nterpost
YIL: 2014 / SAYI 01
İnterfiks Yapı Kimyasalları
İnşaat San. ve Tic. A.Ş.
kurumsal gazetesidir.
3 ayda bir yayınlanır.
Satılamaz
[email protected]
Adres:
FSM Cad. Liscon İş Merkezi
No: 7 Kat: 2
Kavacık - Beykoz
Türkiye’nin inşaat malzemeleri ihracatı 22 milyar doları aşarken,
yıllık uluslararası yeni iş tutarı, 30 milyar dolar eşiğini aştı...
T
ÜRKİYE inşaat sektöründen, dünyanın en büyük
250 müteahhitlik şirketi
arasından 38’i Türk firması. Bu
bakımdan Çin’den sonra ikinci
sırada yer alan Türkiye, yurtdışı
müteahhitlik hizmetleri; ekonomiye döviz girdisi, yurt dışında
istihdam imkanları, teknoloji
transferi ve bazı sanayi sektörlerimizin dünyaya açılması konularında ülkemize büyük katkı
İnterfiks Yapı Kimyasalları,
2014 EKODesign
Konferansı’nda
Devamı Sayfa 2’de
sağlıyor. Müteahhitler Birliği Başkanı Emin Sazak’ın, aktardığı şu
bilgilere göre Türkiye’nin inşaat
malzemeleri ihracatı da 2013’te 22
milyar dolara ulaşmış durumda. 1
yılda yeni proje sayısı 374, Müteahhitlerin 1972-2013 döneminde
faaliyet gösterdiği ülke sayısı 103,
yurtdışındaki projelerin sayısı 7
bin 371’e ve bu projelerin toplam
tutarı da 274.1 milyar dolar.
SEKTÖREL BAKIŞ
TÜRKİYE İNŞAAT SEKTÖRÜ
BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR
25
Hüseyin BİLMAÇ
İnterfiks Yapı
Kimyasalları A.Ş.
İcra Kurulu Başkanı
İnterfiks Yapı
Kimyasalları ailesi
olarak 25. kuruluş
yıl dönümümüzü
kutluyor olmanın
gururunu yaşarken,
sektör adına
gelişimin ve
paylaşımın artarak
devamına katkıda
bulunabilmek
hedefiyle
hazırladığımız
kurumsal
gazetemizin ilk
sayısını da sizlerle
paylaşmaktan
mutluluk
duyuyoruz.
yıldır sürdürdüğü istikrarlı
çalışmalarıyla
günümüzde
Türkiye başta olmak üzere 22 ülkede,
teknik ve uzman kadrosuyla birlikte
önemli projelerde, 100’ e yakın ürünü ile sektöre hizmet vermiş ve aranılan bir marka olmayı başarmış olan
İnterfiks’e bu yolculuğu süresince
güvenen ve destek veren siz değerli iş
ortaklarımıza teşekkür ederiz.
Coğrafi açıdan dünya için büyük
jeopolitik önemi olan ülkemiz aynı
zamanda genç nüfusuyla da dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri
arasında ilk sıralarda yer alıyor. Sanayisi hızla gelişen Türkiye’mizde;
lokomotif olmanın ötesinde, yüzde 20 istihdamı da sağlayan inşaat
sektöründeki tüm paydaşlarımız ile
birlikte ülkemiz geleceğine katkıda
bulunuyor olmaktan gurur duyuyoruz. Ülkemiz adına, daha nice güzel
yıllar ve nice büyük projelere hep
birlikte imza atmak dileğiyle...
Devamı Sayfa 6’da
Kentsel Dönüşümde 2014 Hedefleri
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
kentsel dönüşümde 2014
hedeflerini açıkladı.
Ç
evre Ve Şehircilik Bakanlığı, bu yıl kentsel
dönüşüm kapsamında evi yıkılanlara, yeni
ev sahibi olmaları için toplam 1 milyar liralık
kredi desteği verecek.
Devamı Sayfa 6’da
Devamı Sayfa 4’de
Gül Yapı Esenyurt’a İmzasını
GülPark Yaşam
İle Atıyor
Devamı Sayfa 3’de
Kültürlerin ve
Dinlerin Buluşma
Noktası!
Devamı Sayfa 11’de
Binalarda
Su Yalıtımı
Zorunlu
Devamı Sayfa 7’de
İnterfiks Yapı Kimyasalları, 2014 EKODesign Konferansı’nda… / sayfa 2’de
Gayrimenkul Sektörüne
Yabancı
Yatırımcı Atağı
Devamı Sayfa 10’da
2
nterpost
EkoDesign
NİSAN 2014
İnterfiks Yapı Kimyasalları,
2014 EKODesign Konferansı’nda…
İnterfiks
Yapı Kimyasalları;
kuruluşunun 25 yılı
kapsamında bir dizi
etkinliğe de imza atıyor.
konomik kalkınmanın,
doğal varlıkları ve çevreyi
tahrip etmeden gerçekleşmesi gerekliliğini yönetim
anlayışının temel ve değişmez
unsurlarından biri olarak kabul
eden İnterfiks Yapı Kimyasalları; ülkemizin sürdürülebilir
kalkınma hedeflerine ulaşması
ve gelecek nesillere yaşanabilir
bir dünya bırakabilmek için çalışmalarına devam ediyor.
Gelecek kuşaklara daha iyi
bir dünya bırakabilmek için
üzerine düşen görevlerin bilinci ile toplumun ve çevrenin
sürdürülebilir gelişimine katkı
sunmayı amaç edinen İnterfiks
Yapı Kimyasalları; kuruluşunun 25 yılı kapsamında bir dizi
etkinliğe de imza atıyor.
E
Bu etkinlikler çerçevesinde
İnterfiks; 15 Nisan 2014 tarihinde gerçekleşecek olan; katılımcılığın ön planda olduğu,
çevreye zararı en aza indirilmiş ürünlerin üretildiği, ortak
yaşam alanlarının korunduğu
ve tasarlandığı kentlere sahip
olabilmek için “şeffaflık’’ kavramının çevre, ekonomi ve toplum boyutlarıyla ele alınacağı
EKODesign konferansının ana
sponsorları arasında yerini aldı.
Öte yandan, ormanların
toprak erozyonunu azaltıcı,
hatta tamamen engelleyici etkilerini önemseyerek Tema Vakfı
öncülüğünde Manisa’nın Salihli Köyü’nde; tedarik edilen her
ton malzeme karşılığında müşterileri adına fidan bağışında
bulunarak bir orman projesini
de hayata geçiren İnterfiks;
daha güzel bir dünya için sadece korunmanın yeterli olmayacağına, birlikte çoğaltarak geliştirmek gerekliliğine inanıyor.
Tasarımın Yeşil Zirvesi: EKODesign Konferansı
E
KODesign Konferansı, bu
yıl 15 Nisan 2014 Salı günü
09:00-17:30 saatleri arasında
İnterfiks, UPM ProFi – ETAP Dış
Ticaret ve Vaillant ana sponsorluğunda YEM’in Fulya’daki merkezinde gerçekleşecek. EKODesign
Konferansı 2014, her yıl olduğu gibi
bu yıl da yapı malzemesi, gayrimenkul, mimarlık ve planlama alanlarının üst düzey yetkililerinin yanı sıra
kamu ve sivil toplum örgütlerini de
buluşturacak.
EKODesign, 7. yılında “Yeşili
Unutun Rengimiz Şeffaf!’’ başlığı altında, Tasarımın Yeşil Zirvesi olarak
yoluna devam ediyor. EKODesign
Konfaransı ile ilgili konferans yetkililerinden bilgi aldık..
2014 EKODesign Konferansı
hakkında kısa bir bilgi verir misiniz?
EKODesign, 7. yılında “Yeşili
Unutun Rengimiz Şeffaf!’’ başlığı altında; her şeyin “yeşil’’, “çevre
dostu’’, “enerji verimli’’, “sürdürülebilir’’, “ekolojik’’ sıfatlarıyla nitelendirildiği ve bu kavramların
bulanıklaştırıldığı
günümüzde
katılımcılığın ön planda olduğu,
çevreye zararı en aza indirilmiş
ürünlerin üretildiği, ortak yaşam
alanlarının korunduğu ve tasarlandığı kentlere sahip olabilmek için
“şeffaflık’’ kavramını çevre, ekonomi ve toplum boyutlarıyla ele alacak. Bu yıla kadar, 1500’ü aşkın izleyici ile Türkiye’den ve Dünya’dan
kendi alanlarında uzman, farklı
disiplinlerden 68 konuşmacıyı
Yapı Endüstri Merkezi’nde (YEM)
buluşturan EKODesign Konferansı, bu yıl 15 Nisan 2014 Salı günü
09:00-17:30 saatleri arasında İnterfiks, UPM ProFi – ETAP Dış Ticaret ve Vaillant ana sponsorluğunda
YEM’in Fulya’daki merkezinde
gerçekleşecek. EKODesign Konferansı 2014, her yıl olduğu gibi bu
yıl da yapı malzemesi, gayrimenkul, mimarlık ve planlama alanlarının üst düzey yetkililerinin yanı
sıra kamu ve sivil toplum örgütlerini de buluşturacak.
Bu konferansın fikri nasıl
doğdu? Konferansın amacı ve hedeflerinden bahsedebilir misiniz?
Değişen iklim koşulları ve diğer
faktörler, günümüzde mimarlığın da
kendisine yeni yollar çizmesine yol
açıyor. Bu yollar içerisinde en çok
umut vereni, çevreyi ve ekolojik dengeleri koruyarak onlardan yararlanma ilkeleri üzerine kurulu ekolojik
mimari. YEM, 2008 yılında başlattığı
EKODesign konferans serisiyle, bu
alana sürdürdüğü yoğun çalışmalarını, konunun ilgilileriyle ve kamuoyuyla paylaşıyor. Bu konferans serisi,
mimarlıkta ekoloji ve sürdürülebilirliği ön planda tutan projelerin tartışılmasını ve Türkiye mimarlık ortamında ekolojik yaklaşımların açık bir
gündeminin yaratılmasını hedefliyor.
EKODesign, mimarlık alanındaki ekolojik uygulamalara dikkat çekmek; mimarlık ve kentsel ölçekte ekolojik uygulamalar ve sürdürülebilirliği
ön planda tutan güncel projeleri tartışarak yasal düzenlemelerin önünü
açacak, Türkiye mimarlık ortamında
ekolojik yaklaşımlara yönelik duyarlılık oluşturacak bir ortam ve kitlesel
farkındalık yaratmak için düzenlenen
tam günlük bir toplantıdır. YEM her
yıl düzenlediği EKODesign Konferansları ile ülkemizde az sayıda olan
Yeşil Bina uygulamalarının nitelik ve
niceliğinin artması, kentlerin, bölgelerin, binaların tasarımında ekolojik
tasarım ölçütlerinin uygulanmasını
hedefliyor. YEM ayrıca bu alanda
düzenlediği etkinlikleri, ürettiği yayınlarla da destekleyerek ülkemizde
yeşil yapılaşma ve tasarıma ilişkin
bir gündem yaratmayı hedefliyor.
Bu kapsamda, EKODesign’ın düzenlendiği her Nisan ayında YAPI
dergisi tarafından yayına hazırlanan “Yapıda Ekoloji” eki, bu alanda kalıcı bir kaynak oluşturulmasına katkıda bulunuyor.
Geçtiğimiz yıllar boyunca
birçok farklı konuyu ele alarak
bütünleşik yaklaşım kavramını
benimseyen, tam da bu nedenle
Yapı’nın Yeşil Buluşması olarak
başlayıp Tasarımın Yeşil Zirvesi
olarak yoluna devam eden EKODesign, farklı ölçek ve uzmanlık
alanlarıyla “sürdürülebilirlik” temasını fiziksel çevrenin gelişimine
katkıda bulunmak amacıyla sektör
paydaşlarına sunmaya devam ediyor. Kentten ürüne, farklı bina tipolojilerine, tasarım, iletişim ve iş
modelleri kapsamında birbirinden
beslenen farklı disiplinleri bir araya getiriyor.
EKODesign, her yıl Türkiye ve dünyadan önemli mimar,
mühendis, tasarımcı, planlamacı,
gayrimenkul ve enerji uzmanı ile
yerel yönetici ve ekonomistlerin
yanı sıra Türkiye’nin yeşil binalar
konusunda vizyonunu belirleyen
kurumların temsilcilerini de konuşmacı olarak ağırlıyor.
EKODesign
Konferansları
düzenlendiği ilk günden bu yana
Türkiye’de bu alanda önemli ge-
lişmeler yaşandı. EKODesign Konferansları bu alanda düşünen ve
üreten girişimci kitlenin en önemli
buluşma platformu olarak hizmet
veriyor
EKODesign Konferansı
2014’ün ajandasında neler var?
EKODesign 2014 kapsamında;
kentsel strateji, yatırım, şehir planlama, mimarlık ve peyzaj uzmanları, ortak yaşam alanlarının korunması ve tasarlanması konusundaki
deneyimlerini aktaracaklar.
EKODesign 2014 için bir araya
gelecek uzmanlar, “Şeffaflık kavramını yerel yönetimlerin çevre
dostu yaklaşımlarında / ‘yeşil girişimlerinde’ görebiliyor muyuz?”,
“Geliştiriciler ve yatırımcılar kentsel büyüme ve gelişmede anahtar
olabilecek yeşil yenileme, ‘green
retrofitting’ kavramını ‘şeffaflık’ ve
‘katılımcı politikalar’ çerçevesinde
ele alabilirler mi?”, “Bina ölçeğinden mahalleye ve kentsel tasarıma
kadar çevreci politikaları, şeffaf ve
katılımcı yaklaşımla nasıl harekete geçiririz?, “Enerji altyapıları ve
sürdürülebilir kentsel planlama
uzlaşamaz mı?”, “Şirket yönetimi
ve iş modellerinde şeffaflık için yeşil doğru strateji mi?” gibi sorulara
yanıt arayacak.
Konferansta neler bekliyorsunuz?
7 yıldır sürdürdüğü istikrarlı iletişim ve paylaşım ortamını
sektör paydaşlarına sunarak toplumun ve fiziksel çevrenin sürdürülebilir gelişimine katkı sunmayı
devam ettirmeyi ve katılımcıların,
konuşmacıların ve ulusal basının
yenilikçi yaklaşımlara açık daha
katılımcı politikaları desteklediği
bir “yeşil” gündemin konuşulmasını hedefliyoruz.
Bu yıl 7.’si düzenlenen konferansı önceki yıllara göre değerlendirir misiniz? İlgi nasıl ve
konferans sizin beklentilerinizi
karşılıyor mu?
Bu soruya konferans bitiminde yanıt verebiliriz. Ancak ön kayıt olarak değerlendirirsek, ilginin
yoğun olduğunu ve katılımın nitelikli ve yüksek olacağını söyleyebiliriz.
nterpost
Röportaj
NİSAN 2014
3
Gül Yapı Esenyurt’a İmzasını
GülPark Yaşam İle Atıyor
İnterfiks ile 9 yıldır
birlikte birçok
projede çalışmış
Gülyapı Proje
Koordinatörü
Süleyman
Karslıoğlu ile
hem marka
üzerine hem de
Gül Yapı’nın
şu an sürdürdüğü
GülPark Yaşam
Toplu Konut
Projesi üzerine
keyifli bir sohbet
gerçekleştirdik.
Öncelikle GülPark Yaşam
projesi hakkında biraz bilgi alabilir miyiz?
Burası bir toplu konut projesi... 564 tane dairemiz var.
1+0’dan başlayan 1+1, 2+1, 3+1
daireler ve 6 bloktan oluşan, ayrıca 65 tane de cadde dükkanı
olan bir proje burası. İçinde bulunduğumuz Esenyurt bölgesinin standartlarının daha üzerinde bir proje olmasını planladık.
Projemize rağbet var, güzel bir
proje oldu, insanlar da sevdiler.
103 bin metrekare toplam inşaat
alanına sahip, zemin + 6, zemin
+ 8, zemin + 11, zemin + 26 katlı
bloklarımız var. Bu blokların içerisinde sosyal tesis bulunuyor ve
1800 metrekarelik bir alanı kapsıyor. Spor merkezi, saunası, açık
ve kapalı havuzu var. Bu arada
projede iki tane büyük açık havuz var ancak çok yeşil alan yok.
Arsa çok büyük olmadığı için biraz da emsaller büyük olduğu
için
buralarda
arsa fazla kul-
lanılıyor. Bunun dışında burası
E5 otoyoluna çok yakın olması
sebebiyle tercih edilen bir proje
oldu. Çünkü burada otomobile
binmeden metrobüsle veya yakın gelecekte metroyla (durak
hemen 200 metre ileride) ulaşım
rahat. Projenin yeri, biçimi, şekli beğeniliyor. Mimari çözümler
olarak da gayet iyi çözümler çıktı
aslında, mimarımız Süleyman
Uskılıç optimum şeyleri yakaladı. Daire boyutlarında olsun,
tasarımıyla olsun, gayet rahat ve
güzel daireler ortaya çıktı. Yapılan işi biz de sevdik, severek
de inşa ediyoruz.
İnterfiks ile 9 yıldır
birlikte birçok çalışmanız
olduğunu biliyoruz. Biraz
bu çalışmalardan bahseder misiniz?
İnterfiks ile 2005 yılında ilk olarak Mis İstanbul
Evleri’yle başladık. Bir
Toki toplu konut projesiydi. İnterfiks’le orada
tanıştık ve uygulamaya başladık.
O zamandan beri de devam ediyoruz. Şu anda İnterfiks’le bu
benim dördüncü büyük projem.
Grubun içerisinde ise bu şekilde
sanıyorum 40 proje oldu.
Büyük konsept projelerde
mesela Otoport ve Skyport projelerinde birlikte çalıştık. Kardeş
şirketlerde de İnterfiks ürünlerini performansından dolayı tercih ediyoruz ve şu anda 40 kadar
projede İnterfiks kullanıyoruz.
Bu arada şunu da söylemek
gerekiyor; biz İnterfiks malzemesinin performansından çok
memnunuz. Bu malzeme
daha önce hiç bilinmiyordu
ama birçok emsal ürüne
göre daha performanslı
bir malzeme. Biz netice
aldık ve alıyoruz. Hiçbir
sıkıntı yaşamıyoruz. Biz
işcilik hatası yapmazsak
malzeme işini yapıyor.
Süleyman
Karslıoğlu
Gülyapı Proje
Koordinatörü
“İnterfiks ile az
iş yapıyorsun
ve yeterli
performansı
alıyorsun.
Bundan daha
iyi bir şey
olamaz.”
Hangi ürünleri kullanıyorsunuz? Avantajlarından bahsedebilir misiniz?
iz Hyfix’i kullanıyoruz. Hyfix Expan’ı, Polisülfitlerini
ve Epobondları kullanıyoruz. En
büyük avantajları ki bunların ilki
çok ekonomik bir malzeme, ikincisi ise çok kolay uygulanabilen
malzeme olmaları. Uygulandıktan sonra da sorunsuz bir malzeme olduğunu söyleyebilirim.
Başka ürünlerde bu söz konusu
değil, onları koruma altına almanız gerekebiliyor. Ancak İnterfiks
malzemeleri uygula bırak şeklinde. Üzerine taş, kaya mı dolduruyorsun, delinmiş mi gibi bir derdi hiç yok. Bir şantiyeci için çok
kolay ve dertsiz bir malzeme. Bir
sefer uyguladınız mı, ondan sonra o iş bitiyor bir daha düşünmüyorsunuz, unutuyorsunuz. Koruma yapmıyorsunuz, herhangi bir
özen göstermenize de gerek yok.
Şunu söyleyebilirim biz malzemeyi uyguluyoruz ertesi günde
üstüne dolgu yapıyoruz. Bir de
şöyle birşey var; istediğiniz dolgu
malzemesiyle doldurabiliyorsunuz. Özel kum kullanacaksınız
gibi bir durum yok. Her izolasyon malzemesinde olduğu gibi
B
en önemli şey yüzey hazırlığı.
Bunu güzel yaparsanız uygulamayı da doğru bir insanla yaparsanız hiçbir problem yaşamazsınız. Biz yaşamadık bugüne kadar
iyi gidiyor.
Diğer malzemelere göre
avantajı bu, yani uygulamadan
sonrası çok önemli, mesela benim oraya köpük koymam lazım,
tuğla duvar örmem lazım, zaman
kaybetmem lazım, para harcamam lazım ama ben bunların
hiçbirini yapmıyorum.
Gelecek
projelerinizden
bahsedebilir misiniz?
Aslında ben bundan sonra
hangi projede olursam o projede temel perde izolasyonlarını
İnterfiks’le yapacağım. Başka bir
malzeme düşünmüyorum. İnterfiks’in rakipleri de var ama, biz
artık dost olduk. Artık uzun bir
işbirliği yoluna girdik gidiyoruz,
şu anda birbirimizden memnunuz.
Önümüzde daha çok projeler
var. Gül Yapı bu civarın en büyük
gruplarından bir tanesi, burada en
çok işi yapan grup biziz. Her ne kadar biz çok fazla medyatik değilsek
de metrekare bazında birçok medyatik grup bize yetişemez.
Yalıtım malzemelerinin
önemi hakkında bilgi verebilir
misiniz?
İmalatlarımızın içerisinde de
bunun çok önemi var. Eğer siz
buna gerekli önemi vermezseniz
o iki gün sonra gelir sizin suratınıza şamar olarak patlar. Oradan
bir yerden bir su kaçağı, su yalıtımını konuşuyoruz ama sadece
su yalıtımı değil, su yalıtımı, ısı
yalıtımı, ses yalıtımı bunların
hepsi ayrı ayrı inşaatın görünmeyen kalemleridir. Siz bunları
belki çok hissetmezsiniz ama o
sizin dolaylı olarak konforunuzu
ve cebinizi etkiler, eksik gösterdiğiniz ihtimamı sizden daha sonra fazlasıyla alır. Biz baştan onun
için gerekli özeni azami biçimde
gösteriyoruz. Bu özeni göstermezseniz bunun çözümleri çok
pahalıya mal oluyor. Biz hakkımızda kötü reklam olmasın diye
projelerimizde çözümleri baştan
düşünüp maliyetine bakmadan
en iyisini yapmaya çalıyoruz
Yeraltına girdiğinizde su izolasyon u çok önem kazanıyor. Su
izolasyonu hem içinde yaşayanların konforunu arttırıyor, hem
de yapının ömrünü uzatıyor.
Yani betonarmenin içine siz suyu
işletmezseniz demir de çürümüyor, betonu da sağlam kalıyor.
Demir çürüyünce genleşiyor,
betonu patlatıyor. Diyorlar ya
deprem olsa İstanbul’daki evler
dayanıklı değil diye bunun nedeni hep izolasyon eksikliğinden
kaynaklanıyor. İzolasyon olmazsa olmazdır, mutlaka ve mutlaka
yüzde yüz önem gerektirir.
4
Sektör
NİSAN 2014
nterpost
Türkiye İnşaat Sektörü
Büyümeye Devam Ediyor
Türkiye inşaat sektörü bütün hızıyla büyümeye devam ediyor. Dünya liginde ilk 250’de
38 Türk şirketi yer alıyor.
T
ürkiye’nin
inşaat
malzemeleri ihracatı inşaat malzemeleri ihracatımız
ise 22 milyar doları
aştı. Yıllık uluslararası yeni iş tutarı, 30 milyar dolar eşiğini aştı
ve 31.3 milyar dolara ulaştı. Türkiye inşaat sektöründen, dünyanın en büyük 250 müteahhitlik
şirketi arasından 38’i Türk firması. Bu bakımdan Çin’den sonra ikinci sırada yer alan Türkiye,
yurtdışı müteahhitlik hizmetleri; ekonomiye döviz girdisi,
yurt dışında istihdam imkanları, teknoloji transferi ve bazı
sanayi sektörlerimizin dünyaya
açılması konularında ülkemize
büyük katkı sağlıyor.
Türkiye Müteahhitler Birliği
Başkanı Emin Sazak’ın, aktardığı şu bilgilere göre Türkiye’nin
inşaat malzemeleri ihracatı da
2013’te 22 milyar dolara ulaşmış
durumda. 1 yılda üstlendiğimiz
yeni proje sayısı 374, Türk müteahhitlerin 1972-2013 döneminde faaliyet gösterdiği ülke
sayısı 103, yurtdışında üstlenmiş oldukları projelerin sayısı
7 bin 371’e ve bu projelerin toplam tutarı da 274.1 milyar dolar.
“22 milyar dolarlık
inşaat malzemesi
ihracatı yaptık”
T
ÜRKİYE İnşaat Malzemeleri Sanayicileri Derneği (İMSAD) Yönetim
Kurulu Başkanı Dündar Yetişener de, inşaat malzemeleri sanayinin, katma değeri yüksek üretim yaptığını belirterek; “İnşaat
malzemeleri üretiminin Türkiye
toplam sanayi içindeki payı yüzde 10. İmalat sektörü içindeki
payı ise yüzde 17’ye yakın. Derneğin, temsil ettiği firmalar 1.5
milyon kişiye istihdam sağlıyor.
Çimento, demir-çelik, seramik,
yalıtım, yapı kimyasalları, cam,
doğal taş, sağlık gereçleri, tesisat
malzemeleri, ısıtma-soğutma
cihazları gibi pek çok önemli
alt sektörün temsilcisiyiz. İnşaat malzemeleri ülkemiz için çok
stratejik bir sektör. Çünkü inşaat
sektöründe dünya çapında iddialıyız. 2013 yılında 22 milyar dolar ihracat yaptık. Dünya ihracat
sıralamasında 5’inci sıradayız.”
dedi. Derneğin yayınladığı yılın son aylık inşaat sektörü de-
“İnşaat malzemeleri üretiminin
Türkiye toplam sanayi içindeki payı
yüzde 10. İmalat sektörü içindeki
payı ise yüzde 17’ye yakın.”
ğerlendirme raporunda, inşaat
sektörünün büyüme rakamları, yapı ruhsatları ve kullanım
izinleri, konut satışları ve inşaat
malzemesi sektörüne ilişkin dış
ticaret verileri ele alındığı raporda bu dönemde inşaat sektörünün büyüme hızında yavaşlama
yaşansa da çift haneli gelişimin
devam ettiği görüldüğü belirtiliyor. Rapora göre; inşaat sektöründe üçüncü çeyrekte kaydedilen büyüme yüzde 10,6 olarak
gerçekleşirken, mevsimselliğin
ve baz etkisinin bir sonucu olarak geçen dönemlere göre daha
sınırlı bir gelişim gösteren sektörde çift haneli büyümenin
sürmesi olumlu bir gelişme olarak vurgulanıyor. Bu büyümede
sektörün kaynaklarının akılcı
kullanarak mevcut projeleri sonuçlandırmaya odaklanmasının
etkili olduğu belirtilen raporda;
inşaat sektörünün büyüklüğünde ise çeyreklik bazda cari fiyatlarla dikkat çekilen 10 milyar
TL’nin artık çok geride kaldığı
görülüyor. 3. çeyrekte sektörün
büyüklüğü ise 15,03 milyar TL
düzeyine ulaşmış durumda…
nterpost
Proje
Han Çadırı’na Türk İmzası
Kazakistan’ın başkenti Astana’da yapımına 2006 yılında
başlanan ve dünyanın en büyük çadırı olma niteliğine sahip olan KHAN
SHATYR - Han Çadırı’nın yapımında İnterfiks ürünleri de kullanıldı.
H
YFIX; Kazakistan’ın
başkenti Astana’da
yapımına 2006 yılında başlanan ve
dünyanın en büyük çadırı olma
niteliğine sahip olan KHAN
SHATYR Han Çadırı’nın su
izolasyonunda gösterdiği büyük
performans ile de bu gücünü kanıtladı.
Dünyanın en yüksek köprüsü olan Millau Viyadüğü
Fransa, Hong Kong Uluslarası
Havalimanı ve Reichstag’ın restorasyonu gibi dünyaca tanınmış sayısız mimarlık projesine
imzasını attan İngiliz mimar
Lord Norman Foster tarafından
dizayn edilen ve yaklaşık 2.5 yılda tamamlan KHAN SHATYR
- Han Çadırı Orta Asya’nın en
büyük alışveriş ve eğlence merkezi çadır formunda. 150 metre
yüksekliğinde inşa edildi. 400
ton çelik halat kullanıldı. Toplam 123 bin metrekare inşaat
alanına sahip 9 bin metrekare
eğlence alanı bulunuyor. Toplam kiralanabilir alan 40 bin
metrekare,160 adet lüks mağaza
yer alıyor.
HYFIX ile sorunsuz
su yalıtımı
Yaz- kış sıcaklık farkının 7080 dereceleri bulduğu, dünyanın
en soğuk 2.başkenti olan Astana’da bataklık bir arazi üzerine
kurulan ve dünyanın en yüksek
4.çelik yapısı olma özelliğini taşıyan Han Çadırı, hizmete açıldığından bu yana su yalıtımı
konusunda teknik bir sorun yaşanmayarak HYFIX’in gücünü
bir kez daha ispatladı.
Projenin 60 bin metrekarelik
temel alanında ve direk halatlarının bağlandığı 40bin metrekarelik perde alanında zorlu hava
şartlarında uygulanan HYFIX
Kimyasal Su Yalıtım Sistemleri;
eksiz olma özelliği, yırtılmazlığı
ve su geçirimsizlik değerleri ile
korozyona karşı da en etkin ve
en garantili çözümü sunuyor.
NİSAN 2014
5
1989
yılında Türk i y e ’d e k i
inşaat
sektöründe yapı
kimyasalları alanında yeni
ürünlerin geliştirilmesi
ve üretilmesine öncü olmak, geliştirdiği nitelikli,
çevre dostu ürünleri ile
sektörde kalitenin sürekliliİnterfiks yapı Kimyasalları A.Ş.
ğinin korunmasına katkıda
İcra Kurulu Başkanı
bulunmak ve bu ürünlerin
doğru kullanılması konusunda sistematik çözümler üretmek
misyonu ile çıktığımız yolda siz değerli iş ortaklarımızla birlikte büyüyor ve sektör gelişimi için çalışmalarımıza aralıksız
devam ediyoruz.
Tüm alt ve üst yapılarda yapının ekonomik ömrünün uzatılması, tasarruf sağlanması ve yaşam konforunun artırılması
amacına yönelik olarak özellikle ısı, su, ses ve yangın yalıtımı
uygulamaları inşaat sektörünün gelişmesine ve büyümesine
paralel olarak gelişiyor ancak daha kat edilmesi gereken epey
yolumuzun olduğuna inanıyoruz.
Türkiye’de hala konut ihtiyacının bulunması, yükselen hayat standartlarına bağlı olarak kaliteli yapılara duyulan ihtiyaç
ve mevcut yapı stoklarında güçlendirme ihtiyacı yalıtım sektörünün potansiyelinin ne kadar büyük olduğunu da kanıtlıyor.
Ekonomik büyüklüğü yaklaşık 2 milyar dolara ulaşan yalıtım sektörünün 2013 yılında, içerisinde yer aldığı inşaat sektöründen daha iyi bir büyüme performansı göstermiş olduğunu
söyleyebiliriz.
Bu büyümeye oranla su yalıtımında ise beklenilen gelişimleri sağlayamadığımız görebiliyoruz. Su yalıtımında gerçekleşen uygulamanın 140 Milyon m2 de kaldığını, aslında
yapılması gerekenin ise bunun en az iki hatta üç katı olduğunu
söylemek mümkün.
Isı yalıtımından sonra, 2013 yılı son çeyreğinde devreye
aldığı ve öncelikle kamu binalarından başlamak kaydıyla su
yalıtımını da zorunlu hale getirme kararının, sektöre büyük
bir canlılık getireceğine inanıyoruz. Yapıların ömrünü uzatan
su yalıtımına ilişkin gerekli olan tüm tedbirlerin, inşaatın ilk
aşamasından itibaren ele alınacak olması ülkemizde yaşam
kalitesinin doğru orantı ile artacak olmasının da müjdecisidir
ve sektör için önemli bir gelişmedir.
Tüm bu olumlu gelişmelerin yanı sıra, AR-GE’ye, kaliteye
ve uluslararası gelişime önem veren, her yıl sermayesinin büyük bir bölümünü markalaşmaya ayıran kurumsal firmaların
yaşadıkları sıkıntılarda yok değil. En büyük problem merdiven altı üreticiler. Standartlara uygun olmayan bu ürünlerin
maliyet açısından piyasada bilinçsizce tercih ediliyor olması,
gerek yapı ömrünün kısa ve kalitesiz oluşuna olumsuz katkısı,
gerekse nihai kullanıcı ve sektörümüz adına gerçekten üzüntü
verici bir durumdur.
Günümüzde dahi nihai tüketicinin konu ile ilgili doğru
bilgilere sahip olmamasıdır. Deprem kuşağı üzerinde bulunan
ülkemizde su yalıtımı konusu çok daha fazla önem arz etmektedir. Su yalıtımı yapılmamış binalarda korozyon nedeni ile
demirlerin kesit kaybına uğraması kaçınılmazdır.
Yalıtım bilincinin artırılması ve nihai tüketicinin bilinçlenmesi için sektörün önde gelen firmalar olarak bizlere ve
STK’lara büyük görevler düşmektedir.
Hüseyin Bilmaç
nterpost
Kentsel dönüşüm
NİSAN 2014
SEKTÖRE BAKIŞ
6
Kentsel
Dönüşümde
2014 Hedefleri
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kentsel dönüşümde 2014
hedeflerini açıkladı. Bu yıl kentsel dönüşüm kapsamında
evi yıkılanlara, yeni ev sahibi olmaları için toplam 1 milyar
liralık kredi desteği verecek.
Ş
imdiye kadar 20 bin 889 binada 76 bin
608 konut ve 12 bin 261 iş yeri riskli ilan
edilirken, bu çerçevede toplam 55 bin 734
bağımsız birimde yıkım çalışması başlatıldı.
Bunlardan, 14 bin 886 iş yeri ve konutun bulunduğu 3 bin 73 yapı yıkıldı. Risk tespiti yapılan binaların yıkım çalışması bu yıl da devam
ediyor. Bu yıl 50 bin binanın daha risk tespiti
yapılacak.
650 bin ev ve dükkan yıkılacak
Geçen yıl Bakanlar Kurulu kararıyla,
6 bin 931 hektarlık 106 alan riskli ilan edilmişti.
377 bin 167 ev ve dükkanın bulunduğu bu bölgelerde yaşayanların sayısı ise 1 milyon 69 bin
832 kişi olarak belirlenmişti. Bakanlık, bu yıl
100 alanı daha riskli ilan etmeyi planlıyor. 650
bin dükkan ve konutun da riskli ilan edileceği
hesaplanırken, bu kapsamdaki yapıların yıkımına da başlanacak.
İstanbul’da kiracılara bin 360 lira
kira desteği verilecek
Kentsel dönüşüm kapsamında evi yıkılan
vatandaşlara, yeni ev almaları ya da tutmaları
için kredi ve kira desteği verme uygulaması da
devam edecek. Bu kapsamda bakanlık, bu yıl
1 milyar liralık kredi sağlayacak. Bankalarla
işbirliği halinde verilecek kredi desteğiyle, evi
yıkılan vatandaşlara yeni ev almaları için destek olunacak.
Riskli yapılardaki hak sahiplerine kira yardımı için de 550 milyon liralık bütçe ayrıldı.
Bakanlık, bölgelere göre vatandaşlara 425 ile
bin 360 lira arasında değişen oranlarda kira
ödemesi yapacak. Kira tutarı, Ankara, İzmir
ve İstanbul gibi büyük şehirlerde malikler için
aylık 680 kiracılar için de defaten bin 360 lira
olacak.
Bu yıl kira desteği tutarı, malik ve kiracılar için şöyle:
Artvin, Hakkari, Erzincan, Tunceli, Kilis’te
425-850, Çanakkale, Rize, Şırnak, Muş, Düzce’de
480-960 Adıyaman, Sivas, Tokat, Batman’da 535
bin 70 Aydın, Diyarbakır, Antep, Urfa, Van’da
590 bin 180, Antalya, Bursa, Konya’da 640-bin
280, Ankara, İstanbul, İzmir’de 680-bin 360 lira.
nterpost
Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından
kamu yapılarında, inşaatlarda temel ve
bodrum katlarında su ve nem yalıtımını
zorunlu hale getiren genelge yayınlandı.
G
enelgede, kontrol ve denetimi altında bulunan kamu
binaları projelerinde, yapının yapılacağı arsada
su durumu ne olursa olsun, işe ait zemin etüt raporu
ve gözlemsel inceleme
raporlarına dikkat edilmesi gerektiği belirtildi.
Temel altı ve bodrum
perde duvarlarında su ve
nem yalıtımı yapılırken
zemindeki su seviyesi, tipi, derinliğinin ve
iklim koşullarının dikkate alınması gerektiği de
açıklandı.
Hüseyin
Bilmaç
İNTERVİZYON
Binalarda Su
Yalıtımı Zorunlu
Yalıtım
NİSAN 2014
B
Mehmet
YAMAN
İnterfiks Yapı
Kimyasalları A.Ş.
Satış ve Pazarlama
Genel Müdür Yrd.
“İnterfiks;
sadece son
yıllarda değil,
kurulduğu
1989 yılından
bu yana
ekonomik
kalkınmanın,
doğal
varlıkları ve
çevreyi tahrip
etmeden
gerçekleşmesi
gerekliliğini
yönetim
anlayışının
temel ve
değişmez
unsurlarından
biri olarak
kabul etti”.
aharın kendini hissettirmeye başladığı şu günlerde
şirketimizin kuruluşunun
25.yılını kutluyor olmanın verdiği mutluluk ve İnterpost’un bu ilk
sayısında sizlerle buluşmanın heyecanı birbirine karışıyor. Bundan
böyle her üç ayda bir dünyadan
ve Türkiye’den sektörel haberlerin
yer alacağı gazetemiz ile karşınızda olacağınız.
Dünyada enerji verimliliği
kavramının büyük önem kazandığı günümüzde, doğal kaynaklarımızı korumanın ne kadar önemli
olduğu artık herkes tarafından
biliniyor.
Tükettiğimiz besinlerin doğal
olmasına gösterdiğimiz özenin
yanı sıra hayatımızın her alanında kullandığımız malzemelerin
de çevreye saygılı olması için çaba
sarf ediyor ve bu konuda hassasiyet gösteriyoruz. Dünya genelinde yaşanan bu sorun çerçevesinde
ülke liderleri dahi yaşanan iklim
değişikliklerine, tükenen doğal
kaynaklara dikkat çekiyor, başta
ağır sanayi olmak üzere tüm sektörlerde üreticileri dikkatli olmaya
davet ediyor.
İşte de tam bu nedenden ötürü İnterfiks; sadece son yıllarda
değil, kurulduğu 1989 yılından
bu yana ekonomik kalkınmanın,
doğal varlıkları ve çevreyi tahrip
etmeden gerçekleşmesi gerekliliğini yönetim anlayışının temel ve
değişmez unsurlarından biri olarak kabul etti. Yaşam konforunun
artırılması amacına yönelik olarak
7
geliştirdiği nitelikli ve çevre dostu
ürünleri ile sektörde kalitenin sürekliliğinin korunmasına katkıda
bulundu ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakabilmek
için çalışmalarına bu yönde devam etti.
Türkiye’ye ilk kez endüstriyel
zemin sistemlerini getirerek ilklere imza atan İnterfiks; 1997 yılında ise sektöre sunduğu temel
altı yalıtımında kuru serpme ve
perde su yalıtımında ise sürme
veya betona katkı yöntemleri ile
uygulanan ürün grubu HYFIX
Kimyasal Su Yalıtım Sistemleri ile
su yalıtımı konusunda sektörde
yeni bir çağ açtı. Betona işleyerek
betonu geçirimsiz hale getirmekte
olan, uygulama yapılacak bölgede
yüzey hazırlığına gerek kalmadan
zamandan ve uygulama maliyetlerinden tasarruf sağlayan HYFIX;
yalnızca yüzeyi değil betonun tamamını yalıtarak ömür boyu su
izolasyonu sağlıyor.
Kuru Serpme uygulama avantajı ile diğer yalıtım uygulamalarına göre çok daha işlevsel olan ve
uygulama öncesi astar, uygulama
sonrası koruma katmanı gerektirmeyen HYFIX; seneler sonra bile
oluşan kılcal çatlakları kendini
tamir edebilen reaktif yapısından
dolayı kimyasal su yalıtımı konusunda sağladığı % 100 performans
ile çevreye saygılı dev projelerin
tercihi oluyor.
Daha güzel bir dünya için,
korumak yetmez… Geliştirmek
gerek.
8
nterpost
Soru-Cevap
NİSAN 2014
Cihat ERSAN
İnterfiks Yapı Kimyasalları A.Ş.
Teknik Hizmetler Gn. Md. Yrd.
Bir
SORU
CEVAP
KÖŞESİ
B
HYFIX, TEMEL ALTI SU YALITIMINDA
HANGİ HAVA ŞARTLARINDA
UYGULANABİLİR?
eton dökülebilen her
türlü hava şartında,
HYFIX serpme sistem
uygulaması ile temel altı su yalıtımı yapılabilir. HYFIX, beton
dökümünden önce zemine 3kg/
m2 sarfiyatla serpilir. Hava şartlarından dolayı ortam ısısının
eksi derecelerde veya çok sıcak
havalarda olması yalıtımı etkilemez. Yağmur veya kar yağışı
altında da temel betonu dökülebiliyorsa HYFIX serpme sistem ile su yalıtımı yapılabilir.
HYFIX, dökülen betonla temas
ettiğinde, hidratasyon sırasında
çimentodan ortaya çıkan serbest malzemelerle, HYFIX içindeki kimyasallar, katalizör olan
su yardımıyla reaksiyona girer.
Bu durum, kapiler boşluklarda
oluşan nano ölçekte, iğne uçlu,
suda çözülmeyen, sert mineraller oluşmasına neden olarak, suyun geçeği boşlukları doldurur.
Bu çalışma prensibinden dolayı,
HYFIX serpme sistemle, beton
dökülebilen her türlü hava şartında temel altı su yalıtımı yapılabilir.
H
HYFIX KULLANILAN BETONLARDA,
SU YALITIM ÖMRÜ NE KADARDIR?
YFIX ile su yalıtımı yapılan betonlarda, reaksiyon sonucunda beton yapısı içinde, suda çözünmeyen nano mineraller
oluşturma özelliği sayesinde, en küçük kapiler boşlukları
dahi doldurarak kompakt, geçirimsiz bir yapı oluşur. Bu nano mineral yapı, beton içinde, kum, mıcır gibi bir agrega oluşturduğundan,,
beton yapı taşlarını oluşturan malzemeler gibi beton ömrü boyunca
betonda kalırlar ve yalıtıma devam ederler.
H
HYFIX’İN SAĞLADIĞI
FAYDALAR NELERDİR?
YFIX, hem zamandan,
hem de maliyetten
tasarruf sağlayan bir
üründür. Klasik membranla yapılan bohçalama sistemine göre
çok daha hızlı ve kolay uygulanan, işçilik ve malzeme açısından çok daha maliyeti az, koruma katmanlarına gerek duy-
T
mayan bir su yalıtım sistemidir.
Zaman ve fayda eğrisinde diğer
su yalıtım sistemlerine göre çok
daha efektiftir. Diğer malzemeler belirli bir süre için su yalıtımı yaparken, HYFIX, reaktif bir
ürün olması nedeniyle, beton
ömrü boyunca, betonun bir parçası olarak kalıyor.
HYFIX ADMIX KATKISI, BETONLARDA
BASINÇ MUKAVEMETİ NASIL ETKİLER?
ek yüz kalıplı, çimento
miktarının yüzde 2’si oranında, HYFIX ADMIX
katılarak dökülen betonlarda,
su yalıtımının yapılması haricinde, beton mukavemetinde
de pozitif yönde artış sağlanır.
HYFIX ADMIX toz malzemesi
belli oranda su ile karıştırılıp,
sıvı halde transmikser’e katılarak tüm betonda homojen karışması sağlanır. Beton içinde,
kapiler boşluklarda oluşan nano
ölçekte, sert mineraller oluşması ile kompakt beton elde edilir.
Ayrıca, hidratasyon sırasında
yüzde 35’i oranında reaksiyona
giremeyen çimentonun etrafında
oluşmuş jel tabakalarını da
çözerek, onların da hidrotasyonları sağlanır. Hem bağlayıcılık
özelliğinin artması, hem de kompakt beton oluşması nedeni ile,
betonun basınç mukavemetinde
yaklaşık yüzde 8’i oranında artış
sağlanır.
HYFIX’ in sağladığı faydalar bununla da sınırlı olmayıp
su yalıtımının yanı sıra, beton
ömrü boyunca demirleri korozyona karşı koruma altına alır.
Ayrıca, betonu sülfat ve klorür
ataklarına karşı da koruması ile
çok yönlü fayda sağlar.
nterpost
İş güvenliği
NİSAN 2014
İş Sağlığı ve Güvenliği Kavramı
T
arihte bir hastalığı
(kurşun zehirlenmesini), mesleki
bir sorun olarak
ilk kez Hipokrat
tanımladı. Daha sonra Pliny, MS
1. yüzyılda, cıva ve kükürt zehirlenmesinden söz etti. 15. yüzyılın
sonlarında artan madencilik faaliyetleri sonrasında meslek hastalıklarıyla ilgili bilgiler de artmaya
başladı.
1587’de Paracelsus maden
işçileri ve dökümcülerde görülen hastalıklarla ilgili bir makale
yazdı. Almanya’daki bir madenci
kasabasında hekimlik yapan Georg Bauer Agricola (1494-1553)
ise 1526 yılında yayınladığı De Re
Metallica adlı yapıtında madencilerde sık görülen kazalar, hastalıklar ve korunma yöntemlerine
değindi. 1775 yılında Percival
Pott, baca temizliği yapan çocuklarda sonraki yıllarda scrotum
kanserinin daha sık görüldüğünü
bildirdi. İtalya’da doktorluk yapan
ve hekimlere hastalarının ne iş
yaptığını sormalarını öğütleyen
Bernardo Ramazzini (1633–
1714) 1713 yılında yayınlanan
De Morbis Artificum Diatriba
(Çalışanların Hastalıkları) adlı
yapıtında çeşitli çalışma biçimlerinin sağlık üzerine etkilerini
inceleyerek, meslek hastalıklardan korunmak için alınabilecek
önlemlerden söz etti. İŞ GÜVENLİĞİ
İş sağlığı ve güvenliği, ülkemizde 2003 yılında kabul edilen 4851 sayılı kanunla çok
daha yakından tanımaya başladığımız bir kavram. Aslında ülkemizde geçmişi oldukça
eskiyken son 10 yıla kadar pratikte çok fazla uygulanmayan veya denetlenmeyen bir
durumdu. Öncelikle bu kavramın insanlık tarihindeki yerine bir göz atalım.
Ü
Hakan
ATİK
Jeoloji Mühendisi
C sınıfı İş Güvenliği
Uzmanı
lkemizde ise ilk sanayi sayılabilecek ilk oluşum Karadeniz
Ereğli ve Zonguldak’taki kömür
havzalarının keşfi ve işlenmesiyle ortaya çıkmıştır. Osmanlıların Fransızlarla
kömürün çıkarılmasıyla ilgili anlaşma
yapmasıyla İş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili kurallar yaşadığımız topraklara girmiş
oldu. Bu alanda ilk yasal düzenlemeler
1865 Dilaverpaşa Nizannamesi bunun
ardından da 1869’da Maaddin Nizannamesi yayınlanmıştır. 1921’de ise savaş hali
olan bir ortamda TBMM “Maden İşçilerinin hukukuna ait kanun’’ çıkarılmıştır.
1930’da “Umumi Hıfzıssıhha Kanunu”
nun 180. maddesi ile en az elli işçi çalıştıran işyeri sahiplerine hekim bulundurma ve hastaları tedavi etme zorunluluğu
getirilmiştir. Konu ile ilgili düzenlemeler
1936 yılında yasalaşan 3008 Sayılı İş Kanunu ile devam etmiş olup 1974 yılında
yapılan değişiklikler 2003 yılına kadar
gelmiştir. Arada kalan dönemde gelişmeler karşısında yeterli ilerleme sağlanamamıştır. AB’ye girme çabalarının da katkılarıyla 2003 yılında kabul edilen 4857
sayılı İş Kanunu ile iş sağlığı ve güvenliği
alanına modern ve gelişmiş ülkelere daha
yakın bir yaklaşım getirmeye başlamıştır.
2013 yılında ise 6331 sayılı kanunla İş
Sağlığı ve güvenliği kavramı son haline
gelmiştir.
Günümüzdeki
modern
yaklaşım
olan proaktif
yaklaşımın
felsefesi
herhangi
bir olay
veya olaylar
olmadan önce
bunu tahmin
edip önceden
gereken
Şimdi iş sağlığı ve güvenliği
önlemleri
kavramını biraz açalım
alıp ve
Bu konuda iki kurum oldukça önemuygulamaktan li. ILO ( International Labour Organizageçiyor.
tion- Uluslararası Çalışma Örgütü 1919)
ve WHO ( World Health Organization- Dünya Sağlık Örgütü-1948) İş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili dünya çapında çalışmalar
yapmaktadır. 1950 yılında ILO
ve WHO İş sağlığı ve güvenliğini. İşten kaynaklanan tüm risk
etmenlerinin kontrol edilerek
çalışanların bedensel, akılsal ve
sosyal iyilik durumunu korumak, geliştirmek, iyileştirmek ve
işin çalışana, çalışanların işlerine
uyumlarını sağlamak … olarak
tanımlamıştır.
İş sağlığı ve güvenliği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
tarafından yönetilir. ÇSGB tarafından belirlenen iş yerlerinde birbiriyle koordineli çalışan
İşyeri hekimleri ve İş Güvenliği
uzmanları tarafından yürütülür.
Bu uzmanlıklar Ortak Sağlık
Güvenlik Birimi adı verilen eğitim kurumlarından belirlenen
müfredat ve plan çerçevesinde
eğitimlerini alır ve ilgili sınavdan
geçer notu aldıklarında lisanlarına sahip olabilirler. İş yeri hekimliği görevi Tıp fakültelerinde
Tıp doktoru diplomasına sahip
kişiler tarafından yapılabilir. İş
Güvenliği uzmanı ise Üniversitelerin Mühendislik, mimarlık
veya teknik eğitim fakültelerinden mezun kişiler tarafından
OSGB eğitimlerini ve ilgili sınavı
geçtikten sonra lisanslarını alınıp
çalışmaya başlayabilirler.
9
İş sağlığı ve güvenliği, hem
çalışanları hem de işverenleri en
sağlıklı ve güvenli çalışma ortamını sağlayıp hem zamandan
hem de ekonomik olarak tasarruf
etmesini sağlar. İş kazalarının büyük ölçüde önüne geçer. Bir işyerinde hem işverenin hem de çalışanların İş sağlığı ve güvenliğiyle
ilgili sorumlulukları vardır. Her
iki taraf sorumluluklarını bilmek
ve bunlara uymak zorundadırlar.
Günümüzdeki modern yaklaşım olan proaktif yaklaşımın felsefesi herhangi bir olay veya olaylar
olmadan önce bunu tahmin edip
önceden gereken önlemleri alıp
ve uygulamaktan geçiyor. Bu yaklaşım hem kişilerin daha sağlıklı
ve güvenli bir ortamda çalışmasını sağlarken işverenlerin de olası
bir kazayı da engellediği için hem
maddi hem manevi problemlere
karşı koruyor. Elbette insan olan
her yerde hata olma ihtimali de
mevcut, ancak önceden alınan önlemler sayesinde bu ihtimal oldukça düşük kalıyor. Çalışma ve Soyal
Güvenlik Bakanlığı’nın belirlediği
çalışma alanlarına göre az tehlikeli,
tehlikeli ve çok tehlikeli olarak üç
sınıfa ayrılıyor. Bu sınıflara göre
işyerindeki İş Sağlığı ve Güvenliği
Hizmetleri alınma zorunlulukları
ve bu hizmeti almak zorunda oldukları zamanlar değişiyor. Spesifik çalışma alanlarında (Örn: Asbestle çalışma v.b) çalışma saatleri
de ayarlanabilmektedir.
İş kazası istatistiklerini
göz attığımızda şöyle bir
tabloyla karşılaşıyoruz;
Elbette ülkemizde İş Sağlığı
ve Güvenliği kavramının henüz
oturmadığını çok net olarak söylemeliyiz. Bununla beraber ülkemizde iş kazası bildiriminin de çok
doğru olmadığı bilinen bir gerçek.
İş kazası bildirimi konusu oldukça
önemli bir eksiklik. İşveren ve çalışanların bu konunun önemi ve
sonrasında olabilecek daha büyük
kazaları engellediği konusunda
eğitilmeleri ve İş güvenliği uzmanlarının sayısının artması, bu istatistikleri zaman içerisinde tamamen
değiştirecektir.
6331 sayılı İş kanunu çerçevesinde tüm bu sistem yönetilmektedir. Çalışma hayatındaki
herkesin bu yasayı bilmesi çalışma hayatının daha sağlıklı ve
kolay geçmesini sağlayacaktır.
Bu konuda işveren ve çalışanları
şeffaf olması bir zorunluluktur.
Tarafların şeffaf olması bu sürecin en iyi şekilde yönetilmesini
sağlayacaktır. Sağlıklı ve kazasız
günler dilerim.
10
nterpost
İnterdost
NİSAN 2014
Gayrimenkul Sektörüne Yabancı Yatırımcı Atağı
Gayrimenkul sektöründe yabancı yatırımcı profili çeşitleniyor. Bu kapsamda da Singapur ve Çin’den gelen
yatırımcıların dışında küresel emeklilik fonları da Türkiye’ye yönelmeye başladı.
K
İNTERDOST
üresel Ekonomik Gelişmeler Sonrası Türkiye
Gayrimenkul
Piyasası’nı’ değerlendiren Cushman&
Wakefield Yatırım ve Sermaye
Piyasaları Direktörü Didem
Erendil Tüzer, Ortadoğulu yatırımcıların ardından küresel
emeklilik fonlarının da yüzünü
Türkiye’ye çevirdiğini söyledi.
Tüzer, küresel emeklilik fonlarının yatırım için Türkiye’deki
ekonomik ve siyasi istikrarı
beklediğinin altını çizdi. Türkiye gayrimenkul yatırım piyasasındaki son 10 yıllık Avrupalı
yatırımcıların hakimiyetinin
giderek çeşitlendiğini belirten
Tüzer, Ortadoğulu yatırımcı ilgisini, Azerbaycan ve Rusya’nın
takip ettiğini ve son olarak Singapur ve Çin başta olmak üzere Asya-Pasifik bölgesindeki
devlet fonlarının da Türkiye ile
ilgilenmeye başladığını vurguladı.
Bunların yanı sıra özellikle
2013 yılında ikinci kredi notu
artışını takiben küresel emeklilik fonlarının Türkiye pazarını incelemeye aldıklarını ifade
eden Tüzer, “Kuzey Amerika
ve Kanada fonları kendi bölgelerinde yatırımların doyuma
ulaşması ile Türkiye’yi de içine
alan Avrupa bölgesi içerisinde
yatırımlarını artırmaya başladı. Bu fonların yakın gelecekte Türkiye için önemli sermaye
alternatifleri olacaklarını düşünüyorum” dedi.
Bekleme aşamasında
Mayıs itibariyle FED’in
tahvil alımlarını düşürmesi,
son aylardaki politik süreç ve
de yaklaşan yerel seçimlerin
yarattığı belirsizliğin piyasayı
incelemeye alan yabancı yatırımcıları beklemeye zorladığını
vurgulayan Didem Erendil Tüzer, Kuzey Amerika ve Kanada
bölgesinden emeklilik fonları
bu dönemde yatırım kararlarını
yavaşlattıklarını duyurdu.
Alternatif yatırımlar
olacak
Konut projelerinin dışında
ofis yatırımlarının da artacağının altını çizen Didem Erendil
Tüzer, ofisin yanı sıra öğrenci
Tüm doğa dostlarına
merhaba,
zun yıllardır İnterfiks ailesinin bir üyesiyim. Bu
ailenin içinde yer almak,
keyifle çalışmanın yanı sıra benim için bir büyük ayrıcalık haline geldi. İnterfiks; doğada can
bulan tüm canlılara duyduğumuz
sevginin, saygının ve yaşadığımız
topluma karşı sorumluluklarımızın bilinci ile yaşamın en zayıf
halkası olan doğa ve hayvana
son derece duyarlı yaklaşımları
ile dünyayı daha güzel yarınlara
taşımak için çalışan ve bu ko-
U
Nuray
ÇAMCI
İnterfiks / Satış Destek
Sorumlusu
yurtları, yaşlı bakım merkezleri
ve kamu-özel işbirlikleri ile devam eden sağlık projeleri gibi
alternatif yatırımlara da yabancı
ilgisinin arttığını duyurdu.
‘2016’da 5 milyon m2’yi
aşacak
Ofis pazarına ilişkin değerlendirme yapan Didem Erendil
Tüzer, “Hali hazırda yaklaşık
3.3 milyon metrekare A Sınıfı
ofis bulunan İstanbul’un ofis
arzının 2014 yılı sonuna kadar
yaklaşık 1 milyon metrekare
daha artacağını belirtti.
Tüzer, A sınıfı ofis arzının
2016 sonunda 5 milyon metrekareyi aşmasını beklediklerini iletti.
Tüzer, ofis piyasasının 2013 yılında hem geliştiricilerin hem
de kullanıcıların en aktif yatırım yaptıkları sektörlerden
birisi olduğunun altını çizerek
“İstanbul’un jeopolitik konumu,
önemli global şehirlere yakınlığı,
ekonomik gücü ve büyüme potansiyeli sayesinde yabancı yatırımcıların 2014 yılında da ofis
pazarına ilgisi büyük olacaktır”
dedi.
nularda gerçekten de elini taşın
altına sokan nadir firmalardan
biri. O yüzden bu ailenin içinde
olmak beni mutlu etmekle birlikte gelecek için de umutlandırıyor.
Kurucumuz Sayın Gül Yaman’ın
liderliğinde tüm firma çalışanlarımızın da katkısıyla, sokaklarda
yaşam savaşı veren birçok patili
dostumuzun bakımını gerçekleştiriyor, yaşam haklarına duyduğumuz saygı ile onlara yardımcı
olmaya çalışıyoruz.
İnterfiks merkez ofisimizde
ve fabrika bahçemizde bizimle
beraber yaşayan birçok can dostumuz var. Tahmin edersiniz ki
hepsinin de ayrı hayat hikâyeleri var. Bu sayımızda sadece fotoğraflarını paylaşıyor olduğum
dostlarımızın hikayelerini de gelecek sayımız itibariyle İnterpost
gazetemizde bana ayrılan bu köşede sizlere anlatıyor olacağım.
Terk edilmek tüm canlılara aynı
acıyı verir. Can dostlarımıza da
yaşam hakkı verelim. Onlarda
bizim gibi yaşamayı ve özgür bir
dünyada olmayı hak ediyorlar.
Gelecek sayıda Paşa’nın hikayesinde buluşmak üzere…
nterpost
İmtiyaz sahibi: İnterfiks Yapı Kimyasalları İnşaat ve San. A.Ş. adına GÜL YAMAN
Genel Koordinatör: Hüseyin Bilmaç
Yayın Sorumlusu ve Yazı İşleri Müdürü: Mehmet Yaman
Editör: Müjgan Çatalkaya Grafik Tasarım: Ünal Akan Yapım: Medicon - ETC
Baskı: Bilnet Matbaacılık Biltur Basım Yayın ve Hizmet A.Ş. Tel: 0216 444 44 03 www.bilnet.net.tr
İnterfiks Yapı Kimyasalları İnşaat San. ve Tic. A.Ş kurumsal gazetesidir.
3 ayda bir yayınlanır. Satılamaz.
İletişim bilgileri: [email protected]
Adres: FSM Cad. Liscon İş Merkezi, No: 7 Kat: 2 Kavacık - Beykoz
nterpost
İnterkültürel
NİSAN 2014
11
Kültürlerin ve Dinlerin Buluşma Noktası!
Sizlere, kıymetini pek bilemediğimiz bu toprakların geçmişinden bahsedeceğim bu
köşede… İnsanlık tarihinin başlangıcından beri kültürlerin buluşma alanı olduğunu sıklıkla
duyarız ama bunun gerçekte ne anlama geldiğini merak eder miyiz acaba?
İNTERKÜLTÜREL
A
nadolu toprakları, onbinlerce
yıllık medeniyet
y ü r ü y ü ş ü mü z de en çok aşınan
topraklar olmuş. Mağaradan
çıkan yarı vahşi ilk insan, medeniyete doğru yürüyüşünde,
birçok ilkleri bu topraklarda
gerçekleştirmiş: İlk sosyal topluluklar, ilk köy/kent yerleşimi,
bilinen en eski tapınaklar, ilk
metal işleme, tarımsal üretimin
bilinen en eski izleri, ilk para ve
daha birçok “ilklerin” Anadolu
topraklarında ortaya çıktığını
okuyunca şaşırır mısınız acaba?
Anaerkil toplum ve çoktanrılı inanç biçimleri Nevali Çori,
Aşıklı Höyük, Çatal Höyük
gibi merkezlerde olgunlaşmış
ve tektanrılı dinlere geçişte en
önemli kültürel oluşumlar buralarda ortaya çıkmış; Semavi
dinlerdeki ortak hikayelerin
birçoğunun, Anadolu’da karşımıza çıkmasına şaşırmamak lazım, örnek mi?
Büyük tufanda, kavmini
kurtaran ve yaptığı o çok özel
gemi ile tüm canlıların soyunu
koruyan Nuh peygamber Kuran’a göre Cudi, Tevrat ve İncil
e göre ise Ağrı dağına ayak basar… ne ilginç ki her iki dağ da
Anadolu’da…
Tek tanrılılık inancının ilk
müjdecisi sayılan Hazreti İbrahim de Urfalı bir hemşerimizdir… Oğlu İshak’ın soyundan
Yahudi’lerin geldiğine ve diğer
oğlu İsmail’in ise Arapların atası olduğuna inanılır… Kuran’a
göre Allah’a adanmış en eski
mabet olan Kâbe’nin temelleri
de Urfalı Hz. İbrahim ve İsmail
tarafından atılmıştır.
Şaşırmaya devam: daha da
eskilere gidersek, ilk atalarımız olan Adem ile Havva’nın
kovulduğu Eden Bahçesi (cennet) Tevrat’ın Genesis bölümünde dört büyük nehrin aktığı muhteşem verimli bahçeler
diye anlatılır ya… bakalım bu
nehirler tanıdık geliyor mu?
“Eden’den bahçeyi sulayan bir
nehir geçti; sonra nehir dörde
bölündü. İlkinin adı Pishon’du;
topraklarında altının, sakız
ağaçlarının, onyx taşının oldu-
Mansur
KARAKOÇ
Profesyonel
Turist Rehberi
“Sizlere,
kıymetini pek
bilemediğimiz
bu toprakların
geçmişinden
bahsedeceğim
bu köşede…
İnsanlık
tarihinin
başlangıcından
beri kültürlerin
buluşma alanı
olduğunu
sıklıkla duyarız
ama bunun
gerçekte ne
anlama geldiğini
merak eder
miyiz acaba?”
ğu Havilah’tan geçti. İkinci nehrin adı Gihon’du, Cush bölgesini sulardı. Üçüncü nehrin adı
Tigris’di. Asur’un doğusundan
gelirdi. Dördüncü nehrin adı
Euphrates’di”
Tarihöncesi çağlara ait tüm
bilgimizi ve tarihi/kültürel birikimleri altüst eden, 12.000
yıllık dini yapıların bulunduğu
Göbeklitepe’nin neden Dicle ve
Fırat’ın ortasında olduğuna şaşırmamalıyız.
Çok uzağa değil Antakya’ya
gidelim. İlk Hıristiyan cemaati/
kilisesinin burada kurulduğunu
ve hatta ilk kez Hıristiyan sözcüğünün de burada kullanıldığını İncil yazarları not düşerler… O İnciller’i 4 yazar kaleme
almıştır. Bunlardan biri Antakya’da, diğeri Efes’te ve üçüncüsü
Fırat kıyısında Rumkale’de yazılmıştır.
Aziz Yuhanna, İncilinde
Hıristiyan’ların ilk 7 kilisesini
anlatır, Vahiy kiliseleri denilen bu çok önemli ilk 7 kilisenin yedisi de Anadolu’dadır;
artık duruma alıştık, şaşırmıyoruz galiba… Ötesi mi :
bu 7 kiliseyi kuran ve İsa’nın
öğretisini dünyaya yayan Aziz
Paulus doğma büyüme Tarsuslu
hemşerimizdir.
Yeri gelmişken Anadolu’nun
ilk camisinin, Hatay’da eski bir
tapınağın yerine 636 yılında yapılan Habib-i Neccar Cami olduğunu da belirtelim.
8. yy dan itibaren Anadolu’ya yayılan İslam, Türk’lerle
birlikte birçok önemli mimari
ve kültürel eser bırakır: Diyarbakır Mesudiye medresesi, Niksar, Kayseri, Sivas ve en önemlileri Konya Selçuklu medreseleri… ki bu ilim ve bilim yuvalarında nice önemli alim yetişmiştir. Tasavvuf geleneğinin de
bu topraklarda olgunlaşıp derin
iz bırakmış olması da şaşırtıcı
değildir.
Sümerlerin, Hitit ve Asurluların kültürel mirası, ZerdüştBudist gelenekler ile harmanlanmış; Musevilik, Süryanilik,
Gnostik Hıristiyanlık ve Sûfi
İslâm gibi esoterik felsefeler de
topraklarımızda birbiri ardına
yeşermiş ve meyve vermiştir…
Bunca kadim kültürün yer
aldığı topraklarda yaşıyor olmaktan dolayı çok şanslıyız.
TEMELİNİZDEKİ GİZLİ GÜÇ...
HYFIX Kimyasal Su Yalıtım Sistemleri, toprak altı su yalıtımında betona derinlemesine işleyerek %100 geçirimsizlik sağlar, suyun ve agresif
kimyasalların temellerde yol açtığı tüm olumsuzluklara son verir. Son derece verimli,
güvenli ve kolay uygulanabilen HYFIX, projenizin uzun ömürlü olmasını sağlayarak yapılarınızın değerini artırır.
HYFIX*... 25 yıldır dev projelerin temelinde yatan gizli güç!
* HYFIX serpme yöntemiyle geçirimsizlik
sağlayan ilk toprak altı su yalıtım malzemesidir.
Bilinen klasik uygulamalara göre çok daha ekonomik olan
HYFIX, her türlü hava koşullarında güvenle uygulanır.
interfiks.com.tr | facebook.com/interfiks
“yapıları yaşatır!”
Download

türkiye inşaat sektörü büyümeye devam ediyor