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﺴ‬
ِ ‫ﺧ‬
Kaybetti, ziyana uğradı
Korktu
‫ﻰ‬‫ﺨﺸ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻲ‬ ‫ﺸ‬
ِ ‫ﺧ‬
Korku
‫ﻴ ِﺔ‬‫ﺸ‬
 ‫ﺧ‬
‫ﷲ‬
ِ ‫ﻴ ِﺔ ﺍ‬‫ﺸ‬
 ‫ﺧ‬
Allah korkusu
‫ﻢ‬ ‫ﺧﺼِﻴ‬
Hasım, düşman
33
Hitap, konuşma
‫ِﺧﻄﹶﺎﺑﹰﺎ‬
Hafif geldi
‫ﺖ‬
 ‫ﺧﻔﱠ‬
Yaratan
‫ﻕ‬
 ‫ﺧﻠﱠﺎ‬
‫ﺪ‬ ‫ﺨ ﹸﻠ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺪ‬ ‫ﺧ ﹶﻠ‬
Ebediyen yaşadı
‫ﻒ‬
 ‫ﺧ ﹾﻠ‬
Arka
Arkanızda
‫ﻢ‬ ‫ﺧ ﹾﻠ ﹶﻔ ﹸﻜ‬
Arkalarında
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﺧ ﹾﻠ ﹶﻔ‬
‫ﺧ ﹾﻠ ِﻖ‬
Yaratılış
‫ﻖ‬ ‫ﺨ ﹸﻠ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻖ‬ ‫ﺧ ﹶﻠ‬
Yarattı
‫ﺎ‬‫ﺧ ﹶﻠ ﹾﻘﻨ‬
Yarattık
Sizi yarattık
‫ﻢ‬ ‫ﺎ ﹸﻛ‬‫ﺧ ﹶﻠ ﹾﻘﻨ‬
Onu yarattık
‫ﻩ‬ ‫ﺎ‬‫ﺧ ﹶﻠ ﹾﻘﻨ‬
‫ﻪ‬ ‫ﺧ ﹾﻠ ﹶﻘ‬
Onun yaratılışı
Sinsi
‫ﺎﺱ‬‫ﺧﻨ‬
Korku
‫ﻑ‬
ِ ‫ﻮ‬ ‫ﺧ‬
Đyi, daha iyi
‫ﺮ‬ ‫ﻴ‬ ‫ﺧ‬
Mesken, ev
‫ﺎﺭ‬‫ ِﺩﻳ‬- ‫ﺍﺭ‬‫ﺩ‬
‫ﺧ ﹸﻞ‬ ‫ﺪ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺧ ﹶﻞ‬ ‫ﺩ‬
Girdi
‫ﻮ‬‫ﺪﻋ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺎ‬‫ﺩﻋ‬
Çağırdı, dua etti
34
‫ﺎ‬‫ﻧﻴ‬‫ﺩ‬
Dünya
‫ﺎﻗﹰﺎ‬‫ِﺩﻫ‬
Dolu
Birlikte, başka
‫ﻭ ﹶﻥ‬‫ﺩ‬
Onunla birlikte, ondan başka
‫ﻭِﻧ ِﻪ‬‫ﺩ‬
Meskenler, evler
‫ﺎﺭ‬‫ِﺩﻳ‬
Din, kanun, düzen, hüküm
‫ﻦ‬ ‫ﺩِﻳ‬
Dinim
‫ﺩِﻳ ِﻦ‬
‫ﻢ‬ ‫ﻨ ﹸﻜ‬‫ﻳ‬‫ِﺩ‬
Dininiz
‫ﺫﹶﺍ‬
Sahibi (er)
‫ﺫﹶﺍ ﺍﻟﱠﺬِﻱ‬
O ki
‫ﺕ‬
 ‫ﺫﹶﺍ‬
Sahibi (dş)
‫ﺐ‬
ٍ ‫ﻬ‬ ‫ﺕ ﹶﻟ‬
 ‫ﺫﹶﺍ‬
Alevli
‫ﻕ‬
 ‫ﻳﺬﹸﻭ‬ - ‫ﻕ‬
 ‫ﺫﹶﺍ‬
Tattı
‫ﻚ‬
 ‫ﹶﺫﺍِﻟ‬
Şu, o (er)
‫ﻢ‬ ‫ﺭﹶﺃ ﹸﻛ‬ ‫ﹶﺫ‬
Sizi üretti, yarattı, yaydı
‫ ٍﺓ‬‫ﹶﺫﺭ‬
Zerre
‫ﺔ‬‫ﻳ‬‫ﹸﺫﺭ‬
Zürriyet, nesil
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﺘ‬‫ﻳ‬‫ﹸﺫﺭ‬
Onların nesli
‫ﺮ‬ ‫ِﺫ ﹾﻛ‬
Zikir, öğüt, hatırlama
35
Erkek
‫ ﹸﺫﻛﹸﻮﺭ‬- ‫ﺮ‬ ‫ﹶﺫ ﹶﻛ‬
Hatırladı, zikretti
‫ﺮ‬ ‫ﻳ ﹾﺬ ﹸﻛ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﹶﺫ ﹶﻛ‬
Size öğüt verildi, hatırlatıldı
‫ﻢ‬ ‫ﺗ‬‫ﺮ‬ ‫ﹸﺫﻛﱢ‬
Senin zikrin, anılman
‫ﻙ‬ ‫ﺮ‬ ‫ِﺫ ﹾﻛ‬
Erkekler
‫ﹸﺫﻛﹸﻮﺭ‬
‫ﺎ‬‫ﺎﻫ‬‫ﹶﺫﻟﱠ ﹾﻠﻨ‬
Onlara boyun eğdirdik
‫ﹶﺫﻟﹸﻮ ﹰﻻ‬
Boyun eğen
‫ﻮﺏ‬‫ ﹸﺫﻧ‬- ‫ﺐ‬
 ‫ﻧ‬‫ﹶﺫ‬
Günah
Onların günahını
‫ﻢ‬ ‫ﺫﹶﻧِﺒ ِﻬ‬
Günahlar
‫ﻮﺏ‬‫ﹸﺫﻧ‬
‫ﺐ‬
 ‫ﻫ‬ ‫ﻳ ﹾﺬ‬ - ‫ﺐ‬
 ‫ﻫ‬ ‫ﹶﺫ‬
Gitti
‫ﺫﹸﻭ‬
Sahibi (er)
‫ﺫﹸﻭﻗﹸﻮﺍ‬
Tadın
‫ﺫِﻱ‬
Sahibi (er)
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﺍ ِﺟﻌ‬‫ﺭ‬
Dönerler, dönenler
‫ﺔ‬‫ﺿﻴ‬
ِ ‫ﺍ‬‫ﺭ‬
Hoşnut edici
‫ﻩ‬ ‫ﺁ‬‫ﺭ‬
Onu gördü
‫ﻩ‬ ‫ﻭ‬ ‫ﺭﹶﺃ‬
Onu gördüler
‫ﻯ‬‫ﻳﺮ‬ - ‫ﺭﺃﹶﻯ‬
Gördü
36
‫ﺖ‬
 ‫ﻳ‬‫ﺭﹶﺃ‬
Gördün
Onu gördün
‫ﻪ‬ ‫ﺘ‬‫ﻳ‬‫ﺭﹶﺃ‬
Efendi, sahip, Rab
‫ﺭﺏ‬
‫ﻦ‬ ‫ﻴ‬ ‫ﺎﹶﻟ ِﻤ‬‫ ﺍﹾﻟﻌ‬‫ﺭﺏ‬
Alemlerin Rabbi
‫ﻚ‬
 ‫ﺭﺑ‬
Rabbin
Rabbimiz
‫ﺎ‬‫ﻨ‬‫ﺭﺑ‬
Onun Rabbi
‫ ِﻪ‬‫ﺭﺑ‬
‫ﻢ‬‫ﻬ‬‫ﺭﺑ‬
Onların Rabbi
Rabbim
‫ﻲ‬‫ﺭﺑ‬
Adamlar
‫ﺎﻝ‬‫ِﺭﺟ‬
‫ﻊ‬ ‫ﺮ ِﺟ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻊ‬ ‫ﺟ‬ ‫ﺭ‬
Geri döndü
‫ﻰ‬‫ﺟﻌ‬ ‫ﺭ‬
Dönüş
Ayak
‫ﻞ‬‫ﺭﺟ‬ ‫ ﹶﺃ‬- ‫ﺟ ﹲﻞ‬ ‫ِﺭ‬
Adam
‫ﺎﻝ‬‫ ِﺭﺟ‬- ‫ﺟ ﹲﻞ‬ ‫ﺭ‬
Taşlama
‫ﻮﻣﹰﺎ‬‫ﺭﺟ‬
Yolculuk
‫ﺣ ﹶﻠ ﹶﺔ‬ ‫ِﺭ‬
‫ﻢ‬ ‫ﺣ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻢ‬ ‫ﺭ ِﺣ‬
Merhamet etti
Rahman
‫ﺎ ﹸﻥ‬‫ﺣﻤ‬ ‫ﺭ‬
Rahmet
‫ﻤ ﹲﺔ‬ ‫ﺣ‬ ‫ﺭ‬
37
‫ﺎ‬‫ﻤﻨ‬ ‫ﺭ ِﺣ‬
Bize merhamet etti
‫ﻢ‬ ‫ﻴ‬ ‫ﺭ ِﺣ‬
Rahim
‫ﺮﺩ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺭﺩ‬
Đade etti, geri verdi
‫ﻩ‬ ‫ﺎ‬‫ﺩﻧ‬ ‫ﺩ‬ ‫ﺭ‬
Onu iade ettik, geri götürdük
‫ﻕ‬
 ‫ﺯ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻕ‬
 ‫ﺯ‬ ‫ﺭ‬
Rızık verdi
‫ﻢ‬ ‫ﺯ ﹶﻗ ﹸﻜ‬ ‫ﺭ‬
Size rızık verdi
‫ﻢ‬ ‫ﻫ‬ ‫ﺎ‬‫ﺯ ﹾﻗﻨ‬ ‫ﺭ‬
Onları rızıklandırdık
Onun rızkı
‫ﻪ‬ ‫ﺯ ﹶﻗ‬ ‫ِﺭ‬
Elçiler, peygamberler
‫ﺳ ﹲﻞ‬ ‫ﺭ‬
Onun elçileri, peygamberleri
‫ﺳ ِﻠ ِﻪ‬ ‫ﺭ‬
‫ﺳ ﹲﻞ‬ ‫ﺭ‬ - ‫ﻮﻝ‬‫ﺭﺳ‬
Elçi
‫ﻮﺍ‬‫ﺭﺿ‬
Razı oldular
‫ﻰ‬‫ﺮﺿ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻲ‬ ‫ﺿ‬
ِ ‫ﺭ‬
Razı oldu
‫ﻊ‬ ‫ﺮ ﹶﻓ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻊ‬ ‫ﺭ ﹶﻓ‬
Yükseltti
‫ﺎ‬‫ﻌﻨ‬ ‫ﺭ ﹶﻓ‬
Yükselttik
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﺑ‬‫ﺭﻛﹸﻮ‬
Onların binekleri
Çürümüş
‫ﻢ‬ ‫ﺭﻣِﻴ‬
Ruh
‫ﺡ‬
 ‫ﻭ‬‫ﺭ‬
Şüphe
‫ﺐ‬
 ‫ﻳ‬‫ﺭ‬
38
Arttırdı
‫ﺪ‬ ‫ﻳﺰِﻳ‬ - ‫ﺩ‬ ‫ﺍ‬‫ﺯ‬
Zebani
‫ﻴ ﹶﺔ‬‫ﺎِﻧ‬‫ﺯﺑ‬
Ziyaret ettiniz
‫ﻢ‬ ‫ﺗ‬‫ﺭ‬ ‫ﺯ‬
Zekât
‫ﺯﻛﹶﺎﺓ‬
Onun sarsıntısı, sallanması
‫ﺎ‬‫ﺍﹶﻟﻬ‬‫ِﺯﹾﻟﺰ‬
Sallandı, sarsıldı
‫ﺖ‬
ِ ‫ﺯﹾﻟ ِﺰﹶﻟ‬
‫ﺯﹾﻟ ﹶﻔ ﹰﺔ‬
Yakından
‫ﺍﺝ‬‫ﺯﻭ‬ ‫ ﹶﺃ‬- ‫ﺝ‬‫ﺯﻭ‬
Eş, karı veya koca
‫ﻮ ِﻥ‬‫ﻳﺘ‬‫ﺯ‬
Zeytin
‫ﻦ‬ ‫ﺰﻳ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻦ‬ ‫ﺯﻳ‬
Süsledi
‫ﺎ‬‫ﻨ‬‫ﺯﻳ‬
Süsledik
‫ﻓﻌﻞ‬+ - ‫ﺱ‬

-cak, -cek (yakın gelecek)
‫ﻮ ُﺀ‬‫ﻳﺴ‬ - ‫ﺎ َﺀ‬‫ﺳ‬
Kötü oldu
Đsteyen, soran
‫ﺎِﺋ ﹶﻞ‬‫ﺳ‬
Geçen, geçer
‫ﻖ‬ ‫ﺎِﺑ‬‫ﺳ‬
Saat (kıyametin zamanı)
‫ﺔ‬‫ﺎﻋ‬‫ﺳ‬
‫ﲔ‬
 ‫ﺎ ِﻓ ِﻠ‬‫ﺳ‬
Aşağılar, alçaklar
‫ﺴﹶﺄ ﹸﻝ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺳﹶﺄ ﹶﻝ‬
Sordu
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﺳﹶﺄﹶﻟ‬
Onlara sordu
39
‫ﻮ ﹶﻥ‬ ‫ﻫ‬ ‫ﺎ‬‫ﺳ‬
Gaflet halinde, ihmalkar
Dinlenme
‫ﺎﺗﹰﺎ‬‫ﺳﺒ‬
Tesbih et
‫ﺢ‬
 ‫ﺳﺒ‬
‫ﺢ‬
 ‫ﺴﺒ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺢ‬
 ‫ﺳﺒ‬
Yüceltti, övdü
‫ﺎ ﹶﻥ‬‫ﺒﺤ‬ ‫ﺳ‬
Subhan, eksiklikten münezzeh
Yedi (7)
‫ﻊ‬ ‫ﺒ‬ ‫ﺳ‬
Yollar
‫ﻞ‬‫ﺳﺒ‬
‫ﻞ‬‫ﺳﺒ‬ - ‫ﺳﺒِﻴﻞ‬
Yol
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﻌ ﹶﻠﻤ‬ ‫ﺘ‬‫ﺳ‬
Bileceksiniz
Secde etti
‫ﺪ‬ ‫ﺠ‬
‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺪ‬ ‫ﺠ‬
 ‫ﺳ‬
Sakinleşti
‫ﻰ‬‫ﺳﺠ‬
‫ﻴ ٍﻞ‬‫ِﺳﺠ‬
Sert çamur
‫ﺮ‬ ‫ﺤ‬
‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﺤ‬
 ‫ﺳ‬
Sihirledi
‫ﻘﹰﺎ‬‫ﺳﺤ‬
Rahmetten uzak olsun
‫ﺮ‬ ‫ﺴﺨ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﺳﺨ‬
Kontrol altına aldı
‫ﺍ‬‫ﺳﺪ‬
Set, engel
‫ﺍﺑﹰﺎ‬‫ﺳﺮ‬
Serap
‫ﺍﺟﹰﺎ‬‫ِﺳﺮ‬
Kandil, ışık kaynağı
‫ﺳﺮِﻳﻊ‬
Hızlı
40
Alevli ateş, çılgın ateş
‫ﲑ‬
ِ ‫ﺳ ِﻌ‬
Selâm, güvenlik, barış
‫ﻡ‬ ‫ﻼ‬
‫ﺳ ﹶ‬
Saltanat, kuvvet, yetki
‫ﺳ ﹾﻠﻄﹶﺎﻥ‬
‫ﺕ‬
ِ ‫ﺍ‬‫ﺎﻭ‬‫ﺳﻤ‬ - ‫ﺎﺀ‬‫ﺳﻤ‬
Gök, sema
‫ﺕ‬
ِ ‫ﺍ‬‫ﺎﻭ‬‫ﺳﻤ‬
Gökler
‫ﻊ‬ ‫ﻤ‬ ‫ﺳ‬
Kulak, işitme
‫ﻊ‬ ‫ﻤ‬ ‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻊ‬ ‫ﺳ ِﻤ‬
Đşitti
‫ﺎ‬‫ﻌﻨ‬ ‫ﺳ ِﻤ‬
Đşittik
‫ﻢ‬ ‫ﻤ ِﻌ ِﻬ‬ ‫ﺳ‬
Kulakları
‫ﻮﺍ‬‫ﺳ ِﻤﻌ‬
Đşittiler
‫ﻊ‬ ‫ﺳﻤِﻴ‬
Semî’, her şeyi işiten
‫ﻨ ﹲﺔ‬‫ِﺳ‬
Uyuklama
Çağıracağız
‫ﻉ‬
 ‫ﺪ‬ ‫ﻨ‬‫ﺳ‬
Denk, aynı, eşit
‫ﺁ ٌﺀ‬‫ﺳﻮ‬
-cak, -cek (uzak gelecek)
‫ﻑ‬
 ‫ﻮ‬ ‫ﺳ‬
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﻌ ﹶﻠﻤ‬ ‫ﺗ‬ ‫ﻑ‬
 ‫ﻮ‬ ‫ﺳ‬
Yakında bileceksiniz
‫ﹰﺎ‬‫ﺳ ِﻮﻳ‬
Sağlam, doğru, düz
‫ﺌﹶﺎﺕ‬‫ﺳﻴ‬
Kötülükler
‫ﺖ‬
 ‫ﺳِﻴﹶﺌ‬
Kötüleşti
41
‫ﺌﹶﺎﺕ‬‫ﺳﻴ‬ - ‫ﺌﹶﺔ‬‫ﺳﻴ‬
Kötülük, çirkinlik
‫ﺕ‬
ِ ‫ﺮ‬ ‫ﺳﻴ‬
Yürütüldü
‫ﺼﻠﹶﻰ‬
 ‫ﻴ‬‫ﺳ‬
Ateşe girecek
Bilecekler
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﻌ ﹶﻠﻤ‬ ‫ﻴ‬‫ﺳ‬
Sina dağı
‫ﲔ‬
 ‫ﺳِﻴِﻨ‬
‫ﺎ ُﺀ‬‫ﻳﺸ‬ - ‫ﺎ َﺀ‬‫ﺷ‬
Đstedi
‫ﻚ‬
 ‫ﺎِﻧﹶﺌ‬‫ﺷ‬
Sana kin besleyen
Kış
‫ﺎﺀ‬‫ِﺷﺘ‬
Ağaç, ot
‫ﺠ ِﺮ‬
 ‫ﺷ‬
Sağlam (gök)
‫ﺍﺩﹰﺍ‬‫ِﺷﺪ‬
Şiddetli, kuvvetli
‫ﺪ‬ ‫ﺷﺪِﻳ‬
‫ﺷﺮ‬
Şer, kötü, daha kötü
‫ﺍﺑﹰﺎ‬‫ﺷﺮ‬
Đçecek
‫ﺮﻛﹶﺎﺀ‬ ‫ﺷ‬
Ortaklar
‫ﺮﻛﹶﺎﺀ‬ ‫ﺷ‬ - ‫ﺷﺮِﻳﻚ‬
Ortak
‫ﺮ‬ ‫ﻌ‬ ‫ِﺷ‬
Şiir
‫ﺮ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﺸ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﺷ‬
Anladı
‫ﻐ ٍﻞ‬ ‫ﺷ‬
Đş, meşguliyet
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﺘ‬‫ﻋ‬ ‫ﺷﻔﹶﺎ‬
Onların şefaati
42
‫ﺮ‬ ‫ﺸ ﹸﻜ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﺷ ﹶﻜ‬
Şükretti
Çok şükreden, şükrün
karşılığını veren
‫ﺷﻜﹸﻮﺭ‬
Sollar
‫ﺎﺋِﻞ‬‫ﺷﻤ‬
‫ﺎﺋِﻞ‬‫ﺷﻤ‬ - ‫ﺎﻝ‬‫ِﺷﻤ‬
Sol
Güneş
‫ﺲ‬
 ‫ﻤ‬ ‫ﺷ‬
Şahitlik, görünen
‫ﺓ‬‫ﺎﺩ‬‫ﺷﻬ‬
‫ﺪ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﺸ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺪ‬ ‫ﺷ ِﻬ‬
Şahit oldu
‫ﺍﺀ‬‫ﻬﺪ‬ ‫ﺷ‬
Şahitler
‫ﻬ ٍﺮ‬ ‫ﺷ‬
Ay (zaman)
‫ﺍﺀ‬‫ﻬﺪ‬ ‫ﺷ‬ - ‫ﺷﻬِﻴﺪ‬
Şahit, mevcut
‫ﺷﻬِﻴﻘﹰﺎ‬
Kükreyen
‫ﻴﺌﹰﺎ‬ ‫ﺷ‬ - ‫ﻲ ٍﺀ‬ ‫ﺷ‬
Şey
‫ﲔ‬
ِ ‫ﺎ ِﻃ‬‫ﺷﻴ‬ - ‫ﻴﻄﹶﺎ ﹶﻥ‬ ‫ﺷ‬
Şeytan
Oruç tutan erkekler
‫ﲔ‬
 ‫ﺎِﺋ ِﻤ‬‫ﺻ‬
Sabırlı erkekler
‫ﻦ‬ ‫ﺎِﺑ ِﺮﻳ‬‫ﺻ‬
‫ﺎﺏ‬‫ﺻﺤ‬
 ‫ ﹶﺃ‬- ‫ﺎﺣِﺐ‬‫ﺻ‬
Arkadaş
Doğru erkekler
‫ﲔ‬
 ‫ﺎ ِﺩ ِﻗ‬‫ﺻ‬
Sıra sıra, saflar halinde
‫ﺕ‬
ٍ ‫ﺎﻓﱠﺎ‬‫ﺻ‬
‫ﺕ‬
ِ ‫ﺎ‬‫ﺎِﻟﺤ‬‫ﺻ‬
Salih işler, saliha kadınlar
43
‫ﺤﹰﺎ‬‫ﺻﺒ‬

Sabahleyin
‫ﺒ ِﺮ‬ ‫ﺻ‬

Sabır
Sabretti
‫ﺮ‬ ‫ﺼِﺒ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﺒ‬‫ﺻ‬

Sayfalar
‫ﻔﹰﺎ‬‫ﺻﺤ‬

‫ﺼﺪ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺻﺪ‬

Geri döndü, engelledi
‫ﻭﺭ‬‫ﺻﺪ‬
 - ‫ﺭ‬‫ﺻﺪ‬

Sine, göğüs
‫ﻙ‬ ‫ﺭ‬ ‫ﺪ‬ ‫ﺻ‬

Göğsün, sinen
Doğruladı
‫ﻕ‬
 ‫ﺼﺪ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻕ‬
 ‫ﺻﺪ‬

Doğru oldu
‫ﻕ‬
 ‫ﺪ‬ ‫ﺼ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻕ‬
 ‫ﺪ‬ ‫ﺻ‬

Sineler, kalpler
‫ﻭﺭ‬‫ﺻﺪ‬

Yol
‫ﻁ‬
‫ﺍ ﹲ‬‫ﺻﺮ‬
ِ
Đmdat çağrısı
‫ﺦ‬
 ‫ﺻﺮِﻳ‬

Sıra sıra, saflar halinde
‫ﺻﻔﹼﹰﺎ‬

Namaz kıl
‫ﺻﻞﱢ‬

‫ﺻ ﹶﻠﻮ ﹶﺓ‬
 - ‫ﺻﻠﹶﺎﺓ‬

Namaz, dua
‫ﻢ‬ ‫ﺻﻠٰﻮِﺗ ِﻬ‬

Namazları
‫ﺢ‬
 ‫ﺼ ﹶﻠ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺢ‬
 ‫ﺻ ﹶﻠ‬

Doğru hareket etti
‫ﺕ‬
 ‫ﺍ‬‫ﺻ ﹶﻠﻮ‬

Selamlar, namazlar
‫ﺻﻠﱠﻰ‬

Namaz kıldı
44
Samed
‫ﺪ‬ ‫ﻤ‬ ‫ﺻ‬

Doğru, gerçek
‫ﺍﺑﹰﺎ‬‫ﺻﻮ‬

‫ﻮ ِﺭ‬‫ﺻ‬
Sur
Çığlık
‫ﺤ ﹰﺔ‬
 ‫ﻴ‬ ‫ﺻ‬

Yaz
‫ﻒ‬‫ﺻﻴ‬

‫ﺎﻟﹼﹰﺎ‬‫ﺿ‬
Şaşırmış sapmış
Sapıtanlar
‫ﲔ‬
 ‫ﺎﻟﱢ‬‫ﺿ‬
Nefes nefese
‫ﺤﹰﺎ‬‫ﺿﺒ‬

Kuşluk vakti
‫ﻰ‬‫ﺿﺤ‬

‫ﺿﺮ‬

Zarar
‫ﻀﺮ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺿﺮ‬

Zarar verdi
‫ﺏ‬
 ‫ﻀ ِﺮ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﺏ‬
 ‫ﺮ‬ ‫ﺿ‬

Vurdu
Hata etti, yanıldı
‫ﻀ ﱡﻞ‬
ِ ‫ﻳ‬ - ‫ﺿﻞﱠ‬

Dalalet, sapıklık
‫ﺿﻠﹶﺎ ٍﻝ‬

Uğursuzluğunuz
‫ﻢ‬ ‫ﺮ ﹸﻛ‬ ‫ﻃﹶﺎِﺋ‬
Azanlar, azgınlar
‫ﲔ‬
 ‫ﻃﹶﺎ ِﻏ‬
Güç, kuvvet, takat
‫ﻃﹶﺎ ﹶﻗ ﹶﺔ‬
Tabakalar halinde, uyumlu
‫ﺎﻗﹰﺎ‬‫ِﻃﺒ‬
Yiyecek, gıda, yedirme
‫ﻌﺎﻡ‬ ‫ﹶﻃ‬
45
‫ﺎ‬‫ﺴﻨ‬
 ‫ﻤ‬ ‫ﹶﻃ‬
Onları silme kör ederiz
‫ﻃﹸﻮ ِﺭ‬
Tur dağı
‫ﺎﺕ‬‫ﺒ‬‫ﹶﻃﻴ‬
Đyiler
‫ﺎﺕ‬‫ﺒ‬‫ ﹶﻃﻴ‬- ‫ﺔ‬‫ﺒ‬‫ﹶﻃﻴ‬
Đyi, temiz, güzel
‫ﺮ‬‫ﹶﻃﻴ‬
Kuşlar
‫ِﻇﻠﹶﺎ ٍﻝ‬
Sapma, şaşkınlık
‫ﻢ‬ ‫ﻳ ﹾﻈ ِﻠ‬ - ‫ﻢ‬ ‫ﹶﻇ ﹶﻠ‬
Zulmetti
‫ﺕ‬
ِ ‫ﺎ‬‫ﱡﻇ ﹸﻠﻤ‬
Karanlıklar
‫ﻳ ﹸﻈﻦ‬ - ‫ﹶﻇﻦ‬
Düşündü, zannetti, inandı
Sırtın
‫ﻙ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﹶﻇ‬
Fakir
‫ﻼ‬
‫ﺎِﺋ ﹰ‬‫ﻋ‬
Tapıcı, kul
‫ﺪ‬ ‫ﺎِﺑ‬‫ﻋ‬
‫ﻭ ﹶﻥ‬ ‫ﺪ‬ ‫ﺎِﺑ‬‫ﻋ‬
Tapıcılar, kullar
‫ﺩ‬ ‫ﻮ‬‫ﻳﻌ‬ - ‫ﺩ‬ ‫ﺎ‬‫ﻋ‬
Döndü
‫ﺕ‬
ِ ‫ﺎ‬‫ﺎ ِﺩﻳ‬‫ﻋ‬
Koşanlar
Son
‫ﺔ‬‫ﺎ ِﻗﺒ‬‫ﻋ‬
Âlim, bilen
‫ﻢ‬ ‫ﺎِﻟ‬‫ﻋ‬
‫ﺎﹶﻟﻤِﲔ‬‫ ﻋ‬- ‫ﺎﻟﹶﻢ‬‫ﻋ‬
Dünya, alem
‫ﺎﹶﻟﻤِﲔ‬‫ﻋ‬
Alemler
46
‫ﺎﺩ‬‫ِﻋﺒ‬
Köleler
Taptı, ibadet etti
‫ﺪ‬ ‫ﺒ‬‫ﻌ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺪ‬ ‫ﺒ‬‫ﻋ‬
Köle, kul
‫ﺎﺩ‬‫ ِﻋﺒ‬- ‫ﺪ‬‫ﻋﺒ‬
‫ﻢ‬ ‫ﺪﺗ‬‫ﻋﺒ‬
Siz taptınız
‫ﺘﻮ‬‫ﻋ‬
Azgınlık
Saydı
‫ﻌﺪ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻋﺪ‬
Saydı
‫ﺩ‬ ‫ﻋﺪ‬
‫ﻩ‬ ‫ﺩ‬ ‫ﻋﺪ‬
Onu saydı
‫ﺪ ٍﻥ‬ ‫ﻋ‬
Adn cenneti
‫ﺍﺀ‬‫ﻋﺪ‬ ‫ ﹶﺃ‬- ‫ﺪﻭ‬ ‫ﻋ‬
Düşman
‫ﺏ‬
 ‫ﻋﺬﹶﺍ‬
Azap
‫ﺏ‬
 ‫ﻌﺬﱢ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺏ‬
 ‫ﻋﺬﱠ‬
Cezalandırdı, azap etti
‫ﻮ ِﻥ‬‫ﺮﺟ‬ ‫ﻋ‬
Hurma yaprağı
‫ﺵ‬‫ﻋﺮ‬
Arş, taht, çatı
‫ﻑ‬
 ‫ﻌ ِﺮ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻑ‬
 ‫ﺮ‬ ‫ﻋ‬
Bildi, tanıdı
Kulp, sap
‫ﻭ ِﺓ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻋ‬
Kuvvetlendirdik, destekledik
‫ﺎ‬‫ﺯﻧ‬ ‫ﻋﺰ‬
Azîz, üstün, kudretli
‫ﺰ‬ ‫ﻋﺰِﻳ‬
Zorluk
‫ﺴ ِﺮ‬
 ‫ﻋ‬
47
Ola ki
‫ﻰ‬‫ﻋﺴ‬
Asır, zaman, ikindi vakti
‫ﺼ ِﺮ‬
 ‫ﻋ‬
‫ﻒ‬‫ﻋﺼ‬
Ekin yaprakları
Bağış, lütuf
‫ﻋﻄﹶﺎﺀ‬
Kemikler
‫ﻡ‬ ‫ِﻋﻈﹶﺎ‬
Azamet sahibi, üstün, büyük
‫ﻢ‬ ‫ﻴ‬ ‫ﻋ ِﻈ‬
‫ﻌﻔﹸﻮ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻋﻔﹶﺎ‬
Affetti
‫ِﻋﻘﹶﺎﺏ‬
Cezalandırma
‫ﻋ ﹶﻘ ِﺪ‬
Düğümler
‫ﻌ ِﻘ ﹸﻞ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻋ ﹶﻘ ﹶﻞ‬
Anladı, akletti
Kan pıhtısı, yapışıp asılan şey
‫ﻋ ﹶﻠ ٍﻖ‬
Đlim
‫ﻢ‬ ‫ِﻋ ﹾﻠ‬
‫ﻢ‬ ‫ﻌﻠﱢ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻢ‬ ‫ﻋﻠﱠ‬
Öğretti
‫ﻢ‬ ‫ﻌ ﹶﻠ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻢ‬ ‫ﻋ ِﻠ‬
Bildi
‫ﻩ‬ ‫ﺎ‬‫ﻤﻨ‬ ‫ﻋﻠﱠ‬
Ona öğrettik
Onun ilmi
‫ِﻋ ﹾﻠ ِﻤ ِﻪ‬
Üzerinde
‫ﻋﻠﹶﻰ‬
Yüksek, yüce
‫ﻋ ِﻠﻰ‬
‫ﻢ‬ ‫ﻴ ﹸﻜ‬ ‫ﻋ ﹶﻠ‬
Sizin üzerinize
48
Alîm, her şeyi bilen
‫ﻢ‬ ‫ﻋﻠِﻴ‬
Bizim üzerimize
‫ﺎ‬‫ﻴﻨ‬ ‫ﻋ ﹶﻠ‬
Onun üzerine (er)
‫ﻴ ِﻪ‬ ‫ﻋ ﹶﻠ‬
Onun üzerine (dş)
‫ﺎ‬‫ﻴﻬ‬ ‫ﻋ ﹶﻠ‬
‫ﻢ‬ ‫ﻴ ِﻬ‬ ‫ﻋ ﹶﻠ‬
Onların üzerine
Ne hakkında, onun hakkında ki
‫ ﻣﺎ‬+‫ = ﻋﻦ‬‫ﻋﻢ‬
Ne hakkında, onun hakkında ki
‫ ﻣﺎ‬+‫ﺎ = ﻋﻦ‬‫ﻋﻤ‬
‫ﻤ ٍﺪ‬ ‫ﻋ‬
Direk
Çalıştı, yaptı
‫ﻤ ﹸﻞ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻋ ِﻤ ﹶﻞ‬
Đş, amel, faaliyet
‫ﺎﻝ‬‫ﻋﻤ‬ ‫ ﹶﺃ‬- ‫ﻤ ﹲﻞ‬ ‫ﻋ‬
‫ﻼ‬
‫ﻤ ﹰ‬ ‫ﻋ‬
Đş bakımından
‫ﺖ‬
 ‫ﻋ ِﻤ ﹶﻠ‬
Çalıştı (dş), yaptı, işledi
Onu yaptı, işledi
‫ﻪ‬ ‫ﺘ‬ ‫ﻋ ِﻤ ﹶﻠ‬
Yaptılar, işlediler
‫ﻋ ِﻤﻠﹸﻮﺍ‬
-den, hakkında
‫ﻦ‬ ‫ﻋ‬
Bizden
‫ﺎ‬‫ﻋﻨ‬
‫ﺪ‬ ‫ﻨ‬ ‫ِﻋ‬
Yakın, ile, katında
O’nun katında
‫ﻩ‬‫ﻨﺪ‬ ‫ِﻋ‬
Senden
‫ﻚ‬
 ‫ﻨ‬‫ﻋ‬
49
Ondan (er)
‫ﻪ‬ ‫ﻨ‬ ‫ﻋ‬
Ondan (dş)
‫ﺎ‬‫ﻨﻬ‬ ‫ﻋ‬
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﻨ‬ ‫ﻋ‬
Onlardan
Benden
‫ﻲ‬‫ﻋﻨ‬
Ahid, söz
‫ﺪ‬‫ﻋﻬ‬
Renkli yün
‫ﻬ ِﻦ‬ ‫ِﻋ‬
‫ﺸ ٍﺔ‬
 ‫ﻋِﻴ‬
Hayat
‫ﻦ‬ ‫ﻴ‬ ‫ﻋ‬
Göz, pınar
Pınarlar
‫ﻴﻮ ﹲﻥ‬‫ﻋ‬
Gece
‫ﻏﹶﺎﺳِﻖ‬
‫ﻏﹶﺎ ِﻓﻠﹸﻮ ﹶﻥ‬
Gafil olanlar, habersiz olanlar
‫ﹶﻏ ٍﺪ‬
Yarın
‫ﻳ ِﻐﺮ‬ - ‫ﹶﻏﺮ‬
Aldattı
Aldanma, gurur
‫ﻭ ٍﺭ‬‫ﹸﻏﺮ‬
Đrin
‫ﺎﻗﹰﺎ‬‫ﹶﻏﺴ‬
Örtü
‫ﺓ‬‫ﺎﻭ‬‫ِﻏﺸ‬
‫ﺮ‬ ‫ﻐ ِﻔ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﹶﻏ ﹶﻔ‬
Affetti, örttü
‫ﻚ‬
 ‫ﻧ‬‫ﺍ‬‫ﹸﻏ ﹾﻔﺮ‬
Senin gufranın, bağışlayıcılığın
‫ﹶﻏﻔﹸﻮﺭ‬
Çok af eden
50
‫ﺭﹰﺍ‬‫ﹶﻏﻮ‬
Suyu çekilen
‫ﹶﻏﻲ‬
Sapıklık
‫ﺐ‬‫ﹶﻏﻴ‬
Gayb, görünmeyen
‫ﺮ‬‫ﹶﻏﻴ‬
Değil, -'den başka
‫ﻮ ٍﻥ‬‫ﻤﻨ‬ ‫ﻣ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻴ‬ ‫ﹶﻏ‬
Kesilmeyen, tükenmez
‫ﻆ‬
ِ ‫ﻴ‬ ‫ﹶﻏ‬
Öfke
‫ﻑ‬

Böylece, bundan dolayı,
öyleyse
‫ﻭ ﹶﻥ‬‫ﻓﹶﺎِﺋﺰ‬
Kurtuluşa erenler
‫ﺮ ﹶﻥ‬ ‫ﹶﻓﹶﺄﹶﺛ‬
Toz çıkaran
‫ِﺇﺫﹶﺍ‬+‫ﻑ‬
 =‫ﹶﻓِﺈﺫﹶﺍ‬
Böylece o zaman
‫ﺭ ِﺟ ِﻊ‬ ‫ﻓﹶﺎ‬
Öyleyse döndür
‫ﺐ‬
 ‫ﺭ ﹶﻏ‬ ‫ﻓﹶﺎ‬
Öyleyse yönel, yaklaş, yalvar
‫ﺯ‬ ‫ﻳﻔﹸﻮ‬ - ‫ﺯ‬ ‫ﻓﹶﺎ‬
Başardı
Öyleyse yarıştılar
‫ﺒﻘﹸﻮﺍ‬‫ﺘ‬‫ﺳ‬ ‫ﻓﹶﺎ‬
Yoldan çıkanlar
‫ﻓﹶﺎ ِﺳﻘﹸﻮ ﹶﻥ‬
Öyleyse beni işitin
‫ﻮ ِﻥ‬‫ﻤﻌ‬ ‫ﺳ‬ ‫ﻓﹶﺎ‬
Böylece itiraf ettiler
‫ﺮﻓﹸﻮﺍ‬ ‫ﺘ‬‫ﻋ‬ ‫ﻓﹶﺎ‬
Böylece onları örttük
‫ﻢ‬ ‫ﻫ‬ ‫ﺎ‬‫ﻴﻨ‬ ‫ﺸ‬
 ‫ﹶﻓﹶﺄ ﹾﻏ‬
Böylece zengin kıldı
‫ﻰ‬‫ﹶﻓﹶﺄ ﹾﻏﻨ‬
51
‫ﻬ ﹲﺔ‬ ‫ﻓﹶﺎ ِﻛ‬
Meyve
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﻓﹶﺎ ِﻛﻬ‬
Eğlenenler
Ve akın edenler, baskın
yapanlar
‫ﺕ‬
ِ ‫ﲑﺍ‬
 ‫ﻤ ِﻐ‬ ‫ﻓﹶﺎﹾﻟ‬
Ve ateş çıkaranlar
‫ﺕ‬
ِ ‫ﺎ‬‫ﻮ ِﺭﻳ‬‫ﻓﹶﺎﹾﻟﻤ‬
‫ﻡ‬ ‫ﻮ‬ ‫ﻴ‬‫ﻓﹶﺎﹾﻟ‬
Böylece bu gün
‫ﺎ‬‫ﹶﻓﹶﺄﻣ‬
O takdirde
‫ﻮﺍ‬‫ﻣﺸ‬ ‫ﻓﹶﺎ‬
Öyleyse yürüyün
O zaman onun annesi
‫ﻪ‬‫ﹶﻓﹸﺄﻣ‬
Böylece mutlaka
‫ﹶﻓِﺈﻥﱠ‬
‫ﻢ‬ ‫ﻫ‬ ‫ﺎ‬‫ﹶﻓﺄﹶﻧﺴ‬
O da onları unutturdu
Öyleyse uğraş, işe koyul
‫ﺐ‬
 ‫ﺼ‬
 ‫ﻓﹶﺎﻧ‬
Bize yardım et
‫ﺎ‬‫ﺮﻧ‬ ‫ﺼ‬
 ‫ﻧ‬‫ﻓﹶﺎ‬
‫ﻰ‬‫ﹶﻓﹶﺄﻧ‬
Böylece nereden
‫ﻯ‬‫ﻓﹶﺂﻭ‬
Ve sığındırdı
Öyleyse onu müjdele
‫ﻩ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﺒﺸ‬‫ﹶﻓ‬
Böylece gelirler
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﺘ ﹾﺄﺗ‬‫ﹶﻓ‬
‫ﺢ‬
 ‫ﺘ‬ ‫ﹶﻓ‬
Fetih
‫ﺢ‬
 ‫ﺘ‬‫ﻳ ﹾﻔ‬ - ‫ﺢ‬
 ‫ﺘ‬‫ﹶﻓ‬
Açtı, zafer verdi
‫ﺖ‬
ِ ‫ﺤ‬
 ‫ﹸﻓِﺘ‬
Açıldı
52
‫ﻰ‬‫ﺮﺿ‬ ‫ﺘ‬‫ﹶﻓ‬
Böylece razı olursun
‫ﺔ‬‫ﺘﻨ‬ ‫ِﻓ‬
Đmtihan, deneme
‫ﺠ ِﺮ‬
 ‫ﹶﻓ‬
Fecir, sabah
‫ﺎ‬‫ﺮﻧ‬ ‫ﹶﻓﺠ‬
Akıttık, fışkırttık
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﻌ ﹶﻠ‬ ‫ﺠ‬
 ‫ﹶﻓ‬
Böylece onları kıldı
‫ﺙ‬
‫ ﹾ‬‫ﺤﺪ‬
 ‫ﹶﻓ‬
Öyleyse anlat
‫ﻚ‬
 ‫ﹶﻓ ﹶﺬِﻟ‬
Böylece şu
‫ﹶﻓﺬﹸﻭﻗﹸﻮﺍ‬
Öyleyse tadın
‫ﺵ‬
ِ ‫ﺍ‬‫ﹶﻓﺮ‬
Pervane
‫ﺖ‬
 ‫ﺮ ﹾﻏ‬ ‫ﹶﻓ‬
Boşaldın, işin bitti
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﺟ‬ ‫ﻭ‬‫ﹸﻓﺮ‬
Irzları
‫ﹶﻓﺮِﻳﻖ‬
Bölük, grup, fırka
ُ ‫ﻢ ﺍﷲ‬‫ﺩﻫ‬ ‫ﺍ‬‫ﹶﻓﺰ‬
Böylece Allah onları artırdı
‫ﺢ‬
 ‫ﺴﺒ‬
 ‫ﹶﻓ‬
Öyleyse tesbih et, yücelt
‫ﺎ ﹶﻥ‬‫ﺒﺤ‬ ‫ﺴ‬
 ‫ﹶﻓ‬
Ve Subhandır
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﻌ ﹶﻠﻤ‬ ‫ﺘ‬‫ﺴ‬
 ‫ﹶﻓ‬
Böylece bileceksiniz
‫ﻘﹰﺎ‬‫ﺴﺤ‬
 ‫ﹶﻓ‬
Öyleyse rahmetten uzak olsun
‫ﻖ‬ ‫ﺴ‬
 ‫ﻳ ﹾﻔ‬ - ‫ﻖ‬ ‫ﺴ‬
 ‫ﹶﻓ‬
Günah işledi
‫ﺼ ِﻞ‬
 ‫ﹶﻓ‬
Ayırma, ayrılma, hüküm
53
Öyleyse namaz kıl
‫ﺼﻞﱢ‬
 ‫ﹶﻓ‬
Fazl, lütuf
‫ﻀ ﹲﻞ‬
 ‫ﹶﻓ‬
‫ﺮﻧِﻲ‬ ‫ﹶﻓ ﹶﻄ‬
Beni yarattı
‫ﹸﻓﻄﹸﻮ ٍﺭ‬
Çatlak, bozukluk
‫ﺎ‬‫ﺯﻧ‬ ‫ﻌﺰ‬ ‫ﹶﻓ‬
Böylece destekledik
‫ﻌ ﹸﻞ‬ ‫ﻳ ﹾﻔ‬ - ‫ﻌ ﹶﻞ‬ ‫ﹶﻓ‬
Yaptı
‫ﹶﻓﻘﹶﺎﻟﹸﻮﺍ‬
Ve dediler
Böylece oldu
‫ﺖ‬
 ‫ﻧ‬‫ﹶﻓﻜﹶﺎ‬
Ve yalanladık
‫ﺎ‬‫ﺑﻨ‬‫ﹶﻓ ﹶﻜﺬﱠ‬
‫ﺎ‬‫ﻫﻤ‬ ‫ﻮ‬‫ﹶﻓ ﹶﻜﺬﱠﺑ‬
Ve o ikisini yalanladılar
‫ﹶﻓ ﹾﻞ‬
(Üçüncü şahıs emir kipi)
‫ﻟﹶﺎ‬+‫ﻑ‬
 =‫ﹶﻓﻠﹶﺎ‬
Öyleyse yapma
‫ﹶﻓﻠﹶﻖ‬
Sabah
Yörünge
‫ﻚ‬
ٍ ‫ﹶﻓ ﹶﻠ‬
Gemi
‫ﻚ‬
ِ ‫ﹸﻓ ﹾﻠ‬
Ve o zaman ki
‫ﺎ‬‫ﹶﻓ ﹶﻠﻤ‬
Ve olmayacak
‫ﻦ‬ ‫ﹶﻟ‬+‫ﻑ‬
 =‫ﹶﻓﻠﹶﻦ‬
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﹶﻓ ﹶﻠ‬
Ve onlar için vardır
‫ﻉ‬
 ‫ﺪ‬ ‫ﻴ‬‫ﹶﻓ ﹾﻠ‬
Çağırsın
54
‫ﺍ‬‫ﺪﻭ‬ ‫ﺒ‬‫ﻌ‬ ‫ﻴ‬‫ﹶﻓ ﹾﻠ‬
Đbadet etsinler
‫ﺎ‬‫ﻣ‬+‫ﻑ‬
 =‫ﺎ‬‫ﹶﻓﻤ‬
Ve değil
Ve kim
‫ﻦ‬‫ﹶﻓﻤ‬
Ve ondan (er)
‫ﻪ‬ ‫ﻨ‬ ‫ﹶﻓ ِﻤ‬
Ve ondan (dş)
‫ﺎ‬‫ﻨﻬ‬ ‫ﹶﻓ ِﻤ‬
‫ﻯ‬‫ﻬﺪ‬ ‫ﹶﻓ‬
Böylece hidayet etti, yol
gösterdi
Ve onlar
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﹶﻓ‬
Ve o (er)
‫ﻮ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﹶﻓ‬
Ve o (dş)
‫ﻲ‬ ‫ﹶﻓ ِﻬ‬
Bölük, grup
‫ﺝ‬
 ‫ﻮ‬ ‫ﹶﻓ‬
‫ﻦ‬ ‫ﺳ ﹾﻄ‬ ‫ﻮ‬ ‫ﹶﻓ‬
Ve ortasına dalarlar
‫ﻕ‬
 ‫ﻮ‬ ‫ﹶﻓ‬
Yukarı, üst
Üzerlerinizde, üstlerinizde
‫ﻢ‬ ‫ﻮ ﹶﻗ ﹸﻜ‬ ‫ﹶﻓ‬
Üzerlerinde, üstlerinde
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﻮ ﹶﻗ‬ ‫ﹶﻓ‬
Öyleyse yazıklar olsun
‫ﻳ ﹲﻞ‬‫ﻮ‬ ‫ﹶﻓ‬
Đçinde, içine
‫ﻓِﻲ‬
Böylece olur
‫ﻴﻜﹸﻮ ﹸﻥ‬‫ﹶﻓ‬
Fil
‫ﻓِﻴﻞ‬
Neyde
‫ﺎ‬‫ﻓِﻴﻤ‬
55
Onda, onun içinde (er)
‫ﻓِﻴ ِﻪ‬
Onda, onun içinde (dş)
‫ﺎ‬‫ﻓِﻴﻬ‬
‫ﻳﻘﹶﺎِﺗ ﹸﻞ‬ - ‫ﺗ ﹶﻞ‬‫ﻗﹶﺎ‬
Savaştı
‫ﻗﹶﺎ ِﺩ ٍﺭ‬
Kadir, gücü yeten
‫ﻋ ﹸﺔ‬ ‫ﻗﹶﺎ ِﺭ‬
Kapı çalan
‫ﻳﻘﹸﻮ ﹸﻝ‬ - ‫ﻗﹶﺎ ﹶﻝ‬
Söyledi, dedi
‫ﻗﹶﺎﻟﹸﻮﺍ‬
Söylediler, dediler
‫ﻡ‬ ‫ﻳﻘﹸﻮ‬ - ‫ﻡ‬ ‫ﻗﹶﺎ‬
Ayağa kalktı
‫ﲔ‬
 ‫ﻗﹶﺎِﻧِﺘ‬
Đtaatkar erkekler
‫ﺒ ﹶﻞ‬ ‫ﹶﻗ‬
Önce
Senden önce
‫ﻚ‬
 ‫ﺒ ِﻠ‬ ‫ﹶﻗ‬
Bizden önce
‫ﺎ‬‫ﺒ ِﻠﻨ‬ ‫ﹶﻗ‬
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﺒ ﹶﻠ‬ ‫ﹶﻗ‬
Onlardan önce
Kabirler
‫ﻮ ِﺭ‬‫ﹸﻗﺒ‬
Öldürdü
‫ﺘ ﹸﻞ‬‫ﻳ ﹾﻘ‬ - ‫ﺘ ﹶﻞ‬‫ﹶﻗ‬
Mutlaka
‫ﺪ‬ ‫ﹶﻗ‬
‫ﺣﹰﺎ‬‫ﹶﻗﺪ‬
Kıvılcım, ateş
‫ﺪ ِﺭ‬ ‫ﹶﻗ‬
Kadir, kıymet, ölçü
‫ﺭ‬ ‫ﻳ ﹾﻘ ِﺪ‬ - ‫ﺭ‬ ‫ﺪ‬ ‫ﹶﻗ‬
Karar verdi, kadir oldu
56
‫ﻩ‬ ‫ﺎ‬‫ﺭﻧ‬ ‫ﹶﻗﺪ‬
Onu tekdir ettik, belirledik
‫ﻡ‬ ‫ﻳ ﹶﻘﺪ‬ - ‫ﻡ‬ ‫ﹶﻗﺪ‬
Đleri gönderdi
Önden gönderdi
‫ﺖ‬
 ‫ﻣ‬ ‫ﹶﻗﺪ‬
Önden gönderdiler
‫ﻮﺍ‬‫ﻣ‬‫ﹶﻗﺪ‬
Kuddûs, mukaddes
‫ﺱ‬
 ‫ﻭ‬‫ﹸﻗﺪ‬
Kadîr, her şeye gücü yeten
‫ﺮ‬ ‫ﹶﻗﺪِﻳ‬
Eski
‫ﹶﻗ ِﺪ ِﱘ‬
‫ﺮﹸﺃ‬ ‫ﻳ ﹾﻘ‬ - ‫ﺮﹶﺃ‬ ‫ﹶﻗ‬
Okudu
Kur'an, okuma
‫ﺁ ﹲﻥ‬‫ﹸﻗﺮ‬
Nesiller
‫ﻭ ِﻥ‬‫ﹸﻗﺮ‬
‫ﻯ‬‫ﹸﻗﺮ‬
Köyler, şehirler
‫ ﹶﻗﺮِﻳﺒﹰﺎ‬- ‫ﹶﻗﺮِﻳﺐ‬
Yakın
‫ﻯ‬‫ ﹸﻗﺮ‬- ‫ﺔ‬‫ﺮﻳ‬ ‫ﹶﻗ‬
Köy, şehir
‫ﺶ‬‫ﺮﻳ‬ ‫ﹸﻗ‬
Kureyş kabilesi
Karar verdi, icra etti
‫ﻳ ﹾﻘﻀِﻲ‬ - ‫ﻰ‬‫ﹶﻗﻀ‬
Oturdu, geride kaldı
‫ﺪ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﻳ ﹾﻘ‬ - ‫ﺪ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﹶﻗ‬
‫ﹸﻗ ﹾﻞ‬
De, söyle
‫ ﹸﻗﻠﹸﻮﺏ‬- ‫ﹶﻗﻠﹾﺐ‬
Kalp
‫ﹶﻗ ﹶﻠ ِﻢ‬
Kalem
57
‫ﺎ‬‫ﹸﻗ ﹾﻠﻨ‬
Dedik
Kalpler
‫ﹸﻗﻠﹸﻮﺏ‬
Darıldı
‫ﹶﻗﻠﹶﻰ‬
Az
‫ ﹶﻗﻠِﻴﻠﹶﺔ‬-‫ﹶﻗﻠِﻴﻞ‬
Ay
‫ﺮ‬‫ﹶﻗﻤ‬
Kuvvet, güç
‫ﺓ‬‫ﹸﻗﻮ‬
‫ﻮ ﹸﻝ‬ ‫ﹶﻗ‬
Söz
Sözünüz
‫ﻢ‬ ‫ﻮﹶﻟ ﹸﻜ‬ ‫ﹶﻗ‬
Onların sözü
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﻮﹸﻟ‬ ‫ﹶﻗ‬
‫ﻡ‬ ‫ﻮ‬ ‫ﹶﻗ‬
Kavim, topluluk, millet
‫ﻮ ِﻣ ِﻪ‬ ‫ﹶﻗ‬
Onun kavmi
Benim kavmim
‫ﻮﻣِﻲ‬ ‫ﹶﻗ‬
Dirilme, kalkma
‫ﺔ‬‫ﺎﻣ‬‫ِﻗﻴ‬
Denildi, söylendi
‫ﻗِﻴ ﹶﻞ‬
Dosdoğru
‫ﻤ ﹲﺔ‬ ‫ﹶﻗﻴ‬
Kayyûm
‫ﻡ‬ ‫ﻮ‬‫ﹶﻗﻴ‬
‫ﻙ‬
Gibi
‫ﺩ‬ ‫ﻳﻜﹶﺎ‬ - ‫ﺩ‬ ‫ﻛﹶﺎ‬
Yakın oldu, ola yazdı, tuzak
kurdu
‫ﺑ ٍﺔ‬‫ﻛﹶﺎ ِﺫ‬
Yalancı
58
Kadeh
‫ﹶﻛﺄﹾﺳﹰﺎ‬
Kafir
‫ﺮ‬ ‫ﻛﹶﺎ ِﻓ‬
‫ﻦ‬ ‫ ﻛﹶﺎ ِﻓﺮِﻳ‬- ‫ﻭ ﹶﻥ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻛﹶﺎ ِﻓ‬
Kafirler
‫ﻮ ِﻥ‬‫ﺮﺟ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﻛﹶﺎﹾﻟ‬
Hurma yaprağı gibi
‫ﻬ ِﻦ‬ ‫ﻛﹶﺎﹾﻟ ِﻌ‬
Renkli yün gibi
‫ﺵ‬
ِ ‫ﺍ‬‫ﻛﹶﺎﹾﻟ ﹶﻔﺮ‬
Pervane gibi
‫ﹶﻛﹶﺄﻥﱠ‬
Sanki
‫ﻳﻜﹸﻮ ﹸﻥ‬ - ‫ﻛﹶﺎ ﹶﻥ‬
Oldu, -dır, -dir
Oldu (dş)
‫ﺖ‬
 ‫ﻧ‬‫ﻛﹶﺎ‬
Sanki
‫ﺎ‬‫ﻤ‬‫ﹶﻛﹶﺄﻧ‬
Đdiler
‫ﺍ‬‫ﻧﻮ‬‫ﻛﹶﺎ‬
‫ﺓ‬‫ ﹶﻛِﺒﲑ‬- ‫ﲑ‬
 ‫ﹶﻛِﺒ‬
Büyük
‫ﺐ‬‫ ﹸﻛﺘ‬- ‫ﺎﺏ‬‫ِﻛﺘ‬
Kitap
‫ﺐ‬
 ‫ﺘ‬‫ﹸﻛ‬
Kitaplar
‫ﺐ‬
 ‫ﺘ‬‫ﻳ ﹾﻜ‬ - ‫ﺐ‬
 ‫ﺘ‬‫ﹶﻛ‬
Yazdı
‫ﺘِﺒ ِﻪ‬‫ﹸﻛ‬
Onun kitapları
‫ﺓ‬‫ ﹶﻛِﺜﲑ‬- ‫ﹶﻛﺜِﲑ‬
Çok
‫ِﻛﺬﱠﺍﺑﹰﺎ‬
Yalan, yalanlama
‫ﺏ‬
 ‫ﻳ ﹾﻜ ِﺬ‬ - ‫ﺏ‬
 ‫ﹶﻛ ﹶﺬ‬
Yalan söyledi
59
‫ﺏ‬
 ‫ﻳ ﹶﻜﺬﱢ‬ - ‫ﺏ‬
 ‫ﹶﻛﺬﱠ‬
Yalanladı, yalancılıkla suçladı
Yalanladık
‫ﺎ‬‫ﺑﻨ‬‫ﹶﻛﺬﱠ‬
Yalanladılar
‫ﻮﺍ‬‫ﹶﻛﺬﱠﺑ‬
‫ﺎ‬‫ﻫﻤ‬ ‫ﻮ‬‫ﹶﻛﺬﱠﺑ‬
O ikisini yalanladılar
Đki kere, ikinci kere
‫ﻴ ِﻦ‬ ‫ﺗ‬‫ﹶﻛﺮ‬
Kürsüsü, tahtı
‫ﻪ‬ ‫ﺮ ِﺳﻴ‬ ‫ﹸﻛ‬
‫ﻩ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻳ ﹾﻜ‬ - ‫ﻩ‬ ‫ﹶﻛ ِﺮ‬
Hoşlanmadı
‫ﹶﻛ ِﺮ ٍﱘ‬
Asil, kerim, cömert
‫ﺐ‬
 ‫ﺴ‬
ِ ‫ﻳ ﹾﻜ‬ - ‫ﺐ‬
 ‫ﺴ‬
 ‫ﹶﻛ‬
Kazandı
‫ﺖ‬
 ‫ﺒ‬‫ﺴ‬
 ‫ﹶﻛ‬
Kazandı (dş)
‫ﻒ‬
ٍ ‫ﺼ‬
 ‫ﻌ‬ ‫ﹶﻛ‬
Ekin yaprağı gibi
‫ﹸﻛﻔﱠﺎﺭ‬
Kâfirler
‫ﺮ‬ ‫ﻳ ﹾﻜ ﹸﻔ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﹶﻛ ﹶﻔ‬
Đnanmadı, nankörlük etti, kafir
oldu
‫ﻭﺍ‬‫ﹶﻛ ﹶﻔﺮ‬
Đnanmadılar, kafir oldular
‫ﺍ‬‫ﹸﻛ ﹸﻔﻮ‬
Denk
‫ﻳ ﹾﻜﻔِﻲ‬ - ‫ﹶﻛﻔﹶﻰ‬
Yetti
Her, herkes, hepsi
‫ﹸﻛ ﱞﻞ‬
Hayır, asla, hiçbir zaman
‫ﹶﻛﻼﱠ‬
‫ﺎ‬‫ﹸﻛﻠﱠﻤ‬
Her ne zaman
60
Kelime
‫ﺔ‬‫ﹶﻛ ِﻠﻤ‬
Hepsi, tamamı
‫ﺎ‬‫ﹸﻛﻠﱠﻬ‬
Yiyin
‫ﹸﻛﻠﹸﻮﺍ‬
‫ﻢ‬ ‫ﹶﻛ‬
Kaç tane, ne kadar?
Gibi
‫ﺎ‬‫ﹶﻛﻤ‬
Ol
‫ﻦ‬ ‫ﹸﻛ‬
Olduk, idik
‫ﺎ‬‫ﹸﻛﻨ‬
Oldum, idim
‫ﺖ‬
 ‫ﻛﹸﻨ‬
Oldunuz, idiniz
‫ﻢ‬‫ﹸﻛﻨﺘ‬
Nankör
‫ﺩ‬ ‫ﻮ‬‫ﹶﻛﻨ‬
‫ﺐ‬
 ‫ﺍ ِﻋ‬‫ﹶﻛﻮ‬
Eşler
‫ﺮ‬ ‫ﻮﹶﺛ‬ ‫ﹶﻛ‬
Kevser
‫ﻢ‬ ‫ﻫ‬ ‫ﺪ‬ ‫ﻴ‬ ‫ﹶﻛ‬
Tuzakları
‫ﻒ‬
 ‫ﻴ‬ ‫ﹶﻛ‬
Nasıl
Mutlaka, muhakkak
‫ﹶﻝ‬
(Üçüncü şahıs emir kipi)
‫ِﻝ‬
-e, -a ait, için
‫ِﻝ‬
‫ﻥﱠ‬+‫ﻓﻌﻞ‬+‫ﹶﻝ‬
Mutlaka olacak
‫ﻦ‬ ‫ﹶﻟِﺌ‬
Şayet, eğer
61
‫ﹶﻻ‬
Yok, değil
‫ﻪ‬ ‫ﺇِﻟ‬
Đlah yoktur
‫ﻟﹶﺎ‬
Yoktur --- sadece
‫ﻻ … ِﺇﻟﱠﺎ‬
Bizi sorumlu tutma
‫ﺎ‬‫ﺍ ِﺧ ﹾﺬﻧ‬‫ﺗﺆ‬ ‫ﹶﻻ‬
O’nu tutmaz
‫ﻩ‬ ‫ﺧ ﹸﺬ‬ ‫ﺗ ﹾﺄ‬ ‫ﹶﻻ‬
Yükleme
‫ﺤ ِﻤ ﹾﻞ‬
 ‫ﺗ‬ ‫ﹶﻻ‬
‫ﺎ‬‫ ﹾﻠﻨ‬‫ﺤﻤ‬
 ‫ﺗ‬ ‫ﹶﻻ‬
Bize yükleme
Fark gözetmeyiz
‫ﻕ‬
 ‫ﻧ ﹶﻔﺮ‬ ‫ﹶﻻ‬
O’nu yormaz
‫ﻩ‬‫ﻳﺌﹸﻮﺩ‬ ‫ﹶﻻ‬
Teşvik etmez
‫ﺤﺾ‬
 ‫ﻳ‬ ‫ﹶﻻ‬
Kuşatamazlar
‫ﺤﻴﻄﹸﻮ ﹶﻥ‬
ِ ‫ﻳ‬ ‫ﹶﻻ‬
‫ﲔ‬
 ‫ﻟﹶﺎِﺑِﺜ‬
Kalanlar
‫ﺏ‬
ِ ‫ﺎ‬‫ﺻﺤ‬
 ‫ِﻟﹶﺄ‬
Arkadaşları için, ehli için
‫ﻑ‬
ِ ‫ِﻟﺈِﻳﻠﹶﺎ‬
Ülfeti için, alıştırılması için
‫ﺎﺳﹰﺎ‬‫ِﻟﺒ‬
Elbise, örtü
‫ﻭﻥﱠ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﺘ‬‫ﹶﻟ‬
Kesinlikle göreceksiniz
Onu kesinlikle göreceksiniz
‫ﺎ‬‫ﻬ‬‫ﻭﻧ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﺘ‬‫ﹶﻟ‬
Kesinlikle sorulacaksınız
‫ﺴﹶﺄﹸﻟﻦ‬
 ‫ﺘ‬‫ﹶﻟ‬
‫ﺭ‬ ‫ﻨ ِﺬ‬ ‫ﺘ‬‫ِﻟ‬
Uyarman için
62
Kaldılar, direndiler
‫ﻮﺍ‬‫ﹶﻟﺠ‬
Sevgisi için
‫ﺤﺐ‬
 ‫ِﻟ‬
Mutlaka haberdardır
‫ﲑ‬
 ‫ﺨِﺒ‬
 ‫ﹶﻟ‬
Katında
‫ﺪ ﹾﻥ‬ ‫ﹶﻟ‬
Katında
‫ﻯ‬‫ﹶﻟﺪ‬
Katımızda
‫ﺎ‬‫ﻳﻨ‬‫ﺪ‬ ‫ﹶﻟ‬
Elbette görürdün
‫ﻪ‬ ‫ﺘ‬‫ﻳ‬‫ﺮﹶﺃ‬ ‫ﹶﻟ‬
Senin Rabbine
‫ﻚ‬
 ‫ﺮﺑ‬ ‫ِﻟ‬
Onun Rabbine
‫ ِﻪ‬‫ﺮﺑ‬ ‫ِﻟ‬
‫ﺔ‬‫ﺴﻨ‬
ِ ‫ ﹶﺃﹾﻟ‬- ‫ﺎﻥ‬‫ِﻟﺴ‬
Dil, lisan
Mutlaka olacak
‫ﻑ‬
 ‫ﻮ‬ ‫ﺴ‬
 ‫ﹶﻟ‬
Muhakkak şiddetlidir
‫ﺪ‬ ‫ﺸﺪِﻳ‬
 ‫ﹶﻟ‬
Muhakkak şahittir
‫ﺪ‬ ‫ﺸﻬِﻴ‬
 ‫ﹶﻟ‬
‫ﺎ‬‫ﺴﻨ‬
 ‫ﻤ‬ ‫ﹶﻟ ﹶﻄ‬
Mutlaka onları silme kör ederiz
‫ﻒ‬
 ‫ﹶﻟﻄِﻴ‬
Latif, lütuf sahibi
‫ﻌﻞﱠ‬ ‫ﹶﻟ‬
Belki, ola ki
Ola ki siz
‫ﻢ‬ ‫ﻌﻠﱠ ﹸﻜ‬ ‫ﹶﻟ‬
Ola ki onlar
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﻌﻠﱠ‬ ‫ﹶﻟ‬
‫ﻦ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﻳ ﹾﻠ‬ - ‫ﻦ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﹶﻟ‬
Lanet etti
63
Yarın için
‫ﻐ ٍﺪ‬ ‫ِﻟ‬
Boş söz
‫ﻮﹰﺍ‬‫ﹶﻟﻐ‬
Şüphesiz içindedir
‫ﹶﻟﻔِﻲ‬
Karşılaşma, toplanma
‫ِﻟﻘﹶﺎﺀ‬
Mutlaka, muhakkak
‫ﺪ‬ ‫ﹶﻟ ﹶﻘ‬
Sana, senin için
‫ﻚ‬
 ‫ﹶﻟ‬
Her (için)
‫ِﻟ ﹸﻜﻞﱢ‬
Size
‫ﻢ‬ ‫ﹶﻟ ﹸﻜ‬
‫ ﻟ ِﻜﻦ‬- ‫ﻦ‬ ‫ﻟ ِﻜ‬
Fakat, lakin
‫ﺩ‬ ‫ﻮ‬‫ﹶﻟ ﹶﻜﻨ‬
Şüphesiz nankör
‫ﺮ ﹸﺓ‬ ‫ﹶﻟﻠﹾﺂ ِﺧ‬
Mutlaka ahiret
‫ﻦ‬ ‫ِﻟﻠﱠﺬِﻳ‬
Ki onlar için
‫ﲔ‬
ِ ‫ﺎ ِﻃ‬‫ﻴ‬‫ﻟِﻠﺸ‬
Şeytanlar için
Azgınlar için
‫ﲔ‬
 ‫ِﻟ ﹾﻠﻄﱠﺎ ِﻏ‬
Muttakilere, muttakiler için
‫ﲔ‬
 ‫ ِﻘ‬‫ﻤﺘ‬ ‫ِﻟ ﹾﻠ‬
‫ﲔ‬
 ‫ﺼﻠﱢ‬
 ‫ﻤ‬ ‫ِﻟ ﹾﻠ‬
Namaz kılanlara, kılanlar için
‫ﺱ‬
ِ ‫ﺎ‬‫ﻟِﻠﻨ‬
Đnsanlara, insanlar için
Allah için, Allah’a ait
‫ِﻟﻠﱠ ِﻪ‬
Değil (geçmiş)
‫ﻢ‬ ‫ﹶﻟ‬
64
‫ﻢ‬ ‫ِﻟ‬
Niçin? Neden?
‫ﻦ‬ ‫ﻳ ﹸﻜ‬ ‫ﻢ‬ ‫ﹶﻟ‬
Yoktur
‫ﺪ‬ ‫ﻳ ِﻠ‬ ‫ﻢ‬ ‫ﹶﻟ‬
Doğurmadı
‫ﺪ‬ ‫ﻮﹶﻟ‬ ‫ﻳ‬ ‫ﻢ‬ ‫ﹶﻟ‬
Doğurulmadı
Niçin, şunun için ki
‫ﺎ‬‫ِﻟﻤ‬
O zaman ki
‫ﺎ‬‫ﹶﻟﻤ‬
‫ﺎﺫﹶﺍ‬‫ِﻟﻤ‬
Niçin? Neden?
‫ﺳﻠﹸﻮ ﹶﻥ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻤ‬ ‫ﹶﻟ‬
Şüphesiz elçilerdir
‫ﺰ ٍﺓ‬ ‫ﻤ‬ ‫ﹸﻟ‬
Gözü kaşı ile eğlenen
‫ﺘ ﹶﻘﺮ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻤ‬ ‫ِﻟ‬
Karar bulması, yerleşmesi için
Başka yaratıklara dönüştürürüz
‫ﻢ‬ ‫ﻫ‬ ‫ﺎ‬‫ﺨﻨ‬
‫ﺴ‬
 ‫ﻤ‬ ‫ﹶﻟ‬
Kimin, kime ait
‫ﻦ‬ ‫ﻤ‬ ‫ِﻟ‬
Değil (gelecek)
‫ﻦ‬ ‫ﹶﻟ‬
Bize, bizim için
‫ﺎ‬‫ﹶﻟﻨ‬
‫ﻢ‬ ‫ ﹸﻜ‬‫ﻮﻧ‬ ‫ﺒ ﹸﻠ‬ ‫ﻨ‬‫ﹶﻟ‬
Sizi mutlaka imtihan ederiz
‫ﺝ‬
 ‫ﺨ ِﺮ‬
 ‫ﻨ‬‫ِﻟ‬
Çıkarmamız
Sizi mutlaka taşlarız
‫ﻢ‬ ‫ ﹸﻜ‬‫ﻤﻨ‬ ‫ﺟ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻨ‬‫ﹶﻟ‬
Muhakkak yakalarız
‫ﺴﻔﹶﻌﹰﺎ‬
 ‫ﻨ‬‫ﹶﻟ‬
‫ﻟﹶﻪ‬
Ona, onun için (er)
65
‫ﺎ‬‫ﹶﻟﻬ‬
Ona, onun için (dş)
‫ﺐ‬
ٍ ‫ﻬ‬ ‫ﹶﻟ‬
Alev
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﹶﻟ‬
Onlara, onlar için
‫ﻮ‬ ‫ﹶﻟ‬
Eğer, şayet
‫ﻮ ﻟﹶﺎ‬ ‫ﹶﻟ‬
Değilse, olmasa
‫ﻲ‬ ‫ ِﻟ‬-‫ﻟِﻲ‬
Bana
‫ﻴ ﹾﺄ ﹸﻛﻠﹸﻮﺍ‬‫ِﻟ‬
Yemeleri için
‫ﻢ‬ ‫ﻮ ﹸﻛ‬ ‫ﺒ ﹸﻠ‬ ‫ﻴ‬‫ِﻟ‬
Sizi imtihan etmesi için
Keşke ben
‫ﺘﻨِﻲ‬‫ﻴ‬ ‫ﹶﻟ‬
Görmeleri için
‫ﺍ‬‫ﺮﻭ‬ ‫ﻴ‬‫ِﻟ‬
‫ﺖ‬
 ‫ﺴ‬
 ‫ﻴ‬ ‫ ﹶﻟ‬- ‫ﺲ‬
 ‫ﻴ‬ ‫ﹶﻟ‬
Değil
‫ﻰ‬‫ﻴ ﹾﻄﻐ‬‫ﹶﻟ‬
Şüphesiz azgınlık eder
‫ﻭﺍ‬‫ﺒﺪ‬‫ﻌ‬ ‫ﻴ‬‫ِﻟ‬
Đbadet etmeleri, tapmaları
Gece
‫ﻴ ﹶﻠ ﹸﺔ‬ ‫ ﹶﻟ‬-‫ﻴ ﹸﻞ‬ ‫ﹶﻟ‬
Mutlaka size dokunur
‫ﻢ‬ ‫ ﹸﻜ‬‫ﻨ‬‫ﻤﺴ‬ ‫ﻴ‬‫ﹶﻟ‬
‫ﺒ ﹶﺬﻥﱠ‬‫ﻨ‬ ‫ﻴ‬‫ﹶﻟ‬
Elbette atılacak
‫ﺭ‬ ‫ﻨ ِﺬ‬ ‫ﻴ‬‫ِﻟ‬
Uyarması için
‫ﺪ ﹲﺓ‬ ‫ﺻ‬
 ‫ﺆ‬ ‫ﻣ‬
Kapatılmış
‫ﻦ‬ ‫ﺆ ِﻣ‬ ‫ﻣ‬
Mü’min
66
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﺆ ِﻣﻨ‬ ‫ﻣ‬
Mü’minler
‫ﺎ‬‫ﻣ‬
Değil, Ne? Ki o
‫ﻪ‬ ‫ﻨ‬ ‫ﻋ‬ ‫ﺎ ﹶﺃﻏﹾﲎ‬‫ﻣ‬
Ona fayda vermedi
Sizin taptığınıza
‫ﻭ ﹶﻥ‬ ‫ﺪ‬ ‫ﺒ‬‫ﻌ‬ ‫ﺗ‬ ‫ﺎ‬‫ﻣ‬
Sizin taptığınıza
‫ﻢ‬ ‫ﺪﺗ‬‫ﻋﺒ‬ ‫ﺎ‬‫ﻣ‬
‫ﻪ‬ ‫ﻴ‬‫ﺎ ِﻫ‬‫ﻣ‬
Nedir o?
‫ﻭ ﹶﻥ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﺸ‬
 ‫ﻳ‬ ‫ﺎ‬‫ﻣ‬
Akletmezler
‫ﺎ… ِﺇﻟﱠﺎ‬‫ﻣ‬
Yoktur --- sadece
‫ﺎﺀ‬‫ﻣ‬
Su
‫ﻢ‬ ‫ﺅ ﹸﻛ‬ ‫ﺎ‬‫ﻣ‬
Suyunuz
‫ﺂﺑﹰﺎ‬‫ﻣ‬
Varılacak yer, barınak
Öldü
‫ﺕ‬
 ‫ﻮ‬‫ﻳﻤ‬ - ‫ﺕ‬
 ‫ﺎ‬‫ﻣ‬
Ne?
‫ﺎﺫﹶﺍ‬‫ﻣ‬
Ufak yardımlar
‫ﻮ ﹶﻥ‬ ‫ﻋ‬ ‫ﺎ‬‫ﻣ‬
Yenilmiş
‫ﻣ ﹾﺄﻛﹸﻮ ٍﻝ‬
Mal
‫ﺍﻝ‬‫ﻣﻮ‬ ‫ ﹶﺃ‬- ‫ﺎﻝ‬‫ﻣ‬
Mal
‫ﺎ ﹰﻻ‬‫ﻣ‬
‫ﻚ‬
ِ ‫ﺎِﻟ‬‫ﻣ‬
Sahip
‫ﺎِﻟﻜﹸﻮ ﹶﻥ‬‫ﻣ‬
Sahip olanlar, malik olanlar
67
‫ﻪ‬ ‫ﺎﹸﻟ‬‫ﻣ‬
Malı
‫ﺙ‬
ِ ‫ﺒﺜﹸﻮ‬ ‫ﻣ‬
Dağılmış
Apaçık
‫ﲔ‬
 ‫ﻣِﺒ‬
Mal, meta
‫ﺎﻉ‬‫ﻣﺘ‬
‫ﺎ‬‫ﻋ‬‫ﺼﺪ‬
 ‫ﺘ‬‫ﻣ‬
Çatlamış
‫ﲔ‬
 ‫ ِﻗ‬‫ﺼﺪ‬
 ‫ﺘ‬‫ﻣ‬
Sadaka veren erkekler
‫ﻦ‬ ‫ﻴ‬ ‫ ِﻘ‬‫ﻣﺘ‬
Muttakiler
‫ ِﻜﺌﹸﻮ ﹶﻥ‬‫ﻣﺘ‬
Yaslananlar
‫ﺮ‬ ‫ﺘ ﹶﻜﺒ‬‫ﻣ‬
Mütekebbir, büyüklenen
‫ﻰ‬‫ﻣﺘ‬
Ne zaman
‫ِﻣ ﹾﺜﻘﹶﺎ ﹶﻝ‬
Ağırlık
‫ﻣﺜﹶﺎﻝ‬ ‫ ﹶﺃ‬- ‫ﻣﺜﹶﻞ‬
Benzetme, misal
‫ﻣﹶﺜﻠﹰﺎ‬
Misal, örnek
Bizim gibi, bizim benzerimiz
‫ﺎ‬‫ِﻣ ﹾﺜ ﹸﻠﻨ‬
Onun benzeri
‫ِﻣ ﹾﺜ ِﻠ ِﻪ‬
Onlar gibi
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ِﻣ ﹾﺜ ﹶﻠ‬
Suçlu
‫ﺠﺮِﻡ‬
 ‫ﻣ‬
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﺠ ِﺮﻣ‬
 ‫ﻣ‬
Suçlular
‫ﻭ ﹶﻥ‬‫ﻀﺮ‬
 ‫ﺤ‬
 ‫ﻣ‬
Huzura getirilenler
68
Anlaşmazlığa düşenler
‫ﺘ ِﻠﻔﹸﻮ ﹶﻥ‬‫ﺨ‬
 ‫ﻣ‬
Đhlaslılar, has kılanlar
‫ﲔ‬
‫ﺼ‬
ِ ‫ﺨ ِﻠ‬
 ‫ﻣ‬
Yaydı
‫ﻤﺪ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻣﺪ‬
Şehir
‫ﻨ ِﺔ‬‫ﻣﺪِﻳ‬
Adam, kişi
‫ﺮ ُﺀ‬ ‫ﻣ‬
Kere, defa
‫ ٍﺓ‬‫ﻣﺮ‬
‫ﲔ‬
 ‫ﺳ ِﻠ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻣ‬ - ‫ﺳﻠﹸﻮ ﹶﻥ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻣ‬
Elçiler, peygamberler
‫ﺎﺩﹰﺍ‬‫ﺮﺻ‬ ‫ِﻣ‬
Gözetleme yeri
‫ﺽ‬
 ‫ﺮ‬ ‫ﻣ‬
Hastalık
‫ﺎ‬‫ﺮ ﹶﻗ ِﺪﻧ‬ ‫ﻣ‬
Uyku yerimiz, mezarımız
Dokundu
‫ﻤﺲ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻣﺲ‬
Mescitler
‫ﺎﺟِﺪ‬‫ﻣﺴ‬
‫ﺘ ﹶﻘﺮ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻣ‬
Yerleşme, kararlaşma
Doğru
‫ﻢ‬ ‫ﻴ‬ ‫ﺘ ِﻘ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻣ‬
Mescit
‫ﺎﺟِﺪ‬‫ﻣﺴ‬ - ‫ﺴﺠِﺪ‬
 ‫ﻣ‬
Başka yaratıklara dönüştürürüz
‫ﻢ‬ ‫ﻫ‬ ‫ﺎ‬‫ﺨﻨ‬
‫ﺴ‬
 ‫ﻣ‬
‫ﺪ‬ ‫ﺴ‬
 ‫ﻣ‬
Hurma lifi
‫ﺴ ِﺮﻓﹸﻮ ﹶﻥ‬
 ‫ﻣ‬
Đsraf edenler
‫ﻦ‬‫ﺴ ِﻜﻴ‬
 ‫ِﻣ‬
Yoksul
69
Müslüman kadınlar
‫ﺕ‬
ِ ‫ﺎ‬‫ﺴ ِﻠﻤ‬
 ‫ﻣ‬
Müslüman erkekler
‫ﲔ‬
 ‫ﺴ ِﻠ ِﻤ‬
 ‫ﻣ‬
‫ﻰ‬‫ﺴﻤ‬
 ‫ﻣ‬
Sabit, belli
Đçecekler
‫ﺏ‬
 ‫ﺎ ِﺭ‬‫ﻣﺸ‬
Yüklü, dolu
‫ﻮ ِﻥ‬‫ﺸﺤ‬
 ‫ﻣ‬
Ortak koşanlar
‫ﲔ‬
 ‫ﺸ ِﺮ ِﻛ‬
 ‫ﻣ‬
‫ﺢ‬
 ‫ﺎﺑِﻴ‬‫ﻣﺼ‬
Kandiller
Namaz kılanlar
‫ﲔ‬
 ‫ﺼﻠﱢ‬
 ‫ﻣ‬
Musavvir, şekil veren
‫ﺭ‬ ‫ﺼﻮ‬
 ‫ﻣ‬
Musibet, sıkıntı, dert
‫ﺒ ﹲﺔ‬‫ﺼﻴ‬
ِ ‫ﻣ‬
Dönüş
‫ﲑ‬
‫ﺼ‬
ِ ‫ﻣ‬
Đleri giden
‫ﺎ‬‫ﻀﻴ‬
ِ ‫ﻣ‬
Doğuş zamanı, yeri
‫ﻣ ﹾﻄ ﹶﻠ ِﻊ‬
‫ﺮ ﹰﺓ‬ ‫ﻣ ﹶﻄﻬ‬
Tertemiz
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﻣ ﹾﻈ ِﻠﻤ‬
Karanlıkta kalanlar
‫ﻊ‬ ‫ﻣ‬
Đle
Geçim zamanı
‫ﺎﺷﹰﺎ‬‫ﻣﻌ‬
Yüz çevirenler
‫ﲔ‬
‫ﺿ‬
ِ ‫ﻌ ِﺮ‬ ‫ﻣ‬
Sıkışan bulutlar
‫ﺕ‬
ِ ‫ﺍ‬‫ﺼﺮ‬
ِ ‫ﻌ‬ ‫ﻣ‬
70
‫ﻢ‬ ‫ﻌ ﹸﻜ‬ ‫ﻣ‬
Sizinle
Benimle
‫ﻲ‬ ‫ﻣ ِﻌ‬
Akan, kaynaktan çıkan
‫ﲔ‬
ٍ ‫ﻣ ِﻌ‬
‫ﺏ‬
ِ ‫ﻮ‬‫ﻐﻀ‬ ‫ﻣ‬
Gazaba uğramış
‫ﺮ ﹲﺓ‬ ‫ﻐ ِﻔ‬ ‫ﻣ‬
Bağışlama
‫ﺕ‬
ِ ‫ﺍ‬‫ﻣ ِﻐﲑ‬
Akın edenler, baskın yapanlar
‫ﻣﻔﹶﺎﺯﹰﺍ‬
Başarı ödülü
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﻣ ﹾﻔ ِﻠﺤ‬
Kurtulanlar, başarılı olanlar
‫ﺮ‬ ‫ﻣﻘﹶﺎِﺑ‬
Kabirler
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﻤﺤ‬ ‫ﻣ ﹾﻘ‬
Kafaları kalkık olanlar
‫ﺔ‬‫ﻣﻜﹶﺎﻧ‬ - ‫ﻣﻜﹶﺎﻥ‬
Mekan, yer
‫ﺔ‬‫ﻣﻜﹶﺎﻧ‬
Mekanlar, yerler
‫ﻢ‬ ‫ﻧِﺘ ِﻬ‬‫ﻣﻜﹶﺎ‬
Yerleri, mekanları
‫ﹰﺎ‬‫ﻣ ِﻜﺒ‬
Yüz üstü
‫ﺮ‬ ‫ﻤ ﹸﻜ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﻣ ﹶﻜ‬
Tuzak kurdu
‫ﲔ‬
 ‫ﺮ ِﻣ‬ ‫ﻣ ﹾﻜ‬
Đkram edilenler
‫ﻣ ﹶﻠﹸﺄ‬
Başkanlar, liderler
Melekler
‫ﻣﻠﹶﺎِﺋ ﹶﻜ ﹸﺔ‬
Onun melekleri
‫ﻣﻠِٰﺌ ﹶﻜِﺘ ِﻪ‬
71
Melik, hükümdar
‫ﻚ‬
 ‫ﻣ ِﻠ‬
Mülk, hükümranlık
‫ﻚ‬
 ‫ﻣ ﹾﻠ‬
‫ﻣﻠﹶﺎِﺋﻜﹶﺔ‬ - ‫ﻣﻠﹶﻚ‬
Melek
‫ﻚ‬
 ‫ﻤ ِﻠ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻚ‬
 ‫ﻣ ﹶﻠ‬
Sahip oldu
Melekut, hükümranlık
‫ﺕ‬
 ‫ﻣ ﹶﻠﻜﹸﻮ‬
Şundan ki şeylerden
‫ﻣﺎ‬ +‫ﻦ‬ ‫ﺎ = ِﻣ‬‫ِﻣﻤ‬
‫ﺓ‬‫ﺩ‬‫ﻤﺪ‬ ‫ﻣ‬
Bağlanmış
Ondan
‫ﻦ‬ ‫ﻣ‬ +‫ﻦ‬ ‫ﻦ = ِﻣ‬ ‫ِﻣﻤ‬
Kesilen
‫ﻮ ٍﻥ‬‫ﻤﻨ‬ ‫ﻣ‬
Kim? Ki o
‫ﻦ‬ ‫ﻣ‬
-den, -dan
‫ﻦ‬ ‫ِﻣ‬
‫ﻉ‬
ٍ ‫ﻮ‬ ‫ﺟ‬ ‫ﻦ‬ ‫ِﻣ‬
Açlıktan
‫ﻑ‬
ٍ ‫ﻮ‬ ‫ﺧ‬ ‫ﻦ‬ ‫ِﻣ‬
Korkudan
‫ﺷﺮ‬ ‫ﻦ‬ ‫ِﻣ‬
Şerden
‫ﺎ‬‫ﺒ ِﻠﻨ‬ ‫ﻣِﻦ ﹶﻗ‬
Bizden önce
‫ﺎ‬‫ِﻣﻨ‬
Bizden
Menziller, evreler
‫ﺎ ِﺯ ﹶﻝ‬‫ﻣﻨ‬
Menfaatler, faydalı şeyler
‫ﻊ‬ ‫ﺎ ِﻓ‬‫ﻣﻨ‬
‫ﺎ‬‫ﺎ ِﻛِﺒﻬ‬‫ﻣﻨ‬
Yolları, omuzları
72
Đndirenler
‫ﲔ‬
 ‫ﻨ ِﺰِﻟ‬ ‫ﻣ‬
Ayrılanlar
‫ﲔ‬
 ‫ﻨ ﹶﻔﻜﱢ‬‫ﻣ‬
Atılmış
‫ﺵ‬
ِ ‫ﻨﻔﹸﻮ‬‫ﻣ‬
Sizden
‫ﻢ‬ ‫ﻨ ﹸﻜ‬ ‫ِﻣ‬
Ondan (er)
‫ﻪ‬ ‫ﻨ‬ ‫ِﻣ‬
Ondan (dş)
‫ﺎ‬‫ﻨﻬ‬ ‫ِﻣ‬
‫ﺎﺩﹰﺍ‬‫ِﻣﻬ‬
Beşik
‫ﻭ ﹶﻥ‬‫ﺘﺪ‬‫ﻬ‬ ‫ﻣ‬
Hidayete ermiş olanlar
Müheymin, gözetip koruyan
‫ﻦ‬ ‫ﻴ ِﻤ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﻣ‬
Onun tartıları
‫ﻪ‬‫ﺍﺯِﻳﻨ‬‫ﻣﻮ‬
Ölüm
‫ﺕ‬
 ‫ﻮ‬ ‫ﻣ‬
Ölüler
‫ﻰ‬‫ﻮﺗ‬ ‫ﻣ‬
‫ﺕ‬
ِ ‫ﺎ‬‫ﻮ ِﺭﻳ‬‫ﻣ‬
Ateş çıkaranlar
Tutuşturulmuş
‫ﺪ ﹸﺓ‬ ‫ﻮ ﹶﻗ‬‫ﻣ‬
Mevlamız
‫ﺎ‬‫ﻮ ﹶﻻﻧ‬ ‫ﻣ‬
‫ﺘ ﹸﺔ‬‫ﻴ‬ ‫ﻣ‬
Ölü, leş
Ahit, anlaşma
‫ﻣِﻴﺜﹶﺎﻕ‬
Belirlenmiş vakit
‫ﻣِﻴﻘﹶﺎﺗﹰﺎ‬
Çağırdı, nida etti
‫ﺎﺩِﻱ‬‫ﻳﻨ‬ - ‫ﻯ‬‫ﺎﺩ‬‫ﻧ‬
73
‫ﻪ‬‫ﺎ ِﺩﻳ‬‫ﻧ‬
Taraftarlar, meclis
‫ﺭ‬ ‫ﺎ‬‫ﻧ‬
Ateş
‫ﺎﺱ‬‫ﻧ‬
Đnsanlık, insanlar
‫ﻴ ِﺔ‬‫ﺻ‬
ِ ‫ﺎ‬‫ﻧ‬
Perçem
‫ﻖ‬ ‫ﺎ ِﻓ‬‫ﻳﻨ‬ - ‫ﻖ‬ ‫ﺎ ﹶﻓ‬‫ﻧ‬
Đkiyüzlü oldu, münafık oldu
‫ﺒِﺈ‬‫ﻧ‬
Haber
Haber verdi
‫ ﹸﺊ‬‫ﻨﺒ‬‫ﻳ‬ - ‫ﹶﺄ‬‫ﻧﺒ‬
Bitki, nebat
‫ﺎﺗﹰﺎ‬‫ﻧﺒ‬
‫ﻢ‬ ‫ ﹸﻜ‬‫ﻮﻧ‬ ‫ﺒ ﹸﻠ‬ ‫ﻧ‬
Sizi imtihan ederiz
‫ﺎﺀ‬‫ﻧِﺒﻴ‬‫ﻮﻥ ﹶﺃ‬‫ﻧِﺒﻴ‬ ‫ﻧِﺒﻲ‬
Peygamber
‫ﲔ‬
 ‫ﻧِﺒﻴ‬ - ‫ﻮﻥ‬‫ﻧِﺒﻴ‬
Peygamberler
‫ﻌ ِﻞ‬ ‫ﺠ‬
 ‫ﻧ‬
Yaparız, kılarız
‫ﻲ‬‫ﻨﺠ‬‫ﻳ‬ - ‫ﻰ‬‫ﻧﺠ‬
Kurtardı
‫ﻦ‬ ‫ﺤ‬
 ‫ﻧ‬
Biz
Diriltiriz, yaşatırız
‫ﺤﻴِﻲ‬
 ‫ﻧ‬
Mühürleriz
‫ﻢ‬ ‫ﺨِﺘ‬
 ‫ﻧ‬
Çıkarırız
‫ﺝ‬
 ‫ﺨ ِﺮ‬
 ‫ﻧ‬
Hurmalık
‫ﻧﺨِﻴ ٍﻞ‬
‫ﺮ‬ ‫ﻧﺬِﻳ‬
Đkaz eden, uyaran
74
‫ﻢ‬ ‫ ﹸﻜ‬‫ﻤﻨ‬ ‫ﺟ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻧ‬
Sizi taşlarız
‫ ﹸﻝ‬‫ﻨﺰ‬‫ﻳ‬ - ‫ ﹶﻝ‬‫ﻧﺰ‬
Đndirdi
‫ﻢ‬ ‫ﺪ ﹸﻛ‬ ‫ﻧﺰِﻳ‬
Arttırırız, çoğaltırız
‫ﺎﺀ‬‫ِﻧﺴ‬
Kadınlar
‫ﻦ‬ ‫ﻴ‬ ‫ﺘ ِﻌ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻧ‬
Yardım dileriz
Yakalarız
‫ﺴﻔﹶﻌﹰﺎ‬
 ‫ﻧ‬
Soyup alırız, çıkarırız
‫ﺦ‬
 ‫ﺴ ﹶﻠ‬
 ‫ﻧ‬
Đşitiriz
‫ﻊ‬ ‫ﻤ‬ ‫ﺴ‬
 ‫ﻧ‬
‫ﻮﺍ‬‫ﻧﺴ‬
Unuttular
‫ﻰ‬‫ﻨﺴ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻲ‬ ‫ﺴ‬
ِ ‫ﻧ‬
Unuttu
Unuttuk
‫ﺎ‬‫ﻧﺴِﻴﻨ‬
Đstersek
‫ﺸ ﹾﺄ‬
 ‫ﻧ‬
‫ﺎ ُﺀ‬‫ﻧﺸ‬
Đsteriz
‫ﺡ‬
 ‫ﺮ‬ ‫ﺸ‬
 ‫ﻧ‬
Açmamız, genişletmemiz
Dönüş
‫ﺭ‬ ‫ﻮ‬‫ﻧﺸ‬
Yardım
‫ﺮ‬ ‫ﺼ‬
 ‫ﻧ‬
‫ﺮ‬ ‫ﺼ‬
 ‫ﻨ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﺼ‬
 ‫ﻧ‬
Yardım etti, kurtardı
‫ﻢ‬ ‫ﻫ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﺼ‬
 ‫ﻧ‬
Onların yardımı
‫ﻧﺼِﲑ‬
Yardımcı
75
‫ﺎ‬‫ﺑﻬ‬‫ﻀ ِﺮ‬
 ‫ﻧ‬
Misal veririz
Yediririz, besleriz
‫ﻢ‬ ‫ﻧ ﹾﻄ ِﻌ‬
Nutfe, damla
‫ﻧ ﹾﻄ ﹶﻔ ٍﺔ‬
Baktı, bekledi
‫ﺮ‬ ‫ﻨ ﹸﻈ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﻧ ﹶﻈ‬
Đbadet ederiz
‫ﺪ‬ ‫ﺒ‬‫ﻌ‬ ‫ﻧ‬
Aklederiz
‫ﻌ ِﻘ ﹸﻞ‬ ‫ﻧ‬
Biliriz
‫ﻢ‬ ‫ﻌ ﹶﻠ‬ ‫ﻧ‬
Evet
‫ﻢ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﻧ‬
Ne iyi, ne güzel
‫ﻢ‬ ‫ﻌ‬ ‫ِﻧ‬
‫ﺔ‬‫ﻌﻤ‬ ‫ِﻧ‬
Nimet
‫ﻩ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻌﻤ‬ ‫ﻧ‬
Ömür veririz
‫ﻧﻌِﻴ ِﻢ‬
Nimetler
Onları boğarız
‫ﻢ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﻐ ِﺮ ﹾﻗ‬ ‫ﻧ‬
Üfleyenler
‫ﻧﻔﱠﺎﺛﹶﺎﺕ‬
‫ﺦ‬
 ‫ﻧ ِﻔ‬
Üflendi
‫ﻕ‬
 ‫ﻧ ﹶﻔﺮ‬
Fark gözetiriz, ayırt ederiz
‫ﻧﻔﹸﺲ‬‫ ﹶﺃ‬- ‫ﺲ‬
 ‫ﻧ ﹾﻔ‬
Nefis, kişi
‫ﻊ‬ ‫ﻨ ﹶﻔ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻊ‬ ‫ﻧ ﹶﻔ‬
Faydalandı
‫ﻧﻔﹸﻮ ٍﺭ‬
Nefret
76
‫ﺺ‬
ٍ ‫ﻧ ﹾﻘ‬
Azaltma, eksiltme
‫ﻧﻘﹾﻌﹰﺎ‬
Toz duman
‫ﺐ‬
 ‫ﺘ‬‫ﻧ ﹾﻜ‬
Yazarız
‫ﲑ‬
ِ ‫ﻧ ِﻜ‬
Benim inkarım, beni inkar
etmek
‫ﻪ‬ ‫ﺴ‬
 ‫ﻨﻜﱢ‬‫ﻧ‬
Ters çeviririz
‫ﺎﺭ‬‫ﻧﻬ‬
Gündüz
‫ﺎﺭ‬‫ﻧﻬ‬‫ ﹶﺃ‬- ‫ﺮ‬‫ﻧﻬ‬
Nehir
Işık, nur, aydınlık
‫ﺭ‬ ‫ﻮ‬‫ﻧ‬
Uyku
‫ﻡ‬ ‫ﻮ‬ ‫ﻧ‬
Uykunuz
‫ﻢ‬ ‫ﻣ ﹸﻜ‬ ‫ﻮ‬ ‫ﻧ‬
Bunlar
ِ ‫ﺆﻟﹶﺎﺀ‬ ‫ﻫ‬
‫ﺮ‬ ‫ﺎ ِﺟ‬‫ﻳﻬ‬ - ‫ﺮ‬ ‫ﺟ‬ ‫ﺎ‬‫ﻫ‬
Göç etti
Haviye, uçurum
‫ﻳ ﹲﺔ‬‫ﺎ ِﻭ‬‫ﻫ‬
Hidayet, yol gösterici
‫ﻯ‬‫ﻫﺪ‬
‫ﻬﺪِﻱ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻯ‬‫ﻫﺪ‬
Yol gösterdi
Bu (er)
‫ﻫﺬﹶﺍ‬
Bu (dş), bunlar (akılsız çoğul)
‫ﻫ ِﺬ ِﻩ‬
mi? mı?
‫ﻫ ﹾﻞ‬
Onlar (er), onların (er)
‫ﻢ‬ ‫ﻫ‬
77
‫ﺎ‬‫ﻫﻤ‬
O ikisi (ikil)
‫ﺰ ٍﺓ‬ ‫ﻤ‬ ‫ﻫ‬
Arkadan çekiştiren
Onlar, onları, onlara (dş)
‫ﻫﻦ‬
O (er)
‫ﻮ‬ ‫ﻫ‬
O (dş), Onlar (akılsız çoğul)
‫ﻲ‬ ‫ِﻫ‬
O (dş)
‫ﻪ‬ ‫ﻴ‬‫ِﻫ‬
‫ﻭ‬
Ve, (ayrıca yemin harfi)
‫ﺓ‬‫ﺍ ِﺣﺪ‬‫ ﻭ‬- ‫ﺍﺣِﺪ‬‫ﻭ‬
Bir
‫ﺎ‬‫ﻤﻨ‬ ‫ﺣ‬ ‫ﺭ‬ ‫ﺍ‬‫ﻭ‬
Ve bize merhamet et
‫ﻩ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻐ ِﻔ‬ ‫ﺘ‬‫ﺳ‬ ‫ﺍ‬‫ﻭ‬
Ve ona istiğfar et
‫ﺪ‬ ‫ﺠ‬
 ‫ﺳ‬ ‫ﺍ‬‫ﻭ‬
Ve secde et
‫ﺏ‬
 ‫ﺿ ِﺮ‬
 ‫ﺍ‬‫ﻭ‬
Ve misal ver, vur
Ve affet
‫ﻒ‬
 ‫ﻋ‬ ‫ﺍ‬‫ﻭ‬
Ve bağışla
‫ﺮ‬ ‫ﺍ ﹾﻏ ِﻔ‬‫ﻭ‬
‫ﺏ‬
 ‫ﺘ ِﺮ‬‫ﺍ ﹾﻗ‬‫ﻭ‬
Ve yakınlaş
‫ﺍﻟِﺪ‬‫ﻭ‬
Baba
Ana-Baba
‫ﻦ‬‫ﺪﻳ‬ ‫ﺍِﻟ‬‫ﻭ‬
Ve ayrılın
‫ﻭﺍ‬‫ﺎﺯ‬‫ﻣﺘ‬ ‫ﺍ‬‫ﻭ‬
Ve karısı
‫ﻪ‬ ‫ﺗ‬‫ﺮﹶﺃ‬ ‫ﻣ‬ ‫ﺍ‬‫ﻭ‬
78
‫ﺮ‬ ‫ﺤ‬
 ‫ﻧ‬‫ﺍ‬‫ﻭ‬
Ve kurban kes
ٰ‫ﻭﺛﹾﻘﻰ‬
Sağlam
‫ﺪ‬ ‫ﺠ‬
ِ ‫ﻳ‬ - ‫ﺪ‬ ‫ﺟ‬ ‫ﻭ‬
Buldu
‫ﻙ‬ ‫ﺪ‬ ‫ﺟ‬ ‫ﻭ‬
Seni buldu
‫ﻮﻩ‬‫ﻭﺟ‬ - ‫ﻪ‬‫ﻭﺟ‬
Yüz
Onun yüzü
‫ﺟ ِﻬ ِﻪ‬ ‫ﻭ‬
Yüzler
‫ﻮﻩ‬‫ﻭﺟ‬
Sevdi, istedi
‫ﻮﺩ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻭﺩ‬
Seni terk etti
‫ﻚ‬
 ‫ﻋ‬ ‫ﻭﺩ‬
‫ﺭ‬ ‫ﻳ ﹶﺬ‬ - ‫ﺭ‬ ‫ﻭ ﹶﺫ‬
Geride bıraktı
Arkasında
‫ﺍﺀ‬‫ﻭﺭ‬
Miras aldı
‫ﺙ‬
‫ﻳ ِﺮ ﹸ‬ - ‫ﺙ‬
‫ﻭ ِﺭ ﹶ‬
‫ﺭ‬ ‫ﻳ ِﺰ‬ - ‫ﺭ‬ ‫ﺯ‬ ‫ﻭ‬
Yükünü taşıdı
‫ﻙ‬ ‫ﺭ‬ ‫ﺯ‬ ‫ِﻭ‬
Senin yükün
‫ﻦ‬ ‫ﺳ ﹾﻄ‬ ‫ﻭ‬
Ortasına dalarlar
‫ﻊ‬ ‫ﺳ‬ ‫ﻮ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻊ‬ ‫ﻭ ِﺳ‬
Kapsadı, anladı, kuşattı
‫ﺎ‬‫ﻌﻬ‬ ‫ﺳ‬ ‫ﻭ‬
Takati, yapabileceği
‫ﺍﺱ‬‫ﺳﻮ‬ ‫ﻭ‬
Vesveseci
‫ﻒ‬
 ‫ﺼ‬
ِ ‫ﻳ‬ - ‫ﻒ‬
 ‫ﺻ‬
 ‫ﻭ‬
Tarif etti, atfetti
79
‫ﻊ‬ ‫ﻀ‬
 ‫ﻳ‬ - ‫ﻊ‬ ‫ﺿ‬
 ‫ﻭ‬
Koydu, yerleştirdi
‫ﻚ‬
 ‫ﻨ‬ ‫ﻋ‬ ‫ﺎ‬‫ﻌﻨ‬ ‫ﺿ‬
 ‫ﻭ‬
Senden kaldırdık, aldık
‫ﺪ‬ ‫ﻋ‬ ‫ﻭ‬
Vaad
‫ﺪ‬ ‫ﻳ ِﻌ‬ - ‫ﺪ‬ ‫ﻋ‬ ‫ﻭ‬
Vaad etti
Uygun, münasip
‫ِﻭﻓﹶﺎﻗﹰﺎ‬
Karanlık çöktü
‫ﺐ‬
 ‫ﻭ ﹶﻗ‬
‫ﻊ‬ ‫ﻳ ﹶﻘ‬ - ‫ﻊ‬ ‫ﻭ ﹶﻗ‬
Vaki oldu
‫ﻳﻘِﻲ‬ - ‫ﻭﻗﹶﻰ‬
Korudu, kurtardı
‫ﻭﻛِﻴﻞ‬
Vekil, birisi adına iş yapan
‫ﻭﻟﹶﺎﺩ‬ ‫ ﹶﺃ‬- ‫ﻭﻟﹶﺪ‬
Çocuk
Şayet, eğer
‫ﻮ‬ ‫ﻭﹶﻟ‬
Ve bana
‫ﻲ‬ ‫ﻭِﻟ‬
Velî, dost, arkadaş
‫ﻭِﻟﻲ‬
Döndü
‫ﻮﻟﱢﻲ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﻭﻟﱠﻰ‬
Ve o şey ki, ve değil
‫ﺎ‬‫ﻣ‬+‫ﻭ‬ = ‫ﺎ‬‫ﻭﻣ‬
‫ﻶِﺋ ﹶﻜﺔ‬‫ﻭﻣ‬
Melekler
Parlak, aydınlık
‫ﺎﺟﹰﺎ‬‫ﻭﻫ‬
Karşılıksız verdi
‫ﺐ‬
 ‫ﻬ‬ ‫ﻳ‬ - ‫ﺐ‬
 ‫ﻫ‬ ‫ﻭ‬
‫ﺏ‬
 ‫ﻌﺬﱢ‬ ‫ﻳ‬‫ﻭ‬
Ve azap eder
80
‫ﻳ ﹲﻞ‬‫ﻭ‬
Yazıklar olsun, vay haline
Verirler
‫ﻮﺍ‬‫ﺆﺗ‬ ‫ﻳ‬
Verir
‫ﺆﺗِﻲ‬ ‫ﻳ‬
Onu yorar
‫ﻩ‬ ‫ﺩ‬ ‫ﺆ‬ ‫ﻳ‬
Zarar verir, eza eder
‫ﺆﺫِﻱ‬ ‫ﻳ‬
Đnanır, iman eder
‫ﻦ‬ ‫ﺆ ِﻣ‬ ‫ﻳ‬
‫ﻥ‬‫ﻨﻮ‬‫ﺆ ِﻣ‬ ‫ﻳ‬
Đnanırlar
‫ﺩ‬ ‫ﻳﺌﹸﻮ‬
Ağır gelir, zor gelir, yorar
‫ﺎ‬‫ﺘﻬ‬‫ﺎ ﹶﺃﻳ‬‫ ﻳ‬- ‫ﺎ‬‫ﻬ‬‫ﺎ ﹶﺃﻳ‬‫ﻳ‬
Ey
Reddeder
‫ﻰ‬‫ﻳ ﹾﺄﺑ‬
Size gelir
‫ﻢ‬ ‫ﻳ ﹾﺄِﺗ ﹸﻜ‬
‫ﻳ ﹾﺄﺗِﻲ‬
Gelir
‫ﻢ‬ ‫ﻳ ﹾﺄﺗِﻴ ِﻬ‬
Onlara gelir
Tutar, yakalar
‫ﺧ ﹸﺬ‬ ‫ﻳ ﹾﺄ‬
Yer
‫ﻳ ﹾﺄ ﹸﻛ ﹸﻞ‬
‫ﻳ ﹾﺄ ﹸﻛﻠﹸﻮﺍ‬
Yemeleri
‫ﻳ ﹾﺄ ﹸﻛﻠﹸﻮ ﹶﻥ‬
Yerler
‫ﺖ‬
 ‫ﻴ‬ ‫ﺎﹶﻟ‬‫ﻳ‬
Keşke, yazık
‫ﺮ‬ ‫ﻣ‬ ‫ﻳ ﹾﺄ‬
Emreder
81
‫ﻦ‬ ‫ﻣ‬ ‫ﻳ ﹾﺄ‬
Emniyette olur, güvenir
Yazık bize
‫ﺎ‬‫ﻳ ﹶﻠﻨ‬‫ﻭ‬ ‫ﺎ‬‫ﻳ‬
Arar, ister
‫ﺘﻐِﻲ‬‫ﺒ‬ ‫ﻳ‬
Değiştirir
‫ ﹸﻝ‬‫ﺒﺪ‬‫ﻳ‬
Müjde verir
‫ﺮ‬ ‫ﺒﺸ‬‫ﻳ‬
Görür, gözetir
‫ﺮ‬ ‫ﺼ‬
ِ ‫ﺒ‬ ‫ﻳ‬
‫ﻭ ﹶﻥ‬‫ﺼﺮ‬
ِ ‫ﺒ‬ ‫ﻳ‬
Görürler
‫ﺚ‬
‫ﻌ ﹸ‬ ‫ﺒ‬ ‫ﻳ‬
Kaldırır, diriltir
Đster, arar
‫ﺒﻐِﻲ‬ ‫ﻳ‬
Erişir, ulaşır
‫ﺒ ﹸﻠ ﹸﻎ‬ ‫ﻳ‬
‫ﻢ‬ ‫ﻮ ﹸﻛ‬ ‫ﺒ ﹸﻠ‬ ‫ﻳ‬
Sizi imtihan eder
‫ﻴﺾ‬‫ﺒ‬ ‫ﻳ‬
Ağarır
Açıklar
‫ﻦ‬ ‫ﺒﻴ‬‫ﻳ‬
Takip eder
‫ﻊ‬ ‫ِﺒ‬‫ﻳﺘ‬
Açığa çıkar
‫ﻦ‬ ‫ﺒﻴ‬‫ﺘ‬‫ﻳ‬
Alır, edinir, benimser
‫ﺨ ﹸﺬ‬
ِ ‫ﻳﺘ‬
‫ﺮ‬ ‫ﺘ ﹶﺬﻛﱠ‬‫ﻳ‬
Düşünüp öğüt alır
‫ﺺ‬
 ‫ﺮﺑ‬ ‫ﺘ‬‫ﻳ‬
Bekler, fırsat bekler
‫ﻙ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﺘ‬ ‫ﻳ‬
Terk eder
82
‫ﺴﺎﹶﺋ ﹸﻞ‬
 ‫ﺘ‬‫ﻳ‬
Soruşur
‫ﺎﹶﺋﻠﹸﻮ ﹶﻥ‬‫ﺘﺴ‬‫ﻳ‬
Soruşurlar
‫ﺮ‬ ‫ﺘ ﹶﻔﻜﱠ‬‫ﻳ‬
Düşünür, tefekkür eder
‫ﻭ ﹶﻥ‬‫ﺘ ﹶﻔﻜﱠﺮ‬‫ﻳ‬
Düşünürler
‫ﻘِﻲ‬‫ﻳﺘ‬
Korunur, sakınır, korur
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﺘ ﹶﻜﻠﱠﻤ‬‫ﻳ‬
Konuşurlar
‫ﺘﻠﹸﻮ‬ ‫ﻳ‬
Okur
‫ﻳِﺘﻢ‬
Tamamlar
Tevbe eder
‫ﺏ‬
 ‫ﻮ‬‫ﻳﺘ‬
Öldürür, tamamını verir
‫ﻮﻓﱠﻰ‬ ‫ﺘ‬‫ﻳ‬
‫ﻮﻛﱠ ﹸﻞ‬ ‫ﺘ‬‫ﻳ‬
Vekil eder
‫ﻮﻟﱠﻰ‬ ‫ﺘ‬‫ﻳ‬
Geri döner, dost edinir
‫ﻢ‬ ‫ﻴ‬ ‫ﻳِﺘ‬
Yetim
‫ﺪ‬ ‫ﺎ ِﻫ‬‫ﻳﺠ‬
Mücadele eder, cihat eder
‫ﺪ‬ ‫ﺠ‬
ِ ‫ﻳ‬
Bulur
Seni bulur
‫ﻙ‬ ‫ﺪ‬ ‫ﺠ‬
ِ ‫ﻳ‬
Akar
‫ﺠﺮِﻱ‬
 ‫ﻳ‬
Karşılığını verir
‫ﺠﺰِﻱ‬
 ‫ﻳ‬
Yapar, yerleştirir, kurar
‫ﻌ ﹸﻞ‬ ‫ﺠ‬
 ‫ﻳ‬
83
Yapması
‫ﻌ ﹾﻞ‬ ‫ﺠ‬
 ‫ﻳ‬
Toplar
‫ﻊ‬ ‫ﻤ‬ ‫ﺠ‬
 ‫ﻳ‬
Gelir
‫ﻳﺠِﻲ ُﺀ‬
‫ﲑ‬
‫ﺠ‬
ِ ‫ﻳ‬
Kurtarır, korur
‫ﺒﻜﹸﻢ‬ ‫ﺎ ِﺳ‬‫ﻳﺤ‬
Sizi hesaba çeker
Sever
‫ﺤﺐ‬
ِ ‫ﻳ‬
Üzülür
‫ﺰ ﹸﻥ‬ ‫ﺤ‬
 ‫ﻳ‬
Seni üzmesi
‫ﻚ‬
 ‫ﻧ‬‫ﺰ‬ ‫ﺤ‬
 ‫ﻳ‬
Düşünür, hesabeder
‫ﺐ‬
 ‫ﺴ‬
‫ﺤ‬
 ‫ﻳ‬
Đyilik eder
‫ﻦ‬ ‫ﺴ‬
ِ‫ﺤ‬
 ‫ﻳ‬
Toplar, bir araya getirir
‫ﺮ‬ ‫ﺸ‬
‫ﺤ‬
 ‫ﻳ‬
Teşvik eder
‫ﺤﺾ‬
 ‫ﻳ‬
Korur
‫ﻆ‬
‫ﺤ ﹶﻔ ﹸ‬
 ‫ﻳ‬
‫ﺤﻖ‬
ِ ‫ﻳ‬
Hak etmesi
‫ﻢ‬ ‫ﺤ ﹸﻜ‬
 ‫ﻳ‬
Hükmeder
‫ﺤ ﱡﻞ‬
ِ ‫ﻳ‬
Helal kılar, bekletir
‫ﺤ ِﻤ ﹸﻞ‬
 ‫ﻳ‬
Taşır
‫ﺎ‬‫ﺤﻴ‬
 ‫ﻳ‬
Yaşar, selamlar
‫ﻂ‬
‫ﻳﺤِﻴ ﹸ‬
Kuşatır, anlar
84
‫ﺤﻴﻄﹸﻮ ﹶﻥ‬
ِ ‫ﻳ‬
Kuşatırlar, anlarlar
‫ﺤﻴِﻲ‬
 ‫ﻳ‬
Yaşatır, diriltir
‫ﺎ‬‫ﺤﻴِﻴﻬ‬
 ‫ﻳ‬
Onu yaşatır, diriltir
‫ﻮ ﹶﻥ‬ ‫ﻋ‬ ‫ﺎ ِﺩ‬‫ﻳﺨ‬
Aldatırlar
‫ﻑ‬
 ‫ﺎ‬‫ﻳﺨ‬
Korkar
‫ﻒ‬
 ‫ﺘ ِﻠ‬‫ﺨ‬
 ‫ﻳ‬
Đhtilaf eder, farklı olur
Çıkar
‫ﺝ‬
 ‫ﺮ‬ ‫ﺨ‬
 ‫ﻳ‬
Çıkarır
‫ﺝ‬
 ‫ﺨ ِﺮ‬
 ‫ﻳ‬
‫ﻢ‬‫ﺟﻬ‬ ‫ﺨ ِﺮ‬
 ‫ﻳ‬
Onları çıkarır
‫ﺮ‬ ‫ﺴ‬
‫ﺨ‬
 ‫ﻳ‬
Kaybeder
Göçürür, yere geçirir
‫ﻒ‬
 ‫ﺴ‬
ِ‫ﺨ‬
 ‫ﻳ‬
Korkarlar
‫ﻮ ﹶﻥ‬ ‫ﺸ‬
‫ﺨ‬
 ‫ﻳ‬
‫ﻰ‬‫ﺨﺸ‬
 ‫ﻳ‬
Korkar
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﻤ‬‫ﺨﺼ‬
ِ ‫ﻳ‬
Çekişirler
Saklar
‫ﺨﻔِﻲ‬
 ‫ﻳ‬
Ebedi olur
‫ﺪ‬ ‫ﺨ ﹸﻠ‬
 ‫ﻳ‬
Yaratır
‫ﻖ‬ ‫ﺨ ﹸﻠ‬
 ‫ﻳ‬
‫ﻳﺪِﻱ‬‫ ﹶﺃ‬- ‫ﺪ‬‫ﻳ‬
El
‫ﺍ‬‫ﻳﺪ‬
Đki el
85
‫ﻩ‬ ‫ﺍ‬‫ﻳﺪ‬
Onun iki eli
Girer
‫ﺧ ﹸﻞ‬ ‫ﺪ‬ ‫ﻳ‬
Sokar
‫ﺪ ِﺧ ﹸﻞ‬ ‫ﻳ‬
‫ﻮ ﹶﻥ‬ ‫ﺧ ﹸﻠ‬ ‫ﺪ‬ ‫ﻳ‬
Girerler
‫ﺪﻉ‬ ‫ﻳ‬
Đtip kakar
‫ﻮ‬‫ﺪﻋ‬ ‫ﻳ‬
Çağırır, dua eder
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﻋ‬‫ﻳﺪ‬
Đsterler
Onun eli
‫ﻳ ِﺪ ِﻩ‬
Geride bırakır
‫ﺭ‬ ‫ﻳ ﹶﺬ‬
‫ﺮ‬ ‫ﻳ ﹾﺬ ﹸﻛ‬
Hatırlar
Gider
‫ﺐ‬
 ‫ﻫ‬ ‫ﻳ ﹾﺬ‬
Tadar
‫ﻕ‬
 ‫ﻳﺬﹸﻭ‬
‫ﻳﺬﹸﻭﻗﹸﻮ ﹶﻥ‬
Tadarlar
‫ﻖ‬ ‫ﻳﺬِﻳ‬
Tattırır
‫ﺮ‬ ‫ﻳ‬
Görmesi
‫ﻭ ﹶﻥ‬‫ﺍﺅ‬‫ﻳﺮ‬
Riya ederler
‫ﺙ‬
‫ﻳ ِﺮ ﹸ‬
Miras alır
‫ﻊ‬ ‫ﺮ ِﺟ‬ ‫ﻳ‬
Döndürülür
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﺮ ِﺟﻌ‬ ‫ﻳ‬
Döndürülürler
86
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﺮﺟ‬ ‫ﻳ‬
Umarlar, ümit ederler
‫ﻢ‬ ‫ﺣ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻳ‬
Merhamet eder
‫ﺮﺩ‬ ‫ﻳ‬
Đade eder, geri verir
Benim için irade etmesi
‫ﺩ ِﻥ‬ ‫ﻳ ِﺮ‬
Rızık verir
‫ﻕ‬
 ‫ﺯ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻳ‬
‫ﻢ‬ ‫ﺯ ﹸﻗ ﹸﻜ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻳ‬
Size rızık verir
Göndermesi
‫ﺮ ِﺳ ﹶﻞ‬ ‫ﻳ‬
Gönderir
‫ﺮ ِﺳ ﹸﻞ‬ ‫ﻳ‬
Razı olur
‫ﻰ‬‫ﺮﺿ‬ ‫ﻳ‬
Yükseltir
‫ﻊ‬ ‫ﺮ ﹶﻓ‬ ‫ﻳ‬
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﺮ ﹶﻛﺒ‬ ‫ﻳ‬
Binerler
Onu görür
‫ﻩ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻳ‬
Görmeleri
‫ﺍ‬‫ﺮﻭ‬ ‫ﻳ‬
Gösterilmesi
‫ﺍ‬‫ﺮﻭ‬ ‫ﻳ‬
Görür
‫ﻯ‬‫ﻳﺮ‬
Gösterir
‫ﻳﺮِﻱ‬
Niyet eder, ister
‫ﺪ‬ ‫ﻳﺮِﻳ‬
‫ﺭ‬ ‫ﻳ ِﺰ‬
Yükünü taşır
‫ﺪ‬ ‫ﻳﺰِﻳ‬
Arttırır
87
Süsler
‫ﻦ‬ ‫ﺰﻳ‬ ‫ﻳ‬
Ya Sin
‫ﻳﺲ‬
‫ﺴﹶﺄ ﹸﻝ‬
 ‫ﻳ‬
Sorar
‫ﻢ‬ ‫ﺴﹶﺄﹸﻟ ﹸﻜ‬
 ‫ﻳ‬
Size sorar
‫ﺢ‬
 ‫ﺴﺒ‬
 ‫ﻳ‬
Tesbih eder, yüceltir, över
Yüzerler
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﺒﺤ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬
Kabul eder, cevap verir
‫ﺘﺠِﻴﺐ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬
‫ﻊ‬ ‫ﺘﻄِﻴ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬
Yapabilir
Yapabilirler
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﺘﻄِﻴﻌ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬
Acele eder
‫ﺠ ﹸﻞ‬
ِ ‫ﻌ‬ ‫ﺘ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬
Af diler
‫ﺮ‬ ‫ﻐ ِﻔ‬ ‫ﺘ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬
Doğru olur, doğru gider
‫ﻢ‬ ‫ﺘﻘِﻴ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬
Tekebbür eder, büyüklenir
‫ﺮ‬ ‫ﺘ ﹾﻜِﺒ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬
‫ﺉ‬
 ‫ﻬ ِﺰ‬ ‫ﺘ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬
Alay eder
‫ﻬ ِﺰﺋﹸﻮ ﹶﻥ‬ ‫ﺘ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬
Alay ederler
‫ﺘﻮِﻱ‬‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬
Aynı olur, eşit olur
Secde eder
‫ﺪ‬ ‫ﺠ‬
‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬
Sihirler
‫ﺮ‬ ‫ﺤ‬
‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬
Kontrol altına alır
‫ﺮ‬ ‫ﺴﺨ‬
 ‫ﻳ‬
88
‫ﺴﺮ‬
ِ ‫ﻳ‬
Saklar, gizler
‫ﺮﹰﺍ‬‫ﻳﺴ‬
Kolaylık
Đsraf eder, aşırı gider
‫ﻑ‬
 ‫ﺴ ِﺮ‬
 ‫ﻳ‬
Saklarlar, gizlerler
‫ﻭ ﹶﻥ‬‫ﺴﺮ‬
ِ ‫ﻳ‬
Koşar, çalışır
‫ﻰ‬‫ﺴﻌ‬
 ‫ﻳ‬
Teslim olur
‫ﻢ‬ ‫ﺴ ِﻠ‬
 ‫ﻳ‬
Đşitir
‫ﻊ‬ ‫ﻤ‬ ‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﻤﻌ‬ ‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬
Đşitirler
Kötü olur
‫ﻮ ُﺀ‬‫ﻳﺴ‬
Kararır
‫ﻮﺩ‬ ‫ﺴ‬
 ‫ﻳ‬
‫ﺎ ُﺀ‬‫ﻳﺸ‬
Đster, diler
‫ﻙ‬ ‫ﺸ ِﺮ‬
 ‫ﻳ‬
Ortak koşar
‫ﺸ ِﺮﻛﹸﻮ ﹶﻥ‬
 ‫ﻳ‬
Ortak koşarlar
Anlar, şuur eder
‫ﺮ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﺸ‬
 ‫ﻳ‬
Şefaat eder
‫ﻊ‬ ‫ﺸ ﹶﻔ‬
 ‫ﻳ‬
Şükreder
‫ﺮ‬ ‫ﺸ ﹸﻜ‬
 ‫ﻳ‬
‫ﻭ ﹶﻥ‬‫ﺸ ﹸﻜﺮ‬
 ‫ﻳ‬
Şükrederler
Şahit olur
‫ﺪ‬ ‫ﻬ‬ ‫ﺸ‬
 ‫ﻳ‬
Olur
‫ﺢ‬
 ‫ﺼِﺒ‬
 ‫ﻳ‬
89
Sabreder
‫ﺮ‬ ‫ﺼِﺒ‬
 ‫ﻳ‬
Geri döner, engeller
‫ﺼﺪ‬
 ‫ﻳ‬
‫ﺭ‬ ‫ﺪ‬ ‫ﺼ‬
 ‫ﻳ‬
Çıkar
Doğrular
‫ﻕ‬
 ‫ﺼﺪ‬
 ‫ﻳ‬
Doğru olur
‫ﻕ‬
 ‫ﺪ‬ ‫ﺼ‬
 ‫ﻳ‬
Tarif eder, atfeder
‫ﻒ‬
 ‫ﺼ‬
ِ ‫ﻳ‬
Doğru olur, iyi olur
‫ﺢ‬
 ‫ﺼ ﹶﻠ‬
 ‫ﻳ‬
Islah eder, düzeltir
‫ﺢ‬
 ‫ﺼ ِﻠ‬
 ‫ﻳ‬
Yanar, ateşe girer
‫ﺼﻠﹶﻰ‬
 ‫ﻳ‬
‫ﺐ‬
 ‫ﻳﺼِﻴ‬
Đsabet eder, başına gelir
‫ﻀﺮ‬
 ‫ﻳ‬
Zarar verir
‫ﺏ‬
 ‫ﻀ ِﺮ‬
 ‫ﻳ‬
Vurur
Koyar, yerleştirir
‫ﻊ‬ ‫ﻀ‬
 ‫ﻳ‬
Hata eder, yanılır
‫ﻀ ﱡﻞ‬
ِ ‫ﻳ‬
Hatada bırakır, saptırır
‫ﻀ ﱡﻞ‬
ِ ‫ﻳ‬
Azgınlık eder
‫ﻰ‬‫ﻳ ﹾﻄﻐ‬
Đtaat eder
‫ﻊ‬ ‫ﻳﻄِﻴ‬
Zulmeder
‫ﻢ‬ ‫ﻳ ﹾﻈ ِﻠ‬
‫ﻳ ﹸﻈﻦ‬
Düşünür, zanneder, inanır
90
‫ﺪ‬ ‫ﺒ‬‫ﻌ‬ ‫ﻳ‬
Tapar, ibadet eder
‫ﻭﺍ‬‫ﺒﺪ‬‫ﻌ‬ ‫ﻳ‬
Tapmaları, ibadet etmeleri
Vaad eder
‫ﺪ‬ ‫ﻳ ِﻌ‬
Sayar
‫ﻌﺪ‬ ‫ﻳ‬
Hazırlar
‫ﻳ ِﻌﺪ‬
Cezalandırır, azap eder
‫ﺏ‬
 ‫ﻌﺬﱢ‬ ‫ﻳ‬
Yüz çevirir
‫ﺽ‬
 ‫ﻌ ِﺮ‬ ‫ﻳ‬
Bilir, tanır
‫ﻑ‬
 ‫ﻌ ِﺮ‬ ‫ﻳ‬
Sana verir
‫ﻚ‬
 ‫ﻌﻄِﻴ‬ ‫ﻳ‬
Affetmesi
‫ﻌﻔﹸﻮ‬ ‫ﻳ‬
Anlar, akleder
‫ﻌ ِﻘ ﹸﻞ‬ ‫ﻳ‬
‫ﻌ ِﻘﻠﹸﻮ ﹶﻥ‬ ‫ﻳ‬
Aklederler, anlarlar
Öğretir
‫ﻢ‬ ‫ﻌﻠﱢ‬ ‫ﻳ‬
Bilir
‫ﻢ‬ ‫ﻌ ﹶﻠ‬ ‫ﻳ‬
Bilmesi
‫ﻢ‬ ‫ﻌ ﹶﻠ‬ ‫ﻳ‬
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﻌ ﹶﻠﻤ‬ ‫ﻳ‬
Bilirler
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﻌ ِﻠﻨ‬ ‫ﻳ‬
Đlan ederler, açıklarlar
Çalışır, yapar
‫ﻤ ﹸﻞ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﻳ‬
Yapması, çalışması
‫ﻤ ﹾﻞ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﻳ‬
91
Aldatır
‫ﻳ ِﻐﺮ‬
Boğar
‫ﻕ‬
 ‫ﻐ ِﺮ‬ ‫ﻳ‬
Affeder, örter
‫ﺮ‬ ‫ﻐ ِﻔ‬ ‫ﻳ‬
Zenginleştirir
‫ﻐﻨِﻲ‬ ‫ﻳ‬
Açar, zafer verir
‫ﺢ‬
 ‫ﺘ‬‫ﻳ ﹾﻔ‬
Đftira eder, uydurur
‫ﺘﺮِﻱ‬‫ﻳ ﹾﻔ‬
Đfsad eder, bozar
‫ﺪ‬ ‫ﺴ‬
ِ ‫ﻳ ﹾﻔ‬
Günah işler
‫ﻖ‬ ‫ﺴ‬
 ‫ﻳ ﹾﻔ‬
Yapar
‫ﻌ ﹸﻞ‬ ‫ﻳ ﹾﻔ‬
Başarır
‫ﺢ‬
 ‫ﻳ ﹾﻔ ِﻠ‬
Başarır
‫ﺯ‬ ‫ﻳﻔﹸﻮ‬
Savaşır
‫ﻳﻘﹶﺎِﺗ ﹸﻞ‬
‫ﻦ‬ ‫ﻀ‬
 ‫ﻳ ﹾﻘِﺒ‬
Kanat açarlar
Öldürür
‫ﺘ ﹸﻞ‬‫ﻳ ﹾﻘ‬
Öldürülür
‫ﺘ ﹸﻞ‬‫ﻳ ﹾﻘ‬
Karar verir, kadir olur
‫ﺭ‬ ‫ﻳ ﹾﻘ ِﺪ‬
Đleri gönderir
‫ﻡ‬ ‫ﻳ ﹶﻘﺪ‬
‫ﺮﹸﺃ‬ ‫ﻳ ﹾﻘ‬
Okur
‫ﻳ ﹾﻘﻀِﻲ‬
Karar verir, icra eder
92
‫ﻊ‬ ‫ﻳ ﹶﻘ‬
Vaki olur
Oturur, geride kalır
‫ﺪ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﻳ ﹾﻘ‬
Söylemesi, demesi
‫ﻳﻘﹸﻮ ﹶﻝ‬
Söyler, der
‫ﻳﻘﹸﻮ ﹸﻝ‬
‫ﻳﻘﹸﻮﻟﹸﻮ ﹶﻥ‬
Söylerler, derler
Ayağa kalkar
‫ﻡ‬ ‫ﻳﻘﹸﻮ‬
Korur, kurtarır
‫ﻳﻘِﻲ‬
Yapar, düzeltir, kılar
‫ﻢ‬ ‫ﻳﻘِﻴ‬
‫ﻮﺍ‬‫ﻳﻘِﻴﻤ‬
Kılmaları
‫ﻮ ﹶﻥ‬ ‫ﻤ‬ ‫ﻴ‬ ‫ﻳ ِﻘ‬
Đkame ederler, kılarlar
Kesin
‫ﲔ‬
ِ ‫ﻳ ِﻘ‬
Yakın olur, olayazar, tuzak
kurar
‫ﺩ‬ ‫ﻳﻜﹶﺎ‬
‫ﺐ‬
 ‫ﺘ‬‫ﻳ ﹾﻜ‬
Yazar
Yalan söyler
‫ﺏ‬
 ‫ﻳ ﹾﻜ ِﺬ‬
Yalanlar
‫ﺏ‬
 ‫ﻳ ﹶﻜﺬﱢ‬
Seni yalanlar
‫ﻚ‬
 ‫ﺑ‬‫ﻳ ﹶﻜﺬﱢ‬
Yalanlarlar
‫ﻮ ﹶﻥ‬ ‫ﺑ‬‫ﻳ ﹾﻜ ِﺬ‬
Hoşlanmaz
‫ﻩ‬ ‫ﺮ‬ ‫ﻳ ﹾﻜ‬
‫ﺐ‬
 ‫ﺴ‬
ِ ‫ﻳ ﹾﻜ‬
Kazanır
93
‫ﻮ ﹶﻥ‬‫ﺴﺒ‬
ِ ‫ﻳ ﹾﻜ‬
Kazanırlar
Đnanmaz, nankörlük eder
‫ﺮ‬ ‫ﻳ ﹾﻜ ﹸﻔ‬
Yeter
‫ﻳ ﹾﻜﻔِﻲ‬
Teklif eder
‫ﻒ‬
 ‫ﻳ ﹶﻜﻠﱢ‬
Olur
‫ﻳﻜﹸﻮ ﹸﻥ‬
‫ﺪ‬ ‫ﻳﻜِﻴ‬
Tuzak kurar
Doğurması
‫ﺪ‬ ‫ﻳ ِﻠ‬
Lanet eder
‫ﻦ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﻳ ﹾﻠ‬
Atar, yerleştirir
‫ﻠﻘِﻲ‬‫ﻳ‬
‫ﻤﺪ‬ ‫ﻳ‬
Yayar
‫ﻤﺲ‬ ‫ﻳ‬
Dokunur
‫ﻬﻦ‬ ‫ﺴ ﹸﻜ‬
ِ ‫ﻤ‬ ‫ﻳ‬
Onları tutar
‫ﻢ‬ ‫ ﹸﻜ‬‫ﻨ‬‫ﻤﺴ‬ ‫ﻳ‬
Size dokunur
‫ﻤﺸِﻲ‬ ‫ﻳ‬
Yürür
Tuzak kurar
‫ﺮ‬ ‫ﻤ ﹸﻜ‬ ‫ﻳ‬
Sahip olur
‫ﻚ‬
 ‫ﻤ ِﻠ‬ ‫ﻳ‬
Sahip olurlar
‫ﻤ ِﻠﻜﹸﻮ ﹶﻥ‬ ‫ﻳ‬
Mani olurlar
‫ﻮ ﹶﻥ‬ ‫ﻌ‬ ‫ﻨ‬‫ﻤ‬ ‫ﻳ‬
‫ﺕ‬
 ‫ﻮ‬‫ﻳﻤ‬
Ölür
94
‫ﺖ‬
 ‫ﻳﻤِﻴ‬
Öldürür
‫ﺎﻥ‬‫ﻳﻤ‬‫ ﹶﺃ‬- ‫ﻦ‬‫ﻳ ِﻤﻴ‬
Sağ, yemin
‫ﺎﺩِﻱ‬‫ﻳﻨ‬
Çağırır, nida eder
‫ﻖ‬ ‫ﺎ ِﻓ‬‫ﻳﻨ‬
Đkiyüzlü olur, münafık olur
‫ ﹸﺊ‬‫ﻨﺒ‬‫ﻳ‬
Haber verir
Büyütür
‫ﺖ‬
 ‫ﻨِﺒ‬ ‫ﻳ‬
Atılır
‫ﺒ ﹶﺬﻥﱠ‬‫ﻨ‬‫ﻳ‬
Yakışır, yaraşır
‫ﺒﻐِﻲ‬‫ﻨ‬ ‫ﻳ‬
‫ﺘ ِﻪ‬‫ﻨ‬‫ﻳ‬
Son verir, kaçınır
Kurtarır
‫ﻲ‬‫ﻨﺠ‬‫ﻳ‬
Kurtarır
‫ﻨﺠِﻲ‬ ‫ﻳ‬
Đkaz eder, uyarır
‫ﺭ‬ ‫ﻨ ِﺬ‬ ‫ﻳ‬
Đndirir
‫ ﹸﻝ‬‫ﻨﺰ‬‫ﻳ‬
Đndirir, açıklar
‫ﻨ ِﺰ ﹸﻝ‬ ‫ﻳ‬
‫ﺴﻠﹸﻮ ﹶﻥ‬
ِ ‫ﻨ‬ ‫ﻳ‬
Akın ederler
Unutur
‫ﻰ‬‫ﻨﺴ‬ ‫ﻳ‬
Üretir, yaratır, büyütür
‫ﺸ ﹸﺊ‬
ِ ‫ﻨ‬ ‫ﻳ‬
Yardım eder, kurtarır
‫ﺮ‬ ‫ﺼ‬
 ‫ﻨ‬ ‫ﻳ‬
‫ﺮﻛﹸﻢ‬ ‫ﺼ‬
 ‫ﻨ‬‫ﻳ‬
Size yardım eder
95
‫ﻭ ﹶﻥ‬‫ﺼﺮ‬
 ‫ﻨ‬ ‫ﻳ‬
Onlara yardım edilir
‫ﺮ‬ ‫ﻨ ﹸﻈ‬ ‫ﻳ‬
Bakar, bekler
‫ﻭ ﹶﻥ‬‫ﻨ ﹸﻈﺮ‬ ‫ﻳ‬
Bakarlar, beklerler
Nimet verir
‫ﻢ‬ ‫ﻨ ِﻌ‬ ‫ﻳ‬
Üflenir
‫ﺦ‬
 ‫ﻨ ﹶﻔ‬‫ﻳ‬
Faydalanır
‫ﻊ‬ ‫ﻨ ﹶﻔ‬ ‫ﻳ‬
Harcar, infak eder
‫ﻖ‬ ‫ﻨ ِﻔ‬ ‫ﻳ‬
Harcarlar, infak ederler
‫ﻮ ﹶﻥ‬ ‫ﻨ ِﻔ ﹸﻘ‬ ‫ﻳ‬
Kurtarılırlar
‫ﻨ ﹶﻘﺬﹸﻭ ﹶﻥ‬ ‫ﻳ‬
Beni kurtarırlar
‫ﻨ ِﻘﺬﹸﻭ ِﻥ‬ ‫ﻳ‬
‫ﺐ‬
 ‫ﻨ ﹶﻘ ِﻠ‬ ‫ﻳ‬
Döner, geri döner
Đnkâr eder
‫ﺮ‬ ‫ﻨ ِﻜ‬ ‫ﻳ‬
Yasaklar
‫ﻰ‬‫ﻨﻬ‬ ‫ﻳ‬
Göç eder
‫ﺮ‬ ‫ﺎ ِﺟ‬‫ﻳﻬ‬
‫ﺐ‬
 ‫ﻬ‬ ‫ﻳ‬
Karşılıksız verir
‫ﺘﺪِﻱ‬‫ﻬ‬ ‫ﻳ‬
Doğru yolu bulur
Yol gösterir
‫ﻬﺪِﻱ‬ ‫ﻳ‬
Helak eder
‫ﻚ‬
 ‫ﻬ ِﻠ‬ ‫ﻳ‬
Vahyeder, ilham eder
‫ﻮﺣِﻲ‬‫ﻳ‬
96
‫ﻮﺩ‬ ‫ﻳ‬
Sever, ister
Kapsar, anlar
‫ﻊ‬ ‫ﺳ‬ ‫ﻮ‬ ‫ﻳ‬
Vesvese verir
‫ﺳﻮِﺱ‬ ‫ﻮ‬ ‫ﻳ‬
‫ﻮﻓِﻲ‬‫ﻳ‬
Đcra eder, yerine getirir
‫ﻮ ﹶﻥ‬ ‫ﻨ‬‫ﻮ ِﻗ‬ ‫ﻳ‬
Yakinen inanırlar
Doğurulması
‫ﺪ‬ ‫ﻮﹶﻟ‬‫ﻳ‬
Döner
‫ﻮﻟﱢﻲ‬ ‫ﻳ‬
‫ﺎﻡ‬‫ ﹶﺃﻳ‬- ‫ﻡ‬ ‫ﻮ‬ ‫ﻳ‬
Gün
‫ﻣِﺌ ٍﺬ‬ ‫ﻮ‬ ‫ﻳ‬
O gün
97
Download

ﻣﺎ